{"id":4753,"date":"2010-11-02T11:19:09","date_gmt":"2010-11-02T08:19:09","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/"},"modified":"2010-11-02T11:19:09","modified_gmt":"2010-11-02T08:19:09","slug":"mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/","title":{"rendered":"M\u00fclks\u00fczler&#8217;i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>&#8220;Bilmiyorum,&#8221; dedi; dili yar\u0131 fel\u00e7 olmu\u015f gibiydi. &#8220;Hay\u0131r. Harika de\u011fil. \u00c7irkin bir d\u00fcnya. Bu d\u00fcnyaya benzemiyor. Anarres sadece tozdan ve kuru tepelerden olu\u015fuyor. Her \u015fey az, her \u015fey kupkuru, insanlar da g\u00fczel de\u011fil. Hepsinin koca elleri ve ayaklar\u0131 var, benimkiler ve buradaki garsonunkiler gibi. Ama koca g\u00f6bekleri yok. \u00c7ok kirlenirler, birlikte y\u0131kan\u0131rlar, burada kimse bunu yapmaz. Kentler \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck ve s\u00f6n\u00fckt\u00fcr, s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r. Hi\u00e7 saray yoktur. Ya\u015fam s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r, \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Her zaman istedi\u011finizi alamazs\u0131n\u0131z, hatta bazen gereksindi\u011finizi bile, \u00e7\u00fcnk\u00fc yeterince yoktur. Siz Urras\u2019l\u0131lann her \u015feyi yeterince var. Yeterince hava, yeterince ya\u011fmur, \u00e7imen, okyanuslar, yiyecek, m\u00fczik, yap\u0131lar, fabrikalar, makineler, kitaplar, giysiler, tarih. Siz zenginsiniz, siz sahipsiniz. Biz yoksuluz, biz yoksunuz. Sizde var, bizde yok. Burada her \u015fey \u00e7ok g\u00fczel. G\u00fczel olmayan yaln\u0131zca y\u00fczler. Anarres\u2019te hi\u00e7 bir \u015fey g\u00fczel de\u011fildir, yaln\u0131z y\u00fczler g\u00fczeldir. Di\u011fer y\u00fczler, erkek ve kad\u0131n y\u00fczleri. Bizim onlardan ba\u015fka bir \u015feyimiz yok, birbirimizden ba\u015fka bir \u015feyimiz yok. Burada siz m\u00fccevherleri g\u00f6r\u00fcyorsunuz, orada g\u00f6zleri g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn\u00fcz. G\u00f6zlerde de g\u00f6rkemi, insan ruhunun g\u00f6rkemini g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn\u00fcz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bizim erkeklerimiz ve kad\u0131nlar\u0131m\u0131z \u00f6zg\u00fcrd\u00fcr, hi\u00e7 bir seye sahip olmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrd\u00fcrler. Siz sahipler ise sahiplisiniz. Hepiniz hapistesiniz. Herkes yaln\u0131z, tek basma, sahip oldu\u011fu y\u0131\u011f\u0131nla birlikte. Hapiste ya\u015f\u0131yor, hapiste \u00f6l\u00fcyorsunuz. G\u00f6zlerinizde g\u00f6rebildi\u011fim yaln\u0131zca bu\u2014 duvar, duvar!&#8221;<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">********<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u201cAc\u0131 var dedi shevet ellerini a\u00e7arak. \u201cGer\u00e7ek. Ona yanl\u0131\u015f anlama diyebilirim, ama varolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya herhangi zamanda yok olaca\u011f\u0131n\u0131 varsayamam. Ac\u0131 \u00e7ekme, ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131n ko\u015fulu. Ba\u015f\u0131na geldi\u011fi zaman farkediyorsun. Onun ger\u00e7ek oldu\u011funu anl\u0131yorsun. Tabii ki, toplumsal organizman\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, hastal\u0131klar\u0131 iyile\u015ftirmek, a\u00e7l\u0131k ve adaletsizli\u011fi \u00f6nlemek do\u011fru bir\u015fey. Ama hi\u00e7bir toplum varolman\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftiremez. Ac\u0131 \u00e7ekmeyi \u00f6nleyemeyiz. \u015eu ac\u0131y\u0131, bu ac\u0131y\u0131 dindirebiliriz, ama Ac\u0131\u2019y\u0131 dindiremeyiz. Bir toplum ancak toplumsal ac\u0131y\u0131-gereksiz ac\u0131y\u0131-dindirebilir. Gerisi kal\u0131r. K\u00f6k, ger\u00e7ek olan\u201d<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">********<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ona \u201cikircikli bir \u00fctopya\u201d dedim. \u00c7\u00fcnk\u00fc bence Taoizmden anar\u015fizme gitmek tamamen do\u011fal bir ad\u0131m. Bu tam da (M\u00fclks\u00fczler\u2019de) kendimi yaparken buldu\u011fum bir \u015fey. \u0130kisi kesinlikle birbiriyle ili\u015fkili, ayn\u0131 tarzda ki\u015filer i\u00e7in, zihnin ayn\u0131 k\u0131s\u0131mlar\u0131na sesleniyorlar. (i) mulksuzler<\/p>\n<p>Ursula K. Le Guin yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n en \u00f6nemli bilim kurgu ve fantezi yazarlar\u0131ndan, ayr\u0131ca erkek egemenli\u011fi alt\u0131ndaki bu t\u00fcrlerde en \u00fcretken kad\u0131n yazar. 1929\u2019da Berkeley California\u2019da do\u011fan Le Guin dar bir \u00e7evrede ya\u015fad\u0131, 1958&#8217;de Paris\u2019ten Portland\u2019a d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnden beridir de (ii) \u201cBat\u0131 K\u0131y\u0131s\u0131\u2019ndan\u201d pek uzakla\u015fmad\u0131. Pek \u00e7ok \u00f6d\u00fcl alan eserleri akademi d\u00fcnyas\u0131nda ele\u015ftirel ve analitik inceleme konusu olmaya devam ediyor. &#8220;Hain Evrenin&#8221;de (iii) ge\u00e7en bir dizi roman\u0131, \u00e7o\u011fu bilim kurgu yazar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6tesinde bir karma\u015f\u0131kl\u0131k ve i\u00e7g\u00f6r\u00fc ta\u015f\u0131yor. 1975 y\u0131l\u0131nda Hugo ve Nebula \u00d6d\u00fcllerini kazanan &#8220;M\u00fclks\u00fczler: \u0130kircikli bir \u00dctopya&#8221; Le Guin\u2019in yazd\u0131\u011f\u0131 son Hain Evreni roman\u0131yd\u0131, fakat evrenin kronolojisinde zamansal a\u00e7\u0131dan ilk s\u0131radaki hikayeyi anlatmaktayd\u0131. Ama &#8220;M\u00fclks\u00fczler&#8221;i bir klasik yapan, bu karma\u015f\u0131kl\u0131k ve co\u011frafi a\u00e7\u0131dan akla yatk\u0131n d\u00fcnyalar\u0131n ve zaman \u00e7izgilerinin kombinasyonu de\u011fil, \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu su g\u00f6t\u00fcrmez felsefi katk\u0131d\u0131r. Le Guin, i\u015fleyebilir alternatif bir ekonomi ve farkl\u0131 hayat tarzlar\u0131n\u0131n bir araya geldi\u011fi, sakinlerinin g\u00fcce a\u00e7 olan birinin g\u00fcc\u00fc eline ge\u00e7irdi\u011finde di\u011ferleri \u00fczerinde kullanabilece\u011fi bir altyap\u0131dan mahrum oldu\u011fu bir d\u00fcnyay\u0131 hayal edip harekete ge\u00e7irmeyi ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131. Fakat bu \u00fctopik d\u00fcnya, bu t\u00fcr ki\u015filerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 engellemedi\u011fi gibi onlar\u0131 ortadan kald\u0131rm\u0131yordu da. \u00d6rne\u011fin, kendi fikirlerini \u00e7\u00fcr\u00fcten yeni ak\u0131lc\u0131 fikirleri bast\u0131rma \u00e7abas\u0131ndaki Sabul karakterini (iv); ya da ikincil bir karakter olan, tesisler ve ara\u00e7 gere\u00e7ler serbest kullan\u0131ma a\u00e7\u0131k olmas\u0131na kar\u015f\u0131n zorlay\u0131c\u0131 bir d\u00fcrt\u00fcyle malzeme istifleyip biriktiren matematik\u00e7i Desar\u2019\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnelim (133-134).\u00a0 Romanda b\u00f6ylesi bireyler ya\u015famaya devam ediyor fakat kendilerini di\u011ferlerinin \u00fczerine kesinkes dayatam\u0131yorlar. H\u00fck\u00fcmetleri, insanlar\u0131n de\u011fil de \u201ce\u015fyalar\u201d\u0131n y\u00f6netimine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek, g\u00fcc\u00fc merkezsizle\u015ftiren bu basit fikirde bile bir \u00fctopya var. Yak\u0131n zamanda, Le Guin\u2019in tam da anar\u015fist kuram ve Taoculuk aras\u0131ndaki ili\u015fki olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc &#8220;M\u00fclks\u00fczler&#8221;e ele\u015ftirel makalelerle yakla\u015fan bir antoloji yay\u0131nland\u0131, fakat bu ili\u015fki sert bir tutum i\u00e7inde ihmal edilmi\u015fti (v). Anar\u015fizmin ve Taoculu\u011fun romanla ili\u015fkisi \u00fczerine makaleler bulunsa dahi, bu iki d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7iminin aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkiler ve onlar\u0131n romanda nas\u0131l ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 \u00fczerine ciddi bir deneme yoktu. Bu makalede benim amac\u0131m, Le Guin\u2019in eksikli \u00fctopyas\u0131n\u0131 ke\u015ffetmek ve bu konudaki bo\u015flu\u011fu dolduracak bir bak\u0131\u015f geli\u015ftirme