{"id":4516,"date":"2010-04-27T09:31:44","date_gmt":"2010-04-27T06:31:44","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/"},"modified":"2010-04-27T09:31:44","modified_gmt":"2010-04-27T06:31:44","slug":"big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/","title":{"rendered":"BIG BANG Teorisi&#8217;ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>Bu b\u00f6l\u00fcmde, Big Bang teorisinin temel delilleri, bu delillerin ortaya konma ve geli\u015fme s\u00fcrecine ba\u011fl\u0131 kalarak incelenecektir. B\u00f6ylelikle bir yandan Big Bang teorisinin tarihsel geli\u015fim s\u00fcrecini zihinlerde canland\u0131rmak, bir yandan da Big Bang teorisini destekleyen en temel delilleri g\u00f6stermek hedeflenmi\u015ftir. <\/p>\n<p>1. TEOR\u0130K DEL\u0130L <br \/>NEWTON&#8217;UN EVREN TABLOSUNDAK\u0130 EKS\u0130KL\u0130K <\/p>\n<p>Newton, \u00e7ekim g\u00fcc\u00fc egemenli\u011finde sonsuz bir evren \u00f6ng\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. \u00c7\u00fcnk\u00fc sonlu ve dura\u011fan bir evrenin i\u00e7inde, birbirini \u00e7eken madde yap\u0131\u015facak ve tek bir bile\u015fene d\u00f6n\u00fc\u015fecekti. Oysa evrende b\u00f6yle bir yap\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Newton, maddenin sonsuz bir evrene yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyerek bu sorundan ka\u00e7maya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Oysa bu evren modeli de sorunu \u00e7\u00f6zemiyordu; e\u011fer her nesne, di\u011fer bir nesne \u00fczerinde \u00e7ekim kuvvetine sahipse, evrendeki y\u0131ld\u0131zlar neden bu kadar uzun s\u00fcredir birbirlerinden ayr\u0131 kalm\u0131\u015flard\u0131? Evreni sonsuz b\u00fcy\u00fctmek sorunu \u00e7\u00f6zm\u00fcyordu; belli bir b\u00f6lgedeki y\u0131ld\u0131zlar birbirlerine az\u0131c\u0131k yakla\u015facak olsalar, aralar\u0131ndaki \u00e7ekim kuvveti uzak y\u0131ld\u0131zlar\u0131n itme kuvvetine \u00fcst\u00fcn gelecekti ve birbirlerine yap\u0131\u015facaklard\u0131; y\u0131ld\u0131zlar birbirlerinden az\u0131c\u0131k uzakla\u015fsalar, \u00e7ekim kuvvetinden kurtulduklar\u0131ndan gittik\u00e7e daha da uzakla\u015facaklard\u0131.<\/p>\n<p><!--more--><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\n<p>K\u0131sacas\u0131 evreni sonsuz b\u00fcy\u00fctmek, \u00e7ekim kuvvetinin yol a\u00e7aca\u011f\u0131 sorunlar\u0131 yok etmiyordu, evren sonsuz bile olsayd\u0131 her \u015fey sonunda yine \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcyle bir tek bile\u015fene d\u00f6n\u00fc\u015fecekti. Bu ise milyarlarca y\u0131ld\u0131r var oldu\u011funu bildi\u011fimiz evren ile uyumlu de\u011fildir. Newton&#8217;un sonsuz evren fikri, yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 zaman\u0131n\u0131 g\u00f6stermek a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7\u0131kar\u0131yordu ve zihinde belirsizli\u011fe yol a\u00e7\u0131yordu. Fakat sonsuz g\u00fc\u00e7l\u00fc Tanr\u0131&#8217; n\u0131n, sonsuz bir evren yaratabilece\u011fi, Kilise dahil bir \u00e7ok ilahiyat\u00e7\u0131 taraf\u0131ndan benimsenmi\u015fti. Newton dan sonraki bilim adamlar\u0131 ve felsefecilerin a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 hepsi, Newton fizi\u011finin etkisi alt\u0131ndayd\u0131lar ve evreni sonsuz b\u00fcy\u00fckl\u00fckte kabul ediyorlard\u0131. Bu, Big Bang teorisi ortaya konana kadar b\u00f6yle devam etti. <\/p>\n<p>NEWTON F\u0130Z\u0130\u011e\u0130NDE YAPILAN D\u00dcZELTME <br \/>Albert Einstein da ba\u015fta Newton&#8217; un fizi\u011finin etkisi alt\u0131ndayd\u0131; Einstein, 1916 y\u0131l\u0131nda ilk olarak dura\u011fan bir evren modelini ortaya att\u0131. Ne var ki hemen sonra dura\u011fan bir evrenin \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcn\u00fcn etkisiyle tek bir bile\u015fene \u00e7\u00f6kece\u011fini g\u00f6rd\u00fc. Dura\u011fan evren modelini, kendi teorisiyle ba\u011fda\u015ft\u0131rabilmek i\u00e7in Einstein&#8217; \u0131n, denklemlerine soktu\u011fu\u00a0 kozmik itme hi\u00e7 bir mant\u0131ksal sebebe, g\u00f6zleme veya teorik gereklili\u011fe dayanm\u0131yordu.\u00a0 kozmik itmeyi, Einstein&#8217; \u0131n ortaya at\u0131\u015f\u0131n\u0131n tek nedeni, Newton&#8217; un sonsuz dura\u011fan evren modeline kar\u015f\u0131 besledi\u011fi inan\u00e7t\u0131, bunun aksinin imkans\u0131z oldu\u011funu san\u0131yordu. \u0130lerleyen y\u0131llarda Einstein, bu fikrini hayat\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck hatas\u0131 olarak de\u011ferlendirecek, dura\u011fan ve sonsuz evren fikrinin yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabullenecektir. <\/p>\n<p>1922 y\u0131l\u0131nda bir Rus meteorolog ve matematik\u00e7isi olan Aleksander Friedmann, Einstein&#8217; \u0131n g\u00f6rmezlikten geldi\u011fi ve ba\u015flang\u0131\u00e7ta kabul etmeyi reddetti\u011fi bir \u015feyi farketmi\u015fti; evren geni\u015fliyor olabilirdi. Friedmann, Einstein&#8217; \u0131n izafiyet teorisiyle ortaya koydu\u011fu denklemler \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131 ve bu denklemlerin, evrenin geni\u015flemesini gerekli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koydu. B\u00f6ylelikle dura\u011fan de\u011fil, dinamik bir evren tasar\u0131mlan\u0131yordu; ortaya konan bu model, Newton un sistemindeki eksi\u011fi giderdi\u011fi i\u00e7in, Newton un sistemini daha da m\u00fckemmel bir duruma getiriyordu. B\u00f6ylece \u00e7ekim kanunlar\u0131n\u0131n, evrendeki tabloyla bir \u00e7eli\u015fkisinin olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131. Evrenin geni\u015flemesinin dinamizmi, evrendeki galaksilerin tek bir bile\u015fene d\u00f6n\u00fc\u015fmelerini engelliyordu. Bu ke\u015fif, Einstein \u0131n form\u00fclleriyle yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, Einstein fizi\u011fiyle de uyumluydu. Newton un \u00e7ekim yasalar\u0131n\u0131n i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc \u00e7eli\u015fki Einstein \u0131n form\u00fclleriyle \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc ve kutsal bir\u00a0 kozmik itmeye\u00a0 ihtiya\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 form\u00fclsel olarak ortaya konmu\u015ftu. <\/p>\n<p>LEMAITRE&#8217; IN \u00c7\u00d6Z\u00dcM\u00dc <\/p>\n<p>Bel\u00e7ikal\u0131 kozmoloji uzman\u0131 Georges Lemaitre, ayn\u0131 d\u00f6nemde Friedmann dan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak evrenin geni\u015fledi\u011fini buldu. Lemaitre ayn\u0131 Friedmann gibi Einstein \u0131n form\u00fclleri \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131 ve bu form\u00fcllerin bizi g\u00f6t\u00fcrece\u011fi sonucun, evrenin geni\u015fledi\u011fi oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyordu. Geni\u015fleyen bir evren modeline g\u00f6re geni\u015fleme \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcn\u00fc dengelemekte, b\u00f6ylece evrendeki madde tek bir bile\u015fene d\u00f6n\u00fc\u015fmekten kurtulmaktad\u0131r. Geni\u015fleyen evren, her an, bir evvelki andan daha b\u00fcy\u00fck olmaktad\u0131r. Bu ayn\u0131 zamanda evrenin, her evvelki an, bug\u00fcnk\u00fcnden k\u00fc\u00e7\u00fck olmas\u0131 demektir. Bu ise \u00e7ok eskiden evrenin tek bir bile\u015fenden ba\u015flamas\u0131 demektir. Lemaitre, bunun evrenin ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yledi. Kusursuz modeli buldu\u011funa inan\u0131yordu: Tanr\u0131 n\u0131n\u00a0 birinci atom olarak yaratt\u0131\u011f\u0131 ve bir me\u015fe palamutundan bir me\u015fe a\u011fac\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc gibi b\u00fcy\u00fcy\u00fcp geni\u015flemeye devam eden ve d\u00f6nemin bilimsel dahisi Einstein \u0131n matemati\u011fini sadakatle izleyen bir evren modeli. B\u00f6ylece Big Bang teorisi ortaya kondu. Lemaitre bir Cizvit papaz\u0131yd\u0131 ve Vatikan G\u00f6zlemevi nin en \u00f6nemli kozmoloji uzman\u0131yd\u0131. Onun\u00a0 teorik temelde ortaya koydu\u011fu bu fikri, Katolik kilisesi \u00e7ok be\u011fendi ve en ba\u015f\u0131ndan itibaren Lemaitre\u00a0 destek verdi. B\u00f6ylece dini \u00e7evreler i\u00e7inde Big Bang \u0131n \u00f6nemini ilk kavrayan (1920 li y\u0131llardan itibaren) Katolik kilisesi oldu ve 1951 y\u0131l\u0131nda Kilise, bu teorinin, dinin izahlar\u0131yla tam uyumlu oldu\u011funu resmen a\u00e7\u0131klad\u0131. <\/p>\n<p>EINSTEIN&#8217; IN FORM\u00dcLLER\u0130 <\/p>\n<p>Einstein, Newton dan miras ald\u0131\u011f\u0131 birikim sayesinde form\u00fcllerini ortaya koydu. Einstein&#8217; \u0131n form\u00fclleri \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcn\u00fc, Newton un ortaya koydu\u011fu form\u00fcllerden daha do\u011fru bir \u015fekilde anlamam\u0131z\u0131 sa\u011fl\u0131yordu. \u00d6rne\u011fin Newton un form\u00fclleri, Merk\u00fcr gezegeninin y\u00f6r\u00fcngesini tam olarak a\u00e7\u0131klayam\u0131yorken, Einstein \u0131n form\u00fclleri bunu tam olarak ba\u015farabiliyordu. Einstein&#8217;na\u00a0 g\u00f6re k\u00fctlesi olan cisimler uzay\u0131 \u00e7\u00f6kerterek etkilemektedir. Uzay salt bir bo\u015fluk de\u011fildir, k\u00fctleye ba\u011fl\u0131d\u0131r ve k\u00fctleden etkilenmektedir. Anla\u015f\u0131lmas\u0131 zor g\u00f6z\u00fcken bu olay \u015f\u00f6yle bir benzetmeyle anla\u015f\u0131labilir: Uzay\u0131 temsilen iki boyutlu bir \u00e7ar\u015faf\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnelim. \u00c7ar\u015faf\u0131 gergin bir \u015fekilde iki ki\u015fi tutsun. Bu \u00e7ar\u015faf \u00fczerine bir elma koyal\u0131m. \u00c7ar\u015faf hemen gerginli\u011fini kaybeder ve k\u00fctlenin etraf\u0131na \u00e7\u00f6ker. E\u011fer elma yerine bir g\u00fclle koyarsak \u00e7ar\u015faf o kadar \u00e7ok \u00e7\u00f6ker ki, o \u00e7ar\u015faf\u0131 elle tutmak zorla\u015f\u0131r. Demek ki k\u00fctle artt\u0131k\u00e7a; cisimler, y\u00fczeyi daha \u00e7ok e\u011friltiyor, \u00e7\u00f6kertiyor \u015feklinde bir yarg\u0131ya varabiliriz. Einstein \u0131n yer\u00e7ekimi a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re, uzay\u0131 en fazla G\u00fcne\u015f \u00e7\u00f6kertti\u011fi i\u00e7in, biz, G\u00fcne\u015f in \u00e7evresinde d\u00f6neriz. Einstein \u0131n bu a\u00e7\u0131klamas\u0131nda evren, e\u011fer dura\u011fan bir yap\u0131da olsayd\u0131, b\u00fct\u00fcn maddenin (y\u0131ld\u0131zlar\u0131n, gezegenlerin&#8230;) zaman\u0131n ve mekan\u0131n en b\u00fcy\u00fck \u00e7ukurunun dibinde birle\u015fecekleri g\u00f6r\u00fclmektedir. Newton un fizi\u011fi cisimlerin birbirlerini \u00e7ekmelerini a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r, Einstein \u0131n fizi\u011fi ise bunu daha geli\u015ftirmi\u015f ve k\u00fctlesi olan bir cismin, zaman\u0131 ve uzay\u0131 nas\u0131l de\u011fi\u015ftirdi\u011finin matemati\u011fini ortaya koymu\u015ftur. <\/p>\n<p>MADDE-UZAY VE ZAMANIN B\u0130RB\u0130R\u0130NE BA\u011eLANMASI <\/p>\n<p>Einstein \u0131n form\u00fclleri maddeyi, uzay\u0131 ve zaman\u0131 birbirine ba\u011flad\u0131. 