{"id":465,"date":"2009-03-14T12:55:44","date_gmt":"2009-03-14T09:55:44","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/"},"modified":"2009-03-14T12:55:44","modified_gmt":"2009-03-14T09:55:44","slug":"sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/","title":{"rendered":"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim &#8211; Kuantum"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/kuantum.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" \/>\u0130ki bin y\u0131l \u00f6nce, \u00d6klid geometrisinin evrenin yasalar\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kapsad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrd\u00fc. S\u00f6ylenecek daha fazla bir \u015fey yoktu. Her d\u00f6nemin yan\u0131lsamas\u0131d\u0131r bu. Newton\u2019un \u00f6l\u00fcm\u00fcnden epey sonra, bilimciler onun do\u011fa yasalar\u0131 hakk\u0131nda son s\u00f6z\u00fc s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Laplace, yaln\u0131zca bir evrenin bulundu\u011fundan ve onun da t\u00fcm yasalar\u0131n\u0131 ke\u015ffetme bahtiyarl\u0131\u011f\u0131na Newton\u2019un eri\u015fti\u011finden yak\u0131n\u0131yordu. Newton\u2019a ait \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n par\u00e7ac\u0131k teorisi, iki y\u00fcz y\u0131l boyunca, Hollandal\u0131 fizik\u00e7i Huygens\u2019in \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n bir dalga oldu\u011funu savunan teorisi kar\u015f\u0131s\u0131nda genel kabul g\u00f6rd\u00fc. Daha sonra par\u00e7ac\u0131k teorisi, J. B. L. Foucault\u2019nun sonradan deneysel olarak do\u011frulayaca\u011f\u0131 bir dalga teorisi ortaya atan Frans\u0131z A. J. Fresnel taraf\u0131ndan yads\u0131nd\u0131. Newton, bo\u015f uzayda saniyede 186.000 mil h\u0131zla ilerleyen \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n, suda daha h\u0131zl\u0131 hareket edece\u011fini \u00f6ng\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. Dalga teorisinin savunucular\u0131ysa daha d\u00fc\u015f\u00fck bir h\u0131z bekliyorlard\u0131 ve hakl\u0131 olduklar\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bununla birlikte dalga teorisinin b\u00fcy\u00fck at\u0131l\u0131m\u0131 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda se\u00e7kin \u0130sko\u00e7 bilimci James Clerk Maxwell taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirildi. Maxwell ilkin kendisini Michael Faraday\u2019\u0131n deneysel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na dayand\u0131rd\u0131. Faraday, elektromanyetik ind\u00fcksiyonu ke\u015ffetmi\u015f ve d\u00fcnyan\u0131n u\u00e7lar\u0131na kadar uzanan g\u00f6r\u00fclmez kuvvetler bar\u0131nd\u0131ran iki kutbuyla, yani kuzey ve g\u00fcney kutuplar\u0131yla m\u0131knat\u0131s\u0131n \u00f6zeliklerini incelemi\u015fti. Maxwell bu deneysel ke\u015fifleri matemati\u011fe aktararak onlara evrensel bir bi\u00e7im verdi. \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131, daha sonralar\u0131 Einstein\u2019\u0131n kendi genel g\u00f6relilik kuram\u0131n\u0131 dayand\u0131raca\u011f\u0131 alan kavram\u0131n\u0131n ke\u015ffedilmesine yol a\u00e7t\u0131. Ku\u015faklar, kendilerinden \u00f6ncekilerin omuzlar\u0131 \u00fcst\u00fcnde y\u00fckselir, \u00f6nceki ke\u015fifleri hem korur hem de ge\u00e7ersiz k\u0131lar, bu ke\u015fifleri s\u00fcrekli bir bi\u00e7imde derinle\u015ftirir ve onlara daha genel bir bi\u00e7im ve i\u00e7erik kazand\u0131r\u0131rlar.<\/p>\n<p>Maxwell\u2019in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden yedi y\u0131l sonra Hertz, Maxwell\u2019in \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc elektromanyetik dalgalar\u0131 ilk kez saptad\u0131. Newton\u2019dan bu yana h\u00fck\u00fcm s\u00fcren par\u00e7ac\u0131k teorisi, Maxwell\u2019in elektromanyeti\u011fi taraf\u0131ndan yok edilmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Bir kez daha bilimciler her \u015feyi a\u00e7\u0131klayabilecek bir teoriye sahip olduklar\u0131na kendilerini inand\u0131rd\u0131lar. A\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturulmas\u0131 gereken sadece birka\u00e7 sorun vard\u0131, ondan sonra art\u0131k evrenin i\u015fleyi\u015fi hakk\u0131nda bilinmesi gereken her \u015feyi ger\u00e7ekten de biliyorduk. \u015e\u00fcphesiz, sorun \u00e7\u0131karan birka\u00e7 uyumsuzluk vard\u0131, ama bunlar g\u00f6n\u00fcl rahatl\u0131\u011f\u0131yla ihm\u00e2l edilebilecek k\u00fc\u00e7\u00fck ayr\u0131nt\u0131lar olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Ne var ki, birka\u00e7 ony\u0131l i\u00e7erisinde, bu \u201ck\u00fc\u00e7\u00fck\u201d uyumsuzluklar\u0131n t\u00fcm yap\u0131y\u0131 yerle bir etmeye ve ger\u00e7ek bir bilimsel devrime yol a\u00e7maya yetti\u011fi a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kt\u0131.<br \/>Dalga m\u0131 Par\u00e7ac\u0131k m\u0131?<\/p>\n<p>Herkes bir dalgan\u0131n ne oldu\u011funu bilir. Bu, suyla ili\u015fkili \u00e7ok genel bir \u00f6zelliktir. T\u0131pk\u0131 havuzda y\u00fczen bir \u00f6rde\u011fin dalgalara yol a\u00e7abilmesi gibi, y\u00fckl\u00fc bir par\u00e7ac\u0131k da, mesel\u00e2 elektron, uzayda hareket etti\u011finde bir elektromanyetik dalgaya neden olabilir. Elektronun titre\u015fim hareketleri elektrik ve manyetik alanlar\u0131 uyararak t\u0131pk\u0131 havuzdaki dalgalar gibi s\u00fcrekli olarak yay\u0131lan dalgalara sebep olur. Su dalgas\u0131 ile elektromanyetik dalga aras\u0131nda temel bir farkl\u0131l\u0131k vard\u0131r. Elektromanyetik dalgalar, su dalgalar\u0131 gibi, yay\u0131labilmek i\u00e7in s\u00fcrekli bir ortama ihtiya\u00e7 duymazlar. Elektromanyetik bir titre\u015fim, maddenin elektriksel yap\u0131s\u0131 i\u00e7inde yay\u0131lan periyodik bir uyar\u0131md\u0131r. Yine de kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma, konunun netle\u015fmesine yard\u0131mc\u0131 olabilir.