{"id":307,"date":"2009-03-02T12:21:04","date_gmt":"2009-03-02T09:21:04","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/"},"modified":"2009-03-02T12:21:04","modified_gmt":"2009-03-02T09:21:04","slug":"marks-engels-mektuplar-1","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/","title":{"rendered":"Marks-Engels Mektuplar 1"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>MARX&#8217;TAN PAR\u0130S&#8217;TEK\u0130 P. V. ANNENKOV&#8217;A<br \/>Br\u00fcksel, 28 Aral\u0131k [1846]<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Azizim Bay Annenkov,<br \/> Kitap\u00e7\u0131m, M\u00f6sy\u00f6 Proudhon&#8217;un kitab\u0131 Sefaletin Felsefesi&#8217;ni ancak ge\u00e7en hafta g\u00f6ndermemi\u015f olsayd\u0131, 1 Kas\u0131m tarihli mektubunuza yan\u0131t\u0131m\u0131 \u00e7ok daha \u00f6nce alm\u0131\u015f olacakt\u0131n\u0131z. Bu konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimi size bir an \u00f6nce ula\u015ft\u0131rabilmek i\u00e7in, kitab\u0131 iki g\u00fcnde okudum. Kitab\u0131 \u00e7ok acele okudu\u011fumdan ayr\u0131nt\u0131lara giremem, ancak \u00fczerimde b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 genel izlenimi s\u00f6yleyebilirim. Arzu ederseniz, bir ikinci mektupta ayr\u0131nt\u0131lara girebilirim.<br \/> \u0130\u00e7tenlikle itiraf etmeliyim ki, bir b\u00fct\u00fcn olarak kitab\u0131 k\u00f6t\u00fc, \u00e7ok k\u00f6t\u00fc buldum. M. Proudhon&#8217;un bu \u015fekilsiz ve g\u00f6steri\u015fli yap\u0131tta ge\u00e7it yapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 &#8220;Alman felsefesi yamas\u0131na&#8221; siz de mektubunuzda g\u00fcl\u00fcyorsunuz ama, ekonomik tart\u0131\u015fmalara felsefi zehirin bula\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz. Ben de (sayfa 624) ekonomik tart\u0131\u015fmalardaki yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131, M. Proudhon&#8217;un felsefesine ba\u011flamaktan \u00e7ok uza\u011f\u0131m. M. Proudhon&#8217;un, bize, ekonomi politi\u011fin yanl\u0131\u015f bir ele\u015ftirisini yapmas\u0131, sa\u00e7ma bir felsefi teoriye sahip bulunmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc de\u011fildir; bug\u00fcn\u00fcn toplumsal sistemini, M. Proudhon&#8217;un daha pek \u00e7oklar\u0131 gibi Fourier&#8217;den ald\u0131\u011f\u0131 bir s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc kullanay\u0131m, engr\u00e8nement&#8217;\u0131[1] i\u00e7inde anlayamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7indir ki, bize sa\u00e7ma bir felsefi teori veriyor.<br \/> M. Proudhon, Tanr\u0131dan, evrensel ak\u0131ldan, hi\u00e7 bir zaman yan\u0131lmayan, b\u00fct\u00fcn \u00e7a\u011flar boyunca hep kendisine e\u015fit olmu\u015f bulunan ve ger\u00e7e\u011fi bilebilmesi i\u00e7in ki\u015finin do\u011fru bilince sahip olmas\u0131n\u0131 gerektiren insanl\u0131\u011f\u0131n ki\u015fisel olmayan akl\u0131ndan ni\u00e7in s\u00f6zediyor? Kendisine g\u00f6z\u00fcpek bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc verebilmek i\u00e7in, ni\u00e7in o g\u00fc\u00e7s\u00fcz hegelcili\u011fe s\u0131\u011f\u0131n\u0131yor?<br \/> Bu bilmecenin anahtar\u0131n\u0131 da gene kendisi veriyor. M. Proudhon, tarihte bir dizi toplumsal geli\u015fme g\u00f6rmektedir; tarihin i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015ftirilen bir ilerleme bulmaktad\u0131r; nihayet, insanlar\u0131n bireyler olarak yapt\u0131klar\u0131 \u015feylerden haberdar olmad\u0131klar\u0131n\u0131 ve kendi hareketlerinde yan\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemektedir, yani bunlann toplumsal geli\u015fmeleri ilk bak\u0131\u015fta, kendi bireysel geli\u015fmelerinden ba\u015fka, ayr\u0131 ve ba\u011f\u0131ms\u0131z gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu olgular\u0131 a\u00e7\u0131klayam\u0131yor ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc de evrensel akl\u0131n kendi kendisini a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 varsay\u0131m\u0131n\u0131 icat ediveriyor. Mistik nedenler, yani sa\u011fduyudan yoksun s\u00f6zler icat etmekten daha kolay bir \u015fey yoktur.<br \/> Ama insanl\u0131\u011f\u0131n tarihsel geli\u015fimi konusunda hi\u00e7 bir \u015fey anlamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabullenmekle\u00a0 o, bunu, Evrensel Ak\u0131l, Tanr\u0131 vb. gibi \u015fatafatl\u0131 s\u00f6zc\u00fckler kullanmakla kabul etmi\u015f oluyor\u00a0 M. Proudhon, ekonomik geli\u015fimi anlama yetene\u011finden yoksun bulundu\u011funu \u00fcst\u00fc kapal\u0131 bir bi\u00e7imde ve zorunlu olarak kabullenmi\u015f olmuyor mu?<br \/> Bi\u00e7imi ne olursa olsun, toplum nedir? \u0130nsanlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 eylemlerinin \u00fcr\u00fcn\u00fc. \u0130nsanlar kendileri i\u00e7in \u015fu ya da bu bi\u00e7imde bir toplum se\u00e7mekte \u00f6zg\u00fcr m\u00fcd\u00fcrler? Asla. insan\u0131n \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerinin belirli bir geli\u015fme a\u015famas\u0131n\u0131 al\u0131rsan\u0131z, belirli bir ticaret ve t\u00fcketim bi\u00e7imi elde edersiniz. \u00dcretimde, ticarette, ve t\u00fcketimde belirli geli\u015fme a\u015famalar\u0131 al\u0131rsan\u0131z, buna tekab\u00fcl eden bir aile, z\u00fcmreler veya s\u0131n\u0131flar \u00f6rg\u00fct\u00fc, tek (sayfa 625) s\u00f6zc\u00fckle, buna tekab\u00fcl eden bir uygar toplum elde edersiniz. Belirli bir uygar toplum al\u0131rsan\u0131z, uygar toplumun yaln\u0131zca resmi ifadesi olan belirli politik ko\u015fullar elde edersiniz. M. Proudhon bunu hi\u00e7 bir zaman anlayamayacakt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc devletten topluma\u00a0 yani toplumun resmi \u00f6zetinden resmi topluma\u00a0 seslenmekle b\u00fcy\u00fck bir i\u015f yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yor.<br \/> \u0130nsanlar\u0131n kendi \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerini\u00a0 ki t\u00fcm kendi tarihlerinin temelidir\u00a0 se\u00e7mekte \u00f6zg\u00fcr olmad\u0131klar\u0131n\u0131 eklemek gereksiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u00fcretici g\u00fcc, edinilmi\u015f bir g\u00fc\u00e7t\u00fcr daha \u00f6nceki eylemlerin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. \u00dcretici g\u00fc\u00e7ler, bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, pratik insan enerjisinin sonu\u00e7lar\u0131d\u0131rlar; ama bu enerjinin kendisi insanlar\u0131n kendilerini i\u00e7inde bulduklar\u0131 ko\u015fullarla, o ana dek edinilmi\u015f \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerle, kendileri varolmazdan \u00f6nce varolmu\u015f, kendilerinin yaratmad\u0131klar\u0131, bir \u00f6nceki ku\u015fa\u011f\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olan toplumsal bi\u00e7imle ko\u015fulland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Bu basit olgu nedeniyle, yani birbiri ard\u0131ndan gelen her ku\u015fa\u011f\u0131n yeni \u00fcretime hammadde olarak hizmet eden ve bir \u00f6nceki ku\u015fak taraf\u0131ndan edinilmi\u015f \u00fcretici g\u00fc\u00e7lere kendisini sahip bulmas\u0131 nedeniyle, insanl\u0131k tarihinde bir tutarl\u0131l\u0131k do\u011far, insan\u0131n \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc de toplumsal ili\u015fkileri daha da geli\u015ftik\u00e7e, insanl\u0131k tarihi, her zamankinden daha \u00e7ok bir insanl\u0131k tarihi bi\u00e7imine b\u00fcr\u00fcn\u00fcr. B\u00f6ylece, bunun zorunlu sonucu olarak, insanlar\u0131n toplumsal tarihi, onlar bunun bilincinde olmasalar da, kendi bireysel giri\u015fimlerinin tarihinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir asla. \u0130nsanlar\u0131n maddi ili\u015fkileri, t\u00fcm ili\u015fkilerinin temelidir. Bu maddi ili\u015fkiler, maddi ve bireysel eylemlerin i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi zorunlu bi\u00e7imlerden ibarettirler.<br \/> M. Proudhon, d\u00fc\u015f\u00fcnceler ile \u015feyleri birbirine kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131yor. \u0130nsanlar kazanm\u0131\u015f olduklar\u0131 \u015feylerden hi\u00e7 bir zaman vazge\u00e7mezler, ama bu demek de\u011fildir ki, belirli \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri i\u00e7inde edinmi\u015f bulunduklar\u0131 toplumsal bi\u00e7imden de hi\u00e7 bir zaman vazge\u00e7mezler. Tersine, ula\u015f\u0131lm\u0131\u015f bulunan sonu\u00e7lardan yoksun b\u0131rak\u0131lmamak ve uygarl\u0131\u011f\u0131n meyvelerini yitirmemek i\u00e7in, ticaret bi\u00e7imlerinin art\u0131k edinilmi\u015f \u00fcretici g\u00fc\u00e7lere uygun d\u00fc\u015fmedi\u011fi andan sonra, t\u00fcm geleneksel toplumsal bi\u00e7imlerini de\u011fi\u015ftirmeye zorlan\u0131rlar. Burada &#8220;ticaret&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc geni\u015f anlam\u0131nda kullan\u0131yorum, Almanca&#8217;da Verkehr&#8217;i kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi. \u00d6rne\u011fin: ayr\u0131cal\u0131klar, loncalar (sayfa 626) ve korporasyonlar kurumu, orta\u00e7a\u011flar\u0131n d\u00fczenleyici rejimi, yaln\u0131zca edinilmi\u015f \u00fcretici g\u00fc\u00e7lere ve daha \u00f6nce varolmu\u015f bulunan ve bu kurumlar\u0131n i\u00e7inden \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunduklar\u0131 toplumsal ko\u015fula tekab\u00fcl eden toplumsal ili\u015fkilerdi. Korporasyonlar ve d\u00fczenlemeler rejiminin koruyuculu\u011fu alt\u0131nda sermaye biriktirilmi\u015f, deniza\u015f\u0131r\u0131 ticaret geli\u015ftirilmi\u015f, s\u00f6m\u00fcrgeler kurulmu\u015ftu. Ama e\u011fer insanlar, \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda bu meyveleri olgunla\u015ft\u0131ran bi\u00e7imleri al\u0131koymaya kalk\u0131\u015fm\u0131\u015f olsalard\u0131, bu meyvelerden yoksun kalm\u0131\u015f olacaklard\u0131. \u0130\u015fte o iki f\u0131rt\u0131na b\u00f6yle patlad\u0131\u00a0\u00a0 1640 ve 1688 devrimleri. B\u00fct\u00fcn eski ekonomik bi\u00e7imler, bunlara tekab\u00fcl eden toplumsal ili\u015fkiler, eski uygar toplumun resmi ifadesi olan politik ko\u015fullar, \u0130ngiltere&#8217;de yok edildiler. Demek ki, insanlar\u0131n i\u00e7inde \u00fcretim, t\u00fcketim ve de\u011fi\u015fim yapt\u0131klar\u0131 ekonomik bi\u00e7imler, ge\u00e7ici ve tarihseldirler. Yeni \u00fcretici yeteneklerin elde edilmesiyle insanlar, \u00fcretim bi\u00e7imlerini ve \u00fcretim bi\u00e7imiyle birlikte bu belirli \u00fcretim bi\u00e7iminin zorunlu ili\u015fkilerinden ibaret olan t\u00fcm ekonomik ili\u015fkileri de\u011fi\u015ftirirler.