{"id":4340,"date":"2010-03-13T18:39:07","date_gmt":"2010-03-13T15:39:07","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/"},"modified":"2010-03-13T18:39:07","modified_gmt":"2010-03-13T15:39:07","slug":"politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/","title":{"rendered":"Politik Tiyatro&#8217;nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>Politik  tiyatro, t\u00fcm giri\u015fimlerim boyunca ald\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle ne ki\u015fisel  bir  \u201cbulu\u015f\u201d ne de 1918\u2019deki toplumsal grupla\u015fmalar\u0131n sonucudur. K\u00f6kleri   ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na kadar uzan\u0131r. Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131lda burjuva kesiminin   entellekt\u00fcel durumunu, ya yaln\u0131zca varl\u0131klar\u0131yla ya da tasar\u0131mlar\u0131yla   etkileyen, onu olduk\u00e7a de\u011fi\u015ftiren, hatta k\u0131smen yok eden g\u00fc\u00e7ler ortaya   \u00e7\u0131kt\u0131. Bu g\u00fc\u00e7ler iki y\u00f6nden geliyordu: Edebiyat ve proleterya\u2019dan.   B\u00f6ylece bu iki etkin g\u00fcc\u00fcn birle\u015fti\u011fi noktada yeni bir kavram,   Do\u011falc\u0131l\u0131k ve onunla birlikte yeni bir tiyatro, halk i\u00e7in bir sahne;   Volksb\u00fchne (Halk Sahnesi) do\u011fdu.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130\u015f\u00e7i  \u00f6rg\u00fctlerinin tiyatroya olumlu bir tav\u0131rla yakla\u015fmalar\u0131n\u0131n bu  denli  gecikmi\u015f olmas\u0131 ilgin\u00e7tir. O g\u00fcne dek i\u015f\u00e7iler, burjuva toplumunun  izin  verdi\u011fi k\u00fclt\u00fcrel ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131ndan yararland\u0131lar, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7apta  da  olsa kendilerine ait bir yay\u0131n organ\u0131 edindiler. Parlamentoya  girdiler  devlet i\u015fleyi\u015fine katk\u0131da bulundular. Tiyatroyu ise g\u00f6zard\u0131  ettiler.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bunun  nedeni neydi? Bir yandan, politik ve  sendikal m\u00fccadelenin yo\u011funlu\u011fu  b\u00fct\u00fcn enerjilerini yuttu, k\u00fclt\u00fcrel  etkinlikler ve \u00e7e\u015fitli k\u00fclt\u00fcr  \u00f6\u011felerini m\u00fccadeleye katmak i\u00e7in g\u00fc\u00e7  bulamad\u0131lar. Di\u011fer yandan ise -bu  nokta \u00f6zellikle belirleyici olmu\u015ftur-  1870-1880\u2019lerin proleteryas\u0131  sanatsal konularda hala burjuva  standartlar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fcs\u00fc alt\u0131ndayd\u0131.  S\u0131radan ki\u015fi tiyatroyu \u201cSanat  Perilerinin Tap\u0131na\u011f\u0131\u201d smokin ve beyaz  kravatla, y\u00fcce duygularla  girilebilecek bir yer olarak g\u00f6r\u00fcyordu.  K\u0131rm\u0131z\u0131 kadife ve alt\u0131n s\u0131rma  kapl\u0131 bu muhte\u015fem salonlarda g\u00fcnl\u00fck  m\u00fccadele, \u00fccretler, \u00e7al\u0131\u015fma  saatleri, k\u00e2rlar ve paylar gibi \u201c\u00e7irkin\u201d  konulardan s\u00f6z edilmesi ona \u00e7ok  ters geliyordu. Bu t\u00fcr konular\u0131n yeri  gazetelerdi. Tiyatrodaki duygu ve  genel hava g\u00fcnl\u00fck hayat\u0131n \u00f6tesindeki  B\u00fcy\u00fckl\u00fck, G\u00fczellik ve Ger\u00e7eklik  d\u00fcnyas\u0131na a\u00e7\u0131larak, \u00fcst\u00fcnl\u00fck kazanmak  zorundayd\u0131. Tiyatro \u00f6nemli g\u00fcnler  ve tatiller i\u00e7indi. \u00d6te yandan  i\u015f\u00e7iler zaten tiyatro i\u00e7in pek s\u0131k para  bulamazlard\u0131. Berlin  tiyatrolar\u0131n\u0131n fiyatlar\u0131, onlar\u0131 varl\u0131kl\u0131lar\u0131n  ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131 k\u0131l\u0131yordu.  K\u00fclt\u00fcr -bu toplumun k\u00fclt\u00fcrel durumu- toplumdaki  her\u015fey gibi en \u00e7abuk ve  net bi\u00e7imde rakamlarla ifade edilebilen bir  denklemdir.<\/p>\n<p>Die  Weber (Dokumac\u0131lar\u0131n \u0130syan\u0131) adl\u0131 oyunun  sans\u00fcrden ge\u00e7mesi i\u00e7in  \u00e7abalarken, Deutsches Theater\u2019in y\u00f6neticisi  L\u2019Arronge savunmas\u0131n\u0131,  tiyatrosundaki koltuk \u00fccretlerinin, oyunun  zararl\u0131 etkilerinin  olabilece\u011fi toplum kesimlerinin \u00f6deyebileceklerinden  \u00e7ok daha y\u00fcksek  oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fine dayand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131.(1)<\/p>\n<p>Bu durum  Freie Volksb\u00fchne  (\u00d6zg\u00fcr Halk Sahnesi) kuruldu\u011funda b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde de\u011fi\u015fti.  (Kurucular  aras\u0131nda Bruno Wille, G. Winkler, Otto Erich Hartleben, Kurt  Baake,  Franz Mehring, Gustave Landauer vb. bulunuyordu.) Ama\u00e7lar\u0131n\u0131n  k\u00fclt\u00fcrel  istekleriyle ilintili olarak d\u00fc\u015f\u00fck fiyatlarla iyi tiyatro  yapmak oldu\u011fu  ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. \u201cFreie Volksb\u00fchne\u2019nin (kurulu\u015f modeli  Antoine\u2019\u0131n  Paris\u2019teki Th\u00e9\u00e2tre Libre\u2019inin ayn\u0131yd\u0131) ilk g\u00f6sterilerinden  alt\u0131 ay  sonra, Dr. Bruno Wille sosyalist bir gazete olan Berliner  Volksblatt\u2019da  \u00e7\u0131kan yaz\u0131s\u0131nda, kitlelere yaln\u0131zca salon esprileri ve  oyalama  edebiyat\u0131 sunmayan tersine ger\u00e7e\u011fin aranmas\u0131nda sanata hizmet  edecek  bir tiyatro olan \u00d6zg\u00fcr Halk Sahnesi\u2019ni desteklemek i\u00e7in  birle\u015fmelerini  \u00f6neriyordu.