{"id":3946,"date":"2010-01-08T16:08:03","date_gmt":"2010-01-08T13:08:03","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/"},"modified":"2010-01-08T16:08:03","modified_gmt":"2010-01-08T13:08:03","slug":"hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/","title":{"rendered":"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men"},"content":{"rendered":"<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg\" width=\"155\" height=\"203\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">O halde diyalektik, bir \u00f6znel d\u00fc\u015f\u00fcncenin d\u0131\u015fsal etkinli\u011fi de\u011fildir,tersine i\u00e7eri\u011fin organik dallar\u0131n\u0131 ve meyvelerini meydana \u00e7\u0131karan kendi ruhudur.<br \/>G. W. F. Hegel<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">G. W. F. Hegel (1770-1831), Karl Marx\u2019\u0131n deyimiyle \u2018en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u2019, dilinin ve \u00fcslubunun b\u00fct\u00fcn zorlu\u011funa ve sisteminin her unsurunu birbiriyle ve b\u00fct\u00fcn ile ili\u015fkilendiren kompleksli\u011fine, yani ilk bak\u0131\u015fta b\u00fct\u00fcn \u2018d\u0131\u015fsal iticili\u011fine\u2019 kar\u015f\u0131n, dostunun ve d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131n vazge\u00e7emedi\u011fi ve kelimenin ger\u00e7ek anlam\u0131nda bo\u011fu\u015fmak zorunda kald\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Kar\u015f\u0131tlar\u0131 ona \u2018macerac\u0131l\u0131k\u2019 su\u00e7lamas\u0131nda bulunmak; d\u00fc\u015fmanlar\u0131 onu ya \u2018a\u00e7\u0131k toplum d\u00fc\u015fman\u0131\u2019 ilan etmek ya da kendi kar\u015f\u0131-felsefi emelleri i\u00e7in onun \u00f6\u011fretisinin i\u00e7ini bo\u015faltmak; dostlar\u0131, b\u00fct\u00fcn ele\u015ftirilerine kar\u015f\u0131n onun miras\u0131na sahip \u00e7\u0131kmak amac\u0131yla; k\u0131sacas\u0131 ya\u015fam\u0131, tarihi, toplumu, siyaseti ve d\u00fc\u015f\u00fcnceyi devrimci emeller veya muhafazakar kayg\u0131larla ciddiye alan herkes, Hegel ile hesapla\u015fmay\u0131 bir zorunluluk olarak g\u00f6r\u00fcyor. Bundan dolay\u0131 Hegel\u2019i tart\u0131\u015fmak, son y\u0131llarda moda olan \u2018tarafs\u0131z\u2019 bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan yap\u0131lamaz. B\u00f6yle bir deneme, Hegel\u2019in felsefesinin \u2018ruhuna\u2019 ayk\u0131r\u0131 oldu\u011fu gibi, ba\u015ftan ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa mahkum, verimsiz bir \u00e7aba olacakt\u0131r. Hegel ile dile getirecek olursak, felsefe tarihine b\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131mla \u201cfazla yol al\u0131nmaz\u201d.[1] Hegel, felsefenin ve felsefe tarihinin sorunlar\u0131na yakla\u015f\u0131rken belli bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip olunmas\u0131 gerekti\u011fini belirtiyor ve belli bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip olabilmek i\u00e7in ise ne arand\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilinmesi gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor; ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z konuda hem olumlu hem de ele\u015ftirel bir tav\u0131r tak\u0131nmam\u0131z\u0131 sal\u0131k veriyor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu bize, Hegel\u2019in felsefesini yorumlama denemelerinde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f temel d\u00fc\u015f\u00fcnceler kar\u015f\u0131s\u0131nda tarafs\u0131z ve kayg\u0131s\u0131z kalamayaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 g\u00f6steriyor. Ancak bu, onun felsefesine dair ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f denemeler kar\u015f\u0131s\u0131nda sergilenecek olan tavr\u0131n keyfi olabilece\u011fi anlam\u0131na gelmemektedir. Peki, ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f yorumlar kar\u015f\u0131s\u0131nda bir duru\u015f almaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken \u00f6l\u00e7\u00fc al\u0131nacak k\u0131stas ne olacakt\u0131r? Bu soruya verilecek yan\u0131t, \u2018Hegel\u2019in felsefesidir!\u2019, olabilir. Yani de\u011fi\u015fik yorum denemeleri hakk\u0131nda her \u015feyden \u00f6nce Hegel\u2019in bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 temel alarak karar vermek gerekmektedir. Hegel, geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu felsefesiyle ne yapmak istemektedir? Geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu felsefi sistem Hegel\u2019in kendi taleplerine yetmekte midir? E\u011fer yetiyorsa neden yetmektedir; yetmiyorsa bunun nedeni nedir? Hegel\u2019in bir b\u00fct\u00fcn olarak sisteminin ve onun par\u00e7as\u0131 olan de\u011fi\u015fik boyutlar\u0131n\u0131n a\u00e7mazlar\u0131 var m\u0131d\u0131r? E\u011fer yetmezleri ve a\u00e7mazlar\u0131 varsa de\u011fi\u015fik yorum denemeleri bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda nas\u0131l bir tav\u0131r tak\u0131n\u0131yor? B\u00fct\u00fcn bu y\u00f6neltti\u011fimiz sorulara yan\u0131t verebilmek i\u00e7in \u00f6nce Hegel\u2019in felsefesine bakmak gerekmektedir. Hegel\u2019e g\u00f6re felsefe nedir? Bu k\u0131sa yaz\u0131n\u0131n amac\u0131, Hegel\u2019in kendi eserlerine ba\u015fvurarak yukar\u0131daki sorular\u0131n baz\u0131lar\u0131na daha \u00e7ok dolayl\u0131, baz\u0131lar\u0131na ise do\u011frudan cevap vermektir ve bunu yaparken m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar Hegel\u2019in kendisine ba\u015fvurmakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>I.\u00a0 Felsefe, Diyalektik ve \u00c7eli\u015fki<\/strong><br \/>Bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olarak Hegel, 1820 y\u0131l\u0131n\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru art\u0131k \u00fcn\u00fcn\u00fcn en doruk noktas\u0131na ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn temel eserleri yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bug\u00fcn art\u0131k kendi ba\u015f\u0131na bir ara\u015ft\u0131rma alan\u0131 haline gelen Tinin G\u00f6r\u00fcng\u00fc Bilimi\u2019ni\u00a0 (Ph\u00e4nomenologie des Geistes) 1806 y\u0131l\u0131nda, Aristoteles\u2019in Metafizik\u2019inin, Locke\u2019un \u0130nsan\u0131n Anlama Yetisi \u00dczerine Bir Deneme\u2019sinin (An Essay concerning Human Understanding) ve Kant\u2019\u0131n Salt Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nin (Kritik der reinen Vernunft) yan\u0131nda ve hatta felsefe tarihin de onlar\u0131 da a\u015fan en b\u00fcy\u00fck felsefi eser olan Mant\u0131k Bilimi\u2019ni (Wissenschaft der Logik)[2] 1812 ve 1816 y\u0131llar\u0131nda, Felsefi Bilimlerin \u00c7er\u00e7evesel Ansiklopedisi\u2019ni (Enzyklop\u00e4die der philosophischen Wissenschaften im Grundrisse) 1817\u2019de ve Hukuk Felsefesinin Temel \u00c7izgileri\u2019ni (Grundlinien der Philosophie des Rechts) ise 1820\u2019de yay\u0131nlam\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece arkada\u015f\u0131 Niethammer\u2019e 28 Ekim 1808 tarihli mektupta duyurdu\u011fu \u201cimge uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 devrimcile\u015ftirme\u201d[3] amac\u0131yla g\u00f6stermi\u015f oldu\u011fu \u00e7abalar\u0131 12 y\u0131l sonra art\u0131k meyvesini vermeye ba\u015flam\u0131\u015f ve etraf\u0131nda ciddiye al\u0131n\u0131r uluslararas\u0131 bir okul olu\u015fturmu\u015ftur. Bunu memnuniyetle g\u00f6zleyen Johann Wolfgang Goethe, Hegel\u2019e yazd\u0131\u011f\u0131 7 Ekim 1820 tarihli mektupta yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zlemlerini ve duygular\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle ifade ediyor:<\/p>\n<p>Baz\u0131 \u00e7evrelerden, gen\u00e7 adamlar yeti\u015ftirmek i\u00e7in g\u00f6stermi\u015f oldu\u011funuz \u00e7aban\u0131n meyve verdi\u011fini \u00f6\u011freniyorum. Bu mucize dolu d\u00f6nemde her hangi bir yerde bir merkezden teorik ve pratik ya\u015fam\u0131 te\u015fvik eden bir \u00f6\u011fretinin yay\u0131lmas\u0131 elbette zorunludur. Elbette bo\u015f kafalar\u0131n mu\u011flak imgeler ve b\u00fcy\u00fck bo\u015f laflar yaymas\u0131n\u0131 engellemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. [Bundan] [i]yi kafalar da pay\u0131na d\u00fc\u015feni al\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc gen\u00e7 ya\u015flar\u0131ndan itibaren bula\u015ft\u0131klar\u0131 yanl\u0131\u015f y\u00f6ntemlerden kurtulamad\u0131klar\u0131 i\u00e7in, i\u00e7lerine kapan\u0131yorlar, mu\u011flakla\u015f\u0131yorlar veya deneyim alan\u0131n\u0131 tamam\u0131yla terk edip sadece a\u015fk\u0131nla\u015f\u0131yorlar [transzendieren].<br \/>\u00c7ok de\u011ferli arkada\u015f\u0131m, bug\u00fcn ve yar\u0131n i\u00e7in kazan\u0131mlar\u0131n\u0131z en g\u00fczel etkileriyle m\u00fckafatland\u0131r\u0131ls\u0131n.