Müzik Grupları

Gürcistan’dan, Selanik’e; Makedonya’dan Anadolu’ya ve Bulgaristan’a uzanan geniş bir coğrafyanın ezgilerinin yer aldığı albümde aynı zamanda yeni besteler de yer almaktadır.

Grup Ekim 2006 da Sinan AYYILDIZ ve Serdar DELİ tarafından kuruldu. Türk halk çalgılarının kapasitesini göstermek ve sınırlarını zorlayarak günümüzde hakim olan vokal anlayışlı müziğe muhalif olarak ortaya çıktı. Müzikteki farklı etkileşimleri kendilerine özgü icra teknikleri ile arayan bu iki müzisyene daha sonra gitarda Özgür ŞAHİN katıldı. Bir süre üçlü olarak çalışan ve sahne alan ekibe son olarak basgitarda Ersan ERGÜN ve perküsyonda Ümit KARTAL’ın katılımıyla grup son halini aldı.


Etni-Ka Pangea

Grubun ilk albümü olan Pangea’da birbirinden güzel 11 ezgi yer almakta. Yöresel motifleri modern müzikal tınılarla harmanlayan Etnika; dinleyenleri Orta Asya’dan Balkanlar’a dünya müzik coğrafyasında keyifli bir yolculuğa davet ederken enstrümantal müziğe yeni bir soluk kazandırıyor. Albüme grup üyelerinin yanısıra Erol PARLAK üçtelli bağlamasıyla, Bekir SAKARYA akordeonuyla, Gürkan ÇAKMAK balabanıyla, Uğur ÖMÜR kamançasıyla katkıda bulundu.

Etni-Ka

Müzik bize insanlık kadar eski zamanlardan sesleniyor. Yaradılıştan önceki zamanların açıklandığı en saf kelime: Kaos

Başlangıçta “kaos” vardı. Tüm zamanların en dinamik kavramı. Kaos bizi tarihin derinliklerinde bir kültüre, Babil’e götürür. Babil’in anlamlarından biri de kargaşadır. Kargaşa ve kaos iki kardeş kavram. Her ikisinde de düzenin altyapısı görülür. Kaos olmadan düzen olmaz.

Babil adını meşhur asma bahçelerle tarihe perçinlemekle kalmamış, aynı zamanda dillerin meydana geliş efsanesi ile de ilgi odağı olmuştur. Tüm dillerin Babillilere verilen bir ceza sonucu oluştuğunu unutmamak gerekir. Yeryüzünün tek dilli olduğu dönem Babilliler yüzünden sona ermiştir.

Kaosun doğurduğu düzen sonunda yeryüzüne insanların yaşayabileceği ortamı getirdi. Ve ortaya Pangea çıktı.

Tüm kıtaların sular içinde tek parça olma durumu. Tıpkı “vahdet-i vücud”, yani mutlak birliğin olma hali.Kısacası “bir” olma hali.

Zamanla ikiye bölünen Pangea’nın güney kısmı: Gondvana, kuzeyi ise: Lavrasya olarak adlandırılır. Daha sonra, diğer bölünmeler ile dünyamız bu günkü halini aldı.

Gerek Babil olsun, gerek Pangea olsun her ikisi de çokluk ve birlik kavramlarını içerir. Tıpkı bu kavramları bünyesinde barındıran Etni-ka gibi. Etni-ka da çokluk kavramından yola çıkarak birliğe yönelen, kendini müziğin kültürel kodları ile ifade ederek tek anlam denizi oluşturmaya çalışan müzik grubu

Tıpkı “kaos”un doğurduğu toprak ana ve diğerleri gibi. Kaos ve Etnika arasındaki bağlantı, kelimenin içinde gizli. Etnoloji ve kaostan gelen iki ek; “Etni-Ka”yı doğurmuştur. Etnoloji (budunbilim) aslında etnik’e değil, kültüre gönderme yapar. Kültür herşeyi kapsayandır. Sanat kültürün içindedir. Müzik de sanatın, dolayısıyla kültürün alanında yer alır. Etnika’daki “etnik” kelimesi müzik kültürüne yönelik anlam ifade eder. “Ka” eki ise kaostan gelir. Kaos, varolan “düzen”sizliği günümüzde karmaşayı anlatır. Kaosta sığınak sanat, yani müziktir. Müzik kaostaki negatif enerjiyi yok etmekte en önemli sanat elemanıdır.

