{"id":3658,"date":"2010-01-04T11:15:37","date_gmt":"2010-01-04T08:15:37","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/"},"modified":"2010-01-04T11:15:37","modified_gmt":"2010-01-04T08:15:37","slug":"siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/","title":{"rendered":"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL"},"content":{"rendered":"<p><strong><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"203\" style=\"float: left;\" \/><\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Kat\u0131 olan her \u015feyin buharla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde ya\u015f\u0131yoruz. Kendimizi, toplumu ve ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan, ili\u015fkilerimizin do\u011fas\u0131na kadar verili kabul etti\u011fimiz bir\u00e7ok kavram\u0131n toplumdaki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fti\u011fini sezebiliyoruz. Bulundu\u011fumuz yerde toplumun neresinde durdu\u011fumuzu anlamak gittik\u00e7e zorla\u015f\u0131yor. Klasik siyasetin ara\u00e7lar\u0131 ve tan\u0131mlar\u0131 g\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamakta bazen yetersiz kalabiliyor. Politik olma ya da olmama konusunda karar vermek i\u00e7in politikan\u0131n kulvar\u0131n\u0131 iyi ayarlamak gerekiyor. Siyaset arenas\u0131nda sa\u011f g\u00f6steren sol, sol g\u00f6steren de sa\u011f vurabiliyor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Tarihsel politik imgelerin belirleyicili\u011finde &#8220;marjinallikler&#8221; t\u00f6rp\u00fclenirken, &#8220;merkez&#8221; siyasetinin \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131 vurgulan\u0131yor. Gelenekselle yenilik\u00e7inin aras\u0131ndaki fark bazen ince bir \u00e7izgi kadar olabiliyor. Ulus-devlet mekanizmalar\u0131n\u0131n esnekle\u015fmesi ve g\u00fc\u00e7 ka\u011f\u0131tlar\u0131n\u0131n yeniden kar\u0131lmas\u0131yla beraber uluslar\u00fcst\u00fc y\u00f6neti\u015fim fakt\u00f6rleri yerk\u00fcre \u00fczerinde e\u015fzamanl\u0131 kapitalist hareketleri hem mekansal hem de uzamsal olarak kolayl\u0131kla kontrol edebiliyor. S\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn ve tahakk\u00fcm\u00fcn k\u00fcreselle\u015fti\u011fi d\u00fcnyam\u0131zda bu duruma kar\u015f\u0131 direni\u015f odaklar\u0131 da k\u00fcreselle\u015fiyor. Toplumla ili\u015fki i\u00e7inde olma kavram\u0131, toplumun i\u00e7inden gelme kavram\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ti\u011fi oranda klasik yap\u0131lanmalar\u0131n sistem taraf\u0131ndan so\u011furulmas\u0131na ya da hem sa\u011f hem sol i\u00e7in bir ka\u00e7\u0131\u015f noktas\u0131 olarak milliyet\u00e7i sa\u011f sekter tutumlar\u0131n hortlamas\u0131na yol a\u00e7\u0131yor. T\u00fcrkiye \u00f6zelinde iki d\u00f6nemdir AKP\u00b4nin tek ba\u015f\u0131na iktidar olmas\u0131, neoliberal ekonomi politikalar\u0131n\u0131n ya\u015fama ge\u00e7mesine kolayla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir etki yap\u0131yor. Solun ya\u015fam\u0131n i\u00e7indeki bo\u015flu\u011funu doldururmu\u015f gibi yapan s\u00f6ylemler ve eylemler, geni\u015f kitlelerin \u00e7\u00f6z\u00fcm yolunu AKP\u00b4de bulmas\u0131 ger\u00e7e\u011fini do\u011furuyor. Se\u00e7im tablosunun ard\u0131ndan \u00e7ok\u00e7a dillendirilen bir g\u00f6r\u00fc\u015f de sa\u011f ve sol kavramlar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fti\u011fi ve hatta art\u0131k ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcnde oluyor. Fukuyama\u00b4n\u0131n tarihin ve ideolojilerin sonunun geldi\u011fini s\u00f6yledigi tezini (1) savunanlar giderek art\u0131yor. Sistemin denge noktas\u0131na geldi\u011fi ve bunun a\u015f\u0131lamayaca\u011f\u0131 s\u00f6yleminin bir yan\u0131lsama hali olmas\u0131n\u0131n dayanaklar\u0131n\u0131 ba\u015fka bir yaz\u0131ya b\u0131rakarak, bu yaz\u0131da k\u00fcreselle\u015fme s\u00fcrecinde d\u00fcnyada as\u0131l olarak de\u011fi\u015fenin sa\u011f ve sol mu yoksa bu farkl\u0131la\u015fman\u0131n dinami\u011fini belirleyen ve &#8220;sa\u011f-sol&#8221; tan\u0131mlar\u0131na ana muhtevas\u0131n\u0131 veren toplumsal varolu\u015f bi\u00e7imleri mi oldu\u011fu sorusu \u00fczerinde durulacak. Bunu yaparken, toplum yap\u0131lanmas\u0131 i\u00e7indeki baz\u0131 kavramlar\u0131n tan\u0131m\u0131 ve bunlar\u0131n de\u011fi\u015fimi \u00fczerine yorumlar yapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacak. Elbette siyasal bilimlerin l\u00fcgat\u0131nda binlerce kavram oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, s\u0131n\u0131rl\u0131 sayfalar i\u00e7inde bunlardan sadece birka\u00e7\u0131na de\u011finilecek. Bu kavramlar\u0131n anlat\u0131m\u0131nda ve yorumlanmas\u0131nda eksiklikler olaca\u011f\u0131 da su g\u00f6t\u00fcrmez bir ger\u00e7ek. Ancak bu yaz\u0131 en az\u0131ndan, sa\u011f ve sol tan\u0131mlar\u0131m\u0131z\u0131 en temelde \u00fczerine oturttu\u011fumuz &#8220;toplum&#8221; yap\u0131s\u0131n\u0131n ve bunun s\u0131n\u0131flar, tabakalar, gruplar, bireyler a\u00e7\u0131s\u0131ndan ne anlama geldi\u011finin bir eskizi olarak okunabilir. Bu t\u00fcr bir &#8220;durum de\u011ferlendirmesi&#8221;, ileride yap\u0131lacak &#8220;somut ko\u015fullar\u0131n somut tahlillerinde&#8221; zihin a\u00e7\u0131c\u0131 olabilir d\u00fc\u015f\u00fcncesindeyim. \u00c7\u00fcnk\u00fc toplumsal m\u00fccadeleler tarihinin i\u00e7inden gelen devrimci k\u00fclt\u00fcrde ko\u015fullar\u0131n analizini yapabilme yetisi ve bu anlamdaki d\u00fc\u015f\u00fcnsel zenginlik hem yolumuza \u0131\u015f\u0131k tutuyor, hem de s\u0131rf bu karakterler y\u00fcz\u00fcnde her g\u00fcn\u00fcn bir \u00f6ncekinden farkl\u0131 oldu\u011funu kavray\u0131p buna g\u00f6re davranmam\u0131z gerekti\u011fini bize hat\u0131rlat\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">D\u0130L VE TOPLUMSAL \u00d6ZNE<br \/>Varolan\u0131 siyasete uyarlamaya sa\u011f dersek, ya\u015fam\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren fikirler de solun i\u00e7eri\u011fini olu\u015fturur. Sol ideallerin kendini var edebilmesi i\u00e7in \u00f6nemli ko\u015fullardan ikisi dilin rezonans\u0131 ve toplumsal \u00f6znelerin do\u011fru tan\u0131mlanmas\u0131 denebilir. Kullan\u0131lan dilin a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve ge\u00e7erlili\u011fi, her t\u00fcrl\u00fc sosyal ili\u015fkide kolayla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir etkiye sahipse, siyaset de bu ge\u00e7erlili\u011fin d\u0131\u015f\u0131nda de\u011fildir. Tan\u0131mlama ve a\u00e7\u0131klamalar yaparken, \u00f6\u011fretilerin kal\u0131plar\u0131 i\u00e7inde beliren a\u015f\u0131r\u0131 g\u00fcd\u00fclenme ya da dogmatizm ise ileti\u015fimin etkisini d\u00fc\u015f\u00fcrmektedir. A\u015f\u0131r\u0131 g\u00fcd\u00fclenme e\u011fer Marksist \u00f6\u011freti i\u00e7inde y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerini bu g\u00fcne kadar getirebilmi\u015fse, bunun nedenlerinden biri en ba\u015f\u0131ndan beri son kertede ekonominin belirleyicili\u011finin mekanik bir \u015fekilde verili kabul edilmesidir. E\u011fer bu ereksel determinizm her t\u00fcr toplum i\u00e7in ge\u00e7erli olsayd\u0131, b\u00f6ylesi bir belirlenimle onu olu\u015fturan ko\u015fullar tarihsel s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde g\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kmazd\u0131. Aksine, bu ko\u015fullar her t\u00fcr toplumda en ba\u015f\u0131ndan beri var olan &#8220;verili gereklilikler&#8221; olurdu. Ancak biliyoruz ki, sadece ekonomiden etkilenme derecelerine g\u00f6re toplum katmanlar\u0131 her zaman politik y\u00f6nelimler olarak ayn\u0131 do\u011frultuya sahip de\u011filler. Laclau\u00b4ya g\u00f6re &#8220;e\u011fer ekonomi son kertede her toplum tipi i\u00e7in salt belirleyici ise, ekonomi, herhangi bir toplum tipinden bagimsiz de\u011ferlendirilmeli ve ekonominin varolu\u015f ko\u015fullari herhangi bir somut toplumsal ili\u015fkinin d\u0131\u015f\u0131nda tan\u0131mlanmal\u0131&#8221; (2). Bunun olamayaca\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fimize g\u00f6re, herhangi bir iktisadi parametrenin toplum ya\u015fam\u0131n\u0131 belirleme etkisini \u00f6l\u00e7erken ve programlar\u0131m\u0131z\u0131 bunun \u00fczerine kurarken, Marx\u00b4\u0131n da itiraz etti\u011fi, yaln\u0131zca somut bir toplumsal ili\u015fkiler a\u011f\u0131 i\u00e7inde ge\u00e7erliligi olan &#8220;\u00fcretim&#8221; kavram\u0131n\u0131n soyutlanarak bir dogma haline getirilmesinden ka\u00e7\u0131n\u0131lmal\u0131d\u0131r (3). G\u00fcn\u00fcm\u00fcz ko\u015fullarinda \u00fcretim ili\u015fkileri, toplumsal ya\u015fam\u0131 etkilemeye devam ediyor ancak bunun yan\u0131nda k\u00fclt\u00fcr gibi ba\u015fka fakt\u00f6rler de bu etkile\u015fim a\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7ine girmi\u015f durumda. Bunlar\u0131n fark\u0131na varmadan yap\u0131lan bir sol siyasetin genelge\u00e7erlili\u011finin sorgulanaca\u011f\u0131 unutulmamal\u0131d\u0131r. Son kertenin belirleyicili\u011fi ve yap\u0131sal nedensellik, toplumsal yap\u0131n\u0131n bir d\u00fczenleyici \u00f6ge taraf\u0131ndan denetlendi\u011fini varsayan tezlerin ana itkileridir (4). Tarihsel materyalizmin ve bilimsel sosyalizmin naif pozitivizminde kendini belli eden a\u00e7mazlardan biri, tamamen ak\u0131lc\u0131 bir g\u00f6r\u00fcyle, kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 etraf\u0131nda m\u00fckemmelce k\u00fcmelenmi\u015f toplumsal etmenlerin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kan \u015feffaf parametrelerdir (5). Bu, \u00fccretli eme\u011fin kendisini tarihsel \u00f6zne olarak g\u00f6rebilmesindeki zorluklar nedeniyle eme\u011fin \u00f6znesi oldugu toplumsal k\u00fcmelenmelerin yanl\u0131\u015f okunmas\u0131n\u0131 ya da okunamamas\u0131n\u0131 beraberinde getirmektedir. Tarihsel blok, ortak ak\u0131l, halk sekt\u00f6rleri kavramlar\u0131 \u00fcretici \u00f6znenin yeni objeler ve mant\u0131klarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131n\u0131n g\u00f6stergesidir. Bu nedenle sosyal temas\u0131 sa\u011flarken \u00e7izilecek yol; a\u00e7\u0131k, kat\u0131l\u0131mc\u0131, \u00e7o\u011fulcu, kapsay\u0131c\u0131 ve g\u00fclery\u00fczl\u00fc bir siyasetten do\u011facak olan yoldur. Ancak geleneksel `do\u011fruluk s\u00f6ylemi` siyasetinin (ben do\u011fruyu s\u00f6ylerim herkes arkamdan gelir) ele\u015ftirisini yapmak da gerekmektedir. Do\u011fruyu s\u00f6ylemekten \u00e7ok do\u011fruyu ya\u015famak ve bunu toplumsal \u00f6zne olarak kabul edilen sosyal gruplara g\u00f6stermek gerekmektedir. Bunun yolu da yerel ve \u00f6zsel pratiklerden ge\u00e7mektedir; yani ya\u015fam\u0131n i\u00e7inde varolabilmek.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Foucault, bir \u00f6\u011fretinin birle\u015ftirici prensibi konusunda d\u00f6rt hipotezi reddeder: ayn\u0131 objeye referans, \u00f6nermelerin \u00fcretimindeki ortak jargon, kavramlar\u0131n sabitli\u011fi ve ortak tema referans\u0131 (6). Bunun yerine ise yay\u0131l\u0131m\u0131 (dispersion), formasyon kurallar\u0131 ve farkl\u0131 \u00f6nermelerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n karma\u015f\u0131k ko\u015fullar\u0131 ile belirlendi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde bir birlik prensibi (principle of unity) olarak \u00f6nerir. Bu noktada kar\u015f\u0131miza bir dil meselesi de \u00e7\u0131k\u0131yor. Wittgenstein\u00b4a g\u00f6re dil oyunlar\u0131, hem dili hem de onunla ili\u015fkili eylemleri par\u00e7alanamaz bir totalite i\u00e7ine sokuyor (7). Siyasi literat\u00fcr\u00fcm\u00fczde belirlenen imgeler ve kavramlar, adlar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k gelen bir cisimle kristalle\u015fiyor. Ancak bu s\u00fcre\u00e7te de\u011fi\u015fimin ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcncenin sahipleri, imgelerin de\u011fi\u015fen yap\u0131s\u0131n\u0131 ve cisimleri tetkik etmekte zorland\u0131klar\u0131nda kendi siyasi d\u00fc\u015f\u00fcncelerine ve en sonunda da topluma yabanc\u0131la\u015f\u0131yorlar, inand\u0131r\u0131c\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 yitiriyorlar ve somut bir alternatif sunmakta zorlan\u0131yorlar. Bu anlamda objelerin maddesel \u00f6zellikleri Wittgenstein\u00b4in dil oyunu dedi\u011fi, siyaseten de &#8220;klasik \u00f6\u011freti&#8221; diyebilece\u011fimiz bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn de\u011fi\u015fkeninden \u00e7ok demirba\u015f\u0131 oluyor ki bu da g\u00fcn\u00fc okumay\u0131 zorla\u015ft\u0131r\u0131yor. Derrida\u00b4n\u0131n &#8220;temel anlamlar\u0131n sabitlenemezli\u011fi&#8221; ilkesi (8), t\u0131pk\u0131 Marx gibi bu anlamlar\u0131n olu\u015fumunda karma\u015f\u0131k toplumsal ili\u015fkilerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 onaylar ve bu bir nevi &#8220;zihinsel kaos&#8221;, de\u011fi\u015ftirici potansiyelin kendisi i\u00e7in bir a\u00e7\u0131l\u0131m alan\u0131 yarat\u0131r. