{"id":4462,"date":"2010-04-09T10:32:00","date_gmt":"2010-04-09T07:32:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/"},"modified":"2010-04-09T10:32:00","modified_gmt":"2010-04-09T07:32:00","slug":"maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/","title":{"rendered":"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>Ekonomi politik\u00e7iler, emek b\u00fct\u00fcn zenginliklerin kayna\u011f\u0131d\u0131r, der. Ger\u00e7ekten de bir kaynakt\u0131r &#8211; ki bu kaynak, hemen hemen do\u011fadan sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 materyali, zenginli\u011fe \u00e7evirir. Ama bundan da sonsuz denecek kadar fazla bir \u015feydir. O, insan\u0131n t\u00fcm varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca temel ko\u015fuludur ve belirli bir anlamda, bu \u00f6yle bir \u00f6l\u00e7\u00fcdedir ki, emek, insan\u0131 bizzat yaratt\u0131 diyebiliriz.<br \/> Y\u00fczbinlerce y\u0131l \u00f6nce, jeologlar\u0131n d\u00fcnya tarihinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc zaman d\u00f6nemi dedikleri, hen\u00fcz kesinlikle saptanamayan bir d\u00f6nemi s\u0131ras\u0131nda, belki de onun sonlar\u0131na do\u011fru, d\u00fcnyan\u0131n s\u0131cak b\u00f6lgesinde -muhtemelen \u015fimdi Hint Okyanusunun dibine batm\u0131\u015f geni\u015f bir k\u0131ta \u00fczerinde- insans\u0131 (anthropoid) maymunlar\u0131n son derece geli\u015fmi\u015f bir \u0131rk\u0131 ya\u015f\u0131yordu. Darwin, atalar\u0131m\u0131z olmas\u0131 gereken bu maymunlar\u0131n (sayfa 80) yakla\u015f\u0131k bir betimlemesini bize vermi\u015ftir. Bunlar\u0131n bedeni tamamen k\u0131llarla \u00f6rt\u00fcl\u00fcyd\u00fc, sakallar\u0131 ve sivri kulaklar\u0131 vard\u0131 ve a\u011fa\u00e7lar \u00fczerinde s\u00fcr\u00fc halinde ya\u015f\u0131yorlard\u0131.[46]<br \/> T\u0131rmanma, ellere ve ayaklara farkl\u0131 i\u015flevler kazand\u0131rmaktad\u0131r ve ya\u015fam tarzlar\u0131 yerde hareket etmelerini gerektirdi\u011finde, bu maymunlar, y\u00fcr\u00fcrken ellerini kullanma al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yava\u015f yava\u015f b\u0131rakmaya, dik bi\u00e7imde bir y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f kazanmaya ba\u015flad\u0131lar. B\u00f6ylece, maymundan insana ge\u00e7i\u015fte kesin ad\u0131m at\u0131lm\u0131\u015f oldu.<br \/> Bug\u00fcn ya\u015fayan b\u00fct\u00fcn insans\u0131 maymunlar dik olarak ayakta durabilirler ve yaln\u0131zca iki ayak \u00fczerinde hareket edebilirler; ama bunu, yaln\u0131z zorunlu hallerde ve pek beceriksizce yaparlar. Do\u011fal y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fleri yar\u0131 diktir ve y\u00fcr\u00fcmek i\u00e7in ellerini de kullan\u0131rlar \u00e7o\u011fu, b\u00fck\u00fck parmaklar\u0131n\u0131n orta kemiklerini yere dayar ve sakat bir kimsenin koltuk de\u011fnekleriyle y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc gibi, bacaklar\u0131 b\u00fck\u00fck olarak bedenlerini uzun kollar\u0131 aras\u0131nda salland\u0131r\u0131rlar. Genel olarak, biz, bug\u00fcn bile, maymunlarda, d\u00f6rt ayak \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcmeden iki ayak \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcmeye ge\u00e7i\u015fin b\u00fct\u00fcn evrelerini g\u00f6zleyebiliyoruz. Ama iki ayak \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcme, onlarda, hi\u00e7 bir zaman ge\u00e7ici bir \u00f6nlemden \u00f6teye gitmemi\u015ftir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">E\u011fer k\u0131ll\u0131 atalar\u0131m\u0131zda dik y\u00fcr\u00fcme, \u00f6nce kural ve daha sonra da zaman\u0131 gelince bir gereklilik haline geldiyse, herhalde, bu arada, \u00f6teki \u00e7ok farkl\u0131 i\u015flevlerin ellere aktar\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 zorunluluk olmu\u015ftur. Zaten maymunlarda, el ve ayaklar\u0131n kullan\u0131l\u0131\u015f yollar\u0131nda baz\u0131 farkl\u0131l\u0131klar vard\u0131r. Daha \u00f6nce belirtti\u011fimiz gibi, t\u0131rmanmak i\u00e7in, el, ayaktan ba\u015fka bir bi\u00e7imde kullan\u0131l\u0131r. Daha a\u015fa\u011f\u0131 memeli hayvanlar\u0131n \u00f6n pen\u00e7elerini kulland\u0131klar\u0131 gibi, el, art\u0131k, \u00f6zellikle besin tutmaya ve dev\u015firmeye yard\u0131m eder. Bir\u00e7ok maymun, a\u011fa\u00e7larda yuva ve hatta, \u015fempanze gibi, k\u00f6t\u00fc havadan korunmak i\u00e7in dallar\u0131n aras\u0131nda \u00e7at\u0131 yapmakta ellerini kullan\u0131rlar. El ile, d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 korunmak i\u00e7in sopalar\u0131 yakalar, ya da meyveleri ve ta\u015flar\u0131 d\u00fc\u015fmanlar\u0131na f\u0131rlat\u0131rlar. Yakaland\u0131klar\u0131nda insanlardan kopya ettikleri bir\u00e7ok basit hareketler i\u00e7in ellerini kullan\u0131rlar. Ama insana en \u00e7ok benzeyen maymunlar\u0131n bile geli\u015fmemi\u015f eli ile y\u00fczbinlerce y\u0131ll\u0131k emek yoluyla son derece geli\u015fmi\u015f insan eli aras\u0131ndaki fark\u0131n ne kadar b\u00fcy\u00fck oldu\u011fu burada anla\u015f\u0131l\u0131r. Kemiklerin ve (sayfa 81) kaslar\u0131n say\u0131s\u0131 ve genel yap\u0131s\u0131, ikisinde de ayn\u0131d\u0131r; ama en ilkel yaban\u0131l\u0131n eli, hi\u00e7 bir maymunun elinin taklit edemeyece\u011fi y\u00fczlerce i\u015f yapar. Hi\u00e7 bir maymun eli, ta\u015f b\u0131\u00e7a\u011f\u0131n en kabas\u0131n\u0131 bile imal edememi\u015ftir.<br \/> Atalar\u0131m\u0131z\u0131n, binlerce y\u0131ll\u0131k s\u00fcrede, maymundan insana ge\u00e7i\u015f d\u00f6neminde, ellerini yava\u015f yava\u015f uyarlamay\u0131 \u00f6\u011frendikleri ilk hareketler, ancak en basit i\u015flemler olabilirdi. En ilkel yaban\u0131llar, hatta ayn\u0131 zamanda fiziksel bir gerileme g\u00f6stererek daha \u00e7ok hayvana benzer bir duruma d\u00f6n\u00fc\u015fenler bile, bu ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemi yarat\u0131klar\u0131ndan \u00e7ok daha \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. \u0130lk \u00e7akmak ta\u015f\u0131 insan eliyle b\u0131\u00e7ak haline getirilinceye kadar, \u00f6yle d\u00f6nemlerden ge\u00e7ilmi\u015ftir ki, bizce bilinen tarihsel d\u00f6nem, onunla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131nca \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Ama as\u0131l ad\u0131m at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131, el, serbest hale gelmi\u015fti ve art\u0131k durmadan yeni beceriler kazanabilirdi. B\u00f6ylece kazan\u0131lan daha b\u00fcy\u00fck esneklik (souplesse) ku\u015faktan ku\u015fa\u011fa ge\u00e7iyor ve art\u0131yordu.