{"id":2903,"date":"2009-12-22T12:08:59","date_gmt":"2009-12-22T09:08:59","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/12\/22\/giris\/"},"modified":"2009-12-22T12:08:59","modified_gmt":"2009-12-22T09:08:59","slug":"giris","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/","title":{"rendered":"G\u0130R\u0130\u015e"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><strong><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>G\u0130R\u0130\u015e<\/strong><\/p>\n<p>I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Felsefe Nedir?<br \/>II .\u00a0\u00a0\u00a0 Ni\u00e7in felsefeyi incelemeliyiz?<br \/>III .\u00a0\u00a0 Hangi felsefe incelenmeli?<br \/> a) Hangi felsefe incelenmeli?<br \/> b) Bilimsel bir felsefe: diyalektik materyalizm<br \/>IV .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131: teori ve prati\u011fin birli\u011fi<\/p>\n<p>&#8220;FELSEFE&#8221;, i\u015fte \u00f6yle bir s\u00f6zc\u00fck ki, her \u015feyden \u00f6nce, emek\u00e7ilerin pek \u00e7o\u011funda hi\u00e7 de g\u00fcven uyand\u0131rmaz. Emek\u00e7iler der ki, filozof, ayaklar\u0131 yere basmayan kimsedir. Yi\u011fit insanlar\u0131 &#8220;felsefe yapmaya&#8221; \u00e7a\u011f\u0131rmak, belki de onlar\u0131 ip \u00fcst\u00fcnde bir cambazl\u0131k g\u00f6sterisine \u00e7a\u011f\u0131rmak gibi bir \u015feydir diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Bu g\u00f6steriden sonra ba\u015f\u0131m\u0131z d\u00f6necek&#8230;<br \/> Felsefe \u00e7ok kez \u015f\u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcr: ger\u00e7eklikle ilgisi olmayan bir fikir oyunu; birka\u00e7 bilgicin ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131nda olan karanl\u0131k bir oyun; ve al\u0131nteriyle ya\u015fayan insanlara pek de yarar\u0131 olmayan herhalde tehlikeli bir oyun.<br \/> B\u00fcy\u00fck bir Frans\u0131z filozofu, Descartes, bizden \u00e7ok \u00f6nce, baz\u0131 kimselerin felsefeyi karanl\u0131k ve tehlikeli bir oyun durumuna indirgemek istemelerini su\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131. Sahte fllozoflar\u0131 \u015f\u00f6yle nitelendiriyordu:<br \/> &#8220;&#8230; Yararland\u0131klar\u0131 meziyetlerin ve ilkelerin anla\u015f\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 (sayfa 25) nedeniyle, her \u015feyi bilirlermi\u015f gibi, \u00e7ekinmeden her konuda konu\u015fabilirler; ve en kurnaz ve en beceriklilere kar\u015f\u0131, onlar\u0131 inand\u0131rma olana\u011f\u0131na sahip olmaks\u0131z\u0131n, t\u00fcm s\u00f6ylediklerini savunabilirler; bu bak\u0131mdan, b\u00f6yleleri, bence g\u00f6zleri g\u00f6ren biriyle e\u015fit ko\u015fullarda d\u00f6v\u00fc\u015febilmek i\u00e7in onlar\u0131 \u00e7ok karanl\u0131k bir mahzenin dibine \u00e7eken bir k\u00f6re benzerler.&#8221;[1]<br \/> Bizim amac\u0131m\u0131z, okuru &#8220;karanl\u0131k bir mahzenin dibine&#8221; g\u00f6t\u00fcrmek de\u011fil. Karanl\u0131\u011f\u0131n, k\u00f6t\u00fcl\u00fcklere elveri\u015fli oldu\u011funu biliyoruz. Karanl\u0131k ve zararl\u0131 bir felsefe vard\u0131r; ama Descartes&#8217;\u0131n da dedi\u011fi gibi, ayd\u0131nl\u0131k ve iyilik\u00e7i bir felsefe de vard\u0131r, Gorki bu felsefe i\u00e7in \u015f\u00f6yle diyordu:<br \/> &#8220;Benim felsefeyi alaya ald\u0131\u011f\u0131m\u0131 sanmak bir hata olur; hay\u0131r, ben felsefeden yanay\u0131m, ama a\u015fa\u011f\u0131dan, yery\u00fcz\u00fcnden, eme\u011fin s\u00fcre\u00e7lerinden gelen, do\u011fa olaylar\u0131n\u0131 inceleyerek do\u011fan\u0131n g\u00fc\u00e7lerini insan\u0131n hizmetine koyan bir felsefeden yanay\u0131m. \u0130nan\u0131yorum ki, d\u00fc\u015f\u00fcnce, ayr\u0131lmaz bir \u015fekilde \u00e7abaya ba\u011fl\u0131d\u0131r, ve oturmu\u015f, yatm\u0131\u015f, hareketsiz bir durumda bulunan d\u00fc\u015f\u00fcnceden yana de\u011filim.&#8221;[2]<br \/> Felsefenin \u0130lkeleri&#8217;ne bu Giri\u015f&#8217;in amac\u0131, felsefeyi genel olarak tan\u0131mlamak, sonra da neden felsefe okuyup \u00f6\u011frenmemiz gerekti\u011fini ve hangi felsefeyi okuyup \u00f6\u011frenmemiz gerekti\u011fini g\u00f6stermektir.<\/p>\n<p><strong>I. FELSEFE NED\u0130R?<\/strong><\/p>\n<p> Tarihin tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin birka\u00e7\u0131n\u0131 yeti\u015ftirtni\u015f olan eski Yunanl\u0131lar, felsefeden, bilgi sevgisini anl\u0131yorlard\u0131. Philosophia&#8217;n\u0131n (Philo, sevgi; sophia, bilgi) s\u00f6zc\u00fck anlam\u0131 budur, felsefe de buradan gelir.<br \/> &#8220;Bilgi&#8221;, &#8220;d\u00fcnyay\u0131 ve insan\u0131 bilme&#8221; demektir. Bu bilme belirli davran\u0131\u015f kurallar\u0131n\u0131n anlat\u0131lmas\u0131na, ya\u015fam kar\u015f\u0131s\u0131nda belirli bir tav\u0131r tak\u0131n\u0131lmas\u0131na olanak veriyordu. Bilge, her durumda, d\u00fcnyay\u0131 ve insan\u0131 bilmeye dayanan bu kurallara (sayfa 26) g\u00f6re hareket eden insand\u0131.<br \/> Felsefe s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, o \u00e7a\u011fdan beri tutundu kald\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir gereksinmeyi kar\u015f\u0131l\u0131yordu. S\u0131k s\u0131k, d\u00fcnya konusundaki g\u00f6r\u00fc\u015flerin \u00e7e\u015fitlili\u011fine g\u00f6re, \u00e7ok farkl\u0131 anlamlar ald\u0131. Ama felsefenin en kal\u0131ml\u0131 anlam\u0131 \u015f\u00f6yledir: &#8220;Genel bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r ki, bu anlay\u0131\u015ftan, belli bir davran\u0131\u015f tarz\u0131 \u00e7\u0131kabilir.&#8221;<br \/> \u00dclkemizin tarihinden al\u0131nmi\u015f bir \u00f6mek, bu tan\u0131mlamay\u0131 daha iyi a\u00e7\u0131klayacakt\u0131r:<br \/> 18. y\u00fczy\u0131lda, Fransa&#8217;n\u0131n burjuva filozoflar\u0131, bilimlere dayanarak, d\u00fcnyan\u0131n bilinebilir oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor ve bunu \u00f6\u011fretiyorlard\u0131; buradan, d\u00fcnyan\u0131n, insan\u0131n iyili\u011fi i\u00e7in de\u011fi\u015ftirilebilece\u011fi sonucuna var\u0131l\u0131yordu. Ve bir\u00e7o\u011fu, \u00f6rne\u011fin, \u0130nsan Ruhundaki Geli\u015fmeler\u00a0\u00a0 \u00dczerine Tarihsel Bir Tablo Tasla\u011f\u0131&#8217;n\u0131n (1794) yazan Condorcet, sonu\u00e7 olarak, insan\u0131n geli\u015febilece\u011fini, daha iyi olabilece\u011fini ve toplumun da daha iyi olabilece\u011fini kabul ediyordu.