<br \/> M. Proudhon&#8217;un anlayamad\u0131\u011f\u0131 ve hele hi\u00e7 g\u00f6remedi\u011fi i\u015fte budur. M. Proudhon, tarihin ger\u00e7ek hareketini izleme yetene\u011finden yoksun oldu\u011fundan, diyalektik oldu\u011funu k\u00fcstah\u00e7a iddia eden bir hayalet yarat\u0131yor. 17., 18. veya 19. y\u00fczy\u0131llardan s\u00f6zetmenin gere\u011fini duymuyor, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun tarihi, hayal d\u00fcnyas\u0131n\u0131n bulutlan i\u00e7inde, zaman ve uzay\u0131n \u00e7ok \u00f6tesinde yol al\u0131yor. K\u0131sacas\u0131 bu, tarih de\u011fil, o eski hegelci s\u00fcpr\u00fcnt\u00fcd\u00fcr; layik tarih\u00a0 insano\u011flunun tarihi\u00a0 de\u011fil, kutsal tarihtir\u00a0\u00a0 d\u00fc\u015f\u00fcnceler tarihidir. Onun bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan insan, d\u00fc\u015f\u00fcncenin ya da \u00f6l\u00fcms\u00fcz akl\u0131n kendisini ortaya koymak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 aletten ibarettir. M. Proudhon&#8217;un s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi evrimlerin, mutlak d\u00fc\u015f\u00fcncenin mistik rahminde ger\u00e7ekle\u015ftirilen t\u00fcrden evrimler oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Bu mistik dilin \u00fcst\u00fcndeki pe\u00e7eyi y\u0131rtacak olursan\u0131z, M. Proudhon&#8217;un, size ekonomik kategorilerin kendi kafas\u0131n\u0131n i\u00e7inde kendilerini soktuklar\u0131 d\u00fczeni sundu\u011fu \u00e7\u0131kar ortaya. Size, bunun, \u00e7ok d\u00fczensiz bir kafan\u0131n d\u00fczeni oldu\u011funu tan\u0131tlamak benim i\u00e7in hi\u00e7 de g\u00fc\u00e7 olmayacakt\u0131r.<br \/> M. Proudhon, kitab\u0131na, g\u00f6zde konusu olan de\u011fer \u00fczerine bir s\u00f6ylevle ba\u015fl\u0131yor. Bu s\u00f6ylevin incelenmesine bug\u00fcn girmeyece\u011fim. (sayfa 627)<br \/> \u00d6l\u00fcms\u00fcz akl\u0131n ekonomik evrimler dizisi, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ile ba\u015flamaktad\u0131r. M. Proudhon i\u00e7in, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, \u00e7ok basit bir \u015feydir. Ama kast rejimi de belirli bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc de\u011fil miydi? Korporasyonlar rejimi de bir ba\u015fka i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc de\u011fil miydi? Ve \u0130ngiltere&#8217;de 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131nda ba\u015flay\u0131p 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda son bulan man\u00fcfakt\u00fcr sistemi alt\u0131ndaki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc de, modern b\u00fcy\u00fck sanayiin i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnden t\u00fcm\u00fcyle farkl\u0131 de\u011fil miydi?<br \/> M. Proudhon ger\u00e7eklerden o denli uzakt\u0131r ki, layik iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n ilgilendikleri \u015feylere olsun, ald\u0131rm\u0131yor. \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnden s\u00f6zederken, d\u00fcnya pazar\u0131na de\u011finmenin gere\u011fini duymuyor. G\u00fczel. Ama gene de ortada hen\u00fcz s\u00f6m\u00fcrgelerin bulunmad\u0131\u011f\u0131, Amerika&#8217;n\u0131n Avrupa i\u00e7in hen\u00fcz daha varolmad\u0131\u011f\u0131 ve Avrupa i\u00e7in Asya&#8217;n\u0131n ancak Bizans arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile varoldu\u011fu 14. ve 15. y\u00fczy\u0131llardaki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, s\u00f6m\u00fcrgelerin \u00e7oktan geli\u015fmi\u015f bulundu\u011fu 17. y\u00fczy\u0131ldakinden temelden de\u011fi\u015fik de\u011fil miydi?<br \/> Ve hepsi bundan ibaret de\u011fil. Uluslar\u0131n i\u00e7 \u00f6rg\u00fctlenmesi, b\u00fct\u00fcn uluslararas\u0131 ili\u015fkiler, belirli bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ifadesinden ba\u015fka bir \u015fey midirler? Ve i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc de\u011fi\u015fti\u011finde, bunlar\u0131n da de\u011fi\u015fmesi gerekmez mi?<br \/> M. Proudhon i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc sorununu o denli az anlam\u0131\u015ft\u0131r ki, \u00f6rne\u011fin 9. y\u00fczy\u0131ldan 12. y\u00fczy\u0131la dek Almanya&#8217;da g\u00f6r\u00fclen kent ile k\u0131r\u0131n ayr\u0131lmas\u0131na de\u011finmiyor bile. Demek ki, M. Proudhon i\u00e7in, bu ayr\u0131lma, \u00f6l\u00fcms\u00fcz bir yasad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc M. Proudhon bunun ne k\u00f6keninden ve ne de geli\u015fiminden haberdar. B\u00fct\u00fcn kitab\u0131 boyunca, belirli bir \u00fcretim bi\u00e7iminden, bunun yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan sanki sonuna dek s\u00fcrecekmi\u015f gibi s\u00f6zediyor. M. Proudhon&#8217;un i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc konusunda b\u00fct\u00fcn s\u00f6yledi\u011fi bir \u00f6zetten ibarettir, ve o da, Adam Smith&#8217;in ve daha binlercesinin kendisinden \u00f6nce s\u00f6yledikleri \u015feylerin \u00e7ok y\u00fczeysel ve eksik bir \u00f6zeti.<br \/> \u0130kinci evrim makinedir. \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ile makine aras\u0131ndaki ba\u011f, M. Proudhon i\u00e7in t\u00fcm\u00fcyle mistiktir. Her t\u00fcr i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, kendi \u00f6zel \u00fcretim aletlerine sahipti. \u00d6rne\u011fin 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131 ile 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131 aras\u0131nda insanlar, her \u015feyi elleriyle yapm\u0131yorlard\u0131. Makineler vard\u0131, hem de dokuma tezgahlar\u0131, gemiler, kald\u0131ra\u00e7lar vb. gibi \u00e7ok karma\u015f\u0131k olanlar\u0131.<br \/> Demek ki, makineyi, genel olarak i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnden (sayfa 628) t\u00fcretmekten daha sa\u00e7ma bir \u015fey yoktur.<br \/> S\u0131ras\u0131 gelmi\u015fken \u015funa da i\u015faret edebilirim ki, makinenin k\u00f6kenini kavrayamayan M. Proudhon, geli\u015fimini hi\u00e7 kavramam\u0131\u015ft\u0131r. 1825 y\u0131l\u0131na dek\u00a0 ilk genel bunal\u0131m d\u00f6nemi\u00a0 t\u00fcketim taleplerindeki art\u0131\u015f\u0131n \u00fcretim art\u0131\u015flar\u0131ndan genellikle daha h\u0131zl\u0131 oldu\u011fu ve makinelerde g\u00f6r\u00fclen geli\u015fmenin, pazar gereksinmelerinin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir sonucu oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. 1825&#8217;ten bu yana, makinenin icad\u0131 ve uygulanmas\u0131, i\u015f\u00e7ilerle i\u015fverenler aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131n sonucu olmu\u015ftur yaln\u0131zca. Ama bu, ancak \u0130ngiltere i\u00e7in do\u011frudur. Avrupal\u0131 uluslara gelince, bunlar, makine kullanmaya hem kendi pazarlar\u0131ndaki ve hem de d\u00fcnya pazar\u0131ndaki \u0130ngiliz rekabeti y\u00fcz\u00fcnden itilmi\u015flerdir. Nihayet, Kuzey Amerika&#8217;ya makinenin giri\u015fi, hem \u00f6teki \u00fclkelerle olan rekabet ve hem de el eme\u011finin k\u0131t olu\u015fu, yani Kuzey Amerika&#8217;n\u0131n n\u00fcfusu ile s\u0131nai gereksinmeleri aras\u0131ndaki orans\u0131zl\u0131k y\u00fcz\u00fcnden olmu\u015ftur. Bu olgulara bak\u0131nca, rekabet hayaletini, bir yolunu bulup, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc evrim, makinenin antitezi! diye yutturmakla M. Proudhon&#8217;un ne b\u00fcy\u00fck ak\u0131ll\u0131l\u0131k etti\u011fi g\u00f6r\u00fclebilir.<br \/> Son ve genel olarak, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, rekabet, kredi vb. ile birlikte makineyi de bir ekonomik kategori yapmak, t\u00fcm\u00fcyle sa\u00e7mad\u0131r.<br \/> Saban\u0131 \u00e7eken \u00f6k\u00fcz ne denli bir ekonomik kategoriyse, makine de o denli bir ekonomik kategoridir. Makinenin uygulanmas\u0131 bug\u00fcn, mevcut ekonomik sistemimizin ili\u015fkilerinden biridir ama, makineden yararlanma bi\u00e7imi, makinenin kendisinden apayr\u0131 bir \u015feydir. \u0130ster bir adam\u0131 yaralamak i\u00e7in, isterse onun yaralar\u0131n\u0131 sarmak i\u00e7in kullan\u0131l\u0131yor olsun, barut, ayn\u0131 baruttur.<br \/> M. Proudhon, rekabetin, tekelin, vergilerin ya da g\u00fcvenli\u011fin, ticaret dengesinin, kredi ve m\u00fclkiyetin kendi kafas\u0131n\u0131n i\u00e7inde bu s\u00f6yledi\u011fim s\u0131rayla geli\u015fmesine olanak vermekle, kendi kendisini de a\u015fmaktad\u0131r.