{"id":4713,"date":"2010-10-08T11:44:31","date_gmt":"2010-10-08T08:44:31","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/"},"modified":"2010-10-08T11:44:31","modified_gmt":"2010-10-08T08:44:31","slug":"izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/","title":{"rendered":"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><strong><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left; border: 0;\" \/>\u015eizofreninin Nedeni Nedir?<\/strong><\/p>\n<p> Gen\u00e7 bir insan hastaland\u0131\u011f\u0131nda akla gelen refleks soru &#8220;Anababan\u0131n  hatas\u0131n\u0131n ne oldu\u011fu?&#8221; sorusudur. \u015eizofreni ne anababan\u0131n neden oldu\u011fu  bir hastal\u0131k ne de anababan\u0131n \u00f6nleyebilece\u011fi ya da durdurabilece\u011fi bir  hastal\u0131kt\u0131r&#8230; Phil ve Sue&#8217;yu \u00fcmitsizli\u011fe sevkeden buydu. Hastal\u0131\u011f\u0131n  ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 incinme, kurban\u0131n\u0131 ve ailesini teslim al\u0131\u015f\u0131  anababa sevgisi ve bak\u0131m\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. \u015eizofreni bir beyin\/zihin  hastal\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u00c7o\u011fu vakada birden fazla neden; beyin\/zihin geli\u015fmesinde  \u00f6rselenmeye yol a\u00e7abilecek bi\u00e7imde bir araya gelmekte olup anababan\u0131n  k\u00f6t\u00fc olmas\u0131 bu nedenler aras\u0131nda de\u011fildir.<\/p>\n<p> <strong>Genetik Etkiler<\/strong><\/p>\n<p> \u015eizofreninin geli\u015fmesinde genetik etmenlerinin katk\u0131s\u0131n\u0131n olabilece\u011fine  i\u015faret eden \u00e7al\u0131\u015fmalar \u015fizofreniyi biyolojik temele oturtan erken  kan\u0131tlar aras\u0131ndad\u0131r. Be\u015finci b\u00f6l\u00fcmde anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, genler ve  hastal\u0131klar\u0131n olu\u015fmas\u0131ndaki katk\u0131lar\u0131 \u00fczerine yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalarda  kullan\u0131lan y\u00f6ntemler giderek geli\u015fmektedir. \u015eizofreniyle ilgili erken  genetik \u00e7al\u0131\u015fmalar sadece ailede g\u00f6zlenen ruhsal hastal\u0131klara  dayanmaktayd\u0131. Bu g\u00f6zlem sonucunda, genlerin rol\u00fcn\u00fcn olabilece\u011fi  d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f ancak ayn\u0131 sonucun ailedeki \u00f6\u011frenilmi\u015f davran\u0131\u015fa ve rol  modeline ba\u011fl\u0131 olabilece\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu kan\u0131tlanmam\u0131\u015ft\u0131r. \u015eizofrenideki  ailesel ge\u00e7i\u015f \u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc genlerin rol\u00fc olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 akla getirmektedir.  Ebeveynden birisi \u015fizofrense \u00e7ocuklardan birinin \u015fizofreni geli\u015ftirme  olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 %10&#8217;dur. Her ikisi de \u015fizofrense olas\u0131l\u0131k %40&#8217;a 50&#8217;ye  \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Benzer bi\u00e7imde karde\u015flerden birinin \u015fizofren olmas\u0131 halinde  olas\u0131l\u0131k %10 iken; karde\u015flerden biri ve beraberinde ebeveynden birisi  \u015fizofrense di\u011fer karde\u015f i\u00e7in olas\u0131l\u0131k %20 olmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla aile  \u00fcyelerinden birinin hastal\u0131\u011f\u0131 halinde \u0131l\u0131ml\u0131 olan olas\u0131l\u0131k ba\u015fka aile  \u00fcyelerinin kat\u0131lmas\u0131yla belirgin bi\u00e7imde y\u00fckselmektedir.<\/p>\n<p> Son elli y\u0131l s\u00fcresince, bu ve benzeri g\u00f6zlemleri genetik etkiye i\u015faret  eden ara\u015ft\u0131rmalar haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrecek son derece geli\u015fmi\u015f y\u00f6ntemler  kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Benzeyen ve benzemeyen (tek yumurta \u00e7ift yumurta)  ikizlerde yap\u0131lan k\u0131yaslamak \u00e7al\u0131\u015fmalar y&#8217;yn etkisini ortaya koyan  do\u011frudan \u00e7al\u0131\u015fmalard\u0131r. E\u015fhastalan\u0131\u0131\u0131a (konkordans) oran\u0131 tek yumurta  ikizlerinde di\u011ferlerine g\u00f6re daha y\u00fcksektir. Bu da hastal\u0131\u011f\u0131n genetik  olma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 y\u00fckseltmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e7ift yumurta ikizlerinde gen  payla\u015f\u0131m\u0131 yar\u0131 yar\u0131ya (%50) iken tek yumurta ikizleri neredeyse  b\u00fct\u00fcn\u00fcnde ayn\u0131 genleri payla\u015fmaktad\u0131rlar. Bug\u00fcne dek yap\u0131lan ikiz  \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 say\u0131s\u0131 ondan fazla olup ara\u015ft\u0131r\u0131lan ikiz e\u015flerinin say\u0131lar\u0131  y\u00fczden fazlad\u0131r. Tek yumurta ikizlerinde (monozigot MZ) e\u015fl\u0131a.stalanma  oran\u0131 %40 civar\u0131nda iken \u00e7ift yumurta (dizigot) ikizlerinde bu oran %10  civar\u0131ndad\u0131r. \u00c7ift yumurta ikizlerindeki oran karde\u015flerden birinin  hastalanmas\u0131 halinde mevcut olan oranla ayn\u0131d\u0131r. Hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya  \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndaki genetik etki, bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n sonucunda, MZ\/DZ oran\u0131 olarak  da ifade edilmektedir. \u015eizofrenide bu oran 4\/1 olup genlerin oynad\u0131\u011f\u0131  role i\u015faret eden bir kan\u0131t de\u011ferindedir.<\/p>\n<p> \u015eizofreninin anababanm k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcne ve yetersiz aile ko\u015fullar\u0131na ba\u011fl\u0131  oldu\u011fundan ku\u015fku duyanlar, ikizlerin ayn\u0131 aile \u00e7evresinde ayn\u0131 bi\u00e7imde  davranacak bi\u00e7imde etkilendi\u011fine dikkat \u00e7ekerek tart\u0131\u015fmay\u0131  s\u00fcrd\u00fcrebilirler. Seymour Ketty ve Leonard Heston ad\u0131nda iki yetenekli  ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131, \u015fizofrenide genlerin rol\u00fcn\u00fc yal\u0131tacak ba\u011f\u0131ms\u0131z bir  yakla\u015f\u0131m\u0131n \u00f6nc\u00fcs\u00fc olmu\u015flard\u0131r. Aile \u00e7evresi ve genler olmak \u00fczere iki  rol\u00fc; biyolojik anababasmdan ayr\u0131 bir \u00e7evrede b\u00fcy\u00fcyen, evlat edinilmi\u015f  \u00e7ocuklar\u0131 incelemek suretiyle ayr\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Her iki grup evlatl\u0131k  da &#8220;normal&#8221; &#8220;sa\u011fl\u0131kl\u0131&#8221; diye tan\u0131mlanan ailelerde b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015flerdir.  \u00c7al\u0131\u015fmada biyolojik ar\u0131nesi \u015fizofren olanlarla olmayanlar  kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Her iki \u00e7al\u0131\u015fmada da ayn\u0131 bulguya ula\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.  Biyolojik ar\u0131nesinden ayr\u0131 b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f evlatl\u0131klardaki \u015fizofreni oran\u0131 ile  \u015fizofrenisi olan ar\u0131neyle ayn\u0131 ortamda yeti\u015fmi\u015f \u00e7ocuklardaki \u015fizofreni  oran\u0131 e\u015fde\u011fer (%10) bulunmu\u015ftur. \u00d6te yandan sa\u011fl\u0131kl\u0131 ar\u0131neye sahip  olanlardaki \u015fizofreni oran\u0131 ise genel toplumdaki oranla ayn\u0131yd\u0131r: % 1.<\/p>\n<p> Aileler, ikizler ve evlatl\u0131k \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda bildirilen oranlar  \u015fizofreninin &#8220;genetik bir hastal\u0131k&#8221; oldu\u011funa kan\u0131t te\u015fkil eder g\u00f6r\u00fcnse  deyak\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndai\u015fin asl\u0131 g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kadar basit de\u011fildir. Tek  yumurta ikizlerinin hemen hemen ayn\u0131 genlere sahip oldu\u011funu  d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde, \u015fizofreni e\u011fer tamamen genetik bir hastal\u0131ksa, tek  yumurta ikizlerindeki e\u015fhastalanma oran\u0131nm %100 olmas\u0131 gerekecekti.  Bulunan oran hi\u00e7bir zaman %40&#8217;m \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131r. Aile ve genler  \u00fczerinde yap\u0131lm\u0131\u015f \u00e7e\u015fitli \u00e7al\u0131\u015fmalar genlerin oynad\u0131\u011f\u0131 role dikkat \u00e7ekse  de \u015fizofreninin nedeni tek ba\u015f\u0131na genler de\u011fildir. \u015eizofreninin  geli\u015fmesi i\u00e7indaha sonra s\u00f6z\u00fc edilecekdi\u011fer etmenlerin genetik  yatk\u0131nl\u0131\u011fa eklenmesi gerekecektir. Asl\u0131nda bu iyi bir haberdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc  genlerde de\u011fi\u015fiklik yapmak di\u011fer yatk\u0131nl\u0131k olu\u015fturan etmenlerde  de\u011fi\u015fiklik yapmaktan daha zordur. Bu, uzun d\u00f6nemdeki en \u00f6nemli ama\u00e7  olan, yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 olan \u00e7ocuklarda \u015fizofreniyi \u00f6nlemek a\u00e7\u0131s\u0131ndan son  derece \u00f6nemlidir.<\/p>\n<p> Be\u015finci b\u00f6l\u00fcmde belirtildi\u011fi \u00fczere, bilim adamlar\u0131, molek\u00fcler geneti\u011fin  ve molek\u00fcler biyolojinin ara\u00e7lar\u0131n\u0131 kullanarak \u015fizofreni ve di\u011fer ruhsal  hastal\u0131klar\u0131n olu\u015fumunda genlerin katk\u0131s\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmaktad\u0131r.  