\u201d (Siegfried Nestripke, Das Theater im Wandel  der Zeiten  (\u00c7a\u011flar Boyunca Tiyatro) Berlin, 1928) \u0130deal bir program,  ama, her\u015feye  kar\u015f\u0131n idealist yine de. Yeni \u201cHalk i\u00e7in Sanat\u201d slogan\u0131n\u0131n   benimsenmesi, burjuva entellekt\u00fcel konumu terk etmek anlam\u0131na   gelmiyordu. Burjuva, toplumunca saptand\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle sanat kavram\u0131na hi\u00e7   de\u011finilmiyordu. Her oyun yazar\u0131n\u0131n kendi \u00e7a\u011f\u0131 i\u00e7inde s\u00f6yleyebilece\u011fi   bir \u015feyler oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi, bunlar\u0131n bir ku\u015faktan di\u011ferine ele\u015ftirilmeden   aktar\u0131lamayaca\u011f\u0131 olgusu de\u011ferlendirilmiyordu. \u00d6l\u00e7\u00fctleri olu\u015fturan   sorunun kendisi de\u011fil, bi\u00e7imiydi.<\/p>\n<p>Bu noktada sanat\u0131 politik bir   \u00f6\u011fe olarak kullanmak ve sanat ara\u00e7lar\u0131n\u0131 i\u015f\u00e7i hareketinin hizmetine   sunmak belki de erken bir giri\u015fim olacakt\u0131. Zaman bu i\u015f i\u00e7in hen\u00fcz uygun   de\u011fildi. Son derece \u00f6nemli iki toplumsal \u00f6\u011feyi, tiyatro ve  proleteryay\u0131  yaln\u0131zca biraraya getirmek bile d\u00f6nem i\u00e7in yeterliydi.  Proleterya ilk  kez, \u00fcstelik k\u00fc\u00e7\u00fck gruplar ya da tek tek bireyler olarak  de\u011fil, bir  b\u00fct\u00fcn ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc kitleler halinde sanat t\u00fcketicisi  konumunda ortaya  \u00e7\u0131k\u0131yordu. \u0130ki tiyatro kul\u00fcb\u00fc birle\u015fti\u011finde toplam \u00fcye  say\u0131s\u0131 80.000\u2019e  ula\u015f\u0131yordu ve bu da y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar aras\u0131nda yayg\u0131n  bir kan\u0131 olan i\u015f\u00e7i  s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u201ce\u011fitilmemi\u015f s\u00fcr\u00fc\u201d oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn  aksine, bu s\u0131n\u0131f\u0131n  k\u00fclt\u00fcrel a\u00e7l\u0131\u011f\u0131n\u0131n en a\u00e7\u0131k kan\u0131t\u0131n\u0131 olu\u015fturuyordu.<\/p>\n<p>Tiyatro   kul\u00fcb\u00fcn\u00fcn kurucular\u0131n\u0131n tersine Berlin sendikac\u0131lar\u0131 bu yeni kurulu\u015fu   s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin bir par\u00e7as\u0131 olarak de\u011ferlendiriyorlard\u0131. Bu yeni   tiyatro anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, hareketlerinin k\u00fclt\u00fcrel kalesi oldu\u011funu   sezinlemi\u015fler, ancak bu geli\u015fmenin pratik anlam\u0131n\u0131 tam   kavrayamam\u0131\u015flard\u0131. Ger\u00e7i Brahm \u015f\u00f6yle yazm\u0131\u015ft\u0131: \u201cFreie Volksb\u00fcnhe\u2019nin   kurulmas\u0131 fikri sosyalistlerce ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyi   ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in bir araya gelenler de sosyalisttir&#8230; Ve bu da yeni   giri\u015fimin yap\u0131s\u0131 ve anlam\u0131 \u00fczerinde belirleyici bir etkiye sahiptir.\u201d   (Freie B\u00fchne, 6 A\u011fustos 1890). Oysa kul\u00fcb\u00fcn y\u00f6neticileri k\u0131sa s\u00fcrede   tabanlar\u0131n\u0131 yitirdiler.<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7taki ama\u00e7larla, pratikte   ula\u015f\u0131lan nokta aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131k b\u00fcy\u00fcyerek, sonunda sa\u011f kanad\u0131   ayr\u0131l\u0131p Neue Freie Volksb\u00fchne\u2019yi (Yeni \u00d6zg\u00fcr Halk Sahnesi) kurmaya   y\u00f6neltti. Bu iki kurulu\u015f daha sonra Volksb\u00fchne ad\u0131 alt\u0131nda 1920\u2019de   tekrar birle\u015ftirildi.<\/p>\n<p>Bu kurulu\u015f 1890\u2019lar\u0131n Alman tiyatrosunda   belirleyici rol oynayan edebiyat ak\u0131mlar\u0131yla s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131d\u0131r.   Buras\u0131 ku\u015fkusuz Do\u011falc\u0131l\u0131\u011f\u0131n toplumsal ve devrimci bile\u015fenlerinin   tart\u0131\u015f\u0131laca\u011f\u0131 bir yer de\u011fil. Ancak Do\u011falc\u0131l\u0131\u011f\u0131n y\u00fckseli\u015fini pek \u00e7ok   burjuva sanat tarih\u00e7isinin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi yaln\u0131zca edebi bir moda olarak   a\u00e7\u0131klamak da kesinlikle olanaks\u0131zd\u0131r. Do\u011falc\u0131l\u0131k \u201cGer\u00e7ek, yaln\u0131zca   ger\u00e7ek!\u201d slogan\u0131yla ilerlemi\u015ftir. Ama o d\u00f6nemin ger\u00e7e\u011fi neydi?   Edebiyat\u0131n insan\u0131 ve bas\u0131n\u0131 ke\u015ffinden ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildi. T\u00fcm di\u011fer   edebi d\u00f6nemler boyunca \u201chalk\u201d ya komik -1880\u2019lerin g\u00f6zya\u015f\u0131 dolu   oyunlar\u0131ndaki kahraman zanaatkar tipi, \u201cBecerikli olan\u0131n y\u00fckseli\u015fi\u201d- ya   da B\u00fcchner\u2019in Woyzeck oyunundaki gibi trajik birey-fig\u00fcrler olarak   yans\u0131t\u0131l\u0131yordu; Alman do\u011fac\u0131l\u0131\u011f\u0131nda ise tiyatroda ilk kez proleterya bir   s\u0131n\u0131f olarak ortaya \u00e7\u0131k\u0131yordu. (Dokumac\u0131lar\u0131n \u0130syan\u0131, Familie Selicke   (Selicke Ailesi), Hanna Jagert).<\/p>\n<p>Ancak Do\u011falc\u0131l\u0131k, kitlelerin   beklentilerini ortaya koymaktan uzakt\u0131. Onlar\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 anlat\u0131yor ve   edebiyatla toplumun durumu aras\u0131nda uyumlu bir ili\u015fki kuruyordu.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz   Do\u011falc\u0131l\u0131k devrimci ya da \u00e7a\u011fda\u015f anlamda Marksist de\u011fildi. En b\u00fcy\u00fck   \u00f6nc\u00fcs\u00fc Ibsen de oldu\u011fu gibi sorunu ortaya koymaktan \u00f6teye ge\u00e7emedi..   Yan\u0131tlar duymay\u0131 umdu\u011fumuz yerden \u00f6fke \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131 y\u00fckseliyordu.   