{"id":2910,"date":"2009-12-22T12:39:15","date_gmt":"2009-12-22T09:39:15","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/"},"modified":"2009-12-22T12:39:15","modified_gmt":"2009-12-22T09:39:15","slug":"1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/","title":{"rendered":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III)"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III)<\/p>\n<p>I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fkinin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fi.<br \/>II .\u00a0\u00a0\u00a0 Evrensel ve \u00f6zg\u00fcl birbirinden ayr\u0131lamaz.<br \/>III .\u00a0\u00a0 Ba\u015f \u00e7eli\u015fki, ikincil \u00e7eli\u015fki.<br \/>IV .\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fkinin ba\u015fta gelen y\u00f6n\u00fc, ikincil y\u00f6n\u00fc.<br \/>V .\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fki \u00fczerine genel sonu\u00e7lar.\u00a0 Prudonculu\u011fa kar\u015f\u0131 marksizm.<\/p>\n<p> <strong>I. \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130N\u0130N \u00d6ZG\u00dcL N\u0130TEL\u0130\u011e\u0130<\/strong><\/p>\n<p> \u00c7eli\u015fkinin mutlak evrenselli\u011fi, somut \u00e7eli\u015fkilerin sonsuz zenginli\u011fini bize unutturmamal\u0131d\u0131r. B\u00fcy\u00fck kar\u015f\u0131tlar yasas\u0131, kendi ger\u00e7e\u011fi i\u00e7inde \u00e7ok \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imler alan bir g\u00f6r\u00fcng\u00fcn\u00fcn genel ifadesidir. \u0130yi bir diyalektik\u00e7i, kar\u015f\u0131tlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n evrenselli\u011fini, her hareketin ilkesi olarak do\u011frulamakla yetinmez. Bu yasan\u0131n, ger\u00e7e\u011fin say\u0131s\u0131z nitel y\u00f6nlerine g\u00f6re nas\u0131l \u00f6zg\u00fcle\u015fti\u011fini, bu yasan\u0131n nas\u0131l \u00f6zelle\u015fti\u011fini g\u00f6sterir.<br \/> &#8220;Maddenin hareketinin her bi\u00e7imi g\u00f6zden ge\u00e7irilirken, hareketin di\u011fer bi\u00e7imleriyle olan ortak noktalar\u0131 dikkate al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Ama as\u0131l \u00f6nemli olan ve \u015feyler \u00fczerine bilgimizin temelini olu\u015fturan, maddenin hareketinin \u00f6zel noktalar\u0131n\u0131 hesaba katmam\u0131z gere\u011fi, yani hareketin bir bi\u00e7imi ile \u00f6teki bi\u00e7imleri aras\u0131ndaki nitelik fark\u0131d\u0131r. Ancak bunu hesaba (sayfa 131) katmakla, \u015feyler aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131klar\u0131 farkedebiliriz. Hareketin herhangi bir bi\u00e7imi, i\u00e7inde, kendi \u00f6zel \u00e7eli\u015fkisini ta\u015f\u0131r. Bu \u00f6zel \u00e7eli\u015fki, o \u015feyi b\u00fct\u00fcn \u00f6teki \u015feylerden ay\u0131ran \u00f6zel niteli\u011fi olu\u015fturur. \u0130\u015fte bu, i\u00e7 nedendir, ve buna, \u015feyleri birbirinden farkl\u0131 yapan, \u00e7e\u015fitlili\u011fin esas\u0131di\u0131 da diyebiliriz.&#8221;[79]<br \/> Bir ba\u015fka deyi\u015fle, kar\u015f\u0131tlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n evrenselli\u011fini do\u011frulamak yetmez. Bilim, teori ile prati\u011fin birli\u011fidir ve kar\u015f\u0131tlar\u0131n evrensel yasas\u0131 her zaman somut bi\u00e7imde, ya\u015fam\u0131n \u00f6zellikleriyle kendini ortaya koyar. Bir yumurtaya gerekli s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 verin, b\u00f6ylece, yumurtan\u0131n karakteristik i\u00e7 \u00e7eli\u015fkisine, civcivin yumurtadan \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na kadar geli\u015fme olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015f olursunuz. Ayn\u0131 nicelikte \u0131s\u0131n\u0131n bir litre suya uygulanmas\u0131, suya \u00f6zg\u00fc apayr\u0131 sonu\u00e7lar\u0131n olu\u015fmas\u0131na neden olacakt\u0131r. Ger\u00e7e\u011fin her y\u00f6n\u00fcn\u00fcn kendi \u00f6zel hareketi, yani kendi \u00f6zel \u00e7eli\u015fkileri vard\u0131r.<br \/> Herhangi bir \u015fey, herhangi bir \u015fey haline de\u011fi\u015fmez. \u015e\u00f6yle bir sava\u015f, \u015f\u00f6yle bir bar\u0131\u015fa \u00e7evrilir; \u015fu ya da bu geli\u015fme \u00f6zellikleri olan \u015fu ya da bu kapitalizm, kendisinin de \u015fu ya da bu \u00f6zellikleri olan bir sosyalist d\u00fczene yerini b\u0131rakacakt\u0131r: i\u015fte, eskinin yeninin i\u00e7inde kendini bar\u0131nd\u0131rmas\u0131n\u0131n anlam\u0131 budur. B\u00f6ylece, bir yandan, yeni bir toplumsal d\u00fczen, ge\u00e7mi\u015fi b\u00fct\u00fcn\u00fcyle silip s\u00fcp\u00fcr\u00fcr demek yanl\u0131\u015ft\u0131r, ama \u00f6te yandan eski ile yeni aras\u0131nda hi\u00e7bir &#8220;sentez&#8221;, hi\u00e7bir uzla\u015fma olanakl\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yeni, ancak eskiye kar\u015f\u0131 kendini ortaya koyar. Kar\u015f\u0131tlar\u0131n &#8220;birbirini ge\u00e7mesi&#8221;, onlar\u0131n sentezi anlam\u0131na de\u011fil, birinin \u00f6teki \u00fczerindeki, yeninin eski \u00fczerindeki zaferi anlam\u0131na gelir.<br \/> Maddi hareketin her bir evresinin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fidir ki, fizikten biyolojiye, biyolojiden insan bilimlerine kadar bilimlerin \u00e7e\u015fitlili\u011fini a\u00e7\u0131klar. Her bilim kendi \u00f6zel konusunun \u00f6zg\u00fcl \u00e7eli\u015fkilerini ortaya \u00e7\u0131karmal\u0131 ve anlamal\u0131d\u0131r. Bunun i\u00e7indir ki, elektri\u011fin kendi \u00f6zel yasalar\u0131 vard\u0131r; en genel enerji yasalar\u0131 (elektrik de enerjinin bir bi\u00e7imidir) elektri\u011fi belirlemeye yetmezler: &#8220;elektrik&#8221; olay\u0131n\u0131n elektrik olay\u0131 olarak diyalektik tahlilini de ger\u00e7ekle\u015ftirmek gerekir. Ama \u00f6yle olur (sayfa 132) ki, belirli bir miktarda elektrik, kimyasal tepkimeleri ba\u015flat\u0131r: o zaman kendi \u00f6zg\u00fcl yasalar\u0131yla yeni bir konunun kar\u015f\u0131s\u0131nda bulunuruz. Ayn\u0131 \u015fey, kimyadan biyolojiye, biyolojiden ekonomi politi\u011fe vb. ge\u00e7ti\u011fimizde de kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Elbette ki, ger\u00e7e\u011fin b\u00fct\u00fcn anlar\u0131 bir birlik olu\u015ftururlar, ama bu y\u00fczden farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f olmalar\u0131 ve birbirine \u00e7evrilemez olmalar\u0131 ortadan kalkmaz.<br \/> Bu yaln\u0131zca bilimlerin b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7in de\u011ferli de\u011fildir. Ayn\u0131 ve tek bir bilimin i\u00e7inde de \u00f6zg\u00fcl \u00e7eli\u015fkileri incelemek gere\u011fini buluruz. \u00d6rne\u011fin, atomun \u00f6zg\u00fcl hareketleri vard\u0131r; fizik\u00e7i, g\u00f6r\u00fclebilen cisimlerin hareketinden (d\u00fc\u015fen bir bilye) atomun hareketlerine ge\u00e7ti\u011fi zaman, dalgalar mekani\u011finin konusu olan yeni yasalar ortaya \u00e7\u0131kar.<br \/> Diyalektik, onun hareketini anlamak i\u00e7in kendi konusunun kal\u0131b\u0131na s\u0131ms\u0131k\u0131 uyar. Bunun i\u00e7indir ki, ba\u015fka bir \u00f6rnek se\u00e7ersek, sanat, (her ne kadar d\u00fcnyay\u0131 yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, sanat da, bir bilme arac\u0131 ise de) \u00f6tekilerin, \u00f6zellikle bilimin yerine konmayan bir eylem bi\u00e7imidir. O halde ba\u015fka alanlarda oldu\u011fu gibi bu alanda da \u00f6zg\u00fcl \u00e7eli\u015fkiler vard\u0131r, ve sanat\u00e7\u0131, bu \u00e7eli\u015fkileri \u00e7\u00f6zd\u00fc\u011f\u00fc \u00f6l\u00e7\u00fcde diyalektik\u00e7idir; e\u011fer \u00e7eli\u015fkileri \u00e7\u00f6zemiyorsa sanat\u00e7\u0131 de\u011fildir. B\u00fcy\u00fck ele\u015ftirici Bielinski \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu:<br \/> &#8220;Ne kadar g\u00fczel fikirlerle dolu olursa olsun, \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n sorunlar\u0131n\u0131 ne kadar b\u00fcy\u00fck bir g\u00fc\u00e7le yan\u0131tlarsa yan\u0131tlas\u0131n, e\u011fer bir \u015fiir, \u015fiiriyet ta\u015f\u0131m\u0131yorsa, ne g\u00fczel fikirler, ne de herhangi bir sorun i\u00e7erebilir ve onda bulabilece\u011fimiz, ancak \u00e7ok k\u00f6t\u00fc sunulmu\u015f iyi niyetten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.&#8221;[80]<br \/> Bilim, ger\u00e7e\u011fi kavramlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ifade etti\u011fi halde, sanat, ger\u00e7e\u011fi b\u00fcy\u00fck bir heyecan g\u00fcc\u00fcyle bezenmi\u015f tipik imgelerle ifade eder. Elbette ki, e\u011fer sanat\u00e7\u0131 (\u015fair, ressam, m\u00fczisyen) kendini ilk duyumlar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde tutma ve izlenimlerini genelle\u015ftirme yetene\u011findeyse, sanat ancak amac\u0131na ula\u015fabilir. Ama e\u011fer sanat yap\u0131t\u0131, sanat\u00e7\u0131n\u0131n fikrine uygun imgeleri bulamazsa, ba\u015fans\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frar.<br \/> Lenin&#8217;in b\u00fcy\u00fck de\u011feri, \u00f6zellikle, kapitalizmin marksist (sayfa 133) tahliline dayanarak, kapitalizmin emperyalist a\u015famas\u0131ndaki \u00f6zg\u00fcl \u00e7eli\u015fkilerini (\u00f6zellikle: \u00e7e\u015fitli kapitalist \u00fclkelerin e\u015fit olmayan bir \u015fekilde geli\u015fmelerini, daha b\u00fcy\u00fck zenginlik sa\u011flam\u0131\u015f olanlarla \u00f6tekiler aras\u0131ndaki amans\u0131z sava\u015f\u0131m\u0131n bundan ileri geldi\u011fini) bulmas\u0131ndad\u0131r. Lenin bu \u00e7eli\u015fkilerin, sava\u015f\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, k\u00f6lele\u015ftirilmi\u015f halklar\u0131n ulusal hareketinin destekledi\u011fi d\u00fcnya proletaryas\u0131n\u0131n devrimci hareketinin, bu ko\u015fullar alt\u0131nda kapitalizm zincirini en zay\u0131f noktas\u0131ndan koparabilece\u011fini g\u00f6sterdi. Ve b\u00f6ylece, Lenin, sosyalist devrimin \u00f6nce, bir ya da birka\u00e7 \u00fclkede zafere ula\u015faca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nceden g\u00f6rebildi.