{"id":303,"date":"2009-02-28T13:52:51","date_gmt":"2009-02-28T10:52:51","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/"},"modified":"2009-02-28T13:52:51","modified_gmt":"2009-02-28T10:52:51","slug":"karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/","title":{"rendered":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm)"},"content":{"rendered":"<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/karl_marx.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>[\u00d6ZEL M\u00dcLK\u0130YET VE EMEK. MERKANT\u0130L\u0130STLER\u0130N, F\u0130ZYOKRATLARIN, ADAM SM\u0130TH&#8217;\u0130N, R\u0130CARDO VE OKULUNUN G\u00d6R\u00dc\u015eLER\u0130]<\/p>\n<p>[I] XXXVI. sayfa konusunda.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00d6zel m\u00fclkiyetin \u00f6znel \u00f6z\u00fc, kendisi i\u00e7in olan etkinlik olarak, \u00f6zne olarak, ki\u015fi olarak \u00f6zel m\u00fclkiyet, emektir. \u00d6yleyse ancak eme\u011fi ilke olarak kabul etmi\u015f bulunan \u2014Adam Smith\u2014, \u00f6yleyse \u00f6zel m\u00fclkiyeti art\u0131k sadece insan d\u0131\u015f\u0131nda (sayfa 180) bir durum olarak kabul etmeyen ekonomi politi\u011fin, ancak bu ekonomi politi\u011fin bir yandan \u00f6zel m\u00fclkiyet enerji ve ger\u00e7ek hareketinin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak,[1*] modern sanayiin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi gerekti\u011fi, ve \u00f6te yandan onun bu sanayiin enerji ve geli\u015fmesini h\u0131zland\u0131rm\u0131\u015f, kutlam\u0131\u015f ve bunu bir bilin\u00e7 erkli\u011fi durumuna getirmi\u015f bulundu\u011fu kolay anla\u015f\u0131l\u0131r. \u00d6yleyse, zenginli\u011fin \u00f6znelnesnel bir \u00f6z olarak tan\u0131yan parasal sistem ve merkantilizm yanda\u015flar\u0131, tap\u0131ncak\u00e7\u0131lar, katolikler olarak. g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler. Demek ki, Engels, Adam Smith&#8217;i ekonomi politi\u011fin Luther&#8217;i olarak adland\u0131r\u0131rken hakl\u0131yd\u0131.[2] T\u0131pk\u0131 Luther&#8217;in dini, iman\u0131, ger\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n \u00f6z\u00fc olarak tan\u0131mas\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla katolik paganizmine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmas\u0131 gibi, t\u0131pk\u0131 din duygusunu insan\u0131n i\u00e7sel \u00f6z\u00fc durumuna getirerek d\u0131\u015fsal din duygusunu kald\u0131rmas\u0131 gibi, t\u0131pk\u0131 rahibi layikin y\u00fcre\u011fine aktard\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in layik d\u0131\u015f\u0131nda varolan rahipleri yads\u0131d\u0131\u011f\u0131 gibi, insan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ve ondan ba\u011f\u0131ms\u0131z bulunan \u2014\u00f6yleyse ancak d\u0131\u015fsal bir bi\u00e7imde korunup olurlanabilen\u2014 zenginlik de kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r; ba\u015fka bir deyi\u015fle, servetin o sa\u00e7ma d\u0131\u015fsal nesnelli\u011fi, \u00f6zel m\u00fclkiyetin insan\u0131n kendisine kat\u0131lmas\u0131 ve insan\u0131n da onun \u00f6z\u00fc olarak tan\u0131nmas\u0131 sonucu, ortadan kalkm\u0131\u015ft\u0131r; ama, sonu\u00e7 olarak, insan\u0131n kendisi \u00f6zel m\u00fclkiyet belirlenimi i\u00e7ine konulmu\u015ftur, Luther&#8217;de din belirlenimi i\u00e7ine konulmu\u015f bulundu\u011fu gibi. \u0130nsan\u0131 tan\u0131ma bahanesi ile, ilkesi emek olan ekonomi politik, demek ki, tersine, insan\u0131n yads\u0131nmas\u0131n\u0131 tutarl\u0131 bir bi\u00e7imde tamamlamaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc insan \u00f6zel m\u00fclkiyetin d\u0131\u015fsal \u00f6z\u00fc ile art\u0131k a\u015f\u0131r\u0131 bir gerginlik ili\u015fkisi i\u00e7inde de\u011fildir, ama kendisi \u00f6zel m\u00fclkiyetin bu gergin \u00f6z\u00fc durumuna gelmi\u015ftir. Eskiden kendine-d\u0131\u015fsal-varl\u0131k, insan\u0131n ger\u00e7ek (sayfa 181) yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 olan \u015fey, \u015fimdi yabanc\u0131la\u015fma eyleminden, kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey olmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6yleyse e\u011fer bu ekonomi politik, insan\u0131, onun ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131, kendine \u00f6zg\u00fc etkinli\u011fini vb. tan\u0131r g\u00f6r\u00fcnerek ba\u015fl\u0131yor, ve e\u011fer, \u00f6zel m\u00fclkiyeti insan\u0131n kendi \u00f6z\u00fc i\u00e7ine aktard\u0131\u011f\u0131 zaman, art\u0131k kendi d\u0131\u015f\u0131nda varolan \u00f6z olarak \u00f6zel m\u00fclkiyetin yerel, ulusal. vb. belirlenimleri ile ko\u015fulland\u0131r\u0131lam\u0131yorsa; \u00f6yleyse e\u011fer bu ekonomi politik, kendini ortaya tektek evrensellik, tek engel ve tek ba\u011f olarak koymak \u00fczere her engel ve her ba\u011f\u0131 ala\u015fa\u011f\u0131 eden kozmopolit, evrensel bir erke geli\u015ftiriyorsa, geli\u015fmeye devam ederken bu ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc yads\u0131mas\u0131 ve t\u00fcm kinizmi i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcnmesi gerekecektir; ve o, eme\u011fi, zenginli\u011fin biricik \u00f6z\u00fc olarak, \u00e7ok daha salt, \u00f6yleyse daha a\u00e7\u0131k ve daha tutarl\u0131 bir bi\u00e7imde geli\u015ftirerek, \u2014bu \u00f6\u011fretinin onu s\u00fcr\u00fckledi\u011fi t\u00fcm g\u00f6r\u00fcn\u00fcr \u00e7eli\u015fkilerden kayg\u0131lanmaks\u0131z\u0131n\u2014 bu i\u015fi yapar; eme\u011fin, zenginli\u011fin biricik \u00f6z\u00fc oldu\u011fu yolundaki ilk g\u00f6r\u00fc\u015fe kar\u015f\u0131t olarak, tersine, bu \u00f6\u011fretinin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n insana d\u00fc\u015fman olduklar\u0131n\u0131 tan\u0131tlar ve eninde sonunda, emek hareketinden, \u00f6zel m\u00fclkiyet hareketinden ba\u011f\u0131ms\u0131z son bireysel, do\u011fal varl\u0131\u011fa ve zenginlik kayna\u011fina \u2014toprak rant\u0131\u2014, feodal m\u00fclkiyetin iyice iktisadi duruma gelmi\u015f ve bunun sonucu iktisada direnmekte yeteneksiz bulunan bu d\u0131\u015favurumuna son yumru\u011fu indirir (Ricardo okulu). Smith&#8217;ten Say&#8217;a, ve ondan da Ricardo&#8217;ya, Mill&#8217;e, vb. kadar, sanayi sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n Ricardo ve Mill gibilerine daha geli\u015fmi\u015f ve daha \u00e7eli\u015fki dolu g\u00f6r\u00fcnd\u00fckleri \u00f6l\u00e7\u00fcde, ekonomi politi\u011fin kinizmi, sadece Smith&#8217;e oranla b\u00fcy\u00fcmekle kalmaz, ama ayr\u0131ca, olumlu planda, Ricardo ve Mill gibileri, hem de sadece kendi bilimleri daha tutarl\u0131 ve daha do\u011fru bir bi\u00e7imde geli\u015fti\u011fi i\u00e7in, insana yabanc\u0131la\u015fmada, kendilerinden \u00f6ncekilerden durmadan ve bilin\u00e7li olarak daha ileriye giderler. Etkin bi\u00e7imi alt\u0131ndaki \u00f6zel m\u00fclkiyeti \u00f6zne, b\u00f6ylece insan\u0131 da (o bir hayalete[3] indirgedikleri insan\u0131 da) \u00f6z durumuna (sayfa 182) getirmeleri sonucu, ger\u00e7ekli\u011fin \u00e7eli\u015fkisi, onlar\u0131n ilke olarak benimsemi\u015f bulunduklar\u0131 \u00e7eli\u015fkilerle dolu \u00f6ze tastamam kar\u015f\u0131l\u0131k d\u00fc\u015fer. Sanayiin [II] par\u00e7alanm\u0131\u015f ger\u00e7ekli\u011fi, bunu \u00e7\u00fcr\u00fctmek \u015f\u00f6yle dursun, onlar\u0131n kendili\u011findepar\u00e7alanm\u0131\u015f ilkelerini do\u011frular. \u0130lkeleri, ger\u00e7ekte bu par\u00e7alanman\u0131n ilkesidir.<br \/> Doktor Quesnay&#8217;nin fizyokratik \u00f6\u011fretisi, merkantilizmden Adam Smith&#8217;e ge\u00e7i\u015fi olu\u015fturur. Fizyokrasi, do\u011frudan do\u011fruya feodal m\u00fclkiyetin iktisadiiktisadi d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc, yeniden canlanmas\u0131d\u0131r da; \u015fu farkla ki, dili art\u0131k feodal de\u011fil, ama iktisadidir. T\u00fcm zenginlik, toprak ve tar\u0131ma d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Toprak hen\u00fcz sermaye de\u011fildir, hen\u00fcz sermayenin, do\u011fal \u00f6zelli\u011fi i\u00e7inde ve bu \u00f6zellik nedeniile ge\u00e7erli olacak tikel bir varolu\u015f bi\u00e7imidir; ama toprak, gene de do\u011fal, genel bir \u00f6\u011fedir, oysa merkantilizm zenginli\u011fin varl\u0131\u011f\u0131 olarak sadece de\u011ferli madenido\u011fal s\u0131n\u0131rlar \u00e7er\u00e7evesinde kendi evrenseli\u011fini \u00e7abucak kazanm\u0131\u015ft\u0131r \u2014 do\u011fa olarak, dolay\u0131ms\u0131zca nesnel zenginlik de oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde. Ve toprak, insan i\u00e7in ancak emek, ancak tar\u0131m arac\u0131yla vard\u0131r. \u00d6yleyse zenginli\u011fin \u00f6znel \u00f6z\u00fc daha \u015fimdiden eme\u011fe aktar\u0131lm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Ama ayn\u0131 zamanda tar\u0131m tek \u00fcretken emektir de. \u00d6yleyse, emek hen\u00fcz kendi evrenselli\u011fi ve kendi soyutlamas\u0131 i\u00e7inde kavranmam\u0131\u015ft\u0131r; o h\u00e2l\u00e2 tikel bir do\u011fal \u00f6\u011feye, kendi maddesine ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r, demek ki hen\u00fcz ancak do\u011fa taraf\u0131ndan belirlenmi\u015f tikel bir varl\u0131k bi\u00e7imi alt\u0131nda tan\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Demek ki, o, sadece insan\u0131n belirli, tikel bir yabanc\u0131la\u015fmas\u0131d\u0131r, t\u0131pk\u0131 \u00fcr\u00fcn\u00fcn de hen\u00fcz \u2014insandan \u00e7ok do\u011faya d\u00fc\u015fen\u2014 belirli bir zenginlik olarak kavranm\u0131\u015f (sayfa 183)onun u\u011fra\u011f\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Ama sadece nesne olarak varolan eski d\u0131\u015fsal zenginlik feti\u015fizminin \u00e7ok yal\u0131n bir do\u011fal \u00f6\u011feye indirgenmi\u015f ve \u00f6z\u00fcn\u00fcn, par\u00e7asal bir bi\u00e7imde de olsa, kendi \u00f6znel varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde tikel bir bi\u00e7imde tan\u0131nm\u0131\u015f bulunmas\u0131 sonucu, zorunlu ilerleme \u015fu olacakt\u0131r ki, zenginli\u011fin genel \u00f6z\u00fc tan\u0131nacak, ve bunun sonucu, emek, eksiksiz mutlakl\u0131\u011f\u0131, yani soyutlamas\u0131 i\u00e7inde, ilke durumuna y\u00fckseltilecektir. Tar\u0131m\u0131n, iktisadi bak\u0131mdan, yani tek ge\u00e7erli a\u00e7\u0131dan, ba\u015fka hi\u00e7 bir sanayiden ayr\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131; \u00f6yleyse zenginli\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fcn, belirli bir emek, tikel bir \u00f6\u011feye ba\u011flanm\u0131\u015f eme\u011fin \u00f6zel bir d\u0131\u015fla\u015fmas\u0131 de\u011fil, ama genel olarak emek oldu\u011fu, fizyokrasiye tan\u0131tlanm\u0131\u015f bulunacakt\u0131r.<br \/> Fizyokrasi, eme\u011fin zenginli\u011fin \u00f6z\u00fc oldu\u011funu a\u00e7\u0131klayarak, sadece nesnel nitelikteki d\u0131\u015fsal tikel zenginli\u011fi yads\u0131r. Ama her \u015feyden \u00f6nce emek onun i\u00e7in toprak m\u00fclkiyetinin \u00f6znel \u00f6z\u00fcnden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir (fizyokrasi, tarihsel bak\u0131mdan egemen ve kabul edilmi\u015f t\u00fcr olarak beliren m\u00fclkiyet t\u00fcr\u00fcnden yola \u00e7\u0131kar); o, sadece toprak m\u00fclkiyetini yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f insan durumuna getirir. Sanayiin (tar\u0131m\u0131n) onun \u00f6z\u00fc oldu\u011funu a\u00e7\u0131klayarak, toprak m\u00fclkiyetinin feodal niteli\u011fini kald\u0131r\u0131r; ama sanayi d\u00fcnyas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda da olumsuz bir tutumu vard\u0131r, tar\u0131m\u0131n asl\u0131nda tek sanayi oldu\u011funu s\u00f6yleyerek, feodaliteyi kabullenir.