{"id":4670,"date":"2010-08-16T11:17:34","date_gmt":"2010-08-16T08:17:34","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/"},"modified":"2010-08-16T11:17:34","modified_gmt":"2010-08-16T08:17:34","slug":"kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/","title":{"rendered":"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left; border: 0;\" \/>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi terimi yan\u0131lm\u0131yorsam ilk defa 1947&#8217;de, Amsterdam&#8217;da Horkheimer&#8217;la birlikte yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z Ayd\u0131nlanman\u0131n Diyalekti\u011fi&#8217;nde kullan\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>M\u00fcsveddelerde \u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d terimini kullanm\u0131\u015ft\u0131k. Fakat daha sonra, yanda\u015flar\u0131n\u0131n i\u015fine gelecek yorumlar\u0131 d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmak amac\u0131yla kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc yerine \u201ck\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi\u201d terimini kullanmay\u0131 uygun bulduk; ne de olsa onun, kitlelerden kendili\u011finden \u00e7\u0131kan bir k\u00fclt\u00fcr sorunu oldu\u011funu ortaya atabilirler, onu pop\u00fcler sanat\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f formu sayabilirlerdi ki bu ikincisinin k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinden kesin olarak ay\u0131rt edilmesi gerekir. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi eski olanla tan\u0131d\u0131k olan\u0131 yeni bir nitelikte birle\u015ftirir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Kitlelerin t\u00fcketimine g\u00f6re d\u00fczenlenen ve b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde o t\u00fcketimin yap\u0131s\u0131n\u0131 belirleyen \u00fcr\u00fcnler, t\u00fcm sekt\u00f6rlerde az \u00e7ok bir plana g\u00f6re \u00fcretilir. T\u00fcm sekt\u00f6rler yap\u0131sal olarak benzerdir ya da en az\u0131ndan birbirinin a\u00e7\u0131klar\u0131n\u0131 kapatarak, neredeyse tamamen gediksiz bir sistem olu\u015ftururlar. Bunu olanakl\u0131 k\u0131lan sadece \u00e7a\u011fda\u015f teknik olanaklar de\u011fil, ayn\u0131 zamanda ekonomik ve y\u00f6netsel yo\u011funla\u015fmad\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi kas\u0131tl\u0131 olarak t\u00fcketicileri kendisine uydurur.<\/p>\n<p>Biny\u0131llard\u0131r ayr\u0131 duran y\u00fcksek ve d\u00fc\u015f\u00fck sanat d\u00fczeylerini, her ikisinin de zarar\u0131na bir araya gelmeye zorlar. Y\u00fcksek sanat\u0131n \u00f6nemi, yarar\u0131 konusundaki spek\u00fclasyonlarla yok edilirken, d\u00fc\u015f\u00fck sanat\u0131n \u00f6nemi de, (toplumsal denetim kusursuz olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece) i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 isyanc\u0131 direni\u015f \u00f6zelli\u011fine dayat\u0131lan medeni s\u0131n\u0131rlamalarla yok edilmektedir. B\u00f6ylece, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi y\u00f6neltilmi\u015f oldu\u011fu milyonlar\u0131n bilincini ve bilin\u00e7alt\u0131n\u0131 y\u00f6nlendiriyor olmas\u0131na ra\u011fmen, kitleler birincil de\u011fil, ikincil role d\u00fc\u015ferler ve hesaplanabilir nesneler, makinenin tali par\u00e7alar\u0131 olurlar. T\u00fcketici, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin bizi ikna etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 gibi h\u00fckmedici ya da \u00f6zne de\u011fil, aksine nesnedir. \u00d6zellikle k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi i\u00e7in bi\u00e7imlendirilmi\u015f olan kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131 terimi, vurguyu nispeten zarars\u0131z bir alana kayd\u0131rmakta \u00e7ok i\u015fe yaram\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ekte ne \u00f6ncelikle kitlelerle, ne de ileti\u015fim tekniklerinin geli\u015fimiyle bir ilgisi vard\u0131r, aksine onlar\u0131 dolduran ruhla, sahiplerinin sesiyle ili\u015fkilidir. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi kitlelerle ili\u015fkisini k\u00f6t\u00fcye kullanarak, verili ve de\u011fi\u015fmez say\u0131lan bir zihniyeti \u00e7o\u011faltmaya ve g\u00fc\u00e7lendirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Her ne kadar k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi kitlelere uyum sa\u011flamadan varolamayacak olsa da, kitleler onun \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc de\u011fil ideolojisidir.