{"id":4854,"date":"2011-01-26T13:26:00","date_gmt":"2011-01-26T10:26:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/"},"modified":"2011-01-26T13:26:00","modified_gmt":"2011-01-26T10:26:00","slug":"karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/","title":{"rendered":"Karl Marx&#8217;ta \u0130deoloji &#8211; Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/karl_marx.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>\u0130deoloji, modern sosyal teorinin tart\u0131\u015fma konular\u0131 aras\u0131ndaki en merkezi kavramlardan biridir. Terry Eagleton&#8217;\u0131n, bu konuyla ilgili onca kitap ve makaleden sonra yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 eserini \u0130deoloji: Bir Giri\u015f olarak adland\u0131rmas\u0131 ideoloji hakk\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalar\u0131n kapsam ve zenginli\u011fini g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan iyi bir \u00f6rnektir.<\/p>\n<p>\u0130deolojiyle ilgili tart\u0131\u015fmalarda Karl Marx&#8217;\u0131n kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131 ise son derece \u00f6nemli bir yere sahiptir. Kavram, Marx&#8217;la birlikte yeni bir anlam bulmu\u015ftur. Marx&#8217;\u0131n kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131, ideolojinin ilk kullan\u0131m bi\u00e7imlerinden radikal bir kopu\u015fu i\u00e7erir. Bu kavramsalla\u015ft\u0131rma, \u00f6nemli bir tart\u0131\u015fman\u0131n konusu olmu\u015ftur. Bu tart\u0131\u015fmalar iki ana noktada toplanmaktad\u0131r. Bunlardan ilki, Marx&#8217;\u0131n \u00e7e\u015fitli eserlerindeki ideoloji yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n birbirinden de\u011fi\u015fik ve kopuk mu oldu\u011fu yoksa tutarl\u0131 bir hat m\u0131 izledi\u011fine; ikincisi, Marx&#8217;\u0131n anlamland\u0131rmas\u0131n\u0131n negatif mi yoksa pozitif mi bir i\u00e7erik ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkindir. Lenin, Luk\u00e1cs, Gramsci gibi devrimci \u00f6nderlerin ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131n Marx&#8217;\u0131nkinden daha farkl\u0131 bir i\u00e7erik ta\u015f\u0131mas\u0131 olmas\u0131 da ayr\u0131 bir tart\u0131\u015fma g\u00fcndemidir. Bu g\u00fcndem, iki temel soruya cevap aramak \u00fczere olu\u015fmu\u015ftur: Bu farkl\u0131l\u0131k nereden kaynaklanmaktad\u0131r? Bu de\u011fi\u015fik kavramsalla\u015ft\u0131rmalar biribirine kar\u015f\u0131t ve biribirini d\u0131\u015flay\u0131c\u0131 m\u0131d\u0131r, yoksa, her iki kullan\u0131m da kullan\u0131\u015fl\u0131 ve tamamlay\u0131c\u0131 bir niteli\u011fe mi sahiptir? Di\u011fer yandan, ideoloji kavram\u0131n\u0131n bir inceleme arac\u0131 olarak b\u00fcsb\u00fct\u00fcn reddedilip yerine s\u00f6ylem kavram\u0131n\u0131n ge\u00e7irilmesi, bu alandaki daha farkl\u0131 bir tart\u0131\u015fman\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7izmektedir (1).<\/p>\n<p>Bu yaz\u0131, ideoloji \u00fczerine yap\u0131lm\u0131\u015f genel bir \u00e7al\u0131\u015fma olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, Marksist ideoloji anlay\u0131\u015f\u0131na ili\u015fkin yukar\u0131da form\u00fcle edilen b\u00fct\u00fcn sorular\u0131 ele almay\u0131 da ama\u00e7lamamaktad\u0131r. \u0130ki b\u00f6l\u00fcm halinde \u00f6rg\u00fctlenen yaz\u0131, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131na odaklanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>Birinci b\u00f6l\u00fcmde, ideolojinin Marx&#8217;tan \u00f6nceki anlam\u0131n\u0131n kimi temel yanlar\u0131na i\u015faret edilmektedir. Buna hem kavram\u0131n tarihsel geli\u015fiminin g\u00f6sterilebilmesi hem de Marx&#8217;\u0131n kavrama getirdi\u011fi yeni ve \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 i\u00e7eri\u011fin vurgulanabilmesi i\u00e7in ihtiya\u00e7 duyulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130kinci b\u00f6l\u00fcm, Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131na ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu b\u00f6l\u00fcmde iki iddia savunulmaktad\u0131r. Bunlardan ilki, ideolojinin Marx&#8217;taki anlam\u0131n\u0131n olumsuz (ya da negatif) bir i\u00e7erik ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131, toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin \u00e7eli\u015fkilerinden kaynaklanan yan\u0131lt\u0131c\u0131 formlara ve d\u00fc\u015f\u00fcncelere i\u015faret etti\u011fidir. \u0130kinci olarak ise, Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n onun \u00e7e\u015fitli eserlerinde farkl\u0131 ve \u00e7eli\u015fkili bir hat izledi\u011fine ili\u015fkin iddian\u0131n ge\u00e7ersizli\u011fi g\u00f6sterilmek istenmi\u015ftir. Bu b\u00f6l\u00fcmde, Marx&#8217;\u0131n ideoloji sorununa yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n, ilk eserlerinden ba\u015flayarak en \u00f6nemli eseri say\u0131lan Kapital&#8217;e uzanan d\u00f6nem boyunca kayda de\u011fer bir tutarl\u0131l\u0131k ve geli\u015fim sergiledi\u011fini vurgulayabilmek amac\u0131yla, onun din, hukuk ve meta gibi inceleme nesnelerini analiz ederken geli\u015ftirdi\u011fi yakla\u015f\u0131m\u0131n nas\u0131l derinle\u015ftirildi\u011fine dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir. B\u00f6ylece, ideoloji konusunda &#8220;gen\u00e7 Marx&#8221;\u0131n farkl\u0131, &#8220;olgun Marx&#8221;\u0131n farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcne ili\u015fkin sav reddedilmi\u015f, ama Marx&#8217;\u0131n olgunluk d\u00f6nemi eserlerinde, gen\u00e7lik d\u00f6nemi eserlerindeki ideoloji yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 daha da geli\u015ftirip derinle\u015ftirdi\u011fi belirtilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Yaz\u0131da dikkat \u00e7ekilmek istenen bir ba\u015fka konu, Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131yla ele\u015ftiri anlay\u0131\u015f\u0131 aras\u0131ndaki kopmaz ili\u015fkidir. \u0130deolojinin Marx&#8217;\u0131n kuram\u0131nda yer ald\u0131\u011f\u0131 haliyle kapitalizmin devrimci ele\u015ftirisine imk\u00e2n veren kavramsalla\u015ft\u0131rmalardan biri oldu\u011fu yaz\u0131n\u0131n temel arg\u00fcmanlar\u0131 aras\u0131ndad\u0131r. \u0130deolojik ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131\u011f\u0131 maddi \u00e7eli\u015fkilerin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak kavrayan Marx&#8217;\u0131n, ele\u015ftirisini do\u011frudan do\u011fruya bu maddi ger\u00e7ekli\u011fe y\u00f6neltmesinin \u00f6nemi b\u00fct\u00fcn metin boyunca vurgulanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>1) Marx&#8217;tan \u00f6nce ideoloji: yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelere kar\u015f\u0131 do\u011fru fikirlerle m\u00fccadele<\/p>\n<p>\u0130deoloji kavram\u0131, ilk kullan\u0131lmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlerden beri birbirine yak\u0131n ya da kar\u015f\u0131t pek \u00e7ok anlama sahip oldu. Terry Eagleton, bu anlam \u00e7e\u015fitlili\u011fini g\u00f6sterebilmek i\u00e7in, konuyla ilgili \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda, 16 ayr\u0131 ideoloji tan\u0131m\u0131na yer verir (Eagleton, 1996: 18). Bunlara yeni tan\u0131mlar eklemek ya da baz\u0131lar\u0131n\u0131 \u00e7\u0131karmak da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Fakat, genel bir tasnif yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, b\u00fct\u00fcn bu anlam \u00e7e\u015fitlili\u011fi iki temel kategori etraf\u0131nda toplanabilir. \u0130lk olarak ideoloji, &#8220;sistemli bir fikir yap\u0131s\u0131&#8221; anlam\u0131na gelmek \u00fczere &#8220;n\u00f6tr&#8221; bir i\u00e7erikle kullan\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin &#8220;burjuva ideolojisi&#8221;, &#8220;proletarya ideolojisi&#8221; gibi kavramlarla konu\u015fan bir ki\u015fi, bu kavramlarla ne anlatmak istedi\u011finden ayr\u0131 olarak, iki ayr\u0131 s\u0131n\u0131fa ait iki ayr\u0131 fikir yap\u0131s\u0131ndan bahsetmek istiyordur. &#8220;Ger\u00e7ekleri do\u011fru bir \u015fekilde yans\u0131tmayan fikirler&#8221; \u015feklindeki ikinci genel tan\u0131mlama ise, farkl\u0131 ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131n i\u00e7ine yerle\u015ftirilebilece\u011fi di\u011fer ana kategori olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. \u00d6rne\u011fin, &#8220;k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva ideolojisinin ele\u015ftirisi&#8221;ni ger\u00e7ekle\u015ftirmeye te\u015febb\u00fcs eden bir kimse, daha ilk ad\u0131m\u0131nda, bu &#8220;ideoloji&#8221;nin ger\u00e7ekleri do\u011fru kavrayamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ima ediyordur. Ya da, fa\u015fizm, kom\u00fcnizm gibi belirli bir sisteme sahip fikirleri &#8220;ideoloji&#8221;, liberalizmi de insan akl\u0131n\u0131n ve eyleminin eri\u015febilece\u011fi en m\u00fckemmel ve son sistem olarak adland\u0131rd\u0131ktan sonra, uygun zaman ve ko\u015fullarda &#8220;ideolojiler \u00f6ld\u00fc&#8221; slogan\u0131n\u0131 atarak b\u00fcy\u00fck bir \u00fcne kavu\u015fan zat, ideoloji derken, insanl\u0131k i\u00e7in zararl\u0131 fikirlerden bahsediyordu.