{"id":468,"date":"2010-08-04T01:00:00","date_gmt":"2010-08-03T22:00:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/"},"modified":"2010-08-04T01:00:00","modified_gmt":"2010-08-03T22:00:00","slug":"tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/","title":{"rendered":"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/resimfelsefe.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" \/>Marksist epistemolojinin merkezi problemi, insan bilmesine ait yeterli bir teoriyi ma-teryalist bir d\u00fcnya konseptsiyonu ile uzla\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Marx&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck i\u00e7g\u00f6r\u00fcs\u00fc, b\u00f6yle bir uzla\u015ft\u0131rman\u0131n tarihsel bir materyalizmi (ve dolay\u0131s\u0131yla tarihsel bir epistemolojiyi) ba-\u015farmay\u0131 gerekli k\u0131lmas\u0131yd\u0131. Bu, insan eme\u011fine evrildi\u011finde insan aktivitesinin tarihin g\u00fcd\u00fcleyici g\u00fcc\u00fc haline gelmesinden dolay\u0131 b\u00f6yledir. Bir bireyin eme\u011fi, sosyal ara\u00e7lar\u0131n ve \u00fcretim ili\u015fkilerinin bir par\u00e7as\u0131 olarak varolur, ve bu ili\u015fkiler dura\u011fan de\u011fildir, tersine s\u00fcrekli de\u011fi\u015firler (Ingold, 1983, 1992; Reed, 1991; Woolfson, 1982).\u00d6zg\u00fcl olarak, her \u00fcretim tarz\u0131, tarihsel de\u011fi\u015fmenin yolunu haz\u0131rlayan \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri yeniden \u00fcretti\u011fi kadar da d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren rekabet (competition) tarzlar\u0131n\u0131 somutla\u015ft\u0131r\u0131r (&#8216;s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi&#8217;, bu t\u00fcr tarzlardan sadece biridir).<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Marx&#8217;\u0131n d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131 olan tarih g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve nedenleri, \u015fimdiye kadar geli\u015ftirilmemi\u015f olan epistemolojik projenin gereklili\u011fine delalet eder. Eme\u011fin tarihinin i\u00e7inde ve onunla birlikte evrilen insan bilmesinin tarihsel olarak de\u011fi\u015fen tarzlar\u0131n\u0131 karakterize etmeye u\u011fra\u015fmak gerekli miydi? Bu soruya Engels ve Lenin&#8217;in cevab\u0131 kesin bir &#8216;evet&#8217; idi ve onlar tarihsel materyalist epistemolojileri \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fturma giri\u015fimlerinde bulundular. Bununla beraber, giri\u015fimleri, hakl\u0131 olarak, fazla mekanik tarzda materyalist olmakla ve insan bilmesine ait g\u00f6r\u00fc\u015flerinin yeterlili\u011fini, materyalizme olan ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n suna\u011f\u0131nda kurban etmekle ele\u015ftirildiler.<\/p>\n<div style=\"text-align: justify;\">Son zamanlarda, Timpanaro (1975), Engels&#8217;i bu su\u00e7lamaya kar\u015f\u0131 savunmu\u015f, ve sonradan Ruben (1979) taraf\u0131ndan genel bir materyalizm savunusuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclen bir Lenin savunusu ba\u015flatm\u0131\u015ft\u0131r. G\u00f6r\u00fc\u015flerine kat\u0131l\u0131ns\u0131n (\u00e7ok kere benim yapt\u0131\u011f\u0131m gibi) ya da kat\u0131l\u0131nmas\u0131n, materyalizmin bu savunucular\u0131n\u0131n Marksist epistemolojinin temel problemini \u00f6nemli ve if\u015fa edici bir tarzda ortaya koyduklar\u0131 kabul edilmelidir. Marksizm ya da materyalizmde hangi pozisyon al\u0131n\u0131rsa al\u0131ns\u0131n, Timpanaro ve Ruben&#8217;in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 birlikte bir meydan okumay\u0131 olu\u015fturur: do\u011fa ve tarihin her ikisi i\u00e7in de yeterli olan epistemolojik ilkeleri ortaya koymak. Tarihsel materyalist bir epistemoloji, ne bilmede biyolojik fakt\u00f6rleri k\u00fc\u00e7\u00fcmsemeli ne de k\u00fclt\u00fcr ve tarihin \u00f6nemli ve de\u011fi\u015fken g\u00fc\u00e7leri olan insan olu\u015fun \u00f6zelle\u015fmelerini \u00f6rtbas etmelidir.<\/p>\n<p>Bu b\u00f6l\u00fcm epistemolojik konularla ilgili olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, bu tart\u0131\u015fman\u0131n amac\u0131 p\u00fcr olarak epistemolojik de\u011fildir; tam tersine, ama\u00e7, ba\u015far\u0131l\u0131 bir bili\u015fsel psikolojinin geli\u015fiminin yolunda durdu\u011funa inand\u0131\u011f\u0131m epistemolojik bir bulmacay\u0131 ayd\u0131nlatmakt\u0131r. Modern bili\u015fselcili\u011fin, tam tam\u0131na, Ruben ve Timpanaro&#8217;nun \u00e7eli\u015fkili ve problematik oldu\u011funu g\u00f6sterdi\u011fi epistemolojik iddialara sahip olmaktan zaafiyet ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyorum. Her ne kadar &#8216;bilimsel&#8217; oldu\u011fu varsay\u0131l\u0131yorsa da, modern bili\u015fsel psikolojinin hi\u00e7 de az\u0131msanmayacak bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc ve &#8216;bili\u015fsel bilim&#8217; ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda ifade edilen hemen her \u015fey (bak.: Gardner, 1985, ve Reed, 1986), Lenin&#8217;in probleminin tersinden mustariptir: bili\u015fselcilerin insan bilmesine ait g\u00f6r\u00fc\u015flerinin yeterlili\u011fi idealist bir epistemolojinin suna\u011f\u0131nda kurban edilmi\u015ftir. Bilhassa, bilmenin, zihinsel temsillere sahip olmay\u0131 ve bunlar\u0131n manip\u00fclasyonunu i\u00e7erdi\u011fi \u015feklindeki epistemolojik say\u0131lt\u0131 (daha fazla a\u00e7\u0131klama i\u00e7in bak.: Cummins, 1989; Fodor, 1968; Sterenly, 1990), uygun tarzda materyalist ve tarihsel bir bilme teorisinin \u00f6zg\u00fcr geli\u015fimini engelleyerek (Still ve Costall, 1991), bir t\u00fcr deli g\u00f6mle\u011fi i\u015flevini g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ruben ve Timpanaro&#8217;nun ele\u015ftirisini, hem epistemolojik hem de politik olarak geni\u015fleterek g\u00f6zden ge\u00e7irdikten sonra, tasar\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n (representationalism) bili\u015fsel bilimde yaratt\u0131\u011f\u0131 problemlere geri d\u00f6nece\u011fim.<\/p>\n<p>Meydan Okuyu\u015f I<br \/>Kantiyen Tutars\u0131zl\u0131klar<\/p>\n<p>Ruben, materyalist epistemologlar\u0131n temel problemini \u00e7e\u015fitli \u00f6nermelerin \u00f6z bir analiziyle ortaya koymu\u015ftur. Timpanaro daha diyalektik bir prosed\u00fcr izler, ve bu yolla daha geni\u015f bir konular alan\u0131na temas eder. Ruben&#8217;in analizi ile ba\u015flayaca\u011f\u0131m ve sonra Timpanaro&#8217;nun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131, burada s\u00f6zkonusu edilen problemlerin ne b\u00fcy\u00fck \u00f6neme sahip oldu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7in kullanaca\u011f\u0131m. B\u00f6ylece, tart\u0131\u015f\u0131lan epistemolojik konular\u0131n, onlar\u0131 dar akademik tart\u0131\u015fman\u0131n \u00f6tesine ta\u015f\u0131maya uygun hale getiren \u00f6nemli politik sonu\u00e7lara sahip oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n<p>Ruben (1979), post-Kantiyen epistemolojinin karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131, a\u015fa\u011f\u0131da ifade edildi\u011fi \u00fczere, bir\u00e7ok iddia aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek, azaltmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. Birincisi, Ruben&#8217;in yorum iddias\u0131 (Y\u0130) ad\u0131n\u0131verdi\u011fi \u015feydir. Bu, bir yarg\u0131da bulunmak ya da bilgi iddia etmek i\u00e7in yorumlay\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce aktivitesini zorunlu olarak \u00f6nvarsaymay\u0131 ifade eder. Bu iddia, modern bilim ve felsefenin her ikisinde de yayg\u0131nd\u0131r (Reed, 1982a, 1989). \u00d6rne\u011fin, alg\u0131 \u00e7al\u0131\u015fan \u00f6\u011frencilerin \u00e7o\u011fu, bir nesnenin alg\u0131s\u0131n\u0131n, bu nesneden kaynaklanan duyusal girdilerin yorumland\u0131\u011f\u0131 zihinsel bir s\u00fcrecin sonucu oldu\u011funu ileri s\u00fcrecektir. \u0130lerlemeci dilbilimci ve filozof Chomsky (1980), b\u00fct\u00fcn bir bilgi teorisini, bilmenin, duyusal verilerin kuralla-y\u00f6netilen bir yorumuna e\u015fit oldu\u011fu fikri \u00fczerine kurmu\u015ftur.