{"id":4864,"date":"2011-02-03T10:34:00","date_gmt":"2011-02-03T07:34:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/"},"modified":"2011-02-03T10:34:00","modified_gmt":"2011-02-03T07:34:00","slug":"psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/","title":{"rendered":"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan  Sanat&#8217;\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>Maria Gugging&#8217;in ad\u0131yla an\u0131lan, A\u015fa\u011f\u0131 Avusturya&#8217;daki n\u00f6roloji ve psikiyatri klini\u011fi Viyana&#8217;dan 30 km uzakl\u0131ktaki k\u00fc\u00e7\u00fck, yak\u0131n bir k\u00f6yde yer al\u0131yor. Bu ak\u0131l hastanesini olu\u015fturan binalardan biri\u00a0 Haus der K\u00fcnstler\u00a0 veya\u00a0 Sanat\u00e7\u0131lar Evi dir. Klinikteki di\u011fer binalardan farkl\u0131 olarak bu pavyon reng\u00e2renk boyanm\u0131\u015ft\u0131r. Ve \u00fccra bir tepenin doru\u011funda yer al\u0131r. Burada, ya\u015fama ve \u00e7al\u0131\u015fma mek\u00e2nlar\u0131 kronik \u015fizofreniden ve manik-depresyondan mustarip on bir kadar hastaya sunulmu\u015ftur. Hi\u00e7bir zaman hastaneyi terk etme ihtimali bulunmayan, Sanat\u00e7\u0131lar Evi&#8217;ne kapat\u0131lanlar i\u00e7in zaman olduk\u00e7a a\u011f\u0131r akar. Vakitlerinin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 \u00e7izimle, resimle ve \u00e7e\u015fitli objeler yaratmakla ge\u00e7er.<\/p>\n<p>Bu Gugging Sanat\u00e7\u0131lar\u0131\u00a0 d\u0131\u015far\u0131daki sanat&#8217; veya art brut konulu ara\u015ft\u0131rmam\u0131n konusunu olu\u015fturacak. Avrupa&#8217;da, Gugging kurumu sanatla terapiyi kullanan ve hastalar\u0131 topluma yeniden entegre etmeyi deneyen bir psikiyatrik reform modeli projesiyle, itibarl\u0131 bir konumu temsil etmektedir. Bu durumda, ziyaret\u00e7i kalabal\u0131klar\u0131n\u0131n Gugging sanat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n sanat\u0131n renkli, \u00e7ekici bir formu olarak\u00a0 delilik&#8217;le sunulduklar\u0131 evlerini ve galerilerini g\u00f6rmeye gelmesi \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir. Profesyonel background&#8217;lar\u0131na, ilgilerine ve e\u011filimlerine uygun olarak insanlar psikiyatrik hastalar\u0131n sanatsal \u00fcretimlerini farkl\u0131 ba\u011flamlarda g\u00f6r\u00fcrler ve izleyebilme ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131na sahip olduklar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalara farkl\u0131 anlamlar atfederler.<\/p>\n<p>Sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel fenomenlerin di\u011fer bi\u00e7imlerini dikkate almasak da, antropologlar Gugging sanat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 incelerken yakla\u015f\u0131k olarak ayn\u0131 \u00e7al\u0131\u015fma y\u00f6ntemini icra ederler. Antropolojinin g\u00fcncel pratiklerinde, k\u00fclt\u00fcrel fenomenleri anlamay\u0131 deneme s\u00fcrecinde ba\u011flamsalla\u015ft\u0131rma merkezi bir pozisyon edinmeye ba\u015flad\u0131. Burada \u00fczerinde durmak istedi\u011fim mesele, eskiden ba\u011flam\u0131n do\u011fal olarak verili oldu\u011funa y\u00f6nelik yayg\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerin, ba\u011flam\u0131n izleyen taraf\u0131ndan yapay olarak \u00fcretildi\u011fi