{"id":4016,"date":"2010-01-17T13:43:50","date_gmt":"2010-01-17T10:43:50","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/"},"modified":"2010-01-17T13:43:50","modified_gmt":"2010-01-17T10:43:50","slug":"kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/","title":{"rendered":"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 &#8211; Erich Fromm"},"content":{"rendered":"<p><strong><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/erich-fromm.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/><\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bir toplumsal grubun psikolojik tepkilerini incelerken, grup \u00fcyelerinin, yani tek tek bireylerin ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131 ele al\u0131yoruz; ancak, bu ki\u015fileri birbirinden ay\u0131ran kendilerine \u00f6zg\u00fc \u00f6zellikler de\u011fil, ki\u015filik yap\u0131lar\u0131nda, grubun \u00e7o\u011fu \u00fcyeleriyle ortak olan \u00f6zellikleri bizi ilgilendiriyor. Bu ki\u015fili\u011fe, toplumsal ki\u015filik diyebiliriz. Toplumsal ki\u015filik, do\u011fas\u0131 gere\u011fi, bireysel ki\u015filik kadar \u00f6zg\u00fcl de\u011fildir. Bireysel ki\u015fili\u011fi tan\u0131mlarken, kendilerine \u00f6zg\u00fc bir olu\u015fumla \u015fu ya da bu bireyin ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131 bi\u00e7imlendiren \u00f6zelliklerin t\u00fcm\u00fcn\u00fc ele al\u0131yoruz.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Toplumsal ki\u015filikse, yaln\u0131zca belli \u00f6zellikleri, bir grubun ortak temel deneyimleri ile ortak ya\u015fam bi\u00e7iminin sonucu olarak o grup \u00fcyelerinin \u00e7o\u011funda geli\u015fen ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n temel \u00e7ekirde\u011fini i\u00e7erir. Ger\u00e7i, her zaman i\u00e7in t\u00fcm\u00fcyle farkl\u0131 ki\u015filik yap\u0131s\u0131 g\u00f6steren &#8220;ayk\u0131r\u0131&#8221; ki\u015filer vard\u0131r ama, grubun \u00e7o\u011fu \u00fcyelerinin ki\u015filik yap\u0131s\u0131, rastlant\u0131sal do\u011fum etmenleri ile bir bireyden di\u011ferine farkl\u0131l\u0131k g\u00f6steren ya\u015fam deneyimleri sonucu, grubun \u00e7o\u011fu \u00fcyeleri, bu \u00e7ekirde\u011fin \u00e7e\u015fitlemeleridirler.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bir bireyi tam anlam\u0131yla anlamak istiyorsak, farkl\u0131l\u0131k yaratan bu \u00f6\u011felere b\u00fcy\u00fck \u00f6nem vermemiz gerekir. Ama, belli bir toplumsal d\u00fczende, insan enerjisinin nas\u0131l y\u00f6nlendirildi\u011fini, ve bir \u00fcretici g\u00fc\u00e7 olarak nas\u0131l i\u015fledi\u011fini anlamak amac\u0131ndaysak, toplumsal ki\u015fili\u011fi derinlemesine incelememiz gerekir. Toplumsal ki\u015filik kavram\u0131, toplumsal s\u00fcrecin anla\u015f\u0131lmas\u0131nda bir anahtar kavramd\u0131r. Dinamik analitik psikoloji anlam\u0131nda ki\u015filik, insan enerjisinin, insan gereksinimlerinin, belli bir toplumdaki belli varolu\u015f bi\u00e7imine dinamik bir \u015fekilde uyarlanmas\u0131yla \u015fekillenmi\u015f \u00f6zg\u00fcl bir kal\u0131pt\u0131r. Ki\u015filikse, bireylerin d\u00fc\u015f\u00fcnmesini, hissetmesini ve edimlerini belirler. Kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerimiz s\u00f6z konusu oldu\u011funda bunu anlamak bir anlamda g\u00fc\u00e7t\u00fcr, \u00e7\u00fcnk\u00fc hepimiz d\u00fc\u015f\u00fcnmenin ki\u015fili\u011fin psikolojik yap\u0131s\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z, yaln\u0131z ve yaln\u0131z zihinsel bir edim oldu\u011fu yolundaki geleneksel inanc\u0131 payla\u015fmak e\u011filimindeyizdir. Ancak bu do\u011fru de\u011fildir; d\u00fc\u015f\u00fcncelerimiz, somut nesnelerin deneysel kullan\u0131m\u0131yla de\u011fil de, ahlaksal, felsefesel, siyasal, psikolojik ya da toplumsal sorunlarla ne kadar \u00e7ok u\u011fra\u015f\u0131rsa, bunun do\u011fruluk oran\u0131 da o \u00f6l\u00e7\u00fcde azal\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnme ediminde yer alan t\u00fcm\u00fcyle mant\u0131ksal \u00f6\u011feleri saymazsak, bu d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde, d\u00fc\u015f\u00fcnen ki\u015finin ki\u015filik yap\u0131s\u0131 belirler. Sevgi, adalet, e\u015fitlik, \u00f6zveri gibi tekil kavramlar i\u00e7in oldu\u011fu gibi, bir kuramsal dizge i\u00e7in de, bir \u00f6\u011freti i\u00e7in de ge\u00e7erlidir bu.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Her bir kavram\u0131n ve her bir \u00f6\u011fretinin bir duygusal kal\u0131b\u0131 vard\u0131r ve kal\u0131b\u0131n k\u00f6kleri, bireyin ki\u015filik yap\u0131s\u0131nda bulunmaktad\u0131r. \u00d6nceki b\u00f6l\u00fcmlerde bunun pek \u00e7ok \u00f6rne\u011fini verdik. \u00d6\u011fretilerle ilgili olarak, erken Protestanl\u0131kla \u00e7a\u011fda\u015f yetkecili\u011fin co\u015fkusal k\u00f6klerini g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k. Tekil kavramlarla ilgili olarak, \u00f6rne\u011fin sado-mazo\u015fist ki\u015filik i\u00e7in sevginin ortak bir olumlama ve e\u015fitlik temeline dayanan bir birle\u015fme de\u011fil de, ortakya\u015famsal bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k oldu\u011funu g\u00f6sterdik; \u00f6zveri ya da fedakarl\u0131k, ki\u015finin zihinsel ve ahlaksal benli\u011finin ortaya konmas\u0131 de\u011fil, bireysel benin daha \u00fcst\u00fcn bir \u015feye b\u00fct\u00fcn\u00fcyle boyun e\u011fmesi anlam\u0131na geliyordu; farkl\u0131l\u0131k, e\u015fitlik temelinde bireyselli\u011fin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi de\u011fil, g\u00fc\u00e7 dengesindeki farkl\u0131l\u0131k anlam\u0131na geliyordu; adalet, bireyin do\u011fu\u015ftan getirdi\u011fi de\u011fi\u015fmez haklar\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi i\u00e7in ko\u015fulsuz olarak hak iddia etmesi de\u011fil, herkesin hak etti\u011fine sahip olmas\u0131 gerekti\u011fi anlam\u0131na geliyordu; y\u00fcreklilik, bireyselli\u011fin yetke kar\u015f\u0131s\u0131nda kendisini sonuna dek ortaya koymas\u0131 de\u011fil, boyun e\u011fmeye ve ac\u0131ya katlanmaya haz\u0131r olma anlam\u0131na geliyordu. Farkl\u0131 ki\u015filikte iki insan\u0131n \u00f6rne\u011fin sevgiden s\u00f6z ederken kulland\u0131klar\u0131 s\u00f6zc\u00fck ayn\u0131d\u0131r ama, onlar\u0131n ki\u015filik yap\u0131lar\u0131na g\u00f6re s\u00f6zc\u00fck t\u00fcm\u00fcyle farkl\u0131 anlamlar ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Asl\u0131na bakarsan\u0131z, bu kavramlar\u0131 ba\u015ftan sona mant\u0131ksal bir s\u0131n\u0131fland\u0131rma kapsam\u0131na alma giri\u015fimi nas\u0131lsa ba\u015far\u0131s\u0131z olaca\u011f\u0131ndan, onlar\u0131n anlam\u0131n\u0131 do\u011fru bir psikolojik \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye oturtmakla bir\u00e7ok zihinsel kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 engelleyebiliriz.