{"id":4100,"date":"2010-01-30T14:26:27","date_gmt":"2010-01-30T11:26:27","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/"},"modified":"2010-01-30T14:26:27","modified_gmt":"2010-01-30T11:26:27","slug":"politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/","title":{"rendered":"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131"},"content":{"rendered":"<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg\" width=\"155\" height=\"203\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Yahudiler i\u00e7in tanr\u0131 yerin de\u011fil zaman\u0131n tanr\u0131s\u0131d\u0131r. Hristiyanl\u0131kta da ke\u015fi\u015fler askeri g\u00fc\u00e7 olarak, oradan oraya dola\u015fmay\u0131, a\u00e7\u0131lmay\u0131 inan\u00e7lar\u0131n\u0131n bir gere\u011fi olarak ya\u015farlar. Ke\u015fi\u015fler, sessizlik, ahlak ve \u00f6zellikle itaat yeminleriyle kendilerinden koparak, \u00fcst\u00fcn ve evrensel akl\u0131n; tarikat\u0131n dola\u015fma ve ya\u015fama ara\u00e7lar\u0131 haline gelirler. Bu durum dinsel olmaktan \u00e7ok askeri niteliktedir. \u00d6zellikle askeri m\u00fccadele kendisinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f k\u00fctlelere ihtiya\u00e7 duyar. \u0130nsan olman\u0131n ayr\u0131m\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclen akla ve bilince yer yoktur. Sadece irade harekete dahil olur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Sava\u015f\u0131n h\u0131z\u0131 ve dinamizmi i\u00e7in akl\u0131n kurcalamalar\u0131na f\u0131rsat verilmemelidir. Toplam ilahi ruha kat\u0131lan ya da sonu\u00e7ta \u00f6lerek kat\u0131lmak isteyen ki\u015fi i\u00e7in sava\u015f kurtulu\u015fa giden yoldur. Ke\u015fi\u015fler yol insan\u0131d\u0131r. Aziz Agustinus&#8217;a g\u00f6re bu durum iman\u0131n \u00f6n gereklili\u011fidir. \u0130man etme eylemi insan\u0131n d\u0131\u015fsal ya\u015fama anlam verebilmesini engeller. Bu nedenle hac\u0131, g\u00f6z\u00fcyle g\u00f6rd\u00fcklerinin toplam\u0131nda ancak tanr\u0131ya ula\u015fabilece\u011fini, olu\u015fan ortak imgenin kendisini, ruhunu ayd\u0131nlataca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Agustinus&#8217;a g\u00f6re din yolunda y\u00fcr\u00fcyenler her \u015feyi daha a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcrlerse tanr\u0131n\u0131n himayesine girebilecektir. Dinin politikayla ili\u015fkisi iman\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n her yere ve herkese yay\u0131lmas\u0131 ile herkesin ve her \u015feyin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n kayna\u011f\u0131na, tanr\u0131ya y\u00f6nelmesi olarak, iki bi\u00e7imde kurulur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Aziz Paul, &#8220;zihnimle, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n; tenimle g\u00fcnah\u0131n yasas\u0131na hizmet ederim&#8221; der. Sokrates&#8217;se biz bedenimizle u\u011fra\u015ft\u0131k\u00e7a, ruhumuzu bu kusursuzlukla kirletmeye devam ettik\u00e7e, hakikatin yolunu asla bulamay\u0131z&#8221; diye \u015fikayet etmektedir[1]. Ona g\u00f6re filozoflar tini bedenden ay\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Platon&#8217;a g\u00f6re ger\u00e7ek filozof, i\u015fitmeyi ve g\u00f6rmeyi bir yana b\u0131rakmal\u0131d\u0131r. <br \/>Toplumsal ya\u015fam\u0131n do\u011fal ve nesnel olu\u015fu belli \u00e7evrimlerde, rit\u00fcellerde ifadesini bulur. \u00d6l\u00fcms\u00fcz ruh fikri burada \u015fekillenir. Platon&#8217;da ve Descartes&#8217;de en geli\u015fkin felsefi bi\u00e7imini al\u0131r. Gereklili\u011fi, \u00e7evrimin tam anlam\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fmesini \u00f6nleyecek ar\u0131zi olgular\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n d\u0131\u015fsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ihtiyac\u0131d\u0131r. Rit\u00fceller ortak duyum yarat\u0131r ve toplulu\u011fun birlikteli\u011fini mayalar; \u00fcretim ili\u015fkilerinin s\u00fcreklili\u011fini sa\u011flay\u0131c\u0131 bir etmendir. \u00d6l\u00fcms\u00fcz ruh fikri nesnel bir ihtiyaca cevap verir: rit\u00fcellerin s\u00fcreklili\u011fi ya da rit\u00fcellerin i\u00e7inde ar\u0131zile\u015fen insan hayat\u0131n\u0131n s\u00fcreklili\u011fi. &#8220;\u00c7ocuklar\u0131m\u0131z yar\u0131n\u0131m\u0131zd\u0131r. Kavgam\u0131z onlar i\u00e7indir&#8221; s\u00f6z\u00fc, bu s\u00fcreklilik ve \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck istemine tekab\u00fcl eder. Kavga i\u00e7inde hi\u00e7bir \u015fey ve hi\u00e7 kimse &#8220;masum&#8221; yani do\u011fal de\u011fildir. Bu s\u00f6z, politik faillerin kendilerini de ar\u0131zi kabul ettiklerini g\u00f6sterir. \u00d6l\u00fcms\u00fczl\u00fck istemi \u00f6b\u00fcr d\u00fcnya fikriyle e\u015fg\u00fcd\u00fcml\u00fcd\u00fcr; kurulacak d\u00fczen ba\u015fka bir boyuta ve ger\u00e7e\u011fe aittir. Dinin ve tanr\u0131n\u0131n her g\u00fcn s\u00fcrekli ve d\u00fczenli ac\u0131 \u00e7eken k\u00f6lenin ihtiyac\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenir. K\u00f6le kendi ger\u00e7e\u011finde \u00f6lece\u011fini bilir. Buna isyan etmesi ancak \u00f6zg\u00fcr olaca\u011f\u0131 bir yer de\u011fil, kendisine ait bir \u00e7evrimin olu\u015ftu\u011fu yer i\u00e7in olabilir. Tarihte bilinen ilk b\u00fcy\u00fck k\u00f6le isyan\u0131 (Spartak\u00fcs), k\u00f6lelerin kendi evlerine d\u00f6nmek arzusuyla olmu\u015ftur. Spartal\u0131lar da d\u00fc\u015fmanlar\u0131yla kendilerine ait bir yer i\u00e7in sava\u015fm\u0131\u015flar ve kazanm\u0131\u015flard\u0131r. Ancak d\u00f6nemin askeri-politik ger\u00e7ekleri &#8220;durmak \u00f6l\u00fcmd\u00fcr&#8221; slogan\u0131n\u0131 onlara dayatm\u0131\u015f, sava\u015fmad\u0131klar\u0131ndan yok olmu\u015flard\u0131r. <\/p>\n<p>\u00c7izgisel zaman anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7evrimin s\u00fcreklili\u011fi istemine dayan\u0131r. Devletler ve politikalar\u0131 verili \u00fcretim ili\u015fkilerinin s\u00fcreklili\u011fini sa\u011flamak i\u00e7in \u00f6l\u00fcms\u00fcz ruh d\u00fc\u015f\u00fcncesine yaslan\u0131r. Baz\u0131 kriz d\u00f6nemlerinde yerel kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015flar g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bunlar t\u00fcm\u00fcyle \u00f6l\u00fcms\u00fcz ruhun etkinli\u011finin kesildi\u011fi anlarda, d\u00f6neme\u00e7lerde ya\u015fan\u0131r. Toplumun baz\u0131 kesimleri kendi ya\u015famsall\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrekli k\u0131lacak politik fikirler ve liderler etraf\u0131nda \u00f6rg\u00fctlenir ve sava\u015f\u0131rlar. \u00c7o\u011funlukla \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcn kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6l\u00fcm\u00fcn so\u011fuklu\u011fu durur. Dine dayal\u0131 isyanlar &#8220;halklar\u0131n afyonu&#8221; da olsa, \u00f6l\u00fcm\u00fcn fiilile\u015fmesini sa\u011flayan dini ideolojileriyle b\u00fcy\u00fck etkinlik kazan\u0131rlar. Co\u011frafi ve tarihsel yay\u0131l\u0131mlar\u0131 kitlelerin \u00f6l\u00fcme yak\u0131n olabilmelerine ba\u011fl\u0131d\u0131r.[2] <\/p>\n<p>&#8220;\u00d6lmeyi bilmek ya\u015famay\u0131 bilmekle ilgili&#8221; de\u011fildir. Ya\u015famaya d\u00f6n\u00fck bilin\u00e7 onun s\u00fcreklili\u011fini, somutta, g\u00f6rmek ister. Politikada, bu bilin\u00e7 aklile\u015ftiricidir. Her \u015fey yolunda gidiyordur. \u00c7emberin k\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekmez. Ya\u015fam-\u00f6l\u00fcm diyalekti\u011fi ya da kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 fikri apolitiktir. Kopu\u015f fikri, \u00e7o\u011funlukla ba\u011flanmayla sonu\u00e7lan\u0131r. <\/p>\n<p>* * * <br \/>Felsefede beden-ruh ikili\u011fi \u00e7ok\u00e7a tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f temel bir konudur. Politikaya bunun yans\u0131malar\u0131 olmu\u015ftur. Politik-pratik akl\u0131n s\u00f6z konusu ikilili\u011fi nas\u0131l tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u00f6nemlidir. Ger\u00e7ekte, b\u00f6ylesi bir ikililik yoktur. Varl\u0131ksal s\u00fcreklilik i\u00e7in olu\u015fturulan ideolojik motifler, \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc i\u015faretler. Kal\u0131c\u0131l\u0131k, yerle\u015fiklik, otantiklik vb. unsurlar\u0131 i\u00e7erir. Tanr\u0131, bir ideolojik motif olarak bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc i\u00e7erir. &#8220;Orada, ezeli ve ebedi olan&#8221;, an&#8217;daki her \u015feyi ku\u015fat\u0131r. An&#8217;daki her \u015feyin me\u015frulu\u011funu sa\u011flar. <\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer tanr\u0131 yoksa her \u015feye izin vard\u0131r.