anlay\u0131\u015f\u0131na do\u011fru y\u00f6n de\u011fi\u015ftirmesidir. Ara\u015ft\u0131r\u0131lan fenomen \u00fczerindeki etkileriyle belirleyici olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcren ve fenomenin de belirleme i\u00e7inde eksik kalmas\u0131na yol a\u00e7an iki\u00a0 ba\u011flam&#8217; aras\u0131nda konumlanan bu kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n bug\u00fcn modas\u0131 ge\u00e7mi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin Johannes Fabian i\u015fte bu nedenle bu iki pozisyona diyalektik bir ili\u015fki i\u00e7inde bakmam\u0131z\u0131 \u00f6nerir. Etnografik yanl\u0131\u015f anlamalarla ilgili de\u011ferlendirmesinde, anlama s\u00fcrecindeki hatalar\u0131n ayarlanan ba\u011flamlarla onar\u0131labilece\u011fini g\u00f6sterir (Fabian 1995).<\/p>\n<p>Kendi hesab\u0131ma ben, psikiyatrik hastalar\u0131n imgesel \u00fcretiminde anlamlar\u0131n y\u00f6n de\u011fi\u015ftirmesine bakarken, ba\u011flam\u0131n pozitivizminin \u00fcstesinden gelmeye y\u00f6nelik bir giri\u015fimle\u00a0 ba\u011flam&#8217; teriminin yerine \u00e7er\u00e7eve yi ikame edece\u011fim. Antropoloji sosyal olarak meydana getirilmi\u015f anlamlarca ba\u011f\u0131\u015flanan fenomenlerden bahsetmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131ndan beri,\u00a0 ba\u011flamlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi de\u011fil fakat i\u015faretleri \u00e7er\u00e7evelemeyi denemeliyiz: i\u015faretler nas\u0131l \u00e7e\u015fitli s\u00f6ylemsel pratikler, kurumsal d\u00fczenlemeler, de\u011fer sistemleri, semiyotik mekanizmalar taraf\u0131ndan meydana getirilir\u00a0 \u00e7er\u00e7evelenir-\u00a0 (Culler 1988:xiv). Ger\u00e7ekten de, b\u00f6ylesi \u00e7er\u00e7eveler tekrar tekrar delili\u011fin \u00fcretimlerini ve onlar\u0131n anlamlar\u0131n\u0131 belirledi ve neredeyse sonsuz say\u0131da muhtemel \u00e7er\u00e7eve bulundu\u011funu ak\u0131lda tutmak \u00f6nemlidir. Bu makalede \u00f6nerilen, kolektif olarak kabul edilen \u00e7er\u00e7evelerin se\u00e7imi yapt\u0131\u011f\u0131m vaka ara\u015ft\u0131rmas\u0131na dayan\u0131yor. Burada sunulan \u00e7er\u00e7evelerin do\u011fas\u0131 herhangi verili bir \u00f6znenin k\u00fclt\u00fcrel ve sosyal s\u00f6ylemlere yakla\u015f\u0131m\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r, \u00f6yleyse herhangi bir verili birey \u00e7e\u015fitli \u00e7er\u00e7eveleri kullanabilir. \u00c7er\u00e7eveleme d\u0131\u015fsalla\u015ft\u0131rman\u0131n ki\u015fisel bir formu olarak yorumlanabilse de, ve \u00e7er\u00e7evelerin senkronikli\u011fi (synchronicity) ve diyakronikli\u011fi (diachronicity) ki\u015fiye ve mizac\u0131na \u00f6zg\u00fc bir olu\u015f diye kabul edilse de, \u00e7er\u00e7eveleme kesinlikle hi\u00e7bir zaman kat\u0131ks\u0131z subjektif bir eylem de\u011fildir.