<br \/> SSCB&#8217;de Sosyalizmin Ekonomik Sorunlar\u0131&#8217;nda Stalin, ekonomi yasalar\u0131n\u0131n nesnel \u00f6zelliklerini g\u00f6sterirken, ekonomik yasalar\u0131n bu \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fi \u00fczerinde, kal\u0131c\u0131 olmama niteli\u011fi \u00fczerinde de durdu:<br \/> &#8220;Ekonomi politi\u011fin kendine \u00f6zg\u00fc bir \u00f6zelli\u011fi, onun yasalar\u0131n\u0131n, do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n tersine, s\u00fcrekli olmay\u0131\u015flar\u0131d\u0131r; bunlar\u0131n \u00e7o\u011fu, hi\u00e7 olmazsa bir tarih d\u00f6nemi boyunca etkili kal\u0131rlar, sonra da yerlerini ba\u015fka yasalara b\u0131rak\u0131rlar. Yokolmazlar, ancak yeni ekonomik ko\u015fullar\u0131n sonucu olarak g\u00fc\u00e7lerini yitirirler ve onlar da insanlar\u0131n iradesi ile yarat\u0131lm\u0131\u015f bulunmayan, ve ama yeni ekonomik ko\u015fullar\u0131n temeli \u00fczerinde ortaya \u00e7\u0131kan yeni yasalara yerlerini b\u0131rakmak \u00fczere sahneden \u00e7ekilirler.&#8221;[81]<br \/> Bunun i\u00e7indir ki, de\u011fer yasas\u0131, meta \u00fcretimi ile birlikte ortaya \u00e7\u0131kt\u0131: bu yasa, meta \u00fcretiminin \u00f6zg\u00fcl yasas\u0131d\u0131r ve onunla birlikte ortadan kalkacakt\u0131r. Kapitalizmin \u00f6zg\u00fcl yasas\u0131 art\u0131-de\u011fer yasas\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu yasa kapitalist \u00fcretimin esas \u00e7izgilerini belirler. Ama bu yasa, b\u00fct\u00fcn sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n geli\u015fti\u011fi tekelci kapitalizm s\u00fcrecinde, kapitalizmin bug\u00fcnk\u00fc a\u015famas\u0131n\u0131 nitelendirmeye elbette yetmez: bu yasa \u00e7ok genel kal\u0131r ve onun i\u00e7in Stalin, bug\u00fcnk\u00fc kapitalizmin \u00f6zg\u00fcl yasas\u0131n\u0131 yani azami k\u00e2r yasas\u0131n\u0131 ortaya koydu.[82]<br \/> Ancak ger\u00e7e\u011fin belirli bir y\u00f6n\u00fcn\u00fcn titizlikle incelenmesi, (sayfa 134) bizi, dogmatizmden, yani tek bi\u00e7imli, de\u011fi\u015fmez bir \u00e7evrenin \u00e7e\u015fitli durumlara mekanik olarak uygulanmas\u0131ndan koruyabilir. \u0130\u015fte bunun i\u00e7indir ki, Lenin, devrimcilere, her durumda, her ko\u015fulda kafalar\u0131n\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rmay\u0131 \u00f6\u011f\u00fctl\u00fcyordu. Ger\u00e7ek marksist, marksizmin kl\u00e2siklerini ezbere bilen, b\u00fct\u00fcn problemleri birka\u00e7 \u00e7\u00f6z\u00fcm-tipiyle \u00e7\u00f6zebilece\u011fini sanan kimse de\u011fildir, her sorunu, onun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in gerekli verilerin hi\u00e7birini ihmal etmeden somut olarak ortaya koyma yetene\u011finde bir tahlilcidir.<br \/> &#8220;Bir nesneyi ger\u00e7ekten tan\u0131mak i\u00e7in, onun b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerini, b\u00fct\u00fcn ili\u015fkilerini ve &#8216;arac\u0131lar\u0131&#8217; kucaklamak, incelemek gerekir. Hi\u00e7bir zaman buna tam olarak eri\u015femeyece\u011fiz, ama nesneleri b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleriyle dikkate almakla kendimizi y\u00fck\u00fcml\u00fc tutarak yan\u0131lg\u0131lardan ve kat\u0131l\u0131ktan sak\u0131naca\u011f\u0131z.&#8221;[83]<br \/> Dogmac\u0131, genel bilgilerle yetinir. \u00d6rne\u011fin, sendika taraf\u0131ndan verilmi\u015f bir slogan varsa, dogmac\u0131 bu slogan\u0131 kendi i\u015f yerinin her bir atelyesine, do\u011fru olarak uygunla\u015ftirmaya \u00e7al\u0131\u015fmaz. Ayn\u0131 \u015fekilde, emek\u00e7ilerin her bir kategorisine \u00f6zg\u00fc istemleri hesaba katmas\u0131n\u0131 bilmez.<br \/> Bu \u015femac\u0131l\u0131\u011f\u0131n daima k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar\u0131 vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc militanlar\u0131, emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131ndan kopar\u0131r. Bunun i\u00e7indir ki, Direni\u015fi, G\u00f6n\u00fcll\u00fclerin ve \u00c7etecilerin silahl\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131 haline indirgemek, onu yanl\u0131\u015f g\u00f6stermek, \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fini ihmal etmektir: Direni\u015f, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ve onun partisinin \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde, Frans\u0131z halk\u0131n\u0131n, yurtseverce sava\u015f\u0131 oldu. Direni\u015fin bu \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fini iyi bilmeyen kimse, onun \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerini (G\u00f6n\u00fcll\u00fclerin ve \u00c7etecilerin sava\u015f\u0131m\u0131 olan \u00f6nemli y\u00f6n\u00fc de dahil) do\u011fru olarak de\u011ferlendiremez.<br \/> Ayn\u0131 \u015fekilde, Stalin&#8217;in de SSCBde Sosyalizmin Ekonomik Sorunlar\u0131&#8217;nda g\u00f6sterdi gibi, d\u00fcnya bar\u0131\u015f hareketinin amac\u0131, hi\u00e7 de kom\u00fcnizmi kurmak de\u011fildir. Bu hareketin \u00f6z\u00fc, onun kendine \u00f6zg\u00fc yasas\u0131, kom\u00fcnizmin dostu ya da d\u00fc\u015fman\u0131 milyonlarca basit insan\u0131, bar\u0131\u015f\u0131 kurtarmak i\u00e7in biraraya toplamakt\u0131r; onun amac\u0131, \u00f6zellikle Fransa&#8217;da proletarya devrimi de\u011fildir. Sava\u015f politikas\u0131ndan bir m\u00fczakereler politikas\u0131na (sayfa 135) ge\u00e7i\u015ftir. &#8220;Sava\u015f politikas\u0131-bar\u0131\u015f politikas\u0131&#8221; \u00e7eli\u015fkisi ba\u015fka \u015feydir, &#8220;kapitalizm-sosyalizm&#8221; \u00e7eli\u015fkisi (her ne kadar emperyalist kapitalizm, sava\u015f politikas\u0131n\u0131n sorumlusu ise de) ba\u015fka \u015fey.<br \/> &#8220;\u00c7eli\u015fki \u00dczerine&#8221; adl\u0131 incelemesinde, Mao \u00c7e-tung, &#8220;nitel bak\u0131mdan farkl\u0131 \u00e7eli\u015fkileri&#8221;, &#8220;nitel bak\u0131mdan farkl\u0131 y\u00f6ntemlerle&#8221; \u00e7\u00f6zmek zorunlulu\u011fu \u00fczerinde \u0131srar ediyor. \u015e\u00f6yle diyor.<br \/> &#8220;\u00d6rne\u011fin, proletarya ile burjuvazi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, sosyalist devrim y\u00f6ntemi ile; b\u00fcy\u00fck halk kitleleri ile feodal sistem aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, demokratik devrim y\u00f6ntemi ile; s\u00f6m\u00fcrgeler ile emperyalizm aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, ulusal devrimci sava\u015f y\u00f6ntemi ile; sosyalist toplumda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ile k\u00f6yl\u00fcl\u00fck aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, tar\u0131m\u0131n kolektifle\u015ftirilmesi ve makinele\u015fme y\u00f6ntemi ile; sosyalist bir parti i\u00e7indeki \u00e7eli\u015fki, ele\u015ftiri ve \u00f6zele\u015ftiri y\u00f6ntemi ile; toplum ile do\u011fa aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015ftirilmesi y\u00f6ntemi ile \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr. S\u00fcre\u00e7ler de\u011fi\u015fir, eski s\u00fcre\u00e7ler ve eski \u00e7eli\u015fkiler kaybolur, yeni s\u00fcre\u00e7ler ve yeni \u00e7eli\u015fkiler ortaya \u00e7\u0131kar ve buna uygun olarak \u00e7eli\u015fkileri \u00e7\u00f6zme y\u00f6ntemleri de\u011fi\u015fir. Rusya&#8217;daki, \u015eubat Devrimi ile Ekim Devriminin \u00e7\u00f6zd\u00fc\u011f\u00fc \u00e7eli\u015fkiler aras\u0131nda temel bir ayr\u0131l\u0131k oldu\u011fu gibi, bunlar\u0131 \u00e7\u00f6zme y\u00f6ntemleri aras\u0131nda da ayr\u0131l\u0131k vard\u0131r.[84] Farkl\u0131 \u00e7eli\u015fkileri \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in farkl\u0131 y\u00f6ntemler kullanmak, marksistlerin s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya g\u00f6zetmek zorunda olduklar\u0131 bir ilkedir.&#8221;[85](sayfa 136)<br \/> Bu g\u00f6zlemlerin, ba\u015fka pratik sonu\u00e7lar\u0131 aras\u0131nda, devrimci partinin eylemiyle ilgili \u015fu sonu\u00e7lar\u0131 da vard\u0131r:<br \/> a) Devrimci parti, hareketin y\u00f6ntemi gibi bilimsel g\u00f6revini, ancak, her militan, do\u011frudan do\u011fruya kendisine d\u00fc\u015fen g\u00f6revleri saptamak ve \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcn\u00fc harcarsa, ancak e\u011fer her parti \u00f6rg\u00fct\u00fc, en k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6rg\u00fct birimine kadar, \u00f6zg\u00fcl olarak kendisine ait olan g\u00f6revleri (i\u015fyerindeki, b\u00f6lgesindeki, mahallesindeki i\u015fleri) saptamak ve \u00e7\u00f6z\u00fcme ba\u011flamak i\u00e7in b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcn\u00fc kullan\u0131rsa, yerine getirebilir. Her militan, bir beyindir; her bir yerel \u00f6rg\u00fct birimi, i\u015f g\u00f6rmeden \u00f6nce d\u00fc\u015f\u00fcnen bir kolektiftir.<br \/> b) Parti, y\u00f6netim gibi bilimsel bir g\u00f6revini, ancak, sentezi, partinin d\u00fczenli organlar\u0131nda, partinin t\u00fcm\u00fc taraf\u0131ndan yap\u0131lmak \u00fczere, her militan, her \u00f6rg\u00fct birimi, kendi deneyim pay\u0131n\u0131, kendi \u00f6zg\u00fcl deneyimini partiye getirdi\u011fi takdirde yerine getirebilir. Sovyetler Birli\u011fi Kom\u00fcnist Partisinin t\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc, her kom\u00fcnistin, partisine her zaman ger\u00e7e\u011fi s\u00f6ylemesini zorunlu k\u0131lar.[86] Her militan\u0131n, her \u00f6rg\u00fct biriminin deneyimi, ger\u00e7ekten de yeri doldurulmaz bir \u015feydir, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6rne\u011fin, bir k\u00f6y\u00fcn gen\u00e7lerinin istemlerini, e\u011fer \u00fclkenin gen\u00e7lerinin bunlardan haberi yoksa, partiye kim tan\u0131tacakt\u0131r?<br \/> c) Parti, bilimsel y\u00f6netim g\u00f6revini, ancak parti \u00fcyeleri, emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 ile en s\u0131k\u0131 ili\u015fkiler i\u00e7inde bulunurlarsa, e\u011fer parti \u00fcyeleri ger\u00e7ekten herkesin tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 ve benimsedi\u011fi kimselerse, yerine getirebilir. E\u011fer \u00fcyeler, emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 ile, s\u0131k\u0131 ili\u015fkiyi her zaman s\u00fcrd\u00fcrmezlerse, halk\u0131n her tabakas\u0131na \u00f6zg\u00fc sorunlar\u0131 nas\u0131l bilebilirler, ve belirli bir d\u00f6nemin bu \u00f6zg\u00fcl \u00e7eli\u015fkilerini nas\u0131l \u00e7\u00f6zebilirler?<br \/> Bu gerekleri ihmal eden bir parti, gelece\u011fini tehlikeye d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr: hareketin y\u00f6netimini kaybeder.