Do\u011falc\u0131l\u0131k yaln\u0131zca epik d\u00f6neminde (Zola), varolan\u0131n yerini alabilecek   yeni bir toplumsal d\u00fczen d\u00fc\u015f\u00fcncesi olu\u015fturabilmi\u015ftir. Do\u011falc\u0131l\u0131kta,   hareketimizin tiyatrodaki k\u00f6klerinden birini g\u00f6rmem, benim i\u00e7in \u00e7ok   a\u015f\u0131r\u0131 ya da al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fc bir tutum mudur? Her devrimin kendi atalar\u0131n\u0131n   listesini \u00e7\u0131karmaya hevesli oldu\u011funu ve kendine entellekt\u00fcel bir taban   olu\u015fturabilmek i\u00e7in bir gelenek edinmek \u00e7abas\u0131yla baz\u0131 e\u011filimleri   abartt\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyorum. Ancak bu noktada \u00f6nemli olan Do\u011falc\u0131 \u00fcr\u00fcnlerin   g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ne \u00f6l\u00e7\u00fcde ge\u00e7erli oldu\u011fu de\u011fil, kendi d\u00f6neminde ne gibi   etkiler yaratt\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Do\u011falc\u0131l\u0131\u011f\u0131n baz\u0131 uzant\u0131lar\u0131n\u0131n herhangi bir   politik y\u00fcklemeyi kesinlikle yads\u0131malar\u0131na kar\u015f\u0131n (Sosyalist grubun   kendi i\u00e7inden baz\u0131 sesler de, erken d\u00f6nem \u00fcr\u00fcnlerinde ger\u00e7ek bir   sosyalizm oldu\u011funu yads\u0131r- Mehring(3) ) bu bir b\u00fct\u00fcn olarak do\u011falc\u0131l\u0131\u011f\u0131n   i\u015flevini azaltmaz. Yaln\u0131z tek bir tarihsel an i\u00e7in Do\u011falc\u0131l\u0131k  tiyatroyu  politik bir platforma d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.(4) Proleteryan\u0131n  tiyatro kuram\u0131  ile tiyatro \u00f6rg\u00fctlenmesini kendi alan\u0131na \u00e7ekti\u011fi  d\u00f6nemle, teatral  g\u00f6steri tekniklerinde devrimin geli\u015fmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131  d\u00f6nemin \u00e7ak\u0131\u015fmas\u0131 da  rastlant\u0131sal de\u011fildir. Sahne ayd\u0131nlatmas\u0131nda  elektrik 80\u2019lerin sonuna  do\u011fru kullan\u0131lmaya ba\u015flad\u0131 ve d\u00f6ner sahne de  y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru  ke\u015ffedildi. B\u00f6ylece yeni bir tiyatro anlay\u0131\u015f\u0131  olu\u015fturmak i\u00e7in her\u015fey  haz\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca siyasal hareket de doruk  noktas\u0131na bu ilk d\u00f6nem  boyunca ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Bu geli\u015fmenin, d\u00f6nemin en  \u00f6nemli politik \u00f6\u011fesi olan  Sosyal Demokrasinin d\u00f6n\u00fc\u015fmesi ile olan  paralelli\u011fi, adeta hareketin  kaderi gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u00d6rg\u00fctlenmede h\u0131zla  b\u00fcy\u00fcme, bi\u00e7imsel geli\u015fme ve  ar\u0131nmay\u0131, hareketin zihinsel \u00f6z\u00fcn\u00fcn h\u0131zla  \u00e7\u00fcr\u00fcyerek basmakal\u0131p \u00f6rneklere  d\u00f6n\u00fc\u015fmesi izledi. Kar\u015f\u0131t g\u00fcc\u00fcn k\u00f6kleri  hala burjuva d\u00fcnyas\u0131ndayd\u0131,  ancak burjuva d\u00fcnyas\u0131n\u0131 a\u015fma e\u011filimi  g\u00f6stermesine kar\u015f\u0131n, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir  darbe ger\u00e7ekle\u015ftiremeden kendini  t\u00fcketti.<\/p>\n<p>\u0130ngiltere\u2019de ba\u015flayan  teknolojik devrim, toplumun  yeniden \u00f6rg\u00fctleni\u015fini m\u00fcjdeliyor, makina t\u00fcm  Avrupa\u2019y\u0131 fethediyordu.  Pamuk end\u00fcstrisinde ve di\u011fer alanlarda eme\u011fi  yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131yor,  proleteryay\u0131 fabrikalara ve end\u00fcstri \u015fehirlerine  topluyordu. End\u00fcstride  \u00e7al\u0131\u015fan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 giderek b\u00fcy\u00fcyordu. Art\u0131k  toplumun geli\u015fmesini bu  b\u00fcy\u00fcme belirleyecek ve sanatlar\u0131n en toplumsal  olan\u0131 tiyatro da bundan  etkilenmeksizin kalamayacakt\u0131.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz  Sternheim\u2019\u0131n \u201cL\u00fcks  D\u00f6nem\u201d olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bu d\u00f6nemin tiyatrosu,  toplumla olan canl\u0131  ili\u015fkisini hi\u00e7bir zaman tam olarak yitirmemi\u015fti.  Strindberg ve Wedekind  cinsellik, evlilik ve ahlaki de\u011ferlerin revizyonu  sorunlar\u0131n\u0131  tart\u0131\u015fmaya a\u00e7t\u0131lar. \u015eimdi geriye d\u00f6n\u00fcp bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda  kendilerini  kemikle\u015fmi\u015f gibi g\u00f6steren bu de\u011ferlerin, toplumsal ya\u015fam  bi\u00e7imlerinde  gev\u015femenin ve \u00e7\u00f6z\u00fclmenin belirtileri oldu\u011funu, t\u00fcm\u00fcn\u00fcn,  toplumsal  ya\u015fam\u0131n b\u00fct\u00fcn bi\u00e7imleriyle ekonomik bask\u0131 sonucu de\u011fi\u015fmeye  ba\u015flad\u0131\u011f\u0131  bir d\u00f6nemde olu\u015ftu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Ancak bunlar yaln\u0131zca  varolan  s\u0131n\u0131flar i\u00e7in bir yeniden de\u011ferlendirmeydi. Kalbur\u00fcst\u00fc kesim  yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f  olarak kald\u0131. Saatte 60 fenig kazanan fabrika i\u015f\u00e7isi ise o  s\u0131ralarda  yeni yeni ortaya \u00e7\u0131kan ve kendi ya\u015famlar\u0131na ili\u015fkin tan\u0131d\u0131k  bir\u015feyler  g\u00f6steren yerel sinema-tiyatrolara gitmeyi tercih etti.  Wedekind\u2019in  \u201cTenin kendi ruhu vard\u0131r\u201d ve Strindberg\u2019in \u201c\u0130nsanl\u0131k  ac\u0131nacak  durumdad\u0131r\u201d deyi\u015fleri proleteryaya, Sternheim\u2019\u0131n mors  alfabesiyle  yaz\u0131lm\u0131\u015f \u00f6zdeyi\u015fleri ya da Georg Kaiser\u2019in bi\u00e7im verilmi\u015f  vecdinden \u00f6te  bir\u015fey anlatm\u0131yordu.