1920 erden \u00f6nce\u00a0 mutlak uzay ve\u00a0 mutlak zaman g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc egemendi. Uzay\u0131n ve zaman\u0131n sonsuzdan gelip sonsuza uzand\u0131\u011f\u0131 ve cisimlerin hareketinden ve \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcnden hi\u00e7 etkilenmedi\u011fi zannedilirdi. Einstein \u0131n\u00a0 izafiyet teorisi ile, uzay\u0131n ve zaman\u0131n, ayr\u0131 ve mutlak varl\u0131klar olarak alg\u0131lanmas\u0131n\u0131n hata oldu\u011fu g\u00f6sterildi ve uzay-zaman kavram\u0131 kullan\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. Uzay-zaman\u0131n yap\u0131s\u0131, cisimlerin hareketini ve kuvvetlerinin i\u015fleyi\u015fini etkiler, uzay-zaman, bu etkilemeyle kalmay\u0131p, evrende olup biten her \u015feyden de etkilenir. Uzay ve zaman kavramlar\u0131 olmadan nas\u0131l evrendeki olaylardan s\u00f6z edemiyorsak,\u00a0 izafiyet teorisinde\u00a0 evrenin s\u0131n\u0131rlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda bir uzay ve zamandan s\u00f6z etmek de anlams\u0131zd\u0131r. <br \/>Bundan \u00e7\u0131kan sonuca g\u00f6re anlams\u0131z olan sorular\u0131 \u015f\u00f6yle \u00f6zetleyebiliriz: Evren geni\u015flemekte iken, evrenin d\u0131\u015f\u0131nda cisimlerin ula\u015fmad\u0131\u011f\u0131 noktada ne oldu\u011funu sormak anlams\u0131zd\u0131r. Burada cisimler olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, uzay\u0131n ve zaman\u0131n burada varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorgulamak anlams\u0131zd\u0131r. Veya geni\u015fleyen evren geriye do\u011fru kapand\u0131\u011f\u0131nda her \u015feyin birle\u015fti\u011fi ve uzay\u0131n yok oldu\u011fu ana gelince; bundan \u00f6nce ka\u00e7 y\u0131l ge\u00e7ti gibi sorular da anlams\u0131zd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc uzay\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 anda zaman da anlams\u0131zla\u015f\u0131r. <\/p>\n<p>ZAMAN KAVRAMINDA DEVR\u0130M <\/p>\n<p>Einstein \u0131n form\u00fclleri bizi uzay\u0131n geni\u015fledi\u011fi fikrine vard\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi, uzay\u0131n geni\u015flemesinin en sonuna dek geriye g\u00f6t\u00fcr\u00fclmesinin sonucunda -uzay yok oldu\u011fu i\u00e7in- zaman kavram\u0131n\u0131n da yok olaca\u011f\u0131na vard\u0131r\u0131r. Bundan da, Big Bang in sadece maddenin de\u011fil, bununla beraber zaman\u0131n da ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011funu anl\u0131yoruz. Daha sonra Roger Penrose ve Stephen Hawking in yapt\u0131\u011f\u0131 matematiksel denklemlere dayal\u0131 teorik ispatlar\u0131 da bunu ortaya koymu\u015ftur. \u0130zafiyet teorisi, zaman\u0131n mutlak olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, zaman\u0131n, h\u0131za ve \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcne ba\u011fl\u0131 olarak de\u011fi\u015fti\u011fini g\u00f6stererek, b\u00fcy\u00fck bir zihinsel devrime sebep oldu. Newton un fizi\u011findeki mutlak zaman kavram\u0131 ve Kant \u0131n felsefesinde mutlak zamana dayanarak ortaya koydu\u011fu zihinsel \u00e7at\u0131\u015fk\u0131lar\u0131, Einstein \u0131n zihinsel devrimiyle de\u011ferini yitirdi. \u0130lerleyen y\u0131llarda yap\u0131lan deneyler de Einstein \u0131n hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. \u00d6rne\u011fin biri Londra dan \u00c7in e\u00a0 u\u00e7an bir u\u00e7a\u011f\u0131n i\u00e7inde ve di\u011feri yery\u00fcz\u00fcnde olmak \u00fczere iki tane \u00e7ok hassas atom saati ayn\u0131 anda kuruldu. John Laverty in ayarlad\u0131\u011f\u0131 bu saatler 300.000 y\u0131lda sadece 1 saniye hata yapabilecek kadar m\u00fckemmeldiler. U\u00e7ak y\u00fcksekten u\u00e7tu\u011fu i\u00e7in, D\u00fcnya daki \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcnden daha d\u00fc\u015f\u00fck bir \u00e7ekimde hareket etmektedir. \u00c7ekim g\u00fcc\u00fc zaman\u0131 etkiledi\u011fine g\u00f6re u\u00e7u\u015fun sonunda iki saatin farkl\u0131 zamanlar\u0131 g\u00f6stermesi beklenmektedir. Bu fark \u00e7ok az oldu\u011fu i\u00e7in, ancak b\u00f6ylesi hassas bir saatle bu fark\u0131 tespit etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. Nitekim saatlerin aras\u0131nda saniyenin 55.000.000.000 da 1\u00a0 kadar fark vard\u0131. Bu da, Einstein \u0131n zaman\u0131n izafili\u011fi konusunda teorik olarak s\u00f6ylediklerini, deneysel olarak ispat ediyordu. Zaman\u0131, mutlak ve \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcnden ba\u011f\u0131ms\u0131z kabul eden eski yayg\u0131n inan\u0131\u015fa g\u00f6re, b\u00f6yle bir \u015fey asla olamazd\u0131. Bu deney gibi daha bir\u00e7ok deneyle Einstein \u0131n form\u00fclleri do\u011fruland\u0131. Einsten \u0131n yakla\u015f\u0131m\u0131 zaman konusunda zihinlerde \u00e7ok k\u00f6kl\u00fc bir devrim yapt\u0131. Einstein \u0131n form\u00fcllerinin sonucu olan uzay\u0131n geni\u015flemesi ise, zaman\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131na do\u011fru g\u00f6t\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, uzay\u0131n yok oldu\u011funu g\u00f6steriyordu. \u0130zafiyet teorisinin form\u00fcllerine g\u00f6re uzaya ba\u011fl\u0131 olan zaman, b\u00f6ylece, uzay ile ve madde ile ayn\u0131 anda yarat\u0131lm\u0131\u015f oluyordu. Einstein \u0131n form\u00fcllerinden mutlakl\u0131\u011f\u0131 sars\u0131lan zaman kavram\u0131, sonsuzdan beri var olma \u00f6zelli\u011fini de bu form\u00fcllerin g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc sonu\u00e7lardan dolay\u0131 kaybediyordu. Art\u0131k zaman, ba\u015flang\u0131c\u0131 olan izafi bir kavramd\u0131. Fakat bu, baz\u0131lar\u0131n\u0131n sand\u0131\u011f\u0131 gibi, zaman\u0131n, zihin taraf\u0131ndan \u00fcretilen bir kavram oldu\u011fu ve d\u0131\u015f d\u00fcnyada varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmiyordu. Tam tersine bu yakla\u015f\u0131m uzay\u0131-zaman\u0131-maddeyi birbirine ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 ve bunlar\u0131 matematiksel olarak a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, d\u0131\u015f d\u00fcnyada maddenin varl\u0131\u011f\u0131 kadar zamana da bir ger\u00e7eklik y\u00fckl\u00fcyordu. Konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan maddenin ba\u015flang\u0131c\u0131 olmas\u0131 kadar, zaman\u0131n da ba\u015flang\u0131c\u0131 olmas\u0131; Big Bang teorisinin her ikisinin ba\u015flang\u0131\u00e7 an\u0131n\u0131 beraber ortaya koymas\u0131 \u00e7ok \u00f6nemlidir. <\/p>\n<p>OLBER PARADOKSUNUN VE SONSUZ \u00c7EK\u0130M PARADOKSUNUN \u00c7\u00d6Z\u00dcLMELER\u0130 <\/p>\n<p>Ba\u015fta Big Bang in g\u00f6zlemsel delillere dayanmadan teorik temelde ortaya kondu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Teorik delil, \u00fczerinde y\u0131llarca tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olan Olber Paradoksu u da \u00e7\u00f6zmektedir. Bu paradoksta; Newton n ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi evrenin sonsuz b\u00fcy\u00fckl\u00fckte ve y\u0131ld\u0131zlarla dolu olmas\u0131 durumunda, gecelerin de g\u00fcnd\u00fczler kadar ayd\u0131nl\u0131k olmas\u0131 gerekti\u011fi ortaya konmaktad\u0131r. O zaman gece kavram\u0131 ortadan kalkmal\u0131 ve her yer \u0131\u015f\u0131l \u0131\u015f\u0131l olmal\u0131d\u0131r. Olber, kendi paradoksuna bir \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerdi; evrende b\u00fcy\u00fck miktarda toz oldu\u011funa dikkat \u00e7ekerek, bu maddenin y\u0131ld\u0131z \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc emece\u011fini ve g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fc karartaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc. Oysa anla\u015f\u0131ld\u0131 ki, bu toz da sonunda \u0131s\u0131nacakt\u0131 ve emdi\u011fi \u0131\u015f\u0131n\u0131mla ayn\u0131 yo\u011funlukta parlayacakt\u0131. Big Bang ile evrenin bir ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131n olmas\u0131 gerekti\u011finin ortaya konulmas\u0131yla ve uzay\u0131n geni\u015fledi\u011finin anla\u015f\u0131lmas\u0131yla bu paradoks \u00e7\u00f6z\u00fcmlendi. Y\u0131ld\u0131zlar sonsuzdan beri yoksa ve evren geni\u015fliyorsa b\u00f6yle bir paradoks da ortadan kalk\u0131yordu. 1871 y\u0131l\u0131nda Johann Friedrich Z\u00f6llner n ortaya koydu\u011fu sonsuz \u00e7ekim paradoksu da Big Bang n geni\u015fleyen evren modeliyle ortadan kalk\u0131yordu. Z\u00f6llner, Newton n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi sonsuz ve dura\u011fan bir evrende homojen da\u011f\u0131l\u0131ml\u0131 y\u0131ld\u0131zlar kabul edersek, evrenin her noktas\u0131na sonsuz \u00e7ekim g\u00fcc\u00fc(!) uygulanaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. Her noktada sonsuz \u00e7ekim g\u00fcc\u00fcn\u00fc kabul etmek ne sa\u011fduyuyla, ne de g\u00f6zlenen evrenle uyumluydu. S\u00fcrekli geni\u015fleyen, dinamik, sonsuz olmayan evren modeli (Big Bang n modeli) bu paradoksu ortadan kald\u0131r\u0131yordu. <\/p>\n<p>HAWKING&#8217; \u0130N HAYRET\u0130 <\/p>\n<p>Evrenin geni\u015fledi\u011fi, ilk olarak g\u00f6zlemlerle de\u011fil, matematiksel form\u00fcllere dayanarak teorik temelde ortaya kondu. Hawking yirminci y\u00fczy\u0131ldan evvel hi\u00e7 kimsenin evrenin geni\u015flemekte oldu\u011funu anlayamamas\u0131na (Newton n bile) \u015fa\u015f\u0131rmakta ve \u015f\u00f6yle demektedir:\u00a0 bug\u00fcn biliyoruz ki, k\u00fctlesel \u00e7ekim kuvvetinin her zaman etkili oldu\u011fu sonsuz geni\u015flikte dura\u011fan bir evren modeli olanaks\u0131zd\u0131r. Yirminci y\u00fczy\u0131l \u00f6ncesi, evrenin geni\u015flemekte ya da b\u00fcz\u00fclmekte oldu\u011funun hi\u00e7 \u00f6nerilmemi\u015f olmas\u0131, o zaman\u0131n genel d\u00fc\u015f\u00fcn ortam\u0131 i\u00e7in ilgin\u00e7 bir saptama. Genel inan\u0131\u015fa g\u00f6re evren ya sonsuzdan beri hi\u00e7 de\u011fi\u015fmeyen bir durumda varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmekteydi, ya da ge\u00e7mi\u015fte bir anda az \u00e7ok bug\u00fcn g\u00f6zlemledi\u011fimiz bi\u00e7imde yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Ba\u015fka bir yerde ise \u015f\u00f6yle demektedir:\u00a0 Evrenin geni\u015flemekte oldu\u011funun ortaya \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131\u015f\u0131 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcnsel devrimlerinden biridir. Bu g\u00fcnden ge\u00e7mi\u015fe bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kimsenin bunu neden daha \u00f6nce ak\u0131l etmedi\u011fine \u015fa\u015fmamak elde de\u011fil. Newton ve di\u011ferleri, statik bir evrenin k\u00fctlesel etkiyle zamanla b\u00fcz\u00fclmeye ba\u015flayaca\u011f\u0131n\u0131 kestirmeliydiler. Asl\u0131nda Newton n \u00e7ekim yasas\u0131 evrenin dura\u011fan olamayaca\u011f\u0131 sonucunu kendi i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131r\u0131yordu. Hawking, buna ra\u011fmen Newton n ve sonraki y\u0131llarda bir\u00e7ok fizik\u00e7inin bunu g\u00f6rememesine, evrenin geni\u015fledi\u011finin anla\u015f\u0131lamamas\u0131na \u015fa\u015f\u0131rmaktad\u0131r. Hawking\u00a0 g\u00f6re bu 1920 i y\u0131llara kalmamal\u0131, daha \u00f6nce \u00e7\u00f6z\u00fclmeliydi. Ba\u015fta Big Bang Teorisi sadece\u00a0 eorik delile sahipti. G\u00f6zlemsel deliller daha sonra bulunmu\u015ftur ve teorik delil ayr\u0131 bir y\u00f6nden ispatlanm\u0131\u015ft\u0131r. Platon, evrenin, Tanr\u0131 \u0131n koydu\u011fu matematiksel prensipler ile olu\u015fturuldu\u011funu savunuyordu. Modern \u00e7a\u011fda Einstein, teoriye ba\u011fl\u0131 olarak g\u00f6zledi\u011fimiz olu\u015fumlar\u0131 de\u011ferlendirmedi\u011fimiz taktirde, olu\u015fumlar\u0131n, anla\u015f\u0131l\u0131r olamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015ftir. Teorilerin matematiksel prensipler ile a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek, evrene bu matematiksel bak\u0131\u015f, Platon n ve Einstein n bulu\u015ftu\u011fu noktad\u0131r. Big Bang i\u00e7in ilk delil olarak sundu\u011fum\u00a0 teorik delil de i\u015fte b\u00f6yle matematik temelli delillerden olu\u015fmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>Big Bang in bu teorik delilleri: <br \/>1- Newton un \u00e7ekim kanunlar\u0131yla ilgili paradokslar\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcyordu. <br \/>2- Einstein form\u00fcllerine dayan\u0131yordu (Bu form\u00fcller deneylerle desteklenmektedir). <br \/>3- Zaman\u0131n da madde ile beraber ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011funu ortaya koyuyordu. <br \/>4- Olber paradoksunu \u00e7\u00f6z\u00fcyordu. <br \/>5- Sonsuz \u00e7ekim paradoksunu \u00e7\u00f6z\u00fcyordu. B\u00f6ylece evren kozmolojisindeki paradokslar ay\u0131kland\u0131, \u00e7ekim kanunlar\u0131 daha anla\u015f\u0131l\u0131r oldu ve izafiyet teorisinin matematiksel form\u00fcllerinin m\u00fckemmel bir uygulamas\u0131 ger\u00e7ekle\u015fti. \u0130lk defa, evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131n bilimsel \u015fekilde ciddi bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015f oldu. <\/p>\n<p>GEN\u0130\u015eLEME DEL\u0130L\u0130 TELESKOP &#8216;A DAYANAN Z\u0130H\u0130NSEL DEVR\u0130M <br \/>Big Bang in ilk delili olan\u00a0 teorik delil\u00a0 Einstein in form\u00fcllerine dayan\u0131yordu ve evrenin sabit ve dura\u011fan bir yap\u0131da olamayaca\u011f\u0131n\u0131, aksine evrenin geni\u015fledi\u011fini ortaya koyuyordu. Bu delil ilk olarak ortaya kondu\u011funda, g\u00f6zlemsel ve deneysel veriler mevcut de\u011fildi, sadece teorik olan matematiksel temelli prensipler mevcuttu.\u00dcstelik bu prensipler uyguland\u0131\u011f\u0131nda Olber paradoksu, sonsuz \u00e7ekim paradoksu gibi sorunlar da \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcyordu. Evrendeki tablo matematiksel olarak ifade ediliyordu ve Newton n fizi\u011findeki eksiklikler d\u00fczeltiliyordu. Bu a\u00e7\u0131klama evrenin sabit, dura\u011fan ve sonsuz oldu\u011fu fikrini yanl\u0131\u015fl\u0131yordu. Bilimsel geli\u015fmelerin sonucunda, \u00f6zellikle teleskobun bulunmas\u0131yla, g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne bakmak i\u00e7in yeni bir heyecan ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Gittik\u00e7e daha g\u00fc\u00e7lenen teleskoplar\u0131n yard\u0131m\u0131yla g\u00f6ky\u00fcz\u00fc hakk\u0131nda yeni bilgiler ediniliyordu. Newton, teleskoplara aynalar ilave ederek Galile in g\u00f6rebildi\u011fi her \u015feyi daha da \u00e7ok b\u00fcy\u00fcterek, daha net g\u00f6r\u00fcnt\u00fcler elde etmeyi ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131. Y\u0131ld\u0131zlar art\u0131k daha b\u00fcy\u00fck g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlard\u0131, bilim adamlar\u0131 evrenin ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n \u00f6zelliklerini ke\u015ffetmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. 