{"id":1381,"date":"2009-11-11T03:18:00","date_gmt":"2009-11-11T00:18:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/"},"modified":"2009-11-11T03:18:00","modified_gmt":"2009-11-11T00:18:00","slug":"erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/","title":{"rendered":"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/engin-gectan.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" \/>Erich Fromm 1900y\u0131l\u0131nda Almanya&#8217;n\u0131n Frankfurt kentinde do\u011fdu. Haidelberg, Frankfurt ve M\u00fcnih \u00dcniversitelerinde psikoloji ve sosyoloji \u00f6\u011frenimi yapt\u0131. 1922 y\u0131l\u0131nda Heidelberg \u00dcniversitesinden doktoras\u0131n\u0131 ald\u0131ktan sonra M\u00fcnih&#8217;te.ve \u00fcnl\u00fc Berlin Psikanaliz Enstit\u00fcs\u00fcnde psikanaliz dal\u0131nda e\u011fitim g\u00f6rd\u00fc. 1933 y\u0131l\u0131nda Chicago Psikanaliz Enstit\u00fcs\u00fcnde ders vermek \u00fczere Amerika&#8217;ya giden Fromm, bunu izleyen d\u00f6nemde New York City&#8217;de \u00f6zel klinik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda bulundu. Daha sonralar\u0131 Amerika&#8217;n\u0131n \u00e7e\u015fitli \u00fcniversitelerinde ve di\u011fer akademik kurumlar\u0131nda \u00f6\u011fretim g\u00f6revlerinde bulundu. Ya\u015fam\u0131n\u0131n son y\u0131llar\u0131n\u0131 Meksika&#8217;da ge\u00e7iren Fromm burada, Meksika Ulusal \u00dcniversitesinde kurdu\u011fu bir enstit\u00fcn\u00fcn ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapt\u0131 ve 18 Mart 19,80 de tedavi amac\u0131yla bulundu\u011fu \u0130svi\u00e7re&#8217;de \u00f6ld\u00fc.<\/p>\n<p>Fromm&#8217;un temel \u00f6\u011frenimi daha \u00e7ok sosyoloji e\u011filimli oldu\u011fundan, psikolojiye katk\u0131lan da toplumsal sorunlar\u0131n psikanalitik a\u00e7\u0131dan ele al\u0131n\u0131\u015f\u0131 y\u00f6n\u00fcnden olmu\u015ftur. Fromm Karl Marx&#8217;\u0131n yap\u0131tlar\u0131ndan \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde etkilenmi\u015f bir yazard\u0131r. \u00ab\u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Sorunu\u00bb (1962) adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda Freud ve Marx&#8217;\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini k\u0131yaslam\u0131\u015f, birbiriyle \u00e7eli\u015fkilerini ortaya koymu\u015f ve bu iki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn bire\u015fimini yapmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Fromm&#8217;un yaz\u0131lan onun tarih, sosyoloji, edebiyat ve felsefe alanlar\u0131ndaki geni\u015f bilgilerinden esinlenmi\u015ftir.<br \/>Fromm, yap\u0131tlar\u0131nda insan\u0131n do\u011fadan ye birbirinden kopmu\u015f olmas\u0131 sonucu kendisini yaln\u0131z ve soyutlanm\u0131\u015f hissetti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc vurgular. Soyutlanm\u0131\u015f olma insan\u0131n ay\u0131r\u0131c\u0131 \u00f6zeli\u011fidir ve di\u011fer hayvan t\u00fcrlerinde g\u00f6r\u00fclmez. \u00d6rne\u011fin \u00e7ocuk ana babas\u0131 ile olan ba\u011flar\u0131n\u0131 kopar\u0131p \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kazan\u0131rken, yaln\u0131z ve \u00e7aresizlik duygular\u0131n\u0131 da ya\u015famaya ba\u015flar. \u00ab\u00d6zg\u00fcrl\u00fckten Ka\u00e7\u0131\u015f\u00bb adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda (1961) Fromm, tarih boyunca insan\u0131n giderek daha fazla \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kazand\u0131\u011f\u0131ndan, ancak bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 yaln\u0131zla\u015farak \u00f6dedi\u011finden s\u00f6z eder. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn insan\u0131n ka\u00e7mak istedi\u011fi bir durum oldu\u011funu anlatan Fromm, yetkeci rejimlerin insanlara \u00e7ekici gelmesinin nedenini de buna ba\u011flar.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00d6zg\u00fcrl\u00fck u\u011fruna ger\u00e7ekle\u015ftirilen sava\u015flar, yeni \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler isteyenler ve ezilenler taraf\u0131ndan, sahip olduklar\u0131 ayr\u0131cal\u0131klar\u0131 korumaya \u00e7al\u0131\u015fanlara kar\u015f\u0131 a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Herhangi bir s\u0131n\u0131f, kendi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne ula\u015fmak ve ba\u015fkas\u0131n\u0131n egemenli\u011finden kurtulmak i\u00e7in \u00e7arp\u0131\u015f\u0131rken, ayn\u0131 zamanda insanl\u0131\u011f\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in sava\u015fm\u0131\u015f oldu\u011funa inanm\u0131\u015f ve t\u00fcm ezilenlerde \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00f6zlemini uyand\u0131rmay\u0131 ba\u015farabilmi\u015ftir. Bununla birlikte, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ad\u0131na yap\u0131lan her sava\u015fta, bir zamanlar zulme kar\u015f\u0131 sava\u015fm\u0131\u015f olan s\u0131n\u0131flar, zafere ula\u015f\u0131p savunulmas\u0131 gereken yeni ayr\u0131cal\u0131klara sahip olduktan sonra, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n yan\u0131nda yer alm\u0131\u015flar\u0131d\u0131r. .