Ba\u015flang\u0131\u00e7ta Huntington hastal\u0131\u011f\u0131na yol a\u00e7an tek bir genin bulunmas\u0131yla  \u015fizofreni i\u00e7in de tek bir gen etkisi olabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015fse de bu  ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015ftir. \u00c7o\u011fu uzman, bug\u00fcn, \u015fizofreninin \u00e7ok etmenli oldu\u011funu;  ayn\u0131 insanda ve farkl\u0131 insanlarda birden fazla genin kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n yan\u0131  s\u0131ra genetik olmayan ya da \u00e7evre etkisinin i\u015fin i\u00e7inde oldu\u011funu  d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. \u00c7e\u015fitli ara\u015ft\u0131rma raporlar\u0131nda yer alan ve &#8220;be\u015finci  kromozomda (11. veya 12. ya da ba\u015fka bir kromozom) \u015fizofreni bulundu&#8221;  bildiriminin tekrarlanabilen bir bulgu olmamas\u0131 birden \u00e7ok genin  kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcren ger\u00e7eklerden bir tanesidir. Tek bir gen, \u015fizofreni  nedenselli\u011finde, k\u00fc\u00e7\u00fck nitelikli bir k\u0131r\u0131lmay\u0131 a\u00e7\u0131klayabilir. Ancak bu,  genetik etkinin bilimsel a\u00e7\u0131dan ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in zor bir durum  olmakla birlikte insan a\u00e7\u0131s\u0131ndan gene de &#8220;iyi haber&#8221; say\u0131l\u0131r. Nedeni,  hastal\u0131k i\u00e7in birden \u00e7ok genin bir araya gelmesi gerekti\u011fine g\u00f6re,  yatk\u0131nl\u0131k ta\u015f\u0131yan \u00e7ocuklar &#8216;k\u00f6t\u00fc yazg\u0131s\u0131 ana rahminde yaz\u0131lm\u0131\u015f&#8217; insanlar  olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeyecektir.<\/p>\n<p> Genetik etkiye y\u00f6nelik vurgu, \u00f6zellikle \u015fizofrenik bir bireye sahip  ailelerde amac\u0131n\u0131 a\u015fan bir karamsarl\u0131\u011fa yol a\u00e7abilir. O vakit iyimser  nitelikli ba\u015fka bir ifadeye bakal\u0131m: Yarat\u0131c\u0131l\u0131k, \u00f6zg\u00fcnl\u00fck ve \u015fizofreni  ili\u015fkisi. Duygudurum bozukluklar\u0131 ile yarat\u0131c\u0131l\u0131k aras\u0131ndaki ili\u015fki, son  yirmi y\u0131ld\u0131r kamuya s\u0131k yans\u0131yan hususlardan biridir. Otuz y\u0131l \u00f6nce  yarat\u0131c\u0131l\u0131k ve ruhsal hastal\u0131k ili\u015fkisi konusunda nesnel nitelikli  bilimsel ara\u015ft\u0131rmama ba\u015flad\u0131\u011f\u0131mda, \u015fizofreni ile de bir ba\u011f  bulabilece\u011fimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum. Asl\u0131nda ilk \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131m 1970&#8217;li y\u0131llar\u0131n  ba\u015f\u0131ndayd\u0131; deha ve \u015fizofreni aras\u0131nda oldu\u011fundan s\u00f6z edilen ili\u015fki beni  \u00e7ok etkilemi\u015fti. En sevdi\u011fim yazar James Joyce&#8217;un Lucia isimli bir k\u0131z\u0131  vard\u0131 ve ya\u015fam boyu \u015fizofreniden \u00e7ekmi\u015f, Jung taraf\u0131ndan tedavi edilmi\u015f  ve ingiltere&#8217;de bir ak\u0131l hastanesinde \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fc. Yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n k\u00fclt\u00fcr  an\u0131tlar\u0131ndan Bertrand Russel&#8217;m amcas\u0131, \u0131 \u0131gl\u0131\u0131 ve k\u0131z torununda  \u015fizofreni vard\u0131. Albert Einstein&#8217;in o\u011flu \u015fizofrendi. Dahas\u0131, o zamanlar  Iowa&#8217;daki meslekta\u015flar\u0131mdan Le\u0131\u0131\u0131 \u0131; in I Heston, \u015fizofren ar\u0131nelerin  evlatl\u0131k verilmi\u015f \u00e7ocuklar\u0131nda ya\u0131al\u0131c\u0131 ilginin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemlemi\u015fti.  Dolay\u0131s\u0131yla \u015fizofreni ile yarat\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnme e\u011filimleri ve \u00f6zg\u00fcnl\u00fck  aras\u0131nda genetik bir ba\u011flant\u0131 olabilirdi.<\/p>\n<p> Bu g\u00f6zlemler ilgin\u00e7 di\u011fer bir ger\u00e7ekle kat\u0131\u015ft\u0131r\u0131labilir: \u015eizofrenisi  olanlar \u00e7o\u011fu kez evlenmez ve \u00e7ocuk sahibi olmazlar; ancak hastal\u0131k  y\u00fczy\u0131llar boyunca ayn\u0131 oram koruyarak var olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Peki bu  nas\u0131l a\u00e7\u0131klanabilir? Yan\u0131t; pekala, &#8216;\u015fizofreni genleri evrimsel bir  yarara sahip olduklar\u0131 i\u00e7in varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor&#8217; olabilir, insanl\u0131k  i\u00e7in yararl\u0131 kimi yetiler onlar (ister bireysel isterse grup olarak)  sayesinde devam ediyor olabilir. Ruhsall\u0131k niteli\u011fi ta\u015f\u0131mayan kimi  hastal\u0131klar s\u00f6z konusu oldu\u011funda doktorlar bu yoruma hi\u00e7 de yabanc\u0131  de\u011fillerdir; \u00f6rne\u011fin orak h\u00fccreli anemi Afrika&#8217;da yerle\u015fiktir \u00e7\u00fcnk\u00fc  s\u0131tmay\u0131 \u00f6nlemektedir. (Orak h\u00fccreli anemide alyuvar orak \u015feklinde oldu\u011fu  i\u00e7in s\u0131tma etkeni plazmodyumy\u00fcz\u00fck \u015feklinde oldu\u011fundanalyuvar\u0131n i\u00e7ine  yerle\u015fememektedir. \u00c7.N.)<\/p>\n<p> Yak\u0131n zamanl\u0131 kimi olaylar ve filmler deha ile \u015fizofren ili\u015fkisini  yeniden \u00f6n plana \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcnl\u00fc Shine filminde, hastal\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131r\u0131  cezaland\u0131r\u0131c\u0131 ve uzak bir babaya ba\u011flamakla birlikte, \u015fizofreni benzeri  hastal\u0131\u011f\u0131 olan bir m\u00fczik dehas\u0131n\u0131n sanatsal zaferi anlat\u0131lmaktad\u0131r. 1994  y\u0131l\u0131nda yetenekli iktisat\u00e7\u0131 John Forbes Nash&#8217;in (Oyun Teorisi  \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131) Nobel \u00f6d\u00fcl\u00fc almas\u0131 \u015fizofreniyle u\u011fra\u015fan insanlar olarak bizi  sevince bo\u011fmu\u015ftur. Nash, sadece ekonomiye de\u011fil matematik alan\u0131na da  \u00f6nemli katk\u0131larda bulunmu\u015f; otuzlu ve k\u0131rkl\u0131 ya\u015flar\u0131nda \u015fizofreniyle  bo\u011fu\u015fmu\u015f, sonunda belirgin bi\u00e7imde iyile\u015ferek e\u015finin katk\u0131s\u0131yla \u00fcst  d\u00fczey i\u015flevselli\u011fe ula\u015fm\u0131\u015f bir insand\u0131r. Nash&#8217;in biyografisinin  giri\u015findeki bir anekdot \u015fizofreni ve deha aras\u0131ndaki olas\u0131 ili\u015fkiyi  yeniden g\u00fcndemlemi\u015ftir. 1959&#8217;da psikiyatri hastanesine yat\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda  bir arkada\u015f\u0131 Nash&#8217;e,&#8217; senin gibi mant\u0131kl\u0131 ve ak\u0131ll\u0131 bir adam nas\u0131l olur  da uzayl\u0131lardan mesaj ald\u0131\u011f\u0131m s\u00f6yler, buna inan\u0131r?&#8217; diye serzeni\u015fte  bulunur. Arkada\u015f\u0131n\u0131 s\u00fczen Nash yan\u0131tlar;&#8221; Matematikle ilgili  d\u00fc\u015f\u00fcncelerimin kayna\u011f\u0131 her neyse, bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerimin kayna\u011f\u0131 da o.  Dolay\u0131s\u0131yla her ikisini de ciddiye al\u0131yorum.&#8221;<\/p>\n<p> \u015eizofrenisi olan insanlar\u0131n d\u00fcnyay\u0131 alg\u0131lay\u0131\u015f\u0131 ger\u00e7ekten ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 ve  \u00f6zg\u00fcn bir bi\u00e7imdedir. B\u00f6ylesi bir yetene\u011fe sahip olmak i\u00e7bak\u0131\u015f  yan\u0131lg\u0131s\u0131na yol a\u00e7makta ve biz de buna &#8216;psikoz&#8217; demekteyiz. \u00d6te yandan  bu yetenek, sonradan ger\u00e7ekle\u015fecek \u00f6zg\u00fcn fikir ve g\u00f6zlemlerin kayna\u011f\u0131  olabilir. Einstein, \u015fizofren bir \u00e7ocu\u011fun babas\u0131 ve esasen kendisi de  yeterince eksend\u0131\u015f\u0131 biri olarak buna iyi bir \u00f6rnek te\u015fkil edebilir.  Mekanik yasalar\u0131n\u0131 bularak sanayi devriminin kap\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7an Isaac  Newton, i\u00e7e kapan\u0131k, yaln\u0131z ve eksend\u0131\u015f\u0131 biriydi; k\u0131rkl\u0131 ya\u015flar\u0131nda  psikotik bir atak ge\u00e7irmi\u015fti. Matematik, bilim, soyut yarat\u0131c\u0131l\u0131k  alanlar\u0131nda vergili insan olmakla \u015fizofreni aras\u0131ndakim bilir belkibir  ba\u011flant\u0131 vard\u0131r. Durum ne olursa olsun; yer \u00e7ekimi yasas\u0131, mekanik  yasalar ve g\u00f6relilik kuram\u0131m \u00f6zg\u00fcnl\u00fck ve g\u00fczellik ta\u015f\u0131yan iki zihne  bor\u00e7luyuz: Newton ve Einstein.<\/p>\n<p> <strong>N\u00f6rogeli\u015fimsel Etmenler: \u015eizofreni ana karn\u0131ndaki kara yazg\u0131 m\u0131d\u0131r?<\/strong><\/p>\n<p> \u00c7e\u015fitli genetik ve genetik olmayan etmen bir araya gelip birbirine  eklenerek sonunda \u015fizofreniye nas\u0131l yol a\u00e7maktad\u0131r? G\u00fcn\u00fcm\u00fcz klinik  n\u00f6robilimcilerinin \u00e7o\u011fu \u015fizofreninin n\u00f6rogeli\u015fimsel bir hastal\u0131k  oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmektedirler. Beynin d\u00fczen g\u00f6zeten s\u0131ral\u0131 geli\u015fiminde,  hamilelik s\u0131ras\u0131nda bir \u015fey ya da farkl\u0131 \u015feyler olmakta ve bu, eri\u015fkin  gen\u00e7 ya\u015fama do\u011fru devam etmektedir.