{"id":4608,"date":"2010-06-04T11:12:29","date_gmt":"2010-06-04T08:12:29","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/"},"modified":"2010-06-04T11:12:29","modified_gmt":"2010-06-04T08:12:29","slug":"felsefe-ve-mitler-georges-politzer153","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/","title":{"rendered":"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>Bu yaz\u0131, Fransa&#8217;da 1939&#8217;dan itibaren  yay\u0131nlanmaya ba\u015flayan, fakat ilk iki say\u0131s\u0131ndan sonra Nazi i\u015fgali ve  fa\u015fist bask\u0131lar y\u00fcz\u00fcnden kesintiye u\u011frayan ve ancak 1944 sonlar\u0131ndan  itibaren yeniden yay\u0131n hayat\u0131na d\u00f6nebilen &#8216;La Pens\u00e9e&#8217; dergisinde  yay\u0131nland\u0131. Makalenin yazar\u0131 ve Frans\u0131z Kom\u00fcnist Partisi&#8217;nin militan\u0131  Georges Politzer, &#8216;La Pens\u00e9e&#8217; dergisinin kurucusu ve yaz\u0131 kurulu  \u00fcyesiydi. Ba\u015fka bir\u00e7ok de\u011ferli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr gibi, \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n ilk  y\u0131llar\u0131nda i\u015fgalci Naziler taraf\u0131ndan kur\u015funa dizildi. Politzer,  fikirlerinin yan\u0131 s\u0131ra ya\u015fam\u0131yla da \u00f6rnek bir ayd\u0131n olarak geriye  de\u011ferli bir eser b\u0131rakt\u0131. Makalesinden bir b\u00f6l\u00fcm<\/p>\n<p><strong>VI<\/strong><\/p>\n<p>Bay  Brunschvieg&#8217;in bu tutars\u0131z tutumu, idealizminden kaynaklanmaktad\u0131r.  Ak\u0131lc\u0131l\u0131k olarak belirledi\u011fi s\u0131n\u0131r, rasyonalizmin idealist y\u00f6nelimidir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Peki  b\u00fct\u00fcn bunlara ra\u011fmen, bilimlerin en yenisi olarak yeni fizik, idealizmi  do\u011frulam\u0131yor mu?<\/p>\n<p>Felsefi idealizm, hem yeni oldu\u011fu ve hem de  fizikle uyum i\u00e7erisinde oldu\u011fu iddias\u0131ndad\u0131r. \u00c7a\u011fda\u015f idealizmin yenili\u011fi  konusunda Lenin, Materyalizm ve Ampiriokritisizm&#8217;de &#8216;modern&#8217;  filozoflar\u0131n nas\u0131l Berkeley&#8217;i taklit ettiklerini ortaya koymu\u015ftu.<\/p>\n<p>Kald\u0131  ki, \u0130lkeler&#8217;in (Principes) ilk \u00e7evirisine yazd\u0131\u011f\u0131 \u00f6ns\u00f6zde Renouvier, bu  eserin, b\u00fct\u00fcn filozoflar\u0131n ba\u015fucu kitab\u0131 olmas\u0131 gerekti\u011fini iddia  ediyor ve onun Berkeley&#8217;e bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc, M. Jeans taraf\u0131ndan da  onaylan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Lachelier ekol\u00fcn\u00fcn, bilincin, bilim a\u00e7\u0131s\u0131ndan  i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lamayacak bir hapishane anlam\u0131na geldi\u011fi \u015feklindeki iddias\u0131  da Berkeley&#8217;e dayanmaktad\u0131r. Felsefi idealizmin en modern, en rasyonel,  en bilimsel ve bilginin en ileri temsilcisi oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndeki tez de,  Berkeley&#8217;den al\u0131nmad\u0131r.<\/p>\n<p>Berkeley, inanc\u0131, maddenin varolu\u015funda  bir \u00f6nyarg\u0131 olarak sunmu\u015ftu. Madde ile ilgili olarak \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu:  &#8216;\u0130nsano\u011flunun b\u00f6ylesine aptalca bir \u015fey i\u00e7in tanr\u0131 buyruklar\u0131ndan  uzakla\u015fmas\u0131, onu d\u00fcnya i\u015flerinden olabildi\u011fince uzakta tutmaya  \u00e7abalamas\u0131, ola\u011fan\u00fcst\u00fc derecede \u00fcz\u00fcnt\u00fc verici bir \u00f6nyarg\u0131 \u00f6rne\u011fidir.&#8217;<\/p>\n<p>Brunschvieg&#8217;e  g\u00f6re de, d\u00fcnyan\u0131n var olmak i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcnceye ihtiya\u00e7 duymad\u0131\u011f\u0131 \u015feklindeki  g\u00f6r\u00fc\u015f, bir \u00f6nyarg\u0131ya dayanmaktad\u0131r. Bilgi \u00c7a\u011f\u0131&#8217;n\u0131n yazar\u0131na g\u00f6re burada  s\u00f6z konusu olan &#8216;ruhun sosyal ve biyolojik altyap\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturan zihin  al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131&#8217;d\u0131r. Brunschvieg&#8217;in idealizmin kar\u015f\u0131s\u0131na koydu\u011fu \u015fey,  realizm&#8217;dir. Ve ruhumuzun sosyal ve biyolojik altyap\u0131s\u0131n\u0131, ona g\u00f6re  ger\u00e7ekli\u011fin d\u00fc\u015f\u00fcnceden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ilan\u0131 anlam\u0131na gelen realizm  olu\u015fturur.