<\/p>\n<p>Bu dalgalar\u0131 g\u00f6remiyor olu\u015fumuz, varl\u0131klar\u0131n\u0131n g\u00fcnl\u00fck hayat\u0131m\u0131zda bile saptanamayaca\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmez. I\u015f\u0131k dalgalar\u0131yla ve radyo dalgalar\u0131yla ve hatta X-\u0131\u015f\u0131nlar\u0131yla do\u011frudan deneyimlerimiz olmu\u015ftur. Bunlar aras\u0131ndaki tek fark frekanslar\u0131d\u0131r. Sudaki bir dalgan\u0131n, dalgan\u0131n \u015fiddetine ba\u011fl\u0131 olarak \u2013bir \u00f6rde\u011fin neden oldu\u011fu dalgac\u0131klar\u0131 bir s\u00fcrat teknesinin \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 dalgalarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n\u2013 suda y\u00fczen bir cismin az ya da \u00e7ok h\u0131zl\u0131 bir bi\u00e7imde a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 inip \u00e7\u0131kmas\u0131na sebep olaca\u011f\u0131n\u0131 biliriz. Benzer bi\u00e7imde, elektronlar\u0131n titre\u015fimi \u0131\u015f\u0131k dalgas\u0131n\u0131n \u015fiddeti ile orant\u0131l\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Hertz ve di\u011ferlerinin deneyleri taraf\u0131ndan desteklenen Maxwell denklemleri, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n, elektromanyetik karakterli dalgalardan olu\u015ftu\u011fu teorisini kan\u0131tlamak i\u00e7in g\u00fc\u00e7l\u00fc bir delil sa\u011flad\u0131. Ne var ki, y\u00fczy\u0131l\u0131n d\u00f6n\u00fcm\u00fcyle birlikte, bu teorinin yanl\u0131\u015f oldu\u011funu akla getiren kan\u0131tlar da birikiyordu. 1900 y\u0131l\u0131nda Max Planck, klasik dalga teorisinin pratikte do\u011frulanmayan \u00f6ng\u00f6r\u00fclerde bulundu\u011funu g\u00f6sterdi. I\u015f\u0131\u011f\u0131n ayr\u0131 ayr\u0131 par\u00e7ac\u0131klar ya da \u201cpaketler\u201d (quanta) olarak geldi\u011fini ileri s\u00fcrd\u00fc. Farkl\u0131 deneylerin farkl\u0131 \u015feyleri kan\u0131tlamas\u0131, durumu iyice karma\u015f\u0131kla\u015ft\u0131rd\u0131. Elektronu bir fl\u00fcoresan y\u00fczeye \u00e7arpt\u0131rarak ve bunun sonucu ortaya \u00e7\u0131kan par\u0131lt\u0131lar\u0131 g\u00f6zleyerek; ya da bir sis odas\u0131nda* elektronun izlerine bakarak; veya olduk\u00e7a duyarl\u0131 bir foto\u011fraf filmi \u00fczerinde g\u00f6r\u00fclen k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck noktalardan, elektronun bir par\u00e7ac\u0131k oldu\u011fu anla\u015f\u0131labiliyordu. Ama di\u011fer taraftan, bir levha \u00fczerine iki k\u00fc\u00e7\u00fck delik a\u00e7\u0131l\u0131p, bu deliklerin \u00fczerine tek bir kaynaktan \u00e7\u0131kan elektronlar g\u00f6nderilirse, elektronlar bir giri\u015fim deseni olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yordu ki, bu da bir dalgan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyordu.<\/p>\n<p>Ne var ki en tuhaf sonu\u00e7, tek bir elektronun, arkas\u0131nda foto\u011fraf filminin bulundu\u011fu iki yar\u0131k i\u00e7eren bir levha \u00fczerine g\u00f6nderildi\u011fi \u00fcnl\u00fc \u00e7ift yar\u0131k deneyinden elde edilmi\u015fti. Elektron hangi yar\u0131ktan ge\u00e7mi\u015fti? Film tabakas\u0131 \u00fczerindeki giri\u015fim deseni apa\u00e7\u0131k bir \u00e7ift yar\u0131k desenidir. Bu durum ise, elektronun her iki yar\u0131ktan da ge\u00e7ip bir giri\u015fim deseni olu\u015fturmu\u015f olmas\u0131 gerekti\u011fini kan\u0131tlamaktad\u0131r. T\u00fcm sa\u011fduyu kurallar\u0131na ayk\u0131r\u0131d\u0131r bu, ama \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclmez bir olgu gibi g\u00f6z\u00fckmektedir. Elektron hem bir par\u00e7ac\u0131k hem de bir dalga olarak davranmaktad\u0131r. Ayn\u0131 anda iki (ya da ikiden de fazla) yerde bulunmaktad\u0131r ve ayn\u0131 anda birka\u00e7 hareket durumuna sahiptir!<\/p>\n<p>Banesh Hoffman \u015fu yorumda bulunuyor:<\/p>\n<p>Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler. Bu sonu\u00e7lardan ka\u00e7maya d\u00f6n\u00fck beyhude \u00e7abalar i\u00e7erisinde her \u00e7e\u015fidinden tuzaklar haz\u0131rlayarak ve alternatif hipotezler uydurarak ellerinden geldi\u011fince m\u00fccadele edip direndiler. Ama 1905 gibi erken bir tarihte ve hatta daha \u00f6ncesinde bile \u0131\u015f\u0131k hususunda g\u00f6ze batan paradokslar oldu\u011fu yerde duruyordu ve yeni kuantum mekani\u011finin geli\u015fine kadar bu paradokslar\u0131 \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in kimsenin ne cesareti ne de herhangi bir fikri vard\u0131. Yeni fikirler, kabul edilmesi \u00e7ok g\u00fc\u00e7 \u015feylerdir, \u00e7\u00fcnk\u00fc Heisenberg kesinsizlik ilkesine ra\u011fmen, bu fikirleri i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel olarak h\u00e2l\u00e2 eski moda par\u00e7ac\u0131kla betimlemeye \u00e7abal\u0131yoruz. Elektronu, hareketli ama bir konumu olmayabilen ve bir konumu olan ama hareket ya da eylemsizlik olmayabilen bir \u015fey olarak g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00f6n\u00fcne getirmekten h\u00e2l\u00e2 \u00e7ekiniyoruz. [1]<\/p>\n<p>Burada yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131n\u0131n i\u015fledi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. \u0130lk bak\u0131\u015fta, bir k\u0131s\u0131r d\u00f6ng\u00fcdeymi\u015fiz gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Newton\u2019un \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n par\u00e7ac\u0131k teorisi, Maxwell\u2019in dalga teorisi taraf\u0131ndan yads\u0131nd\u0131. Bu da, s\u0131ras\u0131 gelince, Planck ve Einstein taraf\u0131ndan geli\u015ftirilen yeni par\u00e7ac\u0131k teorisi taraf\u0131ndan yads\u0131nd\u0131. Ama yine de bu, eski Newtoncu teoriye geri d\u00f6n\u00fc\u015f anlam\u0131na de\u011fil, bilimde ger\u00e7ek bir devrimi i\u00e7eren ileriye do\u011fru nitel bir s\u0131\u00e7rama anlam\u0131na geliyordu. Bilimin t\u00fcm\u00fc dikkatlice elden ge\u00e7irilmeliydi, Newton\u2019un k\u00fctle\u00e7ekim yasas\u0131 da dahil.