{"id":1609,"date":"2010-07-30T01:00:00","date_gmt":"2010-07-29T22:00:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/"},"modified":"2010-07-30T01:00:00","modified_gmt":"2010-07-29T22:00:00","slug":"bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/","title":{"rendered":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/norman_geras_140x140.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left; border: 0;\" \/><em>\u015eayet durup bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, haf\u0131zam\u0131z\u0131 zorlarsak \u0130ki t\u00fcr \u201cTer\u00f6r Saltanat\u0131\u201d vard\u0131; \u015fayet durup bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, haf\u0131zam\u0131z\u0131 zorlarsak birinde cinayetin ate\u015fli tutkularla, \u00f6tekinde so\u011fukkanl\u0131 bir kalpsizlikle i\u015flenmi\u015f oldu\u011funug\u00f6r\u00fcr\u00fcz; biri sadece aylarca s\u00fcrd\u00fc, \u00f6teki bin y\u0131l s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc.<\/em><br \/> Mark Twain<\/p>\n<p><em>Sava\u015f\u0131n zorland\u0131\u011f\u0131 yerde bar\u0131\u015f ba\u015flar.<\/em><\/p>\n<p> Michael Walzer<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu yaz\u0131da geni\u015f anlam\u0131yla devrimin eti\u011fi denebilecek \u015feyi ele alaca\u011f\u0131m. Devrimci de\u011fi\u015fim an\u0131 gelip \u00e7att\u0131\u011f\u0131nda, ister yarg\u0131lar\u0131nda ister eylemlerinde olsun sosyalistlere yol g\u00f6sterebilecek normatif ilkelerin neler olabilece\u011fi \u00fczerinde duraca\u011f\u0131m. Elbette bu mesele hakk\u0131nda kapsaml\u0131 bir de\u011ferlendirme yapmak i\u00e7in buradakinden \u00e7ok daha geni\u015f yer ay\u0131rmak gerekiyor. Sadece toplumsal ve siyasi kurumlara ili\u015fkin kapsaml\u0131 bir de\u011ferlendirme yapmak i\u00e7in -ihtiya\u00e7lar, haklar ya da adalete dair- bir teori ne kadar i\u015ftah kabart\u0131c\u0131 olursa olsun, yeterli olmayacakt\u0131r,\u00a0 ayn\u0131 zamanda onunla71 w\u201clikte ahl\u00e2k felsefesinin baz\u0131 derin problemlerinin de \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc de\u00a0 i\u00e7ermek gerekecektir. Bu konuda s\u00f6yleyecek birka\u00e7 s\u00f6z\u00fcm olacak. Ama a\u00e7\u0131k konu\u015fursak bunlar\u0131 ba\u015ftan sona incelemem m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. Onun yerine metnin \u00e7o\u011funda baz\u0131 tezler ileri s\u00fcrerek ilerlemeliyim. Bunu yaparken de, ya olabildi\u011fince ba\u015fkalar\u0131n\u0131n deste\u011fine dayanmak zorunday\u0131m, ya da ihtiya\u00e7 duyulan arg\u00fcman\u0131n sa\u011flanabilece\u011fi inanc\u0131na bel ba\u011flamak durumunday\u0131m. B\u00f6yle bir usul takip etmek, bana ayr\u0131lan yeri daha dar bir amaca yo\u011funla\u015fabilmek i\u00e7in kullanma imkan\u0131 veriyor.<\/p>\n<p>Kabaca belirtildi\u011finde, bu, devrimci (ya da benim anlad\u0131\u011f\u0131m anlamda devrimci) etikle ilgili sosyalist bir tart\u0131\u015fma ile \u00f6zellikle ama\u00e7 ve ara\u00e7lara ili\u015fkin bir tart\u0131\u015fman\u0131n, \u00f6zel davran\u0131\u015f kural ve normlar\u0131 ile somut duruma ili\u015fkin\u00a0 pratik bir k\u0131lavuzluk sa\u011flamayan t\u00fcrden soyut genellemeler i\u00e7ine oturtuldu\u011funu ileri s\u00fcrmek; ve bu noktada yetersizlikleri gidermeye \u00e7al\u0131\u015farak di\u011fer b\u00fct\u00fcn s\u00f6ylem gelene\u011finden \u00f6\u011frenilecek pek \u00e7ok \u015fey oldu\u011funu iddia etmek demektir. Sosyalistlerin bu ahl\u00e2ki sorunlar \u00fczerinde bu denli az durmalar\u0131, di\u011fer gelene\u011fin devrimin ahl\u00e2ki problemleriyle olan a\u00e7\u0131k ve kesin ilgisi kar\u015f\u0131s\u0131nda daha da \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir hal almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u201cDevrim\u201d kavram\u0131n\u0131, ayn\u0131 anda hem Marksizm i\u00e7erisindeki standart anlam\u0131n\u0131, hem de daha s\u0131n\u0131rl\u0131 anlam\u0131n\u0131 ku\u015fat\u0131c\u0131 bi\u00e7imde kullanaca\u011f\u0131m. Yani, \u201cdevrim\u201dden kast\u0131m, nispeten k\u0131sa bir d\u00f6nem i\u00e7erisinde bir toplumun temel ekonomik ve toplumsal ili\u015fkilerinin, ya da hakim siyasi kurumlar\u0131n\u0131n, ya da her ikisinin birden alt\u00fcst olmas\u0131 veya \u00e7ok k\u00f6kl\u00fc bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011framalar\u0131d\u0131r. Bu tan\u0131m, toplumsal oldu\u011fu kadar siyasi olan devrimleri kapsayacak \u015fekilde yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6yle anla\u015f\u0131ld\u0131klar\u0131nda, devrimlerin \u015fiddet kullan\u0131m\u0131n\u0131 i\u00e7ermeleri gerekmez. Ama burada ele al\u0131nacak olan sorunlar devrimlerin genellikle \u015fiddet kulland\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011finden do\u011fmaktad\u0131r. \u201c\u015eiddet\u201dle, kabaca, insanlar\u0131 \u00f6ld\u00fcrmek ya da yaralamak, insanlara zarar veya ac\u0131 vermek \u00fczere fizik\u00ee zor kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 anl\u0131yorum. Bu, ba\u015fka muhtemel tan\u0131mlardan bir y\u00f6n\u00fcyle daha dar, di\u011fer y\u00f6n\u00fcyle daha geni\u015ftir. M\u00fclkiyete zarar verilmesi konusunu d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla daha dar; sadece yasad\u0131\u015f\u0131 ve\/veya gayri me\u015fr\u00fb addedilen \u00f6ld\u00fcrme, yaralama ve benzeri eylemleri de\u011fil, ama y\u00f6neldi\u011fi ama\u00e7 ne olursa olsun b\u00fct\u00fcn bu tarz eylemleri i\u00e7ermesi bak\u0131m\u0131ndan da daha geni\u015ftir. Ba\u015fka muhtemel tan\u0131mlar hakk\u0131nda ve ba\u015fka bak\u0131mlardan s\u00f6ylenebilecek olanlar bir yana, aralar\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f olan bu tan\u0131m, devrimci ara\u00e7lar ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda en \u00e7ok s\u00fcreklilik arzeden \u015feyin, s\u00f6zkonusu\u00a0 ahl\u00e2ki sorunlar\u0131 engellemeden, \u00f6ne \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131na imkan verir.1<\/p>\n<p>Tart\u0131\u015fmam\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc iki tavr\u0131n reddinden olu\u015fmaktad\u0131r. Biri, \u015fiddet kullanman\u0131n asla hakl\u0131 g\u00f6sterilemeyece\u011fidir. \u00d6teki de, siyasi ya da devrimci siyasi \u015fiddet hakk\u0131nda hi\u00e7bir hakl\u0131 g\u00f6sterme sorununun belirmemesidir. Birincisi i\u00e7in sadece \u015funu s\u00f6yleyece\u011fim; sahici anlamda, titizlikle ve tutarl\u0131l\u0131kla pasifistvari gerek\u00e7elere dayand\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 noktada bu, insanlar\u0131, ne denli korkun\u00e7 olursa olsun herhangi bir bask\u0131 ya da tehdit kar\u015f\u0131s\u0131nda pasif direni\u015f d\u0131\u015f\u0131nda b\u00fct\u00fcn silahlardan yoksun b\u0131rakabilecek bir kuramd\u0131r. Bu tavra kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaya \u015fu s\u00f6ylediklerim yeterli gelmiyorsa, neyin yeterli gelece\u011fini bilmiyorum. \u0130kincisine gelince bu tavr\u0131, sosyalizmin ara\u00e7 ve ama\u00e7lar\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 veya \u201ci\u00e7kinli\u011fi\u201dne dair Marksizmin belli bir anlay\u0131\u015f bi\u00e7imine ya da en az\u0131ndan Makyavel\u2019e kadar geri g\u00f6t\u00fcr\u00fclebilecek s\u00f6zde bir siyasi ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fe dayand\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bir devrimin siyasilerinin ya da askerlerinin, militanlar\u0131n\u0131n ya da taraftarlar\u0131n\u0131n, \u015fu ya da bu temelde yapmalar\u0131 gerekeni yapt\u0131klar\u0131\/yapacaklar\u0131 s\u00f6ylenebilir. Bu alanda hakl\u0131la\u015ft\u0131rmadan, davran\u0131\u015f normlar\u0131ndan ya da etik h\u00fck\u00fcmlerden s\u00f6zetmek abesle i\u015ftigaldir. Devrimin, tarihsel ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fe dair g\u00f6r\u00fc\u015flere ve toplumsal belirleyiciler ile s\u0131n\u0131rlar\u0131n etkilerine gereken a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 vermeyen bir etik de\u011ferlendirmesi, bana g\u00f6re, ciddi olamaz. Ama bunlar siyasi se\u00e7imle bireysel karar alan\u0131n\u0131 da t\u00fcmden ortadan kald\u0131rmaz. Yarg\u0131n\u0131n \u00f6teki \u00f6l\u00e7\u00fctleri gibi ahl\u00e2k da bununla ilgilidir.