{"id":4778,"date":"2010-11-10T12:25:23","date_gmt":"2010-11-10T09:25:23","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/"},"modified":"2010-11-10T12:25:23","modified_gmt":"2010-11-10T09:25:23","slug":"kemalizm-nedir-serdar-kara","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/","title":{"rendered":"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><strong><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>1. KEMAL\u0130ZM NED\u0130R?<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ankara\u2019da 1920 y\u0131l\u0131nda kurulan B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi&#8217;nde Cumhuriyetin \u0130lan\u0131\u2019ndan \u00f6nce ve sonra ya\u015fanan \u00e7alkant\u0131l\u0131 s\u00fcre\u00e7 boyunca, muhalefet \u00e7e\u015fitli a\u015famalarla tasfiye edildi. Cumhuriyet Halk Partisi, &#8216;ideolojisini, 1925-1945 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki bu teksesli d\u00f6nemde a\u015fama a\u015fama olu\u015fturdu ve uygulamaya koydu. Ancak s\u00f6z konusu ideolojinin kurucusu olan Mustafa Kemal Atat\u00fcrk, T\u00fcrkiye\u2019ye ithal etti\u011fi bu sosyal, k\u00fclt\u00fcrel, politik ve ekonomik uygulamalar b\u00fct\u00fcn\u00fc hakk\u0131nda bir kitap ya da manifesto kaleme alarak d\u00fc\u015f\u00fcncelerine temel te\u015fkil eden noktalar\u0131 a\u00e7\u0131klama gere\u011fi duymad\u0131.1<\/p>\n<p>Kemalizm ad\u0131na bir temel eserin yaz\u0131lmam\u0131\u015f olmas\u0131, Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn Alt\u0131 \u0130lke konsepti \u00e7er\u00e7evesinde tam olarak neleri kast etmi\u015f oldu\u011fu konusundaki birincil kaynaklar\u0131, CHP parti programlar\u0131, partinin Atat\u00fcrk d\u00f6nemindeki uygulamalar\u0131 ve Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn s\u00f6z ve deme\u00e7leri ile s\u0131n\u0131rl\u0131 k\u0131l\u0131yor. Bu \u00fc\u00e7 birincil kaynak aras\u0131nda, CHP parti programlar\u0131n\u0131n ve bu programlar \u00e7er\u00e7evesinde ger\u00e7ekle\u015ftirilen uygulamalar\u0131n, Kemal Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn s\u00f6z ve deme\u00e7lerine nisbeten daha muteber oldu\u011fu rahatl\u0131kla s\u00f6ylenebilir. Zira pragmatist bir lider olan Kemal Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn, farkl\u0131 d\u00f6nemlerde<br \/>(ya da ayn\u0131 d\u00f6nemde farkl\u0131 kitlelere hitaben), birbiriyle \u00e7eli\u015fmek bir yana, tamamen z\u0131t istikamette olan \u00e7ok say\u0131da s\u00f6z\u00fcne rastlamak m\u00fcmk\u00fcn. Zaten Kemalizm (ya da genel anlamda Kemal Atat\u00fcrk) konusundaki kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n temel nedeni de bu. Zira T\u00fcrkiye&#8217;de \u00f6nemli bir \u00e7o\u011funluk, Kemal Atat\u00fcrk hakk\u0131nda \u00f6\u011frenegeldi\u011fi (do\u011fru ya da yanl\u0131\u015f) bilgiler do\u011frultusunda olu\u015fmu\u015f olan bir Atat\u00fcrk kavram\u0131na sahip. Gerek Kemal Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn kitlelere tan\u0131t\u0131lmas\u0131 esnas\u0131nda tarihi verilerden hareket edilmeyip ululay\u0131c\u0131 s\u00f6ylemlere s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131, gerek mevcut verilerin kullan\u0131lmas\u0131 konusunda se\u00e7ici davran\u0131larak tek y\u00f6nl\u00fc bir portre \u00e7izilmesi, gerekse Kemal Atat\u00fcrk&#8217;e ait olan pek \u00e7ok s\u00f6z\u00fcn birbirine tamamen z\u0131t arg\u00fcmanlar i\u00e7ermesi nedeniyle, birbiriyle \u00e7eli\u015fkili \u00e7ok say\u0131da Atat\u00fcrk miti ayn\u0131 anda toplumda kendine yer edinebiliyor. Sadece konu hakk\u0131nda birincil kaynaklardan hareket eden bir insan ululay\u0131c\u0131 propaganda s\u00f6yleminden ve de tarihi verilerin tek yanl\u0131 kullan\u0131lmas\u0131ndan \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde korunmu\u015f olsa da, Kemal Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn \u00e7eli\u015fkili ifadeleri daha derin bir analizi gerekli k\u0131l\u0131yor. Bu duruma \u00f6rnek olarak, Mustafa Kemal&#8217;in 23 Nisan 1920&#8217;de B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi&#8217;nin a\u00e7\u0131lmas\u0131ndan d\u00f6rt g\u00fcn sonra &#8216;Padi\u015fah\u0131 azam, Halife ve Hakan\u0131 akdesimiz Efendimiz&#8217; olarak hitap etti\u011fi Sultan Vahdettin&#8217;e sadakatlerini bildirdi\u011fi telgraftaki ifadeleri dikkate al\u0131nabilir:<\/p>\n<p>&#8216;Padi\u015fah\u0131m\u0131z! Kalbimiz hissi sadakat ve ubudiyetle [kullukla] dolu, taht\u0131n\u0131z\u0131n etraf\u0131nda her zamandan daha s\u0131k\u0131 bir rab\u0131ta ile toplanm\u0131\u015f bulunuyoruz. \u0130ctima\u0131n\u0131n[toplanmas\u0131n\u0131n] ilk bu s\u00f6z\u00fc Halife ve Padi\u015fah\u0131na sadakat olan B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi son s\u00f6z\u00fcn\u00fcn yine bundan ibaret olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcdde-i seniyyelerine [y\u00fcce kap\u0131n\u0131za] b\u00fcy\u00fck tazim ve hu\u015fu ile arz eder.&#8217;2<\/p>\n<p>Sultan Vahdettin&#8217;in k\u0131z\u0131 Sabiha Sultan ile evlenme talebinde de bulunan (ancak reddedilen) Mustafa Kemal&#8217;in, aradan sadece iki y\u0131l ge\u00e7tikten sonra mecliste yapm\u0131\u015f oldu\u011fu bir konu\u015fma ise \u015f\u00f6yle:<\/p>\n<p>&#8216;Nas\u0131l ki, kanunen idam\u0131 laz\u0131m gelenlerin bile ipini \u00e7ekmek i\u00e7in kalb ve vicdan-\u0131 ulviyeti insaniyeden m\u00fccerret bir mahluk aran\u0131r. \u0130dam h\u00fckm\u00fcn\u00fc verenlerin b\u00f6yle adi bir vas\u0131taya ihtiyac\u0131 vard\u0131r. O kim olabilir?<br \/>T\u00fcrkiye devletinin istiklaline hatime veren, T\u00fcrkiye halk\u0131n\u0131n hayat\u0131n\u0131, namusunu, \u015ferefini imha eden, T\u00fcrkiye&#8217;nin idam karar\u0131n\u0131 aya\u011fa kalkarak ve b\u00fct\u00fcn endamiyle kabul etmek istidad\u0131nda kim olabilir?<\/p>\n<p>Maatteess\u00fcf bu milletin h\u00fck\u00fcmdar diye, sultan diye, padi\u015fah diye, halife diye ba\u015f\u0131nda bulundurdu\u011fu Vahdettin\u2026 (Allah kahretsin! sadalar\u0131).&#8217;3<\/p>\n<p>Mustafa Kemal&#8217;in, Sultan Vahdettin hakk\u0131nda farkl\u0131 d\u00f6nemlerde s\u00f6ylenmi\u015f olan, tamamen z\u0131t y\u00f6ndeki iki ifadesi, s\u00f6z ve deme\u00e7lerinin tetkik edilmeden yak\u0131n tarih ad\u0131na delil kabul edilemeyece\u011fi konusuna iyi bir \u00f6rnek olabilir. Zira bu t\u00fcr bir metodolojik yanl\u0131\u015f ile Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn saltanat yanl\u0131s\u0131 oldu\u011fu sonucuna dahi var\u0131labilir \u2013 ki b\u00f6yle bir iddian\u0131n hi\u00e7bir y\u00f6n\u00fcyle makul olmayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k. Profes\u00f6r Taha Parla, bu konuda, Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn 1920 tarihli deme\u00e7lerinde &#8216;sultanlardan, halifelerden, Osmanl\u0131 tarihinden, M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k tarihinden, saray tarih\u00e7isi \u00fcslubuyla ve en kuvvetli, ululay\u0131c\u0131 s\u0131fatlarla&#8217;4 s\u00f6z etti\u011fini belirttikten sonra, Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn siyasal anlamda son derece tehlikeli biri olarak kabul edilmesini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan bir noktaya dikkat \u00e7ekiyor:<\/p>\n<p>&#8216;Atat\u00fcrk, inanmad\u0131\u011f\u0131 konularda cepheden m\u00fccadele yapm\u0131yor, susmuyor, dikkatli ve \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc ele\u015ftiri yapm\u0131yor; inand\u0131\u011f\u0131n\u0131n tam tersini \u00f6vebiliyor ve y\u00fcceltebiliyor.&#8217;5<\/p>\n<p><strong>Kemalizmin Do\u011fu\u015fu<\/strong><\/p>\n<p>Cumhuriyet Halk Partisi, tek parti d\u00f6nemindeki ilk program\u0131n\u0131 1927 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlad\u0131.<br \/>&#8216;Cumhuriyet Halk F\u0131rkas\u0131 \u2026 cumhuriyet\u00e7i, halk\u00e7\u0131, milliyet\u00e7i, siyasi bir cemiyettir ve merkezi Ankara&#8217;dad\u0131r.&#8217;6 ifadesinin yer ald\u0131\u011f\u0131 bu programda, ilk \u00fc\u00e7 ok telaffuz ediliyordu. 1931 y\u0131l\u0131ndaki bir sonraki CHP program\u0131nda ise, tamamlanan alt\u0131 ok konsepti \u015fu \u015fekilde sunuluyordu:<br \/>&#8216;Cumhuriyet Halk F\u0131rkas\u0131n\u0131n ana vas\u0131flar\u0131<\/p>\n<p>1- Cumhuriyet Halk F\u0131rkas\u0131, A- Cumhuriyet\u00e7i, B- Milliyet\u00e7i, C- Halk\u00e7\u0131, \u00c7- Devlet\u00e7i, D- Laik,E- \u0130nk\u0131lap\u00e7\u0131d\u0131r.&#8217;7<\/p>\n<p>CHP&#8217;nin 1931 program\u0131nda dikkat \u00e7eken bir di\u011fer c\u00fcmlede, parti prensiplerinin gelece\u011fi de kapsayan bir \u015fekilde ele al\u0131narak de\u011fi\u015fmez k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ifade ediliyordu:<br \/>&#8216;Yaln\u0131z bir ka\u00e7 sene de\u011fil, istikbale de \u015famil olan tasavvurlar\u0131m\u0131z\u0131n ana hatlar\u0131 burada<br \/>toplu bir halde yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8217;8 Parti ideolojisinin dogmatikle\u015fmi\u015f oldu\u011funun net bir g\u00f6stergesi olan ayn\u0131 ifadeye, s\u00f6z konusu ideolojinin ad\u0131n\u0131n kondu\u011fu 1935 program\u0131nda rastlamak da m\u00fcmk\u00fcn:<br \/>&#8216;Yaln\u0131z bir ka\u00e7 y\u0131l i\u00e7in de\u011fil, gelece\u011fi de kapsayan tasarlar\u0131m\u0131z\u0131n ana hatlar\u0131 burada toplu olarak yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>Partinin g\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc b\u00fct\u00fcn bu esaslar, Kamalizm prensipleridir.&#8217;9<br \/>CHP&#8217;nin 1935 y\u0131l\u0131 program\u0131, k\u00fc\u00e7\u00fck farkl\u0131l\u0131klar haricinde 1931 y\u0131l\u0131 program\u0131n\u0131n bir tekrar\u0131yd\u0131. 1935 y\u0131l\u0131ndan sonra da ideolojik bir de\u011fi\u015fim ya da geli\u015fim ya\u015fanmad\u0131\u011f\u0131ndan, Kemalizmin 1931 y\u0131l\u0131 itibariyle \u015fekillenmi\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. 1935 y\u0131l\u0131 program\u0131nda parti ideolojisine &#8216;Kamalizm&#8217; olarak referans verilmi\u015f olmas\u0131n\u0131n nedeni ise, o y\u0131llarda dilde yap\u0131lan de\u011fi\u015fikliklerle birlikte Mustafa Kemal&#8217;in, Arap\u00e7a olan &#8216;Kemal&#8217; ad\u0131n\u0131 \u00f6z T\u00fcrk\u00e7e &#8216;Kale&#8217; anlam\u0131na geldi\u011fini s\u00f6yledi\u011fi &#8216;Kamal&#8217; ile de\u011fi\u015ftirmek istemi\u015f olmas\u0131ndan ileri geliyordu.<br \/>Kemal Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra (t\u0131pk\u0131 CHP programlar\u0131nda ifade edildi\u011fi gibi) gelece\u011fi de kapsayacak \u015fekilde ele al\u0131nan Kemalizm, sadece tek parti d\u00f6neminde de\u011fil, demokrasiye ge\u00e7ilmesinden sonra da T\u00fcrkiye&#8217;nin resmi ideolojisi olmaya devam etti. Gerek merkezi devlet e\u011fitimi, gerek devlet radyosu, gerekse An\u0131tkabir&#8217;de yap\u0131lan askeri bir t\u00f6rende okunan \u0130stiklal Mar\u015f\u0131 ile a\u00e7\u0131l\u0131p kapanan tek kanall\u0131 devlet televizyonu vas\u0131tas\u0131yla topluma (ve \u00f6zellikle yeni nesillere) y\u0131llarca Kemalist doktrinler telkin edildi. Bu yo\u011fun telkinler sonucunda da, halk\u0131n \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131, \u00fclkenin gelece\u011fi ad\u0131na Alt\u0131 Ok&#8217;un yol g\u00f6stericili\u011finin vazge\u00e7ilmez ve tart\u0131\u015f\u0131lmaz<br \/>oldu\u011funa inand\u0131.<br \/>B\u00fct\u00fcn bunlardan \u00f6t\u00fcr\u00fc, 20. y\u00fczy\u0131l T\u00fcrk siyasi hayat\u0131n\u0131 anlamland\u0131rabilme ad\u0131na, \u00e7ok partili Cumhuriyet tarihinin hemen her d\u00f6neminde politik hayata kal\u0131c\u0131 izler b\u0131rakm\u0131\u015f olan Kemalizm&#8217;in her ilkesinin net bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 gerekiyor.