<\/p>\n<p>Fromm&#8217;a g\u00f6re, insan\u0131n en \u00e7irkin e\u011filimleri gibi, en g\u00fczel olanlar\u0131 da insan\u0131n do\u011fal&#8221; yap\u0131s\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmez \u00f6\u011feleri de\u011fil, insan\u0131 yaratan toplumsal s\u00fcrecin sonu\u00e7lar\u0131d\u0131r. Bir di\u011fer deyi\u015fle, toplumun yaln\u0131zca bask\u0131 yapan bir i\u015flevi yoktur; ger\u00e7i b\u00f6yle bir i\u015flevi de vard\u0131r ama, toplum ayn\u0131 zamanda yarat\u0131c\u0131 bir i\u015flevi de \u00fcstlenmi\u015ftir. insan\u0131n tutkular\u0131 ve kayg\u0131lar\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcn \u00fcr\u00fcnleridir. Ger\u00e7ekte, t\u00fcm\u00fcyle derlendi\u011fi zaman tarih ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz s\u00fcrekli insanc\u0131 \u00e7abalar\u0131n en \u00f6nemli yap\u0131t\u0131 ve ba\u015far\u0131s\u0131 insan\u0131n kendisidir.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n toplumsal tarihi, onun do\u011fal d\u00fcnyas\u0131 ile olan birli\u011finden s\u0131yr\u0131larak, kendisini \u00e7evreleyen do\u011fa ve di\u011fer insanl\u00e2rdan ayr\u0131 bir varl\u0131k olmas\u0131n\u0131 farketmesiyle ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu farkedi\u015f tarihin ilk d\u00f6nemlerinde belirsiz bir bi\u00e7imde ya\u015fanm\u0131\u015f, birey uzun s\u00fcre i\u00e7inden \u00e7\u0131km\u0131\u015f oldu\u011fu do\u011fal ve toplumsal d\u00fcnyaya s\u0131k\u0131ca ba\u011fl\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131 bir varl\u0131k oldu\u011funu k\u0131smen farketmekle birlikte, kendini d\u0131\u015f d\u00fcnyas\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Bireyin asal ba\u011flar\u0131ndan giderek kurtulmu\u015f olmas\u0131n\u0131. tan\u0131mlayan \u00abbireyle\u015fme s\u00fcreci g\u00fcn\u00fcm\u00fczde doruk. noktas\u0131na ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Birey kendisini d\u0131\u015f d\u00fcnyaya ba\u011flayan g\u00f6bek ba\u011f\u0131n\u0131 kesmedik\u00e7e \u00f6zg\u00fcr de\u011fildir. Ancak bu ba\u011flar ona bir g\u00fcvenlik ve ait olma duygusu da verir. Bireyle\u015fmenin ger\u00e7ekle\u015fmesinden \u00f6nce varolan bu ba\u011flar i\u00e7in Fromm \u00abasal ba\u011flar\u00bb terimini kullan\u0131r. Bu ba\u011flar insan\u0131n geli\u015fim s\u00fcrecinin bir par\u00e7as\u0131n\u0131 bulu\u015fturduklar\u0131 i\u00e7in organik niteliktedirler; bireyle\u015fmenin bulunmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131rlar; ancak, ayn\u0131 zamanda bireye belirli bir g\u00fcvenlik ve y\u00f6n de sa\u011flarlar.<\/p>\n<p>Bireyle\u015fme s\u00fcrecinin di\u011fer sonucu da giderek artan yaln\u0131zl\u0131kt\u0131r. Asal ba\u011flar insana g\u00fcvenlik sa\u011flar. \u00c7ocuk bu d\u00fcnyadan koptuk\u00e7a yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve di\u011fer insanlardan ayr\u0131 bir varl\u0131k oldu\u011funu farketmeye ba\u015flar. Bu durum onda \u00e7aresizlik ve kayg\u0131 duygular\u0131 yarat\u0131r. \u0130nsan kendi ba\u015f\u0131na davranman\u0131n olanak ve sorumluluklar\u0131ndan haberdar olmaks\u0131z\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece d\u00fcnyadan korkmayabilir. Ancak bir birey oldu\u011fu zaman, yaln\u0131z ba\u015f\u0131na ve d\u00fcnyan\u0131n t\u00fcrl\u00fc tehlikeleriyle kar\u015f\u0131 k\u00e2r\u015f\u0131ya kal\u0131r.<\/p>\n<p>Bu durum, insan\u0131n bireyselli\u011finden vazge\u00e7ip kendini d\u0131\u015f d\u00fcnya i\u00e7inde ezilerek \u00e7aresizlik ve yaln\u0131zl\u0131ktan kurtulma e\u011filimleri geli\u015ftirmesine neden olur. Ancak, bu e\u011filimler ve bunlardan kaynaklanan yeni ba\u011flar, daha \u00f6nce kopar\u0131l\u0131p at\u0131lm\u0131\u015f olan asal ba\u011flar\u0131n ayn\u0131 olmaz. Bir \u00e7ocuk nas\u0131l fiziksel olarak anas\u0131n\u0131n karn\u0131na geri d\u00f6nemezse bireyle\u015fme s\u00fcreci de psikolojik y\u00f6nden geri d\u00f6nemez. B\u00f6yle bir giri\u015fimde bulunman\u0131n sonucu otoriteye boyun e\u011fme olur. Boyun e\u011fen \u00e7ocuk bilin\u00e7li d\u00fcnyas\u0131nda kendini g\u00fcvenlik i\u00e7inde hissetse de bilin\u00e7 d\u0131\u015f\u0131nda b\u00f6yle bir g\u00fcvenli\u011fin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendi b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcnden vazge\u00e7erek \u00f6dedi\u011fini farkedecektir. Dolay\u0131s\u0131yla, boyun e\u011fmenin sonucu beklenilenin tam kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 vermi\u015f olur. \u00dcstelik, o g\u00fcne de\u011fin ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011fu ki\u015filere kar\u015f\u0131 geli\u015ftirece\u011fi d\u00fc\u015fmanl\u0131k ve ba\u015fkald\u0131rma istekleri g\u00fcvensizlik duygular\u0131ndan da \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda, yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131n getirdi\u011fi kayg\u0131lardan ka\u00e7man\u0131n tek yolu boyun e\u011fme de\u011fildir. \u00c7at\u0131\u015fma yaratmadan insan\u0131n istedi\u011fi sonuca g\u00f6t\u00fcrebilecek yol, onun do\u011fa ile olan kendili\u011finden ili\u015fkisi, yani insan\u0131 bireyle\u015fmesinden engellemeden d\u0131\u015f d\u00fcnya ile birle\u015ftiren ili\u015fkidir. En yal\u0131n anlat\u0131m\u0131n\u0131 sevgide ve yarat\u0131c\u0131l\u0131kta bulan b\u00f6yle bir ili\u015fki k\u00f6kenini ki\u015fili\u011fin g\u00fcc\u00fcnden ve b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcnden al\u0131r.