{"id":4208,"date":"2010-02-12T17:33:15","date_gmt":"2010-02-12T14:33:15","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/"},"modified":"2010-02-12T17:33:15","modified_gmt":"2010-02-12T14:33:15","slug":"frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/","title":{"rendered":"Frankfurt Okulu&#8217;nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130skenderiye Yaz\u0131lar\u0131 dergisinin Ekoloji genel ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7erisinde toplanan yaz\u0131lardan olu\u015fan bu say\u0131s\u0131nda Frankfurt Okulu&#8217;nun g\u00f6r\u00fc\u015flerinden bahsetmeye neden gerek duyuldu\u011fu sorulabilir. \u00d6yle ya ekoloji ya da ekolojik sorunlar denilince art\u0131k herkesin y\u00fczeysel olarak bildi\u011fi, Ozon Deli\u011fi, hava ve denizlerin kirlili\u011fi ya da son derece g\u00fcncel bir konu olan n\u00fckleer santral gibi konulardan bahsetmek gerekir gibi haz\u0131r yarg\u0131lar varken Frankfurt Okulu&#8217;nun bunlarla ne ilgisi olabilir? B\u00f6yle genel ge\u00e7er yakla\u015f\u0131mlar\u0131n yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hemen belirtmekte yarar var: Bu say\u0131da yer alan ekoloji ile ilgili di\u011fer yaz\u0131larla payla\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z ortak sav &#8220;ekolojik sorunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fcn toplumsal sistemden kaynaklanan sorunlar oldu\u011fu ve ekolojik bir politikan\u0131n da ancak bug\u00fcnk\u00fc kapitalist toplumsal sistemi hedef ald\u0131\u011f\u0131nda ger\u00e7ek bir \u00e7\u00f6z\u00fcm olabilece\u011fi&#8221; \u015feklindeki yal\u0131n \u00f6nermedir. Daha a\u00e7\u0131k bir ifade ile do\u011fay\u0131, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle sanayi ve teknolojinin hammadde kayna\u011f\u0131 ve \u00fcretimin ihtiya\u00e7lar\u0131 i\u00e7in s\u0131n\u0131rs\u0131zca s\u00f6m\u00fcr\u00fclebilecek bir alan olarak g\u00f6ren, genel olarak insanl\u0131k de\u011fil sermayenin maksimum kar\u0131 temel d\u00fcrt\u00fcs\u00fcn\u00fc t\u00fcm toplumsal sistemin temeline yerle\u015ftirmi\u015f olan kapitalist sistemdir. Ancak bu tahakk\u00fcmc\u00fc anlay\u0131\u015f kapitalizmle birlikte ortaya \u00e7\u0131kmam\u0131\u015f, en eski egemenlik ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkilerinin Ayd\u0131nlanma Felsefesi ve Sanayi devrimi s\u00fcrecinde do\u011faya aktar\u0131lmas\u0131yla geli\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Frankfurt okulunun bu konuyla ilgisi dolays\u0131zd\u0131r. Ancak yanl\u0131\u015f anlamaya yer vermemek i\u00e7in belirtelim, adlar\u0131n\u0131 biraz sonra anaca\u011f\u0131m\u0131z bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin hi\u00e7 biri do\u011frudan do\u011fruya do\u011fan\u0131n tahrip edilmesinden, teknolojinin y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerinden, ekolojik sorunlardan ve buna kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fct\u00fclmesi gereken politik m\u00fccadeleden bahsetmi\u015f de\u011fildir. Asl\u0131na bakarsan\u0131z bu tart\u0131\u015fmalar\u0131n hepsi de ancak ikinci d\u00fcnya sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda, Bat\u0131l\u0131 devletlerin h\u0131zl\u0131 ekonomik b\u00fcy\u00fcme ortam\u0131nda giderek ekolojik sorunlar\u0131n g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr hale gelmesiyle ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak Frankfurt Okulu, ekolojik sorunlar g\u00f6r\u00fcl\u00fcr bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kmadan ve Avrupa&#8217;da muhalif hareketlerin g\u00fcndemine girmeden \u00f6nce daha 30&#8217;lu 40&#8217;l\u0131 y\u0131llarda, do\u011fay\u0131 tahakk\u00fcm alt\u0131na alma d\u00fc\u015f\u00fcncesini rasyonalize eden Ayd\u0131nlanma Felsefesini; pozitivist bilim felsefesini; kapitalist sanayile\u015fmenin sonucu olan teknolojik rasyonaliteyi; ekonomik mant\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm toplumsal ili\u015fkileri &#8211; bireyler aras\u0131ndaki ili\u015fkileri bile &#8211; niceliksel ili\u015fkilere indirgemesini; toplumsal hedefler a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fct\u00fcn etik de\u011ferlerin bir yana b\u0131rak\u0131larak verimlilik \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcn\u00fcn temel al\u0131nmas\u0131n\u0131; her \u015feyin metala\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve \u00f6l\u00e7\u00fclebilen bir nesneye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi yoluyla insana dair ne varsa \u015feyselle\u015fmesi s\u00fcrecini; yabanc\u0131la\u015fma olgusunu; kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc ve birbiriyle ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 olarak t\u00fcm toplumsal &#8211; k\u00fclt\u00fcrel sorunlar\u0131 ele\u015ftiren son derece keskin bir teori &#8211; kendi ifadeleri ile Ele\u015ftirel Teori &#8211; geli\u015ftirmi\u015flerdir. Asl\u0131nda son derece geni\u015f bir alana yay\u0131lan bu teorik ele\u015ftiri miras\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcnsel ve sistematik bir teori olu\u015fturmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Kendileri de zaten b\u00f6yle bir amaca kar\u015f\u0131d\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc her t\u00fcrl\u00fc kapal\u0131 teorile\u015ftirmeye, realitenin tek yanl\u0131 ve dura\u011fan bir form\u00fclasyonuna kar\u015f\u0131d\u0131rlar. \u00c7ok geni\u015f ve her an elden ka\u00e7abilecekmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnen bu teorik ele\u015ftirinin konumuzu ilgilendiren yan\u0131 hemen ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor: Modern toplumda tahakk\u00fcmc\u00fc ili\u015fkilerin sanayile\u015fmeyle ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 ve do\u011fan\u0131n &#8211; hem insan\u0131n i\u00e7 do\u011fas\u0131 hem de d\u0131\u015f do\u011fa olarak &#8211; bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nma s\u00fcrecinin incelenmesi. Bu ele\u015ftiriyi en ileri noktas\u0131na vard\u0131rd\u0131klar\u0131nda bug\u00fcn bizim i\u00e7in alarm sinyalleri veren ekolojik sorunlar\u0131 do\u011furan kayna\u011fa, do\u011fay\u0131 tahakk\u00fcm alt\u0131na alma anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n Ayd\u0131nlanma Felsefesindeki ve Sanayile\u015fme