<br \/> Bir y\u00fczy\u0131l sonra, gene Fransa&#8217;da, burjuva filozoflar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu, tersini, yani d\u00fcnyan\u0131n bilinemeyece\u011fini, &#8220;\u015feylerin asl\u0131&#8221;n\u0131 bilemedi\u011fimizi ve hi\u00e7bir zaman da bilemeyece\u011fimizi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar ve bunu \u00f6\u011fretiyorlard\u0131. Ve d\u00fcnyay\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek istemenin sa\u00e7ma oldu\u011fu kan\u0131s\u0131 da, bu sonu\u00e7tan \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131yordu. Elbette ki, do\u011fa \u00fczerinde etki yapabilece\u011fimizi kabul ediyorlard\u0131, ama, &#8220;\u015feylerin asl\u0131&#8221; bilinemeyece\u011fi i\u00e7in, do\u011fa \u00fczerindeki etki de ancak y\u00fczeyde kalan bir etki olabilirdi. \u0130nsana gelince, o, her zaman olmu\u015f oldu\u011fu gibidir ve her zaman o olacakt\u0131r. Bir &#8220;insan do\u011fas\u0131&#8221; vard\u0131r ki, bunun s\u0131rr\u0131n\u0131 biz bilemeyiz. &#8220;\u00d6yleyse, toplumu iyile\u015ftirmek i\u00e7in kafa yormak neye yarar?&#8221;<br \/> G\u00d6R\u00dcYORUZ K\u0130, d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 (yani felsefe), yarar\u0131 olmayan bir sorun de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc birbirine kar\u015f\u0131t iki anlay\u0131\u015f, birbirine kar\u015f\u0131t pratik sonu\u00e7lara g\u00f6t\u00fcrmektedir.<br \/> Ger\u00e7ekten de. 18. y\u00fczy\u0131l filozoflar\u0131, toplumu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek istiyorlar; \u00e7\u00fcnk\u00fc o zaman devrimci s\u0131n\u0131f olan ve feodaliteye kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m veren burjuvazinin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ve dileklerini ifade ediyorlard\u0131. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n filozoflar\u0131na gelince, bunlar (sayfa 27) (ister gizlesinler, ister gizlemesinler), art\u0131k tutucu olan bu burjuvazinin, art\u0131k egemen s\u0131n\u0131f olan ve proletaryan\u0131n devrimci y\u00fckseli\u015finden korkan burjuvazinin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ifade ediyorlar. Burjuvazi, kendisine en iyi pay\u0131 veren bir d\u00fcnyada de\u011fi\u015ftirilecek hi\u00e7bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131ndad\u0131r. Filozoflar, insanlar\u0131, toplumu de\u011fi\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fan b\u00fct\u00fcn giri\u015fimlerden d\u00f6nd\u00fcr\u00fcrlerken, bu gibi \u00e7\u0131karlar\u0131 hakl\u0131 g\u00f6steriyorlar. \u00d6rnek: olgucular (pozitivistler) (en ba\u015fta geleni, Auguste Comte, bir\u00e7ok kimsenin g\u00f6z\u00fcnde bir &#8220;toplumsal reformcu&#8221;dur; ama ger\u00e7ekten, o, burjuvazinin egemenli\u011finin sonsuz oldu\u011funa kuvvetle inan\u0131r, ve onun &#8220;toplumbilim&#8221;i \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerden ve \u00fcretim ili\u015fkilerinden habersizdir,[3] bu da, bu toplumbilimi g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011fe mahkum eder); se\u00e7meciler (eklektikler), (en ba\u015fta geleni, Victor Cousin, burjuvazinin resmi filozofu oldu; o, &#8220;do\u011fru&#8221;, &#8220;g\u00fczel&#8221;, &#8220;iyi&#8221;, &#8220;adalet&#8221; vb. ad\u0131na, proletaryaya yap\u0131lan bask\u0131y\u0131 ve hele 1848 Haziran\u0131nda kitle halinde kur\u015funa dizilmelerini hakl\u0131 g\u00f6steriyordu); bergsonculuk (burjuvazinin, 1900 y\u0131llar\u0131nda, yani emperyalizm \u00e7a\u011f\u0131nda, onur dire\u011finde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 Bergson, b\u00fct\u00fcn akl\u0131n\u0131, insan\u0131 somut ger\u00e7ekten, d\u00fcnya \u00fczerinde etki yapmaktan, toplumun bi\u00e7imini de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in sava\u015f\u0131mdan d\u00f6nd\u00fcrmeye veriyor; insan, kendisini, kendi &#8220;i\u00e7 benli\u011fi&#8221;ne, &#8220;i\u00e7&#8221; ya\u015fam\u0131na feda etmelidir; geriye kalan hi\u00e7 de \u00f6nemli de\u011fildir ve sonu\u00e7 olarak, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n eme\u011finden yararlananlar g\u00fcven i\u00e7inde rahat rahat uyuyabilirler).<br \/> Demek ki, ayn\u0131 toplumsal s\u0131n\u0131f, Frans\u0131z burjuvazisi, bir y\u00fczy\u0131ldan \u00f6tekine, birbirinden tamamen farkl\u0131 iki felsefeye sahip oldu; \u00e7\u00fcnk\u00fc 18. y\u00fczy\u0131lda devrimci olan burjuvazi, 19. y\u00fczy\u0131lda tutucu, ve hatte gerici olmu\u015ftu. Hi\u00e7bir \u015fey \u015fu iki metni kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmaktan daha anlaml\u0131 de\u011fildir. Birincisi, burjuva devrim, 1789 tarihini ta\u015f\u0131yor. Yazar, \u015fu s\u00f6zleriyle yeni zamanlar\u0131 selamlamayan bir burjuva devrimci Cammille Desmoulins&#8217;dir: &#8220;Evet, bu u\u011furlu Devrim, bu yeniden canlanma tamamlanacak; hi\u00e7bir g\u00fc\u00e7 ona engel olacak durumda de\u011fildir. Felsefenin, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ve yurtseverli\u011fin y\u00fcce etkisi! (sayfa 28) Biz yenilmez olduk.&#8221;[4]<br \/> Ve i\u015fte \u00f6teki metin, 1848 tarihini ta\u015f\u0131yor. iktidardaki s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n, proletaryaya kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 savunan burjuva devlet adam\u0131 M. Thiers&#8217;nin s\u00f6zleri:<br \/> &#8220;Ah! Eskisi gibi olsayd\u0131. Okullara hep rahipler ya da onlar\u0131n yard\u0131mc\u0131lar\u0131 baksayd\u0131, \u015fimdi okullar\u0131n halk \u00e7ocuklar\u0131 i\u00e7in geli\u015fmesine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmam\u0131\u015f olacakt\u0131m. Pek\u00e7o\u011fu insana tiksinti veren \u015fu laik \u00f6\u011fretmenler yerine ba\u015fka bir \u015fey istiyorum; karde\u015fleri istiyorum, her ne kadar eskiden onlara kar\u015f\u0131 g\u00fcvensizlik duydumsa da art\u0131k din adamlar\u0131n\u0131n etkisinin salt egemen olmas\u0131n\u0131 istiyorum; papaz\u0131n etkisinin, oldu\u011fundan da daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131n\u0131 talep ediyorum; \u00e7\u00fcnk\u00fc, insana, zevkine bak, \u00e7\u00fcnk\u00fc &#8230; sen, bu \u00f6l\u00fcml\u00fc d\u00fcnyada kendi k\u00fc\u00e7\u00fck mutlulu\u011funu [as\u0131l metinde de alt\u0131 \u00e7izilmi\u015f] yaratmak i\u00e7in bulunuyorsun, ve bu mutlulu\u011fu \u015fimdi i\u00e7inde bulundu\u011fun durumda bulam\u0131yorsun, bencilli\u011fi, sana bu mutluluk pay\u0131n\u0131 vermeyi reddeden zengine korkmadan vur; zenginin fazla servetini elinden alarak, kendi rahat\u0131n\u0131 ve seninle ayn\u0131 durumda olanlar\u0131n hepsinin mutlulu\u011funu sa\u011flayacaks\u0131n, diyen felsefe i\u00e7in de\u011fil, tersine, insana ac\u0131 \u00e7ekmek i\u00e7in d\u00fcnyada bulundu\u011funu \u00f6\u011freten bu iyi felsefenin yay\u0131lmas\u0131 i\u00e7in yaln\u0131zca rahipler s\u0131n\u0131f\u0131na g\u00fcveniyorum.