{"id":4692,"date":"2010-09-08T09:46:47","date_gmt":"2010-09-08T06:46:47","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/"},"modified":"2010-09-08T09:46:47","modified_gmt":"2010-09-08T06:46:47","slug":"modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/","title":{"rendered":"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>Modern etikle, moderniteyi, bilhassa moderniteyi nitelendiren, modern d\u00fcnyada ya\u015fayan tekil bireylerin ve toplumlar\u0131n kendi ethoslar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak payla\u015fmalar\u0131 gereken etik t\u00fcr\u00fcn\u00fc kastediyorum. Modern d\u00fcnyada erkekler ve kad\u0131nlar h\u00e2l\u00e2, farkl\u0131 somut normlar\u0131 ve kurallar\u0131 olan farkl\u0131 topluluklar, k\u00fclt\u00fcrler, gelenekler i\u00e7ine do\u011fmaktalar.<\/p>\n<p>En az\u0131ndan ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu normlar\u0131 ve kurallar\u0131 ge\u00e7erli kabul ediyor; daha sonraysa, bu ahlaki k\u00fclt\u00fcrlerin etkilerini isteyerek ya da istemeyerek kabul ediyorlar. Bir toplulu\u011fun ethos\u2019u di\u011ferlerinden daha kat\u0131 ya da gev\u015fek, daha evrensel ya da daha az evrensel olabilir, ama bu, bu konu\u015fman\u0131n konusu i\u00e7ine girmiyor.<\/p>\n<p>Ben, kelimenin ger\u00e7ek anlam\u0131yla modern d\u00fcnyan\u0131n, yani b\u00fct\u00fcn topluluklar\u0131n ve kat\u0131 veya gev\u015fek her t\u00fcrl\u00fc ethos\u2019un toplam\u0131n\u0131n, bu iki temel dire\u011fi tan\u0131mas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemek istiyorum \u2013 bu iki temel dire\u011fin, bunlar\u0131n hepsine birden zemin olu\u015fturmas\u0131 ko\u015fuluyla.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">D\u00fcnyalar\u0131 binalarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131rsak, denebilir ki, modern-\u00f6ncesi d\u00fcnyalarda evin tamam\u0131 topra\u011f\u0131n \u00fcst\u00fcnde g\u00fcvenle durmaktayd\u0131; sabit bir temele, zemine dayan\u0131yordu; buna kar\u015f\u0131n, tek t\u00fck topluluklar\u0131n h\u00e2l\u00e2 kendi temelleri olsa da, modern d\u00fcnyan\u0131n temeli diye bir \u015fey yok. \u0130\u015fte bu nedenle, modern d\u00fcnyan\u0131n yeniden \u00fcretimini sa\u011flamak ve onu kaostan ya da b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u00e7\u00f6kmekten kurtarmak i\u00e7in iki ortak temel dire\u011fe gereksinim var.<\/p>\n<p>A\u015fa\u011f\u0131da, bu iki temel direkten s\u00f6z edece\u011fim. Normatif kuramdan uzak durmaya ve idealle\u015ftirmeye girmemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m ama \u00f6nermem ampirik bir \u00f6nerme de olmayacak. Yaln\u0131zca \u015fu \u00f6neriyi savunmakla yetinece\u011fim: Modern eti\u011fin iki temel dire\u011fi d\u00fcnyan\u0131n en az\u0131ndan bir k\u0131sm\u0131nda ge\u00e7erli olarak tan\u0131n\u0131rsa, modernite ya\u015famaya devam edebilecek; aksi takdirde edemeyecek ve hal b\u00f6yle olunca da d\u00fcnyam\u0131zda sava\u015f ve kaos durumu h\u00fck\u00fcm s\u00fcrecek. Fakat bu iki temel dire\u011fin giderek artan say\u0131da k\u00fclt\u00fcr taraf\u0131ndan tan\u0131naca\u011f\u0131na inand\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in, k\u00f6t\u00fcmser senaryonun ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorum.<\/p>\n<p>Eti\u011fin veya ahlak\u0131n iki temel dire\u011fi oldu\u011fu \u00f6nermesinde yeni bir \u015fey yok. Aristoteles de bu iki temel direkten bahsetmi\u015ftir: \u0130yi insan ve adil yasa. Bunlar modern eti\u011fin de iki temel dire\u011fidir. Bununla birlikte, temel bir farkl\u0131l\u0131k var. Modern-\u00f6ncesi d\u00fcnyada, Aristoteles\u2019in d\u00fcnyas\u0131 da dahil olmak \u00fczere, iyi insanlar ve adil yasa ya da politik d\u00fczen, \u00f6rgensel olarak, temel toplumsal yap\u0131 ve temel inanc\u0131n sa\u011flam zemini \u00fczerindeydi. Fakat bu durum modern d\u00fcnyada b\u00fct\u00fcn\u00fcyle de\u011fi\u015fti.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc modernite, mutlak bir inanca, hatta ko\u015fulsuz olarak tan\u0131nan bir toplumsal d\u00fczene de\u011fil, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe dayan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Fakat \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, temellendirmeyen bir temeldir. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck temellendirmeyen bir esas oldu\u011fu i\u00e7in, modern d\u00fcnyada bir temel bo\u015flu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar. Bununla birlikte, ortak bir mutlak esas olmadan ya\u015famak, tamamen temelsiz, kurumsuz ya\u015famak anlam\u0131na da gelmez. Bu anlama gelmi\u015f olsayd\u0131, daha \u015fimdiden k\u00f6ktenci nihilizme s\u00fcr\u00fcklenmi\u015f olurduk. Ama durumun b\u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yorum. Bir temellendirici, kurucu eylem olmadan, felsefe ya da herhangi bir kuram imk\u00e2ns\u0131z hale gelir; ayr\u0131ca, politik ve toplumsal birliklerin de temellendirilmesi gerektirir. Anar\u015fi, di\u011fer t\u00fcm nedenler bir tarafa, \u015fu nedenden dolay\u0131 tutarl\u0131 de\u011fildir bir kere: insanlar uzun s\u00fcre anar\u015fi durumunda ya\u015fayamaz. Beklentilerin ger\u00e7ekle\u015fmesi, s\u00f6zlerin tutulabilmesi i\u00e7in bir g\u00fcvenlik, bir kesinlik, kararl\u0131l\u0131k, bir t\u00fcr d\u00fczenlilik, tekrarlanma ve tekrarlanabilirlik gerekir.<\/p>\n<p>T\u0131pk\u0131 felsefede oldu\u011fu gibi, mutlak bir temelden yoksun olan bir d\u00fcnyada da b\u00fct\u00fcn niteliklere sahip bir t\u00f6z yoktur. Bundan dolay\u0131 kurumlar, de\u011ferler, erdemler, be\u011feni bilgisi t\u00fcrleri vb ayn\u0131 temele oturmaz. Bilginin hakikati, bir dizenin g\u00fczelli\u011fi, bir yasan\u0131n adaleti, bir ki\u015finin iyili\u011fi art\u0131k ayn\u0131 sabit inan\u00e7ta k\u00f6klenmez. Tam tersi ge\u00e7erlidir. Bunlar\u0131n hepsi kendi ilkeleri do\u011frultusunda temellenebilir. Max Weber\u2019in modern d\u00fcnyay\u0131 \u00f6z\u00fcnde \u00e7oktanr\u0131l\u0131 olarak tan\u0131mlamas\u0131n\u0131n nedeni budur: her alan\u0131n kendi mabudu vard\u0131r. \u015eu anda modern eti\u011fin yaln\u0131zca iki temel dire\u011finden, iyi insan ve adil yasadan s\u00f6z etti\u011fime g\u00f6re, ba\u015fka yaz\u0131larda ele ald\u0131\u011f\u0131m, modernitede hakikat kavram\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn bozulmas\u0131 ve g\u00fczel kavram\u0131ndaki de\u011fi\u015fimler sorununu, burada g\u00f6z ard\u0131 etmem gerekiyor.