paradigmas\u0131ndaki k\u00f6klerine kadar giderler. Ve her ne kadar kendileri bir politik praxis \u00f6nerisinde bulunmasalar da bug\u00fcnk\u00fc bir \u00f6zg\u00fcrle\u015fme politikas\u0131 i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemli ara\u00e7lar sunarlar: Toplumu \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmeyi hedefleyen bir politika, do\u011fan\u0131n ve insan\u0131n i\u00e7 do\u011fas\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesini de i\u00e7ermedi\u011fi s\u00fcrece yeni tahakk\u00fcm ili\u015fkilerine gebedir. Bunun geleneksel sosyalist politika i\u00e7in ne gibi ele\u015ftirel sonu\u00e7lar\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00d6te yandan bug\u00fcnk\u00fc ye\u015fil hareketlerin, kapitalist toplumun s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde kal\u0131narak do\u011fan\u0131n tahribat\u0131n\u0131n durdurulabilece\u011fi yan\u0131lg\u0131s\u0131n\u0131 da \u00e7\u00fcr\u00fcten \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc arg\u00fcmanlar sunarlar. Bu uzun giri\u015ften sonra Frankurt Okulunun kurucu \u00fcyeleri Max Horkheimer, Theodor Adorno ve Herbert Marcuse&#8217;\u00fcn konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli g\u00f6r\u00fc\u015flerini burada aktarabiliriz. 1<\/p>\n<p>Bilindi\u011fi gibi iki d\u00fcnya sava\u015f\u0131 ve fa\u015fizmin y\u00fckseli\u015fi, Sovyetler Birli\u011finde sosyalizmin beklenenden farkl\u0131 olarak bir b\u00fcrokratik tahakk\u00fcm devletine d\u00f6n\u00fc\u015fmesi, Avrupa&#8217;da i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 hareketlerinin yenilgiye u\u011framas\u0131 ve kapitalizmin h\u0131zl\u0131 bir toparlanma s\u00fcrecine girmesi gibi temel olgular, Avrupal\u0131 radikal entelekt\u00fcelleri Marksizmin teorik sorunlar\u0131yla u\u011fra\u015fmaya y\u00f6neltmi\u015f ve baz\u0131 temel savlar\u0131n\u0131n tart\u0131\u015fmal\u0131 g\u00f6r\u00fclmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Avrupa&#8217;da Marksizm bu etkenler sonucunda hem kurucular\u0131ndan hem de Sovyetlerdekinden olduk\u00e7a farkl\u0131 y\u00f6neli\u015flere girmi\u015ftir. Kapitalizmin beklenenden \u00e7ok daha uzun s\u00fcre ayakta kalmas\u0131 olgusu ve bunun nedenlerinin ekonomik ve politik alanda de\u011fil k\u00fclt\u00fcrel alanda aranmas\u0131 gerekti\u011fi sav\u0131nda \u00f6zetlenebilecek bu teorik y\u00f6neli\u015f Bat\u0131 Marksizmi ad\u0131yla an\u0131lacak olan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n yeti\u015fmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar aras\u0131nda Marksizmin Hegeldeki k\u00f6klerine d\u00f6nerek pozitivist s\u0131zmalardan ar\u0131nd\u0131rmay\u0131 ve bir \u00f6zg\u00fcrle\u015fim felsefesi olarak yeniden kurmay\u0131 hedefleyen Frankfurt okulunun ayr\u0131 bir yeri vard\u0131r.<\/p>\n<p>Modern kapitalist toplumu ekonomik s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil sanayile\u015fme, teknolojik rasyonalite, kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve bunlar\u0131n dolay\u0131m\u0131yla kurumsalla\u015ft\u0131r\u0131lan yeni tahakk\u00fcm ili\u015fkileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan incelerler. Derin ve olduk\u00e7a zor kuramlar\u0131n\u0131n Marksizme y\u00f6nelik en \u00f6nemli katk\u0131s\u0131 ve ele\u015ftirisi, Ayd\u0131nlanma Felsefesi ile ba\u015flat\u0131labilecek modernle\u015fme ve sanayile\u015fme s\u00fcrecini \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe do\u011fru geli\u015fen bir ilerleme de\u011fil tam tersine giderek karma\u015f\u0131kla\u015fan bir b\u00fcrokratik ve k\u00fclt\u00fcrel bir tahakk\u00fcm sonucunda \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn daha da yitimi s\u00fcreci olarak g\u00f6rmeleridir.<br \/>\u0130lk d\u00f6nemlerinden ba\u015flayarak epistemolojik sorunlar, modern k\u00fclt\u00fcr\u00fcn ele\u015ftirisi, pozitivizmin ele\u015ftirisi, otoriter ki\u015filik gibi alanlar \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla geli\u015fen entelekt\u00fcel ilgileri ileri d\u00f6nemlerinde kapsaml\u0131 bir bi\u00e7imde insan\u0131n do\u011fayla ili\u015fkisi sorunsal\u0131 \u00fczerine yo\u011funla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle 40&#8217;larda Adorno ve Horkheimer&#8217;in birlikte yazd\u0131\u011f\u0131 Ayd\u0131nlanman\u0131n Diyalekti\u011fi adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda, Horkheimer&#8217;in Ak\u0131l Tutulmas\u0131 adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda, Marcuse&#8217;nin 60&#8217;l\u0131 &#8211; 70&#8217;li y\u0131llarda yazd\u0131\u011f\u0131 Kar\u015f\u0131devrim ve \u0130syan, Eros ve Uygarl\u0131k, Tek Boyutlu \u0130nsan gibi kitaplar\u0131nda bu temel sorun ana temad\u0131r. Di\u011fer yandan Walter Benjamin, Pasajlar adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda, Tarih \u00dczerine Tezler ve Mekanik Yeniden \u00dcretim \u00c7a\u011f\u0131nda Sanat Yap\u0131t\u0131 adl\u0131 denemelerinde teknolojik ilerleme fikrinin ele\u015ftirisi ve teknolojik geli\u015fimin getirebilece\u011fi y\u0131k\u0131c\u0131 ve \u00f6zg\u00fcrle\u015fimci olanaklar \u00fczerine \u00f6nemli perspektifler geli\u015ftirmi\u015ftir.2<\/p>\n<p>Tarihsel geli\u015fimi s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n tarihi boyunca ilkel toplumlardan kapitalizme ve zorunlu olarak kom\u00fcnizme giden bir ilerleme bi\u00e7iminde g\u00f6ren klasik Marksist g\u00f6r\u00fc\u015f, \u00fcretim g\u00fc\u00e7lerinin geli\u015fiminin insan\u0131 &#8220;k\u00f6r do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n&#8221; boyunduru\u011fundan kurtararak onun \u00fczerinde denetim kurmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Bu denetimin sonucunda elde edilen art\u0131 \u00fcr\u00fcn\u00fcn s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc s\u0131n\u0131flar taraf\u0131ndan temell\u00fck edilmesi klasik Marksizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesinin \u00f6n\u00fcndeki temel engeldir. Bu engel, yani \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131 \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda toplumsal s\u0131n\u0131flar da ortadan kalkacak ve kom\u00fcnizmin geli\u015fiyle birlikte do\u011faya egemenli\u011fin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 \u00f6zg\u00fcr