{"id":383,"date":"2009-03-10T18:15:33","date_gmt":"2009-03-10T15:15:33","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/"},"modified":"2009-03-10T18:15:33","modified_gmt":"2009-03-10T15:15:33","slug":"jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/","title":{"rendered":"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/jacques_lacan.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" \/>Jacques Lacan 1901\u2019de Paris\u2019te do\u011fdu. T\u0131p \u00f6\u011freniminden sonra 1932\u2019de \u201cKi\u015filikle \u0130li\u015fkileri A\u00e7\u0131s\u0131ndan Paranoyak Psikoz\u201d adl\u0131 teziyle psikiyatr oldu. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta bir \u015fair olarak tan\u0131nd\u0131. Paul Nizan, Jean Paul Sartre ile birlikte \u015fiirleri yay\u0131nland\u0131.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Lacan t\u00fcm ya\u015fam\u0131 boyunca Freud savunucusu oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir. \u00d6zellikle sosyo-k\u00fclt\u00fcralist Amerikan okuluna ve \u201cEgo (Ben) Psikolojisine\u201d,\u201dEgo\u201dnun (Ben) vurgulanmas\u0131na, psikanaliz kavramlar\u0131n\u0131 yumu\u015fatarak deforme eden yazarlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar. Lacan\u2019a g\u00f6re bir bilim olan psikanalizin bir tek nesnesi vard\u0131r : Bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131. Bu nesneyi, daha do\u011frusu bu teorik nesneyi \u00f6zg\u00fcn kavramlar ile i\u015flemek, ele almak gerekir. Bu \u00f6zg\u00fcn bir nesnedir ; ne biyolojik k\u00f6kenli kavramlarla ele al\u0131nabilir ne de sosyoloji a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olanlarla. Jacques Lacan,bu k\u00f6ktenci ve uzla\u015fmaz tutumu nedeniyle uzun s\u00fcre d\u0131\u015fland\u0131, g\u00f6rmezden gelindi. Lacan, t\u00fcm ya\u015fam\u0131 boyunca organik psikiyatri teorik temelinde geli\u015fen klasik psikiyatrik yakla\u015f\u0131ma da kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. Bu tutumuyla Lacan, antipsikiyatri savunucusu olmamakla birlikte, baz\u0131 yazarlar eserini bu y\u00f6nde yorumlamaya a\u00e7\u0131k bulmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Lacan bir yazar \u2013g\u00fc\u00e7 bir yazar- olmaktan \u00f6nce bir konu\u015fmac\u0131d\u0131r. Saint-Anne Hastanesinde, Ecole Pratique Des Hautes Etudes ve Ecole Normal Superieure\u2019de her biri Paris ayd\u0131n \u00e7evrelerinde bir olay yaratan \u00fcnl\u00fc seminerlerini verdi. Temel eseri Ecrits (Yaz\u0131lar) 1966\u2019da yay\u0131mland\u0131. Bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7 eser, b\u00fct\u00fcn kapal\u0131l\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen bir d\u00f6nemin ayd\u0131nlar\u0131n\u0131n elinden d\u00fc\u015fmeyen bir kitap oldu. Lacan da Sokrates gibi \u00f6l\u00fcml\u00fc idi : 3 Eyl\u00fcl 1981\u2019de Paris\u2019te \u00f6ld\u00fc.<br \/>Lacan\u2019\u0131n \u00f6zg\u00fcn yan\u0131, psikanaliz ile yap\u0131salc\u0131 dilbilim aras\u0131nda kurdu\u011fu ili\u015fkidir. Freud\u2019un bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n i\u015fleyi\u015fi hakk\u0131nda \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc mekanizmalar\u0131n aynen dilde de bulundu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir ki, esas bulu\u015fu budur. Ancak, Lacan bu ili\u015fkilendirme i\u015fleminin Freud\u2019a yeni bir \u015fey katmak anlam\u0131na geldi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmez. Aksine, adeta dilbilim psikanalizin temel sorgulama alan\u0131nda yap\u0131sal olarak, yani bir konum olarak bulunan bir bo\u015flu\u011fu doldurmaktad\u0131r. Dilbilim, zaman bak\u0131m\u0131ndan psikanalizden sonra ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Ancak, psikanalizin temel sorunsal\u0131, yaln\u0131zca dilbilim ile ili\u015fkisinde netle\u015fen bir sorunsald\u0131r. Bu demektir ki, yap\u0131salc\u0131 dilbilim psikanaliz i\u00e7in bir sistematikle\u015fme imkan\u0131 tan\u0131maktad\u0131r.<br \/>Lacan\u2019a yak\u0131ndan bakarsak \u201cYap\u0131sal Kuram\u201ddan (\u0130d, Ego, S\u00fcperego kuram\u0131) uzak oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. \u00d6zellikle \u201cR\u00fcyalar\u0131n Yorumu\u201d,\u201dSchreber Vakas\u0131\u201d,\u201dMetapsikoloji\u201ddeki Freud \u00f6n plana \u00e7\u0131kar, yani 1900-1915 aras\u0131 erken Freud. Bu d\u00f6nemde Freud\u2019un temel sorunsal\u0131 bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 \u00e7ocukluk karma\u015falar\u0131, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n i\u015fleyi\u015f mekanizmalar\u0131 ve bast\u0131rma mekanizmas\u0131d\u0131r. Lacan, b\u00f6ylece psikanalizi \u201cbilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n bilimi\u201d olarak ilan edecektir<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">D\u0130L<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bilin\u00e7 kendini ancak dilin yani toplumsal-uzla\u015f\u0131msal bir kurumun dolay\u0131m\u0131yla ele alabilir. \u0130nsan kendi varolu\u015f ger\u00e7e\u011fini oldu\u011fu gibi de\u011fil, ancak dilin ona sundu\u011fu, kendi kurallar\u0131 olan bir yap\u0131dan dolay\u0131mlanarak bi\u00e7imlendirebilir, d\u00fc\u015f\u00fcnebilir ve ifade edebilir. Bu dolay\u0131m, insan\u0131n kendisine yabanc\u0131la\u015fma s\u00fcrecini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar. Zira, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 da insan\u0131n kendi ger\u00e7e\u011fini k\u00fclt\u00fcrel bir koddan dolay\u0131mlanarak kavramak zorunlulu\u011funa ba\u011flan\u0131r.<br \/>Dilin birimleri \u201cg\u00f6sterge\u201dlerdir.G\u00f6sterge bir \u201cg\u00f6steren\u201d, bir de \u201cg\u00f6sterilen\u201dden olu\u015fur. G\u00f6sterge bir ses de\u011fil, \u201ci\u015fitsel imge\u201ddir. Yani, g\u00f6steren fizik bir nesne de\u011fil, bili\u015fsel bir nesnedir. G\u00f6sterilen ise d\u0131\u015f d\u00fcnyadaki bir nesne de\u011fil, \u201ckavram\u201dd\u0131r. Demek ki, g\u00f6stergenin her iki \u00f6gesi de zihinseldir. G\u00f6sterme ili\u015fkisi, bir i\u015fitsel imgeyi (yani g\u00f6stereni) bir kavrama (yani g\u00f6sterilene) ba\u011flayan ili\u015fkidir. G\u00f6sterge d\u0131\u015f d\u00fcnyada bir \u015feyin anlaml\u0131 olarak yerini tutar, ama anlam\u0131 yine kendi i\u00e7indedir, yoksa d\u0131\u015far\u0131da g\u00f6nderimde bulundu\u011fu \u015feyde de\u011fil. Anlam\u0131n kayna\u011f\u0131 bilin\u00e7tir. Yoksa her \u015fey, Demokritos\u2019un dedi\u011fi gibi \u201catomlar ve bo\u015f uzaydan\u201d ibarettir. Bu anlams\u0131z ger\u00e7ekli\u011fe anlam veren, onu bilin\u00e7 edimime nesne edinmemdir. Anlam\u0131n, \u00f6z\u00fcn kayna\u011f\u0131 bilin\u00e7tir. \u201cAtomlar ve bo\u015f uzaydan\u201d olu\u015fan ger\u00e7ekli\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcnmekle bizzat bu ger\u00e7ekli\u011fe anlam katm\u0131\u015f olmam. Benim bilincimin nesnesi, deyim yerindeyse, korelatlard\u0131r, yani anlam yine bilincime i\u00e7kin kal\u0131r. \u0130\u015fte, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck de burada temellenir.<br \/>G\u00f6sterme ili\u015fkisinde her iki \u00f6genin ba\u011flant\u0131s\u0131 keyfidir. Yani, mesela \u201cmasa\u201d i\u015fitsel imgesiyle \u201cmasa\u201d kavram\u0131 aras\u0131nda ne deneysel ne de mant\u0131ki ili\u015fki vard\u0131r. \u0130kinci olarak, g\u00f6stergenin her iki \u00f6gesi de zihinseldir, bir ba\u015fka deyi\u015fle dil i\u00e7inde kal\u0131r. Masa i\u015fitsel imgesi, (g\u00f6stereni) kendisi zihin i\u00e7inde kalmakla yetinmez, anlam\u0131n\u0131 d\u0131\u015f d\u00fcnyada g\u00f6nderimde bulundu\u011fu ger\u00e7eklikten de\u011fil, gene zihindeki masa kavram\u0131ndan al\u0131r. \u0130\u015fte, dile otonomisini veren budur. Dil kendi i\u00e7inde bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr, d\u0131\u015f d\u00fcnyaya g\u00f6nderim zorunlulu\u011fu olmaks\u0131z\u0131n salt dil d\u00fczeyinde \u00e7al\u0131\u015f\u0131labilinir.