[4]<\/p>\n<p>Goethe\u2019nin burada sisteme de\u011fil y\u00f6nteme vurgu yapmas\u0131 son derece ilgin\u00e7tir ki daha sonra Hegel, \u2018en b\u00fcy\u00fck y\u00f6ntemci\u2019 olarak tan\u0131mlanacakt\u0131r. Ayn\u0131 mektupta, gen\u00e7lere baz\u0131 fikirleri a\u015f\u0131lamak yerine onlara do\u011fru y\u00f6ntemin \u00f6\u011fretilmesini sal\u0131k veriyor. Bunun alt\u0131nda yatan d\u00fc\u015f\u00fcnce \u015fu olsa gerek: e\u011fitim kurumlar\u0131ndan baz\u0131 fikirler a\u015f\u0131lanarak mezun olan ki\u015filer, ileride kendi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcnmekten yoksun ve a\u015f\u0131lanan fikirleri tekrarlamaktan ileri gidemeyen dogmatik ki\u015filer olacakt\u0131r. Buna kar\u015f\u0131n do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnme (g\u00f6rme, alg\u0131lama ve de\u011ferlendirme) y\u00f6ntemiyle donanm\u0131\u015f ki\u015filer her ko\u015fulda kendi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcnmesini ve davranmas\u0131n\u0131 bilecektir. Burada Goethe, Hegel\u2019in felsefesinde do\u011fru y\u00f6ntemi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ima ediyor ve bu y\u00f6ntemin hem teorik, hem de pratik ya\u015fam\u0131 te\u015fvik edici oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Nedir o halde Hegel\u2019in y\u00f6ntemi? Bilindi\u011fi gibi Hegel\u2019in y\u00f6ntemi en k\u0131sa bir \u015fekilde diyalektik kavram\u0131na g\u00f6nderme yap\u0131larak betimlenir. Ekim 1827 y\u0131l\u0131nda Goethe bir yemekte Hegel\u2019e diyalektikten ne anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorar. Hegel, bu soruyu en k\u0131sa bir \u015fekilde diyalektik, temel olarak d\u00fczenlenmi\u015f, y\u00f6ntemsel olarak \u015fekillendirilmi\u015f, herkeste olan \u00e7eli\u015fki ruhudur, diye cevapland\u0131r\u0131r.[5] G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi Hegel, diyalekti\u011fi her \u015feyden \u00f6nce \u00e7eli\u015fki kuram\u0131na g\u00f6nderme yaparak a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Hegel\u2019e g\u00f6re felsefe nedir? Bu ba\u011flamda sorulabilecek soru \u015fudur: diyalektik ve \u00e7eli\u015fki nedir? Bu iki kavram Hegel\u2019den sonraki burjuva d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri taraf\u0131ndan felsefe tarihinden silinmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda Rosa Luxemburg, Hegel\u2019in diyalekti\u011fini ve \u00e7eli\u015fki kuram\u0131n\u0131 ezilen s\u0131n\u0131flar\u0131n ve halklar\u0131n elinde kurtulu\u015f i\u00e7in gerekli olan bir \u201ckesici silah\u201d olarak tan\u0131mlar.[6] \u015eimdi, Hegel\u2019in felsefesinin en temel unsuru olan diyalektik kavram\u0131na d\u00f6n\u00fcp \u00fczerinde biraz dural\u0131m ve bu kavram\u0131n felsefe ile ba\u011f\u0131n\u0131 kural\u0131m.<\/p>\n<p><strong>II.\u00a0 Felsefe, B\u00fct\u00fcnl\u00fck ve Ger\u00e7ek<\/strong><br \/>Burada \u00f6nce Hegel\u2019in, biri Hukuk Felsefesinin Temel \u00c7izgileri di\u011feri Tinin Fenomenolojisi\u2019nde olan ve ayn\u0131 zamanda birbirini tamamlayan ve a\u00e7\u0131klayan iki belirlemesine d\u00f6nmek istiyorum. Hegel, ilk an\u0131lan eserinde, felsefe \u201cd\u00f6nemini d\u00fc\u015f\u00fcncede kavramakt\u0131r\u201d diyor[7] ve daha sonra g\u00f6nderme yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z eserinde ise \u201cGer\u00e7ek b\u00fct\u00fcnd\u00fcr\u201d[8] belirlemesinde bulunuyor. Felsefenin konusu ger\u00e7ektir. \u2018Ger\u00e7ek nedir?\u2019 sorusu felsefenin ba\u015f sorusudur bundan dolay\u0131. Hegel, \u2018ger\u00e7ek b\u00fct\u00fcnd\u00fcr\u2019 derken de\u011fi\u015fik alanlarda kazan\u0131lan \u00f6zg\u00fcn bilgilerin yarars\u0131z, gereksiz ve dolay\u0131s\u0131yla da yanl\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemek istememektedir. De\u011fi\u015fik alanlarda kazan\u0131lm\u0131\u015f bilgiler birbiriyle ili\u015fkilendirildi\u011fi ve dolay\u0131s\u0131yla genel bilgi haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebildi\u011fi oranda ger\u00e7ektir. Bu bilgiye ula\u015fman\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnsel yolu ve y\u00f6ntemi soyutlamad\u0131r. Felsefe soyutlama y\u00f6ntemine ba\u015fvurarak, \u00f6zg\u00fcn bilgiyi di\u011fer alanlarda elde edilen bilgilerle ili\u015fkilendirerek ve onlarda i\u00e7sel olan genel yasalar\u0131 bulup a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kararak genel veya ger\u00e7ek bilgiye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Bu genelle\u015ftirme o bilgiyi b\u00fct\u00fcn toplumun hizmetine sunmay\u0131 ama\u00e7lar ve bu ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi oranda o bilgi pratik olarak da ger\u00e7ek bilgiye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Burada s\u00f6z konusu olan genel bilgiyi soyut (izole olmu\u015f) bilgiyle kar\u0131\u015ft\u0131rmamak gerekir. Hegel genelle\u015ftirilemeyen belirli bilgiyi bir anlamda soyut, genelle\u015ftirilebilen belirli bilgiyi ise somut bilgi olarak tan\u0131ml\u0131yor. Hegel Felsefe Tarihi \u00dczerine Okumalar\u2019\u0131nda somut kavram\u0131n\u0131 tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir yerde \u015f\u00f6yle diyor:<\/p>\n<p>Al\u0131\u015f\u0131la gelen \u00f6nyarg\u0131ya g\u00f6re, felsefi bilim soyutluklarla, bo\u015f genelliklerle u\u011fra\u015f\u0131r; buna kar\u015f\u0131n, tema\u015fa, empirik bilincimiz, \u00f6z-duyumuz ve ya\u015fam duygusu kendinde somuttur, kendinde belirlidir, zengindir. Ger\u00e7ekten de felsefe d\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131nda bulunmaktad\u0131r; felsefe b\u00f6ylece genellikler ile u\u011fra\u015f\u0131r, i\u00e7eri\u011fi soyuttur; ama bi\u00e7im, unsur a\u00e7\u0131s\u0131ndan; ancak kendinde idenin kendisi \u00f6z itibariyle somuttur \u2013 farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f belirlemelerin birli\u011fidir. Us-bilgi [Vernunfterkenntnis] ile sadece anlak-bilgi [Verstanderkenntnis] burada farkl\u0131la\u015f\u0131r ve felsefe yapma i\u015fi anlaka kar\u015f\u0131 ger\u00e7ek olan\u0131n, idenin, genellikte bo\u015f de\u011fil tersine kendinde \u00f6zg\u00fcn, genelde belirli olan oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Ger\u00e7ek, soyut ise, ger\u00e7ek de\u011fildir. Sa\u011fl\u0131kl\u0131 insan usu somuta y\u00f6nelir. As\u0131l, anlak refleksiyonu soyut teoridir, ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131d\u0131r, sadece kafada do\u011frudur, &#8211; bu arada, pratik de de\u011fildir. Felsefe soyuta kar\u015f\u0131 en \u00e7ok d\u00fc\u015fman oland\u0131r, somuta geri g\u00f6t\u00fcr\u00fcr.[9]<\/p>\n<p>Bu paragrafta Hegel\u2019in hem en g\u00fc\u00e7l\u00fc olan hem de en sorunlu olan yan\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Bir genel bilgi kuram\u0131 olarak felsefenin as\u0131l konusu ger\u00e7ekten de d\u00fc\u015f\u00fcncedir, kavramd\u0131r. \u00d6rne\u011fin bir k\u0131rm\u0131z\u0131 ve bir sar\u0131 g\u00fcl\u00fc ayn\u0131 kategori alt\u0131nda toplay\u0131p \u2018g\u00fcl\u2019 diyebilmek i\u00e7in, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve imge g\u00fcc\u00fcnden yararlanmak zorunda kal\u0131r\u0131z. Ama Hegel \u00f6ze g\u00f6nderme yapan \u2018g\u00fcl\u2019\u00fc idealist felsefe gelene\u011fi i\u00e7inde kalarak \u201cide\u201d olarak tan\u0131ml\u0131yor. Yani \u00f6z, idedir Hegel\u2019e g\u00f6re, madde de\u011fil. Verdi\u011fimiz \u00f6rnekten de anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi, Hegel\u2019in \u201cide\u201d dedi\u011fi \u015fey, daha do\u011frusu kavram maddeyi d\u00fc\u015f\u00fcncede yans\u0131tan d\u00fc\u015f\u00fcnsel bir ara\u00e7t\u0131r. Bu konuya a\u015fa\u011f\u0131da tekrar d\u00f6nece\u011fim. \u00d6nce yukar\u0131daki ger\u00e7ek, bilgi, somut ve soyut \u00fczerine s\u00f6ylenenleri Hegel\u2019in felsefe \u201cd\u00f6nemini d\u00fc\u015f\u00fcncede kavramakt\u0131r\u201d belirlemesiyle ili\u015fkilendirmeye \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Hegel, felsefe \u201cd\u00f6nemini [veya \u00e7a\u011f\u0131n\u0131] d\u00fc\u015f\u00fcncede kavramakt\u0131r\u201d derken, felsefesinin d\u00f6nemiyle bir\u00e7ok bak\u0131mdan ili\u015fkili oldu\u011funu, onun hi\u00e7e say\u0131larak ne geri ne de ileri gidilebilece\u011fini belirtmek istiyor. Ve bize her iyi diyalektik\u00e7inin yapmas\u0131 gereken \u015feyin, kelimenin geni\u015f anlam\u0131nda ge\u00e7mi\u015fe bug\u00fcn\u00fcn penceresinden ve gelece\u011fe bug\u00fcne i\u00e7sel olan temel \u00e7eli\u015fkileri ve e\u011filimleri ortaya \u00e7\u0131kararak bakmam\u0131z gerekti\u011fini \u00f6neriyor. \u00d6rne\u011fin Hegel\u2019e g\u00f6re, modern \u00e7a\u011fda Platoncu veya Aristoteles\u00e7i olmak anla\u015f\u0131l\u0131r olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, h\u00fck\u00fcm s\u00fcren mevcut ger\u00e7ekli\u011fe (Gegenwart) g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fc kapat\u0131p gelecek \u00fczerine fantaziler \u00fcretmek de anla\u015f\u0131l\u0131r de\u011fildir. Ba\u015fka bir deyimle, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n sorunlar\u0131na eski felsefelere d\u00f6nerek cevap aramak verimsiz bir \u00e7aba olaca\u011f\u0131 gibi, felsefede 50 veya 100 y\u0131l sonra insanl\u0131\u011f\u0131n hangi bilgilerle donanm\u0131\u015f olabilece\u011fi \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00fcr\u00fct\u00fcp, bunu \u00f6l\u00e7\u00fc almak da b\u00fcy\u00fck bir hata olacakt\u0131r. Hegel\u2019in yukar\u0131daki belirlemesinin di\u011fer anlam\u0131, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n ansiklopedik mutlak bilgisine ula\u015fabilece\u011fimiz ve ula\u015fmam\u0131z gerekti\u011fidir. Felsefenin, d\u00f6nemine ve \u00e7a\u011f\u0131na ili\u015fkin genel veya mutlak bilgi iddias\u0131nda bulunabilmesi i\u00e7in, d\u00f6nemini d\u00fc\u015f\u00fcncede kavrad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlamas\u0131 gerekir. Aksi taktirde, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n toplumsal formasyonu \u00fczerine bilgiye sahip oldu\u011fumuzu iddia etmemiz m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin \u2018burjuva toplumu nedir?