bir toplum kurulacakt\u0131r. Yani insanlar\u0131n y\u00f6netiminden \u015feylerin y\u00f6netimine ge\u00e7ilecektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Marksizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan t\u00fcm tahakk\u00fcm ili\u015fkilerinin kayna\u011f\u0131nda \u00f6zel m\u00fclkiyet olgusu vard\u0131r. Do\u011fay\u0131, daha \u00f6nceki kapitalist toplumun, Ayd\u0131nlanma Felsefesinin, ve hatta tek tanr\u0131l\u0131 dinlerin de \u00f6\u011fretti\u011fi gibi, insan i\u00e7in verilmi\u015f, denetlenmesi ve fethedilmesi gereken bir nesne olarak g\u00f6ren bu anlay\u0131\u015f (Do\u011fan\u0131n Tahakk\u00fcm alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 paradigmas\u0131) klasik Marksizm taraf\u0131ndan pek fazla ele\u015ftirilmeden bir \u00f6n kabul haline getirilmi\u015ftir. 3 Bu s\u00f6ylediklerimizi destekleyen ifadelere Marks, Engels ve Lenin&#8217;de bolca rastlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. (Engels Anti &#8211; D\u00fchrig&#8217;te &#8220;sanayile\u015fmenin teknik temelinin devrimci oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyordu; Marksa g\u00f6re tarih ayn\u0131 zamanda insan\u0131n do\u011fayla m\u00fccadele alan\u0131d\u0131r.)<\/p>\n<p>Adorno ve Horkheimer bu anlay\u0131\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde ele\u015ftirmi\u015flerdir: &#8220;Onlara g\u00f6re, insan\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7ta do\u011fadan kopu\u015fu ve bu kopu\u015f \u00fczerinde gittik\u00e7e y\u00fckselmesi s\u00fcreci insan\u0131n kurtulu\u015fu i\u00e7in gereken ilerlemeyi getirmemi\u015fti. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu do\u011fa egemenli\u011finin bedeli, insan\u0131n kurtulu\u015f i\u00e7in her zamankinden daha b\u00fcy\u00fck imkanlar yaratt\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7a\u011fda bile insan\u0131 daha \u00e7ok ezen bir toplumsal ve ruhsal i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc olmu\u015ftu. Do\u011faya ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k s\u0131n\u0131flar\u0131n g\u00fc\u00e7lenmesiyle ayn\u0131 oranda artm\u0131\u015f, b\u00f6ylelikle, insanlar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funun toplum d\u00fczenine ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 da kendini insanlar\u0131n \u00fczerinde ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz, ola\u011fan bir durumu olarak g\u00f6stermi\u015fti. Teknolojinin ilerlemesi bug\u00fcne kadar ancak bask\u0131 ayg\u0131tlar\u0131n\u0131 yetkinle\u015ftirmi\u015fti.<\/p>\n<p>Bunun yan\u0131s\u0131ra, uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00f6n ko\u015fulu olarak akl\u0131n yap\u0131s\u0131 insan\u0131n kendisindeki do\u011fan\u0131n bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 \u00fczerine kurulmu\u015f, ego ile id aras\u0131ndaki insan\u0131n kendili\u011finden d\u00fcrt\u00fclerinin ak\u0131lc\u0131 denetim alt\u0131na al\u0131nmas\u0131na yol a\u00e7an psikolojik bir b\u00f6l\u00fcnme yaratm\u0131\u015ft\u0131. Akl\u0131n, mant\u0131\u011f\u0131n ve bilimin arac\u0131 olarak incelmesi, insan\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131 zamanla sadece elle tutulabilen nicel nesnelere indirgemi\u015f, varolan \u015feylerle bilgisel kavramlar aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131 ortadan kald\u0131r\u0131p i\u015flemsel bir kimli\u011fe indirgemi\u015fti. &#8221; 4<\/p>\n<p>Anderson&#8217;un bu a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 pasaj\u0131 okulun yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 \u00f6zetliyor, ancak burada \u00f6zenle vurgulamam\u0131z gereken bir nokta var. Frankfurt okulu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri do\u011fan\u0131n tahakk\u00fcm alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 kavram\u0131n\u0131 kullan\u0131rken birbirini besleyen iki s\u00fcreci anlat\u0131yorlard\u0131. Birincisi insan\u0131n i\u00e7indeki do\u011fas\u0131n\u0131n, daha do\u011frusu do\u011fal yan\u0131n\u0131n bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nmas\u0131. Di\u011feri do\u011fan\u0131n sanayi ve teknoloji taraf\u0131ndan bask\u0131 alt\u0131na al\u0131narak b\u00fct\u00fcn\u00fcyle rasyonalize edilmi\u015f teknik ve yap\u0131nt\u0131 bir ya\u015fama alan\u0131 yarat\u0131lmas\u0131 yoluyla insan\u0131n do\u011fadan yabanc\u0131la\u015fmas\u0131. Yani bu ikinci anlay\u0131\u015f yine insan\u0131n, do\u011fan\u0131n denetlenmesi dolay\u0131m\u0131 ile bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nmas\u0131na vurgu yapar. Ancak bug\u00fcnk\u00fc anlamda bir ekolojik kavray\u0131\u015fla do\u011fan\u0131n yok edilmeye do\u011fru gidi\u015fini ve insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 da tehdit eden bir do\u011fa tahribat\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131na rastlanmaz. Asl\u0131nda bu nokta \u00e7ok \u00f6nemli \u00e7\u00fcnk\u00fc modern sanayi kapitalizmi ekolojik sistemi hi\u00e7 bir bi\u00e7imde bozmayacak \u015fekilde yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131lsa bile bu onun do\u011fa tahakk\u00fcmc\u00fc yap\u0131s\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmez. B\u00f6ylece liberal \u00e7evreci d\u00fc\u015f\u00fcncenin, sanayinin, \u00e7evreyi kirletmeyecek \u015fekilde ehlile\u015ftirilmesi ile sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fclebilece\u011fine ili\u015fkin hayalinin ne denli uzla\u015fmac\u0131 oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar. \u00c7\u00fcnk\u00fc bug\u00fcnk\u00fc haliyle sanayi toplumu her \u015feyden \u00f6nce insan \u00fcst\u00fcnde tahakk\u00fcm kurulmas\u0131 demektir. Bu da insan\u0131n insan\u0131 s\u00f6m\u00fcrmesine dayal\u0131 ili\u015fkilerin oldu\u011fu gibi kalarak insan\u0131n do\u011fay\u0131 s\u00f6m\u00fcrmesini de getirecek \u015fekilde geni\u015flemesinden kaynaklan\u0131r.<\/p>\n<p>Frankfurt okulunun insan do\u011fa ili\u015fkisine e\u011filmesi 1940&#8217;l\u0131 y\u0131llarda yani olgun d\u00f6nemlerinde ba\u015flar. Teorileri \u00f6nemli bir de\u011fi\u015fiklik ge\u00e7irir: tarihin itici g\u00fcc\u00fcn\u00fc, ba\u015flang\u0131c\u0131 s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkisinden \u00e7ok daha eski d\u00f6nemlere kadar giden ve kapitalist \u00fcretim ili\u015fkilerinin a\u015f\u0131lmas\u0131yla da sona ermeyecek olan bir \u00e7eli\u015fkide ararlar: \u0130nsan ile Do\u011fa aras\u0131nda, hem birbirinden ayr\u0131 hem de i\u00e7 i\u00e7e iken daima var olan \u00e7eli\u015fkide.