<br \/>G\u00f6stergenin (ya da Lacan\u2019\u0131n yer yer kulland\u0131\u011f\u0131 daha geni\u015f kapsaml\u0131 \u201csimge\u201dnin) dilin kendi otonom kurallar\u0131yla belirleniyor olmas\u0131, bilince tan\u0131nan t\u00fcm fenomenolojik ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n sonu olur. Ger\u00e7ekten de fenomenolojik indirgeme y\u00f6ntemi, paranteze alma i\u015flemi asl\u0131nda hi\u00e7 umulmad\u0131k bir kal\u0131nt\u0131 b\u0131rak\u0131r. Dili bilin\u00e7ten atamazs\u0131n\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu durumda bir bilin\u00e7 edimi \u201ccogito\u201d m\u00fcmk\u00fcn olamaz. Dilden ar\u0131nm\u0131\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130nsan kendisini ve ger\u00e7ekli\u011fi ancak dilin verdi\u011fi dolay\u0131m sayesinde d\u00fc\u015f\u00fcnebilirken, hem ger\u00e7ekli\u011fi kendisinden ay\u0131rdetme \u2013 b\u00f6ylece ger\u00e7eklik nosyonu geli\u015ftirebilme \u2013 imkan\u0131na kavu\u015fur, hem de giderek daha toplumsalla\u015fm\u0131\u015f, \u201cy\u00fcceltilmi\u015f\u201d kavramlarla kendini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken, kendi ger\u00e7ekli\u011fini dile getiren ilk simgele\u015ftirmeleri de bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakm\u0131\u015f olur. Bu noktada Lacan\u2019a g\u00f6re g\u00f6stergenin sadece i\u015fitsel bir imge olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, simgele\u015ftirmeye imkan veren her \u015fey olabilece\u011fini, g\u00f6sterilenin ise (ya da Lacan\u2019\u0131n daha s\u0131k kulland\u0131\u011f\u0131 terim olan \u201c\u00f6znede g\u00f6sterilen\u201din ise) \u00f6znenin ya\u015fant\u0131lad\u0131\u011f\u0131 her \u015fey oldu\u011funu (bir anlamda t\u00fcm bili\u015fsel simgele\u015ftirmelerden soyutlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdaki haliyle heyecanlar demek yanl\u0131\u015f olmasa gerek) kaydedelim. Demek ki Lacan\u2019da simgeler insan\u0131n \u00e7\u0131plak ya\u015fant\u0131lamas\u0131n\u0131 kendi bi\u00e7imsel kurallar\u0131na g\u00f6re yap\u0131land\u0131r\u0131r.<br \/>Saussure\u2019e g\u00f6re dil, ileti\u015fim amac\u0131yla onu kullanan insanlardan ba\u011f\u0131ms\u0131z ve onlara \u00f6ncel, kendine \u00f6zg\u00fc bir yap\u0131s\u0131 ve yap\u0131sal kurallar\u0131 olan uzla\u015f\u0131msal bir sistemdir ; dil, dilin bireysel kullan\u0131m\u0131 olan s\u00f6ze kendini kabul ettiren toplumsal bir kurumdur. Bu \u015fekilde ele al\u0131n\u0131nca dilden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, dilin kurallar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ve \u00f6tesinde bir d\u00fc\u015f\u00fcnce olamaz. Saussure\u2019e g\u00f6re dil sistemi ile d\u00fc\u015f\u00fcnce ay\u0131rdedilemez. D\u00fc\u015f\u00fcncenin bi\u00e7imleri de dille birlikte kurulur. Psikanalizin sorunsal\u0131, Saussure\u2019\u00fcn kavramlar\u0131yla konu\u015fursak, dilden \u00e7ok \u201cs\u00f6z\u201d\u00fc (s\u00f6ylemi) sorgular. S\u00f6z bireyin, \u00f6znenin dili kullanmas\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kan, ger\u00e7ek bir nesne olarak varolan ve &#8211; zaman i\u00e7inde birbirini izleyen dil birimleriyle belirlendi\u011fine g\u00f6re \u2013art zamanl\u0131 bir boyuttur. Oysa dil, s\u00f6ze (yani bireysel kullan\u0131ma) olanak tan\u0131yan uzla\u015f\u0131msal bir kurumdur, yani bir dili konu\u015fanlar taraf\u0131ndan \u00fczerinde anla\u015f\u0131lmaya var\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131ndan ba\u015fka bir ge\u00e7erlilik ko\u015fulu yoktur. \u00d6te yandan dil, s\u00f6z\u00fcn tersine ger\u00e7ek nesne de\u011fildir, o bir potansiyel, bir gizil imkanlar b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Daha do\u011frusu, bireysel kullan\u0131ma (s\u00f6ze) imkan veren bi\u00e7imsel kurallar sistemidir. Dil, s\u00f6z gibi \u201cart zamanl\u0131\u201d da de\u011fildir ; bi\u00e7imsel kurallar dilbilimsel birimlerin e\u015fzamanl\u0131 ili\u015fkisinden ibarettir.<br \/>Jacobson\u2019a g\u00f6re, konu\u015furken iki tip edimde bulunuruz : \u201cay\u0131klama\u201d ve \u201cbirle\u015ftirme\u201d. Ay\u0131klama, birbirinin yerini alabilecek \u00f6geler aras\u0131nda bir se\u00e7im yapma edimidir. Birle\u015ftirmeyse, bu \u00f6geleri daha \u00fcst d\u00fczeyde bir \u00f6ge elde etmek i\u00e7in art zamanl\u0131 bir \u015fekilde eklemleme i\u015flemidir. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, ay\u0131klama Saussure&#8217;\u00fcn \u201cdil\u201d kavram\u0131 d\u00fczeyinde ger\u00e7ekle\u015fir. Ay\u0131klamada, birbiriyle e\u015fzamanl\u0131, gizil ili\u015fkide olan \u00f6geler aras\u0131nda bir se\u00e7im yap\u0131l\u0131r. Birle\u015ftirmeyse, Saussure\u2019\u00fcn \u201cs\u00f6z\u201d d\u00fczeyinde ge\u00e7er. Yani, buras\u0131 akt\u00fcalize olmu\u015f bir d\u00fczeydir ve belirtildi\u011fi gibi artzamanl\u0131 bir ili\u015fkilendirme s\u00fcreci s\u00f6z konusudur.<br \/>Lacan, \u201cbilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 dil gibi yap\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r\u201d derken, b\u00fcy\u00fck bir olas\u0131l\u0131kla, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131ndaki simgelerin, yukar\u0131daki dil d\u00fczeyini \u00f6zetleyen ili\u015fkiler i\u00e7inde oldu\u011funu savunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">BASTIRMA<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Klasik teoriye g\u00f6re iki farkl\u0131 mekanizma olan bast\u0131rma ve y\u00fcceltme, Lacan\u2019da bir tek mekanizmad\u0131r. Klasik teori bast\u0131rmay\u0131 egonun savunma mekanizmalar\u0131ndan biri olarak, fakat hemen hemen di\u011fer mekanizmalarla ayn\u0131 \u00f6nemde bir mekanizma olarak ele al\u0131r. Klasik teoride bast\u0131r\u0131lan materyale kar\u015f\u0131 ikinci bir savunma olarak \u201cy\u00fcceltme\u201d ya da ba\u015fka farkl\u0131 mekanizmalarla semtom olu\u015fumu devreye sokulur. Oysa Lacan\u2019da bast\u0131rma ve y\u00fcceltme (ya da patolojik durumlarda semtom olu\u015fumuna yola\u00e7an di\u011fer mekanizmalar) bir tek edimde ger\u00e7ekle\u015fir. Bu edim de dilbilimsel metafor kavram\u0131nda anlat\u0131m\u0131n\u0131 bulur. \u0130nsan k\u00fclt\u00fcr\u00fcn simgelerinde metaforlarla y\u00fcceltirken, metaforun ard\u0131nda kalan g\u00f6steren bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131na itilmi\u015f olur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Lacan\u2019a g\u00f6re bast\u0131rma dilbilimsel metafora benzeyen bir s\u00fcre\u00e7tir. Metafor dilbilimsel bir g\u00f6sterenin yerine, onunla e\u015fzamanl\u0131 ili\u015fkide bulunan bir ba\u015fka g\u00f6sterenin ikame edilmesi e\u011filimidir. B\u00f6ylece g\u00f6sterilen de\u011fi\u015fmeden kalmakla beraber g\u00f6sterilenin k\u00f6kensel g\u00f6stereni, yerini bir ba\u015fka g\u00f6sterene b\u0131rakm\u0131\u015f olur. Edebiyat\u0131n daha ince bir s\u00f6ylem i\u00e7in s\u0131kl\u0131kla ba\u015fvurdu\u011fu bu edime \u00f6zne, daha toplumsal bir anlat\u0131m, bir s\u00f6ylem kurmak i\u00e7in ba\u015fvurur. \u0130\u015fte, Lacan\u2019a g\u00f6re bast\u0131rma mekanizmas\u0131nda benzer bir s\u00fcre\u00e7 s\u00f6z konusudur.<br \/>Metaforda ili\u015fkiye ge\u00e7en g\u00f6sterenler birbiriyle e\u015fzamanl\u0131 ili\u015fkidedir. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, metafor dil ekseni d\u00fczeyinde ger\u00e7ekle\u015fir. Bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131, metaforlar zinciriyle olu\u015fmu\u015f ise metaforlar\u0131n ard\u0131nda b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterenler birbiriyle e\u015fzamanl\u0131 ili\u015fki i\u00e7indedir, t\u0131pk\u0131 bir dilin yap\u0131s\u0131nda oldu\u011fu gibi. \u201cBilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 bir dil gibi yap\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r\u201d der Lacan.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Lacan\u2019a g\u00f6re insan kendi ger\u00e7ekli\u011fini giderek \u00fcst \u00fcste y\u0131\u011f\u0131lan metaforlarla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, b\u00f6ylelikle kendi ger\u00e7ekli\u011fiyle d\u00fc\u015f\u00fcncesi aras\u0131nda bir u\u00e7urum meydana gelir. \u00dcst \u00fcste y\u0131\u011f\u0131lan metaforlar ard\u0131nda bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 simgeler kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan kendi ger\u00e7ekli\u011fini giderek daha toplumsalla\u015fm\u0131\u015f simgelerle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve dile getirirken esas \u00e7\u0131plak ger\u00e7ekli\u011fini dile getiren simgeleri geride, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakm\u0131\u015f olur.