<br \/> O halde el, yaln\u0131zca eme\u011fin organ\u0131 de\u011fildir, eme\u011fin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr de. Ancak eme\u011fin, gittik\u00e7e yeni i\u015flemlere uygulanmas\u0131yla, geli\u015ftirilmi\u015f kaslar\u0131n, eklemlerin ve, daha uzun aral\u0131klarla, kemiklerin kal\u0131tsal yoldan ge\u00e7mesi, bu kal\u0131tsal inceli\u011fin, yeni, giderek daha karma\u015f\u0131k duruma gelmi\u015f i\u015flemlere, giderek yenilenen bi\u00e7imde uygulanmas\u0131, insan elini, Rafael&#8217;in, tablolar\u0131n\u0131, Thorwaldsen&#8217;in heykellerini, Paganini&#8217;nin m\u00fczi\u011fini yaratabilecek bu y\u00fcksek yetkinlik d\u00fczeyine kadar getirmi\u015ftir.<br \/> Ama el, tek ba\u015f\u0131na de\u011fildi. O, son derece karma\u015f\u0131k bir organizma b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn \u00fcyelerinden yaln\u0131zca biriydi. Ve el i\u00e7in yararl\u0131 \u015fey, hizmet etti\u011fi b\u00fct\u00fcn beden i\u00e7in de yararl\u0131d\u0131r &#8211; hem de iki yoldan.<br \/> Birincisi, beden, Darwin&#8217;in kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131-geli\u015fme yasas\u0131 diye adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 yasadan yararland\u0131. Bu yasaya g\u00f6re, bir organik varl\u0131\u011f\u0131n ayr\u0131 k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n belirli bi\u00e7imleri, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte onlarla ba\u011f\u0131nt\u0131s\u0131 olmayan \u00f6b\u00fcr k\u0131s\u0131mlar\u0131n belirli bi\u00e7imleriyle her zaman ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece, \u00e7ekirdeksiz alyuvar h\u00fccrelerine sahip ve kafan\u0131n iki eklemle (kondil) birinci omura ba\u011fland\u0131\u011f\u0131 hayvanlar\u0131n istisnas\u0131z hepsinde, yavrular\u0131 emzirmek i\u00e7in s\u00fct bezleri vard\u0131r. Bunun gibi, memeli hayvanlardaki \u00e7iftt\u0131rnaklar, kural olarak, gevi\u015f getirmeyi sa\u011flayan k\u0131rkbay\u0131r ile ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131d\u0131r. Belirli bi\u00e7imlerdeki de\u011fi\u015fmeler, (sayfa 82) aradaki ba\u011f\u0131nt\u0131y\u0131 a\u00e7\u0131klayabilecek durumda olmamam\u0131za kar\u015f\u0131n, \u00f6teki beden k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n bi\u00e7iminde de de\u011fi\u015fmelere neden olur. G\u00f6zleri mavi olan tamamen beyaz kediler, her zaman, ya da hemen her zaman sa\u011f\u0131rd\u0131r. \u0130nsan elinin gittik\u00e7e yetkinle\u015fmesi ve buna paralel olarak aya\u011f\u0131n dik y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fe uyarlanmas\u0131, hi\u00e7 ku\u015fkusuz b\u00f6yle bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131-geli\u015fme yoluyla organizman\u0131n \u00f6teki k\u0131s\u0131mlar\u0131 \u00fczerinde de etkisini g\u00f6stermi\u015ftir. Bu etki ise, burada bu olguyu genel terimleriyle belirtmekten \u00f6te bir \u015fey yapmam\u0131z\u0131 sa\u011flayacak kadar hen\u00fcz yeterince incelenmemi\u015ftir.<br \/> Elin geli\u015fmesinin, dolays\u0131z, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclebilir bi\u00e7imde organizman\u0131n di\u011fer k\u0131s\u0131mlar\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131 etki \u00e7ok daha \u00f6nemlidir. Daha \u00f6nce belirtti\u011fimiz gibi, bizim maymunsu atalar\u0131m\u0131z s\u00fcr\u00fc halindeydiler; b\u00fct\u00fcn hayvanlar\u0131n en toplumsal\u0131 olan insan\u0131n, toplumsal olmayan atadan t\u00fcremi\u015f olmas\u0131 elbette olanakl\u0131 de\u011fildir. Do\u011fa \u00fczerindeki egemenlik, elin geli\u015fmesiyle, emek ile ba\u015flad\u0131 ve her yeni ilerleme de, insano\u011flunun ufkunu geni\u015fletti. \u0130nsan, do\u011fal nesnelerde, s\u00fcrekli olarak, yeni, o g\u00fcne kadar bilinmeyen \u00f6zellikler ke\u015ffediyordu. \u00d6te yandan eme\u011fin geli\u015fmesi, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 dayan\u0131\u015fma, ortakla\u015fa faaliyet hallerini \u00e7o\u011faltma, ve bu ortakla\u015fa faaliyetin her birey i\u00e7in sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 yarar\u0131n bilincine varma yoluyla toplum \u00fcyelerinin birbirine gittik\u00e7e yakla\u015fmas\u0131na zorunlu olarak yard\u0131m ediyordu. K\u0131sacas\u0131, olu\u015fum ge\u00e7iren insanlar, birbirlerine s\u00f6yleyecek bir \u015feylerinin bulundu\u011fu noktaya eri\u015ftiler. Gereksinme kendine bir organ yaratt\u0131: maymunun geli\u015fmemi\u015f g\u0131rtla\u011f\u0131, durmadan daha geli\u015fmi\u015f mod\u00fclasyon elde etmek i\u00e7in yap\u0131lan mod\u00fclasyon yoluyla yava\u015f ama sa\u011flam bi\u00e7imde de\u011fi\u015fti ve a\u011f\u0131z organlar\u0131, yava\u015f yava\u015f birbiri ard\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcnce ifade eden sesler \u00e7\u0131karmay\u0131 \u00f6\u011frendi.<br \/> Hayvanlarla bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma, dilin kayna\u011f\u0131n\u0131n, emek s\u00fcrecinden ve emek s\u00fcreci ile birlikte do\u011fdu\u011fu a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n, tek do\u011fru a\u00e7\u0131klama oldu\u011funu g\u00f6sterir. En geli\u015fmi\u015f hayvanlar\u0131n bile birbirlerine iletmek gereksinmesini duyduklar\u0131 pek az \u015fey bile, d\u00fc\u015f\u00fcnce ifade eden konu\u015fmay\u0131 gerektirmez. Do\u011fal ortamda hi\u00e7bir hayvan, konu\u015fmamay\u0131 ya da insan dilini anlamamay\u0131 bir eksiklik olarak duymaz. Ama hayvan, insanlar taraf\u0131ndan evcille\u015ftirilirse, durum \u00e7ok de\u011fi\u015fir. K\u00f6pek ve at, insanlarla olan ili\u015fkilerinde d\u00fc\u015f\u00fcnce ifade eden (sayfa 83) konu\u015fmaya kar\u015f\u0131 \u00f6yle bir kulak geli\u015ftirmi\u015flerdir ki, kavray\u0131\u015f \u00e7er\u00e7eveleri i\u00e7inde her dili kolayca anlamay\u0131 \u00f6\u011frenirler. Ayr\u0131ca eskiden kendilerine yabanc\u0131 olan, insana ba\u011fl\u0131l\u0131k, minnettarl\u0131k vb. gibi duygular\u0131 kazanma yetene\u011fi edinmi\u015flerdir. B\u00f6yle hayvanlarla fazla ili\u015fkisi olan herkes, bir\u00e7ok hallerde konu\u015famamalar\u0131n\u0131 onlar\u0131n \u015fimdi ne yaz\u0131k ki belli bir y\u00f6nde \u00e7ok geli\u015fmi\u015f ses organlar\u0131n\u0131n art\u0131k ortadan kald\u0131ramayaca\u011f\u0131 bir eksiklik olarak hissetti\u011fini kabul etmekten ka\u00e7\u0131namaz. Ama organ\u0131n bulundu\u011fu yerde, belirli s\u0131n\u0131rlar \u00e7er\u00e7evesinde bu yeteneksizlik bile ortadan kalkabilir. Ku\u015flar\u0131n a\u011f\u0131z organlar\u0131 