<\/p>\n<p>Brecht ve Suhrkamp&#8217;\u0131n otuz y\u0131l \u00f6nce ifade etti\u011fi gibi, end\u00fcstrinin k\u00fclt\u00fcrel mallar\u0131, \u00f6zg\u00fcl i\u00e7erikleri ve yap\u0131lar\u0131ndaki uyuma g\u00f6re de\u011fil, piyasada ger\u00e7ekle\u015fen de\u011ferlerine g\u00f6re y\u00f6netilir. T\u00fcm k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi prati\u011fi, k\u00e2r g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fc dolays\u0131z olarak k\u00fclt\u00fcrel formlara aktar\u0131r. Bu k\u00fclt\u00fcrel formlar piyasaya s\u00fcr\u00fclen mallar olarak yarat\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n ge\u00e7imini sa\u011flamaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131ndan beri zaten bu niteli\u011fe k\u0131smen sahipti. Fakat o s\u0131rada k\u00e2r aray\u0131\u015f\u0131 dolayl\u0131yd\u0131, sanat eserinin ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00f6z\u00fcn\u00fcn \u00f6tesindeydi. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinde yeni olan, en tipik \u00fcr\u00fcnlerindeki kesin ve iyi hesaplanm\u0131\u015f faydan\u0131n dolays\u0131z ve saklanmayan \u00f6nceli\u011fidir. Asla ve asla b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bask\u0131n \u00e7\u0131kamayan ve daima \u00e7e\u015fitli etkilerle bi\u00e7imlenen sanat eserinin \u00f6zerkli\u011fi, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi taraf\u0131ndan, denetim mekanizmas\u0131n\u0131n iradesi dahilinde ya da d\u0131\u015f\u0131nda, bilin\u00e7li bir bi\u00e7imde ortadan kald\u0131r\u0131l\u0131r. Bu anlamda denetim mekanizmas\u0131 sadece iktidar\u0131 ellerinde bulunduranlar\u0131 de\u011fil, verilen talimatlar\u0131 yerine getirenleri de kapsar. Ekonomik terimlerle konu\u015facak olursak, bu g\u00fcruh ekonomik anlamda en geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerde sermaye i\u00e7in yeni olanaklar\u0131n aray\u0131\u015f\u0131 i\u00e7indedir.<\/p>\n<p>Eski olanaklar, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisini her yerde haz\u0131r ve naz\u0131r bir fenomen olarak m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan yo\u011funla\u015fma s\u00fcrecinin sonucunda gittik\u00e7e daha g\u00fcvenilmez bir hale gelmi\u015ftir. Ger\u00e7ek anlamda k\u00fclt\u00fcr, yaln\u0131zca kendisini insanlara uydurmakla kalm\u0131yor, bunu yaparken ayn\u0131 anda i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 ta\u015fla\u015fm\u0131\u015f ili\u015fkilere bir kar\u015f\u0131 koyu\u015fla onlar\u0131 onurland\u0131r\u0131yordu.<\/p>\n<p>Oysa bug\u00fcn, k\u00fclt\u00fcr bu ta\u015fla\u015fm\u0131\u015f ili\u015fkilerin i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcnm\u00fc\u015f ve onlarla b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f oldu\u011fundan, insanl\u0131k onurunu bir kez daha yitirmi\u015ftir; k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin tipik k\u00fclt\u00fcrel varl\u0131klar\u0131 art\u0131k di\u011fer niteliklerinin yan\u0131nda mal niteli\u011fini ta\u015f\u0131maz, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle mala d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu niceliksel de\u011fi\u015fim o kadar etkilidir ki yepyeni bir fenomen ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7ta, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin, k\u00f6keninde yatan k\u00e2r g\u00fcd\u00fcs\u00fc ideolojisini d\u00f6rt bir yana sa\u00e7mas\u0131na bile gerek kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Bizzat k\u00e2r g\u00fcd\u00fcs\u00fc onun ideolojisinin nesnesi haline gelmi\u015f ve her ko\u015fulda yerine getirilmesi gereken, k\u00fclt\u00fcrel mallar\u0131n sat\u0131lma zorunlulu\u011fundan bile ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi birer birer \u015firketlerden ya da sat\u0131labilir nesnelerden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak halkla ili\u015fkilere, kendi ba\u015f\u0131na \u201citibar\u201d \u00fcretimine y\u00f6nelmi\u015ftir. B\u00f6ylelikle ortaya de facto bir uzla\u015fma, t\u00fcm d\u00fcnya i\u00e7in \u00fcretilen reklamlar \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin her \u00fcr\u00fcn\u00fc kendi kendisinin reklam\u0131 haline gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Yine de, edebiyat\u0131n bir mala d\u00f6n\u00fc\u015fme s\u00fcrecine damgas\u0131n\u0131 vuran karakteristikler korunmaktad\u0131r. Her \u015feyden \u00f6nce, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin bir ontolojisi, \u00f6rne\u011fin onyedinci y\u00fczy\u0131l sonu ve onsekizinci y\u00fczy\u0131l ba\u015f\u0131 ticari \u0130ngiliz romanlar\u0131ndan kolayca \u00e7\u0131kar\u0131labilecek tutucu nitelikte temel kategorilerden olu\u015fan bir yap\u0131s\u0131 vard\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinde ilerleme olarak g\u00f6sterilen, s\u00fcrekli yeni diye y\u00fcceltilen her \u015fey, ba\u015fs\u0131z-sonsuz bir ayn\u0131l\u0131\u011f\u0131 gizlemektedir; bu ba\u011flamda de\u011fi\u015fimler, k\u00fclt\u00fcre ilk egemen oldu\u011fu g\u00fcnden beri k\u00e2r g\u00fcd\u00fcs\u00fc ne kadar de\u011fi\u015ftiyse o kadar de\u011fi\u015fmi\u015f olan bir iskeleti maskelemektedir.