{"id":1368,"date":"2009-11-08T03:10:18","date_gmt":"2009-11-08T00:10:18","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/"},"modified":"2009-11-08T03:10:18","modified_gmt":"2009-11-08T00:10:18","slug":"teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/","title":{"rendered":"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin"},"content":{"rendered":"<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/benjamin.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/> I<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Asl\u0131nda sanat yap\u0131t\u0131, her zaman yeniden-\u00fcretilebilir olagelmi\u015ftir. \u0130nsanlar\u0131n yapm\u0131\u015f olduklar\u0131, her zaman yine insanlarca yeniden yap\u0131labilmi\u015ftir. \u00d6\u011frenciler sanat alan\u0131nda al\u0131\u015ft\u0131rma amac\u0131yla, ustalar yap\u0131tlar\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in ve nihayet \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ki\u015filer de kazan\u00e7 u\u011fruna bu t\u00fcrden sonradan-\u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n teknik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yeniden-\u00fcretilmesi yeni bir olgudur; bu olgu tarihsel s\u00fcre\u00e7 i\u00e7ersinde zaman zaman kesintiye u\u011frayan, at\u0131l\u0131mlar\u0131 uzun aral\u0131klarla ger\u00e7ekle\u015fen, ama gittik\u00e7e yo\u011funla\u015fan bir geli\u015fme sergiler. Yunanl\u0131lar, sanat yap\u0131tlar\u0131n\u0131n teknik yoldan yeniden \u00fcretimi i\u00e7in biri d\u00f6k\u00fcm, biri de sikke basma olmak \u00fczere yaln\u0131zca iki y\u00f6ntem tan\u0131maktayd\u0131lar. Bronz yontular, terracotta ve sikkeler, Yunanl\u0131larca kitlesel \u00fcretimi ger\u00e7ekle\u015ftirilebilen tek sanat yap\u0131tlar\u0131yd\u0131. Bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalanlar\u0131n hepsi yaln\u0131zca bir defaya \u00f6zg\u00fcyd\u00fc ve teknik bak\u0131mdan yeniden \u00fcretilemiyordu. Tahtabask\u0131yla birlikte grafik, ilk kez teknik yoldan yeniden-\u00fcretilebil\u0131r oldu; bu olgu, bas\u0131m tekni\u011fi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yaz\u0131n\u0131n da yeniden-\u00fcretilebilir olmas\u0131ndan \u00e7ok daha eskidir. Yaz\u0131n\u0131n teknik yoldan yeniden-\u00fcretimi demek olan bask\u0131n\u0131n edebiyat alan\u0131nda yaratt\u0131\u011f\u0131 dev de\u011fi\u015fiklikler, herkes\u00e7e bilinmektedir. Ancak bunlar, burada d\u00fcnya tarihinin \u00f6l\u00e7\u00fctleri i\u00e7ersinde ele al\u0131nan olay\u0131n \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda do\u011fal olarak yaln\u0131zca tek ama hi\u00e7 ku\u015fkusuz \u00f6nemi yads\u0131namayacak bir \u00f6zel durumu olu\u015fturmaktad\u0131r. Tahtabask\u0131ya orta\u00e7a\u011f boyunca bak\u0131rbask\u0131 ve grav\u00fcr, ondokuz\u0131\u0131ncu y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda da litografi eklenir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Litograf\u0131 (ta\u015fbask\u0131) ile birlikte yeniden-\u00fcretim tekni\u011fi b\u00fct\u00fcn\u00fcyle yeni bir a\u015famaya vard\u0131. Resmin ta\u015f \u00fcst\u00fcne \u00e7izimiyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen, b\u00f6ylece de tahtabask\u0131 veya resmin bak\u0131r bir levha \u00fcst\u00fcne i\u015flenmesiyle yap\u0131lan bask\u0131dan \u00e7ok daha kolay olan bu teknik, ilk kez olarak grafik \u00fcr\u00fcnlerinin yaln\u0131zca (\u00f6nceden oldu\u011fu gibi) kitlesel de\u011fil, ama ayn\u0131 zamanda her g\u00fcn yeni bi\u00e7imlemelerle piyasaya s\u00fcr\u00fclebilmesine olanak sa\u011flad\u0131. Litografi sayesinde grafik sanat\u0131, g\u00fcnl\u00fck ya\u015fama kitap resim-lemeleriyle e\u015flik edebilme yetene\u011fini kazand\u0131. B\u00f6ylece de bask\u0131 tekni\u011fine ayak uydurmaya ba\u015flad\u0131. Ancak daha bu ba\u015flang\u0131\u00e7 evresindeyken, bulunu\u015fundan birka\u00e7 ony\u0131l sonra bu kez foto\u011fraf tekni\u011fince a\u015f\u0131ld\u0131. Foto\u011frafla birlikte insan eli, resmin yeniden-\u00fcretim s\u00fcreci i\u00e7ersinde ilk kez en \u00f6nemli sanatsal y\u00fck\u00fcmlerinden kurtuldu; bu y\u00fck\u00fcmler art\u0131k yaln\u0131zca objektife bakan g\u00f6z taraf\u0131ndan \u00fcstlenildi. G\u00f6z\u00fcn alg\u0131lamas\u0131, elin \u00e7izmesinden \u00e7ok daha az zaman ald\u0131\u011f\u0131ndan, resim arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yeniden-\u00fcretme s\u00fcreci, konu\u015fmayla atba\u015f\u0131 gidebilecek h\u0131za eri\u015fti. St\u00fcdyoda \u00e7al\u0131\u015fan film operat\u00f6r\u00fc, g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleri oyuncunun konu\u015fmas\u0131yla e\u015fzamanl\u0131 yakalayabilecek konuma geldi. Ta\u015fbask\u0131da resimli gazetenin bir gizilg\u00fc\u00e7 niteli\u011fiyle varl\u0131\u011f\u0131 gibi, foto\u011frafta da sesli filmin gizil-g\u00fc\u00e7 olarak varl\u0131\u011f\u0131 s\u00f6z konusuydu. Seslerin teknik yoldan yeniden-\u00fcretimine ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda giri\u015fildi. Birbiriyle \u00f6rt\u00fc\u015fen bu \u00e7abalar\u0131n nas\u0131l bir olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 do\u011furdu\u011funu Paul Valery, \u015f\u00f6yle dile getirir: \u201cSuyun, gaz\u0131n, elektri\u011fin belli belirsiz bir el hareketiyle bizlere hizmet etmek \u00fczere uzaklardan evlerimize gelmesi gibi, g\u00f6r\u00fcnt\u00fc ve sesleri de k\u00fc\u00e7\u00fck bir el hareketiyle, dahas\u0131 belki de bir i\u015faretle a\u00e7\u0131p kapatabilece\u011fiz.