1920 y\u0131l\u0131na ula\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, gittik\u00e7e geli\u015fen teleskoplar\u0131n en geli\u015fmi\u015fi Amerika \u0131n California eyaletinde Mount Wilson ayd\u0131. Edwin Hubble(1889-1953)bu teleskopla \u00e7al\u0131\u015fma iznini alm\u0131\u015ft\u0131. Onun bu teleskopla yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar, evren hakk\u0131ndaki bilgimizde zihinsel devrimler yapacak nitellikte olmu\u015ftur. Bu sefer bu zihinsel devrim g\u00f6zlemsel delillere dayanacakt\u0131r. <\/p>\n<p>HUBBLE&#8217; IN G\u00d6ZLEMLER\u0130 VE DOPPLER ETK\u0130S\u0130 <\/p>\n<p>Hubble \u0131n teleskobuyla yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zlemler O un, evrendeki galaksi say\u0131s\u0131n\u0131n y\u00fcz milyondan fazla oldu\u011funu ilk olarak ortaya koymas\u0131yla ba\u015flad\u0131. Onun bu s\u00f6zlerini duyanlardan\u00a0 bu adam\u0131n art\u0131k emekli olma zaman\u0131 geldi diyenler \u00e7o\u011funluktayd\u0131. Alaylara kulaklar\u0131n\u0131 t\u0131kayarak \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren Hubble, 1929 y\u0131l\u0131nda, uzak galaksilerin Samanyolu uzdan uzakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 farketti. Uzayda hangi y\u00f6ne bak\u0131l\u0131rsa bak\u0131ls\u0131n galaksiler birbirlerinden uzakla\u015f\u0131yordu. Hubble \u0131srarla g\u00f6zlemledi\u011fi b\u00fct\u00fcn galaksilerde ayn\u0131 sonucu elde etti. Hubble n bu ke\u015ffi, uzaydaki y\u0131ld\u0131zlar\u0131n say\u0131lar\u0131na dair ke\u015ffinden de b\u00fcy\u00fck bir zihinsel devrime yol a\u00e7acakt\u0131r. Ba\u015fta, bu beklenmedik ke\u015ffin \u00f6nemi iyice anla\u015f\u0131lamad\u0131. Hubble \u0131n ke\u015ffetti\u011fi evrenin en iyi \u00f6rne\u011fi, \u015fi\u015fen bir balondur. Balonun y\u00fczeyinde bir nokta i\u015faretleyin ve sonra onun \u00e7evresine rastgele ba\u015fka noktalar serpi\u015ftirin. Balon \u015fi\u015ferken geni\u015fleyecek ve y\u00fczeyindeki noktalar ilk ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131ndan ve birbirlerinden s\u00fcrekli uzakla\u015facaklard\u0131r. K\u0131sacas\u0131, evrenin de \u015fi\u015fen bir balon gibi geni\u015fledi\u011fi anla\u015f\u0131ld\u0131. Hubble, evrenin geni\u015fledi\u011fini Doppler etkisini kullanarak ke\u015ffetti. Aslen Avusturyal\u0131 bir fizik\u00e7i olan Doppler(1805-1883), akustik fizi\u011finde\u00a0 oppler etkisi olarak bilinen \u00f6zelli\u011fi bulmu\u015ftur. <br \/>Dalga boyunun ses ve \u0131\u015f\u0131k kayna\u011f\u0131n\u0131n hareket etmesi ile nas\u0131l de\u011fi\u015fti\u011fi, bu \u00f6zellik ile a\u00e7\u0131klan\u0131r. Bu, h\u0131zla otomobil s\u00fcren bir s\u00fcr\u00fcc\u00fcn\u00fcn, trafik radar\u0131na yakalanmas\u0131na neden olan etkinin ayn\u0131s\u0131d\u0131r. Trafik polislerinin cihazlar\u0131, Doppler etkisini kullanarak, kimin ka\u00e7 kilometre s\u00fcratle gitti\u011fini g\u00f6sterirler. H\u0131za ve dalga boyunun ili\u015fkisine ba\u011fl\u0131 olan Doppler etkisine her g\u00fcn tan\u0131k oluruz. Yan\u0131m\u0131zdan h\u0131zla ge\u00e7en bir kamyonun sesini dinleyelim. Kamyon yan\u0131m\u0131zdan ge\u00e7erken sesi y\u00fcksek bir perdede i\u015fitilir ve ge\u00e7ip kayboldu\u011funda i\u015fitilme perdesi d\u00fc\u015f\u00fc\u015f g\u00f6sterir. Yakla\u015fan cisimden gelen dalga boyu gittik\u00e7e k\u00fc\u00e7\u00fcl\u00fcr, uzakla\u015fan cisimden gelen dalga boyu ise gittik\u00e7e b\u00fcy\u00fcr. Bu yakla\u015fan ve uzakla\u015fan cisimlerin ses perdesindeki de\u011fi\u015fikli\u011fin sebebidir. Bu hem ses dalgalar\u0131 i\u00e7in, hem de \u0131\u015f\u0131ktan gelen dalga boyu i\u00e7in ayn\u0131 \u015fekilde ge\u00e7erlidir. I\u015f\u0131k da ses gibi dalgalar halinde yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan aralar\u0131nda bir fark yoktur. Bu \u00f6zellik yap\u0131lan bir \u00e7ok deneyle kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>Yak\u0131nla\u015fmakta olan \u0131\u015f\u0131k kayna\u011f\u0131n\u0131n dalga boyu k\u00fc\u00e7\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, \u0131\u015f\u0131k spektrumundaki mavi renge do\u011fru kayar. Uzakla\u015fmakta olan \u0131\u015f\u0131k kayna\u011f\u0131n\u0131n dalga boyu ise b\u00fcy\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, \u0131\u015f\u0131k spektrumundaki k\u0131rm\u0131z\u0131 renge do\u011fru kayar. Hubble, Doppler etkisini kullanarak y\u0131ld\u0131zlar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 inceledi\u011finde, hep \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n k\u0131rm\u0131z\u0131ya kayd\u0131\u011f\u0131na; yani t\u00fcm y\u0131ld\u0131zlar\u0131n, i\u00e7inde bulunduklar\u0131 galaksileriyle beraber uzakla\u015ft\u0131klar\u0131na tan\u0131k oldu. Oysa normal durumda beklenen, baz\u0131 galaksilerin y\u0131ld\u0131zlar\u0131ndan gelen \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n yakla\u015fma sonucu maviye kaymas\u0131, baz\u0131lar\u0131n\u0131n ise k\u0131rm\u0131z\u0131ya kaymas\u0131yd\u0131. Hubble an sonra defalarca yap\u0131lan g\u00f6zlemler, -Milton Humeson n ve daha bir\u00e7ok ki\u015finin g\u00f6zlemleri- hep bu sonucu onaylad\u0131. 1950 y\u0131l\u0131nda Amerika a Mount Palamar a D\u00fcnya \u0131n en b\u00fcy\u00fck teleskobu in\u015fa edildi. Bu teleskopla yap\u0131lan g\u00f6zlemler de Hubble\u00a0 onaylad\u0131. <\/p>\n<p>LEMAITRE VE BOKS\u00d6R HUBBLE <\/p>\n<p>Edwin Hubble ba\u015fta boks\u00f6r olmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. O, bu iste\u011finde \u0131srarc\u0131 olup teleskobik g\u00f6zlemlerini b\u0131raksayd\u0131, acaba ka\u00e7 ki\u015fiyi nakavt ederdi? Oysa g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki onun g\u00f6zlemleri; evrenin sabit, dura\u011fan bir yap\u0131da oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnen bir y\u0131\u011f\u0131n bilim adam\u0131n\u0131 nakavt etmi\u015ftir. Teorik delilin sersemletti\u011fi sabit ve dura\u011fan evren fikri, denilebilir ki Hubble n kar\u015f\u0131s\u0131nda nakavt olmu\u015ftur. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar yap\u0131lan t\u00fcm g\u00f6zlemler Hubble n bulgular\u0131n\u0131 onaylam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat en ba\u015fta, Hubble n bulgular\u0131n\u0131n yol a\u00e7aca\u011f\u0131 felsefi sonucu g\u00f6ren ateistler direnmi\u015fler ve evrenin geni\u015fledi\u011fini kabul etmek istememi\u015flerdir. Geni\u015fleyen bir evren; de\u011fi\u015fmez, sonsuz, ezeli ve ebedi evren fikrine ba\u011flanm\u0131\u015f ateist bilim adamlar\u0131n\u0131n kabul edemeyecekleri bir kavramd\u0131. Bu nedenle Hubble g\u00f6zlem verilerini ilk ortaya koydu\u011funda, onu k\u00fc\u00e7\u00fcmseyenler ve ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 g\u00f6z ard\u0131 edenler oldu. Ancak bu yeni bulu\u015f \u00f6zellikle bir bilim adam\u0131n\u0131 heyecanland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Bu daha da \u00f6nce kendisinden bahsetti\u011fimiz Lemaitre \u0131r. Daha evvel g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi Lemaitre ve Friedmann birbirlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak, teorik temelde, geni\u015fleyen bir evrenin gereklili\u011fini matematiksel form\u00fcller ile ortaya koyan ki\u015filerdir. Lemaitre sadece teorik a\u00e7\u0131klamayla yetinmemi\u015f, Hubble n g\u00f6zlemsel verilerini de kullanm\u0131\u015f, b\u00f6ylece Big Bang\u00a0 hem teorik, hem de g\u00f6zlemsel delillerle destekli bir \u015fekilde ortaya koymu\u015ftur. Sonu\u00e7 olarak matematiksel form\u00fcllerle masa ba\u015f\u0131nda hesaplananlar (teorik delil) ve teleskobun i\u00e7inden bak\u0131larak var\u0131lan sonu\u00e7lar (geni\u015fleme delili) birle\u015fmi\u015f bulunmaktad\u0131r. Hubble n kendisi bile ke\u015ffetti\u011fi bilginin 20. ve 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n fizi\u011fini ve felsefesini bu \u00f6l\u00e7\u00fcde etkileyecek \u00e7apta oldu\u011funu ba\u015fta fark edememi\u015ftir. \u00d6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki bunun \u00f6nemini anlayan ilk ki\u015fi olman\u0131n ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131 Lemaitre\u00a0 aittir. <\/p>\n<p>LEMAITRE, EINSTEIN VE HUBBLE BULU\u015eUYOR <\/p>\n<p>Daha \u00f6nce de belirtti\u011fim gibi, kendi form\u00fcllerinden evrenin geni\u015fledi\u011fi anla\u015f\u0131lan Einstein da ba\u015fta bu teoriyi kabullenemedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc O da Newton n sonsuz, dura\u011fan evrenine y\u00fcrekten inan\u0131yordu. Bir g\u00fcn \u00fc\u00e7 se\u00e7kin ki\u015fi; Lemaitre, Einstein ve Hubble California Teknoloji Enstit\u00fcs\u00fc de bir araya geldiler. Lemaitre, burada Big Bang teorisini ad\u0131m ad\u0131m anlatt\u0131. Evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131n bir\u00a0 lk atom oldu\u011funu, sonra bu teklilli\u011fin par\u00e7alanarak birbirinden ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, evrenin s\u00fcrekli geni\u015fledi\u011fini, bunu tersine sararsak da ayn\u0131 sonucu kavrayaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131, evrenin \u00f6ncesi olmayan bir g\u00fcnde yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Gerekli b\u00fct\u00fcn matematik hesaplar\u0131 yapm\u0131\u015ft\u0131, dinleyicilerden olan Hubble n verilerini, di\u011fer bir dinleyici Einstein n form\u00fclleriyle birle\u015ftiriyordu. Lemaitre, s\u00f6yleyeceklerini bitirdi\u011finde kulaklar\u0131na inanamad\u0131, Einstein aya\u011fa kalkm\u0131\u015f ve duyduklar\u0131n\u0131n, o g\u00fcne kadar dinledi\u011fi en g\u00fczel ve en tatmin edici anlat\u0131m oldu\u011funu kabul etmi\u015fti. Bu zaferin ilk fark\u0131na varanlardan biri de Katolik kilisesidir. Hem yarat\u0131l\u0131\u015f an\u0131n\u0131 tespit edebilmek, hem de zaman\u0131n en iyisi olarak kabul edilen bilim adam\u0131ndan destek almak, Kilise i\u00e7in sevindiriciydi. Ge\u00e7en s\u00fcre ve elde edilen t\u00fcm bulgular, Big Bang n ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi fikrini onaylam\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>California Teknoloji Enstit\u00fcs\u00fc deki bulu\u015fma Big Bang teorisinin ortaya konu\u015fu a\u00e7\u0131s\u0131ndan ger\u00e7ekten de ilgin\u00e7tir. Big Bang teorisinin babas\u0131 Lemaitre, teorinin ortaya koydu\u011fu izafiyet teorisinin matemati\u011fiyle\u00a0 eorik delile kavu\u015fmas\u0131nda pay\u0131 olan Einstein, yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zlemlerle teoriyi\u00a0 \u00f6zlemsel delile kavu\u015fturan Hubble bir araya gelmi\u015fler ve Big Bang\u00a0 onaylam\u0131\u015flard\u0131r. <\/p>\n<p>HUBBLE YASASI <\/p>\n<p>Hubble \u0131n ve onunla beraber Mount Wilson G\u00f6zlemevi de \u00e7al\u0131\u015fan Vesto M. Slipher n ve Milton Humason n bulgular\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir yan\u0131 daha vard\u0131r. Bu da g\u00f6zlemler sonucunda Hubble Yasas\u0131 \u0131n ortaya konmas\u0131d\u0131r. Bu yasa, galaksilerin bizden uzakl\u0131klar\u0131n\u0131n, h\u0131zlar\u0131yla orant\u0131l\u0131 oldu\u011funu ortaya koyar. Hubble yasas\u0131 kullan\u0131larak galaksilerin uzakla\u015fma h\u0131zlar\u0131 tespit edilmekte ve belli bir zaman s\u00fcrecinin sonunda hangi galaksinin nerede olaca\u011f\u0131 tahmin edilebilmektedir. Bu hesaplama, galaksilerin uzakl\u0131klar\u0131yla h\u0131zlar\u0131 aras\u0131nda do\u011frusal bir ba\u011flant\u0131 olmas\u0131 sebebiyledir. \u00d6rne\u011fin bir galaksinin bir milyar y\u0131l sonra hangi konumda olaca\u011f\u0131n\u0131 tahmin edebiliriz. Bu ba\u011flant\u0131y\u0131 ters \u00e7evirip ge\u00e7mi\u015f zamana da uygulayabiliriz. Zaman \u00e7izgisinde ileriye do\u011fru de\u011fil de geriye do\u011fru gidersek, sonunda evrenin ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131na var\u0131r\u0131z. B\u00f6ylece de Hubble Yasas\u0131 \u0131 kullanarak evrenin ya\u015f\u0131n\u0131 bulmu\u015f oluruz. Bu ise yarat\u0131l\u0131\u015f an\u0131n\u0131n, zaman\u0131 