{"id":4762,"date":"2010-11-03T11:19:07","date_gmt":"2010-11-03T08:19:07","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/"},"modified":"2010-11-03T11:19:07","modified_gmt":"2010-11-03T08:19:07","slug":"2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/","title":{"rendered":"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan&#8217;da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>2.KISIM , 3. B\u00d6L\u00dcM ESK\u0130 YUNAN&#8217;DA K\u00d6LEC\u0130 D\u00dcZEN\u0130N \u00d6ZELL\u0130KLER\u0130<\/p>\n<p>1. EKONOM\u0130 VE TOPLUMSAL \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER S\u0130YASAL B\u0130\u00c7\u0130MLER<br \/> Eski Asya ve Afrika devletlerinden farkl\u0131 olarak, Yunan&#8217;da ve Roma&#8217;da k\u00f6lelik, geli\u015fiminin en y\u00fcksek d\u00fczeyine varm\u0131\u015ft\u0131. K\u00f6leci \u00fcretim tarz\u0131, burada, despotik \u00fclkelerde oldu\u011fundan \u00e7ok daha \u00e7abuk ba\u015far\u0131 sa\u011flad\u0131.<br \/> Yunanl\u0131lar, s\u0131n\u0131flar halinde farkl\u0131la\u015fmaya ve devletlerini yaratmaya, M\u00d6 8-6. y\u00fczy\u0131llarda, yani Asya ve Kuzey Afrika&#8217;daki k\u00f6leci toplumlar\u0131n daha \u00f6nce \u00f6nemli bir yolalm\u0131\u015f bulunduklar\u0131 bir zamanda ba\u015flad\u0131lar. Yunanl\u0131lar ve Romal\u0131lar. M\u0131s\u0131rl\u0131, \u00c7inli, Babilli ve Hintli tar\u0131mc\u0131lar\u0131n ve zanaat\u00e7\u0131lar\u0131n biny\u0131llar boyunca yapt\u0131klar\u0131n\u0131, \u00e7ok daha \u00e7abuk ger\u00e7ekle\u015ftirdiler.<br \/> Bir ba\u015fka deyi\u015fle, Do\u011fu \u00fclkelerinde, \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler d\u00fczeyi [sayfa 99] ve bunlara uygun d\u00fc\u015fen \u00fcretim ili\u015fkileri ve gene k\u00f6leci toplumun b\u00fct\u00fcn kurumlar\u0131, b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7inde, k\u00f6leci olu\u015fumun geli\u015fme temposu \u00fczerinde yans\u0131maktan geri kalamazd\u0131.<\/p>\n<p>YUNAN S\u0130TE-DEVLET\u0130<br \/> Merkezile\u015fmi\u015f despotizmlerin yay\u0131lmas\u0131, genel kural olarak, Asya ve Afrika k\u00f6leci toplumlar\u0131n\u0131n bir \u00f6zelli\u011fi idi. Toprak ve su \u00fczerindeki devlet m\u00fclkiyeti, \u00f6zg\u00fcr emek\u00e7i topluluklar\u0131na ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131.<br \/> Eski Yunan&#8217;da, durum, ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc oldu. Orada egemenli\u011fini s\u00fcrd\u00fcren k\u00f6leci m\u00fclkiyet bi\u00e7imi, eski site-devletine dayan\u0131yordu. Orada, topluluk kavram\u0131, site kavram\u0131 ile kar\u0131\u015f\u0131yordu. Ama, bu, art\u0131k Do\u011fuda oldu\u011fu gibi emek\u00e7ilerin bir birli\u011fi {association) de\u011fil, k\u00f6le sahiplerinin toplulu\u011fuydu. B\u00fct\u00fcn yurtta\u015fl\u0131k haklar\u0131na sahip olan bu topluluk \u00fcyeleri, ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir az\u0131nl\u0131k olu\u015fturuyorlard\u0131. Onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalanlar, yaln\u0131zca k\u00f6leler de\u011fil, ayn\u0131 zamanda, haklardan yararlanamayan \u00f6zg\u00fcr halkt\u0131. Bunlar aras\u0131nda, her \u015feyden \u00f6nce, ba\u015fka b\u00f6lge ya da sitelerden gelmi\u015f olan yabanc\u0131lar\u0131 s\u00f6yleyelim.<br \/> Site, surlarla \u00e7evrili, \u00e7evredeki vadinin ya da adan\u0131n halk\u0131n\u0131 da i\u00e7ine alan bir kentti. Tehlike halinde, halk da, surlar\u0131n i\u00e7ine s\u0131\u011f\u0131n\u0131yordu. Halk, ayn\u0131 \u015fekilde, y\u00f6netici organlar\u0131 se\u00e7mek, en \u00f6nemli i\u015fleri d\u00fczenlemek, bayramlara kat\u0131lmak vb. i\u00e7in de kentte toplan\u0131yordu.<br \/> Bir sitenin topraklar\u0131 b\u00fcy\u00fck de\u011fildi. Korent&#8217;in topraklar\u0131 880 km2, en b\u00fcy\u00fck Yunan devleti Isparta&#8217;n\u0131n topraklar\u0131 8.400 km2 idi.<\/p>\n<p>S\u0130TELER\u0130N KURULU\u015eU, ESK\u0130 YUNAN&#8217;DA \u0130LKEL TOPLULU\u011eUN DA\u011eILI\u015eININ SONUCU<br \/> M\u00d6 2. biny\u0131l\u0131n sonlar\u0131 ile 1. biny\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131 aras\u0131nda, eski Yunanl\u0131larda egemen olan ilkel topluluk d\u00fczeni, par\u00e7alanmaya, [sayfa 100] da\u011f\u0131lmaya ba\u015flar. Servetler aras\u0131ndaki farkl\u0131la\u015fman\u0131n etkisi ile, daha sonra tar\u0131m topluluklar\u0131n\u0131 olu\u015fturacak olan b\u00fcy\u00fck aileler halinde klanlara ayr\u0131\u015f\u0131rlar. Tar\u0131m topluluklar\u0131, babadan o\u011fula ge\u00e7en m\u00fclk haline gelen topra\u011f\u0131 aralar\u0131nda payla\u015f\u0131rlar. Topra\u011f\u0131n yaln\u0131z bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc h\u00e2l\u00e2 ilkel toplulu\u011fa ait bulunmaktad\u0131r. Kabile i\u00e7indeki y\u00fcksek otorite, Ya\u015fl\u0131lar Konseyi ve Yeti\u015fkinler Meclisidir. Hazineler ve k\u00f6leler ele ge\u00e7irmek i\u00e7in yap\u0131lan sava\u015flar, kabile ya\u015fam\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcnleyici b\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr. \u00c7\u00f6z\u00fclme evresinde, ilkel topluluk d\u00fczeninin ay\u0131rdedici \u00f6zellikleri bunlard\u0131r.<br \/> Sava\u015flar\u0131n ve ticaretin, tar\u0131m ve zanaat\u00e7\u0131l\u0131k temeli \u00fczerinde geli\u015fmesi, servet e\u015fitsizli\u011fini daha \u00e7ok belirginle\u015ftirdiler.<br \/> Paran\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, y\u00fcksek bir de\u011fi\u015fim d\u00fczeyine tan\u0131kl\u0131k ediyor. Bor\u00e7lanma, tefecilik ve ipotek, hepsi birden ortaya \u00e7\u0131k\u0131yordu. Yeni ekonomik ko\u015fullar, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak, yeni toplumsal bi\u00e7imler yarat\u0131yordu, ilkel topluluk \u00e7a\u011f\u0131ndan miras kalan kabilesel birlikler, yani f\u00fcliler ve kabileler (phratries), \u00f6zg\u00fcr insanlar\u0131n bor\u00e7 y\u00fcz\u00fcnden k\u00f6lele\u015fmeleri, topluluk topraklar\u0131 \u00fczerinde Yunanistan&#8217;\u0131n ba\u015fka b\u00f6lgelerinden gelmi\u015f yabanc\u0131 ya da g\u00f6\u00e7men k\u00f6leler y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 sonunda da\u011f\u0131l\u0131yorlard\u0131.<br \/> Da\u011f\u0131n\u0131k klan topluluklar\u0131, varl\u0131klar\u0131n\u0131n ekonomik temelini gittik\u00e7e daha \u00e7ok yitiriyorlard\u0131. Geli\u015fmek i\u00e7in birle\u015fmek zorundayd\u0131lar. Burada, synnoecisme denilen, topluluklar\u0131n birle\u015fip kayna\u015fmalar\u0131 s\u00fcrecine tan\u0131k olunmaktad\u0131r. Servet ve toprak ili\u015fkilerine dayanan yeni b\u00f6l\u00fcnmeler, klan bi\u00e7imlerinin yerini almaya ba\u015flad\u0131lar. S\u0131n\u0131f kurumlar\u0131, yava\u015f yava\u015f eski klan kurumlar\u0131n\u0131n yerini ald\u0131. Halk Meclisi, Ya\u015fl\u0131lar Konseyi, aristokratik bir niteli\u011fe, yani bir s\u0131n\u0131f nine b\u00fcr\u00fcn\u00fcr. Bu s\u00fcrecin ba\u015fl\u0131ca \u00e7izgileri, M\u00d6 8-6. y\u00fczy\u0131llarda beliriyor. [sayfa 101]<\/p>\n<p>BOR\u00c7LAR Y\u00dcZ\u00dcNDEN K\u00d6LELE\u015eMEN\u0130N KALDIRILMASI<br \/> S\u0131n\u0131f kurumlar\u0131, n\u00fcfusun geni\u015f tabakalar\u0131 &#8220;demos&#8221;un (halk\u0131n), k\u00f6le sahiplerine ve aristokratlara kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131 s\u0131ras\u0131nda olu\u015ftular. Bu sava\u015f\u0131m sayesinde, halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131, bor\u00e7lar y\u00fcz\u00fcnden k\u00f6lele\u015fmenin kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 elde edebildi: bu, eski Yunan&#8217;da, k\u00f6leci d\u00fczenin ba\u015fl\u0131ca \u00f6zelliklerinden biri oldu.<\/p>\n<p>ESK\u0130 YUNAN&#8217;DA T\u0130RANLAR<br \/> Tiranl\u0131k eski Yunan&#8217;da siteden \u00f6nce gelen devlet bi\u00e7imlerinden biri oldu. Ki\u015fi iktidar\u0131 tiranl\u0131k, &#8220;demos&#8221;un (halk\u0131n) klan aristokrasisine kar\u015f\u0131 zaferi sayesinde olu\u015ftu. Ama iktidar, &#8220;demos&#8221;un en varl\u0131kl\u0131 tabakalar\u0131n\u0131n ellerinde toplan\u0131yordu, tiran da bu tabakalar\u0131n temsilcisi idi. Bu tiranl\u0131klar, M\u00d6 7-5. y\u00fczy\u0131llarda, \u00f6zellikle Korent, Megare ve Sicyone ve daha ba\u015fka yerlerde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<br \/> Sak\u0131z adas\u0131 tiranl\u0131\u011f\u0131 M\u00d6 6. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda, Polyrat&#8217;\u0131n y\u00f6netiminde, en g\u00fc\u00e7l\u00fc devrini ya\u015fad\u0131.<br \/> Ama tiranl\u0131k, k\u00f6le sahiplerinin olu\u015fturdu\u011fu s\u0131n\u0131f\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 tam olarak kar\u015f\u0131layamad\u0131. \u00c7ok yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde ge\u00e7ici oldu. Site, toplumun ve k\u00f6leci devletin ge\u00e7ici olmayan ba\u015fl\u0131ca bi\u00e7imi olarak kald\u0131.<\/p>\n<p>S\u0130TELER\u0130N \u00c7E\u015e\u0130TL\u0130 B\u0130\u00c7\u0130MLER\u0130<br \/> Sitelerin kurulu\u015fu iki yol izledi diyebiliriz. Birinci yolu izleyen sitelerde, b\u00fct\u00fcn k\u00f6le sahipleri s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n iktidar\u0131 kurulmu\u015ftu &#8211; k\u00f6leci demokrasi denen d\u00fczen. \u00d6teki sitelerde, devlet y\u00f6netimi, k\u00fc\u00e7\u00fck bir grup aristokrat\u0131n elinde toplan\u0131yordu &#8211; oligar\u015fik denen iktidar. \u0130kinci durumda, yurtta\u015fl\u0131k halklar\u0131ndan yararlananlar, yurtluklara sahip olanlard\u0131.<br \/> Birinci tip devletin klasik \u00f6rne\u011fi; Atina&#8217;d\u0131r; ikinci tip ise, Isparta&#8217;d\u0131r. [sayfa 102]<\/p>\n<p>S\u0130TEN\u0130N OL\u0130GAR\u015e\u0130K B\u0130\u00c7\u0130M\u0130 (\u0130SPARTA)<br \/> Isparta&#8217;n\u0131n t\u00fcm n\u00fcfusu, \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck gruba b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fc: b\u00fct\u00fcn haklardan yararlanan Spartiatlar (Ispartal\u0131lar), \u00f6zg\u00fcr ama siyasal haklardan yararlanamayan Preiekler, en-sonu, durumlar\u0131 Spartiatlar\u0131n k\u00f6lelerinin durumlar\u0131na yak\u0131n olan \u0130lotlar. Spartiatlar toplulu\u011fu \u00fcyelerinin m\u00fclk\u00fc say\u0131lan toprak, tasarruf hakk\u0131 olarak, paylar halinde \u0130lotlara verilmi\u015fti. Isparta&#8217;da site haklar\u0131ndan yararlanabilmek i\u00e7in, toprak sahibi olmak gerekiyordu. Topra\u011f\u0131 i\u015fleyen ilotlar, \u00fcr\u00fcnden ancak k\u00fc\u00e7\u00fck bir pay al\u0131yorlard\u0131. Spartiatlar, onlar\u0131, korku ve buyruk alt\u0131nda tutabilmek i\u00e7in, zaman zaman kanl\u0131 bask\u0131nlar d\u00fczenliyorlard\u0131.<br \/> \u0130lotlar, i\u015fledikleri toprak gibi, Spartiatlar toplulu\u011funa aitti. Onun i\u00e7in Spartiatlar, \u0130lotlar\u0131 satam\u0131yor ya da ba\u015fkas\u0131na devredemiyordu.