<\/p>\n<p>Bu nedenle, \u201cend\u00fcstri\u201d teriminin ilk anlam\u0131nda al\u0131nmamas\u0131 yerinde olur. Bu terim do\u011frudan do\u011fruya \u00fcretim s\u00fcrecini de\u011fil, k\u00fclt\u00fcrel mal\u0131n standardizasyonunu \u2013her sinema seyircisinin a\u015fina oldu\u011fu Western filmlerinde oldu\u011fu gibi\u2013 ve da\u011f\u0131t\u0131m tekniklerinin rasyonelle\u015ftirilmesini anlatmak amac\u0131yla kullan\u0131lmaktad\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin ana sekt\u00f6r\u00fc olan sinemada \u00fcretim s\u00fcreci, geni\u015f bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcndeki, makine kullan\u0131m\u0131 ve \u2013k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi i\u00e7inde aktif olan sanat\u00e7\u0131larla onu y\u00f6netenler aras\u0131ndaki uzun s\u00fcreli \u00e7at\u0131\u015fmada ifadesini bulan\u2013 emek\u00e7ilerin \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131ndan ayr\u0131lmas\u0131 vb teknik i\u015fleyi\u015f tarzlar\u0131n\u0131 an\u0131msatsa da bireysel \u00fcretim formlar\u0131 yine de korunmaktad\u0131r. Her \u00fcr\u00fcn bireysel bir hava ta\u015f\u0131r, bireyselli\u011fin kendisi, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u015feyle\u015ftirilerek sunulan nesnenin dolays\u0131zl\u0131ktan ve hayattan ka\u00e7\u0131p saklan\u0131lacak bir s\u0131\u011f\u0131nak oldu\u011funa dair bir yan\u0131lsama yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, ideolojinin g\u00fc\u00e7lendirilmesine yarar.<\/p>\n<p>Her zaman oldu\u011fu gibi bug\u00fcn de, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ki\u015filerin \u201chizmetindedir\u201d, sermayenin gerileyen dola\u015f\u0131m s\u00fcre\u00e7lerine ve varl\u0131k sebebi olan ticarete yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korur. \u0130deolojisi her \u015feyden \u00e7ok bireysel sanattan ve onun ticari s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcnden \u00f6d\u00fcn\u00e7 al\u0131nm\u0131\u015f y\u0131ld\u0131z sistemine dayan\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin i\u015fleyi\u015f y\u00f6ntemleri ve i\u00e7eri\u011fi insani olmaktan ne kadar uzakla\u015f\u0131rsa, o kadar gayretli ve ba\u015far\u0131l\u0131 bir \u015fekilde, s\u00f6zde y\u00fcce ki\u015filikleri yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131r ve ba\u015far\u0131yla i\u015fg\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu terim teknolojik rasyonelle\u015ftirmeyle akt\u00fcel anlamda \u00fcretilen herhangi bir \u015fey olarak de\u011fil, daha \u00e7ok sosyolojik anlamda, herhangi bir \u015fey \u00fcretilmedi\u011fi zaman dahi \u2013b\u00fcro i\u015flerinin rasyonelle\u015ftirilmesi gibi\u2013 end\u00fcstriyel \u00f6rg\u00fctlenme formlar\u0131n\u0131n ortakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 anlam\u0131nda end\u00fcstriyeldir. Yine bu anlamda, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin yanl\u0131\u015f yat\u0131r\u0131mlar\u0131 hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r miktardad\u0131r ve yeni tekniklerin geli\u015ftirilmesiyle modas\u0131 ge\u00e7en sekt\u00f6rler krize girer, fakat bu yeni teknikler nadiren iyiye do\u011fru de\u011fi\u015fimler getirir.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisindeki teknik kavram\u0131, sanat eserlerindeki teknikle sadece ad bak\u0131m\u0131ndan benze\u015fir. Sanat eserlerinde teknik, bizzat nesnenin i\u00e7 \u00f6rg\u00fctlenmesi, \u00f6zg\u00fcn i\u00e7sel mant\u0131\u011f\u0131yla \u00f6rg\u00fctlenmesiyle ilgilidir. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisindeki teknik ise tam aksine, ba\u015flang\u0131\u00e7tan itibaren da\u011f\u0131t\u0131m ve mekanik yeniden \u00fcretimle ilgilidir ve bu y\u00fczden daima nesnesine d\u0131\u015fsal kal\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi, \u00fcr\u00fcnlerinde i\u00e7erilen tekniklerin potansiyellerinden \u00f6zenle kendini korudu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde ideolojik destek bulabilir.<\/p>\n<p>Mallar\u0131n maddi \u00fcretiminde uygulanan a\u015f\u0131r\u0131 sanatsal teknikten bir parazit gibi faydalanarak ya\u015far ve bunu yaparken i\u015flevselli\u011fi taraf\u0131ndan ima edilen i\u00e7sel sanatsal b\u00fct\u00fcne kar\u015f\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ihmal eder, estetik \u00f6zerkli\u011fin gerektirdi\u011fi bi\u00e7imsel yasalar\u0131 umursamaz. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin fizyonomisi bir yanda verimlili\u011fi artt\u0131r\u0131c\u0131, fotografik kat\u0131l\u0131k ve kesinli\u011fin bir kar\u0131\u015f\u0131m\u0131ndan, \u00f6te yanda bireysel kal\u0131nt\u0131lar ve yine rasyonelle\u015ftirilip uyumlu k\u0131l\u0131nan romantizmden olu\u015fur.<\/p>\n<p>Benjamin&#8217;in geleneksel sanat eserini aura kavram\u0131yla yani var olmayan bir \u015feyin varl\u0131\u011f\u0131yla g\u00f6sterme anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kabul edersek, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisini aura kavram\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na bir \u015fey koymamas\u0131, onun yerine \u00e7\u00fcr\u00fcmekte olan aura&#8217;y\u0131 yo\u011fun bir sis olarak korumas\u0131yla tan\u0131mlayabiliriz. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi bu \u015fekilde kendi ideolojik su\u00e7lar\u0131n\u0131 ele verir.<\/p>\n<p>Yak\u0131n ge\u00e7mi\u015fte k\u00fclt\u00fcr ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131 ve sosyologlar aras\u0131nda k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmesine kar\u015f\u0131 uyar\u0131larda bulunma ve t\u00fcketici bilincinin geli\u015fimindeki b\u00fcy\u00fck \u00f6nemine i\u015faret etme al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 peyda oldu. Ger\u00e7ekten de, k\u00fclt\u00fcrel se\u00e7kincili\u011fe ka\u00e7mamak, bu kavram\u0131 ciddiye almak gerekiyor. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde egemen olan anlay\u0131\u015f\u0131n bir u\u011fra\u011f\u0131 olarak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n kafas\u0131na doldurdu\u011fu \u015feyleri \u015f\u00fcpheyle kar\u015f\u0131lay\u0131p onun etkisini g\u00f6rmezden gelmek nahiflik olacakt\u0131r. Ama yine de, onu ciddiye almam\u0131z yolundaki uyar\u0131da aldat\u0131c\u0131 bir par\u0131lt\u0131 vard\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin niteli\u011fi konusunda sorunlar ortaya atmak, do\u011frulu\u011fu ya da yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131ndan bahsetmek, \u00fcr\u00fcnlerinin estetik d\u00fczeyini sorgulamak gibi giri\u015fimler, toplumsal rol\u00fc nedeniyle engellenmekte ya da en az\u0131ndan bu s\u00f6zde ileti\u015fim sosyologlar\u0131 taraf\u0131ndan d\u0131\u015flanmaktad\u0131r. Yap\u0131lan ele\u015ftiriler k\u00fcstah\u00e7a bir anla\u015f\u0131lmazl\u0131\u011fa s\u0131\u011f\u0131nmakla su\u00e7lanmaktad\u0131r. A\u011f\u0131r a\u011f\u0131r, sezdirmeden artmakta olan \u00f6nemin ikili do\u011fas\u0131na dikkat \u00e7ekmek ilk yap\u0131lacak i\u015f olmal\u0131d\u0131r. Say\u0131s\u0131z insan\u0131n hayat\u0131na temas etse bile, bir \u015feyin i\u015flevi onun tikel niteli\u011finin garantisi de\u011fildir. Esteti\u011fin kendisiyle esteti\u011fin art\u0131k ileti\u015fimsel y\u00f6nlerini geli\u015fig\u00fczel kar\u0131\u015ft\u0131rmak, toplumsal bir fenomen olarak sanat\u0131, s\u00f6zde sanatsal z\u00fcppeli\u011fin kar\u015f\u0131s\u0131nda hakl\u0131 bir konuma de\u011fil, zararl\u0131 toplumsal sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli savunma yollar\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin kitlelerin ruhsal yap\u0131s\u0131ndaki \u00f6nemli rol\u00fc, hi\u00e7 de\u011filse kendini pragmatik g\u00f6ren bir bilim taraf\u0131ndan, onun nesnel me\u015frulu\u011fu ve \u00f6zsel nitelikleri \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesini gereksiz k\u0131lmaz. Tersine, tam da bu nedenle onlar \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnmek zorunludur.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisini sorgulanmam\u0131\u015f rol\u00fc \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde ciddiye almak, onu alabildi\u011fine ciddiye almak ve tekelci karakterini g\u00f6zard\u0131 etme korkakl\u0131\u011f\u0131na d\u00fc\u015fmemek demektir.<br \/>Bu fenomenle uzla\u015fma ve hem \u00e7ekincelerini belirtme, hem de onun g\u00fcc\u00fcne olan sayg\u0131lar\u0131n\u0131 ifade edecek genel bir form\u00fcl bulma derdinde olan bu ayd\u0131nlar, kendilerine zorla att\u0131r\u0131lan geri ad\u0131mlardan yeni bir yirminci y\u00fczy\u0131l miti yaratmay\u0131 hen\u00fcz ba\u015faramam\u0131\u015flarsa bile, yaz\u0131lar\u0131nda ironik bir ho\u015fg\u00f6r\u00fcn\u00fcn egemen oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ne de olsa herkes biliyor bu ayd\u0131nlar\u0131n hangi cep romanlar\u0131n\u0131, basmakal\u0131p filmleri, dizi halinde yay\u0131mlanan, ailelere y\u00f6nelik televizyon programlar\u0131n\u0131, her derde bir \u00e7are k\u00f6\u015felerini ve fal s\u00fctunlar\u0131n\u0131 savunduklar\u0131n\u0131.<\/p>\n<p>Onlara g\u00f6re t\u00fcm bunlar zarars\u0131zd\u0131r ve her ne kadar yarat\u0131lm\u0131\u015f da olsa bir talebe kar\u015f\u0131l\u0131k verdikleri i\u00e7in demokratik bile say\u0131l\u0131rlar. Ayn\u0131 zamanda insanlara t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc faydas\u0131 oldu\u011funa, mesela bilginin, hayat derslerinin, gerilimi azalt\u0131c\u0131 davran\u0131\u015f bi\u00e7imlerinin yay\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131na da dikkat \u00e7ekerler. Ama halk\u0131n nas\u0131l politik anlamda g\u00fcd\u00fcml\u00fc bir bi\u00e7imde bilgilendi\u011fini ara\u015ft\u0131ran her sosyolojik ara\u015ft\u0131rman\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi gibi, yay\u0131lan bilgi s\u0131n\u0131rl\u0131 ve vasatt\u0131r. \u00dcstelik k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin verdi\u011fi malzemeden \u00e7\u0131kar\u0131lacak dersler mant\u0131ks\u0131z, banal ya da k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe y\u00f6nelticidir ve davran\u0131\u015f modelleri de utanmazl\u0131k derecesinde uygitsincidir.