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">D\u00fc\u015f\u00fcncelere \u015fekil veren bir co\u015fkusal kal\u0131b\u0131n bulundu\u011fu olgusu, son derece \u00f6nemlidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, bir k\u00fclt\u00fcr\u00fcn \u00f6z\u00fcn\u00fcn anla\u015f\u0131lmas\u0131nda anahtar g\u00f6revi g\u00f6r\u00fcr. Bir toplumun i\u00e7inde bulunan farkl\u0131 toplumlar ya da s\u0131n\u0131flarda, belli, \u00f6zg\u00fcn bir toplumsal ki\u015filik vard\u0131r ve de\u011fi\u015fik fikirler bu ki\u015filik temeline dayanarak geli\u015fir ve g\u00fc\u00e7lenir. Nitekim \u00f6rne\u011fin \u00e7a\u011fda\u015f insan, ya\u015fam\u0131n temel ama\u00e7lar\u0131 olarak \u00e7al\u0131\u015fma ve ba\u015far\u0131ya ula\u015fma fikrini, yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ve ku\u015fkular\u0131 nedeniyle \u00e7ekici bulmu\u015f ve onu g\u00fc\u00e7lendirmi\u015ftir; ama Pueblo K\u0131z\u0131lderililerine ya da Meksika k\u00f6yl\u00fclerine durup dinlenmeden \u00e7al\u0131\u015fma ve ba\u015far\u0131ya ula\u015fma iste\u011fi vermek i\u00e7in ne kadar u\u011fra\u015fsak, dil d\u00f6ksek, bo\u015funa olacakt\u0131r. Farkl\u0131 bir ki\u015filik yap\u0131s\u0131na sahip olan bu halklar, konu\u015fmac\u0131n\u0131n dilini bilseler, anlasalar da, bu t\u00fcrden ama\u00e7lar\u0131 ortaya koyan ki\u015finin neden s\u00f6z etti\u011fini bile anlamayacaklard\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde Hitler ve Alman halk\u0131n\u0131n onunla ayn\u0131 ki\u015filik yap\u0131s\u0131na sahip kesimi, sava\u015flar\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131labilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnen ki\u015finin tam anlam\u0131yla aptal ya da d\u00fcped\u00fcz yalanc\u0131 oldu\u011funa i\u00e7tenlikle inanacakt\u0131r. Kendi toplumsal ki\u015filikleri uyar\u0131nca, felaketsiz ve ac\u0131s\u0131z ya\u015fam, onlar i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik kadar anla\u015f\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7 bir \u015feydir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Fikirler, \u00e7o\u011fu kez, toplumsal ki\u015filiklerinin \u00f6zellikleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan kendilerini etkilemeyen belli gruplar taraf\u0131ndan bilin\u00e7li olarak kabul edilirler; bu fikirler, bilin\u00e7li bir inan\u00e7lar y\u0131\u011f\u0131n\u0131 olarak kal\u0131r ama insanlar gerekti\u011fi anda onlara g\u00f6re hareket etmeyi ba\u015faramazlar. Buna bir \u00f6rnek, Nazizmin zaferi s\u0131ras\u0131nda Alman i\u015f\u00e7i hareketinde g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hitler&#8217;in iktidara ge\u00e7mesinden \u00f6nce Alman i\u015f\u00e7ilerinin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu, Sosyalist ya da Kom\u00fcnist Partilere oy verdi ve bu partilerin fikirlerine inand\u0131lar; yani, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131nda bu fikirlerin yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 son derece geni\u015fti. Ancak, fikirlerin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 yayg\u0131nl\u0131klanyla orant\u0131l\u0131 de\u011fildi. Nazizmin sald\u0131r\u0131lan, b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011fu fikirleri u\u011fruna sava\u015fmaya haz\u0131r olan bir siyasal muhalefetle kar\u015f\u0131la\u015fmad\u0131. Sol partilerin izleyicilerinden \u00e7o\u011fu, yetkeleri oldu\u011fu s\u00fcrece partilerinin programlar\u0131na inan\u0131yorlard\u0131 ger\u00e7i ama, tehlike an\u0131 geldi\u011finde \u00e7ekilmeye haz\u0131rd\u0131lar. Alman i\u015f\u00e7ilerinin ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131 iyice \u00e7\u00f6z\u00fcmlersek, bu g\u00f6r\u00fcng\u00fcn\u00fcn ku\u015fkusuz tek de\u011fil\u00a0 bir nedeni ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r. \u0130\u015f\u00e7ilerin b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011funun ki\u015filikleri, daha \u00f6nce yetkeci ki\u015filik diye tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z trrin bir\u00e7ok \u00f6zelliklerini ta\u015f\u0131yordu. Yerle\u015fik yetkeye kar\u015f\u0131 yerle\u015fik bir sayg\u0131lar\u0131 ve \u00f6zlemleri vard\u0131. Sosyalizmin, yetkeye kar\u015f\u0131 bireysel bak\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131, bireysel soyutlanma yerine dayan\u0131\u015fmay\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131karmas\u0131, b\u0131 i\u015f\u00e7ilerden pek \u00e7o\u011funun, ki\u015filik yap\u0131lan gere\u011fi, istedikleri \u015feyler di\u011fildi.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Devrimci liderlerin yanl\u0131\u015flanndan biri, partilerinin g\u00fcc\u00fcn\u00fc, yaln\u0131zca bu fikirlerin yayg\u0131nl\u0131k oran\u0131na g\u00f6re hesapla-malan ve a\u011f\u0131rl\u0131ktan yoksun olduklann\u0131 g\u00f6zard\u0131 etmeleriydi. Bu g\u00f6r\u00fcnt\u00fcn\u00fcn tersine, Protestan ve Calvinci \u00f6\u011fretilerin \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi, bu fikir! srin, seslendikleri insanlar\u0131n ki\u015filik yap\u0131lannda bulunan kayg\u0131 ve ge eksinimlere yan\u0131t vermeleri nedeniyle, yeni dinin izleyicileri \u00fczerinde etkili birer g\u00fc\u00e7 oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. Ba\u015fka deyi\u015fle, fikirler, yaln\u0131z ve yaln\u0131z, belli bir toplumsal ki\u015filikte \u00f6nem ta\u015f\u0131yan \u00f6zg\u00fcl insansal ge &#8216;eksinimlere yan\u0131t verdikleri \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00fcy\u00fck birer g\u00fc\u00e7 haline gelebilirler. Yaln\u0131zca d\u00fc\u015f\u00fc\u0131me ve hissetmeyi de\u011fil, edimde bulunmay\u0131 da insan\u0131n ki\u015filik yap\u0131s\u0131 belirler. Kuramsal \u00e7ar\u00e7evesi do\u011fru olmamakla birlikte, bunu ortaya koymak, Freud&#8217;un ba\u015fans\u0131 olmu\u015ftur. Etkinli\u011fin, insan\u0131n ki\u015filik yap\u0131s\u0131nda bulunan egemen e\u011filimlerce belirlendi\u011fi, nevrotiklerde \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde g\u00f6r\u00fclebilir. Evlerin pencerelerini, ya da kald\u0131randaki ta\u015flan sayma zorlan\u0131m\u0131n\u0131n, zorlan\u0131nd\u0131 ki\u015fili\u011fin belli itkilerinden kayn;ddand\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak \u00e7ok kolayd\u0131r. Ama normal bir insan\u0131n edimleri, yaln\u0131zca ger\u00e7ekli\u011fin gereklilikleri ve ak\u0131lc\u0131 kararlarla belirleniyor san\u0131l\u0131r. Oysa, ruh\u00e7\u00f6z\u00fcmlemenin sundu\u011fu yeni g\u00f6zlemleme ara\u00e7lan say isinde, s\u00f6z\u00fcmona ak\u0131lc\u0131 davran\u0131\u015fla\u00a0 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde ki\u015filik yap\u0131s\u0131yla belirlendi\u011fini g\u00f6rebiliriz. \u00c7a\u011fda\u015f insan i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n ne anlama geldi\u011fini tart\u0131\u015f\u0131rken bu durumu \u00f6rnekleyen bir olay\u0131 ele alm\u0131\u015ft\u0131k. Durup dinlenmeden etkinlik g\u00f6sterme y\u00f6n\u00fcndeki yo\u011fun iste\u011fin, yaln\u0131zl\u0131k ve kayg\u0131dan kaynakland\u0131\u011f\u0131m g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fck. Bu \u00e7al\u0131\u015fma zorlan\u0131m\u0131, insani uin gerekti\u011fi kadar \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, aynca kendi ki\u015filik yap\u0131lanndaki g\u00fc\u00e7lerle y\u00f6nlendirilmedi\u011fi di\u011fer k\u00fclt\u00fcrlerdeki \u00e7al\u0131\u015fma tutumundan farklyd\u0131. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde, t\u00fcm normal insanlarda, ayn\u0131 \u00e7al\u0131\u015fma itkisi bulundu\u011fundan, ve aynca, ya\u015famlanm s\u00fcrd\u00fcrebilmeleri i\u00e7in bu yo\u011funlukta bi\u0131 \u00e7al\u0131\u015fma gerekli oldu\u011fundan, durumun usd\u0131\u015f\u0131 \u00f6zelli\u011fi kolayca g\u00f6zden k\u0131\u00e7abiliyor. \u015eimdi, ki\u015fili\u011fin birey ve toplum i\u00e7in hangi i\u015flevi yerine getirdi\u011fini sormam\u0131z gerek. Bireyle ilgili olarak bu soruya yan\u0131t vermek g\u00fc\u00e7 de\u011fil. Bireyin ki\u015fili\u011fi toplumsal ki\u015fili\u011fe az \u00e7ok uyuyorsa, ki\u015fili\u011findeki egemen itkiler, onu kendi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn \u00f6zg\u00fcl toplumsal ko\u015fullan alt\u0131nda gerekli ve uygun olan \u015feyleri yapmaya g\u00f6t\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Nitekim, \u00f6rne\u011fin bir ki\u015fi\u00a0 diyelim, ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in para biriktirmek ve tutumlu olmak durumunda olan bir k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fckkan sahibi\u00a0 para biriktirme y\u00f6n\u00fcnde tutkulu bir itki ve l\u00fcks i\u00e7in para harcamaya kar\u015f\u0131 yo\u011fun bir nefret duyuyorsa, yap\u0131sal \u00f6zellikleri ona yard\u0131mc\u0131 olacak demektir. Ki\u015filik \u00f6zelliklerinin, bu ekonomik i\u015flevden ba\u015fka t\u00fcm\u00fcyle psikolojik olan, ve de hi\u00e7 de \u00f6nemsiz olmayan bir i\u015flevi daha vard\u0131r. Tasarruf etme ya da para biriktirme, insan\u0131n ki\u015fili\u011finden kaynaklanan bir is-tekse, o insan\u0131n ki\u015fili\u011fi, iste\u011fine uygun hareket etmi\u015f olmaktan dolay\u0131 b\u00fcy\u00fck bir psikolojik doyuma ula\u015facakt\u0131r; yani ki\u015fi para biriktirdi\u011finde, yaln\u0131z uygulamada kazan\u00e7l\u0131 \u00e7\u0131kmakla kalmayacak, aynca b\u00fcy\u00fck bir ruhsal doyum sa\u011flam\u0131\u015f olacakt\u0131r. \u00c7ar\u015f\u0131da al\u0131\u015f veri\u015f ederken iki sent artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, ki\u015fili\u011fi farkl\u0131 birinin, herhangi bir duyusal zevk arac\u0131yla ula\u015fabilece\u011fi mutlulu\u011fu duyan a\u015fa\u011f\u0131 orta s\u0131n\u0131ftan bir kad\u0131n\u0131 izlemek, bu konuyu iyice anlamam\u0131za yeterli olur \u00f6rne\u011fin, insan yaln\u0131zca ki\u015filik yap\u0131s\u0131ndan kaynaklanan taleplere uygun davrand\u0131\u011f\u0131nda de\u011fil, gene ayn\u0131 nedenle, ona seslenen fikirleri okudu\u011fu ya da dinledi\u011fi zaman da bu psikolojik doyuma ula\u015f\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Yetkeci ki\u015filik i\u00e7in, do\u011fay\u0131 boyun e\u011fmek durumunda oldu\u011fumuz b\u00fcy\u00fck bir g\u00fc\u00e7 olarak betimleyen bir ideoloji, ya da siyasal olaylan, sadist\u00e7e tan\u0131mlayan bir s\u00f6ylev, \u00e7ok etkileyicidir, ve bunlan okumak ya da dinlemek edimi, psikolojik doyum getirir. \u00d6zetleyecek olursak, normal ki\u015fi i\u00e7in \u00f6znel ki\u015filik i\u015flevi, uygulama a\u00e7\u0131s\u0131ndan kendisi i\u00e7in gerekli olanlara uygun davranmas\u0131na yol a\u00e7arken, ona yapt\u0131\u011f\u0131 etkinlikten psikolojik bir doyum vermektir. Toplumsal ki\u015fili\u011fe, toplumsal s\u00fcre\u00e7teki i\u015flevi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakacak olursak, toplumsal ki\u015fili\u011fin, birey i\u00e7in g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc i\u015flevle ilgili s\u00f6zlerle i\u015fe ba\u015flamam\u0131z gerekir: insan, toplumsal ko\u015fullara uyarlanmakla, kendisinde zorunlu oldu\u011fu \u015fekilde hareket etme iste\u011fi uyand\u0131ran \u00f6zellikler geli\u015ftirir. Belli bir toplumdaki insanlann \u00e7o\u011funlu\u011funun ki\u015fili\u011fi\u00a0 yani, toplumsal ki\u015fili\u011fi\u00a0 bireyin bu toplumda yerine getirmek durumunda oldu\u011fu nesnel y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklere uyarlanm\u0131\u015fsa, insanlann enerjileri, onlan o toplumun i\u015flemesi i\u00e7in ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler haline getirecek kal\u0131plar i\u00e7inde bi\u00e7imlendirilir. \u015eu \u00e7al\u0131\u015fma \u00f6rne\u011fini bir kez daha ele alal\u0131m.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00c7a\u011fda\u015f sanayi dizgemiz, enerjimizin \u00e7o\u011funun \u00e7al\u0131\u015fmak y\u00f6n\u00fcnde ak\u0131t\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirmektedir. \u0130nsanlar yaln\u0131zca d\u0131\u015fsal gereksinimler y\u00fcz\u00fcnden \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor olsayd\u0131, yapmak zorunda olduklanyla yapmak istedikleri aras\u0131nda pek \u00e7ok s\u00fcrt\u00fc\u015fme meydana gelecek ve bu durum onlar\u0131n verimlili\u011fini azaltacakt\u0131. Ne var ki, ki\u015fili\u011fin toplumsal gerekliliklere dinamik uyumuyla, insan enerjisi s\u00fcrt\u00fc\u015fmeye neden olmak yerine \u00f6zg\u00fcl ekonomik gereklere uygun \u015fekilde davranma e\u011filimi olu\u015fturacak \u015fekilde bi\u00e7imlenmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla \u00e7a\u011fda\u015f insan, b\u00f6ylesine \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fmak zorunda b\u0131rak\u0131lmam\u0131\u015f, psikolojik \u00f6nemi \u00e7er\u00e7evesinde \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z o i\u00e7sel \u00e7al\u0131\u015fma zorlan\u0131m\u0131ha kap\u0131lmas\u0131 sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Ya da a\u00e7\u0131k yetkelere boyun e\u011fmek yerine, onu herhangi bir d\u0131\u015fsal yetkeden \u00e7ok daha etkin bir \u015fekilde denetleyen bir i\u00e7sel yetke\u00a0 vicdan ve g\u00f6rev bilinci\u00a0 geli\u015ftirmi\u015ftir. Ba\u015fka deyi\u015fle, toplumsal ki\u015filik, d\u0131\u015fsal gereklilikleri i\u00e7sel-le\u015ftirir ve b\u00f6ylece insan enerjisini, belli bir ekonomik ve toplumsal dizgenin y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerine uygun \u015fekilde kullan\u0131r. Daha \u00f6nce de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u00fczere, belli gereksinimler, bir ki\u015filik yap\u0131s\u0131nda bir kez geli\u015fti mi, bu gereksinimlere uygun her davran\u0131\u015f, hem psikolojik a\u00e7\u0131dan hem de maddi ba\u015far\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan doyurucudur. Bir toplum bireye bu iki doyumu ayn\u0131 anda verebildi\u011fi s\u00fcrece, ruh-bilimsel g\u00fc\u00e7lerin, toplumsal yap\u0131y\u0131 sa\u011flamla\u015ft\u0131rmas\u0131 s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ama er ge\u00e7 bir \u00e7atlak olu\u015fur. Geleneksel ki\u015filik yap\u0131s\u0131 bu ki\u015filik \u00f6zelliklerinin art\u0131k i\u015fe yaramad\u0131\u011f\u0131 yeni ekonomik ko\u015fullar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda da varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr, insanlar, ki\u015filik yap\u0131lar\u0131na uygun davranmak isterler, ama bu davran\u0131\u015flar ya kendi ekonomik hedeflerine ula\u015fmada engel olu\u015ftururlar, ya da kendi &#8220;do\u011falar\u0131na&#8221; uygun davranmalar\u0131na izin verecek i\u015f bulma f\u0131rsatlar\u0131 azal\u0131r. Bu s\u00f6ylediklerimizin iyi bir \u00f6rne\u011fi, eski orta s\u0131n\u0131flar\u0131n, \u00f6zellikle de Almanya gibi s\u0131n\u0131f tabakala\u015fmas\u0131n\u0131n kat\u0131 oldu\u011fu \u00fclkelerdeki s\u0131n\u0131flar\u0131n ki\u015filik yap\u0131s\u0131d\u0131r. Eski orta s\u0131n\u0131f erdemleri\u00a0 tutumluluk, sak\u0131mmhl\u0131k, azla yetinme\u00a0 \u00e7a\u011fda\u015f i\u015f ya\u015fam\u0131ndaki giri\u015fimcilik, tehlikeyi g\u00f6ze almaya haz\u0131r olma, sald\u0131rganl\u0131k gibi yeni erdemler kar\u015f\u0131s\u0131nda de\u011fer yiti-riyordu. Bu eski erdemler\u00a0 k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fckkan sahipleri gibi\u00a0 bir kesim i\u00e7in h\u00e2l\u00e2 de\u011ferliydi ger\u00e7i ama, bu i\u015f alan\u0131ndaki olanaklar s\u0131n\u0131n \u00f6ylesine daralm\u0131\u015ft\u0131 ki, yaln\u0131zca eski orta s\u0131n\u0131f\u0131n evlatlar\u0131 kendi ki\u015filik \u00f6zelliklerini ekonomik ya\u015fant\u0131lar\u0131nda ba\u015far\u0131yla &#8220;kullanabiliyordu.&#8221; Bunlar, yeti\u015ftirilmeleri gere\u011fi, bir zamanlar s\u0131n\u0131flanmn toplumsal durumuna uyarlanm\u0131\u015f ki\u015filik \u00f6zelliklerini geli\u015ftirmi\u015flerdi ger\u00e7i ama ekonomik geli\u015fme, ki\u015filik geli\u015fmesinden \u00e7ok daha h\u0131zl\u0131 ilerliyordu. Ekonomik evrimle psikolojik evrim aras\u0131ndaki bu bo\u015fluk, ruhsal gereksinimlerin, art\u0131k ola\u011fan ekonomik etkinliklerle duyurulmad\u0131\u011f\u0131 bir durum yaratt\u0131.