<\/p>\n<p>I<br \/>\u00d6nce ele almak istedi\u011fim problemle ilgili zorunlu bir ba\u011flam olu\u015fturarak i\u015fe ba\u015flayaca\u011f\u0131m. \u00d6ncelikle \u015fu; bir zamanlar a\u011f\u0131zlardan d\u00fc\u015fmeyen despota, \u015fimdi ise \u00e7o\u011funlukla siyasi bask\u0131 denen \u015feye kar\u015f\u0131 halk\u0131n ayaklanmas\u0131 me\u015fr\u00fb olabilir. Son zamanlarda ifade edildi\u011fi gibi \u201ckurulu y\u00f6netimlerin despotlu\u011fu\u201d, \u201ctek tek her bir yurtta\u015f ya da \u00f6zne i\u00e7in ge\u00e7erli, aralar\u0131nda olu\u015fturacaklar\u0131 gruplar eliyle hakl\u0131 olarak kullanabilecekleri, asla mahrum edilemeyecekleri bir devrim hakk\u0131 yarat\u0131r\u201d.2 Bu ne soylu ne de sosyalizme m\u00fcnhas\u0131r bir d\u00fc\u015f\u00fcncedir. Bunu ifade eden ba\u015fkalar\u0131 da olmu\u015ftur, ama resmen ortaya atan, ileride b\u00f6yle bir anlay\u0131\u015f\u0131n \u201cd\u00fcnya bar\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in y\u0131k\u0131c\u0131\u201d olaca\u011f\u0131n\u0131 iddia edebilecek bir ele\u015ftirel tavr\u0131 daha o zamandan \u00f6ng\u00f6rerek; \u201cayr\u0131ca ayn\u0131 gerek\u00e7elerle d\u00fczensizli\u011fe ve kan d\u00f6k\u00fclmesine meydan verebilece\u011fi i\u00e7in d\u00fcr\u00fcst insanlar\u0131n soyguncu ve korsanlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmamalar\u0131n\u0131 da s\u00f6yleyeceklerdir\u201d diyerek kar\u015f\u0131l\u0131k veren John Locke olmu\u015ftur. Bu analoji bir savunma eylemi olarak devrim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve devrimin dayand\u0131\u011f\u0131 temelin de bu oldu\u011funu, bu nedenle hakl\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir. Bu -hemen yukar\u0131da an\u0131lan \u00e7a\u011fda\u015f form\u00fclasyonda da ifade edilen- temel haklar d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temelidir. Locke\u2019un soyguncular ve korsanlar meselesine devam ederken dedi\u011fi gibi \u201cbu t\u00fcr durumlarda bir zarar ziyan has\u0131l oldu\u011funda, bundan hakk\u0131n\u0131 savunan ki\u015fi mesul de\u011fildir\u201d.3 Ancak despota kar\u015f\u0131 devrimci \u015fiddetin ahl\u00e2ken hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n [sadece] bu temele dayanmak gibi bir zorunlulu\u011fu yoktur. E\u015fit oranda, keyf\u00ee ya da bask\u0131c\u0131 bir otoriteye katlanman\u0131n maliyetinin, onu ala\u015fa\u011f\u0131 etmenin maliyetinden daha b\u00fcy\u00fck olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tahmine dayal\u0131 bir sonu\u00e7 muhasebesine de dayanabilir.4 Bu konularda en iyi arg\u00fcman\u0131n, formel haklar kuram\u0131yla m\u0131, yukar\u0131daki gibi sonu\u00e7salc\u0131\/muhasebeci yarg\u0131larla m\u0131, yoksa bir \u00f6l\u00e7\u00fcde bu ikisinin bir karmas\u0131yla m\u0131 sa\u011flanabilece\u011fini bir yana koyarak, kendime devrimci y\u00f6ntemlerin (despot \u00f6rne\u011finde nas\u0131lsa \u00f6yle) hakl\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fckleri yerlerde devrim \u201chakk\u0131\u201dndan geni\u015f anlam\u0131yla s\u00f6zedebilme hakk\u0131n\u0131 tan\u0131yorum.<\/p>\n<p>Bir ikincisi de \u015fu; a\u011f\u0131r toplumsal adaletsizlikler kar\u015f\u0131s\u0131nda bir devrim hakk\u0131 vard\u0131r; \u015fayet herhangi bir toplumsal d\u00fczendeki temel toplumsal ili\u015fkiler bu durumdaysa o zaman s\u00fcratle d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmeleri y\u00f6n\u00fcnde verilecek bir sava\u015f\u0131m me\u015fr\u00fbdur. Bu, ciddi ve sistemli bir nitelik arzeden adaletsizli\u011fi ortadan kald\u0131rma y\u00f6n\u00fcndeki \u00e7abalar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na bir korunak olarak dikilen her devlete\u00a0 kar\u015f\u0131 bir devrim hakk\u0131n\u0131n da olmas\u0131n\u0131 getirir. Getirmesine getirir, ama tamam\u0131yla devrim hakk\u0131na e\u015fitlenebilecek bir denklem de\u011fildir bu. \u00c7\u00fcnk\u00fc pekala devletin kendisinin de devrimci d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn bir arac\u0131 olabilmesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Demek ki ba\u015fka bir deyi\u015fle, \u00e7ok ciddi adaletsizliklerden \u00f6t\u00fcr\u00fc bir toplumsal devrim hakk\u0131n\u0131n oldu\u011fu yerde zorunlu olarak bir siyasi devrim hakk\u0131 do\u011fmaz; ama devlet bu adaletsizli\u011fin bir koruna\u011f\u0131 ise ya da o duruma gelirse b\u00f6yle bir siyasi devrim hakk\u0131 var demektir.<\/p>\n<p>Kendilerini sosyalist olarak adland\u0131ran pek \u00e7ok insan kapitalist toplumlar\u0131n \u00e7ok ciddi adaletsizliklerin damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, yine pek \u00e7oklar\u0131 da bu adaletsizliklerin ar\u0131z\u00ee (ilineksel) de\u011fil sistemli oldu\u011funa inan\u0131r. E\u011fer b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnmeye hakk\u0131m\u0131z varsa, ya da b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnenlerimizin hakk\u0131 varsa, o zaman bu \u00e7ok ciddi adaletsizliklere kar\u015f\u0131 devrim hakk\u0131, kapitalizme kar\u015f\u0131 bir devrim hakk\u0131 yarat\u0131r. \u00d6yle bile olsa parlamenter demokratik kurumlara ve onunla ilintili yasal ve sivil kurumlara sahip baz\u0131 kapitalist toplumlarda bu, s\u00f6zkonusu toplumlarda bir devrimin alabilece\u011fi ya da almas\u0131 gereken bi\u00e7imlere dair \u00f6teden beri a\u015fina oldu\u011fumuz anla\u015fmazl\u0131klara yola\u00e7maktad\u0131r. \u015eayet parlamenter-demokratik kapitalist devletlerin kapitalist adaletsizli\u011fin korunaklar\u0131 -ya da zorunlu korunaklar\u0131- de\u011fil de, demokrasiler olma hasebiyle, bu adaletsizli\u011fe kar\u015f\u0131 bir toplumsal devrimin olas\u0131 ara\u00e7lar\u0131 olduklar\u0131 yerlerde, ya da \u015fayet b\u00f6yle iseler, orada veya o durumda siyasi devrimin gere\u011fi olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, hakl\u0131 \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131 da m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ama \u00f6te yandan \u015fayet parlamenter-demokratik kapitalist devletler bile, kapitalist devletler olma hasebiyle, [adaletsizli\u011fin] korunaklar\u0131 durumundalarsa, o zaman b\u00f6yle bir gereklilik ve hakl\u0131l\u0131k vard\u0131r.5 Bu meseleye daha sonra geri d\u00f6nece\u011fim. Esas amac\u0131m bak\u0131m\u0131ndan, b\u00f6yle bir \u015fey varoldu\u011fu i\u00e7in, mevcut kapitalist adaletsizli\u011fin her koruna\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 bir devrim hakk\u0131n\u0131n oldu\u011funu s\u00f6ylemek \u015fimdilik yeter.<\/p>\n<p>Bu hakk\u0131 vahim \u00f6l\u00e7\u00fclerdeki adaletsizli\u011fe dayand\u0131r\u0131rken, bu t\u00fcr konularda s\u0131k\u00e7a yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, zaten b\u00fct\u00fcn adaletsizliklerin kendi ba\u015flar\u0131na bir \u015fiddet t\u00fcr\u00fc oldu\u011fu iddias\u0131yla temellendirmedi\u011fime dikkat buyurun. Adaletsizli\u011fin, \u015furada daha s\u0131k, burada daha seyrek d\u00f6nemsel \u015fiddet kullan\u0131m\u0131 veya tehditle desteklenmekle birlikte, \u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imleri de vard\u0131r. Bunu farkl\u0131 bir bi\u00e7imde ifade edersek d\u00fcnyada \u015fiddetten ba\u015fka k\u00f6t\u00fcl\u00fckler de vard\u0131r. \u015eiddeti bu k\u00f6t\u00fcl\u00fcklere kar\u015f\u0131 bir sava\u015f\u0131m olmakla hakl\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fan birinin, yukar\u0131da verildi\u011fi gibi, \u015fiddetin as\u0131l anlam\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 kucaklayacak \u015fekilde geni\u015fletmesi gerekmez. Burada, Ted Honderich\u2019in yazd\u0131\u011f\u0131 gibi \u201cbiri mecburiyetten di\u011feri deh\u015fet sa\u00e7\u0131c\u0131 olmak \u00fczere iki olgu dizisi\u201d vard\u0131r.6 Benim vahim adaletsizlik dedi\u011fim olgusall\u0131k, despot \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, temel haklar anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re, ya temel ihtiya\u00e7lar, ya s\u00f6m\u00fcr\u00fc ya e\u015fitlik ya da genellikle oldu\u011fu gibi bunlar\u0131n kavramsal bak\u0131mdan kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131klar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc bir bile\u015fimi \u015feklinde form\u00fcllendirilebilir. Bunu da bir yana koyuyorum. Aralar\u0131nda b\u00fcy\u00fck farklar olmakla birlikte kapitalist toplumlar, ki as\u0131l konumuzu olu\u015fturmaktad\u0131rlar, bu \u00f6l\u00e7\u00fctlerin her biri i\u00e7in vahim \u00f6l\u00e7\u00fclerde adaletsizdirler.<\/p>\n<p>Kapitalist bi\u00e7imleri de dahil, despota ve vahim toplumsal adaletsizliklerin koruna\u011f\u0131 durumundaki her \u015feye kar\u015f\u0131 bir devrim hakk\u0131 vard\u0131r. Bu konu hakk\u0131nda bir \u00f6rnek bulmak \u00fczere \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fcnyam\u0131za bak\u0131nd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, mebzulluktan \u00f6t\u00fcr\u00fc se\u00e7me g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc \u00e7ekiyoruz ne yaz\u0131k ki. Ama G\u00fcney Afrika, herhalde pek az say\u0131da okurun devrimin hakl\u0131 g\u00f6r\u00fclebilece\u011fi zamanlar da oldu\u011fu sav\u0131na itiraz g\u00f6sterebilecekleri bir \u00f6rnektir.<\/p>\n<p>\u015eimdi, adil bir devrimci m\u00fccadeleyi s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken ahl\u00e2ken neye m\u00fcsamaha g\u00f6sterilebilir? (\u201cAdil\u201d bir devrimci m\u00fccadeleden kast\u0131m benim geni\u015f anlam\u0131yla ald\u0131\u011f\u0131m, ama etik kuram\u0131n esas\u0131na g\u00f6re kurulmu\u015f bi\u00e7imiyle bir hak durumunun oldu\u011fu m\u00fccadeledir.) Bu ko\u015fulda ne yap\u0131labilir ve varsa yap\u0131lmamas\u0131 gerekenler nelerdir? Bunlara karar vermemizi sa\u011flayacak genel ilkeler nelerdir?<\/p>\n<p>K\u0131saca bu sorulara bir cevap tarz\u0131 olacak \u00f6nerim \u015fu; bu t\u00fcrden her m\u00fccadelede ara\u00e7lar, [hen\u00fcz ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015f] g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki ama\u00e7lar i\u00e7in temsil edici (prefigurative) nitelikte olmal\u0131d\u0131rlar. Bunun a\u00e7\u0131k ve se\u00e7ik anlam\u0131na dair do\u011fabilecek problemleri bir yana koyarsak [\u00e7\u00fcnk\u00fc mesela bir par\u00e7a kereste neyi g\u00f6sterir (temsil eder); bir in\u015faat iskelesini mi, yoksa bir \u00e7iftlik ambar\u0131n\u0131 m\u0131? Silahlar\u0131n b\u0131rak\u0131lmas\u0131 neyi g\u00f6sterir, bar\u0131\u015f\u0131n geri geldi\u011fini mi, yoksa bir katliam\u0131n elinin kula\u011f\u0131nda oldu\u011funu mu?], b\u00f6yle ham d\u00fc\u015f\u00fcncelere pekala bir de\u011fer bah\u015fedilebilir. [\u00d6nceleri] iyi ama\u00e7lar\u0131m\u0131z\u0131, bu ama\u00e7lar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmekte kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z iyi ara\u00e7 ve usulleri g\u00f6sterebilirsek \u015fayet, bundan iyisi can sa\u011fl\u0131\u011f\u0131yd\u0131. Ama \u015fimdiki ba\u011flamda ara\u00e7lar\u0131n sadece genel olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki ama\u00e7lar\u0131 yans\u0131tmalar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Zira, ara\u00e7lar kendi ba\u015flang\u0131\u00e7lar\u0131n\u0131 da yans\u0131tacaklard\u0131r.