{"id":4517,"date":"2010-04-27T09:52:13","date_gmt":"2010-04-27T06:52:13","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/"},"modified":"2010-04-27T09:52:13","modified_gmt":"2010-04-27T06:52:13","slug":"bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/","title":{"rendered":"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda &#8211; Jean Paul Sartre"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>Mme Darbedat parmaklar\u0131n\u0131n aras\u0131nda bir lokum tutuyordu. Lokumu sak\u0131na sak\u0131na dudaklar\u0131na yakla\u015ft\u0131rd\u0131, lokumun buland\u0131\u011f\u0131 pudra \u015fekeri tozlar\u0131n\u0131n u\u00e7u\u015fmas\u0131ndan korktu\u011fu i\u00e7in nefesini tuttu.<\/p>\n<p>Kendi kendine G\u00fcll\u00fc, dedi. Bu billurla\u015fm\u0131\u015f eti birden \u0131s\u0131rd\u0131 ve a\u011fz\u0131n\u0131n i\u00e7ine beklemi\u015f bir su tad\u0131 yay\u0131ld\u0131. Hastal\u0131k, duygular\u0131 nas\u0131l da inceltiyor; ne garip bir \u015fey. Camileri, sayg\u0131l\u0131 Do\u011fulular\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131 (D\u00fc\u011f\u00fcnden sonra balay\u0131 gezilerinde Cezayir&#8217;e gitmi\u015flerdi) ve solgun dudaklar\u0131nda hafif bir g\u00fcl\u00fcmseme belirdi.<\/p>\n<p>Latilokum da sayg\u0131l\u0131yd\u0131. Elinin ayas\u0131n\u0131 kitab\u0131n\u0131n sayfalar \u00fcst\u00fcnde bir\u00e7ok kereler dola\u015ft\u0131rmas\u0131 gerekti, \u00e7\u00fcnk\u00fc, b\u00fct\u00fcn sak\u0131nmalar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, sayfalara beyaz pudradan bir tabakayla kaplanm\u0131\u015ft\u0131. Elleri, d\u00fcz ve parlak k\u00e2\u011f\u0131t \u00fcst\u00fcndeki k\u00fc\u00e7\u00fck \u015feker taneciklerini kayd\u0131r\u0131yor, yuvarl\u0131yor, g\u0131c\u0131rdat\u0131yordu. Bu bana Arcochon&#8217;u, kumsalda kitap okudu\u011fum zamanlar\u0131 hat\u0131rlat\u0131yor. 1907 yaz\u0131n\u0131 deniz k\u0131y\u0131s\u0131nda ge\u00e7irmi\u015fti. O zaman ba\u015f\u0131nda ye\u015fil kurdeleli b\u00fcy\u00fck has\u0131r \u015fapkas\u0131 vard\u0131, elinde Gyp ya da Colette Yver&#8217;den bir roman, gidip dalgak\u0131ran\u0131n hemen yan\u0131nda bir yere oturuyordu. R\u00fczg\u00e2r dizlerine bir kum sa\u011fana\u011f\u0131 ya\u011fd\u0131r\u0131yordu. Zaman zaman kitab\u0131n\u0131 k\u00f6\u015felerinden tutup silkelemek zorunda kal\u0131yordu.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu da tam\u0131 tam\u0131na ayn\u0131 duyumdu: Yaln\u0131zca kum taneleri kupkuruydular, oysa bu \u015feker tanecikleri parmaklar\u0131n\u0131n ucuna biraz yap\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Siyah bir denizin \u00fczerindeki boz inci rengindeki g\u00f6k par\u00e7as\u0131 tekrar canland\u0131 g\u00f6z\u00fcnde. Eve, daha d\u00fcnyaya gelmemi\u015fti. Kendini hat\u0131ralar\u0131n \u00e2\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda, sandal a\u011fac\u0131ndan yap\u0131lma de\u011ferli bir \u00e7ekmece gibi hissediyordu. Derken, okudu\u011fu roman\u0131n ad\u0131 birdenbire akl\u0131na geldi: Ad\u0131 K\u00fc\u00e7\u00fckhan\u0131m&#8217;d\u0131 ve s\u0131k\u0131c\u0131 de\u011fildi. Ama bilinmeyen bir hastal\u0131k onu odas\u0131na ba\u011flad\u0131\u011f\u0131ndan beri, Mme Darbedat, an\u0131lar\u0131 ve tarihsel yap\u0131tlar\u0131 ye\u011fliyordu. Ac\u0131n\u0131n, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131 okumalar\u0131n, an\u0131lar\u0131na, \u00e7ok incelmi\u015f duygular\u0131na y\u00f6nelmi\u015f ve keskin bir dikkatin, onu g\u00fczel bir sera meyvesi gibi olgunla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131 diliyordu.<\/p>\n<p>Biraz da sinirlenerek, kocas\u0131n\u0131n neredeyse gelip kap\u0131s\u0131n\u0131 vuraca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Haftan\u0131n \u00f6b\u00fcr g\u00fcnleri sadece ak\u015fama do\u011fru geliyordu, kad\u0131n\u0131 aln\u0131ndan sessizce \u00f6p\u00fcyor ve Temps&#8217;\u0131n\u0131, kad\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda, bir koltu\u011fa oturup okuyordu. Ama per\u015fembe g\u00fcn\u00fc M. Darbedat&#8217;\u0131n g\u00fcn\u00fcyd\u00fc: Genellikle saat \u00fc\u00e7ten d\u00f6rde kadar bir saati gidip k\u0131z\u0131nda ge\u00e7iriyordu. D\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmadan \u00f6nce kar\u0131s\u0131n\u0131n yan\u0131na giriyor ve ikisi damatlar\u0131ndan \u00fcz\u00fcnt\u00fcyle s\u00f6z ediyorlard\u0131. Bu per\u015fembe s\u00f6yle\u015fileri, en ince ayr\u0131nt\u0131lar\u0131na kadar nereye varaca\u011f\u0131 bilinen bu konu\u015fmalar, Mme Darbedat&#8217;y\u0131 t\u00fcketiyordu. M. Darbedat sakin oday\u0131 b\u00fct\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131yla dolduruyordu.<\/p>\n<p>Oturmuyor, bir a\u015fa\u011f\u0131 bir yukar\u0131 y\u00fcr\u00fcyor, kendi \u00e7evresinde d\u00f6n\u00fcp duruyordu. \u00d6fkeyle s\u00f6ylediklerinin her biri Mme Darbedat&#8217;y\u0131 bir cam k\u0131r\u0131\u011f\u0131 gibi yaral\u0131yordu. Bu per\u015fembe her zamanki al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f per\u015fembelerden daha da k\u00f6t\u00fcyd\u00fc: \u015eimdi Eve&#8217;in itiraflar\u0131n\u0131 kocas\u0131na tekrarlamak ve bu koca bedenin k\u0131zg\u0131nl\u0131ktan titredi\u011fini g\u00f6rmek d\u00fc\u015f\u00fcncesi Mme Darbedat&#8217;y\u0131 kan ter i\u00e7inde b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. Tabaktan bir lokum daha ald\u0131, birka\u00e7 dakika teredd\u00fctle d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc, sonra kederli kederli gerisin geri koydu; kocas\u0131n\u0131n onu lokum yerken g\u00f6rmesini istemiyordu. Kap\u0131n\u0131n vuruldu\u011funu duyarak s\u0131\u00e7rad\u0131.<\/p>\n<p>Zay\u0131f bir sesle:<\/p>\n<p>-Girin, dedi.<\/p>\n<p>M. Darbedat ayaklar\u0131n\u0131n ucuna basarak i\u00e7eri girdi, her per\u015fembe oldu\u011fu gibi:<\/p>\n<p>-Eve&#8217;i g\u00f6rmeye gidiyorum, dedi.<\/p>\n<p>Mme Darbedat ona g\u00fcl\u00fcmsedi.<\/p>\n<p>-Benim i\u00e7in de \u00f6p onu.<\/p>\n<p>M. Darbedat kar\u015f\u0131l\u0131k vermedi, kayg\u0131l\u0131 bir tav\u0131rla aln\u0131 k\u0131r\u0131\u015ft\u0131. Her per\u015fembe ayn\u0131 saatte pis bir \u00f6fke midesindeki haz\u0131ms\u0131zl\u0131kla birbirine kar\u0131\u015f\u0131yordu.<\/p>\n<p>-Ondan \u00e7\u0131k\u0131nca Franchot&#8217;yu g\u00f6rmeye gidece\u011fini; hemen Eve ile ciddi ciddi konu\u015fmas\u0131n\u0131 ve onu inand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 isteyece\u011fim.<\/p>\n<p>Doktor Franchot&#8217;yla s\u0131k s\u0131k g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcyordu. Ama bo\u015funa. Mme Darbedat ka\u015flar\u0131n\u0131 kald\u0131rd\u0131. Eskiden, sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 yerindeyken, omuzlar\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131rd\u0131. Ama hastal\u0131k bedenine bir a\u011f\u0131rl\u0131k verdi\u011finden beri, bedenini \u00e7ok yordu\u011fundan, beden hareketlerinin yerini y\u00fcz \u00e7izgileri al\u0131yordu. G\u00f6zleriyle evet, a\u011fz\u0131n\u0131n kenarlar\u0131yla hay\u0131r diyordu. Omuzlar\u0131n\u0131n yerini de ka\u015flar\u0131 alm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>-Onu elinden alabilmek gerek.<\/p>\n<p>-Ben sana bunun imk\u00e2ns\u0131z oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftim. Zaten yasa \u00e7ok k\u00f6t\u00fc yap\u0131lm\u0131\u015f. Franchot, ge\u00e7en g\u00fcn bana, hastalar\u0131n aileleriyle kendi aralar\u0131nda ak\u0131l almaz sorunlar do\u011fdu\u011funu s\u00f6yledi: karar veremeyenler, hastay\u0131 evde tutmak isteyenler.<\/p>\n<p>Doktorlar da eli kolu ba\u011fl\u0131 kal\u0131yorlar, d\u00fc\u015f\u00fcncelerini s\u00f6yl\u00fcyorlar, hepsi bu. Ya hastan\u0131n, herkesin ortas\u0131nda bir rezalet \u00e7\u0131karmas\u0131 ya da hastan\u0131n kendisinin `beni kapat\u0131n&#8217; demesi gerek.<\/p>\n<p>-Bu da, dedi Mme Darbedat, bug\u00fcnden yar\u0131na olmaz.<\/p>\n<p>-Olmaz.<\/p>\n<p>Adam aynaya do\u011fru d\u00f6nd\u00fc, parmaklar\u0131n\u0131 sakal\u0131na dald\u0131rarak taramaya koyuldu. Mme Darbedat duygusuzca kocas\u0131n\u0131n kuvvetli ve k\u0131rm\u0131z\u0131 ensesine bak\u0131yordu.<\/p>\n<p>-K\u0131z b\u00f6yle devam ederse, dedi M. Darbedat, ondan daha divane olacak, korkun\u00e7 derecede tehlikeli bir \u015fey. Bir ad\u0131m yan\u0131ndan ayr\u0131lm\u0131yor, bir seni g\u00f6rmek i\u00e7in d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yor, kimseyi kabul etmiyor. Odas\u0131n\u0131n havas\u0131 dayan\u0131l\u0131r gibi de\u011fil.<\/p>\n<p>Pencereyi a\u00e7m\u0131yor, \u00e7\u00fcnk\u00fc Pierre istemiyor. Sanki insan bir hastadan ak\u0131l almak zorundad\u0131r. Kokular yak\u0131yorlar, san\u0131r\u0131m buhurdanda, pis bir \u015fey. \u0130nsan kilisede san\u0131yor kendini. Aman Tanr\u0131m, baz\u0131 baz\u0131 kendi kendime soruyorum&#8230; bir garip g\u00f6zleri var k\u0131z\u0131n, biliyorsun.<\/p>\n<p>-Fark\u0131nda de\u011filim, dedi Mme Darbedat. Ben onu do\u011fal buluyorum. Kederli bir hali var elbette.<\/p>\n<p>-Benzi \u00f6l\u00fc gibi. Uyur mu? Yer mi? Bu konularda ona soru sormamak gerekiyor. Ama Pierre gibi bir adam\u0131n yan\u0131nda geceleri g\u00f6z\u00fcn\u00fc k\u0131rpmamal\u0131 diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.<\/p>\n<p>Omuzlar\u0131n\u0131 silkti: \u0130nan\u0131lmaz buldu\u011fum da, yani bizim, ana babas\u0131n\u0131n onu kendine kar\u015f\u0131 korumaya hakk\u0131m\u0131z olmay\u0131\u015f\u0131. Pierre&#8217;in, Frachot&#8217;nun yan\u0131nda \u00e7ok daha iyi bak\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 da g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tut. Koskoca bir bah\u00e7e var. Sonra, diye biraz g\u00fcl\u00fcmseyerek ekledi, kendine benzer insanlarla daha iyi anla\u015f\u0131r diye de d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bu t\u00fcr yarat\u0131klar \u00e7ocuk gibidirler, onlar\u0131 kendi benzerleri aras\u0131nda b\u0131rakmak gerekir, bir \u00e7e\u015fit masonluk \u00f6rg\u00fct\u00fc kuruyorlar. Daha ilk g\u00fcnden onun oraya konmas\u0131 gerekirdi ve ben s\u00f6yledim; kendisi i\u00e7in. Bu onun yarar\u0131 i\u00e7in elbette.<\/p>\n<p>Bir s\u00fcre sonra ekledi:<\/p>\n<p>-Sana diyece\u011fim \u015fu ki: onun bir ba\u015f\u0131na Pierre&#8217;le birlikte olmas\u0131, \u00f6zellikle gece, ho\u015fuma gitmiyor. D\u00fc\u015f\u00fcnsene, d\u00fcnyan\u0131n bin t\u00fcrl\u00fc hali var. Pierre fazlas\u0131yla i\u00e7inden pazarl\u0131kl\u0131.<\/p>\n<p>-Bilmem ama, dedi Mme Darbedat, pek kayg\u0131lanmaya gerek yok; \u00e7\u00fcnk\u00fc onun her zamanki hali bu. Herkesle alay eder gibi bir izlenim b\u0131rak\u0131yor. Zavall\u0131 o\u011flan, \u00f6nce \u00e7al\u0131m sat sonra da bu hale gel, diye i\u00e7ini \u00e7ekerek ekledi. Bizim hepimizden daha ak\u0131ll\u0131 oldu\u011funu san\u0131yor. Tart\u0131\u015fmay\u0131 kesmek i\u00e7in sana \u015f\u00f6yle bir: `Hakl\u0131s\u0131n\u0131z&#8217; deyi\u015fi vard\u0131&#8230; Durumunu fark edememesi onun i\u00e7in Tanr\u0131n\u0131n bir l\u00fctfudur.<\/p>\n<p>Her zaman bir par\u00e7a yana e\u011fik o uzun alayc\u0131 y\u00fcz\u00fc can s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131yla hat\u0131rl\u0131yordu. Eve&#8217;in evlili\u011finin ilk g\u00fcnlerinde, damad\u0131yla biraz s\u0131k\u0131 f\u0131k\u0131 olmak Mme Darbedat&#8217;n\u0131n can\u0131na minnetti. Ama adam \u00e7abalar\u0131n\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131; hemen hemen hi\u00e7 konu\u015fmuyordu, her zaman a\u015f\u0131r\u0131 hareketlerle ve dalg\u0131n bir tav\u0131rla ba\u015f\u0131n\u0131 sall\u0131yordu.