<\/p>\n<p>Horkheimer&#8217;e g\u00f6re do\u011fal d\u00fcnyay\u0131 insan\u0131n i\u015fleyebilece\u011fi ve denetimi alt\u0131nda tutabilece\u011fi bir alan olarak g\u00f6ren Ayd\u0131nlanma anlay\u0131\u015f\u0131, kendini boyun e\u011fmenin bir nesnesi olarak g\u00f6ren insan anlay\u0131\u015f\u0131na denk d\u00fc\u015f\u00fcyordu. Politik alandaki bu paralel geli\u015fmenin en a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc ise, politik ara\u00e7salc\u0131l\u0131\u011f\u0131 burjuva devletinin ortaya \u00e7\u0131k\u0131p y\u00fckseldi\u011fi d\u00f6nemde \u00e7ok i\u015fe yarayan Machievelli&#8217;nin savundu\u011fu politik d\u00fc\u015f\u00fcnceler olmu\u015ftur.5 Horkheimer&#8217;e g\u00f6re bug\u00fcnk\u00fc kapitalizmin ara\u00e7sal politika anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n temellerini atan Machievelli&#8217;nin d\u00fc\u015f\u00fcncesinin \u00f6z\u00fc insan\u0131 do\u011fadan ayr\u0131 ve ona h\u00fckmetmesi gereken \u00fcst\u00fcn bir varl\u0131k olarak g\u00f6ren diyalektik olmayan bir varsay\u0131ma dayan\u0131r.<br \/>Ger\u00e7ekten de en eski kutsal kitaplar olsun, daha sonraki teolojiler olsun hep tanr\u0131n\u0131n do\u011fay\u0131 insana hizmet etmesi i\u00e7in yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 vaaz etmi\u015flerdir. \u0130nsan\u0131n do\u011fan\u0131n efendisi oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131 evrimci kuram\u0131n bu teolojilere son darbeyi vurmas\u0131yla bile de\u011fi\u015fmemi\u015ftir. Bilakis sanayi devrimi bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyi laikle\u015ftirerek s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Do\u011fa kapitalist fabrika i\u015fletmesinin hammadde kayna\u011f\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclmektedir. Tarih, toplum ve k\u00fclt\u00fcr bilimleri de insan\u0131n do\u011fadan evrimsel bir farkl\u0131la\u015fma yoluyla ayr\u0131larak uygarl\u0131\u011f\u0131 kurdu\u011funu belirterek k\u00fclt\u00fcr kavram\u0131n\u0131 &#8220;do\u011fadan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f olmak, do\u011fan\u0131n \u00fcst\u00fcnde tamamen insan yap\u0131m\u0131 bir maddi d\u00fcnya kurmak&#8221; \u015feklinde kavram\u0131\u015flard\u0131r. Horkheimer&#8217;in ifadesiyle diyalektik olmayan bu anlay\u0131\u015f insanla do\u011fay\u0131 uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131klar olarak g\u00f6r\u00fcr: Uygarla\u015fma ( ya da modernle\u015fme ) a\u015fa\u011f\u0131 bir varl\u0131k kademesi olan do\u011fadan kesin bir uzakla\u015fma oldu\u011funa g\u00f6re bu t\u00fcr bir uygarl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131 bunu bilin\u00e7li bir hedef haline getirir. \u0130lerlemenin tek yolu do\u011fay\u0131 kendi ama\u00e7lar\u0131m\u0131z i\u00e7in s\u0131n\u0131rs\u0131zca d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek ve kendi i\u00e7imizdeki do\u011fal yan\u0131m\u0131z\u0131 da uygarla\u015ft\u0131rmak\/aklile\u015ftirmektir.<\/p>\n<p>Bu anlay\u0131\u015f\u0131n iki \u00f6nemli ve y\u0131k\u0131c\u0131 sonucu vard\u0131r: birincisi do\u011fan\u0131n ya da ekolojik sistemin y\u0131k\u0131m\u0131, ikincisi insan benli\u011finin ayr\u0131lmaz bir yan\u0131 olan do\u011fal yan\u0131n\u0131n yok say\u0131larak ak\u0131lc\u0131 bir denetim alt\u0131na al\u0131nmas\u0131. Horkheimer&#8217;e dayanarak s\u00f6yleyebiliriz ki Dekart&#8217;tan beri bu ikilem yani insan ve do\u011fa, ak\u0131l ve duygu kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131 gibi ikilemler bat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temelini olu\u015fturuyor. &#8220;Do\u011fa \u00fczerindeki egemenlik, insan \u00fczerindeki egemenli\u011fi getirir. Her \u00f6zne sadece d\u0131\u015fsal do\u011fan\u0131n (gerek insan\u0131n fiziksel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, gerekse insan\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki do\u011fan\u0131n) k\u00f6lele\u015ftirilmesine kat\u0131lmakla kalmaz, bunu yapabilmek i\u00e7in kendi i\u00e7indeki do\u011fay\u0131 da boyunduruk alt\u0131na al\u0131r.&#8221;6 Burada bir yanl\u0131\u015f anlamaya yer vermemek i\u00e7in \u015funu belirtelim: Horkheimer tarihsel bir s\u0131ralamayla \u00f6nce do\u011fan\u0131n tahakk\u00fcm alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 sonra da insan\u0131n insan\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkilerinin do\u011fdu\u011funu s\u00f6ylemiyor. Burada s\u00f6ylenen toplumdaki s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkilerinin tarihsel bir devam\u0131 olan do\u011fan\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesinin, ayn\u0131 zamanda insan\u0131n i\u00e7 do\u011fas\u0131n\u0131 da bug\u00fcne kadar g\u00f6r\u00fclmedik \u00f6l\u00e7\u00fcde rasyonelle\u015fmi\u015f \u015fekilde tahakk\u00fcm alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Yani modern kapitalist sanayi toplumunda insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olanaklar\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde artarken, bu yeni ya\u015fama bi\u00e7imi s\u0131n\u0131f fark\u0131 g\u00f6zetmeksizin, t\u00fcm insanlar\u0131n hem i\u00e7sel d\u00fcrt\u00fclerini hem de bedenlerini, daha \u00f6nceki toplumsal sistemlerdekinden \u00e7ok daha kapsaml\u0131, rasyonel ve incelmi\u015f denetim bi\u00e7imlerine maruz b\u0131rakmaktad\u0131r. \u00dcstelik bu denetim ve bask\u0131 k\u00fclt\u00fcrel hayat\u0131n \u00f6ylesine ayr\u0131lmaz bir bile\u015feni olmu\u015ftur ki kolayl\u0131kla g\u00f6r\u00fclemeyecek \u015fekilde i\u00e7selle\u015ftirilmi\u015f ve rasyonalize edilmi\u015ftir. T\u00fcm do\u011fay\u0131 nesnele\u015ftiren bu sistem insan duygular\u0131n\u0131 ve bedenini de denetimin konusu olacak \u015fekilde nesnele\u015ftirmi\u015ftir.7 Modern hayat\u0131n her bir an\u0131 bizden \u00f6ylesine uyum talep eder ki &#8220;\u0130\u00e7ten gelen, kendili\u011finden davran\u0131\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n yerini, bo\u011faz\u0131m\u0131z\u0131 s\u0131kan mekanik zorunluluklara y\u00f6neltti\u011fimiz dikkati da\u011f\u0131tacak her t\u00fcrl\u00fc duygu ya da d\u00fc\u015f\u00fcnceyi silmemizi gerektiren bu zihniyet&#8221;8 bizi dev bir makinenin par\u00e7alar\u0131 haline getirir. Di\u011fer bir deyi\u015fle modern rasyonalizm, toplumu da d\u00fczenli i\u015fleyen ve hi\u00e7 aksamayan dev bir makine gibi y\u00f6netmek istemektedir. S\u00f6z\u00fc edilen rasyonalizm, Adorno ve Horkhemer&#8217;in Ad\u0131nlaman\u0131n Diyalekti\u011fi&#8217;nde belirttikleri gibi sanayi ve teknolojinin gerisindeki sermaye tekellerinin rasyonalizmidir.