{"id":4467,"date":"2010-04-12T09:05:04","date_gmt":"2010-04-12T06:05:04","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/"},"modified":"2010-04-12T09:05:04","modified_gmt":"2010-04-12T06:05:04","slug":"macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/","title":{"rendered":"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left; border: 0;\" \/>Genel bilgi:<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Marksist edebiyat kuram\u0131, temelini Marksist\u00a0 felsefe\u00a0 ve politika ak\u0131mlar\u0131ndan alan ve edebiyat\u00a0 ele\u015ftirisine ekonomik, politik ve tarihsel a\u00e7\u0131dan bakmay\u0131 savunan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemidir.Karl Marx&#8217;\u0131n kendisi b\u00f6yle bir sistem hakk\u0131nda yazmam\u0131\u015f olsa da, sonradan Marksizm ad\u0131n\u0131 alacak olan felsefesini kurarken k\u00fclt\u00fcrel ve edeb\u00ee eserlerin analizinden yararlanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk ba\u015flarda onun kulland\u0131\u011f\u0131 yakla\u015f\u0131mlara ba\u011fl\u0131 olan Markist edebiyat ele\u015ftirisi, zamanla farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler taraf\u0131ndan farkl\u0131 tezlerle geli\u015ftirilmi\u015f oldu\u011fundan g\u00fcn\u00fcm\u00fczde tek bir Marksist edebiyat kuram\u0131ndan bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.Bu alanda \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131kan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerden baz\u0131lar\u0131 \u015funlard\u0131r: Terry Eagleton, Fredric Jameson, Georg Luk\u00e1cs, Louis Althusser, Mikhail Bakhtin, Walter Benjamin ve Theodor Adorno. \u00dclkemizde \u00f6zellikle Murat Belge bu alanda \u00e7al\u0131\u015fmalarda bulunmu\u015ftur.<\/p>\n<p><strong>Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi -Terry Eagleton<\/strong><\/p>\n<p>Walter Benjamin ve Bertold Brecht&#8217;in materyalist esteti\u011fine y\u00f6nelik ilginin yeniden dirilmesi, marksist ele\u015ftirinin uzun bir s\u00fcredir i\u00e7inde hapsolup kald\u0131\u011f\u0131 yeni-hegelci yakla\u015f\u0131mlardan kurtulmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olmaktad\u0131r. Bu materyalist esteti\u011fin temel kategorisi olan &#8216;\u00fcretici olarak yazar&#8217; kavram\u0131 gayet etkili bir demistifize edici, fakat politik olarak belirsiz bir ge\u00e7i\u015f kavram\u0131 olarak durmaktad\u0131r. Sanat\u0131n kendi i\u00e7indeki &#8216;altyap\u0131&#8217; ve &#8216;\u00fcstyap\u0131&#8217; aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin analizi kesin ve net ise de, sanat\u0131n tarihsel a\u00e7\u0131klama g\u00fcc\u00fc hen\u00fcz tam olarak a\u00e7\u0131k de\u011fildir. Defoe ve Fielding ayn\u0131 edeb\u00ee \u00fcretim tarz\u0131n\u0131 uygulam\u0131\u015flard\u0131r, fakat bizim dikkat etmemiz gereken \u015fey onlar\u0131n ideolojik kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131d\u0131r. Henry Esmond, Thackeray&#8217;in, ayl\u0131k tefrikalar halinde de\u011fil de b\u00fct\u00fcn olarak bas\u0131lan tek roman\u0131d\u0131r. Fakat \u00fcretim tarz\u0131ndaki bu farkl\u0131l\u0131k roman\u0131n \u015feklini kesin olarak etkilese de &#8216; Thackeray ideolojisi&#8217; bozulmadan, tam olarak kal\u0131r. Edeb\u00ee \u00fcretim tarzlar\u0131n\u0131n ve edeb\u00ee &#8216;\u00fcstyap\u0131&#8217;lar\u0131n simetrik bir ili\u015fkiyi, tarih boyunca s\u00fcren el ele, gayet uyumlu bir dans gibi bi\u00e7imlendirmesini beklememektedir, kesintili ve istikrars\u0131z bir geli\u015fmeyi kabul etsek bile, &#8216;\u00fcretici olarak yazar&#8217; kavram\u0131n\u0131n sanki hareketsiz bir halde edebiyat tarihinin belli aral\u0131klar\u0131nda yatt\u0131\u011f\u0131 fikri do\u011fru g\u00f6z\u00fckmektedir. Kurgunun, ondokuzuncu y\u00fczy\u0131l sonlar\u0131nda \u0130ngiltere&#8217;de geli\u015fen ve ideologlu\u011funu Henry James&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 &#8216;organik \u015fekil&#8217; olarak estetiksel yeniden tan\u0131m\u0131, genel ekonomik taleplerle belirlenen edebiyat \u00fcretimindeki bu de\u011fi\u015fmelerle (tefrika ve &#8216;\u00fc\u00e7 ambarl\u0131k&#8217; romandan tek bir cilde) \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmez bir bi\u00e7imde ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r; b\u00f6ylesine madd\u00ee de\u011fi\u015fmelerin ise nas\u0131l olup da kurgusal ideolojilerin yeniden-in\u015fas\u0131nda aktif bir unsur haline geldi\u011fi hen\u00fcz a\u00e7\u0131k de\u011fil.<\/p>\n<p>En \u00f6nemli eserinin ba\u015fl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen(1) Pierre Macherey&#8217;in \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda cevapland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 soru bu de\u011fildir. Macherey, Lukacs gibi ve Benjamin&#8217;in tersine, hemen hemen b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bir eserin &#8216;\u00fcstyap\u0131lar&#8217; alan\u0131 i\u00e7inde hareket eder. &#8216;\u00dcretim&#8217; kavram\u0131 bir sanatsal olgunun maddi ara\u00e7lar\u0131n\u0131, teknolojik altyap\u0131 ve gere\u00e7lerini, toplumsal ili\u015fkilerini de\u011fil, bir anlamlar zinciri olarak kendi-\u00fcretimini anlatmaktad\u0131r. Macherey&#8217;in eseri metnin maddili\u011fini bir zihinsel anlamlar seti halinde \u00e7\u00f6zmesiyle yeni-hegelcilerinkine benzerse de, asl\u0131nda pek de bir benzerlik yoktur. Ger\u00e7ekten de Macherey&#8217;in projesinin itici g\u00fcc\u00fc, marksist ele\u015ftiriyi hegelcili\u011fin ve ampirizmin her t\u00fcrl\u00fc kal\u0131nt\u0131s\u0131ndan ve lekesinden temizlemesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve bunu s\u00f6ylemek, onun asl\u0131nda ilk althusserci ele\u015ftirmen oldu\u011funu s\u00f6ylemek anlam\u0131na gelir. Amac\u0131, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle farkl\u0131 bir problematik in\u015fa etmek \u00fczere, ge\u00e7mi\u015ften gelen her \u015feyden radikal bir &#8216;epistomolojik kopu\u015f&#8217;u ba\u015flatmakt\u0131r ve bundan dolay\u0131, bana g\u00f6re o \u00e7a\u011fda\u015f marksist ele\u015ftirmenlerin en kavgac\u0131lar\u0131ndan ve ger\u00e7ek yenilik\u00e7ilerinden biridir. Bu yaz\u0131, onun duru\u015funun genel bir tasvirini yapacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Macherey, althusser epistomolojisini ele\u015ftirel inceleme alan\u0131na cesur ve k\u00fcstah bir bi\u00e7imde uygulayarak i\u015fe koyulur. Ele\u015ftiri ve onun nesnesi -edeb\u00ee metin- radikal bir bi\u00e7imde birbirinden ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r: Bilim, ele al\u0131nan nesnenin tekrar edilmesi ya da \u00e7o\u011falt\u0131lmas\u0131 de\u011fil, o nesneyi kendi d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kartan, nesnenin kendi kendisini asla bilemeyece\u011fi bir \u015fekilde onu bilen bir bilgi bi\u00e7imidir. Ele\u015ftiri, metnin kendi-bilgisinin basit olarak m\u00fckemmelle\u015ftirilmesi ya da onun i\u015flenmesi de\u011fildir; nesnenin yeni bir bilgisini \u00fcretmek \u00fczere kendisini o nesneden uzakla\u015ft\u0131rarak, kendisiyle nesne aras\u0131nda kat&#8217;\u00ee bir k\u0131r\u0131lmay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirir. Metni bilmek, \u00f6nceden mevcut bir s\u00f6ylemi dinlemek ve terc\u00fcme etmek de\u011fil, metnin sessizliklerini &#8216;konu\u015fturan&#8217; yeni bir s\u00f6ylem \u00fcretmektir. Ancak b\u00f6yle bir i\u015flem, bir duygunun ya da eserdeki gizli yap\u0131n\u0131n, eserin sahip oldu\u011fu \u00f6rt\u00fcl\u00fc duygunun tefsir\u00ee bir ke\u015ffi \u015feklinde anla\u015f\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Bu i\u015flem daha \u00e7ok, bilimin ideolojiden ayr\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 gibi, eserin kendisinden ayr\u0131 yeni bir bilginin olu\u015fturulmas\u0131 i\u015flemidir. Bilimsel ele\u015ftiri bu anlamda, as\u0131l olarak de\u011fi\u015fmeden kalan bir edeb\u00ee nesne i\u00e7ine yeniden massedilmeyi sa\u011flayarak niha\u00ee olarak kendisini ortadan kald\u0131ran ampirik ele\u015ftirel &#8216;bilgi&#8217;nin kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r. Ele\u015ftiri, insan\u0131 metnin hakikatine ta\u015f\u0131yan bir &#8216;ge\u00e7it&#8217; ya da &#8216;ayg\u0131t&#8217; de\u011fil, metnin nesnesini oldu\u011fu gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131lan d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc bir i\u015ftir.