<\/p>\n<p>M. Darbedat d\u00fc\u015f\u00fcncesini s\u00f6ylemeye devam etti:<\/p>\n<p>-Franchot bana binas\u0131n\u0131 gezdirdi. M\u00fckemmel. Hastalar\u0131n me\u015fin koltuklu ve yatar koltuklu, nas\u0131l istersen \u00f6yle, \u00f6zel odalar\u0131 var.<\/p>\n<p>Biliyorsun bir tenis alan\u0131 var, bir de y\u00fczme havuzu yapt\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>Pencerenin \u00f6n\u00fcnde dikilip duruyordu, bacaklar\u0131n\u0131n \u00fczerinde yaylanarak camdan d\u0131\u015far\u0131 bak\u0131yordu. Birden, omuzlar\u0131 inik, elleri ceplerinde topuklar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde d\u00f6nd\u00fc. Mme Darbiedat neredeyse terlemeye ba\u015flayaca\u011f\u0131n\u0131 hissetti. Her seferinde ayn\u0131 \u015feydi. \u015eimdi kafese kapat\u0131lm\u0131\u015f bir ay\u0131 gibi bir a\u015fa\u011f\u0131 bir yukar\u0131 y\u00fcr\u00fcmeye ba\u015flar ve her ad\u0131m at\u0131\u015f\u0131nda ayakkab\u0131lar\u0131<br \/>g\u0131c\u0131rdard\u0131.<\/p>\n<p>-Dostum, dedi kad\u0131n, rica ederim otur, beni yoruyorsun.<\/p>\n<p>Sak\u0131narak ekledi: Sana s\u00f6yleyece\u011fim \u00f6nemli \u015feyler var. M. Darbedat geni\u015f koltu\u011fa oturdu, ellerini dizlerine koydu. Mme Darbedat&#8217;n\u0131n s\u0131rt\u0131nda hafif bir \u00fcrperti dola\u015ft\u0131. Zaman\u0131 gelmi\u015fti, konu\u015fmas\u0131 gerekiyordu.<\/p>\n<p>-Biliyorsun, dedi s\u0131k\u0131nt\u0131yla \u00f6ks\u00fcrerek, sal\u0131 g\u00fcn\u00fc Eve&#8217;i g\u00f6rd\u00fcm.<\/p>\n<p>-Evet.<\/p>\n<p>-Bir y\u0131\u011f\u0131n \u015fey \u00fcst\u00fcne gevezelik ettik, \u00e7ok sevimliydi, uzun zamandan beri ben onu bu kadar g\u00fcven i\u00e7inde g\u00f6rmemi\u015ftim.<\/p>\n<p>Sonra ona baz\u0131 sorular sordum, Pierre&#8217;le ilgili konu\u015fturdum. Uzatmayal\u0131m, dedi yeniden s\u0131k\u0131larak, iyice ona tutkun oldu\u011funu \u00f6\u011frendim.<\/p>\n<p>-Hay Allah bunu ben de biliyorum, dedi M. Darbedat. Mme Darbedat&#8217;\u0131n biraz can\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131yordu. S\u00f6zc\u00fcklerin \u00fczerine basa basa her \u015feyi enine boyuna ona a\u00e7\u0131klamak gerekiyordu. Mme Darbedat, leb demeden leblebiyi anlayan ince duygulu ki\u015filerin aras\u0131nda ya\u015famay\u0131 hay\u00e2l<br \/>ediyordu.<\/p>\n<p>-Ama ben demek istiyorum ki, diye yeniden s\u00f6ze ba\u015flad\u0131, k\u0131z bizim d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczden ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc tutkun ona. M. Darbedat, tan\u0131mlanan ya da anlat\u0131lan bir \u015feyin anlam\u0131n\u0131 pek kavrayamad\u0131\u011f\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 gibi g\u00f6zlerini k\u0131zg\u0131nca ve kayg\u0131yla kayd\u0131rd\u0131:<\/p>\n<p>-Ne demek istiyorsun yani?<\/p>\n<p>-Charles, dedi. Mme Darbedat, beni yorma. Bir annenin baz\u0131 \u015feyleri s\u00f6yleyebilmek i\u00e7in g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekece\u011fini anlamal\u0131s\u0131n.<\/p>\n<p>-B\u00fct\u00fcn bu anlatt\u0131klar\u0131n\u0131n tek s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bile anlam\u0131yorum, dedi M. Darbedat, \u00f6fkeyle. \u015eimdi bana \u015fey mi demek istiyorsun yoksa?<\/p>\n<p>-Evet ya! dedi kad\u0131n.<\/p>\n<p>-Onlar daha&#8230; daha \u015fimdi?<\/p>\n<p>Kad\u0131n s\u0131k\u0131larak kuru kuru \u00fc\u00e7 kere:<\/p>\n<p>-Evet! Evet! Evet! dedi.<\/p>\n<p>M. Darbedat kollar\u0131n\u0131 iki yana sal\u0131verdi, ba\u015f\u0131n\u0131 e\u011fip sustu.<\/p>\n<p>-Charles, dedi kar\u0131s\u0131 kayg\u0131yla, bunu sana s\u00f6ylememeliydim. Ama kendime de saklayamazd\u0131m.<\/p>\n<p>-\u00c7ocu\u011fumuz, dedi adam a\u011f\u0131r a\u011f\u0131r. Bu deliyle! \u00dcstelik adam onu tan\u0131m\u0131yor art\u0131k, Agathe diye sesleniyor. K\u0131z\u0131n duymas\u0131 gereken duyguyu kaybetmi\u015f olmas\u0131 gerek.<\/p>\n<p>Adam ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131p kar\u0131s\u0131na bakt\u0131.<\/p>\n<p>-\u0130yi anlam\u0131\u015f oldu\u011funa emin misin?<\/p>\n<p>-Ortada ku\u015fkulanacak hi\u00e7bir \u015fey yoktu. Ben de senin gibiyim, diye canla ba\u015fla ekledi. Ona inanam\u0131yordum. Zaten onu anlam\u0131yorum. Bana g\u00f6re, bu zavall\u0131 bahts\u0131z adam taraf\u0131ndan etkilenmek d\u00fc\u015f\u00fcncesi yaln\u0131zca&#8230; \u0130\u015fte, diye i\u00e7ini \u00e7ekti, san\u0131r\u0131m adam onu buradan yakal\u0131yor.<\/p>\n<p>-\u00c7ok yaz\u0131k! dedi M. Darbedat. Gelip k\u0131z\u0131 bizden istedi\u011fi zaman sana s\u00f6yledi\u011fimi hat\u0131rl\u0131yor musun? Sana: Eve&#8217;den fazlas\u0131yla ho\u015flan\u0131yor galiba, demi\u015ftim. Bana inanmak istememi\u015ftin. Birden masaya vurdu ve k\u0131pk\u0131rm\u0131z\u0131 oldu.<\/p>\n<p>-Bu bir sap\u0131kl\u0131k! K\u0131z\u0131 kollar\u0131n\u0131n aras\u0131na al\u0131yor, Agathe diyerek, onu, u\u00e7an heykeller, yok bilmem ne \u00fcst\u00fcne bir y\u0131\u011f\u0131n bo\u015f l\u00e2f geveleyerek kucakl\u0131yor! K\u0131z da kendini ona b\u0131rak\u0131veriyor! \u0130yi, ama ne var aralar\u0131nda? K\u0131z ona b\u00fct\u00fcn y\u00fcre\u011fiyle ac\u0131s\u0131n, ama uygun saatlerde onu her g\u00fcn gidip g\u00f6rece\u011fi bir dinlenme evine koysun. Ama hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmemi\u015ftim&#8230; K\u0131z\u0131 dul gibi kabul ediyordum. Dinle, Janette, dedi a\u011f\u0131r bir sesle, seninle a\u00e7\u0131k konu\u015fuyorum, baz\u0131 duygular\u0131 varsa, bir sevgilisi olmas\u0131n\u0131 ye\u011flerdim ben!<\/p>\n<p>-Charles, sus! diye ba\u011f\u0131rd\u0131 Mme Darbedat.<\/p>\n<p>M. Darbedat, girerken yuvarlak bir masan\u0131n \u00fcst\u00fcne b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 \u015fapkas\u0131n\u0131, bastonunu yorgun bir tav\u0131rla ald\u0131.<\/p>\n<p>S\u00f6zlerini:<\/p>\n<p>-Bana s\u00f6ylediklerinden sonra, benim pek umudum kalm\u0131yor. Gidip \u015fimdi yine de onunla konu\u015faca\u011f\u0131m, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu benim \u00f6devim, diye bitirdi.<\/p>\n<p>Mme Darbedat, gitsin diye acele etti. Adam\u0131 y\u00fcreklendirmek i\u00e7in,<\/p>\n<p>-Bilirsin, her \u015feye kar\u015f\u0131n, Eve&#8217;de her \u015feyden&#8230; \u00e7ok dikkafal\u0131l\u0131k vard\u0131r san\u0131yorum. Adam\u0131n hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n iyi olmayaca\u011f\u0131n\u0131 bilir, ama dikkafal\u0131l\u0131k eder, bu y\u00fczden ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011fray\u0131p utanmak istemez; dedi.<\/p>\n<p>M. Darbedat dalg\u0131n dalg\u0131n sakal\u0131n\u0131 ok\u015fuyordu.<\/p>\n<p>-\u0130nat\u00e7\u0131l\u0131k m\u0131? Evet, belki. Peki, sen hakl\u0131ysan, sonunda yorulacakt\u0131r. Adam\u0131n her g\u00fcn keyfi yerinde de\u011fil; hem sonra konu\u015fmuyor. G\u00fcnayd\u0131n dedi\u011fim zaman bana \u015f\u00f6yle bir elini uzat\u0131yor, konu\u015fmuyor. Yaln\u0131z kald\u0131klar\u0131nda saplant\u0131lar\u0131na yeniden d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc san\u0131yorum. K\u0131z, bana, onun bo\u011fazlanan bir adam gibi ba\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc sanr\u0131lar g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6yl\u00fcyor. Heykeller y\u00fcz\u00fcnden. Onu korkutuyorlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc v\u0131z\u0131ld\u0131yorlar. \u00c7evresinde u\u00e7tuklar\u0131n\u0131, g\u00f6zlerini buland\u0131rd\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor.<\/p>\n<p>Eldivenlerini giydi, yeniden s\u00f6ze ba\u015flad\u0131:<\/p>\n<p>-B\u0131k\u0131p usanacak, demiyorum sana. Ama ya bu yak\u0131nlarda sap\u0131t\u0131rsa? Biraz d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131ks\u0131n istiyorum, d\u00fcnyay\u0131 g\u00f6rs\u00fcn. Birka\u00e7 kibar gen\u00e7le kar\u015f\u0131la\u015fs\u0131n, Simplon&#8217;da m\u00fchendis olan Schroder&#8217;i al i\u015fte; gelece\u011fi olan biri, birilerinde biraz g\u00f6r\u00fcr, \u00f6tekilerde biraz g\u00f6r\u00fcr ve hayat\u0131n\u0131 yeniden kurmak d\u00fc\u015f\u00fcncesine yava\u015f yava\u015f al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Mme Darbedat, s\u00f6z\u00fc uzatmaktan korktu\u011fu i\u00e7in kar\u015f\u0131l\u0131k vermedi. Kocas\u0131 \u00fcst\u00fcne do\u011fru e\u011fildi.<\/p>\n<p>-Haydi, dedi, gitmem gerekiyor.<\/p>\n<p>-Ho\u015f\u00e7a kal, tontonum, dedi Mme Darbedat, aln\u0131n\u0131 ona uzatarak. Onu \u00f6p ve zavall\u0131 bir k\u0131zca\u011f\u0131z oldu\u011funu benim taraf\u0131mdan s\u00f6yle.<\/p>\n<p>Kocas\u0131 gidince Mme Darbedat koltu\u011funun i\u00e7ine g\u00f6m\u00fcld\u00fc, bitkin bir halde g\u00f6zlerini yumdu. Ne canl\u0131l\u0131k, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc sitemle. Biraz kuvvet bulunca, el yordam\u0131yla ve g\u00f6zlerini a\u00e7madan solgun elini yava\u015f\u00e7a uzat\u0131p tabaktan bir lokum ald\u0131.<\/p>\n<p>Eve, kocas\u0131yla birlikte Bac Soka\u011f\u0131nda eski bir binan\u0131n be\u015finci kat\u0131nda oturuyordu. M. Darbedat y\u00fcz on iki basamak merdiveni \u00e7evik ad\u0131mlarla t\u0131rmand\u0131. Zilin d\u00fc\u011fmesine uzand\u0131\u011f\u0131 zaman solumuyordu bile. Mme Dormoy&#8217;un s\u00f6z\u00fc akl\u0131na geldi, ho\u015fland\u0131: Ya\u015f\u0131n\u0131za g\u00f6re harikuladesiniz, Charles. \u00d6zellikle bu h\u0131zl\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015flardan sonra hi\u00e7bir zaman per\u015fembe g\u00fcn\u00fc oldu\u011fu kadar kendini sa\u011flam ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 hissetmiyordu.<\/p>\n<p>Kap\u0131y\u0131 a\u00e7an Eve oldu. Do\u011fru ya hizmet\u00e7i yok. Bu k\u0131zlar hi\u00e7 kalamazlar. Kendimi onlar\u0131n yerine koyuyorum da. K\u0131z\u0131n\u0131 \u00f6pt\u00fc.<\/p>\n<p>-G\u00fcnayd\u0131n zavall\u0131 yavrum.<\/p>\n<p>Eve de ona belirgin bir so\u011fuklukla,<\/p>\n<p>-G\u00fcnayd\u0131n, dedi.<\/p>\n<p>-Biraz solgunsun, dedi M. Darbedat, k\u0131z\u0131n\u0131n yana\u011f\u0131na dokunarak. Yeteri kadar hareketli de\u011filsin.<\/p>\n<p>Bir sessizlik oldu.<\/p>\n<p>-Annem iyi mi? diye sordu Eve.<\/p>\n<p>-\u015e\u00f6yle b\u00f6yle. Sal\u0131 g\u00fcn\u00fc g\u00f6rmedin mi? \u0130\u015fte her zaman oldu\u011fu gibi. Louise Teyzen d\u00fcn onu g\u00f6rmeye geldi, ho\u015funa gitti annenin. Konuk gelmesinden pek ho\u015flan\u0131yor, ama \u00e7ok kalmamalar\u0131 ko\u015fuluyla. Louise Teyzen \u015fu ipotek sorunu i\u00e7in \u00e7ocuklarla birlikte gelmi\u015f Paris&#8217;e. Sana anlatm\u0131\u015ft\u0131m, garip bir hik\u00e2ye. Bana dan\u0131\u015fmak i\u00e7in i\u015fyerime geldi. Yap\u0131lacak tek \u015fey vard\u0131: Satmak. Zaten al\u0131c\u0131 da bulmu\u015f. \u015eu Bretonnel. Bretonnel&#8217;i hat\u0131rl\u0131yor musun? \u015eimdi i\u015ften \u00e7ekildi.<\/p>\n<p>Birdenbire durdu. Eve onu \u015f\u00f6ylesine dinliyordu. K\u0131z\u0131n art\u0131k hi\u00e7bir \u015feyle ilgilenmedi\u011fini \u00fcz\u00fclerek d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Kitaplar gibi. Eskiden kitaplar\u0131 elinden \u00e7ekip almak gerekiyordu. \u015eimdi okumuyor bile art\u0131k.<\/p>\n<p>-Pierre nas\u0131l?<\/p>\n<p>-\u0130yi, dedi Eve. Onu g\u00f6rmek ister misin? M. Darbedat, sevin\u00e7le,<\/p>\n<p>-Elbette, dedi, onu g\u00f6rmeye geldim.