<\/p>\n<p>&#8220;\u0130nsan\u0131n do\u011fay\u0131 boyunduruk alt\u0131na alma \u00e7abalar\u0131n\u0131n tarihi, insan\u0131n insan\u0131 boyunduruk alt\u0131na almas\u0131n\u0131n da tarihidir. Ego, benlik kavram\u0131n\u0131n geli\u015fimi bu iki yanl\u0131 tarihi yans\u0131t\u0131r.&#8221;9 Do\u011fay\u0131 s\u00f6m\u00fcrmek i\u00e7in insan \u00fcst\u00fcndeki s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkilerini kullanan bug\u00fcnk\u00fc sistem her \u015feyi oldu\u011fu gibi insan\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131 da denetim alt\u0131na almak zorundad\u0131r. &#8220;Egonun ilk \u00e7abas\u0131, tutkulara yani i\u00e7imizdeki do\u011faya egemen olmakt\u0131r. Ego, mazbut ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 duygulara kar\u015f\u0131 anlay\u0131\u015fl\u0131d\u0131r ama kedere, \u00fcz\u00fcnt\u00fcye yol a\u00e7abilecek her \u015feye kar\u015f\u0131 da kat\u0131d\u0131r. En \u00f6nemli \u00e7abas\u0131 ve kayg\u0131s\u0131, duygular\u0131n yarg\u0131lar\u0131 etkilemesini \u00f6nlemektir.&#8221;10<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n hem i\u00e7indeki hem de d\u0131\u015f\u0131ndaki do\u011fa \u00fczerinde kurdu\u011fu bu bask\u0131ya kar\u015f\u0131 do\u011fan\u0131n tepkisi de ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde y\u0131k\u0131c\u0131 olur. Bir yandan uygarl\u0131\u011f\u0131n otoritesinin bireyde i\u00e7selle\u015fmi\u015f bi\u00e7imi olan egoya kar\u015f\u0131 bilin\u00e7li ya da bilin\u00e7siz bir \u00f6fke b\u00fcy\u00fcmeye ba\u015flar. Bu \u00f6fkenin d\u0131\u015favurumu aileye ya da toplumdaki de\u011ferler sistemine kar\u015f\u0131 birikmi\u015f bir \u00f6fke \u015feklinde olur. Bu da akla topyek\u00fcn bir kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f ya da su\u00e7a y\u00f6neli\u015f \u015feklinde geli\u015febilir. Ancak bundan da k\u00f6t\u00fcs\u00fc bast\u0131r\u0131lan ilkel do\u011fa t\u00fcm uygarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 bir isyan halini de al\u0131r ve politik bi\u00e7imini fa\u015fizm \u015feklinde g\u00f6sterir. Horkheimer, Nazilerin, Alman halk\u0131n\u0131n engellenmi\u015f arzular\u0131n\u0131 kullanarak iktidara geldiklerini belirtiyor. Bast\u0131r\u0131lan do\u011fal d\u00fcrt\u00fclerini, t\u00fcm\u00fcyle do\u011fay\u0131 ve insan do\u011fas\u0131n\u0131 tahrip eden modern uygarl\u0131\u011fa y\u00f6nelten kitlelerin ba\u015fkald\u0131r\u0131s\u0131, Naziler taraf\u0131ndan manip\u00fcle edilmi\u015ftir. Ama sonu\u00e7 do\u011fan\u0131n \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir y\u0131k\u0131m\u0131 olmu\u015ftur. &#8220;Modern fa\u015fizmde rasyonellik art\u0131k sadece do\u011fan\u0131n bast\u0131r\u0131lmas\u0131yla yetinemeyecek bir noktaya ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r; rasyonellik \u015fimdi do\u011fan\u0131n isyankar gizil g\u00fc\u00e7lerini kendi sistemine b\u00fct\u00fcnle\u015ftirerek do\u011fay\u0131 s\u00f6m\u00fcrmektedir. (&#8230;) Bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f do\u011fal d\u00fcrt\u00fcler Nazi rasyonelli\u011finin emrine girdi. Ve bu d\u00fcrt\u00fcleri tatmin etme \u00e7abalar, yads\u0131nmalar\u0131yla sonu\u00e7land\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Akl\u0131 ve do\u011fay\u0131 uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131klar olarak g\u00f6ren modern rasyonalizm nas\u0131l ak\u0131ldan yana do\u011fan\u0131n bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nmas\u0131n\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131yorsa ayn\u0131 kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 veri alan romantizm ve uygarl\u0131k kar\u015f\u0131t\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceler de do\u011fa lehine akl\u0131n reddini \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131r.11 Do\u011fan\u0131n akla kar\u015f\u0131 isyan\u0131n\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm\u00fcne kar\u015f\u0131 bir isyana d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren duygusal tepki toplumun uygarl\u0131k \u00f6ncesi ilkel a\u015famalara d\u00f6nmesini talep eder.12 G\u00fcn\u00fcm\u00fczde son derece yayg\u0131n olan bu uygarl\u0131k, teknoloji ve ak\u0131l kar\u015f\u0131t\u0131 y\u00f6neli\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki radikalli\u011fine ra\u011fmen hem modern kapitalist toplumun hem de onun mant\u0131ksal bir devam\u0131 olan fa\u015fizmin rasyonalitesi ile ayn\u0131 \u00f6nc\u00fcllerden hareket eder. &#8220;Akl\u0131n al\u00e7alt\u0131lmas\u0131na ve ham do\u011fan\u0131n y\u00fcceltilmesine yol a\u00e7an ak\u0131l do\u011fa \u00f6zde\u015fli\u011fi rasyonelle\u015fme \u00e7a\u011f\u0131na ait bir mant\u0131k sapmas\u0131d\u0131r. &#8220;13 Bu t\u00fcr yapay kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n eninde sonunda tahakk\u00fcm sisteminin me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131m arac\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 belirten Horkheimer bug\u00fcnk\u00fc bunal\u0131m\u0131 a\u015fman\u0131n yolunun ilkel evrelere geri d\u00f6nmek de\u011fil do\u011faya yard\u0131m ederek ba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00f6n\u00fcndeki zincirleri k\u0131rmak oldu\u011funu, aksinin ise toplumsal tahakk\u00fcm\u00fcn en barbarca bi\u00e7imlerine s\u00fcr\u00fckleyece\u011fini s\u00f6yler.