<\/p>\n<p>Yani bilimsel ele\u015ftiri, metnin, kendisini do\u011frudan do\u011fruya inceleyici bak\u0131\u015fa sunan &#8216;verili&#8217; bir olgu oldu\u011fu \u015feklindeki ampirisist yan\u0131lsamay\u0131 reddederek yeni bir nesne \u00fcretir. Bu ampirik ele\u015ftiri sanatsal olguyu tekrarlamaktan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey yapmaz; a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 ayn\u0131 \u015feyleri s\u00f6yleyerek onun yenihe ge\u00e7er. Fakat bu ampirik yan\u0131lsama, kendi kar\u015f\u0131t\u0131ndaym\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnen bir ba\u015fka yan\u0131lsamayla birle\u015fir: bu, metni, muhtemel hayal\u00ee bir modele g\u00f6re \u00f6l\u00e7\u00fcp bi\u00e7en, de\u011ferlendiren &#8216;normatif&#8217; yan\u0131lsamad\u0131r. Normatif yan\u0131lsama, nesnenin varolan \u015feklinin bir reddiyesini kurar. Tamamlanmam\u0131\u015f bir kopya, asl\u00ee olmayan bir tezah\u00fcr olarak kabul etti\u011fi ampirik metni, ba\u011f\u0131ms\u0131z, hen\u00fcz varolmayan bir modele g\u00f6re &#8216;d\u00fczeltir&#8217;. Bir ideal nesneyi \u00f6nceleyen metni, o ideal nesnenin, metnin i\u00e7inde mevcut ideal bir varl\u0131\u011f\u0131n basit bir kurgusal provas\u0131 olarak, metindeki muhtemel hatalardan ya da sapmalardan geriye kalan hakikat ya da \u00f6z olarak kavrayan normatif ele\u015ftirinin tipik davran\u0131\u015f\u0131, metnin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde bir &#8216;daha iyi olabilirdi&#8217;yi yazmakt\u0131r. Eserin kat&#8217;\u00ee ve niha\u00ee olu\u015fu kesin bir bi\u00e7imde ink\u00e2r edilir. Normatif ele\u015ftiri, metnin, oldu\u011fundan daha farkl\u0131 olabilece\u011fini varsayar ve bu \u00f6zelli\u011fiyle normatif yan\u0131lsama, ampirik sakatl\u0131\u011f\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131ndan ba\u015fka hi\u00e7bir anlama gelmez: Nesneyi daha iyi t\u00fcketilebilecek bir \u015fekilde de\u011fi\u015ftirir ve d\u00fczeltir. Metnin ampirik \u00f6zelliklerini, metnin g\u00f6r\u00fcnen varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n &#8216;do\u011fru&#8217;su olan bir niha\u00ee ve her zaman \u00f6nceden verili modele dayand\u0131rmak, eseri, kendili\u011finden t\u00fcketilebilir bir verili mevcudiyet olarak &#8216;alg\u0131layan&#8217; naif ampirisizmin epistemolojik bir \u00e7e\u015fitlemesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Macherey&#8217;e g\u00f6re edeb\u00ee nesne kat&#8217;\u00ee ve niha\u00eedir ve b\u00f6ylece rasyonel bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n nesnesi olabilir. Spesifik bir eme\u011fin sonucudur, \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 materyalleri kendisi \u00fcretmeyen bir yazar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. (Bu nedenle yazardan bir &#8216;yarat\u0131c\u0131&#8217; olarak s\u00f6zetmek sadece bir mistifikasyondur.) Bu materyaller tarafs\u0131z de\u011fildir, yazar taraf\u0131ndan bunlara empoze edilen bir birlik i\u00e7inde spontane bir \u015fekilde asimile olabilirler. Daha da \u00f6tesi, kendilerine ait spesifik bir a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131, bir \u00f6zerkli\u011fi korurlar. Metnin &#8216;ihtiyac\u0131&#8217;, yazar\u0131n biraraya getirme ve birle\u015ftirme niyetinin yans\u0131mas\u0131 de\u011fildir. &#8216;Kararlar\u0131&#8217;, hikayenin kendi ihtiya\u00e7lar\u0131yla zaten belirlendi\u011finden, yazar\u0131n, hikayesini nas\u0131l in\u015fa edece\u011fi yolundaki &#8216;se\u00e7i\u015f&#8217;i basit bir yan\u0131lsamad\u0131r. (Belli bir mevcut kurgusal janr i\u00e7inde kahraman ilk birka\u00e7 sayfada ortadan kaybolamaz.) Yazar, hikayesini &#8216;icat etmek&#8217;ten \u00e7ok &#8216;ke\u015ffeder&#8217;, \u00e7\u00f6z\u00fcmlerini yaratmaktan \u00e7ok onlarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelir; kendi eserinin ilk okuyucusudur yazar. Her an yeni bir konu, alternatif bir hikaye se\u00e7ilebilirmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnse bile, metnin as\u0131l ihtiyac\u0131, tek bir s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn bile de\u011fi\u015ftirilemeyece\u011fi ve hi\u00e7bir \u015fey ilave edilemeyece\u011fi olgusunda kendisini ortaya koyar. Fakat yaz\u0131labilecek olan b\u00fct\u00fcn ba\u015fka muhtemel pasajlar\u0131n s\u0131n\u0131rs\u0131z ve m\u00fcphem varl\u0131\u011f\u0131, \u015feylerin olduklar\u0131ndan daha ba\u015fka da olabilecekleri \u015feklindeki s\u00f6k\u00fcl\u00fcp at\u0131lamaz bu duygu, i\u015fte b\u00fct\u00fcn bunlar fiilen \u00f6n\u00fcm\u00fczde duran metnin ihtiyac\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 da zorlamaktad\u0131r. Sonu\u00e7 olarak tek bir metin vard\u0131r, bu metnin momentlerinden her biri &#8216;serbest&#8217;tir, fakat \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131d\u0131r ki her biri ayn\u0131 zamanda niha\u00ee ve kat&#8217;\u00eedir de. Eser, keyfili\u011fin ve zorunlulu\u011fun \u00e7eli\u015fkili bir kombinasyonu olarak kendisini sunmas\u0131yla bir anda ortaya \u00e7\u0131kart\u0131l\u0131r ve ele\u015ftirinin g\u00f6revi bu ihtilaf\u0131n zorunlulu\u011funun teorize edilmesidir. Eserin bu &#8216;ihtiyac\u0131&#8217; ba\u015flang\u0131\u00e7tan verili de\u011fildir, kendisini \u00e7e\u015fitli farkl\u0131 &#8216;ihtiya\u00e7 hatlar\u0131&#8217;n\u0131n, ayr\u0131 ve \u00e7eli\u015fkili anlam zincirlerinin bulu\u015fma yeri olarak ortaya koyan bir \u00fcr\u00fcnd\u00fcr. \u00c7eli\u015fkinin kendisini hegelci bir bi\u00e7imde, temeldeki birli\u011fin basit bir an\u0131na, varolan tek bir anlam\u0131n kendinde-b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f tezah\u00fcr\u00fcne indirgememek \u00f6nemliyse de, bir olgu olarak sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n kat&#8217;\u00eeli\u011fi onun ortaya konmu\u015f olan &#8216;birli\u011fi&#8217;nde de\u011fil, onun i\u00e7 kopmalar\u0131, k\u0131r\u0131lmalar\u0131n ve \u00e7eli\u015fkilerinin gereklili\u011finde yatar. Edebiyat\u0131n ele\u015ftiriye y\u00fckledi\u011fi soru, &#8216;bir \u00e7oklu\u011fun \u00f6rg\u00fctlenmesi&#8217;, eserin in\u015fa edilmesi yoluyla ger\u00e7ek ihtilaf\u0131 koruyup s\u00fcrd\u00fcren bir gereklilik \u015feklinin yasalar\u0131 sorunudur. Her metni bu ihtilaf, bu farkl\u0131l\u0131k karakterize eder ve &#8216;macera hikayesi&#8217; onun sadece imaj\u0131d\u0131r: Her eser, kendi do\u011fu\u015f durumunun \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015farak, i\u015flenerek ger\u00e7ekle\u015ftirilen bir i\u00e7 &#8216;kopma&#8217; ya da &#8216;adem-i merkezile\u015fme&#8217; ile olu\u015fturuldu\u011fu i\u00e7in macera hikayesi s\u00fcrprizlerle, bozup de\u011fi\u015ftirmelerle y\u00fcr\u00fcr. K\u0131saca eser ne do\u011fa\u00e7lamad\u0131r, ne de \u00f6nceden belirlenir. Tersine, beklenmedik-olan&#8217;\u0131n \u015feklinin gerisindeki ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz\u0131 s\u00fcrekli olarak ke\u015ffedi\u015fimiz i\u00e7inde bir t\u00fcr &#8216;serbest gereklilik&#8217; yoluyla kurulur ve ayn\u0131 anda bunun tam tersi de do\u011frudur.