\u00a0 Burada \u00e7ifte bir belirlenme s\u00f6zkonusudur: Ara\u00e7lar, yaln\u0131zca, ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi tasarlanan \u015fey, yani varsay\u0131lan ama\u00e7, taraf\u0131ndan belirlenmezler, kendi kalk\u0131\u015f noktalar\u0131 olan durum taraf\u0131ndan da belirlenirler. Tart\u0131\u015f\u0131lmakta olan sorunun -devrimin- do\u011fas\u0131ndand\u0131r ki bu kalk\u0131\u015f noktas\u0131, \u015fiddetin bizzat kendisi i\u00e7in\/kendi ad\u0131na seferber edilmesi de dahil, naho\u015f \u00f6zelliklere sahiptir. Daha iyi bir gelecek tahayy\u00fcl etmeye (prefigure) \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken bile, i\u011fren\u00e7 bir ge\u00e7mi\u015fe kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kman\u0131n ara\u00e7lar\u0131n\u0131n bu i\u011fren\u00e7li\u011fi belli \u00f6l\u00e7\u00fclerde de olsa yans\u0131tmamas\u0131, o ge\u00e7mi\u015ften hi\u00e7bir iz ta\u015f\u0131mamas\u0131 nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilir? Nefret edilesi bir despotun eli kolu durumundaki amillerini vurmak yine de insan \u00f6ld\u00fcrmektir: bu bir sava\u015f durumudur ve bu s\u0131fatla, ona ula\u015fmak i\u00e7in zorunlu olsa da, be\u015feri bir uyumun ya da hatta ho\u015fg\u00f6r\u00fclebilir bir toplumsal d\u00fczenin bile \u201cg\u00f6stericisi\u201d (prefigurative) de\u011fildir. Bu duruma i\u015faret etmek, ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fin asgari m\u00fc\u015ftere\u011finin salt alt\u0131n\u0131 \u00e7izmektir. O zaman yine de \u015fu denecektir, devrimci ara\u00e7lar y\u00f6neldikleri ama\u00e7lar\u0131 en az\u0131ndan belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcde i\u00e7lerinde ta\u015f\u0131mal\u0131d\u0131rlar (prefigure). Ama hangi \u00f6l\u00e7\u00fcde? E\u011fer bu minval \u00fczre konu\u015fulacaksa, bu [amac\u0131] temsil edici\/g\u00f6sterici olmayan ara\u00e7lar neler olabilir ve varsa \u015fayet, adil bir devrimci m\u00fccadelede kullan\u0131lmayabilecek olanlar\u0131 hangileridir? G\u00f6stericilik\/temsil edicilik, bu sorular\u0131m\u0131za kesin bir yan\u0131t vermez, sadece bu sorular\u0131n form\u00fcllendirilmesini sa\u011flayacak (bana kal\u0131rsa yarars\u0131z) ba\u015fka bir dil verir.7<\/p>\n<p>O zaman, devrimle ilgili sosyalist tart\u0131\u015fmalarda ve daha genel olarak siyasi \u015fiddeti hakl\u0131la\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 gerek\u00e7elere ili\u015fkin literat\u00fcrde hakim olan arg\u00fcman bi\u00e7iminden \u00e7\u0131kart\u0131lacak bir yolg\u00f6stericilik olup olmad\u0131\u011f\u0131na bakal\u0131m. Stat\u00fckonun s\u00fcrmesi halinde, tahmin edilen ya da beklenen \u015fiddetin pahas\u0131 ve faydas\u0131 hesab\u0131na dayanan sonu\u00e7salc\u0131 bir arg\u00fcman t\u00fcr\u00fcnden s\u00f6zediyorum. Bir yazar\u0131n deyi\u015fiyle, \u201ckaba sonu\u00e7salc\u0131 hesaplamalar\u0131\u201d \u015fu ruhla yapmam\u0131z m\u00fcmk\u00fcn; \u201cdevrimci \u015fiddet yaln\u0131zca, b\u00fct\u00fcn mevcut se\u00e7enekler g\u00f6z\u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, en az ac\u0131 ve insani al\u00e7almaya sebep olacak oldu\u011funda hakl\u0131 g\u00f6r\u00fclebilir\u201d. Bu, Barrington Moore\u2019un \u201c\u0131zd\u0131rap aritmeti\u011fi\u201d8 dedi\u011fi \u015feyin genel ifadesidir. Ancak bu ba\u011flamdaki sonu\u00e7salc\u0131 yarg\u0131n\u0131n, en az\u0131ndan bu t\u00fcr form\u00fclasyonlar\u0131n ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi, felsefi faydac\u0131l\u0131k bi\u00e7imlerine dayanmak zorunda kalmas\u0131 gerekmez. Izd\u0131rap\/mutluluk gibi tek bir \u00f6l\u00e7\u00fcye dayand\u0131r\u0131larak tekle\u015ftirilmeleri gerekmez.9 Birbirlerine indirgenmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeden, (mutluluk\/refah ve diyelim \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ya da e\u015fitlik gibi) pek \u00e7ok tezah\u00fcr \u015feklinin kullan\u0131lmas\u0131yla daha \u00e7o\u011fulcu bir bi\u00e7im alabilir. Hatta haklar\u0131n sonu\u00e7salc\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak adland\u0131raca\u011f\u0131m \u015fey burada bile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: yani, bir \u201coransall\u0131k\u201d s\u0131n\u0131rlamas\u0131yla, \u00e7i\u011fnendiklerinde u\u011fruna sava\u015f\u0131m vermeye de\u011fer temel haklar\u0131n bulundu\u011fu yolunda bir g\u00f6r\u00fc\u015f. B\u00f6ylesi bir g\u00f6r\u00fc\u015f, ki\u015fiyi muhtemelen bu t\u00fcr bir sava\u015f\u0131mdan do\u011facak hak ihlalleriyle \u201cbu sava\u015f\u0131m\u0131n d\u00fczeltmek istedi\u011fi\u201d hak ihlallerini k\u0131yaslamakla y\u00fck\u00fcml\u00fc k\u0131lar.10<\/p>\n<p>Her neyse, \u015fimdi kabaca yap\u0131lm\u0131\u015f bir hesapla devrimci m\u00fccadelenin hakl\u0131 g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc varsayal\u0131m. O zaman en az\u0131ndan teorik olarak biri niceliksel \u00f6teki niteliksel iki ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme bi\u00e7iminden, ara\u00e7lar\u0131n se\u00e7imine ili\u015fkin iki tip s\u0131n\u0131rlaman\u0131n t\u00fcredi\u011fi g\u00f6r\u00fclecektir. Bu, sonu\u00e7salc\u0131 bir ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme temelinde adil\/hakl\u0131 devrimci bir dava ad\u0131na -elbette \u00f6yle oldu\u011fu s\u00f6ylenebilecek \u015feyler vard\u0131r ama- ne olursa olsun her \u015feyin me\u015fr\u00fb g\u00f6sterilebilece\u011fi bir durumda de\u011filiz demektir. Zira \u00f6ncelikle se\u00e7ilen ara\u00e7lar\u0131n uygun olmalar\u0131 gerekir. Etkili ara\u00e7lar olmalar\u0131 gerekir (bununla ba\u015far\u0131y\u0131 garanti etmeleri gerekti\u011fini, \u00f6ng\u00f6r\u00fclen amaca ula\u015fma yetisine sahip olmalar\u0131 gerekti\u011fini kastetmiyorum; her devrim \u015fu ya da bu \u00f6l\u00e7\u00fcde bir yenilgi riski ta\u015f\u0131r). Bu meselelerle ilgili hepimizin iyi bildi\u011fi bir de\u011ferlendirmesinde Tro\u00e7ki\u2019nin de de\u011findi\u011fi gibi \u201cinsan\u0131 ger\u00e7ekten \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirecek olan&#8230; caizdir\u201d11 ve \u201cburadan b\u00fct\u00fcn ara\u00e7lar\u0131n caiz olmad\u0131\u011f\u0131 sonucu \u00e7\u0131kar\u201d. Ba\u015fka bir deyi\u015fle her \u015fey i\u015fe yaramaz. \u0130kincisi, \u015fu an \u00fczerinde durdu\u011fumuz yakla\u015f\u0131m\u0131n do\u011fas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc, ilke olarak etkililikleri kabul edilmi\u015f rakip ara\u00e7lar aras\u0131ndan, maliyet fakt\u00f6rlerine bakmadan, en az maliyetli olanlar\u0131n\u0131n se\u00e7ilmesi gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. Bu tutum muhtemelen gereksiz ya da a\u015f\u0131r\u0131 \u015fiddeti d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakacakt\u0131r; yani, toplam hesapta devrimin lehine bir denge sa\u011flayacak olsa bile, m\u00fccadelenin kazan\u0131lmas\u0131 i\u00e7in gerekli olan\u0131 a\u015fan her art\u0131 \u015fiddeti. O zaman etkilili\u011fe ili\u015fkin, asgari zorunlu \u015fiddet h\u00fckm\u00fcyle ba\u011f\u0131t bir gere\u011fimiz var. Ancak bu kez \u00f6zel olarak neye izin verildi\u011fi, bu iki ilkeyle neyin bertaraf edildi\u011fi, hatta hangi t\u00fcr eylem ya da politikalara izin verildi\u011fi, hangilerinin d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 sordu\u011fumuzda, cevap net olmaktan \u00e7ok uzakt\u0131r. Tro\u00e7ki\u2019nin kendisinin de ayn\u0131 yerde dedi\u011fi gibi \u201celbette bu \u00f6l\u00e7\u00fctler, ayr\u0131 ayr\u0131 her durumda neye cevaz verildi\u011fi neye verilmedi\u011fi sorusuna haz\u0131r bir yan\u0131t getirmez&#8230; devrimci ahl\u00e2k\u0131n problemleri devrimci strateji ve takti\u011fin problemleriyle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015flerdir\u201d.