<\/p>\n<p>Bu k\u00f6le ruhlu ayd\u0131nlarla k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi aras\u0131ndaki ili\u015fkide g\u00f6r\u00fclen ikili ironi sadece onlara \u00f6zg\u00fc de\u011fildir. T\u00fcketicinin bilinci de k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi taraf\u0131ndan sat\u0131lan e\u011flence re\u00e7eteleriyle, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin faydalar\u0131 konusunda pek de sakl\u0131 gizli olmayan bir \u015f\u00fcphe aras\u0131nda ikiye b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f durumdad\u0131r. \u0130nsanlar sadece deyi\u015fteki gibi tongaya basmakla kalmaz, en k\u00fc\u00e7\u00fck bir mutluluk vaadinde dahi, alt\u0131nda yatan\u0131 g\u00f6rebilecekleri bir aldanmay\u0131 arzularlar. Adeta kendilerinden nefret ederek, g\u00f6z kapaklar\u0131n\u0131 kapanmaya, seslerini onaylamaya zorlarlar, ne i\u00e7in \u00fcretildi\u011finin eksiksiz bir bilgisiyle, haks\u0131zca \u00f6nlerine konan\u0131 al\u0131rlar. Kabul etmeseler de, hi\u00e7bir de\u011fer ta\u015f\u0131mayan tatmin edici mallardan uzak kald\u0131klar\u0131nda hayatlar\u0131n\u0131n iyice \u00e7ekilmez olaca\u011f\u0131n\u0131 hissederler.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin en azimli savunucular\u0131 bug\u00fcn bu end\u00fcstrinin (bizim ku\u015fkusuz ideoloji olarak adland\u0131rabilece\u011fimiz) tutumunu, d\u00fczenleyici bir etken olarak g\u00f6steriyorlar. Kaos i\u00e7inde oldu\u011fu s\u00f6ylenen bir d\u00fcnyada insanlara bir nevi konumlanma \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc vermesi bile tek ba\u015f\u0131na takdire de\u011fer say\u0131l\u0131yor. Oysa savunucular\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin korudu\u011funu hayal etti\u011fi \u015fey, asl\u0131nda onun taraf\u0131ndan tamam\u0131yla yok ediliyor. \u0130nsanlar\u0131n birbirine yak\u0131nla\u015ft\u0131\u011f\u0131 meyhaneler ve kahvehaneler renkli film taraf\u0131ndan bombalardan daha kesin bir bi\u00e7imde yerle bir ediliyor, film imago&#8217;sunu yok ediyor. Filmlerin konu edinip i\u015fledi\u011fi hi\u00e7bir yurt, \u00fczerinde yeti\u015fen emsalsiz karakteri birbirinin yerine ge\u00e7ebilir bir ayn\u0131l\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren filmler kar\u015f\u0131s\u0131nda, yurt olarak kalmaya devam edemez.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr tan\u0131m\u0131n\u0131 me\u015fru bir bi\u00e7imde elde eden \u015fey, ac\u0131 ve \u00e7eli\u015fkinin ifadesi olarak, iyi ya\u015fam fikri konusunda bir kavray\u0131\u015f\u0131 korumaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin varolan ger\u00e7ekli\u011fi iyi ya\u015fam\u0131n ta kendisi gibi g\u00f6stererek iyi ya\u015fam fikrinin \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rtmek i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131, sanki iyi ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ek \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcym\u00fc\u015f gibi sundu\u011fu, t\u00f6rel ve art\u0131k ba\u011flay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmayan d\u00fczen kategorilerinin, ya da salt varolan\u0131n; k\u00fclt\u00fcr taraf\u0131ndan temsili m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi temsilcilerinin sanatla u\u011fra\u015fmad\u0131klar\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bir tepki vermeleri bile bir ideolojidir ki, sekt\u00f6r\u00fcn ya\u015fam kayna\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayanlar konusundaki sorumluluktan ka\u00e7malar\u0131na yarar. Hi\u00e7bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck, k\u00f6t\u00fcl\u00fck olarak tarif edilmekle d\u00fczeltilememi\u015ftir.<\/p>\n<p>Somut \u00f6zg\u00fcll\u00fck olmadan tek ba\u015f\u0131na d\u00fczene ba\u015fvurmak bo\u015fa k\u00fcrek \u00e7ekmektir; \u00f6te yandan ger\u00e7eklikte ya da bilin\u00e7 kar\u015f\u0131s\u0131nda kendini hi\u00e7bir zaman kan\u0131tlayamayan normlar\u0131n yay\u0131lmas\u0131na ba\u015fvurmak da ayn\u0131 derecede bo\u015ftur. Nesnel ve ba\u011flay\u0131c\u0131 bir d\u00fczen d\u00fc\u015f\u00fcncesi insanlara dayat\u0131lmaktad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlara g\u00f6re \u00e7ok eksiklidir, i\u00e7sel olarak ve insanlar kar\u015f\u0131s\u0131nda kendini kan\u0131tlamad\u0131k\u00e7a hi\u00e7bir iddias\u0131 yoktur. Fakat k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin hi\u00e7bir \u00fcr\u00fcn\u00fc b\u00f6yle bir i\u015fe giri\u015fmez. \u0130nsanlar\u0131n beynine \u00e7akmaya \u00e7abalad\u0131\u011f\u0131 d\u00fczen kavramlar\u0131 daima stat\u00fckonun kavramlar\u0131 olmu\u015ftur. Onlar\u0131 kabul edenlerin g\u00f6z\u00fcnde hi\u00e7bir anlamlar\u0131 kalmasa bile, sorgulanmaz, \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmez, diyalektik olmayan bir \u015fekilde varsay\u0131lm\u0131\u015f olarak kal\u0131rlar.