{"id":2912,"date":"2009-12-22T12:46:10","date_gmt":"2009-12-22T09:46:10","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/"},"modified":"2009-12-22T12:46:10","modified_gmt":"2009-12-22T09:46:10","slug":"2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/","title":{"rendered":"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><strong><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/><\/strong>2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R<\/p>\n<p>I .\u00a0\u00a0\u00a0 Yeni idealist hile.<br \/>II .\u00a0\u00a0\u00a0 Marksist anlay\u0131\u015f.<br \/> a)\u00a0\u00a0 Varl\u0131\u011f\u0131n nesnelli\u011fi.<br \/> b)\u00a0\u00a0 Bilin\u00e7, varl\u0131\u011f\u0131n yans\u0131s\u0131.<br \/>III .\u00a0\u00a0 D\u00fc\u015f\u00fcnce ve beyin.<br \/>IV .\u00a0\u00a0 Bilincin iki derecesi.<br \/>V .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131<\/p>\n<p> <strong> I. YEN\u0130 \u0130DEAL\u0130ST H\u0130LE<\/strong><\/p>\n<p> Bundan \u00f6nceki dersimizde, dinin nesnel idealizminin, R\u00f6nesanstan beri bilimlerin geli\u015fmesiyle her yandan \u015fiddetli bir top at\u0131\u015f\u0131na tutulmu\u015f, ve 18. y\u00fczy\u0131lda materyalizmin darbeleri alt\u0131nda belini do\u011fultamayacak hale gelmi\u015f oldu\u011funu belirtmi\u015ftik.<br \/> \u0130\u015fte o zaman, batmakta olan d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n yerini almak \u00fczere yeni bir idealizm bi\u00e7imi, bug\u00fcn bir\u00e7ok filozoflarda buldu\u011fumuz idealizm bi\u00e7imi ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu idealizm, \u0130ngiliz piskoposu Berkeley&#8217;in (1685-1753) idealizmidir. Bu idealizmin amac\u0131, maddi ilkenin d\u00fcnyada varolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015farak, bilimsel bulu\u015flar\u0131n teorik \u00f6nemini baltalamakt\u0131r. Art\u0131k bu \u00e7a\u011fda, engizisyonun g\u00fczel g\u00fcnlerindeki gibi, materyalistleri ate\u015fte yakarak ortadan kald\u0131rmak (sayfa 191) olanakl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, onlar\u0131 saf, basit insanlar gibi, &#8220;felsefe yapmak&#8221; yetene\u011finde olmayan kimseler gibi g\u00f6stererek g\u00fcl\u00fcn\u00e7 hale getirmek i\u00e7in bizzat madde ortadan kald\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Maddenin bir kuruntu oldu\u011funa ili\u015fkin bir karar \u00e7\u0131kart\u0131lacak ve b\u00f6ylece, ger\u00e7e\u011fe dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcren bu felsefeye son verilecektir. Bundan b\u00f6yle art\u0131k yaln\u0131z &#8220;bilin\u00e7&#8221; \u00fczerinde felsefe yap\u0131lacak ve bilincin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fan her \u015fey felsefi-olmayan ilan edilecektir.<br \/> Berkeley, zaten, bu g\u00f6r\u00fc\u015f u\u011fruna sava\u015fan felsefe-d\u0131\u015f\u0131 nedenleri gizlemiyor. Ka\u00e7amakl\u0131 s\u00f6z etmeden a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yl\u00fcyor:<br \/> &#8220;Madde, bir kez do\u011fadan s\u00fcr\u00fcl\u00fcp at\u0131ld\u0131ktan sonra, tanr\u0131bilimciler ve filozoflar i\u00e7in, onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini karartan, g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde birer perde olan bir s\u00fcr\u00fc ku\u015fkucu [tanr\u0131tan\u0131maz anlay\u0131n\u0131z] ve dinsiz yap\u0131lar\u0131 da ve &#8230; bir s\u00fcr\u00fc tart\u0131\u015fmalar\u0131 ve karmakar\u0131\u015f\u0131k sorunlar\u0131 da kendisiyle birlikte al\u0131p g\u00f6t\u00fcr\u00fcr; madde, insana o kadar yarars\u0131z i\u015f y\u00fcklemi\u015ftir ki, bizim ona kar\u015f\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fc\u011fm\u00fcz kan\u0131tlar pek tan\u0131tlay\u0131c\u0131 olmasayd\u0131lar bile, &#8230; bu y\u00fczden ger\u00e7e\u011fin [feodal ideoloji diye okuyunuz], bar\u0131\u015f\u0131n [feodal d\u00fczen diye okuyunuz] ve dinin t\u00fcm dostlar\u0131n\u0131n, bu kan\u0131tlar\u0131n yeterli say\u0131lmas\u0131n\u0131 istemek i\u00e7in, her t\u00fcrl\u00fc nedene sahip olduklar\u0131na daha az inanmayacakt\u0131m.&#8221;[17]<br \/> Ba\u015fka yerde de \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131yor:<br \/> &#8220;E\u011fer bu ilkeler kabul edilmi\u015f ve onlara ger\u00e7ek g\u00f6z\u00fcyle bak\u0131lm\u0131\u015fsa bundan \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar: tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k ve ku\u015fkuculuk, ikisi birden tamam\u0131yla yenilmi\u015flerdir, karanl\u0131k sorunlar ayd\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r, hemen hemen \u00e7\u00f6z\u00fclmez olan g\u00fc\u00e7l\u00fckler \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr ve ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerden ho\u015flanan insanlar sa\u011fduyuya varm\u0131\u015flard\u0131r.&#8221;[18]<br \/> Berkeley, idealist hezeyan\u0131 i\u00e7inde, bilimin b\u00fct\u00fcn bulu\u015flar\u0131na, \u00f6zellikle matematikteki sonsuz derecede k\u00fc\u00e7\u00fck say\u0131lar hesab\u0131na \u00e7at\u0131yor, onlar\u0131 sa\u00e7ma, mant\u0131ks\u0131z ve ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncecilik olarak ilan ediyordu.<br \/> Berkeley&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc incelemek \u00f6nemlidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu g\u00f6r\u00fc\u015f \u00e7a\u011fda\u015f idealizmin \u00f6z\u00fcn\u00fc belirler. Burjuva \u00fcniversitesinin (sayfa 192) kabul etti\u011fi, bir materyalistin kaba bir adam oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesinin, idealist &#8220;filozoflar&#8221;\u0131n bilimler ve &#8220;bilim adamlar\u0131&#8221; hakk\u0131ndaki hesapl\u0131 horg\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fcn k\u00f6keninde, Berkeley&#8217;in bu d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 vard\u0131r.<br \/> Berkeley&#8217;in sistemi hakk\u0131nda &#8220;&#8230; insan akl\u0131 ve felsefe i\u00e7in ne utan\u0131lacak \u015feydir ki, hepsinin en sa\u00e7mas\u0131 oldu\u011fu halde, sava\u015f\u0131m verilmesi en g\u00fc\u00e7 olan sistemdir&#8221;[19] diyen Diderot, bu sistemin, gerici \u00f6nemi hakk\u0131nda yan\u0131lm\u0131yordu.<br \/> Berkeley, amac\u0131na ula\u015fmay\u0131 nas\u0131l beceriyordu? Diderot, Berkeley&#8217;in idealizminin ne t\u00fcr bir idealizm oldu\u011funu belirtiyor:<br \/> &#8220;Yaln\u0131zca kendi varl\u0131klar\u0131n\u0131n, kendi i\u00e7lerinde birbirlerini izleyen duyumlar\u0131n bilincinde olan, ba\u015fka bir \u015feyi kabul etmeyen filozoflara idealist denir.&#8221;[20]<br \/> \u015eu halde s\u00f6zkonusu olan, bizim bilincimizin, tasar\u0131mlar\u0131m\u0131z\u0131n, fikirlerimizin d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u015feyin varolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 &#8220;tan\u0131tlamak&#8221;t\u0131r. &#8220;D\u0131\u015f&#8221; ger\u00e7ek yoktur; her \u015fey, son tahlilde, bizim tasar\u0131mlar\u0131m\u0131z olan ussal tasar\u0131mlara var\u0131r. Ve e\u011fer bilin\u00e7 ya da denildi\u011fi gibi &#8220;ben&#8221; ortadan kald\u0131r\u0131l\u0131rsa b\u00fct\u00fcn ger\u00e7ek kaybolur. B\u00f6ylece, varl\u0131k, do\u011fa, madde, bilincin, benim bilincimin d\u0131\u015f\u0131nda ve ondan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak varolamazlar. Onun i\u00e7indir ki, bu t\u00fcr idealizme \u00f6znel idealizm ad\u0131 verilir. Berkeley&#8217;i dinleyelim:<br \/> &#8220;Madde, bizim akl\u0131m\u0131z\u0131n, zihnimizin d\u0131\u015f\u0131nda varoldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken sand\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fey de\u011fildir. Biz san\u0131yoruz ki, \u015feyler vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz, onlara dokunuyoruz; bize duyumlar verdikleri i\u00e7indir ki, onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na inan\u0131yoruz.<br \/> &#8220;Ama duyumlar, bizim zihnimizdeki, bizim sahip oldu\u011fumuz fikirlerden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fillerdir. \u015eu halde, duyular\u0131m\u0131zla alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z nesneler, fikirlerden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildirler ve fikirler bizim zihnimizin d\u0131\u015f\u0131nda varolamazlar.&#8221;[21]<br \/> Berkeley diyor ki, ellerinizi \u0131l\u0131k bir suya dald\u0131r\u0131n\u0131z, (sayfa 193) diyelim ki ellerinizden biri so\u011fuk, biri de s\u0131cak olsun. Su, s\u0131cak olan elinize so\u011fuk, so\u011fuk elinize de s\u0131cak gelmeyecek midir? \u015eu halde, su, hem so\u011fuk hem de s\u0131cakt\u0131r m\u0131 demek gerekecek? Bu, sa\u00e7mal\u0131\u011f\u0131n ta kendisi de\u011fil midir? \u00d6yleyse benimle birlikte siz de \u015fu sonuca var\u0131n\u0131z ki, suyun kendisi, maddi olarak ve bizden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak var de\u011fildir; bu, bizim duyumlar\u0131m\u0131za verdi\u011fimiz bir addan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir; su, ancak bizde vard\u0131r, bizim zihnimizde vard\u0131r. K\u0131saca, madde, bizim madde hakk\u0131nda yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z fikirdir; madde, fikirdir!