<\/p>\n<p> <strong>II. EVRENSEL VE \u00d6ZG\u00dcL B\u0130RB\u0130R\u0130NDEN AYRILMAZLAR<\/strong><\/p>\n<p> Somut \u00e7eli\u015fkilerin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fini incelemek zorunlulu\u011fu \u00fczerinde \u0131srar ettik. Ama, \u015furas\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, e\u011fer bu inceleme, (sayfa 137) \u00f6zg\u00fcl\u00fcn mutlak de\u011fil, ama ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 oldu\u011funu ve e\u011fer onu evrenselden ay\u0131r\u0131rsak hi\u00e7bir anlam ta\u015f\u0131mayaca\u011f\u0131n\u0131 bize unutturursa diyalektik b\u00fct\u00fcn niteli\u011fini yitirir.<br \/> Bir \u00f6rnek: bu dersimizin birinci b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde dedik ki, kapitalizmin bir \u00f6zg\u00fcl yasas\u0131 (art\u0131-de\u011fer yasas\u0131), bir de bug\u00fcnk\u00fc kapitalizmin \u00f6zg\u00fcl yasas\u0131 (azami k\u00e2r yasas\u0131) vard\u0131r. Ama, bu, \u00e7ok da genel bir yasan\u0131n, insan toplumunun varolu\u015fundan beri i\u015fleyen ve \u00e7e\u015fitli toplumsal d\u00fczenler boyunca y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte olan yasan\u0131n, Stalin&#8217;in Diyalektik Materyalizm ve Tarihsel Materyalizm&#8217;de, SSCB&#8217;de Sosyalizmin Ekonomik Sorunlar\u0131&#8217;nda, an\u0131msatt\u0131\u011f\u0131 gibi, \u00fcretim ili\u015fkileri ile \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler aras\u0131ndaki zorunlu uygunluk yasas\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmaz.<br \/> \u015eu halde, iyi bir diyalektik tahlil, \u015fu ya da bu s\u00fcrecin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fini yakalar, ama bu, ancak, diyalektik tahlil, bu s\u00fcreci, onun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ko\u015fulland\u0131ran hareketin b\u00fct\u00fcn\u00fcnden yal\u0131tmad\u0131\u011f\u0131nda olanakl\u0131d\u0131r (diyalekti\u011fin birinci \u00e7izgisine bak\u0131n\u0131z). \u00d6zg\u00fcl, ancak evrensele ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 olarak kendi de\u011ferini al\u0131r. \u00d6zg\u00fcl ve evrensel birbirinden ayr\u0131lmazlar.[87]<br \/> &#8220;\u00d6zg\u00fcl, evrensele ba\u011fl\u0131 oldu\u011fundan, yaln\u0131zca \u00e7eli\u015fkinin \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc de\u011fil, \u00e7eli\u015fkinin evrenselli\u011fi de her \u015feyin i\u00e7inde vard\u0131r ve dolay\u0131s\u0131yla evrensellik de \u00f6zg\u00fcll\u00fcn i\u00e7inde vard\u0131r. B\u00f6ylece belli bir nesneyi incelerken bu iki g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc ve i\u00e7 ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131 bulmaya, nesnedeki evrenselli\u011fi ve \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc, ikisini de, i\u00e7 ba\u011flant\u0131lar\u0131yla ortaya \u00e7\u0131karmaya ve bu nesnenin, di\u011fer nesneler ile ba\u011f\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131y\u0131z. Stalin, Leninizmin \u0130lkeleri adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda, leninizmin tarihsel k\u00f6klerini a\u00e7\u0131klarken, leninizmin do\u011fdu\u011fu uluslararas\u0131 durumu, kapitalizmi, emperyalizm ko\u015fullar\u0131 alt\u0131nda en u\u00e7 (sayfa 138) noktaya ula\u015fm\u0131\u015f \u00e7e\u015fitli \u00e7eli\u015fkilerle birlikte tahlil etmi\u015f ve bu \u00e7eli\u015fkilerin sosyalist d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc nas\u0131l ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz hale getirdi\u011fini, kapitalizmin \u00e7\u00f6kmesi i\u00e7in uygun ko\u015fullar\u0131 nas\u0131l yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 incelemi\u015ftir. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra, Rusya&#8217;n\u0131n leninizmin anayurdu olu\u015funun nedenlerini, \u00e7arl\u0131k Rusyas\u0131&#8217;n\u0131n emperyalizmin b\u00fct\u00fcn \u00e7eli\u015fkilerini nas\u0131l temsil etti\u011fini ve Rus emek\u00e7ilerinin \u00f6nc\u00fc rol\u00fcn\u00fc de ayr\u0131 ayr\u0131 tahlil etmi\u015ftir. Stalin bu yolla, emperyalizmde \u00e7eli\u015fkilerin genelli\u011fini tahlil etmi\u015f, leninizmin, emperyalizm d\u00f6neminin marksizmi oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015f ve genel emperyalizm \u00e7eli\u015fkisi i\u00e7inde \u00e7arl\u0131k Rusyas\u0131 emperyalizminin \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc tahlil etmi\u015f; Rusya&#8217;n\u0131n, proleter devriminin teori ve takti\u011finin yurdu olmas\u0131n\u0131n nedenini g\u00f6stermi\u015f, ve b\u00f6yle bir \u00f6zg\u00fcll\u00fckte \u00e7eli\u015fkinin evrenselli\u011finin nas\u0131l olup da bulundu\u011funu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Stalin&#8217;in yapt\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7e\u015fit bir tahlil, \u00e7eli\u015fkinin \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc ve evrenselli\u011fi ile i\u00e7 ba\u011flar\u0131n\u0131 anlamam\u0131za yard\u0131m eder.&#8221;[88]<br \/> Metafizik\u00e7i, \u00f6zg\u00fcl\u00fcn ve evrenselin bu birli\u011fini korumay\u0131 bilmez. \u00d6zg\u00fcl\u00fc evrensele feda eder, (\u00f6rne\u011fin bir Platon&#8217;un soyut rasyonalizminin yapt\u0131\u011f\u0131 budur, Platon&#8217;a g\u00f6re somut deneyim horg\u00f6r\u00fclecek bir \u015feydir) ya da evrenseli \u00f6zg\u00fcle feda eder (o zaman da b\u00fct\u00fcn genel fikirleri kabul etmeyi reddeden ve kendisini s\u0131n\u0131rl\u0131 bir uygulamac\u0131l\u0131\u011fa mahkum eden ampirizm olur). Marksist bilgi teorisi, b\u00f6yle tutumu, diyalekti\u011fe-kar\u015f\u0131 ve tekyanl\u0131 bir tutum sayar. Bilgi, ger\u00e7ekte, duyulabilirden, dar bir \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde s\u0131n\u0131rl\u0131 olan duyulabilirden hareket eder ve \u00f6zg\u00fcl bir durumu yans\u0131t\u0131r; ama, pratikle, yeni bir g\u00fc\u00e7le gene duyulabilire d\u00f6nmek \u00fczere evrensele ula\u015f\u0131r. \u00d6rne\u011fin, fizik\u00e7i, ba\u015fIang\u0131\u00e7ta, s\u0131n\u0131rl\u0131 bir say\u0131da deneysel olaylardan yararlan\u0131r; onlara dayanarak, yeni deneyimlerle ger\u00e7e\u011fi derinden d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayan yasay\u0131 bulur. Bilginin iki a\u015famas\u0131 birbirlerinden ayr\u0131lmaz: bilgi \u00f6zg\u00fclden genele, genelden \u00f6zg\u00fcle gider; bu hareket hi\u00e7bir zaman durmaz. Lenin, bu gidi\u015fi, bir sarmal harekete benzetir: ara\u00e7s\u0131z, duyguya ili\u015fkin bir deneyimden ba\u015fl\u0131yoruz, de\u011fer yasas\u0131n\u0131 bulmak i\u00e7in, i\u015flemi (\u00f6rne\u011fin bir meta\u0131n sat\u0131n al\u0131nmas\u0131n\u0131) (sayfa 139) tahlil ediyoruz, buradan, somut deneyime d\u00f6n\u00fcp geliyoruz (sarmal hareket); ama, de\u011fer yasas\u0131yla silahlanm\u0131\u015f olarak ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu deneyimin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fczden ka\u00e7an derindeki anlam\u0131n\u0131, anlam\u0131\u015f olarak: \u015fu halde, s\u00fcrecin geli\u015fmesini \u00f6ncden g\u00f6rebilir, s\u00fcreci s\u0131n\u0131rland\u0131rmaya ya da geni\u015fletmeye elveri\u015fli ko\u015fullar\u0131 vb. ortaya \u00e7\u0131karabiliriz. E\u011fer \u00f6zg\u00fclden hareket edilmezse evrensele ula\u015f\u0131lamaz, kar\u015f\u0131l\u0131k olarak da evrenselin kavran\u0131lmas\u0131 da \u00f6zg\u00fcl\u00fcn derinle\u015ftirilmesine izin verir. Demek ki, sarmal hareket, k\u0131s\u0131r bir gidi\u015f-geli\u015f de\u011fildir, ger\u00e7e\u011fin derinle\u015ftirilmesidir. Marx, kendi \u00e7a\u011f\u0131ndaki kapitalizmin \u00f6zg\u00fcl \u00e7eli\u015fkilerini inceleyerek \u00fcretim ili\u015fkileri ile \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler aras\u0131ndaki evrensel uygunluk yasas\u0131n\u0131 buldu. Bununla, kapitalizmden \u00f6nceki toplumsal d\u00fczenlerin \u00f6zg\u00fcl \u00e7eli\u015fkilerini, bu \u00e7eli\u015fkiler evrensel uygunluk yasas\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131na g\u00f6re, anlama olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131; ayn\u0131 zamanda, kapitalizmin kendisinin de daha sonraki hareketi i\u00e7inde (tekelci kapitalizm, emperyalizm) her zaman daha derin ve daha \u00f6zg\u00fcl bir \u015fekilde incelenmesini olanakl\u0131 k\u0131ld\u0131.<br \/> Sanat\u00e7\u0131, tipik olana ula\u015fmaya gayret ederek, evrenseli tek olanda ifade etmesini bildi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Naziler taraf\u0131ndan i\u015fgal edilmi\u015f olan Paris&#8217;in b\u00fct\u00fcn s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 Eluard iki sat\u0131rla, g\u00fcnl\u00fck bir &#8220;k\u00fc\u00e7\u00fck olay&#8221; arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ifade ediyor:<\/p>\n<p> &#8220;Paris \u00fc\u015f\u00fcyor, Paris a\u00e7<br \/> &#8220;Paris kestane yemiyor art\u0131k sokaklarda&#8221;[89]<\/p>\n<p> Balzac ve Tolstoy&#8217;un ki\u015fileri i\u00e7inde en ba\u015far\u0131l\u0131 olanlar zamanlar\u0131n\u0131n toplumunun esas \u00e7izgilerini yans\u0131t\u0131rlar. G. Nikolayeva&#8217;n\u0131n roman\u0131 Hasat, kahramanlar\u0131n\u0131n ki\u015fisel ve ailevi tarihlerini dikkate de\u011fer bir \u015fekilde, bir kolhozun ve sovyet toplumunun tarihine ba\u011flar; kitab\u0131n kahramanlar\u0131n\u0131n ac\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7ektikleri ki\u015fisel \u00e7eli\u015fkiler, kolhozun ilerlemesini k\u00f6stekleyen daha geni\u015f \u00e7eli\u015fkilerin \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc ayn\u0131 hareket i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcrler; ve bu Vassili ve Avdotya, kolhoz i\u00e7inde gelece\u011fin ge\u00e7mi\u015fe \u00fcst\u00fcn gelmesini sa\u011flamak i\u00e7in sava\u015f\u0131m vererek (sayfa 140) kendilerinde de gelece\u011fin ge\u00e7mi\u015fi yenmesini sa\u011flarlar.