18
Çrş, Tem

Tiyatro Kritikleri

Bu oyunun alımlama estetiğine göre yorumunu yapmak için öncelikle oyunun özetini vermekte yarar var.

Venedik'in bir komutanı olan zenci Othello, Cassio'yu kendisine yardımcı olarak seçer. Gözü, Cassio'ya verilen görevde olan İago hem Othello'nun onu seçmemesi hem de daha önemlisi Othello'nun kendi karısıyla bir ilişkisinin olduğundan kuşkulandığı için ona düşman olur. Bu arada Othello Venedik'in önde gelenlerinden olan Barbatino'nun kızı ile gizlice bir evlilik yapar. Bunu fırsat bilen İago Desdemona'nın geri çevirdiği bir soylu olan Roderigo ile Barbatino'yu Othello'ya karşı harekete geçirir.

Venedik senatosu Barbatino'nun kızının evliliğiyle ilgili başvurusuna olumsuz yanıt verdiği gibi Othello'yu Kıbrıs'a askeri bir görev için gönderme kararı alır. Karısı Desdemona'da onunla birlikte gidebilecektir. Osmanlı donanması fırtına yüzünden etkisiz kalırken, Othello, Cassio'yu gözcülükten sorumlu muhafız komutanı yapar. Geride kalan İago'nun içkili Cassio ile Roderigo arsında bir kavga yaratması sonunda Othello Cassio'yu yardımcılık görevinden alır. Böylece İago ilk amacına ulaşmış olur. Ayrıca Cassio'yu Othello' yla arasını yeniden düzeltmesi için Desdemona'ya başvurmak için kandırır. Cassio'nun Desdemona'yla gizlice buluşmasını Othello'ya karşı kullanarak Desdemona ile Cassio arasında bir ilişkinin var olduğu kuşkusunu Othello'da uyandırır; bu aşamadan sonra İago'nun türlü oyunlarıyla Othello'nun karısına karşı olan şüphesi artmaya başlar. İş o raddeye varır ki artık Othello bu acıdan kurtulmak için karısını öldürmenin tek yol olduğunu düşünmeye başlar ve oyunun sonunda karısı Desdemona'yı yatakta boğarak öldürür. En sonunda İago'nun karısı Emilia sayesinde tüm gerçekler ortaya çıkar; bunun acısıyla Othello kendini öldürür. Yeni komutan Cassio'ya İago'ya gereken cezayı vermek kalır.

Yorum denemesi

Öncelikle oyunun merkezinde yer alan kahramanlar biri olan Othello üzerinde durmak istiyorum. Othello benim zihnimde: zenci, yaşlıca, iri yapılı, sert-ciddi ve mağrur görünüşlü bir kişi olarak oluştu. Kendine güvenli biri izlenimi vermekte. Bunda onun geçmişinin de etkisi büyük, türlü tehlikelerden, ölümlerden geçmiş, kimsenin gitmediği yerlere gitmiştir. Onu bu yüzden herkes bir kahraman olarak tanır. Onunda kendini nitelemesinde kahramanlık vasfının ağılığı var. Aynı zamanda asil bir kişi olduğunu söylüyor. Herkes onun bu özeliklerine saygı duyuyor. Özellikle devlet yetkilileri için o önemli bir isim. Onun komutanlık hünerinden yararlanıyorlar. Othello'da bunun farkında oda kendini devlet ile özdeşleştiriyor. Her hangi bir durumda bu özelliği ön plana çıkarıyor ve kendinin devlet için önemli bir kişi olduğunu hatırlatıyor insanlara.* Benim algılayışımda Othello bir yüz olarak güçlü biri imajını yaratsa da, içten içe aşağılık duygusunu içinde taşıyan bir kişi. Bunda en önemli nokta her ne kadar içinde yaşadığı toplumun diğerleriyle eşit bir ferdi olarak kendisini görmeye çalışıyorsa da aslında orada bir yabancı o. Bir başka etnik kökenden olmasının üstüne, doğulu olması zaten başlı başına bir konudur. Aynı zamanda zenci olması onun toplum içinde kaybolup gitmesini engeller. İnsanların ona karşı tutumunda dikkat edilecek olursa çoğunlukla onun fiziksel görünüşü üzerinedir.** Türlü aşağılamalarla ona karşı olan duygularını ifade ederler. Bu tür aşağılamalara maruz kalan birinin kendisinde aşağılık duygusunu beslememesi çok zordur doğrusu. Onun kendi kahramanlıklarını anlatması, devlet için önemli bir adam olduğunu ifade etmesinin ana nedenidir bence ondaki bu duygu. Çünkü her aşağılık kompleksi bir üstünlük söyleminin altında gizlidir. Mesela Desdemona'nın onunla ilişkiye girmesinin nedeni yaşadığı acı dolu anılar, sıkıntılardır. İlginç olan ve aslında doğal olan şey ise Othello'nun Desdemona'ya ilgi duymasının nedeni Desdemona'nın ona acımış olmasıdır. Aşağılık duygusunun somutlandığı bir durumda işte bu acınma istemidir. Çünkü bu kişiler egolarını merhamet ile besler (bu kendini sömürüştür).