&#8221;(Sartre)&#8230; Ortak bir zaman ve mekan tasavvuru olarak tanr\u0131, ge\u00e7mi\u015fe ve gelece\u011fe d\u00f6n\u00fck tahayy\u00fcl\u00fc ve eylemi etkiler. \u0130\u00e7 d\u00fcnyan\u0131n tan\u0131ml\u0131 olabilmesi i\u00e7in d\u0131\u015f d\u00fcnya soyutlamas\u0131n\u0131n, imgesel olarak, bulunmas\u0131 gerekiyorsa, tanr\u0131 imgesi \u00f6zneler i\u00e7in belirleyicidir. Tanr\u0131n\u0131n yoklu\u011fu farkl\u0131 bir tart\u0131\u015fma konusudur. Fiili ger\u00e7eklikte tanr\u0131sal \u00f6zne olunabilir, Sartre&#8217;\u0131n apolitik radikalizmi buna k\u00f6rd\u00fcr. <\/p>\n<p>Politika, varl\u0131k-beden-mekan \u00fczerinden ilerler. Oradaki hareketle, toplumsal hareketlilikle ancak taktik ve stratejinin olanaklar\u0131 dahilinde ilgilidir. Amac\u0131 hareketi kolay ve rahat akaca\u011f\u0131 bir ortama kavu\u015fturmak de\u011fildir. Hareketi, de\u011fi\u015fiklikleri de\u011fi\u015fim i\u00e7in mutlakla\u015ft\u0131ramaz. Bazen de\u011fi\u015fiklikler ar\u0131zi olabilir, kal\u0131c\u0131, mutlak, sabit olan olgular politik anlam y\u00fcklenebilir. Hareketin i\u00e7inde hareketin \u00f6n bilinci tan\u0131ms\u0131zd\u0131r. Hareketin yasalar\u0131 uyar\u0131nca d\u00fc\u015f\u00fcnce zamanda ve mekanda yay\u0131l\u0131m alan\u0131 bulamaz. Politik hareketlilikte \u00f6zneler sadece olur. Tanr\u0131&#8217;n\u0131n &#8220;ol&#8221; demesi gibi olduramazlar. <\/p>\n<p>Hareketin ilk itkisinin nereden kaynakland\u0131\u011f\u0131 \u00f6nemlidir: tanr\u0131 ya da do\u011fa. Pratikte bu farkl\u0131l\u0131k arzetmez. Ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 \u00e7evrimselli\u011fe vurguyu i\u00e7erir. Eylemin do\u011fall\u0131k kazanmas\u0131 onun \u00e7evrimsel nitelikte olmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. &#8220;\u0130nsan do\u011fas\u0131&#8221; kavram\u0131, burjuva politik bir yakla\u015f\u0131m\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. \u0130slam&#8217;da mutlak huzur, Allah&#8217;\u0131n nizam\u0131na uygun tek \u015fekil olan Asr-\u0131 Saadet&#8217;e geri d\u00f6n\u00fclerek ger\u00e7ekle\u015fir. Oras\u0131 Allah&#8217;a en yak\u0131n insan\u0131, Muhammed&#8217;in d\u00fczenidir. O&#8217;nun \u00f6z\u00fcne geri d\u00f6n\u00fc\u015f oraya d\u00f6n\u00fc\u015fle olur. <\/p>\n<p>Do\u011fan\u0131n kavran\u0131\u015f\u0131yla tanr\u0131n\u0131n kavran\u0131\u015f\u0131 ayn\u0131d\u0131r. \u0130slam&#8217;da sosyal bilimlerin \u00f6nemsenmemesinin nedeni, sosyal bilimlerin &#8220;ilerleme ve geli\u015fme&#8221; fikrine; Ayd\u0131nlanma&#8217;ya dayanmas\u0131d\u0131r. 19. Y\u00fczy\u0131ldaki kitlesel politik hareketlerde yurtsuzluk, geriye d\u00f6n\u00fc\u015fs\u00fczl\u00fck anlay\u0131\u015f\u0131 vard\u0131r. Mekan\u0131n yoksanmas\u0131, Marx&#8217;ta da vard\u0131r. &#8220;\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 Enternasyonalizmi&#8221;nin politik nitelik arzetmesi d\u00f6nemin nesnel y\u00f6nelimlerinin, yasalar uyar\u0131nca Mekan&#8217;\u0131 Zaman&#8217;la ezmesinin sonucudur. \u0130slam&#8217;da ise \u00e7evrimin tamamlanmas\u0131 i\u00e7in zaman\u0131n ilgas\u0131 vard\u0131r. <\/p>\n<p>Metaforik olarak, mekan dura\u011fan; zaman devingendir. Mekan her zaman &#8220;orada olan&#8221;d\u0131r. Zaman, e\u011fer mekandaki basit yer de\u011fi\u015ftirmelerden ibaret olarak alg\u0131lan\u0131l\u0131yorsa, zaman (olu\u015f) bilinci mekandan ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fmal\u0131d\u0131r. Bu her t\u00fcrl\u00fc nicelli\u011fin ve farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n iptali anlam\u0131na gelir. Toplam tasavvurdaki her t\u00fcrl\u00fc olgu ve olay\u0131n olu\u015fturdu\u011fu \u00f6rg\u00fc \u00f6znelli\u011fe izin vermez. \u0130deolojik olarak \u00f6zneler d\u00fc\u015f\u00fcnsel faaliyetlerinde zaman\u0131 mekandan soyutlamak zorundad\u0131r. \u0130radeyi mi yoksa bilinci mi zamana tahvil etmek gerekir? Varl\u0131k \u00fczerinden d\u00fc\u015f\u00fcnen her \u00f6zne verili ger\u00e7ekle uzla\u015fmak zorundad\u0131r. Verili ger\u00e7e\u011fi kendi mekan\u0131 gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmelidir. Pratik ak\u0131l iradeyi nereye yerle\u015ftirmelidir? E\u011fer maddenin nesnel hareketinin kendi bilinci dahilinde \u015fekillendi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsa i\u00e7eriye, kendi \u00f6znelli\u011fine; bilinci d\u0131\u015f\u0131nda kendisinin de bulundu\u011fu maddi evrenin i\u00e7ine yani d\u0131\u015far\u0131, nesnelli\u011fe\u2026 &#8220;Benim felsefem ilk kez insan\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fcn bilin\u00e7te de\u011fil, bilince ba\u011fl\u0131 olmas\u0131 gerekmeyen iradede oldu\u011funu savunmaktad\u0131r. \u0130rade bilince, yani bilgiye, \u0131\u015f\u0131k ayd\u0131nlatt\u0131\u011f\u0131 nesneye ne yap\u0131yorsa onu yapar&#8221;[3]. Schopenhauer&#8217;e g\u00f6re; \u00e7eli\u015fkiler ya\u015fam\u0131n do\u011fal sonucudur. Dolay\u0131s\u0131yla o, \u00e7\u00f6z\u00fcm olas\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 reddeder[4]. Onun \u0130rade&#8217;si akl\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmser, ancak bir y\u00f6n\u00fcyle politikaya imkan sunar: politik prati\u011fi bilimsel-felsefi akl\u0131n tasallutundan kurtar\u0131r. Ancak bu i\u015flemi felsefi d\u00fczlemde ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi i\u00e7in yan\u0131lsama \u00fcretir. Verili ger\u00e7e\u011fi redde gider.<\/p>\n<p>Zaman\u0131n bilinci ya da mekan\u0131n kendi iradesi olmak&#8230; Politika i\u00e7in hangisi gereklidir? Yahudilerin (zaman) tanr\u0131s\u0131 onlara yery\u00fcz\u00fcnde, her yerde ya\u015fama olana\u011f\u0131n\u0131 verir. \u0130slami politikada da bu bir sorun olarak ya\u015fan\u0131r: \u00fcmmetin co\u011frafi tan\u0131m\u0131 t\u00fcm m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yerlerin toplam\u0131d\u0131r. Kayna\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015f politikas\u0131 bu a\u00e7\u0131dan ahlaki boyuta indirgenmek zorundad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, ilk \u0130slam toplumu ve devleti Araplara aittir. Her ne kadar \u0130slam&#8217;\u0131n yay\u0131lmas\u0131nda belirleyici olan politik-askeri nedenlerse de ve Kur&#8217;an&#8217;dan buna uygun sureler serimlense de, var\u0131lan nokta tektir: Arap milliyet\u00e7ili\u011fi. Bu nedenle de zamanla de\u011fi\u015fik co\u011frafyalara yay\u0131lan \u0130slam, farkl\u0131l\u0131klar uyar\u0131nca \u00e7e\u015fitli mezheplere b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sonras\u0131nda devlet, millet ya da kabile d\u00fczeyindeki bu farkl\u0131la\u015fmalar\u0131 b\u00fct\u00fcnleyecek bir peygamber gelmeyece\u011finden, Yahudi-Hristiyan gelene\u011finden gelen Mesih-Mehdi inanc\u0131 (zaman tanr\u0131s\u0131 ya da onun yery\u00fcz\u00fcndeki bedeni) ortaya \u00e7\u0131kar ve de\u011fi\u015fik ba\u015fkald\u0131r\u0131 hareketlerinin ortak ideolojik motifi olur[5]: <em>\u015fiilik. <\/em><\/p>\n<p>\u015eiilik, \u00e7\u0131k\u0131\u015f itibariyle ekonomik ve politik gerek\u00e7elere dayan\u0131r. Yeni do\u011fan \u0130slam devletinin, Muhammed&#8217;den sonra eskiden kabile y\u00f6netiminde oldu\u011fu gibi, akrabal\u0131k ili\u015fkilerini esas al\u0131r. Ebubekir&#8217;den itibaren peygamberin yetkisinin onun gibi kutsal oldu\u011fu kabul edilen akrabalar\u0131na ge\u00e7mesi gerekir. Bunun i\u00e7in tek aday Ali&#8217;dir. Ali hem uhrevi hem de d\u00fcnyevi i\u015flerin sorumlusudur. Sonras\u0131nda, \u0130ranl\u0131lar\u0131n Araplarla olan \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n sonucu olarak, \u0130ranl\u0131lar\u0131n \u0130slam \u00f6ncesi k\u00fclt\u00fcrlerinde de olan, imamet d\u00fc\u015f\u00fcncesi belirginle\u015fir ve politikle\u015fir. Ancak \u00f6rne\u011fin Safeviler&#8217;de oldu\u011fu gibi, iktidara ta\u015f\u0131nan bu d\u00fc\u015f\u00fcnce S\u00fcnni tarz\u0131 uygulamak zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015eiili\u011fin toplumsal ve politik ya\u015fama dair s\u00f6yleyece\u011fi pek bir \u015fey yoktur. Allah&#8217;\u0131n yery\u00fcz\u00fcndeki sureti ger\u00e7ekte i\u015fe yaramaz. <\/p>\n<p>\u00dctopyalar nostaljizmle birle\u015fir. Olmayan yer arzulanan yerdir. Olmu\u015f olan yer, imgelemde ya\u015famaya devam etmektedir ve bu somuttur. Politikan\u0131n ilgili alan\u0131nda bulunur. Toplumsal-ekonomik yasalarca