<\/p>\n<p>Her\u015feyden \u00f6nce sava\u015f toplumun  durumuna  kar\u015f\u0131 sesimizi y\u00fckseltmemize izin vermiyordu. Yine sava\u015f,  yaln\u0131zca  sanat alan\u0131nda ge\u00e7mi\u015f yirmi y\u0131l\u0131n ne kadar bo\u015f ve anlams\u0131z  oldu\u011funu  de\u011fil, ayn\u0131 zamanda sanat \u00fcretiminin ne denli \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131  boyutlarda  ko\u015fullara uygulanabilir oldu\u011funu da g\u00f6sterdi. Tiyatro  kendisini  militarize ediyordu. Her s\u0131n\u0131ftan nihai galipler ve y\u00fczde y\u00fcz  sonuna  kadar direnenler ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Shakespeare Pan-Germen oldu. Daha  sonra  tiyatro rev\u00fclerinin y\u00f6neticileri her ak\u015fam sava\u015f mutfaklar\u0131n\u0131   sergilemeye koyuldular ve Claire Waldoff(5) cepheye giden her adam\u0131 bu   kez kendisinden alamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 gelecek sefere s\u00f6z vererek yolcu ediyordu.   Rev\u00fc y\u0131ld\u0131zlar\u0131 seyirciye k\u0131\u00e7lar\u0131n\u0131 g\u00f6stererek \u201cKayzer ve Hindenburg   u\u011fruna dayanaca\u011f\u0131z, dayanaca\u011f\u0131z!\u201d diye ba\u011f\u0131r\u0131yorlard\u0131. Sanat ve g\u00f6steri,   ger\u00e7ek renklerini g\u00f6stermek zorunda kal\u0131nca, egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n   renklerini ye\u011flediklerini b\u00f6ylece kan\u0131tlam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Politik   tiyatroyu daha ileriye g\u00f6t\u00fcren g\u00fc\u00e7ler ba\u015fka bir y\u00f6nden geldi: (Ge\u00e7mi\u015fi   yaln\u0131zca sava\u015f sonuna, o da son derece deneysel bi\u00e7imde dayanan) \u201cSava\u015f   D\u0131\u015favurumculu\u011fu\u201dndan 1917\u2019de Max Reinhardt\u2019\u0131n himayesindeki ve Heinz   Herald\u2019\u0131n kurdu\u011fu Das junge Deutschland (Gen\u00e7 Almanya) 1917\u2019deki iki   oyununda sava\u015f\u0131 ilk kez tart\u0131\u015fmaya a\u00e7t\u0131.<\/p>\n<p>Reinhardt Goering\u2019in   Seeschlacht (Denizde \u00c7arp\u0131\u015fma) oyunu Deutsches Theater\u2019da g\u00f6sterilmeye   ba\u015flad\u0131. Bunu sava\u015f d\u00f6neminin toplumsal g\u00fc\u00e7leriyle bir hesapla\u015fma olan   Unruh\u2019un Das Geschlecht\u2019i (Nesil) izledi. Her iki oyunda da sorunun   \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fcz b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulamaya gerek yok san\u0131r\u0131m. \u00d6nerilen yol,   d\u00fc\u015fene dek g\u00f6revini yapmak (Georeng, Denizde \u00c7arp\u0131\u015fma\u2019da \u201csilahlar   kalbimize daha yak\u0131n olmal\u0131yd\u0131\u201d diyor) ya da parampar\u00e7a olmakt\u0131. \u00c7ok   geni\u015f bir konuyu zay\u0131f bir \u00f6zle yakalamaya \u00e7al\u0131\u015fan c\u0131l\u0131z \u00e7abalar.<\/p>\n<p>Bu   arada resmi tiyatrolar, Volksb\u00fchne de dahil olmak \u00fczere sessizdi.   Sokaklardaki i\u015f\u00e7iler makinal\u0131 t\u00fcfekler ve alev makinalar\u0131 ile geri   p\u00fcsk\u00fcrt\u00fcl\u00fcrken, Postdam ve J\u00fcterborg\u2019dan gelip Berlin\u2019e giden tabur ve   tanklar evleri titretirken, perdeler yar\u0131s\u0131 bo\u015f salonlarda IV. Henry\u2019nin   kaderi ya da Shakespeare\u2019in Ho\u015fland\u0131\u011f\u0131n\u0131z Gibi\u2019si i\u00e7in (Reinhardt)   a\u00e7\u0131l\u0131yordu.<\/p>\n<p>Ancak sava\u015f boyunca ayd\u0131n muhalefetini olu\u015fturan   gruplar, \u015fimdi devrimin onlara istedikleri \u015fans\u0131 tan\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 sezerek   insiyatifi ele ald\u0131lar. 1919 ba\u015flar\u0131nda Charlottenburg, Knie\u2019de   (Ernst-Reuter-Platz) \u201cTribune\u201d tiyatrosu kuruldu. Karlheinz Martin,   Ernst Toller\u2019in De\u011fi\u015fim oyununu sahneledi. Ne yaz\u0131k ki bu tiyatro k\u0131sa   s\u00fcrede ideolojik anlam\u0131n\u0131 yitirdi ve ticari tiyatrolar saf\u0131nda yerini   ald\u0131.<\/p>\n<p>Olanlardan etkilenen Martin, ayn\u0131 denemeyi ba\u015fka bir yerde   yinelemek istedi, b\u00f6ylece ilk \u201cProleterya Tiyatrosu\u201d olu\u015ftu, ancak tek   bir g\u00f6steriden sonra o da \u00e7\u00f6kt\u00fc.<\/p>\n<p>\u201c1919 bahar\u0131nda Berlin\u2019de   \u201cProleterya Tiyatrosu\u201d Arthur Holitscher, Ludwig Rubiner, Rudolf   Leonhard, Karlheinz Martin, Hermann Junker, Alfred Beierle, Alfons   Goldschmidt ve di\u011ferleri taraf\u0131ndan kuruldu. Ama\u00e7 Almanya\u2019daki proleter   k\u00fclt\u00fcr\u00fcn ilk teatral arac\u0131n\u0131 ortakla\u015fa bir bi\u00e7imde olu\u015fturmakt\u0131.   Filarmoni salonu ilk (ayn\u0131 zamanda sonuncu) g\u00f6steri, Kranz\u2019\u0131n oyunu   Freiheit (\u00d6zg\u00fcrl\u00fck) i\u00e7in a\u011fz\u0131na kadar doluydu. Topluluk normal donan\u0131ml\u0131   bir sahneden yoksundu ve bunu isteyerek kabullenmi\u015fti, \u00e7\u00fcnk\u00fc  oyunlar\u0131n\u0131  son derece s\u0131radan olanaklarla herhangi bir yerde   sergileyebileceklerine inan\u0131yorlard\u0131. Yap\u0131lan i\u015fin ortakla\u015fa olmas\u0131   ama\u00e7land\u0131\u011f\u0131ndan, oyuncular\u0131n isimleri yay\u0131nlanmad\u0131, aksesuar ise \u00e7ekici,   basit, gerekti\u011fi kadar ve olabildi\u011fince proleterce haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131. Oyun   Tolstoy\u2019un ezikli\u011fini an\u0131msatan duygusal bir etki yaratmas\u0131na kar\u015f\u0131n   ba\u015far\u0131l\u0131yd\u0131. Bu tiyatronun genel e\u011filimi de, bu oyun gibi, yaln\u0131zca   yar\u0131-proleter idi. Proleteryan\u0131n beklentileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan hi\u00e7 de g\u00fcncel   bir tiyatro de\u011fildi.