{"id":2907,"date":"2009-12-22T12:29:24","date_gmt":"2009-12-22T09:29:24","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/"},"modified":"2009-12-22T12:29:24","modified_gmt":"2009-12-22T09:29:24","slug":"1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/","title":{"rendered":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K<\/p>\n<p>I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Bir \u00f6rnek.<br \/>II .\u00a0\u00a0\u00a0 Diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7izgisi.<br \/>III .\u00a0\u00a0 Do\u011fada.<br \/>IV .\u00a0\u00a0 Toplumda.<br \/>V .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131.<\/p>\n<p><strong>I. B\u0130R \u00d6RNEK<\/strong><\/p>\n<p>Suyu \u0131s\u0131t\u0131rsam s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 derece derece y\u00fckselir. Suyun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 100 dereceye vard\u0131\u011f\u0131nda, su kaynama haline ge\u00e7er: su, su buhar\u0131 olarak de\u011fi\u015fir.<br \/> \u0130\u015fte iki \u00e7e\u015fit de\u011fi\u015fiklik. Is\u0131n\u0131n gitgide artmas\u0131 bir nicelik de\u011fi\u015fikli\u011fi olu\u015fturur. Yani, suyun tuttu\u011fu s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n niceli\u011fi (miktar\u0131) artar. Ama belirli bir anda su durum de\u011fi\u015ftirir: s\u0131v\u0131 niteli\u011fi kaybolur; gaz haline gelir (bununla birlikte kimyasal yap\u0131s\u0131 de\u011fi\u015fmez).<br \/> Basit nicelik (miktar) art\u0131\u015f\u0131na (ya da azal\u0131\u015f\u0131na), nicel de\u011fi\u015fiklik diyoruz. Bir nitelikten ba\u015fka bir niteli\u011fe ge\u00e7i\u015fe, bir durumdan ba\u015fka bir duruma (\u00f6rne\u011fimizde s\u0131v\u0131 durumundan gaz durumuna) ge\u00e7i\u015fe, nitel de\u011fi\u015fiklik diyoruz.<br \/> Diyalekti\u011fin ikinci \u00e7izgisinin incelenmesi bize g\u00f6sterdi (sayfa 86) ki, ger\u00e7ek, de\u011fi\u015fikliktir. Diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7izgisinin incelenmesi de, bize g\u00f6sterecektir ki, nicel de\u011fi\u015fiklikler ile nitel de\u011fi\u015fiklikler aras\u0131nda bir ba\u011f vard\u0131r.<br \/> Ger\u00e7ekte, ki unutulmamas\u0131 gereken esas nokta budur, nitel de\u011fi\u015fiklik (s\u0131v\u0131 halindeki suyun su buhar\u0131 olu\u015fu) bir raslant\u0131 sonucu de\u011fildir: Zorunlu olarak, nicel de\u011fi\u015fiklik, \u0131s\u0131n\u0131n derece derece art\u0131\u015f\u0131n\u0131n sonucunda olu\u015fur. S\u0131cakl\u0131k belirli bir dereceye (100 dereceye) vard\u0131\u011f\u0131 zaman, normal atmosfer bas\u0131nc\u0131 ko\u015fullar\u0131nda su kaynar. E\u011fer atmosfer bas\u0131nc\u0131 de\u011fi\u015firse, o zaman, nas\u0131l ki her \u015fey birbirine ba\u011fl\u0131ysa (diyalekti\u011fin birinci \u00e7izgisi), kaynama noktas\u0131 da de\u011fi\u015fir; ama belirli bir cisim i\u00e7in ve belirli bir atmosfer bas\u0131nc\u0131 alt\u0131nda kaynama noktas\u0131, her zaman ayn\u0131 olacakt\u0131r. Bu, nitel de\u011fi\u015fikli\u011fin bir yan\u0131lsama olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir; nitel de\u011fi\u015fiklik, do\u011fal bir yasaya uyan, nesnel, maddi bir olayd\u0131r. Ve bunun i\u00e7in de \u00f6nceden g\u00f6r\u00fclebilen bir olayd\u0131r: bilim, belirli bir nitel de\u011fi\u015fikli\u011fin olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in zorunlu nicel de\u011fi\u015fikliklerin neler olduklar\u0131n\u0131 arar.<br \/> Kaynama durumundaki su olay\u0131nda, iki t\u00fcrl\u00fc de\u011fi\u015fiklik aras\u0131ndaki ba\u011f, s\u00f6zg\u00f6t\u00fcrmez ve a\u00e7\u0131kt\u0131r.<br \/> Diyalektik, nitel de\u011fi\u015fiklik ile nicel de\u011fi\u015fiklik aras\u0131ndaki bu ba\u011f\u0131, do\u011fan\u0131n ve toplumun evrensel bir yasas\u0131 olarak kabul eder.<br \/> Bundan \u00f6nceki dersimizde, metafizik\u00e7inin, de\u011fi\u015fikli\u011fi yads\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck. Ya da, onu kabul etse bile, bir yinelemeye indirger; mekanizma \u00f6rne\u011fini vermi\u015ftik. O zaman, evren, durmadan ayn\u0131 yolu gidip gelen bir sarkaca benzetilebilir. B\u00f6yle bir anlay\u0131\u015f, topluma uygulan\u0131nca, insanl\u0131k tarihini, hep yeniden ba\u015flayan bir \u00e7evrim, sonsuz bir d\u00f6n\u00fc\u015f haline getirir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, metafizik\u00e7i, yeniyi a\u00e7\u0131klamak g\u00fcc\u00fcne sahip de\u011fildir. Ve yeni, kendini ortaya.koydu\u011fu zaman, onu, do\u011fan\u0131n bir \u00f6zenci, ya da tanr\u0131sal bir buyrultu, bir tans\u0131k (mucize) olarak g\u00f6r\u00fcr. Diyalektik\u00e7i ise, tersine, yeninin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131yla ne \u015fa\u015f\u0131r\u0131r, ne de deh\u015fete kap\u0131l\u0131r. Yeni, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte \u00f6nemsiz olan k\u00fc\u00e7\u00fck nicel de\u011fi\u015fikliklerin derece derece birikiminin zorunlu sonucudur: b\u00f6ylece madde, kendi \u00f6z (sayfa 87) hareketiyledir ki, yeniyi yarat\u0131ir.<\/p>\n<p> <strong>II. D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130<\/strong><\/p>\n<p> &#8220;Diyalektik, metafizi\u011fin tersine, geli\u015fme s\u00fcrecini, nicel de\u011fi\u015fmelerin nitel de\u011fi\u015fmelerle sonu\u00e7lanmad\u0131\u011f\u0131 basit bir b\u00fcy\u00fcme s\u00fcreci olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmez, ama \u00f6nemsiz, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcnmeyen, i\u00e7in i\u00e7in de\u011fi\u015fmelerden, g\u00f6ze\u00e7arpan, k\u00f6kten de\u011fi\u015fmelere, nitel de\u011fi\u015fmelere ge\u00e7en, nitel de\u011fi\u015fmelerin kademeli olmad\u0131\u011f\u0131, ama h\u0131zl\u0131, an\u0131 olduklar\u0131, bir durumdan \u00f6teki duruma s\u0131\u00e7ramalarla ge\u00e7erek ger\u00e7ekle\u015ftikleri bir geli\u015fme olarak ele al\u0131r; bu de\u011fi\u015fmeler olumsal (olabilir ya da olmayabilir) de\u011fillerdir, zorunludurlar; fark\u0131na var\u0131lmayan ve dereceli, hissedilmeyen ve nicel de\u011fi\u015fmelerin birikiminin sonucudurlar.&#8221;[33]<br \/> Bu tan\u0131mlaman\u0131n baz\u0131 y\u00f6nlerini iyice belirtelim.<br \/> Nitel de\u011fi\u015fikli\u011fin bir durum de\u011fi\u015fikli\u011fi oldu\u011funu bir \u00f6nceki paragrafta s\u00f6yl\u00fcyorduk: s\u0131v\u0131 durumundaki su, su buhar\u0131 durumuna geliyor: ya da s\u0131v\u0131 su, kat\u0131 su (buz) oluyor. Yumurta, civciv oluyor. Gonca, \u00e7i\u00e7ek haline geliyor. Canl\u0131 varl\u0131k \u00f6l\u00fcyor, ceset oluyor.<br \/> Geli\u015fme: ortaya \u00e7\u0131kan \u015fey, yava\u015f yava\u015f ve belirsiz geli\u015fmi\u015ftir. Bir tans\u0131k yoktur ortada, yaln\u0131z diyalektik\u00e7inin a\u00e7\u0131p ortaya \u00e7\u0131karabilece\u011fi yava\u015f bir haz\u0131rlan\u0131\u015f vard\u0131r. Maurice Thorez, Fils du Peuple adl\u0131 kitab\u0131nda (s. 248) &#8220;Sosyalizm, kapitalizmden, kelebe\u011fin kozas\u0131ndan \u00e7\u0131kmas\u0131 gibi \u00e7\u0131kacakt\u0131r.&#8221; diyor.