<\/p>\n<p>Bu devrim Maxwell denklemlerini ge\u00e7ersiz k\u0131lmaz, bu denklemler muazzam geni\u015flikte bir faaliyet alan\u0131nda ge\u00e7erli olmaya h\u00e2l\u00e2 devam ederler. Bu devrim yaln\u0131zca, belli s\u0131n\u0131rlar\u0131n \u00f6tesinde klasik fizi\u011fin d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin art\u0131k uygulanabilir olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Atomalt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar d\u00fcnyas\u0131n\u0131n olgular\u0131 klasik mekani\u011fin y\u00f6ntemleriyle anla\u015f\u0131lamaz. Bu noktada kuantum mekani\u011fi ve g\u00f6relilik devreye girer. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7a\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, fizi\u011fe, g\u00f6relilik teorisi ve kuantum mekani\u011fi hakimdi, ama bunlar, ba\u015flang\u0131\u00e7ta eski fikirlere kopmazcas\u0131na sar\u0131lan bilimsel kurumlar taraf\u0131ndan derhal reddedilmi\u015flerdi. Burada \u00e7ok \u00f6nemli bir ders s\u00f6z konusudur. Evrene bak\u0131\u015f\u0131m\u0131za \u201cnihai bir \u00e7\u00f6z\u00fcm\u201d dayatmaya d\u00f6n\u00fck her giri\u015fim ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa mahk\u00fbmdur.<br \/>Kuantum Mekani\u011fi<\/p>\n<p>Kuantum fizi\u011finin geli\u015fimi, bilimde dev bir ileri ad\u0131m\u0131, \u201cklasik\u201d fizi\u011fin aptalla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 mekanik determinizmden (Engels\u2019in adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle \u201cmetafizik\u201d y\u00f6ntemden) kesin bir kopu\u015fu temsil etti. Bunun yerine \u00e7ok daha esnek ve dinamik \u2013yani tek kelimeyle diyalektik\u2013 bir do\u011fa g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne sahibiz. \u0130lkin k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir ayr\u0131nt\u0131, neredeyse bir anekdotmu\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnen kuantumun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 Planck\u2019\u0131n ke\u015ffetmesiyle birlikte, fizi\u011fin t\u00fcm \u00e7ehresi d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011frad\u0131. Radyoaktif d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm olgusunu a\u00e7\u0131klayabilen ve spektroskopinin karma\u015f\u0131k verilerini ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla analiz edebilen yeni bir bilim s\u00f6z konusuydu. Bu da do\u011frudan do\u011fruya yepyeni bir bilimin kurulmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131; eskiden \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fcz kalan sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zme yetene\u011findeki teorik kimya. Yeni kalk\u0131\u015f noktas\u0131 benimsenir benimsenmez, genelde b\u00fct\u00fcn bir teorik zorluklar y\u0131\u011f\u0131n\u0131 bertaraf ediliyordu. Yeni fizik, atom \u00e7ekirde\u011fine hapsolmu\u015f \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 kuvvetleri ortaya \u00e7\u0131kard\u0131. Bu ise do\u011frudan do\u011fruya n\u00fckleer enerjinin \u2013d\u00fcnyadaki ya\u015fam\u0131n potansiyel imhas\u0131na giden yolun\u2013 istismar\u0131n\u0131 ya da n\u00fckleer f\u00fczyonun bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l kullan\u0131m\u0131 sayesinde akla hayale s\u0131\u011fmaz, s\u0131n\u0131rs\u0131z bir bolluk ve toplumsal ilerleme manzaras\u0131n\u0131 beraberinde getirdi. Einstein\u2019\u0131n g\u00f6relilik teorisi, k\u00fctle ve enerjinin e\u015fde\u011fer oldu\u011funu a\u00e7\u0131klar. E\u011fer bir cismin k\u00fctlesi biliniyorsa, bunu \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131n\u0131n karesiyle \u00e7arpt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda enerji haline gelir.<\/p>\n<p>Einstein, \u015fimdiye dek bir dalga olarak tasavvur edilen \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n bir par\u00e7ac\u0131k gibi davrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. Di\u011fer bir deyi\u015fle \u0131\u015f\u0131k yaln\u0131zca maddenin bir ba\u015fka bi\u00e7imidir. 1919 y\u0131l\u0131nda, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n k\u00fctle\u00e7ekim kuvvetinin etkisiyle b\u00fck\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn g\u00f6sterilmesiyle bu kan\u0131tland\u0131. Daha sonralar\u0131 Louis de Broglie, par\u00e7ac\u0131klardan olu\u015ftu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen maddenin, dalgalar\u0131n tabiat\u0131n\u0131 and\u0131rd\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7ekti. Madde ve enerji aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131k b\u00f6ylece ilk kez ve ebediyen yerle bir edildi. Madde ve enerji &#8230; ayn\u0131 \u015feydir. Bilim a\u00e7\u0131s\u0131ndan muazzam bir ilerlemeydi bu. Ve diyalektik materyalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan da madde ve enerji ayn\u0131 \u015feydir. Engels, enerjiyi (\u201chareket\u201d), \u201cmaddenin varolu\u015f tarz\u0131, kendi do\u011fas\u0131na i\u00e7kin niteli\u011fi\u201d olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131.