{"id":4232,"date":"2010-02-19T14:14:50","date_gmt":"2010-02-19T11:14:50","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/"},"modified":"2010-02-19T14:14:50","modified_gmt":"2010-02-19T11:14:50","slug":"tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/","title":{"rendered":"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/louis_althusser.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" \/>Kl\u00e2sik iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n, iktisat kategorileri i\u00e7in, tarih\u00ee de\u011fil, ebed\u00ee bir kavramlar\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek \u2013bu kategorilerin, kavramlar\u0131na uygun hale getirilmeleri i\u00e7in, tarih\u00ee olarak ele al\u0131nmalar\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemek\u2013 tarih kavram\u0131n\u0131 \u00f6nermektir, ya da daha do\u011frusu, ola\u011fan imgelemde varolan, ama kendi kendisi hakk\u0131nda soru sormak gere\u011fini duymayan belirli bir tarih kavram\u0131n\u0131 \u00f6nermektir. Asl\u0131nda, kendisi bir teorik sorun yaratan bir kavram\u0131, \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak sunmakt\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc kabul edildi\u011fi ve anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle bu, ele\u015ftirilmemi\u015f bir kavramd\u0131r, b\u00fct\u00fcn \u201cbariz\u201d kavramlar gibi, teorik i\u00e7erik olarak, varolan ya da egemen ideolojinin kendisi i\u00e7in \u00e7izdi\u011fi i\u015flevin \u00f6tesinde bir i\u00e7eri\u011fi olmayan bir kavramd\u0131r. Stat\u00fcs\u00fc hen\u00fcz incelenmemi\u015f, ve bir \u00e7\u00f6z\u00fcm olmak \u015f\u00f6yle dursun, asl\u0131nda teorik bir sorun olan bir kavram\u0131, teorik \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak sunmak demektir. Demek ki bu tarih kavram\u0131 Hegel&#8217;den ya da tarih\u00e7inin ampirik prati\u011finden \u00f6d\u00fcn\u00e7 al\u0131n\u0131p Marx&#8217;\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesine ithal edilebilir ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc herhangi bir ilke \u00e7i\u011fnenmi\u015f olmaz; yani, b\u00f6ylesine saf\u00e7a \u201ctoparlan\u0131vermi\u015f\u201d olan bu kavram\u0131n etkin i\u00e7eri\u011fi \u00fcst\u00fcne \u00f6ncel ele\u015ftirel sorular hi\u00e7 sorulmaz; sanki bunun b\u00f6yle olmas\u0131 hi\u00e7 de tart\u0131\u015fmay\u0131 gerektirir bir \u015fey de\u011fildir. Oysa, her \u015feyden \u00f6nce yap\u0131lmas\u0131 gerekli olan \u015fey, Marx&#8217;\u0131n teorik sorunsal\u0131n\u0131n bu tarih kavram\u0131na y\u00fckledi\u011fi i\u00e7eri\u011fin ne oldu\u011funun sorulmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bunu izleyen makaleyle bir ba\u011f kurmaks\u0131z\u0131n, birka\u00e7 ilke konusunda a\u00e7\u0131klamalar yapmak istiyorum. Ge\u00e7erli bir kar\u015f\u0131-emek olarak (ni\u00e7in ge\u00e7erli oldu\u011funu biraz sonra g\u00f6rece\u011fiz) Hegel\u2019in tarih kavram\u0131n\u0131, Hegelci tarih\u00ee zaman kavram\u0131n\u0131 ele alaca\u011f\u0131m; bunlar Hegel i\u00e7in, tarih\u00ee olarak tarih\u00eenin \u00f6z\u00fcn\u00fc yans\u0131t\u0131rlar.<\/p>\n<p>\u00c7ok iyi bilindi\u011fi gibi Hegel zaman\u0131 \u201cder daseiende Begriff\u201d, yani, kendi dolays\u0131z ampirik varolu\u015fu i\u00e7indeki kavram olarak tan\u0131mlar: Zaman kendisi bizi kendi \u00f6z\u00fc olarak bu kavrama y\u00f6neltti\u011fine g\u00f6re, yani, Hegel bilin\u00e7li olarak, tarih\u00ee zaman\u0131n, kavram\u0131n geli\u015fmesinde (kavram burada Mutlak \u0130dea&#8217;d\u0131r) bir u\u011fra\u011f\u0131 (an, moment) cisimle\u015ftiren tarih\u00ee b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn i\u00e7sel \u00f6z\u00fcn\u00fcn zaman\u0131n s\u00fcreklili\u011fi i\u00e7erisindeki yans\u0131mas\u0131ndan ibaret oldu\u011funu il\u00e2n etti\u011fine g\u00f6re, tarih\u00ee zaman\u0131n, varolu\u015fu oldu\u011fu toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn \u00f6z\u00fcn\u00fc yans\u0131tmaktan ibaret bir \u015fey oldu\u011funu, Hegel&#8217;in kendi a\u011fz\u0131ndan \u00f6\u011frenmi\u015f oluyoruz: Bu demektir ki, tarih\u00ee zaman\u0131n \u00f6zsel karakteristikleri, birtak\u0131m g\u00f6stergeler gibi, bizi o toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn kendine \u00f6zg\u00fc yap\u0131s\u0131na g\u00f6t\u00fcrecektir.<\/p>\n<p>Hegel&#8217;in tarih\u00ee zaman\u0131n\u0131n iki \u00f6zsel karakteristi\u011fi \u00f6tekilerden izole edilebilir: Bunlar, bu tarih\u00ee zaman\u0131n homojen s\u00fcreklili\u011fi ve b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7alar\u0131n\u0131n \u00e7a\u011fda\u015fl\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>(1) Zaman\u0131n homojen s\u00fcreklili\u011fi. Zaman\u0131n homojen s\u00fcreklili\u011fi, \u0130dea&#8217;n\u0131n diyalektik geli\u015fmesinin s\u00fcreklili\u011finin, varolu\u015ftaki yans\u0131mas\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece zaman, \u0130dea&#8217;n\u0131n i\u00e7inde belirdi\u011fi geli\u015fme s\u00fcrecinin diyalektik s\u00fcreklili\u011finin yer ald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrem (m\u00fctemadi, continuum) olarak ele al\u0131nabilir. \u015eu halde bu d\u00fczeyde; b\u00fct\u00fcn bir tarih bilimi sorunu, bu s\u00fcremin, bir diyalektik b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn \u00f6tekini izleyi\u015fine tekab\u00fcl eden bir d\u00f6nemle\u015ftirme\u2019ye g\u00f6re b\u00f6l\u00fcnmesinden ibarettir. \u0130dea&#8217;n\u0131n u\u011fraklar\u0131, zaman s\u00fcreminin kesin olarak b\u00f6l\u00fcnebilece\u011fi tarih\u00ee d\u00f6nemler olarak varolur. Hegel bunlar\u0131 s\u00f6ylerken kendi teorik sorunsal\u0131 i\u00e7inde, tarih\u00e7inin prati\u011finin- bir numaral\u0131 sorununu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu; \u00f6rne\u011fin Voltaire&#8217;in, XIV. Louis ile XV. Louis \u00e7a\u011flar\u0131 aras\u0131nda ayr\u0131m y\u00e2parken dile getirdi\u011fi sorun; modern tarih yaz\u0131m\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca sorunu da h\u00e2l\u00e2 budur.<\/p>\n<p>(2) Zaman\u0131n \u00e7a\u011fda\u015fl\u0131\u011f\u0131, ya da tarih\u00ee \u015fimdiki zaman kategorisi. Bu ikinci kategori, birinci kategorinin m\u00fcmk\u00fcn olabilmesinin ko\u015fuludur ve burada Hegel&#8217;in temel d\u00fc\u015f\u00fcncesi bulunabilir: Tarih\u00ee zaman toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn varolu\u015fu ise, o zaman bu varolu\u015fun yap\u0131s\u0131 konusunda daha kesin konu\u015fabilmeliyiz. Toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fck ile onun tarih\u00ee varolu\u015fu aras\u0131ndaki ili\u015fkinin, dolays\u0131z varolu\u015fu olan bir ili\u015fki olmas\u0131, bu ili\u015fkinin kendisinin de dolays\u0131z olmas\u0131 gerekti\u011fi anlam\u0131na gelir. Ba\u015fka bir s\u00f6yleyi\u015fle: Tarih\u00ee varolu\u015fun yap\u0131s\u0131 \u00f6yledir ki b\u00fct\u00fcn\u00fcn \u00f6\u011felerinin hepsi tek ve ayn\u0131 zaman i\u00e7inde, tek ve, ayn\u0131 \u015fimdiki zaman i\u00e7inde birlikte-varolurlar ve dolay\u0131s\u0131yla tek ve ayn\u0131 \u015fimdiki zaman i\u00e7inde birbirleriyle \u00e7a\u011fda\u015ft\u0131rlar. Bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re Hegelci toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn tarih\u00ee varolu\u015funun yap\u0131s\u0131 benim \u201c\u00f6zsel kesit\u201d (coupe d&#8217;essence) diye adland\u0131rmay\u0131 \u00f6nerdi\u011fim bir \u015feye imk\u00e2n verir; yani; akl\u00ee bir i\u015flemle tarih\u00ee zaman\u0131n herhangi bir an\u0131nda dikey bir kesit a\u00e7ars\u0131n\u0131z ve \u015fimdiki zamanda a\u00e7\u0131lan bu kesite bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda b\u00fct\u00fcn\u00fcn \u00f6\u011felerinin hepsinin birbirleriyle dolays\u0131z bir ili\u015fki i\u00e7inde oldu\u011funu, i\u00e7sel \u00f6zlerini dolays\u0131z olarak yans\u0131tan bir ili\u015fki i\u00e7inde olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn\u00fcz. Bu nedenle, \u201c\u00f6zsel kesit\u201dden s\u00f6z