insanlar\u0131n a\u011f\u0131z organlar\u0131ndan alabildi\u011fi ne farkl\u0131 oldu\u011fu halde, konu\u015fmay\u0131 \u00f6\u011frenen tek hayvan ku\u015ftur. En \u00e7irkin sesli ku\u015f olan papa\u011fan, en iyi konu\u015fur. Onun konu\u015ftu\u011fu \u015feyi anlamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylememeli. Salt konu\u015fma ve insanlarla birarada bulunma zevkinden dolay\u0131 b\u00fct\u00fcn s\u00f6zc\u00fck hazinesini saatlerce konu\u015ftu\u011fu ve yineledi\u011fi do\u011frudur. Ama, kavray\u0131\u015f\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde s\u00f6ylediklerini anlamas\u0131n\u0131 da \u00f6\u011frenebilir. Papa\u011fana, anlam\u0131ndan bir \u015fey kavrayabilece\u011fi k\u00fcf\u00fcr s\u00f6zc\u00fckleri \u00f6\u011fretin (s\u0131cak \u00fclkelerden d\u00f6nen denizcilerin en \u00e7ok ho\u015fland\u0131\u011f\u0131 \u015feylerden biri); onu k\u0131zd\u0131r\u0131n ve k\u00fcf\u00fcr s\u00f6zlerini Berlinli bir seyyar sebze sat\u0131c\u0131s\u0131 kadar do\u011fru de\u011ferlendirmeyi bildi\u011fini hemen g\u00f6receksiniz. \u015eekerleme dilenirken de ayn\u0131 \u015feyi yapar.<br \/> \u00d6nce emek, sonra onunla birlikte dil &#8211; bir maymunun beynini etkileyen en \u00f6nemli iki d\u00fcrt\u00fc bunlard\u0131r ve bu etki alt\u0131nda maymun beyni, b\u00fct\u00fcn benzerli\u011fine kar\u015f\u0131n \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck ve \u00e7ok daha yetkin bir insan beynine do\u011fru geli\u015fmi\u015ftir. Ama beynin geli\u015fmesiyle, onun en yak\u0131n ara\u00e7lar\u0131n\u0131n, duyu organlar\u0131n\u0131n geli\u015fmesi yanyana gitmi\u015ftir. Dilin s\u00fcrekli geli\u015fmesi i\u00e7inde i\u015fitme organ\u0131n\u0131n ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde incelmesi zorunlu olarak nas\u0131l yanyana gitmi\u015fse, bir b\u00fct\u00fcn olarak beynin geli\u015fmesine paralel olarak da. b\u00fct\u00fcn duyular geli\u015fmi\u015ftir. Kartal, insandan \u00e7ok daha uza\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcr, ama insan\u0131n g\u00f6z\u00fc, \u015feylerde, kartal\u0131n g\u00f6z\u00fcnden \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr. K\u00f6pe\u011fin burnu insana g\u00f6re \u00e7ok daha keskindir, ama insan i\u00e7in de\u011fi\u015fik \u015feyleri ay\u0131rmaya yarayan korkular\u0131n y\u00fczde-birini bile ay\u0131rdedemez. Ve maymunun en kaba ilk bi\u00e7imiyle bile sahip olmad\u0131\u011f\u0131 dokunma duyusu, ancak bizzat insan elinin geli\u015fimi ile birlikte, emek arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile geli\u015fmi\u015ftir. (sayfa 84)<br \/> Beynin ve ona e\u015flik eden duyular\u0131n\u0131n geli\u015fmesinin, gittik\u00e7e durula\u015fan bilincin, soyutlama ve sonu\u00e7 \u00e7\u0131karma yetene\u011finin, emek ve dil \u00fczerindeki tepkisi, hem eme\u011fe, hem de konu\u015fmaya daha \u00e7ok geli\u015fme i\u00e7in durmadan yenilenen bir d\u00fcrt\u00fc verdi. Bu geli\u015fme sonunda insan, maymundan ayr\u0131l\u0131nca, biti\u015f noktas\u0131na gelmedi, de\u011fi\u015fik zamanlarda, de\u011fi\u015fik insan topluluklar\u0131nda, derecesi ve y\u00f6n\u00fc de\u011fi\u015ferek, hatta orada burada yerel ya da ge\u00e7ici bir gerilemeyle kesintiye u\u011frayarak, t\u00fcm olarak b\u00fcy\u00fck ilerlemeler g\u00f6sterdi. Olu\u015fumunu tamamlam\u0131\u015f insan\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ile birlikte sahneye \u00e7\u0131kan yeni bir unsur , yani toplum, bu geli\u015fimi hem g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde h\u0131zland\u0131rd\u0131 ve hem de bu geli\u015fime daha kesin bir y\u00f6n verdi.<br \/> Ku\u015fkusuz, a\u011faca t\u0131rmanan maymunlar toplulu\u011fundan bir insan toplumu meydana gelinceye kadar -d\u00fcnya tarihi i\u00e7inde insan ya\u015fam\u0131n\u0131n bir saniyesine e\u015fde\u011fer[1*]- y\u00fczbinlerce y\u0131l ge\u00e7ti. Ama sonunda bu da oldu. Maymun s\u00fcr\u00fcs\u00fc ile insan toplumu aras\u0131nda karakteristik ayr\u0131m olarak gene ne buluruz? Emek. Maymun s\u00fcr\u00fcs\u00fc co\u011frafi durumun ya da kom\u015fu s\u00fcr\u00fclerin direncinin ona tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 beslenme b\u00f6lgesinde otlanmakla yetiniyordu, yeni bir yemlenme alan\u0131 elde etmek i\u00e7in y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015flere ve sava\u015f\u0131mlara giri\u015fiyordu ama, yemlenme b\u00f6lgesinde do\u011fan\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131ndan, fark\u0131na varmadan kendi d\u00f6k\u00fcnt\u00fcleriyle g\u00fcbreledi\u011fi topra\u011f\u0131n verdi\u011finden fazlas\u0131n\u0131 elde edecek durumda de\u011fildi. B\u00fct\u00fcn beslenme b\u00f6lgeleri dolunca, maymun n\u00fcfusunda art\u0131\u015f da olamazd\u0131. Olsa olsa hayvanlar\u0131n say\u0131s\u0131 ayn\u0131 kalabilirdi. Ancak b\u00fct\u00fcn hayvanlar, son derece fazla yiyecek maddesi israf ederler. Bunun yan\u0131s\u0131ra yeti\u015fmekte olan bir yiyecek maddesini, filiz halindeyken \u00f6ld\u00fcr\u00fcrler. Kurt, avc\u0131n\u0131n tersine, ertesi y\u0131l ona yavrular verecek olan di\u015fi geyi\u011fi esirgemez. Yunanistan&#8217;da taze \u00e7al\u0131lar\u0131 b\u00fcy\u00fcmeden kemiren ke\u00e7iler, \u00fclkenin da\u011flar\u0131n\u0131 kelle\u015ftirmi\u015ftir. Hayvanlar\u0131n bu &#8220;ya\u011fma ekonomisi&#8221;, kanlar\u0131n\u0131n farkl\u0131 bir kimyasal bile\u015fim edinmesi sayesinde onlar\u0131 al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015f besinden ba\u015fkas\u0131na uymaya zorlayarak, (sayfa 85) t\u00fcrlerin yava\u015f yava\u015f de\u011fi\u015fmesinde \u00f6nemli bir rol oynar ve uyum g\u00f6sterememi\u015f t\u00fcrler yok olup giderlerken, t\u00fcm fiziksel yap\u0131 giderek de\u011fi\u015fir. Atalar\u0131m\u0131z\u0131n maymundan insana ge\u00e7i\u015fine, bu ya\u011fma ekonomisinin g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde katk\u0131da bulundu\u011fundan ku\u015fku duyulamaz. Zeka ve uyarlanabilirlik yetisi bak\u0131m\u0131ndan \u00f6teki \u0131rklardan \u00e7ok ilerde olan bir maymun \u0131rk\u0131nda ya\u011fma ekonomisi, yiyecek bitkilerinin say\u0131s\u0131n\u0131n s\u00fcrekli olarak \u00e7o\u011falmas\u0131na ve bu bitkilerin yenebilecek k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n t\u00fcketilmesine yol a\u00e7m\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r. K\u0131sacas\u0131 yiyecekler giderek \u00e7e\u015fitlenmi\u015f ve bununla birlikte maymundan insana ge\u00e7i\u015fin kimyasal \u00f6nc\u00fclleri olan ve bedene giren maddeler de \u00e7e\u015fitlenmi\u015ftir. Ama b\u00fct\u00fcn bunlar, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn ger\u00e7ek anlam\u0131yla emek de\u011fildi hen\u00fcz. Emek, alet meydana getirmekle ba\u015flar. Bulabildi\u011fimiz en eski aletler nelerdir? Tarih-\u00f6ncesi insanlar\u0131n ke\u015ffedilmi\u015f kal\u0131nt\u0131lar\u0131na ve \u015fimdiki en ilkel insanlar\u0131n ve en eski tarih \u00e7a\u011flar\u0131ndaki insanlar\u0131n ya\u015fay\u0131\u015f bi\u00e7imine g\u00f6re en eski olan aletler nelerdir? Bunlar, avc\u0131l\u0131k ve bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k aletleridir; birinciler ayn\u0131 zamanda silah yerine ge\u00e7erler. Avlanma ve bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k ise, salt bitkiyle beslenmeden, etin de birlikte yenmesine ge\u00e7i\u015fi \u00f6ng\u00f6r\u00fcr. Ve bu, maymunlar\u0131n insana ge\u00e7i\u015f s\u00fcrecinde bir ba\u015fka \u00f6nemli ad\u0131md\u0131r. Et yemek, organizman\u0131n metabolizma i\u00e7in gerektirdi\u011fi en \u00f6nemli maddelerin hemen haz\u0131r bir durumda bulunmas\u0131n\u0131 da sa\u011fl\u0131yordu; ayn\u0131 zamanda, sindirim i\u00e7in gerekli s\u00fcreyi k\u0131saltarak, bitkisel ya\u015fam\u0131na tekab\u00fcl eden \u00f6b\u00fcr bitkisel v\u00fccut s\u00fcre\u00e7lerini de k\u0131salt\u0131yor ve b\u00f6ylece ger\u00e7ek anlamda hayvan ya\u015fam\u0131na uygun etkin belirtiler i\u00e7in daha \u00e7ok zaman, daha \u00e7ok madde ve daha \u00e7ok istek kazand\u0131r\u0131yordu. Olu\u015f halindeki insan, bitkiden uzakla\u015ft\u0131k\u00e7a, ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde de hayvan\u0131n \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131k\u0131yordu. Et yan\u0131nda bitkiyle beslenmeye de al\u0131\u015fma, yaban\u0131l kedi ve k\u00f6pekleri nas\u0131l insan\u0131n u\u015fa\u011f\u0131 yapm\u0131\u015fsa, bitki yeme yan\u0131nda etle beslenmeye al\u0131\u015fma da, olu\u015f halindeki insana beden g\u00fcc\u00fc ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k vermekte b\u00fcy\u00fck rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak, etle beslenme, etkisini en \u00e7ok, beslenmesi ve geli\u015fmesi i\u00e7in gerekli olan maddeleri \u015fimdi eskisinden daha \u00e7ok sa\u011flayan ve bu nedenle de ku\u015faktan ku\u015fa\u011fa daha h\u0131zl\u0131 ve daha yeterli geli\u015febilen, beyin \u00fczerinde g\u00f6stermi\u015fti. Yaln\u0131z bitkisel yiyecek alan insanlara olan sayg\u0131m\u0131z bir yana, insan, etle beslenmese idi, varl\u0131\u011f\u0131na (sayfa 86) ula\u015famazd\u0131, ve e\u011fer etle beslenme de, tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z b\u00fct\u00fcn halklarda \u015fu ya da bu zamanda yamyaml\u0131\u011fa neden olmu\u015fsa (Berlinlilerin atalar\u0131 olan Weletablar ya da Wilzianlar 10. y\u00fczy\u0131lda bile ana-babalar\u0131n\u0131 yiyorlard\u0131), bunun bug\u00fcn bizim i\u00e7in bir \u00f6nemi yoktur.<br \/> Et yemek, \u00e7ok \u00f6nemli iki yeni ilerleme sa\u011flad\u0131: ate\u015fin kullan\u0131lmas\u0131 ve hayvanlar\u0131n evcille\u015ftirilmesi. Birincisi, yeme\u011fi nerdeyse yar\u0131-sindirilmi\u015f durumda a\u011fza getirerek, sindirim s\u00fcrecini daha da k\u0131saltt\u0131. \u0130kincisi de avc\u0131l\u0131k yan\u0131nda yeni ve daha d\u00fczenli bir beslenme kayna\u011f\u0131 a\u00e7arak, daha bol et elde etmeyi sa\u011flad\u0131. Ayr\u0131ca, s\u00fct ve s\u00fct \u00fcr\u00fcnleriyle, madde kar\u0131\u015f\u0131mlar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan en az\u0131ndan etle ayn\u0131 de\u011ferde bir yeni yiyecek maddesi getiriyordu. Bu iki ilerleme, insan i\u00e7in yeni kurtulu\u015f ara\u00e7lar\u0131 demekti. Bunlar\u0131n insan\u0131n ve toplumun geli\u015fmesi i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nem ta\u015f\u0131mas\u0131na kar\u015f\u0131n, dolays\u0131z etkilerinin ayr\u0131nt\u0131lar\u0131na kadar inmek, bizi alan\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7ok d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kart\u0131r.<br \/> \u0130nsan, b\u00fct\u00fcn yenebilen \u015feyleri yemesini nas\u0131l \u00f6\u011frenmi\u015fse, her iklimde ya\u015famas\u0131n\u0131 da \u00f6\u011frenmi\u015ftir. Oturulabilen b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya yay\u0131ld\u0131 ve kendi g\u00fcc\u00fcyle bunu tam anlam\u0131yla ba\u015farabilecek tek hayvand\u0131. B\u00fct\u00fcn iklimlere al\u0131\u015fm\u0131\u015f \u00f6teki hayvanlar, ev hayvanlar\u0131 ve ha\u015farat, bunu kendili\u011finden de\u011fil, ancak insan\u0131 izleyerek \u00f6\u011frenmi\u015flerdir. Her zaman s\u0131cak olan anayurt ikliminden daha so\u011fuk b\u00f6lgelere, y\u0131l\u0131n yaza ve k\u0131\u015fa b\u00f6l\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc yerlere ge\u00e7i\u015f, so\u011fuktan ve \u0131slanmaktan korunmak i\u00e7in ev ve giyim gibi yeni gereksinmeler, yeni \u00e7al\u0131\u015fma alanlar\u0131, insan\u0131 hayvandan durmadan uzakla\u015ft\u0131ran yeni faaliyet bi\u00e7imleri ortaya \u00e7\u0131kard\u0131.<br \/> Elin, konu\u015fma organlar\u0131n\u0131n ve beynin birlikte eylemiyle yaln\u0131zca her bireyde de\u011fil, ayn\u0131 zamanda toplumda da, insanlar, giderek daha karma\u015f\u0131k i\u015fleri yapabilecek, giderek daha y\u00fcce hedeflere y\u00f6nelecek ve eri\u015fecek g\u00fcce vard\u0131. Emek de ku\u015faktan ku\u015fa\u011fa de\u011fi\u015fti, daha yetkin ve \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc duruma geldi. Avc\u0131l\u0131\u011fa ve hayvanc\u0131l\u0131\u011fa tar\u0131m, tar\u0131ma \u00f6rg\u00fcc\u00fcl\u00fck ve dokumac\u0131l\u0131k, metallerin i\u015flenmesi, \u00e7\u00f6mlek\u00e7ilik, gemicilik eklendi. Ticaret ve sanayiin yan\u0131s\u0131ra, ensonu sanat ve bilim ortaya \u00e7\u0131kt\u0131, kabileler, uluslar ve devletler halinde de\u011fi\u015fti; hukuk ve siyaset geli\u015fti; bunlarla birlikte insan kafas\u0131nda insani \u015feylerin ger\u00e7e\u011fi a\u015fan yans\u0131mas\u0131 ortaya \u00e7\u0131kt\u0131: (sayfa 87) din. \u00d6nce kafan\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak ortaya \u00e7\u0131kan ve insan toplumlar\u0131na egemen gibi g\u00f6r\u00fcnen b\u00fct\u00fcn bu olu\u015fumlar kar\u015f\u0131s\u0131nda, \u00e7al\u0131\u015fan elin daha m\u00fctevaz\u0131 \u00fcr\u00fcnleri arka plana ge\u00e7ti. Bu, eme\u011fi planlayan kafa hen\u00fcz ilk ba\u015flang\u0131\u00e7 durumundaki toplumsal