<br \/>\u0130nsan kendi ger\u00e7e\u011fini bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 k\u0131lar. \u0130nsan kendi ger\u00e7e\u011fini \u00f6nce ailenin sonra di\u011fer k\u00fclt\u00fcrel kurumlar\u0131n s\u00f6yleminden dolay\u0131mlanarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken esas otantik ger\u00e7ekli\u011fini bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 k\u0131lm\u0131\u015f olur.<br \/>K\u00fclt\u00fcr\u00fcn simgesel d\u00fczeninin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 hatta empoze etti\u011fi metaforlar zinciri, bast\u0131rmadan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u0130nsan, biyolojik bir varl\u0131ktan k\u00fclt\u00fcrel bir \u201c\u00f6zne\u201d olma yolunda, temel d\u00fcrt\u00fclerine toplumsalla\u015fm\u0131\u015f tatminler aramak suretiyle ilerler. O halde \u201cger\u00e7eklik ilkesi\u201d denen \u015feyde kastedilen \u201cger\u00e7eklik\u201d do\u011fal bir ger\u00e7eklik de\u011fil, k\u00fclt\u00fcrel bir ger\u00e7ekliktir ve bu ilke de \u201chaz ilkesine\u201d tam anlam\u0131yla kar\u015f\u0131t say\u0131lmaz. Ger\u00e7eklik ilkesi alt\u0131nda \u201c\u00f6zne\u201d ilkel d\u00fcrt\u00fclerine k\u00fclt\u00fcrel tatminler arar. Her k\u00fclt\u00fcrel iste\u011fin ard\u0131nda bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 bir arzu yatar. Demek ki, Lacan\u2019a g\u00f6re bast\u0131rma simgesel arzulara toplum taraf\u0131ndan kabul g\u00f6ren daha \u201cuygar\u201d simgelerin ikame edilmesinden ibarettir. Bu durumda Lacanc\u0131 analizin dilsel bir regresyon s\u00fcreci olarak g\u00f6r\u00fclebilece\u011fini ileri s\u00fcrmek yanl\u0131\u015f olmaz.<br \/>Bast\u0131rma insan\u0131n k\u00f6kensel arzusunu giderek k\u00fclt\u00fcrel normlara daha uygun g\u00f6sterenlerle ifade etmesi, b\u00f6ylece giderek esas arzusunun ilk simgele\u015ftirmesinden uzakla\u015fmas\u0131d\u0131r. Ya\u015fant\u0131lanan, g\u00f6sterilen afekt s\u00fcrekli bilin\u00e7 d\u00fczeyinde kal\u0131rken, bu ya\u015fant\u0131laman\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6steren bir ba\u015fka g\u00f6sterenin, toplum taraf\u0131ndan kabul edilir, k\u00fclt\u00fcre uygun bir g\u00f6sterenin onun yerini almas\u0131yla bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 d\u00fczeyine d\u00fc\u015fmekte, yani insan k\u00fclt\u00fcr\u00fcn d\u00fcnyas\u0131nda ilerlerken arzusunun ilk simgele\u015ftirilmi\u015f halinden giderek uzakla\u015fmaktad\u0131r.<br \/>Bir tedavi tekni\u011fi olan psikanaliz regresif bir s\u00fcre\u00e7te \u00fcst \u00fcste y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015f bu metaforlar zincirini geriye do\u011fru kateder ve arzunun ilk simgele\u015fmi\u015f haline, \u00f6znenin esas arzusuna ula\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u0130kinci g\u00f6steren k\u00fclt\u00fcrel d\u00fczeye uygun bir g\u00f6sterense, bu s\u00fcre\u00e7 normal olarak k\u00fclt\u00fcrel y\u00fcceltmeye a\u00e7\u0131lacakt\u0131r. Yani, bast\u0131rma ve y\u00fcceltme ayn\u0131 anda, bir tek edim arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fecektir. Fakat, ayn\u0131 \u015fekilde semtom da olu\u015fabilir. Hasta bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131na bast\u0131rd\u0131\u011f\u0131 arzusunun ilk simgesi yerine semtomu da ikame edebilir. Semtom bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 arzunun metaforik bir ifadesidir ve anlam\u0131n\u0131 bu arzudan al\u0131r.<br \/>Ki\u015fi belli bir duygulan\u0131m ve heyecan\u0131 bilin\u00e7li olarak ya\u015fant\u0131lar ancak bunlara denk d\u00fc\u015fen fikirler her zaman bilin\u00e7 alan\u0131nda yer almaz, esas fikirler bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 kal\u0131rken, bunlar\u0131n yerine ba\u015fka fikirler bilin\u00e7 alan\u0131n\u0131 kaplar ; ki\u015fi duygular\u0131n\u0131 tamamen farkl\u0131 fikirlerle yorumlayabilir. Demek ki, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131na bast\u0131r\u0131lan fikirsel temsilcilerdir, neyse o olan yani do\u011fal haldeki i\u00e7g\u00fcd\u00fcler de\u011fil. B\u00f6ylece g\u00f6sterilen de\u011fi\u015fmeden kalmakla beraber g\u00f6sterilenin k\u00f6kensel g\u00f6stereni yerini bir ba\u015fka g\u00f6sterene b\u0131rakm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">AYNA EVRES\u0130<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Lacan\u2019\u0131n geli\u015fimde \u00fc\u00e7 ayr\u0131 evre ay\u0131rt etti\u011fi s\u00f6ylenebilir ; par\u00e7alanm\u0131\u015f beden, ayna evresi (kabaca imgesel d\u00fczen) ve oidipal evre (kabaca simgesel d\u00fczen). Par\u00e7alanm\u0131\u015f beden evresi, \u00e7ocu\u011fun psikomotor e\u015fg\u00fcd\u00fcm d\u00fczeyinde bedeninden kalkan duyumlar\u0131 b\u00fct\u00fcnle\u015ftiremedi\u011fi evredir. Bu evrenin kabaca Freud\u2019un otoerotizm d\u00fczeyine denk d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6ylenebilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, Freud bu evrenin karakteristi\u011fi olarak libidonun \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f bir g\u00fc\u00e7 olu\u015fturmadan \u00f6nce e\u015fg\u00fcd\u00fcmden yoksun bir \u015fekilde de\u011fi\u015fik beden b\u00f6lgelerine yat\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler.<br \/>\u0130mgesel\u2019in d\u00fczenine uyan Ayna Evresi kabaca Freud\u2019un narsisizm d\u00f6nemine denk d\u00fc\u015fer. Bu d\u00f6nem 6-8 ayl\u0131k bir \u00e7ocu\u011fun aynadaki kendi imgesini co\u015fkuyla tan\u0131mas\u0131, bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck olarak kendini kavramas\u0131 ile ilk i\u015faretini bulur. \u0130nsan\u0131n kendini, kendinden geri yans\u0131yan bir imgeden (ki bu yans\u0131t\u0131c\u0131 anne de olabilir) dolay\u0131mlanarak ele ge\u00e7irmesi, insan\u0131n kendini ona bir ba\u015fkas\u0131 taraf\u0131ndan yans\u0131t\u0131lan imge sayesinde kurgulayabilmesi taraf\u0131ndan anlaml\u0131d\u0131r.<br \/>Oidipal evre ise k\u00fclt\u00fcrel aile ortam\u0131nda simgesel d\u00fczen i\u00e7inde, ikili de\u011fil art\u0131k \u00fc\u00e7l\u00fc ve dolay\u0131ml\u0131 ili\u015fki i\u00e7inde kendini yerle\u015ftirmek bak\u0131m\u0131ndan \u00f6n plana \u00e7\u0131kar. Bu bak\u0131mdan babay\u0131 i\u00e7ine alan k\u00fclt\u00fcrel aile d\u00fczenine girme, k\u00fclt\u00fcr i\u00e7inde kendi simgesel yerini veren (dolay\u0131s\u0131yla esasta baba taraf\u0131ndan ta\u015f\u0131nan) ensest yasa\u011f\u0131n\u0131 (baban\u0131n yasas\u0131) tan\u0131ma, ikili imgesel ayna ili\u015fkisini k\u00fclt\u00fcrel bir yap\u0131lanma i\u00e7inde d\u00fczene koyar, bu ili\u015fkinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 belirler. Bu, insan varolu\u015fu a\u00e7\u0131s\u0131ndan kastrasyonun tan\u0131nmas\u0131 (yasaya tabi oldu\u011funun tan\u0131nmas\u0131) anlam\u0131na gelir.<br \/>\u0130lk kez Lacan\u2019\u0131n psikanalitik \u00f6nemine de\u011findi\u011fi Ayna Evresi klasik teorideki narsisizm kavram\u0131yla yak\u0131n ili\u015fkidedir. Ayna Evresi tam anlam\u0131yla Oidipus \u00f6ncesi d\u00f6nem olarak kabul edilemez. Tura\u2019ya g\u00f6re Ayna Evresi daha \u00e7ok Oidipus\u2019un s\u0131n\u0131lar\u0131nda kalan, Oidipus\u2019un ba\u015flang\u0131c\u0131na temel te\u015fkil eden bir d\u00f6nem olarak ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<br \/>Simgesellik \u00f6ncesi \u00e7ocu\u011fun \u00e7evreyle ili\u015fkisi ikili bir ili\u015fkidir. \u00c7ocuk bu d\u00f6nemde bir ba\u015fkas\u0131yla, ya\u015f\u0131t\u0131 bir \u00e7ocukla, annesinin g\u00f6rsel imgesi ya da aynadaki kendi b\u00fct\u00fcnsel imgesi ile imgesel yoldan \u00f6zde\u015fle\u015ferek par\u00e7alanm\u0131\u015f olarak ya\u015fant\u0131lad\u0131\u011f\u0131 bedenin b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kazanmaya y\u00f6nelir. \u00c7ocuk gerek seneztezik duyumlar\u0131n\u0131, gerekse hareketlerini e\u015fg\u00fcd\u00fcmleyemedi\u011fi i\u00e7in bedenini de bir b\u00fct\u00fcn olarak ya\u015fant\u0131layamaz. \u0130\u015fte, bu d\u00f6nemdeki \u00e7ocuk kendi beden imgesinin bir b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kazanmaya y\u00f6nelir. Bu d\u00f6nemdeki \u00e7ocuk, yani narsisistik d\u00f6nemdeki \u00e7ocuk neden kendi b\u00fct\u00fcnsel imgesini kazanmaya y\u00f6nelir ? Onun arzusunu y\u00f6nlendiren nedir ? \u015e\u00fcphesiz bu s\u00fcre\u00e7te bedenin par\u00e7alanm\u0131\u015f bir bi\u00e7imde ya\u015fant\u0131lanmas\u0131 rol oynamaktad\u0131r. Ancak \u00e7ocu\u011fu bir imgeyle \u00f6zde\u015fle\u015fmeye iten arzu nereden kaynaklanmaktad\u0131r ?