<\/p>\n<p>Bu zavall\u0131 \u00e7ocu\u011fa kar\u015f\u0131 i\u00e7i ac\u0131mayla doluydu. Ama i\u011frenmeden de ona bakam\u0131yordu. Hastal\u0131kl\u0131 yarat\u0131klardan korkuyorum.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekte bu Pierre&#8217;in hatas\u0131 de\u011fil: Alabildi\u011fine soyuna \u00e7ekmi\u015f. M. Darbedat i\u00e7 ge\u00e7iriyordu: \u00d6nlemler almak bo\u015funa, bu gibi \u015feyler hep \u00e7ok ge\u00e7 \u00f6\u011frenilir. Hay\u0131r, Pierre sorumlu de\u011fil. Ama yine de bu kusuru her zaman i\u00e7inde ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131. \u0130nsan\u0131 yarg\u0131lamak istedi\u011fimiz zaman bu hastal\u0131klar\u0131 hesaba katmayabiliriz; bu kusur ki\u015fili\u011finin temelini olu\u015fturuyordu. Bir kanser ya da verem gibi de\u011fildi. K\u0131zla a\u015fk d\u00f6nemini ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 zamanlar, Eve&#8217;in bu kadar ho\u015funa giden, bu sinirli \u00e7ekicilik, bu incelik, bu delilik \u00e7i\u00e7ekleriydi. K\u0131zla evlendi\u011fi zaman zaten deliydi, ama belli etmiyordu. \u0130nsan kendi kendine sormal\u0131, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc M. Darbedat, sorumluluk nerede ba\u015flar, ya da daha \u00e7ok nerede biter. Her an, kendini \u00e7ok dinlerdi, her an i\u00e7ine d\u00f6n\u00fckt\u00fc. Ama bu onun hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n nedeni mi, sonucu mu? Uzun lo\u015f bir koridorda k\u0131z\u0131n\u0131n arkas\u0131ndan gidiyordu.<\/p>\n<p>-Bu apartman sizin i\u00e7in \u00e7ok b\u00fcy\u00fck, dedi. Ba\u015fka yere ta\u015f\u0131nmal\u0131s\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>-Hep bunu s\u00f6ylersin, baba, dedi Eve. Sana, Pierre&#8217;in, odas\u0131ndan ayr\u0131lmak istemedi\u011fini s\u00f6yledim.<\/p>\n<p>Eve \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131yd\u0131. Bu y\u00fczden, insan kocas\u0131n\u0131n durumunu iyi bilip bilmedi\u011fini kendi kendine soruyordu. Adam ba\u011flanacak cinsten deliydi ve kad\u0131n, sanki sa\u011fduyu sahibiymi\u015f gibi onun kararlar\u0131na ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerine sayg\u0131 g\u00f6steriyordu.<\/p>\n<p>M. Darbedat hafif\u00e7e can\u0131 s\u0131k\u0131lm\u0131\u015f olarak yeniden s\u00f6ze ba\u015flad\u0131:<\/p>\n<p>-B\u00fct\u00fcn bu s\u00f6ylediklerim sana. Bana \u00f6yle geliyor ki, kad\u0131n olsayd\u0131m, k\u00f6t\u00fc ayd\u0131nlanan bu eski odalardan korkard\u0131m.<\/p>\n<p>Ben senin i\u00e7in ayd\u0131nl\u0131k bir apartman olsun isterim, \u015fu son y\u0131llarda bu dedi\u011fimden bir tanesini Auteu\u0131l&#8217;\u00fcn k\u00f6\u015fesine yapt\u0131lar, iyice havadar \u00fc\u00e7 k\u00fc\u00e7\u00fck odas\u0131 var. Kirac\u0131 bulamad\u0131klar\u0131ndan kiray\u0131 iyice indirdiler, tam zaman\u0131.<\/p>\n<p>Eve kap\u0131n\u0131n tokma\u011f\u0131n\u0131 yava\u015f\u00e7a d\u00f6nd\u00fcrd\u00fc, odaya girdiler. M. Darbedat a\u011f\u0131r bir g\u00fcnl\u00fck kokusunun bo\u011faz\u0131n\u0131 sard\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissetti. Perdeler \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. Yar\u0131 g\u00f6lgede bir koltu\u011fun arkal\u0131\u011f\u0131ndan g\u00f6z\u00fcken zay\u0131f bir ense fark etti. Pierre&#8217;in arkas\u0131 d\u00f6n\u00fckt\u00fc, yemek yiyordu.<\/p>\n<p>-G\u00fcnayd\u0131n Pierre, dedi M. Darbedat, sesini y\u00fckselterek.<\/p>\n<p>Ee, bug\u00fcn nas\u0131ls\u0131n bakal\u0131m?<\/p>\n<p>M. Darbedat yakla\u015ft\u0131: Hasta, k\u00fc\u00e7\u00fck bir masan\u0131n ba\u015f\u0131na oturmu\u015ftu, sinsi bir tavr\u0131 vard\u0131.<\/p>\n<p>-Rafadan yumurta ha, dedi M. Darbedat, sesini daha y\u00fckselterek. \u00c7ok iyi!<\/p>\n<p>Pierre tatl\u0131 bir sesle:<\/p>\n<p>-Sa\u011f\u0131r de\u011filim, dedi.<\/p>\n<p>M. Darbedat, \u015fa\u015fk\u0131n \u015fa\u015fk\u0131n, i\u015fte g\u00f6r gibilerden Eve&#8217;e \u00e7evirdi g\u00f6zlerini. Ama Eve ona sert\u00e7e bakt\u0131 ve sustu. M. Darbedat onu k\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131. Pek\u00e2l\u00e2, onun bilece\u011fi i\u015f. Bu zavall\u0131 \u00e7ocukla konu\u015fma bi\u00e7imi bulmak olanaks\u0131zd\u0131. D\u00f6rt ya\u015f\u0131nda bir \u00e7ocuktan daha az akl\u0131 vard\u0131. Eve ise onun bir adam yerine konmas\u0131n\u0131 istiyordu.<\/p>\n<p>M. Darbedat, b\u00fct\u00fcn bu g\u00fcl\u00fcn\u00e7 ilgilerin gereksiz olaca\u011f\u0131 zaman\u0131 sab\u0131rs\u0131zl\u0131kla bekleyip sesini \u00e7\u0131karam\u0131yordu. Hastalar, hep onu biraz s\u0131kard\u0131, \u00f6zellikle de deliler, \u00e7\u00fcnk\u00fc haks\u0131zd\u0131lar. S\u00f6zgeli\u015fi, zavall\u0131 Pierre her y\u00f6nden haks\u0131zd\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp ta\u015f\u0131nmadan konu\u015fuyordu, gelgelelim ondan biraz al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck beklemek, hatlar\u0131n\u0131 ge\u00e7ici olarak kabul etmesini istemek bo\u015funayd\u0131.<\/p>\n<p>Eve, kabuklar\u0131 ve yumurta fincan\u0131n\u0131 kald\u0131rd\u0131. Pierre&#8217;in \u00f6n\u00fcne \u00e7atal b\u0131\u00e7akla, bir \u00f6rt\u00fc koydu.<\/p>\n<p>M. Darbedat ne\u015feli ne\u015feli:<\/p>\n<p>-\u015eimdi ne yiyecek? diye sordu.<\/p>\n<p>-Biftek.<\/p>\n<p>Pierre \u00e7atal\u0131 eline alm\u0131\u015ft\u0131, uzun solgun parmaklar\u0131n\u0131n ucuyla tutuyordu. \u00c7atal\u0131 dikkatle inceledi, sonra hafif\u00e7e g\u00fcld\u00fc:<\/p>\n<p>-Bu kez bu olmayacak, diye m\u0131r\u0131ldand\u0131 \u00e7atal\u0131 koyarak. \u00d6nceden haberliydim.<\/p>\n<p>Eve yakla\u015ft\u0131, \u00e7atala a\u015f\u0131r\u0131 bir ilgiyle bakt\u0131.<\/p>\n<p>-Agathe, dedi Pierre, bana bir ba\u015fkas\u0131n\u0131 ver.<\/p>\n<p>Eve emri yerine getirdi ve Pierre yeme\u011fini yemeye ba\u015flad\u0131. K\u0131z ku\u015fku uyand\u0131ran \u00e7atal\u0131 eline alm\u0131\u015ft\u0131, g\u00f6zlerini ondan ay\u0131rmadan s\u0131k\u0131ca elinde tutuyordu: M\u00fcthi\u015f bir kuvvet harc\u0131yor gibiydi. M. Darbedat, B\u00fct\u00fcn hareketleri ve b\u00fct\u00fcn ili\u015fkileri ne kadar da karanl\u0131k! diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Rahats\u0131z olmu\u015ftu.<\/p>\n<p>-Dikkat, dedi Pierre, k\u0131ska\u00e7lar\u0131 nedeniyle orta yerinden tut onu.<\/p>\n<p>Eve i\u00e7ini \u00e7ekti ve \u00e7atal\u0131 masan\u0131n \u00fcst\u00fcne koydu. M. Darbedat kafas\u0131n\u0131n k\u0131zmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissetti. Bu bahts\u0131z\u0131n b\u00fct\u00fcn z\u0131p\u0131rl\u0131klar\u0131na boyun e\u011fmenin iyi olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyordu, hatta Pierre a\u00e7\u0131s\u0131ndan da bu zararl\u0131yd\u0131. Frachot ona iyi s\u00f6ylemi\u015fti: \u0130nsan bir hastan\u0131n ta\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131na asla g\u00f6z yummamal\u0131. Ona bir ba\u015fka \u00e7atal vermek yerine yava\u015f yava\u015f onu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye zorlamak, ilk \u00e7atal\u0131n \u00f6tekilerin t\u0131pk\u0131s\u0131 oldu\u011funu anlatmak daha do\u011fru olurdu. Masaya do\u011fru ilerledi, g\u00f6z g\u00f6re g\u00f6re \u00e7atal\u0131 ald\u0131, parma\u011f\u0131n\u0131n ucuyla \u00e7atal\u0131n di\u015flerine dokundu. Sonra Pierre&#8217;e d\u00f6nd\u00fc.<\/p>\n<p>Ama beriki sakin sakin etini kesiyordu. Kay\u0131nbabas\u0131na tatl\u0131 ve anlams\u0131z bir bak\u0131\u015fla bakt\u0131.<\/p>\n<p>M. Darbedat, Eve&#8217;e,<\/p>\n<p>-Seninle biraz gevezelik etsek iyi olur, dedi.<\/p>\n<p>Eve sesini \u00e7\u0131karmadan onun pe\u015finden salona gitti. Kanepeye otururken \u00e7atal\u0131 elinde tuttu\u011funu fark etti M. Darbedat. \u00c7atal\u0131 k\u0131zg\u0131nl\u0131kla konsolun \u00fcst\u00fcne att\u0131.<\/p>\n<p>-Buras\u0131 daha iyi, dedi.<\/p>\n<p>-Hi\u00e7 gelmiyorum buraya.<\/p>\n<p>-Sigara i\u00e7ebilir miyim?<\/p>\n<p>-Elbette baba, dedi aceleyle Eve. Puro ister misin? M. Darbedat sigaray\u0131 tercih etti. Birazdan yapaca\u011f\u0131 konu\u015fmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu: Pierre&#8217;le konu\u015furken, bir dev, bir \u00e7ocukla oynarken nas\u0131l zor duruma d\u00fc\u015ferse, akl\u0131 ba\u015f\u0131nda olmas\u0131ndan dolay\u0131 s\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissediyordu. Kendinde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn ayd\u0131nl\u0131k, a\u00e7\u0131kl\u0131k, kesinlik nitelikleri ona s\u0131rt \u00e7eviriyorlard\u0131. Benim zavall\u0131 Jeannette&#8217;imle birlikte, kabul etmemiz gerekirse, durum yine ayn\u0131. Muhakkak ki Mme Darbedat deli de\u011fildi, ama hastal\u0131k onu&#8230; yat\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Eve, aksine, babas\u0131na \u00e7ekmi\u015fti, do\u011fru ve akl\u0131 ba\u015f\u0131nda bir yap\u0131s\u0131 vard\u0131. Onunla konu\u015fmak bir zevk olurdu.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bunun i\u00e7in aram\u0131z bozulsun istemiyorum. M. Darbedat g\u00f6zlerini kald\u0131rd\u0131, k\u0131z\u0131n\u0131n ak\u0131ll\u0131 ve ince \u00e7izgilerini yeniden g\u00f6rmek istiyordu. Hay\u00e2l k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na u\u011fram\u0131\u015ft\u0131: Eskiden o kadar anlaml\u0131 ve a\u00e7\u0131k se\u00e7ik olan bu y\u00fczde bulan\u0131k ve donuk bir\u015feyler vard\u0131. Eve her zaman \u00e7ok g\u00fczeldi. M. Darbedat k\u0131z\u0131n \u00f6zene bezene, hatta fazlas\u0131yla boyanm\u0131\u015f oldu\u011funu fark etti.<\/p>\n<p>G\u00f6zkapaklar\u0131n\u0131 maviye boyam\u0131\u015f, rimel uzun kirpiklerine kadar \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Bu eksiksiz ve \u00e7arp\u0131c\u0131 makyaj babas\u0131na dokundu:<\/p>\n<p>-Boyan\u0131n alt\u0131nda yemye\u015filsin, dedi k\u0131za, hasta de\u011filsin korkar\u0131m. Hem \u015fimdi ne kadar da \u00e7ok boyan\u0131yorsun! Eskiden daha \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcyd\u00fcn.<\/p>\n<p>Eve yan\u0131t vermedi. M. Darbedat, siyah sa\u00e7 y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131n alt\u0131ndaki bu parlak ve y\u0131pranm\u0131\u015f y\u00fcz\u00fc bir an s\u0131k\u0131nt\u0131yla seyretti. K\u0131zda bir trajedi oyuncusu havas\u0131 var, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Kime benzedi\u011fini de tam tam\u0131na biliyorum. Orange&#8217;da Phedre&#8217;i Frans\u0131zca oynayan \u015fu kad\u0131na, \u015fu Romanyal\u0131ya.<\/p>\n<p>Bu yersiz a\u00e7\u0131klamay\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in onu g\u00fccendirmi\u015f olmaktan kayg\u0131land\u0131: L\u00e2f olsun i\u015fte! K\u00fc\u00e7\u00fck \u015feyler i\u00e7in tats\u0131zl\u0131k en iyisi.<\/p>\n<p>-Kusura bakma, dedi g\u00fcl\u00fcmseyerek, bilirsin ki ben ya\u015fl\u0131 bir do\u011falc\u0131y\u0131m. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz kad\u0131nlar\u0131n\u0131n y\u00fczlerine s\u0131vad\u0131klar\u0131 b\u00fct\u00fcn bu g\u00fczellik m\u00fcstahzarlar\u0131n\u0131 pek sevmiyorum. Ama haks\u0131z olan benim, insan \u00e7a\u011f\u0131nda ya\u015famal\u0131.<\/p>\n<p>Eve, sevimli sevimli g\u00fcld\u00fc. M. Darbedat sigaras\u0131n\u0131 yakt\u0131, birka\u00e7 nefes \u00e7ekti.<\/p>\n<p>-Yavrucu\u011fum, diye konu\u015fmaya ba\u015flad\u0131, uzun l\u00e2f\u0131n k\u0131sas\u0131, ikimiz eskiden oldu\u011fu gibi gel yine gevezelik edelim. Haydi gel, otur, ak\u0131ll\u0131 uslu beni dinle. \u015eu ya\u015fl\u0131 babac\u0131\u011f\u0131na kulak vermen gerek.<\/p>\n<p>-Ayakta duray\u0131m daha iyi, dedi Eve. Bana s\u00f6yleyecek neyin var ki?