{"id":286,"date":"2009-03-01T15:26:03","date_gmt":"2009-03-01T12:26:03","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/"},"modified":"2009-03-01T15:26:03","modified_gmt":"2009-03-01T12:26:03","slug":"anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/","title":{"rendered":"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/antiduhring.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left; border: 0;\" \/>\u00dc\u00c7 BASKININ \u00d6NS\u00d6ZLER\u0130<br \/>I<br \/> A\u015fa\u011f\u0131daki \u00e7al\u0131\u015fma herhangi bir &#8220;i\u00e7 d\u00fcrt\u00fc&#8221;n\u00fcn \u00fcr\u00fcn\u00fc de\u011fildir. Tersine.Bundan \u00fc\u00e7 y\u0131l \u00f6nce bay D\u00fchring, sosyalizmin yanda\u015f\u0131 ve ayn\u0131 zamanda d\u00fczelticisi olarak birdenbire y\u00fczy\u0131l\u0131na meydan okudu\u011fu zaman, Almanya&#8217;daki dostlar, o s\u0131ralarda sosyal-demokrat parti merkez organ\u0131 olan Volksstaat&#8217;ta bu yeni sosyalist teorinin ele\u015ftirici incelemesini yapmam i\u00e7in beni bir\u00e7ok kez zorlad\u0131lar. Onlar bu i\u015fin, e\u011fer hen\u00fcz \u00e7ok gen\u00e7 olan ve kesin olarak daha k\u0131sa bir s\u00fcre \u00f6nce birle\u015fmi\u015f bulunan partide, mezhep\u00e7ilik anlay\u0131\u015f\u0131na yeni b\u00f6l\u00fcnme ve kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k \u00e7\u0131karma firsatlar\u0131 verilmek istenmiyorsa, kesenkes gerekli oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Almanya&#8217;daki dostlar, Almanya&#8217;daki ko\u015fullar\u0131 benden daha iyi de\u011ferlendirecek bir durumda bulunuyorlard\u0131; buna g\u00f6re, onlara inanmam gerekiyordu. Ayr\u0131ca sosyalist-bas\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131n, bu yeni-d\u00f6nmeyi ger\u00e7i (sayfa: 43)Volksstaat&#8217;\u0131 b\u00f6yle b\u00fcy\u00fck savlarla ortaya \u00e7\u0131kan yeni \u00f6\u011freti kar\u015f\u0131s\u0131nda a\u00e7\u0131k bir durum almaya zorlamak i\u00e7in, her t\u00fcrl\u00fc reklam ve entrika ustal\u0131klar\u0131n\u0131 kullan\u0131yorlard\u0131.<br \/> Gene de, \u00f6b\u00fcr i\u015fleri bir yana b\u0131rakarak bu ek\u015f\u0131 elmay\u0131 \u0131s\u0131rmaya karar vermem i\u00e7in bana bir y\u0131l gerekti. Bu ek\u015fi elma ger\u00e7ekte, bir kez \u0131s\u0131r\u0131d\u0131ktan sonra tamamen yutulmas\u0131 gereken elmalardand\u0131. Ve yaln\u0131zca \u00e7ok ek\u015fi de\u011fil, \u00e7ok iriydi de. Yeni sosyalist teori, yeni bir felsefe sisteminin son pratik meyvesi olarak \u00e7\u0131k\u0131yordu ortaya. \u00d6yleyse bu teoriyi, bu sistem b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7inde incelemek ve sonra sistemin kendisini incelemek gerekiyordu; bay D\u00fchring&#8217;i, olanakl\u0131 olan her \u015feyi ve daha ba\u015fka birka\u00e7 \u015feyi ele ald\u0131\u011f\u0131 o geni\u015f alanda izlemek gerekiyordu. 1877 y\u0131l\u0131ndan ba\u015flayarak, Volksstaat&#8217;\u0131n ard\u0131l\u0131 olarak Leibzig&#8217;de \u00e7\u0131kan Vorw\u00e4rts&#8217;de yay\u0131nlanan ve burada birarada bulunacak olan bir dizi makalenin k\u00f6keni, budur.<br \/> Ele\u015ftiriye konunun, yani bay D\u00fchring&#8217;in yap\u0131tlar\u0131n\u0131n bilimsel y\u00fck\u00fcyle tamamen ters orant\u0131l\u0131 boyutlar\u0131 kazand\u0131ran \u015fey, konunun niteli\u011fi oldu. Bununla birlikte, bu boyutlar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flatabilecek iki ba\u015fka \u015fey daha var. Bir yandan bu boyutlar bana, burada yana\u015f\u0131lmas\u0131 gereken \u00e7ok \u00e7e\u015fitli alanlarda, bug\u00fcn bilimsel ya da pratik bir \u00f6nem ta\u015f\u0131yan sorunlar \u00fczerindeki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn olumlu bir a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 sunmak f\u0131rsat\u0131n\u0131 veriyordu. Bu i\u015fi her b\u00f6l\u00fcmde yapt\u0131m ve bu yap\u0131t bay D\u00fchring&#8217;in &#8220;sistem&#8221;ine kar\u015f\u0131 bir ba\u015fka sistemi \u00e7\u0131karma amac\u0131n\u0131 ne denli az ta\u015f\u0131rsa ta\u015f\u0131s\u0131n, taraf\u0131mdan sunulan d\u00fc\u015f\u00fcnceleri birbirine ba\u011flayan i\u00e7 ba\u011f\u0131n okurun g\u00f6z\u00fcnden ka\u00e7mayaca\u011f\u0131n\u0131 umar\u0131m. Bu bak\u0131mdan, \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131n b\u00fcsb\u00fct\u00fcn verimsiz olmad\u0131\u011f\u0131 konusunda, daha \u015fimdiden yeterli kan\u0131tlara sahibim.<br \/> \u00d6te yandan &#8220;sistem yarat\u0131c\u0131&#8221; bay D\u00fchring, bug\u00fcnk\u00fc (sayfa: 44) Almanya&#8217;da tek ba\u015f\u0131na bir olay de\u011fildir. Bir s\u00fcreden beri Almanya&#8217;da evrendo\u011fum, genel do\u011fa felsefesi, siyaset, iktisat vb. sistemleri, bir gece i\u00e7inde, mantar gibi, d\u00fczinelerle boy vermektedir. En \u00f6nemsiz felsefe doktoru, hatta en \u00f6nemsiz \u00f6\u011frenci bile, bug\u00fcn kendini, en az\u0131ndan bir tam &#8220;sistem&#8221; kurmaktan ba\u011f\u0131\u015f\u0131k saym\u0131yor. T\u0131pk\u0131 modern devlette her yurtta\u015f\u0131n, \u00fczerinde oy vermeye \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn sorunlar konusunda bir yarg\u0131ya varmak i\u00e7in olgun bulundu\u011funun varsay\u0131lmas\u0131 gibi; t\u0131pk\u0131 ekonomide, her t\u00fcketicinin, ge\u00e7imi i\u00e7in sat\u0131n alma durumunda bulundu\u011fu b\u00fct\u00fcn metalar \u00fczerinde tam bir bilirki\u015fi oldu\u011funun kabul edilmesi gibi \u2014 ayn\u0131 varsay\u0131m bundan b\u00f6yle bilimde de h\u00fck\u00fcm s\u00fcrecek. Bilim \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ki\u015finin \u00f6\u011frenmedi\u011fi \u015feyler \u00fczerinde yazmas\u0131 ve bunu s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya bilimsel tek y\u00f6ntem olarak satmas\u0131 anlam\u0131na geliyor. Bay D\u00fchring&#8217;e gelince o, bug\u00fcn\u00fcn Almanya&#8217;s\u0131nda her yerde \u00f6ne f\u0131rlayan ve kendi ekstra&#8230; i\u015fporta mal\u0131n\u0131n yaygaras\u0131 her \u015feyi bast\u0131ran bu g\u00f6steri\u015f\u00e7i s\u00f6zde-bilimin en temsil edici \u00f6rneklerinden biridir. \u015eiirde, felsefede, siyasette, iktisatta, tarihte ekstra i\u015fporta mal\u0131, ders ve siyaset k\u00fcrs\u00fcs\u00fcnde ekstra i\u015fporta mal\u0131, her yerde ekstra i\u015fporta mal\u0131, \u00f6teki uluslar\u0131n orta mal\u0131 ve baya\u011f\u0131 i\u015fporta mal\u0131ndan farkl\u0131 olarak, \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve fikir derinli\u011fi iddialar\u0131na sahip ekstra i\u015fporta mal\u0131; Almanya entelekt\u00fcel sanayisinin, tam da Philadelphia sergisinde ne yaz\u0131k ki yanlar\u0131nda temsil edilmedi\u011fi \u00f6teki Alman mallar\u0131 gibi, ucuz ama k\u00f6t\u00fc kaliteli, en \u00f6zellik belirtici ve en a\u011f\u0131r \u00fcr\u00fcn\u00fc olan ekstra i\u015fporta mal\u0131. Alman sosyalizmi bile, bu yak\u0131nlarda, \u00f6zellikle bay D\u00fchring taraf\u0131ndan verilen iyi \u00f6rnekten bu yana, kendini ekstra i\u015fporta mal\u0131na veriyor ve &#8220;tek s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bile ger\u00e7ekten \u00f6\u011frenmedi\u011fi&#8221; [1*] bir &#8220;bilim&#8221;i sergileyen \u015fu ya da bu ki\u015fiyi \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor. Alman \u00f6\u011frencisinin sosyal-demokras\u0131yi benimseyi\u015finin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 g\u00f6steren ve bundan ayr\u0131lmaz bir \u015fey olan, ama i\u015f\u00e7ilerimizin son derece sa\u011fl\u0131kl\u0131 yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131 sayesinde \u00e7abucak \u00fcstesinden gelinecek (sayfa: 45) bir \u00e7ocukluk hastal\u0131\u011f\u0131d\u0131r bu.<br \/> E\u011fer bay D\u00fchring&#8217;i ancak amat\u00f6r olarak ilerleme sav\u0131nda bulunabilece\u011fim alanlarda izlemek zorunda kald\u0131ysam, bu benim su\u00e7um de\u011fil. B\u00f6yle durumlarda, \u00e7o\u011fu kez, hasm\u0131n\u0131n d\u00fczmece ya da yanl\u0131\u015f olumlamalar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na do\u011fru, s\u00f6zg\u00f6t\u00fcrmez olgular\u0131 koymakla yetindim. Hukuk alan\u0131nda ve s\u0131k s\u0131k da do\u011fa bilimlerinde b\u00f6yle oldu. \u00d6teki durumlarda, do\u011fa bilimlerinin teorik k\u0131sm\u0131ndan \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015f genel fikirler alan\u0131, yani uzman\u0131n bile, bay Virchow&#8217;un itiraf\u0131na g\u00f6re, hepimiz gibi bir &#8220;yar\u0131-bilgin&#8221; oldu\u011fu kom\u015fu alanlara ge\u00e7mek \u00fczere, kendi uzmanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmak zorunda kald\u0131\u011f\u0131 bir alan s\u00f6zkonusudur. [2*] Bu konuda, k\u00fc\u00e7\u00fck yanl\u0131\u015fl\u0131klar ve anlat\u0131m beceriksizlikleri i\u00e7in herkese g\u00f6sterilen ho\u015fg\u00f6r\u00fcn\u00fcn bana da g\u00f6sterilece\u011fini umar\u0131m.<br \/> Bu \u00f6ns\u00f6z\u00fc bitirirken elime, bay D\u00fchring&#8217;in Rasyonel Bir Fizi\u011fin ve Rasyonel Bir Kimyan\u0131n Yeni Temel Yasalar\u0131 adl\u0131 yeni bir &#8220;temel&#8221; yap\u0131t\u0131n\u0131 duyurmak i\u00e7in, gene bay D\u00fchring taraf\u0131ndan kaleme al\u0131nm\u0131\u015f bir kitabevi duyurusu ge\u00e7ti. Fizik ve kimya bilgilerimin yoksullu\u011funu ne denli bilirsem bileyim, gene de bu yap\u0131t\u0131 hi\u00e7 g\u00f6rmeksizin, bay D\u00fchring&#8217;in bu yap\u0131tta ortaya koydu\u011fu fizik ve kimya yasalar\u0131n\u0131n, yanl\u0131\u015fl\u0131klar ve beylik d\u00fc\u015f\u00fcnceler bak\u0131m\u0131ndan, kendisi taraf\u0131ndan daha \u00f6nce bulunmu\u015f ve bu kitapta incelenmi\u015f olan iktisat, evrenin genel \u015fematik bilgisi vb. ile ilgili yasalar yan\u0131nda yer alacaklar\u0131n\u0131 ve bay D\u00fchring taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f rigometre ya da son derece d\u00fc\u015f\u00fck \u0131s\u0131lar\u0131 \u00f6l\u00e7me aletinin, y\u00fcksek ya da d\u00fc\u015f\u00fck \u0131s\u0131lar\u0131 de\u011fil, ama yaln\u0131zca bay D\u00fchring&#8217;in z\u0131r cahil gururunu \u00f6l\u00e7meye yarayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebilmek i\u00e7in, bay D\u00fchring&#8217;imi yeteri kadar tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131 san\u0131yorum.<\/p>\n<p>Londra, 11 Haziran 1878 (sayfa: 46)<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">II<br \/> Bu yap\u0131t\u0131n bir yeni bask\u0131s\u0131n\u0131 yay\u0131nlama zorunlulu\u011fu benim i\u00e7in \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir \u015fey oldu. Ele\u015ftirisinin konusu olan \u015fey, bug\u00fcn hemen hemen unutulmu\u015ftur. Yap\u0131t\u0131n kendisi, yaln\u0131zca Leipzig&#8217;de \u00e7\u0131kan Vorw\u00e4rts&#8217;de 1877 ve 1878 y\u0131llar\u0131nda bir dizi halinde binlerce okura sunulmakla kalmam\u0131\u015f, ayr\u0131ca \u00e7ok say\u0131da bas\u0131lm\u0131\u015f bir cilt halinde b\u00fct\u00fcn olarak yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r da. Nas\u0131l oluyor da biri \u00e7\u0131k\u0131p, benim y\u0131llarca \u00f6nce bay D\u00fchring \u00fczerinde s\u00f6ylemek gere\u011fini duydu\u011fum \u015feylerle ilgilenebiliyor?<br \/> Ku\u015fkusuz bunu, en ba\u015fta, bu yap\u0131t\u0131n o s\u0131rada dola\u015f\u0131mda bulunan hemen b\u00fct\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131m gibi, sosyalistlere-kar\u015f\u0131 yasan\u0131n resmen yay\u0131nlanmas\u0131ndan hemen sonra, Alman \u0130mparatorlu\u011funda yasaklanm\u0131\u015f olmas\u0131na bor\u00e7luyum. Kutsal-Ba\u011fla\u015fma \u00fclkelerinin soydan ge\u00e7me b\u00fcrokratik \u00f6nyarg\u0131lar\u0131na saplan\u0131p kalmam\u0131\u015f herhangi bir kimse i\u00e7in bu \u00f6nlemin etkisi apa\u00e7\u0131k ortadayd\u0131: yasaklanan kitaplar\u0131n iki-\u00fc\u00e7 kat fazla s\u00fcr\u00fcm\u00fc, uygulama g\u00fc\u00e7leri olmaks\u0131z\u0131n yasaklar yay\u0131nlayan Berlinli efendilerin g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fcklerinin g\u00fcn\u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kmas\u0131. Asl\u0131nda \u0130mparatorluk h\u00fck\u00fcmetinin iyilikseverli\u011fi, k\u00fc\u00e7\u00fck kitaplar\u0131m\u0131n benim g\u00f6ze alabildi\u011fimden \u00e7ok yeni bask\u0131 yapmas\u0131n\u0131 sa\u011fl\u0131yor; metni gerekti\u011fi gibi g\u00f6zden ge\u00e7irecek zaman\u0131m yok ve \u00e7o\u011fu kez, onu oldu\u011fu gibi yeniden bast\u0131rmak zorunda kal\u0131yorum.<br \/> Ama buna bir ba\u015fka \u00f6zellik daha ekleniyor. Bay D\u00fchring&#8217;in bu kitapta ele\u015ftirilen &#8220;sistem&#8221;i \u00e7ok geni\u015f bir teorik alan\u0131 kapsar; ben onu her yerde izlemek ve onun g\u00f6r\u00fc\u015flerine kar\u015f\u0131 kendi g\u00f6r\u00fc\u015flerimi \u00e7\u0131karmak zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131m. B\u00f6ylelikle olumsuz ele\u015ftiri olumlu bir duruma gelmi\u015f, polemik, Marks&#8217;\u0131n ve benim temsil etmekte oldu\u011fumuz diyalektik y\u00f6ntem ve kom\u00fcnist d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn, hem de bir dizi olduk\u00e7a geni\u015f alanda, az\u00e7ok tutarl\u0131 bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 durumuna d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. Bizim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz, ilk kez Marks&#8217;\u0131n Felsefenin Sefaleti&#8217;nde ve Kom\u00fcnist Manifesto&#8217;da ileri s\u00fcr\u00fclmesinden bu yana, Kapital&#8217;in yay\u0131nlanmas\u0131na de\u011fin yirmi y\u0131l s\u00fcren bir (sayfa: 47) kulu\u00e7ka d\u00f6neminden ge\u00e7ti; o zamandan beri giderek daha h\u0131zl\u0131 bir bi\u00e7imde her g\u00fcn daha geni\u015f \u00e7evrelere yay\u0131l\u0131yor, \u00f6yleki \u015fimdi, Avrupa s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00f6tesinde, bir yanda proleterler ve \u00f6te yanda taraf kay\u0131rmayan bilimsel teorisyenler bulunan b\u00fct\u00fcn \u00fclkelerde, dinleyici ve destek buluyor. \u00d6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki, \u00fcstelik D\u00fchring&#8217;in tezlerine kar\u015f\u0131 bir\u00e7ok bak\u0131mdan bu vesileyle verilen olumlu a\u00e7\u0131klamalar yarar\u0131na gereksiz bir duruma gelmi\u015f polemi\u011fi bile kabul etmek \u00fczere, konu ile yeteri kadar ilgilenen bir kamuoyu var.