<br \/> 18.y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131na gelindi\u011finde \u0130ngiltere&#8217;de, hemen b\u00fct\u00fcn kredi kurumlar\u0131, makinenin ke\u015ffinden \u00f6nce geli\u015fmi\u015f bulunuyorlard\u0131. Kamu kredisi, vergilendirmeyi art\u0131rman\u0131n ve burjuvazinin iktidara gelmesiyle yarat\u0131lm\u0131\u015f olan yeni talepleri kar\u015f\u0131laman\u0131n taze bir y\u00f6nteminden ibaretti. Nihayet, M.Proudhon&#8217;un sistemindeki son kategoriyi m\u00fclkiyet (sayfa 629) olu\u015fturmaktad\u0131r. Oysa, ger\u00e7ek hayatta, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ve M. Proudhon&#8217;un b\u00fct\u00fcn \u00f6teki kategorileri, b\u00fct\u00fcnl\u00fckleri i\u00e7inde bug\u00fcn m\u00fclkiyet olarak bilinen \u015feyi olu\u015fturan toplumsal ili\u015fkilerdir, bu ili\u015fkiler d\u0131\u015f\u0131nda, burjuva m\u00fclkiyeti, metafizik ya da hukuki kuruntudan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. De\u011fi\u015fik bir \u00e7a\u011f\u0131n m\u00fclkiyeti, feodal m\u00fclkiyet, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle de\u011fi\u015fik bir toplumsal ili\u015fkiler dizisi i\u00e7inde geli\u015fir. M\u00fclkiyeti ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ili\u015fki olarak koymakla, M. Proudhon, y\u00f6ntem hatas\u0131 yapman\u0131n da \u00f6tesine ge\u00e7mektedir: burjuva \u00fcretiminin b\u00fct\u00fcn bi\u00e7imlerini birarada tutan ba\u011f\u0131 kavramam\u0131\u015f oldu\u011funu, belirli bir \u00e7a\u011f\u0131n \u00fcretim bi\u00e7imlerinin tarihsel ve ge\u00e7ici niteli\u011fini anlamam\u0131\u015f oldu\u011funu apa\u00e7\u0131k g\u00f6stermektedir. Toplumsal kurumlar\u0131m\u0131z\u0131 tarihsel \u00fcr\u00fcnler olarak g\u00f6rmeyen, bunlar\u0131n k\u00f6kenlerini ve geli\u015fmelerini anlamayan M. Proudhon, bunlar\u0131n ancak do\u011fmatik bir ele\u015ftirisini yapabilir.<br \/> Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, M. Proudhon, geli\u015fmeyi a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7in bir uydurmaya s\u0131\u011f\u0131nmak zorunda kal\u0131yor. \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn, kredinin, makinenin vb. hep o kendi sabit d\u00fc\u015f\u00fcncesine, e\u015fitlik d\u00fc\u015f\u00fcncesine hizmet etmek i\u00e7in icat edilmi\u015f olduklar\u0131n\u0131 san\u0131yor. A\u00e7\u0131klamas\u0131 son derece saf\u00e7ad\u0131r. Bu \u015feyler hep e\u015fitlik i\u00e7in icat olunmu\u015flard\u0131r ama, ne yaz\u0131k ki, e\u015fitli\u011fe kar\u015f\u0131 d\u00f6nm\u00fc\u015flerdir. T\u00fcm tezini olu\u015fturan, i\u015fte budur. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, as\u0131ls\u0131z bir varsay\u0131m yap\u0131yor, sonra ger\u00e7ek geli\u015fme, her ad\u0131mda, kendi uydurduklar\u0131yla \u00e7eli\u015fince de, ortada bir \u00e7eli\u015fki oldu\u011fu sonucuna var\u0131yor. \u00c7eli\u015fkinin yaln\u0131z kendi sabit d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle ger\u00e7ek hareket aras\u0131nda varoldu\u011fu olgusunu sakl\u0131yor.<br \/> Demek ki, M. Proudhon, esas olarak gerekli tarihsel bilgilerden yoksun bulundu\u011fundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, insanlar\u0131n, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerini geli\u015ftirdik\u00e7e, yani ya\u015fad\u0131k\u00e7a, birbirleriyle belirli ili\u015fkiler geli\u015ftirdiklerini ve \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin de\u011fi\u015fmesi ve b\u00fcy\u00fcmesiyle birlikte bu ili\u015fkilerin do\u011fal \u00f6zelliklerinin de zorunlu olarak de\u011fi\u015fmesi gerekti\u011fini kavramam\u0131\u015ft\u0131r. Ekonomik kategorilerin bu ger\u00e7ek ili\u015fkilerin soyut ifadelerinden ibaret olduklar\u0131n\u0131 ve ancak ili\u015fkiler varolduk\u00e7a ge\u00e7erli kalacaklar\u0131n\u0131 kavramam\u0131\u015ft\u0131r. M.Proudhon, bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, bu ekonomik kategorileri yaln\u0131zca belirli bir tarihsel geli\u015fmenin, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerdeki belirli bir geli\u015fmenin tarihsel yasalar\u0131 olarak de\u011fil de, \u00f6l\u00fcms\u00fcz yasalar olarak g\u00f6ren burjuva iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n (sayfa 630) yan\u0131lg\u0131s\u0131na d\u00fc\u015fmektedir. B\u00f6ylelikle politik ekonomik kategorileri ger\u00e7ek, ge\u00e7ici, tarihsel, toplumsal ili\u015fkilerin soyut ifadeleri olarak g\u00f6rece\u011fine, M\u00f6sy\u00f6 Proudhon mistik bir tersy\u00fczl\u00fck sayesinde, ger\u00e7ek ili\u015fkilerin i\u00e7inde yaln\u0131zca bu soyutlamalann \u00fcr\u00fcnlerini g\u00f6rmektedir. Bu soyutlamalar, d\u00fcnyan\u0131n kurulu\u015fundan beri Tanr\u0131 Baban\u0131n y\u00fcre\u011finde uyuklayan form\u00fcllerdir.<br \/> Ama bizim M. Proudhon&#8217;umuz burada \u015fiddetli entelekt\u00fcel kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klar i\u00e7ine d\u00fc\u015f\u00fcyor. E\u011fer b\u00fct\u00fcn bu ekonomik kategoriler, Tanr\u0131n\u0131n y\u00fcre\u011finden \u00e7\u0131kma \u015feylerse, insan\u0131n gizli ve \u00f6l\u00fcms\u00fcz ya\u015fam\u0131 iseler, birincisi, nas\u0131l oluyor da ortada geli\u015fme diye bir \u015fey olabiliyor; ve ikincisi, nas\u0131l oluyor da M. Proudhon bir muhafazakar olmuyor? 0, bu apa\u00e7\u0131k \u00e7eli\u015fkileri, b\u00fct\u00fcn bir uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131klar sistemi ile a\u00e7\u0131kl\u0131yor.<br \/> Bu uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131klar sistemine \u0131\u015f\u0131k tutmak i\u00e7in bir \u00f6rnek alal\u0131m.<br \/> Tekel iyi bir \u015feydir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir ekonomik kategoridir ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc de Tanr\u0131dan \u00e7\u0131kmad\u0131r. Rekabet iyi bir \u015feydir, \u00e7\u00fcnk\u00fc o da ekonomik bir kategoridir. Ama iyi olmayan \u015fey, rekabetle tekelin birbirlerini yiyip yutuyor olmalar\u0131d\u0131r. Ne yapmal\u0131? Tanr\u0131n\u0131n bu iki \u00f6l\u00fcms\u00fcz d\u00fc\u015f\u00fcncesi birbirleriyle \u00e7eli\u015ftiklerine g\u00f6re, Tanr\u0131n\u0131n ba\u011fr\u0131nda tekelin k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerinin rekabetle dengelendi\u011fi ve vice versa bir sentezin bulunmas\u0131, M. Proudhon&#8217;a \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir \u015fey olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. \u0130ki d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m\u0131n sonucu olarak ortaya bunlar\u0131n yaln\u0131zca iyi yanlar\u0131 \u00e7\u0131kacakt\u0131r. Ki\u015fi bu gizli d\u00fc\u015f\u00fcnceyi Tanr\u0131dan kapmal\u0131 ve uygulamal\u0131d\u0131r, o zaman her \u015fey yoluna girecektir; ki\u015fisel olmayan insan akl\u0131n\u0131n karanl\u0131klar\u0131nda sakl\u0131 duran sentetik form\u00fcl a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kart\u0131lmal\u0131d\u0131r. Bu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartma i\u015fini yapacak ki\u015fi olarak \u00f6ne f\u0131rlamakta, M. Proudhon bir an bile duraksama g\u00f6stermiyor.<br \/> Ama bir an i\u00e7in ger\u00e7ek hayata bak\u0131n. Zaman\u0131m\u0131z\u0131n ekonomik ya\u015fam\u0131nda yaln\u0131zca rekabet ile tekeli de\u011fil, onlar\u0131n sentezini de bulursunuz ki, bu sentez bir form\u00fcl de\u011fil bir harekettir. Tekel rekabet \u00fcretir, rekabet de tekel. Ama bu denklem, burjuva iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n sand\u0131klar\u0131n\u0131n tersine, i\u00e7inde bulundu\u011fumuz durumun g\u00fc\u00e7l\u00fcklerini kald\u0131rmak bir yana, \u00e7ok daha g\u00fc\u00e7 ve kar\u0131\u015f\u0131k bir duruma yola\u00e7maktad\u0131r. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, e\u011fer mevcut ekonomik ili\u015fkilerin \u00fczerine dayanmakta (sayfa 631) oldu\u011fu temeli de\u011fi\u015ftirecek olursan\u0131z, mevcut \u00fcretim bi\u00e7imini yok edecek olursan\u0131z, yaln\u0131zca rekabeti, tekeli ve bunlar\u0131n uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yok etmekle kalmaz, bunlar\u0131n birli\u011fini, sentezlerini, rekabet ile tekelin ger\u00e7ek dengesi olan hareketi de yok edersiniz.<br \/> \u015eimdi size M\u00f6sy\u00f6 Proudhon&#8217;un diyalekti\u011finden bir \u00f6rnek verece\u011fim.<br \/> \u00d6zg\u00fcrl\u00fck ile k\u00f6lelik bir uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131k olu\u015ftururlar. Ne \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn iyi ve k\u00f6t\u00fc yanlar\u0131ndan s\u00f6zetmenin ve ne de, k\u00f6lelik s\u00f6zkonusu oldu\u011funda, bunun k\u00f6t\u00fc yanlar\u0131 \u00fczerinde durmam\u0131n gere\u011fi var. A\u00e7\u0131klanmas\u0131 gereken tek \u015fey, onun iyi yan\u0131d\u0131r. Konumuz, dolayl\u0131 k\u00f6lelik, proletaryan\u0131n k\u00f6leli\u011fi de\u011fil, dolays\u0131z k\u00f6lelik, Surinam&#8217;daki, Brezilya&#8217;daki, Kuzey Amerika&#8217;n\u0131n g\u00fcney devletlerindeki kara \u0131rklann k\u00f6leli\u011fidir.