<br \/> Halklar\u0131n sevdikleri kahramanlar\u0131 nitelendiren, bu evrensel olanla tek olan\u0131n derin birli\u011fi de\u011fil midir? Haziran 1917&#8217;de bir alay\u0131n erleri Lenin&#8217;e \u015f\u00f6yle yaz\u0131yorlar:<br \/> &#8220;Yolda\u015f ve dost Lenin, an\u0131msa ki, biz, bu alay\u0131n erleri, hepimiz bir tek insan gibi, her yerde senin arkandan gitmeye haz\u0131r\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc senin fikirlerin ger\u00e7ekten k\u00f6yl\u00fclerin ve i\u015f\u00e7ilerin iradesinin ifadesidir.&#8221;<br \/> Ethel ve Julius Rosenberg b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n basit insanlar\u0131nda sevgi uyand\u0131rd\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n \u00f6zverilerinin y\u00fcceli\u011fi (gen\u00e7 ya\u015flar\u0131, ya\u015famlar\u0131, \u00e7ocuklar\u0131, mutluluklar\u0131), insanlar\u0131n bar\u0131\u015fa kar\u015f\u0131 duyduklar\u0131 yenilmez a\u015fk\u0131n en alak-bullak edici ifadesiydi.<\/p>\n<p> <strong>III. BA\u015e \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130, \u0130K\u0130NC\u0130L \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130<\/strong><\/p>\n<p> \u00d6zg\u00fcl\u00fc evrensele birle\u015ftiren ba\u011f\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fcn bilincine vard\u0131ktan sonra, ba\u015f \u00e7eli\u015fki ile ikincil \u00e7eli\u015fki aras\u0131ndaki ili\u015fkileri daha a\u00e7\u0131k olarak g\u00f6rece\u011fiz. Ger\u00e7ekten, belli bir s\u00fcre\u00e7, basit bir s\u00fcre\u00e7 de\u011fildir; kesin olarak \u015funun i\u00e7in ki, bu s\u00fcre\u00e7, kendi \u00f6zg\u00fcl varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, kendisini t\u00fcme ba\u011flayan bir\u00e7ok nesnel ko\u015fullara bor\u00e7ludur. Bundan, her s\u00fcre\u00e7te, bir dizi \u00e7eli\u015fkinin yerald\u0131\u011f\u0131 sonucu \u00e7\u0131kar. Ama bu \u00e7eli\u015fkiler aras\u0131nda, biri ba\u015f \u00e7eli\u015fkidir, s\u00fcrecin ba\u015f\u0131ndan sonuna kadar varolar\u0131 ve varl\u0131\u011f\u0131 ve geli\u015fmesi, s\u00fcrecin niteli\u011fini ve gidi\u015fini belirleyen \u00e7eli\u015fkidir. \u00d6tekiler ikincil \u00e7eli\u015fkilerdir, ba\u015f \u00e7eli\u015fkiye ba\u011fl\u0131 \u00e7eli\u015fkilerdir.<br \/> \u00d6rne\u011fin kapitalist toplumun ba\u015f \u00e7eli\u015fkisi nedir? Besbelli ki, proletarya ile burjuvazi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkidir. Kapitalizm varolduk\u00e7a bu \u00e7eli\u015fki de vard\u0131r; ve mademki proletaryan\u0131n zaferi kapitalizmin \u00f6l\u00fcm saatini \u00e7alar, son tahlilde, kapitalizmin kaderine karar veren bu ba\u015f \u00e7eli\u015fkidir. Ama tarihsel s\u00fcreci i\u00e7inde ele al\u0131nan kapitalist toplum, ba\u015f \u00e7eli\u015fkiye oranla ikincil olan ba\u015fka \u00e7eli\u015fkiler de ta\u015f\u0131r. \u00d6rne\u011fin: h\u00fck\u00fcm s\u00fcrmekte olan burjuvazi ile yenilmi\u015f feodalitenin kal\u0131nt\u0131lar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki; emek\u00e7i k\u00f6yl\u00fcler (k\u00fc\u00e7\u00fck toprak sahipleri, (sayfa 141) ortak\u00e7\u0131lar, g\u00fcndelik\u00e7iler) ile burjuvazi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki; burjuvazi ile k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki; tekelci burjuvazi ile tekelci-olmayan burjuvazi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki vb.. Kapitalizmin kendi tarihi i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kan ve geli\u015fen b\u00fct\u00fcn \u00e7eli\u015fkiler. Ve bu geli\u015fme d\u00fcnya \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fine g\u00f6re, ba\u015fka ba\u015fka kapitalist \u00fclkeler aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiyi, emperyalist burjuvazi ile s\u00f6m\u00fcrge halklar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiyi de dikkate almak gerekir.<br \/> B\u00fct\u00fcn bu \u00e7eli\u015fkiler yanyana s\u0131ralanmi\u015f durumda de\u011fillerdir. Birbirleriyle i\u00e7i\u00e7e girerler ve, diyalekti\u011fin birinci yasas\u0131na uygun olarak, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki i\u00e7inde bulunurlar. Peki bu aralar\u0131nda kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkileme ve etkilenmenin sonucu nedir? \u015eu: baz\u0131 ko\u015fullarda, ikincil bir \u00e7eli\u015fki \u00f6yle bir \u00f6nem kazan\u0131r ki, belli bir s\u00fcre i\u00e7in ba\u015f \u00e7eli\u015fki haline gelir, bu arada ba\u015f \u00e7eli\u015fki ikinci plana ge\u00e7er (bu, hi\u00e7 de onun etkisinin durdu\u011fu anlam\u0131na gelmez). K\u0131sacas\u0131, \u00e7eli\u015fkiler donmu\u015f, kal\u0131pla\u015fm\u0131\u015f de\u011fillerdir, yer de\u011fi\u015ftirirler.<br \/> Bunun i\u00e7indir ki, s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerde burjuvazi ile proletarya aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, her ne kadar, bu \u00e7eli\u015fki, bu \u00fclkelerde sosyalizmin zaferi ile \u00e7\u00f6z\u00fclece\u011fi i\u00e7in son tahlilde belirleyici \u00e7eli\u015fki ise de, gene de bir zaman i\u00e7in ikinci plana ge\u00e7er. Birinci plana ge\u00e7en, s\u00f6m\u00fcrgeci emperyalizm ile s\u00f6m\u00fcrgele\u015fmi\u015f ulus (ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k u\u011fruna sava\u015f\u0131m i\u00e7in ulusal bir cephede birle\u015fen i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, k\u00f6yl\u00fcler, ulusal burjuvazi) aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkidir. Bu, hi\u00e7bir \u015fekilde, s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkenin i\u00e7indeki s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmaz. (\u00dcstelik s\u00f6m\u00fcrge burjuvazisinin bir kanad\u0131, s\u00f6m\u00fcrgeci emperyalizmin su\u00e7 orta\u011f\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re, hi\u00e7 kald\u0131rmaz.) Ama acil olarak \u00e7\u00f6z\u00fclecek \u00e7eli\u015fki, emperyalizmin ortaya koydu\u011fu, ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k i\u00e7in ulusal sava\u015fla \u00e7\u00f6z\u00fclen \u00e7eli\u015fkidir.<br \/> SSCB&#8217;de Sosyalizmin Ekonomik Sorunlar\u0131&#8217;nda Stalin, \u00e7eli\u015fkilerin yer de\u011fi\u015ftirmesi sorununu, bizim halk\u0131m\u0131z i\u00e7in son derece de \u00f6nemli olan Almanya sorunu konusunda b\u00fcy\u00fck bir ustal\u0131kla ayd\u0131nlat\u0131r.<br \/> \u0130lkin, kapitalizmin, kendisi s\u00fcrd\u00fck\u00e7e s\u00fcrecek olan \u00f6zg\u00fcl i\u00e7 \u00e7eli\u015fkiler, nesnel \u00e7eli\u015fkiler ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 an\u0131msat\u0131r. \u00c7eli\u015fkiler, (sayfa 142) burjuvaziyi, kendi g\u00fc\u00e7l\u00fcklerine emperyalist sava\u015fta bir \u00e7\u00f6z\u00fcm yolu aramaya iten \u00e7eli\u015fkilerdir. Bundan \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar ki, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fekilde (yani zoranlu olarak) \u00e7e\u015fitli kapitalist \u00fclkeler birbirinin amans\u0131z rakipleridirler. Amerikan kapitalizminin \u00f6teki kapitalist \u00fclkeler \u00fczerindeki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn, kapitalizmin i\u00e7inde ve ondan ayr\u0131lmaz \u015fekilde mevcut clan \u00e7eli\u015fkilere bir son verece\u011fini sanmak bir yan\u0131lsamad\u0131r. Hi\u00e7bir Atlantik Pakt\u0131, SSCB&#8217;ye kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir sald\u0131r\u0131 anla\u015fmas\u0131, bu \u00e7eli\u015fkileri gidermez. Stalin, \u0130ngiliz burjuvazisinin ve Fransiz burjuvazisinin, Amerikan kapitalizminin kendi \u00fclkelerinin ekonomisine elkoymas\u0131na nas\u0131l uzun zaman katlanamayacaklar\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. Sava\u015ftan yenilmi\u015f olarak \u00e7\u0131kan \u00fclkelerde de, Almanya ve Japonya&#8217;da da durum ayn\u0131d\u0131r.<br \/> Bug\u00fcn herkes, Stalin&#8217;in ne kadar do\u011fru g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011funu anlayabilir. Kapitalist \u00fclkeler (\u00f6zellikle Birle\u015fik Devletler ve B\u00fcy\u00fck Britanya) aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler, Stalin&#8217;in bu de\u011ferlendirmesini yapt\u0131\u011f\u0131 zamandan (\u015eubat 1952&#8217;den) beri \u00f6nemli bir \u015fekilde derinle\u015fmi\u015ftir, o \u00f6l\u00e7\u00fcde ki, \u0130ngiliz ve Frans\u0131z burjuvazisinin bir kesimi, t\u00fcm\u00fcyle, Sovyetlere kar\u015f\u0131 bir sava\u015fta Amerikan kumandas\u0131 alt\u0131nda tasfiyeye u\u011framaktansa SSCB ile anla\u015fmay\u0131 ye\u011fler.<br \/> B\u00f6ylece Stalin&#8217;in de\u011ferlendirmesinin \u00f6nemini anlayabiliriz:<br \/> &#8220;Diyorlar ki, kapitalizm ile sosyalizm aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler, kapitalist \u00fclkelerin birbirleri aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkilerden daha g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. Ku\u015fkusuz, teorik olarak bu do\u011frudur. Bu, yaln\u0131zca bug\u00fcn do\u011fru de\u011fildir, \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131ndan \u00f6nce de do\u011fru idi. Kapitalist \u00fclkelerin y\u00f6neticileri bunu az\u00e7ok anlamaktayd\u0131lar. Oysa \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131, SSCBye kar\u015f\u0131 sava\u015fla ba\u015flamad\u0131 da kapitalistler aras\u0131nda bir sava\u015f olarak ba\u015flad\u0131. Neden? \u00c7\u00fcnk\u00fc, ilkin; kapitalizm i\u00e7in, sosyalizmin \u00fclkesi SSCB&#8217;ye kar\u015f\u0131 sava\u015f, kapitalist \u00fclkelerin aras\u0131ndaki bir sava\u015ftan daha tehlikelidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, e\u011fer kapitalist \u00fclkeler aras\u0131ndaki sava\u015f yaln\u0131zca bu kapitalist \u00fclkelerin \u015fu kapitalist \u00fclkeler \u00fczerindeki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc sorununu do\u011furmakta ise, SSCB&#8217;ye kar\u015f\u0131 bir sava\u015f, ister istemez, bizzat (sayfa 143) kapitalizmin varl\u0131\u011f\u0131 sorununu ortaya koyar. \u00c7\u00fcnk\u00fc, ikinci olarak, kapitalistler, &#8216;propaganda&#8217; amac\u0131yla, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda g\u00fcr\u00fclt\u00fc koparmakla birlikte, buna kendileri de inanmamaktad\u0131rlar, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin bar\u0131\u015f politikas\u0131n\u0131 hesaba katmaktad\u0131rlar ve SSCB&#8217;nin kapitalist \u00fclkelere kendili\u011finden saldirmayaca\u011f\u0131n\u0131 bilmektedirler.