<\/p>\n<p> Genel t\u0131pta ve \u00e7ocuk hastal\u0131klar\u0131 alan\u0131nda n\u00f6rogeli\u015fimsel bozukluklar  olduk\u00e7a iyi tan\u0131nmaktad\u0131r. Bunlardan bir k\u0131sm\u0131 gebelikte ba\u015flayan beyin  normal d\u0131\u015f\u0131l\u0131klar\u0131 olup \u00e7ocuk ger\u00e7ek anlamda ana karn\u0131ndaki k\u00f6t\u00fc  yazgjs\u0131yla do\u011fmaktad\u0131r. Down sendromu (trisomi 21) 21. kromozomdaki  bozukluk sonucu olu\u015fan genetik bir hastal\u0131kt\u0131r. Genetik mutasyon  (yap\u0131sal sapma) klasik olarak de\u011fi\u015fik derecede zihinsel gerili\u011fe yol  a\u00e7maktad\u0131r. Mongol y\u00fcz\u00fc diye bilinen fiziksel \u00f6zelliklerin yan\u0131 s\u0131ra  sevimli ve sevecen bir ki\u015filik, otuzlu k\u0131rkl\u0131 ya\u015flarda zeka i\u015flevlerinde  ortaya \u00e7\u0131kan gerileme s\u00f6z konusudur. Trisomi 21 ge\u00e7 ya\u015fta ar\u0131ne olan  kad\u0131nlarda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr; ar\u0131ne yumurtas\u0131ndaki genlerb\u00f6l\u00fcnme s\u0131ras\u0131ndaya\u015fla  birlikte etkinli\u011fini yitirmektedir. (Kad\u0131n yumurtal\u0131\u011f\u0131nda yumurta temini  ya\u015fam boyu s\u00fcrer ancak miklar olarak ne artar ne de yenilenir.) Ya\u015f\u0131  ge\u00e7 ar\u0131ne adaylar\u0131 belleklerinde bu hastal\u0131\u011f\u0131n olup olmayaca\u011f\u0131n\u0131  \u00f6\u011frenebilmek i\u00e7in tf e be ligin ba\u015f\u0131nda genetik test yapt\u0131rmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p> Ayn\u0131 devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00f6te ucunda tamamen nongenetik (genelik olmayan)  nedenlerle ortaya \u00e7\u0131kan n\u00f6rogeli\u015fimsel bozukluk \u00f6rne\u011fi F\u00f6tal Alkol  Sendromu (FAS) vard\u0131r. FAS, ar\u0131nenin hamileli\u011finde t\u00fcketti\u011fi a\u015f\u0131r\u0131 alkol  ile rahimde geli\u015fmekte olan ceninin (F\u00f6tus) fazla miktarda alkole maruz  kalmas\u0131 sonucu ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. FAS&#8217;la do\u011fan \u00e7ocuklar, d\u00fc\u015f\u00fck do\u011fum  a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131, kafatas\u0131 ve beyni ufak, \u00f6\u011frenme g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc olan ya da d\u00fc\u015f\u00fck  derece zihinsel gerilik ve davran\u0131\u015fsal a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k sergileyen \u00e7ocuklard\u0131r.  Tipik y\u00fcz \u00f6zellikleri ise ayr\u0131k g\u00f6zler, bas\u0131k burun, \u00fcst dudak  girintisinin olmay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Iowa&#8217;da Victor Swayze ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda  y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz ve FAS&#8217;l\u0131 \u00e7ocuklarla yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalarda beyin orta  hatt\u0131nda yer alan beyin b\u00f6lgelerinin birbiriyle ba\u011flant\u0131lanmasmda  yetersizlik g\u00f6zlenmi\u015f ve g\u00f6r\u00fcnt\u00fclenmi\u015ftir. (Korpus Kallosumun  geli\u015fmemesi. Bk. B\u00f6l\u00fcm 4 ve 6.) Alkol\u00fcn ne zaman ve nas\u0131l b\u00f6ylesi bir  soruna yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 hen\u00fcz bilinmemektedir. Alkol t\u00fcketen bir ar\u0131nede alkol  do\u011frudan bebe\u011fe ge\u00e7mekte ve beyin dokusuna girmektedir. Bunun nedeni  alkol\u00fcn ya\u011fda erimesi ve beynin ya\u011f a\u00e7\u0131s\u0131ndan zenginli\u011fidir. \u00d6ylesine  i\u00e7ilmi\u015f bir kadeh \u015farab\u0131n b\u00f6ylesi etkiye yol a\u00e7mayaca\u011f\u0131 hasar\u0131n ortaya  \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda miktar\u0131n y\u00fcksekli\u011fi ve i\u00e7menin s\u00fcreklili\u011finin belirleyici  oldu\u011funa dair kan\u0131tlar vard\u0131r.<\/p>\n<p> Her iki n\u00f6rogeli\u015fimsel bozukluk do\u011fumun \u00f6ncesinde ba\u015flamaktad\u0131r. Trisomi  21&#8217;de yanl\u0131\u015f bir genetik programlama devrededir. FAS&#8217;ta ise beyin  b\u00f6lgelerinin ba\u011flant\u0131lanmas\u0131yla ilgili genetik plan\u0131n ak\u0131\u015f\u0131 toksik bir  madde taraf\u0131ndan sekteye u\u011frat\u0131lmaktad\u0131r. Geri d\u00f6n\u00fc\u015fs\u00fcz hasar her iki  durumda da bebek do\u011fmadan \u00f6nce olu\u015fmakta, tan\u0131, do\u011fum odas\u0131nda ya da  ya\u015fam\u0131n ilk g\u00fcnlerinde konabilmektedir.<\/p>\n<p> \u015eizofreni, farkl\u0131 nitelikte n\u00f6rogeli\u015fimsel bir bozukluk olup; ister  genetik isterse genetik olmayan etmenler a\u00e7\u0131s\u0131ndan, bebe\u011fin ana  rahmindeki di\u011ferlerinde oldu\u011fu gibikara yazg\u0131s\u0131 d\u00fczeyinde anla\u015f\u0131lmamas\u0131  gerekir. \u015eizofrenisi olanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 do\u011fumda tamamen normal ya  da g\u00f6rece normaldir, ilk belirtilerin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 \u00e7ok ge\u00e7 bir zamanda  olmaktad\u0131r. Baz\u0131lar\u0131nda hastal\u0131k \u00f6ncesi kimi i\u015faretler olmakla birlikte  Scott \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu \u00fczere hastalanmadan \u00f6nce \u00e7o\u011fu normal  insanlard\u0131r. Beyin geli\u015fiminin s\u00fcreklilik i\u00e7eren bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011funu  bilmekteyiz (B\u00f6l\u00fcm 4). Trisomi 21 ve FAS&#8217;m aksine \u015fizofrenide beyin  geli\u015fimini olumsuz etkileyen etmenler \u00fcst \u00fcste ve de\u011fi\u015fik zamanlarda  ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Yeterince y\u00fckl\u00fcyse, bunlardan herhangi bir tanesi  hastal\u0131\u011fa yol a\u00e7abilir. Ancak \u00e7o\u011fu vakada hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 i\u00e7in  bu etmenlerin birbirine eklenmesi gerekmektedir. En kritik olan normal  di\u015filik, beynin geli\u015fmesinin son evrelerinde (onlu ya\u015flar\u0131n sonu,  yirmili ya\u015flar\u0131n ba\u015f\u0131) beynin &#8220;b\u00fcy\u00fcme i\u015fini&#8221; tam bitirece\u011fi anda ortaya  \u00e7\u0131kand\u0131r. Bu d\u00f6nem zorlu bir d\u00f6nemdir; anababa oca\u011fmdan ayr\u0131lmak, kendi  ba\u015f\u0131na ya\u015famay\u0131 becermek, meslek se\u00e7imi, ya\u015fam\u0131 payla\u015facak insanlar\u0131n  se\u00e7imi ve en son noktada evlenmek&#8230;<\/p>\n<p> \u015eizofreninin beyin geli\u015fimini farkl\u0131 evrelerde etkileyen n\u00f6rogeli\u015fimsel  bir bozukluk oldu\u011funa dair bilimsel kan\u0131tlar giderek g\u00fc\u00e7lenmektedir.  Genetik ve \u00e7evresel olmak \u00fczere farkl\u0131 t\u00fcrde etmenler s\u00f6z konusudur.  Genetik etmenlere de\u011finmi\u015ftik. Bilim adamlar\u0131 \u00e7evresel etmenlerin  \u00f6nemini belgelemi\u015flerdir. \u00d6rne\u011fin, \u015fizofrenlerin do\u011fumu, ar\u0131ne ve  bebe\u011fin.vir\u00fctik enfeksiyonlarla en \u00e7ok kar\u015f\u0131la\u015fabilecekleri k\u0131\u015f aylar\u0131na  rastlamaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin grip salg\u0131nlar\u0131 s\u0131ras\u0131nda do\u011fanlarda \u015fizofreni  oran\u0131 olduk\u00e7a y\u00fcksektir; dolay\u0131s\u0131yla vir\u00fcsler bir etmen olabilir. \u00c7ocuk  felci ve HIV vir\u00fcs\u00fc sinir sistemi \u00fczerinde yol a\u00e7t\u0131klar\u0131 hasarla  tan\u0131n\u0131rlar. Bu vir\u00fcslerin h\u00fccreyi i\u015fgal ederek genetik materyali  de\u011fi\u015ftirdikleri de bilinmektedir, ikinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda a\u00e7l\u0131\u011f\u0131n  oldu\u011fu b\u00f6lgelerde yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar gebelik s\u0131ras\u0131ndaki beslenme  bozuklu\u011funun \u015fizofreni geli\u015fimine katk\u0131da bulundu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir.  \u015eizofrenisi olanlarda do\u011fum s\u0131ras\u0131nda \u00f6rselenme ve do\u011fumla ilgili di\u011fer  aksilikler normal insanlara k\u0131yasla biraz daha fazlad\u0131r (Scott&#8217;da oldu\u011fu  gibi). Bu t\u00fcr aksilikler \u00f6rt\u00fck bi\u00e7imde beyin incinmesine yol a\u00e7makta ve  \u015fizofreniyle sonlanan evrelenmi\u015f gidi\u015fi ba\u015flatmaktad\u0131r.