<\/p>\n<p>Ama biz bu sorunu zorlamak durumunday\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc bundan daha fazlas\u0131na ihtiyac\u0131m\u0131z var. Ara\u00e7lar\u0131n etkili olmalar\u0131 ve gere\u011finden fazla \u015fiddet kullan\u0131lmamas\u0131, devrimci eti\u011fin bir yasas\u0131 olarak biraz yetersiz kal\u0131yor. \u015e\u00f6yle; bu iki ilkeyle hangi \u00f6zg\u00fcl durum, hangi \u00f6zel \u015fiddet bi\u00e7imleri ve tarz\u0131 hari\u00e7 k\u0131l\u0131nmaktad\u0131r? \u0130ncelememizi i\u00e7inde s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz genel sonu\u00e7salc\u0131 \u00e7er\u00e7evede, e\u011fer verecek a\u00e7\u0131k se\u00e7ik cevaplar yoksa hi\u00e7 olmazsa kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131c\u0131 bir ruhla verilecek kar\u015f\u0131l\u0131klar vard\u0131r. Bunlardan biri Tro\u00e7ki\u2019ye aittir: hari\u00e7 k\u0131l\u0131nabilecek pek fazla bir \u015fey yok. Bir ba\u015fka kar\u015f\u0131l\u0131k ise -elbette- hari\u00e7 k\u0131l\u0131nacak bir \u015feyler olmal\u0131 \u015feklindedir. Birinciden ba\u015flarsak, Tro\u00e7ki bu konuda son derece dobrad\u0131r: \u201csava\u015fan s\u0131n\u0131flar her yolu kullanarak zafere ula\u015fmaya\u00a0 \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar\u201d.12 Bu s\u00f6zleri, \u015fu kendi kesin vurgu ta\u015f\u0131yan \u00f6nermesini -her ara\u00e7 caiz de\u011fildir- tekzip etmek niyetiyle de\u011fil de, sadece devrimin ara\u00e7lar\u0131n\u0131n (y\u00f6ntemlerinin) \u00f6zg\u00fcrle\u015fme amac\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan etkili olma gere\u011finin \u00f6tesinde, ayr\u0131ca ahl\u00e2ken de s\u0131n\u0131rlanamayacaklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in s\u00f6ylemi\u015f olabilir. Her neyse yine de Tro\u00e7ki, devrimci s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin, konvansiyonel ahl\u00e2ki s\u0131n\u0131rlar\u0131n bir yana at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 topyek\u00fbn bir sava\u015f halini al\u0131\u015f\u0131n\u0131 ya da b\u00fcy\u00fck bir olas\u0131l\u0131kla her zaman b\u00f6yle bir hal alacak oldu\u011funu anlat\u0131rken elindeki form\u00fclasyonlar\u0131 tutarl\u0131 bir bi\u00e7imde kullan\u0131r. \u015e\u00f6yle yazar: \u201cs\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin en y\u00fcksek bi\u00e7imi, d\u00fc\u015fman s\u0131n\u0131flar aras\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn ahl\u00e2ki ba\u011flar\u0131 orta yerinden koparan i\u00e7 sava\u015ft\u0131r\u201d; ve \u201cbu m\u00fccadeleyi soyut \u201cnormlar\u201da tabi k\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015fmak asl\u0131nda i\u015f\u00e7ileri tepeden t\u0131rna\u011fa silahlanm\u0131\u015f bir d\u00fc\u015fman kar\u015f\u0131s\u0131nda silahs\u0131zland\u0131rmakla ayn\u0131 anlama gelir\u201d. Az sonra da \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor Tro\u00e7ki; i\u015f\u00e7iler \u201ca\u015fk\u0131n ahl\u00e2k masal\u0131\u201dndan kurtar\u0131lmal\u0131d\u0131rlar. Tro\u00e7ki\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn Lenin\u2019in proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcne ili\u015fkin \u00fcnl\u00fc form\u00fcl\u00fcyle uyu\u015ftu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r: \u201cdevrimci proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc proletaryan\u0131n burjuvaziye kar\u015f\u0131 \u015fiddet kullan\u0131m\u0131 yoluyla kazand\u0131\u011f\u0131 ve korudu\u011fu, hi\u00e7bir yasayla engellenemez bir egemenliktir\u201d.13<\/p>\n<p>Ba\u015fka bir t\u00fcr sosyalist yaz\u0131nda farkl\u0131 bir e\u011filim kendini g\u00f6stermi\u015ftir; \u00f6yle ki, genel sonu\u00e7salc\u0131 yakla\u015f\u0131m i\u00e7inden bile en az\u0131ndan baz\u0131 ahl\u00e2ki yasaklar \u00e7\u0131kartacak bir e\u011filim. Ama bununla ilgili en g\u00f6ze bat\u0131c\u0131 \u00f6zellik, ifadelerindeki mu\u011flakl\u0131kt\u0131r. \u00d6rne\u011fin, insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve mutlulu\u011fu ad\u0131na yap\u0131lan herhangi bir devrimin muhtemel b\u00fct\u00fcn sonu\u00e7lar\u0131na ili\u015fkin yap\u0131lan tarih\u00ee yarg\u0131laman\u0131n rasyonelli\u011fini savunan Herbert Marcuse ise, belli \u201cgenel normlar\u201d\u0131n bozulmam\u0131\u015f bir ge\u00e7erlili\u011fi oldu\u011funda \u0131srarl\u0131d\u0131r. B\u00f6yle bir tarih\u00ee de\u011ferlendirmeyle devrimci ara\u00e7lar\u0131n hakl\u0131 g\u00f6sterilmesinin ne denli rasyonel oldu\u011funu bir kenara b\u0131rakarak, \u015f\u00f6yle devam eder: \u201cdevrimci durumun hakl\u0131 g\u00f6steremeyece\u011fi \u015fiddet ve bask\u0131 bi\u00e7imleri vard\u0131r, zira, bu bi\u00e7imler, devrimin\u00a0 bir arac\u0131 oldu\u011fu amac\u0131n tam da kendisini olumsuzlar\u201d. Bu ba\u011flamda \u00f6zellikle \u201czul\u00fcm ile ayr\u0131m g\u00f6zetmeyen ter\u00f6r\u201dden s\u00f6z eder Marcuse. Anthony Arblaster da benzer \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. Tro\u00e7ki\u2019yi izleyerek, etkililik ilkesinin (se\u00e7ilen ara\u00e7lar\u0131n \u201cger\u00e7ekten\u201d g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki ama\u00e7 i\u00e7in ara\u00e7 olma gere\u011fi) olas\u0131 ara\u00e7lardan baz\u0131lar\u0131n\u0131 eledi\u011fini olumlad\u0131\u011f\u0131 gibi bu arada bunun eyleme yolg\u00f6stericilik bak\u0131m\u0131ndan bizi pek uza\u011fa g\u00f6t\u00fcrmeyece\u011fini de belirtir. Yine de \u00f6zg\u00fcrl\u00fck amac\u0131yla \u201c\u00e7eli\u015fen\u201d ve bunun i\u00e7in de solun hesaba katmamas\u0131 gereken ara\u00e7lar oldu\u011funu ileri s\u00fcrer? Bu noktada da \u00f6zellikle \u201czul\u00fcm ile i\u015fkence\u201dyi anar Arblaster.<\/p>\n<p>Buradaki sorun, baz\u0131 ara\u00e7lar\u0131n verili bir amac\u0131 \u201columsuzlad\u0131\u011f\u0131\u201d veya bu ama\u00e7la \u201c\u00e7eli\u015fti\u011fi\u201d s\u00f6ylendi\u011finde tam olarak ne kastedildi\u011fidir. Amaca var\u0131lmas\u0131nda katk\u0131lar\u0131n\u0131n olamayaca\u011f\u0131 m\u0131? Yoksa \u201cger\u00e7ekten de ilerledikleri o ama\u00e7 ne kadar hayranl\u0131k duyulas\u0131 bile olsa bu ara\u00e7lar\u0131n hi\u00e7bir zaman hakl\u0131 g\u00f6sterilemeyecek\u201d olmalar\u0131 m\u0131?14 \u0130\u015fe yaramad\u0131klar\u0131 i\u00e7in mi saf d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131l\u0131yor bu ara\u00e7lar, yoksa i\u015fe yarasalar bile saf d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131lacaklar m\u0131? E\u011fer birincisi ge\u00e7erliyse, o zaman etkililikten ayr\u0131 bir mant\u0131k geli\u015ftirmemiz gerekmiyor. Ve sonu\u00e7salc\u0131 hesaplamalar\u0131 istedi\u011fimiz gibi hayata ge\u00e7irebilece\u011fimiz sonucu \u00e7\u0131k\u0131yor. Bu durumda, -zul\u00fcm, ter\u00f6r, i\u015fkence- gibi ara\u00e7lar\u0131n neden d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rak\u0131laca\u011f\u0131ndan bahsediliyor, bunu sormak durumunday\u0131z. Neden di\u011fer b\u00fct\u00fcn ara\u00e7larla birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fcyorlar? Hakl\u0131 bir davada asla etkili olamayacaklarsa, bu onlar\u0131n d\u0131\u015far\u0131da tutulmalar\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lard\u0131. Burada, acaba bu tarz bir de\u011ferlendirme bazen yanl\u0131\u015f sonu\u00e7lar do\u011furabilir, bu t\u00fcr ara\u00e7lar hakl\u0131 bir dava s\u00f6zkonusu bile olsa baz\u0131 durumlarda etkililiklerini g\u00f6sterebilirler diye bir endi\u015fe mi var, dolay\u0131s\u0131yla bu t\u00fcr bir endi\u015feden dolay\u0131 m\u0131 hesap d\u0131\u015f\u0131 tutuluyorlar diye bir \u015fey akla geliyor. \u00d6yleyse hesap d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rak\u0131lmal\u0131. Ama vard\u0131\u011f\u0131m\u0131z noktada bu iki olas\u0131l\u0131ktan ikincisi kar\u015f\u0131m\u0131zda duruyor; bu ara\u00e7lara itibar edilmeyecekse, o zaman, etkililikle ilgili m\u00fclahazalara girmeden ba\u015fka bir soru sormak durumunday\u0131z. Neden sonu\u00e7salc\u0131 muhasebe, daha \u00f6nce ya da ba\u015fka yerde, ba\u015fka \u015fiddet bi\u00e7imleri kar\u015f\u0131s\u0131nda de\u011fil de kesin olarak burada durmak zorunda? Neden s\u0131n\u0131r tam da burada bitiyor? \u015eayet s\u00f6zkonusu ara\u00e7lar\u0131n son derece deh\u015fet verici oldu\u011fu s\u00f6ylenecekse, ger\u00e7ekten de \u00f6yledirler, ama zaten g\u00f6r\u00fc\u015flerine yer verdi\u011fimiz hi\u00e7bir yazar da me\u015fr\u00fb bir devrimci m\u00fccadele s\u0131ras\u0131nda, \u00f6rne\u011fin \u00f6ld\u00fcrmek ya da \u00f6ld\u00fcrmeye te\u015febb\u00fcs edip de yaralamak, sakatlamak gibi \u015fiddet bi\u00e7imlerinin asla \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ne s\u00f6yledi, ne de s\u00f6ylemek isteyecektir. \u00d6yleyse, deh\u015fetengiz ara\u00e7lar\u0131n tasvip edilemeyecek \u00f6l\u00e7\u00fcde deh\u015fetengiz oldu\u011fu an\u0131 hangi \u00f6l\u00e7\u00fcte dayanarak s\u00f6yleyece\u011fiz.<\/p>\n<p>\u015eimdiye dek kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan konumlar belirleyici olmak a\u00e7\u0131s\u0131ndan yeterli de\u011filler. Etkilili\u011fe, sonu\u00e7lar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131na ya da bununla ilgili kimi varsay\u0131msal, ama a\u00e7\u0131klanmam\u0131\u015f s\u0131n\u0131rlara dair, sadece \u00e7ok genel kavramlar sundular bize. Genel kavramlar elbette hi\u00e7bir \u015fey olmamas\u0131ndan daha iyidir. Ama nispeten a\u00e7\u0131k ve kesin bir yolg\u00f6stericilik sa\u011flayamayacak kadar genelseler, devrimci \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda elle tutulur pek bir \u015fey sunamayabilirler. Tro\u00e7ki\u2019nin yakla\u015f\u0131m\u0131 hakl\u0131 bir devrimci m\u00fccadelenin mant\u0131klar\u0131ndan birini a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koyar: Kazanman\u0131n ahl\u00e2ki (moral) \u00f6nemi. Mesele neyin ba\u015far\u0131laca\u011f\u0131d\u0131r ve belirsizlik ba\u015far\u0131lacak olan\u0131n soyut bi\u00e7imde ifade edilmesindeki zorlukta yatar. \u00d6teki yakla\u015f\u0131m ayn\u0131 m\u00fccadelenin ba\u015fka bir mant\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade eder; kazanmak i\u00e7in bile olsa elbette mazur g\u00f6sterilebilecek olanla ilgili bir t\u00fcr ahl\u00e2ki s\u0131n\u0131r olmal\u0131d\u0131r. Ama bunu pek a\u00e7\u0131k olarak ifade etmez; belirsizli\u011fi, bu s\u0131n\u0131rlar\u0131 ve nedenini tan\u0131mlamaktaki g\u00fc\u00e7l\u00fckte yatar. Ne var ki bir tan\u0131m \u00e7abas\u0131 \u015fartt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ihtiyac\u0131 tam anlam\u0131yla