{"id":3802,"date":"2010-03-10T01:00:00","date_gmt":"2010-03-09T22:00:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/"},"modified":"2010-03-10T01:00:00","modified_gmt":"2010-03-09T22:00:00","slug":"ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/","title":{"rendered":"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord&#8217;un Sinemas\u0131 &#8211; Giorgio Agamben"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/guydebord.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>Burada amac\u0131m Guy Debord&#8217;un sinema alan\u0131ndaki poetikas\u0131n\u0131n, ya da daha do\u011frusu kompozisyon tekni\u011finin baz\u0131 y\u00f6nlerini tan\u0131mlamak. &#8220;Sinematografik eser&#8221; teriminden bilhassa ka\u00e7\u0131n\u0131yorum, \u00e7\u00fcnk\u00fc bizzat Debord bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn kendi durumuna uygulanamayaca\u011f\u0131 konusunda bizi uyar\u0131yor. In girum imus nocte et consumimur igni&#8217;de (1978) &#8220;hayat hikayeme bak\u0131l\u0131rsa, sinematografik bir eser yaratamayaca\u011f\u0131m apa\u00e7\u0131k belli olur&#8221; diye yaz\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Zaten yaln\u0131zca sanat eseri kavram\u0131n\u0131n Debord&#8217;un durumunda uygun ka\u00e7mayaca\u011f\u0131n\u0131 sanmakla kalm\u0131yorum, \u00f6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, edebi olsun, sinematografik olsun, ya da ba\u015fka bir alanda olsun eser denen \u015feyleri \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye giri\u015fti\u011fimiz her defas\u0131nda, bizzat eser s\u00fcresinin sorgulanmas\u0131n\u0131n gerekip gerekmedi\u011fini soruyorum kendime. Kendi ba\u015f\u0131na sanat eserini sorgulamak yerine neler yap\u0131labilece\u011fi ile nelerin yap\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu aras\u0131ndaki ili\u015fkinin sorulmas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bir defas\u0131nda, kendisini bir filozof olarak kabul etmeye yeltendi\u011fimde (hala da \u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum) Debord bana &#8220;ben bir filozof de\u011filim, bir stratejistim&#8221; demi\u015fti. Kendi zaman\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn hayat\u0131n\u0131 stratejiye adayaca\u011f\u0131 bitimsiz bir sava\u015f olarak g\u00f6rd\u00fc. \u0130\u015fte bu y\u00fczden sineman\u0131n bu strateji i\u00e7inde ne gibi bir yeri oldu\u011funu sormak gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Neden sinema ve Isou&#8217;da oldu\u011fu gibi Durumcular i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemli olan \u015eiir, ya da dostlar\u0131ndan biri. Asger Jorn gibi resim de\u011fil?<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">San\u0131yorum bu sinemayla tarih aras\u0131ndaki s\u0131k\u0131 ba\u011fda gizli. Bu ba\u011f nereden geliyor ve bu hangi tarih?<\/p>\n<p>Bu durum imaj\u0131n \u00f6zg\u00fcl i\u015flevine ve derinden tarihsel karakterine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Burada \u00f6nemli olsalar da detaylara \u00e7ok fazla dalmak gerekmiyor. \u0130nsan yaln\u0131zca kendi ba\u015f\u0131na imajlarla ilgilenen tek varl\u0131kt\u0131r. Hayvanlar da imajlara \u00e7ok ilgi duyarlar, ama yaln\u0131z mecbur kald\u0131k\u00e7a. Bir bal\u0131\u011fa di\u015fisinin imaj\u0131n\u0131 g\u00f6sterebilirsiniz, sperm salacakt\u0131r. Bir ku\u015fu tuza\u011fa \u00e7ekmek i\u00e7in kendi cinsin-den ba\u015fka bir ku\u015fun imaj\u0131n\u0131 g\u00f6sterin, bu ger\u00e7ekle\u015fecektir. Ama