Etnika grubu, müzikal çalışmaları ile, bizleri gündelik yaşamın sıkıntılarından sıyırıp, farklı boyutlara götürebilecek potansiye taşıyor. Kaynağını aldıkları Anadolu Müzik Kültürü, çalışmalarının her düzyinde kendini gösteriyor. Yapılan “beste”lerde üzerinde yaşadığımız zeybek, horon, karşılama, halay vd. müzikal kültürün nüveleri kodlanmış durumda. Çalgıların teknik icrası ve sanatçılarımızın senkronizasyonu, Etnika’nın geldiği aşamayı gösteriyor.

Yeni bir müzik grubunun doğuşuna tanık oluyoruz. Etni-ka…

Tıpkı “kaos”un doğurduğu toprak ana ve diğerleri gibi. Kaos ve Etni-ka arasındaki bağlantı, kelimenin içinde gizli. Etnoloji ve kaostan gelen iki ek; “Etni-ka”nın alt yapısını oluşturdu. Etnoloji (budunbilim) aslında etnik’e değil, kültüre gönderme yapar. Kültür her şeyi kapsayandır. Sanat kültürün içindedir. Müzik de sanatın, dolayısıyla kültürün alanında yer alır. Etni-ka’daki “etnik” kelimesi müzik kültürüne yönelik anlam ifade eder. “Ka” eki ise kaostan gelir. Kaos, var olan “düzen”sizliği günümüzde karmaşayı anlatır. Kaosta sığınak sanat, yani müziktir. Müzik kaostaki negatif enerjiyi yok etmekte en önemli sanat elemanıdır.

Enstrumantal müzikte cesur bir çıkış yapan Etni-ka, Anadolu içlerinden başlayıp yayılan ezgileri, bağlamanın güçlü ifadesi ve kavalın sürükleyici büyülü sesiyle dünya literatürüne taşıyor. Kültürümüzün müzikal kodlarını, Balkanlardan Orta asya’ya güney ve kuzey batı Avrupa’dan Afrika’ya yerel müzikal öğelerle yoğurup kendi bünyesinde içselleştiriyor. Etni-ka, müziğin dilinde yeni bir arayışa girerek, naif bir melodik yapının, metaforik olarak algılanmasını başarıyor. Ezgisel kalıpların sofistik içeriği, naiflik olgusu ile zıtlık gösterirken dinleyiciyi ironik atmosfere sürüklüyor.

Vural Yıldırım, Müzikbilimci

Albümdeki Kayıtlar

1. Ay Laçin (Azerbaycan) Müzik: Geleneksel
2. Kartuli Popuri (Gürcü Potpurisi / Gürcistan).... Müzik: Geleneksel
3. a) Zerreden Deryaya ...Müzik: Sinan Ayyıldız
B-Sureyya (Azerbaycan) .....Intro: Nevid Mosmer (İran) Müzik: Seyit Rustemov
4. Karadeniz Rapsodisi ....Müzik: Sinan Ayyıldız
5. Omorfi Thesselanoki (Güzel Selanik / Yunanistan) ......Müzik: Vasilla Tsitsanis
6. Patuvanje (Makedonya).....Müzik: Dragan Dautovski
7. İkiparmak Zeybeği ........Derleyen: Abdurrahim Karademir Müzik: Geleneksel
8. İlkbahar .......Müzik: Derdar Deli
9. a) Fadik (U.H.) .......Müzik: Geleneksel (Tokat)
B-Abum Abum Gız Abum (Tokat) ......Derleyen: Davut Şahin
c) Eve Dönüş ......Müzik: Sinan Ayyıldız
10. Gankino Horo (Bulgaristan) ........Müzik: Geleneksel
11. Macar Dansı (Geleneksel Yahudi Ezgisi) .......Müzik: J.Brahms İntro: Danse De Rabbi Jacob

<

Menu