<br \/><strong><br \/>2. CUMHUR\u0130YET\u00c7\u0130L\u0130K<\/strong><\/p>\n<p>Cumhuriyet\u00e7ilik, siyasi sahan\u0131n &#8216;insanlara ait&#8217; olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinden yola \u00e7\u0131kan, h\u00fcrriyetin temin edilebilmesi i\u00e7in siyasi hayata keyfi m\u00fcdahalelerin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 gerekli g\u00f6ren ve bu nedenle de &#8216;hukukun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc&#8217; ilkesini esas alan bir siyasi idare \u015fekli. Cumhuriyet\u00e7ilik, insan merkezli bu sivil yap\u0131s\u0131 nedeniyle monar\u015fi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 da do\u011fal olarak i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>Kendisini saltanat kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131yla \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde ili\u015fkilendiren Kemalizm, Alt\u0131 Ok<br \/>konseptindeki cumhuriyet\u00e7ilik ilkesini &#8216;monar\u015fi kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131&#8217; \u015feklinde, dar anlaml\u0131 olarak tan\u0131mlad\u0131. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, Osmanl\u0131 padi\u015fah\u0131n\u0131n s\u00fcrg\u00fcne g\u00f6nderilerek cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte halk egemenli\u011finin de tesis edildi\u011fi iddia ediliyordu.<br \/>1935 y\u0131l\u0131 CHP program\u0131nda ulusal egemenlik ile cumhuriyet aras\u0131ndaki ili\u015fki \u015fu \u015fekilde ele al\u0131n\u0131yor:<br \/>&#8216;Parti, ulus egemenli\u011fi \u00fclk\u00fcs\u00fcn\u00fc en iyi ve en sa\u011flam surette imsiliyen [temsil eden] ve taplayan [tatbik eden] devlet \u015feklinin Cumhuriyet oldu\u011funa kan\u0131\u011fd\u0131r [ikna olmu\u015ftur]. Parti bu sars\u0131lmaz kanaaatla, Cumhuriyeti her tehlikeye kar\u015f\u0131, b\u00fct\u00fcn ara\u00e7larla korur.&#8217;<\/p>\n<p>Kemalizmin temel kaynaklar\u0131n\u0131n cumhuriyet\u00e7ilik kavram\u0131 hakk\u0131nda bundan daha derin manada herhangi bir \u015fey s\u00f6ylemekte oldu\u011funu iddia etmek epey zor. Cumhuriyet alg\u0131s\u0131n\u0131n, ders kitaplar\u0131nda da s\u0131kl\u0131kla rastlanan, &#8216;padi\u015fah taraf\u0131ndan ezilen halk&#8217; ve &#8216;ezilen halk\u0131 egemen k\u0131lan cumhuriyet&#8217; \u015feklinde kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmal\u0131 olarak sunulan iki konseptin vurgulanmas\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fu rahatl\u0131kla s\u00f6ylenebilir. Resmi s\u00f6ylemin dayatt\u0131\u011f\u0131 bu ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131 yakla\u015f\u0131m, fazlas\u0131yla sorunlu iki sonu\u00e7 veriyor.<br \/>Cumhuriyet\u00e7ilik konusunda ortaya \u00e7\u0131kan ilk sorun, 1923 y\u0131l\u0131n\u0131n Osmanl\u0131 Devleti ile T\u00fcrkiye aras\u0131nda kal\u0131n bir \u00e7izgi olarak tan\u0131mlamas\u0131. Zira bu yakla\u015f\u0131m, padi\u015fah\u0131n otoritesinin ciddi \u00f6l\u00e7\u00fcde s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131larak (Britanya&#8217;dakine benzer bir \u015fekilde) sembolikle\u015ftirildi\u011fi, Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin \u00e7ok partili ve anayasal bir siyasi sisteme ge\u00e7ti\u011fi II. Me\u015frutiyet (1908-1918) d\u00f6nemini tamamen g\u00f6zard\u0131 ediyor. Gerek Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin, gerekse T\u00fcrkiye Cumhuriyeti&#8217;nin belli kal\u0131plara sokularak<br \/>kitlelere sunulmas\u0131 bu iki d\u00f6nem hakk\u0131nda sa\u011fl\u0131kl\u0131 de\u011ferlendirmelerin yap\u0131lmas\u0131n\u0131<br \/>engelledi\u011finden, toplumun d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131nda dura\u011fanl\u0131\u011fa da neden oluyor. Ne Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nde 18. y\u00fczy\u0131ldan itibaren ya\u015fanan Bat\u0131l\u0131la\u015fma s\u00fcrecini, ne de T\u00fcrkiye Cumhuriyeti&#8217;nin k\u0131sa tarihinde ya\u015fanan korkun\u00e7 ayr\u0131mc\u0131l\u0131k ve insan haklar\u0131 ihlallerini do\u011fru bir \u015fekilde \u00f6\u011frenmesine izin verilmeyen kitleler, her iki d\u00f6nemi de, ezberlenmi\u015f, k\u0131ymeti kendinden menkul \u00f6nermelerle tart\u0131\u015f\u0131yorlar. Bu durum, cumhuriyet\u00e7ilik ilkesi s\u00f6zkonusu oldu\u011funda da kendini g\u00f6steriyor ve (yukar\u0131da CHP program\u0131ndan yap\u0131lan al\u0131nt\u0131da oldu\u011fu gibi) her\u015fey &#8216;Padi\u015fah kovuldu, cumhuriyet geldi, ulus egemen oldu&#8217; basitli\u011fine s\u0131\u011fd\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131yor \u2013 ki nedensellikten<br \/>nasibini alamam\u0131\u015f bu t\u00fcr yakla\u015f\u0131mlar dahi, bilgi kavram\u0131na olan yabanc\u0131l\u0131\u011f\u0131n ifadesi. Zira padi\u015fah kovmakla cumhuriyet\u00e7i olunamayaca\u011f\u0131 gibi, bir devletin ad\u0131na &#8216;cumhuriyet&#8217; kelimesini eklemekle de rejim &#8216;insanlara ait&#8217; olmaz.<br \/>Resmi s\u00f6ylemin neden oldu\u011fu ikinci b\u00fcy\u00fck sorun ise, m\u00fcmk\u00fcn olan en dar \u015fekilde tan\u0131mlanarak bir dezenformasyon paketi i\u00e7erisinde sunulan cumhuriyet\u00e7ilik konusunda bireysel haklar merkezli herhangi bir d\u00fc\u015f\u00fcnce gelene\u011finin olu\u015fmas\u0131na imkan verilmemi\u015f olmas\u0131. Halk\u0131n siyasi alana m\u00fcdahil olabilmesi bir yana, merkezi iktidar taraf\u0131ndan &#8216;adam edilmesi gerekli olan bir y\u0131\u011f\u0131n&#8217; olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f olmas\u0131, tan\u0131m\u0131 gere\u011fi &#8216;insanlara ait&#8217; olmas\u0131 beklenen cumhuriyet rejiminin, &#8216;T\u00fcrk cumhuriyet\u00e7ili\u011fi&#8217; s\u00f6z konusu oldu\u011funda bir oksimorona d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f oldu\u011fu<br \/>ger\u00e7e\u011fini ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yor. CHP program\u0131nda cumhuriyet\u00e7ilik a\u00e7\u0131klan\u0131rken, &#8216;Parti, ulus egemenli\u011fi \u00fclk\u00fcs\u00fcn\u00fc en iyi ve en sa\u011flam surette imsiliyen [temsil eden] ve taplayan [tatbik eden] devlet \u015feklinin Cumhuriyet oldu\u011funa kan\u0131\u011fd\u0131r [ikna olmu\u015ftur].&#8217; dendikten hemen sonra, &#8216;Parti bu sars\u0131lmaz kana\u011fatla, Cumhuriyeti her tehlikeye kar\u015f\u0131, b\u00fct\u00fcn ara\u00e7larla korur.&#8217; ifadesinin kullan\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 da zaten bu zihniyetin bir sonucu. Zira T\u00fcrk cumhuriyet\u00e7ili\u011fi, rejimin halka ait oldu\u011fu de\u011fil, halk\u0131n rejime kar\u015f\u0131 bir &#8216;tehlike&#8217; olarak g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bir idarenin ad\u0131d\u0131r. Parti, (kendi anlad\u0131\u011f\u0131 manada) cumhuriyet\u00e7ili\u011fe kan\u0131\u011fd\u0131r [ikna olmu\u015ftur], \u015fimdi ise s\u0131ra cahil halk\u0131 bu i\u015fe ikna<br \/>etmeye gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>3. HALK\u00c7ILIK<\/strong><\/p>\n<p>Alt\u0131 Ok konseptinde yer alan halk\u00e7\u0131l\u0131k ilkesinin cumhuriyet\u00e7ili\u011fin bir yan \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu rahatl\u0131kla ifade edilebilir. Zira Kemalizmin halk\u00e7\u0131l\u0131k ilkesi, hi\u00e7bir birey, grup ya da ailenin herhangi bir ayr\u0131cal\u0131\u011fa sahip olmad\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131fs\u0131z bir toplum anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ifadesiydi. Ancak tek parti rejimi, bu haliyle &#8216;e\u015fitlik&#8217; olarak da nitelendirilebilecek olan halk\u00e7\u0131l\u0131k ilkesini bu tan\u0131mla s\u0131n\u0131rl\u0131 b\u0131rakmad\u0131.<\/p>\n<p>Halk\u00e7\u0131l\u0131k, devlet\u00e7ilik ve milliyet\u00e7ilik ilkelerini i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7irip kayna\u015ft\u0131rmak suretiyle tek par\u00e7a haline getiren parti, b\u00f6ylelikle ideolojisinin sosyal ve ekonomik politikalar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015f oldu.<\/p>\n<p>Gerek kapitalist, gerekse sosyalist bir yap\u0131lanmadan son derece uzak olan bu kayna\u015fma, d\u00f6nemin Avrupas\u0131nda pop\u00fcler olan korporatist uygulamalar\u0131n son derece tipik bir uzant\u0131s\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi.<br \/>Halk\u00e7\u0131l\u0131k ilkesini \u00f6nceki programlara g\u00f6re daha geni\u015f bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klayan 1935 y\u0131l\u0131 CHP program\u0131nda bu konuda yer alan ifadeler \u015f\u00f6yle:<br \/>\u0130rde [\u0130rade] ve egemenlik kayna\u011f\u0131 ulustur. Bu irde ve egemenli\u011fin, devletin yurtda\u015fa ve yurtda\u015f\u0131n devlete kar\u015f\u0131 olan \u00f6dev ve y\u00fck\u00fcmlerini tamamiyle yerine getirmek i\u00e7in kullan\u0131lmas\u0131, partinin ba\u015fl\u0131ca prensiplerindendir. Kanun kar\u015f\u0131s\u0131nda, salt\u0131k [mutlak] bir e\u015fitlik kabul eden, ve hi\u00e7bir ferde, hi\u00e7bir aileye, hi\u00e7bir klasa [s\u0131n\u0131fa], hi\u00e7bir cemaate ayral\u0131k [ayr\u0131cal\u0131k] tan\u0131mayan yurdda\u015flar\u0131 halktan ve halk\u00e7\u0131 olarak kabul ederiz.<br \/>T\u00fcrkiye Cumhuriyeti halk\u0131n\u0131 ayr\u0131 ayr\u0131 klaslardan [s\u0131n\u0131flardan] kar\u0131\u015f\u0131t de\u011fil, fakat ferdi\u011f [bireysel] ve sosyal hayat i\u00e7in, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc bak\u0131m\u0131ndan, t\u00fcrl\u00fc hizmetlere ayr\u0131lm\u0131\u015f bir sosyete [toplum] saymak esas prensiplerimizdendir; \u00e7ift\u00e7iler, k\u00fc\u00e7\u00fck zanaat sahibleri, esnaf ve i\u015f\u00e7ilerle, \u00f6zg\u00fcr ertik [serbest meslek] sahibleri, end\u00fcstrieller [sanayiciler], tecimerler [tacirler] ve i\u015fyarlar [memurlar] T\u00fcrk ulusal kuram\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca \u00e7al\u0131\u015fma<br \/>\u00f6rgenleridir [organlar\u0131d\u0131r]. Bunlar\u0131n her birinin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, \u00f6b\u00fcr\u00fcn\u00fcn ve kamunun hayat\u0131 ve genli\u011fi [refah\u0131] i\u00e7in bir zora\u011fd\u0131r [zarurettir].<br \/>Partimizin bu prensiple ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 gaye, klas [s\u0131n\u0131f] kavgalar\u0131 yerine sosyal d\u00fczenlik ve dayan\u0131\u015fma elde etmek, ve as\u0131\u011flar [menfaatler] aras\u0131nda, biribirlerine kar\u015f\u0131t olmayacak surette, uyum kurmakt\u0131r. As\u0131\u011flar kapasite ve \u00e7al\u0131\u015fma derecesine g\u00f6re olur. Parti program\u0131 metninde ilk dikkat \u00e7eken nokta, yap\u0131lan tan\u0131m gere\u011fi tek bir kelimeyle &#8216;imtiyazs\u0131zl\u0131k&#8217; \u015feklinde de \u00f6zetlenebilecek olan halk\u00e7\u0131l\u0131k ilkesinin tamamen sosyoekonomik bir dayan\u0131\u015fmac\u0131l\u0131k \u00e7er\u00e7evesinde a\u00e7\u0131klan\u0131yor olu\u015fu. Her meslek grubunun bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7alar\u0131 olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve herbir par\u00e7adan di\u011fer par\u00e7alar ile uyum i\u00e7erisinde \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n beklendi\u011fi, rekabetin de\u011fil, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn hakim oldu\u011fu ve hepsinden \u00f6nemlisi, b\u00fct\u00fcn bu i\u015fleyi\u015fin topyek\u00fcn devletin d\u00fczenleyicili\u011fi ile ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi bu ekonomik sistem, o d\u00f6nemde Avrupa&#8217;da kurulan fa\u015fist partiler taraf\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Fa\u015fizm, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde hakaret ama\u00e7l\u0131 kullan\u0131lan bir ifade halini alm\u0131\u015fsa da, kelime anlam\u0131 itibariyle kendine \u00f6zg\u00fc bir ideolojinin ifadesi. Fa\u015fist ideoloji, bireylerin ya da toplum i\u00e7erisindeki gruplar\u0131n kendileri ad\u0131na karar al\u0131p uygulamalar\u0131n\u0131n devletin menfaatlerine ayk\u0131r\u0131 oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesinden yola \u00e7\u0131karak, &#8216;milli bir birlik&#8217; tesis edilmesini \u00f6ng\u00f6r\u00fcyor. Bir milli liderin (F\u00fchrer, Duce)<br \/>\u00f6nderli\u011finde \u00f6rg\u00fctlenen devlet, bu noktada, piyasa akt\u00f6rlerinin s\u00f6zkonusu milli birli\u011fin gereklerine uygun gelecek \u015fekilde, rekabet de\u011fil uyum i\u00e7erisinde \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 temin etme g\u00f6revini \u00fcstleniyor. Kendisini b\u00fcrokrasinin oldu\u011fu kadar halk\u0131n da y\u00f6neticisi olarak g\u00f6ren devletin (1) ekonomik alandaki uygulamalar\u0131 kontrol\u00fc alt\u0131na almas\u0131 (devlet\u00e7ilik), (2) bu uygulamalar\u0131n istenilen sonu\u00e7lar\u0131 do\u011furabilmesi i\u00e7in halk\u0131n, &#8216;devlet&#8217; adl\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcn birbirleriyle rekabet etmeyen ve uyum i\u00e7erisinde \u00e7al\u0131\u015fan e\u015fit par\u00e7alar\u0131 olarak tan\u0131mlanmas\u0131 (halk\u00e7\u0131l\u0131k) ve (3)<br \/>bu sistemin i\u015fleyebilmesi i\u00e7in herkesi ayn\u0131 milli hedefe kenetleyen bir idealin ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 (milliyet\u00e7ilik), fa\u015fist anlay\u0131\u015f\u0131n birbirini tamamlayan tipik \u00f6zellikleridir. Bu y\u00f6n\u00fcyle devlet\u00e7ilik, halk\u00e7\u0131l\u0131k ve milliyet\u00e7ilik ilkelerinden birinin eksikli\u011fi durumunda bu b\u00fct\u00fcnselli\u011fin bozulaca\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n<p>Bu yap\u0131n\u0131n, ekonomik \u00e7er\u00e7evedeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 korporatizmdir. 