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc solun ya\u015fam alan\u0131 da bu noktadan ele al\u0131nabilir.<br \/>Toplumsal \u00f6znenin tan\u0131m\u0131 da \u00f6\u011fretilerin turnusolu olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Marksist gelene\u011fe g\u00f6re \u00f6zneler, birlikleri \u00fcretim ili\u015fkileri i\u00e7indeki konumlar\u0131nca belirlenen toplumsal s\u0131n\u0131flard\u0131r. Bunun yan\u0131nda, \u00f6nemli bir nokta da Marksizmin, bu \u00f6znelerin kendi paradigmatik bi\u00e7imlerinin farkl\u0131la\u015fmas\u0131 ve yay\u0131lmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda nas\u0131l geli\u015febilece\u011fidir. \u00d6rne\u011fin, i\u015f\u00e7ilerin siyasi ve iktisadi m\u00fccadelesinin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n b\u00fcnyesinde cisimle\u015fti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek, m\u00fccadele zemininin me\u015fruiyetini daralt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc buradaki as\u0131l yan\u0131lsama, \u00fcretim ili\u015fkilerinin o d\u00f6nemki \u00f6zg\u00fcl ko\u015fullari i\u00e7indeki \u00f6zg\u00fcl bir \u00f6zneyi tan\u0131mlamak yerine, o \u00f6zg\u00fcl \u00f6zneye o d\u00f6nemde kar\u015f\u0131l\u0131k gelen toplumsal grubu adland\u0131rmadad\u0131r. Kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn s\u0131n\u0131rlar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan toplumsal gruplar\u0131n \u00e7e\u015fitlenmesi ve farkl\u0131la\u015fmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda s\u0131n\u0131f k\u00fclt\u00fcn\u00fcn m\u00fccadeleyi okumas\u0131n\u0131n zor oldu\u011fu ortadad\u0131r. Bu anlamda g\u00fcn\u00fcm\u00fczde Marksist bir &#8220;i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131&#8221; partisi, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n somut \u00f6znesinden \u00e7ok o s\u0131n\u0131f\u0131n tarihsel misyonunu korumak \u00fczerine i\u015flev g\u00f6rmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Hatta baz\u0131 durumlarda bu yan\u0131lsama, proleteryanin kendisini koruyan s\u0131n\u0131f partisinin varl\u0131\u011f\u0131ndan haberdar bile olmamas\u0131na kar\u015f\u0131n, kendilerini i\u015fci s\u0131n\u0131finin koruyucu partisi olarak tanimlayanlarin sol siyaset y\u00fcr\u00fctt\u00fcklerini s\u00f6ylemelerine kadar varmaktadir. Geni\u015f tabanli bir demokrasi m\u00fccadelesinin i\u00e7inde yer almayan bir s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi, emek\u00e7i pozisyonu &#8216;kendinde iyi&#8217; ve do\u011fruya ula\u015fman\u0131n garantisi olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc s\u00fcrece yukar\u0131daki totolojiye mahkum olmaktad\u0131r. Nev-i \u015fahs\u0131na m\u00fcnhas\u0131r &#8220;ulusalc\u0131 sol&#8221;un da AKP ve siyasal islam\u0131 tan\u0131mlarken d\u00fcnyan\u0131n neoliberal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerini, s\u0131n\u0131flar\u0131n de\u011fi\u015fen karakterini ve stat\u00fckonun de\u011fi\u015fimini g\u00f6rmezden gelip sorunu bir k\u00fclt\u00fcr sorunu olarak ele almas\u0131 ve kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n\u0131 kapitalizmin t\u00fcm i\u00e7 ili\u015fkilerine de\u011fil de modernizmin temalar\u0131 olan t\u00fcrban, laiklik gibi sorunlara indirgeyerek bu totolojinin ba\u015fka bir bi\u00e7imini sergiliyor dersek yanl\u0131\u015f yapm\u0131\u015f olmay\u0131z. <\/p>\n<p>Nerede g\u00fc\u00e7 varsa orada diren\u00e7 de vard\u0131r (9). Ancak bu direncin \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir bi\u00e7imde ya\u015fanan tahakk\u00fcm sistemine kar\u015f\u0131 gelmesi ve bu rejime bir son vermesine \u00e7ok ender rastlan\u0131r. Sistem i\u00e7i s\u00fcbap ayarlar\u0131 sistemin diren\u00e7 kapasitesini so\u011furur ve onu etkisiz bir hale getirir. Politik hareketlerin ana karakteri, toplumsal \u00f6zneleri, tahakk\u00fcm ili\u015fkilerini yaratan toplumsal ili\u015fkilerden kurtarmak olmal\u0131d\u0131r. Bunun i\u00e7in de demokrasi, bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler, siyasetin toplumsalla\u015fmas\u0131 ve toplumun siyasalla\u015fmas\u0131 i\u00e7in b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir proje gerekmektedir. Ve tabana dayanmayan karar alma mekanizmalar\u0131n\u0131n sonucunda ortaya \u00e7\u0131kan sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm yollar\u0131 yine bu mekanizmalar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretme kapasitesine hapsedildi\u011fi oranda sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6y\u00fcms\u00fcz kalaca\u011f\u0131 unutulmamal\u0131d\u0131r. Zira, hi\u00e7bir problem kendini yaratan parametrelerle \u00e7\u00f6z\u00fclemez ve sava\u015f\u0131lan \u015feye d\u00f6n\u00fc\u015fme riski her zaman vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130kinci d\u00fcnya sava\u015f\u0131ndan sonra yeni toplumsal ili\u015fkilerin tahsis edildi\u011fi bir s\u00fcrece girildi. Emek hareketleri, devlet bi\u00e7imleri, ve k\u00fclt\u00fcrel de\u011fi\u015fimin bask\u0131n bi\u00e7imlerine ge\u00e7i\u015f bu s\u00fcrecin g\u00f6stergelerinden baz\u0131lar\u0131. \u0130ktisadi anlamda d\u0131\u015fsal bir birikim rejiminden i\u00e7sel bir birikim rejimine ge\u00e7ilmesi (10), kapitalist \u00fcretim ili\u015fkilerinin t\u00fcm toplumsal ili\u015fkiler b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc karakterize etmesini ve daha fazla kar \u00fcretim mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n t\u00fcm sosyal alan\u0131 ku\u015fatmas\u0131n\u0131 do\u011furdu (esnek \u00fcretim, t\u00fcketim toplumu, \u00f6zel m\u00fclkiyet vs). Talep art\u0131\u015f\u0131 ve meta \u00fcretim dengesi, sosyal ili\u015fkilerin metala\u015fmas\u0131n\u0131 da beraberinde getirdi. Bu s\u00fcre\u00e7te kapitalist birikim mant\u0131\u011f\u0131, \u00f6zel ve kamusal alan\u0131n her noktas\u0131na n\u00fcfuz etti. Bug\u00fcn kapitalizmin ili\u015fkilerinin esiri olan yaln\u0131zca i\u015fg\u00fcc\u00fc de\u011fil, ayn\u0131 zamanda k\u00fclt\u00fcr, e\u011fitim, cinsiyet, \u00e7evre gibi di\u011fer toplumsal ili\u015fkiler ve kavramlard\u0131r. Bu t\u00fcketim toplumu, \u00e7evrenin tahribat\u0131, a\u015f\u0131r\u0131 kentle\u015fme ve g\u00f6\u00e7 sonucunda varo\u015flar\u0131 ve eklektik bir \u015fehir ya\u015fam\u0131 gibi sorunlar\u0131 yaratt\u0131k\u00e7a, sisteme kar\u015f\u0131 direncin yo\u011funla\u015fabilece\u011fi ba\u015fka hak m\u00fccadelesi alanlar\u0131n\u0131 da yaratm\u0131\u015f oldu. K\u00fcreselle\u015fme s\u00fcrecinde ve \u00f6ncesinde ise, \u00f6zel ve kamusal alan\u0131n i\u00e7eri\u011finde de\u011fi\u015fimler ve ayr\u0131\u015fmalar meydana geldi. Yeni kamusal alanlar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131yla, ger\u00e7ek bir demokratikle\u015fmenin aksine, yeni tahakk\u00fcm alanlar\u0131 yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu.<\/p>\n<p>Habermas\u00b4a g\u00f6re kapitalizm, m\u00fclkiyet \u00fczerinde \u015fekillenen bir g\u00fc\u00e7 yap\u0131s\u0131n\u0131 kurmas\u0131n\u0131n yan\u0131nda, bu g\u00fcc\u00fcn bir g\u00fcn \u00e7\u00f6z\u00fclmesini sa\u011flayacak kriz fakt\u00f6rlerini de a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131 (11). Toprak temeline oturan temsil bi\u00e7imlerinin otoritesinin azalt\u0131lmas\u0131yla el ele giden bir kamusall\u0131\u011f\u0131n yarat\u0131lmas\u0131, modern terimlerle kamusal alan\u0131n yarat\u0131lmas\u0131yla, yeni bir tarihsel toplum alan\u0131 yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu. Bu alan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in, s\u00fcrekli bir b\u00fcrokrasi ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ordunun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gerekli k\u0131l\u0131yordu. Bu a\u015famadan sonra art\u0131k devlet etkinliklerinin ileti\u015fimsel alan\u0131 m\u00fclkiyet ve bilgi \u00fczerinden y\u00fcr\u00fcyordu. Kamu otoritesi ise, genelde bu otoritenin bir par\u00e7as\u0131 olmayan bireylerin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131akrt\u0131lan birle\u015fik bir g\u00fc\u00e7 oda\u011f\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcld\u00fc. Hannah Arendt\u00b4e g\u00f6re kamusal alan\u0131n ilk bi\u00e7iminde kamu, yaln\u0131z ve yaln\u0131zca ya\u015famda kalmak ile ilgili konular\u0131n \u00f6nemli oldugu, ve bu konular\u0131 dillendirenlerin dikkate al\u0131nd\u0131g\u0131 bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fim alan\u0131d\u0131r (12). Kamusal alan\u0131n ortaya c\u0131kmas\u0131n\u0131n temelinde, \u00fcretimin post-feodal ilksel kapitalist a\u015famalar\u0131ndaki bilgi payla\u015f\u0131m\u0131 arzusu yatmaktad\u0131r. Gazeteler, haber kaynaklar\u0131, dergiler, fuarlar, kapitalistlerin toplant\u0131lar\u0131 vs ortak bir payla\u015f\u0131m alani yaratt\u0131. Bu elbette ilk a\u015famada kapitalist unsurlar\u0131n ortak bir paydas\u0131yd\u0131; yani \u015fehir devletlerinin kendi ili\u015fkileri. Halk bu alan\u0131n di\u015f\u0131ndayd\u0131. Sivil toplumun ortaya c\u0131k\u0131\u015f\u0131 da bu &#8220;payla\u015f\u0131lm\u0131\u015f devlet otoritesi&#8221;nin sonucudur. Ileti\u015fimin her anlamda gerekliligi, kamusal alan\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131n\u0131n da bu ileti\u015fimi saglayanlarca belirlenmesi sonucunu ortaya c\u0131kard\u0131. Elbette, siyasi otorite de burada denetimin icerisindeydi. Parlementolar\u0131n olu\u015fumu ve temsil de bunun bir uzantis\u0131 olarak al\u0131nab\u0131lir. Burjuvalar, \u00f6zel kimlikleriyle bir siyasi otorite, etki mekanizmas\u0131 olamazdi. Bu nedenle, otoritenin payla\u015f\u0131labilme\u015fine firsat verecek bir toplum d\u00fczeni (\u00f6zel ve k\u0131s\u0131tl\u0131 bir denetime tabi kamusal alan) yarat\u0131ld\u0131. K\u0131saca, kamusal alan, tahakkum bi\u00e7iminin ayn\u0131 kald\u0131g\u0131 fakat me\u015fruiyetin temelinin de\u011fi\u015fti\u011fi bir toplumsal bi\u00e7im olarak kar\u015fim\u0131za c\u0131kt\u0131.