\u201d1 Y\u00fczy\u0131l\u0131m\u0131z\u0131n ba\u015f\u0131nda teknik yoldan yeniden-\u00fcretim, ge\u00e7mi\u015fin b\u00fct\u00fcn sanat yap\u0131tlar\u0131n\u0131 kapsam\u0131na ald\u0131ktan ve bu yap\u0131tlar\u0131n etkilerini en k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fimlere u\u011fratmaya ba\u015flad\u0131ktan ba\u015fka, kendine sanat y\u00f6ntemleri aras\u0131nda ba\u011f\u0131ms\u0131z bir yer sa\u011flayabilecek d\u00fczeye de ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Bu d\u00fczeyin irdelenmesi i\u00e7in izlenebilecek en ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 yol, d\u00fczeyin iki d\u0131\u015fa yans\u0131ma bi\u00e7iminin \u2013 sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n yeniden-\u00fcretimi ile sinema sanat\u0131n\u0131n \u2013 sanat\u0131n geleneksel konumunu nas\u0131l etkiledi\u011fini ortaya koymakt\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">II<\/p>\n<p>En etkin d\u00fczeydeki yeniden-\u00fcretimde bile eksik olan bir yan vard\u0131r: sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n \u015fimdi ve burada\u2019l\u0131\u011f\u0131 \u2013 ba\u015fka deyi\u015fle, bulundu\u011fu yerde biriciklik niteli\u011fini ta\u015f\u0131yan varl\u0131\u011f\u0131. Sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 andan ba\u015flayarak egemenli\u011fi alt\u0131na girdi\u011fi tarihi y\u00f6nlendiren \u00f6\u011fe, biriciklik niteli\u011fini ta\u015f\u0131yan bu varl\u0131ktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu s\u00f6ylenenin kapsam\u0131na gerek zamanla sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n fizik yap\u0131s\u0131n\u0131n u\u011frad\u0131\u011f\u0131 de\u011fi\u015fimler, gerekse sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n \u00fczerindeki \u00e7e\u015fitli m\u00fclkiyet ili\u015fkileri girmektedir. Fiziksel de\u011fi\u015fimlerin izi ancak kimya veya fizik \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri sonucu ortaya \u00e7\u0131kar\u0131labilir; bu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri yeniden-\u00fcretim yoluyla kazan\u0131lan \u00fcr\u00fcn \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirebilme olana\u011f\u0131 yoktur; m\u00fclkiyet ili\u015fkileri ise bu gelene\u011fin konusunu olu\u015fturur ve bunun izlenebilmesi i\u00e7in \u00f6zg\u00fcn yap\u0131t\u0131n bulundu\u011fu yer \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcn yap\u0131t\u0131n \u015fimdi ve burada\u2019l\u0131\u011f\u0131, o yap\u0131t\u0131n hakikili\u011fi [otantikli\u011fi] kavram\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Bronz bir yap\u0131t\u0131n \u00fcst\u00fcndeki ye\u015fil k\u00fcf\u00fcn kimyasal \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi o yap\u0131t\u0131n hakikili\u011finin saptanmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olabilir; bunun gibi, orta\u00e7a\u011fa ait bir elyazmas\u0131n\u0131n onbe\u015finci y\u00fczy\u0131la ait bir ar\u015fivden geldi\u011finin kan\u0131tlanmas\u0131, o yaz\u0131n\u0131n hakikili\u011finin saptanmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rabilir. Hakikilik, teknik yolla \u2013do\u011fal olarak ayn\u0131 zamanda ba\u015fkaca yollarla da\u2013 ger\u00e7ekle\u015ftirilen yeniden-\u00fcretimin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle d\u0131\u015f\u0131nda kal\u0131r.2 Gelgelelim hakiki yap\u0131t, elle ger\u00e7ekle\u015ftirilen, kural olarak da taklit damgas\u0131n\u0131 yiyen yeniden-\u00fcretim kar\u015f\u0131s\u0131nda otoritesini b\u00fct\u00fcn\u00fcyle korurken, teknik yolla ger\u00e7ekle\u015ftirilen yeniden-\u00fcretim i\u00e7in durum b\u00f6yle de\u011fildir. Bu, iki nedene dayanmaktad\u0131r. \u00d6nce teknik yolla yeniden-\u00fcretim, elle ger\u00e7ekle\u015ftirilene oranla hakiki yap\u0131t kar\u015f\u0131s\u0131nda daha ba\u011f\u0131ms\u0131z konumdad\u0131r. Teknik yolla yeniden-\u00fcretim, \u00f6rne\u011fin foto\u011fraftaki gibi, hakiki yap\u0131t\u0131n insan g\u00f6z\u00fcyle de\u011fil, ancak ayarlanabilen ve bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 ba\u015f\u0131na buyruk se\u00e7ebilen objektif taraf\u0131ndan objektif\u00e7e saptanabilecek notlar\u0131n\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131karabilir, b\u00fcy\u00fctme veya a\u011f\u0131r \u00e7ekim gibi y\u00f6ntemlerin yard\u0131m\u0131yla insan g\u00f6z\u00fcn\u00fcn alg\u0131layamayaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleri saptayabilir. Birinci neden, budur. \u0130kinci olarak teknik yolla yeniden-\u00fcretim, \u00f6zg\u00fcn yap\u0131t\u0131n kopyas\u0131n\u0131 yap\u0131t\u0131n asl\u0131 i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyecek konumlara getirilebilir. Her \u015feyden \u00f6nce ister foto\u011fraf, ister plak arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla olsun, yap\u0131t\u0131n izleyiciye gelmesini sa\u011flar. Katedral, bir sanatseverin st\u00fcdyosuna gelmek i\u00e7in bulundu\u011fu yerden ayr\u0131l\u0131r; bir salonda veya a\u00e7\u0131k havada \u00e7al\u0131nm\u0131\u015f olan koro yap\u0131t\u0131 bir odada dinlenebilir.<\/p>\n<p>Sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n teknik yolla yeniden-\u00fcretimi sonucunda elde edilen \u00fcr\u00fcn\u00fcn girebilece\u011fi konumlar\u0131n, yap\u0131t\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ba\u015fkaca hi\u00e7bir bi\u00e7imde etkilemese bile, \u015fimdi ve burada&#8217;l\u0131k niteli\u011fini de\u011ferinden yoksun k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kesindir. Ger\u00e7i bu durum yaln\u0131zca sanat yap\u0131t\u0131 i\u00e7in de\u011fil, filmde izleyicinin \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7en bir manzara i\u00e7in de s\u00f6z konusudur; gelgeldim bu olay sanat\u0131n nesnelerinde varolan, do\u011fan\u0131n nesnelerinde rastlanmas\u0131 olanaks\u0131z \u00f6l\u00e7\u00fcde duyarl\u0131 bir \u00e7ekirde\u011fi zedeler. Bu \u00e7ekirdek, sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n hakikili\u011fidir. Bir nesnenin hakikili\u011fi, maddi varl\u0131\u011f\u0131ndan tarihsel tan\u0131kl\u0131\u011f\u0131na de\u011fin, ba\u015flang\u0131\u00e7tan bu yana o nesnede gelenekle\u015fmi\u015f olanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcnden olu\u015fur. Tarihsel tan\u0131kl\u0131k maddi varl\u0131ktan