<\/p>\n<p> N\u00f6rogeli\u015fimsel normal d\u0131\u015f\u0131l\u0131klarla ilgili g\u00fc\u00e7l\u00fc kan\u0131tlar\u0131n kayna\u011f\u0131  n\u00f6rog\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131d\u0131r. Biz ve di\u011fer ara\u015ft\u0131rma gruplar\u0131,  \u015fizofreni hastalar\u0131n\u0131n beyinlerinde, beyin geli\u015fim s\u00fcrecinde olu\u015fan  aksamaya dair do\u011frudan bir i\u015fareti ara\u015ft\u0131rmak i\u00e7in \u00f6zellikle MR&#8217;\u0131  kullanmaktay\u0131z. Bunlardan biri &#8220;ektopik gri cevher&#8221; (ektopik: olmas\u0131  gereken yerden farkl\u0131 bir yerde; \u00e7.n.) ya da. minik sinir h\u00fccresi  adac\u0131klar\u0131n\u0131n gebeli\u011fin ikinci \u00fc\u00e7aymda kortekse do\u011fru n\u00f6ronal g\u00f6\u00e7 ad\u0131  verilen zorlu g\u00f6revlerini ( Hol\u00fcm 4) yerine getirirken g\u00fczergah\u0131 uygun  bi\u00e7imde belirleri&#8217;memeleridir. Pek s\u0131k olmamakla birlikte ektopik gri  cevher olgusu, \u015fizofrenlerde normal, sa\u011fl\u0131kl\u0131 insanlardan daha s\u0131k  g\u00f6r\u00fclmektedir. Normalde hepimiz iki beyin k\u00fcremiz aras\u0131nda &#8216;cavum septi  pellucidi&#8217; ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz bir yar\u0131kla do\u011far\u0131z. Erken \u00e7ocukluk  d\u00f6neminde beyin geli\u015fmesi boyunca bu yar\u0131k kapan\u0131r. Oysa \u015fizofren  erkeklerin %20&#8217;sinde bu yar\u0131k kapanmam\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Demek ki, erken  \u00e7ocukluk d\u00f6neminde ya da daha sonra, beynin b\u00fcy\u00fcy\u00fcp geli\u015fmesinde bir  aksakl\u0131k olu\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p> \u015eizofreni belirtilerinin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan hemen sonra yap\u0131lan geni\u015f  \u00f6rneklemli g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda, hastal\u0131k ba\u015flang\u0131c\u0131ndan \u00f6nce,  beyin geli\u015fim bozuklu\u011fu g\u00f6zlenmi\u015ftir. Klinik bilimciler bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131  &#8220;ilk Atak Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131&#8221; diye anmaktad\u0131r. Yak\u0131n zamanda hastalanm\u0131\u015f,  onlu ya\u015flar\u0131n sonu ya da yirmili ya\u015flar\u0131n ba\u015f\u0131nda olan gen\u00e7 insanlar\u0131n  beyni MR kullanarak g\u00f6r\u00fcnt\u00fclenmi\u015ftir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar, bize, tedavide  kullan\u0131lan ila\u00e7lar\u0131n ya da hastal\u0131\u011f\u0131n s\u00fcre\u011fenle\u015fmesi sonucunda belirecek  de\u011fi\u015fmelerin hemen \u00f6ncesinde, oyunun ba\u015f\u0131nda olas\u0131 nedenleri inceleme  olana\u011f\u0131 verdi\u011fi i\u00e7in son derece bilgilendirici \u00e7al\u0131\u015fmalard\u0131r. Bug\u00fcne  de\u011fin Avusturalya&#8217;dan \u015eark&#8217;a, Avrupa&#8217;dan Amerika ve Kanada&#8217;ya be\u015f ya da  alt\u0131 tane &#8220;ilk atak&#8221; \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p> ilk atak hastalar\u0131n\u0131n beynindeki de\u011fi\u015fikliklerin kronik hastalar\u0131n  beyninde g\u00f6zlenen de\u011fi\u015fikliklerle ayn\u0131 olmas\u0131 bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n ortak ve  tekrar eden bulgular\u0131ndan biridir. Bu de\u011fi\u015fiklikler; kar\u0131nc\u0131klar\u0131n ve  oluklar\u0131n geni\u015flemesi, beynin k\u00fc\u00e7\u00fclmesi, bunun \u00f6zellikle prefrontal  korteks ve hipokampus b\u00f6lgelerinde olmas\u0131 gibi \u00f6zetlenebilir. Ek olarak;  beyin kabu\u011fu, toplam h\u00fccre say\u0131s\u0131 de\u011fi\u015fmemekle birlikte incelmi\u015ftir.  Bunun nedeni, muhtemelen, sinir h\u00fccresinden di\u011ferleriyle ba\u011flant\u0131 yapmak  \u00fczere \u00e7\u0131kan dallar\u0131n kayb\u0131d\u0131r. Beyinde g\u00f6zlenen bu yap\u0131sal de\u011fi\u015fmeler  (beynin k\u00fc\u00e7\u00fclmesi, kar\u0131nc\u0131klar\u0131n geni\u015flemesi) hastal\u0131ktan en az birka\u00e7  y\u0131l \u00f6ncesinden itibaren varolan ve hastal\u0131\u011f\u0131 ba\u015flatan de\u011fi\u015fikliklerdir.  Akla en uygun yorum ise, bu de\u011fi\u015fikliklerin, beynin geli\u015fmesinde ortaya  \u00e7\u0131kan ve sonunda \u015fizofreniye yol a\u00e7an ana soruna eklenen i\u015faretler  oldu\u011fudur.<\/p>\n<p> Judy Rapaport ekibinin Ulusal Ruh Sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 Enstit\u00fcs\u00fc&#8217;nde (National  Institute of Mental HealthNIMH) y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc yak\u0131n tarihli &#8220;\u00e7ocuklukta  ba\u015flayan \u015fizofreni&#8221; \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yukar\u0131daki \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131 do\u011frulayan kan\u0131tlar  sunmu\u015ftur. Ayn\u0131 ekibin \u015fu an y\u00fcr\u00fctmekte oldu\u011fu \u00e7al\u0131\u015fma ise sa\u011fl\u0131kl\u0131  \u00e7ocuk ve ergenlerde g\u00f6zledikleri beyin geli\u015fmesi s\u00fcrecini \u015fizofrenisi  olan \u00e7ocuk ve ergenlerle k\u0131yaslamak \u00fczerine olup; zaman ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde, MR  kullan\u0131larak, her iki gruba ait beyin \u00f6l\u00e7\u00fcmleri yap\u0131lmaktad\u0131r. Bu  ilgin\u00e7 \u00e7al\u0131\u015fma, zihinsel ve toplumsal olgunla\u015fman\u0131n en zorlu d\u00f6nemi olan  ergenlik d\u00f6nemine odaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Onlar\u0131n beyinleri \u00f6ylesine ba\u011flant\u0131lar  olu\u015fturmaktad\u0131r ki, b\u00fcy\u00fcy\u00fcp, olgun eri\u015fkinler haline gelmeleri bu  sayede ger\u00e7ekle\u015fmektedir. Temel n\u00f6robilim bulgular\u0131, bu s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde  ba\u015flang\u0131\u00e7ta ba\u011flant\u0131lar\u0131n a\u015f\u0131r\u0131 oldu\u011funu daha sonra budand\u0131\u011f\u0131n\u0131  s\u00f6ylemektedir. NIHM grubu 1.318 ya\u015flan yani ergenlik y\u0131llar\u0131 s\u0131ras\u0131nda  beyinde, hem sa\u011fl\u0131kl\u0131 olanlarda hem de \u015fizofrenlerde, geli\u015fme ve de\u011fi\u015fme  oldu\u011funu ifade ederek geli\u015fme e\u011frisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan iki grup aras\u0131nda fark  oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. \u00c7ocukluk ba\u015flang\u0131\u00e7l\u0131 \u015fizofreni hastalar\u0131nda  beynin geli\u015fmesi s\u00fcrecinde toplam beyin hacmi azalmakla, gri cevher  miktar\u0131 artmaktad\u0131r. Bu da g\u00f6stermektedir ki, \u015fizofrenideki beyin  de\u011fi\u015fmeleri birden fazla noktay\u0131 kapsayacak I lirimde ve zaman i\u00e7inde  (ceninin geli\u015fme a\u015famas\u0131ndan ergenlik d\u00f6nemine) ger\u00e7ekle\u015fmektedir.<\/p>\n<p> <strong>Bu, neden sorun olu\u015fturmaktad\u0131r?<\/strong><\/p>\n<p> Bir hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 an\u0131n tam olarak belirlenebilmesi nas\u0131l  \u00f6nlenebilece\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli bir ad\u0131md\u0131r. \u015eizofreninin ana karn\u0131nda  yaz\u0131lm\u0131\u015f bir yazg\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 sadece genetik mi de\u011fil mi sorusuyla  s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. Do\u011fumdaki \u00f6rselenmeler, vir\u00fcs enfeksiyonlar\u0131 gibi  genetik olmayan unsurlar\u0131n da sorgulanmas\u0131 gerekmektedir. Beyindeki  \u00f6rselenme ceninin geli\u015fim evresine rastlam\u0131\u015fsa hastal\u0131\u011f\u0131n ilerlemesini  durdurabilecek olanaklar olduk\u00e7a azd\u0131r. Ancak \u00f6te yandan ergenlik  d\u00f6neminde beynin olgunla\u015fmas\u0131 esnas\u0131nda olu\u015fan de\u011fi\u015fiklikler s\u00f6z  konusuysa (olas\u0131l\u0131kla b\u00f6yle!) bunlar\u0131n ne oldu\u011funu belirleyip erkenden  \u00f6nleme \u015fans\u0131na sahibiz demektir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde geli\u015ftirilmekte olan,  Alzheimer ve di\u011fer n\u00f6rodejenaratif bozukluklarda kullan\u0131lan tedavi  programlar\u0131 bu stratejiye dayanmaktad\u0131r; hastal\u0131\u011fa yol a\u00e7an  n\u00f6robiyolojik s\u00fcre\u00e7lerin tan\u0131mlanmas\u0131, ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n ya da  ilerlemesinin engellenmesi. Ayn\u0131 \u015feyin \u015fizofreni i\u00e7in de ge\u00e7erli  olabilece\u011fi \u00fcmidini ta\u015f\u0131maktay\u0131z.<\/p>\n<p> <strong>Beynin Ba\u011flant\u0131 Bozuklu\u011fu Olarak \u015eizofreni<\/strong><\/p>\n<p> Buraya kadar; do\u011fum \u00f6rselenmesi, vir\u00fcs enfeksiyonlar\u0131, madde kullan\u0131m\u0131,  di\u011fer toksik maddeler, hormonal de\u011fi\u015fiklikler gibi genetik ya da genetik  olmayan etmenlerin bir arada karma\u015f\u0131k bi\u00e7imde \u015fizofreniye yol  a\u00e7abilece\u011finden s\u00f6z ettik, insanda beynin geli\u015fmesi uzun bir s\u00fcreyi  kapsamakta olup (yirmili ya\u015flara kadar uzamakta), bu s\u00fcre boyunca, t\u00fcm  bu etmenler beyin geli\u015fimini etki alt\u0131nda bulundurmaktad\u0131r.  N\u00f6rogeli\u015fimsel sapmalar\u0131n tam olarak olu\u015fturdu\u011fu etki nedir?  Beyinde\/zihinde \u015fizofreni oda\u011fma y\u00f6nelecek olsak nereye bakmam\u0131z  gerekecek? Sorunun yan\u0131t\u0131 i\u00e7in &#8220;i\u015flevsel genomik&#8221; (functional genomics)  d\u00fczeyinde d\u00fc\u015f\u00fcnmemiz gerekmektedir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, \u00f6zg\u00fcl gen  etkisinin beyin\/zihin i\u015flevselli\u011finde bozuklu\u011fa yol a\u00e7an &#8216;terc\u00fcmesi&#8217;  nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fmektedir?<\/p>\n<p> \u015eizofreninin beyindeki yerini ararken her yere bakmam\u0131z gerekece\u011fi bir yana, tek bir yeri bulmak da kolay g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor.<\/p>\n<p> Alzheimer gibi kimi hastal\u0131klarda \u00f6zg\u00fcl h\u00fccre ve h\u00fccre katmanlar\u0131nda  karakteristik de\u011fi\u015fmeler s\u00f6z konusudur. Huntington gibi beynin tek bir  b\u00f6lgesini etkileyen hastal\u0131klar vard\u0131r. Ancak \u015fizofreni s\u00f6z konusu  oldu\u011funda, en yetenekli ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar bile, ne \u00f6zg\u00fcl b\u00f6lgesel normal  d\u0131\u015f\u0131l\u0131klar ne de \u00f6zg\u00fcl sinir h\u00fccresi bozuklu\u011fu tan\u0131mlayabilmi\u015ftir.  