&#8221;[5]<br \/> G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, Thiers, felsefeyle ilgileniyor. Neden? \u00c7\u00fcnk\u00fc felsefenin bir s\u0131n\u0131f niteli\u011fi vard\u0131r. Her ne kadar filozoflar\u0131n, genel olarak, bundan ku\u015fkular\u0131 yoksa da, kesindir bu. Ama, her d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n pratik bir anlam\u0131 vard\u0131r: baz\u0131 s\u0131n\u0131flara yararl\u0131, \u00f6tekilere zararl\u0131 olur. G\u00f6rece\u011fiz ki, marksizmin de bir s\u0131n\u0131f felsefesi vard\u0131r.<br \/> Burjuva devrimci Camille Desmoulins, felsefeyi, devrimin hizmetinde bir silah gibi g\u00f6r\u00fcrken; tutucu Thiers, felsefeyi toplumsal gericili\u011fin hizmetinde bir silah olarak g\u00f6r\u00fcr: &#8220;\u0130yi felsefe&#8221;, emek\u00e7ileri boyun e\u011fmeye \u00e7a\u011f\u0131ran felsefedir. Daha sonra Kom\u00fcn yanda\u015flar\u0131n\u0131 kur\u015funa dizdirecek olan (sayfa 29) adam, i\u015fte b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p><strong>II. N\u0130\u00c7\u0130N FELSEFEY\u0130 \u0130NCELEMEL\u0130Y\u0130Z?<\/strong><\/p>\n<p>Bug\u00fcn, Birle\u015fik Devletler&#8217;de oldu\u011fu gibi Fransa&#8217;da da M. Thiers&#8217;nin ard\u0131ndan gelenler, marksistler hakk\u0131nda fikir davalar\u0131 a\u00e7\u0131yorlar. Yaln\u0131z marksistleri de\u011fil ellerinden gelse onlar\u0131n felsefesini de yok etmek istiyorlar. M. Thiers&#8217;nin, Kom\u00fcn yanda\u015flar\u0131yla birlikte onlar\u0131n toplumsal geli\u015fme fikirlerini \u00f6ld\u00fcrmek istemesi gibi. \u0130\u015f\u00e7ilerin ve genel olarak emek\u00e7ilerin g\u00f6revi bununla \u00e7izilmi\u015f oluyor; bu g\u00f6rev, s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fclere hizmet eden felsefenin kar\u015f\u0131s\u0131na, s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fclere kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131ma yard\u0131mc\u0131 olabilecek bir felsefe \u00e7\u0131karmakt\u0131r. \u015eu halde, felsefe okuyup \u00f6\u011frenmek, emek\u00e7iler i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemlidir. Bu \u00f6nem, zaten olgularla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131l\u0131nca kendini g\u00f6sterir.<br \/> Olaylar, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn egemen s\u0131n\u0131f\u0131 burjuvazinin, \u00fclkemizin t\u00fcm emek\u00e7ileri \u00fczerinde s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bask\u0131 siyasetinin gitgide sertle\u015fti\u011fini ortaya koymaktad\u0131r: i\u015fsizlik ve ya\u015fam pahal\u0131l\u0131\u011f\u0131, gen\u00e7lere kap\u0131lar\u0131n kapanmas\u0131, toplumsal yasalara, grev hakk\u0131na, demokratik \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklere sayg\u0131 g\u00f6sterilmemesi, bask\u0131, silahl\u0131 sald\u0131r\u0131 (14 Temmuz 1953&#8217;te Paris&#8217;te), \u00fclkenin Amerikan emperyalizmi taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesi, kanl\u0131 ve y\u0131k\u0131c\u0131 Vietnam Sava\u015f\u0131, Wehrmacht&#8217;\u0131n yeniden canland\u0131r\u0131lmas\u0131 vb., vb.. Bu durumda, emek\u00e7iler, kendilerine \u015funu sormal\u0131d\u0131r: Bu durumdan nas\u0131l kurtulmal\u0131? Olanlar\u0131n ni\u00e7inini bilmek gereksinmesi, gittik\u00e7e daha genel, gittik\u00e7e daha had bir durum al\u0131yor. Sava\u015f tehlikesi nereden geliyor? Fa\u015fizm nereden geliyor? Yoksulluk nereden geliyor? \u00dclkemizin emek\u00e7ileri, olup bitenleri anlamak istiyorlar, bu durumu de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in anlamak istiyorlar.<br \/> Ama o zaman, e\u011fer felsefe bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131, pratik sonu\u00e7lar\u0131 olan bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 ise, d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirmek isteyen emek\u00e7iler i\u00e7in do\u011fru bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131na sahip olman\u0131n \u00e7ok de\u011ferli bir \u015fey oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131kmaz m\u0131? Nas\u0131l ki, ni\u015fan tahtas\u0131n\u0131 vurmak i\u00e7in do\u011fru ni\u015fan almak gerekiyorsa.<br \/> Kabul edelim ki, t\u00fcm emek\u00e7iler, ger\u00e7e\u011fin bilinemeyece\u011fini (sayfa 30) d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar. O zaman, sava\u015f, i\u015fsizlik, a\u00e7l\u0131k kar\u015f\u0131s\u0131nda kendilerini savunamayacaklard\u0131r. Ba\u015flar\u0131na gelen her \u015fey, onlar i\u00e7in anla\u015f\u0131lmaz bir \u015fey olarak kalacakt\u0131r, bunlar\u0131 bir al\u0131nyaz\u0131s\u0131 olarak kar\u015f\u0131layacaklard\u0131r. Burjuvazinin, emek\u00e7ileri s\u00fcr\u00fcklemek istedi\u011fi nokta tam\u0131tam\u0131na budur. Dolay\u0131s\u0131yla kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na uygun bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 yaymak i\u00e7in hi\u00e7bir \u00e7areyi ihmal etmeyecektir. \u00d6rne\u011fin &#8220;her zaman zenginler ve yoksullar olacakt\u0131r&#8221; gibi d\u00fc\u015f\u00fcncelerin yay\u0131lmas\u0131 b\u00f6yle a\u00e7\u0131klanabilir. Ya da, &#8220;toplum bir cengel ormand\u0131r ve her zaman \u00f6yle olacakt\u0131r, o halde, herkes kendi ba\u015f\u0131n\u0131n \u00e7aresine bakmal\u0131d\u0131r! E\u011fer ba\u015fkas\u0131n\u0131n seni yemesini istemiyorsan, sen ba\u015fkasini ye. \u0130\u015f\u00e7i, \u00fccretlerinizi hep birlikte savunmak i\u00e7in i\u015f arkada\u015flar\u0131nla birle\u015fece\u011fine, arkada\u015flar\u0131n\u0131n zarar\u0131na patronun l\u00fctuflar\u0131n\u0131 kazanmaya bak. Kad\u0131n memur, patronun metresi olmaya \u00e7al\u0131\u015f, g\u00fczel bir ya\u015fam\u0131n olur. Bo\u015fver \u00f6tekiler ne olursa olsun&#8230;&#8221; gibi d\u00fc\u015f\u00fcnceler.