&#8221;[90]<br \/> Ve Stalin, Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131ndan sonraki olaylar\u0131 an\u0131msat\u0131yor. Kapitalist \u00fclkelerin sosyalist \u00fclkeye kar\u015f\u0131 ortak d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131 \u00e7ok b\u00fcy\u00fck oldu, bununla birlikte, (Hitler \u00e7apulcular\u0131n\u0131 Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin \u00fcst\u00fcne s\u00fcrmeyi d\u00fc\u015fleyen \u0130ngiliz ve Frans\u0131z burjuvazisinin yeniden kalk\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131) emperyalist Almanya, ilk darbelerini, \u0130ngiliz-Frans\u0131z-Amerikan kapitalist blo\u011funa kar\u015f\u0131 y\u00f6neltti.<br \/> &#8220;Ve Hitler Almanyas\u0131, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;ne kar\u015f\u0131 sava\u015fa giri\u015fti\u011finde \u0130ngiliz-Frans\u0131z-Amerikan blo\u011fu, Hitler Almanyas\u0131 ile saf tutmaktansa, tersine, Hitler Almanyas\u0131&#8217;na kar\u015f\u0131 SSCB ile g\u00fc\u00e7birli\u011fi yapmak zorunda kald\u0131.&#8221;[91]<br \/> Sonu\u00e7:<br \/> &#8220;Sonu\u00e7 olarak, kapitalist \u00fclkelerin pazarlar elege\u00e7irmek i\u00e7in sava\u015f\u0131mlar\u0131 ve rakiplerini bat\u0131rma istekleri, pratikte, kapitalizm cephesi ile sosyalizm cephesi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiden daha g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7\u0131kt\u0131.&#8221;[92]<br \/> \u00c7eli\u015fkilerin bu yer de\u011fi\u015ftirmesi \u0130kincil bir \u00e7eli\u015fkinin, bir zaman i\u00e7in, ba\u015f \u00e7eli\u015fki haline gelmesi, b\u00fct\u00fcn pratik sonu\u00e7lar\u0131 i\u00e7inde, g\u00f6z\u00f6n\u00fcne al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Buna iki \u00f6rnek veriyoruz:<br \/> a) Sava\u015f su\u00e7lusu generallerin kadrosuna kat\u0131lmas\u0131yla ve Frans\u0131z burjuvazisinin su\u00e7 ortakl\u0131\u011f\u0131yla yeniden silahland\u0131r\u0131lan Wehrmacht, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;ne sald\u0131rmaya niyetleniyor. Ama nas\u0131l ki 1940&#8217;ta Hitler, Moskova \u00fczerine y\u00fcr\u00fcmeden \u00f6nce Paris&#8217;i elege\u00e7irdiyse, ayn\u0131 \u015fekilde, Oradour canilerinin kendi \u00f6z ekonomik g\u00fc\u00e7l\u00fcklerini \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in \u00fclkemizi i\u015fgal (sayfa 144)etmeye ve ya\u011fma etmeye haz\u0131r olduklar\u0131n\u0131 saptamak da yerinde olur. Nazilerin koruyucusu ve su\u00e7 orta\u011f\u0131 Adenauer&#8217;in siyaseti, bu bak\u0131mdan hi\u00e7bir ku\u015fkuya yer b\u0131rakm\u0131yor. Ve Eisenhower, &#8220;Alman ordusunun, biz Amerikal\u0131lar\u0131n gerekli g\u00f6rece\u011fimiz her y\u00f6nde sald\u0131rabilmesini sa\u011flayacak bi\u00e7imde, i\u015fleri d\u00fczenlemek bizim \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131zad\u0131r ve g\u00f6revimizdir&#8221; diye deme\u00e7 verdi\u011fi zaman, bunu, i\u015fte b\u00f6yle anlamak gerekir.<br \/> \u00c7in-Hindi&#8217;nde d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc kanlarla zay\u0131flam\u0131\u015f ve Amerikan emperyalizmi taraf\u0131ndan soyulmu\u015f bir Fransa, i\u015fte (Frans\u0131z burjuvazisinin yard\u0131m\u0131yla belini do\u011frultmu\u015f olan!) Alman burjuvazisi i\u00e7in, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nden daha kolayl\u0131kla yutulacak bir av.<br \/> b) Kapitalist \u00fclkeler aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler \u00f6yle bir \u00f6nem kazan\u0131yor ki, Amerikan emperyalizmi i\u00e7in bu ormanda kendi yasas\u0131n\u0131 kabul ettirmek gittik\u00e7e daha g\u00fc\u00e7 bir hale geliyor: Amerikal\u0131lar\u0131n bask\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131n Bonn antla\u015fmalar\u0131n\u0131n ve Paris antla\u015fmas\u0131n\u0131n onaylanmas\u0131n\u0131n gecikmesi bir\u00e7ok ba\u015fka \u00f6rnekler aras\u0131nda bir tanesidir. Sovyet diplomasisi, kar\u015f\u0131tlar\u0131n diyalekti\u011fine iyice egemen olmas\u0131n\u0131 bildi\u011fi i\u00e7in, kapitalistler aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkilerden en b\u00fcy\u00fck yarar\u0131 sa\u011flamaktad\u0131r. (SSCB, b\u00f6ylelikle, kapitalist \u0130ngiltere ile olan ticaretini geli\u015ftirmektedir.) Farkl\u0131 d\u00fczenler aras\u0131nda bar\u0131\u015f i\u00e7inde birarada ya\u015fama, b\u00f6ylece, kapitalizmin i\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerinin, her ne kadar kapitalizm-sosyalizm \u00e7eli\u015fkisine oranla ikincil iseler de \u00f6nemli bir rol oynayacaklar\u0131 bir sava\u015f\u0131m\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olacakt\u0131r.<br \/> \u015eu halde, bir s\u00fcre\u00e7 incelendi\u011fi zaman, onu b\u00fct\u00fcn geli\u015fmesi i\u00e7inde izlemenin ve ani bir g\u00f6r\u00fc\u015fle yetinmemenin ne kadar gerekli oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Bug\u00fcn do\u011fmu\u015f olan \u015fu ya da bu ikincil bir \u00e7eli\u015fki, ger\u00e7ekten yar\u0131n ba\u015f \u00e7eli\u015fki olacak.<br \/> Bu tahlil y\u00f6ntemi, bug\u00fcn\u00fcn Fransas\u0131&#8217;na uyguland\u0131\u011f\u0131nda, \u00e7ok karma\u015f\u0131k bir \u00e7eli\u015fkiler toplulu\u011funu ortaya koyar: Proletarya ile burjuvazi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki; (kentlerin ve k\u00f6ylerin) k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazisi ile burjuvazi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki; burjuvazinin rakip kanatlar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki vb.. Ama ayn\u0131 zamanda, d\u0131\u015f planda, Frans\u0131z emperyalizmi ile s\u00f6m\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc (sayfa 145) s\u00f6m\u00fcrge halklar aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki de vard\u0131r; Frans\u0131z emperyalizmi ile \u00f6teki emperyalizmler, en ba\u015fta Amerikan emperyalizmi ve yeniden do\u011fan Alman emperyalizmi aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki vb. vard\u0131r. Ve elbette ki, Frans\u0131z kapitalizmi ile sosyalizm aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki de vard\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu \u00e7eli\u015fkileri ayn\u0131 plan \u00fczerinde yerle\u015ftirebilir miyiz? Hay\u0131r. E\u011fer \u00e7a\u011fda\u015f Frans\u0131z toplumunu b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ele alacak olursak, ba\u015f \u00e7eli\u015fki, proletarya ile buijuvazi aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m, burjuva devrimin zaferinden beri[93] Frans\u0131z tarihini k\u0131rm\u0131z\u0131 bir \u015ferit gibi kateden ve sonucuyla, sosyalizmin zaferini sa\u011flayarak \u00fclkenin gelece\u011fini belirleyecek olan sava\u015f\u0131md\u0131r. Ama kapitalist burjuvazi, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek i\u00e7in Amerikan emperyalizminin himayesini davet etti. B\u00f6ylece ulusun \u00e7\u0131karlar\u0131na ihanet etti. \u015eu halde onun s\u0131n\u0131f siyaseti, yaln\u0131z devrimci proletaryaya kar\u015f\u0131 de\u011fil, burjuvazinin yankee egemenli\u011finden kazan\u00e7 sa\u011flamayan kanad\u0131 da dahil olmak \u00fczere, \u00f6teki s\u0131n\u0131flara da kar\u015f\u0131d\u0131r. Sonu\u00e7 olarak: yukarda belirtti\u011fimiz ba\u015f \u00e7eli\u015fkiden do\u011fan ikincil bir \u00e7eli\u015fki geli\u015fmektedir (bir yanda Amerikan einperyalizmi ve ulusal-olmayan burjuvaziye kar\u015f\u0131, \u00f6te yanda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde Frans\u0131z ulusu). Bu ikincil \u00e7eli\u015fki \u00f6yle bir \u00f6nem kazand\u0131 ki, bir zaman i\u00e7in ba\u015f \u00e7eli\u015fki haline geliyor. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ve ulusun \u00f6nc\u00fcs\u00fc Frans\u0131z kom\u00fcnistlerinin g\u00fcncel g\u00f6revi, kar\u015f\u0131 durulmaz bir ulusal birlik cephesinin ba\u015f\u0131nda, iflas etmi\u015f burjuvazinin ayaklar alt\u0131nda \u00e7i\u011fnedi\u011fi ulusal ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k bayra\u011f\u0131n\u0131 y\u00fckselterek ve ileri g\u00f6t\u00fcrerek, bu \u00e7eli\u015fkiyi \u00e7\u00f6zmektir.[94]<br \/> \u015euras\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, teorik bak\u0131mdan k\u00f6t\u00fc silahlanm\u0131\u015f bir devrimci parti, \u00e7eli\u015fkilerin ka\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 hareketini anlayamayacak ve \u00f6nceden g\u00f6remeyecektir. O, ancak olaylar\u0131n kuyru\u011funa tak\u0131lacakt\u0131r. (sayfa 146)<\/p>\n<p> <strong> IV. \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130N\u0130N BA\u015eLICA Y\u00d6N\u00dc VE \u0130K\u0130NC\u0130L Y\u00d6N\u00dc<\/strong><\/p>\n<p> Hareket halindeki \u00e7eli\u015fkilerin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fini incelemek, yaln\u0131zca her seferinde ba\u015f \u00e7eli\u015fkiyi ikincil \u00e7eli\u015fkilerden ay\u0131rmak demek de\u011fildir. Ayni zamanda her bir \u00e7eli\u015fkinin her iki y\u00f6n\u00fcn\u00fcn ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 \u00f6nemlerini ortaya \u00e7\u0131karmakt\u0131r da.<br \/> Her \u00e7eli\u015fki, ger\u00e7ekte, zorunlu olarak iki y\u00f6n ta\u015f\u0131r, bu y\u00f6nlerin birbirine kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131, ele al\u0131nan s\u00fcreci nitelendirir. \u015eimdi, bu iki y\u00f6n ya da bu iki kutup ayn\u0131 plana konacak \u015feyler de\u011fillerdir. Bir \u00e7eli\u015fkiyi alal\u0131m (A kar\u015f\u0131 B, B kar\u015f\u0131 A). E\u011fer A ve B, s\u00fcrekli olarak ve kesinlikle e\u015fde\u011fer iki kuvvet olsayd\u0131, hi\u00e7bir \u015fey de\u011fi\u015fmeyecekti; iki kuvvet sonsuz olarak birbirlerini dengeledikleri i\u00e7in b\u00fct\u00fcn hareket duracakt\u0131. \u015eu halde, her zaman, \u00e7ok az da olsa, \u00f6tekine \u00fcst\u00fcn gelen bir g\u00fc\u00e7 vard\u0131r ve b\u00f6ylelikle \u00e7eli\u015fki geli\u015fir. Belirli bir anda ba\u015fl\u0131ca rol\u00fc oynayan, yani y\u00fczy\u00fcze kar\u015f\u0131tlar\u0131n hareketini belirleyen y\u00f6ne, \u00e7eli\u015fkinin ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n\u00fc diyoruz. \u00d6teki y\u00f6n, ikincil y\u00f6nd\u00fcr.