[2]<\/p>\n<p>Par\u00e7ac\u0131k fizi\u011finde y\u0131llarca h\u00fck\u00fcm s\u00fcren tart\u0131\u015fma, foton ve elektron gibi atomalt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131n par\u00e7ac\u0131k m\u0131 yoksa dalga m\u0131 oldu\u011fu sorunu nihayet, atomalt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131n hem bir par\u00e7ac\u0131k hem de bir dalga gibi davranabilece\u011fini ve davrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyan kuantum fizi\u011fi taraf\u0131ndan \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fturuldu. I\u015f\u0131k, t\u0131pk\u0131 bir dalga gibi, giri\u015fim yapar, ama bir \u0131\u015f\u0131k fotonu ayn\u0131 zamanda t\u0131pk\u0131 bir par\u00e7ac\u0131k gibi atomdan elektron da s\u00f6ker. Bi\u00e7imsel mant\u0131\u011f\u0131n yasalar\u0131na ayk\u0131r\u0131d\u0131r bu. \u201cSa\u011fduyu\u201d bir elektronun ayn\u0131 anda iki yerde birden olabilece\u011fini nas\u0131l kabul edebilir? Ve \u00fcstelik de ayn\u0131 anda inan\u0131lmaz h\u0131zlarla ve farkl\u0131 do\u011frultularda hareket etti\u011fini? I\u015f\u0131\u011f\u0131n hem bir dalga hem de bir par\u00e7ac\u0131k olarak davranmas\u0131 katlan\u0131lmaz bir \u00e7eli\u015fki olarak g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Atomalt\u0131 d\u00fcnyan\u0131n \u00e7eli\u015fik olgular\u0131n\u0131 bi\u00e7imsel mant\u0131kla a\u00e7\u0131klama te\u015febb\u00fcsleri ak\u0131lc\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn hepten terk edilmesine yol a\u00e7ar. Kuantum devrimiyle ilgili bir \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, Banesh Hoffman \u015funlar\u0131 yazabiliyordu:<\/p>\n<p>O halde, Tanr\u0131n\u0131n ola\u011fan\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7lerine daha ne kadar \u015fa\u015f\u0131raca\u011f\u0131z? Yeri ve g\u00f6\u011f\u00fc bir ilk \u00f6zden \u00f6ylesine ince bir g\u00fczellikle yaratm\u0131\u015ft\u0131r ki, bununla, beyinleri ve ak\u0131llar\u0131, kendisinin gizemlerine n\u00fcfuz etmeleri i\u00e7in il\u00e2hi bir vahiy yetene\u011finin ate\u015fiyle donabilmi\u015ftir. Salt Bohr ya da Einstein\u2019\u0131n akl\u0131, bizi onun g\u00fcc\u00fc hakk\u0131nda \u015foke ediyorsa, onlar\u0131 yaratan Tanr\u0131n\u0131n ihti\u015fam\u0131n\u0131 \u00f6vmeye nereden ba\u015flayabiliriz.[3]<\/p>\n<p>Ne yaz\u0131k ki istisnai bir \u00f6rnek de\u011fil bu. Bilim hakk\u0131nda bizzat bilimciler taraf\u0131ndan yaz\u0131lm\u0131\u015f olanlar\u0131 da dahil, modern literat\u00fcr\u00fcn b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 b\u00f6ylesi mistik, dini ya da yar\u0131-dini inan\u00e7larla t\u0131ka basa doludur. Bir\u00e7ok bilimcinin bilin\u00e7li ya da bilin\u00e7siz olarak benimsedi\u011fi idealist felsefenin do\u011frudan bir sonucudur bu.<\/p>\n<p>Kuantum mekani\u011finin yasalar\u0131 \u201csa\u011fduyu\u201dya (yani bi\u00e7imsel mant\u0131\u011fa) meydan okur ama diyalektik materyalizmle tam bir uyum i\u00e7erisindedir. Mesel\u00e2 nokta kavram\u0131n\u0131 ele alal\u0131m. T\u00fcm geleneksel geometri, daha sonra bir do\u011fru, bir d\u00fczlem, bir k\u00fcp vb. haline gelen bir noktadan t\u00fcrer. Ama daha yak\u0131ndan bir g\u00f6zlem, noktan\u0131n varolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyar.<\/p>\n<p>Nokta, uzay\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fck ifadesi, boyutu olmayan bir \u015fey olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Ger\u00e7ekte, b\u00f6yle bir nokta atomlardan \u2013elektronlar, \u00e7ekirdek, fotonlar ve daha da k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7ac\u0131klardan\u2013 olu\u015fur. Eninde sonunda, kuantum dalgalar\u0131n\u0131n durmak bilmez girdab\u0131nda yok olup gider. Ve bu s\u00fcrecin bir sonu yoktur. Hi\u00e7bir sabit \u201cnokta\u201d yoktur. S\u00f6z\u00fcmona g\u00f6zlenebilir nesnel ger\u00e7ekli\u011fin \u201c\u00f6tesinde\u201d yatan kusursuz \u201cbi\u00e7imler\u201d bulma u\u011fra\u015f\u0131s\u0131ndaki idealistlere verilecek son yan\u0131t budur. Bilim-kurgunun en inan\u0131lmaz ser\u00fcvenlerinden bi\u00e7im ve s\u00fcre\u00e7lerin biteviye \u00e7e\u015fitlili\u011fi itibariyle \u00e7ok daha harikulade olan yeg\u00e2ne \u201cnihai ger\u00e7eklik\u201d, sonsuz, ebedi ve her an de\u011fi\u015fen nesnel evrendir. Sabit ve de\u011fi\u015fmez bir konumdan \u2013bir \u201cnokta\u201d\u2013 ziyade, bir s\u00fcrece, asla sonlanmayan bir ak\u0131\u015fa sahibiz. Buna, bir ba\u015flang\u0131\u00e7 ya da bir son bi\u00e7iminde bir s\u0131n\u0131r dayatma giri\u015fimlerinin t\u00fcm\u00fc ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frayacakt\u0131r.<br \/>Maddenin Yok Olu\u015fu mu?