<\/p>\n<p>Fromm&#8217;a g\u00f6re, (1947, 1955) feodalizm, kapitalizm, fa\u015fizm, sosyalizm ye kom\u00fcnizm gibi toplum bi\u00e7imleri, insan\u0131n \u00f6zg\u00fcr olma iste\u011fiyle ba\u011f\u0131ml\u0131\u011f\u0131 ye\u011flemesinin yaratt\u0131\u011f\u0131 \u00e7eli\u015fkilerine \u00e7\u00f6z\u00fcm getirebilme umuduyla geli\u015ftirilmi\u015f ba\u015far\u0131s\u0131z giri\u015fimlerdir. Bu \u00e7eli\u015fkiler insan\u0131n hem do\u011fan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 ve hem de do\u011fadan kopuk, hem insan, hem de hayvan olmas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Bir hayvan olarak insan\u0131n kar\u015f\u0131lanmas\u0131 gereken fizyolojik gereksinimleri vard\u0131r. Bir insan olarak ise insan, kendi varl\u0131\u011f\u0131ndan haberdar olma, d\u00fc\u015f\u00fcnme ve imgelem g\u00fcc\u00fc gibi niteliklere sahiptir. insan\u0131n hem hayvan hem de insan \u00f6zelliklerine sahip olmas\u0131 onun varolu\u015funun temel ko\u015fullar\u0131n\u0131 olu\u015fturur. \u0130nsan\u0131n ruhunun anla\u015f\u0131labilmesi de, insan\u0131n varolu\u015f ko\u015fullar\u0131ndan kaynaklanan gereksinimlerinin tan\u0131mlanabilmesiyle ger\u00e7ekle\u015ftirilebilir.<\/p>\n<p>Fromm\u2019un, bu gereksinimlileri be\u015f b\u00f6l\u00fcmde toplar: \u0130li\u015fki gereksinimi, a\u015fk\u0131nl\u0131k (transendence) gereksinimi, kimlik gereksinimi, k\u00f6kl\u00fcl\u00fck gereksinimi ve de bir y\u00f6nelim dayana\u011f\u0131na duyulan gereksinim. \u0130li\u015fki gereksinimi, insan\u0131n insan olma u\u011fruna, hayvan\u0131n do\u011fa ile olan birincil beraberli\u011finden kopmu\u015f olmas\u0131 ger\u00e7e\u011finden kaynaklan\u0131r. Hayvan do\u011fa taraf\u0131ndan i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarla ba\u015fedebilecek bi\u00e7imde donat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Oysa insan d\u00fc\u015f\u00fcnme ve imgelem g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 do\u011fa ile yak\u0131n ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011fa dayanan ili\u015fkisini yitirmi\u015ftir. Hayvan\u0131n do\u011fa ile olan i\u00e7g\u00fcd\u00fcler yerine insan\u0131 kendi ili\u015fkilerini kendi kurmak zorundad\u0131r ve bu ili\u015fkilerin en g\u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc insanlar\u0131n birbirlerine duyabilece\u011fi sevgi ile ger\u00e7ekle\u015fir.<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k d\u00fcrt\u00fcs\u00fc insan\u0131n hayvan \u00f6zelliklerinin \u00fczerine \u00e7\u0131kmak ve her hangi bir yarat\u0131k olarak kalmay\u0131p yarat\u0131c\u0131 bir varl\u0131k olma gereksiniminden kaynaklan\u0131r. Yarat\u0131c\u0131 d\u00fcrt\u00fcleri engellendi\u011finde insan y\u0131k\u0131c\u0131 bir varl\u0131k olur. Fromm&#8217;a g\u00f6re sevgi ve nefret birbirine kar\u015f\u0131t d\u00fcrt\u00fcler de\u011fildir: Her ikisi de insan\u0131n hayvan \u00f6zelliklerini a\u015fma gereksiniminin birer sonucudur. Hayvanlar ne sevebilir ne de nefret edebilir, bunlar insana \u00f6zg\u00fc niteliklerdir.<br \/>\u0130nsan do\u011fal k\u00f6kenini arar, d\u00fcnyan\u0131n tamamlay\u0131c\u0131 bir par\u00e7as\u0131 olmak ve bir yere ait oldu\u011funu hissederek ister. \u00c7ocukken kendini annesine ait hisseder, ancak bu ili\u015fki \u00e7ocukluk d\u00f6neminden sonra da s\u00fcrerse zararl\u0131 bir saplan\u0131m olarak nitelendirilir. \u0130nsan bu gerek. Birlikte en iyi bi\u00e7imde di\u011fer insanlarla karde\u015f\u00e7e duygular i\u00e7inde ya\u015fayarak kar\u015f\u0131layabilir. \u00d6te yandan insan ki\u015fisel bir kimli\u011fe sahip olmak, di\u011fer insanlardan farkl\u0131 ve tek bir varl\u0131k oldu\u011funu hissetmek de ister.<\/p>\n<p>E\u011fer bu amaca kendi \u00e7abalar\u0131yla ula\u015fmazsa, bir di\u011fer ki\u015fi ya da bir grupla \u00f6zde\u015fle\u015ferek s\u0131n\u0131rl\u0131 oranda bir farkl\u0131l\u0131k sa\u011flayabilir. Tutsak sahibiyle, vatanda\u015f \u00fclkesiyle, i\u015f\u00e7i \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 kurumla \u00f6zde\u015fle\u015fir. B\u00f6ylesi durumlarda kimlik duygusu, binisi olmaktan, de\u011fil, birisine ait olmaktan kaynaklan\u0131r. \u0130nsan\u0131n i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnyay\u0131 tutarl\u0131 bir bi\u00e7imde alg\u0131lamas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak bir y\u00f6nelime gereksinimi vard\u0131r. Geli\u015ftirdi\u011fi y\u00f6nelim dayana\u011f\u0131 mant\u0131kl\u0131 ya da mant\u0131ks\u0131z olabilir ya da her iki \u00f6\u011feyi de i\u00e7erebilir.