<br \/>Lacan\u2019\u0131n narsisistik d\u00f6nemi, yani Ayna Evresi \u00e7ocu\u011fun annesi i\u00e7in her \u015fey (retrospektif kurulu\u015fuyla annesi i\u00e7in fallus) olmak, yani onda \u201ceksik\u201d olan \u015fey olmak arzusuyla, b\u00fct\u00fcnsel imgesini kazanmak i\u00e7in aynada kendi imgesiyle ya da ba\u015fkas\u0131n\u0131n, annesinin b\u00fct\u00fcnsel imgesiyle \u00f6zde\u015fle\u015fti\u011fi, anne-\u00e7ocuk ili\u015fkisinin dolay\u0131ms\u0131z d\u00f6nemidir. Bu d\u00f6nemdeki \u00e7ocuk annesiyle b\u00fct\u00fcnle\u015fmeyi arzular. Annesiyle b\u00fct\u00fcnle\u015fmeyi, annesinin her \u015feyi olmay\u0131, annesinin arzulad\u0131\u011f\u0131 \u015fey olmay\u0131, annesinin arzusunun nesnesi olmay\u0131 arzular. B\u00f6ylece, narsisistik omnipotensine, Nirvana\u2019n\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne, t\u00fcm rahats\u0131z eden uyaranlardan uzak, mutlak tatmin durumunun devinimsiz hazz\u0131na ula\u015facakt\u0131r<br \/>Lacan, Ayna Evresi\u2019ndeki \u00e7ocu\u011fun arzusu, annenin eksi\u011fi fallus olmakt\u0131r,dedi\u011fi zaman klasik Freud\u00e7u kad\u0131n kastrasyon karma\u015fas\u0131nda penis=bebek denkleminin, annenin arzusunun bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 etkilerle bebe\u011fin arzusunu belirledi\u011fini s\u00f6ylemi\u015f olmaz yaln\u0131zca. Bunlar\u0131 da i\u00e7erecek \u015fekilde ama daha geni\u015f anlamda \u00e7ocu\u011fun anne i\u00e7in her \u015fey (varl\u0131k) olma arzusunu da yani omnipotens arzusunu da s\u00f6ylemi\u015f olur. \u00c7ocuk anne i\u00e7in hi\u00e7lik, eksik, s\u0131f\u0131r de\u011fil her \u015fey, varl\u0131k, bir olmay\u0131, tek olmay\u0131 arzular. G\u00f6r\u00fcnmeyen de\u011fil g\u00f6r\u00fcnen, duyulmayan de\u011fil duyulan, anla\u015f\u0131lmayan de\u011fil anla\u015f\u0131lan, onaylanmayan de\u011fil onaylanan, \u00f6nemsenmeyen de\u011fil \u00f6nemsenen, hi\u00e7lik de\u011fil varl\u0131k olmay\u0131 arzular. Bu arzu anne ile tek olmak, i\u00e7i\u00e7e ge\u00e7mek, kayna\u015fmak arzusudur ayn\u0131 zamanda ; empatik bir tam i\u00e7i\u00e7e ge\u00e7medir.<br \/>\u015eimdi tekrar Ayna Evresi\u2019nin detaylar\u0131na d\u00f6nelim. Lacan\u2019\u0131n bu evreyi yakla\u015f\u0131k 6-8 ayl\u0131k bir \u00e7ocu\u011fun ilk kez aynadaki kendi imgesini co\u015fku ile kavramas\u0131ndan hareketle ele ald\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmi\u015ftik. Lacan bu kavray\u0131\u015f\u0131n bir fark\u0131na varma, bir anlama oldu\u011fu kanaatindedir ; insan yavrusunun kendi mevcudiyetini, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kavramas\u0131. Bu durumdaki insan yavrusu gelecekte simgesel i\u015fleyi\u015f i\u00e7inde \u201cben\u201d (I) diyece\u011fi \u015feyin ilk deneyimini kazanmaktad\u0131r.<br \/>Lacan\u2019\u0131n narsisistik d\u00f6nemi olarak kabul edebilece\u011fimiz Ayna Evresi\u2019nde \u00e7ocuk ba\u015flang\u0131\u00e7ta par\u00e7alanm\u0131\u015f olarak ya\u015fant\u0131lad\u0131\u011f\u0131 kendi beden imgesini \u00e7evresindekilerin b\u00fct\u00fcnsel imgelerinden dolay\u0131mlanarak b\u00fct\u00fcnle\u015ftirir ve b\u00f6ylece ortaya \u201cBen\u201d denebilecek bir \u015fey \u00e7\u0131karsa da bu b\u00fct\u00fcnl\u00fck Oidipus sayesinde, yani ailenin s\u00f6ylemi sayesinde dilbilimsel bir g\u00f6sterenle temsil edildi\u011finde \u201cEgo\u201d kurulmu\u015f olur.<br \/>Lacan ben deneyiminin bir imge dolay\u0131m\u0131yla \u00fcstlenilmesi fenomenini g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alarak bu deneyimin bir yabanc\u0131la\u015fma, bir kurgu \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fini s\u00f6yler. \u00c7ocuk bu d\u00fczeyde psikomotor b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne ula\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r, ama kendini bu imge sayesinde b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f, par\u00e7alar\u0131na ayr\u0131lmaz bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck, bir kendilik olarak kavrar. Bu, Kohut\u2019un \u201cb\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f benlik\u201d (cohesive self) dedi\u011fi \u015feyin bedensel imgesel bir temsili gibidir.<br \/>\u0130mgesel d\u00fczende hen\u00fcz \u201cben\u201d ile \u201cben-de\u011fil\u201din ayr\u0131m\u0131n\u0131n tam netle\u015fmedi\u011fini, s\u00fcrekli bir gidip gelmenin, benlik s\u0131n\u0131r\u0131nda belirsizli\u011fin s\u00fcrmekte oldu\u011funu kaydetmeliyiz. S\u00f6z konusu netle\u015fme ancak simgeselin dolay\u0131mland\u0131r\u0131c\u0131, mesafe koyucu, yabanc\u0131la\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 etkisi sayesinde kesinlik kazanabilir. Bu durumda imgesel d\u00fczen, insan\u0131n kendisiyle imaj\u0131n\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir yap\u0131lanma sunar. Fantezi ile ger\u00e7e\u011fin kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fczeydir bu. Lacan, buradan hareketle insan\u0131n ger\u00e7ekli\u011fi tam olarak yakalayamayaca\u011f\u0131ndan s\u00f6z eder.<br \/>\u0130mgesel ili\u015fki Ayna Evresi\u2019nin temel karakteristi\u011fi olmakla beraber bu ili\u015fki bi\u00e7imi t\u00fcm ya\u015fam boyunca s\u00fcrer. S.Lelaire\u2019in dedi\u011fi gibi, \u201cEgo \u00f6znenin imgesel \u00f6zde\u015fle\u015fmelerinin yeridir.\u201d Lacan\u2019a g\u00f6re egonun esas i\u015flevi bir imgeyle \u00f6zde\u015fle\u015fmek, bir k\u00fclt\u00fcrel imge halinde kendini g\u00f6rmektir.<br \/>Egonun b\u00fct\u00fcn i\u015flevi Ayna Evresi\u2019ndeki gibi imgesel \u00f6zde\u015fle\u015fmeler yapmakt\u0131r. Ancak bu \u00f6zde\u015fle\u015fmeler k\u00fclt\u00fcrel simgesel d\u00fczenle ko\u015fulland\u0131r\u0131l\u0131r. S\u00f6z gelimi, erkek \u00e7ocu\u011fun Oidipus \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda \u201cbaba\u201ds\u0131 ile \u00f6zde\u015fle\u015fmesi imgesel bir \u00f6zde\u015fle\u015fmedir, yani bir ego i\u015flevidir. Ancak bu \u00f6zde\u015fle\u015fmeyi yap\u0131land\u0131ran simgesel bir temel vard\u0131r.Egoyu baba ile \u00f6zde\u015fle\u015fmeye g\u00f6t\u00fcren Oidipal s\u00f6ylemdir. B\u00f6ylece ego bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 arzulara giderek daha toplumsalla\u015fm\u0131\u015f simgelerin ikame edilmesiyle y\u00f6nlendirilen bir imgesel \u00f6zde\u015fle\u015fme i\u015flevinden ibarettir.<br \/>Ayna Evresi\u2019ndeki \u00e7ocu\u011fun arzusu annesi i\u00e7in varl\u0131k olmak, fallus olmakt\u0131r, dedik. Bu arzu esasta co\u015fku ile ele ge\u00e7irilen varl\u0131\u011f\u0131n onaylanmas\u0131n\u0131n arzusudur. \u00c7ocuk adeta varolu\u015fundan duydu\u011fu keyfin onaylanmas\u0131n\u0131 bekler annesinden. Ancak Baban\u0131n Ad\u0131 ile, toplumsal k\u00fclt\u00fcrel simgesel kodun dolay\u0131m\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r. Bu simgesel dolay\u0131mland\u0131r\u0131c\u0131y\u0131 fallus olarak alg\u0131lar. Omnipotensi ona yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. Baban\u0131n idealizasyonunu, \u00e7ocuksu omnipotens hayallerinin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc ko\u015fulland\u0131rmaktad\u0131r.<br \/>Lacan\u2019da Ayna Evresi\u2019nin \u00e7ocuk i\u00e7in eksiksizli\u011fe, Nirvana\u2019ya ula\u015fmak i\u00e7in annesiyle \u00f6zde\u015fle\u015fti\u011fi, annesi i\u00e7in her \u015fey olmak arzusuyla kendi bedensel imgesini kazanmaya y\u00f6neldi\u011fi d\u00f6nem oldu\u011funa i\u015faret etmi\u015ftik. Demek ki Ayna Evresi\u2019nin iki temel \u00f6zelli\u011fi vard\u0131r; <br \/>1. Anneyle b\u00fct\u00fcnle\u015fme arzusu <br \/>2. Beden imgesinin di\u011fer insanlar\u0131n bedensel b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcyle \u00f6zde\u015fle\u015fme yoluyla kazan\u0131lmas\u0131 <br \/>Lacanc\u0131 analitik fenomenolojide bulunan temel varsay\u0131m : insani arzu \u00d6teki\u2019nin arzusunun arzusudur ; insan arzulanmay\u0131 arzular. O zaman ilk bak\u0131\u015fta g\u00fc\u00e7 gibi g\u00f6z\u00fcken \u015fu denklem ortaya \u00e7\u0131kar ; insan kendini ancak dilde, yani \u00d6teki\u2019nin nezdinde, gene \u00d6teki taraf\u0131ndan ona dayat\u0131lan bu yabanc\u0131 ortamda kendine yabanc\u0131(la\u015fm\u0131\u015f) olarak imleyebilir. \u0130\u015fte Lacan\u2019a g\u00f6re bu \u00f6tekile\u015fme, bu yabanc\u0131la\u015fma bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n ko\u015fuludur. B\u00f6ylece \u00f6zne kendini imlerken temelde \u00d6teki\u2019nin arzusunu dile getirir.