<\/p>\n<p>A\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak al\u0131nt\u0131lar yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z Ak\u0131l Tutulmas\u0131 kitab\u0131 Frankfurt okulunun son d\u00f6neminde geli\u015ftirdi\u011fi ayd\u0131nlanma ele\u015ftirisinin b\u00fct\u00fcn temalar\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Frankfurt okulunun \u00f6nerdi\u011fi \u00e7\u00f6z\u00fcm genel \u00f6nermeler d\u00fczeyindedir, \u0130nsan ile do\u011fan\u0131n bar\u0131\u015fmas\u0131, ak\u0131l do\u011fa kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ele\u015ftirisi ve bast\u0131r\u0131lan insan do\u011fas\u0131n\u0131n serbestiye kavu\u015fturulmas\u0131. Bu son nokta \u00f6zellikle Herbert Marcuse&#8217;\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda daha da \u00f6ne \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. 68 hareketinin de verdi\u011fi ivmeyle Marcuse insan\u0131n i\u00e7indeki i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel do\u011fan\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesini yani cinsel libidonun \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesini anl\u0131yordu. Marcuse, Eros ve Uygarl\u0131k adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda bu sorunu ayr\u0131nt\u0131l\u0131 i\u015flemi\u015ftir. Marcuse&#8217;e g\u00f6re Tarih boyunca bask\u0131n\u0131n ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn birbirini izleyen t\u00fcrl\u00fc bi\u00e7imlerini yaratm\u0131\u015f olan toplum, modern kapitalist a\u015famada yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f eme\u011fim \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesi yoluyla bu bask\u0131lara son verebilecek olanaklar\u0131 da yaratm\u0131\u015ft\u0131. Bu bask\u0131 ortadan kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda haz ilkesi d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n ger\u00e7eklik ilkesi ile uzla\u015facakt\u0131r. \u0130nsani ve do\u011fal kurtulu\u015f o zaman erotik kurulu\u015fla birle\u015fecektir. 14<\/p>\n<p>Marcuse Kar\u015f\u0131devrim ve \u0130syan adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n Do\u011fa ve Devrim ba\u015fl\u0131kl\u0131 ikinci b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde ekolojik y\u0131k\u0131m\u0131 da dikkate alan ancak bunu insan\u0131n evrensel \u00f6zg\u00fcrle\u015fme sorunu i\u00e7inde g\u00f6ren bir g\u00f6zle yazar. Marcuse&#8217;e g\u00f6re devrimin yeni tarihsel modeli, yans\u0131mas\u0131n\u0131 &#8220;muhalefetin bi\u00e7iminin radikal de\u011fi\u015fiminde, yeni bir duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n oynad\u0131\u011f\u0131 rolde&#8221; bulmaktad\u0131r. Bu yeni duyarl\u0131l\u0131k radikal hareketin insanla do\u011fa &#8211; kendi do\u011fas\u0131 ve d\u0131\u015f do\u011fa &#8211; aras\u0131ndaki ili\u015fkiye y\u00f6nelen duyarl\u0131l\u0131kt\u0131r. &#8220;Do\u011fan\u0131n ihlalinin insan\u0131n ihlalini daha da \u015fiddetlendirdi\u011fi s\u00f6m\u00fcrgen toplumlara kar\u015f\u0131 m\u00fccadelede do\u011fan\u0131n bir m\u00fcttefik olarak ke\u015ffi&#8221; yeni radikal hareketin \u00f6zelli\u011fidir. &#8220;Do\u011fan\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirici g\u00fc\u00e7lerinin ve bunlar\u0131n \u00f6zg\u00fcr bir toplumun yap\u0131lanmas\u0131ndaki hayati rol\u00fcn\u00fcn ke\u015ffi, toplumun de\u011fi\u015fiminde yeni bir g\u00fc\u00e7 haline gelir.&#8221;15<\/p>\n<p>Daha bu ilk sat\u0131rlardan da anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere Marcuse de Adorno ve Horkheimer&#8217;in temalar\u0131n\u0131 ortakla\u015fmakla birlikte onlardan \u00e7ok daha radikal, politik ifadelerle konu\u015fmaktad\u0131r. Bu nedenle 68 \u00f6\u011frenci hareketleri i\u00e7inde olduk\u00e7a pop\u00fcler olmu\u015f ve devrimci radikalizmden yana tavr\u0131 nedeniyle de Adorno ile aralar\u0131 a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. 16<\/p>\n<p>Marcuse&#8217;e g\u00f6re do\u011fa tarihin bir par\u00e7as\u0131d\u0131r art\u0131k. Ve ayn\u0131 zamanda insan tarihinin bir nesnesi durumuna da gelmi\u015ftir. Do\u011fa art\u0131k o ba\u015flang\u0131\u00e7taki ham do\u011fa de\u011fildir. \u0130nsan her an, do\u011fayla, toplum taraf\u0131ndan d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f bi\u00e7imiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. Do\u011fan\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesi teknoloji \u00f6ncesine d\u00f6n\u00fc\u015f anlam\u0131na gelmez. &#8220;\u0130nsan\u0131 ve do\u011fay\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn hizmetindeki bilim ve teknolojinin y\u0131k\u0131c\u0131 kullan\u0131m\u0131ndan kurtarmak i\u00e7in teknolojik uygarl\u0131\u011f\u0131n ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131n kullan\u0131m\u0131n\u0131 geli\u015ftirmek anlam\u0131na gelir.&#8221; &#8220;Do\u011fan\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesi, do\u011fadaki ya\u015fam artt\u0131r\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7lerin elde edilmesi, yani bitmez t\u00fckenmez rekabet\u00e7i hareketlerin i\u00e7inde harcanm\u0131\u015f bir hayata yabanc\u0131 olan duyusal estetik niteliklerin elde edilmesidir: bunlar \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn yeni niteliklerinin nas\u0131l olaca\u011f\u0131na dair bize fikir verirler. &#8220;17<\/p>\n<p>Marcuse ekoloji hareketi ile insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesi sorunu aras\u0131ndaki somut ba\u011f\u0131n fark\u0131ndad\u0131r. Bu nedenle ekolojik sistemin bozulmas\u0131na kar\u015f\u0131 giri\u015filecek m\u00fccadelenin a\u00e7\u0131k\u00e7a siyasi bir m\u00fccadele olaca\u011f\u0131n\u0131 vurgular. Do\u011fan\u0131n ihlalinin kapitalist ekonomiden ayr\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 belirtirken bir uyar\u0131da da bulunur: &#8220;Oysa ayn\u0131 zamanda ekolojinin siyasi i\u015flevi kolayca &#8220;n\u00f6tralize&#8221; edilerek D\u00fczen&#8217;in g\u00fczelle\u015ftirilmesine de hizmet edebilir.&#8221; 18 Marcuse \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sorununu do\u011fayla insan aras\u0131ndaki ili\u015fki \u00e7er\u00e7evesinde \u00e7\u00f6z\u00fcmlerken kitab\u0131n ileri sayfalar\u0131nda sorunun \u00e7ok boyutlulu\u011funu \u00f6ne \u00e7\u0131kart\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcrle\u015fme hem insanlar aras\u0131ndaki s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve tahakk\u00fcm ili\u015fkilerini ortadan kald\u0131racak; hem insan\u0131n do\u011fay\u0131 tahakk\u00fcm alt\u0131na almas\u0131na son vererek insan\u0131n i\u00e7 do\u011fas\u0131n\u0131 da \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirecek; cinsel s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkisini sona erdirdi\u011fi gibi erotik d\u00fcrt\u00fclerin de ya\u015fam\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcne yay\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak; do\u011fal ve toplumsal ya\u015fam\u0131n estetik bir bi\u00e7imde yeniden in\u015fas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirecek \u00e7ok geni\u015f kapsaml\u0131 bir devrim sorunudur.