<\/p>\n<p>Fromm, yukar\u0131da tan\u0131mlanan gereksinimlerin insana \u00f6zg\u00fc oldu\u011funu ve hayvanlarda bulunmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc savunur. Ona g\u00f6re, bu gereksinimler ne insanlar taraf\u0131ndan tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r, ne de toplum taraf\u0131ndan olu\u015fturulmu\u015ftur. Bunlar evrimi boyunca insan yap\u0131s\u0131yla kayna\u015fm\u0131\u015f gereksinimlerdir. Bu gereksinimlerin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f bi\u00e7imi, yani insan\u0131n i\u00e7sel gizli g\u00fc\u00e7lerini ger\u00e7ekle\u015ftirme olanaklar\u0131 i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 toplum d\u00fczeninin beklentilerine g\u00f6re belirlenir. Ki\u015fili\u011fi o toplumun kendisine sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 olanaklar do\u011frultusunda geli\u015fir. \u00d6rne\u011fin, kapitalist toplumlarda ki\u015fi zengin olarak kimli\u011fini bulur ya da b\u00fcy\u00fck bir \u015firkette s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en bir i\u015f\u00e7i olarak ait olma gereksinimlerini kar\u015f\u0131lar.<\/p>\n<p>Fromm&#8217;a g\u00f6re, insan\u0131n kendini sevmesi, ger\u00e7ekte \u00f6zseverlikten farkl\u0131 bir anlam ta\u015f\u0131r ve di\u011fer insanlara kar\u015f\u0131 duyulan sevgiden soyutlanamaz. Asl\u0131nda insan m kendini sevmesi ve \u00f6zgecilik birb\u00eeriyle \u00e7eli\u015fkili durumlar de\u011fildir. Tam kar\u015f\u0131t\u0131, bireyle\u015fmeyi kabul eden ve kendisini, ger\u00e7ek kendisini sevebilen insan, di\u011fer insanlar\u0131 da sevilecek varl\u0131klar olarak de\u011ferlendirebilir. Ancak b\u00f6yle bir insan di\u011fer insanlar\u0131, kendisi i\u00e7in ne anlama geldikleri i\u00e7in de\u011fil, kendileri i\u00e7in ne anlama geldiklerine g\u00f6re seve bilir. Ger\u00e7ekten ola\u011fan d\u0131\u015f\u0131 say\u0131labilecek durumlarda di\u011fer bir insan ya da ama\u00e7 u\u011fruna, bilerek ve gerekli oldu\u011fu i\u00e7in kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tehlikeye atacak denli \u00f6zveride bulunur. Rastgele yap\u0131lan \u00f6zveriler asl\u0131nda bir erdemlilik belirtisi de\u011fil, \u00e7o\u011fu kez yanl\u0131z kalma korkusunu, bazen do kendine ve di\u011fer insanlara duyulan nefreti maskelemek i\u00e7in geli\u015ftirilmi\u015f davran\u0131\u015flard\u0131r.<br \/>Fromm&#8217;a g\u00f6re, insan\u0131n bireyle\u015fmesinin yaratt\u0131\u011f\u0131 tedirgin lifle evrensel bir duygudur ve \u00abnormal olarak\u00bb her insan belirli bi\u00e7imlerde kendi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcnden ka\u00e7maya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, bir insanda nevrotik davran\u0131\u015flar\u0131n oram, bireyin kendisini ayr\u0131 bir varl\u0131k olarak ne denli kabul edebildi\u011fine ve bunun sonucu ne t\u00fcr \u00ab\u00fcretken olmayan\u00bb ka\u00e7\u0131\u015f mekanizmalar\u0131 geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011funa g\u00f6re belirlenir:<\/p>\n<p>Bireyle\u015fmi\u015f insan\u0131n, toplumsal sistemler i\u00e7erisinde geli\u015ftirilmi\u015f duygusal i\u00e7erikli de\u011fer yarg\u0131lar\u0131, t\u0131pk\u0131 hayvanlar\u0131n i\u00e7g\u00fcd\u00fcleri gibi, ona ne yapmas\u0131 gerekti\u011fi konusunda rehber olur. \u00dcstelik bu de\u011ferlerin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ait olma duygular\u0131, varolu\u015f sorunlar\u0131n\u0131 tek ba\u015f\u0131na \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede ona destek olur. Toplumsal kurallar ve politik \u00f6\u011fretiler, yaln\u0131zl\u0131k ve hi\u00e7lik duygular\u0131n\u0131n farkedilmesine kar\u015f\u0131 insan\u0131 korur.<\/p>\n<p>Yaln\u0131zl\u0131k ve hi\u00e7lik duygulan insan\u0131n \u00abnormal\u00bb sorunudur. \u0130nsan bir kez evren i\u00e7indeki durumunun ger\u00e7ekten fark\u0131na vard\u0131\u011f\u0131nda varolu\u015funun \u00f6nemsizli\u011fiyle y\u00fczle\u015fmek zorunda kal\u0131r. Fromm&#8217;a g\u00f6re, insan\u0131n g\u00fc\u00e7lerini harekete ge\u00e7irten temel etmen onun i\u00e7inde bulundu\u011fu \u00abbelirsizlik* dururundur. E\u011fer pani\u011fe kap\u0131lmadan ger\u00e7ekle y\u00fczle\u015febilirse ya\u015fam\u0131n bir anlam\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ancak kendinde varolan g\u00fc\u00e7leri harekete ge\u00e7irerek ya\u015fam\u0131na anlam katabilece\u011fin! farkedebilir. Bu nedenle Fromm, psikolojinin antropolojik ve felsefi bir temel \u00fczerine kurulmas\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc savunur.<\/p>\n<p>Fromm insanl\u0131\u011f\u0131n, tarihsel evrimi i\u00e7inde, ya\u015fama anlam katma konusunda g\u00fc\u00e7lerini yanl\u0131\u015f yolda kulland\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. Bu konuda \u00f6zellikle kapitalist toplumlar\u0131 ele alan Fromm, \u00f6zellikle Amerika Birle\u015fik Devletlerindeki \u00abpazar ahl\u00e2k\u0131n\u0131\u00bb k\u0131yas\u0131ya ele\u015ftirir. Bu, Avrupal\u0131lar\u0131n Amerikal\u0131lar\u0131n paraya, b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011fe ve h\u0131za a\u015f\u0131n \u00f6nem veren tutumlar\u0131na ve k\u00fclt\u00fcrden yoksun olmalar\u0131na kar\u015f\u0131 geli\u015ftirdikleri geleneksel ele\u015ftiriden \u00f6te bir anlam ta\u015f\u0131r. Amerikal\u0131 birey, bask\u0131c\u0131 devlet y\u00f6netimi, kat\u0131 aile yap\u0131s\u0131 ve yetkeci din kuramlar\u0131n m etkilerinden olduk\u00e7a ar\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131na kar\u015f\u0131n kendi benli\u011fini yeterince geli\u015ftirebilmi\u015f de\u011fildir. Fromm&#8217;a g\u00f6re bunun nedeni, pazarlama d\u00fcnyas\u0131nda bireyin yaln\u0131z ve \u00f6nemsiz olmas\u0131d\u0131r. Yeterince \u00abbenlik g\u00fcc\u00fc geli\u015ftirmeden aile, devlet, din, gelenek ve toplumsal d\u00fczenden kopmu\u015f olmak yaln\u0131zl\u0131k ve \u00e7aresizlik duygular\u0131na yol a\u00e7ar.