\u00a0 Bu noktada kamusal alan tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 yogun olarak ya\u015fand\u0131g\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fczde as\u0131l mesele, kamusala alan\u0131n tarifi de\u011fil, bu kamusal alandaki bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkilerinin ne denli geri cevrilebilecegidir. Toplumsal emek en bastan beri kamusal alan\u0131n en alt\u0131nda ve oldukca minimal bir duzeyde temsil ediliyor. Burjuva kamusal alan, monarsiye kar\u015f\u0131 toplumsal\/siyasal iktisadi ya\u015famda ve ya\u015famin yeniden \u00fcretilmesi a\u015famas\u0131nda ayr\u0131cal\u0131k sahibi olmak i\u00e7in bask\u0131 yapma arac\u0131 olarak &#8220;\u00f6zel m\u00fclkiyetin ve \u00fcretim araclar\u0131 sahiplerinin&#8221; kendi ili\u015fkilerini kristalle\u015ftirmek i\u00e7in ortaya c\u0131kartt\u0131klar\u0131 bir mekanizma ise, modern kamusal alan da, kapitalizmin k\u00fcreselle\u015fme d\u00f6nemindeki t\u00fcm ku\u015fat\u0131c\u0131 ve y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerini ona kar\u015f\u0131 kullanabilme olanag\u0131n\u0131n yarat\u0131l\u0131p yarat\u0131lamayacag\u0131 noktas\u0131nda bir m\u00fccadele alan\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131r\u0131 olabilir. T\u00fcrban tart\u0131\u015fmalar\u0131 ve kamusal alan tariflerinin uyu\u015fturucu etkisi i\u00e7inde as\u0131l kar\u015f\u0131 c\u0131k\u0131lmas\u0131 gereken nokta, sistemin bireycile\u015ftirdigi ve bencille\u015ftirdigi toplumsal \u00f6znelerin dayan\u0131\u015fma ve ortak i\u015f yapabilme k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc tekrar kazanab\u0131lmesinin yollar\u0131n\u0131 aramakt\u0131r. Kollektif akl\u0131n kamusal alan\u0131n\u0131 yaratmak elzemdir. Sol, kendine bu hedefi koymak zorundad\u0131r. Ancak bu yap\u0131l\u0131rken, liberal demokrat ac\u0131l\u0131mlar\u0131n demokrasi ve yurtta\u015f tan\u0131m\u0131n\u0131n girdabinda bogulmamaya dikkat etmek gerekmektedir. Solun bu a\u015famadaki hedefi, liberal-demokrat ideolojinin tezlerini tekrarlamak de\u011fil, aksine, bu tezleri cogulcu ve devrimci bir zemine cekerek toplumsal tahakk\u00fcm ili\u015fkilerini degi\u015ftirmektir (\u00f6rnegin, bug\u00fcnlerde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z anayasa tart\u0131\u015fmalar\u0131na demokratik bir cephe ac\u0131s\u0131ndan bakmak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc bir anayasa i\u00e7in m\u00fccadele vermek bu kapsamda ele al\u0131nab\u0131lir.) Bu noktada, yaz\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda belirtilen dogmatizme, toplumsal \u00f6znenin yanl\u0131\u015f tan\u0131mlanmas\u0131 yanl\u0131\u015fl\u0131g\u0131na, salt s\u0131n\u0131fsalc\u0131l\u0131k ya da ekonomizme, veya stak\u00fckoculuga d\u00fc\u015fmemek gerekmektedir. <\/p>\n<p>YABANCILA\u015eMA<br \/>D\u00fcnyay\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek \u00fczerine yap\u0131lan m\u00fccadelelerin \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131 Marx\u00b4\u0131n tarif ettigi anlamda yabanc\u0131la\u015fmadan kurtulamad\u0131klar\u0131 i\u00e7in uzun soluklu olam\u0131yorlar. Marx\u00b4ta ideolojik yabanc\u0131la\u015fman\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131, iktisadi yabanc\u0131la\u015fman\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131ndan daha \u00f6nemlidir (13). Eski materyalizmin bak\u0131\u015f ac\u0131s\u0131 sivil toplumdur, yeni materyalizmin bak\u0131\u015f ac\u0131s\u0131 \u0131se insan toplumu ya da toplumsalla\u015fm\u0131\u015f insanlikt\u0131r diyen Marx\u00b4a k\u00fcreselle\u015fme d\u00f6neminin materyalizminin ne oldugunu s\u00f6yleyebilmemiz \u015fu an i\u00e7in zor g\u00f6z\u00fck\u00fcyor. Gelecegin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 \u00f6zne olarak referans verdigimiz toplum kesimlerinin politik tercihleri uzun zamand\u0131r sol \u015fablondakine pek benzemiyor. Marx\u00b4ta toplumsal demokrasi, insan\u0131n butun farkl\u0131 varolu\u015f bi\u00e7imleri i\u00e7inde yarat\u0131c\u0131l\u0131g\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirebilmesi, varolu\u015funa egemen olmas\u0131d\u0131r. Toplumsal demokrasi sosyal, siyasal, ekonomik bir demokrasidir. Toplumsal demokrasi, ozgunlugunun ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 olan insalar\u0131n toplumudur (14). Bu noktada toplumsal muhalefetin yarat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7, toplumun t\u00fcm kesimlerini kapsayan demokratik bir emek siyaseti olabilir. Aksi bir kat\u0131 mant\u0131k, Marx\u00b4\u0131n da yazd\u0131g\u0131 gibi \u00f6nceden tasarlanm\u0131\u015f bir asgariden ba\u015flayarak, toplumu bu ortak asgar\u0131 duzeye indirgeme isteginin son noktas\u0131na varmas\u0131ndan ba\u015fka bir sey olmayacakt\u0131r (15). Marx\u00b4\u0131n sanayi proleteryas\u0131 \u00f6ncelligini bug\u00fcn kurmamiz zor g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p>Insanin hem bireysel, hem de toplumsal ili\u015fkileri i\u00e7inde \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesi ne yapmas\u0131 gerekir sorusunun yan\u0131t\u0131n\u0131 bulmak kolay de\u011fil. Marx&#8217;a gore, insan\u0131n ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu di\u011fer insanlar ve ili\u015fkileri \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmek i\u00e7in \u00f6nce kendini \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmesi gerekir; ama kendini \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmesi i\u00e7in de ili\u015fkide olduklar\u0131n\u0131 \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmesi gerekmektedir (13). Sol, i\u00e7inde bulundu\u011fu \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ikileminden kurtulamad\u0131k\u00e7a, i\u00e7inde bulundu\u011fu toplumu de\u011fi\u015ftirme kapasitesi de s\u0131n\u0131rl\u0131 kalacakt\u0131r. Bunun nas\u0131l yap\u0131laca\u011f\u0131n\u0131n yolu ise bu yaz\u0131n\u0131n yazar\u0131n\u0131n zihni s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015f\u0131yor. Ancak, &#8220;bu sistemin kalbi sermaye birikimi ise yenili\u011fin de toplumun b\u00fct\u00fcn \u00f6rg\u00fctlenmesinin sermaye birikimi merkezli olmas\u0131n\u0131 engelleyecek, onu bozacak ve toplumu ba\u015fka bir mecraya \u00e7ekecek bir hareket olmas\u0131 gerekiyor (14)&#8221; g\u00f6r\u00fcs\u00fc mant\u0131kl\u0131 bir fikri y\u00f6nelim say\u0131labilir. Siyesete kat\u0131l\u0131m\u0131n yollar\u0131n\u0131 bulmak, bu anlamda yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 k\u0131rmak a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nem arz ediyor. \u00c7\u00f6z\u00fcmlerin siyeset prati\u011fi i\u00e7inde bulundu\u011fu bir anlay\u0131\u015f\u0131 savunmak gerekmektedir <\/p>\n<p>Dogmatizm de yabanc\u0131la\u015fman\u0131n \u00f6nemli unsurlar\u0131ndand\u0131r. Bu egilimin ku\u015fat\u0131c\u0131 sarmal\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na c\u0131kmak, teorinin ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 do\u011fru okuyarak geni\u015fletilmesi tezine dayan\u0131r. Ancak, dogmatizm kar\u015f\u0131tl\u0131g\u0131 bile zaman zaman teorinin selameti ac\u0131s\u0131ndan bir savunma \u015fekline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr ki ironik bir \u015fekilde bu kendi dogmatizmini tekrar yarat\u0131r (15). Ancak solu yeniden yaratmak i\u00e7in yenilikcilik ya da pop\u00fcler tabiriyle revizyonizmin &#8220;rahatl\u0131g\u0131na&#8221; da d\u00fc\u015fmemek gerekir. C\u00fcnk\u00fc, &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcnce sisteminin sorunsal\u0131 bir kere istedi\u011fi do\u011frultuda de\u011fi\u015fin\u00adce, bu yeni sorunsala, ayn\u0131 dogmatik kat\u0131l\u0131kla sar\u0131lma&#8221; ve &#8220;s\u00f6z konusu de\u011fi\u015fimin, teorinin ger\u00e7ek \u00f6z\u00fc gere\u011fi oldu\u011funu ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, yap\u0131\u00adlan revizyonu teorinin yerine koymak; ve b\u00f6ylece dogmatik tutum nas\u0131l so\u00adnunda revizyonizme d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyorsa, revizyo\u00adnizmin de sonunda dogmatizme d\u00f6n\u00fc\u015fmesi&#8221; (16) yanl\u0131\u015f \u00f6nermeler gibi g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. Bu, ezber bozmaya \u00e7ok s\u0131k\u0131 sar\u0131lman\u0131n kendisinin de bir s\u00fcre sonra ezbere d\u00f6n\u00fc\u015fmesine benziyor. K\u00fcreselle\u015fme d\u00f6neminin alacakaranl\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7\u0131kmaya \u00e7al\u0131\u015fan sol i\u00e7in bu ar\u0131nma vazge\u00e7ilmez bir zorunluluktur.<\/p>\n<p>NEO-L\u0130BERAL\u0130ZM VE EME\u011e\u0130N D\u00d6N\u00dc\u015e\u00dcM\u00dc<br \/>Baudrillard, &#8220;\u00f6zellik\u00adle politik, k\u00fclt\u00fcrel, toplumsal a\u00e7\u0131dan\u00a0 modern toplumlar\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fck, modellik etme ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131 yitirmeye ba\u015flad\u0131klar\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve bu sistemin art\u0131k iki kutuplu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 dolay\u0131s\u0131yla devrim, kapitaliz\u00admin tarih sahnesinden silinmesi gibi hayallerin pe\u015finden ko\u015fman\u0131n anlams\u0131z hale geldi\u011fini zira burjuvazinin, proletar\u00adyan\u0131n da (t\u00fcketim toplumu sayesinde) burjuvala\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131p, kendisiyle g\u00f6n\u00fcll\u00fc bir i\u015fbirli\u011fine gitmesini sa\u011flayarak onun tarihsel varl\u0131\u011f\u0131na b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde (tamamen demi\u015f olmamak i\u00e7in) son vermi\u015f oldu\u011funu iddia etmektedir&#8221; (17). Baudrillard\u00b4a g\u00f6re kapitalizm bu \u015fekilde yeniden \u00fcretilmektedir ve proleterya art\u0131k neoliberalizmin su\u00e7 orta\u011f\u0131 olmay\u0131 kabul etmi\u015ftir (18).<\/p>\n<p>Toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n belirledigi insanl\u0131k bilincinin d\u00fczeni degi\u015ftirmede \u00f6nemli bir d\u00fc\u015f\u00fcnsel zenginlik oldugu ger\u00e7e\u011fini yads\u0131mamak gerekir. Ancak, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ya\u015fanan durum \u015fudur ki, genel egitim seviyesinin y\u00fckselmesine ragmen bilincli insan sistemi degi\u015ftirmek yerine ona sahip cikmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r (19). Burada bu \u00f6nermenin iki nedeni olabilir: birincisi, bilinc seviyesinin y\u00fckselmesi nesnel bir bilgi b\u00fct\u00fcn\u00fc de\u011fil, bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnce b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak tan\u0131mlanmas\u0131 gerekliligi. Bu durumda s\u0131n\u0131f bilincinin tam anlamiyla verilememi\u015f oldugu arg\u00fcmani ortaya at\u0131lab\u0131lir. Ancak bu durumda bile s\u0131n\u0131f bilincini verecek insanlar da bu s\u0131n\u0131f bilincini pratik i\u00e7inden almadiklar\u0131 i\u00e7in ger\u00e7ek bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc saglayacak toplumsal eylemler ger\u00e7ekle\u015ftirmek teorik oarak zor olacakt\u0131r. Ikinci neden ise etik sorumlulugun kapitalist ili\u015fkiler i\u00e7inde erimesi nedeniyle, sosyalizm idealinin ger\u00e7ekci bir amac olmaktan c\u0131kmas\u0131 olabilir. Ancak burada da sorun, sosyalizmi bir etik sorumluluga indirgeme yan\u0131lsamas\u0131d\u0131r. Sosyalizm belli kesimler i\u00e7in etik bir ideal sonucunda benimsenmi\u015f olabilir, ama sosyalizm pratiklerinin geni\u015f kitlelerce ger\u00e7ekle\u015febilmesi i\u00e7in ya\u015fam\u0131n nesnel sorunlar\u0131na dair \u00f6nermeler ve \u00e7\u00f6z\u00fcm yollari getirilmesi gerekmektedir. Bu a\u00e7maz\u0131n, solun bir secenek haline gelememesinde \u00f6nemli bir neden oldugunu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. C\u00fcnk\u00fc, ezilenlerin kurtulu\u015fu sosyalizmde bulmas\u0131 i\u00e7in \u00f6nlerinde ikna edici somut bir \u00f6rnek bulunmamaktad\u0131r. En temelde k\u0131sa yoldan k\u00f6\u015feyi d\u00f6nmek \u00fczerinden \u015fekillenen bir ya\u015famsal amac i\u00e7inde sosyalizmin y\u00fcksek ideallerine sar\u0131labilmek, geni\u015f halk y\u0131g\u0131nlar\u0131 i\u00e7in \u015fu an uzak g\u00f6r\u00fcnmektedir. Solun ger\u00e7ekten bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc saglama amac\u0131 varsa, bunu yapman\u0131n tek yolu ger\u00e7ek ya\u015fam pratiklerini ger\u00e7ekle\u015ftirmektir. 