<\/p>\n<p>-Sana basit bir soru soraca\u011f\u0131m, dedi M. Darbedat; biraz kuru bir tav\u0131rla. B\u00fct\u00fcn bunlar seni nereye s\u00fcr\u00fckl\u00fcyor?<\/p>\n<p>-B\u00fct\u00fcn bunlar m\u0131? diye \u015fa\u015fk\u0131n \u015fa\u015fk\u0131n tekrarlad\u0131 Eve.<\/p>\n<p>-Evet, tabii, b\u00fct\u00fcn bu ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n hayat. Dinle, diye yeniden ba\u015flad\u0131, seni anlamad\u0131\u011f\u0131ma kimse inanmaz (birden bir ilham gelmi\u015fti).<br \/>Ama senin de yapmak istedi\u011fin \u015fey insano\u011flunun g\u00fcc\u00fcn\u00fc a\u015f\u0131yor. Yaln\u0131zca hay\u00e2l kurarak ya\u015famak istiyorsun, de\u011fil mi? Onun hasta oldu\u011funu hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyor musun? Bug\u00fcn\u00fcn Pierre&#8217;ini g\u00f6rmek istemiyorsun, \u00f6yle de\u011fil mi? G\u00f6z\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcnde eskinin Pierre&#8217;i var. Yavrucu\u011fum, k\u0131z\u0131m, bu olur \u015fey de\u011fil, diye tekrarlad\u0131 M. Darbedat. Bak sana belki bilmedi\u011fin bir hik\u00e2yeyi anlatay\u0131m: Biz Sablesd&#8217; Olonne&#8217;dayken, sen \u00fc\u00e7 ya\u015f\u0131ndayd\u0131n, annenin gen\u00e7 sevimli bir han\u0131m tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 vard\u0131, kad\u0131n\u0131n da g\u00fczel ve g\u00f6steri\u015fli k\u00fc\u00e7\u00fck bir o\u011flu. Bu k\u00fc\u00e7\u00fck o\u011flanla kumsalda oynuyordunuz, siz \u00fc\u00e7 elma boyundayd\u0131n\u0131z, sen onun ni\u015fanl\u0131s\u0131yd\u0131n. Birka\u00e7 zaman sonra, annen Paris&#8217;te bu gen\u00e7 kad\u0131n\u0131 g\u00f6rmek istedi. \u00d6\u011frendik ki kad\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na bir<br \/>fel\u00e2ket gelmi\u015f: Bir otomobilin \u00f6n taraf\u0131 \u00e7ocukca\u011f\u0131z\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 koparm\u0131\u015f. Annene: Haydi git onu g\u00f6r, ama \u00e7ocu\u011funun \u00f6l\u00fcm\u00fcnden ona hi\u00e7 s\u00f6z a\u00e7ma, \u00e7ocu\u011fun \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcne inanmak istemiyor, dediler. Annen kad\u0131n\u0131n yan\u0131na gitti, yar\u0131 yar\u0131ya deli\u015fmen bir yarat\u0131kla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Sanki o\u011flu daha hayattaym\u0131\u015f gibi ya\u015f\u0131yordu. Onunla konu\u015fuyor, sofrada yerini haz\u0131rl\u0131yordu. B\u00f6ylece \u00f6yle bir sinir bozuklu\u011fu i\u00e7inde ya\u015fad\u0131 ki alt\u0131 ay sonra zorla bir dinlenme evine yat\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekti, orada \u00fc\u00e7 y\u0131l ge\u00e7irmek zorunda kald\u0131.<\/p>\n<p>Hay\u0131r yavrucu\u011fum, dedi M. Darbedat, ba\u015f\u0131n\u0131 sallayarak, bu gibi \u015feyler olanaks\u0131zd\u0131r. Kad\u0131n\u0131n ger\u00e7e\u011fi cesaretle kar\u015f\u0131lamas\u0131 daha yerinde olurdu. Gere\u011fi gibi ac\u0131 duyard\u0131 ve sonra zaman bunun \u00fcst\u00fcne bir s\u00fcnger \u00e7ekerdi. \u0130nan bana, her \u015feye kendini kand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmadan bakmak, en iyisidir.<\/p>\n<p>-Yan\u0131l\u0131yorsun, dedi Eve. \u00c7ok iyi biliyorum ki, Pierre&#8230;<\/p>\n<p>Gerisi a\u011fz\u0131ndan \u00e7\u0131kmad\u0131. Dimdik duruyordu ve elleri bir koltu\u011fun arkal\u0131\u011f\u0131ndayd\u0131. Y\u00fcz\u00fcn\u00fcn alt k\u0131sm\u0131nda kuru, \u00e7irkin bir anlam vard\u0131.<\/p>\n<p>-\u0130yi ya&#8230; sonra? diye sordu M. Darbedat, \u015fa\u015fk\u0131n \u015fa\u015fk\u0131n.<\/p>\n<p>-Sonras\u0131 ne?<\/p>\n<p>-Sen?..<\/p>\n<p>Eve, can\u0131 s\u0131k\u0131lm\u0131\u015f bir tav\u0131rla,<\/p>\n<p>-Onu oldu\u011fu gibi seviyorum, dedi \u00e7abuk \u00e7abuk.<\/p>\n<p>-Bu do\u011fru de\u011fil, dedi M. Darbedat, \u00fcst\u00fcne basa basa. Do\u011fru de\u011fil. Sen onu sevmiyorsun, sen onu sevemezsin. B\u00f6ylesi duygular ancak sa\u011flam ve normal bir insana kar\u015f\u0131 duyulabilir. Pierre&#8217;e gelince, sen ona ilgi duyup ac\u0131yorsun, bundan ku\u015fkum yok; ona bor\u00e7lu oldu\u011fun \u00fc\u00e7 mutlu y\u0131l\u0131n an\u0131s\u0131 var i\u00e7inde. Ama bana onu sevdi\u011fini s\u00f6yleme, sana inanmayaca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>Eve susup kalm\u0131\u015ft\u0131; orada de\u011filmi\u015f\u00e7esine hal\u0131ya dikmi\u015fti g\u00f6zlerini.<\/p>\n<p>-Bana yan\u0131t verebilirsin, dedi M. Darbedat, so\u011fuk so\u011fuk. Bu konu\u015fman\u0131n senin i\u00e7in can s\u0131k\u0131c\u0131 da benim i\u00e7in daha az can s\u0131k\u0131c\u0131 oldu\u011funu sanma.<\/p>\n<p>-Nas\u0131l olsa bana inanmayacaks\u0131n.<\/p>\n<p>-\u0130yi \u00f6yleyse, onu seviyorsan, diye ba\u011f\u0131rd\u0131 \u00e7ileden \u00e7\u0131karak, bu senin i\u00e7in, benim i\u00e7in, zavall\u0131 annen i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir fel\u00e2ket, \u00e7\u00fcnk\u00fc g\u00f6zlemeyi ye\u011f tuttu\u011fum bir \u015feyi \u015fimdi sana s\u00f6yleyece\u011fim: \u00dc\u00e7 y\u0131la varmadan Pierre tam bir \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n i\u00e7ine d\u00fc\u015fecek, bir hayvan gibi olacak.<\/p>\n<p>Adam k\u0131z\u0131na g\u00f6zlerini dikip bakt\u0131; inad\u0131yla kendisini bu \u00fcz\u00fcc\u00fc a\u00e7\u0131klamay\u0131 yapmaya zorlad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in k\u0131z\u0131na \u00f6fkeleniyordu.<\/p>\n<p>Eve, oral\u0131 olmad\u0131, g\u00f6zlerini bile kald\u0131rmad\u0131.<\/p>\n<p>-Bunu biliyorum.<\/p>\n<p>-Kim s\u00f6yledi sana? diye \u015fa\u015f\u0131rarak sordu adam.<\/p>\n<p>-Franchot. Bunu alt\u0131 ayd\u0131r biliyorum.<\/p>\n<p>-Bense sana s\u00f6ylememesi i\u00e7in onu uyarm\u0131\u015ft\u0131m, dedi M. Darbedat, ac\u0131 ac\u0131. Neyse, b\u00f6ylesi belki daha iyi. Ama bu durumda Pierre&#8217;i yan\u0131nda tutman ba\u011f\u0131\u015flan\u0131r \u015fey de\u011fil. Giri\u015fti\u011fin m\u00fccadele ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla sonu\u00e7lanmaya mahkum, onun hastal\u0131\u011f\u0131 affetmez. Yap\u0131lacak bir \u015fey varsa, \u00f6zen g\u00f6stererek kurtar\u0131labilecekse bir \u015fey demem. Ama bak biraz; g\u00fczeldin, ak\u0131ll\u0131yd\u0131n, ne\u015feliydin, kendini bile bile ve bir hi\u00e7 u\u011fruna harap ediyorsun. Evet, herkes biliyor, yapt\u0131\u011f\u0131n \u015fey \u00e7ok g\u00fczel, ama bak i\u015fte, bitti art\u0131k, \u00f6devini tam yapt\u0131n, fazlas\u0131yla yapt\u0131n, \u015fimdi \u0131srar etmek sa\u00e7ma. \u0130nsan\u0131n kendine kar\u015f\u0131 yapmas\u0131 gereken \u00f6devlerin var, yavrucu\u011fum. Sonra bizi de d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorsun.<\/p>\n<p>Pierre&#8217;i, diye tane tane tekrar etti, Franchot&#8217;nun klini\u011fine g\u00f6ndermen gerekiyor. Sana mutsuzluktan ba\u015fka bir \u015fey getirmeyen bu apartman\u0131 da b\u0131rak\u0131p yan\u0131m\u0131za geleceksin. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n ac\u0131lar\u0131n\u0131 dindirmek ve yararl\u0131 olmak istiyorsan i\u015fte annen. Zavall\u0131 kad\u0131n hastabak\u0131c\u0131lar\u0131n elinde kald\u0131, yak\u0131n\u0131nda birine ihtiyac\u0131 var. O kad\u0131n, diye ekledi, iyilik\u00e7ili\u011finle ve ona yapacaklar\u0131nla senin de\u011ferini bilecek.<\/p>\n<p>Uzun bir sessizlik oldu. M. Darbedat, yan odada Pierre&#8217;in \u015fark\u0131 s\u00f6yledi\u011fini duydu. Bir \u015fark\u0131 da de\u011fil, daha \u00e7ok dokunakl\u0131, h\u0131zl\u0131 bir \u015fiir gibi bir \u015feydi. M. Darbedat g\u00f6zlerini k\u0131z\u0131na kald\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>-Oldu mu?<\/p>\n<p>-Pierre benimle kalacak, dedi k\u0131z, yava\u015f\u00e7a, ben onunla iyi anla\u015f\u0131yorum.<\/p>\n<p>-B\u00fct\u00fcn g\u00fcn al\u0131k\u00e7a \u015feyler yaparak m\u0131?<\/p>\n<p>Eve g\u00fcl\u00fcmsedi, babas\u0131na alayc\u0131, daha \u00e7ok da ne\u015feli tuhaf bir bak\u0131\u015fla bakt\u0131. Do\u011fru, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc M. Darbedat, \u00f6fkeyle, bundan ba\u015fka bir \u015fey yapt\u0131klar\u0131 yok; bir aradalar ya.<\/p>\n<p>-Sen iyice delisin, dedi aya\u011fa kalkarak.<\/p>\n<p>Eve kederli kederli g\u00fcl\u00fcmsedi, o da kendi kendine m\u0131r\u0131ldan\u0131r gibi:<\/p>\n<p>-Pek de\u011fil, dedi.<\/p>\n<p>-Pek de\u011fil mi? Sana s\u00f6yleyecek tek s\u00f6z\u00fcm var yavrucu\u011fum, beni korkutuyorsun.<\/p>\n<p>K\u0131z\u0131n\u0131 \u00e7abucak \u00f6p\u00fcp \u00e7\u0131kt\u0131. Merdivenlerden inerken: Bunlara \u015fu zavall\u0131y\u0131 yakalay\u0131p g\u00f6t\u00fcrecek ve d\u00fc\u015f\u00fcncesini sormadan so\u011fuk suyun alt\u0131na sokacak iki tane esasl\u0131 adam g\u00f6ndermek gerekiyor, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc.<\/p>\n<p>Sakin ve g\u00fczel bir sonbahar g\u00fcn\u00fcyd\u00fc. G\u00fcne\u015f, ge\u00e7enlerin y\u00fczlerini alt\u0131n sar\u0131s\u0131 bir renkle ayd\u0131nlat\u0131yordu. M. Darbedat bu y\u00fczlerin sadeli\u011fiyle irkildi. Aralar\u0131nda y\u00fczleri karanl\u0131k olanlar da vard\u0131, \u0131\u015f\u0131ldayanlar da, ama bunlar hep kendisine yak\u0131n olan mutluluklardan ve kederlerdendi.<\/p>\n<p>Saint-Germain Bulvar\u0131nda y\u00fcr\u00fcrken Eve&#8217;in kusurunu y\u00fcz\u00fcne vurdu\u011fumu \u00e7ok iyi biliyorum. Ona insano\u011flunun d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in k\u0131z\u0131yorum. Pierre art\u0131k bir insan de\u011fil. Ona g\u00f6sterdi\u011fi b\u00fct\u00fcn \u00f6zeni, b\u00fct\u00fcn sevgiyi, b\u00fct\u00fcn bu insanlardan esirgiyor. \u0130nsanlar\u0131 bir yana atmaya kimsenin hakk\u0131 yok; zar zor da olsa toplum halinde ya\u015f\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Ge\u00e7enlere sevgiyle, yak\u0131nl\u0131kla bak\u0131yordu. Onlar\u0131n a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131 ve duru bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 seviyordu. Bu g\u00fcne\u015fli sokaklarda, bu insanlar\u0131n aras\u0131nda, insan sanki b\u00fcy\u00fck bir aile kalabal\u0131\u011f\u0131 i\u00e7indeymi\u015f gibi, kendini g\u00fcvencede hissediyor.<\/p>\n<p>G\u00fcr sa\u00e7l\u0131 bir kad\u0131n bir a\u00e7\u0131k hava sergisinin \u00f6n\u00fcnde durmu\u015ftu. K\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u0131z\u0131 elinden tutuyordu.<\/p>\n<p>K\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u0131z radyo al\u0131c\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6stererek sordu:<\/p>\n<p>-Bu nedir?<\/p>\n<p>-Hi\u00e7bir \u015feye dokunma, dedi annesi, bir alet; m\u00fczik aleti.<\/p>\n<p>Bir s\u00fcre hi\u00e7 konu\u015fmadan durdular. M. Darbedat sevecenlikle k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131za do\u011fru, e\u011fildi ve g\u00fcl\u00fcmsedi.