{"id":4482,"date":"2010-04-17T10:07:36","date_gmt":"2010-04-17T07:07:36","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/"},"modified":"2010-04-17T10:07:36","modified_gmt":"2010-04-17T07:07:36","slug":"yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/","title":{"rendered":"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>Bilimsel yay\u0131nlarda &#8220;yeti\u015fkinlik&#8221; terimi genellikle &#8220;bebeklik&#8221;, &#8220;\u00e7ocukluk&#8221;, &#8220;ergenlik&#8221; terimleri kadar a\u00e7\u0131k ve somut de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin Freud, yeti\u015fkin ya\u015fam\u0131 daha \u00f6nce olu\u015fmu\u015f ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n y\u00fczeyinde sadece bir dalgalanma olarak g\u00f6r\u00fcr. Piaget ergenlikten sonra \u00f6nemli bili\u015fsel de\u011fi\u015fimlerin olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsayar; Kohlberg ahlak geli\u015fiminin erken yeti\u015fkinlik y\u0131llar\u0131nda tamamland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul eder. Bilim d\u00fcnyas\u0131, Erikson, B\u00fchler, Jung gibi psikologlar\u0131 izleyerek, yeti\u015fkinli\u011fin tek ba\u015f\u0131na duran, ergenlikle ya\u015fl\u0131l\u0131k aras\u0131nda ayr\u0131mla\u015fmam\u0131\u015f bir bi\u00e7imde yer alan bir evre olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Yeti\u015fkinli\u011fin bir &#8220;varl\u0131k durumu&#8221; oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131, yerini yeti\u015fkinli\u011fin bir &#8220;olu\u015fum s\u00fcreci&#8221; oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne b\u0131rakmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>1. Yeti\u015fkinli\u011fin Tan\u0131mlanmas\u0131 Yeti\u015fkin (adult) s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc Latince b\u00fcy\u00fcmek (adolescere) fiilinin ge\u00e7mi\u015f zaman ortac\u0131ndan t\u00fcremi\u015ftir, dolay\u0131s\u0131yla &#8220;yeti\u015fkin&#8221; bir ki\u015fi &#8220;b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f&#8221; bir ki\u015fi say\u0131l\u0131r. Buradaki tan\u0131m sorunu, yeti\u015fkinin sadece fiziksel \u00f6zellikler bak\u0131m\u0131ndan de\u011fil, psikolojik \u00f6zellikler bak\u0131m\u0131ndan da dikkate al\u0131nmas\u0131 gere\u011finden do\u011fmaktad\u0131r. Yeti\u015fkin ki\u015finin fiziksel ve psikolojik bak\u0131mdan olgunla\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu varsay\u0131l\u0131r. Oysa fiziksel olgunla\u015fmay\u0131 \u00f6l\u00e7mek g\u00fc\u00e7t\u00fcr, psikolojik olgunla\u015fmay\u0131 tan\u0131mlamak bile g\u00fc\u00e7t\u00fcr, \u00e7\u00fcnk\u00fc birtak\u0131m psikolojik s\u00fcre\u00e7ler ya\u015fl\u0131l\u0131k y\u0131llar\u0131na dek geli\u015fmeyi s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Fiziksel ve psikolojik olgunla\u015fmay\u0131 \u00f6l\u00e7me g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc nedeniyle bir\u00e7ok geli\u015fimci sorunu atlam\u0131\u015f ve sadece ya\u015f d\u00fczeyine dayal\u0131 bir tan\u0131m\u0131 benimsemi\u015ftir. <\/p>\n<p><!--more--><\/p>\n<p>Oysa ya\u015f ve ya\u015f s\u0131n\u0131rlar\u0131 konusunda da bir anla\u015fman\u0131n oldu\u011fu s\u00f6ylenemez. Bir\u00e7ok toplumda yeti\u015fkinli\u011fin ba\u015flang\u0131c\u0131, \u00f6\u011frenim ya\u015fam\u0131n\u0131 bitirmi\u015f, tam-zamanl\u0131 bir i\u015fe girmi\u015f ve evlenmi\u015f olmakla tan\u0131mlanmaktad\u0131r. Bununla birlikte, bir yeti\u015fkin olmak toplumun farkl\u0131 kesimleri i\u00e7in \u00e7ok farkl\u0131 bir konudur. \u00dcstelik yeti\u015fkinli\u011fin kendisi de toplumdaki farkl\u0131 ya\u015f gruplar\u0131 i\u00e7in farkl\u0131 anlamlara gelir. Yeti\u015fkinlik bir tek de\u011fil bir\u00e7ok ya\u015fant\u0131 i\u00e7erdi\u011fi i\u00e7in herkesin yeti\u015fkinlik anlay\u0131\u015f\u0131 \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde farkl\u0131la\u015f\u0131r. Halk\u0131n yeti\u015fkinlik konusundaki duygular\u0131, tutumlar\u0131 ve inan\u00e7lar\u0131 toplum i\u00e7inde yeti\u015fkin olan bireylerin oran\u0131ndan da etkilenir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde gen\u00e7li\u011fe y\u00f6nelik vurgulaman\u0131n \u00e7e\u015fitli ko\u015fullar d\u00fczeldik\u00e7e gelecekte yeti\u015fkinli\u011fe y\u00f6nelece\u011fi beklenebilir. \u00d6te yandan, yeti\u015fkinli\u011fin ya\u015fl\u0131l\u0131kla, biyolojik ve toplumsal de\u011fi\u015fimle bir tutulmas\u0131 da ortak bir y\u00f6nelimdir. &#8220;Biyolojik ya\u015flanma&#8221;, insan organizmas\u0131n\u0131n yap\u0131 ve i\u015fleyi\u015finin zaman i\u00e7indeki de\u011fi\u015fimlerine dayan\u0131r. &#8220;Toplumsal ya\u015flanma&#8221; ise, bir bireyin zaman i\u00e7inde rolleri \u00fcstlenmesindeki ve terketmesindeki de\u011fi\u015fimlere dayan\u0131r. <\/p>\n<p>Bir birey, do\u011fumdan \u00f6l\u00fcme, hem toplum taraf\u0131ndan d\u00fczenlenmi\u015f evrelerden, hem de biyolojik evrelerden ge\u00e7er. Dolay\u0131s\u0131yla, bireyin ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc ge\u00e7i\u015f noktalar\u0131yla i\u015faretlenmi\u015ftir. Toplumun g\u00f6z\u00fcnde ya\u015f, ya\u015fam s\u00fcresindeki belirli noktalarla ba\u011flant\u0131l\u0131 bir davran\u0131\u015f beklentileri dizisidir. Toplum, de\u011fi\u015fik ya\u015flarda olunacak ve yap\u0131lacak uygun \u015feyleri tan\u0131mlar, buna &#8220;ya\u015f normlar\u0131&#8221; ad\u0131 verilir. \u00d6rne\u011fin bir erkek ya da kad\u0131n i\u00e7in &#8220;en uygun&#8221; evlenme, okulu bitirme, \u00e7ocuk sahibi olma, emekliye ayr\u0131lma ya\u015f\u0131n\u0131 toplum belirler. Bireyler ki\u015fisel isteklerini (kendi i\u00e7selle\u015fmi\u015f ya\u015f normlar\u0131n\u0131) toplumun ya\u015f normlar\u0131na uydurmaya y\u00f6nelirler. Ya\u015f normlar\u0131 bir role ili\u015fkin &#8220;resmi&#8221; kurallarla d\u00fczenlendikleri zaman \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131rlar. \u00d6rne\u011fin, se\u00e7imlerde oy verme ya\u015f\u0131, emekliye ayr\u0131lma ya\u015f\u0131 b\u00f6yledir. Ya\u015f normlar\u0131 de\u011fi\u015fik ya\u015flara uygun roller konusundaki beklentiler a\u00e7\u0131s\u0131ndan ise &#8220;gayriresmi&#8221; olurlar; ki\u015filerin baz\u0131 etkinlikler i\u00e7in &#8220;\u00e7ok gen\u00e7&#8221;, &#8220;\u00e7ok ya\u015fl\u0131&#8221;, &#8220;tam ya\u015f\u0131nda&#8221; oldu\u011funu s\u00f6ylemek g gibi. &#8220;Ya\u015f\u0131na g\u00f6re davran!&#8221; uyar\u0131s\u0131 ya\u015fam beklentilerinin \u00e7o\u011funu etkiler. <\/p>\n<p>2. Yeti\u015fkinli\u011fin Evreleri Evre kuramc\u0131lar\u0131 \u00e7ocuk geli\u015fimi gibi yeti\u015fkin geli\u015fiminin de birbirini izleyen evrelerden olu\u015ftu\u011funu kabul ederler. 1970&#8217;lerde Daniel J. Levinson ve Yale ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131 yeti\u015fkinlikteki geli\u015fim evrelerini saptamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar ve erkek yeti\u015fkinin geli\u015fiminde alt\u0131 evre saptad\u0131lar. Levinson ve arkada\u015flar\u0131 yeti\u015fkinli\u011fin tcmel g\u00f6revinin ya\u015famboyu s\u00fcren bir yap\u0131 yaratmak oldu\u011funu kabul ederler. Bir erkek, yeni bir yap\u0131 yaratarak ya da eskisini yeniden de\u011ferlendirerek ya\u015fam\u0131n\u0131 d\u00f6nem d\u00f6nem yeniden kurmal\u0131d\u0131r. Levinson&#8217;un, Erikson&#8217;un psikososyal kuram\u0131na dayanan geli\u015fim kuram\u0131nda yerle\u015fik evreler ile ge\u00e7i\u015f evreleri birbirini d\u00fczenli bir s\u0131ra i\u00e7inde izler. Yerle\u015fik evrelerde insanlar ama\u00e7lar\u0131n\u0131 az \u00e7ok sakin bir bi\u00e7imde izlerler; ge\u00e7i\u015f evrelerinde ise insan\u0131n ya\u015fam yap\u0131s\u0131nda b\u00fcy\u00fck de\u011fi\u015fimler olur. \u0130lerde a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 gibi, Levinson&#8217;un evre kuram\u0131nda temel kavram ya\u015fam yap\u0131s\u0131 kavram\u0131d\u0131r. Ya\u015fam yap\u0131s\u0131, bireyin topluma girme yollar\u0131 (roller, \u00fcyelikler, ilgiler, ya\u015fam \u00fcslubu, ama\u00e7lar), ayn\u0131 zamanda bireyin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ki\u015fisel anlamlar, d\u00fc\u015flemler, de\u011ferler olarak tan\u0131mlan\u0131r. Bu kuram ilk ve orta yeti\u015fkinlikte ortaya \u00e7\u0131kan \u00e7e\u015fitli evreleri ve ge\u00e7i\u015fleri saptamaktad\u0131r. <br \/>Betimlenen ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131, huzurlu ya da karga\u015fal\u0131 olabilen ge\u00e7i\u015flerle kesintiye u\u011frayan g\u00f6rece kararl\u0131 d\u00f6nemlerden olu\u015fmaktad\u0131r. Ge\u00e7i\u015f&#8217;ler bir insan\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 yeniden de\u011ferlendirmesine ve varolan ya da yeni bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131na yeniden ba\u011flanmas\u0131na ili\u015fkin bir bunal\u0131m\u0131 i\u00e7erir. Yeni bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 se\u00e7ilirse meslekte, ya\u015fam \u00fcslubunda, evlilikte dramatik de\u011fi\u015fimler olabilir. Levinson&#8217;un erkek yeti\u015fkinin geli\u015fimi d\u00f6nemleri tablosu a\u015fa\u011f\u0131da yer almaktad\u0131r . Levinson&#8217;un erkek yeti\u015fkinin geli\u015fim d\u00f6nemlerine ili\u015fkin a\u00e7\u0131klamalar\u0131 \u015f\u00f6yledir: a. Aileden ayr\u0131lma. Onlu y\u0131llar\u0131n sonu ve yirmilerin ba\u015flar\u0131nda ba\u015flayan bu d\u00f6nem, aile odakl\u0131 ergen ya\u015fam\u0131 ile yeti\u015fkin d\u00fcnyas\u0131na girme aras\u0131ndaki ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemidir. Gen\u00e7 erkek askerlik ya da \u00fcniversite gibi bir ge\u00e7i\u015f kurumu se\u00e7ebilir ya da evde kalmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrerek \u00e7al\u0131\u015fmaya koyulabilir. Bu d\u00f6nem s\u0131ras\u0131nda ailede kalmak ile d\u0131\u015far\u0131ya gitmek aras\u0131nda hemen hemen e\u015fit bir denge vard\u0131r. Ailenin s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 tam olarak a\u015fmak temel bir geli\u015fim g\u00f6revidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu de\u011fi\u015fiklik yeni roller edinmeyi, ya\u015fam d\u00fczenlemeleri yapmay\u0131, daha \u00f6zerk ve sorumlu olmay\u0131 gerektirir. Bu d\u00f6nem a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 \u00fc\u00e7-be\u015f y\u0131l s\u00fcrer. <\/p>\n<p>Yeti\u015fkinin Geli\u015fim D\u00f6nemleri D\u00f6nemler <br \/>&#8211; Ya\u015flar Aileden ayr\u0131lma; aileden ba\u011f\u0131ms\u0131z olma \u00e7abas\u0131 <br \/>&#8211; 16-18&#8217;den 20-24&#8217;e Yeti\u015fkin d\u00fcnyas\u0131na kat\u0131lma; yeni bir ev, yeti\u015fkin rollerinin ke\u015ffi ve \u00fcstlenilmesi, ilk ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131n bi\u00e7imlendirilmesi <br \/>&#8211; 20&#8217;lerin ba\u015flar\u0131ndan 28&#8217;e Otuz ya\u015f ge\u00e7i\u015fi; ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131n yeniden de\u011ferlendirilmesi &#8211; 28&#8217;den 30&#8217;a Durulma; kararl\u0131 bir yuva kurma, ba\u015f\u0131na buyruk olma <br \/>&#8211; 30&#8217;lar\u0131n ba\u015flar\u0131ndan 38&#8217;e Orta ya\u015f ge\u00e7i\u015fi; ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131n yeniden de\u011ferlendirilmesi <br \/>&#8211; 38&#8217;den 40&#8217;lar\u0131n ba\u015flar\u0131na Orta yeti\u015fkinli\u011fin kararl\u0131l\u0131k kazanmas\u0131 <br \/>&#8211; 40&#8217;lann ortalar\u0131 Kaynak: Levinson ve ark., 1974. Aktaran Liebert ve Wicks-Nelson, 1981 <br \/>&#8211; Yeti\u015fkin d\u00fcnyas\u0131na kat\u0131lma. Bu d\u00f6nem erke\u011fin ya\u015fam\u0131nda ailesinin odak noktas\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kmas\u0131yla ba\u015flar. Yeti\u015fkin arkada\u015flar, cinsel ili\u015fkiler ve \u00e7al\u0131\u015fma ya\u015fam\u0131yla erkek kendini bir yeti\u015fkin olarak tan\u0131mlamaya ba\u015flar. Bu yeni tan\u0131m ona, onu geni\u015f topluma g\u00f6t\u00fcrecek ge\u00e7ici ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131 bi\u00e7imlendirme olana\u011f\u0131n\u0131 verir. Bu d\u00f6nem s\u0131ras\u0131nda erkek, yeti\u015fkin rollerini, sorumluluklar\u0131n\u0131 ke\u015ffeder ve \u00fcstlenir. Bir i\u015f kurabilir, bir meslek geli\u015ftirebilir, sonra onu terkedebilir; otuz ya\u015f dolaylar\u0131nda, ya\u015fam\u0131na daha fazla d\u00fczen ve kararl\u0131l\u0131k getirmesi konusunda bask\u0131lar art\u0131ncaya dek, bunal\u0131m\u0131n\u0131 art\u0131ran bir ba\u015f\u0131bo\u015flu\u011fa kap\u0131labilir. <br \/>&#8211; Durulma. Bu d\u00f6nem genellikle otuzlu y\u0131llar\u0131n ba\u015flar\u0131nda ba\u015flar. Erkek, toplum i\u00e7indeki yerini alm\u0131\u015f, bir yuva kurmu\u015f, uzun s\u00fcreli planlar yapm\u0131\u015f ve bunlar\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, gelece\u011fine ili\u015fkin bir g\u00f6r\u00fc\u015f, bir d\u00fc\u015f geli\u015ftirmi\u015ftir. Sonraki y\u0131llarda ya\u015fam \u00e7izgisinde temel de\u011fi\u015fiklik, d\u00fc\u015f k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na u\u011frama, aldanma ya da ilk d\u00fc\u015fe yeterince ula\u015famama ile ortaya \u00e7\u0131kar. <br \/>&#8211; Ba\u015f\u0131na buyruk olma. Bu d\u00f6nem otuzlu y\u0131llar\u0131n ortas\u0131yla sonlar\u0131 aras\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kar, erken yeti\u015fkinli\u011finin en y\u00fcksek noktas\u0131n\u0131 ve gelece\u011fin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 temsil eder. Bu d\u00f6nemde erkek, ne elde etmi\u015f olursa olsun yeterince ba\u011f\u0131ms\u0131z olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. \u00dcst\u00fcndekilerin otoritesinden kurtulmak ister, genellikle \u00fcstlerinin kendisini \u00e7ok fazla kontrol ettiklerini ve ona \u00e7ok az serbestlik tan\u0131d\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Kendi kararlar\u0131n\u0131 verebilece\u011fi ve i\u015fi ger\u00e7ekten y\u00fcr\u00fctebilece\u011fi zaman\u0131 sab\u0131rs\u0131zl\u0131kla bekler. E\u011fer birlikte \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 daha deneyimli bir arkada\u015f\u0131 ya da patronu varsa, bu d\u00f6nemde onlardan uzakla\u015f\u0131r. Bu d\u00f6nemde erkekler toplum taraf\u0131ndan, en \u00e7ok de\u011fer verdikleri rolleri i\u00e7inde tan\u0131nmak isterler. \u00d6nemli bir ilerleme, terfi ya da bir ba\u015fka yolla tan\u0131nmak isterler. <br \/>&#8211; Orta ya\u015f ge\u00e7i\u015fi. Bu d\u00f6nem, daha kararl\u0131 iki d\u00f6nem aras\u0131na geli\u015fimsel bir ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemi, d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131, s\u0131n\u0131rd\u0131r. Bu d\u00f6nem \u00e7o\u011funlukla erkek k\u0131rklar\u0131ndayken ortaya \u00e7\u0131kar ve erkek ba\u015far\u0131l\u0131 da ba\u015far\u0131s\u0131z da olsa ger\u00e7ekle\u015fir. Bir erkek son derece ba\u015far\u0131l\u0131 olabilir, yine de bir bo\u015fluk ve ac\u0131 bir tat duyar. E\u011fer ba\u015far\u0131s\u0131zsa bir t\u00fcrl\u00fc k\u00f6\u015feyi d\u00f6nememenin ac\u0131s\u0131n\u0131 ya\u015far. Genel olarak, &#8220;\u015fimdi elimde ne var?