<\/p>\n<p>G\u00f6relili\u011fin ke\u015ffedilmesinden uzun zaman \u00f6nce, bilim iki temel ilke ke\u015ffetmi\u015fti; enerjinin korunumu ve k\u00fctle korunumu. Bunlar\u0131n ilki 17. y\u00fczy\u0131lda Leibniz taraf\u0131ndan ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak incelenmi\u015f ve ard\u0131ndan 19. y\u00fczy\u0131lda bir mekanik ilkesinin do\u011fal sonucu olarak geli\u015ftirilmi\u015fti. \u00c7ok daha \u00f6nceleri, ilk insanlar, s\u00fcrtme yard\u0131m\u0131yla ate\u015f yakt\u0131klar\u0131nda ve b\u00f6ylelikle de verili bir enerji miktar\u0131n\u0131 (i\u015f) \u0131s\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fcklerinde, i\u015fin ve \u0131s\u0131n\u0131n e\u015fde\u011ferlili\u011fi ilkesini pratik olarak ke\u015ffetmi\u015flerdi. Bu y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda, k\u00fctlenin enerji bi\u00e7imlerinden sadece biri oldu\u011fu ke\u015ffedilmi\u015fti. Bir madde par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131 olduk\u00e7a y\u00fcksek d\u00fczeyde yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f ve lokalize olmu\u015f enerjiden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bir par\u00e7ac\u0131kta yo\u011funla\u015fan enerji miktar\u0131 onun k\u00fctlesiyle orant\u0131l\u0131d\u0131r ve toplam enerji miktar\u0131 her zaman sabit kal\u0131r. Bir \u00e7e\u015fit enerjinin kayb\u0131, bir ba\u015fka \u00e7e\u015fit enerjinin kazan\u0131lmas\u0131yla tel\u00e2fi edilir. Enerji s\u00fcrekli olarak bi\u00e7imini de\u011fi\u015ftirirken yine de her zaman ayn\u0131 kal\u0131r.<\/p>\n<p>Einstein, bizzat k\u00fctlenin \u015fa\u015f\u0131lacak miktarda bir enerji bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlamakla bir devrim ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015fti. K\u00fctle ve enerjinin e\u015fde\u011ferli\u011fi E = mc2 form\u00fcl\u00fcyle ifade edilir, burada m k\u00fctle, c \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131 (yakla\u015f\u0131k olarak saniyede 300.000 km) ve E de durgun cismin bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 enerjidir. m k\u00fctlesinde i\u00e7erilen enerji, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n muazzam h\u0131z\u0131n\u0131n karesiyle bu k\u00fctlenin \u00e7arp\u0131m\u0131na e\u015fittir. K\u00fctle bu nedenle enerjinin olduk\u00e7a yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f bir bi\u00e7imidir, bu enerjinin g\u00fcc\u00fc hakk\u0131nda \u015fu ger\u00e7ek bizlere bir fikir verebilir; bir atom bombas\u0131n\u0131n patlamas\u0131yla a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan enerji, enerjiye d\u00f6n\u00fc\u015fen k\u00fctlenin binde birinden daha azd\u0131r. Normalde, madde i\u00e7inde hapsolmu\u015f bu muazzam enerji kendini d\u0131\u015fa vurmaz ve bu nedenle de g\u00f6ze \u00e7arpmaz. Ama atom \u00e7ekirde\u011finin i\u00e7indeki s\u00fcre\u00e7ler belli bir kritik noktaya ula\u015f\u0131rsa, bu enerjinin bir k\u0131sm\u0131, kinetik enerji olarak d\u0131\u015far\u0131 sal\u0131n\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fctle, yaln\u0131zca bir enerji bi\u00e7imi oldu\u011fundan, madde ve enerji ne yarat\u0131labilir ne de yok edilebilir. Di\u011fer taraftan enerji bi\u00e7imleri son derece \u00e7e\u015fitlidir. \u00d6rne\u011fin, g\u00fcne\u015fteki protonlar bir helyum \u00e7ekirde\u011fi olu\u015fturmak \u00fczere birle\u015ftiklerinde n\u00fckleer enerji ortaya \u00e7\u0131kar. Bu enerji, ilkin, \u00e7ekirdek hareketinin kinetik enerjisi olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, ki bu da g\u00fcne\u015ften gelen \u0131s\u0131 enerjisine katk\u0131da bulunur. Bu enerjinin bir k\u0131sm\u0131 elektromanyetik enerji par\u00e7ac\u0131klar\u0131 i\u00e7eren fotonlar bi\u00e7iminde g\u00fcne\u015ften yay\u0131l\u0131r. Bu enerji s\u0131ras\u0131 geldi\u011finde, fotosentez s\u00fcreci taraf\u0131ndan, bitkilerde depolanan kimyasal enerjiye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Bu kimyasal enerjiyse, kaslar, kan dola\u015f\u0131m\u0131, beyin vb. i\u00e7in gereken enerji ve s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 sa\u011flamak \u00fczere, insanlar taraf\u0131ndan bitkilerin ya da bitkileri yiyen hayvanlar\u0131n yenmesiyle edinilir.<\/p>\n<p>Klasik fizi\u011fin yasalar\u0131 genellikle atomalt\u0131 d\u00fczeydeki s\u00fcre\u00e7lere uygulanamaz. Ne var ki, do\u011fada istisna kabul etmeyen bir yasa da mevcuttur; enerjinin korunumu yasas\u0131. Fizik\u00e7iler, ne bir pozitif y\u00fck\u00fcn ne de bir negatif y\u00fck\u00fcn hi\u00e7likten olu\u015fturulamayaca\u011f\u0131n\u0131 bilirler. Bu olgu elektriksel y\u00fck\u00fcn korunumu yasas\u0131yla ifade edilir. B\u00f6ylece, bir beta par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131 \u00fcretme s\u00fcrecinde, (y\u00fcks\u00fcz olan) n\u00f6tronun ortadan kaybolmas\u0131 z\u0131t y\u00fckl\u00fc bir par\u00e7ac\u0131k \u00e7iftinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7ar; pozitif y\u00fckl\u00fc bir proton ve negatif y\u00fckl\u00fc bir elektron. Birlikte ele al\u0131nd\u0131klar\u0131nda bu yeni iki par\u00e7ac\u0131k s\u0131f\u0131ra e\u015fit olan bir toplam y\u00fcke sahiptirler.<\/p>\n<p>E\u011fer bunun tam tersi olan s\u00fcreci ele al\u0131rsak, bir proton, bir pozitron salarak bir n\u00f6trona d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde, ilk par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n (protonun) y\u00fck\u00fc pozitiftir ve sonu\u00e7ta ortaya \u00e7\u0131kan par\u00e7ac\u0131k \u00e7iftinin (n\u00f6tron ve pozitronun) toplam y\u00fck\u00fc yine pozitiftir. T\u00fcm bu say\u0131s\u0131z d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerde, elektriksel y\u00fck\u00fcn korunumu yasas\u0131 s\u0131k\u0131 bir \u015fekilde y\u00fcr\u00fcrl\u00fcktedir, t\u0131pk\u0131 t\u00fcm di\u011fer korunum yasalar\u0131 gibi. Enerjinin k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir miktar\u0131 bile ne yarat\u0131lm\u0131\u015f ne de yok edilmi\u015ftir. B\u00f6yle bir olgu asla ger\u00e7ekle\u015fmeyecektir de.