Ku\u015fkucu yakla\u015fanlar, \u015fizofreninin bir beyin hastal\u0131\u011f\u0131 olarak art\u0131k  d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Ba\u015fka bir a\u00e7\u0131klama ise  \u015fizofreninin beyni Alzheimer ya da Huntington&#8217;dan daha farkl\u0131 bir yolla  etkiledi\u011fi olmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6zg\u00fcl bir h\u00fccre grubunda ya da \u00f6zg\u00fcl bir  b\u00f6lgede hasara yol a\u00e7mamaktad\u0131r. Bunun yerine beyin b\u00f6lgelerini  birbirine ba\u011flayan yollar\u0131 etkilemekte, sinyal aktar\u0131m\u0131nda kesinti  olu\u015fmakta bir b\u00f6lgeden di\u011ferine gidip gelen mesajlar birbirine  kar\u0131\u015fmakta ve karga\u015faya yol a\u00e7maktad\u0131r. N\u00f6robilim dilinde bu,  \u015fizofreninin belli h\u00fccreleri ya da b\u00f6lgeleri de\u011fil beyindeki yayg\u0131n  sinir devrelerini etkiledi\u011fi anlam\u0131na gelmektedir. B\u00f6ylesi bozukluklar,  bazen &#8216;yanl\u0131\u015f ba\u011flanma&#8217; sendromlar\u0131 olarak da an\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p> \u015eizofrenisi olan hastalarla konu\u015furken, onlar\u0131 en \u00e7ok rahats\u0131z eden  sorunun ne oldu\u011funu sordu\u011fumda s\u00f6yle\u015fi yan\u0131tlarla kar\u015f\u0131la\u015fmaktay\u0131m:<\/p>\n<p> Kafam karmakar\u0131\u015f\u0131k<\/p>\n<p> D\u00fc\u015f\u00fcncelerim birbirini tutmuyor<\/p>\n<p> En \u0131v\u0131rz\u0131v\u0131r \u015fey bile akl\u0131mda kal\u0131yor, ay\u0131klayam\u0131yorum<\/p>\n<p> Sanki uyaran bombard\u0131man\u0131 alt\u0131nday\u0131m<\/p>\n<p> K\u0131saca \u015fizofrenisi olan \u00e7o\u011fu insan d\u00fc\u015f\u00fcnme ve duyumsama yetilerinde bir  d\u00fczensizli\u011fin, ba\u011flant\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ya da bu t\u00fcr bir aksama oldu\u011funun \u00f6znel  d\u00fczeyde ayr\u0131mmdad\u0131rlar. G\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme ara\u00e7lar\u0131 (B\u00f6l\u00fcm 6&#8217;da de\u011finilmi\u015fti)  ayn\u0131 \u00f6devleri yerine getirirken \u015fizofren hastalar\u0131n beyinlerinin  sa\u011fl\u0131kl\u0131 olanlardan farkl\u0131 bir i\u015flevsellikte oldu\u011funu g\u00f6zlemlememize  olanak sa\u011flamaktad\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar bize g\u00f6stermi\u015ftir ki, &#8220;tutars\u0131zl\u0131k&#8221;  &#8220;ba\u011flant\u0131s\u0131zl\u0131k&#8221; bi\u00e7iminindeki \u00f6znel ya\u015fant\u0131lar, altta yatan, beynin  farkl\u0131 b\u00f6lgeleri aras\u0131nda mesaj al\u0131\u015fveri\u015fi sorununun (etkili ve do\u011fru  bi\u00e7imde mesaj g\u00f6nderip mesaj almak) yans\u0131mas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p> M\u00fckemmel bir e\u011fretileme olmamakla birlikte beyin i\u00e7in bilgisayarlar\u0131 bir  model olarak kullanabiliriz. Tipik olarak; bir bilgisayar pek \u00e7ok  kaynaktan gelen bilgiyi s\u00fcrekli olarak ba\u011flant\u0131lar I \u0131rmak ve ayn\u0131 hatta  bir araya getirmek zorundad\u0131r. Kullan\u0131lan program, saklanan veriler,  taray\u0131c\u0131, yaz\u0131c\u0131 gibi \u00e7evre bilimleri \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi..Bir  seferinde birden fazla \u015feyi is11&#8217;di\u011fi\u0131nizde ya da makina ile program  aras\u0131nda bir ba\u011fda\u015fmazl\u0131k oldu\u011funda bilgisayarlar\u0131n nas\u0131l ap\u0131\u015f\u0131p  kald\u0131\u011f\u0131na bazen \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcne hepimiz tan\u0131k olmu\u015fuzdur. Veri aktar\u0131m h\u0131z\u0131  d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde veya dosyalar\u0131n a\u015f\u0131r\u0131 b\u00fcy\u00fck olmas\u0131 halinde  bilgisayar\u0131nbunlarla ba\u015f edemeyipileri derecede yava\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131  bilmekteyiz. \u015eizofrenide altta yatan beyin normal di\u015fili\u011fi da bunu  \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r: \u00c7\u00fcnk\u00fc benzer bi\u00e7imde sorun, birden fazla kat\u0131l\u0131mc\u0131  unsurun t\u00fcmle\u015fik hale gelememesidir. Dolay\u0131s\u0131yla \u015fizofrenide, MR ya da  PET&#8217;de anatomik ve i\u015flevsel olarak kimi b\u00f6lgelerde normal di\u015filik  saptamakla birlikte \u00f6zg\u00fcl ve tek ba\u015f\u0131na bir b\u00f6lgeyi belirlememiz  olanakl\u0131 g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor.<\/p>\n<p> Beynin baz\u0131 altb\u00f6lgelerinde, \u00f6zg\u00fcll\u00fck ta\u015f\u0131yan, g\u00f6reli olarak \u0131srar eden  normal d\u0131\u015f\u0131l\u0131klara rastlanm\u0131\u015ft\u0131r. MR kullanarak yap\u0131lan yap\u0131sal \u00f6l\u00e7\u00fcm  \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda frontal loblar, temporal loblar ve hipokampusta azalma  oldu\u011fu g\u00f6sterilmi\u015ftir. Bizim yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z yak\u0131n tarihli \u00e7al\u0131\u015fmalarda  bunlara talamus ve beyinci\u011fi de eklemi\u015f bulunmaktay\u0131z. Bu altb\u00f6l\u00fcmler  say\u0131ca pek \u00e7ok olup beynin her taraf\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu bulgular\u0131n akla  uygun bir sonuca ula\u015fabilmesi i\u00e7in s\u00f6ylenmesi gereken \u015fizofreninin,  onlardan herhangi birinde de\u011fil, aralar\u0131ndaki ba\u011flant\u0131 ve ili\u015fki  y\u00fcz\u00fcnden hepsinde oldu\u011fudur. K\u00f6t\u00fc \u00e7al\u0131\u015fan bir bilgisayara benzeterek,  beyin \u015febekesinde farkl\u0131 istasyonlardan gelen kar\u0131\u015f\u0131k bilgiler sonucunda  dosyalar bozulmakta, bilgiler kar\u0131\u015fmakta ve sistem \u00e7\u00f6kmektedir. Az  say\u0131daki \u015fizofren hastada n\u00f6rogeli\u015fimsel bozukluk (ba\u011flant\u0131 bozuklu\u011fu)  sinirh\u00fccreleri aras\u0131ndaki iletinin akson d\u00fczeyinde bozulmas\u0131 gibi daha  yayg\u0131n bir haberle\u015fme sorunu sonucudur. \u00d6zellikle ektopik gri cevher  olgular\u0131nda bu durum belirgindir. Oysa \u00e7o\u011fu kez bozukluk daha ayr\u0131nt\u0131da  seyreder; sinapslar aras\u0131nda ya da dendrit \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 aras\u0131ndaki  al\u0131\u015fveri\u015fi kapsamaktad\u0131r.<\/p>\n<p> \u00d6l\u00fcm sonras\u0131 (postmortem) yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalarda, \u015fizofrenide Alzheimer&#8217;de  oldu\u011fu t\u00fcrden bir bulguya rastlamay\u0131z. Ancak ya\u015fayan beyinde, PET t\u00fcr\u00fc  g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme ara\u00e7lar\u0131 kullanarak, i\u015flevsel devreler aras\u0131ndaki aksamay\u0131  g\u00f6zlemleyebiliriz. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar, sinyal aktar\u0131m\u0131 ve bilgi iletiminde,  ayn\u0131 g\u00f6revi yaparken normallerle k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131nda \u015fizofren hastalar\u0131n  ayn\u0131 bi\u00e7emi ve ayn\u0131 h\u0131z\u0131 sergileyemedi\u011fini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p> PET merkezimizde sa\u011fl\u0131kl\u0131 g\u00f6n\u00fcll\u00fclerle \u015fizofren hastalar\u0131 birbirinden farkl\u0131 \u00f6devleri yerine getirirken incelemekteyiz.<\/p>\n<p> <strong>Zihin Hastal\u0131\u011f\u0131<\/strong><\/p>\n<p> \u00d6rne\u011fin, ge\u00e7mi\u015f ya\u015fant\u0131lar\u0131 an\u0131msama, \u00f6\u011frenme ve tekrar an\u0131msama  (listelenmi\u015f s\u00f6zc\u00fckler, \u00f6yk\u00fcler), ho\u015fnutluk veren ya da ho\u015fnutsuz olan  g\u00f6rsel uyaranlara yan\u0131t, ses dinleyip hangi kulaktan geldi\u011fim saptamak,  belli bir ritimle parmak vurmak ya da belli bir zaman aral\u0131\u011f\u0131n\u0131n ne  uzunlukta oldu\u011funu s\u00f6ylemek gibi. G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi farkl\u0131 zihinsel  \u00f6devleri i\u00e7eren uzun bir liste. B\u00fct\u00fcn bunlar \u015fizofrenisi olan insanlarda  farkl\u0131 t\u00fcrde zihinsel sorunlar\u0131 (dikkat yo\u011funla\u015fmas\u0131, an\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc ve  kullan\u0131m\u0131, duygusal tepki verme ya da ho\u015fnutlu\u011fu ya\u015fama gibi) ara\u015ft\u0131rmak  \u00fczere se\u00e7ilmi\u015ftir.<\/p>\n<p> Bu \u00f6devleri yerine getirirken \u015fizofrenisi olan insanlardaki kan ak\u0131m\u0131  \u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcnde bozukluk g\u00f6zlenmi\u015ftir. Ancak baz\u0131 b\u00f6lgelerdeki bozukluk t\u00fcm  \u00f6devler s\u0131ras\u0131nda g\u00f6zlenmekte olup talamus ve beyincik buna \u00f6rnektir.  