<\/p>\n<p>&#8220;\u0130deoloji&#8221;, ilk ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlerde \u00e7a\u011fda\u015f kullan\u0131mlar\u0131ndan daha farkl\u0131 bir anlama sahipti. Bir \u00e7o\u011fulluk arz etmeyen bu anlam, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc meydana getiren &#8220;ide&#8221; ve &#8220;loji&#8221; k\u00f6klerinin farkl\u0131 manalara gelmeyecek \u015fekilde eklemlenmesinden do\u011fmu\u015ftu. Fikir manas\u0131ndaki &#8220;ide&#8221; ve her hangi bir nesneye ili\u015fkin ara\u015ft\u0131rma ya da bilim anlam\u0131na gelen &#8220;loji&#8221;nin biraraya gelmesiyle olu\u015fan kavram, &#8220;insan fikirlerine ili\u015fkin bilimsel ara\u015ft\u0131rma&#8221;ya yak\u0131n bir anlam\u0131na geliyordu.<\/p>\n<p>Kavram\u0131n bu anlam\u0131, burjuvazinin feodalizme kar\u015f\u0131 verdi\u011fi ilk m\u00fccadeleler s\u0131ras\u0131nda, geleneksel aristokratik toplumda belirdi ve 18&#8217;inci y\u00fczy\u0131l Ayd\u0131nlanmac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcrel ve felsefi ortam\u0131 i\u00e7inde \u00fcretildi. Ayd\u0131nlanma filozoflar\u0131na g\u00f6re, aristokratik iktidar\u0131n deste\u011findeki ak\u0131ld\u0131\u015f\u0131, metafizik ve mistik d\u00fc\u015f\u00fcnceler, kitleler aras\u0131nda yanl\u0131\u015f kavray\u0131\u015f\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131na zemin haz\u0131rl\u0131yordu. Akl\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda yer ald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ilerlemeyi engelledi\u011fi varsay\u0131lan, feodal lordlar ve rahipler taraf\u0131ndan temsil edilen bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerle ne do\u011fa kontrol alt\u0131na al\u0131nabilmi\u015f ne de \u00fcretimin art\u0131r\u0131labilmesi sa\u011flanabilmi\u015fti. (Larrain, 1979: 17- 26; 1995: 21-22).<\/p>\n<p>Bo\u015f inan\u00e7 ve \u00f6nyarg\u0131lardan ar\u0131nm\u0131\u015f bir d\u00fcnya kurma d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc payla\u015fan Ayd\u0131nlanma filozoflar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan, hakikate ancak ak\u0131lc\u0131 ve bilimsel bir yoldan ula\u015f\u0131labilirdi. Bu durumda ise, toplumun ak\u0131lc\u0131 yoldan yeniden in\u015fas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olabilirdi. Toplumu olu\u015fturan fertlerin ak\u0131lc\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerle donat\u0131lmas\u0131n\u0131n toplumu yeniden ve bu kez ak\u0131lc\u0131 esaslara g\u00f6re in\u015fa edebilmenin \u00f6n ko\u015fulu oldu\u011funu \u00f6ng\u00f6ren Ayd\u0131nlanmac\u0131lar, ideoloji kavram\u0131n\u0131n temellerini bu ko\u015fullarda ortaya att\u0131lar. Kavram, bu haliyle, insan zihninde fikirlerin belirme s\u00fcrecinin nesnel olarak incelenmesinin olanakl\u0131 oldu\u011funu ve istenildi\u011finde insanlar\u0131 &#8220;do\u011fru&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcnmeye sevk etmenin yollar\u0131n\u0131n bulundu\u011funu anlat\u0131yor ve &#8220;do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcn(d\u00fcr)me bilimi&#8221; anlam\u0131na geliyordu (Larrain, 1979: 17-26; Mardin, 1997: 20). Sonralar\u0131 Nam\u0131k Kemal gibi geleneksel T\u00fcrk ayd\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan da payla\u015f\u0131lan bu &#8220;maarif\u00e7i&#8221; yakla\u015f\u0131m, b\u00fct\u00fcn toplumsal ilerlemeyi insan bilincine ba\u011fl\u0131yor, insan\u0131n do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnmeye sevk\u0131yat\u0131n\u0131n e\u011fitim yoluyla ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyordu. Nas\u0131l ki Skolasti\u011fin karanl\u0131\u011f\u0131 feodal lordlar ve rahiplerin insan bilinci \u00fczerindeki geriletici etkisinden kaynaklan\u0131yorsa, insan bilincinin gerili\u011finden kaynaklanan geri toplumsal yap\u0131n\u0131n k\u0131r\u0131lmas\u0131 ve yeni d\u00f6nemin ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 da insanlar\u0131 do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcncelerle bulu\u015fturacak olan burjuvazi, bilim adamlar\u0131 ve e\u011fitimciler sayesinde gelecekti.<\/p>\n<p>Ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin gelene\u011fi, &#8220;ideoloji&#8221; kavram\u0131n\u0131 ilk kullanan yazar Antoine-Louis Claude Destutt de Tracy i\u00e7in elveri\u015fli bir arka plan oldu. Yeni bir bilimin sistematize edilmesiyle ilgilenen Tracy, buna &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcnceler bilimi&#8221; anlam\u0131na gelmek \u00fczere &#8220;ideoloji&#8221; dedi. Ona g\u00f6re, bu bilimin nesnesi, d\u00fc\u015f\u00fcncelerin k\u00f6keniydi ve bilimsel ilerleme ancak yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelerden kurtularak m\u00fcmk\u00fcn olabilir; bir bilim olarak ideoloji, dinlerin ve metafizik \u00f6nyarg\u0131lar\u0131n \u00fcstesinden gelmek \u00fczere halk e\u011fitimine yeni bir temel te\u015fkil edebilirdi (Larrain, 1979: 27-28).<\/p>\n<p>Tracy&#8217;ye g\u00f6re, Frans\u0131z Devrimi, insanlar\u0131n yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelerini d\u00fczeltece\u011fi varsay\u0131lan &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcnce bilimi&#8221;ni yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in muazzam bir imk\u00e2n sa\u011fl\u0131yordu. Napol\u00e9on Bonaparte, iktidara gelince, d\u00fc\u015f\u00fcnce bilimcileri olarak adland\u0131r\u0131lan ideologlara bu imk\u00e2n\u0131 sa\u011flad\u0131. \u0130deologlar\u0131n yer ald\u0131\u011f\u0131 &#8220;Institut de France&#8221; adl\u0131 kurulu\u015fa Ayd\u0131nlanma felsefesinin ilkelerine dayanan bir e\u011fitim sistemi geli\u015ftirme g\u00f6revi verdi. Destutt de Tracy, &#8220;ideologlar\u0131n ba\u015f\u0131&#8221; san\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yordu. Gelgelelim, Napol\u00e9on, bir s\u00fcre sonra eskiden aziz dostlar\u0131 olarak kabul etti\u011fi ideologlarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldi. Bu kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geli\u015fin nedeni, imparatorun rejimini peki\u015ftirmek amac\u0131yla devrim zaman\u0131nda din\u00ee kurumlara getirilen e\u011fitim yapma yasa\u011f\u0131n\u0131n Napol\u00e9on taraf\u0131ndan kald\u0131r\u0131lmas\u0131yd\u0131. Bu karar\u0131 ideologlar taraf\u0131ndan tepkiyle kar\u015f\u0131lan\u0131nca Napol\u00e9on, onlar\u0131 &#8220;ideolojiciler&#8221; (idelogists) diye a\u015fa\u011f\u0131lad\u0131. Napol\u00e9on&#8217;a g\u00f6re ideologlar politik prati\u011fi g\u00f6z ard\u0131 eden ve ger\u00e7ek\u00e7i olmayan ki\u015filerdi. O zamana kadar, daima pozitif bir anlama gelmek \u00fczere kullan\u0131lan ve insanl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fimi bak\u0131m\u0131ndan b\u00fcy\u00fck anlamlar y\u00fcklenen ideoloji kavram\u0131n\u0131 olumsuz anlam\u0131yla kullanan ilk ki\u015fi Napolyon olmu\u015ftu. \u0130deologlar, Napol\u00e9on&#8217;un g\u00f6z\u00fcnde ger\u00e7ek hayattan kopuk, politikadan habersiz, i\u015fe yaramaz, metafizik\u00e7i kimselerdi (Larrain, 1979: 27-28; Eagleton, 1996: 103-105; Mardin, 1997: 22-23). Napol\u00e9on&#8217;un, ideolojiye y\u00fcklenen olumlu anlam\u0131 reddederek bu kavram\u0131 negatif \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131mlarla kullanmas\u0131, daha sonralar\u0131, \u00e7ok daha ba\u015fka sebeplerle Karl Marx taraf\u0131ndan da payla\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Marx&#8217;\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinde merkezi bir yer tutan ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131na ge\u00e7meden \u00f6nce, kavram\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdeki anlam\u0131na ili\u015fkin sonu\u00e7lar\u0131 \u00f6zetlemek yararl\u0131 olacakt\u0131r: 1- \u0130deoloji, Ayd\u0131nlanmac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcrel ve felsefi ortam\u0131 i\u00e7inde \u00fcretildi\u011fi haliyle do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnme bilimi anlam\u0131na geliyordu. 