<\/p>\n<p>2<\/p>\n<p>Gitti. Giri\u015f kap\u0131s\u0131 kuru bir g\u00fcr\u00fclt\u00fcyle kapanm\u0131\u015ft\u0131. Eve salonda yaln\u0131zd\u0131. Ke\u015fke geberse. Elleriyle koltu\u011fun arkal\u0131\u011f\u0131na tutunup gerindi. Babas\u0131n\u0131n g\u00f6zleri akl\u0131na geliyordu. M. Darbedat, Pierre&#8217;in \u00fcst\u00fcne uzmanca bir tav\u0131rla e\u011filmi\u015fti. Ona: \u0130yi iyi! demi\u015fti hastalarla konu\u015fmas\u0131n\u0131 bilen biri gibi. Ona bakm\u0131\u015f ve Pierre&#8217;in y\u00fcz\u00fc iri, f\u0131ld\u0131r f\u0131ld\u0131r g\u00f6zlerinin dibinde belirmi\u015fti. Babamdan nefret ediyorum Pierre&#8217;e bakt\u0131\u011f\u0131 zaman, onu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken. Eve&#8217;in elleri koltuktan a\u015fa\u011f\u0131 do\u011fru kayd\u0131, pencereye d\u00f6nd\u00fc. G\u00f6zleri kama\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Oda g\u00fcne\u015f i\u00e7indeydi, her yerde g\u00fcne\u015f vard\u0131: Hal\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde yusyuvarlak solgun \u0131\u015f\u0131lt\u0131lar halinde, havada, k\u00f6r edici bir toz gibiydi. Eve, bu her yere dalan, her k\u00f6\u015feyi temizleyen, e\u015fyalar\u0131 silip s\u00fcp\u00fcren ve iyi bir hizmet\u00e7i kad\u0131n gibi onlar\u0131 p\u0131r\u0131l p\u0131r\u0131l yapan bu patavats\u0131z ve hamarat \u0131\u015f\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaybetmi\u015fti. Yine de pencereye kadar gitti, cam\u0131n \u00f6n\u00fcndeki muslin perdeyi kald\u0131rd\u0131. O s\u0131rada M. Darbedat binadan \u00e7\u0131k\u0131yordu; Eve, birdenbire onun geni\u015f omuzlar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc. Adam ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131rd\u0131, g\u00f6zlerini k\u0131rparak g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne bakt\u0131, sonra gen\u00e7 bir adam gibi geni\u015f ad\u0131mlarla uzakla\u015ft\u0131. Eve: Kendini zorluyor, \u015fimdi g\u00f6\u011f\u00fcs sanc\u0131s\u0131 tutacak, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc.<\/p>\n<p>Art\u0131k ondan nefret etmiyordu. Onun kafas\u0131nda, hen\u00fcz gen\u00e7 g\u00f6r\u00fcnmek gibi k\u00fc\u00e7\u00fck kayg\u0131lar vard\u0131. Yine de babas\u0131n\u0131n Saint-Germain Bulvar\u0131n\u0131n k\u00f6\u015fesini d\u00f6n\u00fcp kayboldu\u011funu g\u00f6r\u00fcnce k\u0131zd\u0131. Pierre&#8217;i d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor. Hayatlar\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 kapal\u0131 odadan ka\u00e7m\u0131\u015f ve g\u00fcne\u015fte, insanlar\u0131n aras\u0131nda sokaklarda s\u00fcr\u00fckleniyordu. Bizi hi\u00e7 ak\u0131llar\u0131ndan silmeyecekler mi? Bac Soka\u011f\u0131 hemen hemen bombo\u015ftu. Ya\u015fl\u0131 bir kad\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck ad\u0131mlarla kar\u015f\u0131dan kar\u015f\u0131ya ge\u00e7iyordu; \u00fc\u00e7 gen\u00e7 k\u0131z g\u00fclerek ge\u00e7ip gittiler.<\/p>\n<p>Sonra erkekler, ellerinde \u00e7antalar\u0131 ve aralar\u0131nda konu\u015farak ge\u00e7en g\u00fc\u00e7l\u00fc kuvvetli erkekler. Normal insanlar, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc Eve, i\u00e7inde b\u00f6ylesine kuvvetli bir kin oldu\u011funa \u015fa\u015f\u0131rd\u0131. Etine dolgun g\u00fczel bir kad\u0131n \u015f\u0131k bir adama do\u011fru ko\u015ftu. Adam, kad\u0131na sar\u0131ld\u0131, dudaklar\u0131ndan \u00f6pt\u00fc. Eve, ac\u0131 ac\u0131 g\u00fcld\u00fc, perdeyi indirdi.<\/p>\n<p>Pierre art\u0131k \u015fark\u0131 s\u00f6ylemiyordu, ama \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc kattaki gen\u00e7 kad\u0131n piyanoya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Chopin&#8217;in bir Et\u00fcd&#8217;\u00fcn\u00fc \u00e7al\u0131yordu. Eve, kendini \u00e7ok sakin hissediyordu. Pierre&#8217;in odas\u0131na do\u011fru bir ad\u0131m att\u0131, ama birden durdu, s\u0131k\u0131nt\u0131yla s\u0131rt\u0131n\u0131 duvara dayad\u0131. Odadan her \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda oraya yeniden girmek d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle korkuya kap\u0131l\u0131yordu. Yine de bir ba\u015fka yerde ya\u015fayamayaca\u011f\u0131n\u0131 pek\u00e2l\u00e2 biliyordu: Oday\u0131 seviyordu. Cesaretini toplamak i\u00e7in durdu\u011fu bu g\u00f6lgesiz ve kokusuz odada, biraz zaman kazanmak istermi\u015f gibi, so\u011fuk bir ilgiyle bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 \u00e7evresinde dola\u015ft\u0131rd\u0131. Bir di\u015f\u00e7inin bekleme odas\u0131na benziyor.<\/p>\n<p>G\u00fcl kurusu renginde ipek koltuklar, divan, tabureler, insana yak\u0131n, babacan, lo\u015f ve sessizdiler. Eve, pencereden g\u00f6rd\u00fcklerine benzer, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131 ve a\u00e7\u0131k renk elbise giymi\u015f beylerin ba\u015flad\u0131klar\u0131 bir konu\u015fmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrerek salona giri\u015flerini g\u00f6z\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcne getirdi. Bulunduklar\u0131 yerin neresi oldu\u011funa ald\u0131rmadan odan\u0131n ortas\u0131na kadar dosdo\u011fru ilerliyorlard\u0131. \u0130\u00e7lerinden biri elini bir d\u00fcmen gibi arkas\u0131na sal\u0131vermi\u015f, yolu \u00fcst\u00fcndeki yast\u0131klara, masan\u0131n \u00fcst\u00fcndeki \u00f6teberiye hafif\u00e7e dokunuyor, bu ilintilerden hi\u00e7 irkilmiyordu. Yollar\u0131na \u00e7\u0131kan bir e\u015fya oldu mu da bu oturakl\u0131 adamlar \u00e7arpmamak i\u00e7in sak\u0131nacaklar\u0131 yerde e\u015fyan\u0131n yerini sakin sakin de\u011fi\u015ftiriyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Sonunda, aralar\u0131ndaki tart\u0131\u015fmaya dalm\u0131\u015f, arkalar\u0131na bir g\u00f6z bile atmadan oturuyorlard\u0131. Normal insanlar i\u00e7in bir oda, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc Eve. Kapal\u0131 kap\u0131n\u0131n tokma\u011f\u0131na bak\u0131yor, s\u0131k\u0131nt\u0131 bo\u011faz\u0131na yap\u0131\u015f\u0131yordu. Buraya girmeliyim. Onu bu kadar uzun zaman yaln\u0131z b\u0131rakmamal\u0131y\u0131m. Bu kap\u0131y\u0131 a\u00e7mas\u0131 gerekecek, sonunda g\u00f6zlerini yar\u0131 karanl\u0131\u011fa al\u0131\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015farak Eve e\u015fikte duracak ve oda onu b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcyle itecekti. Eve&#8217;in bu direni\u015fi y\u0131kmas\u0131 ve odan\u0131n ta i\u00e7ine kadar girmesi gerekiyordu. Birden i\u00e7inde Pierre&#8217;i g\u00f6rmek iste\u011fi uyand\u0131. Onun M. Darbedat ile alay etmesinden ho\u015flanm\u0131\u015ft\u0131. Ama Pierre&#8217;in ona ihtiyac\u0131 yoktu. Eve adam\u0131n onu nas\u0131l kar\u015f\u0131layaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nceden bilemiyordu. Birden, bir \u00e7e\u015fit gururla hi\u00e7bir yerde yeri olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. S\u0131radan insanlar benim onlardan oldu\u011fumu san\u0131yorlar. Ama ben onlar\u0131n aras\u0131nda bir saat bile ya\u015fayamam. Benim orada, bu duvar\u0131n \u00f6te yan\u0131nda ya\u015famaya ihtiyac\u0131m var. Ama orada da beni isteyen yok. \u00c7evresinde derin bir de\u011fi\u015fim olmu\u015ftu. I\u015f\u0131k ya\u015flanm\u0131\u015ft\u0131; k\u0131r\u00e7\u0131lla\u015f\u0131yordu: G\u00fcnlerdir de\u011fi\u015ftirilememi\u015f bir vazodaki su gibi a\u011f\u0131rla\u015fm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Eve, bu ya\u015flanan \u0131\u015f\u0131k alt\u0131nda e\u015fyalarda, \u00e7oktand\u0131r unuttu\u011fu bir h\u00fczn\u00fc yeniden buluyordu. Bu biten bir sonbahar\u0131n h\u00fczn\u00fcyd\u00fc. Biraz utanarak, \u00e7ekinerek \u00e7evresine bak\u0131yordu. B\u00fct\u00fcn bunlar ne kadar uzakt\u0131. Odada ne g\u00fcnd\u00fcz, ne gece, ne mevsim, ne de h\u00fcz\u00fcn vard\u0131. \u00c7ok eski sonbaharlar\u0131, \u00e7ocuklu\u011funun sonbaharlar\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle bir hat\u0131rlad\u0131, sonra birdenbire kendini toplad\u0131: An\u0131lardan korkmu\u015ftu.<\/p>\n<p>Pierre&#8217;in sesini i\u015fitti.<\/p>\n<p>-Agathe! Neredesin? Kad\u0131n:<\/p>\n<p>-Geliyorum, diye ba\u011f\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>G\u00f6zlerini falta\u015f\u0131 gibi a\u00e7\u0131p ellerini \u00f6ne do\u011fru uzat\u0131rken a\u011f\u0131r g\u00fcnl\u00fck kokusu burun deliklerini ve a\u011fz\u0131n\u0131 doldurdu -koku ve yar\u0131 g\u00f6lge, su, hava ya da ate\u015f gibi ona bildik, basit bir \u00f6\u011feydi; bo\u011fucu ve tiksindirici gelmiyorlard\u0131- ve sis i\u00e7inde y\u00fczermi\u015f gibi duran solgun bir g\u00f6lgeye do\u011fru sak\u0131narak ilerledi.<\/p>\n<p>Bu Pierre&#8217;in y\u00fcz\u00fcyd\u00fc. Pierre&#8217;in elbisesi (hasta oldu\u011fundan beri siyahlar giyiyordu) karanl\u0131\u011f\u0131n i\u00e7inde eriyip gitmi\u015fti. Pierre ba\u015f\u0131n\u0131 geriye do\u011fru atm\u0131\u015f, g\u00f6zlerini kapam\u0131\u015ft\u0131. G\u00fczeldi. Eve onun uzun k\u0131vr\u0131k kirpiklerine bakt\u0131, sonra yan\u0131ndaki al\u00e7ak iskemleye oturdu.<\/p>\n<p>Ac\u0131 \u00e7eker gibi bir hali var, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Kad\u0131n\u0131n g\u00f6zleri yava\u015f yava\u015f alacakaranl\u0131\u011fa al\u0131\u015f\u0131yordu. \u0130lk olarak yaz\u0131 masas\u0131 belirdi, sonra yatak, sonra koltu\u011fun yan\u0131ndaki hal\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne da\u011f\u0131lm\u0131\u015f Pierre&#8217;in kendi e\u015fyalar\u0131: ustura, zamk kutusu, kitaplar, kuru ot koleksiyonu.<\/p>\n<p>-Agathe, sen misin?<\/p>\n<p>Pierre g\u00f6zlerini a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131, ona g\u00fclerek bak\u0131yordu.<\/p>\n<p>-\u00c7atal, biliyorsun de\u011fil mi? dedi. Bunu adam\u0131 korkutmak i\u00e7in yapt\u0131m. \u00c7atal\u0131n hemen hemen hi\u00e7bir \u015feysi yoktu. Eve&#8217;nin kayg\u0131lar\u0131 silindi, hafif\u00e7e g\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p>-\u00c7ok iyi ba\u015fard\u0131n, dedi. \u00c7ok \u015fa\u015f\u0131rd\u0131. Pierre g\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p>-G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? \u00c7atal\u0131 elinde uzun s\u00fcre kurcalad\u0131; avucunun i\u00e7inde tutuyordu. Bu nesneleri tutmas\u0131n\u0131 bilmemekten, avu\u00e7luyorlar, dedi.<\/p>\n<p>-Do\u011fru, dedi Eve.<\/p>\n<p>Pierre sol elinin ayas\u0131na sa\u011f elinin ba\u015fparma\u011f\u0131yla hafif\u00e7e vurdu.<\/p>\n<p>-Bununla tutuyorlar. Parmaklar\u0131n\u0131 yakla\u015ft\u0131r\u0131yorlar, nesneyi yakalay\u0131nca avu\u00e7lar\u0131n\u0131 onu gebertmek i\u00e7in \u00fcst\u00fcne bast\u0131r\u0131yorlar.<\/p>\n<p>H\u0131zl\u0131 h\u0131zl\u0131, dudaklar\u0131n\u0131n ucuyla konu\u015fuyordu. \u015ea\u015fk\u0131n bir hali vard\u0131. Sonra,<\/p>\n<p>-Kendi kendime ne istediklerini soruyorum, dedi. Bu adam daha \u00f6nce gelmi\u015fti. Ni\u00e7in beni oraya g\u00f6ndermek istiyorlar?<\/p>\n<p>Ne yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131 \u00f6\u011frenmek istiyorlarsa, ancak perdede okumak zorundalar, evlerinden \u00e7\u0131kmalar\u0131 da gerekmez. Hatalar yap\u0131yorlar. Bense hi\u00e7 hata yapmam, bu benim kozum. Hoffka, dedi, hoffka: Uzun ellerini aln\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde oynat\u0131yordu: -S\u00fcrt\u00fck! Hoffka paffka suffka. Daha da ister misin?<\/p>\n<p>-\u00c7an m\u0131? diye sordu Eve.<\/p>\n<p>-Evet. \u00c7an gitti. A\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131kla yeniden konu\u015fmaya ba\u015flad\u0131: -Bu herif bir ast dedi. Onu tan\u0131yorsun, onunla salona gittin. Eve kar\u015f\u0131l\u0131k vermedi.<\/p>\n<p>-Ne istiyor? diye sordu Pierre. Sana s\u00f6ylemi\u015f olmal\u0131. Kad\u0131n bir an karar veremedi, sonra birdenbire:<\/p>\n<p>-Senin oraya kapat\u0131lman\u0131 istiyor, dedi.