<br \/> Makine, kredi vb. kadar, do\u011frudan k\u00f6lelik de, bug\u00fcn, sanayile\u015fmemizin eksenidir. K\u00f6lelik yoksa, pamuk da yok; pamuk yoksa, modern sanayi de yok. K\u00f6lelik, s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fe de\u011fer kazand\u0131rd\u0131; s\u00f6m\u00fcrgeler de d\u00fcnya ticaretini yaratt\u0131lar; d\u00fcnya ticareti b\u00fcy\u00fck makineli sanayiin zorunlu ko\u015fuludur. Demek ki, zenci al\u0131\u015fveri\u015fi ba\u015flamadan \u00f6nce, s\u00f6m\u00fcrgeler, Eski D\u00fcnya&#8217;ya ancak birka\u00e7 \u00fcr\u00fcn arzediyorlar ve yery\u00fcz\u00fcnde hi\u00e7 bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcr de\u011fi\u015fiklik yaratm\u0131yorlard\u0131. \u00d6yleyse k\u00f6lelik, en b\u00fcy\u00fck \u00f6neme sahip bir ekonomik kategoridir. K\u00f6lelik olmasayd\u0131, Kuzey Amerika, bu en ilerici \u00fclke, ataerkil bir diyar durumuna gelirdi. Anar\u015fi yaratmak i\u00e7in, ticaretin ve modern uygarl\u0131\u011f\u0131n toptan \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc i\u00e7in yapmam\u0131z gereken tek \u015fey, Kuzey Amerika&#8217;y\u0131 uluslar haritas\u0131ndan silmekten ibarettir. Ama k\u00f6leli\u011fin yokolmas\u0131 demek, zaten Kuzey Amerika&#8217;n\u0131n uluslar haritas\u0131ndan silinmesi demektir. \u0130\u015fte, ekonomik bir kategori oldu\u011fundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, k\u00f6leli\u011fi d\u00fcnya varoldu\u011fundan beri her ulusta g\u00f6r\u00fcyoruz. Modern uluslar k\u00f6leli\u011fi, \u00e7oktan a\u00e7\u0131\u011fa Yeni D\u00fcnya&#8217;ya ithal ederken, kendi \u00fclkelerindeki k\u00f6leli\u011fi nas\u0131l gizleyeceklerini bilmi\u015flerdir. Bizim de\u011ferli M. Proudhon&#8217;umuz k\u00f6lelik \u00fczerindeki bu g\u00f6zlemlerden sonra yoluna nas\u0131l devam edecek? \u00d6zg\u00fcrl\u00fck ile k\u00f6lelik aras\u0131ndaki sentezi, k\u00f6lelik ile \u00f6zg\u00fcrl\u00fck aras\u0131ndaki \u0131l\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 veya dengeyi bulmaya \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r.<br \/> M\u00f6sy\u00f6 Proudhon, insanlar\u0131n, kuma\u015f, keten bezi, iplikli \u00fcretmeleri olgusunu \u00e7ok iyi kavram\u0131\u015ft\u0131r ve buncac\u0131k bir \u015feyi (sayfa 632) kavram\u0131\u015f olmak onun pay\u0131na b\u00fcy\u00fck bir h\u00fcnerdir! Onun kavrayamad\u0131\u011f\u0131 \u015fey, bu insanlar\u0131n, yeteneklerine g\u00f6re, kuma\u015f ve keten bezi \u00fcretirken, bu arada, toplumsal ili\u015fkiler de \u00fcretmeleridir. Toplumsal ili\u015fkilerini maddi \u00fcretkenliklerine uygun olarak \u00fcreten insanlar\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcnceler, kategoriler, yani bu ayn\u0131 toplumsal ili\u015fkilerin soyut ideal ifadelerini de \u00fcretmelerini hele hi\u00e7 anlannyor. Demek ki, kategoriler, ifade ettikleri ili\u015fkilerden daha \u00f6l\u00fcms\u00fcz de\u011fillerdir. Bunlar tarihsel ve ge\u00e7ici \u00fcr\u00fcnlerdir. M. Proudhon i\u00e7in ise, soyutlamalar, kategoriler, tersine, ilk nedenlerdir. Ona g\u00f6re, tarihi yapan bunlard\u0131r, insanlar de\u011fil. Soyutlama, bu bi\u00e7imdeki kategori, yani insanlardan ve onlar\u0131n maddi eylemlerinden ayr\u0131 olarak kategori, elbette ki \u00f6l\u00fcms\u00fcz, de\u011fi\u015fmez, hareketsizdir; bu, saf akl\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yaln\u0131zca bir bi\u00e7imidir; bu, bu bi\u00e7imdeki soyutlaman\u0131n bir soyutlama oldu\u011funu s\u00f6ylemenin ba\u015fka bir yoludur ancak \u00e7ok g\u00fczel bir totoloji!<br \/> Demek ki, ekonomik ili\u015fkiler, kategoriler olarak al\u0131nd\u0131klar\u0131nda, M. Proudhon i\u00e7in k\u00f6kenden ve ilerlemeden yoksun \u00f6l\u00fcms\u00fcz form\u00fcllerdir.<br \/> Bir ba\u015fka bi\u00e7imde s\u00f6yleyelim: M. Proudhon, burjuva ya\u015fam\u0131n kendisi i\u00e7in \u00f6l\u00fcms\u00fcz bir ger\u00e7eklik oldu\u011funu do\u011frudan s\u00f6ylemiyor; burjuva ili\u015fkilerini d\u00fc\u015f\u00fcnce \u015feklinde ifade eden kategorileri tanr\u0131la\u015ft\u0131rarak, bunu dolayl\u0131 yoldan yap\u0131yor. Burjuva toplumunun \u00fcr\u00fcnleri M. Proudhon&#8217;un kafas\u0131nda kategoriler bi\u00e7iminde, d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7iminde canlan\u0131r canlanmaz, onlar\u0131, kendilerine ait bir hayata sahip, kendiliklerinden ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f \u00f6l\u00fcms\u00fcz varl\u0131klar olarak al\u0131yor. B\u00f6ylece burjuva ufkunun \u00f6tesine ge\u00e7emiyor. \u00d6l\u00fcms\u00fcz ger\u00e7ekliklerini \u00f6nceden varsayd\u0131\u011f\u0131 burjuva d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle u\u011fra\u015fmakta oldu\u011fundan, bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerin bir sentezini, bir dengesini bulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor ve onlar\u0131 dengeye ula\u015ft\u0131ran mevcut y\u00f6ntemin m\u00fcmk\u00fcn olan biricik y\u00f6ntem oldu\u011funu g\u00f6rm\u00fcyor.<br \/> Asl\u0131nda, o da, b\u00fct\u00fcn iyi burjuvalann yapt\u0131klar\u0131n\u0131 yap\u0131yor. Bunlar\u0131n hepsi, rekabetin, tekelin, vb., ilke olarak, yani soyut d\u00fc\u015f\u00fcnceler olarak al\u0131nd\u0131klar\u0131nda, ya\u015fam\u0131n biricik temelini olu\u015fturduklar\u0131n\u0131, ama pratikte ise ki\u015fiye bundan \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 arzulatt\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylerler. Bunlar\u0131n hepsi, rekabeti rekabetin \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc etkileri olmaks\u0131z\u0131n isterler. Bunlar\u0131n hepsi de olanaks\u0131z\u0131, yani burjuva varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131, bu (sayfa 633) ko\u015fullar\u0131n zorunlu sonu\u00e7lar\u0131 olmaks\u0131z\u0131n isterler. Bunlardan hi\u00e7 biri, burjuva \u00fcretim bi\u00e7iminin, t\u0131pk\u0131 feodal \u00fcretim bi\u00e7imi gibi, tarihsel ve ge\u00e7ici oldu\u011funu anlamaz. Bu yan\u0131lg\u0131y\u0131 do\u011furan \u015fey, burjuva insan\u0131, her toplumun m\u00fcmk\u00fcn biricik temeli olarak g\u00f6rmeleridir; bunlar, insanlar\u0131n art\u0131k burjuva olmayacaklar\u0131 bir toplum d\u00fc\u015f\u00fcnemezler.<br \/> Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, M. Proudhon, zorunlu olarak doktrinerdir. Bug\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyan\u0131n alt\u0131n\u0131 \u00fcst\u00fcne getirmekte olan tarihsel hareket, ona g\u00f6re, kendisini iki burjuva d\u00fc\u015f\u00fcncesinin do\u011fru dengesini, sentezini bulma sorununa indirger. Ve b\u00f6ylelikle, ak\u0131ll\u0131 olan kimse, kurnazl\u0131\u011f\u0131 sayesinde, Tanr\u0131n\u0131n sakl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesini, tecrit olunmu\u015f iki d\u00fc\u015f\u00fcncenin birli\u011fini ke\u015ffedebilir\u00a0\u00a0 ki bunlar, pratik ya\u015famdan, bug\u00fcn\u00fcn \u00fcretiminden, yani ifade ettikleri ger\u00e7eklerin birli\u011finden, s\u0131rf M. Proudhon onlar\u0131 tecrit etmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in tecrit olunmu\u015flard\u0131r. .<br \/> \u0130nsanlar taraf\u0131ndan \u015fimdiye dek edinilmi\u015f \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler ile bunlar\u0131n bu \u00fcretici g\u00fc\u00e7lere art\u0131k tekab\u00fcl etmeyen toplumsal ili\u015fkileri aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiden do\u011fan b\u00fcy\u00fck tarihsel hareketin yerine; her ulusun de\u011fi\u015fik s\u0131n\u0131flar\u0131 aras\u0131nda haz\u0131rlanmakta olan korkun\u00e7 sava\u015flar\u0131n yerine; bu \u00e7eli\u015fkileri \u00e7\u00f6zebilecek biricik \u015fey olan kitlelerin pratik ve zorlu eylemi yerine\u00a0\u00a0 bu engin, uzun ve karma\u015f\u0131k hareket yerine, M\u00f6sy\u00f6 Proudhon, kendi kafas\u0131n\u0131n i\u00e7indeki sa\u00e7ma devinmeyi koyuyor. B\u00f6ylece tarihi yapanlar, bilgili kimselerdir, Tanr\u0131n\u0131n gizli d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin nas\u0131l a\u015f\u0131r\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 bilenlerdir. S\u0131radan insanlar\u0131n yapacaklar\u0131 \u015fey, bunlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131n\u0131 uygulamaktan ibarettir. M. Proudhon&#8217;un her politik ak\u0131m\u0131 d\u00fc\u015fman ilan etmesinin nedenini \u015fimdi anlam\u0131\u015f olmal\u0131s\u0131n\u0131z. Ona g\u00f6re, mevcut sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc, halk eyleminde de\u011fil, kendi kafas\u0131n\u0131n diyalektik devran\u0131nda yatmaktad\u0131r. M. Proudhon&#8217;a g\u00f6re, itici g\u00fc\u00e7 kategorilerden olu\u015ftu\u011funa g\u00f6re, kategorileri de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in pratik ya\u015fam\u0131 de\u011fi\u015ftirmek gerekmez. Tam tersine, de\u011fi\u015ftirilmesi gereken kategorilerdir ve mevcut toplumdaki de\u011fi\u015fiklik bunun sonucu olacakt\u0131r.<br \/> M\u00f6sy\u00f6 Proudhon, \u00e7eli\u015fkileri uzla\u015ft\u0131rma hevesi i\u00e7inde, bu \u00e7eli\u015fkilerin dayand\u0131\u011f\u0131 temellerin y\u0131k\u0131lmas\u0131 gerekip gerekmedi\u011fini bile sormaz. 0 t\u0131p\u0131 t\u0131p\u0131na kral\u0131n, avam kamaras\u0131n\u0131n ve lordlar kamaras\u0131n\u0131n toplumsal ya\u015fam\u0131n kopmaz (sayfa 634) par\u00e7alar\u0131, \u00f6l\u00fcms\u00fcz kategorileri olmalar\u0131n\u0131 arzulayan politik doktrinere benzemektedir. Onun b\u00fct\u00fcn arad\u0131\u011f\u0131, bu g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda denge kurabilecek yeni bir form\u00fcld\u00fcr, ki bu denge, \u015fu anda fatih olan g\u00fcc\u00fc az sonra k\u00f6le haline getiren fiili hareketin ta kendisidir. B\u00f6ylece, birtak\u0131m orta zekal\u0131 kimseler, 18. y\u00fczy\u0131lda, toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131, asilleri, kral\u0131, parlamentoyu vb. dengeye getirecek do\u011fru form\u00fcl\u00fc aramakla u\u011fra\u015f\u0131rlarken, bir sabah uyan\u0131p bir de bakt\u0131lar ki, ger\u00e7ekte ortada art\u0131k ne bir kral, ne parlamento ve ne de asiller var. Bu uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131k i\u00e7indeki do\u011fru denge, bu feodal varl\u0131klar ve bu feodal varl\u0131klar\u0131n uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131na temel olan t\u00fcm toplumsal ili\u015fkileri y\u0131kmakt\u0131.