<br \/> \u00d6zel m\u00fclkiyet ile kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde, yani sanayi olarak kurulan sanayiin \u00f6znel \u00f6z\u00fc kavran\u0131r kavranmaz, bu \u00f6z\u00fcn kendine \u00f6zg\u00fc olan o kar\u015f\u0131t\u0131 da i\u00e7erdi\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc sanayi, kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f toprak m\u00fclkiyetini nas\u0131l kaps\u0131yorsa, \u00f6znel \u00f6z\u00fc de toprak m\u00fclkiyetinin \u00f6znel \u00f6z\u00fcn\u00fc \u00f6yle kapsar.<br \/> T\u0131pk\u0131 toprak m\u00fclkiyetinin \u00f6zel m\u00fclkiyetin ilk bi\u00e7imi olmas\u0131, sanayiin ilkin onunla tarihsel bak\u0131mdan \u00f6zel bir m\u00fclkiyet t\u00fcr\u00fc olarak \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 gibi \u2014sanayi daha \u00e7ok toprak (sayfa 184) m\u00fclkiyetinin kurtulmu\u015f k\u00f6lesidir\u2014, \u00f6zel m\u00fclkiyetin \u00f6znel \u00f6z\u00fc, emek, bilimsel bir bi\u00e7imde kavrand\u0131\u011f\u0131 zaman, bu s\u00fcre\u00e7 de t\u0131pk\u0131 \u00f6yle yinelenir; ve emek ilkin sadece tar\u0131msal emek olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, ama daha sonra genel olarak emek bi\u00e7iminde tan\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/> [III] T\u00fcm zenginlik, s\u0131nai zenginlik, emek zenginli\u011fi durumuna d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr, ve sanayi eksiksiz emektir; t\u0131pk\u0131 fabrika rejiminin, sanayiin, yani eme\u011fin geli\u015fmi\u015f \u00f6z\u00fc, ve s\u0131nai sermayenin de \u00f6zel m\u00fclkiyetin eksiksiz nesnel bi\u00e7imi olmas\u0131 gibi.<br \/> \u00d6zel m\u00fclkiyetin insan \u00fczerindeki egemenli\u011fini neden ancak \u015fimdi tamamlayabildi\u011fini ve, en evrensel bi\u00e7imi alt\u0131nda, tarihsel bir d\u00fcnya erkli\u011fi durumuna neden ancak \u015fimdi gelebildi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. (sayfa 185)<\/p>\n<p>[\u00d6ZEL M\u00dcLK\u0130YET VE KOM\u00dcN\u0130ZM,KOM\u00dcN\u0130ST G\u00d6R\u00dc\u015eLER\u0130N GEL\u0130\u015eME A\u015eAMALAR\u0130.<br \/>KABA VE E\u015e\u0130T\u00c7\u0130 KOM\u00dcN\u0130ZM.<br \/>SOSYAL\u0130ZM OLARAK KOM\u00dcN\u0130ZM]<\/p>\n<p> XXXIX. sayfa konusunda.[4]<br \/> Ama m\u00fclkiyetsizlik ile m\u00fclkiyet aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131k, emek ve sermaye kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 olarak anla\u015f\u0131lmad\u0131k\u00e7a, hen\u00fcz etkin ba\u011flant\u0131s\u0131, i\u00e7sel ili\u015fkisi i\u00e7inde kavranmam\u0131\u015f, hen\u00fcz \u00e7eli\u015fki olarak kavranmam\u0131\u015f, \u00f6nemsiz bir kar\u015f\u0131tl\u0131kt\u0131r. Hatta eski Roma&#8217;da, T\u00fcrkiye&#8217;de, vb. \u00f6zel m\u00fclkiyetin geli\u015fmi\u015f hareketi olmaks\u0131z\u0131n bile, bu kar\u015f\u0131tl\u0131k ilk bi\u00e7im alt\u0131nda kendini g\u00f6sterebilir. B\u00f6ylece hen\u00fcz \u00f6zel m\u00fclkiyetin kendisi taraf\u0131ndan konulmu\u015f [bir kar\u015f\u0131tl\u0131k -\u00e7.] olarak g\u00f6r\u00fcnmez. Ama (sayfa 186)\u00f6zel m\u00fclkiyettir.<br \/> Ayn\u0131 sayfa konusunda. Kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131, kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 ile ayn\u0131 yolu izler. Her \u015feyden \u00f6nce \u00f6zel m\u00fclkiyet salt nesnel y\u00f6n\u00fc ile g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutulur \u2014 ama gene de \u00f6z olarak emek ile birlikte. Varl\u0131k bi\u00e7imi, \u00f6yleyse &#8220;sermaye olarak&#8221; kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gereken sermayedir (Proudhon).[5] \u00f6zel bi\u00e7imi, bir d\u00fczeye getirilmi\u015f, par\u00e7alanm\u0131\u015f ve bunun sonucu \u00f6zg\u00fcr olmayan emek, \u00f6zel m\u00fclkiyetin ve onun insana yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f varolu\u015funun zararl\u0131l\u0131k kayna\u011f\u0131 olarak kavranm\u0131\u015ft\u0131r \u2014 t\u0131pk\u0131 fizyokratlar gibi, Fourier de tar\u0131msal eme\u011fi en az\u0131ndan en \u00fcst\u00fcn derecede emek olarak tasarlar, oysa Saint-Simon&#8217;da, tersine, as\u0131l \u00f6nemli olan, s\u0131nai emek olarak s\u0131nai emektir ve o \u00fcstelik sanayicilerin salt (exclusive) egemenli\u011fini ve i\u015f\u00e7ilerin durumunun iyile\u015fmesini de ister. Kom\u00fcnizm, son olarak kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f \u00f6zel m\u00fclkiyetin, ve en ba\u015fta da genel \u00f6zel m\u00fclkiyetin olumlu d\u0131\u015favurumudur. Bu ili\u015fkiyi kendi evrenselli\u011fi i\u00e7inde kavrayarak kom\u00fcnizm,<br \/> 1. ilk bi\u00e7imi alt\u0131nda, bu ili\u015fkinin bir genelle\u015fme ve bir tamamlanmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir; tamamlanm\u0131\u015f ili\u015fki olarak, ikili bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm alt\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcr: Bir yandan maddi m\u00fclkiyetin egemenli\u011fi onun kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6ylesine b\u00fcy\u00fckt\u00fcr ki, heskes taraf\u0131ndan \u00f6zel m\u00fclkiyet olarak sahip olunmaya elveri\u015fli bulunmayan her \u015feyi yoketmek ister; yetene\u011fi vb. zorla bir yana b\u0131rakmak ister. Dolays\u0131z fizik temell\u00fck, onun i\u00e7in ya\u015fam\u0131n ve varolman\u0131n tek ere\u011fidir; i\u015f\u00e7i(sayfa 187) genel \u00f6zel m\u00fclkiyeti \u00f6zel m\u00fclkiyete kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karmaya dayanan bu hareket, kendini, kad\u0131n\u0131n i\u00e7inde ortak ve ortakla\u015fa bir m\u00fclkiyet durumuna geldi\u011fi kad\u0131n ortakl\u0131\u011f\u0131n\u0131nsalt \u00f6zel m\u00fclkiyet bi\u00e7imi olan) evlili\u011fe kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 o hayvansal bi\u00e7im alt\u0131nda dile getirir. Bu kad\u0131n ortakl\u0131\u011f\u0131 fikrinin, o hen\u00fcz \u00e7ok kaba ve \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcncesiz kom\u00fcnizmin a\u00e7\u0131nlanm\u0131\u015f gizini olu\u015fturdu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Kad\u0131n nas\u0131l evlilikten genel fuh\u015fa [2*] ge\u00e7iyorsa, t\u00fcm zenginlik d\u00fcnyas\u0131, yani insan\u0131n nesnel \u00f6z\u00fc de, \u00f6zel m\u00fclk sahibi ile salt evlilik ili\u015fkisinden topluluk ile evrensel fuhu\u015f ili\u015fkisine \u00f6yle ge\u00e7er. Bu kom\u00fcnizm, insan ki\u015fili\u011fini her yerde yadsiyarak, bu yads\u0131nma[n\u0131n ta kendisi -\u00e7.] olan \u00f6zel m\u00fclkiyetin tutarl\u0131 d\u0131\u015favurumunun ta kendisinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Genel ve erk olarak olu\u015fan k\u0131skan\u00e7l\u0131k, zenginlik susuzlu\u011funun b\u00fcr\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc ve alt\u0131nda kendini bir ba\u015fka bi\u00e7imde doyurmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmad\u0131\u011f\u0131 gizlenmi\u015f bi\u00e7imdir. \u00d6zel m\u00fclkiyet olarak her \u00f6zel m\u00fclkiyet fikri, k\u0131skan\u00e7l\u0131k ve e\u015fitle\u015ftirme e\u011filimi bi\u00e7imi alt\u0131nda, en az\u0131ndan daha zengin \u00f6zel m\u00fclkiyete kar\u015f\u0131 \u00e7evrilmi\u015ftir; \u00f6yle ki, k\u0131skan\u00e7l\u0131k ve e\u015fitle\u015ftirme e\u011filimi rekabetin \u00f6z\u00fcn\u00fcn ta kendisini olu\u015ftururlar. Kaba kom\u00fcnizm, bir asgari tasar\u0131m\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak, bu k\u0131skan\u00e7l\u0131k ve bu e\u015fitle\u015ftirmenin tamamlanmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Belgin, s\u0131n\u0131rl\u0131 bir \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc vard\u0131r. \u00d6zel m\u00fcmyetin bu kalk\u0131\u015f\u0131n\u0131n ne kadar az ger\u00e7ek bir temell\u00fck oldu\u011funun kan\u0131t\u0131, t\u00fcm k\u00fclt\u00fcr ve uygarl\u0131k d\u00fcnyas\u0131n\u0131n soyut yads\u0131nmas\u0131n\u0131n, [IV] sadece \u00f6zel m\u00fclkiyet a\u015famas\u0131n\u0131 ge\u00e7memi\u015f olmakla kalmayan, ama hen\u00fcz bu a\u015famaya bile eri\u015fmemi\u015f bulunan yoksul ve gereksinmesiz insan\u0131n do\u011faya ayk\u0131r\u0131 yal\u0131nl\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn ta kendisi taraf\u0131ndan verilmi\u015ftir.<br \/> Bu ortakl\u0131k, emek ortakl\u0131\u011f\u0131 ve ortak sermaye, [yani -\u00e7.] genel kapitalist olarak topluluk taraf\u0131ndan \u00f6denen \u00fccretin (sayfa 188) e\u015fitli\u011finden ba\u015fka bir anlama gelmez. \u0130li\u015fkinin her iki y\u00f6n\u00fc de mecazl\u0131 bir genelli\u011fe y\u00fckseltilmi\u015ftir; emek, herkesin i\u00e7ine yerle\u015ftirildi\u011fi belirlenim durumuna gelir, sermaye de toplulu\u011fun kabul edilmi\u015f evrensellik ve erki durumuna.<br \/> Ortakla\u015fa \u015fehvetin kurban\u0131 ve hizmet\u00e7isi olan kad\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131ndaki ili\u015fkide, insan\u0131n i\u00e7inde kendisi i\u00e7in varoldu\u011fu sonsuz al\u00e7alma kendini dile getirir; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu ili\u015fkinin gizi kendi ikirciksiz, kesin, a\u00e7\u0131k, \u00f6rt\u00fcs\u00fcz d\u0131\u015favurumunu, erkek kad\u0131n ili\u015fkisinde ve do\u011fal ve dolay\u0131ms\u0131z t\u00fcrsele [6] ili\u015fkinin kavranma bi\u00e7iminde bulur. \u0130nsandan insana dolay\u0131ms\u0131z, do\u011fal, zorunlu ili\u015fki, kad\u0131n erkek ili\u015fkisidir. Bu do\u011fal, t\u00fcrsel ili\u015fki i\u00e7inde, insan\u0131n do\u011fayla ili\u015fkisi dolay\u0131ms\u0131z olarak insanla ili\u015fkisidir, t\u0131pk\u0131 insanla ili\u015fkisinin dolay\u0131ms\u0131z olarak do\u011fayla ili\u015fkisi, kendine \u00f6zg\u00fc do\u011fal belirlenimi olmas\u0131 gibi. \u0130nsan i\u00e7in, insanal \u00f6z\u00fcn ne \u00f6l\u00e7\u00fcde do\u011fa durumuna, ya da do\u011fan\u0131n ne \u00f6l\u00e7\u00fcde insan\u0131n insanal \u00f6z\u00fc durumuna gelmi\u015f bulundu\u011fu, duyulur, somut bir olguya indigenmi\u015f bir bi\u00e7imde, demek ki bu ili\u015fki i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bu ili\u015fkiden yola \u00e7\u0131karak, demek ki, insan\u0131n t\u00fcm k\u00fclt\u00fcr d\u00fczeyi yarg\u0131lanabilir. \u0130nsan\u0131n kendisi i\u00e7in ne \u00f6l\u00e7\u00fcde t\u00fcrsel varl\u0131k, insan durumuna gelmi\u015f, ve kendini b\u00f6ylece kavram\u0131\u015f bulundu\u011fu, bu ili\u015fkinin \u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcnden \u00e7\u0131kar; erkek kad\u0131n ili\u015fkisi, insandan insana en do\u011fal ili\u015fkidir. \u00d6yleyse insan\u0131n do\u011fal davran\u0131\u015f\u0131n\u0131n ne \u00f6l\u00e7\u00fcde insanaldo\u011fal \u00f6z durumuna gelmi\u015f, insanal \u00f6z\u00fcn\u00fcn onun i\u00e7in ne \u00f6l\u00e7\u00fcde do\u011fa durumuna gelmi\u015f bulundu\u011fu bu ili\u015fkide g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u0130nsan gereksinmesinin ne \u00f6l\u00e7\u00fcde insanal bir gereksinme durumuna, \u00f6yleyse insan olarak \u00f6teki insan\u0131n onun i\u00e7in ne derecede bir gereksinme durumuna gelmi\u015f bulundu\u011fu, insan\u0131n, en bireysel varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde, ayn\u0131 zamanda ne \u00f6l\u00e7\u00fcde toplumsal bir varl\u0131k oldu\u011fu da bu ili\u015fki i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcn\u00fcr.