1920&#8217;lerden sonra Mussolini \u0130talyas\u0131 ve Nazi Almanyas\u0131nda pop\u00fclerle\u015fen bu sistemin T\u00fcrkiye&#8217;ye adaptasyonunun, (CHP parti programlar\u0131ndan ve Alt\u0131 Ok konseptinin olu\u015fum s\u00fcrecinden hareketle) 1931 y\u0131l\u0131nda tamamlanm\u0131\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Bu kronoloji do\u011frultusunda da, Kemalizmin Nazi Partisi&#8217;nden de\u011fil, \u0130talyan Milli Fa\u015fist Partisi&#8217;nden etkilendi\u011fini s\u00f6ylemek daha do\u011fru gibi g\u00f6r\u00fcnse de, konuyu o d\u00f6nemde ekonomik bir kriz i\u00e7erisinde olan d\u00fcnyada hakim olan yeni e\u011filimler ve aray\u0131\u015flar \u00e7er\u00e7evesinde de\u011ferlendirmek daha makul bir yakla\u015f\u0131m olur.<br \/>10. Y\u0131l Mar\u015f\u0131&#8217;nda yer alan &#8216;\u0130mtiyazs\u0131z, s\u0131n\u0131fs\u0131z kayna\u015fm\u0131\u015f bir kitleyiz&#8217; \u015feklindeki m\u0131srada ifadesini bulan Kemalist halk\u00e7\u0131l\u0131k, s\u00f6z konusu korporatist yap\u0131s\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc, (zaman zaman ili\u015fkilendirildi\u011fi) &#8216;halk egemenli\u011fi&#8217; d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle de asl\u0131nda tamamen ilgisiz bir yap\u0131ya sahip. Ancak bu noktada Kemalizmin (siyaset bilimci olmayan) ideologlar\u0131n\u0131n &#8216;halk egemenli\u011fi&#8217; ve &#8216;ulusal egemenlik&#8217; kavramlar\u0131n\u0131 (muhtemelen aradaki fark\u0131 bilmeden) birbirlerinin yerine kullanmakta olduklar\u0131n\u0131 da belirtmek gerekli.<\/p>\n<p><strong>4. DEVLET\u00c7\u0130L\u0130K<\/strong><\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;de milli e\u011fitim kurumlar\u0131nda (ve bu kurumlara hakim olan e\u011fitim sisteminin do\u011furdu\u011fu zincir reaksiyon nedeniyle daha pek \u00e7ok yerde) yak\u0131n tarihimiz anlat\u0131l\u0131rken, 1920 ve 30&#8217;lu y\u0131llarda Avrupa&#8217;da etkin olan politik ve ekonomik ak\u0131mlara yeterince de\u011finilmiyor. S\u00f6z konusu ak\u0131mlar\u0131n cumhuriyet d\u00f6nemi \u00fcst d\u00fczey y\u00f6neticilerini nas\u0131l etkilemi\u015f oldu\u011fu konusunun pek g\u00fcndeme gelmiyor olu\u015funun nedeni de herhalde bu&#8230; Ancak bu durum, ilgili d\u00f6nemin d\u00fc\u015f\u00fcnce hayat\u0131n\u0131n<br \/>gerek yurt i\u00e7i, gerekse yurt d\u0131\u015f\u0131ndaki geli\u015fmelerden tamamen ba\u011f\u0131ms\u0131z k\u0131l\u0131narak a\u011f\u0131r bir lider k\u00fclt\u00fc eksenine hapsedilmesi ve cumhuriyetin ilk y\u0131llar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen de\u011fi\u015fimin neredeyse b\u00fct\u00fcn\u00fcyle Milli Kahraman&#8217;\u0131n dehas\u0131n\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak sunulmas\u0131 ile hepten a\u015f\u0131r\u0131 bir uca ta\u015f\u0131n\u0131yor.<\/p>\n<p>Bu t\u00fcr yakla\u015f\u0131mlar\u0131n T\u00fcrkiye&#8217;de zihinleri (ve dolay\u0131s\u0131yla da d\u00fc\u015f\u00fcnce hayat\u0131n\u0131) \u00e7ok ciddi \u00f6l\u00e7\u00fcde k\u0131s\u0131rla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 muhakkak. Zira Lale Devri&#8217;nden itibaren Avrupa&#8217;daki fikir ak\u0131mlar\u0131ndan giderek daha fazla etkilenmi\u015f olan bir halk\u0131n, gerek bu etkile\u015fimlerden, gerekse kendi k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden ileri gelen birikiminin yok say\u0131lmas\u0131, bir yandan yak\u0131n tarihimizi suni temeller \u00fczerine oturturken, di\u011fer yandan da, (s\u00f6z konusu tarihin bug\u00fcne yans\u0131mas\u0131n\u0131n \u00e7ok kuvvetli olmas\u0131 nedeniyle) g\u00fcn\u00fcm\u00fcz politik hayat\u0131n\u0131 dahi \u00e7\u0131kmazlara s\u00fcr\u00fckl\u00fcyor. B\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ortam\u0131nda, b\u00fct\u00fcn arg\u00fcmanlar eksik ya da \u00e7arp\u0131k bilgi \u00fczerine bina edildi\u011finden, ihtilaf nedeni olan konular\u0131n belli bir resmi \u00e7er\u00e7evenin d\u0131\u015f\u0131nda tart\u0131\u015f\u0131labilmesi de m\u00fcmk\u00fcn olam\u0131yor. Devlet\u00e7ilik de, T\u00fcrkiye&#8217;de ihtilaf nedeni olagelmi\u015f konulardan biri. T\u00fcrkiye&#8217;nin d\u0131\u015fa a\u00e7\u0131lmas\u0131 ve devlet\u00e7ili\u011fi \u00e7oktan terk etmi\u015f olan d\u00fcnyaya entegre olmaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131yla birlikte g\u00fcndeme gelen<br \/>bu &#8216;Atat\u00fcrk ilkesi&#8217;, (pek \u00e7ok konuda oldu\u011fu gibi) Kemalist stat\u00fcko yanl\u0131lar\u0131 ile de\u011fi\u015fim isteyenler aras\u0131nda bir \u00e7eki\u015fmeye neden olmakta. Kemalist kesim, devletin ekonomideki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n Atat\u00fcrk\u00e7\u00fc anlay\u0131\u015f\u0131n bir gere\u011fi oldu\u011fu gerek\u00e7esiyle kamu mallar\u0131n\u0131n sat\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrerek, karma ekonomi ve sosyal demokrasiden yana tav\u0131r belirliyor. De\u011fi\u015fimden yana olanlar ise, (muhtemelen Atat\u00fcrk d\u0131\u015f\u0131 bir \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerisinin tepki ile kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinden hareketle) Atat\u00fcrk d\u00f6neminde al\u0131nan \u00f6zel te\u015febb\u00fcs yanl\u0131s\u0131 kararlar\u0131 nazara vererek serbest<br \/>piyasac\u0131 bir Atat\u00fcrk portresi \u00e7izmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Ancak Kemalist devlet\u00e7ilik s\u00f6z konusu oldu\u011funda, sadece de\u011fi\u015fimcilerin de\u011fil, Kemalistlerin yakla\u015f\u0131mlar\u0131 da fazlas\u0131yla problemli.<\/p>\n<p><strong>Kemalist Devlet\u00e7ili\u011fin Korporatist Yap\u0131s\u0131<br \/><\/strong><br \/>1920&#8217;lerden itibaren Avrupa&#8217;da g\u00fc\u00e7lenmeye ba\u015flayan korporatist anlay\u0131\u015f\u0131n T\u00fcrkiye&#8217;de bilinmiyor ve \u00f6\u011fretilmiyor olmas\u0131 nedeniyle, Atat\u00fcrk devlet\u00e7ili\u011fi de sosyalizm \u2013 sosyal demokrasi \u2013 kapitalizm hatt\u0131 \u00fczerinde yer alan iki boyutlu de\u011ferlendirmelere hapsediliyor. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, s\u00f6z konusu hatt\u0131n korporatizmi d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakan dar yap\u0131s\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc, Atat\u00fcrk devlet\u00e7ili\u011fi, sosyalizme ve kapitalizme k\u0131yas edilerek konumland\u0131r\u0131l\u0131yor. B\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131mdan \u00f6t\u00fcr\u00fc de, gerek sosyalizm gerekse kapitalizmle \u00f6rt\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclemeyen Kemalist devlet\u00e7ili\u011fin bu iki anlay\u0131\u015f<br \/>aras\u0131nda bir yerde oldu\u011fu varsay\u0131larak karma ekonomiyi esas alan bir t\u00fcr sosyal demokrasiye kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fi sonucuna var\u0131l\u0131yor.<br \/>Halbuki, devletin ekonomik sahada nihai karar al\u0131c\u0131 olarak kabul edildi\u011fi ve gerek kamuya gerekse \u00f6zel sekt\u00f6re ait i\u015fletmelere do\u011frudan m\u00fcdahale edebildi\u011fi bir ekonomik sistem \u00f6ng\u00f6ren Kemalist devlet\u00e7ilik, sosyalizm ve kapitalizmden oldu\u011fu kadar, sosyal demokrasiden de uzakt\u0131r. Dahas\u0131, &#8216;devlet korporatizmi&#8217; ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda de\u011ferlendirilebilecek pek \u00e7ok \u00f6\u011feyi de b\u00fcnyesinde bar\u0131nd\u0131ran bu anlay\u0131\u015f, sosyal devlet ve demokrasi kavramlar\u0131na da fazlas\u0131yla yabanc\u0131d\u0131r. Devlet korporatizmi, \u00fclke i\u00e7erisinde bulunan herkesin devlet taraf\u0131ndan al\u0131nan kararlara riayet etmesini, sanayicilerden i\u015f\u00e7ilere, memurlardan amirlere b\u00fct\u00fcn vatanda\u015flar\u0131n devletin g\u00f6sterdi\u011fi hedef do\u011frultusunda &#8216;i\u015fbirli\u011fi&#8217;, &#8216;dayan\u0131\u015fma&#8217; ve &#8216;uyum&#8217; i\u00e7erisinde faaliyet<br \/>g\u00f6stermesini esas al\u0131r. Devlet, bu i\u015fleyi\u015f i\u00e7in gerekli ahengi sa\u011flanayabilmeki\u00e7in de, halka son derece g\u00fc\u00e7l\u00fc bir milliyet\u00e7ilik telkin etmek zorundad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Avrupa Korporatizmi ve T\u00fcrkiye<\/strong><\/p>\n<p>Korporatist ideolojinin 1920&#8217;li y\u0131llarda ivme kazanmaya ba\u015flamas\u0131yla birlikte, Avrupa&#8217;n\u0131n kimi b\u00f6lgelerinde bu yeni anlay\u0131\u015f\u0131n feodalizm ve liberalizmin ard\u0131ndan insanl\u0131\u011f\u0131n geldi\u011fi yeni nokta oldu\u011funa inan\u0131ld\u0131. Hatta d\u00f6nemin papas\u0131 11. Pius dahi, korporatizmin i\u015fbirli\u011fi ve dayan\u0131\u015fmay\u0131 esas alan yap\u0131s\u0131n\u0131n h\u0131ristiyan anlay\u0131\u015f\u0131yla uyumlu oldu\u011funa inan\u0131yor ve bu do\u011frultuda tesis etmek istedi\u011fi &#8216;h\u0131ristiyan ekonomisi&#8217; konusundak&#8217; d\u00fc\u015f\u00fcncelerini yaz\u0131ya d\u00f6k\u00fcyordu. Bu geli\u015fmelerden etkilenerek korporatizmi &#8216;ulusal devlet&#8217; kavram\u0131yla bayrakla\u015ft\u0131ran CHP&#8217;nin<br \/>konuya yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131, parti genel sekreteri ve ideologu Recep Peker&#8217;in 1935 y\u0131l\u0131 CHP program\u0131 ile ilgili yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamalarda g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn:<br \/>Feodal devlet batt\u0131, onun yerine gelen liberal devlet de kendi i\u00e7inden tefess\u00fch neticesinde d\u00fcnyan\u0131n her yerinde \u00e7\u00f6k\u00fcyor. Yerine \u00e7e\u015fit \u00e7e\u015fit devlet tipleri kuruluyor.<br \/>Arkada\u015flar; feodal devletten sonra gelen liberal devletin y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131 ulusal devletin do\u011fu\u015fu devrini getirmi\u015ftir. Ulusal devlet, keyfi bir idare de\u011fildir. Her kafadan bir ses \u00e7\u0131karan da\u011f\u0131t\u0131c\u0131 bir idare demek de de\u011fildir. Bizim anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ulusal devlet nizaml\u0131 bir idarede herkesin \u00f6zel te\u015febb\u00fcs\u00fc demektir.10 1930&#8217;lu y\u0131llarda ya\u015fanan ve &#8216;B\u00fcy\u00fck Buhran&#8217; olarak referans verilen ciddi boyuttaki ekonomik kriz nedeniyle o d\u00f6nemde liberalizmi ve hatta demokrasiyi &#8216;her kafadan bir sesin \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131&#8217; bir rejim olarak g\u00f6ren insanlar art\u0131yordu. Kriz nedeniyle problemler ya\u015fayan ABD gibi demokrasilere kar\u015f\u0131l\u0131k, Adolf Hitler ve Benito Mussolini y\u00f6netimindeki &#8216;nizaml\u0131&#8217; korporatist idarelerin g\u00fc\u00e7lenmekte olu\u015fu, \u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki, tek parti y\u00f6netiminin de bu ideolojiye olan ilgisini kam\u00e7\u0131l\u0131yordu. Recep Peker&#8217;in yukar\u0131daki ifadelerle sundu\u011fu 1935 y\u0131l\u0131 CHP program\u0131, Kemalizmin &#8216;devlet\u00e7ilik&#8217; okunu \u015f\u00f6yle tan\u0131ml\u0131yordu:<\/p>\n<p>\u00d6zel k\u0131nav [faaliyet] ve \u00e7al\u0131\u015fma esas olmakla beraber, imkan oldu\u011fu kadar az zaman i\u00e7inde ulusumuzu genli\u011fe [refaha] ve yurdu bay\u0131nd\u0131rl\u0131\u011fa eri\u015ftirmek i\u00e7in, genel ve y\u00fcksek as\u0131\u011flar\u0131n [menfaat] gerektirdi\u011fi i\u015flerde, hele ekonomik alanda, devleti fili\u011f surette ilgilendirmek ba\u015fl\u0131ca esaslar\u0131m\u0131zdand\u0131r.