<br \/> Bu gibi d\u00fc\u015f\u00fcnceleri (Reader&#8217;s Digest&#8217;in) Selection gibi dergilerde, &#8220;mide bas\u0131n\u0131&#8221;nda bol bol bulabilirsiniz. Burjuvazi, emek\u00e7ilerin bilincini, bu zehirle zehirlemek ister, onun i\u00e7in, emek\u00e7iler kendilerini bundan korumal\u0131d\u0131rlar. Ayr\u0131ca bu zehir, \u00e7ok \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar.<br \/> Bunun i\u00e7indir ki, emek\u00e7iler h\u00e2l\u00e2 Franc-Tireur okuyorlar, bilmeksizin, g\u00fcnde onbe\u015f frankl\u0131k zehir sat\u0131n al\u0131yorlar. Bilmeksizin; \u00e7\u00fcnk\u00fc, Franc-Tireur, bu gidi\u015f iyi de\u011fildir ve bunun sonu k\u00f6t\u00fc olacak diye tepiniyor, ba\u011f\u0131r\u0131yor, ama Franc-Tireur, i\u015flerin ni\u00e7in iyi gitmedi\u011fini s\u00f6ylemeye ve nedenlerini g\u00f6stermeye hi\u00e7 yana\u015fm\u0131yor, ve hele emek\u00e7ilerin birli\u011fini, &#8220;kurtulma&#8221;n\u0131n tek \u00e7aresi olan bu birli\u011fi \u00f6nlemek ya da bozmak i\u00e7in elinden geleni yap\u0131yor.<br \/> B\u00fct\u00fcn bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler, son tahlilde, bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131ndan, bir felsefeden do\u011fuyor: Toplum dokunulmazd\u0131r, onu oldu\u011fu gibi kabul etmek gerekir, yani ya s\u00f6m\u00fcr\u00fcye katlanacaks\u0131n, ya da toplum i\u00e7inde dirseklerinle ite ite kendine ufak bir yer a\u00e7acaks\u0131n.<br \/> &#8220;Tanr\u0131m! daima ba\u015f\u0131m\u0131za gelen \u015feylerin ni\u00e7inini ve nas\u0131l oldu\u011funu bilmeye \u00e7al\u0131\u015fmak zorunda m\u0131y\u0131z? Adaletsizlik her (sayfa 31) g\u00fcn yap\u0131l\u0131yor ve kuvvet, hakka \u00fcst\u00fcn geliyor!&#8221;<br \/> \u0130\u015fte, burjuvazinin, emek\u00e7ilerin \u00e7ocuklar\u0131na sundu\u011fu say\u0131s\u0131z gazetelerden biri olan Super-boy&#8217;da bunlar\u0131 okuyabiliyoruz. \u015eiddet, insan\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lama, ger\u00e7ekten de bunlar, fetih sava\u015f\u0131n\u0131 normal bir eylem haline getiren sald\u0131rgan burjuvazinin gereksinmelerine uygun gelen \u015feylerdir.<br \/> Burada Lenin&#8217;in, 1920&#8217;de Rusya Kom\u00fcnist Gen\u00e7lik Birliklerinin III. Kongresinde s\u00f6ylediklerini an\u0131msatmak yerinde olur. Lenin, kapitalist toplumu \u015f\u00f6yle \u00e7iziyordu:<br \/> &#8220;Eski toplum \u015fu ilkeye dayan\u0131yordu: soy ya da soyul, ba\u015fkalar\u0131 i\u00e7in \u00e7ali\u015f ya da ba\u015fkalar\u0131n\u0131 kendin i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r, k\u00f6le sahibi ol ya da k\u00f6le ol. Do\u011fal olarak, b\u00f6yle bir toplumda yeti\u015fen insanlar, deyim yerindeyse, analar\u0131n\u0131n s\u00fct\u00fcyle birlikte \u015fu ruh halini, al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131, anlay\u0131\u015f\u0131 da al\u0131rlar: ya bir k\u00f6le sahibisin ya k\u00f6le, ya da bir k\u00fc\u00e7\u00fck m\u00fclk sahibi, bir k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00f6revli, bir k\u00fc\u00e7\u00fck memur, bir ayd\u0131n\u00a0 k\u0131sacas\u0131 yaln\u0131zca kendini d\u00fc\u015f\u00fcnen ve ba\u015fkas\u0131n\u0131 umursamayan bir insan.<br \/> &#8220;E\u011fer ben \u015fu toprak par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n\u0131 ekip bi\u00e7iyorsam, ba\u015fkalar\u0131 benim i\u00e7in \u00f6nem ta\u015f\u0131maz; e\u011fer bir ba\u015fkas\u0131 a\u00e7sa, daha iyi, bu\u011fday\u0131m\u0131 daha pahal\u0131 sataca\u011f\u0131m demektir. E\u011fer benim \u00f6nemsiz bir hekim, m\u00fchendis, \u00f6\u011fretmen, m\u00fcstahdem olarak bir i\u015fim varsa, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n benim i\u00e7in ne \u00f6nemi var? Ola ki bu d\u00fcnyan\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fcleri kar\u015f\u0131s\u0131nda dalkavukluk ede ede ve yaltaklana yaltaklana i\u015fimi koruma ve hatta sivrilme, bir burjuva olma ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6sterece\u011fim.&#8221;[6]<br \/> Egemen burjuvazi i\u00e7in \u00e7ok de\u011ferli olan bu eski felsefeye kar\u015f\u0131 kendi d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda ve kendi i\u00e7imizde amans\u0131z bir sava\u015f a\u00e7mam\u0131z gerekir; \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00fc felsefenin elinde, geleneklerden, bo\u015finanlardan ba\u015fka; bas\u0131n, radyo, sinema gibi ara\u00e7lar da var&#8230; Eski zehirli d\u00fc\u015f\u00fcncelere kar\u015f\u0131 bu sava\u015f\u0131m\u0131 anarak: &#8220;Gerekiyorsa, b\u00fcy\u00fck bir d\u00fcr\u00fcstl\u00fckle kendi kendini yenile!&#8221;[7] diyen Barbusse&#8217;\u00fcn \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131na uymak gerekir.<br \/> Umutsuzluk de\u011fil g\u00fcven, yazg\u0131ya boyun e\u011fme de\u011fil sava\u015f\u0131m ta\u015f\u0131yan yeni fikirler edinmeye \u00e7al\u0131\u015fmak gerekir. Bu, (sayfa 32) emek\u00e7iler i\u00e7in, ikincil bir sorun de\u011fildir. Bu, varolmak ya da olmamak sorunudur, \u00e7\u00fcnk\u00fc emek\u00e7iler, ancak bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131na onu ger\u00e7ekten de\u011fi\u015ftirebilecekleri bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131na sahip olduklar\u0131 zaman, s\u0131n\u0131f bask\u0131s\u0131n\u0131n \u00fcstesinden gelebileceklerdir.<br \/> B\u00f6ylece, Gorki, Ana&#8217;da, \u00e7arl\u0131k Rusyas\u0131&#8217;nda, o zamana kadar her \u015feye boyun e\u011fmi\u015f, umutsuz, ya\u015fl\u0131 bir kad\u0131n\u0131n, kahramanca sava\u015fan sosyalist o\u011flu sayesinde, halk\u0131n\u0131n \u00e7ekti\u011fi ac\u0131lar\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, ve bu ac\u0131lara bir son vermenin olanakl\u0131 oldu\u011funu anlad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, nas\u0131l durdurulamaz bir devrimci haline geldi\u011fini anlat\u0131r.