<br \/> S\u0131\u00e7rama: bir aday\u0131n se\u00e7ilmesi i\u00e7in 60.223 oy gerekiyorsa, i\u015fte tam 60.223&#8217;\u00fcnc\u00fc oy, aday\u0131n milletvekili olmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan nitel s\u0131\u00e7ramay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirir. Bununla birlikte, bu s\u0131\u00e7rama, bu \u00e7abuk ve anl\u0131k de\u011fi\u015fiklik, se\u00e7im oylar\u0131n\u0131n dereceli ve hissedilmez bir birikimiyle haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131: 1+1+1&#8230; \u0130\u015fte nitel s\u0131\u00e7ray\u0131\u015f\u0131n, k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fikli\u011fin \u00e7ok basit bir \u00f6rne\u011fi.<br \/> Ayn\u0131 \u015fekilde, \u00e7i\u00e7ek, yava\u015f bir olgunla\u015fmadan sonra birdenbire a\u00e7ar. Bunun gibi, birdenbire g\u00f6ze g\u00f6r\u00fcn\u00fcr bir \u015fekilde patlak veren devrim, yava\u015f bir evrimin haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 (sayfa 88) s\u0131\u00e7ramal\u0131 bir de\u011fi\u015fikliktir.<br \/> Ama bu demek de\u011fildir ki, b\u00fct\u00fcn nitel de\u011fi\u015fiklikler, bunal\u0131mlar, patlamalar, bi\u00e7imini al\u0131rlar. \u00d6yle olaylar vard\u0131r ki, burada, yeni niteli\u011fe ge\u00e7i\u015f, dereceli nitel de\u011fi\u015fikliklerle olu\u015fur. Stalin, &#8220;Dilbiliminde Marksizm \u00dczerine&#8221; adl\u0131 yaz\u0131s\u0131nda, dildeki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerin, dereceli nitel de\u011fi\u015fikliklerle olu\u015ftu\u011funu g\u00f6sterir.<br \/> Ayn\u0131 \u015fekilde, birbirine d\u00fc\u015fman s\u0131n\u0131flara b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f toplumun bir \u00fcst \u00fcretim ili\u015fkisine ge\u00e7i\u015fi s\u0131\u00e7ramalarla olurken, sosyalist toplumun geli\u015fmesi, bunal\u0131ms\u0131z, dereceli nitel de\u011fi\u015fikliklerle ger\u00e7ekle\u015fir.<br \/> Stalin \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor:<br \/> &#8220;Sekiz-on y\u0131ll\u0131k bir s\u00fcre i\u00e7inde, \u00fclkemizin tar\u0131m\u0131ndan, burjuva d\u00fczenden, bireysel k\u00f6yl\u00fc i\u015fletmecili\u011fi d\u00fczeninden, sosyalist kolhoz d\u00fczenine ge\u00e7i\u015fi ba\u015fard\u0131k. Bu, k\u00f6yde eski burjuva ekonomik d\u00fczeni tasfiye edip, yeni, sosyalist bir d\u00fczen yaratan bir devrim olmu\u015ftur. Oysa, bu k\u00f6kl\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm, patlama yoluyla yap\u0131lmad\u0131, yani varolan iktidar\u0131n devrilmesi ile ve yeni bir iktidar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131 ile de\u011fil, eski k\u0131rsal burjuva d\u00fczenden yeni bir d\u00fczene tedrici ge\u00e7i\u015fle yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu devrim bu \u015fekilde yap\u0131labildi, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, yukardan yap\u0131lan bir devrimdi, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu k\u00f6kl\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm, varolan iktidar\u0131n giri\u015fimi \u00fczerinde ve k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn esas y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131n deste\u011fi ile ba\u015far\u0131ld\u0131.&#8221;[34]<br \/> Gene bunun gibi, sosyalizmden kom\u00fcnizme ge\u00e7i\u015f de bir nitel de\u011fi\u015fmedir, ama bunal\u0131ms\u0131z ger\u00e7ekle\u015fen bir nitel de\u011fi\u015fmedir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, sosyalist d\u00fczende marksist bilimle donat\u0131lm\u0131\u015f insanlar, kendi tarihlerinin efendileridir, \u00e7\u00fcnk\u00fc sosyalist toplum uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131t s\u0131n\u0131flardan olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/> B\u00f6ylece g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, her olayda nitel deii\u015fikli\u011fin ald\u0131\u011f\u0131 \u00f6zel niteli\u011fi incelemek gerekir. Her nitel de\u011fi\u015fmeyi mekanik olarak patlamayla \u00f6zde\u015f tutmamal\u0131d\u0131r. Ama, nitel de\u011fi\u015fikli\u011fin b\u00fcr\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc bi\u00e7im ne olursa olsun, hi\u00e7bir zaman haz\u0131rlanmam\u0131\u015f bir nitel de\u011fi\u015fiklik yoktur. Evrensel olan, nicel de\u011fi\u015fiklik ile nitel de\u011fi\u015fiklik aras\u0131ndaki zorunlu ba\u011fd\u0131r. (sayfa 89)<\/p>\n<p> <strong> III. DO\u011eADA<\/strong><\/p>\n<p>Bir litre su alal\u0131m. Bu hacmi iki e\u015fit par\u00e7aya b\u00f6lelim; b\u00f6lme, cismin yap\u0131s\u0131n\u0131 hi\u00e7bir \u015fekilde de\u011fi\u015ftirinez; yar\u0131m litre su gene sudur. Bu \u015fekilde b\u00f6lmeye devam edebilir ve her seferinde daha k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7alar elde ederiz: Bir y\u00fcks\u00fck dolusu su, bir toplu i\u011fme ba\u015f\u0131 kadar su&#8230; su, hep sudur. Hi\u00e7bir nitel de\u011fi\u015fme yoktur. Ama bir an gelir, su molek\u00fcl\u00fcne var\u0131r\u0131z.[35] Su molek\u00fcl\u00fc, iki hidrojen atomu ile bir oksijen atomu ta\u015f\u0131r. B\u00f6lmeye devam edebilir, su molek\u00fcl\u00fcn\u00fc par\u00e7alar\u0131na ay\u0131rabilir miyiz? Evet, uygun bir y\u00f6ntemle bunu yapabiliriz. Ama o zaman elde etti\u011fimiz \u015fey art\u0131k su de\u011fildir, hidrojen ve oksijendir. Bir molek\u00fcl, suyun b\u00f6l\u00fcnmesi ile elde edilen hidrojen ve oksijen, art\u0131k, suyun \u00f6zelliklerine sahip de\u011fildirler. Herkes bilir ki, oksijen alevi besler, su ise yang\u0131n\u0131 s\u00f6nd\u00fcr\u00fcr.<br \/> Bu \u00f6rnek, diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc yasas\u0131n\u0131n parlak bir a\u00e7\u0131klamas\u0131d\u0131r: nicel de\u011fi\u015fme (burada su hacminin dereceli olarak b\u00f6l\u00fcnmesi) zorunlu olarak bir nitel de\u011fi\u015fikli\u011fe g\u00f6t\u00fcr\u00fcr (nitel bak\u0131mdan sudan farkl\u0131 olan iki cismin birdenbire a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131).<br \/> Do\u011fa b\u00f6ylesi s\u00fcre\u00e7lerle doludur.<br \/> &#8220;Niceli\u011fin niteli\u011fe ve niteli\u011fin niceli\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015fmesi yasas\u0131 [n\u0131], &#8230;. biz, &#8230;. do\u011fada, her durum i\u00e7in ayr\u0131 saptanm\u0131\u015f bir bi\u00e7imde, nitel de\u011fi\u015fmeleri ancak (enerji denilen) madde ya da hareketin nicel eklemeleri ya da nicel eksilmeleri ile ifade edebiliriz.&#8221;[36]<br \/> Engels de bir\u00e7ok \u00f6rnek verir:<br \/> &#8220;Oksijende oldu\u011fu gibi, iki atom yerine \u00fc\u00e7 atom bir molek\u00fcl halinde birle\u015firse, koku ve tepki bak\u0131m\u0131ndan normal oksijenden olduk\u00e7a farkl\u0131 olan ozonu elde ederiz. Ve ayr\u0131ca, (sayfa 90) oksijenin nitrojen ya da s\u00fclf\u00fcr ile birle\u015fti\u011fi ve bunlar\u0131n her birinin nitelik bak\u0131m\u0131ndan \u00f6tekilerden farkl\u0131 bir madde ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 \u00e7e\u015fitli oranlar! G\u00fcld\u00fcr\u00fcc\u00fc gaz (nitrojen monoksit, N2O), nitrik anhidritinden (nitrojen pentoksit, N2O5) ne kadar farkl\u0131d\u0131r! Birincisi gaz, ikincisi normal s\u0131cakl\u0131kta kat\u0131 kristal bir maddedir. Ve bile\u015fim bak\u0131m\u0131ndan b\u00fct\u00fcn fark, ikincisinin birincisinden be\u015f kat fazla oksijen i\u00e7ermesi, ikisinin aras\u0131nda fazladan nitrojenin \u00fc\u00e7 oksidi daha bulunmas\u0131d\u0131r (NO, N2O3, NO2) ki, bunlar\u0131n her biri \u00f6teki ikisinden ve birbirlerinden nitel olarak farkl\u0131d\u0131rlar.