<\/p>\n<p>Fromm&#8217;a g\u00f6re, Amerikal\u0131lar\u0131n ve Avrupal\u0131lar\u0131n \u00e7o\u011fu o andaki pazarlama de\u011ferine g\u00f6re al\u0131nan ve sat\u0131lan \u00ab\u015feyler\u00bb d\u00fcnyas\u0131nda ya\u015far. B\u00f6yle bir d\u00fcnyada, kimse sat\u0131n alm\u0131yorsa iyi bir ayakkab\u0131 yapmaya insan ili\u015fkilerinde d\u00fcr\u00fcstl\u00fck yoksa d\u00fcr\u00fcst olmaya, ahlak kurallar\u0131na uyuldu\u011funda kar\u015f\u0131 cinsle ili\u015fki kuram\u0131yorsa ahl\u00e2kl\u0131 olmaya gerek yoktur. \u00c7a\u011fda\u015f gen\u00e7 k\u0131zlar\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki a\u00e7\u0131k ve \u00f6zg\u00fcr tutumlar\u0131, i\u00e7lerinden \u00f6yle geldi\u011fi i\u00e7in davranmalar\u0131ndan de\u011fil, kendi gruplar\u0131n\u0131n beklentileri o do\u011frultuda oldu\u011fu i\u00e7in geli\u015ftirilmi\u015ftir. Oysa bask\u0131ya kar\u015f\u0131 tepki olarak geli\u015ftirilmi\u015f \u00d6zg\u00fcrl\u00fck, bask\u0131 alt\u0131nda olmaktan pek de farkl\u0131 bir durum de\u011fildir. Bir grubun \u00fcst\u00fc kapal\u0131 egemenli\u011fi al\u0131mda geli\u015ftirilmi\u015f \u00aba\u00e7\u0131k\u00bb davran\u0131\u015flar daha da olumsuz bir durumudur. B\u00f6yle bir olgu, olumlu ya da olumsuz t\u00fcm ki\u015fisel de\u011ferlerin giderek yok olmas\u0131n\u0131 ve bireyin b\u00eer benlik olmas\u0131 yerine bir robota d\u00f6n\u00fc\u015fmesiyle sonu\u00e7lan\u0131r. \u0130nsan\u0131n g\u00fcc\u00fc ve yetenekleri pazardaki bir mal durumuna gelir. \u0130nsan kendi olaca\u011f\u0131 yerde, i\u015f ve toplum ya\u015fam\u0131nda kabul edilebilmesi i\u00e7in ne olmas\u0131 gerekirse o olur. Toplum ve i\u015f ya\u015fam\u0131ndaki hareketl\u00eelik bireyi s\u00fcrekli olarak yeni gruplarla ve de\u011fi\u015fik beklentilerle ba\u015fetmek zorunda b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131ndan, benlik s\u00fcrekli de\u011fi\u015ftirilen bir elbiseye, en sonunda da bir hi\u00e7e d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu hi\u00e7lik tehdidine kar\u015f\u0131 insan\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi gereken sorun \u00e7evresindeki insanlar ve \u015feyler d\u00fcnyas\u0131yla ve de kendi \u00abbenli\u011fi\u00bb ile nas\u0131l ili\u015fki kurabilece\u011fini belirlemektir. Do\u011fu\u015ftan getirdi\u011fi sevgi ve sa\u011fduyu ve birlikte \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kabul edebilen insanda bu ili\u015fki \u00ab\u00fcretken\u00bb bir nitelik ta\u015f\u0131yabilir. Fromm Kendisi i\u00e7in \u0130nsan\u00bb (1947) add\u0131 yap\u0131t\u0131nda insan\u0131n amac\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda \u00ab\u00fcretkenlik\u00bb teminini kullanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcretkenlik, g\u00fc\u00e7lerini etkin bir bi\u00e7imde kullanabildi\u011finde insan\u0131n yazg\u0131s\u0131n\u0131 kendisine doyum sa\u011flayabilecek ^bi\u00e7imde \u00e7izebilmesini tan\u0131mlar.<br \/>Burada tan\u0131mlanmak istenen etkinlik, insan\u0131n, kendi benli\u011fiyle ili\u015fkisi olmayan b\u00fcy\u00fck i\u015fler yapmak i\u00e7in yar\u0131\u015fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f\u00e7as\u0131na \u00e7aba g\u00f6stermesini tan\u0131mlamaz. Ger\u00e7ekte b\u00f6ylesine kompulsif bir ko\u015fu\u015fma, tembellik gibi nevrotik bir davran\u0131\u015f bi\u00e7imidir. Hor iki u\u00e7 tip de d\u0131\u015f beklentilere kar\u015f\u0131, boyun e\u011fme ya da ba\u015fkald\u0131rma bi\u00e7imlerinde, a\u015f\u0131n bir duyarl\u0131k geli\u015ftirilmesine neden olur. Her ikisi de Fromra&#8217;un tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u00fcretkenlik kavram\u0131ndan farkl\u0131 olgulard\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek \u00fcretkenlik insanlar\u0131 olduklar\u0131 gibi g\u00f6rebilmeyi ve onlara bu durumlar\u0131yla sayg\u0131 g\u00f6sterebilmeyi i\u00e7erir. Bir di\u011fer deyi\u015fle, sevgiyi i\u00e7erir. Sevgi, yaln\u0131z kalm\u0131\u015f insan\u0131n d\u00fcnyas\u0131yla b\u00fct\u00fcnle\u015fmek \u0130ste\u011finin anlat\u0131m\u0131d\u0131r. Al\u0131\u015f\u0131la gelmi\u015f anlam\u0131yla sevgi, insan\u0131n b\u00f6ylesi bir binli\u011fe ula\u015fabilmesi i\u00e7in kendi b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6zden \u00e7\u0131karmas\u0131 anlam\u0131ma gelir. B\u00f6ylesi bir sevgi \u00f6zg\u00fcrl\u00fckten ka\u00e7\u0131\u015f\u0131n bir anlat\u0131m\u0131d\u0131r ve Fromm&#8217;un tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u00fcretkenlik kavram\u0131ndan da uzakt\u0131r. \u00dcretken tutumun bir par\u00e7as\u0131 olarak sevgi, kendisin ilkine oldu\u011fu gibi di\u011fer insan\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne de sayg\u0131y\u0131 i\u00e7erir. A\u015f\u0131k olmak kolayd\u0131r. Oysa ger\u00e7ek sevgi ya\u015fam boyu s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen ve birbirini daha iyi anlamay\u0131 ve ya\u015fam sorunlar\u0131n\u0131 giderek artan bir bi\u00e7imde payla\u015farak birlikte \u00e7\u00f6z\u00fcmler aramay\u0131 gerektiren bir olgudur.