<br \/>Ruben&#8217;in de ortaya koydu\u011fu gibi, Y\u0130, &#8216;yorumlanmam\u0131\u015f bilinebilir veri olamaz&#8217; iddias\u0131-d\u0131r. Y\u0130&#8217;nin, herhangi bir bilenden ba\u011f\u0131ms\u0131z \u015feylerin varl\u0131\u011f\u0131 ile uyu\u015fmazl\u0131k g\u00f6stermedi\u011fi (felsefede geleneksel antimateryalist pozisyon) belirtilmelidir; bununla beraber, e\u011fer Y\u0130 do\u011fruysa, hatta e\u011fer bu t\u00fcr ba\u011f\u0131ms\u0131z \u015feyler mevcutsa, bunlar bilinemez. Bu, Kant&#8217;\u0131n, (yorumlanm\u0131\u015f) g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri hari\u00e7, &#8216;kendinde \u015feyler&#8217;in bilinemeyece\u011fi arg\u00fcman\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ekte, Ruben&#8217;in de a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi, Kant, \u015feylerin bilenlerden ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ok dikkatli bir bi\u00e7imde ifade etmi\u015ftir; bu da bize Ruben&#8217;in ikinci iddias\u0131n\u0131, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k iddias\u0131n\u0131(B\u0130) verir: &#8216;\u00d6zde d\u00fc\u015f\u00fcnceden ya da b\u00fct\u00fcn yorumlay\u0131c\u0131 zihinsel aktiviteden ba\u011f\u0131ms\u0131z nesneler vard\u0131r.&#8217;<br \/>Ruben, hangi B\u0130 yorumunun izlendi\u011fine bak\u0131lmaks\u0131z\u0131n, B\u0130&#8217;nin Y\u0130 ile uyu\u015fmaz oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. E\u011fer Y\u0130 do\u011fru ise, o zaman B\u0130&#8217;nin do\u011fru oldu\u011fu bilinemez; ve e\u011fer B\u0130&#8217;nin do\u011fru oldu\u011fu bilinirse, o zaman Y\u0130 do\u011fru olamaz. Ruben&#8217;in terminolojisinde, B\u0130&#8217;de ifade edilen realist epistemolojinin, Y\u0130&#8217;de ifade edilen idealizm taraf\u0131ndan alt\u0131 oyulmaktad\u0131r. Feuerbach&#8217;\u0131n da a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi, Kant&#8217;\u0131n tutars\u0131zl\u0131\u011f\u0131 tam tam\u0131na (mekanik materyalist) bir duyumsalc\u0131l\u0131kla bir idealizm bi\u00e7imini (bak.: Lenin, 1908\/1970, s. 235) e\u015fzamanl\u0131 olarak kabul etmeye \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r. Lange (1880, C. 2, s. 158), Materyalizmin Tarihi adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda, materyalizmin bilimin b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc kucaklayamayaca\u011f\u0131n\u0131, bundan dolay\u0131 alg\u0131sal psikoloji biliminin (yani, yukar\u0131da betimlenen ikinci yorum) materyalizmi reddedece\u011fini ileri s\u00fcrerek, bunu daha a\u00e7\u0131k bi\u00e7imde ortaya koymu\u015ftur. Bir tarihsel materyalist i\u00e7in, ne duyumsalc\u0131l\u0131k ne de idealizm kabul edilebilir niteliktedir, dolay\u0131s\u0131yla Kant&#8217;\u0131n \u00e7eli\u015fkisi, \u015fu ya da bu yolla \u00e7\u00f6z\u00fclmekten \u00e7ok a\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Bu \u00e7eli\u015fkiyi a\u015fman\u0131n yolunun haz\u0131rlanabilmesi, Timpanaro&#8217;nun Kantiyen ikilemi politikle\u015ftirerek, kaderciler (mekanik materyalistler) ile iradeciler (idealistler) aras\u0131ndaki m\u00fccadeleye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesinden ge\u00e7er.<\/p>\n<p>Meydan Okuyu\u015f II<br \/>Eylem, Kadercilik &#8211; \u0130radecilik \u0130kili\u011fini A\u015fmal\u0131d\u0131r<\/p>\n<p>Lenin&#8217;in bir epistemolog olarak meziyetlerinden biri, epistemolojiyi politikadan ay\u0131r-maktan ka\u00e7\u0131nmas\u0131yd\u0131. Baz\u0131 y\u00f6nlerden kaba olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, nesnel ger\u00e7ekli\u011fin bir &#8216;yans\u0131ma\u2019s\u0131 olarak Lenin&#8217;in bilgi teorisi,ama\u00e7lar\u0131n\u0131, anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ve eylemlerini bir arada vererek devrimcileri e\u011fitmeye k\u0131smen hizmet etti. Bug\u00fcn, Lenin&#8217;in politikas\u0131 ve epistemolojisinden ileriye gitmemiz gereklidir; ama faaliyet ve yorumlar\u0131m\u0131z olmaks\u0131-z\u0131n da varolabilecek tarihsel ko\u015fullar\u0131 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmadan. Timpanaro (1975, ss. 63-4) bunu \u00e7ok iyi a\u00e7\u0131klar:<br \/>benim d\u00fc\u015f\u00fcnceme g\u00f6re, materyalizmin de\u011feri &#8230; bili\u015fsel, bir kerede felsefi-bilimsel ve k\u00fclt\u00fcrel-politik olmas\u0131d\u0131r. Materyalizmi g\u00fc\u00e7lendirmez ve derinle\u015ftirmezse &#8230; Marksizm, bilimle u\u011fra\u015fanlar ya da p\u00fcr filozoflarla s\u0131n\u0131rl\u0131 bir felsefe haline gelecektir. Bu s\u0131fatla, refah devleti mitlerini if\u015fa etmede bir polemik arac\u0131 olarak etkili kalmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrecek, ama devrim \u00f6znesi ve devrimin kendisine yol a\u00e7an g\u00fc\u00e7ler (p\u00fcr olarak iradeci olamayacak g\u00fc\u00e7ler) problemine \u0131\u015f\u0131k tutmaya muktedir olamayacakt\u0131r.<br \/>Yukar\u0131da B\u0130&#8217;deki iddia, realistin, bir \u015feyin, yorumdan ba\u011f\u0131ms\u0131z varolaca\u011f\u0131 iddias\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bununla beraber Marksizm, bir realizm bi\u00e7imi olmaktan fazlad\u0131r, o bir materyalizmdir ve devrimci olan\u0131d\u0131r. Timpanaro gibi Marksistler i\u00e7in, yorumlar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z varolan \u015feylerden biri sosyal ko\u015fullar\u0131n maddi g\u00fc\u00e7leri, \u00f6zellikle de\u011fi\u015fimin g\u00fc\u00e7leridir. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan, hem Y\u0130 hem de B\u0130, kesin bir bi\u00e7imde politik renk al\u0131r. B\u0130, d\u00fc\u015f\u00fcncenin soyut ve negatif \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kutlar; ger\u00e7eklik taraf\u0131ndan s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmam\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnce ve bu y\u00fczden de, eyleme ge\u00e7mesine ve kendini ger\u00e7ekle\u015ftirmesine izin verilmeyen d\u00fc\u015f\u00fcnce. Bu, modern Bat\u0131 toplumunun \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr, sadece d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc s\u00fcrece varolan s\u0131n\u0131rlamalardan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck. Anlaml\u0131 eylemin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 an, modern toplum (ve devlet) kendini &#8216;\u00f6znesiz nesne&#8217; olarak kurar ve kendi normlar\u0131nda herhangi bir ger\u00e7ek maddi de\u011fi\u015fmeyi engeller. Timpanaro&#8217;nun (1975, s. 67) hakl\u0131 olarak \u0131srar etti\u011fi gibi, &#8216;i\u00e7 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck denilen \u015fey, insan\u0131n bask\u0131c\u0131 sosyal ili\u015fkilerden ger\u00e7ekten \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesinden ayr\u0131 varolamayacak ger\u00e7ek \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn k\u00f6t\u00fc bir ikamesidir&#8217;.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece Timpanaro, Feuerbach&#8217;\u0131n, duyumsalc\u0131l\u0131k (mekanik materyalizmin bir bi\u00e7imi) ile iradecilik (idealizmin bir bi\u00e7imi) aras\u0131ndaki Kantiyen \u00e7eli\u015fki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc yeniden diriltti ve derinle\u015ftirdi. Timpanaro\u2019ya g\u00f6re, bir materyalist, &#8216;&#8230; deneyimdeki edilginlik unsurunu inkar edemez ya da bundan ka\u00e7\u0131namaz: bizim yaratmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ama bize kendini dayatan d\u0131\u015fsal durum &#8230;'(s. 34). \u2018Di\u011fer bir deyi\u015fle, kesinlikle \u201cveri\u201d olan d\u0131\u015fsal d\u00fcnyadan gelen bir uyaran vard\u0131r, buna ra\u011fmen bilme s\u00fcreci verinin sadece pasif bir \u015fekilde al\u0131n\u0131\u015f\u0131 de\u011fildir\u2019 (s. 55) Bununla beraber, bu pasif olmayan bilme s\u00fcrecinin yorumlay\u0131c\u0131 faaliyetine vurgu yapanlar yaln\u0131zca &#8216;yan\u0131lsamal\u0131 ve mistikle\u015ftirilmi\u015f bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc&#8217; ararlar, ger\u00e7ek \u00f6zg\u00fcrle\u015fmeyi de\u011fil. Maalesef, Timpanaro&#8217;nun kendisi de pasif maddi duyum ile aktif d\u00fc\u015f\u00fcnsel yorum aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131 \u00e7\u00f6zememi\u015ftir; bununla beraber, alg\u0131sal psikolojideki son geli\u015fmelerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda de\u011ferlendirildi\u011finde, onun s\u00f6z konusu problem hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc olas\u0131 bir \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nermektedir. Timpanaro&#8217;nun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lan \u00f6nemli konsept, d\u0131\u015fsal durumdan kaynaklanan fark\u0131ndal\u0131k konsepti korunurken, alg\u0131n\u0131n temeli olarak, dayat\u0131lan uyaranlar konseptinin reddedilmesidir. James J. Gibson (1966, 1979), tam da, elde edilen uyar\u0131m\u0131 dayat\u0131lm\u0131\u015f olan\u0131ndan ay\u0131ran, ve uyar\u0131m\u0131 aktif bir \u015fekilde elde etmenin, \u00e7evresi i\u00e7inde yerle\u015fik olan benli\u011fin nas\u0131l b\u00fct\u00fcn alg\u0131lamalar\u0131n\u0131n temeli oldu\u011funu g\u00f6steren b\u00f6yle bir alg\u0131 teorisi icat etmi\u015ftir (bak.: Reed, 