<br \/> \u0130lotlar s\u0131k s\u0131k ba\u015fkald\u0131r\u0131yorlard\u0131. M\u00d6 464&#8217;teki b\u00fcy\u00fck isyanda, nerdeyse Spartiatlar\u0131n iktidar\u0131 d\u00fc\u015fecekti.<br \/> Ki\u015fi olarak \u00f6zg\u00fcr olan Periekler, zanaat\u00e7\u0131 ya da tacirdiler. Spartiatlardan farkl\u0131 olarak \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131na sahiptiler ve Isparta milislerine kat\u0131l\u0131yorlard\u0131. Ama Periekler siyasal haklardan yoksundular ve Spartiatlara vergi \u00f6demek zorundayd\u0131lar.<br \/> Spartiatlar, n\u00fcfusun ancak k\u00fc\u00e7\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturuyorlard\u0131. Bununla birlikte kendi i\u00e7lerinde de daha n\u00fcfuzlu ve daha varl\u0131kl\u0131 bir grup vard\u0131. Spartiatlar toplulu\u011funa ba\u015fkanl\u0131k eden iki kral da, bu gruba aitti. Krallar, ancak Ya\u015fl\u0131lar Konseyinin, Jeruzya&#8217;n\u0131n, iktidar\u0131n en y\u00fcksek organ\u0131n\u0131n, toplulu\u011fun oligar\u015fik h\u00fck\u00fcmetinin \u00fcyeleri idiler.<br \/> M\u00d6 7. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda, Isparta, yar\u0131madan\u0131n belliba\u015fl\u0131 kentlerini i\u00e7eren Peloponez birli\u011finin ba\u015f\u0131na ge\u00e7mi\u015fti.Geri kalm\u0131\u015f k\u00f6leci devlet Isparta, Yunanistan&#8217;da, gericili\u011fin kalesi oldu; Spartiatlar, k\u00f6leci aristokrasinin iktidar\u0131n\u0131n kurulmas\u0131na ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesine hizmet ediyorlard\u0131. [sayfa 103]<\/p>\n<p>K\u00d6LEC\u0130 DEMOKRAS\u0130 (AT\u0130NA)<br \/> Atina devleti, ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc kuruldu ve geli\u015fti. Verimli topraklara sahip olmayan, ama g\u00fcm\u00fc\u015f, iyi cins kil, b\u00fcy\u00fck mermer yataklar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan zengin olan Atina, zanaat\u00e7\u0131l\u0131k ve ticaretini \u00e7abuk kurdu. \u0130yi limanlara sahip olu\u015fu, denizcili\u011fin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rd\u0131.<br \/> Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, yarg\u0131\u00e7lar\u0131n, rahiplerin ve asker\u00ee \u015feflerin g\u00f6revlerini de kral (basileus) \u00fczerine al\u0131yordu. Ba\u015fkenti Atina olan Attika&#8217;y\u0131 y\u00f6netiyordu. Ama ekonomi geli\u015ftik\u00e7e iktidar, \u00d6patridlere, yani ileri gelen toprak sahiplerine ge\u00e7iyordu. Halk\u0131n, demosun, bu de\u011fi\u015fiklikten kazanaca\u011f\u0131 bir \u015fey yoktu. \u00d6patridler, Attika&#8217;n\u0131n en iyi topraklar\u0131n\u0131 ele ge\u00e7irdiler. De\u011fi\u015fim geni\u015fliyor, tefecilik ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor, bor\u00e7 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 k\u00f6lele\u015fme yayg\u0131nla\u015f\u0131yor. Toplumsal sava\u015f\u0131m keskinle\u015fiyor.<br \/> Efsaneye g\u00f6re, M\u00d6 621&#8217;de, Drakon, a\u015f\u0131r\u0131 bir gaddarl\u0131\u011f\u0131n yasalar\u0131n\u0131 yay\u0131nl\u0131yor. Bu yasalar, \u00f6zel m\u00fclkiyeti savunacak, ona zarar verenleri hi\u00e7 ac\u0131madan cezaland\u0131racakt\u0131. Ama M\u00d6 6. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda, k\u00f6lele\u015fmi\u015f olan halk i\u00e7indeki kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klar ciddile\u015fiyor. Aristokrasi, \u00f6d\u00fcn vermek zorunda kald\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc ho\u015fnut olmayanlar aras\u0131nda zengin t\u00fcccarlar ve zanaat\u00e7\u0131lar da vard\u0131. Bunlar, serveti ellerinde tutuyorlard\u0131, ama pratikte, Areopaja (bilginler, yarg\u0131\u00e7lar meclisine) ve Ya\u015fl\u0131lar Konseyine ait bulunan iktidardan uzakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015flard\u0131.<br \/> Areopaj, her y\u0131l, aristokratlar, yani \u00f6patridler aras\u0131ndan se\u00e7ilen ve 9 \u00fcyeden olu\u015fan kurullar\u0131n ba\u015fkanlar\u0131 olan arkontlarla yenilenmekteydi.<\/p>\n<p>S\u0130TEN\u0130N EVR\u0130M\u0130NDE B\u00ceR A\u015eAMA SOLON REFORMLARI<br \/> 594&#8217;te, Solon, arkont se\u00e7ildi. Toplumsal karga\u015fal\u0131klar devresinde hakem se\u00e7ildi ve demosun yarar\u0131na olan reformlar\u0131 [sayfa 104] kabul etmek zorunda kald\u0131. Toprak ipote\u011fi y\u00fcr\u00fcrl\u00fckten kald\u0131r\u0131ld\u0131, eski bor\u00e7lar h\u00fck\u00fcms\u00fcz say\u0131ld\u0131 ve bor\u00e7lu yurtta\u015flar\u0131n k\u00f6le olarak sat\u0131lmalar\u0131 yasakland\u0131.<br \/> Solon taraf\u0131ndan al\u0131nan \u00f6teki \u00f6nlemler, zanaat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n ve ticaretin h\u0131zla ilerlemesine yard\u0131m etti. Miras \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, klan geleneklerini zedeledi. Asker\u00ee demokrasi d\u00f6neminde oldu\u011fu gibi, b\u00fct\u00fcn erkek yurtta\u015flar\u0131n kat\u0131ld\u0131klar\u0131, Genel Yurtta\u015flar Meclisi, yeni ba\u015ftan, Atina&#8217;n\u0131n siyasal ya\u015fam\u0131nda \u00f6nemli bir rol oynad\u0131. Bununla birlikte, yurtta\u015flar, servetlerine g\u00f6re d\u00f6rt s\u0131n\u0131fa b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015flerdi.<br \/> Yaln\u0131z birinci s\u0131n\u0131f (pentacosiomedimnes) ve ikinci s\u0131n\u0131f (cavalier-atl\u0131lar) yurtta\u015flar, b\u00fct\u00fcn siyasal haklardan yararlan\u0131yorlard\u0131. \u00d6rne\u011fin, yaln\u0131z onlar arkont se\u00e7ilebilirlerdi ve, bunun sonucu olarak, areopaj \u00fcyesi olabilirlerdi. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131n\u0131f, yani z\u00f6jitler ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc s\u0131n\u0131f, yani tetler, areopaj \u00fcyesi olamazlard\u0131. Mecliste bu son iki s\u0131n\u0131f\u0131n \u00fcyeleri se\u00e7ici idiler, ama kendileri se\u00e7ilemezdi.<br \/> Areopaja paralel olarak, bir ba\u015fka siyasal kurum olan D\u00f6rty\u00fczler Konseyi de vard\u0131. Bu, daha demokratik bir kurulu\u015ftu; yaln\u0131zca ilk iki gruptaki yurtta\u015flar de\u011fil, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc gruptaki yurtta\u015flar da bu konseye girebiliyordu. Areopaj, i\u015flerin genel y\u00f6netimini \u00fczerine al\u0131yor, en y\u00fcksek mahkemenin g\u00f6revlerini yap\u0131yordu; D\u00f6rty\u00fczler Konseyi ise, meclisin toplant\u0131 d\u00f6nemleri aras\u0131nda, g\u00fcnl\u00fck y\u00f6netim i\u015flerini, geciktirmeden y\u00fcr\u00fct\u00fcyordu. Tetlerin kat\u0131ld\u0131klar\u0131 halk mahkemesi helie de ku\u015fkusuz ayn\u0131 d\u00f6nemde yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<br \/> Solon reformlar\u0131 servet ilkesini \u00f6ne \u00e7\u0131kard\u0131 ve b\u00f6ylece, Yunan sitesinin temeli olarak, k\u00f6leci m\u00fclkiyetin evriminde \u00f6nemli bir a\u015fama yapt\u0131. Bununla birlikte, bu reformlar, melez reformlard\u0131.<br \/> Demosun ba\u011fr\u0131ndaki zengin tabakalar, devlet y\u00f6netimine kat\u0131lma olana\u011f\u0131n\u0131 elde ettiler. Klan aristokrasisinin egemenli\u011fi, her ne kadar ortadan kald\u0131r\u0131lmad\u0131 ise de, tehlikeye d\u00fc\u015ft\u00fc. Fililer (Phulai) bi\u00e7imindeki eski b\u00f6l\u00fcnme kald\u0131r\u0131lmad\u0131. [sayfa 105] Aristokratlar, bu zorunlu \u00f6d\u00fcnleri verdi, ama y\u0131k\u0131lan toplumsal d\u00fczeni yeniden kurmak planlar\u0131n\u0131 da elden b\u0131rakmad\u0131lar.<\/p>\n<p>K\u00d6LEC\u0130 S\u0130TE KES\u0130N B\u0130\u00c7\u0130M\u0130N\u0130 ALIYOR<br \/> K\u00f6leci sitenin belliba\u015fl\u0131 \u00e7izgileri, M\u00d6 6. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda ve 5. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda kesin olarak bi\u00e7imleniyor. Klana \u00f6zg\u00fc b\u00f6l\u00fcnmenin yerine, topra\u011fa \u00f6zg\u00fc b\u00f6l\u00fcnmeyi koyan Klisten (Clyst\u00e8ne) reformlar\u0131 s\u00f6zkonusudur. 30 y\u00f6netim b\u00f6lgesi-trittyes, kuruldu. Bundan b\u00f6yle \u00fc\u00e7 trittyes, topra\u011fa \u00f6zg\u00fc yeni bir filiyi olu\u015fturuyordu. Bu fili de kendi i\u00e7inde demeslere, en k\u00fc\u00e7\u00fck toprak ve y\u00f6netim birimlerine b\u00f6l\u00fcn\u00fcyordu. Areopaj, eski \u00f6nemini yitirdi. &#8220;D\u00f6rty\u00fczler Kon-seyi&#8221;nin yerini, fililer taraf\u0131ndan nisp\u00ee temsil \u015feklinde (fili ba\u015f\u0131na 50 konsey \u00fcyesi olmak \u00fczere) se\u00e7ilen &#8220;Be\u015fy\u00fczler Konseyi&#8221; ald\u0131.<br \/> &#8220;Be\u015fy\u00fczler Konseyi&#8221;, Meclis g\u00f6r\u00fc\u015fmelerinden \u00f6nce ba\u015fvurulmas\u0131 gereken yer oldu. Komutanlar kollegyumu, daha sonra en y\u00fcksek y\u00fcr\u00fctme organ\u0131 oldu. Her filiden bir temsilciyi i\u00e7eriyordu.<br \/> Atinal\u0131 yurtta\u015flar\u0131n say\u0131s\u0131, d\u0131\u015fardan gelen ve ki\u015fi olarak \u00f6zg\u00fcr, ama siyasal haklardan yararlanamayan meteklerin zarar\u0131na olarak artt\u0131.<br \/> Klan aristokrasisi da\u011f\u0131lm\u0131\u015f bulunuyordu. Art\u0131k fililer taraf\u0131ndan oylama yap\u0131lan Meclis, eski \u00f6nemini yitirmi\u015fti.<br \/> Ensonu, k\u00f6leci ili\u015fkilerin en net bir sistemi olu\u015ftu. K\u00f6leler ve k\u00f6le sahipleri, uzla\u015fmaz-kar\u015f\u0131t ba\u015fl\u0131ca iki s\u0131n\u0131f oldular. K\u00f6leler, b\u00fct\u00fcn yurtta\u015fl\u0131k haklar\u0131ndan ve siyasal haklardan yoksundular.<br \/> K\u00f6le sahipleri s\u0131n\u0131f\u0131, b\u00fcy\u00fck toprak sahiplerinin, zanaat atelyeleri sahiplerinin, tacirlerin ve tefecilerin olu\u015fturdu\u011fu \u00f6zg\u00fcr n\u00fcfusla \u00f6zde\u015f de\u011fildi. Ama \u00e7o\u011funlu\u011fu olu\u015fturanlar, emek\u00e7iler, k\u00fc\u00e7\u00fck zanaat\u00e7\u0131lar, \u00e7ift\u00e7iler, emek\u00e7i n\u00fcfusun di\u011fer ba\u015fka kategorileriydi. [sayfa 106]<br \/> Atina&#8217;da k\u00f6leci aristokrasinin sa\u011flamla\u015fmas\u0131, Isparta da b\u00fcy\u00fck bir tepki yaratt\u0131. Teb ve \u00d6be aristokratlar\u0131n\u0131n m\u00fcttefiki Ispartal\u0131lar, Atina Cumhuriyetine sald\u0131rd\u0131lar. K\u00f6leci demokrasi kazand\u0131; Atinal\u0131lar, yaln\u0131z kendi d\u00fczenlerini s\u00fcrd\u00fcrmekle kalmad\u0131lar, etkilerini Attika&#8217;n\u0131n \u00f6telerine kadar geni\u015flettiler.<br \/> M\u00d6 5. y\u00fczy\u0131l, Atina&#8217;n\u0131n ve demokratik d\u00fczenin a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fmesi d\u00f6nemi oldu. Demokrasi d\u00fczeni, Perikles&#8217;in y\u00f6netiminde en y\u00fcksek geli\u015fme d\u00fczeyine vard\u0131. Halk Meclisi, d\u00fczenli olarak, her ay d\u00f6rt kez toplan\u0131yordu ve b\u00fct\u00fcn yurtta\u015flar Meclise kat\u0131l\u0131yorlard\u0131. Mecliste tart\u0131\u015f\u0131lacak konular\u0131 haz\u0131rlayan, &#8220;Be\u015fy\u00fczler Konseyi&#8221; idi. Konsey, g\u00fcnl\u00fck siyasal, y\u00f6netsel ve asker\u00ee i\u015fleri y\u00fcr\u00fctmeye devam ediyordu.