<\/p>\n<p>Berkeley\\&#8217;e g\u00f6re, maddi dayanakl\u0131 ar\u0131zi hal  kavram\u0131ndan dayanaks\u0131z ar\u0131z\u0131 hale ge\u00e7mek gerekmektedir. Brunschvieg ise,  ar\u0131zi hal yerine ili\u015fki kavram\u0131n\u0131 kullan\u0131yor ve dayanakl\u0131dan,  dayanaks\u0131z ili\u015fkiye ge\u00e7i\u015fi \u00f6neriyor. Ayn\u0131 \u015fekilde Berkeley de,  idealizmin bilimle uygunluk arz etti\u011fini kan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Ama bu,  bug\u00fcn Berkeley d\u00f6nemindekinden de daha olanaks\u0131z ve ger\u00e7ekd\u0131\u015f\u0131 bir  \u015feydir. Burada bir kez daha, \u00e7etin ve karma\u015f\u0131k da olsa, bir yapayl\u0131kla  kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunuyoruz. \u00c7etin ve karma\u015f\u0131k olmas\u0131, onun yapay  karakterini ortadan kald\u0131rmaya yetmiyor.<\/p>\n<p>Bu yapayl\u0131\u011f\u0131n temelinde,  birbirinden farkl\u0131 iki \u015feyin keyfi tan\u0131m\u0131 var: D\u00fc\u015f\u00fcnceden ba\u011f\u0131ms\u0131z  ger\u00e7e\u011fin ilan\u0131 ile, bilimsel geli\u015fmenin belli bir evresinde ger\u00e7e\u011fin  bilgisi. Fizi\u011fin idealist yorumcular\u0131, ger\u00e7e\u011fin belirli bir kavran\u0131\u015f\u0131n\u0131n  terk edilmesini, ger\u00e7e\u011fin kendisinin terk edilmesi olarak sunmaya  \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar.<\/p>\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f fizik, kendisine ba\u011fl\u0131 baz\u0131 mekanizmalar\u0131 ve  kavramlar\u0131 a\u015ft\u0131. Brunschvieg ise bundan \u015fu sonucu \u00e7\u0131kar\u0131yor:&#8217;Kuvanta  teorisinin \u00fczerine, daha \u00f6nce etheri yoksayan izafiyet teorisinde oldu\u011fu  gibi, bu kez atomu yoksayan (dematerialiser) yeni bir fizik yamanm\u0131\u015ft\u0131r  ve hepsini olas\u0131l\u0131k dalgalar\u0131na buland\u0131rarak  \u015fahsiyetsizle\u015ftirecektir.&#8217;*<\/p>\n<p>Peki atom neden demateryalize  oluyormu\u015f? Fizik onda (atomda -\u00e7n.) eski mekanist anlay\u0131\u015f\u0131n tespit  edemedi\u011fi \u015feyler ke\u015ffetti. Bunun bir demateryalizasyon oldu\u011funu iddia  etmek, &#8216;atom ya mekanisttir ya de\u011fildir&#8217; ikilemini onaylatmak anlam\u0131na  gelir. Peki ama hangi hakla, ger\u00e7ek atomun ancak mekanist olabilece\u011fi  iddia edilebilir? Daha genel bir deyi\u015fle, hangi hakla reel evrenin, ya  XIX. y\u00fczy\u0131l fizi\u011finin ona verdi\u011fi imaja uygun olaca\u011f\u0131 ya da kat\u0131ks\u0131z  hayali olaca\u011f\u0131 iddia edilebilir?<\/p>\n<p>Hayalili\u011fin kan\u0131t\u0131 olarak hep,  tam da mekanizmin yads\u0131nmas\u0131 manas\u0131na gelen \u015fu postulat kar\u015f\u0131m\u0131za  \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131r: Evren ya XIX. y\u00fczy\u0131l fizi\u011fine uygundur, ya da reel de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin  i\u015fe, maddenin mekanist tan\u0131m\u0131 ile ba\u015flan\u0131r. Sonra, madde ile ilgili  yeni yakla\u015f\u0131m, bu eskisine g\u00f6re yarg\u0131lan\u0131r, s\u00fczge\u00e7ten ge\u00e7irilir. Ve  sonra da nihayet, fizi\u011fin maddeyi yok etti\u011fi (dematerialis\u00e9) ilan  edilir. Ama asl\u0131nda burada&#8217;demateryalizasyon&#8217;, sadece, mekanist anlay\u0131\u015f\u0131  terk edemeyen ya da terk etmek istemeyenler i\u00e7in s\u00f6z konusudur. Ve  b\u00f6yle davranan ki\u015fi de, bilime uygun hareket etmemi\u015f ve ona kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015f  olur. \u0130dealistin yapt\u0131\u011f\u0131 da budur. Bilimin tam da birbirinden ay\u0131rmay\u0131  ba\u015fard\u0131\u011f\u0131 bir anda mekanik ile reeli birbirine yamar, bilimin tam da  terk etti\u011fi anda, maddenin mekanist tan\u0131m\u0131na sar\u0131l\u0131r. Fizik bizi, reelle  ilgili eski g\u00f6r\u00fc\u015flerimizi d\u00fczeltmeye ve hatta yenilemeye davet ediyor.  \u0130dealist felsefeci ise bizi, reelle ilgili eski g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz\u00fc korumaya  davet ediyor ve fizi\u011fi de, bundan uzakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in reeli inkar etmekle  itham ediyor.<\/p>\n<p>&#8216;\u00c7a\u011fda\u015f idealizm&#8217;, fizi\u011fin pozitif olarak kendisini  hakl\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia edebilecek kadar ileri gidiyor ve mobil olmayan  hareket, dalgas\u0131z dalgalanma ve hatta Brunschvieg&#8217;in \u00fcnl\u00fc form\u00fcl\u00fcnde  oldu\u011fu gibi, &#8216;dayanaks\u0131z ili\u015fki&#8217;den s\u00f6z edebiliyor.<\/p>\n<p>Bu t\u00fcrden  form\u00fcller, \u00f6nceki arg\u00fcmanlar\u0131n tekrar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bilim  mekanist anlay\u0131\u015f\u0131n, mobil ve hareketleri, dalgalanma ve dalgalar,  ili\u015fki ve ili\u015fkinin kavramlar\u0131, mobil ile hareket, dalga ile dalgalanma  ve ili\u015fki ile dayanak aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131n\u0131n kavramlar\u0131n\u0131; yeni olgulara  denk d\u00fc\u015fenlerle de\u011fi\u015ftirdi. Bu durumda ger\u00e7e\u011fin yokolu\u015fundan bahsetmek;  idealizmin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn kan\u0131t\u0131 olarak ileri s\u00fcr\u00fclen mekanizmin bir kez  daha iflas\u0131n\u0131n teyit edilmesi anlam\u0131na gelmektedir.