<br \/> \u00d6zel m\u00fclkiyetin ilk olumlu kald\u0131r\u0131l\u0131\u015f\u0131, kaba kom\u00fcnizm, demek ki kendini olumlu ortakl\u0131k olarak koymak isteyen \u00f6zel (sayfa 189) m\u00fclkiyet al\u00e7akl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, kendisialt\u0131nda g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc bir bi\u00e7imden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/> 2. Kom\u00fcnizm a) hen\u00fcz demokratik ya da despotik, siyasal nitelikte;<br \/> b) devletin kalk\u0131\u015f\u0131 ile birlikte, ama ayn\u0131 zamanda hen\u00fcz tamamlanmam\u0131\u015f ve \u00f6zel m\u00fclkiyetin, yani insan\u0131n yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n egemenli\u011fi alt\u0131nda. Bu iki bi\u00e7im alt\u0131nda, kom\u00fcnizm, kendini daha \u015fimdiden insan\u0131n kendine yeniden b\u00fct\u00fcnle\u015fmesi ya da d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc olarak, insanal kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n kalk\u0131\u015f\u0131 olarak bilir; ama \u00f6zel m\u00fclkiyetin olumlu \u00f6z\u00fcn\u00fc hen\u00fcz kavramam\u0131\u015f ve gereksinmenin insanal do\u011fas\u0131n\u0131 da bir o kadar az kavram\u0131\u015f bulunmas\u0131 sonucu, hen\u00fcz \u00f6zel m\u00fclkiyet taraf\u0131ndan engellenmi\u015f ve lekelenmi\u015ftir. Ger\u00e7i kavram\u0131n\u0131 kavram\u0131\u015f, ama hen\u00fcz \u00f6z\u00fcn\u00fc kavramam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/> 3. \u00d6zel m\u00fclkiyetin (insanal kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n ta kendisi) olumlu kald\u0131r\u0131l\u0131\u015f\u0131 ve bunun sonucu insanal \u00f6z\u00fcn insan taraf\u0131ndan ve insan i\u00e7in ger\u00e7ek temell\u00fck\u00fc; \u00f6yleyse kendisi i\u00e7in insan\u0131n, toplumsal, yani insanal insan olarak b\u00fct\u00fcnsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc, bilin\u00e7li ve daha \u00f6nceki geli\u015fmenin t\u00fcm zenginli\u011fini koruyarak yap\u0131lm\u0131\u015f bulunan d\u00f6n\u00fc\u015f olarak kom\u00fcnizm. Bu kom\u00fcnizm, eksiksiz do\u011falc\u0131l\u0131k[7] olarak = insanc\u0131l\u0131k, eksiksiz insanc\u0131l\u0131k olarak = do\u011falc\u0131l\u0131k[t\u0131r \u00e7.]; insan ile do\u011fa, insan ile insan aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ek \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcd\u00fcr; varolu\u015f ile \u00f6z, nesnelle\u015fme ile kendini olurlama, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ile zorunluluk, birey ile t\u00fcr aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m\u0131n ger\u00e7ek \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcd\u00fcr. O, tarihin \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015f bilmecesidir ve kendini bu \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak bilir.<br \/> [V] demek ki, tarihin t\u00fcm hareketi, bir yandan bu kom\u00fcnizmin ger\u00e7ek do\u011furma belgesi \u2014deneysel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n do\u011fum (sayfa 190) belgesi\u2014 ve, \u00f6te yandan, onun d\u00fc\u015f\u00fcnen bilinci i\u00e7in, kendi olu\u015funun kavranm\u0131\u015f ve bilinen hareketidir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, o, hen\u00fcz tamamlanmam\u0131\u015f \u00f6b\u00fcr kom\u00fcnizm, \u00f6zel m\u00fclkiyete kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan yal\u0131t\u0131k tarihsel kurulu\u015flarda kendisi i\u00e7in tarihsel bir kan\u0131t arar, hareketin tek tek u\u011fraklar\u0131n\u0131 ay\u0131r\u0131p (Cabet, Villegardelle vb. \u00f6zellikle bu i\u015fi yapm\u0131\u015flard\u0131r), tarihsel bak\u0131mdan safkan oldu\u011funu tan\u0131tlamak \u00fczere bu u\u011fraklar\u0131 saptayarak, varolan \u015fey i\u00e7inde bir kan\u0131t arar; b\u00f6ylece hareketin \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn kendi kesinlemelerini yalanlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve e\u011fer bir g\u00fcn varolmu\u015fsa bile, kendi ge\u00e7mi\u015f Varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, kendi \u00f6zl\u00fck sav\u0131n\u0131n ta kendisini \u00e7\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6sterir.<br \/> E\u011fer t\u00fcm devrimci hareket, deneysel oldu\u011fu kadar kuramsal temelini de \u00f6zel m\u00fclkiyet, [yani -\u00e7.] iktisat hareketi i\u00e7inde buluyorsa, bu devrimci hareketin zorunlulu\u011fu kolayca anla\u015f\u0131labilir.<br \/> Apans\u0131z duyulur bu maddi \u00f6zel m\u00fclkiyet, yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f insanal ya\u015fam\u0131n duyulur maddi d\u0131\u015favurumudur. Hareketi \u2014\u00fcretim ve t\u00fcketim\u2014, t\u00fcm ge\u00e7mi\u015f \u00fcretim hareketinin duyulur a\u00e7\u0131mlamas\u0131, yani insan\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi ya da ger\u00e7ekli\u011fidir. Din, aile, devlet, hukuk, sa\u011ft\u00f6re, bilim, sanat, vb., tikel \u00fcretim bi\u00e7imlerinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildirler ve genel \u00fcretim yasas\u0131na uyarlar. \u00d6zel m\u00fclkiyetin olumlu kald\u0131r\u0131lmas\u0131, insanal ya\u015fam\u0131n temell\u00fck\u00fc, demek ki t\u00fcm yabanc\u0131la\u015fman\u0131n olumlu kald\u0131r\u0131lmas\u0131, sonu\u00e7 olarak din, aile, devlet, vb. d\u0131\u015f\u0131 insan\u0131n, kendi insanal, yani toplumsal varl\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc anlam\u0131na gelir. Dinsel yabanc\u0131la\u015fma, dinsel yabanc\u0131la\u015fma olarak, ancak bilin\u00e7 alan\u0131nda, ancak insan\u0131n vicdan\u0131nda olur; ama iktisadi yabanc\u0131la\u015fma, ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n yabanc\u0131la\u015fmas\u0131d\u0131r \u2014 \u00f6yleyse kald\u0131r\u0131lmas\u0131 da her iki y\u00f6n\u00fc birden kapsar. \u00c7e\u015fitli halklarda, hareketin ilk k\u00f6keni, halk\u0131n tan\u0131nm\u0131\u015f ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n\u0131n daha \u00e7ok bilin\u00e7te ya da d\u0131\u015f d\u00fcnyada ya\u015fanmas\u0131na, daha \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcncel ya da ger\u00e7ek ya\u015fam olmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kom\u00fcnizm tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k ile birlikte ara\u00e7s\u0131z (sayfa 191) olarak ba\u015flar (Owen). Tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k, ba\u015flang\u0131\u00e7ta, hen\u00fcz kom\u00fcnizm olmaktan \u00e7ok uzaktad\u0131r, nas\u0131l ki bu tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131\u011f\u0131n hen\u00fcz daha \u00e7ok bir soyutlama olmas\u0131 gibi. Tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131\u011f\u0131n insan sevgisi demek ki ba\u015flang\u0131\u00e7ta soyut felsefi insan sevgisinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, kom\u00fcnizmin insan sevgisi ise, ara\u00e7s\u0131z ger\u00e7ek ve do\u011frudan do\u011fruya eyleme (Wirkung) y\u00f6nelmi\u015ftir.<br \/> Olumlu olarak kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f \u00f6zel m\u00fclkiyet varsay\u0131m\u0131nda, insan\u0131n insan\u0131, kendini ve \u00f6teki insan\u0131 nas\u0131l \u00fcretti\u011fini; bireyselli\u011fin dolay\u0131ms\u0131z etkinli\u011finin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan nesnenin, nas\u0131l ayn\u0131 zamanda onun \u00f6teki insan i\u00e7in kendi \u00f6z varl\u0131\u011f\u0131, \u00f6teki insan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6teki insan\u0131n onun i\u00e7in varl\u0131\u011f\u0131 da oldu\u011funu g\u00f6rm\u00fc\u015f bulunuyoruz.[8] zorunlulu\u011fu\u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 olmalar\u0131 gere\u011fine dayan\u0131r). Demek ki, toplumsal \u00f6zl\u00fck, t\u00fcm hareketin genel \u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr; toplumun kendisi insan olarak insan\u0131 \u00fcretti\u011fi gibi, o da insan taraf\u0131ndan \u00fcretilmi\u015ftir.[9] Etkinlik ve yararlanma, k\u00f6ken t\u00fcrleri bak\u0131m\u0131ndan oldu\u011fu kadar, i\u00e7erikleri bak\u0131m\u0131ndan da toplumsald\u0131rlar; toplumsal etkinlik ve toplumsal yararlanmad\u0131rlar. Do\u011fan\u0131n insanal \u00f6z\u00fc, ancak toplumsal insan i\u00e7in s\u00f6zkonusudur; \u00e7\u00fcnk\u00fc do\u011fa ancak toplumda onun i\u00e7in insanba\u011f olarak, \u00f6teki i\u00e7in onun ve onun i\u00e7in \u00f6tekinin varolu\u015fu olarak, ve insanal ger\u00e7ekli\u011fin dirimsel \u00f6\u011fesi olarak vard\u0131r; do\u011fa, onun i\u00e7in ancak toplumda kendi \u00f6z insanal varolu\u015funun temelidir. Onun do\u011fal varolu\u015fu ancak toplumda onun i\u00e7in kendi insanal varolu\u015fudur ve do\u011fa ancak toplumda onun i\u00e7in insan durumuna gelmi\u015ftir. \u00d6yleyse, toplum, insan\u0131n do\u011fa ile \u00f6zsel birli\u011finin tamamlanmas\u0131, do\u011fan\u0131n ger\u00e7ek dirili\u015fi, (sayfa 192) insa\u0131nn eksiksiz do\u011falc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve do\u011fan\u0131n eksiksiz insanc\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<br \/> [VI] Ortakla\u015fa etkinlik ve ortakla\u015fa yararlanma, yani kendilerini do\u011frudan do\u011fruya \u00f6teki insanlar ile ger\u00e7ek toplum bi\u00e7iminde g\u00f6sterip do\u011frulayan etkinlik ve yararlanma, her ne kadar toplumsall\u0131\u011f\u0131n bu dolay\u0131ms\u0131z d\u0131\u015favurumunun, onlar\u0131n i\u00e7eriklerinin \u00f6z\u00fcne dayanm\u0131\u015f ve bu i\u00e7eri\u011fin uydurulmu\u015f bulundu\u011fu yerlerde g\u00f6r\u00fcl\u00fcrlerse de, toplumsa etkinlik ve toplumsal yararlanma hi\u00e7 bir zaman sadece ara\u00e7s\u0131z, ortakla\u015fa bir etkinlik ve ara\u00e7s\u0131z ortakla\u015fa bir yararlanma bi\u00e7imi alt\u0131nda varolamazlar.<br \/> Ama hatta benim etkinli\u011fim bilimsel vb. ise, ve ben bu etkinli\u011fe ba\u015fkalar\u0131 ile dolays\u0131z ortakl\u0131k bi\u00e7iminde \u00e7ok seyrek giri\u015febilsem bile, insan olarak davrand\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in toplumsal say\u0131l\u0131r\u0131m. Sadece etkinli\u011fimin gereci \u2014d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn kendi etkinli\u011fini sayesinde y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc dil gibi\u2014 bana toplumsal \u00fcr\u00fcn olarak verilmekle kalmam\u0131\u015ft\u0131r, ama benim kendi \u00f6z varolu\u015fum da toplumsal etkinliktir; sonu\u00e7 olarak kendimi getirdi\u011fim durum da, toplum i\u00e7in ve toplumsal varl\u0131k olarak kendimin bilinci ile kendimi getirdi\u011fim durum da toplumsal etkinliktir.<br \/> Benim evrensel bilincim, ger\u00e7ek ortakl\u0131\u011f\u0131n, toplumsal \u00f6rg\u00fct\u00fcn ya\u015fayan bi\u00e7imi oldu\u011fu \u015feyin kuramsal bi\u00e7iminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir; oysa g\u00fcn\u00fcm\u00fczde evrensel bilin\u00e7 ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n bir soyutlamas\u0131d\u0131r, ve bu nitelikle, onun kar\u015f\u0131s\u0131na d\u00fc\u015fman olarak dikilir. Demek ki, benim evrensel bilincimin \u2014evrensel bilin\u00e7 olarak\u2014 etkinli\u011fi, toplumsal varl\u0131k olarak benim kuramsal varolu\u015fumdur da.