hayvan bir imaj\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda oldu\u011funu fark etti\u011finde b\u00fct\u00fcn ilgisini kaybeder. Oysa insan \u00f6yle bir hayvand\u0131r ki, imajlar\u0131 bir kez tan\u0131d\u0131\u011f\u0131nda ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na onlara ilgi duymaya ba\u015flar. \u0130\u015fte bu y\u00fczden resimle ilgilenir, sinemaya gider. Buradaki \u00f6zg\u00fcl bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131zdan insan\u0131n tan\u0131mlar\u0131ndan biri sinemaya giden hayvan olabilirdi. \u0130nsan bir kez ger\u00e7ek varl\u0131klar olmad\u0131klar\u0131n\u0131n fark\u0131na vard\u0131\u011f\u0131nda imajlara ilgi duymaya ba\u015flar. Di\u011fer bir nokta ise, Gilles Deleuze&#8217;\u00fcn g\u00f6sterdi\u011fi gibi, sinemadaki imaj\u0131n (\u00fcstelik yaln\u0131z sinemada de\u011fil, genel olarak modern zamanlarda) art\u0131k hareketsiz bir \u015fey, bir arketip, yani tarihd\u0131\u015f\u0131 bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r: imaj\u0131n bizzat kendisi hareketli bir kesit, bir hareket-imaj olarak dinamik bir gerilimle y\u00fcklenmi\u015ftir. Sineman\u0131n k\u00f6keninde hareket y\u00fckl\u00fc imajlar olarak yatan Marey ve Muybridge foto\u011fraflar\u0131nda \u00e7ok iyi g\u00f6r\u00fclebilir bu dinamik y\u00fck. Benjamin&#8217;in de diyalektik imaj ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi, onun i\u00e7in tarihsel deneyimin esas unsuru olan \u015feyde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc de i\u015fte b\u00f6yle bir y\u00fckt\u00fc. Tarihsel deneyim imajla olur ve imajlar bizzat tarih y\u00fckl\u00fcd\u00fcrler. Resimle ili\u015fkimizi de bu bak\u0131mdan ele alabiliriz: resimler hareketsiz imajlar de\u011fildirler, daha \u00e7ok elimizde olmayan bir filmin hareket y\u00fckl\u00fc karelerinden ibarettirler. Onlar\u0131 bu filme iade etmek gerekir (burada Aby Warburg&#8217;un projesini hat\u0131rlay\u0131n).<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Peki ama bu hangi tarihtir? Burada kesinle\u015ftirilmesi gereken, bunun kronolojik bir tarih de\u011fil tam anlam\u0131yla mesih\u00e7i bir tarih oldu\u011fudur. Bu Kurtulu\u015fun tarihidir, bir \u015feyi kurtarmak gerekir. Ve bu son tarihtir, eskatolojiktir, orada bir \u015feyin tamamlanmas\u0131, yarg\u0131lanmas\u0131, burada, ama ba\u015fka bir zamanda olup bitmesi, yani ba\u015fka bir yerlere ka\u00e7madan kronolojik zaman\u0131n elinden kurtulmas\u0131 gerekir. \u0130\u015fte bu nedenle mesih\u00e7i tarih hesaba gelmez. Yahudi gelene\u011finde, tam bir hesap ironisi vard\u0131r: rabbiler Mesih&#8217;in geli\u015f g\u00fcn\u00fcn\u00fc hesaplamak u\u011fruna \u00e7ok karma\u015f\u0131k hesaplar yaparken, Mesih&#8217;in geli\u015fi \u00f6nceden hesaplanamaz oldu\u011fu i\u00e7in bunlar\u0131n yasak hesaplamalar oldu\u011funu s\u00f6ylemekten de bir an olsun geri kalmazlard\u0131. Ama ayn\u0131 zamanda, tarihin her an\u0131 onun geli\u015fiydi, Mesih hep zaten gelmi\u015fti, hep oradayd\u0131 i\u015fte. Her an, her imaj tarihle y\u00fckl\u00fcyd\u00fc, \u00e7\u00fcnk\u00fc Mesih&#8217;in girece\u011fi k\u00fc\u00e7\u00fck kap\u0131yd\u0131. Debord&#8217;un Histoire(s) du cinema&#8217;n\u0131n Godard&#8217;iyla payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u015fte sinemadaki bu mesih\u00e7i durumdur. Eski d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131na ra\u011fmen (Debord 68&#8217;de Godard hakk\u0131nda \u00c7in yanl\u0131s\u0131 \u0130svi\u00e7relilerin en yav\u015fa\u011f\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fti) Godard ilk defa Debord&#8217;un \u015fekillendirdi\u011fi paradigmay\u0131 yeniden bulmu\u015ftur. Peki bu paradigma, bu kompozisyon tekni\u011fi nedir? Serge Daney, Godard&#8217;\u0131n Histoire(s)&#8217;\u0131 hakk\u0131nda meselenin montaj oldu\u011funu a\u00e7\u0131kl\u0131yor: &#8220;sinema bir \u015feyi, montaj\u0131 ar\u0131yordu ve Yirminci y\u00fczy\u0131l insan\u0131n\u0131n m\u00fcthi\u015f ihtiya\u00e7 duydu\u011fu \u015fey buydu.