<br \/> Bu arada bir not: bu kitapta a\u00e7\u0131klanan g\u00f6r\u00fc\u015flerin temelleri ve geli\u015fmesi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde Marks&#8217;a ve ancak \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde bana ili\u015fkin oldu\u011fundan, kitab\u0131m\u0131n onun bilgisi d\u0131\u015f\u0131nda yaz\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 kendili\u011finden anla\u015f\u0131l\u0131r. Ben b\u00fct\u00fcn elyazmas\u0131n\u0131 bas\u0131lmadan \u00f6nce ona okudum, ve ekonomi \u00fczerindeki k\u0131s\u0131mda onuncu b\u00f6l\u00fcm\u00fc (&#8220;Ele\u015ftirel Tarih \u00dczerine&#8221;) yazan da odur; ben yaln\u0131zca, b\u00fcy\u00fck bir \u00fcz\u00fcnt\u00fc duyarak, d\u0131\u015fsal nedenlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc biraz k\u0131saltmak zorunda kald\u0131m. Zaten bizim \u00f6zel konularda her zaman birbirimize yard\u0131m etme al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131m\u0131z vard\u0131.<br \/> Bu bask\u0131, bir b\u00f6l\u00fcm d\u0131\u015f\u0131nda, bundan \u00f6ncekinin t\u0131pk\u0131s\u0131d\u0131r. Bir yandan, kitapta bir\u00e7ok de\u011fi\u015fiklik yapmak yolundaki iste\u011fim ne denli b\u00fcy\u00fck olursa olsun, derinle\u015ftirilmi\u015f bir g\u00f6zden ge\u00e7irme i\u00e7in zaman\u0131m yoktu. Marks taraf\u0131ndan b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f elyazmalar\u0131n\u0131 bask\u0131 i\u00e7in haz\u0131rlamak \u00f6devim var ve bu i\u015f, b\u00fct\u00fcn ba\u015fka i\u015flerden \u00e7ok daha \u00f6nemli. Ve sonra, vicdan\u0131m herhangi bir de\u011fi\u015fikli\u011fi kabul etmiyor. Bu yap\u0131t, bir polemik yap\u0131t\u0131d\u0131r ve hasm\u0131ma kar\u015f\u0131, onun hi\u00e7bir \u015fey d\u00fczeltemedi\u011fi yerde, kendi pay\u0131ma hi\u00e7bir \u015fey d\u00fczeltmemek borcuyla y\u00fck\u00fcml\u00fc oldu\u011fumu san\u0131yorum. Ben yaln\u0131zca bay D\u00fchring&#8217;in yan\u0131t\u0131na kar\u015f\u0131 yan\u0131t vermek hakk\u0131n\u0131 isteyebilirdim. Ne var ki ben, bay D\u00fchring&#8217;in sald\u0131r\u0131ma kar\u015f\u0131 yazd\u0131klar\u0131n\u0131 okumad\u0131m ve \u00f6zel bir neden olmad\u0131k\u00e7a da okumayaca\u011f\u0131m; teorik d\u00fczeyde ondan kurtulmu\u015f bulunuyorum. \u00d6te yandan, o g\u00fcnden bu yana, Berlin \u00dcniversitesi taraf\u0131ndan utan\u00e7 verici bir haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011fram\u0131\u015f bulundu\u011fu i\u00e7in, ona kar\u015f\u0131 yaz\u0131nsal sava\u015f\u0131m\u0131n efendilik kurallar\u0131na daha da \u00e7ok uymak gere\u011fini duyuyorum. (sayfa: 48) Ger\u00e7i \u00fcniversite, bunun cezas\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc: bay D\u00fchring&#8217;in \u00f6\u011fretim \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, bilinen ko\u015fullar alt\u0131nda geri almaya raz\u0131 olan bir \u00fcniversite, gene bilinen ko\u015fullar alt\u0131nda, bay Schweninger&#8217;i [3*] kendisine zorla kabul ettirmelerine \u015fa\u015f\u0131rmamal\u0131d\u0131r.<br \/> A\u00e7\u0131klamalar eklemekte sak\u0131nca g\u00f6rmedi\u011fim tek b\u00f6l\u00fcm, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc k\u0131sm\u0131n ikinci b\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr: &#8220;Teorik Bilgiler&#8221; b\u00f6l\u00fcm\u00fc. Burada yaln\u0131zca tuttu\u011fum g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn \u00f6nemli bir noktas\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131 s\u00f6zkonusudur ve hasm\u0131m\u0131n daha pop\u00fcler bir \u00fcslup kullanmak ve fikirlerin birbirine ba\u011flanmas\u0131n\u0131 tamamlamak i\u00e7in \u00e7aba g\u00f6stermemden yak\u0131nmas\u0131n\u0131n yeri yoktur. Asl\u0131nda, bunun bir d\u0131\u015f nedeni vard\u0131. Yap\u0131t\u0131n \u00fc\u00e7 b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc (giri\u015fin ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fc ile, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc k\u0131sm\u0131n birinci ve ikinci b\u00f6l\u00fcmleri), Frans\u0131zcaya \u00e7evrilmesi amac\u0131yla ba\u011f\u0131ms\u0131z bir bro\u015f\u00fcr durumuna getirecek bi\u00e7imde, dostum Lafargue i\u00e7in yeniden elden ge\u00e7irmi\u015ftim ve Frans\u0131zca bask\u0131n\u0131n bir \u0130talyanca ve bir de Polonya dilindeki bask\u0131ya temel hizmeti g\u00f6rmesi \u00fczerine, Sosyalizmin \u00dctopyadan Bilime Evrimi ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda bir Almanca bask\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131m. [4*] Bu sonuncusu, birka\u00e7 ay i\u00e7inde \u00fc\u00e7 bask\u0131 yapt\u0131 ve Rus\u00e7a ve Danimarka dilinde de \u00e7evirileri yay\u0131nland\u0131. B\u00fct\u00fcn bu bask\u0131larda, yaln\u0131zca s\u00f6zkonusu b\u00f6l\u00fcme baz\u0131 eklemeler yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131 ve \u00f6zg\u00fcn yap\u0131t\u0131n yeniden yay\u0131nlanmas\u0131nda, uluslararas\u0131 bir nitelik kazanan daha sonraki metin yerine ilk metne sar\u0131lmay\u0131 istemek, ukalal\u0131k etmek olurdu.<br \/> Yap\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131 istedi\u011fim \u00f6teki de\u011fi\u015fiklikler, ba\u015fl\u0131ca iki nokta ile ilgili. \u00d6nce Morgan&#8217;\u0131n, anahtar\u0131n\u0131 bize ancak 1877&#8217;de verdi\u011fi insanl\u0131\u011f\u0131n ilkel tarihi ile. Ama, o zamandan beri, Ailenin, \u00d6zel M\u00fclkiyetin ve Devletin K\u00f6keni, Z\u00fcrih 1884, adl\u0131 yap\u0131t\u0131mda, buarada elime ge\u00e7en bilgileri kullanmak f\u0131rsat\u0131n\u0131 buldu\u011fumdan, bu sonraki \u00e7al\u0131\u015fmaya i\u015farette bulunmak yeter.<br \/> \u0130kinci olarak, teorik do\u011fa bilimini i\u015fleyen k\u0131sm\u0131 de\u011fi\u015ftirmek isterdim. Bu k\u0131s\u0131mda b\u00fcy\u00fck bir a\u00e7\u0131klama beceriksizli\u011fi (sayfa: 49) egemendir ve bug\u00fcn bir\u00e7ok nokta daha a\u00e7\u0131k ve daha belgin bir bi\u00e7imde anlat\u0131labilirdi. E\u011fer burada kendime baz\u0131 d\u00fczeltmeler yapmak hakk\u0131n\u0131 tan\u0131m\u0131yorsam, bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc bu d\u00fczeltmeler yerine kendi \u00f6zele\u015ftirimi yapmaya daha da zorunluyum.<br \/> Alman idealist felsefesinden bilin\u00e7li diyalekti\u011fi, onu do\u011fan\u0131n ve tarihin materyalist anlay\u0131\u015f\u0131 ile b\u00fct\u00fcnle\u015ftirmek \u00fczere kurtaran, hemen hemen yaln\u0131zca Marks ve ben olduk. Ne var ki ayn\u0131 zamanda, hem diyalektik hem de materyalist bir do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131, matematik ve do\u011fa bilimi ile i\u00e7li-d\u0131\u015fl\u0131 olunmas\u0131n\u0131 gerektirir. Marks, d\u00f6rtba\u015f\u0131 bay\u0131nd\u0131r bir matematik\u00e7i idi ama do\u011fa bilimlerini biz ikimiz de ancak par\u00e7a par\u00e7a, kesikli, da\u011f\u0131n\u0131k bir bi\u00e7imde izleyebiliyorduk. Ancak, tecimsel i\u015flerden \u00e7ekilmem ve Londra&#8217;ya yerle\u015fmem bana zaman verdikten sonrad\u0131r ki sekiz y\u0131l boyunca zaman\u0131m\u0131n en b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc bu i\u015fe vererek, matematik ve do\u011fa bilimlerinde, olanak \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde, (Liebig&#8217;in dedi\u011fi gibi) [5*] tam bir &#8220;ses de\u011fi\u015fimi&#8221; yapt\u0131m. Bay D\u00fchring&#8217;in s\u00f6zde do\u011fa felsefesi ile ilgilenme firsat\u0131n\u0131 buldu\u011fum zaman, i\u015fte tam da bu ses de\u011fi\u015fimi i\u015fleminin ortas\u0131ndayd\u0131m. Bu nedenle, tam teknik deyimi her zaman bulamamamdan ve teorik do\u011fa bilimi alan\u0131nda genellikle belli bir yava\u015fl\u0131kla ilerlememden daha do\u011fal bir \u015fey olamaz. Ama bir ba\u015fka yandan, bu alanda hen\u00fcz rahat olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 bilmenin bilinci beni sak\u0131n\u0131ml\u0131 yapt\u0131: o zaman tan\u0131tlanm\u0131\u015f olgular konusunda ger\u00e7ek d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131 ya da o s\u0131ralarda kabul edilmi\u015f bulunan teorilerin yanl\u0131\u015f bir sunulu\u015fu su\u00e7unu, kimse bana y\u00fckleyemez. Bu bak\u0131mdan, yaln\u0131zca bilinmeyen bir b\u00fcy\u00fck matematik\u00e7i, benim k\u00f6k i\u00e7inde k\u00f6k eksi bir&#8217;in onuruna k\u0131yarcas\u0131na suikastte bulunmu\u015f oldu\u011fumdan Marks&#8217;a mektupla yak\u0131nd\u0131. [6*] (sayfa: 50)<br \/> Matematik ve do\u011fa bilimlerinde bu \u00f6zetlemeyi yaparken, benim i\u00e7in hi\u00e7 ku\u015fkusuz, say\u0131s\u0131z de\u011fi\u015fikliklerin kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndan, tarihte de olaylar\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki olumsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen ayn\u0131 hareket yasalar\u0131n\u0131n; insan d\u00fc\u015f\u00fcncesi taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilen evrim tarihinde de \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu olu\u015fturarak, yava\u015f yava\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnen insanlar\u0131n bilin\u00e7 alan\u0131na giren ayn\u0131 yasalar\u0131n: Hegel&#8217;in ilk kez olarak geni\u015f bir tarzda, ama mistikle\u015ftirilmi\u015f bir bi\u00e7im alt\u0131nda geli\u015ftirdi\u011fi ve bizim \u00f6teki \u00f6zlemlerimiz aras\u0131nda, bu mistik zarftan \u00e7ekip \u00e7\u0131karmak ve b\u00fct\u00fcn basitlikleri, b\u00fct\u00fcn genellikleri ile bilin\u00e7 alan\u0131na sokmak istedi\u011fimiz yasalar\u0131n, do\u011fada kendilerini zorla kabul ettirdiklerinden \u2014b\u00fct\u00fcnde hi\u00e7bir ku\u015fkum olmad\u0131\u011f\u0131ina g\u00f6re\u2014 ayr\u0131nt\u0131da g\u00fcven getirmek s\u00f6zkonusuydu. Eski do\u011fa felsefesinin, ger\u00e7ek de\u011fer ve verimli tohumlar olarak i\u00e7erdi\u011fi her \u015feye kar\u015f\u0131n, [7*] bizi doyuramad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131. Bu yap\u0131tta ayr\u0131nt\u0131l\u0131 (sayfa: 51) bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f bulundu\u011fum gibi do\u011fa felsefesi, \u00f6zellikle hegelci bi\u00e7imi alt\u0131nda, do\u011fada zaman i\u00e7inde bir evrim, bir ardarda geli\u015f de\u011fil yaln\u0131zca bir yanyana konulu\u015f g\u00f6rme kusuruna sahipti. Bu, bir yandan yaln\u0131zca &#8220;tin&#8221;e (&#8220;esprit&#8221;) tarihsel bir geli\u015fme tan\u0131yan hegelci sistemin kendisinin, ama \u00f6te yandan da o zamanki do\u011fa bilimlerinin genel durumunun sonucuydu. B\u00f6ylece Hegel, daha \u00f6nce nebula (bulutsu) teorisi ile g\u00fcne\u015f sisteminin do\u011fu\u015funu ve d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn sulardaki gel-git y\u00fcz\u00fcnden yava\u015flamas\u0131 bulgusuyla da bu sistemin sonunu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f bulunan Kant&#8217;in \u00e7ok gerisine d\u00fc\u015f\u00fcyordu. [8*] Ensonu benim i\u00e7in, diyalektik yasalar\u0131 kurgu arac\u0131yla do\u011faya sokmak de\u011fil ama onlar\u0131 orada bulmak ve oradan \u00e7\u0131karmak s\u00f6zkonusu olabilirdi.<br \/> Bununla birlikte bu i\u015f, e\u011fer buna tutarl\u0131 bir bi\u00e7imde ve her \u00f6zel alan i\u00e7in giri\u015filirse, bir dev i\u015fidir. Egemenlik alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 gereken alan\u0131n hemen hemen sonsuz derecede b\u00fcy\u00fck olmas\u0131 bir yana, ayr\u0131ca b\u00fct\u00fcn bu alan \u00fczerinde do\u011fa biliminin kendisi \u00f6ylesine g\u00fc\u00e7l\u00fc bir alt\u00fcst olma s\u00fcreci i\u00e7ine girmi\u015f bulunuyor ki hatta b\u00fct\u00fcn bo\u015f zaman\u0131n\u0131 bu i\u015f i\u00e7in kullanan bir kimse taraf\u0131ndan bile g\u00fc\u00e7 izlenebilir. Oysa, Karl Marks&#8217;\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra zaman\u0131m, en geciktirilmez \u00f6devler taraf\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131, ve i\u015fime ara vermek zorunda kald\u0131m. Durum de\u011fi\u015fene de\u011fin bu kitapta verilen bilgilerle yetinmein ve \u00e7\u0131kacak bir firsat\u0131n bana elde edilen sonu\u00e7lar\u0131 bir araya getirme ve onlar\u0131 belki de Marks taraf\u0131ndan b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f son derece \u00f6nemli matematik elyazmalar\u0131 ile birlikte yay\u0131nlama olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flamas\u0131n\u0131 beklemem gerekiyor. [9*] (sayfa: 52)<br \/> Bununla birlikte, teorik do\u011fa bilimindeki geli\u015fmenin \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131, b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc bak\u0131m\u0131ndan ya da b\u00fct\u00fcn\u00fcyle gereksiz k\u0131lmas\u0131 olanakl\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc, teorik do\u011fa bilimine, y\u0131\u011f\u0131nsal olarak biriken salt g\u00f6rg\u00fcc\u00fcl (empirique) bulgular\u0131 bir d\u00fczene koyma basit zorunlulu\u011fu taraf\u0131ndan zorla kabul ettirilen devrim \u00f6ylesine b\u00fcy\u00fck ki en dikkafal\u0131 g\u00f6rg\u00fcc\u00fcy\u00fc bile do\u011fal s\u00fcre\u00e7lerin diyalektik niteli\u011fi \u00fczerine gitgide daha \u00e7ok bilin\u00e7 sahibi olmaya zorluyor. Eski sert kar\u015f\u0131tl\u0131klar, a\u00e7\u0131k ve a\u015f\u0131lmaz ayr\u0131m \u00e7izgileri, gitgide ortadan kalk\u0131yor. [10*] Son &#8220;ger\u00e7ek&#8221; gazlar\u0131n bile s\u0131v\u0131la\u015fmas\u0131ndan, bir cismin s\u0131v\u0131 ve gaz bi\u00e7imlerinin birbirinden ay\u0131rdedilmez bir duruma getirilebilece\u011finin g\u00f6sterilmesinden sonra, \u00e7\u00f6kelekle\u015fme durumlar\u0131, eski mutlak niteliklerinin son kal\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 da yitirmi\u015f bulunuyorlar. Tam gazlarda, gaz molek\u00fcllerinin hareket h\u0131zlar\u0131n\u0131n karelerinin, e\u015fit s\u0131cakl\u0131kta, molek\u00fcl a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131yla ters orant\u0131l\u0131 