<br \/> Berkeley&#8217;in amac\u0131na varmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 hokkabazl\u0131k, bilgi\u00e7\u00e7ilik, g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Duyumlar\u0131m\u0131n \u00e7eli\u015fkili, ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 olu\u015fundan, maddenin varolmad\u0131\u011f\u0131 sonucuna var\u0131yor. \u015eunu, belirtmeyi unutuyor ki, tam da duyumlar\u0131m \u00e7eli\u015fkili oldu\u011fu i\u00e7indir ki, suyun \u0131l\u0131k oldu\u011fu sonucunu \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131m. Ay\u0131n kimi zaman hilal bi\u00e7iminde, kimi zaman yuvarlak g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcnden, ay\u0131n, bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda varolmad\u0131\u011f\u0131 sonucu \u00e7\u0131kmaz, ama, ay \u00f6yle ko\u015fullar i\u00e7inde bulunur ki, ba\u015fka ba\u015fka zamanlarda onu de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde g\u00f6r\u00fcr\u00fcm anlam\u0131 \u00e7\u0131kar. E\u011fer biri bana k\u0131rm\u0131z\u0131 bir kuma\u015f\u0131 san g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klarsa, ben bu kuma\u015f\u0131n ancak bizim her ikimizin bilincinde varoldu\u011fu sonucuna de\u011fil, bu kimsenin sar\u0131l\u0131k gibi bir \u015feyi oldu\u011fu sonucuna var\u0131r\u0131m. Bir \u00e7ubu\u011fun suya dald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu zaman bana k\u0131r\u0131lm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmesinden, ben bu olay\u0131n ancak benim bilincimde varoldu\u011fu sonucunu \u00e7\u0131karacak de\u011filim, tam tersi, \u0131\u015f\u0131k \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131n sudan ge\u00e7erken k\u0131r\u0131lmalar\u0131n\u0131n benim d\u0131\u015f\u0131mda ve nesnel bir olay oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnece\u011fim.<br \/> Berkeley&#8217;in bilgi\u00e7\u00e7ili\u011fini neye dayand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 da g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor: do\u011frudan do\u011fruya, \u00e7eli\u015fkiyi olaylardan \u00e7\u0131kart\u0131p atan, ve olaylar\u0131n birbirleri \u00fczerindeki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkisini hesaba katmayan metafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131na. Onun fikrine g\u00f6re, \u00e7eli\u015fki, ancak zihinde olabilir, nesnel ger\u00e7ekte de\u011fil. B\u00f6yle oldu\u011funa g\u00f6re, ona \u00f6yle geliyor ki, e\u011fer benim duyumlar\u0131m \u00e7eli\u015fkiliyse, bu duyumlar\u0131m\u0131n tasar\u0131mlad\u0131klar\u0131 \u015fey, yaln\u0131zca benim zihnimde vard\u0131r; bir yan\u0131lsamadan, bir kad\u0131n v\u00fccudu ile bir bal\u0131k kuyru\u011fundan olu\u015fan denizk\u0131z\u0131 gibi bir imgelemden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir demektir. (sayfa 194)<br \/> Bir soru daha kal\u0131yor: e\u011fer madde yoksa, &#8220;bizde&#8221; her an ortaya \u00e7\u0131kan bu duyumlar nereden gelebilirler? Yan\u0131t haz\u0131r: onlar\u0131 bize g\u00f6nderen tanr\u0131n\u0131n kendisidir. Piskopos, &#8220;duyumlar\u0131n psikolojisi&#8221; i\u00e7inde yapt\u0131\u011f\u0131 ke\u015fif yolculu\u011fundan sonra yeniden piskopos oluyor, ve Berkeley&#8217;in \u00f6znel idealizmi, bo\u011fulmak \u00fczere olan kocam\u0131\u015f nesnel idealizme elini uzat\u0131yor; Berkeley, &#8220;i\u00e7&#8221; tanr\u0131y\u0131 kurtar\u0131rken, geleneksel yarat\u0131c\u0131 tanr\u0131y\u0131 da ve b\u00fct\u00fcn tanr\u0131bilimi de kurtarmay\u0131 umuyor.<br \/> Berkeley&#8217;in \u00fcnl\u00fc form\u00fclleri \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klan\u0131r: &#8220;Varl\u0131k, alg\u0131lanm\u0131\u015f olmak ya da alg\u0131lamakt\u0131r.&#8221; Ama benim &#8220;ruh&#8221;um \u00f6teki insanlar\u0131 bana duyumlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla tasar\u0131mlad\u0131\u011f\u0131ma, o insanlar\u0131n varl\u0131klar\u0131n\u0131 ancak bu duyumlarla tan\u0131d\u0131\u011f\u0131ma g\u00f6re, mant\u0131k\u0131 olarak bundan \u00e7\u0131kan sonu\u00e7, insanlar\u0131n da ancak benim ruhumun fikirleri olduklar\u0131 sonucudur. Sonu\u00e7 olarak, d\u00fcnyada yaln\u0131z benim bilincim vard\u0131r! \u0130\u015fte &#8220;tekbencilik&#8221; denen bu sa\u00e7ma yarg\u0131y\u0131 (yaln\u0131z &#8220;ben-kendim&#8221;in varl\u0131\u011f\u0131 tezini) Berkeley yads\u0131r, ama e\u011fer sonuna kadar kendi kendisiyle mant\u0131kl\u0131 olmak istiyorsa, bu sonucu uzakla\u015ft\u0131racak bir \u00e7are var m\u0131d\u0131r? Diyalektik materyalizmden farkl\u0131 olarak idealizmin hi\u00e7bir zaman tutarl\u0131 olamad\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc tekbencilik demek olan bu sa\u00e7ma varg\u0131 \u00f6n\u00fcnde her zaman geriledi\u011fini \u00f6nemle belirtmekten hi\u00e7bir zaman geri durmamal\u0131y\u0131z.<br \/> Berkeley&#8217;den sonra, nesnel idealizm, bir s\u00fcr\u00fc ayr\u0131nt\u0131 noktalar\u0131nda, kendi kendini &#8220;yetkinle\u015ftirmeye&#8221;, gen\u00e7le\u015fmek i\u00e7in gittik\u00e7e birbirlerinden daha karanl\u0131k, daha anla\u015f\u0131lmaz yeni s\u00f6zc\u00fckler bulmaya ve idealist filozoflar\u0131n sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 y\u00fckseltmeye u\u011fra\u015fta. Ama o hep ayn\u0131 taneyi \u00f6\u011f\u00fctecek bir de\u011firmendir.<br \/> &#8220;En modern&#8221; idealist filozoflar, &#8220;materyalistlere kar\u015f\u0131 piskopos Berkeley&#8217;de bulunamayacak hi\u00e7bir, ama s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn tam anlam\u0131yla hi\u00e7bir kan\u0131t ortaya koymam\u0131\u015flard\u0131r.&#8221;[22]<br \/> \u00dcniversite \u00e7evrelerinde maddeyi ancak c\u0131mb\u0131z\u0131n ucuyla tutan ve onu ruhun yerini tutacak bir \u015fey yapan &#8220;ruh filozoflar\u0131&#8221;na, &#8220;bilin\u00e7 filozoflar\u0131&#8221;na verilen \u00f6nem, Berkeley&#8217;vari \u00f6znel idealizmde ayak direyi\u015fi ortaya koyar. Bu felsefe \u00f6zellikle (sayfa 195) Paris kom\u00fcn\u00fcnden sonra, okullarda salg\u0131n haline gelen ve materyalizmin proletaryan\u0131n ba\u011fr\u0131nda kaydetti\u011fi ilerlemeler kar\u015f\u0131s\u0131nda burjuvazinin duydu\u011fu deh\u015feti ifade eden, gerici burjuvazinin g\u00f6zde felsefesidir. Hemen 1848&#8217;den sonra, Thiers taraf\u0131ndan ifade edilen istekleri yan\u0131tlayan burjuva filozoflar, her yola ba\u015fvurarak, dini kalk\u0131nd\u0131rmaya \u00e7aba g\u00f6steriyorlard\u0131.<br \/> B\u00f6ylece, bir Lachelier&#8217;ye g\u00f6re, evren &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilen bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye as\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyen bir d\u00fc\u015f\u00fcncedir&#8221;. Boutroux&#8217;ya g\u00f6re &#8220;tanr\u0131, ona yakla\u015fmak i\u00e7in harcad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7abalar\u0131n ortas\u0131nda, \u015fu, kendi kendimizin en derininde yarat\u0131c\u0131 etkisini duydu\u011fumuz varl\u0131\u011f\u0131n kendisidir.&#8221; Bir Hamelin&#8217;e g\u00f6re, ger\u00e7ek, ruhumuzun olu\u015fturdu\u011fu bir &#8220;yap\u0131n\u0131n&#8221; (construction) \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Bir Duhem i\u00e7in, bilimsel kavramlar, insan zihninin yaratt\u0131\u011f\u0131 &#8220;simgeler&#8221;den ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bir Brunschvicge&#8217;e g\u00f6re &#8220;ruh, ancak, ruhtan sorumlu olabilir&#8221;, ve bilimlerin ilerlemesi, bat\u0131da &#8220;vicdan&#8221;\u0131n ilerlemesine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ve \u00f6teki daha k\u00fc\u00e7\u00fck beylerden de s\u00f6zetmiyoruz. &#8220;Felsefe&#8221;, ayin havas\u0131na, gizemli bir havaya b\u00fcr\u00fcn\u00fcyor: o zaman, &#8220;felsefe&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, art\u0131k yaln\u0131zca resmi idealizmin e\u015fanlam\u0131 bir s\u00f6zc\u00fck olarak kullan\u0131l\u0131yor. \u00d6yle bir duygu uyand\u0131r\u0131l\u0131yor ki, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc iyi ve do\u011fru olarak kullanmak herkese g\u00f6re de\u011fildir; idealist ilahisini s\u00f6ylemeyi bilmek gerekir. \u0130dealist kan\u0131tlar\u0131n, kendilerinin &#8220;filozof olmad\u0131klar\u0131&#8221;na inand\u0131rmayaca\u011f\u0131 kimseleri yan\u0131tlayabilmek i\u00e7in, &#8220;Felsefeye Giri\u015f&#8221; adl\u0131 kitaplar\u0131n say\u0131s\u0131 durmadan art\u0131r\u0131l\u0131r.<br \/> Bu felsefi gericili\u011fin zaferi, 1900-1914 ve ondan sonraki burjuva filozoflar\u0131nin elela\u015f\u0131s\u0131 olan, bundan \u00f6nceki dersimizde de s\u00f6z\u00fcn\u00fc etmek f\u0131rsat\u0131n\u0131 buldu\u011fumuz Bergson&#8217;un felsefesidir. Berkeley&#8217;in ad\u0131n\u0131 etmeden onun tezini alarak, Bergson, Madde ve Bellek adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda \u015funu belirtiyor: d\u00fcnya imgelerden yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, bu imgeler ancak bizim bilincimizde vard\u0131r; beynin kendisi de bu imgelerden birisidir: b\u00f6yle oldu\u011funa g\u00f6re, bilincin beyinsiz varolmamas\u0131 \u015f\u00f6yle dursun, tersine, &#8220;bilin\u00e7&#8221;siz varolamayacak olan beyindir! Bilin\u00e7, &#8220;ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ger\u00e7ektir&#8221;; beyin kendinden \u00f6nce varolan (sayfa 196) d\u00fc\u015f\u00fcncenin hizmetinde bir mekanizmad\u0131r. Bundan \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar: e\u011fer beyin zarara u\u011frarsa, bellek, onun d\u0131\u015f\u0131nda, &#8220;bilin\u00e7alt\u0131&#8221;nda s\u00fcrer! En eski dinlerde oldu\u011fu gibi, organik hi\u00e7bir dayana\u011f\u0131 olmayan salt bir ruh vard\u0131r. Felsefi Bir Ge\u00e7it T\u00f6reninin Sonu: Bergsonculuk adl\u0131 yergi yaz\u0131s\u0131n\u0131n son b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Politzer, bu ruh felsefesinin \u00e7ok maddi olan tarihsel anlam\u0131n\u0131 ortaya koydu. 