<\/p>\n<p>Ahlaki iyilik ve adil yasa ayn\u0131 a\u011fac\u0131n iki dal\u0131 de\u011fildir yaln\u0131zca. Onlar\u0131n da kendi ilkelerine, farkl\u0131 ilkelere dayand\u0131klar\u0131n\u0131 ve birbirinden farkl\u0131 temelleri oldu\u011funu g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Fakat beklenilece\u011fi gibi, yap\u0131lar\u0131nda ortak bir \u015feyin olmas\u0131 gerekir; ikisinin de \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00fczerinde, kendisi temellendirmeyen bir temel \u00fczerinde kurulmu\u015f olmas\u0131 gerekir. Bunun nas\u0131l yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n izini s\u00fcrmek istiyorum. Apa\u00e7\u0131k olan \u015fey pe\u015finen s\u00f6ylenebilir: Bunlar ancak, birincil de\u011fer olarak ald\u0131klar\u0131, \u201c\u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ba\u011fl\u0131l\u0131k\u201dla, bir t\u00f6z olmayan, daha \u00e7ok t\u00f6zden yoksunluk olan bir de\u011fere uyarak, \u2013temellendirmeyen\u2013 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00fczerine temellenebilirler. Kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 vurgulayal\u0131m: B\u00fct\u00fcn H\u0131ristiyan d\u00fcnyas\u0131n\u0131n temeli olan Tanr\u0131, her t\u00fcrl\u00fc hakikatin, adaletin, iyili\u011fin, g\u00fczelli\u011fin kayna\u011f\u0131, mutlak T\u00f6z ve mutlak de\u011ferdir.<br \/>\u00d6nce ahlaki iyilik (namus) temelinden s\u00f6z edece\u011fim, daha sonra da toplumsal ve politik adalet temelinden.<\/p>\n<p>\u0130lk temel direk: modern insan\u0131n namusu<\/p>\n<p>Modernitenin bilinci, ba\u015fka \u015feylerle birlikte, olumsall\u0131k \u00f6z\/bilincidir de. Olumsall\u0131k deneyiminin \u00fc\u00e7 y\u00f6n\u00fc vard\u0131r. Birincisi, Nietzsche\u2019nin Tanr\u0131 \u00f6ld\u00fc slogan\u0131yla \u00f6zetledi\u011fi kozmik olumsall\u0131k deneyimidir, kutsal sa\u011fg\u00f6r\u00fc yerine do\u011fan\u0131n k\u00f6r yasalar\u0131n\u0131 koyman\u0131n sonucudur. Egemen d\u00fcnya a\u00e7\u0131klamas\u0131[nda], hakikat sa\u011flay\u0131c\u0131 olan dinin yerini bilim al\u0131r. \u00c7ok b\u00fcy\u00fck bir de\u011fi\u015fimdir bu, \u00e7\u00fcnk\u00fc dinsel hakikatin tersine, bilimsel hakikat, yanl\u0131\u015flanabilir bir \u015feydir, ayr\u0131ca, bir ahlak otoritesi, insanlar\u0131 ahlak anlay\u0131\u015flar\u0131nda ya da ya\u015fam tarzlar\u0131nda y\u00f6nlendirmede bir yetke oldu\u011funu iddia etmez. \u0130kinci olumsall\u0131k deneyimi, hiyerar\u015fik olarak d\u00fczenlenmi\u015f bir modern-\u00f6ncesi toplumsal ve politik evrenin y\u0131k\u0131m\u0131 ve yap\u0131s\u00f6k\u00fcm\u00fcyle e\u015fzamanl\u0131 olarak geli\u015fir.<\/p>\n<p>MacIntyre hakl\u0131d\u0131r: Modern-\u00f6ncesi toplumsal d\u00fczenlemelerde, insanlar kendi teloslar\u0131n\u0131, kendi d\u00fcnyevi istikametlerini do\u011fumla edinmi\u015flerdir. Burada, ki\u015finin yolu rastlant\u0131sal do\u011fumundan, do\u011fumunda toplumsal olarak belirlenmi\u015f olan \u00f6zg\u00fcn istikametiyle uyum i\u00e7inde kendini tamamlamas\u0131na ya da yetkinle\u015fmesine kadar uzan\u0131r.<\/p>\n<p>Onlar\u0131n genetik \u00f6nselleri (a priori) belli bir toplumsal \u00f6nsele g\u00f6nderilmi\u015f bir zarf i\u00e7indedir. Metaforik bir postac\u0131, zarf\u0131 belirli bir adrese teslim etmekte g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekmez. Ayn\u0131 e\u011fretileme \u00fczerinden devam edecek olursak, modern erkekler ve kad\u0131nlar d\u00fcnyaya adressiz bir zarf i\u00e7inde f\u0131rlat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Toplumsal \u00f6nsel, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde de\u011fi\u015fmi\u015ftir; yeni do\u011fmu\u015f bir bebe\u011fe bir telos sunmaz ya da en az\u0131ndan bunu yapmas\u0131 beklenmez. Sartre, \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe, yani Hi\u00e7li\u011fe, telossuz, hedefsiz bir a\u011f olan olas\u0131l\u0131klar a\u011f\u0131 i\u00e7ine f\u0131rlat\u0131lm\u0131\u015f\u0131z derken bu durumu \u00e7ok iyi betimlemi\u015ftir. Modern erkek ve kad\u0131n d\u00fcnyaya f\u0131rlat\u0131ld\u0131klar\u0131 zarf\u0131n \u00fczerinde bir adres olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, zarflar\u0131n\u0131n \u00fczerine kendi adreslerini er ya da ge\u00e7 kendileri yazmak zorundad\u0131r. Kendi zarf\u0131na adres yazmak, modern bireyin temel sorumlulu\u011fudur. Bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc vurgulamak isterim: temel. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu sorumluluk temel olu\u015fturma hareketi ile ili\u015fkilidir.<\/p>\n<p>Ahlaki karakterimize ve genel olarak karakterimize kar\u015f\u0131 sorumlulu\u011fumuz, kesinliklerin azalmas\u0131yla ko\u015futluk i\u00e7inde artmaktad\u0131r. Modernler, geleneksel de\u011ferleri, erdemleri, g\u00f6renekleri ak\u0131l yarg\u0131s\u0131na b\u0131rakmaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. Ama b\u00fct\u00fcn de\u011ferler, erdemler ve etik yarg\u0131lar s\u00fcrekli akl\u0131n yarg\u0131lama yetkisine b\u0131rak\u0131l\u0131rsa, hi\u00e7biri bu yarg\u0131lamadan ba\u015far\u0131yla \u00e7\u0131kamayaca\u011f\u0131 i\u00e7in, sonunda kaybedene d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. B\u00fct\u00fcn de\u011ferlerin, somut normlar\u0131n ve somut etik ifadelerin do\u011fruluklar\u0131 ayn\u0131 g\u00fc\u00e7le onan\u0131p, yanl\u0131\u015flanabilir ve bu kan\u0131tlama s\u00fcreci ad infinitum (sonsuza kadar) s\u00fcrebilir.<\/p>\n<p>Bu s\u00fcreci sa\u011flam bir zemin \u00fczerinde noktalamak ve eldeki eski yap\u0131ta\u015flar\u0131yla yeni bir etik in\u015fas\u0131na ba\u015flamak i\u00e7in, sorgulama bir noktada durdurulmal\u0131, en az\u0131ndan bir de\u011fer, ko\u015fulsuz olarak ge\u00e7erli varsay\u0131lmal\u0131d\u0131r. Asl\u0131nda, me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131\/gayri-me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 arg\u00fcmanlar zinciri \u00e7o\u011fu zaman sonsuza kadar devam etmez; bazen kalbin mant\u0131\u011f\u0131 gere\u011fi, bazen de insan\u0131n kendi gelene\u011finin fraksiyonlar\u0131 taraf\u0131ndan kesintiye u\u011frat\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir \u015feyin tart\u0131\u015fma s\u00fcrecini durduramayaca\u011f\u0131n\u0131, s\u0131n\u0131rlar\u0131n i\u00e7inde yaln\u0131zca me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ve gayri-me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 kan\u0131tlar\u0131n var oldu\u011funu