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ancak bu gereksinimler varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyorlard\u0131 ve \u015f\u00f6yle ya da b\u00f6yle doyum aramak zorundayd\u0131lar. A\u015fa\u011f\u0131 orta s\u0131n\u0131f\u0131n belirleyici \u00f6zelli\u011fi olan ki\u015finin kendi \u00e7\u0131kan i\u00e7in dar bencil tutum, bireysel d\u00fczlemden ulusal d\u00fczleme kayd\u0131. Daha \u00f6nce \u00f6zel rekabet kavgas\u0131nda kullan\u0131lan sadist itkiler de, k\u0131smen toplumsal ve siyasal alana kayd\u0131, k\u0131smen de engellenme nedeniyle yo\u011funla\u015ft\u0131. Sonra da, k\u0131s\u0131tlay\u0131c\u0131 etmenlerden kurtulan bu d\u00fcrt\u00fcler, siyasal k\u0131y\u0131m ve sava\u015f edimlerinde doyum aramaya ba\u015flad\u0131. Sonu\u00e7ta, genel durumun engelleyici nitelikleri nedeniyle ortaya \u00e7\u0131kan \u00f6fkeyle birle\u015fen psikolojik g\u00fc\u00e7ler, var olan toplumsal d\u00fczeni sa\u011flamla\u015ft\u0131rmak yerine, demokratik toplumun geleneksel siyasal ve ekonomik yap\u0131s\u0131n\u0131 y\u0131kmak isteyen grup-lann kullanabilece\u011fi dinamit haline geldi. Toplumsal ki\u015fili\u011fin bi\u00e7imlenmesinde e\u011fitim s\u00fcrecinin oynad\u0131\u011f\u0131 rolden s\u00f6z etmedik; ama, bir\u00e7ok ruhbilimcinin, erken \u00e7ocukluk d\u00f6nemi e\u011fitim y\u00f6ntemleriyle b\u00fcy\u00fcmekte olan \u00e7ocu\u011fa uygulanan e\u011fitim tekniklerini ki\u015filik geli\u015fmesinin nedeni olarak de\u011ferlendirdi\u011fini dikkate alarak, bu konuda bir iki s\u00f6z s\u00f6ylememiz gerekiyor. Her \u015feyden \u00f6nce, e\u011fitim derken neyi anlatmak istedi\u011fimizi sormal\u0131y\u0131z kendimize.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">E\u011fitim, \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde tan\u0131mlanabilir ger\u00e7i ama, ona toplumsal s\u00fcre\u00e7 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, \u015f\u00f6yle s\u00f6yleyebiliriz: E\u011fitimin toplumsal i\u015flevi, bireye, toplumda daha sonra oynayaca\u011f\u0131 rol\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftirmesine yeterli nitelikleri kazand\u0131rmakt\u0131r; yani, e\u011fitimin toplumsal i\u015flevi, bireyin ki\u015fili\u011fini, toplumsal ki\u015fili\u011fe a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 uygun gelecek \u015fekilde, istekleri toplumsal rol\u00fcn\u00fcn gerekleriyle \u00e7ak\u0131\u015facak \u015fekilde bi\u00e7imlendirmektir. Her toplumun e\u011fitim dizgesi bu i\u015fleve g\u00f6re saptan\u0131r; dolay\u0131s\u0131yla, toplumun yap\u0131s\u0131n\u0131 ya da \u00fcyelerinin ki\u015fili\u011fini, e\u011fitim s\u00fcreciyle a\u00e7\u0131klayamay\u0131z; ama e\u011fitim dizgesini, belli bir toplumun toplumsal ve ekonomik yap\u0131s\u0131 gere\u011fi ortaya \u00e7\u0131kan gereklilikler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla a\u00e7\u0131klamak zorunday\u0131z. Ne var ki, e\u011fitim y\u00f6ntemleri, bireyi istenilen \u015fekle sokan mekanizmalar olmalan a\u00e7\u0131s\u0131ndan son derece \u00f6nemlidir. Bunlar, toplumsal talepleri, ki\u015fisel niteliklere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren ara\u00e7lar olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. E\u011fitim teknikleri, \u00f6zg\u00fcl bir toplumsal ki\u015fili\u011fin nedeni olmamakla birlikte, ki\u015fili\u011fi bi\u00e7imlendiren mekanizmalar\u0131 olu\u015ftururlar. Bu anlamda e\u011fitim y\u00f6ntemlerini bilmek ve tan\u0131mak, i\u015fleyen bir toplumun \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi i\u015finin \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Az \u00f6nce s\u00f6ylediklerimiz, b\u00fct\u00fcn bir e\u011fitim dizgesinin tek bir \u00f6zg\u00fcl b\u00f6l\u00fcm\u00fc i\u00e7in, aile i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Freud \u00e7ocu\u011fun erken deneyimlerinin, ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n bi\u00e7imlenmesinde belirleyici rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015fti. E\u011fer bu do\u011fruysa,\u00a0 en az\u0131ndan bizim k\u00fclt\u00fcr\u00fcm\u00fczde\u00a0 toplumun ya\u015fam\u0131yla \u00e7ok az temas\u0131 olan \u00e7ocu\u011fun ki\u015fili\u011fini toplumun bi\u00e7imlendirdi\u011fini nas\u0131l a\u00e7\u0131klayabiliriz? Bunun yan\u0131t\u0131\u00a0 baz\u0131 bireysel farkl\u0131l\u0131klar\u0131 bir yana b\u0131rak\u0131rsak\u00a0 ana-baban\u0131n, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 toplumun e\u011fitim kal\u0131plar\u0131n\u0131 uygulamakla kalmad\u0131\u011f\u0131, kendi ki\u015filikleriyle de kendi toplum ya da s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n toplumsal ki\u015fili\u011fini temsil ettikleridir. Onlar, yaln\u0131zca kendileri olmakla\u00a0 yani toplumun ruhunu temsil etmekle\u00a0 bir toplumun psikolojik atmosferi ya da ruhu diyebilece\u011fimiz \u015feyi \u00e7ocu\u011fa aktar\u0131rlar. Dolay\u0131s\u0131yla aile, toplumun psikolojik temsilcisi olarak de\u011ferlendirilebilir. Toplumsal ki\u015fili\u011fin belli bir toplumun varolu\u015f bi\u00e7imiyle \u015fekil-lendirildi\u011fini belirttikten sonra, okura, dinamik uyarlanma sorunu ile ilgili olarak birinci b\u00f6l\u00fcmde s\u00f6ylenenleri an\u0131msatmak isterim, insan, toplumun ekonomik ve toplumsal yap\u0131s\u0131n\u0131n gerekliliklerine g\u00f6re \u015fekillendirilmi\u015ftir ger\u00e7i ama, uyarlanabilme yetisi sonsuz de\u011fildir. Doyurulmas\u0131 zorunlu baz\u0131 fizyolojik gereksinimler oldu\u011fu gibi, insan\u0131n gene doyum isteyen ve engellenmesi halinde baz\u0131 tepkilere yol a\u00e7an, do\u011fu\u015ftan getirdi\u011fi psikolojik nitelikler de vard\u0131r. Bunlar nelerdir? En \u00f6nemlisi, b\u00fcy\u00fcmek, geli\u015fmek ve insano\u011flunun tarih boyunca geli\u015ftirdi\u011fi\u00a0 \u00f6rne\u011fin, yarat\u0131c\u0131 ve ele\u015ftirel d\u00fc\u015f\u00fcnme yetisi, farkl\u0131 co\u015fkusal ve duyusal deneyimler ya\u015fama gibi\u00a0 gizilg\u00fc\u00e7leri ger\u00e7ekle\u015ftirme e\u011filimi olsa gerek. Bu gizilg\u00fc\u00e7lerden her birinin kendine ait bir dinamizmi vard\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Evrim s\u00fcrecinde geli\u015ftiler mi, d\u0131\u015fa vurulma e\u011filimi g\u00f6sterirler. Bu e\u011filim bast\u0131r\u0131labilir ve engellenebilir, ama bu durumda yeni tepkiler, \u00f6zellikle de y\u0131k\u0131c\u0131 ve ortakya\u015famsal itkiler ortaya \u00e7\u0131kar. Ayr\u0131ca\u00a0 \u00f6zde\u015f biyolojik geli\u015fme e\u011filiminin de psikolojik kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan\u00a0 bu genel b\u00fcy\u00fcme e\u011filimi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck iste\u011fi ve bask\u0131dan nefret gibi \u00f6zg\u00fcl e\u011filimler de do\u011furur; \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, her t\u00fcrden geli\u015fmenin temel ko\u015fuludur. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck iste\u011fi de bast\u0131r\u0131labilir, birey, bunun fark\u0131nda olmayabilir; ama bu durumda bile, bir gizilg\u00fc\u00e7 olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr ve bask\u0131n\u0131n oldu\u011fu yerde her zaman g\u00f6r\u00fclen bilin\u00e7li ya da bilin\u00e7siz nefretle kendini belli eder. Daha \u00f6nce de belirtildi\u011fi \u00fczere, t\u0131pk\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck aray\u0131\u015f\u0131 gibi bast\u0131n-labilmesine ve sapt\u0131nlabilmesine kar\u015f\u0131n, adalet ve hakikat aray\u0131\u015f\u0131n\u0131n insan do\u011fas\u0131nda var olan bir e\u011filim oldu\u011funu hakl\u0131 olarak varsayabiliriz. Bunu b\u00f6yle kabul etti\u011fimizde, kuramsal olarak, tehlikeli bir noktaya gelmi\u015f oluruz. Bu t\u00fcr e\u011filimleri insan\u0131n Tanr\u0131n\u0131n benzeri olarak ya da do\u011fa yasalan gere\u011fi yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 inanc\u0131yla a\u00e7\u0131klayan dinsel ve felsefesel varsay\u0131mlara dayanabilseydik, i\u015fimiz kolayla\u015f\u0131rd\u0131. Ancak, savlar\u0131m\u0131z\u0131 bu t\u00fcrden a\u00e7\u0131klamalarla destekleyemeyiz. Bize g\u00f6re bu adalet ve hakikat aray\u0131\u015f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klaman\u0131n tek yolu, insanl\u0131k tarihini toplumsal ve bireysel a\u00e7\u0131dan t\u00fcm\u00fcyle \u00e7\u00f6z\u00fcmlemektir. Demek ki, g\u00fc\u00e7s\u00fcz olan herkes i\u00e7in adalet ve hakikat, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve b\u00fcy\u00fcme, geli\u015fme sava\u015f\u0131m\u0131nda kullan\u0131lan en \u00f6nemli silahlan olu\u015fturuyor, insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011funun, tarihi boyunca kendisini ezebilecek ve s\u00f6m\u00fc-rebilecek daha g\u00fc\u00e7l\u00fc gruplara kar\u015f\u0131 savunmak durumunda kalmas\u0131 bir yana, her birey, \u00e7ocuklu\u011funda, g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fck \u00f6zelli\u011finin a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemden ge\u00e7er. Bize \u00f6yle geliyor ki, bu g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fck durumunda, adalet ve hakikat duygusu gibi \u00f6zellikler geli\u015fir ve insanlar\u0131n hepsinde bulunan gizilg\u00fcc\u00fc olu\u015fturur. Dolay\u0131s\u0131yla, ki\u015filik geli\u015fmesinin ya\u015fam\u0131n temel ko\u015fullar\u0131 taraf\u0131ndan bi\u00e7imlendirilmesine, ve insan\u0131n, biyolojik olarak sabit bir do\u011fas\u0131 bulunmamas\u0131na kar\u015f\u0131n, insan do\u011fas\u0131n\u0131n toplumsal s\u00fcre\u00e7te etkin bir etmen olu\u015fturan kendine \u00f6zg\u00fc bir do\u011fas\u0131 bulundu\u011fu sonucuna ula\u015f\u0131yoruz. Bu insan dinamizminin do\u011fas\u0131n\u0131n tam olarak ne oldu\u011funu psikolojik \u00e7er\u00e7evede a\u00e7\u0131kl\u0131kla belirleyemesek de, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek zorunday\u0131z.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Biyolojik ve fizik\u00f6tesi kavramlar\u0131n yanl\u0131\u015flanndan sak\u0131nma \u00e7abas\u0131yla, ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00fcy\u00fck bir ba\u015fka yanl\u0131\u015fa, insan\u0131, toplumsal ko\u015fullar\u0131n ipleriyle y\u00f6nlendirilen bir kukla olarak g\u00f6ren toplumbilimsel g\u00f6rececilik yanl\u0131\u015f\u0131na d\u00fc\u015fmemeliyiz, insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve mutluluk gibi vazge\u00e7ilmez haklar\u0131, do\u011fu\u015ftan var olan insansal nitelikler temeli \u00fczerine kurulmu\u015ftur. Bu niteliklerse, insan\u0131n ya\u015fama iste\u011fi ile, tarihsel evrim s\u00fcreci i\u00e7inde kendisinde geli\u015fen gizilg\u00fc\u00e7leri geli\u015ftirme ve dile getirme \u00e7abas\u0131d\u0131r. Bu noktada, bu kitapta izlenen ruhbilimsel yakla\u015f\u0131mla Freud&#8217;un yakla\u015f\u0131mlan aras\u0131ndaki en \u00f6nemli farklan bir kez daha belirtebiliriz. Ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z birinci nokta, birinci b\u00f6l\u00fcmde ayr\u0131nt\u0131l\u0131 \u015fekilde ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131, bu y\u00fczden burada k\u0131saca de\u011finmek yeterli olacak: Biyolojik etmenlerin \u00f6nemini k\u00fc\u00e7\u00fcmsemiyor ve sorunun k\u00fclt\u00fcrel etmenler mi, biyolojik etmenler mi \u015feklinde ortaya konulmas\u0131n\u0131 do\u011fru bulmuyoruz; ancak, insan do\u011fas\u0131n\u0131n temelde tarihsel olarak ko\u015fulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ediyoruz. \u0130kinci olarak Freud&#8217;un temel ilkesi insan\u0131 kendi i\u00e7inde bir varl\u0131k, do\u011fan\u0131n kendisine fizyolojik olarak ko\u015fulland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f baz\u0131 itkiler vermi\u015f oldu\u011fu bir kapal\u0131 dizge olarak kabul etmek ve ki\u015fili\u011finin geli\u015fmesini bu itkilerin doyurulmas\u0131 ya da engellenmesine tepki olarak yorumlamakt\u0131r; bizim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcze g\u00f6reyse, insan ki\u015fili\u011fine temel yakla\u015f\u0131m, insan\u0131n d\u00fcnyayla, ba\u015fkalar\u0131yla, do\u011fayla ve kendisiyle olan ili\u015fkilerini anlamakt\u0131r. Bize g\u00f6re insan, Freud&#8217;un d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi temelde kendine yeterli, ve yaln\u0131zca ikincil olarak kendi i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel gereksinimlerini doyurmak i\u00e7in ba\u015fkalar\u0131na gereksinim duyan bir varl\u0131k de\u011fil, temelde bir toplumsal varl\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu anlamda, bireysel ruhbilimin temelde toplumsal ruhbilim oldu\u011funa, ya da Sullivan&#8217;\u0131n deyi\u015fiyle, ki\u015filer aras\u0131 ili\u015fkiler ruhbilimi oldu\u011funa inan\u0131yoruz; ruhbilimin temel sorunu, tek tek i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel isteklerin doyurulmas\u0131 ya da bast\u0131r\u0131lmas\u0131 sorunu de\u011fil, bireyin d\u00fcnyayla kendine \u00f6zg\u00fc bir ili\u015fki kurmas\u0131 sorunudur. \u0130nsan\u0131n i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel isteklerinin ya\u015fay\u0131\u015f\u0131 insan ki\u015fili\u011finin tek sorunu olarak de\u011fil, insan\u0131n d\u00fcnyayla ili\u015fkisi sorununun bir par\u00e7as\u0131 olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bizim yakla\u015f\u0131m\u0131m\u0131zda, bireyin ba\u015fkalar\u0131yla ili\u015fkilerinin merkezini olu\u015fturan, sevgi, nefret, sevecenlik, or-takya\u015fama gibi gereksinimler ve istekler temel ruhbilim sel g\u00f6r\u00fcng\u00fcy\u00fc olu\u015fturur; Freud&#8217;daysa bunlar i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel gereksinimlerin doyurulmas\u0131 ya da bast\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n ikincil sonu\u00e7lan olarak de\u011ferlendirilir. Freud&#8217;un biyolojik yakla\u015f\u0131m\u0131yla bizim toplumsal yakla\u015f\u0131m\u0131m\u0131z aras\u0131ndaki fark, ki\u015filikbilim sorunlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Freud\u00a0 ve \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 onun bulgular\u0131na day; nan Abraham, Jones ve di\u011ferleri\u00a0 \u00e7ocu\u011fun beslenme ve d\u0131\u015fk\u0131lama s\u00fcrecinde, k\u00f6sn\u00fcl b\u00f6lgeler (a\u011f\u0131z ve an\u00fcs) diye adland\u0131rd\u0131klar\u0131 yerlerde haz deneyimi ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsayd\u0131lar; normal geli\u015fme s\u00fcrecinde daha sonraki y\u0131llarda \u00fcreme organlar\u0131 b\u00f6lgesinin en \u00f6nemli haz y\u00f6resi olmas\u0131 gerekirken, a\u015f\u0131n uyar\u0131lma, engellenme ya da yap\u0131sal olarak hassasl\u0131\u011f\u0131n yo\u011funla\u015ft\u0131nlma-s\u0131yla, bu b\u00f6lgelerin, bebeklikteki k\u00f6sn\u00fcl \u00f6zelliklerini koruduklar\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrd\u00fcler. \u00dcretkenlik \u00f6ncesi d\u00fczeye saplanman\u0131n ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 haline gelen y\u00fcceltmelere ve tepki-olu\u015fumlanna yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ettiler. Buna g\u00f6re \u00f6rne\u011fin bir insan d\u0131\u015fk\u0131y\u0131 i\u00e7inde tutma iste\u011fini bilin\u00e7siz olarak y\u00fcceltti\u011fi i\u00e7in para ya da di\u011fer nesneleri biriktirme itkisine kap\u0131labilir. Ya da insan, yard\u0131m, bilgi vb. iste\u011fi \u015feklinde y\u00fcceltti\u011fi bilin\u00e7siz beslenme arzusunun yaratt\u0131\u011f\u0131 itkiye