temellendi\u011finden, birinci \u00f6\u011fenin insanlarla ba\u011f\u0131n\u0131 kesen yeniden-\u00fcretim, ikincinin, yani tarihsel tan\u0131kl\u0131k \u00f6\u011fesinin de sars\u0131nt\u0131 ge\u00e7irmesine yol a\u00e7ar. Sars\u0131nt\u0131 ge\u00e7iren, yaln\u0131zca bu \u00f6\u011fedir hi\u00e7 ku\u015fkusuz; ancak tarihsel tan\u0131kl\u0131kla birlikte zarar g\u00f6ren, nesnenin otoritesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Burada varl\u0131\u011f\u0131 son bulan \u015fey, \u00f6zel atmosfer [aura] kavram\u0131yla \u00f6zetlenebilir ve \u015f\u00f6yle denebilir: Sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n teknik yoldan yeniden-\u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda g\u00fcc\u00fcn\u00fc yitiren, yap\u0131t\u0131n \u00f6zel atmosferi olmaktad\u0131r. Bu olgu bir belirti niteli\u011fini ta\u015f\u0131makta ve anlam\u0131 salt sanat\u0131n alan\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmamaktad\u0131r. \u015e\u00f6yle denebilir genelle\u015ftirilmek istendi\u011fi takdirde: Yeniden-\u00fcretim tekni\u011fi, yeniden-\u00fcretilmi\u015f olan\u0131 gelene\u011fin alan\u0131ndan kopar\u0131p almaktad\u0131r. Bu yeniden-\u00fcretilmi\u015fi \u00e7o\u011faltarak, onun bir defaya \u00f6zg\u00fc varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yerine, yine onun bu kez kitlesel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ge\u00e7irmektedir. Ve yeniden-\u00fcretilmi\u015f olan\u0131n, al\u0131mlay\u0131c\u0131ya bulundu\u011fu konumda seslenmesine izin vermekle, \u00fcretilmi\u015f olan\u0131 g\u00fcncelle\u015ftirmektedir. Bu iki s\u00fcre\u00e7, gelenek yoluyla aktar\u0131lm\u0131\u015f olan\u0131n dev bir sars\u0131nt\u0131 ge\u00e7irmesine yol a\u00e7maktad\u0131r \u2013 bu gelenek sars\u0131nt\u0131s\u0131, \u015fu andaki bunal\u0131m\u0131n \u00f6teki y\u00fcz\u00fcn\u00fc ve insanl\u0131\u011f\u0131n yenilenirini dile getirmektedir. S\u00f6z\u00fc edilen s\u00fcre\u00e7ler, g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki kitle devinimleriyle \u00e7ok yak\u0131ndan ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131d\u0131r. Bunlar\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc ajan\u0131 ise, filmdir. Sineman\u0131n toplumsal \u00f6nemini, en olumlu y\u00f6n\u00fcyle bile ve \u00f6zellikle bu \u00f6nem \u00e7er\u00e7evesinde, bu y\u0131k\u0131c\u0131 ve ar\u0131nd\u0131r\u0131c\u0131 y\u00f6n\u00fc g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutmaks\u0131z\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnebilmek olanaks\u0131zd\u0131r: gelenek denilen de\u011fer kalemi, k\u00fclt\u00fcr miras\u0131ndan tasfiye edilmektedir. Bu g\u00f6r\u00fcng\u00fc, en somut bi\u00e7imde b\u00fcy\u00fck tarihsel filmlerde belirginle\u015fmektedir. Alan\u0131n\u0131 da s\u00fcrekli geni\u015fletmektedir. Abel Gance, 1927\u2019de co\u015fkuyla \u015f\u00f6yle seslenmi\u015fti: \u201cShakespeare, Rembrandt, Beethoven film yapacaklar&#8230; B\u00fct\u00fcn s\u00f6ylenceler, mitolojiler ve mitler, b\u00fct\u00fcn din kurucular\u0131, dahas\u0131 dinler&#8230; sinema yoluyla dirilmeyi beklemekteler ve kap\u0131lar\u0131n \u00f6n\u00fc, \u015fimdi kahramanlarla dolu.\u201d3 Abel Gance b\u00f6yle demekle, b\u00fcy\u00fck bir olas\u0131l\u0131kla kendisi de ay\u0131rd\u0131na varmaks\u0131z\u0131n, geni\u015f bir tasfiyeye davetiye \u00e7\u0131kartm\u0131\u015f oluyordu.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">III<\/p>\n<p>Tarihin uzun d\u00f6nemleri boyunca insanl\u0131\u011f\u0131n varolu\u015f bi\u00e7iminin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle birlikte, duyular\u0131yla alg\u0131lama bi\u00e7imi de de\u011fi\u015fime u\u011frar. Duyularla alg\u0131laman\u0131n kendini \u00f6rg\u00fctlendirme bi\u00e7imi \u2013 bu alg\u0131lamay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren ara\u00e7lar \u2013 yaln\u0131zca do\u011fal ko\u015fullardan de\u011fil, ayn\u0131 zamanda tarihsel ko\u015fullardan ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r. Ge\u00e7 d\u00f6nem Roma sanat end\u00fcstrisinin ve Viyana Genesis&#8217;inin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi kavimler g\u00f6\u00e7\u00fc \u00e7a\u011f\u0131, antik \u00e7a\u011fdan yaln\u0131z sanat\u0131yla de\u011fil, ama alg\u0131lay\u0131\u015f bi\u00e7iminin farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131yla da ayr\u0131lmaktayd\u0131. Antik \u00e7a\u011f sanat\u0131n\u0131 \u00f6rten klasik gelene\u011fin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan Viyana Okulu bilginleri Riegel ve Wieckhoff, antik \u00e7a\u011f sanat\u0131n\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 yaparak bu sanat\u0131n ge\u00e7erli oldu\u011fu d\u00f6nemde alg\u0131laman\u0131n d\u00fczenine, \u00f6rg\u00fctleni\u015f bi\u00e7imine ili\u015fkin yarg\u0131lara varmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnen ilk ki\u015filer oldular. Gelgelelim bu bilginler olay\u0131n i\u00e7 y\u00fcz\u00fcn\u00fc kavray\u0131\u015flar\u0131n\u0131n kapsaml\u0131l\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131n, bir yerde kendi kendilerini s\u0131n\u0131rlam\u0131\u015flar, ba\u015fka deyi\u015fle ge\u00e7 Roma d\u00f6nemindeki alg\u0131lamaya \u00f6zg\u00fc bi\u00e7imsel \u00f6zyap\u0131y\u0131 g\u00f6stermekle yetinmi\u015flerdi. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k alg\u0131lamaya ili\u015fkin bu de\u011fi\u015fimlerde dile gelen k\u00f6kl\u00fc toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri sergilemeye kalk\u0131\u015fmam\u0131\u015flard\u0131; belki de bunu ba\u015farabileceklerinden umutlu de\u011fildiler. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131z bak\u0131m\u0131ndan ise b\u00f6yle bir saptaman\u0131n ko\u015fullar\u0131 daha elveri\u015fli g\u00f6z\u00fckmektedir. E\u011fer \u00e7a\u011fda\u015f alg\u0131lama ortam\u0131ndaki de\u011fi\u015fiklikler \u00f6zel atmosferin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc olarak kavranabilirse, o zaman bu \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn toplumsal ko\u015fullar\u0131 da g\u00f6sterilebilir.