\u2019 veya \u2018kapitalist toplum nedir?\u2019 sorusunu felsefi a\u00e7\u0131dan, A veya B kapitalistinin \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131 elinde toplay\u0131p kar ilkesine g\u00f6re davranmas\u0131d\u0131r, diye yan\u0131tlamam\u0131z m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Kapitalist toplum hakk\u0131nda bilgi iddias\u0131nda bulunabilmemiz i\u00e7in, \u2018kapitalizm, \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n kapitalist(ler)in elinde tekelle\u015fmesi \u2013 ki bu toplumun giderek \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131ndan yoksunla\u015ft\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmektedir \u2013 ve \u00fcretim ili\u015fkilerinin ve giderek b\u00fct\u00fcn toplumsal ili\u015fkilerin (ahlak, sanat, e\u011fitim, sa\u011fl\u0131k vs.) kar ilkesine g\u00f6re d\u00fczenlenmesidir\u2019 diyebilmeliyiz. Bu ancak felsefeye ba\u015fvurularak yap\u0131labilir. K\u0131sacas\u0131, Hegel bilginin bilgi olarak iddia edildi\u011fi anda hem mutlak hem de g\u00f6recel oldu\u011funa i\u015faret etmektedir; mutlakt\u0131r \u2013 \u00e7\u00fcnk\u00fc elde olan ara\u00e7 ve gere\u00e7lerle ve elde edilebilir en geni\u015f bilgiyle \u2018bu \u015fudur\u2019 diyoruz; g\u00f6receldir \u2013 \u00e7\u00fcnk\u00fc bu bilgi \u015fu tasrihsel \u015fartlar alt\u0131nda mutlakt\u0131r diyoruz; bu bilgimizin gelecekte elde edilecek bilgilerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda ger\u00e7ek oldu\u011fu ya do\u011frulanacakt\u0131r, ya tam olarak veya baz\u0131 yanlar\u0131yla yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131, ya da eksikli\u011fi ortaya \u00e7\u0131kabilir &#8211; ki \u00e7\u0131kacakt\u0131r.[10] O halde, Hegel\u2019e g\u00f6re felsefe veya diyalektik, her \u015feyden \u00f6nce b\u00fct\u00fcn\u00fc tarihselli\u011fi i\u00e7inde, mutlakl\u0131\u011f\u0131 ve g\u00f6recelli\u011fiyle kavramakt\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, Hegel, \u0130mmanuel Kant\u2019\u0131n transsendental ve John Locke\u2019un empirik felsefesi \u00e7er\u00e7evesinde geli\u015ftirdi\u011fi epistemolojik felsefeden farkl\u0131 olarak, ontolojik bir felsefe kavram\u0131 \u00f6nermektedir. Bundan dolay\u0131 do\u011fa ve toplumu kapsayan tarihsel varl\u0131k ve onu bir b\u00fct\u00fcn olarak kavramaya \u00e7al\u0131\u015fan bilgi \u00f6znesinin d\u00fc\u015f\u00fcnce ve bilincinin yasalar\u0131 diyalekti\u011fin ana konusudur.<\/p>\n<p><strong>III.\u00a0 Her \u015eeyin \u00d6z\u00fc Diyalektiktir<\/strong><br \/>Felsefe d\u00f6nemini d\u00fc\u015f\u00fcncede kavramakt\u0131r, dedik ve ekledik: Hegel\u2019in felsefe anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re b\u00fct\u00fcnl\u00fck olarak kavrad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00f6nemimizi, tarihselli\u011fi (s\u00fcreklilik ve kopu\u015f) i\u00e7inde mutlakl\u0131\u011f\u0131 ve g\u00f6recelli\u011fiyle (b\u00fct\u00fcnl\u00fck ve tikellik) kavramam\u0131z gerekir. Tarihsellik, hareketi ve ilerlemeyi \u015fart ko\u015far. Hareket halinde olmayan \u015feyin tarihi olmaz; tarihi olmayan \u015feyin ise kendisinin varolmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Hegel\u2019e g\u00f6re, olan her \u015fey, \u201czamanda olmak\u201dt\u0131r (\u201cIn-der-Zeit-Sein\u201d), hareket halinde olmakt\u0131r.[11] Yukar\u0131da da belirtti\u011fim gibi, tarihsellik sadece ge\u00e7mi\u015f ile ilgili olan de\u011fildir. Bug\u00fcn ve gelecek de tarihseldir. Ge\u00e7mi\u015f, bug\u00fcne akm\u0131\u015ft\u0131r; gelecek bug\u00fcn\u00fcn i\u00e7inden do\u011fmaktad\u0131r ve gelecekte ger\u00e7eklik olacakt\u0131r. Tarihselli\u011fin, ge\u00e7mi\u015f ve gelece\u011fin i\u00e7inde oldu\u011fu, ge\u00e7mi\u015f ve gelecek aras\u0131nda bir nevi bir d\u00fc\u011f\u00fcm noktas\u0131 olan bug\u00fcn olarak kavranmas\u0131 gerekir Hegelci felsefeye g\u00f6re.<br \/>Hegel\u2019e g\u00f6re, varl\u0131k ayn\u0131 zamanda \u00e7ok t\u00fcrl\u00fcl\u00fckt\u00fcr ve hep hareket halindedir, s\u00fcrekli eskinin yok oldu\u011fu, onun i\u00e7inden yeninin do\u011fdu\u011fu gelip-ge\u00e7icilik-olu\u015fumdur. Varl\u0131\u011f\u0131 sabit bir belirleme olarak anlamaya \u00e7al\u0131\u015fanlara kar\u015f\u0131 \u015f\u00f6yle diyor Hegel:<\/p>\n<p>Ama \u00e7oklu\u011fu bir mutlak sabit belirleme olarak anlayanlar, onun do\u011fas\u0131n\u0131 ve diyalekti\u011fini bilmiyorlar. \u00c7okluk ak\u0131m halindedir. Onun, \u00f6z\u00fc itibariyle geli\u015fimin harekette olu\u015fu \u2013 ge\u00e7ici (de\u011fi\u015fken,-DG) bir an \u2013 olarak kavranmas\u0131 gerekir.[12]<\/p>\n<p>Burada Hegel bize felsefenin, varl\u0131\u011f\u0131n \u00e7ok t\u00fcrl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde birlik ve hareket olarak kavranmas\u0131 gerekti\u011fini sal\u0131k veriyor. Bilindi\u011fi \u00fczere, varl\u0131\u011f\u0131n \u00e7ok t\u00fcrl\u00fc ve s\u00fcrekli ak\u0131m halinde oldu\u011fu g\u00f6zlemi yeni de\u011fildir. Varl\u0131\u011f\u0131n \u00e7ok t\u00fcrl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ilk Yunan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinden ve onun s\u00fcrekli ak\u0131m halinde oldu\u011fu Heraklitos\u2019dan beri bilinir. Ama bu \u00e7ok t\u00fcrl\u00fcl\u00fck ve ak\u0131m, felsefeyi bilginin m\u00fcmk\u00fcn olup olmad\u0131\u011f\u0131 konusunda \u015f\u00fcphecili\u011fe g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hegel, bu \u015f\u00fcphecili\u011fi yukar\u0131da i\u015faret etti\u011fim mutlakl\u0131k ve g\u00f6recellik ilkesinin diyalektik birlik halinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi gerekti\u011fine dair \u00f6nerisiyle a\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bilginin edinildi\u011fi anda mutlak oldu\u011fundan hareket etmezsek, edinilen bilgiye dayan\u0131p davranmam\u0131z m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Hegel\u2019in bu ilkesi son derece g\u00fcnceldir. \u00d6zellikle bu ilkesi son y\u0131llarda \u00e7ok k\u00fclt\u00fcrl\u00fcl\u00fck \u00e7er\u00e7evesinde yap\u0131lan tart\u0131\u015fmalara uyarland\u0131\u011f\u0131nda, bug\u00fcn hemen hemen her devletin resmi siyaseti haline gelen ve her k\u00fclt\u00fcr\u00fcn kendisini salt mutlak ilan etti\u011fi \u2018k\u00fclt\u00fcrler \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131\u2019 saplant\u0131s\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda daha verimli sonu\u00e7lar elde edilecektir. Fakat bu mutlakl\u0131\u011f\u0131, Marx\u2019\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi gibi geli\u015fime a\u00e7\u0131k bir mutlakl\u0131k olarak kavramak gerekir.<\/p>\n<p>\u015eimdi, de\u011fi\u015fimin kayna\u011f\u0131na dair soruya ge\u00e7meden \u00f6nce, Hegel\u2019in eski Yunan felsefesinden, daha do\u011frusu Aristoteles\u2019ten devrald\u0131\u011f\u0131 yukar\u0131da ima etti\u011fim iki kavram\u0131 biraz a\u00e7mak istiyorum. Bunlar, kendinde-olmak (Al. An-Sich-Sein; Yun. potentia) ve kendi-i\u00e7in-olmak (Al. F\u00fcr-Sich-Sein, Yun. actus). Hegel\u2019e g\u00f6re do\u011fada ve toplumda her \u015fey ve herkes kendi-i\u00e7in-olmas\u0131n\u0131 gerektiren \u015feyi kendinde-olarak ba\u011fr\u0131nda bar\u0131nd\u0131r\u0131r. \u00d6rne\u011fin bir tohumun bitkiye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcp meyve vermesi ya da yine bir bebe\u011fin yeti\u015fkin erkek veya kad\u0131n olmay\u0131 ba\u011fr\u0131nda bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi. Her kendi-i\u00e7in-olu\u015fun \u00fcst momenti ayn\u0131 zamanda yeni bir s\u00fcrecin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. Yani bir y\u0131\u011f\u0131n nicel ve nitel olumlama ve yads\u0131ma s\u00fcre\u00e7lerini i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131r\u0131r. Hegel\u2019in (ve Marx\u2019\u0131n da) geli\u015fim kuram\u0131n\u0131 bu \u015fekilde yorumlamas\u0131, ona (ve Marx\u2019a) kar\u015f\u0131 determinizm su\u00e7lamas\u0131n\u0131 beraberinde getirmi\u015ftir ve bu su\u00e7lama yeni de de\u011fildir. Hegel, bu t\u00fcrl\u00fc su\u00e7lamalar\u0131n arkas\u0131nda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve zorunlulu\u011fu beraber d\u00fc\u015f\u00fcnememenin yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc zorunluluktan ba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcnmek Hegel\u2019e g\u00f6re \u2018k\u00f6r\u2019 keyfilikten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u015e\u00f6yle diyor Hegel:<\/p>\n<p>Zorunluk olmayan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, soyut \u00f6zg\u00fcrl\u00fck de olabilir; bu yanl\u0131\u015f \u00f6zg\u00fcrl\u00fck keyfiliktir ve o b\u00f6ylece kendi kendisinin kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r, bilin\u00e7siz ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe dair bo\u015f fikir \u2013 yaln\u0131zca bi\u00e7imsel \u00f6zg\u00fcrl\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>Bir ka\u00e7 c\u00fcmle yukar\u0131da da \u015f\u00f6yle diyor Hegel, zorunlulu\u011fun ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn birbirinden kopuk d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesine kar\u015f\u0131:<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek, tin somuttur ve onun belirlemeleri \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve zorunluluktur. Tinin, kendi zorunlulu\u011funda \u00f6zg\u00fcr olmas\u0131 ve sadece onda kendi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bulmas\u0131 ve zorunlulu\u011funun \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcnde durmas\u0131 daha y\u00fcksek idrakt\u0131r.