olduklar\u0131 yolundaki kinetik-gazlar teorisinin \u00f6nerisiyle, s\u0131cakl\u0131k da do\u011frudan do\u011fruya hareketin ara\u00e7s\u0131z olarak \u00f6l\u00e7\u00fclebilir bi\u00e7imleri dizisi i\u00e7ine giriyor. Daha on y\u0131l \u00f6nce, hareketin daha yeni bulunmu\u015f olan b\u00fcy\u00fck temel yasas\u0131, enerjinin basit sak\u0131n\u0131m\u0131 yasas\u0131 olarak, hareketi yoketme ve yaratma olanaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yal\u0131n anlat\u0131m\u0131 olarak, yani yaln\u0131zca nicel y\u00f6n\u00fcnden kavranm\u0131\u015ft\u0131: ama gitgide bu olumsuz anlat\u0131m, yerini enerjinin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc olumlu anlat\u0131m\u0131na b\u0131rak\u0131yor ki bu anlay\u0131\u015f i\u00e7inde, s\u00fcrecin nitel y\u00f6n\u00fcn\u00fcn ilk kez hakk\u0131 veriliyor ve do\u011fa\u00fcst\u00fc yarat\u0131c\u0131n\u0131n son an\u0131s\u0131 da s\u00f6n\u00fcyor. Hareket miktar\u0131n\u0131n (enerji denilen \u015fey), (mekanik g\u00fc\u00e7 denilen) kinetik enerji durumundan elektri\u011fe, s\u0131cakl\u0131\u011fa, potansiyel konum enerjisine, vb. ve bunlar\u0131n da kinetik enerji durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc zaman de\u011fi\u015fmedi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesinin art\u0131k bir yenilik olarak \u00f6\u011f\u00fctlenmeye gereksinmesi yoktur; bu d\u00fc\u015f\u00fcnce, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcrecinin, bilgisi b\u00fct\u00fcn do\u011fa bilgisini kapsayan o b\u00fcy\u00fck temel s\u00fcrecin, \u015fimdi i\u00e7erik y\u00f6n\u00fcnden daha zengin bir irdelenmesine sa\u011flam bir temel hizmeti g\u00f6r\u00fcyor. Ve biyoloji, evrim teorisi (sayfa: 53) \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda geli\u015fmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131ndan beri, organik do\u011fa alan\u0131nda sert s\u0131n\u0131fland\u0131rma s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n birbiri ard\u0131na, eridi\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc; hemen hemen hi\u00e7 bir s\u0131n\u0131fland\u0131rmaya girmeyen arac\u0131 halkalar g\u00fcnden g\u00fcne art\u0131yor, daha \u00f6zenli bir irdeleme, organizmalar\u0131 bir s\u0131n\u0131ftan \u00f6tekine at\u0131yor ve hemen hemen bir inan\u00e7 konusu haline gelmi\u015f bulunan ay\u0131rdedici belirtiler mutlak de\u011ferini yitiriyor; \u015fimdi yumurtlayan memelilerimiz ve hatta, e\u011fer haber do\u011frulan\u0131rsa, d\u00f6rt ayak \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcyen ku\u015flar\u0131m\u0131z var. [11*] E\u011fer Virchow, bundan y\u0131llarca \u00f6nce, h\u00fccrenin bulunmas\u0131 \u00fczerine hayvan bireyin birli\u011fini, bilimsel ve diyalektik olmaktan \u00e7ok ilerici bir bi\u00e7imde, bir h\u00fccre devletleri federasyonlar\u0131 bi\u00e7iminde da\u011f\u0131tmak zorunda kald\u0131ysa, [12*] bug\u00fcn de y\u00fcksek derecedeki hayvanlar\u0131n bedenlerinde amipler gibi dola\u015fan beyaz kan yuvarlar\u0131n\u0131n bulunmas\u0131yla daha da karma\u015f\u0131k bir durum alan hayvan (dolay\u0131s\u0131yla insan) bireyli\u011fi kavram\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda bulunuyoruz. Ama modern \u00e7a\u011flar\u0131n teorik do\u011fa bilimine s\u0131n\u0131rl\u0131 metafizik niteli\u011fini veren \u015fey de, i\u015fte o uzla\u015fmaz ve \u00e7\u00f6z\u00fclmez olarak tasarlanan taban tabana kar\u015f\u0131tl\u0131klar, ayr\u0131m \u00e7izgileri ve zorla saptanm\u0131\u015f s\u0131n\u0131f ayr\u0131mlar\u0131d\u0131r. Bu kar\u015f\u0131tl\u0131k ve ayr\u0131mlar\u0131n do\u011fada elbette varolduklar\u0131n\u0131 ama ancak g\u00f6rece bir ge\u00e7erlilikle varolduklar\u0131n\u0131; buna kar\u015f\u0131l\u0131k, onlara y\u00fcklenen o mutlak de\u011fi\u015fmezlik ve de\u011ferin do\u011faya yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemiz taraf\u0131ndan y\u00fcklendi\u011fini kabul etmek: i\u015fte do\u011fan\u0131n diyalektik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fc. Do\u011fa biliminde biriken olgular\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda bu anlay\u0131\u015fa varmak olanakl\u0131d\u0131r; ama e\u011fer bu olgular\u0131n diyalektik niteli\u011fine diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcnce yasalar\u0131 bilinciyle yana\u015f\u0131l\u0131rsa, bu anlay\u0131\u015fa daha kolay var\u0131l\u0131r. Herhalde, do\u011fa bilimi \u00f6ylesine geli\u015fmeler ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir ki art\u0131k diyalektik bire\u015fimden kurtulamaz. Do\u011fa bilimi, e\u011fer deneylerinin i\u00e7inde bire\u015fimle\u015fti\u011fi sonu\u00e7lar\u0131n kavramlardan ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131; (sayfa: 54)<\/p>\n<p>Londra, 23 Eyl\u00fcl 1885<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">III<br \/> Bu yeni bask\u0131, \u00e7ok \u00f6nemsiz baz\u0131 bi\u00e7em de\u011fi\u015fiklikleri d\u0131\u015f\u0131nda, bir \u00f6nceki bask\u0131n\u0131n t\u0131pk\u0131s\u0131d\u0131r. Yaln\u0131zca bir b\u00f6l\u00fcme, ikinci k\u0131sm\u0131n &#8220;Ele\u015ftirel Tarih \u00dczerine&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 onuncu b\u00f6l\u00fcm\u00fcne, a\u015fa\u011f\u0131daki nedenlerle, baz\u0131 \u00f6nemli eklemeler yapmakta sak\u0131nca g\u00f6rmedim.Daha \u00f6nce ikinci bask\u0131n\u0131n \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde de belirtmi\u015f bulundu\u011fum gibi bu b\u00f6l\u00fcm, \u00f6zsel olarak Marks&#8217;\u0131n elinden \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bir gazete i\u00e7in haz\u0131rlanan ilk versiyonunda Marks&#8217;\u0131n elyazmas\u0131n\u0131, \u00f6zellikle D\u00fchring&#8217;in tezlerinin ele\u015ftirisinin yerini daha \u00e7ok iktisat tarihi \u00fczerindeki ki\u015fisel a\u00e7\u0131klamalara b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 yerlerde, \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde,k\u0131saltma zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131m. Ama bunlar, tam da elyazmas\u0131n\u0131n bug\u00fcn bile canl\u0131 ve en s\u00fcrekli yarar sa\u011flayan b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturan a\u00e7\u0131klamalard\u0131r. Kendimi, Marks&#8217;\u0131n Petty, North, Locke, Hume gibi kimseleri, kl\u00e2sik ekonominin olu\u015fumu i\u00e7inde yerli yerlerine koydu\u011fu par\u00e7alar\u0131 ve daha \u00f6nemlisi Quesnay&#8217;nin Tableau \u00e9conomique&#8217;ini, b\u00fct\u00fcn modern iktisat i\u00e7in \u00e7\u00f6z\u00fcmlenemez kalan o sfenks bilmecesini ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karma bi\u00e7imini, olanakl\u0131 oldu\u011funca tam ve s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcne bir bi\u00e7imde vermek zorunda say\u0131yorum. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, salt bay D\u00fchring&#8217;in yap\u0131tlar\u0131na g\u00f6ndermede bulunan par\u00e7alar, fikirlerin ak\u0131\u015f\u0131 izin verdi\u011fi (sayfa: 55) \u00f6l\u00e7\u00fcde, bir yana b\u0131rak\u0131ld\u0131.Bunun d\u0131\u015f\u0131nda, bu yap\u0131tta sunulan g\u00f6r\u00fc\u015flerin, bir \u00f6nceki bask\u0131dan bu yana, d\u00fcnyan\u0131n b\u00fct\u00fcn uygar \u00fclkelerinde, bilim d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bilincini d\u0131\u015favuran yay\u0131nlardaki yayg\u0131nla\u015fma bi\u00e7iminden son derece ho\u015fnut olabilirim. (sayfa: 56)<\/p>\n<p>Londra, 23 May\u0131s 1894 (sayfa: 57) (sayfa: 58 -bo\u015f)<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">ANT\u0130-D\u00dcHR\u0130NG -G\u0130R\u0130\u015e<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM -GENEL D\u00dc\u015e\u00dcNCELER<\/p>\n<p> Modern sosyalizm, i\u00e7eri\u011fi bak\u0131m\u0131ndan, her \u015feyden \u00f6nce bir yandan modern toplumda varl\u0131kl\u0131lar ile varl\u0131ks\u0131zlar, \u00fccretliler ile burjuvalar aras\u0131nda egemen olan s\u0131n\u0131f kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n\u0131n, \u00f6te yandan da \u00fcretimde egemen olan anar\u015finin bilincine varman\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Ama, teorik bi\u00e7imi bak\u0131m\u0131ndan, ba\u015flang\u0131\u00e7ta 18. y\u00fczy\u0131l Fransa&#8217;s\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck Ayd\u0131nlanma \u00e7a\u011f\u0131 filozoflar\u0131 taraf\u0131ndan konulan ilkelerin daha geli\u015fmi\u015f ve daha tutarl\u0131 olmak isteyen bir uzant\u0131s\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kar. Her yeni teori gibi, k\u00f6kleri ekonomik olgular\u0131n derinliklerine dald\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, ilkin daha \u00f6nce varolan d\u00fc\u015f\u00fcnler temeline ba\u011flanmak zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/> Fransa&#8217;da, gelmekte olan devrim konusunda kafalar\u0131 ayd\u0131nlatan b\u00fcy\u00fck adamlar\u0131n kendileri de son derece b\u00fcy\u00fck devrimciler olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlardi. Ne t\u00fcrden olursa olsun, hi\u00e7bir d\u0131\u015f yetke tan\u0131m\u0131yorlard\u0131. Din, do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131, toplum, (sayfa: 59) devlet \u00f6rg\u00fct\u00fc, her \u015fey, amans\u0131z bir ele\u015ftiriden ge\u00e7irildi; her \u015fey, ya us mahkemesi \u00f6n\u00fcnde varolu\u015funu do\u011frulamak, ya da varolmaktan vazge\u00e7mek zorunda kald\u0131. D\u00fc\u015f\u00fcnen us, her \u015feye uygulanacak tek ve e\u015fsiz \u00f6l\u00e7\u00fc oldu. Bu d\u00f6nem, Hegel&#8217;in dedi\u011fi gibi, \u00f6nce insan beyni ile onun d\u00fc\u015f\u00fcncesi taraf\u0131ndan bulunan ilkelerin b\u00fct\u00fcn insan eylem ve topluluklar\u0131na temel hizmeti g\u00f6rmeleri anlam\u0131nda, daha sonra da bu ilkelerle \u00e7eli\u015fki durumunda bulunan ger\u00e7ekli\u011fin asl\u0131nda tepeden t\u0131rna\u011fa ters \u00e7evrilmesi gibi daha geni\u015f bir anlamda, d\u00fcnyan\u0131n kafas\u0131 \u00fcst\u00fcne konuldu\u011fu d\u00f6nem oldu. [13*] Toplum ve devletin b\u00fct\u00fcn eski bi\u00e7imleri, b\u00fct\u00fcn eski geleneksel fikirler, usd\u0131\u015f\u0131 ilan edildi ve bir yana at\u0131ld\u0131; d\u00fcnya o zamana de\u011fin yaln\u0131zca \u00f6nyarg\u0131larla y\u00f6netilmi\u015fti; ge\u00e7mi\u015fe ili\u015fkin olan her \u015fey, ancak ac\u0131ma ve k\u00fc\u00e7\u00fcmsemeye de\u011ferdi. Ensonu g\u00fcn do\u011fuyordu; bundan b\u00f6yle bo\u015finan, haks\u0131zl\u0131k, ayr\u0131cal\u0131k ve bask\u0131; sonsuz do\u011fruluk, sonsuz adalet, do\u011fa \u00fczerine kurulu e\u015fitlik ve insan\u0131n devredilmez haklar\u0131 taraf\u0131ndan silinip s\u00fcp\u00fcr\u00fclecekti.<br \/> Bug\u00fcn usun bu egemenli\u011finin, burjuvazinin \u00fclk\u00fcselle\u015ftirilmi\u015f egemenli\u011finden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131ni; \u00f6l\u00fcms\u00fcz adaletin, ger\u00e7ekle\u015fmesini burjuva adaletinde buldu\u011fu; e\u015fitli\u011fin, yasa \u00f6n\u00fcnde burjuva e\u015fitli\u011fine vard\u0131\u011f\u0131n\u0131; insan\u0131n temel haklar\u0131ndan biri olarak &#8230; burjuva m\u00fclkiyetin ilan edildi\u011fini ve ussal devletin, Rousseau&#8217;nun toplum s\u00f6zle\u015fmesinin, d\u00fcnyaya ancak bir burjuva demokratik cumhuriyeti bi\u00e7imi alt\u0131nda geldi\u011fini ve ancak o bi\u00e7imde gelebilecek (sayfa: 60) oldu\u011funu biliyoruz. 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri de, kendi \u00e7a\u011flar\u0131n\u0131n kendileri i\u00e7in saptad\u0131\u011f\u0131 engelleri, \u00f6ncellerinin hi\u00e7birinden \u00e7ok a\u015famazlard\u0131.<br \/> Ama feodal soyluluk ile burjuvazi aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n yan\u0131s\u0131ra, s\u00f6m\u00fcrenler ile s\u00f6m\u00fcr\u00fclenler, aylak zenginler ile \u00e7al\u0131\u015fan yoksullar aras\u0131nda evrensel kar\u015f\u0131tl\u0131k vard\u0131. Ve burjuvazinin temsilcilerine, kendilerini \u00f6zel bir s\u0131n\u0131f\u0131n de\u011fil ama ac\u0131 \u00e7eken t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n temsilcileri olarak g\u00f6sterme olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u015fey de i\u015fte bu durum oldu. Dahas\u0131 var. Burjuvazi, do\u011fu\u015fundan ba\u015flayarak, kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131ndaydi\u0131 \u00fccretliler olmaks\u0131z\u0131n kapitalistler varolamazlar ve orta\u00e7a\u011f loncalar\u0131 burjuvasinin modern burjuva durumuna geldi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde, loncalar kalfas\u0131 ile \u00f6zg\u00fcr g\u00fcndelik\u00e7i de proleter durumuna geliyordu. Ve hatta genel olarak, soylulu\u011fa kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131mda burjuvazi, ayn\u0131 zamanda o \u00e7a\u011fdaki \u00e7e\u015fitli emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n da temsilcisi oldu\u011funu ileri s\u00fcrebiliyorduysa da, gene de her b\u00fcy\u00fck burjuva hareketinde, modern proletaryan\u0131n az \u00e7ok geli\u015fmi\u015f \u00f6nceli olan s\u0131n\u0131f\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z hareketlerinin kendini g\u00f6sterdi\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Almanya&#8217;da Reform ve K\u00f6yl\u00fcler sava\u015f\u0131 d\u00f6neminde Thomas M\u00fcnzer e\u011filimi; b\u00fcy\u00fck \u0130ngiliz devriminde e\u015fitle\u015ftiriciler; b\u00fcy\u00fck Frans\u0131z devriminde Babeuf gibi. Daha geli\u015fmesinin ilk basama\u011f\u0131nda olan bir s\u0131n\u0131f\u0131n bu devrimci ayaklanmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k d\u00fc\u015fen teorik belirtiler de vard\u0131: 16. ve 17. y\u00fczy\u0131llarda, \u00fclk\u00fcsel (ideal) bir toplumun d\u00fc\u015f\u00fclk\u00fcsel (\u00fctopik) betimlemeleri;[14*] 18. y\u00fczy\u0131lda da, daha o zamandan a\u00e7\u0131ktan a\u00e7i\u011fa kom\u00fcnist teoriler (Morelly ve Mably). E\u015fitlik istemi art\u0131k siyasal haklarla s\u0131n\u0131rlanm\u0131yordu; e\u015fitlik, bireylerin toplumsal durumunu da kapsamal\u0131yd\u0131; ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gereken \u015fey, art\u0131k yaln\u0131zca s\u0131n\u0131f ayr\u0131cal\u0131klar\u0131 de\u011fil, s\u0131n\u0131f ayr\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n ta kendisiydi. Yeni \u00f6\u011fretinin ilk g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc, b\u00f6ylece Isparta&#8217;ya \u00f6yk\u00fcnen \u00e7ileci (asc\u00e9tique) bir kom\u00fcnizm oldu. Sonra \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck \u00fctopyac\u0131 geldi: Burjuva e\u011filimin proleter y\u00f6nelim yan\u0131nda hen\u00fcz belirli bir a\u011f\u0131rl\u0131k ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 Saint-Simon; Fourier ve Owen: Bu sonuncusu (sayfa: 61), en geli\u015fmi\u015f kapitalist \u00fcretim \u00fclkesinde ve bu \u00fcretimin do\u011furdu\u011fu \u00e7eli\u015fkilerin etkisi alt\u0131nda, do\u011frudan do\u011fruya, Frans\u0131z materyalizmine ba\u011flanarak, s\u0131n\u0131f aynmlar\u0131n\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 \u00fczerindeki \u00f6nerilerini sistemli olarak geli\u015ftirdi.