<\/p>\n<p>\u00d6ng\u00f6r\u00fcye  uygun g\u00f6zlemler ifade edilmekle birlikte, \u00f6ng\u00f6r\u00fcn\u00fcn konusu olan \u015fey, son  tahlilde sadece fikirler de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin olas\u0131l\u0131k dalgas\u0131, fizik\u00e7inin  kafas\u0131ndaki olas\u0131l\u0131k kavram\u0131n\u0131n dalgalanmas\u0131 de\u011fildi.<\/p>\n<p>\u0130dealist  felsefeciler ve Jeans, Eddington, Dirac gibi fizik\u00e7iler taraf\u0131ndan  bilimin b\u00f6yle tersy\u00fcz edilmi\u015f sunusuna kar\u015f\u0131 Fransa\\&#8217;da da tepkilerin  yo\u011fun oldu\u011funu biliyoruz. Tepkisini dile getiren bilginler aras\u0131nda,  \u00f6ncelikle Paul Langevin&#8217;in ad\u0131n\u0131 saymak gerekir. Felsefeciler aras\u0131nda  da, ba\u015flang\u0131\u00e7taki nispi teredd\u00fcte kar\u015f\u0131n M. Abel Rey. M. Meyerson da,  bilimin ger\u00e7e\u011fi teyit etti\u011fine \u0131srarla i\u015faret etti.<\/p>\n<p>Fakat  Meyerson&#8217;da bu tesbit, ayn\u0131 zamanda idealist y\u00f6r\u00fcngeye de yatk\u0131nd\u0131r.  Meyerson&#8217;un dili, bilimin ger\u00e7e\u011fi g\u00f6sterdi\u011fini s\u00f6ylemeye varm\u0131yor, ama  bilimin &#8216;\u015feyin kavram\u0131na&#8217; ihtiya\u00e7 duydu\u011funu belirtiyor. &#8216;\u015eey&#8217;in Kant\u00e7\u0131  bir kategori oldu\u011funu vurgulamakta fayda var. \u00dcstelik Meyerson, bilimin  identite&#8217;yi her yerden kovdu\u011fu ve metafizik mant\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ekli\u011fe  uygunlu\u011funun sadece epistomolojik bir paradoks olarak kabul g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bir  anda, identite&#8217;yi mant\u0131\u011f\u0131n ebedi ihtiyac\u0131 mertebesine \u00e7\u0131kar\u0131yor.<\/p>\n<p>Genellikle  \u00e7a\u011fda\u015f fizik \u00fczerine felsefi tart\u0131\u015fmalarda, \u00e7a\u011fda\u015f fizik s\u00fcrecinin  bizzat kendisinin, idealizmin bariz bir yenilgisi ile ba\u015flad\u0131\u011f\u0131  unutulmu\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. \u0130dealizm, atom teorisinin iflas\u0131n\u0131 ve &#8216;devinimsiz  hareket&#8217;in zaferini ilan etmi\u015f olan &#8216;energetizm&#8217; ile ayn\u0131 safta yer  alm\u0131\u015ft\u0131. Bilimin buna yan\u0131t\u0131 ise, yeni atom fizi\u011fi oldu. Ve ondan beri  de, fizi\u011fin her yeni bulu\u015fu, idealist bilgi teorisini yalanl\u0131yor, yerden  yere vuruyor.<\/p>\n<p>Kant\\&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi mekan, \u00f6nsel olarak  hassasiyetin ve her t\u00fcrl\u00fc tecr\u00fcbenin \u00f6nko\u015fulu olan \u00fc\u00e7 boyutlu \u00f6klit  mekand\u0131r. Fizik bug\u00fcn, insan\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 mekan\u0131n \u00f6klit oldu\u011funu, ama  bunun genel olarak evren i\u00e7in iddia edilemeyece\u011fini kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6klit  mekanda ya\u015fayan insan, e\u011fer deney yoluyla de\u011filse ba\u015fka nas\u0131l \u00f6klit  evren kavram\u0131n\u0131 geli\u015ftirmi\u015f olabilir?<\/p>\n<p>Ama fizik, ba\u015fka \u015feylerin  yan\u0131 s\u0131ra insan\u0131n asla \u00f6klit mekana mahkum olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da kan\u0131tlar. Kendi  mekan\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131karak, \u00f6klit olmayan evrensel bir alan\u0131 tasavvur  edebilir. O andaki tecr\u00fcbesinin alan\u0131, b\u00fct\u00fcn birikimin ko\u015fulu olmaktan  hemen \u00e7\u0131kar. \u0130nsan tecr\u00fcbesi kendi &#8216;\u00f6znelli\u011fini&#8217; par\u00e7alar: \u0130nsan  mekan\u0131ndaki evrenin yerini, evrensel alandaki insan al\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130zafiyet  teorileri bir yandan, bilimin neyin \u00f6znel oldu\u011funu anlamas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan  bir ilerleme oldu\u011fu gibi, ayn\u0131 zamanda ger\u00e7e\u011fin (reel) bilgisine daha  yakla\u015fmak anlam\u0131na da gelmektedir. Yine burada da evreni insan\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131  birikimine indirgemek yerine, insan d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve tecr\u00fcbesini evrensel  boyuta geni\u015fletmek konmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Daha genel bir deyi\u015fle, \u00e7a\u011fda\u015f  fizik bize Berkeley&#8217;in &#8216;ikincil karakterlerlerin&#8217; \u00f6znelli\u011finin kabul  g\u00f6rmesinden sonra \u015fimdi de s\u0131ran\u0131n &#8216;birincil karakterlerin&#8217; \u00f6znelli\u011finin  kabul\u00fcne geldi\u011fini iddia ederken, asla hakl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tl\u0131yor.  &#8216;\u0130kincil karakterler&#8217; ile &#8216;birincil karakterler&#8217; aras\u0131ndaki bir ilk  ay\u0131r\u0131mdan sonra, bu ay\u0131r\u0131m\u0131n yeni bilgilerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda yeniden ele  al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131, nesneli \u00f6znelden daha iyi farkl\u0131la\u015ft\u0131rmak i\u00e7in  m\u00fckemmelle\u015ftirildi\u011fini ortaya koyuyor. &#8216;Birincil&#8217; karakterlerde h\u00e2l\u00e2 var  olan &#8216;ikincil&#8217; ke\u015ffediliyor ve b\u00f6ylece bilim, fikirden ba\u011f\u0131ms\u0131z reel&#8217;e  giderek daha fazla adapte oluyor. Birincil karakterler &#8216;kal\u0131nt\u0131, art\u0131k&#8217;  de\u011fildir. \u0130kincil karakterlerin \u00f6znelli\u011finin kabul edilmesi, idealizmin  nispeten onaylanmas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, birincil karakterlerin korunmas\u0131 da  tutars\u0131zl\u0131k demek de\u011fildir. Olaya b\u00f6yle yakla\u015fmak i\u00e7in, \u00f6nceden idealist  olmak gerekir. \u0130kincil karakterlerin \u00f6znelli\u011fini kabul etmek, ger\u00e7e\u011fin  yerine nispeten fikri koymak de\u011fil, fikri tan\u0131mak ve \u00f6znelli\u011fi a\u015fmakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130dealizmin  kabul etmeye yana\u015fmad\u0131\u011f\u0131 \u015fey, ilerleme budur. \u0130dealizm \u00f6znelli\u011fi,  bi\u00e7imsel ve soyut bir tarzda, metafizik\u00e7e ve genel olarak fikirle ifade  etmekle yetinmektedir. Bilim ise \u00f6znelli\u011fin bi\u00e7imlerini ve nedenlerini  ara\u015ft\u0131rmakta ve bunlar\u0131 bir bir ke\u015ffetmektedir. Bu, her defas\u0131nda  belirli bir insan tecr\u00fcbesinin darl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya  koymaktad\u0131r. Ancak, birikimin geni\u015flemesine paralel olarak bilim, sadece  s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 de\u011fil onu a\u015facak ara\u00e7lar\u0131 da ke\u015ffetmektedir. Modern  fizik bize, bu \u00e7aban\u0131n harika \u00f6rneklerini sunmaktad\u0131r. XIX. y\u00fczy\u0131l  fizi\u011finin zaman, mekan ve genel evrim kavram\u0131 bak\u0131m\u0131ndan neden darl\u0131kla  malul oldu\u011funu, bunun hangi ara\u00e7larla a\u015f\u0131labildi\u011fini ke\u015ffetmekte, ortaya  koymaktad\u0131r.<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131rl\u0131 bir insan tecr\u00fcbesinin ko\u015fullar\u0131n\u0131 yans\u0131tan  tarzlar\u0131n yerini, daha geni\u015f bir tecr\u00fcbeye dayanan ve bizzat \u015feyleri  yans\u0131tan tarzlar almaktad\u0131r. Eski Yunan uygarl\u0131\u011f\u0131 d\u00f6neminde ba\u015flayan  b\u00fcy\u00fck bilimsel \u00e7aba, \u00e7a\u011fda\u015f fizikle birlikte tayin edici bir geli\u015fme  kaydetmi\u015ftir. Bilim, kendisini soyutlukla su\u00e7layanlar\u0131 yalanlayarak,  ger\u00e7e\u011fin bilgisine ula\u015fmak i\u00e7in nas\u0131l derin bir \u00e7al\u0131\u015fma y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve  idealist felsefecilerin aksine, gerekti\u011finde en temel olanlar\u0131 da dahil  olmak \u00fczere kendi kavramlar\u0131n\u0131 yenilemeye haz\u0131r oldu\u011funu ortaya  koymaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Lenin daha 1909&#8217;da Materyalizm ve Ampiriokritisizm  eserinde fizik\u00e7ilerin, yeni fizi\u011fin idealist\u00e7e kavran\u0131\u015f\u0131na hangi  mekanizma ile vard\u0131klar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131yordu: &#8216;Esas olarak fizik\u00e7iler  diyalekti\u011fi bilmedi\u011fi i\u00e7in yeni fizik idealizme sapt\u0131,&#8217; diye yaz\u0131yordu.  &#8216;Onlar metafizik materyalizme (s\u00f6zc\u00fc\u011fe pozitivistlerin, yani  Hume&#8217;cular\u0131n de\u011fil, Engels&#8217;in verdi\u011fi anlamda) ve onun tek yanl\u0131  mekanizmine kar\u015f\u0131 koyuyorlar ve b\u00f6yle yaparken de ka\u015f yapay\u0131m derken g\u00f6z  \u00e7\u0131kar\u0131yorlard\u0131. Elementlerin ve \u015fimdiye kadar bilinen madde  \u00f6zelliklerinin de\u011fi\u015fmezli\u011fini reddederken sonunda maddenin, yani  fiziksel evrenin nesnel ger\u00e7ekli\u011finin reddine vard\u0131lar. En \u00f6nemli ve  temel yasalardan baz\u0131lar\u0131n\u0131n mutlak niteli\u011fini reddederken sonunda,  do\u011fadaki b\u00fct\u00fcn nesnel yasan\u0131n reddine, bir do\u011fa yasas\u0131n\u0131n sadece bir  kolayl\u0131k, &#8216;beklenenin bir s\u0131n\u0131rlanmas\u0131&#8217;, &#8216;mant\u0131ksal bir gereklilik&#8217; vb.  oldu\u011funu ilana vard\u0131lar. Bilgimizin yakla\u015f\u0131k ve g\u00f6reli niteli\u011fi \u00fczerinde  \u0131srar ederken, sonunda, zihin taraf\u0131ndan yakla\u015f\u0131k olarak do\u011fru ve  g\u00f6reli olarak ger\u00e7ek bi\u00e7imde yans\u0131t\u0131lan, zihinden ba\u011f\u0131ms\u0131z nesneyi  reddediyorlard\u0131. Daha neler neler; sonu yok..