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca, deneyim ve \u00e7er\u00e7eve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 belirlenim halindedir: deneyim halihaz\u0131rda temsiliyettir. Deneyim daima onu iletmeyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan, k\u00fclt\u00fcrel olarak sunulan ve kolektif olarak payla\u015f\u0131lan s\u00f6ylemler yoluyla kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Psikiyatristler, bilim adamlar\u0131, sanat\u00e7\u0131lar, sanat eseri al\u0131c\u0131lar\u0131, koleksiyonerler Gugging&#8217;den sanat\u00e7\u0131-hastalar ve onlar\u0131n tasvirleriyle al\u00e2kal\u0131 deneyimlerini anlamland\u0131rd\u0131klar\u0131 kendi spesifik \u00e7er\u00e7eve setlerine sahiptir. Burada sunaca\u011f\u0131m \u00e7er\u00e7eveler \u00f6zneler-aras\u0131 bir tarzda isti\u015fare edilmi\u015f ve te\u015fhis i\u00e7in imk\u00e2nlar sunan ideolojiler haline gelmi\u015ftir. Bireyler, b\u00fcy\u00fck oranda verili anda spesifik kurumlar\u0131n, s\u00f6ylemlerin ve de\u011ferlerin nas\u0131l muktedir oldu\u011funa ba\u011fl\u0131 olarak, bu \u00e7er\u00e7evelerin i\u00e7ine ve d\u0131\u015f\u0131na do\u011fru durumsal ve stratejik yollardan y\u00fcr\u00fcrler.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00c7ER\u00c7EVE I: Tan\u0131sal Y\u00f6ntem<\/p>\n<p>1950&#8217;lerde, psikiyatrist ve Maria Gugging psikiyatrik kurumundaki sanat\u00e7\u0131lar kolonisinin kurucusu olan Leo Navratil hastalar\u0131n\u0131 tan\u0131sal ama\u00e7larla yazmaya ve \u00e7izmeye y\u00f6neltti. Hastalar\u0131 taraf\u0131ndan \u00fcretilen tasvirlerden zihinsel bozukluklar\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karabilece\u011fine inan\u0131yordu. Navratil&#8217;in y\u00f6ntemi Karen Machover&#8217;\u0131n kitab\u0131 Personality Projection in the Drawing of the Human Figure: A Method of Personality Investigation &#8216;dan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. Navratil, \u00e7ok say\u0131da hastadan kur\u015funkalemle posta kart\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcndeki k\u00e2\u011f\u0131tlara bir insan fig\u00fcr\u00fc \u00e7izmesini isteyerek ve bu resimleri ruhsal gerilimlerin ve \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n ifadeleri olarak \u00e7er\u00e7eveleyerek devam etti. Nevrozun resimsel ifadeleri psikoz kadar de\u011fi\u015ftirmeyece\u011fi sonucuna vard\u0131.\u00a0 Nevroz kendi kendisini \u00e7izimin konusu i\u00e7inde a\u00e7\u0131\u011fa vurur, psikoz ise \u00e7izimin formunda da te\u015fhis edilebilir\u00a0 (Navratil 1998:16). Hastalar\u0131n \u00e7izimleri, psikiyatrlar\u0131n hastalar\u0131 i\u00e7in \u00e7izmemeye ba\u015flamalar\u0131ndan bu yana tek tarafl\u0131 olsa da, s\u00f6zl\u00fc ve davran\u0131\u015fsal ifadenin \u00f6tesinde ek bir ileti\u015fim kanal\u0131 olarak kabul edilmi\u015ftir. Ger\u00e7ekten de, onlar sorumluluklar\u0131 alt\u0131ndaki ki\u015fiyle bir de\u011fi\u015f toku\u015f ili\u015fkisine girmeyi ama\u00e7lamam\u0131\u015flard\u0131r, daha \u00e7ok hastan\u0131n hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u00a0 konu\u015fmas\u0131&#8217;n\u0131 istemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Bu b\u00fcy\u00fck ama\u00e7, k\u00f6t\u00fc bir ruhun bir ki\u015finin bedenini ve akl\u0131n\u0131 ele ge\u00e7irdi\u011fi ve kurban\u0131n\u0131\u00a0 konu\u015fmaya\u00a0 zorlad\u0131\u011f\u0131 obsesyon formu olarak delili\u011fin ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 arkaik g\u00f6r\u00fc\u015fle ili\u015fkilendirilebilir. Delili\u011fe dair bu g\u00f6r\u00fc\u015f 19. y\u00fczy\u0131l boyunca, psikiyatrik hastalar\u0131n her nas\u0131lsa kendi ko\u015fullar\u0131ndan mesul olduklar\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki yayg\u0131n \u00f6nyarg\u0131ya kar\u015f\u0131 pop\u00fcler hale geldi.