<br \/> Ama, nas\u0131l ki, ba\u015f \u00e7eli\u015fki ve ikincil \u00e7eli\u015fkiler yer de\u011fi\u015ftirebiliyorlarsa \u015fu ya da bu ikincil \u00e7eli\u015fki birinci plana ge\u00e7iyorsa ayn\u0131 \u015fekilde, bir \u00e7eli\u015fkinin ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n\u00fc ile ikincil y\u00f6n\u00fcn\u00fcn kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 durumlar\u0131 da devingendir. Belli ko\u015fullarda ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n ikincil, ikincil y\u00f6n ise ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n durumuna ge\u00e7er.<br \/> D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc dersimizde belirtti\u011fimiz gibi, su, molek\u00fclleri biraraya toplama e\u011filimindeki yap\u0131\u015fma kuvvetiyle, molek\u00fclleri birbirinden uzakla\u015ft\u0131rma e\u011filimindeki da\u011f\u0131lma kuvveti aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkinin bulundu\u011fu yerdir. Kat\u0131 durumda, \u00e7eli\u015fkinin ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n\u00fc, molek\u00fcller aras\u0131ndaki yap\u0131\u015fma kuvvetidir; gaz durumunda ise ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n da\u011f\u0131lma kuvvetidir. S\u0131v\u0131 durumu ise, iki kuvvet aras\u0131nda karars\u0131z denge durumudur.<br \/> Fransa&#8217;da, Eski D\u00fczende, feodalite ile kapitalizm aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkinin ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n\u00fc, &#8220;feodal&#8221; y\u00f6nd\u00fc. Ama, kapitalist burjuvazi, eski \u00fcretim ili\u015fkilerine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131nda \u00f6yle geli\u015fti ki, yeni ili\u015fkilerin, kapitalist ili\u015fkilerin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kabul ettirdi. \u00c7eli\u015fkinin ikincil y\u00f6n\u00fc olan bu kapitalist ili\u015fkiler, (sayfa 147) b\u00f6ylece ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n halirie geldiler.<br \/> \u00c7ok \u00f6nemli bir not: g\u00f6r\u00fcyoruz ki, \u00e7eli\u015fkinin iki y\u00f6n\u00fcn\u00fcn birbirine kar\u015f\u0131 durumu, k\u00f6kl\u00fc olarak de\u011fi\u015fince, ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n ikincil y\u00f6n haline, ikincil y\u00f6n ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n haline gelince, nitel bir de\u011fi\u015fme vard\u0131r (d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc derse bak\u0131n\u0131z). Ve ayn\u0131 zamanda, eski kar\u015f\u0131tlar birli\u011finin par\u00e7alanmas\u0131, yeni bir kar\u015f\u0131tlar birli\u011finin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 vard\u0131r.<br \/> Her defas\u0131nda, ba\u015fta gelen ve esas olan y\u00f6n\u00fc belirlemek gerekir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, \u00e7eli\u015fkinin hareketini belirleyen bu y\u00f6nd\u00fcr. Ba\u015f \u00e7eli\u015fkinin ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n\u00fc, i\u015fte diyalektik tahlilin kesin uygulama noktas\u0131. Bu, ikincil y\u00f6n\u00fcn hi\u00e7bir \u00f6nemi bulunmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmez. Eski ile yeni aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131ma bakal\u0131m: do\u011fu\u015funda, yeni hen\u00fcz \u00e7ok zay\u0131ft\u0131r, \u00e7eli\u015fkinin ancak ikincil y\u00f6n\u00fc olabilmektedir. Ama yeni oldu\u011fu i\u00e7in gelecek onundur; o, ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n olacakt\u0131r ve onun zaferi bir nitel de\u011fi\u015fikli\u011fe neden olacakt\u0131r.<br \/> Tarihsel materyalizmi incelerken \u00fcretimin, \u00fcretim ili\u015fkileri ile \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin niteli\u011fi aras\u0131ndaki temel bir \u00e7eli\u015fki \u00fczerinde nas\u0131l geli\u015fti\u011fini ve bu \u00e7eli\u015fkinin ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n\u00fcn\u00fcn nas\u0131l kimi kez \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler, kimi kez de \u00fcretim ili\u015fkileri oldu\u011funu (16. derse bak\u0131n\u0131z) g\u00f6rece\u011fiz.<br \/> Ba\u015fka bir \u00f6rnek: toplumsal pratik ve devrimci teori bir kar\u015f\u0131tlar birli\u011fi olu\u015ftururlar, her biri \u00f6teki \u00fczerinde etki yapar. E\u011fer s\u00fcre\u00e7 uzun bir d\u00f6nemde dikkate al\u0131nacak olursa, belirleyici y\u00f6n pratiktir: marksizm, proletaryan\u0131n nesnel sava\u015f\u0131mlar\u0131 olmaks\u0131z\u0131n kurulamaz ve geli\u015femezdi. Ama belirli anlarda ikincil y\u00f6n ba\u015fta gelen y\u00f6n olur, teori kesin bir \u00f6nem kazan\u0131r. Bunun gibi, 1917&#8217;de Bol\u015fevik Partisi, nesnel durum konusunda do\u011fru bir teorik de\u011ferlendirme getirmemi\u015f olsayd\u0131, bu duruma elveri\u015fli sloganlar\u0131 atamayacak, y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 seferber edemeyecek ve onlar\u0131 zafere giden at\u0131l\u0131\u015f i\u00e7in \u00f6rg\u00fctlendiremeyecekti. Rusya&#8217;da devrimci hareketin gelece\u011fi uzun bir s\u00fcre i\u00e7in tehlikeye d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olacakt\u0131. Demek ki, teorik y\u00f6n yaln\u0131zca ihmal edilmeyecek bir y\u00f6n olmakla kalmaz, baz\u0131 ko\u015fullarda, ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n haline, yani belirleyici y\u00f6n haline de ge\u00e7er. (sayfa 148)<br \/> &#8220;Lenin&#8217;in, &#8216;Devrimci teori olmadan devrimci hareket olmaz&#8221; s\u00f6zlerini s\u00f6yledi\u011fi s\u0131rada devrimci teorinin yarat\u0131lmas\u0131 ve savunulmas\u0131, ba\u015f ve belirleyici bir rol oynuyordu. Herhangi bir i\u015f yap\u0131laca\u011f\u0131 zaman, bu i\u015fin yap\u0131lmas\u0131 ile ilgili buyruklar, y\u00f6ntemler, plan ya da ilkeler yoksa, ana ve belirleyici etken, buyruk, y\u00f6ntem, plan ya da ilkedir.&#8221;[95]<br \/> Nesnel etmenle \u00f6znel etmen kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki durumunda bulunurlar, ve her an onlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 \u00f6nemlerini en yak\u0131ndan de\u011ferlendirmek gerekir.<br \/> &#8220;Bunu s\u00f6ylemekle materyalizme ters mi d\u00fc\u015f\u00fcyoruz? Hay\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, b\u00fct\u00fcn olarak tarihin geli\u015fmesinde maddi \u015feylerin manevi \u015feyleri, toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n toplumsal bilinci belirledi\u011fini kabul etmekle, ayn\u0131 zamanda, manevi \u015feylerin ve toplumsal bilincin toplumsal varl\u0131k \u00fczerindeki, \u00fcstyap\u0131n\u0131n ekonomik altyap\u0131 \u00fczerindeki etkilerini de kabul ediyoruz ve kabul etmek zorunday\u0131z.&#8221;[96]<br \/> Ve Mao \u00c7e-tung belirtiyor ki, diyalektik materyalizmin mekanik materyalizme kesin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sa\u011flayan da budur. (Mekanik materyalizme g\u00f6re, durum ve ko\u015fullar ne olursa olsun, a\u011f\u0131r basan \u00f6\u011fe a\u011f\u0131r basan \u00f6\u011fe kald\u0131\u011f\u0131, ikincil \u00f6\u011fe ikincil \u00f6\u011fe kald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in mekanik materyalizm metafiziktir.)<\/p>\n<p><strong>V. \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130 \u00dcZER\u0130NE GENEL SONU\u00c7LAR PRUDONCULU\u011eA KAR\u015eI MARKS\u0130ZM<\/strong><\/p>\n<p> &#8220;Diyalektik, esas olarak, \u015feylerin kendi \u00f6z\u00fcndeki \u00e7eli\u015fkinin incelenmesidir.&#8221;[97]<br \/> Lenin, diyalekti\u011fin \u00e7ekirde\u011fi olarak kabul etti\u011fi bu d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc yasan\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi \u00fczerinde \u0131srarla durur.<br \/> Bu yasay\u0131 kavrama g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc, sosyalizmi y\u00fcre\u011finden yaralar. Bunun en \u00f6nemli \u00f6rne\u011fi Proudhon&#8217;dur. Kom\u00fcnist Parti Manifestosu&#8217;nda Marx, Proudhon&#8217;u, tutucu sosyalizm (sayfa 149) ya da burjuva sosyalizmi kategorisi i\u00e7inde s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131r.<br \/> &#8220;Sosyalist burjuva, modern toplumsal ko\u015fullar\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00fcst\u00fcnl\u00fcklerini istiyor, ama buradan zorunlu olarak \u00e7\u0131kan sava\u015f\u0131mlar ve tehlikeler olmaks\u0131z\u0131n. Bunlar mevcut toplumu istiyorlar, yeter ki, devrimci ve \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fc \u00f6\u011feleri \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015f olsun. Proletaryas\u0131 olmayan bir burjuvazi istiyorlar.&#8221;[98]<br \/> Ger\u00e7ekte Proudhon, kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fini, iyi yan ile k\u00f6t\u00fc yan\u0131n birli\u011fi olarak de\u011ferlendirir. \u0130yi yan\u0131 koruyarak k\u00f6t\u00fc yan\u0131 atmak ister. Bu, \u00e7eli\u015fkinin i\u00e7te olma niteli\u011fini yads\u0131makt\u0131r: burjuvazi-proletarya \u00e7eli\u015fkisi, kapitalist toplumun ger\u00e7ek yap\u0131c\u0131 \u00f6\u011fesidir, ve kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc ancak bu \u00e7eli\u015fkiyle birlikte ortadan kalkar. Temelden birbirine kar\u015f\u0131t olan s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n uzla\u015fmas\u0131 \u00fctopyad\u0131r.<br \/> Marx, Proudhon&#8217;u \u015f\u00f6yle nitelendiriyor:<br \/> &#8220;Bilim adam\u0131 olarak, burjuvalar\u0131n ve proleterlerin \u00fcst\u00fcnden s\u00fcz\u00fclerek u\u00e7may\u0131 arzular; oysa sermayeyle emek, ekonomi politikle kom\u00fcnizm aras\u0131nda ileri geri yalpalayan k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvad\u0131r yal\u0131izca.