[13]<\/p>\n<p>Hegel\u2019in belirlemelerinde ifade etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck zorunlulu\u011fu kavramakt\u0131r olarak tan\u0131mlayabilece\u011fimiz ilkesini \u015f\u00f6yle bir \u00f6rnekle a\u00e7\u0131klayabiliriz: Bir hasta ve doktor ili\u015fkisini d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Doktorun hastaya yard\u0131mc\u0131 olabilmesi i\u00e7in hastay\u0131 muayene etmesi gerekir ve koyaca\u011f\u0131 te\u015fhise g\u00f6re ona gerekli (zorunlu) ilac\u0131 vermesi gerekir. Dikkat edilirse burada doktor muayene edip te\u015fhis koymaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken yap\u0131lmas\u0131 gerekeni veya zorunlu olan\u0131 kavramaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Doktorun koydu\u011fu te\u015fhise (zorunlulu\u011fa) g\u00f6re ila\u00e7 se\u00e7mesi ve tedavi y\u00f6ntemini belirlemesi, yani zorunlulu\u011fu yerine getirmesi ise \u00f6zg\u00fcrl\u00fckt\u00fcr. \u015eimdi, doktor-hasta \u00f6rne\u011fimize, Hegel\u2019in \u00f6nerisinin tersine, \u00f6rne\u011fin Kant\u2019\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve zorunlulu\u011fu ayr\u0131 veya uyu\u015fmaz g\u00f6ren, di\u011fer bir deyi\u015fle Hegel\u2019in ele\u015ftirdi\u011fi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc keyfiyet olarak kavrayan ilkeyi uyarlayal\u0131m. San\u0131r\u0131m sonu\u00e7 tahmin edilebilir: Bu durumda, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve zorunluluk ayr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, hastan\u0131n hastal\u0131\u011f\u0131 ve doktorun koyaca\u011f\u0131 te\u015fhis ile verece\u011fi ila\u00e7 ve belirleyece\u011fi tedavi y\u00f6ntemi aras\u0131nda zorunlu bir ba\u011f olmas\u0131 gerekmiyor. Zorunlulu\u011fu \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olarak kavramayan doktor, diyelim ki bir \u015feker hastas\u0131na rahatl\u0131kla t\u00fcberk\u00fcloza kar\u015f\u0131 bir ila\u00e7 verebilir. Oysa hi\u00e7bir doktor bunu bilin\u00e7li olarak yapmaz, yaparsa, o art\u0131k doktor de\u011fil, ba\u015fka bir kategoriye konur. K\u0131sacas\u0131, g\u00fcnl\u00fck hayat\u0131m\u0131z da dahil ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131n her alan\u0131nda bazen fark\u0131nda olmadan hepimiz Hegel\u2019in zorunlulu\u011fu \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olarak kavrayan ilkesini uygular\u0131z. Yukar\u0131da Hegel\u2019in \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kuram\u0131na ili\u015fkin s\u00f6yledikleri, onun \u201ctin\u201d kuram\u0131n\u0131 ele\u015ftirseler de, \u00f6rne\u011fin \u201ctin\u201d yerine birey, insan veya toplum gibi kavramlar\u0131 tercih etseler de, Marx ve Engels i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Zira Engels bunu a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmi\u015ftir.[14]<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u015eimdi Hegel\u2019in de\u011fi\u015fim kuram\u0131na d\u00f6nebiliriz. Fark edilece\u011fi gibi, Hegel burada \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve zorunluluk ba\u011flam\u0131nda her \u015feyi kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fi olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmemiz gerekti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor bize. Ona g\u00f6re do\u011fada, toplumda ve d\u00fc\u015f\u00fcncede her \u015feyi z\u0131tlar\u0131n birli\u011fi olarak kavramaz isek, her tarafta g\u00f6zledi\u011fimiz s\u00fcrekli de\u011fi\u015fimi ve geli\u015fimi a\u00e7\u0131klamam\u0131z ya m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir ya da bunu ancak bir tak\u0131m d\u0131\u015fsal \u2018\u00fcst g\u00fc\u00e7lere\u2019 g\u00f6nderme yaparak (\u00f6rne\u011fin Aristoteles\u2019in yapt\u0131\u011f\u0131 veya varl\u0131\u011f\u0131n teolojik a\u00e7\u0131klamalar\u0131nda oldu\u011fu gibi) a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z gerekir. Bu ise; bir, mutlak determinizmin (\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn mutlak yads\u0131nmas\u0131n\u0131n) ta kendisidir; iki, bu pe\u015finden a\u00e7\u0131klanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmayan \u00e7eli\u015fki dolu mant\u0131ki sonu\u00e7lar do\u011furacakt\u0131r. K\u0131sacas\u0131, Hegel do\u011fa bilimlerinde g\u00f6zlenen geli\u015fmeleri takip ederek ve tarihsel ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na dayanarak soyutlama g\u00fcc\u00fcyle \u015feylerin z\u0131tlar\u0131n birli\u011fi, \u00e7eli\u015fkili b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc olarak tan\u0131mlanmas\u0131 gerekti\u011fi sonucuna ula\u015f\u0131yor. Hegel\u2019in b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve onun i\u00e7inde genel yasalar\u0131n\u0131 kavramaya y\u00f6nelik felsefi ilkesi, Foucault ve Adorno gibi daha bir\u00e7ok burjuva d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin sald\u0131r\u0131s\u0131na u\u011frayacak di\u011fer bir ilkesidir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Elbette Hegel\u2019in \u00e7eli\u015fki kavram\u0131n\u0131, genel olarak yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, dar anlamda sadece antagonistik \u00e7eli\u015fki olarak ele almamam\u0131z gerekir. Hegel, Mant\u0131k Bilim\u2019de g\u00f6sterdi\u011fi gibi, farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131, ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 da \u00e7eli\u015fkinin t\u00fcrleri olarak ele al\u0131yor. Farkl\u0131l\u0131k ve ayr\u0131l\u0131k (hatta bir oranda kar\u015f\u0131tl\u0131k) ilkesine dayal\u0131 ili\u015fkilerde \u00e7at\u0131\u015fma s\u00f6z konusu olsa bile, bu ili\u015fkilerde belirleyici ilke ileti\u015fimdir. Bu t\u00fcr ili\u015fkilerde, Hegel\u2019in deyimiyle kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ak\u0131m s\u00f6z konusudur. \u00c7eli\u015fki ilkesi, farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n en \u00fcst bi\u00e7imini te\u015fkil eder ve \u00e7eli\u015fkinin hakim oldu\u011fu \u2018ili\u015fkilerde\u2019 belirleyici olan \u00e7at\u0131\u015fmad\u0131r. Hegel, burada k\u0131saca sergilemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7eli\u015fki kavram\u0131n\u0131 geli\u015ftirmek ile felsefe tarihinde yap\u0131lm\u0131\u015f en b\u00fcy\u00fck devrimlerden birisini ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. Zira b\u00f6ylece de\u011fi\u015fimin kayna\u011f\u0131n\u0131 her \u015feye i\u00e7kin olarak kavrama olana\u011f\u0131na kavu\u015fmu\u015f bulunuyoruz. Hegel\u2019e g\u00f6re diyalektik, \u201chareket ettiren ruhtur, b\u00fct\u00fcn do\u011fal ve d\u00fc\u015f\u00fcnsel ya\u015fam etkinliklerinin ba\u015f ilkesidir\u201d[15] ve G. W. Plekhanov\u2019un yerinde tan\u0131mlamas\u0131yla Hegel\u2019den yola \u00e7\u0131karak diyalekti\u011fi her t\u00fcrl\u00fc \u015feyin ilkesi olarak ele alabiliriz.[16] \u00d6rne\u011fin nicel-nitel diyalekti\u011fi, nicel birikimin nitel s\u0131\u00e7ramaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcncesi dikkate al\u0131nmadan en basit bir m\u00fczik par\u00e7as\u0131 ne yaz\u0131labilir, ne \u00e7al\u0131nabilir ne de s\u00f6ylenebilir.<br \/>\u015eeyleri \u00e7eli\u015fkili b\u00fct\u00fcnl\u00fck, i\u00e7lerinde farkl\u0131la\u015fan ayn\u0131l\u0131\u011f\u0131n ve farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n birli\u011fi olarak anlamak, Hegel\u2019e g\u00f6re iyi felsefeyi k\u00f6t\u00fc felsefeden ay\u0131ran noktad\u0131r. Bu konuda Felsefi Bilimlerin Ansiklopedik \u00c7er\u00e7evesi\u2019nde \u015fu belirlemeyi yap\u0131yor Hegel:<\/p>\n<p>Ayn\u0131l\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131 konusunda iyiden iyiye anla\u015fmam\u0131z b\u00fcy\u00fck \u00f6neme sahiptir. Bu, her \u015feyden \u00f6nce onun yaln\u0131zca soyut ayn\u0131l\u0131k, yani farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 d\u0131\u015flayan ayn\u0131l\u0131k olarak anla\u015f\u0131lmamas\u0131 (gerekti\u011fi,-DG) anlam\u0131na gelmektedir. Bu, b\u00fct\u00fcn k\u00f6t\u00fc felsefenin bu ismi hak eden felsefeden ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 noktad\u0131r.