<br \/>Anne-\u00e7ocuk ili\u015fkisinin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir boyutunu olu\u015fturan frustrasyonlar sayesinde \u00e7ocukta bir ger\u00e7eklik duygusu geli\u015fmeye ba\u015flar. \u00c7ocuk giderek omnipotent olma, kendi dolay\u0131ms\u0131z tatmin kayna\u011f\u0131 olma arzusunun sonu\u00e7suz kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 alg\u0131lar ve eri\u015fkinin omnipotensini payla\u015fmaya y\u00f6nelir. B\u00f6ylece, eri\u015fkinin sevgisi, bu sevgiyi kazanmak ve kaybetmemek arzusu a\u011f\u0131rl\u0131k kazanmaya ba\u015flar. D\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n ko\u015fullar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde ger\u00e7ekle\u015fen frustrasyonlar ger\u00e7eklik duygusunun yan\u0131nda \u201cger\u00e7eklik ilkesinin\u201dnin de geli\u015fmesine \u0131\u015f\u0131k tutar. \u00c7ocuk davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n muhtemel sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 de\u011ferlendirmeye ba\u015flar. B\u00f6ylece ger\u00e7eklik ilkesi, dolay\u0131ms\u0131z tatmin aray\u0131\u015f\u0131n\u0131n yerine, gelecekte vaadedilmi\u015f bir tatmini ikame etmeye dayan\u0131r. Lacan\u2019\u0131n ger\u00e7eklik ilkesinden anlad\u0131\u011f\u0131 \u015fey de bir y\u00f6n\u00fcyle bu metaforik mekanizmadan ibarettir.<br \/>D\u0131\u015f d\u00fcnyayla \u201cBen\u201din ayr\u0131\u015fmas\u0131n\u0131, ger\u00e7eklik prensibinin olu\u015fmas\u0131n\u0131 ko\u015fulland\u0131ran oral frustrasyonlar\u0131n anneye ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ancak s\u00f6z konusu olan frustrasyonlar, bir anlamda, ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u00c7ocu\u011fun oral d\u00f6nemde ayr\u0131\u015ft\u0131rmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 tek nesne olan anne, gidi\u015f geli\u015fleriyle narsisistik omnipotensi y\u0131kar ; anne \u00e7ocu\u011fa tabi bir nesne de\u011fildir.<br \/>Lacan, insan \u201cger\u00e7eklik ilkesi\u201dnin s\u00f6z konusu etti\u011fi \u201cger\u00e7ekli\u011fin\u201d do\u011fal bir ger\u00e7eklik de\u011fil insani, simgesel, k\u00fclt\u00fcrel bir ger\u00e7eklik oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, erken oral frustrasyonlar\u0131n kendisi de\u011fil, nas\u0131l simgele\u015fti\u011fi \u00f6nem kazan\u0131r Lacan\u2019da ; \u00e7ocukta bu frustrasyonlar hangi simgelerle kodlanmaktad\u0131r ? Oral d\u00f6nemdeki frustrasyonlar ancak simgesel bir dolay\u0131m sayesinde ki\u015filik \u00fczerinde etkili olabilir. Lacan\u2019a g\u00f6re insani ger\u00e7eklik sisteminin kurulu\u015fu do\u011fal frustrasyonlardan \u00e7ok, bu frustrasyonlar\u0131n k\u00fclt\u00fcrel simge d\u00fczeyinde kazand\u0131\u011f\u0131 anlama ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u00c7ocuk annesiyle ili\u015fkisindeki frustrasyonlar\u0131, aile s\u00f6yleminin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 simgenin dolay\u0131m\u0131yla \u00fcstlenir. B\u00f6ylece biyolojik k\u00f6kenli frustrasyonlar toplumsal-k\u00fclt\u00fcrel koda ba\u011flan\u0131rken Oidipus karma\u015fas\u0131n\u0131n ilk \u00e7ekirde\u011fi de at\u0131lm\u0131\u015f olur. \u00c7ocuk frustrasyonlar\u0131n\u0131 annenin s\u00f6ylemi sayesinde Baban\u0131n Ad\u0131\u2019na ba\u011flayarak \u00fcstlenmekle k\u00fclt\u00fcr\u00fcn d\u00fczenine do\u011fru \u00e7ekilmi\u015f olur. K\u00fclt\u00fcrel bir kurum olan \u201cBaba\u201d \u00f6nemini ve anlam\u0131n\u0131 buradan al\u0131r. E\u011fer anne \u201cBaba\u201dya g\u00f6nderimde bulunmazsa \u00e7ocuk imgesel ili\u015fkide tak\u0131l\u0131p kal\u0131r ; psikozun temeli budur.<br \/>\u00c7ocu\u011fun ilkel ya\u015fant\u0131lamas\u0131 sadece narsisistik doyumuna, Nirvana\u2019ya y\u00f6neliktir. Onun annesiyle bir b\u00fct\u00fcn olma arzusu bu eksiksizli\u011fe y\u00f6nelmi\u015ftir. Oysa, biyolojik frustrasyonlar\u0131n\u0131 Baban\u0131n Ad\u0131 ile devreye giren simgele\u015ftirmeler sayesinde kodlarken temel arzunun kar\u015f\u0131s\u0131na dikilen yasak tamamen ensest yasa\u011f\u0131d\u0131r, \u00f6z\u00fcnde cinsel bir yasakt\u0131r.<br \/>\u0130\u00e7g\u00fcd\u00fcler konusunda Lacan\u2019\u0131n vurgulad\u0131\u011f\u0131 \u015fey, do\u011fu\u015ftan baz\u0131 biyolojik ihtiya\u00e7lar\u0131m\u0131z\u0131n olmas\u0131 ve bunlar\u0131n \u00f6zellikle anne taraf\u0131ndan kar\u015f\u0131lanmas\u0131 olgusudur. \u00d6n plana bir doyum kayna\u011f\u0131 olan anne ile tatmin-frustrasyon \u00e7izgisinde ge\u00e7en ili\u015fkiler ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r, yoksa i\u00e7g\u00fcd\u00fclerin mahiyeti de\u011fil. Hatta Lacan\u2019a g\u00f6re i\u00e7g\u00fcd\u00fclere cinsel kimli\u011fi kazand\u0131ran \u015feyin bizzat k\u00fclt\u00fcr\u00fcn bask\u0131s\u0131 oldu\u011fu bile savunulabilir. Belki biraz iddial\u0131 bir yorum olacak ama, Lacan\u2019a g\u00f6re biyolojik gereksinmeler neyse odur ve anne ile ili\u015fkide dolay\u0131ms\u0131z tatmin ararlar. Ancak k\u00fclt\u00fcr\u00fcn d\u00fczeni, bir simgesel yasay\u0131 (anne ile cinsel ili\u015fki yasa\u011f\u0131) \u00e7ocu\u011fa kabul ettirmekle, ne ise o olan, yani kendinde hi\u00e7bir anlam ta\u015f\u0131mayan biyolojik ihtiya\u00e7lara cinsellik ad\u0131n\u0131 koyar, b\u00f6ylece biyolojik gereksinmeleri k\u00fclt\u00fcr\u00fcn anlad\u0131\u011f\u0131 anlamda cinselli\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. B\u00f6ylece \u00e7ocuk Baban\u0131n Yasas\u0131 ile yasaklanan ilk saf deneyimini retroaktif olarak annenin eksi\u011fi olan ve eksiksizli\u011fi, egemenli\u011fi temsil eden Fallus simgesiyle kodlar. Baban\u0131n Ad\u0131\u2019n\u0131n devreye girmesiyle \u00e7ocu\u011fun arzusu, anne i\u00e7in Fallus olmak bi\u00e7imini al\u0131rken, yine Baban\u0131n yasas\u0131 nedeniyle ayn\u0131 anda bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 bir arzu haline gelir. <br \/>Lacan\u2019\u0131n terimiyle \u201cinsanla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 kastrasyon\u201d yani insan yavrusunu k\u00fclt\u00fcrel \u00f6zneye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren kastrasyon \u201colmak\u201dtan \u201csahip olmak\u201da y\u00f6neltir \u00f6zneyi. S\u00f6z konusu olan, anne i\u00e7in annenin eksi\u011fi olan fallus olmak de\u011fil, fallik nesneye \u201csahip olmak\u201d ya da \u201csahip olmamak\u201dt\u0131r. Simgesel Baba anne-\u00e7ocuk dolay\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131na bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak girerek, bu dolay\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131, temel narsisizmi bir \u201ckay\u0131p\u201da d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr ve \u201cvarl\u0131kta \/ olmakta eksik\u201d a\u00e7\u0131l\u0131r. T\u00fcrk\u00e7ede bu kavram\u0131n tam vurgusunu vermek i\u00e7in hem \u201cvarl\u0131k\u201dta (yani dolay\u0131ms\u0131z kendi ger\u00e7ekli\u011finde) hem de \u201colmak\u201dta (yani anne i\u00e7in fallus olmakta) eksik olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeli. \u0130\u015fte bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 arzuyu kuran da bu eksiktir. Bu eksik simgesel-oidipal d\u00fczenin eksiksizlik simgesi Fallus \u015feklinde bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n yap\u0131s\u0131na kodlan\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, Baba ana-o\u011ful ili\u015fkisine bir yasaklay\u0131c\u0131 olarak girmekle \u00e7ocu\u011fun sahip oldu\u011fu organ\u0131n sadece penis oldu\u011funu (hatta k\u0131z \u00e7ocuk i\u00e7in bir penis bile olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131) yani fallus olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, yani bir yasaya, ensest yasa\u011f\u0131 yasas\u0131na tabi oldu\u011funu g\u00f6sterir.