<\/p>\n<p>Bu &#8216;serbest gereklili\u011fin&#8217; \u015fekli edeb\u00ee dilin kendisinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Edebiyat, s\u00f6zc\u00fck ve nesne aras\u0131nda, &#8216;do\u011fru ve yanl\u0131\u015f&#8217; aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131 ortadan kald\u0131ran yeni bir ili\u015fki kurar. Ba\u011f\u0131ms\u0131z bir nesneler d\u00fczenine bi\u00e7im vermekten \u00e7ok kendi do\u011frusunu ortaya koyar, \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi kendine ait bir do\u011frular d\u00fczenini ileri s\u00fcrer. Kendi anlam\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131d\u0131r. A\u00e7\u0131k ya da \u00f6rt\u00fcl\u00fc hi\u00e7bir \u015feye sahip de\u011fildir. Her t\u00fcrl\u00fc yabanc\u0131 varl\u0131k saplant\u0131s\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r., derinlikten uzak oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00f6zerktir: Her \u015fey bir y\u00fczeyde g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serilir. Ancak bu y\u00fczey \u00e7o\u011ful ve \u00e7e\u015fitlidir. Edeb\u00ee dil kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki hi\u00e7bir \u015feyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelmez, unsurlar\u0131 yaln\u0131zca kendi i\u00e7indeki ili\u015fkileri g\u00f6sterir. Asl\u0131nda kendisini sonsuzca tekrar eden, devam ettiren ve yeniden \u00fcreten bir t\u00fcr totolojidir. Sadece &#8216;kendi inceli\u011fine indirgenebilen&#8217; bir dildir bu, hi\u00e7bir \u015fey yans\u0131tmaz, \u00e7o\u011faltmaz, basit bir \u015fekilde kendi karma\u015f\u0131k, d\u00fczensiz, kurals\u0131z anlat\u0131m mekanizmalar\u0131yla beslenir ve ayakta durur. Bu anlamda g\u00fcndelik kesinliklerden kurtulmu\u015f olan edeb\u00ee dil al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve do\u011fa\u00e7lama g\u00fcc\u00fc gerektirir. Fakat bu do\u011fa\u00e7lama i\u015fin sadece bir yan\u0131d\u0131r. Edeb\u00ee dilin kendi taml\u0131\u011f\u0131n\u0131n prensiplerini kendi i\u00e7inde ta\u015f\u0131mas\u0131 olgusu belli bir gereklilik \u015fekli \u00fcretir: Bir dil as\u0131l ve kesin olarak ingirgenemez oldu\u011fundan kendi i\u00e7inde de\u011fi\u015ftirilemez bir bi\u00e7imde sabittir ve d\u00fczeltilmeye hangi oranda elveri\u015fsizse, o oranda da &#8216;zorunludur&#8217;. (Ger\u00e7ekten de kendi taml\u0131\u011f\u0131n\u0131n prensiplerini \u00fcretmekte yetersiz kalan baya\u011f\u0131 edebiyat, do\u011frulu\u011funu ispat etmek i\u00e7in s\u00fcrekli olarak bir d\u0131\u015f d\u00fczene -gelene\u011fe, ahlak\u00eeli\u011fe, ideolojiye- do\u011fru kayar.)<\/p>\n<p>K\u0131saca, bir eser i\u00e7in gerekli olan \u015fey, par\u00e7alar\u0131 mant\u0131kl\u0131 bir b\u00fct\u00fcn haline getiren yazarl\u0131k iradesinin indeksi de\u011fildir. Bu idealist problematikten sadece bir takdim-tehirle ve goldmannvari bir \u015fekilde &#8216;kollektif bir bilinci&#8217; \u00fcretici kabul ederek de kurtulmu\u015f olmay\u0131z. Bir metni okunabilir hale getiren \u015fey tam da metin i\u00e7in gerekli olan \u015feylerdir, bunlar bize kat&#8217;\u00ee ve niha\u00ee bir analiz nesnesi sa\u011flar. Bu gereklilik daha \u00e7ok metnin kendisini \u00fcretmesi olgusu i\u00e7inde zorunlu olarak mevcuttur, \u00f6nceden verili normatif modele ya da d\u0131\u015f ger\u00e7ekli\u011fe, &#8216;maksat&#8217;a uymaks\u0131z\u0131n kendi \u00e7o\u011ful anlam hatlar\u0131n\u0131 a\u00e7ar ve harekete ge\u00e7irir. Ele\u015ftirinin g\u00f6revi, her metnin i\u00e7indeki bu kendini-\u00fcretmenin yasalar\u0131n\u0131 ya da ayn\u0131 anlama gelmek \u00fczere bir eserin imk\u00e2nl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 ke\u015ffetmektir. Bu ko\u015fullar, bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131, bu \u00fcretim s\u00fcrecinin geriye do\u011fru gidilerek bulunan bir ba\u015flang\u0131\u00e7 tohumu olarak de\u011fil, eserin kendisini yapmas\u0131n\u0131n ger\u00e7ek s\u00fcreci, unsurlar\u0131 aras\u0131ndaki somut ba\u015fkal\u0131klar\u0131n spesifik kompozisyonu olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Macherey&#8217;in metnin kat&#8217;\u00eeli\u011fi konusundaki \u0131srar\u0131, ilk bak\u0131\u015fta, metnin nesnesinin d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi \u015feklindeki kendi ele\u015ftiri teorisiyle \u00e7eli\u015fkili g\u00f6r\u00fclebilir. Metnin i\u00e7indeki hi\u00e7bir \u015fey de\u011fi\u015ftirilemiyor ya da metne hi\u00e7bir \u015fey ilave edilemiyor ise bu g\u00f6r\u00fc\u015f, eseri spontane olgu olarak kabul eden ampirisist bak\u0131\u015ftan nas\u0131l farkl\u0131la\u015fmaktad\u0131r? Bunun cevab\u0131, eserin \u00f6zerkli\u011fi ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 kavramlar\u0131n\u0131n birbirinden tamamiyle ay\u0131rdedilmesinde yatmaktad\u0131r. Eserin \u00f6zerkli\u011fi, kendisini ku\u015fatan dillerle, ideolojiler ve tarihlerle bir farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131, bir ayr\u0131\u015fmay\u0131, bilimsel bilginin nesnesi olabilecek \u00f6l\u00e7\u00fclebilir, belirli bir mesafeyi kurmas\u0131nda ifadesini bulur. Eser, olmad\u0131\u011f\u0131 \u015feylerle kurdu\u011fu ili\u015fkiler yoluyla olu\u015fturulur; e\u011fer b\u00f6yle olmasayd\u0131 kendisini ku\u015fatandan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle &#8216;ba\u011f\u0131ms\u0131z&#8217; ve b\u00f6ylece okunamaz ve hatta g\u00f6r\u00fclemez olacakt\u0131. Eser kendisini ku\u015fatandan bir farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00fcretilmesidir, \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr; kendisini ku\u015fatanlar\u0131, onlardan ayr\u0131\u015fmas\u0131yla, kendi bo\u015flu\u011funa \u00e7ekilmesiyle kesintisiz bir \u015fekilde zikreder. Hi\u00e7bir metin &#8216;ba\u011f\u0131ms\u0131z&#8217; olamaz; dilin ba\u015fka kullan\u0131\u015flar\u0131yla, yani ideolojilerle ve toplumsal formasyonlarla olan karma\u015f\u0131k ili\u015fkiler i\u00e7inde varolur. Fakat Macherey&#8217;e g\u00f6re bu ger\u00e7eklikler metnin edeb\u00eeli\u011fi i\u00e7inde as\u0131l olarak bunlar\u0131n bulunmay\u0131\u015flar\u0131na dayanarak yaz\u0131l\u0131r. Her s\u00f6ylem kendisini, nesneden uzakla\u015fmas\u0131yla yarat\u0131lan bo\u015f alana yerle\u015ftirerek s\u00f6zetti\u011fi \u015feyin yoklu\u011funu \u00f6nceden varsayar. Yani bir edeb\u00ee eserin &#8216;hakikati&#8217;, &#8216;yorumlay\u0131c\u0131&#8217; ele\u015ftirinin ellerinde d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kart\u0131lmay\u0131 bekleyen bir meyvan\u0131n \u00e7ekirde\u011fi gibi eserin i\u00e7inde gizlenmi\u015f de\u011fildir. Eserin anlam\u0131 ve \u00f6nemi onun olmad\u0131\u011f\u0131 \u015feyle ili\u015fkisi i\u00e7inde yatmaktad\u0131r. Ve b\u00f6ylece paradoksal bir \u015fekilde bu anlam ayn\u0131 anda i\u00e7sel ve yok&#8217;tur.