Beyinci\u011fin, zaman hakemi olarak, i\u015flevi bozuk bir &#8220;metronom&#8221; gibi sinyal  e\u015fg\u00fcd\u00fcm\u00fc ve e\u015fzamanl\u0131l\u0131\u011f\u0131 kayb\u0131na yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmekteyiz. Beyne  giren ve \u00e7\u0131kan bilgi y\u00fck\u00fcn\u00fcn s\u00fcz\u00fcc\u00fcs\u00fc ve ayarlay\u0131c\u0131s\u0131 olan talamusun  s\u00fczme g\u00f6revini yerine getiremedi\u011fini a\u015f\u0131r\u0131 y\u00fcklenme ile ki\u015finin  d\u00fc\u015f\u00fcncesinin yava\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsaymaktay\u0131z. Sonu\u00e7ta; bir g\u00f6revin gere\u011fi  yerine getirilirken, beyinde anahtar nitelikteki bilgi i\u015fleme merkezleri  aras\u0131ndaki e\u015fg\u00fcd\u00fcms\u00fczl\u00fck ve ileti\u015fimsizlik s\u00f6z konusudur. \u015eekil 83&#8217;te  (AC) \u015fizofren beyninde beyin devreleri aras\u0131ndaki bozukluk  g\u00f6sterilmektedir. Bu nedenle, varoldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen \u00f6rselenmeyi g\u00f6rebilmek  i\u00e7in Alzheimer ya da Huntington hastal\u0131\u011f\u0131nda kullan\u0131landan farkl\u0131  teknikleri kullanmak zorunday\u0131z. Genetik etki d\u00fczeyinde anlamam\u0131z  gereken \u015fey; beynin yayg\u0131n da\u011f\u0131l\u0131ml\u0131 b\u00f6lgeleri aras\u0131ndaki ileti\u015fimin  kurulu\u015fu ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinin (sinapslar, h\u00fccreler, ba\u011flant\u0131 d\u00fc\u011f\u00fcmleri,  talamus vb. t\u00fcm unsurlar\u0131 i\u00e7erecek bi\u00e7imde) genler taraf\u0131ndan nas\u0131l  d\u00fczenlendi\u011finin anla\u015f\u0131lmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p> <strong>\u015eizofreni N\u00f6rokimyast<\/strong><\/p>\n<p> Beyin devrelerini birbirine ba\u011flayan hatlar sinir h\u00fccresinin her iki  u\u00e7cundaki bir di\u011fer sinir h\u00fccresiyle haberle\u015fmesini kimyasal mesajc\u0131lar  arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla sa\u011flamaktad\u0131r. Beynin kimyasal aktivil esinde olu\u015fan  aksamalar \u00e7\u0131plak g\u00f6zle ya da mikroskopla g\u00f6r\u00fclmeyen t\u00fcrden bir di\u011fer  &#8216;lezyon&#8217;un nedenidir. \u00c7e\u015fitli kaynaklardan ula\u015fan kamtlara dayanarak  \u015fizofrenide kimyasal d\u00fczensizliklerin bulundu\u011funu, bunlar\u0131n belirtilere  yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve beyin kimyas\u0131na etkili ila\u00e7larla d\u00fczeltilebilece\u011fini  s\u00f6yleyebiliriz.<\/p>\n<p> \u015eizofreni belirtilerinin olu\u015fmas\u0131nda kat\u0131l\u0131m\u0131 oldu\u011fu belirlenen ilk  n\u00f6rotransmitter (ileti ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131) dopamindir. Dopaminin \u015fizofrenide \u00e7ok  \u00f6nem ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 farkl\u0131 kan\u0131tlara dayanmaktad\u0131r, ilki, amfetamin gibi  uyar\u0131c\u0131 ila\u00e7lar kullan\u0131larak \u015fizofreni belirtilerinin benzerinin  olu\u015fturulabilmesidir. Amfetaminin etkisi y\u00fcksek derecede dopamin  sal\u0131n\u0131m\u0131 sonucudur. S\u00fcrekli Amfetamin kullananlar\u0131n beyninde kal\u0131c\u0131  de\u011fi\u015fmeler g\u00f6r\u00fclmekte ve yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 olanlarda genetik olmayan bir etmen  \u015fizofreni geli\u015fmesinde rol oynamaktad\u0131r.<\/p>\n<p> Bildi\u011fimiz ikinci kan\u0131t, antipsikotiklerin nas\u0131l etki etti\u011fidir.  \u015eizofreni belirtilerini azaltan ila\u00e7lar\u0131n hemen hepsi beyindeki dopamin  al\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131 (bunlar sinir h\u00fccresi zar\u0131nda yerle\u015fmi\u015f yamalar olup  kimyasal iletileri alg\u0131layacak bi\u00e7imde d\u00fczenlenmi\u015ftir.) engelleyerek  dopamin sisteminin aktivitesini azaltmaktad\u0131r. Antipsikotik ila\u00e7lar\u0131n  tamam\u0131na yak\u0131n\u0131, klasik klorpromazinden daha yeni olan risperidon,  olanzapin kadar, bu al\u0131c\u0131lara (resept\u00f6r) kitlenmekte ve ileti ge\u00e7irmeye  \u00e7al\u0131\u015fan dopamin molek\u00fcllerinin \u00f6n\u00fcn\u00fc kesmektedir. Dopamin azald\u0131\u011f\u0131nda  ise psikotik belirtiler de dinginle\u015fmektedir. T\u00fcm bu g\u00f6zlemler sonucu  &#8220;\u015fizofrenide dopamin hipotezi&#8221; kavramla\u015ft\u0131rmas\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.  (\u0130sve\u00e7li n\u00f6rofarmakolog Arvid Carlsson, 1960&#8217;larda Nobel aday\u0131) Solomon  Snyder ve Phillip Seeman (psikofarmakolog) taraf\u0131ndan yap\u0131lan  birbirinden ba\u011f\u0131ms\u0131z postmortem (\u00f6l\u00fcm sonras\u0131) beyin dokusu incelemeleri  hipotezi do\u011frulayan kan\u0131tlar sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar sonucunda  ilac\u0131n dopaminin etkisini (tip 2) \u00f6nleyebilme yetisi ile antipsikotik  etkisi aras\u0131nda do\u011frudan bir ba\u011flant\u0131 vard\u0131r. \u015eizofrenisi olan  hastalarda \u00f6zellikle limbik beyin b\u00f6lgelerinde (nukleus akkumbens)  dopamin al\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n say\u0131s\u0131nda artma oldu\u011fu tespit edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p> Dopamin Hipotezi, otuz y\u0131l boyunca \u015fizofrenideki kimyasal d\u00fczensizli\u011fin  a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131s\u0131 olarak kabul g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr; k\u0131sacas\u0131, \u015fizofreni belirtileri  birinci planda dopamin sistemi a\u015f\u0131r\u0131 aktivitesine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ancak  ge\u00e7ti\u011fimiz on y\u0131lda, gerek n\u00f6rotransmitterler hakk\u0131nda \u00f6\u011frendiklerimiz  gerekse geli\u015ftirilen yeni antipsikotik\/anti\u015fizofrenik ila\u00e7lardan  sa\u011flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bilgiler do\u011frultusunda varsay\u0131m bir par\u00e7a bulamkla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.  Dopamin varsay\u0131m\u0131 ba\u015fka bir varsay\u0131mlatam anlam\u0131ylayer de\u011fi\u015ftirmemi\u015f  olsa da, serotonin ve glutamat isimli karde\u015f n\u00f6rotransmitterlerle ba\u015f  etmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc yak\u0131n zamanl\u0131 n\u00f6rokimyasal ve  n\u00f6rofarmakolojik \u00e7al\u0131\u015fmalar sonucu edinilen bilgilere dayanan kimi  varsay\u0131mlar, \u015fizofreni belirtilerinin geli\u015fiminde serotonin ve glutamata  anahtar nitelikte roller y\u00fcklemektedir. Klinik bilimciler, birden fazla  n\u00f6totransmitter sisteminin etkile\u015fmesi ya da birbirinin etkisi \u00fczerinde  oynamaya yol a\u00e7arak, karma\u015f\u0131k nitelikli kimyasal bir d\u00fczensizli\u011fin  sonucunda \u015fizofreni geli\u015fti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesindedirler. Ana unsur dopamin  olmakla birlikte di\u011fer n\u00f6rotransmitterlerin de hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r rol\u00fc  vard\u0131r.<\/p>\n<p> <strong>Eldeki Tedaviler Nelerdir?<br \/> <\/strong><br \/> Son elli y\u0131l i\u00e7inde ruhsal hastal\u0131klar\u0131n tedavisindeki en \u00f6nemli geli\u015fme  \u015fizofrenide kullan\u0131lan yeni ila\u00e7lar olmu\u015ftur. \u015eizofreni ba\u015fta olmak  \u00fczere ruhsal hastal\u0131klar\u0131n tam anlam\u0131yla iyile\u015ftirilmesini hepimiz  istemekle birlikte buna hen\u00fcz ula\u015famad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 bilmekteyiz. Gene de durup  dinlenip, kat etti\u011fimiz yola bir bakmam\u0131z gerek.<\/p>\n<p> Elli y\u0131l \u00f6nce \u015fizofreni tan\u0131s\u0131 konmu\u015f bir insan\u0131n \u00f6n\u00fcnde \u00fc\u00e7 ya da d\u00f6rt  tane se\u00e7enek vard\u0131 ve hepsi de pek ho\u015f olmayan t\u00fcrden se\u00e7eneklerdi. Bir  tanesi cerrahi giri\u015fim olup Portekizli n\u00f6rolog Egas Moniz&#8217;in  geli\u015ftirdi\u011fi prefrontal l\u00f6kotomi (beyinde bir noktan\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131) idi.  Bir di\u011feri ins\u00fclin koma tedavisi olup di\u011feri de elektro\u015fok  uygulamas\u0131yd\u0131. Her \u00fc\u00e7 se\u00e7enek de kimi hastalarda iyi sonu\u00e7 veren  oyalay\u0131c\u0131 (palyatif) giri\u015fimlerdi. .\u015eizofren hastalar\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir  k\u0131sm\u0131 s\u00fcre\u011fenle\u015fmi\u015f hastalar haline geliyor ve ya\u015fam boyu bak\u0131m  gerektirecek bi\u00e7imde ya\u015f\u0131yorlard\u0131. \u015ea\u015fk\u0131nl\u0131k, g\u00fcd\u00fc yoksunlu\u011fu, psikotik  alevlenme nedeniyle kendilerine bak\u0131p ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ya\u015fam s\u00fcrd\u00fcr emiyor,  g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam isterlerini bile kar\u015f\u0131layam\u0131yorlard\u0131. D\u00fcnyadaki hastane  yataklar\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131 \u015fizofreni ac\u0131s\u0131 \u00e7eken insanlar taraf\u0131ndan  Lntuluyordu.