<br \/> Sava\u015f\u0131ma hen\u00fcz ba\u015flayanlara, yazg\u0131ya boyun e\u011fmeyi reddedenlere, felsefe \u00f6\u011frenmek yarars\u0131z olmayacakt\u0131r: Ger\u00e7ekte yaln\u0131z nesnel bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131, onlara sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n kan\u0131tlar\u0131n\u0131 verebilir.<br \/> Do\u011fu bir teori olmaks\u0131z\u0131n, sava\u015f\u0131m ba\u015far\u0131ya ula\u015famaz. Baz\u0131lar\u0131, ba\u015farmak i\u00e7in, ba\u015far\u0131 ko\u015fullar\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesinin yeterli oldu\u011funu san\u0131rlar. Yanl\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bu ko\u015fullar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi bilmek de gerekir. Ve i\u015fler karma\u015f\u0131kla\u015ft\u0131k\u00e7a, ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilmek, daha b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nem kazan\u0131r.<br \/> Bu g\u00f6zlemler, devrimci bir sava\u015f\u0131m, sosyalizm ve kom\u00fcnizm i\u00e7in sava\u015f\u0131m s\u00f6zkonusu oldu\u011fu zaman de\u011fer kazan\u0131r. &#8220;Devrimci teori olmadan, devrimci eylem olmaz&#8221;, diyordu Lenin.<br \/> Ama bu g\u00f6zlemler, ayn\u0131 zamanda, ba\u015fka ama\u00e7lar i\u00e7in yap\u0131lan sava\u015f\u0131mda da: demokratik \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler i\u00e7in sava\u015f\u0131mda da, ekmek i\u00e7in ya da bar\u0131\u015f i\u00e7in sava\u015f\u0131mda da de\u011ferlidirler.<br \/> Demek ki, pratik zorunluluk dolay\u0131s\u0131yla, felsefeyi incelememiz, genel d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131yla ilgilenmemiz gerekir.<br \/> \u015eimdi de, bize, d\u00fcnyay\u0131 anlamak olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayacak, bunun sonucu olarak d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in sava\u015f\u0131m vermek olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayacak olan hangi felsefedir, bunu, daha yak\u0131ndan g\u00f6relim. (sayfa 33)<\/p>\n<p><strong>III. HANG\u0130 FELSEFE \u0130NCELENMEL\u0130?<\/strong><\/p>\n<p>a) Bilimsel bir felsefe: diyalektik materyalizm.<\/p>\n<p>E\u011fer ger\u00e7e\u011fi (do\u011fay\u0131 ve toplumu) de\u011fi\u015ftirmek istiyorsak, onu tan\u0131mak gerekir. \u0130nsan, \u00e7e\u015fitli bilimler yoluyla d\u00fcnyay\u0131 tan\u0131r. \u00d6yleyse, daha iyi bir ya\u015fam i\u00e7in sava\u015f\u0131mlar\u0131nda, emek\u00e7ilere yaln\u0131z bir tek bilimsel d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 uygun d\u00fc\u015febilir. Bu bilimsel anlay\u0131\u015f, marksist felsefedir, diyalektik materyalizmdir.<br \/> Burada akla \u015f\u00f6yle bir soru geliyor: &#8220;Bilim&#8221; ile &#8220;felsefe&#8221; aras\u0131nda nas\u0131l bir ayr\u0131m yap\u0131yorsunuz? Birincisini ikincisiyle bir tutmuyor musunuz? Marksist felsefe, ger\u00e7ekten de, bilimlerden ayr\u0131lamaz, ama onlardan ay\u0131rdedilir. Bilimlerin her biri (fizik, biyoloji, psikoloji vb.) ger\u00e7e\u011fin tamamen belirli bir kesimine \u00f6zg\u00fc yasalar\u0131 incelemeyi ister. Diyalektik materyalizme gelince, onun ikili bir amac\u0131 vard\u0131r:<br \/> diyalektik olarak, evrenin en genel yasalar\u0131n\u0131, fizik do\u011fadan d\u00fc\u015f\u00fcnceye kadar, canl\u0131 do\u011faya ve topluma ge\u00e7erek, ger\u00e7e\u011fin b\u00fct\u00fcn g\u00f6r\u00fcn\u00fcmleri i\u00e7in ortak olan yasalar\u0131 inceler. \u00d6n\u00fcm\u00fczdeki derslerde, bu yasalar\u0131n incelenmesi ele al\u0131nacakt\u0131r. Ama, diyalektik materyalizmin kurucular\u0131 Marx ve Engels, diyalekti\u011fi, hi\u00e7 ak\u0131ldan \u00e7\u0131karmad\u0131lar. Bilimlerin ilerlemesi, onlara, felsefenin ortaya koydu\u011fu en genel, b\u00fct\u00fcn bilimler i\u00e7in ortak olan yasalar\u0131 bulup ortaya koymak ve dile getirmek olana\u011f\u0131n\u0131 verdi.[8]<br \/> materyalizm olarak, marksist felsefe, bilimsel bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r, bilimsel, yani bilimlerin bize \u00f6\u011frettiklerine uygun tek d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131dir. \u00d6yleyse, bilimler neyi \u00f6\u011fretirler? Evrenin maddi bir ger\u00e7ek oldu\u011fu, insan\u0131n bu ger\u00e7e\u011fe yabanc\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu ger\u00e7e\u011fi bilebilece\u011fini, ve bu sayede evreni de\u011fi\u015ftirebilece\u011fini (\u00e7e\u015fitli bilim kollar\u0131yla elde edilen pratik sonu\u00e7lar\u0131n g\u00f6sterdikleri gibi) \u00f6\u011fretirler. Felsefi (sayfa 34) materyalizmin incelenmesini 8-11. derslerde ele alaca\u011f\u0131z. Marksist materyalizm, bilimlerle \u00f6zde\u015f de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun konusu, ger\u00e7e\u011fin bu s\u0131n\u0131rl\u0131 y\u00f6n\u00fc de\u011fildir (bu, bilimlerin konusudur), ama, d\u00fcnyan\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kavranmas\u0131d\u0131r; bilginler marksist olmasalar bile, t\u00fcm bilimlerin alttan alta kabul ettikleri bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<br \/> &#8220;Materyalist do\u011fa g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, der Engels, do\u011fan\u0131n oldu\u011fu gibi, yabanc\u0131 bir \u015fey katmadan, yal\u0131n bi\u00e7imde kavranmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.&#8221;[9]<br \/> Bilimlerin her biri, &#8220;do\u011fan\u0131n, oldu\u011fu gibi&#8221; bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc inceler. Marksist felsefe ise, &#8220;do\u011fan\u0131n, oldu\u011fu gibi, genel olarak kavran\u0131lmas\u0131&#8221;d\u0131r. Onun i\u00e7in her ne kadar bilimlerle \u00f6zde\u015fle\u015fmese de, bilimsel bir felsefedir.