geli\u015fme basama\u011f\u0131nda (\u00f6rne\u011fin ilkel bir aile halinde iken), kendisininkinden ba\u015fka ellerle planlanm\u0131\u015f eme\u011fe sahip olabildi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde daha fazla oldu. Toplumun h\u0131zl\u0131 geli\u015fmesinin b\u00fct\u00fcn kazan\u00e7lar\u0131 zihne, beynin geli\u015fmesine ve etkinli\u011fine dayand\u0131r\u0131ld\u0131; insanlar, faaliyetlerini, gereksinmeleriyle a\u00e7\u0131klamak (gene de bunlar zihinde yans\u0131r ve bilin\u00e7le\u015fir) yerine, d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle a\u00e7\u0131klamaya al\u0131\u015ft\u0131lar. B\u00f6ylece, zamanla, \u00f6zellikle antik d\u00fcnyan\u0131n bat\u0131\u015f\u0131ndan bu yana zihinleri etkilemi\u015f olan idealist d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc meydana geldi. Bu idealist d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, insanlara h\u00e2l\u00e2 o kadar egemendir ki, darvinci okulun en materyalist do\u011fabilimcileri bile insan\u0131n k\u00f6keni konusunda h\u00e2l\u00e2 herhangi bir duru g\u00f6r\u00fc\u015f olu\u015fturmaktan acizdirler, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu ideolojik etki alt\u0131nda, bu konuda eme\u011fin oynad\u0131\u011f\u0131 rol\u00fc kavram\u0131yorlar.<br \/> Yukarda belirtildi\u011fi gibi, hayvanlar, etkinlikleri yoluyla, insan\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde olmasa bile ayn\u0131 bi\u00e7imde \u00e7evreyi de\u011fi\u015ftirirler ve bu de\u011fi\u015fiklikler, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, bu kez de ba\u015fka etkiler do\u011furur ve onlar\u0131 meydana getirenleri de\u011fi\u015ftirirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc do\u011fada hi\u00e7bir \u015fey ayr\u0131 ayr\u0131 meydana gelmez. Her \u015fey, di\u011ferlerini etkiler ve di\u011ferlerinin etkisi alt\u0131nda kal\u0131r, ve \u00e7o\u011fu zaman da, do\u011fabilimcilerinin en basit \u015feyleri bile a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6rmesini \u00f6nleyen, bu \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc hareketin ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkilerin unutulmas\u0131d\u0131r. Ke\u00e7ilerin Yunanistan&#8217;\u0131n yeniden ormanla\u015fmas\u0131n\u0131 nas\u0131l \u00f6nlediklerini g\u00f6rd\u00fck. St. Helen adas\u0131nda buraya ilk gelenlerin getirdikleri ke\u00e7iler ve domuzlar, adan\u0131n eski bitkilerinin tamamen k\u00f6k\u00fcn\u00fc kaz\u0131may\u0131 ba\u015farm\u0131\u015flard\u0131r. B\u00f6ylece daha sonraki gemicilerin ve g\u00f6\u00e7menlerin getirdikleri bitkilerin yay\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ortam haz\u0131rlam\u0131\u015flard\u0131r. Ama hayvanlar\u0131n \u00e7evreleri \u00fczerinde yapt\u0131klar\u0131 s\u00fcrekli etkileme bir niyete dayanmaz ve hayvanlar\u0131n kendisi i\u00e7in de bir raslant\u0131d\u0131r. Ancak insanlar hayvandan uzakla\u015ft\u0131k\u00e7a, onlar\u0131n do\u011fa \u00fczerindeki etkisi giderek daha \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f, planlanm\u0131\u015f, belirgin ve \u00f6nceden bilinen hedeflere y\u00f6nelmi\u015f bir eylem niteli\u011fi al\u0131r. Hayvan, bir yerin bitkilerini, ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmeden yok eder. \u0130nsan, bunlar\u0131, bo\u015f (sayfa 88) kalan topra\u011fa tarla \u00fcr\u00fcnleri ekmek ya da kendisine ekilenin birka\u00e7 kat\u0131n\u0131 getirebilece\u011fini bildi\u011fi a\u011fa\u00e7lar ve ba\u011flar yeti\u015ftirmek i\u00e7in yok eder. Yararl\u0131 bitkileri ve ev hayvanlar\u0131n\u0131 bir yerden bir yere ta\u015f\u0131r, b\u00f6ylece d\u00fcnyan\u0131n her yan\u0131nda bitkileri, ve hayvan ya\u015fam\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirir. Bunun da \u00f6tesine gider. Yapay \u00fcretme yoluyla bitki ve hayvanlar insan eliyle o kadar de\u011fi\u015ftirilmi\u015flerdir ki, tan\u0131nmaz hale gelmi\u015flerdir. Tah\u0131l cinslerinin k\u00f6keni olan yabani bitkileri art\u0131k bulmak olanaks\u0131zd\u0131r. Kendi aralar\u0131nda bile \u00e7ok de\u011fi\u015fik olan k\u00f6peklerimizin, hangi yaban\u0131l hayvanlardan ya da \u00e7ok say\u0131da \u0131rklar\u0131 bulunan atlar\u0131n, nereden geldi\u011fi bug\u00fcn bile tart\u0131\u015fma konusudur. S\u00f6ylemeye gerek yok ki, hayvanlar\u0131n y\u00f6ntemli, \u00f6nceden tasarlanm\u0131\u015f bi\u00e7imde hareket etme yetene\u011fini tart\u0131\u015fmak bizim i\u00e7in s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Tersine, protoplazman\u0131n, canl\u0131 alb\u00fcminin bulundu\u011fu ve tepki g\u00f6sterdi\u011fi, basit de olsa belirli hareketlerin d\u0131\u015ftan gelen belirli uyarmalar\u0131n sonucu olarak meydana geldi\u011fi her yerde embriyon halinde y\u00f6ntemli hareket bi\u00e7imi vard\u0131r. B\u00f6yle bir tepki, sinir h\u00fccresi bir yana, hi\u00e7bir h\u00fccrenin bulunmamas\u0131 halinde bile meydana gelir. B\u00f6cek yiyen bitkilerin av\u0131n\u0131 yakalama yolu da, tamamen bilin\u00e7siz olmakla birlikte, bir bak\u0131ma y\u00f6ntemli gibidir. Hayvanlarda bilin\u00e7li ve y\u00f6ntemli eylem yetene\u011fi, sinir sisteminin geli\u015fmesi oran\u0131nda geli\u015fir ve memeli hayvanlarda y\u00fcksek bir d\u00fczeye eri\u015fir. \u0130ngiltere&#8217;de yap\u0131lan tilki av\u0131 s\u0131ras\u0131nda, tilkinin kendisini kovalayanlardan ka\u00e7mak i\u00e7in, \u00e7ok \u00fcst\u00fcn yer saptama bilgisini kullanmay\u0131 nas\u0131l becerdi\u011fini, her yeri ne kadar iyi tan\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu yerleri kovalamacay\u0131 kesmek i\u00e7in nas\u0131l kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 her g\u00fcn g\u00f6zlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130nsanla birlikte olu\u015fu dolay\u0131s\u0131yla \u00e7ok geli\u015fmi\u015f ev hayvanlar\u0131m\u0131z aras\u0131nda, insan \u00e7ocuklar\u0131yla ayn\u0131 a\u015famaya kadar varan kurnazl\u0131k durumlar\u0131n\u0131 her g\u00fcn g\u00f6rebiliriz. \u00c7\u00fcnk\u00fc, insan embriyonunun ana rahmindeki geli\u015fmesinin tarih\u00e7esi hayvan olan atalar\u0131m\u0131z\u0131n, solucandan ba\u015flayarak milyonlarca y\u0131l s\u00fcrm\u00fc\u015f bedensel geli\u015fme tarihinin k\u0131sa bir yinelenmesi oldu\u011fu gibi, bir \u00e7ocu\u011fun ruhsal geli\u015fmesi de ayn\u0131 atalar\u0131m\u0131z\u0131n, hi\u00e7 de\u011filse daha sonrakilerin d\u00fc\u015f\u00fcnsel geli\u015fmesinin daha k\u0131sa bir yinelenmesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Ama b\u00fct\u00fcn hayvanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn y\u00f6ntemli eylemi, d\u00fcnyaya, onlar\u0131n iradesinin (sayfa 89) damgas\u0131n\u0131 vurmay\u0131 sa\u011flayamam\u0131\u015ft\u0131r. Bunu, insan yapm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/> K\u0131sacas\u0131, hayvan d\u0131\u015f do\u011fadan yaln\u0131zca yararlan\u0131r ve salt varl\u0131\u011f\u0131 ile onda de\u011fi\u015fiklikler meydana getirir; insan onda de\u011fi\u015fiklikler meydana getirerek, ama\u00e7lar\u0131na yarar duruma sokar, ona egemen olur. \u0130nsan\u0131n \u00f6teki hayvanlardan son ve temel fark\u0131 budur, bu fark\u0131 meydana getiren de gene emektir.