1988). Gelecek b\u00f6l\u00fcmde, Gibson&#8217;\u0131n dayat\u0131lm\u0131\u015f-olmayan fark\u0131ndal\u0131l\u0131k teorisi, Timpanaro&#8217;nun kaderci-olmayan bir materyalizm projesini tamamlamak i\u00e7in kullan\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Mekanik materyalizmden ka\u00e7\u0131nmaya u\u011fra\u015fan pek \u00e7ok 20. y\u00fczy\u0131l Marksisti, bir &#8216;veri&#8217; oldu\u011funu inkar etmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f ve bunu yaparken bir\u00e7ok Marksist-olmayan felsefe-ciyle ve b\u00fct\u00fcn \u00e7a\u011fda\u015f idealist tak\u0131m\u0131yla birle\u015fmi\u015ftir (bak.: Ross, 1971). B\u00fct\u00fcn bu d\u00fc-\u015f\u00fcn\u00fcrlerin vurgusu, aktivite ya da &#8216;praksis&#8217; yoluyla &#8216;insan kendisini olu\u015fturur&#8217; fikri \u00fczerineydi. Fakat Timpanaro (1975, ss. 56-7), hakl\u0131 olarak, &#8216;bilmenin eylemekle dolay\u0131mlanmam\u0131\u015f bir \u00f6zde\u015fle\u015fmesinin Marksiyen olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131&#8217;, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu \u00f6zde\u015flik kabul edilirse, &#8216;ger\u00e7ekli\u011fi bilmenin onu zaten d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek oldu\u011funu ve bu y\u00fczden, Marksizmden idealizme yani, eylemi l\u00fczumsuz hale getiren praksis olarak bir d\u00fc\u015f\u00fcnce felsefesine gerilemeye&#8217; yol a\u00e7aca\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015ftur. Bu t\u00fcr epistemoloji, ge\u00e7en jenerasyonda, devrimci d\u00fc\u015f\u00fcncelere sahip k\u00fc\u00e7\u00fck bir sava\u015f\u00e7\u0131 kadrosunun salt varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n tam-\u00f6l\u00e7ekli devrimler \u00fcretebilece\u011fi \u015feklindeki fokocu teoriyi kabuleden pek \u00e7ok \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc D\u00fcnya devrimcisinin \u00f6l\u00fcm\u00fcne yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r (Guevara, 1968 ile Chaliand, 1978&#8217;i kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n). <\/p>\n<p>Veriyi, bir durumun \u00f6nbelirlenmi\u015f sonucu olarak kabul etmek ve vurgulamak kaderciliktir, fakat her durumun ger\u00e7ekten veri belirleyenleri oldu\u011funu, baz\u0131 durumlar\u0131n de\u011fi\u015fiklik yapmaya ve di\u011ferlerinin yapmamaya m\u00fcsait oldu\u011funu anlamak yaln\u0131zca realizmdir. Do\u011fan\u0131n yasalar\u0131 vard\u0131r ve bunlar insan eylemlerini belirler, fakat bu, insanlar\u0131n bu t\u00fcr yasalar\u0131n insaf\u0131na kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya da tarihin bunlar taraf\u0131ndan \u00f6nbelirlenmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemek de\u011fildir. Gine-Bissau devriminin ba\u015far\u0131l\u0131 lideri Amilcar Cabral (1973, s. 86) bunu \u00e7ok iyi a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r: &#8216;\u00d6zg\u00fcrl\u00fck i\u00e7in verilen her t\u00fcrden m\u00fccadelenin bir grup yasaya itaat etti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bu yasalar\u0131n belirli bir duruma uygulanmas\u0131, durumun do\u011fas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Belki b\u00fct\u00fcn yasalar uygulanabilir niteliktedir, fakat belki sadece baz\u0131lar\u0131 ya da sadece biri&#8230; Duruma ba\u011fl\u0131.&#8217; Di\u011fer yandan, de\u011fi\u015fen durumlarda sadece d\u00fc\u015f\u00fcncenin rol\u00fcne vurgu yapmak ve onu ileri s\u00fcrmek iradeciliktir, insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bizzat kendisinin b\u00fct\u00fcn m\u00fccadelelerde g\u00fc\u00e7l\u00fc bir silah oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek gene sadece realizmdir.<\/p>\n<p>Mekanik Marksizm, kadercilik yanl\u0131\u015f\u0131na, bir eylem i\u00e7in uygun hale gelecek, dolay\u0131s\u0131yla asla ger\u00e7ekle\u015femeyecek nesnel ko\u015fullar i\u00e7in bitmeyen ve pasif bir bekleme yanl\u0131\u015f\u0131na \u00e7ok kolay d\u00fc\u015fer. Ancak, praksise vurgu yapan Marksistler kendinde ve kendisi i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcnmenin ger\u00e7ekli\u011fi de\u011fi\u015ftirebilece\u011fini i\u00e7eren idealist ideolojiyi te\u015fvik ederler. Bu, entelekt\u00fcel emekle, o anda kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunulan pek \u00e7ok \u00f6zg\u00fcrle\u015fme g\u00f6revi aras\u0131nda zay\u0131flat\u0131c\u0131 bir ayr\u0131ma yol a\u00e7abilir (pek \u00e7ok modern Bat\u0131 toplumundaki durumda oldu\u011fu \u00fczere) (Sohn-Rethel, 1978). D\u00fcnyay\u0131 yorumlaman\u0131n zaten onu de\u011fi\u015ftirmenin bir bi\u00e7imi oldu\u011funa inanan filozoflar, kendilerini ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak, halihaz\u0131rda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck i\u00e7in m\u00fccadele edenlerin k\u00fc\u00e7\u00fcmsemesiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulurlar. Bir G\u00fcney Afrikal\u0131 devrimci, <br \/>&#8216;Dialego&#8217; (1978, s. 15) \u015f\u00f6yle der:<br \/>Bu, materyalistlerin halk\u0131n fikirleriyle ilgilenmedikleri anlam\u0131na gelmez. Tam tersine, d\u00fcnyada onlar\u0131 tam olarak a\u00e7\u0131klayabilecek insanlar sadece materyalistlerdir. Materyalizmin reddetti\u011fi, fikirler ya da onlar\u0131n olaylar\u0131n gidi\u015fini etkileyen vazge\u00e7ilmez \u00f6nemleri de\u011fildir. Tersine, materyalislerin kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 fikirlerin idealist teorisidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, fikirleri, maddi ger\u00e7eklikten bir \u015fekilde ba\u011f\u0131ms\u0131z varolan mistik g\u00fc\u00e7ler olarak g\u00f6r\u00fcr (kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n: Marx ve Engels, 1845\/1976, s. 42).<br \/>Yukar\u0131daki g\u00f6r\u00fc\u015ften ortaya \u00e7\u0131kan soru yal\u0131n ama zordur. Bir tarihsel materyalizm nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilir? Yani, sonu\u00e7lar\u0131 \u00f6nbelirlemeksizin, durumlar\u0131 belirleyen yasalar\u0131 ortaya koyan bir tarihsel materyalizm; ve, ayn\u0131 zamanda, arzulanan sonu\u00e7lar\u0131 te\u015fvik etmede zeki insan aktivitesinin ger\u00e7ek rol\u00fcnden sorumlu olan yasalar\u0131 ortaya koyan bir tarihsel materyalizm; do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015ftirilemez ve kar\u015f\u0131 gelinemez sonucu olarak ya da mistik irade s\u00fcre\u00e7lerinin sonucu olarak ideolojinin bu ikiz nosyonunu reddeden bir bilim. &#8216;Do\u011fru bir ideolojiye sahip olmak, kendi ko\u015fullar\u0131nda ne istedi\u011fini bilmektir&#8217; der Cabral (1973, s. 88). Realistik bir eylem ak\u0131\u015f\u0131yla kombine olmu\u015f yeterli bir ideoloji i\u00e7in, Cabral&#8217;\u0131n y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc t\u00fcrden m\u00fccadeleyle tutarl\u0131 bir epistemoloji geli\u015ftirebilir miyiz? Paine ve 1775 Amerika&#8217;s\u0131ndan 1989-1991 devrimlerine kadar devrimlerin tarihi, devrimlerin \u00e7o\u011funlukla kendi durumlar\u0131nda ne istediklerini bilen insan y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n eylemiyle patlak verdi\u011fini, devrimlerin, rehberlik i\u00e7in s\u00fcrekli ba\u015fka yere bakan liderler taraf\u0131ndan y\u00f6nlendirildi\u011fini g\u00f6stermektedir!<\/p>\n<p>Meydan Okuyu\u015f III<br \/>Do\u011fa ile Tarihi Birle\u015ftirmek<\/p>\n<p>Do\u011fa bizi B\u0130&#8217;yi vurgulamaya, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z durumun verili\u011finin alt\u0131n\u0131 \u00e7izmeye zorlar. Ancak, insanlar\u0131n ayn\u0131 durumu de\u011fi\u015fik \u015fekillerde yorumlamas\u0131 ve bu t\u00fcr yo-rumlar\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 y\u00f6nlendirmek i\u00e7in kullanmas\u0131yla, tarih Y\u0130&#8217;nin g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6sterir. \u00c7a\u011fda\u015f psikoloji, bu \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n fark\u0131ndad\u0131r, ama \u00e7o\u011fu, B\u0130 ve Y\u0130&#8217;yi sentezleme giri-\u015fimlerini, kaba g\u00fc\u00e7ten ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feyin \u00fczerinde temellendirmezler. Verinin, uyaran\u0131n, sadece verinin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7ekli bir plan\u0131n\u0131 yapma s\u00fcrecinden sonra bilince girdi\u011fi farzedilir. Uyar\u0131c\u0131lar\u0131n bu yorumu ya da i\u015flenme s\u00fcreci, bireyin biyolojik, sosyal ve ki\u015fisel do\u011fas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r (bu teorinin, art\u0131k klasik olan bir versiyonu i\u00e7in bak.: Neiser, 1967). Ancak B\u0130 ile Y\u0130 uyu\u015fmaz niteliktedir, dolay\u0131s\u0131yla