&#8217;*<\/p>\n<p>\u0130dealist  fizik\u00e7ilerdeki bu e\u011filimi tesbit etmek i\u00e7in fizikle ilgili felsefi  tart\u0131\u015fmalara bir g\u00f6z atmak yeterlidir.<\/p>\n<p>Lenin&#8217;in eserinin  yay\u0131nlanmas\u0131ndan yirmi y\u0131l kadar sonra M. Jeans, XX. y\u00fczy\u0131l fizik\u00e7isinin  &#8216;art\u0131k temel \u00f6zelli\u011fi, do\u011fay\u0131 t\u00fcm\u00fcyle kendinden ayr\u0131 bir \u015fey olarak  g\u00f6rmeyen&#8217; yeni bir felsefeye y\u00f6neldi\u011fini yaz\u0131yor. &#8216;Bu, fizik\u00e7inin  kendisinin yaratt\u0131\u011f\u0131, tercih etti\u011fi, soyutlad\u0131\u011f\u0131 ve hatta bazen yok  etti\u011fi bir felsefedir.&#8217;<\/p>\n<p>Bu yeni felsefe, M. Jeans&#8217;\u0131n kendisi de  teslim ediyor ki, Berkeley&#8217;in felsefesidir. Zira b\u00f6ylesine sert  alternatiflerin ve \u015fu t\u00fcrden ikilemlerin temelinde yatan \u015fey  metafiziktir: Ya b\u00fct\u00fcn deneyler belirli bir anda ger\u00e7ekle ilgili  s\u00f6ylediklerimizi do\u011frular, ya da ger\u00e7ek diye bir \u015fey yoktur. Yeni  olgular, sadece bunlar\u0131n hen\u00fcz bilinmedi\u011fi bir d\u00f6nemde in\u015fa edilen  kavramlar\u0131 yalanlamakla yetinmiyor, olgular\u0131n ger\u00e7ekli\u011finin bizzat  kendisini de hedefliyor. Zira, ya b\u00fct\u00fcn ger\u00e7ekli\u011fi hemen biliriz, ya da  ger\u00e7eklik yoktur: Ya hemen mutlak\u00e7\u0131l\u0131k ya da g\u00f6relilik.<\/p>\n<p>Hareket  halindeki bilim b\u00f6ylece, metafizi\u011fin al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131yla ele al\u0131n\u0131yor. Ve  metafizi\u011fin bilim taraf\u0131ndan \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclmesi, ger\u00e7e\u011fin ve hatta bilimin  yads\u0131nmas\u0131 olarak alg\u0131lan\u0131yor.<\/p>\n<p>\u00c7oklar\u0131n\u0131n, mekanizmin  ele\u015ftirisinin ve bilimlerin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn (transformasyon) XX. y\u00fczy\u0131lda  ger\u00e7ekle\u015fti\u011fine inand\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rmek dikkat \u00e7ekicidir. Halbuki Engels&#8217;in  vurgulad\u0131\u011f\u0131 gibi, b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm XVIII. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda, g\u00fcne\u015f  sisteminin olu\u015fumu \u00fczerine Kant\u00e7\u0131 teorinin geli\u015ftirilmesiyle ba\u015flad\u0131 ve  bu, do\u011fan\u0131n mekanist kavran\u0131\u015f\u0131na (Newton&#8217;da oldu\u011fu gibi) vurulmu\u015f ilk  b\u00fcy\u00fck darbeydi.<\/p>\n<p>Engels mekanizme y\u00f6nelik ele\u015ftiriyi, onun teorik  temeline yani evrenin metafizik\u00e7e kavran\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 ele\u015ftiriye ba\u011flad\u0131.  \u00d6zellikle &#8216;Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi&#8217;nde, bilimlerde metafizi\u011fin  dayan\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ve bunun neden oldu\u011fu zorluklara dikkat \u00e7ekti. Bunun  sadece genel d\u00fczeyde de\u011fil, \u00f6rne\u011fin zorunluluk ve tesad\u00fcfe ili\u015fkin  metafizik direni\u015fe kar\u015f\u0131 da yapt\u0131. &#8216;Onu inkar ederek tesad\u00fcf sorununun  \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc zanneden&#8217; determinist anlay\u0131\u015f\u0131 ele\u015ftirdi.<\/p>\n<p>Bu  determinizm, do\u011fada sadece &#8216;basit ve dolays\u0131z zorunlulu\u011fu&#8217; kabullenir.  Bir k\u00f6pe\u011fin kuyru\u011funun uzunlu\u011fu ya da &#8216;d\u00fcn sabaha kar\u015f\u0131 saat \u00fc\u00e7 veya  be\u015fte de\u011fil de, d\u00f6rtte bir pirenin beni \u0131s\u0131rmas\u0131&#8217; gibi olaylar da dahil  olmak \u00fczere t\u00fcm olgular &#8216;neden ve sonu\u00e7 aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131 konulamaz bir  art ardal\u0131\u011f\u0131n, kesin bir zorunlulu\u011fun \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. \u00d6yle ki, g\u00fcne\u015f  sisteminin i\u00e7erisinden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 neb\u00fcl\u00f6z (y\u0131ld\u0131z bulutu) \u00f6yle bir  d\u00fczenekteydi ki, olaylar\u0131n ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc geli\u015fmesi zaten \u00f6ng\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc.&#8217;<\/p>\n<p>Engels  determinizmin bu t\u00fcrden kavran\u0131\u015f\u0131na destek vermek bir yana, bunun  &#8216;hen\u00fcz do\u011fan\u0131n teolojik kavran\u0131\u015f\u0131ndan kopamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n g\u00f6stergesi&#8217;  oldu\u011funu belirtiyordu. Hatta daha ileri gidiyordu: &#8216;Tesad\u00fcf,  zorunlulu\u011fun \u015fimdiye kadar bilinen kavran\u0131\u015f\u0131n\u0131 alt\u00fcst ediyor. (Bu arada  tesad\u00fcfle ilgili olarak biriken malzemeler, zorunlulu\u011fun bilinen  tan\u0131m\u0131n\u0131 k\u0131r\u0131p att\u0131) Zorunlulukla ilgili olarak \u015fimdiye kadar sahip  oldu\u011fumuz anlay\u0131\u015f kad\u00fck duruma d\u00fc\u015ft\u00fc. Eski anlay\u0131\u015f\u0131 korumak demek,  do\u011faya ayk\u0131r\u0131 ve ger\u00e7ekd\u0131\u015f\u0131 bir \u015fekilde keyfi insan iradesini bir yasa  olarak do\u011faya dayatmak demektir. Bu, canl\u0131 do\u011fada her t\u00fcrl\u00fc i\u00e7  zorunlulu\u011fu yads\u0131mak ve canl\u0131 do\u011fan\u0131n tek ge\u00e7erli yasas\u0131n\u0131n, tesad\u00fcf\u00fcn  kaotik egemenli\u011fi oldu\u011funu iddia etmektir.&#8217;*<\/p>\n<p>Zorunluluk ile  tesad\u00fcf aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkinin sadece g\u00f6reli bir de\u011feri vard\u0131r.  Zorunluluk, kat\u0131ks\u0131z tesad\u00fcflerden olu\u015fur ve &#8216;s\u00f6zde tesad\u00fcf&#8217; ise,  ba\u011fr\u0131nda zorunlulu\u011fu saklayan bi\u00e7imdir.<\/p>\n<p>Engels, &#8216;Ludwig  Feuerbach&#8217;ta &#8216;d\u00fcnyay\u0131 sabit, dura\u011fan \u015feylerin toplam\u0131 olarak de\u011fil de,  bir s\u00fcre\u00e7ler toplam\u0131 olarak g\u00f6rebilsek, bunu anlamak kolayd\u0131r&#8217; diyordu.<\/p>\n<p>Fakat,  zorunlulu\u011fu te\u015fkil eden &#8216;kat\u0131ks\u0131z tesad\u00fcfler&#8217;, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle \u00e7ok farkl\u0131  \u015feylerdir. \u015eu anda y\u00fcr\u00fct\u00fclmekte olan determinizm-indeterminizm  (belirlenemezlik) tart\u0131\u015fmalar\u0131 \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda; \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn  zorunlulu\u011fun bilinci oldu\u011funu ortaya koyan Marx&#8217;\u0131n anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ne denli  ussal derinlikli bir anlay\u0131\u015f oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Bu anlay\u0131\u015f, insan\u0131n  \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn bilime ket vurulmas\u0131na de\u011fil, aksine \u00f6n\u00fcn\u00fcn a\u00e7\u0131lmas\u0131na ve  ilerletilmesine ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu ortaya koyarak, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ile determinizm  aras\u0131ndaki eski \u00e7eli\u015fkiyi de ortadan kald\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>Bu anlay\u0131\u015f;  bizzat metafizi\u011fin ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc insana bah\u015fedilmi\u015f &#8216;fantastik  \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn&#8217; yerine, insan\u0131n kendisinin uzun tarihsel bir s\u00fcre\u00e7te elde  etti\u011fi &#8216;ger\u00e7ek \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc&#8217; koyar. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck istemi, mucizenin teyit  edilmesini de\u011fil, yads\u0131nmas\u0131n\u0131 \u015fart ko\u015far. Ve b\u00f6ylece belirlenemezlikten  (indeterminasyon) \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckten mucizeye ge\u00e7i\u015f ve bilimin  a\u015ft\u0131\u011f\u0131 ideolojilere sar\u0131lmay\u0131 &#8216;ki\u015fi iradesi ihtiyac\u0131&#8217; ile me\u015frula\u015ft\u0131rmak  imkans\u0131zla\u015f\u0131r. &#8216;Metafizik \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn&#8217; savunulmas\u0131n\u0131n, nas\u0131l &#8216;ampirik  \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn&#8217; d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n uzmanl\u0131k konusu haline geldi\u011fini, gerici  filozoflara kar\u015f\u0131 koymak ad\u0131na &#8216;ki\u015fi iradesini&#8217; inkar etmekle  yetinenleri de b\u00f6ylece daha iyi anlam\u0131\u015f oluyoruz. Atomun \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn  hi\u00e7bir anlam ifade etmedi\u011fini, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn insani oldu\u011funu da anlam\u0131\u015f  oluyoruz.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn fizik, bir kez daha metafizi\u011fi yarg\u0131l\u0131yor ve XIX.  y\u00fczy\u0131l bilimlerinin ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 i\u015fi devam ettiriyor. Yeni olgular  ke\u015ffediyor, yeni metodlara ba\u015fvuruyor. Ancak &#8216;b\u00fct\u00fcn bu do\u011fal s\u00fcre\u00e7ler ve  entelekt\u00fcel metodlar, metafizik d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00e7er\u00e7evesine s\u0131\u011fmaz.