&#8221;[37]<br \/> Mendelyef&#8217;e kimyasal elementlerin bir s\u0131n\u0131flamas\u0131n\u0131 yapmak olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayan, bu nitelik ile nicelik aras\u0131ndaki zorunlu ba\u011fd\u0131r:[38] elementler b\u00fcy\u00fcyen atom a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131na g\u00f6re s\u0131ralanm\u0131\u015flard\u0131r.[39] Elementlerin bu en hafiften (hidrojen) en a\u011f\u0131ra (uranyum) do\u011fru nicel bak\u0131mdan s\u0131n\u0131flanmas\u0131, onlar\u0131n nitel bak\u0131mdan ayr\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131, \u00f6zellikle farklar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. B\u00f6ylece d\u00fczenlenip haz\u0131rlanan bu s\u0131n\u0131flama, gene de baz\u0131 bo\u015fluklar ta\u015f\u0131yor. Mendelyef, bu durumdan, do\u011fada, nitelikleri bak\u0131m\u0131ndan hen\u00fcz bilinmeyen, bulunacak yeni elementler oldu\u011fu sonucunu \u00e7\u0131kard\u0131: bu elementlerden birinin kimyasal \u00f6zelliklerini \u00f6nceden a\u00e7\u0131klad\u0131, sonradan bunun ger\u00e7ekten varoldu\u011funu g\u00f6sterdi. Mendelyef&#8217;in y\u00f6ntemli s\u0131n\u0131flamas\u0131 sayesinde, do\u011fada varolmayan ondan fazla kimyasal element, \u00f6nceden tasarlanabildi ve elde edilebildi.<br \/> N\u00fckleer kimya (ki atom \u00e7ekirde\u011fini inceler) bir yandan bilgi alan\u0131m\u0131z\u0131 \u00f6nemli bir \u015fekilde geni\u015fletirken, nitelik ve nicelik aras\u0131ndaki zorunlu ba\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6neminin daha iyi anla\u015f\u0131lmas\u0131na da olanak sa\u011flad\u0131. B\u00f6ylece Rutherford, nitrojen atomlar\u0131n\u0131 helyonlarla (radyum atomunun b\u00f6l\u00fcnmesi ile elde edilen atom cisimcikleriyle) bombard\u0131man ederek (sayfa 91) nitrojen atomlar\u0131n\u0131n oksijen atomlan haline gelmek \u00fczere ba\u015fka bir maddeye \u00e7evrilmelerini ger\u00e7ekle\u015ftirdi. Dikkate de\u011fer bir nitel de\u011fi\u015fiklik. Oysa bu de\u011fi\u015fikli\u011fin incelenmesi g\u00f6sterdi ki, bu nitel de\u011fi\u015fiklik, bir nicel de\u011fi\u015fiklik taraf\u0131ndan ko\u015fulland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: helyonun etkisiyle nitrojen \u00e7ekirde\u011fi, ki 7 proton[40] ta\u015f\u0131r, bunlardan birini kaybeder; ama helyon \u00e7ekirde\u011finin iki protonunu &#8220;tutar&#8221;. Bu da 8 protonlu bir \u00e7ekirdek, yani bir oksijen \u00e7ekirde\u011fi olu\u015fturur.<br \/> Ya\u015fam bilimleri de bize bir\u00e7ok \u00f6rnekler sunarlar. Ger\u00e7ekten de canl\u0131 do\u011fan\u0131n geli\u015fmesi ayn\u0131 s\u00fcre\u00e7lerin ar\u0131k ve basit bir yinelenmesiyle a\u00e7\u0131klanamaz: b\u00f6yle bir g\u00f6r\u00fc\u015f, evrimi anla\u015f\u0131lmaz k\u0131lar; bu, k\u0131saca klasik geneti\u011fin (\u00f6zellikle Weismann&#8217;\u0131n) g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Bu g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re, canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n olu\u015fu, soydan ge\u00e7me bir t\u00f6zde (genlerde) b\u00fct\u00fcn olarak ve \u00f6nceden i\u00e7inde bulunmaktad\u0131r, bu t\u00f6z\u00fcn kendisi, her t\u00fcrl\u00fc de\u011fi\u015fiklikten uzak, \u00e7evrenin etkisinin d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. Bu durumda yeninin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 anlamak olanaks\u0131zla\u015f\u0131r. Ger\u00e7ekte ise, canl\u0131 do\u011fan\u0131n geli\u015fmesi, nitel de\u011fi\u015fikliklere d\u00f6n\u00fc\u015fen bir nicel de\u011fi\u015fiklikler birikimi ile a\u00e7\u0131klan\u0131r. \u0130\u015fte onun i\u00e7in Engels \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu:<br \/> &#8220;&#8230; tek bir h\u00fccrenin olu\u015fumunu bile, yap\u0131dan yoksun canl\u0131 protein yerine \u00f6l\u00fc madde ile a\u00e7\u0131klamaya kalkmak, birazc\u0131k kokmu\u015f su ile, do\u011fan\u0131n, binlerce y\u0131lda yaratt\u0131\u011f\u0131 \u015feyi 24 saatte yapmaya zorlanabilece\u011fini sanmak sa\u00e7ma olur.&#8221;[41]<br \/> Canl\u0131 do\u011fan\u0131n, bu nitel ve nicel birlikte geli\u015fmesinin, diyalektikte, basitten karma\u015f\u0131\u011fa, a\u015fa\u011f\u0131 olandan \u00fcst\u00fcn olana ge\u00e7i\u015fle ne anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatmaya \u00e7ok elveri\u015fli oldu\u011fu g\u00f6zden ka\u00e7mayacakt\u0131r. Evrimle do\u011fan t\u00fcrler ger\u00e7ekte gittik\u00e7e karma\u015f\u0131kla\u015fmaktad\u0131r; canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n yap\u0131lar\u0131 gittik\u00e7e farkl\u0131la\u015fmaktad\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde, yumurtadan ba\u015flayarak nitel bak\u0131mdan birbirinden farkl\u0131, her birinin \u00f6zel bir g\u00f6revi olan bir \u00e7ok organ olu\u015fur: canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fcmesi, demek ki, h\u00fccrelerin basit \u00e7o\u011falmas\u0131 de\u011fildir, say\u0131s\u0131z nitel de\u011fi\u015fikliklerden ge\u00e7en bir s\u00fcre\u00e7tir. (sayfa 92)<br \/> Sinir sistemini ve psikolojiyi inceleyecek olursak, nitelik-nicelik yasas\u0131 \u00e7ok \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar.<br \/> \u00d6rne\u011fin: sinir sistemine \u00f6zg\u00fc bir olay olan duyum (\u0131\u015f\u0131k, s\u0131cakl\u0131k, i\u015fitme, dokunma vb. duyumu), ancak uyarma, yani uyar\u0131c\u0131n\u0131n sinir sistemi \u00fczerindeki fizik etkisi, e\u015fik denilen belirli bir nicelik d\u00fczeyine ula\u015f\u0131rsa, ortaya \u00e7\u0131kar. Bunun gibi bir \u0131\u015f\u0131k uyarmas\u0131, ancak asgari bir s\u00fcresi ve \u015fiddeti oldu\u011fu zaman duyum haline d\u00f6n\u00fc\u015febilir. Duyumun e\u015fi\u011fi, uyar\u0131c\u0131n\u0131n niceli\u011finden, tepkinin niteli\u011fine do\u011fru s\u0131\u00e7raman\u0131n olu\u015ftu\u011fu noktad\u0131r: e\u015fi\u011fin alt\u0131nda, uyar\u0131c\u0131 \u00e7ok zay\u0131f oldu\u011fu i\u00e7in hen\u00fcz duyum yoktur.<br \/> Ayn\u0131 \u015fekilde, kavram, duyumdan ba\u015flayarak yinelenen pratikle olu\u015fur.<br \/> &#8220;Toplumsal pratik s\u00fcr\u00fcp gittik\u00e7e, prati\u011fin seyrinde, insanda alg\u0131lar ve izlenimler uyand\u0131ran \u015feyler, bir\u00e7ok kez yinelenir ve insan zihnindeki bilgi s\u00fcrecinde, sonucu kavram kurulmas\u0131na varan, ani bir de\u011fi\u015fme, bir s\u0131\u00e7rama olur.&#8221;[42]<br \/> Duyum, asl\u0131nda, ger\u00e7e\u011fin k\u0131smi bir yans\u0131s\u0131d\u0131r, bize ger\u00e7e\u011fin ancak d\u0131\u015fsal g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerini b\u0131rak\u0131r. Ama insanlar, yinelenen toplumsal pratikle, i\u015fle, bu ger\u00e7e\u011fi derinle\u015ftirirler: \u00f6nceleri g\u00f6zlerinden ka\u00e7an i\u00e7 s\u00fcre\u00e7leri kavrama yetene\u011fini kazan\u0131rlar; g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn \u00f6tesinde ger\u00e7ek olan\u0131 a\u00e7\u0131klayan yasalara ula\u015f\u0131rlar. Bu kazan\u00e7, kavramd\u0131r, her ne kadar duyumlar kavram\u0131n \u00f6z\u00fcmlenmesi i\u00e7in zorunlu ve pek \u00e7ok say\u0131da iseler de, kavram duyumlara oranla nitel bak\u0131mdan yeni bir \u015feydir. \u00d6rne\u011fin, insanlar son derece \u00e7ok ve de\u011fi\u015fik durum ve ko\u015fullarda, s\u0131cakl\u0131k duyumunu almam\u0131\u015f olsalard\u0131, s\u0131cakl\u0131k kavram\u0131 hi\u00e7bir zaman olu\u015fmayacakt\u0131. Ama duyumlardan, enerji bi\u00e7imi olarak bug\u00fcnk\u00fc \u0131s\u0131 kavram\u0131na ge\u00e7mek i\u00e7in \u0131s\u0131n\u0131n temel \u00f6zelliklerinin \u00f6z\u00fcmlenmesini olanakl\u0131 k\u0131lan binlerce y\u0131ll\u0131k bir toplumsal pratik gerekiyordu: insanlar &#8220;ate\u015f yakmay\u0131&#8221;, kendi gereksinmelerini kar\u015f\u0131lamak \u00fczere onun \u0131s\u0131t\u0131c\u0131 etkilerinden y\u00fcz t\u00fcrl\u00fc yararlanmay\u0131 \u00f6\u011frendiler, \u00e7ok daha sonra bir \u0131s\u0131 miktar\u0131n\u0131 \u00f6l\u00e7mesini, \u0131s\u0131y\u0131 i\u015fe, i\u015fi \u0131s\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesini (sayfa 93) \u00f6\u011frendiler, vb..