<br \/>Narsis mitinde ifadesini bulan Ayna Evresi, yani \u00e7ocu\u011fun annesinden yans\u0131yan b\u00fct\u00fcnsel imgesiyle \u00f6zde\u015fle\u015fti\u011fi dolay\u0131ms\u0131z ili\u015fki yasaklanmal\u0131d\u0131r. Ayna Evresi\u2019nin y\u0131k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 durumlarda, yani bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak Simgesel Baba d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda simgesel d\u00f6neme ge\u00e7emeyen insan kendini bir \u00f6zne olarak ay\u0131rdedemez. \u0130\u015fte \u015fizofren budur. Burada insan sadece simgeselde bir \u00f6zne olarak ortaya \u00e7\u0131kmamakla kalmaz, k\u00fclt\u00fcr\u00fcn simgesel d\u00fczeninin kurallar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde bi\u00e7imlendiremedi\u011fi kendi varolu\u015fsal deneyimini de sanr\u0131sal bir ger\u00e7eklik olarak ya\u015fant\u0131lar. Baban\u0131n insanla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 kastrasyonundan ge\u00e7meyen \u015fizofren k\u00fclt\u00fcrel bir \u00f6zne olmayand\u0131r, k\u00fclt\u00fcr d\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<br \/>Ayna Evresi\u2019ndeki \u00e7ocu\u011fun arzusu hen\u00fcz k\u00fclt\u00fcrel bir arzu de\u011fildir ve simge i\u00e7ermez. Ancak Oidipus\u2019un devreye girmesiyle simgenin retroaktif bir etkinli\u011fiyle \u00e7ocu\u011fun simge i\u00e7ermeyen arzusu da simgele\u015fir. \u00c7ocuk arzusunu bir yasaktan, Oidipal bir yasaktan dolay\u0131mlanarak kodlad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in k\u00f6kensel arzusu \u201cfallus olmak\u201d arzusu halinde bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131na kodlan\u0131r.<br \/>Fallus simgesi asl\u0131nda Baban\u0131n Simgesi, Baban\u0131n Ad\u0131 ile devreye girer. Baba bir yoksun b\u0131rak\u0131c\u0131, bir kastrat\u00f6r olarak devreye girmektedir. Burada s\u00f6z konusu olan tamamen simgesel bir kastrasyondur. Yani, kastrat\u00f6r baba sadece simgesel bir babad\u0131r, annenin s\u00f6yleminde yeralan bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcd\u00fcr, \u201cBaban\u0131n Ad\u0131\u201dd\u0131r. B\u00f6ylece \u00e7ocuk ilk kez simgesel bir yasayla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r. Bu yasa ailenin temeli olan ensest yasa\u011f\u0131 yasas\u0131d\u0131r. \u0130\u015fte \u00e7ocu\u011fun ilk dolay\u0131ms\u0131z arzusunu retroaksiyonla fallus simgesi alt\u0131nda simgele\u015ftiren de \u00e7ocu\u011fun kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 yasan\u0131n cinsel mahiyetidir.<br \/>Baban\u0131n Yasas\u0131 fallus olarak \u00e7ocu\u011fu anneden kastre eder, anneyle dolay\u0131ms\u0131z ili\u015fkiye son vererek \u00e7ocu\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn d\u00fcnyas\u0131na ba\u011flayacak olan Oidipal \u00f6zde\u015fle\u015fme s\u00fcrecini ba\u015flat\u0131r. Lacan bu s\u00fcrece \u201cinsanla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 kastrasyon\u201d ad\u0131n\u0131 vermektedir. Ancak burada \u00fczerinde durulmas\u0131 gereken konu, \u00e7ocu\u011fu Oidipal \u00fc\u00e7gene ba\u011flayan\u0131n, \u00e7ocu\u011fu \u201cbabaya\u201d g\u00f6nderenin bizzat annenin s\u00f6ylemi oldu\u011fudur.<br \/>Baban\u0131n Ad\u0131\u2019n\u0131n devreye girmesiyle \u00e7ocu\u011fun zaten hi\u00e7bir zaman bilin\u00e7li olmam\u0131\u015f, yani simgele\u015fmemi\u015f arzusu Fallus g\u00f6stereni ile damgalan\u0131rken, bu g\u00f6steren bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 konuma d\u00fc\u015fmektedir. \u00c7ocuk bilin\u00e7 d\u00fczeyinde Baban\u0131n Ad\u0131 ile devreye giren Yasa\u2019ya uyarken kendi ilk ya\u015fant\u0131lamas\u0131n\u0131 da retroaktif olarak Fallus simgesi ile kodlar. \u00c7ocuk ilk arzusunu, ilk saf ya\u015fant\u0131lamas\u0131n\u0131 simgele\u015ftirirken ayn\u0131 zamanda bu simgeyi bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131na iten bir metaforla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. B\u00f6ylece sadece bir kar\u015f\u0131t-yat\u0131r\u0131m s\u00f6z konusudur. Hi\u00e7bir zaman bilin\u00e7li olmam\u0131\u015f, simgeselle\u015fmemi\u015f bir ya\u015fant\u0131lama simgele\u015firken, bu simge, yasan\u0131n (Baban\u0131n) g\u00fcc\u00fc sayesinde bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 olmakta, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00e7ekirde\u011fini olu\u015fturmaktad\u0131r. <br \/>Oidipusa giren \u00e7ocu\u011fun arzusu Oidipusun retroaksiyonuyla simgele\u015fti\u011fi bi\u00e7imiyle, annesi i\u00e7in annenin eksi\u011fi Fallus olmakt\u0131r. \u00c7ocu\u011fun arzusu anneyle b\u00fct\u00fcnle\u015fmek, onda eksik olan \u015feyin yerini almak, onun arzusunun nesnesi olmakt\u0131r. \u00c7ocuk b\u00f6ylece dolay\u0131ms\u0131z tatmin durumuna eri\u015fecektir. Ancak, anne-\u00e7ocuk ili\u015fkisindeki frustrasyonlar\u0131n Baban\u0131n Ad\u0131 ile simgeselle\u015fmesi ve giderek Baban\u0131n Yasas\u0131 olan ensest yasa\u011f\u0131 ile ili\u015fkilenmesi, \u00e7ocu\u011fun eksiksizlik arzusunu cinsel bir arzu olarak bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131na kodlanmas\u0131na yola\u00e7ar. \u00d6yle ki, \u00e7ocuk ba\u015flang\u0131\u00e7ta simgele\u015fmemi\u015f eksiksizlik arzusunu, annesi i\u00e7in annenin eksi\u011fi fallus olmak \u015feklinde simgeselle\u015ftirir. B\u00f6ylece, o, fallus olarak anneden kastre edilmi\u015ftir.<br \/>K\u00fclt\u00fcr, anneyle ili\u015fkiyi simgesel bir ensest yasa\u011f\u0131nda yasaklarken asl\u0131nda dolay\u0131ms\u0131z tatmini, Nirvana\u2019y\u0131, \u00f6l\u00fcm\u00fc yasaklar. K\u00fclt\u00fcrel ya\u015fam\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131d\u0131r \u00f6l\u00fcm, yani anneye d\u00f6nme. E\u011fer anneyle dolay\u0131ms\u0131z hazz\u0131n yasa\u011f\u0131 olmasa biyolojik varl\u0131k k\u00fclt\u00fcrel \u201c\u00f6zne\u201dye d\u00f6n\u00fc\u015femez. K\u00fclt\u00fcr\u00fcn yasas\u0131 olan Baban\u0131n Yasas\u0131 bu nedenle K\u00fclt\u00fcr i\u00e7in zorunlu, dolay\u0131s\u0131yla evrenseldir. <br \/>Freud\u2019un kabaca erkekte \u201cpenisin kesilmesi tehdidi\u201d, kad\u0131ndaysa \u201cpenis haseti\u201d ba\u015fl\u0131klar\u0131 alt\u0131nda ele ald\u0131\u011f\u0131 penise \u201csahip olmak\u201d ile ilgili imgesel s\u0131k\u0131nt\u0131lara denk d\u00fc\u015fen karma\u015fa Lacan\u2019da daha da derinde dil ile devreye giren simgesel bir \u201colmak\u201d sorunsal\u0131na ba\u011flan\u0131r. Lacan\u2019da kastrasyon sadece \u2013imgesel- bir penisin kesilmesi tehdidi de\u011fildir ; \u201cfallus olmak\u201dtan yani her iki cins i\u00e7in de \u00d6teki\u2019nin arzusunun nesnesi olmaktan yoksun olmakt\u0131r. Kad\u0131n olsun erkek olsun insan \u201ceksik\u201dtir, \u201ckastre\u201ddir, yani narsisistik a\u00e7\u0131dan yaral\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, kad\u0131n olsun erkek olsun fark etmez, insan \u00d6teki\u2019nin arzusunun nesnesi olacak \u015fey de\u011fildir. \u00d6yleyse \u00d6teki\u2019nin arzusu klasik olarak, mesela \u201c\u0130lksel Ego \u0130deali\u201d denebilecek bir bi\u00e7im kazanarak \u00f6zneye i\u00e7selle\u015fmi\u015f demektir. \u201cEgo \u0130deali\u201d de daima utan\u00e7 ile e\u015fle\u015fir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, \u201cego\u201d (ben) daima idealinden, Lacan\u2019\u0131n deyi\u015fiyle \u201ceksik\u201d (kastre) bir \u015feydir. Yani, insan \u00d6teki\u2019nin (burada annenin) arzusunu kar\u015f\u0131layamaz. Lacan\u2019\u0131n belirtti\u011fi gibi temel \u201ceksi\u011fin\u201d Oidipus\u2019ta alaca\u011f\u0131 ton \u2013ki fallus imleyeni de buradan gelir zaten- elbette Baban\u0131n Yasas\u0131\u2019na (ensest yasa\u011f\u0131 yasas\u0131na) tabi olacakt\u0131r, ama \u00f6z\u00fc itibariyle daha derine, Oidipus \u00f6ncesine uzan\u0131r. \u00d6znenin \u201cideali\u201dne g\u00f6re eksik olmas\u0131n\u0131 bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131nda fallus imleyeni ile anlatmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u015fey, yani \u201ceksi\u011fin\u201d cinsel bir ton kazanmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u015fey, \u201ceksi\u011fin\u201d kendisinin de\u011fil ama Oidipus giri\u015finde ald\u0131\u011f\u0131 yorum gere\u011fi damgaland\u0131\u011f\u0131 imleyenini, annenin \u201ceksi\u011finde\u201d bulmas\u0131d\u0131r. Cinselli\u011fe adanm\u0131\u015f organ\u0131 hen\u00fcz cinsellik stat\u00fcs\u00fc kazanmam\u0131\u015f olan \u00e7ocuk, annenin fallus eksi\u011fini onun arzusuna ba\u011flad\u0131\u011f\u0131nda kendi yetersizli\u011fini, \u201ceksi\u011fini\u201d onu babaya g\u00f6t\u00fcren annenin arzusu nedeniyle cinsel bir yetersizlik olarak deneyimler.