&#8221; Godard&#8217;\u0131n da Histoire(s) du cinema&#8217;da g\u00f6sterdi\u011fi i\u015fte budur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Sineman\u0131n en \u00f6zel karakteri montajd\u0131r. Peki ama montaj nedir, ya da daha do\u011frusu, montaj\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olma ko\u015fullar\u0131 nelerdir? Felsefede Kant&#8217;tan beri herhangi bir \u015feyin m\u00fcmk\u00fcn olabilece\u011fi ko\u015fullara &#8216;a\u015fk\u0131nsallar&#8217; deniyor. \u00d6yleyse montaj\u0131n a\u015fk\u0131nsallar\u0131 nelerdir? Montaj\u0131n iki a\u015fk\u0131nsal ko\u015fulu vard\u0131r: tekrar ve durma. Bunlar\u0131 icat eden Debord de\u011fildir, ama meseleyi \u0131\u015f\u0131\u011fa \u00e7\u0131karm\u0131\u015f, s\u00f6z konusu a\u015fk\u0131nsallar\u0131 kendi ba\u015flar\u0131na te\u015fhir etmi\u015ftir. Ve Godard da Histoire(s)&#8217;da ayn\u0131 \u015feyi yapacakt\u0131r. Art\u0131k \u00e7ekim yapmaya ihtiya\u00e7 yok: yaln\u0131zca tekrarlanacak ve durdurulacak. Bu sinema tarihiyle ili\u015fkili olarak yeni bir epokhe bi\u00e7imidir. Bu olgu 1995 Locarno festivalinde beni \u00e7ok \u00e7arpm\u0131\u015ft\u0131. Kompozisyon tekni\u011fi de\u011fi\u015fmemi\u015ftir, montaj olarak kalm\u0131\u015ft\u0131r, ama \u015fimdi montaj art\u0131k ilk plana \u00e7\u0131kmakta ve bizzat kendisi olarak g\u00f6sterilmektedir. \u0130\u015fte bu y\u00fczden sineman\u0131n b\u00fct\u00fcn t\u00fcrlerin \u00fcst \u00fcste \u00e7ak\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir kay\u0131ts\u0131zl\u0131k b\u00f6lgesine girmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir: hem belgesel hem anlat\u0131, hem ger\u00e7eklik hem kurmaca. Art\u0131k sineman\u0131n imajlar\u0131yla sinema yap\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ama \u015fimdi sineman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olma ko\u015fullar\u0131na, tekrar ve durmaya d\u00f6nelim. Nedir tekrar? Modernlikte tekrar\u0131n d\u00f6rt b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc var: Kierkegaard, Nietzsche, Heidegger ve Gilles Deleuze. D\u00f6rd\u00fc de tekrar\u0131n \u00f6zde\u015f olan\u0131n geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ayn\u0131 \u015feyin geri geli\u015fi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdiler. Tekrar\u0131n kuvveti ve zarafeti, bize arma\u011fan etti\u011fi yenilik. Olup bitmi\u015f olan\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmaya geri geli\u015fidir. Bir \u015feyi tekrarlamak demek, onu yeniden m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lmak demektir. Tekrarla haf\u0131za aras\u0131ndaki yak\u0131nl\u0131k i\u015fte bundan gelir. \u00c7\u00fcnk\u00fc haf\u0131za da olup bitmi\u015f olan\u0131 bize olmu\u015f oldu\u011fu gibi veremez. B\u00f6yle bir hal cehennemin ta kendisidir. Haf\u0131za ge\u00e7mi\u015fe imkan\u0131n\u0131 kazand\u0131r\u0131r. An\u0131n\u0131n tamamlanmam\u0131\u015ftan tamamlanm\u0131\u015f\u0131, tamamlanm\u0131\u015ftan ise