<\/p>\n<p>Pierre&#8217;e ger\u00e7ek yava\u015f yava\u015f s\u00f6ylenince ku\u015fkulan\u0131yordu, \u015fa\u015f\u0131rtmak ve ku\u015fkular\u0131n\u0131 fel\u00e7 etmek i\u00e7in ger\u00e7e\u011fi \u015fiddetle y\u00fcz\u00fcne vurmak gerekiyordu. Eve onu aldatmaktansa, sert davranmay\u0131 ye\u011f tutuyordu. Ona yalan s\u00f6yledi\u011fi ve adam buna inanm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc zaman, kad\u0131n ona kar\u015f\u0131 hafif de olsa, \u00fcst\u00fcn gelmi\u015f gibi bir izlenimden kendini kurtaram\u0131yor ve bu kendi kendisinden tiksinmesine yol a\u00e7\u0131yordu.<\/p>\n<p>-Beni kapatmak ha! diye alayc\u0131 bir tav\u0131rla yeniden s\u00f6ze ba\u015flad\u0131 Pierre. Do\u011fru yoldan \u00e7\u0131k\u0131yorlar. Duvarlar bana ne yapabilir ki? Bunun beni durduraca\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yorlar. \u0130ki t\u00fcrl\u00fc \u00e7ete var m\u0131 yok mu diye, baz\u0131 kez soruyorum kendime: Do\u011fru \u00e7ete, yani Zencinin \u00e7etesi. \u00d6teki \u00e7ete, kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131n\u0131n, burnunu her \u015feye sokan ve aptall\u0131k \u00fcst\u00fcne aptall\u0131k yapan m\u00fcsveddelerin \u00e7etesi.<\/p>\n<p>Elini koltu\u011fun kenar\u0131na do\u011fru att\u0131 ve eline ne\u015feli bir tav\u0131rla bakt\u0131:<\/p>\n<p>-Duvarlar a\u015f\u0131l\u0131r can\u0131m. Sen ona ne yan\u0131t verdin? diye merakla Eve&#8217;e d\u00f6nerek sordu.<\/p>\n<p>-Seni kapatamayacaklar\u0131n\u0131. Adam omuzlar\u0131n\u0131 silkti.<\/p>\n<p>-Bunu s\u00f6ylememek gerekiyordu. Sen de yapmayaca\u011f\u0131n bir hatay\u0131 yapt\u0131n. B\u0131rakal\u0131m oyunlar\u0131n\u0131 oynas\u0131nlar.<\/p>\n<p>Adam sustu. Eve \u00fczg\u00fcn \u00fczg\u00fcn ba\u015f\u0131n\u0131 \u00f6n\u00fcne e\u011fdi. Tutup avu\u00e7luyorlar. Nas\u0131l a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 bir tav\u0131rla s\u00f6ylemi\u015fti bunu ve do\u011fru gibiydi. Ben de nesneleri s\u0131k\u0131yor muyum? Bo\u015funa g\u00f6zl\u00fcyorum kendimi, hareketlerimin \u00e7o\u011fu onun can\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131yor san\u0131yorum. Ama bana bunu s\u00f6ylemiyor. Kad\u0131n kendini birdenbire zavall\u0131 hissetti, t\u0131pk\u0131 on d\u00f6rt ya\u015f\u0131ndayken ve M. Darbedat&#8217;n\u0131n, canl\u0131 ve hafif\u00e7e: \u0130nsan sana bak\u0131nca, ellerini ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilemiyormu\u015fsun san\u0131yor, dedi\u011fi zamanki gibi. Bir hareket yapmaya cesaret edemiyordu ve tam bu anda, durumunu de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in dayan\u0131lmaz bir istek duydu. Ayaklar\u0131n\u0131 hal\u0131ya de\u011fdirerek yava\u015f\u00e7a iskemlenin alt\u0131na g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. Masan\u0131n \u00fcst\u00fcndeki l\u00e2mbaya, Pierre&#8217;in alt k\u0131sm\u0131n\u0131 siyaha boyad\u0131\u011f\u0131 l\u00e2mbaya ve satran\u00e7 tak\u0131m\u0131na bak\u0131yordu. Satran\u00e7 tahtas\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde Pierre yaln\u0131zca siyah ta\u015flar\u0131 b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. Baz\u0131 baz\u0131 aya\u011fa kalk\u0131yor, masaya kadar gidiyor, ta\u015flar\u0131 bir bir eline al\u0131yordu. Onlarla konu\u015fuyor, onlara Robot&#8217;lar diyor ve sanki parmaklar\u0131n\u0131n aras\u0131nda daha<br \/>ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015f bir hayata can veriyordu. Onlar\u0131 yerine koyunca s\u0131ra Eve&#8217;e geliyor, gidip o dokunuyordu. (Biraz g\u00fcl\u00fcn\u00e7 oluyordu bu.) Ta\u015flar, \u00f6l\u00fc tahta par\u00e7alar\u0131 haline d\u00f6n\u00fcyorlard\u0131, ama \u00fcstlerinde de\u011fi\u015fik, kavranamaz bir\u015feyler kal\u0131yordu, anlam gibi bir\u015feyler. Bunlar onun nesneleri, diye<br \/>d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Odan\u0131n i\u00e7inde bana bir \u015fey kalm\u0131yor. Eskiden onun birka\u00e7 mobilyas\u0131 vard\u0131. Ona anneannesinden kalan markal\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck bir tuvalet masas\u0131 ve ayna. Pierre buna alay yollu senin masan, diyordu. Pierre onlar\u0131 kendisiyle birlikte s\u00fcr\u00fcklemi\u015fti; e\u015fyalar ger\u00e7ek y\u00fczlerini yaln\u0131z Pierre&#8217;e g\u00f6steriyorlard\u0131. Eve onlara saatlerce bakabiliyordu.<\/p>\n<p>E\u015fyalar, yorulmadan inatla onu hay\u00e2l k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na u\u011frat\u0131yorlar, ona d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerinden ba\u015fka bir\u015feylerini a\u00e7\u0131k etmiyorlard\u0131. Franchot ve M. Darbedat&#8217;a da \u00f6yle olmal\u0131yd\u0131. Eve kendi kendine s\u0131k\u0131nt\u0131yla, Yine de ben onlar\u0131 tam babam gibi de g\u00f6rm\u00fcyorum. T\u0131pk\u0131 Pierre gibi g\u00f6rmem de m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil, dedi.<\/p>\n<p>Eve birazc\u0131k dizlerini oynatt\u0131. Bacaklar\u0131 kar\u0131ncalanm\u0131\u015ft\u0131. Bedeni sert ve gergindi, ona ac\u0131 veriyordu. Bedenini \u00e7ok canl\u0131, deli\u015fmen hissediyordu: G\u00f6r\u00fcnmez olmak ve orada kalmak istiyorum; o beni g\u00f6rmeden, ben onu g\u00f6rmek istiyorum. Bana ihtiyac\u0131 yok; odada fazlal\u0131\u011f\u0131m ben. Biraz ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7evirdi ve Pierre&#8217;in \u00fcst taraf\u0131ndaki duvara bakt\u0131. Duvar\u0131n \u00fcst\u00fcnde tehlikeli \u015feyler yaz\u0131l\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>Eve biliyordu, ama onlar\u0131 okuyam\u0131yordu. G\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcnde oynamaya ba\u015flayana kadar hep duvar k\u00e2\u011f\u0131tlar\u0131ndaki iri k\u0131rm\u0131z\u0131 g\u00fcllere bak\u0131yordu. G\u00fcller alacakaranl\u0131kta alev alev yan\u0131yorlard\u0131. Tehlike, \u00e7o\u011fu zaman, yata\u011f\u0131n\u0131n sol \u00fcst\u00fcnde, tavana yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Ama baz\u0131 baz\u0131 yer de\u011fi\u015ftiriyordu.<\/p>\n<p>Kalkmam gerekiyor. Uzun zaman oturam\u0131yorum, olmuyor. Duvarda, so\u011fan kesitlerine benzeyen beyaz yuvarlaklar da vard\u0131. Yuvarlaklar kendi \u00e7evrelerinde d\u00f6nd\u00fcler ve Eve&#8217;in elleri titremeye ba\u015flad\u0131: \u00c7\u0131lg\u0131na d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcm anlar oluyor. Ama hay\u0131r, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc ac\u0131 ac\u0131, ben deli olamam.<\/p>\n<p>Sinirleniyorum o kadar. Birden elinin \u00fcst\u00fcnde Pierre&#8217;in elini hissetti. Pierre tatl\u0131 tatl\u0131,<\/p>\n<p>-Agathe, dedi.<\/p>\n<p>Ona g\u00fcl\u00fcms\u00fcyordu, ama elini parmaklar\u0131n\u0131n ucuyla, bir \u00e7e\u015fit i\u011frenmeyle tutuyordu, sanki bir yenge\u00e7 yakalam\u0131\u015ft\u0131 da yengecin k\u0131ska\u00e7lar\u0131ndan korunmak istemi\u015fti.<\/p>\n<p>-Agathe, dedi, sana fazlas\u0131yla g\u00fcvenmek isterdim:<\/p>\n<p>Eve g\u00f6zlerini yumdu ve g\u00f6\u011fs\u00fc kabard\u0131: Hi\u00e7 yan\u0131t vermemek gerekiyor, yoksa hemen ku\u015fkulanacak, hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemeyecek.<\/p>\n<p>Pierre, elini b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>-Seni ne kadar seviyorum Agathe, dedi. Ama seni anlayam\u0131yorum. Ni\u00e7in her zaman odada duruyorsun?<\/p>\n<p>Eve, yan\u0131t vermedi.<\/p>\n<p>-S\u00f6yle bana, ni\u00e7in?<\/p>\n<p>Kad\u0131n kuru kuru:<\/p>\n<p>-Seni sevdi\u011fimi \u00e7ok iyi biliyorsun, dedi.<\/p>\n<p>-Sana inanm\u0131yorum, dedi Pierre. Ni\u00e7in beni sevecekmi\u015fsin?<\/p>\n<p>Sana korku vermem gerek, ben kafadan sakat\u0131m. G\u00fcld\u00fc, ama birden ciddile\u015fti.<\/p>\n<p>-Seninle benim aramda bir duvar var. Seni g\u00f6r\u00fcyorum, seninle konu\u015fuyorum, ama sen \u00f6te yandas\u0131n. Bizi sevi\u015fmekten al\u0131koyan nedir? Bana \u00f6yle geliyor ki bu eskiden \u00e7ok kolayd\u0131. Hamburg&#8217;dayken.<\/p>\n<p>-Evet, dedi. Eve, ac\u0131 ac\u0131. Hep Hamburg.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek ge\u00e7mi\u015flerinden hi\u00e7 s\u00f6z etmiyordu. Ne Eve, ne de o, hi\u00e7bir zaman Hamburg&#8217;da olmu\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>-Kanallar boyunca gezerdik. Bir mavna vard\u0131, hat\u0131rl\u0131yor musun? Mavna siyaht\u0131. Kaptan k\u00f6\u015fk\u00fcn\u00fcn \u00fcst\u00fcnde bir k\u00f6pek vard\u0131.<\/p>\n<p>Alabildi\u011fine uyduruyordu, yapmac\u0131kl\u0131 bir hali vard\u0131.<\/p>\n<p>-Senin elinden tutuyordum, ba\u015fka bir tenin vard\u0131. Bana s\u00f6ylediklerinin hepsine inan\u0131yordum. Susunuz! diye ba\u011f\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>Bir an kulak kabartt\u0131. Tasal\u0131 bir sesle:<\/p>\n<p>-\u015eimdi geliyorlar, dedi.<\/p>\n<p>Eve s\u0131\u00e7rad\u0131:<\/p>\n<p>-Geliyorlar m\u0131? Art\u0131k hi\u00e7 gelmeyeceklerini san\u0131yordum. \u00dc\u00e7 g\u00fcnden beri Pierre \u00e7ok sakindi, heykeller gelmemi\u015fti. Her ne kadar hi\u00e7 kabullenmese de Pierre&#8217;in heykellere kar\u015f\u0131 m\u00fcthi\u015f bir korkusu vard\u0131.<\/p>\n<p>Eve&#8217;in yoktu, ama gelip de odada v\u0131z\u0131ldayarak u\u00e7maya ba\u015flad\u0131lar m\u0131 kad\u0131n Pierre&#8217;den korkuyordu. Pierre:<\/p>\n<p>-Bana ziuthre&#8217;\u00fc ver, dedi.<\/p>\n<p>Eve aya\u011fa kalkt\u0131 ve zuithre&#8217;\u00fc ald\u0131. Bu Pierre&#8217;in kendi yap\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 karton par\u00e7alar\u0131 y\u0131\u011f\u0131n\u0131yd\u0131. Bunu heykelleri savu\u015fturmak i\u00e7in kullan\u0131yordu. Ziuthre bir \u00f6r\u00fcmce\u011fe benziyordu. Bu kartonlardan birinin \u00fcst\u00fcne Pierre: Tuza\u011fa kar\u015f\u0131 kuvvet, \u00f6tekinin \u00fcst\u00fcne: Kara, diye yazm\u0131\u015ft\u0131. Bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcn\u00fcn \u00fcst\u00fcne de g\u00f6zleri k\u0131r\u0131\u015f k\u0131r\u0131\u015f, g\u00fclen bir y\u00fcz resmi \u00e7izmi\u015fti. Bu Voltaire&#8217;di. Pierre, ziuthre&#8217;\u00fc bir aya\u011f\u0131ndan yakalad\u0131 ve anla\u015f\u0131lmaz bir tav\u0131rla dikkatle bakt\u0131.<\/p>\n<p>-Art\u0131k bana hizmet etmiyor, dedi.<\/p>\n<p>-Ni\u00e7in?<\/p>\n<p>-Onu alt\u00fcst etmi\u015fler. Kad\u0131na uzun uzun bakt\u0131. Di\u015flerinin aras\u0131ndan:<\/p>\n<p>-Pek isterdin bunu, dedi.<\/p>\n<p>Eve, Pierre&#8217;e k\u0131zm\u0131\u015ft\u0131. Her geli\u015flerinde, haberi oldu; nas\u0131l yap\u0131yor bunu? Hi\u00e7 aldanmaz. Ziuthre, Pierre&#8217;in parmaklar\u0131n\u0131n ucundan ac\u0131nacak bir halde sark\u0131yordu. Onu kullanmamak i\u00e7in her defas\u0131nda iyi bir bahane bulur. Pazar g\u00fcn\u00fc geldiklerinde ziuthre&#8217;\u00fcn kaybolmu\u015f oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyordu, ama ben onun zamk kutusunun arkas\u0131nda oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyordum. Pierre onu g\u00f6rmek istemiyordu. Heykelleri kendine \u00e7ekenin yine kendisi mi, de\u011fil mi diye kendi kendime soruyorum. \u0130nsan onun i\u00e7ten olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 asla bilemiyordu.<\/p>\n<p>Baz\u0131 zamanlar, Eve&#8217;e \u00f6yle geliyordu ki Pierre elinde olmadan d\u00fc\u015f\u00fcnce ve g\u00f6r\u00fc\u015flerinde hastal\u0131kl\u0131 bir bollukla dolup ta\u015f\u0131yordu. Ama ba\u015fka zamanlar, Pierre&#8217;in uydurur gibi bir hali vard\u0131. Ac\u0131 \u00e7ekiyor. Ama nereye kadar heykellere ve Zenciye inan\u0131yor? Ne olursa olsun heykelleri g\u00f6rmedi\u011fini biliyorum, yaln\u0131zca i\u015fitiyor. Onlar ge\u00e7erken ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7eviriyor, -hemen arkas\u0131ndan onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6yl\u00fcyor, onlar\u0131 betimliyor. Birden Doktor Franchot&#8217;nun<br \/>k\u0131rm\u0131z\u0131 y\u00fcz\u00fcn\u00fc hat\u0131rlad\u0131: Ama, han\u0131mefendi, b\u00fct\u00fcn ak\u0131l hastalar\u0131 yalanc\u0131d\u0131rlar. Ger\u00e7ekten hissettikleriyle, hissettiklerini ileri s\u00fcrd\u00fcklerini ay\u0131rdetmeye kalkarsan\u0131z zaman\u0131n\u0131z\u0131 bo\u015fa harcars\u0131n\u0131z, dedi\u011fini hat\u0131rlad\u0131. S\u0131\u00e7rad\u0131: Franchot niye d\u0131\u015far\u0131dan gelip i\u015fe kar\u0131\u015f\u0131yor? Ben kendimi onun yerine koyup d\u00fc\u015f\u00fcnemem.