etti\u011fim zaman, b\u00f6yle bir kesit a\u00e7\u0131lmas\u0131na imk\u00e2n veren bir toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn \u00f6zg\u00fcl (specific) yap\u0131s\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 dile getirece\u011fim; bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7alar\u0131n\u0131n hepsi bir birlikte-varolu\u015f i\u00e7inde verilmi\u015flerdir, b\u00fct\u00fcn kendisi de zaten onlar\u0131n i\u00e7sel \u00f6zlerinin dolays\u0131z varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla b\u00fct\u00fcn dolays\u0131z olarak onlar\u0131n i\u00e7inden okunabilir. A\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi b\u00f6yle bir \u00f6zsel kesitin a\u00e7\u0131lmas\u0131na imk\u00e2n veren \u015fey, bu toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn \u00f6zg\u00fcl yap\u0131s\u0131d\u0131r: \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir kesit, ancak b\u00f6yle bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn birli\u011finin kendine \u00f6zg\u00fc yap\u0131s\u0131 sayesinde m\u00fcmk\u00fcn olabilir ve bu da ancak \u201cm\u00e2nev\u00ee\u201d bir birlik olabilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, kendini dile getirebilen bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn, yani, b\u00fct\u00fcn par\u00e7alar\u0131n\u0131n birtak\u0131m \u201cb\u00fct\u00fcnsel par\u00e7alar\u201d oldu\u011fu bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn sahip olabilece\u011fi bir birliktir; b\u00f6yle bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn \u201cb\u00fct\u00fcnsel par\u00e7alar\u0131n\u0131n\u201d her biri \u00f6teki par\u00e7alar\u0131 da dile getirir ve gene her biri, ken\u00acdilerini meydana getiren toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc dile getirir, \u00e7\u00fcnk\u00fc her biri, kendini dile getiri\u015finin dolays\u0131z bi\u00e7imde, b\u00fct\u00fcn\u00fcn kendisinin \u00f6z\u00fcn\u00fc de i\u00e7ermektedir. Az \u00f6nce de\u011findi\u011fim Hegelci b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131ndan s\u00f6z ediyorum: Hegelci b\u00fct\u00fcn \u00f6yle bir birli\u011fe sahiptir ki, bu\u00acrada b\u00fct\u00fcn\u00fcn her par\u00e7as\u0131, ister madd\u00ee ya da iktisad\u00ee bir belirleme olsun, ister politik bir kurum ya da din\u00ee, sanatsal ya da felsef\u00ee bir bi\u00e7im olsun, asl\u0131nda hi\u00e7bir zaman, kavram\u0131n tarihen belirlenmi\u015f bir anda kendi kendisiyle birlikte varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6tesinde bir anlam ta\u015f\u0131maz. \u0130\u015fte bu anlamda, \u00f6gelerin birbirleriyle birlikte-varl\u0131\u011f\u0131, ve her \u00f6genin b\u00fct\u00fcnle birlikte varl\u0131\u011f\u0131, bu neredeyse yasal zorunluk olan \u00f6ncel varl\u0131k \u00fczerinde temellenir: yani, kavram\u0131n, varolu\u015funun b\u00fct\u00fcn belirlemelerindeki b\u00fct\u00fcnsel varl\u0131\u011f\u0131. Zaman\u0131n s\u00fcreklili\u011fi de ancak bu \u015fekilde m\u00fcmk\u00fcn olabilir: kavram\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n s\u00fcreklili\u011finin olumlu belirlemeleriyle birlikteki fenomeni olarak. Hegel&#8217;de \u0130dea&#8217;n\u0131n geli\u015fmesinin bir moment&#8217;inden s\u00f6z ederken, bu terimin iki anlam\u0131 tek bir anlama indirgedi\u011fine dikkat etmeliyiz: bir geli\u015fmenin u\u011fra\u011f\u0131 olarak moment (bu, zaman\u0131n s\u00fcreklili\u011fini getirir ve teoride d\u00f6nemle\u015ftirme sorununu yarat\u0131r); bir de, zaman i\u00e7inde, an olarak, \u015fimdiki zaman olarak moment; bu, hi\u00e7bir zaman, kavram\u0131n b\u00fct\u00fcn somut belirlenmeleri i\u00e7inde; kendi kendisiyle birlikte varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n fenomeninden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Kavram\u0131n o andaki \u00f6z\u00fcyle, b\u00fct\u00fcn\u00fcn belirlemelerinin, bu mutlak ve homojen birlikte-varl\u0131\u011f\u0131, yukar\u0131da s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fim \u201ckesit\u201de imk\u00e2n veren \u015feydir. B\u00fct\u00fcn\u00fcn t\u00fcm belirlemeleri i\u00e7in ge\u00e7erli olan, ve tarih\u00ee olarak \u015fimdiki zaman\u0131n felsefesi olan felsefede bu b\u00fct\u00fcn\u00fcn bilinmesiyle ortaya \u00e7\u0131kan b\u00fct\u00fcn\u00fcn kendi bilincinde-olu\u015f&#8217;unu da i\u00e7eren \u00fcnl\u00fc Hegelci form\u00fcl\u00fc, yani, hi\u00e7bir \u015feyin kendi zaman\u0131n\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7emeyece\u011fini s\u00f6yleyen \u00fcnl\u00fc form\u00fcl\u00fcn a\u00e7\u0131klamas\u0131 da buradad\u0131r. \u015eimdiki zaman, b\u00fct\u00fcn bilme&#8217;nin mutlak ufkunu meydana getirir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilmek denen \u015fey, b\u00fct\u00fcn\u00fcn i\u00e7sel ilkesinin bilme i\u00e7inde varolu\u015fundan ba\u015fka bir \u015fey olamaz. Felsefe ne kadar ileri giderse gitsin, bu mutlak ufkun s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7emez: ak\u015fam karanl\u0131\u011f\u0131nda kanatlan\u0131p u\u00e7sa bile, h\u00e2l\u00e2 g\u00fcnd\u00fcze, bug\u00fcne aittir, h\u00e2l\u00e2, kendi kendini d\u00fc\u015f\u00fcnen \u015fimdiki zamand\u0131r, kavram\u0131n kendisiyle birlikte varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir \u2013yar\u0131n \u00f6z\u00fc gere\u011fi yasaklanm\u0131\u015ft\u0131r felsefeye.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu nedenle \u015fimdiki zaman\u0131n ontolojik kategorisi, tarih\u00ee zaman\u0131n \u00f6nceden kestirilmesini, kavram\u0131n gelecekteki geli\u015fmesini \u00f6nceden bilin\u00e7li olarak tahmin etmeyi, gelece\u011fin herhangi bir bilgisini imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131r. Hegel bu y\u00fczden &#8220;b\u00fcy\u00fck adamlar&#8221;\u0131n varolu\u015funu ele al\u0131rken teorik g\u00fc\u00e7l\u00fcklerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n rol\u00fc Hegel&#8217;in d\u00fc\u00ac\u015f\u00fcncelerine g\u00f6re imk\u00e2ns\u0131z olan bir bilin\u00e7li tarih\u00ee tahmine paradoksal bir bi\u00e7imde tan\u0131kl\u0131k ediyordu. Dolay\u0131s\u0131yla Hegel&#8217;e g\u00f6re b\u00fcy\u00fck adamlar tarih\u00ee alg\u0131layamaz ve bilemezler; bir \u00f6nsezi olarak vahiy yoluyla kavrarlar. B\u00fcy\u00fck adamlar, yar\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fcn yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7bir zaman bilemeyecek, &#8220;kabuktaki \u00e7ekirdek&#8221;i, \u015fimdiki zaman i\u00e7inde g\u00f6r\u00fclmez \u015fekilde kulu\u00e7kada yatan gelece\u011fi, \u015fu andaki \u00f6z\u00fcn yabanc\u0131la\u015fmas\u0131yla do\u011fan gelecekteki \u00f6z\u00fc hi\u00e7bir zaman bilemeyecek, ama, bir \u00f6nseziyle sezebilecek k\u00e2hinlerdir. Gelece\u011fi bilmenin hi\u00e7bir yolu olmamas\u0131 olgusu herhangi bir politika bilimi olmas\u0131n\u0131 da \u00f6nler, \u015fimdiki olaylar\u0131n gelecekteki etkilerini ele alacak b\u00fct\u00fcn bilme \u00e7abalar\u0131n\u0131 \u00f6nler. Bu y\u00fczden Hegelci bir politika m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir ve asl\u0131nda hi\u00e7bir zaman bir Hegelci politikac\u0131 olamam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Tarih\u00ee zaman\u0131n \u00f6zelli\u011fi ve teorik ko\u015fullar\u0131 \u00fcst\u00fcnde bu kadar durdum, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu tarih kavram\u0131 ve kavram\u0131n zamanla ili\u015fkisi aram\u0131zda h\u00e2l\u00e2 canl\u0131; \u015fimdilerde senkroni ile diyakroni aras\u0131nda yayg\u0131n \u00e7evrelerde yap\u0131lan ayr\u0131m da bunu g\u00f6steriyor. Bu ayr\u0131m da, tarih\u00ee zaman\u0131n kendi kendisiyle \u00e7a\u011fda\u015f, homojen ve s\u00fcrekli oldu\u011fu kavram\u0131na dayan\u0131r. Senkronik kendi kendisiyle \u00e7a\u011fda\u015ft\u0131, belirlenmelerinin \u00f6z\u00fcn\u00fcn birlikte-varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r, \u015fimdiki zaman \u00f6zsel yap\u0131n\u0131n varolu\u015funun ta kendisi oldu\u011fu i\u00e7in, \u015fimdiki zaman bir &#8220;\u00f6zsel kesit&#8221; i\u00e7inde