umuduyla, Taoculu\u011fun ve anar\u015fist kuram\u0131n Le Guin\u2019in bu derin roman\u0131 ve imgelemi \u00fczerindeki metinler aras\u0131 etkilerini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak<\/p>\n<p>\u00d6yk\u00fcn\u00fcn Zemini<\/p>\n<p>&#8220;M\u00fclks\u00fczler&#8221;, \u00f6yk\u00fcn\u00fcn kahraman\u0131 Shevek&#8217;in Annares adl\u0131 bir gezegenden, Urras adl\u0131 ba\u015fka bir gezegene gitmek \u00fczere bir meki\u011fe binmesiyle ba\u015flar. Annares\u2019te ya\u015fayanlar\u0131n atalar\u0131, metnin zaman dizimine g\u00f6re on alt\u0131 y\u00fczy\u0131l \u00f6nce Odo ad\u0131ndaki devrimcinin, \u00fclkesindeki h\u00fck\u00fcmet sistemine kar\u015f\u0131 ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 bir isyan\u0131n sonras\u0131nda Urras\u2019tan gelmi\u015ftir. \u201cOdoculuk&#8221;un anar\u015fik kuram\u0131, kurucusunun \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra destek kazanarak g\u00fc\u00e7lenir. Bu sayede art\u0131k kendilerine Odocular diyen, Urras&#8217;l\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck bir enternasyonalist grup, Urras\u2019\u0131n \u00e7orak \u00e7\u00f6l benzeri uydusunda bir koloni kurma olana\u011f\u0131 bulurlar. Bunu f\u0131rsat bilen Odocular anar\u015fik politik kurama uygun bir topluluk olu\u015ftururlar.<\/p>\n<p>Fakat Ursula Le Guin bizi uyar\u0131r; bu Odoculuk kuram\u0131 \u201csa\u011f\u0131 solu bombalamakla veya a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f\u0131n sosyal-Darwinist \u201cliberalizm\u201di ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamal\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc anar\u015fizm eski Taocu d\u00fc\u015f\u00fcncede \u00f6ncellenmi\u015f, Kropotkin, Goldman ve Goodman (vii) taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Yani, Odoculuk, on dokuzuncu y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda Avrupal\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, Peter Kropotkin, Emma Goldman ve Michael Bakunin taraf\u0131ndan geli\u015ftirilen anar\u015fist politik kuramda anlam\u0131n\u0131 bulur. Dahas\u0131, Le Guin\u2019in de baz\u0131 r\u00f6portajlar\u0131nda belirtti\u011fi gibi, Odoculuk anar\u015fist kuram ile Taocu d\u00fc\u015f\u00fcncenin bile\u015fimidir.<\/p>\n<p>Taoculuktan Anar\u015fizme ve Geriye<\/p>\n<p>Taoculu\u011fun (kesin olmamakla birlikte) milattan \u00f6nce birinci y\u00fczy\u0131lda Lao Tzu ve \u00f6grencisi Chuang Tzu\u2019nun yaz\u0131lar\u0131ndan ve \u00f6\u011fretilerinden ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 san\u0131l\u0131yor. Taocu d\u00fc\u015f\u00fcnce, ayr\u0131 ayr\u0131 herbir \u015feyi ku\u015fatarak, par\u00e7alara b\u00f6l\u00fcnmemi\u015f bir b\u00fct\u00fcn olarak varolan bir d\u00fcnya bilinci yarat\u0131r. Lao Tzu der ki: \u201cHer \u015feyi i\u00e7eren bir \u015fey var. Yerden de g\u00f6kten de \u00f6nce olan. O ki dingin, bedensiz, bir ba\u015f\u0131na, de\u011fi\u015fmeyen&#8230; Ger\u00e7ek ismini bilmedi\u011fimizden, ona sadece Yol (Tao, yol demek, \u00e7.n.) diyoruz\u201d(viii). Bu par\u00e7alanmam\u0131\u015f b\u00fct\u00fcn Tao-Te-Ching\u2019in ba\u015fka bir \u00e7evirisi ve yorumunda \u201chep-de\u011fi\u015fen bir de\u011fi\u015fmez\u201d ayn\u0131 zamanda da \u201ckendinde varl\u0131k\u201d olarak niteleniyor (ix). Yani, Lao Tzu\u2019nun ontolojik \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcne g\u00f6re, ger\u00e7eklik garip bir \u015fekilde dura\u011fand\u0131r, ama bu dura\u011fanl\u0131k i\u00e7inde, tam da bu dura\u011fanl\u0131ktan dolay\u0131, bitip t\u00fckenmez bir de\u011fi\u015fim ve ya\u015fam m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu dura\u011fanl\u0131\u011fa \u201cho\u201d denir, kabaca \u201cyap\u0131\u201d anlam\u0131na gelir. (Shevek\u2019in zamansal (temporal) fizi\u011finde bu \u201czaman d\u00f6ng\u00fcs\u00fcd\u00fcr\u201d, Odo\u2019nun sosyal kuram\u0131nda ise ona \u201cama\u00e7lar\u201d denir) ve t\u00fckenmez de\u011fi\u015fim ruhuna da \u201cyay\u0131l\u0131m\u201d anlam\u0131na gelen \u201ck\u2019ai\u201d denir (Shevek buna \u201c\u00e7izgisel zaman\u201d der, Odo ise \u201cara\u00e7lar\u201d )(x)<\/p>\n<p>Deleuze ve Guattari\u2019nin \u201c1933 : Micropolitics and Segmentarity\u201d (xi) adl\u0131 kitab\u0131 insan d\u00fcnyas\u0131n\u0131n, yay\u0131l\u0131m ile dinginlik aras\u0131ndaki bir sal\u0131n\u0131m olarak kavranmas\u0131n\u0131n bir \u00f6rne\u011fini sunuyor. Deleuze ve Guattari&#8217;nin dedi\u011fine g\u00f6re kanunlar ve devletler (ya da \u00f6rf ve adetleri olan topluluklar) insan ya\u015fam\u0131n\u0131n ger\u00e7e\u011fidir, de\u011fi\u015fmezdir, Taoculu\u011fun Ho dedi\u011fi yap\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Deleuze ve Guattari, Taocu \u201cde\u011fi\u015fmezlik\u201d alg\u0131s\u0131n\u0131n nesne-\u00f6zg\u00fcl \u00f6rnekleri olabilecek devlet ile birey (ya da \u00f6rf ve adetler ile merkezi olmayan topluluklardaki bireyler) aras\u0131ndaki gerilimlere odaklan\u0131rlar. Kuramsal siyaset bilimi alan\u0131nda (ki bu Deleuze\u2019un felsefesi bu ba\u011flamdad\u0131r) Taoculu\u011fun baz\u0131 y\u00f6nleri insan d\u00fcnyas\u0131n\u0131 kuramsalla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in kullan\u0131labilir. Fakat Lao Tzu, neyin yap\u0131n\u0131n par\u00e7as\u0131, neyin k\u2019ai\u2019nin par\u00e7as\u0131 oldu\u011funu belirtmez, bununla birlikte insan yap\u0131m\u0131 kanunlar Yol\u2019u anlama \u00e7abas\u0131n\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak kabul edilmez.<\/p>\n<p>Bunun Taoculuk&#8217;da basit bir nedeni vard\u0131r. Birinin kanun yaratmas\u0131 i\u00e7in \u201ciyi\u201d ve \u201ck\u00f6t\u00fc\u201d aras\u0131ndaki fark\u0131 bilmesi gerekir, elbette bu kanun yarat\u0131c\u0131lar\u0131na g\u00f6re de\u011fi\u015fir. \u201cHep-de\u011fi\u015fen de\u011fi\u015fmeyen\u201dde \u201ciki \u015fey, tek k\u00f6ken, fakat adlar\u0131 farkl\u0131, kimlikleri bir gizem. B\u00fct\u00fcn gizemlerin gizemi!\u201d vard\u0131r (Lao Tzu, 3). \u00d6rne\u011fin kuzey kutbuyla g\u00fcney kutbu aras\u0131ndaki fark, metafizik a\u00e7\u0131dan olanaks\u0131zd\u0131r, fakat insanlar iyi ve k\u00f6t\u00fc aras\u0131ndaki fark konusunda daha emindirler. \u201cHep-de\u011fi\u015fen de\u011fi\u015fmeyen\u201dden, kar\u015f\u0131tl\u0131kl\u0131klar ortaya \u00e7\u0131kar. \u0130nsanlar da bunlar\u0131 ay\u0131rt edebileceklerine muktedir olduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Bu ay\u0131rt etme, Taocu d\u00fc\u015f\u00fcnceye g\u00f6re, \u201cayd\u0131nlananlar\u201d ustesinden geldi\u011fi bir yan\u0131lsamad\u0131r. Bilginin ku\u015fkululu\u011fu temelinde, bir Taocu bir kanun tasarlayamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc kanun \u00f6yle ya da b\u00f6yle bir kesinli\u011fi varsayar. Taoculuk bu nedenle daha \u00e7ok, belirlenemezlik, kanunsuzluk ve s\u00fcrekli de\u011fi\u015fim i\u00e7eren bir politik kuram ile ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r, devletleri, kanunlar\u0131 ve kat\u0131 otoriteyi insan varolu\u015funun de\u011fi\u015fmez ger\u00e7ekleri olarak kabul eden bir kuramla de\u011fil.<\/p>\n<p>Fakat, e\u011fer Deleuze ve Guattari hakl\u0131 ise, insan\u0131n ger\u00e7ekli\u011fi kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131 hedefleyerek, \u00f6rf ve adetleri, devlet kanunlar\u0131ndan kurtulmak isteyen Taocu bo\u015fa k\u00fcrek \u00e7ekiyor. Deleuze ve Guattari\u2019nin kuram\u0131nda, devlet ve kanunun (ya da \u015famanlar, \u015fifac\u0131lar ve merkezi olmayan y\u00f6netimlerdeki dini topluluklar \u00fczerinden gelen \u00f6rf ve adetlerin) ger\u00e7ekli\u011fi de\u011fi\u015fmeden kal\u0131r. Fakat bu arada toplanm\u0131\u015f (birle\u015fmi\u015f) bireyler, ortakla\u015ft\u0131klar\u0131 arzular\u0131 y\u00f6n\u00fcnde hareket eder ve devletin kat\u0131 ger\u00e7ekli\u011fi i\u00e7erisinde de\u011fi\u015fikliklikler yapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Yani bireyler ve onlar\u0131n olu\u015fturduklar\u0131 topluluklar k\u2019ai\u2019nin &#8211; \u201chep-de\u011fi\u015fen de\u011fi\u015fmezli\u011fin\u201d geni\u015fleyen i\u00e7eri\u011finin- bir par\u00e7as\u0131d\u0131rlar. Kurama g\u00f6re, de\u011fi\u015fimi getiren arzudur, fakat bireysel arzu (birinin arzusu) devlette de\u011fi\u015fiklik yapabilecek g\u00fc\u00e7te bir \u201cak\u0131\u015f\u201d de\u011fildir. Bu nedenle, ayn\u0131 \u015feyi arzulayan bireyler bir \u201cu\u00e7u\u015f hatt\u0131nda\u201d birle\u015firler. Bu u\u00e7u\u015f hatlar\u0131 ya ba\u015far\u0131s\u0131z olurlar (\u00f6rne\u011fin ABD\u2019deki anar\u015fik k\u00fclt\u00fcrel hareket gibi) ya da arzulanan de\u011fi\u015fikli\u011fi yaparlar (idam cezas\u0131n\u0131n ABD\u2019deki baz\u0131 eyaletlerde yeniden kabul edilmesi gibi) ve yok olurlar.