<br \/> &#8220;Toplum&#8221;u birey kar\u015f\u0131s\u0131nda bir soyutlama olarak yeniden saptamaktan \u00f6zellikle ka\u00e7\u0131nmak gerek. Birey, toplumsal varl\u0131kt\u0131r. Ya\u015fam\u0131n\u0131n belirtisi \u2014hatta ba\u015fkalar\u0131 ile ve onlarla ayn\u0131 zamanda ya\u015fanm\u0131\u015f ortakla\u015fa bir ya\u015fam belirtisi dolay\u0131ms\u0131z bi\u00e7imi alt\u0131nda g\u00f6r\u00fcnmese bile\u2014 demek ki, toplumsal ya\u015fam\u0131n bir belirti ve bir olurlanmas\u0131d\u0131r. Bireysel (sayfa 193) ya\u015fam\u0131n varolu\u015f bi\u00e7imi t\u00fcrsel ya\u015fam\u0131n daha tikel ya da daha genel bir bi\u00e7imi olmas\u0131na, ve t\u00fcr\u00fcn ya\u015fam\u0131 daha tikel ya da daha genel bir bireysel ya\u015fam olmas\u0131na \u2014ve zorunlu olarak b\u00f6yle olmas\u0131na\u2014 kar\u015f\u0131n, insan\u0131n bireysel ya\u015fam\u0131 ile t\u00fcrsel ya\u015fam\u0131 birbirinden ayr\u0131 \u015feyler de\u011fildir.<br \/> T\u00fcrsel bilin\u00e7 olarak insan kendi ger\u00e7ek toplumsal ya\u015fam\u0131n\u0131 olurlar ve kendi ger\u00e7ek varolu\u015funu d\u00fc\u015f\u00fcncede yinelemekten ba\u015fka bir \u015fey yapmaz; t\u0131pk\u0131 t\u00fcrsel varl\u0131\u011f\u0131n, tersine, kendini t\u00fcrsel bilin\u00e7te do\u011frulad\u0131\u011f\u0131 ve kendi evrenselli\u011fi i\u00e7inde, d\u00fc\u015f\u00fcnen varl\u0131k olarak, kendisi i\u00e7in (pour soi) oldu\u011fu gibi.<br \/> \u0130nsan \u2014demek ki hangi derecede olursa olsun tikel bir birey ve tikelli\u011fi onu bir birey ve ger\u00e7ek bireysel bir toplumsal varl\u0131k durumuna getirir\u2014 demek ki bir o kadar da b\u00fct\u00fcnselliktir, d\u00fc\u015f\u00fcnsel b\u00fct\u00fcnsellik, ger\u00e7eklikte ya toplumsal varolu\u015fun hayranl\u0131kla seyri ve ger\u00e7ek zevki, ya da ya\u015fam\u0131n insanal belirtilerinin b\u00fct\u00fcnselli\u011fi olarak varolan, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f ve duyulmu\u015f toplumun kendisi i\u00e7in varolu\u015fu.<br \/> Demek ki d\u00fc\u015f\u00fcnce ile varl\u0131k ger\u00e7i birbirinden ayr\u0131d\u0131rlar, ama ayn\u0131 zamanda birarada bir birlik olu\u015ftururlar.<br \/> \u00d6l\u00fcm, t\u00fcr\u00fcn belirli birey \u00fczerindeki kat\u0131 y\u00fcrekli utkusu gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ve onlar\u0131n birli\u011fini yalanl\u0131yora benzer; ama belirli birey, belirli bir t\u00fcrsel varl\u0131ktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, ve b\u00f6yle oldu\u011fu i\u00e7in de \u00f6l\u00fcml\u00fcd\u00fcr.<br \/> {[10] 4. Nas\u0131l ki \u00f6zel m\u00fclkiyet, insan\u0131n hem kendi kendisi i\u00e7in nesnel, hem de ayn\u0131 zamanda tersine yabanc\u0131 ve insanal-olmayan bir nesne durumuna gelmesi, ya\u015fam\u0131n\u0131n belirtisinin ya\u015fam\u0131n\u0131n yabanc\u0131la\u015fmas\u0131, ger\u00e7ekle\u015fmesinin ger\u00e7eklikten yoksunla\u015fmas\u0131, yabanc\u0131 bir ger\u00e7eklik olmas\u0131 olgusunun duyulur d\u0131\u015favurumundan ba\u015fka bir \u015fey de\u011filse, \u00f6zel m\u00fclkiyetin olumlu kald\u0131r\u0131lmas\u0131, yani insanal ya\u015fam ve insanal varl\u0131\u011f\u0131n, nesnel insanlar\u0131n, insanal yap\u0131tlar\u0131n, insanlar (sayfa 194) i\u00e7in ve insanlar taraf\u0131ndan duyulur temell\u00fck\u00fc de, t\u0131pk\u0131 \u00f6yle, sadece salt, dolay\u0131ms\u0131z yararlanma anlam\u0131nda, sadece sahip olma, malik olma anlam\u0131nda anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. \u0130nsan kendi evrensel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 evrensel bir bi\u00e7imde, demek ki b\u00fct\u00fcnsel insan olarak temell\u00fck eder. D\u00fcnya ile insanal ili\u015fkilerinin herbiri, g\u00f6rme, i\u015fitme, koklama, tat alma, d\u00fc\u015f\u00fcnme, seyir, duygu, irade, etkinlik, sevgi, uzun s\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131 bireyselli\u011finin t\u00fcm \u00f6rgenlikleri, kendi bi\u00e7imleri i\u00e7inde, apans\u0131z toplumsal \u00f6rgenlikler olan \u00f6rgenlikler gibi, [VII] nesnel davran\u0131\u015flar\u0131 ya da nesne ile ili\u015fkilerinde, nesnenin temell\u00fck\u00fc, insanal ger\u00e7ekli\u011fin temell\u00fck\u00fcd\u00fcrler; nesne ile ili\u015fkileri, insanal ger\u00e7ekli\u011fin belirtisidir;[3*] insanal etkinlik ve insanal ac\u0131d\u0131r bu; \u00e7\u00fcnk\u00fc, insanal anlamda kavrand\u0131\u011f\u0131nda, ac\u0131, insan\u0131n kendinden duydu\u011fu zevktir.<br \/> \u00d6zel m\u00fclkiyet bizi \u00f6ylesine al\u0131kla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f ve s\u0131n\u0131rl\u0131 k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, bir nesne ancak ona malik oldu\u011fumuz, demek ki [o nesne] bizim i\u00e7in sermaye olarak varoldu\u011fu, ya da bizim taraf\u0131m\u0131zdan ara\u00e7s\u0131z sahip olundu\u011fu, yenildi\u011fi, i\u00e7ildi\u011fi, giyildi\u011fi, i\u00e7inde oturuldu\u011fu vb., k\u0131sacas\u0131 bizim taraf\u0131m\u0131zdan kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman bizimdir, \u2014her ne kadar \u00f6zel m\u00fclkiyet s\u0131ras\u0131 geldi\u011finde sahip olman\u0131n kendisinin b\u00fct\u00fcn bu dolays\u0131z ger\u00e7ekle\u015fmelerini ancak ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131 olarak etkisi i\u00e7ine al\u0131r, ve her ne kadar bunlar\u0131n ara\u00e7 hizmeti g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ya\u015fam, \u00f6zel m\u00fclkiyet ya\u015fam\u0131, emek ve sermayele\u015ftirme ise de.<br \/> B\u00fct\u00fcn bu fizik ve entelekt\u00fcel duyular yerine, demek ki, b\u00fct\u00fcn bu duyular\u0131n yal\u0131n yabanc\u0131la\u015fmas\u0131, malik olma duyusu belirmi\u015ftir. \u0130nsanal varl\u0131k, kendinden yola \u00e7\u0131karak kendi i\u00e7 zenginli\u011fini do\u011furmak i\u00e7in, bu mutlak yoksullu\u011fa indirgenmeliydi. (Malik olma kategorisi \u00fczerine, 21 Yaprak&#8217;taki Hess&#8217;e bak\u0131n\u0131z.[11] ) (sayfa 195)<br \/> \u00d6zel m\u00fclkiyetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131, demek ki, b\u00fct\u00fcn insanal duyular\u0131n ve b\u00fct\u00fcn insanal niteliklerin b\u00fct\u00fcnsel kurtulu\u015fudur; ama o [\u00f6zel m\u00fclkiyetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 -\u00e7.], bu duyular ve bu nitelikler \u00f6znel bak\u0131mdan oldu\u011fu kadar nesnel bak\u0131mdan da insanal duruma geldikleri i\u00e7indir ki, i\u015fte bu kurtulu\u015ftur. G\u00f6z, insanal g\u00f6z durumuna gelmi\u015ftir, t\u0131pk\u0131 nesnesinin de, insandan gelen ve insana y\u00f6nelm\u0131\u015f toplumsal, insanal bir nesne durumuna gelmi\u015f bulunmas\u0131 gibi. Demek ki, duyular, kendi praxis&#8217;lerinde do\u011frudan do\u011fruya kuramc\u0131 durumuna gelmi\u015flerdir. Onlar nesne ile nesne i\u00e7in ili\u015fkilidirler, ama nesnenin kendisi, kendi kendisine ve insana[4*] nesnel insanal bir ili\u015fkidir ve tersi de b\u00f6yledir. Gereksinme ve zevk bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc kendi bencil do\u011falar\u0131n\u0131 yitirmi\u015flerdir ve do\u011fa da kendi yal\u0131n yararl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirmi\u015ftir, \u00e7\u00fcnk\u00fc yararl\u0131l\u0131k insanal yararl\u0131l\u0131k durumuna gelmi\u015ftir.<br \/> Ayn\u0131 bi\u00e7imde \u00f6teki insanlar\u0131n duyular\u0131 ve yararlanmas\u0131 da benim kendi temell\u00fck\u00fcm durumuna gelmi\u015flerdir. Bu dolay\u0131ms\u0131z \u00f6rgenlikler d\u0131\u015f\u0131nda, demek ki toplum bi\u00e7imi alt\u0131nda toplumsal \u00f6rgenlikler kurulur; b\u00f6ylece, \u00f6rne\u011fin \u00f6tekiler ile do\u011frudan do\u011fruya ortakl\u0131k bi\u00e7iminde etkinlik vb., benim ya\u015fam\u0131m\u0131n bir belirtiinsanal ya\u015fam\u0131n bir temell\u00fck (sayfa 196) bi\u00e7imi durumuna gelmi\u015ftir.<br \/> Herkes bilir ki, insanal g\u00f6z insanal-olmayan kaba g\u00f6zden ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc g\u00f6r\u00fcr, insanal kulak kaba kulktan ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc i\u015fitir, vb..<br \/> G\u00f6rm\u00fc\u015f bulundu\u011fumuz gibi, insan kendini kendi nesnesi i\u00e7inde, sadece bu nesnenin onun i\u00e7in insanal nesne ya da nesnel nesne durumuna gelmesi ko\u015fulu ile, yitirmez. Bu da ancak, nesne onun i\u00e7in toplumsal bir nesne, o kendisi i\u00e7in toplumsal bir varl\u0131k, toplum onun i\u00e7in bu nesnede varl\u0131k durumuna geldi\u011fi zaman olanakl\u0131d\u0131r.<br \/> \u00d6yleyse, bir yandan, toplumda her yerde nesnel ger\u00e7eklik insan i\u00e7in \u00f6zsel insanal g\u00fc\u00e7ler ger\u00e7ekli\u011fi, insanal ger\u00e7eklik ve bunun sonucu insan\u0131n kendi \u00f6znesneler onun i\u00e7in kendi kendisinin nesnelle\u015fmesi, onun bireyselli\u011fini do\u011frulayan ve ger\u00e7ekle\u015ftiren nesneler, kendi nesneleri durumuna gelirler, yani o kendisi nesne durumuna gelir. Nesneler ne bi\u00e7imde onun nesneleri olurlar; bu, nesnenin do\u011fas\u0131 ile buna kar\u015f\u0131l\u0131k d\u00fc\u015fen \u00f6zsel g\u00fcc\u00fcn do\u011fas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc olurlaman\u0131n tikel, ger\u00e7ek bi\u00e7imini olu\u015fturan \u015fey, i\u015fte bu ili\u015fki belirleniminin ta kendisidir. Bir nesne, g\u00f6z i\u00e7in, kulak i\u00e7in oldu\u011fundan ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc alg\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r ve g\u00f6z nesnesi kulak nesnesinden ba\u015fka bir nesnedir. Her \u00f6zsel g\u00fcc\u00fcn tikelli\u011fi, onun tikel \u00f6z\u00fcn\u00fcn, \u00f6yleyse tikel nesnelle\u015fmesi bi\u00e7iminin, nesnel, ger\u00e7ek, ya\u015fayan Varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n da ta kendisidir. Demek ki, insan, kendini nesnel d\u00fcnyada, [VIII] sadece d\u00fc\u015f\u00fcncede de\u011fil, ama b\u00fct\u00fcn duyular ile de olurlar.[12]<br \/> \u00d6te yandan, bu i\u015fleri \u00f6znel olarak al\u0131rsak: insan\u0131n (sayfa 197) insan\u0131n m\u00fczik duygusunu uyand\u0131ran \u015fey, ilkin m\u00fcziktir; m\u00fczik\u00e7i olmayan kulak i\u00e7in, en g\u00fczel m\u00fczik hi\u00e7 bir anlam ta\u015f\u0131maz,[13] bir nesne [de\u011fil]dir, \u00e7\u00fcnk\u00fc benim nesnem ancak benim \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerimden birinin do\u011frulanmas\u0131 olabilir, \u00f6yleyse benim \u00f6zsel g\u00fcc\u00fcm \u00f6znel yeti olarak kendisi i\u00e7in neyse, o da benim i\u00e7in ancak o olabilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc benim i\u00e7in bir nesnenin anlam\u0131 (onun ancak kendisine kar\u015f\u0131l\u0131k d\u00fc\u015fen bir duyu i\u00e7in anlam\u0131 vard\u0131r) benim duyumun uzand\u0131\u011f\u0131 yere kadar uzan\u0131r.[14] Toplumsal insan\u0131n duyular\u0131, toplumsal-olmayan insan\u0131nkilerden i\u015fte bu nedenle ba\u015fkad\u0131rlar; ancak insanal \u00f6z\u00fcn nesnel olarak a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f zenginli\u011fi sayesindedir ki, insan\u0131n \u00f6znel duyma yetisinin zenginli\u011fi ilkin ya geli\u015ftirilmi\u015f ya da \u00fcretilmi\u015ftir, [bu sayededir ki -\u00e7.] bir kulak m\u00fczik\u00e7i olur, bir g\u00f6z bi\u00e7im g\u00fczelli\u011fini g\u00f6r\u00fcr, k\u0131sacas\u0131 duyular insanal zevke elveri\u015fli hale gelir, kendilerini insan\u0131n \u00f6zsel g\u00fc\u00e7leri olarak olurlayan duyular olurlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc sadece be\u015f duyu de\u011fil, ama tinsel duyular, pratik duyular (istek, sevgi vb.) denilen duyular da, k\u0131sacas\u0131 insanal duyu, duyular\u0131n insanl\u0131\u011f\u0131, ancak kendi nesnelerinin varolu\u015fu, insanalla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f do\u011fa sayesinde olu\u015furlar. Be\u015f duyunun olu\u015fmas\u0131, t\u00fcm ge\u00e7mi\u015f tarihin i\u015fidir. Hen\u00fcz kaba pratik gereksinmenin tutsa\u011f\u0131 bulunan duyunun, ancak s\u0131n\u0131rl\u0131 bir anlam\u0131 vard\u0131r.