<br \/> Bunlar\u0131n her \u00fc\u00e7\u00fcnde de ortak olan \u015fey, tarihin bu arada meydana getirdi\u011fi proletaryan\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n temsilcileri olarak g\u00f6r\u00fcnmemeleridir. Ayd\u0131nlanma \u00e7a\u011f\u0131 filozoflar\u0131 gibi bunlar da, belirli bir s\u0131n\u0131f\u0131 de\u011fil ama t\u00fcm insanli\u011fi kurtarmak isterler. Onlar gibi, usun ve \u00f6l\u00fcms\u00fcz adaletin krall\u0131\u011f\u0131n\u0131 kurmak isterler. Ama onlar\u0131n krall\u0131\u011f\u0131 ile Ayd\u0131nlanma \u00e7a\u011f\u0131 filozoflar\u0131n\u0131n krall\u0131\u011f\u0131 aras\u0131nda dipsiz bir u\u00e7urum var. Bu filozoflar\u0131n ilkelerine g\u00f6re \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f olan burjuva d\u00fcnyas\u0131 da usd\u0131\u015f\u0131 ve adaletsizdir ve bu nedenle mahkum edilmeli ve feodalizm ve daha \u00f6nceki \u00f6teki toplumsal durumlarla ayn\u0131 torba i\u00e7ine konmal\u0131d\u0131r. E\u011fer \u015fimdiye de\u011fin ger\u00e7ek us ve adalet d\u00fcnyada egemen olmam\u0131\u015fsa, bunun nedeni, onlar\u0131n hen\u00fcz tastamam bilinmemi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Eksik olan \u015fey, \u015fimdi gelmi\u015f ve ger\u00e7e\u011fi gorm\u00fc\u015f bulunan deha sahibi bireyin ta kendisiydi; onun \u015fimdi gelmi\u015f, ger\u00e7e\u011fin tam da \u015fimdi g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f olmas\u0131, tarihsel geli\u015fim zincirinin, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir olay olarak, zorunlu sonucu de\u011fil, basit bir \u015fans eseridir. Deha sahibi birey, pekala 500 y\u0131l \u00f6nce de do\u011fabilir ve insanl\u0131\u011f\u0131 500 y\u0131ll\u0131k yan\u0131lg\u0131, sava\u015f\u0131m ve ac\u0131dan esirgeyebilirdi.<br \/> Bu g\u00f6r\u00fc\u015f bi\u00e7imi, \u00f6zsel olarak b\u00fct\u00fcn \u0130ngiliz ve Frans\u0131z sosyalistleri ile Weitling dahil, ilk Alman sosyalistlerinin g\u00f6r\u00fc\u015f bi\u00e7imidir. Sosyalizm mutlak do\u011fruluk, mutlak us ve mutlak adaletin d\u0131\u015favurumudur ve kendi \u00f6z g\u00fcc\u00fc arac\u0131yla d\u00fcnyay\u0131 fethetmesi i\u00e7in bulgulanmas\u0131 yeter; mutlak do\u011fruluk olarak zamandan, uzaydan ve insan tarihinin geli\u015fmesinden ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r; bulgulanmas\u0131n\u0131n tarihi ve yeri, yaln\u0131zca raslant\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. B\u00f6yle oldu\u011fu i\u00e7in mutlak do\u011fruluk, mutlak us ve mutlak adalet, her okul kurucusu ile birlikte de\u011fi\u015fir ve her okul kurucusuna \u00f6zg\u00fc mutlak do\u011fruluk, mutlak us ve mutlak adalet t\u00fcr\u00fc, onun \u00f6znel anl\u0131\u011f\u0131na (m\u00fcdrikesine), ya\u015fam ko\u015fullar\u0131na, bilgi ve d\u00fc\u015f\u00fcncesinin olu\u015fma derecesine (sayfa: 62) ba\u011fl\u0131 oldu\u011fundan, bu mutlak do\u011fruluklar \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n tek olanakl\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc, bunlar\u0131n birbirini y\u0131pratmas\u0131d\u0131r. Bundan, bug\u00fcn bile, ger\u00e7ekte Fransa ve \u0130ngiltere sosyalist i\u015f\u00e7ilerinden \u00e7o\u011funun kafas\u0131nda egemen olan sosyalizm gibi ortalama bir se\u00e7meci sosyalizm t\u00fcr\u00fcnden ba\u015fka bir \u015fey \u00e7\u0131kamazd\u0131: i\u00e7ine \u00e7e\u015fitli mezhep kurucular\u0131n\u0131n ele\u015ftirel g\u00f6zlemlerinin, ekonomik savlar\u0131n\u0131n ve gelecekteki toplum konusundaki betimlemelerinin girdi\u011fi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir ay\u0131rt\u0131lar (n\u00fcanslar) \u00e7e\u015fitlili\u011fi kabul eden bir kar\u0131\u015f\u0131m; ve her bile\u015ftiren \u00f6\u011fe i\u00e7inde, belginli\u011fin sivri k\u00f6\u015feleri, tart\u0131\u015fmalar boyunca, dere i\u00e7indeki \u00e7ak\u0131llar gibi ne denli \u00e7ok yass\u0131la\u015f\u0131rsa, bu kar\u0131\u015f\u0131m o denli kolay olu\u015fur. Sosyalizmi bir bilim durumuna getirmek i\u00e7in, \u00f6nce onu ger\u00e7ek bir alan \u00fczerine yerle\u015ftirmek gerekiyordu.<br \/> Bununla birlikte, 18. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131z felsefesi yan\u0131nda ve onun arkas\u0131ndan, modern Alman felsefesi do\u011fmu\u015f ve en geli\u015fmi\u015f bi\u00e7imini Hegel&#8217;de bulmu\u015ftu. Hegel&#8217;in en b\u00fcy\u00fck de\u011fimi, en y\u00fcksek d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi olarak diyalekti\u011fe d\u00f6nmek oldu. \u0130lk\u00e7a\u011f Yunan filozoflar\u0131n\u0131n hepsi do\u011fu\u015ftan en y\u00fcksek derecede do\u011fal diyalektik\u00e7ilerdi ve aralar\u0131nda en ansiklopedik zeka olan Aristoteles, diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcncenin en \u00f6zsel bi\u00e7imlerini daha o zamandan irdelemi\u015fti. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k modern felsefe, diyalekti\u011fin orada da parlak temsilcileri (\u00f6rne\u011fin Descartes ve Spinoza) bulunmas\u0131na kar\u015f\u0131n, \u00f6zellikle \u0130ngiliz etkisi alt\u0131nda, 18. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131zlar\u0131n\u0131 da, hi\u00e7 de\u011filse salt felsefi yap\u0131tlar\u0131nda hemen hemen ayr\u0131klamas\u0131z egemenli\u011fi alt\u0131na alan ve metafizik denilen d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi i\u00e7ine batt\u0131. Ger\u00e7ek anlam\u0131yla felsefe d\u0131\u015f\u0131nda, gene de 18. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131zlar\u0131, diyalektik ba\u015fyap\u0131tlar\u0131 verecek durumdayd\u0131lar; yaln\u0131zca Diderot&#8217;un Rameau&#8217;nun Ye\u011feni ile Rousseau&#8217;nun \u0130nsanlar Aras\u0131nda E\u015fitsizli\u011fin Kayna\u011f\u0131 ve Temelleri \u00dczerine S\u00f6ylev&#8217;ini an\u0131msataca\u011f\u0131z. \u2014 Burada k\u0131saca, iki y\u00f6ntemin \u00f6z\u00fcne de\u011finelim; ilerde bu konuya ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde gene gelece\u011fiz.<br \/> Do\u011fay\u0131, insan tarihini ya da kendi \u00f6z kafa etkinli\u011fimizi d\u00fc\u015f\u00fcncenin incelemesi alt\u0131na koydu\u011fumuz zaman, bize ilk g\u00f6r\u00fcnen \u015fey, hi\u00e7bir \u015feyin oldu\u011fu gibi, oldu\u011fu yerde, oldu\u011fu (sayfa: 63) bi\u00e7imde kalmad\u0131\u011f\u0131 ama her \u015feyin hareket etti\u011fi, de\u011fi\u015fti\u011fi, oldu\u011fu ve yokoldu\u011fu sonsuz ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkiler ve etkiler yuma\u011f\u0131 tablosudur. Demek ki i\u00e7inde ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n hen\u00fcz az\u00e7ok silindi\u011fi genel tabloyu g\u00f6r\u00fcy\u00f6ruz; hareket eden, ge\u00e7en ve birbirine ba\u011flanan \u015feyin kendisinden \u00e7ok harekete, birinden \u00f6tekine ge\u00e7i\u015fIere, ba\u011flant\u0131lara dikkat ediyoruz. D\u00fcnyay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmenin bu ilk, do\u011fal, ama asl\u0131nda do\u011fru bi\u00e7imi, antik Yunan filozoflar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnme bi\u00e7imidir ve onu a\u00e7\u0131k\u00e7a ilk form\u00fcle eden de Herakleitos olmu\u015ftur: Her \u015fey hem kendisidir, hem de de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015fey akar, her \u015fey s\u00fcrekli d\u00f6n\u00fc\u015fme, olu\u015f ve yokolu\u015f durumundad\u0131r. Ama bu g\u00f6r\u00fc\u015f bi\u00e7imi olaylar b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn sundu\u011fu tablonun genel niteli\u011fini ne denli do\u011fru bir bi\u00e7imde kavrarsa kavras\u0131n, gene de bu genel tabloyu meydana getiren ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131klamaya yetmez ve onlar\u0131 a\u00e7\u0131klamaya yetenekli olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z s\u00fcrece, genel tablo \u00fczerinde a\u00e7\u0131k bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sahibi de olamay\u0131z. Bu ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 bilmek i\u00e7in, onlar\u0131 do\u011fal ya da tarihsel ba\u011flant\u0131lar\u0131ndan ay\u0131rmak ve nitelikleri, \u00f6zel neden ve sonu\u00e7lar\u0131 vb. i\u00e7inde irdelemek zorunday\u0131z. Bu en ba\u015fta, do\u011fa bilimi ile tarihsel ara\u015ft\u0131rman\u0131n g\u00f6revidir; bu ara\u015ft\u0131rma dallar\u0131, Yunanl\u0131lar \u00f6nce gere\u00e7 toplama zorunda olduklar\u0131na g\u00f6re, klas\u0131k \u00e7a\u011f Yunanl\u0131lar\u0131nda \u00e7ok yerinde nedenlerle ancak ikincil bir yer tutuyordu. Ele\u015ftirici incelemeye, s\u0131n\u0131flara, tak\u0131mlara, t\u00fcrlere g\u00f6re kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma ya da b\u00f6lmeye ge\u00e7ebilmek i\u00e7in, \u00f6nce do\u011fal ya da tarihsel verileri, belli bir noktaya de\u011fin toplam\u0131\u015f olmak gerekir. Ger\u00e7ek do\u011fa biliminin ana \u00e7izgileri, ancak \u0130skenderiye d\u00f6nemi Yunanl\u0131lar\u0131 ve daha sonra orta\u00e7a\u011fda Araplar taraf\u0131ndan geli\u015ftirilmi\u015ftir; ger\u00e7ek bir do\u011fa bilimine bir kez daha, ancak o tarihten sonra, bu bilimin durmadan artan bir h\u0131zla geli\u015fti\u011fi 15. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda raslan\u0131r. Do\u011fan\u0131n tekil par\u00e7alar\u0131na b\u00f6l\u00fcnmesi, \u00e7e\u015fitli do\u011fal s\u00fcre\u00e7 ve nesnelerin belirli s\u0131n\u0131flara ayr\u0131lmas\u0131, organik cisimlerin i\u00e7 yap\u0131l\u0131\u015flar\u0131n\u0131n anatomik y\u00f6nlerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi i\u00e7inde irdelenmesi: do\u011fan\u0131n bilinmesinde son d\u00f6rt y\u00fczy\u0131l\u0131n bize getirdi\u011fi b\u00fcy\u00fck ilerlemelerin temel ko\u015fullar\u0131, i\u015fte bunlard\u0131. Ama bu y\u00f6ntem bize, do\u011fal nesne ve s\u00fcre\u00e7leri tek ba\u015flar\u0131na, b\u00fcy\u00fck (sayfa: 64) genel ba\u011flant\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda, bunun sonucu hareketleri i\u00e7inde de\u011fil, hareketsizlikleri i\u00e7inde; \u00f6zsel bak\u0131mdan de\u011fi\u015fken \u00f6\u011feler olarak de\u011fil, de\u011fi\u015fmez \u00f6\u011feler olarak; ya\u015famlar\u0131 i\u00e7inde de\u011fil, \u00f6l\u00fcmleri i\u00e7inde \u015f\u00f6yle b\u00f6yle kavrama al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 da ge\u00e7irdi. Ve Bacon ile Locke sayesinde bu g\u00f6r\u00fc\u015f bi\u00e7imi, do\u011fa biliminden felsefeye ge\u00e7ti\u011fi zaman, son y\u00fczy\u0131llar\u0131n \u00f6zg\u00fcl darkafal\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131, metafizik d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imini meydana getirdi.<br \/> Metafizik\u00e7i i\u00e7in \u015feyler ve onlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncedeki yans\u0131lar\u0131 olan kavramlar, biri \u00f6tekinden sonra ve \u00f6teki olmaks\u0131z\u0131n dikkate al\u0131nacak de\u011fi\u015fmez, e\u011filip b\u00fck\u00fclmez, her zaman t\u0131pk\u0131 kalan, yal\u0131t\u0131k irdeleme konular\u0131d\u0131r. Metafizik\u00e7i orta terimler olmaks\u0131z\u0131n, yaln\u0131zca antitezler arac\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr: evet evet, hay\u0131r hay\u0131r der; bunun \u00f6tesine ge\u00e7en \u015fey metelik etmez. Ona g\u00f6re, bir \u015fey ya var ya da yoktur; bir \u015fey ayn\u0131 zamanda hem kendisi, hem de bir ba\u015fkas\u0131 olamaz. Olumlu ile olumsuz birbirlerini mutlak olarak d\u0131\u015ftalarlar; neden ve sonu\u00e7 da ayn\u0131 derecede sert bir bi\u00e7imde birbirlerine kar\u015f\u0131 gelirler. E\u011fer bu d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi, bize ilk bak\u0131\u015fta son derece usayatk\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorsa bunun nedeni, bu d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7iminin sa\u011fduyu denilen \u015feyin d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi olmas\u0131d\u0131r. Ama kendi d\u00f6rt duvar\u0131n\u0131n zavall\u0131 alan\u0131nda kapan\u0131p kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece bu arkada\u015f, ne denli sayg\u0131de\u011fer olursa olsun, geni\u015f ara\u015ft\u0131rma d\u00fcnyas\u0131na at\u0131lmay\u0131 g\u00f6ze ald\u0131\u011f\u0131 andan ba\u015flayarak sa\u011fduyu b\u00fcsb\u00fct\u00fcn \u015fa\u015f\u0131lacak sier\u00fcvenlerle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r ve metafizik g\u00f6r\u00fc\u015f bi\u00e7imi, boyutlar\u0131 konunun niteli\u011fine g\u00f6re de\u011fi\u015fen geni\u015f alanlarda ne denli do\u011frulanm\u0131\u015f ve ne denli zorunlu olursa olsun, her zaman, er ya da ge\u00e7, \u00f6tesinde dar, s\u0131n\u0131rl\u0131, soyut bir duruma geldi\u011fi ve \u00e7\u00f6z\u00fclemez \u00e7eli\u015fkiler i\u00e7inde kendini yitirdi\u011fi bir engele \u00e7arpar; bunun nedeni, tekil nesneler kar\u015f\u0131s\u0131nda onlar\u0131n ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131; tekil nesnelerin varl\u0131klar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda,onlar\u0131n olu\u015f ve