<br \/>Devletin ekonomi i\u015fleri ile ilgisi fili\u011f surette yap\u0131c\u0131l\u0131k oldu\u011fu kadar, \u00f6zel giri\u015fimlere de \u00f6n vermek ve yap\u0131lmakta olan i\u015fleri d\u00fczenlemek ve kontrol da etmektir. Devletin, fili\u011f olarak, hangi ekonomik i\u015fleri yapaca\u011f\u0131n\u0131n belirtilmesi, ulusun genel ve<br \/>y\u00fcksek as\u0131\u011flar\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu l\u00fczum \u00fczerine, devletin, fili\u011f olarak, kendi yapma\u011fa karar verdi\u011fi i\u015f, e\u011fer, \u00f6zel bir giri\u015fit [\u00f6zel te\u015febb\u00fcs] elinde bulunuyorsa, onun al\u0131nmas\u0131 her defas\u0131nda \u00f6zg\u00fc bir kanun \u00e7\u0131karma\u011fa ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu kanunda \u00f6zel giri\u015fitin u\u011frayaca\u011f\u0131 zarar\u0131n, devlet taraf\u0131ndan \u00f6dem \u015fekli g\u00f6sterilecektir. Bu zarar oranlan\u0131rken, gelecekteki kazan\u00e7 ihtimalleri hesaba kat\u0131lmaz.11 Atat\u00fcrk\u00e7\u00fc devlet\u00e7ili\u011fin tan\u0131m\u0131 yap\u0131l\u0131rken, hem \u00f6zel te\u015febb\u00fcs\u00fcn hem de devletin ekonomik sahadaki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 net bir \u015fekilde ifade ediliyor. &#8216;\u00d6zel giri\u015fimlere \u00f6n vermek&#8217;, &#8216;i\u015fleri d\u00fczenlemek&#8217;, &#8216;kontrol da etmek&#8217; gibi ifadeler ise, korporatist d\u00fczenleyicili\u011fi bire bir kar\u015f\u0131l\u0131yor.<br \/>Devlete verilen istedi\u011fi \u00f6zel \u015firketi kamula\u015ft\u0131rma hakk\u0131 ise, Kemalist korporatizmin, devletin karar alma a\u015famas\u0131nda ayn\u0131 masaya oturdu\u011fu di\u011fer akt\u00f6rlere yak\u0131n \u015fartlarda oldu\u011fu toplumsal korporatizmden epey uzakla\u015farak son derece kat\u0131 bir devlet korporatizmine varan uygulamalara giri\u015fmekten de \u00e7ekinmedi\u011fini g\u00f6steriyor. M\u00fcessesesine el konulan i\u015fletme sahibinin zarar\u0131 tazmin edilirken &#8216;gelecekteki kazan\u00e7 ihtimalleri&#8217;nin g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmayaca\u011f\u0131n\u0131n belirtilmi\u015f olmas\u0131 da, s\u00f6z konusu tazminat\u0131n sadece i\u015fletmenin defter de\u011feri \u00fczerinden yap\u0131laca\u011f\u0131 anlam\u0131na geliyor ki, bunun da do\u011frudan soygunculuk yapmaktan hi\u00e7bir fark\u0131 yok.12 Devlet\u00e7ilik okunun dikkat \u00e7eken bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi de, ekonomik alandaki b\u00fct\u00fcn bu d\u00fczenlemelerin &#8216;h\u0131zl\u0131 kalk\u0131nma&#8217; amac\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011finin belirtilmi\u015f olmas\u0131. Devlet g\u00fcd\u00fcm\u00fcyle kollektivistle\u015ftirilmi\u015f olan toplum eliyle ba\u015far\u0131lmas\u0131 beklenen bu hedef, Kemalizmin nas\u0131l bir ekonomik hayat \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc konusunu da a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturuyor. Kemalizmin &#8216;ulusal devlet&#8217; olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bu sistemde devletin gerek i\u015f\u00e7ilere, gerekse i\u015fverenlere ne denli hakim oldu\u011fu, yine 1935 CHP program\u0131ndaki iki ayr\u0131 \u00f6rnekte g\u00f6r\u00fclebilir:<br \/>&#8216;Grev ve l\u00fckavt yasak olacakt\u0131r.&#8217;13<br \/>&#8216;Devlet, b\u00fct\u00fcn end\u00fcstrilerde fiyat kontrol i\u015flerini d\u00fczenleyecektir.&#8217;14 Kemalist devlet\u00e7ili\u011fin bir yandan i\u015f\u00e7ilere grev ya da lokavt hakk\u0131 tan\u0131mazken, di\u011fer yandan her mamul\u00fcn fiyat\u0131n\u0131 tek tarafl\u0131 olarak belirlemeye kalkmas\u0131n\u0131, ne sosyalizm, ne sosyal demokrasi, ne de kapitalizm ile izah etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. Zira burada esas al\u0131nan prensip, toplumun her kesiminin devletin koydu\u011fu &#8216;h\u0131zl\u0131 kalk\u0131nma&#8217; hedefi do\u011frultusunda kendi \u00fczerine d\u00fc\u015fen g\u00f6revleri yerine getirmesinden ibarettir. &#8216;Daha fazla maa\u015f&#8217; ya da &#8216;daha fazla kar&#8217; isteyerek m\u0131zm\u0131zlanmaya, &#8216;ki\u015fisel&#8217; ya da &#8216;s\u0131n\u0131fsal&#8217; taleplerde bulunmaya ya da genel i\u015fleyi\u015fe ayk\u0131r\u0131 davranarak devletin koydu\u011fu hedefe ula\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 geciktirmeye ya da engellemeye hi\u00e7 kimsenin hakk\u0131 yoktur.<\/p>\n<p>Bu sistemde kamu sekt\u00f6r\u00fcne ihtiya\u00e7 vard\u0131r, zira \u00f6zel sekt\u00f6r\u00fcn her alanda yat\u0131r\u0131m yapmaya g\u00fcc\u00fc ve iste\u011fi olmayacakt\u0131r. Ancak \u00f6zel sekt\u00f6re de ihtiya\u00e7 vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc devletin de her\u015feyle ayn\u0131 anda u\u011fra\u015fabilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Dikkat edilecek olursa, buradaki kamu-\u00f6zel ayr\u0131m\u0131 sosyalizm-kapitalizm kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131nda oldu\u011fu gibi felsefi bir \u00e7at\u0131\u015fmadan de\u011fil, tamamen pragmatik bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnden ibarettir. Bu nedenle de, Kemalist devlet\u00e7ili\u011fi, s\u0131rf ekonomik kollektivizminden hareketle Sovyet sosyalizmi ile ili\u015fkilendirmek m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, &#8216;zenginler yaratma&#8217;15 hedefiyle \u00f6zel te\u015febb\u00fcs\u00fc desteklemi\u015f olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc de kapitalizmle ba\u011fda\u015ft\u0131rmak da m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Yine bu nedenle de, Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn ekonomik alandaki \u00f6zel te\u015febb\u00fcs ve kamu varl\u0131\u011f\u0131 konusundaki g\u00f6r\u00fc\u015flerini masaya yat\u0131ran ve yine ayn\u0131 iki boyutlu hat \u00e7er\u00e7evesinde &#8216;Acaba hangisi daha a\u011f\u0131r bas\u0131yordu?&#8217; sorusundan hareketle yap\u0131lan g\u00fcncel analizler, sorulan sorunun yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 nedeniyle ba\u015ftan anlams\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>Kemalist devlet\u00e7ilikte aslolan, sosyalizmin s\u0131n\u0131f merkezli ekonomik analizine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmak ve s\u0131n\u0131f \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131na kar\u015f\u0131 s\u0131n\u0131f i\u015fbirli\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini hakim k\u0131lmak suretiyle toplumu i\u015f\u00e7isiyle i\u015fvereniyle devletin haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 planlar do\u011frultusunda (yine Kemalist s\u00f6ylemdeki ifadesiyle) &#8216;g\u00fctmektir&#8217;.16 Her kesimi bir di\u011feriyle kenetleyerek toplumu ekonomik anlamda farkl\u0131 par\u00e7alardan olu\u015fan tek bir b\u00fct\u00fcn haline getirme d\u00fc\u015f\u00fcncesini, \u0130zmir \u0130ktisat Kongresi&#8217;nde Mustafa Kemal \u015f\u00f6yle ifade ediyor:<\/p>\n<p>Bizim halk\u0131m\u0131z menfaatleri yekdi\u011ferinden ayr\u0131l\u0131r sunuf halinde de\u011fil; bilakis mevcudiyetleri ve muhassalai mesaisi [\u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndan do\u011fan \u00fcretimi] yekdi\u011ferine [bir di\u011ferine] laz\u0131m olan s\u0131n\u0131flardan ibarettir.17 Mustafa Kemal&#8217;in 1923 y\u0131l\u0131nda, hen\u00fcz cumhuriyet dahi ilan edilmeden ger\u00e7ekle\u015ftirilen \u0130zmir \u0130ktisat Kongresi&#8217;nde sarf etti\u011fi bu s\u00f6zlerin 1935 y\u0131l\u0131nda CHP Genel Sekreteri Recep Peker taraf\u0131ndan tekrar edilmi\u015f olmas\u0131, Kemalizmin ekonomik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n korporatist \u00e7izgi \u00fczerinde \u015fekillendi\u011fini g\u00f6steriyor:<\/p>\n<p>Arkada\u015flar; T\u00fcrkiyede teklerin menfaati umumun menfaati s\u0131n\u0131r\u0131 i\u00e7inde bulunacakt\u0131r. Bu sade bir edebiyat de\u011fildir. Bu, bug\u00fcnk\u00fc hayatta ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi gerek olan bir<br \/>d\u00fcst\u00fcrun tam ifadesidir. Bug\u00fcnk\u00fc d\u00fcnya durumunda, genel varl\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015fk\u00fcn olan bir devlet ve ulus i\u00e7inde kendisini ger\u00e7ekten o ulusa, o devlete ba\u011fl\u0131 sayan bir yurdda\u015f\u0131n, ne kadar \u015fahsi varl\u0131\u011f\u0131, ne kadar paras\u0131 olursa olsun, kendi ba\u015f\u0131na mesut olmas\u0131na imkan yoktur. Arkada\u015flar; bug\u00fcn zenginlik de ferdi olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. En b\u00fcy\u00fck varl\u0131k sahibi kazanm\u0131\u015f olanlar\u0131n bile paras\u0131 milli paran\u0131n durumuna ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u015eahs\u0131n paras\u0131 devletin ve ulusun hakiki kuvvetine dayanm\u0131yorsa, bu bir gece i\u00e7inde mahvolabilir.18<\/p>\n<p>Ancak b\u00fct\u00fcn bunlara ra\u011fmen, CHP&#8217;nin korporatizmi ismen kabul etmeyip &#8216;ulusal devlet&#8217; kavram\u0131n\u0131 tercih etmi\u015f oldu\u011funu da belirtmek gerekli. Recep Peker&#8217;in bu konudaki s\u00f6zleri \u015f\u00f6yle:<\/p>\n<p>\u015eu halde acaba korporatif bir devlet d\u00fc\u015f\u00fcncesi mi hakimdir fikri hat\u0131ra gelebilir. Bunu da kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in program\u0131m\u0131zda bir \u00f6nemli madde vard\u0131r. Onu hat\u0131rlatay\u0131m: T\u00fcrkiyede istismarc\u0131 yolda \u00e7al\u0131\u015facak tr\u00f6stler ve karteller de yasak olacakt\u0131r. Bilirsiniz, nas\u0131l marksist sosyalist fakir bir ulusu i\u00e7inde s\u0131n\u0131f duygusu ile besliyerek par\u00e7a par\u00e7a \u00e7at\u0131\u015fma saflar\u0131na ay\u0131r\u0131r, bir s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6teki s\u0131n\u0131f aleyhine u\u011fra\u015fa s\u00fcr\u00fckleyici telkinler yaparsa, m\u00fcstahsillerin [\u00fcreticilerin] aralar\u0131nda birle\u015fmeleri ve elele vermeleri ve bu surette m\u00fcstehlikler [t\u00fcketiciler] aleyhine ilk bak\u0131\u015fta bariz g\u00f6r\u00fcnmiyen falan hakikatte zararl\u0131 olan bir ba\u015fka \u00e7e\u015fit s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesine yol a\u00e7ar.<br \/>Halbuki biz T\u00fcrk varl\u0131\u011f\u0131nda bu m\u00fcstahsiller-m\u00fcstehlikler \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131na da yer vermeyece\u011fiz. Her g\u00fcn kendisine maliyet fiat\u0131ndan kat kat fazla bir fiat empoze edilmek vaziyetinde bulunan ve istismar edenlere kar\u015f\u0131 y\u00fcre\u011fi nefretle dolu bir m\u00fcstehlik kitlesi meydana \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n da \u00f6n\u00fcne ge\u00e7meyi esasl\u0131 bir prensip tutmu\u015f oluyoruz.19 Recep Peker&#8217;in gerek parti program\u0131n\u0131n metninin, gerekse kendisinin program hakk\u0131ndaki a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131n korporatizm anlay\u0131\u015f\u0131yla ili\u015fkilendirilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmesi elbette do\u011fal. Ancak Kemalist devlet\u00e7ili\u011fin korporatist olmad\u0131\u011f\u0131 konusuna delil olarak tr\u00f6st ve kartellere izin verilmeyecek olmas\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015f olmas\u0131 tamamen anlams\u0131z. Zira \u00fcreticilerin kendi ba\u015flar\u0131na tr\u00f6st ya da kartel olu\u015fturmalar\u0131, devlet korporatizminin tan\u0131m\u0131na zaten ba\u015ftan ters. Peker, ihtimal, d\u00f6nemin \u015fartlar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc T\u00fcrkiye&#8217;nin, Mussolini \u0130talyas\u0131 ve Nazi Almanyas\u0131 ile ayn\u0131 kategoride de\u011ferlendirilmesini istemiyor olabilir. Ancak bir politik ya da ekonomik bir sistemin niteli\u011fi analiz edilirken esas olan, o sistemi organize eden ki\u015filerin s\u00f6z konusu idareye hangi ismi takt\u0131klar\u0131 de\u011fil, o sistemin temel \u00f6zelliklerinin hangi tan\u0131mlara kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fidir. Bu \u00e7er\u00e7evede, cumhuriyet ad\u0131 verilen bir idare cumhuriyet olamayaca\u011f\u0131 gibi, korporatist olmad\u0131\u011f\u0131 iddia edilen bir ekonomik rejim de pekala tipik bir devlet korporatizmi olabilir.