2- \u0130nsan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesini kalk\u0131\u015f noktas\u0131 olarak se\u00e7en bu yakla\u015f\u0131m, insan\u0131n zihinsel mekanizmas\u0131n\u0131n denetlenmesinin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin de\u011fi\u015ftirilmesinin toplumsal de\u011fi\u015fimin \u00f6nko\u015fulu oldu\u011funa inan\u0131yordu. 3- Bu inan\u00e7, yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelere kar\u015f\u0131 do\u011fru fikirlerle verilecek m\u00fccadeleyi toplumsal geli\u015fimin ana ekseni olarak kavr\u0131yordu.<\/p>\n<p>2) Marx&#8217;ta ideoloji: yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnceleri yaratan maddi ger\u00e7ekli\u011fe kar\u015f\u0131 m\u00fccadele<\/p>\n<p>Marx&#8217;\u0131n, geli\u015ftirdi\u011fi yakla\u015f\u0131mda kulland\u0131\u011f\u0131 &#8220;tersy\u00fcz etme&#8221;, &#8220;feti\u015fizm&#8221; gibi kimi merkezi kategorilerle ve kendi d\u00f6neminin temel tart\u0131\u015fma konular\u0131yla birlikte ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda anla\u015f\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131, kavrama y\u00fcklenen eski anlam kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 bir nitelik ta\u015f\u0131r. Bu \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 niteli\u011fin temel yanlar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131da inceleniyor. Fakat, bundan \u00f6nce, \u00f6nemli bir noktaya i\u015faret etmekte fayda var. Marx, eserlerinde, daha pek \u00e7ok merkezi kavram\u0131nda oldu\u011fu gibi, net bir ideoloji tan\u0131mlamas\u0131 yapmad\u0131. Onun \u00f6zel olarak ideoloji \u00fczerine yazd\u0131\u011f\u0131 bir metin bulunmuyor. Pek \u00e7ok ara\u015ft\u0131rmac\u0131n\u0131n Marx&#8217;\u0131n &#8220;erken d\u00f6nem&#8221; eserleriyle &#8220;ge\u00e7 d\u00f6nem&#8221; eserlerindeki ideoloji yakla\u015f\u0131m\u0131 aras\u0131nda \u00e7eli\u015fkiler, en az\u0131ndan farkl\u0131l\u0131klar bulundu\u011funu iddia edebilmesinin nedenlerinden biri belki de bu durumdur. Di\u011fer yandan, Marksist gelenek i\u00e7inde Lenin, Luk\u00e1cs, Gramsci gibi devrimci \u00f6nderlerin ideoloji nosyonunu daha farkl\u0131 \u015fekillerde ele alm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n bu durumdan kaynaklanmas\u0131 da muhtemeldir. Marx sonras\u0131 Marksistlerin ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131n Marx&#8217;\u0131nkinden daha farkl\u0131 bir i\u00e7erik ta\u015f\u0131mas\u0131n\u0131n nedenleri ve bu farkl\u0131 kavramsalla\u015ft\u0131rmalar aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin \u00e7\u00f6z\u00fcmlenerek aralar\u0131nda olumlu bir ba\u011f kurulmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funun ortaya konulmas\u0131 daha kapsaml\u0131 bir tart\u0131\u015fman\u0131n konusudur. Fakat, kan\u0131mca, her ne kadar eserlerinde ideolojinin net bir tarifine rastlamazsa da, Marx&#8217;\u0131n ideoloji kuram\u0131n\u0131n 1844 Elyazmalar\u0131&#8217;na uzanan ilk d\u00f6nem eserlerinden ba\u015flayarak tutarl\u0131 ve b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir hat izledi\u011fini \u00f6ne s\u00fcrmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>2.1) Birinci d\u00f6nem: \u0130nsan bilincindeki tersy\u00fczl\u00fck maddi d\u00fcnyan\u0131n \u00e7eli\u015fkilerinden kaynaklan\u0131r<\/p>\n<p>Marx, 1844 Elyazmalar\u0131&#8217;n\u0131 haz\u0131rlamaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6neme kadarki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n temel konular\u0131n\u0131n felsefe, tarih ve hukuk oldu\u011funu, maddi \u00e7\u0131karlar denilen \u015fey \u00fczerine yazmaya y\u00f6neli\u015finin ise 1842-43 y\u0131llar\u0131na rastlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtir. Bu d\u00f6nemdeki ba\u015fl\u0131ca \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, kendi ifadesiyle, kafas\u0131nda biriken ku\u015fkular\u0131 gidermek i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r (Marx, 1979: 24). Marx&#8217;\u0131n entelekt\u00fcel geli\u015fiminin bu evresinin odak noktas\u0131n\u0131 Hegel ve Feurbach ile y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc felsefi tart\u0131\u015fmalar olu\u015fturuyordu. \u00d6zellikle Hegel ve takip\u00e7ileriyle olan ihtilaf\u0131, bu b\u00fcy\u00fck diyalektik\u00e7inin kalk\u0131\u015f noktas\u0131 olarak yanl\u0131\u015f bir noktadan hareket etmesinden kaynaklan\u0131yordu. Hegel&#8217;e g\u00f6re modern toplumu anlamak i\u00e7in modern devletin olu\u015fumu ve yap\u0131s\u0131 kavranmal\u0131yd\u0131. Marx ise, buna itiraz ediyor ve Hegel&#8217;in &#8220;tersy\u00fcz etme&#8221; kavram\u0131n\u0131 onun yakla\u015f\u0131m bi\u00e7imini tan\u0131mlamak i\u00e7in kullan\u0131yordu. Hegel&#8217;in devletten hareket etti\u011fini ve insan\u0131, devletin bir \u00f6znelle\u015fmesi olarak tasarlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirten Marx, insandan hareket edilmesi gerekti\u011fini savunarak devletin insan\u0131n bir nesnelle\u015fmesi oldu\u011funu vurguluyordu. &#8220;T\u0131pk\u0131 dinin insan\u0131 de\u011fil, ama insan\u0131n dini yaratmas\u0131 gibi, siyasal ana yap\u0131 da halk\u0131 yaratmaz ama tersine halk siyasal ana yap\u0131y\u0131 yarat\u0131r,&#8221; diyen Marx&#8217;a g\u00f6re, bu \u00f6nermeyi tersinden kavrayan d\u00fc\u015f\u00fcnsel ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131k toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin kendisinden kaynaklan\u0131yordu (1997: 46-48).<\/p>\n<p>Marx, &#8220;tersy\u00fcz etme&#8221; kavram\u0131n\u0131 Hegel&#8217;den devrald\u0131 ve bu kavram, ileride g\u00f6sterilece\u011fi gibi, Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n anahtarlar\u0131ndan biri oldu. Bununla birlikte, kavram\u0131n kullan\u0131m\u0131nda Hegel ve Marx aras\u0131nda derin bir ayr\u0131m bulunuyordu. &#8220;Tersy\u00fcz etme&#8221; Hegel a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6znel olan\u0131n nesnelle\u015fmesi, ya da nesnel olan\u0131n \u00f6znelle\u015fmesiydi. \u0130nsan\u0131 &#8220;kendi eme\u011finin \u00fcr\u00fcn\u00fc&#8221; olarak g\u00f6rmekle Marx \u00fczerinde \u00f6nemli bir etki b\u0131rakan Hegel&#8217;e g\u00f6re, servet ve devlet g\u00fcc\u00fc gibi olgular insani varl\u0131\u011fa yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f olgulard\u0131. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131, yaln\u0131zca &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcnce&#8221; (Tin, Geist) \u015feklinde g\u00f6ren Hegel a\u00e7\u0131s\u0131ndan yabanc\u0131la\u015fman\u0131n son bulmas\u0131 \u00f6rne\u011fin Prusya Monar\u015fisinin (Tin&#8217;in) kendi kendini ger\u00e7ekle\u015ftirmesiyle m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015ftu. Hegel&#8217;e g\u00f6re, bu devletin en y\u00fcksek ger\u00e7ekli\u011fi insand\u0131. Marx a\u00e7\u0131s\u0131ndan ise, tersi do\u011fruydu. Ger\u00e7ek ki\u015fi haline gelen devlet de\u011fil, insan\u0131n toplumsal ger\u00e7ekli\u011fi devlet haline gelendi. Bu nedenledir ki Hegel, Tin&#8217;in ya\u015fam\u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc yazarken, Marx insan etkinli\u011fine ve etkin insandan hareket etmeye y\u00f6neliyordu (Marx, 2000: 161-163; 1997: 59).