&#8221; sorusu ile &#8220;ger\u00e7ekten istedi\u011fim ne?&#8221; sorusu aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131k erkekte bir ruh aray\u0131\u015f\u0131 ara d\u00f6nemi yarat\u0131r. <br \/>&#8211; Yeniden kararl\u0131l\u0131k kazanma. K\u0131rk be\u015f ya\u015f dolaylar\u0131nda orta yeti\u015fkinlik ya\u015fam\u0131na temel olu\u015fturacak yeni bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 bi\u00e7imlenmeye ba\u015flar ve \u00fc\u00e7-d\u00f6rt y\u0131l s\u00fcrer. Bu, son geli\u015fim d\u00f6nemi de\u011fildir, ancak Yale ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n\u0131n inceledi\u011fi son d\u00f6nemdir. Bu d\u00f6nem, yeniden meydan okunan, yeni bunal\u0131mlar\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131, benli\u011fe y\u00f6nelik tehdidin olu\u015ftu\u011fu bir d\u00f6nemdir. Freud, Jung, Goya, Gandhi gibi erkekler derin bir orta ya\u015f bunal\u0131m\u0131 ya\u015fam\u0131\u015flar ve bundan m\u00fcthi\u015f yarat\u0131c\u0131 kazan\u00e7lar elde etmi\u015flerdir. Dylan Thomas, F. Scott Fitzgerald, Sinclair Lewis gibi erkekler ise bu bunal\u0131mla ba\u015fa \u00e7\u0131kamam\u0131\u015flar ve bundan zarar g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir (Vander Zanden, 1981). Yeti\u015fkin geli\u015fimi konusunun gitgide daha fazla ilgi \u00e7ekmesine kar\u015f\u0131n, yeti\u015fkin kad\u0131n\u0131n geli\u015fim evrelerinin hen\u00fcz pek ara\u015ft\u0131r\u0131lmam\u0131\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. <\/p>\n<p>Levinson&#8217;un erkek yeti\u015fkinin geli\u015fiminde saptad\u0131\u011f\u0131 evrelerin kad\u0131n yeti\u015fkine uygulanamayaca\u011f\u0131 da a\u00e7\u0131kt\u0131r. Kad\u0131na y\u00fcklenen geleneksel rollerin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde h\u0131zla de\u011fi\u015fmesi ve yerini daha \u00e7a\u011fda\u015f rollere ve anlay\u0131\u015flara b\u0131rakmas\u0131yla, kad\u0131n\u0131n yeti\u015fkinlik deneyiminin art\u0131k erke\u011finkinden \u00e7ok farkl\u0131 olaca\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla farkl\u0131 bir evreler kuram\u0131n\u0131 gerektirece\u011fi s\u00f6ylenebilir. Nitekim, ara\u015ft\u0131rmalar kad\u0131nlar\u0131n da benzer evrelerden, ama birtak\u0131m \u00f6nemli farkl\u0131l\u0131klarla ge\u00e7tiklerini g\u00f6stermektedir. \u00d6rne\u011fin, kad\u0131nlar otuzlu ya\u015flar\u0131nda &#8220;durulma&#8221; yerine ya\u015fam yap\u0131lar\u0131na yeni ba\u011flan\u0131mlar getirmeyi denemektedirler. \u00d6te yandan, yeti\u015fkin geli\u015fiminde evre yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n yeti\u015fkin ya\u015fam\u0131n\u0131 a\u015f\u0131r\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde basitle\u015ftird\u0130\u011fi ileri s\u00fcr\u00fclmektedir. Bernice L. Neugarten bu sava \u00fc\u00e7 kan\u0131t getirmektedir. Birincisi, ya\u015fam olaylar\u0131 zaman dizisinin gitgide daha az d\u00fczenli olmas\u0131 ve genel \u00e7izgilerin daha ak\u0131c\u0131 bir ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcne y\u00f6nelmesidir. \u0130kincisi, her ya\u015ftan yeti\u015fkinlerin bildirdi\u011fi psikolojik temalar\u0131n, tek bir sabit d\u00fczen i\u00e7inde tipik bir bi\u00e7imde geli\u015fmeyen ve durmadan yeni bi\u00e7imlerde ortaya \u00e7\u0131kan temalar olmas\u0131d\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, ya\u015fam s\u00fcresi boyunca pek \u00e7ok i\u00e7sel de\u011fi\u015fimin evreye benzemeyen bi\u00e7imde yava\u015f yava\u015f ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Lawrence Kohlberg, do\u011fru bir evre kuram\u0131n\u0131n \u015fu d\u00f6rt niteli\u011fi ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmaktad\u0131r: <\/p>\n<p>1) Bir evre kuram\u0131 geli\u015fimin belirli noktalar\u0131nda yer alan yap\u0131larda niteliksel farkl\u0131l\u0131klar i\u00e7erir. <br \/>2) Bu farkl\u0131 yap\u0131lar bireysel geli\u015fimde de\u011fi\u015fmez bir s\u0131ra, d\u00fczen ya da ardarda geli\u015f g\u00f6sterir; k\u00fclt\u00fcrel etkenler geli\u015fimi h\u0131zland\u0131rabilir, yava\u015flatabilir ya da durdurabilir, ama s\u0131ras\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftiremez. <br \/>3) Farkl\u0131 bir yap\u0131y\u0131 olu\u015fturan de\u011fi\u015fik \u00f6geler b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f bir yan\u0131tlar demeti olarak ortaya \u00e7\u0131karlar. <br \/>4) Evreler hiyerar\u015fik bir b\u00fct\u00fcnle\u015fme g\u00f6sterirler; daha y\u00fcksek evreler daha a\u015fa\u011f\u0131 evrelerdeki yap\u0131lar\u0131n yerini al\u0131r ya da onlarla b\u00fct\u00fcnle\u015firler. Neugarten do\u011fru bir evre kuram\u0131n\u0131n bu niteliklerinin genellikle yeti\u015fkinli\u011fe uygulanamayaca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc niteliksel de\u011fi\u015fimleri farketmek \u00e7o\u011fu zaman g\u00fc\u00e7t\u00fcr; kat\u0131 bir bi\u00e7imde belirlenmi\u015f biyolojik bir zaman d\u00fczeni yoktur; \u00f6nemli ya\u015fam olaylar\u0131 \u00e7ocukluktakinden daha de\u011fi\u015fken bir d\u00fczen i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kar. Levinson da, bir evre kuram\u0131n\u0131n yeti\u015fkinlerin bir dizi evre i\u00e7inde de\u011fi\u015fmez ad\u0131mlarla ilerledikleri anlam\u0131na gelmedi\u011fini kabul etmektedir. Bir insan\u0131n ya\u015fam\u0131ndaki de\u011fi\u015fimin derecesi ve h\u0131z\u0131 ki\u015filikten ve \u00e7evresel etkenlerden etkilenir. Levinson, insanlar\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 nedeniyle yeti\u015fkinlikteki geli\u015fimin d\u00fczenden yoksun oldu\u011funu ileri s\u00fcrenlere de kat\u0131lmamakta, g\u00f6revinin insanlar\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131n zaman i\u00e7indeki a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n temel ilkelerini bulmak oldu\u011funu savunmaktad\u0131r (Vander Zanden, 1981). <\/p>\n<p>Yeti\u015fkinlik Kuramlar\u0131 Bu b\u00f6l\u00fcmde aktar\u0131lacak kuramlar, asl\u0131nda t\u00fcm ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klayan ama (\u00f6rne\u011fin Freud ya da Piaget&#8217;den farkl\u0131 olarak) yeti\u015fkinlik y\u0131llar\u0131da da \u00f6nemle e\u011filen kuramlard\u0131r. a. B\u00fchler&#8217;in \u0130nsan Ya\u015fam\u0131n\u0131n Ak\u0131\u015f\u0131 Kuram\u0131. Charlotte B\u00fchler ve \u00f6\u011frencileri ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 (life course) 1930&#8217;larda Viyana da toplad\u0131klar\u0131 ya\u015fam \u00f6yk\u00fcs\u00fc ve \u00f6zya\u015fam \u00f6yk\u00fcs\u00fc verilerini kullanarak incelemi\u015flerdir. Ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcnde meydana \u00e7\u0131kan olaylar, tutumlar ve ba\u015far\u0131lardaki de\u011fi\u015fimlere dayanan evrelerin d\u00fczenli ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 ortaya koyan bir y\u00f6ntembilim geli\u015ftirmi\u015flerdir. Ayn\u0131 zamanda, ya\u015fam\u00f6yk\u00fclerinde ortaya \u00e7\u0131kan ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131 ile biyolojik ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131 aras\u0131ndaki ko\u015futlukla da ilgilenmi\u015flerdir. B\u00f6ylece be\u015f biyolojik d\u00f6nem saptam\u0131\u015flard\u0131r. <\/p>\n<p>1) \u0130lerleyici b\u00fcy\u00fcme, 15 ya\u015f\u0131na kadar; <br \/>2) B\u00fcy\u00fcmenin cinsel \u00fcretme yetene\u011fiyle birlikte s\u00fcrmesi, 15-25 ya\u015flar; <br \/>3) B\u00fcy\u00fcmede kararl\u0131l\u0131k, 25-45 ya\u015flar; <br \/>4) Cinsel \u00fcretme yetene\u011finin yitirilmesi, 45-65 ya\u015flar; <br \/>5) Gerileyen b\u00fcy\u00fcme ve biyolojik ini\u015f, 65 ya\u015f ve \u00f6tesi. Tablo 8 B\u00fchler&#8217;in Ya\u015fam D\u00f6nemleri Ya\u015flar &#8211; D\u00f6nemler 0-15 &#8211; Evdeki \u00e7ocuk, kendi belirledi\u011fi ama\u00e7lardan yoksun. 15-25 &#8211; Geni\u015fleme haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 ve kendi belirledi\u011fi ama\u00e7lar\u0131 deneme. 25-45 &#8211; Y\u00fckselme: Ama\u00e7lann\u0131 \u00f6zel ve kesin bi\u00e7imde kendinin belirlemesi. 45-65 &#8211; Bu ama\u00e7lar i\u00e7in \u00e7abalaman\u0131n sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 kendinin de\u011ferlendirmesi. 65 ve sonras\u0131 &#8211; &#8220;Doyum ve ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ya\u015fanmas\u0131: Kalan y\u0131llar\u0131n\u0131n s\u00fcregiden u\u011fra\u015flarla veya \u00e7ocuklu\u011fun gereksinim giderici y\u00f6nelimlerine geri d\u00f6n\u00fc\u015fle ge\u00e7irilmesi.&#8221; Kaynak: A.J. Horner, 1968, aktaran Kimmel, 1974. D\u00f6rt y\u00fcz ya\u015fam\u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fcn incelenmesine dayand\u0131rd\u0131klar\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda B\u00fchler ve ekibi, bu be\u015f biyolojik d\u00f6neme kar\u015f\u0131l\u0131k olan be\u015f ya\u015fam d\u00f6nemi \u00f6nermi\u015flerdir. B\u00fchler&#8217;in \u00f6\u011frencilerinden Frenkel geli\u015fimsel ilerlemeyi a\u015fa\u011f\u0131daki bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r: &#8220;\u00c7ocukluktan -ya\u015fam\u0131n birinci d\u00f6neminden- yeni kurtulmu\u015f gen\u00e7 insan ya\u015fam\u0131 konusunda ilk planlar\u0131 yapar ve ilk kararlar\u0131 al\u0131r; bu, ergenlikte ya da hemen sonras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fir. Hemen ard\u0131ndan ya\u015fam\u0131n ikinci d\u00f6nemi ba\u015flar. Bu d\u00f6nem gen\u00e7 insan\u0131n ger\u00e7eklikle kar\u015f\u0131la\u015fma -temas kurma- iste\u011fiyle nitelenir. \u0130nsanlarla ve mesleklerle ili\u015fkisi bu amaca d\u00f6n\u00fckt\u00fcr. Ki\u015fili\u011finde bir &#8216;geni\u015fleme&#8217; olur. Ya\u015fam\u0131n\u0131n ne getirece\u011fini \u00f6\u011frenebilmek i\u00e7in tutumlar\u0131nda g\u00f6sterdi\u011fi ge\u00e7icilik de karakteristiktir. <\/p>\n<p>\u0130kinci d\u00f6nemin sonunda bireyler ya\u015fama kar\u015f\u0131 kesin bir tutum sahibi olmu\u015flard\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc d\u00f6nemde canl\u0131l\u0131k hala en y\u00fcksek noktas\u0131ndad\u0131r, ama art\u0131k belirli bir y\u00f6n ve \u00f6zellik kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle bu d\u00f6nem \u00e7o\u011fu zaman \u00f6znel deneyimlerin en yo\u011fun oldu\u011fu d\u00f6nem olma \u00f6zelli\u011fini ta\u015f\u0131r. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc d\u00f6neme ge\u00e7i\u015f genellikle bir bunal\u0131mla kendini g\u00f6sterir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bireyin gittik\u00e7e a\u00e7\u0131lan g\u00fc\u00e7leri bu noktada duraklamaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r, fiziksel yetene\u011fe ya da biyolojik gereksinmelere ba\u011fl\u0131 bir\u00e7ok \u015feyden vazge\u00e7mesi gerekmi\u015ftir. Biyolojik e\u011frideki ve onunla ba\u011flant\u0131l\u0131 etkinliklerdeki d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe kar\u015f\u0131n, bu d\u00f6nem ya\u015fam\u0131n \u00fcretkenli\u011fi ve yararlar\u0131 konusunda y\u00fckselen bir ilgi \u00e7izgisi g\u00f6sterir. Be\u015finci d\u00f6nem en \u00e7ok s\u00f6z\u00fc edilen d\u00f6nem olarak, \u00f6l\u00fcm\u00fcn yak\u0131nla\u015fmas\u0131, yaln\u0131zl\u0131k yak\u0131nmalar\u0131 nedeniyle dinsel sorunlar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131k kazand\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdir. Bu son d\u00f6nem genellikle ge\u00e7mi\u015fe ili\u015fkin ya\u015fant\u0131lar ve gelece\u011fe ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncelerle, yani \u00f6l\u00fcm\u00fcn yakla\u015fmas\u0131na ve insan\u0131n ge\u00e7mi\u015f ya\u015fam\u0131na ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncelerle doludur.&#8221; (Frenkel, 1936) B\u00fchler&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, b\u00fcy\u00fcme, kararl\u0131l\u0131k kazanma ve ini\u015fe ge\u00e7me gibi biyolojik s\u00fcre\u00e7ler ile, etkinlik ve ba\u015far\u0131larda geni\u015fleme, y\u00fckselme ve daralma gibi psikososyal s\u00fcre\u00e7ler aras\u0131ndaki ko\u015futlu\u011fu vurgular. <\/p>\n<p>\u00c7o\u011fu zaman biyolojik e\u011fri psikososyal e\u011friden daha ilerdedir; bu, zihinsel yeteneklerine g\u00fcvenen bir insan\u0131n fiziksel g\u00fc\u00e7leri ini\u015fe ge\u00e7meye ba\u015flad\u0131ktan sonra bile daha y\u0131llarca y\u00fcksek bir \u00fcretkenlik d\u00fczeyi s\u00fcrd\u00fcrmesi durumunda do\u011frudur. B\u00fchler, kuram\u0131n yeniden d\u00fczenlenmesinde, bir bireyin kendi ya\u015fam\u0131 i\u00e7in ama\u00e7lar saptamas\u0131 s\u00fcrecini vurgulamaktad\u0131r. B\u00f6ylece bu geli\u015fim s\u0131ralamas\u0131 ya\u015fam\u0131n farkl\u0131 d\u00f6nemlerinde bir bireyin ama\u00e7 saptamadaki farkl\u0131 bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 da yans\u0131tmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin, y\u00fckselme d\u00f6neminde \u00f6zdoyuma ideal bi\u00e7imde yol g\u00f6steren ama\u00e7lar ya\u015fam\u0131n ilk on y\u0131l\u0131nda derece derece kurulmaktad\u0131r; baz\u0131 enerjik insanlar bu ama\u00e7lar\u0131 d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc d\u00f6nemde yeniden g\u00f6zden ge\u00e7irebilir ve yeni ama\u00e7lar saptayabilirler; fakat bir\u00e7ok insan i\u00e7in ya\u015fam\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda ama\u00e7lar b\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla dura\u011fanl\u0131k ve emeklilikle yer de\u011fi\u015ftirir. Kuhlen bu b\u00fcy\u00fcme, y\u00fckselme ve daralma kuram\u0131n\u0131 biraz de\u011fi\u015ftirdi. Kuhlen&#8217;e g\u00f6re b\u00fcy\u00fcme-geni\u015fleme g\u00fcd\u00fcleri (ba\u015far\u0131, g\u00fc\u00e7, yarat\u0131c\u0131l\u0131k ve kendini ger\u00e7ekle\u015ftirme) bireyin davran\u0131\u015f\u0131na ya\u015fam\u0131n\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda egemendirler; bunlar, g\u00f6reli olarak doyurulduklar\u0131 (ba\u015far\u0131 ya da seks gereksinmesinde oldu\u011fu gibi) ve ki\u015fi yeni toplumsal konumlara geldi\u011fi i\u00e7in (anne olmak ya da bir kurulu\u015fun ba\u015fkan\u0131 olmak \u00f6rneklerinde oldu\u011fu gibi) ki\u015finin ya\u015fam\u0131 boyunca de\u011fi\u015febilirler. Kuhlen, ya\u015f\u0131n ilerlemesiyle birlikte gereksinmelerin &#8220;do\u011frudan&#8221; doyurulmas\u0131n\u0131n yerini &#8220;dolayl\u0131&#8221; ya da &#8220;ba\u015fkalar\u0131n\u0131n doyumu ile&#8221; doyurulmas\u0131n\u0131n ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir. <\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131n ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc bir &#8220;geni\u015fleme ve daralma e\u011frisi&#8221; olarak nitelenebilir. Kuhlen&#8217;in