<br \/> M. Proudhon, \u00f6l\u00fcms\u00fcz d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, saf ak\u0131l kategorilerini bir yana, insano\u011flunu ve onun pratik ya\u015fam\u0131n\u0131, ki bu ya\u015fam M: Proudhon&#8217;a g\u00f6re bu kategorilerin uygulanmas\u0131d\u0131r, \u00f6teki yana koydu\u011fundan, ki\u015fi onda, daha ba\u015ftan, ya\u015fam ile d\u00fc\u015f\u00fcnceler aras\u0131nda, ruh ile beden aras\u0131nda bir ikicilik bulur, bir\u00e7ok bi\u00e7imlerde tekrar tekrar ortaya \u00e7\u0131kan bir ikicilik. \u015fimdi art\u0131k bu uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n, kendi tanr\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 kategorilerin layik k\u00f6kenini ve layik tarihini anlamakta M. Proudhon&#8217;un g\u00f6sterdi\u011fi yeteneksizlikten ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rebilirsiniz.<br \/> Mektubum, daha \u015fimdiden, M. Proudhon&#8217;un, kom\u00fcnizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 tezlerden s\u00f6zetmeme olanak vermeyecek kadar uzad\u0131. \u015eu an i\u00e7in siz de kabul edersiniz ki, toplumun bug\u00fcnk\u00fc durumunu anlamam\u0131\u015f bir ki\u015fiden, bu toplumu y\u0131kmaya y\u00f6nelen hareketi ve bu devrimci hareketin s\u00f6zl\u00fc ifadelerini anlamas\u0131 hi\u00e7 beklenemez.<br \/> M\u00f6sy\u00f6 Proudhon&#8217;a b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m biricik nokta, duygusal sosyalizan hayalcilikten ho\u015flanmay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Kendisinden \u00f6nce, ben de, bu duygusal, \u00fctopyac\u0131, ahmak sosyalizmle alay etmekten \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00fczerime hayli d\u00fc\u015fmanl\u0131k \u00e7ekmi\u015ftim. Ama, \u00d6rne\u011fin Fourier&#8217;nin, bizim de\u011ferli Proudhon&#8217;umuzun g\u00f6steri\u015fli yavanl\u0131klar\u0131ndan \u00e7ok daha \u00f6telere varan sosyalist duygusall\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131, kendi k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva duygusall\u0131\u011f\u0131n\u0131\u00a0 onun yuva, kar\u0131 koca sevgisi ve b\u00fct\u00fcn bu gibi baya \u011f\u0131l\u0131klar \u00fcst\u00fcne etti\u011fi \u015fatafatl\u0131 laflardan s\u00f6zediyorum\u00a0 koymakla M. Proudhon, kendisini garip bir bi\u00e7imde aldatm\u0131\u015f olmuyor mu? Kendi tezlerinin bo\u015f \u015feyler oldu\u011funun, bu konulardan (sayfa 635) s\u00f6zetmekteki kesin yeteneksizli\u011finin o denli tam bilincindedir ki, \u015fiddetli \u00f6fke, ba\u011f\u0131r\u0131p \u00e7a\u011f\u0131rma ve hakl\u0131 hiddet krizlerine kap\u0131l\u0131yor, a\u011fz\u0131 k\u00f6p\u00fck k\u00f6p\u00fck k\u00fcfrediyor, su\u00e7luyor, rezalet, cinayet diye ba\u011f\u0131r\u0131yor, Tanr\u0131n\u0131n ve insanlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde g\u00f6\u011fs\u00fcne vura vura sosyalist kepazeliklere bula\u015fmam\u0131\u015f olmakla \u00f6v\u00fcn\u00fcyor! Sosyalist duygusall\u0131klar\u0131, ya da kendisinin \u00f6yle kabul etti\u011fi \u015feyleri ciddi bir bi\u00e7imde ele\u015ftirmiyor. Kutsal bir ki\u015fiymi\u015f, bir papaym\u0131\u015f gibi zavall\u0131 g\u00fcnahkarlar\u0131 aforoz ediyor ve k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazinin ve aile oca\u011f\u0131n\u0131n o zavall\u0131 ataerkil ve a\u015fikane kuruntular\u0131n\u0131n zafer t\u00fcrk\u00fclerini \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor. Ve bu, bir raslant\u0131 degildir. M. Proudhon, tepeden t\u0131rna\u011fa, k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazinin filozofu ve iktisat\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r. \u0130lerlemi\u015f bir toplumda k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazi, kendi durumu gere\u011fi, bir yandan bir sosyalist, \u00f6te yandan ise bir iktisat\u00e7\u0131d\u0131r; yani b\u00fcy\u00fck burjuvazinin g\u00f6rkemi kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6zleri kama\u015f\u0131rken, halk\u0131n \u00e7ektiklerine kar\u015f\u0131 da sempati besler. Ayn\u0131 anda hem burjuva ve hem de halk adam\u0131d\u0131r. Tarafs\u0131z kalm\u0131\u015f olmaktan ve baya\u011f\u0131l\u0131ktan ba\u015fka bir \u015fey oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcren do\u011fru dengeyi bulmu\u015f olmaktan \u00f6t\u00fcr\u00fc, y\u00fcre\u011finin derinliklerinde, kendi kendisiyle \u00f6v\u00fcnmektedir. Bu t\u00fcrden bir k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva \u00e7eli\u015fkiyi y\u00fcceltir, \u00e7\u00fcnk\u00fc kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n temeli \u00e7eli\u015fkidir. Bizzat kendisi, eylem i\u00e7indeki toplumsal \u00e7eli\u015fkiden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir zaten. Pratikte i\u00e7inde bulundu\u011fu durumu, teorik olarak da savunmal\u0131 ve hakl\u0131 \u00e7\u0131karmal\u0131d\u0131r, ve M. Proudhon da, Frans\u0131z k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazisinin bilimsel yorumcusu olma erdemine sahiptir\u00a0\u00a0 ger\u00e7ek bir erdem, \u00e7\u00fcnk\u00fc k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazi, yakla\u015fmakta olan t\u00fcm toplumsal devrimlerin kopmaz bir par\u00e7as\u0131 olacakt\u0131r.<br \/> Bu mektupla birlikte, size, ekonomi politik konusundaki kitab\u0131m\u0131[337] da g\u00f6nderebilmeyi isterdim, ama bu yap\u0131t\u0131n ve size Br\u00fcksel&#8217;de s\u00f6z\u00fcn\u00fc etmi\u015f oldu\u011fum Alman filozoflar\u0131n\u0131n ve sosyalistlerinin ele\u015ftirisini[2] bast\u0131rmak \u015fu ana dek benim i\u00e7in m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131. Bu t\u00fcr bir yay\u0131n, Almanya&#8217;da, bir yanda polisin, \u00f6te yanda da sald\u0131rmakta oldu\u011fum b\u00fct\u00fcn e\u011filimlerin bizzat ilgili temsilcileri olan kitap\u00e7\u0131lar\u0131n \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 ne b\u00fcy\u00fck zorluklarla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yor, inanmazs\u0131n\u0131z. Bizim kendi partimize gelince, yaln\u0131zca zay\u0131f olmakla kalm\u0131yor, Alman (sayfa 636) Kom\u00fcnist Partisinin b\u00fcy\u00fck bir kesimi de, \u00fctopyalar\u0131na ve \u015fatafatl\u0131 s\u00f6zlerine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in bana k\u0131z\u0131yor. &#8230;<\/p>\n<p><em>\u0130lk kez \u00f6zg\u00fcn Frans\u0131zcas\u0131yla,Yaz\u0131\u015fmalar\u0131yla M. M. Stasyulevi\u00e7 ve \u00c7a\u011fda\u015flar\u0131(c. III, St. Petersburg 1912) adl\u0131 kitapta yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r<\/em><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">****<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">MARX&#8217;TAN NEW YORK&#8217;TAK\u0130 J. WEYDEMEYER&#8217;E<br \/>Londra, 5 Mart 1852<\/p>\n<p> &#8230; Ve bana gelince, modern toplumdaki s\u0131n\u0131flar\u0131n ya da bunlar aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ke\u015ffetmi\u015f olma onuru bana ait de\u011fildir. Burjuva tarih\u00e7ileri bu s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n tarihsel geli\u015fimini, burjuva iktisat\u00e7\u0131lar da s\u0131n\u0131flar\u0131n ekonomik anatomisini benden \u00e7ok \u00f6nce a\u00e7\u0131klam\u0131l\u015flard\u0131r. Benim yeni olarak yapt\u0131\u011f\u0131m: 1) S\u0131n\u0131flar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ancak \u00fcretimin geli\u015fimindeki belirli tarihsel evrelere ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu; 2) S\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n zorunlu olarak proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcne vard\u0131\u011f\u0131n\u0131; 3) bu diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn kendisinin b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131flar\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131na ve s\u0131n\u0131f\u0131iz bir topluma ge\u00e7i\u015ften ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131tlamak olmu\u015ftur.<\/p>\n<p><em>Tamam\u0131 ilk kez Jungsozialistische Bl\u00e4tter&#8217;de (1930) yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r<\/em><\/p>\n<p>****<\/p>\n<p>MARX&#8217;TAN MANCHESTER&#8217;DEK\u0130 ENGELS&#8217;E<br \/>Londra, 16 Nisan 1856<\/p>\n<p> &#8230; \u00d6nceki g\u00fcn People&#8217;s Paper&#8217;in[323] y\u0131ld\u00f6n\u00fcm\u00fcn\u00fc kutlamak \u00fczere k\u00fc\u00e7\u00fck bir ziyafet vard\u0131. \u015eu s\u0131ra gerekti\u011fi i\u00e7in ve \u00f6zellikle (Gazetede de duyuruldu\u011fu gibi) b\u00fct\u00fcn m\u00fclteciler i\u00e7inde yaln\u0131zca ben \u00e7a\u011fr\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fum ve b\u00fct\u00fcn \u00fclkelerdeki proletaryan\u0131n egemenli\u011fini selamlamak \u00fczere ilk kadehi kald\u0131rmak bana d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, bu kez \u00e7a\u011fr\u0131y\u0131 kabul ettim. B\u00f6ylece, k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u0130ngilizce konu\u015fma yapt\u0131m, ama bana kalsa bast\u0131rmazd\u0131m.