[2*]<br \/> Bununla birlikte, do\u011fa \u00fczerinde kazand\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaferlerden dolay\u0131 kendimizi pek fazla \u00f6vmeyelim. B\u00f6yle her zafer i\u00e7in do\u011fa bizden \u00f6c\u00fcn\u00fc al\u0131r. Her zaferin bekledi\u011fimiz sonu\u00e7lar\u0131 ilk planda sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 do\u011frudur, ama ikinci ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc planda da b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlukla ilk sonu\u00e7lar\u0131 ortadan kald\u0131ran, bamba\u015fka, \u00f6nceden g\u00f6r\u00fclmeyen etkileri vard\u0131r. Mezopotamya, Yunanistan, K\u00fc\u00e7\u00fck Asya ve ba\u015fka yerlerde i\u015flenecek toprak elde etmek i\u00e7in ormanlar\u0131 yok eden insanlar, ormanlarla birlikte nem koruyan ve biriktiren merkezlerin ellerinden gitti\u011fini, bu \u00fclkelerin \u015fimdiki \u00e7\u00f6lle\u015fmi\u015f durumuna ortam haz\u0131rlad\u0131klar\u0131n\u0131 ak\u0131llar\u0131na hi\u00e7 getirmiyorlard\u0131. Alpler&#8217;deki \u0130talyanlar, da\u011flar\u0131n kuzey yama\u00e7lar\u0131nda dikkatle korunan \u00e7am ormanlar\u0131n\u0131 g\u00fcney yama\u00e7lar\u0131nda yok ederken, b\u00f6lgelerinde s\u00fct\u00e7\u00fcl\u00fck sanayiinin k\u00f6klerini kaz\u0131d\u0131klar\u0131n\u0131 sezemiyorlard\u0131. B\u00f6ylece, y\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131nda, da\u011flardaki kaynaklar\u0131n suyunu kuruttuklar\u0131n\u0131, ayn\u0131 zamanda da ya\u011fmur mevsiminde azg\u0131n sel y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n ovalar\u0131 basmas\u0131na neden olduklar\u0131n\u0131 hi\u00e7 bilemiyorlard\u0131. Avrupa&#8217;da patatesi yayanlar, ni\u015fastal\u0131 yumrularla birlikte, s\u0131raca hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131 yayd\u0131klar\u0131n\u0131 bilmiyorlard\u0131. \u0130\u015fte b\u00f6ylece her ad\u0131mda an\u0131ms\u0131yoruz ki, hi\u00e7bir zaman, ba\u015fka toplulu\u011fa egemen olan bir fatih, do\u011fa d\u0131\u015f\u0131nda bulunan bir ki\u015fi gibi, do\u011faya egemen de\u011filiz; tersine, etimiz, kan\u0131m\u0131z ve beynimizle ondan bir par\u00e7ay\u0131z, onun tam ortas\u0131nday\u0131z, onun \u00fczerinde kurdu\u011fumuz b\u00fct\u00fcn egemenlik, ba\u015fka b\u00fct\u00fcn yarat\u0131klardan \u00f6nce onun yasalar\u0131n\u0131 tan\u0131ma ve do\u011fru olarak uygulayabilme \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne sahip olmam\u0131zdan \u00f6te gitmez.<br \/> Ve asl\u0131nda her ge\u00e7en g\u00fcn bu yasalar\u0131 daha do\u011fru anlamay\u0131 \u00f6\u011freniyor, do\u011fan\u0131n geleneksel ak\u0131\u015f\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z (sayfa 90) m\u00fcdahalelerin yak\u0131n ve uzak etkilerinin fark\u0131na var\u0131yoruz. \u00d6zellikle y\u00fczy\u0131l\u0131m\u0131zda do\u011fabilimin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck ilerlemelerden sonra hi\u00e7 de\u011filse g\u00fcnl\u00fck \u00fcretim faaliyetlerimizin en uzak do\u011fal etkilerini bile \u00f6\u011freniyor ve onlar\u0131n fark\u0131na varabilecek ve dolay\u0131s\u0131yla onlar\u0131 denetleyebilecek bir durumda bulunuyoruz. Ama bu ilerlemeler \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde insanlar do\u011fa ile olan i\u00e7i\u00e7e durumlar\u0131n\u0131 yaln\u0131zca sezmekle kalm\u0131yor daha iyi de \u00f6\u011freniyorlar; Avrupa&#8217;da klasik \u00e7a\u011f\u0131n bitiminden bu yana ortaya \u00e7\u0131kan ve h\u0131ristiyanl\u0131kta en y\u00fcce geli\u015fme noktas\u0131na varan, d\u00fc\u015f\u00fcnce ile madde, insan ile do\u011fa, ruh ile beden aras\u0131nda bir kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n, bu anlams\u0131z ve do\u011faya ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi bu \u00f6l\u00e7\u00fcde olanaks\u0131z hale geliyor.<br \/> \u00dcretime y\u00f6nelmi\u015f faaliyetlerimizin en uzak do\u011fal etkilerini hesaplamay\u0131 bir dereceye kadar \u00f6\u011freninceye dek, binlerce y\u0131ll\u0131k bir emek gerekli olmu\u015fsa da, bu eylemlerin daha uzak toplumsal etkileri bak\u0131m\u0131ndan bu i\u015f \u00e7ok daha g\u00fc\u00e7 olmu\u015ftur. Patatese ve onunla birlikte yay\u0131lan s\u0131raca hastal\u0131\u011f\u0131na de\u011findik. Oysa, i\u015f\u00e7ilerin yiyeceklerinin yaln\u0131z patatese indirgenmesinin b\u00fct\u00fcn \u00fclkelerin halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n ya\u015fay\u0131\u015f durumu \u00fczerinde yapt\u0131\u011f\u0131 etkilerle, 1847 y\u0131l\u0131nda patates hastal\u0131\u011f\u0131 dolay\u0131s\u0131yla \u0130rlanda&#8217;n\u0131n u\u011frad\u0131\u011f\u0131, yaln\u0131zca ve yaln\u0131zca patates yiyen bir milyon \u0130rlandal\u0131y\u0131 mezara yollayan ve iki milyonunu da deniza\u015f\u0131r\u0131 \u00fclkelere g\u00f6\u00e7 etmeye zorlayan a\u00e7l\u0131kla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, s\u0131raca hastal\u0131\u011f\u0131 nedir ki? Araplar alkol dam\u0131tmay\u0131 \u00f6\u011frendikleri zaman, o zamanlar hen\u00fcz ke\u015ffedilmemi\u015f olan Amerika&#8217;n\u0131n as\u0131l yerlilerinin ortadan kalkmas\u0131na yarayan ba\u015fl\u0131ca silahlardan birini meydana getirdiklerini d\u00fc\u015flerinde bile g\u00f6rmemi\u015flerdi. Ve sonradan Kolomb, Amerika&#8217;y\u0131 ke\u015ffetti\u011finde, Avrupa&#8217;da \u00e7ok \u00f6nceleri yenilgiye u\u011frayan k\u00f6leli\u011fi yeniden canland\u0131rmakta ve zenci ticaretinin temelini atmakta oldu\u011funu bilmiyordu. 