varsayal\u0131m. Bu durumda, s\u0131rf bir eti\u011fe sahip olmak ad\u0131na, bir \u015feyin, tart\u0131\u015fmac\u0131lar i\u00e7in bir ilk ilke olarak, sonul, kurucu ilke olarak kabul edilmesi gerekir. Fakat hi\u00e7bir somut norm, de\u011fer ya da ahlaki inan\u00e7 ilk ilke rol\u00fcn\u00fc oynayamayaca\u011f\u0131ndan, etik inan\u00e7lar\u0131n ger\u00e7ekli\u011fini ve ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmal\u0131 olarak g\u00f6steren ki\u015fi tek kesinlik olarak kal\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ki\u015fi, bu varolan, bilgi i\u00e7in de\u011fil ahlak i\u00e7in temel arad\u0131\u011f\u0131ndan, bir tek varolanla sonu\u00e7lanan s\u00fcre\u00e7, yine de bir etik \u00fcretecektir: bir ki\u015filik eti\u011fi. B\u00f6ylece modern eti\u011fin dayanaklar\u0131ndan biri, belirli bir ki\u015filik eti\u011fi de\u011fil, bir ki\u015filik eti\u011fi olacakt\u0131r. Daha da basitle\u015ftirirsek: kendisi haline gelen ki\u015fi eti\u011fin sakland\u0131\u011f\u0131 yer olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Fakat ahlakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00f6z\u00fc \u00d6teki ile olan ili\u015fkimizdeyse, tek varolan, ahlaki kesinli\u011fin kayna\u011f\u0131, kendi eti\u011finin temeli rol\u00fcn\u00fc nas\u0131l \u00fcstlenecektir? Bir varolan olarak ben, iyiyi ve k\u00f6t\u00fcy\u00fc birbirinden nas\u0131l ay\u0131rt edebilirim? Benim kendi emin olu\u015fumda ahlaki yarg\u0131m\u0131n do\u011frulunu g\u00fcvence alt\u0131na alan bir sa\u011flam temeli nas\u0131l bulabilirim? Ne yapmam gerekti\u011fine, benim i\u00e7in do\u011fru \u015feyin ne oldu\u011funa kendim karar verebilir miyim?<\/p>\n<p>Bu sorulara verilecek yan\u0131tlar evet ya da hay\u0131r olabilir, ama her iki cevap da bir \u015f\u00fcphe i\u00e7erecektir. Yine de ki\u015fi, bir eyleme giri\u015fmeden ya da somut bir yarg\u0131 olu\u015fturmadan \u00f6nce bu konu \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, bunun do\u011fru mu yanl\u0131\u015f m\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 ve ancak sonras\u0131nda yararl\u0131 olup olamayaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nce kendi kendine sordu\u011fu i\u00e7in bile, daha fazla ayr\u0131nt\u0131ya ve de\u011ferlendirmeye girmeksizin, bir ki\u015filik eti\u011finden hakl\u0131 olarak s\u00f6z edilebilir ve hatta ki\u015filik eti\u011finin, modern d\u00fcnya eti\u011fini ta\u015f\u0131yan direklerden biri oldu\u011fu varsay\u0131m\u0131 kabul edilebilir.<\/p>\n<p>\u0130ki t\u00fcr ki\u015filik eti\u011fi vard\u0131r, hem yaln\u0131zca felsefede de\u011fil. Her ikisi de y\u00fckse\u011fi ve al\u00e7a\u011f\u0131, soyluyu ve de\u011fersizi birbirinden ay\u0131rt eder; kendini geli\u015ftirmeye, karakter \u201csaf\u201dl\u0131\u011f\u0131na \u00f6ncelik verir; her ikisi de insan\u0131n en y\u00fcce g\u00f6revinin, ne ise o olmak, s\u00f6zlerini tutmak ve kendisi olmak konusunda a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7mamak oldu\u011funa inan\u0131r. Bununla birlikte, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle formel bir etiktir bu; modern bireyin, kar\u015f\u0131s\u0131nda ki\u015fisel kurtulu\u015f sava\u015f\u0131n\u0131 ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 \u00f6zc\u00fc t\u00f6zel eti\u011fin tamamen z\u0131dd\u0131d\u0131r. Burada temel, kendisine herhangi bir i\u00e7erik verilmemi\u015f, kendi ki\u015fisel \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7indeki varolan olacakt\u0131r. Her ne kadar bu formel temel \u00e7ok sa\u011flam olmasa da, ilgisiz ve anlams\u0131z da de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bir ki\u015finin tek \u00f6zg\u00fcr s\u0131n\u0131rland\u0131rmas\u0131n\u0131n kendi kendine koydu\u011fu s\u0131n\u0131rland\u0131rma olmas\u0131, modern d\u00fcnyan\u0131n imgelemine tastamam uygundur. Fakat \u015fu soruyu a\u00e7\u0131k b\u0131rakmak kayd\u0131yla: Ne t\u00fcr bir s\u0131n\u0131rland\u0131rmad\u0131r bu? Herkes kendine t\u00fcm\u00fcyle farkl\u0131 bir s\u0131n\u0131rland\u0131rma m\u0131 koyacak veya koymakta? \u0130yi ve k\u00f6t\u00fc \u00fczerinde hi\u00e7bir mutabakat olas\u0131 de\u011fil midir; iki insan aras\u0131nda bile, rastlant\u0131sal uyu\u015fma d\u0131\u015f\u0131nda, hi\u00e7bir anla\u015fma m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil midir? Dire\u011fi yere sa\u011flam tutturmak i\u00e7in, ki\u015filik eti\u011fi formel kavram\u0131na zay\u0131f bir t\u00f6zel belirleme\/s\u0131n\u0131rland\u0131rma eklenmesi gerekmektedir.<\/p>\n<p>Buraya kadar modernitenin etik y\u00f6nelimlerinin bir tan\u0131mlamas\u0131n\u0131 yapt\u0131m. K\u0131saca \u00f6zetleyecek olursak, bu y\u00f6nelimler geleneksel eti\u011fin par\u00e7alar\u0131 ile, bu par\u00e7alardan birini ya da \u00f6tekini kullanan ki\u015filik eti\u011finin; ve son olarak ki\u015filik eti\u011fini, ideolojik olarak kurulmu\u015f olsa da, sa\u011flam olan bir temele d\u00f6nme y\u00f6n\u00fcnde ortadan kald\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fan farkl\u0131 t\u00fcrden k\u00f6ktenciliklerin bir arada var olmas\u0131 olarak tan\u0131mlanabilir. Devam\u0131nda, d\u00fczenleyici bir fikirden bahsedece\u011fim; bu d\u00fczenleyici fikir b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde Kierkegaard felsefesine dayanan d\u00fczenleyici, ahlaki bir ki\u015filik eti\u011fi fikri.<br \/>Ki\u015filik eti\u011fine ahlaki bir i\u00e7erik verilebilir. Ama nas\u0131l? Bir yandan, bir ki\u015filik eti\u011fi, metafizik temelli etikle ayn\u0131 \u015fekilde temellendirilemez. \u00d6te yandan, deneysel kurallar\u0131 ve normlar\u0131 temel alamaz. O zaman bir ki\u015filik eti\u011finin zay\u0131f olsa bile bir i\u00e7eri\u011finin olmas\u0131 nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilir? Kierkegaard\u2019\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc olduk\u00e7a basit: e\u011fer ki\u015fi kendisini ahlakl\u0131 bir ki\u015fi olarak se\u00e7iyorsa, olabilir. Her t\u00fcr ki\u015filik eti\u011fi insan\u0131n kendini varolu\u015fsal olarak se\u00e7mesinden kaynaklanan etik olarak tan\u0131mlanabilir.