yap\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcp okunabilir. Dolay\u0131s\u0131yla senkronik, s\u00fcrekli-homojen zaman\u0131n ideolojik kavram\u0131n\u0131 \u00f6n-gerektirir. Bunun mant\u0131ki sonucu olarak diyakronik de bu \u015fimdiki zaman\u0131n, &#8220;tarih&#8221;in kesin anlam\u0131nda indirgenebilece\u011fi &#8220;olaylar&#8221;\u0131n, zaman s\u00fcremi i\u00e7indeki bir dizi raslansal \u015fimdiki zamanlar oldu\u011fu bir zamansal s\u00fcreklilik s\u0131ras\u0131 i\u00e7inde geli\u015fmesidir (bkz. Levi-Strauss). Ana kavram olan senkronik gibi bir diyakronik de b\u00f6ylece Hegelci zaman kavram\u0131nda izole etti\u011fim iki karakteristi\u011fi \u00f6n-gerektirir: yani, onun da dayana\u011f\u0131 ideolojik bir tarih\u00ee zaman kavram\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130deolojik, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu tarih\u00ee zaman kavram\u0131, Hegel&#8217;in toplumsal b\u00fct\u00fcndeki t\u00fcm iktisad\u00ee, politik, din\u00ee, estetik, felsefi ve benzeri \u00f6geler aras\u0131ndaki halkay\u0131 meydana getirdi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc birlik kavram\u0131n\u0131n yans\u0131mas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hegelci b\u00fct\u00fcnl\u00fck, bir &#8220;m\u00e2nev\u00ee b\u00fct\u00fcnl\u00fck&#8221;t\u00fcr; yani Leibniz&#8217;in tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 anlamda b\u00fct\u00fcn par\u00e7alar\u0131n birlikte soluk ald\u0131\u011f\u0131, her par\u00e7an\u0131n bir pars totalis (b\u00fct\u00fcnsel par\u00e7a) oldu\u011fu bir b\u00fct\u00fcnl\u00fckt\u00fcr ve bu nedenle tarih\u00ee zaman\u0131n bu ikili g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc (homojen-s\u00fcreklilik\/\u00e7a\u011fda\u015fl\u0131k) m\u00fcmk\u00fcn ve zorunludur.<\/p>\n<p>Bu Hegelci kar\u015f\u0131-\u00f6rne\u011fin ni\u00e7in ge\u00e7erli oldu\u011funu \u015fimdi g\u00f6rebiliyoruz. Hegelci b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131 ile Hegelci tarih\u00ee zaman\u0131n \u00f6zelli\u011fi aras\u0131ndaki \u015fu az \u00f6nce tesbit etti\u011fimiz ili\u015fkiyi g\u00f6zden gizleyen \u015fey, bu Hegelci zaman fikrinin en baya\u011f\u0131 ampirizmden \u00f6d\u00fcn\u00e7 al\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r-g\u00fcndelik hayat\u0131n aldat\u0131c\u0131 barizli\u011finin ampirizmi.[1] Tarih\u00ee zaman\u0131 \u00f6zg\u00fcl, yap\u0131s\u0131 \u00fcst\u00fcne soru sormam\u0131\u015f, \u00e7o\u011fu tarih\u00e7ilerde, en az\u0131ndan Hegel&#8217;in okudu\u011fu b\u00fct\u00fcn tarih\u00e7ilerde, en yontulmam\u0131\u015f bi\u00e7imiyle g\u00f6r\u00fcr\u00fcz bu ampirizmi. \u015eimdilerde birka\u00e7 tarih\u00e7i, hem de \u00e7ok dikkate de\u011fer bir \u015fekilde bu sorular\u0131 soruyorlar (Lucien Febvre, Labrousse, Braudel, v.b.); ama, belirtik olarak, inceledikleri b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131n\u0131n bir i\u015flevi olarak sormuyorlar, ger\u00e7ekten kavramsal bit bi\u00e7imde sormuyorlar bu sorular\u0131: tarihte de\u011fi\u015fik zamanlar oldu\u011funu, zaman \u00e7e\u015fitleri oldu\u011funu, uzun zamanlar, orta zamanlar ve k\u0131sa zamanlar oldu\u011funu belirtmekle yetiniyor ve bunlar\u0131n birbirlerine ge\u00e7i\u015flerini kesi\u015fmelerinin \u00fcr\u00fcnleri olarak kaydediyorlar; dolay\u0131s\u0131yla b\u00fct\u00fcn bu \u00e7e\u015fitlilikleri, \u00e7e\u015fitliliklerin \u00fcremesini b\u00fct\u00fcn y\u00f6netti\u011fi halde, gene de b\u00fct\u00fcn\u00fcn kendisine kars\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015f \u00e7e\u015fitlemeler olarak ele alm\u0131yorlar; bunun yerine, bu \u00e7e\u015fitlemeleri, kendi s\u00fcrelerine g\u00f6re \u00f6l\u00e7\u00fclebilen \u00e7e\u015fitler olarak ola\u011fan zamana; s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz ideolojik zaman s\u00fcremine ili\u015fkin k\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. Hegelci kar\u015f\u0131-\u00f6rnek ge\u00e7erli, \u00e7\u00fcnk\u00fc g\u00fcndelik prati\u011fin ve tarih\u00e7ilerin prati\u011finin, yaln\u0131z bu sorular\u0131 sormayanlar\u0131n de\u011fil, baz\u0131 sorular\u0131 soran tarih\u00e7ilerin de prati\u011finin yontulmam\u0131\u015f ideolojik yan\u0131lsamalar\u0131n\u0131 temsil ediyor; eksiklik, sorular\u0131n temeldeki tarih kavram\u0131 sorusuna de\u011fil de, ideolojik zaman kavram\u0131na ili\u015fkin olmalar\u0131ndan ileri geliyor.<br \/>Gelgelelim, Hegel&#8217;in kendi sistem\u00e2tik zaman kavram\u0131 i\u00e7in sadece y\u00fcceltmekle yetindi\u011fi bu ampirizmini bizden gizleyen \u015feyi elimizde bulundurabiliriz. K\u0131sa ele\u015ftirel analizimizde \u00fcretti\u011fimiz bu varg\u0131y\u0131 elimizde tutabiliriz: toplumsal b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131 s\u0131k\u0131 bir sorgudan ge\u00e7irilmelidir ki, bu toplumsal b\u00fct\u00fcn\u00fcn &#8220;geli\u015fme&#8221;sinin i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc tarih kavram\u0131n\u0131n s\u0131rr\u0131 ortaya \u00e7\u0131ks\u0131n; toplumsal b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131n\u0131 bir kez anlad\u0131ktan sonra, onunla bu kavram\u0131n yans\u0131d\u0131\u011f\u0131 tarih\u00ee zaman kavram\u0131 aras\u0131ndaki g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde &#8220;sorun-suz&#8221; ili\u015fkiyi daha kolay anlayabiliriz. Az \u00f6nce Hegel i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z Marx i\u00e7in de ge\u00e7erlidir: &#8220;kendi ba\u015f\u0131na duruyor&#8221; gibi g\u00f6r\u00fcnen, ama asl\u0131nda toplumsal b\u00fct\u00fcn\u00fcn kesin bir kavran\u0131l\u0131\u015f bi\u00e7imine organik olarak ba\u011flanan bir tarih kavram\u0131nda gizli bir \u015fekilde yatan teorik varsay\u0131mlar\u0131 izole etmemize imk\u00e2n veren y\u00f6ntem Marx&#8217;a da uygulanabilir ve Marksizm&#8217;in toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc kavray\u0131\u015f bi\u00e7imi temeli \u00fczerinde tarih\u00ee zaman\u0131n Marksist kavram\u0131 da kurulabilir.<\/p>\n<p>Marksist b\u00fct\u00fcn\u00fcn Hegelci b\u00fct\u00fcnle birbirine kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. Marx&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc Leibniz\u2019in ya da Hegel&#8217;in b\u00fct\u00fcnleri gibi par\u00e7alar\u0131 birbirlerini dile getiren \u201cm\u00e2nev\u00ee\u201d bir birli\u011fe sahip olmak \u015f\u00f6yle dursun, belirli tipte bir karma\u015f\u0131kl\u0131ktan meydana gelir, yap\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir b\u00fct\u00fcn\u2019\u00fcn birli\u011fine sahiptir; bu b\u00fct\u00fcn\u00fcn i\u00e7inde birbirinden ayr\u0131 ve &#8220;g\u00f6rece \u00f6zerk&#8221; d\u00fczeyler ya da kerteler vard\u0131r ve bunlar karma\u015f\u0131k yap\u0131sal birlik i\u00e7inde birlikte-varolurlar, \u00f6zg\u00fcl belirlemelere g\u00f6re birbirleriyle eklemlenirler, son kertede iktisat d\u00fczeyi ya da kertesi taraf\u0131ndan belirlenirler.[2]<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz, bu b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131sal \u00f6zelli\u011fini daha kesin terimlerle tan\u0131mlamam\u0131z gerekecek, ama bu ge\u00e7ici tan\u0131m da, Hegelci varl\u0131\u011f\u0131n birlikte-varolu\u015fu tipinin (&#8220;\u00f6zsel kesit&#8221;e imk\u00e2n veren tip) bu yeni tip b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn varolu\u015fuyla ba\u011fda\u015famayaca\u011f\u0131m \u00f6nceden bilmemize ye\u00actiyor.