[17]<\/p>\n<p>\u015eeyleri Hegel\u2019in \u00f6nerdi\u011fi gibi kavramam\u0131z, hareketin onlara i\u00e7kin bir ilke olarak kavranmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131l\u0131yor ve bundan sonra felsefi g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fc art\u0131k ger\u00e7ekli\u011fe d\u00f6nd\u00fcrmemiz gerekir. Hegel\u2019in, Tinin Fenomenoloji\u2019sinde \u201cg\u00f6k yere indirilip d\u00fcnyan\u0131n \u00fczerine dikilmi\u015ftir\u201d demesinin toplumsal ve siyasi arka plan\u0131 ku\u015fkusuz 1789 Frans\u0131z devrimidir. Felsefi arka plan\u0131n\u0131 ise diyalekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcnce de dahil her \u015feye uyarlanabilir evrensel i\u00e7kin bir yasa olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmesi olu\u015fturmaktad\u0131r.[18]<\/p>\n<p><strong>IV.\u00a0\u00a0\u00a0 Nesne, Y\u00f6ntem, Mant\u0131k ve Bilgi Kuram\u0131<\/strong><br \/>Hegel\u2019in bu yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n bilgi, y\u00f6ntem ve mant\u0131k bilimi i\u00e7in \u00f6nemli i\u00e7erimsemeleri var ku\u015fkusuz. Genel olarak toplumsal ve siyasal yap\u0131da oldu\u011fu gibi, felsefe ve mant\u0131k biliminde de k\u00f6kl\u00fc bir devrim yapmay\u0131 ama\u00e7lamaktad\u0131r. Hegel 1808 y\u0131l\u0131n\u0131n ba\u015flar\u0131nda arkada\u015f\u0131 Niethammer taraf\u0131ndan bir mant\u0131k kitab\u0131 yazmak i\u00e7in te\u015fvik edilince, o g\u00fcne kadar h\u00fck\u00fcm s\u00fcren geleneksel mant\u0131k bilim hakk\u0131nda, a\u015fa\u011f\u0131da dile getirdi\u011fi gibi, yok edici bir h\u00fck\u00fcmde bulunur:<\/p>\n<p>Bu eski mant\u0131kla ne i\u015f yapaca\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7 kimse bilmiyor. Gereksinimi genel olarak hissedilen bir yede\u011fi olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, onu herkes eski bir miras par\u00e7as\u0131 olarak pe\u015finde ta\u015f\u0131yor. Onun belirlemelerinden gerekli k\u0131l\u0131nabilecek iki sayfay\u0131 doldurabilir. \u0130ki sayfan\u0131n \u00f6tesine giden, bir ayr\u0131nt\u0131n\u0131n devam\u0131d\u0131r, tamamiyle verimsizli\u011fe hizmet etmektedir, skolastik abart\u0131d\u0131r \u2013 veya bu mant\u0131k daha fazla g\u00f6r\u00fcns\u00fcn diye psikolojik miskinlikle (bkz. Steinbart, Kiesewetter, Mehmel) doldurulmu\u015ftur.[19]<\/p>\n<p>Hegel\u2019in bu s\u00f6zlerini uzun uzun aktarmam\u0131n nedeni, onun mant\u0131k biliminde ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 k\u00f6kl\u00fc devrimin boyutunu g\u00f6stermektir. Burada Hegel a\u00e7\u0131k\u00e7a skolastik ve psikolojik (\u00f6znelci) mant\u0131k kuramlar\u0131na sald\u0131r\u0131yor olsa da, geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu mant\u0131k kuram\u0131n\u0131 \u00f6zellikle ger\u00e7e\u011fin bilinebilirlilik sorusu kar\u015f\u0131s\u0131nda tav\u0131r almaktan ka\u00e7\u0131nmas\u0131ndan dolay\u0131 \u2018d\u00fc\u015f\u00fcnce tembelli\u011finin\u2019 yata\u011f\u0131 haline geldi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc Kant\u00e7\u0131 transendental (a\u015fk\u0131n) epistemolojinin yerine ge\u00e7irmek istemektedir.<br \/>Yukar\u0131da Hegel\u2019in felsefesinin, Locke ve Kant\u2019\u0131n felesefesinden farkl\u0131 olarak, ontolojik temele dayand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funa i\u015faret ettim. Felsefe, yani diyalektik bu \u015fekilde kurgulan\u0131nca, y\u00f6ntemin ve mant\u0131\u011f\u0131n apriori geli\u015ftirilip \u015feylere d\u0131\u015far\u0131dan empoze edilmekten kurtar\u0131l\u0131p ve \u015feylere yabanc\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce \u2018ara\u00e7lar\u0131\u2019 olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p \u015feylere i\u00e7kin oldu\u011funu ve \u015feylerden kazan\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6stermek gerekir. Y\u00f6ntem ve mant\u0131k \u00e7er\u00e7evesinde \u015feylerin hem d\u0131\u015f (yans\u0131yan) \u00f6zellik ve bi\u00e7imleri, hem de \u00f6zleri yans\u0131t\u0131lmak durumundad\u0131r. K\u0131sacas\u0131, ger\u00e7ek b\u00fct\u00fcnd\u00fcr ilkesinden hareketle \u015feylerin b\u00fct\u00fcn olarak kavranmas\u0131 gerekir. Bu durumda, mant\u0131\u011f\u0131n c\u00fcmlelerinin de varl\u0131k gibi ak\u0131p gitmesi, bu ilerlemenin varl\u0131kta oldu\u011fu gibi, ba\u015flang\u0131c\u0131 yads\u0131y\u0131p belirli \u00fcst momentlere do\u011fru t\u0131rmanmas\u0131 ve sonunda bu \u00fcst momentleri de yads\u0131y\u0131p (yads\u0131man\u0131n yads\u0131mas\u0131) yeni ba\u015flang\u0131\u00e7lara a\u00e7\u0131k olmas\u0131, dahas\u0131 yeni ba\u015flang\u0131\u00e7lar yapabilmesi gerekir. Daha da \u00f6tesi (ve \u00f6nemlisi), kendi kendini de yans\u0131tabilmesi (refleksiyonun refleksiyonu), Hegel\u2019in deyimiyle, kendisine d\u00f6n\u00fcp kendisinde kendisine de bakabilmesi, kendi kendisine de ayna tutabilmesi gerekir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Hegel\u2019in varl\u0131k, d\u00fc\u015f\u00fcnce, y\u00f6ntem ve mant\u0131k sorunsal\u0131na bu b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc yakla\u015f\u0131m\u0131ndan dolay\u0131 onun Mant\u0131k Bilim\u2019de geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu sistemin ayn\u0131 zamanda bir y\u00f6ntem bilim olarak okunup okunamayaca\u011f\u0131 ileriden beri tart\u0131\u015f\u0131la gelir. Hegel, eski t\u00fcrden, \u015feylere d\u0131\u015fsal apriori geli\u015ftirilen t\u00fcrden bir y\u00f6ntem bilim geli\u015ftirmek istememektedir (ve bu konuda Kant\u2019a taban tabana z\u0131t bir duru\u015f sergiler). Ama bu onun y\u00f6ntemsizli\u011fi savundu\u011fu anlam\u0131na gelmez. Hegel, bu konuda \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u0130\u00e7sel bir mant\u0131k ve y\u00f6ntem bilim geli\u015ftirmek istemektedir. Geleneksel olarak diyalekti\u011fi \u015feyin kendisine ait olmayan, ona kar\u015f\u0131 d\u0131\u015fsal olumsuz bir etkinlik olarak anlayanlara kar\u015f\u0131 Hegel y\u00f6ntemin mant\u0131\u011fa i\u00e7sel oldu\u011funu ve mant\u0131\u011f\u0131n da \u015feylere i\u00e7sel oldu\u011funu belirtiyor. \u015e\u00f6yle diyor Hegel:<\/p>\n<p>Felsefi bilimin tek ger\u00e7ek y\u00f6ntemi olabilecek \u015fey, mant\u0131\u011f\u0131n ele al\u0131n\u0131\u015f\u0131n\u0131n i\u00e7ine d\u00fc\u015fmektedir. Zira y\u00f6ntem, kendi i\u00e7eri\u011finin kendi i\u00e7 hareketinin bi\u00e7imine dair bilin\u00e7tir. [20]<\/p>\n<p>Ve devam ediyor Hegel:<\/p>\n<p>Bu kendisini onun [y\u00f6ntemin] nesnesinden ve i\u00e7eri\u011finden hi\u00e7 bir \u015fekilde farkl\u0131 olmamakla a\u00e7\u0131kl\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc o kendinde i\u00e7eriktir, i\u00e7eri\u011fin kendisini hareket ettiren kendisinin sahip oldu\u011fu diyalektiktir. Bu y\u00f6ntemin gidi\u015fine ve basit ritmine uygun olmayan hi\u00e7 bir temsil bilimsel olarak ge\u00e7erli k\u0131l\u0131namaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc o \u015feyin kendi gidi\u015fidir.[21]<\/p>\n<p>Bu son b\u00f6l\u00fcmde Hegel\u2019in felsefesine dair sergilenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan\u0131 Lenin\u2019in bir belirlemesiyle k\u0131saca \u00f6zetleyebiliriz. Mant\u0131k, diyalektik ve bilgi kuram\u0131: \u201c\u00fc\u00e7 [ayr\u0131] kelimeye gerek yok, bu bir ve ayn\u0131 \u015feydir\u201d.[22] Hegel, y\u00f6ntem ve mant\u0131k kuram\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde bize ba\u015fka bir \u00e7ok \u015feyin yan\u0131nda \u00f6zellikle bunu anlatmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>V.\u00a0\u00a0\u00a0 \u00d6zne ve Nesne, Varl\u0131k ve Kavram<\/strong><br \/>Buraya kadar s\u00f6ylediklerimizi toparlayacak olursak: \u00f6nce, Hegel\u2019e g\u00f6re, \u2018felsefe nedir?\u2019 sorusuna yan\u0131t vermek i\u00e7in, onun diyalektik ve \u00e7eli\u015fki kavramlar\u0131na ba\u015fvurduk. Hegel\u2019e g\u00f6re, diyalektik ontolojik bir kavramd\u0131r. Bu ba\u011flamda diyalekti\u011fin hem do\u011fal, hem toplumsal ve hem de d\u00fc\u015f\u00fcnsel soru ve sorunlara uyarlanabilece\u011fini ileri s\u00fcrd\u00fck. Diyalektik\u00e7i felsefenin, b\u00fct\u00fcn\u00fc ger\u00e7ek olarak kavrad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve b\u00fct\u00fcn\u00fcn g\u00f6recel mutlakl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde \u00e7oklu\u011fun birli\u011fi olarak ele ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirttik. Daha sonra diyalekti\u011fin i\u00e7sel geli\u015fim ve ilerleme kuram\u0131 oldu\u011funu ifade ettik ve son olarak da, diyalekti\u011fin Hegel taraf\u0131ndan hem y\u00f6ntem, hem mant\u0131k, hem de bilgi kuram\u0131 olarak kurguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u015eimdi, onun her insanda ye\u015fertilebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc ele\u015ftirici \u2018\u00e7eli\u015fki ruhu\u2019ndan yola \u00e7\u0131k\u0131p ve felsefeciden bekledi\u011fi olumlama ve olumsuzlama y\u00f6ntemine ba\u015fvurup bu s\u00f6ylenenlerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda Hegel\u2019in felsefesinde sorunlu oldu\u011funu belirtti\u011fimiz yanlar\u0131na d\u00f6nebiliriz. Hat\u0131rlatmak i\u00e7in yenileyelim.