Şimdi biraz da diğer önemli karakter olan İago üzerinde duralım. İago 24 yaşında, cesur, zeki ve kurnaz bir kişi olarak kendini gösteriyor. Onun eylemini ve dolayısıyla tüm oyunu yönlendiren içinde taşıdığı nefret duygusudur. Nefreti kendi dışına yönelmiştir (sadizm). Ve nefretinin temel nedeni erkek olma güçsüzlüğüdür. O bunun bilincinde olarak planlarını kurgular ve başarılı olur. Bu bahsini ettiğim erkek olmaktan doğan zafiyet oyun için ana izleklerden biridir bana göre. Özellikle ataerkil toplum yapısında erkeğin kadına tam olarak sahip olamamaktan gelen bir korkusu vardır. Köklerini özel mülkiyetin ortaya çıkışına değin götürebiliriz bu korkuyu. Ki pek çok dinin kadının özgürlüklerini ellerinden almasının yegane nedeni bu korkudur. Bütün erkeklerde az yada çok mevcut olan bu zafiyet, yaşanılan kültüre, sınıfa vb. göre değişen potansiyellerde olabilmektedir. Ve, erkeğin içinde her an ateşlenebilecek bir bomba gibi beklemektedir. İşte İago bunun farkındadır. Çünkü bu korkunun görünen şekli olan 'kıskançlık-şüphe' ikiliği onda harekete geçmiştir. Kişi kendisini ne kadar çok yüceltiyorsa karşılaştığı bu tür olumsuzluklarda o denli hiddete kapılır. İago da kendini insanların gözünde büyüten bir imaj çizmektedir. O cesurdur, zekidir, doğrudur ve güvenilirdir. İçinde uyanan canavar intikamla susturulabilir ancak.* Ve zekası intikam için işler, kendi psikolojisinden erkeklerin ve kadınların psikolojisini açımlar. Karısı onu aldatmıştır (en azından aldatılmış olma ihtimali vardır) bu nedenle kadınlar kötüdür, onlara güven olamaz. Onlar sürekli zevk arayışındadırlar, hep arzularının tatmin olmasını isterler. Erkekler ise aslında onlara karşı yaradılıştan güçsüzdürler. İşte intikamının çıkış noktaları bunlardır. Madem erkek güçsüzdür o halde ona acı çektiren kişide de (bu kişi Othello'dur) her ne kadar güçlü görünüyorsa da aslında onunda içinde bu irin bulunuyordur. İago hedefine ulaşmak için makyavelist bir tavır içinde her türlü ahlaki yasayı hiçe sayar ve amacı için kullanır. İnsanlar onun için yalnızca kullanabileceği birer araçtır. Bu yüzden ne Cassio'nun, nede Roderigo'nun bir değeri vardır. Bu amaç için yalanda söylenebilir, ikiyüzlülükte edilebilir ve gerekiyorsa cinayette işlenebilir.

Ancak şunu tekrar belirtmeliyim ki İago'nun bu şekilde bir eylemlilik içinde olmasının nedeni, çektiği acıdır. Acı, acı ile dengelenebilir.

İago yukarıda da oyun özetinde belirttiğimiz gibi türlü düzenbazlıklarla amaçladıklarının büyük çoğunluğunu elde eder. Düşman olarak gördüğü Othello'nun içine kıskançlık tohumları ekerek onunda acı çekmesini sağlar.

İago'nun kıskançlık tohumlarını Othello'ya ekmeye başladığı ilk ana dönelim, perde III sahne IV'te İago söz oyunlarıyla Otello'da karısına karşı şüpheyi doğurur; ancak Othello'nun görünürdeki tepkisi, kendisinin bu tür bir şüpheye asla düşmeyeceğini, şüpheye düşmenin bir şeylerin bitişi konusunda karar vermek olduğunu söyler. Bu kendisinin de inanmak istediği bir yanılsamadır. Bu andan sonra ok yayından fırlamıştır artık, şüphenin ateşi onun yüreğini için için kavuracaktır. Bu denli kıvranmasının gerisinde güçsüzlüğü ve güç istemi yatıyor bana göre. Çünkü Desdemona Othello'nun zenginliğidir, Desdemona herkesin sahip olmak istediğidir, o, kara Othello'nun beyaz kuğusudur. Kendisini onunla bir varoluş yanılsamasının içine sokar. Bu denli hırçınlaşmasında ona destek olan duvarların yıkılışı vardır. Herkesin kendisini aşağıladığı bir yaşamda ona kollarını açan bu tek kişinin ona ihanet etmesi ölüm demektir. Bunun yanında nice badirelerden geçerek, bedel ödeyerek yarattığı kimliği de onu buna zorlamıştır.

Sonuçta bir zehir olarak görülen ihaneti kendinden uzaklaştırmak için karısını öldürür Othello. Onun ölümü kendi ölümünü de beraberinde getirir. Bu oyunda trajik nokta olarak verilen unsur, Desdemona'nın sarsılmaz sadakatidir. Tam bir beyazlık olarak sunulur bize, hiçbir lekesi olmayan bir beyazlık. O kadarki ağzına 'kahpe' sözcüğünü bile almaz. Böyle bir şey yapmaktansa ölmeyi tercih edeceğini söyler. Bu durumda ona yapılanlara karşı içimizde yoğun bir acıma duygusu oluşur.

ERKAN KÜÇÜK

Menu