tamamlanmam\u0131\u015f\u0131 t\u00fcretti\u011fini s\u00f6ylerken haf\u0131zada g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc teolojik deneyimin anlam\u0131 i\u015fte budur. S\u00f6ylemek gerekirse haf\u0131za ger\u00e7ek olan\u0131 tarzland\u0131ran organd\u0131r ve ger\u00e7e\u011fi m\u00fcmk\u00fcne, m\u00fcmk\u00fcn\u00fc ger\u00e7e\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Oysa e\u011fer biraz d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, bu sineman\u0131n tan\u0131m\u0131d\u0131r da. Sinema da hep bunu yapm\u0131yor mu: ger\u00e7e\u011fi m\u00fcmk\u00fcne, m\u00fcmk\u00fcn\u00fc ger\u00e7e\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek? D\u00e9javu \u015f\u00f6yle tan\u0131mlanabilir: &#8220;halihaz\u0131rdaki bir \u015feyi daha \u00f6nce olup bitmi\u015f gibi alg\u0131lamak&#8221; ve tersi, olup bitmi\u015f bir \u015feyi \u015fimdiymi\u015f gibi alg\u0131lamak. Sineman\u0131n yeri i\u015fte bu kay\u0131ts\u0131zl\u0131k b\u00f6lgesidir. Bu durumda imajlarla \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n ne kadar tarihsel ve mesih\u00e7i bir \u00f6nem ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131labilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc g\u00fcc\u00fc ve imkan\u0131 tan\u0131m icab\u0131 imkans\u0131z olana, ge\u00e7mi\u015fe yans\u0131tman\u0131n bir yoludur. \u00d6yleyse sinema medyan\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n tersini yapmaktad\u0131r. Medya bize hep olan\u0131, olup bitmi\u015fi verir, ama imkans\u0131z olarak, kuvvetinden yoksun olarak. Dolay\u0131s\u0131yla kar\u015f\u0131s\u0131nda kuvvetsiz, g\u00fc\u00e7s\u00fcz oldu\u011fumuz bir olay\u0131 vermektedir. Medya rahats\u0131z, ama ayn\u0131 zamanda g\u00fc\u00e7s\u00fcz vatanda\u015f\u0131 sever. Televizyon r\u00f6portaj\u0131n\u0131n amac\u0131 da zaten bundan ibarettir. Bu k\u00f6t\u00fc, i\u00e7erleyen insan\u0131n haf\u0131zas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Tekrar\u0131 kompozisyon tekni\u011finin merkezine yerle\u015ftirerek Debord bize g\u00f6sterdi\u011fine yeniden imkan tan\u0131r, ya da daha do\u011frusu ger\u00e7ek olanla m\u00fcmk\u00fcn olan aras\u0131nda bir karars\u0131zl\u0131k b\u00f6lgesi a\u00e7ar. Bir televizyon s\u00f6yle\u015fisi par\u00e7as\u0131n\u0131, tekrar\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6sterdi\u011finde, bu olup bitmi\u015f bir \u015fey olarak kalmay\u0131 b\u0131rak\u0131r ve yeniden m\u00fcmk\u00fcn bir \u015fey haline gelir. Kendinize sorars\u0131n\u0131z: &#8220;b\u00f6yle bir \u015fey nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015f olabilir?&#8221;. Bu ilk tepkidir. Ama ayn\u0131 zamanda anla\u015f\u0131l\u0131r ki, evet, her \u015fey m\u00fcmk\u00fcn, bize g\u00f6sterilen deh\u015fet bile. Hannah Arendt bir zamanlar kamplardaki nihai ya\u015fant\u0131y\u0131 &#8220;her \u015fey m\u00fcmk\u00fcn&#8221;\u00fcn ilkesi diye tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Sineman\u0131n ikinci unsuru, ikinci a\u015fk\u0131nsal ko\u015fulu durmad\u0131r. Bu, Benjamin&#8217;in bahsetti\u011fi kesintiye u\u011fratma kudreti, &#8220;devrimci kopu\u015f&#8221;tur. Bu sinemada \u00e7ok \u00f6nemli ama yine ekleyelim, yaln\u0131z sinemada de\u011fil. Sinemayla anlat\u0131, hep sinemayla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f anlatan d\u00fczyaz\u0131 aras\u0131ndaki fark i\u015fte budur. Durma tam aksine bize sineman\u0131n d\u00fczyaz\u0131dan \u00e7ok \u015fiire yak\u0131n oldu\u011funu g\u00f6sterir. Edebiyat