<br \/>Fromm, \u00fcretken olmayan y\u00f6nelim bi\u00e7imlerini daha sonralar\u0131 d\u00f6rde ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Asl\u0131nda bu d\u00f6rt y\u00f6nelim bi\u00e7imi birbirine olduk\u00e7a ge\u00e7i\u015fmi\u015ftir ve hi\u00e7 biri \u00abAr\u0131 bi\u00e7imde\u00bb ve tek ba\u015fka g\u00f6zlenmez. Ancak \u00fcretken olmayan herhangi bir insanda bu y\u00f6nelim bi\u00e7imlerinden biri ki\u015fili\u011fe egemendir.<\/p>\n<p>Al\u0131c\u0131 y\u00f6nelimli ki\u015filer di\u011fer insanlardan s\u00fcrekli destek bekler ve isterler. Kendi ba\u015flar\u0131na kald\u0131klar\u0131nda yaln\u0131zl\u0131k ve \u00e7aresizlik duygular\u0131na kap\u0131l\u0131rlar. Her\u015fey yolunda gitti\u011finde iyimser ve dost olan bu ki\u015filer ba\u011f\u0131ml\u0131 olduklar\u0131 insanlardan beklediklerini bul alamad\u0131klar\u0131nda ya da onlar taraf\u0131ndan itilmi\u015f hissettiklerinde kolayca kayg\u0131 ve panik ya\u015farlar. G\u00fcvenliklerini ba\u011f\u0131ml\u0131 olduklar\u0131 ki\u015filerin g\u00fcc\u00fcnden al\u0131rlar. Bu ki\u015filer bencil ve ac\u0131mas\u0131z olsa bile. Al\u0131c\u0131 ki\u015fi ya\u015fam sorunlar\u0131n\u0131 kendi g\u00fcc\u00fcyle \u00e7\u00f6z\u00fcmleyebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnemez. Bu tip Freud&#8217;un tan\u0131mlam\u0131\u015f oldu\u011fu karaktere \u00e7ok benzer. Fromm da al\u0131c\u0131 tipi tan\u0131mlarken, bu insanlar\u0131n gerilimlerini yiyerek ve i\u00e7erek giderdiklerini, di\u011fer k\u0131sanlar\u0131n kendilerini beslemesini sevgi belirtisi olarak yorumlad\u0131klar\u0131n\u0131 anlat\u0131r ve bu tiplere \u00aba\u00e7\u0131k a\u011f\u0131z\u00bb ad\u0131n\u0131 verir. Fromm&#8217;a g\u00f6re, bir grubun, di\u011fer bir grubu s\u00f6m\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc toplumlarda al\u0131c\u0131 y\u00f6nelimli insanlara dahas\u0131k rastlan\u0131r. Feodal toplumlar ve k\u00f6lelik d\u00fczeni buna en iyi \u00f6rnektir. \u00c7a\u011fda\u015f Amerika Birle\u015fik Devletlerinde dahi, bir yandan insanlar\u0131 giri\u015fimde bulunarak ilerlemeye te\u015fvik edici bir ortam olu\u015fturulan, \u00e7aba g\u00f6stermeden rahata ve ba\u015far\u0131ya ula\u015fma e\u011filimleri de olduk\u00e7a yayg\u0131nd\u0131r. \u00c7abuk zengin olma y\u00f6ntemleri yayg\u0131nla\u015fmakta, insanlar\u0131 bir okuyu\u015fta mutlu, g\u00fc\u00e7l\u00fc ya da k\u00fclt\u00fcrl\u00fc yapacak kitaplar sat\u0131lmakta, hi\u00e7 bir \u00e7aba g\u00f6stermeden bir saati kurabilecek ara\u00e7lar geli\u015ftirilmektedir.<\/p>\n<p>S\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc karakter, davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 \u00abistedi\u011fimi elde ederim\u00bb slogan\u0131 do\u011frultusunda d\u00fczenler. Freud&#8217;un tan\u0131mlam\u0131\u015f oldu\u011fu oral sald\u0131rgan tipe olduk\u00e7a benzer. Fromm s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc tipe \u00ab\u0131s\u0131ran a\u011f\u0131z\u00bb ad\u0131m verir. Bu insanlar kendi de\u011ferlerini de d\u0131\u015ftan al\u0131rlar. Di\u011fer insanlar\u0131n sahip oldu\u011fu ve \u00f6nem verdi\u011fi \u015feyleri isterler. Kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z verilen bir arma\u011fan\u0131n onlar i\u00e7in hi\u00e7 bir anlam\u0131 yoktur. Veren ki\u015finin i\u015fine yaramad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kendi3 eri ne verildi\u011fi san\u0131s\u0131nda okluklar\u0131ndan b\u00f6yle bir arma\u011fan\u0131n da de\u011feri olmaz. Di\u011fer insanlardan zor kullanarak ya da kurnazl\u0131kla bir\u015feyler almak isterler. Kendi \u00fcrettikleri \u015feyler, di\u011fer insanlardan ald\u0131klar\u0131 ya da kopard\u0131klar\u0131ndan daha az de\u011ferlidir. Bu tip erkekler bir kad\u0131m kendileri i\u00e7in de\u011fil, bir di\u011fer erkek taraf\u0131ndan sevildi\u011fi \u0130\u00e7in severler. Hatta ba\u015fkalar\u0131n\u0131nfikirlerini dahi kendilerine malederler. Duygular\u0131na d\u00fc\u015fmanl\u0131k ve haset egemendir. Ancak di\u011fer insanlar\u0131 s\u00f6m\u00fcrebildikleri zaman rahatlar ve kendilerim g\u00fc\u00e7l\u00fc hissederler.<br \/>S\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fcler, Nazi Almanyas\u0131nda oldu\u011fu gibi, belirli ko\u015fullar alt\u0131nda bir toplumu denetimleri alt\u0131na alabilirler ve \u00abal\u0131c\u0131\u00bb insanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck gereksinim duydu\u011fu otorite durumuna gelirler.<br \/>\u0130stif\u00e7i y\u00f6nelim Freud&#8217;un tan\u0131mlam\u0131\u015f oldu\u011fu anal karaktere benzer. Bu insanlar biriktirdikleri ve sahip olduklar\u0131 oranda kendiler\u00eeni g\u00fcvenlik i\u00e7inde hissederler. Harcamay\u0131 bir tehdit olarak ya\u015farlar. Bu tip erkek bir kad\u0131n\u0131 sevemez, ona \u00absahip olmak\u00bb ister.