17. ve 18. y\u00fczy\u0131llarda, buhar makinesinin yap\u0131m\u0131 \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fan insanlar, ba\u015fka her \u015feyden daha \u00e7ok t\u00fcm d\u00fcnyan\u0131n toplumsal ili\u015fkilerini k\u00f6kten de\u011fi\u015ftiren ve \u00f6zellikle Avrupa&#8217;da, zenginli\u011fin az\u0131nl\u0131k taraf\u0131nda ve yoksullu\u011fun b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funluk taraf\u0131nda yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131, \u00f6nce burjuvazinin toplumsal ve siyasal egemenlik elde etmesini, sonra da burjuvazi ile proletarya aras\u0131nda, ancak burjuvazinin y\u0131k\u0131lmas\u0131 ve b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131f kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n\u0131n ortadan kalkmas\u0131yla sona (sayfa 91) erebilecek olan bir s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karan arac\u0131 haz\u0131rlad\u0131klar\u0131ndan habersizdiler. Ama bu alanda da yava\u015f yava\u015f, uzun ve \u00e7o\u011funlukla sert deneyler, tarihsel malzemenin toplanmas\u0131 ve incelenmesi sonucu, \u00fcretim faaliyetimizin dolayl\u0131, daha uzak toplumsal etkileri konusunda ayd\u0131nl\u0131\u011fa varmay\u0131 \u00f6\u011frenmekteyiz; b\u00f6ylece, bu etkileri denetleme ve onlar\u0131 d\u00fczenleme olana\u011f\u0131na da kavu\u015fuyoruz.<br \/> Bu d\u00fczenlemeyi ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in de, salt bilgiden ba\u015fka \u015feyler gereklidir. Bunun i\u00e7in bug\u00fcne kadarki \u00fcretim tarz\u0131nda ve onunla birlikte t\u00fcm toplumsal d\u00fczenimizde tam bir devrim gereklidir.<br \/> \u015eimdiye dek var olmu\u015f b\u00fct\u00fcn \u00fcretim tarzlar\u0131, ancak eme\u011fin en yak\u0131n, en dolays\u0131z yararl\u0131 etkisine ula\u015fmay\u0131 hedef alm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lerde ortaya \u00e7\u0131kan, yava\u015f yava\u015f yinelenerek ve y\u0131\u011f\u0131larak etkili hale gelen daha sonraki sonu\u00e7lar tamamen ihmal edilmi\u015ftir. Topra\u011f\u0131n ilkel ortak m\u00fclkiyeti, bir yandan, ufuklar\u0131 genel olarak s\u0131n\u0131rl\u0131 olan insanlar\u0131n geli\u015fme d\u00fczeyine tekab\u00fcl ediyor, \u00f6te yandan ise, bu en ilkel ekonominin olas\u0131 k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, belirli bir telafi olana\u011f\u0131 sa\u011flayan, i\u015flenebilir fazla topra\u011f\u0131 gerektiriyordu. Bu toprak fazlal\u0131\u011f\u0131 t\u00fckenince, ortak m\u00fclkiyet de son buluyordu. Oysa, daha ileri b\u00fct\u00fcn \u00fcretim tarzlar\u0131, n\u00fcfusun \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131flara b\u00f6l\u00fcnmesine ve bununla birlikte de egemen ve ezilen s\u0131n\u0131flar aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011fa g\u00f6t\u00fcr\u00fcyordu; ama ayn\u0131 zamanda, egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131 \u00fcretimin itici unsuru haline geldi, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00fcretim, art\u0131k ezilen halk\u0131n en temel t\u00fcketim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildi. Bu, bug\u00fcn Bat\u0131 Avrupa&#8217;da egemen olan kapitalist \u00fcretim tarz\u0131 i\u00e7inde, en iyi bi\u00e7imde yerine getirildi. \u00dcretime ve de\u011fi\u015fime egemen olan bireysel kapitalistler, yaln\u0131zca faaliyetlerinin en yak\u0131n yararl\u0131 etkileriyle ilgilenebilmektedirler. Hatta bu yararl\u0131 etki bile -\u00fcretilen ya da de\u011fi\u015filen mal\u0131n yararl\u0131l\u0131\u011f\u0131 s\u00f6zkonusu oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde- tamamen arka plana ge\u00e7er; sat\u0131\u015ftan elde edilecek k\u00e2r, tek itici g\u00fc\u00e7 olur.<\/p>\n<p>*<br \/>Burjuvazinin toplumsal bilimi, klasik ekonomi politik, daha \u00e7ok, yaln\u0131z \u00fcretim ve de\u011fi\u015fim alanlar\u0131ndaki insan eylemlerinin ger\u00e7ekten tasarlanm\u0131\u015f toplumsal etkilerini ele (sayfa 92) al\u0131r. Bu, onun teorik olarak ifade etti\u011fi toplumsal d\u00fczene tamamen uygundur. Kapitalistler, do\u011frudan do\u011fruya k\u00e2r i\u00e7in \u00fcretim ve de\u011fi\u015fim yapt\u0131klar\u0131ndan ilk planda yaln\u0131zca en yak\u0131n, en dolays\u0131z sonu\u00e7lar hesaba kat\u0131lmal\u0131d\u0131r. Bir fabrikat\u00f6r ya da t\u00fcccar, \u00fcretti\u011fi ya da sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 meta\u0131 normal bir k\u00e2rla satarsa, durumdan ho\u015fnuttur ve meta\u0131n ve al\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n sonradan ne olaca\u011f\u0131 onu ilgilendirmez. Bu faaliyetlerin do\u011fal etkileri i\u00e7in de ayn\u0131 \u015fey ge\u00e7erlidir. K\u00fcba&#8217;da da\u011f yama\u00e7lar\u0131ndaki ormanlar\u0131 yakarak en verimli kahve a\u011fac\u0131n\u0131n bir ku\u015fa\u011f\u0131na yetecek g\u00fcbreyi bunlar\u0131n k\u00fcl\u00fcnden sa\u011flayan \u0130spanyol tar\u0131mc\u0131lar\u0131n\u0131, sonradan \u015fiddetli tropikal ya\u011fmurlar\u0131n art\u0131k korunamayan \u00fcst toprak tabakas\u0131n\u0131 al\u0131p g\u00f6t\u00fcrmesi ve geriye yaln\u0131z \u00e7\u0131plak kayalar b\u0131rakmas\u0131 ilgilendirir miydi? Bug\u00fcnk\u00fc \u00fcretim tarz\u0131nda, toplum kar\u015f\u0131s\u0131nda oldu\u011fu gibi do\u011fa kar\u015f\u0131s\u0131nda da, daha \u00e7ok, \u00f6nce ilk ve elle tutulur ba\u015far\u0131 dikkate al\u0131n\u0131r. Sonradan da, buna y\u00f6nelmi\u015f faaliyetlerin en uzak etkilerinin tamamen de\u011fi\u015fik ve tamamen ters d\u00fc\u015fen \u00f6teki sonu\u00e7lar\u0131ndan dolay\u0131, arz ve talep dengesinin, her on y\u0131lda bir sanayi \u00e7evriminin g\u00f6sterdi\u011fi ve hatta Almanya&#8217;n\u0131n da bu &#8220;\u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc&#8221;de[47] bunun deneyimini biraz daha \u00f6nce ge\u00e7irdi\u011fi gibi, \u00e7ok tersine d\u00f6n\u00fc\u015fmesinden dolay\u0131; ki\u015finin kendi eme\u011fi \u00fczerine kurulu \u00f6zel m\u00fclkiyetin, zorunlu olarak, i\u015f\u00e7ilerin m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmeleri y\u00f6n\u00fcnde geli\u015fmesi, buna kar\u015f\u0131l\u0131k b\u00fct\u00fcn zenginliklerin giderek i\u015f\u00e7i olmayanlar\u0131n elinde toplanmas\u0131ndan dolay\u0131 \u015fa\u015fakal\u0131rlar; [&#8230;][3*] (sayfa 93)<\/p>\n<p> Engels taraf\u0131ndan 1876&#8217;da yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r<\/p>\n<p> \u0130lk kez Die Neue Zeit, Bd. 2, no 44, 1895-96&#8217;da yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p>[1*] Bu konuda \u00f4nde gelen bir otorite olan Sir W. Thomson, d\u00fcnyan\u0131n, \u00fczerinde bitkilerin ve hayvanlar\u0131n ya\u015fayaca\u011f\u0131 kadar so\u011fudu\u011fu zamandan bu yana y\u00fcz milyon y\u0131ldan ancak biraz daha fazla bir zaman ge\u00e7mi\u015f olabilece\u011fini hesaplam\u0131\u015ft\u0131r. [Engels&#8217;in notu.]