kuramc\u0131lar\u0131 d\u00fczyaz\u0131yla \u015fiir aras\u0131ndaki fark\u0131 tan\u0131mlarken hep zorluk \u00e7ekerler. \u015eiiri karakterize eden pek \u00e7ok unsur d\u00fczyaz\u0131ya da ge\u00e7ebilir (mesela d\u00fczyaz\u0131 hece say\u0131s\u0131 bak\u0131m\u0131ndan m\u0131sralar i\u00e7erebilir). \u015eiirde yap\u0131l\u0131p d\u00fczyaz\u0131da yap\u0131lamayacak tek \u015fey, m\u0131sra aktar\u0131mlar\u0131 ve kesmelerdir. \u015eair sese dayal\u0131, \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc bir s\u0131n\u0131r\u0131 c\u00fcmle yap\u0131s\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131r\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karabilir. Bu sadece bir durak de\u011fil, sesle anlam aras\u0131ndaki bir \u00e7ak\u0131\u015fmazl\u0131k, bir kopmad\u0131r. \u0130\u015fte Val\u00e9ry&#8217;nin \u015fiirin ne oldu\u011funa dair verdi\u011fi o enfes tan\u0131m da buradan yola \u00e7\u0131k\u0131yor: &#8220;\u015fiir, sesle anlam aras\u0131ndaki o s\u00fcre\u011fen teredd\u00fct&#8230;&#8221; H\u00f6lderlin&#8217;in de kesmenin, kelimelerin ritmini ve ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 durdurarak kelimeyle temsili kendi ba\u015f\u0131na sergiledi\u011fini s\u00f6ylemesi bundand\u0131. Kelimeyi durdurmak onu kendisi olarak sergilemek \u00fczere anlam ak\u0131\u015f\u0131ndan s\u00f6k\u00fcp almakt\u0131r. Ayn\u0131 \u015fey Debord&#8217;un uygulad\u0131\u011f\u0131 ve montaj\u0131n a\u015fk\u0131nsal bir ko\u015fulunu olu\u015fturan durdurma i\u00e7in de s\u00f6ylenebilir. Val\u00e9ry&#8217;nin tan\u0131m\u0131n\u0131 yeniden ele alarak sineman\u0131n, hi\u00e7 de\u011filse belli bir sineman\u0131n imaj ile anlam aras\u0131nda uzay\u0131p giden bir teredd\u00fct oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Bir duraklama, kronolojik bir duraksama anlam\u0131nda bir durma de\u011fil bu. Bizzat imaj \u00fcst\u00fcnde \u00e7al\u0131\u015fan, onu kendi ba\u015f\u0131na sergilemek \u00fczeren anlat\u0131sal g\u00fcc\u00fcn elinden s\u00f6k\u00fcp kurtaran bir durma,durdurma kudretinden bahsediyoruz. Debord&#8217;un filmlerinde, Godard&#8217;\u0131nsa Histoire(s)&#8217;\u0131nda b\u00f6yle bir durma kuvvetiyle \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor olmalar\u0131 i\u015fte bu anlamdad\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu iki a\u015fk\u0131nsal ko\u015ful asla birbirlerinden ayr\u0131lamazlar, beraberce bir sistem olu\u015ftururlar. Debord&#8217;un son filminin hemen ba\u015f\u0131nda \u00e7ok \u00f6nemli bir metin g\u00f6r\u00fcn\u00fcr: &#8220;sineman\u0131n \u00f6nce bu beyaz ekrana, sonra \u015fu siyah ekrana indirgenebilece\u011fini g\u00f6sterdim.&#8221; Debord&#8217;un bununla anlatmak istedi\u011fi, tam da montaj\u0131n a\u015fk\u0131nsal ko\u015fullar\u0131 olarak birbirlerinden kopar\u0131lamayacak tekrar ve durmad\u0131r. Siyah ve beyaz, yani imajlar\u0131n g\u00f6r\u00fclemeyecek derecede haz\u0131r bulunduklar\u0131 fon ile hi\u00e7bir imaj\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 bo\u015fluk. Bununla Debord&#8217;un teorik \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 aras\u0131nda bir analoji vard\u0131r. Mesela Durumculu\u011fa ad\u0131n\u0131 veren &#8220;in\u015fa edilmi\u015f durum&#8221; kavram\u0131 ele al\u0131n\u0131rsa, bir durum bir biriciklik ile bir tekrar aras\u0131ndaki bir karars\u0131zl\u0131k, kay\u0131ts\u0131zl\u0131k b\u00f6lgesidir. Debord durumlar in\u015fa etmek gerekti\u011fini s\u00f6yledi\u011finde