<\/p>\n<p>Marx, Felsefenin Sefaleti&#8217;nde (s. 110-11) yaln\u0131z \u00fcretim ili\u015fkilerini ele ald\u0131\u011f\u0131 bir b\u00f6l\u00fcmde bu garip birlikte-varolu\u015fu tam olarak g\u00f6steriyor:<\/p>\n<p>Her toplumun \u00fcretim ili\u015fkileri bir b\u00fct\u00fcn\u00fc olu\u015fturur. M.Proudhon san\u0131yor ki iktisad\u00ee ili\u015fkiler birtak\u0131m ge\u00e7i\u015f evreleridir, biri \u00f6b\u00fcr\u00fcn\u00fc do\u011furur, tezden antitezin \u00e7\u0131kmas\u0131 gibi birbirlerinden sonu\u00e7lan\u0131rlar ve kendi mant\u0131k\u00ee dizili\u015flerinde insanl\u0131\u011f\u0131n ki\u015filiksiz akl\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirirler. Bu y\u00f6ntemin tek kusuru \u015fu, M. Proudhon bu evrelerden tek bir tanesini incelemeye kalk\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131nda, toplumun, ba\u015fka b\u00fct\u00fcn ili\u015fkilerine ba\u015fvurmadan a\u00e7\u0131klayam\u0131yor onu, oysa o ili\u015fkileri hen\u00fcz diyalektik hareketine do\u011furtamam\u0131\u015ft\u0131r. M. Proudhon bundan sonra saf ak\u0131l yoluyla bu \u00f6b\u00fcr evreleri de do\u011furtmaya ba\u015flay\u0131nca, onlar\u0131 yeni do\u011fmu\u015f bebekler gibi ele al\u0131yor. Birincisiyle ayn\u0131 ya\u015fta olduklar\u0131n\u0131 unu\u00actuyor&#8230; Politik ekonominin kategorileriyle bir ideolojik sistem binas\u0131 in\u015fa etmeye giri\u015fince, toplumsal sistemin organlar\u0131 yerlerinden \u00e7\u0131k\u0131yor. Toplumun \u00e7e\u015fitli organlar\u0131 her biri ayr\u0131 birer toplum oluyor, birbiri ard\u0131ndan. Ger\u00e7ekten de, tek bir mant\u0131k\u00ee hareket, s\u0131ralan\u0131\u015f form\u00fcl\u00fc, b\u00fct\u00fcn ili\u015fkilerin ayn\u0131 anda birlikte-varoldu\u011fu ve , birbirlerine dayanak oldu\u011fu bir toplumun g\u00f6vdesini nas\u0131l a\u00e7\u0131klas\u0131n?<\/p>\n<p>Her \u015fey burada i\u015fte: &#8220;toplumsal sistemin&#8221; organlar\u0131n\u0131n birlikte-varolu\u015fu, eklemleni\u015fi, aralar\u0131ndaki ili\u015fkilerin birbirlerini kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 desteklemeleri, &#8220;hareketin, s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131n, zaman\u0131n mant\u0131k\u00ee form\u00fcl\u00fc&#8221; i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Bu &#8220;mant\u0131k&#8221;\u0131n, Marx&#8217;\u0131n Felsefesinin Sefaleti&#8217;nde g\u00f6sterdi\u011fi gibi sadece &#8220;hareket&#8221; ve &#8220;zaman&#8221;\u0131n soyutlamas\u0131 oldu\u011funu akl\u0131m\u0131zda tutarsak, ve bunlar\u0131n burada Proudhon&#8217;un aldatmacas\u0131n\u0131n k\u00f6kenleri olarak g\u00f6sterildi\u011fini unutmazsak, d\u00fc\u015f\u00fcnme (kurgu-spek\u00fc\u00aclasyon) s\u0131ras\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek ve \u00f6nce b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn \u00f6zg\u00fcl yap\u0131s\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp sonra gerek, organlar\u0131 ve olu\u015fturucu ili\u015fkilerinin birlikte-var\u00acolu\u015f bi\u00e7imini, gerekse tarihin kendine \u00f6zg\u00fc yap\u0131s\u0131n\u0131 anlamak gerek\u00acti\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz.<\/p>\n<p>Marx 1857 Giri\u015fi&#8217;nde kapitalist toplum \u00fcst\u00fcne konu\u015furken zaman s\u0131ras\u0131n\u0131n tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131ndan \u00f6nce b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131n\u0131n kavran\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini bir kere daha vurgular:<\/p>\n<p>De\u011fi\u015fik toplum bi\u00e7imlerinin ardarda s\u0131ralan\u0131\u015flar\u0131nda iktisad\u00ee ili\u015fkilerin aras\u0131nda tarih\u00ee olarak kurulan ba\u011flant\u0131 sorunu de\u011fildir bu. \u201c\u0130dea\u201dda (Proudhon) s\u0131ralan\u0131\u015f dizileri hi\u00e7 de\u011fildir&#8230; modern burjuva toplumundaki eklemli-hiyerar\u015fileridir (Gliederung). (Grundrisse, s. 28).<\/p>\n<p>Bu, yeni bir ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 tesbit ediyor: b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131 organik hiyerar\u015fik b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131 olarak eklemlenmi\u015ftir. Organlar\u0131n birlikte-varolu\u015fu ve b\u00fct\u00fcn i\u00e7indeki ili\u015fkileri, organlar\u0131n ve ili\u015fkilerinin eklemleni\u015fine (Gliederung) \u00f6zg\u00fcl, bir d\u00fczen getiren egemen bir yap\u0131n\u0131n d\u00fczeni taraf\u0131ndan y\u00f6netilir.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn toplum bi\u00e7imlerinde belirlenmi\u015f bir \u00fcretim ve onun ili\u015fkileri b\u00fct\u00fcn \u00f6teki \u00fcretimlerin ve onlar\u0131n ili\u015fkilerinin \u00f6nem ve etkilerini belirler (s. 27).<\/p>\n<p>Burada \u00e7ok \u00f6nemli bir noktaya dikkat etmek gerekiyor: Marx\u2019\u0131n burada bir \u00f6rne\u011fini verdi\u011fi, bir yap\u0131n\u0131n egemenli\u011fi (burada bir \u00fcretim bi\u00e7iminin, \u00f6rne\u011fin end\u00fcstriyel \u00fcretimin basit meta \u00fcretimine ege\u00acmenli\u011fi, v.b.) bir merkez&#8217;in \u00f6ncelli\u011fine indirgenemez; ayn\u0131 \u015fekilde, \u00f6gelerle yap\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki de, fenomenleri aras\u0131ndaki \u00f6z\u00fcn kendini dile getiren birli\u011fine indirgenemez. Bu hiyerar\u015fi, sadece, toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn de\u011fi\u015fik &#8220;d\u00fczey&#8221; ya da kerteleri aras\u0131nda varolan etkilili\u011fin hiyerar\u015fisidir. D\u00fczeylerin her biri kendi i\u00e7inde yap\u0131la\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu i\u00e7in, bu hiyerar\u015fi; b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn i\u00e7inde varolan de\u011fi\u015fik yap\u0131la\u015fm\u0131\u015f d\u00fczeyler aras\u0131ndaki etkililik hiyerar\u015fisini, derecesini ve indeksini temsil eder: ba\u011f\u0131ml\u0131 yap\u0131lar ve onlar\u0131n \u00f6geleri \u00fcst\u00fcnde egemen olan bir yap\u0131n\u0131n etkilili\u011finin hiyerar\u015fisidir. Ba\u015fka yaz\u0131larda, bir konjonkt\u00fcr\u00fcn birli\u011fi i\u00e7inde bir yap\u0131n\u0131n ba\u015fka yap\u0131lara kar\u015f\u0131 bu &#8220;egemenli\u011fi&#8221;ni kavramak i\u00e7in, iktisad\u00ee olmayan yap\u0131lar\u0131n &#8220;son kertede&#8221; iktisad\u00ee yap\u0131larca belirlendi\u011fi ilkesine ba\u015fvurmak, gerekti\u011fini g\u00f6stermi\u015ftim; bu &#8220;son kertede belirlenme&#8221; etkililik hiyerar\u015fisindeki yap\u0131lar\u0131n yer de\u011fi\u015ftirmelerinin ya da b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131la\u015fm\u0131\u015f d\u00fczeyleri aras\u0131ndaki &#8220;egemenli\u011fin&#8221; yer de\u011fi\u015ftirmesinin zorunlulu\u011fu ve anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in mutlak bir \u00f6nko\u015fuldur; bu yer de\u011fi\u015ftirmelere bir i\u015flevin zorunlulu\u011funu y\u00fckleyerek, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclebilir, yer de\u011fi\u015ftirmelerin keyfi g\u00f6receli\u011finden kurtulman\u0131n tek yolu da bu &#8220;son kertede belirlenme\u201dyi anlamakt\u0131r.<\/p>\n<p>Marksist b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011fe \u00f6zg\u00fc birlik tipi ger\u00e7ekten bu \u00e7e\u015fitse, bunu baz\u0131 \u00f6nemli teorik sonu\u00e7lar izleyecektir.<\/p>\n<p>\u0130lkin, bu b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn varolu\u015funu Hegelci \u015fimdiki zaman\u0131n \u00e7a\u011fda\u015fl\u0131\u011f\u0131 kategorisi i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. De\u011fi\u015fik yap\u0131la\u015fm\u0131\u015f d\u00fczeylerin, iktisad\u00ee, politik ve ideolojik d\u00fczeylerin, v.b., dolay\u0131s\u0131yla iktisad\u00ee altyap\u0131n\u0131n, hukuk\u00ee ve politik \u00fcstyap\u0131lar\u0131n, ideolojilerin ve teorik formasyonlar\u0131n (felsefe, bilimler) birlikte-varolu\u015fu, Hegelci \u015fimdiki zaman\u0131n, zamansal var olu\u015fun \u00f6z\u00fcn fenomenleriyle birlikte varolu\u015funa denk d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc ideolojik bir \u015fimdiki zaman i\u00e7erisindeki birlikte-varolu\u015fu olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Bunun sonucu olarak da, dolays\u0131z varolu\u015fun yerini alan, bu s\u00fcren var olu\u015fun dolays\u0131z varolu\u015funun yerini alan s\u00fcrekli ve homojen bir zaman modeli, art\u0131k tarihin zaman\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclemez.<\/p>\n<p>\u015eu son noktadan ba\u015flayal\u0131m, \u00e7\u00fcnk\u00fc o bizi ilk ilkelerin varg\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 daha duyarl\u0131 hale getirebilir. \u0130lk bir yakla\u015ft\u0131rma olarak, Marksist b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn yap\u0131s\u0131ndan yola \u00e7\u0131k\u0131p b\u00fct\u00fcn\u00fcn de\u011fi\u015fik d\u00fczeylerinin geli\u015fme s\u00fcrecini ayn\u0131 tarih\u00ee zaman i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnmenin art\u0131k m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrebiliriz. Bu de\u011fi\u015fik &#8220;d\u00fczeyler&#8221;in her biri ayr\u0131 tipten bir tarih\u00ee varolu\u015fa sahiptir. B\u00f6ylece, her d\u00fczeye kendine \u00f6zg\u00fc bir zaman tan\u0131mal\u0131y\u0131z, her d\u00fczeyin; \u00f6b\u00fcr d\u00fczeylerin &#8220;zamanlar&#8221;\u0131ndan g\u00f6rece \u00f6zerk, ve Dolay\u0131s\u0131yla, ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde bile g\u00f6rece ba\u011f\u0131ms\u0131z oldu\u011funu g\u00f6rmeliyiz. \u015eunu s\u00f6yleyebiliriz ve s\u00f6ylemeliyiz: her \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmesiyle \u00e7ok \u00f6zg\u00fcl bir bi\u00e7imde noktalanan kendine \u00f6zg\u00fc bir zaman\u0131 ve tarihi vard\u0131r; \u00fcretim ili\u015fkilerinin, \u00f6zg\u00fcl bir bi\u00e7imde noktalanan kendilerine \u00f6zg\u00fc zaman ve tarihleri vard\u0131r; politik \u00fcstyap\u0131n\u0131n kendi tarihi vard\u0131r&#8230;; felsefenin kendi zaman\u0131 ve tarihi vard\u0131r&#8230;; estetik \u00fcr\u00fcnlerin kendi zaman ve tarihleri vard\u0131r&#8230;; bilimsel formasyonlar\u0131n kendi zaman ve tarihleri vard\u0131r, v.b. Bu kendine \u00f6zg\u00fc tarihlerin her biri kendilerine \u00f6zg\u00fc ritmlerle noktalan\u0131r; Dolay\u0131s\u0131yla bizim onlar\u0131 bilmemiz i\u00e7in tarih\u00ee zamansall\u0131klar\u0131n\u0131n ve noktalamalar\u0131n\u0131n (s\u00fcrekli geli\u015fme, devrim, kopu\u015f, v.b.) \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn kavram\u0131n\u0131 tan\u0131mlamam\u0131z gerekir. Bu zamanlar\u0131n ve bu tarihlerin her birinin g\u00f6rece \u00f6zerk olmas\u0131 olgusu onlar\u0131 b\u00fct\u00fcnden ba\u011f\u0131ms\u0131z birtak\u0131m \u00e2lemler yapmaya yetmez: bu zamanlar\u0131n ve bu tarihlerin her birinin \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc-ba\u015fka bir s\u00f6yleyi\u015fle, g\u00f6rece \u00f6zerklikleri ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131-b\u00fct\u00fcndeki belirli bir eklemleni\u015f bi\u00e7imine dayan\u0131r ve Dolay\u0131s\u0131yla b\u00fct\u00fcn kar\u015f\u0131s\u0131ndaki.belirli bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k tipine dayan\u0131r. \u00d6rne\u011fin felsefe tarihi, kutsal fermanla ba\u011f\u0131ms\u0131z olmu\u015f bir tarih de\u011fildir: bu tarihin \u00f6zg\u00fcl bir tarih olarak varolabilme hakk\u0131 eklemlenen ili\u015fkilerle, yani, b\u00fct\u00fcn\u00fcn i\u00e7inde varolan g\u00f6rece etkililik ili\u015fkilerine g\u00f6re belirlenir. Dolay\u0131s\u0131yla bu zamanlar\u0131n ve bu tarihlerin \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc ayr\u0131msal&#8217;d\u0131r (tezafuli, diferansi\u00acyel), \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn i\u00e7indeki ayr\u0131 d\u00fczeylerin ayr\u0131msal ili\u015fkilerine dayan\u0131r: bu nedenle her zaman ve tarihin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k tarz\u0131 ve derecesi b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn eklemlenme d\u00fczeni i\u00e7indeki her d\u00fczeyin ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k tarz\u0131 ve derecesiyle belirlenir. Dolay\u0131s\u0131yla, bir-tarihin ve bir d\u00fczeyin &#8220;g\u00f6rece&#8221; ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 kavram\u0131 bo\u015flukta bir ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k olumlamas\u0131na ya da kendi ba\u015f\u0131na bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k olumsuzlamas\u0131na indirgenemez; bu \u201cg\u00f6rece\u201c ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k kavram\u0131 kendi &#8220;g\u00f6receli\u011fini&#8221; tan\u0131mlar, yani, kendi zorunlu sonucu olarak bu &#8220;g\u00f6rece&#8221; ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k tarz\u0131n\u0131 \u00fcreten ve temellendiren ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k tipini tan\u0131mlar; b\u00fct\u00fcn\u00fcn meydana getirici yap\u0131lar\u0131n\u0131n eklemlenmesi d\u00fczeyinde, g\u00f6rece ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 yaratan ve etkilerini de\u011fi\u015fik &#8220;d\u00fczeyler&#8221;in tarihlerinde g\u00f6zlemledi\u011fimiz ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k tipini tan\u0131mlar.<\/p>\n<p>S\u0131rayla &#8220;d\u00fczeyler&#8221;in her birine tekab\u00fcl eden ayr\u0131 tarihlerin m\u00fcmk\u00fcn ve zorunlu olu\u015fu bu ilkeye dayan\u0131r. Bu ilke sayesinde bir iktisat tarihi, bir politik tarih, bir dinler tarihi, bir ideolojiler tarihi, bir felsefe tarihi, bir sanat tarihi ve bir bilimler tarihi \u00fcst\u00fcne konu\u015fabiliriz, b\u00f6ylece de b\u00fct\u00fcn bu tarihlerin, toplumsal b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn ayr\u0131 d\u00fczeylerinin her birini \u00f6b\u00fcrlerine eklemleyen \u00f6zg\u00fcl ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 i\u00e7indeki g\u00f6rece ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zden gizlemi\u015f de\u011fil, tersine; zorunlukla kabul etmi\u015f oluruz. \u015eu halde, sadece ayr\u0131msal tarihler olan bu ayr\u0131 tarihleri meydana getirme hakk\u0131na sahipsek, bug\u00fcn\u00fcn en iyi tarih\u00e7ilerinin \u00e7o\u011funun yapt\u0131\u011f\u0131 gibi de\u011fi\u015fik zamanlar\u0131n ve ritmlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmekle yetinmeyip, onlar\u0131 ayr\u0131mlar\u0131n\u0131n kavram\u0131na ili\u015fkin k\u0131lmal\u0131, yani, b\u00fct\u00fcn\u00fcn d\u00fczeylerinin eklemleni\u015finde yerlerini tesbit eden tipik ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011fa g\u00f6rece ili\u015fkilerini g\u00f6stermeliyiz. Onun i\u00e7in, modern tarih\u00e7ilerin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi de\u011fi\u015fik zamanlar i\u00e7in de\u011fi\u015fik d\u00f6nemle\u015ftirmeler oldu\u011funu, her zaman\u0131n, kimi k\u0131sa, kimi uzun, ritmlere sahip bulundu\u011funu s\u00f6ylemek yeterli de\u011fildir. Bu ritm ve noktalama farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 kendi temellerinde, bu de\u011fi\u015fik zamanlar\u0131 birbirleriyle uyumlu hale getiren eklemlenme, yer de\u011fi\u015ftirme ve b\u00fck\u00fclme tipleri i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnmeliyiz. Daha da ileri giderek, kendimizi g\u00f6r\u00fclebilir ve \u00f6l\u00e7\u00fclebilir zamanlar\u0131 bu \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcnmekle s\u0131n\u0131rlamamam\u0131z gerekti\u011fini s\u00f6yleyebilirim; her g\u00f6r\u00fclebilir zaman\u0131n y\u00fczeyi alt\u0131nda gizlenen g\u00f6r\u00fcnmez ritm ve noktalamalar\u0131n, g\u00f6r\u00fcnmez zamanlar\u0131n varolu\u015f tarz\u0131n\u0131n ne oldu\u011fu sorusunu da sormal\u0131y\u0131z. Kapital&#8217;i \u015f\u00f6yle bir okumak Marx&#8217;\u0131n bu konuda duyarl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6sterir. \u00d6rne\u011fin, iktisad\u00ee \u00fcretim zaman\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcl bir zaman oldu\u011funu (\u00fcretim tarz\u0131na g\u00f6re de\u011fi\u015fen), ama ayn\u0131 zamanda, \u00f6zg\u00fcl bir zaman olarak karma\u015f\u0131k ve \u00e7izgisel olmayan bir zaman oldu\u011funu g\u00f6sterir \u2013hayat\u0131n ya da saatlar\u0131n zaman\u0131n s\u00fcreklili\u011finde okunamayan, \u00fcretimin kendine \u00f6zg\u00fc yap\u0131lar\u0131ndan kurulmas\u0131 gereken karma\u015f\u0131k bir zaman, bir zamanlar zaman\u0131d\u0131r bu Marx&#8217;\u0131n analiz etti\u011fi kapitalist iktisad\u00ee \u00fcretimin zaman\u0131 kavram\u0131nda kurulmal\u0131d\u0131r. Bu zaman\u0131n kavram\u0131, \u00fcretimin, dola\u015f\u0131m\u0131n, da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n de\u011fi\u015fik i\u015flemlerini noktalayan de\u011fi\u015fik ritmlerin, ger\u00e7ekli\u011finden \u00e7\u0131kar\u0131larak, kurulmal\u0131d\u0131r: bu de\u011fi\u015fik i\u015flemlerin kavramlar\u0131ndan, \u00f6rne\u011fin, \u00fcretimin zaman\u0131 ile eme\u011fin zaman\u0131 aras\u0131ndaki ayr\u0131mdan, de\u011fi\u015fik \u00fcretim d\u00f6ng\u00fcleri aras\u0131ndaki ayr\u0131mdan (sabit sermayenin, dola\u015fan sermayenin, de\u011fi\u015fen sermayenin devr\u00ee; parasal devir, ticari sermaye ile m\u00e2l\u00ee sermayenin devri, v.b.) \u00e7\u0131kar\u0131larak kurulmal\u0131d\u0131r. Kapitalist \u00fcretim tarz\u0131nda iktisad\u00ee \u00fcretim zaman\u0131n\u0131n g\u00fcndelik prati\u011fin ideolojik zaman\u0131n\u0131n barizli\u011fiyle hi\u00e7bir ili\u015fkisi yoktur: \u015f\u00fcphesiz baz\u0131 belirlenmi\u015f alanlarda, biyolojik zamanda k\u00f6k\u00fc vard\u0131r (insan\u00ee ve hayvan\u00ee i\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fma ve dinlenme s\u00fcrelerindeki belli s\u0131n\u0131rlamalar; tar\u0131msal \u00fcretimin belirli ritmleri) ama \u00f6z\u00fcnde biyolojik zamanla hi\u00e7 de \u00f6zde\u015f de\u011fildir ve herhangi bir verili s\u00fcrecin ak\u0131\u015f\u0131nda dolays\u0131z olarak okunabilecek bir zaman hi\u00e7 de\u011fildir. G\u00f6r\u00fcnmez bir zamand\u0131r, \u00f6z\u00fc gere\u011fi okunamaz, toplam kapitalist \u00fcretim s\u00fcrecinin ger\u00e7ekli\u011fi kadar mat ve okunmazd\u0131r. Az \u00f6nce s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz de\u011fi\u015fik zamanlar\u0131n, ritmlerin, devirlerin, v.b. karma\u015f\u0131k bir \u201ckesi\u015fme noktas\u0131\u201d olan bu zaman, ancak kavram\u0131 ile anla\u015f\u0131labilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn kavramlar gibi bu da hi\u00e7bir zaman dolays\u0131z olarak \u201cverilmi\u015f\u201d de\u011fildir, g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ger\u00e7eklik i\u00e7inde okunamaz: b\u00fct\u00fcn kavramlar gibi bu kavram\u0131n da \u00fcretilmesi, kurulmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 \u015fey politik zaman ve ideolojik zaman, teori\u011fin (felsefe) zaman\u0131 ile bilimselin zaman\u0131 i\u00e7in de s\u00f6ylenebilir-sanat\u0131n zaman\u0131 da ayr\u0131: Felsefe tarihinin zaman\u0131 da dolays\u0131zca okunamaz: \u015f\u00fcphesiz, tarih\u00ee kronoloji i\u00e7inde filozoflar\u0131n birbirlerini izlediklerini g\u00f6r\u00fcyoruz; bu s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131 tarihin kendisi saymak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Burada da, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclen s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131n ideolojik \u00f6nyarg\u0131s\u0131ndan vazge\u00e7meli ve felsefe tarihinin zaman\u0131n\u0131n kavram\u0131n\u0131 kurmaya giri\u015fmeliyiz. Ve bu kavr\u00e2m\u0131 anlamak i\u00e7in felsefenin varolan k\u00fclt\u00fcrel formasyonlardan biri olarak \u00f6zg\u00fcl ayr\u0131m\u0131n\u0131 tan\u0131mlamak mutlaka zorunludur (ideolojik ve bilimsel formasyonlardan biri); felsef\u00eeyi, Teorik d\u00fczeyine ait olarak tan\u0131mlamak gerekir; Teorik olarak Teori\u011fin ilkin de\u011fi\u015fik varolan pratiklerle, ikinci olarak ideolojiyle ve son olarak da bilimselle ayr\u0131msal ili\u015fkisini tesbit etmek gerekir. Bu ayr\u0131msal ili\u015fkileri tan\u0131mlamak; Teori\u011fin (felsef\u00eenin) bu \u00f6teki ger\u00e7ekliklerle \u00f6zel eklemleni\u015f bi\u00e7imini tan\u0131mlamakt\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla da, felsefe tarihinin ayr\u0131 pratiklerin tarihleriyle, ideolojiler tarihiyle ve bilimler tarihiyle \u00f6zel eklemleni\u015fini tan\u0131mlamakt\u0131r. Ama bu da yeterli de\u011fil: felsefe tarihinin kavram\u0131n\u0131 kurmak i\u00e7in, felsefenin kendi i\u00e7inde felsefi formasyonlar\u0131 meydana getiren ve felsefi olaylar\u0131n nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek i\u00e7in ba\u015fvurmak zorunda oldu\u011fumuz \u00f6zg\u00fcl ger\u00e7ekli\u011fi tan\u0131mlamak gerekir: Tarih kavram\u0131n\u0131 \u00fcretmek i\u00e7in giri\u015filecek bir teorik \u00e7aban\u0131n ba\u015fl\u0131ca g\u00f6revlerinden biri budur: tarih\u00ee olgunun, kesinlikli bir tan\u0131m\u0131n\u0131 vermek. Bu ara\u015ft\u0131rmaya \u015fimdiden girmeden de, genelli\u011fi i\u00e7inde tarih\u00ee olgunun, tarih\u00ee varolu\u015f i\u00e7inde gelip ge\u00e7en b\u00fct\u00fcn ba\u015fka fenomenlere kar\u015f\u0131t olarak, varolan yap\u0131sal ili\u015fkilerde bir de\u011fi\u015fi\u00acme yol a\u00e7an bir olgu diye tan\u0131mlanaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebilirim. Felsefe tarihini de bir tarih olarak tart\u0131\u015fmak istiyorsak, felsef\u00ee olgular\u0131n, tarih\u00ee \u00e7apta felsef\u00ee olgular\u0131n bu tarih i\u00e7inde yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131, yani, varolan felsefi yap\u0131sal ili\u015fkilerde, bu durumda varolan teorik sorunsal i\u00e7inde ger\u00e7ek de\u011fi\u015fimlere yol a\u00e7an felsefi olgular\u0131n bu tarih i\u00e7inde yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmeliyiz. \u015e\u00fcphesiz bu olgular her zaman i\u00e7in g\u00f6r\u00fclebilir de\u011fildirler, \u00e7ok zaman ger\u00e7ek bir bask\u0131n\u0131n, az \u00e7ok kal\u0131c\u0131 bir tarih\u00ee ink\u00e2r\u0131n nesnesidirler. \u00d6rne\u011fin dogmatik klasik sorunsal\u0131n Locke&#8217;un ampirizmiyle de\u011fi\u015ftirilmesi tarih\u00ee \u00e7apta bir felsefe olay\u0131yd\u0131. Onsekizinci y\u00fczy\u0131l\u0131, Kant&#8217;\u0131, Fichte&#8217;yi ve hatt\u00e2 Hegel&#8217;i etkisi alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 gibi bug\u00fcn\u00fcn idealist ele\u015ftirel felsefesini de etkisi alt\u0131nda tutuyor. Bu tarih\u00ee olgu ve \u00f6zellikle yayg\u0131nl\u0131k alan\u0131 (Kant&#8217;dan Hegel&#8217;e kadar Alman idealizminin anla\u015f\u0131lmas\u0131ndaki \u00f6nemi) \u00e7ok zaman hafifsenir. Ger\u00e7ek derinli\u011finin yeterince de\u011ferlendirildi\u011fi, pek g\u00f6r\u00fclmez. Marksist felsefenin yorumlan\u0131\u015f\u0131ndaki rol\u00fc kesinlikle belirleyici olmu\u015ftur; h\u00e2l\u00e2 onun tutsa\u011f\u0131y\u0131z. Bir ba\u015fka \u00f6rnek olarak Spinoza g\u00f6sterilebilir: Spinoza&#8217;n\u0131n felsefesi felsefe tarihinde e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir teorik devrim ba\u015flatm\u0131\u015ft\u0131; belki de en b\u00fcy\u00fck felsef\u00ee devrimdi bu, \u00e7\u00fcnk\u00fc felsefe a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda Spinoza&#8217;n\u0131n, Marx&#8217;\u0131n dolays\u0131z atas\u0131 oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Gelgelelim, bu radikal devrim b\u00fcy\u00fck \u00e7apta bir tarihi bask\u0131ya hedef oldu, baz\u0131 \u00fclkelerde Marksist felsefenin ba\u015f\u0131na gelen, h\u00e2l\u00e2 da gelmekte olan \u015feyler Spinoza felsefesinin de ba\u015f\u0131na geldi: \u201cateizm\u201d su\u00e7lamas\u0131n\u0131n kahredici kan\u0131t\u0131 oldu. On yedinci ve on sekizinci y\u00fczy\u0131llarda kurulu d\u00fczen Spinoza&#8217;n\u0131n an\u0131s\u0131n\u0131 kovalay\u0131p durdu\u011fu i\u00e7in her yazar\u0131n konu\u015fma hakk\u0131n\u0131 elde etmek \u00fczere Spinoza&#8217;ya kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz uzak tav\u0131r (bkz: Montesquieu) filozofun d\u00fc\u015f\u00fcncesinin hem iticili\u011fini, hem de ola\u011fan\u00fcst\u00fc \u00e7ekicili\u011fini g\u00f6sterir. B\u00f6ylece felsefe tarihinin bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f Spinozac\u0131l\u0131\u011f\u0131 bir yeralt\u0131 tarihi olarak akt\u0131 ve ba\u015fka yerlerde, politik ve din\u00ee ideolojide (deizm), bilimlerde etkisini g\u00f6sterdi, ama g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcn\u00fcr felsefenin ayd\u0131nlat\u0131lm\u0131\u015f sahnesinde g\u00f6r\u00fcnmedi. Spinoza, Alman idealizminin \u201cAtheismusstreit\u201d\u0131nda* ve sonradan da akademik yorumlarda sahneye yeniden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda, bir \u00e7e\u015fit yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lma kalkan\u0131 alt\u0131nda korundu. \u015eimdiye kadar s\u00f6ylediklerim, bir tarih kavram\u0131n\u0131n kendi de\u011fi\u015fik alanlar\u0131nda ne y\u00f6nde kurulmas\u0131 gerekti\u011fini, ve bu kavram\u0131n kurulmas\u0131n\u0131n kronik\u00e7inin kaydetti\u011fi g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr olaylar dizisiyle bir ilintisi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 yeterince g\u00f6stermi\u015ftir san\u0131r\u0131m.