<\/p>\n<p>Kant\u00e7\u0131 buyru\u011fun aksine, k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin kategorik buyru\u011fu art\u0131k \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle hi\u00e7bir ortak yana sahip de\u011fildir. \u015e\u00f6yle der: Neye uyaca\u011f\u0131n\u0131z belirtilmemi\u015f olsa dahi uyacaks\u0131n\u0131z; g\u00fcc\u00fcne ve her an her yerdeli\u011fine bir refleks olarak, herkesin, \u00f6yle ya da b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc \u015feye, \u00f6yle ya da b\u00f6yle varolana uyum sa\u011flayacaks\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin ideolojisi o kadar g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ki bilincin yerini uygitsincilik alm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinden f\u0131\u015fk\u0131ran d\u00fczen hi\u00e7bir zaman oldu\u011funu iddia etti\u011fi \u015feyle ya da insanlar\u0131n ger\u00e7ek \u00e7\u0131karlar\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya konmaz. D\u00fczen kendi ba\u015f\u0131na iyi de\u011fildir. Ancak iyi bir d\u00fczen iyi olabilir. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin bunu bilmezden gelmesi ve d\u00fczeni kendi ba\u015f\u0131na g\u00f6klere \u00e7\u0131karmas\u0131, aktard\u0131\u011f\u0131 mesajlar\u0131n yetersizli\u011fini ve yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 da beraberinde getirir. Kafas\u0131 kar\u0131\u015fm\u0131\u015flara yol g\u00f6sterme iddias\u0131yla onlar\u0131 aldatarak mevcut \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n yerine sahte \u00e7at\u0131\u015fmalar koyar.<\/p>\n<p>Onlar\u0131n \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 sadece g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte, ger\u00e7ek ya\u015famlar\u0131nda \u00e7ok zor uygulanabilecek bi\u00e7imlerde \u00e7\u00f6zer. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin \u00fcr\u00fcnlerinde insanlar ancak zarar g\u00f6rmeden kurtulacaklarsa ba\u015flar\u0131 derde girer ve genelde onlar\u0131 kurtaran da hay\u0131rsever bir kolektifin temsilcileri olur; ondan sonra bo\u015f bir ahenk olu\u015fur, daha ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u00e7\u0131kar\u0131yla taleplerinin uzla\u015fmaz oldu\u011fu anla\u015f\u0131lan \u00e7o\u011funlukla uzla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi bu ama\u00e7la, kavramsal olmayan alanlarda bile form\u00fcller geli\u015ftirmi\u015f ve \u00f6rne\u011fin hafif m\u00fczi\u011fi ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Burada da insan bir karma\u015faya d\u00fc\u015fer, ritmik sorunlar ya\u015far ve bu sorunlar an\u0131nda basit bir temponun zaferiyle \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr gider.<\/p>\n<p>Fakat k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin savunucular\u0131 bile insanlar i\u00e7in nesnel ve as\u0131l olarak yanl\u0131\u015f olan\u0131n, ayn\u0131 zamanda \u00f6znel anlamda iyi ve do\u011fru olamayaca\u011f\u0131 konusunda Platon&#8217;a kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kamazlar. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin uydurmalar\u0131 ne mutlu bir hayat\u0131n, ne de ahlaki sorumlulu\u011fa g\u00f6t\u00fcren yeni bir sanat\u0131n rehberi olabilir, onlar ancak, b\u00fcy\u00fck \u00e7\u0131kar \u00e7evreleri taraf\u0131ndan \u00e7izilen \u00e7izgiden \u00e7\u0131kmamalar\u0131 i\u00e7in insanlara \u00f6\u011f\u00fct vermeye yarayabilir. Yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 uzla\u015fma g\u00f6r\u00fcnmez, \u015feffaf olmayan bir yetkeyi g\u00fc\u00e7lendirir.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi as\u0131l anlam\u0131 ve mant\u0131\u011f\u0131 de\u011fil de faydas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, ger\u00e7eklikteki konumu ve ortada bulunan iddialar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirilecek olursa; dikkatler onun daima ba\u015fvurdu\u011fu fayda konusuna y\u00f6neltilecek olursa, yapaca\u011f\u0131 etkinin potansiyelinin iki kat daha fazla oldu\u011fu anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. Ama bu potansiyel, g\u00fcc\u00fcn yo\u011funla\u015fmas\u0131 sayesinde, \u00e7a\u011fda\u015f toplumun g\u00fc\u00e7s\u00fcz bireylerinin mahk\u00fbm oldu\u011fu tan\u0131t\u0131m ve insan zay\u0131fl\u0131klar\u0131n\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesinde yatar. Bu bireylerin bilinci daha da geriler. Baz\u0131 alayc\u0131 ABD&#8217;li film yap\u0131mc\u0131lar\u0131n\u0131n on bir ya\u015f\u0131ndakileri de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alarak film \u00e7ekmek durumunda olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeleri bir rastlant\u0131 de\u011fil. Ellerinde olsayd\u0131, b\u00f6yle yaparak yeti\u015fkinleri de on bir ya\u015f\u0131na indirmek i\u00e7in canlar\u0131n\u0131 verebilirlerdi.