<\/p>\n<p>Marx&#8217;\u0131n, insan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinden de\u011fil, eyleminden ve bilin\u00e7li insan eyleminin cereyan etti\u011fi maddi ili\u015fkilerden hareket etmek gerekti\u011fine ili\u015fkin vurgusu, din olgusuna<br \/>y\u00f6nelik ele\u015ftirilerinde de g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Onun ilk din ele\u015ftirilerinde Feuerbach materyalizminin etkisi hissedilir. Marx, bu d\u00f6nemde Feuerbach&#8217;\u0131n dinin, bir tersy\u00fcz olu\u015f oldu\u011funa dair arg\u00fcman\u0131n\u0131 benimser. Buna g\u00f6re, insan bilincinin yaratt\u0131\u011f\u0131 tanr\u0131 yarat\u0131c\u0131, tanr\u0131 fikrini yaratan insan ise kul olur. Fakat, bu tezin a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda Marx ile Feuerbach aras\u0131nda keskin bir ayr\u0131m vard\u0131r. Marx&#8217;\u0131n ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 nokta, insan bilincindeki bu ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131\u011f\u0131n, tersy\u00fcz olmu\u015f ger\u00e7ekli\u011fin kendisinden kaynakland\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin vurgusudur. Bir di\u011fer deyi\u015fle, s\u00f6zkonusu ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131k sadece bir yan\u0131lsamadan, insan zihnine ait performanstan daha fazla bir \u015feydir ve ger\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n \u00e7eli\u015fkilerini ifade eder. \u015eu s\u00f6zleri, bu tezinin en berrak ifadelerinden biridir: &#8220;Bu devlet, bu toplum, d\u00fcnyan\u0131n tersine \u00e7evrilmi\u015f bilinci olan dini \u00fcretiyor, \u00e7\u00fcnk\u00fc kendileri alt \u00fcst olmu\u015f bir d\u00fcnya olu\u015fturuyor&#8221; (Marx, 1997: 192).<\/p>\n<p>Bu kavray\u0131\u015f bi\u00e7iminin devrimci ele\u015ftiri bak\u0131m\u0131ndan sonucu ise \u015f\u00f6yledir: \u0130nsan zihnindeki tersy\u00fcz olu\u015fu ortadan kald\u0131rman\u0131n yolu, insan\u0131, boyunduru\u011fu alt\u0131nda ezildi\u011fi dogmalardan, hayali yarat\u0131klardan kurtarmak olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, bu yan\u0131lsamal\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceleri de\u011fi\u015ftirip insana, \u00f6z\u00fcne uygun bir \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi \u00f6\u011fretmek de de\u011fildir. Tersine, dinsel i\u00e7 \u00e7eki\u015f ger\u00e7ek ac\u0131lar\u0131n d\u0131\u015fa vurumu oldu\u011fu i\u00e7in, insan\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ek \u00e7eli\u015fkilerin \u00e7\u00f6z\u00fclmesi, bu mistik i\u00e7 \u00e7eki\u015fin yok edili\u015finin de ba\u015fl\u0131ca ko\u015fuludur. Kendi s\u00f6zleriyle: &#8216;Halk\u0131n kendi durumu \u00fczerindeki yan\u0131lsamalardan vazge\u00e7mesini istemek, halk\u0131n yan\u0131lsamalara gereksinim duyan bir durumdan vazge\u00e7mesini istemek anlam\u0131na gelir&#8217; (Marx, 1997: 192).<\/p>\n<p>Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131nda, onun iktisadi ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131n ilk m\u00fcsveddeleri niteli\u011findeki 1844 El Yazmalar\u0131 \u00f6nemli bir ad\u0131m te\u015fkil eder. El Yazmalar\u0131, her ne kadar m\u00fcsvedde \u015feklinde de olsa, bu yaz\u0131n\u0131n \u00e7er\u00e7evesi bak\u0131m\u0131ndan iki \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi sahiptir. Birinci olarak, Marx, din konusunda geli\u015ftirdi\u011fi ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131 \u00fcretim alan\u0131na aktarmaya esas olarak burada ba\u015flar. Di\u011fer yandan, Kapital&#8217;deki meta analizinin temellerini de burada atar.<\/p>\n<p>Marx, 1844 El Yazmalar\u0131&#8217;n\u0131 haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde, politik iktisatla ve Hegel idealizmiyle kesin bir hesapla\u015fmaya y\u00f6nelir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 s\u0131ras\u0131nda, politik iktisad\u0131n \u00f6nc\u00fcllerinden, onun kavramlar\u0131ndan, yasalar\u0131ndan hareket eden Marx, Hegel&#8217;den devrald\u0131\u011f\u0131 &#8220;tersy\u00fcz etme&#8221; kavram\u0131n\u0131 iktisadi ili\u015fkilerin a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda kullanmaya ba\u015flar. Bununla birlikte, politik iktisad\u0131n do\u011falla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u015feyleri tarihsel ili\u015fkiler olarak ortaya koyar, &#8220;tersy\u00fcz etme&#8221;yi maddi hayat\u0131n \u00e7eli\u015fkileri ile insan bilinci aras\u0131ndaki bir ili\u015fki \u015feklinde kullan\u0131r. Der ki:<\/p>\n<p>Politik iktisat \u00f6zel m\u00fclkiyet olgusundan yola \u00e7\u0131kar, ama bunu bize a\u00e7\u0131klamaz. \u00d6zel m\u00fclkiyetin ger\u00e7ekten i\u00e7inde ge\u00e7ti\u011fi madd\u00ee s\u00fcreci genel, soyut form\u00fcllerle dile getirir, sonra da bu form\u00fclleri yasa olarak benimser. Bu yasalar\u0131 kavrayamaz -yani, \u00f6zel m\u00fclkiyetin kendi yap\u0131s\u0131ndan nas\u0131l do\u011fdu\u011funu g\u00f6steremez. &#8230; \u00fccretle k\u00e2r\u0131n ili\u015fkisini tan\u0131mlarken, kapitalistlerin \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131 en \u00f6nemli neden sayar; yani geli\u015ftirip a\u00e7\u0131klamas\u0131 gereken \u015feyi oldu\u011fu gibi kabullenir. &#8230; (Marx, 2000: 73-74).<\/p>\n<p>Politik iktisada g\u00f6re ba\u015ftan kabullenilen olgular, Marx&#8217;a g\u00f6re a\u00e7\u0131klanmas\u0131, hareket i\u00e7indeki ba\u011flant\u0131lar\u0131 kavranmas\u0131 gereken toplumsal ili\u015fkilerdir. Ayn\u0131 \u015fekilde, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn k\u00f6kekini insan\u0131n zihniyle a\u00e7\u0131klayan dinbilimin tersine, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn k\u00f6keninin kendisi a\u00e7\u0131klanmas\u0131 gereken bir durumdur. Marx, \u015fu t\u00fcmceyi, bu kesin ay\u0131r\u0131m noktas\u0131n\u0131 belirtmek i\u00e7in yazar: &#8220;Biz ger\u00e7ek bir iktisad\u00ee olgudan yola \u00e7\u0131k\u0131yoruz. (Marx, 2000: 75). Bu iktisadi olgu, insan\u0131n \u00f6znel etkinli\u011fiyle yaratt\u0131\u011f\u0131 nesne, yani metad\u0131r. Marx, iktisat \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n daha sonraki a\u015famalar\u0131nda meta ile ilgili analizlerini sonuna kadar g\u00f6t\u00fcrecektir. Ancak, \u015fimdi, Hegel&#8217;in diliyle metan\u0131n fiilen yaratt\u0131\u011f\u0131 tersy\u00fcz olma durumunu kavramaktad\u0131r: &#8220;Eme\u011fin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi, eme\u011fin nesnelle\u015ftirilmesidir&#8221; (Marx, 2000: 75). Bu form\u00fclasyonun anlam\u0131 \u015fu \u015fekilde \u00f6zetlenebilir: emek nesnele\u015fti\u011fi zaman \u00f6zne olur ve kendisini yaratan \u00f6zneyi egemenli\u011fi alt\u0131na al\u0131r. \u0130\u015f\u00e7i ne kadar \u00e7ok nesne \u00fcretirse o kadar yoksulla\u015f\u0131r ve kendi \u00fcr\u00fcn\u00fc olan nesnenin o kadar \u00e7ok egemenli\u011fi alt\u0131na girer. Ve san\u0131r ki, kendi eme\u011finin \u00fcr\u00fcn\u00fcyle ili\u015fki kurarken &#8220;yabanc\u0131&#8221; bir nesneyle ili\u015fki kuruyordur. Marx&#8217;\u0131n s\u00f6zleriyle &#8220;i\u015f\u00e7i kendisini ne kadar \u00e7ok harcarsa, kar\u015f\u0131s\u0131nda yaratt\u0131\u011f\u0131 nesnel d\u00fcnya o derecede g\u00fc\u00e7lenir&#8221; (2000: 76). Toplumsal ger\u00e7ekli\u011fin \u00e7eli\u015fkileri taraf\u0131ndan yarat\u0131lan bu g\u00f6r\u00fcnt\u00fc, Marx&#8217;a g\u00f6re, dinler aleminde de ge\u00e7erlidir: &#8220;\u0130nsan tanr\u0131ya ne kadar \u00e7ok \u015fey verirse, kendine o kadar az \u015fey kal\u0131r&#8221; (2000: 76).