kap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in her \u015feyi kendi \u00e7abalannm sonucu olarak de\u011fil de bir ba\u015fkas\u0131ndan elde etmeyi bekleyebilir. Freud&#8217;un g\u00f6zlemleri b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r, ancak kendisi bunlar\u0131 yanl\u0131\u015f a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Bu &#8220;oral&#8221; ve &#8220;anal&#8221; ki\u015filik \u00f6zelliklerinin tutkulu ve usd\u0131\u015f\u0131 yap\u0131s\u0131n\u0131 do\u011fru olarak saptam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ayr\u0131ca, bu t\u00fcr isteklerin, ki\u015fili\u011fin b\u00fct\u00fcn alanlar\u0131n\u0131, insan\u0131n cinsel, co\u015fkusal ve zihinsel ya\u015fam\u0131n\u0131 sard\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve b\u00fct\u00fcn etkinliklerini etkiledi\u011fini de g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ama k\u00f6sn\u00fcl b\u00f6lgelerle ki\u015filik \u00f6zellikleri aras\u0131ndaki nedensel ili\u015fkiyi, tam tersine yorumlam\u0131\u015ft\u0131r. Ki\u015finin elde etmek istedi\u011fi\u00a0 sevgi, korunma, bilgi, maddi \u015feyler gibi\u00a0 her \u015feyi edilgin bir \u015fekilde kendi d\u0131\u015f\u0131nda bir kaynaktan sa\u011flama iste\u011fi, \u00e7ocu\u011fun ki\u015fili\u011finde, ba\u015fkalar\u0131yla olan deneyimlerine bir tepki olarak geli\u015fir. E\u011fer bu deneyimlerle kendi g\u00fc\u00e7l\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc duygusu korkuyla zay\u0131flat\u0131l\u0131rsa, giri\u015fimcili\u011fi ve \u00f6zg\u00fcveni felce u\u011frat\u0131l\u0131rsa, d\u00fc\u015fmanl\u0131k geli\u015fir ve bast\u0131nl\u0131rsa, ayn\u0131 zamanda da annesi ya da babas\u0131 teslim olmas\u0131 ko\u015fuluyla \u015fefkat ya da koruma sunarsa, b\u00fct\u00fcn bu ko\u015fullar\u0131n hepsi, etkin denetimden vazge\u00e7ilip b\u00fct\u00fcn enerjilerin, arzular\u0131n yerine getirilmesi i\u015fini \u00f6n\u00fcnde sonunda ger\u00e7ekle\u015ftirecek olan bir d\u0131\u015f kayna\u011fa y\u00f6neltildi\u011fi bir tutuma yol a\u00e7ar. Bu tutum, \u00e7ok tutkulu bir ki\u015fili\u011fin olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7ar, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu t\u00fcrden bir k&#8217;sinin arzular\u0131m ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n tek yolu tutkulu olmakt\u0131r. Bu ki\u015filerin s\u0131k s\u0131k doyurulma, emzirilme vb. d\u00fc\u015fleri g\u00f6rmeleri ya da bu y\u00f6ndeki d\u00fc\u015flemleri, bu al\u0131c\u0131 tutumu a\u011fz\u0131n di\u011fer organlardan \u00e7ok daha iyi dile getirebilmesinden kaynaklanmaktad\u0131r; bu d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 olan tutumun, bedenin diliyle anlat\u0131lmas\u0131d\u0131r. \u00d6zg\u00fcl deneyimleri nedeniyle, &#8220;oral&#8221; ki\u015fiye g\u00f6re ba\u015fkalar\u0131ndan daha fazla uzakla\u015fm\u0131\u015f olan, kendisini \u00f6zerk, kendine yeterli bir dizge haline getirerek g\u00fcvenlik arayan ve sevgiyi ya da herhangi di\u011fer d\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fck tutumu g\u00fcvenli\u011fi i\u00e7in bir tehdit sayan &#8220;anal&#8221; ki\u015fi i\u00e7in de ayn\u0131 \u015feyler ge\u00e7erlidir. Bu tutumlar\u0131n, pek \u00e7ok \u00f6rnekte, ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u00e7ocu\u011fun erken ya\u015flar\u0131nda belli ba\u015fl\u0131 etkinlikleri olan, ana baban\u0131n sevgi ya da bask\u0131s\u0131n\u0131, \u00e7ocu\u011funsa dostluk ya da kar\u015f\u0131 durmas\u0131n\u0131 dile getirdi\u011fi belli ba\u015fl\u0131 alan olan beslenme ve bo\u015falt\u0131mla ilgili olarak geli\u015fti\u011fi do\u011frudur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ancak, bir insan\u0131n ki\u015fili\u011finde k\u00f6sn\u00fcl b\u00f6lgelerin a\u015f\u0131n uyar\u0131lmas\u0131 ve bast\u0131r\u0131lmas\u0131 tek ba\u015f\u0131na bu t\u00fcrden saplant\u0131 tutumlar\u0131n\u0131n geli\u015fmesine yol a\u00e7maz; ger\u00e7i \u00e7ocuk, baz\u0131 haz verici duyumsamalar\u0131 beslenme ve bo\u015falt\u0131m yoluyla ya\u015far ama bu hazlar\u00a0 fiziksel d\u00fczeyde\u00a0 ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcnde k\u00f6k salm\u0131\u015f tutumlar\u0131 temsil etmedi\u011fi s\u00fcrece, ki\u015filik geli\u015fmesinde \u00f6nemli rol oynamazlar. Annesinin ko\u015fulsuz sevgisine g\u00fcvenen bir bebek i\u00e7in, ans\u0131z\u0131n memeden kesilme, a\u011f\u0131r ki\u015filikbilimsel sonu\u00e7lar do\u011furmaz; annesinin sevgisine kar\u015f\u0131 g\u00fcvensizlik duyan bebek, emzirme s\u00fcrecinin herhangi bir rahats\u0131zl\u0131k olmaks\u0131z\u0131n devam etmesi halinde bile &#8220;oral&#8221; \u00f6zellikler edinebilir. Daha sonraki y\u0131llarda g\u00f6r\u00fclebilecek &#8220;oral&#8221; ya da &#8220;anal&#8221; d\u00fc\u015flemler ya da fiziksel duyumlar verdikleri fiziksel haz a\u00e7\u0131s\u0131ndan ya da bu hazz\u0131n herhangi bir gizemli y\u00fcceltilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, yaln\u0131zca, altlannda yatan ve dile getirdikleri d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 olan ili\u015fkinin t\u00fcr\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemlidir. Freud&#8217;un ki\u015filikbilimsel bulgulan yaln\u0131zca bu a\u00e7\u0131dan toplumsal ruhbilim i\u00e7in yararl\u0131 olmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin Avrupa a\u015fa\u011f\u0131 orta s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n tipik \u00f6zelli\u011fi olan anal ki\u015fili\u011fin, bo\u015falt\u0131mla ilgili baz\u0131 erken deneyimler sonucu ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etti\u011fimiz s\u00fcrece, belli bir s\u0131n\u0131f\u0131n anal toplumsal ki\u015filik ta\u015f\u0131mas\u0131n\u0131n nedenlerini anlamam\u0131za yarayacak verilerin bulundu\u011funu pek s\u00f6yleyemeyiz. Ama, bunu, ki\u015filik yap\u0131s\u0131na k\u00f6k salrrg\u015f ve d\u0131\u015f d\u00fcnyadaki deneyimler sonucu olu\u015fan bir &#8220;ba\u015fkalar\u0131yla ili\u015ft\u00f6 bi\u00e7imi&#8221; \u015feklinde alg\u0131larsak, a\u015fa\u011f\u0131 orta s\u0131n\u0131f\u0131n b\u00fct\u00fcn bir ya\u015fam bi\u00e7iminin, darl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, soyutlanm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ve d\u00fc\u015fman-s\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n, bu t\u00fcrden bir ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n geli\u015fmesine yol a\u00e7mas\u0131n\u0131n nedenlerini anlamam\u0131za yarayacak anahtan elde etmi\u015f oluruz. Aynld\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc nokta, daha \u00f6ncekilerle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131. Freud, i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel y\u00f6nselim kuram\u0131na ve de aynca insan do\u011fas\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcne olan k\u00f6kl\u00fc inanc\u0131na dayanarak, insandaki b\u00fct\u00fcn &#8220;ideal&#8221; g\u00fcd\u00fcleri, &#8220;k\u00f6t\u00fc&#8221; bir \u015feyin sonucu olarak yorumlama e\u011filimindedir; buna iyi bir \u00f6rnek, adalet duygusunu, bir \u00e7ocu\u011fun kendisinden daha fazla \u015feye sahip olan herkese kar\u015f\u0131 duydu\u011fu ilk k\u0131skan\u00e7l\u0131\u011f\u0131n sonucu olarak a\u00e7\u0131klamas\u0131d\u0131r. Daha \u00f6nce de i\u015faret edildi\u011fi \u00fczere, bize g\u00f6re hakikat, adalet, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck gibi idealler, \u00e7o\u011fu kez yaln\u0131zca t\u00fcmceler, ya da bahaneler, ussalla\u015ft\u0131rmalar olarak kalmakla birlikte, i\u00e7ten gelen ger\u00e7ek \u00f6zlemler olabilir; ve bu \u00f6zlemleri, dinamik etmenler olarak ele almayan