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin tekil bir \u00fcr\u00fcn\u00fcn\u00fcn geriletici etkilerini a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koyan sa\u011flam bir ara\u015ft\u0131rman\u0131n hen\u00fcz yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 do\u011frudur. Ancak, yarat\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyle d\u00fczenlenen bir ara\u015ft\u0131rman\u0131n, sermaye gruplar\u0131n\u0131n rahat\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131racak sonu\u00e7lara ula\u015faca\u011f\u0131na hi\u00e7 ku\u015fku yok. Ne olursa olsun, damlayan suyun zamanla ta\u015f\u0131 delece\u011fini teredd\u00fct etmeden s\u00f6yleyebiliriz, \u00f6zellikle de kitleleri saran k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi sisteminin, sapmalara giderek daha az ho\u015fg\u00f6r\u00fc g\u00f6sterdi\u011fini ve hi\u00e7 durmadan ayn\u0131 davran\u0131\u015f kal\u0131plar\u0131 \u00fczerinden hareket etti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnecek olursak.<\/p>\n<p>Ancak ve ancak bilin\u00e7alt\u0131n\u0131n derinliklerindeki g\u00fcvensizlik, sanatla g\u00f6rg\u00fcl ger\u00e7eklik aras\u0131ndaki fark\u0131n kitlelerin ruhsal do\u011fas\u0131ndaki son kal\u0131nt\u0131s\u0131, neden uzun zamand\u0131r d\u00fcnyay\u0131 k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi taraf\u0131ndan kuruldu\u011fu bi\u00e7imiyle alg\u0131lamad\u0131klar\u0131n\u0131 ve kabullenmediklerini a\u00e7\u0131klayabilir. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin verdi\u011fi mesajlar iddia edildi\u011fi kadar zarars\u0131z olsa bile \u2013ki pek \u00e7ok durumda zararl\u0131 olduklar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r, \u00f6rne\u011fin ayd\u0131nlar\u0131 tipik karakterlerle temsil ederek onlara y\u00f6nelik antipropagandaya katk\u0131 sa\u011flayan filmler\u2013 bu mesajlarla \u00f6ne \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerin zararl\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bir astrolog herhangi bir g\u00fcnde okuyucular\u0131na dikkatli araba kullanmalar\u0131n\u0131 tavsiye ederse, bunun ger\u00e7ekten de kimseye zarar\u0131 olmaz, fakat bunun alt\u0131nda yatan, her g\u00fcn ge\u00e7erli olan ve tam da bu y\u00fczden belli bir g\u00fcnde \u00f6zellikle tekrarlanmas\u0131 aptalca g\u00f6r\u00fcnen bir tavsiyenin do\u011frulanmas\u0131 i\u00e7in y\u0131ld\u0131zlara bakmak gerekti\u011fi gibi sersemletici bir fikir, alabildi\u011fine zararl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n ba\u011f\u0131ml\u0131la\u015fmas\u0131 ve k\u00f6lele\u015fmesi, yani k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin yok edici etkisi, ABD&#8217;de yap\u0131lan bir programda halktan bir ki\u015finin, insanlar \u00fcnl\u00fc karakterleri taklit ederlerse \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z sorunlar\u0131n\u0131n yok olaca\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnden daha iyi bir bi\u00e7imde tarif edilemezdi. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi, ikiy\u00fczl\u00fcce \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ti\u011fi mutluluktan insanlar\u0131 uzakla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in aldat\u0131c\u0131 bir memnuniyet duygusunu devreye sokmakta, d\u00fcnyan\u0131n tam da k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin istedi\u011fi gibi oldu\u011fu fikriyle bir refah havas\u0131 yaratmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin as\u0131l etkisi ayd\u0131nlanma kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131nda kendini g\u00f6stermektedir ve do\u011fa \u00fcst\u00fcndeki gittik\u00e7e artan teknik egemenlik olarak ayd\u0131nlanma, Horkheimer&#8217;la benim daha \u00f6nce de yazd\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, kitleleri aldatma haline gelmekte, bilinci zincire vurma y\u00f6ntemine d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir. Kendi ba\u015flar\u0131na bilin\u00e7li olarak yarg\u0131layan ve karar veren \u00f6zerk, ba\u011f\u0131ms\u0131z bireylerin geli\u015fimi \u00f6n\u00fcnde bir engel olarak durmaktad\u0131r. B\u00f6yle bireyler, g\u00fc\u00e7lenmek ve geli\u015fmek i\u00e7in olgun insanlara ihtiya\u00e7 duyan demokratik toplumun olmazsa olmaz \u00f6nko\u015fuludur.