<\/p>\n<p>Kafas\u0131nda hi\u00e7 bir kanun olmayan Taoistten farkl\u0131 olarak, Deleuze ve Guattari \u201ckanunlar\u201d\u0131n insan bilinci i\u00e7in ka\u00e7\u0131nlmaz oldu\u011funu iler s\u00fcrerler. Anar\u015fizm ise do\u011fas\u0131 gere\u011fi Deleuze ve Guattari\u2019nin kuram\u0131n\u0131 yanl\u0131\u015flayan bir d\u00fcnya yaratmak ister. Bireyci anar\u015fizm sosyal organizma ve bireysel h\u00fccre aras\u0131nda bir denge sa\u011flanmas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6r\u00fcr ve bunun m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu s\u00f6yler, toplumcu anar\u015fizm ile birlikte Taoculu\u011fun b\u00fct\u00fcnl\u00fck ve birlik kavram\u0131n\u0131 yineler. Emma Goldman anar\u015fizmin \u201cinsan yap\u0131s\u0131 kanunlar\u0131n k\u0131s\u0131tlamad\u0131\u011f\u0131 bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00fczerine kurulmu\u015f yeni bir sosyal d\u00fczenin felsefesi; b\u00fct\u00fcn h\u00fck\u00fcmet bi\u00e7imlerinin \u015fiddet \u00fczerine kurulu oldu\u011funu ve bu nedenle de gereksiz olduklar\u0131 kadar da yanl\u0131\u015f ve zararl\u0131 olduklar\u0131n\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen kuram\u201d oldu\u011funu belirtir (xii). Taoculuk \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131\u015f olan Goldman ise \u015f\u00f6yle yazar; \u201cAnar\u015fizm, insan\u0131n kendi kendisinin bilincinde olmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan tek felsefedir; ancak ve ancak insan\u0131n itaat etmesi yoluyla ger\u00e7ekle\u015ftirilebilecekleri i\u00e7in, [yapay yan\u0131lsamalar anlam\u0131nda] Tanr\u0131\u2019n\u0131n, Devlet\u2019in ve toplumun varolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 savlar. Bu nedenle anar\u015fizm hayat b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn \u00f6\u011fretmenidir; sadece do\u011fada de\u011fil insanda da (Goldman, 58).<\/p>\n<p>Fakat, insani potansiyele dair bu pozitif kuramlara kar\u015f\u0131t kuramlar da var. Darwinci sosyalistler, ne Taoizmle, ne de anar\u015fizmle ayn\u0131 fikirdeler. D\u00fcnyan\u0131n oldu\u011fu gibi oldu\u011funu, onlar\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcnme tarzlar\u0131n\u0131n d\u00fcnyayla bir ilgisi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorlar. Siyaset kuramc\u0131s\u0131 de\u011fil de bir bilim insan\u0131 olan Charles Darwin, ya\u015fam sava\u015f\u0131n\u0131n t\u00fcrler aras\u0131nda ve ayn\u0131 t\u00fcr i\u00e7indeki bireyler aras\u0131nda oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc. \u00c7\u00fcnk\u00fc hepsi de yeniden \u00fcretim i\u00e7in biyolojik bir d\u00fcrt\u00fcy\u00fc payla\u015f\u0131r, bu nedenle de d\u00fcnyadaki alanlar ve kaynaklar i\u00e7in rekabet i\u00e7indedirler. Darwin, Do\u011fal Se\u00e7ilim\u2019in g\u00fcc\u00fc kendilerininkinden daha fazla oldu\u011fu i\u00e7in t\u00fcrlerin bu d\u00fc\u015fmanca d\u00fcrt\u00fcleri (herkesin hayatta kalmas\u0131 yarar\u0131na olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece) denetleyebileceklerini g\u00f6rmedi (xiii). Le Guin\u2019in deyimiyle Darwinci Sosyalistler, Deleuze ve Guattari\u2019nin (Darwinci Sosyalist olmasalar da) ima ettikleri gibi Devlet\u2019in biyolojik bir zorunluluk oldu\u011funa inan\u0131rlar. Urrasl\u0131 seksen ya\u015f\u0131ndaki, ate\u015fli militan, fizik\u00e7i Atro, Darwinci varolu\u015f ve evrim kuram\u0131n\u0131n benimsenmesi konusunda Shevek\u2019le g\u00f6r\u00fc\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Bu lanetli yabanc\u0131lar\u0131n size karde\u015flik, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131l\u0131k ve benzeri kavramlar\u0131n\u0131z arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ula\u015fmalar\u0131n\u0131 istemiyorum. Sizi s\u00fcrekli &#8220;ortak insanl\u0131k&#8221; ve &#8220;t\u00fcm d\u00fcnyalar\u0131n ortakl\u0131\u011f\u0131&#8221; gibi laflara bo\u011facaklar, bunlan yutman\u0131z\u0131 g\u00f6rmek beni \u00e7ok \u00fczer. Varolman\u0131n yasas\u0131 m\u00fccadeledir: Rekabet, zay\u0131f olan\u0131n elenmesi, sa\u011f kalmak i\u00e7in amans\u0131z bir sava\u015f. Ben de en iyi olan\u0131n sa\u011f kalmas\u0131n\u0131 istiyorum. Benim bildi\u011fim insanl\u0131\u011f\u0131n.<\/p>\n<p>Anar\u015fistler bu fikre kat\u0131lmazlar ve \u201ckar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yard\u0131mla\u015fmay\u0131\u201d (xiv) insani meselelerde \u201cya\u015fam m\u00fccadelesinden\u201d daha \u00f6nemli g\u00f6r\u00fcrler. Bu nedenle anar\u015fistler \u015fa\u015fmaz bir k\u00f6t\u00fc y\u00f6netme d\u00fcrt\u00fcs\u00fcne de\u011fil, y\u00f6netilse de k\u00f6t\u00fc y\u00f6netilecek bir makama kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak, kurumlar ve merkezi h\u00fck\u00fcmetler taraf\u0131ndan yarat\u0131lan g\u00fc\u00e7 pozisyonlar\u0131n\u0131 hedef al\u0131rlar. <\/p>\n<p>M\u00fclks\u00fczler\u2019de, Shevek\u2019in Ieu Eun \u00dcniversitesi\u2019nden di\u011fer meslekta\u015flar\u0131 Pae ve Chifoilisk, insani potansiyeli Darwin&#8217;in biyolojik kuram\u0131na ve Deleuze ile Guattari\u2019nin politik kuram\u0131na g\u00f6re kavrayan iki insan\u0131 temsil ediyor. \u0130kisi ayn\u0131 zamanda (tam da h\u00fck\u00fcmet temsilcileri olarak) ilki kapitalist ikincisi kom\u00fcnist olmak \u00fczere y\u00f6netim bi\u00e7imlerini de temsil ediyor. (Onlar tam olarak h\u00fck\u00fcmet temsilcileridir) Tam kar\u015f\u0131t\u0131 olarak da Shevek anar\u015fist bireyleri, Chifoilisk ve Pae\u2019nin kabullenmekte \u0131srar ettikleri \u201cduvar\u0131\u201d a\u015fanlar\u0131, temsil ediyor.<\/p>\n<p>San\u0131r\u0131m benden korkuyorsun Pae&#8230; \u00c7\u00fcnk\u00fc ben, varl\u0131\u011f\u0131mla, Devlet&#8217;in gereksizli\u011finin kan\u0131t\u0131y\u0131m. Ama korkacak ne var Saio Pae, ki\u015fisel olarak son derece zarars\u0131z oldu\u011fumu biliyorsun.<\/p>\n<p>[Chifoilisk\u2018e]<\/p>\n<p>Thu Devleti, A-io Devleti&#8217;ne oranla \u00e7ok daha merkezi y\u00f6netiliyor. Tek bir g\u00fc\u00e7 \u00f6rg\u00fct\u00fc her \u015feyi denetliyor, h\u00fck\u00fcmet, y\u00f6netim, polis, ordu, e\u011fitim, yasalar, ticaret, \u00fcretim. Bizden (Odoculardan) korkuyorsunuz siz. Devrimi, eski devrimi, ger\u00e7ek devrimi, sizin ba\u015flay\u0131p da yar\u0131m b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131z, adalet i\u00e7in devrimi geri getirebilece\u011fimizden korkuyorsunuz. Burada, A-\u0130o&#8217;da benden daha az korkuyorlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc devrimi unutmu\u015flar. Art\u0131k ona inanm\u0131yorlar, insanlar\u0131n yeterince \u015feye sahip olurlarsa hapiste ya\u015famaya raz\u0131 olacaklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar. Ama ben buna inanmayaca\u011f\u0131m. Duvarlar\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131 istiyorum. Dayan\u0131\u015fma istiyorum, insan dayan\u0131\u015fmas\u0131.<\/p>\n<p>Shevek\u2019in kendi bireysel alg\u0131s\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan nesnel d\u00fcnyay\u0131 kavrama tarz\u0131, b\u00fcrokratik denetimin ve \u015fiddetli rekabetin s\u00f6zde zorunlulu\u011funun\/\u00f6nceden tayin edilmi\u015fli\u011finin d\u00fc\u015f\u00fcnsel olarak a\u015f\u0131labilece\u011fine bir kan\u0131t sunar. Tao\u2019nun yolu, evren \u00fczerine kafa yoran bir zihinde, anar\u015fizmin yolu da top\u015fumsal yap\u0131 \u00fczerine kafa yoran bir zihinde bulunur. \u0130kisi de \u201cDarwinci ya\u015fam \u00e7emberi\u201dndeki biyolojik determinizme ve Deleuze ile Guattari taraf\u0131ndan ifade edilen politik determinizme itiraz ederler. Bu politik kuramlar taraf\u0131ndan tan\u0131mlanmayan bir \u015fey ortaya \u00e7\u0131kar: onlar\u0131n alg\u0131lanan ger\u00e7ekli\u011fe tekab\u00fcliyetlerinin saf d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131lmas\u0131 aray\u0131\u015f\u0131.