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu nedenle eser, \u00f6ncelikle onu teorik bir olgu haline getirmek \u00fczere ele al\u0131nmal\u0131, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmeli, ancak oldu\u011fu gibi b\u0131rak\u0131lmal\u0131, kendi kat&#8217;\u00eeli\u011fi ve niha\u00eeli\u011fi i\u00e7inde kabul edilmelidir. Metnin gerekliliklerinin, metnin anlamlar\u0131n\u0131n \u00e7eli\u015fkili \u00e7o\u011fullu\u011fu \u00fczerinde kuruldu\u011fu ve bundan dolay\u0131 metni a\u00e7\u0131klaman\u0131n onun farkl\u0131l\u0131k ilkesini ayr\u0131\u015ft\u0131rmak oldu\u011fu \u00f6ncelikle kabul edilmelidir. A\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 her zaman burjuva ele\u015ftirisine musallat olan eserin birli\u011fi \u00f6nermesine a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmak gerekmektedir. Eserin \u00e7e\u015fitli anlamlar\u0131n\u0131 ayr\u0131\u015ft\u0131ran, fiilen mevcut olan birlik de\u011fil mesafedir. Metindeki bu farkl\u0131 anlamlar\u0131n kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131 belirli bir tamamlanmam\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterir: Eser kendi \u00fczerine kapal\u0131, gizlenmi\u015f, saklanm\u0131\u015f bir merkezin etraf\u0131nda d\u00f6nen bir &#8216;b\u00fct\u00fcnl\u00fck&#8217; de\u011fildir; radikal bir \u015fekilde merkezden uzakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, d\u00fczensiz, kurals\u0131z, bitirilememi\u015f ve eksiktir. Ancak bir olgu olarak sanat\u0131n bu tamamlanmam\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 ya da &#8216;bo\u015flu\u011fu&#8217;, ele\u015ftirinin ona bir \u015feyler ekleyerek d\u00fczeltebilece\u011fi bir \u015fey de\u011fildir, de\u011fi\u015ftirilemez bir kat&#8217;\u00ee ve niha\u00ee tamamlanmam\u0131\u015fl\u0131kt\u0131r bu. Metin kendi tamamlanmam\u0131\u015fhl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde tamam, tam ger\u00e7ekli\u011fi neyse onunla ba\u015far\u0131lamam\u0131\u015f ve bitirilememi\u015ftir. Onda bulunmayan \u015fey -onun yok&#8217;lu\u011fu- tam da onun kurmu\u015f oldu\u011fu nesnedir. Belirlenmesi gereken \u015fey, bir metnin, hakk\u0131nda s\u00f6yleyebilece\u011fi, varedebilece\u011fi bir \u015fey oldu\u011fu halde, onun yoksun oldu\u011fu \u015feydir. Yani bir eseri a\u00e7\u0131klamak, ideal bir anlam b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc olarak kendinde, kendi i\u00e7inde varolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, kimli\u011fini yapan as\u0131l ilke olan belli kat&#8217;\u00ee yokluklar\u0131n i\u015faretlerini tam kendi edeb\u00eeli\u011fi i\u00e7inde yaz\u0131l\u0131 olarak ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektir. Kendisini kar\u015f\u0131t\u0131nda in\u015fa etti\u011fi ba\u015fka s\u00f6zc\u00fcklerin ele ge\u00e7meyen mevcudiyeti ile bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f olan, fas\u0131las\u0131z bir \u015fekilde belli s\u00f6zc\u00fcklerin yoklu\u011fu \u00e7evresinde d\u00f6n\u00fcp duran edeb\u00ee eser, tek bir anlam\u0131n i\u015flenmesi de\u011fil, \u00e7e\u015fitli anlamlar\u0131n \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 ve uyu\u015fmazl\u0131\u011f\u0131, ba\u011fda\u015fmazl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Daha da \u00f6tesi, bu \u00e7arp\u0131\u015fma, bu \u00e7eli\u015fki, eseri tam da ger\u00e7ekli\u011fe ba\u011flayan \u015feydir. \u0130deoloji, metnin i\u00e7inde konu\u015fan sessizlikler, anlaml\u0131 bo\u015fluklar ve yar\u0131klar bi\u00e7iminde mevcuttur. Eseri kendi ideolojik matriksinden ay\u0131ran mesafe, eseri kendisinden ay\u0131ran belli bir &#8216;i\u00e7sel mesafe&#8217;de v\u00fccut bulur.<\/p>\n<p>Bu nas\u0131l anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r? Kendi edeb\u00ee projesini ortaya koyarken Macherey, bir yazar\u0131n s\u00f6ylemek &#8216;istedi\u011fi&#8217; \u015feyin ideoloji taraf\u0131ndan engellendi\u011fini, b\u00fck\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve deforme edildi\u011fini ke\u015ffetti\u011fini iddia eder. Bir anlam\u0131 ifade etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, eser, kendisini bir ba\u015fka anlam\u0131 ifade etmek i\u00e7in ideolojik olarak k\u0131st\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bulur. B\u00f6ylece Jules Verne&#8217;in kurgusu burjuva ilerlemesini gelece\u011fe do\u011fru y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f olarak g\u00f6stermek &#8216;istemektedir&#8217;, ancak kendisini (o ideoloji i\u00e7inde zorunlu olarak mevcut olan belli \u00e7eli\u015fkiler nedeniyle(2)) bu y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc ge\u00e7mi\u015fe ba\u011fl\u0131 imajlar i\u00e7inde g\u00f6stermek zorunlulu\u011fu i\u00e7inde bulur. Bu ideolojik b\u00fck\u00fclmenin sonucu metnin kendi i\u00e7indeki bir eksiklikler, bo\u015fluklar setidir. Verne&#8217;de &#8216;reprezantasyon&#8217; ve &#8216;fig\u00fcrasyon&#8217; d\u00fczeyleri aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131k olarak ortaya \u00e7\u0131kan bir decoupage&#8217;d\u0131r. Yani biz bir metni, s\u00f6ylemek zorunda kald\u0131\u011f\u0131, \u00e7aprazlama s\u00f6ylemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015feyi sanki &#8216;tersinden&#8217; in\u015fa ediyormu\u015f gibi okuyabiliriz.<\/p>\n<p>O halde ele\u015ftiri, metnin konu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flayarak ya da onun s\u00f6ylemeden b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 \u015feyi tamamlayarak, kendisini, metnin kendisiyle ayn\u0131 yere koymu\u015f olacakt\u0131r. Tersine, metnin &#8216;s\u00f6ylenmemi\u015f-olan&#8217;\u0131n\u0131n, kurucu sessizliklerinin, g\u00f6sterebilece\u011fi fakat s\u00f6ylemedi\u011fi \u015feyin ideolojik zorunlulu\u011funu a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in bu tamaml\u0131k eksikli\u011fini teorize etmek \u00fczere kendisini metnin tam da bu tamamlanmam\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131na yerle\u015ftirir. Onun sorgulad\u0131\u011f\u0131 \u015fey, eserin &#8216;bilin\u00e7alt\u0131&#8217;d\u0131r. Bu bilin\u00e7alt\u0131, tarihin kendisinin, eserin marjlar\u0131 \u00fczerindeki hareketinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Metin bir \u015fey s\u00f6ylerken, ayn\u0131 zamanda, zorunlu olarak bununla ayn\u0131 \u015fey olmayan bir ba\u015fka \u015fey s\u00f6ylemelidir; bir metnin kendi yap\u0131s\u0131 gere\u011fi belli bir zamanda, bir anda tek bir \u015fey s\u00f6yleme yetene\u011fi yoktur. Eserin bir b\u00fct\u00fcn olarak &#8216;s\u00f6yledi\u011fi \u015fey&#8217; \u015fu ya da bu anlam zinciri de\u011fil, bunlar\u0131n \u00e7eli\u015fkisi ve farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Metin kendi \u00e7o\u011ful anlamlar\u0131n\u0131 b\u00f6l\u00fcp par\u00e7alayan ve birbirine ba\u011flayan bo\u015f alan\u0131 ifade eder.<\/p>\n<p>Macherey&#8217;e g\u00f6re kurgu ve ideoloji aras\u0131ndaki ili\u015fki son derece dikkati \u00e7ekici bir karma\u015f\u0131kl\u0131k ta\u015f\u0131r. \u00c7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r ki eser kendi \u00e7eli\u015fkilerini, tarihsel \u00e7eli\u015fkilerin bir yans\u0131mas\u0131 haline getirecek bir \u015fekilde ideolojiyi &#8216;yeniden \u00fcretmez&#8217;. Tam tersi: metnin i\u00e7indeki \u00e7eli\u015fkiler, bu t\u00fcr bir ger\u00e7ek \u00e7eli\u015fkiler yans\u0131mas\u0131n\u0131n ideolojik olarak belirlenmi\u015f yoklu\u011funun \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Eserin i\u00e7 uyumsuzluklar\u0131n\u0131 \u00fcreten onun ideolojiyle olan problematik ili\u015fkisidir. Metin, ideolojiyi &#8216;yeniden \u00fcretmek&#8217;ten ziyade, onu bir hareket i\u00e7ine oturtarak ve bir \u015fekil vererek \u00fcretir. Bunu yaparak kendi i\u00e7 alt\u00fcst olu\u015flar\u0131nda, ideolojinin ger\u00e7ek tarihle olan \u00e7eli\u015fkili ili\u015fkisini g\u00f6steren bo\u015fluklar\u0131 ve s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kart\u0131r. Yani metinde, ideoloji kendi yokluklar\u0131n\u0131 dile getirmeye ba\u015flar ve kendi s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ortaya koyar, tabii Lukacs&#8217;\u0131n anlad\u0131\u011f\u0131 gibi de\u011fil&#8230; Lukacs&#8217;a g\u00f6re eserin estetik g\u00fcc\u00fc onun ideolojik arac\u0131lar\u0131 a\u015fmas\u0131n\u0131 ve tarihsel ger\u00e7eklikle daha do\u011frudan bir kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. (Bu, Macherey&#8217;in naif bir ampirisizm olarak kabul edip reddetti\u011fi bir durumdur.) Fakat metin, ideolojiyi basit bir \u015fekilde yeniden \u00fcretmekten \u00e7ok, onu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesiyle &#8216;s\u00f6ylenmi\u015f-olan&#8217;\u0131n temel yap\u0131s\u0131 olan &#8216;s\u00f6ylenmemi\u015f-olan&#8217;\u0131 zorunlu olarak ayd\u0131nlat\u0131r.