&#8217; \u0130\u015fte  idealizme ve hatta a\u00e7\u0131k teolojiye d\u00f6n\u00fc\u015f bi\u00e7imleri alan, fantastik  bi\u00e7imler alan \u015fey bu \u00e7eli\u015fkidir. Ama \u00f6te yandan bunca fizik\u00e7inin, Paul  Langevin&#8217;le birlikte ve M. Jeans&#8217;in, Eddington&#8217;un vb. yorumlar\u0131na kar\u015f\u0131  tutum almas\u0131n\u0131n da nedeni budur.<\/p>\n<p>Tin&#8217;in savunusundan  bahsedilirken, materyalizmin yads\u0131nmas\u0131na fantastik bir versiyon  verilmek istendi. Oysa diyalektik materyalizmin tin&#8217;in yads\u0131nmas\u0131yla  herhangi bir alakas\u0131 yoktur. Bilime, mant\u0131\u011fa ve h\u00fcmanizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak  tin&#8217;e de sava\u015f a\u00e7anlar, diyalektik materyalizmin has\u0131mlar\u0131d\u0131r.  Diyalektik materyalizmi inkar ve reddetmek, bu sava\u015f\u0131n vazge\u00e7ilmez bir  par\u00e7as\u0131yd\u0131. Diyalektik materyalist felsefeye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmak demek, en  bilin\u00e7li ve canl\u0131 ak\u0131lc\u0131l\u0131\u011fa (rasyonalizme) kar\u015f\u0131 koymak demekti.<\/p>\n<p>G\u00fcnl\u00fck  felsefi da\u011farc\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n, bir bilgi doktrini oldu\u011fu varsay\u0131lan  rasyonalizmle, &#8216;beden ile ahlak aras\u0131ndaki ili\u015fkilere&#8217; dair oldu\u011fu  varsay\u0131lan materyalizmi birbirinden ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131 do\u011frudur. Ancak bu ayr\u0131m\u0131n  sa\u011flam bir dayana\u011f\u0131 yoktur. \u00d6ncelikle materyalizm, varl\u0131\u011f\u0131n, yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131  d\u00fc\u015f\u00fcnceden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak var oldu\u011funu ortaya koydu\u011fu i\u00e7in, tek tutarl\u0131  realizmdir. Ve bu nedenledir ki, evrenin ak\u0131lc\u0131 bir a\u00e7\u0131klamas\u0131, ak\u0131lc\u0131  oldu\u011fu m\u00fcddet\u00e7e materyalisttir de. Materyalizm ise, bilimden ve bilime  dayal\u0131 mant\u0131ktan ba\u015fka, ge\u00e7erli bir bilgi kayna\u011f\u0131n\u0131 kabul etmeyen  tutarl\u0131 rasyonalizmdir. Rasyonalizmi ancak, onu, ge\u00e7mi\u015fteki formlar\u0131ndan  biriyle tan\u0131mlarsak, yani kaydetti\u011fi geli\u015fmeyi inkar edersek  materyalizmle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getirebiliriz.<\/p>\n<p>XVIII. y\u00fczy\u0131l  materyalizmi, kartezyenci rasyonalizmin geli\u015fmi\u015f bir bi\u00e7imiydi. Kendi  hareketlili\u011fi i\u00e7erisindeki rasyonalizmdi. D&#8217;Alembert, &#8216;Descartes&#8217;e kar\u015f\u0131  sava\u015fmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z silahlar, s\u0131rf b\u00f6yle oldu\u011fu i\u00e7in, onun  kendisine ait olmaktan \u00e7\u0131kmazlar&#8217; diyordu.<\/p>\n<p>Diyalektik materyalizm  i\u015fte, bu materyalizmin ve bu rasyonalizmin geli\u015fmi\u015f, ileri halidir.  Diyalektik materyalizm, ya\u015fayan rasyonalizm ve felsefenin geli\u015fiminin  bizzat kendisidir. Ve i\u015fte rasyonalizmin bu en ileri bi\u00e7imi bir kez  reddedildi mi, ondan sonra, b\u00fct\u00fcn XVIII ve XIX. y\u00fczy\u0131l rasyonalizmine,  sonra, Descartes&#8217;in bizzat kendisine ve giderek de Thomizm ve neo-Kant\u00e7\u0131  idealizm de dahil olmak \u00fczere rasyonalizmden k\u0131r\u0131nt\u0131lar ta\u015f\u0131yan her  t\u00fcrl\u00fc \u00f6\u011fretiye sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7ilir.<\/p>\n<p><strong>VII<\/strong><\/p>\n<p>Ne olursa  olsun, idealizmin y\u00fckseli\u015fi, entelekt\u00fcel bir ihtiya\u00e7 ve zorunlulu\u011fa  dayanmamakta, bilim taraf\u0131ndan da do\u011frulanmamaktad\u0131r. Aksine, her zaman  \u015fu veya bu \u015fekilde bilimin kar\u015f\u0131s\u0131na dikilmekte ve onun kar\u015f\u0131t  cephesinde yer almaktad\u0131r. Bilim, ger\u00e7e\u011fin bilgisi oldu\u011funu iddia eder,  idealizm ise tersini. Bilim, d\u00fc\u015f\u00fcncenin k\u00f6kenini varl\u0131ktan hareketle  a\u00e7\u0131klar, idealist ise varl\u0131\u011f\u0131n yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceden hareketle. Bilim  d\u00fc\u015f\u00fcncenin insana ait oldu\u011funu, do\u011fan\u0131n insandan \u00f6nce ve dolay\u0131s\u0131yla  d\u00fc\u015f\u00fcnceden \u00f6nce var oldu\u011funu kan\u0131tlar. \u0130dealist filozof ise bu  kan\u0131tlar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131ndan kurtulmak i\u00e7in bilime, d\u00fc\u015f\u00fcncenin k\u00f6keni ile  u\u011fra\u015fmay\u0131 yasaklar. Jeoloji ve paleontolojiye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kamad\u0131\u011f\u0131nda, hemen  tarihsel metodun inkar\u0131na s\u0131\u011f\u0131n\u0131r. Evrimi yads\u0131yamad\u0131\u011f\u0131nda, zaman\u0131n  ger\u00e7ekli\u011fini inkar eder. Bilimin somut i\u00e7eri\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda s\u00fcrekli geri  ad\u0131m atmak zorunda kald\u0131\u011f\u0131nda ise, bilimsel metodun de\u011ferini reddeder.  