<\/p>\n<p>Pierre aya\u011fa kalkm\u0131\u015ft\u0131, zuithre&#8217;\u00fc gidip k\u00e2\u011f\u0131t sepetine att\u0131: \u0130stedi\u011fim senin gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmektir? diye m\u0131r\u0131ldand\u0131 kad\u0131n. Pierre m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar az yer kaplamak i\u00e7in dirseklerini yanlar\u0131na yap\u0131\u015ft\u0131r\u0131p ayaklar\u0131n\u0131n ucunda, k\u00fc\u00e7\u00fck ad\u0131mlar atarak y\u00fcr\u00fcyordu. Geri gelip oturdu ve anla\u015f\u0131lmaz bir tav\u0131rla Eve&#8217;e bakt\u0131.<\/p>\n<p>-Siyah duvar k\u00e2\u011f\u0131tlar\u0131 yap\u0131\u015ft\u0131rmak gerek, dedi. Bu odada yeteri kadar siyah yok.<\/p>\n<p>Koltu\u011fa y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Eve, her zaman \u00e7ekilmeye, b\u00fcz\u00fclmeye haz\u0131r bu cimri bedene kederle bakt\u0131: Kollar, bacaklar, kafa, i\u00e7eri \u00e7ekilebilen uzuvlar gibiydiler. Saat alt\u0131y\u0131 vurdu, piyano susmu\u015ftu. Eve i\u00e7ini \u00e7ekti:<\/p>\n<p>Heykeller hemen gelmiyorlard\u0131, onlar\u0131 beklemek gerekiyordu.<\/p>\n<p>-I\u015f\u0131\u011f\u0131 yakmam\u0131 ister misin?<\/p>\n<p>Kad\u0131n, onlar\u0131 karanl\u0131kta beklemeyi ye\u011fliyordu.<\/p>\n<p>-\u0130stedi\u011fini yap, dedi Pierre.<\/p>\n<p>Eve k\u00fc\u00e7\u00fck masa l\u00e2mbas\u0131n\u0131 yakt\u0131 ve oday\u0131 k\u0131rm\u0131z\u0131 bir sis kaplad\u0131. Pierre de bekliyordu. Konu\u015fmuyordu, ama dudaklar\u0131 k\u0131p\u0131rd\u0131yordu; k\u0131rm\u0131z\u0131 siste iki koyu g\u00f6lge yap\u0131yorlard\u0131. Eve, Pierre&#8217;in dudaklar\u0131n\u0131 seviyordu. Eskiden co\u015fturucu ve duyguland\u0131r\u0131c\u0131yd\u0131lar, ama haz vericiliklerini yitirmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Biraz titreyerek birbirlerinden ayr\u0131l\u0131yorlar ve durmadan birle\u015fiyorlard\u0131, yeniden ayr\u0131lmak i\u00e7in birbirlerini eziyorlard\u0131. Bu i\u00e7ine kapanm\u0131\u015f y\u00fczde yaln\u0131zca onlar ya\u015f\u0131yorlard\u0131; iki korkak hayvan gibiydiler. Pierre a\u011fz\u0131ndan tek bir ses \u00e7\u0131kmadan saatlerce b\u00f6yle m\u0131r\u0131ldanabiliyordu ve \u00e7oklukla Eve, bu s\u00fcrekli k\u00fc\u00e7\u00fck hareketlerle b\u00fcy\u00fcleniyordu. A\u011fz\u0131n\u0131 seviyorum. Pierre onu hi\u00e7 \u00f6pm\u00fcyordu art\u0131k; dokunu\u015flardan korkuyordu: Geceleri Pierre&#8217;e, kat\u0131 ve kuru erkek elleri dokunuyordu, b\u00fct\u00fcn bedenini \u00e7imdikliyorlard\u0131; \u00e7ok uzun t\u0131rnakl\u0131 kad\u0131n elleri i\u011fren\u00e7 i\u011fren\u00e7 ok\u015fuyorlard\u0131 onu. Her zaman ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131ya giyimli yat\u0131yordu, ama eller elbiselerinin alt\u0131na giriyorlard\u0131 ve g\u00f6mle\u011fini \u00e7ekiyorlard\u0131. Bir kere, g\u00fclme duymu\u015ftu ve \u015fi\u015fkin dudaklar kendi dudaklar\u0131 \u00fcst\u00fcne gelip yap\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>O geceden beridir art\u0131k Eve&#8217;i \u00f6pm\u00fcyordu.<\/p>\n<p>-Agathe, dedi Pierre, a\u011fz\u0131ma bakma! Eve g\u00f6zlerini indirdi.<\/p>\n<p>Arkas\u0131ndan nobranca:<\/p>\n<p>-Dudaklardan bir\u015feyler okuman\u0131n \u00f6\u011frenilebilece\u011fini bilmiyor de\u011filim, dedi.<\/p>\n<p>Eli koltu\u011fun kolu \u00fcst\u00fcnde titriyordu. \u0130\u015faret parma\u011f\u0131 gerildi, gelip ba\u015fparma\u011fa \u00fc\u00e7 kere vurdu ve \u00f6teki parmaklar kas\u0131ld\u0131lar:<\/p>\n<p>Bu bir k\u00f6t\u00fc ruhlar\u0131 kovma i\u015faretiydi. Kad\u0131n Ba\u015fl\u0131yor, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Pierre&#8217;i kollar\u0131n\u0131n aras\u0131na almak istedi. Pierre y\u00fcksek sesle ve kibar bir tav\u0131rla konu\u015fmaya ba\u015flad\u0131:<\/p>\n<p>-San Pauli&#8217;yi hat\u0131rl\u0131yor musun? Yan\u0131t vermemeli. Belki bir tuzakt\u0131r.<\/p>\n<p>-Ben seni orada tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131m, dedi ho\u015fnut\u00e7a. Bir Danimarkal\u0131 denizcinin elinden alm\u0131\u015ft\u0131m seni. Az daha d\u00f6v\u00fc\u015fecektik, ama hesab\u0131n\u0131 \u00f6dedim de seni g\u00f6t\u00fcrmeme ses \u00e7\u0131karmad\u0131. G\u00fcld\u00fcr\u00fcden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi bu.<\/p>\n<p>Yalan s\u00f6yl\u00fcyor, s\u00f6ylediklerinin birine inanm\u0131yor. Ad\u0131m\u0131n Agathe olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyor. Yalan s\u00f6yledi\u011fi zaman ondan nefret ediyorum. Ama kad\u0131n, onun sabit bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc ve k\u0131zg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 eriyip gitti. Yalan s\u00f6ylemiyor, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc, t\u00fckenmi\u015f bitmi\u015f. Heykellerin yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissediyor. Onlar\u0131 duymamak i\u00e7in konu\u015fuyor. Pierre iki elini de koltu\u011fun kenarlar\u0131na yap\u0131\u015ft\u0131r\u0131yordu. Y\u00fcz\u00fc u\u00e7uktu, g\u00fcl\u00fcms\u00fcyordu.<\/p>\n<p>-Bu kar\u015f\u0131lamalar her zaman bir gariptir, dedi adam, ama ben rastlant\u0131 oldu\u011funa inanm\u0131yorum. Seni kimin g\u00f6nderdi\u011fini sormuyorum, biliyorum ki yan\u0131t vermeyeceksin. Ne olursa olsun, sen beni \u00e7\u00e2tlatma konusunda olduk\u00e7a beceriklisin.<\/p>\n<p>\u0130\u011fneleyici ve aceleci bir sesle g\u00fc\u00e7l\u00fckle konu\u015fuyordu.<\/p>\n<p>Do\u011fru d\u00fcr\u00fcst s\u00f6yleyemedi\u011fi ve a\u011fz\u0131ndan yumu\u015fak ve \u015fekilsiz bir madde gibi \u00e7\u0131kan s\u00f6zc\u00fckler vard\u0131.<\/p>\n<p>-Beni \u015fenli\u011fin orta yerine g\u00f6t\u00fcrd\u00fcn; siyah otomobillerin oldu\u011fu yere, ama ben s\u0131rt\u0131m\u0131 d\u00f6ner d\u00f6nmez k\u0131rm\u0131z\u0131 g\u00f6zleri \u0131\u015f\u0131l \u0131\u015f\u0131l yanan bir kalabal\u0131k vard\u0131 otomobillerin arkas\u0131nda. Benim koluma girmi\u015f, onlara i\u015faret etti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum, ama ben bir \u015fey g\u00f6rm\u00fcyordum. Ben Kutlama T\u00f6renlerinin b\u00fcy\u00fcs\u00fc i\u00e7indeydim.<\/p>\n<p>Kad\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne do\u011fru, g\u00f6zleri iri iri a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f, bakt\u0131. Elini, \u00e7abucak, k\u0131sa bir hareketle ve konu\u015fmas\u0131n\u0131 kesmeksizin aln\u0131ndan ge\u00e7irdi. Konu\u015fmas\u0131n\u0131 kesmek istemiyordu.<\/p>\n<p>-Bu Cumhuriyeti kutlama t\u00f6renleriydi, dedi keskin bir sesle. S\u00f6m\u00fcrgelerin t\u00f6ren i\u00e7in g\u00f6nderdikleri cins cins hayvanlar nedeniyle ilgi \u00e7ekici bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fc vard\u0131. Sen maymunlar\u0131n aras\u0131nda kaybolmaktan korkuyordun. Maymunlar aras\u0131nda dedim, diye \u00e7evresine bakarak k\u00fcstah bir sesle tekrarlad\u0131: Zenciler aras\u0131nda diyebilirdim! Masalar\u0131n alt\u0131na ka\u00e7an ve g\u00f6r\u00fcnmediklerini sanan eci\u015f b\u00fcc\u00fc\u015fler, benim bak\u0131\u015f\u0131m taraf\u0131ndan hemen ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015flar ve \u00e7ivilenip kalm\u0131\u015flard\u0131r. Emir susmak&#8217;t\u0131r, diye ba\u011f\u0131rd\u0131. Susmak. Herkes yerine ve heykellerin girmesi i\u00e7in haz\u0131r ol, bu emirdir. Taralala -uluyor ve ellerini a\u011fz\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcp boru gibi yap\u0131yordu- tralala, trala-lalala.<\/p>\n<p>Adam sustu ve Eve anlad\u0131 ki heykeller odaya girmekteler. Solgun ve a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 bir ifadeyle dimdik ayakta duruyordu. Eve de kaskat\u0131 olmu\u015ftu ve ikisi birden sessizlik i\u00e7inde beklediler. Koridorda biri y\u00fcr\u00fcyordu: Marie, hizmet\u00e7i kad\u0131nd\u0131 bu, ku\u015fkusuz \u015fimdi gelmi\u015fti. Eve d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc: Gaz i\u00e7in ona para vermem gerekecek. Sonra heykeller u\u00e7maya ba\u015flad\u0131lar, Eve ile Pierre&#8217;in aras\u0131ndan ge\u00e7iyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Pierre H\u0131nk, yapt\u0131 ve ayaklar\u0131n\u0131 alt\u0131na alarak koltu\u011fa b\u00fcz\u00fcld\u00fc. Ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7eviriyordu, zaman zaman s\u0131r\u0131t\u0131yordu, ama aln\u0131nda ter damlalar\u0131 boncuk boncuk beliriyordu. Eve, bu solgun y\u00fcz\u00fcn, yumu\u015fak bir titremeyle \u015fekil de\u011fi\u015ftiren bu a\u011fz\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcne dayanamad\u0131, g\u00f6zlerini kapatt\u0131. G\u00f6zkapaklar\u0131n\u0131n k\u0131rm\u0131z\u0131 fonunda yald\u0131zl\u0131 \u00e7izgiler oynamaya ba\u015flad\u0131lar.<\/p>\n<p>Kendini ya\u015fl\u0131 ve bitkin hissediyordu. Kad\u0131n\u0131n hemen yan\u0131nda Pierre g\u00fcr\u00fclt\u00fcyle soluyordu. Heykeller u\u00e7uyorlar, v\u0131z\u0131ld\u0131yorlar, onun \u00fcst\u00fcne do\u011fru e\u011filiyorlar&#8230; Hafif bir g\u0131d\u0131klanma, omzunda ve sa\u011f b\u00f6\u011fr\u00fcnde bir a\u011fr\u0131 duydu. \u0130\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fcyle, bedeni i\u011fren\u00e7 bir \u015feye de\u011fmekten sak\u0131n\u0131r gibi, a\u011f\u0131r ve bi\u00e7imsiz bir e\u015fyan\u0131n ge\u00e7i\u015fine yol verir gibi sola do\u011fru e\u011fildi. Birden yer tahtas\u0131 g\u0131c\u0131rdad\u0131, i\u00e7inden, g\u00f6zlerini a\u00e7mak, elleriyle havay\u0131 yoklayarak sa\u011f\u0131na bakmak iste\u011fi delice kabarm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir \u015fey yapmad\u0131. G\u00f6zlerini kapal\u0131 tuttu ve yak\u0131c\u0131 bir sevin\u00e7 onu \u00fcrpertti: Ben de korkuyorum, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. B\u00fct\u00fcn ya\u015farl\u0131\u011f\u0131 gelip sa\u011f yan\u0131na s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. G\u00f6zlerini a\u00e7madan Pierre&#8217;e do\u011fru e\u011fildi. K\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir \u00e7aba ona yetecek ve ilk kez bu dokunakl\u0131 evrene girecekti. Heykellerden korkuyorum, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Bu \u015fiddetli ve g\u00f6z\u00fc kapal\u0131 bir kabullenme, bir dua idi.<\/p>\n<p>Kad\u0131n b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcyle onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na inanmak istiyordu. S\u0131k\u0131nt\u0131 sa\u011f yan\u0131n\u0131 k\u00f6t\u00fcr\u00fcmle\u015ftiriyordu. Bundan yeni bir duygu, bir dokunum \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Kolunda, b\u00f6\u011fr\u00fcnde ve omzunda onlar\u0131n ge\u00e7i\u015fini hissediyordu.