birle\u015fik olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek, onlar\u0131 sentezleme ile ayn\u0131 \u015fey de\u011fildir. Daha a\u00e7\u0131k s\u00f6ylemek gerekirse, modern psikologlar iki uyu\u015fmaz hipotezi e\u015fzamanl\u0131 olarak kabul etmekte \u0131srar ederler: birincisi, bir ki\u015fi kendi bedeninin d\u0131\u015f\u0131ndaki d\u00fcnyan\u0131n bilgisine sahip olabilir (Kant&#8217;\u0131n B\u0130&#8217;den miras al\u0131nan bir hipotez); ve ikincisi, b\u00f6yle bir bilgi d\u00fcnyan\u0131n bedene etkilerini yorumlamaya dayan\u0131r (Y\u0130&#8217;nin bir miras\u0131). Fiziksel d\u00fcnya bedensel duyumlara neden olur ve sadece bu beden duyumlar\u0131na ula\u015fma olana\u011f\u0131 olan zihin, bu duyumlara neden olan d\u00fcnyan\u0131n neye benzedi\u011fini yorumlayacak ya da \u00e7\u0131karsayacak do\u011fu\u015ftan getirilmi\u015f ya da kazan\u0131lm\u0131\u015f bir dizi kural\u0131 kullan\u0131r (Rock, 1985). <br \/>Ancak, yorumlay\u0131c\u0131 zihinsel faaliyeti, duyumlar ile d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n fark\u0131nda olma aras\u0131na yerle\u015ftirmekle, modern psikologlar, insan (zihin) faaliyetini do\u011fan\u0131n tamamen d\u0131\u015f\u0131nda tutarak insanl\u0131\u011f\u0131 do\u011fadan gene ay\u0131r\u0131rlar. Zihinsel faaliyetin mant\u0131ksal\/yorumlay\u0131c\u0131 yanlar\u0131n\u0131n analizi ile biyolojik yanlar\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131s\u0131zl\u0131k dikkat \u00e7ekicidir; fakat bu, modern psikoloji teorilerinin yap\u0131s\u0131ndan kaynaklan\u0131r. E\u011fer\u00e7o\u011fu yazar\u0131n son zamanlarda kabul etti\u011fi gibi duyumlar her zaman farkedilemiyorsa, o zaman bunlar \u00e7\u0131karsanm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r. Ancak, bu, psikologlar\u0131n, iki \u00f6nemli de\u011fi\u015fken olan duyusal girdilerin ve kurala-dayal\u0131 yorumlamalar\u0131n \u00e7\u0131karsanmas\u0131 gereken bir teoriyle \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor olduklar\u0131 anlam\u0131na gelir. Yukar\u0131da bahsedildi\u011fi gibi, K\u00f6hler, hem zihinsel durumlar\u0131n temelini hem de girdinin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ve yorumlanmas\u0131 s\u00fcre\u00e7lerini \u00e7\u0131karsaman\u0131n, bilimsel bir felaket oldu\u011funu ortaya koymu\u015ftur: hipotezler ile olaylara dayanan sonu\u00e7lar uyu\u015fmad\u0131\u011f\u0131nda, ki\u015fi kendisini \u00e7ok fazla de\u011fi\u015fkene uydurabilir. Bu oyunda s\u0131n\u0131rlaman\u0131n tek kayna\u011f\u0131 n\u00f6rofizyolojidir. Bunun yararl\u0131 olamayaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr, \u00e7\u00fcnk\u00fc n\u00f6ral girdi ya da yorum hakk\u0131nda hipotez geli\u015ftirmek isteyen herhangi biri i\u00e7in yeterli yer b\u0131rakarak, i\u015flevsel davran\u0131\u015fsal s\u00fcre\u00e7ler, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak, kendilerine \u00e7oklu n\u00f6ral yap\u0131 taraf\u0131ndan hizmet verilen s\u00fcre\u00e7ler haline gelir (bak.: Luria, 1973; Reed, 1982b).<\/p>\n<p>Bu idealistik kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n bir sonucu, modern insan deneysel psikolojisinin, pek \u00e7ok durumda bir tek davran\u0131\u015f parametresi \u00f6l\u00e7meye indirgenmesidir. Girdiden tepkiye (tepki; tan\u0131ma, geri \u00e7a\u011f\u0131rma, g\u00f6r\u00fcnt\u00fcye uyum, se\u00e7im ya da bir yarg\u0131 olabilir) kadar olan zaman \u00f6l\u00e7\u00fclebilir, bunun tersine duyumlar ve yorum \u00f6l\u00e7\u00fclemez (Posner, 1978; Luce, 1989). Dolay\u0131s\u0131yla, zihinsel faaliyetin pek \u00e7ok parametresi hakk\u0131ndaki mebzul miktarda b\u00fct\u00fcn hipotezlerin aras\u0131ndan kabul edilmi\u015f \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde se\u00e7im yapmak neredeyse olanaks\u0131zd\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00e7ok az uygun parametre ampirik olarak \u00e7al\u0131\u015f\u0131labilir.<\/p>\n<p>Bilimsel psikoloji bu t\u00fcr tutars\u0131zl\u0131klar\u0131, sadece zihinsel faaliyeti do\u011fan\u0131n alan\u0131 i\u00e7ine d\u00fc\u015fecek \u015fekilde konseptle\u015ftirerek a\u015fabilir. B\u00f6yle bir teoride, zihinsel s\u00fcre\u00e7ler do\u011fal yasalar taraf\u0131ndan belirlenmi\u015f (ama \u00f6nbelirlenmi\u015f de\u011fil) olmal\u0131d\u0131r. (Bu, onlar\u0131n tarih-sel yasalar taraf\u0131ndan da belirlenmi\u015f olmas\u0131yla ba\u011fda\u015fmaz de\u011fildir). Bu t\u00fcr bir psiko-lojik teori son zamanlarda, James J. Gibson&#8217;\u0131n psikolojiye y\u00f6nelik &#8216;ekolojik yakla-\u015f\u0131m\u2019\u0131n\u0131n etkisi nedeniyle geli\u015ftirilmeye ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmadan ortaya \u00e7\u0131kan eylemin yasalar\u0131, ne p\u00fcr bi\u00e7imde fiziksel do\u011fan\u0131n yasalar\u0131d\u0131r (eski davran\u0131\u015f\u00e7\u0131 psikolojilerde oldu\u011fu gibi), ne de p\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnce denilenin yasalar\u0131d\u0131r (son zamanlardaki bili\u015fsel psikolojilerde oldu\u011fu gibi); onlar, ya\u015fad\u0131klar\u0131 \u00e7evre i\u00e7ine g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f ve yerle\u015fmi\u015f niyetli faillerin yasalar\u0131d\u0131r. Ya\u015fad\u0131klar\u0131 \u00e7evrenin i\u00e7ine g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f halleri, faillerin eylemlerini s\u0131n\u0131rlarken, ayn\u0131 zamanda bu s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar eylem olas\u0131l\u0131klar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. \u0130nsan bedeninin yer\u00e7ekiminin etkisine a\u00e7\u0131k oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi benim bu c\u00fcmleyi yazma eylemimde \u00e7ok ger\u00e7ek bir s\u0131n\u0131rlamad\u0131r, ama yer\u00e7ekimi, bir g\u00fc\u00e7ler alan\u0131 i\u00e7inde, kalemi ka\u011f\u0131t \u00fczerinde hareket ettirmeyi, dirse\u011fe, \u00f6nkola ve bile\u011fe yaslanmay\u0131, ba\u015fparmak ve di\u011fer parmaklar\u0131n hafif sal\u0131n\u0131mlar\u0131n\u0131 kullanmay\u0131 geli\u015ftirebilmemi de sa\u011flar.<\/p>\n<p>Psikolojide bu teorinin alt\u0131nda yatan ikiz konsept, Gibson&#8217;\u0131n eylem i\u00e7in \u00e7evrenin &#8216;olanakl\u0131l\u0131klar&#8217;\u0131 (affordances) nosyonu ve bu olanakl\u0131l\u0131klar\u0131 \u00f6zg\u00fclle\u015ftirmek i\u00e7in mevcut alg\u0131sal bilgi konseptidir. &#8216;\u00c7evrenin olanakl\u0131l\u0131klar\u0131, hayvana ne sundu\u011fu, ne sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ya da ne verdi\u011fidir, (hayvan\u0131n) iyili\u011fi ya da k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in&#8217; (Gibson, 1979, s.127). G\u00f6rece d\u00fcz ve kat\u0131 zemin, kara hayvanlar\u0131n\u0131n hareketine destek vermeye m\u00fcsaittir, bunun tersine y\u00fczme becerisi ve yap\u0131\u015fkanl\u0131k suda harekete m\u00fcsaittir. Bir olanakl\u0131l\u0131k, &#8216;her iki yolu g\u00f6sterir&#8217;, hem \u00e7evreye hem de hayvana giden yolu. Burada \u00f6nemli olan, \u00e7evrenin olanakl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n hem \u00f6znel hem de nesnel olmas\u0131 ve ikisinin de olmamas\u0131d\u0131r: e\u011fer bir \u015fey uygun \u00f6zelliklere sahip de\u011filse (\u00f6rne\u011fin, ba\u015f y\u00fcksekli\u011finde bir sandalye), modifikasyon yapmadan s\u00f6zkonusu hareket (oturmak) i\u00e7in kullan\u0131lamaz. Fakat bir nesnenin baz\u0131 olanakl\u0131l\u0131klara sahip oldu\u011funu s\u00f6ylemek, ne i\u015fe yarad\u0131\u011f\u0131 ve kimin i\u00e7in oldu\u011fu hakk\u0131nda bir \u015feyler de ifade eder. Bir olanakl\u0131l\u0131k &#8216;e\u015fit derecede hem \u00e7evrenin hem de davran\u0131\u015f\u0131n bir ger\u00e7e\u011fidir. Hem fiziksel, hem psi\u015fiktir, ancak ikisi de de\u011fildir&#8217; (Gibson, 1979. s. 129).