<br \/> Gene ayn\u0131 \u015fekilde topiumsal gereksinmelerden do\u011fmu\u015f olan arpantaj (yer \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc) sisteminden soyut bi\u00e7imler bilimi olan geometriye ge\u00e7i\u015f, pratik i\u00e7inde yava\u015f yava\u015f biriken duyumlar\u0131n kavram\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcd\u00fcr.<br \/> Metafizik\u00e7inin g\u00f6z\u00fcnde, mant\u0131k ilkeleri de, ayn\u0131 \u015fekilde, yarad\u0131l\u0131\u015ftan fikirlerdendir. \u00d6rne\u011fin, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya yay\u0131lm\u0131\u015f olan \u015fu &#8220;b\u00fct\u00fcn, k\u0131s\u0131mdan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr; b\u00f6l\u00fcm, k\u0131s\u0131mdan daha k\u00fc\u00e7\u00fckt\u00fcr&#8221; beliti, mant\u0131\u011f\u0131n bir simgesi olarak, en eski toplumlara \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde kendini kabul ettirmi\u015f olan prati\u011fin nitelik\u00e7e yeni bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr: bir insan\u0131 beslemek i\u00e7in, yirmi insan\u0131 beslemek i\u00e7in gerekenden daha az besin gerekir.<br \/> Lenin, Felsefe Defteri&#8217;nde, &#8220;\u0130nsan\u0131n pratik eylemi, \u00e7e\u015fitli mant\u0131k simgelerinin bir belit de\u011ferini alabilmeleri i\u00e7in, insan bilincine bu simgeleri milyarlarca kez yineletmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;[43] diye yaz\u0131yor. Ve gene: &#8220;\u0130nsan\u0131n prati\u011fi milyarlarca kez yinelenerek, insan\u0131n bilincinde mant\u0131k simgeleri olarak yerle\u015fir kal\u0131r.&#8221;<br \/> Diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7izgisi, bize t\u00fcretimin usa-uygun bir yorumunu yapman\u0131n yolunu g\u00f6sterir; metafizik\u00e7i, yeni fikirlerin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131, t\u00fcretimi, bir tanr\u0131 esini olarak de\u011ferlendirir, ya da raslant\u0131ya ba\u011flar. T\u00fcretim (teknikte, bilimlerde, sanatlarda ve ba\u015fka alanlarda) ger\u00e7e\u011fin zihindeki yans\u0131s\u0131ndan olu\u015fan ve insan prati\u011finin belirsiz k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fikliklerinin birikimiyle haz\u0131rlanm\u0131\u015f olan bir nitel de\u011fi\u015fiklik de\u011fil midir? Bunun i\u00e7indir ki, b\u00fcy\u00fck bulu\u015flar, ancak kendilerini olanakl\u0131 k\u0131lan nesnel ko\u015fullar ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi zaman yap\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r.<br \/> Se\u00e7mi\u015f oldu\u011fumuz son \u00f6rnekler (duyumdan kavrama ge\u00e7i\u015f; uzun bir pratik sonucu ortaya \u00e7\u0131kan t\u00fcretim) nitelik-nicelik s\u00fcrecinin \u00f6nemli bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc belirtmemizi sa\u011flamaktad\u0131r. Eski nitel durumdan yeni nitel duruma ge\u00e7i\u015f, ger\u00e7ekte (sayfa 94) \u00e7ok kez bir ilerlemedir. O halde bu, a\u015fa\u011f\u0131 olandan \u00fcst\u00fcn olana bir ge\u00e7i\u015ftir. \u0130nsan, kavrama (bilincin \u00fcst bi\u00e7imine) varmak \u00fczere duyumu (bilincin alt bi\u00e7imini) a\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman da bu b\u00f6yledir. Ama, canl\u0131-olmayan\u0131n canl\u0131ya nitel ge\u00e7i\u015finde de ayn\u0131d\u0131r; b\u00f6yle bir durum de\u011fi\u015fikli\u011fi kesin bir ilerleme olu\u015fturur. Bu gibi nitel de\u011fi\u015fikliklerle sonu\u00e7lanan bir hareket de, Stalin&#8217;in yazd\u0131\u011f\u0131 gibi &#8220;durmadan ilerleyen ve y\u00fckselen bir hareket&#8221;tir. [44]<br \/> Toplumlar\u0131n geli\u015fmesinde de bunun ayn\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p> <strong>IV. TOPLUMDA<\/strong><\/p>\n<p>Bundan \u00f6nceki dersimizde do\u011fa gibi toplumun da bir hareket oldu\u011funu ortaya koyduk.<br \/> Bu hareket, nicel de\u011fi\u015fikliklerden nitel de\u011fi\u015fikliklere do\u011fru gider.<br \/> Lenin, bunu, daha, 1887&#8217;de, Kazan \u00dcniversitesinde \u00f6\u011frenciyken, anlam\u0131\u015ft\u0131 ve daha o zamandan devrimci eyleme kat\u0131lm\u0131\u015f olan Lenin, kendisine, &#8220;Kendinizi bir duvara \u00e7arp\u0131yorsunuz&#8221; diyen polis komiserini: &#8220;Bir duvara m\u0131? Evet ama o duvar \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f! Bir vuru\u015fta y\u0131k\u0131l\u0131r&#8221;, diye yan\u0131tl\u0131yordu. Ger\u00e7ekten de \u00e7arlik, t\u0131pk\u0131 \u015fiddetli ya\u011fmurun etkisi alt\u0131ndaki duvarlar gibi, y\u0131ldan y\u0131la \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fc; Lenin, nitel de\u011fi\u015fikli\u011fin (d\u00fczenin y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131n) yak\u0131n oldu\u011funu anl\u0131yordu.<br \/> Toplumun nitel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri, b\u00f6yle yava\u015f geli\u015fen nicel s\u00fcre\u00e7lerle haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/> Devrim, (nitel de\u011fi\u015fiklik), \u015fu halde, bir evrimin (nicel de\u011fi\u015fikli\u011fin) zorunlu tarihsel \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Stalin, toplumsal hareketin nitel y\u00f6n\u00fcyle nicel y\u00f6n\u00fcn\u00fc \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131r:<br \/> &#8220;Ve bu y\u00fczden, diyalektik y\u00f6ntem, hareketin iki bi\u00e7imi oldu\u011funu s\u00f6yler: evrimci ve devrimci [hareket].<br \/> &#8220;\u0130lerici unsurlar, g\u00fcnl\u00fck etkinliklerini kendiliklerinden s\u00fcrd\u00fcrd\u00fckleri ve eski d\u00fczeni, k\u00fc\u00e7\u00fck, nicel de\u011fi\u015fimlere (sayfa 95) u\u011fratt\u0131klar\u0131 zaman, hareket evrimcidir.<br \/> &#8220;Ayn\u0131 unsurlar, birle\u015ftikleri, bir tek g\u00f6r\u00fc\u015fle donand\u0131klar\u0131 ve eski d\u00fczeni yok etmek ve ya\u015fama nitel de\u011fi\u015fiklikler getirmek, yeni bir d\u00fczen kurmak amac\u0131yla d\u00fc\u015fman kamp\u0131n\u0131 s\u00fcp\u00fcr\u00fcp ge\u00e7tikleri zaman, hareket devrimcidir.<br \/> &#8220;Evrim, devrimi haz\u0131rlar ve ona ortam yarat\u0131r; devrim, evrim s\u00fcrecini tamamlar ve onun daha ileri etkinli\u011fini kolayla\u015ft\u0131r\u0131r.&#8221;[45]<br \/> Ve Stalin, bu tahlilini, 1905 olaylar\u0131yla a\u00e7\u0131klar. 1905 Aral\u0131k ay\u0131 g\u00fcnlerinde, proletarya, &#8220;ayaklanarak silah depolar\u0131na h\u00fcc\u00fcm etti, ve gericili\u011fe kar\u015f\u0131 bir sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7ti&#8221;.