1980 \u00f6ncesi Fatsa\u00b4daki dayan\u0131\u015fma, ODT\u00dc-\u00d6TK deneyimi ve digerleri bu tarz ya\u015fam pratiklerine \u00f6rnek verilebilir. Dayan\u0131\u015fma, karde\u015flik, h\u00fcmanist de\u011ferler gibi insani yak\u0131nla\u015fma araclarin\u0131n kapitalizm taraf\u0131ndan silinmeye cal\u0131\u015f\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 ba\u015fka bir ya\u015fam\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 somut b\u0131r bi\u00e7imde g\u00f6stermek bunun tek caresidir. T\u00fcrban, laiklik, ulusla g\u00fcvenlik gibi kapitalist tahakk\u00fcm bloklarin\u0131n ic gerginliklerinde rota sapt\u0131rmaktansa, yeni bir ya\u015fam\u0131n k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 olu\u015fturacak &#8220;k\u00fcc\u00fck&#8221; eylemlilikler hem \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc solun hanesine bir deneyim olarak ge\u00e7ecektir, hem de farkl\u0131 bir d\u00fcnya d\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz\u00fcn temellerinden biri olan ancak kapitalizmin girdab\u0131nda erozyona ugrayan h\u00fcmanist de\u011ferlere toplumlar i\u00e7inde yeniden sayg\u0131 duyulmas\u0131na katk\u0131da bulunacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130KT\u0130DAR <br \/>\u0130ktidar \u00e7ok geni\u015f olarak devletin tekelindeki bir g\u00fc\u00e7 olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ancak iktidarin esnek ve kapsay\u0131c\u0131 yap\u0131s\u0131, onu toplumun her kesiminin eline ge\u00e7ebilecek bir biyolojik-politik (biyopolitik) olgu haline getirmektedir. Bat\u0131 siyasi ya\u015fam\u0131nda \u00fcc devlet sistemi a\u015famas\u0131na rastlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. a. Rasyonel ve a\u015fk\u0131n Makyavelist devlet, b. Poulantzas\u00b4\u0131n tarif ettigi mutlak otoriter devlet (20) ve c. Marksizm\u2019in yorumlad\u0131\u011f\u0131 teleolojik devlet (21). Liberal devlet yap\u0131lanmas\u0131 ve k\u00fcreselle\u015fme d\u00f6nemi devlet anlay\u0131\u015f\u0131 ise bunlarin \u00f6tesinde yeni bir bi\u00e7im olarak kar\u015f\u0131m\u0131za c\u0131kmaktad\u0131r. Keynezyen refah devletinde devlet g\u00fc\u00e7le e\u015f tutulur. Dolay\u0131s\u0131yla g\u00fc\u00e7 m\u00fccadeleleri, devleti kimin ele ge\u00e7irecegi ile belirlenir. Ilk burjuva devletlerinde monarktan al\u0131nan otoritenin halka ge\u00e7mesi m\u00fccadelesi ana unsurdur. Ancak neoliberal devlet anlay\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde \u00f6nemli olan devletin nas\u0131l k\u00fcc\u00fclt\u00fclecegi ve minimal bekcilik noktas\u0131na nas\u0131l indirgenecegidir. Burada, piyasa mekanizmas\u0131n\u0131n en verimli cal\u0131\u015fabilecegi iktisadi ve toplumsal ortami yaratmak temel amact\u0131r. Bunu yaparken neoliberal y\u00f6nelimlerin etki alan\u0131n\u0131 genel olarak toplumsal t\u00fcketim ve teknolojk geli\u015fme \u00fczerine kurmas\u0131, bir bak\u0131ma g\u00fc\u00e7 ili\u015fkisini salt devlet baglam\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na c\u0131karmas\u0131n\u0131 da beraberinde getirmi\u015ftir. Devletin c\u00f6z\u00fclmesi i\u00e7in gereken toplumsal \u00f6zg\u00fcrle\u015fme dinamiklerini yok saymadan, yaln\u0131zca liberal y\u00f6nelimlerin devleti lagvetmesi, kapitalist tahakk\u00fcm bi\u00e7imlerinin ortadan kalkmas\u0131 anlam\u0131na gelmemektedir. Liberalizm kendi bask\u0131 ve kontrol mekanizmalarin\u0131 su ya da bu \u015fekilde koymaktad\u0131r. Bu y\u00fczden, AKP\u00b4nin reformlar\u0131n\u0131 demokratik bir kazan\u0131m olarak g\u00f6rmek ve bu reformlar\u0131n toplum i\u00e7inde devrimci demokrasi pratiklerine d\u00f6n\u00fc\u015fmesini ilerleme i\u00e7in ikincil saymak yapilabilecek b\u00fcy\u00fck bir hatad\u0131r. Bununla beraber, neoliberal g\u00fc\u00e7 payla\u015f\u0131m\u0131 kavram\u0131 oldukca \u00f6nemlidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, AKP h\u00fck\u00fcmeti, uygulad\u0131\u011f\u0131 neoliberal politikalarla devletin g\u00fc\u00e7\u00fcn\u00fc azaltmakla beraber, \u00f6nceden beri surdurdugu cemaat k\u00fclt\u00fcr\u00fc bir toplum yap\u0131lanmas\u0131 tezine de olanak sagl\u0131yor. Bu a\u015famada bir ta\u015fla iki ku\u015f vuruyor. Bu nedenle sol ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc s\u00f6ylemler kullanarak ama bunlar\u0131n icini bo\u015faltarak, ulus-devletin statukocu yap\u0131s\u0131yla beraber bir nevi tasfiyesini-de\u011fi\u015fimini \u00f6rgutlemeye cal\u0131\u015f\u0131yor. Bu yolla sempati topluyor.<\/p>\n<p>Foucault, erk olgusunun salt iktidarla, iktidar\u0131n da salt devletle ve otoriteyle \u00f6zde\u015fle\u015ftirilemeyece\u011fini vurguluyordu (9). Iktidar\u0131n g\u00fc\u00e7\u00fc kapsadig\u0131 bir y\u00f6netim sisteminden, kendini neoliberalizmde bulan g\u00fc\u00e7\u00fcn iktidar\u0131 kapsad\u0131g\u0131 ve kendisinin iktidarla\u015ft\u0131g\u0131 bir d\u00f6neme ge\u00e7ilmi\u015f olmas\u0131 ger\u00e7ekci bir tahlildir. Bu noktada g\u00fc\u00e7-iktidar ili\u015fkisinin devlet baglam\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na ta\u015f\u0131nmas\u0131 \u00f6nemlidir. Foucault\u00b4cu g\u00fc\u00e7 analizinde g\u00fc\u00e7\u00fcn uygulani\u015f\u0131na odaklanmak, iktidarin sahibinin tan\u0131mlanmas\u0131, a\u015fag\u0131dan yukar\u0131 iktidar \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi gibi kavramlar, yeni bir odak yaratma cabas\u0131ndaki solun kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6nemli bir s\u0131nav olarak durmaktadir. Zira, bu kavramlar\u0131n ac\u0131klanmas\u0131, devrimci pratige k\u00fcresele\u015fme d\u00f6neminde ruhunu verebilir.<\/p>\n<p>Bu anlay\u0131\u015f, devrimci toplumsal odaklar yarat\u0131ld\u0131g\u0131nda bunlar\u0131n \u00f6rgutlenmesi ve i\u015flevselle\u015ftirilmesi ac\u0131s\u0131ndan da bize olanaklar sunuyor. Konuyu a\u015fag\u0131dan yukar\u0131ya ele al\u0131rsak, ozgurlukcu sol anlay\u0131\u015f daha iyi anlat\u0131lm\u0131\u015f olacakt\u0131r. Yoksa, iktidari ele ge\u00e7irip sonra toplumu donu\u015fturmek diye bir \u015fey, ancak SSCB modeli olabilir. Ayrica, i\u00e7inde farkl\u0131 krizler barindiran parlementer demokrasiler klasik g\u00fc\u00e7 olgusunun yap\u0131s\u0131n\u0131 degi\u015ftirmeye yetmez, de\u011fi\u015fen sadece iktidari kimin kulland\u0131g\u0131d\u0131r (22).<\/p>\n<p>Foucault\u00b4nun iktidar tan\u0131m\u0131nda ilginc bir nokta da Marx\u00b4\u0131n iktidarin tutsakla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ve bask\u0131c\u0131 dogas\u0131n\u0131 verili kabul etmesinin ve \u00f6zg\u00fcrlesmenin tek ko\u015fulunun iktidari eritmek olmas\u0131 tezinin aksine, Foucault\u00b4nun iktidar\u0131n sadece \u00f6zg\u00fcr \u00f6zneler \u00fcst\u00fcnde ge\u00e7erlilik kazanabilecegi tezidir. Bunu \u015f\u00f6yle aciklar: &#8220;Bununla, \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde farkl\u0131 davranabilme olana\u011f\u0131na sahip, \u00e7e\u015fitli tepkiler g\u00f6sterebilecek, farkl\u0131 kompartmanlar olu\u015fturabilecek tekil veya toplu \u00f6zneleri dile getiriyoruz&#8221; (19). Smart\u00b4a g\u00f6re kendisi i\u00e7inde bask\u0131 (ki bu yasal bir displini zorunlu k\u0131lar) ta\u015f\u0131yan herhangi bir ele\u015ftirel iktidar \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesinin bizatihi kendisi sorunsald\u0131r; ve bir bask\u0131, s\u0131n\u0131rlama veya yasaklama olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f iktidar kuramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131, ya\u015fam \u00fcst\u00fcnde etkili ve \u00fcretken bir iktidar kurulmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u00e7a\u011fda\u015f mekanizmay\u0131 anlamakta yetersizdir (23). Burada yap\u0131lan bir neoliberal toplum c\u00f6z\u00fcmlemesidir ve sol ac\u0131s\u0131ndan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, \u00f6zne, gelecegin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7\u00fc, de\u011fi\u015fimin temas\u0131 kavramlar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmaya acacak bir alan sunmaktad\u0131r. Ancak bu tart\u0131\u015fma bu yaz\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Foucault i\u00e7in iktidar\u0131 egemenlikten ay\u0131rmak ba\u015fl\u0131ca hesapla\u015fmad\u0131r. Ona g\u00f6re iktidar bask\u0131ya indirgenemez ve aksine pozitif bir \u00fcretkenligi vard\u0131r. Modern iktidar sadece bask\u0131 alt\u0131na almaz, bireyleri ve ili\u015fkileri de \u00fcretir. Medya bunun bir arac\u0131d\u0131r (24).\u00a0 &#8220;Dolay\u0131s\u0131yla as\u0131l sorun, iktidar\u0131 `ele ge\u00e7irmek` de\u011fil i\u00e7inde uyguland\u0131\u011f\u0131 sistemi de\u011fi\u015ftirebilmektir &#8211; ki b\u00f6yle bir \u015feyin haz\u0131r bir cevab\u0131 olamaz. Bu nedenle Foucault yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fe `sorunsalla\u015ft\u0131rma` demi\u015ftir&#8221; (25). Iktidarin kendi do\u011frusunu yaratmas\u0131 ve r\u0131zan\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmesi bu kulvarda ele al\u0131nab\u0131lir. Sistemin yeniden \u00fcretilmesinin ana karar merkezi de istenilen \u015fekilde g\u00fcd\u00fclenmi\u015f bir k\u0131lcal damarlar hipotezine dayan\u0131r. Bu noktada demokrasi alan\u0131n\u0131 doldurmak i\u015fi s\u00f6ylemin uyu\u015fturucu etkisine birak\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Bu devrimci istegi ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in somut ad\u0131mlar at\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Foucault\u00b4nun bahsettigi anlamda bir iktidarin \u00fcretimi s\u00fcreci asl\u0131nda toplumsal dinamiklerin yeniden \u00fcretimi olarak okunmal\u0131d\u0131r. Kendisinin biyopolitika kavram\u0131 da aslinda buna i\u015faret ediyor. Solun kendi ya\u015fam alanlar\u0131n\u0131 yaratma mucadelesi de bu iktidar yelpazesinin i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fcg\u00fcnde anlam kazanabilir. Spinoza\u00b4nin cokluk kavram\u0131 (26), Foucault\u00b4cu iktidar piramidinin belirleyicili\u011finde k\u0131lcal damarlar\u0131n neferlerine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Bu nedenle, iktidarin kimde ve nerede oldugu de\u011fil, cokluk uzerindeki hegamonyan\u0131n kimde ve nas\u0131l oldugu daha onemli. Bu a\u015famada AKP\u00b4nin ald\u0131g\u0131 oy oran\u0131 bu hegamonyay\u0131 m\u0131 yans\u0131t\u0131yor, yoksa devletci gelenegin belirleyiciligine kar\u015f\u0131 olu\u015fan bir muglak tepkiyi mi? Ya da CHP\u00b4nin ve sosyal demokratlar\u0131n varl\u0131g\u0131, g\u00fcncel iktidarin yarat\u0131lmas\u0131 noktas\u0131nda nerede duruyor? Ona yard\u0131m ediyor mu? Solun ve sosyalistlerin soylemleri sisteme alttan bir vuru\u015f olarak onu Foucault ve Agamben\u00b4in aciklad\u0131g\u0131 anlamda biyolojik olarak bi\u00e7imlendiriyor mu? Solun demokratikle\u015fme soylemlerinin baz\u0131 noktalarda h\u00fck\u00fcmet soylemleriyle \u00f6rt\u00fc\u015f\u00fcyor mu? Ya da asl\u0131nda bu bahsettigim bi\u00e7imlendirmenin sonucu olarak d\u00fcs\u00fcn\u00fclebilecek pozitif bir y\u00f6n m\u00fc? \u015fu a\u015famada konu\u015ftugumuz bircok konudaki hegamonya nedir? Ya da boyle bir hegamonya var m\u0131d\u0131r; varsa sol bunun neresindedir?<\/p>\n<p>Solun yeniden tan\u0131mlanmas\u0131 tezleri, solun \u00f6ncelikle kendini ne \u015fekilde yeniden \u00fcretecegi ile ili\u015fkili olmal\u0131d\u0131r. Burada kar\u015f\u0131m\u0131za bir yol ayr\u0131m\u0131 c\u0131k\u0131yor: asl\u0131nda bu ayr\u0131m s\u00f6ylemle ve maddi ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131n bilincimizi belirlemesiyle ilgili. Genellikle serde tek y\u00f6nl\u00fc ve kendini d\u0131\u015flay\u0131c\u0131 &#8220;sistem&#8221; tan\u0131m\u0131 ve bunun d\u0131\u015f\u0131na c\u0131k\u0131p onu yeniden yaratacak olan (ve metaforik olarak da onu ayaklar\u0131 uzerine cevirecek olan) bir iradenin kurulmas\u0131 s\u00fcreci olarak tan\u0131mlanabilen bir sosyalist mucadele tan\u0131m\u0131 var. Ikinci tarafta ise Foucault\u00b4nun biyopolitika ve iktidar\u0131n \u00fcretimi tan\u0131mlamalar\u0131 var. Aslinda bu ikisi birbiriyle ne kadar ic ice ge\u00e7erse, sol acis\u0131ndan iste bu k\u0131lcal damarlar\u0131 yaratma noktas\u0131nda bir ad\u0131m at\u0131lm\u0131\u015f olacakt\u0131r. &#8216;Sa\u011f yerle\u015fik siyasetin bir par\u00e7as\u0131yken, sol buna itiraz\u0131n ad\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Sa\u011f, toplumsal sorunlara bireysel \u00e7\u00f6y\u00fcmler dayat\u0131rken, sol bireysel g\u00f6r\u00fcnen sorunlara toplumsal \u00e7\u00f6z\u00fcmler \u00fcretir&#8217; (27).Zaten g\u00f6kku\u015fa\u011f\u0131 ad\u0131n\u0131 verilen fikriyat\u0131n ana ekseni de bu birlikteligi yaratmak de\u011fil midir?