<\/p>\n<p>K\u0131saca edeb\u00ee eserin, k\u0131r\u0131lmaya u\u011frat\u0131lm\u0131\u015f ve \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde arac\u0131l\u0131k edilmi\u015f bir \u015fekilde de olsa tarihsel ger\u00e7eklikle temel bir ili\u015fkisi vard\u0131r. Macherey&#8217;e g\u00f6re edeb\u00ee dil bilimle ideoloji aras\u0131ndaki bir t\u00fcr ara bo\u015flu\u011fu i\u015fgal eder: \u0130\u00e7 \u00f6rg\u00fctleni\u015fin \u015fiddeti ve kendi taml\u0131\u011f\u0131n\u0131n kriterlerini kendi i\u00e7inde ta\u015f\u0131mas\u0131yla bilimsel s\u00f6yleme benzer. Fakat, ideolojinin dili olan g\u00fcndelik s\u00f6ylemi de taklit eder. Hakiki bir teorik bilginin benzeri ve ideolojinin karikat\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Ger\u00e7ekli\u011fi taklit etmekten \u00e7ok onu deforme eder; nesnesine tamamen uyan imge kendisini bozdu\u011fundan ve imge \u00f6zelli\u011fini kaybetti\u011finden, edeb\u00ee dil, sadece onu taklit etti\u011fi \u015feyden ay\u0131ran mesafe dolay\u0131s\u0131yla bir ger\u00e7eklik &#8216;imge&#8217;si haline gelmeye muktedirdir. Ne kadar uzakla\u015f\u0131l\u0131rsa o kadar taklit edilir ilkesi \u00fczerine kurulan &#8216;Barok Sanat&#8217; Macherey&#8217;e g\u00f6re b\u00fct\u00fcn edeb\u00ee \u00fcretimin temel bir modeli durumundad\u0131r. Ancak edeb\u00ee s\u00f6ylem ger\u00e7ekli\u011fi deforme edip ondan uzakla\u015fsa da, bir yan\u0131lsaman\u0131n, \u00f6z\u00fc onu form\u00fcle eden ve ileten kodlara indirgenebilir olan bir nesnesiz mesaj\u0131n (Barthes&#8217;da oldu\u011fu gibi) basit bir hareketi ya da oyunu de\u011fildir. Kurgu, ideolojik yan\u0131lsamaya bir \u015fekil vererek, kesin ve niha\u00ee s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde sabitle\u015ftirerek onu kesintiye u\u011frat\u0131r, durdurur, realize eder, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr, b\u00f6ylece basit anlamda bir yan\u0131lsama olmaktan \u00e7\u0131kar. \u0130deolojik yan\u0131lsamay\u0131 bu \u015fekilde d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesiyle edeb\u00ee eser, bir teorik bilginin e\u015fiti olmasa da, onun yerini tutabilecek bir duruma gelerek kendi ideolojik stat\u00fcs\u00fcn\u00fcn bir kriti\u011fini verir. Kurgu yan\u0131lsamadan daha hakiki de\u011fildir. Fakat (kurgunun kendi aldatmalar\u0131) ideolojiyle d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc bir ili\u015fki kurarak ideolojinin kendisindeki daha radikal aldatmalar\u0131 if\u015fa etmeye ve meydana \u00e7\u0131kartmaya ba\u015flar. Bunu yaparak onlardan kurtulmam\u0131za katk\u0131da bulunur. Macherey&#8217;e g\u00f6re ideoloji kendi &#8216;do\u011fal&#8217; durumu i\u00e7indedir, yay\u0131lm\u0131\u015f, amorf, merkezden uzakla\u015fm\u0131\u015f, g\u00fcndelik hayat\u0131n g\u00f6r\u00fcnmez renklerini ta\u015f\u0131yan, s\u0131n\u0131rs\u0131z ve belirsiz bir somut yap\u0131dan bile daha az a\u00e7\u0131k se\u00e7ik olan do\u011fal yap\u0131s\u0131 i\u00e7inde. Ancak ideoloji edebiyata girerken kendisini bir formalizasyona mecbur kalm\u0131\u015f bulur. Do\u011frusunu s\u00f6ylemek gerekirse ideoloji burada hi\u00e7 de m\u00fcsamahal\u0131 davranamaz. Bu formalizasyon, ideolojinin g\u00fcndelik hayatta normal olarak \u00f6rt\u00fcl\u00fc bulunan s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131, kaymalar\u0131n\u0131, tutars\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 ve anlams\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 sergiler. Ve bu nedenle edeb\u00ee metin taraf\u0131ndan bir kere i\u015flenen ideoloji, diki\u015flerinden atmaya ba\u015flar. \u0130deolojik i\u00e7eri\u011fin tutars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve anlams\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fcreten, metinsel bi\u00e7imlerin tam da bu tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve anlaml\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Macherey&#8217;in edeb\u00ee \u00fcretim teorisi, yap\u0131salc\u0131 ideolojininkinden kesin olarak \u00e7ok ayr\u0131 olan bir yap\u0131 kavram\u0131n\u0131n ortaya konmas\u0131n\u0131 gerektirmi\u015ftir. Yap\u0131salc\u0131 ele\u015ftiri \u00e7abas\u0131, metnin \u015fifresinin \u00e7\u00f6z\u00fclmesi, esrarl\u0131 fakat tutarl\u0131 bir anlamda metinden kopmas\u0131 \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcr. Edeb\u00ee eser bir mesaj olarak in\u015fa edilir, ele\u015ftirmenin i\u015flevi g\u00f6nederilmi\u015f olan bilgiyi izole etmektir. Bundan dolay\u0131 eserin kendi i\u00e7inde \u00f6zerk bir de\u011feri yoktur: Bir arac\u0131d\u0131r, sakl\u0131 ya da \u00f6rt\u00fcl\u00fc bir yap\u0131n\u0131n taklidi, hayalidir. Eserin kendisinin bir &#8216;kopya&#8217;s\u0131n\u0131 \u00f6zenle haz\u0131rlayan yap\u0131salc\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmleme bundan dolay\u0131 bir taklidin taklididir. Tam da bu anlamda platoncudur: Yazar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc, bir \u00fcretimin sadece g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr, bu \u00fcr\u00fcn\u00fcn as\u0131l nesnesi kendi gerisinde yatt\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 b\u00f6yledir. Buna g\u00f6re ele\u015ftirmek metnin &#8216;d\u0131\u015fsall\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131 onun i\u00e7inde gizlenmi\u015f olan yap\u0131ya indirgemek, nesnenin hakikatini onun i\u00e7 alan\u0131ndan \u00e7ekip \u00e7\u0131kartmakt\u0131r. Althusser i\u00e7in oldu\u011fu gibi Macherey i\u00e7in de bu \u00e7ekip \u00e7\u0131kartma ampirisist epistomolojinin sadece ba\u015fka bir bi\u00e7imi, &#8216;bilgi&#8217;nin ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 nesnesine elveri\u015fli hale gelmesi ve ona uygunlu\u011fudur. Fakat asl\u0131nda eserin ne i\u00e7i ne de d\u0131\u015f\u0131 vard\u0131r, metafizik derinlik ve y\u00fczey kavramlar\u0131yla ele al\u0131namaz. Eser herhangi bir anlamda bir i\u00e7&#8217;e sahip olsa bile bu bir d\u0131\u015f olarak sergilenen bir i\u00e7&#8217;tir: Eser hi\u00e7bir \u015feyi saklamaz, hi\u00e7bir s\u0131rr\u0131 bar\u0131nd\u0131rmaz, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle &#8216;okunabilir&#8217;dir ve g\u00f6zler \u00f6n\u00fcndedir. &#8216;Normatif&#8217; ele\u015ftiri gibi yap\u0131salc\u0131l\u0131k da metnin \u00f6zert ger\u00e7ekli\u011fini reddeder. Birisinin kalk\u0131p, d\u00fc\u015fen bir cismin i\u00e7inde yer\u00e7ekimi yasalar\u0131n\u0131 aramas\u0131 gibi, yap\u0131salc\u0131l\u0131k da bir eserde i\u00e7kin olan yasalar\u0131 arar. Fakat t\u0131pk\u0131 yer\u00e7ekimi yasalar\u0131n\u0131n asl\u0131nda ba\u015fka bir yerde, tamamen ayr\u0131 