1914&#8217;te Bergson ve onun salt ruhu, Frans\u0131z emperyalistlerinin hizmetine giriyor. En \u015foven tezlere ayak uydurarak, Alman halk\u0131n\u0131, ruhu bo\u015falm\u0131\u015f madde gibi g\u00f6steriyor. Ruh, Frans\u0131z emperyalizminin zorla elege\u00e7irdi\u011fi bayraklar\u0131n k\u0131vr\u0131mlar\u0131 aras\u0131nda gizlenmi\u015fti! Ayn\u0131 &#8220;filozof&#8217;, can\u00e7eki\u015fen kapitalizmin onmaz yaralar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda pani\u011fe kap\u0131l\u0131yor ve bundan &#8230; makinele\u015fmeyi sorumlu tutuyor!<br \/> &#8220;Kendi kendine yetmek iddias\u0131nda bulundu\u011fu zaman, hele hele a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygular\u0131n ve ahlak bozucu tutkular\u0131n hizmetine girdi\u011fi zaman, uygarl\u0131\u011f\u0131n maddi geli\u015fmesi barbarl\u0131klar\u0131n en k\u00f6t\u00fcs\u00fcne gidebilir.&#8221; diye yaz\u0131yor.<br \/> Burada, gene, materyalizme y\u00f6neltilen eski iftiray\u0131 buluyoruz. Bergson, b\u00f6ylece, basit insanlar\u0131n dikkatini ger\u00e7ek sorunlardan ba\u015fka yana sapt\u0131rmak ve bilimi de\u011ferden d\u00fc\u015f\u00fcrmek i\u00e7in gericili\u011fin gedikli ideolo\u011fu rol\u00fcn\u00fc oynuyor.<br \/> Ayr\u0131 \u00e7a\u011fda, Almanya&#8217;da idealist Husserl, bilincin i\u00e7eri\u011finden \u00f6nce varoldu\u011funu do\u011fruluyor ve sonucunda, &#8220;felsefe y\u00f6ntemi&#8221; olarak d\u00fcnyay\u0131 ve nesnel \u00e7eli\u015fkilerini &#8220;parantez i\u00e7ine&#8221; almay\u0131 \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor. Bilincin k\u00f6kenini ger\u00e7ek i\u00e7inde ara\u015ft\u0131rmak yerine ger\u00e7e\u011fin k\u00f6kenini bilin\u00e7 i\u00e7inde aramay\u0131 \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor; bu, idealizmin \u00f6n\u00fcne durmadan yeni ve \u00e7\u00f6z\u00fclmez diyalektik sorunlar \u00e7\u0131kartan bilimlerin geli\u015fmesini kendi iradesine boyun e\u011fdirmedeki g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda burjuvazinin duydu\u011fu s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 yans\u0131tan umutsuz bir \u00e7abad\u0131r. Husserl&#8217;e g\u00f6re, bilimlerin ortaya koyduklar\u0131 felsefi sorulara verilecek yan\u0131t, her ne pahas\u0131na olursa olsun, maddenin varolu\u015fu ya da varolmay\u0131\u015f\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olmal\u0131d\u0131r.<br \/> Ensonu idealizmin en son sak\u0131z\u0131, Alman Heidegger ve Frans\u0131z \u00f6\u011fretililerinin (bu arada Jean-Paul Sartre&#8217;\u0131n) varolu\u015f\u00e7ulu\u011fudur: burada s\u00f6zkonusu olan varolu\u015f, &#8220;benim (sayfa 197) varl\u0131\u011f\u0131m, varolu\u015fumun bilinci&#8221;nden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu bilin\u00e7 tek ger\u00e7ektir. Varl\u0131k ve bilimsel bilgi, nesnel veriler ve bunlar\u0131 yans\u0131tan kavramlar de\u011ferden d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Usauygun fikirler, &#8220;varolu\u015f&#8221;a yol vermelidirler. Ku\u015fkusuz, bu &#8220;varolu\u015f&#8221;, bir &#8220;durum&#8221;la (&#8220;Situation&#8221;) s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, insan bir &#8220;durum i\u00e7inde&#8221;dir. Ama bu durum, onun bilincini belirlemez; tam tersine, durumu belirleyen bilin\u00e7tir. \u00c7\u00fcnk\u00fc her durum, sonal olarak, bu durum hakk\u0131nda sahip olunan bilince gider, ve her an, istenilen bilince sahip olunabilir, insan &#8220;kendi kendisini se\u00e7ebilir&#8221;. Buradan \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar\u0131labilir ki, k\u0131sacas\u0131, bir mahpus, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckten yoksunlu\u011funu &#8220;varolu\u015f bak\u0131m\u0131ndan&#8221; hissetmedi\u011fi anda, h\u00fccresinde, ilkyazdaki bir k\u0131rlang\u0131\u00e7tan daha \u00f6zg\u00fcrd\u00fcr! B\u00f6ylece bilin\u00e7, varl\u0131kla, nesnel verilerle alay eder; o, bunlardan s\u00f6zde ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. Kendimi maddenin varoldu\u011funu hissetmemek \u00fczere ayarlad\u0131\u011f\u0131m andan itibaren, madde art\u0131k yoktur; ve e\u011fer proleter, &#8220;kendini proleter olarak se\u00e7mezse&#8221;, proleter de\u011fildir!<br \/> Tanr\u0131tan\u0131maz olsun ya da olmas\u0131n, bu &#8220;felsefeler&#8221;, mademki bilimin, toplumsal sorunlar\u0131 ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in zorunlu oldu\u011funu yads\u0131yorlar, bilmesinlercilik de\u011firmenine su ta\u015f\u0131yorlar demektir. Art\u0131k sorun, kapitalizm ya da sosyalizm sorunu de\u011fildir, proletaryan\u0131n &#8220;kendisine&#8221; devrimcile\u011fi se\u00e7ip se\u00e7meyece\u011fi&#8221; sorunudur. Onun i\u00e7in kilise, bu felsefelerle ya pek yumu\u015fak bir \u015fekilde sava\u015f\u0131r, ya da hi\u00e7 sava\u015fmaz; bir h\u0131ristiyan bergsonculu\u011fun ve bir h\u0131ristiyan varolu\u015f\u00e7ulu\u011fun ya\u015famas\u0131na izin verir; hatta kilise, onlar\u0131, kendisine &#8220;geli\u015fmi\u015f&#8221; bir g\u00fcvence vermek i\u00e7in, h\u0131ristiyan ayd\u0131nlar\u0131, dinsel dogman\u0131n savunulmas\u0131 olanaks\u0131z \u00e7eli\u015fkileri \u00fczerine bilimler \u00fczerine ve materyalizm \u00fczerine felsefi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015ften uzakla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in kullan\u0131r. Sosyal-demokrasiye gelince, o \u00f6znel idealizmi, marksizmi tahrif etmek i\u00e7in kullan\u0131r.<\/p>\n<p> <strong>II. MARKS\u0130ST ANLAYI\u015e<\/strong><\/p>\n<p> &#8220;Yaln\u0131z bilincimizin ger\u00e7ekten varoldu\u011funu, maddi d\u00fcnyan\u0131n, varl\u0131\u011f\u0131n, do\u011fan\u0131n ancak bizim bilincimizde, (sayfa 198) duyumlar\u0131m\u0131zda, tasar\u0131mlar\u0131m\u0131zda, kavramlar\u0131m\u0131zda varoldu\u011funu savunan idealizmin tersine, marksist felsefi materyalizm, maddenin, varl\u0131\u011f\u0131n, do\u011fanin, bilincin d\u0131\u015f\u0131nda ve ondan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak varolan nesnel bir ger\u00e7eklik oldu\u011fu, maddenin bir ilk veri oldu\u011fu, \u00e7\u00fcnk\u00fc duyumlar\u0131n, tasar\u0131mlar\u0131n, bilincin kayna\u011f\u0131n\u0131n madde oldu\u011fu, oysa bilincin bir ikinci veri, t\u00fcrev oldu\u011fu, \u00e7\u00fcnk\u00fc maddenin yans\u0131s\u0131, varl\u0131\u011f\u0131n yans\u0131s\u0131 bulundu\u011fu; d\u00fc\u015f\u00fcnmenin, geli\u015fmesinin y\u00fcksek bir yetkinlik derecesine varm\u0131\u015f maddenin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu; daha belirli bir bi\u00e7imde s\u00f6yleyecek olursak, d\u00fc\u015f\u00fcncenin beynin \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu ve beynin d\u00fc\u015f\u00fcnmenin organ\u0131 oldu\u011fu; dolay\u0131s\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcnmenin maddeden ayr\u0131lamayaca\u011f\u0131, onlar\u0131 ay\u0131rman\u0131n b\u00fcy\u00fck bir yan\u0131lg\u0131ya d\u00fc\u015fmek demek olaca\u011f\u0131 ilkesinden yola \u00e7\u0131kar.&#8221;[23]<br \/> Stalin, b\u00f6ylece, marksist bilgi teorisinin iki temel tezini ortaya koyuyor: varl\u0131k bir nesnel ger\u00e7ektir, bilin\u00e7 onun \u00f6znel yans\u0131s\u0131d\u0131r. Sonra, materyalizmin, canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n geli\u015fmesi s\u0131ras\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcncenin k\u00f6keni sorununu, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve beyin ili\u015fkileri sorununu, somut olarak koydu\u011funu g\u00f6steriyor. Kendili\u011finden anla\u015f\u0131l\u0131r ki, bu sorunun bilimsel olarak incelenmesiyle, bilgi teorisi alan\u0131nda, yeni a\u00e7\u0131kl\u0131klara ula\u015f\u0131l\u0131r. \u00d6yleyse bu \u00e7e\u015fitli noktalar\u0131 g\u00f6relim.<\/p>\n<p> a) Varl\u0131\u011f\u0131n nesneli\u011fi.<\/p>\n<p> Bundan \u00f6nceki dersimizde, bilimin madde hakk\u0131nda edindi\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015fleri, anlay\u0131\u015flar\u0131, maddenin \u00f6zellikleri t\u00fckenmez oldu\u011fu i\u00e7in gittik\u00e7e daha \u00e7ok diyalektik olarak evrim g\u00f6steren, derinle\u015fen ve zenginle\u015fen bu g\u00f6r\u00fc\u015fleri, b\u00fct\u00fcn bilimsel \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n, eskiyemeyen,[24] b\u00fct\u00fcn bilginin temelinde yatan maddenin felsefi bilgisi (ya da kavram\u0131) ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini kaydetmi\u015ftik.[25] Maddenin bu felsefi kavram\u0131n\u0131 kesin olarak belirtmek zaman\u0131 geldi \u015fimdi:<br \/> &#8220;Madde, insana duyumlar\u0131 taraf\u0131ndan verilen ve (sayfa 199) duyumlar\u0131m\u0131zdan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak varolan, duyumlar\u0131m\u0131z taraf\u0131ndan kopya edilen, resmedilen ve yans\u0131t\u0131lan nesnel ger\u00e7ekli\u011fi g\u00f6steren felsefi bir kategoridir.&#8221;[26]<br \/> Lenin, ba\u015fka bir yerde, \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131yor:<br \/> &#8220;Madde, &#8230; kendisini yans\u0131tan insan zihninden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak varolan ve onun taraf\u0131ndan yans\u0131t\u0131lan nesnel ger\u00e7ekliktir.&#8221;[27]<br \/> Demek ki, ger\u00e7e\u011fi, Berkeley&#8217;in yapt\u0131\u011f\u0131 gibi ondan alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feye g\u00f6t\u00fcrmek \u015f\u00f6yle dursun, ger\u00e7ekten alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 bizzat ger\u00e7ek ile a\u00e7\u0131klamak s\u00f6zkonusudur.