<\/p>\n<p>Bir elektron ve onun anti-par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131 olan pozitron birbirlerini yok ettiklerinde, k\u00fctleleri \u201cyok olur\u201d, yani k\u00fctleleri, z\u0131t y\u00f6nlerde hareket eden iki \u0131\u015f\u0131k-par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131na (fotona) d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Ne var ki, bu fotonlar da kendisinden \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 par\u00e7ac\u0131klar kadar bir enerji toplam\u0131na sahiptirler. K\u00fctle-enerjisi, lineer momentum ve elektriksel y\u00fck, hepsi korunurlar. Bu olgunun imha olma anlam\u0131ndaki yok olu\u015fla hi\u00e7bir ortak taraf\u0131 yoktur. Diyalektik olarak, elektron ve pozitron yads\u0131nm\u0131\u015f ve ayn\u0131 zamanda korunmu\u015ftur. Madde ve enerji (ki ayn\u0131 \u015feyi s\u00f6ylemenin yaln\u0131zca iki bi\u00e7imidirler) ne yarat\u0131labilir ne de yok edilebilir, yaln\u0131zca d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilirler.<\/p>\n<p>Diyalektik materyalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan madde, bize duyu-alg\u0131 i\u00e7inde sunulan nesnel ger\u00e7ekliktir. Yaln\u0131zca \u201ckat\u0131\u201d nesneleri de\u011fil, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 da i\u00e7erir. Fotonlar da elektronlar ya da pozitronlar kadar maddedirler. K\u00fctle s\u00fcrekli olarak enerjiye (\u0131\u015f\u0131k fotonlar\u0131 da dahil) d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir ve enerji de k\u00fctleye. Bir pozitron ve elektronun \u201cimha olu\u015flar\u0131\u201d bir foton \u00e7ifti \u00fcretir, ama ayn\u0131 zamanda z\u0131t s\u00fcreci de g\u00f6r\u00fcr\u00fcz: \u0130ki foton kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131nda, fotonlar\u0131n yeterli enerjiye sahip olmas\u0131 ko\u015fuluyla, bir elektron ve pozitron olu\u015fturulabilir. Bu olgu bazen \u201chi\u00e7likten\u201d madde yarat\u0131m\u0131 olarak sunulur. Durum hi\u00e7 de bu de\u011fildir. Burada g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz, bir \u015feyin yok olu\u015fu ya da yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 de\u011fil, maddenin enerjiye \u2013ve tersi\u2013 s\u00fcrekli d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcd\u00fcr. Bir foton atoma \u00e7arpt\u0131\u011f\u0131nda, bir foton olarak varl\u0131\u011f\u0131 sona erer. Ortadan kaybolur, ama atomda bir de\u011fi\u015fikli\u011fe neden olur; atomun elektronlar\u0131ndan biri, bir orbitalden daha y\u00fcksek enerjili bir orbitale s\u0131\u00e7ray\u0131verir. Yine burada z\u0131t s\u00fcre\u00e7 de ger\u00e7ekle\u015fir. Bir elektron y\u00fcksek enerjili bir orbitalden daha d\u00fc\u015f\u00fck enerjili bir orbitale d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde bir foton \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Atomalt\u0131 d\u00fczeydeki d\u00fcnyay\u0131 betimleyen s\u00fcrekli de\u011fi\u015fim s\u00fcreci, diyalekti\u011fin yaln\u0131zca akl\u0131n \u00f6znel bir yarat\u0131s\u0131 olmay\u0131p, ger\u00e7ekte do\u011fada ger\u00e7ekle\u015fen nesnel s\u00fcre\u00e7lere dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00e7arp\u0131c\u0131 bir do\u011frulan\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Bu s\u00fcre\u00e7 kesintisiz bir bi\u00e7imde t\u00fcm ebedili\u011fiyle s\u00fcregelmi\u015ftir. Maddenin yok edilemez olu\u015funun \u2013yani kimilerinin kan\u0131tlanmak istedikleri \u015feyin tam tersinin\u2013 somut bir ispat\u0131d\u0131r.<br \/>&#8220;Maddenin Tu\u011flalar\u0131&#8221;?<\/p>\n<p>As\u0131rlard\u0131r bilimciler bo\u015f yere \u201cmaddenin tu\u011flalar\u0131\u201dn\u0131 \u2013nihai, en k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131\u2013 bulmaya \u00e7abalad\u0131lar. Y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce, arad\u0131klar\u0131 \u015feyi atomda (Yunanca\u2019da \u201cb\u00f6l\u00fcnemez\u201d anlam\u0131na gelir) bulduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcler. Atomalt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131n ke\u015ffi, fizik\u00e7ileri maddenin yap\u0131s\u0131n\u0131n daha da derinlerine inmek zorunda b\u0131rakt\u0131. 1928\u2019le birlikte bilimciler en k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7ac\u0131klar\u0131 \u2013protonlar, elektronlar ve fotonlar\u2013 ke\u015ffettiklerini sand\u0131lar. T\u00fcm maddi d\u00fcnyan\u0131n bu \u00fc\u00e7 par\u00e7ac\u0131ktan in\u015fa edildi\u011fi farz edildi. Hemen ard\u0131ndan bu g\u00f6r\u00fc\u015f, n\u00f6tronun, pozitronun, d\u00f6teronun ve giderek k\u00fc\u00e7\u00fclen k\u0131sa \u00f6m\u00fcrl\u00fc varolu\u015flar\u0131yla daha da ufalan bir par\u00e7ac\u0131klar y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131n \u2013n\u00f6trinolar, pi-mesonlar, m\u00fc-mesonlar, k-mesonlar ve di\u011ferleri\u2013 ke\u015ffedilmesiyle tuzla buz edildi. Bu par\u00e7ac\u0131klardan baz\u0131lar\u0131n\u0131n ya\u015fam s\u00fcresi o kadar k\u00fc\u00e7\u00fckt\u00fc ki \u2013bir saniyenin milyarda biri kadar\u2013 \u201cz\u0131mni par\u00e7ac\u0131klar\u201d olarak tan\u0131mlanm\u0131\u015flard\u0131; bunlar kuantum \u00e7a\u011f\u0131ndan \u00f6nce kesinlikle tasavvur edilemez \u015feylerdi.<\/p>\n<p>Tauon, yaln\u0131zca bir saniyenin trilyonda biri kadar bir s\u00fcre boyunca varolur ve ard\u0131ndan \u00f6nce bir m\u00fcona ve sonra da bir elektrona bozunur. Y\u00fcks\u00fcz pion daha da ge\u00e7icidir, saniyenin katrilyonda birinden daha k\u0131sa bir s\u00fcre boyunca varolur ve ard\u0131ndan bir \u00e7ift gama \u0131\u015f\u0131n\u0131 olu\u015fturmak \u00fczere yok olur. Ne var ki bu gama \u0131\u015f\u0131nlar\u0131, bir mikrosaniyenin y\u00fczde biri kadarl\u0131k bir \u00f6mr\u00fc olan di\u011ferleriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda olgunla\u015f\u0131p ihtiyarlayacak kadar ya\u015farlar. Baz\u0131lar\u0131, y\u00fcks\u00fcz sigma par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131 gibi, bir saniyenin y\u00fcz trilyonda biri kadarl\u0131k bir s\u00fcreden sonra bozunurlar. 