<br \/> B\u00fct\u00fcn yurtta\u015flar se\u00e7me ve se\u00e7ilme hakk\u0131na sahipti; yaln\u0131z Atina&#8217;n\u0131n herhangi bir kurumuna de\u011fil, mahkemeye, &#8220;Be\u015fy\u00fczler Konseyi&#8221;ne, komutanl\u0131k g\u00f6revlerine de kabul ediliyorlard\u0131. Ama bu, daima, bir k\u00f6le sahipleri demokrasisi idi. Yaln\u0131zca \u00f6zg\u00fcr erkek yurtta\u015flar, yani k\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131k, Meclise kat\u0131l\u0131yordu. Zaten, b\u00fct\u00fcn \u00f6zg\u00fcr yurtta\u015flar, yurtta\u015fl\u0131k haklar\u0131ndan pratik olarak, yararlanam\u0131yorlard\u0131. Attika k\u00f6yl\u00fcleri, Meclise seyrek olarak kat\u0131l\u0131yorlard\u0131; onlar, Atina&#8217;ya iki-\u00fc\u00e7 g\u00fcnl\u00fck yolda oturuyorlard\u0131. Her ne kadar Atina&#8217;n\u0131n n\u00fcfusu 30.000-35.000 idiyse de, ger\u00e7ekte Halk Meclisine kat\u0131lanlar, yaln\u0131zca 2.000-3.000 ki\u015fiydi.<br \/> K\u00f6leleri ve kendi sitesinin \u00f6zg\u00fcr yurtta\u015flar\u0131n\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fcrken, Atina k\u00f6leci aristokrasisi, giderek, Atina&#8217;ya ba\u011fl\u0131 siteleri de s\u00f6m\u00fcr\u00fcyordu.<\/p>\n<p>ESK\u0130 YUNAN KOLON\u0130LER\u0130N\u0130N KURULMASI<br \/> Siteler az\u00e7ok kurulunca, kolonilerin kurulmas\u0131 da ba\u015flad\u0131. Kolonlar (Koloni kuranlar) en ba\u015fta, Yunanistan&#8217;\u0131n, klan aristokrasisinin iktidar\u0131 ele ge\u00e7irdi\u011fi b\u00f6lgelerinden geliyorlard\u0131. Klan aristokrasisi, topra\u011f\u0131 kendi ellerinde toplayarak ve topluluk \u00fcyeleri y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131 yoksullu\u011fa mahk\u00fbm ederek, onlar\u0131, [sayfa 107] yurtlar\u0131n\u0131 b\u0131rakmaya zorluyordu. G\u00f6\u00e7enlerin aras\u0131nda, hem yoksulla\u015fm\u0131\u015f yurtta\u015flar, hem de k\u00f6le eme\u011finin rekabeti kar\u015f\u0131s\u0131nda ifl\u00e2s eden zanaat\u00e7\u0131lar, k\u00fc\u00e7\u00fck ve orta \u00e7ift\u00e7iler vard\u0131. Kolonlar aras\u0131nda, siyasal nedenlerle g\u00f6\u00e7en aristokratlar da bulunuyordu.<br \/> Tacirlere gelince, onlar, bu\u011fday, tuz, \u00e7e\u015fitli madenler ve k\u00f6le edinmek i\u00e7in, uzun yolculuklara \u00e7\u0131k\u0131yorlard\u0131.<br \/> M\u00d6 8-6. y\u00fczy\u0131llarda, Yunan kolonileri, Fransa&#8217;n\u0131n, \u0130spanya&#8217;n\u0131n, \u0130talya&#8217;n\u0131n Akdeniz k\u0131y\u0131lar\u0131nda, Nil deltas\u0131nda, Karadeniz ve Azak denizi k\u0131y\u0131lar\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. B\u00f6ylece metropolle s\u0131k\u0131 ekonomik ve k\u00fclt\u00fcrel ili\u015fkiler s\u00fcrd\u00fcren ba\u011f\u0131ms\u0131z siteler kuruldu.<br \/> Yunan kolonilerinin kurulmas\u0131, Yunanl\u0131lar\u0131n kendi yazg\u0131s\u0131 \u00fczerinde ve Yunanl\u0131lar\u0131n s\u0131k\u0131 ve s\u00fcrekli ili\u015fkiler kurduklar\u0131 halklar\u0131n yazg\u0131s\u0131 \u00fczerinde a\u011f\u0131r basan bir rol oynad\u0131.<\/p>\n<p>YUNAN S\u0130TES\u0130N\u0130N EKONOM\u0130K TEMEL\u0130<br \/> Yunan devleti, say\u0131lar\u0131 epeyce artm\u0131\u015f olan k\u00f6lelerin ac\u0131mas\u0131zca s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesi sayesinde geli\u015fiyor, g\u00f6nence eri\u015fiyordu. K\u00f6leler, sava\u015f tutsaklar\u0131 aras\u0131ndan se\u00e7iliyor ya da k\u00f6le tacirlerinden sa\u011flan\u0131yordu. Zanaat\u00e7\u0131l\u0131k, denizcilik, ticaret, sanatlar, geli\u015fmelerini, k\u00f6le s\u00f6m\u00fcr\u00fc\u015f\u00fcne bor\u00e7luydular.<br \/> Atina&#8217;da, k\u00f6le \u00e7al\u0131\u015ft\u0131ran bir\u00e7ok atelye {ergasteries) beliriverdi. Bunlar\u0131n \u00e7o\u011fu k\u00fc\u00e7\u00fck atelyeydi, ama baz\u0131 durumlarda, \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rd\u0131klar\u0131 k\u00f6lelerin say\u0131s\u0131, y\u00fcz\u00fc ge\u00e7iyordu. El eme\u011finin bu basit elbirli\u011fi, eme\u011fin \u00fcretkenli\u011fini art\u0131r\u0131yordu.<br \/> Yunan ekonomisinin \u00f6zel niteli\u011fi, toplumsal i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn belirginle\u015fmesidir, ki bu da, meta \u00fcretimini geli\u015ftiriyordu. Atina b\u00fcy\u00fck bir ticaret merkezi haline geldi.<br \/> K\u00f6leci ekonomi, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ilerleyi\u015fini b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kolayla\u015ft\u0131r\u0131rken, daha sonra ilerlemenin engeli haline geldi. K\u00f6lenin, kendi eme\u011finin \u00fcretkenli\u011fini art\u0131rmakta, aletleri ve \u00e7al\u0131\u015fma al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n\u0131 geli\u015ftirmekte bir \u00e7\u0131kar\u0131 yoktu. Avadanl\u0131klar\u0131 \u00f6zenle kullanm\u0131yor, s\u0131k s\u0131k da k\u0131r\u0131yordu. [sayfa 108] Onun i\u00e7in, efendisi, ona, \u00e7ok kez en ilkel aletleri veriyordu. K\u00f6leler, \u00e7a\u011f\u0131n, ba\u015fl\u0131ca \u00fcretici g\u00fcc\u00fcn\u00fc olu\u015fturuyorlard\u0131. Ama onlar, o denli \u00e7etin ko\u015fullarda ya\u015f\u0131yorlard\u0131 ki, \u00e7ok kez pek gen\u00e7 ya\u015fta \u00f6l\u00fcyorlard\u0131. Ekonomi geli\u015ftik\u00e7e, k\u00f6leler daha \u00e7ok art\u0131yor ve onlar\u0131n varl\u0131klar\u0131 dayan\u0131lmaz bir durum al\u0131yordu. B\u00f6ylece, Yunan k\u00f6leci toplumu, bir yandan a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015firken, bir yandan da kendi ba\u015fl\u0131ca \u00fcretici g\u00fcc\u00fcn\u00fc daha \u00e7ok tahrip ediyordu.<\/p>\n<p>EL EME\u011e\u0130 \u0130LE Z\u0130H\u0130NSEL EMEK ARASINDAK\u0130 KAR\u015eITLIK<br \/> Yunanistan&#8217;da ve daha sonra Roma&#8217;da k\u00f6leci ili\u015fkilerin geni\u015flemesi, ta Asya ve Afrika k\u00f6leci despotizmlerine de\u011fin varan zihinsel emek ile el eme\u011fi aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n g\u00fc\u00e7lenip belirginle\u015fmesine yard\u0131mc\u0131 oldu. Bu kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n belirginle\u015fmesinin nedeni, yaln\u0131zca, fizik olarak \u00e7al\u0131\u015fmak zorunlulu\u011fundan kurtulmu\u015f olan k\u00f6le sahiplerinin kendilerini zihinsel u\u011fra\u015flara, y\u00f6netime, hukuk bilimine, mahkemelere, sanatlara ve edebiyata vb. verebilmeleri olgusunda yatmamaktad\u0131r.<br \/> \u00d6nce Yunan&#8217;da, daha sonra Roma&#8217;da, geni\u015f halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131 saran her \u00e7e\u015fit el eme\u011finin horg\u00f6r\u00fclmesi, el eme\u011fi ile zihinsel emek aras\u0131ndaki u\u00e7urumun derinle\u015fmesinin ba\u015fl\u0131ca nedeni oldu.<br \/> K\u00f6le say\u0131s\u0131n\u0131n daha \u00f6nce g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir bi\u00e7imde artmas\u0131, el eme\u011fini, \u00f6zg\u00fcr bir insana yak\u0131\u015fmayan, onur k\u0131r\u0131c\u0131 bir u\u011fra\u015f sayan \u00f6zg\u00fcr k\u00f6yl\u00fc ve zanaat\u00e7\u0131lar\u0131n gitgide y\u0131k\u0131m\u0131na neden oluyordu.<br \/> K\u00f6lelik \u00e7a\u011f\u0131nda do\u011fmu\u015f olan bu a\u00e7\u0131k kar\u015f\u0131tl\u0131k, insan\u0131n insan taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesi \u00fczerine kurulan sonraki b\u00fct\u00fcn ekonomik ve toplumsal bi\u00e7imlerde s\u00fcr\u00fcp gitmi\u015ftir.<\/p>\n<p>YABANCILARIN SALDIRISINA KAR\u015eI SAVUNMA<br \/> Yunan siteleri, bir\u00e7ok kez, yabanc\u0131 sald\u0131r\u0131lar\u0131 p\u00fcsk\u00fcrtmek zorunda kald\u0131lar. [sayfa 109]<br \/> Perslerin sald\u0131r\u0131s\u0131, M\u00d6 6. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonundan 5. y\u00fczy\u0131la de\u011fin, b\u00fcy\u00fck bir tehlike olu\u015fturdu. Hindistan&#8217;dan M\u0131s\u0131r&#8217;a de\u011fin yay\u0131lan b\u00fcy\u00fck k\u00f6leci Pers \u0130mparatorlu\u011fu, M\u00d6 6. y\u00fczy\u0131lda kurulmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Bu y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda, Persler, K\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217;n\u0131n Akdeniz k\u0131y\u0131lar\u0131ndaki Yunan sitelerini ele ge\u00e7irdiler ve buray\u0131 satrapl\u0131klar\u0131ndan (valiliklerinden) biri yapt\u0131lar. Persler, M\u00d6 512 y\u0131l\u0131nda, kuzeyde, \u0130skitler e kar\u015f\u0131 yenilgiyle sonu\u00e7lanan bir sefer a\u00e7t\u0131lar. Yunanl\u0131lar\u0131n g\u00f6z\u00fcnde, Perslerin sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131, bu yenilgiden sonra azalm\u0131\u015f oldu.<br \/> M\u00d6 500 y\u0131l\u0131nda, K\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217;n\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir Yunan kenti olan Milet&#8217;te, \u00f6teki Yunan kentleri taraf\u0131ndan da desteklenen, bir isyan patlak verdi. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta zafer kazanan isyanc\u0131lar, Pers ordusunu yendiler ve satrapl\u0131\u011f\u0131n ba\u015fkenti Sardes&#8217;i ele ge\u00e7irdiler. Ama ellerinde, ancak \u00f6nemsiz kuvvetler bulunan K\u00fc\u00e7\u00fck Asyal\u0131 Yunanl\u0131lar, \u00f6teki Yunan devletlerini yard\u0131ma \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131lar. Yaln\u0131z Atina ve baz\u0131 \u00d6be kentleri, birka\u00e7 gemi yollayarak, \u00e7a\u011fr\u0131ya kar\u015f\u0131l\u0131k verdiler. Bu arada Persler, kalabal\u0131k bir ordu toplad\u0131lar ve kar\u015f\u0131-sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7tiler. Yunanl\u0131lar\u0131n zorlu direncini k\u0131rd\u0131ktan sonra Milet&#8217;i ald\u0131lar, yakt\u0131lar ve b\u00f6ylece kentin b\u00fct\u00fcn sakinlerini ya \u00f6ld\u00fcrd\u00fcler ya da k\u00f6le yapt\u0131lar. Pers kral\u0131 Darius, &#8220;toprak ve su&#8221; istemek (yani egemenli\u011fi alt\u0131na girmelerini istemek) \u00fczere b\u00fct\u00fcn Yunan devletlerine, el\u00e7iler g\u00f6nderdi. Bir\u00e7ok Yunan kenti teslim oldu. Yaln\u0131z Atinal\u0131lar ve Ispartal\u0131lar, Darius&#8217;un teslim \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131na, el\u00e7ileri katlederek kar\u015f\u0131l\u0131k verdiler. Dev bir donanman\u0131n korudu\u011fu Pers ordusu, \u00c7anakkale&#8217;yi ge\u00e7meye ba\u015flad\u0131. Ama \u015fiddetli bir f\u0131rt\u0131na sonunda, Pers gemileri batt\u0131 ve ordu geri d\u00f6nmek zorunda kald\u0131.