a\u00e7\u0131klama modelinde, ya\u015fam\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda anksiyete ve tehdit daha \u00f6nemli bir g\u00fcd\u00fclenme kayna\u011f\u0131 olmaktad\u0131r. Bu, geni\u015flemenin sona erece\u011fini hissetti\u011fi ve yerine konmaz yitimlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 orta ya\u015flarda ba\u015flayabilir. Kuhlen, ilerleyen ya\u015fla birlikte bireylerin daha az mutlu oldu\u011funu, kendilerini daha olumsuz g\u00f6rd\u00fcklerini ve \u00f6zg\u00fcvenlerini yitirdiklerini belirten pek \u00e7ok ara\u015ft\u0131rmadan s\u00f6z etmektedir; ya\u015fl\u0131 insanlardaki anksiyete belirtilerinin art\u0131\u015f\u0131 dikkati \u00e7ekmektedir. Bu veriler, erkeklerle ve a\u015fa\u011f\u0131 s\u0131n\u0131ftan ki\u015filerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, kad\u0131nlar\u0131n ve yukar\u0131 s\u0131n\u0131ftan ki\u015filerin ya\u015flanmaktan daha fazla etkilendi\u011fini g\u00f6stermektedir. \u00d6zet olarak, yeti\u015fkin geli\u015fimine ili\u015fkin bu g\u00f6r\u00fc\u015f, ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn iki genel e\u011filim i\u00e7inde g\u00f6r\u00fclebilece\u011fini belirtmektedir: B\u00fcy\u00fcme-geni\u015fleme ve daralma. <\/p>\n<p>Ya\u015fam\u0131n ortalar\u0131nda bir yerde bu iki kar\u015f\u0131t e\u011filim aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131 yer alabilir. B\u00fchler bu d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131n\u0131, orta y\u0131llar\u0131n -yakla\u015f\u0131k 40-45 ya\u015flar- y\u00fckselme d\u00f6nemini izleyen kendini de\u011ferlendirme d\u00f6neminde g\u00f6rmektedir. Kuhlen bu d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131n\u0131n daha az belirgin oldu\u011funu s\u00f6ylemektedir; bu nokta, ilk b\u00fcy\u00fcme-geni\u015fleme g\u00fcd\u00fclerinin doyurulmas\u0131 sonucu yeni g\u00fcd\u00fclerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 olabilir, fiziksel ve toplumsal yitimler sonucu ortaya \u00e7\u0131kabilir, belirli bir duruma &#8220;kapanm\u0131\u015f olma&#8221; duygusundan do\u011fabilir, ya\u015fam\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 ya\u015fam\u0131\u015f olman\u0131n sonucu olabilir. B\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla, bu d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131 biyolojik, psikolojik ve toplumsal etkenlerin etkile\u015fiminden do\u011fmaktad\u0131r. B\u00fchler, ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 sonucunda, ama\u00e7 saptamadaki -ya da g\u00fcd\u00fclenmedeki- bu de\u011fi\u015fiklik kadar \u00f6nemli bir di\u011fer konunun da, bireyin ama\u00e7lar\u0131 do\u011frultusunda doyuma ula\u015f\u0131p ula\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 de\u011ferlendimmesi oldu\u011funu belirtmektedir; bu de\u011ferlendirme, ya\u015fl\u0131l\u0131k uyumsuzlu\u011funda biyolojik gerileme ve g\u00fcvensizlikten \u00e7ok daha etkili (kritik) olmaktad\u0131r.\u00a0 <\/p>\n<p>Jung&#8217;un Ya\u015fam Evreleri Anlay\u0131\u015f\u0131 B\u00fchler&#8217;in ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcne ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc sistemli ya\u015fam\u00f6yk\u00fcs\u00fc incelemelerine, Kuhlen&#8217;inki g\u00f6rg\u00fcl ara\u015ft\u0131rmalara dayan\u0131rken, Jung&#8217;un ya\u015fam evrelerine ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc \u00f6ncelikle klinik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na ve kendi psikoloji kuram\u0131na dayanmaktad\u0131r. Jung ya\u015fam evrelerini a\u00e7\u0131klamaya &#8220;gen\u00e7lik&#8221; ile ba\u015flar ve bu evreyi erinlik sonras\u0131ndan orta y\u0131llara (35-40 ya\u015flar\u0131) dek uzat\u0131r. Jung psyche&#8217;nin sorunlar\u0131na e\u011filmi\u015f, ancak \u00e7ocuklu\u011fu bu incelemeye katmam\u0131\u015ft\u0131r. Jung&#8217;a g\u00f6re \u00e7ocuk, anababas\u0131na, e\u011fitimcilere ve doktorlara sorun olabilir, ama \u00e7ocu\u011fun kendi sorunlar\u0131 yoktur; yaln\u0131zca yeti\u015fkin &#8220;kendi hakk\u0131nda ku\u015fkular duyabilir&#8221;. Gen\u00e7lik d\u00f6nemi, \u00e7ocuklu\u011fun cinsel i\u00e7g\u00fcd\u00fc ve a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygular\u0131na ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcn terkedildi\u011fi ve genel olarak ya\u015fam ufkunun geni\u015fledi\u011fi d\u00f6nemdir. Bundan sonraki \u00f6nemli de\u011fi\u015fik 35-40 ya\u015flar\u0131 aras\u0131nda ba\u015flar. Jung bu de\u011fi\u015fimi \u015f\u00f6yle anlat\u0131r: &#8220;Ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu de\u011fi\u015fim belirgin ve bilin\u00e7li de\u011fildir. Daha \u00e7ok, de\u011fi\u015fimin dolayl\u0131 belirtileri bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131nda meydana gelen de\u011fi\u015fimden kaynaklan\u0131rlar. \u00c7o\u011fu zaman, sanki ki\u015finin karakterinin yava\u015f yava\u015f de\u011fi\u015fmesi gibidir. <\/p>\n<p>Bazen \u00e7ocukluktan beri kaybolmu\u015f baz\u0131 \u00f6zelliklerin su y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr, bazen ki\u015finin \u00f6nceki e\u011filim ve ilgileri zay\u0131flar ve yerini yenilerine b\u0131rak\u0131r. Bazen de tersine -bu \u00e7ok s\u0131k olur- ki\u015finin inan\u00e7 ve ilkeleri, \u00f6zellikle ahlaki olanlar g\u00fc\u00e7lenir, gittik\u00e7e sertle\u015fir ve 50 ya\u015f dolay\u0131nda birey ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fczl\u00fck ve fanatiklik d\u00f6nemine girer; sanki bu ilkelerin varl\u0131\u011f\u0131 tehdit alt\u0131ndad\u0131r ve onlar\u0131 daha bir g\u00fc\u00e7le korumak gerekmektedir.&#8221; (Jung, 1933) Jung, n\u00f6rotik hastal\u0131klar\u0131, &#8220;gen\u00e7lik evresinin psikolojisi&#8221;nin orta y\u0131llara ta\u015f\u0131nmak istenmesi olarak g\u00f6r\u00fcr -t\u0131pk\u0131 gen\u00e7likteki n\u00f6rotik rahats\u0131zl\u0131klar\u0131n \u00e7ocuklu\u011fu terk edememekten kaynaklanmas\u0131 gibi-. Ya\u015fl\u0131l\u0131kta ise Jung, &#8220;psyche&#8217;de derin ve garip de\u011fi\u015fimler&#8221; g\u00f6r\u00fcr. \u0130nsanlarda \u00f6zellikle psyche alan\u0131 i\u00e7inde kar\u015f\u0131tlar\u0131na do\u011fru de\u011fi\u015fme e\u011filimi vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin ya\u015fl\u0131 erkekler gittik\u00e7e daha &#8220;di\u015fil&#8221;, ya\u015fl\u0131 kad\u0131nlar da gittik\u00e7e daha &#8220;eril&#8221; olmaktad\u0131rlar. Jung, &#8220;ya\u015fam\u0131n \u00e7eli\u015fkisini peki\u015ftiren g\u00fc\u00e7l\u00fc bir i\u00e7sel s\u00fcre\u00e7&#8221;ten s\u00f6z eder. Genel olarak Jung, &#8220;ya\u015fam\u0131n \u00f6\u011fleden sonras\u0131n\u0131 sabah program\u0131na g\u00f6re ya\u015fayamayaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131&#8221; ileri s\u00fcrer, &#8220;sabah b\u00fcy\u00fck olan ak\u015fam\u00fcst\u00fc k\u00fc\u00e7\u00fclecek ve sabah do\u011fru olan ak\u015fam\u00fcst\u00fc yalan olacakt\u0131r.&#8221; <\/p>\n<p>\u0130nsan ya\u015fam\u0131n\u0131n ileri ya\u015flara dek s\u00fcrmesinin \u00e7ocuklara bakmak gibi bir amac\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Ancak bu g\u00f6rev de yerine getirildikten sonra ya\u015fam\u0131n amac\u0131 ne olacakt\u0131r&#8217;? Bu ama\u00e7 Bat\u0131 toplumlar\u0131nda s\u0131kl\u0131kla g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi gen\u00e7lerle rekabete girmek midir? Jung, bir\u00e7ok ilkel toplumlarda ya\u015fl\u0131 insanlar\u0131n bilgelik kayna\u011f\u0131 olduklar\u0131n\u0131, &#8220;kavmin k\u00fclt\u00fcrel miras\u0131n\u0131 dile getiren gizlerin ve yasalar\u0131n bek\u00e7ileri&#8221; olarak g\u00f6rev yapt\u0131klar\u0131n\u0131 belirtir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k modern insan, ya\u015fama ili\u015fkin belirli bir amac\u0131 ve anlay\u0131\u015f\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, ileriye bakaca\u011f\u0131na ya\u015fam\u0131n ilk yar\u0131s\u0131na tak\u0131l\u0131p kalmaktad\u0131r. Jung, pek \u00e7ok insan\u0131n ileri ya\u015flara doyurulmam\u0131\u015f isteklerle ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, ancak geriye bakmalar\u0131n\u0131n tehlikeli oldu\u011funu ve gelece\u011fe ili\u015fkin bir ama\u00e7 edinmeleri gerek\u011fini savunur. B\u00fct\u00fcn b\u00fcy\u00fck dinlerin \u00f6l\u00fcmden sonra da bir ya\u015fam vadetmeleri bu y\u00fczdendir ve insanlar\u0131n ya\u015famlar\u0131n\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda da bir ama\u00e7 edinmelerini sa\u011flar. Jung, \u00f6l\u00fcmde bir ama\u00e7 bulman\u0131n sa\u011fl\u0131kl\u0131 oldu\u011funu ve bundan ka\u00e7\u0131nman\u0131n ya\u015fam\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131n\u0131 ama\u00e7tan yoksun b\u0131rakarak sa\u011fl\u0131ks\u0131z k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrer. Jung, ya\u015fam\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda bireyin dikkatinin kendi i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131na y\u00f6neldi\u011fini ve bu i\u00e7 ke\u015ffin ya\u015fama b\u00fct\u00fcnl\u00fck ve anlam kazand\u0131rarak \u00f6l\u00fcm\u00fc kabullenmede yard\u0131mc\u0131 oldu\u011funu savunur. \u00d6zetle, Jung&#8217;a g\u00f6re ki\u015filik, ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn birinci ve ikinci d\u00f6neminde farkl\u0131 y\u00f6nlerde geli\u015fir. Birinci d\u00f6nemde birey d\u0131\u015f d\u00fcnyaya do\u011fru a\u00e7\u0131l\u0131r, d\u0131\u015f d\u00fcnyayla ili\u015fki kurma kapasitesini geli\u015ftirir, toplumsal \u00f6d\u00fcller kazanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. <\/p>\n<p>Ayr\u0131ca, b\u00f6yle davranmak kad\u0131n ve erkek cinsel kimli\u011finin geli\u015ftirilmesi i\u00e7in de gereklidir. Bu d\u00f6nemde tek yanl\u0131l\u0131k bir bak\u0131ma gerekli, hatta zorunludur. Gen\u00e7 insanlar\u0131n i\u00e7 do\u011falar\u0131yla ilgilenmelerinin bir yarar\u0131 yoktur; g\u00f6revleri \u015fimdilik yaln\u0131zca d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n istemlerini kar\u015f\u0131lamakt\u0131r. Ruhsal ya\u015famda 40 ya\u015f\u0131na do\u011fru ba\u015flayan de\u011fi\u015fimde birey art\u0131k hedeflerinin ve h\u0131rslar\u0131n\u0131n \u00f6nemini yitirdi\u011fini hisseder, kendisini durgun, \u00e7\u00f6kk\u00fcn ve eksik olarak alg\u0131lar. Jung&#8217;a g\u00f6re bu olgu toplumsal ba\u015far\u0131 kazanm\u0131\u015f insanlarda bile g\u00f6zlemlenebilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu toplumsal ba\u015far\u0131lar ki\u015filikte ya\u015fanmadan kalan \u00f6zelliklerin bedeli olarak kazan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak insan bu bunal\u0131mdan \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolunu bulabilir. Bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 ki\u015fiyi i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131na d\u00f6nmesi ve ya\u015fam\u0131n anlam\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmas\u0131 i\u00e7in y\u00fcreklendirir. Bu d\u00f6nemde enerjimizi d\u0131\u015f d\u00fcnyayla ba\u015fetme \u00e7abas\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131r\u0131p i\u00e7 d\u00fcnyam\u0131zda odakla\u015ft\u0131rmaya ba\u015flar\u0131z. B\u00f6ylece ne zamand\u0131r ger\u00e7ekle\u015ftirilmemi\u015f gizilg\u00fc\u00e7lerimizi tan\u0131mak i\u00e7in bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131 dinlemeye y\u00f6neliriz. c. Erikson: \u0130nsan\u0131n Sekiz \u00c7a\u011f\u0131 Erikson&#8217;un insan geli\u015fimi kuram\u0131 da \u00f6ncelikle klinik g\u00f6zlemlerine ve kuramsal psikolojisine dayan\u0131r. <\/p>\n<p>Yine de bu kuram bu konuda bug\u00fcne kadar ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f en kapsaml\u0131 a\u00e7\u0131klamad\u0131r. Bunun nedeni, Erikson&#8217;un t\u00fcm ya\u015fam boyunca geli\u015fimin \u00e7e\u015fitli y\u00f6nleri (bili\u015fsel, duygusal, toplumsal y\u00f6nleri) aras\u0131nda ba\u011flant\u0131lar kurabilmi\u015f ve disiplinleraras\u0131 bir kuram geli\u015ftirebilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Erikson&#8217;un bu ba\u015far\u0131s\u0131 meslekta\u015flar\u0131n\u0131n -a\u015fa\u011f\u0131da kendi s\u00f6zleriyle aktar\u0131lan- tan\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla da vurgulanmaktad\u0131r: &#8220;Psikososyal evreler s\u0131ras\u0131 i\u00e7inde i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel g\u00fc\u00e7lerle organizma tarzlar\u0131n\u0131n ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k. Listelenen evrelerin kesin say\u0131s\u0131nda ya da kullan\u0131lan b\u00fct\u00fcn terimlerde \u0131srar edemesek bile, form\u00fcle edildikleri zaman disiplinleraras\u0131 kabul g\u00f6ren baz\u0131 geli\u015fim ilkelerini vurgulad\u0131k; a\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, \u015femam\u0131z\u0131n genel kabul\u00fc i\u00e7in di\u011fer baz\u0131 (daha \u00f6nce s\u00f6z\u00fc edilen) disiplinlere ba\u011fl\u0131 olmak durumunday\u0131z. Psikolojik y\u00f6nde ise, ger\u00e7ek d\u00fcnya ile kesin ve kavramsal ili\u015fki kapasitesi olan ve her evrede geli\u015fen bili\u015fsel b\u00fcy\u00fcme&#8217;nin ge\u00e7erli g\u00fcc\u00fc vard\u0131r. Bu Hartmann&#8217;\u0131n (1939) tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 anlamda en vazge\u00e7ilmez bir &#8220;ego ayg\u0131t\u0131&#8221;d\u0131r. B\u00f6ylece, Piaget&#8217;in tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 anlamda zekan\u0131n &#8220;duyusal-devinimsel&#8221; y\u00f6nleri ile temel g\u00fcven, &#8220;sezgisel-simgesel&#8221; y\u00f6nler ile oyun ve giri\u015fim, &#8220;somut-i\u015flemsel&#8221; ba\u015far\u0131 ile \u00e7al\u0131\u015fkanl\u0131k duygusu ve son olarak &#8220;soyut i\u015flemler&#8221; ve &#8220;mant\u0131ksal evirmeler&#8221; ile kimlik geli\u015fimi aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi izlemek yararl\u0131 olabilir. Burada belirtilenleri baz\u0131 disiplinleraras\u0131 toplant\u0131larda sab\u0131rla dinleyen Piaget, daha sonra, kendi evreleri ile bizimkiler aras\u0131nda en az\u0131ndan \u00e7eli\u015fki g\u00f6rmedi\u011fini kabul etmi\u015ftir. Greenspan, &#8220;Piaget&#8217;in; Erikson&#8217;un, Freud&#8217;un kuram\u0131n\u0131n psikososyal y\u00f6nlere uzant\u0131s\u0131 olan kuram\u0131na olduk\u00e7a sempati duydu\u011funu&#8221; (1979) belirtmi\u015ftir. <\/p>\n<p>Ve ondan \u015funu nakletmektedir: &#8220;Erikson&#8217;un evrelerinin en b\u00fcy\u00fck ba\u015far\u0131s\u0131, kesinlikle, Freud&#8217;un mekanizmalar\u0131n\u0131 daha genel davran\u0131\u015f tipleri i\u00e7ine yerle\u015ftirerek \u00f6nceki kazan\u0131mlar\u0131n sonraki d\u00fczeylerle s\u00fcrekli olarak b\u00fct\u00fcnle\u015fmesini g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131d\u0131r (Piaget, 1960)&#8221; (Erikson, 1982). Erikson&#8217;un epigenetik kuram\u0131 da Freud&#8217;un psikanalitik kuram\u0131 gibi \u00e7ocukluk geli\u015fimine a\u011f\u0131rl\u0131k verir ve ilk d\u00f6rt evresi b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde Freud&#8217;un \u00e7ocukluk evrelerinin geni\u015fletilmi\u015f bi\u00e7imidir. Bu nedenle a\u015fa\u011f\u0131da yaln\u0131zca -ergenli\u011fi de i\u00e7ine alan- son d\u00f6rt evre \u00f6zetlenecektir. <\/p>\n<p>Kimli\u011fe kar\u015f\u0131 rol karma\u015fas\u0131. Erikson&#8217;un be\u015finci evresi, erinli\u011fin ba\u015flamas\u0131yla birlikte, bireyin toplumsal bir gereksinme olarak ya\u015famdaki rol\u00fcn\u00fc tan\u0131mlamas\u0131 \u00e7abas\u0131yla ba\u015flar ve genellikle \u00f6\u011frenimini bitirmesi, bir i\u015fe girmesi ve bir e\u015f se\u00e7imiyle sonlan\u0131r. Bu evre bireyin kimli\u011finin bir\u00e7ok y\u00f6n\u00fcn\u00fcn \u00e7\u00f6z\u00fcme ba\u011fland\u0131\u011f\u0131 bir evredir, ama bu olu\u015fum tek bir etkene ba\u011flanamaz ve tek bir olay di\u011fer bir evreye ge\u00e7i\u015fin nedeni olamaz. Asl\u0131nda yeti\u015fkinlik evreleri bir\u00e7ok bak\u0131mdan birbirleri \u00fczerine bini\u015firler ya da ayn\u0131 zamanda yer al\u0131rlar. Ancak, kimlik sorunlar\u0131 ya\u015fam boyunca s\u00fcrseler de, en \u00e7ok bu evrede a\u011f\u0131rl\u0131k ta\u015f\u0131rlar. Birey bu bunal\u0131m\u0131n\u0131 olumlu bir bi\u00e7imde \u00e7\u00f6zemezse kimlik kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7ine d\u00fc\u015fecek, bunun sonucu olarak da ya\u015fam \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde oynad\u0131\u011f\u0131 rolden hi\u00e7bir zaman emin olamayacakt\u0131r. Bu kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fclmesi, soyut d\u00fc\u015f\u00fcnme yetene\u011finin yans\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ilgi ve u\u011fra\u015flarla olabilece\u011fi gibi, duygusal ba\u011flan\u0131mlarla da olabilir. <\/p>\n<p>Yak\u0131nl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015fl\u0131k. Cinsel yak\u0131nl\u0131k kapasitesi ergenlikte ba\u015fl\u0131yor olsa da, birey kimlik kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 sorununu yeterince \u00e7\u00f6zmeden tam bir yak\u0131nl\u0131k ili\u015fkisi kurmay\u0131 ba\u015faramaz. Dolay\u0131s\u0131yla, bireyin bir ba\u015fkas\u0131n\u0131n \u00f6zel (tek) olu\u015funu ve insanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 de\u011ferlendirerek onunla kayna\u015fabilmesi i\u00e7in \u00f6nce kendisinin tam oldu\u011fu konusunda belirli bir g\u00f6r\u00fc\u015f sahibi olmas\u0131 gereklidir. Daha \u00f6nceki romantik yak\u0131nl\u0131klar genellikle bireyin kendini romantik ili\u015fki arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla tan\u0131ma \u00e7abalar\u0131ndan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir. Erikson (1968), &#8220;cinsel yak\u0131nl\u0131k anlatmak istedi\u011fim yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n sadece bir par\u00e7as\u0131d\u0131r&#8221; demektedir; &#8220;cinsel yak\u0131nl\u0131klar bireyin ger\u00e7ek ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 psikososyal yak\u0131nl\u0131k kapasitesi geli\u015ftirmesinden \u00f6nce de ya\u015fanabilir. Arkada\u015fl\u0131kta olsun, erotik kar\u015f\u0131la\u015fmada ya da ortak \u00e7al\u0131\u015fmada olsun, kendi kimli\u011finden emin olmayan gen\u00e7, ki\u015fileraras\u0131 yak\u0131nl\u0131ktan ka\u00e7\u0131nacak ya da ger\u00e7ekten birle\u015femeden ve kendisinden kurtulamadan s\u00fcrekli olarak y\u00fczeysel ili\u015fkilere girecektir.&#8221; <\/p>\n<p>\u00dcretkenli\u011fe kar\u015f\u0131 durgunluk. Ya\u015fam\u0131n bu yedinci evresi en uzun evre olabilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n anabalal\u0131k ve i\u015f ba\u015far\u0131lar\u0131 ile kendisinden de \u00e7ok ya\u015fayacak bir \u015feyler \u00fcretmesi olana\u011f\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Bu evre, bireyin t\u00fcm \u00fcretkenli\u011fini kapsayan ve gen\u00e7 yeti\u015fkinlikten ya\u015fl\u0131l\u0131\u011fa dek uzayan bir evredir ve ya\u015famda doyuma ula\u015fma duygusunu sa\u011flamada \u00f6nemli bir yer tutar. Bu evrenin olumsuz \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc ya da \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc, durgunluk, s\u0131k\u0131lma, yoksulla\u015fma duygular\u0131yla ve bireyin fiziksel ve psikolojik gerileyi\u015fiyle a\u015f\u0131r\u0131 u\u011fra\u015fmas\u0131yla kendini g\u00f6sterir. &#8211; B\u00fct\u00fcnle\u015fmeye kar\u015f\u0131 umutsuzluk. Bu evre, gittik\u00e7e artan bir bi\u00e7imde ya\u015fam\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fu ve \u00f6l\u00fcme yak\u0131nla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 duygusuyla ya\u015fan\u0131r. Bu olu\u015fum \u00e7o\u011fu zaman emekliye ayr\u0131lma ya da bir sa\u011fl\u0131k bozuklu\u011fuyla h\u0131zlan\u0131r. Bu evrenin en \u00f6nemli g\u00f6revi, bireyin kendi ya\u015fam\u0131n\u0131 ve elde ettiklerini de\u011ferlendirerek ya\u015fam\u0131n\u0131n tarih i\u00e7inde anlaml\u0131 bir ser\u00fcven oldu\u011fu sonucuna ula\u015fmas\u0131d\u0131r. \u00d6nceki evrelerdeki ba\u015far\u0131lar ve elde edilenler bu bunal\u0131m\u0131n atlat\u0131lmas\u0131nda \u00f6nemli bir rol oynarlar. Bu evrenin olumsuz \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc ise umutsuzluk, \u00e7aresizlik duygular\u0131d\u0131r. Bu, varolu\u015f\u00e7u anlamda tam bir anlams\u0131zl\u0131k duygusudur, b\u00fct\u00fcn ya\u015fam\u0131n\u0131n bo\u015fa gitmi\u015f oldu\u011fu ya da ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc ya\u015fanm\u0131\u015f olmas\u0131 gerekti\u011fi duygusudur. Erikson&#8217;un kuram\u0131nda son iki evre ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn orta ve ileri y\u0131llarn\u0131 i\u00e7ermektedir. Robert Peck, orta ve ileri ya\u015flar\u0131n \u00f6nemli d\u00f6n\u00fcm noktalar\u0131n\u0131 daha kesin olarak belirleyebilmek i\u00e7in yeni bir d\u00fczenleme ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. Orta ya\u015ftaki sorunlar: <\/p>\n<p>Akla kar\u015f\u0131 fiziksel g\u00fcce de\u011fer verme. K\u0131rk ya\u015f dolaylar\u0131nda bir d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131 yer almaktad\u0131r. Fiziksel g\u00fc\u00e7lerine s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya sar\u0131lan ve bu g\u00fc\u00e7ler azald\u0131k\u00e7a \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcye u\u011frayan bireyler ile zihinsel g\u00fc\u00e7lerini \u00f6ne alarak daha ba\u015far\u0131yla ya\u015flanan bireyler s\u00f6z konusudur. &#8211; \u0130nsan ili\u015fkilerinde toplumsalla\u015fmaya kar\u015f\u0131 cinselle\u015fme. Erkek ve kad\u0131nlar bu evrede cinselli\u011fin gittik\u00e7e daha az yo\u011funluk ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 arkada\u015flar olarak kendilerini yeniden d\u00fczenleyebilirlerse, ki\u015fileraras\u0131 ili\u015fkiler daha bir derinlik ve anlay\u0131\u015f kazanmakta ve evlili\u011fe yeni bir boyut katmaktad\u0131r. &#8211; Duygusal esnekli\u011fe kar\u015f\u0131 duygusal yoksulla\u015fma. Bu evrede duygusal alanda bir a\u00e7\u0131kl\u0131k \u00f6ng\u00f6r\u00fclmektedir. Bu, anababan\u0131n \u00f6lmesi, eski dost \u00e7evresinin da\u011f\u0131lmas\u0131, \u00e7ocuklar\u0131n evden ayr\u0131lmas\u0131 ile bireylerin daha \u00f6nce hi\u00e7 ya\u015famad\u0131klar\u0131 \u00e7e\u015fitli insan \u00e7evrelerine uzanmalar\u0131na olanak sa\u011flar. Yeti\u015fkinler \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n aileleriyle yine duygusal ba\u011flar olu\u015fturabilirler. &#8211; Zihinsel esnekli\u011fe kar\u015f\u0131 zihinsel kat\u0131l\u0131k. Bu evrede bireyin yeni deneyim ve yorumlara a\u00e7\u0131k olabilmesi ya da ge\u00e7mi\u015f ya\u015fant\u0131lar\u0131n bireyi g\u00fcncel sorunlara farkl\u0131 yan\u0131tlar bulmaktan al\u0131koymas\u0131 s\u00f6z konusudur. Ya\u015fl\u0131l\u0131ktaki sorunlar:\u00a0 <\/p>\n<p>Ego ayr\u0131\u015fmas\u0131na kar\u015f\u0131 i\u015f rol\u00fcn\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131k kazanmas\u0131. Buradaki g\u00f6rev de\u011fi\u015fik etkinlikler edinebilmektir. Bu etkinlikler, i\u015fin yitirilmesi (emeklilik) ya da al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f rollerin yitirilmesi (\u00e7ocuklar\u0131n evden ayr\u0131lmas\u0131) durumlar\u0131nda insan\u0131 doyum duygusuna ula\u015ft\u0131rabilirler. &#8211; Bedenin a\u015f\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 bedene a\u015f\u0131r\u0131 ilgi. Hemen b\u00fct\u00fcn ya\u015fl\u0131 insanlar hastal\u0131ktan, artan a\u011fr\u0131lardan ve \u00e7e\u015fitli rahats\u0131zl\u0131klardan ge\u00e7erler. Buna kar\u015f\u0131n baz\u0131lar\u0131 insan ili\u015fkileri ve yarat\u0131c\u0131 etkinlikleriyle ya\u015famdan tat almay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrerek ya\u015flanan bedenlerini a\u015fmay\u0131 ba\u015far\u0131rlar. &#8211; Ego a\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 egoya a\u015f\u0131r\u0131 ilgi. \u00c7ocuklarla, k\u00fclt\u00fcre yapt\u0131klar\u0131 katk\u0131yla ve dostluklar\u0131yla insanlar kendi davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n \u00f6nemini ya\u015famlar\u0131ndan sonraya da uzatabilirler. \u00d6l\u00fcm ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r ve bu ger\u00e7ek b\u00fct\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla ilk kez ancak ya\u015fl\u0131l\u0131kta alg\u0131lanabilir; ama insan yine de ailesinin ve insan t\u00fcm\u00fcn\u00fcn gelecek ku\u015faklar\u0131nda, \u00fcretti\u011fi kendi fikirlerinde ya\u015fam\u0131na doyurucu bir anlam katabilir. Yeti\u015fkin geli\u015fimi konusunda yukar\u0131da \u00f6zetlenen kuramlar, insan ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn s\u0131rasal ilerleyi\u015fini anlamada yararl\u0131 olabilecek ana \u00e7izgileri vermektedir. Ancak bu kuramlar, yaln\u0131zca \u00e7ok &#8220;genel&#8221; olmakla kalmay\u0131p, ayn\u0131 zamanda \u00e7ok &#8220;idealist&#8221;tirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu kuramlar &#8220;doyumlu bir geli\u015fim&#8221;den ve &#8220;ba\u015far\u0131l\u0131 bir ya\u015flanma&#8221;dan s\u00f6z etmekte, ancak tarihsel, toplumsal, k\u00fclt\u00fcrel, ekonomik farkl\u0131l\u0131klar\u0131n olas\u0131 etkilerini hesaba katmamaktad\u0131rlar. <\/p>\n<p>Ger\u00e7i toplumsal s\u0131n\u0131f, etnik \u00f6zellik, erkek-kad\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 gibi etkenlerin yeti\u015fkinlik geli\u015fimindeki etkilerini ara\u015ft\u0131ran \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131lmaktad\u0131r, ama bunlar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 hen\u00fcz elde de\u011fildir, dolay\u0131s\u0131yla bu spek\u00fclatif kuramlar\u0131n b\u00fct\u00fcn ko\u015fullarda b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 kapsad\u0131\u011f\u0131 sav\u0131ndan sak\u0131nmak gerekmektedir (D.C. Kimmel, 1974). Nitekim, yeti\u015fkin geli\u015fimini boylamsal yakla\u015f\u0131mla ele alan ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, Erikson&#8217;un \u00e7izdi\u011fi ki\u015filik tablosunun yaln\u0131zca bireycili\u011fin egemen oldu\u011fu ve bireysel rollerin toplum taraf\u0131ndan s\u0131k\u0131ca denetlenmedi\u011fi k\u00fclt\u00fcrlerde ge\u00e7erli oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmektedirler. \u00d6te yandan, geli\u015fimin her evresinde kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan geli\u015fim g\u00f6revleri de cinsler aras\u0131nda farkl\u0131l\u0131k g\u00f6stermektedir (farkl\u0131 toplumsalla\u015fma ya\u015fant\u0131s\u0131 nedeniyle). Dolay\u0131s\u0131yla, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde art\u0131k b\u00fct\u00fcn toplumlara ve b\u00fct\u00fcn insanlara ayn\u0131 anda uygulanabilecek evrensel kuramlardan s\u00f6z etmeye olanak yoktur. d. Levinson&#8217;un ya\u015fam yap\u0131s\u0131 kuram\u0131: Daniel J. Levinson, yeti\u015fkin geli\u015fiminin incelenmesinin hen\u00fcz \u00e7ok yeni oldu\u011funu belirtmektedir. Yakla\u015f\u0131k 1950&#8217;lerden beri konuyla ilgilenilmekle birlikte, genel bir yeti\u015fkin geli\u015fimi kuram\u0131 olu\u015fturmakta \u00e7ok az yol al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u00fcre i\u00e7inde psikolojinin bir\u00e7ok alan\u0131nda bir yeti\u015fkin geli\u015fimi yakla\u015f\u0131m\u0131na gereksinme duyuldu\u011fu gitgide daha fazla farkedilmi\u015ftir. <\/p>\n<p>Levinson&#8217;a g\u00f6re yeti\u015fkin geli\u015fimi, bir disiplin olarak psikoloji i\u00e7in anlaml\u0131 bir sorundur ve psikolojiyle sosyoloji, biyoloji, tarih gibi di\u011fer disiplinler aras\u0131nda \u00f6nemli bir ba\u011flant\u0131 halkas\u0131d\u0131r. \u0130lk \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndan yakla\u015f\u0131k on be\u015f y\u0131l sonra yeni bulgular\u0131n\u0131 yay\u0131nlayan Levinson&#8217;un yeti\u015fkin geli\u015fimi kuram\u0131 \u015fu \u00f6geleri i\u00e7ermektedir: <\/p>\n<p>a) Yeti\u015fkin geli\u015fimi alan\u0131na temel bir \u00e7er\u00e7eve sa\u011flayan &#8220;ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131&#8221; ve &#8220;ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc&#8221; kavramlar\u0131; <br \/>b) Ki\u015fili\u011fin ve d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n bir\u00e7ok y\u00f6n\u00fcn\u00fc i\u00e7eren, ama bunlar\u0131n hi\u00e7biriyle ayn\u0131 olmayan ve kendi farkl\u0131 yolunda geli\u015fen &#8220;bireysel ya\u015fam yap\u0131s\u0131&#8221; kavram\u0131; <br \/>c) Bireysel ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131n ilk ve orta yeti\u015fkinlikteki geli\u015fimini dile getiren bir &#8220;yeti\u015fkin geli\u015fimi&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131. Ya\u015fam yap\u0131s\u0131 geli\u015fimi ki\u015filik geli\u015fiminden, toplumsal rollerden farkl\u0131d\u0131r ve onlarla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamal\u0131d\u0131r. A\u015fa\u011f\u0131da bu kavramlar Levinson&#8217;un kendi anlat\u0131m\u0131yla birer birer a\u00e7\u0131klanmaktad\u0131r. Ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131 (life course). Ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131 y\u00fcksek d\u00fczeyde bir soyutlama olmay\u0131p betimsel bir terimdir ve bir ya\u015fam\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7tan sona geli\u015fimi i\u00e7indeki somut \u00f6zelli\u011fine dayan\u0131r. Terimin i\u00e7indeki her iki s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc de dikkatle kullanmak gerekir. &#8220;Ak\u0131\u015f&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc s\u0131ray\u0131, ge\u00e7ici dalgay\u0131, ya\u015fam\u0131n y\u0131llar boyunca a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 inceleme gereksinmesini belirtmektedir. Bir ya\u015fam\u0131n ak\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n incelenmesi, kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve de\u011fi\u015fimi, s\u00fcreklili\u011fi ve s\u00fcreksizli\u011fi, d\u00fczenli ilerlemeyi ve kaotik dalgalanmay\u0131 dikkate almay\u0131 gerektirmektedir. Yaln\u0131zca belirli bir an \u00fczerinde odaklanmak ya da \u00fc\u00e7 d\u00f6rt an\u0131 birbirinden kopuk olarak incelemek yeterli de\u011fildir. Ya\u015fam\u0131 ilerleyi\u015fi i\u00e7inde incelemek ve ge\u00e7ici s\u0131ralar ya\u015fam boyunca ayr\u0131nt\u0131s\u0131yla izlemek gerekmektedir. &#8220;Ya\u015fam&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc de \u00e7ok \u00f6nemlidir. Ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131 konusundaki bir ara\u015ft\u0131rma ya\u015fam\u0131n b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerini i\u00e7ermelidir: \u0130\u00e7 dilekler ve fantaziler, a\u015fk ili\u015fkileri, aileye, i\u015fe, di\u011fer toplumsal sistemlere kat\u0131l\u0131m, beden de\u011fi\u015fimleri, iyi ve k\u00f6t\u00fc zamanlar, ya\u015famda anlam\u0131 olan her \u015fey. <\/p>\n<p>Ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n incelenmesinde, \u00f6nce ya\u015fama belirli bir zamandaki b\u00fct\u00fcn karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla bakmak, b\u00fct\u00fcn \u00f6gelerini ve bunlar\u0131n b\u00fct\u00fcne etkilerini i\u00e7ermek zorunludur. \u0130kinci olarak bu b\u00fct\u00fcn\u00fcn zaman i\u00e7indeki evrimini belirlemek gerekmektedir. Ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n incelenmesi, insan bilimlerinin her biri, ki\u015filik, toplumsal rol ya da biyolojik i\u015fleyi\u015f gibi ya\u015fam\u0131n bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc ele ald\u0131\u011f\u0131, di\u011ferlerini ihmal etti\u011fi i\u00e7in g\u00fc\u00e7 olmaktad\u0131r. Her disiplin ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ocukluk ya da ya\u015fl\u0131l\u0131k gibi ayr\u0131 par\u00e7alara b\u00f6lmektedir. B\u00f6ylece ara\u015ft\u0131rmalar aralar\u0131ndaki etkile\u015fimi pek dikkate almadan, biyolojik ya\u015flanma, ahlak geli\u015fimi, meslek geli\u015fimi, yeti\u015fkin toplumsalla\u015fmas\u0131, k\u00fclt\u00fcrlenme, yitirme ya da strese uyum sa\u011flama gibi \u00e7e\u015fitli kuramsal a\u00e7\u0131lardan yap\u0131lmaktad\u0131r. De\u011fi\u015fik kuramsal yakla\u015f\u0131mlar\u0131n birbirinden yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f birimler de\u011fil, tek bir alan\u0131n de\u011fi\u015fik y\u00f6nleri oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc yeni yeni kazan\u0131lmaktad\u0131r. Levinson&#8217;a g\u00f6re, bireysel ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 insan bilimlerinde \u00e7e\u015fitli disiplinleri birle\u015ftiren yeni bir \u00e7ok-disiplinli alan olarak yak\u0131n gelecekte ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r. <\/p>\n<p>Ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc (life cycle). Ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcncesi ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinin \u00f6tesine gitmektedir. &#8220;D\u00f6ng\u00fc&#8221; imgesi insan\u0131n ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131nda alttan alta bir d\u00fczenin var oldu\u011funu telkin etmektedir; her bireysel ya\u015fam biricik olmakla birlikte, herkes ayn\u0131 temel s\u0131ra i\u00e7inde ya\u015far. Ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131 basit, s\u00fcrekli bir s\u00fcre\u00e7 de\u011fildir; niteliksel a\u00e7\u0131dan farkl\u0131 evreleri ya da mevsimleri vard\u0131r. Y\u0131l i\u00e7inde (\u00f6rne\u011fin bahar ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn \u00e7i\u00e7eklenme mevsimidir) ya da g\u00fcn i\u00e7inde (\u00f6rne\u011fin g\u00fcndo\u011fumu, \u00f6\u011fle vakti, alaca karanl\u0131k, karanl\u0131k gibi) mevsimler vard\u0131r. A\u015fkta, sava\u015fta, politikada, sanatsal yarat\u0131\u015fta ve hastal\u0131kta da mevsimler vard\u0131r. Ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc imgesi ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n belirli bir s\u0131ra i\u00e7inde geli\u015fti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir. Bir mevsim toplam d\u00f6ng\u00fcn\u00fcn b\u00fcy\u00fck bir par\u00e7as\u0131d\u0131r; b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7as\u0131 olsa da her mevsimin kendi zaman\u0131 vard\u0131r, hi\u00e7biri di\u011ferinden daha iyi ya da \u00f6nemli de\u011fildir, her birinin kendi gerekli yeri ve b\u00fct\u00fcne \u00f6zel katk\u0131s\u0131 vard\u0131r. <\/p>\n<p>Ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcnde \u00f6nemli mevsimlerin neler oldu\u011fu konusunda ne pop\u00fcler k\u00fclt\u00fcr ne de insan bilimleri a\u00e7\u0131k bir yan\u0131t getirebilmi\u015ftir. Modern d\u00fcnya bir b\u00fct\u00fcn olarak ve evreleriyle kurulu bir ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc anlay\u0131\u015f\u0131na -bilimsel, dinsel, felsefi ya da edebi- sahip de\u011fildir. Ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn \u00e7e\u015fitli b\u00fcy\u00fck par\u00e7alar\u0131n\u0131 belirten standart bir dil de yoktur. Egemen g\u00f6r\u00fc\u015f ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fc \u00fc\u00e7 b\u00f6l\u00fcme ay\u0131rmaktad\u0131r: <\/p>\n<p>a) \u00c7ocuklu\u011fu ve ergenli\u011fi i\u00e7eren yakla\u015f\u0131k 20 y\u0131ll\u0131k ilk b\u00f6l\u00fcm (yeti\u015fkinlik \u00f6ncesi); <br \/>b) 65 ya\u015f\u0131nda ba\u015flayan sonuncu b\u00f6l\u00fcm (ya\u015fl\u0131l\u0131k); <br \/>c) bu b\u00f6l\u00fcmler aras\u0131nda yer alan, yeti\u015fkinlik olarak bilinen bi\u00e7imlenmemi\u015f zaman. Bir y\u00fczy\u0131ldan beri insan geli\u015fiminde en \u00f6nemli ara\u015ft\u0131rma alan\u0131n\u0131 olu\u015fturan yeti\u015fkinlik \u00f6ncesi y\u0131llar \u00e7ok iyi bilinmektedir. <\/p>\n<p>Kabul edilen g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re ilk yirmi y\u0131l i\u00e7inde b\u00fct\u00fcn insanlar ayn\u0131 d\u00f6nemleri izlerler: Do\u011fum \u00f6ncesi, bebeklik, ilk \u00e7ocukluk, orta \u00e7ocukluk, \u00f6nergenlik ve ergenlik. Her ne kadar b\u00fct\u00fcn \u00e7ocuklar ortak geli\u015fim d\u00f6nemlerinden ge\u00e7iyorlarsa da, biyolojik, psikolojik ve toplumsal ko\u015fullardaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131n sonucu olarak tamamen farkl\u0131 y\u00f6nlerde b\u00fcy\u00fcrler. Somut bi\u00e7imi i\u00e7inde her bireysel ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131 tektir. Yeti\u015fkinlik \u00f6ncesi geli\u015fimin incelenmesi evrensel d\u00fczeni belirlemeyi ve her insan\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 gitgide bireyselle\u015ftiren s\u00fcreci y\u00f6neten genel geli\u015fim ilkelerini saptamay\u0131 ama\u00e7lar. \u00c7ocuk geli\u015fimi ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131n Freud ve Piaget gibi \u00f6nemli adlar\u0131 geli\u015fimin ergenli\u011fin sonunda b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde tamamland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrerler; bu say\u0131lt\u0131ya dayanarak yeti\u015fkin geli\u015fimiyle ya da bir b\u00fct\u00fcn olarak ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcyle ilgilenmezler. 1950&#8217;lerden ba\u015flayarak gerontoloji konuyla ilgilenmi\u015f, ama bir ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc anlay\u0131\u015f\u0131 geli\u015ftirecek kadar ileri gitmemi\u015ftir. Belki bunun bir nedeni yeti\u015fkinlik y\u0131llar\u0131n\u0131 incelemeden \u00e7ocukluktan ya\u015fl\u0131l\u0131\u011fa atlamas\u0131d\u0131r. Levinson&#8217;a g\u00f6re yeti\u015fkinlik konusunda daha fazla \u015fey \u00f6\u011frendi\u011fimizde \u015fimdiki ya\u015fl\u0131l\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131 da de\u011fi\u015fecektir. <\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn bir mevsimi (ya da mevsimleri olarak) yeti\u015fkinlik konusunda \u00e7ok az kuram ya da ara\u015ft\u0131rma var. Ergenlikten sonraki ya\u015f d\u00fczeylerini betimleyen pop\u00fcler bir dil yok. &#8220;Gen\u00e7lik&#8221;, &#8220;olgunluk&#8221;, &#8220;orta ya\u015f&#8221; gibi s\u00f6zc\u00fcklerin anlam\u0131 \u00e7ok belirsiz. Dildeki bu belirsizlik, yeti\u015fkinli\u011fin k\u00fclt\u00fcrel bir tan\u0131m\u0131n\u0131n olmamas\u0131ndan ve insan ya\u015fam\u0131n\u0131n bunun i\u00e7inde nas\u0131l geli\u015fti\u011finin bilinmemesinden do\u011fmaktad\u0131r. \u0130nsan bilimlerinde de yeti\u015fkinli\u011fin do\u011fas\u0131 konusunda uygun bir anlay\u0131\u015fa sahip de\u011filiz. Levinson, ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc kuram\u0131n\u0131n kendi ara\u015ft\u0131rmas\u0131ndan ve Erikson, Jung, Neugarten, Ortega y Gasset gibi yazarlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerinden do\u011fdu\u011funu a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fc bir \u00e7a\u011flar s\u0131ralamas\u0131 olarak kabul eden Levinson&#8217;a g\u00f6re her \u00e7a\u011f\u0131n kendi biyo-psikososyal niteli\u011fi vard\u0131r ve her biri b\u00fct\u00fcne farkl\u0131 katk\u0131larda bulunur. Bir \u00e7a\u011fdan di\u011ferine ya\u015fam\u0131m\u0131zda \u00f6nemli de\u011fi\u015fimler olur. \u00c7a\u011flar birbiriyle k\u0131smen \u00e7ak\u0131\u015f\u0131r, yeni bir \u00e7a\u011f bir \u00f6nceki \u00e7a\u011f sonlara yakla\u015f\u0131rken ba\u015flar. Genellikle be\u015f y\u0131l s\u00fcren ge\u00e7i\u015f \u00e7a\u011f\u0131 \u00f6nceki \u00e7a\u011f\u0131 bitirir ve sonrakini ba\u015flat\u0131r. \u00c7a\u011flar ve ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemleri, her insan\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131n alt\u0131ndaki d\u00fczeni sa\u011flayan ve bireysel ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131ndaki ince farkl\u0131l\u0131klara izin veren ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn makro yap\u0131s\u0131na bi\u00e7im verir. <\/p>\n<p>Her \u00e7a\u011f ve geli\u015fim d\u00f6nemi iyi tan\u0131mlanm\u0131\u015f bir ortalama ya\u015fta ba\u015flar ve biter. Birinci \u00e7a\u011f olan Yeti\u015fkinlik \u00d6ncesi, d\u00f6llenme ile a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 22 ya\u015f aras\u0131nda yer al\u0131r. Bu &#8220;olu\u015fum y\u0131llar\u0131&#8221; s\u0131ras\u0131nda birey y\u00fcksek \u00f6l\u00e7\u00fcde ba\u011f\u0131ml\u0131, farkl\u0131la\u015fmam\u0131\u015f bebeklikten yola \u00e7\u0131k\u0131p, \u00e7ocukluktan ve ergenlikten ge\u00e7erek, yeti\u015fkin ya\u015fam\u0131n\u0131n daha ba\u011f\u0131ms\u0131z ve sorumlu ba\u015flang\u0131c\u0131na do\u011fru b\u00fcy\u00fcr. Bu, en h\u0131zl\u0131 biyo-psikososyal b\u00fcy\u00fcmenin oldu\u011fu \u00e7a\u011fd\u0131r. Ya\u015fam\u0131n ilk birka\u00e7 y\u0131l\u0131 \u00e7ocuklu\u011fa ge\u00e7i\u015fi sa\u011flar, bu zaman i\u00e7inde yenido\u011fan biyolojik ve psikolojik a\u00e7\u0131dan anneden ayr\u0131l\u0131r ve &#8216;ben&#8217; ile &#8216;ben-olmayan&#8217; aras\u0131ndaki ilk ay\u0131r\u0131m\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirir, bu da s\u00fcrekli bireyle\u015fme s\u00fcrecinde ilk ad\u0131md\u0131r. Yakla\u015f\u0131k 17-22 ya\u015flar\u0131 insan\u0131n \u0130lk Yeti\u015fkinli\u011fe Ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemini olu\u015fturur, bu geli\u015fim d\u00f6neminde \u00f6nyeti\u015fkinlik sona erer ve ilk yeti\u015fkinlik \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n temelleri at\u0131l\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu d\u00f6nem her iki \u00e7a\u011f\u0131n da par\u00e7as\u0131d\u0131r, ama tam olarak ikisinin de par\u00e7as\u0131 de\u011fildir. Bireyle\u015fmede yeni bir a\u015fama aileyle ili\u015fkilerin de\u011fi\u015fmesi ve \u00f6nyeti\u015fkinlik d\u00fcnyas\u0131n\u0131n di\u011fer \u00f6geleri olarak kazan\u0131l\u0131r ve yeti\u015fkine yeti\u015fkinler d\u00fcnyas\u0131nda bir yer olu\u015fturmaya ba\u015flar. \u00c7ocu\u011fu merkez alan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan geli\u015fimin b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde tamamland\u0131\u011f\u0131 ve \u00e7ocu\u011fun bir yeti\u015fkin olarak olgunluk kazand\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Geli\u015fim (\u00e7ocuk) psikolojisi geleneksel olarak bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc benimsemi\u015ftir: <\/p>\n<p>Levinson&#8217;un ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fc bir b\u00fct\u00fcn olarak alan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ise ilk \u00e7a\u011f\u0131n geli\u015fimsel kazan\u0131mlar\u0131n\u0131n yaln\u0131zca bir temel, bir sonraki \u00e7a\u011f\u0131 ba\u015flatan bir hareket noktas\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmektedir. \u0130lk Yeti\u015fkinli\u011fe Ge\u00e7i\u015f hem \u00f6nyeti\u015fkinli\u011fin tam olgunlu\u011funu, hem de yeni bir \u00e7a\u011f\u0131n bebekli\u011fini temsil eder. \u0130kinci \u00e7a\u011f olan \u0130lk Yeti\u015fkinlik yakla\u015f\u0131k 17-45 ya\u015flar aras\u0131nda yer al\u0131r ve \u0130lk Yeti\u015fkinli\u011fe Ge\u00e7i\u015f&#8217;le ba\u015flar. Bu, en b\u00fcy\u00fck enerji ve bollu\u011fun, en b\u00fcy\u00fck \u00e7eli\u015fki ve stresin yeti\u015fkin \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r. Biyolojik a\u00e7\u0131dan 20&#8217;li ve 30&#8217;lu ya\u015flar ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn doruk y\u0131llar\u0131d\u0131r. Toplumsal ve psikolojik a\u00e7\u0131dan ilk yeti\u015fkinlik g\u00fc\u00e7l\u00fc dileklerin bi\u00e7imlendirilmesi ve izlenmesi, toplumda uygun bir yer kazan\u0131lmas\u0131, bir aile kurulmas\u0131 ve \u00e7a\u011f\u0131n sonunda yeti\u015fkin d\u00fcnyas\u0131nda daha sayg\u0131n bir konuma ula\u015f\u0131lmas\u0131 mevsimidir. Bu \u00e7a\u011f, a\u015fk, cinsellik, aile ya\u015fam\u0131, mesleki ilerleme, yarat\u0131c\u0131l\u0131k ve ya\u015fam\u0131n b\u00fcy\u00fck hedeflerinin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi konusunda zengin bir doyum zaman\u0131 olabilir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, ezici stresler de burada yer alabilir. \u0130lk yeti\u015fkinlik bizim kendi tutkular\u0131m\u0131z\u0131n ve isteklerimizin darbesini en \u00e7ok yedi\u011fimiz \u00e7a\u011fd\u0131r. Uygun ko\u015fullar alt\u0131nda bu \u00e7a\u011fda ya\u015faman\u0131n \u00f6d\u00fclleri de \u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fcr, ama bedel \u00e7o\u011fu zaman yarara denktir, hatta onu a\u015far. <\/p>\n<p>Yakla\u015f\u0131k 40-45 ya\u015flar aras\u0131nda yer alan Orta Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi ilk yeti\u015fkinli\u011fi sona erdirir ve orta yeti\u015fkinli\u011fi ba\u015flat\u0131r. Bu iki \u00e7a\u011f aras\u0131ndaki ay\u0131r\u0131m ve onlar\u0131 ay\u0131ran ve birle\u015ftiren geli\u015fim d\u00f6nemi olarak Orta Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi kavram\u0131 bu \u015feman\u0131n en tart\u0131\u015fmal\u0131 konular\u0131 aras\u0131ndad\u0131r. Bununla birlikte, ara\u015ft\u0131rmalar ya\u015fam\u0131n niteli\u011finin ilk ve orta yeti\u015fkinlik aras\u0131nda farkedilir derecede de\u011fi\u015fti\u011fini g\u00f6stermektedir. Benzer g\u00f6zlemler Jung&#8217;un, Erikson&#8217;un, Ortega&#8217;n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda da yer almaktad\u0131r. De\u011fi\u015fim s\u00fcreci Orta Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi&#8217;nde ba\u015flamakta ve \u00e7a\u011f boyunca s\u00fcrmektedir. Bu ge\u00e7i\u015fin geli\u015fim g\u00f6revlerinden biri bireyle\u015fmede yeni bir a\u015famaya ba\u015flamakt\u0131r. Bu olgu bizi daha sevecen, daha d\u00fc\u015f\u00fcnceli ve tedbirli, i\u00e7 \u00e7at\u0131\u015fmalardan ve d\u0131\u015f istemlerden daha az etkilenmi\u015f, kendimizi ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131 daha i\u00e7tenlikle seven biri yapabilir. Bu olmaks\u0131z\u0131n ya\u015fam\u0131m\u0131z sa\u00e7ma ve tats\u0131z olur. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00e7a\u011f olan Orta Yeti\u015fkinlik yakla\u015f\u0131k 40-65 ya\u015flar aras\u0131nda yer al\u0131r. Bu \u00e7a\u011f boyunca biyolojik kapasitelerimiz ilk yeti\u015fkinlikten daha a\u015fa\u011f\u0131d\u0131r, ama normalde enerjik, ki\u015fisel olarak doyum verici ve toplumsal olarak de\u011ferli bir ya\u015fam i\u00e7in hala yeterlidir. Biz yaln\u0131z kendimizin ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n i\u015finden sorumlu de\u011filiz, ayn\u0131 zamanda yak\u0131nda egemen ku\u015fa\u011fa kat\u0131lacak olan \u015fimdiki gen\u00e7 yeti\u015fkinler ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n geli\u015fiminden de sorumluyuz. <\/p>\n<p>Bir sonraki \u00e7a\u011f olan Son Yeti\u015fkinlik yakla\u015f\u0131k 60 ya\u015f\u0131nda ba\u015flar. 60-65 ya\u015flar aras\u0131nda yer alan Son Yeti\u015fkinlik Ge\u00e7i\u015fi orta ve son yeti\u015fkinli\u011fi birle\u015ftirir ve her ikisinin de par\u00e7as\u0131d\u0131r. Levinson son yeti\u015fkinlikle ilgili g\u00f6r\u00fc\u015flerini daha \u00f6nceki kitab\u0131nda (1978) tart\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Ya\u015fam yap\u0131s\u0131 (life structure). Levinson \u00f6ncelikle bir ki\u015finin \u00f6zel bir zamandaki ya\u015fam\u0131n\u0131n do\u011fas\u0131yla ve bu ya\u015fam\u0131n y\u0131llar i\u00e7indeki ak\u0131\u015f\u0131yla ilgilendi\u011fini belirtmektedir. Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131n anahtar kavram\u0131 olan &#8220;ya\u015fam yap\u0131s\u0131&#8221; kavram\u0131, bir ki\u015finin belirli bir zamandaki ya\u015fam\u0131n\u0131n temelini olu\u015fturan \u00f6r\u00fcnt\u00fcy\u00fc dile getirir. Levinson bu kavram\u0131n kendi yeti\u015fkin geli\u015fimi anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n temel dire\u011fi oldu\u011funu s\u00f6ylemektedir. Ona g\u00f6re yeti\u015fkin geli\u015fimindeki d\u00f6nemler ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131n evrimindeki d\u00f6nemlerdir. Ya\u015fam yap\u0131s\u0131 teriminin anlam\u0131 ki\u015filik terimiyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131larak anla\u015f\u0131labilir. Bir ki\u015filik yap\u0131s\u0131 kuram\u0131 somut bir &#8220;Ben ne t\u00fcr bir ki\u015fiyim?&#8221; sorusuna verilen yan\u0131t\u0131 kavramla\u015ft\u0131rma yoludur. \u00c7e\u015fitli kuramlar bu soruyu, \u00f6rne\u011fin \u00f6zellikler, beceriler, dilekler, \u00e7at\u0131\u015fmalar, savunmalar ya da de\u011ferler do\u011frultusunda d\u00fc\u015f\u00fcnme ve birini ya da di\u011ferlerini belirleme yollar\u0131n\u0131 sunarlar. Bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 kuram\u0131 ise daha fazla bir soru olan &#8220;\u015eu anda ya\u015fam\u0131m neye benziyor?&#8221; sorusuna verilen yan\u0131t\u0131 kavramla\u015ft\u0131rma yoludur. Bu soruyu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda ba\u015fka pek \u00e7ok soru da akl\u0131m\u0131za gelir: Ya\u015fam\u0131m\u0131n en \u00f6nemli b\u00f6l\u00fcmleri hangileridir ve aralar\u0131ndaki ili\u015fki nas\u0131ld\u0131r? Zaman\u0131m\u0131n ve enerjimin \u00e7o\u011funu nereye harc\u0131yorum? Daha doyumlu ya da anlaml\u0131 k\u0131lmak istedi\u011fim ili\u015fkiler (e\u015f, a\u015fk, aile, meslek, din, bo\u015f zaman vb.) var m\u0131d\u0131r? Ya\u015fam\u0131ma katmak istedi\u011fim \u015feyler var m\u0131? Ya\u015fam\u0131mda \u015fu andaki yeri k\u00fc\u00e7\u00fck olan, ama daha fazla yer tutmas\u0131n\u0131 istedi\u011fim ilgiler, ili\u015fkiler var m\u0131? Bu sorular\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n bizim i\u00e7in en anlaml\u0131 olan y\u00f6nlerini farketmeye ba\u015flar, bunlar\u0131n her biriyle ili\u015fkimizi belirler ve \u00e7e\u015fitli ili\u015fkilerin m\u00fcdahalesini de\u011ferlendiririz. Kendi ili\u015fkilerimizin bir tek \u00f6r\u00fcnt\u00fc ya da yap\u0131yla eksik bi\u00e7imde b\u00fct\u00fcnle\u015fti\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131n birincil \u00f6geleri ki\u015finin d\u0131\u015f d\u00fcnyada ba\u015fkalar\u0131yla &#8220;ili\u015fkiler&#8221;idir. Ba\u015fkas\u0131 bir ki\u015fi, bir grup, kurum ya da k\u00fclt\u00fcr, \u00f6zel bir nesne ya da yer olabilir. Anlaml\u0131 bir ili\u015fki, bir benlik yat\u0131r\u0131m\u0131 (istekler, de\u011ferler, ba\u011flanma, enerji, beceri), di\u011fer ki\u015finin ya da varl\u0131\u011f\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yat\u0131r\u0131m\u0131n\u0131, ili\u015fkiyi i\u00e7eren, bi\u00e7imlendiren ve onun bir par\u00e7as\u0131 olan bir ya da daha fazla toplumsal ba\u011flam\u0131 i\u00e7ine al\u0131r. Her ili\u015fki zaman i\u00e7inde hem istikrar, hem de\u011fi\u015fim g\u00f6sterir ve ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131n kendisinin de\u011fi\u015fmesi nedeniyle ki\u015finin ya\u015fam\u0131nda de\u011fi\u015fik i\u015flevleri vard\u0131r. Bir bireyin pek \u00e7ok de\u011fi\u015fik &#8220;ba\u015fkas\u0131&#8221; ile anlaml\u0131 ili\u015fkileri olabilir. Anlaml\u0131 bir ba\u015fkas\u0131 bireyin g\u00fcndelik ya\u015fam\u0131ndaki g\u00fcncel bir ki\u015fi olabilir. Dostlar, sevgililer, e\u015fler aras\u0131ndaki, ana baba ve onlar\u0131n de\u011fi\u015fik ya\u015flardaki \u00e7ocuklar\u0131 aras\u0131ndaki, amirler ve astlar, \u00f6\u011fretmenler ve \u00f6\u011frenciler aras\u0131ndaki ki\u015fileraras\u0131 ili\u015fkileri incelememiz gerekmektedir. Anlaml\u0131 ba\u015fkas\u0131 ge\u00e7mi\u015ften biri ya da dinden, mitostan, d\u00fc\u015f \u00fcr\u00fcnlerinden ya da \u00f6zel d\u00fc\u015flemden al\u0131nm\u0131\u015f simgesel ya da imgesel bir ki\u015fi olabilir. Bir grup, kurum ya da toplumsal hareket gibi bir kollektif varl\u0131k da ba\u015fkas\u0131 olabilir: Bir b\u00fct\u00fcn olarak do\u011fa ya da okyanus, da\u011flar, yaban\u0131l ya\u015fam, genel olarak vadiler ya da \u00f6zel olarak Moby Dick (\u00fcnl\u00fc balina) gibi bir do\u011fa par\u00e7as\u0131; bir \u00e7iftlik, bir kent, bir \u00fclke, &#8220;ki\u015finin kendi odas\u0131&#8221; ya da bir kitap ya da tablo gibi bir nesne ya da yer. Ya\u015fam yap\u0131s\u0131 kavram\u0131, bir yeti\u015fkinin b\u00fct\u00fcn anlaml\u0131 ba\u015fkalar\u0131yla ili\u015fkilerinin do\u011fas\u0131n\u0131 ve \u00f6r\u00fcnt\u00fcle\u015fmesini ve bu ili\u015fkilerin y\u0131llar boyunca g\u00f6sterdi\u011fi evrimi incelememizi gerektirir. <\/p>\n<p>Bu ili\u015fkiler ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131n \u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc kuma\u015f\u0131 olu\u015fturur, ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131na bi\u00e7im verirler, onlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00e7evremizdeki d\u00fcnyaya -iyi ya da k\u00f6t\u00fc bi\u00e7imde- kat\u0131l\u0131r\u0131z. Bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 herhangi bir zamanda bir\u00e7ok ve \u00e7e\u015fitli \u00f6geler i\u00e7erebilir. Ama sadece bir ya da iki -nadiren \u00fc\u00e7- \u00f6genin bu yap\u0131da merkezi bir yer tuttu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. \u00c7o\u011fu zaman evlilik -aile ve meslek bir ki\u015finin ya\u015fam\u0131n\u0131n merkezi \u00f6geleridir- Merkezi \u00f6geler benlik i\u00e7in en anlaml\u0131 ve ya\u015fam ak\u0131\u015fm\u0131 geli\u015ftiren \u00f6gelerdir; bireyin zaman\u0131n\u0131 ve enerjisini en \u00e7ok bunlar al\u0131r ve di\u011fer \u00f6gelerin niteli\u011fini g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde etkilerler. Yan \u00f6gelerin de\u011fi\u015ftirilmesi ya da b\u0131rak\u0131lmas\u0131 kolayd\u0131r, bunlara benli\u011fin yat\u0131r\u0131m\u0131 \u00e7ok azd\u0131r ve ki\u015finin ya\u015fam\u0131na az bir etkiyle de\u011fi\u015ftirilmeleri olanakl\u0131d\u0131r. \u0130lk ve orta yeti\u015fkinlikte geli\u015fim d\u00f6nemleri. Levinson erkeklerin ve kad\u0131nlar\u0131n ya\u015fam\u0131ndaki ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131n evrimini izlerken temel bir de\u011fi\u015fmez \u00f6r\u00fcnt\u00fc buldu\u011funu belirtmektedir: Ya\u015fam yap\u0131s\u0131 yeti\u015fkinlik y\u0131llar\u0131 boyunca ya\u015fa ba\u011fl\u0131 d\u00f6nemlerle g\u00f6rece d\u00fczenli bir s\u0131ra i\u00e7inde geli\u015fmektedir. \u015ea\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 olan, b\u00f6yle bir d\u00fczenlili\u011fin yeti\u015fkin geli\u015fiminde ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, ego geli\u015fiminde, ahlak geli\u015fiminde, meslek geli\u015fiminde ve ya\u015fam\u0131n di\u011fer \u00f6zel y\u00f6nlerinde var olmamas\u0131d\u0131r. S\u0131ra, bir yap\u0131-kurma ve yap\u0131-de\u011fi\u015ftirme dizisinden ibarettir. Yap\u0131 kurma (structure-building) d\u00f6neminde ilk g\u00f6revimiz bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 olu\u015fturmak ve ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131 onun i\u00e7ine koymakt\u0131r. <\/p>\n<p>Baz\u0131 temel se\u00e7imleri yapmak, onlar\u0131n \u00e7evresinde bir yap\u0131 olu\u015fturmak, de\u011ferlerimizi ve ama\u00e7lar\u0131m\u0131z\u0131 bu yap\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda izlemektir. Bir yap\u0131 kurmay\u0131 ba\u015fard\u0131\u011f\u0131m\u0131zda ya\u015fam\u0131n mutlaka rahat olmas\u0131 gerekmez. Bir yap\u0131 kurma g\u00f6revi \u00e7o\u011fu zaman \u00e7ok zahmetlidir ve umdu\u011fumuz kadar doyurucu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rebiliriz. Yap\u0131-kurma d\u00f6nemi genellikle 5-7, en fazla 10 y\u0131l s\u00fcrer. Bir ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemi varolan ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131 sona erdirir ve bir yenisi i\u00e7in olanak yarat\u0131r. Her ge\u00e7i\u015f d\u00f6neminin birincil g\u00f6revleri, varolan yap\u0131y\u0131 yeniden de\u011ferlendirmek, benlikte ve d\u00fcnyada de\u011fi\u015fim olanaklar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak ve sonraki d\u00f6nemdeki yeni bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131na temel olu\u015fturacak \u00f6nemli se\u00e7imleri yapmaya y\u00f6nelmektir. Ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemleri genellikle be\u015f y\u0131l s\u00fcrer. Yeti\u015fkinlik ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131n yakla\u015f\u0131k yar\u0131s\u0131 geli\u015fimsel ge\u00e7i\u015flere harcan\u0131r. Hi\u00e7bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 s\u00fcrekli de\u011fildir, periyodik de\u011fi\u015fim varolu\u015fumuzun do\u011fas\u0131nda vard\u0131r. Bir ge\u00e7i\u015f d\u00f6neminin sonlar\u0131nda ki\u015fi \u00f6nemli se\u00e7imler yapmaya, onlara anlam vermeye ve onlar\u0131n \u00e7evresinde bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 kurmaya ba\u015flar. Bu se\u00e7imler bir anlamda ge\u00e7i\u015fin en \u00f6nemli \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Ge\u00e7i\u015fin b\u00fct\u00fcn \u00e7abalar\u0131 -i\u015fi ve evlili\u011fi iyile\u015ftirme, se\u00e7enek ya\u015fam bi\u00e7imlerini ke\u015ffetme, kendisiyle bar\u0131\u015f\u0131k olma \u00e7abalar\u0131- g\u00f6sterildi\u011finde se\u00e7imler yap\u0131lmal\u0131 ve en iyisine yer verilmelidir. Ki\u015fi sonraki a\u015famaya ge\u00e7mesine arac\u0131 olacak bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131 yaratmaya ba\u015flamal\u0131d\u0131r. Levinson&#8217;un ilk ve orta yeti\u015fkinlikteki geli\u015fim d\u00f6nemleri\u00a0 a\u015fa\u011f\u0131da s\u0131ralanm\u0131\u015ft\u0131r; her d\u00f6nem belirli ortalama ya\u015flarda ba\u015flay\u0131p bitmekte, ortalaman\u0131n alt\u0131nda ve \u00fcst\u00fcnde en fazla iki y\u0131ll\u0131k bir farkl\u0131l\u0131k olmaktad\u0131r.\u00a0 Levinson&#8217;a g\u00f6re ilk ve orta yeti\u015fkinlikte geli\u015fim d\u00f6nemleri <\/p>\n<p>ONYET\u0130\u015eK\u0130NL\u0130K \u00c7A\u011eI: 0-22 <br \/>\u0130LK YET\u0130\u015eK\u0130NL\u0130K \u00c7A\u011eI: 17-45 \u0130lk Yeti\u015fkinlik Ge\u00e7i\u015fi: <br \/>17-22 ORTA YET\u0130\u015eK\u0130NL\u0130K \u00c7A\u011eI: 40-65 \u0130lk yeti\u015fkinlik i\u00e7in ya\u015fam yap\u0131s\u0131na giri\u015f: 22-28 30 ya\u015f ge\u00e7i\u015fi: 28-33 \u0130lk yeti\u015fkinli\u011fin ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131 sonu\u00e7land\u0131rma: 33-40 Orta Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi: 40-45 GE\u00c7 YET\u0130\u015eK\u0130NL\u0130K \u00c7A\u011eI: 60-? Orta yeti\u015fkinlik i\u00e7in ya\u015fam yap\u0131s\u0131na giri\u015f: 45-50 50 ya\u015f ge\u00e7i\u015fi: 50-55 Orta yeti\u015fkinkinli\u011fin ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131 sonu\u00e7land\u0131rma: 55-60 \u0130leri Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi: 60-65 Kaynak: D.J. Levinson. 1986. <\/p>\n<p>1. \u0130lk Yeti\u015fkinli\u011fe Ge\u00e7i\u015f: 17-22 ya\u015flar aras\u0131nda yer al\u0131r, yeti\u015fkinlik \u00f6ncesi ile ilk yeti\u015fkinlik aras\u0131nda geli\u015fimsel bir k\u00f6pr\u00fc g\u00f6revi g\u00f6r\u00fcr. <br \/>2. \u0130lk Yeti\u015fkinlik \u0130\u00e7in Ya\u015fam Yap\u0131s\u0131 Giri\u015fi: 22-28 ya\u015flar aras\u0131nda yer al\u0131r, yeti\u015fkin ya\u015fam\u0131n\u0131n ilk bi\u00e7imini olu\u015fturma ve s\u00fcrd\u00fcrme d\u00f6nemidir. <br \/>3. 