[3] Akl\u0131mdan ge\u00e7irdi\u011fim ama\u00e7 ger\u00e7ekle\u015fti. (sayfa 637) Toplant\u0131 biletini 2s. 6d.&#8217;ye almak zorunda kalm\u0131\u015f olan M. Talandier ve geri kalan Frans\u0131z ve \u00f6teki m\u00fclteciler avanesi, bizim \u00e7artistlerin yegane &#8220;i\u00e7ten&#8221; m\u00fcttefikleri oldu\u011fumuza, ve a\u00e7\u0131k g\u00f6sterilerden ka\u00e7\u0131n\u0131yor ve \u00e7artizmle a\u00e7\u0131k\u00e7a fl\u00f6rt etmeyi Frans\u0131zlara b\u0131rak\u0131yor olmam\u0131za kar\u015f\u0131n, tarihsel olarak zaten bize d\u00fc\u015fen konumu herhangi bir anda tekrar elde etme g\u00fcc\u00fcne sahip oldu\u011fumuza kendilerini inand\u0131rm\u0131\u015flard\u0131. Bu daha da zorunlu bir hale gelmi\u015fti, \u00e7\u00fcnk\u00fc Pyat&#8217;\u0131n ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131ndaki 25 \u015eubat toplant\u0131s\u0131nda o cahil Scherzer (eski dost) \u00f6ne \u00e7\u0131k\u0131p, ger\u00e7ekten berbat Straubinger \u00fcslubuyla, kendilerini (cahilleri) g\u00fc\u00e7 bir durumdayken terketmi\u015f bulunan ve b\u00f6ylece \u00f6teki uluslar\u0131n \u00f6n\u00fcnde kendilerini itibardan d\u00fc\u015f\u00fcrmeye zorlam\u0131\u015f olan Alman &#8220;bilginlerini&#8221; &#8220;entelekt\u00fcel i\u015f\u00e7ileri&#8221; su\u00e7lad\u0131. Bu Scherzer&#8217;i Paris g\u00fcnlerinden bilirsin. Dost Schapper ile daha ba\u015fka g\u00f6r\u00fc\u015fmeler yapt\u0131m ve kendisinin \u00e7ok t\u00f6vbek\u00e2r bir g\u00fcnahk\u00e2r oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcm. Son iki y\u0131ldaki inziva ya\u015fam\u0131, zihni melekelerini bilemi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Her durumda bu adam\u0131 elde bulundurmakta, ve daha \u00e7ok Willich&#8217;in ellerinden uzak tutmakta her zaman i\u00e7in yarar olabilece\u011fini takdir edersin. Schapper \u015fimdi Windmill Street&#8217;teki cahillere[338] \u00e7ok k\u0131zg\u0131n.<br \/> Steffen&#8217;e g\u00f6nderdi\u011fin mektupla ilgilenece\u011fim. Levy&#8217;nin mektubunu da kendi elinde tutmal\u0131yd\u0131n. Bana geri g\u00f6ndermeni istemedi\u011fim b\u00fct\u00fcn mektuplara ili\u015fkin olarak genellikle b\u00f6yle davran. Ne kadar az postaya verilirlerse o kadar iyi. Rhine eyaleti konusunda seninle tamam\u0131yla ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fteyim. Bizim i\u00e7in talihsizlik olan \u015fey, &#8220;anayurda ihanet&#8221; kokan bir \u015feyi uzaktan hayal-meyal se\u00e7iyor olmam. Bu, Berlin&#8217;deki olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131na, Mayence Clubbistlerin[339] eski devrimdeki durumlar\u0131na benzer bir durum i\u00e7ine itilip itilmeyece\u011fimize \u00e7ok ba\u011fl\u0131 olacakt\u0131r. Bu \u00e7ok zor bir durum yarat\u0131r. Biz ki, Rhine&#8217;in \u00f6teki yakas\u0131ndaki de\u011ferli karde\u015flerimiz konusunda \u00e7ok \u015fey biliriz! Almanya&#8217;da her \u015fey, proleter devrimin K\u00f6yl\u00fc Sava\u015f\u0131n\u0131n bir ikinci bask\u0131s\u0131yla desteklenmesi olana\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 olacakt\u0131r. O zaman durum son derece g\u00fczel olacakt\u0131r. &#8230;(sayfa 638)<\/p>\n<p><em>Tamam\u0131, ilk kez, Rusca olarak K. Marx ve F. Engels Yap\u0131tlar&#8217;da(Birinci Bask\u0131, c. XXII, 1929)yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r<\/em><\/p>\n<p>****<\/p>\n<p>MARX&#8217;TAN RYDE&#8217;K\u0130 ENGELS&#8217;E<br \/>[Londra,] 25 Eyl\u00fcl 1857<\/p>\n<p> &#8230; &#8220;Army&#8221;nin[4] \u00e7ok g\u00fczel olmu\u015f; ancak hacmini g\u00f6r\u00fcnce kafama bir \u015feyle vurulmu\u015f gibi oldum, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu kadar \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fmak sana epey zarar vermi\u015f olmal\u0131. \u00c7ok ge\u00e7 saatlere kadar \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131n\u0131 bilseydim, b\u00fct\u00fcn bunlara bo\u015f vermeyi ye\u011flerdim.<br \/> Army&#8217;nin tarihi, bizim \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerle toplumsal ili\u015fkiler aras\u0131ndaki ba\u011f konusundaki anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n do\u011frulu\u011funu herhangi ba\u015fka bir \u015feyden daha a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde ortaya koyuyor. Genel olarak, ordu, iktisadi geli\u015fme i\u00e7in \u00f6nemlidir. \u00d6rne\u011fin, eskilerin ilk kez eksiksiz bir \u00fccret sistemi geli\u015ftirmeleri ordu i\u00e7inde olmu\u015ftur. Buna benzer bir bi\u00e7imde, Romal\u0131lar aras\u0131nda da peculium castrense,[5] aile babalar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan kimselerin ta\u015f\u0131nabilir m\u00fclk \u00fczerindeki haklar\u0131n\u0131n tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ilk yasal bi\u00e7im olmu\u015ftur. Fabri korporasyonundaki lonca sistemi de \u00f6yle. \u0130lk kez b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekte makine kullan\u0131m\u0131 da burada. Madenlerin \u00f6zel de\u011ferleri ve bunlar\u0131n para olarak kullan\u0131lmas\u0131 bile\u00a0 Grimm&#8217;in ta\u015fdevri sona erer ermez\u00a0 ba\u015flang\u0131\u00e7ta bunlar\u0131n askeri \u00f6nemine dayand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6z\u00fckmektedir. Bir dal i\u00e7ersindeki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc de ilk kez ordular i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015fti. Burjuva toplumunun ald\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imlerin t\u00fcm tarihi burada \u00e7ok \u00e7arp\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde \u00f6zetlenmi\u015ftir. E\u011fer bir g\u00fcn zaman bulabilirsen, sorunu bu a\u00e7\u0131dan i\u015flemelisin.<br \/> Kan\u0131mca, anlat\u0131m\u0131nda, g\u00f6zden ka\u00e7m\u0131\u015f noktalar yaln\u0131zca \u015funlard\u0131r: 1) B\u00fcy\u00fck \u00e7apta ve derhal kullan\u0131lmaya haz\u0131r \u00fccretli askerlerin ilk kez Kartacal\u0131larda g\u00f6r\u00fclmesi (kendi \u00f6zel kullan\u0131m\u0131m\u0131z i\u00e7in, ancak daha sonradan tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m bir Berlinli taraf\u0131ndan yaz\u0131lm\u0131\u015f Kartacal\u0131 ordulara ili\u015fkin bir kitap arayaca\u011f\u0131m). 2) Ordu sisteminin 15. ve 16. y\u00fczy\u0131llarda \u0130talya&#8217;daki geli\u015fmesi. Herhalde taktiksel oyunlar burada geli\u015ftirilmi\u015fti. Makyavelli&#8217;nin, Floransa&#8217;n\u0131in tarihinde Condottieri&#8217;nin[340] birbirleriyle nas\u0131l sava\u015ft\u0131klanna ili\u015fkin anlat\u0131l\u0131 (sayfa 639) (senin i\u00e7in bir kopyas\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kartaca\u011f\u0131m) son derece mizahi. (Hay\u0131r, Brighton&#8217;da seni g\u00f6rmeye geldi\u011fimde\u00a0 ne zaman? , Makyavelli&#8217;nin cildini beraberimde getirmeyi ye\u011flerim. Onun Floransa tarihi bir \u015faheser.) Ve, son olarak, 3) ilk kez Persliler aras\u0131nda, sonradan \u00e7ok \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde tadilata u\u011fram\u0131\u015f olsa bile, Mo\u011follar, T\u00fcrkler, vb. aras\u0131nda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bi\u00e7imiyle asyatik askeri sistem. &#8230; (sayfa 640)<\/p>\n<p><em>\u0130lk kez Der Briefwechsel zwischen F. Engels und K. Marx&#8217;ta (Bd. II, Stuttgart 1913) yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r<\/em><\/p>\n<p>****<\/p>\n<p>MARX&#8217;TAN HANOVER&#8217;DEK\u0130 L. KUGELMANN&#8217;A<br \/>[Londra], 23 \u015eubat 1865<\/p>\n<p> Sevgili dost,<br \/> Bana \u00e7ok ilgin\u00e7 gelen mektubunu d\u00fcn ald\u0131m ve ortaya att\u0131\u011f\u0131n ayr\u0131 ayr\u0131 noktalar\u0131 \u015fimdi yan\u0131tlayaca\u011f\u0131m.<br \/>\u0130lkin Lassalle&#8217;a kar\u015f\u0131 olan tavr\u0131m\u0131 k\u0131saca anlatay\u0131m. Ajitasyonda bulundu\u011fu s\u0131ralar: 1) \u00fczerine bir de benim yaz\u0131lar\u0131mdan ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131nkinden yapt\u0131\u011f\u0131 en utanmazca \u00e7al\u0131nt\u0131lar\u0131 ekledi\u011fi kendi kendini \u00f6ven palavrac\u0131l\u0131\u011f\u0131 y\u00fcz\u00fcnden; 2) siyasal taktiklerini mahkum etti\u011fim i\u00e7in; 3) kendisine, ajitasyonuna ba\u015flamazdan \u00f6nce bile, burada, Londra&#8217;da, bir &#8220;Prusya devleti&#8221;nin yapaca\u011f\u0131 do\u011frudan sosyalist m\u00fcdahalenin sa\u00e7ma oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f ve &#8220;tan\u0131tlam\u0131\u015f&#8221; olmam y\u00fcz\u00fcnden, aram\u0131zdaki ili\u015fkiler kesildi. Y\u00fczy\u00fcze geldi\u011fimizde oldu\u011fu kadar, bana yazm\u0131\u015f oldu\u011fu mektuplarda da (1848&#8217;den 1863&#8217;e kadar), hep, kendisinin benim temsil etti\u011fim partinin (sayfa 493) bir yanda\u015f\u0131 oldu\u011funu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Londra&#8217;da (1862&#8217;nin sonunda) beni kand\u0131ramayaca\u011f\u0131ndan emin olur olmaz, benim ve eski partinin kar\u015f\u0131s\u0131na &#8220;i\u015f\u00e7i diktat\u00f6r\u00fc&#8221; olarak \u00e7\u0131kmaya karar verdi. B\u00fct\u00fcn bunlara kar\u015f\u0131n, k\u0131sa s\u00fcren kariyerinin sonlar\u0131na do\u011fru, yapt\u0131\u011f\u0131 ajitasyon bana gittik\u00e7e daha \u00e7ok belirsiz bir nitelik al\u0131yor gibi geldiyse de, bir ajitat\u00f6r olarak yapt\u0131\u011f\u0131 