<\/p>\n<p>Yukarda tarihsel nesneler i\u00e7in \u00f6nerilmi\u015f olan \u00f6zel atmosfer kavram\u0131na, do\u011fal nesnelere ili\u015fkin bir atmosfer kavram\u0131n\u0131n yard\u0131m\u0131 ile a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmek yararl\u0131 olur. Do\u011fal nesnelere ili\u015fkin \u00f6zel atmosferi, \u2013 ne denli yak\u0131n\u0131m\u0131zda bulunursa bulunsun \u2013 bir uzakl\u0131\u011f\u0131n biriciklik niteli\u011fini ta\u015f\u0131yan g\u00f6r\u00fcng\u00fcs\u00fc diye tan\u0131mlamaktay\u0131z. Bir yaz g\u00fcn\u00fc \u00f6\u011fleden sonra dinlenirken, bak\u0131\u015flar\u0131n ufuktaki s\u0131rada\u011f \u00e7izgisini ya da g\u00f6lgesi dinlenmekte olana vuran bir dal\u0131 izlemesi, bu da\u011flar\u0131n ya da dal\u0131n \u00f6zel atmosferini ya\u015famakt\u0131r. Bu tan\u0131m\u0131n yard\u0131m\u0131yla, \u00f6zel atmosfer kavram\u0131n\u0131n \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zdaki \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn toplumsal k\u00f6kenlerini saptamak kolayd\u0131r. S\u00f6z konusu \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f, her ikisi de kitlelerin g\u00fcn\u00fcm\u00fcz ya\u015fam\u0131ndaki artan \u00f6nemiyle ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 iki olgudan temellenmektedir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde kitlelerin nesneleri uzamsal ve insani a\u00e7\u0131dan \u201cyak\u0131nla\u015ft\u0131rmaya\u201d y\u00f6nelik, tutku derecesine varan iste\u011fi ile, her olgunun biriciklik niteli\u011fini yeniden-\u00fcretim yoluyla a\u015fmak e\u011filimi atba\u015f\u0131 gitmektedir. Nesneyi betim arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, daha \u00e7ok kopyalar, yani yeniden-\u00fcretim yoluyla en yak\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc i\u00e7erisinde el alt\u0131nda bulundurma gereksinimi g\u00fcnden g\u00fcne artmaktad\u0131r. Resimli gazetelerle haftal\u0131k haber filmlerinin sunduklar\u0131 yeniden \u00fcretimlerin betimden k\u00f6kl\u00fc bi\u00e7imde ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ise tart\u0131\u015fmas\u0131z bir ger\u00e7ektir. Betimde biriciklik ve s\u00fcreklilik nitelikleri, \u00f6tekilerde ise ge\u00e7icilik ve yinelenebilir olma nitelikleri yo\u011fun bir kayna\u015fma i\u00e7ersindedir. Nesnenin \u00e7evresini saran kabuktan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131, \u00f6zel atmosferinin y\u0131k\u0131lmas\u0131, belli bir alg\u0131laman\u0131n belirtisidir; bu alg\u0131laman\u0131n \u201cnesnelerin t\u00fcmel e\u015fitli\u011fi\u201dne ili\u015fkin duyumu o denli yo\u011fun bir d\u00fczeye varm\u0131\u015ft\u0131r ki, bu duyum biriciklik niteli\u011fini ta\u015f\u0131yan bir nesneden de yeniden-\u00fcretim yoluyla elde edilebilmektedir. B\u00f6ylece kuramsal alanda istatisti\u011fin artan \u00f6nemiyle belirginle\u015fen olgu, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 alg\u0131lama alan\u0131nda da duyurmaktad\u0131r. Ger\u00e7e\u011fin kitlelere g\u00f6re, kitlelerin de ger\u00e7e\u011fe g\u00f6re kendilerine y\u00f6n vermeleri, gerek d\u00fc\u015f\u00fcnme gerekse g\u00f6r\u00fc bak\u0131m\u0131ndan boyutlar\u0131 s\u0131n\u0131rs\u0131z bir olgu niteli\u011fini ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">IV<\/p>\n<p>Sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n biriciklik niteli\u011fi ile, gelene\u011fin ba\u011flam\u0131 i\u00e7ersinde yerle\u015fikli\u011fi aras\u0131nda \u00f6zde\u015flik bulunmaktad\u0131r. Bu gelenek ise alabildi\u011fine canl\u0131, ola\u011fan\u00fcst\u00fc de\u011fi\u015fken bir \u015feydir. \u00d6rne\u011fin antik bir Ven\u00fcs heykelinin Yunanl\u0131lar\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan yer ald\u0131\u011f\u0131 ba\u011flam ile orta\u00e7a\u011f din adamlar\u0131n\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan bulundu\u011fu ba\u011flam aras\u0131nda fark vard\u0131; birinciler bu heykeli bir k\u00fclt konusu yaparlarken, ikincilere g\u00f6re ayn\u0131 heykel ilen\u00e7li bir puttu. Ama gerek Yunanl\u0131lar\u0131n, gerekse orta\u00e7a\u011f din adamlar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 nitelik, ayn\u0131 nitelikti, ba\u015fka deyi\u015fle yap\u0131t\u0131n biricikli\u011fi, yan\u0131 \u00f6zel atmosferiydi. Sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n gelene\u011fin ba\u011flam\u0131na en eski yerle\u015fme ortam\u0131, k\u00fclt ortam\u0131d\u0131r. Bilindi\u011fi gibi, en eski sanat yap\u0131tlar\u0131 \u00f6nce b\u00fcy\u00fcsel, sonra da dinsel nitelikli kutsal t\u00f6renlerin hizmetinde kullan\u0131lmak \u00fczere olu\u015fturulmu\u015ftur. Burada belirleyici olan nokta, sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n \u00f6zel bir atmosfer ta\u015f\u0131yan varolu\u015fu ile t\u00f6rensel i\u015flevi aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131nt\u0131n\u0131n hi\u00e7bir zaman b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kopmamas\u0131d\u0131r.4 Ba\u015fka deyi\u015fle, \u201chakiki\u201d sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n biriciklik de\u011feri, temelini, \u00f6zg\u00fcn ve ilk kullan\u0131m de\u011ferine de kaynakl\u0131k etmi\u015f olan kutsal t\u00f6rende bulur. S\u00f6z\u00fc edilen temel, ne denli dolayl\u0131 olursa olsun, g\u00fczel\u2019e hizmet edi\u015fin en d\u00fcnyevi bi\u00e7imlerinde bile dinden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir t\u00f6ren niteli\u011fiyle belirgindir.5 R\u00f6nesansla birlikte belirginle\u015fen ve \u00fc\u00e7y\u00fcz y\u0131l boyunca ge\u00e7erlili\u011fini koruyan bu g\u00fczellik k\u00fclt\u00fc, s\u00f6z konusu s\u00fcrenin ard\u0131ndan u\u011frad\u0131\u011f\u0131 ilk a\u011f\u0131r sars\u0131nt\u0131 