30 Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi: 28-33 ya\u015flar aras\u0131ndad\u0131r. Giri\u015f yap\u0131s\u0131n\u0131 yeniden de\u011ferlendirme, de\u011fi\u015ftirme ve sonraki ya\u015fam yap\u0131s\u0131na temel yaratma olana\u011f\u0131 sa\u011flar. <br \/>4. \u0130lk Yeti\u015fkinli\u011fin Ya\u015fam Yap\u0131s\u0131n\u0131 Sonu\u00e7land\u0131rma: 33-40 ya\u015flar. \u0130lk yeti\u015fkinlik \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 tamamlama ve gen\u00e7lik dileklerimizi ger\u00e7ekle\u015ftirme arac\u0131d\u0131r. <br \/>5. Orta Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi: 40-45 ya\u015flar. Hem ilk yeti\u015fkinli\u011fi bitirmeye, hem de orta yeti\u015fkinli\u011fi ba\u015flatmaya yarayan bir ba\u015fka b\u00fcy\u00fck ge\u00e7i\u015f \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r. <br \/>6. Orta Yeti\u015fkinlik \u0130\u00e7in Ya\u015fam Yap\u0131s\u0131na Giri\u015f: 45-50 ya\u015flar. \u00d6nceki d\u00f6nemin benzeridir, yeni bir \u00e7a\u011fdaki ya\u015fama ilk temellerini sa\u011flar. <br \/>7. 50 Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi: 50-55 ya\u015flar. Ya\u015fam yap\u0131s\u0131na giri\u015fi de\u011fi\u015ftirmek ve belki iyile\u015ftirmek i\u00e7in bir orta ya\u015f olana\u011f\u0131 sunar. <br \/>8. Orta Ya\u015f\u0131n Ya\u015fam Yap\u0131s\u0131n\u0131 Sonu\u00e7land\u0131rma. 55-60 ya\u015flar. Orta yeti\u015fkinlik \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 sona erdirmemizin \u00e7er\u00e7evesini olu\u015fturur. <br \/>9. Son Yeti\u015fkinlik Ge\u00e7i\u015fi. 60-65 ya\u015flar. Orta ve son yeti\u015fkinlik aras\u0131nda yer alarak iki d\u00f6nemi ay\u0131ran ve ba\u011flayan s\u0131n\u0131r d\u00f6nemidir. <\/p>\n<p>\u0130lk yeti\u015fkinli\u011fin yakla\u015f\u0131k 17-33 ya\u015flar aras\u0131nda yer alan ba\u015ftaki \u00fc\u00e7 d\u00f6nemi bu \u00e7a\u011f\u0131n &#8216;acemilik evresi&#8217;ni olu\u015fturur. Bu d\u00f6nemler, ergenli\u011fin \u00f6tesine ge\u00e7me, ge\u00e7ici ama zorunlu olarak bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 giri\u015fi olu\u015fturma ve bu yap\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenme olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flar. 33-45 ya\u015flar aras\u0131ndaki son iki d\u00f6nem bu \u00e7a\u011f\u0131n \u00e7abalar\u0131n\u0131n getirdi\u011fi &#8220;sonu\u00e7land\u0131rma evresi&#8221;dir. Benzer bir s\u0131ra orta yeti\u015fkinlikte de vard\u0131r. Orta yeti\u015fkinlik de 40-55 ya\u015flar aras\u0131nda \u00fc\u00e7 d\u00f6nemlik bir acemilik evresiyle ba\u015flar. Orta Ya\u015f Ge\u00e7i\u015fi hem sona erme hem de ba\u015flamad\u0131r. 40 ya\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n ba\u015f\u0131nda ilk yeti\u015fkinli\u011fimizin olgunlu\u011fu ve orta yeti\u015fkinli\u011fin bebekli\u011fi i\u00e7indeyizdir. Her \u00e7a\u011fdaki acemilikleri, bir ya\u015fam yap\u0131s\u0131 giri\u015fini deneme ve bunu orta \u00e7a\u011f ge\u00e7i\u015finde s\u0131nama ve de\u011fi\u015ftirme olana\u011f\u0131n\u0131 buluncaya kadar s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr\u00fcz. Yaln\u0131zca ya\u015fam yap\u0131s\u0131n\u0131 sonu\u00e7land\u0131rma d\u00f6neminde ve onu izleyen ge\u00e7i\u015f \u00e7a\u011f\u0131nda bu mevsimin sonucunu almaya ve sonraki basama\u011fa ge\u00e7meye ba\u015flar\u0131z. e. Gould&#8217;un d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm kuram\u0131 Roger L. Gould&#8217;un (1972-1975) yeti\u015fkinin geli\u015fimine ili\u015fkin kuram\u0131 bu geli\u015fimin bir dizi d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmden (transformations) ge\u00e7erek olu\u015ftu\u011funu kabul etmektedir. \u0130nsanlar her d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmde benlik-kavramlar\u0131n\u0131 yeniden bi\u00e7imlendirir, \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 yeniden \u00e7\u00f6zerler. Gould&#8217;un kuram\u0131 Levinson&#8217;unkiyle ayn\u0131 tarihlerde (1970&#8217;ler) kurulmu\u015ftur ve onunkiyle ko\u015futluk g\u00f6sterir (ancak Gould&#8217;un kuram\u0131 her iki cinsi de ele almaktad\u0131r); Levinson gibi Gould da yeti\u015fkinli\u011fi kararl\u0131 bir duygular ve g\u00fcd\u00fcler zaman\u0131 olmaktan \u00e7ok, bir de\u011fi\u015fim zaman\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr. <\/p>\n<p>Gould&#8217;un d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm kuram\u0131na g\u00f6re gen\u00e7 yeti\u015fkinler d\u00f6rt evreden ge\u00e7erler. Ergenli\u011fin sonunda ba\u015flay\u0131p 22 ya\u015f\u0131na kadar giden birinci evrede (16-22 ya\u015flar) insanlar anababalar\u0131n\u0131n d\u00fcnyas\u0131ndan ayr\u0131l\u0131r ve kimliklerini g\u00fc\u00e7lendirirler. \u00d6zerkli\u011fin yerle\u015fmesiyle birlikte ikinci evreye (22-28 ya\u015flar) ge\u00e7er ve ama\u00e7lar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmeye giri\u015firler. 28-34 ya\u015flar aras\u0131nda (Levinson&#8217;un 30 ya\u015f ge\u00e7i\u015fine benzer) bir ge\u00e7i\u015f evresinden ge\u00e7er ve \u00f6nceki ama\u00e7lar\u0131n\u0131, evliliklerini yeniden de\u011ferlendirmeye koyulurlar. Yakla\u015f\u0131k 35 ya\u015f\u0131nda ho\u015fnutsuzluklar\u0131 artar ve yakla\u015fan orta ya\u015flar\u0131n fark\u0131na varmaya ba\u015flarlar; ya\u015fam \u015fimdi onlara zor, belirsiz ve ac\u0131l\u0131 gelebilir. 45 ya\u015f\u0131na kadar s\u00fcren bu istikrars\u0131z evrede baz\u0131 bekarlar evlenebilir, baz\u0131 evliler bo\u015fanabilir, bir ev kad\u0131n\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmaya ba\u015flayabilir, \u00e7ocuksuz bir \u00e7ift \u00e7ocuk yapmaya karar verebilir. Bu evrede tabloya yeni bir \u00f6ge kat\u0131l\u0131r: Zaman kavram\u0131. Zaman\u0131n bask\u0131s\u0131 hissedilmeye ba\u015flan\u0131r ve ya\u015famda yap\u0131lacak \u00f6nemli de\u011fi\u015fimlerin hemen yap\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi farkedilir. \u00c7al\u0131\u015fma g\u00fcd\u00fcs\u00fc de\u011fi\u015fir, meslek ya\u015fam\u0131 s\u0131k\u0131c\u0131 gelmeye ba\u015flar. Ya\u015fam\u0131n bu evresi, Levinson&#8217;un orta ya\u015f ge\u00e7i\u015finde oldu\u011fu gibi, karars\u0131z, \u00e7alkant\u0131l\u0131, s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 bir evredir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k 45-50 ya\u015flar kararl\u0131 y\u0131llard\u0131r. <\/p>\n<p>Evlilik doyumu artar, dostlar daha \u00f6nemli olur, paran\u0131n \u00f6nemi azal\u0131r, ya\u015fama olumlu bak\u0131l\u0131r. Ya\u015fama bu olumlu yakla\u015f\u0131m ellili ya\u015flarda artma e\u011filimi g\u00f6sterir. Kuramlar\u0131n De\u011ferlendirilmesi. Yeti\u015fkin geli\u015fimine ili\u015fkin kuramlarda \u00f6n\u00fcm\u00fcze en \u00e7ok \u00e7\u0131kan kavram ge\u00e7i\u015f (transition) kavram\u0131d\u0131r. Ge\u00e7i\u015fler, de\u011fi\u015fen ya\u015fant\u0131lara tepki olarak ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131 yeniden d\u00fczenlememizi ya da ama\u00e7lar\u0131m\u0131z\u0131 yeniden yap\u0131land\u0131rmam\u0131z\u0131 i\u00e7eren de\u011fi\u015fimlerdir. Evlenmek, i\u015fe girmek, \u00e7ocuk sahibi olmak, ev sat\u0131n almak geli\u015fimsel ge\u00e7i\u015flere yol a\u00e7an olaylard\u0131r. Hoffman ve arkada\u015flar\u0131na (1994) g\u00f6re, bu de\u011fi\u015fimlerin ne derece stres kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu konusu ge\u00e7i\u015flerin do\u011fas\u0131na ili\u015fkin en \u00f6nemli kuramsal sorundur. Ge\u00e7i\u015flerin fiziksel ve psikolojik s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemler oldu\u011fu konusunda g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi yoktur. Levinson&#8217;a g\u00f6re ge\u00e7i\u015fler y\u00fcksek derecede stresli zamanlard\u0131r. \u00d6rne\u011fin, onun inceledi\u011fi erkek deneklerin \u00e7o\u011fu &#8220;30 ya\u015f ge\u00e7i\u015fi&#8221; s\u0131ras\u0131nda \u0131l\u0131ml\u0131 ya da ciddi bunal\u0131mlar ya\u015fam\u0131\u015flard\u0131r. Oysa, daha \u00f6nce de belirtildi\u011fi gibi, Neugarten bu g\u00f6r\u00fc\u015fe kat\u0131lmamaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Neugarten&#8217;e g\u00f6re ge\u00e7i\u015fler ancak \u00f6nceden beklenmedikleri zaman y\u00fcksek derecede stres kayna\u011f\u0131 olurlar. E\u011fer bir olay \u00f6nceden bekleniyorsa ve ya\u015fam ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n normal bir par\u00e7as\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyorsa \u00e7ok az strese yol a\u00e7abilir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, e\u011fer bir olay normal ya\u015fam ak\u0131\u015fm\u0131n par\u00e7as\u0131 de\u011filse, beklenen bir olay ortaya \u00e7\u0131km\u0131yorsa ya da bir olay erken ya da ge\u00e7 gelerek ki\u015finin toplumsal saatiyle \u00e7at\u0131\u015f\u0131yorsa b\u00fcy\u00fck bir strese yol a\u00e7abilir ve duygusal bunal\u0131m\u0131 k\u00f6r\u00fckleyebilir. \u00d6rne\u011fin, kad\u0131nlara ya\u015famlar\u0131ndaki bunal\u0131mlar\u0131n soruldu\u011fu ara\u015ft\u0131rmalarda, kad\u0131nlar\u0131n evlenmeyi ya da \u00e7ocuk do\u011furmay\u0131 de\u011fil, bo\u015fanmay\u0131, trafik kazas\u0131n\u0131, i\u015f de\u011fi\u015ftirmeyi ya da anababa \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc ya\u015fam ak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 alt\u00fcst eden olaylar sayd\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. \u0130ki kuramc\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fleri aras\u0131ndaki fark ge\u00e7i\u015fin kayna\u011f\u0131 konusunda ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Neugarten&#8217;e g\u00f6re ge\u00e7i\u015fin nedeni fiziksel ya da toplumsal olaylard\u0131r. Levinson&#8217;a g\u00f6re ise ki\u015finin i\u00e7inde olu\u015fan s\u00fcre\u00e7lerdir; \u00e7\u00fcnk\u00fc eski geli\u015fim g\u00f6revleri uygunlu\u011funu yitirmekte, yeni g\u00f6revler ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Ona g\u00f6re, \u00f6rne\u011fin bo\u015fanma i\u00e7sel s\u00fcre\u00e7lerin nedeni de\u011fil sonucudur. Hoffman ve arkada\u015flar\u0131na (1994) g\u00f6re ge\u00e7i\u015flerin do\u011fas\u0131 yan\u0131nda bir ba\u015fka konu da, yeti\u015fkinli\u011fin zaman\u0131 sorunudur. \u0130lerde g\u00f6rece\u011fimiz gibi, bir ki\u015finin ne zaman olgun say\u0131laca\u011f\u0131 sorusunun yan\u0131t\u0131 kolay de\u011fildir (kronolojik ya\u015f\u0131n iyi bir \u00f6l\u00e7\u00fct olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz). B\u00fct\u00fcn yeti\u015fkin geli\u015fimi kuramlar\u0131nda olgunlu\u011fun baz\u0131 \u00f6geleri ortakt\u0131r: Yak\u0131nl\u0131k kurma, sevme ve sevilme, cinsel tepki verme gibi. Yine b\u00fct\u00fcn kuramlar toplumsall\u0131\u011f\u0131, arkada\u015flar\u0131 olmay\u0131, \u00f6zveride bulunmay\u0131 vurgulamaktad\u0131r. Ayr\u0131ca, olgun insanlar yeteneklerini ve ama\u00e7lar\u0131n\u0131 bilen, \u00fcretici bir i\u015fe ilgi duyan ve onu yapmaya yetene\u011fi olan ki\u015filerdir. Olgunluk sorununu incelemenin yollar\u0131ndan biri, ya\u015fam\u0131n \u00f6zel bir an\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan olaylarla ba\u015far\u0131l\u0131 bi\u00e7imde ba\u015fa \u00e7\u0131kma yetene\u011fini ele almakt\u0131r. S\u00f6z gelimi, Erikson&#8217;un kuram\u0131nda erken yeti\u015fkinlikte olgunluk ba\u015fkas\u0131yla yak\u0131n ili\u015fki kurabilme yetene\u011fidir. Olgunlu\u011fu incelemenin bir ba\u015fka yolu da ki\u015filerin benlik alg\u0131lar\u0131na bakmakt\u0131r. B\u00fcy\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fc hissetmemizi sa\u011flayan nedir? Ara\u015ft\u0131rmalar anababa olman\u0131n ve kendi g\u00fcc\u00fcne dayanman\u0131n en kesin olgunluk belirtisi oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Olgunluk durmadan de\u011fi\u015fen beklentilere ve sorumluluklara s\u00fcrekli bir uyum sa\u011flama s\u00fcrecini i\u00e7erir. \u0130nsanlar evlenmeden ya da \u00e7ocuk sahibi olmadan, bir i\u015fte \u00e7al\u0131\u015fmadan da olgun olabilirler; onlar\u0131 olgun yapan, kim olduklar\u0131n\u0131, nereye gittiklerini, hangi ama\u00e7lar i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 bilmeleridir (Hoffman ve ark., 1994). <\/p>\n<p>4. Yeti\u015fkin Psikolojisinin Temel Sorunlar\u0131 \u0130lerde ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 gibi, yeti\u015fkin psikolojisinin ele ald\u0131\u011f\u0131 iki temel sorun vard\u0131r. Bunlardan biri ki\u015fili\u011fin zaman i\u00e7inde de\u011fi\u015fip de\u011fi\u015fmedi\u011fi sorunu, di\u011feri de zekan\u0131n ya\u015fla birlikte azal\u0131p azalmad\u0131\u011f\u0131 sorunudur. a. Ki\u015filik sorunu. \u0130nsanlar ergenlikten yeti\u015fkinli\u011fe ge\u00e7erken ergen ve yeti\u015fkin benlikleri aras\u0131nda kesin bir s\u00fcreksizlik ya\u015famazlar genellikle. Bununla birlikte benlik-kavram\u0131 (self-concept) baz\u0131 de\u011fi\u015fimler g\u00f6sterebilir (benlik-kavram\u0131, benli\u011fe ili\u015fkin alg\u0131lar\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f, b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f, tutarl\u0131 \u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc olarak tan\u0131mlan\u0131r). \u00c7\u00fcnk\u00fc benlik kavram\u0131 i\u00e7inde benli\u011fe ili\u015fkin \u015fimdiki g\u00f6r\u00fc\u015fler bulundu\u011fu gibi, gelece\u011fe ili\u015fkin olas\u0131 de\u011ferlendirmeler de vard\u0131r. Bu olas\u0131 benlikler \u00f6nemlidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar bir ki\u015finin yapaca\u011f\u0131 ve yapmayaca\u011f\u0131 eylemleri etkileyerek \u015fimdiki davran\u0131\u015fa yol g\u00f6sterirler. \u00d6te yandan, ki\u015finin fiziksel g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc, yetenekleri, rolleri benlik-kavram\u0131yla yak\u0131ndan ili\u015fkilidir ve bunlar da gen\u00e7 yeti\u015fkinlik s\u0131ras\u0131nda ki\u015filikte hem s\u00fcreklilik hem de de\u011fi\u015fim oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, ki\u015fili\u011fin zaman i\u00e7inde hem de\u011fi\u015fen hem de sabit kalan y\u00f6nleri vard\u0131r. Ki\u015fili\u011fin s\u00fcreklili\u011fi sorunu as\u0131l orta yeti\u015fkinlik d\u00f6nemi a\u00e7\u0131s\u0131ndan tart\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Orta yeti\u015fkinlik d\u00f6nemine ula\u015fan bir birey ki\u015fili\u011finin ergenlikten beri \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde de\u011fi\u015fti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr; buna kar\u015f\u0131l\u0131k ki\u015filik orta y\u0131llar boyunca olduk\u00e7a sabit kal\u0131yor g\u00f6r\u00fcnmektedir. Ara\u015ft\u0131rmalar deneklerin ayn\u0131 ki\u015filik testine 20 ya\u015f\u0131nda ve 45 ya\u015f\u0131nda asl\u0131nda ayn\u0131 yan\u0131tlar\u0131 verdi\u011fini, g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n bireyin gen\u00e7likteki benli\u011fine orta ya\u015flardaki bak\u0131\u015f\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Ki\u015filikleri y\u0131llar boyunca g\u00f6rece ayn\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 halde insanlar kendilerini de\u011fi\u015fmi\u015f olarak alg\u0131lamaktad\u0131rlar. Buradaki temel sorun de\u011fi\u015fimin olas\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 de\u011fil, ne kadar oldu\u011fu ve \u00f6nceden kestirilip kestirilemeyece\u011fi sorunudur. Ara\u015ft\u0131rmalar