<\/p>\n<p>&#8220;M\u00fclks\u00fczler\u2019in Anarres\u2019inde e\u015fek gibi b\u00fcy\u00fck hayvanlar\u0131n olmamas\u0131 [&#8230;] burada Shevek\u2019i irkilten \u015fey, olumlu bir eksikli\u011fin yani avc\u0131lar\u0131n ve avlar\u0131n birbirlerinin ayn\u0131s\u0131 oldu\u011fu Darwinci ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn olumsuz y\u00f6n\u00fcd\u00fcr: Bu insanlar\u0131n tarihsel determinizmi alt etti\u011finin bir g\u00f6stergesidir\u2026 kendi kaderlerini yaratmak \u00fczere birba\u015flar\u0131na kalm\u0131\u015flard\u0131r.&#8221; (xv)<\/p>\n<p>Jameson, makalesinin devam\u0131nda, Anarres utopyas\u0131nda \u015fiddetin ortadan kalkmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. &#8220;M\u00fclks\u00fczler\u2019de, Shevek\u2019in, isimlerindeki benzerlikten dolay\u0131 can\u0131 s\u0131k\u0131lan bir adam taraf\u0131ndan bilincini kaybedene dek d\u00f6v\u00fclmesi kadar sars\u0131c\u0131 ba\u015fka bir \u015fey yoktur\u2026 Ba\u015fka bir deyi\u015fle utopya, insanl\u0131\u011f\u0131n \u015fiddetten azat oldu\u011fu bir yer de\u011fil, tarihin \u00e7oklu (ekonomik, politik, sosyal) determinizmlerinden kurtuldu\u011fu yerdir.\u201d (s.226-7)<\/p>\n<p>Jameson&#8217;\u0131n do\u011fru bir bi\u00e7imde, tarihin \u00e7oklu ekonomik, politik ve sosyal determinizmlerinin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri olarak nitelendirdi\u011fi &#8220;gereksiz ac\u0131n\u0131n&#8221; yok edilmesini talep eder Shevek. \u0130ma edilen \u015fey, varolu\u015f yasalar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz ac\u0131y\u0131 bizzat yarat\u0131rken, insan yap\u0131s\u0131 yasalar\u0131n gereksiz ac\u0131y\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u0130nsan bilincinin, \u00f6nlenebilir olan kas\u0131tl\u0131 zararla do\u011fal bir felaketi ay\u0131rmas\u0131 beklenir. Shevek Anarresli dostlar\u0131na \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klar: <\/p>\n<p>Ac\u0131 \u00e7ekmek bir yanl\u0131\u015f anlamad\u0131r&#8230; Ama hi\u00e7bir toplum varolman\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftiremez. Ac\u0131 \u00e7ekmeyi \u00f6nleyemeyiz. \u015eu ac\u0131y\u0131, bu ac\u0131y\u0131 dindirebiliriz, ama Ac\u0131&#8217;y\u0131 dindiremeyiz. Bir toplum ancak toplumsal ac\u0131y\u0131 -gereksiz ac\u0131y\u0131- dindirebilir&#8230; Ondan korkmak veya ka\u00e7mak yerine onun&#8230; i\u00e7inden ge\u00e7ilebilse, a\u015f\u0131labilse. 56-7<\/p>\n<p>Taocu bilge ise, Shevek\u2019in aksine, asla tutkulu eylemi k\u0131\u015fk\u0131rtmaz; de\u011fi\u015fime u\u011fratmaya \u00e7al\u0131\u015fmaz, fakat do\u011fal de\u011fi\u015fime uyar, ona direnmez. Kropotkin\u2019in ve Bakunin\u2019in erken d\u00f6nem yaz\u0131lar\u0131nda bulunabilen kollektivist anar\u015fist, de\u011fi\u015fimin fiziksel bir devrim sonucunda olmas\u0131n\u0131 talep eder. Bu devrim, devletin &#8220;ter\u00f6rizm&#8221; olarak s\u0131n\u0131fland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 (\u00e7\u00fcnk\u00fc devlet, kendisinin imhas\u0131n\u0131\/y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131 hedefleyen bu fikir y\u00fcz\u00fcnden ter\u00f6rize olmaktad\u0131r), onlar\u0131n ahlaki \u015fiddet dedikleri \u015fey arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fir. (xvi) Bilge ise sadece ne gerekiyorsa onu yapar ve psikolojik olarak \u015fiddet kullanamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015feyleri olduklar\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcr, dolay\u0131s\u0131yla onlar\u0131n da \u00f6tesini g\u00f6r\u00fcr ve hi\u00e7 bir \u015feyi de\u011fi\u015ftirmez. Odo\u2019nun hak etme kavram\u0131n\u0131 reddetmesi ve \u201cya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fc\u201d kavram\u0131 Taocu bilin\u00e7le ittifak i\u00e7ersindedir. Bu noktada da hem kollektivist anar\u015fistlerle hem de onlar\u0131n aksine biriktirip duranlarla z\u0131tla\u015f\u0131r:<\/p>\n<p>Hi\u00e7 kimse cezay\u0131 hak etmez, kimse \u00f6d\u00fcl\u00fc hak etmez. Hak etmek ve kazanmak d\u00fc\u015f\u00fcncesinden kafan\u0131z\u0131 ar\u0131nd\u0131n, b\u00f6ylelikle d\u00fc\u015f\u00fcnebileceksiniz. (296)<\/p>\n<p>Kimse bir di\u011ferini cezaland\u0131rmayacak, kimseye \u00f6d\u00fcl sunulmayacak. Zihin de\u011fer kavram\u0131ndan, ceza ve \u00f6d\u00fcl fikrinden kurtuldu\u011funda (Taocu bir \u00f6zdeyi\u015f) bireyler \u015feylerin ve varl\u0131klar\u0131n ak\u0131l almaz nihai ger\u00e7ekli\u011fini a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde g\u00f6rebilmeye ba\u015flayacaklar. Anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131k ak\u0131l kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131d\u0131r da, fakat Taocu i\u00e7in varl\u0131kla tam bir ba\u011fl\u0131l\u0131k i\u00e7inde olmakt\u0131r. Kollektivist anar\u015fist\u2019in varl\u0131kla k\u0131smi (ya da partizanca) bir ili\u015fkisi vard\u0131r, devlet\u00e7inin oldu\u011fu gibi. Oysa, Taocu-anar\u015fist ya da bireyci anar\u015fist (Odocu) farkl\u0131d\u0131r. Taocunun ruh hali gere\u011fi politik d\u00fcnyaya olan ilgisizli\u011finden, kolektivist anar\u015fistin ruh hali gere\u011fi de\u011fi\u015fimi zorla getirmeye haz\u0131r olu\u015fundan bireyci anar\u015fistte eser yoktur, bu ikisi aras\u0131nda orta bir nokta bulur.<\/p>\n<p>Bireyci anar\u015fist bir Taoisttir, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015fiddet d\u00fcrt\u00fcs\u00fcn\u00fc reddeder, asl\u0131nda di\u011ferlerinin ger\u00e7ekli\u011fini kabul ederek b\u00f6yle bir gereklili\u011fi a\u015far. Fakat ayn\u0131 zamanda Taocu bilgeden farkl\u0131 olarak, ruhsal anlamda benzer insanlarla dolu daha iyi bir d\u00fcnyada ya\u015fama arzusunu s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. Bireyci anar\u015fistin, ya da Shevek&#8217;in, pe\u015finde ko\u015ftu\u011fu ruhsal benzerlik Lao Tzu\u2019nun Tao Te Ching\u2019inde bulunabilir. Liu Xiaogan, wu-wei\u2019yi (eylemsizlik (xvii))<br \/>\u201cinsani eylemin t\u00fcm\u00fcn\u00fc de\u011fil, baz\u0131s\u0131n\u0131 yok etmek ya da eksiltmek\u201d olarak a\u00e7\u0131klar (xviii) ve tzu-jan (belirli bir t\u00fcr hareket) kavram\u0131n\u0131n Lao Tzu\u2019nun kuram\u0131yla \u00e7eli\u015fen, Bat\u0131l\u0131 an\u0131\u015ft\u0131rmalarla y\u00fckl\u00fc (xix) naturalizmle kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131, wu-wei&#8217;nin (eylemsizlik) eylemin &#8220;do\u011fall\u0131\u011f\u0131, kendili\u011findenli\u011fi\u201d olarak anla\u015f\u0131labilecek tzu-jan \u00fczerinden kavranmas\u0131 gerekti\u011fini \u00f6ne s\u00fcrer (Xiaogan, 212). Bunu \u00e7o\u011fu kez daha \u00e7ok g\u00fcc\u00fc ele ge\u00e7irme arzusuyla motive olan politikac\u0131lar\u0131n ya da \u015firket y\u00f6neticilerinin eylemleriyle ya da sadece bir banka veznedar\u0131n\u0131n veya \u00e7a\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 kurumun prosed\u00fcr\u00fcne g\u00f6re i\u015f yapan bir ki\u015finin davran\u0131\u015flar\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n -Tao&#8217;nun fark\u0131nda olan bir anlay\u0131\u015fta prosed\u00fcr diye bir \u015fey olamaz, olsa olsa oyun olur. Davran\u0131\u015f\u0131n (ve psikolojinin) bu &#8220;do\u011fall\u0131\u011f\u0131&#8221; harekete ge\u00e7irildi\u011finde, (tzu-jan \u015fiddetin z\u0131tt\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in) geriye sadece &#8220;zorunlu ac\u0131&#8221; kalacak, ki bu da gereksiz ac\u0131ya g\u00f6re \u00fcstesinden gelinmesi daha kolay bir \u015feydir. Kimse evini y\u0131kan bir f\u0131rt\u0131nadan \u00f6\u00e7 almak istemez fakat y\u0131kan g\u00fc\u00e7 bir ordu ise sonu\u00e7 daha farkl\u0131 olacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc askerlerin k\u0131nayabilece\u011fimiz bir vicdanlar\u0131 oldu\u011funu biliriz, fakat f\u0131rt\u0131nan\u0131n vicdan\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeyiz.<\/p>\n<p>\u015eiddetin \u201cahlaki\u201d kullan\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 bile reddetmi\u015f olan bireyci anar\u015fist, Shevek gibi, bir insan zorlay\u0131c\u0131 ve bask\u0131c\u0131 olsa bile o insan\u0131n zorlanmas\u0131n\u0131 veya bask\u0131lanmas\u0131n\u0131 kabul edemez. Bu Lao Tzu\u2019nun g\u00fc\u00e7 kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n yineleni\u015fidir. Lao Tzu bunu \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klar; ki\u015fi Taocu ayd\u0131nlanmaya ula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda g\u00fc\u00e7 kullanman\u0131n Yol\u2019un bir par\u00e7as\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlar:<\/p>\n<p>&#8220;Ger\u00e7ek liderler, takip\u00e7ileri taraf\u0131ndan neredeyse hi\u00e7 bilinmezler. Ger\u00e7ek liderlerden sonra insanlar\u0131n bildikleri ve hayranl\u0131k duyduklar\u0131 liderler gelir; onlardan sonra korkanlar gelir; onlardan sonra da onar\u0131n a\u015fa\u011f\u0131lad\u0131klar\u0131 gelir.&#8221; (Lao Tzu, 24) <\/p>\n<p>Tao Te Ching\u2019in bu noktas\u0131nda, Le Guin \u015f\u00f6yle bir yorum yapar; bu tarz bir hareket\/davran\u0131\u015f, &#8220;bir &#8216;yapmadan yapmak&#8217; halidir: rekabet\u00e7i olmayan, kayg\u0131s\u0131z, kar\u015f\u0131s\u0131ndakine g\u00fcvenen, zorlay\u0131c\u0131 olmayan bir g\u00fc\u00e7&#8221; (Le Guin, Tao-Te-Ching, 24). \u00d6z-y\u00f6netimin bu bi\u00e7imi zorlama ve bask\u0131dan muaf oldu\u011fu i\u00e7in otoriter y\u00f6netime meydan vermez, ki bu da Shevek\u2019in metin boyunca sergiledi\u011fi davran\u0131\u015f \u00f6zelli\u011fidir.<\/p>\n<p>Anar\u015fist kuram , otoriter y\u00f6netim\u2019in nedenleri ve i\u015fleyi\u015fi hakk\u0131nda kendi g\u00f6r\u00fc\u015flerine sahiptir. Peter Kropotkin \u201chayvanlardaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yard\u0131mla\u015fma\u201d olgusunu g\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kart\u0131r. \u0130lgin\u00e7 bir \u015fekilde, Darwinci rekabet duvar\u0131yla sadece \u201cinsan\u0131n\u201d kar\u015f\u0131la\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131l di\u011fer pek \u00e7ok t\u00fcr\u00fcn \u00e7oktan bu duvar\u0131 a\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. \u201cE\u011fer besini \u00e7ok olan bir kar\u0131nca, yolda\u015f\u0131 bir kar\u0131ncay\u0131 beslemeyi reddedecek kadar bencil olursa, d\u00fc\u015fman olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcr&#8230;\u201d(xx). Bu nedenle, otoriterlik e\u011filiminin k\u00f6keni insan\u0131n hayatta kalma m\u00fccadelesini minimize etme arzusunda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bunu da kendinin karl\u0131 oldu\u011fu bir sistem kurup bu sitemi dayatarak, dengeyi (m\u00fccadelenin do\u011fal da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131) kendi lehine bozarak, b\u00f6ylelikle kendinden zay\u0131flar\u0131, sadece kendilerininkini de\u011fil onun y\u00fck\u00fcn\u00fcn \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131n\u0131 da ta\u015f\u0131mak zorunda b\u0131rakarak yapt\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Bu kavram en iyi bi\u00e7imde m\u00fclkiyetin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n anar\u015fik incelemesi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla anla\u015f\u0131l\u0131r. Tabi ki anar\u015fizmin en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131n m\u00fclkiyet kavram\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek s\u00fcpriz olmaz (xxi). Anarreslilerin s\u00f6zc\u00fck da\u011farc\u0131\u011f\u0131ndaki en pis k\u00fcfr\u00fcn\u201cvurguncu\u201d olmas\u0131 da bu nedenledir. <\/p>\n<p>Anar\u015fizmin m\u00fclkiyeti reddinin arkas\u0131ndaki mant\u0131\u011f\u0131 ve bu reddin Taocu felsefe ile ili\u015fkisini daha iyi anlamak i\u00e7in \u015fu k\u0131sa ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmeyi kullanal\u0131m: D\u00fcnyadaki insanlardan en zenginini, banka hesab\u0131nda en \u00e7ok para olan\u0131 (hadi en zengin olmas\u0131n diyelim 666 milyon dolar\u0131 olan birini) se\u00e7elim. \u015eimdi o para ile alabildi\u011fimiz kadar konserve kuru fasulye alal\u0131m, onlar\u0131 da bir piramit olu\u015fturacak \u015fekilde \u00fcst \u00fcstte dizelim. Sonra da bunlar\u0131n sahibini (ve e\u011fer varsa ona ba\u011fl\u0131 olanlar\u0131) getirelim ve bu piramitin alt\u0131nda durmas\u0131n\u0131 isteyelim. Sahibin v\u00fccudunun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, fas\u00fclye konservelerinin toplam a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131na oran\u0131 ne olurdu ? Ve gelecek bir y\u00fczy\u0131l boyunca (hi\u00e7 yenisini almadan) sadece o fas\u00fclyeleri yese ne kadar\u0131 artar ve \u00e7\u00f6pe giderdi? Her bir kutu kuru fas\u00fclye konservesinin, a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 400 gr., uzunlu\u011fu 11 cm., \u00e7api 7 cm., fiyat\u0131 da 50 cent. Diyelim, 75 kg. a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131ndaki, 168 cm. uzunlu\u011fundaki bu kad\u0131n, \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde g\u00fcnde 8 kutu konserve yiyor. Piramidin hacminin ve yan\u0131tlanabilecek di\u011fer \u015feylerin hesaplanmasini matematik\u00e7ilere b\u0131rak\u0131yorum. Anar\u015fistler i\u00e7in \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, b\u00fct\u00fcn insanlar toplumsal bir organizman\u0131n (ya da daha \u00f6nce belirtti\u011fim Taocu &#8220;par\u00e7alanmam\u0131\u015f b\u00fct\u00fcn&#8221;\u00fcn) par\u00e7as\u0131 olarak birbirlerine ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in bireyci, t\u00fcketici ve kapitalist (ya da feodal) bir ekonomik sistem savunulmaz hale gelir. Le Guin, Urras\u2019\u0131 k\u00f6t\u00fc y\u00f6netilen bir d\u00fcnya olarak betimler: Bir yanda \u015fatafatl\u0131 ve gere\u011finden fazla zenginlikler di\u011fer yanda ise:<\/p>\n<p>Yorumcunun sesi &#8220;Thu Devleti&#8217;nin Bachifoil B\u00f6lgesi&#8217;nde a\u00e7l\u0131k,&#8221; demi\u015fti. &#8220;A\u00e7l\u0131ktan ve hastal\u0131ktan \u00f6len \u00e7ocuklar\u0131n cesetleri k\u0131y\u0131larda yak\u0131l\u0131yor. Yedi y\u00fcz kilometre uzakta, A-\u0130o Devleti&#8217;nin Tius kumsallar\u0131nda&#8230; kad\u0131nlar [birinci s\u0131n\u0131f fahi\u015feler] m\u00fclks\u00fcz s\u0131n\u0131ftan insanlar taraf\u0131ndan kendilerine ak\u015fam yeme\u011fi sunulana dek b\u00fct\u00fcn g\u00fcn kumda yat\u0131yorlar.&#8221; (s. 42)<\/p>\n<p>Bu e\u015fitsizli\u011fin kalbinde ki\u015finin kendi ihtiyac\u0131ndan \u00e7ok kazanmas\u0131 ve biriktirmesi hakk\u0131na sayg\u0131 yat\u0131yor fakat bu ekonomik sistemin ideolojik temeli ne kollektivist anar\u015fizm ne de Taocu felsefe taraf\u0131ndan kabul edilemez. Emma Goldman \u201c\u00d6rg\u00fctlenmi\u015f otorite ya da Devlet, ancak m\u00fclk\u00fc ve tekeli korumak i\u00e7in gereklidir\u201d der (Goldman, 64). &#8220;\u0130nsan\u0131n tahakk\u00fcm kurma iradesi&#8221;ni, a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn do\u011fal ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131 reddederek Shevek bunu kavrar ve politik d\u00fcnyan\u0131n ger\u00e7ekli\u011fini \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcp gidecek bir a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fckten ba\u015fka bir \u015feyle a\u00e7\u0131klaman\u0131n ya kendini kand\u0131rmak ve cahillik ya da bilerek kand\u0131rmak ve ger\u00e7e\u011fi sapt\u0131rmak oldu\u011funa i\u015faret eder.<\/p>\n<p>&#8220;[Oiie] Benbili&#8217;lileri kimin y\u00f6netti\u011fi ya da kimin y\u00f6netti\u011fini sand\u0131\u011f\u0131 \u00f6nemli de\u011fildi: ger\u00e7ekli\u011fin politikas\u0131 A-\u0130o ve Thu aras\u0131ndaki g\u00fc\u00e7 \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n \u00e7evresinde d\u00f6n\u00fcyordu.<\/p>\n<p>&#8220;Ger\u00e7ekli\u011fin politikas\u0131,&#8221; diye yineledi Shevek&#8230; &#8220;Bir fizik\u00e7i i\u00e7in garip bir deyim.