belirlenen bilin\u00e7 baz\u0131 d\u00f6neme\u00e7lerde kendi i\u00e7ine d\u00f6ner, kapan\u0131r. B\u00f6ylesi konjont\u00fcrlerde \u00fctopyalar ge\u00e7mi\u015fe ba\u011flanmaya, nostaljiye var\u0131r. Ge\u00e7mi\u015f imgesel olarak, andad\u0131r. Politik bir nitelik kazanm\u0131\u015ft\u0131r. S\u00f6z konusu kapanma \u00f6zneleri de\u011fi\u015fime ve ilerlemeye kar\u015f\u0131 duruma getirir. Sonsuz a\u00e7\u0131lma, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylemde, durur. \u0130nsanlar, Tanr\u0131n\u0131n yery\u00fcz\u00fcndeki g\u00f6lgeleri olarak al\u0131n\u0131yorsa; &#8220;Tanr\u0131 dura\u011fand\u0131r&#8221; denilecektir. Hareketin &#8220;spirit&#8221;i kalmaz. Tanr\u0131n\u0131n ta\u015fmas\u0131, a\u00e7\u0131lmas\u0131 olarak al\u0131nan insanal-toplumsal ya\u015fam kayna\u011f\u0131na geri d\u00f6nmelidir. <\/p>\n<p>Politik bilin\u00e7 varl\u0131\u011f\u0131n ve mekan\u0131n bilinciyle ilgilidir. Orada ve ortada olan \u015feylerle uzla\u015fma halindedir. Onlar\u0131n i\u00e7indedir. T\u00fcm ortak imgeler ve kan\u0131larla birliktedir. Ne tek ba\u015f\u0131na tanr\u0131n\u0131n, ne de do\u011fan\u0131n uzant\u0131s\u0131 olmay\u0131 kabul eder. Varl\u0131k-beden-mekan onun i\u00e7in biriciktir. Felsefe, akl\u0131 do\u011faya; din tanr\u0131ya \u00e7ekti\u011fi i\u00e7in, onun alan\u0131na giremezler. Ortak imge ve kan\u0131lar\u0131 felsefe do\u011falla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131; din kutsad\u0131\u011f\u0131 an ancak bir anlamlar\u0131 olabilir. \u0130nan\u00e7 i\u00e7in bilgi imgeselle\u015fti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00f6nemlidir. <\/p>\n<p>Zamana ve mekana dair ortak tasavvur tesad\u00fcfili\u011fi do\u011fall\u0131k olarak g\u00f6rmek zorundad\u0131r. Olan her \u015fey tesad\u00fcfidir. Bu fikir, tasavvuru makul d\u00fczeyde tutar. Onu nesnele\u015ftirir, izole eder. Verili ger\u00e7e\u011fin \u00e7o\u011fullu\u011fundan, kaotikli\u011finden ba\u011f\u0131\u015f\u0131k k\u0131lar. S\u00f6z konusu tasavvurun iradeyi ve eylemi s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmamas\u0131 i\u00e7in ya\u015fanan her an nesnel, do\u011fal ve tesad\u00fcfi olmal\u0131d\u0131r. Devleti y\u0131kmak istemi onun do\u011fall\u0131\u011f\u0131n\u0131n kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmekle ba\u015flar. \u00d6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc, s\u00fcreklili\u011fi kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Y\u00f6netenler varl\u0131ksal-bedensel-mekansal bilin\u00e7ten \u00e7\u0131k\u0131p zamana ve olu\u015fa ait bir bilin\u00e7le hareket etmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. Bu, ideolojik \u00f6znelere s\u00fcre\u00e7te ya\u015fama \u015fans\u0131 tan\u0131maz. \u0130deolojik \u00f6zne her \u015feyin ba\u015f\u0131 ve sonunun kendisi oldu\u011funa inan\u0131r. Bilinci ve imgelemi buna g\u00f6re \u015fekillenir. S\u00f6zs\u00fcz eylemin hareket alan\u0131 kalmam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Daha iyi bir toplum ya da d\u00fczen i\u00e7in yola \u00e7\u0131kmak ba\u015ftan apolitiktir. \u00d6zneldir. Biricikli\u011fe tak\u0131l\u0131p kalm\u0131\u015f bir \u00f6nbilincin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Tanr\u0131sal nizam\u0131 bu d\u00fcnyada kurmak isteminin ideoloji i\u00e7in bir anlam\u0131 vard\u0131r ancak politika i\u00e7in yoktur. \u0130slami politikan\u0131n &#8220;Asr-\u0131 saadet&#8221;e dayanmas\u0131, ge\u00e7mi\u015fe ait bir d\u00f6nemi mutlak olarak almas\u0131 onu kitlelerle temasta, g\u00fc\u00e7ler ili\u015fkisi i\u00e7inde daha fazla olanakl\u0131 k\u0131lar. \u015eeriat\u0131n zaman-mekan d\u0131\u015f\u0131 olmas\u0131 onu politikan\u0131n konusu haline getirir. Zaman ve mekandan m\u00fcnezzeh bir &#8220;insan do\u011fas\u0131&#8221; olgusu i\u00e7in de durum b\u00f6yledir. <\/p>\n<p>Politika, orada, nesnel olan \u015feylerle ilgilidir. Politik \u00f6zneler onlar\u0131 s\u00f6ze d\u00f6kt\u00fcklerinde g\u00fc\u00e7ler ili\u015fkisi i\u00e7inde \u015fansl\u0131 olacaklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler ancak bu \u015fans da teorik-d\u00fc\u015f\u00fcnsel de\u011fil, fiili ve maddi olmal\u0131d\u0131r. Maddenin t\u00fcm bilgisiyle y\u00fckl\u00fc bir \u00f6znenin bu bilgisinin ger\u00e7ekte hi\u00e7bir h\u00fckm\u00fc yoktur. Bu bilginin cisimle\u015fmesi politika olarak g\u00f6r\u00fclemez. Kur&#8217;an t\u00fcm ger\u00e7ekle ilgili bilgiyi veriyorsa, bu olanak onu politikle\u015ftirmez. Bilgisinin mutlakl\u0131\u011f\u0131, sabitli\u011fi ancak politik bir lider ve sava\u015f\u00e7\u0131 olarak Muhammed&#8217;e politika yapmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan olanaklar sunar. Muhammed fiili prati\u011finde ondan ancak imgesel a\u00e7\u0131dan yararlanabilir. Bu da olumsal bir durumdur. <\/p>\n<p>* * *<br \/>Gnostisizm: iki d\u00fcnya var: elle tutulan bu d\u00fcnya ve \u00f6teki d\u00fcnya. \u0130lki, de\u011fi\u015fme, do\u011fum ve \u00f6l\u00fcm d\u00fcnyas\u0131d\u0131r. Maddi ve sonludur. Karanl\u0131klar, k\u00f6t\u00fcl\u00fckler onun simgesidir. \u0130kincisi; de\u011fi\u015fmez ve s\u0131n\u0131rs\u0131zd\u0131r. Mutlak ger\u00e7ektir. Ahenklidir ve \u0131\u015f\u0131kla simgele\u015ftirilir. Gnostik, d\u00fcnyaya kendisini yabanc\u0131 hisseder. Gnostisizm d\u00fcnyay\u0131 red bi\u00e7imidir. Bedenin ruhu hapsetti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. G\u00f6z\u00fcn g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcne inanan yalanc\u0131d\u0131r beden. Kurtulu\u015f (necat) g\u00f6z\u00fc g\u00f6\u011fe \u00e7evirip oray\u0131 arzulayarak ger\u00e7ekle\u015febilir. Kaybolmu\u015f vahdet yerine oturtulursa kurtulu\u015f ya\u015fan\u0131r. Ancak bu \u015fekilde ruh kurtulsa bile beden hala ya\u015famaktad\u0131r; bu nedenle nihai kurtulu\u015f bedenin tahribidir. <\/p>\n<p>&#8220;Mekana ba\u011fl\u0131 zaman bir d\u00fcnya ger\u00e7e\u011fidir. Grek temsilinde o, devri, g\u00f6k cisimlerinin ahenkli geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcne ba\u011fl\u0131, semavi k\u00fcrelerin muntazam devri ile ittiratl\u0131 ve rasyoneldi. Kosmosun ahengi bozuldu\u011fu, karanl\u0131k ve \u00f6l\u00fcm d\u00fcnyas\u0131 halinde hareket etti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde zaman, anlams\u0131zl\u0131\u011f\u0131n tekrar\u0131, gelece\u011fin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz yani de\u011fi\u015fme ve \u00f6l\u00fcm\u00fcn mekan\u0131 olarak onunla denkle\u015fiyor. Gnostisizmde gaye, \u015fu halde, ba\u015fta prensipte olan, zaman\u0131n ilgas\u0131 oluyor.&#8221;[6] <\/p>\n<p>Varl\u0131\u011f\u0131, bedeni, mekan\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcnme politik \u00f6zne i\u00e7in aslidir. Arap olarak kendi co\u011frafyas\u0131n\u0131n verili olanaklar\u0131 do\u011frultusunda Muhammed, Hira Da\u011f\u0131&#8217;nda, di\u011fer mistikler gibi vecd i\u00e7inde kaybolmak yerine, sava\u015fmay\u0131 se\u00e7mi\u015ftir. Bunun bir\u00e7ok \u00f6znel ve nesnel nedeni olabilir. Ancak her \u015feyden \u00f6nce onun tanr\u0131yla ya da mutlak bilgiyle duygusal bir \u00f6zde\u015flik ya\u015famay\u0131 reddetmesi, kendisini onunla ger\u00e7ek aras\u0131na bir arac\u0131 olarak yerle\u015ftirmesi politik-askeri m\u00fccadelesine \u00e7ok daha fazla olanak sunmu\u015ftur. \u0130slam dini bilginin her varl\u0131\u011fa, bedene, mekana e\u015fit mesafede durdu\u011funa inanarak ba\u015far\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. D\u00f6nemi i\u00e7in g\u00fc\u00e7 ili\u015fkileri i\u00e7inde Muhammed&#8217;in Arap olmas\u0131 \u00f6nemlidir ancak sonras\u0131nda \u0130slam&#8217;\u0131n kendisini g\u00f6rme bi\u00e7imi de\u011fi\u015fmi\u015f, yerle\u015fiklik ve mutlak sabitlik noktas\u0131nda herkese ve her \u015feye d\u00f6n\u00fck y\u00fcz\u00fc politik olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p ahlaki bir nitelik kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Tasavvuf bunun en g\u00fczel \u00f6rne\u011fidir. Mekan ve varl\u0131k fark\u0131 g\u00f6zetmeden ilahi bilginin her yerde ve herkeste zuhur edebilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi yayg\u0131nla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Politikle\u015fen tasavvufi y\u00f6nelimler de vard\u0131r. Bunlar zamana tevdi edilen varl\u0131k-beden-mekan bilincinin kar\u015f\u0131s\u0131na kendi bilin\u00e7lerini \u00e7\u0131karmalar\u0131 durumunda olu\u015fabilmi\u015flerdir. (Ebu M\u00fcslim, Ha\u015fi\u015filer ve Safeviler; \u0130ranl\u0131l\u0131k bilincine dayan\u0131r. \u0130lki Arapla\u015fan Abbasi&#8217;ye; ikincisi Sel\u00e7uklu&#8217;ya; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc Osmanl\u0131&#8217;ya kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar. \u0130ki devletin de mekansal yay\u0131l\u0131m\u0131 devlet bilincini zamana yaym\u0131\u015ft\u0131r ve co\u011frafi farkl\u0131l\u0131klar g\u00f6rmezden gelinmi\u015ftir.)