yokolu\u015flar\u0131n\u0131; hareketsizlikleri kar\u015f\u0131s\u0131nda, hareketlerini unutmas\u0131d\u0131r; a\u011fa\u00e7lar, onun orman\u0131 g\u00f6rmesini engeller. G\u00fcnl\u00fck gereksinmeler bak\u0131m\u0131ndan, \u00f6rne\u011fin bir hayvan\u0131n ya\u015fay\u0131p ya\u015famad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyor ve kesinlikle s\u00f6yleyebiliyoruz; ama daha belgin bir irdeleme bize, bu sorunun bazan en kar\u0131\u015f\u0131k sorunlardan biri oldu\u011funu g\u00f6sterir ve bir \u00e7ocu\u011fu ar\u0131nesinin (sayfa: 65) karn\u0131nda \u00f6ld\u00fcrmenin canak\u0131yma oldu\u011fu ussal s\u0131n\u0131r\u0131 bulmak i\u00e7in bo\u015funa \u00e7abalayan hukuk\u00e7ular bunu \u00e7ok iyi bilirler; ve \u00f6l\u00fcm an\u0131n\u0131 saptamak da ayn\u0131 derecede olanaks\u0131zd\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc fizyoloji, \u00f6l\u00fcm\u00fcn tek ve bir anl\u0131k bir olay de\u011fil, ama \u00e7ok uzun s\u00fcreli bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Ayn\u0131 bi\u00e7imde, her organik varl\u0131k, her an, hem ayn\u0131, hem ayn\u0131-olmayan \u015feydir; her an, yabanc\u0131 maddeleri \u00f6z\u00fcmler ve ba\u015fka yabanc\u0131 maddeleri d\u0131\u015far\u0131 atar, her an bedenindeki h\u00fccreler yok olur ve yeni h\u00fccreler olu\u015fur; az\u00e7ok uzun bir zaman sonunda, bu bedenin maddesi tamamen yenilenir, ba\u015fka madde atomlar\u0131 ile de\u011fi\u015ftirilir; \u00f6yleki her organik varl\u0131k hem hi\u00e7 de\u011fi\u015fmez, hem de bir ba\u015fkas\u0131d\u0131r. \u015eeylere biraz yak\u0131ndan bak\u0131nca, bir \u00e7eli\u015fkinin olumlu ve olumsuz gibi iki kutbunun, kar\u015f\u0131t olduklar\u0131 kadar ayr\u0131lmaz da olduklar\u0131n\u0131 ve b\u00fct\u00fcn antitez de\u011ferlerine kar\u015f\u0131n, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirlerine kar\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131; ayn\u0131 bi\u00e7imde, neden ve sonucun, ancak \u00f6zel bir duruma uyguland\u0131klar\u0131nda ge\u00e7erli\u011fi bulunan kavramlar olduklar\u0131n\u0131, ama bu \u00f6zel durumu, d\u00fcnyan\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fc ile genel ba\u011flant\u0131s\u0131 i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z andan ba\u015flayarak, bu kavramlar\u0131n, neden ve sonu\u00e7lar\u0131n s\u00fcrekli olarak yer de\u011fi\u015ftirdiklerini, \u015fimdi ya da burada sonu\u00e7 olan\u0131n, ba\u015fka yerde ya da daha sonra neden, ve vice versa [15*] durumuna geldi\u011fi evrensel kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc i\u00e7inde birle\u015ftiklerini, birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcklerini de g\u00f6r\u00fcr\u00fcz.<br \/> B\u00fct\u00fcn bu s\u00fcre\u00e7lerin, b\u00fct\u00fcn bu d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6ntemlerinin hi\u00e7biri, metafizik d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00e7er\u00e7evesine girmez. Nesneleri ve onlar\u0131n kavramsal yans\u0131lar\u0131n\u0131, \u00f6zsel olarak ba\u011flant\u0131lar\u0131, zincirlemeleri, hareketleri, do\u011fu\u015flar\u0131 ve sonlar\u0131 i\u00e7inde kavrayan diyalektik i\u00e7inse, tersine, yukarda s\u00f6z\u00fc edilen s\u00fcre\u00e7ler, onun kendine \u00f6zg\u00fc davran\u0131\u015f bi\u00e7iminin birer do\u011ftulanmas\u0131d\u0131r. Do\u011fa, diyalekti\u011fin deneme tezgah\u0131d\u0131r ve modern do\u011fa bilimi onuruna, onun bu deneme tezgah\u0131 i\u00e7in her g\u00fcn artan zengin bir olgular hasad\u0131 sa\u011flayarak, b\u00f6ylece do\u011fada her \u015feyin, son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede, metafizik olarak de\u011fil diyalektik olarak olup bitti\u011fini, do\u011fan\u0131n durmadan yinelenen bu \u00e7evrimin sonsuz (sayfa: 66) tekd\u00fczeli\u011fi i\u00e7inde hareket etmeyip, ger\u00e7ek bir tarih ge\u00e7irdi\u011fini tan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeliyiz. Burada, herkesten \u00f6nce, bug\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn organik do\u011fan\u0131n, bitkilerin, hayvanlar\u0131n ve dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131n da, milyonlarca y\u0131l s\u00fcren bir evrim s\u00fcrecinin \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu tan\u0131tlayarak, do\u011fan\u0131n metafizik anlay\u0131\u015f\u0131na en b\u00fcy\u00fck darbeyi indirmi\u015f bulunan Darwin&#8217;i anmak gerek. Ama \u015fimdiye de\u011fin diyalektik bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi \u00f6\u011frenmi\u015f bulunan bilginler parmakla say\u0131labilecek denli az oldu\u011fu i\u00e7in, bulunan sonu\u00e7lar ile geleneksel d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fma, bug\u00fcn do\u011fa bilimleri teorisinde egemen olan ve \u00f6\u011fretmenler ile \u00f6\u011frencileri, yazarlar ve okurlar\u0131 umutsuzlu\u011fa d\u00fc\u015f\u00fcren o b\u00fcy\u00fck kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klar.<br \/> Evrenin, onun ve insanl\u0131\u011f\u0131n evriminin oldu\u011fu gibi, bu evrimin insanlar\u0131n beynindeki yans\u0131mas\u0131n\u0131n da do\u011fru bir bi\u00e7imde kavranmas\u0131, \u00f6yleyse ancak olu\u015f ve yokolu\u015fun, ilerleyen ve gerileyen de\u011fi\u015fikliklerin evrensel kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkilerini s\u00fcrekli olarak g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutarak, diyalektik yoldan olanakl\u0131d\u0131r. Ve modern Alman felsefesi de, kendini i\u015fte hemen bu y\u00f6nde g\u00f6sterdi. Kant, mesle\u011fine, Newton&#8217;un kararl\u0131 g\u00fcne\u015f sistemini ve onun \u2014bir kez o \u00fcnl\u00fc ilk hareket olduktan sonra\u2014 sonsuz s\u00fcresini, g\u00fcne\u015fin ve b\u00fct\u00fcn gezegenlerin d\u00f6n\u00fc\u015f durumunda bulunan nebula y\u0131\u011f\u0131n\u0131ndan d\u00f6\u011fdu\u011fu bi\u00e7imindeki tarihsel bir s\u00fcre\u00e7 bi\u00e7imine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek ba\u015flad\u0131. Ve o bundan, daha o zamandan, do\u011fmu\u015f oldu\u011funa g\u00f6re g\u00fcne\u015f sisteminin bir g\u00fcn zorunlu olarak \u00f6lmesi gerekti\u011fi sonucunu \u00e7\u0131kar\u0131yordu. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, bir yar\u0131m y\u00fczy\u0131l sonra Laplace taraf\u0131ndan matematik olarak do\u011frulanm\u0131\u015f ve bir y\u00fczy\u0131l sonra da spektroskop, evrende \u00e7e\u015fitli yo\u011funluk derecelerinde bulunan bu t\u00fcrl\u00fc akkor durumunda gaz y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir.[16*]<br \/> Bu modern Alman felsefesi doru\u011funu, ilk kez olarak b\u00fct\u00fcn (sayfa: 67) do\u011fa, tarih ve tin dunyas\u0131n\u0131n s\u00fcrekli bir hareket, s\u00fcrekli bir de\u011fi\u015fme, s\u00fcrekli bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ve evrim i\u00e7ine girmi\u015f bir s\u00fcre\u00e7 bi\u00e7iminde kavrayan ve bu hareket ile bu evrimin i\u00e7 ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6stermeye giri\u015fen Hegel sisteminde buldu ve Hegel sisteminin b\u00fcy\u00fck de\u011fimi de budur. Bu a\u00e7\u0131dan insanl\u0131k tarihi, art\u0131k olgunlu\u011fa varm\u0131\u015f felsefi us mahkemesi \u00f6n\u00fcnde hepsi de ayn\u0131 bi\u00e7imde h\u00fck\u00fcm giymesi gereken ve olanakl\u0131 oldu\u011funca \u00e7abuk unutulmas\u0131nda yarar bulunan anlams\u0131z zorbal\u0131klar\u0131n kaotik bir kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 olarak de\u011fil, insanl\u0131\u011f\u0131n kendisinin evrimlenebilen s\u00fcreci olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu; ve \u015fimdi d\u00fc\u015f\u00fcncenin, bu s\u00fcrecin t\u00fcm dolamba\u00e7lar\u0131 aras\u0131ndan yava\u015f ilerleyi\u015fini izlemek ve onda, b\u00fct\u00fcn g\u00f6r\u00fcn\u00fcr olumsall\u0131klar aras\u0131nda, yasalar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek gibi bir g\u00f6revi vardi.<br \/> Hegel&#8217;in bu sorunu g\u00f6zmemi\u015f olmas\u0131n\u0131n burada pek \u00f6nemi yok. Onun \u00e7a\u011f a\u00e7an ba\u015far\u0131s\u0131, bu soranu koymu\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu sorun hi\u00e7 kimsenin, hipbir zaman tek ba\u015f\u0131na \u00e7\u00f6zemeyece\u011fi sorunlardand\u0131r. Hegel \u2014Saint-Simon ile birlikte\u2014 \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n en ansiklopedik kafas\u0131 olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, gene de \u00f6nce kendi \u00f6z bilgilerinin zorunlu olarak k\u0131s\u0131tl\u0131 geni\u015fli\u011fi, sonra \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n bilgi ve g\u00f6r\u00fc\u015flerinin ayn\u0131 bi\u00e7imde k\u0131s\u0131tl\u0131 geni\u015flik ve derinli\u011fi ile s\u0131n\u0131rl\u0131yd\u0131. Ama bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00f6zelli\u011fi daha hesaba katmak gerek. Hegel idealistti, yani kafas\u0131ndaki fikirleri, ger\u00e7ek \u015fey ve s\u00fcre\u00e7lerin az\u00e7ok soyut yans\u0131lar\u0131 olarak g\u00f6recek yerde tersine, nesneler ile nesnelerin geli\u015fmesini, d\u00fcnya varolmadan \u00f6nce bilinmeyen bir yerde varolan &#8220;idea&#8221;nin ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f yal\u0131n kopyalar\u0131 olararak g\u00f6r\u00fcyordu. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc her \u015fey ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131 konulmu\u015f ve d\u00fcnyan\u0131n ger\u00e7ek ba\u011flant\u0131s\u0131 tamamen tersine \u00e7evrilmi\u015fti. Ve Hegel, bir\u00e7ok \u00f6zel ili\u015fkiyi b\u00fcy\u00fck bir do\u011fruluk ve deha ile kavram\u0131\u015f bulunmas\u0131na kar\u015f\u0131n, yukardaki nedenler ayr\u0131nt\u0131n\u0131n da \u00e7o\u011fu kez y\u0131rt\u0131k yamamaya, oyuna, yapma\u00e7\u0131\u011fa, s\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131 ger\u00e7e\u011fin bozulmas\u0131na d\u00f6nmesini ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131l\u0131yordu. Hegel sistemi, bu niteli\u011fiyle b\u00fcy\u00fck bar ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k olmu\u015ftu \u2014 t\u00fcr\u00fcn sonuncusu olmas\u0131na kar\u015f\u0131n. Ger\u00e7ekten, her zaman onulmaz bir i\u00e7 \u00e7eli\u015fkinin ac\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7ekmiyor muydu? Bir yandan, \u00f6zsel konutu (postulat\u0131), (sayfa: 68) insanl\u0131k tarihinin, niteli\u011fi gere\u011fi, entelekt\u00fcel sonunu s\u00f6zde mutlak bir do\u011frulu\u011fun bulgulanmas\u0131nda bulamayacak evrimlenebilir bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011fu yolundaki tarihsel anlay\u0131\u015ft\u0131; ama \u00f6te yandan, bu mutlak do\u011fruluk kitab\u0131n\u0131n ta kendisi oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyordu. Her \u015feyi kapsayan ve hep ayn\u0131 kalan bir do\u011fa ve tarih bilgisi sistemi, diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcncenin temel yasalar\u0131 ile \u00e7eli\u015fki durumundad\u0131r; bununla birlikte, bu, d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n genel matematik bilgisinin ku\u015faktan ku\u015fa\u011fa dev ad\u0131mlar\u0131yla y\u00fcr\u00fcyebilmesini hi\u00e7bir zaman d\u0131\u015ftalamaz, tersine i\u00e7erir.<br \/> Ge\u00e7mi\u015fteki Alman idealizmine \u00f6zg\u00fc tam bozulma bir kez kavrand\u0131ktan sonra, ister istemez materyalizme d\u00f6nmek gerekiyordu, ama \u2014dikkat edelim\u2014 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n kat\u0131ks\u0131z metafizik, salt mekanik materyalizmine de\u011fil. B\u00fct\u00fcn \u00f6nceki tarihin o yal\u0131nkat, o b\u00f6nce devrimci bir bi\u00e7imde k\u0131nanmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda modern materyalizm, tarihte insanl\u0131\u011f\u0131n evrim s\u00fcrecini g\u00f6r\u00fcr ve g\u00f6revi de bu s\u00fcrecin hareket yasalar\u0131n\u0131 bulmakt\u0131r. 18. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131zlar\u0131nda oldu\u011fu denli Hegel&#8217;de de egemen olan ve do\u011fay\u0131 hep ayn\u0131 kalan ve Newton&#8217;a g\u00f6re \u00f6l\u00fcms\u00fcz g\u00f6ksel cisimler, Linn\u00e9&#8217;ye g\u00f6re ise de\u011fi\u015fmez organik varl\u0131klarla dar \u00e7evrimler bi\u00e7iminde hareket eden bir b\u00fct\u00fcn olarak d\u00fc\u015f\u00fcnen do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda modern materyalizm, tersine, do\u011fa biliminin, do\u011fan\u0131n da zaman i\u00e7inde bir tarihi oldu\u011fu yolundaki modern ilerlemelerinin bire\u015fimini yapar; g\u00f6ksel cisimler, orada uygun ko\u015fullar i\u00e7inde ya\u015famaya yetenekli canl\u0131 varl\u0131klar olarak do\u011farlar ve \u00f6l\u00fcrler ve dola\u015f\u0131m \u00e7evrimleri, kabul edilebildikleri \u00f6l\u00e7\u00fcde, son derece daha b\u00fcy\u00fck boyutlar kazan\u0131r. Her iki durumda da modern materyalizm, \u00f6zsel olarak diyalektiktir ve \u00f6teki bilimlerin \u00fcst\u00fcnde yer alan bir felsefeye gereksinme duymaz. Her \u00f6zel bilimin, \u015feylerin genel ba\u011flant\u0131s\u0131 ve bilgisi i\u00e7inde tuttu\u011fu yer konusunda tam bir hesap vermeye \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 andan ba\u015flayarak, genel ba\u011flant\u0131n\u0131n her t\u00fcrl\u00fc bilimi gereksiz duruma gelir. O zaman b\u00fct\u00fcn eski felsefeden, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir durumda, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve d\u00fc\u015f\u00fcnce yasalar\u0131 \u00f6\u011fretisinden, bi\u00e7imsel (formel) ve diyalektik mant\u0131ktan ba\u015fka bir \u015fey kalmaz. \u00dcst yan\u0131, pozitif do\u011fa ve (sayfa: 69) tarih bilgisi i\u00e7ine girer.<br \/> Ama do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131ndaki de\u011fi\u015fme, ancak ara\u015ft\u0131rma buna uygun d\u00fc\u015fen nicelikte olumlu bilgi sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde ger\u00e7ekle\u015febilirken, tarih anlay\u0131\u015f\u0131nda yeni bir y\u00f6n getiren tarihsel olgular, kendilerini \u00e7ok daha \u00f6nceden kabul ettirmi\u015flerdi. 