<\/p>\n<p><strong>Kemalist Devlet\u00e7ili\u011fin Militer-Milliyet\u00e7i Y\u00f6n\u00fc<\/strong><\/p>\n<p>Korporatizmin etkisi alt\u0131na giren 1920 ve 30&#8217;lar\u0131n Avrupa \u00fclkeleri gibi Kemalist devlet\u00e7i\u011fin de militer seviyede bir milliyet\u00e7ili\u011fi benimsedi\u011fi rahatl\u0131kla s\u00f6ylenebilir. Kemalizmin milliyet\u00e7ilik ilkesi korporatizm ad\u0131na g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc i\u015flev itibariyle ayr\u0131ca ele al\u0131nmay\u0131 hak etse de, militer milliyet\u00e7ili\u011fin ekonomik alanda devlet\u00e7ilik ilkesi ile fazlas\u0131yla i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fi kimi \u00f6rnekler di\u011ferlerine g\u00f6re bir par\u00e7a farkl\u0131l\u0131k arz ediyor. Bu t\u00fcr \u00f6rneklerden en \u00e7arp\u0131c\u0131 olan\u0131, Kemalist devlet\u00e7ili\u011fin \u00fclke \u00e7ap\u0131nda, devlete ve sivillere ait olan kurumlarda beden e\u011fitimi mecburiyeti getirmi\u015f olmas\u0131.<br \/>Beden e\u011fitimi 1920 ve 30&#8217;lu y\u0131llarda (Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn ifadesiyle) \u0131rk\u0131n &#8216;safla\u015fmas\u0131&#8217; ad\u0131na bir ara\u00e7 olarak alg\u0131land\u0131\u011f\u0131ndan, halk\u0131n topyek\u00fcn mecburi beden e\u011fitimine tabi tutulmas\u0131 o d\u00f6nemde ola\u011fan kar\u015f\u0131lan\u0131yordu. Dahas\u0131, tek parti rejimi, yukar\u0131daki metinde devlete ve sivillere ait kurumlar derken, fabrikalar\u0131 da bu \u00e7er\u00e7evede de\u011ferlendiriyordu. 1935 y\u0131l\u0131 CHP program\u0131n\u0131n bu konudaki h\u00fck\u00fcmleri \u015f\u00f6yle:<\/p>\n<p>beden ve devrim e\u011fitimi ile spor i\u015flerinde biteviyelik [s\u00fcreklilik] g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde<br \/>tutulacakt\u0131r. Okullarda, devlet kurumlar\u0131nda, ve \u00f6zel kurum ve fabrikalarda bulunanlar, ya\u015flar\u0131na g\u00f6re, beden e\u011fitimi ile u\u011fra\u015fmak y\u00fck\u00fcm\u00fc alt\u0131na al\u0131nacakt\u0131r.20<br \/>Kemalist devlet\u00e7ili\u011fin korporatist yap\u0131s\u0131 hakk\u0131nda pek \u00e7ok \u00f6rnek verilebilir. Ancak &#8216;beden e\u011fitimi&#8217; ile &#8216;devrim e\u011fitimi&#8217; kavramlar\u0131n\u0131 ayn\u0131 tamlama i\u00e7ine alabilen, fabrika i\u015f\u00e7ilerini dahi ekonomik rejimin askeri gibi g\u00f6rerek militer bir \u015fekilde e\u011fitmek isteyen, b\u00fct\u00fcn bu (akademik anlamda) fa\u015fist uygulamalar\u0131 \u0131rkla ili\u015fkilendiren, ve hepsinden \u00f6nemlisi, (s\u00f6zgelimi) fabrika i\u015f\u00e7ilerinin kendilerini do\u011frudan ilgilendiren bu uygulamalar hakk\u0131ndaki fikirlerini hi\u00e7bir \u015fekilde sormaya ihtiya\u00e7 hissetmeyen ve kendileri haklar\u0131nda al\u0131nan kararlara r\u00fctbesiz asker gibi itaat etmelerini bekleyen bu zihniyet, hemen her y\u00f6n\u00fcyle tipik bir fa\u015fizmi ve devlet korporatizmini yans\u0131tmaktad\u0131r. B\u00f6yle bir ortam\u0131n sosyal demokrasiyle ilgisi yoktur &#8211; ve zaten tek parti d\u00f6neminin hi\u00e7bir a\u015famas\u0131nda da olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu t\u00fcrden (hem pop\u00fcler hem akademik anlamda) fa\u015fist uygulamalar, II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n ard\u0131ndan tarihe kar\u0131\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fundan, bunlar\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131yla da hi\u00e7bir ili\u015fkisi kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu tuhaf ilkelerin halen &#8216;ilericilik&#8217; olarak sunulmas\u0131 ise, T\u00fcrkiye&#8217;ye has bir gericiliktir.<\/p>\n<p><strong>5. M\u0130LL\u0130YET\u00c7\u0130L\u0130K<\/strong><\/p>\n<p>Kemalizmin &#8216;halk\u00e7\u0131l\u0131k&#8217; ilkesi, halk\u0131 &#8216;birbirleriyle uyum i\u00e7erisinde faaliyet g\u00f6steren farkl\u0131<br \/>par\u00e7alardan olu\u015fan bir b\u00fct\u00fcn&#8217; haline getirmeyi esas al\u0131rken, &#8216;devlet\u00e7ilik&#8217; ilkesi de, devleti, s\u00f6z konusu b\u00fct\u00fcn\u00fcn ne \u015fekilde koordine edilece\u011fi konusunda kararlar alan bir \u00fcst ayg\u0131t k\u0131lmay\u0131 hedefliyor.<br \/>Dikkat edilecek olursa, rejimin sosyal, politik ve ekonomik niteli\u011fini belirleme ad\u0131na bu iki ilke &#8216;teknik anlamda&#8217; yeterli. Ancak bu i\u015fleyi\u015fin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir k\u0131l\u0131nabilmesi i\u00e7in, insan fakt\u00f6r\u00fcn\u00fcn de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmas\u0131 ve kaba teknik kal\u0131plara insani anlamlar y\u00fcklenerek rejimin i\u015fleyi\u015finin vatanda\u015flar\u0131n g\u00f6z\u00fcnde bir ideal haline getirilmesi gerekiyor. Milliyet\u00e7ilik, bu noktada, halk\u00e7\u0131l\u0131k ve devlet\u00e7ilik ayaklar\u0131 \u00fczerine oturan Kemalist korporatizmin i\u015flevselli\u011fini temin edebilme ad\u0131na ciddi \u00e7\u00f6z\u00fcmler sunuyor.<br \/>Halk\u0131n genelini bir &#8216;ulusal mit&#8217; etraf\u0131nda kenetleyebilen, bireysel de\u011fil, kollektif de\u011ferleri y\u00fccelten, b\u00f6ylelikle de devlete ve idarecilere ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 kolayla\u015ft\u0131ran milliyet\u00e7ilik, her\u015feyden \u00f6nce, \u00fcretti\u011fi farkl\u0131 insan tipi sayesinde devlet korporatizmi (ya da daha farkl\u0131 t\u00fcrden parti diktat\u00f6rl\u00fckleri) ad\u0131na elveri\u015fli bir zemin ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yor. Gerek hakim kollektif de\u011ferler, gerekse ulusal mitler konusunda ele\u015ftirel ve \u015f\u00fcpheci bir yakla\u015f\u0131mdan son derece uzak olan bu insan tipinin ay\u0131rt edici \u00f6zelli\u011fi, devlet otoritesine kar\u015f\u0131 sorgulay\u0131c\u0131 de\u011fil, itaat edici bir tav\u0131r sergilemesi.<br \/>Kemalizmin temelde &#8216;kalk\u0131nma&#8217; kayg\u0131s\u0131yla hareket eden bir ideoloji olmas\u0131 nedeniyle,<br \/>milliyet\u00e7ili\u011fin sadece politik de\u011fil, ekonomik bir boyutunun da oldu\u011fu ve hatta \u00e7o\u011fu zaman ekonomik boyut ile politik boyutun i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fi de s\u00f6ylenebilir. Zira halk\u0131 \u00f6nce birbirine kenetleyip sonra da devletin g\u00fcd\u00fcm\u00fcne sunan halk\u00e7\u0131-devlet\u00e7i rejim, milliyet\u00e7ili\u011fin yard\u0131m\u0131yla tekseslili\u011fi de temin ediyor, ulusal ideallerin mutlak do\u011frulu\u011funa ve sorgulanamazl\u0131\u011f\u0131na olan inanc\u0131n yerle\u015fmesini sa\u011fl\u0131yordu. Benzeri bir etkiyi ekonomik sahada da g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc.<br \/>Milliyet\u00e7ilik ilkesi, gerek \u00f6zel sekt\u00f6rde gerekse kamu sekt\u00f6r\u00fcnde \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n faaliyetlerini kontrol alt\u0131na al\u0131yor, devletin uygun g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015fekilde s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen faaliyetlere &#8216;ekonomi \u00f6tesi&#8217; anlamlar y\u00fcklenebilmesine olanak tan\u0131yordu. Bu noktada milliyet\u00e7ilik ilkesinin yapt\u0131\u011f\u0131, insanl\u0131\u011fa ziraati, sanat\u0131 ilk \u00f6\u011freten, d\u00fcnyaya m\u00fcrebbilik etmi\u015f olan bir &#8216;\u00fcst\u00fcn T\u00fcrk \u0131rk\u0131&#8217; konsepti olu\u015fturmakt\u0131. Bu konsept, (halk\u00e7\u0131l\u0131k ilkesi gere\u011fi) &#8216;birbirleriyle uyum i\u00e7erisinde faaliyet g\u00f6steren arkl\u0131 par\u00e7alardan olu\u015fan bir b\u00fct\u00fcn&#8217; olarak davranmas\u0131 beklenen halk\u0131n, (devlet\u00e7ilik ilkesi gere\u011fi)devlet g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015fmesi planlanan ekonomik kalk\u0131nma amac\u0131na kilitlenmesini kolayla\u015ft\u0131r\u0131yordu.<br \/>Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn 1930 y\u0131l\u0131nda \u0130zmir&#8217;de ger\u00e7ekle\u015fen CHP kongresindeki konu\u015fmas\u0131nda sarf etti\u011fi kimi c\u00fcmleler, bu yakla\u015f\u0131m\u0131n bir \u00f6zeti gibidir:<br \/>&#8216;B\u00fct\u00fcn be\u015feriyete ziraati, sanat\u0131 ilk \u00f6\u011freten T\u00fcrk milleti idi. T\u00fcrk milletinin d\u00fcnyaya m\u00fcrebbilik etmi\u015f oldu\u011funa art\u0131k hakiki alimlerin \u015f\u00fcphesi kalmam\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrk milletinin bundan sonra lay\u0131k oldu\u011fu derecede iktisadiyat sahas\u0131nda y\u00fckselece\u011fine kimsenin \u015f\u00fcphesi olmamal\u0131d\u0131r. F\u0131rkam\u0131z\u0131n vazifesi bu hedefe bir an evvel eri\u015febilmek i\u00e7in millete yol g\u00f6stermek ve yard\u0131m etmektir.&#8217;21<br \/>Tek parti d\u00f6neminin tamam\u0131 boyunca i\u015f\u00e7ilerde milliyet\u00e7i olma ko\u015fulunun aranm\u0131\u015f22 olmas\u0131 gibi uygulamalar, halk\u00e7\u0131-devlet\u00e7i bir zemin \u00fczerine oturan Kemalizmin i\u015flevsellik konusundaki bu kayg\u0131s\u0131n\u0131n sonucuydu. &#8216;Irk\u0131n safla\u015fmas\u0131&#8217; ad\u0131na b\u00fct\u00fcn i\u015f\u00e7ilere devrim ve beden e\u011fitiminin zorunlu tutulmas\u0131 da, yine bu \u00e7er\u00e7evede de\u011ferlendirilerek a\u00e7\u0131klanabilir. Bu t\u00fcrden uygulamalar\u0131n \u00f6zel sekt\u00f6r \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n\u0131 da kapsayacak \u015fekilde geni\u015f tutulmu\u015f olmas\u0131, 1930&#8217;lar T\u00fcrkiyesinde devlet korporatizminin dozunun epey y\u00fcksek olmas\u0131ndan ileri geliyordu.<br \/>Kemalist milliyet\u00e7ilik, T\u00fcrkiye&#8217;deki gerek m\u00fcsl\u00fcman gerekse gayrim\u00fcslim az\u0131nl\u0131klara kar\u015f\u0131 ayr\u0131mc\u0131 ya da asimile edici y\u00f6ndeki uygulamalar\u0131yla da ayr\u0131ca de\u011ferlendirilebilir. Ancak bu noktada, \u015fovenist karakterdeki bu milliyet\u00e7ili\u011fin varl\u0131k sebebinin (ve kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n) halk\u00e7\u0131 devlet\u00e7i korporatizm ile ili\u015fkilendirilerek o \u00e7er\u00e7evede ele al\u0131nmas\u0131 yeterli g\u00f6r\u00fclebilir.<\/p>\n<p><strong>6. DEVR\u0130MC\u0130L\u0130K<\/strong><\/p>\n<p>Tek parti iktidar\u0131, 1920&#8217;li y\u0131llarda T\u00fcrkiye&#8217;de ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi sosyal, k\u00fclt\u00fcrel ve politik de\u011fi\u015fimlerin her birini bir &#8216;devrim&#8217; olarak adland\u0131rd\u0131 ve bu k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fimlerin b\u00fct\u00fcn\u00fcne ba\u011fl\u0131 kalmay\u0131 ve onlar\u0131 korumay\u0131 &#8216;devrimcilik&#8217; olarak nitelendirdi. B\u00f6ylelikle, halk\u00e7\u0131l\u0131k-devlet\u00e7ilikmilliyet\u00e7ilik<br \/>ilkelerinin olu\u015fturdu\u011fu b\u00fct\u00fcnsel yap\u0131n\u0131n gere\u011fi milliyet\u00e7i ve korporatist bir ideolojiye sahip olmas\u0131 beklenen halk\u0131n, sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel anlamda da belli konulara bak\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u015fekillendirilmi\u015f olmas\u0131 umuluyordu.<\/p>\n<p>1931 ve 1935 y\u0131l\u0131 CHP programlar\u0131 partinin devrimcilik ilkesini birbirine \u00e7ok yak\u0131n ifadelerle tan\u0131ml\u0131yor. Ancak 1931 y\u0131l\u0131 program\u0131nda, &#8216;F\u0131rka, milletimizin bir \u00e7ok fedakarl\u0131klarla yapt\u0131\u011f\u0131 ink\u0131laplardan do\u011fan ve inki\u015faf eden prensiplere sad\u0131k kalmay\u0131 ve onlar\u0131 m\u00fcdafaa etmeyi esas tutar.&#8217;23 \u015feklinde bir tan\u0131mlama yap\u0131l\u0131rken, 1935 y\u0131l\u0131 program\u0131nda ihtilalcili\u011fi d\u0131\u015flayan bir c\u00fcmle de yer al\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8216;Parti devlet y\u00f6netiminde, tedbir bulmak i\u00e7in derecel ve evrimsel prensiple kendini ba\u011fl\u0131 tutmaz. Ulusumuzun say\u0131s\u0131z \u00f6zverilerle ba\u015farm\u0131\u015f oldu\u011fu devrimlerden do\u011fan ve olgunla\u015fan prensiplere ba\u011fl\u0131 kalmak ve onlar\u0131 korumak parti i\u00e7in esast\u0131r.