bu her zaman hem tekrarlanabilen hem de biricik olan bir \u015feydir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Debord ayn\u0131 \u015feyi geleneksel &#8220;Son&#8221; kelimesi yerine &#8220;ba\u015ftan yeniden al\u0131narak&#8221; diye yazarak bitirdi\u011fi In girum imus nocte et consumimur igni&#8217;de de s\u00f6yl\u00fcyor. Burada da filmin bir palindrom, yani kendi \u00fcst\u00fcne d\u00f6nen bir c\u00fcmle olan ba\u015fl\u0131\u011f\u0131nda bile i\u015fleyen ayn\u0131 ilkedir. Bir bak\u0131ma Debord&#8217;un sinemas\u0131nda asli bir palindrom karakteri vard\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Tekrar ve durma beraberce, \u00fczerine konu\u015ftu\u011fumuz tarzdaki sineman\u0131n mesih\u00e7i misyonunu ger\u00e7ekle\u015ftirirler. Bu misyonun yarat\u0131mla asli bir meselesi vard\u0131r. Ama bu ilkinin ard\u0131ndan ikinci bir yarat\u0131m anlam\u0131na gelmiyor. Sanat\u00e7\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 salt yarat\u0131c\u0131l\u0131k terimleriyle ele almamak gerekir: aksine her yaratma eyleminin kalbinde bir yarat\u0131lan\u0131 bozma eylemi bulunur. Deleuze bir g\u00fcn sinema hakk\u0131nda konu\u015furken her yaratma eyleminin her zaman bir direni\u015f eylemi de oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fti. Peki ama direnmek ne anlama geliyor? Her \u015feyden \u00f6nce varolan\u0131n yarat\u0131m\u0131n\u0131 -bozma, ger\u00e7e\u011fin yarat\u0131m\u0131n\u0131-bozma, orada duran olgudan daha kuvvetli olma anlam\u0131na geliyor. Her yaratma eylemi ayn\u0131 zamanda bir d\u00fc\u015f\u00fcnme eylemidir ve bir d\u00fc\u015f\u00fcnme eylemi yarat\u0131c\u0131 bir eylemdir, \u00e7\u00fcnk\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnme her \u015feyden \u00f6nce ger\u00e7ek olan\u0131n yarat\u0131m\u0131n\u0131-bozabilme kapasitesiyle tan\u0131mlan\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">E\u011fer sineman\u0131n misyonu buysa tekrar ve durman\u0131n g\u00fc\u00e7leriyle b\u00f6ylesine i\u015flenmi\u015f bir imaj nedir, nas\u0131ld\u0131r? \u0130maj\u0131n stat\u00fcs\u00fcnde de\u011fi\u015fen nedir? Burada b\u00fct\u00fcn geleneksel ifade kavray\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131 yeniden d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekiyor. Yayg\u0131n olan ifade kavray\u0131\u015f\u0131 Hegelci modelin egemenli\u011fi alt\u0131ndad\u0131r: buna g\u00f6re her ifade bir ortamda, ister imaj olsun, ister s\u00f6z ya da renk, sonu\u00e7ta tamamlanacak ifadenin i\u00e7inde yitecek bir ortam taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilir. \u0130fadeli eylem bir kez ortam, yani ara\u00e7 kendi ba\u015f\u0131na alg\u0131lanamaz hale geldi\u011finde tamamlanm\u0131\u015f demektir. Ortam\u0131n bak\u0131\u015f\u0131m\u0131za sundu\u011funda, kendini g\u00f6steren mutla\u011f\u0131n i\u00e7inde, kendi ba\u015f\u0131na par\u0131ldayan mutlakta kaybolup gitmesi, g\u00f6zden yitmesi gerekir. Aksine, tekrar ve durmayla i\u015flenen imaj g\u00f6rmemize-verdi\u011finin i\u00e7inde kaybolmayan bir ara\u00e7, bir ortamd\u0131r. Bu &#8220;saf ara\u00e7&#8221; diyebilece\u011fim, kendini oldu\u011funca g\u00f6steren bir ara\u00e7t\u0131r. \u0130maj g\u00f6rmemize-verdi\u011finin i\u00e7inde yitip gitmek yerine kendisini bizzat g\u00f6r\u00fclmeye verir. Sinema tarih\u00e7ileri Bergman&#8217;\u0131n Monika filminde (1952) Harriet Andersson&#8217;un g\u00f6zlerini aniden kameraya dikmesini \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir yenilik diye kabul ettiler. Bergman bu sekans konusunda \u015funlar\u0131 yazm\u0131\u015ft\u0131: &#8220;Burada sinema tarihinde ilk kez seyirciyle aniden do\u011frudan bir temas kuruluyor.