<\/p>\n<p>Freud&#8217;dan bu yana, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n zaman\u0131n\u0131n, biyografi zaman\u0131 ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini biliyoruz. Tersine, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n zaman\u0131n\u0131n kavram\u0131, belli biyografik \u00f6zellikleri anlamak amac\u0131yla kurulmal\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde, zaman\u0131n s\u00fcreklili\u011finin ideolojik barizli\u011finde hi\u00e7bir zaman verili olmayan de\u011fi\u015fik tarih\u00ee zamanlar\u0131n kavramlar\u0131 da kurulmal\u0131d\u0131r, yaln\u0131z nesnelerinin, b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131ndaki ayr\u0131msal \u00f6zellikleri ve ayr\u0131msal eklemleni\u015fleriyle kurulmal\u0131d\u0131rlar. Bizi bura inand\u0131rmak i\u00e7in ba\u015fka \u00f6rnekler de gerekiyor mu? Michel Foucault&#8217;nun \u201cdelili\u011fin tarihi\u201d ya da \u201ckliniksel il\u00e2c\u0131n do\u011fu\u015fu\u201d \u00fcst\u00fcne ola\u011fan\u00fcst\u00fc incelemelerini okuyun, bir disiplin ya da bir toplumun temiz vicdan\u0131n\u0131, yani kirli vicdan\u0131n\u0131n maskesini yans\u0131tan resm\u00ee kroni\u011fin zarif olay dizileri ile, bu k\u00fclt\u00fcrel formasyonlar\u0131n olu\u015fum ve geli\u015fme s\u00fcrecinin \u00f6z\u00fcn\u00fc meydana getiren tamamen beklenmedik zamansall\u0131k aras\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck uzakl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6receksiniz. Ger\u00e7ek tarihte, tarihin sadece noktalanmas\u0131 ve b\u00f6l\u00fcnmesi gereken \u00e7izgisel zaman\u0131n ideolojik s\u00fcreminde okunmas\u0131n\u0131 gerektiren hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Tersine, ger\u00e7ek tarihin son derece karma\u015f\u0131k ve kendine \u00f6zg\u00fc bir zamansall\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r ki, ideolojik \u00f6nyarg\u0131lar\u0131n insan\u0131 gev\u015feten basitli\u011fi ile kesin, olarak \u00e7eli\u015fir. \u201cDelilik\u201d, gibi, ya da t\u0131pta \u201cklinik bak\u0131\u015f\u201d (regard clinique) gibi k\u00fclt\u00fcrel formasyonlar\u0131n tarihinin anla\u015f\u0131lmas\u0131 b\u00fcy\u00fck bir soyutlama \u00e7abas\u0131 de\u011fil, soyutlama i\u00e7inde b\u00fcy\u00fck bir \u00e7aba gerektirir \u2013nesnenin kendisini kurmak ve tan\u0131mak ve buradan giderek nesnenin tarihinin kavram\u0131n\u0131 kurmak i\u00e7in. Bu anlay\u0131\u015f, b\u00fct\u00fcn tarihlerin zamanlar\u0131n\u0131n, s\u00fcreklili\u011fin basit zaman\u0131 oldu\u011fu, ampirik olarak g\u00f6r\u00fclebilir tarihin panzehiridir; ampirik tarihte \u201ci\u00e7erik\u201d, i\u00e7inde g\u00f6r\u00fclen olaylar\u0131n bo\u015flu\u011fudur ki insanlar sonradan bunu b\u00f6lme i\u015flemleriyle, bu s\u00fcreklili\u011fi \u201cd\u00f6nemle\u015ftirmek\u201d \u00fczere belirlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Tarihin ad\u00ee esrar\u0131n\u0131 \u00f6zetleyen bu s\u00fcreklilik ve s\u00fcreksizlik kategorileri yerine, her tarih tipi i\u00e7in \u00f6zg\u00fcl olan \u00e7ok daha karma\u015f\u0131k kategorilerle, i\u00e7inde yeni mant\u0131klar\u0131n rol oynad\u0131\u011f\u0131 kategorilerle ilgilenmeliyiz; b\u00fct\u00fcn bunlarda, \u201chareket ve zaman\u0131n mant\u0131\u011f\u0131\u201d kategorilerinin inceltilmesinden ibaret olan Hegelci \u015femalar\u0131n ancak yakla\u015f\u0131k bir de\u011feri olabilir ve bu da, yakla\u015f\u0131k \u00f6zelliklerine uygun olarak yakla\u015f\u0131k (i\u015faret edici) bir bi\u00e7imde kullan\u0131lmalar\u0131 \u015fart\u0131yla m\u00fcm\u00ack\u00fcnd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu Hegelci kategorileri yeterli kategoriler sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda kullan\u0131mlar\u0131 teorik bak\u0131mdan sa\u00e7mala\u015f\u0131r, ya tamamen i\u015fe yaramaz, ya da \u00e7ok yan\u0131lt\u0131c\u0131 olurlar.*<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn\u00fcn d\u00fczeylerinin karma\u015f\u0131k tarih\u00ee zaman\u0131n\u0131n bu \u00f6zg\u00fcl ger\u00e7ekli\u011fi, paradoksal . bir bi\u00e7imde, bu \u00f6zg\u00fcl ve karma\u015f\u0131k zamanda bir \u201c\u00f6zsel kesit\u201d al\u0131narak deneysel \u015fekilde s\u0131nanabilir, kesin belirleyici olan \u00e7a\u011fda\u015fl\u0131k yap\u0131s\u0131 testinden ge\u00e7irilebilir. Bu \u00e7e\u015fitten bir tarih\u00ee kopu\u015f, ya iktisad\u00ee ya da siyas\u00ee d\u00fczeyde b\u00fcy\u00fck \u00e7apta bir de\u011fi\u015fimin fe\u00acnomenleriyle do\u011frulanm\u0131\u015f bir d\u00f6nemle\u015fme kopu\u015funa bile uygulansa, hi\u00e7bir zaman s\u00f6zde \u201c\u00e7a\u011fda\u015fl\u0131k\u201d, yap\u0131s\u0131na sahip bir \u201c\u015fimdiki zaman\u201d g\u00f6stermez, yani b\u00fct\u00fcn\u00fcn m\u00e2nev\u00ee ya da dile getirici birlik tipine tekab\u00fcl eden bir \u015fimdiki zaman g\u00f6stermez. \u201c\u00d6zsel kesit\u201dde g\u00f6zlenebilecek birlikte-varolu\u015f, b\u00fct\u00fcn bu \u201cd\u00fczeyler\u201dde de var olan, her yerde haz\u0131r ve naz\u0131r bir \u00f6z\u00fc a\u00e7\u0131\u011fa vurmaz. \u0130ktisad\u00ee ya da siyas\u00ee, belirlenmi\u015f bir d\u00fczey i\u00e7in \u201cge\u00e7erli\u201d olan kopu\u015f, \u00f6rne\u011fin siyasette bir \u201c\u00f6zsel kesit\u201de tekab\u00fcl eden bir kopu\u015f, de\u011fi\u015fik d\u00fczeylerde ya\u015fayan ve ba\u015fka kopu\u015flar\u0131 tan\u0131yan, ba\u015fka ritmler ve ba\u015fka noktalamalar\u0131 bilen \u00f6teki d\u00fczeylerde, iktisad\u00ee, ideolojik, estetik, felsefi ya da bilimsel d\u00fczeylerde, kendisiyle ayn\u0131 t\u00fcrden bir \u015feye tekab\u00fcl etmez. Bir d\u00fczeyin varl\u0131\u011f\u0131, deyim yerindeyse,. bir ba\u015fka d\u00fczeyin yoklu\u011fudur, ve bir \u201cvarl\u0131k\u201dla yokluklar\u0131n birlikte varolu\u015flar\u0131, eklemli merkezsizli\u011fi i\u00e7indeki b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131n\u0131n bir sonucudur. Lokalize edilmi\u015f bir varl\u0131k i\u00e7inde yokluklar olarak kavranan \u015fey, asl\u0131nda, b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131n\u0131n lokalize edilememesi anlam\u0131na gelir; ya da daha kesin bir s\u00f6yleyi\u015fle, b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131n\u0131n kendi \u201cd\u00fczeylerin\u201de (bu d\u00fczeyler kendileri de yap\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r) ve d\u00fczeylerin \u201c\u00f6geler\u201dine kar\u015f\u0131 kendine \u00f6zg\u00fc etkililik tipi demektir. Bu \u00f6zsel kesit, olumsuz bir bi\u00e7imde sergiledi\u011fi yokluklarla bile, ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 imk\u00e2ns\u0131zl\u0131k bize ba\u015fka bir \u015feyi g\u00f6sterir: bu da, belirli bir \u00fcretim tarz\u0131ndan \u00e7\u0131kan bir toplumsal kurulu\u015fa (formasyon) \u00f6zg\u00fc tarih\u00ee varolu\u015f bi\u00e7imi, Marx&#8217;\u0131n belirli \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n geli\u015fme s\u00fcreci dedi\u011fi \u015feydir. Ve bu s\u00fcre\u00e7 de Marx&#8217;\u0131n Kapital&#8217;de kapitalist \u00fcretim tarz\u0131n\u0131 incelerken de\u011fi\u015fik zamanlar\u0131n birbirlerine dolanma bi\u00e7imi (burada yaln\u0131zca iktisad\u00ee d\u00fczeyden s\u00f6z ediyor \u00fcstelik) dedi\u011fi \u015fey, yani, yap\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fik d\u00fczeylerinin \u00fcretti\u011fi de\u011fi\u015fik zamansall\u0131klar\u0131n \u201cyerinden \u00e7\u0131kma\u201d (decalage, dislocation) ve b\u00fck\u00fclme tipidir ve bunun karma\u015f\u0131k bile\u015fimi s\u00fcrecin geli\u015fmesinin kendine \u00f6zg\u00fc zaman\u0131n\u0131 olu\u015fturur.