} A\u00e7l\u0131ktan \u00f6len insan i\u00e7in, yiyece\u011fin insanal bi\u00e7imi de\u011fil, ama sadece yiyecek olarak soyut varl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r; o, pekala en kaba bi\u00e7imi alt\u0131nda bulunabilir ve bu beslenme etkinli\u011finin, hayvanal beslenme etkinli\u011finden ne bak\u0131mdan ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenemez. Kayg\u0131 ve yoksulluk i\u00e7indeki adam en g\u00fczel oyun kar\u015f\u0131s\u0131nda bile duyusuzdur; maden tecimi yapan biri, madenin g\u00fczelli\u011fi ya da kendine \u00f6zg\u00fc do\u011fas\u0131n\u0131 de\u011fil, ama sadece tecimsel de\u011feri g\u00f6r\u00fcr; madenbilimsel duyusu yoktur onun. Demek ki, insanal \u00f6z\u00fcn nesnele\u015fmesi, (sayfa 198) kuramsal bak\u0131mdan oldu\u011fu kadar pratik bak\u0131mdan da, insan duyusunu insanal k\u0131lmak i\u00e7in oldu\u011fu kadar, insan ve do\u011fa \u00f6z\u00fcn\u00fcn t\u00fcm zenginli\u011fine kar\u015f\u0131l\u0131k d\u00fc\u015fen insanal duyuyu yaratmak i\u00e7in de zorunludur.<br \/> {Kurulmaya ba\u015flayan toplum, \u00f6zel m\u00fclkiyetin ve onun zenginlik ve yoksullu\u011funun \u2014maddi ve tinsel zenginlik ve yoksulluk\u2014 hareketi ile bu kurulu\u015f i\u00e7in gerekli t\u00fcm gereci nas\u0131l bulursa, kurulmu\u015f bulunan toplum da, kendi s\u00fcrekli ger\u00e7ekli\u011fi olarak, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn bu zenginli\u011fi ile birlikte insan\u0131, zengin insan\u0131, evrensel ve derinden derine geli\u015fmi\u015f duyularla bezenmi\u015f insan\u0131 \u00f6yle \u00fcretir.}<br \/> \u00d6znelcilik ile nesnelcili\u011fin, tinselcilik ile maddecili\u011fin, etkinlik ile etkinsizli\u011fin kendi kar\u015f\u0131-olumlar\u0131n\u0131, ve dolay\u0131s\u0131yla bu t\u00fcrden kar\u015f\u0131tlar olarak varolu\u015flar\u0131n\u0131, nas\u0131l ancak toplum durumu i\u00e7inde yitirdikleri g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor; {kuramsal kar\u015f\u0131-olumlar\u0131n kendilerinin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fcn, nas\u0131l ancak pratik bir bi\u00e7imde, insanlar\u0131n pratik enerjisi ile olanakl\u0131 oldu\u011fu, \u00f6yleyse \u00e7\u00f6z\u00fcmlerinin hi\u00e7 bir zaman sadece bilin\u00e7 i\u015fi de\u011fil, ama felsefenin onu sadece kuramsal bir i\u015f olarak kavram\u0131\u015f bulundu\u011fu i\u00e7in \u00e7\u00f6zemedi\u011fi ger\u00e7ek bir dirimsel i\u015f oldu\u011fu da g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor &#8230; }<br \/> {Sanayi tarihi ve sanayiin yap\u0131la\u015fm\u0131\u015f nesnel varolu\u015funun, nas\u0131l \u00f6zsel insanal g\u00fc\u00e7lerin, nas\u0131l somut olarak varolan insan, \u015fimdiye kadar, \u2014yabanc\u0131la\u015fma i\u00e7inde hareket edildi\u011finden\u2014 \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerinin ger\u00e7ekli\u011fi ve t\u00fcrsel insan etkinli\u011fi olarak, ancak insan\u0131n evrensel varl\u0131\u011f\u0131, din, ya da evrensel soyut \u00f6z\u00fc i\u00e7indeki tarih (siyaset, sanat, edebiyat, vb.) tasarlanabildi\u011fi i\u00e7in, insan\u0131n \u00f6z\u00fc ile ba\u011flant\u0131s\u0131 i\u00e7inde de\u011fil, ama her zaman salt d\u0131\u015fsal bir yararl\u0131l\u0131k ba\u011flant\u0131s\u0131 bak\u0131m\u0131ndan tasarlanm\u0131\u015f, somut olarak varolan insan ruhbiliminin a\u00e7\u0131k kitab\u0131 olduklar\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. [IX] G\u00fcnl\u00fck maddi sanayi i\u00e7inde (\u2014\u015fimdiye kadar t\u00fcm irsanal etkinlik, emek, \u00f6yleyse sanayi, kendi kendine yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir etkinlik olmu\u015f oldu\u011funa g\u00f6re, bu sanayi, s\u00f6zkonusu genel hareketin bir par\u00e7as\u0131 (sayfa 199) olarak tasarlanabildi\u011fi kadar, bu hareketin kendisi de becerinin tikel bir par\u00e7as\u0131 olarak tasarlanabilir\u2014), kar\u015f\u0131m\u0131zda, somut, yabanc\u0131, yararl\u0131 nesneler bi\u00e7imi alt\u0131nda, yabanc\u0131la\u015fma bi\u00e7imi alt\u0131nda, nesnelle\u015fmi\u015f insan\u0131n \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bu kitab\u0131n, yani tarihin en somut bi\u00e7imde varolan, en anla\u015f\u0131labilir par\u00e7as\u0131n\u0131n kendisi i\u00e7in kapal\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 bir ruhbilim, ger\u00e7ek bir bilim, i\u00e7erik bak\u0131mdan ger\u00e7ekten zengin bir bilim durumuna gelemez.} K\u0131sacas\u0131, y\u00fckseklerden bakarak, insanal eme\u011fin bu b\u00fcy\u00fck par\u00e7as\u0131n\u0131 bir yana b\u0131rakan, ve insanal etkinli\u011fin b\u00fct\u00fcn bu a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f zenginli\u011fi, ona belki tek s\u00f6zc\u00fckle: &#8220;gereksinme&#8221;, &#8220;kaba gereksinme&#8221;den ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylemedik\u00e7e, eksikliklerinin bilincinde olmayan bir bilim \u00fczerine ne d\u00fc\u015f\u00fcnmeli?<br \/> Do\u011fa bilimleri engin bir etkinlik g\u00f6stermi\u015f, ve durmadan b\u00fcy\u00fcyen bir gereci kendi gere\u00e7leri yapm\u0131\u015flard\u0131r. Bununla birlikte, onlar felsefeye ne kadar yabanc\u0131 kalm\u0131\u015flarsa, felsefe de onlara o kadar yabanc\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bir anl\u0131k birlikleri &gt;imgeleme yetisinin bir yan\u0131lsamas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi.[15] \u0130stek vard\u0131, ama yetenekler eksikti. Tarih\u00e7iler bile do\u011fa bilimlerine, ancak arada bir, ancak baz\u0131 b\u00fcy\u00fck bulu\u015flar\u0131n a\u00e7\u0131klad\u0131klar\u0131 bilgilerin, yararl\u0131l\u0131\u011f\u0131n bir geli\u015fme u\u011fra\u011f\u0131 olarak iletmede bulunurlar. Ama sanayi yoluyla, do\u011fa bilimleri insanal ya\u015fama pratik olarak bir o kadar kar\u0131\u015fm\u0131\u015f ve onu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015f, ve do\u011frudan do\u011fruya insand\u0131\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmay\u0131 tamamlama durumunda kalmalar\u0131na kar\u015f\u0131n, insanal kurtulu\u015fu haz\u0131rlam\u0131\u015flard\u0131r. Sanayi, do\u011fan\u0131n, ve bunun sonucu do\u011fa bilimlerinin, insan ile ger\u00e7ek tarihsel ili\u015fkisidir; demek ki e\u011fer insan\u0131n \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerinin d\u0131\u015frak (exot\u00e9rique) bir a\u00e7\u0131nlanmas\u0131 olarak kavran\u0131rsa, do\u011fan\u0131n insanal \u00f6z\u00fc ve insan\u0131n do\u011fal \u00f6z\u00fc de kavran\u0131r; sonu\u00e7 olarak do\u011fa bilimleri soyut olarak maddi ya da daha do\u011frusu idealist y\u00f6nelimlerini yitirecek ve insanal bilimin temeli olacaklard\u0131r, daha (sayfa 200) \u015fimdiden \u2014yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir bi\u00e7im alt\u0131nda da olsa\u2014 ger\u00e7ekten insanal ya\u015fam\u0131n temeli durumuna gelmi\u015f bulunduklar\u0131 gibi; ya\u015fam i\u00e7in bir temel ve bilim i\u00e7in bir ba\u015fka temel vard\u0131r demek, daha ilk anda bir yaland\u0131r. {\u0130nsanal tarih i\u00e7inde olu\u015f durumundaki do\u011fa \u2014insanal toplumun do\u011fu\u015f belgesi\u2014 insan\u0131n ger\u00e7ek do\u011fas\u0131d\u0131r, \u00f6yleyse sanayiin olu\u015fturdu\u011fu bi\u00e7imdeki do\u011fa, yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir bi\u00e7im alt\u0131nda da olsa, insanbilimsel (anthropologique) do\u011fad\u0131r.} Duyulur d\u00fcnya (bkz: Feuerbach) t\u00fcm bilimin temeli olmal\u0131d\u0131r.[16] Bilim ancak hem duyulur bilin\u00e7 ve hem de somut gereksinme ikili bi\u00e7imi alt\u0131nda duyulur d\u00fcnyadan yola \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 samand\u0131r ki \u2014demek ki bilim e\u011fer do\u011fadan yola \u00e7\u0131karsa\u2014 ger\u00e7ek bilimdir. T\u00fcm tarih, &#8220;insan&#8221;\u0131n duyulur bilin\u00e7 nesnesi ve &#8220;insan olarak insan&#8221; gereksinmesini [somut do\u011fal] gereksinme durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye (geli\u015ftirmeye)[17] yaram\u0131\u015ft\u0131r. Tarihin kendisi do\u011fa tarihinin, do\u011fan\u0131n insan durumuna d\u00f6n\u00fc\u015fmesinin ger\u00e7ek bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Daha sonra, insan biliminin do\u011fa bilimlerini kapsayaca\u011f\u0131 gibi, do\u011fa bilimleri de insan bilimini kapsayacaklard\u0131r: sadece bir tek bilim<br \/> [X] \u0130nsan, do\u011fa bilimlerinin dolay\u0131ms\u0131z nesnesidir;[18] \u00e7\u00fcnk\u00fc insan i\u00e7in dolay\u0131ms\u0131z duyulur do\u011fa do\u011frudan do\u011fruya (sayfa 201) insanal duyulur d\u00fcnyad\u0131r (\u00f6zde\u015f deyim); bu duyulur do\u011fa, onun i\u00e7in ara\u00e7s\u0131z bi\u00e7imde somut olarak varolan \u00f6teki insand\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc onun kendi \u00f6z duyulur d\u00fcnyas\u0131, ancak \u00f6teki insan sayesinde onun kendisi i\u00e7in insanal duyulur d\u00fcnyad\u0131r. Ama do\u011fa da insan biliminin dolay\u0131ms\u0131z nesnesidir. \u0130nsan\u0131n ilk nesnesi \u2014insan\u2014 duyulur d\u00fcnya olan do\u011fad\u0131r, ve insan\u0131n tikel ve somut \u00f6zsel g\u00fc\u00e7leri, kendi nesnel ger\u00e7ekle\u015fmelerini ancak do\u011fal nesnelerde bulduklar\u0131ndan, kendinin bilincine de ancak genel olarak do\u011fabiliminde varabilirler. D\u00fc\u015f\u00fcnce \u00f6\u011fesinin ta kendisi, d\u00fc\u015f\u00fcncenin dirimsel belirtisinin \u00f6\u011fesi olan dil, somut niteliktedir. Do\u011fan\u0131n toplumsal ger\u00e7ekli\u011fi ile insanal do\u011fal bilimler ya da do\u011fal insan bilimleri \u00f6zde\u015f deyimlerdir.<br \/> {Zengin insan ile zengin insanal gereksinmenin, ekonomi politi\u011fin zenginlik ve yoksullu\u011funun yerini nas\u0131l ald\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Zengin insan, ayn\u0131 zamanda bir insanal dirimsel belirti b\u00fct\u00fcnselli\u011fi gereksinmesi bulunan insand\u0131r da. Kendi \u00f6z ger\u00e7ekle\u015fmesi, kendinde i\u00e7sel zorunluluk olarak, gereksinme olarak varolan insan. \u0130nsan\u0131n sadece zenginli\u011fi de\u011fil, ama yoksullu\u011fu da \u2014sosyalizmde\u2014 ayn\u0131 derecede insanal ve bunun sonucu toplumsal bir anlam kazan\u0131r. Yoksulluk insanlara en b\u00fcy\u00fck zenginli\u011fi, [yani-\u00e7.] \u00f6teki insan\u0131, bir gereksinme olarak duyuran edilgin ba\u011fd\u0131r. Nesnel \u00f6z\u00fcn bendeki adland\u0131rmas\u0131, benim \u00f6zsel etkinli\u011fimin duyulur patlak veri\u015fi, b\u00f6ylece benim varl\u0131\u011f\u0131m\u0131n etkinli\u011fi durumuna gelen tutkudur.