<br \/>[2*] Elyazmas\u0131n\u0131n kenar\u0131na kur\u015fun kalemle \u015fu not edilmi\u015ftir: &#8220;Veredlung&#8221; (Islah etmek) .-Ed.<br \/>[3*] Elyazmas\u0131 burada kesiliyor .-Ed.<\/p>\n<p>[45] Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi ile ilgili malzemenin ikinci dosyas\u0131n\u0131n i\u00e7indekiler listesinde makaleye Engels&#8217;in verdi\u011fi ba\u015fl\u0131k budur. Asl\u0131nda makale Engels taraf\u0131ndan, K\u00f6leli\u011fin \u00dc\u00e7 Temel Bi\u00e7imi ba\u015fl\u0131kl\u0131 daha geni\u015f bir yap\u0131ta \u00f6ns\u00f6z olarak yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Daha sonra Engels bu ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 \u0130\u015f\u00e7inin K\u00f6lele\u015ftirilmesi. Giri\u015f diye de\u011fi\u015ftirdi. Ancak bu \u00e7al\u0131\u015fma yar\u0131m kald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, sonunda Engels bu yar\u0131m giri\u015f yaz\u0131s\u0131na \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n esas i\u00e7eri\u011fine uygun d\u00fc\u015fen Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 verdi. Makalenin Haziran 1876&#8217;da yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor. Bu varsay\u0131m\u0131n kan\u0131t\u0131, W. Liebknecht&#8217;in Engels&#8217;e yazd\u0131\u011f\u0131 10 Haziran 1876 tarihli mektuptur. Liepknecht, mektupta, ba\u015fka \u015feyler yan\u0131nda, Volksstaat gazetesi i\u00e7in Engels&#8217;in s\u00f6z verdi\u011fi &#8220;K\u00f6leli\u011fin \u00dc\u00e7 Temel Bi\u00e7imi&#8221; yaz\u0131s\u0131n\u0131 sab\u0131rs\u0131zl\u0131kla bekledi\u011fini yaz\u0131yor, makale ancak 1896&#8217;da Die Neue Zeit dergisinde (Jahrgang XIV, Bd. 2. s. 545-54) yay\u0131nland\u0131. -80.<br \/>[46] Bkz: Charles Darwin, \u0130nsan\u0131n T\u00fcreyi\u015fi, Onur Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1975, Alt\u0131nc\u0131 B\u00f6l\u00fcm: &#8220;\u0130nsan\u0131n Akrabal\u0131klar\u0131 ve Soya\u011fac\u0131 Hakk\u0131nda&#8221;. -81.<br \/>[47] Engels, 1873 ekonomik bunal\u0131m\u0131na de\u011finiyor. Almanya&#8217;da bu bunal\u0131m 1873 May\u0131s\u0131nda, yetmi\u015f y\u0131lar\u0131n\u0131n sonuna kadar etkisini g\u00f6steren uzun bir bunal\u0131m\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yapan &#8220;m\u00fcthi\u015f bir \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc&#8221; ile ba\u015flad\u0131. -93, 103, 508.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Ekonomi politik\u00e7iler, emek b\u00fct\u00fcn zenginliklerin kayna\u011f\u0131d\u0131r, der. Ger\u00e7ekten de bir kaynakt\u0131r &#8211; ki bu kaynak, hemen hemen do\u011fadan sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 materyali, zenginli\u011fe \u00e7evirir. Ama bundan da sonsuz denecek kadar fazla bir \u015feydir. O, insan\u0131n t\u00fcm varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca temel ko\u015fuludur ve belirli bir anlamda, bu \u00f6yle bir \u00f6l\u00e7\u00fcdedir ki, emek, insan\u0131 bizzat yaratt\u0131 diyebiliriz. Y\u00fczbinlerce y\u0131l \u00f6nce, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[33],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4462","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-karl-marx-friedrich-engels-arsivi"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Ekonomi politik\u00e7iler, emek b\u00fct\u00fcn zenginliklerin kayna\u011f\u0131d\u0131r, der. Ger\u00e7ekten de bir kaynakt\u0131r &#8211; ki bu kaynak, hemen hemen do\u011fadan sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 materyali, zenginli\u011fe \u00e7evirir. Ama bundan da sonsuz denecek kadar fazla bir \u015feydir. O, insan\u0131n t\u00fcm varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca temel ko\u015fuludur ve belirli bir anlamda, bu \u00f6yle bir \u00f6l\u00e7\u00fcdedir ki, emek, insan\u0131 bizzat yaratt\u0131 diyebiliriz. Y\u00fczbinlerce y\u0131l \u00f6nce, [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-04-09T07:32:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"29 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels\",\"datePublished\":\"2010-04-09T07:32:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/\"},\"wordCount\":5761,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg\",\"articleSection\":[\"Karl Marx - Friedrich Engels Ar\u015fivi\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/\",\"name\":\"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg\",\"datePublished\":\"2010-04-09T07:32:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels","og_description":"Ekonomi politik\u00e7iler, emek b\u00fct\u00fcn zenginliklerin kayna\u011f\u0131d\u0131r, der. Ger\u00e7ekten de bir kaynakt\u0131r &#8211; ki bu kaynak, hemen hemen do\u011fadan sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 materyali, zenginli\u011fe \u00e7evirir. Ama bundan da sonsuz denecek kadar fazla bir \u015feydir. O, insan\u0131n t\u00fcm varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca temel ko\u015fuludur ve belirli bir anlamda, bu \u00f6yle bir \u00f6l\u00e7\u00fcdedir ki, emek, insan\u0131 bizzat yaratt\u0131 diyebiliriz. Y\u00fczbinlerce y\u0131l \u00f6nce, [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-04-09T07:32:00+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"29 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels","datePublished":"2010-04-09T07:32:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/"},"wordCount":5761,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg","articleSection":["Karl Marx - Friedrich Engels Ar\u015fivi"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/","name":"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg","datePublished":"2010-04-09T07:32:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.e-sosyoloji.com\/engels_files\/engels.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/09\/maymundan-insana-geciste-emegin-rolu-friedrich-engels\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Maymundan \u0130nsana Ge\u00e7i\u015fte Eme\u011fin Rol\u00fc | Friedrich Engels"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4462","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4462"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4462\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4462"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4462"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4462"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}