\u201d<\/p>\n<p>Alfons Goldschmidt<\/p>\n<p>Neredeyse meyve   verecek olan bu ba\u015flang\u0131\u00e7, daha sonra Dada \u00e7evresinden gelen, canl\u0131 ve   daha net politik g\u00f6r\u00fc\u015flere sahip ki\u015filerce geli\u015ftirildi. Bu insanlar net   devrimci sloganlarla politik propaganda tiyatrosu \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmaya   ba\u015flad\u0131lar. Arkada\u015f\u0131m Hermann Sch\u00fcller ve benim taraf\u0131mdan Mart 1919\u2019da   kurulan \u201cProleterya Tiyatrosu\u201dnu kastediyorum.<\/p>\n<p>SANATTAN  POL\u0130T\u0130KAYA<\/p>\n<p>Takvimim 4 A\u011fustos 1914\u2019te ba\u015fl\u0131yor.<br \/>O g\u00fcnden  itibaren barometre h\u0131zla y\u00fckselmeye ba\u015flad\u0131.<br \/>13 milyon \u00f6l\u00fc.<br \/>11  milyon sakat.<br \/>50 milyon asker cephede.<br \/>6 milyar t\u00fcfek.<br \/>50  milyar metrek\u00fcp zehirli gaz.<\/p>\n<p>Bu  durumda \u201cki\u015fisel geli\u015fim\u201d ne  anlama gelir? Hi\u00e7kimse b\u00f6ylesi ko\u015fullarda  kendisini \u201cki\u015fisel\u201d olarak  geli\u015ftiremez. Onu ba\u015fka \u015feyler geli\u015ftirir. O  y\u0131llarda 20 ya\u015f ku\u015fa\u011f\u0131  sava\u015fla y\u00fczy\u00fcze gelmi\u015f ve kader ba\u015fka herhangi  bir e\u011fitmeni gereksiz  k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>1914 yaz\u0131, M\u00fcnih. Hoftheater\u2019da \u00fccretsiz stajyerdim,  ayn\u0131 zamanda \u00fcniversitede felsefe, Almanca ve sanat tarihi okuyordum.<\/p>\n<p>Hoftheater   esas olarak klasik oyunlar, aras\u0131ra da Wildenbruch, Anzengruber ve   benzeri yazarlar\u0131n oyunlar\u0131n\u0131 sahneliyordu. Ibsen, Rosenov\u2019un Kater   Lampe\u2019si ve bunlar gibi oyunlar olduk\u00e7a ilerici olarak   nitelendiriliyordu. \u0130ki e\u011filim tart\u0131\u015fma konusuydu. Bir yanda (Possart\u2019\u0131n   izinden giden) L\u00fctzenkirchen di\u011fer yanda ise Berlin Yenilik\u00e7ilerini   temsil eden Steinr\u00fcck ba\u015f\u0131 \u00e7ekiyordu. Deneysel tiyatro, ya da yeni   sahneleme teknikleri do\u011frultusunda hi\u00e7bir \u00e7al\u0131\u015fma yoktu.(6)<\/p>\n<p>Kammerspiele\u2019de   ise repertuvar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc Hauptmann, Strindberg ve   Wedekind\u2019in yap\u0131tlar\u0131 olu\u015fturuyordu(7). Oscar Wilde, baz\u0131 Frans\u0131z   oyunlar\u0131 ve modern oda tiyatrosu oyunlar\u0131, ticari kayg\u0131larla aralara   serpi\u015ftirilirdi.<\/p>\n<p>Ancak olaylar h\u0131zla geli\u015fti. \u00d6n\u00fcm\u00fczde a\u00e7\u0131k olan   yollar, hepimizin sezdi\u011fi ama kabullenemedi\u011fi bir gelecek \u00f6n\u00fcnde temel   bir farkl\u0131l\u0131k ta\u015f\u0131m\u0131yordu. Hepimiz sendeleyerek ulusun \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 \u00f6n\u00fcnde   diz \u00e7\u00f6kt\u00fck. Sonunda isterik, nevrotik bir saplant\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015fse de b\u00f6yle   davranmak do\u011fru haline gelmi\u015fti.<\/p>\n<p>Kimse benim \u201ciyi bir Alman\u201d   olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6yleyemez. Bizimki, eski bir papaz ailesiydi; ben de ger\u00e7ek   yurtseverlik ruhuyla yeti\u015ftirilmi\u015ftim. Ne var ki inan\u00e7l\u0131 bir Alman   yurtseveri olan babam\u0131n benim askere \u00e7a\u011f\u0131r\u0131lmamla korkudan titredi\u011fini   ve ilk t\u0131bbi muayenede fiziksel nedenlerle askere al\u0131nmay\u0131\u015f\u0131ma \u00e7ok   sevindi\u011fini hat\u0131rlar\u0131m.<\/p>\n<p>Yurtsever! Borazanlar ve trampetler,   Kayzer\u2019in do\u011fum g\u00fcn\u00fcnde (Marburg\u2019da) Spiegelslustberg\u2019de resmi ge\u00e7it   yaparken, t\u00fcm di\u011fer Alman \u00e7ocuklar\u0131 gibi benim de g\u00f6zlerim parlard\u0131.   Okuldan ho\u015flanmazd\u0131m. D\u00f6nemin e\u011fitmenlerinin donuklu\u011fu, k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva   e\u011fitimi, beni zorunlu okul \u00f6devleri d\u0131\u015f\u0131nda birtak\u0131m i\u015flerle u\u011fra\u015fmaya   y\u00f6neltti. \u0130ki arkada\u015fla birlikte, kendine \u00f6zg\u00fc sakin bir ya\u015fant\u0131   s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcm. Onlar resim yapt\u0131lar, ben \u015fiirler yazd\u0131m.<\/p>\n<p>Ailem k\u00f6y   k\u00f6kenliydi. Ben de k\u00f6yde do\u011fdum. \u0130lk be\u015f y\u0131l\u0131m \u00e7iftlik i\u015f\u00e7ilerinin   aras\u0131nda ge\u00e7ti. Yirmi bin n\u00fcfusuyla Marburg, kendilerini babalar\u0131n\u0131n   paralar\u0131 ve renkli kasketleriyle \u201cY\u00fcce Varl\u0131klar\u201d olarak g\u00f6ren kul\u00fcpl\u00fc   \u00f6\u011frencilerle dopdoluydu ve o g\u00fcnlerde bana b\u00fcy\u00fck bir \u015fehir gibi gelirdi.<\/p>\n<p>Biz  eski \u015fehrin dar sokaklar\u0131nda i\u015f\u00e7ilerin, k\u00fc\u00e7\u00fck esnaf\u0131n ve zanaat\u00e7\u0131lar\u0131n  aras\u0131nda ya\u015fard\u0131k.<\/p>\n<p>O  g\u00fcnlerde liselere ba\u011fl\u0131 olan haz\u0131rl\u0131k  okullar\u0131ndan birine de\u011fil, bir  b\u00f6lge okuluna devam ettim. Bu k\u00f6yl\u00fc tipi,  peder\u015fahi gelene\u011fe sahip  basit bir aile ya\u015fant\u0131s\u0131 s\u00fcrd\u00fcren babam\u0131n  iste\u011fiydi. Ailemin temel  g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, \u015fartlar elverdi\u011fi s\u00fcrece ger\u00e7ek birer  h\u0131ristiyan olarak  ya\u015famakt\u0131. (Aile b\u00fcy\u00fcklerimden daha basit insanlar ya  da daha iyi  h\u0131ristiyanlar tan\u0131mad\u0131m. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hatalar\u0131na kar\u015f\u0131  anlay\u0131\u015f,  ba\u011f\u0131\u015flama, ho\u015fg\u00f6r\u00fc, esneklik; d\u0131\u015f d\u00fcnyaya, politikaya ya da  y\u00fcksek  mevkilere kar\u015f\u0131 ise tam bir kay\u0131ts\u0131zl\u0131k.)