\u00a0 Zihinsel hastalar\u0131n k\u00f6t\u00fc ruhlarla ilgili cin \u00e7arpmas\u0131yla a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 model kesinlikle hastan\u0131n de\u011fil hastal\u0131\u011f\u0131n onun \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n yazar\u0131 oldu\u011funu \u00f6neren, deli sanat\u00e7\u0131n\u0131n eline trans halindeyken buna (k\u00f6t\u00fc ruhlara \u00c7.N.) benzer bir arac\u0131n rehberlik etti\u011fi fikrine katk\u0131da bulunmu\u015ftur.\u00a0 (Ten Berge 2000: 79). O zamanlar h\u00e2l\u00e2 gen\u00e7 bir disiplin olan psikiyatri i\u00e7in bu, psikiyatrik hastalar taraf\u0131ndan \u00fcretilen imgelerin spesifik bir zihinsel durumun semptomatik olu\u015flar\u0131 \u015feklinde \u00e7er\u00e7evelenebildi\u011fi umut verici bir yenilikti. Bug\u00fcn Maria Gugging Ak\u0131l Hastanesi&#8217;nin y\u00f6neticisi olan Gerald Eichberger, yetmi\u015flerin ba\u015flar\u0131ndaki e\u011fitimi boyunca, test \u00e7izimlere dayanan te\u015fhislerin % 70\u00a0 do\u011fru&#8217; \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildiriyor. Ba\u015far\u0131 oran\u0131n\u0131n bu etkileyicili\u011fine ra\u011fmen, tan\u0131sal y\u00f6ntemler olarak \u00e7izimler ve resimler, \u00e7ocuk psikiyatrisi istisnas\u0131yla, \u00e7a\u011fda\u015f psikiyatri alan\u0131nda neredeyse b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ortadan kalkt\u0131. E\u011fer bu y\u00f6ntemin kullan\u0131m\u0131 fazlas\u0131yla terk edildiyse, a\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131 bu, tan\u0131sal \u00e7izimlere dayanan sonu\u00e7lar\u0131n etkisizli\u011finden veya az g\u00fcvenirli\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc de\u011fildir. Hakikaten de, resimsel ifadeleri s\u00f6zl\u00fc ve davran\u0131\u015fsal olanlardan farkl\u0131ca kavramamak psikiyatrik paradigma i\u00e7inde tamamen mant\u0131ksald\u0131r. B\u00fcy\u00fck ihtimalle, psikiyatrik hastalar\u0131n resimlerine ve \u00e7izimlerine uygulanan, \u00fcst \u00fcste binen \u00e7er\u00e7evelerden kaynaklanan etik nedenler test \u00e7izimi y\u00f6nteminin giderek terk edilmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bu er\u00e7evelerin \u00fcst \u00fcste binme hali ise ge\u00e7ti\u011fimiz y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>\u00c7ER\u00c7EVE II: L&#8217;ART chez les fous<\/p>\n<p>1970&#8217;de, Paul Meunier L&#8217;art chez les fous ba\u015fl\u0131kl\u0131,\u00a0 deli&#8217;ler taraf\u0131ndan yap\u0131lan sanat \u00fczerine kitab\u0131n\u0131 yay\u0131nlad\u0131. Bir psikiyatr olarak sahip oldu\u011fu profesyonel rol\u00fcn d\u0131\u015f\u0131na ad\u0131m atarak (profesyonel toplulu\u011fun bilmedi\u011fi Marcel R\u00e9ja takma ad\u0131yla yazsa da) psikiyatrik hastalar\u0131n resimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131\u00a0 sanat&#8217; olarak g\u00f6rmek ve bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n estetik de\u011ferini ciddiyetle ele almak i\u00e7in c\u00fcretk\u00e2rca bir bak\u0131\u015f geli\u015ftirdi.