s\u0131ras\u0131nda da temellerini a\u00e7\u0131k\u00e7a sergilemi\u015ftir. Ger\u00e7ek bir devrim niteli\u011findeki ilk yeniden-\u00fcretim arac\u0131 olan foto\u011fraf\u0131n (sosyalizmin ba\u015flang\u0131c\u0131yla e\u015fzamanl\u0131 olarak) ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131yla birlikte sanat, aradan bir y\u00fcz y\u0131l daha ge\u00e7tikten sonra art\u0131k varl\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fmas\u0131z olacak bunal\u0131m\u0131n yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyumsad\u0131\u011f\u0131nda, sanata \u00f6zg\u00fc bir tanr\u0131bilim diye tan\u0131mlanabilecek sanat sanat i\u00e7indir \u00f6\u011fretisiyle tepki g\u00f6stermi\u015ftir. Daha sonra bu \u00f6\u011fretiden, bir t\u00fcr \u201car\u0131\u201d sanat d\u00fc\u015f\u00fcncesinin \u00f6rt\u00fcs\u00fcne sar\u0131lm\u0131\u015f olarak, neredeyse olumsuz diyebilece\u011fimiz bir tanr\u0131bilim kaynaklanm\u0131\u015ft\u0131r; bu \u00f6\u011freti yaln\u0131zca her t\u00fcrl\u00fc toplumsal i\u015flevi de\u011fil, ama her t\u00fcrl\u00fc belirlemeyi de nesnel bir su\u00e7lama ile reddeder. (Yaz\u0131n alan\u0131nda bu noktaya ilk varan, Mallarme olmu\u015ftur.)<\/p>\n<p>Bu ba\u011flamlara hakk\u0131n\u0131 vermek, teknik yoldan yeniden-\u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131n\u0131 konu alan bir g\u00f6zlem i\u00e7in zorunludur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ba\u011flamlar, bu noktada y\u00f6n verici nitelik ta\u015f\u0131yan saptamay\u0131 haz\u0131rlamaktad\u0131r: Sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n teknik yoldan yeniden-\u00fcretilebilirli\u011fi d\u00fcnya tarihinde ilk kez olarak yap\u0131t\u0131 kutsal t\u00f6renlerin asala\u011f\u0131 olmaktan \u00f6zg\u00fcr k\u0131lmaktad\u0131r. Yeniden-\u00fcretilen sanat yap\u0131t\u0131 gittik\u00e7e artan \u00f6l\u00e7\u00fcde yeniden-\u00fcretilebilirli\u011fi hedefleyen bir sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n yeniden-\u00fcretim\u2019i olmaktad\u0131r.6 \u00d6rne\u011fin bir foto\u011fraf\u0131n negatifinden \u00e7ok say\u0131da bask\u0131 yap\u0131labilmektedir; hangisinin \u00f6zg\u00fcn bask\u0131 oldu\u011fu sorusu bir anlam ta\u015f\u0131mamaktad\u0131r. Gelgelelim sanatsal \u00fcretimde hakikilik \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcn\u00fcn iflas\u0131yla birlikte, sanat\u0131n toplumsal i\u015flevi de bir b\u00fct\u00fcn olarak k\u00f6kl\u00fc bir de\u011fi\u015fim ge\u00e7irmi\u015ftir. Sanat\u0131n kutsal t\u00f6renden temellenmesinin yerini bir ba\u015fka uygulama, yani sanat\u0131n politika temeline oturtulmas\u0131 alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">V<\/p>\n<p>Sanat yap\u0131tlar\u0131n\u0131n al\u0131mlanmas\u0131 de\u011fi\u015fik vurgularla ger\u00e7ekle\u015fir; bunlar aras\u0131nda iki \u00fc\u00e7 nokta, belirgindir. Bu vurgulardan biri sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n k\u00fclt de\u011feri, \u00f6teki ise sergileme de\u011ferinde odakla\u015f\u0131r. Sanatsal \u00fcretim, k\u00fclt\u00fcn hizmetindeki olu\u015fumlarla ba\u015flar. Bu olu\u015fumlar\u0131n as\u0131l \u00f6nemli yan\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fclmeleri de\u011fil, ama varl\u0131klar\u0131 oldu\u011fu varsay\u0131labilir. Ta\u015f devri insan\u0131n\u0131n ma\u011faras\u0131n\u0131n duvarlar\u0131na \u00e7izdi\u011fi geyik, bir b\u00fcy\u00fc arac\u0131d\u0131r. Resmi yapan her ne kadar onu hemcinslerine sergilemi\u015f olursa da, resim asl\u0131nda ruhlar i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu yap\u0131s\u0131yla k\u00fclt de\u011feri, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe bak\u0131l\u0131rsa sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n gizli tutulmas\u0131n\u0131 neredeyse zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r: belli tanr\u0131 heykellerini ancak h\u00fccresindeki rahip g\u00f6rebilir; baz\u0131 Madonna resimleri hemen b\u00fct\u00fcn bir y\u0131l boyunca \u00f6rt\u00fcl\u00fc kalmaktad\u0131r; orta\u00e7a\u011f katedrallerindeki belli heykeller giri\u015f kat\u0131ndaki ziyaret\u00e7i taraf\u0131ndan g\u00f6r\u00fclememektedir. Tek tek sanatsal uygulamalar\u0131n t\u00f6renlerin kuca\u011f\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fmas\u0131yla birlikte, bu uygulamalar\u0131n \u00fcr\u00fcnlerinin sergilenme olanaklar\u0131 da artmaktad\u0131r. \u0130stendi\u011fi yere g\u00f6nderilebilecek bir portre b\u00fcst\u00fcn\u00fcn sergilenmesi, tap\u0131na\u011f\u0131n i\u00e7inde sabit bir yeri bulunan bir tanr\u0131 heykelinin sergilenmesinden daha kolayd\u0131r. Bir tablonun sergilenebilirli\u011fi de kendisinden \u00f6nce gelmi\u015f olan mozayik ya da freskten daha \u00e7oktur. Ve bir missa\u2019n\u0131n sergilenebilirli\u011fi asl\u0131nda bir senfonininkinden geri kalmamakla birlikte, senfoni, sergilenebilirli\u011fi missa\u2019n\u0131nkine oranla daha \u00e7ok gelecek vaad eden bir d\u00f6nemde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p>Sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n teknik yoldan yeniden-\u00fcretiminin \u00e7e\u015fitli y\u00f6ntemleriyle birlikte sergilenebilirli\u011fi de o denli dev boyutlar kazanm\u0131\u015ft\u0131r ki, yukarda s\u00f6z\u00fc edilen iki u\u00e7 nokta aras\u0131ndaki nicel kayma, t\u0131pk\u0131 en eski zamanlarda oldu\u011fu gibi, sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131n nitel de\u011fi\u015fimine d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir. En eski zamanlarda sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n, k\u00fclt de\u011feri \u00fczerinde toplanan mutlak a\u011f\u0131rl\u0131k noktas\u0131 nedeniyle birinci planda bir b\u00fcy\u00fc arac\u0131 olmas\u0131 ve sanat yap\u0131t\u0131 niteli\u011finin ancak ge\u00e7 say\u0131labilecek bir d\u00f6nemde tan\u0131nmas\u0131 gibi, bug\u00fcnk\u00fc sergilenme de\u011ferinde odakla\u015fan mutlak a\u011f\u0131rl\u0131k noktas\u0131, sanat yap\u0131t\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle yeni i\u015flevleri bulunan bir olu\u015fuma d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmektedir; bunlar\u0131n i\u00e7inden bilincinde oldu\u011fumuz, yani sanatsal i\u015flev, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, yar\u0131n belki de ikincil say\u0131labilecek bir i\u015flev niteli\u011fiyle belirginle\u015fmektedir. Ancak foto\u011fraf ve filmin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde s\u00f6z\u00fc edilen i\u015flevin en kullan\u0131\u015fl\u0131 ara\u00e7lar\u0131n\u0131 olu\u015fturduklar\u0131 kesindir.