<\/p>\n<p>Ancak yan\u0131tlanmas\u0131 gereken \u00e7ok soru var. \u00d6ncelikle sol bir silkinme ve kendine gelme s\u00fcreci ya\u015famal\u0131. Bunu yaparken de hicbir \u015fekilde ne eskinin tamamen reddi, ne de eskinin tamamen kabulu uzerinden bir siyaset y\u00fcr\u00fct\u00fclebilir. Ivedilikle tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gereken \u015feyler, gayr\u0131-resmi iktidar yelpazesi alt\u0131nda solun kendini nerelerde hissetirebildigi ve bu yelpazenin r\u00fczgar\u0131n\u0131 ne \u015fekilde y\u00f6nlendirebilecegidir. Bu anlamda ya\u015famin yeniden yarat\u0131lmas\u0131 konusundaki ciddiyet ve azmin maddi dayanag\u0131 olan &#8220;halk&#8221;, b\u00fcy\u00fck g\u00f6zalt\u0131 toplumundan ne \u015fekilde siyr\u0131labilir diye d\u00fcs\u00fcnmek gerekiyor. Bu b\u00fcy\u00fck g\u00f6zalt\u0131n\u0131 e\u011fer d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme yolunda hedeflerimizi do\u011fru koyarsak (her ne \u015fekilde olursa olsun, mikro-eylemliliklerle, kendi ya\u015fam cevremizde, politik eylemliliklerimizle, meclis k\u00fcrs\u00fcs\u00fcnden, sendikal mucadeleyle, devrimci siyasetle vs), iste o zaman k\u0131lcal damarlardaki kana oksijen ta\u015f\u0131r\u0131z. Liberal demokrasi de\u011fil ama toplumcu bir birliktelik, iktidar\u0131n hegamonyas\u0131na kar\u015f\u0131 yeni bir ya\u015fam\u0131 savunan &#8220;at sinekleri&#8221; taraf\u0131ndan kurulab\u0131lir.<\/p>\n<p>KAMUSAL YA\u015eAM \u0130LE \u00d6ZEL YA\u015eAM ARASINDAK\u0130 DENGEN\u0130N DE\u011e\u0130\u015eMES\u0130<br \/>Sennett, neo-liberalizmle beraber &#8220;kozmopolit&#8221; kavram\u0131n\u0131n \u00f6ld\u00fcg\u00fcn\u00fc s\u00f6ylemektedir. Ona g\u00f6re 20.y\u00fczy\u0131l\u0131n toplumlar\u0131 bireycilik ve cemaat k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00fczerine kurulmu\u015ftur. Sanayi kapitalizminin toplumu denetleme g\u00fc\u00e7\u00fcn\u00fcn \u0131\u015f\u0131g\u0131ndaki modern \u015fehir, &#8220;kal\u0131c\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerden, geleneksel ba\u011flardan kurtulma gayreti i\u00e7indeki insan\u0131n s\u0131\u011f\u0131na\u011f\u0131 olmu\u015f olsa da, \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinin bedelini yaln\u0131zl\u0131kla \u00f6deyen insan i\u00e7in modern \u015fehrin kamusal alan\u0131, ki\u015fid\u0131\u015f\u0131 ve samimi olmayan bir ortamd\u0131 ve art\u0131k kendi deneyimleri, benli\u011fi ve yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131 onun i\u00e7in \u00f6zel bir ilgi alan\u0131 halini al\u0131yordu&#8221; (28). Sennett\u00b4e g\u00f6re bug\u00fcn\u00fcn kimlik siyaseti de bu romantik ideal \u00fczerine kurulmu\u015ftu. K\u00fcrt hareketi, islam, liberal muhafazakarl\u0131k ve baz\u0131 sol egilimleri de bu romantizmin icine koyabiliriz. Bu oplumsal k\u00fclt\u00fcr dengesinin bozulmas\u0131n\u0131n bir uzant\u0131s\u0131 olarak da &#8220;y\u0131k\u0131c\u0131 cemaat, ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011fa ve kamusal alandaki renklili\u011fin yok edilmesine kar\u015f\u0131 kolektif bir eyleme ge\u00e7i\u015fi ama\u00e7lamad\u0131\u011f\u0131 gibi, yerel ya da farkl\u0131 olan\u0131n manevi olarak kutsal say\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi inanc\u0131na sar\u0131lmaktad\u0131r&#8221; (29). Bu noktada solun yeni bir ya\u015fam slogan\u0131 \u00e7ok yak\u0131c\u0131 bir ger\u00e7eklik olarak kar\u015f\u0131m\u0131zda durmaktad\u0131r. Ama bu yeni ya\u015fam\u0131 yaratacak insanlar da eski ya\u015fam\u0131n ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131d\u0131rlar. Materyalist acidan bu bir paradoks gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, fakat asl\u0131nda de\u011fi\u015fimin temel dinamigini ussal, kendinde ve kendi i\u00e7in bir iktidar mekanizmas\u0131n\u0131n buyruguna de\u011fil (bu sol da olabilir, proleterya diktatorlugu mesela) kendi g\u00fc\u00e7l\u00fc kollar\u0131n\u0131n edimselligine hapseden bir toplumsal yap\u0131lanmaya i\u015faret eder. Cemaat k\u00fclt\u00fcr\u00fc, kollektif bir k\u00fclt\u00fcrd\u00fcr ve ki\u015filerin kendini ifade etmesini saglar, ancak, kendilerini \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirme pratiklerini ger\u00e7ekle\u015ftirmelerine bu cemaat yapis\u0131 i\u00e7indeki imkanlar \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Bir cemaat toplumu yap\u0131s\u0131ndan kurtulup, ama merkezi otoritenin kapsay\u0131c\u0131l\u0131g\u0131na ve tahakk\u00fcm\u00fcne de d\u00fc\u015fmeden, sosyal ili\u015fkimizin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 olabildigince geni\u015fletmek ve yeni ozgurle\u015fme pratikleri ger\u00e7ekle\u015ftirmek sol ac\u0131s\u0131ndan yak\u0131c\u0131 bir gerekliliktir.<\/p>\n<p>Cemmatin korunmas\u0131 amac\u0131 cemaatin d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi ve h\u00fcmanizm amac\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ti\u011fi oranda toplumsal yabanc\u0131la\u015fma ve kamusal alan\u0131n muhafazakar do\u011frultuda bi\u00e7im degi\u015ftirmesi ba\u015flar (30, 31). Bu do\u011frudur. Neoliberalizmin ve kureselle\u015fmenin, ortak aklin yarat\u0131lab\u0131lecegi etkile\u015fme mekan\u0131zmalar\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmas\u0131 (kamusal alan\u0131n tan\u0131m\u0131n\u0131n ve i\u015flevinin azalt\u0131lmas\u0131, icinin bo\u015falt\u0131lmas\u0131, etik de\u011ferlerin yok edilmesi vs) sonucunda toplumsal kimlikler ve bireyler bencille\u015fmeye, rekabete, tahammulsuzle\u015fmeye do\u011fru itilmektedir. Bu karma\u015f\u0131k yap\u0131lanma i\u00e7inde toplumsal manevi uretim sureclerinin yeniden yaratilmas\u0131 zorunludur. Ama sa\u011f ve solun bunu yaparkenki y\u00f6nelimleri genelde populisttir. Bu nedenle, muhafazakar icerige sahip olan soylemler daha avantajl\u0131d\u0131r. Solun, kendine ya\u015fam alan\u0131 bulabilmesi i\u00e7in bu cemaat sisteminin toptan reddi gerekir. sa\u011f politikalar, cemaatlerin tekil c\u0131karlar\u0131n\u0131 korumak ana temas\u0131 icersisinde toplumsal gruplar aras\u0131 denge siyaseti yuruttugu oranda ba\u015far\u0131l\u0131d\u0131r ve kabul gorur. Fakat sol ise bunun aksine, bu toplumsal kategorileri degi\u015ftirme amac\u0131na yonelik eylemler ve soylemler geli\u015ftirmelidir. Aksi takdirde nefes alamaz ve bogulabilir. Elbette bunun nas\u0131l yap\u0131lacag\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bir fikir sahibi olmak \u00e7ok g\u00fc\u00e7. Yolu, bitmek tukenmek bilmeyen deneme-yan\u0131lma pratiklerimizle \u00f6grenecegiz ve c\u0131k\u0131\u015f\u0131n fark\u0131na varacag\u0131z. (Siyasal alan\u0131n olu\u015fumunun detayl\u0131 bir incelelemesi i\u00e7in: 32)<\/p>\n<p>AHLAK<br \/>Etik ile siyasetin ba\u011f\u0131n\u0131n kurulup kurulmamas\u0131 sorunu da de\u011fi\u015fen durum i\u00e7inde incelenmesi gereken bir olgudur. Hegel\u00b4e g\u00f6re iki t\u00fcr yasa vard\u0131r. Do\u011fa Yasalar\u0131 ve T\u00fcze Yasalar\u0131: doga yasalar\u0131 olduklar\u0131 gibi ge\u00e7erlidirler. T\u00fcze Yasalar\u0131 koyulan, insanlar taraf\u0131ndan t\u00fcretilen \u015feylerdir (33). &#8220;Burada \u00f6yleyse var olan ile olmas\u0131 gereken aras\u0131nda, kendinde ve kendi i\u00e7in varolan ve de\u011fi\u015fmeden kalan Hak ile hak olarak ge\u00e7erli olmas\u0131 gerekenin belirleniminin keyfili\u011fi aras\u0131nda bir \u00e7at\u0131\u015fma olanakl\u0131d\u0131r\u201d (34). Fakat, sermayenin do\u011fay\u0131 da ihtiya\u00e7lar\u0131 dahilinde burjuvala\u015ft\u0131rmas\u0131 (35) sonucunda bu iki yasa ayr\u0131m\u0131 ortadan kalkma e\u011filimindedir. Bu nedenle etik sorumluluk kavram\u0131n\u0131n belirleyiciligi (ayn\u0131 zamanda bilinc anlam\u0131nda) \u00f6nemli bir m\u00fccadele alan\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Lukes\u00b4a g\u00f6re &#8220;kurucular\u0131n kuram\u0131, \u00e7ok say\u0131da g\u00fc\u00e7l\u00fc yan\u0131na ra\u011fmen, birtak\u0131m ahl\u00e2k\u00ee sorunlara (kabaca, insanlara \u015fimdi ve burada, ayr\u0131ca yak\u0131n gelecekte nas\u0131l davran\u0131laca\u011f\u0131na k\u0131s\u0131tlamalar getiren adalet ve haklar ile ilgili sorunlara) k\u00f6r, sa\u011f\u0131r ve suskun kalm\u0131\u015ft\u0131r ve bu kusur, Marx ve Engels&#8217;in izleyicilerine de ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r (36). Marx\u00b4a g\u00f6re ahlak s\u0131n\u0131f c\u0131karlar\u0131na hizmet eden bir kontrol mekanizmas\u0131d\u0131r (37). hukuk ve dinle beraber ahlak, burjuvazinin c\u0131kar\u0131na hizmet eden kavramlar olarak tan\u0131mlan\u0131r. Lukes, bu baki\u015f ac\u0131s\u0131n\u0131n paradoksal oldugunu s\u00f6yler. C\u00fcnk\u00fc, Marksist \u00f6greti &#8220;bir yandan kapitalizmin k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerinin ahl\u00e2k\u00ee temelde mahk\u00fbm edilip sosyalist ama\u00e7lar\u0131n savunulmas\u0131 ve ger\u00e7ekle\u015ftirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131, daha do\u011frusu bu ama\u00e7lar\u0131n &#8220;\u00f6zg\u00fcrle\u015ftirici bir ahl\u00e2k&#8221; temelinde me\u015fru g\u00f6sterilmesi d\u00fc\u015f\u00fcncesine; \u00f6b\u00fcr yandan, ahl\u00e2kla ilgili her t\u00fcrl\u00fc konu\u015fman\u0131n, bilimsel, ekonomik geli\u015fme yasalar\u0131n\u0131n ke\u015ffedilmesiyle anakronik bir duruma d\u00fc\u015fen tehlikeli ideolojik yan\u0131lsamalar olarak reddedilmesi \u00e7izgisine ba\u011fl\u0131&#8221;d\u0131r (38).<\/p>\n<p>Bu ikilemi a\u015fmak i\u00e7in sunulan tan\u0131mlardan biri &#8220;maddi olmayan emek&#8221;tir. Hardt\u00b4a g\u00f6re bu, &#8220;bir hizmet, bilgi, ileti\u015fim gibi gayr\u0131maddi bir meta \u00fcreten emektir&#8221; (39). Bu, \u00fcretilen metan\u0131n maddi olmamas\u0131n\u0131 getirir. Bu noktada yeni tarz emek, &#8220;&#8221;k\u00fclt\u00fcrel ve sanatsal standartlar\u0131, modalar\u0131, tatlar\u0131, t\u00fcketici normlar\u0131n\u0131 ve daha stratejik olarak kamuoyunu &#8216;tan\u0131mlar&#8217; ve &#8216;sabitler&#8221; (40). Dolay\u0131s\u0131yla, kapitalizmin t\u00fcm bask\u0131lar\u0131ndan \u00f6zg\u00fcrle\u015fme iddias\u0131ndaki bir \u00f6gretinin, toplumun emek dinamiklerinin de\u011fi\u015fen ve geni\u015fleyen dogas\u0131n\u0131 da iyi okumas\u0131 gerekmektedir. Sol, sosyal ili\u015fkilerin (gerek \u00fcretim ili\u015fkileri, gerekse k\u00fclt\u00fcr, ya\u015fam bi\u00e7imleri, sanat vs) t\u00fcm\u00fcn\u00fc kapsayan bir de\u011fi\u015fim program\u0131 \u00f6nerebildigi oranda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir alternatif olarak ortaya c\u0131kabilir. Etik ise ya\u015fam\u0131n bu anlamda \u00f6nemli \u00f6gelerinden biridir ve elbette toplumsal varl\u0131k taraf\u0131ndan belirlenir. Sonuc olarak, sosyal ya\u015fam her t\u00fcrl\u00fc \u00f6gretiye engin bir deney alan\u0131 sunmakta; &#8220;ba\u015far\u0131l\u0131&#8221; ideolojiler ise bir \u015fekilde geni\u015f kitleler taraf\u0131ndan i\u00e7selle\u015ftirilmi\u015f ac\u0131l\u0131mlara sahip olanlar\u0131n aras\u0131ndan c\u0131k\u0131yor. Ve e\u011fer, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz sermaye egemenligini &#8220;kendi ba\u015f\u0131na g\u00fc\u00e7 temelinde de\u011fil, g\u00fc\u00e7\u00fc hakk\u0131n ve bar\u0131\u015f\u0131n hizmetinde g\u00f6sterme kapasitesi temelinde olu\u015fan;.me\u015fruiyeti kulland\u0131g\u0131 kuvvetin etkinligine do\u011frudan dayanan;.ordunun, adaletten once geldigi ve adaletin kullanacag\u0131 kurallar\u0131 koydugu ve t\u00fcketimin alabildigine dayat\u0131ld\u0131g\u0131 bir sistem (41)&#8221; olarak tan\u0131ml\u0131yorsak, sol i\u00e7in ikna kabiliyeti b\u00fcy\u00fck \u00f6nem kazanmaktad\u0131r. Yap\u0131lmas\u0131 gereken galiba yine &#8220;kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn olgular\u0131 ve su\u00e7lar\u0131 hakk\u0131nda derinlikli bir soru\u015fturma \u00f6rg\u00fctlemek; bu t\u00fcr bir ara\u015ft\u0131rmay\u0131 elimizdeki yetersiz kaynaklar\u0131 kullanarak ba\u015flatmay\u0131 denemektir&#8221; (42).