&#8221;[99]<br \/> Diyalekti\u011fi bu bilmeyi\u015fi, Proudhon&#8217;u reformculu\u011fa, devrimci eylemin, yani s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n y\u00fczlerce kez yinelenen yads\u0131nmas\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Onun i\u00e7in, imparator Napol\u00e9on III&#8217;e \u015fu (18 May\u0131s 1850 tarihli) mektubu yazmas\u0131nda: &#8220;\u00d6\u011fretilerin sentezinin simgesi olan s\u0131n\u0131flar\u0131n uzla\u015fmas\u0131n\u0131 savundum.&#8221;; gene not defterine 1847&#8217;de \u015f\u00f6yle yazmas\u0131nda: &#8220;Le Peuple (&#8220;Halk&#8221;) i\u015f\u00e7ilerin gazetesi olaca\u011f\u0131 s\u0131rada, Le Moniteur Industriel ile, efendilerin gazetesi ile anla\u015fman\u0131n yolunu bulmal\u0131.&#8221; ; ve ensonu, Badinguet&#8217;nin h\u00fck\u00fcmet darbesinden sonra s\u00f6yledi\u011fi: &#8220;Louis Napo1\u00e9on, t\u0131pk\u0131 amcas\u0131 gibi devrimci bir diktat\u00f6rd\u00fcr; ama \u015fu farkla ki, birincil kons\u00fcl az \u00f6nce devrimin birinci evresini kapat\u0131yordu, ba\u015fkan ise ikinciyi a\u00e7\u0131yor.&#8221; s\u00f6zlerinde \u015fa\u015f\u0131lacak bir yan yoktur.<br \/> Blum gibi (\u0130nsanl\u0131k Merdiveni adl\u0131 kitab\u0131n yazan), Jules Moch gibi (daha \u00f6nceki derslerimizden birinde s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmalar&#8217;da) sosyalist liderler, &#8220;dengenin ve (sayfa 150) kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131n evrensel yasalar\u0131&#8221;na sayg\u0131 g\u00f6stermek bahanesiyle prudonculu\u011fu yeniden canland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. B\u00f6ylelikle burjuvazi kar\u015f\u0131s\u0131nda teslimiyeti hakl\u0131 g\u00f6steriyorlar. B\u00f6ylece, Blum&#8217;un deyi\u015fiyle, &#8220;kapitalizmin sad\u0131k temsilcileri&#8221; gibi davran\u0131yorlar. Teslim olmak, proletaryay\u0131 burjuvaziye teslim etmek, i\u015fte onlar\u0131n s\u00f6zde &#8220;iki cephe \u00fczerinde sava\u015f\u0131m&#8221;lar\u0131n\u0131n s\u00f6zde &#8220;\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc g\u00fc\u00e7&#8221;lerinin ger\u00e7ek anlam\u0131. Sosyal-demokrasi ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131 oport\u00fcnizmdir; proletarya, e\u011fer s\u0131n\u0131f d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131 yenmek istiy\u00f6rsa, onunla k\u0131yas\u0131ya sava\u015fmal\u0131d\u0131r.<br \/> Marx, Engels, Lenin ve Stalin&#8217;in bilimsel sosyalizmi tek devrimci oland\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc, kar\u015f\u0131tlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131, ger\u00e7e\u011fin temel yasas\u0131 olarak birinci plana al\u0131r. Onun i\u00e7in de devrimci proletaryan\u0131n &#8220;kar\u015f\u0131t\u0131&#8221; gerici burjuvaziye kar\u015f\u0131 ve diyalekti\u011fi yads\u0131yarak sava\u015f\u0131n tam orta yerinde proletaryay\u0131 sava\u015f\u0131mdan al\u0131koymak i\u00e7in \u00e7eli\u015fkileri maskelemeye \u00e7abalayan sosyal-demokrasi liderlerine kar\u015f\u0131 amans\u0131z bir sava\u015f\u0131m y\u00fcr\u00fct\u00fcr.<br \/> Kar\u015f\u0131tlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n yenilik getirici erdemini bilen, militan diyalektik\u00e7iye \u00f6rnek, Fransa&#8217;da, Maurice Thorez&#8217;dir. Devrimci liderin kendi &#8220;\u00e7\u0131rakl\u0131\u011f\u0131n\u0131&#8221; and\u0131\u011f\u0131 Fils du Peuple&#8217;de (&#8220;Halk\u0131n \u00c7ocu\u011fu&#8221;nda) \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor:<br \/> &#8220;Marx&#8217;\u0131n \u00f6nemli bir fikri kafamda yer etmi\u015fti: diyalektik hareket, devrimi ve kar\u015f\u0131-devrimi aral\u0131ks\u0131z bir sava\u015f\u0131ma s\u00fcr\u00fckler; devrim, kar\u015f\u0131-devrimi her g\u00fcn daha azg\u0131n, daha giri\u015fken yapar; kar\u015f\u0131-devnm ise devrimi ilerletir ve devrimi, kendisine ger\u00e7ekten devrimci bir parti edinmeye zorlar.&#8221;[100]<br \/> Ama diyalektik, yaln\u0131zca, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n (burjuvaziye kar\u015f\u0131 proletarya), sosyalizmi do\u011furacak olan sava\u015f\u0131m\u0131n olu\u015fturdu\u011fu ba\u015f \u00e7eli\u015fkiyi anlamak ve sonuna kadar g\u00f6t\u00fcrmek olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flamakla kalmaz. Burjuvaziye kar\u015f\u0131 ittifak\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fi b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7leri tan\u0131mak olana\u011f\u0131n\u0131 da sa\u011flar proletaryaya. Burjuvazinin gerici siyasetinin geli\u015fmesi de, emek\u00e7i k\u00f6yl\u00fc y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n, orta s\u0131n\u0131flar\u0131n, ayd\u0131nlar\u0131n vb. gittik\u00e7e b\u00fcy\u00fcyen muhalefetine neden olur. Gerici burjuvaziye kar\u015f\u0131 Halk Cephesinin, yurdun ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 u\u011fruna Ulusal (sayfa 151) Cephenin teorisyeni Maurice Thorez&#8217;nin belirtti\u011fi gibi, bunlar, diyalekti\u011fin g\u00fcn\u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 \u00e7eli\u015fkilerdir.<br \/> B\u00fct\u00fcn \u00e7eli\u015fkiler ilk bak\u0131\u015fta g\u00f6ze g\u00f6r\u00fcnmezler, onun i\u00e7indir ki, diyalektik , her zaman d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015ften ger\u00e7e\u011fe gider ve hareketi h\u0131zland\u0131rmak isterken, onu engelleyen sab\u0131rs\u0131zl\u0131klardan ka\u00e7\u0131n\u0131r. \u015eu ya da bu k\u00fc\u00e7\u00fck bir memur RPF&#8217;ye oy veriyor. L&#8217;Aurore gazetesini okuyor, anti-kom\u00fcnizm propagandas\u0131 ile besleniyor&#8230; Bu adam bir gerici midir? Bu memur, RPFye oy veriyor, L&#8217;Aurore&#8217;u okuyorsa, bu ho\u015fnut olmad\u0131\u011f\u0131 ve RPF&#8217;de ve L&#8217;Aurore&#8217;da m\u00fcttefikler bulaca\u011f\u0131na inand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7indir. Onun davran\u0131\u015f\u0131, kurban\u0131 oldu\u011fu nesnel \u00e7eli\u015fkilerin \u00f6znel yans\u0131s\u0131d\u0131r. Teoriye egemen olan bir militan\u0131n g\u00f6revi, ho\u015fnut olmayan bu k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvan\u0131n, kendisinin de kurban\u0131 oldu\u011fu kapitalizmin nesnel \u00e7eli\u015fkilerinin bilincine varmas\u0131na, bunlar\u0131 kendinde a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6rmesine, ve &#8220;k\u00fc\u00e7\u00fcklerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc&#8221; ad\u0131na b\u00fcy\u00fck kapitalistlerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ba\u011fnazl\u0131kla savunan RPF ve L&#8217;Aurore&#8217;un de\u011fil, ancak proletaryan\u0131n b\u00fct\u00fcn emek\u00e7ilerle ittifak\u0131 halinde y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc sava\u015f\u0131m\u0131n bu \u00e7eli\u015fkilere \u00e7\u00f6z\u00fcm getirebilece\u011finin bilincine varmas\u0131na yard\u0131m etmektir.<br \/> Bir g\u00f6zlem: Zorunlu bir \u015fey olan \u00e7eli\u015fkileri ara\u015ft\u0131rman\u0131n, fikir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ile hi\u00e7bir ilgisi yoktur. Kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fini ara\u015ft\u0131rmak bahanesiyle her \u015feyi birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rmamal\u0131d\u0131r. Kendisiyle \u00e7eli\u015fki halinde olan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcnce de\u011fildir. Ni\u00e7in? \u00c7\u00fcnk\u00fc, diyalektik bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, \u00e7eli\u015fkiyi kavrar, oysa kendisiyle \u00e7eli\u015fme halinde olan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, \u00e7eli\u015fkinin kurban\u0131d\u0131r: b\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, karmakar\u0131\u015f\u0131k bir d\u00fc\u015f\u00fcncedir.<br \/> \u00d6rnek: baz\u0131 burjuva ve, sosyal-demokrat y\u00f6neticiler y\u0131llarca \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Vietnam&#8217;la g\u00f6r\u00fc\u015fmelere giri\u015fmeyi ve bar\u0131\u015f yapmay\u0131 elbette ki istiyoruz, ama Ho \u015ei-minh&#8217;le g\u00f6r\u00fc\u015fmeyi istemiyoruz.&#8221; Diyalektik olmayan bir uslamlama; \u00e7\u00fcnk\u00fc, ger\u00e7e\u011fe s\u0131rt \u00e7eviriyor; ger\u00e7ekte, bar\u0131\u015f yapmak, d\u00fc\u015fmanla g\u00f6r\u00fc\u015fmelere giri\u015fmektir. Vietnam&#8217;da s\u00f6m\u00fcrgeci burjuvazinin d\u00fc\u015fman\u0131 da Ho \u015ei-minh&#8217;dir, ba\u015fka hi\u00e7 kimse de\u011fil.<br \/> G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, bu mant\u0131k yanl\u0131\u015ft\u0131r. E\u011fer gene de nedenini (sayfa 152) kendimize soracak olursak, bu uslamlaman\u0131n yukar\u0131daki s\u00f6zleri s\u00f6yleyenlerin kurban\u0131 olduklar\u0131 nesnel bir \u00e7eli\u015fkiyi, yani sava\u015f\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek isteyen s\u00f6m\u00fcrgecilerin \u00e7\u0131karlar\u0131 ile bar\u0131\u015f isteyen (s\u00f6m\u00fcrgecileri, bar\u0131\u015f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fmeye zorlayan) halk\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiyi yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yanl\u0131\u015f oldu\u011funu bulaca\u011f\u0131z. Demek ki, yanl\u0131\u015f ve kar\u0131\u015f\u0131k bir uslamlama, tamam\u0131yla nesnel ve diyalektik olan bir ger\u00e7e\u011fi ifade edebilir. Diyalektik tahlil, yanl\u0131\u015f bir uslamlamadan onun gizledi\u011fi ya da bilmedi\u011fi bir ger\u00e7e\u011fe ula\u015f\u0131r. (sayfa 153)<\/p>\n<p> <strong> YOKLAMA SORULARI<\/strong><\/p>\n<p> 1. \u00c7eli\u015fkinin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fi nedir? Bir-iki \u00f6rnekle a\u00e7\u0131klay\u0131n\u0131z.<br \/> 2. \u015eu ya da bu b\u00fcy\u00fck artistin, b\u00fcy\u00fck bir yazar\u0131n yap\u0131t\u0131nda \u00f6zg\u00fcl ile evrenselin birli\u011fini nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015ftirebildi\u011fini g\u00f6steriniz.<br \/> 3. Kesin bir \u00f6rnekle, ikincil bir \u00e7eli\u015fkinin, nas\u0131l ba\u015f \u00e7eli\u015fki haline gelebilece\u011fini g\u00f6steriniz.<br \/> 4. Kesin bir \u00f6rnekle, bir \u00e7eli\u015fkinin ikincil y\u00f6n\u00fcn\u00fcn nas\u0131l ba\u015fl\u0131ca y\u00f6n haline geldi\u011fini g\u00f6steriniz.