<\/p>\n<p>Fromm&#8217;a g\u00f6re pazarlay\u0131c\u0131 y\u00f6nelim \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fcnyan\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. E\u015fyalar gibi insanlar\u0131n da paketleni\u015f bi\u00e7imleri,, etiketleri ve de ticar\u00ee adlar\u0131n\u0131n \u00f6nem kazanmas\u0131 yak\u0131n zamanlarda ortaya \u00e7\u0131kan b\u00eer olgudur. Az \u00f6nce tan\u0131mlanan \u00fc\u00e7 \u00fcretken olmayan y\u00f6nelim bile, bir insan\u0131n di\u011ferleriyle kendisi olarak ili\u015fki kurmas\u0131n\u0131n bi\u00e7imlerini i\u00e7erir. Pazarlamac\u0131 y\u00f6nelimde ise ki\u015finin insan olarak nitelikleri \u00f6nem ta\u015f\u0131maz. \u0130nsanlar al\u0131n\u0131p sat\u0131lacak e\u015fyalara d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Bir sat\u0131c\u0131, bir y\u00f6netici ya da bir i\u015f\u00e7i \u00abki\u015fili\u011fi\u00bb bu pazarda al\u0131\u015f veri\u015f konusu yap\u0131l\u0131r.<br \/>B\u00f6yle bir ortamda beceri, bilgi ve i\u00e7tenlik yeterli de\u011fildir. Yasan\u0131m her a\u015famas\u0131nda insan\u0131n kendisini \u00absatabilmesi\u00bb gerekir. Ku\u015fkusuz bu, sat\u0131\u015f s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ek anlam\u0131ndan farkl\u0131 olarak,&#8217; belirli bir kurumdaki belirli bir i\u015f i\u00e7in gerekli niteliklere sahip far ki\u015fi olarak sat\u0131labilmeyi dile getirmektedir. \u00c7e\u015fitli kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131 yoluyla ki\u015filik \u00abmodalar\u0131\u00bb dahi olu\u015fturulur. Fromm bu konuda sinemay\u0131 \u00f6rnek g\u00f6sterir ve insanlar\u0131n, Ho3lywood&#8217;un vurgulad\u0131\u011f\u0131 t\u00fcrde ba\u015far\u0131l\u0131 ki\u015fili\u011fe ula\u015fmay\u0131 ama\u00e7 edindiklerinden s\u00f6z eder.<br \/>Pazarlay\u0131c\u0131 y\u00f6nelim, \u00e7a\u011fda\u015f insan\u0131n kendisiyle ve di\u011fer ki\u015filerle derinli\u011fine ili\u015fikiler kurabilmesini engeller. Bir insana duyulan sevgi, insanl\u0131\u011fa duyulan sevginin yerini alamaz. \u00c7a\u011fda\u015f pazar alan\u0131nda rol\u00fcn\u00fc oynamaya \u00e7al\u0131\u015fmak insan\u0131 giderek artan bir doyumsuzlu\u011fa ve anlams\u0131zl\u0131\u011fa s\u00fcr\u00fckler, bo\u015fluk ve hi\u00e7lik duygular\u0131 ya\u015famas\u0131na neden olur.<\/p>\n<p>Fromm&#8217;a g\u00f6re, bug\u00fcne de\u011fin insan varolu\u015funun temel gereksinimlerini kar\u015f\u0131layabilecek bir toptum modeli geli\u015ftirilememi\u015ftir, ancak b\u00f6ylesi bir toplum olu\u015fturma olana\u011f\u0131 vard\u0131r. Bu \u00f6ylesi bir toplumdur ki orada herkes insanl\u0131\u011f\u0131m alabildi\u011fince ya\u015fayabilece\u011fi e\u015fit olanaklara sahip olacak, dolay\u0131s\u0131yla yaln\u0131zl\u0131k ve umutsuzluk duygular\u0131 da olmayacakt\u0131r. Fromm \u00abOlmak ve Sahip Olmak\u00bb (1968) adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda g\u00fcn\u00fcm\u00fcz teknoloji toplumunun nas\u0131l insanla\u015fabilece\u011fi konusunda \u00f6neriler getirmi\u015ftir.<br \/>Bu kitab\u0131nda \u00e7a\u011fda\u015f toplum insan\u0131ndaki, sahip otona tutkusunun onu kendi varolu\u015funa ne denli yabanc\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fan Fromm, bu arada sevgi kavram\u0131na da bir kez daha de\u011finmi\u015ftir. Sevgi sahip olunacak bir \u015fey de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc sevgi bir nesne de\u011fildir, soyut bir olgudur. Sevgi ancak \u00fcretken bir etkinlik olarak \u00abya\u015fan\u0131r\u00bb.<\/p>\n<p>Sevgi \u00absahip olma\u00bb bi\u00e7iminde ya\u015fand\u0131\u011f\u0131nda sevilen ki\u015finin kapat\u0131lmas\u0131n\u0131 ve denetim alt\u0131nda tutulmas\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Bu, \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc ve bo\u011fucu bir durumdur. Fromm, asl\u0131nda \u00e7o\u011fu insan\u0131n sevgi s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sevgisizliklerini kapatmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir.<br \/>Fromm \u00e7a\u011fda\u015f aile kurumunu da ele\u015ftirerek, evliliklerin \u00e7o\u011funun ger\u00e7ek sevgiden yoksun beraberlikler oldu\u011funu vurgular. Bu evliliklerde, geleneklere uyma zorunlu\u011fu, ortak kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ya da kar\u015f\u0131 nefret ya da korku bilin\u00e7 d\u00fczeyinde \u00absevgi\u00bb olarak alg\u0131lan\u0131r.<br \/>Sevgiyle ba\u015flayan beraberliklerde evlilik \u00f6ncesinde k\u0131z ve erkek birikirlerini \u00e7ekici, ilgin\u00e7 ve g\u00fczel bulurlar. Hen\u00fcz birikirlerine rakip olmad\u0131klar\u0131ndan, enerjileri \u00abolmak\u00bb bi\u00e7iminde kullan\u0131l\u0131r ve ya\u015fan\u0131r. Evlilikle her ikisi de birbirlerinin bedenine, duygular\u0131na ve ilgisine sahip olurlar. Art\u0131k kazan\u0131lacak bir \u015fey kalmam\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc sevgiye sahip olunmu\u015ftur. \u00eekisi de sevgi \u00fcretmek i\u00e7in bir \u00e7aba g\u00f6stermediklerinden birebirlerinden s\u0131k\u0131lmaya ba\u015flarlar, g\u00fczellikleri sona erer. Sevginin yerini, para ev, sosyal stat\u00fc, \u00e7ocuklar gibi ortakla\u015fa payla\u015ft\u0131klar\u0131 \u015feyleri al\u0131r. Sevgiyle ba\u015flat\u0131lan beraberlikleri dost\u00e7a bir ortakl\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Hal\u00e2 sevgiye \u00absahip olmay\u0131\u00bb d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcklerinden yeni bir sevgilinin bu gereksinimlerini kar\u015f\u0131layaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015flemeye ba\u015flarlar.