<\/p>\n<p>Heykeller al\u00e7aktan ve yava\u015f u\u00e7uyorlard\u0131. V\u0131z\u0131ld\u0131yorlard\u0131. Eve onlar\u0131n k\u00f6t\u00fcc\u00fcl bir tav\u0131rlar\u0131 oldu\u011funu ve g\u00f6zlerini \u00e7evreleyen kirpiklerin ta\u015ftan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyordu, ama onlar\u0131 \u00e7ok k\u00f6t\u00fc canland\u0131rabiliyordu. Onlar\u0131n t\u00fcm\u00fcyle canl\u0131 olmad\u0131klar\u0131n\u0131 da biliyordu, ama koskoca bedenlerin \u00fcst\u00fcnde et tabakalar\u0131n\u0131n, \u0131l\u0131k pullar\u0131n g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de biliyordu; parmaklar\u0131n\u0131n ucunda ta\u015f, deri soyulur gibi soyuluyor ve avu\u00e7 i\u00e7leri onlar\u0131 ka\u015f\u0131nd\u0131r\u0131yordu. Eve b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 g\u00f6remiyordu. Devanas\u0131 gibi iri, g\u00f6steri\u015fli ve g\u00fcl\u00fcn\u00e7 kad\u0131nlar\u0131n, bir insano\u011flu tavr\u0131 ve ta\u015f\u0131n som inat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, tam onu yalay\u0131p ge\u00e7tiklerini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu yaln\u0131zca. Pierre&#8217;in \u00fcst\u00fcne e\u011filiyorlar. Eve \u00f6yle bir g\u00fc\u00e7 harc\u0131yordu ki elleri titremeye ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Bana do\u011fru e\u011filiyorlar&#8230; Korkun\u00e7 bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k birdenbire onu dondurdu. Pierre&#8217;e dokundular. Kad\u0131n g\u00f6zlerini a\u00e7t\u0131: Pierre ba\u015f\u0131n\u0131 ellerinin aras\u0131na alm\u0131\u015ft\u0131, soluk solu\u011fayd\u0131. Eve t\u00fckendi\u011fini, bitti\u011fini hissetti: Bir oyun, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc ac\u0131 bir pi\u015fmanl\u0131kla, bir oyundan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil, bir an olsun buna i\u00e7ten inanmad\u0131m. Ama bu s\u0131rada Pierre ger\u00e7ekten ac\u0131 \u00e7ekmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Pierre yat\u0131\u015ft\u0131 ve derin bir soluk ald\u0131. Ama g\u00f6zbebekleri garip bir \u015fekilde iri iri duruyorlard\u0131; terliyordu.<\/p>\n<p>-Onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? diye sordu adam.<\/p>\n<p>-G\u00f6rmedim.<\/p>\n<p>-B\u00f6ylesi senin i\u00e7in daha iyi, seni korkuturlard\u0131. Ben al\u0131\u015ft\u0131m buna.<\/p>\n<p>Eve&#8217;in elleri hep titriyordu, kan\u0131 ba\u015f\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Pierre cebinden bir sigara \u00e7\u0131kar\u0131p a\u011fz\u0131na g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. Ama sigaray\u0131 yakmad\u0131.<\/p>\n<p>-Benim i\u00e7in fark etmez onlar\u0131 g\u00f6rmek, dedi, ama bana dokunmalar\u0131n\u0131 istemiyorum. Bana sivilce bula\u015ft\u0131rmalar\u0131ndan korkuyorum.<\/p>\n<p>Bir an d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc ve sordu:<\/p>\n<p>-Onlar\u0131 i\u015fittin mi?<\/p>\n<p>-Evet, dedi Eve, bir u\u00e7ak motoru gibi.<\/p>\n<p>(Pierre, ge\u00e7en pazar, kad\u0131na tam b\u00f6yle s\u00f6ylemi\u015fti.) Pierre biraz babacan bir tav\u0131rla g\u00fcl\u00fcmsedi.<\/p>\n<p>-Abart\u0131yorsun, dedi. Ama solgundu. Eve&#8217;in ellerine bakt\u0131: Ellerin titriyor. Seni etkiledi bu. Agathe&#8217;c\u0131\u011f\u0131m. Ama sinirlenmenin gere\u011fi yok, yar\u0131ndan \u00f6nce gelmeyecekler. Eve konu\u015fam\u0131yordu, di\u015fleri tak\u0131rd\u0131yordu ve Pierre&#8217;in bunu g\u00f6rmesinden korkuyordu. Pierre ona uzun uzun bakt\u0131.<\/p>\n<p>-Adamak\u0131ll\u0131 g\u00fczelsin, dedi ba\u015f\u0131n\u0131 sallayarak. Yaz\u0131k, ger\u00e7ekten yaz\u0131k. H\u0131zla elini uzatt\u0131 ve kula\u011f\u0131n\u0131 ok\u015fad\u0131.<\/p>\n<p>-Benim g\u00fczel \u015feytan\u0131m! Biraz can\u0131m\u0131 s\u0131k\u0131yorsun; \u00e7ok g\u00fczelsin. Beni rahats\u0131z ediyor bu. \u00d6zetleme s\u00f6z konusu olmasayd\u0131&#8230;<\/p>\n<p>Durdu ve \u015fa\u015fk\u0131n \u015fa\u015fk\u0131n Eve&#8217;e bakt\u0131:<\/p>\n<p>-Bu s\u00f6zc\u00fck olmad\u0131&#8230; Dilimin ucunda&#8230; Dilimin ucunda, dedi belirsiz bir tav\u0131rla g\u00fcl\u00fcmseyerek. Bir ba\u015fka s\u00f6zc\u00fck var dilimin ucunda&#8230; \u015eey can\u0131m&#8230; tam yerinde. Sana s\u00f6yleyece\u011fimi unuttum.<\/p>\n<p>Bir an d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc ve ba\u015f\u0131n\u0131 sallad\u0131:<\/p>\n<p>-Haydi, dedi, ben uyuyorum. \u00c7ocuksu bir sesle ekledi: Biliyorsun Agathe, yoruldum. Kafam\u0131 toparlayam\u0131yorum. Sigaras\u0131n\u0131 att\u0131 ve kayg\u0131yla hal\u0131ya bakt\u0131. Eve yast\u0131\u011f\u0131 ba\u015f\u0131n\u0131n alt\u0131na koydu.<\/p>\n<p>-Sen de uyuyabilirsin, dedi g\u00f6zlerini kapayarak, gelmeyecekler.<\/p>\n<p>\u00d6ZETLEME. Pierre uyuyordu, dudaklar\u0131nda saf bir yar\u0131m g\u00fcl\u00fc\u015f vard\u0131, ba\u015f\u0131n\u0131 e\u011fiyordu. Yana\u011f\u0131yla omzunu ok\u015famak istiyor gibiydi. Eve&#8217;in uykusu yoktu, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu:<\/p>\n<p>\u00d6zetleme. Pierre birden aptalca bir havaya b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fc ve s\u00f6zc\u00fck a\u011fz\u0131ndan d\u0131\u015far\u0131 d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc, uzun ve beyaz\u0131ms\u0131. Pierre \u015fa\u015fk\u0131n \u015fa\u015fk\u0131n \u00f6n\u00fcne bakm\u0131\u015ft\u0131; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fcyor ve onu tan\u0131m\u0131yor gibi. A\u011fz\u0131 yumu\u015fakt\u0131, a\u00e7\u0131kt\u0131. \u0130\u00e7inde bir \u015fey k\u0131r\u0131lm\u0131\u015f gibiydi. Geveledi. Bu ilk kez geliyor onun ba\u015f\u0131na. Fark\u0131na vard\u0131 zaten. Art\u0131k kafas\u0131n\u0131 toplayamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Pierre tatl\u0131 tatl\u0131 inledi ve eli belli belirsiz k\u0131p\u0131rdad\u0131. Eve ona dik dik bakt\u0131: Nas\u0131l uyanacak bakal\u0131m? Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7ini kemiriyordu. Pierre uyur uyumaz, bunu d\u00fc\u015f\u00fcnmesi gerekiyordu, bundan vazge\u00e7emiyordu. G\u00f6zleri d\u00f6nm\u00fc\u015f bir halde uyanmas\u0131ndan ve sa\u00e7malamaya ba\u015flamas\u0131ndan korkuyordu. Ben aptal\u0131m, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc, bu bir y\u0131ldan \u00f6nce ba\u015flamaz, Franchot s\u00f6yledi ya. Ama i\u00e7inin s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 gitmiyordu. Bir y\u0131l; bir k\u0131\u015f, bir ilkbahar, bir yaz, bir ba\u015fka sonbahar\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131. Bir g\u00fcn bu \u00e7izgiler bozulacakt\u0131; \u00e7enesi sarkacakt\u0131, sulu g\u00f6zlerini yar\u0131m yamalak aralayacakt\u0131. Eve, Pierre&#8217;in elinin \u00fcst\u00fcne do\u011fru e\u011fildi ve dudaklar\u0131n\u0131 de\u011fdirdi: Daha \u00f6nce \u00f6ld\u00fcr\u00fcr\u00fcm seni.<\/p>\n<p>Duvar kitab\u0131ndan<\/p>\n<p>JEAN PAUL SARTRE<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Mme Darbedat parmaklar\u0131n\u0131n aras\u0131nda bir lokum tutuyordu. Lokumu sak\u0131na sak\u0131na dudaklar\u0131na yakla\u015ft\u0131rd\u0131, lokumun buland\u0131\u011f\u0131 pudra \u015fekeri tozlar\u0131n\u0131n u\u00e7u\u015fmas\u0131ndan korktu\u011fu i\u00e7in nefesini tuttu. Kendi kendine G\u00fcll\u00fc, dedi. Bu billurla\u015fm\u0131\u015f eti birden \u0131s\u0131rd\u0131 ve a\u011fz\u0131n\u0131n i\u00e7ine beklemi\u015f bir su tad\u0131 yay\u0131ld\u0131. Hastal\u0131k, duygular\u0131 nas\u0131l da inceltiyor; ne garip bir \u015fey. Camileri, sayg\u0131l\u0131 Do\u011fulular\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131 (D\u00fc\u011f\u00fcnden sonra [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[115],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4517","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-ceviri-oykuler"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda - Jean Paul Sartre - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda - Jean Paul Sartre\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Mme Darbedat parmaklar\u0131n\u0131n aras\u0131nda bir lokum tutuyordu. Lokumu sak\u0131na sak\u0131na dudaklar\u0131na yakla\u015ft\u0131rd\u0131, lokumun buland\u0131\u011f\u0131 pudra \u015fekeri tozlar\u0131n\u0131n u\u00e7u\u015fmas\u0131ndan korktu\u011fu i\u00e7in nefesini tuttu. Kendi kendine G\u00fcll\u00fc, dedi. Bu billurla\u015fm\u0131\u015f eti birden \u0131s\u0131rd\u0131 ve a\u011fz\u0131n\u0131n i\u00e7ine beklemi\u015f bir su tad\u0131 yay\u0131ld\u0131. Hastal\u0131k, duygular\u0131 nas\u0131l da inceltiyor; ne garip bir \u015fey. Camileri, sayg\u0131l\u0131 Do\u011fulular\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131 (D\u00fc\u011f\u00fcnden sonra [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-04-27T06:52:13+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"50 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda &#8211; Jean Paul Sartre\",\"datePublished\":\"2010-04-27T06:52:13+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/\"},\"wordCount\":10103,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg\",\"articleSection\":[\"\u00c7eviri \u00d6yk\u00fcler\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/\",\"name\":\"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda - Jean Paul Sartre - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg\",\"datePublished\":\"2010-04-27T06:52:13+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda &#8211; Jean Paul Sartre\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda - Jean Paul Sartre - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda - Jean Paul Sartre","og_description":"Mme Darbedat parmaklar\u0131n\u0131n aras\u0131nda bir lokum tutuyordu. Lokumu sak\u0131na sak\u0131na dudaklar\u0131na yakla\u015ft\u0131rd\u0131, lokumun buland\u0131\u011f\u0131 pudra \u015fekeri tozlar\u0131n\u0131n u\u00e7u\u015fmas\u0131ndan korktu\u011fu i\u00e7in nefesini tuttu. Kendi kendine G\u00fcll\u00fc, dedi. Bu billurla\u015fm\u0131\u015f eti birden \u0131s\u0131rd\u0131 ve a\u011fz\u0131n\u0131n i\u00e7ine beklemi\u015f bir su tad\u0131 yay\u0131ld\u0131. Hastal\u0131k, duygular\u0131 nas\u0131l da inceltiyor; ne garip bir \u015fey. Camileri, sayg\u0131l\u0131 Do\u011fulular\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131 (D\u00fc\u011f\u00fcnden sonra [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-04-27T06:52:13+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"50 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda &#8211; Jean Paul Sartre","datePublished":"2010-04-27T06:52:13+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/"},"wordCount":10103,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg","articleSection":["\u00c7eviri \u00d6yk\u00fcler"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/","name":"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda - Jean Paul Sartre - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg","datePublished":"2010-04-27T06:52:13+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.enterstageright.com\/archive\/articles\/1107\/110507sartrejeanpaul.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/04\/27\/bu-odada-yeteri-kadar-siyah-yok-duvar-oda-jean-paul-sartre\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Bu odada yeteri kadar siyah yok | Duvar; Oda &#8211; Jean Paul Sartre"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4517","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4517"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4517\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4517"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4517"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4517"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}