<br \/> \u0130ki y\u0131l sonra (M\u00d6 490&#8217;da) Persler, Attika&#8217;ya \u00e7\u0131kt\u0131lar, Atina b\u00fcy\u00fck bir tehlikeyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yayd\u0131. Isparta aristokrasisi, demokratik cumhuriyete yard\u0131m etmek i\u00e7in, hi\u00e7 ivmedi. Yaln\u0131z, k\u00fc\u00e7\u00fck Plate kenti, zay\u0131f bir yard\u0131mc\u0131 birlik [sayfa 110] g\u00f6nderdi. Maraton \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131nda, Persler, \u015fiddetli bir sald\u0131r\u0131ya u\u011frad\u0131lar ve sava\u015f alan\u0131 \u00fczerinde 6.000 \u00f6l\u00fc b\u0131rakt\u0131lar. M\u00d6 480&#8217;de, Persler yeniden asker\u00ee sald\u0131r\u0131ya giri\u015ftiler, Kalabal\u0131k bir ordu, koskoca bir donanman\u0131n deste\u011fi ile Trakya&#8217;dan ge\u00e7erek, Balkan yar\u0131madas\u0131na do\u011fru y\u00f6neldi. Sitelerin \u00e7o\u011funlu\u011fu, Perslere kar\u015f\u0131 koymaya cesaret edemediler. Atina ve Isparta gibi birka\u00e7 Yunan devleti, kendilerini korumak i\u00e7in birle\u015ftiler.<br \/> Pers birlikleri, Orta Yunanistan&#8217;a ge\u00e7it veren Termopil bo\u011faz\u0131na geldikleri zaman, m\u00fcttefiklerin elinde, hen\u00fcz, \u00f6rne\u011fin 300&#8217;\u00fc Ispartal\u0131 sava\u015f\u00e7\u0131 olmak \u00fczere \u00f6nemsiz bir kuvvet vard\u0131. Ispartal\u0131lar ve krallar\u0131 Leonidas, son neferlerine kadar sava\u015f alan\u0131nda \u00f6ld\u00fcler; ama bu sayede, m\u00fcttefiklerinin ku\u015fat\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nlediler.<br \/> Yunanl\u0131lar\u0131n di\u015fedi\u015f kar\u015f\u0131 koymas\u0131na kar\u015f\u0131n, Persler, Termopil&#8217;i zorlad\u0131lar ve merkez\u00ee Yunanistan&#8217;a ak\u0131n ettiler. O zaman sava\u015f iyice k\u0131z\u0131\u015ft\u0131. Atinal\u0131lar, kad\u0131nlar\u0131, \u00e7ocuklar\u0131, ya\u015fl\u0131lar\u0131 ve de\u011ferli \u015feylerini, Salamin ve Egde adalar\u0131na ta\u015f\u0131d\u0131lar. Sonunda, Pers donanmas\u0131n\u0131 ezici bir bozguna u\u011fratmay\u0131 ba\u015fard\u0131lar. 479&#8217;da Yunanl\u0131lar\u0131n birle\u015fik ordusu, Pers kara ordusunu yendi.<br \/> Perslere boyune\u011fmi\u015f olan siteler, yabanc\u0131 boyunduru\u011funu sarst\u0131lar ve ayakland\u0131lar. Son \u00e7arp\u0131\u015fma, 449&#8217;da, Milet ayaklanmas\u0131ndan yar\u0131m y\u00fczy\u0131ldan fazla bir zaman sonra oldu. Persler, Kara Yunanistan&#8217;dan, adalardan ve K\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217;n\u0131n Akdeniz k\u0131y\u0131lar\u0131ndan \u00e7ekilmek zorunda kald\u0131lar.<br \/> Yunanl\u0131lar, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131 i\u00e7in sava\u015fm\u0131\u015flard\u0131. Onlar\u0131n zaferlerinin ba\u015fl\u0131ca nedeni i\u015fte buradad\u0131r. Pers ordular\u0131na gelince, bunlar, \u00f6zellikle ele ge\u00e7irilmi\u015f topraklar \u00fczerindeki kabileler ve topluluklar aras\u0131ndan toplanm\u0131\u015flard\u0131 ve Pers krallar\u0131 i\u00e7in sava\u015f kazanmakta hi\u00e7bir \u00e7\u0131karlar\u0131 yoktu ve sava\u015f\u0131n sonucu onlar\u0131 ilgilendirmiyordu.<br \/> Med sava\u015flar\u0131 s\u0131ras\u0131nda, Yunan siteleri, pek \u00e7ok sava\u015f [sayfa 111] tutsa\u011f\u0131 ele ge\u00e7irdiler ve bunlar\u0131, k\u00f6le haline getirdiler. Bu, b\u00fct\u00fcn yar\u0131mada \u00fczerinde, \u00f6zellikle k\u00f6le ak\u0131n\u0131n\u0131n \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fu Atina&#8217;da, k\u00f6leci ili\u015fkilerde yeni bir ilerleme ile sonu\u00e7land\u0131.<br \/> Perslerin Akdenizdeki egemenliklerinin y\u0131k\u0131lmas\u0131 gibi, bu geni\u015f b\u00f6lgede Yunan tacirlerinin durumunun sa\u011flamla\u015fmas\u0131 da, Yunanistan&#8217;\u0131n gelece\u011fi \u00fczerinde b\u00fcy\u00fck bir etki yapt\u0131. Asker\u00ee zafer, sitelerin bu zaferi izleyen a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fmelerinin belirleyici ko\u015fullar\u0131ndan biri oldu.<\/p>\n<p>S\u0130TELER S\u0130STEM\u0130N\u0130N BUNALIMI<br \/> Eski Yunanistan&#8217;\u0131n k\u00f6leci site-devletleri sisteminin bunal\u0131m\u0131 ile sonu\u00e7lanan olaylar, M\u00d6 5. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonuna ve 4. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131na de\u011fin uzan\u0131r.<br \/> Bunal\u0131m, \u00f6zellikle ekonomik ili\u015fkilerin, sitelerin siyasal s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 pek \u00e7ok a\u015fmas\u0131ndan ileri geliyordu. \u015eimdi sitelerin ekonomisi, k\u00f6le eme\u011finin gittik\u00e7e daha \u00e7ok s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesine dayan\u0131yordu. \u00d6zg\u00fcr insanlar olan k\u00f6yl\u00fclerin ve zanaat\u00e7\u0131lar\u0131n daha \u00f6nce a\u011f\u0131r basan bir rol oynam\u0131\u015f olan emekleri, k\u0131sa zamanda \u00f6nemini yitirdi. K\u00f6lelerin say\u0131s\u0131, ticaret ili\u015fkilerinin geni\u015flemesi, ayn\u0131 zamanda Yunan devletleri aras\u0131nda pek s\u0131kla\u015fan \u00e7at\u0131\u015fmalar ve sava\u015flar nedeniyle art\u0131yordu. Sonu gelmez asker\u00ee ve siyasal karga\u015falar, \u00f6zg\u00fcr k\u00f6yl\u00fclerin durumunu tehlikeye atmaktan ba\u015fka bir i\u015fe yaram\u0131yordu. Toprak, k\u00f6le sahiplerinin elinde toplan\u0131yordu. Yoksullasm\u0131\u015f k\u00f6yl\u00fcler, kentlere gelip, kentlerin a\u015fa\u011f\u0131 tabakalar\u0131n\u0131n saflar\u0131na kat\u0131l\u0131yor; \u00f6zellikle i\u015fsiz-g\u00fc\u00e7s\u00fcz tabakas\u0131n\u0131, &#8220;lumpenproletarya&#8221;y\u0131 art\u0131r\u0131yordu. Yoksullar ve zenginler aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, durmadan b\u00fcy\u00fcyordu. Yurtta\u015flar aras\u0131ndaki eski g\u00f6reli birlik, art\u0131k ge\u00e7mi\u015fe ait bir \u015feydi. Yap\u0131tlar\u0131ndan birinde, Platon, kentin, zenginlerin ve yoksullar\u0131n kenti olmak \u00fczere, ikiye b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f olmas\u0131ndan yak\u0131n\u0131r.<br \/> \u00d6zg\u00fcr k\u00f6yl\u00fclerin m\u00fclklerinin, yetersizli\u011finin, k\u00f6leli\u011fin [sayfa 112] geni\u015flemesi sonucu, zanaat\u00e7\u0131 eme\u011finin derece derece azalmas\u0131n\u0131n, ekonomi \u00fczerinde, daha ba\u015fka k\u00f6t\u00fc etkileri de oldu. K\u00f6le eme\u011finin gittik\u00e7e daha geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde kullan\u0131lmas\u0131, tekni\u011fin yetkinle\u015fmesini ve, b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7inde, \u00fcretimin geli\u015fmesini engelliyordu. Sonunda, siteler sistemi de bundan etkilendi.<br \/> B\u00fcy\u00fck yurtta\u015f y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n yoksulla\u015fmas\u0131, sitenin asker\u00ee g\u00fcc\u00fcn\u00fc baltalad\u0131 ve \u00fccretli askerli\u011fin geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde yay\u0131lmas\u0131n\u0131n nedeni oldu. Her ne kadar b\u00fct\u00fcn i\u00e7inden baz\u0131 kentler ve baz\u0131 adalar (\u00f6rne\u011fin Tebler taraf\u0131ndan y\u00f6netilen Attikobeosya ittifak\u0131) y\u00fckselip ortaya \u00e7\u0131k\u0131yorsa da, Helen \u00fclkesi t\u00fcm\u00fcyle zay\u0131fl\u0131yor ve \u00e7\u00f6kmeye ba\u015fl\u0131yordu.<br \/> Siteler sisteminin bunal\u0131m\u0131n\u0131n siyasal nedenleri aras\u0131nda, ba\u015f\u0131nda Isparta ve Atina Konfederasyonu olmak \u00fczere, Peloponez Birli\u011fini birbirine d\u00fc\u015f\u00fcren Peloponez sava\u015flar\u0131 (M\u00d6 431-404) sonunda, sitelerin kuvvetten d\u00fc\u015fmelerini ve zay\u0131flamalar\u0131n\u0131 da saymal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>MERKEZ\u0130LE\u015eEN K\u00d6LEC\u0130 DEVLET\u0130N B\u0130LLURLA\u015eMASI<br \/> Sitelerin zay\u0131flamas\u0131 d\u00f6nemi, Balkan yar\u0131madas\u0131n\u0131n kuzeyinde yeni bir k\u00f6leci devlet olan Makedonya&#8217;n\u0131n do\u011fu\u015fu ve h\u0131zla ilerlemesi ile ayn\u0131 zamana raslar. K\u00f6leci toplumun i\u00e7indeki \u00e7eli\u015fkiler, Makedonya&#8217;da, Yunanistan&#8217;da oldu\u011fu kadar belirgin olarak kendilerini ortaya koymam\u0131\u015flard\u0131. Makedonya ordusunun temelini olu\u015fturanlar, \u00f6zg\u00fcr k\u00f6yl\u00fcler, topluluk \u00fcyeleriydiler. Asker\u00ee seferlerle siyasal manevralar\u0131 da birlikte y\u00fcr\u00fcterek Kral Filip II, i\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerle par\u00e7alanm\u0131\u015f olan Yunan site cumhuriyetlerini kendi egemenli\u011fine boyune\u011fdirmeyi ba\u015fard\u0131. Filip&#8217;in M\u00d6 377&#8217;de Korent&#8217;te toplad\u0131\u011f\u0131 kongre, b\u00fct\u00fcn Yunan devletleri aras\u0131nda bar\u0131\u015f il\u00e2n etti, aralar\u0131nda sava\u015fmalar\u0131n\u0131 yasaklad\u0131 ve Perslere kar\u015f\u0131 sava\u015f a\u00e7t\u0131.<br \/> B\u00f6ylece Yunanistan (Isparta&#8217;y\u0131 saymazsak) birle\u015fmi\u015f oldu. Meta \u00fcretiminin art\u0131\u015f\u0131n\u0131n ve siteler sistemindeki bunal\u0131m\u0131n \u00f6nceden belirledi\u011fi b\u00fct\u00fcn evrim, birle\u015fmeyi zorunlu [sayfa 113] k\u0131l\u0131yordu. Ama birlik, zorla kabul ettirildi ve yabanc\u0131lar taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirildi.<\/p>\n<p>YUNAN-MAKEDONYA FET\u0130HLER\u0130<br \/> Nesnel olarak, Yunan devletlerinin birle\u015fmelerinde ve aralar\u0131nda bar\u0131\u015f yapmalar\u0131nda, geni\u015f y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n da \u00e7\u0131karlar\u0131 vard\u0131. Sava\u015flar ve bitmez t\u00fckenmez \u00e7at\u0131\u015fmalar, onlara \u00e7ok pahal\u0131ya maloluyordu.<br \/> Bu birle\u015fmenin ger\u00e7ekle\u015ftirilme bi\u00e7imi, gene de a\u00e7\u0131k bir ho\u015fnutsuzluk yaratt\u0131. Bu y\u00fczden Korent kongresi, 337&#8217;de \u0130ran&#8217;a sava\u015f il\u00e2n etti; halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n ho\u015fnutsuzlu\u011funun y\u00f6n\u00fcn\u00fc de\u011fi\u015ftirecek olan bu sava\u015f, ayn\u0131 zamanda Makedonyal\u0131 \u015feflere, Do\u011funun say\u0131s\u0131z hazinelerine sahip olmay\u0131, yabanc\u0131 \u00fclkelerin ele ge\u00e7irilmesini, kalabal\u0131k bir n\u00fcfusun kulluk ve k\u00f6leli\u011fini vaadediyordu.<br \/> Pers \u0130mparatorlu\u011funa kar\u015f\u0131 seferleri y\u00f6neten, antik\u00e7a\u011f\u0131n \u00fcnl\u00fc asker\u00ee ve siyasal \u015fefi B\u00fcy\u00fck \u0130skender oldu.<br \/> Onun komutas\u0131ndaki Yunan-Makedonya ordular\u0131, k\u0131sa zamanda (M\u00d6 334&#8217;ten 327&#8217;ye kadar) K\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217;y\u0131, Suriye&#8217;yi, Filistin&#8217;i, Fenike&#8217;yi, M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131, Mezopotamya&#8217;y\u0131, \u0130ran&#8217;\u0131n tamam\u0131n\u0131, Orta Asya&#8217;n\u0131n, Hindistan&#8217;\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc ele ge\u00e7irdiler.<br \/> \u0130skender&#8217;in yenilmez ordular\u0131n\u0131n ilerleyi\u015fi, ancak, Orta Asya&#8217;da, bug\u00fcnk\u00fc Sovyetler Birli\u011fi topraklar\u0131 \u00fczerinde, yerel kabileler taraf\u0131ndan durduruldu.