<\/p>\n<p>K\u00dcLT\u00dcR<br \/>Hannah Arendt, toplumun k\u00fclt\u00fcrel anlamda de\u011fi\u015fmesinin alt\u0131nda yatan belirleyici \u00f6gelerden birini &#8220;kitle toplumuna&#8221; ge\u00e7i\u015f olarak niteliyor. Toplumsall\u0131g\u0131n onceki bi\u00e7imleriyle kitle toplumu aras\u0131ndaki \u00f6nemli farklardan birinin de bireysellik ve ki\u015finin kendisinde oldugunu s\u00f6yl\u00fcyor. Ona g\u00f6re, e\u011fer toplum, s\u0131n\u0131flar aras\u0131 cat\u0131\u015fma zemininde tan\u0131mlan\u0131rsa, o zaman bu cat\u0131\u015fman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan ya da kendini bunun d\u0131\u015f\u0131nda konumland\u0131ran bireylerin ayakta kalma \u015fans\u0131 oldukca fazlad\u0131r (43). C\u00fcnk\u00fc bu ki\u015filer, toplumun bir nevi ka\u00e7\u0131\u015f noktas\u0131 olarak da adland\u0131r\u0131labilecek &#8220;toplum-d\u0131\u015f\u0131 tabaka&#8221;s\u0131nda yer al\u0131yorlar ve bu bireyler, uzun vadede toplumsal mucadeleler surecinde genelde devrimci partilere kat\u0131lma egilimi g\u00f6steriyorlar, kendilerini sonunda orada ifade edebiliyorlar. Bunun sebebi de toplumun, egemen ideoloji taraf\u0131ndan belirlenen genel hegamonik yap\u0131s\u0131 i\u00e7inde kaybolan baz\u0131 humanist de\u011ferlerin savunucusu olarak devrimci partileri g\u00f6rmeleri.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Arendt, 19. ve 20. yuzy\u0131llardaki devrimci mucadelenin, devlet ve hukumet organlar\u0131ndan \u00e7ok toplum yap\u0131s\u0131na sald\u0131rmas\u0131n\u0131n sebebinin bu katlan\u0131lamayan sefalet ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc d\u00fczeni oldugunu savunuyor. Ve asl\u0131nda burada Foucault\u00b4nun iktidar tan\u0131m\u0131yla da uyumlu bir \u015fekilde \u015funu soyleyebiliriz: toplumsal ya\u015fam\u0131n kontrolunu ele ge\u00e7irmek as\u0131l iktidar i\u00e7in en ge\u00e7erli yoldur. Bu yolu formule ederken s\u0131n\u0131flar\u0131n dogmatik belirleyiciligine kap\u0131lmamak da elzemdir. Arendt\u00b4e g\u00f6re, kitle toplumu ko\u015fullar\u0131ndaki bireylerin umutsuzluklar\u0131n\u0131n belki de iyi bir yan\u0131, neoliberal toplum duzeninin toplumun tum tabakalar\u0131n\u0131 ictelemi\u015f olmas\u0131, onlar\u0131 kendi hareket alan\u0131na dahil etmi\u015f olmas\u0131 nedeniyle bireysel ka\u00e7\u0131\u015f noktalar\u0131n\u0131n hepsinin kapanm\u0131\u015f olmas\u0131. B\u00f6ylece, sistemden etkilenenlerin say\u0131s\u0131n\u0131n artm\u0131\u015f olmas\u0131. Burada, en temelde tutarl\u0131 bir siyasi politika izleme gerekliligi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne c\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p>Socrates\u00b4a g\u00f6re, t\u00fcm d\u00fcnyayla anla\u015fmazl\u0131k i\u00e7inde olmak, insan\u0131n kendisiyle anla\u015fmazl\u0131k i\u00e7inde olmak daha iyidir (44). Ancak, etik anlamda s\u00f6ylenmi\u015f bu s\u00f6z\u00fc siyasi olarak yeni bir ya\u015fam tarz\u0131 yaratmak i\u00e7in d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcrsek, Kant\u00b4\u0131n &#8220;sadece kendi i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcnmek de\u011fil, ama herkesin yerine de d\u00fc\u015f\u00fcnebilmek&#8221; olarak tan\u0131mlanabilecek &#8220;geni\u015fletilmis fikriyat&#8221; kavram\u0131na geliriz (45). Fakat bence bu da yeni bir ya\u015fam i\u00e7in yeterli de\u011fildir. As\u0131l yap\u0131lmas\u0131 gereken, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f ve karar verme mekanizmalar\u0131n\u0131 merkezi otoriteden bag\u0131ms\u0131zla\u015ft\u0131ran bir anlay\u0131\u015f\u0131n, Socrates ve Kant\u00b4\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini de kapsayacak bir bi\u00e7imde &#8220;kendi i\u00e7in, ba\u015fkalar\u0131 i\u00e7in, ve daha da onemlisi ortakla\u015fa bir bi\u00e7imde&#8221; karar alabilmesidir. Karar verebilmek, politik bir varl\u0131k olarak insanin en temel ozelliklerinden biri olmal\u0131d\u0131r ki birey kendisini kamusal alan i\u00e7inde bir yere yerle\u015ftirebilsin. K\u00fcreselle\u015fme cag\u0131nda devlet egemenliginin liberal\/muhafazakar bir anlay\u0131\u015fla zahiri bir &#8220;payla\u015f\u0131ma&#8221; gitmesi, toplum nezdinde &#8220;demokrasi&#8221; yan\u0131lsamas\u0131 olarak kendini bulabilir &#8211; ki bence son y\u0131llarda T\u00fcrkiye\u00b4de ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z da budur. Bu payla\u015f\u0131m\u0131n daha demokratik, devrimci, cogulcu, kendini ilerleten ve yeniden \u00fcreten bir bi\u00e7imde ya\u015fama ge\u00e7irebilmek; bunun yaparken de genel bir sistem degi\u015fikligini hedef almak \u015fartt\u0131r. Deleuze\u00b4\u00fcn sezgiselciligindeki gibi her g\u00f6r\u00fcng\u00fcn\u00fcn ussal bir e\u015fi varsa bile (46), ger\u00e7ek demokrasinin benzerinin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z yan\u0131lsama olmad\u0131g\u0131 su g\u00f6t\u00fcrmez.<\/p>\n<p>&#8220;Art\u0131k \u00e7at\u0131\u015fan bir ger\u00e7eklik i\u00e7inde yabanc\u0131la\u015fm\u0131yoruz; belirli ve cat\u0131\u015fmayan bir ger\u00e7eklik taraf\u0131ndan d\u0131\u015fland\u0131k. Arzular\u0131m\u0131z bizden her y\u00f6n\u00fcyle cal\u0131nd\u0131. Soguruldu ve icselle\u015ftirildi, ve ayn\u0131 zamanda, tamamen d\u0131\u015fsalla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Levi-Strauss iki tip k\u00fclt\u00fcr\u00fc birbirinden ay\u0131r\u0131rd\u0131: soguran ve icselle\u015ftiren, yutan; ve kusan, c\u0131kartan, d\u0131\u015flayan. Fakat su an ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z kultur, cagda\u015f kulturumuz, bu ikisinin mukemmel bir kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 gibi gorunuyor. I\u015flevler, mekan ve insanlar icsellenirken, biyolojik gibi g\u00f6r\u00fcnen karakterler d\u0131\u015flan\u0131yor (47)&#8221; diyen Baudrillard\u00b4a kat\u0131lmamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil.\u00a0 Sistemin tek tek bireyler \u00fczerinden bir ayr\u0131m politikasi uygulad\u0131g\u0131 do\u011frudur. Ancak bu g\u00f6r\u00fcng\u00fc, cemaatler olarak \u00f6rg\u00fctlenen toplumlarda kitlelerin d\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131 beraberinde getirmektedir. Bu anlamda, bireysel \u00f6zg\u00fcrle\u015fme ve insan\u0131n yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6nlenmesi, iktidar\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fc saglamak ac\u0131s\u0131ndan bir yol olabilir (\u00f6zy\u00f6netim pratiklerinin tarihin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 ve de\u011fi\u015fimin aradak\u0131 ana karakterini belirleyen \u00f6ge olmas\u0131n\u0131n sosyolojik de\u011ferlendirmeleri i\u00e7in Deleuze\u00b4\u00fcn &#8220;Rhizome&#8221;u (48) zihin ac\u0131c\u0131 olabilir).<\/p>\n<p>G\u00dcNCEL S\u0130YASET<br \/>Son g\u00fcnlerde anayasa tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n da katk\u0131lar\u0131yla, AKP eliyle &#8220;toplumsal ve entellekt\u00fcel ac\u0131dan yeni bir kamusal alan\u0131n yarat\u0131lmas\u0131&#8221; fikri iyiden iyiye kabul g\u00f6rmeye ba\u015flad\u0131 (49). Ancak burada \u00f6nemli olan bir nokta var: degi\u015fen bir sistemdeki dinamiklerin, g\u00f6rsel olarak demokratikle\u015fme olarak adland\u0131r\u0131labilir; uygulamalar da bunu g\u00f6sterebilir. Sol ise bu tarz hareketlere destek verebilir; ama bu s\u00fcrecin yan\u0131lsamas\u0131 i\u00e7inde d\u00fc\u015fmemek gerekir. Yeni kamusal alan\u0131n yarat\u0131lmas\u0131 noktas\u0131nda sa\u011f ve sol s\u00fcreci farkl\u0131 de\u011ferlendirecek ve farkl\u0131 ac\u0131l\u0131mlara sahip olacakt\u0131r. Iste sa\u011f ve solun de\u011fi\u015fim kapasiteleri de bu s\u00fcrece bak\u0131\u015f ac\u0131lar\u0131 ve bu s\u00fcreci, bireyin ozgurle\u015fmesi ve toplumsalla\u015fmas\u0131, manevi ve maddi uretim safhalar\u0131ndaki kollektif kat\u0131l\u0131m ve sahiplik, k\u00fclt\u00fcr, cevre, temel hak ve ozgurlukler, gibi ilerici nosyonlara ula\u015fma amac\u0131nda olup olmamas\u0131 ve hareketi buna g\u00f6re y\u00fcr\u00fct\u00fcp y\u00fcr\u00fctmemesine g\u00f6re belirlenmektedir ve belirlenecektir.<br \/>Yeni bir temsil modeli ve de\u011fi\u015fen toplumsal g\u00fc\u00e7 dengelerinin stat\u00fckocu devlet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 zay\u0131flatmas\u0131na sevinenlerin bir noktaya dikkat etmeleri gerekmektedir: neoliberal tahakkum politikalar\u0131n\u0131n ya\u015fama ge\u00e7irilmesi i\u00e7in kullan\u0131lan bir ideolojik ayg\u0131t olarak yerel modernlik tan\u0131m\u0131 bu de\u011fi\u015fimi ne kadar ac\u0131klamaktad\u0131r? Modernitenin kapitalizm eliyle yarat\u0131lmas\u0131, o cografyan\u0131n ger\u00e7ekten kendi \u00f6znel modernitesini ya\u015f\u0131yor oldugu anlam\u0131na gelebilir mi? Ya da yukar\u0131da belirtilen toplumsal varolu\u015fun etmenlerinden hangileri, devletin zay\u0131flamas\u0131 noktas\u0131nda emekciler ve ilerici g\u00fc\u00e7ler hanesine art\u0131lar kazand\u0131racakt\u0131r? Muhafazakar bir liberalligin sorunlar kar\u015f\u0131s\u0131nda ilk i\u015finin polis yasas\u0131n\u0131 degi\u015ftirmek olmas\u0131, anayasan\u0131n kapsam\u0131n\u0131 da post-modern bir 12 Eyl\u00fcl anayasas\u0131na cekmesini g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurdugumuzda &#8220;g\u00fc\u00e7\u00fcn el degi\u015ftirmesi&#8221;ne soldan nas\u0131l bir m\u00fcdahale yap\u0131labilir? Bunlar tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gereken \u00f6nemli noktalard\u0131r.<\/p>\n<p>Sosyal demokrasinin tarihsel denge misyonu bug\u00fcn i\u00e7in erezyona ugruyor. Toplumla organik baglar\u0131n\u0131 koparan ya da bu baglar\u0131 kuracak araclar\u0131 bulamayan sosyal demokrasinin c\u0131kmaz\u0131, milliyetci r\u00fczgarlar\u0131n g\u00fc\u00e7\u00fcne kap\u0131lmas\u0131 sonucunu doguruyor. AKP\u00b4nin muhafazakar liberal sentezinin (50) kapitalist pazar ili\u015fkilerini sabitlemeyi hedef alan &#8220;toplumsal dayan\u0131\u015fmac\u0131&#8221; milliyetci damar siyasetinin kar\u015f\u0131s\u0131na konacak bir alternatifin gerekliligi ortadad\u0131r. Ancak bunun salt ittifaklarla ya da kimlik siyasetinin talepleri \u00fczerinden ger\u00e7ekle\u015ftirmek pek ak\u0131lc\u0131 g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc sol tan\u0131m\u0131n\u0131n ya\u015fam pratiginin tam da bu g\u00fcne \u0131\u015f\u0131k tutabileck arg\u00fcmanlarla bezeli oldugunu biliyoruz.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Toplumsal m\u00fccadele zemini \u015fu anda ilericilik-gericilik, ulusalc\u0131l\u0131k-muhafazakarl\u0131k, laiklik-antilaiklik tart\u0131\u015fmalar\u0131 \u00fczerinden \u015fekilleniyor. Y\u0131llard\u0131r ya\u015fan\u0131lagelen sorunlar dillendirilmiyor, g\u00f6z ard\u0131 ediliyor, ya\u015fan\u0131lan saltanat\u0131 yaratan 12 Eyl\u00fcl rejiminin kurumlar\u0131ndan medet umuluyor ve maalesef t\u00fcm bunlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda e\u015fitlikci, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ve demokratik arg\u00fcmanlar c\u0131l\u0131z kal\u0131yor. Gercekten sol bir siyasetin gerekliligi bu kadar yak\u0131c\u0131 olarak \u00f6n\u00fcm\u00fczde dururken, kendini her alanda belli eden bir kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131g\u0131, toplumun her kesimi \u00fczerinde kendini hissettiriyor. Sorunlar\u0131n c\u0131k\u0131\u015f yollar\u0131n\u0131 herkes kendi bulundugu yerden ve gitmek istedigi yere bakarak tarif ediyor. Bu a\u015famada \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc, demokratik, sivil, payla\u015f\u0131mc\u0131, cogulcu ve sol bir siyaset anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n gerekliligi ayan beyan kar\u015f\u0131m\u0131zda duruyor. Ancak burada \u015fu prensip sorunu kar\u015f\u0131m\u0131za c\u0131k\u0131yor: demokrasinin i\u00e7inde kalarak bir sistem degisikligi i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gereken \u015fey ideolojik bir hegamonya kurmakt\u0131r, yani bilinc biriktirmektir. Ac\u0131l\u0131mlar\u0131n\u0131z\u0131n ve politikalar\u0131n\u0131z\u0131n halk taraf\u0131ndan benimsenmesidir. Ekonomi politikalar\u0131n\u0131z\u0131, toplumsal bar\u0131\u015f politikalar\u0131n\u0131z\u0131, d\u0131\u015f politikan\u0131z\u0131, egitim sistemine dair ac\u0131l\u0131mlar\u0131 dillendirmemek, savrulman\u0131n belirtileridir. En temelde, AKP\u00b4nin, serbest pazar ekonomisini milliyetci-muhafazakar dinamiklerle birle\u015ftiriyor ve toplumun degi\u015fik kesimleriyle iktisat ve siyaset temelinde organik baglar kuruyor olmas\u0131 ger\u00e7e\u011fini iyi anlaiz etmek gerekmektedir.