<\/p>\n<p>\u0130nsan kendisini herhangi bir \u015fey olarak se\u00e7ebilir ve ne ise o olur. \u0130nsan iyi, namuslu bir ki\u015fi olmay\u0131 se\u00e7erse, varolu\u015fsal se\u00e7imine zay\u0131f bir i\u00e7erik verebilir ve ne ise o olur \u2013 namuslu, nazik, iyi bir erkek ya da kad\u0131n. Se\u00e7im varolu\u015fsal ve dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zerk ve kendini-kurucu oldu\u011fundan, varolu\u015fsal se\u00e7im herhangi bir \u015feyin se\u00e7imi de\u011fildir. \u0130yili\u011fi ya da namuslulu\u011fu, herhangi bir erdemi ya da de\u011feri se\u00e7miyor, namuslu bir ki\u015fi olarak kendimi se\u00e7iyorumdur. Ki\u015finin kendini do\u011fru d\u00fczg\u00fcn bir ki\u015fi olarak se\u00e7mesi ne anlama gelir? Kierkegaard, o ki\u015finin iyi ile k\u00f6t\u00fc aras\u0131nda se\u00e7im yapmay\u0131 se\u00e7ti\u011fini s\u00f6yler. Ama bu yaln\u0131zca ilk ad\u0131md\u0131r. \u0130nsan ne ise odur; yani insan\u0131n iyi ile k\u00f6t\u00fc aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapmay\u0131 genel olarak bilmesi gerekir. \u0130nsan\u0131n bir koltuk de\u011fne\u011fine gereksinimi vard\u0131r. Fakat b\u00f6yle bir deste\u011fe ancak kendini iyi bir ki\u015fi olarak se\u00e7tikten sonra gereksinimi vard\u0131r. Bu hareket, sadece formel ki\u015filik eti\u011fiyle ger\u00e7ekle\u015femez.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n bir destek edinmek i\u00e7in yapay mant\u0131k \u00f6rnekleri \u00fczerinde fikir \u00fcretmeye gereksinimi yoktur. Fikir almak i\u00e7in g\u00fcvenle felsefi gelene\u011fe ba\u015fvurulabilir.<\/p>\n<p>Sokrates\/Platon, haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011framan\u0131n haks\u0131zl\u0131k yapmaktan, zarara u\u011framan\u0131n ba\u015fkalar\u0131na zarar vermekten \u00e7ok daha iyi oldu\u011funu kan\u0131tlamak i\u00e7in en iyi arg\u00fcmanlar\u0131n\u0131 seferber etmi\u015ftir. Asl\u0131nda kendi davas\u0131n\u0131n do\u011frulu\u011funu ispatlar ama apa\u00e7\u0131k olan ac\u0131 ger\u00e7e\u011fin, adaletsizli\u011fe u\u011framaktansa adaletsizlik etmenin daha iyi oldu\u011funa dair tam tersi ifadenin de iyi kan\u0131tlarla, ayn\u0131 etkiyle ve ayn\u0131 ampirik do\u011frulama g\u00fcc\u00fcyle kan\u0131tlanabilece\u011finin fark\u0131ndad\u0131r. Kant\u2019\u0131n Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nde form\u00fcle etti\u011fi antinomiye \u00e7ok benzeyen ahlaki bir \u00e7at\u0131\u015fk\u0131d\u0131r bu. Fakat metafizik yoksa ve dolay\u0131s\u0131yla insanlar bir yandan homo-nuomenon\u2019a, \u00f6te yandan homo phenomenon\u2019a ayr\u0131lamazsa, \u00e7at\u0131\u015fk\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fclemez.<\/p>\n<p>Bir ki\u015filik eti\u011fi felsefesinde bu \u00e7at\u0131\u015fk\u0131 bir paradoksa d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Bir modern ahlak felsefesi mutlak kesinliklere izin vermedi\u011fine, yine de en az\u0131ndan bir kesinlik, \u2013 ilk ilke! \u2013 bir temel ya da bir merkez olmaks\u0131z\u0131n ahlak felsefesi olamayaca\u011f\u0131na g\u00f6re, ahlak da yoktur; o zaman \u015fu \u00f6nerilebilir: Sokrates\u2019in d\u00fcsturu kan\u0131tlanamasa da, ya da tersine, onun tersi ayn\u0131 g\u00fc\u00e7te kan\u0131tlanabilse de, bir \u015fey h\u00e2l\u00e2 kesindir: Sokrates i\u00e7in, yani namuslu, d\u00fcr\u00fcst bir insan i\u00e7in bu ifade do\u011frudur. Sokrates asl\u0131nda bu inanc\u0131 do\u011frultusunda hareket etmi\u015f, onun u\u011fruna \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Tekrar s\u00f6yleyebiliriz bunu: kendini varolu\u015fsal olarak namuslu, iyi bir insan olarak se\u00e7mi\u015f olan ki\u015fi i\u00e7in Sokrates\u2019in ifadesi hem kuramsal hem de pratik olarak do\u011frudur. Kendini iyi bir insan olarak se\u00e7mi\u015f oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde ahlaki kesinlik olarak se\u00e7mi\u015f olur. Dolay\u0131s\u0131yla, kendine ahlaki bir i\u00e7erik vermi\u015f olan ki\u015filik eti\u011fi, zaten bir temele sahiptir. Bir ki\u015filik eti\u011finin temeli d\u00fcr\u00fcst, namuslu insan\u0131n kendisinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u0130yi bir insan\u0131n \u00f6z\u00fc, Sokrates\u2019in d\u00fcsturunun kendisi i\u00e7in do\u011fru olu\u015fudur.<\/p>\n<p>E\u011fer bir tan\u0131ma gereksinim varsa, iyi bir insan\u0131n tan\u0131m\u0131 budur. Kendine ahlaki bir i\u00e7erik veren bir ki\u015filik eti\u011finde, ki\u015finin iyili\u011fi, \u00f6zg\u00fcrce, \u00f6zerk olarak se\u00e7ilmi\u015ftir. Yaln\u0131zca iyi ile k\u00f6t\u00fc aras\u0131ndaki ayr\u0131m de\u011fil, b\u00f6yle bir ayr\u0131m yapman\u0131n ahlaki \u00f6l\u00e7\u00fctleri de varolu\u015fsal olarak se\u00e7ilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Peki, neden baz\u0131 erkekler ve kad\u0131nlar kendilerini namuslu ki\u015filer olarak se\u00e7iyor da, di\u011ferleri b\u00f6yle yapm\u0131yor? Bu sorunun hi\u00e7bir yan\u0131t\u0131 yoktur, yan\u0131t\u0131 biliyormu\u015fuz gibi yapmamak en iyisi. \u0130yili\u011fin kayna\u011f\u0131 a\u015fk\u0131nd\u0131r ve \u201cBilmiyoruz\u201dun olumlu form\u00fclasyonu da i\u015fte budur. Ama, bir ki\u015finin kendini varolu\u015fsal olarak d\u00fcr\u00fcst bir insan diye se\u00e7ti\u011fi nas\u0131l bilinir? Onun pratikteki namuslulu\u011fundan, ba\u015fka bir \u015feyden de\u011fil. Kant\u2019\u0131n, \u00f6zg\u00fcr nedensellik yoluyla do\u011faya yasa veren ak\u0131l olgusu olarak a\u015fk\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc \u201cispat\u0131na\u201d \u2013 ya da ispatlamamas\u0131na\u2013 benzer bu. Bu mant\u0131ksal veya a\u015fk\u0131n bir ispat de\u011fil, bir jesttir.<\/p>\n<p>Modern eti\u011fin ikinci dire\u011fi \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler yasas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6nceden belirtmeliyim ki, bu \u201chak\u201d kavram\u0131, iki temel dire\u011fi birbiriyle ili\u015fkilendirebilir, ama birle\u015ftirmek bir yana, asla bir araya getiremez. Bunlar birbirinden ayr\u0131 olarak kal\u0131r ve kalmal\u0131d\u0131r da. Hegel, Hukuk Felsefesinin \u0130lkeleri\u2019nde, \u201cahlaki haklar\u201d alt b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, kal\u0131c\u0131 bir ba\u011flant\u0131 lehine dikkate de\u011fer baz\u0131 tavsiyelerde bulunmu\u015ftur. Hegel\u2019in kavram\u0131n\u0131 k\u0131saca aktaral\u0131m. \u00dc\u00e7 ahlaki hak vard\u0131r: bireylerin kendi yeteneklerini geli\u015ftirme hakk\u0131, kendi \u00f6zel mutluluklar\u0131n\u0131 arama hakk\u0131 ve kendi iyilik kavramlar\u0131na g\u00f6re ya\u015fama hakk\u0131. Bu \u00fc\u00e7 haktan yaln\u0131zca \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc etikle ilgilidir. Hegel\u2019in bu alt b\u00f6l\u00fcmde bir ki\u015filik eti\u011fine olanak tan\u0131y\u0131p tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131labilir: \u0130lk iki ahlaki hakk\u0131 a\u00e7\u0131klarken formel bir ki\u015filik eti\u011fine, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcndeyse hafif derecede ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ki\u015filik eti\u011fine. Fakat Hegel hi\u00e7bir zaman ayr\u0131 bir temel direkten s\u00f6z etmiyor, \u00e7\u00fcnk\u00fc ahlaki haklar Sittlichkeit [t\u00f6rellik] kurumlar\u0131 taraf\u0131ndan emilmi\u015f, dolay\u0131s\u0131yla da karakterlerini ve g\u00fc\u00e7lerini yitirmi\u015ftir. Bu nedenle bu b\u00f6l\u00fcm ikinci temel dire\u011fin tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 ile ilgilidir.