<\/p>\n<p>Fromm&#8217;un sosyal bilimlere en \u00f6nemli katk\u0131s\u0131, psikolojik ve toplumsal etmenler aras\u0131nda s\u00fcrekli etkile\u015fimi \u00e7ok a\u00e7\u0131k se\u00e7ik bi\u00e7imde sergileyebilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Fromm&#8217;a y\u00f6neltilebilecek ba\u015fl\u0131ca ele\u015ftiri, psikolojiyle sosyoloji, felsefe, tarih, edebiyat ve antropoloji aras\u0131ndaki ili\u015fkileri bu denli ustaca a\u00e7\u0131klamas\u0131na ve toplumsal etmenleri bu denli canl\u0131 ve uyar\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde sunmas\u0131na kar\u015f\u0131n, bu etmenlerin bireyin psikodinami\u011fine etkisini fazla tek y\u00f6nl\u00fc ve indirgeyici bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>KAYNAK\u00c7A<\/p>\n<p>Fromm, E. Escape from Freedom. Rinehart, N. Y, 1941. Fromm, E. Man for Himself. Rinehart, N. Y, 1047.<br \/>Fromm, E. Beyond the Chains of llluslon. Shnou and Schuster,<br \/>N. % 1962. S Fromm, E. The Revolution of Hope. Harper and Row, N. Y. 1968. Fromm, E. The Anatomy of Humar\u0131 Destrudtiveness. Rinehart and VVinston, N. Y, 1973.<br \/>Fromm. E. To Have or To Be? Harper and Row Publishers, N. Y, 1976.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Erich Fromm 1900y\u0131l\u0131nda Almanya&#8217;n\u0131n Frankfurt kentinde do\u011fdu. Haidelberg, Frankfurt ve M\u00fcnih \u00dcniversitelerinde psikoloji ve sosyoloji \u00f6\u011frenimi yapt\u0131. 1922 y\u0131l\u0131nda Heidelberg \u00dcniversitesinden doktoras\u0131n\u0131 ald\u0131ktan sonra M\u00fcnih&#8217;te.ve \u00fcnl\u00fc Berlin Psikanaliz Enstit\u00fcs\u00fcnde psikanaliz dal\u0131nda e\u011fitim g\u00f6rd\u00fc. 1933 y\u0131l\u0131nda Chicago Psikanaliz Enstit\u00fcs\u00fcnde ders vermek \u00fczere Amerika&#8217;ya giden Fromm, bunu izleyen d\u00f6nemde New York City&#8217;de \u00f6zel klinik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda bulundu. Daha [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[52],"tags":[],"class_list":{"0":"post-1381","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-psikoloji"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Erich Fromm 1900y\u0131l\u0131nda Almanya&#8217;n\u0131n Frankfurt kentinde do\u011fdu. Haidelberg, Frankfurt ve M\u00fcnih \u00dcniversitelerinde psikoloji ve sosyoloji \u00f6\u011frenimi yapt\u0131. 1922 y\u0131l\u0131nda Heidelberg \u00dcniversitesinden doktoras\u0131n\u0131 ald\u0131ktan sonra M\u00fcnih&#8217;te.ve \u00fcnl\u00fc Berlin Psikanaliz Enstit\u00fcs\u00fcnde psikanaliz dal\u0131nda e\u011fitim g\u00f6rd\u00fc. 1933 y\u0131l\u0131nda Chicago Psikanaliz Enstit\u00fcs\u00fcnde ders vermek \u00fczere Amerika&#8217;ya giden Fromm, bunu izleyen d\u00f6nemde New York City&#8217;de \u00f6zel klinik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda bulundu. Daha [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-11-11T00:18:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"22 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan\",\"datePublished\":\"2009-11-11T00:18:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/\"},\"wordCount\":4410,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Psikoloji\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/\",\"name\":\"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2009-11-11T00:18:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan","og_description":"Erich Fromm 1900y\u0131l\u0131nda Almanya&#8217;n\u0131n Frankfurt kentinde do\u011fdu. Haidelberg, Frankfurt ve M\u00fcnih \u00dcniversitelerinde psikoloji ve sosyoloji \u00f6\u011frenimi yapt\u0131. 1922 y\u0131l\u0131nda Heidelberg \u00dcniversitesinden doktoras\u0131n\u0131 ald\u0131ktan sonra M\u00fcnih&#8217;te.ve \u00fcnl\u00fc Berlin Psikanaliz Enstit\u00fcs\u00fcnde psikanaliz dal\u0131nda e\u011fitim g\u00f6rd\u00fc. 1933 y\u0131l\u0131nda Chicago Psikanaliz Enstit\u00fcs\u00fcnde ders vermek \u00fczere Amerika&#8217;ya giden Fromm, bunu izleyen d\u00f6nemde New York City&#8217;de \u00f6zel klinik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda bulundu. Daha [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-11-11T00:18:00+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"22 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan","datePublished":"2009-11-11T00:18:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/"},"wordCount":4410,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Psikoloji"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/","name":"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2009-11-11T00:18:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/11\/11\/erich-fromm-ve-insanci-psikoloji-engin-gectan\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Erich Fromm Ve \u0130nsanc\u0131 Psikoloji | Engin Ge\u00e7tan"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1381","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1381"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1381\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1381"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1381"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1381"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}