ki\u015fili\u011fin belliba\u015fl\u0131 y\u00f6nlerinin yeti\u015fkinlik d\u00f6nemi boyunca genellikle sabit kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. <\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin, i\u00e7tepisel ergenler i\u00e7tepisel yeti\u015fkinler olmakta, utanga\u00e7 ergenler yine utanga\u00e7 yeti\u015fkinler olarak kalmaktad\u0131r. Bu konuda boylamsal ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n kesitsel ara\u015ft\u0131rmalardan daha g\u00fcvenilir sonu\u00e7lar verdi\u011fi de bilinmektedir. Ki\u015fili\u011fin en az sabit g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc d\u00f6nem, bireylerin meslek rollerine ve evlili\u011fe girdi\u011fi gen\u00e7 yeti\u015fkinli\u011fe ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemidir; bu ge\u00e7i\u015f tamamland\u0131ktan sonra ki\u015filik yine kararl\u0131l\u0131k kazanmaktad\u0131r. Baz\u0131 ki\u015filer ki\u015filik de\u011fi\u015fimleri g\u00f6sterseler bile bunlar\u0131n genellikle beklenmedik (e\u015fin erken \u00f6l\u00fcm\u00fc gibi) ya\u015fant\u0131larla ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u015eu halde, ki\u015finin ya\u015fam\u0131 k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015fmedik\u00e7e ki\u015fili\u011fi de g\u00f6rece sabit kalmaktad\u0131r. Bu durumda orta ya\u015f bunal\u0131m\u0131 ya\u015fant\u0131s\u0131 nas\u0131l a\u00e7\u0131klanacakt\u0131r? Bilindi\u011fi gibi, orta ya\u015f bunal\u0131m\u0131 kavram\u0131, orta ya\u015f\u0131n geli\u015fim g\u00f6revleri bir ki\u015finin i\u00e7sel kaynaklar\u0131n\u0131 ve toplumsal desteklerini a\u015fma tehdidini yaratt\u0131\u011f\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan fiziksel ve psikolojik rahats\u0131zl\u0131k durumunu dile getirir. Levinson&#8217;un ve Gould&#8217;un yeti\u015fkinlik kuramlar\u0131nda bu durumun orta ya\u015f ge\u00e7i\u015fine e\u015flik etti\u011fi kabul edilmektedir. Ayr\u0131ca pop\u00fcler yay\u0131nlar da b\u00f6yle bir bunal\u0131m\u0131 ya\u015fam\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir y\u00f6n\u00fc olarak sunmaktad\u0131rlar. Oysa boylamsal ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n \u00e7o\u011fu genel bir orta ya\u015f bunal\u0131m\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptayabilmi\u015f de\u011fildir. Ne orta y\u0131llarda ne de ba\u015fka bir d\u00f6nemde b\u00f6yle bir duygusal kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k zorunlu olarak ya\u015fanmaktad\u0131r. Baz\u0131 ki\u015filerin k\u0131rkl\u0131 ya\u015flar\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bunal\u0131mlar insanlar\u0131n otuzlar\u0131nda ya da altm\u0131\u015flar\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u00e7alkant\u0131lardan daha fazla olas\u0131 de\u011fildir. \u00dcstelik orta ya\u015flar\u0131n ya\u015fam\u0131n en doyumlu d\u00f6nemi oldu\u011funu kabul eden ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar da vard\u0131r. \u0130lerde g\u00f6rece\u011fimiz gibi, birtak\u0131m geli\u015fimsel olaylar (evlenme, menopoza girme, emekli olma, vb.) benlik-kavram\u0131nda ve kimlikte de\u011fi\u015fimler yaratabilir, ama bunlar beklenen zamanlarda geldi\u011finde bunal\u0131ma yol a\u00e7mazlar; ayr\u0131ca beklenmeyen de\u011fi\u015fimler bile her zaman k\u00f6t\u00fc de\u011fildir. Bilindi\u011fi gibi, ya\u015famdaki de\u011fi\u015fimlerle ba\u015fetme yollar\u0131m\u0131z benli\u011fimizi nas\u0131l alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 da etkilemektedir. Yeti\u015fkinlerin \u00e7o\u011fu benlikleri hakk\u0131nda orta ya\u015flar\u0131n sonlar\u0131nda yeti\u015fkinli\u011fin ba\u015flar\u0131nda oldu\u011fundan daha iyi duygulara sahiptir. <\/p>\n<p>Ara\u015ft\u0131rmalara g\u00f6re ya\u015famdan en az doyum alan ki\u015filer gen\u00e7 yeti\u015fkinler, en doyumlu ki\u015filer de elli ya\u015f\u0131n\u0131 ge\u00e7mi\u015f yeti\u015fkinlerdir. Doyumdaki bu art\u0131\u015f\u0131n k\u0131smen benlik denetimindeki art\u0131\u015f\u0131n sonucu oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. \u0130nsanlar orta ya\u015flarda ilerledik\u00e7e sorularla ba\u015fetmede ergenliktekinden ve gen\u00e7 yeti\u015fkinliktekinden daha olgun yollar kullanmakta, daha ger\u00e7ek\u00e7i olmaktad\u0131rlar. \u0130leri ya\u015flardaki duruma gelince, yeti\u015fkinlik kuramlar\u0131 ya\u015flanman\u0131n ki\u015filik \u00fczerindeki etkisinin cinsler a\u00e7\u0131s\u0131ndan farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterdi\u011fini \u00f6ne s\u00fcrmektedirler. Benlik-kavram\u0131ndaki cinsiyet farkl\u0131l\u0131klar\u0131 yeti\u015fkinli\u011fin ileri y\u0131llar\u0131na do\u011fru ilerledik\u00e7e azalmaktad\u0131r. Buna g\u00f6re, erkekler ve kad\u0131nlar ergenli\u011fin sonlar\u0131nda ve yeti\u015fkinli\u011fin ba\u015flar\u0131nda tamamen farkl\u0131d\u0131rlar, buna kar\u015f\u0131l\u0131k ileri y\u0131llarda birbirlerine benzer olurlar. Ya\u015fl\u0131 erkekler kendilerini eskisinden daha az egemen ve daha fazla i\u015fbirli\u011fine yatk\u0131n g\u00f6r\u00fcrler; ya\u015fl\u0131 kad\u0131nlar ise kendilerini gen\u00e7liklerindekinden daha az boyun e\u011fici ve daha fazla at\u0131lgan, otoriter ve yetenekli bulurlar. Bu de\u011fi\u015fimin olas\u0131 nedenleri ilgili b\u00f6l\u00fcmlerde tart\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6te yandan, benlik-kavram\u0131nda ve benlik sayg\u0131s\u0131nda sorunlar ya\u015fand\u0131\u011f\u0131nda ya\u015fl\u0131 erkeklerin ve kad\u0131nlar\u0131n tepkisi farkl\u0131 olmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin, ya\u015fl\u0131 erkekler kad\u0131nlardan daha fazla alkole y\u00f6nelmekte, ya\u015fl\u0131 kad\u0131nlar da erkeklerden daha fazla depresyona girmektedir. Stres, \u00f6zellikle denetim duygusu a\u015f\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ya da toplumsal destek yitirildi\u011fi zaman y\u0131k\u0131c\u0131 olmaktad\u0131r. b. Zeka sorunu. Ki\u015filikte oldu\u011fu gibi zeka alan\u0131nda da de\u011fi\u015fim sorununu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na g\u00f6re yorumlamak olanakl\u0131d\u0131r. Zekaya testlerdeki ba\u015far\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ya\u015fla birlikte d\u00fczenli bir d\u00fc\u015f\u00fcs g\u00f6r\u00fcl\u00fcr, buna kar\u015f\u0131l\u0131k deneyim bu tabloyu tersine \u00e7evirmektedir. \u0130leri ya\u015flardaki bir\u00e7ok yeti\u015fkinin \u00fcretici etkinli\u011fi nicelik a\u00e7\u0131s\u0131ndan azalmakta, ama nitelik a\u00e7\u0131s\u0131ndan sabit kalmaktad\u0131r. Bilindi\u011fi gibi, psikometrik \u00f6l\u00e7\u00fcmlerdeki puanlar ya\u015fla birlikte azalma e\u011filimi g\u00f6stermekte, buna kar\u015f\u0131l\u0131k yeti\u015fkinlerin edimi (performans) y\u00fcksek d\u00fczeyde kalabilmektedir. \u015eu halde, yaln\u0131zca ZB puan\u0131n\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fclmesi yeti\u015fkin zekas\u0131n\u0131n belirlenmesinde yeterli bir yol de\u011fildir. Zekan\u0131n \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fcn\u00fcmleri farkl\u0131 y\u00f6nlerde de\u011fi\u015fti\u011fine g\u00f6re, ayn\u0131 bir ZB puan\u0131n\u0131n farkl\u0131 ya\u015flarda farkl\u0131 anlamlara gelece\u011fi s\u00f6ylenebilir. Kesitsel ara\u015ft\u0131rmalar, bir\u00e7ok yetene\u011fin orta ya\u015flar\u0131n ba\u015flar\u0131nda en \u00fcst noktaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131, sonra ellilerin sonlar\u0131na ya da altm\u0131\u015flar\u0131n ba\u015flar\u0131na kadar s\u00fcren bir platonun geldi\u011fini, bunu yetmi\u015flerden sonra h\u0131zlanan a\u015famal\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn izledi\u011fini g\u00f6stermektedir. <\/p>\n<p>Ancak zekan\u0131n b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerinin ayn\u0131 bi\u00e7imde ya\u015flanmad\u0131\u011f\u0131 puanlar\u0131n incelenmesinden ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin, birikimli zeka&#8217;y\u0131 \u00f6l\u00e7en s\u00f6zel \u00f6l\u00e7eklerin puanlar\u0131 altm\u0131\u015fl\u0131 ya\u015flar\u0131n ortalar\u0131na kadar artmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ak\u0131c\u0131 zeka puanlar\u0131 orta yeti\u015fkinlikte sabit kalmakta, ama ya\u015fam\u0131n geri kalan y\u0131llar\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fc\u015f g\u00f6stermektedir. Klasik ya\u015flanma \u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc ad\u0131 verilen bu \u00f6r\u00fcnt\u00fcn\u00fcn evrensel oldu\u011fu kabul edilmektedir; yani bu \u00f6r\u00fcnt\u00fc cinsiyet, sosyoekonomik d\u00fczey, toplumsal s\u0131n\u0131f, etnik k\u00f6ken fark\u0131 tan\u0131maks\u0131z\u0131n ge\u00e7erli g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u00d6te yandan, boylamsal ara\u015ft\u0131rmalar zeka b\u00f6l\u00fcm\u00fc puanlar\u0131ndaki b\u00f6l\u00fck farkl\u0131klar\u0131n\u0131 ve bireysel farkl\u0131l\u0131klar\u0131 g\u00f6stermektedir. Hem zekan\u0131n farkl\u0131 y\u00f6nlerindeki de\u011fi\u015fimler, hem de farkl\u0131 ara\u015ft\u0131rma t\u00fcrlerinin ortaya koydu\u011fu farkl\u0131 bulgular ilgili b\u00f6l\u00fcmlerde ele al\u0131nmaktad\u0131r. Burada ele alaca\u011f\u0131m\u0131z son bir olgu sonul d\u00fc\u015f\u00fc\u015f kavram\u0131yla ilgilidir. Bu kavram sa\u011fl\u0131k ile zeka b\u00f6l\u00fcm\u00fc aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131ya dayanmakta ve ZB puanlar\u0131nda \u00f6l\u00fcmden hemen \u00f6nce ortaya \u00e7\u0131kan \u00f6nemli d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc dile getirmektedir. Buradaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ya\u015fa de\u011fil, \u00f6l\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011fe ba\u011fl\u0131d\u0131r ve a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde bedensel bozulman\u0131n ya da hasar\u0131n sonucudur. Baz\u0131 boylamsal ara\u015ft\u0131rmalara g\u00f6re bu keskin d\u00fc\u015f\u00fc\u015f \u00f6l\u00fcmden \u00f6nceki be\u015f y\u0131l s\u00fcresince ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r, baz\u0131lar\u0131na g\u00f6re de ya\u015fam\u0131n son on ay\u0131 ile s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r (Hoffman ve ark., 1994).<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bilimsel yay\u0131nlarda &#8220;yeti\u015fkinlik&#8221; terimi genellikle &#8220;bebeklik&#8221;, &#8220;\u00e7ocukluk&#8221;, &#8220;ergenlik&#8221; terimleri kadar a\u00e7\u0131k ve somut de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin Freud, yeti\u015fkin ya\u015fam\u0131 daha \u00f6nce olu\u015fmu\u015f ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n y\u00fczeyinde sadece bir dalgalanma olarak g\u00f6r\u00fcr. Piaget ergenlikten sonra \u00f6nemli bili\u015fsel de\u011fi\u015fimlerin olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsayar; Kohlberg ahlak geli\u015fiminin erken yeti\u015fkinlik y\u0131llar\u0131nda tamamland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul eder. Bilim d\u00fcnyas\u0131, Erikson, B\u00fchler, Jung gibi psikologlar\u0131 izleyerek, yeti\u015fkinli\u011fin [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[52],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4482","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-psikoloji"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Bilimsel yay\u0131nlarda &#8220;yeti\u015fkinlik&#8221; terimi genellikle &#8220;bebeklik&#8221;, &#8220;\u00e7ocukluk&#8221;, &#8220;ergenlik&#8221; terimleri kadar a\u00e7\u0131k ve somut de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin Freud, yeti\u015fkin ya\u015fam\u0131 daha \u00f6nce olu\u015fmu\u015f ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n y\u00fczeyinde sadece bir dalgalanma olarak g\u00f6r\u00fcr. Piaget ergenlikten sonra \u00f6nemli bili\u015fsel de\u011fi\u015fimlerin olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsayar; Kohlberg ahlak geli\u015fiminin erken yeti\u015fkinlik y\u0131llar\u0131nda tamamland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul eder. Bilim d\u00fcnyas\u0131, Erikson, B\u00fchler, Jung gibi psikologlar\u0131 izleyerek, yeti\u015fkinli\u011fin [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-04-17T07:07:36+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"67 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur\",\"datePublished\":\"2010-04-17T07:07:36+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/\"},\"wordCount\":13463,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg\",\"articleSection\":[\"Psikoloji\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/\",\"name\":\"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg\",\"datePublished\":\"2010-04-17T07:07:36+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur","og_description":"Bilimsel yay\u0131nlarda &#8220;yeti\u015fkinlik&#8221; terimi genellikle &#8220;bebeklik&#8221;, &#8220;\u00e7ocukluk&#8221;, &#8220;ergenlik&#8221; terimleri kadar a\u00e7\u0131k ve somut de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin Freud, yeti\u015fkin ya\u015fam\u0131 daha \u00f6nce olu\u015fmu\u015f ki\u015filik yap\u0131s\u0131n\u0131n y\u00fczeyinde sadece bir dalgalanma olarak g\u00f6r\u00fcr. Piaget ergenlikten sonra \u00f6nemli bili\u015fsel de\u011fi\u015fimlerin olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsayar; Kohlberg ahlak geli\u015fiminin erken yeti\u015fkinlik y\u0131llar\u0131nda tamamland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul eder. Bilim d\u00fcnyas\u0131, Erikson, B\u00fchler, Jung gibi psikologlar\u0131 izleyerek, yeti\u015fkinli\u011fin [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-04-17T07:07:36+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"67 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur","datePublished":"2010-04-17T07:07:36+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/"},"wordCount":13463,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg","articleSection":["Psikoloji"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/","name":"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg","datePublished":"2010-04-17T07:07:36+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.kalem.biz\/images\/kupresim\/yeti%C5%9Fkin.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/17\/yetikinlik-psikolojisi-drbekir-onur\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Yeti\u015fkinlik Psikolojisi | Dr.Bekir Onur"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4482","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4482"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4482\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4482"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4482"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4482"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}