[7] <br \/>\u0130slam&#8217;\u0131n di\u011fer iki dinden bir\u00e7ok a\u00e7\u0131dan farkl\u0131 oldu\u011funu koymak gerekir. \u00d6ncelikle \u0130slam, sosyo-politik ve sosyo-ekonomik geli\u015fmenin sonucunda faillerinin politik ba\u015far\u0131s\u0131yla elde etti\u011fi konumuyla di\u011fer iki dinden farkl\u0131l\u0131k arzeder. \u0130slam, di\u011ferlerinden farkl\u0131 olarak, ba\u015far\u0131 kazanm\u0131\u015f bir toplumsal ve politik projedir. Muhammed&#8217;in d\u00f6nemi i\u00e7in, &#8220;Bir Arap ideolojisinden g\u00fc\u00e7 alan, hem yeni \u015fartlara uygun, hem de kadroya alaca\u011f\u0131 Bedev\u00ee ortam\u0131na yak\u0131n, b\u00fcy\u00fck imparatorluklarla e\u015fitlik i\u00e7inde pazarl\u0131k edebilen bir Arap devleti b\u00fcy\u00fck ihtiya\u00e7t\u0131\u201d[8]. Bat\u0131da Bizans, do\u011fuda Pers imparatorluklar\u0131 Arap toplumunu ekonomik ve politik a\u00e7\u0131dan par\u00e7al\u0131yor ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcyordu. Yereldeki hi\u00e7bir b\u00fcy\u00fck din de kabileler aras\u0131nda k\u00fclt\u00fcrel-ideolojik kayna\u015fmay\u0131 sa\u011flayam\u0131yordu. Haniflerin, yani hi\u00e7bir dine mensup olmayan ancak tek tanr\u0131ya inananlar\u0131n say\u0131s\u0131 da gitgide art\u0131yordu. B\u00f6ylesi ko\u015fullarda Muhammed&#8217;in \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 hem ekonomik hem politik hem de ruhsal a\u00e7\u0131dan yerindeydi. Kendisi gibi ayn\u0131 d\u00f6nemde peygamberli\u011fini ilan edenler de vard\u0131 ancak onun uygulad\u0131\u011f\u0131 politik ad\u0131mlar sonuca vard\u0131. Ba\u011fl\u0131 bulundu\u011fu a\u015firetin politik-ekonomik g\u00fcc\u00fcn\u00fcn de bunda \u00f6nemli pay\u0131 vard\u0131. Muhammed bulundu\u011fu co\u011frafyan\u0131n politik okumas\u0131n\u0131 do\u011fru yapm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Muhammed&#8217;in bizzat insani varl\u0131k olarak s\u00f6yledikleri, onun Allah&#8217;\u0131n kulu ve el\u00e7isi olmas\u0131, kitlelerle organik bir ili\u015fki kurabilmesini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Onun mucizesi Kur&#8217;an&#8217;d\u0131r. Bu durum Kur&#8217;an&#8217;\u0131 politik-ideolojik metin haline getirir. Cisimle\u015fmi\u015f bir de\u011ferler k\u00fcmesi bulundu\u011fu co\u011frafyada ya\u015fayan insanlar\u0131 yakalayabilmesini kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. Kur&#8217;an kitlelerle \u00f6r\u00fclen bir silah haline gelir. Di\u011fer dinlerse ahlaki, k\u00fclt\u00fcrel birer de\u011fer olarak kalmak zorundad\u0131rlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu de\u011fer zaman-mekan \u00f6tesinde bulunmaktad\u0131r. Ger\u00e7e\u011fe temas\u0131 baz\u0131 arac\u0131larla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kilisenin d\u00fcnyevi, maddi d\u00fcnyayla ili\u015fkisi din i\u00e7inde bir\u00e7ok ayr\u0131\u015fmay\u0131 beraberinde getirmi\u015ftir. \u0130slamdaki ayr\u0131\u015fmalar da benzer politik, ekonomik gerek\u00e7elerin sonucunda \u015fekillenmi\u015ftir. \u0130slam\u0131 bir sava\u015f unsuru olarak kullananlar \u0130slam tarihi boyunca g\u00fc\u00e7 kazanm\u0131\u015flar, onu i\u00e7 d\u00fcnyaya ya da \u00f6te-d\u00fcnyaya yerle\u015ftirenlerse yenilmi\u015flerdir. <\/p>\n<p>\u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesi i\u00e7in Tevhid birincildir. S\u00f6z konusu birlik zaman\u0131n ve de\u011fi\u015fimin d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. Son din olmas\u0131na, kendi kendisine yeterlili\u011fine ve de\u011fi\u015fmeyen d\u00fcnya inanc\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak tevhid inanc\u0131, tanr\u0131sal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn yery\u00fcz\u00fcndeki yans\u0131mas\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Tevhid inanc\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak \u015fekillenen bilgiye bak\u0131\u015f bilgiyi; &#8220;etkin bir u\u011fra\u015f ve ilerleme, zihnin bilinmeyene do\u011fru yarat\u0131c\u0131 bir uzanmas\u0131 ve a\u00e7\u0131lmas\u0131 olarak de\u011fil, zaten ortaya konmu\u015f olan\u0131n edilgen bir derlenmesi olarak g\u00f6r\u00fcr.&#8221;[9] Burada g\u00fc\u00e7 i\u00e7in bilgiden \u00e7ok ya\u015fam i\u00e7in bilgiye vurgu vard\u0131r. Bu da insan ve ya\u015fam\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmezli\u011fine d\u00f6n\u00fck vurgudan kaynaklan\u0131r. \u0130slam i\u00e7in \u00f6zellikle bug\u00fcn do\u011fa bilimlerinin sosyal bilimlere g\u00f6re daha \u00f6nemli olmas\u0131n\u0131n nedeni budur. \u0130slami politika insan\u0131n ve toplumlar\u0131n do\u011fal olmayan niteli\u011fini de\u011fi\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. <\/p>\n<p>Bu de\u011fi\u015fim ilahi, mutlak akla uyarak ger\u00e7ekle\u015ftirilebilir. Bu ak\u0131l zaman-mekan d\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Politik akl\u0131n onun kar\u015f\u0131s\u0131nda susmas\u0131 gerekir. Konu\u015fmas\u0131 gerekiyorsa bu ancak Allah&#8217;a kulluk ederek olabilir. Politika &#8220;burada&#8221; ve &#8220;\u015fimdi&#8221; olanla, verili ger\u00e7ekle ilgileniyorsa, ona ancak toplumsal faillerin imgeleminde duran \u015feylerle ilgilenmek d\u00fc\u015fer. Nesnel bilgi Tanr\u0131&#8217;dad\u0131r. Bilginin durdu\u011fu yer Levh-i Mahvuz&#8217;un ancak bir k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturan Kur&#8217;an&#8217;sa g\u00f6rece bir bilgiyi verebilir, imgeseldir. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n Levh-i Mahfuz&#8217;dan soyutlanmas\u0131, onun yerel ve tarihsel olu\u015fundand\u0131r. Genel, b\u00fct\u00fcnsel bilgi Levha&#8217;da; g\u00f6reli, par\u00e7al\u0131 bilgi Kur&#8217;an&#8217;dad\u0131r. Bu, Muhammed&#8217;in tanr\u0131sal de\u011fil, s\u0131radan bir insan oldu\u011funa i\u015faret eder. <\/p>\n<p>Mekansal olarak da tevhid, t\u00fcm \u00fcmmetin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 toplam co\u011frafyaya bakar. Devlet tasavvuru, topraklar\u0131 s\u0131n\u0131rlarla \u00e7evrili bir ulus-devlet olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmez; ideal devlet t\u00fcm \u00fcmmet i\u00e7in, fiili devletse, olumsal ve ge\u00e7ici olan, \u00fcmmetin bir k\u0131sm\u0131 i\u00e7indir. Bug\u00fcnk\u00fc \u0130slami politik m\u00fccadele; devletin bireysel \u00e7\u0131kara indirgenmi\u015fli\u011fine, toplumun par\u00e7alanmas\u0131na kar\u015f\u0131, toplumsal b\u00fct\u00fcn\u00fcn evrenselli\u011fi i\u00e7in y\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr. Ancak \u00f6zellikle 19. y\u00fczy\u0131l sonunda \u015fekillenmeye ba\u015flayan \u0130slami politik hareketler iki t\u00fcr direni\u015f bi\u00e7iminden kaynaklanm\u0131\u015ft\u0131r: k\u00f6yl\u00fc ve dinsel \/ kentli ve milliyet\u00e7i. S\u00f6m\u00fcrge politikalar\u0131na kar\u015f\u0131 birlik inanc\u0131 \u0130slam ve \u015feriatla bi\u00e7imlenmi\u015ftir. Cihad fikri ezenlere, s\u00f6m\u00fcrgecilere kar\u015f\u0131 ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Sonras\u0131nda ise bu durum ulus-devletler i\u00e7inde milliyet\u00e7ili\u011fin bir altbi\u00e7imine d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr (Arap Birli\u011fi). Ortakla\u015ft\u0131ran ideolojik bir bas\u0131n\u00e7 politik niyetler i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>S\u00fcnnet, &#8220;atalar\u0131n y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc yol&#8221; anlam\u0131na gelir. Muhammed gibi ya\u015famak ve onun devlet ve toplum nizam\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek, d\u00fc\u015f\u00fcnsel d\u00fczeyde politik \u0130slami hareketlerin \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131d\u0131r. Gelenekselcidir. Muhammed de atalar\u0131n\u0131n y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc yoldan y\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fcr. Onlara ger\u00e7ekte ait olmayanlar\u0131 \u201ccahiliyye\u201d