<\/p>\n<p>[\u2026] <\/p>\n<p>XIII<\/p>\n<p>Sineman\u0131n belirleyici \u00f6zelli\u011fi, yaln\u0131zca insan\u0131n \u00e7ekim ayg\u0131t\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda kendini sergileme bi\u00e7iminden de\u011fil, fakat ayn\u0131 zamanda bu ayg\u0131t\u0131n yard\u0131m\u0131yla \u00e7evreyi betimleyi\u015f bi\u00e7iminden de kaynaklan\u0131r. U\u011fra\u015f\u0131 ruhbilimine (Leistungspsychologie, occupational psychology) bir kez bakmak, ayg\u0131t\u0131n test etme edincini g\u00f6rmeye yeterlidir. Ruh \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye (psikanaliz) bir kez bakmak ise, ayn\u0131 edincin farkl\u0131 bir y\u00f6nden g\u00f6r\u00fclmesini sa\u011flayacakt\u0131r. Ger\u00e7ekte sinema alg\u0131 evrenimizi, Freud\u2019un kuramlar\u0131n\u0131n y\u00f6ntemleriyle g\u00f6sterilebilecek y\u00f6ntemlerle zenginle\u015ftirmi\u015ftir. Bundan elli y\u0131l \u00f6nce konu\u015fmada yap\u0131lacak bir yanl\u0131\u015fl\u0131k, az \u00e7ok ay\u0131rd\u0131na var\u0131lmaks\u0131z\u0131n ge\u00e7ip gidebilirdi. B\u00f6yle bir yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n, daha \u00f6nce y\u00fczeysel bir ak\u0131\u015f sergiler gibi olan konu\u015fmaya bir anda bir derinlik boyutu kazand\u0131rmas\u0131, herhalde kurald\u0131\u015f\u0131yd\u0131. Oysa \u201cG\u00fcnl\u00fck Ya\u015fam\u0131n Psikopatolojisi\u201dnden bu yana bu durum de\u011fi\u015fmi\u015ftir. Bu eser, daha \u00f6nce ay\u0131rd\u0131na var\u0131lmaks\u0131z\u0131n, alg\u0131lananlar\u0131n t\u00fcm\u00fcnden olu\u015fma nehirde kay\u0131p giden \u015feyleri ayn\u0131 zamanda hem ayr\u0131ks\u0131 k\u0131lm\u0131\u015f, hem de \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilir konuma getirmi\u015ftir. Sinema ise g\u00f6rsel alg\u0131lar evreninin b\u00fct\u00fcn\u00fcnde ve \u015fimdi de akustik alg\u0131lar evreninde tamalg\u0131lama a\u00e7\u0131s\u0131ndan buna benzer bir derinlik boyutunun kayna\u011f\u0131 olmu\u015ftur. Filmin sergiledi\u011fi edimlerin, tabloda ya da tiyatro sahnesinde betimlenenlerden \u00e7ok daha kesin ve \u00e7ok daha kabar\u0131k say\u0131da bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131ndan \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilir olmas\u0131, s\u00f6z\u00fc edilen olgu ba\u011flam\u0131n\u0131n yaln\u0131zca \u00f6teki y\u00fcz\u00fcd\u00fcr. Resim sanat\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, filmde betimlenen edimi \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilir k\u0131lan nokta, durumun resim sanat\u0131ndakiyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamayacak kesinlik ta\u015f\u0131mas\u0131d\u0131r. Perdede canland\u0131r\u0131lan\u0131n, sahnedekiyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda daha geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilir olmas\u0131, perdedeki edemin \u00e7ok daha kolayl\u0131kla yal\u0131t\u0131labilmesinden kaynaklan\u0131r. Bu durumda, sanatla bilimin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 birbirlerinin i\u00e7ine girmelerini destekleyici bir e\u011filim bulunmaktad\u0131r \u2013 zaten s\u00f6z konusu durumun as\u0131l \u00f6nemi de burada yatar. Asl\u0131nda belli bir konumda net betimlenmi\u015f bir devinimin \u2013\u00f6rne\u011fin g\u00f6vdedeki bir kas gibi\u2013, sanatsal de\u011ferinin mi, yoksa bilimsel de\u011ferlendirilebilirlik niteli\u011finin mi daha \u00e7ekici oldu\u011funu s\u00f6yleyebilmek, hemen hemen olanaks\u0131zd\u0131r. Foto\u011fraf\u0131n daha \u00f6nce \u00e7o\u011fu kez birbirinden ayr\u0131 d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f iki niteli\u011fini, sanatsal kullan\u0131m\u0131 ile bilimsel de\u011ferlendirilmesini \u00f6zde\u015f olarak alg\u0131lanabilir k\u0131lmak, sineman\u0131n devrimci i\u015flevlerinden biri olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Sinema, da\u011farc\u0131\u011f\u0131ndan yak\u0131n \u00e7ekimler yaparak, tan\u0131\u015f oldu\u011fumuz nesnelerin gizli ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 vurgulayarak, kameran\u0131n dahice y\u00f6netimiyle s\u0131radan ortamlar\u0131 irdeleyerek, ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131 y\u00f6neten zorunluluklara ili\u015fkin bilgileri artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi, bize daha \u00f6nce hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemi\u015f, dev bir devinim alan\u0131 da sa\u011flar! Bir zamanlar i\u00e7kievlerimizin ve b\u00fcy\u00fck kentlerdeki caddelerin, b\u00fcrolar\u0131m\u0131z\u0131n ve m\u00f6bleli odalar\u0131m\u0131z\u0131n, tren istasyonlar\u0131m\u0131z\u0131n ve fabrikalar\u0131m\u0131z\u0131n aras\u0131na umutsuzca hapsolmu\u015f gibiydik. Daha sonra sinema geldi ve zindandan olu\u015fma bu d\u00fcnyay\u0131 saniyenin onda biri uzunlu\u011fundaki zaman par\u00e7ac\u0131klar\u0131n\u0131n dinamitiyle parampar\u00e7a etti; \u015fimdi bu d\u00fcnyan\u0131n geni\u015f bir alana da\u011f\u0131lm\u0131\u015f y\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 aras\u0131nda ser\u00fcvenli yolculuklara \u00e7\u0131kmaktay\u0131z. Yak\u0131n \u00e7ekim mek\u00e2n\u0131 geni\u015fletirken, a\u011f\u0131r \u00e7ekim devinimi geni\u015f zaman par\u00e7alar\u0131na yay\u0131yor. B\u00fcy\u00fct\u00fcc\u00fc \u00e7ekimde yaln\u0131zca insan\u0131n, bulan\u0131k da olsa, \u201czaten\u201d g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn belirgin k\u0131l\u0131nmas\u0131 s\u00f6z konusu olmay\u0131p, maddenin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle yeni yap\u0131sal olu\u015fumlar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r; bunun gibi, a\u011f\u0131r \u00e7ekim de yaln\u0131zca bilinen devinim motiflerini g\u00f6stermekle kalmay\u0131p, bu bilinenler i\u00e7ersinde b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bilinmeyenleri bulmaktad\u0131r; bunlar, \u201ch\u0131zl\u0131 devinimlerin a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcmleri olarak de\u011fil, fakat kendine \u00f6zg\u00fc bir kay\u0131\u015f\u0131, sallant\u0131da konumu sergileyen, ola\u011fan\u00fcst\u00fc devinimler olarak eti-yaratmaktad\u0131r.