<br \/>Burada dikkatimizi \u00e7ekmesi gereken nokta \u201colmak\u201dtaki \u201ceksi\u011fin\u201d \u201colmak\u201d kavram\u0131n\u0131n \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm varolu\u015fsal y\u00fckle bir \u201csahip olmak\u201d sorunsal\u0131na ba\u011flan\u0131rken cinsel bir boyut, cinsel bir simge, bir imleyen ile damgalanmas\u0131d\u0131r. Lacan\u2019\u0131n \u201csimgesel kastrasyon\u201d terimiyle anlatmak istedi\u011fi s\u00fcrecin bir boyutu budur. Lacan\u2019\u0131n deyi\u015fiyle bu \u201csimgesel\u201d kastrasyon Oidipus d\u00f6neminde k\u0131z \u00e7ocukta birinin operasyonuyla kaybetti\u011fini d\u00fc\u015fledi\u011fi penise kar\u015f\u0131 haset, erkek \u00e7ocukta ise kastasyon yoluyla cezaland\u0131r\u0131lma korkusu \u015feklinde bildi\u011fimiz Freudcu \u201cimgesel\u201d kastrasyon tonlar\u0131n\u0131 kazanacakt\u0131r. Demek ki, Lacan bu imgesel kastrasyona simgesel anlam\u0131n\u0131 veren temel bir yap\u0131ya geri gidiyor. Daha klasik ve yap\u0131sal terimlerle kabaca \u201c\u0130lksel Ego \u0130deali\u201d diyebilece\u011fimiz bir olu\u015fumu cinsel kimlik ile e\u015fleyen narsisistik bir kastrasyon s\u00f6zkonusu burada. Nitekim Lacan, kastrasyonu cinsel kimlik sorunsal\u0131na ba\u011flar.<br \/>Freud, Lacan\u2019\u0131n da \u0131srarla \u00fczerinde durdu\u011fu gibi, son yaz\u0131lar\u0131ndan birinde erkek ve kad\u0131n kastrasyon kompleksinin klasik psikanalizin sonland\u0131r\u0131lamaz noktalar\u0131ndan biri oldu\u011funu s\u00f6yler. Oidipus kompleksinin bir par\u00e7as\u0131 olan bu kompleks yaln\u0131zca cinsellikle ilgili bir cezaland\u0131rma tehdidi ya da bir eksiklik, yetersizlik duygusu olmaktan \u00f6te, erke\u011fin ve kad\u0131n\u0131n erkek ve kad\u0131n olma (ya da asl\u0131nda bir t\u00fcrl\u00fc olamama) tarzlar\u0131 hakk\u0131nda bilhassa fikir vericidir.<br \/>Freud taraf\u0131ndan k\u00f6keni kad\u0131n ve erkek cinsel organlar\u0131n\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00e7ocuk taraf\u0131ndan alg\u0131lanmas\u0131na (dolay\u0131s\u0131yla narsisistik beden imgesi sorunsal\u0131na) ba\u011flanan bu karma\u015fa giderek Oidipus kompleksinin bir par\u00e7as\u0131 haline gelir. Klasik olarak Oidipus i\u00e7inde erkek \u00e7ocu\u011fun annesine y\u00f6nelik cinsel arzular\u0131 ve babas\u0131yla ilgili k\u0131skan\u00e7l\u0131k, \u00f6fke duygular\u0131 nedeniyle babas\u0131 taraf\u0131ndan penisi kesilerek cezaland\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 korkular\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc kabul edilen bu karma\u015fa,Tura\u2019ya g\u00f6re, kendisinin iki olguda net bir \u015fekilde \u00e7\u00f6z\u00fcmledi\u011fini belirtti\u011fi ve geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde a\u015fa\u011f\u0131da a\u00e7\u0131klanacak olan kad\u0131n kastrasyon kompleksine (penis haseti ; kad\u0131nl\u0131k a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygular\u0131na) benzeyen bir bile\u015fen de i\u00e7ereir. Yapt\u0131\u011f\u0131 iki analitik incelemeye g\u00f6re k\u00fc\u00e7\u00fck erkek \u00e7ocu\u011fun eri\u015fkin kad\u0131n (anne) kar\u015f\u0131s\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yetersizlik duygular\u0131, penisinin k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc \u015feklindeki a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygular\u0131na, oidipal rakibinin g\u00fc\u00e7l\u00fc ve b\u00fcy\u00fck penisine kar\u015f\u0131 gizli bir hayranl\u0131k, ayn\u0131 zamanda \u00f6fke duygular\u0131na yol a\u00e7ar. Burada kelimenin kad\u0131ndaki penis haseti anlam\u0131nda tam bir haset s\u00f6z konusudur ; iyi, g\u00fc\u00e7l\u00fc, g\u00fczel olana kar\u015f\u0131 \u00f6fke. \u00c7\u00fcnk\u00fc, k\u00fc\u00e7\u00fck o\u011flan \u00e7ocu\u011fu Oidipal rakibinin (babas\u0131n\u0131n), g\u00fcc\u00fcne hayran oldu\u011fu penisi kar\u015f\u0131s\u0131nda a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygular\u0131 geli\u015ftirir ve g\u00fcc\u00fcn\u00fc idealize etti\u011fi bu organ s\u0131rf varl\u0131\u011f\u0131 sebebiyle ama kendi k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, yetersizli\u011fini hat\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, varl\u0131\u011f\u0131yla onu a\u015fa\u011f\u0131lad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in \u00f6fke uyand\u0131r\u0131r. \u00d6fkesi nedeniyle tahrip etmek istedi\u011fi bu organ burada ayr\u0131nt\u0131s\u0131na giremeyece\u011fimiz projektif mekanizmalar sebebiyle babas\u0131 taraf\u0131ndan kendi penisi kesilmek suretiyle cezaland\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 korkular\u0131na yol a\u00e7ar.<br \/>Tura\u2019n\u0131n iki vakada net olarak inceledi\u011fini belirtti\u011fi bu fenomen en az\u0131ndan baz\u0131 durumlarda erkek kastrasyon kompleksinin de hem eri\u015fkin kad\u0131n hem de eri\u015fkin erkek kar\u015f\u0131s\u0131nda yetersizlik, a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygular\u0131n\u0131 i\u00e7ermesi sebebiyle geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde kad\u0131n penis hasetine benzer bir bile\u015fen de i\u00e7erdi\u011fini g\u00f6steriyor. \u00c7ocukluk kastrasyon kompleksinin eri\u015fkin erkek bilincinde penisin k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc, erken bo\u015falma (i\u015flevsel olarak k\u0131sa, k\u00fc\u00e7\u00fck penis), iktidars\u0131zl\u0131k (b\u00fcy\u00fcmeyen penis),kad\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda \u201ck\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015fme\u201d (yani T\u00fcrk\u00e7ede ilgin\u00e7 bir yorumla \u00e7ocuk durumuna d\u00fc\u015fme) gibi kayg\u0131lara da d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc hat\u0131rlan\u0131rsa ve bu tipte kayg\u0131lar\u0131n erkeklerde ne denli yayg\u0131n oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, \u00fcstelik erkekte cinsel rekabete kar\u015f\u0131 \u015fiddetli tahamm\u00fcls\u00fczl\u00fck, cinsel olarak mukayese kayg\u0131lar\u0131n\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 cinsel partner kar\u015f\u0131s\u0131nda a\u015f\u0131r\u0131 kontrolc\u00fc tepkiler de de\u011ferlendirilmeye al\u0131n\u0131r ve buna ba\u011fl\u0131 olarak erkeklerin paradoksal bir tarzda ger\u00e7ek ho\u015fland\u0131\u011f\u0131 kad\u0131nlardan ka\u00e7\u0131nd\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr ise Tura, yapt\u0131\u011f\u0131 incelemelere g\u00f6re, Oidipal annenin empatik yetersizli\u011fine ba\u011fl\u0131 bu bile\u015fenin (yani kad\u0131n hasetine benzeyen bu bile\u015fenin) erkek kastrasyon kompleksinin \u00f6nemli bir boyutu oldu\u011funun kabul edilmesi gerekti\u011fi kan\u0131s\u0131ndad\u0131r. <br \/>Paradoksal bir \u015fekilde, yukar\u0131da verilen erkek kastrasyon kompleksinin kad\u0131n penis hasetine benzedi\u011fi anlamak daha kolay iken, kad\u0131n penis hasetinin, yani kad\u0131ns\u0131 cinsel a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygular\u0131n\u0131n k\u00f6kenini anlamak daha zordur. Klasik Freudcu \u00e7er\u00e7evede, biyolojik olarak erkeklerin \u00fcst\u00fcn olmas\u0131na, yani biyolojik, filogenetik sebeplerle, di\u011fer memeli t\u00fcrleri ve bilhassa y\u00fcksek primatlarda oldu\u011fu gibi insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn erkek cinsinin g\u00fc\u00e7l\u00fc, zeki, atak, d\u00f6\u011f\u00fc\u015fken, aktif ve egemen cinsiyet olmas\u0131, k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131z \u00e7ocukta penis (genel olarak erkek) kar\u015f\u0131s\u0131nda hayranl\u0131k ve ayn\u0131 zamanda bu organ\u0131n (genel olarak erke\u011fin) varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kendi eksikli\u011fini, yetersizli\u011fini hat\u0131rlatmas\u0131 sebebiyle kimi kez i\u011frenme vb. gibi duygularla kendini belli eden \u015fiddetli bir \u00f6fke (yani haset) dolay\u0131s\u0131yla projektif mekanizmalarla bu organ (ve genel olarak erkek) taraf\u0131ndan cinsel yoldan a\u015fa\u011f\u0131lanma, zarar verilme korkular\u0131 geli\u015fir. Sosyo-k\u00fclt\u00fcralist psikanaliz okullar\u0131 ise kad\u0131ndaki penis hasetini tamamen k\u00fclt\u00fcrel verilere, penisin (ve erke\u011fin) bilinen toplumlarda ayr\u0131cal\u0131k atfedilen de\u011ferine ba\u011flarlar.