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Hi\u00e7 de de\u011fil. Politikac\u0131 da, fizik\u00e7i de nesnelerin ger\u00e7ekli\u011fiyle, ger\u00e7ek g\u00fc\u00e7lerle, d\u00fcnyan\u0131n temel yasalar\u0131yla u\u011fra\u015f\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Demek zenginli\u011fi korumak i\u00e7in koydu\u011funuz adi, sefil &#8216;yasa&#8217;lar\u0131n\u0131z\u0131, silahlardan ve bombalardan olu\u015fan &#8216;g\u00fc\u00e7&#8217;\u00fcn\u00fcz\u00fc entropi yasas\u0131 ve yer\u00e7ekimi g\u00fcc\u00fc ile ayn\u0131 c\u00fcmlede kullan\u0131yorsun. Seni daha ak\u0131ll\u0131 san\u0131rd\u0131m, Demaere!&#8221; (s172)<\/p>\n<p>Oiie bu ba\u011flamda, Emma Goldman&#8217;\u0131n deyi\u015fiyle &#8220;s\u0131radan insan\u0131&#8221; ya da &#8220;ortalama okuyucuyu&#8221; temsil ediyor. Emma Goldman, Paul Goodman, Kropotkin ve Bakunin anar\u015fizmi k\u00fclt\u00fcrel evrim i\u00e7in zorunlu bir basamak olarak g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. Onlar (Le Guin gibi) sosyal ve politik yap\u0131lar\u0131n nas\u0131l bireylerin nefesini kesip ki\u015fisel \u00f6zg\u00fcrl\u00fcg\u00fc yok etti\u011finin fark\u0131ndayd\u0131lar. \u00d6te yandan, devletleri bir kenara b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, Anarko-Taoculu\u011fun \u00f6n\u00fcndeki en b\u00fcy\u00fck engel, y\u0131\u011f\u0131n-birey&#8217;in (xxii) politik d\u00fcnyan\u0131n teleolojisini ve maddi d\u00fcnya ko\u015fullar\u0131n\u0131n nas\u0131l idare edildi\u011fini ve edilebilece\u011fini kavramaktaki yetersizli\u011fidir.<\/p>\n<p>Kurgusal anar\u015fik kuramc\u0131m\u0131z Odo, Urras&#8217;ta &#8220;a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k d\u0131\u015fk\u0131d\u0131r&#8221; (s. 88) diye yazar. Benzer \u015fekilde, Shevek, A-Io&#8217;daki kapitalist ekonominin savurgan a\u015f\u0131r\u0131l\u0131klar\u0131na uyum sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, &#8220;Urras&#8217;ta kalmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ilk g\u00fcnlerde \u015funu farketmi\u015fti, Urrasl\u0131lar d\u0131\u015fk\u0131 da\u011flar\u0131nda ya\u015f\u0131yor olmalar\u0131na ra\u011fmen asla boktan bahsetmiyorlard\u0131.&#8221; (128-9) \u00dcstelik, &#8220;bankalar\u0131n nas\u0131l \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in kendini zorlayam\u0131yordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc kapitalizmin b\u00fct\u00fcn i\u015fleri ona ilkel bir dinin ayinleri kadar anlams\u0131z geliyordu&#8230; barbarca&#8230; a\u011fdal\u0131&#8230; gereksiz&#8230; tonlarca l\u00fcks, tonlarca d\u0131\u015fk\u0131.&#8221; (113-4). Bir kapitalist ekonomideki \u00e7o\u011fu t\u00fcketici, a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k ve e\u015fitsizlik aras\u0131ndaki ili\u015fkinin fark\u0131ndaym\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. Bunlar\u0131n tam aksine, anar\u015fist bir ekonominin ana kavramlar\u0131, basitlik, maksat ve faydac\u0131l\u0131kt\u0131r. Shevek&#8217;in hayat\u0131 boyunca arkada\u015f\u0131 olan Bedap bir i\u015flev \u00e7\u00f6z\u00fcmleyicisidir, Shevek&#8217;in battaniyesinin renginin (turuncu) gereksiz eme\u011fin \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu s\u00f6ylerek onunla \u015fakala\u015f\u0131r. Battaniyenin maksad\u0131n\u0131\/i\u015flevini yerine getirebilmesi i\u00e7in g\u00fczel g\u00f6z\u00fckmesine gerek yoktur (s. 139-40). Le Guin bunlar\u0131 yazarken Paul Goodman&#8217;\u0131n &#8220;Yeni-\u0130\u015flevselcilik \u00fczerine notlar&#8221; (Notes on Neo-Functionalism) adl\u0131 makalesinden etkilenmi\u015f olabilir. Goodman der ki:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130\u015flevselcilik, ara\u00e7lar\u0131n sadece ama\u00e7 i\u00e7in tasarlanmas\u0131d\u0131r&#8230;. yeni-i\u015flevselci daha da ileri gider&#8230; sorar, kullan\u0131m da onu \u00fcreten ara\u00e7lar kadar basit veya ustaca veya net midir?&#8230; hemen ard\u0131ndan g\u00f6z\u00fcn\u00fc nesneye dikip sorar, buna de\u011fer mi?&#8221; (xxiii)<\/p>\n<p>Ayn\u0131 makalede Goodman, anar\u015fist ekonominin geli\u015fece\u011fi (Goodman&#8217;in &#8220;\u0130\u015flevselcilik&#8221; olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131) yarar hiyerar\u015fisini \u00f6rnekleyen &#8220;ambalaj kuram\u0131ndan&#8221; bahseder (Goodman, 51). Le Guin, ku\u015fkusuz \u015fu yazd\u0131klar\u0131nda Goodman&#8217;\u0131n fikirlerini yorumlamaktad\u0131r: <\/p>\n<p>Urras&#8217;l\u0131lar\u0131n her \u015feyi temiz, cicili bicili ka\u011f\u0131tlara, plasti\u011fe, kartona veya al\u00fcminyuma sarmalar\u0131na \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. \u00c7ama\u015f\u0131rlar, kitaplar, sebzeler, giysiler, ila\u00e7lar, her \u015fey kat kat sar\u0131l\u0131yordu. Ka\u011f\u0131t paketleri bile kat kat ka\u011f\u0131tla sarmalan\u0131yordu&#8230;&#8221; (s 168)<\/p>\n<p>Anar\u015fizmin \u00f6nerdigi kaynak y\u00f6netimi kuram\u0131, g\u00fcn gibi ortada olan ama kan\u0131tlanamayacak bir \u00f6nc\u00fclden hareket eder: Toplumsal organizman\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00fcyeleri, kendilerinin (keyfi olarak) par\u00e7alara ayr\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnseler de, birbirlerine ba\u011fl\u0131d\u0131rlar. O nedenle, e\u011fer X&#8217;n\u0131n banka hesab\u0131 666 milyon dolar ise, bu do\u011frudan d\u00fcnyadaki \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 say\u0131da a\u00e7 insana ba\u011fl\u0131d\u0131r. Dahas\u0131, polis ve devlet, bu ekonomik e\u015fitsizli\u011fi ger\u00e7e\u011fin ne oldu\u011funa dair tekbenci bir s\u0131n\u0131fland\u0131rma i\u00e7erisinde korur. &#8220;S\u0131radan insan&#8221; hen\u00fcz ne bu &#8220;ger\u00e7ekleri&#8221; anlam\u0131\u015ft\u0131r (ya da en az\u0131ndan anar\u015fist propagandac\u0131 b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr), ne de &#8220;l\u00fcks&#8221; aray\u0131\u015f\u0131ndan vazge\u00e7ecek gibidir. Shevek&#8217;in Keng&#8217;e s\u00f6yledikleri bu ba\u011flamda \u00f6zellikle anlaml\u0131d\u0131r: &#8220;Biz sana gelemeyiz. Ancak senin bize gelmeni bekleyebiliriz&#8221; (s.289).\u00a0 Bu beyan, kendi bireyci ilkeleriyle \u00e7eli\u015fmemek, inanc\u0131n\u0131 dayatmaktansa di\u011ferlerinin (\u00f6zellikle de o banka hesab\u0131 sahibinin) onlara sunulan olas\u0131 d\u00fcnyan\u0131n ne oldu\u011funu anlayacaklar\u0131 ana kadar sab\u0131rla beklemek \u00fczere anarko-Taocu&#8217;nun g\u00f6sterdi\u011fi sabra ve \u00f6zene i\u015faret ediyor. Bireyci anar\u015fist, Keng&#8217;e ve onun kapitalistler kolektifine do\u011fru geri gidemez; kolektif ona yeti\u015fene kadar beklemek zorundad\u0131r. Le Guin, ba\u015far\u0131l\u0131 bir anar\u015finin ancak o zaman, insanl\u0131\u011f\u0131n y\u0131\u011f\u0131n-birey akl\u0131n\u0131n, a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k ve verimsizlik, m\u00fclkiyet ve yoksulluk aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi kavrayaca\u011f\u0131 evriminin bir par\u00e7as\u0131 olarak ve do\u011fal yoldan kendini kurulabilece\u011fini iddia eder gibidir.<\/p>\n<p>\u0130ktidar pe\u015finde ko\u015fan herkes gibi Pae de \u015fa\u015f\u0131lacak derecede dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fcyd\u00fc. Akl\u0131 \u00e7ok basit, engelleyici bir bi\u00e7imde \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu; derinlik, etki, hayal g\u00fcc\u00fc eksikti. Asl\u0131nda ilkel bir ayg\u0131tt\u0131. (s. 231)<\/p>\n<p>George Orwell bir keresinde b\u00fct\u00fcn umudun proleteryada oldu\u011funu yazm\u0131\u015f ve kurgusal bir anlat\u0131s\u0131n\u0131n devam\u0131nda ise onlardan yana hi\u00e7 umut olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7arp\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131 (xxiv) Y\u0131\u011f\u0131n-birey akl\u0131n, (Deleuze ve Guattari&#8217;nin \u00f6nerdigi gibi) Ho&#8217;nun, yani zihnin dura\u011fan ger\u00e7ekli\u011finin bir par\u00e7as\u0131 m\u0131, yoksa K&#8217;ai&#8217;nin co\u015fkun ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde mi oldu\u011fu bir veya iki bin y\u0131l i\u00e7inde anla\u015f\u0131lacak. Yine de insan zihninde bir bariyerin a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki anar\u015fik iddia mant\u0131kl\u0131 g\u00f6r\u00fcnse de hen\u00fcz kan\u0131tlanabilir de\u011fil. Fakat, pasifist (Taocu) anar\u015fistlerin ki\u015filik ve d\u00fc\u015f\u00fcnme \u00f6r\u00fcnt\u00fcleri, bu \u00fctopyanin ger\u00e7ek olmas\u0131 ihtimalinin kendi davran\u0131\u015flar\u0131nda ve d\u00fc\u015f\u00fcnme tarzlar\u0131nda zaten mevcut oldu\u011funa i\u015faret ediyor. Yani, Shevek, Lao Tzu, Goodman, Goldman, Le Guin ve di\u011ferleri, kendilerince, d\u00fc\u015f\u00fcnme bi\u00e7imleri i\u00e7inde, anar\u015fist d\u00fcnya ve \u00f6zy\u00f6netim idealinin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funun kan\u0131t\u0131d\u0131rlar. <\/p>\n<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<\/p>\n<p>i Ursula Le Guin ile r\u00f6portaj Philip E. Smith&#8217;in \u201cUnbuilding Walls\u201dinden al\u0131nt\u0131 (Duvarlar\u0131<br \/>S\u00f6kmek). Ursula K Le Guin. ed.Joseph Orlander ve Martin Greenberg. New York. Taplinger Publishing Company, 1979. 