<br \/> Asker\u00ee \u00fcst\u00fcnl\u00fck ya da b\u00fcy\u00fck askerin dehas\u0131, Yunan-Makedonya birli\u011finin ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan tek neden de\u011fildir. Ba\u015fta gelen neden, Perslerin boyunduruk alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 ve Pers aristokrasisi hesab\u0131na sava\u015fmak istemeyen bir\u00e7ok kabile ve halklar\u0131n ho\u015fnutsuzlu\u011fuydu. \u00c7ok kez, bu kabile ve halklar bile, \u0130skender&#8217;in ordusuna yard\u0131m ediyorlard\u0131. \u00d6te yandan, s\u0131n\u0131f egemenli\u011fini elinde tutmak kayg\u0131s\u0131nda olan yerel aristokrasi de, fatihlerle, kendi iste\u011fiyle uyu\u015fup anla\u015f\u0131yordu. [sayfa 114]<br \/> \u0130skender, Babil&#8217;i, boyutlar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan tarihte daha \u00f6nce e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f b\u00fcy\u00fckl\u00fckteki koskoca devletinin ba\u015fkenti yapt\u0131.<\/p>\n<p>S\u0130TELER S\u0130STEM\u0130 \u0130LE DO\u011eU DESPOT\u0130ZMLER\u0130 REJ\u0130M\u0130N\u0130N SENTEZ\u0130<br \/>YUNAN-MAKEDONYA-HELEN DEVLETLER\u0130<br \/> Yunan-Makedonyal\u0131lar, Asya ve Kuzey Afrika \u00fclkelerinde Yunan uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirmelerini yayd\u0131lar, \u00f6te yandan kendileri de Do\u011fu halklar\u0131n\u0131n kuvvetli etkisi alt\u0131nda kald\u0131lar.<br \/> Yunan d\u00fcnyas\u0131 ile Do\u011fu d\u00fcnyas\u0131 aras\u0131nda daha M\u00d6 2. biny\u0131llar\u0131ndan beri kurulmu\u015f olan ili\u015fkiler, art\u0131k iktisad\u00ee, toplumsal, siyasal, ideolojik vb. gibi \u00e7e\u015fitli alanlara yay\u0131l\u0131yordu. Yunan d\u00fcnyas\u0131 ile Asya ve Afrika&#8217;n\u0131n eski monar\u015filerinin bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkileri, i\u00e7ice girmeleri, birbirlerini zenginle\u015ftirmeleri, \u00f6zet olarak, helenizm kavram\u0131n\u0131 belirler. Bu terim, genellikle B\u00fcy\u00fck \u0130skender&#8217;in fetihleri \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ve Roma fetihlerine de\u011fin s\u00fcren helenistik devletlerin geli\u015fme d\u00f6nemini belirtir.<br \/> Yunan-Makedonyal\u0131lar gittikleri yerlere, k\u00f6kle\u015fen siteler sistemini de g\u00f6t\u00fcrd\u00fcler. Ama Do\u011fuda, site, ba\u011f\u0131ms\u0131z k\u00f6leci bir cumhuriyet olmad\u0131. Baz\u0131 ayr\u0131cal\u0131klara sahip olmakla Birlikte, h\u00fck\u00fcmdar (monark) taraf\u0131ndan denetlenen bir kent oldu. Bir yandan, siteler sistemi, olduk\u00e7a dar bir ilan\u0131 kapl\u0131yordu. &#8220;Hora&#8221; topraklar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc \u00fczerinde, k\u00f6leci despotizm d\u00fczeni egemendi. Hora, k\u0131rl\u0131k elleri ve ayr\u0131cal\u0131klardan yararlanmayan kentleri i\u00e7ine al\u0131yordu. \u00d6te yandan, \u0130skender taraf\u0131ndan ele ge\u00e7irilen devletlerde, k\u00f6leli\u011fin eski bi\u00e7imleri ile Asya&#8217;da varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015f olan daha ilkel bi\u00e7imleri birbirine kar\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Fatihlerin ard\u0131s\u0131ra giden Yunan ve Makedonya zanaat\u00e7\u0131lar\u0131, kendi deneyimlerini ve sanatlar\u0131n\u0131 da birlikte g\u00f6t\u00fcrd\u00fcler ve kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Do\u011fulu meslekta\u015flar\u0131n\u0131n sanatlar\u0131n\u0131 \u00f6\u011flendiler. Zanaat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n geli\u015fmesiyle birlikte, \u00fcr\u00fcnlerin de\u011fi\u015fmesinde [sayfa 115] ve ticarette bir art\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Yunan-Makedonyal\u0131lar ile Asya ve Afrika halklar\u0131 aras\u0131nda geli\u015fen ili\u015fkiler, yerel aristokrasi ile yeni gelenler aras\u0131nda dereceli bir kayna\u015fman\u0131n olu\u015fmas\u0131na yard\u0131m etti; &#8220;helen&#8221; terimi etnik (\u0131rk\u00ee-kavm\u00ee) karakterini yitirdi ve bir s\u0131n\u0131f anlam\u0131 kazand\u0131. Her aristokrat, milliyetinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak, bir &#8220;helen&#8221;di.<br \/> \u0130lk bak\u0131\u015fta, \u0130skender&#8217;in b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 koskoca imparatorluk sa\u011flam gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Ama, k\u00f6leler ile efendiler aras\u0131ndaki, yenenler ile yenilenler aras\u0131ndaki, siteler ile hora aras\u0131ndaki, k\u00f6le sahiplerinin \u00e7e\u015fitli gruplar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler ve \u00f6zellikle ekonomik birli\u011fin bulunmay\u0131\u015f\u0131, bu imparatorlu\u011fu k\u0131sa \u00f6m\u00fcrl\u00fc, ge\u00e7ici bir varl\u0131k haline getiriyordu.<br \/> 323 yaz\u0131nda, bu b\u00fcy\u00fck ba\u015fkomutan kendi yerine birini se\u00e7meye zaman bulamadan \u00f6ld\u00fc. Koskoca imparatorluk, \u00f6nem bak\u0131m\u0131ndan birbirinden farkl\u0131 bir s\u00fcr\u00fc ba\u011f\u0131ms\u0131z krall\u0131klara b\u00f6l\u00fcnd\u00fc; bu krall\u0131klar\u0131n ba\u011fr\u0131nda az \u00f6nce s\u00f6yledi\u011fimiz \u00e7eli\u015fkiler a\u011f\u0131rla\u015fmaya ve \u015fiddetlenmeye devam ediyordu.<\/p>\n<p>2. \u0130DEOLOJ\u0130 VE K\u00dcLT\u00dcR<br \/> K\u00f6leci ili\u015fkiler kurulup geli\u015ftik\u00e7e, eski Yunan&#8217;da, \u00f6zel bir ideoloji olu\u015fuyordu. Bu, baz\u0131 dinsel ve felsef\u00ee g\u00f6r\u00fc\u015flerden yararlanarak, kendi egemenliklerini s\u00fcrd\u00fcrmek isteyen k\u00f6le sahiplerinin ideolojisi oldu. K\u00f6le sahiplerinin egemen s\u0131n\u0131f\u0131 aras\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan toplumsal ve siyasal \u00e7at\u0131\u015fmalar \u00e7e\u015fitli felsef\u00ee anlay\u0131\u015flar aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131mda yans\u0131yordu.<br \/> Yunan halk\u0131n\u0131n g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmeleri, k\u00fclt\u00fcrde, \u00f6zellikle Avrupa k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir rol oynad\u0131.<\/p>\n<p>EGE UYGARLI\u011eI DEN\u0130LEN G\u0130R\u0130T-M\u0130KEN UYGARLI\u011eI<br \/> Eski Yunan&#8217;\u0131n zengin k\u00fclt\u00fcr\u00fc, k\u00f6kenlerini, M\u00d6 3. ve 2. biny\u0131llar\u0131n\u0131n eski k\u00f6leci toplumlar\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden, Miken, [sayfa 116] Kara Yunanistan\u0131, Girit, Ege Denizi adalar\u0131 ve Bat\u0131 K\u00fc\u00e7\u00fck Asya (Truva) k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden al\u0131r. Girit-Miken ya da Ege uygarl\u0131\u011f\u0131 denen uygarl\u0131k, sonraki ku\u015faklar taraf\u0131ndan benimsendi, yeniden canland\u0131r\u0131ld\u0131 ve zenginle\u015ftirildi. Yunan edebiyat\u0131n\u0131n ilk \u00f6rnekleri, M\u00d6 2. biny\u0131llar\u0131na uzan\u0131r.<br \/> Eski d\u00fcnyan\u0131n mimarl\u0131k ve plastik sanatlar\u0131 (\u00e7ok renkli seramik ve ya\u011fl\u0131boya duvar resmi), do\u011fu\u015flar\u0131n\u0131, Ege uygarl\u0131\u011f\u0131na bor\u00e7ludur. M\u00fczik ve \u015fiir hakk\u0131nda da, ayn\u0131 \u015fey s\u00f6ylenebilir. Arkeolojik kaz\u0131lar, Giritlilerin, Miken&#8217;de oturan A\u015fenlerin ve Truval\u0131lar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 b\u00fcy\u00fck saraylar\u0131, heybetli kaleleri, yollar\u0131, sulama tesislerini ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. Bu kaz\u0131larda, s\u00fcsl\u00fc kakmalarla i\u015flenmi\u015f silahlar, alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f m\u00fccevherler ve avadanl\u0131klar bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>HOMEROS TOPLUMUNUN K\u00dcLT\u00dcR\u00dc<br \/> Homeros&#8217;un ilyada ve Odiseus destanlar\u0131, antik\u00e7a\u011f\u0131n ba\u015f yap\u0131tlar\u0131d\u0131r. Homeros, kendisinden \u00f6nce halk ozanlar\u0131 taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f olan t\u00fcrk\u00fcleri derledi ve yeniden canland\u0131rd\u0131. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta s\u00f6zl\u00fc yap\u0131tlar olan ve 6. y\u00fczy\u0131ldan ba\u015flayarak Atina&#8217;da kaleme alman Homeros&#8217;un \u015fiirleri, M\u00d6 11 -8. y\u00fczy\u0131llarda, Ege Denizi havzas\u0131nda, ilkel topluluk evresinde bulunan kabilelerin b\u00fcy\u00fck ak\u0131n\u0131 sonunda y\u0131k\u0131lan, daha eski k\u00f6leci devletlerin kal\u0131nt\u0131lar\u0131 \u00fczerinde kurulmu\u015f Yunan toplumunun an\u0131t\u0131d\u0131r. Bu yap\u0131tlarda yans\u0131lanan gen\u00e7 Yunan toplumu, homerik toplum ad\u0131n\u0131 alm\u0131\u015ft\u0131r. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n Rus ele\u015ftirmeni V. Bielinski&#8217;nin benzetmesine g\u00f6re, &#8220;Homeros&#8217;un sanat dehas\u0131, i\u015flenmemi\u015f efsane ve halk t\u00fcrk\u00fcleri filizlerinin i\u00e7inden ge\u00e7erek, i\u015flenmi\u015f alt\u0131n bi\u00e7iminde akt\u0131\u011f\u0131 bir y\u00fcksek f\u0131r\u0131n oldu&#8221;.<\/p>\n<p>YUNAN M\u0130TOLOJ\u0130S\u0130<br \/> Homeros&#8217;un \u015fiirlerinde ve eski Yunan&#8217;\u0131n \u00f6teki manzum yap\u0131tlar\u0131nda, somut ya\u015fam\u0131 yans\u0131tan ger\u00e7ek\u00e7i konular, efsanelerle [sayfa 117] i\u00e7ice giriyordu. Yunan efsaneleri, k\u00f6kenlerini, ilkel topluluk d\u00f6nemindeki Ege Denizi havzas\u0131 sakinlerinin dinsel betimlemelerinden al\u0131r. Ama, Yunan mitolojisi, bunlar\u0131n tek miras\u00e7\u0131s\u0131 olmad\u0131. Eski halklar\u0131n\u0131n dinsel anlay\u0131\u015flar\u0131, eski Yunan folkloruna, daha sonra edebiyat ve sanat\u0131na damgas\u0131n\u0131 vurdu. Dine benzeyi\u015f bak\u0131m\u0131ndan, mitoloji, do\u011fan\u0131n \u00e7evreledi\u011fi ilkel insanlar\u0131n ve insan ya\u015fam\u0131n\u0131n ger\u00e7eksiz betimlemesi idi. Bu, suyun, havan\u0131n, ate\u015fin ve topra\u011f\u0131n mitolojik anlat\u0131m\u0131nda da b\u00f6yleydi.<br \/> A\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde, mitolojinin dinsel temeli a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131k\u0131yordu. Eski Yunanl\u0131lar\u0131n Olimpos dini ba\u015fl\u0131yordu.<\/p>\n<p>M\u0130TOLOJ\u0130K OL\u0130MPOS D\u0130N\u0130<br \/> Olimpos dini, Yunanl\u0131lar\u0131n oturdu\u011fu b\u00fct\u00fcn b\u00f6lgelerde az\u00e7ok t\u00fcrde\u015f dinsel inan\u00e7lar\u0131n olu\u015ftu\u011fu M\u00d6 6. y\u00fczy\u0131la do\u011fru ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu inan\u00e7lar, en b\u00fcy\u00fckleri Zeus olan tanr\u0131lar ailesinin oturdu\u011fu kabul edilen Olimpos da\u011f\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc, Olimpos dini diye adland\u0131r\u0131lan dini olu\u015fturdu. Olimpos dininde, herhangi bir \u00f6rg\u00fctlenme, dogmalar ya da sistem halinde kurulmu\u015f ayinler yoktu. \u00c7e\u015fitli tanr\u0131lara adanan tapmaklar, din ya\u015fam\u0131nda \u00f6nemli rol oynuyorlard\u0131; ama t\u00fcrde\u015f bir sistem olu\u015fturmuyorlard\u0131. \u00d6zel bir rahipler kast\u0131 da yoktu. Rahiplerin g\u00f6revi, Meclisin se\u00e7ti\u011fi ki\u015filer taraf\u0131ndan g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu.<br \/> \u0130nsan-bi\u00e7imcilik (antropomorphisme), tanr\u0131lara y\u00fcklenen insans\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f, Olimpos dininin, halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n derinliklerine k\u00f6k salmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 oldu. Olimpos tanr\u0131lar\u0131na tap\u0131nma, giderek, Yunan sitelerinin resm\u00ee dini haline geldi. Olimpos dini, k\u00f6lelerin ve yoksul emek\u00e7ilerin s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcne adanm\u0131\u015ft\u0131. Haklardan yoksun halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131, s\u0131k s\u0131k, resm\u00ee dine kar\u015f\u0131 kendi koruyucu \u00f6ztanr\u0131lar\u0131na tapma dinini \u00e7\u0131kar\u0131yorlard\u0131. \u00d6rne\u011fin, tar\u0131m\u0131n koruyucu tanr\u0131s\u0131 Diyonizos&#8217;a tapma b\u00f6yle oldu, onun onuruna halk \u015fenlikleri d\u00fczenleniyordu. Resm\u00ee dine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan bu dinsel heterodoksi [sayfa 118] (hak tan\u0131nan mezheplere ayk\u0131r\u0131l\u0131k) gelece\u011fin dinsel mezhep sapk\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131n ilk\u00f6rne\u011fi oldu.<\/p>\n<p>M\u00d6 8. Y\u00dcZYILDAN 6. Y\u00dcZYILA DE\u011e\u0130N K\u00dcLT\u00dcR\u00dcN A\u00c7ILIP GEL\u0130\u015eMES\u0130<br \/> 13-6. y\u00fczy\u0131llarda Yunanistan&#8217;\u0131n ekonomik ba\u015far\u0131lar\u0131, k\u00fclt\u00fcrel ya\u015fam\u0131n a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fmesi ile birlikte gidiyordu.<br \/> 8. y\u00fczy\u0131lda, Fenikelilerin harflerinin kullan\u0131lmas\u0131na dayanan Yunan alfabesi ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Edeb\u00ee yarat\u0131c\u0131l\u0131k yeni bir d\u00f6neme giriyor, ilyada ve Odiseus&#8217;a &#8220;nazire manzumeler&#8221; ve &#8220;Homeros t\u00fcr\u00fc il\u00e2hiler&#8221; eklendi. Bu yap\u0131tlar, mitolojiye daha derinden ba\u011fl\u0131yd\u0131lar, ama, ozan Hesiodos&#8217;-un \u00c7al\u0131\u015fmalar ve G\u00fcnler adl\u0131 manzumesi, Yunan toplumunun g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131r. Yazar, zenginler ve g\u00fc\u00e7l\u00fcler taraf\u0131ndan ezilen basit bir \u00e7ift\u00e7inin ya\u015fam\u0131n\u0131 anlat\u0131r.<br \/> \u0130lk edeb\u00ee nesir yap\u0131tlar\u0131 g\u00f6r\u00fcnmeye ba\u015fl\u0131yor. \u00d6nceleri a\u011f\u0131zdan a\u011f\u0131za dola\u015fan masallar, yava\u015f yava\u015f, yaz\u0131l\u0131yor. Hayvanlar \u00fcst\u00fcne masallar b\u00fcy\u00fck bir ilgi g\u00f6r\u00fcyor; bunlar, hep hayvanlar\u0131n canland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halk masallar\u0131d\u0131r. Bu masal anlat\u0131c\u0131lar\u0131 aras\u0131nda eski bir k\u00f6le olan Ezop&#8217;u belirtelim.<br \/> M\u00d6 8. y\u00fczy\u0131ldan 6. y\u00fczy\u0131la de\u011fin s\u00fcren d\u00f6nem, sanatlar\u0131n, \u00f6zellikle mimarl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fmesinde \u00f6nemli bir a\u015fama g\u00f6sterir. Bir \u00f6nceki \u00e7a\u011f\u0131n ay\u0131rdedici \u00f6zellikleri olan a\u011fa\u00e7tan tap\u0131naklar\u0131n yerini, ta\u015f yap\u0131lar ald\u0131. Dorik ve \u0130yonik bi\u00e7imlerin olu\u015ftu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Plastik sanatlarda ger\u00e7ek\u00e7ilik \u00fcst\u00fcn geliyor. Heykelcilik, kaplar\u0131n s\u00fcslenmesi yetkinle\u015fiyor.<\/p>\n<p>DO\u011eANIN B\u0130L\u0130MSEL ARA\u015eTIRILMASININ BA\u015eLANGICI<br \/> K\u00fclt\u00fcrel ya\u015fam\u0131n a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fmesi, do\u011fa bilimlerinin dorusu ile birlikte y\u00fcr\u00fcd\u00fc. Do\u011fan bilimsel bilgiler, hen\u00fcz kollara ayr\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131. \u00d6zelle\u015fmi\u015f herhangi bir bilim kolu yoktu. Ya\u015fam\u0131n b\u00fct\u00fcn alanlar\u0131, g\u00f6kbiliminden t\u0131bba de\u011fin, hepsi birlikte, Yunan bilginleri i\u00e7in g\u00f6zlem konusu idi. Do\u011fay\u0131 [sayfa 119] bilimsel olarak ke\u015ffetmek giri\u015fimleri, ayn\u0131 zamanda, do\u011fan\u0131n materyalist anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir belirtisi oldu. \u0130nsan\u0131n tanr\u0131sal g\u00fc\u00e7lerin bir yarat\u0131\u011f\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131na, tersine, tanr\u0131lar\u0131 insan\u0131n hayalg\u00fcc\u00fcn\u00fcn yaratt\u0131\u011f\u0131na inan\u0131lmaya ba\u015flan\u0131yor. Do\u011fa olaylar\u0131n\u0131n g\u00f6zlemi, materyalist anlay\u0131\u015flar\u0131n bi\u00e7imlenmesine katk\u0131da bulunuyor.<\/p>\n<p>MATERYAL\u0130ST \u0130YON OKULU<br \/> K\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217;n\u0131n, Akdeniz k\u0131y\u0131lar\u0131 \u00fczerinde kurulmu\u015f kentlerin, en ba\u015fta Milet, Efes, Fo\u00e7a&#8217;n\u0131n h\u0131zla geli\u015fmesi, k\u00fclt\u00fcrel ya\u015fam\u0131n \u00e7i\u00e7eklenmesine olanak verdi. Materyalist filozoflar\u0131n ilk okullar\u0131 (\u0130yonya do\u011fa felsefesi) burada ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. \u0130yon filozoflar\u0131, sonsuz \u00e7e\u015fitlilikler i\u00e7inde g\u00f6r\u00fclen kendilerim \u00e7evreleyen d\u00fcnyan\u0131n madd\u00ee temelinden ba\u015fkas\u0131n\u0131 kabul etmiyorlard\u0131. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, ilkel materyalizmin kendili\u011finden yorumcular\u0131 oldular. En b\u00fcy\u00fckleri Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes idi (M\u00d6 7. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonu ve 6. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131).<br \/> \u0130yon okulunun temsilcileri, do\u011fa \u00fczerine felsefelerinden ayr\u0131lamaz; geni\u015f bilgilere sahiptiler. Bununla birlikte, onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fleri, h\u00e2l\u00e2 mitolojinin etkisi alt\u0131nda bulunuyordu.<br \/> 6. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda, \u0130yon materyalist felsefesi, Efesli Herakleitos&#8217;la yeni bir geli\u015fme g\u00f6sterdi. Herakleitos&#8217;a g\u00f6re, varolan her \u015feyin temeli ate\u015ftir. \u0130nsanl\u0131k tarihinde, ilk olarak Herakleitos, evrensel devinme fikrini, kar\u015f\u0131tlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131 ve birli\u011fi fikrini ortaya att\u0131: &#8220;ayn\u0131 \u0131rma\u011fa iki kez girilemez&#8221;, &#8220;canl\u0131 ve \u00f6l\u00fc, uyan\u0131k olan ve uyumakta olan, gen\u00e7 ve ya\u015fl\u0131, bizde, tek ve ayn\u0131 \u015feydir&#8221;, &#8220;\u00e7eki\u015fmekte olanlar birle\u015feceklerdir, birbirlerinden ayr\u0131lanlar y\u00fcksek bir uyum olu\u015fturacaklard\u0131r ve b\u00fct\u00fcn bunlar, sava\u015f\u0131mla tamamlan\u0131rlar&#8221;. D\u00e2hice sezgisine kar\u015f\u0131n, Herakleitos, kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011finin g\u00f6reli bir de\u011feri oldu\u011fu halde, sava\u015f\u0131m\u0131n mutlak bir niteli\u011fi oldu\u011funu anlam\u0131yordu. Herakleitos&#8217;un g\u00f6r\u00fc\u015flerinde [sayfa 120] diyalektik materyalizmin ana \u00e7izgileri, ba\u015fverip kendilerini belli ediyorlard\u0131. \u0130nsan bilgisinin niteli\u011fi sorununu ilk ele alan Herakleitos oldu; ona g\u00f6re, insan bilgisi, konu olarak, do\u011fay\u0131 almal\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>FELSEFEDE \u0130DEAL\u0130ST E\u011e\u0130L\u0130MLER<br \/> Matemati\u011fe, en \u00fcst\u00fcn derecede soyut bir d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imini gerektiren bu bilime tutkusu olan baz\u0131 filozoflar, idealist e\u011filimi temsil ediyorlard\u0131. Bunlar, \u00e7e\u015fitli idealist anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 kurmak i\u00e7in matematikten yararland\u0131lar; \u00f6rne\u011fin, say\u0131lar \u00fczerine gizemli bir teori geli\u015ftirdiler. Bu ilk idealist filozoflar, Pitagoras ve onun \u00f6\u011fretilileri (M\u00d6 6. y\u00fczy\u0131l) oldular. Say\u0131lara ve matematik kavramlara gizemli bir nitelik veriyorlar ve \u00f6rne\u011fin, 1 say\u0131s\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc, 2 say\u0131s\u0131n\u0131n iyili\u011fi, 10 say\u0131s\u0131n\u0131n yetkinli\u011fi a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131n\u0131, vb. ileri s\u00fcr\u00fcyorlard\u0131.<br \/> G\u00fcney \u0130talya&#8217;da bir Yunan kolonisi olan Elea&#8217;daki idealist okulun temsilcileri, kendilerini, varolan her \u015feyin de\u011fi\u015fmezli\u011fini kan\u0131tlamaya ad\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>FELSEFEDE MATERYAL\u0130ST VE \u0130DEAL\u0130ST G\u00d6R\u00dc\u015eLER ARASINDA SAVA\u015eIM<br \/> Felsefede materyalist g\u00f6r\u00fc\u015f, dinsel, idealist e\u011filime kar\u015f\u0131 amans\u0131z bir sava\u015f\u0131m i\u00e7inde geli\u015fiyordu. Materyalist filozoflar, mitolojik efsanelerin do\u011fa \u00fczerine g\u00f6zlemleri yans\u0131lan b\u00f6l\u00fcm\u00fcnden yararlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131; vard\u0131klar\u0131 sonu\u00e7lar, Asya ve Kuzey Afrika halklar\u0131n\u0131n birikmi\u015f bilimsel bilgilerine dayan\u0131yordu.<br \/> \u0130dealist filozoflar ise, Yunan mitolojisinin tanr\u0131bilimsel, dinsel b\u00f6l\u00fcm\u00fcne dayan\u0131yorlard\u0131. Asya ve Afrika halklar\u0131ndan \u00e7e\u015fitli dinsel \u00f6\u011fretiler al\u0131yorlard\u0131.<br \/> B\u00fct\u00fcn eski Yunan ve helenizm tarihi boyunca s\u00fcr\u00fcp giden iki felsefe e\u011filimi aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m, bu d\u00f6neme de\u011fin uzan\u0131r. Bu, ideolojik sava\u015f\u0131mda yans\u0131yan, toplumsal ve [sayfa 121] siyasal grupla\u015fmalar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131yd\u0131. Yunan toplumu geli\u015ftik\u00e7e, bu sava\u015f\u0131m da \u00e7e\u015fitleniyordu.<\/p>\n<p>B\u0130L\u0130M\u0130N KOLLARA AYRILMASININ BA\u015eLANGICI K\u00dcLT\u00dcR\u00dcN A\u00c7ILIP GEL\u0130\u015eMES\u0130<br \/> M\u00d6 5. y\u00fczy\u0131l Yunanistan&#8217;\u0131nda, iktisad\u00ee ve siyasal ya\u015fam\u0131n h\u0131zla ilerlemesi, k\u00fclt\u00fcr\u00fcn geli\u015fmesine katk\u0131da bulundu. 4. y\u00fczy\u0131lda, i\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerin keskinle\u015fmesi, bu ilerlemeyi yava\u015flatmad\u0131. Art\u0131k, matematik, g\u00f6kbilim ve t\u0131p ilerliyordu.<br \/> Antik\u00e7a\u011f matematik\u00e7ileri, b\u00fcy\u00fck bir pratik ve teorik \u00f6nemi olan fikirler ileri s\u00fcrd\u00fcler. Bunlar aras\u0131nda, sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fckler fikri ile, akla-uygun olmayan (irrasyonel) say\u0131lar hakk\u0131ndaki \u00e7a\u011fda\u015f teorinin ilk\u00f6rne\u011fi olan, sonsuz (ortak \u00f6l\u00e7\u00fcleri olmayan) b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerin birbirleriyle ili\u015fkisi konusundaki Knidoslu Evdoksus&#8217;un teorisini belirtelim.