[19] } (sayfa 202)<br \/> 5\u00b0 Bir varl\u0131k, ancak kendi kendisinin efendisi oldu\u011fu andan sonrad\u0131r ki, kendini ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak g\u00f6rmeye ba\u015flar, ve o, ancak varolu\u015funu kendi kendine bor\u00e7lu oldu\u011fu zamand\u0131r ki, kendi kendisinin efendisidir. Bir ba\u015fkas\u0131n\u0131n kayras\u0131 ile ya\u015fayan bir insan, kendini ba\u011f\u0131ml\u0131 bir varl\u0131k olarak g\u00f6r\u00fcr. Ama ben, sadece ya\u015fam\u0131m\u0131n bak\u0131m\u0131n\u0131 bir ba\u015fkas\u0131na bor\u00e7lu bulunmakla kalmay\u0131p, ayr\u0131ca e\u011fer ya\u015fam\u0131m\u0131 da o yaratm\u0131\u015f, ya\u015fam\u0131m\u0131n kayna\u011f\u0131 da o olmu\u015f bulunuyorsa, tamamen bir ba\u015fkas\u0131n\u0131n kayras\u0131 ile ya\u015f\u0131yorum, ve ya\u015fam\u0131m, e\u011fer benim kendi \u00f6z yap\u0131t\u0131m de\u011filse, zorunlu olarak kendi d\u0131\u015f\u0131nda s\u00f6zde bir temele sahip demektir. Bu nedenle, yaratma, halk bilincinden kovulmas\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7 bir fikirdir. Do\u011fa ile insan\u0131n kendi ba\u015flar\u0131na varolduklar\u0131 olgusu, onun i\u00e7in kavran\u0131lmaz bir \u015feydir; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu olgu pratik ya\u015fam\u0131n t\u00fcm apa\u00e7\u0131kl\u0131klar\u0131na ters d\u00fc\u015fer.<br \/> D\u00fcnyan\u0131n yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131 [inanc\u0131 -\u00e7], g\u00e9ognoise ile, yani k\u00fcrenin olu\u015fmas\u0131n\u0131, d\u00fcnyan\u0131n olu\u015funu bir s\u00fcre\u00e7, bir kendi-kendini-olu\u015fturma s\u00fcreci olarak tasarlayan bilim taraf\u0131ndan iyiden iyiye sars\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kendili\u011finden \u00fcretme, yaratma kuram\u0131n\u0131n tek pratik \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclmesidir.<br \/> Oysa, yal\u0131t\u0131k bireye, Aristo&#8217;nun s\u00f6ylemi\u015f bulundu\u011fu \u015feyi s\u00f6ylemek ger\u00e7i kolayd\u0131r: &#8220;Sen baban ile annen taraf\u0131ndan d\u00fcnyaya getirildin, sende insan\u0131 \u00fcretmi\u015f bulunan \u015fey, demek ki iki insan\u0131n \u00e7iftle\u015fmesi, demek ki insanlar\u0131n cinsel bir eylemidir.&#8221; \u00d6yleyse insan\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131, fizik bak\u0131mdan bile insana bor\u00e7lu bulundu\u011funu g\u00f6r\u00fcyorsun. Oyleyse g\u00f6z\u00fcn\u00fc sadece bir y\u00f6n \u00fczerine, babam\u0131 d\u00fcnyaya kim getirdi, onun b\u00fcy\u00fck babas\u0131n\u0131 d\u00fcnyaya kim getirdi? &#8230; vb. diye kendine sorular sormakta devam etti\u011fin sonsuz dizi \u00fczerine dikmemelisin. Bu dizide somut olarak g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr olan ve \u00e7o\u011falmada insan\u0131n kendi kendini yinelemesi, \u00f6yleyse insan\u0131n hep \u00f6zne kalmas\u0131 sonucunu veren \u00e7evrimsel hareketi de g\u00f6rmelisin. Ama sen \u015fu yan\u0131t\u0131 vereceksin: E\u011fer ben seninle bu \u00e7evrimsel hareket \u00fczerinde uzla\u015f\u0131rsam, sen de benimle, (sayfa 203) bana: ilk insan\u0131 ve genel olarak do\u011fay\u0131 kim yaratt\u0131? sorusunu sordurmaya kadar g\u00f6t\u00fcren dizi \u00fczerinde uzla\u015f. Sana ancak \u015fu yan\u0131t\u0131 verebilirim: Senin sorun, bir soyutlama \u00fcr\u00fcn\u00fcn\u00fcn ta kendisi. Kendine bu soruya nas\u0131l vard\u0131\u011f\u0131n\u0131 sor; kendine senin sorunun, sa\u00e7ma oldu\u011fu i\u00e7in yan\u0131tlayamad\u0131\u011f\u0131m bir g\u00f6r\u00fc\u015f noktas\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak sorulup sorulmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sor. Kendine bu dizinin usa-uygun bir d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7in b\u00f6ylece varolup olmad\u0131\u011f\u0131ni sor. Sen do\u011fa ile insan\u0131n yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131 sorusunu sordu\u011funa g\u00f6re, insan\u0131 ve do\u011fay\u0131 soyutluyorsun demektir. Onlar\u0131 varolmayan \u015feyler olarak koyuyor, ama gene de sana varolduklar\u0131n\u0131 tan\u0131tlamam\u0131 istiyorsun. O zaman sana \u015f\u00f6yle derim: Soyutlaman\u0131 bir yana b\u0131rak, sordu\u011fun soruyu da bir yana b\u0131rakacaks\u0131n, yok e\u011fer soyutlamanda direnmek istiyorsan, tutarl\u0131 ol, ve insan ile do\u011fay\u0131 varolmayan \u015feyler olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmene kar\u015f\u0131n [XI], gene de d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcne, kendin de do\u011fa ve insan oldu\u011funa g\u00f6re, o zaman kendi kendini varolmayan \u015fey olarak d\u00fc\u015f\u00fcn. D\u00fc\u015f\u00fcnme, bana soru sorma; \u00e7\u00fcnk\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn ve bana soru sordu\u011fun anda, do\u011fan\u0131n ve insan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 soyutlama bi\u00e7iminin hi\u00e7 bir anlam\u0131 kalm\u0131yor. Yoksa her \u015feyi hi\u00e7lik olarak koyacak, ve sen kendin olmak isteyecek kadar bencil misin?<br \/> Bana \u015f\u00f6yle yan\u0131t verebilirsin: Ben, do\u011fan\u0131n vb. hi\u00e7li\u011fini koymak istemiyorum; ben, sana,. onun do\u011fu\u015f belgesi sorusunu soruyorum, anatomiciyi kemikli yap\u0131l\u0131\u015flar vb. \u00fczerinde sorguya \u00e7ekti\u011fim gibi.<br \/> Ama, sosyalist insan i\u00e7in, evrensel tarih ad\u0131 verilen \u015feyin t\u00fcm\u00fc, insan\u0131n insanal emek taraf\u0131ndan olu\u015fturulmas\u0131ndan, do\u011fan\u0131n insan i\u00e7in olu\u015fundan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir; \u00f6yleyse o, kendisinin kendisi taraf\u0131ndan olu\u015fturulmas\u0131n\u0131n, kendi do\u011fum s\u00fcrecinin a\u00e7\u0131k ve \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclmez kan\u0131t\u0131na sahiptir. E\u011fer insan ve do\u011fan\u0131n \u00f6zsel ger\u00e7ekli\u011fi, e\u011fer insan i\u00e7in do\u011fan\u0131n varolu\u015fu olan insan ve insan i\u00e7in insan\u0131n varolu\u015fu olan do\u011fa bir olgu, somut, apa\u00e7\u0131k bir \u015fey durumuna gelmi\u015flerse, yabanc\u0131 bir varl\u0131k, do\u011fan\u0131n ve insan\u0131n \u00fcst\u00fcne konmu\u015f (sayfa 204) bir varl\u0131k sorunu \u2014bu sorun, do\u011fa ile insan\u0131n \u00f6zselsizli\u011finin (inessentialit\u00e9) itiraf\u0131n\u0131 i\u00e7erdi\u011finden\u2014 pratik bak\u0131mdan olanaks\u0131z bir duruma gelmi\u015ftir. Tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k, bu ikincil \u015feyi yads\u0131d\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, art\u0131k anlams\u0131zd\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k Tanr\u0131n\u0131n yads\u0131nmas\u0131d\u0131r ve bu yads\u0131ma ile o insan\u0131n varolu\u015funu koyar, ama sosyalizm olarak sosyalizmin art\u0131k bu orta terime gereksinmesi yoktur. O, \u00f6z olarak insan\u0131n ve do\u011fan\u0131n kuramsal ve pratik bak\u0131mdan duyulur bilincinden yola \u00e7\u0131kar. O insan\u0131n art\u0131k orta terim arac\u0131yla dinin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 olmayan olumlu kendinin bilincidir, t\u0131pk\u0131 ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n, insan\u0131n, art\u0131k orta terim arac\u0131yla \u00f6zel m\u00fclkiyetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 olmayan olumlu ger\u00e7ekli\u011fi, [yani -\u00e7.] kom\u00fcnizm olmas\u0131 gibi. Kom\u00fcnizm, olumluyu, yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131 olarak koyar, \u00f6yleyse o insan\u0131n kurtulu\u015f ve kendini onar\u0131m\u0131n\u0131n ger\u00e7ek u\u011fra\u011f\u0131, tarihin gelecekteki geli\u015fmesi i\u00e7in zorunlu u\u011frakt\u0131r. Kom\u00fcnizm, yak\u0131n gelece\u011fin zorunlu bi\u00e7imi ve enerjetik ilkesidir, ama kom\u00fcnizm olarak kom\u00fcnizm, insanal geli\u015fmenin ere\u011fi, \u2014 insanal toplumun bi\u00e7imi de\u011fildir. (sayfa 205)<\/p>\n<p>[\u00d6ZEL M\u00dcLK\u0130YET REJ\u0130M\u0130NDE VE SOSYAL\u0130ZMDE \u0130NSANAL GEREKS\u0130NMELER\u0130N ANLAMI.<br \/>SAVURGAN ZENG\u0130NL\u0130K \u0130LE SINA\u0130 ZENG\u0130NL\u0130K ARASINDAK\u0130 AYRIM.BURJUVA TOPLUMDA \u0130\u015eB\u00d6L\u00dcM\u00dc]<\/p>\n<p> [XIV] 7\u00b0 Sosyalizmde insanal gereksinmelerin zenginli\u011finin ne anlam kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve, bunun sonucu, yeni bir \u00fcretim bi\u00e7imi ile yeni bir \u00fcretim nesnesinininsan\u0131n \u00f6zsel g\u00fcc\u00fcn\u00fcn yeni bir belirtisi ve insanal \u00f6z\u00fcn yeni bir zenginle\u015fmesi. \u00d6zel m\u00fclkiyet \u00e7er\u00e7evesinde, \u015feyler ters bir anlam kazan\u0131rlar. Her insan, \u00f6teki i\u00e7in, onu yeni bir \u00f6zveriye zorlamak, yeni bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k i\u00e7ine sokmak ve yeni bir yararlanma, ve bunun sonucu iktisadi y\u0131k\u0131m bi\u00e7imine g\u00f6t\u00fcrmek \u00fczere, yeni bir gereksinme yaratmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Herkes, onda kendi bencil gereksinmesinin doyumunu bulmak i\u00e7in, \u00f6teki insanlar\u0131 egemenlik alt\u0131na alan yabanc\u0131 bir \u00f6zsel g\u00fc\u00e7 yaratma ard\u0131nda ko\u015far. Nesneler (sayfa 206) y\u0131\u011f\u0131n\u0131 ile birlikte, demek ki, yabanc\u0131 varl\u0131klar\u0131n insan\u0131n uyru\u011fu bulundu\u011fu egemenli\u011fi de b\u00fcy\u00fcr ve her yeni \u00fcr\u00fcn, bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 aldatma ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 soygunu daha da peki\u015ftirir. \u0130nsan insan olarak bir o kadar yoksulla\u015f\u0131r, d\u00fc\u015fman varl\u0131\u011fa egemen olmak i\u00e7in bir o kadar paraya gereksinme duyar, ve paras\u0131n\u0131n erkli\u011fi de \u00fcretim hacmi ile tastamam ters orant\u0131l\u0131 olarak d\u00fc\u015fer, yani paran\u0131n erkli\u011fi artt\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, onun yoksullu\u011fu da artar. \u2014 Demek ki, para gereksinmesi, ekonomi politik taraf\u0131ndan \u00fcretilen ger\u00e7ek gereksinme ve onun \u00fcretti\u011fi tek gereksinmedir. Paran\u0131n niceli\u011fi gitgide onun tek ve erkli \u00f6zg\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc durumuna gelir; her \u015feyi kendi soyutlamas\u0131na indirgedi\u011fi gibi, kendi \u00f6z hareketi i\u00e7inde kendini de nicel bir varl\u0131\u011fa indirger. \u00d6l\u00e7\u00fc yoklu\u011fu ve \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fczl\u00fck onun ger\u00e7ek \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc durumuna gelirler.<br \/> \u2014 \u00d6znel d\u00fczeyde de bu kendini, bir yandan \u00fcr\u00fcnlerin ve gereksinmelerin geni\u015flemesinin, t\u00fcretici ve durmadan insanl\u0131k-d\u0131\u015f\u0131, incelmi\u015f, do\u011faya kar\u015f\u0131 ve d\u00fc\u015fsel istekleri hesaplamakta olan k\u00f6le durumuna gelmesinde g\u00f6sterir \u2014 \u00f6zel m\u00fclkiyet kaba gereksinmeyi insanal gereksinme durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeyi bilmez; imgelem, keyfe ba\u011fl\u0131l\u0131k, yelteklik (caprice) onun idealizmidir, ve [hi\u00e7 -\u00e7.] bir harem a\u011fas\u0131, efendisini, s\u0131nai harem a\u011fas\u0131ndan, [yani -\u00e7.] \u00fcreticiden daha b\u00fcy\u00fck bir baya\u011f\u0131l\u0131kla koltuklamaz ve ustal\u0131kla g\u00f6ze girmek i\u00e7in, d\u00fczenbazl\u0131kla para kazanmak ve \u00e7ok h\u0131ristiyanca sevdi\u011fi kom\u015fusunun cebinden mang\u0131r \u00e7ekmek i\u00e7in, ondan daha pis ara\u00e7larla efendisinin k\u00f6relmi\u015f yeteneklerini uyand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmaz. \u2014 (Her \u00fcr\u00fcn, \u00f6tekinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n paras\u0131n\u0131n \u00e7ekilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir yemdir; her ger\u00e7ek ya da olanakl\u0131 gereksinme, sine\u011fi \u00f6kseye \u00e7ekecek olan bir g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fckt\u00fcr: \u2014 insan\u0131n toplumsal \u00f6z\u00fcn\u00fcn evrensel s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc, t\u0131pk\u0131 eksikliklerinden herbiri gibi, cennet ile bir ba\u011f, insan y\u00fcre\u011finin rahibe a\u00e7\u0131k olan bir k\u00f6\u015fesidir; her gereksinme, kom\u015fuya en sevimli bir bi\u00e7imde yakla\u015fmak, ve ona \u015f\u00f6yle demek i\u00e7in bir f\u0131rsatt\u0131r: Sevgili dostum, senin i\u00e7in zorunlu olan \u015feyleri (sayfa 207) sana verece\u011fim; ama sen sine qua non ne anlam kazand\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f bulunuyoruz: [20] ko\u015fulunu biliyorsun; seni bana ba\u011flayan antla\u015fmay\u0131 hangi m\u00fcrekkeple imzalayaca\u011f\u0131n\u0131 biliyorsun; ben sana bir zevk sa\u011flarken seni kaz\u0131klayaca\u011f\u0131m). S\u0131nai harem a\u011fas\u0131 insan\u0131n en pis heveslerine katlan\u0131r, onun gereksinmesi ile onun aras\u0131nda arac\u0131l\u0131k yapar, ondaki hasta istekleri uyand\u0131r\u0131r, daha sonra bu arac\u0131l\u0131klar\u0131n \u00fccretini istemek \u00fczere, onun kusurlar\u0131n\u0131 g\u00f6zetir.