<\/p>\n<p>E\u011fer kitleler s\u0131rf kitlelere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fckleri i\u00e7in hakir g\u00f6r\u00fcl\u00fcyorsa, \u015funu ak\u0131ldan \u00e7\u0131karmamak gerekir ki, onlar\u0131 kitlelere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcp k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcrme, devrin \u00fcretim g\u00fc\u00e7leri ne kadar\u0131na izin veriyorsa o kadar olgunla\u015fmalar\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in, \u00f6zg\u00fcrle\u015fmelerini engelleme konusunda k\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisinin rol\u00fc \u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>\u00c7eviren:B\u00fclent O. Do\u011fan<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi terimi yan\u0131lm\u0131yorsam ilk defa 1947&#8217;de, Amsterdam&#8217;da Horkheimer&#8217;la birlikte yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z Ayd\u0131nlanman\u0131n Diyalekti\u011fi&#8217;nde kullan\u0131ld\u0131. M\u00fcsveddelerde \u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d terimini kullanm\u0131\u015ft\u0131k. Fakat daha sonra, yanda\u015flar\u0131n\u0131n i\u015fine gelecek yorumlar\u0131 d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmak amac\u0131yla kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc yerine \u201ck\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi\u201d terimini kullanmay\u0131 uygun bulduk; ne de olsa onun, kitlelerden kendili\u011finden \u00e7\u0131kan bir k\u00fclt\u00fcr sorunu oldu\u011funu ortaya atabilirler, onu pop\u00fcler sanat\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[103],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4670","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-felsefe-genel"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi terimi yan\u0131lm\u0131yorsam ilk defa 1947&#8217;de, Amsterdam&#8217;da Horkheimer&#8217;la birlikte yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z Ayd\u0131nlanman\u0131n Diyalekti\u011fi&#8217;nde kullan\u0131ld\u0131. M\u00fcsveddelerde \u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d terimini kullanm\u0131\u015ft\u0131k. Fakat daha sonra, yanda\u015flar\u0131n\u0131n i\u015fine gelecek yorumlar\u0131 d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmak amac\u0131yla kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc yerine \u201ck\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi\u201d terimini kullanmay\u0131 uygun bulduk; ne de olsa onun, kitlelerden kendili\u011finden \u00e7\u0131kan bir k\u00fclt\u00fcr sorunu oldu\u011funu ortaya atabilirler, onu pop\u00fcler sanat\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-08-16T08:17:34+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"20 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno\",\"datePublished\":\"2010-08-16T08:17:34+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/\"},\"wordCount\":3930,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg\",\"articleSection\":[\"Felsefe (Genel)\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/\",\"name\":\"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg\",\"datePublished\":\"2010-08-16T08:17:34+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno","og_description":"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi terimi yan\u0131lm\u0131yorsam ilk defa 1947&#8217;de, Amsterdam&#8217;da Horkheimer&#8217;la birlikte yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z Ayd\u0131nlanman\u0131n Diyalekti\u011fi&#8217;nde kullan\u0131ld\u0131. M\u00fcsveddelerde \u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d terimini kullanm\u0131\u015ft\u0131k. Fakat daha sonra, yanda\u015flar\u0131n\u0131n i\u015fine gelecek yorumlar\u0131 d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmak amac\u0131yla kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc yerine \u201ck\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi\u201d terimini kullanmay\u0131 uygun bulduk; ne de olsa onun, kitlelerden kendili\u011finden \u00e7\u0131kan bir k\u00fclt\u00fcr sorunu oldu\u011funu ortaya atabilirler, onu pop\u00fcler sanat\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-08-16T08:17:34+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"20 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno","datePublished":"2010-08-16T08:17:34+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/"},"wordCount":3930,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg","articleSection":["Felsefe (Genel)"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/","name":"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg","datePublished":"2010-08-16T08:17:34+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#primaryimage","url":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg","contentUrl":"http:\/\/upload.wikimedia.org\/wikipedia\/commons\/d\/d9\/Adorno.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/16\/kultur-endustrisi-uzerine-theodor-adorno\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi \u00fczerine | Theodor Adorno"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4670","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4670"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4670\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4670"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4670"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4670"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}