hizmeti teslim etmi\u015fimdir. Ani \u00f6l\u00fcm\u00fc, eski dostlu\u011fumuz, Kontes Hatzfeldt&#8217;in ac\u0131kl\u0131 mektuplar\u0131, burjuva bas\u0131n\u0131n\u0131n sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 s\u0131ras\u0131nda o denli korktuklar\u0131 bu ki\u015fi kar\u015f\u0131s\u0131ndaki al\u00e7ak\u00e7a k\u00fcstahl\u0131\u011f\u0131na duyulan \u00f6fke &#8211; b\u00fct\u00fcn bunlar beni, sefil k\u00f6re kar\u015f\u0131 k\u0131sa, ama Lassalle&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u015feylerin \u00f6z\u00fcne dokunmayan bir a\u00e7\u0131klama yay\u0131nlamaya itti[6] (Hatzfeldt bu a\u00e7\u0131klamay\u0131 Nordstern&#8217;e[284] g\u00f6nderdi.) Ayn\u0131 nedenlerle ve bana tehlikeli g\u00f6r\u00fcnen unsurlar\u0131 temizleyebilmek umuduyla, Engels ve ben, Soc[ial]-Demok[rat]&#8217;a12 yaz\u0131 yazmaya s\u00f6z verdik (bu gazete \u00c7a\u011fr\u0131&#8217;n\u0131n \u00e7evirisini yay\u0131nlad\u0131, ve gazeteden gelen istek \u00fczerine, Proudhon&#8217;un \u00f6l\u00fcm\u00fc dolay\u0131s\u0131yla kendisi hakk\u0131nda bir makale yazd\u0131m) ve Schweitzer&#8217;in bize kendi yaz\u0131kurulunun tatminkar bir program\u0131n\u0131 g\u00f6ndermesinden sonra, adlar\u0131m\u0131z\u0131n yazarlar aras\u0131nda g\u00f6sterilmesine izin verdik. Yaz\u0131kurulunun resmi olmayan bir \u00fcyesi bulunan W. Liebknecht&#8217;in varl\u0131\u011f\u0131 bizim i\u00e7in bir ba\u015fka g\u00fcvenceydi. Ne var ki, Lassalle&#8217;\u0131n asl\u0131nda partiye ihanet etti\u011fi \u00e7ok ge\u00e7meden a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kt\u0131 &#8211; bunun kan\u0131tlar\u0131 elimize ge\u00e7ti. Bismarck ile d\u00fczenli bir ili\u015fki kurmu\u015ftu (elbette ki elinde hi\u00e7 bir g\u00fcvence olmaks\u0131z\u0131n). 1864 Eyl\u00fcl\u00fcn\u00fcn sonunda Hamburg&#8217;a giderek ve orada (deli Schramm ve Prusya polis ajan\u0131 Marr ile birlikte) Bismarck&#8217;\u0131 Schleswig-Holstein&#8217;i ilhak etmeye, yani buran\u0131n &#8220;i\u015f\u00e7iler&#8221; ad\u0131na ilhak olundu\u011funu ilan etmeye, vb. &#8220;zorlayacak&#8221;t\u0131, bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda da Bismarck genel oy hakk\u0131 ve birka\u00e7 sosyalist \u015farlatanl\u0131k i\u00e7in s\u00f6z vermi\u015fti. Yaz\u0131k ki, Lassalle bu komediyi sonuna kadar oynayamad\u0131! Bu onu \u00e7ok komik ve aptalca bir duruma sokacakt\u0131! Ve b\u00fct\u00fcn bu t\u00fcrden giri\u015fimlere kesin bir son verecekti! Lassalle, i\u015fte b\u00f6yle yoldan \u00e7\u0131kt\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc kendisi Herr Miquel tipi, ama ondan daha bol bi\u00e7ilmi\u015f ve daha b\u00fcy\u00fck ama\u00e7lara (sayfa 494) sahip bir &#8220;Realpolitiker&#8221;di. (By the by,[7] Miquel&#8217;i bir zamanlar \u00f6ylesine her y\u00f6n\u00fcyle tan\u0131d\u0131m ki, ortal\u0131kta boy g\u00f6stermesi olgusunu, Ulusal Birli\u011fin[285] Hanoverli k\u00fc\u00e7\u00fck bir avukat i\u00e7in sesini kendi d\u00f6rt duvar\u0131n\u0131n \u00f6tesinde, Almanya&#8217;da duyurabilmesi i\u00e7in, ve b\u00f6ylelikle &#8220;Prusya&#8217;n\u0131n&#8221; himayesi alt\u0131nda &#8220;Hanoverli&#8221; Mirabeau rol\u00fcn\u00fc oynayarak kendi \u015fi\u015firilmi\u015f &#8220;ger\u00e7ekli\u011fini&#8221; memleketi Hanover&#8217;de, ge\u00e7mi\u015fi de kapsar bir bi\u00e7imde ge\u00e7erli k\u0131lmak i\u00e7in m\u00fckemmel bir ara\u00e7 sa\u011fl\u0131yor olu\u015fuyla a\u00e7\u0131klayabilirim.) Miquel ve onun bug\u00fcnk\u00fc dostlar\u0131 Prusya Prensi Regent&#8217;in Ulusal Birli\u011fi birle\u015ftirmek ve &#8220;Prusya&#8217;n\u0131n tepesi&#8221;ne per\u00e7inlenmek \u00fczere ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 &#8220;yeni \u00e7a\u011f&#8221;a[286] nas\u0131l sar\u0131ld\u0131larsa, kendi &#8220;burjuva onurlar\u0131n\u0131&#8221; genel olarak nas\u0131l Prusya&#8217;n\u0131n himayesi alt\u0131nda geli\u015ftirdilerse, Lassalle da, Uckermark&#8217;l\u0131 Philip II ile birlikte proletaryan\u0131n Marquis Posa&#8217;s\u0131[287] rol\u00fcn\u00fc oynamak istedi; Bismarck da onunla Prusya Krall\u0131\u011f\u0131 aras\u0131nda arac\u0131l\u0131k yapacakt\u0131. Lassalle yaln\u0131zca Ulusal Birlikteki baylar\u0131 taklit etti. Ama bunlar\u0131n, orta s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fi; Prusya &#8220;gericili\u011fi&#8221;ne ba\u015fvurmalar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, Lassalle, proletaryan\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fi, Bismarck&#8217;la el s\u0131k\u0131\u015f\u0131yordu. Burjuvazinin ancak burnunun dibindeki \u00e7\u0131karlar\u0131 &#8220;ger\u00e7ek&#8221; diye kabul etmeye al\u0131\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131 ve asl\u0131nda bu s\u0131n\u0131f\u0131n her yerde, feodalizmle bile, bir uzla\u015fmaya varm\u0131\u015f olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, bu baylar, Lassalle&#8217;dan daha sa\u011flam dayanaklara sahiptiler, oysa e\u015fyan\u0131n do\u011fas\u0131 gere\u011fi, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, i\u00e7tenlikle &#8220;devrimci&#8221; olmak zorundad\u0131r.<br \/> Lassalle gibi sahnedeymi\u015f\u00e7esine g\u00f6steri\u015f\u00e7i (ama makam, belediye ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 vb. gibi be\u015f para etmez de\u011fersiz \u015feylerle sat\u0131nal\u0131namayan) bir tip i\u00e7in, bu \u00e7ok \u00e7ekici bir d\u00fc\u015f\u00fcnceydi: Ferdinand Lassalle&#8217;\u0131n do\u011frudan do\u011fruya proletarya ad\u0131na giri\u015fece\u011fi bir eylem! Lassalle, asl\u0131nda, b\u00f6yle bir eylemin kendi kendisini ele\u015ftirici olmas\u0131 i\u00e7in gerekli ger\u00e7ek iktisadi ko\u015fullar konusunda \u00e7ok bilisizdi. \u00d6te yandan, Alman i\u015f\u00e7iler, 1849-59 gericili\u011fine g\u00f6z yummas\u0131na ve halk\u0131n uyu\u015fturulmas\u0131na seyirci kalmas\u0131na yola\u00e7m\u0131\u015f bulunan al\u00e7ak\u00e7a &#8220;pratik siyaset&#8221;ten, kendilerini, bir s\u0131\u00e7ray\u0131\u015fta, vaadedilmi\u015f \u00fclkeye g\u00f6t\u00fcrmekten s\u00f6zeden b\u00f6yle \u015farlatan bir kurtar\u0131c\u0131y\u0131, Alman burjuvazisini, selamlamayacak kadar &#8220;peri\u015fan&#8221; durumdayd\u0131lar. (sayfa 495)<br \/> Yukarda ucunu ka\u00e7\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z ipi gene tutal\u0131m. Hatzfeldt&#8217;in Lassalle&#8217;\u0131n &#8220;vasiyetini&#8221; nihayet yerine getirmeyi arzulad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda, Social-Demokrat hen\u00fcz kurulmu\u015ftu. Kendisi Bismarck&#8217;la, (Kreuz-Zeitung&#8217;dan[288]) Wagner arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ili\u015fki kuruyordu. &#8220;\u0130\u015f\u00e7i Derne\u011fini&#8221; (Genel Alman \u0130\u015f\u00e7i Derne\u011fi[289]), Social-Demokrat&#8217;\u0131, vb. ele ge\u00e7irdi. Schleswig-Holstein&#8217;\u0131n ilhak\u0131 Social-Demokrat&#8217;ta ilan edilecekti, Bismarck&#8217;\u0131n genel planda hami oldu\u011fu kabul edilecekti, vb.. Bu g\u00fczel plan\u0131n tamam\u0131 bozuldu, \u00e7\u00fcnk\u00fc Berlin&#8217;de ve Soc[ial]-Demok[rat]&#8217;\u0131n yaz\u0131kurulunda Liebknecht vard\u0131. Lassalle&#8217;\u0131n putu kar\u015f\u0131s\u0131nda yaltaklanmas\u0131, zaman zaman Bismarck&#8217;la fl\u00f6rt etmesi, vb. y\u00fcz\u00fcnden, Engels ve ben gazetenin yaz\u0131kurulundan ho\u015fnut de\u011fildiysek de, Hatzfeldt&#8217;in \u00e7evirdi\u011fi entrikalar\u0131 bozmak ve i\u015f\u00e7i partisinin b\u00fct\u00fcn b\u00fct\u00fcn bir uzla\u015fma i\u00e7ine girmesine engel olmak i\u00e7in, kamuoyu \u00f6n\u00fcnde bu gazeteden yana tav\u0131r al\u0131nmas\u0131 elbette daha \u00f6nemliydi, B\u00f6ylece, ki\u015fi olarak, Social- Demokrat&#8217;a, \u0130lericiler&#8217;e[290] oldu\u011fu kadar Bismarck&#8217;a kar\u015f\u0131 da \u00e7\u0131kmas\u0131 gerekti\u011fini durmadan yaz\u0131yor olmam\u0131za kar\u015f\u0131n, bonne mine a mauvais jeu yapt\u0131k.[8] Lassalle&#8217;\u0131n vasiyeti ile kendisine miras kalan \u00f6nemli ki\u015fi olmay\u0131 \u00e7ok ciddiye alan o yapmac\u0131kl\u0131 z\u00fcppe Bernhard Becker&#8217;in \u0130nternational Workingmen&#8217;s Association&#8217;a kar\u015f\u0131 \u00e7evirdi\u011fi entrikalara bile katland\u0131k.<br \/> Bu arada Herr Schweitzer&#8217;in Soc[iol]-Demok[rot]&#8217;taki makaleleri gittik\u00e7e bismark\u00e7\u0131la\u015fmaya ba\u015flad\u0131. \u0130lericilerin &#8220;dayan\u0131\u015fma sorunu&#8221;nda[291] sindirilebileceklerini, ama Dayan\u0131\u015fma Yasalar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn b\u00fct\u00fcn kald\u0131r\u0131lmas\u0131na Prusya h\u00fck\u00fcmetinin hi\u00e7 bir zaman, hi\u00e7 bir ko\u015ful alt\u0131nda, r\u0131za g\u00f6stermeyece\u011fini, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunun b\u00fcrokraside bir gedik a\u00e7\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelece\u011fini, i\u015f\u00e7ileri yasal olarak re\u015fit k\u0131laca\u011f\u0131n\u0131, hizmet\u00e7iler nizamnamesini[292] parampar\u00e7a edece\u011fini, soylular\u0131n k\u0131rsal b\u00f6lgelerde uygulad\u0131klar\u0131 dayak cezalar\u0131n\u0131 kald\u0131raca\u011f\u0131n\u0131, vb, vb. ve buna da Bismarck&#8217;\u0131n hi\u00e7 bir zaman izin veremeyece\u011fini, bunun b\u00fcrokratik Prusya devletine t\u00fcm\u00fcyle ters d\u00fc\u015fece\u011fini kendisine daha \u00f6nce yazm\u0131\u015ft\u0131m. Meclisin Dayan\u0131\u015fma Yasalar\u0131n\u0131 reddetmesi halinde, h\u00fck\u00fcmetin bu yasalar\u0131 muhafaza etmek i\u00e7in safsataya (\u00f6rne\u011fin toplumsal (sayfa 496) sorunun &#8220;daha k\u00f6kl\u00fc&#8221; \u00f6nlemler gerektirdi\u011fi, vb. yollu safsatalara) ba\u015fvuraca\u011f\u0131n\u0131 da ekledim. B\u00fct\u00fcn bunlar do\u011fru \u00e7\u0131kt\u0131. Ama Herr von Schweitzer ne yapt\u0131? Gidip Bismarck i\u00e7in bir makale yazd\u0131 ve b\u00fct\u00fcn kahramanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 Schulze, Faucer, vb. gibi son derece k\u00fc\u00e7\u00fck insanlara saklad\u0131.