belirtilerek tespit edilmesi demektir. Hubble Yasas\u0131 \u0131 veren form\u00fcl incelenirse; evrenin ya\u015f\u0131n\u0131n, Hubble Sabiti ters al\u0131narak bulunabilece\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Hubble Sabiti in tam anlam\u0131yla hesaplanmas\u0131nda zorluklar vard\u0131r, bu da evrenin ya\u015f\u0131n\u0131n tart\u0131\u015fmal\u0131 olmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Evrenin ya\u015f\u0131n\u0131n hesaplanmas\u0131nda bilim adamlar\u0131 birbirlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z \u015fekilde farkl\u0131 metotlar uygulayarak sonuca varmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Fakat bir\u00e7ok bilim adam\u0131n\u0131n birbirlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u015fekilde yapt\u0131klar\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n hepsinde var\u0131lan sonu\u00e7lar 10 milyar-25 milyar y\u0131l aral\u0131\u011f\u0131nda de\u011fi\u015fir; d\u00fczeltmelerin ve de\u011fi\u015fik hesap metotlar\u0131n\u0131n hi\u00e7biri bu aral\u0131\u011f\u0131n d\u0131\u015f\u0131na ta\u015fmamaktad\u0131r. 1990 \u0131 y\u0131llardan sonra yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalarda elde edilen sonu\u00e7lar\u0131n 15 milyar y\u0131l civar\u0131nda oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi evrenin ya\u015f\u0131 hi\u00e7bir ara\u015ft\u0131rmada bir trilyon y\u0131l, 10 katrilyon y\u0131l, bin y\u0131l, 100 bin y\u0131l, 10 milyon y\u0131l gibi \u00e7ok alakas\u0131z sonu\u00e7lar vermemekte, t\u00fcm ayr\u0131 hesap y\u00f6ntemleri belli bir aral\u0131\u011f\u0131n i\u00e7inde sonu\u00e7lanmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>EVREN\u0130N B\u0130RB\u0130R\u0130NE DENK H\u0130\u00c7B\u0130R ANI YOKTUR <\/p>\n<p>Ba\u015fta matematiksel\u00a0 teorik delil ile ortaya konan evrenin geni\u015flemesi, g\u00f6zlemsel\u00a0 geni\u015fleme delili ile de desteklenmi\u015f ve sonra g\u00f6zlemlerin, bulgular\u0131n ve farkl\u0131 metotlar\u0131n \u00e7er\u00e7evesinde hesaplamalar yap\u0131lm\u0131\u015f ve evrenin ya\u015f\u0131 belli bir zaman aral\u0131\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7inde tespit edilmi\u015ftir. Art\u0131k evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 de\u011fil, evrenin ya\u015f\u0131n\u0131n en do\u011fru \u015fekilde nas\u0131l hesaplanaca\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Yap\u0131lan en son g\u00f6zlemler de evrenin geni\u015fledi\u011fine ilave deliller katm\u0131\u015ft\u0131r. Big Bang\u00a0 g\u00f6re evren, ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u00e7ok yo\u011fundur ve bu yo\u011funluk, geni\u015flemeyle s\u00fcrekli azalmaktad\u0131r. Uzak galaksilere bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda asl\u0131nda evrenin ge\u00e7mi\u015fine bakmakta oldu\u011fumuzu akl\u0131n\u0131zda bulundurun. \u00c7ok uzak galaksilerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 milyarlarca \u0131\u015f\u0131k y\u0131l\u0131 mesafeden geldi\u011fi i\u00e7in, biz bu galaksilerin milyarlarca y\u0131l \u00f6nceki halini g\u00f6rmekteyiz. Evrenin milyarlarca y\u0131l \u00f6nceki durumunu b\u00f6ylece g\u00f6zlemleyerek, evrenin, o zamanlar daha yo\u011fun oldu\u011funu anlamaktay\u0131z. Bu, Big Bang n bir kez daha do\u011frulanmas\u0131 demektir. Milyarlarca y\u0131l \u00f6nce daha yo\u011fun olan evren, geni\u015fleye geni\u015fleye bug\u00fcnk\u00fc yo\u011funlu\u011funa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Evrenin her an geni\u015flemesi astronomi bilimini ve insan zihnini derinden sarsan bir de\u011fi\u015fikliktir. B\u00f6ylesi bir de\u011fi\u015fikli\u011fin t\u00fcm bilim tarihinde \u00f6rne\u011fi \u00e7ok azd\u0131r. D\u00fcnya merkezli sistem yerine G\u00fcne\u015f merkezli bir sistemin oturtulmas\u0131n\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 zihniyet de\u011fi\u015fikli\u011fi i\u015fte b\u00f6ylesine derinden bir de\u011fi\u015fikli\u011fin benzer bir \u00f6rne\u011fiydi. Bence, Big Bang n sebep olaca\u011f\u0131 zihinsel devrim ondan daha da \u00f6nemlidir (Her ne kadar Kopernik devrimi kadar de\u011feri anla\u015f\u0131lmasa da). Her an geni\u015fleyerek b\u00fcy\u00fcyen bir evren, Herakleitos n (M.\u00d6. 540-480)\u00a0 yn\u0131 nehirde iki defa y\u0131kan\u0131lmaz s\u00f6z\u00fcn\u00fc hat\u0131rlatmaktad\u0131r. Geni\u015fleyen evren her an farkl\u0131 bir evren olmakta ve biz her an farkl\u0131, yeni boyutlar\u0131 olan bir evrende var olmaktay\u0131z. Bu evrenin i\u00e7inde hi\u00e7bir an, birbirinin ayn\u0131 olamaz. Bunun i\u00e7in \u015f\u00f6yle diyebiliriz:\u00a0 evrenin birbirine denk hi\u00e7bir an\u0131 yoktur.\u00a0 M\u00fcthi\u015f bir de\u011fi\u015fim fikri g\u00f6zlemlerle delillenmekte ve bizleri Herakleitosun \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnden \u00e7ok daha \u00f6tesine g\u00f6t\u00fcrmektedir. Geni\u015fleyen evrenin insan zihninde uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 dinamizm ve s\u00fcrekli de\u011fi\u015fim fikirlerinden daha da \u00f6nemli sonu\u00e7lar\u0131 vard\u0131r. Bunlar, bu g\u00f6zlemin bize evrenin k\u00f6keni ve sonu ile ilgili g\u00f6sterdi\u011fi sonu\u00e7lar\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>KOZM\u0130K FON RADYASYONU DEL\u0130L\u0130 SONSUZ EVREN F\u0130KR\u0130N\u0130N YIKILMASININ HAYAL KIRIKLI\u011eI <\/p>\n<p>Big Bang teorisinin ortaya kondu\u011fu zaman dilimi, Marksist ateizmin y\u00fckseli\u015fte oldu\u011fu, pozitivizmin bir\u00e7ok bilim adam\u0131nca tek ge\u00e7erli felsefi sistem olarak kabul edildi\u011fi y\u0131llard\u0131. B\u00f6yle bir zaman diliminde, ateizmin temel g\u00f6r\u00fc\u015f olarak kabul etti\u011fi ve Tanr\u0131y\u0131 devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in pozitivizmin de \u00e7ok memnun oldu\u011fu\u00a0 sonsuzdan beri var olan evren fikri y\u0131k\u0131l\u0131yordu. Evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011fu fikri ateist bilim adamlar\u0131nca\u00a0 i\u011fren\u00e7 olarak nitelendiriliyordu. \u00d6rne\u011fin Sir Arthur Eddington hislerini a\u00e7\u0131k bir dille \u015f\u00f6yle ortaya koyuyordu:\u00a0\u00a0 Evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011fu fikrini felsefi a\u00e7\u0131dan i\u011fren\u00e7 buluyorum&#8230;\u00a0 B\u00f6yle bir ortamda, Big Bang\u00a0 kar\u015f\u0131 durma \u00e7abalar\u0131n\u0131n k\u00f6keninde bilimsel kayg\u0131lardan \u00e7ok ideolojik yakla\u015f\u0131mlar\u0131n ve ateizmin psikolojisinin rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Fred Hoyle, bir radyo program\u0131nda, evrenin bir b\u00fct\u00fcn iken ayr\u0131l\u0131p geni\u015fledi\u011fini savunan g\u00f6r\u00fc\u015ften\u00a0 bing Bang diye alayc\u0131 bir \u015fekilde s\u00f6z etti. Bundan sonra Big Bang (B\u00fcy\u00fck Patlama) ismi me\u015fhur oldu ve kendisiyle alay edilmek i\u00e7in bu teoriye tak\u0131lan ad, onun ger\u00e7ek ad\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcverdi. Fred Hoyle Big Bang\u00a0 kar\u015f\u0131\u00a0 dura\u011fan Durum (Steady State) modelini savunuyordu. Kitab\u0131n ilerleyen sayfalar\u0131nda bu model incelenecektir. <\/p>\n<p>NEREDE BU PATLAMANIN FOS\u0130L\u0130 <\/p>\n<p>Big Bang in ortaya kondu\u011fu zaman diliminde, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n ya\u015fam s\u00fcre\u00e7leri i\u00e7erisinde bir \u00e7ok elementin olu\u015ftu\u011fu ortaya konmu\u015ftu. Bu konuda \u00f6zellikle Fred Hoyle in ve onun \u00e7al\u0131\u015fma arkada\u015flar\u0131n\u0131n katk\u0131s\u0131 b\u00fcy\u00fckt\u00fc. Big Bang, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n i\u00e7inde \u00fcretilemeyen ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan hidrojenin nereden geldi\u011fini a\u00e7\u0131kl\u0131yordu. Bu y\u00f6n\u00fcyle Big Bang, ba\u015f\u0131ndan beri kendisine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan Hoyle in eksik bulgular\u0131n\u0131 tamaml\u0131yor, elementlerin olu\u015fumunun a\u00e7\u0131klanmas\u0131n\u0131 m\u00fckemmel bir \u015fekilde yerine oturtuyordu. Atom-alt\u0131 kurama g\u00f6re hidrojeni meydana getirmek i\u00e7in a\u015f\u0131r\u0131 derecede y\u00fcksek s\u0131cakl\u0131kta bir ortam laz\u0131md\u0131. Big Bang evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131nda \u00e7ok y\u00fcksek s\u0131cakl\u0131ktaki ve \u00e7ok yo\u011fun olan bu ortam\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gerekli g\u00f6r\u00fcyordu. Hoyle, bu sorunun mutlaka Big Bang d\u0131\u015f\u0131nda bir a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 bulmalar\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Big Bang\u00a0 kar\u015f\u0131 direnmeye devam ederken ise \u015f\u00f6yle diyordu:\u00a0 e\u011fer evren s\u0131cak bir Big Bang ile ba\u015flam\u0131\u015fsa, o zaman bu patlaman\u0131n bir kal\u0131nt\u0131s\u0131 olmal\u0131. Bana bu Big Bang in bir fosilini bulun.\u00a0 Hoyle in alaylar\u0131 sonucunda\u00a0 bing Bang isminin yerle\u015fmesi d\u0131\u015f\u0131nda\u00a0 fosil yakla\u015f\u0131m\u0131 da yerle\u015fmi\u015ftir. \u0130leride\u00a0 kozmik fon radyasyonu\u00a0 bulununca bir\u00e7ok ki\u015fi bu radyasyonu\u00a0 fosil radyasyon olarak da isimlendirecektir. Hoyle in, Big Bang n\u00a0 fosilinin bulunmas\u0131 i\u00e7in meydan okumas\u0131, Big Bang\u00a0 destekleyen \u00e7ok \u00f6nemli kan\u0131tlar\u0131n bulunmas\u0131na neden olmu\u015ftur. Hoyle in itirazlar\u0131, adeta bumerang olmu\u015f; Big Bang\u00a0 \u00f6ld\u00fcrmek yerine, yayg\u0131nla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f ve Dura\u011fan Durum modelinin sonunu getirmi\u015ftir. <\/p>\n<p>GAMOW UN TEOR\u0130K HESAPLAMALARI <\/p>\n<p>Kozmik fon radyasyonuda ilk \u00f6nce matematiksel hesaplara dayal\u0131 bi\u00e7imde, teorik bazda ortaya konmu\u015ftur. Gamow ve Alpher 1 Nisan 1948 e alfa-beta-gama adl\u0131 tezlerini ortaya koydular. Bu tez, Big Bang n ba\u015flang\u0131c\u0131nda olmas\u0131 gereken muazzam miktardaki enerjinin, evrenin geni\u015flemesiyle birlikte yava\u015f yava\u015f azalaca\u011f\u0131n\u0131 ve bu enerjinin e\u015f de\u011feri olan bir s\u0131cakl\u0131k de\u011ferinin bug\u00fcn dahi saptanmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olaca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcyordu. George Gamow ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n makalesi, evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131nda atomlar\u0131n birbirleriyle nas\u0131l bir reaksiyona girdiklerini, \u00e7ekirdek fizi\u011findeki son bulgular\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda anlat\u0131yor ve bu reaksiyonlar s\u0131ras\u0131nda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan s\u0131cakl\u0131k de\u011ferinin milyarlarca derece y\u00fckseklikteki s\u0131cakl\u0131\u011fa eri\u015fti\u011fini sergiliyordu. Bu kadar y\u00fcksek s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n ait oldu\u011fu y\u00fcksek enerjili bir \u0131\u015f\u0131man\u0131n (radyasyonun) ilk d\u00f6nemlerdeki evreni tamamen doldurdu\u011fu ve bug\u00fcn dahi bu enerjiden arta kalan bir s\u0131cakl\u0131k de\u011ferinin uzayda bulundu\u011fu bu \u00e7al\u0131\u015fmayla g\u00f6steriliyordu. K\u0131sacas\u0131 Gamow, Hoyle in alay etmek i\u00e7in ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc\u00a0 fosilin\u00a0 ger\u00e7ekten olmas\u0131 gerekti\u011fini ortaya koymu\u015ftur. \u00dcstelik yap\u0131lan hesaplarla uzay\u0131n her taraf\u0131na yay\u0131lan bu radyasyonun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, eksi 268 dereceye kadar (5 Kelvin mutlak s\u0131cakl\u0131k de\u011feri) d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f oldu\u011fu tahmin edilmi\u015ftir. Big Bang en sonra ortaya \u00e7\u0131kan b\u00fct\u00fcn radyasyonlar\u0131n evrenin i\u00e7inde belirli ba\u015flang\u0131\u00e7 noktalar\u0131 olacakt\u0131r ve sadece o noktalardan d\u0131\u015far\u0131 yay\u0131lacaklard\u0131r. Oysa Big Bang n sebep oldu\u011fu radyasyonun en \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi evrenin her yan\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. K\u0131sacas\u0131 1-Evrenin her yan\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015f, 2-S\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 iyice d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bir radyasyonun varl\u0131\u011f\u0131, Big Bang en yola \u00e7\u0131k\u0131larak matematiksel hesaplamalarla ortaya konmu\u015ftur. Acaba\u00a0 fosil diyerek alay edilen bu radyasyon