<\/p>\n<p>Bir eklemenin de AKP\u00b4nin ideolojisini incelerken s\u0131kca birbirine kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan iki noktay\u0131 birbirinden ay\u0131rmak i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gerekmekte. Siyasal liberalizmden pekala cogulculuk anla\u015f\u0131lab\u0131l\u0131r. Mill, Kant, Hegel ve hatta Marx&#8217;\u0131n da her \u015fartta savunulmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6rd\u00fckleri birey hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinin kurumlardan \u00f6nce savunulmas\u0131 gerekliligi (33, 45, 51, 52) bu kapsama girebilir. Bunun yan\u0131nda ekonomik liberalizm dedigimiz olgu ise iktisadi pazar anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n toplumun i\u015fleyi\u015finde birincil \u00f6neme has\u0131l olmas\u0131 ve bununla atba\u015f\u0131 giden bir hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler k\u0131s\u0131tlamas\u0131d\u0131r. Hemen belirtmeli, bu ideoloji ve \u00f6z\u00fcnde ekonomik arg\u00fcman\u0131n saf bir siyasi liberalizm ile de\u011fil muhafazakar bir ideoloji ile i\u015fbirligi yapmay\u0131 uygun g\u00f6rmesi, bireyin \u00f6zg\u00fcrl\u00fcg\u00fcn\u00fc ancak aile, cemaat, din gibi kurumlar icerisinde d\u00fc\u015f\u00fcnen, bireye de\u011fil bu kurumlara \u00f6ncelik tan\u0131yan bir sosyal d\u00fczene sahip c\u0131kmas\u0131 kac\u0131n\u0131lmazd\u0131. AKP ise bu s\u00fcrecte her iki olguyu da de\u011fi\u015fen ag\u0131rl\u0131klarda kullanarak kendi y\u00f6n\u00fcn\u00fc ciziyor. Saf milliyetci g\u00fcd\u00fclerle bu s\u00fcrece m\u00fcdahil olmaya cal\u0131\u015fmak ger\u00e7ek siyaset yapmaktan kac\u0131\u015fa tekab\u00fcl ediyor. Bu durum sol taban olarak nitelenebilecek kitlelerin halet-i ruhiyesi hakk\u0131nda da bize bilgi veriyor. Bu t\u0131pk\u0131 Rousseau\u00b4nun entellekt\u00fcel tan\u0131m\u0131na benziyor: &#8220;Modern entellekt\u00fcel, d\u00fcnyan\u0131n sonu geliyor gibi bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ile d\u00fcrt\u00fclmedigi takdirde harekete ge\u00e7meyeceginden, penceresinin \u00f6n\u00fcnde kom\u015fusunun dayak yemesine g\u00f6z yumar (53)&#8221;.<\/p>\n<p>SONU\u00c7 (MU?)<br \/>Bu yaz\u0131da genel olarak toplumsal ili\u015fkilerdeki birkac \u00f6nemli parametreye deginildi. Bunlar, en temelde g\u00fcn\u00fc okumak olarak adland\u0131rabilecegimiz bir s\u00fcrecte dikkate al\u0131nmas\u0131 gereken farkl\u0131 etmenler. Degi\u015fen bir konjonkt\u00fcrde sa\u011f ve sol kavramlar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmeyecegini s\u00f6yleyemeyiz. Ancak as\u0131l mesele, bu de\u011fi\u015fimin \u00f6zellikle sol ac\u0131s\u0131ndan kendi diyalektigini yarat\u0131p yaratamayaca\u011f\u0131 noktas\u0131nda \u015fekilleniyor. Bu yaz\u0131da sa\u011f ve sol aras\u0131ndaki, hatta solun kendi i\u00e7indeki Avrupa Birligi, milliyetcilik, kimlik siyaseti, bir politik tav\u0131r olarak sivil itaatsizlik (54), enternasyonalizm (55), SSCB deneyimi, \u0131maj meselesi (56), \u015fiddetin her t\u00fcrl\u00fcs\u00fcne kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kma, iktidar i\u00e7selle\u015ftirmesinin k\u0131r\u0131lmas\u0131 (57), k\u00fcrt sorunu, feminizm, askeri vesayet, sendikal m\u00fccadele, \u00e7evre hareketi gibi politik mevziler aras\u0131nda turnusol ka\u011f\u0131d\u0131 i\u015flevi g\u00f6ren noktalara de\u011finilmedi. Daha \u00e7ok teorik kavramlar \u00fczerinde durulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. Eksiklikler ve kavram hatalar\u0131n\u0131n tamam\u0131 yazar\u0131n kendi sorumlulu\u011fundad\u0131r.<\/p>\n<p>Ge\u00e7en sayfalarda bir\u00e7ok kez belirtildi\u011fi \u00fczere, ya\u015fanan yeniden yaratma ve tan\u0131mlama s\u00fcrecinde politik tart\u0131\u015fmalar\u0131n ana eksenini belirleyecek ortak hedef, toplumsal birliktelik ve \u00fcretim pratikleri ger\u00e7ekle\u015ftirmektir. Bu yaln\u0131zca iktisadi anlamda de\u011fildir. Bireyin ozgurle\u015fmesi i\u00e7in gereken etik sorumluluk da bunun i\u00e7ine dahil edilebilir. Naz\u0131m Hikmet, &#8220;her \u00f6zg\u00fcrl\u00fcg\u00fcn i\u00e7inde bir tutsakl\u0131k vard\u0131r (58)&#8221; derken toplumsal m\u00fccadeleler tarihinin bug\u00fcnk\u00fc durumunu tasavvur etmi\u015f olamaz elbette. Ama etmi\u015f olsayd\u0131 bile bundan daha g\u00fczel bir s\u00f6z s\u00f6yleyebilir miydi bilmiyorum. Tart\u0131\u015fmak, y\u0131kmak ve yeniden yapmak; yapmak ve yeniden y\u0131kmak; de\u011fi\u015fmek ve de\u011fi\u015fmemek. Kendini her sabah yeniden yaratma zorunlulugunu felsefi ba\u011f\u0131ndan almak; ama bunu yapmay\u0131 unutmak ya da unutmamak. Bizim tutsakl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n i\u00e7ine bunlar\u0131n ne kadar\u0131 giriyor? Sartre\u00b4a g\u00f6re her insan bir varolu\u015fsal esaret alt\u0131ndad\u0131r (59). Toplumsal bir varl\u0131k olarak insan olmaktan kaynaklanan bir esarettir bu. \u0130yi niyetle bunu sosyalist olma zorunlulu\u011fu olarak tan\u0131mlayabilir miyiz? Yoksa bu esaretin ana \u00f6\u011fesi yabanc\u0131la\u015fma m\u0131d\u0131r? Neye yabanc\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n fark\u0131nda m\u0131y\u0131z? Marx\u00b4a g\u00f6re &#8220;makine, g\u00fc\u00e7s\u00fcz insan\u0131 makine durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek i\u00e7in, kendini insan\u0131n g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcne uyarlar (21)&#8221;. Siyasette as\u0131l y\u00f6nelim, se\u00e7me zorunlulu\u011funda b\u0131rakmak de\u011fil, yeni secenekler yaratmakt\u0131r. do\u011fru ya da yanl\u0131\u015f bir karar vermek, cogu zaman karar verememekten \u00e7ok daha iyiyse; b\u00fcy\u00fck hayaller pe\u015finde ko\u015fanlar, kendi baglar\u0131m\u0131z\u0131 bile saglamla\u015ft\u0131ramayan bir makineye d\u00f6n\u00fc\u015fmemelidirler. Sol, maddi temellerini ya\u015fam\u0131n kendisinden alan bir varl\u0131kt\u0131r, birikimdir, disiplindir. Ama burada etik bir sorumlulu\u011fu yok saymak, ister bilin\u00e7li ister bilin\u00e7siz olsun yarat\u0131lacak bir &#8220;ortak k\u00fclt\u00fcr\u00fcn&#8221; ana esaslar\u0131ndan birini es ge\u00e7mek anlam\u0131na gelmiyor mu? \u00d6ncelikle kendimizi mi \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmeliyiz? Sistemin d\u0131\u015f\u0131nda kalanlar kimlerdir? Gelece\u011fin kurucusu kimlerdir? Bu kitlelerin \u00f6zellikleri nelerdir? Biz kimi \u00f6rg\u00fctleyecegiz ve manevi bloklar\u0131 nas\u0131l k\u0131raca\u011f\u0131z? Meclisin bas\u0131n toplant\u0131s\u0131 odas\u0131nda ya da ya\u015fam\u0131n i\u00e7inde sokaklarda &#8211; ya da birbirini besleyen bir dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde kendi adac\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 b\u00fcy\u00fctecek tav\u0131rlar i\u00e7inde mi? Adam\u0131z \u0131ss\u0131z bir ada m\u0131 yoksa adam\u0131z d\u00fcnya kadar geni\u015f mi? Bug\u00fcn\u00fcn materyalizmini nas\u0131l anlatabiliriz? Marcuse\u00b4a g\u00f6re sistemi de\u011fi\u015ftirme g\u00fcc\u00fc d\u0131\u015flananlardad\u0131r (60); ancak sistem her t\u00fcrl\u00fc sosyal ili\u015fkiyi i\u00e7ine al\u0131yorsa tepkinin ana kayna\u011f\u0131n\u0131 nas\u0131l bulaca\u011f\u0131z? Geni\u015f kitleler iradenin boyunduru\u011fu alt\u0131na m\u0131 giriyor yoksa onunla empati mi kuruyor? Teorik olarak solda ama k\u00fclt\u00fcrel olarak sa\u011fda olunabilir mi? Bu k\u00fclt\u00fcr nas\u0131l degi\u015ftirilebilir? \u00d6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nem sol a\u00e7\u0131s\u0131ndan insanlar\u0131n maneviyat\u0131na da seslenen yeni bir dil, yeni bir ili\u015fki kurma bi\u00e7iminin nas\u0131l kurulaca\u011f\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fma d\u00f6nemiyse bu maneviyat\u0131n \u00f6ncelikleri nelerdir? Farkl\u0131l\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131n zenginli\u011fimiz oldu\u011funun fark\u0131na var\u0131p bu farkl\u0131l\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131 politik olarak ifade etmek ve &#8220;diyalekti\u011fi&#8221; kullanmak, ki\u015filer ve olaylar \u00fczerinden suni farkl\u0131l\u0131klar bi\u00e7imlendirip ona politik k\u0131l\u0131flar uydurulmas\u0131ndan daha ak\u0131ll\u0131ca de\u011fil mi? Bizim akl\u0131m\u0131z ba\u015fkalar\u0131n\u0131n mant\u0131\u011f\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 olabilir mi? &#8220;Sonu\u00e7 g\u00fczelse her \u015fey g\u00fczeldir&#8221; mi? Zihni berrakla\u015fmam\u0131z\u0131n zaman\u0131 gelip de ge\u00e7miyor mu? Kolaya ka\u00e7madan elini ta\u015f\u0131n alt\u0131na koymak nas\u0131l olur? E\u015fit, \u00f6zg\u00fcr, s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcz ve s\u0131n\u0131fs\u0131z bir d\u00fcnya aray\u0131\u015f\u0131n\u0131n m\u00fccadelenin ana eksenini olu\u015fturdu\u011fu evrensel ve tarihsel \u00f6zlemin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 olan bizler, kapitalizmin ve onun insanl\u0131\u011fa dayatt\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn bask\u0131, s\u00f6m\u00fcr\u00fc, \u015fiddet ve e\u015fitsizlik bi\u00e7imlerinin ortadan kalkmas\u0131n\u0131 savunuyorsak, \u015fimdi yar\u0131n\u0131 bug\u00fcnden ba\u015flatmak i\u00e7in solun tam zaman\u0131.<\/p>\n<p>Kaynak\u00e7a<\/p>\n<p>(1)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Fukuyama, Francis. (1992). The End of History and the Last Man. Free Press.<br \/>(2)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Laclau, Ernesto ve Mouffe, Chantal. (1989). Hegemony and Socialist Strategy: Towards a Radical Democratic Politics. Verso.<br \/>(3)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Marx, Karl. (1997). Kapital, Birinci Cilt. Sol Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(4)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Hindess, Barry ve Hirst, Paul. (1975). Pre-capitalist Modes of Production. Routledge &amp; Kegan Paul.<br \/>(5)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Laclau, Ernesto. (2006). Pop\u00fclist Ak\u0131l \u00dczerine. Epos Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(6)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Foucault, Michel. (1999). Bilginin Arkeolojisi. Birey Yay\u0131nc\u0131l\u0131k.<br \/>(7)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Wittgenstein, Ludwig . (1972). Philosophical Investigations. Blackwell Publishing. <br \/>(8)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Derrida, John. (1978). Writing and Difference. University of Chicago Press.<br \/>(9)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Foucault, Michel. (2004). Se\u00e7me Yaz\u0131lar 1-6. Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(10)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Aglietta, Michel. (2001). A Theory of Capitalist Regulation. Verso.<br \/>(11)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Habermas, J\u00fcrgen. (1991). The Structural Transformation of the Public Sphere: An Inquiry into a Category of Bourgeosis Society. MIT Press<br \/>(12)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Arendt, Hannah. (1994). \u0130nsanl\u0131k Durumu. \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(13)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Marx, Karl. (1999\/2000). Grundrisse 1\/2. Sol Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(14)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Insel, Ahmet. &#8220;Kod Ad\u0131 Proleterya&#8221;. Roll, Say\u0131 43. 2000<br \/>(15)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Bourdieu, Pierre. (1990). The Logic of Practice. Cambridge Press.