&#8217;24 Devrimcilik ilkesinin tan\u0131m\u0131 yap\u0131l\u0131rken ihtilalcili\u011fin reddedilmi\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen, &#8216;devrimcilik&#8217; ifadesinin do\u011frudan ihtilalci bir yakla\u015f\u0131m\u0131 akla getirmesi bu noktada tuhaf bir \u00e7eli\u015fki olarak ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Taha Parla, bu durumu ar\u0131-T\u00fcrk\u00e7ecilik ak\u0131m\u0131n\u0131n etkisinde kal\u0131nmas\u0131 sonucunda ink\u0131lap kelimesinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n tam tutturulamamas\u0131na ba\u011fl\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8216;1930&#8217;lar\u0131n ortalar\u0131nda a\u015f\u0131r\u0131 dozlara y\u00fckselip sonra frenlenen \u00f6z ya da ar\u0131-T\u00fcrk\u00e7ecilik ak\u0131m\u0131n\u0131n etkisinde &#8220;ink\u0131lab&#8221;\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 tam tutturamaman\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc &#8220;devrimcilik&#8221;. Yoksa G\u00f6kalp&#8217;te de, Kemalistler&#8217;de de ink\u0131lap, &#8220;devrim&#8221; de\u011fil, d\u00fczen i\u00e7inde &#8220;d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm&#8221;d\u00fcr. Nitekim 1943 Program\u0131&#8217;nda &#8220;ink\u0131lap\u00e7\u0131l\u0131k&#8221;a d\u00f6n\u00fcl\u00fcyor.&#8217;25<\/p>\n<p><strong>Kemalist Devrimler<\/strong><\/p>\n<p>Devrimcilik ilkesinin &#8216;devrimlerden do\u011fan ve olgunla\u015fan prensiplere ba\u011fl\u0131 kalmak ve onlar\u0131 korumak&#8217; \u015feklinde tan\u0131mlan\u0131yor olmas\u0131, (do\u011fal olarak) bu ilkenin hangi devrimleri kapsay\u0131p ne gibi benzeri uygulamalar\u0131 d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 sorusunu da beraberinde getiriyor.<br \/>CHP Genel Sekreteri Recep Peker, 1931 y\u0131l\u0131 program\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak \u00fczere \u0130stanbul<br \/>\u00dcniversitesi&#8217;nde verdi\u011fi konferansta devrimcilik bahsinde yedi devrim say\u0131yor ve bu devrimleri Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n bir devam\u0131 olarak sunuyor. T\u00fcrkiye&#8217;nin tam kurtulu\u015fu i\u00e7in devrimlerin \u015fart oldu\u011funu ifade eden Peker, d\u00fc\u015fman\u0131n yurttan kovulmu\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen devrimler olmadan T\u00fcrkiye&#8217;nin ya\u015famas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmayaca\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyor:<br \/>&#8216;Vatan\u0131n bug\u00fcnk\u00fc tam kurtulu\u015funu ve milletin \u015ferefli bir i\u00e7timai [toplumsal] heyet olarak istikbale gidi\u015fini ink\u0131lap semerelerine medyunuz [meyvelerine bor\u00e7luyuz]. \u0130stila ordular\u0131n\u0131n memleketten kovulmas\u0131na hatta muahedelerle [anla\u015fmalarla] kazan\u0131lan istiklalin mahfuz kalmas\u0131na ra\u011fmen ink\u0131lab\u0131 tahakkuk ettirilmemi\u015f bir T\u00fcrkiyenin ya\u015famas\u0131 ve kurtulmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmazd\u0131.&#8217;26<br \/>Kemalist devrimlerin Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131 ile ayn\u0131 \u00e7er\u00e7evede &#8216;kurtulu\u015f merkezli olarak&#8217; ve &#8216;istila ordular\u0131n\u0131n memleketten kovulmas\u0131 ile ili\u015fkilendirilerek&#8217; sunulmas\u0131n\u0131n epey problemli bir yakla\u015f\u0131m olmas\u0131 bir yana b\u0131rak\u0131lacak olursa, Peker&#8217;in konu\u015fmas\u0131nda temelde yedi devrimden s\u00f6z etti\u011fi s\u00f6ylenebilir:<\/p>\n<p>1- Cumhuriyetin \u0130lan\u013127<br \/>2- Yeni medeni kanun ve ceza kanunun yap\u0131lmas\u0131<br \/>3- \u015eer&#8217;i mahkemelerin kald\u0131r\u0131lmas\u0131<br \/>4- Medreselerin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ve tevhid-i tedrisat<br \/>5- Dervi\u015fli\u011fin men edilip, tekkelerin ve t\u00fcrbelerin kapat\u0131lmas\u0131<br \/>6- \u015eapka giyilmesi<br \/>7- Latin harflerinin28 kabul\u00fc<\/p>\n<p>Yukar\u0131daki yedi devrimin her biri ya sek\u00fclerle\u015fme, ya da Bat\u0131l\u0131la\u015fma ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda toplanabilir. Buradan hareketle, Kemalizmin &#8216;devrimlerden do\u011fan ve olgunla\u015fan prensiplerine ba\u011fl\u0131 kalmak ve onlar\u0131 korumak&#8217; \u015feklinde tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 &#8216;devrimcilik&#8217; ilkesinin, asl\u0131nda &#8216;T\u00fcrkiye&#8217;nin Bat\u0131 tarz\u0131 yeni sosyal, k\u00fclt\u00fcrel ve politik hayat\u0131na ba\u011fl\u0131 kalmak ve bu sek\u00fcler hayat tarz\u0131n\u0131 korumak&#8217; anlam\u0131na geldi\u011fini de s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn. Tipik bir &#8216;toplum m\u00fchendisli\u011fi&#8217; projesine kar\u015f\u0131l\u0131k gelen bu yakla\u015f\u0131m, topluma hal-i haz\u0131rda hakim olan norm ve gelenekleri de otomatikman kar\u015f\u0131s\u0131na al\u0131yor. S\u00f6z konusu norm ve geleneklerde en belirleyici unsur olan \u0130slam dini ise, bu durumda, Kemalizmin in\u015fa etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 yeni hayat tarz\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcndeki en b\u00fcy\u00fck engel haline geliyor.<br \/>B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n sonucunda da, &#8216;devrimcilik&#8217; ilkesini korumak \u00fczere m\u00fcstakil bir &#8216;laiklik&#8217; ilkesi de gerekli hale geliyor &#8211; ki T\u00fcrkiye&#8217;de cumhuriyet tarihine ya\u015f\u0131t olan vatanda\u015f-halk, devlet-millet, laik-m\u00fcsl\u00fcman \u015feklindeki kutupla\u015fmalar\u0131n temelinde de zaten bu normatif laiklik anlay\u0131\u015f\u0131 var.<br \/>Bu noktada devrimcilik ilkesine y\u00f6neltilecek en temel ele\u015ftiri, halk\u0131 &#8216;d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesi&#8217; beklenen devrimlerin gerekli d\u00fc\u015f\u00fcnsel alt yap\u0131dan mahrum olu\u015fu olmal\u0131. Zira konunun politik kurumsalla\u015fma y\u00f6n\u00fc bir yana b\u0131rak\u0131lacak olursa, Kemalist devrimlerin, &#8216;dini \u00f6\u011feleri toplum hayat\u0131ndan soyutlamak ve yerlerine Bat\u0131l\u0131 \u00f6\u011feler koymak&#8217; anlam\u0131na geldi\u011fini s\u00f6ylemek de m\u00fcmk\u00fcn. B\u00f6yle bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn de y\u00fczeysel kalmaya mahkum olaca\u011f\u0131 ve kendisine yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan &#8216;gard\u0131rop devrimleri&#8217; ifadesini sonuna kadar hak edece\u011fi muhakkak.<br \/>Ancak b\u00fct\u00fcn bunlara ra\u011fmen, devrimcili\u011fi &#8216;gard\u0131rop&#8217; seviyesinde ele alan Kemalizmin bu konudaki prensiplerini fazlas\u0131yla ciddiye ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 da belirtmek gerek. \u00d6rne\u011fin Mustafa Kemal, Kastamonu&#8217;daki konu\u015fmas\u0131nda &#8216;Bu serpu\u015fun ad\u0131na \u015fapka denir&#8217; \u015feklindeki me\u015fhur ilan\u0131n\u0131 yapt\u0131ktan hemen sonra, kad\u0131nlar\u0131n giyiminin de\u011fi\u015ftirilmesi ile ilgili yorumlarda da bulunduktan sonra a\u015fa\u011f\u0131daki s\u00f6zleri sarf etmi\u015fti:<\/p>\n<p>&#8216;Keskin bir ger\u00e7ek olarak s\u00f6yl\u00fcyorum: Korkmay\u0131n\u0131z, bu gidi\u015f zorunludur ve bu zorunluluk bizi y\u00fcksek ve \u00f6nemli bir sonuca ula\u015ft\u0131r\u0131yor. \u0130sterseniz bildireyim ki, bu kadar y\u00fcksek ve \u00f6nemli bir sonuca ula\u015fabilmek i\u00e7in gerekirse baz\u0131 kurbanlar da verelim. Bunun \u00f6nemli yoktur.&#8217;29 (vurgu eklendi)<br \/>Mustafa Kemal&#8217;in s\u00f6zleri, Recep Peker&#8217;in Kemalist devrim s\u00fcrecini Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n devam\u0131na benzeten ifadelerini do\u011frulay\u0131c\u0131 mahiyette. Di\u011fer yandan, ayn\u0131 s\u00f6zler, T\u00fcrkiye&#8217;deki devrimcilik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n politik ya da felsefi olmaktan \u00e7ok \u015fekilci oldu\u011funu g\u00f6stermesi ve b\u00f6ylelikle yeni cumhuriyetin fikri alt yap\u0131s\u0131n\u0131 yans\u0131tmas\u0131 itibariyle de son derece talihsiz ifadeler.<br \/>Ancak \u015eapka Kanunu&#8217;nun30 y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konma s\u00fcrecinde ve sonras\u0131nda Kayseri, Sivas, Mara\u015f, Rize, Giresun ve Erzurum ba\u015fta olmak \u00fczere T\u00fcrkiye&#8217;nin pek \u00e7ok \u015fehrinde ya\u015fanan isyan ve muhalefete Kemalist rejimin verdi\u011fi tepkinin niteli\u011fi, Mustafa Kemal&#8217;in s\u00f6zlerinde ifade edilen olas\u0131 &#8216;\u00f6nemsiz&#8217; kurbanlar\u0131 ger\u00e7ek k\u0131ld\u0131. \u0130syanlar sonucunda binlerce ki\u015fi tutukland\u0131. Tutuklular\u0131 yarg\u0131lamak \u00fczere ilgili b\u00f6lgelere g\u00f6nderilen gezici \u0130stiklal Mahkemeleri, (i\u00e7lerinde uleman\u0131n da bulundu\u011fu) \u00e7ok say\u0131da insan\u0131 \u015fapka kanununa muhalefet gerek\u00e7esiyle idam etti.31<\/p>\n<p><strong>7. LA\u0130KL\u0130K<\/strong><\/p>\n<p>Kemalizm, ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ilk d\u00f6nemden itibaren hep &#8216;kavga veren&#8217; bir ideoloji oldu. Kemalizmin kavga ile i\u00e7 i\u00e7e olmas\u0131, hakim sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel kodlar ile politik ve ekonomik uygulamalar\u0131 \u00fclkenin ilerlemesinin \u00f6n\u00fcnde bir engel olarak g\u00f6rmesinden ileri geliyordu. Buradan hareketle, topluma ve devlete hakim olan bu de\u011ferlerin (kalk\u0131nma ve \u00e7a\u011fda\u015fl\u0131k ad\u0131na) k\u00f6kten de\u011fi\u015ftirilmesi gerekti\u011fi varsay\u0131m\u0131 \u00fczerine oturan bir tav\u0131r sergileyen Kemalizm, Bat\u0131dan rejim ithal etmek suretiyle sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir alternatif ortaya koyabilece\u011fine inan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Kemalizmin, s\u00f6z konusu alternatifi ortaya koyabilme ad\u0131na benimsedi\u011fi model, o y\u0131llarda kimi Avrupa \u00fclkelerinde y\u00fckseli\u015fte olan korporatizm oldu. Bu da, ihtimal, kurucu kadronun \u00e7\u00f6ken kapitalist ideolojiye kar\u015f\u0131 korporatizmin yeni ve muteber bir alternatif sundu\u011funu, d\u00fcnyan\u0131n da o y\u00f6ne do\u011fru yol ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmelerinden ileri geliyordu.<br \/>Kemalizm, sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel alanda ise, toplumun norm ve geleneklerini de\u011fi\u015ftirme amac\u0131yla yine Bat\u0131 merkezli bir dizi yenili\u011fe kap\u0131 a\u00e7t\u0131. Bu yenilikler kapsam\u0131nda sadece Bat\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn tekil \u00f6\u011feleri T\u00fcrkiye\u2019ye ithal edilmiyor, bu yeniliklerin Kemalizm-\u00f6ncesi T\u00fcrkiye&#8217;ye ait kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131 da yasaklan\u0131yordu. \u00d6rne\u011fin, Latin harfleri, \u015fapka ve T\u00fcrk\u00e7e ezan gibi yenilikler, eski yaz\u0131, fes ve Arap\u00e7a ezan\u0131n yasaklanmas\u0131, gelenekte direnenlerin sert cezalara \u00e7arpt\u0131r\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na geliyordu.<br \/>Gelenekle ve gelene\u011fi \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran \u00f6\u011felerle ba\u011flar\u0131n kopar\u0131lmas\u0131n\u0131 esas alan Kemalist devrimcilik, bu prensibinden \u00f6t\u00fcr\u00fc, s\u00f6z konusu gelenekte birincil derecede belirleyici olan \u0130slam diniyle s\u0131kl\u0131kla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldi. Zira yap\u0131lan yeniliklerin neredeyse tamam\u0131, \u0130slam diniyle do\u011frudan ya da dolayl\u0131 olarak ilgisi bulunan konulardayd\u0131. Dahas\u0131, bu yeniliklere &#8216;ba\u011fl\u0131 kalmak&#8217; ve onlar\u0131 &#8216;korumak&#8217;, Kemalist manada devrimci olman\u0131n bir gere\u011fi olarak sunuluyordu.<\/p>\n<p>Bu noktadan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, devrimcilik ilkesinin, dini h\u00fcviyeti a\u011f\u0131r basan bir toplumsal de\u011ferler b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc sek\u00fclerle\u015ftiriyor olmas\u0131 y\u00f6n\u00fcyle laiklik ilkesiyle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fi s\u00f6ylenebilir. Ancak, s\u00f6z konusu devrimlerin bekas\u0131 ad\u0131na bir yandan sosyal ve politik alandan dini d\u0131\u015flayan, di\u011fer yandan da dinin &#8216;sak\u0131ncal\u0131&#8217; y\u00f6nlerini kontrol alt\u0131nda tutan m\u00fcstakil bir laiklik ilkesi de ayr\u0131ca \u00f6nemli.