<\/p>\n<p> <strong>Yeni Tedaviler Yapay \u00dcmitler<\/strong><\/p>\n<p> Yeni ba\u011flam\u0131nda ilk ila\u00e7 Torazin ticari ad\u0131yla 1950&#8217;lerin ba\u015f\u0131nda mi 11  neye \u00e7\u0131kan Largactil&#8217;dir. \u0130la\u00e7la ilgili ilk \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 Jean Delay ve  l&#8217;iorre Deniker isimli iki Frans\u0131z ruh hekimi yapm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p> ilac\u0131 mani, \u015fizofren, depresyon gibi farkl\u0131 tan\u0131lar alm\u0131\u015f psikiyatri  hastalar\u0131nda denemi\u015fler ve ilac\u0131n sakinle\u015ftirici, esenle\u015ftirici etkisini  g\u00f6zlemlemi\u015flerdir. Ancak ilac\u0131n as\u0131l etkisinin hastalar\u0131n  huzursuzlu\u011funa, hareketlili\u011fine ve korkusuna yol a\u00e7an sanr\u0131 ve varsamlar  \u00fczerinde oldu\u011funu tespit etmi\u015flerdir. G\u00f6zlemlerinin, Birle\u015fik Devletler  de dahil, pek \u00e7ok \u00fclkede olumlanmasm\u0131n ard\u0131ndan \u015fizofreni tedavisinde  yeni bir d\u00f6nem a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f oldu. Psikiyatri hastalar\u0131 i\u00e7in ihtiya\u00e7 duyulan  yatak say\u0131s\u0131 giderek azald\u0131, kapat\u0131lan kurumlarla birlikte \u00e7o\u011fu insan  ya\u015famlar\u0131n\u0131 normal olarak s\u00fcrd\u00fcrebilecekleri hale gelip, toplum i\u00e7inde  tedavi g\u00f6rmeye ba\u015flad\u0131lar. \u00c7ok ge\u00e7meden Haloperidol gibi (Bel\u00e7ika&#8217;dan  Paul Janssen geli\u015ftirmi\u015ftir) ba\u015fka antipsikotikler listeye eklenmi\u015ftir.<\/p>\n<p> B\u00f6ylelikle ruh hekimleri \u00f6zellikle ilk atak vakalar\u0131n tedavisine daha  \u00fcmit dolu yakla\u015fmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ilk ata\u011f\u0131n an\u0131nda tedavi  edilmesi halinde (bir t\u00fcr h\u00fccum tedavisi) sonras\u0131ndaki hastal\u0131k  tekrarlar\u0131 yeni ila\u00e7larla engellenecek belki de \u015fizofreniyi tedavi etmek  olas\u0131 hale gelecekti. Ancak zaman i\u00e7inde \u00fcmitler giderek kayboldu ve  \u015fizofreni, ac\u0131mas\u0131z, \u00fcrk\u00fcnt\u00fc veren bir hastal\u0131k olarak alg\u0131lanmaya devam  etti. Antipsikotik ila\u00e7 mucizesi ise \u015fu hale indirgendi: varsam ve  sanr\u0131lar olmak \u00fczere psikotik belirtileri azalt\u0131yor ancak negatif  belirtilere yeterince iyi gelmiyordu. Psikozu ge\u00e7mekle birlikte  hastalar, salim d\u00fc\u015f\u00fcnebilme, ho\u015fnutluk ya\u015fama, bir \u015feye ba\u015flama ve  bitirme yetileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan yeterli hissetmiyor ve bunun ac\u0131s\u0131n\u0131  \u00e7ekiyorlard\u0131.<\/p>\n<p> Oysa beklenen, psikotik ata\u011f\u0131n ortalar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen ba\u015fvuruyla  hastaneye yat\u0131r\u0131lan hastalar, antipsikotik ila\u00e7 tedavisiyle h\u0131zla  iyile\u015fecekler; okullar\u0131na, i\u015flerine d\u00f6nmek \u00fczere taburcu edileceklerdi.  Ancak hastalar, gerek kendi \u00e7abalar\u0131 gerekse aile ve \u00e7evre deste\u011fine  ra\u011fmen, bir vakitler al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 ve onlara kolay gelen \u015feyleri yapmakta  zorlan\u0131yorlard\u0131. Okulla ilgilenmiyorlar, g\u00fcn ortas\u0131nda i\u015f yerini b\u0131rak\u0131p  t\u00fcm zamanlar\u0131n\u0131 TV kar\u015f\u0131s\u0131nda ya da yatakta ge\u00e7iriyorlard\u0131. Negatif  belirtilerin bili\u015fsel ve duygusal i\u015flevsellikte azalmaya ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu  giderek daha a\u00e7\u0131k anla\u015f\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131. Antipsikotikler  ak\u0131lyar\u0131lmas\u0131n\u0131 (schizophrenia), Bleuler&#8217;in tan\u0131mlay\u0131p ad\u0131n\u0131 koydu\u011fu,  insan\u0131 yetersizle\u015ftiren zihin ve duygu b\u00f6l\u00fcnmesini iyile\u015ftiremiyordu.<\/p>\n<p> 1960&#8217;larda antipsikotiklerle birlikte ba\u015flayan umut \u00e7a\u011f\u0131, \u015fizofreninin  tedavisi daha \u00f6teye gidememi\u015fti. Evet, hastalar daha farkl\u0131 hale  geliyordu ama iyile\u015fmiyorlard\u0131.<\/p>\n<p> <strong>Yeni Ku\u015fak \u0130la\u00e7lar<\/strong><\/p>\n<p> Yak\u0131n zamanda yeni geli\u015fmeler oldu; \u015fizofreni tedavisinde besledi\u011fimiz  umut canland\u0131. Yeni ku\u015fak antipsikotik ila\u00e7lar geli\u015ftirildi. Bunlar\u0131n  ger\u00e7ek &#8220;anti\u015fizofrenik&#8221; ila\u00e7lar olmas\u0131 bekleniyor. Bunlar &#8216;atipik  antipsikotik&#8217; ad\u0131 verilen ila\u00e7lard\u0131r.<\/p>\n<p> Klozapin atipik antipsikotiklerin ilkidir.Avrupa&#8217;da kullan\u0131lmaktayken,  beyaz kan k\u00fcrelerinin say\u0131s\u0131nda tehlikeli derecede d\u00fc\u015fmeye  (&#8216;agran\u00fclositoz&#8217; ad\u0131 verilir) yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in sonradan kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.  Herbert Meltzer ve John Kane, Amerikal\u0131 iki ruh hekimi, hastal\u0131\u011f\u0131 ciddi  bi\u00e7imde s\u00fcre\u011fenle\u015fmi\u015f hastalarda ilac\u0131n kullan\u0131labilirli\u011fini  ara\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Bunlar &#8216;tedaviye diren\u00e7li&#8217; diye an\u0131lan ve denenen  ila\u00e7lara yan\u0131t vermeyen hastalard\u0131r. Durum bu denli \u00fcmitsiz olunca  riskli bir ad\u0131m\u0131 g\u00f6ze almakta sak\u0131nca yoktu; agran\u00fclositoz geli\u015fip  geli\u015fmeyece\u011fi haftal\u0131k beyaz k\u00fcre say\u0131m\u0131 ile denetlenmekteydi. \u015e\u00fck\u00fcrler  olsun, Klozapin i\u015fe yaram\u0131\u015ft\u0131; hastal\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre\u011fenle\u015fmi\u015f olanlar belirgin  bi\u00e7imde iyile\u015fmi\u015flerdi.<\/p>\n<p> Klozapin pek \u00e7ok a\u00e7\u0131dan klozapin ilgin\u00e7 bir ila\u00e7t\u0131r, ilk olarak, bu g\u00fcne  dek geli\u015ftirilmi\u015f antipsikotiklerin ve geli\u015ftirilme amac\u0131n\u0131n (dopaminin  tip 2 resept\u00f6r\u00fcn\u00fc \u00f6nleme) aksine; klozapin dopamin sistemi \u00fczerinde  yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f bir etkisi de yoktur. \u00dcstelik \u015fizofreninin hem pozitif hem  de negatif belirtileri \u00fczerinde etkilidir, ilac\u0131 kullananlar\u0131n ya\u015famla  ilgisi d\u00fczelirken, d\u00fc\u015f\u00fcnme becerisi geli\u015fmi\u015f, ho\u015fnutluk d\u00fczeyi artm\u0131\u015ft\u0131.  \u00dcstelik klozapinde kas kat\u0131l\u0131\u011f\u0131 vb.benzeri belirtiler en az d\u00fczeydeydi.<\/p>\n<p> Bili\u015fsel d\u00fczeyde yeterince etkin olmamalar\u0131, negatif belirtileri  iyile\u015ftirmede yetersizlikleri bir yana eski antipsikotikler dopamin  sisteminin engellenmesi sonucu istenmeyen yan etkilere sahip ila\u00e7lard\u0131.  Ekstrapiramidal (beynin iskeletkas sisteminden sorumlu altsistemi)  etkiler, \u00e7o\u011fu kez EPS k\u0131saltmas\u0131 kulan\u0131l\u0131r; kaslarda kat\u0131l\u0131k, y\u00fczde bo\u015f,  donmu\u015f bir ifade; titreme ve ayak s\u00fcr\u00fcyerek y\u00fcr\u00fcme gibi belirtileri  i\u00e7ermektedir. Eski antipsikotiklerin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ve ho\u015f olmayan di\u011fer bir  yan etki ise iikalizidir. \u00d6znel planda yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f anksiyete duyumudur.  Ki\u015fi yerinde duramaz, ad\u0131mlar ya da ama\u00e7s\u0131z bir bi\u00e7imde etrafta  dola\u015f\u0131r. Bu yan etkilerden dolay\u0131 \u00e7o\u011fu \u015fizofreni hastas\u0131 klasik  antipsikotikleri kullanmay\u0131 istemez. Onlara g\u00f6re tedavi hastal\u0131\u011f\u0131n  kendisinden beter bir durum haline gelmektedir. EPS belirtileri gibi bir  paha \u00f6demektense hastal\u0131\u011f\u0131n belirtilerine r\u0131za g\u00f6sterenler vard\u0131r.<\/p>\n<p> B\u00f6yle bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda atipik ila\u00e7lar Tanr\u0131&#8217;nm g\u00f6nderdi\u011fi bir l\u00fctuftur.  Haloperidol&#8217;u geli\u015ftiren Paul Jansen \u00f6mr\u00fcn\u00fc \u015fizofreni i\u00e7in daha iyi  tedaviler bulmaya adam\u0131\u015f bir insand\u0131r; sentezleyip ara\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 di\u011fer bir  ila\u00e7 ise Risperidon&#8217;dur. Dopaminden gayri n\u00f6rotransmitterleri de  etkileyen bu ila\u00e7, klozapin i\u00e7in uygulanan kan tablosu takibim  gereksinmeyen ilk atipik antipsikotiktir. Bunu Jansen&#8217;in rehberli\u011finde  di\u011ferleri izlemi\u015ftir: Olanzapin (Zyprexa), quetiapine (Seroquel) ve  ziprozidon (Zeldox) Bu ila\u00e7lar g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ilk elde kullan\u0131lacak ila\u00e7lar  haline gelmi\u015ftir. \u00d6zellikle ilkatak hastalar\u0131nda, birincil olarak  se\u00e7ilen ila\u00e7lar bunlar olup, \u015fizofrenide kullan\u0131lan eski  antipsikotiklerin yerini almaktad\u0131r. &#8220;Atipik&#8221; olma \u00f6zelli\u011fi, D2  blokaj\u0131n\u0131 (\u00f6nlenmesi) daha az yapt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in daha az EPS&#8217;ye yol a\u00e7makta,  hem psikotik hem de negatif belirtileri iyile\u015ftirme ve zihinsel  uyan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 art\u0131rma etkilerinden kaynaklanmaktad\u0131r. Atipik ila\u00e7lar tardiv  diskineziye (geleneksel antipsikotiklerle tedavi edilen hastalarda  %2030 oran\u0131nda g\u00f6r\u00fclen ve geri d\u00f6n\u00fc\u015fs\u00fcz olan hareket bozuklu\u011fu) daha az  yol a\u00e7maktad\u0131r. Tardiv diskinezide y\u00fcz buru\u015fturma, oynatma, ad\u0131mlama  gibi g\u00f6r\u00fcnt\u00fcy\u00fc k\u00f6t\u00fc etkileyen belirtileri vard\u0131r.