olan bilimsel bilgi alan\u0131nda oldu\u011fu gibi, bilimsel ele\u015ftiri de eserin i\u00e7inde g\u00f6m\u00fcl\u00fc olan derin bir anlam\u0131 ke\u015ffetmekten \u00e7ok ona yeni bir boyut verir. Nesnesine dayanmaz, s\u00f6ylemini ba\u015fka terimlerle tekrar eder. Onun meselesi ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc s\u00f6ylenmi\u015f olan&#8217;la de\u011fil &#8216;asla s\u00f6ylenmemi\u015f olan&#8217;lad\u0131r. Gizli bir anlam\u0131 bilin\u00e7 s\u00f6yleminin derinliklerinde ara\u015ft\u0131rmak yerine, bu anlam\u0131 ba\u015fka bir yere, bilin\u00e7alt\u0131 ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi yap\u0131ya yerle\u015ftiren Freud ile bir benzerlik kurulabilir burada(3). Benzer bir \u015fekilde edeb\u00ee eserin &#8216;yap\u0131&#8217;s\u0131 eserin kendi i\u00e7inde ke\u015ffedilmez: Kopya etmeksizin ya da onu kapsamaks\u0131z\u0131n eserin ait oldu\u011fu bir yap\u0131d\u0131r o. Art\u0131k eserden yap\u0131 kavram\u0131yla s\u00f6zetmek uyumlu bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck olarak eserin organik yan\u0131lt\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na kolayca d\u00fc\u015f\u00fcvermek olabilir. Bu, yap\u0131n\u0131n birlikten \u00e7ok farkl\u0131l\u0131k ilkesi oldu\u011funu ve b\u00f6ylece a\u00e7\u0131klamaya yarad\u0131\u011f\u0131 ili\u015fkilerden zorunlu olarak yoksun olmas\u0131 gerekti\u011fini unutmakt\u0131r. (\u00d6rne\u011fin \u00e7eli\u015fki pozitif bir mevcudiyet olarak de\u011fil sadece bur yokluk olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.) Eserin ideolojik bir yap\u0131ya ait oldu\u011fu, \u00e7ok katl\u0131 anlamlar\u0131n\u0131 kesip ay\u0131ran \u00e7eli\u015fkili ba\u015fkal\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde s\u00f6ylenebilir. Metnin anlam\u0131 ve \u00f6nemi, i\u00e7inde de\u011fil, kendi imkanl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullar\u0131nda, olmad\u0131\u011f\u0131 \u015feyle ili\u015fki kurdu\u011fu yerde, marjlar\u0131nda, kendi &#8216;d\u0131\u015f\u0131nda&#8217; bulunur.<\/p>\n<p>Macherey&#8217;in ele\u015ftiri teorisinin bu \u015fekilde ortaya konulu\u015fu a\u015f\u0131r\u0131 derecede k\u0131sm\u00ee ve \u015fematik kalmaktad\u0131r: \u00d6rne\u011fin Lenin&#8217;in Tolstoy ele\u015ftirisi \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye ili\u015fkin hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemedim, Jules Verne&#8217;in eseri \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 geni\u015f \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeden de \u00e7ok k\u0131saca s\u00f6zettim. A\u015fa\u011f\u0131daki ele\u015ftirel g\u00f6r\u00fc\u015fler de ayn\u0131 derecede k\u0131salt\u0131lmak ve se\u00e7ilmek zorundayd\u0131.<\/p>\n<p>Macherey edeb\u00ee \u015fekle bu g\u00fcc\u00fc y\u00fckleyerek kendine has bir marksist formalizm t\u00fcr\u00fcn\u00fc bir tehlike olarak ortaya atar. \u00c7\u00fcnk\u00fc, bi\u00e7imin ideolojik olandan uzakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015feklindeki d\u00fc\u015f\u00fcncesi fikir verici ise de bu uzakla\u015fma neden otomatik olarak alt\u00fcst edici, bozucu olacakt\u0131? Yeni bir esasc\u0131l\u0131k (essentialism) i\u00e7inde &#8216;\u015fekil&#8217;e neden tek, sonsuz bir etki y\u00fcklenmektedir? Do\u011fal olarak b\u00f6yle bir uzakla\u015fman\u0131n metnin ideolojisini g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde sa\u011flama alma, sigorta etme kapasitesi de vard\u0131r. \u015eeklin kendisi de her durumda, her zaman &#8216;ideolojik&#8217; de\u011fil midir? Bu uzakla\u015fman\u0131n \u015fekli bozmas\u0131 ya da sa\u011flamla\u015ft\u0131rmas\u0131 basit\u00e7e, \u015fekil ile ideoloji aras\u0131ndaki bu \u00f6zel i\u015fleme de\u011fil, tecr\u00fcbenin vuku buldu\u011fu ve kavrand\u0131\u011f\u0131 somut tarihsel ve ideolojik duruma dayanmaktad\u0131r. Metni, t\u00fcketilmesi anlam\u0131nda bile de\u011fil, sadece \u00fcretimi anlam\u0131nda ele alan &#8216;i\u00e7selci&#8217; (intrinsicist) bir edebiyat bilimi olarak ortaya konan Macherey&#8217;in ilk eseri, edeb\u00ee metnin ger\u00e7ekli\u011fini belirli \u00f6zel okuyucularla aras\u0131ndaki i\u015flem s\u00fcrecinde, yaln\u0131zca bu s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde &#8216;ya\u015fayan&#8217; tarihsel olarak de\u011fi\u015fken ve karars\u0131z bir pratik olarak bask\u0131 alt\u0131na al\u0131r. B\u00f6ylece kesin olarak problematize edilmemi\u015f, a\u015fk\u0131n bir okuyucu\/ele\u015ftirmeni var farzederek Althusser&#8217;in eserini, &#8216;bilimselcili\u011fini&#8217; bozarak yeniden \u00fcretir.<\/p>\n<p>Macherey&#8217;in formalizmi k\u0131smen onun althusserci ideoloji anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir sonucudur. \u0130deoloji temel olarak \u00e7eli\u015fkisiz bir alan kabul edilirse, ger\u00e7ekten de sanat gibi bir \u015feyi kendi s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmaya ve onu kendi su\u00e7lu s\u0131rlar\u0131n\u0131 ele vermeye zorlad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilecektir. Fakat ideolojinin b\u00f6yle bir homojenli\u011fi yoktur: O, kesin olarak e\u011filimler i\u00e7inde homojen hale gelir, fakat neyse ki hi\u00e7bir yerde Macherey&#8217;in ona atfetti\u011fi ba\u015far\u0131ya sahip olmaz. Althusser&#8217;in kendi eseri bir s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi alan\u0131 olarak ideolojinin kendisinin istikrars\u0131z, i\u00e7sel olarak \u00e7eli\u015fkili ve par\u00e7al\u0131 olmas\u0131 derecesinde \u00fcz\u00fcc\u00fc bir oyun eder ona: Lenin ve Felsefe&#8217;deki ideoloji \u00fczerine denemesi onu ger\u00e7ekte mutlak bir g\u00fcce sahip s\u00fcperego olarak tasvir eder ve bu diyalektik olmayan g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ayn\u0131 derecede diyalektik olmayan i\u015flevselcili\u011fe ve ekonomizme ba\u011flar. Burada ideoloji sadece \u00f6znenin kendi ekonomik yerine sokulmas\u0131n\u0131n, oraya yerle\u015ftirilmesinin ko\u015fullar\u0131n\u0131 yeniden \u00fcretmek \u00fczere varolmaktad\u0131r. Daha da \u00f6tesi bu teori Macherey&#8217;in kendisinin de payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u00f6zel bir politikay\u0131 i\u00e7inde gizlemektedir: \u0130\u015fbirlik\u00e7ilik politikas\u0131n\u0131n kendisini, s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinden bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f bir ideoloji g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde yans\u0131m\u0131\u015f halde bulan Frans\u0131z Kom\u00fcnist Partisi&#8217;nin politikas\u0131. Althusser ve Macherey&#8217;e g\u00f6re ideoloji &#8216;ya\u015fanm\u0131\u015f olan&#8217; ile fiili bir ili\u015fki i\u00e7indedir. Fakat b\u00f6yle bir &#8216;yay\u0131lmac\u0131&#8217; ideoloji tan\u0131m\u0131n\u0131n keskin kenarl\u0131 olabilce\u011fini g\u00f6rmek zordur. Althusser de\u011filse de Macherey ideolojiyi &#8216;yan\u0131lsama&#8217; olarak adland\u0131rmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcnden, kurgu ger\u00e7ekten tarihsel ger\u00e7ekli\u011fi ima eden bir ba\u015fka kurguyu (ideolojiyi) ima etmektedir. \u015eimdi bu anlamda kurgunun bir &#8216;\u00e7ift deformasyon&#8217; \u015feklinde adland\u0131r\u0131labilecek olan \u015feyle kuruldu\u011fu kesinlikle do\u011frudur. Burada ger\u00e7e\u011fin hemen hemen bir &#8216;yanl\u0131\u015f tan\u0131nmas\u0131&#8217; olan ideolojik malzemeler ikinci bir g\u00fcce y\u00fckseltilir, belki kurgusal ayg\u0131tlarla ve s\u0131ras\u0131yla &#8216;\u00fcretilirler&#8217;. Kurgu, ideolojik