<br \/> Diyalektik materyalizmin bilimlerle \u00f6zde\u015fle\u015fmedi\u011fini s\u00f6yledik. Ama \u015fimdi g\u00f6rd\u00fck ki, bilimler, zorunlu olarak diyalektiktir (\u00e7\u00fcnk\u00fc, bilimler evrenin en genel yasalar\u0131n\u0131 tan\u0131mazl\u0131ktan gelirlerse kurulamazlar) ve materyalisttir (\u00e7\u00fcnk\u00fc bilimlerin konusu maddi evrendir). O halde, diyalektik materyalizm, bilimlerden ayr\u0131lamaz. Ancak bilimlere dayanarak ilerleyebilir, onlardan sentez yapar. Ama kar\u015f\u0131l\u0131k olarak da, ilerde g\u00f6rece\u011f\u0131m\u0131z gibi, bilimlere geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde yard\u0131m eder. \u00d6te yandan, kendini, bilimsel olmayan d\u00fcnya anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131, anti-diyalektik ve anti-materyalist felsefeleri ele\u015ftirmek g\u00f6revine verir.<br \/> Tarihsel materyalizm, diyalektik materyalizmin ilkelerini topluma uygular, (bunu da 15-21. derslerde inceleyece\u011fiz).<br \/> Diyalektik materyalizm ve tarihsel materyalizm, bilimsel sosyalizmin ve bunun sonucu olarak kom\u00fcnizmin teorik temelini olu\u015ftururlar.<br \/> Stalin, b\u00fct\u00fcn bu nitelikleri \u00f6zetleyerek \u015f\u00f6yle yazar:<br \/> &#8220;Marksizm, do\u011fan\u0131n ve toplumun geli\u015fmesinin yasalar\u0131n\u0131n bilimidir, ezilen ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclen s\u0131n\u0131flar\u0131n devriminin bilimidir, b\u00fct\u00fcn \u00fclkelerde sosyalizmin zaferinin bilimidir, kom\u00fcnist toplumun kurulu\u015funun bilimidir.&#8221;[10] (sayfa 35)<\/p>\n<p>b) Devrimci bir felsefe: proletaryan\u0131n felsefesi.<\/p>\n<p>Tamamen bilimsel ve, bilimsel oldu\u011fu gibi, kan\u0131tlar\u0131n\u0131 olgulardan \u00e7\u00fcnk\u00fc pratik, teoriyi do\u011frular alan marksist felsefe, ayn\u0131 zamanda, tarihsel rol\u00fc burjuvaziyi altetmek, kapitalizmi ortadan kald\u0131nmak, sosyalizmi kurmak olan proletaryan\u0131n felsefesi, devrimci s\u0131n\u0131f proletaryan\u0131n partisinin teorisidir.<br \/> Ond\u00f6rd\u00fcnc\u00fc derste, proletaryay\u0131 marksizme ba\u011flayan ba\u011f\u0131n \u00f6nemi \u00fczerinde yeniden duraca\u011f\u0131z. Ama bunu \u015fimdiden a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmak uygun olur.<br \/> E\u011fer, ger\u00e7ekten de, proletarya, marksist felsefeye ba\u011flan\u0131yorsa, bu felsefeyi kendine malediyorsa ve onu zenginle\u015ftiriyorsa, bu, proletaryan\u0131n, toplumu kurban\u0131 oldu\u011fu toplumu de\u011fi\u015ftirme sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n, ona bu toplumu anlamak ve onu bilimsel olarak incelemek g\u00f6revini y\u00fcklemesindendir. Burjuvazi, ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 savunurken, emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc \u00fczerine kurulmu\u015f bulunan egemenli\u011fini unutturmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc ger\u00e7e\u011fini bile reddeder, g\u00fcnk\u00fc ger\u00e7e\u011fi kabul etmek, kendi s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131na ayk\u0131r\u0131 olurdu. S\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden, burjuvazi, gittik\u00e7e ger\u00e7e\u011fe s\u0131rt \u00e7evirir.<br \/> Proletaryan\u0131n durumu tamamen ba\u015fkad\u0131r. Boyunduruktan kurtulmay\u0131 isteyen s\u00f6m\u00fcr\u00fclen s\u0131n\u0131f\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131 d\u00fcnyaya do\u011frudan bakmakt\u0131r. S\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc s\u0131n\u0131f\u0131n, s\u00f6m\u00fcr\u00fcy\u00fc s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in yalana gereksinmesi vard\u0131r; devrimci s\u0131n\u0131f\u0131n ise s\u00f6m\u00fcr\u00fcden kurtulmak i\u00e7in ger\u00e7e\u011fe gereksinmesi vard\u0131r. Devrimci g\u00f6revini iyi y\u00fcr\u00fctebilmek i\u00e7in, do\u011fru bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne gereksinmesi vardir.<br \/> D\u00fcnyaya do\u011frudan bakmak materyalizmdir.<br \/> D\u00fcnyaya ger\u00e7ek geli\u015fmesi i\u00e7inde bakmak, diyalektik materyalizmdir (diyalektik, toplumun geli\u015fmesini a\u00e7\u0131klayan yasalar\u0131 inceler).<br \/> Diyebiliriz ki, bilimsel felsefe, diyalektik materyalizm, (sayfa 36) bundan dolay\u0131, devrimci s\u0131n\u0131f\u0131n, s\u00f6m\u00fcr\u00fcden kurtulabilmek i\u00e7in toplumu anlamakta \u00e7\u0131kan olan s\u0131n\u0131f\u0131n felsefesi olmu\u015ftur. Marksizm, proletaryan\u0131n bilimsel felsefesidir.<br \/> A. Jdanov e\u00f6yle demi\u015fti:<br \/> &#8220;Proletaryan\u0131n bilimsel felsefesi olan marksizmin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, felsefenin, k\u00f6\u015fesine \u00e7ekilmi\u015flerin bir u\u011fra\u015f\u0131 oldu\u011fu, d\u0131\u015f d\u00fcnya ile ba\u011f\u0131nt\u0131s\u0131 olmayan, ya\u015famdan ve halktan kopmu\u015f, halka yabanc\u0131, az say\u0131da filozofun ve \u00f6\u011fretilisinin olu\u015fturduklar\u0131 okullar\u0131n tekelinde olan felsefe tarihinin eski d\u00f6nemine son verir.<br \/> &#8220;Marksizm, bu \u00e7e\u015fit bir felsefe okulu de\u011fildir. Tersine, marksizm, birka\u00e7 se\u00e7kinin, bir fikir aristokrasisinin tekelinde olan eski felsefenin a\u015f\u0131lmas\u0131 olarak, ve felsefenin, kurtulu\u015flar\u0131 i\u00e7in sava\u015f\u0131mda, proletarya y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n elinde bilimsel bir silah haline geldi\u011fi b\u00fcsb\u00fct\u00fcn yeni bir d\u00f6nemin ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kar.&#8221;[11]<br \/> \u0130\u015fte biz, bu felsefeyi inceleyece\u011fiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilimsel felsefe, emek\u00e7ilere, sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatan \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 verir. Emek\u00e7ilere, ve yaln\u0131zca proietaryaya de\u011fil, devrimci proletaryan\u0131n m\u00fcttefi\u011fi olan, kapitalist burjuvaziye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karlar\u0131 ayn\u0131 olan kol ve kafa emek\u00e7ilerine, sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatan \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 verir. Demek ki, marksizmin, proletaryan\u0131n bilimsel felsefesinin incelenmesi, proleter olsun ya da olmas\u0131n burjuvazinin egemenli\u011fine yard\u0131m eden yalanlar\u0131 y\u0131kmak isteyen herkesin i\u015fidir. Her bilim gibi, marksist teoriyi, hangi s\u0131n\u0131ftan olursa olsun, her insan benimseyebilir: Bir burjuva, proletaryan\u0131n yan\u0131nda yeral\u0131r, proletaryan\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc benimserse, marksist olabilir.