\u201d7 Kameraya seslenen do\u011fan\u0131n g\u00f6ze seslenenden farkl\u0131 oldu\u011fu da b\u00f6ylece somutla\u015fmaktad\u0131r. Bu farkl\u0131l\u0131k, \u00f6zellikle insan\u0131n bilinciyle etkin oldu\u011fu bir uzam\u0131n yerini, bilin\u00e7siz etkinli\u011fe sahne olan bir uzam\u0131n almas\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u0130nsan, ana \u00e7izgileriyle de olsa, insanlar\u0131n y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f bi\u00e7imlerine ili\u015fkin bilgi edinebilir; ama ayn\u0131 insanlar\u0131n, y\u00fcr\u00fcme eyleminin saniyenin kesri kadar bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde nas\u0131l davrand\u0131klar\u0131 konusunda hi\u00e7bir \u015fey bilmedi\u011fi kesindir. Bir \u00e7akma\u011fa ya da ka\u015f\u0131\u011fa elimizi uzatt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda bu, genel \u00e7izgileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan al\u0131\u015fk\u0131n oldu\u011fumuz bir devinimdir; ama bu arada elimizle maden aras\u0131nda asl\u0131nda nelerin olup bitti\u011fini, hele bu olup bitenlerin i\u00e7inde bulundu\u011fumuz \u00e7e\u015fitli ruhsal durumlardan nas\u0131l etkilendi\u011fini hemen hi\u00e7 bilmeyiz. \u0130\u015fte kamera bu noktada ini\u015f ve \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131yla, devinimi kesi\u015fi ve yal\u0131tmalar\u0131yla, ak\u0131\u015f\u0131 a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131r\u0131p h\u0131zland\u0131rmas\u0131yla, b\u00fcy\u00fct\u00fcp k\u00fc\u00e7\u00fcltmesiyle, yani yard\u0131mc\u0131 ara\u00e7lar\u0131yla i\u015fe kar\u0131\u015f\u0131r. G\u00fcd\u00fcsel-bilin\u00e7alt\u0131 alan\u0131n\u0131 ancak ruh\u00e7\u00f6z\u00fcmlemeyle \u00f6\u011frenebilmemiz gibi, g\u00f6rsel-bilin\u00e7alt\u0131 konusunda da ancak kamera arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bilgi edinebiliriz. <\/p>\n<p>NOTLAR<\/p>\n<p>1)\u00a0\u00a0 Paul Val\u00e9ry: Pi\u00e8ces sur l&#8217;art. Paris, s. 105 (\u201cLa conqu\u00eate de l&#8217;ubiquit\u00e9\u201d).<\/p>\n<p>2)\u00a0\u00a0\u00a0 Hakikili\u011fin yeniden-\u00fcretimi s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131ndan, \u2013teknik nitelikteki\u2013 belki yeniden-\u00fcretim y\u00f6ntemlerinin geli\u015fmesi, hakikili\u011fin ayr\u0131mla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in gerekli arac\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu t\u00fcrden ayr\u0131mlar\u0131 geli\u015ftirmek, sanat ticaretinin \u00f6nemli bir i\u015flevine d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. [&#8230;] Orta\u00e7a\u011fda yap\u0131lan her Madonna resmi, yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde hen\u00fcz \u201chakikilik\u201d niteli\u011fini ta\u015f\u0131mamaktayd\u0131; bu niteli\u011fi ancak sonraki y\u00fczy\u0131llarda, belki en yo\u011fun olarak da ge\u00e7en y\u00fczy\u0131lda kazand\u0131.<\/p>\n<p>3)\u00a0\u00a0 Abel Gance: \u201cLe temps de l\u2019image est venu\u201d: L&#8217;art cin\u00e9matographique II. Paris 1927, s. 94-96.<\/p>\n<p>4)\u00a0\u00a0 Aura\u2019n\u0131n \u201cbir uzakl\u0131\u011f\u0131n, ne denli yak\u0131nda bulunursa bulunsun, bir defaya \u00f6zg\u00fc g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc\u201d diye tan\u0131mlanmas\u0131, sanat eserinin k\u00fclt de\u011ferinin uzamsal-zamansal alg\u0131 kategorileriyle form\u00fclasyonundan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir. Uzak, yak\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r. As\u0131l uzak ise, yakla\u015f\u0131lamaz olan\u2019d\u0131r. Ger\u00e7ekte yakla\u015f\u0131lamazl\u0131k, k\u00fclt imgesinin temel bir niteli\u011fidir. K\u00fclt imgesi, do\u011fas\u0131 gere\u011fi \u201cne denli yak\u0131nda bulunursa bulunsun, uzak\u201d kal\u0131r, insan\u0131n kendi malzemesi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla elde edebilece\u011fi yak\u0131nl\u0131k, imgenin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ard\u0131ndan da korudu\u011fu uzakl\u0131\u011f\u0131 kesintiye u\u011fratmaz.<\/p>\n<p>5)\u00a0\u00a0\u00a0 Resmin k\u00fclt de\u011feri laikle\u015fti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde, onun biricikli\u011finin temeline ili\u015fkin tasar\u0131mlar belirsizle\u015fir. K\u00fclt imgesine egemen olan g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn biricikli\u011fi, hep resmi yapan\u0131n deneysel nitelikteki biricikli\u011fi ya da onun ediminin, al\u0131mlayan\u0131n taraf\u0131ndaki biricikli\u011fi taraf\u0131ndan geri plana itilir. Elbet bu, hi\u00e7bir zaman hi\u00e7 kal\u0131nt\u0131 b\u0131rakmaks\u0131z\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmez; hakikilik kavram\u0131, her zaman otantiklik atf\u0131n\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7meyi s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. (Bu, \u00f6zellikle a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde kolleksiyoncunun konumunda belirginle\u015fir; kolleksiyoncu, hep biraz feti\u015fe hizmet eder konumdad\u0131r ve sanat eserine sahip olmakla, onun k\u00fclt g\u00fcc\u00fcne katk\u0131da bulunur.) Otantik kavram\u0131n\u0131n i\u015flevi, bundan etkilenmeksizin, sanatta g\u00f6rme bi\u00e7imi a\u00e7\u0131s\u0131ndan kesinli\u011fi korur; sanat\u0131n laikle\u015fmesiyle birlikte otantiklik, k\u00fclt de\u011ferinin yerini al\u0131r.