bulunabilmi\u015f midir? <\/p>\n<p>FOS\u0130L RADYASYON BULUNUYOR <\/p>\n<p>1960 \u0131 y\u0131llara gelindi\u011finde Princeton \u00dcniversitesi de Robert Dicke ve \u00e7al\u0131\u015fma arkada\u015flar\u0131, Gamow ve arkada\u015flar\u0131yla ayn\u0131 sonuca vard\u0131lar. Evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131 \u00e7ok s\u0131cakt\u0131, bu durumda evren s\u0131cak elektron ve protonlarla, y\u00fcksek enerjili fotonlarla doluydu. Evren geni\u015fledik\u00e7e bu \u0131\u015f\u0131n\u0131m(radyasyon) so\u011fuyacak ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de elektromanyetik tayf\u0131n mikrodalga b\u00f6lgesinde g\u00f6zlenebilecekti. Princeton astronomlar\u0131n\u0131n, daha \u00f6nce Gamow ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n benzer bir \u00f6ng\u00f6r\u00fcye sahip olduklar\u0131ndan haberleri olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenir. En az\u0131ndan \u015furas\u0131 kesindir ki; Gamow ve arkada\u015flar\u0131 bu radyasyonun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6rd\u00fcler, fakat deneysel olarak bunun ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nermediler. Kozmik fon radyasyonunu \u00f6zel aletler kullanarak bulmaya ilk te\u015febb\u00fcs eden Robert Dicke ve ekibi olmu\u015ftur. Dicke ve arkada\u015flar\u0131 Roll ve Wilkinson, 1965 e Dicke in dizayn etti\u011fi mikrodalga radyasyon saptay\u0131c\u0131y\u0131 in\u015fa ediyorlard\u0131. Ama kendilerine Nobel \u00f6d\u00fcl\u00fc kazand\u0131raca\u011f\u0131na inand\u0131klar\u0131 bu ke\u015ffi yapanlar ba\u015fkalar\u0131 oldu. Bu ki\u015filer, Amerika a Bell Telefon \u015eirketi de \u00e7al\u0131\u015fan iki m\u00fchendisti ve adlar\u0131 Arno Penzias ve Robert Wilson \u0131. Bu m\u00fchendisler kozmik fon radyasyonunu rastlant\u0131sal olarak ke\u015ffettiler. Radyo \u00f6l\u00e7\u00fcmleri yaparken, belli dalga boylar\u0131nda \u00f6l\u00e7t\u00fckleri \u0131\u015f\u0131n\u0131mda fazlal\u0131k oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcler. Bunun yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 parazit, ekibin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na engel oluyordu. Ne yaparlarsa yaps\u0131nlar bu paraziti \u00f6nleyemediler. Bunun \u00fczerine, uzaydaki radyasyon hakk\u0131nda en bilgili insanlar\u0131n Princeton \u00dcniversitesi deki Dicke ve arkada\u015flar\u0131 oldu\u011funu \u00f6\u011frendikleri i\u00e7in, onlar\u0131 arad\u0131lar. Dicke ve ekibi, Penzias ve Wilson n bulgular\u0131n\u0131 dinledikten sonra, onlar\u0131n, kendilerinin arad\u0131\u011f\u0131 radyasyonu buldu\u011funu anlad\u0131lar. B\u00f6ylece Hoyle n alay etti\u011fi\u00a0 fosil bulundu ve Nobel \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fc Dicke ve ekibi alamad\u0131 ama, Penzias ve Wilson bu bulu\u015flar\u0131 sayesinde Nobel\u00a0 ald\u0131lar. Bu radyasyonun bulunmas\u0131na bir\u00e7ok ki\u015fi\u00a0 kesin delil dedi. Hoyle in, Big Bang\u00a0 kar\u015f\u0131 rakip olarak savundu\u011fu Dura\u011fan Durum modelini savunmak\u00a0 kozmik fon radyasyonunun bulunmas\u0131yla imkans\u0131z hale geldi. Bulunan radyasyon tam da beklendi\u011fi gibi evrenin her yerinden gelmektedir. Radyasyonun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 ise -270 derecedir (3 Kelvin). Bu de\u011fer Gamow n arkada\u015flar\u0131n\u0131n daha evvel hesaplad\u0131\u011f\u0131 -268 dereceye (5 Kelvin) \u00e7ok yak\u0131nd\u0131r. Alpher ve Herman 1949 y\u0131l\u0131nda s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bile yakla\u015f\u0131k olarak hesaplad\u0131klar\u0131, olmas\u0131 gerekti\u011fini \u0131srarla savunduklar\u0131 fosil radyasyon 1965 y\u0131l\u0131nda bulununca, olay\u0131 \u015f\u00f6yle de\u011ferlendirmi\u015flerdir:\u00a0 965 y\u0131l\u0131n\u0131n kozmolojinin tarihsel geli\u015fiminde \u00f6nemli bir y\u0131l oldu\u011funu herkes kabul eder, hatta baz\u0131lar\u0131 bu y\u0131l\u0131 modern kozmolojinin do\u011fum y\u0131l\u0131 olarak kabul ederler.\u00a0 <\/p>\n<p>KOZM\u0130K FON RADYASYONUNUN \u0130NCELENMES\u0130NDEK\u0130 DEL\u0130LLER BU RADYASYONDA HAF\u0130F DALGALANMALAR OLMALI <\/p>\n<p>Kozmik fon radyasyonunun bulunmas\u0131 Big Bang i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemli bir delildir. Bu radyasyon \u00fczerinde yap\u0131lan incelemeler ise, Big Bang teorisi i\u00e7in ekstra deliller getirecektir. Kozmik fon radyasyonuna\u00a0 osil radyasyon\u00a0\u00a0 ikrodalga arka alan \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 veya\u00a0 ozmik mikrodalga fon \u0131\u015f\u0131n\u0131m\u0131 gibi adlar verilmektedir. Bu farkl\u0131 adlar kimseyi \u015fa\u015f\u0131rtmas\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu farkl\u0131 isimlerin hepsi ayn\u0131 \u015feyi ifade etmektedir. Penzias ve Wilson n g\u00f6zleminden sonra Princeton \u00dcniversitesi den Roll ve Wilkinson, bu deneyin sa\u011flamas\u0131n\u0131 kendi \u00fcrettikleri hassas aletler ile yapt\u0131lar. Bu deney, Penzias ve Wilson n buldu\u011fu verilerin do\u011frulu\u011funu onaylayan bir\u00e7ok deneyin ilki oldu. Kozmik fon radyasyonu bulunduktan sonra, bu kez de bilim adamlar\u0131 bu radyasyon \u00fczerinde dalgalanmalar aramaya koyuldular. Bu dalgalanmalar evrenin olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in gerekliydi. E\u011fer Big Bang ile etrafa sa\u00e7\u0131lan madde tamamen homojen bir \u015fekilde da\u011f\u0131lsayd\u0131; ne galaksiler, ne y\u0131ld\u0131zlar, ne de d\u00fcnyam\u0131z olu\u015furdu. T\u00fcm bunlar\u0131n olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in biraz daha fazla yo\u011fun ve biraz daha az yo\u011fun alanlar gerekliydi. Madde bir araya gelip galaksileri olu\u015ftururken, galaksilerin aralar\u0131nda b\u00fcy\u00fck bo\u015fluklar kalm\u0131\u015ft\u0131. Evrenin bir noktadan ba\u015flayan geli\u015fiminin \u00e7ok erken a\u015famalar\u0131nda s\u0131cakl\u0131ktaki \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck farkl\u0131l\u0131klar bile bunun olu\u015f \u015feklini a\u00e7\u0131klard\u0131. Biraz daha s\u0131cak olan noktalar, s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 ondan \u00e7ok az d\u00fc\u015f\u00fck olan noktalara k\u0131yasla daha \u00e7ok enerjiye sahip olacaklar, b\u00f6ylece s\u0131cak noktalarda daha so\u011fuk alanlara k\u0131yasla daha \u00e7ok par\u00e7ac\u0131k olu\u015facakt\u0131. Bu s\u00fcre\u00e7 galaksilerin ve uzay bo\u015flu\u011funun olu\u015fumuna sebep olacakt\u0131. <\/p>\n<p>DALGALANMALAR DA BULUNUYOR <\/p>\n<p>Penzias ve Wilson n kulland\u0131klar\u0131 dedekt\u00f6r\u00fcn kozmik fon radyasyonundaki teorik olarak beklenen dalgalanmalar\u0131 tespit etmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. \u00c7ok duyarl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcmler i\u00e7in D\u00fcnya atmosferinin parazit kaynaklar\u0131n\u0131n elenmesi gerekliydi. A\u011f\u0131rl\u0131k\u00e7a ve hacimce b\u00fcy\u00fck aletleri helyum balonlar\u0131na y\u00fckleyip g\u00f6nderme \u00e7abalar\u0131 oldu. Daha sonra U2 u\u00e7a\u011f\u0131\u00a0 ozmik fon radyasyonu ara\u015ft\u0131rmalar\u0131yla g\u00f6revlendirildi. Hassas dedekt\u00f6r\u00fc, u\u00e7a\u011f\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ta\u015f\u0131mak i\u00e7in \u00f6zel bir b\u00f6lmesi olan kokpit in\u015fa edilmi\u015fti, u\u00e7a\u011f\u0131n cam\u0131 bile hassas \u00f6l\u00e7\u00fcm yap\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nlerdi. Ancak sonu\u00e7ta u\u00e7a\u011f\u0131n hareketinin ve her b\u00f6lgede \u00f6l\u00e7\u00fcm yapabilme zaman\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcler. U\u00e7ak, balon gibi bir noktada k\u0131p\u0131rdamadan duram\u0131yordu, ayn\u0131 noktadan defalarca ge\u00e7ebilmesine ra\u011fmen \u00f6l\u00e7\u00fcmler tamamlanmadan yak\u0131t\u0131 bitecekti. Tek ger\u00e7ek\u00e7i \u00e7\u00f6z\u00fcm bir uydu kullanmakt\u0131. Beklenen at\u0131l\u0131m John Mather taraf\u0131ndan 1989 y\u0131l\u0131n\u0131n Kas\u0131m ay\u0131nda f\u0131rlat\u0131lan Kozmik Fon Ka\u015fifi (COBE) uydusuna bir ara\u00e7 yerle\u015ftirilerek ger\u00e7ekle\u015fti. Mather n geli\u015ftirdi\u011fi ara\u00e7, kozmik fon radyasyonunun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha \u00f6nce ula\u015f\u0131lmam\u0131\u015f bir duyarl\u0131l\u0131kla \u00f6l\u00e7meyi ba\u015fard\u0131. S\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n kesin de\u011feri yaln\u0131zca 0.005 Kelvin belirsizlikte 2.726 Kelvin olarak bulundu. COBE, uzayda \u00fc\u00e7 y\u0131l kalm\u0131\u015ft\u0131 ve 1992 e elde etti\u011fi veriler, kozmik fon radyasyonunun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve uzay\u0131n her y\u00f6n\u00fcnden geldi\u011fini tespit etmekten de fazlayd\u0131. Beklenen \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck dalgalanmalar da tespit edilmi\u015fti. COBE in g\u00f6nderdi\u011fi verilerden bilgisayar\u0131n \u00e7izdi\u011fi resim, eski evrenin haritas\u0131ndaki \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck dalgalanmalar\u0131 da g\u00f6steriyordu. Resmin daha s\u0131cak ve daha so\u011fuk k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131 ay\u0131rt edebilmek i\u00e7in bilgisayardaki modele pembe ve mavi renkler kat\u0131ld\u0131. <br \/>COBE in evrende ke\u015ffetti\u011fi dalgac\u0131klar yeniden incelenip titizlikle kontrol edildi, gerekli veri elde edilmi\u015fti. Big Bang s\u00fcrecinden \u00e7\u0131kan kozmik fon radyasyonunda, \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck s\u0131cakl\u0131k dalgalanmalar\u0131 vard\u0131 ve bunlar da galaksilerin olu\u015fup bug\u00fcn g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz hale gelmeleri i\u00e7in yeterliydi. Big Bang bir kez daha b\u00fcy\u00fck bir zafer kazanm\u0131\u015ft\u0131. George Smoot, bilgisayar\u0131n\u0131n evrendeki dalgac\u0131klar\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in \u00e7izdi\u011fi pembe ve mavi resmi yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131nda, d\u00fcnyan\u0131n b\u00fct\u00fcn gazetelerinin man\u015fetlerine ge\u00e7mi\u015fti. Kozmolojik bir g\u00f6zlemin medyada bu kadar \u00f6n plana \u00e7\u0131kmas\u0131 o g\u00fcne kadar hi\u00e7 g\u00f6r\u00fclmemi\u015fti. Stephan Hawking n bu bulgu hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de me\u015fhur resim ile ayn\u0131 sayfalarda ge\u00e7iyordu:\u00a0 u, y\u00fczy\u0131l\u0131n, hatta belki de t\u00fcm zamanlar\u0131n en b\u00fcy\u00fck bulu\u015fudur.\u00a0 COBE uydusunun proje lideri ve California Universitesi in astronomu George Smoot n a\u00e7\u0131klamas\u0131 ise \u00e7ok ilgin\u00e7tir:\u00a0 u bulu\u015fumuz evrenin bir ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011funun bir delilidir. ve \u015f\u00f6yle ekledi:\u00a0 u, Tanr\u0131 ya bakmak gibi bir \u015fey.