[46] Gericili\u011fin kalesine y\u00fcr\u00fcd\u00fc. Devrimci hareket, &#8220;proletaryan\u0131n &#8216;bar\u0131\u015f\u00e7\u0131&#8217; geli\u015fme ko\u015fullar\u0131 alt\u0131nda, tek tek grevler ve k\u00fc\u00e7\u00fck sendikalar\u0131n kurulmasi ile yetindi\u011fi&#8221;[47] \u00f6nceki y\u0131llar\u0131n uzun evrimiyle haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131.<br \/> Ama ayn\u0131 \u015fekilde, 1789 Frans\u0131z Devrimi, y\u00fcz y\u0131ll\u0131k bir s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131yla haz\u0131rland\u0131. Birka\u00e7 y\u0131l i\u00e7inde (1789, 1790 &#8230;) Fransa&#8217;da \u00f6yle dikkate de\u011fer nitel de\u011fi\u015fiklikler oldu ki, nicel de\u011fi\u015fikliklerin derece derece birikimi olmasayd\u0131, yani burjuvazinin i\u015fi bitiren en son sald\u0131r\u0131s\u0131na gelinceye, ve kapitalistleri iktidara getirinceye kadar feodaliteyi h\u0131rpalad\u0131\u011f\u0131 say\u0131s\u0131z k\u0131smi sava\u015f\u0131mlar olmasayd\u0131, bu nitel de\u011fi\u015fiklikler olanakl\u0131 olamayacaklard\u0131.<br \/> Ekim 1917 Sosyalist Devrimine gelince, bu nitel de\u011fi\u015fikli\u011fin, bu olay\u0131n nas\u0131l bir s\u00fcr\u00fc nicel de\u011fi\u015fiklikler taraf\u0131ndan haz\u0131rlanm\u0131\u015f oldu\u011fu SSCB Kom\u00fcnist Partisi (Bol\u015fevik) Tarihi&#8217;nde okunabilir. E\u011fer 1914-1917 d\u00f6nemi \u00f6\u011frenilmek istenirse VI. ve VII. B\u00f6l\u00fcmleri incelemek gerekir: bu b\u00f6l\u00fcmler, y\u0131\u011f\u0131n hareketinin, sonucu belirleyen bu y\u0131llar i\u00e7inde, iktidar\u0131n sovyetler taraf\u0131ndan al\u0131n\u0131\u015f\u0131na kadar hangi yolla geni\u015fleyip yayl\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatmaktad\u0131r. (sayfa 96)<br \/> (Bu dersin III. kesiminin sonunda yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi) burada da nitel bak\u0131mdan eski durumdan yeni duruma ge\u00e7i\u015fin bir ilerleme olu\u015fturdu\u011funu g\u00f6z\u00f6n\u00fcne almak uygun olur. Kapitalist durum, feodal durumdan \u00fcst\u00fcnd\u00fcr; sosyalist durum da kapitalist durumdan \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. Devrim a\u015fa\u011f\u0131dan \u00fcste ge\u00e7i\u015fi sa\u011flar. Ni\u00e7in? \u00c7\u00fcnk\u00fc devrim, toplumun ekonomik d\u00fczenini, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmesinin gerekleri ile uygun bir hale getirir.<br \/> Toplumsal hareketin nitel y\u00f6n\u00fc ile nicel y\u00f6n\u00fcn\u00fc hi\u00e7bir zaman ay\u0131rmamak ve onlar\u0131 zorunlu ba\u011flant\u0131lar\u0131 i\u00e7inde de\u011ferlendirmek \u00e7ok \u00f6nemlidir. Yaln\u0131zca birini ya da \u00f6tekini g\u00f6rmek, \u00e7ok \u00f6nemli ve derin bir yan\u0131lg\u0131ya d\u00fc\u015fmektir.<br \/> Yaln\u0131z evrimi g\u00f6rmek, toplum d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerinin devrimsiz ger\u00e7ekle\u015ftirilece\u011fini kabul eden reformculu\u011fa batmak demektir. Ger\u00e7ekte, reformculuk bir burjuva g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr: i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na kapitalist \u00fcretim ili\u015fkilerinin sava\u015f\u0131ms\u0131z giderilebilece\u011fi san\u0131s\u0131n\u0131 verirler. Reformculuk, devrimin d\u00fc\u015fman\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc &#8220;&#8230; burjuva d\u00fczenin devrimci yolla ala\u015fa\u011f\u0131 edilmesine kar\u015f\u0131, \u00e7al\u0131\u015fan s\u0131n\u0131f\u0131 b\u00f6lmek ve zay\u0131flatmak ve burjuvazinin egemenli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrmek amac\u0131yla y\u0131k\u0131lmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olan d\u00fczenin k\u0131smen de olsa onar\u0131lmas\u0131&#8221;n\u0131[48] \u00f6ver.<br \/> Reformculuk, Jules Moch gibi, Blum gibi kendilerini &#8220;kapitalizmin sad\u0131k temsilcisi&#8221; ilan eden sosyalist liderler taraf\u0131ndan yay\u0131ld\u0131. Kautsky&#8217;nin durumu da ayn\u0131yd\u0131. Kautsky&#8217;ye g\u00f6re, emperyalist kapitalizm kendili\u011finden sosyalizm haline de\u011fi\u015fecekti. Bu marksizm kalpazanlar\u0131, diyalekti\u011fi hi\u00e7e sayarak, s\u00f6zde bir &#8220;ahenkli evrimin genel yasas\u0131&#8221;na ba\u015fvuruyorlar. B\u00f6ylece i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131fin\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131na ihanetlerini hakl\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. Onlar\u0131n program\u0131, &#8220;&#8230; devrim d\u00fc\u015f\u00fcncesine kar\u015f\u0131, devrim &#8216;umutlan&#8217;na kar\u015f\u0131 (reformcunun g\u00f6z\u00fcne b\u00f6yle &#8216;umutlar&#8217; belli-belirsiz g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, \u00e7\u00fcnk\u00fc o, \u00e7a\u011fda\u015f ekonomik ve siyasal \u00e7eli\u015fkilerin derinli\u011fini anlamaz) sava\u015f; g\u00fc\u00e7leri \u00f6rg\u00fctlemek ve zihinleri devrime haz\u0131rlamak yolundaki her eyleme kar\u015f\u0131 sava\u015f&#8221;t\u0131r.[49] (sayfa 97)<br \/> Bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda, gene tam diyalekti\u011fe-kar\u015f\u0131 clan ve bu y\u00fczden de kar\u015f\u0131-devrimci olan ba\u015fka bir g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r: bu g\u00f6r\u00fc\u015f, \u00f6zellikle anar\u015fistleri ve blankicileri nitelendiren ser\u00fcvenciliktir. Ser\u00fcvencilik nitel de\u011fi\u015fikli\u011fin (devrimin) nicel evrimle haz\u0131rlanmas\u0131 gere\u011fini yads\u0131maktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu da bir \u00f6nceki kadar metafizik bir anlay\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc, toplumsal hareketin yaln\u0131z bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6r\u00fcr.<br \/> Onun ko\u015fullar\u0131n\u0131 istemeden devrimi istemek, a\u00e7\u0131k\u00e7a onu olanaks\u0131z k\u0131lmak demektir. Ser\u00fcvencilik (devrimcicilik, r\u00e9volutionnarisme) ve reformculuk, asl\u0131nda birbirinin ayn\u0131d\u0131rlar.<br \/> Ama ser\u00fcvenciler, solcu &#8220;s\u00f6zler&#8221;le g\u00f6zboyarlar. Her f\u0131rsatta eylemden s\u00f6zederler, ama bu, ger\u00e7ek eyleme daha iyi engel olmak i\u00e7indir. Ger\u00e7ekte, g\u00f6steri\u015fsiz eylemleri, k\u00fc\u00e7\u00fck ama gene de kesin de\u011fi\u015fmeler i\u00e7in zorunlu nicel de\u011fi\u015fiklikleri k\u00fc\u00e7\u00fcmserler.<br \/> Maurice Thorez, uvres, c. IV, s. 129&#8217;da, 1932&#8217;de \u00e7e\u015fitli il\u00e7elerde, PTT&#8217;deki i\u015f arkada\u015flar\u0131n\u0131n hep birarada parlamenterlere hitaben haz\u0131rlad\u0131klan bir ortak istekler dilek\u00e7esine kar\u015f\u0131 bir tutum alan bir k\u0131s\u0131m kom\u00fcnist posta da\u011f\u0131t\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131 ele\u015ftiriyor. Bu posta da\u011f\u0131t\u0131c\u0131lar\u0131, dilek\u00e7ecilere: &#8220;ilkin CGTU&#8217;ya (Birle\u015fik Emek\u00e7iler Genel Sendikas\u0131na) kat\u0131l\u0131n\u0131z, yoksa dilek\u00e7eniz hi\u00e7bir i\u015fe yaramaz&#8221; diyorlard\u0131. Maurice Thorez a\u00e7\u0131kl\u0131yor:<br \/> &#8220;Ortak dilek\u00e7eyi, hatta &#8216;y\u0131\u011f\u0131n eylemi&#8217; \u00fczerine bir s\u00f6z\u00fc, onun kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kararak k\u00fc\u00e7\u00fcmsememelidir. Dilek\u00e7e, y\u0131\u011f\u0131n eyleminin Ku\u015fkusuz basit bir bi\u00e7imidir. O, hem g\u00f6nderilen kimseler \u00fczerinde bir bask\u0131 arac\u0131, hem de imzalayanlar i\u00e7in bu toplanma ve \u00f6rg\u00fctlenme unsurudur.