1831&#8217;de Lyon&#8217;da ilk i\u015f\u00e7i ayaklanmas\u0131 olmu\u015ftu; 1838&#8217;den 1842&#8217;ye, ilk ulusal i\u015f\u00e7i hareketi, \u0130ngiliz \u00e7artistleri hareketi, en y\u00fcksek noktas\u0131na var\u0131yordu. Proletarya ile burjuvazi aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131 bir yandan b\u00fcy\u00fck sanayideki geli\u015fme, bir yandan da burjuvazi taraf\u0131ndan ele ge\u00e7irilmi\u015f bulunan siyasal egemenlik ile orant\u0131l\u0131 olarak, Avrupa&#8217;n\u0131n en ileri \u00fclkelerinin tarihinde birinci plana ge\u00e7iyordu. Burjuva iktisad\u0131n\u0131n sermaye ile emek \u00e7\u0131karlar\u0131 aras\u0131ndaki \u00f6zde\u015flik \u00fczerindeki, \u00f6zg\u00fcr yar\u0131\u015fma (serbest rekabet) sonucu evrensel uyum ve evrensel g\u00f6nen\u00e7 \u00fczerindeki \u00f6\u011fretileri, olgular taraf\u0131ndan gitgide daha sert bir bi\u00e7imde yalanlan\u0131yordu. B\u00fct\u00fcn bu olgular\u0131 ve b\u00fct\u00fcn eksikliklerine kar\u015f\u0131n bu olgular\u0131n teorik d\u0131\u015favurumu olan Frans\u0131z ve \u0130ngiliz sosyalizmini yalanlamak, art\u0131k olanakl\u0131 de\u011fildi. Ama tarihin hen\u00fcz geri p\u00fcsk\u00fcrt\u00fclmemi\u015f bulunan eski idealist anlay\u0131\u015f\u0131, maddi \u00e7\u0131karlara dayanan s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131, hatta genel olarak maddi \u00e7\u0131karlar\u0131 tan\u0131m\u0131yordu; \u00fcretim ve b\u00fct\u00fcn ekonomik ili\u015fkiler ona, yaln\u0131zca &#8220;uygarl\u0131k tarihi&#8221;nin ikincil \u00f6\u011feleri olarak, savsaklanabilir \u015feyler olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlardi.<br \/> Yeni olgular, b\u00fct\u00fcn ge\u00e7mi\u015f tarihi yeni bir incelemeden ge\u00e7meye zorlad\u0131lar ve b\u00fct\u00fcn ge\u00e7mi\u015f tarihin bir s\u0131n\u0131flar sava\u015f\u0131m\u0131 tarihi oldu\u011fu, birbirine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m durumundaki bu toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131n her zaman \u00fcretim ve de\u011fi\u015fim ili\u015fkilerinin, k\u0131sacas\u0131 \u00e7a\u011flar\u0131ndaki ekonomik ili\u015fkilerin \u00fcr\u00fcnleri olduklar\u0131; buna g\u00f6re, toplumun ekonomik yap\u0131s\u0131n\u0131n her kez, son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede, hukuksal ve siyasal kurumlar\u0131n t\u00fcm \u00fcst yap\u0131s\u0131n\u0131 oldu\u011fu gibi, her tarihsel d\u00f6nemin dinsel, felsefi ve \u00f6teki fikirlerini de a\u00e7\u0131klamay\u0131 sa\u011flayan ger\u00e7ek temeli olu\u015fturdu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc. B\u00f6ylece idealizm, son s\u0131\u011f\u0131na\u011f\u0131ndan, tarih anlay\u0131\u015f\u0131ndan kovulmu\u015f; tarihin materyalist bir anlay\u0131\u015f\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve \u015fimdiye de\u011fin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, insanlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 (sayfa: 70) bilin\u00e7leri arac\u0131yla a\u00e7\u0131klamak yerine, insanlar\u0131n bilincini varl\u0131klar\u0131 arac\u0131yla a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in yol bulunmu\u015f oluyordu.<br \/> Bunun sonucu sosyalizm, art\u0131k \u015fu ya da bu dahinin rasgele bir bulu\u015fu olarak de\u011fil ama tarih taraf\u0131ndan olu\u015fturular\u0131 iki s\u0131n\u0131f\u0131n, proletarya ile burjuvazinin sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n zorunlu \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Art\u0131k sosyalizmin g\u00f6revi, elden geldi\u011fince eksiksiz bir toplumsal sistem imal etmek de\u011fil ama iktisad\u0131n, bu s\u0131n\u0131flar\u0131 ve onlar\u0131n kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n\u0131 zorunlu bir bi\u00e7imde ortaya \u00e7\u0131karan tarihsel geli\u015fmesini incelemek ve bu bi\u00e7imde t\u00fcretilen ekonomik durum i\u00e7inde \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 \u00e7\u00f6zme ara\u00e7lar\u0131n\u0131 bulmakt\u0131.<br \/> Ama Frans\u0131z materyalizminin do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131, diyalektik ve modern do\u011fa bilimi ile ne denli ba\u011fda\u015fmaz idiyse, daha \u00f6nceki sosyalizm de bu materyalist anlay\u0131\u015fla o denli ba\u011fda\u015fmaz idi. Ger\u00e7i daha \u00f6nceki sosyalizm varolan kapitalist \u00fcretim bi\u00e7imi ile bu \u00fcretim bi\u00e7iminin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 ele\u015ftiriyordu, ama onu ne a\u00e7\u0131klayabiliyor, dolay\u0131s\u0131yla ne de \u00fcstesinden gelebiliyordu; k\u00f6t\u00fc diye kald\u0131r\u0131p atmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapam\u0131yordu. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kapitalist \u00fcretim bi\u00e7iminden aynlmaz s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesine kar\u015f\u0131 ne denli \u00e7ok \u00f6fkeleniyorsa, bu s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn neye dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kayna\u011f\u0131n\u0131n ne oldu\u011funu a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde o denli az g\u00f6sterme durumunda bulunuyordu. Sorun bir yandan bu kapitalist \u00fcretim bi\u00e7imini tarihsel ba\u011flant\u0131s\u0131 ve tarihin belirli bir d\u00f6nemi i\u00e7in zorunlulu\u011fu i\u00e7inde, \u00f6yleyse y\u0131k\u0131lma zorunlulu\u011fu ile birlikte d\u00fc\u015f\u00fcnmek, \u00f6te yandan, ele\u015ftiri \u015fimdiye de\u011fin bu \u00fcretim bi\u00e7iminin i\u015fleyi\u015finden \u00e7ok k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar\u0131 \u00fczerine at\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan, onun hala gizli kalm\u0131\u015f i\u00e7 hareketlerini ortaya \u00e7\u0131karmakt\u0131. Art\u0131- de\u011fer&#8217;in bulunmas\u0131, i\u015fte bu i\u015fi yapt\u0131. \u00d6denmemi\u015f eme\u011fe sahip \u00e7\u0131kman\u0131n, kapitalist \u00fcretim bi\u00e7iminin ve i\u015f\u00e7inin bundan do\u011fan s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesinin temel bi\u00e7imi oldu\u011fu; kapitalist i\u015f\u00e7inin emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fc,[17*] bu (sayfa: 71) g\u00fcc\u00fcn pazarda meta olarak sahip oldu\u011fu de\u011fer \u00fczerinden sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 zaman bile, ondan gene de onun i\u00e7in \u00f6demi\u015f bulundu\u011fundan daha \u00e7ok de\u011fer elde etti\u011fi ve bu art\u0131-de\u011ferin, son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede, varl\u0131kl\u0131 s\u0131n\u0131flar elinde birikmi\u015f, durmadan b\u00fcy\u00fcyen sermaye y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 de\u011fer toplam\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu tan\u0131tland\u0131. Kapitalist \u00fcretimin oldu\u011fu denli, sermaye \u00fcretiminin i\u015fleyi\u015fi de a\u00e7\u0131klanmi\u015f bulunuyordu..<br \/> Bu iki b\u00fcy\u00fck bulguyu: tarihin materyalist anlay\u0131\u015f\u0131 ile kapitalist \u00fcretimin gizeminin art\u0131-de\u011fer arac\u0131yla a\u00e7\u0131klanmas\u0131n\u0131, Marks&#8217;a bor\u00e7luyuz. Onun sayesindedir ki sosyalizm, \u015fimdi b\u00fct\u00fcn ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 \u00fczerinde uzun uzun \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gereken bir bilim durumuna geldi.<br \/> \u0130\u015fte bay Eugen D\u00fchring, hi\u00e7 de g\u00fcr\u00fclt\u00fcs\u00fcz olmayan bir bi\u00e7imde sahneye s\u0131\u00e7rad\u0131\u011f\u0131 ve felsefede, ekonomi politikte ve sosyalizmde kendi \u00e7abalar\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f tam bir alt\u00fcst olu\u015fu bildirdi\u011fi s\u0131rada, teorik sosyalizm ve m\u00fcteveffa felsefe alanlar\u0131nda i\u015fler a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 bu merkezdeydi.<br \/> \u015eimdi bay D\u00fchring&#8217;in bize ne s\u00f6z verdi\u011fine&#8230; ve neyi tuttu\u011funa bakal\u0131m. (sayfa: 72)<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM &#8211; BAY D\u00dcHR\u0130NG&#8217;\u0130N VERD\u0130\u011e\u0130 S\u00d6ZLER<\/p>\n<p> Bay D\u00fchring burada g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutulan yap\u0131tlar\u0131, her \u015feyden \u00f6nce Felsefe Dersleri, Siyasal ve Toplumsal \u0130ktisat Dersleri, ve Ekonomi Politik ve Sosyalizmin Ele\u015ftirel Tarihi adl\u0131 yap\u0131tlar\u0131d\u0131r. Ba\u015fIamak i\u00e7in, dikkatimizi \u00f6zellikle gerektiren yap\u0131t, birinci yap\u0131tt\u0131r.<br \/> Daha ilk sayfadan ba\u015fIayarak bay D\u00fchring, kendisini &#8220;zaman\u0131nda ve felsefenin geli\u015fmesinin \u00f6nceden g\u00f6r\u00fclebilir bir d\u00f6nemi i\u00e7in bu g\u00fcc\u00fc (felsefeyi) temsil hakk\u0131n\u0131 isteyen adam&#8221; olarak sunuyor. Yani bug\u00fcn\u00fcn ve &#8220;\u00f6nceden g\u00f6r\u00fclebilir&#8221; gelece\u011fin tek ger\u00e7ek filozofu oldu\u011fu sav\u0131nda bulunuyor. Ondan ayr\u0131lan, do\u011fruluktan da ayr\u0131l\u0131r. Bay D\u00fchring&#8217;ten \u00f6nce de bir\u00e7ok ki\u015fi kendisi \u00fczerine b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc ama \u2014Richard Wagner bir yana\u2014 kendisi \u00fczerine rahatl\u0131kla bunu s\u00f6yleyen ilk ki\u015fi, bay D\u00fchring&#8217;tir.<br \/> Bay D\u00fchring&#8217;in felsefesi, &#8220;do\u011fal sistem ya da ger\u00e7e\u011fin (sayfa: 73) felsefesi [dir] &#8230; Bu felsefede ger\u00e7eklik, kuruntuya dayanan ya da \u00f6znel bak\u0131mdan s\u0131n\u0131rl\u0131 bir d\u00fcnya tasar\u0131m\u0131n\u0131n her t\u00fcrl\u00fc ge\u00e7ici hevesini d\u0131\u015ftalayan bir bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr.&#8221;<br \/> Demek ki bu felsefe, bay D\u00fchring&#8217;i kendisinin bile yads\u0131maya c\u00fcret edemeyece\u011fi s\u0131n\u0131rlar\u0131n, ki\u015fisel ve \u00f6znel s\u0131n\u0131rlaman\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlar\u0131n \u00fcst\u00fcne y\u00fckseltecek nitelikte. \u015eimdiye de\u011fin bu mucizenin nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini hen\u00fcz g\u00f6rmemi\u015f olmam\u0131za kar\u015f\u0131n, i\u015fte felsefenin son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede kesin do\u011fruluklar\u0131 tan\u0131tlayacak bir durumda bulunabilmesi i\u00e7in her durumda zorunlu olan ki\u015fi.<br \/> &#8220;Zeka bak\u0131m\u0131ndan kendi niteli\u011fi gere\u011fi de\u011ferli olan [bu] do\u011fal bilgi sistemi, d\u00fc\u015f\u00fcnce derinli\u011finden hi\u00e7bir \u015fey yitirmeksizin, Varl\u0131\u011f\u0131n temel bi\u00e7imlerini kesinlikle tan\u0131tlad\u0131.&#8221;<br \/> Bu sistem, kendi &#8220;ger\u00e7ekten ele\u015ftirici&#8221; g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan, &#8220;ger\u00e7ek ve bunun sonucu do\u011fan\u0131n ve ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ekli\u011fi \u00fczerine y\u00f6nelmi\u015f bir felsefenin, salt g\u00f6r\u00fcn\u00fcr \u00e7evreni (ufku) kabul etmeyen ama iyiden iyiye devrimci hareket i\u00e7inde d\u0131\u015f ve i\u00e7 do\u011fan\u0131n b\u00fct\u00fcn yerleri ile b\u00fct\u00fcn g\u00f6klerini kullanan bir felsefenin \u00f6\u011felerini&#8221; sunar; &#8220;yeni bir d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi&#8221;dir bu ve &#8220;son derece \u00f6zg\u00fcn sonu\u00e7lar ve g\u00f6r\u00fc\u015flere &#8230; sistem do\u011furucu fikirlere &#8230; tan\u0131tlanm\u0131\u015f do\u011fruluklara&#8221; var\u0131r.<br \/> &#8220;G\u00fcc\u00fcn\u00fc yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f giri\u015fkenlikte [bu da ne demek ola?] aramak zorunda olan bir yap\u0131t, k\u00f6klere kadar inen bir inceleme .. k\u00f6ktenci bir bilim &#8230; \u015feylerin ve insanlar\u0131n s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya bilimsel bir g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc &#8230; \u015feyleri her y\u00f6nden kavrayan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcncenin egemen olabilecek durumda bulundu\u011fu varsay\u0131m ve t\u00fcmdengelimlerin yarat\u0131c\u0131 bir tasla\u011f &#8230; mutlak temel&#8221; kar\u015f\u0131s\u0131nday\u0131z.<br \/> Ekonomi politik alan\u0131nda bay D\u00fchring, bize yaln\u0131zca, \u00fcstelik aralar\u0131nda &#8220;b\u00fcy\u00fck \u00fcsluplu tarih yazma bi\u00e7imim&#8221; ile sivrilen ve iktisada &#8220;yarat\u0131c\u0131 de\u011fi\u015fiklikler&#8221; getiren tarihsel yap\u0131tlar da bulunan &#8220;tarihsel bak\u0131mdan ve sistematik bak\u0131mdan geni\u015f bir de\u011fer ta\u015f\u0131yan \u00e7al\u0131\u015fmalar&#8221; vermekle kalmaz, ayr\u0131ca gelecekteki toplum i\u00e7in, &#8220;a\u00e7\u0131k ve en uzak k\u00f6klere kadar eri\u015fen bir teorinin pratik sonucu&#8221; olan ve dolay\u0131s\u0131yla kurtulu\u015f i\u00e7in d\u00fchringvari felsefe denli yan\u0131lmaz ve o denli gerekli (sayfa 74) bulunan, kendi icad\u0131 d\u00f6rtba\u015f\u0131 bay\u0131nd\u0131r bir sosyalist planla da i\u015fini tamamlar; ger\u00e7ekten, &#8220;ancak ve ancak Siyasal ve Toplumsal \u0130ktisat Dersleri yap\u0131t\u0131mdavermi\u015f bulundu\u011fum sosyalist kurulu\u015ftad\u0131r ki ger\u00e7ekten kendi mal\u0131 olarak malik olmak, yaln\u0131zca g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki ve ge\u00e7ici ya da zor \u00fczerine kurulu m\u00fclkiyetin yerine ge\u00e7ebilir&#8221;.<br \/> \u0130\u015fte gelecek, buna g\u00f6re kendisine \u00e7ekid\u00fczen vermeli.