\u00a0 <\/p>\n<p>UYDULU, B\u0130LG\u0130SAYARLI DESTEK <\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de m\u00fchendislik harikas\u0131 uydular, elektronik mucizesi bilgisayarlar, matemati\u011fin y\u00fcksek uygulamalar\u0131 birle\u015fmi\u015f ve hepsi beraber Big Bang\u00a0 destek vermi\u015ftir. Evrendeki tablo art\u0131k daha evvel hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar anla\u015f\u0131l\u0131rd\u0131r. Galaksilerin olu\u015fumu i\u00e7in olmas\u0131 gereken k\u00fc\u00e7\u00fck s\u0131cakl\u0131k dalgalanmalar\u0131n\u0131n bulunmas\u0131n\u0131, belki de bu dalgalanmalar\u0131n olmas\u0131 gerekti\u011fini ortaya koyanlar bile ummuyorlard\u0131. Kozmik fon radyasyonunun olmas\u0131 gerekti\u011fini teorik olarak ilk ortaya atan\u00a0 alfa-beta-gama tezi tarihteki se\u00e7kin yerini alm\u0131\u015ft\u0131r. Penzias ve Wilson 1965 deki bulu\u015flar\u0131 nedeniyle 1987 e Nobel \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fc ald\u0131lar. Kozmik fon radyasyonunu \u00f6l\u00e7mek i\u00e7in milyonlarca dolar harcanarak uzaya g\u00f6nderilen COBE uydusu\u00a0 osil radyasyonu \u00e7ok duyarl\u0131 bir \u015fekilde, s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131yla, \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck dalgalanmalar\u0131yla \u00f6l\u00e7t\u00fc. Baz\u0131 fizik\u00e7iler bu \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc t\u00fcm zamanlar\u0131n en b\u00fcy\u00fck bulu\u015fu olarak de\u011ferlendirdiler. Kozmik fon radyasyonunun bulunmas\u0131 ve bu radyasyonun incelenmesi Big Bang a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nemlidir. Fakat kozmik fon radyasyonunun bize sunaca\u011f\u0131 daha ba\u015fka deliller de olacakt\u0131r. <\/p>\n<p>GE\u00c7M\u0130\u015eTEK\u0130 KOZM\u0130K FON RADYASYONUNUN SICAKLI\u011eI <\/p>\n<p>Daha evvel de s\u00f6yledi\u011fimiz gibi Big Bang in \u00f6\u011fretti\u011fi en \u00f6nemli bilgilerden biri evrenin \u00e7ok s\u0131cak ve \u00e7ok yo\u011fun ortamda ba\u015flad\u0131\u011f\u0131, s\u00fcrekli geni\u015flemeyle bu yo\u011funlu\u011fun ve s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. Kozmik fon radyasyonunun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 da s\u00fcrekli d\u00fc\u015fmektedir ve \u015fu anda 2.7 .Kelvin\u00a0 e\u015fittir. Uzaktaki galaksilerden gelen \u0131\u015f\u0131\u011fa bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, asl\u0131nda ge\u00e7mi\u015fe bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 unutmamal\u0131y\u0131z. Uzak galaksilerden gelen \u0131\u015f\u0131k milyarlarca \u0131\u015f\u0131k y\u0131l\u0131 kadar uzaktan gelmektedir. Belki de \u015fu anda bizim bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z o y\u00f6nde, o galaksi yoktur, fakat biz o galaksinin milyarlarca y\u0131l \u00f6nce yola \u00e7\u0131km\u0131\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 seyretmekteyiz. K\u0131sacas\u0131, ge\u00e7mi\u015fe bakmaktay\u0131z. Big Bang teorisine g\u00f6re milyarlarca y\u0131l \u00f6nce evren daha yo\u011fun ve daha s\u0131cakt\u0131r, e\u011fer milyarlarca y\u0131l \u00f6nceki halini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz galaksideki kozmik fon radyasyonunun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6l\u00e7ebilirsek, s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fczdekinden daha y\u00fcksek oldu\u011funu bulmam\u0131z gerekir. 1994 ilkbahar\u0131nda, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, bunu ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi ba\u015fard\u0131lar. Uzak galaksilerdeki kozmik fon radyasyonunun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 7.4 Kelvin i ve bu de\u011fer \u015fu andaki 2.7 Kelvin en daha y\u00fcksekti. Bu g\u00f6zlem Keck teleskobuyla ger\u00e7ekle\u015fti, bu teleskop, zaman\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck optik cihaz\u0131d\u0131r. 1996 y\u0131l\u0131nda ayn\u0131 astronom grubu daha da uzaktaki bir galaksinin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6l\u00e7t\u00fcler, bu sefer 8 Kelvin n \u00e7ok az \u00fczerinde bir de\u011fer buldular. Daha sonra farkl\u0131 bir astronom grubunun daha da uzaktaki b\u00f6lgeleri taramalar\u0131yla 10 Kelvin s\u0131cakl\u0131k derecesi saptand\u0131. T\u00fcm bu veriler Big Bang n do\u011frulu\u011funu onayl\u0131yordu; ne kadar uzak ge\u00e7mi\u015fimize bakarsak, o kadar y\u00fcksek bir s\u0131cakl\u0131kla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yorduk. B\u00f6ylece kozmik fon radyasyonunun ge\u00e7mi\u015fini incelememiz de Big Bang\u00a0 destekleyen ilave bir delil olu\u015fturdu. <\/p>\n<p>TEOR\u0130N\u0130N VE G\u00d6ZLEM\u0130N B\u0130RLE\u015eMES\u0130 <\/p>\n<p>Kozmik fon radyasyonu ve bu radyasyonun incelenmesiyle Big Bang\u00a0 dair elde edilen deliller; \u00f6nce teorik temelde, matematiksel hesaplamalarla ortaya konmu\u015ftur. Daha sonra yap\u0131lan g\u00f6zlemler teoriyi desteklemi\u015ftir. B\u00f6ylece evrenin bir tekilli\u011fin par\u00e7alanmas\u0131yla geni\u015fledi\u011fi nas\u0131l \u00f6nce teorik temelde ortaya konup matematiksel olarak ispatland\u0131ysa ve daha sonra g\u00f6zlemsel verilerle desteklendiyse, ayn\u0131 \u015fekilde kozmik fon radyasyonunda da matematiksel teori g\u00f6zlemle kucakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu kucakla\u015fmay\u0131 \u015f\u00f6yle \u00f6zetleyebiliriz: 1- Teorik bazda: Gamow ve arkada\u015flar\u0131, evrenin, \u00e7ok s\u0131cak ve \u00e7ok yo\u011fun bir durumdan, daha az s\u0131cak ve daha az yo\u011fun bir duruma ge\u00e7ti\u011fini ve evrenin bu s\u0131cak ve \u0131\u015f\u0131mal\u0131 ilk halinin hala radyasyon olarak kal\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131n oldu\u011funu ortaya koydular. G\u00f6zlemsel bazda: Penzias ve Wilson kozmik fon radyasyonunu buldular. 2- Teorik bazda: Gamow ve arkada\u015flar\u0131 bu radyasyonun evrenin her taraf\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 gerekti\u011fini ortaya koydular ve s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yakla\u015f\u0131k olarak hesaplad\u0131lar. G\u00f6zlemsel bazda: Penzias ve Wilson n buldu\u011fu, daha sonra da farkl\u0131 g\u00f6zlemlerle do\u011fruland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere bu radyasyon, evrenin her taraf\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve Gamow n arkada\u015flar\u0131n\u0131n hesab\u0131, radyasyonunun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131na \u00e7ok yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. 3- Teorik bazda: Var olan galaksilerin olu\u015fabilmesi i\u00e7in evrenin ilk s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131nda dalgalanmalar\u0131n olmas\u0131 gerekti\u011fi ortaya kondu. G\u00f6zlemsel bazda: 1992 e COBE uydusu evrenin ilk haline ait s\u0131cakl\u0131k dalgalanmalar\u0131n\u0131 tespit etti. Bu dalgalanman\u0131n foto\u011fraf\u0131 bilgisayar\u0131n yard\u0131m\u0131yla \u00e7izildi. 4- Teorik bazda: Evrenin ge\u00e7mi\u015fi daha s\u0131cak oldu\u011fu i\u00e7in, ge\u00e7mi\u015fteki kozmik fon radyasyonunun s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 da daha y\u00fcksek olmal\u0131d\u0131r. G\u00f6zlemsel bazda: 1994 y\u0131l\u0131nda uzak galaksilerden gelen \u0131\u015f\u0131k incelenerek ge\u00e7mi\u015fteki kozmik fon radyasyonunun daha y\u00fcksek oldu\u011fu do\u011fruland\u0131. Daha sonra yap\u0131lan g\u00f6zlemler de bu sonucu destekledi. <\/p>\n<p>ELEMENTLER\u0130N M\u0130KTARINDAK\u0130 DEL\u0130L H\u0130DROJEN\u0130N M\u0130KTARINDAK\u0130 DEL\u0130L<\/p>\n<p>Uzaydaki maddelerin oran\u0131n\u0131 Fraunhofer n buldu\u011fu\u00a0 raunhofer \u00e7izgileri\u00a0 sayesinde saptamaktay\u0131z. I\u015f\u0131\u011f\u0131n k\u0131r\u0131larak renk spektrumunda ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 Newton an beri bilinir. Fraunhofer, renk spektrumundaki g\u00f6kku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7inde \u00e7ok say\u0131da \u00e7izgi g\u00f6rd\u00fc; bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 koyu renkli \u00e7izgiler, bir k\u0131sm\u0131ysa a\u00e7\u0131k renkli \u00e7izgilerdi. Bunlara neyin sebep oldu\u011funu \u00e7\u00f6zemedi, fakat her elementin \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 \u00e7izgilerin farkl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc. Fraunhofer, 1816 y\u0131l\u0131ndaki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda bu bulgular\u0131n \u00f6nemini kavrayamasa da; ondan sonra 1880 y\u0131l\u0131nda William Huggins bu \u00e7izgilerin, elementlerin adeta parmak izi oldu\u011funu ke\u015ffetti. I\u015f\u0131kla gelen bu parmak izini inceleyerek \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n kayna\u011f\u0131nda ne oldu\u011funu anlayabiliriz. B\u00f6ylelikle G\u00fcne\u015f n ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n birbirlerinden farkl\u0131 yap\u0131da olmad\u0131klar\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131. Hepsi de temelde hidrojenden ve helyumdan olu\u015fuyordu; G\u00fcne\u015f, evrendeki y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcmesinin bir alt k\u00fcmesiydi. Evren yer \u00e7ekimi kanunlar\u0131yla i\u015fleyen, i\u00e7indeki y\u0131ld\u0131zlar\u0131n ve gezegenlerin hepsinin hareket etti\u011fi, ayn\u0131 ham maddelerden olu\u015fmu\u015f bir yerdi. Fraunhofer \u00e7izgileri sayesinde evrenin y\u00fczde 73 n\u00fcn hidrojen ve y\u00fczde 25 nin helyum oldu\u011fu saptanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu sonu\u00e7 ise Big Bang\u00a0 destekleyen bir delildir. Atom-alt\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na g\u00f6re atomu olu\u015fturan par\u00e7ac\u0131klardan hidrojen atomunun olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in y\u00fcksek s\u0131cakl\u0131kta bir ortam gerekmektedir. Bu konudaki ilk detayl\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fc Gamow ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla 1948 y\u0131l\u0131nda ortaya konmu\u015ftur. Gamow n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi evrenin \u00e7ok y\u00fcksek bir s\u0131cakl\u0131ktan h\u0131zla so\u011fumas\u0131; proton ve n\u00f6tronlar\u0131n beraberce elementleri olu\u015fturmas\u0131n\u0131n ve evrendeki y\u00fczde 73 oran\u0131ndaki hidrojenin a\u00e7\u0131klamas\u0131d\u0131r. Y\u0131ld\u0131zlar\u0131n i\u00e7inde olu\u015fan s\u00fcre\u00e7lerde hidrojen olu\u015famaz, oysa Big Bang hem hidrojen atomunun nas\u0131l olu\u015ftu\u011funu, hem de miktar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>HELYUMUN M\u0130KTARINDAK\u0130 DEL\u0130L <\/p>\n<p>Big Bang ile evrenin olu\u015fumunun ilk anlar\u0131nda helyumun meydana geldi\u011fi anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131 protonlardan, n\u00f6tronlardan ve elektronlardan olu\u015fan s\u0131cak bir kar\u0131\u015f\u0131md\u0131r. Bu kar\u0131\u015f\u0131m so\u011fuduk\u00e7a n\u00fckleer tepkimeler ger\u00e7ekle\u015febilmi\u015ftir. \u00d6zellikle n\u00f6tronlar\u0131n ve protonlar\u0131n \u00e7iftler halinde birle\u015fti\u011fi; bu \u00e7iftlerin de birle\u015ferek helyum elementinin \u00e7ekirde\u011fini olu\u015fturdu\u011fu hesaplanm\u0131\u015ft\u0131r. Kuramsal hesaplamalarda evrende y\u00fczde 25 oran\u0131nda helyum oldu\u011fu ortaya konmu\u015ftur. Y\u0131ld\u0131zlar\u0131n i\u00e7indeki tepkimelerde de helyum olu\u015fabilmektedir. Fakat y\u0131ld\u0131zlar\u0131n i\u00e7indeki bu olu\u015fumlar y\u00fczde 25 oran\u0131ndaki helyumu a\u00e7\u0131klayamaz. Yap\u0131lan t\u00fcm g\u00f6zlemler bu verileri do\u011frulam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin 1999 y\u0131l\u0131nda Amerikal\u0131 ve Ukraynal\u0131 astronomlar, Multiple Mirror ve Keck teleskoplar\u0131yla yapt\u0131klar\u0131 g\u00f6zlemlerde, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu helyum oran\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kartt\u0131ktan sonra y\u00fczde 24.52 helyum oran\u0131n\u0131 elde ettiler. Bu oran\u0131 uzaktaki en ya\u015fl\u0131 galaksileri g\u00f6zleyerek elde eden astronomlar, Big Bang n \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc bir kez daha do\u011frulad\u0131lar. Daha sonra 2000 y\u0131l\u0131nda\u00a0 strophysical Journal da \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 yay\u0131nlayan Kanadal\u0131 astronomlar da \u00e7ok yak\u0131n sonu\u00e7lar elde ettiler. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar da, en eski cisimlerin var oldu\u011fu zamandan beri, yani evrenin daha ilk ba\u015flar\u0131ndan itibaren helyumun var oldu\u011funu ortaya koymu\u015ftur. <\/p>\n<p>EVREN\u0130N HER YER\u0130NDEN GELEN DEL\u0130L <\/p>\n<p>Big Bang ,in, evrenin tek bir noktas\u0131ndan ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00e7ok yo\u011fun ve \u00e7ok s\u0131cak ortam\u0131n geni\u015fleyerek daha az yo\u011fun ve daha az s\u0131cak ortama d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bir kez daha hat\u0131rlayal\u0131m. Bu anlat\u0131mda hidrojen ve helyum da bu geni\u015flemedeki s\u00fcre\u00e7lerde a\u00e7\u0131klan\u0131r. Kozmik fon radyasyonunun \u00f6nemli bir \u00f6zelli\u011finin, evrenin her yan\u0131na da\u011f\u0131lmas\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck. Geni\u015fleyen evren ile olu\u015fan d\u00f6rtte \u00fc\u00e7 oran\u0131ndaki hidrojen ve d\u00f6rtte bir oran\u0131ndaki helyum i\u00e7in de ayn\u0131 sonu\u00e7 beklenmektedir. Evrenin geni\u015flemesiyle evrenin her yan\u0131nda ayn\u0131 oran g\u00f6zlemlenmelidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc evrenin geni\u015flemesiyle bu madde oran\u0131 evrenin her yan\u0131na da\u011f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Big Bang\u00a0 g\u00f6re g\u00f6zlemlenmesi gereken sonu\u00e7 ile yap\u0131lan g\u00f6zlemler tamamen uyumludur. Evrenin neresine bakarsak bakal\u0131m hidrojen ve helyum hakim elementlerdir ve evrenin d\u00f6rtte \u00fc\u00e7\u00fc kadar\u0131 hidrojenden ve d\u00f6rtte biri kadar\u0131 helyumdan olu\u015fmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>D\u00d6TERYUMUN VE L\u0130TYUMUN M\u0130KTARINDAK\u0130 DEL\u0130L <\/p>\n<p>Evrende var olan b\u00fct\u00fcn d\u00f6teryum (hidrojen atomunun bir n\u00f6tron fazlal\u0131 izotopu) ve lityum, Big Bang n ilk dakikalar\u0131nda olu\u015fmu\u015ftur. Y\u0131ld\u0131zlar\u0131n i\u00e7indeki s\u00fcre\u00e7ler bu atomlar\u0131 olu\u015fturamaz, tam tersine bu atomlar\u0131 par\u00e7alar. Oysa Big Bang, d\u00f6teryumun ve lityumun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Keck teleskobuyla ve Hubble teleskobuyla ger\u00e7ekle\u015ftirilen g\u00f6zlemler, Big Bang n, d\u00f6teryumun ve lityumun miktarlar\u0131yla ilgili \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcyle tamamen uyu\u015fmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin Vanioni Flam, Coc ve Casse in 2000 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlad\u0131klar\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 ve daha evvelki bir \u00e7ok ara\u015ft\u0131rma bunu onaylamaktad\u0131r. 1994 y\u0131l\u0131na kadar evrendeki d\u00f6teryum ve lityum miktar\u0131na dair tespitler nispeten yak\u0131n y\u0131ld\u0131zlarda yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Oysa 1994 y\u0131l\u0131ndan itibaren 12 milyar \u0131\u015f\u0131k y\u0131l\u0131 kadar mesafedeki (yani milyarlarca y\u0131l ge\u00e7mi\u015fteki) gaz k\u00fctleleri incelendi. Bunlarda da d\u00f6teryuma ve lityuma rastland\u0131. Aynen Big Bang e \u00f6ng\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, evrenin ilk zamanlar\u0131ndan beri bu elementlerin var oldu\u011fu b\u00f6ylece bir kez daha ispatland\u0131. Bu delilde vard\u0131\u011f\u0131m\u0131z sonu\u00e7lar\u0131 k\u0131saca \u015f\u00f6yle \u00f6zetleyebiliriz: <br \/>1- Evrenin d\u00f6rtte \u00fc\u00e7\u00fc kadar\u0131 Big Bang n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi hidrojen atomundan olu\u015fur. <br \/>2- Evrenin d\u00f6rtte biri kadar\u0131 Big Bang n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi helyum atomundan olu\u015fur. <br \/>3- Big Bang n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi bu oranlar evrenin her y\u00f6n\u00fcnde tespit edilmektedir. <br \/>4- Hidrojen atomunun olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in gerekli \u00e7ok y\u00fcksek s\u0131cakl\u0131ktaki ortam\u0131 ancak Big Bang sa\u011flar. <br \/>5- Helyum y\u0131ld\u0131zlarda olu\u015fabilir, ama evrendeki y\u00fczde 25 lik helyum oran\u0131 ancak Big Bang ile a\u00e7\u0131klanabilir. <br \/>6- Y\u0131ld\u0131zlar d\u00f6teryum, lityum gibi elementleri par\u00e7alar, bu elementlerin olu\u015fumu ancak Big Bang ile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. <br \/>7- Son y\u0131llarda en uzak (en eski) galaksilerin ve gaz bulutlar\u0131n\u0131n g\u00f6zlemlenmesiyle bunlarda tespit edilen hidrojen, helyum, d\u00f6teryum, lityum, elemenlerinin miktar\u0131 da; evrenin en eski zamanlar\u0131ndan beri bu elementlerin var oldu\u011funu ispatlamaktad\u0131r. Aynen Big Bang e \u00f6ng\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi&#8230; <\/p>\n<p>ATOM-ALTI D\u00dcNYADAN YILDIZLARIN A\u015eAMALI GEL\u0130\u015e\u0130M\u0130NE DEL\u0130LLER M\u0130LYARLARCA DOLARLIK HIZLANDIRICILAR <\/p>\n<p>Atom-alt\u0131 d\u00fcnyan\u0131n daha iyi tan\u0131nabilmesi i\u00e7in atom-alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131 h\u0131zland\u0131rmaya yarayan, \u00e7ok y\u00fcksek s\u0131cakl\u0131k ortamlar\u0131n\u0131 taklit eden h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131 t\u00fcneller in\u015fa edilmi\u015ftir. D\u00fcnyan\u0131n en g\u00f6zde fizik\u00e7ilerinin \u00e7al\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu deney ortamlar\u0131 milyarlarca dolarl\u0131k b\u00fct\u00e7eyle imal edilmi\u015f teknoloji harikalar\u0131d\u0131r. Bu h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131lar\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fcleri \u0130svi\u00e7re de Cenevre \u015fehrindeki CERN, Amerika da Chicago \u015fehrindeki Fermilab ve yine Amerika da San Francisco \u015fehrindeki SLAC d\u0131r. Bu t\u00fcnellerde yap\u0131lan deneyler, Big Bang n t\u00fcm delilleriyle uyumludur ve ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z evreni olu\u015fturan Big Bang in matematiksel modelini onaylamaktad\u0131r. Big Bang, ba\u015flang\u0131\u00e7 s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131nda sadece enerjinin var olabilece\u011fini, enerjinin so\u011fuma a\u015famalar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak t\u00fcm atom-alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131n\u0131n olu\u015ftu\u011funu, sonra a\u015famal\u0131 geli\u015fmeci bir s\u00fcre\u00e7le gaz bulutlar\u0131n\u0131n ve d\u00f6nem d\u00f6nem y\u0131ld\u0131zlar\u0131n olu\u015ftu\u011funu s\u00f6ylemektedir. Atom-alt\u0131 d\u00fcnyan\u0131n olu\u015fumunun t\u00fcm safhalar\u0131; s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcne, geni\u015flemeye ve yo\u011funla\u015fman\u0131n azalmas\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak a\u00e7\u0131klan\u0131r. Maddenin ve anti-maddenin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131; elektronlar\u0131n ve pozitronun (elektronun anti-maddesi), protonun ve anti-protonun, kuvarklar\u0131n ve kar\u015f\u0131 kuvarklar\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ve birbirlerini yok edi\u015fleri, hep Big Bang modeline g\u00f6re a\u00e7\u0131klanmaktad\u0131r. K\u0131sacas\u0131 atom-alt\u0131 d\u00fcnyadaki t\u00fcm a\u015famalar ve evrenimizin bug\u00fcnk\u00fc atom-alt\u0131 d\u00fcnyas\u0131, Big Bang n evren modeline g\u00f6re a\u00e7\u0131klanmakta ve ba\u015fta bahsetti\u011fimiz h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131 t\u00fcnellerde olmak \u00fczere yap\u0131lan deneyler, bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131 onaylamaktad\u0131r. <\/p>\n<p>\u0130LK \u00dc\u00c7 DAK\u0130KA <\/p>\n<p>Evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131ndan yakla\u015f\u0131k bir saniye sonra evrenin her yerinde s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n yakla\u015f\u0131k on milyar derece oldu\u011fu matematiksel y\u00f6ntemlerle hesaplanabilmektedir. Bu, matemati\u011fin en y\u00fcksek uygulamalar\u0131yla m\u00fcmk\u00fcn olmaktad\u0131r. Fizikle ve matematikle fazla ilgilenmeyenler evrenin ilk saniyesi hakk\u0131nda insanlar\u0131n hangi c\u00fcretle konu\u015ftuklar\u0131n\u0131 pek anlayamamaktad\u0131rlar. Fakat atom-alt\u0131 d\u00fcnyan\u0131n en me\u015fhur kitaplar\u0131 bu olu\u015fumlar\u0131 saniyeden daha k\u00fc\u00e7\u00fck dilimlerden ba\u015flayarak aktarmaktad\u0131r. \u0130yi bir teoriden beklenen \u00f6ng\u00f6r\u00fclerde bulunma g\u00fcc\u00fc Big Bang e en m\u00fckemmel \u015fekilde vard\u0131r. Evrendeki maddenin a\u015famal\u0131 geli\u015fimini anlatan\u00a0 lk \u00dc\u00e7 Dakika kitab\u0131n\u0131n (bu konunun belki de en \u00fcnl\u00fc kitab\u0131) yazar\u0131 Steven Weinberg anlat\u0131mlar\u0131na \u015f\u00f6yle bir giri\u015f yapmaktad\u0131r:\u00a0 rt\u0131k evrimin ilk \u00fc\u00e7 dakika i\u00e7erisindeki kozmik ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 izlemeye haz\u0131r\u0131z. Olaylar \u00f6nceleri, sonraya g\u00f6re \u00e7ok daha h\u0131zl\u0131 akt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ola\u011fan bir filmdeki gibi, resimleri e\u015fit zaman aral\u0131klar\u0131na dizilmi\u015f g\u00f6stermek yararl\u0131 olmayabilir. Bunun yerine filmimizin h\u0131z\u0131n\u0131 evrenin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmesine uyacak \u015fekilde ayarlayaca\u011f\u0131z; her seferinde s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n \u00fc\u00e7e b\u00f6l\u00fcm\u00fc kadar d\u00fc\u015f\u00fc\u015f olduk\u00e7a kameray\u0131 durdurup bir resim \u00e7ekece\u011fiz.\u00a0 Weinberg alt\u0131 film karesiyle bu a\u015famalar\u0131 anlat\u0131r. Big Bang n matematiksel modelinin bir sonucu olan \u00f6ng\u00f6r\u00fcde bulunma g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6sterebilmek i\u00e7in bu alt\u0131 kareyi k\u0131saca \u00f6zetleyerek aktaraca\u011f\u0131m: Birinci Film Karesi: Evrenin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 100 milyar Kelvin ir. Evren, madde ve \u0131\u015f\u0131n\u0131mdan olu\u015fmu\u015f ayr\u0131lmaz bir \u00e7orba gibidir. Bu \u00e7orba i\u00e7inde her bir par\u00e7ac\u0131k di\u011fer par\u00e7ac\u0131klarla \u00e7ok h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde \u00e7arp\u0131\u015f\u0131r. Birinci film karesinde \u00e7ok az say\u0131da \u00e7ekirdek par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. Yakla\u015f\u0131k olarak her bir milyar fotona ya da elektrona, ya da n\u00f6trinoya kar\u015f\u0131l\u0131k bir proton, ya da bir n\u00f6tron. Bu film karesinin al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 zaman \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fcn, saniyenin y\u00fczde biri kadar oldu\u011funu hat\u0131rlatmakta fayda vard\u0131r. \u0130kinci Film Karesi: Evrenin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 30 milyar Kelvin\u00a0 d\u00fc\u015fer. Birinci film karesinden beri 0.11 saniye ge\u00e7mi\u015ftir. Az say\u0131daki \u00e7ekirdek par\u00e7ac\u0131klar\u0131 hala \u00e7ekirdekleri olu\u015fturmak \u00fczere ba\u011flanmam\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7ekirdek par\u00e7ac\u0131klar\u0131n\u0131n dengesi y\u00fczde 38 n\u00f6tron ve y\u00fczde 62 proton \u015feklinde bir kayma g\u00f6stermi\u015ftir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Film Karesi: Evrenin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 10 milyar Kelvin\u00a0 d\u00fc\u015fer. Birinci kareden beri 1.09 saniye ge\u00e7mi\u015ftir. Evren hala n\u00f6tronlar\u0131n atom \u00e7ekirdeklerini olu\u015fturmak \u00fczere ba\u011flanmalar\u0131na meydan vermeyecek kadar \u00e7ok s\u0131cakt\u0131r. Azalan s\u0131cakl\u0131k nedeniyle, proton ve n\u00f6tron dengesinden y\u00fczde 24 n\u00f6tron ve y\u00fczde 76 proton olmak \u00fczere bir kayma olmu\u015ftur. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Film Karesi: Evrenin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 3 milyar Kelvin\u00a0 d\u00fc\u015fer. \u0130lk kareden beri 13.82 saniye ge\u00e7mi\u015ftir. N\u00f6tronlar \u00f6ncesinden \u00e7ok daha yava\u015f olmakla birlikte hala protonlara d\u00f6n\u00fc\u015fmektedirler, \u015fimdi denge y\u00fczde 17 n\u00f6tron ve y\u00fczde 83 protondur. Evren, art\u0131k helyum gibi \u00e7e\u015fitli kararl\u0131 \u00e7ekirdeklerin olu\u015fmas\u0131na yetecek kadar so\u011fuktur, fakat bu hemen ger\u00e7ekle\u015fmez. Be\u015finci Film Karesi: Evrenin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 1 milyar Kelvin\u00a0 d\u00fc\u015fer. Be\u015finci kareden k\u0131sa bir zaman sonra \u00e7arp\u0131c\u0131 bir olay olur. S\u0131cakl\u0131k, d\u00f6teryum (hidrojen elementinin izotopu) \u00e7ekirdeklerinin art\u0131k par\u00e7alanmad\u0131\u011f\u0131 bir noktaya d\u00fc\u015fer. Ne var ki, helyumdan daha a\u011f\u0131r \u00e7ekirdekler sezilir say\u0131da olu\u015famazlar. \u0130lk kareden bu yana 3 dakika 46 saniye ge\u00e7er (Bu noktada Weinberg, 46 saniye i\u00e7in okuyucudan \u00f6z\u00fcr diler. Kitab\u0131n ismini 3 dakika 46 saniye koysayd\u0131 kula\u011fa ho\u015f gelmeyece\u011fini vurgular). Alt\u0131nc\u0131 Film Karesi: Be\u015finci karede arzulanan noktaya ula\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, temel elementler art\u0131k olu\u015fmu\u015ftur. Fakat ne olaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in Weinberg filmi bir kare ileriye g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Bu karede s\u0131cakl\u0131k 300 milyon Kelvin ir. \u0130lk kareden beri 34 dakika 40 saniye ge\u00e7mi\u015ftir. \u00c7ekirdek par\u00e7ac\u0131klar\u0131 art\u0131k helyum veya hidrojen \u015feklinde ba\u011fl\u0131d\u0131r (bir \u00f6nceki b\u00f6l\u00fcmde bu konuya de\u011findik). Fakat evren hala o kadar s\u0131cakt\u0131r ki hen\u00fcz kararl\u0131 atomlar olu\u015famamaktad\u0131r. <\/p>\n<p>PLANCK ZAMANI <\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi matemati\u011fin y\u00fcksek uygulamalar\u0131 ve par\u00e7ac\u0131k h\u0131zland\u0131r\u0131c\u0131larda yap\u0131lan deneyler sayesinde, Big Bang ile a\u00e7\u0131klanan evrenin, ilk saniyesinde olanlar anla\u015f\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Ancak evrenin 10-43 saniyelik(1 saniyenin, 1 n arkas\u0131na 43 tane s\u0131f\u0131r yazaca\u011f\u0131m\u0131z say\u0131ya b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f k\u0131sm\u0131) b\u00f6l\u00fcm\u00fc i\u00e7in konu\u015fulamamaktad\u0131r. Bu zamana Planck zaman\u0131 denmektedir, bu zaman diliminde \u00e7ekim kanunu gibi fizik kanunlar\u0131 i\u015flemedi\u011fi i\u00e7in, bu zaman dilimi tarif edilememektedir. 