\u00a0 Yukar\u0131da Hegelci felsefenin sorunlu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm iki boyutuna i\u015faret etmi\u015ftik. Bunlardan birincisi onun \u2018\u00f6z\u00fc\u2019 \u2018ide\u2019 olarak tan\u0131mlamas\u0131yla ilgili, ikincisi ise tarihte \u2018mutlak son\u2019 \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcne g\u00f6nderme yapmaktad\u0131r. Bu son b\u00f6l\u00fcmde amac\u0131m, bu iki sorunun asl\u0131nda Hegel\u2019in kurgulam\u0131\u015f oldu\u011fu diyalektik felsefe kuram\u0131n\u0131n \u2018ruhuna\u2019 ayk\u0131r\u0131 oldu\u011funu belirtip bir \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerisine i\u015faret etmektir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Her \u00e7ocuk gibi, felsefe de \u2018neden?\u2019 sorusunu sormadan edemez. Felsefe, \u2018ger\u00e7ek nedir?\u2019 sorusuyla neden u\u011fra\u015f\u0131p durur? Bu soruya b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc i\u00e7inde tutarl\u0131 bir cevap aray\u0131\u015f\u0131 Yeni \u00c7a\u011f felsefesiyle ba\u015flar ve g\u00fcndemimize Descartes taraf\u0131ndan getirilmi\u015ftir. Sorun, \u00f6zne-nesne ili\u015fkisi \u00e7er\u00e7evesinde tart\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Hegel, antik felsefe ile \u00e7a\u011fda\u015f felsefe aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir yerde, \u00f6znellik ile nesnellik aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n Platon d\u00f6neminde hen\u00fcz felsefenin g\u00fcndeminde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtiyor. Daha sonra ayn\u0131 iddiay\u0131 b\u00fct\u00fcn antik Yunan ve Roma felsefesiyle ili\u015fkilendiriyor. Bunun alt\u0131nda yatan neden, kapitalist toplum ile bireyin ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131 ve bunun ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonucu olarak Yeni \u00c7a\u011f\u2019da kendi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcnebilen ve davranabilen BEN kuram\u0131n\u0131n olu\u015fmaya ba\u015flamas\u0131d\u0131r.[23] Yani \u00e7a\u011fda\u015f felsefeye g\u00f6re, birey, kendisine 16. y\u00fczy\u0131la kadar yasaklanan bilgi ve dolay\u0131s\u0131yla ger\u00e7ek iddias\u0131nda bulunabilir art\u0131k. Bu geli\u015fme \u00f6zne-nesne ili\u015fkisine dair sorunlar\u0131n da felsefenin g\u00fcndemine getirilmesine yol a\u00e7\u0131yor. \u2018Ger\u00e7ek nedir?\u2019 sorusu, \u00f6zellikle bu ba\u011flamda kapsaml\u0131 bir anlam kazan\u0131yor ve kendi i\u00e7inde bir ama\u00e7 olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p ba\u015fka bir \u015feye hizmet eden ama\u00e7-ara\u00e7 sorusuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Nedir o halde felsefenin amac\u0131? Bu sorunun cevab\u0131n\u0131 en a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde Kant vermi\u015ftir. Kant\u2019a g\u00f6re, b\u00fct\u00fcn epistemolojik \u00e7abalar\u0131n nedeni, \u201cnesneler bizim i\u00e7in\u201ddir diyebilmektir.[24] Bu pratik ama\u00e7 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131l\u0131rsa b\u00fct\u00fcn epistemolojik veya (geni\u015fleterek s\u00f6yleyecek olursak) b\u00fct\u00fcn felsefi \u00e7abalar anlam\u0131n\u0131 yitirir. Ama nesneyi elde etmenin arac\u0131 nedir? Bu soruya verilen veya verilmeyen cevaplara bakarak felsefi bir sistemin s\u0131n\u0131rlar\u0131 ve niteli\u011fi belirlenebilir. Felsefi bilgi, nesne bizim i\u00e7indir, diyebilmenin ilk ve gerekli \u015fart\u0131d\u0131r, ama hepsi de\u011fildir. Nesnenin nas\u0131l elde edildi\u011fini g\u00f6sterebilmek i\u00e7in, felsefi bilgiyi de i\u00e7eren ama kendi i\u00e7inde pratik olan emek kavram\u0131na g\u00f6nderme yapmam\u0131z gerekir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Hegel\u2019in ve asl\u0131nda b\u00fct\u00fcn klasik Alman felsefesinin gelip dayan\u0131p kald\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131r burada yatmaktad\u0131r. Kant, nesneyi elde edi\u015fin arac\u0131 olarak imge g\u00fcc\u00fcne ve zamana g\u00f6nderme yapar. Klasik Alman felsefesinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 zorlayan Hegel olmu\u015ftur. Ama o da, eme\u011fin bir t\u00fcr\u00fc olan sadece d\u00fc\u015f\u00fcnsel eme\u011fe g\u00f6nderme yapm\u0131\u015ft\u0131r ki bu onun ger\u00e7ek b\u00fct\u00fcnd\u00fcr ilkesine ters d\u00fc\u015fmektedir. Bu konuda Britanya felsefi gelene\u011fi daha ileri gitmi\u015f ve eme\u011fi daha \u00e7ok pratik bir kavram olarak ele alm\u0131\u015ft\u0131r. Ama o gelenekte de emek sadece \u00fccretli emek olarak ele al\u0131nm\u0131\u015f ve eme\u011fin \u00f6zne-nesne ili\u015fkisinde ortaya \u00e7\u0131kan ontolojik boyutu daha \u00e7ok bilin\u00e7siz bir boyut olarak kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bu gelenek i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kan en b\u00fcy\u00fck emek kuramc\u0131s\u0131 Adam Smith dahi yakalad\u0131\u011f\u0131 eme\u011fin ontolojik boyutunu, en az\u0131ndan kendisinin yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 eserlerinde sonuna kadar takip etmemi\u015ftir. Hegel, Hukuk Felsefesinin Temel \u00c7izgileri adl\u0131 eserinde bu boyutu yakalamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r ama o da kendi d\u00f6neminin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015famaz. Bundan dolay\u0131 Hegel, mant\u0131k kuram\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtti\u011fi \u00f6znellik ve nesnellik aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 yads\u0131maya ve varl\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceye veya kavrama indirgemek zorunda kal\u0131r. \u0130\u015fte bu tek d\u00fc\u015f\u00fcnceye dayal\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131ndan dolay\u0131 \u00f6z \u201cide\u201ddir diyor Hegel.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Tarihte ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f Hegel yorumlar\u0131 i\u00e7inde bu sorunu temel sorun olarak alg\u0131layan ve Hegel\u2019in \u00f6nerdi\u011fi \u00f6zne-nesne kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131ndan hareket ederek onun tan\u0131mlam\u0131\u015f oldu\u011fu soruna \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretmeye \u00e7al\u0131\u015fanlar, Marx ve Engels ve onlar\u0131n takip\u00e7ileri olmu\u015ftur. Marksist gelenekten farkl\u0131 olarak Hegel\u2019in Yeni Hegelci burjuva yorumcular\u0131, onun en verimli d\u00f6nemini sistemle\u015ftirmek i\u00e7in adad\u0131\u011f\u0131 diyalekti\u011fi ya bir y\u00fck olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f ve onu silkeleyip atmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r ya da Gadamer\u2019in kurdu\u011fu Hermeneutik\u00e7i ak\u0131m \u00e7er\u00e7evesinde bu kuram\u0131n merkezinde bulunan nicel ve nitel de\u011fi\u015fim kuram\u0131n\u0131 t\u00f6rp\u00fcleyip nicel (evrimci) de\u011fi\u015fim kuram\u0131na indirgemeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Buna kar\u015f\u0131n, Engels\u2019in ve ba\u015fta Hegelci felsefe olmak \u00fczere b\u00fct\u00fcn klasik Alman felsefesinin a\u00e7\u0131k\u00e7a miras\u00e7\u0131s\u0131 ilan etti\u011fi Marksist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler ise Hegelci diyalekti\u011fi onun kurgulad\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok daha kapsaml\u0131 emek kavram\u0131ndan hareketle s\u00fcrd\u00fcrmeye ve geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Marksist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler bunu yaparken kendilerini Hegel\u2019in \u2018ger\u00e7ek b\u00fct\u00fcnd\u00fcr\u2019 ilkesinin sad\u0131k takip\u00e7ileri olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015flerdir.