79.<\/p>\n<p>ii \u201cUrsula K Le Guin: Biographical Sketch\u201d (Ursula K Le Guin: Biografik ske\u00e7) Ursula K. Le Guin\u2019in resmi internet sitesi http:\/\/www.ursulakleguin.com\/Hyperbite2000.html, en son ula\u015f\u0131m 4 Nisan 2007<\/p>\n<p>iii Hain Evreni&#8217;nin varoldu\u011fu eserler &#8220;Rocannon\u2019un D\u00fcnyas\u0131&#8221; [1966]. London: Universal Tandem, 1978. &#8220;Planet of Exile&#8221; [1966]. N.Y: Acebooks, 1973. City of Illusions. [1967]. London: Granada, 1971. &#8220;The Left Hand of Darkness&#8221; [1969]. Frogmore [Eng.]: Granada, 1973. &#8220;The Word for World is Forest&#8221; New York: Berkley, 1972 and &#8220;The Dispossessed&#8221; [1974]. Frogmore: Granada, 1976<\/p>\n<p>iv \u00d6rnek olarak: Ursula K. Le Guin. [1974] M\u00fclks\u00fczler. Frogmore: Granada Publishing, 1976. 93, 101-3. Takip eden sayfa numaralar\u0131 bu bas\u0131ma g\u00f6redir.<\/p>\n<p>v Laurence Davis and Peter Stillman, bask\u0131s\u0131ndan bahsediyorum, ed., &#8220;The New Utopain<br \/>Politics of Ursula K. Le Guin\u2019s The Dispossessed&#8221; (Ursula K. Le Guin&#8217;in M\u00fclks\u00fczleri&#8217;nin Yeni \u00dctopik Politikas\u0131) New York, Oxford &amp; Toronto: Lexington Books, 2005.<\/p>\n<p>vi Yukar\u0131daki antoloji, &#8220;Anarchist politics&#8221; (Anar\u015fist politika) adl\u0131 b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde M\u00fclks\u00fczler \u00fczerine harika bir \u00e7al\u0131\u015fma i\u00e7eriyor, 111-166. Burada konu \u00fczerine \u00fc\u00e7 makale var. Dan Sabia, Mark Tunick ve Winter Elliott taraf\u0131ndan yaz\u0131lm\u0131\u015flar. Anar\u015fizm ve M\u00fclks\u00fczler \u00fczerine daha \u00f6nce yaz\u0131lan makaleler: Tower Sargent, Lyman. \u201cA New Anarchism: Social and Political Ideas in Some Recent Feminist Eutopias.\u201d Women and Utopia, eds. Marleen Barr and Nicholas D. Smith. New York: UP of America, 1983. 3-33; Smith, Philip E. \u201cUnbuilding Walls: Human Nature and the Nature of Evolutionary Political Theory in The Dispossessed. Ursula K. Le Guin. Eds. Joseph D. Olander and Martin Harry Greenberg. New York: Taplinger, 1979. 77-96; Brennan, John P. and Michael C.<br \/>Downs. \u201cAnarchism and Utopian Tradition in The Dispossessed.\u201d Ursula K. Le Guin, eds. Joseph D. Olander and Martin Harry Greenberg. New York: Taplinger, 1979. 116-52; and Urbanowicz, Victor. \u201cPersonal and Political in The Dispossessed.\u201d SFS. 5 (1978): 110-7. J.R. Wytenbroek\u2019s \u201cTaoism in the Fantasies of Ursula K. Le Guin.\u201d &#8220;The Shape of the Fantastic:&#8230;&#8221; Ed. Olena H. Saciuk. New York: Greenwood Press, 1990. 173-80, daha \u00e7ok Yerdeniz serisi ve Taozimle ili\u015fkili olmas\u0131na ra\u011fmen Taoculu\u011fu tan\u0131mlarken M\u00fclks\u00fczler&#8217;e de\u011finiyor ve baz\u0131 noktalarda anar\u015fist politika ile ilgili. Wytenbroek diyor ki: \u201cTaoculuk agresiflik kar\u015fit\u0131 pasifist bir ya\u015fam\u0131 \u00f6ne s\u00fcrer, ayn\u0131 zamanda sava\u015fa, sahip olmaya ayr\u0131ca varl\u0131k, m\u00fclk, \u015f\u00f6hret ve g\u00fc\u00e7 arzular\u0131na kar\u015f\u0131d\u0131r. Taraftarlar\u0131n\u0131 varl\u0131kla bir olmaya, birli\u011fin, ahengin ve d\u00fczenin varl\u0131kta dengede oldu\u011funun fark\u0131na varmaya te\u015fvik eder. (varl\u0131\u011fa insanlar da dahildir) Ve \u015funda \u0131srar eder: Bu b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011fe ancak wu-wei (eylemsizlik) sayesinde ula\u015filabilir&#8221; 17.<\/p>\n<p>vii Ursula Le Guin ile Elizabeth Cummins&#8217;in yapt\u0131\u011f\u0131 r\u00f6portajdan al\u0131nt\u0131. Understanding Ursula K. Le Guin. (Ursula K. Le Guin&#8217;i Anlamak) Columbia: South Carolina UP, 1993. 106.<\/p>\n<p>viii Lao Tzu. Tao Te Ching: A Book about the Way and the Power of the Way. ( Yol ve Yolun g\u00fcc\u00fc hakk\u0131nda bir kitap) Ed. Note. Comp. Ursula Le Guin. Boston: Shambhala, 1997. 34. Takip eden sayfa numaralar\u0131 bu kitaba g\u00f6redir.<\/p>\n<p>ix 9 Chung-Yuan. Creativity and Taoism. (Yarat\u0131c\u0131l\u0131k ve Taoizm) New York. The Julian Press. 1963.9 &amp; 126-7<\/p>\n<p>x K\u2019ai-Ho ile ilgili daha fazla bilgi i\u00e7in \u00fcstteki referansta \u201cintroduction\u201d 9.<\/p>\n<p>xi Gilles Deleuze veFelix Guattari. \u201c1933: Micropolitics and Segmentarity\u201d A Thousand<br \/>Plateaus: Capitalism and Schizophrenia. Minneapolis. University of Minnesota Press, 1987. 208-231.<\/p>\n<p>xii 12 Emma Goldman \u201cAnarchism.\u201d Anarchism and Other Essays. London: Kennikat Press,1910. 56.<\/p>\n<p>xiii bkz: Charles Darwin. \u201cStruggle for existence\u201d in Origin of Species. London: John Murray,1906. 75.<\/p>\n<p>xiv Peter Kropotkin \u201cMutual Aid Among Animals\u201d Mutual Aid. (Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 Yard\u0131mla\u015fma) London.William Heinemann, 1910. 1-10.<\/p>\n<p>xv Jameson, Fredric. \u201cWorld Reduction in Le Guin: The Emergence of Utopian Narrative.\u201d SFS. 3(1975): 221-230. 224.<\/p>\n<p>xvi Michael Bakunin devletin &#8220;enternasyonal&#8221;le yer de\u011fi\u015ftirebilmesi i\u00e7in y\u0131k\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yler. \u015e\u00f6yle yazar: &#8220;inand\u0131m&#8230; bireysel ve sosyal k\u00f6t\u00fcl\u00fck bireyden \u00e7ok materyal \u015feylerin ve sosyal durumun organizasyonunda yatar, eylemlerimizde insani olaca\u011f\u0131z&#8230; ve devrimi tehlikeye atmadan \u00f6n\u00fcm\u00fcze \u00e7\u0131kan\u0131 ac\u0131mas\u0131zca yok edece\u011fiz.&#8221; Bakunin on Anarchism: Selected Writings. Trans. Sam Dolgoff. Montreal. Black Rose Books. 1972. 149.<\/p>\n<p>xvii Ursula Le Guin, City of Illusion&#8217;unda (Hayaller \u015eehri) buna &#8220;unaction&#8221;(Eylemsizlik) deniyor. \u015eu pasajda Le Guin Lao Tzu&#8217;nun Tao Te Ching&#8217;inden ve Lao Tzu&#8217;nun kendisinden bahsediyor ve diyor ki: &#8220;&#8230;that quiet voice speaking from amidst forgotten wars and disasters [&#8230;] Mankind had outlived disaster; and he had outrun mankind&#8230;that old canon of Unaction&#8230;\u201d . City of Illusions. London. Granada. 1967. 36.<\/p>\n<p>xviii Liu Xiaogan. \u201cNaturalness (tzu-jan), the Core Value in Taoism: Its Ancient Meaning and its Significance Today\u201d. Lao Tzu and the Tao-te-ching. Ed. Livia Khon and Michael LaFargue. Albany: N.Y. UP. 1998. 218.<\/p>\n<p>xix Bat\u0131 K\u00fclt\u00fcr\u00fcndeki &#8220;Do\u011falc\u0131l\u0131k&#8221; hakk\u0131nda k\u0131sa bir \u00f6zet ve \u00f6rnek i\u00e7in: bkz: Paul Goodman\u2019in \u201cAdvance-guard writing in America: 1900-1950\u201d &#8220;Utopian Essays and Practical Proposals.&#8221; ( \u00dctopik Makaleler ve Pratik \u00d6neriler ) i\u00e7inde. New York. Vintage Books. 1964. 196-9.<\/p>\n<p>xx Peter Kropotkin. Mutual Aid. (Kar\u015fil\u0131kl\u0131 Yard\u0131mla\u015fma)(1902). London: William Heinemann, 1910. 13.