kavramak i\u00e7in sadece bir an i\u00e7in tipik bir devrimci durum \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmek yeter. \u00d6ncelikle, e\u011fer ger\u00e7ekten bir devrim s\u00f6z konusuysa, o zaman riske at\u0131lacak \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bedeller s\u00f6zkonusu demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc sadece Marx\u2019\u0131n de\u011fil Locke\u2019un da belirtti\u011fi gibi, daha v\u00fclger muhafazak\u00e2rl\u0131k bi\u00e7imlerinin ortak olarak payla\u015ft\u0131klar\u0131 \u015fu efsanenin aksine devrimlerin ate\u015fi kolay yanmaz.15 Devrimci bir m\u00fccadeleye gelindi\u011fi anda bu m\u00fccadelenin y\u00f6neldi\u011fi rejim ya da d\u00fczen -durum- ister temel haklar ister sefalet veya ac\u0131, isterse be\u015feri maliyetin di\u011fer y\u00f6nleri bak\u0131m\u0131ndan olsun, k\u00f6t\u00fc olmakla kalmaz, genel olarak korkun\u00e7 bir nitelik arzeder. Oysa bu, bir yenilgi halinde devrim kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n dayatabilece\u011fi o muazzam bedele dair hemen hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemiyor. \u0130kincisi siyasi \u015fiddet \u00fczerine yo\u011funla\u015fan neredeyse b\u00fct\u00fcn teorik g\u00f6r\u00fc\u015fler, sahnenin gerisinde de \u00e7ok b\u00fcy\u00fck belirsizlikler oldu\u011funu vurgulamakta birle\u015fmektedir. Hangi ara\u00e7lar etkili hangileri etkisiz olacak, hangileri verimlilikten tamamen uzak olacak? Devrimin hedefleri bak\u0131m\u0131ndan ne t\u00fcr \u015fiddet zorunlu, ne t\u00fcr \u015fiddet a\u015f\u0131r\u0131d\u0131r? Genel olarak, bu meseleler hakk\u0131nda b\u00fcy\u00fck bask\u0131 alt\u0131ndayken olu\u015facak yarg\u0131lara ne kadar g\u00fcvenilebilir? Bu birbirine ba\u011fl\u0131 iki soru burada koydu\u011fumuz b\u00fct\u00fcn bir alan\u0131 d\u00fczenlemeye yard\u0131m edebilir. Nelerin riske at\u0131lmakta oldu\u011fu \u00fc\u00e7 a\u015fa\u011f\u0131 be\u015f yukar\u0131 ortadayken bir devrimci hareket \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc\/d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc herhangi bir arac\u0131 kullanmaktan pe\u015fin pe\u015fin imtina edebilir mi? \u00d6te yandan belirsizlikler ortadayken bir devrimci hareketin eylemiyle ba\u015fkalar\u0131n\u0131n ki\u015fili\u011fini ve hayat\u0131n\u0131 hangi bi\u00e7imlerde ve nereye kadar tehlikeye atmas\u0131 me\u015fr\u00fb kabul edilebilir ve bunlar\u0131 korumaya hizmet eden (ya da etti\u011finde) genel ahl\u00e2k kural ve normlar\u0131yla nereye kadar ters d\u00fc\u015f\u00fclebilir?<\/p>\n<p>Bu konular son derece \u00e7etrefildir. Bizim daha belirgin \u00e7izgilere ihtiyac\u0131m\u0131z var. \u00c7etrefillik ve ihtiya\u00e7 gibi, bu mesele \u00fczerine yo\u011funla\u015fman\u0131n bir ba\u015fka yolu olarak Steven Lukes\u2019in yak\u0131n bir zamanda ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi ve b\u00fcy\u00fck ilgi g\u00f6rm\u00fc\u015f olan Marksizmin ahl\u00e2ki siciline y\u00f6nelik ele\u015ftirisinden baz\u0131 arg\u00fcmanlar\u0131 ele almak istiyorum \u015fimdi. Lukes\u2019e g\u00f6re, \u201cMarksizm, kendi ad\u0131na hayata ge\u00e7irilen uygulamalara ahl\u00e2ki bir diren\u00e7 g\u00f6stermekten kendisini men eden ahl\u00e2ki sorunlara ba\u015flang\u0131\u00e7tan bu yana belirli bir yakla\u015f\u0131m i\u00e7inde olmu\u015ftur\u201d. Ona g\u00f6re, adalet ve haklara ili\u015fkin hi\u00e7bir tatmink\u00e2r a\u00e7\u0131klamas\u0131 olmayan; \u201camil (agent) merkezli s\u0131n\u0131rlamalar\u201ddan ziyade, sonu\u00e7salc\u0131l\u0131\u011f\u0131n uzun vadeli bir formu gibi optimal neticelerle ilgilenen; kurtulu\u015fun geni\u015f ama\u00e7lar\u0131 pe\u015finde ko\u015farken, ya\u015fayan bireylerin \u00e7\u0131karlar\u0131na ahl\u00e2ki bir k\u00f6rl\u00fckle bakan Marksizm \u201cadaletsizli\u011fi, hak ihlallerini&#8230; caiz olmayan ara\u00e7lara ba\u015fvuruldu\u011fu durumlar\u0131\u201d yeterince de\u011ferlendiremez. \u201cAsla ama\u00e7-ara\u00e7 meseleleriyle lay\u0131k\u0131yla u\u011fra\u015fmam\u0131\u015f, elini bu pis i\u015flere bula\u015ft\u0131rmam\u0131\u015ft\u0131r\u201d. Lukes\u2019in anlatt\u0131klar\u0131nda kantar\u0131n topuzunun ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum, ama bu y\u00f6nde bir ele\u015ftiri ba\u015fkalar\u0131 taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu i\u00e7in ben es ge\u00e7iyorum. Ama\u00e7 ve ara\u00e7 problemi ile buna getirilen ac\u0131mas\u0131z \u00e7\u00f6z\u00fcmler sadece Marksizme \u00f6zg\u00fc zaaflar de\u011fildir, ya\u015fayan bireylerin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n \u00f6ng\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f daha b\u00fcy\u00fck bir iyilik ve amaca t\u00e2bi k\u0131l\u0131nmas\u0131 da \u00f6yle. Lukes\u2019in kendi tezini desteklemek i\u00e7in zikretti\u011fi Marksist metinlerin b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc, bu meselelerin karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n Lukes\u2019dan daha \u00e7ok fark\u0131ndad\u0131r.16 G\u00fcn\u00fcm\u00fcz ba\u011flam\u0131nda \u00fczerine gidilmesi gereken \u00e7ok daha \u00f6nemli bir konu var. Lukes, -ba\u015fkalar\u0131n\u0131n yan\u0131s\u0131ra- Marksistlerin de hazmetmesi gereken \u00f6nemli bir noktaya parmak basmaktad\u0131r. Ama Lukes, ne burada s\u00f6zkonusu edilen problemlerin arkaplan\u0131n\u0131n t\u00fcr\u00fcyle, ne de bu sorulara kesin yan\u0131tlar \u00f6nermenin g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fcyle d\u00fcr\u00fcst\u00e7e y\u00fczy\u00fcze gelmemi\u015ftir, dolay\u0131s\u0131yla parmak bast\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ek zay\u0131flamaktad\u0131r..<\/p>\n<p>Ara\u00e7 ve ama\u00e7lara ili\u015fkin Marksist de\u011ferlendirme yetersizdir, bu do\u011fru. Yukar\u0131da s\u00f6ylediklerimden k\u0131smen de anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi Marksizm devrimci etik ya da davran\u0131\u015fa ili\u015fkin yeterince kesin bir yasa koymam\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131ca,\u00a0 bu yetersizli\u011fin giderilmesi, \u201ceyleyici merkezli s\u0131n\u0131rlamalar\u201da, \u201cbireysel haklar\u201da a\u011f\u0131rl\u0131k tan\u0131mak gibi bir anlam ifade etmelidir. Marksistler \u00e7o\u011fu zaman hak kavramlar\u0131na ku\u015fkuyla ya da d\u00fc\u015fmanca bakt\u0131klar\u0131 i\u00e7in bu konular\u0131 tatminkar bir \u015fekilde \u00e7\u00f6zebilecek elveri\u015fli bir konuma sahip olamam\u0131\u015flard\u0131r. Lukes\u2019in kitab\u0131n\u0131n de\u011feri, dikkati bu noktaya \u00e7ekmesinden ileri gelmektedir. \u00c7\u00f6zemedi\u011fi g\u00fc\u00e7l\u00fck, mazlumlar\u0131n, zalimlerin haklar\u0131na ne \u00f6l\u00e7\u00fcde ahl\u00e2ki bir sayg\u0131 duymakla y\u00fck\u00fcml\u00fc olduklar\u0131 sorusudur. K\u00f6leler efendilerini ya da kahy\u00e2lar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcrmesinler veya diyelim ka\u00e7arken yaralamas\u0131nlar m\u0131? Peki etlerini lime lime edebilirler mi? Yoksa sadece ellerine ge\u00e7irmekle mi yetinsinler? Ne yaps\u0131nlar? Burada ya\u015fama hakk\u0131, ki\u015fisel ihlallere kar\u015f\u0131 haklar vb. s\u00f6zkonusudur. Adaletsiz ya da despotik bir rejimin muhalifleri ve kurbanlar\u0131 bu rejimin savunucu, taraftar ve avantac\u0131lar\u0131n\u0131n haklar\u0131na nereye kadar sayg\u0131 g\u00f6stermek zorundad\u0131rlar? Bu tarz sorulara verilecek s\u0131n\u0131rs\u0131z bir cevap alan\u0131 yoktur. Lukes\u2019in yorumunun \u00f6z\u00fcnden bunlar\u0131n hi\u00e7e say\u0131lamayacak haklar oldu\u011funu s\u00f6yleyece\u011fini \u00e7\u0131kartabiliriz. O zaman geriye kabaca \u015fu se\u00e7enekler kalmaktad\u0131r: Ya bunlar\u0131 her durumda mutlak, ihl\u00e2l edilemez haklar olarak g\u00f6rmek ya da belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcde a\u011f\u0131rl\u0131k tan\u0131mak. Bu kez de se\u00e7eneklerden birincisini kald\u0131r\u0131yorum; zaten Lukes\u2019in s\u00f6ylediklerinden bir t\u00fcr sosyalist pasifizm \u00f6nermek gibi bir niyeti olmad\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131k. Bu takdirde, zalimlerin bile, koruyucular\u0131n\u0131n, taraftarlar\u0131n\u0131n, avantac\u0131lar\u0131n\u0131n bile, hatta adaletsizli\u011fin veya despotun bile haklar\u0131na belli bir a\u011f\u0131rl\u0131k tan\u0131nacak demektir.