olarak nitelemi\u015ftir. <\/p>\n<p>Gelenek arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bilin\u00e7 toplumsal kurumlar i\u00e7inde \u015fimdiyi ge\u00e7mi\u015fe ba\u011flar. Tesad\u00fcfi olan do\u011falken; do\u011fal olan ger\u00e7ekken, \u015fimdi yap\u0131lanlar olu\u015fa ve zamana havale edilmek durumunda kal\u0131n\u0131l\u0131r. Sava\u015f\u0131lan unsurlar bi\u00e7imseldir. Aslolan s\u00fcrekliliktir. Do\u011fadaki konumun mutlakl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u015eimdi yap\u0131lanlar ge\u00e7mi\u015fle rasyonelle\u015ftirilmek zorundad\u0131r. \u00d6n belirlenmi\u015f bir ger\u00e7eklik, bir zorunluluk halini almak zorundad\u0131r. Tanr\u0131sal varl\u0131\u011f\u0131n \u00f6ncel olmas\u0131 zorunludur. Bu yap\u0131lanlar\u0131 s\u00fcreklile\u015ftirir. G\u00f6k cisimlerinin ve do\u011fan\u0131n \u00e7evrimsel hareketine uygun hale getirir. Tanr\u0131 bilinci d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00e7evrimsele ba\u011fl\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlere aittir. <\/p>\n<p>&#8220;Gelenek, bireyin kendi imgesini daha b\u00fcy\u00fck toplumsal organizman\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak ve ayn\u0131 zamanda bu bireysel par\u00e7ada i\u00e7kin bulunan o organizman\u0131n t\u00fcm\u00fc olarak olu\u015fturur. Gelenek, kurulu toplumsal pratiklerin d\u00fc\u015f\u00fcnceye dayal\u0131 incelenmesini bertaraf eder, asl\u0131nda bununla uyumsuzdur. Bireyi mevcut edime iade eder, oturtur: edimin i\u00e7indeki nedeni g\u00f6sterir ve hakl\u0131 \u00e7\u0131karma amac\u0131na y\u00f6nelik arzuyu dondurur.&#8221;[10] <\/p>\n<p>Dine dayal\u0131 politika, gelene\u011fe ait olgulara dayand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, avantajl\u0131d\u0131r. Kitlelerle yap\u0131labilen politika g\u00fc\u00e7 biriktirmek i\u00e7in geni\u015f olanaklara sahiptir. Bedenlerini silaha d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilen bir kitleye sahip olur. \u00c7evrimsel zaman anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7izgiselli\u011fin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kart\u0131l\u0131r. Bunun i\u00e7in de \u00e7evrimsele ba\u011fl\u0131 beden de\u011fi\u015fimin, ilerlemenin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kma pahas\u0131na, kullan\u0131l\u0131r. <\/p>\n<p>Bug\u00fcn i\u00e7in, mekan\u0131 zaman arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yok eden kapitalizm ko\u015fullar\u0131nda, politikan\u0131n olanaklar\u0131n\u0131 yeniden d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekmektedir. &#8220;Kapitalizm ger\u00e7e\u011finde ideal \u0130slam toplumu ger\u00e7ekle\u015ftirilebilir mi?&#8221; sorusu, t\u00fcm politik \u0130slami hareketlerin \u00f6n\u00fcnde duran bir sorudur. Kapitalist toplumlar\u0131 cahiliyye olarak, devletlerini \u015feytani olarak niteleyen hareketler, Bat\u0131&#8217;yla ve kapitalizmle ekonomik a\u00e7\u0131dan de\u011fil, politik a\u00e7\u0131dan ilgilenmektedir. <\/p>\n<p>&#8220;19. y\u00fczy\u0131l\u0131n toplumsal devrimi \u015fiirini ge\u00e7mi\u015ften de\u011fil, ancak gelecekten alabilir. Ge\u00e7mi\u015fle ilgili b\u00fct\u00fcn \u00f6nyarg\u0131lardan soyunmadan i\u015fe koyulamaz. \u00d6nceki devrimler kendilerini kendi i\u00e7eriklerine kar\u015f\u0131 k\u00f6rletmek \u00fczere ge\u00e7mi\u015f d\u00fcnya tarihinin an\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektiriyordu. Bug\u00fcn\u00fcn devrimi, kendi i\u00e7eri\u011fine ula\u015fmak i\u00e7in, \u00f6l\u00fclerinin kendi \u00f6l\u00fclerini g\u00f6mmesine izin vermelidir. Orada s\u00f6zc\u00fckler i\u00e7eri\u011fin \u00f6tesine ge\u00e7iyordu; burada ise i\u00e7erik s\u00f6zc\u00fcklerin \u00f6tesine ge\u00e7er.&#8221;[11]<\/p>\n<p>Ancak bu s\u00f6ylenenler devrim i\u00e7in \u00e7ok da gerekli de\u011fildir. Devrimin saf ve do\u011fal olan\u0131 getirece\u011fi bir yan\u0131lsamad\u0131r. O da toplumsal-tarihsel bir zorunluluktur, yasalara tabidir. Ge\u00e7mi\u015fin tekrarlanmas\u0131 politikaya, mutlak kal\u0131c\u0131 ideolojik \u00f6\u011feler sunar. Politik herhangi bir eylem do\u011falla\u015fmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece bir yer i\u015fgal etmez. Tarihsel maddecili\u011fin, &#8220;tarih mele\u011fi (W. Benjamin) gibi, geriye bakarak, ezilenler gelene\u011fini yeniden kurmaya ve canl\u0131 tutmaya, ge\u00e7mi\u015f m\u00fccadeleleri gelecek nesillerin yayg\u0131n tenezz\u00fcl\u00fcnden (E. Thompson) kurtarmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131&#8221;[12] do\u011fru de\u011fildir. <\/p>\n<p>Her politik eylem do\u011fadan ve do\u011fall\u0131ktan bir t\u00fcr kopu\u015fu i\u00e7erir. Eylem \u00f6ncesi giri\u015filen d\u00fc\u015f\u00fcnsel-teorik faaliyet kopma an\u0131n\u0131 uhrevile\u015ftirir. Onu do\u011fal seyrinden kopart\u0131r. Bu nedenle her kopu\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncesinde bir ba\u011flanma arzusu gizlidir. Bu arzu &#8220;olan\u0131n olmas\u0131 gereken&#8221; oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesini besler ve ayr\u0131ca ondan beslenir. S\u00f6zs\u00fcz eyleme ihtiya\u00e7 duyan politika i\u00e7in kopu\u015f an\u0131n\u0131n teorisize edilmesi tehlikelidir. Ezilenler sonuca; d\u00fcnyan\u0131n imhas\u0131na y\u00f6nelirler ancak politik akl\u0131n kendi \u00f6znel-d\u00fc\u015f\u00fcnsel faaliyetiyle evcille\u015ftirilemez. \u0130slam bu nedenle \u00f6b\u00fcr d\u00fcnya i\u00e7in sava\u015fanlar\u0131yla b\u00f6ylesi bir d\u00fc\u015f\u00fcnsel-teorik faaliyete izin vermez, zaten onun i\u00e7indedir. An\u0131n ger\u00e7ekli\u011finde olmas\u0131 dinsel politikay\u0131 etkin k\u0131lar. Ezilenlerin bilinci ve vicdan\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u0130slam ve Felsefe<\/strong><\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Orta\u00e7a\u011f\u0131n orta d\u00f6nemlerinde \u0130slam b\u00fcy\u00fck bir tehlikeyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalm\u0131\u015f, \u0130slam ilahiyat\u0131 Yunan bilim ve felsefeleriyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelmi\u015f ancak, \u0130slam bu tehlikeyi de atlatarak bu k\u00fclt\u00fcrel bombard\u0131mandan kurtulmas\u0131n\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130slam, Yunan k\u00fclt\u00fcr miras\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131, kendi k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle kar\u0131\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen geriye kalan\u0131n\u0131 \u00f6zellikle de kendisine yaramayan k\u0131sm\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlar\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;[13] <\/p>\n<p>Lewis&#8217;in bu yorumuna bir ek de L. Strauss&#8217;tan: &#8220;Bundan on \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131l \u00f6nce \u0130slam, Bat\u0131&#8217;n\u0131n ancak \u00e7ok k\u0131sa bir s\u00fcre \u00f6nce Marksist d\u00fc\u015f\u00fcncenin baz\u0131 yanlar\u0131yla ve \u00e7a\u011fda\u015f etnolojinin do\u011fmas\u0131yla buldu\u011fu, insan ya\u015fam\u0131n\u0131n t\u00fcm yap\u0131lar\u0131n\u0131n (teknik, ekonomik, toplumsal, ruhsal) dayan\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 i\u00e7eren bir kuram olu\u015fturdu&#8221;[14] <\/p>\n<p>Verili olanlar\u0131n bilgisinin derlenmesi, \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde yerle\u015fiktir. Bu Bat\u0131l\u0131 anlamda felsefeye k\u0131smi bir alan a\u00e7ar. Ho\u015fg\u00f6r\u00fc ve e\u015fitlik ilkesi \u00fczerine bir devlet kurmu\u015f olan Karmatiler d\u00f6neminde Yunan felsefesiyle ilgilenilmi\u015ftir.[15] Eski Yunan kaynakl\u0131 felsefi prati\u011fe felasife denilmi\u015ftir. Muhammed sonras\u0131 hilafet-saltanat geriliminin teorik sonu\u00e7lar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde felsefe kendisine alan bulmak zorundad\u0131r. Karmatiler, saltanat\u0131, hatta giderek Kabe&#8217;nin iktidar\u0131n\u0131 reddederek, b\u00f6ylesi bir felsefi-d\u00fc\u015f\u00fcnsel prati\u011fe olanak sunmu\u015flard\u0131r. Hilafetin neye g\u00f6re devam edece\u011fi, ilk otuz y\u0131ll\u0131k d\u00f6nemdeki kutsiyetin ge\u00e7ici mi yoksa baki mi oldu\u011fu sorusu \u00f6nemlidir. Bunun ard\u0131ndan gelen &#8220;Halifenin ayn\u0131 zamanda sultan olmas\u0131 gerekir mi?