<\/p>\n<p>\u0130deolojinin Marx&#8217;taki ilk anlamlar\u0131n\u0131, din ve meta gibi olgulara yakla\u015f\u0131m\u0131nda g\u00f6rebiliyoruz. \u0130nsan\u0131n kendi yaratt\u0131\u011f\u0131 nesneler, \u00f6zne halini al\u0131r ve bu nesneleri yaratan \u00f6zne olarak insan\u0131n kendisi nesnele\u015fir. Tanr\u0131lar ve metalar, insan\u0131n \u00fcretken eyleminin bir sonucudurlar. Fakat insan\u0131, bir nesneymi\u015f gibi egemenli\u011fi alt\u0131na al\u0131r ve y\u00f6nlendirirler. Maddi d\u00fcnyan\u0131n bu \u00e7eli\u015fkili karakteri insan zihninde bir tersy\u00fcz olma halini yarat\u0131r. Bu ideolojik duruma son verilmesi, tarihsel eylemi i\u00e7indeki insan\u0131n ideolojiyi yaratan ko\u015fullar\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesine, de\u011fi\u015ftirmesine ba\u011flad\u0131r. Ele\u015ftirinin Marx&#8217;taki anlam\u0131 da i\u015fte budur: Tersy\u00fcz olmu\u015f insan bilincinin de\u011fil, insan bilincini tersy\u00fcz eden maddi ko\u015fullar\u0131n \u00e7eli\u015fkilerinin d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmek \u00fczere a\u00e7\u0131klan\u0131p ele\u015ftirilmesi.<\/p>\n<p>2.2) \u0130kinci d\u00f6nem: \u0130deoloji ele\u015ftirisi maddi \u00e7eli\u015fkiler alan\u0131nda m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr<\/p>\n<p>Jorge Larrain&#8217;in d\u00f6nemselle\u015ftirmesiyle (1983: 15), Alman \u0130deolojisi ve Feuerbach \u00dczerine Tezler&#8217;in yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nem (1845-1857), Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n netlik kazand\u0131\u011f\u0131 bir evredir. Marx, Engels&#8217;le birlikte yazd\u0131\u011f\u0131 Alman \u0130deolojisi&#8217;nde ideoloji kavram\u0131n\u0131 ilk olarak dile getirir ve \u00f6nceki eserlerinde kulland\u0131\u011f\u0131 tersy\u00fcz etme kavram\u0131n\u0131, burada ideoloji olarak sunar.<\/p>\n<p>Bu eser, Marx&#8217;\u0131n \u00f6nceki metinleri ve yakla\u015f\u0131mlar\u0131yla ili\u015fkilendirilerek incelendi\u011finde, daha evvel metalar ve dinler ba\u011flam\u0131nda geli\u015ftirilen tersy\u00fcz etme kavram\u0131yla burada a\u00e7\u0131klanan ideoloji kavram\u0131 aras\u0131nda bir s\u00fcreklilik bulunur. Eserin temel arg\u00fcmanlar\u0131ndan biri, &#8220;fikirlerin, tasar\u0131mlar\u0131n ve bilincin &#8230; ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n dili&#8221; oldu\u011fudur (Marx ve Engels, 1987: 44). Buradaki fikirler, tasar\u0131mlar ve bilin\u00e7 kavramlar\u0131 birbirinin yerine ge\u00e7ecek e\u015fde\u011fer kavramlar olarak kullan\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Fikir&#8221;, \u00f6rne\u011fin Gen\u00e7 Hegelciler taraf\u0131ndan \u00f6ne s\u00fcr\u00fclen g\u00f6r\u00fc\u015fler ya da felsefi tezlerdir. &#8220;Tasar\u0131mlar&#8221;, yasalar, ahlak, din gibi formlara i\u015faret etmektedir. Bilin\u00e7 ise, insan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnsel performans\u0131n\u0131 ifade etmek \u00fczere kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Marx, Alman \u0130deolojisi&#8217;nde, bu kavramlar\u0131n herbirinin bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 tersy\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc &#8220;ideoloji&#8221; nosyonuyla ili\u015fkilendirir. \u00d6rne\u011fin, Gen\u00e7 Hegelcilerin fikirlerini &#8220;ideolojik&#8221; fikirler, kendilerini de &#8220;ideologlar&#8221; olarak tan\u0131mlar. Marx&#8217;a g\u00f6re, Hegel&#8217;i ele\u015ftirmek \u00fczere yola \u00e7\u0131kan Gen\u00e7 Hegelciler, yap\u0131lmas\u0131 gereken \u015feyi, insanlar\u0131 do\u011fru olmayan d\u00fc\u015f\u00fcncelerden kurtarmak olarak tarif ettikleri i\u00e7in Hegelci \u00f6nc\u00fcllere dayan\u0131yorlard\u0131. Marx a\u00e7\u0131s\u0131ndan insan zihnindeki \u00e7eli\u015fkilerden hareket eden bir ilerleme fikrine sahip olmak, &#8220;ideolojik&#8221; ve &#8220;\u00e7arp\u0131k&#8221; bir yakla\u015f\u0131m bi\u00e7imiydi. \u00c7\u00fcnk\u00fc, insan bilinci ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131 duran maddi ger\u00e7ekli\u011fin dilidiydi. Gen\u00e7 Hegelciler, Marx&#8217;a g\u00f6re, hareket noktas\u0131 olarak tarihsel eylemi i\u00e7indeki insan\u0131 de\u011fil, insan d\u00fc\u015f\u00fcncesini se\u00e7tiklerinden ya da &#8220;ide&#8221;ler d\u00fcnyas\u0131ndan yola \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 &#8220;en b\u00fcy\u00fck tutucular&#8221; ve &#8220;ideolog&#8221;lard\u0131. Alman \u0130deolojisi&#8217;nde Gen\u00e7 Hegelcilere y\u00f6neltilmi\u015f \u015fu s\u00f6zler son derecede \u00e7arp\u0131c\u0131d\u0131r:<\/p>\n<p>S\u00f6zde &#8220;d\u00fcnyay\u0131 alt\u00fcst eden&#8221; tumturakl\u0131 s\u00f6zlerine kar\u015f\u0131n, gen\u00e7-hegelci ekol\u00fcn ideologlar\u0131, en b\u00fcy\u00fck tutuculard\u0131r. Onlar aras\u0131ndan en gen\u00e7leri, yaln\u0131zca &#8220;tumturakl\u0131 laflara&#8221; kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yledikleri zaman, kendi faaliyetlerini nitelendirecek do\u011fru ifadeyi bulmu\u015f oldular. Ancak, kendilerinin de, bu tumturakl\u0131 laflar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na, gene tumturakl\u0131 laflardan ba\u015fka bir \u015fey koymad\u0131klar\u0131n\u0131 ve yaln\u0131zca bu d\u00fcnyan\u0131n tumturakl\u0131 laflar\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131rken, ger\u00e7ekten mevcut d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 sava\u015fmad\u0131klar\u0131n\u0131 unutuyorlar (Marx ve Engels, 1987: 36).<\/p>\n<p>Marx a\u00e7\u0131s\u0131ndan, maddi d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirerek insan d\u00fc\u015f\u00fcncesini d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye y\u00f6nelmek yerine, s\u00f6zle yeni bir d\u00fcnya kurabileceklerine inanan Gen\u00e7 Hegelciler, di\u011fer b\u00fct\u00fcn ideologlar gibi &#8220;her \u015feyi ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131 koyuyorlar&#8221;d\u0131 (Marx ve Engels, 1987: 128). Bununla birlikte, insanl\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ek sorununun, ele\u015ftiriyle y\u0131k\u0131labilecek yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnceler oldu\u011funa inanan Alman ideologlar\u0131n bu zihinsel ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131\u011f\u0131 da ger\u00e7ek \u00e7eli\u015fkilerde yatmaktayd\u0131. \u015eu t\u00fcmce, bu a\u00e7\u0131dan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde hayli ironiktir: &#8220;Bu filozoflardan hi\u00e7 biri Alman felsefesi ile Alman ger\u00e7e\u011fi aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131n, kendi ele\u015ftirileri ile kendi \u00f6z maddi ortamlar\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131n ne oldu\u011funu kendi kendine sormay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmedi&#8221; (Marx ve Engels, 1987: 37).<\/p>\n<p>Gen\u00e7 Hegelcilerin fikirlerini &#8220;ideolojik&#8221; olarak tarif eden Alman \u0130deolojisi&#8217;nde, din, ahlak ve hukuk gibi olgular &#8220;tasar\u0131mlar&#8221; \u015feklinde nitelenir ve bunlar, ideolojik formlar olarak ele al\u0131n\u0131r (Marx ve Engels, 1987: 45). Bu t\u00fcrden formlar\u0131n \u00fc\u00e7 \u00f6zelli\u011fine vurgu yap\u0131l\u0131r. Birinci olarak, bunlar\u0131n \u00fcretimi &#8220;insanlar\u0131n maddi faaliyetine ve maddi ili\u015fkisine&#8221; ba\u011flan\u0131r. Tasar\u0131mlar\u0131n insana ait oldu\u011fu, ancak, bu tasar\u0131m\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren insan\u0131n &#8220;ger\u00e7ek, faal, kendi \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerinin ve bunlara tekab\u00fcl eden ili\u015fkilerin &#8230; belirli bir geli\u015fmesiyle ko\u015fulland\u0131r\u0131lan insan&#8221; oldu\u011fu a\u00e7\u0131klan\u0131r (Marx ve Engels, 1987: 44). \u0130kinci olarak, Marx&#8217;\u0131n daha \u00f6nce din ve meta konular\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc tersy\u00fcz olma durumuna burada da i\u015faret edilir. &#8220;\u0130nsanlar\u0131n kendi ger\u00e7ek pratiklerinden edindikleri tasar\u0131m&#8221;lar\u0131n, &#8220;insanlar\u0131n prati\u011fine h\u00fckmeden ve onu belirleyen tek &#8230; etkin g\u00fc\u00e7 haline d\u00f6n\u00fc\u015fmesi&#8221;ne dikkat \u00e7ekilir (Marx ve Engels, 1987: 73). \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak da, bu tasar\u0131mlarda insanlar ve onlar\u0131n ili\u015fkilerinin tersy\u00fcz olmu\u015f bir halde g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc belirtilir. \u0130nsana ait tasar\u0131mlardaki ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnt\u00fc ise, yine, maddi ili\u015fkilerdeki \u00e7eli\u015fkilerle, ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131kla ili\u015fkilendirilir. \u0130deolojik formlar olarak tan\u0131mlanan, din ve yasalar gibi formlarla iligili bu a\u00e7\u0131klama, \u015fu pasajda net bir ifadesini bulur:<\/p>\n<p>&#8230; her ideolojide insanlar ve onlar\u0131n ili\u015fkileri, bize, camara obscura&#8217;daym\u0131\u015f gibi ba\u015f a\u015fa\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorsa, bu g\u00f6r\u00fcng\u00fc de, t\u0131pk\u0131, nesnelerin, g\u00f6z\u00fcn a\u011f tabakas\u0131 \u00fczerinde ters durmas\u0131n\u0131n do\u011frudan fiziksel ya\u015fam s\u00fcrecinden ileri gelmesi gibi, onlar\u0131n tarihsel ya\u015fam s\u00fcre\u00e7lerinden ileri gelir (Marx ve Engels, 1987: 44-45).