<\/p>\n<p>Ne kadar? Hangi haklara, b\u00fct\u00fcn haklara m\u0131 baz\u0131lar\u0131na m\u0131 ve ne t\u00fcr bir a\u011f\u0131rl\u0131k? Demin de s\u00f6yledi\u011fim gibi bu ba\u011flamda bir de\u011feri haiz olan, bireysel haklar \u00fczerine yap\u0131lan genel vurgudur. Ama bu vurgunun devrimin ortaya koydu\u011fu ger\u00e7ek problemlere bir yan\u0131t olarak \u00e7ok genel, \u00e7ok belirsiz kalmas\u0131 sadece Lukes\u2019in ele\u015ftirdi\u011fi sonu\u00e7salc\u0131l\u0131k t\u00fcr\u00fcnden daha iyi olmamakla kalmaz, sonradan pratikte\/uygulamada ondan hi\u00e7bir fark\u0131 da kalmayabilir. Zira e\u011fer b\u00fct\u00fcn s\u00f6yleyebilece\u011fimiz, haklar\u0131n (ama hangilerinin?) ciddiye al\u0131nmalar\u0131 ya da pek \u00e7ok Marksistin bah\u015fetti\u011finden daha fazla ciddiye al\u0131nmalar\u0131 gerekti\u011fi, belli \u00f6l\u00e7\u00fclerde hatta epeyce a\u011f\u0131rl\u0131k tan\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fi ise, sonu\u00e7ta bununla fiilen yap\u0131lm\u0131\u015f olan, onlar\u0131 di\u011fer b\u00fct\u00fcn m\u00fclahazalarla ayn\u0131 torbaya t\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmak, kimi genel muhasebelere, k\u0131yaslamalara veya yarg\u0131lara sokmaktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Buna ra\u011fmen hemen her \u015feyin tehdit alt\u0131nda oldu\u011fu u\u011fursuz bir bask\u0131 ortam\u0131 s\u00f6zkonusuysa ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 \u00f6neme yeterli bir vurgu yap\u0131lmayabilir. Bu noktay\u0131, Tro\u00e7ki\u2019nin devrimin bir sava\u015f durumunu alaca\u011f\u0131 ve bu durumda genel ya da a\u015fk\u0131n ahl\u00e2ki normlarla s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olamayaca\u011f\u0131 iddias\u0131n\u0131 bir kere daha hat\u0131rlayarak, daha bir a\u00e7\u0131k k\u0131lmak m\u00fcmk\u00fcn. \u015eimdi asl\u0131nda devrim her zaman ya da ille de genelle\u015fmi\u015f bir sava\u015f de\u011fildir. Yine de onunla, i\u00e7 sava\u015f ve daha geni\u015f \u00e7apl\u0131 bir sava\u015f durumu aras\u0131nda tarih\u00ee olarak son derece yak\u0131n bir ili\u015fki vard\u0131r ve bu ili\u015fki devrimlerin yap\u0131 olarak en yo\u011fun ihtilaflar\u0131 i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011finin alt\u0131n\u0131 \u00e7izer. Bu ihtilaflar, hi\u00e7 olmazsa baz\u0131 haklar\u0131n sa\u011flanmas\u0131 ile bu haklarla korunan \u015feyden mahrum edilmek aras\u0131ndad\u0131r. B\u00f6yle bir arkaplanda, Tro\u00e7ki\u2019nin mant\u0131\u011f\u0131nda Marksizme \u00f6zg\u00fc hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Aksine Michael Walzer\u2019in de bu mant\u0131\u011f\u0131 ele\u015ftirdi\u011fi kitab\u0131nda dedi\u011fi gibi: \u201cYa topyek\u00fbn bir sava\u015fa gir ya da hi\u00e7 girme. Bu arg\u00fcman\u0131n \u00e7o\u011funlukla Amerikan(!) d\u00fc\u015f\u00fcncesine \u00f6zg\u00fc oldu\u011fu s\u00f6ylenir, asl\u0131nda b\u00fct\u00fcn sava\u015f tarihinde vard\u0131r\u201d.<\/p>\n<p>Benim inanc\u0131ma g\u00f6re Tro\u00e7ki\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc reddedilmelidir. Ama ne oldu\u011funu bilerek, Marksizme \u00f6zg\u00fc bir merhametsizlik bi\u00e7imi de\u011fil de bu sesin sahiplerinin, \u201cdava ad\u0131na\u201d, \u201cadalet i\u00e7in\u201d, \u201czaferin getirece\u011fi moral i\u00e7in\u201d s\u0131n\u0131r tan\u0131madan sava\u015f\u0131lmas\u0131 gerek diyen her t\u00fcr r\u00fctbeye haiz general ve siyaset\u00e7iler oldu\u011funu ve b\u00fct\u00fcn be\u015feri sava\u015flara ait bir arg\u00fcman oldu\u011funu bilerek Tro\u00e7ki&#8217;nin g\u00f6r\u00fc\u015flerini reddetmek daha iyidir.17 Yine, ister sava\u015f, ister devrim isterse devrimi mazur k\u0131lacak ko\u015fullardan \u00f6t\u00fcr\u00fc olsun, haklar\u0131n, hayatlar\u0131n topyek\u00fbn tehdit alt\u0131nda oldu\u011fu yerde, m\u00fccadele [ara\u00e7lar nezdinde] g\u00f6sterimsel (prefigurative) olmal\u0131d\u0131r sav\u0131n\u0131n yetersiz olmas\u0131 gibi, haklar\u0131n \u00f6nemine ili\u015fkin bu genel olumlamalar\u0131n da yetersiz kalaca\u011f\u0131n\u0131, daha kesin ayr\u0131mlar gerekti\u011fini bilerek [Tro\u00e7ki&#8217;yi] reddetmek daha iyidir. Bu ikincisi, birincisini yak\u0131ndan izler.<\/p>\n<p>Lukes\u2019in arg\u00fcman\u0131n\u0131 yetersiz buldu\u011fum gibi ayn\u0131 nedenle Kate Soper\u2019in bu konuyla ilgili, bir keresinde de\u011finme f\u0131rsat\u0131 buldu\u011fum tutarl\u0131 ele\u015ftirilerinden ba\u015fka bir yerde \u00e7\u0131karm\u0131\u015f oldu\u011fu sonu\u00e7tan da memnun de\u011filim. O da yal\u0131n bir bi\u00e7imde \u201cbireysel haklar ilkesine sayg\u0131\u201d g\u00f6sterilmesi iste\u011fini uygunsuz bulmaktad\u0131r. Ama Lukes\u2019inkinden farks\u0131z bir karars\u0131zl\u0131kla, \u201cuygulanacak mutlak bir kural yoktur\u201d, \u201cahl\u00e2ki karar gerektiren b\u00fct\u00fcn durumlar somuttur ve de\u011ferlerine g\u00f6re yarg\u0131lanmalar\u0131 gerekir\u201d, ahl\u00e2ki eylem \u201cgenel kurallar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda davranmak\u201dt\u0131r derken, kimi zaman da bu kurallardan \u201cbaz\u0131lar\u0131yla \u00e7eli\u015fki\u201d haline d\u00fc\u015f\u00fcl\u00fcr gibi bir sonuca varmaktad\u0131r. Soper, \u015funlar\u0131 da s\u00f6yl\u00fcyor:<\/p>\n<p>Burada E.P.Thompson\u2019\u0131n h\u00fcmanist tutumlar\u0131n \u201cko\u015fullar izin verdi\u011finde, ve verdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde\u201d ortaya konmal\u0131d\u0131r diyen tavsiyesi ile \u015fu can s\u0131k\u0131c\u0131 ele\u015ftirisi akl\u0131ma geliyor: \u201cne yani ko\u015fullara bakmadan m\u0131 bu tutumu g\u00f6stermeli?\u201d. Arg\u00fcman beceriksizce ve doyurucu olmaktan uzak g\u00f6r\u00fcnebilir, ama d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum da \u00f6z\u00fcnde do\u011fru. \u00d6te yandan ima etmekte oldu\u011fu ahl\u00e2kl\u0131l\u0131k kolayca form\u00fcle edilebilecek ya da tutarl\u0131 bir b\u00fct\u00fcn haline getirilebilecek t\u00fcrden de\u011fil, zira bizden bireye sayg\u0131yla, belli ko\u015fullarda bu sayg\u0131dan vazge\u00e7me fikrini birle\u015ftirmemizi istiyor.18<\/p>\n<p>Ahl\u00e2ki se\u00e7imin do\u011fas\u0131na ili\u015fkin b\u00f6yle bir genel g\u00f6zlem hakk\u0131nda ne denirse densin, bizim burada b\u00f6yle bir se\u00e7imi ele almak durumunda oldu\u011fumuz ko\u015fullar\u0131n t\u00fcr\u00fcnden \u00f6t\u00fcr\u00fc hi\u00e7bir bi\u00e7imde tatmin edici de\u011fildir. \u201cKo\u015fullar izin verdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde\u201d, bu hi\u00e7 de sosyalist ya da devrimci bir etik i\u00e7in memnuniyet verici bir form\u00fcl de\u011fildir. \u201cBelli ko\u015fullarda\u201d bireye sayg\u0131dan vazge\u00e7me d\u00fc\u015f\u00fcncesi de \u00f6yle. Nas\u0131l bir ahl\u00e2ki sinisizmin re\u00e7etesi haline geleceklerini g\u00f6z\u00f6n\u00fcne getirmek son derece kolay. Elbette Soper\u2019in b\u00f6yle bir niyeti yok, tam tersine. Ama yine de, bu form\u00fcllerden medet ummak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u201cKo\u015fullar\u0131n\u201d ve \u201cihtimallerin\u201d \u201cgenel kurallar\u201d\u0131n yerini alabilme \u00f6l\u00e7\u00fc ve bi\u00e7imlerini belirlemede bu form\u00fcllerin do\u011falar\u0131 gere\u011fi ellerinden bir \u015fey gelmez. \u015eayet bu t\u00fcr kurallar\u0131n kendileri en az\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fck oranda ve daha kolayl\u0131kla \u00f6ng\u00f6r\u00fclebilir olarak ko\u015ful ve ihtimallere kat\u0131lam\u0131yorlarsa, iyi de\u011filler demektir. \u00d6nceden ele ald\u0131klar\u0131m\u0131zla birlikte bu form\u00fclasyonlar\u0131n somut bir durum \u00fczerinde nas\u0131l bir etkileri olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek i\u00e7in sadece s\u0131n\u0131rlar\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelmek yeter. Bug\u00fcnk\u00fc G\u00fcney Afrika devleti, tebaas\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc i\u00e7in berbat bir despottur. E\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir adaletsizli\u011fin koruna\u011f\u0131d\u0131r. \u00dclkenin siyah halk\u0131 en temel siyasi haklardan yoksundur, maruz kald\u0131klar\u0131 \u015fiddeti sa\u011f\u0131r sultan duymu\u015ftur; \u00f6l\u00fcmden de beter, salg\u0131n halinde yap\u0131lan i\u015fkenceler, g\u00f6zalt\u0131nda \u201ckazaen\u201d \u00f6l\u00fcmler; d\u00fcnyada en fazla idam cezas\u0131 verilen \u00fclkedir ve kurbanlar\u0131n\u0131n neredeyse t\u00fcm\u00fc siyaht\u0131r; Latin Amerikanvari \u201cortadan kaybolmalar\u201d olur; hari\u00e7ten gazel okuyan \u00f6l\u00fcm mangalar\u0131, devletin \u201cg\u00fcvenlik\u201d g\u00fc\u00e7lerinin g\u00f6zyumaca\u011f\u0131n\u0131 hatta i\u015ftirak edece\u011fini bilerek se\u00e7ti\u011fi insanlar\u0131 ka\u00e7\u0131r\u0131r ve \u00f6ld\u00fcr\u00fcrler; b\u00fct\u00fcn bir halkla, onlar\u0131n daha adil ve mutlu bir ya\u015fam hedefleri aras\u0131nda b\u00f6yle bir \u015fiddet yeralmaktad\u0131r. Genelde siyasi \u015fiddet hi\u00e7bir zaman hakl\u0131 g\u00f6r\u00fclemeyece\u011fi i\u00e7in, muhalefetin b\u00f6yle bir rejime kar\u015f\u0131 y\u00f6neltece\u011fi kar\u015f\u0131 \u015fiddetin de mazur g\u00f6r\u00fclemeyece\u011fi, benim zaten reddetmekte oldu\u011fum bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. \u015eimdi, ertesi y\u0131l\u0131n haziran ay\u0131nda ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal ilan\u0131yla geri p\u00fcsk\u00fcrt\u00fclmeden \u00f6nce, b\u00fcy\u00fck bir siyah direni\u015f ve m\u00fccadele dalgas\u0131n\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 1985 ve 1986 y\u0131llar\u0131nda G\u00fcney Afrika\u2019da patlak veren olaylara s\u0131ras\u0131yla bakal\u0131m. Polis karakollar\u0131n\u0131n yak\u0131n\u0131na ya da i\u00e7ine, G\u00fcney Afrika Savunma Kuvvetleri&#8217;ne ait kararg\u00e2hlara bir keresinde de bir al\u0131\u015fveri\u015f merkezine yerle\u015ftirilen bombalar\u0131n patlamas\u0131 \u00f6l\u00fcm ve yaralanmalara neden oldu. Siyah polislere, kent belediyesi \u00fcyelerine sald\u0131r\u0131lar d\u00fczenlendi ve bir\u00e7o\u011fu \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc. \u00d6yle ki ekonomik boykot kampanyas\u0131n\u0131 \u00e7i\u011fneyerek baz\u0131 d\u00fckkanlardan al\u0131\u015fveri\u015f eden insanlar polis muhbiri ve i\u015fbirlik\u00e7i olarak mimleniyorlard\u0131. Zaman zaman evlerinde sald\u0131r\u0131ya u\u011fruyor ve aile mensuplar\u0131na zarar veriliyordu. \u00c7o\u011fu zaman da t\u00fcyler \u00fcrpertici \u015fekillerde \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcyorlard\u0131. \u201cEn