<\/p>\n<p>Bu s\u00f6ylediklerimde herhangi bir yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lmaya yer b\u0131rakmamak i\u00e7in a\u015fa\u011f\u0131daki s\u00f6zleri eklemeyi de gerekli g\u00f6r\u00fcyorum.<\/p>\n<p>Yukar\u0131da ana \u00e7izgilerini koydu\u011fum tarih\u00ee zaman teorisi, \u201cg\u00f6rece\u201d \u00f6zerklikleri i\u00e7inde ele al\u0131nm\u0131\u015f de\u011fi\u015fik d\u00fczeylerin tarihini kavramam\u0131z m\u00fcmk\u00fcn olur. Ama bu s\u00f6zlerden, tarihin, kimi k\u0131s\u00e2 vadeli bir tarzda, kimi uzun vadeli bir tarzda, de\u011fi\u015fik tarih\u00ee zamansall\u0131klarda, ayn\u0131 tarih\u00ee zaman\u0131 ya\u015fayan de\u011fi\u015fik \u201cg\u00f6rece\u201d \u00f6zerk tarihlerin yan yana getirili\u015fini \u00e7\u0131karmamak gerekir. Ba\u015fka bir s\u00f6yleyi\u015fle, \u00f6zsel kesitler halinde \u015fimdiki zamanlar\u0131na bakabilece\u011fimiz s\u00fcrekli bir zaman\u0131n ideolojik modelini bir kenara att\u0131ktan sonra, bu modelin yerine, \u00fcsl\u00fbbu farkl\u0131 olsa bile gizlice gene ayn\u0131 zaman ideolojisini yerle\u015ftiren bir ba\u015fka model getirmekten sak\u0131nmal\u0131y\u0131z. Bu nedenle, de\u011fi\u015fik zamansall\u0131klar\u0131n \u00e7e\u015fitlili\u011fini tek bir ideolojik temel zamana ili\u015fkin k\u0131lmak elbette s\u00f6zkonusu de\u011fildir; de\u011fi\u015fik d\u00fczeylerin zamansall\u0131klar\u0131n\u0131n birbirinden kopuklu\u011fu da, tek bir s\u00fcrekli ana zaman \u00e7izgisine g\u00f6re \u00f6l\u00e7\u00fclemez; yani bunlar, ideolojik ana zamana g\u00f6re, zaman i\u00e7inde ilerilik ya da gerilik olarak ele al\u0131namaz. Yeni kavram\u0131m\u0131zda bir \u00f6zsel kesit a\u00e7maya kalk\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zda bunun imk\u00e2ns\u0131z oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Ama bu bizim e\u015fitsiz bir kesit&#8217;le u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 da g\u00f6stermiyor. Bir zaman\u0131n \u00f6b\u00fcrlerine g\u00f6re ilerili\u011fi ya da gerili\u011fi, demiryollar\u0131nda trenlerin erken ya da ge\u00e7 gelmelerini mek\u00e2n i\u015faretleriyle g\u00f6steren levhalar gibi g\u00f6sterilemez. Bunu yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, en iyi tarih\u00e7ilerimizden baz\u0131lar\u0131 gibi, bize de, ilerili\u011fin ya da gerili\u011fin b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131n\u0131n etkisi de\u011fil de, ana zaman say\u0131lan tek s\u00fcreklili\u011fe g\u00f6rece de\u011fi\u015fkenlikler oldu\u011funu sanar ve tarih ideolojisinin tuza\u011f\u0131na d\u00fc\u015feriz. Tarih\u00e7ilerin kendilerinin de g\u00f6zlemledi\u011fi olaylar\u0131 kendi kavramlar\u0131na, s\u00f6zkonusu \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n tarihinin kav\u00acram\u0131na ba\u011flamak istiyorsak \u2013homojen ve s\u00fcrekli bir ideolojik zamana ba\u011flamak niyetinde de\u011filsek\u2013 bu ideolojinin b\u00fct\u00fcn bi\u00e7imlerinden uzakla\u015fmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Bu y\u00fczy\u0131l\u0131n iktisad\u00ee ve siyas\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcnce dilinde \u00f6nemli bir stratejik rol oynayan bir\u00e7ok kavram\u0131n, \u00f6rne\u011fin Marksizm terminolojisinde yer alan geli\u015fmenin e\u015fitsizli\u011fi, kal\u0131nt\u0131lar, (bilin\u00e7te) gerilik gibi kavramlar\u0131n ya da \u00e7a\u011fda\u015f iktisad\u00ee ve siyas\u00ee prati\u011fin \u201caz-geli\u015fmi\u015f\u201d kavram\u0131n\u0131n ger\u00e7ek anlamlar\u0131n\u0131 kavramak i\u00e7in bu sonu\u00e7 son derece \u00f6nemlidir. Bu kavramlar\u0131n s\u00f6zkonusu oldu\u011fu yerlerde ayr\u0131msal zamansall\u0131k kavram\u0131na \u00e7ok kesin bir anlam vermeliyiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n pratikte \u00e7ok derin etkileri oluyor.<\/p>\n<p>Notlar<\/p>\n<p>[1] Hegelci felsefeye \u201ckurgusal ampirizm\u201d bile denmi\u015ftir: (Feuerbach)<br \/>[2] Bkz, \u201c\u00c7eli\u015fki ve \u00dcstbelirlenme\u201d ve \u201cMaddeci Diyalektik \u00dcst\u00fcne\u201d, Pour Marx.<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Kl\u00e2sik iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n, iktisat kategorileri i\u00e7in, tarih\u00ee de\u011fil, ebed\u00ee bir kavramlar\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek \u2013bu kategorilerin, kavramlar\u0131na uygun hale getirilmeleri i\u00e7in, tarih\u00ee olarak ele al\u0131nmalar\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemek\u2013 tarih kavram\u0131n\u0131 \u00f6nermektir, ya da daha do\u011frusu, ola\u011fan imgelemde varolan, ama kendi kendisi hakk\u0131nda soru sormak gere\u011fini duymayan belirli bir tarih kavram\u0131n\u0131 \u00f6nermektir. Asl\u0131nda, kendisi bir teorik sorun yaratan bir [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[178],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4232","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-marksizm"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Kl\u00e2sik iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n, iktisat kategorileri i\u00e7in, tarih\u00ee de\u011fil, ebed\u00ee bir kavramlar\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek \u2013bu kategorilerin, kavramlar\u0131na uygun hale getirilmeleri i\u00e7in, tarih\u00ee olarak ele al\u0131nmalar\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemek\u2013 tarih kavram\u0131n\u0131 \u00f6nermektir, ya da daha do\u011frusu, ola\u011fan imgelemde varolan, ama kendi kendisi hakk\u0131nda soru sormak gere\u011fini duymayan belirli bir tarih kavram\u0131n\u0131 \u00f6nermektir. Asl\u0131nda, kendisi bir teorik sorun yaratan bir [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-02-19T11:14:50+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"35 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser\",\"datePublished\":\"2010-02-19T11:14:50+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/\"},\"wordCount\":7038,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Marksizm\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/\",\"name\":\"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2010-02-19T11:14:50+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser","og_description":"Kl\u00e2sik iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n, iktisat kategorileri i\u00e7in, tarih\u00ee de\u011fil, ebed\u00ee bir kavramlar\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek \u2013bu kategorilerin, kavramlar\u0131na uygun hale getirilmeleri i\u00e7in, tarih\u00ee olarak ele al\u0131nmalar\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemek\u2013 tarih kavram\u0131n\u0131 \u00f6nermektir, ya da daha do\u011frusu, ola\u011fan imgelemde varolan, ama kendi kendisi hakk\u0131nda soru sormak gere\u011fini duymayan belirli bir tarih kavram\u0131n\u0131 \u00f6nermektir. Asl\u0131nda, kendisi bir teorik sorun yaratan bir [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-02-19T11:14:50+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"35 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser","datePublished":"2010-02-19T11:14:50+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/"},"wordCount":7038,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Marksizm"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/","name":"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2010-02-19T11:14:50+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/02\/19\/tarihin-marksist-kavrayisi-louis-althusser\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Tarihin Marksist Kavray\u0131\u015f\u0131 | Louis Althusser"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4232","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4232"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4232\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4232"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4232"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4232"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}