<br \/>Burada s\u00f6ylenenlerin, Terry Eagleton&#8217;un iddia etti\u011fi gibi (1996: 130) insan\u0131n, &#8220;ger\u00e7e\u011fi oldu\u011fu gibi g\u00f6rememesi&#8221;ni ima etti\u011fini, hele hele &#8220;idealist bir spek\u00fclasyon&#8221; oldu\u011funu \u00e7\u0131karsamak hayli g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Kan\u0131mca Marx burada, daha sonra siyasal iktisat \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda derinle\u015ftirilmi\u015f haliyle ifade etti\u011fi gibi, ger\u00e7ekli\u011fin bizzat kendisindeki ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131\u011f\u0131n insan bilincindeki ideolojik ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131\u011fa yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulamaktad\u0131r. Buradaki, &#8220;camera obscura&#8221; anolojisi do\u011frudan do\u011fruya kapitalist \u00fcretim tarz\u0131 ile ilgilidir, insan\u0131n beyni ile de\u011fil. \u0130deolojide, insan ili\u015fkilerinin ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnmesinin nedeninin &#8220;tarihsel ya\u015fam s\u00fcre\u00e7leri&#8221;ne ba\u011flanmas\u0131, son derecede net bir ifadedir. \u0130lk eserlerinde de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, insan d\u00fc\u015f\u00fcncesindeki ideolojik tersy\u00fcz olma hali ile ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n tersy\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc aras\u0131nda kurulan ba\u011f, Marx&#8217;\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinde kopmaz bir ili\u015fki ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<br \/>Di\u011fer yandan Eagleton&#8217;\u0131n, Alman \u0130deolojisi&#8217;nde yer alan &#8220;Egemen s\u0131n\u0131f\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, b\u00fct\u00fcn \u00e7a\u011flarda, egemen d\u00fc\u015f\u00fcncelerdir de, ba\u015fka bir deyi\u015fle, toplumun egemen maddi g\u00fcc\u00fc olan s\u0131n\u0131f, egemen manevi g\u00fc\u00e7t\u00fcr de&#8221; (Marx ve Engels, 1987: 79) \u015feklindeki ifadeyi &#8220;ideolojinin siyasi modeli&#8221; olarak yorumlamas\u0131 ve &#8220;epistemolojik ideoloji&#8221; kavram\u0131yla \u00e7eli\u015fkili bir yan ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmesi de (Eagleton, 1996: 120) tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcr\u00fcr bir iddiad\u0131r. Eagleton bu iddias\u0131yla, Marx ve Engels&#8217;in, ezilen s\u0131n\u0131flar\u0131n bilincindeki yan\u0131lsaman\u0131n hakim s\u0131n\u0131flar\u0131n hakim d\u00fc\u015f\u00fcncelerinden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fcklerini ima eder gibidir. Oysa, Marx&#8217;\u0131n iktisadi analizlerinde gayet a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde ortaya koyaca\u011f\u0131 gibi, ideolojik yan\u0131lsama do\u011frudan do\u011fruya kapitalizmin m\u00fcbadele alan\u0131ndaki yan\u0131lt\u0131c\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imlerinden kaynaklan\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla Marx a\u00e7\u0131s\u0131ndan, egemen fikirlerle ideoloji aras\u0131nda bir e\u015fde\u011ferlik kurmak kurmak s\u00f6zkonusu de\u011fildir. \u00dcretim alan\u0131ndaki s\u00f6m\u00fcr\u00fcy\u00fc ve s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerini gizleyen ideolojik formlar, mevcut s\u00f6m\u00fcr\u00fc mekanizmas\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda i\u015flev g\u00f6r\u00fcrler ve bu bak\u0131mdan egemen s\u0131n\u0131flara hizmet ederler. Fakat, egemen fikir ve ideoloji aras\u0131nda do\u011frudan bir e\u015fde\u011ferlik kurmak Marx&#8217;\u0131n ideoloji kuram\u0131n\u0131n ruhuna ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Marx a\u00e7\u0131s\u0131ndan ideolojik formlara kar\u015f\u0131 m\u00fccadele ilk eserlerinden ba\u015flayarak fikirler alemindeki bir m\u00fccadele olarak de\u011fil ideolojik formlar\u0131 olu\u015fturan maddi ili\u015fkilere kar\u015f\u0131 bir m\u00fccadele olarak kavranm\u0131\u015ft\u0131r. Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n Ayd\u0131nlanmac\u0131lar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 niteli\u011fi de buradan gelmektedir: m\u00fccadele fikirler alan\u0131ndan maddi alana \u00e7ekilmi\u015f ve ideolojik formlara kar\u015f\u0131 m\u00fccadele d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc siyasi pratikle ili\u015fkili olarak ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Alman \u0130deolojisi&#8217;nde \u015funlar yaz\u0131l\u0131d\u0131r: &#8220;kom\u00fcnist i\u00e7in sorun, mevcut d\u00fcnyay\u0131 devrimci bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015ftirmek, bulmu\u015f oldu\u011fu duruma h\u00fccum etmek ve onu pratik olarak de\u011fi\u015ftirmektir&#8221; (Marx ve Engels, 1987: 49). O nedenle, bu eserde &#8220;mevcut d\u00fczenin devrilmesi&#8221;nin mevcut d\u00fczenin hangi maddi \u00e7eli\u015fkileri kavranarak ger\u00e7ekle\u015ftirilebilece\u011fi sorgulanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r (Marx ve Engels, 1987: 77) ki bu, a\u015fa\u011f\u0131da tekrar d\u00f6n\u00fclece\u011fi gibi, Marx&#8217;\u0131n ele\u015ftiri kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n anahtar\u0131d\u0131r. Di\u011fer yandan, ideolojik tersy\u00fcz olman\u0131n egemen s\u0131n\u0131fa ait egemen fikirlerin bir sonucu oldu\u011funa ili\u015fkin bir ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131, Marx&#8217;\u0131 do\u011frudan do\u011fruya bu fikirlerin analizine g\u00f6t\u00fcr\u00fcrd\u00fc. Oysa, Marx, ideolojiyi egemen fikirlerde de\u011fil \u00fcretim ili\u015fkilerinde buldu\u011fu i\u00e7in ele\u015ftirisini bu alana y\u00f6neltti ve maddi ili\u015fkileri, \u00e7eli\u015fkileri a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Alman \u0130deolojisi, fikirlerin ve tasar\u0131mlar\u0131n ideolojik karakterine ili\u015fkin a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 insan bilincinin ideolojik karakteri konusunda da sergiler. Eser, ideolojik formlarla insan bilinci aras\u0131nda aras\u0131nda bir &#8220;tekab\u00fcliyet&#8221; ili\u015fkisi kurar (Marx ve Engels, 1987: 45). Belirli bir \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n \u015fekillendirdi\u011fi insan bilinci, bu ger\u00e7ek ili\u015fkilerden kaynakl\u0131 ideolojik bir ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131k i\u00e7erir. Ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerden kurtulabilmesi i\u00e7in do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnme tarz\u0131n\u0131n \u00f6\u011fretilmesi gereken bir varl\u0131k olarak kavranmayan insan bilinci verili \u00fcretim tarz\u0131 i\u00e7inde sabit bir \u015fey olarak da g\u00f6r\u00fclmez. \u0130deolojik bilincin &#8220;kom\u00fcnist bilince&#8221; d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc, ideolojik bilinci yaratan \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n temel \u00e7eli\u015fkilerinin i\u00e7inde aran\u0131r. &#8220;K\u00f6kl\u00fc bir devrim zorunlulu\u011funun bilinci&#8221; \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimindeki \u00e7eli\u015fkilerle a\u00e7\u0131klan\u0131r. &#8220;Y\u0131\u011f\u0131n i\u00e7inde kom\u00fcnist bilincin yarat\u0131lmas\u0131&#8221; ve &#8220;bu i\u015fin kendisinin de iyi bir sonuca g\u00f6t\u00fcr\u00fclmesi&#8221;, &#8220;insanlar\u0131n y\u0131\u011f\u0131nsal bir de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framas\u0131na&#8221; yani &#8220;devrim&#8221;e ba\u011flan\u0131r. Devrim, yaln\u0131zca proletaryan\u0131n burjuvaziyi devirmesini sa\u011flamaz, ayn\u0131 zamanda bu s\u0131n\u0131fa toplumu yeni temeller \u00fczerinde kurmaya elveri\u015fli bir hale gelmek olana\u011f\u0131n\u0131 da verir (Marx ve Engels, 1987: 69-71). Buradaki diyalektik ili\u015fkiye dikkat edilmelidir. \u0130deolojik bilincin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc onu yaratan maddi \u00e7eli\u015fkilerin \u00e7\u00f6z\u00fcme ula\u015fma olanaklar\u0131yla, maddi \u00e7eli\u015fkilerin &#8220;pratikteki bir hareket&#8221;le \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc de kom\u00fcnist bilincin olu\u015fumuyla ili\u015fkilidir.<\/p>\n<p>Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131yla ele\u015ftiri anlay\u0131\u015f\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011f, Alman \u0130deolojisi&#8217;nde iki d\u00fczeyde kurulur. Gen\u00e7 Hegelciler, b\u00fct\u00fcn ele\u015ftirilerini insan bilincinin yan\u0131lsamalar\u0131na y\u00f6neltmi\u015flerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc, insan bilincinin \u00fcr\u00fcnlerini insan\u0131n &#8220;ger\u00e7ek zincirleri&#8221; olarak kabul ediyorlard\u0131. Onlara g\u00f6re, bu ele\u015ftiri yerini buldu\u011funda, yani, Gen\u00e7 Hegelcilerin kendi bilin\u00e7leri, s\u00fcrekli bir yan\u0131lg\u0131 i\u00e7inde bulunan insanlar\u0131n bilincinin yerini ald\u0131\u011f\u0131nda insan\u0131n zincirleri de kopar\u0131lm\u0131\u015f olacak, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 sorunlar \u00e7\u00f6z\u00fclecekti. Bu bak\u0131mdan onlar, insan bilincinin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan tasar\u0131mlar\u0131n tarihine y\u00f6nelmi\u015flerdi. Marx&#8217;\u0131n ele\u015ftirisi ise, insan bilincinin yan\u0131lsamalar\u0131na de\u011fil, bu yan\u0131lsamalar\u0131 do\u011furan maddi ili\u015fkilere y\u00f6nelmi\u015fti. \u00c7\u00fcnk\u00fc, ideolojik yan\u0131lsama toplumsal \u00e7eli\u015fkilerin bir sonucuydu. Marx&#8217;\u0131n \u00fcretici eylemi i\u00e7indeki insan\u0131n tarihine y\u00f6nelmesinin nedeni buydu.<\/p>\n<p>Alman \u0130deolojisi&#8217;nin, ideolojinin form\u00fclasyonu bak\u0131m\u0131ndan Marx&#8217;\u0131n \u00f6nceki eserlerine g\u00f6re bir ilerleme kaydetti\u011fi ve netlik kazand\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Her \u015feyden evvel, Marx, ideoloji kavram\u0131n\u0131 ilk kez bu eserde kullanmakta ve negatif bir ideoloji kavram\u0131yla \u00e7al\u0131\u015fmaya ba\u015flamaktad\u0131r. Eser, Marx&#8217;\u0131n daha \u00f6nce Hegel&#8217;den devral\u0131p geli\u015ftirdi\u011fi tersy\u00fcz etme d\u00fc\u015f\u00fcncesini korumakta ve art\u0131k bunu ideoloji olarak adland\u0131rmaktad\u0131r. Kavram, bir tersy\u00fcz olma halini ve \u00e7eli\u015fkilerin yanl\u0131\u015f temsilini ifade etmektedir. B\u00f6ylesi bir ideoloji kavram\u0131yla \u00e7al\u0131\u015fmak Marx&#8217;\u0131 bir yandan fikirlerdeki, tasar\u0131mlardaki ve insan bilincindeki ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131l\u0131\u011f\u0131, bir yandan da yanl\u0131\u015f bir bi\u00e7imde temsil edilen \u00e7eli\u015fkileri a\u00e7\u0131klamaya g\u00f6t\u00fcrmektedir. Bu t\u00fcrden bir ideoloji kavram\u0131yla \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n Marx&#8217;\u0131n ele\u015ftiri anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 ve imk\u00e2n\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek gerekiyor. \u0130deoloji, insanlar ve onlar\u0131n ili\u015fkilerinin ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc olarak kavrand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu g\u00f6r\u00fcnt\u00fcy\u00fc olu\u015fturan maddi ili\u015fki ve \u00e7eli\u015fkilerin a\u00e7\u0131klan\u0131p nas\u0131l \u00e7\u00f6z\u00fcmlenece\u011finin ortaya konulmas\u0131 zorunlu oluyor. Marx&#8217;\u0131n kuramsal \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 da bu y\u00f6nde seyrediyor. Hukuk, felsefe gibi ideolojik formlarla ba\u015flayan \u00e7al\u0131\u015fma alanlar\u0131 ideolojiyi olu\u015fturan iktisadi ili\u015fkilerin ele\u015ftirel bir tahliline do\u011fru evriliyor. Bu evrili\u015f, ayn\u0131 zamanda, onun ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131na yeni boyutlar ekleyecektir.<\/p>\n<p>3.3 \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc d\u00f6nem: \u0130nsan bilincindeki tersy\u00fczl\u00fckle ger\u00e7ekli\u011fin tersy\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc aras\u0131ndaki ili\u015fki g\u00f6r\u00fcng\u00fcler d\u00fcnyas\u0131yla dolay\u0131mlan\u0131r<\/p>\n<p>Larrain, 1858&#8217;de Grundrisse ile ba\u015flay\u0131p 1867&#8217;de Kapital&#8217;le son bulan d\u00f6nemi, Marx&#8217;\u0131n entelekt\u00fcel geli\u015fiminin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc evresi olarak tan\u0131mlar (Larrain, 1983: 31). B\u00f6ylesi bir d\u00f6nemle\u015ftirme, Marx&#8217;\u0131n ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n siyasal iktisat \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 s\u0131ras\u0131ndaki geli\u015fimini takip edebilmek i\u00e7in elveri\u015flidir. Marx&#8217;\u0131n bu d\u00f6nem \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, ideoloji kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan iki temel \u00f6zellik g\u00f6sterir. \u0130lk olarak, ideoloji konusunda daha \u00f6nce s\u00f6ylenenler tutarl\u0131 bir \u015fekilde s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmekle beraber, bu \u00e7al\u0131\u015fmalarda da derinle\u015ftirilir. \u0130kinci olarak, daha \u00f6nce kullan\u0131lan negatif ideoloji kavram\u0131na siyasal iktisat \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda yeni bir boyut eklenir. Bu, insan bilincindeki tersy\u00fczl\u00fckle ger\u00e7ekli\u011fin tersy\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc aras\u0131ndaki ili\u015fkinin ger\u00e7ekli\u011fin olu\u015fumunu sa\u011flayan g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f alanlar\u0131yla dolay\u0131mland\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin a\u00e7\u0131klamad\u0131r. Bu alt b\u00f6l\u00fcmde, d\u00f6nemin bu iki temel \u00f6zelli\u011fi g\u00f6sterilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Marx&#8217;\u0131n bu d\u00f6nemdeki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 aras\u0131nda ideoloji kavram\u0131na rastlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z tek eseri Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131&#8217;d\u0131r. 1859&#8217;da yay\u0131mlanan eserde ideoloji, &#8220;alt yap\u0131&#8221;-&#8220;\u00fcst yap\u0131&#8221; ay\u0131r\u0131m\u0131nda &#8220;\u00fcst yap\u0131&#8221; kurumlar\u0131n\u0131 nitelemek i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Gerek Marksizm i\u00e7i tart\u0131\u015fmalarda, gerekse de Marksizm d\u0131\u015f\u0131ndan gelen ele\u015ftirilerde s\u0131k\u00e7a g\u00fcndeme gelen bu yakla\u015f\u0131m, Marx&#8217;\u0131n ideoloji nosyonunu nas\u0131l kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rebilmek bak\u0131m\u0131ndan tart\u0131\u015fmaya de\u011ferdir.