<br \/> Ama, marksizmi proletaryaya ba\u011flayan \u00e7\u00f6z\u00fclmez ba\u011f, marksist felsefenin, proletaryan\u0131n felsefesinin, zorunlu olarak bilr parti felsefesi oldu\u011fu anlamam\u0131z\u0131 sa\u011flar. Ger\u00e7ekten de proletarya, toplumlar bilimine sahip bir devrimci parti olmadan, burjuvaziye kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m veremez. Bu fikir, Marx ve Engels taraf\u0131ndan Kom\u00fcnist Parti Manifestosu&#8217;nda (sayfa 37) a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r ve Lenin de \u015f\u00f6yle der: &#8220;Marx ve Engels, felsefede, ba\u015f\u0131ndan sonuna kadar, hep belli bir yan\u0131n adamlar\u0131 oldular.&#8221;[12]<\/p>\n<p><strong>IV. VARGI: TEOR\u0130 VE PRAT\u0130\u011e\u0130N B\u0130RL\u0130\u011e\u0130<\/strong><\/p>\n<p>Emek\u00e7iler i\u00e7in, ve \u00f6zellikle proleterler i\u00e7in marksist felsefenin ineelenmesi bir l\u00fcks de\u011fildir: bu bir s\u0131n\u0131f g\u00f6revidir. Bu g\u00f6revi yerine getirmemek, burjuva bask\u0131s\u0131na hizmet eden bilim-d\u0131\u015f\u0131 ve gerici g\u00f6r\u00fc\u015flere alan\u0131 bo\u015f b\u0131rakmakt\u0131r, i\u015f\u00e7i hareketini, yolg\u00f6sterici k\u0131lavuzdan yoksun b\u0131rakmakt\u0131r.<br \/> Burjuvazi, proletarya felsefesinden korkmakta ve her yola ba\u015fvurarak onunla sava\u015fmaktad\u0131r. On y\u0131llar boyunca, marksizmi \u00fcniversitelerden uzakla\u015ft\u0131rarak, marksist teorinin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 kapad\u0131. Sonra, diyalektik materyalizmin etkisi b\u00fcy\u00fcy\u00fcnce (ayn\u0131 zamanda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n otoritesi art\u0131nca) hile yapmak gerekti: o zaman burjuva ideologlar\u0131n\u0131n havas\u0131 de\u011fi\u015fti. Dediler ki: &#8220;Elbette, marksizm, eskiden iyiydi. Ama bug\u00fcn, marksizm a\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; Say\u0131s\u0131z marksizmi &#8220;a\u015fma&#8221; giri\u015fimleri, buradan ileri geliyor. B\u00fct\u00fcn bu giri\u015fimlerin, marksizmin felsefi temellerinin tasfiyesi ya da tahrifi, diyalektik materyalizmin tasfiyesi ya da tahrifi gibi haz\u0131rl\u0131k ve giri\u015f niteli\u011finde bir \u00f6n i\u015flemden ge\u00e7meleri anlaml\u0131d\u0131r.<br \/> Burjuvazi, bu i\u015f i\u00e7in, uluslararas\u0131 sosyal-demokrasi liderlerinden gayretke\u015f\u00e7e bir yard\u0131m g\u00f6rd\u00fc. \u00d6zellikle, bizim \u00fclkemizde L\u00e9on Blum&#8217;un yard\u0131m\u0131. A l&#8217;echelle Humaine&#8217;de (1946), Marx&#8217;\u0131n ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmez \u00f6\u011fretilerini hi\u00e7e sayarak, sosyalizm i\u00e7in materyalist bir felsefenin gere\u011fini yads\u0131r. Ve Sosyalist Enternasyonalin liderleri, a\u00e7\u0131k\u00e7a dinin kanatlar\u0131 alt\u0131nda yeral\u0131yorlar: &#8220;Marksizm, diyalektik ve tarihsel materyalizm, sosyalizm i\u00e7in hi\u00e7 de gerekli de\u011filler; dinsel telkin de onun kadar de\u011ferlidir.&#8221;[13]<br \/> Bu g\u00f6r\u00fc\u015flerin, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131na, yani devrime yasak koymak gibi bir ama\u00e7 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilerde g\u00f6rece\u011fiz. (sayfa 38)<br \/> Ama, susmak ve tahrif etmek, diyalektik materyalizmin ve tarihsel materyalizmin ger\u00e7e\u011fini hi\u00e7bir \u015fekilde de\u011fi\u015ftiremez. Ger\u00e7ek ger\u00e7ektir. Ve, \u00f6rne\u011fin, \u015fu s\u0131rada, sosyalist \u00fclkelere kar\u015f\u0131, bir koalisyonda biraraya toplanm\u0131\u015f olsalar bile, \u00e7e\u015fitli kapitalist devletler aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkilerin gene de \u015fiddetlendi\u011fi g\u00f6r\u00fclmektedir. Kapitalistlerin kendileri de bu durumu kabul ediyorlar. Marksist teoriyi geli\u015ftirdi\u011fi ve zenginle\u015ftirdi\u011fi SSCB&#8217;de Sosyalizmin Ekonomik Sorunlar\u0131[14] adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda, Stalin, bunu belirtmi\u015f ve anlatm\u0131\u015ft\u0131.<br \/> Ger\u00e7ekler ortadad\u0131r. Ve sosyalizmin ba\u015far\u0131s\u0131, SSCB&#8217;de kom\u00fcnizmin kurulmaya ba\u015flamas\u0131ndan sonra halk demokrasisinin ilerleyi\u015fi, marksist-leninist i\u015f\u00e7i partisinin geli\u015fmesi, marksist teorinin ne \u00f6l\u00e7\u00fcde g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011funu kan\u0131tlamaktad\u0131r. Burjuva filozoflara gelince, onlar, ancak, kapitalizmin genel bunal\u0131m\u0131n\u0131 (ve a\u00e7\u0131klamaks\u0131z\u0131n hakl\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015farak) yazabilirler.<br \/> Marksist felsefeyi incelemeye ba\u015flayacak olanlar\u0131n hi\u00e7bir zaman unutmamas\u0131 gereken bir nokta vard\u0131r. Devrimci proletaryan\u0131n bilimsel felsefesi, marksizm, hi\u00e7bir zaman teoriyi (yani bilgiyi) pratikten (yani eylemden) ay\u0131rmaz. Marx, Engels ve onlar\u0131n \u00f6\u011fretilileri, ayn\u0131 zamanda, hem d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, hem de eylem adam\u0131yd\u0131lar. Zaten teori ile pratik aras\u0131ndaki bu organik ba\u011fd\u0131r ki, marksizme zenginle\u015fmek olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131: devrimci hareketin her a\u015famas\u0131, teoride yeni bir ileri hamleyi haz\u0131rlad\u0131. E\u011fer marksizmin verimlili\u011fini ortaya koyan devrimci eyleme kat\u0131l\u0131nmazsa, marksizmin ilkeleri sindirilemez. &#8220;Marksist teori bir dogma de\u011fil, eylem i\u00e7in bir k\u0131lavuzdur.&#8221;[15] (sayfa 39)<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p>[1] Descartes, Discours de la M\u00e9thode (1637), Editions Sociales, Paris 1950, s.101<br \/>[2] Gorki, &#8220;Darkafal\u0131 ve Anekdotlar&#8221;, Les Petits-Bourgeois, Editions de la Nouvelle Critique, Paris 1949, s. 52, not.<br \/>[3] \u00dcretici g\u00fc\u00e7ler ve \u00fcretim ili\u015fkileri konusunda, onbe\u015finci derse bak\u0131n\u0131z.