<br \/> O zaman idealilzm, kendisini yaln\u0131z sanan, ona g\u00f6re kendisinden ba\u011f\u0131ms\u0131z hi\u00e7bir \u015feyin varolmad\u0131\u011f\u0131, her \u015feyi kendi ruhsal durumuyla, \u00e7ocuk\u00e7a a\u00e7\u0131klayan bir insan\u0131n davran\u0131\u015f\u0131na benzer. D\u00fcnya, onun d\u00fcnyas\u0131d\u0131r. \u0130nan\u0131lmaz bir kendini be\u011fenmi\u015flikle katmerlenen b\u00f6nl\u00fck, sanki bilmek i\u00e7in kendinin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmak gerekli de\u011filmi\u015f gibi! Bu, sanki kendi &#8220;yarg\u0131s\u0131&#8221; yasaym\u0131\u015f, hadismi\u015f gibi, her \u015feye bir yan\u0131t\u0131 olan kimsenin tutumu, kendi bilincini b\u00fct\u00fcn ger\u00e7e\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc sayan ve insan soyuna de\u011fi\u015fmez, her zaman i\u00e7in ge\u00e7erli, kendi \u00f6z bilincinin s\u0131n\u0131r\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey olmayan bir s\u0131n\u0131r \u00e7izen bir kimsenin davran\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<br \/> Bir\u00e7ok y\u00fczy\u0131llardan beri bilimlerin geli\u015fmesi, ger\u00e7e\u011fin eskiden hi\u00e7 akla gelmeyen y\u00f6nlerini ortaya \u00e7\u0131kard\u0131. D\u00fcnyan\u0131n varolmak i\u00e7in, bizim bilincimize ve idealistlerin iznine gereksinmesi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011frulamak, zorunlu olarak bilimlerin de\u011fi\u015fmez g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r; bilimler, bu noktada, kendili\u011finden bir materyalizm \u00f6\u011fretirler ve bilincin d\u0131\u015f\u0131nda bir nesnel ger\u00e7e\u011fi kabul ederler. Bilim, durmadan maddenin yeni \u00f6zelliklerini buluyorsa, bu, maddenin bizde de\u011fil, bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda varolu\u015fundand\u0131r.<br \/> Mikroplar\u0131n, bulunu\u015flar\u0131ndan \u00f6nce de varolduklar\u0131ndan hi\u00e7 kimsenin ku\u015fkusu yoktur, \u00e7\u00fcnk\u00fc, o zamana kadar tedavi edilemez san\u0131lan ve mikroplar\u0131n bulunu\u015fuyla tedavi edilen hastal\u0131klar, mikroplar\u0131n bulunu\u015fundan \u00f6nce de vard\u0131.<br \/> Hi\u00e7 ku\u015fku yok ki, bir canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n varolabilmesi i\u00e7in (sayfa 200) gereken ko\u015fullar\u0131n hepsinin birden yery\u00fcz\u00fcnde bir araya gelmedi\u011fi bir zaman olmu\u015ftu.<br \/> \u0130dealistler, buna \u015fu &#8220;itiraz&#8221;la kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yorlar: &#8220;Ama mademki insans\u0131z, insandan \u00f6nceki bir d\u00fcnyan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kafas\u0131nda canland\u0131ran sizin bilincinizdir, &#8216;b\u00fct\u00fcn bilin\u00e7ten ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak varolmak&#8217; ne ifade eder?\u00a0 Christoph Colomb&#8217;un g\u00f6z\u00fcne \u00e7arpmadan \u00f6nce Amerika&#8217;n\u0131n varolu\u015fu, mademki, bu \u00f6nceki varolu\u015fu tasarlayan &#8216;sizin bilinciniz&#8217;dir, ne ifade eder? Mademki onu kafan\u0131zda tasarlayan sizsiniz, \u0131ss\u0131z bir ada sizsiz var de\u011fildir.&#8221; vb&#8230;<br \/> Lenin, b\u00fct\u00fcn bilgi teorisinin, belli zaman ve yer ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde d\u00fcnyada bulunan insan\u0131n ger\u00e7ek varl\u0131\u011f\u0131 ile, insandan \u00f6nce ya da insan\u0131n yoklu\u011funda ger\u00e7ek olarak varolan d\u00fcnyan\u0131n tasar\u0131mlanmas\u0131na zihin yoluyla yard\u0131mc\u0131 olan bilin\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcncenin imgesel bir \u015fekilde varolmas\u0131n\u0131 birbirinden ay\u0131rmay\u0131 kesin olarak bilmekten ibaret oldu\u011funu uzun zamandan beri belirtmi\u015f bulunuyor. Bunu ay\u0131rdetmeyi bilmemek tam anlam\u0131yla filozof olmamak demektir.<br \/> Toplumun maddi ya\u015fam\u0131n\u0131n, insanlar\u0131n bilincinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak varoldu\u011fundan hi\u00e7 kimsenin ku\u015fkusu yoktur, \u00e7\u00fcnk\u00fc, ne kapitalist, ne de proleter, kimse, iktisadi bunal\u0131m\u0131 dilemez, ama o gene de ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fekilde olu\u015fmaktad\u0131r.<br \/> Bir meta i\u00e7inde bulunan emek miktar\u0131n\u0131n de\u011fer ve de\u011ferin bi\u00e7imleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla belirtilmesi yasas\u0131, yani de\u011fer yasas\u0131, her ne kadar iktisat\u00e7\u0131 Ricardo bunu 19. y\u00fczy\u0131lda bulduysa da, meta \u00fcretiminin ta ba\u015f\u0131ndan beri i\u015flemektedir.<br \/> Burjuvazi ile soylular aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131, burjuvazinin ilk g\u00fcnlerinden beri ger\u00e7ektir; bununla birlikte, ancak 19. y\u00fczy\u0131ldad\u0131r ki, bu ger\u00e7e\u011fi, burjuva tarih\u00e7iler Guizot, Mignet, Thiers bulmu\u015flar ve bilerek ifade etmi\u015flerdir.<br \/> \u00d6yleyse \u015fu a\u015fa\u011f\u0131daki idealist iddialar hakk\u0131nda ne d\u00fc\u015f\u00fcnmeli:<br \/> &#8220;D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemi\u015f olan her \u015fey salt hi\u00e7liktir. &#8230; Bize, zaman ve uzay anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 kabul ettiren do\u011fa de\u011fildir, onlar\u0131 do\u011faya kabul ettiren biziz.&#8221;[28] (sayfa 201)<br \/> E\u011fer burjuva ideologlar\u0131n buna benzer tezleri tutmalar\u0131na neden, diyalektik materyalizm konusundaki elde\u011fmemi\u015f bilgisizlikleri de\u011filse nedir? Ku\u015fkusuz marksist felsefi y\u00f6nteme sahip olmayan birine, do\u011fa, varl\u0131k, madde, kendi gereksinmelerini kabul ettiren insan d\u00fc\u015f\u00fcncesini yans\u0131t\u0131yor gibi gelebilir. \u00d6rne\u011fin, bir kez bir baraj kurulduktan sonra, do\u011fa, m\u00fchendisler taraf\u0131ndan tasarlan\u0131p haz\u0131rlanm\u0131\u015f olan plan\u0131 yans\u0131tacakt\u0131r, ve bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nan sel, insanlar\u0131n iradesine boyun e\u011fecektir. Bu, her \u015feye kar\u015f\u0131n, do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n bozulabilece\u011fi, de\u011fi\u015ftirilebilece\u011fi ve i\u015flemez hale getirilebilece\u011fi ve insan bilincinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak varolmad\u0131klar\u0131, insan bilinci olmazsa, ortadan kalkacaklar\u0131 anlam\u0131na gelir mi? &#8220;Tersine, b\u00fct\u00fcn bu \u00f6nlemler, do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n, bilimsel yasalar\u0131n do\u011fru temeli \u00fczerinde al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n herhangi bir bi\u00e7imde bozulmas\u0131, bu yasalara herhangi bir sald\u0131r\u0131, bu \u00f6nlemlerin bozulmas\u0131n\u0131 ve ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011fururdu.&#8221;[29]<br \/> &#8220;Sonu\u00e7 olarak, do\u011fa g\u00fc\u00e7lerini ya da ekonomik g\u00fc\u00e7leri &#8217;emrimiz alt\u0131na almak&#8217;, onlara &#8216;egemen olmak&#8217; vb. dendi\u011fi zaman, hi\u00e7bir bi\u00e7imde bilimsel yasalar\u0131n &#8216;yok edilebilece\u011fi&#8217; ya da &#8216;olu\u015fturulaca\u011fi&#8217; ifade edilmemektedir. Tersine, bu s\u00f6zlerle kastedilen \u015fey \u015fudur ki, yasalar ke\u015ffedilebilir, tan\u0131nabilir, \u00f6z\u00fcmlenebilir, tam bir bilin\u00e7le uygulanabilir, toplum \u00e7\u0131kar\u0131na i\u015fletilebilir, ve bu yolla, egemenlik alt\u0131na al\u0131narak fethedilebilir.&#8221;[30]<br \/> Stalin&#8217;in son yap\u0131t\u0131nda bilim yasalar\u0131 \u00fcst\u00fcne yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klama, temel marksist tezin b\u00fct\u00fcn \u00f6nem ve kapsam\u0131n\u0131 \u00f6l\u00e7memize olanak sa\u011fl\u0131yor.<br \/> &#8220;Marksizm, ister do\u011fa yasalar\u0131, ister ekonomi politik yasalar\u0131 olsunlar bilim yasalar\u0131n\u0131, insan iradesinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak etkilerini s\u00fcrd\u00fcren, nesnel s\u00fcre\u00e7lerin yans\u0131malar\u0131 olarak anlar.&#8221;[31] (sayfa 202)<\/p>\n<p>b) Bili\u00e7, varl\u0131\u011f\u0131n yans\u0131s\u0131.<\/p>\n<p>Bilincin, varl\u0131\u011f\u0131n, do\u011fal ya da toplumsal ger\u00e7e\u011fin yans\u0131s\u0131 oldu\u011fu fikri ne demektir?<br \/> Bu demektir ki, ikicilik art\u0131k sona erdi; d\u00fc\u015f\u00fcnce, hareket halindeki maddeden ayr\u0131lmaz. Bilin\u00e7, maddeden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ve onun d\u0131\u015f\u0131nda var de\u011fildir; &#8220;&#8230; duyularla alg\u0131lanabilir maddi d\u00fcnya, bizim de bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fumuz bu maddi d\u00fcnya tek ger\u00e7eklik&#8221;tir.[32]<br \/> Bu, hi\u00e7 de, d\u00fc\u015f\u00fcncenin, organlar\u0131m\u0131z\u0131n salg\u0131lar\u0131 gibi maddi oldu\u011fu anlam\u0131na gelmez. Buna inanmak, materyalizmle idealizmi kar\u0131\u015ft\u0131rmaya do\u011fru, yanl\u0131\u015f bir ad\u0131m atmak, madde ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131nda, madde ile bilin\u00e7 aras\u0131nda bir \u00f6zde\u015flik kurmak demektir. Kaba materyalizmin i\u00e7ine d\u00fc\u015fmek demektir.<br \/> &#8220;\u00d6te yandan, bilincin, varl\u0131\u011f\u0131n bir bi\u00e7imi oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesi, niteli\u011fi bak\u0131m\u0131ndan bilincin de madde oldu\u011fu anlam\u0131na gelmez. &#8230; Marx&#8217;\u0131n materyalizmine g\u00f6re, bilin\u00e7 ve varl\u0131k, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve madde, genel bir deyi\u015fle, do\u011fa ve toplum ad\u0131 verilen ayn\u0131 g\u00f6r\u00fcng\u00fcn\u00fcn (phenomenon) farkl\u0131 iki bi\u00e7imidir. Dolay\u0131s\u0131yla birbirlerini yads\u0131mazlar;[33] bir ve ayni g\u00f6r\u00fcng\u00fc de de\u011fillerdir.