<\/p>\n<p>Modern eti\u011fin ikinci temel dire\u011fi \u00fczerine tart\u0131\u015fmaya, birinciye \u015fekil vermi\u015f olan d\u00fc\u015f\u00fcnceyle ba\u015flanabilir. Modern etik d\u00fczeni, modern \u00f6ncesinin aksine, mutlak olarak kurulmu\u015f de\u011fildir. Fakat temelsiz bir politik ya da toplumsal d\u00fczen de olamaz. Bununla birlikte bu temeller prensipte de\u011fi\u015ftirilebilir olmal\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc kutsal olmad\u0131klar\u0131ndan a\u015fk\u0131nl\u0131k \u00e7itiyle korunmazlar. Ebedi bir politik d\u00fczen olarak tan\u0131namazlar. Modern devletler insanlar taraf\u0131ndan kurulmu\u015ftur; baz\u0131 modern devletler \u2013 \u00f6zellikle de demokratik devletler \u2013 yurtta\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131 devleti kurma eylemi i\u00e7inde ve bu yolla kazanm\u0131\u015f olan yurtta\u015flar taraf\u0131ndan kurulmu\u015ftur ve kurulmaktad\u0131r kurgusuna dayan\u0131r. Kolayl\u0131k olsun diye bundan sonra yaln\u0131zca bunlardan s\u00f6z edece\u011fim.<\/p>\n<p>Devletin temel yasas\u0131 \u2013Grundgesetz\u2013 anayasad\u0131r. Temel s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc \u2013Almanca Grund\u2013 bir temele g\u00f6nderme yapar, oysa anayasa \u2013constitution\u2013 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc de, yurtta\u015flar taraf\u0131ndan kurulmu\u015f oldu\u011fu i\u00e7in anayasan\u0131n kurucu niteli\u011fine i\u015faret etmektedir. Anayasa s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc insan-yap\u0131s\u0131 olma anlam\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Bu, yasa\/yapmay\u0131 energeia de\u011fil de techne olarak tan\u0131mlayan Aristoteles taraf\u0131ndan da tan\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat bu yasalar yap\u0131lm\u0131\u015f olmakla kalmay\u0131p gelenek \u00fczerine, etik \u00fczerine kurulmu\u015ftu. \u0130\u015fte bunun i\u00e7indir ki, Aristoteles\u2019in Politika\u2019s\u0131 Nikomakhos\u2019a Etik\u2019inin devam\u0131d\u0131r, eti\u011fi \u00f6nceden varsayar. \u0130kinci temel dire\u011fin birinciden daha temelsiz oldu\u011fu modern d\u00fcnyada, hik\u00e2ye de ba\u015fka bir hal al\u0131r.<\/p>\n<p>Fakat, yukar\u0131da tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z, Hegelci \u00fc\u00e7 hakk\u0131 garanti eden anayasalar hangileridir? Modern anayasalar\u0131n hepsi insanlar taraf\u0131ndan kurulmu\u015f olsa da, modernitenin temeli olan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn kendisi temellendirici olmad\u0131\u011f\u0131ndan, hepsi bunu yapamaz. Ancak, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, en az\u0131ndan siyasi serbestlik olarak, adil devletin dayand\u0131\u011f\u0131 y\u00fcce ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fer olarak yorumlay\u0131p kucaklayan, ya da tan\u0131yan anayasalar garanti alt\u0131na al\u0131r onlar\u0131. \u00d6zg\u00fcrl\u00fcklerin yasala\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131ndan, kurulma eyleminden \u00f6nce, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn y\u00fcce de\u011fer olarak yorumunun imgelemde mevcut olmas\u0131 gerekir.<br \/>Ama ne t\u00fcr bir kurulma eylemidir bu?<\/p>\n<p>Kurulma eylemi, kurma fikirlerinin \u00f6nceden varolmas\u0131n\u0131 gerektiriyorsa, bu fikirler de apa\u00e7\u0131kt\u0131r ki, ba\u015fka bir \u015fey taraf\u0131ndan; geriye do\u011fru sonsuz bir s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde, mant\u0131ksal ya da tarihsel olarak daha \u00f6nceden var olan fikirler taraf\u0131ndan kurulmu\u015ftur. Mutlak ve \u00f6zg\u00fcr kurulu\u015f, gev\u015fek kum \u00fczerine bir k\u00f6\u015fk kurmaya benzer. Ger\u00e7ekten de durum bu, ama tam de\u011fil.<br \/>Modern anayasalar ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri kurma eyleminin kendisi, belirsiz, ayn\u0131 derecede kurgusal bir do\u011fal haklar d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u00fczerine kurulmu\u015ftur. Bunun i\u00e7indir ki, Aristoteles\u2019in tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131, kurguya de\u011fil de gelene\u011fe dayanan anayasalardan esasen farkl\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>Amerika Birle\u015fik Devletleri Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k Bildirgesi\u2019nin, \u00f6zellikle de bildirgenin kurucu c\u00fcmlesinin d\u00fczenleni\u015fine bakal\u0131m: \u201cBizler, bu ger\u00e7eklerin kendili\u011finden a\u00e7\u0131k oldu\u011funu kabul ediyoruz\u2026\u201d ve bu ger\u00e7ekler s\u0131ralan\u0131r: B\u00fct\u00fcn insanlar \u00f6zg\u00fcr do\u011far, Yarat\u0131c\u0131 taraf\u0131ndan onlara ak\u0131l ve bilin\u00e7 ba\u011f\u0131\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r vb. K\u0131saca a\u00e7al\u0131m bu kurucu c\u00fcmleyi.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n \u00f6zg\u00fcr do\u011fdu\u011fu belirtiliyor. Bu ifade, en az Kant\u00e7\u0131 \u201ca\u015fk\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u201d kadar sorunlu. Ne ampirik, ne de kan\u0131tlanabilir ya da yads\u0131nabilir bir ifade bu. Tanr\u0131\u2019n\u0131n bizlere e\u015fit ak\u0131l ve bilin\u00e7 ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 ifadesinde durum daha da k\u00f6t\u00fc. Fakat bu ifadeler d\u00fczenleyici kuramsal ya da pratik fikirler kapsam\u0131nda, olduk\u00e7a Kant\u00e7\u0131 bir bi\u00e7imde kavranabilir. \u015e\u00f6yle diyebilirim: Ben \u2026burada ad\u0131m ge\u00e7er\u2026 toplumsal ve politik konularda b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 \u00f6zg\u00fcr do\u011fmu\u015f gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmekle ve b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n e\u015fit \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe sahip oldu\u011funu varsayarak hareket etmekle y\u00fck\u00fcml\u00fcy\u00fcm. Fakat bu ifadeler kan\u0131tlanamayaca\u011f\u0131 ya da \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclemeyece\u011fi \u2013 ya da kan\u0131tlanm\u0131\u015f veya \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015f olamayaca\u011f\u0131 \u2013 i\u00e7in, bunlar\u0131n kesin olarak do\u011fru oldu\u011funu nas\u0131l s\u00f6yleyebilirim? Buna \u015fu yan\u0131t verilebilir: bizler, bu c\u00fcmleleri imzalayanlar, imzalar\u0131m\u0131zla, ad\u0131m\u0131zla bu c\u00fcmlelerin do\u011fru oldu\u011funa tan\u0131kl\u0131k ederiz.