<br \/>Olanakl\u0131l\u0131k konsepti, evrimsel biyolo\u011fun kaynaklar\u0131n ontolojisi ile politik ekonomistin kullan\u0131m de\u011ferleri ontolojisi aras\u0131nda bir k\u00f6pr\u00fc kurar. Olanakl\u0131l\u0131klar, herhangi bir hayvan\u0131n davran\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in kullan\u0131m de\u011ferleridir, ve onlar\u0131n de\u011feri herhangi belirli bir hayvan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. Oturdu\u011fum sandalye, oturmaya olanak verir ve e\u011fer ben burada olmasam ya da \u00f6lm\u00fc\u015f olsam bile oturmaya olanak vermeye devam edecektir. Genel olarak, &#8216;organizma hayat\u0131 i\u00e7in \u00e7evreye ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r, ama \u00e7evre, varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in organizmaya ba\u011f\u0131ml\u0131 de\u011fildir&#8217; (Gibson, 1979, s. 129). Bir nesnenin bir kullan\u0131m de\u011feri vard\u0131r, ya da nesne bir \u00fcretim arac\u0131 olarak vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc uygun \u00f6zellikleri vard\u0131r ve bu \u00f6zellikler verili bir anda kullan\u0131lmak zorunda de\u011fildir. Marx (1875\/1974, s. 341) \u2018Do\u011fa tam da &#8230; emek gibi, kullan\u0131m de\u011ferlerinin kayna\u011f\u0131d\u0131r\u2019 dedi\u011finde bunu anlam\u0131\u015ft\u0131. Kapital&#8217;de (1867\/1977, s. 278, n. 7) \u015f\u00f6yle yazar: &#8216;\u00d6rne\u011fin yakalanmam\u0131\u015f bal\u0131klar\u0131n bal\u0131k end\u00fcstrisinde bir \u00fcretim arac\u0131 oldu\u011funu iddia etmek paradoksal gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Fakat \u015fimdiye kadar, hi\u00e7 bal\u0131k olmayan suda bal\u0131k yakalama sanat\u0131n\u0131 ke\u015ffeden hi\u00e7 kimse yoktur.&#8217; Ne de suda yal\u0131nayakla y\u00fcr\u00fcme sanat\u0131n\u0131 ke\u015ffeden biri vard\u0131r. Olanakl\u0131l\u0131k konseptinin en \u00f6nemli \u00f6zelliklerinden biri, do\u011fan\u0131n yasalar\u0131n\u0131n bir hareketin olmas\u0131na izin vermedi\u011fi durumlar\u0131 \u00f6nererek apa\u00e7\u0131k olana dikkat \u00e7ekmesidir. Bir teorinin, bir durumun s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ay\u0131rt etmede bize yard\u0131mc\u0131 olacak politik implikasyonlar\u0131 a\u00e7\u0131k olmal\u0131d\u0131r. Marx&#8217;\u0131n kendi politik \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, tipik olarak bu t\u00fcr s\u0131n\u0131rlar\u0131n kavranma \u00e7abas\u0131n\u0131 ve sonra verili bu s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar radikal ama\u00e7lar\u0131 zorlayacak \u015fekilde hareket etmeyi i\u00e7erir. \u00d6rne\u011fin, Marx&#8217;\u0131n Amerika Birle\u015fik Devletleri ve B\u00fcy\u00fck Britanya&#8217;da demokratik reform ve oy kullan\u0131m\u0131 \u00fczerine s\u00fcrekli vurgu yapmas\u0131n\u0131n alt\u0131nda bu strateji yatar.<\/p>\n<p>Bununla beraber, olanakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n kendi ba\u015f\u0131na varl\u0131\u011f\u0131, onun, fark\u0131na varaca\u011f\u0131m\u0131z ya da kullanaca\u011f\u0131m\u0131z bir \u015fey oldu\u011funu garantilemez. (B\u00fct\u00fcn \u00e7abalara ra\u011fmen, yeralt\u0131nda dokunulmadan duran ne kadar petrol oldu\u011fu bilinmemektedir.) Olanakl\u0131l\u0131klar\u0131n fark\u0131na varmak, \u00e7evrenin uygun \u00f6zelliklerini g\u00f6zlemciye \u00f6zg\u00fclle\u015ftiren ekolojik olarak mevcut bilginin dev\u015firilmesidir. Gibson&#8217;\u0131n uyar\u0131mda aktif bilgi toplama (dev\u015firme) teorisi, uyar\u0131c\u0131lar\u0131n duyumsal fark\u0131ndal\u0131\u011fa yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 geleneksel teori ile keskin bir z\u0131tl\u0131k i\u00e7indedir. E\u011fer d\u00fcnya, kendini bize uyar\u0131c\u0131lar yoluyla dayat\u0131yorsa, o zaman zihinsel ya\u015fam\u0131m\u0131z verili uyar\u0131c\u0131lar\u0131 kendi ifadeleri ile yorumlamada sadece dayatmaya direndi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00f6zg\u00fcr olabilir. Fakat e\u011fer alg\u0131sal fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n kendisi bir faaliyet ise (zihnin ya da bedenin de\u011fil, ama b\u00fct\u00fcn olarak fonksiyon g\u00f6steren bireyin faaliyeti ise), o zaman alg\u0131sal \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz ara\u015ft\u0131rabilece\u011fimiz ve kullanabilece\u011fimiz nitelikteki bilgiye dayanmam\u0131zdan kaynaklan\u0131r. Bunun salt d\u00fcnyay\u0131 bilmenin onu de\u011fi\u015ftirmek oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndeki pragmatistlerin teorisi olmad\u0131\u011f\u0131, bilgi yakalama eyleminin d\u00fcnyada hi\u00e7bir \u015feyi de\u011fi\u015ftirmesi gerekmedi\u011fi belirtilmelidir: bir manzaray\u0131 g\u00f6rsel olarak taramak manzaray\u0131 de\u011fi\u015ftirmeyi gerektirmez, ama onu g\u00f6rmek i\u00e7in optik bilgiyi yakalamay\u0131 sa\u011flar. Alg\u0131sal faaliyet anlaml\u0131d\u0131r, fakat edimsel eylemi \u00f6nceler; alg\u0131 yoluyla ki\u015fi, kendini \u00e7evreleyen kaynaklar\u0131n fark\u0131na var\u0131r, ve edim yoluyla ki\u015fi bu kaynaklar\u0131 yararl\u0131 hale getirebilir ya da de\u011fi\u015ftirebilir.Gibson&#8217;\u0131n (1966, s. 321), teorisini \u00f6zetlerken \u00e7ok iyi ifade etti\u011fi gibi:<br \/>Alg\u0131da al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n bask\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fc tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 varsayal\u0131m. \u0130nsanlar\u0131n \uf02dku\u015fkusuz di\u011fer insanlar\u0131n\uf02d d\u00fcnyay\u0131 s\u0131kl\u0131kla aptal bir koyun gibi alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsayal\u0131m. Fakat bu olduk\u00e7a kibirli g\u00f6zlemin bir felsefesini yapmak yanl\u0131\u015ft\u0131r. Ortodoks alg\u0131 teorileri bu yanl\u0131\u015f\u0131 destekler ve bu kitab\u0131n bir amac\u0131 bunlar\u0131n alt\u0131n\u0131 oymakt\u0131r. Bu kitap, kendine bakmak isteyen b\u00fct\u00fcn insanlara adanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Gibson, aktif alg\u0131lama s\u00fcrecine ait yeni teorisine ek olarak, insanlar\u0131n alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131n\u0131n ne oldu\u011funa ili\u015fkin konseptsiyonumuzu radikal bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Alg\u0131y\u0131, yorumlama gerektiren \uf02drenkler ve sesler gibi\uf02d n\u00f6tr olgular\u0131n bir fark\u0131na varma s\u00fcreci olarak g\u00f6ren ortodoks alg\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerinin tersine, Gibson&#8217;\u0131n teorisi, alg\u0131 yoluyla bizi saran anlaml\u0131 bir maddi d\u00fcnya ile ili\u015fki kurdu\u011fumuz bir teoridir. I\u015f\u0131k, uzay ya da hareket gibi duyumlar\u0131 ya da fiziksel \u00f6zellikleri alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 iddia eden geleneksel alg\u0131 teorilerinin tersine, Gibson bizi \u00e7evreleyen anlaml\u0131 nesneleri, olaylar\u0131, yerleri ve ki\u015fileri ve bize ne olanaklar verdiklerini alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ileri s\u00fcrer. \u00dcstelik, Gibson, karasal \u00e7evrenin, insan ve hayvanlar\u0131n kendilerini bu olanakl\u0131l\u0131klar aras\u0131nda g\u00f6rsel olarak y\u00f6nlendirmeleri i\u00e7in yeterli bilgi sa\u011flayacak \u015fekilde \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 nas\u0131l yap\u0131land\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterecek kadar ileri gitmi\u015ftir. Gibson&#8217;\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, davran\u0131\u015f\u0131 y\u00f6neten ekolojik kurallar ya da yasalar hakk\u0131nda test edilebilir hipotezler ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yasalar, faillerin eylemlerine ve fark\u0131ndal\u0131klar\u0131na olanak tan\u0131yan \u00e7evresel olanakl\u0131l\u0131klar\u0131 \u00f6zg\u00fclle\u015ftiren bilgi ile ili\u015fkilidir. Gibson ve \u00f6\u011frencilerinin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 birincil olarak az ya da \u00e7ok temel eylemler (\u00f6rne\u011fin; hareket) d\u00fczeyinde yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, ancak Gibson&#8217;\u0131n da \u00e7ok fark\u0131nda oldu\u011fu \u00fczere, bu fikirler, \u00e7e\u015fitli sosyal eylem bi\u00e7imlerine uygulanmaya da \u00e7ok duyarl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ekolojik psikolojinin b\u00fct\u00fcn bir konsepte ili\u015fkin \u015femas\u0131n\u0131 burada serimlemek i\u00e7in yeterince yer yok, ve ku\u015fkusuz pek \u00e7ok detay ekolojik olan geli\u015ftik\u00e7e de\u011fi\u015fecektir. Bu yaz\u0131daki ama\u00e7 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemli olan, bir bireyin eylemlerinin belirlenmesinde, do\u011fan\u0131n rol\u00fcn\u00fc ya da d\u00fc\u015f\u00fcncenin rol\u00fcn\u00fc reddetmeden, do\u011fa ve d\u00fc\u015f\u00fcnce ayr\u0131m\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k bir reddidir. Bu, fark\u0131ndal\u0131k ve davran\u0131\u015fta \u00f6znelli\u011fin rol\u00fcn\u00fc ka\u00e7\u0131rmadan, eylemi s\u0131n\u0131rland\u0131ran nesnel (ve anlaml\u0131) ko\u015fullar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmemize izin verir. \u0130radecilik ile kadercilik aras\u0131ndaki dikotomiyi bu ba\u015far\u0131l\u0131 a\u015fmadaki anahtar, Gibson&#8217;\u0131n \u00e7evresel olanakl\u0131l\u0131klar i\u00e7in bilgi teorisidir, zira bu teori, faillerin yerle\u015fikli\u011finin bilimsel bir tarzda nas\u0131l anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 bir an i\u00e7in g\u00f6rmemizi sa\u011flar.