&#8221; sorusu f\u0131k\u0131h ve kelamc\u0131lar\u0131 zorlam\u0131\u015ft\u0131r. Alimler d\u00f6nemlerinin gere\u011fi olan\u0131 s\u00f6ylemi\u015flerdir. Beraberinde \u015eeriat&#8217;\u0131n toplumsal-politik ya\u015fam\u0131 d\u00fczenlemek i\u00e7in kullan\u0131l\u0131p kullan\u0131lamayaca\u011f\u0131, kullan\u0131lacaksa ne d\u00fczeyde kullan\u0131laca\u011f\u0131 sorusu \u015fekillenir. \u0130nsanl\u0131\u011fa ait hi\u00e7bir \u015feyin de\u011fi\u015fmedi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi, felsefeyi farkl\u0131 bir alana s\u00fcr\u00fcklemi\u015ftir. O sadece insan ya\u015fam\u0131na, insanlar\u0131n bireyler olarak, devletle ve sosyal nizamla ili\u015fkisine bakmal\u0131d\u0131r. Tek \u00f6nemli konusu; insani bilgelik ya da kamil insan&#8217;d\u0131r.<\/p>\n<p>Muhammed&#8217;den sonra Ebubekir&#8217;le ba\u015flayan &#8220;Hulefa-\u0131 Ra\u015fidun&#8221; d\u00f6nemi, halife (sonra gelen) kavram\u0131n\u0131 \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesine sokmu\u015ftur. Bu d\u00f6nemde halife peygamber Muhammed&#8217;in de\u011fil, devlet adam\u0131 olan Muhammed&#8217;in ard\u0131l\u0131d\u0131r. Bu d\u00f6nem, \u0130bn-i R\u00fc\u015fd taraf\u0131ndan, Platon&#8217;un ideal devletine benzetilmi\u015f; \u0130bn-i Haldun ise, bu d\u00f6nemde, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kendi do\u011falar\u0131na boyun e\u011ferek \u0130lahi Yasay\u0131 i\u00e7selle\u015ftirdiklerini s\u00f6ylemi\u015ftir. <\/p>\n<p>Strauss&#8217;a g\u00f6re; vahiy, m\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in inan\u00e7tan \u00e7ok yasa niteli\u011fi ta\u015f\u0131r. Bu nedenle; \u0130slam kendisini bir toplum projesinin hizmetine sokmu\u015ftur. Vahiy, hem \u00f6zel, hem de kamusal ya\u015fam\u0131 d\u00fczenler ancak, vahyin kimin arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirilece\u011fi sorusu g\u00fcndeme gelir. Saltanat\u0131n hilafetten ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, ilkinin d\u00fcnyevi niteli\u011finden ileri gelir. \u0130yi bir sultan ancak \u0130slam i\u00e7in sava\u015f\u0131yorsa iyidir. Halife bunun \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fc belirler. <\/p>\n<p>Bu d\u00fczlemde felsefe, iyi bir devlet adam\u0131n\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fctlerini belirlemede, d\u00fc\u015f\u00fcnsel melekeleriyle halifeye yard\u0131m eder. Bu, Farabi&#8217;nin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi; filozofu peygamber d\u00fczeyine ta\u015f\u0131maya kadar gider. Filozof, ak\u0131l ve bilgideki; peygamber, imgelem ve sezgideki becerileriyle, y\u00f6netime talip olmal\u0131d\u0131r. <br \/>Filozof, saltanat\u0131n do\u011fall\u0131\u011f\u0131n\u0131, hakikate dayanarak, sorgular. Her d\u00f6nemde, toplumun olu\u015fturdu\u011fu inan\u00e7 ve kan\u0131lar\u0131 kitaba g\u00f6re inceler. Onlar\u0131 ger\u00e7ek bilgiden ve inan\u00e7tan ay\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Devlet adamlar\u0131 da buna dahildir. Onlar\u0131n \u015feriata uygun hareket edip etmediklerini sorgular. <\/p>\n<p>* * *<br \/>Aristo erdemin sonradan; Platon do\u011fu\u015ftan geldi\u011fini s\u00f6yler. Platon gibi Plotinos da erdemi ikiye ay\u0131r\u0131r: moral ve entelekt\u00fcel erdemler. Platon i\u00e7in &#8220;Tanr\u0131 gibi olmak&#8221;, kayna\u011fa (ya da \u0131\u015f\u0131\u011fa) geri d\u00f6nmek politik erdemle de\u011fil, teorik erdemle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kavran\u0131l\u0131r d\u00fcnyan\u0131n en iyi imaj\u0131 olan duyusal d\u00fcnya tanr\u0131salla\u015fma yolculu\u011funun ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131d\u0131r. Politika ise, ruhun kendi ger\u00e7ek mekan\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ilk u\u011fra\u011f\u0131d\u0131r. Politik \u0130slami felsefenin kurucusu kabul edilen Farabi ise olan\u0131n me\u015frulu\u011funu kabul etmez; olan\u0131n her zaman olmas\u0131 gereken olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 insan iradesinin bazen evrenin genel nizam\u0131na ayk\u0131r\u0131 \u015feyler \u00fcretti\u011fini, bu ar\u0131zalar\u0131n; Gazali ve Plotinos gibi teorik de\u011fil, pratikte \u00e7\u00f6z\u00fclebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Ger\u00e7e\u011fe dair bilgi eyleme d\u00f6n\u00fc\u015fmelidir. Farabi&#8217;nin Tanr\u0131s\u0131n\u0131 taklit eden filozofu, tanr\u0131n\u0131n kendi kendine yeterlili\u011fini taklit edemez. D\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fck (ekzoterik, zahiri) teorik faaliyet, toplumun mutlulu\u011fu ve erdemli politika i\u00e7in \u015fartt\u0131r.<\/p>\n<p>Mutluluk ve erdem, politik \u0130slam felsefesinin temel \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktalar\u0131d\u0131r. Farabi, Aristo&#8217;dan yararlanarak, felsefeyi; teorik ve pratik felsefe diye ay\u0131r\u0131r. \u0130lki insan\u0131n bilip yapamayaca\u011f\u0131; ikincisi insanal iradenin ve eylemin sonu\u00e7lar\u0131 ile ilgilidir. Politika ise; &#8220;iradi eylem ve ya\u015fam tarzlar\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitlerini ara\u015ft\u0131ran bir bilimdir&#8221;[16]. Ona g\u00f6re politika insan\u0131, insanal do\u011fada olmayan, metafizik bir \u0130yi&#8217;ye y\u00f6neltme i\u015fidir. Toplumsal ya\u015fam do\u011falla\u015ft\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r. Do\u011fas\u0131na, dolay\u0131s\u0131yla, do\u011fas\u0131nda bulunan erdemlere uygun hareket eden ki\u015fi, mutlu olur. <\/p>\n<p>Farabi bu a\u00e7\u0131dan Stoac\u0131lara yak\u0131nla\u015f\u0131r. \u0130lk d\u00f6nem Stoac\u0131larda do\u011fal ya\u015fam ahlaki iken; sonras\u0131nda politiktir. Farabi her ikisini de y\u00fcklenir: Ahlaki m\u00fckemmellik bireye, politik m\u00fckemmellik topluma dairdir. M\u00fckemmelli\u011fe ula\u015fmak i\u00e7in birey ve toplumun m\u00fcr\u015fide ihtiyac\u0131 vard\u0131r. \u0130lahi Ak\u0131l&#8217;a tahayy\u00fcl ve sezgi g\u00fcc\u00fcyle (peygamberler); ya da bilgiyle ula\u015fanlar (filozoflar). S\u00f6z konusu sadece evrensel de\u011fil, tikel varl\u0131klar\u0131n bilgisi de olmal\u0131d\u0131r. Bilgiye sahip olanlar kendilerinden uzak olan toplumla ancak bir t\u00fcr retorikle ili\u015fkiye ge\u00e7ebilir. <\/p>\n<p>\u00d6nce do\u011fa, sonra toplum&#8230; Toplum bu nedenle, ar\u0131zidir. Bundan, yani yok olmaktan kurtulmak i\u00e7in do\u011falla\u015fmal\u0131d\u0131r. O insan iradelerinin toplamdaki sonucu olmamal\u0131d\u0131r. Ezeli ve ebedi olabilmesi i\u00e7in bu \u015fartt\u0131r. \u0130nsan ya\u015fam\u0131n\u0131n sonlulu\u011fuyla sakatlanmamal\u0131d\u0131r. Filozoflar ve peygamberler, iki farkl\u0131 d\u00fczeyle kurduklar\u0131 ili\u015fkiyle, toplumlar\u0131 do\u011falla\u015ft\u0131rmay\u0131 ba\u015farabilirler. Farabi, tanr\u0131y\u0131 ilk neden olarak g\u00f6r\u00fcr. Ak\u0131llar o ilk ak\u0131ldan ta\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu da tanr\u0131dan ta\u015fan varl\u0131klar\u0131n kendi ba\u011f\u0131ms\u0131z do\u011falar\u0131na sahip oldu\u011funu s\u00f6yler. Tanr\u0131n\u0131n iradesi onlar \u00fczerinde yoktur. <\/p>\n<p>Din ve d\u00fcnya aras\u0131nda ideal bir ili\u015fki kurma arac\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclen politika, bu d\u00fcnyada mutlulu\u011fu, \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyada kurtulu\u015fu sa\u011flar. Maddi ve manevi d\u00fcnyalar\u0131n her ikisi de Allah&#8217;\u0131n eseridir ve bu nedenle m\u00fckemmel olmal\u0131d\u0131r. Gazali de b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, ancak ona g\u00f6re; maddi d\u00fcnyan\u0131n kendinde bir de\u011feri yoktur, kal\u0131c\u0131, ak\u0131lsal, de\u011fi\u015fmez hi\u00e7bir \u00f6\u011feye sahip de\u011fildir bu nedenle, k\u00f6t\u00fcd\u00fcr ve hatta &#8220;d\u00fcnyadan sak\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fcnya, hilebazd\u0131r, sahtekard\u0131r, zalimdir, aldat\u0131c\u0131d\u0131r&#8221;[17] der. D\u00fcnya yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, ama \u00f6z\u00fc itibariyle k\u00f6t\u00fcd\u00fcr. Farabi&#8217;ye ve di\u011fer Yunan tarz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnen filozoflara kar\u015f\u0131 olarak Gazali, yarat\u0131c\u0131ya inan\u0131r. <\/p>\n<p>Gazali, politikay\u0131 d\u00fcnyevi i\u015fleri d\u00fczenleyen dini bir bilim olarak niteler. Ona g\u00f6re sultan halifeye biat etmelidir. &#8220;Din ve sultan ikiz karde\u015ftir. Din as\u0131ld\u0131r, sultan onun bek\u00e7isidir.