her \u00e7\u00f6z\u00fcmleme yan\u0131lt\u0131c\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu idealler fizik\u00f6tesi bir nitelik ta\u015f\u0131mazlar; tersine, insan\u0131n ya\u015fam ko\u015fullar\u0131ndan kaynaklan\u0131rlar ve b\u00f6yle \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilirler. Fizik\u00f6tesi ya da idealist kavramlara tak\u0131lmak korkusu bu t\u00fcrden bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeyi engellememelidir. Bir deneysel bilim olarak, ruhbilimin g\u00f6revi, ideallerle g\u00fcd\u00fclenmeyi oldu\u011fu kadar, ideallerle ilgili ahlaksal sorunlar\u0131 da incelemek ve b\u00f6ylece bu konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi, geleneksel yakla\u015f\u0131mlanyla konular\u0131 buland\u0131ran fizik\u00f6tesi \u00f6\u011felerle g\u00f6zleme dayanmayan \u00f6\u011felerden kurtarmakt\u0131r. Son olarak farkl\u0131 oldu\u011fumuz bir noktay\u0131 daha belirtmemiz gerekiyor. Bu, ruhbilimsel yoksunluk ve bolluk g\u00f6r\u00fcng\u00fcleri aras\u0131ndaki farkl\u0131la\u015fmayla ilgilidir, insan varolu\u015funun ilkel d\u00fczeyi yoksunluk d\u00fczeyidir. Her \u015feyden \u00f6nce doyurulmas\u0131 \u015fart olan zorunlu gereksinimler vard\u0131r. K\u00fclt\u00fcr ve onunla birlikte bolluk g\u00f6r\u00fcng\u00fcs\u00fcn\u00fc olu\u015fturacak \u00e7abala\u00e7 ancak insan\u0131n, ilkel gereksinimlerinin doyurulmas\u0131ndan sonra zaman\u0131n\u0131n ve enerjisinin kalmas\u0131 halinde geli\u015febilir. \u00d6zg\u00fcr (ya da kendili\u011finden) edimler, her zaman i\u00e7in bolluk g\u00f6r\u00fcng\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Freud&#8217;un ruhbilimi, bir yoksunluk ruhbilimidir. O, hazz\u0131, ac\u0131l\u0131 gerilimin giderilmesi sonucu ortaya \u00e7\u0131kan doyum olarak tan\u0131mlar. Hatta, sevgi ya da \u015fefkat gibi bolluk g\u00f6r\u00fcng\u00fcs\u00fc, onun dizgesinde herhangi bir rol oynamaz. O, bu g\u00f6r\u00fcng\u00fcy\u00fc d\u0131\u015flamakla kalmam\u0131\u015f, b\u00fcy\u00fck \u00f6nem verdi\u011fi g\u00f6r\u00fcng\u00fcy\u00fc yani cinsellik olgusunu da s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fclerde anlayabilmi\u015ftir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Freud kendi haz tan\u0131m\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde, cinselli\u011fi, yaln\u0131zca fizyolojik zorlan\u0131m, cinsel doyumuysa ac\u0131 veren gerilimden kurtulma olarak g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Onun ruhbiliminde, bir bolluk g\u00f6r\u00fcng\u00fcs\u00fc olarak cinsel itki, ve\u00a0 \u00f6z\u00fc gere\u011fi gerilimden olumsuz anlamda kurtulma olmayan\u00a0 kendili\u011finden sevin\u00e7 duygusu olarak cinsel haz yer almaz. K\u00fclt\u00fcr\u00fcn insansal temelinin anla\u015f\u0131lmas\u0131 yolunda bu kitab\u0131n uygulad\u0131\u011f\u0131 yorumlama ilkesi nedir? Bu soruya yan\u0131t vermeden \u00f6nce, bizimkinden ayr\u0131lan belli ba\u015fl\u0131 yorumlama e\u011filimlerini an\u0131msamak yararl\u0131 olacakt\u0131r. l.Freud&#8217;un d\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6nteminin belirleyici \u00f6zelli\u011fi olan ve k\u00fclt\u00fcrel g\u00f6r\u00fcng\u00fcn\u00fcn k\u00f6klerinin, toplumun bir \u00f6l\u00e7\u00fcde bask\u0131s\u0131yla etkilenen i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel itkilerin do\u011furdu\u011fu ruhbilimsel etmenlerde yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunan &#8220;ruhbilimsel&#8221; yakla\u015f\u0131m. Bu yorum \u00e7izgisini izleyen Freud&#8217;cu yazarlar, kapitalizmi, anal erotizmin sonucu olarak, erken H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fmesiniyse, baba imgesine kar\u015f\u0131 karars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n sonucu olarak a\u00e7\u0131klad\u0131lar.2 2.Marx?m tarih yorumunun yanl\u0131\u015f uygulanmas\u0131nda ortaya at\u0131lan &#8220;iktisadi&#8221; yakla\u015f\u0131m. Bu g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re, \u00f6znel ekonomik \u00e7\u0131karlar, din ve siyasal fikirler gibi k\u00fclt\u00fcrel g\u00f6r\u00fcng\u00fclerin nedenini olu\u015fturuyor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">B\u00f6yle bir sahte-Marx&#8217;\u00e7\u0131 a\u00e7\u0131dan3 Protestanl\u0131k da burjuvazinin belli ekonomik gereksinimlerine yan\u0131t veren bir olgudan ibaret say\u0131labilir. 3.Son olarak, Max Weber&#8217;in The Protestant Ethic and the Spirit of Capitalism (Protestan T\u00f6resi ve Kapitalizm Ruhu) adl\u0131 incelemesinde sunulan &#8220;idealist&#8221; konumdur. Weber, s\u00f6z konusu davran\u0131\u015f\u0131n hi\u00e7bir zaman yaln\u0131z ve yaln\u0131z dinsel \u00f6\u011fretilerle belirlenmedi\u011fini vurgularsa da, yeni dinsel fikirlerin yeni bir ekonomik davran\u0131\u015f t\u00fcr\u00fcn\u00fcn ve yeni bir k\u00fclt\u00fcr ruhunun geli\u015fmesine yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunur. Biz, bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131n tersine, ideolojilerle k\u00fclt\u00fcr\u00fcn, genel olarak toplumsal ki\u015filikten kaynakland\u0131\u011f\u0131; toplumsal ki\u015fili\u011fin, belli bir toplumdaki varolu\u015f bi\u00e7imi taraf\u0131ndan \u015fekillendirildi\u011fi; ve buna kar\u015f\u0131l\u0131k egemen ki\u015filik \u00f6zelliklerinin, toplumsal s\u00fcreci bi\u00e7imlendiren \u00fcretken g\u00fc\u00e7ler haline geldi\u011fi noktalar\u0131ndan hareket ettik. Protestanl\u0131k ve kapitalizm ruhu sorunuyla ilgili olarak da, orta\u00e7a\u011f toplumunun \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn orta s\u0131n\u0131f\u0131 tehdit etti\u011fini, bu tehdidin g\u00fc\u00e7s\u00fcz bir soyutlanma ve ku\u015fku duygusu yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu ruhbilimsel de\u011fi\u015fikli\u011finse, Luther ve Calvin&#8217;in \u00f6\u011fretilerini \u00e7ekici k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu \u00f6\u011fretilerin ki\u015filikbilimsel de\u011fi\u015fiklikleri yo\u011funla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve tutarl\u0131 k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, ve b\u00f6ylece geli\u015fen ki\u015filik \u00f6zelliklerinin, ekonomik ve siyasal de\u011fi\u015fiklikler sonucu ortaya \u00e7\u0131kan kapitalizmin geli\u015fmesinde \u00fcretken g\u00fc\u00e7ler haline geldi\u011fini g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Fa\u015fizmle ilgili olarak da ayn\u0131 a\u00e7\u0131klama y\u00f6ntemi uyguland\u0131: a\u015fa\u011f\u0131 orta s\u0131n\u0131f, tekellerin artan g\u00fcc\u00fc ve sava\u015f sonras\u0131 enflasyon gibi belli ekonomik de\u011fi\u015fikliklere belli ki\u015filik \u00f6zelliklerinin, yani sadist ve mazo\u015fist e\u011filimlerin yo\u011funla\u015fmas\u0131yla tepki g\u00f6sterdi; Nazi ideolojisi, bu \u00f6zelliklere seslendi ve onlar\u0131 yo\u011funla\u015ft\u0131rd\u0131; bunun \u00fczerine yeni ki\u015filik \u00f6zellikleri, Alman emperyalizminin yay\u0131lmas\u0131n\u0131 destekleyen etkili g\u00fc\u00e7ler haline geldi.