<br \/>Bu \u00e7aban\u0131n ba\u015f\u0131nda Marx\u2019\u0131n hen\u00fcz bir ele\u015ftiri giri\u015fimi niteli\u011finde olan 1844 Elyazmalar\u0131n\u0131 ve daha sonra art\u0131k diyalektik kuram\u0131 elde etme ve uygulama a\u015famas\u0131nda olan Das Kapital\u2019i g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Lenin\u2019in Felsefe Defterleri ve Georg Luk\u00e0cs\u2019\u0131n Gen\u00e7 Hegel\u2019i ve Eme\u011fin Ontolojisi adl\u0131 devasa \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve son olarak da Hans Heinz Holz\u2019un Yeni \u00c7a\u011fda Diyalekti\u011fin Sorun Tarihi ve D\u00fcnya Tasar\u0131m\u0131 ve Refleksiyon \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, Marx\u2019\u0131n kurdu\u011fu Hegelci diyalektikten esinlenen gelene\u011fin neden ve nas\u0131l devam ettirildi\u011finin bir ka\u00e7 \u00f6nemli belgeleridir. Bu gelene\u011fin temel amac\u0131, bir taraftan burjuva y\u0131k\u0131l\u0131c\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 Hegel\u2019in miras\u0131n\u0131 savunmak, onun tarihsel kazan\u0131mlar\u0131n\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kararak g\u00f6stermek ve sorunlar\u0131na i\u015faret edip felsefeye yeni \u00e7\u0131k\u0131\u015f yollar\u0131 g\u00f6stermektir. \u00d6rne\u011fin Marx\u2019a g\u00f6re Hegel, diyalektik\u00e7i yakla\u015f\u0131m\u0131ndan dolay\u0131, eme\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fc kavram\u0131\u015ft\u0131r ve emek kavram\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde emek s\u00fcrecini insan\u0131n kendi kendini yaratma s\u00fcreci olarak g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer taraftan ekonomi politi\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015famad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, eme\u011fin sadece olumlayan yan\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f ama onun devrimci de\u011fi\u015ftirici yan\u0131n\u0131 g\u00f6rememi\u015ftir. Hegelci felsefenin en temel konular\u0131ndan birisi yabanc\u0131la\u015fma sorunudur. Bununla birlikte, Hegel emek kavram\u0131n\u0131 sadece d\u00fc\u015f\u00fcncel etkinlik olarak, yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 emek ve \u00fcretim s\u00fcre\u00e7lerinde ya\u015fanan ve bunun bilin\u00e7 s\u00fcre\u00e7lerine yans\u0131d\u0131\u011f\u0131 kapsaml\u0131 b\u00fct\u00fcn toplumsal ili\u015fkilere yans\u0131yan bir yabanc\u0131la\u015fma sorunu olarak ele almak yerine d\u00fc\u015f\u00fcnce ve sadece bilin\u00e7 s\u00fcre\u00e7lerinde ya\u015fanan bir yabanc\u0131la\u015fma olarak ele alm\u0131\u015ft\u0131r.[25] Hukuk Felsefesinin Temel \u00c7izgileri adl\u0131 eserinde Hegel emek kavram\u0131yla gereksinim aras\u0131ndaki ontolojik ili\u015fkiyi yakalam\u0131\u015f, ama bu kez Marx\u2019\u0131n i\u015faret etmi\u015f oldu\u011fu s\u0131n\u0131r\u0131 a\u015fmas\u0131na, geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu kapal\u0131 felsefi sistemi engel olmu\u015ftur. Bu, bizi Hegel\u2019in ikinci temel sorunu olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ama onun geli\u015fim kuram\u0131na tamamen ayk\u0131r\u0131 olan tarihte \u2018mutlak son\u2019 \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcne getirmektedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Burada Hegel\u2019in son derece kompleks sistemini genel hatlar\u0131yla bile tart\u0131\u015fmam\u0131z m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. Bu kendi ba\u015f\u0131na bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n konusu olabilir ancak. Burada benim amac\u0131m \u00e7ok daha s\u0131n\u0131rl\u0131 ve sadece Hegel\u2019in felsefi sistemi kurgulay\u0131\u015f bi\u00e7iminin getirmi\u015f oldu\u011fu bir sorununa i\u015faret ederek bunun Hegel\u2019in felsefesinin \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturan diyalektik kurama ayk\u0131r\u0131 oldu\u011funu belirtmek istiyorum. Tinin Fenomenolojisi\u2019nin son b\u00f6l\u00fcm\u00fcne bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, orada Hegel \u201cMutlak Bilgi\u201dyi tart\u0131\u015f\u0131yor. De\u011fi\u015fik s\u00fcre\u00e7lerden ge\u00e7en tin, burada kendisini mutlakla\u015ft\u0131ran mutlak bilgiye ula\u015f\u0131yor. Bunun daha \u00f6tesi yoktur bu sisteme g\u00f6re. Benzer bir yap\u0131 ile Mant\u0131k Bilim\u2019de de kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Orada son b\u00f6l\u00fcm\u00fcn konusu olan \u201cMutlak \u0130de\u201d a\u015f\u0131lamaz, daha \u00f6tesine ge\u00e7ilemez en \u00fcst momenti simgelemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Oysa Hegel\u2019in diyalektik kuram\u0131 kendisinin de s\u00fcrekli vurgulad\u0131\u011f\u0131 gibi, bir s\u00fcrekli hareket kuram\u0131d\u0131r. Her biten s\u00fcre\u00e7 ayn\u0131 zamanda yeni bir s\u00fcrecin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131 Hegel\u2019in sistemi \u00e7er\u00e7evesinde geli\u015fimi mutlak bir noktada d\u00fc\u011f\u00fcmlemesi pek anla\u015f\u0131l\u0131r de\u011fildir. Buna kar\u015f\u0131n Hegel b\u00f6yle bir \u00f6n-kabulden hareket etmektedir. Bu, Hegel\u2019in toplum ve siyaset felsefesine nas\u0131l yans\u0131maktad\u0131r? Yukar\u0131da diyalekti\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fcn \u00e7eli\u015fki, hareket ve ilerleme oldu\u011funu belirttim ve ger\u00e7ekten de Hegel\u2019in felsefesinin ana temas\u0131 \u00e7eli\u015fkidir. Toplum ve siyaset felsefesi \u00e7er\u00e7evesinde Hegel\u2019in temel sorunu burjuva toplumunda h\u00fck\u00fcm s\u00fcren s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkileridir, bunlara bir \u00e7\u00f6z\u00fcm yolu g\u00f6stermektir. \u015eimdi Hegel\u2019in diyalektik kuram\u0131ndan yola \u00e7\u0131kacak olursak, bunlar\u0131 a\u015fan yani geride b\u0131rakan bir toplumsal sistem \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnmemiz gerekir. Ama Hegel bunu yapm\u0131yor. O daha \u00e7ok s\u0131n\u0131flar\u0131 uzla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in bir devlet modeli geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Bunun nedeni, Hegel\u2019in tarihte mutlak bir son nokta \u00f6n g\u00f6r\u00fcs\u00fcnden hareket etmesidir. \u0130\u015fte bundan dolay\u0131 Hegel, \u00f6zne-nesne ili\u015fkisinde kendisini d\u0131\u015fa vuran eme\u011fin ontolojik boyutunu yakalay\u0131p eme\u011fin kapitalist toplum i\u00e7inde bulundu\u011fu ko\u015fullar\u0131n k\u00f6kl\u00fc bir ele\u015ftirisini geli\u015ftirememektedir. Bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda Marx, Hegel\u2019in felsefesinin \u2018ak\u0131ll\u0131 \u00e7ekirde\u011fi\u2019 dedi\u011fi diyalektik kuram\u0131ndan hareket ederek Hegel\u2019in kapal\u0131 sisteminin kar\u015f\u0131s\u0131na Das Kapital\u2019de ucu a\u00e7\u0131k bir sistem, ba\u015fka bir deyi\u015fle geli\u015fmeye a\u00e7\u0131k bir sistem geli\u015ftirmektedir. Bu ucu a\u00e7\u0131k sistem bir mutlak nokta \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcnden hareket etmek yerine sisteme i\u00e7sel olan bir e\u011filime i\u015faret etmektedir: eme\u011fin kurtulu\u015funu getirecek olan \u00fccretli emek kurumunun y\u0131k\u0131larak a\u015f\u0131lmas\u0131.<br \/>Hegel, d\u00fcnya tarihinin amac\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fckt\u00fcr diyor. Marx, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in eme\u011fin, onun \u00f6l\u00fc bi\u00e7imi olan sermayenin tahakk\u00fcm\u00fcnden kurtulmas\u0131 gerekir diyor. Bu, uzla\u015fma aray\u0131\u015f\u0131yla ula\u015f\u0131lacak bir durum de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00e7eli\u015fkinin diyalektik yasas\u0131 bu ili\u015fkiye de i\u00e7sseldir ve a\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in yads\u0131man\u0131n yads\u0131mas\u0131n\u0131 beklemektedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Notlar:<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">[1] Hegel, G. W. F., Vorlesungen \u00fcber die Geschichte der Philosophie, cilt 1, Werke in zwanzig B\u00e4nden 18 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer ve Karl Markus Michel, Suhrkamp, Frankfurt a. M. 1971, S. 16.<br \/>[2] \u0130ki cilt olarak yay\u0131nlanan Mant\u0131k Biliminin 1. cildi 1812\u2018 de\u00a0 2. cildi ise 1816\u2018da yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>[3] Niethammer\u2019e 28 Ekim 1808 tarihli mektup, Briefe von und an Hegel, yay. Johannes Hoffmeister, cilt 1: 1785 \u2013 1812 i\u00e7inde, Felix Meiner Verlag, Hamburg 1952, s. 253 (251-255).<br \/>[4] Goethe\u2019nin Hegel\u2019e 7 Ekim 1820 tarihli mektubu, Briefe von und an Hegel, yay. Johannes Hoffmeister, cilt 2: 1813 \u2013 1822 i\u00e7inde, Felix Meiner Verlag, Hamburg 1953, s. 237 (236 -237).<br \/>[5] Eckermann, P. J.,\u00a0 Gespr\u00e4che mit Goethe, Fritz Heyder, Berlin, 1911, s. 114.<br \/>[6] Luxemburg, R., \u201eAus dem Nachla\u00df unserer Meister\u201c, Gesammelte Werke 1\/2 i\u00e7inde, Dietz Verlag, Berlin 1988, s. 137.<br \/>[7] Hegel, G. W. F., Rechtsphilosophie, yay. Eva Moldenhauer ve Karl Markus Michel, Werke, cilt 7 i\u00e7inde, Suhrkamp, Frankfurt a. M., 1996, s. 26.<br \/>[8] Hegel, G.W.F.,\u00a0 Ph\u00e4nomenologie des Geistes, Werke in zwanzig B\u00e4nden 3 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer ve Karl Markus Michel, Suhrkamp Frankfurt a. M. 1986,\u00a0 s. 24.<br \/>[9] Hegel, G. W. F., Vorlesungen \u00fcber die Geschichte der Philosophie, cilt 1, Werke in zwanzig B\u00e4nden 18 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer ve Karl Markus Michel, Suhrkamp, Frankfurt a. M.,1971, s. 43.