<br \/> &#8220;S\u00f6zkonusu bu olayda ortak dilek\u00e7e, \u00fccretlilerin, patronlar\u0131 olan devlete kar\u015f\u0131, parlamenterler olarak devlet g\u00fcc\u00fcn\u00fcn bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ellerinde bulundurduklar\u0131 kabul edilenlere kar\u015f\u0131 protestolar\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir bi\u00e7imidir.<br \/> &#8220;E\u011fer devrimci unsurlar, onu su\u00e7lamak yerine ona kat\u0131l\u0131rlarsa, e\u011fer i\u015f arkada\u015flar\u0131na sab\u0131rla ve karde\u015f\u00e7esine, dilek\u00e7enin pek\u00e7ok sava\u015f\u0131m ara\u00e7lar\u0131ndan ancak biri oldu\u011funu, (sayfa 98) dilek\u00e7eyi tamamlayan ve destekleyen daha bir\u00e7ok sava\u015f\u0131m yollar\u0131 oldu\u011funu, ve \u00f6rne\u011fin bulunduklar\u0131 il\u00e7ede, b\u00f6lgede, hatta b\u00fct\u00fcn \u00fclkede, t\u00fcm personelin kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131, uygun \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015ftirilen bir g\u00f6sterinin, imzalara bir a\u011f\u0131rl\u0131k verece\u011fini anlat\u0131rlarsa, dilek\u00e7enin ger\u00e7ek bir de\u011feri ve g\u00fcc\u00fc olabilir ve olacakt\u0131r.&#8221;<br \/> Maurice Thorez, ortaya koydu ki, dilek\u00e7e, &#8220;&#8230; tabanda bir tek cephenin ger\u00e7ekle\u015fmesine yard\u0131m ediyor. Her imza dolay\u0131s\u0131yla, birlik\u00e7i olan, federasyona ba\u011fl\u0131 bulunan, \u00f6zerk olan ya da \u00f6rg\u00fctl\u00fc olmayan i\u015f arkada\u015flar\u0131 aras\u0131nda g\u00f6r\u00fc\u015fme ve tart\u0131\u015fmalar olaca\u011f\u0131n\u0131 tahmin etmek kolayd\u0131r. Herkes kendi fikrini dile getirir, kendi tercihlerini s\u00f6yler. Bununla birlikte herkes, postac\u0131lar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun, belki de hepsinin bilin\u00e7li g\u00f6sterisinin kesin bir etkisi olaca\u011f\u0131n\u0131 kabul eder. \u015euras\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, birlik\u00e7i sendikal\u0131, dilek\u00e7eyi imzalarken ve imzalatt\u0131r\u0131rken geli\u015fecek olan hareket hakk\u0131ndaki fikrini s\u00f6ylemi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin, dilek\u00e7e komitelerinin se\u00e7imi \u00f6nerisinde bulunmu\u015ftur. Bir grev olana\u011f\u0131ndan s\u00f6zetmi\u015ftir. Federasyona ba\u011fl\u0131 ya da \u00f6rg\u00fcts\u00fcz arkada\u015flar\u0131 kendisini dinlediler, ona itirazlar\u0131n\u0131 s\u00f6ylediler. Onu daha tam, daha geni\u015f a\u00e7\u0131klamalar yapmaya zorlad\u0131lar. Bu, meyveler verecek olan bir ortak eylemin temeldeki ilk yakla\u015fmas\u0131d\u0131r.<br \/> &#8220;&#8230; &#8216;y\u0131\u011f\u0131n eylemi&#8217; \u00fczerinde gevezelik etmemek, ama proleterlerle birlikte ve onlar\u0131n ba\u015f\u0131nda, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n en y\u00fcksek bi\u00e7imlerine ula\u015fabilmek i\u00e7in y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n en g\u00f6steri\u015fsiz protesto bi\u00e7imlerini ortaya koymay\u0131, \u00f6rg\u00fctlendirmeyi ve desteklemeyi \u00f6\u011frenmek&#8230;&#8221;[50] gerekir.<br \/> Ger\u00e7ekte, emek\u00e7iler, bu k\u0131smi sava\u015f\u0131mlarda yeri doldurulamaz bir deneyim biriktirerek, kendi kendilerini e\u011fitirler. G\u00f6steri\u015fsiz, ama ortakla\u015fa bir hak davas\u0131 u\u011fruna y\u00fcr\u00fct\u00fclen g\u00fcnl\u00fck eylem, daha geni\u015f alan\u0131, daha b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi olan bir eyleme yola\u00e7ar. Emek\u00e7ilerin ama\u00e7lar\u0131n\u0131 ve bu ama\u00e7lara varma yollar\u0131n\u0131 karde\u015f\u00e7e tart\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 ve kararla\u015ft\u0131rd\u0131klar\u0131 alt kademe komitelerini kurmak, i\u015fte bir tek cephenin ko\u015fulu. (sayfa 99) E\u011fer bu sab\u0131r isteyen i\u015f ger\u00e7ekle\u015fmezse, kesin de\u011fi\u015fiklikler nas\u0131l elde edilir? Ayn\u0131 \u015fekilde, milyonlarca imzalar\u0131n\u0131n birikimiyle, yi\u011fit ki\u015filer, sonunda, Henri Martin&#8217;i zindandan \u00e7\u0131kartan devlet ba\u015fkan\u0131n\u0131n imzas\u0131n\u0131 da &#8220;kopard\u0131lar&#8221;.<br \/> \u0130\u015fte b\u00f6ylece diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc yasas\u0131, bize pratik \u00f6nemini ve verimlili\u011fini g\u00f6steriyor. Tek cephenin ger\u00e7ekle\u015fmesinin ve Frans\u0131z ulusunun, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00e7evresinde topla\u015fmas\u0131n\u0131n, en bilin\u00e7li emek\u00e7ilerin i\u015fyerlerinde ve b\u00fcrolar\u0131nda s\u00fcrd\u00fcrd\u00fckleri g\u00f6steri\u015fsiz ve sab\u0131rl\u0131 \u00e7abalar pahas\u0131na ger\u00e7ekle\u015fen nicel de\u011fi\u015fikliklerin zorunlu sonu\u00e7lar\u0131 olaca\u011f\u0131 yolunda bize bilimsel bir kesinlik vererek bug\u00fcnk\u00fc perspektifleri ayd\u0131nlat\u0131yor. 1953 y\u0131l\u0131 A\u011fustosundaki grevlerin \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir geni\u015flik kazanmas\u0131, do\u011frudan do\u011fruya, grevlerden \u00f6nceki aylarda her yanda geli\u015fmi\u015f olan say\u0131s\u0131z yerel eylemlerin sonucu olmu\u015ftu. A\u011fustos hareketinin en civcivli zaman\u0131nda bir sendika sorumlusu, on g\u00fcn \u00f6nce her t\u00fcrl\u00fc \u00fccret artmas\u0131na vb. kay\u0131ts\u0131z olan emek\u00e7ilerin nas\u0131l art\u0131k en kararl\u0131lar aras\u0131nda bulunduklar\u0131n\u0131 g\u00f6steriyordu: &#8220;Besbelli ki, hi\u00e7bir \u015fey hi\u00e7bir zaman kaybolmu\u015f de\u011fildir&#8230;&#8221; sonucuna var\u0131yordu. Ve bu do\u011frudur: tarih do\u011frultusunda g\u00f6sterilen \u00e7abalardan, yap\u0131lan a\u00e7\u0131klamalardan, konuya getirilen a\u00e7\u0131kl\u0131klardan hi\u00e7bir \u015fey kaybolmaz. Nicel birikim, belli olmad\u0131\u011f\u0131 zaman bile nitel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri haz\u0131rlar.<br \/> \u0130\u015fte bu y\u00fczdendir ki, meclisin \u00e7o\u011funlu\u011funun &#8220;onlardan yana&#8221; oldu\u011fu gerek\u00e7esiyle burjuva politikac\u0131lar\u0131n\u0131n gerici siyasetinin &#8220;daha uzun zaman&#8221; s\u00fcrece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek yanl\u0131\u015ft\u0131r. Fransa &#8220;t\u00fckenmi\u015f bir \u00fclkedir&#8221;, Amerika&#8217;\u0131n koruyuculu\u011fu alt\u0131nda bir bitki gibi ki\u015filiksiz ya\u015famaya mahkumdur demek, yanl\u0131\u015ft\u0131r. \u015eerefsizlik siyasetine ve \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015flerin, ahlaks\u0131zlar\u0131n giri\u015fimlerine bir son verecek g\u00fc\u00e7ler her yanda birikmektedir. Her yanda, g\u00fcnbeg\u00fcn, bir g\u00fcn olaylar\u0131n gidi\u015fini de\u011fi\u015ftirecek ve Fransa&#8217;y\u0131 yeniden b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcne yara\u015f\u0131r bir \u00fcne kavu\u015fturacak g\u00fc\u00e7ler birikmektedir. Son s\u00f6z\u00fc s\u00f6yleyecek olan halkt\u0131r. Fransa i\u00e7in gerici, ve ulusal-olmayan burjuvazinin siyasetinden &#8220;ba\u015fka bir siyasetin olanakl\u0131&#8221; oldu\u011funu s\u00f6ylemek yan\u0131lsamalara kap\u0131lmak de\u011fil, bilimsel bir ger\u00e7e\u011fi ortaya koymakt\u0131r. (sayfa 100)<\/p>\n<p> <strong> V. VARGI<\/strong><\/p>\n<p> Stalin diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7izgisini yorumlarken, &#8220;Sonu\u00e7 olarak, siyasette yan\u0131lmamak i\u00e7in bir devrimci olmak gerekir, bir reformcu de\u011fil&#8221; g\u00f6zleminde bulunuyor. Mademki, devrimci tutum, nicel bir evrimin \u00fcr\u00fcnleri olan nitel de\u011fi\u015fikliklerin nesnel zorunlulu\u011funu tan\u0131yor, o halde tek diyalektik tutum, devrimci tutumdur.