<br \/>K\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131z \u00e7ocukta penis haseti di\u011fer kad\u0131n\u0131n (annenin) ve genel olarak kad\u0131nlar\u0131n a\u015fa\u011f\u0131lanmas\u0131na, toplumsal kad\u0131n rol\u00fcn\u00fcn k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmesine yol a\u00e7arken, bir kad\u0131n olarak kendini ayr\u0131cal\u0131kl\u0131, farkl\u0131 (erkeklerin becerilerine daha \u00e7ok sahip) bir kad\u0131n olarak alg\u0131lamaya sevkeder. \u00d6te yandan a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygular\u0131 alt\u0131ndaki kad\u0131n bu duygular\u0131 inkar etmek, bast\u0131rmak ya da kontrol etmek i\u00e7in erkeklerle ili\u015fkisinde yar\u0131\u015fmac\u0131 bir tav\u0131r al\u0131r. Bu sebeplerle kad\u0131n, cinsellikte daha \u00e7ok sevildi\u011fine (incitilmeyece\u011fine,k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmeyece\u011fine) inanmak ister. <br \/>Histerik yap\u0131larda bu e\u011filim kaprisli tutumla kendini belli eder. \u00d6te yandan e\u015fiti ve ya\u015f\u0131t\u0131 bir erke\u011fin s\u0131rf erkek olmas\u0131ndan kaynaklanan egemenli\u011fini kabul edemedi\u011fi i\u00e7in bu egemenli\u011fi ak\u0131lc\u0131la\u015ft\u0131rarak kabul edece\u011fi erkeklere, \u00f6zellikle ya\u015f bak\u0131m\u0131ndan veya bilgi bak\u0131m\u0131ndan veya sosyal mevki ve stat\u00fc bak\u0131m\u0131ndan kendinden \u00fcst\u00fcn erkeklere y\u00f6nelir. Penis hasetinin bu paradoksal sonucu, Oidipal baba sevgisi ve \u015fefkatinin devamc\u0131s\u0131 fig\u00fcrlere y\u00f6nelmesi (ki kad\u0131nda oidipus karma\u015fas\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc daha zordur) ve narsisistik bak\u0131mdan da g\u00fc\u00e7l\u00fc bir fig\u00fcrle b\u00fct\u00fcnle\u015fme yoluyla kendine sayg\u0131 ve g\u00fcveni olu\u015fturma gibi farkl\u0131 geli\u015fimsel yollardan gelen bile\u015fenlerle g\u00fc\u00e7lenir. Daha nadir baz\u0131 durumlarda (burada Tura inceledi\u011fi iki narsisistik \u00f6zellikli vakadaki dinamiklere g\u00f6re konu\u015fur) oidipal baban\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fcmseyici, cezaland\u0131r\u0131c\u0131 \u00f6zellikleri \u00f6n planda ise (karizmatik \u00f6zellikli erkeklere y\u00f6nelik be\u011feni ve \u00f6zlem ki\u015fili\u011fin b\u00fct\u00fcn\u00fcnden ayr\u0131 tutulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan fantazilerde korunmak kayd\u0131yla, bu fig\u00fcr\u00fcn uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 anksiy\u00f6z durum sebebiyle) e\u015f se\u00e7imi tam tersine kad\u0131n\u0131n kendisine yap\u0131lmas\u0131ndan korktu\u011fu \u015feyi e\u015fine yapabilece\u011fi ko\u015fullarda, yani ki\u015filik olarak erke\u011fin g\u00fc\u00e7s\u00fcz, ba\u011f\u0131ml\u0131 veya \u00e7ocuksu veya sosyal bak\u0131mdan kendinden a\u015fa\u011f\u0131 oldu\u011fu ko\u015fullarda ger\u00e7ekle\u015fir. Ya da, pek \u00e7ok evlilikte s\u00f6ylenebilece\u011fi gibi, yo\u011fun d\u00fc\u015fk\u0131r\u0131kl\u0131klar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak kad\u0131n\u0131n e\u015fini alg\u0131lay\u0131\u015f\u0131 birinci durumdan ikincisine do\u011fru kayar, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<br \/>Psikanalitik bak\u0131mdan en iyi ko\u015fullarda s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen analizlerde dahi, \u00e7\u00f6z\u00fcme varmas\u0131 zor oldu\u011fu bilinen erkek ve kad\u0131n kastrasyon karma\u015falar\u0131n\u0131n erkek ve kad\u0131n\u0131n sadece cinsel ya\u015famlar\u0131n\u0131 de\u011fil (ki kimi zaman en az etkilenen k\u0131s\u0131m budur) genel olarak kad\u0131n ve erkek olu\u015f (veya olamay\u0131\u015f) tarzlar\u0131n\u0131 geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde belirledi\u011fini kaydettikten sonra konumuza devam edelim..<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Jacques Lacan 1901\u2019de Paris\u2019te do\u011fdu. T\u0131p \u00f6\u011freniminden sonra 1932\u2019de \u201cKi\u015filikle \u0130li\u015fkileri A\u00e7\u0131s\u0131ndan Paranoyak Psikoz\u201d adl\u0131 teziyle psikiyatr oldu. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta bir \u015fair olarak tan\u0131nd\u0131. Paul Nizan, Jean Paul Sartre ile birlikte \u015fiirleri yay\u0131nland\u0131. Lacan t\u00fcm ya\u015fam\u0131 boyunca Freud savunucusu oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir. \u00d6zellikle sosyo-k\u00fclt\u00fcralist Amerikan okuluna ve \u201cEgo (Ben) Psikolojisine\u201d,\u201dEgo\u201dnun (Ben) vurgulanmas\u0131na, psikanaliz kavramlar\u0131n\u0131 yumu\u015fatarak deforme [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[52],"tags":[],"class_list":{"0":"post-383","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-psikoloji"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Jacques Lacan 1901\u2019de Paris\u2019te do\u011fdu. T\u0131p \u00f6\u011freniminden sonra 1932\u2019de \u201cKi\u015filikle \u0130li\u015fkileri A\u00e7\u0131s\u0131ndan Paranoyak Psikoz\u201d adl\u0131 teziyle psikiyatr oldu. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta bir \u015fair olarak tan\u0131nd\u0131. Paul Nizan, Jean Paul Sartre ile birlikte \u015fiirleri yay\u0131nland\u0131. Lacan t\u00fcm ya\u015fam\u0131 boyunca Freud savunucusu oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir. \u00d6zellikle sosyo-k\u00fclt\u00fcralist Amerikan okuluna ve \u201cEgo (Ben) Psikolojisine\u201d,\u201dEgo\u201dnun (Ben) vurgulanmas\u0131na, psikanaliz kavramlar\u0131n\u0131 yumu\u015fatarak deforme [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-03-10T15:15:33+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"36 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan\",\"datePublished\":\"2009-03-10T15:15:33+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/\"},\"wordCount\":7186,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Psikoloji\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/\",\"name\":\"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2009-03-10T15:15:33+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan","og_description":"Jacques Lacan 1901\u2019de Paris\u2019te do\u011fdu. T\u0131p \u00f6\u011freniminden sonra 1932\u2019de \u201cKi\u015filikle \u0130li\u015fkileri A\u00e7\u0131s\u0131ndan Paranoyak Psikoz\u201d adl\u0131 teziyle psikiyatr oldu. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta bir \u015fair olarak tan\u0131nd\u0131. Paul Nizan, Jean Paul Sartre ile birlikte \u015fiirleri yay\u0131nland\u0131. Lacan t\u00fcm ya\u015fam\u0131 boyunca Freud savunucusu oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir. \u00d6zellikle sosyo-k\u00fclt\u00fcralist Amerikan okuluna ve \u201cEgo (Ben) Psikolojisine\u201d,\u201dEgo\u201dnun (Ben) vurgulanmas\u0131na, psikanaliz kavramlar\u0131n\u0131 yumu\u015fatarak deforme [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-03-10T15:15:33+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"36 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan","datePublished":"2009-03-10T15:15:33+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/"},"wordCount":7186,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Psikoloji"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/","name":"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2009-03-10T15:15:33+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/10\/jacques-lacan-ve-psikanaliz-1bolum-hakan-kiziltan\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Jacques Lacan Ve Psikanaliz (1.B\u00f6l\u00fcm) | Hakan K\u0131z\u0131ltan"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/383","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=383"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/383\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=383"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=383"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=383"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}