<\/p>\n<p>Marx, bu eserinde, insan iradesine ba\u011fl\u0131 olmayan ili\u015fkilerle, insanlar\u0131n bu ili\u015fkilerin bilincine vard\u0131klar\u0131 formlar aras\u0131nda bir ayr\u0131ma gider. \u0130radeye ba\u011fl\u0131 olmayan ili\u015fkiler, insanlar\u0131n varl\u0131klar\u0131n\u0131n toplumsal \u00fcretiminde kurduklar\u0131 \u00fcretim ili\u015fkileridir ve bu ili\u015fkiler maddi \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin belirli bir geli\u015fmesine tekab\u00fcl eder. \u0130nsan\u0131n bilin\u00e7li ve tasarlanm\u0131\u015f eyleminin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olmayan bu ili\u015fkiler, bir yandan insan\u0131n bilin\u00e7li etkinli\u011finin ortam\u0131n\u0131 olu\u015fturur bir yandan da bu etkinliklerin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7izerler. \u0130nsan bilincine ait etkinlikler ise, \u00fcretim ve m\u00fclkiyet ili\u015fkileri aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fma ve \u00e7eli\u015fkilerin kavran\u0131\u015f \u015fekillerini ifade ederler. Bunlar, hukuk\u00ee, siyasal, din\u00ee, artistik ya da felsef\u00ee \u015fekillerdir ve &#8220;ideolojik&#8221; olarak adland\u0131r\u0131lar (Marx, 1979: 25-26). Buradaki &#8220;ideolojik&#8221; tan\u0131mlamas\u0131n\u0131n nedeni, a\u015fa\u011f\u0131da de\u011finilece\u011fi gibi, s\u00f6zkonusu formlar\u0131n maddi hayat\u0131n \u00e7eli\u015fkilerini gizleyen bir i\u015flev g\u00f6r\u00fcyor almalad\u0131r\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin, hukuk, b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 e\u015fit olarak tan\u0131mlar ve b\u00f6ylece e\u015fitsizlikleri gizler, siyasal formlar s\u0131n\u0131flar aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkilerin bir \u00f6rt\u00fcs\u00fc olarak i\u015flev g\u00f6r\u00fcrler vb.<\/p>\n<p>Marx&#8217;\u0131n daha \u00f6nceki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n bir sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131kan bu a\u00e7\u0131klamada iki noktaya dikkat edilmelidir. \u0130lk olarak insan iradesinden ba\u011f\u0131ms\u0131z nesnel ili\u015fkilerle insan\u0131n bilincine ait \u00f6znel etkinlikler aras\u0131ndaki ay\u0131r\u0131m mekanik bir ay\u0131r\u0131m de\u011fildir. Marx&#8217;\u0131n diyalektik y\u00f6ntemininin kavramlar\u0131n birbirine d\u00f6n\u00fc\u015fmesi ilkesi burada da ge\u00e7erlidir. Onun &#8220;teori kitleleri kucaklad\u0131\u011f\u0131nda maddi bir g\u00fc\u00e7 haline gelir&#8221; s\u00f6z\u00fc bu a\u00e7\u0131dan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde son derecede anlaml\u0131d\u0131r. Buradaki &#8220;teori&#8221; kavram\u0131 insan bilincinin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan ve bu bak\u0131mdan \u00f6znel bir nitelik ta\u015f\u0131yan fikir ve tasar\u0131mlar\u0131 ifade eder. Bunlar, belirli ko\u015fullarda toplumsal ili\u015fkiler \u00fczerinde birer maddi g\u00fc\u00e7 olarak etki yaparlar. \u00d6rne\u011fin, dinsal inan\u00e7lar, toplumsal devrimin \u00f6n\u00fcndeki maddi bir engel olarak i\u015flev g\u00f6rebilir. Bunun tersini d\u00fc\u015f\u00fcnmek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Devrimci d\u00fc\u015f\u00fcnceler de i\u015f\u00e7i kitlelerini kucaklad\u0131klar\u0131 ve onlar\u0131n eylemlerinin klavuzu haline geldiklerinde kapitalizmin y\u0131k\u0131lmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bir silah i\u015flevi g\u00f6rebilirler.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Karl Marx&#8217;ta \u0130deoloji &#8211; Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130deoloji, modern sosyal teorinin tart\u0131\u015fma konular\u0131 aras\u0131ndaki en merkezi kavramlardan biridir. Terry Eagleton&#8217;\u0131n, bu konuyla ilgili onca kitap ve makaleden sonra yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 eserini \u0130deoloji: Bir Giri\u015f olarak adland\u0131rmas\u0131 ideoloji hakk\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalar\u0131n kapsam ve zenginli\u011fini g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan iyi bir \u00f6rnektir. \u0130deolojiyle ilgili tart\u0131\u015fmalarda Karl Marx&#8217;\u0131n kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131 ise son derece \u00f6nemli bir yere sahiptir. Kavram, Marx&#8217;la birlikte [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[178],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4854","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-marksizm"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Karl Marx&#039;ta \u0130deoloji - Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Karl Marx&#039;ta \u0130deoloji - Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u0130deoloji, modern sosyal teorinin tart\u0131\u015fma konular\u0131 aras\u0131ndaki en merkezi kavramlardan biridir. Terry Eagleton&#8217;\u0131n, bu konuyla ilgili onca kitap ve makaleden sonra yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 eserini \u0130deoloji: Bir Giri\u015f olarak adland\u0131rmas\u0131 ideoloji hakk\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalar\u0131n kapsam ve zenginli\u011fini g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan iyi bir \u00f6rnektir. \u0130deolojiyle ilgili tart\u0131\u015fmalarda Karl Marx&#8217;\u0131n kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131 ise son derece \u00f6nemli bir yere sahiptir. Kavram, Marx&#8217;la birlikte [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-01-26T10:26:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"32 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Karl Marx&#8217;ta \u0130deoloji &#8211; Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan\",\"datePublished\":\"2011-01-26T10:26:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/\"},\"wordCount\":6429,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Marksizm\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/\",\"name\":\"Karl Marx'ta \u0130deoloji - Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2011-01-26T10:26:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Karl Marx&#8217;ta \u0130deoloji &#8211; Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Karl Marx'ta \u0130deoloji - Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Karl Marx'ta \u0130deoloji - Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan","og_description":"\u0130deoloji, modern sosyal teorinin tart\u0131\u015fma konular\u0131 aras\u0131ndaki en merkezi kavramlardan biridir. Terry Eagleton&#8217;\u0131n, bu konuyla ilgili onca kitap ve makaleden sonra yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 eserini \u0130deoloji: Bir Giri\u015f olarak adland\u0131rmas\u0131 ideoloji hakk\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalar\u0131n kapsam ve zenginli\u011fini g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan iyi bir \u00f6rnektir. \u0130deolojiyle ilgili tart\u0131\u015fmalarda Karl Marx&#8217;\u0131n kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131 ise son derece \u00f6nemli bir yere sahiptir. Kavram, Marx&#8217;la birlikte [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-01-26T10:26:00+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"32 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Karl Marx&#8217;ta \u0130deoloji &#8211; Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan","datePublished":"2011-01-26T10:26:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/"},"wordCount":6429,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Marksizm"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/","name":"Karl Marx'ta \u0130deoloji - Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2011-01-26T10:26:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/01\/26\/karl-marxta-ideoloji-kapitalizmin-devrimci-elestirisinin-bir-olanagi-1bolum-gokhan-atilgan\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Karl Marx&#8217;ta \u0130deoloji &#8211; Kapitalizmin Devrimci Ele\u015ftirisinin Bir Olana\u011f\u0131 (1.B\u00f6l\u00fcm) | G\u00f6khan At\u0131lgan"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4854","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4854"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4854\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4854"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4854"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4854"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}