<br \/> \u2014 Bu yabanc\u0131la\u015fma \u00f6te yandan, bir yanda gereksinmelerin ve onlar\u0131 kar\u015f\u0131lama ara\u00e7lar\u0131n\u0131n a\u015f\u0131r\u0131 inceli\u011fini, \u00f6te yanda gereksinmenin tam, kaba ve soyut yal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 olan hayvanca bir yaban\u0131ll\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc \u00fcreterek kendini g\u00f6sterir; ya da daha do\u011frusu, o, kar\u015f\u0131t anlam\u0131 ile birlikte kendi kendini yeniden do\u011furmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmaz. Temiz hava gereksinmesi bile i\u015f\u00e7i i\u00e7in bir gereksinme olmaktan \u00e7\u0131kar; insan, inine d\u00f6ner, ama o \u015fimdi uygarl\u0131\u011f\u0131n bula\u015f\u0131c\u0131 ve pis kokulu solu\u011fu ile bozulmu\u015ftur ve art\u0131k orada, ancak, her g\u00fcn ondan ka\u00e7abilecek, e\u011fer paras\u0131n\u0131 \u00f6demezse her g\u00fcn at\u0131labilece\u011fi yabanc\u0131 bir erklik olarak, [XV] g\u00fcvenilmez bir bi\u00e7imde ya\u015far. Onun, bu \u00f6l\u00fcm evini \u00f6demesi gerekir. Ahileus&#8217;da Prometheus&#8217;un yaban\u0131l\u0131 insana d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesini sa\u011flam\u0131\u015f bulunan en b\u00fcy\u00fck arma\u011fanlardan biri olarak g\u00f6sterdigi \u0131\u015f\u0131k evi, i\u015f\u00e7i i\u00e7in \u00f6yle olmaktan \u00e7\u0131kar. I\u015f\u0131k, hava, vb., ya da en ilkel hayvanal temizlik, insan i\u00e7in bir gereksinme olmaktan \u00e7\u0131karlar. Pislik, bu durgunluk, insan\u0131n bu koku\u015fmas\u0131, uygarl\u0131\u011f\u0131n bu (s\u00f6zc\u00fck anlam\u0131nda) \u00e7irkef kuyusu, onun ya\u015fam \u00f6\u011fesi durumuna gelir. Eksiksiz ve do\u011faya kar\u015f\u0131 savsama, \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f do\u011fa ya\u015fam\u0131n\u0131n \u00f6\u011fesi durumuna gelir. Duyular\u0131m\u0131n hi\u00e7 biri, sadece insanal y\u00f6n\u00fc alt\u0131nda de\u011fil, ama insanl\u0131k-d\u0131\u015f\u0131, yani hayvanaldan da beter y\u00f6n\u00fc alt\u0131nda bile, yoktur art\u0131k. \u0130nsanal eme\u011fin en kaba bi\u00e7imlerinin (ve aletlerinin) geri geldikleri g\u00f6r\u00fcl\u00fcr: Romal\u0131 k\u00f6lelerin de\u011firmenta\u015f\u0131,[21] bir\u00e7ok (sayfa 208) \u0130ngiliz i\u015f\u00e7isi i\u00e7in \u00fcretim bi\u00e7imi, varolu\u015f bi\u00e7imi durumuna gelmi\u015ftir. \u0130nsan\u0131n insanal gereksinmeleri olmamas\u0131 yetmez, hayvanal gereksinmeler de ortadan kalkarlar. \u0130rlandal\u0131 art\u0131k yeme gereksinmesinden, ve \u00fcstelik patates yeme, ve hatta en k\u00f6t\u00fcs\u00fcnden, domuz patatesi yeme gereksinmesinden ba\u015fka bir \u015fey bilmez. Ama \u0130ngiltere ve Fransa&#8217;n\u0131n her sanayi kentinde daha \u015fimdiden k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u0130rlanda var. Yaban\u0131l olsun, hayvan olsun, hi\u00e7 de\u011filse av, hareket, vb., topluluk gereksinmesi duyarlar. \u2014Makinenin, \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n yal\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, hen\u00fcz olu\u015fma a\u015famas\u0131nda bulunan insan\u0131, hen\u00fcz hi\u00e7 geli\u015fmemi\u015f bulunan insan\u0131 \u2014\u00e7ocuk\u2014, i\u015f\u00e7i durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, oysa i\u015f\u00e7i y\u00fcz\u00fcst\u00fc b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f bir \u00e7ocuk durumuna gelmi\u015ftir. Makine, g\u00fc\u00e7s\u00fcz insan\u0131 makine durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek i\u00e7in, kendini insan\u0131n g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcne uyarlar (uydurur).\u2014<br \/> {Gereksinmelerdeki ve onlar\u0131 kar\u015f\u0131lama ara\u00e7lar\u0131ndaki art\u0131\u015f, gereksinmeler ve ara\u00e7lar yoklu\u011funun do\u011fmas\u0131na nas\u0131l yola\u00e7ar? \u0130ktisat\u00e7\u0131 (ve kapitalist: genel olarak, deneysel i\u015fadamlar\u0131n\u0131n kusurlar\u0131 ve bilimsel varolu\u015flar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey olmayan iktisat\u00e7\u0131lara ba\u015fvurdu\u011fumuz zaman, hep deneysel i\u015fadamlar\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc ediyoruz) bunu \u015f\u00f6yle kan\u0131tlar: l\u00b0 o i\u015f\u00e7inin gereksinmesini fizik ya\u015fam\u0131n en zorunlu ve en yoksul s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesine ve etkinli\u011fini de en soyut mekanik harekete indirger, ve sonu\u00e7 olarak \u015f\u00f6yle der: insan\u0131n ne ba\u015fka gereksinmesi, ne ba\u015fka etkinli\u011fi, ne de ba\u015fka zevki vard\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu ya\u015fam\u0131 bile, o insanalyoksul ya\u015fam\u0131 (varolu\u015fu) kural olarak ve \u00fcstelik evrensel kural olarak hesaplar: insanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck y\u0131\u011f\u0131n\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ge\u00e7erli oldu\u011fu i\u00e7in evrensel; i\u015f\u00e7inin etkinli\u011fini t\u00fcm etkinli\u011fin ar\u0131 bir soyutlamas\u0131 durumuna getirdi\u011fi gibi, i\u015f\u00e7iyi de duyu ve gereksinimden yoksun bir varl\u0131k durumuna getirir; bunun sonucu i\u015f\u00e7inin her l\u00fcks\u00fc ona k\u0131nanacak bir \u015fey, ve en soyut gereksinmeyi a\u015fan her \u015fey de \u2014edilgin zevk ve etkinlik belirtisi olarak da olsa\u2014 l\u00fcks olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. (sayfa 209) Ekonomi politik, bu zenginlik bilimi, \u00f6yleyse ayn\u0131 zamanda vazge\u00e7me, yoksunluklar, esirgeme bilimidir de, ve ger\u00e7ekten temiz hava ya da fizik hareket gereksinmesini bile insandan esirgeyecek kadar ileri gider. Bu tans\u0131kl\u0131 sanayi bilimi \u00e7ilecilik (asc\u00e9tisme) bilimidir de, ve onun ger\u00e7ek \u00fclk\u00fcs\u00fc, \u00e7ileci, ama tefeci cimri ile, \u00e7ileci, ama \u00fcretici k\u00f6ledir. Sa\u011ft\u00f6rel \u00fclk\u00fcs\u00fc, \u00fccretinin bir par\u00e7as\u0131n\u0131 Biriktirme Sand\u0131\u011f\u0131na g\u00f6t\u00fcren i\u015f\u00e7idir, ve bu kendi g\u00f6zde delice hevesi (lubie favorite) i\u00e7in, hatta a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k bir sanat bile bulmu\u015ftur. Bu delice heves, b\u00fcy\u00fck bir duygululuk ile birlikte, tiyatroya ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6yleyse ekonomi politik \u2014din d\u0131\u015f\u0131 ve tat almaya d\u00f6n\u00fck y\u00f6n\u00fcne kar\u015f\u0131n\u2014 ger\u00e7ek bir sa\u011ft\u00f6rel bir bilim, bilimlerin en sa\u011ft\u00f6rel olan\u0131d\u0131r. Kendinden vazge\u00e7me, ya\u015famdan ve t\u00fcm insanal gereksinmelerden vazge\u00e7me, onun ba\u015f sav\u0131d\u0131r. Ne kadar az yer, ne kadar az i\u00e7er, ne kadar az kitap sat\u0131n al\u0131r, tiyatroya, baloya, meyhaneye ne kadar az gider, ne kadar az d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, sever, kuram kurar, ne kadar az \u015fark\u0131 s\u00f6yler, konu\u015fur, k\u0131l\u0131\u00e7 oynarsan, vb., o kadar \u00e7ok biriktirir, ne g\u00fcvelerin ne de tozun yiyebilecekleri hazineni, sermayeni, o kadar \u00e7ok art\u0131r\u0131rs\u0131n. Sen ne kadar azsan, ya\u015fam\u0131n\u0131 ne kadar az belirtirsen, o kadar \u00e7o\u011fa sahipyabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f ya\u015fam\u0131n o kadar b\u00fcy\u00fcr, yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f varl\u0131\u011f\u0131ndan o kadar \u00e7ok biriktirirsin. [XVI] \u0130ktisat\u00e7\u0131 senden ya\u015fam ve insanl\u0131k olarak ald\u0131\u011f\u0131 \u015feylerin yerine, para ve zenginli\u011fi koyar ve senin yapamad\u0131\u011f\u0131n her \u015feyi, senin paran yapabilir: yiyebilir, i\u00e7ebilir, baloya, tiyatroya gidebilir; sanat\u0131, derin bilgiyi, tarihsel ilgin\u00e7likleri, siyasal erkli\u011fi s\u0131nar; yolculuk edebilir; b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 sana verebilir; b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 sat\u0131n alabilir; ger\u00e7ek yetenektir o. Ama b\u00fct\u00fcn bunlar olan onun [paran\u0131n -\u00e7.], kendi kendini yaratmaktan, kendi kendini sat\u0131n almaktan ba\u015fka bir olana\u011f\u0131 yoktur; \u00e7\u00fcnk\u00fc geri kalan her \u015fey onun u\u015fa\u011f\u0131d\u0131r ve e\u011fer ben efendiye sahipsem onun u\u015fa\u011f\u0131na da sahibim demektir, ve u\u015fa\u011f\u0131na gereksinmem yoktur. Demek ki, b\u00fct\u00fcn tutkular ve t\u00fcm etkinlik, zenginlik susuzlu\u011fu (sayfa 210) i\u00e7inde yokomal\u0131d\u0131rlar. Demek ki, i\u015f\u00e7i, tam ya\u015famak isteyecek kadar\u0131na sahip olmal\u0131, ve sadece sahip olmak i\u00e7in ya\u015famay\u0131 istemelidir.}<br \/> Ger\u00e7i \u015fimdi iktisadi alanda bir tart\u0131\u015fma ba\u015fg\u00f6sterir. Birileri (Lauderdale, Malthus, vb.) l\u00fcks\u00fc sal\u0131k verir ve tutumu karg\u0131\u015flar, \u00f6b\u00fcrleri ise (Say, Ricardo, vb.) tutumu sal\u0131k verir ve l\u00fcks\u00fc karg\u0131\u015flar. Ama birinciler l\u00fcks\u00fc emek (yani mutlak tutum) \u00fcretmek i\u00e7in istediklerini, \u00f6b\u00fcrleri de tutumu zenginlik, yani l\u00fcks \u00fcretmek i\u00e7in istediklerini gizlemezler. Birinciler, zenginlerin t\u00fcketimini belirlemesi gereken \u015feyin sadece kazan\u00e7 susuzlu\u011fu olmad\u0131\u011f\u0131 romantik yan\u0131lsamas\u0131 i\u00e7indedirler ve zenginle\u015fme arac\u0131 olarak do\u011frudan do\u011fruya savurganl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6stererek kendi \u00f6z yasalar\u0131n\u0131n tersini s\u00f6ylerler; ve \u00f6b\u00fcrleri de sonu\u00e7 olarak onlara, abartmal\u0131 bir a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131k ve b\u00fcy\u00fck bir ayr\u0131nt\u0131 l\u00fcks\u00fc ile, savurganl\u0131k arac\u0131yla, benim varl\u0131\u011f\u0131m\u0131 art\u0131rmay\u0131p azaltt\u0131\u011f\u0131m\u0131 tan\u0131tlarlar; ikinciler \u00fcretimin d\u00fcped\u00fcz ge\u00e7ici heves ve \u00f6yk\u00fcnme taraf\u0131ndan belirlenmi\u015f bulundu\u011funu gizleme ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcne d\u00fc\u015ferler; &#8220;a\u015f\u0131r\u0131 derecede incelmi\u015f gereksinmeler&#8221;i unuturlar; t\u00fcketim olmaks\u0131z\u0131n \u00fcretilemeyece\u011fini unuturlar; \u00fcretimin rekabet arac\u0131yla daha evrensel ve daha \u015fatafatl\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 unuturlar; kendileri i\u00e7in nesnenin de\u011ferini kullan\u0131m\u0131n ve kullan\u0131m\u0131 da modan\u0131n belirledi\u011fini unuturlar. Sadece &#8220;yararl\u0131&#8221;n\u0131n \u00fcretildi\u011fini g\u00f6rmek isterler, ama yararl\u0131 \u00fcrete \u00fcrete, \u00fcretimin yarars\u0131z bir n\u00fcfus a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00fcretti\u011fini unuturlar. Savurganl\u0131k ile tutumun, l\u00fcks ile yoksunlu\u011fun, zenginlik ile yoksullu\u011fun, birbirleri ile e\u015fde\u011ferde olduklar\u0131n\u0131 birileri de, \u00f6b\u00fcrleri de unuturlar.