&#8221;[34]<br \/> Bu, marksist teze g\u00f6re, bilincin edilgin oldu\u011fu, hi\u00e7bir rol\u00fc bulunmad\u0131\u011f\u0131, marksistlerin &#8220;bilincin rol\u00fcn\u00fc reddettikleri&#8221; vb. anlam\u0131na da gelmez. Buna inanmak, marksizmi sahte bir g\u00f6r\u00fc\u015f olan &#8220;epifenomenizm&#8221; (katmaolayc\u0131l\u0131k, g\u00f6lgeolayc\u0131l\u0131k) ile kar\u0131\u015ft\u0131rmak, marksizm kalpazanlar\u0131n\u0131n ard\u0131ndan gitmektir. E\u011fer bilin\u00e7 hi\u00e7bir etki olu\u015fturmasayd\u0131, Marx ne diye o kadar kitap yazacakt\u0131, ne diye Birinci Enternasyonali kuracak, fikirlerini yaymak i\u00e7in her yola ba\u015fvuracakt\u0131? (sayfa 203)<br \/> Marksist tez, bilincimizin i\u00e7eri\u011finin, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u0131\u015f ko\u015fullar\u0131n bize sundu\u011fu ve bize duyumlar\u0131m\u0131z i\u00e7inde verilen nesnel \u00f6zelliklerden ba\u015fka hi\u00e7bir kayna\u011f\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade eder:<br \/> &#8220;Bu konuda, materyalist teori, kavramlar\u0131m\u0131z\u0131n, &#8216;ego&#8217;muzun, ancak &#8216;ego&#8217;muz \u00fczerinde izlenimler yaratan d\u0131\u015f ko\u015fullar varoldu\u011fu s\u00fcrece, varoldu\u011funu s\u00f6yler. &#8230; Bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki nesne, bizim onu kavramam\u0131zdan \u00f6nce gelir; bu durumda da, kavram\u0131m\u0131z, bi\u00e7im, nesnenin gerisinde \u00f6z\u00fcn gerisinde kal\u0131r. Bir a\u011faca bakt\u0131\u011f\u0131m ve onu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm zaman, bu, ancak, bu a\u011fac\u0131n benim kafamda bir a\u011fa\u00e7 kavram\u0131n\u0131n uyanmas\u0131ndan da \u00f6nce varoldu\u011funu ortaya koyar; yani kafamda ona uygun d\u00fc\u015fen kavram\u0131 yaratan bu a\u011fa\u00e7t\u0131r.&#8221;[35]<br \/> Bilin\u00e7, maddenin hareketinin insan beyninde yans\u0131mas\u0131d\u0131r.<br \/> Ensonu marksist tez, bilincin, do\u011fa ve toplum tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan oldu\u011fu kadar, bireyin ve her bireyin ki\u015fili\u011finin tarihi bak\u0131m\u0131ndan da tarihsel geli\u015fmenin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu ifade eder:<br \/> &#8220;&#8230; do\u011fan\u0131n ve toplumun geli\u015fmesinde, bilin\u00e7ten, yani kafalar\u0131m\u0131zda olu\u015fan \u015feyden \u00f6nce, buna ili\u015fkin maddi bir de\u011fi\u015fiklik, yani bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda olu\u015fan \u015feyler gelir. Her belli maddi de\u011fi\u015fikli\u011fin ard\u0131ndan, erge\u00e7 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak, buna uygun bir d\u00fc\u015f\u00fcncel de\u011fi\u015fiklik gelir.&#8221;[36]<br \/> &#8220;D\u0131\u015f ko\u015fullar\u0131n geli\u015fiminin, maddi yan\u0131n geli\u015fiminin, bilincin geli\u015fiminden \u00f6nce geldi\u011fi \u00e7\u0131kar: \u00f6nce d\u0131\u015f ko\u015fullar de\u011fi\u015fir, \u00f6nce maddi yan de\u011fi\u015fir, sonra da buna uygun olarak bilin\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcncel yan de\u011fi\u015fir.&#8221;[37]<br \/> Bu olay, ki herkes taraf\u0131ndan denetlenebilir, materyalizmin ve bilincin varl\u0131\u011fa g\u00f6re ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n deneysel kan\u0131t\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Ayn\u0131 zamanda, bilincin, aynadaki yans\u0131 gibi ger\u00e7e\u011fin hemen beliren, do\u011fru ve \u015fa\u015fmaz bir yans\u0131s\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, canl\u0131, hareketli, de\u011fi\u015fken, durrnadan ilerleyen bir yans\u0131 (sayfa 204) olu\u015fturdu\u011funu g\u00f6sterir.<br \/> Elbette, d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman, bu hemen g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00f6n\u00fcne gelmez. D\u00fc\u015f\u00fcnce, g\u00f6rkemle kendi kendisini i\u015fletiyor, y\u00f6netiyor gibi gelir insana. Descartes&#8217;in kabul etti\u011fi gibi, varolmak i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcnmenin yeterli oldu\u011funu ve bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin kendi kendini yeti\u015ftirinek i\u00e7in bir bedene gereksinmesi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tasarlayabilir, kendi kendimizi buna kand\u0131rabiliriz. Ve idealist filozoflar, varolan her \u015feyin, onlar\u0131n y\u00fcce ve &#8220;\u00f6zg\u00fcr&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin erdemi sayesinde varoldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcnmekten o kadar mutlu oluyorlar ki, buna inanmaya haz\u0131r bulunuyorlar. D\u00fc\u015f\u00fcncenin do\u011fal ve toplumsal k\u00f6klerini bilmedikleri i\u00e7in, her \u015feyin d\u00fc\u015f\u00fcnceden yola \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yorlar ve d\u00fc\u015f\u00fcnce kar\u015f\u0131s\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir hayranl\u0131k duyuyorlar:<\/p>\n<p> &#8220;B\u00fct\u00fcn evren soyumda sallan\u0131yor ve titriyor.&#8221;<br \/> (P. Val\u00e9ry)<\/p>\n<p> Fikirlerin, bizzat kendilerini muhafaza ettiklerini, bizzat kendilerini geli\u015ftirdiklerini, bilincin her \u015feye kadir i\u00e7 tanr\u0131 \u00fcslubu oldu\u011funu sanmak: hem korkun\u00e7, hem de zevk verici bir e\u011filim. Daha \u00f6nce b\u00fcy\u00fck materyalist Diderot taraf\u0131ndan alaya al\u0131nm\u0131\u015f bir yan\u0131lsama; Diderot, idealizmin olu\u015fu s\u00fcrecini, duyarl\u0131kla bezenmi\u015f, d\u00fcnyada kendini tek sanan ve &#8220;evrenin t\u00fcm uyumu&#8221;nun kendinde oldu\u011funu sanacak, bir piyanonun yan\u0131lsamalar\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131r.[38]<\/p>\n<p><strong>III. D\u00dc\u015e\u00dcNCE VE BEY\u0130N<\/strong><\/p>\n<p>Materyalizm, bu yan\u0131lsamayla her zaman sava\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Diderot, daha o zaman, maddenin d\u00fc\u015f\u00fcnebildi\u011fi varsay\u0131m\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a dile getiriyordu. Marx \u015funu yazd\u0131: &#8220;D\u00fc\u015f\u00fcnceyi, d\u00fc\u015f\u00fcnen maddeden ay\u0131rmak olanaks\u0131zd\u0131r. Bu madde, evrende oladuran b\u00fct\u00fcn de\u011fi\u015fmelerin etkenidir.&#8221;[39] (sayfa 205)<br \/> Engels ise, &#8220;bize ne kadar y\u00fcce g\u00f6r\u00fcn\u00fcrlerse g\u00f6r\u00fcns\u00fcnler, bilincimizin ve d\u00fc\u015f\u00fcncemizin, maddi, bedensel bir organ\u0131n, beynin \u00fcr\u00fcnlerinden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131klar\u0131&#8221;n\u0131[40] belirtir. Ve Lenin, &#8220;Alemin tablosu, maddenin nas\u0131l hareket etti\u011fini ve &#8216;maddenin&#8217; nas\u0131l &#8216;d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc&#8217; g\u00f6steren bir tablodur&#8221;[41] diyor ve, d\u00fc\u015f\u00fcnce bir hareket de\u011fildir, d\u00fc\u015f\u00fcnce, &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcnce&#8221;dir demek, hemen hemen &#8220;\u0131s\u0131n\u0131n bir hareket de\u011fil, \u0131s\u0131 oldu\u011fu&#8221; ileri s\u00fcrmek kadar bilimseldir, g\u00f6zleminde bulunuyor.<br \/> Do\u011fa bilimleri g\u00f6sterir ki, bir kimsede beyin geli\u015fmesinin yetersizli\u011fi, bilincin, d\u00fc\u015f\u00fcncenin geli\u015fmesi i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir engel te\u015fkil eder: aptallar\u0131n durumu b\u00f6yledir. D\u00fc\u015f\u00fcnce, canl\u0131 t\u00fcrlerdeki duyu organlar\u0131, sinir sistemi, ve \u00f6zellikle sinir sisteminin organizmaya komuta eden \u00fcst segmenti beyin, temsil ettikleri y\u00fcksek bir yetkinlik derecesine varan do\u011fa geli\u015fiminin tarihsel bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Beyin, ayn\u0131 zamanda, hem organizma i\u00e7inde h\u00fck\u00fcm s\u00fcren ko\u015fullar\u0131, hem de d\u0131\u015f ko\u015fullar\u0131 yans\u0131t\u0131r.<br \/> Bilincin, d\u00fc\u015f\u00fcncenin hareket noktas\u0131 nedir? Duyumdur, duyumlar\u0131n kayna\u011f\u0131 ise, insan\u0131n do\u011fal gereksinmelerinin bask\u0131s\u0131yla i\u015fledi\u011fi maddedir. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn ba\u015flang\u0131c\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcncenin ilk hareketlerini olu\u015fturan i\u015ftir, pratiktir, \u00fcretimdir. \u0130\u015f, bir bedduan\u0131n, &#8220;ekme\u011fini aln\u0131n\u0131n teriyle kazanacaks\u0131n&#8221; bedduas\u0131n\u0131n meyvesi de\u011fildir. Emek, insanla do\u011fan\u0131n \u00f6z birli\u011fi, t\u00f6zel birli\u011fidir, insan\u0131n ya\u015fayabilmek i\u00e7in do\u011faya kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131d\u0131r, b\u00fct\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcncenin kayna\u011f\u0131d\u0131r.<br \/> &#8220;&#8230; t\u00fcm materyalizmin &#8230; ba\u015fl\u0131ca kusuru, nesnenin, ger\u00e7ekli\u011fin, duyumlulu\u011funun duyumsal insan etkinli\u011fi, pratik olarak&#8221;[42] ele al\u0131nmamas\u0131d\u0131r.<br \/> Engels, \u00fcnl\u00fc bir metinde, eme\u011fin, hayvanl\u0131ktan hen\u00fcz \u00e7\u0131kmakta olan insan\u0131n duyurnlar\u0131n\u0131 \u00e7o\u011faltarak, ellerini ve bunun sonucu olarak da beynini nas\u0131l geli\u015ftirdi\u011fini ve bunun da (sayfa 206) ona nas\u0131l yeni pratik ilerlemeler sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Demek ki, el, emek organ\u0131 el, ayn\u0131 zamanda eme\u011fin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr.[43] \u00d6te yandan bilimler \u015funu da \u00f6\u011fretiyor ki, e\u011fer bir ki\u015fi her t\u00fcrl\u00fc toplum ya\u015fam\u0131ndan kopar, onun d\u0131\u015f\u0131nda kal\u0131rsa, d\u00fc\u015f\u00fcncesi a\u015f\u0131r\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde bozulur, k\u00f6relir; belle\u011fi da\u011f\u0131l\u0131r; iradesi \u00e7\u00f6ker, yokolur. E\u011fer bu ki\u015fi toplum ya\u015fam\u0131n\u0131 hi\u00e7 tan\u0131mad\u0131ysa onun insan niteli\u011fi kaybolur. Ormanlara b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f ve kurtlar\u0131n koruyup bakt\u0131klar\u0131 \u00e7ocuklar\u0131n, kurtlar\u0131n huylar\u0131n\u0131 ald\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<br \/> Engels, b\u00fct\u00fcn insan \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n ta ilk zamanlardan beri topluluk halinde bir \u00e7al\u0131\u015fma oldu\u011funu, aksi halde, insan\u0131n do\u011fal tehlikelere bile kar\u015f\u0131 koyamayacak oldu\u011funu kaydediyor.<br \/> Bu, d\u00fc\u015f\u00fcncenin ve d\u00fc\u015f\u00fcnmenin (d\u00fc\u015f\u00fcnme i\u015finin) k\u00f6kenlerini anlamak bak\u0131m\u0131ndan \u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi olan bir g\u00f6zlemdir. Emek, durmadan, ger\u00e7e\u011fin yeni y\u00f6nlerini ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r, o zamana kadar bilinmeyen sorunlar getirir. Duyumlar\u0131n yans\u0131tmaya yetmedi\u011fi yeni nesnel ba\u011flant\u0131lar\u0131 ortaya \u00e7ikar\u0131r. Oysa emek, bir grup insan\u0131n b\u00fct\u00fcn enerjilerinin ayn\u0131 anda ve ayn\u0131 noktaya uygulanmas\u0131 i\u00e7in \u00f6rne\u011fin bir kayay\u0131 yerinden oynatmak i\u00e7in toplu \u00e7abay\u0131 ve toplu eylemi gerektirir. \u0130nsanlar\u0131 toplu halde hareket ettirmek i\u00e7in bir i\u015faret, bir emir gerekir. Ama eylem daha karma\u015f\u0131k olur olmaz ne ba\u011f\u0131r\u0131\u015f, ne de el-kol hareketi yetmiyor; yerine getirilecek i\u015fi a\u00e7\u0131klamak gerekiyor, yani art\u0131k duyumlar\u0131n da \u00f6tesinde, yeni i\u015faretler, duyumlar aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131lar\u0131 ifade eden nitel bak\u0131mdan yeni i\u015faretler, yani s\u00f6zc\u00fckler gerekiyor. B\u00f6ylece, emek, insanlarda olu\u015fturdu\u011fu karma\u015f\u0131k izlenimlerin, insanlar aras\u0131nda birbirlerine iletilmesini gerektiriyor. \u015eu halde, birbirine iletme, birbirine nakletme gereksinmesini, emek ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece, bir anlat\u0131m olmaktan \u00f6nce bir iletim olan dil do\u011fdu.[44] (sayfa 207)<br \/> Ayn\u0131 zamanda insan beyni, inceliyor ve yeni ba\u011flant\u0131larla zenginle\u015fiyor. \u015eu halde beyin, toplumsal bir \u00fcr\u00fcnd\u00fcr de. Ensonu dilin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, \u00f6n anlam\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcncenin ve d\u00fc\u015f\u00fcnmenin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 demektir. \u00d6nemli bir basamak atlanm\u0131\u015f, ileri do\u011fru kesin bir ad\u0131m at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Emek olmadan, toplumsal eylem olmadan, dil olmaz, d\u00fc\u015f\u00fcnce olmaz.<br \/> &#8220;Diyorlar ki, d\u00fc\u015f\u00fcnceler, insan\u0131n akl\u0131na deme\u00e7 halinde ifade olunmadan \u00f6nce gelirler, bunlar dil malzemesi olmaks\u0131z\u0131n, dil zarf\u0131 olmaks\u0131z\u0131n, s\u00f6z\u00fcmona, \u00e7\u0131plak olarak do\u011farlar. Oysa bu, kesinlikle yanl\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan\u0131n akl\u0131na gelen d\u00fc\u015f\u00fcnceler ne olurlarsa olsunlar, bunlar, ancak dil malzemesinin temeli \u00fczerinde, dilin deyim ve t\u00fcmcelerinin, dilin temeli \u00fczerinde do\u011fabilirler ve varolabilirler. \u00c7\u0131plak, dilin malzemesinden kurtulmu\u015f, dil denen &#8216;do\u011fal madde&#8217;den kurtulmu\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnce olamaz. &#8216;Dil, d\u00fc\u015f\u00fcncenin dolays\u0131z ger\u00e7ekli\u011fidir&#8217; (Marx). D\u00fc\u015f\u00fcncenin ger\u00e7ekli\u011fi dilde belirir. Yaln\u0131zca idealistler, &#8216;do\u011fal madde&#8217;si olan dilden kopmu\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fcnceden, dilsiz bir d\u00fc\u015f\u00fcnceden s\u00f6zedebilirler.&#8221;[45]<br \/> Diyalektik materyalizmin bu tezleri, Lenin&#8217;in de \u00f6nceden sezip yap\u0131lmas\u0131n\u0131 istedi\u011fi gibi, do\u011fa bilimleri taraf\u0131ndan, b\u00fcy\u00fck bilgin Pavlov&#8217;un fizyoloji alan\u0131ndaki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla apa\u00e7\u0131k g\u00f6ze \u00e7arpacak bir \u015fekilde do\u011frulanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/> Pavlov, beyin etkinli\u011finin esas s\u00fcre\u00e7lerinin, belirli ko\u015fullar alt\u0131nda olu\u015fan, d\u0131\u015ftan gelme oldu\u011fu kadar i\u00e7ten gelme duyumlar\u0131n harekete ge\u00e7irdi\u011fi \u015fartl\u0131 refleksler oldu\u011funu buldu. Bu duyumlar\u0131n, canl\u0131 organizman\u0131n b\u00fct\u00fcn eylemi i\u00e7in i\u015faret hizmeti g\u00f6rd\u00fcklerini g\u00f6sterdi.<br \/> \u0130kinci clarak, s\u00f6zc\u00fcklerin de, i\u00e7erikleriyle, anlamlar\u0131yla, kendi belirttikleri nesnelerin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 duyumlar\u0131n yerine ge\u00e7ebildiklerini, ve bu s\u00f6zc\u00fcklerin de, s\u0131ras\u0131nda, \u015fartl\u0131 reflekslere, ister organik, ister s\u00f6zl\u00fc olsun yan\u0131tlamalara neden olabildiklerini buldu. B\u00f6ylece s\u00f6zc\u00fckler, i\u015faretlerin i\u015faretlerini, yani birincisi \u00fczerinde olu\u015fan ve insana \u00f6zg\u00fc olan ikinci bir i\u015faretle\u015fme sistemi olu\u015ftururlar. B\u00f6ylece, dil, insan\u0131n \u00fcst (sayfa 208) eyleminin, toplumsal eyleminin ko\u015fulu, \u015fu anda varolan duyurnu a\u015fan soyut d\u00fc\u015f\u00fcncenin dayana\u011f\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnmenin dayana\u011f\u0131 oluyor. \u0130nsana, ger\u00e7e\u011fi azami kesinlikle yans\u0131tmak olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayan, dildir.<br \/> B\u00f6ylece Pavlov, ayn\u0131 bulu\u015fla insan bilincini en ba\u015fta belirleyen \u015feyin, kaba materyalistlerin ve psikanalistlerin sand\u0131klar\u0131 gibi, insan organizmas\u0131 ve biyolojik ko\u015fullar olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, tersine, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 toplum ve toplum hakk\u0131nda sahip olduklar\u0131 bilgi oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015f oldu. \u0130nsanda biyolojik olan, toplumsal olana ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r. Ya\u015fam\u0131n toplumsal ko\u015fullar\u0131, organik ve ussal ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ek d\u00fczenleyicisidir.[46] D\u00fc\u015f\u00fcnce, do\u011fas\u0131 gere\u011fi, toplumsal bir olayd\u0131r.<br \/> Demek ki, b\u00f6ylece beynin d\u00fc\u015f\u00fcncenin organ\u0131 oldu\u011fu, ama onun yaln\u0131zca organ\u0131 oldu\u011fu \u00e7ok do\u011frudur, ve bu, marksizmin, &#8220;insanlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirleyen \u015fey, bilin\u00e7leri de\u011fildir; tam tersine, onlar\u0131n bilincini belirleyen toplumsal varl\u0131klar\u0131d\u0131r.&#8221;[47] diyen \u00f6z g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc yalanlamaz.<\/p>\n<p><strong>IV. B\u0130L\u0130NC\u0130N \u0130K\u0130 DERECES\u0130<br \/><\/strong><br \/>Pavlov&#8217;un fizyolojik \u00e7al\u0131\u015fma ve bulu\u015flar\u0131, bilin\u00e7te, ger\u00e7e\u011fin yans\u0131s\u0131n\u0131, varl\u0131\u011f\u0131n yans\u0131s\u0131n\u0131, yani bilginin olu\u015f tarz\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131kla belirtmemize de olanak sa\u011flar.<br \/> Basit bir \u00f6rnek alal\u0131m: bir \u00e7ocu\u011fa, kullan\u0131lagelen s\u00f6zc\u00fcklerin anlam\u0131 nas\u0131l \u00f6\u011fretilir? \u00d6nce \u00e7ocu\u011fa s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn anlatt\u0131\u011f\u0131 \u015feyin bir\u00e7ok kez ardarda g\u00f6sterilmesi gerekir; ikinci olarak da ayn\u0131 zamanda, ona \u015feyin ad\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek ve \u00e7ocuk, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, do\u011fru olarak ve &#8220;kendili\u011finden&#8221;, \u015feyle birle\u015ftirinceye ve s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc \u015feyin yoklu\u011funda da, yani soyut olarak kullanabilinceye kadar s\u0131k s\u0131k s\u00f6ylettirrnek gerekir.<br \/> B\u00f6ylece, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn anlam\u0131, \u00f6z\u00fcmlendi\u011fi anda \u015feyin fikrini temsil eder ve bu fikir ya da kavram, yinelenen duyumlar temeli \u00fczerinde ve bu duyumlari i\u015faret eden dil temeli \u00fczerinde (sayfa 209) \u015fekillenir. \u015eu halde, bilginin iki derecesi vard\u0131r: aral\u0131ks\u0131z (hemen uyar\u0131y\u0131 izleyen) duyum ve soyut fikir (ya da kavram). Ayr\u0131ca, tek ba\u015f\u0131na duyumun fikirden daha az tam bir bilgi oldu\u011funu g\u00f6rmek kolayd\u0131r; ger\u00e7ekten de \u00e7ocuk yaln\u0131z beyaz ku\u011fular\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc s\u00fcrece ku\u011funun beyaz bir ku\u015f oldu\u011funa inanacakt\u0131r, ki bu da k\u0131smen yanl\u0131\u015ft\u0131r; tersine, ku\u011fuyu bilimsel tan\u0131mlamas\u0131yla bilen bir zoolog onun hakk\u0131nda daha kesin, daha do\u011fru ve daha &#8220;tam&#8221; bir fikre sahip olacakt\u0131r. \u015eu halde g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, ger\u00e7e\u011fi daha do\u011fru olarak yans\u0131tan soyut fikirdir, ama \u015furas\u0131 kesindir ki, bu bilimsel ku\u011fu fikri, ancak, do\u011fada varolan t\u00fcrlerin ve \u00e7e\u015fitlerin sistematik bir envanterinin temeli \u00fczerinde, duyumlar temeli \u00fczerinde olu\u015fabilir.