<\/p>\n<p>Herkes bunu imzalamaya davet edilir. Bizler, bu anayasa y\u00f6netiminde ya\u015fayanlar, hepimiz, bu ifadeleri imzalama s\u00fcrecine kat\u0131ld\u0131k. Bunlar, onu imzalam\u0131\u015f olan bizler i\u00e7in do\u011frudur, ama onu imzalamam\u0131\u015f olanlar i\u00e7in de\u011fildir. Bu bizim, \u00f6zg\u00fcr kurma eylemimizce kurulmu\u015f olan ve h\u00e2l\u00e2 kurulmakta olan \u00f6zg\u00fcr anayasam\u0131zd\u0131r. Yani bu anayasa mutlak ama yine de ko\u015fulsuz bir temeldir, temel ifadeyi imzalamak ve yeniden imzalamak karar\u0131m\u0131zla ve iste\u011fimizle ko\u015fullanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Kurucu atalar kurucu c\u00fcmlelerin do\u011frulu\u011funun apa\u00e7\u0131k oldu\u011funu onaylam\u0131\u015flard\u0131r. Apa\u00e7\u0131k olan nedir? Sorgulamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z her \u015feydir. B\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n \u00f6zg\u00fcr do\u011fdu\u011fu c\u00fcmlesinin kendili\u011finden a\u00e7\u0131k oldu\u011funu onayl\u0131yorsak, onlar\u0131n do\u011frusu, sorgulamamam\u0131z gereken ve sorgulanamayacak mutlak do\u011fru olur. Ne var ki, bu apa\u00e7\u0131k do\u011frular\u0131n o zamandan beri s\u00fcrekli sorgulanmakta oldu\u011funu da gayet iyi biliyoruz. Irk kuramlar\u0131 bu c\u00fcmlelerin esas\u0131n\u0131 reddeder. Irk\u00e7\u0131lar bir \u0131rka ya da toplumsal cinsiyete ait olan insanlar\u0131n \u00f6tekilerden \u00fcst\u00fcn oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyor. Kendili\u011finden a\u00e7\u0131k do\u011frular, yaln\u0131zca imzac\u0131lar ya da kurgusal imzac\u0131lar i\u00e7in kendili\u011finden a\u00e7\u0131kken, \u00f6tekiler i\u00e7in ne kendili\u011finden a\u00e7\u0131k ne de do\u011frudur. B\u00f6ylece kurucu c\u00fcmleler, mutlak ge\u00e7erlilik sav\u0131nda olsalar bile, ge\u00e7icidirler ve \u00f6yle kal\u0131rlar. Onlar\u0131n kal\u0131c\u0131 ko\u015fullulu\u011fu derken kastetti\u011fim de budur. Modernitede ortak hi\u00e7bir kurum sonsuza kadar hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan bir ge\u00e7erlilik sav\u0131nda bulunamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc kurucu c\u00fcmle, mutlak olmasa bile, asl\u0131nda kendili\u011finden a\u00e7\u0131kt\u0131r, her \u015fey ge\u00e7ici kalmaya devam eder.<\/p>\n<p>O zaman bu kurucu c\u00fcmleler hakk\u0131nda ne s\u00f6ylenebilir? Bunlar, her modern erkek ve kad\u0131n taraf\u0131ndan imzalanmak \u00fczere bo\u015flukta bekleyen c\u00fcmleler olarak, modern d\u00fcnyadaki toplumsal ve politik adaletin temelleridir. Kurucu c\u00fcmlelerin \u2013 kurgusal do\u011fal haklar\u0131n \u2013 kabul\u00fc modern liberal\/demokrat politikalar\u0131n etik minimumudur. Ya da: antropolojik eti\u011fin minimumunun, yaln\u0131zca yasal olarak (de jure) de\u011fil ayn\u0131 zamanda fiilen (de facto) genel kabul\u00fcne dayal\u0131 bir politik d\u00fczen \u2013 anayasa \u2013 liberal olarak adland\u0131r\u0131labilir.<\/p>\n<p>Antropolojik minimum \u201cinsan imgesi\u201d ile \u00f6zde\u015f de\u011fildir. Hegelci \u201cahlaki haklar\u201da d\u00f6necek olursak, bir liberal demokraside farkl\u0131 hareketler, partiler ve programlar, belki de daha somut olan kendi insan imgelerini, \u00f6rt\u00fck ya da belirtik olarak geli\u015ftirirler. \u00d6rne\u011fin, bir sosyal demokrat refah devletinin politikas\u0131n\u0131n ya da s\u0131n\u0131rs\u0131z bir ekonomik ya da politik liberalizm politikas\u0131n\u0131n veya militan bir demokrasi politikas\u0131n\u0131n hep kendi \u201dinsan imgeleri\u201d vard\u0131r. Fakat ancak bir antropolojik etik minimumunu payla\u015f\u0131yorlarsa, kurucu c\u00fcmleleri imzal\u0131yorlarsa liberal\/demokratiktirler.<\/p>\n<p>Fakat kurucu c\u00fcmleyi kendi ad\u0131na imzalam\u0131\u015f olan bir yurtta\u015f\u0131n iyi, namuslu bir insan olma zorunlulu\u011fu bulunmaz. Anayasa sosyopolitik adaleti kurabilir ve antropolojik etik minimumu kurgusuna dayanabilir, ama hi\u00e7bir toplum, hi\u00e7bir k\u00fclt\u00fcr, hi\u00e7bir d\u00fcnya sadece \u00f6zg\u00fcrce kurulmu\u015f bir anayasa taraf\u0131ndan desteklenemez. Bu, temel direklerden sadece bir tanesidir. Kendi ba\u015f\u0131na b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bina \u00e7\u00f6ker, \u00e7\u00fcnk\u00fc etik ve ahlak kodeksleri uyumsuz olan farkl\u0131 ya\u015fam d\u00fcnyalar\u0131, kendilerine sa\u011flam bir temel olu\u015fturmayan bir zeminde y\u0131k\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Modern eti\u011fin iki temel dire\u011fini tart\u0131\u015f\u0131rken, i\u00e7erik ve \u00f6z sorusuna de\u011finmedim, tek bir somut norma da g\u00f6nderme yapmad\u0131m. \u00c7\u00fcnk\u00fc, ba\u015fta da s\u00f6yledi\u011fim gibi, etik i\u00e7erikler \u00e7o\u011funlukla miras al\u0131n\u0131r, bu geleneksel-sonras\u0131 toplumlar i\u00e7in de bir dereceye kadar ge\u00e7erlidir. Cesaret, merhamet, \u00e2licenapl\u0131k gibi bir\u00e7ok geleneksel erdem, yeni bir yorumlamada, \u00f6rne\u011fin cesaret, medeni cesaret anlam\u0131na gelse bile, yine eskisi kadar sayg\u0131nd\u0131r. Modern sahicilik erdemi, \u00d6teki\u2019nin \u00f6zerkli\u011fine sayg\u0131 g\u00f6stermeye dair modern norm, miras al\u0131nan normlar\u0131n i\u00e7eri\u011fini de\u011fi\u015ftirebilir.<\/p>\n<p>\u00c7o\u011fu somut ahlaki norm, emir kipinden \u00e7\u0131k\u0131p tavsiyeye ve \u00f6\u011f\u00fcde d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fakat i\u00e7eriklerin ba\u015f\u0131na ne gelmi\u015f olursa olsun, iyi, d\u00fcr\u00fcst kimseler, ki\u015filik eti\u011finin \u00f6z\u00fcne uygun bi\u00e7imde, giderek daha fazla \u201ckendini kuran ki\u015fi\u201dye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr (ki\u015fi haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011framak ile ba\u015fkalar\u0131na haks\u0131zl\u0131k etmek aras\u0131nda bir se\u00e7im durumunda kal\u0131nca, haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011framay\u0131 se\u00e7er) ve sosyopolitik adalet, etik antropolojik minimumun (her erkek ve kad\u0131n \u00f6zg\u00fcr do\u011far ve ona e\u015fit derecede ak\u0131l ve bilin\u00e7 ba\u011f\u0131\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r) kabul\u00fcn\u00fc temel al\u0131r. Bu ikisi modern eti\u011fin insanlar taraf\u0131ndan kurulmu\u015f iki temel dire\u011fidir.