<br \/> Metafizik\u00e7i, ya nitel de\u011fi\u015fiklikleri yads\u0131r ya da kabul etse bile onlar\u0131 a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fmaz, raslant\u0131ya ya da mucizeye ba\u011flar. Burjuvazinin bu yan\u0131lg\u0131larda \u00e7\u0131kar\u0131 vard\u0131r ve onlar\u0131 alabildi\u011fine yayar. \u00d6rne\u011fin, haber bas\u0131n\u0131 denen bas\u0131n, siyasal ve toplumsal olaylar\u0131, kamuoyuna, o olaylar\u0131 haz\u0131rlayan i\u00e7 ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131 vermeden yans\u0131t\u0131r ve onlar\u0131 anla\u015f\u0131lmaz k\u0131lar. &#8220;Anla\u015f\u0131lacak bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131&#8221; fikri buradan gelmektedir.<br \/> Diyalektik\u00e7i, tersine, ger\u00e7e\u011fin hareketini, nicel de\u011fi\u015fiklikler ile nitel de\u011fi\u015fikliklerin zorunlu birle\u015ftiricisi olarak anlar, onlar\u0131 kendi prati\u011finde birle\u015ftirir. Solcunun (gauchiste), ancak, a\u011fz\u0131nda &#8220;devrimci&#8221; s\u00f6zler vard\u0131r, kesin &#8220;devrim&#8221; an\u0131n\u0131n sonsuz bekleyi\u015fi i\u00e7inde hi\u00e7bir \u015fey yapmaz. Reformcu, &#8220;do\u011fal&#8221; evrimin toplumu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrece\u011fine inan\u0131r, kendi diledi\u011fi reformlar i\u00e7in bile sava\u015f\u0131m vermez. Yaln\u0131z diyalektik\u00e7i, reformlar\u0131 yapmak, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm i\u00e7in sava\u015f\u0131m vermek gerekti\u011fini, ve bunu yapman\u0131n iyi oldu\u011funu anlayan adamd\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc o, devrimin evrime ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu bilir. Yaln\u0131z devrimciler, eyleme kat\u0131l\u0131\u015flar\u0131yla, reformlara ger\u00e7ekten devrimci bir i\u00e7erik kazand\u0131rabilirler. Yaln\u0131z onlar, diyalektik\u00e7i olduklar\u0131 i\u00e7in, reformcular\u0131n yan\u0131ltt\u0131\u011f\u0131 emek\u00e7iler gibi &#8220;solcu s\u00f6zlerin&#8221; ayart\u0131p ba\u015ftan \u00e7\u0131kartt\u0131\u011f\u0131 kimseleri de k\u00fc\u00e7\u00fck eylemlerde, sonra daha b\u00fcy\u00fck eylemlerde kendi \u00e7evrelerinde biraraya toplayabilirler. Yaln\u0131z diyalektik\u00e7i, dereceli nicel de\u011fi\u015fikliklerin de\u011ferini, sosyalizm i\u00e7in sava\u015f\u0131m yollar\u0131n\u0131n ko\u015fullara g\u00f6re \u00e7e\u015fitlili\u011fini, k\u0131saca, devrimin bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fini anlayabilir. Yaln\u0131z diyalekti\u011fin ustalar\u0131, Halk Cephesinin ve Kurtulu\u015f Cephesinin ba\u015far\u0131lar sa\u011flamas\u0131nda emek\u00e7i kitlelere (sayfa 101) k\u0131lavuzluk edebilirler. Diyalektik\u00e7i, reformcu olarak de\u011fil devrimci olarak, en k\u00fc\u00e7\u00fck bir eyleme giri\u015firken de Enternasyonalin do\u011fru s\u00f6zlerine b\u00fct\u00fcn anlam\u0131n\u0131 verir:<\/p>\n<p> Biraraya gelelim, bir g\u00fcn gelecek<br \/> Enternasyonal t\u00fcm insanl\u0131k olacak<\/p>\n<p> Proletaryan\u0131n evrensel zaferi bir \u00fctopya de\u011fildir, nesnel olarak konmu\u015f kesin bir bilgidir.<\/p>\n<p> <strong>G\u00d6ZLEMLER<\/strong><\/p>\n<p> a) Belirsiz, g\u00f6ze \u00e7arpmayan nicel de\u011fi\u015fikliklerin k\u00f6kl\u00fc nitel de\u011fi\u015fikliklere vard\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledik.<br \/> Bu demektir ki, nicelik nitelikten, nitelik te nicelikten ayr\u0131lamaz, ve (\u00f6rne\u011fin maddeyi saf nicelik, ruhu salt nitelik sayan Bergson&#8217;un yapt\u0131\u011f\u0131 gibi) nicelikle niteli\u011fi birbirinden yal\u0131tmak keyfi bir davran\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ek hem nicel hem de niteldir. Ve iyice anlamak gerekir ki, nitel de\u011fi\u015fiklik bir nitelikten \u00f6tekine ge\u00e7i\u015ftir. &#8220;S\u0131v\u0131&#8221; olma niteli\u011fi, belirli bir \u0131s\u0131n\u0131n nicel birikimi ile &#8220;gaz&#8221; olma niteli\u011fi haline ge\u00e7er.<br \/> Metafizik\u00e7ilerin yaln\u0131z niceli\u011fin bilimi yapmak istedikleri matematikte bile nicelikle nitelik birbirinden ayr\u0131lamazlar. Tam say\u0131lar\u0131 (5+7+3&#8230;) toplamak nicel bir s\u00fcre\u00e7tir; ama bu toplaman\u0131n bir de nitel y\u00f6n\u00fc vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn tam say\u0131lar kesirli say\u0131lardan, cebir say\u0131lar\u0131ndan vb. de\u011fi\u015fik nitelikleri olan belli bir t\u00fcr\u00fcn say\u0131lar\u0131d\u0131r. Say\u0131lar\u0131n nitel bak\u0131mdan \u00e7e\u015fitlili\u011fi \u00f6nemlidir: her t\u00fcr\u00fcn kendi \u00f6zellikleri vard\u0131r. Tam say\u0131lar\u0131, kesirli say\u0131lar\u0131, ya da cebir say\u0131lar\u0131n\u0131 toplamak, daima toplamad\u0131r denecektir; evet ama toplama her seferinde farkl\u0131 niteliklere dayan\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde: 5 \u015fapkay\u0131 ya da 5 lokomotifi toplamak hep ayn\u0131 toplamad\u0131r, ama nesneler nitel bak\u0131mdan \u00e7ok farkl\u0131d\u0131rlar. Nicelik, her zaman bir \u015feyin niceli\u011fidir, bir niteli\u011fin niceli\u011fidir.<br \/> b) Nicelik nitelik olarak de\u011fi\u015fir. Ama kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak nitelik de nicelik olarak de\u011fi\u015fir, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar birbirlerinden (sayfa 102) ayr\u0131lmazlar.<br \/> \u00d6rnek: kapitalist \u00fcretim ili\u015fkileri, belirli bir andan sonra, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin nicel geli\u015fmelerini dizginler, hatta onlar\u0131 geriletir. \u00dcretim ili\u015fkilerinin nitel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin toplumsalla\u015fmas\u0131 ile ifadesini bulur ki, \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler b\u00f6ylece yeni bir at\u0131l\u0131m kazanm\u0131\u015f olurlar. Sonu\u00e7 olarak: \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler b\u00fcy\u00fck bir nicel geli\u015fme tan\u0131m\u0131\u015f olurlar.(sayfa 103)<\/p>\n<p> <strong> YOKLAMA SORULARI<\/strong><\/p>\n<p>1. Nitel de\u011fi\u015fiklik nedir?<br \/> 2. Kesin \u00f6rnekler yard\u0131m\u0131yla, nicel de\u011fi\u015fiklik (\u00e7o\u011falma ya da azalma) ile nitel de\u011fi\u015fiklik aras\u0131nda zorunlu bir ba\u011f oldu\u011funu g\u00f6steriniz.<br \/> 3. Diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7izgisi, bir militan i\u015f\u00e7iye, ne bak\u0131mdan, bir tek cephenin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesinde daha iyi i\u015f g\u00f6rmek, etkili olmak olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flar?<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p> [33] Stalin, Leninizmin Sorunlar\u0131, s. 654.<br \/> [34] J. Stalin, &#8220;Dilbiliminde Marksizm \u00dczerine&#8221;, Son Yaz\u0131lar, 1950-1953, s.32.