1960\u2019larda, bu bile, varolduklar\u0131 ancak bozunma \u00fcr\u00fcnlerini a\u00e7\u0131klama zorunlulu\u011fundan yola \u00e7\u0131karak tan\u0131mlanabilecek kadar ge\u00e7ici par\u00e7ac\u0131klar\u0131n ke\u015ffiyle geride b\u0131rak\u0131ld\u0131. Rezonans par\u00e7ac\u0131klar\u0131 olarak bilen bu par\u00e7ac\u0131klar\u0131n yar\u0131-\u00f6m\u00fcrleri bir saniyenin birka\u00e7 trilyonda biri kadar bir zaman aral\u0131\u011f\u0131ndad\u0131r. Ama bu bile hik\u00e2yenin sonu de\u011fildi.<\/p>\n<p>Daha sonralar\u0131 y\u00fcz elliden fazla yeni par\u00e7ac\u0131k ke\u015ffedildi ve bunlar hadronlar olarak adland\u0131r\u0131ld\u0131. Durum son derece kar\u0131\u015f\u0131k bir hale geliyordu. Amerikal\u0131 fizik\u00e7i Dr. Murray Gell-Mann, atomalt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar\u0131n yap\u0131s\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klama \u00e7abas\u0131 i\u00e7erisinde, bamba\u015fka, \u00e7ok daha elementer par\u00e7ac\u0131klar\u0131, kuarklar\u0131 post\u00fcla etti ve bu par\u00e7ac\u0131klar bir kez daha \u201cmaddenin nihai yap\u0131 ta\u015flar\u0131\u201d olarak m\u00fcjdelendiler. Gell-Mann, alt\u0131 farkl\u0131 tip kuark oldu\u011funu ve bu kuark ailesinin, leptonlar olarak bilinen daha hafif par\u00e7ac\u0131klardan olu\u015fan alt\u0131 \u00fcyeli bir aileyle paralellikler ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 teorile\u015ftirdi. Art\u0131k her maddenin bu on iki par\u00e7ac\u0131ktan olu\u015ftu\u011fu farz ediliyordu. Bug\u00fcne dek bilimin bildi\u011fi bu en temel madde bi\u00e7imleri bile kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fi diyalektik yasas\u0131 gere\u011fince t\u00fcm do\u011fada g\u00f6zlemledi\u011fimiz ayn\u0131 \u00e7eli\u015fik niteliklere sahiptirler. Kuarklar da \u00e7iftler halinde bulunurlar ve pozitif ve negatif y\u00fcke sahiptirler, her ne kadar bu y\u00fckler al\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015f bir \u015fekilde kesirlerle ifade edilseler de.<\/p>\n<p>Deneylerin maddenin bir s\u0131n\u0131r\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermesine ra\u011fmen, bilimciler halen \u201cmaddenin tu\u011flalar\u0131\u201dn\u0131 bo\u015f yere ara\u015ft\u0131rmakta \u0131srar ediyorlar. Bu tip ifadelerin, gazetecilerin ve kendi rekl\u00e2mlar\u0131n\u0131 yapmak i\u00e7in yan\u0131p tutu\u015fan baz\u0131 bilimcilerin sansasyonel uydurmalar\u0131 oldu\u011fu do\u011frudur, ama daha da k\u00fc\u00e7\u00fck ve elementer par\u00e7ac\u0131klar i\u00e7in yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalar ku\u015fku yok ki do\u011fan\u0131n i\u015fleyi\u015fine dair bilgi da\u011farc\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 derinle\u015ftirmeye hizmet eden iyi niyetli bilimsel faaliyetlerdir. Bununla birlikte, insan kesinlikle \u015fu izlenimi ediniyor; en az\u0131ndan bu adamlar\u0131n baz\u0131lar\u0131, bir \u00e7e\u015fit nihai ger\u00e7eklik d\u00fczeyine ula\u015fman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa, bu d\u00fczeyin \u00f6tesinde, hi\u00e7 de\u011filse atomalt\u0131 d\u00fczeyde, art\u0131k ke\u015ffedilecek hi\u00e7bir \u015feyin kalmad\u0131\u011f\u0131na ger\u00e7ekten de inanmaktalar.<\/p>\n<p>Kuark\u0131n, her maddeyi olu\u015fturdu\u011fu s\u00f6ylenen on iki atomalt\u0131 \u201cyap\u0131 ta\u015f\u0131\u201dn\u0131n sonuncusu oldu\u011fu varsay\u0131l\u0131yor. \u201cHeyecan verici olan \u015fey \u015fu ki, bu, bildi\u011fimiz \u015fekliyle ve kozmoloji ve par\u00e7ac\u0131k fizi\u011finin Standart Modelinde \u00f6ng\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, maddenin son par\u00e7as\u0131d\u0131r, Dr. David Schramm \u00abyap bozun son par\u00e7as\u0131d\u0131r bu\u00bb a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 yap\u0131yor.\u201d[4] Yani kuark \u201cnihai par\u00e7ac\u0131k\u201dt\u0131r. Temel ve yap\u0131s\u0131z oldu\u011fu iddia edilir. Ama benzer iddialar ge\u00e7mi\u015fte de \u00f6nce atom i\u00e7in, sonra proton i\u00e7in, vs. dile getirilmi\u015fti. Ve ayn\u0131 \u015fekilde, gelecekte \u00e7ok daha \u201ctemel\u201d madde bi\u00e7imlerinin ke\u015ffedilece\u011fini b\u00fcy\u00fck bir \u00f6zg\u00fcvenle \u00f6ng\u00f6rebiliriz. Bug\u00fcnk\u00fc bilgimizin ve bug\u00fcnk\u00fc teknolojinin kuarklar\u0131n sahip olduklar\u0131 \u015feyleri belirlememize izin vermemesi olgusu, bize onlar\u0131n belli bir yap\u0131ya sahip olmad\u0131klar\u0131n\u0131 iddia edebilme hakk\u0131 vermez. Kuarklar\u0131n \u00f6zellikleri h\u00e2l\u00e2 incelenmeyi bekliyor, ve maddenin sonsuz \u00f6zelliklerinin daha da derin bir sondaj\u0131na giden yolu i\u015faret eden, bu analizin ba\u015far\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 varsaymak i\u00e7in hi\u00e7bir neden yoktur. Bilimin her daim ilerleme yolu bu olmu\u015ftur. Bilgiye bir ku\u015fak taraf\u0131ndan dikilen s\u00f6z\u00fcmona a\u015f\u0131lmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131z engeller, bir sonraki ku\u015fak taraf\u0131ndan yerle bir edilir ve as\u0131rlar boyu bu b\u00f6yle devam eder. Ge\u00e7mi\u015f deneyimlerin t\u00fcm\u00fc bizlere, insan\u0131n bilgisinin bu diyalektik ilerleyi\u015f s\u00fcrecinin evrenin kendisi kadar sonsuz oldu\u011funa inanmam\u0131z i\u00e7in her t\u00fcrl\u00fc nedeni sunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>* Sis odas\u0131: Tozdan ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f hava ve buhardan olu\u015fan ve bilimcilerin gaz iyonlar\u0131n\u0131n davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemlemesine yarayan kapal\u0131 bir kap. (\u00e7.n.)