<\/p>\n<p>Meunier&#8217;nin \u015f\u00f6hreti, yeni bir \u00e7er\u00e7evelemenin onun yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n yerini almas\u0131ndan itibaren temelsiz hale geldi. Ger\u00e7ekten de, Cesare Lombroso&#8217;nun delili\u011fin i\u00e7indeki dehay\u0131 te\u015fhis etti\u011fi kitab\u0131 Genio e Folia , daha 1864&#8217;te yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131 ve bu kitap bu ikinci \u00e7er\u00e7eveye do\u011fru y\u00f6nelen perspektif de\u011fi\u015fikli\u011finin habercisiydi.<\/p>\n<p>1921&#8217;de, \u0130svi\u00e7re&#8217;li psikiyatrist Walter Morgenthaler Ein Geisteskranker als K\u00fcnstler adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda hastas\u0131 Adolf W\u00f6lfli&#8217;ye bir\u00a0 sanat\u00e7\u0131&#8217; diye g\u00f6ndermede bulunarak bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc yeniden do\u011frulad\u0131. Yine de W\u00f6lfli unvan\u0131nda ilk olarak zihinsel hasta ve ikinci olarak sanat\u00e7\u0131 diye karakterize edilir. Bunu Hans Prinzhorn, delili\u011fin imgelemine tan\u0131sall\u0131ktan \u00e7ok estetik yakla\u015f\u0131ma dayanan Die Bildnerei der Geisteskranken ile izledi. Psikiyatrik bak\u0131\u015f akademik nat\u00fcralizme ve empresyonizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan \u00e7a\u011fda\u015f sanat \u00fcretiminden etkilenirken, psikiyatri hastalar \u00fczerindeki kendi kavray\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fc kaybetmekten uzakt\u0131. Daha da \u00f6tesi, psikiyatrik hastalar\u0131n resimsel \u00fcretimleri, o zamanlar avant-garde sanat\u00e7\u0131lar ve di\u011ferleri taraf\u0131ndan ke\u015ffedilen Primitif Sanat&#8217;la benzerlikler ta\u015f\u0131yordu. Kat\u0131ks\u0131z formel y\u00f6nlere dayanan sorunsallar \u015f\u00f6yle sorulara d\u00f6n\u00fc\u015fmeye ba\u015flad\u0131: ger\u00e7ekte deli kimdir? Klee, Hoffmann, Haizmann, Kokoschka m\u0131 yoksa psikiyatrik kurumlardan hastalar m\u0131?<\/p>\n<p>Hastalar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla bu sanatsal avant-garde aras\u0131ndaki formel benzerliklere bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, psikiyatrlar\u0131n hastalar\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcnlerindeki sanatsal nitelikleri a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131rken, i\u00e7erideki\u00a0 normal&#8217; sanat\u00e7\u0131lar \u00fczerinde bunlar\u0131n sundu\u011fu tan\u0131sal kabiliyetleri\u00a0 objektif&#8217; bir metodoloji olarak kullanmalar\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir. Bu yakla\u015f\u0131m oeuvre&#8217;\u00fcn (form ve i\u00e7erik) sanat\u00e7\u0131n\u0131n ruhunun aynas\u0131 oldu\u011fu \u015feklindeki Neo-platonik fikirle al\u00e2kal\u0131d\u0131r. Psikiyatrinin y\u00fckseli\u015fiyle birlikte, bu ideoloji teoriden, hastane duvarlar\u0131n\u0131n \u00f6tesinde kanunlara veya iktidar\u0131n formlar\u0131na sayg\u0131 duymamakla damgalanan sanat\u00e7\u0131lar i\u00e7in ciddi bir tehdide do\u011fru d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n<p>Keza Leo Navratil, ak\u0131l hastanesi d\u0131\u015f\u0131nda \u00fcretilen\u00a0 sanat&#8217;ta da zihinsel bozukluklar buldu ve b\u00f6ylece, hastalar\u0131n\u0131, onlar\u0131 sanat ele\u015ftirisi denen ba\u015fka bir