vah\u015fi \u00f6ld\u00fcrme bi\u00e7imlerinden biri de gerdanl\u0131k diye bilinen bir y\u00f6ntemdi; kurban\u0131n boynuna yanmakta olan bir lastik ge\u00e7irilir, yava\u015f ve ac\u0131l\u0131 bir \u00f6l\u00fcme terkedilirdi\u201d.19<\/p>\n<p>\u015eimdi, \u015fu ana kadar yapm\u0131\u015f oldu\u011fumuz tart\u0131\u015fmaya dayanarak devrimin varsay\u0131msal eti\u011fine g\u00f6re bu eylemlerin me\u015fr\u00fb olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131 nas\u0131l ay\u0131rdedece\u011fiz? Hatta burada korkar\u0131m \u015f\u00f6yle bir \u015fey de denebilir; ay\u0131rdetmek bizim i\u015fimiz de\u011fil, zira bu bizim kavgam\u0131z de\u011fil -s\u0131ras\u0131 geldi\u011finde reddimi belirtece\u011fim bir di\u011fer g\u00f6r\u00fc\u015f de bu-, o zaman bu kavgan\u0131n taraflar\u0131 ya da liderleri bu ayr\u0131m\u0131 nas\u0131l yapabilir? M\u00fccadele ara\u00e7lar\u0131n\u0131n G\u00fcney Afrika\u2019da ya\u015fayan \u00e7o\u011funlu\u011fun \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesine \u201cger\u00e7ekten\u201d hizmet ediyor olmas\u0131 gerekti\u011fini ya da bu amac\u0131 \u00e7ok kesin bir bi\u00e7imde \u201columsuzlam\u0131yor\u201d veya onunla \u201c\u00e7eli\u015fmiyor\u201d olmas\u0131 gerekti\u011fini ya da bireysel haklara belli \u00f6l\u00e7\u00fclerde \u00f6nem vermesi gerekti\u011fini ya da \u201cko\u015fullar\u201d izin verdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde bu haklara sayg\u0131 g\u00f6stermesi gerekti\u011fini ya da sadece \u201cbelli ko\u015fullarda\u201d onlardan vazge\u00e7ilmesi gerekti\u011fini s\u00f6ylemenin kime ne kadar faydas\u0131 olur? Yok denecek kadar az, zira bu arg\u00fcmanlar olsa olsa son derece genel bir yolg\u00f6stericilik bak\u0131m\u0131ndan bir de\u011fere sahiptir. Ama\u00e7 ve ara\u00e7lar\u0131n sosyalist de\u011ferlendirilmesinde istenen \u00f6zg\u00fcll\u00fckt\u00fcr. Bunu da ba\u015fka bir yerde aramam\u0131z gerekecek.<\/p>\n<p>II<\/p>\n<p>Ba\u015fka bir yere bakmay\u0131 \u00f6nerece\u011fim \u015fimdiye kadar zaten anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r san\u0131r\u0131m. Bu yer, sava\u015f\u0131n teori ve prati\u011fidir. Daha a\u00e7\u0131k olarak s\u00f6ylersek, hakl\u0131 sava\u015f doktrini ve bununla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak, fiili bir sava\u015f durumunun baz\u0131 kurallar\u0131d\u0131r. Konuya yar\u0131 ki\u015fisel bir notla giriyorum. Ba\u015flang\u0131\u00e7 olarak bu malzemeyi ele almam\u0131n nedeni, orada aray\u0131p da buldu\u011fum iki farkl\u0131 \u015feyin olmas\u0131d\u0131r. Devrimin eti\u011fi hakk\u0131nda yine genel bir bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flayarak arad\u0131\u011f\u0131m \u015fey, tipik bir bi\u00e7imde me\u015fru sava\u015fa delalet eden g\u00f6r\u00fc\u015fler,\u00a0 \u201chakl\u0131\u201d vasf\u0131na lay\u0131k g\u00f6r\u00fclecek m\u00fc\u015fterek zeminlerdi. Bunlar\u0131, genellikle devrime d\u00fc\u015fman, ancak ayn\u0131 zamanda sava\u015f\u0131n, belli ko\u015fullarda, ahl\u00e2ki zorunlulu\u011funu tasvibe \u00e7ok daha istekli siyasi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131ndaki -\u00e7a\u011fda\u015f liberalizmin baz\u0131 t\u00fcrleri ile muhafazak\u00e2rl\u0131\u011f\u0131n \u00e7o\u011fu bi\u00e7imi- zaaflar \u00fczerine yo\u011funla\u015fman\u0131n bir yolu olarak ara\u015ft\u0131rd\u0131m. \u015eayet sava\u015f zaman zaman hakl\u0131 g\u00f6sterilebiliyorsa, o zaman devrim de hakl\u0131 g\u00f6sterilebilir, zira biri i\u00e7in \u00f6ne s\u00fcr\u00fclen nedenler di\u011feri i\u00e7in de do\u011frudur; me\u015fru m\u00fcdafa, \u00f6zerklik, haklar ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler, bir despotun ala\u015fa\u011f\u0131 edilmesi, vb. B\u00fct\u00fcn bunlar, literat\u00fcrde merkez\u00ee bir \u00f6nem ta\u015f\u0131yan bir ayr\u0131m\u0131n bir yan\u0131na, jus ad bellum (sava\u015f\u0131n adaleti) ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n alt\u0131na d\u00fc\u015fer. Ancak benim buldu\u011fum, (\u201cbuldu\u011fum\u201d derken, evvelce bunun fark\u0131nda olunmamas\u0131 anlam\u0131nda de\u011fil, burada kabul etmek anlam\u0131nda bir bulmadan bahsediyorum) sosyalist eti\u011fin problemleriyle alakal\u0131, fakat yine de bu problemleri \u00e7ok\u00e7a da y\u00f6nlendirmeyen, harekete ge\u00e7irmeyen bir \u015feydi &#8211; yani benim buldu\u011fum ayn\u0131 ayr\u0131m\u0131n \u00f6teki yan\u0131yd\u0131: jus in bello (sava\u015ftaki adalet). Jus in bello, ortada hakl\u0131 bir dava olsa da olmasa da, me\u015fr\u00fb sava\u015f y\u00f6ntemlerine ili\u015fkin bir kuram; her iki taraf i\u00e7in de ge\u00e7erli kurallar b\u00fct\u00fcn\u00fc; hatta belli ahl\u00e2ki s\u0131n\u0131rlar i\u00e7erisinde y\u00fcr\u00fct\u00fclen bir sald\u0131rganl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 d\u00f6v\u00fc\u015fme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc.20<\/p>\n<p>Burada y\u00f6neldi\u011fimiz a\u00e7\u0131 itibar\u0131yla bu literat\u00fcr\u00fcn en g\u00f6ze batan \u00f6zelli\u011fi, devrimci davran\u0131\u015flar sergilemek i\u00e7in eldeki sosyalist ilkelerin g\u00f6rece yoksul ve azgeli\u015fmi\u015f olmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, sava\u015f kurallar\u0131n\u0131n zengin, jus in bello\u2019nun tam ve belirli olmas\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kan tezat durumdur. Bu kurallar\u0131n ve bunlarla ilgili niteliklerin say\u0131s\u0131, ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 ve karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma i\u00e7erisinde iyice belirginle\u015fir. Muharebe durumunda olan ve olmayanlarla, yaral\u0131 ve sava\u015famayacak duruma d\u00fc\u015fenlerle, teslim olan askerlerin yerle\u015ftirilmeleriyle ilgili kurallar vard\u0131r. Sava\u015f esirlerinin hak ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini tan\u0131mlayan, denizde sava\u015f durumuna ve ku\u015fatma haline ili\u015fkin kurallar vard\u0131r. Yine tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n haklar\u0131n\u0131 tan\u0131mlayan kurallar\u0131n yan\u0131nda sava\u015fta taraf olanlara ili\u015fkin kurallar vard\u0131r. Belli tipte silahlar\u0131n kullan\u0131lmas\u0131na ili\u015fkin yasaklar s\u00f6zkonusudur vb. Asl\u0131nda bu liste, bir yanda en mu\u011flak kavramlar \u00f6te yanda geni\u015f ve ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir literat\u00fcr aras\u0131ndaki tezat\u0131n boyutlar\u0131n\u0131n zay\u0131f da olsa g\u00f6stergesidir. Hayli geli\u015fkin uluslararas\u0131 hukuk kurallar\u0131 ve anla\u015fmalar\u0131 saym\u0131yorum bile.<\/p>\n<p>\u015eimdi yukar\u0131da and\u0131\u011f\u0131m bu kurallar\u0131n ger\u00e7ek bir sava\u015f s\u0131ras\u0131nda fazlas\u0131yla ihlal edildikleri s\u00f6ylenebilir. Do\u011frudur. Ancak mesele, yine de, kesin kurallar\u0131n olmas\u0131 ve bu kurallar\u0131n bir k\u0131ymet ta\u015f\u0131mas\u0131 i\u00e7in yeterli s\u0131kl\u0131kta g\u00f6zlem yap\u0131lmas\u0131d\u0131r. Yine bu tezat\u0131n baz\u0131 olas\u0131 nedenlerine ili\u015fkin spek\u00fclasyonda bulunmak hi\u00e7 de zor de\u011fil. Sava\u015flar esas itibar\u0131yla devletler aras\u0131nda olur ve devletlerin sava\u015f kurallar\u0131n\u0131 \u00e7i\u011fnemede \u00e7\u0131karlar\u0131 varsa da -aksi halde bu kurallar\u0131 ger\u00e7ekte oldu\u011fundan daha az \u00e7i\u011fnerlerdi- bu kurallar\u0131n bug\u00fcnk\u00fc haline getirilmelerinde yeterli \u00f6l\u00e7\u00fcde ortak \u00e7\u0131karlar\u0131 olmal\u0131. Bu arada kendilerine y\u00f6nelebilecek olas\u0131 devrimci m\u00fccadeleleri frenlemeye d\u00f6n\u00fck, g\u00f6zetmenin de \u00f6tesinde [aralar\u0131ndaki sava\u015f durumuna] benzer bir dizi kural saptay\u0131p kaleme almakta \u00e7\u0131kar\u0131 olan devlet say\u0131s\u0131 bir elin parmaklar\u0131n\u0131 ge\u00e7mez. O nedenle ayn\u0131 zamanda bask\u0131c\u0131 rejimlerin kar\u015f\u0131 devrimci ama\u00e7larla, ter\u00f6r, i\u015fkence, katliam gibi en vah\u015fi \u015fiddet bi\u00e7imlerini kullanaca\u011f\u0131 -ki d\u00fcnyan\u0131n her yan\u0131nda bu i\u015fi yapmaktad\u0131rlar- s\u00f6ylenebilir. Ama bu onlar\u0131n su\u00e7udur, onlar\u0131n ahl\u00e2k anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r, bizim olamaz. Bir devletin \u00e7\u0131karlar\u0131 ne olursa olsun, sosyalist bir devrim eti\u011finin kesin ahl\u00e2ki s\u0131n\u0131rlar ve ahl\u00e2ki kurallar i\u00e7erme mecburiyetinin nedenleri vard\u0131r. Sava\u015fta ge\u00e7erli bu \u00e7ok say\u0131da kural aras\u0131nda \u015fimdiki ba\u011flam\u0131m\u0131zla ilgili iki ilkesel kural tipi s\u00f6zkonusudur. Biri \u015fiddetin y\u00f6nelebilece\u011fi ki\u015filer, yani sald\u0131r\u0131lar\u0131n me\u015fru hedefi olup, hayat\u0131n\u0131 kaydedebilecek ki\u015filer kategorisiyle ilgilidir. \u00d6teki ise sald\u0131r\u0131n\u0131n bi\u00e7imi, s\u00f6zkonusu ki\u015filerin nas\u0131l ya da hangi ko\u015fullarda \u00f6ld\u00fcr\u00fclebileceklerine ili\u015fkindir.21 \u015eimdi her bir tipi s\u0131ras\u0131yla ele alaca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>Birinci tipe ili\u015fkin kurallar sava\u015fanlarla sava\u015fmayanlar aras\u0131na bir ayr\u0131m koyar, sava\u015fmayanlar\u0131n dokunulmazl\u0131\u011f\u0131 kavram\u0131 alt\u0131nda \u015fiddet ama\u00e7l\u0131 sald\u0131r\u0131lar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalacak geni\u015f bir alan -\u00e7ok