<\/p>\n<p>Her iki temel direk kurgusald\u0131r. Eskilerin mitleri kurguydu ve aslen heteronomdular; bizim de kendi kurgular\u0131m\u0131z var, \u00f6zerk kurgular\u0131m\u0131z. Kendimin varolu\u015fsal olarak se\u00e7ilmesi, bir kurgudur, do\u011fal haklar hik\u00e2yesi de \u00f6yle. Bununla birlikte, modern iki kurgu aras\u0131nda, en az\u0131ndan benim yorumumda, temel bir farkl\u0131l\u0131k vard\u0131r. Benim ki\u015filik eti\u011fi modelim, maksimalisttir, oysa adalet sava\u015f\u0131m\u0131 i\u00e7in temel kurma modelim minimalisttir.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn\u00fcyle ne ise o olacak bir tek ki\u015finin bile bulundu\u011funa inanmak zorunda de\u011fildir insan. Model maksimalisttir ama kendisine yakla\u015f\u0131labilir, yakla\u015fma ise kestirmeden gitme de\u011fildir. Her \u015feye kar\u015f\u0131n, her d\u00fcr\u00fcst ki\u015fi, erkek ya da kad\u0131n, kendince d\u00fcr\u00fcstt\u00fcr. Fakat merkezin nerde oldu\u011funu g\u00f6rmeden-bilmeden-hissetmeden ona yakla\u015f\u0131lamaz. \u0130nsan maksimuma, yani merkeze yakla\u015f\u0131r, fakat modernler i\u00e7in bu merkez namusun\/d\u00fcr\u00fcstl\u00fc\u011f\u00fcn i\u00e7eri\u011fi de\u011fil, \u015feklidir. Dinleyiciler, hen\u00fcz fark etmemi\u015fse, modern eti\u011fin bu dire\u011finin olduk\u00e7a Kant\u00e7\u0131 oldu\u011funu \u015fimdi fark edecektir. Metafizik olmadan Kant\u00e7\u0131d\u0131r; insan\u0131n biricikli\u011fi ve zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 bir engel de\u011fil de yakla\u015fman\u0131n ve de merkezin ko\u015fuludur. Fakat bu temel direk zay\u0131f bir ethos bile sa\u011flayamaz.<\/p>\n<p>\u0130kinci temel dire\u011fin modeli minimalisttir. \u00d6ncelikle, kurucu ifadeler yakla\u015f\u0131k olamayaca\u011f\u0131 i\u00e7in, mutlak ba\u011flay\u0131c\u0131 olarak imzalanmalar\u0131 gerekir. B\u00fct\u00fcn adalet sava\u015f\u0131mlar\u0131 kurucu c\u00fcmleye ba\u015fvurmay\u0131 gerektirdi\u011fi ve b\u00f6ylece onun mutlak (fakat hi\u00e7bir \u015fekilde sonsuz ve ko\u015fulsuz olmayan) ge\u00e7erlili\u011fini tekrar do\u011frulad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, modern eti\u011fin bu ikinci temel dire\u011fi modernlere zay\u0131f bir ethos, bir yurtta\u015f ethosu sa\u011flar. Zay\u0131f ethos, imzac\u0131lar somut adalet sava\u015f\u0131m\u0131 durumlar\u0131nda etkin yurtta\u015flar olarak imzalar\u0131n\u0131n gere\u011fine uygun davrand\u0131klar\u0131nda, g\u00fc\u00e7lenebilir.<\/p>\n<p>Benim modern eti\u011fin iki temel dire\u011fine dair maksimalist ve minimalist tan\u0131mlar\u0131m aras\u0131ndaki fark, onlar\u0131n ilgili \u00f6zneleri aras\u0131ndaki farkta yatmaktad\u0131r. Ki\u015filik eti\u011fi \u00f6rne\u011finde \u00f6zne, birinci tekil \u015fah\u0131s, kurucu olan \u201cBen\u201ddir; ikinci durumda ise birinci \u00e7o\u011ful \u015fah\u0131s, \u201cBiz\u201ddir. Biri \u201cBen\u201d derse, onun \u00f6ne \u00e7\u0131kan modern ahlaki erdemi, resmi anlamda ya da zay\u0131f bir ahlaki i\u00e7erikle, kendine kar\u015f\u0131 do\u011fru olmaya ve do\u011fru kalmaya dair mutlak vaat olan sahicilik olacakt\u0131r. E\u011fer biri \u201cBiz\u201d derse, onun \u00f6ne \u00e7\u0131kan erdemi, zay\u0131f bir ethos olarak formel anlamda dayan\u0131\u015fma olacakt\u0131r, vatanda\u015f\u0131n adaletle ilgili sava\u015f\u0131mlara simetrik kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131l\u0131k konumunu kabul ederek i\u015ftirak etmeyi vaat etti\u011fi tav\u0131rd\u0131r bu. Bununla birlikte, iki temel dire\u011fin ortak bir yan\u0131 vard\u0131r. Sa\u011flam durmak, temelsiz kalmakta olan bir s\u00f6z\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mak i\u00e7in Atlas\u2019\u0131n g\u00fcc\u00fcne gereksinimleri vard\u0131r. Namuslu, d\u00fcr\u00fcst erkek ve kad\u0131nlar temel direklerden birinin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r, iyi yurtta\u015flar ise \u00f6tekinin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131. Her ikisinin de ortak bir noktas\u0131 vard\u0131r: sorumluluk al\u0131rlar.<\/p>\n<p>Modern d\u00fcnyan\u0131n ahlaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan \u015fik\u00e2yet etmek moda oldu. \u0130nsan\u0131n iyiyle k\u00f6t\u00fcy\u00fc ay\u0131ramad\u0131\u011f\u0131, normlara ve erdemlere ald\u0131rmad\u0131\u011f\u0131, b\u00fct\u00fcn emirlere uymad\u0131\u011f\u0131, yaln\u0131zca kendi \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 izledi\u011fi, yani hazc\u0131 oldu\u011fu s\u00f6yleniyor. Bu ve benzeri \u015fik\u00e2yetler ahlak\u0131n kendisi kadar eskidir, belki bir istisna ile. Eski ahlak\u00e7\u0131lar, \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131n\u0131 ahlaki kinizmle, ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fckle, tutkular\u0131n\u0131 izlerken ya da kendilerini bile-isteye su\u00e7lu k\u0131larken g\u00fcnah i\u015flemekle su\u00e7larlard\u0131. Bu g\u00fcnlerde, her \u015feyi kaplayan, daha kapsaml\u0131 su\u00e7lama, iyi ile k\u00f6t\u00fc aras\u0131nda ayr\u0131m yapma g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fc yitirdi\u011fimiz yolundad\u0131r. Sanki erkekler ve kad\u0131nlar masumiyet haline, Cennetten at\u0131lmadan \u00f6nceki, iyi ile k\u00f6t\u00fcy\u00fc bilmezlik durumuna d\u00f6necekmi\u015f gibi.<\/p>\n<p>\u0130lk su\u00e7suzluk cennet su\u00e7suzlu\u011fuydu, fakat ikincisinin \u015feytans\u0131 olaca\u011f\u0131 konusunda \u0131srar ediyorlar. K\u00f6ktenci hareketler k\u00f6klere d\u00f6nmeye, cennetteki emir ve itaat durumuna, atalar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce-\u00f6ncesi d\u00fcnyas\u0131na, her \u015feyi kapsayan mutlak temel \u00f6\u011fretiye \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131klar\u0131ndan, bazen \u00e7ekici bir taraflar\u0131 var. Oysa b\u00f6yle bir temel yok art\u0131k. Fundamantalistler ayn\u0131 zamanda se\u00e7iyorlar da. Fundamantalist olmay\u0131 se\u00e7iyorlar. Temeller olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in de, b\u00fct\u00fcn temeller se\u00e7iliyor. \u0130nsanlar\u0131n bu temellere d\u00f6nme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 mutlak olarak d\u0131\u015flanmamaktad\u0131r, bu durumda modern d\u00fcnyan\u0131n ikinci temel dire\u011fini un ufak ederek tehlikeye at\u0131yorlar. Fakat tek bir Atlas, bir k\u00f6ktenci Atlas modern binan\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kald\u0131ramaz; bu d\u00fcnya \u00e7\u00f6ker o zaman, yerin dibine g\u00f6m\u00fcl\u00fcr ve bilinen her uygarl\u0131\u011f\u0131 yok eder.