Bilim kendi ger\u00e7e\u011fini deneylerle ve sanayideki geli\u015fmeler vas\u0131tas\u0131yla  kan\u0131tlarken, idealizm buna kar\u015f\u0131 umutsuz bir inkardan yine de vazge\u00e7mez.<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bu yaz\u0131, Fransa&#8217;da 1939&#8217;dan itibaren yay\u0131nlanmaya ba\u015flayan, fakat ilk iki say\u0131s\u0131ndan sonra Nazi i\u015fgali ve fa\u015fist bask\u0131lar y\u00fcz\u00fcnden kesintiye u\u011frayan ve ancak 1944 sonlar\u0131ndan itibaren yeniden yay\u0131n hayat\u0131na d\u00f6nebilen &#8216;La Pens\u00e9e&#8217; dergisinde yay\u0131nland\u0131. Makalenin yazar\u0131 ve Frans\u0131z Kom\u00fcnist Partisi&#8217;nin militan\u0131 Georges Politzer, &#8216;La Pens\u00e9e&#8217; dergisinin kurucusu ve yaz\u0131 kurulu \u00fcyesiydi. Ba\u015fka bir\u00e7ok de\u011ferli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr gibi, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[103],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4608","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-felsefe-genel"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Felsefe ve Mitler | Georges Politzer - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Bu yaz\u0131, Fransa&#8217;da 1939&#8217;dan itibaren yay\u0131nlanmaya ba\u015flayan, fakat ilk iki say\u0131s\u0131ndan sonra Nazi i\u015fgali ve fa\u015fist bask\u0131lar y\u00fcz\u00fcnden kesintiye u\u011frayan ve ancak 1944 sonlar\u0131ndan itibaren yeniden yay\u0131n hayat\u0131na d\u00f6nebilen &#8216;La Pens\u00e9e&#8217; dergisinde yay\u0131nland\u0131. Makalenin yazar\u0131 ve Frans\u0131z Kom\u00fcnist Partisi&#8217;nin militan\u0131 Georges Politzer, &#8216;La Pens\u00e9e&#8217; dergisinin kurucusu ve yaz\u0131 kurulu \u00fcyesiydi. Ba\u015fka bir\u00e7ok de\u011ferli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr gibi, [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-06-04T08:12:29+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"18 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer\",\"datePublished\":\"2010-06-04T08:12:29+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/\"},\"wordCount\":3650,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg\",\"articleSection\":[\"Felsefe (Genel)\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/\",\"name\":\"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg\",\"datePublished\":\"2010-06-04T08:12:29+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer","og_description":"Bu yaz\u0131, Fransa&#8217;da 1939&#8217;dan itibaren yay\u0131nlanmaya ba\u015flayan, fakat ilk iki say\u0131s\u0131ndan sonra Nazi i\u015fgali ve fa\u015fist bask\u0131lar y\u00fcz\u00fcnden kesintiye u\u011frayan ve ancak 1944 sonlar\u0131ndan itibaren yeniden yay\u0131n hayat\u0131na d\u00f6nebilen &#8216;La Pens\u00e9e&#8217; dergisinde yay\u0131nland\u0131. Makalenin yazar\u0131 ve Frans\u0131z Kom\u00fcnist Partisi&#8217;nin militan\u0131 Georges Politzer, &#8216;La Pens\u00e9e&#8217; dergisinin kurucusu ve yaz\u0131 kurulu \u00fcyesiydi. Ba\u015fka bir\u00e7ok de\u011ferli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr gibi, [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-06-04T08:12:29+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"18 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer","datePublished":"2010-06-04T08:12:29+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/"},"wordCount":3650,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg","articleSection":["Felsefe (Genel)"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/","name":"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg","datePublished":"2010-06-04T08:12:29+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.toplumdusmani.net\/v2\/images\/stories\/politzer.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/06\/04\/felsefe-ve-mitler-georges-politzer153\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Felsefe ve Mitler | Georges Politzer"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4608","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4608"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4608\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4608"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4608"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4608"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}