Kuram

Azizim Anton Povloviç

Soloviov’un “Hayat”ta sizin hakkınızda yazdığı makaleyi şimdi okudum. Her ne kadar Mihaylovski’nin ağzının payını veriyorsa da, beni tatmin etmedi. “Vanya Dayı” için dedikleri fena değil ama, yine de gerekeni söylemiyor. Buna mukabil, şahsınızdan bahsederken yanılıyor. Genel olarak yüzeyde kalıyor.

Anton Pavloviç, “Fomas”ımın kitap halindeki baskısını size ithaf etmeme müsaade eder misiniz? Hoşunuza gidecekse kabul edin, rica ederim. Aksi halde, “olmaz” deyin. Öyle öğünme falan peşinde değilim. Anlamsız gurur gösterilerine kapılmam, reddederseniz gücüme gitmez. Çabuk cevap verin, yalvarırım. Açık konuşmak gerekirse, “Fomas”, başarıya ulaşamamış bir kitap. Hiçbir noktada istediğimi vermedi. “Fomas”, “Mayakin”i gizlememe yardım etti. Böylelikle sansürn”Mayakin”e dokunmadı. Fakat Romas tipinin kendisi tatsız. Fazla uzatmalar da var. Herhalde “İzergil Nine”deki ahenkli güzelliği bir daha bulamayacağız. Gilyarovski bana bir şiir kitabı göndermiş. O kadar ince bir kitap ki, şaşırdım. Mısralar adamın değerinin çok aşağısında. Bana öyle şaşırtıcı mektuplar yazar ki, hayvan herif. Moskova’ya gidince kendisini bulacağım, içip içip masa altlarında sızacağız. “Martı” veya “Vanya Dayı” oynanırken Moskova’da bulunmak istiyorum. Gilyarovski’ye yazdım; o her şeyi duyar, temsil tarihlerini bildirecek, yer ayırtacak.

Eylülde Petersburg’a gidiyorum. Kayınvalidemi hastaneye, küçük bir oğlan çocuğunu da Stiglitz’e götüreceğim. Bana gelince, kuvvetli kuvvetli öksürüyorum. “Fomas”ı bitirdim ya, memnunum artık.

Sredir’i, yahut Yartsev’i görürseniz selam söyleyin. Yahut, daha iyisi, benim tarafımdan sövüp sayın. Ne demeye böyle kayıplara karıştılar? Öksürüğüm artmazsa, daha önce buradan kovmazlarsa, Eylül sonunda Yalta’da olurum herhalde, gizli gizli, öksürüğümün fazlalaşmasını ümit ediyorum. Çünkü Petersburg’a gitmeyi hiç istemiyorum. Siz istediğiniz kadar büyük şehri methedin, benim için iyi hiçbir tarafı yok. Gökyüzünün gözü yaşlı, halk kendini beğenmiş. Kaç edebiyatçı vardır orada? Elli bin kadar sanırım. Geri kalanlar ya bakandır, ya Finlandiyalı. Bütün kadınlar da ya doktordur ya öğrenci. Yani ne olursa olsun aydındır. Bir sivrisinek Petersburglu bir kadını soksa, zavallı hayvan can sıkıntısından ölüverir. İşte bütün bunlar beni korkutuyor.

Bununla beraber, sizi görmeyi çok istiyorum. Sonra, sizinle konuşmam gereken bir şey var. Her ne olursa olsun. Yalta’ya gideceğim. 20 Temmuzdan beri burası sonbahar; yağmur yağıyor, rüzgar esiyor, yerler çamur, hava soğuk. Son günlerde güzel bir hanımla görüşüp iyi vakit geçirdim. Kendisi dişçi. O benim dişlerimi çekti, ben onun ellerini öptüm. Bir dişçinin ellerini öpmek de büyük hüner istiyormuş hani. Bir deneyin bakalım. Ama pahalıya mal oluyor. Hanım sizin dişinizi çekiyor, sonra öpücüğe de para alıyor. Üç dişimi verdim. Başka çekilecek de yoktu, zaten.

Allahaısmarladık.

Nasılsınız? Çabuk cevap verin.

Maksim Gorki

Türkçesi : Z. Zühre İLKGELEN

Menu