g\u00fc\u00e7l\u00fc s\u00f6ylemin kollar\u0131na itmemek i\u00e7in her \u015feyin \u00fczerinde birer sanat\u00e7\u0131 olarak kabul etmeyi reddetti. Bu mesele \u00fczerine, onun eski asistan\u0131 ve Haus der K\u00fcnstler&#8217;de halefi olan Johann Feilacher&#8217;le anla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir sonucu olarak, Navratil sonradan Psychopraxis adl\u0131 bilimsel dergide yazd\u0131\u011f\u0131 makaleyi K\u00fcstler aus Gugging&#8217; in psikiyatriye geri iadesini talep etmek i\u00e7in kullan\u0131r. \u0130lgin\u00e7tir ki, Navratil&#8217;in Haus der K\u00fcnstler sakinleri \u00fczerine yaz\u0131lar\u0131n\u0131 karikat\u00fcrize eden\u00a0 sanat\u00e7\u0131lar&#8217; ve\u00a0 hastalar&#8217; terimlerinin kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve de\u011fi\u015fken kullan\u0131m\u0131 Navratil i\u00e7in Gugging&#8217;lilerinin ne sadece sayg\u0131de\u011fer sanat\u00e7\u0131lar oldu\u011funa ne de onulmaz psikiyatrik hastalar oldu\u011funa i\u015faret eder. Onlar her ikisidir.<\/p>\n<p>\u00c7ER\u00c7EVE III: Art Brut<\/p>\n<p>Psikiyatrik hastalar\u0131n imgesel \u00fcretimi \u00fczerine 1922 tarihli kitab\u0131nda Hanz Prinzhorn pratikleri psikiyatri i\u00e7inde kontrol etmeyi geride b\u0131rak\u0131rken, psikiyatrik hastalar\u0131n resimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndaki solipsizme do\u011fru e\u011filime dikkat \u00e7eker. Sanat tarihi ve opera \u00fczerine background&#8217;\u0131 yan\u0131nda, Prinzhorn ayr\u0131ca ekspresyonizmin b\u00fcy\u00fck bir hayran\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, yaratmak i\u00e7in\u00a0 i\u00e7sel itki&#8217;yi takip etmenin ve uygarl\u0131k s\u00fcreci i\u00e7inde kaybolan bozulmam\u0131\u015f k\u00f6kenleri (Uranf\u00e4nge) ara\u015ft\u0131rman\u0131n gerekti\u011fine dair ekspresyonist iddiay\u0131 izleyen Prinzhorn, otizmi orjinallik ve otantiklikle birlikte tan\u0131mlamaya y\u00f6neldi. O halde onun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131,\u00a0 delilik&#8217;in imgesel \u00fcretimiyle ilgili yeni bir mit ortaya \u00e7\u0131kard\u0131; Prinzhorn, insano\u011flunun form vermeye (Gestaltungsdrang) orijinal bir y\u00f6nelime sahip oldu\u011fu kay\u0131p cenneti \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131yordu. Psikoz, Prinzhorn&#8217;un \u00f6nerisinde, tipik olarak sanat\u00e7\u0131n\u0131n ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 tasarrufunda olan zihinsel s\u00fcre\u00e7leri \u00f6zg\u00fcr k\u0131lar. Bu varsay\u0131mlara dayanarak, o birka\u00e7 on y\u0131l s\u00fcren bu inzivan\u0131n ve sosyal izolasyonun, psikiyatrik hastalar\u0131n \u00e7ocuklukta kaybettikleri orijinal yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 aktifle\u015ftirebilece\u011fine ikna oldu ( Prinzhom 1922:339 ).