<\/p>\n<p>[1] B. Hoffmann, The Strange Story of the Quantum, s.147.<br \/>[2] Engels, The Dialectics of Nature, s.92. [Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi, s.81]<br \/>[3] B. Hoffmann, The Strange Story of the Quantum, s.194-5.<br \/>[4] Financial Times, 1\/4\/94, vurgu bizim.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130ki bin y\u0131l \u00f6nce, \u00d6klid geometrisinin evrenin yasalar\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kapsad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrd\u00fc. S\u00f6ylenecek daha fazla bir \u015fey yoktu. Her d\u00f6nemin yan\u0131lsamas\u0131d\u0131r bu. Newton\u2019un \u00f6l\u00fcm\u00fcnden epey sonra, bilimciler onun do\u011fa yasalar\u0131 hakk\u0131nda son s\u00f6z\u00fc s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Laplace, yaln\u0131zca bir evrenin bulundu\u011fundan ve onun da t\u00fcm yasalar\u0131n\u0131 ke\u015ffetme bahtiyarl\u0131\u011f\u0131na Newton\u2019un eri\u015fti\u011finden yak\u0131n\u0131yordu. Newton\u2019a ait \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n par\u00e7ac\u0131k teorisi, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[56],"tags":[],"class_list":{"0":"post-465","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-kuantum"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim - Kuantum - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim - Kuantum\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u0130ki bin y\u0131l \u00f6nce, \u00d6klid geometrisinin evrenin yasalar\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kapsad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrd\u00fc. S\u00f6ylenecek daha fazla bir \u015fey yoktu. Her d\u00f6nemin yan\u0131lsamas\u0131d\u0131r bu. Newton\u2019un \u00f6l\u00fcm\u00fcnden epey sonra, bilimciler onun do\u011fa yasalar\u0131 hakk\u0131nda son s\u00f6z\u00fc s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Laplace, yaln\u0131zca bir evrenin bulundu\u011fundan ve onun da t\u00fcm yasalar\u0131n\u0131 ke\u015ffetme bahtiyarl\u0131\u011f\u0131na Newton\u2019un eri\u015fti\u011finden yak\u0131n\u0131yordu. Newton\u2019a ait \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n par\u00e7ac\u0131k teorisi, [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-03-14T09:55:44+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"23 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim &#8211; Kuantum\",\"datePublished\":\"2009-03-14T09:55:44+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/\"},\"wordCount\":4611,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Kuantum\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/\",\"name\":\"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim - Kuantum - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2009-03-14T09:55:44+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim &#8211; Kuantum\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim - Kuantum - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim - Kuantum","og_description":"\u0130ki bin y\u0131l \u00f6nce, \u00d6klid geometrisinin evrenin yasalar\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kapsad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrd\u00fc. S\u00f6ylenecek daha fazla bir \u015fey yoktu. Her d\u00f6nemin yan\u0131lsamas\u0131d\u0131r bu. Newton\u2019un \u00f6l\u00fcm\u00fcnden epey sonra, bilimciler onun do\u011fa yasalar\u0131 hakk\u0131nda son s\u00f6z\u00fc s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Laplace, yaln\u0131zca bir evrenin bulundu\u011fundan ve onun da t\u00fcm yasalar\u0131n\u0131 ke\u015ffetme bahtiyarl\u0131\u011f\u0131na Newton\u2019un eri\u015fti\u011finden yak\u0131n\u0131yordu. Newton\u2019a ait \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n par\u00e7ac\u0131k teorisi, [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-03-14T09:55:44+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"23 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim &#8211; Kuantum","datePublished":"2009-03-14T09:55:44+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/"},"wordCount":4611,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Kuantum"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/","name":"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim - Kuantum - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2009-03-14T09:55:44+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/03\/14\/sanmayin-ki-bilimciler-bu-yeni-fikirleri-sevinc-cigliklariyla-kabul-ettiler-fizikte-devrim-kuantum\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Sanmay\u0131n ki, bilimciler bu yeni fikirleri sevin\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla kabul ettiler | Fizikte Devrim &#8211; Kuantum"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/465","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=465"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/465\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=465"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=465"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=465"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}