<br \/> Bay D\u00fchring&#8217;e gene bay D\u00fchring taraf\u0131ndan yap\u0131lan bu \u00f6vg\u00fcler demeti kolayca on kat b\u00fcy\u00fct\u00fclebilirdi. Bu demet, daha \u015fimdiden kendi kendine ger\u00e7ekten bir filozofla m\u0131, yoksa bir &#8230; ile mi kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funu soran okurun kafas\u0131nda baz\u0131 ku\u015fkular uyand\u0131rm\u0131\u015f olmal\u0131. Ama, kendisine duyurulan &#8220;k\u00f6ktenci&#8221; derinli\u011fi daha yak\u0131ndan tan\u0131y\u0131ncaya de\u011fin, okurlardan yarg\u0131s\u0131n\u0131 saklamas\u0131n\u0131 rica etmemiz gerekiyor. E\u011fer yukardaki demeti vermi\u015f bulunuyorsak, bu yaln\u0131zca \u00f6n\u00fcm\u00fczde fikirlerini yal\u0131nl\u0131kla d\u0131\u015favuran ve bunlarin de\u011ferini kararla\u015ft\u0131rma i\u015fini gelece\u011fe b\u0131rakan bir filozof ve s\u0131radan bir sosyalist de\u011fil, ama papa kadar yan\u0131lmaz oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcren ve sap\u0131kl\u0131klar\u0131n en k\u0131nanmas\u0131 gerekeninin i\u00e7ine d\u00fc\u015fmek istenmiyorsa, kurtulu\u015f i\u00e7in zorunlu olan \u00f6\u011fretisinin d\u00fcped\u00fcz kabul edilmesi gereken tamamen do\u011fa\u00fcst\u00fc bir varl\u0131k bulundu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7indir. Hi\u00e7 de b\u00fct\u00fcn \u00fclkelerdeki ve yak\u0131n bir s\u00fcreden beri de Almanya&#8217;daki sosyalist yaz\u0131nda bol bol g\u00f6r\u00fclen \u00e7e\u015fitli \u00e7aplardaki adamlar\u0131n, d\u00fcnyanm en i\u00e7ten bi\u00e7imiyle, \u00e7\u00f6z\u00fcmleri i\u00e7in az\u00e7ok gere\u00e7 s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 \u00e7ekebildikleri sorunlarda bir a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa varmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131, ama bilimsel ya da yaz\u0131nsal eksiklikleri ne olursa olsun sosyalist iyi niyetin her zaman kabul edilmesi gereken o \u00e7al\u0131\u015fmalardan biri kar\u015f\u0131s\u0131nda bulunmuyoruz. Tersine bay D\u00fchring, bize son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede kesin do\u011fruluklar olduklar\u0131n\u0131, yanlar\u0131nda her t\u00fcrl\u00fc ba\u015fka kan\u0131n\u0131n a priori [\u00f6nsel olarak] yanl\u0131\u015f oldu\u011funu ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc tezler sunuyor, ba\u015fka do\u011fruluklara yer vermeyen do\u011frulukla birlikte, yan\u0131nda b\u00fct\u00fcn \u00f6teki y\u00f6ntemlerin bilime yabanc\u0131 kald\u0131klar\u0131 s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya bilimsel tek ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemini de elinde tutuyor. Ya hakl\u0131d\u0131r \u2014 ya o zaman biz gelmi\u015f ge\u00e7mi\u015f b\u00fct\u00fcn devirlerin en b\u00fcy\u00fck dehas\u0131, ilk yan\u0131lmaz insan oldu\u011fu i\u00e7in, (sayfa 75) ilk \u00fcst\u00fcn insan ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunuyoruz demektir; \u2014 ya da haks\u0131zd\u0131r ve o zaman, yarg\u0131m\u0131z ne olursa olsun, olas\u0131 iyi niyeti i\u00e7in g\u00f6sterilecek b\u00fct\u00fcn iyilik\u00e7i sayg\u0131lar, bay D\u00fchring&#8217;in g\u00f6z\u00fcnde sald\u0131r\u0131lar\u0131n en korkuncu olacakt\u0131r.<br \/> \u0130nsan, son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede kesin do\u011fruluk ile s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya bilimsel olan tek y\u00f6ntemi elinde tutunca, elbette insanl\u0131\u011f\u0131n yanl\u0131\u015fl\u0131\u011fa batm\u0131\u015f ve bilime yabanc\u0131 geri kalan b\u00f6l\u00fcm\u00fc i\u00e7in belirli bir k\u00fc\u00e7\u00fcmseme duyacakt\u0131r. \u00d6yleyse, bay D\u00fchring&#8217;in \u00f6ncellerinden b\u00fcy\u00fck bir k\u00fc\u00e7\u00fcmseme ile s\u00f6z etti\u011fini g\u00f6rmek ve onun k\u00f6kl\u00fc derinli\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda ba\u011f\u0131\u015flanan, b\u00fcy\u00fck adaml\u0131\u011fa ayr\u0131ks\u0131n olarak kendisi taraf\u0131ndan y\u00fckseltilmi\u015f az b\u00fcy\u00fck adam bulundu\u011funu saptamakla \u015fa\u015f\u0131rmamal\u0131y\u0131z.<br \/> \u00d6nce filozoflar \u00fczerine dediklerini dinleyelim:<br \/> &#8220;Her t\u00fcrl\u00fc y\u00fcksek ahlak duygusundan yoksun Leibniz &#8230; olanakl\u0131 b\u00fct\u00fcn saray filozoflar\u0131n\u0131n en iyisi&#8221;.<br \/> Kant hen\u00fcz biraz ho\u015fg\u00f6r\u00fc g\u00f6r\u00fcyor; ama ondan sonra her\u015fey alt\u00fcst olmu\u015f, o zaman gelsin &#8220;en yak\u0131n art\u00e7\u0131lar\u0131n (epigonlann), \u00f6zellikle bir Fichte ve bir Schelling&#8217;in d\u00fczeni bozulmu\u015f imgelemeleri ve bo\u015f oldu\u011fu denli de budalaca \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131klar\u0131 &#8230; bilgisiz bir do\u011fa felsefecili\u011finin korkun\u00e7 karikat\u00fcrleri &#8230; bir Hegel&#8217;in [doru\u011funa \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131] Kant-sonras\u0131 sa\u00e7mal\u0131klar ve sa\u00e7maca kuruntular&#8221;.<br \/> Hegel, &#8220;hegelci bir jargon&#8221; konu\u015fuyor ve &#8220;bi\u00e7imdeki bilim-d\u0131\u015f\u0131 tarz\u0131&#8221; ve &#8220;kabal\u0131klar\u0131&#8221; ile &#8220;hegelci vebay\u0131&#8221; yay\u0131yordu.<br \/> Bilginlerin pay\u0131na da daha iyisi d\u00fc\u015fm\u00fcyor, ama yaln\u0131zca Darwin kendi ad\u0131yla an\u0131lm\u0131\u015f ve biz de onunla yetinmek zorunday\u0131z:<br \/> &#8220;Darvinci yar\u0131-\u015fiir ve kaba anlay\u0131\u015f darl\u0131\u011f\u0131 ve ay\u0131rt etme k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc ile birlikte de\u011fi\u015fimlerle oynama ustal\u0131\u011f\u0131. Bizim kan\u0131m\u0131zca, lamarkc\u0131 tezlerin elbette ayr\u0131k tutulmalar\u0131 gereken \u00f6zg\u00fcl darvincilik, insanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 y\u00f6nelmi\u015f bir kabal\u0131k eseridir.&#8221;<br \/> Ama en k\u00f6t\u00fc davran\u0131\u015f\u0131 g\u00f6renler, sosyalistler. Louis Blanc \u2014hepsinin en \u00f6nemsizi olan Louis Blanc\u2014 bir yana, hepsi de toptan yoksul g\u00fcnahk\u00e2rlard\u0131r ve bay D\u00fchring&#8217;den \u00f6nce (ya da sonra) sahip olabildikleri \u00fcn\u00fcn adamak\u0131ll\u0131 alt\u0131ndad\u0131rlar. (sayfa 76) Ve yaln\u0131zca do\u011fruluk ve bilimsel kavray\u0131\u015f bak\u0131m\u0131ndan de\u011fil, karakter bak\u0131m\u0131ndan da b\u00f6yledirler. Babeuf ve birka\u00e7 1871 kom\u00fcnc\u00fcs\u00fc d\u0131\u015f\u0131nda, bunlar\u0131n hi\u00e7biri &#8220;adam&#8221; say\u0131lmaz. \u00dc\u00e7 \u00fctopyac\u0131 &#8220;toplumsal simyac\u0131lar&#8221; ad\u0131n\u0131 al\u0131rlar. \u00dc\u00e7\u00fc aras\u0131nda Saint-Simon, &#8220;co\u015fkunluk&#8221;tan ba\u015fka bir \u015feyle ele\u015ftirilmedi\u011fi ve merhametli bir bi\u00e7imde deli olabilece\u011fi yava\u015f\u00e7a a\u015f\u0131land\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, gene de kollanmaktad\u0131r. Fourier ise, tersine, bay D\u00fchring&#8217;in sabr\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Fourier &#8220;\u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn belirtilerini &#8230; g\u00f6stermi\u015ftir&#8230; . Daha \u00e7ok t\u0131marhanelerde bulunmas\u0131 beklenen d\u00fc\u015f\u00fcnceler &#8230; en d\u00fczensiz kuruntular &#8230; say\u0131klama \u00fcr\u00fcnleri &#8230; Fourier, bu s\u00f6zle anlat\u0131lmaz sersem&#8221;; bu &#8220;zavall\u0131 \u00e7ocuk beyni&#8221;, bu &#8220;budala&#8221;, b\u00fct\u00fcn bunlarla birlikte, sosyalist bile de\u011fildir; onun phalanst\u00e8re&#8217;inin[18*] ussal sosyalizm ile hi\u00e7bir ili\u015fkisi yoktur, &#8220;g\u00fcnl\u00fck al\u0131\u015f-veri\u015f modeline g\u00f6re kurulmu\u015f eci\u015f-b\u00fcc\u00fc\u015f bir yap\u0131&#8221;d\u0131r. Ve ensonu:<br \/> &#8220;Bu tiradlar\u0131n [Fourier&#8217;nin Newton \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamalar] &#8230; Fourier&#8217;nin ad\u0131nda ve b\u00fct\u00fcn furiyecilikte do\u011fru olarak yaln\u0131zca birinci hecenin[19*] budalalar kategorilerinden birinin i\u00e7ine sokulmas\u0131 gerekir.&#8221;<br \/> Ensonu, Robert Owen, &#8220;donuk ve yoksul fikirlere sahipti &#8230; ahlak konusunda \u00f6ylesine baya\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi &#8230; ciddi k\u0131l\u0131\u011fa sokulmu\u015f sa\u00e7masapan s\u00f6zler halinde yozla\u015fm\u0131\u015f birka\u00e7 beylik d\u00fc\u015f\u00fcnce &#8230; sa\u00e7ma ve kaba g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131 Owen&#8217;\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin ak\u0131\u015f\u0131 biraz ciddi bir ele\u015ftiriden ge\u00e7irme zahmetine pek de\u011fmez &#8230; bo\u015flu\u011fu &#8230; [vb.]&#8221;<br \/> \u00dctopyac\u0131lar\u0131, b\u00fcy\u00fck bir zeka ile, adlar\u0131na g\u00f6re: Saint-Simon, saint [aziz], Fourier, fou [deli], enfantin, enfant [\u00e7ocuk] diye nitelendirdikten sonra (ekleyecek yaln\u0131zca bir \u015fey kal\u0131yor: Owen- d\u00e9veine! [bahts\u0131zl\u0131k], bay D\u00fchring, sosyalizm tarihinin b\u00fct\u00fcn bu \u00f6nemli d\u00f6nemini d\u00f6rt s\u00f6zc\u00fckte &#8230; d\u00fcped\u00fcz y\u0131ld\u0131r\u0131mla vurulmu\u015fa d\u00f6nd\u00fcr\u00fcyor. Ve kim ki bundan ku\u015fkuya d\u00fc\u015ferse, &#8220;budalalar kategorilerinden birinin i\u00e7ine sokulabilir.&#8221; (sayfa 77)<br \/> Bay D\u00fchring&#8217;in daha sonraki sosyalistler \u00fczerindeki yarg\u0131lar\u0131 aras\u0131ndan, k\u0131sa olmak i\u00e7in, yaln\u0131zca Lassalle ve Marks \u00fczerine s\u00f6ylediklerini not edece\u011fiz.<br \/> &#8220;[Lassalle]: Her \u015feyde kusur arama bilgi\u00e7 zevkiyle birle\u015fmi\u015f vulgarizasyon denemeleri &#8230; ta\u015fk\u0131n skolastik &#8230; genel teoriler ile baya\u011f\u0131 hafifliklerin korkun\u00e7 bir kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 sa\u00e7ma ve bi\u00e7imsiz hegelci bo\u015finan &#8230; izlenmeyecek \u00f6rnek &#8230; do\u011fu\u015ftan anlay\u0131\u015f darl\u0131\u011f\u0131 &#8230; en baya\u011f\u0131 i\u015fporta mal\u0131yla kendine \u00f6nemli adam s\u00fcs\u00fc vermek&#8230; Yahudi kahraman\u0131m\u0131z &#8230; yergici &#8230; alelade &#8230; ya\u015fam ve d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde i\u00e7 k\u0131l\u0131ks\u0131zl\u0131k.&#8221;<br \/> &#8220;[Marks]: Kavray\u0131\u015f darl\u0131\u011f\u0131 &#8230; \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ve \u00fcr\u00fcnleri, kendili\u011finden ve kendisi i\u00e7in, yani salt teorik a\u00e7\u0131dan, konumuz [sosyalizmin ele\u015ftirel tarihi] bak\u0131m\u0131ndan s\u00fcrekli bir anlamdan yoksundurlar; entelekt\u00fcel ak\u0131mlar\u0131n genel tarihi bak\u0131m\u0131ndan, olsa olsa modern bir sekter skolastik dal\u0131n\u0131n etkilerinin belirtileri olarak g\u00f6sterilebilirler &#8230; Bire\u015fim ve s\u0131n\u0131flama yetilerinin g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc &#8230; d\u00fc\u015f\u00fcnce ve anlat\u0131m\u0131n bi\u00e7imsiz karakteri, dilin baya\u011f\u0131 gidi\u015fi &#8230; ingilizle\u015ftirilmi\u015f bo\u015fluk &#8230; aldatmaca &#8230; ger\u00e7ekte tarihsel ve mant\u0131ksal hayalg\u00fcc\u00fcn\u00fcn soysuz \u00fcr\u00fcnlerinden ba\u015fka bir\u015fey olmayan d\u00fczeni bozulmu\u015f kavramlar &#8230; aldat\u0131c\u0131 anlat\u0131m &#8230; ki\u015fisel kendini be\u011fenmi\u015flik &#8230; k\u00fc\u00e7\u00fck ve yaralay\u0131c\u0131 davran\u0131\u015f &#8230; sayg\u0131s\u0131z &#8230; ak\u0131ll\u0131 ge\u00e7inen oyun ve k\u0131r\u0131tkanl\u0131klar &#8230; derin bilgi anla\u015f\u0131lmazl\u0131klar\u0131 &#8230; felsefe ve bilimde geri kafa&#8221;.<br \/> Ve ba\u015fka, ve ba\u015fka, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn bunlar hen\u00fcz bay D\u00fchring&#8217;in g\u00fcl bah\u00e7esinden ge\u00e7erken toplanm\u0131\u015f k\u00fc\u00e7\u00fck bir buketten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil. Ku\u015fkusuz konumuz, \u015fimdilik, \u2014e\u011fer biraz terbiyesi olsayd\u0131, bay D\u00fchring&#8217;i yaralay\u0131c\u0131 ve sayg\u0131s\u0131z herhangi bir \u015fey bulmaktan al\u0131koymalar\u0131 gereken\u2014 bu sevimli s\u00f6vg\u00fclerin de son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede kesin do\u011fruluklardan olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131 bilmek de\u011fil. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc bizi, i\u00e7ine girece\u011fimiz budalalar kategorisini bile se\u00e7mekten al\u0131koyan korku y\u00fcz\u00fcnden, \u015fimdilik bunlar\u0131n &#8220;k\u00f6ktenci&#8221; derinlikleri \u00fczerine herhangi bir ku\u015fku belirtmekten adamak\u0131ll\u0131 sak\u0131naca\u011f\u0131z. Yaln\u0131zca, bir yandan bay D\u00fchring&#8217;in &#8220;sak\u0131n\u0131ml\u0131 ve s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn ger\u00e7ek anlam\u0131yla al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fc dilin incelmi\u015f karakteri&#8221; (sayfa 78) dedi\u011fi \u015feyden bir \u00f6rnek vermeyi ve \u00f6te yandan da \u00f6ncellerinin de\u011fersizli\u011finin bay D\u00fchring&#8217;in g\u00f6z\u00fcnde kendi \u00f6z yan\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131ndan daha az kesin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptamay\u0131 kendimize g\u00f6rev bildik. Bu yan\u0131lmazl\u0131k konusunda, gelmi\u015f ge\u00e7mi\u015f b\u00fct\u00fcn \u00e7a\u011flar\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc dahisi i\u00e7in en derin sayg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131 sunar\u0131z &#8230; e\u011fer ger\u00e7ekten \u00f6yle ise.(sayfa 79)<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p>[1*] Bu al\u0131nt\u0131, Frans\u0131z tu\u011famirali Chevalier de Panat&#8217;n\u0131n 1796 y\u0131l\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 bir mektuptaki bir s\u00f6ze an\u0131\u015ft\u0131rmad\u0131r. Devrimden hi\u00e7bir ders alamayan Frans\u0131z kralc\u0131lar\u0131ndan s\u00f6zeden tu\u011famiral, \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu: &#8220;Kimse ne bir \u015fey unutabildi, ne de bir \u015fey \u00f6\u011frenebildi.&#8221;<br \/>[2*] Rudolf Virchow&#8217;un, 22 Eyl\u00fcl 1877 g\u00fcn\u00fc M\u00fcnih&#8217;te, Alman do\u011fabilimci ve hekimlerinin 50. Kurulunda verdi\u011fi s\u00f6yleve an\u0131\u015ft\u0131rma. Bkz: Virchow, Die Freiheit der Wissenschaft im modernen Staat&#8230;. Berlin 1877, s. 13.<br \/>[3*] Dr. Schweninger, 1881 y\u0131l\u0131ndan beri Bismarck&#8217;\u0131n \u00f6zel hekimi idi ve bu nedenle 1884&#8217;te \u00fcniversiteye profes\u00f6r atand\u0131.<br \/>[4*] S\u00f6zkonusu yap\u0131t i\u00e7in, bkz: \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993.