olan\u0131n bu s\u00fcre\u00e7te &#8216;sabitlenmesiyle&#8217;, Althusser&#8217;in ideolojiden &#8216;i\u00e7sel olarak kendini uzakla\u015ft\u0131rmas\u0131&#8217; dedi\u011fi \u015feyi kurar, burada kurgu ideolojiyi suland\u0131r\u0131r, par\u00e7alar ve kendine has bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fck i\u00e7inde yeniden birle\u015ftirir. B\u00f6ylece buna &#8216;\u00e7ift deformasyon&#8217; diyebiliriz ki, k\u0131smen kendisini ortadan kald\u0131r\u0131r, kendisini tersine \u00e7evirerek tekrar bir teorik bilgi benzerine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Altyap\u0131n\u0131n korkulu r\u00fcyas\u0131 olman\u0131n \u00e7ok \u00f6tesinde oldu\u011fundan ideoloji, bir bilgi benzeri haline gelmek i\u00e7in kurguya ba\u015fvurmamak zorundad\u0131r. Tek kelimeyle bu sadece bir &#8216;yanl\u0131\u015f bilin\u00e7&#8217;, Althusser ve Macherey&#8217;in onaylamay\u0131 arzulad\u0131klar\u0131 as\u0131l hakikat de\u011fil, fakat Macherey&#8217;in bazen reddetmeyi b\u0131rak\u0131nr gibi g\u00f6z\u00fckt\u00fc\u011f\u00fc \u015feydir. (Ve e\u011fer Macherey reddetti\u011fi hegelci-marksist gelene\u011fe bu \u00f6l\u00e7\u00fcde geri d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorsa, hem Macherey hem de Althusser sanata belli bir imtiyazl\u0131 stat\u00fc sa\u011flamay\u0131, onu &#8216;sadece ideolojik&#8217; olman\u0131n &#8216;utanc\u0131ndan&#8217; kurtarmay\u0131 ve tamamen de\u011fil fakat hemen hemen teorinin d\u00fczeyine \u00e7\u0131kartmay\u0131 i\u00e7ten i\u00e7e arzu etmektedirler.)<\/p>\n<p>Macherey&#8217;in d\u00fc\u015f\u00fcncesi , Pour Une Theorie de la Production Litteraire&#8217;den bu yana yeni bir radikal geli\u015fmeden ge\u00e7ti. Bu geli\u015fmeyi haber veren iki makalesi olan &#8216;\u0130deolojik Bir Bi\u00e7im Olarak Edebiyat \u00dczerine: Baz\u0131 Marksist \u00d6neriler&#8217; ve &#8216;Yans\u0131tma Problemi&#8217;nde(4) daha \u00f6nceki i\u00e7selcili\u011fini (intrinsicism) ve formalizmini kesin olarak k\u0131rm\u0131\u015f, yani kitab\u0131ndan h\u00e2l\u00e2 gizli bulunan burjuva esteti\u011finin kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 temizlemi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Pour Une Theorie&#8217;ye hakim olan burjuva-idealist edebiyat kategorisini terkederek sanat olgusu kabul edilen \u015feyi tarihsel ve konjonkt\u00fcrel olarak belirlenmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6rmeye haz\u0131rlanmaktad\u0131r. Dikkatini &#8216;kendi-i\u00e7inde-metin&#8217;den, onun maddi sonu\u00e7lar\u0131na ve bir s\u00fcre\u00e7&#8217;e \u00e7evirmektedir ki, &#8216;Edebiyat&#8217;, yaz\u0131 par\u00e7alar\u0131n\u0131 bu s\u00fcre\u00e7 ile ortaya koyar. Bu yaz\u0131 par\u00e7alar\u0131 spesifik &#8216;edeb\u00ee sonu\u00e7lar&#8217; \u00fcretecek bir \u015fekilde ideolojik ayg\u0131tlar i\u00e7ine sokulmalar\u0131yla ge\u00e7ici ve \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde te\u015fkil edilirler. S\u00f6z\u00fc ge\u00e7en edeb\u00ee sonu\u00e7lar ise kesin ideolojik i\u015flevlere sahip olmalar\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesine m\u00fcdahale eden sonu\u00e7lard\u0131r. Bu eseri i\u00e7in kurdu\u011fu model Renee Balibar&#8217;\u0131n frans\u0131z pedagoji sistemi i\u00e7inde bir ling\u00fcistik ayr\u0131m\u0131na (fran\u00e7ais ordinaire ile fran\u00e7ais litteraire \/ g\u00fcndelik frans\u0131zca ile edeb\u00ee frans\u0131zca aras\u0131nda) yola\u00e7an kafa a\u00e7\u0131c\u0131 sorular\u0131yd\u0131. Bu ayr\u0131m, devrim sonras\u0131 bir &#8216;milli dil&#8217;in ve ortak dilin tehdit etti\u011fi belli s\u0131n\u0131fsal ayr\u0131mlar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131 i\u00e7inde rol oynamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ancak Macherey&#8217;in \u00f6nceki eseri belli bir marksist formalizmle su\u00e7lanabilirse de, daha sonraki bu \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yine belli bir sosyolojist i\u015flevselcilikten ve indirgemecilikten b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kurtulmu\u015f de\u011fildir. &#8216;Edebiyat&#8217;, \u00e7ok \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde dar, homojen ve Fransa tarihine \u00f6zg\u00fc bir arg\u00fcman i\u00e7inde belli bir ideolojik ayg\u0131t\u0131n i\u015flevsel deste\u011finden ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey olmayan bir duruma gelmektedir. Bu ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmez bir \u015fekilde &#8216;edebiyat&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn bir toplumsal kurumlar alan\u0131 i\u00e7inde \u00e7eli\u015fkili bir \u015fekilde te\u015fkil edildi\u011fi ve ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak e\u011fitim ssitemindeki tan\u0131mlar\u0131na g\u00f6re s\u0131n\u0131rland\u0131\u011f\u0131 bir durumdur. Daha da \u00f6tesi, edebiyat fenomeni bu durumdan dolay\u0131 ba\u015ftanba\u015fa tarihselle\u015ftirilmi\u015fse de, onu \u00e7\u00f6z\u00fcmleyen teori b\u00f6yle de\u011fildir. Macherey&#8217;de ya da Althusser&#8217;de bilimin ya da teorinin kendisi tarihsel bir \u00fcr\u00fcn olarak g\u00f6r\u00fclmez, fakat bunlar daha \u00e7ok m\u00fcsait bir yerden, a\u015fk\u0131n bir yerden tarihe m\u00fcdahale ederler. Bilimsel teoriyi, ideolojilerin &#8216;semptomatik&#8217; okunmas\u0131 olarak karakteri etmek yararl\u0131 olacakt\u0131r. Bu okuma&#8217;n\u0131n, ideolojilerin belli sessizlikleri korumas\u0131 ve s\u00fcrd\u00fcrmesinin, bu sessizliklerin neden korunmak ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmek zorunda oldu\u011funun ve bir ideolojinin belli \u015feylerden nas\u0131l s\u00f6zetmeyece\u011finin mekanizmalar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klama ve de\u011ferlendirme kabiliyeti vard\u0131r. Fakat b\u00f6yle bir s\u00f6ylemin tarihsel bir konum d\u0131\u015f\u0131nda her yerden ba\u015flat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve b\u00f6ylece kendisinin ba\u015fka bir s\u00f6ylem taraf\u0131ndan &#8216;semptomatik&#8217; okumaya prensip olarak yararl\u0131 oldu\u011funu \u00f6ng\u00f6rmek i\u00e7in hi\u00e7bir neden yoktur. \u015eu tart\u0131\u015fmal\u0131 &#8216;yans\u0131tma&#8217; meselesine ili\u015fkin son bir konuya k\u0131saca de\u011finilebilir. Macherey&#8217;in, Lenin&#8217;in Tolstoy&#8217;u (&#8216;Rus devriminin aynas\u0131&#8217;n\u0131) ele al\u0131\u015f\u0131 \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 yorumlar, Lenin&#8217;in ele\u015ftirisini kaba bir indirgemecilik olmaktan b\u00fcy\u00fck bir ba\u015far\u0131yla kurtarmaktad\u0131r. Tolstoy&#8217;un eseri ger\u00e7ekten bir aynaysa, Lenin&#8217;in kabul etti\u011fi gibi b\u00f6l\u00fck p\u00f6r\u00e7\u00fck imajlarla t\u0131ka basa doldurulmu\u015f, k\u00f6\u015feli, se\u00e7ici bir aynad\u0131r. Yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 \u015fey kadar, yans\u0131tmad\u0131\u011f\u0131 da dikkate de\u011fer olan bir aynad\u0131r. Fakat esasl\u0131 bir \u015fekilde de\u011fi\u015ftirilip d\u00fczenlenmi\u015f bir aynan\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bir ayna oldu\u011funu s\u00f6ylemek de \u00e7ok zordur. Ger\u00e7ekten de daha sonraki denemeleri s\u0131ras\u0131nda Macherey, &#8216;metin-ger\u00e7eklik&#8217; ili\u015fkisi \u00e7er\u00e7evesindeki epistemolojik sorunu etkili bir \u015fekilde ontolojik bir sorun haline getirmi\u015ftir: Toplumsal ger\u00e7ekli\u011fi basit bir refleksi olarak de\u011fil, bu ger\u00e7ekli\u011fin yeniden \u00fcretilmesindeki aktif bir g\u00fc\u00e7 olarak \u015fekillenen &#8216;sanat&#8217;\u0131n kendi madd\u00ee ger\u00e7ekli\u011fi sorunu haline getirmi\u015ftir. Bu yerinde bir uyar\u0131d\u0131r, fakat bu \u015fekilde epistemolojik sorun halledilmemi\u015f, yeri de\u011fi\u015ftirilmi\u015ftir. Bu, &#8216;sanat&#8217;\u0131n &#8216;ger\u00e7eklik&#8217; ile nas\u0131l ili\u015fki kurdu\u011fu sorusunun cevab\u0131 de\u011fildir, sanat\u0131n muhakkak bir \u015fekilde ger\u00e7ek oldu\u011funun a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 yapmaz. Macherey&#8217;in kendisi de bu sorulardan vazge\u00e7mi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir: Bir edebiyat ele\u015ftirmeninden \u00e7ok, bir filozoftur o ve son eseri Hegel ve Spinoza \u00fczerine bir \u00e7al\u0131\u015fmad\u0131r; ancak bunlar birer problem olarak durmaya devam etmektedirler Macherey&#8217;de. \u00d6te yandan Macherey&#8217;in eserleri \u00f6n\u00fcm\u00fczde yepyeni bir yol a\u00e7may\u0131 sa\u011flayabilmektedir. Bu y\u00fczden kendimizi ona bor\u00e7lu hissetmeliyiz.