&#8221;[18]<br \/>\u0130bn-i Haldun\u2019da ise; toplum yarat\u0131l\u0131\u015f itibariyle Tanr\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. Olu\u015funda \u00f6zerklik s\u00f6z konusudur. Kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in y\u00f6neticiye ihtiyac\u0131 vard\u0131r. Ancak bu y\u00f6netici peygamber olmayabilir. O, di\u011fer filozoflar\u0131n peygamberlerin zorunlulu\u011funu akla dayand\u0131rmalar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar: peygamberler, aklen de\u011fil, \u015fer&#8217;en zorunludur. <\/p>\n<p>Ona g\u00f6re iki t\u00fcr politika vard\u0131r: insanal yasalara dayal\u0131 akli politika ve ilahi yasalara dayal\u0131 dini politika. \u0130lki; insanlar\u0131n yaln\u0131zca bu d\u00fcnyadaki ya\u015famlar\u0131yla ve toplumun s\u00fcreklili\u011fi ile ilgilidir, ikincisi; insan\u0131n bu ve \u00f6teki d\u00fcnyadaki mutlulu\u011fuyla ilgilidir, ahlaki ve dini bir amaca sahiptir.<\/p>\n<p><strong>Politik \u0130slami hareketler <\/strong><br \/>&#8220;G\u00fcn\u00fcm\u00fczde politik k\u00fcreselle\u015fme, mevcut devletlerin sa\u011flamla\u015fmas\u0131 lehinde geli\u015fmektedir. Bir d\u00fcnya d\u00fczenine dahil olma, bu devletlere sosyo-politik bir dayanakl\u0131l\u0131k ve hi\u00e7 ku\u015fkusuz kendi \u2018yurtta\u015flar\u0131n\u0131n\u2019 ruhunda psikolojik bir ger\u00e7eklik kazand\u0131rmaktad\u0131r.&#8221;[19]<\/p>\n<p>B\u00f6ylesi bir ger\u00e7eklikte politikle\u015fen \u0130slami unsurlar asabiyye ad\u0131 verilen dayan\u0131\u015fma gruplar\u0131nda var olmaktad\u0131r. Ancak bu gruplar da bug\u00fcn devlet olgusundan, ekonomik ve mali faaliyetlerin k\u00fcreselle\u015fmesinden t\u00fcremi\u015f dayan\u0131\u015fmalar\u0131n yeni bi\u00e7imleridir; geleneksel dayan\u0131\u015fma ili\u015fkisinin modern bir mekana nakledilmesidir. <\/p>\n<p>Bireyin kendinden ruhsal kurtulu\u015fu ekseninde hareket eden bir politik hareketin bu ko\u015fullarda bir proje olarak ba\u015far\u0131s\u0131z olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. &#8220;\u0130nsanlar de\u011fi\u015ftirilmezse, toplum de\u011fi\u015ftirilemez&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcncesi manevi uyan\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncesidir ve bu politikaya olanak sunmaz. &#8220;\u0130yi ve erdemli M\u00fcsl\u00fcman olmadan \u0130slam devleti olmaz, \u0130slam devleti olmadan erdemli M\u00fcsl\u00fcman olunamaz&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcncesi ise \u0130slami politikay\u0131 s\u0131k\u0131\u015ft\u0131ran temel sorundur.<\/p>\n<p>\u0130slamc\u0131lar; toplumun \u0130slamile\u015ftirilmesinin toplumsal ve politik bir eylemin sonucu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Ekonomik ve toplumsal ili\u015fkiler, yaln\u0131zca dindar davran\u0131\u015flara ve \u015feriata ba\u011fl\u0131 alt faaliyetler olarak de\u011fil, ayn\u0131 zamanda kilit alanlar olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Onlara g\u00f6re; \u0130slam, b\u00fct\u00fcnsel ve kapsay\u0131c\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcncedir: bu d\u00fc\u015f\u00fcnce tevhide dayan\u0131r. \u0130lahi birli\u011fin yans\u0131mas\u0131 olarak toplum olmas\u0131 gereken bi\u00e7imine d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmelidir. Bu birlik hi\u00e7bir \u015fekilde ne toplumsal, etnik, kabilesel ya da ulusal b\u00f6l\u00fcnmeye ne de politik bir ayr\u0131\u015fmaya izin verir. Allah&#8217;\u0131n hakimiyeti toplumun t\u00fcm birimlerinde h\u00fck\u00fcm s\u00fcrer. \u0130slam toplumsal bir nizamd\u0131r. Buna ba\u011fl\u0131 olarak; tek ba\u015f\u0131na toplumun M\u00fcsl\u00fcman olmas\u0131 yetmez, ayr\u0131ca temellerinin ve yap\u0131s\u0131n\u0131n da \u0130slami olmas\u0131 gerekir. Bu nedenle, &#8220;M\u00fcsl\u00fcman&#8221;la &#8220;\u0130slami&#8221; olan\u0131 kategorik ayr\u0131ma tabi tutarlar. Bu; yozla\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen bir M\u00fcsl\u00fcman devlete kar\u015f\u0131 da sava\u015f\u0131labilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini getirir. Ruhbana ve ulema meclisinin y\u00f6netti\u011fi bir devlete kar\u015f\u0131d\u0131rlar. \u015eeriat\u0131 bir proje olarak g\u00f6r\u00fcrler. \u0130slam \u00f6nce toplumu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr, ard\u0131ndan, \u015feriat\u0131n kendili\u011finden yerle\u015fmesini sa\u011flar. &#8220;Toplumsal ili\u015fkiler \u015feriat\u0131n tam uygulanabilmesi i\u00e7in politikadan yola \u00e7\u0131karak, yeniden olu\u015fturulmal\u0131d\u0131r.&#8221;[20] K\u0131sacas\u0131; \u0130slamc\u0131lar kendilerini din olmas\u0131n\u0131n yan\u0131nda politik-ideolojik bir unsur olarak da de\u011ferlendirdikleri \u0130slam&#8217;\u0131n \u00fczerinde y\u00fckselen sosyo-politik bir hareket olarak g\u00f6rmektedir ve \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc verili politik iktidarlarla uzla\u015fmay\u0131 reddederek, devrimi savunur. Toplum yukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmelidir. <\/p>\n<p>Fundamentalistler, toplumu devletle de\u011fil, toplumu a\u015fa\u011f\u0131dan yukar\u0131ya yeniden \u0130slamile\u015ftirmek isterler. Bunun iki yolu vard\u0131r; birincisi tebli\u011fle bireyleri \u0130slam&#8217;a kazand\u0131rma, reform, di\u011feri ise ister yeni mekanlarla (kentler, mahalleler), ister uygulama ve \u00f6rg\u00fctlerle (bankalar) \u00f6nceden \u0130slam yerle\u015ftirilmelidir. Kurtar\u0131lm\u0131\u015f b\u00f6lgeler kurulur. Toplumun d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi, \u0130slamile\u015ftirilmesi politik eylemden \u00f6nce gelir. <\/p>\n<p>\u0130slami politika son y\u00fcz elli y\u0131lda, belirgin bi\u00e7imde, Arap co\u011frafyas\u0131nda beliren ulus-devletlerin g\u00f6lgesinde \u015fekillenmi\u015ftir. Emperyalist politikalara bazen kar\u015f\u0131 olmu\u015f, bazen de onlar\u0131n yan\u0131nda yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Modernizm i\u00e7i tepkileri \u00f6rg\u00fctlemi\u015flerdir. Politik oldu\u011fu kadar ekonomik \u00e7eli\u015fkilerden de beslenmi\u015ftir. Bir t\u00fcr Arap milliyet\u00e7ili\u011fine yaslan\u0131r. Ulus-devlet s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fan \u00f6rg\u00fctlenmelere sahiptir. Ancak yerelliklerdeki farkl\u0131l\u0131klar \u00f6rg\u00fctler i\u00e7inde su y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. M\u0131s\u0131r&#8217;da radikal tav\u0131r alanlar, Cezayir&#8217;de \u0131l\u0131ml\u0131, uzla\u015fmac\u0131 olabilmektedir. Koordinasyonda da\u011f\u0131lmalar g\u00f6r\u00fclmektedir. Yerel tonlar a\u011f\u0131rl\u0131k kazanmaktad\u0131r. Daha devrimci bir kimli\u011fi \u0130ran yanl\u0131 ekipler s\u00fcrd\u00fcrebilmektedir. Suudi yanl\u0131s\u0131 \u00e7izgiler, ABD ve Bat\u0131 politikalar\u0131na endekslenmektedirler. Ancak hala Ortado\u011fu co\u011frafyas\u0131nda \u0130slam, A. Humeyni&#8217;nin belirtti\u011fi \u00fczre; &#8220;kendilerini do\u011fruluk ve adalete teslim etmi\u015f militan ki\u015filerin, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k isteyenlerin dini ve emperyalizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadele edenlerin okulu&#8221;[21] olmaya devam etmektedir. <\/p>\n<p>________________________________________<br \/>[1] Aktaran: Danah Zohar, Kuantum Benlik, \u00c7ev.: Seda Kervano\u011flu, \u0130stanbul 1998, Sarmal Yay., s. 97. <br \/>[2] Ha\u015fi\u015filer buna \u00f6rnektir. Onlar\u0131n esrar\u0131n etkisiyle sava\u015f\u0131p \u00f6lmeleri ve \u00f6ld\u00fcrmeleri Bat\u0131l\u0131larca bilerek abart\u0131lm\u0131\u015f, k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmi\u015ftir. B. Lewis&#8217;in belirtti\u011fi gibi; Ha\u015fi\u015filer, fedakarl\u0131klar\u0131, inan\u00e7lar\u0131 ve \u00f6l\u00fcme yak\u0131nl\u0131klar\u0131yla politik-askeri bir g\u00fc\u00e7 haline gelmi\u015flerdir. \u00dc\u00e7 y\u00fczy\u0131l boyunca Ortado\u011fu&#8217;da s\u00fcrd\u00fcrd\u00fckleri m\u00fccadele, onlar\u0131, ezilenlerin ortak solu\u011fu k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ne zamanki bu soluk, \u00f6l\u00fcms\u00fcz ruh fikrine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, yenilmi\u015flerdir. (Bu mezhep, insanl\u0131k tarihinde duyulmad\u0131k bir ba\u011fl\u0131l\u0131\u011fa ilham vermi\u015ftir. Ha\u015fi\u015filerin, \u00fcstatlar\u0131na ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ilk \u00f6nce Avrupa&#8217;n\u0131n dikkatini \u00e7ekmi\u015f ve cinayetin -Frans\u0131zca assasine kelimesi Ha\u015fi\u015fi kelimesinden gelir- e\u015fanlaml\u0131s\u0131 haline gelmezden \u00f6nce Ha\u015fi\u015fi kelimesine inan\u00e7 ve kendini feda etme anlam\u0131n\u0131 kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.) (B. Lewis, Ha\u015fi\u015filer, \u00c7ev.: Ali Aktan, \u0130stanbul 1995, Sebil Yay., s. 113) <br \/>[3] Aktaran: J. Larrain, \u0130deoloji ve K\u00fclt\u00fcrel Kimlik, \u00c7ev.: N. N. Domani\u00e7, \u0130stanbul, 1995, Sarmal Yay., s. 55.