<\/p>\n<p> Buna ra\u011fmen atipik antipsikotiklerin de kendilerine \u00f6zg\u00fc yan etki  sorunlar\u0131 vard\u0131r. En \u00f6nemlilerinden bir tanesi baz\u0131lar\u0131n\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131  kilo sorunudur. K\u0131smen artm\u0131\u015f i\u015ftiha k\u0131smen de ilac\u0131n do\u011frudan etkisine  ba\u011fl\u0131 olarak geli\u015fmektedir. G\u00f6rece di\u011fer bir yan etki ise \u015feker  hastal\u0131\u011f\u0131 e\u011filiminin artmas\u0131d\u0131r. Endokrin sistem \u00fczerindeki etkisi di\u011fer  bir sorun olup prolaktinle ilgilidir. (Prolaktin g\u00f6\u011f\u00fcs b\u00fcy\u00fcmesini  uyar\u0131r.)<\/p>\n<p> <strong>Bili\u015fsel ve Psikososyal Rehabilitasyon Tedavisi<\/strong><\/p>\n<p> \u015eizofreni tan\u0131s\u0131n\u0131n sonlamm a\u00e7\u0131s\u0131ndan pek ho\u015f olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc  d\u00f6nemlerde psikoterapi, psikososyal rehabilitasyon ya da bili\u015fsel e\u011fitim  kimsenin umurunda olmam\u0131\u015ft\u0131r. Oysa alipik ila\u00e7larla tedavi edilen  \u015fizofren hastalarda ilgi ve uyan\u0131kl\u0131\u011f\u0131n artmaya ba\u015flam\u0131\u015f olmas\u0131,  \u00f6zellikle hasta yak\u0131nlar\u0131nda (bu yeni tedavilere muhtelif psikoterap\u00f6tik  m\u00fcdahalelerin eklenmesiyle) sonucun daha iyi olaca\u011f\u0131 \u00fcmidini  do\u011furmu\u015ftur. Yeni yakla\u015f\u0131mlar ortaya \u00e7\u0131kt\u0131k\u00e7a bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131  vurgulayan tedavi programlar\u0131 temel destek unsuru haline gelecektir.  B\u00f6ylesi programlar\u0131n iki unsuru vard\u0131r.<\/p>\n<p> \u00d6ncelikle,\u015fizofreni hastalar\u0131n\u0131n g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam\u0131n nas\u0131l d\u00fczenlenece\u011fi  konusunda yard\u0131ma gereksinimleri vard\u0131r. Ruh hekimleri buna psikososyal  rehabilitasyon ad\u0131n\u0131 vermektedirler. Hastal\u0131k, ergen ve gen\u00e7 yeti\u015fkin  \u00e7a\u011flarda, ki\u015finin aileden topluma \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 anda ortaya \u00e7\u0131kmakta ve  geli\u015fimin en kritik d\u00f6nemine \u00e7elme atmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u015fizofrenisi  olan gen\u00e7 eri\u015fkinlerin, olgunla\u015fman\u0131n do\u011fal s\u00fcrecinden ge\u00e7meyi \u00f6\u011frenmeye  ihtiya\u00e7lar\u0131 vard\u0131r; ba\u011f\u0131ms\u0131z ya\u015famak, i\u015f aramak, g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam\u0131  planlamak vb. gibi. Yanlar\u0131nda ba\u015fkalar\u0131 varken \u00fcrkek ve korkak olan bu  hastalar nas\u0131l arkada\u015f edinilir, gruplara nas\u0131l kat\u0131l\u0131n\u0131r bellemek  zorundad\u0131rlar. K\u0131sa s\u00fcreli yat\u0131\u015flar, grup tedavisi programlar\u0131, ayaktan  izleme programlar\u0131 bu a\u00e7\u0131dan son derece yararl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p> Bili\u015fsel Yeniden \u00d6\u011fenme ikinci yakla\u015f\u0131m t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Bu stratejiye dayanan  tedavi programlan hen\u00fcz emekleme \u00e7a\u011fmdad\u0131r. K\u0131sacas\u0131 \u015fizofreni i\u00e7in  karakteristik olan temel bili\u015fsel normal di\u015fili klara odaklanmakt\u0131r.  Hastalara dikkatlerini \u00f6zg\u00fclle\u015ftirip yo\u011funla\u015ft\u0131rmay\u0131, sorunlar\u0131 daha  k\u0131sa s\u00fcrede ve etkili bi\u00e7imde \u00e7\u00f6zmeyi, d\u00fc\u015f\u00fcnme ve konu\u015fmay\u0131, zihinsel ve  eylemsel e\u015fg\u00fcd\u00fcm\u00fc \u00f6\u011fretmeyi ama\u00e7layan bi\u00e7imde d\u00fczenlenmi\u015f tedavilerdir.  Bu yakla\u015f\u0131m, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz &#8216;n\u00f6ronal plasti:;il,e&#8217;  &#8216;sinir sistemi esnekli\u011fi&#8217; kavram\u0131na dayanmaktad\u0131r: &#8220;n\u00f6ronlar birlikte  ba\u011flan\u0131r birlikte \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.&#8221; \u015eizofreni hastalar\u0131n\u0131n, inme hastalar\u0131 ya da  \u00f6\u011frenme\/i\u015fitme \u00f6z\u00fcrl\u00fc \u00e7ocuklar gibi, yeniden \u00f6\u011frenme\/belleme gibi bir  s\u00fcrece kat\u0131labilece\u011fi dolay\u0131s\u0131yla beyinlerinin yeni ba\u011flant\u0131lar\u0131  olu\u015fturup bi\u00e7imlendirebilece\u011fi \u00fcmit \u0131&#8217;dilmektedir. Bunun anlam\u0131,  d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi \u00f6\u011frenerek daha etkin h\u0131r i\u015flevsellik kazanacaklar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u015eizofreninin Nedeni Nedir? Gen\u00e7 bir insan hastaland\u0131\u011f\u0131nda akla gelen refleks soru &#8220;Anababan\u0131n hatas\u0131n\u0131n ne oldu\u011fu?&#8221; sorusudur. \u015eizofreni ne anababan\u0131n neden oldu\u011fu bir hastal\u0131k ne de anababan\u0131n \u00f6nleyebilece\u011fi ya da durdurabilece\u011fi bir hastal\u0131kt\u0131r&#8230; Phil ve Sue&#8217;yu \u00fcmitsizli\u011fe sevkeden buydu. Hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 incinme, kurban\u0131n\u0131 ve ailesini teslim al\u0131\u015f\u0131 anababa sevgisi ve bak\u0131m\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. \u015eizofreni [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[52],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4713","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-psikoloji"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u015eizofreninin Nedeni Nedir? Gen\u00e7 bir insan hastaland\u0131\u011f\u0131nda akla gelen refleks soru &#8220;Anababan\u0131n hatas\u0131n\u0131n ne oldu\u011fu?&#8221; sorusudur. \u015eizofreni ne anababan\u0131n neden oldu\u011fu bir hastal\u0131k ne de anababan\u0131n \u00f6nleyebilece\u011fi ya da durdurabilece\u011fi bir hastal\u0131kt\u0131r&#8230; Phil ve Sue&#8217;yu \u00fcmitsizli\u011fe sevkeden buydu. Hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 incinme, kurban\u0131n\u0131 ve ailesini teslim al\u0131\u015f\u0131 anababa sevgisi ve bak\u0131m\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. \u015eizofreni [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-10-08T08:44:31+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"37 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen\",\"datePublished\":\"2010-10-08T08:44:31+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/\"},\"wordCount\":7483,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1\",\"articleSection\":[\"Psikoloji\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/\",\"name\":\"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1\",\"datePublished\":\"2010-10-08T08:44:31+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1\",\"contentUrl\":\"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen","og_description":"\u015eizofreninin Nedeni Nedir? Gen\u00e7 bir insan hastaland\u0131\u011f\u0131nda akla gelen refleks soru &#8220;Anababan\u0131n hatas\u0131n\u0131n ne oldu\u011fu?&#8221; sorusudur. \u015eizofreni ne anababan\u0131n neden oldu\u011fu bir hastal\u0131k ne de anababan\u0131n \u00f6nleyebilece\u011fi ya da durdurabilece\u011fi bir hastal\u0131kt\u0131r&#8230; Phil ve Sue&#8217;yu \u00fcmitsizli\u011fe sevkeden buydu. Hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 incinme, kurban\u0131n\u0131 ve ailesini teslim al\u0131\u015f\u0131 anababa sevgisi ve bak\u0131m\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. \u015eizofreni [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-10-08T08:44:31+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"37 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen","datePublished":"2010-10-08T08:44:31+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/"},"wordCount":7483,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1","articleSection":["Psikoloji"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/","name":"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1","datePublished":"2010-10-08T08:44:31+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#primaryimage","url":"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1","contentUrl":"http:\/\/t2.gstatic.com\/images?q=tbn:qFLC_NdA34ljZM:http:\/\/www.daktilo.net\/wp-content\/uploads\/2010\/03\/sizofreni-hakk%C4%B1nda-bilgi.jpg&amp;t=1"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/10\/08\/izofreni-belirtilerinin-ceitlilii-acsndan-tanm-ve-acklamas-zor-olan-bir-hastalktr-2-izofreni-nancy-c-andreasen\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"\u015eizofreni, belirtilerinin \u00e7e\u015fitlili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tan\u0131m\u0131 ve a\u00e7\u0131klamas\u0131 zor olan bir hastal\u0131kt\u0131r (2) | \u015eizofreni \u2013 Nancy C. Andreasen"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4713","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4713"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4713\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4713"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4713"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4713"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}