<br \/>[5*] Tar\u0131msal kimya irdelemesine giri\u015finde, Liebig \u015f\u00f6yle yazar: &#8220;Kimya, \u00e7ok h\u0131zl\u0131 ilerlemeler yap\u0131yor ve treni izlemek isteyen kimyac\u0131lar, s\u00fcrekli bir ses de\u011fi\u015fimi durumu (\u00e9tat de mue) i\u00e7inde bulunuyorlar&#8230;&#8230; Justus von Liebig, Dies Chemie in ihrer Anwendung auf Agricultur und Physiologie, 7. bask\u0131, Brunswick 1862, s. 26.<br \/>[6*] Amerika&#8217;da ya\u015fayan sosyal-demokrat H. W. Fabain, 6 Kas\u0131m 1880 g\u00fcn\u00fc, Marks&#8217;a \u015f\u00f6yle yazm\u0131\u015ft\u0131: &#8220;Her ne denli Bay Engels, bir\u00e7ok durumda k\u00f6k eksi bir&#8217;in kesin matematik i\u015flemlerin zorunlu sonucu oldu\u0131unu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsa da, ger\u00e7e\u011fin s\u0131k\u0131 felsefi teorisi anlam\u0131nda, k\u00f6k eksi bir kavram\u0131n\u0131n mant\u0131ksal bir ucube oldu\u011funu an\u0131msatmak gerek, \u00e7\u00fcnk\u00fc olumsuz bir varolu\u015fu bilmek, d\u00fcped\u00fcz olanaks\u0131zd\u0131r&#8230;&#8221;<br \/>[7*] D\u00fc\u015f\u00fcncesiz Karl Vogt&#8217;\u00e7ular s\u00fcr\u00fcs\u00fc ile birlikte, eski do\u011fa felsefesine sald\u0131rmak, onun tarihsel anlam\u0131n\u0131 de\u011ferlendirmekten \u00e7ok daha kolayd\u0131r. Eski do\u011fa felsefesi, \u00f6nemli bir anlams\u0131zl\u0131k ve d\u00fc\u015flem pay\u0131 i\u00e7erir, ama ayn\u0131 \u00e7a\u011fdaki g\u00f6rg\u00fcc\u00fc (empiriste) do\u011falc\u0131lar\u0131n felsefi-olmayan teorilerinden daha \u00e7ok de\u011fil; ve evrim teorisinin yay\u0131lmas\u0131ndan bu yana, eski do\u011fa felsefesinin de hayli anlam ve bilgi i\u00e7erdi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131yor. B\u00f6yle oldu\u011fu i\u00e7indir ki Haeckel, Treviranus ve Oken&#8217;in de\u011ferini kabul etmekte yerden g\u00f6\u011fe de\u011fin hakl\u0131yd\u0131. [Bkz: D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Konferans: Ernst Haeckel, &#8220;Goethe ve Oken&#8217;e g\u00f6re Evrim Teorisi&#8221;, Nat\u00fcrliche Sch\u00f6pfungsgeschichte&#8230;. 4. bask\u0131, Berlin 1873, s. 83-88.] \u0130lkel s\u00fcm\u00fcks\u00fc maddesi ve ilkel kabarc\u0131\u011f\u0131yla Oken, biyolojide kendisinden sonra protoplazma ve h\u00fccre olarak ke\u015ffedilen \u015feyi, konut (postulat) olarak koyar. Hele Hegel&#8217;e gelince, o bir\u00e7ok bak\u0131mdan, temellerinde bir g\u00fc\u00e7 \u2014yer\u00e7ekimi g\u00fcc\u00fc, y\u00fczebilme g\u00fcc\u00fc, elektrik kontak g\u00fcc\u00fc vb.\u2014, ya da e\u011fer bu olanaks\u0131zsa, bilinmeyen bir t\u00f6z, \u0131\u015f\u0131ksal t\u00f6z, \u0131\u015f\u0131sal t\u00f6z, elektrik t\u00f6z\u00fc vb. varsayd\u0131klar\u0131 zaman, b\u00fct\u00fcn anla\u015f\u0131lmam\u0131\u015f olaylar\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131klar\u0131na inanan g\u00f6rg\u00fcc\u00fc \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131ndan \u00e7ok ilerdedir. Sanal t\u00f6zler \u015fimdi a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 ortadan kald\u0131r\u0131ld\u0131 ama Hegel taraf\u0131ndan sava\u015f\u0131lan g\u00fc\u00e7lerin \u015farlatanl\u0131\u011f\u0131, \u00f6rne\u011fin Helmholtz&#8217;un 1869 Ir\u0131nsbruck s\u00f6ylevinde, kendini s\u0131k s\u0131k g\u00f6stermeye sevine sevine devam ediyor (bkz: Helmholtz, Popul\u00e4re Vorlesungen, II. fasik\u00fcl, 1871, s. 190). [Bkz: Engels, &#8220;Hareketin Temel Bi\u00e7imleri&#8221;, Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi.] \u0130ngiltere&#8217;nin \u015fan ve zenginli\u011fe bo\u011fdu\u011fu Newton&#8217;un \u201418. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131zlar\u0131ndan m\u00fcdevver\u2014 tanr\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda Hegel, Almanya&#8217;n\u0131n a\u00e7l\u0131ktan \u00f6ld\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc Kepler&#8217;in, modern g\u00f6k cisimleri (y\u0131ld\u0131zlar) mekani\u011finin ger\u00e7ek kurucusu oldu\u011funu ve nevtoncu evrensel \u00e7ekim yasas\u0131n\u0131n, daha \u00f6nce Kepler&#8217;in \u00fc\u00e7 yasas\u0131 i\u00e7inde ve hele \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcnde a\u00e7\u0131k\u00e7a bulundu\u011funu vurgulad\u0131. Hegel&#8217;in Do\u011fa Felsefesi, s. 270 ve eklerinde birka\u00e7 basit denklem arac\u0131yla g\u00f6sterdi\u011fi \u015fey (Hegels, Werke, 1842, c. VII, s. 98 ve 113-115), Gustav Kirchhoff&#8217;un yap\u0131t\u0131nda, en yeni matematik mekani\u011fin sonucu olarak yeniden ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor; Matematik Fizik Dersleri, 2. bask\u0131, Leipzig 1877, s. 10, hem de \u00f6z\u00fcnde ilk olarak Hegel taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131mlanan bi\u00e7ime benzer basit bir matematik bi\u00e7im alt\u0131nda. Modern kom\u00fcnizm kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00fctopyac\u0131lar neyse, bilin\u00e7li olarak diyalektik do\u011fa bilimi kar\u015f\u0131s\u0131nda do\u011fa felsefecileri de odur. [F.E.]<br \/>[8*] Kant, kendi nebula teorisini 1755 y\u0131l\u0131nda K\u00f6nigsberg ve Leipzig&#8217;de ads\u0131z olarak \u00e7\u0131kan bir yap\u0131tta a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r: Allgemeine Naturgeschichte und Theorie des Himmels..<br \/>[9*] Engels burada, Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi&#8217;ni haber veriyor. Marks&#8217;\u0131n, 1.000 sayfay\u0131 a\u015fk\u0131n matematik elyazmalar\u0131, yak\u0131n zamanlarda yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>[10*] Burada, 1869&#8217;da gazlar\u0131n kritik durumunu irdeleyen \u0130ngiliz fizik\u00e7i Thomas Andrews&#8217;un, 1877&#8217;de oksijenin yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131labilir oldu\u011funu tan\u0131tlayan Frans\u0131z fizik\u00e7i Louis-Paul Cailletet&#8217;nin ve gazlar\u0131n s\u0131v\u0131la\u015fmas\u0131na \u00e7al\u0131\u015fan \u0130svi\u00e7reli fizik\u00e7i Raoul Pictet&#8217;nin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 s\u00f6zkonusudur.<br \/>[11*] Birinci durumda, Ornitornik (Avusturalya&#8217;da ya\u015fayan, \u00f6rdek gagal\u0131 bir t\u00fcr memeli hayvan, ikinci durumda ise Arkeopterix (ikinci \u00e7a\u011f\u0131n ikinci d\u00f6neminde ya\u015fam\u0131\u015f, bir tavuk irili\u011finde, baz\u0131 s\u00fcr\u00fcngen nitelikleri g\u00f6steren, bilinen ilk ku\u015f) s\u00f6zkonusu.<br \/>[12*] Virchow: Vorlesungen \u00fcber Patyologie, c. I: Die Cellular- Pathologie in Ihrer Begr\u00fcndung auf physiologische und pathologische Gewebelehre, 3. bask\u0131, Berlin 1862 , s. 15-16.<br \/>[13*] \u0130\u015fte Frans\u0131z Devrimi \u00fczerine olan par\u00e7a: &#8220;Hukuk fikri, hukuk kavram\u0131 birdenbire de\u011fer kazan\u0131yor ve buna kar\u015f\u0131, eski haks\u0131zl\u0131k y\u0131\u011f\u0131n\u0131 direnemiyordu. Hukuk fikri \u00fczerindedir ki \u015fimdi bir Anayasa y\u00fckseliyor ve art\u0131k her \u015feyin bu temele dayanmas\u0131 gerekiyordu. G\u00fcne\u015f g\u00f6kkubbede parlad\u0131\u011f\u0131 ve gezegenler onun \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc g\u00fcnden beri, insan\u0131n ba\u015f, yani fikir \u00fczerinde dikeldi\u011fi ve ger\u00e7ekli\u011fi, fikrine g\u00f6re kurdu\u011fu g\u00f6r\u00fclmemi\u015fti. Usun d\u00fcnyay\u0131 y\u00f6netti\u011fini ilk olarak Anaxagoras s\u00f6ylemi\u015fti: ama oradan, fikrin tinsel ger\u00e7ekli\u011fi y\u00f6netmesi gerekti\u011fini kabul etmeye, insan ancak \u015fimdi varm\u0131\u015f bulunuyor. B\u00f6ylece bu, g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir g\u00fcn do\u011fu\u015fu oldu. B\u00fct\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcnen varl\u0131klar bu \u00e7a\u011f\u0131 hep birlikte kutsad\u0131. Tanr\u0131sal\u0131n acun ile uzla\u015fmas\u0131 sanki ilk kez g\u00f6r\u00fcl\u00fcyormu\u015f gibi, o \u00e7a\u011fda y\u00fcksek bir heyecan h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc, bir ruh co\u015fkunlu\u011fu b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyay\u0131 titretti.&#8221; (Hegel, Tarih Felsefesi, 1840, s. 535). \u2014 Muteveffa profes\u00f6r Hegel&#8217;in devrimci \u00f6rg\u00fctlerinin temsil etti\u011fi genel tehlikeye kar\u015f\u0131 anti-sosyalist yasay\u0131 harekete ge\u00e7irmenin tam da s\u0131ras\u0131 de\u011fil mi? [\u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm i\u00e7in Engels&#8217;in notu.]<br \/>[14*] Thomas More&#8217;un, 1516 yihnda yay\u0131mlanan \u00dctopya&#8217;si ile Campanella&#8217;nin 1613 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlanan G\u00fcne\u015f Kenti s\u00f6zkonusudur.<br \/>[15*] Tersine <br \/>[16*] Laplace&#8217;in yap\u0131t\u0131: Acun Sisteminin Sergilenmesi, 1795-1796&#8217;da yay\u0131nland\u0131. Evrende akkor durumunda bir gaz t\u00f6z\u00fcn\u00fcn varolu\u015fu, 1859&#8217;da Kirchhoff ve Bunsen taraf\u0131ndan bulgulanan spektral \u00e7\u00f6z\u00fcmleme (tayf \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi) y\u00f6ntemlerinden yararlanarak, 1864 y\u0131l\u0131nda \u0130ngiliz g\u00f6kbilimci William Higgings taraf\u0131ndan tan\u0131tland\u0131. Bkz: Antonio Secchi, Die Sonne&#8230;, Brunswick 1872, s. 787, 789-790<br \/>[17*] Force de travail teriminin i\u015fg\u00fcc\u00fc olarak \u00e7evrilmesi tam anlam\u0131yla bir galat-\u0131 me\u015fhur durumuna geldi. Ne var ki bu galat-\u0131 me\u015fhuru, gene eskilerin dedi\u011fi gibi, l\u00fbgat-\u0131 fasihten evl\u00e2 saymak olanaks\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015fg\u00fcc\u00fc, tastamam main d&#8217;\u0153uvre kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak, iktisat ve istatistik yaz\u0131n\u0131m\u0131za girmi\u015f bulunuyor. Tam bir kesinlik alan\u0131 olmas\u0131 gereken teorik alanda herhangi bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa yol a\u00e7mamak i\u00e7in, bundan b\u00f6yle force de travail teriminin i\u015fg\u00fcc\u00fc olarak de\u011fil, emek-g\u00fcc\u00fc olarak \u00e7evrilmesini \u00f6neriyorum.<br \/>[18*] Fourier&#8217;nin toplumsal sisteminde, geni\u015f \u00fcretim birli\u011fi.<br \/>[19*] Fou = deli.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00dc\u00c7 BASKININ \u00d6NS\u00d6ZLER\u0130I A\u015fa\u011f\u0131daki \u00e7al\u0131\u015fma herhangi bir &#8220;i\u00e7 d\u00fcrt\u00fc&#8221;n\u00fcn \u00fcr\u00fcn\u00fc de\u011fildir. Tersine.Bundan \u00fc\u00e7 y\u0131l \u00f6nce bay D\u00fchring, sosyalizmin yanda\u015f\u0131 ve ayn\u0131 zamanda d\u00fczelticisi olarak birdenbire y\u00fczy\u0131l\u0131na meydan okudu\u011fu zaman, Almanya&#8217;daki dostlar, o s\u0131ralarda sosyal-demokrat parti merkez organ\u0131 olan Volksstaat&#8217;ta bu yeni sosyalist teorinin ele\u015ftirici incelemesini yapmam i\u00e7in beni bir\u00e7ok kez zorlad\u0131lar. Onlar bu i\u015fin, e\u011fer [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[35],"tags":[],"class_list":{"0":"post-286","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-anti-duhring-friedrich-engels"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u00dc\u00c7 BASKININ \u00d6NS\u00d6ZLER\u0130I A\u015fa\u011f\u0131daki \u00e7al\u0131\u015fma herhangi bir &#8220;i\u00e7 d\u00fcrt\u00fc&#8221;n\u00fcn \u00fcr\u00fcn\u00fc de\u011fildir. Tersine.Bundan \u00fc\u00e7 y\u0131l \u00f6nce bay D\u00fchring, sosyalizmin yanda\u015f\u0131 ve ayn\u0131 zamanda d\u00fczelticisi olarak birdenbire y\u00fczy\u0131l\u0131na meydan okudu\u011fu zaman, Almanya&#8217;daki dostlar, o s\u0131ralarda sosyal-demokrat parti merkez organ\u0131 olan Volksstaat&#8217;ta bu yeni sosyalist teorinin ele\u015ftirici incelemesini yapmam i\u00e7in beni bir\u00e7ok kez zorlad\u0131lar. Onlar bu i\u015fin, e\u011fer [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-03-01T12:26:03+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"63 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels\",\"datePublished\":\"2009-03-01T12:26:03+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/\"},\"wordCount\":12645,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Anti-D\u00fchring - Friedrich Engels\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/\",\"name\":\"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2009-03-01T12:26:03+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels","og_description":"\u00dc\u00c7 BASKININ \u00d6NS\u00d6ZLER\u0130I A\u015fa\u011f\u0131daki \u00e7al\u0131\u015fma herhangi bir &#8220;i\u00e7 d\u00fcrt\u00fc&#8221;n\u00fcn \u00fcr\u00fcn\u00fc de\u011fildir. Tersine.Bundan \u00fc\u00e7 y\u0131l \u00f6nce bay D\u00fchring, sosyalizmin yanda\u015f\u0131 ve ayn\u0131 zamanda d\u00fczelticisi olarak birdenbire y\u00fczy\u0131l\u0131na meydan okudu\u011fu zaman, Almanya&#8217;daki dostlar, o s\u0131ralarda sosyal-demokrat parti merkez organ\u0131 olan Volksstaat&#8217;ta bu yeni sosyalist teorinin ele\u015ftirici incelemesini yapmam i\u00e7in beni bir\u00e7ok kez zorlad\u0131lar. Onlar bu i\u015fin, e\u011fer [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-03-01T12:26:03+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"63 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels","datePublished":"2009-03-01T12:26:03+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/"},"wordCount":12645,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Anti-D\u00fchring - Friedrich Engels"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/","name":"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2009-03-01T12:26:03+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/01\/anti-duehring-oensoezler-ve-giris-friedrich-engels\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Anti-D\u00fchring \u00d6ns\u00f6zler ve Giri\u015f | Friedrich Engels"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/286","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=286"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/286\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=286"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=286"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=286"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}