<\/p>\n<p>Burada ku\u015fkusuz  bir  aile seceresi yazmak niyetinde de\u011filim. Ancak kom\u00fcnist olmak i\u00e7in   yahudi soyundan gelmek zorunda olunmad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011finin alt\u0131n\u0131 a\u015fa\u011f\u0131daki   paragrafa yer vererek \u00e7izmek istiyorum:<\/p>\n<p>Die Welt am Montag,   Berlin 1 Mart 1927 bask\u0131s\u0131ndan al\u0131nt\u0131. Erwin Piscator: Mektubunuz diyor   ki: \u201cBas\u0131n\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc benim, Do\u011fu Avrupa\u2019dan g\u00f6\u00e7 etmi\u015f Samuel Fischer   adl\u0131 bir yahudi oldu\u011fum s\u00f6ylentisini yaymaktad\u0131r. Ne yaz\u0131k ki durum   b\u00f6yle de\u011fildir. E\u011fer has\u0131mlar\u0131m bu s\u00f6ylentiyi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ma kar\u015f\u0131   kullanmasalard\u0131, bu konuya de\u011finmezdim bile. Soyuma b\u00f6ylesi bir ilgi   g\u00f6steren bu baylar, belki beni bir ziyaretle \u015fereflendirirler.   B\u00f6ylelikle onlara atalar\u0131mdan, \u00f6nce Strazburg\u2019da, daha sonra Herborn   (hatta Nassau)\u2019da teoloji profes\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc yapm\u0131\u015f Johannes Piscator\u2019un   \u00e7evirileri olan \u0130ncilleri g\u00f6sterebilirim. O, bu \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda   Luther\u2019inkini geli\u015ftirmeyi ama\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131. 1600\u2019de bas\u0131ld\u0131 ve yazar\u0131n iki   y\u00fcze yak\u0131n di\u011fer yap\u0131tlar\u0131yla birlikte b\u00fcy\u00fck ilgi uyand\u0131rd\u0131.\u201d<\/p>\n<p>Ger\u00e7i   ben bir bak\u0131ma Johannes Piscator\u2019dan farkl\u0131y\u0131m, ancak damarlar\u0131mda  hala  o ciddi protestan kan\u0131n\u0131n birka\u00e7 damlas\u0131n\u0131n (Huguenot kan\u0131yla  kar\u0131\u015fm\u0131\u015f  olarak) dola\u015ft\u0131\u011f\u0131na inan\u0131yorum. Ne var ki, babam\u0131n beni b\u00fcy\u00fck  bir zevkle  g\u00f6ndermek istedi\u011fi manast\u0131r\u0131n \u00e7ekici hi\u00e7bir yan\u0131 yoktu.  Benim i\u00e7in  rahip k\u00fcrs\u00fcs\u00fcnden ba\u015fka bir k\u00fcrs\u00fc \u00e7ok daha \u00f6nemliydi.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz   tiyatroyla u\u011fra\u015fmak istedi\u011fimi s\u00f6yledi\u011fimde b\u00fcy\u00fck bir tepkiyle   kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131m. Gen\u00e7 oyunculara bu g\u00fcn benim s\u00f6yledi\u011fim her \u015feyi ailemden   i\u015fittim. Tiyatroyu bir meslek olarak unutun, riskli ve zordur. Ger\u00e7ek   yetene\u011fe sahip insanlar bile ba\u015far\u0131ya ula\u015fmakta g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7eker. K\u0131skan\u00e7l\u0131k   ve d\u00fc\u015fmanl\u0131klar orman\u0131d\u0131r tiyatro. Hala b\u00fcy\u00fck babam\u0131n \u201csch\u201dlar\u0131 yaya   yaya \u201cDemek schauspieler(8) olmak istiyorsun?\u201d dedi\u011fini duyuyor gibiyim,   sanki \u00e7ingene ya da serseri olunacakm\u0131\u015f gibi.<\/p>\n<p>Orta s\u0131n\u0131f\u0131n   d\u00fc\u015fman\u0131 Nietzsche, estetik\u00e7i ve z\u00fcppe Wilde, son elli y\u0131lda bu   hastal\u0131kl\u0131 burjuva toplumunu ele\u015ftiren, a\u00e7\u0131klayan ve ona sald\u0131ran   herkes, ortas\u0131n\u0131ftan ka\u00e7mama ve k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva ge\u00e7mi\u015fimi terk etmeme   neden oldu.<\/p>\n<p>Kitapl\u0131\u011f\u0131mdan baz\u0131 isimler: Heinrich Mann, Thomas   Mann\u2019\u0131n Tod in Venedig\u2019i (Venedik\u2019te \u00d6l\u00fcm), Tolstoy, Zola, Werfel,   Rilke, Rimbaud, Stefan George, Heym, Verlaine, Maeterlinck Hofmannst\u00e4hl,   Brentano, Klabund, Strindberg, Wedekind, Messer\u2019in Psychologie\u2019si,   Wundt, Winmelband, Fechner, Schopenhauer, vb. Ayr\u0131ca Otto Ernst, Conan   Doyle, A.De Nora.<\/p>\n<p>O d\u00f6nemde genel ge\u00e7er anlay\u0131\u015f, ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n   sonundan bu yana s\u00fcr\u00fcp giden o tipik, hastal\u0131kl\u0131, kendini b\u0131rakm\u0131\u015f   k\u00f6t\u00fcmserlik ve d\u00f6nemin, canl\u0131, devingen ekonomi-politi\u011fiyle \u00e7eli\u015fen   uyu\u015fukluktu. Ku\u015fkusuz, \u00e7evremde olan bitenlerin nas\u0131l giderek birbirini   b\u00fct\u00fcnledi\u011finden habersizdim. Sosyalistler b\u00fcy\u00fck k\u0131rm\u0131z\u0131 kasketleriyle,   \u015feytani sakall\u0131 adamlar gibi geliyordu bana. Kimin ve neyin kar\u015f\u0131s\u0131nda   olunmas\u0131 gerekti\u011fini bilmeden, bu g\u00fc\u00e7l\u00fc ak\u0131nt\u0131yla birlikte y\u00fczmekten   ba\u015fka se\u00e7enek yok gibiydi.<\/p>\n<p>\u015eimdi: B\u00fct\u00fcn Almanya istekle sava\u015f   i\u00e7in ba\u011f\u0131r\u0131yor. Her yerde g\u00f6n\u00fcll\u00fcler. Ben hari\u00e7. Tersine inand\u0131\u011f\u0131mdan   de\u011fil sezgisel olarak. M\u00fcnih caddelerinde sarho\u015f kalabal\u0131klar dola\u015f\u0131yor,   \u015fark\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor. Heryerde nutuklar at\u0131l\u0131yor. Bir kez, b\u00f6ylesi bir   konu\u015fmay\u0131, hepimiz \u015fapkalar\u0131m\u0131z elimizde ayakta dinliyorduk ve kimbilir   ka\u00e7\u0131nc\u0131 kez Ulusal Mar\u015f hayk\u0131r\u0131l\u0131yordu (Kendi cesaretimiz t\u00fcylerimizi   diken diken ederdi.) Tam o s\u0131rada M\u00fcnih\u2019in iki ger\u00e7ek evlad\u0131n\u0131n \u201c\u015euna   bak\u0131n \u015fapkas\u0131n\u0131 \u00e7\u0131karmam\u0131\u015f. Bir casus!