<br \/>[4] Aktaran: Albert Soboul, 1789, &#8220;L&#8217;An Un de la Libert\u00e9&#8221;, 2. bask\u0131, Editions Sociales, Paris 1960, s. 63.<br \/>[5] Aktaran: Georges Cogniot, La Question Scolaire en 1848 et la Loi Falloux, Editions Hier et Aujourd&#8217;hui, s. 189.<br \/>[6] V.\u0130. Lenin, Gen\u00e7lik \u00dczerine, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s. 227.<br \/>[7] Henri Barbusse, Paroles d&#8217;un Combattant, Flammarion, s. 10.<br \/>[8] Marksist teorinin bi\u00e7imlenmesi konusunda birinci ve ond\u00f6rd\u00fcnc\u00fc derslere bak\u0131n\u0131z.<br \/>[9] F. Engels, Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1996, s. 219, aktaran: J. Stalin, &#8220;Diyalektik Materyalizm ve Tarihsel Materyalizm&#8221;, Leninizmin Sorunlar\u0131, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1992, s. 659.<br \/>[10] J. Stalin &#8220;A. Holopov Yolda\u015fa Mektup&#8221; (&#8220;Dil \u00dczerine&#8221;), Son Yaz\u0131lar 1950-1953, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1990, s. 58.<br \/>[11] Jdanov, Sur la litt\u00e9rature, la philosophie et la musique, Editions de la Nouvelle Critique, 1950, s. 44, 45.<br \/>[12] Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s.380.<br \/>[13] Yeni &#8220;Sosyalist Enternasyonal&#8221;in T\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc.<br \/>[14] Bkz: J. Stalin, Son Yaz\u0131lar, 1950-1953, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1990, s. 61-145.<br \/>[15] Histoire du Parti Communiste (Bolch\u00e9vik) de l&#8217;USSR, Moscou 1949, \u00a72, s. 394<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>G\u0130R\u0130\u015e I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Felsefe Nedir?II .\u00a0\u00a0\u00a0 Ni\u00e7in felsefeyi incelemeliyiz?III .\u00a0\u00a0 Hangi felsefe incelenmeli? a) Hangi felsefe incelenmeli? b) Bilimsel bir felsefe: diyalektik materyalizmIV .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131: teori ve prati\u011fin birli\u011fi &#8220;FELSEFE&#8221;, i\u015fte \u00f6yle bir s\u00f6zc\u00fck ki, her \u015feyden \u00f6nce, emek\u00e7ilerin pek \u00e7o\u011funda hi\u00e7 de g\u00fcven uyand\u0131rmaz. Emek\u00e7iler der ki, filozof, ayaklar\u0131 yere basmayan kimsedir. Yi\u011fit insanlar\u0131 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[104],"tags":[],"class_list":{"0":"post-2903","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-felsefenin-temel-ilkeleri-g-politzer"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>G\u0130R\u0130\u015e - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"G\u0130R\u0130\u015e\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"G\u0130R\u0130\u015e I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Felsefe Nedir?II .\u00a0\u00a0\u00a0 Ni\u00e7in felsefeyi incelemeliyiz?III .\u00a0\u00a0 Hangi felsefe incelenmeli? a) Hangi felsefe incelenmeli? b) Bilimsel bir felsefe: diyalektik materyalizmIV .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131: teori ve prati\u011fin birli\u011fi &#8220;FELSEFE&#8221;, i\u015fte \u00f6yle bir s\u00f6zc\u00fck ki, her \u015feyden \u00f6nce, emek\u00e7ilerin pek \u00e7o\u011funda hi\u00e7 de g\u00fcven uyand\u0131rmaz. Emek\u00e7iler der ki, filozof, ayaklar\u0131 yere basmayan kimsedir. Yi\u011fit insanlar\u0131 [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-12-22T09:08:59+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"25 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"G\u0130R\u0130\u015e\",\"datePublished\":\"2009-12-22T09:08:59+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/\"},\"wordCount\":4937,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"articleSection\":[\"Felsefenin Temel \u0130lkeleri - Georges Politzer\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/\",\"name\":\"G\u0130R\u0130\u015e - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"datePublished\":\"2009-12-22T09:08:59+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"contentUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"G\u0130R\u0130\u015e\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"G\u0130R\u0130\u015e - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"G\u0130R\u0130\u015e","og_description":"G\u0130R\u0130\u015e I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Felsefe Nedir?II .\u00a0\u00a0\u00a0 Ni\u00e7in felsefeyi incelemeliyiz?III .\u00a0\u00a0 Hangi felsefe incelenmeli? a) Hangi felsefe incelenmeli? b) Bilimsel bir felsefe: diyalektik materyalizmIV .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131: teori ve prati\u011fin birli\u011fi &#8220;FELSEFE&#8221;, i\u015fte \u00f6yle bir s\u00f6zc\u00fck ki, her \u015feyden \u00f6nce, emek\u00e7ilerin pek \u00e7o\u011funda hi\u00e7 de g\u00fcven uyand\u0131rmaz. Emek\u00e7iler der ki, filozof, ayaklar\u0131 yere basmayan kimsedir. Yi\u011fit insanlar\u0131 [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-12-22T09:08:59+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"25 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"G\u0130R\u0130\u015e","datePublished":"2009-12-22T09:08:59+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/"},"wordCount":4937,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","articleSection":["Felsefenin Temel \u0130lkeleri - Georges Politzer"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/","name":"G\u0130R\u0130\u015e - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","datePublished":"2009-12-22T09:08:59+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#primaryimage","url":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","contentUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/giris\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"G\u0130R\u0130\u015e"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2903","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2903"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2903\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2903"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2903"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2903"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}