<br \/> 5. Ne bak\u0131mdan, Lenin&#8217;in ifadesine g\u00f6re, kar\u015f\u0131tlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131 &#8220;diyalekti\u011fin \u00e7ekirde\u011fi&#8221;dir?<br \/> 6. Sosyalizm, diyalektik y\u00f6ntemi b\u0131rak\u0131rsa, neden soysuzla\u015f\u0131r?<\/p>\n<p> <strong> Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p> [79] Mao \u00c7e-tung, &#8220;\u00c7eli\u015fki \u00dczerine&#8221;, Teori ve Prattik, s. 34.<br \/> [80] Bielinski, Se\u00e7me Yap\u0131tlar, c. III, 1948, Rus\u00e7a bask\u0131.<br \/> [81] J. Stalin, &#8220;SSCB&#8217;de Sosyalizmin Ekonomik Sorunlar\u0131&#8221;, Son Yaz\u0131lar, 1950-1963, s. 64.<br \/> [82] J. Stalin, Son Yaz\u0131lar, 1950-1953, s. 95-99.<br \/> [83] Stalin, Bir Kere Daha Sendikalar \u00dczerine.<br \/> [84] \u015eubat 1917 Devriminin amac\u0131, \u00e7arl\u0131\u011f\u0131 y\u0131kmakt\u0131. Bu bir burjuva demokratik devrimdi. Lenin ve bol\u015fevikler bu soruna, do\u011fru olan y\u00f6ntemi uygulad\u0131lar: k\u00f6yl\u00fcy\u00fc kendi taraf\u0131na kazanmaya ve \u00e7arl\u0131kla uzla\u015fmaya vararak devrimi tasfiyeye \u00e7al\u0131\u015fan liberal kralc\u0131 burjuvaziyi tecrit ederek, proletaryan\u0131n k\u00f6yl\u00fc ile ittifak\u0131n\u0131 sa\u011flayarak \u00e7arl\u0131\u011f\u0131 yenilgiye u\u011fratt\u0131lar.<br \/> Ekim 1917 Devriminin amac\u0131, emperyalist burjuvaziyi yenmek, emperyalist sava\u015ftan \u00e7\u0131kmak, proletarya iktidar\u0131n\u0131 kurmakt\u0131. Bu bir sosyalist devrimdi. Lenin ve bol\u015fevikler bu soruna do\u011fru y\u00f6ntemi uygulad\u0131lar. K\u00f6y emek\u00e7ileri kitlesini kendi taraf\u0131na kazanmaya ve emperyalizm ile anla\u015fmaya vararak devrimi tasfiye etmeye \u00e7al\u0131\u015fan k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazinin (men\u015feviklerin, sosyalist-devrimcilerin) karars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 felce u\u011fratarak proletaryan\u0131n yoksul k\u00f6yl\u00fc ile ittifak\u0131n\u0131 sa\u011flama yoluyla emperyaist burjuvaziyi yenilgiye u\u011fratt\u0131lar. (Bu konuda bkz: Stalin, &#8220;Strateji ve Taktik&#8221;, Leninizmin Sorunlar\u0131, s. 70-84; J. Stalin, Leninizmin \u0130lkeleri, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1992, s. 66-81.)<br \/> [85] Mao \u00c7e-tung, &#8220;\u00c7eli\u015fki \u00dczerine&#8221;, Teori ve Pratik, s. 36-37.<br \/> [86] Sovyetler Birli\u011fi Kom\u00fcnist Partisi T\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc, 3-\u0130.<br \/> [87] Zaten ayn\u0131 s\u00fcrecin, duruma g\u00f6re hem evrensel, hem \u00f6zg\u00fcl olabilece\u011fini g\u00f6rmekteyiz. Art\u0131-de\u011fer yasas\u0131, kapitalizmin \u00f6zg\u00fcl yasas\u0131d\u0131r, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerle \u00fcretim ili\u015fkileri aras\u0131ndaki zorunlu uygunluk yasas\u0131 ise evrenseldir (bu yasa, \u00f6rne\u011fin kapitalist toplum i\u00e7in oldu\u011fu kadar, k\u00f6lelik toplumu i\u00e7in de ge\u00e7erlidir). Ama art\u0131-de\u011fer yasas\u0131, kapitalizmin ayr\u0131 ayr\u0131 a\u015famalar\u0131nda ald\u0131\u011f\u0131 somut, \u00f6zg\u00fcl y\u00f6nler bak\u0131m\u0131ndan evrenseldir: bu bak\u0131mdan azami k\u00e2r yasas\u0131ndan daha geni\u015f bir evrensellik g\u00f6sterir. \u00dcretim ili\u015fkileri ile \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin niteli\u011finin zorunlu uygunlu\u011fu evrensel yasas\u0131na gelince, bu yasa toplumlar\u0131n \u00f6zg\u00fcl yasas\u0131d\u0131r.<br \/> [88] Mao \u00c7e-tung, &#8220;\u00c7eli\u015fki \u00dczerine&#8221;, Teori ve Pratik, a. 45-46.<br \/> [89] Paul Eluard, &#8220;Courage&#8221;dan, Po\u00e8mes, s. 295.<br \/> [90] J. Stalin, &#8220;SSCB&#8217;de Sosyalizmin Ekonomik Sorunlar\u0131&#8217;, Son Yaz\u0131lar, 1950-1953, s. 92-93.<br \/> [91] J. Stalin, ayn\u0131 yap\u0131t, s. 93.<br \/> [92] J. Stalin, ayn\u0131 yap\u0131t, s. 93-94.<br \/> [93] Eski feodal d\u00fczende, daha o zaman proletarya ile burjuvazi aras\u0131nda sava\u015f\u0131m vard\u0131, ama o d\u00f6nemde bu hen\u00fcz ikincil bir \u00e7eli\u015fkiydi.<br \/> [94] Bkz: J. Stalin, &#8220;Sovyetler Birli\u011fi Kom\u00fcnist Partisi XIX. Kongresi Kapan\u0131\u015f Toplant\u0131s\u0131 Konu\u015fmas\u0131&#8221;, Son Yaz\u0131lar, 1950-1953, s. 187.<br \/> [95] Mao \u00c7e-tung, &#8220;\u00c7eli\u015fki \u00dczerine&#8221;, Teori ve Pratik, s. 52.<br \/> [96] Mao \u00c7e-tung, ayn\u0131 yap\u0131t, s. 52-53.<br \/> [97] L\u00e9nine, Cahiers philosophiques.<br \/> [98] Marx, Engels, Kom\u00fcnist Manifesto ve Kom\u00fcnizmin \u0130llkeleri, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s. 141.<br \/> [99] Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1992, s. 115.<br \/> [100] Maurice Thorez, Fils du Peuple, s. 65.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III) I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fkinin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fi.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Evrensel ve \u00f6zg\u00fcl birbirinden ayr\u0131lamaz.III .\u00a0\u00a0 Ba\u015f \u00e7eli\u015fki, ikincil \u00e7eli\u015fki.IV .\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fkinin ba\u015fta gelen y\u00f6n\u00fc, ikincil y\u00f6n\u00fc.V .\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fki \u00fczerine genel sonu\u00e7lar.\u00a0 Prudonculu\u011fa kar\u015f\u0131 marksizm. I. \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130N\u0130N \u00d6ZG\u00dcL N\u0130TEL\u0130\u011e\u0130 \u00c7eli\u015fkinin mutlak evrenselli\u011fi, somut \u00e7eli\u015fkilerin sonsuz zenginli\u011fini bize [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[104],"tags":[],"class_list":{"0":"post-2910","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-felsefenin-temel-ilkeleri-g-politzer"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III) - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III)\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III) I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fkinin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fi.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Evrensel ve \u00f6zg\u00fcl birbirinden ayr\u0131lamaz.III .\u00a0\u00a0 Ba\u015f \u00e7eli\u015fki, ikincil \u00e7eli\u015fki.IV .\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fkinin ba\u015fta gelen y\u00f6n\u00fc, ikincil y\u00f6n\u00fc.V .\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fki \u00fczerine genel sonu\u00e7lar.\u00a0 Prudonculu\u011fa kar\u015f\u0131 marksizm. I. \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130N\u0130N \u00d6ZG\u00dcL N\u0130TEL\u0130\u011e\u0130 \u00c7eli\u015fkinin mutlak evrenselli\u011fi, somut \u00e7eli\u015fkilerin sonsuz zenginli\u011fini bize [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-12-22T09:39:15+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"41 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III)\",\"datePublished\":\"2009-12-22T09:39:15+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/\"},\"wordCount\":8201,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"articleSection\":[\"Felsefenin Temel \u0130lkeleri - Georges Politzer\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/\",\"name\":\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III) - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"datePublished\":\"2009-12-22T09:39:15+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"contentUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III)\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III) - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III)","og_description":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III) I .\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fkinin \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fi.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Evrensel ve \u00f6zg\u00fcl birbirinden ayr\u0131lamaz.III .\u00a0\u00a0 Ba\u015f \u00e7eli\u015fki, ikincil \u00e7eli\u015fki.IV .\u00a0\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fkinin ba\u015fta gelen y\u00f6n\u00fc, ikincil y\u00f6n\u00fc.V .\u00a0\u00a0 \u00c7eli\u015fki \u00fczerine genel sonu\u00e7lar.\u00a0 Prudonculu\u011fa kar\u015f\u0131 marksizm. I. \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130N\u0130N \u00d6ZG\u00dcL N\u0130TEL\u0130\u011e\u0130 \u00c7eli\u015fkinin mutlak evrenselli\u011fi, somut \u00e7eli\u015fkilerin sonsuz zenginli\u011fini bize [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-12-22T09:39:15+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"41 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III)","datePublished":"2009-12-22T09:39:15+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/"},"wordCount":8201,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","articleSection":["Felsefenin Temel \u0130lkeleri - Georges Politzer"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/","name":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III) - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","datePublished":"2009-12-22T09:39:15+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#primaryimage","url":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","contentUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/1-nci-bolum-7-nci-ders-diyalektigin-dorduncu-cizgisi-karsitlarin-savasimi-iii\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"1 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 7 NC\u0130 DERS D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 KAR\u015eITLARIN SAVA\u015eIMI (III)"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2910","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2910"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2910\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2910"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2910"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2910"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}