<\/p>\n<p><strong>Notlar:<\/strong><\/p>\n<p>1. Burada Frankfurt okulunu tan\u0131tan bir yaz\u0131ya giri\u015fmeyi gerekli g\u00f6rm\u00fcyoruz. Bu konuda olduk\u00e7a yeterli kaynak kitaplar ve ad\u0131 ge\u00e7en yazarlar\u0131n baz\u0131 yap\u0131tlar\u0131 yan\u0131 s\u0131ra hem \u0130skenderiye Yaz\u0131lar\u0131 Dergisi&#8217;nde olsun hem de ba\u015fka dergilerde \u00e7ok say\u0131da yaz\u0131 yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>2. Walter Benjamin&#8217;in teknoloji \u00fczerine g\u00f6r\u00fc\u015flerine bruada girmeyece\u011fiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc Frankfurt Okulu ile yo\u011fun bir etkile\u015fimi olmas\u0131na ra\u011fmen hi\u00e7 bir zaman okulun bir \u00fcyesi olmam\u0131\u015f ve onlar\u0131n karamsar d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc payla\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r. Y\u0131k\u0131c\u0131 yanlar\u0131n\u0131 ortaya koymakla birlikte teknolojinin \u00f6zg\u00fcrle\u015fimci olanaklar\u0131na vurgu yam\u0131\u015f ve gelece\u011fin de\u011fi\u015ftirilebilirli\u011fine ili\u015fkin umudunu hi\u00e7 yitirmemi\u015ftir.Bkz. Walter Benjamin, Pasajlar, \u00e7ev. Ahmet Cemal, Yap\u0131 Kredi Yay., \u0130stanbul 1994, ayr\u0131ca Michael L\u00f6wy, &#8220;Yanng\u0131n Alarm\u0131&#8221;, &#8216;D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek \u00dczerine&#8217; i\u00e7inde, \u00e7ev. Yavuz Alogan, Ayr\u0131nt\u0131 yay., \u0130stanbul 1998.<br \/>3. Tam da bu noktada \u015f\u00f6yle bir itiraz \u015fekillenebilir: Sanayinin ve Teknolojinin bug\u00fcnk\u00fc y\u0131k\u0131c\u0131 niteli\u011fi kapitalist sistemden kaynaklanmaktad\u0131r, kapitalizm ortadan kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda zaten \u00e7evre sorunlar\u0131 kalmayacakt\u0131r basitle\u015ftirmesinde ifade bulan indirgeyici yakla\u015f\u0131mlar olabilece\u011fi gibi toplumun temel s\u00f6m\u00fcr\u00fc problemleri \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmeden ekolojik sorunlar yaln\u0131zca ikincil sorunlard\u0131r t\u00fcr\u00fcnden daha &#8220;radikal&#8221; itirazlar da geli\u015ftirilebilir. Birinci t\u00fcrden itirazlar\u0131n yanl\u0131\u015flamas\u0131 basittir: bizatihi sosyalizmin ya\u015fanm\u0131\u015f deneyimleri, s\u0131n\u0131rs\u0131z bir kar g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fcn yerini y\u00fcksek toplumsal refah ad\u0131na \u00fcretimi k\u0131\u015fk\u0131rtan yar\u0131\u015fmac\u0131 bir sanayile\u015fme anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n alabilece\u011fini g\u00f6steren bir \u00f6rnek olmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra yaratt\u0131\u011f\u0131 ekolojik problemlerle de kapitalizmin hi\u00e7 de gerisinde kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6te yandan ikinci yakla\u015f\u0131m\u0131n da zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 \u015furada ortaya \u00e7\u0131kar: \u0130nsan\u0131n tarihsel \u00f6zg\u00fcrle\u015fme problemi yaln\u0131zca eme\u011fin ekonomik s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fcn ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 sorununa indirgenemez. \u00d6zg\u00fcrle\u015fme ayn\u0131 zamanda yabanc\u0131la\u015fman\u0131n, hiyerar\u015fik toplumsal ili\u015fkilerin ve insan\u0131n &#8211; modern sanayi toplumu ile ortaya \u00e7\u0131kan &#8211; do\u011fayla olan kopuklu\u011funun da ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6n &#8211; gerektirir. Dolay\u0131s\u0131 ile bug\u00fcnk\u00fc toplumda insan\u0131, dev sanayi metropollerinin ve anonimle\u015fmi\u015f b\u00fcrokratik ayg\u0131tlar\u0131n tahakk\u00fcm\u00fc alt\u0131nda etkisiz bir nesneye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren modern kapitalist sanayi toplumu ortadan kald\u0131r\u0131lmak isteniyorsa, \u00fcreticiyi hiyerar\u015fik bir sistemin nesnesi haline getiren, yabanc\u0131la\u015fman\u0131n kaynakland\u0131\u011f\u0131 alan olarak kitlesel merkezi \u00fcretim sisteminin ve onun \u00fcretim birimi olan fabrika \u00fcretiminin de ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekmektedir. Bu \u015fu anlama gelir: \u00fcretimin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc, ekolojik ve hiyerar\u015fik olmayan bir yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131lmas\u0131. Yoksa b\u00fct\u00fcn\u00fcyle teknolojiye ve \u00fcretime kar\u015f\u0131 olmak anlam\u0131na gelmez.<br \/>4. Perry Anderson, Bat\u0131&#8217;da Sol D\u00fc\u015f\u00fcnce,\u00e7ev. B\u00fclent Aksoy, Birikim Yay., 1982, s. 126 &#8211; 128.<br \/>5. Martin Jay, Diyalektik \u0130mgelem, \u00e7ev. \u00dcnsal Oskay, Ara yay, 1989, s. 371.<br \/>6. Max Horkheimer, Ak\u0131l Tutulmas\u0131, \u00e7ev. Orhan Ko\u00e7ak, Metis yay, 1986, s. 136<br \/>7. Bu konuda benim &#8220;Temizlik, T\u00fcketim K\u00fclt\u00fcr\u00fc ve Beden Stratejisi&#8221; yaz\u0131ma bak\u0131labilir. (\u0130nsanc\u0131l Dergisi, say\u0131 108, Eyl\u00fcl 1999 ) \u00d6zellikle Michel Foucault&#8217;nun Hapishanenin Do\u011fu\u015fu, Delili\u011fin Tarihi, Cinselli\u011fin Tarihi gibi b\u00fcy\u00fck \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 Bat\u0131 toplumlar\u0131nda modernlik s\u00fcrecinin insan bedeni \u00fczerinde bu t\u00fcrden bir tahakk\u00fcm\u00fc nas\u0131l rasyonalize etti\u011fi ve bunu yapmak i\u00e7in geli\u015ftirdi\u011fi s\u00f6ylemler \u00fczerine yo\u011funla\u015f\u0131r.