<br \/> Kendiliklerinden &#8220;soyut&#8221; \u015feyler, \u00f6rne\u011fin akrabal\u0131k kavramlar\u0131 s\u00f6zkonusu oldu\u011fu zaman, \u00e7ocuk, bunlar\u0131 da, gene yeteri kadar s\u0131k s\u0131k yinelenen toplumsal pratik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla edinebilir.<br \/> Daha karma\u015f\u0131k bir \u00f6rnek alal\u0131m: k\u00fc\u00e7\u00fck t\u00fcccar, \u00e7ok a\u011f\u0131r vergiler \u00f6d\u00fcyor, tekstil i\u015f\u00e7isi i\u015fsizlik tehdidi alt\u0131nda, k\u00fc\u00e7\u00fck memur ayda 20.000 frank kazan\u0131yor. Diyelim ki birincisi L&#8217;Aurore, ikincisi Franc-Tireur, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ise Figaro gazetesini okuyor. Herbiri kendi gazetesinde kendi sefaletinin bir yank\u0131s\u0131n\u0131 bulur; burjuva yazar, k\u00fc\u00e7\u00fck insanlar\u0131n hazin kaderinden yak\u0131n\u0131r. Bu gazeteler, durumu duygusal y\u00f6nleriyle k\u0131smen yans\u0131t\u0131rlar. Ama o kadarla kal\u0131rlar, durumu a\u00e7\u0131klamaya hi\u00e7 yana\u015fmazlar, geli\u015fig\u00fczel onu-bunu, y\u00f6netimin israf\u0131n\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck i\u015fletmelerin say\u0131s\u0131n\u0131 ya da k\u00f6yl\u00fcleri su\u00e7larlar. Tersine, L&#8217;Humanit\u00e9 gazetesinin, Maurice Thorez&#8217;nin bir raporunun okuru, kendisine durumun b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerinin anahtar\u0131n\u0131 veren a\u00e7\u0131klamay\u0131, kapitalizmin ve \u00e7eli\u015fkilerinin tahlilini, bug\u00fcnk\u00fc kapitalizmin temel yasas\u0131 hakk\u0131nda, yani azami k\u00e2r pe\u015finde ko\u015fma hakk\u0131nda, soyut ama ger\u00e7e\u011fi derinlemesine yans\u0131tan bir kavram bulacakt\u0131r.<br \/> B\u00f6ylece, b\u00fct\u00fcn alanlarda, bilgi, duyumsal olandan, ussal olana do\u011fru gider. Berkeley&#8217;e g\u00f6re g\u00fcne\u015fin d\u00fcz ve k\u0131rm\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fclmesi olgusu, onun yaln\u0131z bizim bilincimizde varoldu\u011funun bir &#8220;kan\u0131t&#8221;\u0131d\u0131r; marksizme g\u00f6re bu, yaln\u0131zca (sayfa 210) duyular\u0131m\u0131zla alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bilginin yeterli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc, her ne kadar duyular\u0131m\u0131z ger\u00e7ekle temas\u0131m\u0131z\u0131 sa\u011fl\u0131yorlarsa da bize ger\u00e7e\u011fin ne oldu\u011funu anlatamad\u0131klar\u0131n\u0131n kan\u0131t\u0131d\u0131r. Diyalektik bize \u00f6\u011fretti ki, bir olay\u0131 anlamak i\u00e7in, olayla ba\u015fka olaylar aras\u0131nda ba\u011flant\u0131lar kurmak, onun k\u00f6kenini bilmek, i\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerini yakalay\u0131p ortaya \u00e7\u0131karmak gerekir. Bilim, fikirlerle tan\u0131ma, yaln\u0131zca g\u00fcne\u015fin ger\u00e7ekte nas\u0131l oldu\u011funu bize bildirmekle kalmayacak, ayn\u0131 zamanda, onu neden d\u00fcz ve k\u0131rm\u0131z\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fc de \u00f6\u011fretecektir. Bilim bize olaylar\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fc teslim eder.<br \/> &#8220;Mant\u0131ksal bilgi ve alg\u0131lar\u0131m\u0131zla elde edilen bilgi aras\u0131ndaki fark, alg\u0131sal bilginin tek tek olaylarla, \u015feylerin d\u0131\u015f ili\u015fkileriyle ilgilenmesine kar\u015f\u0131l\u0131k, mant\u0131ksal bilginin b\u00fcy\u00fck bir ad\u0131m atarak b\u00fct\u00fcne varmas\u0131, \u015feylerin \u00f6z\u00fcn\u00fc, i\u00e7 ili\u015fkilerini kavramas\u0131 ve bizi \u00e7evreleyen alemin i\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerini a\u00e7\u0131klamas\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece o, \u00e7evremizdeki alemin geli\u015fmesini, b\u00fct\u00fcn a\u015famalar aras\u0131ndaki i\u00e7 ili\u015fkileri i\u00e7inde kavrayabilir.&#8221;[48]<br \/> Bilginin birinci a\u015famas\u0131ndan, duyumlar, izlenimler, heyecanlar derecesinden, ikinci derecesine, kavramlar a\u015famas\u0131na ge\u00e7i\u015f, kayda de\u011fer, \u00f6nemli bir diyalektik \u00f6rne\u011fidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, nitel bak\u0131mdan yeni olan bu olay\u0131, yani kavram\u0131 olu\u015fturan \u015fey, duyumlar\u0131n nicel bak\u0131mdan birikimidir.<br \/> &#8220;&#8230; bilginin duyusal a\u015famas\u0131, yani duyumlar ve izlenimler a\u015famas\u0131, bilginin ilk a\u015famas\u0131d\u0131r. &#8230;<br \/> Toplumsal pratik s\u00fcr\u00fcp gittik\u00e7e, prati\u011fin seyrinde insanda alg\u0131lar ve izlenimler uyand\u0131ran \u015feyler,[49] bir\u00e7ok kez yinelenir ve insan zihnindeki bilgi s\u00fcrecinde, sonucu kavram kurulmas\u0131na varan, ani bir de\u011fi\u015fme, bir s\u0131\u00e7rama olur. Bu haliyle kavram, art\u0131k, \u015feylerin do\u011fas\u0131n\u0131, bunlar\u0131n birle\u015fimden kopuk a\u015famalar\u0131n\u0131 ya da d\u0131\u015f ili\u015fkilerini de\u011fil, bunlar\u0131n \u00f6zlerini, b\u00fct\u00fcnl\u00fcklerini, i\u00e7 ili\u015fkilerini kapsar. Kavram ve alg\u0131, yaln\u0131zca nicelik y\u00f6n\u00fcnden de\u011fil, nitelik y\u00f6n\u00fcnden de birbirinden farkl\u0131d\u0131r.&#8221;[50] (sayfa 211)<br \/> Gene Lenin&#8217;in forrn\u00fcl\u00fcn\u00fc al\u0131rsak: &#8220;Kavramlar maddenin kendisinin en y\u00fcksek \u00fcr\u00fcn\u00fc olan beynin en y\u00fcksek \u00fcr\u00fcnleridirler.&#8221;[51] Ve e\u011fer, insanlar\u0131n fikirleri aras\u0131nda \u00e7eli\u015fkiler varsa, bu, bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizin yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ekte de \u00e7eli\u015fkiler olmas\u0131ndand\u0131r: &#8220;\u015feylerin diyalekti\u011fi, fikirlerin diyalekti\u011fini yarat\u0131r ve tersi olmaz.&#8221;[52]<br \/> Marx daha \u00f6nce \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;&#8230;fikir, maddi d\u00fcnyan\u0131n insan akl\u0131nda yans\u0131mas\u0131ndan ve d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imlerine d\u00f6n\u00fc\u015fmesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.&#8221;[53]<\/p>\n<p><strong>V. VARGI<\/strong><\/p>\n<p> Maddenin bilince g\u00f6re \u00f6nceli\u011fi konusunda marksist tezin b\u00fcy\u00fck pratik \u00f6nemini anl\u0131yoruz.<br \/> Birinci olarak e\u011fer ilkin de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frayan ko\u015fullarsa ve sonra bunun sonucu olarak insanlar\u0131n bilinci de\u011fi\u015fiyorsa, \u015fu ya da bu \u00f6\u011fretinin, teorinin, ya da idealin derin nedenini, ne insanlar\u0131n beyninde, ne onlar\u0131n imgeleminde, ne de yarat\u0131c\u0131 dehas\u0131nda de\u011fil, maddi ko\u015fullar\u0131n geli\u015fmesinde aramak gerekir. Ancak bu ko\u015fullar\u0131n incelenmesine dayanan bir fikir iyidir ve kabul edilebilir.<br \/> \u0130kinci olarak, e\u011fer insanlar\u0131n bilincini, duygular\u0131n\u0131, \u00f6rf ve adetlerini d\u0131\u015f ko\u015fullar belirliyorsa, yaln\u0131zca bu ko\u015fullardaki de\u011fi\u015fikli\u011fin insanlar\u0131n bilincini de\u011fi\u015ftirebilece\u011fi besbelli bir \u015feydir. Sonsuz bir insan, &#8220;sonsuz bir insan do\u011fas\u0131&#8221; yoktur. Bireysel bir varolma sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n geli\u015fti\u011fi bir \u00f6zel m\u00fclkiyet d\u00fczeninde, insanin bir ba\u015fka insan i\u00e7in kurt olmas\u0131 &#8220;do\u011fal&#8221;d\u0131r. Sosyalist yar\u0131\u015fman\u0131n, sosyalist m\u00fclkiyetin geli\u015fti\u011fi bir d\u00fczende, insanlar aras\u0131ndaki karde\u015flik fikirlerinin zafer kazanmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydir. \u0130nsan ne iyi, ne de k\u00f6t\u00fcd\u00fcr; ko\u015fullar nas\u0131l yapm\u0131\u015flarsa \u00f6yledir. Marksizm, burjuva ideologlar\u0131n\u0131n ortaya att\u0131klar\u0131, insan\u0131 k\u00f6t\u00fc yapan &#8220;k\u00f6t\u00fc (sayfa 212) kurumlard\u0131r&#8221; demek mi do\u011frudur, yoksa insan\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc &#8220;kurumlar\u0131&#8221; bozar demek mi do\u011frudur, sorusuna kesin bir yan\u0131t getirir. \u0130nsan\u0131n ahlak\u0131n\u0131 bozan &#8220;kurumlar&#8221; de\u011fil, kapitalizmdir. &#8220;Ahlaki yenilenme&#8221; yoluyla devrim fikri, bir yaland\u0131r.<br \/> Ger\u00e7ekte, yeni, sosyalist bir bilin\u00e7le yeni bir insan, yeni, sosyalist ya\u015fam ko\u015fullar\u0131nda olu\u015fabilir. Bunun i\u00e7in ne yapmal\u0131? Toplumsal ger\u00e7ek \u00fczerinde, insanl\u0131k-d\u0131\u015f\u0131 kapitalist sistem \u00fczerinde olu\u015fturulacak de\u011fi\u015ftirici bir etkiyle bu yeni ko\u015fullar\u0131n geli\u015fini h\u0131zland\u0131rmal\u0131. Marx&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi &#8220;E\u011fer ko\u015fullar insan\u0131 bi\u00e7imlendiriyorsa, bu ko\u015fullar\u0131 insanca bi\u00e7imlendirmek gerekir.