\u201d dediklerini duydum. Adama   \u015fapkas\u0131n\u0131 \u00e7\u0131karmas\u0131 s\u00f6ylendi. Fakat o aksine (bir aptal gibi) Stachus   boyunca ko\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Herkes arkas\u0131ndan ba\u011f\u0131r\u0131yordu: \u201cBir casus! Bir   casus!\u201d. Yakaland\u0131 ve \u00e7ok k\u00f6t\u00fc dayak yedi. Ve \u015fimdi kalabal\u0131k -ki   co\u015fkusu hi\u00e7bir s\u0131n\u0131r tan\u0131maz- \u201ckutsal kral\u201da do\u011fru ilerliyor, bu s\u0131rada   \u00e7i\u00e7eklerle donanm\u0131\u015f askerler de istasyona y\u00fcr\u00fcyordu. Bu b\u00fcy\u00fck karma\u015fa   beni itmi\u015f ve d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131; A\u011fustos\u2019un ilk g\u00fcnlerinde yaz\u0131lan bir   \u015fiirde belirtildi\u011fi gibi:<\/p>\n<p>Denk an seine Bleisoldaten (9)<br \/>Must  nun weinen, Mutter, weine-<br \/>War dein Knab, als er noch kleine<br \/>Spielte  mit den Bleisoldaten,<br \/>Hatten alle scharf geladen,<br \/>Starben  alle: plumps und stumm.<br \/>Ist der Knab dann gross geworden,<br \/>Ist  dann selbst Soldat geworden,<br \/>Stand dann draussen in dem Feld..<br \/>Must  nun weinen, Mutter, weine-<br \/>Wenn du\u2019s liesest: \u201cStarb ald Held\u201d.<br \/>Denk  an seine Bleisoldaten&#8230;<br \/>Hatten alle scharf geladen&#8230;<br \/>Starben  alle: plumps und stumm&#8230;<\/p>\n<p>Ve  b\u00f6ylece bana, hen\u00fcz yirmi  ya\u015f\u0131ndayken iyice anla\u015f\u0131lmaz gelen \u015fey,  d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve ki\u015fili\u011fin  geli\u015fmesi \u00fczerine uzun tart\u0131\u015fmalar  ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f bir neslin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle,  hi\u00e7bir diren\u00e7 g\u00f6stermeksizin,  genel kitle histerisine kap\u0131lmas\u0131 ve  birka\u00e7 istisna d\u0131\u015f\u0131nda Avrupa\u2019n\u0131n  t\u00fcm entellekt\u00fcel kesiminin o g\u00fcne dek  ku\u015fkuyla bakt\u0131klar\u0131 \u201cDe\u011ferli  Miras\u201d\u0131 savunmak i\u00e7in aya\u011fa kalkmas\u0131,  \u00fcstelik de bu savunmay\u0131 \u00e7o\u011fu kez  silahtan \u00f6te kalemle ger\u00e7ekle\u015ftirmesi  olmu\u015ftur. Bunlar Tolstoy,  Dostoyevski, Pu\u015fkin, Zola, Balzac, Anatole  France, Shaw ve Shakespeare  gibi \u201cd\u00fc\u015fmanlar\u201d kar\u015f\u0131s\u0131nda aya\u011fa kalkt\u0131lar  ve sava\u015fa Goethe\u2019yi,  Nietzche\u2019yi s\u0131rt \u00e7antalar\u0131na koyarak gittiler. Ve  b\u00f6ylece bu nesil  kendi ruhsal t\u00fckeni\u015fine kendi damgas\u0131n\u0131 vurdu. Daha  \u00f6nce ne d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f ve  ne yapm\u0131\u015f olurlarsa olsunlar, 4 A\u011fustos\u2019ta t\u00fcm  bunlar\u0131n bir hi\u00e7 oldu\u011fu  ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p>Biz gen\u00e7 insanlar\u0131  frenleyecek, bize dayanak  olabilecek insanca s\u00f6zleri s\u00f6yleyen hi\u00e7bir  \u00f6nder yoktu. Ben ve benim  gibi pek \u00e7ok kimse s\u0131n\u0131rs\u0131z d\u00fc\u015f k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ile  dopdoluydu. Hi\u00e7bir  deneyimimiz yoktu ve belirsizlikte \u00e7evrelenmi\u015ftik.  Yine de 1912\u2019de,  1923\u2019de, beklenmedik bi\u00e7imde, hi\u00e7bir ge\u00e7erli nedeni  olmamas\u0131na kar\u015f\u0131n  Nisan 1914\u2019te saflara kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131mda, sava\u015fa kar\u015f\u0131  a\u015fa\u011f\u0131daki gibi  \u00f6nsezilerim vard\u0131:<\/p>\n<p>Krieg (Aus einem Gedicht)(10)<\/p>\n<p>Ich  f\u00fchle ihn.<\/p>\n<p>_ _ _ _<\/p>\n<p>Krieg! _ ? _<br \/>Wer nennt Krieg?<br \/>Nestverscheuchte  Gedankenbrut<br \/>Z\u00e4hlt zerrissene Augen,<br \/>Angstaufgebrochene  Kehlen,<br \/>Kugelzerfetze, blutdurchw\u00fchlte<br \/>Unterleiber<br \/>In  angestautem Schmerz von<br \/>hundert Jahren,<br \/>Milliarden  vorentsagten<br \/>Frauenn\u00e4chten!<br \/>Krieg?<br \/>Fleht auf: Krieg  dem Kriege!<\/p>\n<p>Ama  sava\u015fa kar\u015f\u0131 tek ba\u015f\u0131na, bireysel bir ba\u015fkald\u0131r\u0131  bana aptalca g\u00f6r\u00fcnd\u00fc  ve \u00e7a\u011fr\u0131 emrini ald\u0131\u011f\u0131mda, buna \u201ckaderin  \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131\u201dym\u0131\u015fcas\u0131na uydum.  Askerlik hizmetini yapmay\u0131 reddetmek akl\u0131ma  bile gelmedi. Kayzer\u2019in  \u201cart\u0131k aram\u0131zda hi\u00e7bir parti ayr\u0131m\u0131 tan\u0131m\u0131yorum\u201d  s\u00f6zleri ve Sosyal  Demokratlar\u2019\u0131n ona istekle uymalar\u0131, kafamdaki  karma\u015fay\u0131 tamamlad\u0131.<\/p>\n<p>3  A\u011fustos\u2019taki Sosyal Demokratlar\u2019\u0131n  Reichtag \u00fcyelerinin belirleyici  toplant\u0131s\u0131nda, sava\u015f karar\u0131na kar\u015f\u0131  \u00e7\u0131kmay\u0131 \u00f6neren bir hareketin  Ledebour, Lensch ve Liebknecht(11)  taraf\u0131ndan ortaya at\u0131ld\u0131\u011f\u0131,  Neuk\u00f6lln\u2019de 300 i\u015f\u00e7inin sava\u015f aleyhine  g\u00f6steri yaparken tutukland\u0131klar\u0131  ve SDP\u2019nin sava\u015f karar\u0131n\u0131 onaylad\u0131\u011f\u0131  a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131nda Rosa Luxemburg\u2019un  sinir krizi ge\u00e7irdi\u011fi hi\u00e7bir zaman  kamuoyuna s\u0131zd\u0131r\u0131lmad\u0131.