<br \/>Ancak Frans\u0131z sisteminden m\u00fclhem olan bu laiklik modelinin, Anglosakson anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran bir \u015fekilde s\u0131kl\u0131kla &#8216;din ve devlet i\u015flerinin ayr\u0131lmas\u0131&#8217; (separation of church and state) olarak tan\u0131mlan\u0131yor olmas\u0131 elbette yanl\u0131\u015f. Zira T\u00fcrkiye&#8217;deki laiklik, din ve devletin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olduklar\u0131 Anglosakson anlay\u0131\u015f\u0131yla de\u011fil, dinin tek tarafl\u0131 olarak devletin kontrol\u00fc alt\u0131nda oldu\u011fu ve siyasi hayat\u0131n yan\u0131s\u0131ra sosyal hayattan da soyutland\u0131\u011f\u0131 Frans\u0131z modeliyle \u00f6rt\u00fc\u015f\u00fcyor.<\/p>\n<p><strong>Kemalist Laiklik<br \/><\/strong><br \/>CHP&#8217;nin 1935 y\u0131l\u0131 parti program\u0131nda laiklik ilkesi \u015f\u00f6yle tan\u0131mlan\u0131yor:<br \/>Parti, b\u00fct\u00fcn kanunlar\u0131n, t\u00fcz\u00fcklerin ve usullerin yap\u0131l\u0131\u015f\u0131nda ve taplan\u0131\u015f\u0131nda [uygulan\u0131\u015f\u0131nda], en son ilim ve teknik esaslar\u0131 ile, asr\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131na uyulmas\u0131n\u0131 prensip olarak kabul etmi\u015ftir.<br \/>Din, bir vicdan i\u015fi oldu\u011fundan, parti, dini, d\u00fcnya ve devlet i\u015fleri ile s\u0131yasada [siyasette] ayr\u0131 tutma\u011f\u0131, ulusumuzun \u00e7a\u011fda\u015f medeniyet yolunda ilerlemesi i\u00e7in ba\u015fl\u0131ca \u015fartlardan sayar.32<br \/>CHP&#8217;nin laiklik tan\u0131m\u0131, &#8216;din ve devlet i\u015flerinin birbirinden ayr\u0131lmas\u0131&#8217; s\u00f6ylemine yak\u0131n kelimeler kullan\u0131larak yap\u0131lm\u0131\u015f olsa da, yukar\u0131daki iki c\u00fcmle dikkatlice okundu\u011funda, tamamen farkl\u0131 bir tablo ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. CHP&#8217;nin tan\u0131m\u0131nda sadece dinin d\u00fcnya ve devlet i\u015fleri ile siyasetten ayr\u0131 tutulaca\u011f\u0131ndan s\u00f6z ediliyor. Yani din ve devlet i\u015flerinin ayr\u0131lmas\u0131 de\u011fil, tek tarafl\u0131 olarak dine devlet i\u015flerinden el \u00e7ektirilmesi s\u00f6z konusu. Dahas\u0131, bu durum devlet i\u015fleri ya da siyaset ile de s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fil. Zira CHP&#8217;nin tan\u0131m\u0131 &#8216;d\u00fcnya i\u015fleri&#8217;ni de kaps\u0131yor \u2013 ki bu yakla\u015f\u0131m, dini, siyasal hayattan oldu\u011fu gibi sosyal hayattan da soyutlamak isteyen bir anlay\u0131\u015f\u0131 yans\u0131t\u0131yor. Dolay\u0131s\u0131yla, Kemalizm dini inan\u00e7lar\u0131n &#8216;bir vicdan i\u015fi&#8217; oldu\u011funu s\u00f6ylerken, bireylerin vicdani y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerinin<br \/>gereklerini yerine getirmekte h\u00fcr olduklar\u0131n\u0131 ya da dini d\u00fc\u015f\u00fcnce ve ifade \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinin teminat alt\u0131nda oldu\u011funu kast etmiyor. Aksine, her t\u00fcrl\u00fc dini \u00f6\u011fenin kamu alan\u0131nda ba\u015ftan ola\u011fan \u015f\u00fcpheli k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131, \u00e7e\u015fitli \u00f6l\u00e7\u00fclerde yasakland\u0131\u011f\u0131, nihayetinde de dini inan\u00e7lar\u0131n vicdanlara &#8216;hapsedildi\u011fi&#8217; bir anlay\u0131\u015f s\u00f6z konusu.<br \/>Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir di\u011fer nokta da, yasama ve y\u00fcr\u00fctmede dinin rol\u00fcn\u00fc ortadan kald\u0131ran Kemalist laikli\u011fin, dini h\u00fck\u00fcmlerin yerine &#8216;halk\u0131n iradesi&#8217;ni de\u011fil, &#8216;en son ilim ve teknik esaslar\u0131&#8217; koyuyor olmas\u0131. Bunun sonucunda da, demokratik bir laiklik de\u011fil, pozitivizmi dayatan otoriter bir laiklik ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. S\u00f6z konusu otoriter-pozitivist laiklik, rejimin temel karakteristi\u011fi olarak alg\u0131land\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde de, T\u00fcrkiye&#8217;de her konudaki bireysel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck talebi sistemin otoriteryen refleksleriyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>8. SONU\u00c7<\/strong><\/p>\n<p>Alt\u0131 ilkenin ifade etti\u011fi manalar dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, Kemalizmin, birbiriyle ba\u011flant\u0131s\u0131 olmayan iki ana bile\u015fenden olu\u015ftu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Bu bile\u015fenlerin birincisi, halk\u00e7\u0131l\u0131k-devlet\u00e7ilik-milliyet\u00e7ilik \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn\u00fcn olu\u015fturdu\u011fu &#8216;korporatizm&#8217;. &#8216;Ekonomik bile\u015fen&#8217; olarak da ifade edilebilecek olan korporatizm, Kemalist s\u00f6ylemde, imtiyazs\u0131zl\u0131k esas al\u0131narak e\u015fitlenmi\u015f olan halk kitlesinin, devletin d\u00fczenleyicili\u011finin merkeze al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bir ortamda birbirleriyle rekabet etmeden, bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn azalar\u0131 olarak faaliyet g\u00f6stermesini esas al\u0131yor. Azalar aras\u0131ndaki uyum ve dayan\u0131\u015fmac\u0131l\u0131k ise milliyet\u00e7i tezlerle k\u00f6r\u00fckleniyor.<br \/>Kemalizmin ikinci bile\u015feni ise &#8216;laik devrimcilik&#8217; ya da &#8216;k\u00fclt\u00fcrel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmc\u00fcl\u00fck&#8217; ifadelerine kar\u015f\u0131l\u0131k geliyor. \u0130lerleme ve kalk\u0131nma merkezli kayg\u0131lar\u0131n son derece \u00f6n planda oldu\u011fu Kemalist s\u00f6ylemin iddias\u0131na g\u00f6re, \u00e7a\u011f\u0131n gerisinde kald\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen toplumun d\u00fcnyay\u0131 yakalamas\u0131 konusunda k\u00fclt\u00fcrel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm de en az ekonomik kalk\u0131nma kadar \u00f6nemli. Bat\u0131l\u0131larla ayn\u0131 takvimi kullanan, ayn\u0131 \u015fekilde e\u011fitilen, ayn\u0131 \u015fekilde giyinen ve nihayetinde ayn\u0131 \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcnen bir T\u00fcrkiye&#8217;nin b\u00f6ylelikle \u00e7a\u011f\u0131 yakalayarak &#8216;\u00e7a\u011fda\u015fla\u015faca\u011f\u0131&#8217; varsay\u0131m\u0131ndan hareket eden Kemalizm, s\u00f6z konusu k\u00fclt\u00fcrel de\u011fi\u015fikliklerin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi konusunda kendi halk\u0131na \u015fiddet uygulamaktan ve gerekirse de\u011fi\u015fmekte direnenleri \u00f6ld\u00fcrmekten de \u00e7ekinmiyor. Kemalizmin bu noktada fazlas\u0131yla g\u00f6ze \u00e7arpan bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi ise, yukar\u0131dan-a\u015fa\u011f\u0131ya \u00f6rg\u00fctlenen otoriter bir yap\u0131lanma do\u011frultusunda hakim k\u0131l\u0131nacak olan ithal de\u011ferlerin, toplumun o g\u00fcne dek sahip oldu\u011fu tecr\u00fcbe ve birikimleri ikame edebilece\u011fini zannetmesi.<br \/>Alt\u0131 ilke ara-ilgileriyle birlikte ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, Kemalizmi, &#8216;ekonomik kalk\u0131nma ad\u0131na Mussolini \u0130talyas\u0131 ve Nazi Almanyas\u0131nda g\u00f6r\u00fclen t\u00fcrden bir yap\u0131lanma \u00f6ng\u00f6ren, ancak ilerleme ad\u0131na sadece ekonomik de\u011fil k\u00fclt\u00fcrel bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn de gerekli oldu\u011funu savunan, ve \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc<br \/>ekonomik ve k\u00fclt\u00fcrel sistemi hakim k\u0131lma ve muhalefeti k\u0131rma ad\u0131na kendi halk\u0131na \u015fiddet uygulamaktan \u00e7ekinmeyen otoriter bir sistem&#8217; olarak tan\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcn.<br \/>Bu yap\u0131, varolu\u015f nedenini olu\u015fturan kayg\u0131lar itibariyle ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda kendi i\u00e7inde tutarl\u0131 bir ideoloji olsa da, bu tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n pragmatik yap\u0131s\u0131, genel-ge\u00e7er, mutlak bir tutarl\u0131l\u0131ktan s\u00f6z etmeyi imkans\u0131z k\u0131l\u0131yor. \u00d6rne\u011fin, otoriter yap\u0131s\u0131 gere\u011fi kitlelerinin e\u011fitiminde farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce ve yakla\u015f\u0131mlara yer vermesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan ve as\u0131l kayg\u0131s\u0131 rejim militan\u0131 yeti\u015ftirmek olan bu sistem, bendelerine bir yandan T\u00fcrk \u0131rk\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcn oldu\u011funu, (s\u00f6zgelimi) &#8216;d\u00fcnyaya her\u015feyi T\u00fcrklerin \u00f6\u011fretti\u011fini&#8217;33 s\u00f6ylerken, di\u011fer yandan da ciddi bir a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k kompleksi sergileyen ifadelerle Bat\u0131y\u0131 \u00f6rnek almalar\u0131n\u0131 tembihleyebiliyor. Milliyet\u00e7ilik ilkesini tan\u0131mlarken &#8216;T\u00fcrk sosyetesinin [toplumunun] &#8230; kendi \u00f6zg\u00fc \u0131ralar\u0131n\u0131 [\u00f6zelliklerini] ve erkin benli\u011fini [m\u00fcstakil kimli\u011fini] koruma\u011f\u0131 esas&#8217;34 almaktan bahseden Kemalist s\u00f6ylemin, &#8216;O zaman neden halka zorla<br \/>\u015fapka giydirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131&#8217; sorusuna verebilece\u011fi makul bir cevab\u0131 maalesef yok. Bir yandan kendilerini \u00fcst\u00fcn hissetmeleri istenen yeni nesillerin, di\u011fer yandan kendi k\u00fclt\u00fcrlerini reddetmeye ve Bat\u0131l\u0131la\u015fmaya zorlanmalar\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, Kemalizmin birinci bile\u015feninin (ekonomik bile\u015fen) ba\u015far\u0131s\u0131 u\u011fruna dozunu epey y\u00fcksek tuttu\u011fu \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011fa varan bir milliyet\u00e7ili\u011fin, ikinci bile\u015fen (k\u00fclt\u00fcrel bile\u015fen) ile \u00e7eli\u015fmesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil.<\/p>\n<p>Kemalizmin felsefesi de\u011ferlendirilirken g\u00f6z ard\u0131 edilmemesi gereken bir di\u011fer nokta da, Kemalizmin daha \u00f6nce ortaya at\u0131lmam\u0131\u015f olan hi\u00e7bir d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7ermiyor olu\u015fu. Kemalizm, gerek ekonomik gerekse k\u00fclt\u00fcrel anlamda 1930&#8217;lar\u0131n Avrupas\u0131n\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fc kabul ederek T\u00fcrkiye&#8217;ye medeniyet ithal etmeye odakland\u0131. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, Kemalizm, T\u00fcrkiye&#8217;nin teksesli olmaya zorland\u0131\u011f\u0131 tek partili alt\u0131n \u00e7a\u011f\u0131nda dahi, daha \u00f6nce s\u00f6ylenmemi\u015f olan hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemedi.<br \/>Dahas\u0131, taklit etti\u011fi ideoloji ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn men\u015fe&#8217;i olan Avrupa, II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;ndan sonra h\u0131zla de\u011fi\u015fmeye ve geli\u015fmeye devam ederken, Kemalizm, &#8216;ulu \u00f6nder&#8217; gibi ifadelerle y\u00fcceltilen Mustafa Kemal&#8217;in &#8216;an\u0131s\u0131na&#8217; tamamen endekslenmi\u015f olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc 1930&#8217;larda \u00e7ak\u0131l\u0131 kald\u0131. Bu nedenle de, 1930&#8217;lar\u0131n Avrupa zihniyetinin bug\u00fcn itibariyle kendi men\u015fe&#8217;inde dahi \u00e7oktan reddedilmi\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen, T\u00fcrkiye&#8217;de Kemalizm varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korudu ve (kaba kuvvetle de olsa) ayakta kald\u0131.