<br \/> G\u00f6kbilimde bilimsel varsay\u0131mlar\u0131n, \u00f6zellikle yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn ve \u00f6teki g\u00f6kcisimlerinin yuvarlakl\u0131\u011f\u0131 konusunda varsay\u0131mlar\u0131n do\u011fdu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Meton, 365 1\/2 g\u00fcnl\u00fck bir g\u00fcne\u015f takvimi yaratt\u0131. Bu takvimi, ilk\u00e7a\u011f Romas\u0131&#8217;n\u0131n Jelyen takviminin kabul\u00fcne kadar korundu.<br \/> Hippokrates, t\u0131bb\u0131n her alan\u0131nda, \u00f6nemli pratik g\u00f6zlemlerde bulundu, bu g\u00f6zlemlerini birka\u00e7 cilt i\u00e7inde toplad\u0131. \u0130nsan, insan yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n (mizac\u0131n\u0131n) d\u00f6rt \u00f6\u011fesi teorisini Hippokrates&#8217;e bor\u00e7ludur.<br \/> Heredot ve Tukidides gibi bu \u00e7a\u011f\u0131n baz\u0131 yazarlar\u0131, yap\u0131tlar\u0131n\u0131, tarihsel olaylara ve \u00e7a\u011flar\u0131n\u0131n olaylar\u0131na ay\u0131rd\u0131lar.<br \/> M\u00d6 5. ve 4. y\u00fczy\u0131llarda, edebiyat ve plastik sanatlar, ileri bir d\u00fczeye ula\u015ft\u0131lar. Eski dinsel bayramlar, tiyatro oyunlar\u0131na kaynak oldu. Trajedi yazarlar\u0131, Ahileos, Sofokles, Euripides, g\u00fcld\u00fcr\u00fc ozan\u0131 Aristofanes, evrensel k\u00fclt\u00fcr\u00fc etkilemekten geri durmad\u0131lar.<br \/> Bu \u00e7a\u011fda, \u00fcnl\u00fc heykelci Miron, Fidias ve Polikletes, daha sonra Praksiteles, sanatlar\u0131n\u0131 yaratt\u0131lar. Yunan mimarisinin [sayfa 122] dikkate de\u011fer an\u0131tlar\u0131, zaman\u0131m\u0131za de\u011fin korunmu\u015ftur.<br \/> Eski Yunanl\u0131lar m\u00fczi\u011fi \u00e7ok seviyorlard\u0131. Telli, nefesli ve vurmal\u0131 \u00e7alg\u0131lara sahiptiler.<\/p>\n<p>MATERYAL\u0130ZM \u0130LE \u0130DEAL\u0130ZM ARASINDAK\u0130 SAVA\u015eIMIN BEL\u0130RG\u0130NLE\u015eMES\u0130<\/p>\n<p>DEMOKR\u0130TOS&#8217;UN \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130<br \/> \u0130dealist ve materyalist filozoflar aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m belirginle\u015fiyor. Bu, k\u00f6leci Yunanistan&#8217;\u0131n iki e\u011filiminin, siyasal ya\u015fam\u0131n iki kamp\u0131n\u0131n temsilcileri aras\u0131ndaki kavga oldu. Materyalist filozoflar, demokratik bi\u00e7imi i\u00e7inde k\u00f6leci toplumun, yani Atina tipindeki demokratik sitenin ideologlar\u0131 idiler. \u0130dealistler ise, Isparta tipindeki oligar\u015fik siteyi temsil ediyorlard\u0131.<br \/> Materyalist filozoflar, ya\u015fam\u0131n getirdi\u011fi sorulara yan\u0131t bulmak istiyorlard\u0131. Bu sorulardan bir tanesi, maddenin yap\u0131s\u0131 sorunu idi. Maddenin yap\u0131s\u0131, Anaksagoras (M\u00d6 500-428&#8217;e do\u011fru), Empedokles (483-423), Demokritos (M\u00d6 460-370&#8217;e do\u011fru) gibi b\u00fcy\u00fck do\u011fa bilginlerinin inceleme konusu oldu. Anaksagoras&#8217;a g\u00f6re, varolan her \u015fey, &#8220;homeomeriler&#8221; (&#8220;t\u00fcrde\u015f par\u00e7alar&#8221;), b\u00fct\u00fcn cisimlerin &#8220;tohumlar\u0131&#8221; dedi\u011fi madd\u00ee par\u00e7ac\u0131klardan (particules) olu\u015fmaktad\u0131r.<br \/> Empedokles&#8217;e g\u00f6re, d\u00fcnya, d\u00f6rt madd\u00ee \u00f6\u011fenin (&#8220;k\u00f6kler&#8221;in), yani toprak, hava, su ve ate\u015fin bir bile\u015fimidir. Bu &#8220;k\u00f6kler&#8221;, sonsuza de\u011fin b\u00f6l\u00fcnebilirler. A\u015fk ve kin gibi iki madd\u00ee g\u00fc\u00e7 taraf\u0131ndan harekete getirilirler. Empedokles&#8217;in, organik d\u00fcnyan\u0131n bu &#8220;k\u00f6kler &#8220;den ba\u015flayarak do\u011fu\u015fu konusundaki fikrine de\u011finelim. Bu fikrin daha sonraki geli\u015fmesi, bir \u00f6l\u00e7\u00fcde, en uygunlar\u0131n kal\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayan do\u011fal se\u00e7me kavram\u0131na ba\u011flan\u0131yordu.<br \/> Demokritos, daha \u00f6nce \u00f6ncellerinden biri olan L\u00f6kipos taraf\u0131ndan ortaya at\u0131lan atomlar, b\u00f6l\u00fcnmez madd\u00ee par\u00e7ac\u0131klar fikrini geli\u015ftirdi. B\u00fct\u00fcn do\u011fal olaylar\u0131n temeli olan [sayfa 123] atomlar, bu teoriye g\u00f6re, nitelik bak\u0131m\u0131ndan t\u00fcrde\u015f olan \u00f6\u011felerdir ve birbirlerinden ancak nicelikleri, uzay i\u00e7indeki durumlar\u0131 ve bile\u015fim d\u00fczenleri ile ayr\u0131l\u0131rlar. Demokritos&#8217;a g\u00f6re, maddenin kendinden ayr\u0131lmaz devinme zorunlulu\u011fu, b\u00fct\u00fcn olaylar\u0131n nedeni, maddenin en \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fidir. Demokritos, maddenin \u00f6ncesizli\u011fi ve sonras\u0131zl\u0131\u011f\u0131 fikrini ileri s\u00fcr\u00fcyordu: &#8220;Hi\u00e7bir \u015fey yoktan varolmaz, hi\u00e7bir \u015fey yokolmaz.&#8221; Demokritos, hayvanlar \u00e2leminin k\u00f6kenini materyalist bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klamaya ve insan &#8220;ruh&#8221;unun madd\u00ee niteli\u011fini ve beden gibi \u00f6l\u00fcml\u00fc oldu\u011funu kan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. M\u00d6 5. ve 4. y\u00fczy\u0131llarda, Demokritos&#8217;un, en g\u00f6ze \u00e7arpan temsilcisi oldu\u011fu materyalist e\u011filim, g\u00fc\u00e7lenerek ilerliyordu. Demokritos&#8217;un uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 e\u011filim, idealist anlay\u0131\u015flara kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131mda dayan\u0131kl\u0131l\u0131k kazan\u0131yordu.<\/p>\n<p>MATERYAL\u0130ST F\u0130LOZOFLARIN TANRITANIMAZLI\u011eI<br \/> Materyalist felsefe ilerledik\u00e7e, tanr\u0131tan\u0131maz d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 da geli\u015fiyordu. K\u00f6leci demokrasinin ilerleyip geli\u015fmesi de, bu d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n siyasal temeline hizmet etti.<br \/> Filozoflar, materyalizmi tutkuyla sal\u0131k verirken, &#8220;tanr\u0131sal neden&#8221;e hi\u00e7 yer vermiyorlard\u0131. Herakleitos, \u00e7evresindeki d\u00fcnya hakk\u0131nda, evren hakk\u0131nda: &#8220;D\u00fcnya birdir, ne bir tanr\u0131, ne de bir insan taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, bir yasaya g\u00f6re yanan, bir yasaya g\u00f6re s\u00f6nen, ba\u015f\u0131 ve sonu olmayan canl\u0131 bir ate\u015f olmu\u015ftur, ate\u015ftir ve ate\u015f olacakt\u0131r.&#8221; diye yaz\u0131yordu.<br \/> Materyalist filozoflar, ruhu, madd\u00ee bir ilke say\u0131yorlard\u0131. Toplumsal olaylar alan\u0131nda ise, tanr\u0131lar\u0131n iradesi yerine, insan usunu koydular.<\/p>\n<p>\u0130DEAL\u0130ST E\u011e\u0130L\u0130MLER\u0130N GEL\u0130\u015eMES\u0130 PLATON&#8217;UN \u00c7\u0130ZG\u0130S\u0130<br \/> \u0130dealist, \u00e7izginin temsilcileri, her \u00e7areye ba\u015fvurarak, materyalist filozoflar\u0131n etkisini gidermeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. [sayfa 124] Atina, onlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca arenas\u0131 oldu.<br \/> \u0130dealist g\u00f6r\u00fc\u015fler, sofistleri, &#8220;bilgelik ustalar\u0131n\u0131&#8221;, her ne kadar bunlar h\u00e2l\u00e2 baz\u0131 tanr\u0131tan\u0131maz ve materyalist fikirler ta\u015f\u0131yorlarsa da, karakterize ediyorlard\u0131. Sicilya&#8217;n\u0131n dikkate de\u011fer sofisti Gorgias (M\u00d6 483-376&#8217;ya do\u011fru), d\u00fcnyay\u0131, genel olarak nesnel ger\u00e7ekli\u011fin (verite) varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131ma olana\u011f\u0131 oldu\u011funu kabul etmiyordu. Felsef\u00ee \u00f6\u011fretiler ile ya\u015fam aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131 yads\u0131yarak, felsefeyi g\u00fczel s\u00f6z s\u00f6yleme oyunu yapan sofistler pek \u00e7oktu. Sokrates (M\u00d6 469-399), sofistlerin idealist ilkesini geli\u015ftirdi, &#8220;ben&#8221;i, bilginin kayna\u011f\u0131 yapt\u0131. &#8220;Kendi kendini tan\u0131&#8221; diyordu. Sokrates, do\u011fa olaylar\u0131n\u0131n ve toplumsal ya\u015fam\u0131n materyalist a\u00e7\u0131klamas\u0131na kar\u015f\u0131 koyuyordu. \u0130dealist e\u011filim, Sokrates&#8217;in \u00f6\u011fretilisi Platon (M\u00d6 429-347&#8217;ye do\u011fru) ile, doru\u011funa vard\u0131. Bu, bize, &#8220;Platon&#8217;un \u00e7izgisi&#8221;ni, &#8220;Demokritos&#8217;un \u00e7izgisi&#8221; ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya koyma olana\u011f\u0131n\u0131 verir. Platon, duyulabilen madd\u00ee d\u00fcnyay\u0131 &#8220;ger\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n g\u00f6lgesi&#8221;, &#8220;genel fikirlerin&#8221;, kavramlar\u0131n, olaylar\u0131n ve nesnelerin yans\u0131s\u0131 gibi anl\u0131yordu. \u0130nsan, bu genel fikirleri, &#8220;\u00f6l\u00fcms\u00fcz ruh&#8221;unun an\u0131msamalar\u0131 sayesinde bilebilir. \u0130\u015fte bu, s\u0131k s\u0131k savunulan nesnel bir idealizmdir.<br \/> Mistik fikirleri, Platon&#8217;da \u00e7ok kuvvetli olarak belli olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>AR\u0130STOTELES<br \/> Eski d\u00fcnyan\u0131n b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc Aristoteles (M\u00d6 384-322), Demokritos ile Platon aras\u0131nda, ortada yer tutar. Fikirlerin duyular-\u00fcst\u00fc d\u00fcnyas\u0131 hakk\u0131ndaki Platon&#8217;un \u00f6\u011fretisini, ele\u015ftirici bir g\u00f6zle inceliyordu. Bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda, nesnel bir d\u00fcnyan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmekle birlikte, duyusal alg\u0131lar\u0131, d\u00fcnyan\u0131n kusursuz bir betimlemesinin kayna\u011f\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcyordu. Bu en \u00f6nemli felsefe tezi, Aristoteles&#8217;in materyalizme yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131na tan\u0131kl\u0131k etmektedir. Aristoteles&#8217;e g\u00f6re, platoncu &#8220;fikirler&#8221;, g\u00f6r\u00fcng\u00fclerin ve alg\u0131lanan nesnelerin, ne [sayfa 125] ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f nedenlerini, ne de evrim nedenlerim a\u00e7\u0131klayabilecek yetenekte idi.<br \/> Ama Aristoteles, varl\u0131k (duyusal alg\u0131lar) ve d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ili\u015fki s\u00f6zkonusu oldu\u011fundan, idealist konumda kald\u0131. Bilgi s\u00fcre\u00e7lerinde, anlayan, kavrayan ruh, madd\u00ee bedenden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak kesin bir rol oynar. Ona g\u00f6re edilgin (pasif) ve bi\u00e7imsiz madde, etkin (aktif) bir g\u00fc\u00e7 taraf\u0131ndan devindirilmi\u015ftir. Bu g\u00fcc\u00fcn \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 ve ayn\u0131 zamanda evrensel evrimin son amac\u0131, bir \u00e7e\u015fit &#8220;b\u00fct\u00fcn bi\u00e7imlerin bi\u00e7imi&#8221;, yani Tanr\u0131 idi.