<br \/> Schweitzer&#8217;in ve \u00f6tekilerin iyi niyet sahibi olduklar\u0131na inan\u0131yorum, ama bunlar &#8220;pratik politikac\u0131lar&#8221;d\u0131r. Bunlar mevcut ko\u015fullar\u0131 g\u00f6z\u00f6n\u00fcne almay\u0131 istiyorlar ve &#8220;pratik politika&#8221;n\u0131n bu ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n\u0131 yaln\u0131zca Miquel et Comp. baylar terketmeye yana\u015fm\u0131yorlar. (Bunlardan ikincisi, Prusya H\u00fck\u00fcmetiyle intermixture[9] hakk\u0131n\u0131 kendileri i\u00e7in sakl\u0131 tutmak ister g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.) Bunlar, Prusya&#8217;daki (ve dolay\u0131s\u0131yla Almanya&#8217;n\u0131n geri kalan yerlerindeki) i\u015f\u00e7i bas\u0131n\u0131n\u0131n ve i\u015f\u00e7i hareketinin salt par la grace de la police[10] varoldu\u011funu biliyorlar. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc de, t\u0131pk\u0131 bir Hohenzollern kayzeri de &#8220;beraberlerinde g\u00f6t\u00fcrmek&#8221; isteyen bizim &#8220;cumhuriyet\u00e7i&#8221; pratik politikac\u0131lar\u0131m\u0131z gibi her \u015feyi oldu\u011fu gibi kabullenmeyi ve h\u00fck\u00fcmeti k\u0131\u015fk\u0131rtmamay\u0131 vb. istiyorlar. Ama ben &#8220;pratik politikac\u0131&#8221; olmad\u0131\u011f\u0131mdan, Engels ile birlikte, (herhalde \u015fu yak\u0131nlarda gazetelerden birinde g\u00f6rece\u011fin) a\u00e7\u0131k bir duyuruyla, Social-Demokrat&#8217;a, ayr\u0131lmak niyetinde oldu\u011fumuzu bildirmeyi gerekli buldum.<br \/> Ayn\u0131 zamanda, benim \u015fu anda Prusya&#8217;da neden hi\u00e7 bir \u015fey yapamayaca\u011f\u0131m\u0131 da anlam\u0131\u015fs\u0131nd\u0131r. Oradaki h\u00fck\u00fcmet beni tekrar yurtta\u015fl\u0131\u011fa kabul etmeyi apa\u00e7\u0131k reddetti.[293] Orada ancak Herr V. Bismarck&#8217;\u0131n kabul edebilece\u011fi bir bi\u00e7imde ajitasyon yapmama izin verilir.<br \/> Burada \u0130nternational Association yoluyla yapt\u0131\u011f\u0131m ajitasyonu y\u00fcz kat ye\u011flerim. Bunun \u0130ngiliz proletaryas\u0131 \u00fczerindeki etkisi do\u011frudan oluyor ve \u00f6nemi de pek b\u00fcy\u00fck. Burada general suffrage question[11] konusunda harekete ge\u00e7tik,44 ki bunun buradaki anlam\u0131, elbette, Prusya&#8217;dakinden bamba\u015fka.<br \/> Bir b\u00fct\u00fcn olarak bu &#8220;Birli\u011fin&#8221; burada, Paris&#8217;te, Bel\u00e7ika&#8217;da, \u0130svi\u00e7re&#8217;de ve \u0130talya&#8217;da g\u00f6sterdi\u011fi ilerleme, beklenenin \u00e7ok \u00fcst\u00fcnde. Lassalle&#8217;\u0131n izleyicileri, buna do\u011fal olarak (sayfa 497) yaln\u0131zca Almanya&#8217;da kar\u015f\u0131 duruyorlar, bunlar: 1) sahip olduklar\u0131 \u00f6nemi yitirmekten delicesine korkuyorlar; 2) Almanlar\u0131n &#8220;pratik politika&#8221; dedikleri \u015feye benim kesinlikle kar\u015f\u0131 oldu\u011fumun fark\u0131ndalar. (Almanya&#8217;y\u0131 b\u00fct\u00fcn uygar \u00fclkelerin gerisinde b\u0131rakt\u0131ran \u015fey i\u015fte bu &#8220;pratiklik&#8221;tir.)<br \/> \u00dcyelik kart\u0131 i\u00e7in bir \u015filin \u00f6deyen herkes member of the Association olabildi\u011finden; yasa onlar\u0131n bir &#8220;dernek&#8221; olarak bize ba\u011flanmalar\u0131n\u0131 \u00f6nledi\u011fi i\u00e7in Frans\u0131zlar\u0131n bu individual membership[12] yolunu se\u00e7tiklerinden (ditto Bel\u00e7ikal\u0131lar);[13] durum Almanya i\u00e7in de buna benzer oldu\u011fundan buradaki ve Almanya&#8217;daki dostlar\u0131mdan k\u00fc\u00e7\u00fck Societes[14] kurmalar\u0131n\u0131 -kurulduklar\u0131 yerlerdeki \u00fcye say\u0131lar\u0131 \u00f6nemli de\u011fil- ve her \u00fcyenin an English card of membership[15] almas\u0131n\u0131 istemeye karar verdim. \u0130ngiltere&#8217;deki dernek a\u00e7\u0131k oldu\u011fundan, b\u00f6yle bir y\u00f6ntemin Fransa&#8217;da bile izlenmesine engel olacak hi\u00e7 bir \u015fey yoktur. Sen ve sana yak\u0131n olanlar, Londra ile bu \u015fekilde ba\u011flant\u0131 kurarsan\u0131z sevinirim&#8230;<\/p>\n<p><em>\u0130lk kez 1918&#8217;de,Sozialistische Auslandpolitik, n\u00b0 18&#8217;de yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r<\/em><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>MARX&#8217;TAN PAR\u0130S&#8217;TEK\u0130 P. V. ANNENKOV&#8217;ABr\u00fcksel, 28 Aral\u0131k [1846] Azizim Bay Annenkov, Kitap\u00e7\u0131m, M\u00f6sy\u00f6 Proudhon&#8217;un kitab\u0131 Sefaletin Felsefesi&#8217;ni ancak ge\u00e7en hafta g\u00f6ndermemi\u015f olsayd\u0131, 1 Kas\u0131m tarihli mektubunuza yan\u0131t\u0131m\u0131 \u00e7ok daha \u00f6nce alm\u0131\u015f olacakt\u0131n\u0131z. Bu konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimi size bir an \u00f6nce ula\u015ft\u0131rabilmek i\u00e7in, kitab\u0131 iki g\u00fcnde okudum. Kitab\u0131 \u00e7ok acele okudu\u011fumdan ayr\u0131nt\u0131lara giremem, ancak \u00fczerimde b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 genel [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[33],"tags":[],"class_list":{"0":"post-307","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-karl-marx-friedrich-engels-arsivi"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Marks-Engels Mektuplar 1 - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Marks-Engels Mektuplar 1\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"MARX&#8217;TAN PAR\u0130S&#8217;TEK\u0130 P. V. ANNENKOV&#8217;ABr\u00fcksel, 28 Aral\u0131k [1846] Azizim Bay Annenkov, Kitap\u00e7\u0131m, M\u00f6sy\u00f6 Proudhon&#8217;un kitab\u0131 Sefaletin Felsefesi&#8217;ni ancak ge\u00e7en hafta g\u00f6ndermemi\u015f olsayd\u0131, 1 Kas\u0131m tarihli mektubunuza yan\u0131t\u0131m\u0131 \u00e7ok daha \u00f6nce alm\u0131\u015f olacakt\u0131n\u0131z. Bu konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimi size bir an \u00f6nce ula\u015ft\u0131rabilmek i\u00e7in, kitab\u0131 iki g\u00fcnde okudum. Kitab\u0131 \u00e7ok acele okudu\u011fumdan ayr\u0131nt\u0131lara giremem, ancak \u00fczerimde b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 genel [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-03-02T09:21:04+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"40 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Marks-Engels Mektuplar 1\",\"datePublished\":\"2009-03-02T09:21:04+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/\"},\"wordCount\":7915,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"articleSection\":[\"Karl Marx - Friedrich Engels Ar\u015fivi\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/\",\"name\":\"Marks-Engels Mektuplar 1 - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"datePublished\":\"2009-03-02T09:21:04+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Marks-Engels Mektuplar 1\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Marks-Engels Mektuplar 1 - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Marks-Engels Mektuplar 1","og_description":"MARX&#8217;TAN PAR\u0130S&#8217;TEK\u0130 P. V. ANNENKOV&#8217;ABr\u00fcksel, 28 Aral\u0131k [1846] Azizim Bay Annenkov, Kitap\u00e7\u0131m, M\u00f6sy\u00f6 Proudhon&#8217;un kitab\u0131 Sefaletin Felsefesi&#8217;ni ancak ge\u00e7en hafta g\u00f6ndermemi\u015f olsayd\u0131, 1 Kas\u0131m tarihli mektubunuza yan\u0131t\u0131m\u0131 \u00e7ok daha \u00f6nce alm\u0131\u015f olacakt\u0131n\u0131z. Bu konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimi size bir an \u00f6nce ula\u015ft\u0131rabilmek i\u00e7in, kitab\u0131 iki g\u00fcnde okudum. Kitab\u0131 \u00e7ok acele okudu\u011fumdan ayr\u0131nt\u0131lara giremem, ancak \u00fczerimde b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 genel [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-03-02T09:21:04+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"40 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Marks-Engels Mektuplar 1","datePublished":"2009-03-02T09:21:04+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/"},"wordCount":7915,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","articleSection":["Karl Marx - Friedrich Engels Ar\u015fivi"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/","name":"Marks-Engels Mektuplar 1 - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","datePublished":"2009-03-02T09:21:04+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/02\/marks-engels-mektuplar-1\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Marks-Engels Mektuplar 1"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/307","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=307"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/307\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=307"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=307"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=307"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}