<br \/>(16)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Belge, Murat. &#8220;Marksizm ve Yap\u0131salc\u0131l\u0131k&#8221;. 70&#8217;lerin Birikimi Say\u0131:28\/29.<br \/>(17)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Adan\u0131r, Oguz. &#8220;Iki Radikal Ele\u015ftirmen: Marx ve Baudrillard&#8221;. Radikal Kitap. 2007.<br \/>(18)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Baudrillard, Jean. (2001). Impossible Exchange. Verso.<br \/>(19)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Foucault, Michel. (1991). Remarks on Marx: Conversations with Duccio Trombadori. Semiotext.<br \/>(20)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Poulantzas, Nicos. (1978). State, Power, Socialism. Verso.<br \/>(21)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Marx, Karl. (1993). 1844 Elyazmalar\u0131. Sol Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(22)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Kahraman, Hasan B\u00fclent. \u201cModern T\u00fcrk Siyasetinin Rousseaucu K\u0131s\u0131tlamalar\u0131 \u00dcst\u00fcne Raousseau-Kant Ba\u011flam\u0131nda Bir De\u011ferlendirme\u201d, Toplum ve Bilim, Say\u0131 93. 2002.<br \/>(23)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Smart, Barry. (1983). Foucault, Marxism and Critique. Routledge.<br \/>(24)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Agamben, Giorgio. (2001). Kutsal \u0130nsan &#8211; Egemen \u0130ktidar ve \u00c7\u0131plak Hayat. Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(25)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Mutman, Mahmut. &#8220;Siyasetin k\u0131lcal damarlar\u0131: Foucault ve iktidar ezberi&#8221;. Birg\u00fcn Gazetesi. 17 Agustos 2007.<br \/>(26)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Spinoza, de Benedictus. (2000). Political Treatise. Hackett Publishing.<br \/>(27)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Uras, Ufuk. (2007). Alternatif Siyaset Arayislari. Ithaki Yayinlari.<br \/>(28)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Sennet, Richard. (1994). Kamusal \u0130nsan\u0131n \u00c7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc. Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(29)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Sezer, Devrim. Mahremiyetin Despotluklar\u0131: Kamusal \u0130nsan\u0131n \u00c7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc \u00dczerine Bir Deneme. (http:\/\/www.korotonomedya.net)<br \/>(30)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Arendt, Hannah. (1993). Between Past and Future. Penguin Classics.<br \/>(31)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Baudrillard, Jean. (1996). The Perfect Crime. Verso Books.<br \/>(32)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Baker, Ulus. Siyasal alan\u0131n olu\u015fumu \u00fczerine bir deneme. (http:\/\/www.korotonomedya.net)<br \/>(33)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Hegel, Wilhelm F. (1977). Phenomenology of Spirit. Oxford University Press.<br \/>(34)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Marx, Karl ve Engels, Friedrich. (1999). Alman Ideolojisi. Sol Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(35)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Jessop, Bob. (1990). The State Theory: Putting the Capitalist State in its Place. Polity Press.<br \/>(36)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Lukes, Steven. (1998). Marksizm ve Ahlak. Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(37)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Marx, Karl. (2000). Kapital, \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Cilt. Sol Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(38)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 G\u00f6kmen, \u00d6zg\u00fcr. Marksizm ve Ahlak. Virg\u00fcl Say\u0131 24. 1999.<br \/>(39)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Hardt, Michael ve Negri, Antonio. (2003). Diyonisos\u00b4un Emegi: Kapitalist Devlet bi\u00e7iminin Bir Ele\u015ftirisi. Ileti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(40)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Lazzarato, Maurizio. (1996).\u00a0 \u201cImmaterial Labor,\u201d Radical Thought in Italy: A Potential Politics. University of Minnesota Press. (http:\/\/www.generation-online.org\/c\/fcimmateriallabour3.htm)<br \/>(41)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Hardt, Michael ve Negri, Antonio. (2001). Imparatorluk. Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(42)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Marx, Karl.\u00a0 &#8220;A Worker&#8217;s Inquiry&#8221;. Sosyalistler toplant\u0131s\u0131. 20 Nisan 1880<br \/>(43)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Arendt, Hannah. (1993). Between Past and Future. Penguin Classics.<br \/>(44)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Platon. (2006). Sokrates\u00b4in Savunmas\u0131. Cem Yay\u0131nevi.<br \/>(45)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Kant, Immanuel. (2000). The Critique of Judgment. Prometheus Books<br \/>(46)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Deleuze, Gilles; Guattari, Felix ve Massumi, Brian. (1987). A Thousand Plateaus: Capitalism and Schizophrenia. University of Minnesota Press.<br \/>(47)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Baudrillard, Jean. (1996). The Perfect Crime. Verso Books.<br \/>(48)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Deleuze, Gilles. (1976). Rhizome. Editions de Minuit.<br \/>(49)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Mahcupyan, Etyen. &#8220;Muhafazak\u00e2rlar \u015fa\u015f\u0131rtmaya devam edecek&#8221;. Zaman Gazetesi. 06 Eyl\u00fcl 2007.<br \/>(50)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Keyman, Fuat. &#8220;Merkez solu nas\u0131l dolduraca\u011f\u0131z?&#8221;, Radikal2. 19 Agustos 2007.<br \/>(51)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Mill, John Stuart. (1982). On Liberty. Penguin Classics.<br \/>(52)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Marx, Karl. (2000). Yabanc\u0131la\u015fma. Sol Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(53)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Rousseau, Jean-Jacques. (2006). Toplum S\u00f6zle\u015fmesi. T\u00fcrkiye I\u015f Bankas\u0131 K\u00fclt\u00fcr Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(54)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Hobsbawm, Eric. (1995). Sosyal \u0130syanc\u0131lar. Sarmal Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(55)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Kozano\u011flu. Hayri. (2003). K\u00fcreselle\u015fme Heyulas\u0131. \u0130thaki Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(56)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Klein. Naomi. (2002). No Logo. Bilgi Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(57)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Foucault, Michel. (2000). Hapishanenin Dogu\u015fu. Imge Kitabevi Yayinlari.<br \/>(58)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Hikmet, Naz\u0131m. (2007). B\u00fct\u00fcn \u015fiirleri. Yap\u0131 Kredi Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(59)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Sarte, Jean Paul. (1999). Hepimiz Katiliz &#8211; S\u00f6m\u00fcrge\u00e7ilik Bir Sistemdir. Belge Yay\u0131nlar\u0131.<br \/>(60)\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Marcuse, Herbert. (1998). Kar\u015f\u0131-devrim ve \u0130syan. Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p> Yeniden Devrim dergisi Sayi 5, K\u0131\u015f 2007<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Kat\u0131 olan her \u015feyin buharla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde ya\u015f\u0131yoruz. Kendimizi, toplumu ve ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan, ili\u015fkilerimizin do\u011fas\u0131na kadar verili kabul etti\u011fimiz bir\u00e7ok kavram\u0131n toplumdaki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fti\u011fini sezebiliyoruz. Bulundu\u011fumuz yerde toplumun neresinde durdu\u011fumuzu anlamak gittik\u00e7e zorla\u015f\u0131yor. Klasik siyasetin ara\u00e7lar\u0131 ve tan\u0131mlar\u0131 g\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamakta bazen yetersiz kalabiliyor. Politik olma ya da olmama konusunda karar vermek i\u00e7in politikan\u0131n [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[98],"tags":[],"class_list":{"0":"post-3658","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-turkiye"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Kat\u0131 olan her \u015feyin buharla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde ya\u015f\u0131yoruz. Kendimizi, toplumu ve ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan, ili\u015fkilerimizin do\u011fas\u0131na kadar verili kabul etti\u011fimiz bir\u00e7ok kavram\u0131n toplumdaki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fti\u011fini sezebiliyoruz. Bulundu\u011fumuz yerde toplumun neresinde durdu\u011fumuzu anlamak gittik\u00e7e zorla\u015f\u0131yor. Klasik siyasetin ara\u00e7lar\u0131 ve tan\u0131mlar\u0131 g\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamakta bazen yetersiz kalabiliyor. Politik olma ya da olmama konusunda karar vermek i\u00e7in politikan\u0131n [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-01-04T08:15:37+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"50 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL\",\"datePublished\":\"2010-01-04T08:15:37+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/\"},\"wordCount\":10066,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg\",\"articleSection\":[\"T\u00fcrkiye\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/\",\"name\":\"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg\",\"datePublished\":\"2010-01-04T08:15:37+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL","og_description":"Kat\u0131 olan her \u015feyin buharla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde ya\u015f\u0131yoruz. Kendimizi, toplumu ve ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan, ili\u015fkilerimizin do\u011fas\u0131na kadar verili kabul etti\u011fimiz bir\u00e7ok kavram\u0131n toplumdaki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fti\u011fini sezebiliyoruz. Bulundu\u011fumuz yerde toplumun neresinde durdu\u011fumuzu anlamak gittik\u00e7e zorla\u015f\u0131yor. Klasik siyasetin ara\u00e7lar\u0131 ve tan\u0131mlar\u0131 g\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamakta bazen yetersiz kalabiliyor. Politik olma ya da olmama konusunda karar vermek i\u00e7in politikan\u0131n [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-01-04T08:15:37+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"50 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL","datePublished":"2010-01-04T08:15:37+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/"},"wordCount":10066,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg","articleSection":["T\u00fcrkiye"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/","name":"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg","datePublished":"2010-01-04T08:15:37+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.kolayidare.com\/k_i\/haberresim\/siyaset.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/04\/siyaset-mi-degisiyor-yoksa-kavramlar-mi-caghan-kizil\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Siyaset mi De\u011fi\u015fiyor Yoksa Kavramlar m\u0131? | \u00c7a\u011fhan KIZIL"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3658","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3658"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3658\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3658"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3658"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3658"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}