<\/p>\n<p>Problemler ve Beklentiler<\/p>\n<p>Burada \u00f6nerilen pozisyona, yasalara yap\u0131lan vurgunun mekanik ya da v\u00fclger bir tarihsel materyalizm do\u011furdu\u011fu gerek\u00e7esiyle itiraz edilebilir. Her \u015feyden \u00f6nce, ger\u00e7ekte tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m yasalar birincil olarak do\u011fan\u0131n fiziksel ya da biyolojik yasalar\u0131d\u0131r. E\u011fer bu t\u00fcr yasalar tarihin birincil belirleyicileriyse, o zaman bunu bir \u00e7e\u015fit teknolojik belirlenimcilik bi\u00e7imi izler g\u00f6r\u00fcnmektedir. Hem h\u00fcmanist Marksizmlerin ve hem de belirli yap\u0131salc\u0131 Marksizm bi\u00e7imlerinin en g\u00fc\u00e7l\u00fc saiklerinden biri, toplum yasalar\u0131 ve tarihsel de\u011fi\u015fmenin kararl\u0131 ara\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n insan iradesi, \u00e7abas\u0131 ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc tarihsel materyalizmin d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakaca\u011f\u0131na olan inan\u00e7t\u0131r (Gouldner, 1980). Ancak, Marx&#8217;\u0131n kendisinin de asla vurgulamaktan geri kalmad\u0131\u011f\u0131 gibi, insan tarihi, daima belirlenmi\u015f ko\u015fullar alt\u0131nda ama\u00e7lar\u0131na ula\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015fan ger\u00e7ek bireysel insanlar\u0131n tarihidir.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla, tarih yasalar\u0131 ara\u015ft\u0131rmas\u0131, m\u00fccadelelerden ve insan kitlelerinin ya\u015famla-r\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kan yasal\u0131 ili\u015fkilere ait bir ara\u015ft\u0131rma olmal\u0131d\u0131r. \u0130nsan iradesi, \u00e7abas\u0131 ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc, tarihi olu\u015fturan s\u00fcre\u00e7lerin integral bile\u015fenleridir ve bunlar, tarihsel materya-lizmden d\u0131\u015flanamaz. Fakat insanl\u0131\u011f\u0131, somut k\u00fclt\u00fcrel yanlar\u0131 ile \uf05btarihsel materyalizme \/ \u00e7. n.\uf05d dahil etmek, onu eylem yasalar\u0131ndan (evrimle\u015fen hayvanlar\u0131n soyut kapasiteleri), ya da emek g\u00fcc\u00fcn\u00fcn yasalar\u0131ndan (tarihsel insanlar\u0131n soyut kapasiteleri) hari\u00e7 tutmak de\u011fildir. Ger\u00e7ekte, k\u00fclt\u00fcr ile ilgili yasalar\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n her bir par\u00e7as\u0131, \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131 ile ilgili yasalar\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 kadar \u00f6nemlidir. Cabral (1973), k\u00fclt\u00fcr\u00fc, bir toplumun \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kan \u00e7eli\u015fkilerin sentezi olarak tan\u0131mlar. Dolay\u0131s\u0131yla, \uf02da\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n devrimcile\u015fmesini i\u00e7eren\uf02d herhangi bir \u00f6zg\u00fcrle\u015fme m\u00fccadelesi, zorunlu bir \u015fekilde, \u00f6nemli bir bile\u015fen olarak k\u00fclt\u00fcrel m\u00fccadeleyi de i\u00e7erir. \u00d6rne\u011fin, Gine-Bissau&#8217;daki devrimci m\u00fccadele s\u0131ras\u0131nda, toplumda daha \u00f6nceden varolan kad\u0131n ve erkek ili\u015fkileri ev ve k\u00f6y \u00fcretim tarzlar\u0131 olarak k\u0131r\u0131larak, \u00f6zg\u00fcrle\u015fme hareketine entegre olmu\u015ftur. Cabral&#8217;\u0131n da ilk defa farkedenlerden biri olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi, normal k\u00fclt\u00fcrel \u00f6r\u00fcnt\u00fclerin bu ge\u00e7ici y\u0131k\u0131m\u0131, geleneksel k\u00fclt\u00fcr\u00fcn bask\u0131 \u00f6r\u00fcnt\u00fclerini, bu \u00f6rnekte bu \u00f6r\u00fcnt\u00fc kad\u0131na y\u00f6nelik bask\u0131d\u0131r, de\u011fi\u015ftirme i\u00e7in \u00f6nemli bir f\u0131rsat olabilir. <br \/>Psikologlar, B\u0130&#8217;yi, bili\u015fsel teorinin pek \u00e7ok varyant\u0131n\u0131n arkas\u0131ndaki \u00fcretici fikir olarak kolayca tan\u0131yacaklard\u0131r. Ana ak\u0131m Amerikan psikolojisi, \u00f6rne\u011fin, iki insan etkile\u015fimde bulundu\u011funda, hi\u00e7birinin partneriyle direkt bir ili\u015fkide bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011fretir; bunun yerine, farazi olarak her biri di\u011ferinin davran\u0131\u015flar\u0131, \u00f6zellikleri ve inan\u00e7lar\u0131na ait bir teori kurgular ve bu teoriyle tutarl\u0131k i\u00e7inde davran\u0131r. Psikolojiye y\u00f6nelik bu yakla\u015f\u0131m\u0131n solipsist ve idealist a\u00e7\u0131l\u0131mlar\u0131 \u00e7ok ender olarak geni\u015f bir \u015fekilde geli\u015ftirilmi\u015ftir, fakat psikologlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin mant\u0131ksal a\u00e7\u0131l\u0131mlar\u0131n\u0131n reddi, bu a\u00e7\u0131l\u0131mlar\u0131 de\u011fi\u015ftirmez. Bu idealist ve solipsist e\u011filimlerle el ele giden \u015fey, g\u00fcnl\u00fck ya\u015famdan a\u015f\u0131r\u0131 bir uzakla\u015fmad\u0131r. Ger\u00e7ekten, ayr\u0131nt\u0131l\u0131 ay\u0131rdetme, tepki h\u0131z\u0131 ve yapay uyar\u0131c\u0131lar\u0131n alg\u0131lanmas\u0131 ve onlara tepkiyle ilgilenen binlerce \u00e7al\u0131\u015fma mevcuttur. Bunun tersine, ev, okul ya da i\u015fyerindeki g\u00fcnl\u00fck faaliyetlerle ilgili sadece bir elin parmaklar\u0131 kadar \u00e7al\u0131\u015fma vard\u0131r. B\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde, en az\u0131ndan Amerika Birle\u015fik Devletleri&#8217;nde deneysel psikologlar, okul, ev ve i\u015fyerlerindeki fonksiyonlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 sosyal \u00e7al\u0131\u015fmac\u0131lara, ergonomi ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131na, geli\u015fimcilere ve di\u011ferlerine &#8216;b\u0131rakma hakk\u0131\u2019na sahiptir.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, &#8216;insan faaliyeti&#8217;, &#8216;psikoloji laboratuvarlar\u0131nda \u00f6l\u00e7\u00fclen zihinsel durumlar&#8217; anlam\u0131na gelmektedir \uf02dve bu da, tepki h\u0131z\u0131 varyasyonlar\u0131ndan biraz daha fazlas\u0131 anlam\u0131na gelmektedir. Psikolojinin, Cabral&#8217;\u0131n insanlar\u0131 kendi durumlar\u0131nda analiz etmeye yapt\u0131\u011f\u0131 vurgunun daha \u00e7o\u011funa ihtiyac\u0131 varken, bili\u015fselci ve praksis\u00e7i teorisyenlerin &#8216;insan eyleminin d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fc&#8217;ne yapt\u0131klar\u0131 bo\u015f vurguya ihtiyac\u0131 \u00e7ok daha azd\u0131r. Psikolojide bili\u015fselcilik, epistemolojide tasar\u0131mc\u0131l\u0131k, antropolojide ve Marksizmde insan eylemine y\u00f6nelik idealist yakla\u015f\u0131mlar, b\u00fct\u00fcn bunlar, her g\u00fcnk\u00fc ya\u015fama ait yeterli bir psikolojinin geli\u015ftirilmesinde b\u00fcy\u00fck engellerdir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n yol g\u00f6sterici say\u0131lt\u0131s\u0131, psikolojinin, zihindeki \u015feylerin bir \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 oldu\u011fudur. Tarihsel epistemoloji ve ekolojik psikoloji, zihinlerin her g\u00fcnk\u00fc d\u00fcnya i\u00e7inde nas\u0131l bi\u00e7imlendi\u011finin bir \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 olan bir psikoloji olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulamak \u00fczere bir araya gelebilirler. Marx ve Engels&#8217;in a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi, biz kendimizi olu\u015ftururuz, ama kendi se\u00e7ti\u011fimiz ko\u015fullar alt\u0131nda de\u011fil. Kendini olu\u015fturmaya giden g\u00fcnl\u00fck s\u00fcre\u00e7lerin \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 psikolojinin zaman\u0131 geldi.