<\/p>\n<p>Ocak  1915\u2019de ald\u0131\u011f\u0131m emir \u00fczerine buz  gibi bir havada, o g\u00fcnlerde hala mavi,  k\u0131rm\u0131z\u0131 boyal\u0131 olan Gera\u2019daki  barakalar\u0131n yolunu tuttum. Ceketimin  yakas\u0131 10 cm. b\u00fcy\u00fck, pantolonumun  a\u011f\u0131 dizlerime geliyordu ve  ayakkab\u0131lar\u0131m\u0131n teki 42 di\u011feri 39 numarayd\u0131;  buru\u015fuk bir kep ba\u015f\u0131mda  e\u011freti bi\u00e7imde duruyordu (bir subay\u0131n tokad\u0131ndan  sonra bu keplerin  y\u0131kanabilece\u011fini \u00f6\u011frendim). Ve a\u015f\u0131r\u0131  \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yordum (\u201cPi\u00e7lerin  kafas\u0131n\u0131 k\u0131r\u0131n\u201d). B\u00fcy\u00fck g\u00fcne dikkatle  haz\u0131rlan\u0131yorduk. Bizi  haz\u0131rlayanlarsa k\u00fc\u00e7\u00fck adamlard\u0131. \u0130lk kar\u015f\u0131  \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131m\u0131z bu k\u00fc\u00e7\u00fck  adamlar oldu:<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Politik tiyatro, t\u00fcm giri\u015fimlerim boyunca ald\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle ne ki\u015fisel bir \u201cbulu\u015f\u201d ne de 1918\u2019deki toplumsal grupla\u015fmalar\u0131n sonucudur. K\u00f6kleri ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na kadar uzan\u0131r. Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131lda burjuva kesiminin entellekt\u00fcel durumunu, ya yaln\u0131zca varl\u0131klar\u0131yla ya da tasar\u0131mlar\u0131yla etkileyen, onu olduk\u00e7a de\u011fi\u015ftiren, hatta k\u0131smen yok eden g\u00fc\u00e7ler ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu g\u00fc\u00e7ler iki y\u00f6nden geliyordu: Edebiyat ve proleterya\u2019dan. B\u00f6ylece [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[64],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4340","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-tiyatro-uzerine"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Politik Tiyatro&#039;nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Politik Tiyatro&#039;nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Politik tiyatro, t\u00fcm giri\u015fimlerim boyunca ald\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle ne ki\u015fisel bir \u201cbulu\u015f\u201d ne de 1918\u2019deki toplumsal grupla\u015fmalar\u0131n sonucudur. K\u00f6kleri ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na kadar uzan\u0131r. Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131lda burjuva kesiminin entellekt\u00fcel durumunu, ya yaln\u0131zca varl\u0131klar\u0131yla ya da tasar\u0131mlar\u0131yla etkileyen, onu olduk\u00e7a de\u011fi\u015ftiren, hatta k\u0131smen yok eden g\u00fc\u00e7ler ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu g\u00fc\u00e7ler iki y\u00f6nden geliyordu: Edebiyat ve proleterya\u2019dan. B\u00f6ylece [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-03-13T15:39:07+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"22 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Politik Tiyatro&#8217;nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator\",\"datePublished\":\"2010-03-13T15:39:07+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/\"},\"wordCount\":4509,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg\",\"articleSection\":[\"Tiyatro \u00dczerine\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/\",\"name\":\"Politik Tiyatro'nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg\",\"datePublished\":\"2010-03-13T15:39:07+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Politik Tiyatro&#8217;nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Politik Tiyatro'nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Politik Tiyatro'nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator","og_description":"Politik tiyatro, t\u00fcm giri\u015fimlerim boyunca ald\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle ne ki\u015fisel bir \u201cbulu\u015f\u201d ne de 1918\u2019deki toplumsal grupla\u015fmalar\u0131n sonucudur. K\u00f6kleri ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na kadar uzan\u0131r. Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131lda burjuva kesiminin entellekt\u00fcel durumunu, ya yaln\u0131zca varl\u0131klar\u0131yla ya da tasar\u0131mlar\u0131yla etkileyen, onu olduk\u00e7a de\u011fi\u015ftiren, hatta k\u0131smen yok eden g\u00fc\u00e7ler ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu g\u00fc\u00e7ler iki y\u00f6nden geliyordu: Edebiyat ve proleterya\u2019dan. B\u00f6ylece [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-03-13T15:39:07+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"22 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Politik Tiyatro&#8217;nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator","datePublished":"2010-03-13T15:39:07+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/"},"wordCount":4509,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg","articleSection":["Tiyatro \u00dczerine"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/","name":"Politik Tiyatro'nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg","datePublished":"2010-03-13T15:39:07+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.leksikon.org\/images\/piscator_erwin.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/03\/13\/politik-tiyatronun-tarihi-uzerine-1bolum-erwin-piscator\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Politik Tiyatro&#8217;nun Tarihi \u00dczerine (1.B\u00f6l\u00fcm) | Erwin Piscator"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4340","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4340"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4340\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4340"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4340"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4340"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}