<\/p>\n<p>Modernlerin, ikinci-\u015feytans\u0131-su\u00e7suzlu\u011fa yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131na, ya da k\u00f6ktenci bir Samson\u2019un binay\u0131 \u00e7\u00f6kertmek i\u00e7in ikinci temel dire\u011fi sarsaca\u011f\u0131na inansayd\u0131m, bu makaleyi yazmazd\u0131m. Ben, felsefi yorumlamalar\u0131mda, daha \u00e7ok, modern eti\u011fin umut verici, sa\u011flam bir versiyonu i\u00e7in bir \u00f6rnek koymak istedim ortaya.<\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn modern d\u00fcnyan\u0131n temeli oldu\u011funu, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn temel atamayan bir temel oldu\u011funu kabul etmeme ra\u011fmen, modernlerin kendi temellerini, en az\u0131ndan modern d\u00fcnyay\u0131 sa\u011flam olarak ayakta tutabilecek iki temel dire\u011fi, \u00f6zg\u00fcrce kurabileceklerinde \u0131srar ettim. Bu t\u00fcr temeller oldu\u011fu s\u00fcrece, iyiyi k\u00f6t\u00fcden ay\u0131rt etmek h\u00e2l\u00e2 m\u00fcmk\u00fcn olacakt\u0131r. Do\u011frudur, mutlak da olsa \u00f6zg\u00fcrce se\u00e7ilmi\u015f temeller de ge\u00e7icidir, fakat ko\u015fulsuz bir ge\u00e7icilik de\u011fildir bu. D\u00fcnyam\u0131z\u0131n, modern d\u00fcnyan\u0131n, bir \u00f6z-y\u0131k\u0131m hareketiyle kay\u0131ts\u0131z ko\u015fulsuz temellere d\u00f6nerek kendini modernlik d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131p \u00e7\u0131karmayaca\u011f\u0131n\u0131 ya da ikinci, \u015feytans\u0131 su\u00e7suzluk durumuna g\u00f6t\u00fcren durdurulamaz bir e\u011filim olup olmayaca\u011f\u0131n\u0131 bilmiyorum. Fakat, daha iyi ve h\u00e2l\u00e2 ge\u00e7erli senaryolar varken, bu gibi daha k\u00f6t\u00fc senaryolar \u00fczerinde durup d\u00fc\u015f\u00fcnmek istemiyorum.<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Modern etikle, moderniteyi, bilhassa moderniteyi nitelendiren, modern d\u00fcnyada ya\u015fayan tekil bireylerin ve toplumlar\u0131n kendi ethoslar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak payla\u015fmalar\u0131 gereken etik t\u00fcr\u00fcn\u00fc kastediyorum. Modern d\u00fcnyada erkekler ve kad\u0131nlar h\u00e2l\u00e2, farkl\u0131 somut normlar\u0131 ve kurallar\u0131 olan farkl\u0131 topluluklar, k\u00fclt\u00fcrler, gelenekler i\u00e7ine do\u011fmaktalar. En az\u0131ndan ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu normlar\u0131 ve kurallar\u0131 ge\u00e7erli kabul ediyor; daha sonraysa, bu ahlaki k\u00fclt\u00fcrlerin [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[103],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4692","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-felsefe-genel"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Modern etikle, moderniteyi, bilhassa moderniteyi nitelendiren, modern d\u00fcnyada ya\u015fayan tekil bireylerin ve toplumlar\u0131n kendi ethoslar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak payla\u015fmalar\u0131 gereken etik t\u00fcr\u00fcn\u00fc kastediyorum. Modern d\u00fcnyada erkekler ve kad\u0131nlar h\u00e2l\u00e2, farkl\u0131 somut normlar\u0131 ve kurallar\u0131 olan farkl\u0131 topluluklar, k\u00fclt\u00fcrler, gelenekler i\u00e7ine do\u011fmaktalar. En az\u0131ndan ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu normlar\u0131 ve kurallar\u0131 ge\u00e7erli kabul ediyor; daha sonraysa, bu ahlaki k\u00fclt\u00fcrlerin [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-09-08T06:46:47+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"29 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller\",\"datePublished\":\"2010-09-08T06:46:47+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/\"},\"wordCount\":5808,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg\",\"articleSection\":[\"Felsefe (Genel)\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/\",\"name\":\"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg\",\"datePublished\":\"2010-09-08T06:46:47+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller","og_description":"Modern etikle, moderniteyi, bilhassa moderniteyi nitelendiren, modern d\u00fcnyada ya\u015fayan tekil bireylerin ve toplumlar\u0131n kendi ethoslar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak payla\u015fmalar\u0131 gereken etik t\u00fcr\u00fcn\u00fc kastediyorum. Modern d\u00fcnyada erkekler ve kad\u0131nlar h\u00e2l\u00e2, farkl\u0131 somut normlar\u0131 ve kurallar\u0131 olan farkl\u0131 topluluklar, k\u00fclt\u00fcrler, gelenekler i\u00e7ine do\u011fmaktalar. En az\u0131ndan ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu normlar\u0131 ve kurallar\u0131 ge\u00e7erli kabul ediyor; daha sonraysa, bu ahlaki k\u00fclt\u00fcrlerin [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-09-08T06:46:47+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"29 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller","datePublished":"2010-09-08T06:46:47+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/"},"wordCount":5808,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg","articleSection":["Felsefe (Genel)"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/","name":"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg","datePublished":"2010-09-08T06:46:47+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.marxists.org\/glossary\/people\/h\/pics\/heller-agnes.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/09\/08\/modern-etigin-iki-temel-diregi-agnes-heller\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Modern Eti\u011fin \u0130ki Temel Dire\u011fi | Agnes Heller"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4692","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4692"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4692\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4692"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4692"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4692"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}