<\/p>\n<p><strong>Notlar:<\/strong><\/p>\n<p> 1.Pierre Macherey, Pour Une Theorie de la Production Litteraire, Paris 1966; A Theory of Literary Production, (London 1978) ad\u0131yla Geoffrey Wall taraf\u0131ndan ingilizceye \u00e7evrildi.<br \/> 2.\u0130deolojinin i\u015flevi, ger\u00e7ek tarihsel \u00e7eli\u015fkilerden imajiner bir birlik yaratmak oldu\u011fundan, a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6ylemek gerekirse, Macherey&#8217;e g\u00f6re &#8216;i\u00e7sel ideolojik \u00e7eli\u015fkiler&#8217; varolamaz, sadece bir ideolojiyle onun zorlay\u0131c\u0131 s\u0131n\u0131rlar\u0131 gerisinde yatan \u015fey -tarihin kendisi- aras\u0131nda \u00e7eli\u015fki olabilir. Metin ideolojiyi, onun bo\u015fluklar\u0131n\u0131 ve s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatarak, onu yokluklar\u0131n bir yap\u0131s\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kartarak &#8216;\u00e7eli\u015fkiye sokar&#8217;. Metin bunu yaparak kendisini de problem i\u00e7ine sokar, kendi i\u00e7indeki bir eksikli\u011fi ya da uyumsuzlu\u011fu da ortaya koyar.<br \/> 3.Macherey ile Freud aras\u0131nda daha ba\u015fka verimli kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmalar yap\u0131labilir. Freud, R\u00fcyalar\u0131n Yorumlanmas\u0131&#8217;nda r\u00fcya \u00e7\u00f6z\u00fcmleyicisinin g\u00f6revinin sadece b\u00fck\u00fclm\u00fc\u015f bir metnin anlam\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartmak de\u011fil, metin b\u00fck\u00fclmesinin kendi anlam\u0131n\u0131, bo\u015fluklar, kapal\u0131l\u0131klar, belirsizlikler ve &#8216;metindeki k\u0131r\u0131lmalar&#8217; ile karakterize olan, kesin olarak bozulmu\u015f bir s\u00f6ylem \u00fcreten bir b\u00fck\u00fclmenin anlam\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak oldu\u011fu konusunda gayet nettir.<br \/> 4.Etienne Balibar ile birlikte yaz\u0131lan ve Litterature (No.13)&#8217;de yay\u0131nlanan ilk makale Oxford Literary Review (Vol.3, No.1, 1978)&#8217;de bulunabilir. \u0130kincisi ise Amerikan Substance (No.15, 1976)&#8217;da yay\u0131nland\u0131.<\/p>\n<p>* Terry Eagleton, Against The Grain, Verso, London 1988 kitab\u0131ndan Kemal Durmaz taraf\u0131ndan t\u00fcrk\u00e7eye \u00e7evrildi.<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Genel bilgi: Marksist edebiyat kuram\u0131, temelini Marksist\u00a0 felsefe\u00a0 ve politika ak\u0131mlar\u0131ndan alan ve edebiyat\u00a0 ele\u015ftirisine ekonomik, politik ve tarihsel a\u00e7\u0131dan bakmay\u0131 savunan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemidir.Karl Marx&#8217;\u0131n kendisi b\u00f6yle bir sistem hakk\u0131nda yazmam\u0131\u015f olsa da, sonradan Marksizm ad\u0131n\u0131 alacak olan felsefesini kurarken k\u00fclt\u00fcrel ve edeb\u00ee eserlerin analizinden yararlanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk ba\u015flarda onun kulland\u0131\u011f\u0131 yakla\u015f\u0131mlara ba\u011fl\u0131 olan Markist [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[134],"tags":[],"class_list":["post-4467","post","type-post","status-publish","format-standard","category-kuram"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Genel bilgi: Marksist edebiyat kuram\u0131, temelini Marksist\u00a0 felsefe\u00a0 ve politika ak\u0131mlar\u0131ndan alan ve edebiyat\u00a0 ele\u015ftirisine ekonomik, politik ve tarihsel a\u00e7\u0131dan bakmay\u0131 savunan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemidir.Karl Marx&#8217;\u0131n kendisi b\u00f6yle bir sistem hakk\u0131nda yazmam\u0131\u015f olsa da, sonradan Marksizm ad\u0131n\u0131 alacak olan felsefesini kurarken k\u00fclt\u00fcrel ve edeb\u00ee eserlerin analizinden yararlanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk ba\u015flarda onun kulland\u0131\u011f\u0131 yakla\u015f\u0131mlara ba\u011fl\u0131 olan Markist [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-04-12T06:05:04+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"32 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton\",\"datePublished\":\"2010-04-12T06:05:04+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/\"},\"wordCount\":6401,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\",\"articleSection\":[\"Kuram\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/\",\"name\":\"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\",\"datePublished\":\"2010-04-12T06:05:04+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton","og_description":"Genel bilgi: Marksist edebiyat kuram\u0131, temelini Marksist\u00a0 felsefe\u00a0 ve politika ak\u0131mlar\u0131ndan alan ve edebiyat\u00a0 ele\u015ftirisine ekonomik, politik ve tarihsel a\u00e7\u0131dan bakmay\u0131 savunan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemidir.Karl Marx&#8217;\u0131n kendisi b\u00f6yle bir sistem hakk\u0131nda yazmam\u0131\u015f olsa da, sonradan Marksizm ad\u0131n\u0131 alacak olan felsefesini kurarken k\u00fclt\u00fcrel ve edeb\u00ee eserlerin analizinden yararlanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk ba\u015flarda onun kulland\u0131\u011f\u0131 yakla\u015f\u0131mlara ba\u011fl\u0131 olan Markist [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-04-12T06:05:04+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"32 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton","datePublished":"2010-04-12T06:05:04+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/"},"wordCount":6401,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg","articleSection":["Kuram"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/","name":"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg","datePublished":"2010-04-12T06:05:04+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#primaryimage","url":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg","contentUrl":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/thumb\/7\/76\/Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg\/220px-Terry_Eagleton_in_Manchester_2008.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/12\/macherey-ve-marksist-edebiyat-teorisi-terry-eagleton\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Macherey ve Marksist Edebiyat Teorisi | Terry Eagleton"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4467","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4467"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4467\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4467"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4467"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4467"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}