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7lar<br \/>D\u00fc\u015f\u00fcnce ve do\u011fay\u0131 uzla\u015ft\u0131rarak, de\u011fi\u015fikli\u011fin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131nda yasa ve insan ama-c\u0131n\u0131n nas\u0131l birlikte \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stererek, hem B\u0130 hem de Yi&#8217;yi a\u015fan bir tarihsel epis-temoloji geli\u015ftirilebilirse, o zaman biri kaderci, di\u011feri iradeci olarak evrilen &#8216;iki Marksizm&#8217; de a\u015f\u0131labilir. Kaderci Marksizm, do\u011fay\u0131 tarihin g\u00fcd\u00fcleyici g\u00fcc\u00fc olarak ele al\u0131r (ya direkt olarak ya da teknik ya da ekonomik belirlenimcilik yoluyla), bunun tersine iradeci Marksizm insan d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve iradesini b\u00fct\u00fcn maddi de\u011fi\u015fikli\u011fin arkas\u0131ndaki itici g\u00fc\u00e7 olarak ele al\u0131r. Ama nas\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcnce do\u011fan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 ise, do\u011fa da iradeyi i\u00e7ine al\u0131r. Tarih maddi ve zihinsel nedenlerin bir kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 de\u011fildir, fakat insan eyleminin kombinasyon ve ayr\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n sonucudur. Tarih ne kaderci bir bi\u00e7imde \u00f6nbelirlenmi\u015ftir, ne de iradi olarak de\u011fi\u015fmeye a\u00e7\u0131kt\u0131r; tersine, tarih, \u00f6n-kurulmu\u015flu\u011fu olmaks\u0131z\u0131n belirlenmi\u015ftir ve hi\u00e7bir ki\u015fi ya da grubun ak\u0131\u015f\u0131 \u00fczerinde tam bir kontrol\u00fc asla kuramamas\u0131na kar\u015f\u0131n, insan fail taraf\u0131ndan modifiye edilir. Tarih, kaynaklar i\u00e7in yap\u0131lan yo\u011fun sosyal rekabetlerin sonucudur, sonu\u00e7ta ortaya \u00e7\u0131kan \u015fey, bu rekabetin tek tek faillerinin herhangi birinin ama\u00e7lar\u0131ndan farkl\u0131 olabilir. Herhangi bir birey ya da grubun, ne kadar &#8216;devrimci&#8217; olursa olsun, toplumu de\u011fi\u015ftirmeye katk\u0131s\u0131, b\u00fct\u00fcn insanlar i\u00e7in nihai hedefi \u00f6nceden-kurmak olamaz. (Tersi de do\u011frudur: en g\u00fc\u00e7l\u00fc reaksiyoner g\u00fc\u00e7ler bile, kendi isteklerine tamamen uymas\u0131 i\u00e7in durumun sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6nbelirleyemez.)<br \/>Marksizm, b\u00fct\u00fcn entelekt\u00fcel hareketler (burjuva demokratik olanlar\u0131 dahil) gibi, yukar\u0131da betimlenen rekabetin d\u0131\u015f\u0131nda olan belirli bir dizi amaca ayr\u0131cal\u0131k verme e\u011filimindedir. Buradaki analizden hareketle, teorik bir duru\u015ftan bu, kabul edilemez niteliktedir \uf02dve kabul edilemez oldu\u011fu pratik olarak a\u00e7\u0131k\u00e7a kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. Lenin ve Tro\u00e7ki, 1917-1919&#8217;da Rusya&#8217;ya belirli bir hedefler dizisini dayatmak i\u00e7in K\u0131z\u0131l Orduyu organize ettiklerinde, \u00e7evrelerindeki korkun\u00e7 ortamdan dolay\u0131 mazeretleri vard\u0131: M\u00fcttefik istilalar\u0131n \u015fiddetli bir i\u00e7 sava\u015fa yol a\u00e7mas\u0131. Ony\u0131llar boyunca demokratik bir tart\u0131\u015fman\u0131n konusu yap\u0131lmadan dogmatik bir tarzda ula\u015f\u0131lan hedefler, giderek dayat\u0131ld\u0131klar\u0131 insanlar nezdinde somut anlam\u0131n\u0131 yitirmi\u015ftir. Rusya\u2019n\u0131n bug\u00fcnk\u00fc liderlerinin, \u00f6nceki d\u00f6nemdeki fikirler kadar olumsuz ancak bu kez \u2018piyasa\u2019 \u00fczerine olan fikirleri, onlar\u0131 benimsemeyen ve onlardan yararlanmayacak bir topluma hedef olarak dayatmaya bel ba\u011flam\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmeleri sorunlu olmak yan\u0131nda derin bir ironi i\u00e7eriyor. (Ka\u00e7 Rus, &#8216;\u00f6zelle\u015ftirilmi\u015f&#8217; devlet giri\u015fimlerinden al\u0131\u015fveri\u015f yapacakt\u0131r?) \u015eu andaki liderlerin bu dayatmac\u0131 felsefe i\u00e7in, b\u00fcy\u00fck i\u00e7 sava\u015fla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131labilecek bir mazeretleri yoktur ve hedeflerinin \u00f6ncekiler gibi bo\u015f oldu\u011fu b\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla g\u00f6r\u00fclecektir.<br \/>Bir toplumu demokratik yoldan de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in, m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca \u00e7ok insan, kendi bireysel hareketlerinin, onaylayabilecekleri ya da onaylayamayacaklar\u0131 sonu\u00e7lara yol a\u00e7an sosyal g\u00fc\u00e7ler ile nas\u0131l kombinasyona girdi\u011fini g\u00f6rmek zorundad\u0131r. Psikologlar ve di\u011fer sosyal bilimcilerin rol\u00fc, ki\u015fisel edim ile sonu\u00e7ta ortaya \u00e7\u0131kan aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131y\u0131, sadece bireyin kendisi i\u00e7in de\u011fil ama di\u011ferleri i\u00e7in de g\u00f6r\u00fcn\u00fcr hale getirmeye yard\u0131m etmektir. Bir dizi sonu\u00e7 ya da hedefi, insanlar\u0131n \u00e7o\u011funun s\u00fcrece girmesinden \u00f6nce ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 olarak koyma giri\u015fimleri, tam da ba\u015far\u0131lmak istenen hedeflerin alt\u0131n\u0131 oyacak bir prosed\u00fcrd\u00fcr.<br \/>\u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 Y\u0130 \u00fczerine temellendirmi\u015f olan modern bili\u015fselciler ve di\u011ferleri, hi\u00e7bir potansiyel sonucun ger\u00e7ek olmad\u0131\u011f\u0131na ve b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n ger\u00e7ekte bireysel zihinler-deki in\u015falarda varoldu\u011funa inanmaktad\u0131rlar. O zaman her bir ideal ya da hedefin e\u015fit (ya da o hedefi kim g\u00f6zetirse g\u00f6zetsin e\u015fit derecede ge\u00e7erli) oldu\u011fu, fakat d\u00fcnyada etkinli\u011fi olan hedef olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Bu belki de, modern toplumun, pek \u00e7ok insan\u0131n \u00f6nemli hedefleri hem tasavvur edemedi\u011fi hem de ba\u015faramad\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullar\u0131 yaratma yeteneksizli\u011fine do\u011fal bir tepki olabilir. \u0130deallerimizi ba\u015farmam\u0131z\u0131 engelleyenlerin bizden g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi, ideallerimizin asla ger\u00e7ekle\u015fmeyece\u011fi anlam\u0131nda yorumlanmamal\u0131d\u0131r.<br \/>Marx, insan eylemini do\u011fal ve ideal olan\u0131n biricik kombinasyonu olarak g\u00f6rmenin ne kadar \u00f6nemli oldu\u011funu anlad\u0131. Eylemlerimizin \u00f6nbelirlenmi\u015f bir do\u011fan\u0131n hareketinin \u00f6r\u00fcnt\u00fclerine mekanik olarak indirgenmesi kaderci \u00fcmitsizli\u011fe yol a\u00e7ar; ve iradecinin insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin \u00f6zerk yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na olan inanc\u0131 bir mittir, fakat stat\u00fcko i\u00e7in uygun bir yoldur, \u00e7\u00fcnk\u00fc sosyal de\u011fi\u015fmeye yol a\u00e7an ger\u00e7ek g\u00fc\u00e7lere kar\u015f\u0131 bizi k\u00f6rle\u015ftirir \uf02dinsan eylemini ko\u015fullara kar\u015f\u0131 m\u00fccadelede kullanma giri\u015fimi bizim kendi se\u00e7imimiz de\u011fildir. \u2018Gotha Program\u0131n\u0131n Ele\u015ftirisi&#8217;nde (1875\/1974, s. 341) Marx, do\u011fan\u0131n insan eme\u011fi kadar zenginlik kayna\u011f\u0131 oldu\u011funu a\u00e7\u0131klar: \u2018Burjuvazi, yanl\u0131\u015f olarak, eme\u011fe, do\u011fa\u00fcst\u00fc yarat\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7 y\u00fcklemek i\u00e7in pek iyi temellere sahiptir; \u00e7\u00fcnk\u00fc salt eme\u011fin do\u011faya ba\u011fl\u0131 olmas\u0131 olgusundan, emek-g\u00fcc\u00fcnden ba\u015fka bir m\u00fclkiyete sahip olmayan insan\u0131n, toplumun ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn b\u00fct\u00fcn ko\u015fullar\u0131nda, eme\u011fin maddi ko\u015fullar\u0131n\u0131n sahibi haline gelen ba\u015fka insanlar\u0131n k\u00f6lesi olmak zorunda oldu\u011fu sonucu \u00e7\u0131kar. Bu insan, ancak onlar\u0131n izni ile \u00e7al\u0131\u015fabilir, dolay\u0131s\u0131yla da ancak onlar\u0131n izni ile ya\u015fayabilir.\u2019 Kapital&#8217;de (1867\/1977, s. 748) daha etkili bir bi\u00e7imde ifade etmi\u015fti: &#8216;E\u011fer i\u015f\u00e7iler havayla ya\u015fayabilselerdi, onlar\u0131 hi\u00e7bir fiyata sat\u0131n almak m\u00fcmk\u00fcn olmazd\u0131.&#8217; \u0130\u015fin nesnel ko\u015fullar\u0131n\u0131 kontrol edenler daima, ister Kapital ad\u0131na isterse Marx ad\u0131na, geri kalan hepimizi, kendi hedeflerinin nesnel olarak \u00f6nemli hedefler oldu\u011funu kabul etmeye, ve kendi fikir ve hedeflerimizin sadece \u00f6znel in\u015falar oldu\u011funu g\u00f6rmeye zorlam\u0131\u015flard\u0131r. Y\u0130&#8217;nin ideolojisi, malsahiplerinin g\u00fcc\u00fcn\u00fcn sadece bir yan\u0131lsama maskesi oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle ve kendi fildi\u015fi kulelerimiz i\u00e7indeki kendi yan\u0131lsamal\u0131 hedeflerimizin ya\u015fam ve i\u015f ko\u015fullar\u0131n\u0131 kontrol edenlerinki kadar ger\u00e7ek oldu\u011fuyla teselli etmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Ger\u00e7ek bir \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirici psikoloji, insanlar\u0131n kendi fikirlerinin ger\u00e7ekli\u011fini anlamalar\u0131na, ve ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131n \u00f6znel ko\u015fullar\u0131nda bile kendi se\u00e7imimiz olmayan ko\u015fullar\u0131n ba\u015fat oldu\u011fu s\u00fcreci anlamalar\u0131na yard\u0131m etmek i\u00e7in, bu maskeyi delip ge\u00e7meye \u00e7al\u0131\u015fmak zorundad\u0131r.<\/div>\n<div style=\"text-align: justify;\">\u00a0<\/div>\n<div style=\"text-align: justify;\">\u00c7eviri: Aysel Kara<\/div>\n<div style=\"text-align: justify;\">\u00a0<\/div>\n<div style=\"text-align: justify;\"><strong>Kaynaklar<\/strong><br \/>Berlin, I. (1969) Four Essays on Liberty, New York: OxfordUniversity Press.