<\/p>\n<p>xxi Odo\u2019nun slogan\u0131 \u201cBir h\u0131rs\u0131z yaratmak i\u00e7in bir sahip yarat\u0131n&#8221; (120) Sadece m\u00fclks\u00fcz h\u0131rs\u0131z olmayaca\u011f\u0131n\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 zamanda kendini sahip yapan\u0131n (ilk sahip) bir h\u0131rs\u0131z oldu\u011funu da ima eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc kullan\u0131m haricinde, sahip olman\u0131n do\u011fal ya da rasyonel hi\u00e7 bir temeli yoktur fiziksel d\u00fcnyada.. Bu \u015f\u00fcphesiz, Jean-Jacques Rousseau\u2019nun \u00fcnl\u00fc deyi\u015fine bir g\u00f6nderme: \u201cSivil toplumun ger\u00e7ek kurucusu bir par\u00e7a topra\u011f\u0131 \u00e7itle \u00e7evirip, buras\u0131 benimdir demeyi d\u00fc\u015f\u00fcnen ve kendisine inanacak kadar basit insanlarla kar\u015f\u0131la\u015fand\u0131r.&#8221; bkz: Jean Jacques Rousseau\u2019s discourse on the Origin of Inequality (1775).(E\u015fitsizli\u011fin K\u00f6keni) Trans. Franklin Philip. Oxford and New York: Oxford University Press, 1994. 55.<\/p>\n<p>xxii \u201cMass-individual\u201d (y\u0131\u011f\u0131n-birey) terimi Deleuze and Guattari\u2019nin makalesinde ge\u00e7iyor. Demokratik bir devletteki pop\u00fcler fikri anlat\u0131yor. Deleuze ve Guattari&#8217;ye g\u00f6re, y\u0131\u011f\u0131n-birey&#8217;in tutkusu ile tam olarak b\u00fct\u00fcnle\u015fen devlet, bir sava\u015f makinesine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor (Nazi ya da fa\u015fist) \u00c7\u00fcnk\u00fc devlet b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcn\u00fc y\u0131\u011f\u0131n-birey&#8217;in arzusunu tatmin etmekte kullan\u0131yor, ki o da do\u011fas\u0131 gere\u011fi \u00f6tekinin reddi \u00fczerine kuruludur.<\/p>\n<p>xxiii Paul Goodman. \u201cNotes on Neo-Functionalism.\u201d (Yeni \u0130\u015flevselcilik \u00dczerine Notlar) Drawing the Line: Political Essays of&#8230;. Ed. Taylor Stoehr. N.Y: E.P. Dutton. 1977. 49.<\/p>\n<p>xxiv Orwell\u2019\u0131n &#8220;1984 &#8216;\u00fcn\u00fc kastediyorum. Onun anti-kahraman\u0131 Winston ba\u015far\u0131l\u0131 bir devrimin, insanlar\u0131n devrimi olmas\u0131 gerekti\u011fini farkeder: Kitlesel devrim. Winston \u015f\u00f6yle bir varsay\u0131m yapar: &#8220;E\u011fer umut varsa, i\u015f\u00e7ilerde olmal\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc sadece onlarda, o b\u00fcy\u00fck kalabal\u0131k da, Oceiana&#8217;n\u0131n n\u00fcfusunun y\u00fczde 85&#8217;inde, Parti&#8217;nin olu\u015fturdu\u011fu b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fc yenebilecek g\u00fc\u00e7 vard\u0131r.&#8221; SonraWinston \u015funu anlar: &#8220;Bilin\u00e7lenene kadar isyan edemezler, isyan edemeden de bilin\u00e7lenemezler&#8221; bkz: &#8220;Nineteen-Eighty-Four&#8221; [1949]. New York &amp; Toronto: Hudson Books, 1990. 72 &amp; 74. Y\u011f\u0131n-birey eski bir kavram ve pek \u00e7ok tarihsel ve k\u00fclt\u00fcrel d\u00f6nemde yeniden ele al\u0131nm\u0131\u015f. Bunlar aras\u0131nda David Thoreau&#8217;nun &#8220;sleepers&#8217;\u0131&#8221; (uyuyanlar) da var. &#8220;Walden Pond&#8217;un&#8221; &#8220;Ekonomi&#8221; b\u00f6l\u00fcm\u00fcne bak\u0131n New York: Dover Publications, 1995. 1-52. Thomas Pynchon versiyonu i\u015f\u00e7iler ise Vineland adl\u0131 roman\u0131ndaki &#8220;Thanatoids&#8221;. Thanatoids&#8217;ler tam olarak &#8220;ya\u015fayan \u00f6l\u00fcler&#8221; televizyon ba\u011f\u0131ml\u0131lar\u0131d\u0131r. Roman bitmeden hemen \u00f6nce uyan\u0131rlar. Bkz: Thomas Pynchon. Vineland. Boston: Little Brown, c. 1990. Bulabildi\u011fim en erken referans ise bu konuya Ma\u011fara Miti (\u00e7.n.: Buradaki Ma\u011fara Miti \u00f6zeti \u00e7ikarildi, mite kitaptan ya da internetten bakabilirsiniz) Bkz: Plato\u2019s \u201cBook VII: The Cave.\u201d in The Republic R.E. Allen, trans. 227-261 Fakat bu cezbedici mit ba\u015fka bir \u00e7alismanin konusu . bir g\u00fcn yazmay\u0131 istedi\u011fim bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Samar Habib<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&#8220;Bilmiyorum,&#8221; dedi; dili yar\u0131 fel\u00e7 olmu\u015f gibiydi. &#8220;Hay\u0131r. Harika de\u011fil. \u00c7irkin bir d\u00fcnya. Bu d\u00fcnyaya benzemiyor. Anarres sadece tozdan ve kuru tepelerden olu\u015fuyor. Her \u015fey az, her \u015fey kupkuru, insanlar da g\u00fczel de\u011fil. Hepsinin koca elleri ve ayaklar\u0131 var, benimkiler ve buradaki garsonunkiler gibi. Ama koca g\u00f6bekleri yok. \u00c7ok kirlenirler, birlikte y\u0131kan\u0131rlar, burada kimse bunu [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[138],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4753","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-edebiyat-dunya"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>M\u00fclks\u00fczler&#039;i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"M\u00fclks\u00fczler&#039;i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"&#8220;Bilmiyorum,&#8221; dedi; dili yar\u0131 fel\u00e7 olmu\u015f gibiydi. &#8220;Hay\u0131r. Harika de\u011fil. \u00c7irkin bir d\u00fcnya. Bu d\u00fcnyaya benzemiyor. Anarres sadece tozdan ve kuru tepelerden olu\u015fuyor. Her \u015fey az, her \u015fey kupkuru, insanlar da g\u00fczel de\u011fil. Hepsinin koca elleri ve ayaklar\u0131 var, benimkiler ve buradaki garsonunkiler gibi. Ama koca g\u00f6bekleri yok. \u00c7ok kirlenirler, birlikte y\u0131kan\u0131rlar, burada kimse bunu [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-11-02T08:19:09+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"35 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"M\u00fclks\u00fczler&#8217;i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r\",\"datePublished\":\"2010-11-02T08:19:09+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/\"},\"wordCount\":7037,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg\",\"articleSection\":[\"Edebiyat ( D\u00fcnya )\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/\",\"name\":\"M\u00fclks\u00fczler'i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg\",\"datePublished\":\"2010-11-02T08:19:09+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"M\u00fclks\u00fczler&#8217;i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"M\u00fclks\u00fczler'i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"M\u00fclks\u00fczler'i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r","og_description":"&#8220;Bilmiyorum,&#8221; dedi; dili yar\u0131 fel\u00e7 olmu\u015f gibiydi. &#8220;Hay\u0131r. Harika de\u011fil. \u00c7irkin bir d\u00fcnya. Bu d\u00fcnyaya benzemiyor. Anarres sadece tozdan ve kuru tepelerden olu\u015fuyor. Her \u015fey az, her \u015fey kupkuru, insanlar da g\u00fczel de\u011fil. Hepsinin koca elleri ve ayaklar\u0131 var, benimkiler ve buradaki garsonunkiler gibi. Ama koca g\u00f6bekleri yok. \u00c7ok kirlenirler, birlikte y\u0131kan\u0131rlar, burada kimse bunu [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-11-02T08:19:09+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"35 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"M\u00fclks\u00fczler&#8217;i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r","datePublished":"2010-11-02T08:19:09+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/"},"wordCount":7037,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg","articleSection":["Edebiyat ( D\u00fcnya )"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/","name":"M\u00fclks\u00fczler'i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg","datePublished":"2010-11-02T08:19:09+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.beneaththeground.org\/btgonline\/09\/btgocak\/Files\/img\/ursula\/mulksuzler.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/02\/mulksuzleri-bir-klasik-yapan-utopyaci-soyleme-yaptigi-ve-yapmakta-oldugu-felsefi-katkidir\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"M\u00fclks\u00fczler&#8217;i bir klasik yapan \u00fctopyac\u0131 s\u00f6yleme yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapmakta oldu\u011fu felsefi katk\u0131d\u0131r"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4753","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4753"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4753\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4753"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4753"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4753"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}