say\u0131da insan- tan\u0131mlar. Sava\u015f ba\u011flam\u0131nda bu ayr\u0131m \u00e7ok kabaca askerlerle \u201cmasum\u201d siviller aras\u0131ndad\u0131r. Ancak \u00f6nemli olan buradaki masumluk kavram\u0131n\u0131n \u00f6zel bir duruma i\u015faret etmesidir. Bunun ahl\u00e2ki anlamda su\u00e7luluk-su\u00e7suzlukla hi\u00e7bir \u00e2lakas\u0131 yoktur. Bir asker pekala g\u00f6n\u00fcls\u00fczce askere al\u0131nm\u0131\u015f olabilir, bir sivil de sava\u015f\u0131n can\u0131g\u00f6n\u00fclden destek\u00e7isi olabilir, hatta zaman ve emek olarak sava\u015f moralini y\u00fckseltici hareketlerde bulunabilir. Burada \u00f6nemli olan nokta, ister kendi istekleriyle isterse ba\u015fkalar\u0131n\u0131n zoruyla olsun askerlerin tehdit olu\u015fturduklar\u0131ndan ibarettir. Tek kelimeyle sava\u015f\u0131 icra edenler ve bu yolla hayatlar\u0131 ve insanlar\u0131 tehlike alt\u0131na atanlar, \u015fu ya da bu taraf\u0131n sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in, kendilerinin \u015fiddete maruz kalmalar\u0131 me\u015fr\u00fbdur. Burada sava\u015f d\u0131\u015f\u0131ndaki hakl\u0131 bir me\u015fr\u00fb m\u00fcdafaa durumu ile bir benzerlik s\u00f6zkonusudur: \u0130ster kad\u0131n ister erkek kimin taraf\u0131ndan k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131l\u0131rsa k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131ls\u0131n, sald\u0131rgan\u0131n g\u00fcd\u00fc ve ahl\u00e2ki karakteri ne olursa olsun, \u015fayet ba\u015fka bir kurtulu\u015f yolu yoksa, kendi hayat\u0131n\u0131 tehdit etmekte olana kar\u015f\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fc\u00e7 kullan\u0131labilir. Yine burada \u00f6nemli olan bir ba\u015fka nokta, buna benzer pek \u00e7ok ayr\u0131mda oldu\u011fu gibi, \u00e7izginin nerede ba\u015flay\u0131p bitti\u011fi meselesidir, bu giderilmesi g\u00fc\u00e7 bir ihtilaf konusu olabilir; ancak belirleyici olan bir \u00e7izginin varoldu\u011fudur. Dr. Johnson\u2019\u0131n da dedi\u011fi gibi ortal\u0131\u011f\u0131n \u201calacakaranl\u0131kta olmak geceden sonra g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn gelece\u011fini s\u00f6yleyemeyece\u011finiz anlam\u0131na gelmez\u201d. Ayn\u0131 bi\u00e7imde modern sava\u015flarda sava\u015f\u00e7\u0131 kategorisi sava\u015f malzemeleri \u00fcreten i\u015f\u00e7ileri de -ama sadece orada \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 s\u0131rada- i\u00e7erecek \u015fekilde geni\u015fletilmi\u015ftir. Ancak asker tay\u0131nlar\u0131n\u0131 haz\u0131rlayan i\u015f\u00e7ileri kapsamaz. Asker\u00ee silah \u00fcretimi, insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn gereksinmelerini kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in yap\u0131lacak bir i\u015f olmad\u0131\u011f\u0131ndan, tehdite bir katk\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.22<\/p>\n<p>\u015eimdi bunu, despot ya da adaletsiz oldu\u011fu i\u00e7in kendisine kar\u015f\u0131 bir devrim hakk\u0131n\u0131n bulundu\u011fu bir rejim \u00f6rne\u011fine uygularsak, bask\u0131n\u0131n dolays\u0131z amilleri ile \u00f6teki insanlar aras\u0131nda bir ayr\u0131m yap\u0131lmas\u0131 gerekir. Yine burada da bu ayr\u0131m \u00e7izgisiyle ilgili zorluk \u00e7\u0131kart\u0131c\u0131, ihtilaf kayna\u011f\u0131 olacak durumlar s\u00f6z konusu olacakt\u0131r. Ama s\u0131n\u0131r\u0131n sadece rejimin sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 tan\u0131mlayacak \u015fekilde son derece dar bir \u015fekilde \u00e7ekilmesi yeter. Bunlar rejimin liderleri, askerleri, polisi, gizli ajanlar\u0131, gardiyanlar\u0131, i\u015fkencecileri, yani genelde rejim ad\u0131na sava\u015fanlar, bask\u0131c\u0131 yasalar\u0131n uygulanma ve g\u00fc\u00e7lendirilmesinde pay\u0131 olan ki\u015filerdir.23\u00a0 Bu, G\u00fcney Afrika \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, de\u015fifre olmu\u015f polis muhbirleri ile i\u015fbirlik\u00e7ilerini (bu konuyu ileride ele alaca\u011f\u0131m) i\u00e7erebilir, ama ortal\u0131\u011f\u0131 aya\u011fa kald\u0131rmadan her t\u00fcrden devlet g\u00f6revlisini diyelim \u00f6\u011fretmen ya da sa\u011fl\u0131k g\u00f6revlilerini de i\u00e7eremez. Sivil halk\u0131n geni\u015f bir kesimini, hatta s\u00f6zkonusu rejimin a\u00e7\u0131k destek\u00e7isi ya da avantac\u0131s\u0131 durumunda olabilecek kesimlerini bile i\u00e7eremez. \u015eayet burada bask\u0131c\u0131 bir rejimin siyasi taraftarlar\u0131 ya da ekonomik avantac\u0131lar\u0131n\u0131n ipso facto [salt bu s\u0131fatla] bu rejimin kurbanlar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmanlar\u0131 ve bu nedenle de devrimci \u015fiddetin me\u015fr\u00fb hedefleri oldu\u011fu s\u00f6yleniyorsa, daha sonra buna kar\u015f\u0131 ileri s\u00fcrece\u011fim arg\u00fcmana \u015fimdiden haz\u0131rlanmak bab\u0131ndan belirtelim, o zaman bu s\u00f6z ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde -onlar\u0131 katletmi\u015f olmay\u0131 mazur g\u00f6stermek \u00fczere- sava\u015f s\u0131ras\u0131nda d\u00fc\u015fman bir devletin sivilleri i\u00e7in de s\u00f6ylenebilir. Bu, kesinlikle sava\u015fta ortaya \u00e7\u0131kan bir eylem ve hakl\u0131la\u015ft\u0131rma tarz\u0131, bir zihniyet bi\u00e7imidir ve eminim \u00e7o\u011fu sosyalistin bo\u011faz\u0131na tak\u0131l\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u015eayet durup bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, haf\u0131zam\u0131z\u0131 zorlarsak \u0130ki t\u00fcr \u201cTer\u00f6r Saltanat\u0131\u201d vard\u0131; \u015fayet durup bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, haf\u0131zam\u0131z\u0131 zorlarsak birinde cinayetin ate\u015fli tutkularla, \u00f6tekinde so\u011fukkanl\u0131 bir kalpsizlikle i\u015flenmi\u015f oldu\u011funug\u00f6r\u00fcr\u00fcz; biri sadece aylarca s\u00fcrd\u00fc, \u00f6teki bin y\u0131l s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Mark Twain Sava\u015f\u0131n zorland\u0131\u011f\u0131 yerde bar\u0131\u015f ba\u015flar. Michael Walzer Bu yaz\u0131da geni\u015f anlam\u0131yla devrimin eti\u011fi denebilecek \u015feyi ele alaca\u011f\u0131m. Devrimci [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[178],"tags":[],"class_list":{"0":"post-1609","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-marksizm"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u015eayet durup bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, haf\u0131zam\u0131z\u0131 zorlarsak \u0130ki t\u00fcr \u201cTer\u00f6r Saltanat\u0131\u201d vard\u0131; \u015fayet durup bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, haf\u0131zam\u0131z\u0131 zorlarsak birinde cinayetin ate\u015fli tutkularla, \u00f6tekinde so\u011fukkanl\u0131 bir kalpsizlikle i\u015flenmi\u015f oldu\u011funug\u00f6r\u00fcr\u00fcz; biri sadece aylarca s\u00fcrd\u00fc, \u00f6teki bin y\u0131l s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Mark Twain Sava\u015f\u0131n zorland\u0131\u011f\u0131 yerde bar\u0131\u015f ba\u015flar. Michael Walzer Bu yaz\u0131da geni\u015f anlam\u0131yla devrimin eti\u011fi denebilecek \u015feyi ele alaca\u011f\u0131m. Devrimci [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-07-29T22:00:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"43 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras\",\"datePublished\":\"2010-07-29T22:00:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/\"},\"wordCount\":8618,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Marksizm\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/\",\"name\":\"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2010-07-29T22:00:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras","og_description":"\u015eayet durup bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, haf\u0131zam\u0131z\u0131 zorlarsak \u0130ki t\u00fcr \u201cTer\u00f6r Saltanat\u0131\u201d vard\u0131; \u015fayet durup bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, haf\u0131zam\u0131z\u0131 zorlarsak birinde cinayetin ate\u015fli tutkularla, \u00f6tekinde so\u011fukkanl\u0131 bir kalpsizlikle i\u015flenmi\u015f oldu\u011funug\u00f6r\u00fcr\u00fcz; biri sadece aylarca s\u00fcrd\u00fc, \u00f6teki bin y\u0131l s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Mark Twain Sava\u015f\u0131n zorland\u0131\u011f\u0131 yerde bar\u0131\u015f ba\u015flar. Michael Walzer Bu yaz\u0131da geni\u015f anlam\u0131yla devrimin eti\u011fi denebilecek \u015feyi ele alaca\u011f\u0131m. Devrimci [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-07-29T22:00:00+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"43 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras","datePublished":"2010-07-29T22:00:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/"},"wordCount":8618,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Marksizm"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/","name":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2010-07-29T22:00:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/07\/30\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-1bolum-norman-geras\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (1.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1609","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1609"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1609\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1609"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1609"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1609"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}