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Her iki durumda da, belli bir s\u0131n\u0131f\u0131n yeni ekonomik e\u011filimlerin tehdidi kar\u015f\u0131s\u0131nda, bu tehdide ruhbilimsel ve ideolojik olarak tepki g\u00f6sterdi\u011fini; ve bu tepkinin yaratt\u0131\u011f\u0131 ruhbilimsel de\u011fi\u015fikliklerin o s\u0131n\u0131f\u0131n ekonomik \u00e7\u0131karlar\u0131yla \u00e7eli\u015fse bile, bu ekonomik g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmesini h\u0131zland\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Toplumsal s\u00fcre\u00e7te, ekonomik, psikolojik ve ideolojik g\u00fc\u00e7lerin \u015fu \u015fekilde i\u015fledi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz: insan kendisini de\u011fi\u015ftirerek de\u011fi\u015fen d\u0131\u015fsal durumlara tepki g\u00f6steriyor ve bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda, ruhbilimsel etmenler de, ekonomik ve toplumsal s\u00fcrecin \u015fekillenmesine yard\u0131mc\u0131 oluyor. Ekonomik g\u00fc\u00e7ler etkin ama bunlar, ruhbilimsel g\u00fcd\u00fcler olarak de\u011fil, nesnel ko\u015fullar olarak g\u00f6r\u00fclmeli; ruhbilimsel g\u00fc\u00e7ler etkin, ama tarihsel olarak kendilerini ko\u015fulland\u0131rd\u0131klar\u0131 kabul edilmeli; fikirler etkin, ama bunlar da, bir toplumsal grup \u00fcyelerinin ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcnde k\u00f6k salm\u0131\u015f fikirler olarak de\u011ferlendirilmeli. Ekonomik, ruhbilimsel ve ideolojik g\u00fc\u00e7ler aras\u0131ndaki bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011fa kar\u015f\u0131n, her biri de belli bir ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011fa sahip. Bu, \u00f6zellikle do\u011fal \u00fcretken g\u00fc\u00e7ler, teknik, co\u011frafik etmenler gibi nesnel etmenlere ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011fundan kendi yasalar\u0131na g\u00f6re ger\u00e7ekle\u015fen ekonomik geli\u015fme i\u00e7in ge\u00e7erli. Ruhbilimsel g\u00fc\u00e7lere gelince, ayn\u0131 \u015feyin burada da ge\u00e7erli oldu\u011funu belirtmi\u015ftik; bu g\u00fc\u00e7leri de d\u0131\u015fsal ya\u015fam ko\u015fullan bi\u00e7imlendiriyor, ama onlar\u0131n aynca kendilerine ait bir dinamizmi var; yani, ruhbilimsel g\u00fc\u00e7ler, bir kal\u0131ba d\u00f6k\u00fclebilmekle birlikte, k\u00f6k\u00fcnden s\u00f6k\u00fcl\u00fcp at\u0131lamayan insan gereksinimlerinin anlat\u0131m\u0131, ideolojik alanda da toplumsal yasalarda ve tarih boyunca elde edilen bilgi b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn gelene\u011finde k\u00f6k salm\u0131\u015f benzer bir \u00f6zy\u00f6netim g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130lkemizi, toplumsal ki\u015filik a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir kez daha ifade edebiliriz: Toplumsal ki\u015filik, insan do\u011fas\u0131n\u0131n toplum yap\u0131s\u0131na dinamik uyarlanmas\u0131n\u0131n sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131kar. De\u011fi\u015fen toplumsal ko\u015fullar, toplumsal ki\u015fili\u011fin de\u011fi\u015fmesi yani, yeni gereksinimlerin ve kayg\u0131lar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 sonucunu do\u011furur. Bu yeni gereksinimler, yeni fikirlerin ortaya \u00e7kmas\u0131na yol a\u00e7ar ve insanlan bu yeni fikirlere duyarl\u0131 hale getirir; bu yeni fikirlerse, yeni toplumsal ki\u015fili\u011fi yo\u011funla\u015ft\u0131rma ve sa\u011flamla\u015ft\u0131rma, insan\u0131n edimlerini belirleme e\u011filimi g\u00f6sterir. Ba\u015fka deyi\u015fle, toplumsal ko\u015fullar, ki\u015filik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ideolojik g\u00f6r\u00fcng\u00fcy\u00fc etkiler; ki\u015filikse, toplumsal ko\u015fullara edilgin uyarlanman\u0131n sonucu de\u011fil, ya biyolojik olarak insan do\u011fas\u0131nda do\u011fu\u015ftan var olan, ya da tarihsel evrim sonucu varl\u0131k kazanan unsurlar temel al\u0131narak ger\u00e7ekle\u015ftirilen dinamik bir uyarlanman\u0131n sonucudur.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bir toplumsal grubun psikolojik tepkilerini incelerken, grup \u00fcyelerinin, yani tek tek bireylerin ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131 ele al\u0131yoruz; ancak, bu ki\u015fileri birbirinden ay\u0131ran kendilerine \u00f6zg\u00fc \u00f6zellikler de\u011fil, ki\u015filik yap\u0131lar\u0131nda, grubun \u00e7o\u011fu \u00fcyeleriyle ortak olan \u00f6zellikleri bizi ilgilendiriyor. Bu ki\u015fili\u011fe, toplumsal ki\u015filik diyebiliriz. Toplumsal ki\u015filik, do\u011fas\u0131 gere\u011fi, bireysel ki\u015filik kadar \u00f6zg\u00fcl de\u011fildir. Bireysel ki\u015fili\u011fi tan\u0131mlarken, kendilerine \u00f6zg\u00fc bir [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[52],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4016","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-psikoloji"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 - Erich Fromm - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 - Erich Fromm\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Bir toplumsal grubun psikolojik tepkilerini incelerken, grup \u00fcyelerinin, yani tek tek bireylerin ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131 ele al\u0131yoruz; ancak, bu ki\u015fileri birbirinden ay\u0131ran kendilerine \u00f6zg\u00fc \u00f6zellikler de\u011fil, ki\u015filik yap\u0131lar\u0131nda, grubun \u00e7o\u011fu \u00fcyeleriyle ortak olan \u00f6zellikleri bizi ilgilendiriyor. Bu ki\u015fili\u011fe, toplumsal ki\u015filik diyebiliriz. Toplumsal ki\u015filik, do\u011fas\u0131 gere\u011fi, bireysel ki\u015filik kadar \u00f6zg\u00fcl de\u011fildir. Bireysel ki\u015fili\u011fi tan\u0131mlarken, kendilerine \u00f6zg\u00fc bir [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-01-17T10:43:50+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"33 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 &#8211; Erich Fromm\",\"datePublished\":\"2010-01-17T10:43:50+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/\"},\"wordCount\":6621,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Psikoloji\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/\",\"name\":\"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 - Erich Fromm - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2010-01-17T10:43:50+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 &#8211; Erich Fromm\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 - Erich Fromm - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 - Erich Fromm","og_description":"Bir toplumsal grubun psikolojik tepkilerini incelerken, grup \u00fcyelerinin, yani tek tek bireylerin ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131 ele al\u0131yoruz; ancak, bu ki\u015fileri birbirinden ay\u0131ran kendilerine \u00f6zg\u00fc \u00f6zellikler de\u011fil, ki\u015filik yap\u0131lar\u0131nda, grubun \u00e7o\u011fu \u00fcyeleriyle ortak olan \u00f6zellikleri bizi ilgilendiriyor. Bu ki\u015fili\u011fe, toplumsal ki\u015filik diyebiliriz. Toplumsal ki\u015filik, do\u011fas\u0131 gere\u011fi, bireysel ki\u015filik kadar \u00f6zg\u00fcl de\u011fildir. Bireysel ki\u015fili\u011fi tan\u0131mlarken, kendilerine \u00f6zg\u00fc bir [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-01-17T10:43:50+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"33 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 &#8211; Erich Fromm","datePublished":"2010-01-17T10:43:50+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/"},"wordCount":6621,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Psikoloji"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/","name":"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 - Erich Fromm - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2010-01-17T10:43:50+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/17\/kisilik-ve-toplumsal-surec-erich-fromm\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Ki\u015filik ve Toplumsal S\u00fcre\u00e7 &#8211; Erich Fromm"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4016","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4016"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4016\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4016"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4016"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4016"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}