1032 Kelvin derece (Planck \u00e7a\u011f\u0131) \u00fczerine konu\u015fulamaz, bu Planck zaman\u0131ndaki evrenin s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Planck zaman\u0131ndan sonra s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n ve yo\u011funlu\u011fun d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc ve evrenin geni\u015flemesi \u00e7er\u00e7evesinde atom-alt\u0131 d\u00fcnyadan galaksilere evrenin olu\u015fumunun bu kadar detayl\u0131 anlat\u0131labilmesi, Big Bang n bilgimizi ne kadar artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Bir saniyeden \u00e7ok \u00e7ok daha k\u0131sa olan Planck zaman\u0131, art\u0131k tart\u0131\u015fma konusudur. Oysa binlerce y\u0131l bilim d\u00fcnyas\u0131, bilimsel anlamda bir kozmogoniden (evrenin olu\u015fumunun a\u00e7\u0131klamas\u0131ndan) yoksundu. Atom-alt\u0131 d\u00fcnya ile ilgili t\u00fcm deneyler ve hesaplar Big Bang\u00a0 desteklemektedir. Kuvarklardan gl\u00fconlar\u0131n olu\u015fumuna, protonlardan, n\u00f6tronlardan ve elektronlardan n\u00f6trinolara kadar t\u00fcm par\u00e7ac\u0131klar, Big Bang n modelinde yerini bulmaktad\u0131r. Bu par\u00e7ac\u0131klar kadar bunlar\u0131n kar\u015f\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131n\u0131n olu\u015fumu ve birbirleriyle etkile\u015fimleri ve bug\u00fcnk\u00fc duruma a\u015famal\u0131 bir s\u00fcre\u00e7 sonunda gelinmesi de Big Bang n anlat\u0131mlar\u0131nda yerini bulmaktad\u0131r. <\/p>\n<p>YILDIZLARIN A\u015eAMALI GEL\u0130\u015e\u0130M\u0130 <\/p>\n<p>Big Bang in atom-alt\u0131 d\u00fcnyan\u0131n olu\u015fumunu a\u015famal\u0131-geli\u015fmeci bir s\u00fcre\u00e7te anlatmas\u0131 g\u00f6zlemle ve deneyle desteklendi\u011fi gibi, y\u0131ld\u0131z k\u00fcmeleri hakk\u0131ndaki a\u015famal\u0131-geli\u015fmeci anlat\u0131mlar\u0131 da g\u00f6zlemle desteklenmektedir.Bunlardan ilk ortaya \u00e7\u0131kan y\u0131ld\u0131zlar 1.Pop\u00fclasyon y\u0131ld\u0131zlard\u0131r (Baz\u0131lar\u0131 y\u0131ld\u0131zlar\u0131n ke\u015ffine dayanarak numaraland\u0131rma yapt\u0131klar\u0131 i\u00e7in, pop\u00fclasyon numaraland\u0131rmaya, yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n tersinden ba\u015flarlar). 1. Pop\u00fclasyon y\u0131ld\u0131zlar evrenin maddesinin daha yo\u011fun oldu\u011fu d\u00f6nemde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 i\u00e7in, bu y\u0131ld\u0131zlar\u00a0 s\u00fcperdev y\u0131ld\u0131zlar olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Bu y\u0131ld\u0131zlar\u0131n \u00f6mr\u00fc k\u0131sad\u0131r ve b\u00fcy\u00fck bir patlamayla b\u00fct\u00fcn maddelerini uzaya sa\u00e7arlar. Teorisyenler, bu y\u0131ld\u0131zlar\u0131n ancak \u00e7ok az bir k\u0131sm\u0131n\u0131n g\u00f6zlemlenebilece\u011fi kanaatindedirler. 2. Pop\u00fclasyon y\u0131ld\u0131zlar ise, Big Bang n a\u015famal\u0131-geli\u015fmeci s\u00fcre\u00e7lerine dayan\u0131larak \u015f\u00f6yle tarif edilmi\u015flerdir: a) En b\u00fcy\u00fck y\u0131ld\u0131z grubu bunlard\u0131r. b) Belli b\u00f6lgelerde daha yo\u011fundurlar (gen\u00e7 y\u0131ld\u0131zlar\u0131n olu\u015fma b\u00f6lgeleri gibi). c) Her k\u00fctlede b\u00fcy\u00fck ve k\u00fc\u00e7\u00fck y\u0131ld\u0131zlar\u0131 beraberce bar\u0131nd\u0131r\u0131rlar. Bu \u00fc\u00e7 \u00f6ng\u00f6r\u00fc de astonomlar\u0131n son y\u0131llarda yapt\u0131klar\u0131 g\u00f6zlemlerle uyumludur. 3. Pop\u00fclasyon y\u0131ld\u0131zlar ise (G\u00fcne\u015fimiz dahil), 2. Pop\u00fclasyon y\u0131ld\u0131zlar\u0131n da\u011f\u0131lm\u0131\u015f tozlar\u0131ndan olu\u015fmu\u015ftur. V\u00fccudumuzdaki karbon, kalsiyum gibi elementlerden alt\u0131n ve demir gibi elementlere kadar bir\u00e7ok element, 2.Pop\u00fclasyon y\u0131ld\u0131zlarda \u00fcretilmi\u015ftir. Bu bilgi, canl\u0131lar\u0131n, evrenin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan neden 15 milyar y\u0131l sonra yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n da bir sebebini g\u00f6stermektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc canl\u0131l\u0131k i\u00e7in mutlaka gerekli olan karbon atomu gibi atomlar, 2. Pop\u00fclasyon y\u0131ld\u0131zlarda \u00fcretilmi\u015ftir. Bizim i\u00e7inde bulundu\u011fumuz b\u00f6lge, bu y\u0131ld\u0131zlar\u0131n da\u011f\u0131lm\u0131\u015f tozlar\u0131ndaki bu atomlar sayesinde canl\u0131l\u0131k i\u00e7in gerekli ham maddelere kavu\u015fmu\u015ftur. Y\u0131ld\u0131zlar\u0131n a\u015famal\u0131-geli\u015fmeci s\u00fcreci g\u00f6zlemlerle do\u011frulanm\u0131\u015f, bu da Big Bang\u00a0 destekleyen ek bir delil olmu\u015ftur. Big Bang, atom-alt\u0131 d\u00fcnyadan, ayr\u0131 y\u0131ld\u0131z pop\u00fclasyonlar\u0131na kadar t\u00fcm evreni a\u015famal\u0131-geli\u015fmeci bir s\u00fcre\u00e7le a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r; bu, evreni, binlerce y\u0131ld\u0131r statik modellerle a\u00e7\u0131klayan g\u00f6r\u00fc\u015flere tamamen ters, dinamik bir anlat\u0131md\u0131r. G\u00f6zlem ve deney, bu anlat\u0131mlarda matematiksel hesaplarla birle\u015fmi\u015f ve evrenin, bilim tarihinde hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar anla\u015f\u0131l\u0131r olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015ftur.<\/p>\n<p><strong><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/www.canertaslaman.com\/images\/tv\/cnn_5n1k_caner_taslaman.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>Caner Taslaman Kimdir?<\/strong><\/p>\n<p>Caner Taslaman \u0130stanbul\u2019da do\u011fdu; ilk, orta ve lise e\u011fitimini do\u011fdu\u011fu \u015fehirde bitirdi. Kimya m\u00fchendisi bir annenin ve doktor bir baban\u0131n o\u011flu olarak k\u00fc\u00e7\u00fck ya\u015flardan itibaren do\u011fa bilimleri ile ilgilendi. Bo\u011fazi\u00e7i \u00dcniversitesi Sosyoloji B\u00f6l\u00fcm\u00fc\u2019nde \u00fcniversite e\u011fitimini tamamlad\u0131. \u00dcniversite e\u011fitimi s\u0131ras\u0131nda antropoloji, din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlarla ilgilendi. Ard\u0131ndan Marmara \u00dcniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, Big Bang teorisinin felsefe ve teoloji ile ba\u011flant\u0131s\u0131 \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 teziyle y\u00fcksek lisans \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 bitirdi. Daha sonra ise yine ayn\u0131 b\u00f6l\u00fcmde, Evrim Teorisi\u2019nin felsefe ve teoloji ile ba\u011flant\u0131s\u0131 \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 teziyle doktora derecesini kazand\u0131. Daha sonra ise Kuantum Teorisi\u2019nin felsefe ve teoloji ile ba\u011flant\u0131s\u0131 \u00fczerine yazd\u0131\u011f\u0131 kitapla do\u00e7ent oldu. \u0130stanbul \u00dcniversitesi\u2019nde siyasal bilimler e\u011fitimi alan, \u0130ngiltere\u2019de Cambridge \u00dcniversitesi\u2019nde bilim-din ili\u015fkisi \u00fczerine seminerlere kat\u0131lan, Japonya\u2019da Tokyo \u00dcniversitesi ile California State \u00dcniversitesi\u2019nde \u201cmisafir akademisyen\u201d olarak bulunan Caner Taslaman, Y\u0131ld\u0131z Teknik \u00dcniversitesi\u2019nde \u00f6\u011fretim \u00fcyeli\u011fi yapmakta ve genelde felsef\u00ee konularda dersler vermektedir. T\u00fcrk\u00e7e, \u0130ngilizce\u00a0 ve Bo\u015fnak\u00e7a olarak yay\u0131mlanm\u0131\u015f kitaplar\u0131 ve makaleleri bulunan Taslaman, \u015fu anda \u201cmodern bilim,felsefe ve din ili\u015fkisi\u201d ile \u201ck\u00fcreselle\u015fme ve \u0130slam\u201d konular\u0131 \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmalarda bulunmakta ve \u00f6zellikle &#8220;K\u00fcreselle\u015fme ve \u0130slam&#8221;, &#8220;hurafeler ve din&#8221;, &#8220;Kuran ve bilim&#8221;, &#8220;T\u00fcrk halk\u0131n\u0131n din alg\u0131s\u0131&#8221;, &#8220;modern fizi\u011fin felsefi ve teolojik sonu\u00e7lar\u0131&#8221;, &#8220;din felsefesi&#8221;, &#8220;bilim felsefesi&#8221;, &#8220;biyoloji felsefesi&#8221; ile \u00f6zellikle ilgilenmektedir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bu b\u00f6l\u00fcmde, Big Bang teorisinin temel delilleri, bu delillerin ortaya konma ve geli\u015fme s\u00fcrecine ba\u011fl\u0131 kalarak incelenecektir. B\u00f6ylelikle bir yandan Big Bang teorisinin tarihsel geli\u015fim s\u00fcrecini zihinlerde canland\u0131rmak, bir yandan da Big Bang teorisini destekleyen en temel delilleri g\u00f6stermek hedeflenmi\u015ftir. 1. TEOR\u0130K DEL\u0130L NEWTON&#8217;UN EVREN TABLOSUNDAK\u0130 EKS\u0130KL\u0130K Newton, \u00e7ekim g\u00fcc\u00fc egemenli\u011finde sonsuz bir evren \u00f6ng\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[177],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4516","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-bilim-genel"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>BIG BANG Teorisi&#039;ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"BIG BANG Teorisi&#039;ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Bu b\u00f6l\u00fcmde, Big Bang teorisinin temel delilleri, bu delillerin ortaya konma ve geli\u015fme s\u00fcrecine ba\u011fl\u0131 kalarak incelenecektir. B\u00f6ylelikle bir yandan Big Bang teorisinin tarihsel geli\u015fim s\u00fcrecini zihinlerde canland\u0131rmak, bir yandan da Big Bang teorisini destekleyen en temel delilleri g\u00f6stermek hedeflenmi\u015ftir. 1. TEOR\u0130K DEL\u0130L NEWTON&#8217;UN EVREN TABLOSUNDAK\u0130 EKS\u0130KL\u0130K Newton, \u00e7ekim g\u00fcc\u00fc egemenli\u011finde sonsuz bir evren \u00f6ng\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-04-27T06:31:44+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"56 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"BIG BANG Teorisi&#8217;ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman\",\"datePublished\":\"2010-04-27T06:31:44+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/\"},\"wordCount\":11137,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg\",\"articleSection\":[\"Bilim ( Genel )\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/\",\"name\":\"BIG BANG Teorisi'ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg\",\"datePublished\":\"2010-04-27T06:31:44+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"BIG BANG Teorisi&#8217;ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"BIG BANG Teorisi'ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"BIG BANG Teorisi'ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman","og_description":"Bu b\u00f6l\u00fcmde, Big Bang teorisinin temel delilleri, bu delillerin ortaya konma ve geli\u015fme s\u00fcrecine ba\u011fl\u0131 kalarak incelenecektir. B\u00f6ylelikle bir yandan Big Bang teorisinin tarihsel geli\u015fim s\u00fcrecini zihinlerde canland\u0131rmak, bir yandan da Big Bang teorisini destekleyen en temel delilleri g\u00f6stermek hedeflenmi\u015ftir. 1. TEOR\u0130K DEL\u0130L NEWTON&#8217;UN EVREN TABLOSUNDAK\u0130 EKS\u0130KL\u0130K Newton, \u00e7ekim g\u00fcc\u00fc egemenli\u011finde sonsuz bir evren \u00f6ng\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-04-27T06:31:44+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"56 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"BIG BANG Teorisi&#8217;ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman","datePublished":"2010-04-27T06:31:44+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/"},"wordCount":11137,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg","articleSection":["Bilim ( Genel )"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/","name":"BIG BANG Teorisi'ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg","datePublished":"2010-04-27T06:31:44+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#primaryimage","url":"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg","contentUrl":"http:\/\/img2.blogcu.com\/images\/i\/l\/g\/ilginchersey\/bigbang.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/big-bang-teorisi-ne-genel-bir-bakis-dr-caner-taslaman\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"BIG BANG Teorisi&#8217;ne genel bir bak\u0131\u015f | Dr.Caner Taslaman"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4516","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4516"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4516\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4516"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4516"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4516"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}