<\/p>\n<p>6) Sinema eserlerinde \u00fcr\u00fcn\u00fcn teknik yoldan yeniden-\u00fcretilebilirli\u011fi, \u00f6rne\u011fin edebiyat ya da resim sanat\u0131 alanlar\u0131ndaki eserlerin tersine, bu \u00fcr\u00fcnlerin kitlesel yay\u0131l\u0131m\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan d\u0131\u015fardan eklenen bir ko\u015ful niteli\u011finde de\u011fildir. Sinema eserlerinin teknik yoldan yeniden-\u00fcretilebilirli\u011fi, do\u011frudan bunlar\u0131n \u00fcretim tekni\u011finden kaynaklan\u0131r. S\u00f6z\u00fc edilen teknik, sinema eserlerinin kitlesel yay\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 en dolays\u0131z yoldan sa\u011flamakla kalmay\u0131p, b\u00f6yle bir yay\u0131l\u0131m\u0131 neredeyse zorla ger\u00e7ekle\u015ftirir. Bu zorlaman\u0131n nedeni, bir filmin yap\u0131m\u0131n\u0131n \u00e7ok pahal\u0131 olmas\u0131d\u0131r; \u00f6yle ki, \u00f6rne\u011fin bir tablo sat\u0131n alabilen ki\u015finin g\u00fcc\u00fc, bir filme yetmez. 1927\u2019de yap\u0131lan hesaplara g\u00f6re, b\u00fcy\u00fck\u00e7e bir filmin kazan\u00e7 sa\u011flayabilmesi, milyonlarca izleyiciye ula\u015fabilmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>7)\u00a0 Rudolf Arnheim, Filmals Kunst, Berlin, 1932, s. 138. <\/p>\n<p>Bu b\u00f6l\u00fcm Walter Benjamin, Pasajlar, \u00e7ev. Ahmet Cemal, \u0130stanbul: Yap\u0131 Kredi Yay\u0131nlar\u0131, 1992, s. 45 \u2013 76 aras\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>I Asl\u0131nda sanat yap\u0131t\u0131, her zaman yeniden-\u00fcretilebilir olagelmi\u015ftir. \u0130nsanlar\u0131n yapm\u0131\u015f olduklar\u0131, her zaman yine insanlarca yeniden yap\u0131labilmi\u015ftir. \u00d6\u011frenciler sanat alan\u0131nda al\u0131\u015ft\u0131rma amac\u0131yla, ustalar yap\u0131tlar\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in ve nihayet \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ki\u015filer de kazan\u00e7 u\u011fruna bu t\u00fcrden sonradan-\u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n teknik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yeniden-\u00fcretilmesi yeni bir olgudur; bu olgu tarihsel s\u00fcre\u00e7 i\u00e7ersinde zaman zaman [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[74],"tags":[],"class_list":["post-1368","post","type-post","status-publish","format-standard","category-walter-benjamin"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"I Asl\u0131nda sanat yap\u0131t\u0131, her zaman yeniden-\u00fcretilebilir olagelmi\u015ftir. \u0130nsanlar\u0131n yapm\u0131\u015f olduklar\u0131, her zaman yine insanlarca yeniden yap\u0131labilmi\u015ftir. \u00d6\u011frenciler sanat alan\u0131nda al\u0131\u015ft\u0131rma amac\u0131yla, ustalar yap\u0131tlar\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in ve nihayet \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ki\u015filer de kazan\u00e7 u\u011fruna bu t\u00fcrden sonradan-\u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n teknik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yeniden-\u00fcretilmesi yeni bir olgudur; bu olgu tarihsel s\u00fcre\u00e7 i\u00e7ersinde zaman zaman [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-11-08T00:10:18+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"25 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin\",\"datePublished\":\"2009-11-08T00:10:18+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/\"},\"wordCount\":4927,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Walter BENJAM\u0130N\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/\",\"name\":\"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2009-11-08T00:10:18+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin","og_description":"I Asl\u0131nda sanat yap\u0131t\u0131, her zaman yeniden-\u00fcretilebilir olagelmi\u015ftir. \u0130nsanlar\u0131n yapm\u0131\u015f olduklar\u0131, her zaman yine insanlarca yeniden yap\u0131labilmi\u015ftir. \u00d6\u011frenciler sanat alan\u0131nda al\u0131\u015ft\u0131rma amac\u0131yla, ustalar yap\u0131tlar\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in ve nihayet \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ki\u015filer de kazan\u00e7 u\u011fruna bu t\u00fcrden sonradan-\u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n teknik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yeniden-\u00fcretilmesi yeni bir olgudur; bu olgu tarihsel s\u00fcre\u00e7 i\u00e7ersinde zaman zaman [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-11-08T00:10:18+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"25 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin","datePublished":"2009-11-08T00:10:18+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/"},"wordCount":4927,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Walter BENJAM\u0130N"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/","name":"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2009-11-08T00:10:18+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/08\/teknigin-olanaklariyla-yeniden-uretilebildigi-cagda-sanat-yapiti-walter-benjamin\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Tekni\u011fin olanaklar\u0131yla yeniden \u00fcretilebildi\u011fi \u00e7a\u011fda sanat yap\u0131t\u0131 | Walter Benjamin"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1368","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1368"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1368\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1368"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1368"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1368"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}