&#8221; O g\u00fcnden beri pornografi ve reklam bu y\u00f6ntemi epeydir banalle\u015ftirdiler. Yapmas\u0131 gerekenleri yaparken sabit bir \u015fekilde g\u00f6zlerini kameraya diken, b\u00f6ylece partnerinden \u00e7ok seyirciyle ilgilendi\u011fini g\u00f6steren porno y\u0131ld\u0131z\u0131n\u0131n bak\u0131\u015f\u0131na epeydir al\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130lk filmlerinden beri ve gittik\u00e7e daha a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde Debord bize kendi ba\u015f\u0131na imaj\u0131, yani G\u00f6steri Toplumu&#8217;nun temel teorik ilkelerinden biri uyar\u0131nca do\u011fru ile yanl\u0131\u015f aras\u0131ndaki karars\u0131zl\u0131k b\u00f6lgesi olan imaj\u0131 g\u00f6steriyor. Ama bir imaj\u0131 g\u00f6stermenin iki yolu vard\u0131r. Kendi ba\u015f\u0131na imaj olarak g\u00f6sterildi\u011finde imaj art\u0131k hi\u00e7bir \u015feyin imaj\u0131 olmay\u0131 bile b\u0131rak\u0131r, o bizzat art\u0131k imajs\u0131zd\u0131r. Bir imaj\u0131 yap\u0131lamayacak tek \u015fey, s\u00f6ylemek gerekirse imaj\u0131n imaj\u0131d\u0131r. G\u00f6sterge her \u015feyi g\u00f6sterebilir, sadece g\u00f6stermekte olma halini g\u00f6steremez. Wittgenstein g\u00f6sterilemez, ya da dile getirilemez olan\u0131n, bir \u015fekilde s\u00f6ylenemezin s\u00f6ylemenin i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylemi\u015fti. &#8220;\u0130majs\u0131z&#8221;la bu ili\u015fkiyi g\u00f6stermenin, art\u0131k g\u00f6r\u00fclecek bir \u015feyi kalmayan\u0131 g\u00f6rmeye-vermenin iki yolu var. Birisi sanki hep g\u00f6r\u00fclecek bir \u015fey varm\u0131\u015f gibi yapan porno ve reklam; burada imajlar\u0131n berisinde hep ba\u015fka imajlar var. Di\u011feri, imaj olarak sunulan bu imajda, Benjamin&#8217;in dedi\u011fi gibi her imaj\u0131n s\u0131\u011f\u0131na\u011f\u0131 olan bu &#8220;imajs\u0131z&#8221;\u0131 g\u00f6r\u00fclmeye-b\u0131rakan bir imaj. \u0130\u015fte sineman\u0131n b\u00fct\u00fcn eti\u011fi ve siyaseti bu fark \u00fczerinde oynuyor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Giorgio Agamben <\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00c7eviren: Ulus Baker<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Burada amac\u0131m Guy Debord&#8217;un sinema alan\u0131ndaki poetikas\u0131n\u0131n, ya da daha do\u011frusu kompozisyon tekni\u011finin baz\u0131 y\u00f6nlerini tan\u0131mlamak. &#8220;Sinematografik eser&#8221; teriminden bilhassa ka\u00e7\u0131n\u0131yorum, \u00e7\u00fcnk\u00fc bizzat Debord bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn kendi durumuna uygulanamayaca\u011f\u0131 konusunda bizi uyar\u0131yor. In girum imus nocte et consumimur igni&#8217;de (1978) &#8220;hayat hikayeme bak\u0131l\u0131rsa, sinematografik bir eser yaratamayaca\u011f\u0131m apa\u00e7\u0131k belli olur&#8221; diye yaz\u0131yor. Zaten yaln\u0131zca sanat [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[112],"tags":[],"class_list":{"0":"post-3802","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-yedinci-sanat"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord&#039;un Sinemas\u0131 - Giorgio Agamben - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord&#039;un Sinemas\u0131 - Giorgio Agamben\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Burada amac\u0131m Guy Debord&#8217;un sinema alan\u0131ndaki