<br \/> {Ve sen, e\u011fer kendini iktisad\u0131n \u00f6\u011frettiklerine uydurmak istiyor, yan\u0131lsama i\u00e7ine d\u00fc\u015fmek istemiyorsan, sadece yemek vb. gibi dolay\u0131ms\u0131z duyular\u0131nda tutumlu olmakla kalmamal\u0131, kendini genel \u00e7\u0131karlara kat\u0131lmak, ac\u0131mak, g\u00fcvenmek vb. gibi \u015feylerden de esirgemelisin.}<br \/> Senin olan her \u015feyi, sat\u0131l\u0131r, yani yararl\u0131 k\u0131lmal\u0131s\u0131n. E\u011fer (sayfa 211) ben iktisat\u00e7\u0131ya: Bedenimi bir ba\u015fkas\u0131n\u0131n iste\u011fine b\u0131rakma, satma yoluyla para kazan\u0131rsam, iktisadi yasalara uymu\u015f (Fransa&#8217;da fabrika i\u015f\u00e7ileri, kar\u0131lar\u0131n\u0131n ve k\u0131zlar\u0131n\u0131n fuh\u015funu ek \u00e7al\u0131\u015fma saati olarak adland\u0131r\u0131rlar, ki bu tamam\u0131yla do\u011frudur), ya da dostumu Fasl\u0131lara satt\u0131\u011f\u0131m zaman iktisada uygun davranmam\u0131\u015f m\u0131 olurum (ve asker vb. tecimi bi\u00e7imi alt\u0131nda dolays\u0131z insan sat\u0131\u015f\u0131 t\u00fcm uygar \u00fclkelerde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr) diye sorarsam, o bana \u015fu yan\u0131t\u0131 verir: Benim yasalar\u0131ma ayk\u0131r\u0131 davranm\u0131\u015f olmazs\u0131n, ama ye\u011fenlerim olan sa\u011ft\u00f6re ve dinin s\u00f6ylediklerine dikkat et; benim iktisadiiktisadi dinimin sana kar\u015f\u0131 s\u00f6yleyecek hi\u00e7 bir \u015feyleri yok, ama&#8230; Ama ben, o zaman daha \u00e7ok ekonomi politi\u011fe mi inanmal\u0131y\u0131m, yoksa sa\u011ft\u00f6reye mi? Ekonomi politi\u011fin sa\u011ft\u00f6resi, kazan\u00e7, emek ve tutumdur, azla yetinirliktir&#8230; ama ekonomi politik bana gereksinmelerimi kar\u015f\u0131lamay\u0131 s\u00f6z verir. Sa\u011ft\u00f6renin ekonomi politi\u011fi bulun\u00e7ta, erdemde, vb. zenginliktir, ama e\u011fer ya\u015fam\u0131yorsam nas\u0131l erdemli olabilir, e\u011fer hi\u00e7 bir \u015fey bilmiyorsam nas\u0131l iyi bir bulun\u00e7 ta\u015f\u0131yabilirim? T\u00fcm bu durum, yabanc\u0131la\u015fman\u0131n \u00f6z\u00fcnde temellendirilmi\u015ftir: her k\u00fcre (sph\u00e8re, d\u00fczey, alan) bana ayr\u0131 ve kar\u015f\u0131t bir kural uygular: sa\u011ft\u00f6re bana bir, ve iktisat bir ba\u015fka kural uygular; \u00e7\u00fcnk\u00fc herbiri insan\u0131n belirli bir yabanc\u0131la\u015fmas\u0131d\u0131r ve herbiri [XVII] yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f \u00f6zsel etkinli\u011fin tikel bir k\u00fcresini tutar, herberi \u00f6b\u00fcr yabanc\u0131la\u015fma ile bir yabanc\u0131la\u015fma ili\u015fkisi i\u00e7indedir. B\u00f6ylece M. Michel Chevalier, Ricardo&#8217;yu sa\u011ft\u00f6reyi bir yana b\u0131rakmakla k\u0131nar. Ama Ricardo, iktisad\u0131 kendi \u00f6z dili ile konu\u015fturur. E\u011fer iktisat sa\u011ft\u00f6rel de\u011filse, Ricardo bu konuda bir \u015fey yapamaz. M. Chevalier sa\u011ft\u00f6re yapt\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde iktisad\u0131 bir yana b\u0131rak\u0131r, ama ekonomi politik yapt\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde de, sa\u011ft\u00f6reyi zorunlu olarak ve ger\u00e7ekten bir yana b\u0131rak\u0131r. \u0130ktisad\u0131n sa\u011ft\u00f6re ile ba\u011flant\u0131s\u0131, e\u011fer ayr\u0131ca keyfe ba\u011fl\u0131, olumsal, ve bunun sonucu temelsiz ve bilimsel \u00f6zl\u00fckten yoksun de\u011filse, e\u011fer yapmac\u0131k olarak \u00f6nem verilmiyor, ama \u00f6zsel olarak g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutuluyorsa, iktisadi (sayfa 212)g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015ften ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve e\u011fer bir kar\u015f\u0131tl\u0131k varsa, bu o kar\u015f\u0131tl\u0131k de\u011fildir. Ekonomi politik, sa\u011ft\u00f6rel yasalar\u0131 kendibi\u00e7iminde dile getirmekten ba\u015fka bir \u015fey yapmaz.<br \/> {\u0130ktisat ilkesi olarak gereksinme yoklu\u011fu, kendini en parlak bi\u00e7imde iktisad\u0131n n\u00fcfus kuram\u0131nda g\u00f6sterir. A\u015f\u0131r\u0131 insan vard\u0131r. Hatta insanlar\u0131n varolu\u015fu bile ar\u0131 bir l\u00fckst\u00fcr ve e\u011fer i\u015f\u00e7i &#8220;sa\u011ft\u00f6rel&#8221; ise (Mill cinsel bak\u0131mdan perhizli davranan kimseler i\u00e7in kamusal kutlamalar, ve evlili\u011fin bu [\u00fclk\u00fcsel] k\u0131s\u0131rl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 yanl\u0131\u015fl\u0131k yapan kimseler i\u00e7in de kamusal bir k\u0131nama \u00f6nerir[22] &#8230; Sa\u011ft\u00f6re de\u011fil mi, \u00e7ilecilik \u00f6\u011fretisi de\u011fil mi bu?) \u00fcreme plan\u0131nda tutumlu olacakt\u0131r. \u0130nsan kamusal bir y\u0131k\u0131m olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr.)<br \/> \u00dcretimin zenginler i\u00e7in ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 anlam, a\u00e7\u0131k\u00e7a yoksullar i\u00e7in ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 anlamda belirir; yukarda bulunan kimselere g\u00f6re, bu anlam kendini hep ince, e\u011freti k\u0131l\u0131kl\u0131, belirsiz bir bi\u00e7imde d\u0131\u015favurur, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015ft\u00fcr; a\u015fa\u011f\u0131da bulunan kimselere g\u00f6re [ise -\u00e7] kendini kaba, dolays\u0131z, i\u00e7ten bir bi\u00e7imde d\u0131\u015favurur, \u00f6zd\u00fcr. \u0130\u015f\u00e7inin kabaincelmi\u015f gereksinmesinden \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir k\u00e2r kayna\u011f\u0131d\u0131r. Londra&#8217;n\u0131n bodrum katlar\u0131, kiraya verenlerine saraylardan daha \u00e7ok gelir getirirler, yani m\u00fclk sahibine g\u00f6re, onlar daha b\u00fcy\u00fck bir zenginlik, demek ki iktisat\u00e7\u0131 gibi konu\u015fmak gerekirse, daha b\u00fcy\u00fck bir toplumsal zenginliktirler.<br \/> Ve sanayi, gereksinmelerin inceli\u011fi \u00fczerine hava oyunu (speculation) oynad\u0131\u011f\u0131 gibi, kabal\u0131klar\u0131, ama yapay olarak yola\u00e7\u0131lm\u0131\u015f kabal\u0131klar\u0131 \u00fczerine de hava oyunu oynar. Bu kaba gereksinmelerin sa\u011flad\u0131klar\u0131 ger\u00e7ek sevin\u00e7, demek ki kendi kendini avutmaya dayan\u0131r, demek ki bu sevin\u00e7, gereksinmenin o g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki kar\u015f\u0131lanmas\u0131, o kaba gereksinme (sayfa 213) barbarl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7indeki uygarl\u0131kt\u0131r. Bunun sonucu \u0130ngiliz k\u00fc\u00e7\u00fck kahveleri \u00f6zel m\u00fclkiyetin simgesell\u00fcks\u00fc s\u0131nai l\u00fcks ve s\u0131nai zenginli\u011fin insan ile ger\u00e7ek ili\u015fkisini g\u00f6sterir. Demek ki, bu k\u00fc\u00e7\u00fck kahveler, halk\u0131n, \u0130ngiliz polisi taraf\u0131ndan hi\u00e7 de\u011filse tatl\u0131l\u0131kla davran\u0131lan tek ger\u00e7ek pazar e\u011flenceleridirler.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>[\u00d6ZEL M\u00dcLK\u0130YET VE EMEK. MERKANT\u0130L\u0130STLER\u0130N, F\u0130ZYOKRATLARIN, ADAM SM\u0130TH&#8217;\u0130N, R\u0130CARDO VE OKULUNUN G\u00d6R\u00dc\u015eLER\u0130] [I] XXXVI. sayfa konusunda. \u00d6zel m\u00fclkiyetin \u00f6znel \u00f6z\u00fc, kendisi i\u00e7in olan etkinlik olarak, \u00f6zne olarak, ki\u015fi olarak \u00f6zel m\u00fclkiyet, emektir. \u00d6yleyse ancak eme\u011fi ilke olarak kabul etmi\u015f bulunan \u2014Adam Smith\u2014, \u00f6yleyse \u00f6zel m\u00fclkiyeti art\u0131k sadece insan d\u0131\u015f\u0131nda (sayfa 180) bir durum olarak kabul [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[38],"tags":[],"class_list":{"0":"post-303","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-elyazmalari-1844-karl-marx"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm)\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"[\u00d6ZEL M\u00dcLK\u0130YET VE EMEK. MERKANT\u0130L\u0130STLER\u0130N, F\u0130ZYOKRATLARIN, ADAM SM\u0130TH&#8217;\u0130N, R\u0130CARDO VE OKULUNUN G\u00d6R\u00dc\u015eLER\u0130] [I] XXXVI. sayfa konusunda. \u00d6zel m\u00fclkiyetin \u00f6znel \u00f6z\u00fc, kendisi i\u00e7in olan etkinlik olarak, \u00f6zne olarak, ki\u015fi olarak \u00f6zel m\u00fclkiyet, emektir. \u00d6yleyse ancak eme\u011fi ilke olarak kabul etmi\u015f bulunan \u2014Adam Smith\u2014, \u00f6yleyse \u00f6zel m\u00fclkiyeti art\u0131k sadece insan d\u0131\u015f\u0131nda (sayfa 180) bir durum olarak kabul [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-02-28T10:52:51+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"52 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm)\",\"datePublished\":\"2009-02-28T10:52:51+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/\"},\"wordCount\":10489,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Elyazmalar\u0131 1844 - Karl Marx\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/\",\"name\":\"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2009-02-28T10:52:51+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm)\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm)","og_description":"[\u00d6ZEL M\u00dcLK\u0130YET VE EMEK. MERKANT\u0130L\u0130STLER\u0130N, F\u0130ZYOKRATLARIN, ADAM SM\u0130TH&#8217;\u0130N, R\u0130CARDO VE OKULUNUN G\u00d6R\u00dc\u015eLER\u0130] [I] XXXVI. sayfa konusunda. \u00d6zel m\u00fclkiyetin \u00f6znel \u00f6z\u00fc, kendisi i\u00e7in olan etkinlik olarak, \u00f6zne olarak, ki\u015fi olarak \u00f6zel m\u00fclkiyet, emektir. \u00d6yleyse ancak eme\u011fi ilke olarak kabul etmi\u015f bulunan \u2014Adam Smith\u2014, \u00f6yleyse \u00f6zel m\u00fclkiyeti art\u0131k sadece insan d\u0131\u015f\u0131nda (sayfa 180) bir durum olarak kabul [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-02-28T10:52:51+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"52 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm)","datePublished":"2009-02-28T10:52:51+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/"},"wordCount":10489,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Elyazmalar\u0131 1844 - Karl Marx"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/","name":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2009-02-28T10:52:51+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/02\/28\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-1bolum\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm)"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/303","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=303"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/303\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=303"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=303"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=303"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}