<br \/>8. Horkheimer, Ak\u0131l Tutulmas\u0131, s. 140<br \/>9. Agy, s.146<br \/>10. Agy, s. 147, Burada s\u00f6z konusu olan ego kavram\u0131 Freud&#8217;un terimleriyle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek ego id ve s\u00fcperego olarak b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f olan benli\u011fimizin bir katman\u0131d\u0131r. \u0130d i\u00e7imizdeki temel d\u00fcrt\u00fclerin olu\u015ftu\u011fu ilkel benli\u011fimize ya da do\u011fal yan\u0131m\u0131za kar\u015f\u0131l\u0131k gelirken s\u00fcperego ise uygarl\u0131\u011f\u0131n bizden taleplerini temsil eder. Ego ise bu ikisinin gerilimini ak\u0131lc\u0131 bir bi\u00e7imde \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131p topluma uyumlanmam\u0131z\u0131 sa\u011flayan bilin\u00e7li benlik alan\u0131d\u0131r. Freud teorisi bu benlik yap\u0131s\u0131n\u0131 evrensel ve de\u011fi\u015fmez bir insan \u00f6z\u00fc olarak tarif eder. \u00d6te yandan Horkheimer&#8217;e bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda bunun modern bat\u0131 toplumunda akl\u0131n insan\u0131n do\u011fal yan\u0131 \u00fczerinde tahakk\u00fcm kurmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde ortaya \u00e7\u0131kan tarihsel bir durum oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz<br \/>11. Ge\u00e7 romantik filozolardan Nietzsche&#8217;nin ak\u0131l ve modernlik kar\u015f\u0131t\u0131 felsefesinin g\u00fcn\u00fcm\u00fcz irrasyonalist felsefelerinden \u00f6zellikle de postmodernistlerden ne denli itibar g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc biliyoruz.<br \/>12. Derin ekoloji ya da new age felsefeleri gibi mistisizmler.<br \/>13. Horkheimer, Agy, s. 162<br \/>14 Anderson, Agy, s 128 &#8211; 129<br \/>15. Herbert Marcuse, &#8220;Kar\u015f\u0131devrim ve \u0130syan&#8221; \u00e7ev. G\u00fcrol Koca &#8211; Volkan Ersoy, Ara Yay, 1991, s. 55<br \/>16. \u0130skenderiye Yaz\u0131lar\u0131nda yay\u0131nlanan Adorno &#8211; Marcuse mektupla\u015fmalar\u0131na bak\u0131n\u0131z.<br \/>17. Marcuse, agy, s. 57<br \/>18. Agy, s 57<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130skenderiye Yaz\u0131lar\u0131 dergisinin Ekoloji genel ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7erisinde toplanan yaz\u0131lardan olu\u015fan bu say\u0131s\u0131nda Frankfurt Okulu&#8217;nun g\u00f6r\u00fc\u015flerinden bahsetmeye neden gerek duyuldu\u011fu sorulabilir. \u00d6yle ya ekoloji ya da ekolojik sorunlar denilince art\u0131k herkesin y\u00fczeysel olarak bildi\u011fi, Ozon Deli\u011fi, hava ve denizlerin kirlili\u011fi ya da son derece g\u00fcncel bir konu olan n\u00fckleer santral gibi konulardan bahsetmek gerekir gibi haz\u0131r [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[51],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4208","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-frankfurt-okulu"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Frankfurt Okulu&#039;nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Frankfurt Okulu&#039;nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u0130skenderiye Yaz\u0131lar\u0131 dergisinin Ekoloji genel ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7erisinde toplanan yaz\u0131lardan olu\u015fan bu say\u0131s\u0131nda Frankfurt Okulu&#8217;nun g\u00f6r\u00fc\u015flerinden bahsetmeye neden gerek duyuldu\u011fu sorulabilir. \u00d6yle ya ekoloji ya da ekolojik sorunlar denilince art\u0131k herkesin y\u00fczeysel olarak bildi\u011fi, Ozon Deli\u011fi, hava ve denizlerin kirlili\u011fi ya da son derece g\u00fcncel bir konu olan n\u00fckleer santral gibi konulardan bahsetmek gerekir gibi haz\u0131r [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-02-12T14:33:15+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"26 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Frankfurt Okulu&#8217;nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f\",\"datePublished\":\"2010-02-12T14:33:15+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/\"},\"wordCount\":5131,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg\",\"articleSection\":[\"Frankfurt Okulu\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/\",\"name\":\"Frankfurt Okulu'nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg\",\"datePublished\":\"2010-02-12T14:33:15+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Frankfurt Okulu&#8217;nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Frankfurt Okulu'nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Frankfurt Okulu'nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f","og_description":"\u0130skenderiye Yaz\u0131lar\u0131 dergisinin Ekoloji genel ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7erisinde toplanan yaz\u0131lardan olu\u015fan bu say\u0131s\u0131nda Frankfurt Okulu&#8217;nun g\u00f6r\u00fc\u015flerinden bahsetmeye neden gerek duyuldu\u011fu sorulabilir. \u00d6yle ya ekoloji ya da ekolojik sorunlar denilince art\u0131k herkesin y\u00fczeysel olarak bildi\u011fi, Ozon Deli\u011fi, hava ve denizlerin kirlili\u011fi ya da son derece g\u00fcncel bir konu olan n\u00fckleer santral gibi konulardan bahsetmek gerekir gibi haz\u0131r [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-02-12T14:33:15+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"26 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Frankfurt Okulu&#8217;nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f","datePublished":"2010-02-12T14:33:15+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/"},"wordCount":5131,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg","articleSection":["Frankfurt Okulu"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/","name":"Frankfurt Okulu'nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg","datePublished":"2010-02-12T14:33:15+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#primaryimage","url":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg","contentUrl":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/F\/frankfurt_okulu_12034.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/12\/frankfurt-okulunda-doga-ve-toplum-diyalektigi-kursad-kiziltug\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Frankfurt Okulu&#8217;nda Do\u011fa ve toplum diyalekti\u011fi | K\u00fcr\u015fad K\u0131z\u0131ltu\u011f"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4208","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4208"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4208\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4208"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4208"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4208"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}