<br \/>[4] A.g.e., s. 59.<br \/>[5] &#8220;Bu, ya\u011fmaya ve soyguna denge ve adalet getirse bile, bir \u0130slam Arab\u0131 olamazd\u0131. Ama yine de toplumsal art\u0131\u011f\u0131 tamam\u0131yla al\u0131p g\u00f6t\u00fcrmeyen , tam ya\u011fmalamayan, k\u0131smen de olsa kamuya b\u00f6l\u00fc\u015ft\u00fcren bir \u00fcretim tarz\u0131 olabilirdi. Bu kurtar\u0131c\u0131, Araplar gibi hi\u00e7bir \u00fcretim tarz\u0131na sahip olmayan de\u011fil tersine belli bir \u00fcretim tarz\u0131na sahip olan bir topluluktan olabilirdi. Bu mehdi, ger\u00e7ekten, hep Arap toplumunun d\u0131\u015f\u0131ndan \u00e7\u0131kacakt\u0131. Mesela \u0130ran&#8217;dan.&#8221; (Burhan O\u011fuz, T\u00fcrk Halk D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Hareketlerinin \u0130deolojik K\u00f6kenleri-I, \u0130stanbul, 1997, Simurg Yay., s. 23)<br \/>[6] B. O\u011fuz, a.g.e., s. 234<br \/>[7] &#8220;Ebu M\u00fcslim, Abbasi hainli\u011finin, vefas\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kurban\u0131 olarak Arap h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 \u0130rani bilincinin simgesi olmu\u015ftu\u201d. (B. O\u011fuz, T. Halk D\u00fc\u015f\u00fcncesi-II, s. 40) &#8220;Ali Bey gibi as\u0131l hakiki T\u00fcrkler, Osmanl\u0131 saltanat\u0131n\u0131n t\u00fcredi ve T\u00fcrk olmayan unsurlarla idare edilen saltanat\u0131ndan kat&#8217;iyen memnun kalm\u0131yor&#8230; \u015eah \u0130smail&#8217;e d\u00fc\u015fman olan bu zat Yavuz&#8217;un \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sekiz y\u0131l sonra Anadolu K\u0131z\u0131lba\u015flar\u0131yla Padi\u015faha ba\u015fkald\u0131r\u0131yordu.\u201d (B. O\u011fuz, T. Halk D\u00fc\u015f\u00fcncesi-III, s. 28)<br \/>[8] Maxime Rodinson, Muhammed, \u00c7ev.: Atilla Tokatl\u0131, \u0130stanbul 1998, \u00d6zne Yay., s. 52<br \/>[9] Montgomery Watt, \u0130slami Hareketler ve Modernlik, \u00c7ev.: Turan Ko\u00e7, \u0130stanbul 1997, \u0130z Yay., s. 36<br \/>[10] Roger Scruton&#8217;dan aktaran: Alex Callinicos, Tarih Yapmak, \u00c7ev.: Nermin Saat\u00e7io\u011flu, \u0130stanbul 1998, \u00d6zne Yay., s. 260<br \/>[11] Marx&#8217;tan aktaran: A. Callinicos, a.g.e., s. 265<br \/>[12] A.g.e., s. 277<br \/>[13] Bernard Lewis, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Avrupa&#8217;y\u0131 Ke\u015ffi, \u00c7ev.:Nimet Y\u0131ld\u0131r\u0131m, \u0130stanbul 1997, Birey Yay., s. 246<br \/>[14] C. L. Strauss, Irk, Tarih ve K\u00fclt\u00fcr, \u00c7ev.: Haldun Bayr\u0131, \u0130stanbul 1995, Metis Yay., s. 40<br \/>[15] &#8220;Yunan felsefesi \u2018k\u00fclliyat\u0131\u2019 ile t\u00fcmden birle\u015fmeden, bir\u00e7ok kafalar\u0131 onu anlamaya haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131. Pisagoras, Empedokles ve Platon&#8217;u, hermetism \u00fcstadlar\u0131n\u0131 onlara ilahi peygamberler olarak g\u00f6stermi\u015fti; sonu\u00e7 olarak da saliklerini bu yabanc\u0131lardan eserlerini Kur&#8217;an kadar serbest\u00e7e okumaya sevketmi\u015fti.&#8221; (B. O\u011fuz, T\u00fcrk Halk D\u00fc\u015f\u00fcncesi-II, s. 141)<br \/>[16] Zerrin Kurto\u011flu, \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinin Siyasal Ufku, \u0130stanbul 1999, \u0130leti\u015fim Yay., s. 109<br \/>[17] A.g.e., s. 218<br \/>[18] A.g.e., s. 231<br \/>[19] Olivier Roy, Siyasal \u0130slam\u0131n \u0130flas\u0131, \u00c7ev.: C\u00fcneyt Akal\u0131n, \u0130stanbul 1995, Metis Yay., s.35<br \/>[20] Seyyid Kutub&#8217;dan aktaran: O. Roy, a.g.e., 59-60.<br \/>[21] Humeyni&#8217;den aktaran: M. Watt, a.g.e., s. 194.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Yahudiler i\u00e7in tanr\u0131 yerin de\u011fil zaman\u0131n tanr\u0131s\u0131d\u0131r. Hristiyanl\u0131kta da ke\u015fi\u015fler askeri g\u00fc\u00e7 olarak, oradan oraya dola\u015fmay\u0131, a\u00e7\u0131lmay\u0131 inan\u00e7lar\u0131n\u0131n bir gere\u011fi olarak ya\u015farlar. Ke\u015fi\u015fler, sessizlik, ahlak ve \u00f6zellikle itaat yeminleriyle kendilerinden koparak, \u00fcst\u00fcn ve evrensel akl\u0131n; tarikat\u0131n dola\u015fma ve ya\u015fama ara\u00e7lar\u0131 haline gelirler. Bu durum dinsel olmaktan \u00e7ok askeri niteliktedir. \u00d6zellikle askeri m\u00fccadele kendisinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f k\u00fctlelere [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[54],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4100","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-din"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131 - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Yahudiler i\u00e7in tanr\u0131 yerin de\u011fil zaman\u0131n tanr\u0131s\u0131d\u0131r. Hristiyanl\u0131kta da ke\u015fi\u015fler askeri g\u00fc\u00e7 olarak, oradan oraya dola\u015fmay\u0131, a\u00e7\u0131lmay\u0131 inan\u00e7lar\u0131n\u0131n bir gere\u011fi olarak ya\u015farlar. Ke\u015fi\u015fler, sessizlik, ahlak ve \u00f6zellikle itaat yeminleriyle kendilerinden koparak, \u00fcst\u00fcn ve evrensel akl\u0131n; tarikat\u0131n dola\u015fma ve ya\u015fama ara\u00e7lar\u0131 haline gelirler. Bu durum dinsel olmaktan \u00e7ok askeri niteliktedir. \u00d6zellikle askeri m\u00fccadele kendisinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f k\u00fctlelere [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-01-30T11:26:27+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"36 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131\",\"datePublished\":\"2010-01-30T11:26:27+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/\"},\"wordCount\":7132,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg\",\"articleSection\":[\"Din\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/\",\"name\":\"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131 - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg\",\"datePublished\":\"2010-01-30T11:26:27+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131 - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131","og_description":"Yahudiler i\u00e7in tanr\u0131 yerin de\u011fil zaman\u0131n tanr\u0131s\u0131d\u0131r. Hristiyanl\u0131kta da ke\u015fi\u015fler askeri g\u00fc\u00e7 olarak, oradan oraya dola\u015fmay\u0131, a\u00e7\u0131lmay\u0131 inan\u00e7lar\u0131n\u0131n bir gere\u011fi olarak ya\u015farlar. Ke\u015fi\u015fler, sessizlik, ahlak ve \u00f6zellikle itaat yeminleriyle kendilerinden koparak, \u00fcst\u00fcn ve evrensel akl\u0131n; tarikat\u0131n dola\u015fma ve ya\u015fama ara\u00e7lar\u0131 haline gelirler. Bu durum dinsel olmaktan \u00e7ok askeri niteliktedir. \u00d6zellikle askeri m\u00fccadele kendisinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f k\u00fctlelere [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-01-30T11:26:27+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"36 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131","datePublished":"2010-01-30T11:26:27+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/"},"wordCount":7132,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg","articleSection":["Din"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/","name":"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131 - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg","datePublished":"2010-01-30T11:26:27+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.politikadergisi.com\/userfiles\/image\/okurmakale\/Islam.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/30\/politik-acidan-din-ve-islam-islam-ve-politika-erhan-baltaci\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Politik A\u00e7\u0131dan Din ve \u0130slam | \u0130slam ve Politika | Erhan Baltac\u0131"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4100","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4100"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4100\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4100"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4100"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4100"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}