poetikas\u0131n\u0131n, ya da daha do\u011frusu kompozisyon tekni\u011finin baz\u0131 y\u00f6nlerini tan\u0131mlamak. &#8220;Sinematografik eser&#8221; teriminden bilhassa ka\u00e7\u0131n\u0131yorum, \u00e7\u00fcnk\u00fc bizzat Debord bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn kendi durumuna uygulanamayaca\u011f\u0131 konusunda bizi uyar\u0131yor. In girum imus nocte et consumimur igni&#8217;de (1978) &#8220;hayat hikayeme bak\u0131l\u0131rsa, sinematografik bir eser yaratamayaca\u011f\u0131m apa\u00e7\u0131k belli olur&#8221; diye yaz\u0131yor. Zaten yaln\u0131zca sanat [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-03-09T22:00:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"14 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord&#8217;un Sinemas\u0131 &#8211; Giorgio Agamben\",\"datePublished\":\"2010-03-09T22:00:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/\"},\"wordCount\":2760,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Yedinci Sanat\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/\",\"name\":\"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord'un Sinemas\u0131 - Giorgio Agamben - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2010-03-09T22:00:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord&#8217;un Sinemas\u0131 &#8211; Giorgio Agamben\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord'un Sinemas\u0131 - Giorgio Agamben - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord'un Sinemas\u0131 - Giorgio Agamben","og_description":"Burada amac\u0131m Guy Debord&#8217;un sinema alan\u0131ndaki poetikas\u0131n\u0131n, ya da daha do\u011frusu kompozisyon tekni\u011finin baz\u0131 y\u00f6nlerini tan\u0131mlamak. &#8220;Sinematografik eser&#8221; teriminden bilhassa ka\u00e7\u0131n\u0131yorum, \u00e7\u00fcnk\u00fc bizzat Debord bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn kendi durumuna uygulanamayaca\u011f\u0131 konusunda bizi uyar\u0131yor. In girum imus nocte et consumimur igni&#8217;de (1978) &#8220;hayat hikayeme bak\u0131l\u0131rsa, sinematografik bir eser yaratamayaca\u011f\u0131m apa\u00e7\u0131k belli olur&#8221; diye yaz\u0131yor. Zaten yaln\u0131zca sanat [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-03-09T22:00:00+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"14 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord&#8217;un Sinemas\u0131 &#8211; Giorgio Agamben","datePublished":"2010-03-09T22:00:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/"},"wordCount":2760,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Yedinci Sanat"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/","name":"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord'un Sinemas\u0131 - Giorgio Agamben - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2010-03-09T22:00:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/10\/ben-bir-filozof-degil-bir-stratejistim-guy-debordun-sinemasi-giorgio-agamben\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Ben bir filozof de\u011fil, bir stratejistim | Guy Debord&#8217;un Sinemas\u0131 &#8211; Giorgio Agamben"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3802","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3802"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3802\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3802"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3802"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3802"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}