&#8221;[54]<br \/> B\u00f6ylece, daha ayd\u0131nlanma \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n baz\u0131 Frans\u0131z filozoflar\u0131n\u0131n da sezinledikleri materyalizm ile sosyalizm aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131, b\u00fct\u00fcn a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ile ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Sosyalizmi istemeyen sa\u011fc\u0131 sosyal-demokrat liderler, \u00f6teki derslerimizde g\u00f6rece\u011fimiz gibi, materyalizmi reddederek ve en geri idealizmin arkas\u0131na gizlenerek marksizmi tahrif etmek i\u00e7in ellerinden geleni yapmak durumuna d\u00fc\u015ferler. Materyalizm, tersine, proletaryaya ve insanl\u0131\u011fa, maddi ve k\u00fclt\u00fcrel a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fmesinin yolunu, devrimci yolu a\u00e7ar. (sayfa 213)<\/p>\n<p><strong>YOKLAMA SORULARI<\/strong><\/p>\n<p>1. Fikrinizce, \u00f6znel idealizmin kan\u0131tlar\u0131 en \u00e7ok kimin \u00fczerinde etki yapabilir? Neden?<br \/> 2. Do\u011fan\u0131n ve toplumun yasalar\u0131n\u0131n nesnelli\u011fi fikrinden ne anla\u015f\u0131l\u0131r? \u00d6rnekler veriniz.<br \/> 3. Bilincin, ger\u00e7e\u011fin yans\u0131s\u0131 oldu\u011fu tezi ne anlama gelir?<br \/> 4. \u0130nsan bilincinin \u015fekillenmesinde eme\u011fin rol\u00fc nedir?<br \/> 5. Bilincin toplumsal geli\u015fmenin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu g\u00f6steriniz.<br \/> 6. Bilimin soyut fikirleri, neden azami bir do\u011frulukla ger\u00e7e\u011fi yans\u0131t\u0131rlar?<br \/> 7. Materyalizm ile sosyalizm aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131 g\u00f6steriniz.<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p> [17] Aktaran. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s.18-19.<br \/> [18] Berkeley, Trois dialogues d&#8217;Hylas et de Philono\u00fcs,&#8221;\u00d6ns\u00f6z&#8221;.<br \/> [19] Aktaran: Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 27.<br \/> [20] Diderot, aktaran: Lenin, ayn\u0131 yap\u0131t, s. 27.<br \/> [21] Berkeley, ad\u0131 ge\u00e7en yap\u0131t.<br \/> [22] Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 30-31.<br \/> [23] Stalin, Leninizmin Sorunlar\u0131, s. 659-660.<br \/> [24] Bu konuda bak\u0131n\u0131z: Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 135-137 ve 287-292.<br \/> [25] Bu fikir, gelecek dersta ayd\u0131nlat\u0131lacakt\u0131r.<br \/> [26] Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 136.<br \/> [27] Ayn\u0131 yap\u0131t, s. 290.<br \/> [28] H. Poincar\u00e9, La valeur de la science.<br \/> [29] J. Stalin, &#8220;SSCB&#8217;de Sosyalizmin Ekonornik Sorunlar\u0131&#8221;, Son Yaz\u0131lar 1950-1953, s. 63.<br \/> [30] Ayn\u0131 yap\u0131t, s. 68.<br \/> [31] Ayn\u0131 yap\u0131t, s. 62.<br \/> [32] Ludwig Feuerbach&#8230;, s. 24; Felsefe \u0130ncelemeleri, s. 26; Din \u00dczerine, s. 214.<br \/> [33] Burada Stalin, bunun bi\u00e7im ve i\u00e7erik aras\u0131nda bir \u00e7at\u0131\u015fma oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle \u00e7eli\u015fmedi\u011fini, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n genel olarak bi\u00e7im ile i\u00e7erik aras\u0131nda de\u011fil, ama yeni bir bi\u00e7im arayan ve bu y\u00f6nde \u00e7aba g\u00f6zeten yeni i\u00e7erik ile eski bilim aras\u0131nda oldu\u011funu belirtiyor.<br \/> [34] J. Stalin, Anar\u015fizm mi? Sosyalizm mi? s. 32-33.<br \/> [35] J. Stalin, Anar\u015fizm mi? Sosyalizm mi? s. 33.<br \/> [36] Ayn\u0131 yap\u0131t, s. 33.<br \/> [37] Ayn\u0131 yap\u0131t, s. 29.<br \/> [38] Diderot, Entretien avec d&#8217;Alembert; Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 27-3 1.<br \/> [39] Aktaran: Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s. 35.<br \/> [40] Ludwig Feuerbach&#8230;. s. 24; Felsefe \u0130ncelemeleri, s. 26; Din \u00dczerine, s. 229.<br \/> [41] Lenin, T\u00fcm Yap\u0131tlar, c. XIII, s. 310, [Rus\u00e7a bask\u0131].<br \/> [42] Karl Marx, &#8220;Feuerbach \u00dczerine Tezler&#8221;, Felsefe \u0130ncelemeleri, s. 67; Ludwig Feuerbach&#8230; s. 61; Din \u00dczerine, s. 61.<br \/> [43] Bkz: Engels, &#8220;Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc&#8221;, Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi, s. 186-200.<br \/> [44] \u00c7al\u0131\u015fmayan ger\u00e7e\u011fin bi\u00e7mini de\u011fi\u015ftirmesini sa\u011flamayan ve bunun sonuca olarak da duyumlar\u0131 da de\u011fi\u015fmeyen hayvanlar\u0131n, konu\u015fma diline gereksinmeleri yoktur.<br \/> [45] J. Stalin, &#8220;E. Kre\u015feninkova Yolda\u015fa Mektup&#8221; Son Yaz\u0131lar, 1950-953, s.42.<br \/> [46] Bkz: &#8220;Introduction \u00e2 I&#8217;uvre de Pavlov&#8221;, Questions scientifiques, n\u00b0 4, Editions de la Nouvelle Critique.<br \/> [47] Karl Marx, Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131, &#8220;\u00d6ns\u00f6z&#8221;, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s. 23.<br \/> [48] Mao \u00c7e-tung, &#8220;Pratik \u00dczerine&#8221;, Teori ve Pratik, s. 11.<br \/> [49] Bu yineleme beklenmedik bir \u015fey de\u011fildir, do\u011fal zorunlulu\u011fun sonucudur.<br \/> [50] Mao \u00c7e-tung, &#8220;Pratik \u00dczerine&#8221;, Teori ve Pratik, s. 10.<br \/> [51] L\u00e9nine, Cahiers philosophiques.<br \/> [52] Ayn\u0131 yap\u0131t.<br \/> [53] Karl Marx, &#8220;Almanca \u0130kinci Bask\u0131ya Sons\u00f6z&#8221;, Kapital, Birinci Cilt, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s. 28.<br \/> [54] Karl Marx, &#8220;Frans\u0131z Materyalizminin Tarihine Katk\u0131&#8221;, Felsefe \u0130ncelemeleri, s. 172.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R I .\u00a0\u00a0\u00a0 Yeni idealist hile.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Marksist anlay\u0131\u015f. a)\u00a0\u00a0 Varl\u0131\u011f\u0131n nesnelli\u011fi. b)\u00a0\u00a0 Bilin\u00e7, varl\u0131\u011f\u0131n yans\u0131s\u0131.III .\u00a0\u00a0 D\u00fc\u015f\u00fcnce ve beyin.IV .\u00a0\u00a0 Bilincin iki derecesi.V .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131 I. YEN\u0130 \u0130DEAL\u0130ST H\u0130LE Bundan \u00f6nceki dersimizde, dinin nesnel idealizminin, R\u00f6nesanstan beri bilimlerin geli\u015fmesiyle her yandan \u015fiddetli [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[104],"tags":[],"class_list":{"0":"post-2912","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-felsefenin-temel-ilkeleri-g-politzer"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R I .\u00a0\u00a0\u00a0 Yeni idealist hile.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Marksist anlay\u0131\u015f. a)\u00a0\u00a0 Varl\u0131\u011f\u0131n nesnelli\u011fi. b)\u00a0\u00a0 Bilin\u00e7, varl\u0131\u011f\u0131n yans\u0131s\u0131.III .\u00a0\u00a0 D\u00fc\u015f\u00fcnce ve beyin.IV .\u00a0\u00a0 Bilincin iki derecesi.V .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131 I. YEN\u0130 \u0130DEAL\u0130ST H\u0130LE Bundan \u00f6nceki dersimizde, dinin nesnel idealizminin, R\u00f6nesanstan beri bilimlerin geli\u015fmesiyle her yandan \u015fiddetli [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-12-22T09:46:10+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"40 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R\",\"datePublished\":\"2009-12-22T09:46:10+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/\"},\"wordCount\":7998,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"articleSection\":[\"Felsefenin Temel \u0130lkeleri - Georges Politzer\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/\",\"name\":\"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"datePublished\":\"2009-12-22T09:46:10+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\",\"contentUrl\":\"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R","og_description":"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R I .\u00a0\u00a0\u00a0 Yeni idealist hile.II .\u00a0\u00a0\u00a0 Marksist anlay\u0131\u015f. a)\u00a0\u00a0 Varl\u0131\u011f\u0131n nesnelli\u011fi. b)\u00a0\u00a0 Bilin\u00e7, varl\u0131\u011f\u0131n yans\u0131s\u0131.III .\u00a0\u00a0 D\u00fc\u015f\u00fcnce ve beyin.IV .\u00a0\u00a0 Bilincin iki derecesi.V .\u00a0\u00a0\u00a0 Varg\u0131 I. YEN\u0130 \u0130DEAL\u0130ST H\u0130LE Bundan \u00f6nceki dersimizde, dinin nesnel idealizminin, R\u00f6nesanstan beri bilimlerin geli\u015fmesiyle her yandan \u015fiddetli [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-12-22T09:46:10+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"40 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R","datePublished":"2009-12-22T09:46:10+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/"},"wordCount":7998,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","articleSection":["Felsefenin Temel \u0130lkeleri - Georges Politzer"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/","name":"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","datePublished":"2009-12-22T09:46:10+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#primaryimage","url":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy","contentUrl":"http:\/\/t3.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcRd8t3VzHlYWLVWk-VpfRUOwIWAbe-MaSp_3RfBSuzBZPObSXOGZLGRsiGy"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/12\/22\/2-nci-bolum-10-ncu-ders-marksist-materyalizmin-ikinci-cizgisi-madde-bilincten-oncedir\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"2 NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM 10 NCU DERS MARKS\u0130ST MATERYAL\u0130ZM\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130 MADDE B\u0130L\u0130N\u00c7TEN \u00d6NCED\u0130R"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2912","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2912"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2912\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2912"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2912"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2912"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}