<br \/>Ancak ger\u00e7ek \u015fu ki, 1930&#8217;lar nas\u0131l Avrupa&#8217;n\u0131n II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131 kaybeden fa\u015fist k\u0131sm\u0131 i\u00e7in bug\u00fcn itibariyle &#8216;utan\u00e7 verici&#8217; bir d\u00f6nem olarak kabul ediliyor ve o d\u00f6nemin Avrupas\u0131n\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fcz Avrupas\u0131na verecek bir \u015feyinin olabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fcyorsa, Kemalizmin de art\u0131k T\u00fcrkiye&#8217;ye verecek bir \u015feyi, s\u00f6yleyecek yeni bir s\u00f6z\u00fc yok. Bu noktada, &#8216;Zaten eskiden de yeni bir \u015fey s\u00f6ylememi\u015fti&#8217; \u00f6nermesi tekrar edilebilir. Fakat T\u00fcrkiye&#8217;deki Kemalistlerin yeti\u015ftirilmi\u015f olduklar\u0131 e\u011fitim \u00e7ark\u0131n\u0131n yap\u0131s\u0131, sadece Avrupa&#8217;n\u0131n o g\u00fcnden bug\u00fcne de\u011fi\u015fimini anlamalar\u0131n\u0131 de\u011fil, Kemalizmi ele\u015ftirmeyi tasavvur etmelerini dahi imkans\u0131z k\u0131l\u0131yor. Bu durum da, 2000&#8217;li y\u0131llar\u0131n Kemalistlerini hem AB&#8217;ye, hem de Kemalist olmayan T\u00fcrklere (k\u0131sacas\u0131, kendileri d\u0131\u015f\u0131ndaki hemen herkese) d\u00fc\u015fman olmak zorunda b\u0131rak\u0131yor. Avrupa&#8217;da ulus-devletin ve ulusal egemenli\u011fin (Westphalian sovereignty) ortadan kalkmakta oldu\u011fu bu yeni d\u00f6nemde, Kemalist metinlerde s\u0131kl\u0131kla rastlanan &#8216;Biz bize benzeriz&#8217;, &#8216;D\u0131\u015fa kapal\u0131 kalal\u0131m&#8217;, &#8216;Kendimize has \u00f6zeliklerimiz var&#8217; gibi s\u00f6ylemlerin art\u0131k zaten pek de bir anlam\u0131 kalmam\u0131\u015f olsa gerek. Bu nedenle de, T\u00fcrkiye&#8217;nin, Avrupa&#8217;ya ve daha da \u00f6nemlisi d\u00fcnyaya entegre olabilmesi ad\u0131na, &#8216;ilerici&#8217; oldu\u011funu iddia eden bu &#8216;gerici&#8217; ideolojiden kurtulmas\u0131 gerekiyor.<\/p>\n<p>Serdar Kara&#8230; derinsular.com<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar:<\/strong><\/p>\n<p>1 Her ne kadar Kemalizmin doktrinle\u015ftirilmesi y\u00f6n\u00fcndeki bir teklife Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak, &#8216;O zaman donar kal\u0131r\u0131z&#8217; \u015feklinde yan\u0131t verdi\u011fi rivayet edilse de, aksi y\u00f6nde onca delil varken s\u0131rf bu c\u00fcmleden hareketle Kemalizmin dogmala\u015fma e\u011filimine sahip olmam\u0131\u015f oldu\u011funu iddia etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil.<\/p>\n<p>2 T\u00fcrk \u0130nk\u0131lap Tarihi Enstit\u00fcs\u00fc Ar\u015fivi: 37\/40855; T.B.M.M. Zab\u0131t Ceridesi; 1920, s. 123-124&#8217;ten aktaran: Parla, Taha. [1992] 1995. T\u00fcrkiye&#8217;de Siyasal K\u00fclt\u00fcr\u00fcn Resmi Kaynaklar\u0131, Cilt 3: Kemalist Tek-Parti \u0130deolojisi ve CHP&#8217;nin Alt\u0131 Ok&#8217;u. \u0130stanbul: \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131. 83.<br \/>3 Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn S\u00f6ylev ve Deme\u00e7leri I&#8217;den aktaran: Parla, 265.<br \/>4 Parla, 273.<br \/>5 Parla, 273.<br \/>6 1927 CHF Nizamnamesi.<br \/>7 1931 CHF Program\u0131.<br \/>8 1931 CHF Program\u0131.<br \/>9 1935 CHP Program\u0131<br \/>10 Parla, Taha. [1992] 1995. T\u00fcrkiye&#8217;de Siyasal K\u00fclt\u00fcr\u00fcn Resmi Kaynaklar\u0131, Cilt 3: Kemalist Tek-Parti \u0130deolojisi ve CHP&#8217;nin Alt\u0131 Ok&#8217;u. \u0130stanbul:\u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131. 129.<br \/>11 CHP Program\u0131, 1935.<br \/>12 Bir i\u015fletmenin de\u011ferinin belirlenmesinde en ba\u015fta gelen \u00f6l\u00e7\u00fc olan karl\u0131l\u0131\u011f\u0131n g\u00f6z ard\u0131 edilerek defter de\u011ferini esas alman\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u015fartlar\u0131nda daha da anlams\u0131zla\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Zira, (s\u00f6zgelimi) hizmet sekt\u00f6r\u00fc, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerinde milli has\u0131la i\u00e7ersinde di\u011fer \u00fclkelere g\u00f6re \u00e7ok daha y\u00fcksek bir paya sahip. Ekspertizi yok sayan ve salt mal sekt\u00f6r\u00fcne (ve ihtimal, salt makine de\u011ferine) odaklanan bu \u015firket de\u011ferleme bi\u00e7iminin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde hi\u00e7bir uygulanabilirli\u011finin kalmad\u0131\u011f\u0131 malum. Milyar dolarlarla el de\u011fi\u015ftiren internet siteleri i\u00e7in de ayn\u0131 \u015fey ge\u00e7erli.<br \/>13 CHP Program\u0131, 1935.<br \/>14 CHP Program\u0131, 1935.<br \/>15 Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn 1923 tarihli \u015fu s\u00f6z\u00fc, bu konudaki tipik a\u00e7\u0131klamalardan biri kabul edilebilir: &#8216;[H]alk\u0131m\u0131z\u0131n t\u00fcccar s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 zengin edebilmek i\u00e7in, ticaretin hari\u00e7 ellerde bulunmas\u0131na mani tedabiri ittihaz etmek [tedbirleri almak] mecburiyetindeyiz.&#8217; Bkz: Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn S\u00f6ylev ve Deme\u00e7leri II (1906-1938). [?] 1959. Ankara: T\u00fcrk Tarih Kurumu Bas\u0131mevi.<br \/>16 Halk\u00e7\u0131l\u0131k ilkesinde ifade bulan &#8216;s\u0131n\u0131fs\u0131zl\u0131k&#8217; prensibi, sadece padi\u015fah y\u00f6netimine de\u011fil, s\u0131n\u0131f bazl\u0131 bir sosyal alg\u0131ya sahip olan sosyalist anlay\u0131\u015fa kar\u015f\u0131 da dile getirilir. Kemalist literat\u00fcrde s\u0131kl\u0131kla &#8216;d\u0131\u015f cereyanlar&#8217; olarak nitelendirilen sosyalizm T\u00fcrkiye i\u00e7in tehlikeli bulundu\u011fundan, yanl\u0131\u015f yapmas\u0131 istenmeyen halka, halk\u00e7\u0131l\u0131k ilkesi i\u015faret edilir.<br \/>17 Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn S\u00f6ylev ve Deme\u00e7leri II (1906-1938). [?] 1959. Ankara: T\u00fcrk Tarih Kurumu Bas\u0131mevi. 112.<br \/>18 Parla, 131-132.<br \/>19 Parla, 131.<br \/>20 CHP Program\u0131, 1935.<br \/>21 Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn S\u00f6ylev ve Deme\u00e7leri&#8217;nden aktaran: Parla, Taha. [1992] 1995. T\u00fcrkiye&#8217;de Siyasal K\u00fclt\u00fcr\u00fcn Resmi Kaynaklar\u0131, Cilt 3: Kemalist Tek- Parti \u0130deolojisi ve CHP&#8217;nin Alt\u0131 Ok&#8217;u. \u0130stanbul: \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131. 241.<br \/>22 Parla, 67.<br \/>23 CHP Program\u0131, 1931.<br \/>24 CHP Program\u0131, 1935.<br \/>25 Parla, Taha. [1992] 1995. T\u00fcrkiye&#8217;de Siyasal K\u00fclt\u00fcr\u00fcn Resmi Kaynaklar\u0131, Cilt 3: Kemalist Tek-Parti \u0130deolojisi ve CHP&#8217;nin Alt\u0131 Ok&#8217;u. \u0130stanbul: \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131. 45-46.<br \/>26 Parla, 117-118.<br \/>27 Recep Peker, cumhuriyetin ilan\u0131n\u0131 en b\u00fcy\u00fck ink\u0131lap olarak sunuyor.<br \/>28 Recep Peker&#8217;in ifadelerinde (ve genelde Kemalist metinlerde) Latin harflerine &#8216;yeni T\u00fcrk harfleri&#8217; olarak referansta bulunuluyor.<br \/>29 Ulu\u011f, Na\u015fit Hakk\u0131. 1973. \u00dc\u00e7 B\u00fcy\u00fck Devrim. \u0130stanbul: Ak Yay\u0131nlar\u0131. 144-145&#8217;ten aktaran: Akta\u015f, Cihan. [1991] 2006. Tanzimat&#8217;tan 12 Mart&#8217;a K\u0131l\u0131k-K\u0131yafet ve \u0130ktidar. \u0130stanbul: Kap\u0131 Yay\u0131nlar\u0131. 169.<br \/>30 &#8216;\u015eapka Giyilmesi Hakk\u0131ndaki 671 No&#8217;lu, 25.11.1925 Tarihli Kanun&#8217;un metni \u015f\u00f6yle: &#8216;T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi \u00dcyeleri ile genel, \u00f6zel ve b\u00f6lgesel idarelere ve b\u00fct\u00fcn kurulu\u015flara ba\u011fl\u0131 memurlar ve m\u00fcstahdemler, T\u00fcrk milletinin giymi\u015f oldu\u011fu \u015fapkay\u0131 giymek zorundad\u0131r. T\u00fcrkiye halk\u0131n\u0131n da genel ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 \u015fapka olup, buna ayk\u0131r\u0131 bir al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesini h\u00fck\u00fcmet yasaklar.&#8217;<br \/>31 Akta\u015f, Cihan. [1991] 2006. Tanzimat&#8217;tan 12 Mart&#8217;a K\u0131l\u0131k-K\u0131yafet ve \u0130ktidar. \u0130stanbul: Kap\u0131 Yay\u0131nlar\u0131. 174-177.<br \/>32 CHP Program\u0131, 1935.<br \/>33 Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn S\u00f6ylev ve Deme\u00e7leri&#8217;nden aktaran: Parla, Taha. [1992] 1995. T\u00fcrkiye&#8217;de Siyasal K\u00fclt\u00fcr\u00fcn Resmi Kaynaklar\u0131, Cilt 3: Kemalist Tek- Parti \u0130deolojisi ve CHP&#8217;nin Alt\u0131 Ok&#8217;u. \u0130stanbul: \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131. 241.<br \/>34 CHP Program\u0131, 1935.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1. KEMAL\u0130ZM NED\u0130R? Ankara\u2019da 1920 y\u0131l\u0131nda kurulan B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi&#8217;nde Cumhuriyetin \u0130lan\u0131\u2019ndan \u00f6nce ve sonra ya\u015fanan \u00e7alkant\u0131l\u0131 s\u00fcre\u00e7 boyunca, muhalefet \u00e7e\u015fitli a\u015famalarla tasfiye edildi. Cumhuriyet Halk Partisi, &#8216;ideolojisini, 1925-1945 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki bu teksesli d\u00f6nemde a\u015fama a\u015fama olu\u015fturdu ve uygulamaya koydu. Ancak s\u00f6z konusu ideolojinin kurucusu olan Mustafa Kemal Atat\u00fcrk, T\u00fcrkiye\u2019ye ithal etti\u011fi bu sosyal, k\u00fclt\u00fcrel, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[98],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4778","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-turkiye"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Kemalizm Nedir? | Serdar Kara - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"1. KEMAL\u0130ZM NED\u0130R? Ankara\u2019da 1920 y\u0131l\u0131nda kurulan B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi&#8217;nde Cumhuriyetin \u0130lan\u0131\u2019ndan \u00f6nce ve sonra ya\u015fanan \u00e7alkant\u0131l\u0131 s\u00fcre\u00e7 boyunca, muhalefet \u00e7e\u015fitli a\u015famalarla tasfiye edildi. Cumhuriyet Halk Partisi, &#8216;ideolojisini, 1925-1945 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki bu teksesli d\u00f6nemde a\u015fama a\u015fama olu\u015fturdu ve uygulamaya koydu. Ancak s\u00f6z konusu ideolojinin kurucusu olan Mustafa Kemal Atat\u00fcrk, T\u00fcrkiye\u2019ye ithal etti\u011fi bu sosyal, k\u00fclt\u00fcrel, [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-11-10T09:25:23+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"52 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara\",\"datePublished\":\"2010-11-10T09:25:23+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/\"},\"wordCount\":10379,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg\",\"articleSection\":[\"T\u00fcrkiye\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/\",\"name\":\"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg\",\"datePublished\":\"2010-11-10T09:25:23+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara","og_description":"1. KEMAL\u0130ZM NED\u0130R? Ankara\u2019da 1920 y\u0131l\u0131nda kurulan B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi&#8217;nde Cumhuriyetin \u0130lan\u0131\u2019ndan \u00f6nce ve sonra ya\u015fanan \u00e7alkant\u0131l\u0131 s\u00fcre\u00e7 boyunca, muhalefet \u00e7e\u015fitli a\u015famalarla tasfiye edildi. Cumhuriyet Halk Partisi, &#8216;ideolojisini, 1925-1945 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki bu teksesli d\u00f6nemde a\u015fama a\u015fama olu\u015fturdu ve uygulamaya koydu. Ancak s\u00f6z konusu ideolojinin kurucusu olan Mustafa Kemal Atat\u00fcrk, T\u00fcrkiye\u2019ye ithal etti\u011fi bu sosyal, k\u00fclt\u00fcrel, [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-11-10T09:25:23+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"52 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara","datePublished":"2010-11-10T09:25:23+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/"},"wordCount":10379,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg","articleSection":["T\u00fcrkiye"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/","name":"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg","datePublished":"2010-11-10T09:25:23+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#primaryimage","url":"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg","contentUrl":"http:\/\/kulup.sabanciuniv.edu\/~Ataturk\/wp-content\/uploads\/\/kemalizmin-dogusu-icin-ata-resmi_efenin-yazisi.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/11\/10\/kemalizm-nedir-serdar-kara\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Kemalizm Nedir? | Serdar Kara"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4778","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4778"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4778\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4778"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4778"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4778"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}