<br \/>[10] Hegel\u2019in son derece sorunlu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm ve yukar\u0131da and\u0131\u011f\u0131m \u2018ide\u2019 sorunuyla da ilgili olan \u2018tarihte mutlak son \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc\u2019 a\u015fa\u011f\u0131da ele alaca\u011f\u0131m.<br \/>[11] Hegel, G. W. F., Vorlesungen \u00fcber die Geschichte der Philosophie, cilt 1, s. 51.<br \/>[12] Hegel, G. W. F., Vorlesungen \u00fcber die Geschichte der Philosophie, cilt 1, s. 53.<br \/>[13] Hegel, G. W. F., Vorlesungen \u00fcber die Geschichte der Philosophie, cilt 1, s. 45.<br \/>[14] Bkz: Engels, F., Herrn Eugen D\u00fchrings Umw\u00e4lzung der Wissenschaft, Marx-Engels-Werke, Dietz Verlag, Berlin, 1986, c. 20 i\u00e7inde, s. 106: \u201e\u00d6zg\u00fcrl\u00fck ve zorunluluk ili\u015fkisini do\u011fru ortaya koyan ilk olarak Hegel\u2019dir. Onun i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrl\u00fck zorunlulu\u011fu idrak etmektir. \u201aZorunluluk sadece kavranmazsa k\u00f6rd\u00fcr.\u2019 \u00d6zg\u00fcrl\u00fck, do\u011fa yasalar\u0131ndan hayal edilen ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131kta de\u011fil, tersine bu yasalar\u0131n bilinmesinde ve b\u00f6ylelikle onlar\u0131n plana uygun olarak belirli ama\u00e7lar do\u011frultusunda kullanma olana\u011f\u0131n\u0131n verili olmas\u0131nda yatmaktad\u0131r. Bu, d\u0131\u015f do\u011fan\u0131n yasalar\u0131na istinaden oldu\u011fu gibi, insan\u0131n v\u00fccutsal ve d\u00fc\u015f\u00fcnsel varolu\u015funu kendi d\u00fczenleyen yasalara istinaden de ge\u00e7erlidir \u2013 en fazla d\u00fc\u015f\u00fcncede ama asla hakikatte birbirinden ay\u0131ramayaca\u011f\u0131m\u0131z iki \u00f6zg\u00fcrl\u00fck t\u00fcr\u00fc.\u201d<br \/>[15] Hegel, G. W. F., Wissenschaft der Logik, cilt 1, Werke in zwanzig B\u00e4nden 5 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer ve Karl Markus Michel, Suhrkamp, Frankfurt a. M. 1993, S. 52.<br \/>[16] G. W. Plechanow, Zur Frage der Entwicklung der monistischen Geschichtsauffassung, Dietz Verlag, Berlin 1956, s. 84.<br \/>[17] Hegel, G. W. F., Enzyklop\u00e4die der philosophischen Wissenschaften, cilt 1, Werke in zwanzig B\u00e4nden 8 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer ve Karl Markus Michel, Suhrkamp, Frankfurt a. M. 1993, s. 238.<br \/>[18] Hegel, G. W. F., Ph\u00e4nomenologie des Geistes, Werke in zwanzig B\u00e4nden 3 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer ve Karl Markus Michel, Suhrkamp Frankfurt a. M. 1986, s. 430 \u2013 431 (\u00a7 581).<br \/>[19] Niethammer\u2019e 20 May\u0131s 1808 tarihli mektup, Briefe von und an Hegel, yay. Johannes Hoffmeister, cilt 1: 1785 \u2013 1812 i\u00e7inde, Felix Meiner Verlag, Hamburg 1952, s. 229 (226-233).<br \/>[20] Hegel, G. W. F., Wissenschaft der Logik, cilt 1, Werke in zwanzig B\u00e4nden 5 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer und Karl Markus Michel, Suhrkamp Frankfurt a. M. 1993, S. 49.<br \/>[21] Hegel, G. W. F., Wissenschaft der Logik, cilt 1, Werke in zwanzig B\u00e4nden 5 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer und Karl Markus Michel, Suhrkamp Frankfurt a. M. 1993, S. 50.<br \/>[22] W. \u0130. Lenin, Philosophische Hefte, Werke, cilt 38 i\u00e7inde, Dietz Verlag, Berlin 1973, s. 316. Lenin, bu belirlemeyi, Hegel\u2019in Mant\u0131k Biliminin plan\u0131n\u0131 inceledi\u011fi ba\u011flamda yap\u0131yor. \u015e\u00f6yle diyor Lenin: \u201eMarx, geride (b\u00fcy\u00fck harflerle ba\u015flayan) \u201amant\u0131k\u2019 b\u0131rakmam\u0131\u015f olsa da, o geride \u201aKapital\u2019in mant\u0131k\u0131n\u0131 b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r ve bunun ele al\u0131nacak soruda sonuna kadar kullan\u0131lmas\u0131 gerekir. \u201aKapital\u2019de bir bilime materyalizmin mant\u0131k, diyalektik ve bilgi kuram\u0131 [\u00fc\u00e7 kelimeye gerek yok: bu bir ve ayn\u0131d\u0131r] uygulanmaktad\u0131r. Bu materyalizm Hegel\u2019de de\u011ferli olan her \u015feyi devralm\u0131\u015f ve de\u011ferli olan\u0131 geli\u015ftirmi\u015ftir\u201c (age.). Lenin, benzer bir belirlemeyi Hegel\u2019in kavram kuram\u0131n\u0131 inceledi\u011fi ba\u011flamda da (Marx\u2019\u0131n Kapitali ile ili\u015fkilendirmeden yap\u0131yor: \u201eB\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131m a\u00e7\u0131s\u0131ndan mant\u0131k, bilgi kuram\u0131yla ayn\u0131 anlama gelmektedir. Bu, tamamiyle \u00e7ok \u00f6nemli bir sorudur\u201c (age., s. 164).<br \/>[23] Hegel, G. W. F., Vorlesungen \u00fcber die Geschichte der Philosophie, cilt 1, Werke in zwanzig B\u00e4nden 18 i\u00e7inde, yay. Eva Moldenhauer und Karl Markus Michel, Suhrkamp, Frankfurt a. M. 1971, s. 68-69.<br \/>[24] Kant, \u0130., Kritik der reinen Vernunft, yay. Jens Timmermann, Felix Meiner Verlag, Hamburg 1998, s. 170.<br \/>[25] Bkz.: Marx, K., \u00d6konomisch-philosophische Manuskripte 1844, Marx-Engels-Werke, cilt 40 i\u00e7inde, Dietz Verlag, Berlin 1985, s. 574-575.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>O halde diyalektik, bir \u00f6znel d\u00fc\u015f\u00fcncenin d\u0131\u015fsal etkinli\u011fi de\u011fildir,tersine i\u00e7eri\u011fin organik dallar\u0131n\u0131 ve meyvelerini meydana \u00e7\u0131karan kendi ruhudur.G. W. F. Hegel G. W. F. Hegel (1770-1831), Karl Marx\u2019\u0131n deyimiyle \u2018en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u2019, dilinin ve \u00fcslubunun b\u00fct\u00fcn zorlu\u011funa ve sisteminin her unsurunu birbiriyle ve b\u00fct\u00fcn ile ili\u015fkilendiren kompleksli\u011fine, yani ilk bak\u0131\u015fta b\u00fct\u00fcn \u2018d\u0131\u015fsal iticili\u011fine\u2019 kar\u015f\u0131n, dostunun [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[41],"tags":[],"class_list":{"0":"post-3946","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-georg-wilhelm-friedrich-hegel"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"O halde diyalektik, bir \u00f6znel d\u00fc\u015f\u00fcncenin d\u0131\u015fsal etkinli\u011fi de\u011fildir,tersine i\u00e7eri\u011fin organik dallar\u0131n\u0131 ve meyvelerini meydana \u00e7\u0131karan kendi ruhudur.G. W. F. Hegel G. W. F. Hegel (1770-1831), Karl Marx\u2019\u0131n deyimiyle \u2018en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u2019, dilinin ve \u00fcslubunun b\u00fct\u00fcn zorlu\u011funa ve sisteminin her unsurunu birbiriyle ve b\u00fct\u00fcn ile ili\u015fkilendiren kompleksli\u011fine, yani ilk bak\u0131\u015fta b\u00fct\u00fcn \u2018d\u0131\u015fsal iticili\u011fine\u2019 kar\u015f\u0131n, dostunun [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-01-08T13:08:03+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"39 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men\",\"datePublished\":\"2010-01-08T13:08:03+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/\"},\"wordCount\":7725,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg\",\"articleSection\":[\"Georg Wilhelm Friedrich HEGEL\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/\",\"name\":\"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg\",\"datePublished\":\"2010-01-08T13:08:03+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men","og_description":"O halde diyalektik, bir \u00f6znel d\u00fc\u015f\u00fcncenin d\u0131\u015fsal etkinli\u011fi de\u011fildir,tersine i\u00e7eri\u011fin organik dallar\u0131n\u0131 ve meyvelerini meydana \u00e7\u0131karan kendi ruhudur.G. W. F. Hegel G. W. F. Hegel (1770-1831), Karl Marx\u2019\u0131n deyimiyle \u2018en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u2019, dilinin ve \u00fcslubunun b\u00fct\u00fcn zorlu\u011funa ve sisteminin her unsurunu birbiriyle ve b\u00fct\u00fcn ile ili\u015fkilendiren kompleksli\u011fine, yani ilk bak\u0131\u015fta b\u00fct\u00fcn \u2018d\u0131\u015fsal iticili\u011fine\u2019 kar\u015f\u0131n, dostunun [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-01-08T13:08:03+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"39 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men","datePublished":"2010-01-08T13:08:03+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/"},"wordCount":7725,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg","articleSection":["Georg Wilhelm Friedrich HEGEL"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/","name":"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg","datePublished":"2010-01-08T13:08:03+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.marxists.org\/reference\/archive\/hegel\/images\/hegel.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/08\/hegelin-felsefe-kavrami-uzerine-kisa-bir-deneme-dogan-gocmen\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Hegel\u2019in Felsefe Kavram\u0131 \u00dczerine K\u0131sa Bir Deneme | Do\u011fan G\u00f6\u00e7men"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3946","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3946"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3946\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3946"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3946"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3946"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}