<br \/> [35] Bir cisim, hangisi olursa olsun molek\u00fcllerden olu\u015fmu\u015ftur. Molek\u00fcl, belirli bir kimyasal bile\u015fimin en k\u00fc\u00e7\u00fck miktar\u0131d\u0131r. Molek\u00fcl\u00fcn kendisi, atomlardan kurulmu\u015ftur. Bir atom bir elementin bile\u015fime girebilen en k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7as\u0131d\u0131r. Basit bir cismin (oksijen, hidrojen, azot vb.) molek\u00fclleri, \u00f6zde\u015f (oksijenin, hidrojenin, azotun vb.) atomlar\u0131 i\u00e7erirler. Bile\u015fik bir cismin molek\u00fclleri (su, mutfak tuzu, benzin) bile\u015fimin i\u00e7indeki \u00e7e\u015fitli cisimlerin atomlar\u0131n\u0131 i\u00e7erirler.<br \/> [36] Friedrich Engels, Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi, s. 75.<br \/> [37] Ayn\u0131 yap\u0131t, s. 78.<br \/> [38] Element, basit bir cismin ve ondan gelme bile\u015fiklerin b\u00fct\u00fcn \u00e7e\u015fitlerinin ortak par\u00e7as\u0131d\u0131r. \u00d6rnek: k\u00fck\u00fcrt, b\u00fct\u00fcn k\u00fck\u00fcrt \u00e7e\u015fitlerinde ve b\u00fct\u00fcn k\u00fck\u00fcrt bile\u015fiklerinde kendini korur. 92 tane element vard\u0131r: cisimler aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 kimyasal etkiler s\u0131ras\u0131nda, bunlar niteliklerini korurlar. Ama elementlere \u00e7evrilirler (radyoaktivite).<br \/> [39] Bir elementin atom a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131, bu elementin atomunun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, bir tip elementin (hidrojen ya da oksijen) atomunun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131na orant\u0131s\u0131d\u0131r.<br \/> [40] Proton ve n\u00f6tron, atom \u00e7ekirde\u011fini olu\u015fturur.<br \/> [41] Friedrich Engels, Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi, s. 323.<br \/> [42] Mao \u00c7e-tung, &#8220;Pratik \u00dczerine&#8221;, Teari ve Pratik, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1992, s. 10.<br \/> [43] &#8220;Belit&#8221;ler (aksiyom, m\u00fctearife) matematik biliminin en genel ve en temel ger\u00e7ekleridir. \u0130dealizm, bunda, ruhun bir a\u00e7\u0131\u011fa vuru\u015funu, esinini g\u00f6r\u00fcr. Ama b\u00fct\u00fcn ger\u00e7ekler gibi belitler de emekle kazan\u0131lan bir ba\u015far\u0131n\u0131n meyveleridirler.<br \/> [44] Stalin, Lenizmin Sorunlar\u0131, s. 654.<br \/> [45] J. Stalin, Anar\u015fizm mi? Sosyalizm mi?, Sol Yay\u0131nlar\u0131 , Ankara 1978, s. 16. Eluard&#8217;\u0131n,dizelerini an\u0131msayal\u0131m (Paul Eluard, Po\u00e9mes, Editions Gallimard, 1951, s. 302):<br \/> &#8220;Birka\u00e7 ki\u015fiydiler<br \/> &#8220;Birden \u00e7o\u011fald\u0131lar.&#8221;<br \/> [46] J. Stalin, Anar\u015fizm mi? Sosyalizm mi?, s. 16.<br \/> [47] J. Stalin, ayn\u0131 yap\u0131t, s. 16.<br \/> [48] V. \u0130. Lenin, Marx-Engels-Marksizm, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1990, s. 223<br \/> [49] V. \u0130. Lenin, Marx-Engels-Marksizm, Ankara 1990, s. 234.<br \/> [50] Maurice Thorez, uvres, kitap II, c. IV, Editions Sociales, 1951, s. 129, 130 ve 131.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Bir \u00f6rnek.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7izgisi.III .\u00a0\u00a0 Do\u011fada.IV .\u00a0\u00a0 Toplumda.V .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131. I. B\u0130R \u00d6RNEK Suyu \u0131s\u0131t\u0131rsam s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 derece derece y\u00fckselir. Suyun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 100 dereceye vard\u0131\u011f\u0131nda, su kaynama haline ge\u00e7er: su, su buhar\u0131 olarak de\u011fi\u015fir. \u0130\u015fte iki \u00e7e\u015fit de\u011fi\u015fiklik. Is\u0131n\u0131n gitgide artmas\u0131 bir [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[104],"tags":[],"class_list":{"0":"post-2907","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-felsefenin-temel-ilkeleri-g-politzer"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Bir \u00f6rnek.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7izgisi.III .\u00a0\u00a0 Do\u011fada.IV .\u00a0\u00a0 Toplumda.V .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131. I. B\u0130R \u00d6RNEK Suyu \u0131s\u0131t\u0131rsam s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 derece derece y\u00fckselir. Suyun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 100 dereceye vard\u0131\u011f\u0131nda, su kaynama haline ge\u00e7er: su, su buhar\u0131 olarak de\u011fi\u015fir. \u0130\u015fte iki \u00e7e\u015fit de\u011fi\u015fiklik. Is\u0131n\u0131n gitgide artmas\u0131 bir [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-12-22T09:29:24+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"31 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K\",\"datePublished\":\"2009-12-22T09:29:24+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/\"},\"wordCount\":6232,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"articleSection\":[\"Felsefenin Temel \u0130lkeleri - Georges Politzer\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/\",\"name\":\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"datePublished\":\"2009-12-22T09:29:24+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"contentUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K","og_description":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Bir \u00f6rnek.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7izgisi.III .\u00a0\u00a0 Do\u011fada.IV .\u00a0\u00a0 Toplumda.V .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131. I. B\u0130R \u00d6RNEK Suyu \u0131s\u0131t\u0131rsam s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 derece derece y\u00fckselir. Suyun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 100 dereceye vard\u0131\u011f\u0131nda, su kaynama haline ge\u00e7er: su, su buhar\u0131 olarak de\u011fi\u015fir. \u0130\u015fte iki \u00e7e\u015fit de\u011fi\u015fiklik. Is\u0131n\u0131n gitgide artmas\u0131 bir [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-12-22T09:29:24+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"31 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K","datePublished":"2009-12-22T09:29:24+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/"},"wordCount":6232,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","articleSection":["Felsefenin Temel \u0130lkeleri - Georges Politzer"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/","name":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","datePublished":"2009-12-22T09:29:24+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#primaryimage","url":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","contentUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-4-ncu-ders-diyalektigin-ucuncu-cizgisi-nitel-degisiklik\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 4 NC\u00dc DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 N\u0130TEL DE\u011e\u0130\u015e\u0130KL\u0130K"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2907","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2907"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2907\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2907"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2907"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2907"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}