<br \/>Cabral, A. (1973) Return to the Source, New York: Monthly Review Press. <br \/>Chaliand, G. (1978) Revolution in the Third World, Harmondsworth: Penguin.<br \/>Chomsky, N. (1980) Rules and Representations, New York: ColumbiaUniversity Press.<br \/>Cummins, R. (1989) Meaning and Mental Representation, Cambridge, MA: M.I.T. Press.<br \/>Dialego (1978) Philosophy and Class Struggle, New York: Imported Publications.<br \/>Fodor, J. (1968) Psychological Explanation, New York: Harper-Row<br \/>Gardner, H. (1985) The Mind\u2019s New Science, New York: Basic Books.<br \/>Gibson J. J. (1966) The Senses Considered as Perceptual Systems, Boston: Houghton-Mifflin.<br \/>Gibson J. J. (1979) The Ecological Approach to Visual Perception, Boston: Houghton-Mifflin.<br \/>Gibson J. J. (1982) \u201cThe Concept of the Stimulus in Psychology\u201d, E. S. Reed R. K. Jones (eds) Reasons for Realism: Selected Essays of James J. Gibson, Hillsdale, NJ: Erlbaum\u2019de yeniden bas\u0131ld\u0131 (Birinci bas\u0131m: 1960)<br \/>Gouldner, A. (1980) The two Marxisms, New York: Oxford University Press.<br \/>Guevara, E. (1968) Guerilla Warfare, New York: Vintage Books.<br \/>Ingold, T. (1983) \u201cThe architect and tha bee: Reflections on the work of men and animals\u201d, Man 18: 1-20. <br \/>Ingold, T. (1992) \u201cEpilogue\u201d, K. Gibson T. Ingold (eds) Tools, Language, and Cognition in Human Evolution, New York: Cambridge University Press i\u00e7inde.<br \/>K\u00f6hler, W. (1913\/1971) \u201cOn unnoticed sensations and errors of judgement\u201d, M. Henle (ed.) The Selected Papers of Wolfgang K\u00f6hler, New York: Liveright i\u00e7inde.<br \/>Lange, F. A. (1880) The History of Materialism, 3 vols. London: Routledge Kegan Paul.<br \/>Lee, D. N. (1980) \u201cThe Optical Flow Field: the Foundation of Vision\u201d, Philosophical Transactions of the Royal Society of London, B, 290: 169-78.<br \/>Lenin, V. I. (1908\/1970) Materialism and Empirio-critisism, Foreign Languages: Peking.<br \/>Luce, R. D. (1989) Reaction Times, New York: OxfordUniversity Press.<br \/>Luria, A. R. (1973) The Working Brain, Harmondsworth: Penguin.<br \/>Marx, K. (1867\/1977) Capital, vol 1, New York: Vintage.<br \/>Marx, K. (1875\/1974) \u201cCritique of the Gotha Program\u201d, K. Marx, The First International and After, New York: Viking i\u00e7inde.<br \/>Marx, K. Engels, F. (1845\/1976) The German Ideology, Moscow: Progress.<br \/>Merleau-Ponty, M. (1944\/1962) The Phenomenology of Perception, London: Routledge Kegan Paul.<br \/>Neisser, U. (1967) Cognitive Psychology, New York: Appleton-Century-Crofts.<br \/>Posner, M. I. (1978) Chronometric Explorations of the Mind, Hillsdale, NJ: Erlbaum.<br \/>Reed, E. S. (1982a) \u201cDescartes\u2019s corporeal ideas hypothesis and the origin of scientific psychology\u201d, Review of Metaphysics 35: 731-52.<br \/>Reed, E. S. (1982b) \u201cAn Outline of the Theory of Action Systems\u201d, Journal of Motor Behavior 14: 98\/134.<br \/>Reed, E. S. (1986) \u201cReview of Gardner (1985)\u201d, Isis 77: 530-2.<br \/>Reed, E. S. (1988) James J. Gibson and the Psychology of Perception, New Haven: YaleUniversity Press.<br \/>Reed, E. S. (1989) \u201cTheory, Concept, and Experiment in the History of Psychology: an Old Tradition behind a \u2018Young\u2019 Science\u201d, History of the Human Sciences 2: 333-57.<br \/>Reed, E. S. (1991) \u201cCognition as the Cooperative Appropration of Affordances\u201d, Ecological Psychology 3: 135-58.<br \/>Rock, I. (1985) The Logic of Perception, Cambridge: M. I. T. Press.<br \/>Ross, J. J. (1971) The Appeal to the Given, London: Allen Unwin.<br \/>Ruben, D. H. (1979) Marxism and Materialism, Brighton: Harvester.<br \/>Sohn-Rethel, A. (1978) Intellectual and Manual Labor: a Critique of Epistemology, London: Macmillan.<br \/>Sterelny, K. (1990) The Representational Theory of Mind, Oxford: Blackwell.<br \/>Still, A. Costall, A. (eds) (1991) Against Cognitivism, Brighton: Harvester.<br \/>Timpanaro, S. (1975) On Materialism, London: NLB.<br \/>Vaihinger, H. (1924) The Philosopy of \u2018As If\u2019, London: Routledge Kegan Paul.<br \/>Williams, R. (1973) \u201cBase and Superstructure in Marxist Theory\u201d, New Left Review 82:3-16.<br \/>Wolf, E. (1982) Europe and the People without a History, Berkeley: University of California.<br \/>Woolfson, C. (1982) The Labour Theory of Culture, London: Routledge Kegan Paul.<\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Marksist epistemolojinin merkezi problemi, insan bilmesine ait yeterli bir teoriyi ma-teryalist bir d\u00fcnya konseptsiyonu ile uzla\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Marx&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck i\u00e7g\u00f6r\u00fcs\u00fc, b\u00f6yle bir uzla\u015ft\u0131rman\u0131n tarihsel bir materyalizmi (ve dolay\u0131s\u0131yla tarihsel bir epistemolojiyi) ba-\u015farmay\u0131 gerekli k\u0131lmas\u0131yd\u0131. Bu, insan eme\u011fine evrildi\u011finde insan aktivitesinin tarihin g\u00fcd\u00fcleyici g\u00fcc\u00fc haline gelmesinden dolay\u0131 b\u00f6yledir. Bir bireyin eme\u011fi, sosyal ara\u00e7lar\u0131n ve \u00fcretim ili\u015fkilerinin bir [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[178],"tags":[],"class_list":{"0":"post-468","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-marksizm"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Marksist epistemolojinin merkezi problemi, insan bilmesine ait yeterli bir teoriyi ma-teryalist bir d\u00fcnya konseptsiyonu ile uzla\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Marx&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck i\u00e7g\u00f6r\u00fcs\u00fc, b\u00f6yle bir uzla\u015ft\u0131rman\u0131n tarihsel bir materyalizmi (ve dolay\u0131s\u0131yla tarihsel bir epistemolojiyi) ba-\u015farmay\u0131 gerekli k\u0131lmas\u0131yd\u0131. Bu, insan eme\u011fine evrildi\u011finde insan aktivitesinin tarihin g\u00fcd\u00fcleyici g\u00fcc\u00fc haline gelmesinden dolay\u0131 b\u00f6yledir. Bir bireyin eme\u011fi, sosyal ara\u00e7lar\u0131n ve \u00fcretim ili\u015fkilerinin bir [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-08-03T22:00:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"36 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed\",\"datePublished\":\"2010-08-03T22:00:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/\"},\"wordCount\":7311,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Marksizm\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/\",\"name\":\"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2010-08-03T22:00:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed","og_description":"Marksist epistemolojinin merkezi problemi, insan bilmesine ait yeterli bir teoriyi ma-teryalist bir d\u00fcnya konseptsiyonu ile uzla\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Marx&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck i\u00e7g\u00f6r\u00fcs\u00fc, b\u00f6yle bir uzla\u015ft\u0131rman\u0131n tarihsel bir materyalizmi (ve dolay\u0131s\u0131yla tarihsel bir epistemolojiyi) ba-\u015farmay\u0131 gerekli k\u0131lmas\u0131yd\u0131. Bu, insan eme\u011fine evrildi\u011finde insan aktivitesinin tarihin g\u00fcd\u00fcleyici g\u00fcc\u00fc haline gelmesinden dolay\u0131 b\u00f6yledir. Bir bireyin eme\u011fi, sosyal ara\u00e7lar\u0131n ve \u00fcretim ili\u015fkilerinin bir [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-08-03T22:00:00+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"36 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed","datePublished":"2010-08-03T22:00:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/"},"wordCount":7311,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Marksizm"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/","name":"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2010-08-03T22:00:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/08\/04\/tarihsel-materyalist-epistemolojinin-meydan-okuyusu-edward-s-reed\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Tarihsel Materyalist Epistemolojinin Meydan Okuyu\u015fu | Edward S. Reed"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/468","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=468"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/468\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=468"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=468"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=468"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}