<br \/> \u00dcnl\u00fc bilgin Aristoteles, do\u011fal bilimler, \u00f6zellikle zooloji konusunda, tarih, edebiyat, mant\u0131k ve edebiyat teorisi konular\u0131nda pek \u00e7ok yap\u0131t yazd\u0131. Aristoteles&#8217;in siyasal sorunlara ayr\u0131lm\u0131\u015f yaz\u0131lar\u0131, \u00e7ok ilgi \u00e7ekicidir. \u00c7e\u015fitli devletlerin siyasal d\u00fczenlerine \u00f6zg\u00fcn bir toplu bak\u0131\u015f olan Atinal\u0131lar\u0131n Politikas\u0131 adl\u0131 kitab\u0131nda, &#8220;politika&#8221; terimini de, ilkin Aristoteles kulland\u0131.<\/p>\n<p>HELEN\u0130ZM\u0130N \u0130DEOLOJ\u0130S\u0130 VE K\u00dcLT\u00dcR\u00dc<br \/> Helenistik d\u00fcnyan\u0131n k\u00fclt\u00fcr\u00fc, eski Yunan&#8217;da yarat\u0131lm\u0131\u015f olan \u015feylerin en iyisini kendine maletti. Helenistik devletlerin olu\u015fmu\u015f bulundu\u011fu geni\u015f b\u00f6lgelerin herbirinde, helen k\u00fclt\u00fcr\u00fc ile yerel k\u00fclt\u00fcrler gibi, \u00e7e\u015fitli bilimsel e\u011filimler, sanat ve edebiyat e\u011filimleri de birle\u015fip kayna\u015f\u0131yordu. \u00dcretimin geli\u015fmesi, do\u011fa bilimlerinin ilerlemesine yard\u0131mc\u0131 oluyordu. Do\u011fan\u0131n, do\u011fru ve \u00f6zenli ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 bu \u00e7a\u011fa de\u011fin uzan\u0131r.<br \/> Bilimsel bilgi dallar\u0131, kesin olarak felsefeden ayr\u0131l\u0131rlar ve h\u0131zla ilerlerler. Bununla birlikte, baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, bilimin bir\u00e7ok dallar\u0131nda, ayn\u0131 zamanda, \u00f6nemli sonu\u00e7lar elde ederler.<br \/> Eratostenes (M\u00d6 276-193), matematik, fizik, g\u00f6kbilim, tarih ve \u00f6zellikle co\u011frafya ile u\u011fra\u015f\u0131yordu. Yery\u00fcz\u00fc yuvarla\u011f\u0131n\u0131n (a\u015fa\u011f\u0131yukar\u0131 40.000 km olan) en geni\u015f enlem \u00e7izgisini [sayfa 126] 39.700 km olarak ilk kez o hesaplad\u0131. \u00c7a\u011f\u0131na g\u00f6re, Eratostenes&#8217;in hesaplar\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131k ve kesindi.<br \/> M\u00d6 3. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda \u00d6klid&#8217;in \u00fcnl\u00fc geometrik &#8220;\u00f6\u011feleri&#8221; ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<br \/> Sicilya&#8217;da matematik\u00e7i ve mekanik\u00e7i Ar\u015fimides (M\u00d6 285-212) ya\u015f\u0131yordu. Hidrostati\u011fin temel ilkesini (&#8220;Ar\u015fimides ilkesi&#8221;ni) buldu; tarlalar\u0131n sulanmas\u0131nda kullan\u0131lan ayg\u0131tlar\u0131 (&#8220;Ar\u015fimides vidas\u0131&#8221;n\u0131) yetkinle\u015ftirdi, ba\u015fka teknikler icat etti.<br \/> G\u00f6kbilimde, Aristarkos (M\u00d6 3. y\u00fczy\u0131l), heliosantrizm (g\u00fcne\u015f merkezcilik) denen, g\u00f6kcisimlerinin g\u00fcne\u015fin \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fckleri fikrini, ilk kez ortaya att\u0131.<br \/> \u0130skenderiye&#8217;de Homeros metinlerinin ele\u015ftirel incelenmesi, filolojinin ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu.<br \/> Mutlu bir ya\u015fam \u00fczerine ilk \u00fctopyac\u0131 edeb\u00ee yap\u0131tlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fc. \u00d6rne\u011fin Yambul, G\u00fcne\u015f Devleti adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 yazd\u0131.<br \/> \u0130dealizm ile materyalizm aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m devam ediyordu. Stoac\u0131lar\u0131n anlay\u0131\u015flar\u0131, materyalist \u00f6\u011feler ta\u015f\u0131maktayd\u0131. Bununla birlikte, onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini b\u00fct\u00fcn\u00fcyle nitelendiren, evrenin anlay\u0131p kavrayan yap\u0131s\u0131 ilkesini (logosu) kabul etmeleriydi. Canl\u0131 bir b\u00fct\u00fcn olarak varsay\u0131lan, d\u00fcnya olaylar\u0131n\u0131 y\u00f6neten, yasalar\u0131 ko\u015fulland\u0131ran, i\u015fte bu lodostu. Stoac\u0131lar ve idealizm ile dinin \u00f6teki savunucular\u0131, bilimsel materyalizmin yay\u0131lmas\u0131na kesinlikle kar\u015f\u0131 koyuyorlard\u0131. Materyalist Epik\u00fcros (M\u00d6 341-270), insan\u0131, \u00e7evresindeki do\u011fan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 say\u0131yor.<br \/> Demokritos gibi, Epik\u00fcros&#8217;a g\u00f6re de, b\u00f6l\u00fcnmeyen par\u00e7ac\u0131klar, atomlar ve bunlar\u0131n mekanik devinmelerinin yer ald\u0131\u011f\u0131 bo\u015fluk, her \u015feyin temelini olu\u015fturuyordu. Epik\u00fcros&#8217;a g\u00f6re, b\u00fct\u00fcn do\u011fa g\u00f6r\u00fcng\u00fcleri atom bile\u015fimleri idiler. Ama Demokritos&#8217;tan farkl\u0131 olarak, Epik\u00fcros, atomlar\u0131n birbirlerinden yaln\u0131z b\u00fcy\u00fckl\u00fckleri ve bi\u00e7imleri ile de\u011fil a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 ile de ayr\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 kabul ediyordu. Epik\u00fcros&#8217;un, atomlar\u0131n [sayfa 127] d\u00fc\u015fey devinmelerinin, onlar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 nedeniyle, ve kendili\u011finden varolan bir i\u00e7 g\u00fc\u00e7 nedeniyle do\u011fru \u00e7izgiden \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck bir sapma (declinaison) ile birlikte olu\u015ftu\u011fu fikri, d\u00fcnyan\u0131n materyalist tan\u0131nmas\u0131n\u0131n haz\u0131rlan\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Madd\u00ee d\u00fcnya \u00f6ncesiz ve sonras\u0131z, insan bilincinden ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131. \u0130nsan, diyordu, d\u00fcnyay\u0131 duyular\u0131 sayesinde tan\u0131r. Epik\u00fcros, eski dine a\u00e7\u0131k\u00e7a sald\u0131r\u0131yordu. Onun fikirleri, tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fmesinde \u00f6nemli bir rol oynad\u0131. [sayfa 128]<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>2.KISIM , 3. B\u00d6L\u00dcM ESK\u0130 YUNAN&#8217;DA K\u00d6LEC\u0130 D\u00dcZEN\u0130N \u00d6ZELL\u0130KLER\u0130 1. EKONOM\u0130 VE TOPLUMSAL \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER S\u0130YASAL B\u0130\u00c7\u0130MLER Eski Asya ve Afrika devletlerinden farkl\u0131 olarak, Yunan&#8217;da ve Roma&#8217;da k\u00f6lelik, geli\u015fiminin en y\u00fcksek d\u00fczeyine varm\u0131\u015ft\u0131. K\u00f6leci \u00fcretim tarz\u0131, burada, despotik \u00fclkelerde oldu\u011fundan \u00e7ok daha \u00e7abuk ba\u015far\u0131 sa\u011flad\u0131. Yunanl\u0131lar, s\u0131n\u0131flar halinde farkl\u0131la\u015fmaya ve devletlerini yaratmaya, M\u00d6 8-6. y\u00fczy\u0131llarda, yani [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[151],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4762","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-ilkel-koleci-ve-feodal-toplum"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan&#039;da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan&#039;da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"2.KISIM , 3. B\u00d6L\u00dcM ESK\u0130 YUNAN&#8217;DA K\u00d6LEC\u0130 D\u00dcZEN\u0130N \u00d6ZELL\u0130KLER\u0130 1. EKONOM\u0130 VE TOPLUMSAL \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER S\u0130YASAL B\u0130\u00c7\u0130MLER Eski Asya ve Afrika devletlerinden farkl\u0131 olarak, Yunan&#8217;da ve Roma&#8217;da k\u00f6lelik, geli\u015fiminin en y\u00fcksek d\u00fczeyine varm\u0131\u015ft\u0131. K\u00f6leci \u00fcretim tarz\u0131, burada, despotik \u00fclkelerde oldu\u011fundan \u00e7ok daha \u00e7abuk ba\u015far\u0131 sa\u011flad\u0131. Yunanl\u0131lar, s\u0131n\u0131flar halinde farkl\u0131la\u015fmaya ve devletlerini yaratmaya, M\u00d6 8-6. y\u00fczy\u0131llarda, yani [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-11-03T08:19:07+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"45 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan&#8217;da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri\",\"datePublished\":\"2010-11-03T08:19:07+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/\"},\"wordCount\":9094,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg\",\"articleSection\":[\"\u0130lkel K\u00f6leci Feodal Toplum - Zubritski Mitropolski Kerov\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/\",\"name\":\"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan'da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg\",\"datePublished\":\"2010-11-03T08:19:07+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan&#8217;da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan'da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan'da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri","og_description":"2.KISIM , 3. B\u00d6L\u00dcM ESK\u0130 YUNAN&#8217;DA K\u00d6LEC\u0130 D\u00dcZEN\u0130N \u00d6ZELL\u0130KLER\u0130 1. EKONOM\u0130 VE TOPLUMSAL \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER S\u0130YASAL B\u0130\u00c7\u0130MLER Eski Asya ve Afrika devletlerinden farkl\u0131 olarak, Yunan&#8217;da ve Roma&#8217;da k\u00f6lelik, geli\u015fiminin en y\u00fcksek d\u00fczeyine varm\u0131\u015ft\u0131. K\u00f6leci \u00fcretim tarz\u0131, burada, despotik \u00fclkelerde oldu\u011fundan \u00e7ok daha \u00e7abuk ba\u015far\u0131 sa\u011flad\u0131. Yunanl\u0131lar, s\u0131n\u0131flar halinde farkl\u0131la\u015fmaya ve devletlerini yaratmaya, M\u00d6 8-6. y\u00fczy\u0131llarda, yani [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-11-03T08:19:07+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"45 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan&#8217;da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri","datePublished":"2010-11-03T08:19:07+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/"},"wordCount":9094,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg","articleSection":["\u0130lkel K\u00f6leci Feodal Toplum - Zubritski Mitropolski Kerov"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/","name":"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan'da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg","datePublished":"2010-11-03T08:19:07+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#primaryimage","url":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg","contentUrl":"http:\/\/kapak.netkitap.com\/075bk\/I\/ilkel_koleci_feodal_toplum_37557.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/03\/2kisim-3-bolum-eski-yunanda-koleci-duzenin-ozellikleri\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"2.K\u0131s\u0131m , 3. B\u00f6l\u00fcm | Eski Yunan&#8217;da K\u00f6leci D\u00fczenin \u00d6zellikleri"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4762","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4762"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4762\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4762"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4762"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4762"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}