<\/p>\n<p>Prinzhorn&#8217;un fikirlerinin bir savunusu olarak, Jean Dubuffet, 1945&#8217;te art brut terimini t\u00fcretti. Onun maksad\u0131, sanat d\u00fcnyas\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan ba\u015fka yarat\u0131c\u0131 bireylerle beraber psikiyatrik hastalar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 \u00e7er\u00e7evelemekti. L&#8217;art culturel ve onun pazarlama mekanizmalar\u0131ndan hi\u00e7 ho\u015flanmayan Frans\u0131z sanat\u00e7\u0131, k\u00fclt\u00fcrel etkilerden azade olan \u00f6znelerce tarihsel-olmayan ve k\u00fclt\u00fcrel-olmayan diye an\u0131ld\u0131. G\u00fcya yarat\u0131m s\u00fcreci art brutist lerin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndaki en saf ve en i\u015flenmemi\u015f formda belirecekti. Ger\u00e7ekte, temel gereksinimlerini d\u0131\u015f d\u00fcnyadan hermetik izolasyon ihtiyac\u0131nda bulan Dubuffet i\u00e7in kendi Collection de l&#8217;Art Brut &#8216;\u00fc i\u00e7in yarat\u0131c\u0131lar bulmas\u0131 imkans\u0131zd\u0131. Dubuffet i\u00e7in, mimari, m\u00fczik ve en \u00f6nemlisi \u00e7izim alan\u0131nda Paris&#8217;te Benjamin Constant&#8217;\u0131n yap\u0131tlar\u0131n\u0131 i\u00e7erebilmek, geni\u015flemesi gereken art brut &#8216;\u00fcn yarg\u0131 kriteriydi. Koleksiyon ayr\u0131ca hermetik olarak izole edilmekten uzak olan, Raymond Queneau ve Jean Paulhan&#8217;la onun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 ilk ciddi olarak ele alan sanat ele\u015ftirmeni Michel Ragon&#8217;la da oldu\u011fu kadar yak\u0131n temas\u0131 s\u00fcrd\u00fcren Gaston Chaissac&#8217;\u0131n yap\u0131tlar\u0131n\u0131 da i\u00e7eriyordu. Dahas\u0131 Chaissac, Dubeffet&#8217;le sanatsal benzerliklere sahipken, g\u00fcncel sanat \u00e7evreleriyle g\u00f6r\u00fc\u015fmekten de \u00e7ekinmedi.<\/p>\n<p>Seksenler boyunca Dubuffet, i\u00e7inde daha az\u00a0 kat\u0131ks\u0131z&#8217; ve daha az\u00a0 saf&#8217; \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n sunuldu\u011fu bir ba\u015fka kategori yaratt\u0131. Art brut&#8217; \u00fcn mucidi, bu marka ismin telif haklar\u0131n\u0131 elde edecek ve b\u00f6ylece sadece kendisine ait imgeleri art brut diye niteleyecek kadar ileri gitti. Ger\u00e7ekten de, onun koleksiyonundaki t\u00fcm \u00e7al\u0131\u015fmalar bunlar\u0131n art brut oldu\u011funu harfiyen a\u00e7\u0131klayan resmi pullar ta\u015f\u0131rlar.<\/p>\n<p>Leo Navratil, Dubuffet&#8217;in art brut konseptine ellilerin ortas\u0131nda, hen\u00fcz hastalar\u0131ndan tan\u0131sal ama\u00e7larla \u00e7izimler isterken a\u015fina oldu. Baz\u0131 imgelemlerde o\u00a0 psikozlar veya depresyonlar taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f, hesaplanmayan baz\u0131 \u00f6zel \u015fey lere dikkat eder. Navratil, ara\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n bir sonucu olarak, 1965&#8217;te hastalar\u0131n 80 siyah-beyaz ill\u00fcstrasyonunu da i\u00e7eren Schizophrenie und Kunst &#8216;u yay\u0131mlad\u0131. Bunu, psikiyatr\u0131n yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131, hastas\u0131 Ernst Herbeck&#8217;in Alexander takma ad\u0131yla yazd\u0131\u011f\u0131 \u015fiirleri i\u00e7eren Schizophrenie und Sprache izledi. Bu ilk iki kitap Navratil&#8217;i \u00fcnl\u00fc yapt\u0131.\u00a0 Zaman\u0131n ruhu benim fikirlerim i\u00e7in yeterince olgunla\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Birka\u00e7 y\u0131l i\u00e7inde 50.000 kitap sat\u0131ld\u0131\u00a0 (Navratil 1999:211). Sanat ele\u015ftirmenleri ve teorisyenler Navratil ve \u00fcnl\u00fc Avusturyal\u0131 sanat\u00e7\u0131lar Peter Pongratz, Arnulf Rainer, Gerhard Roth ve Oswald Oberhuber aras\u0131nda bir ba\u011flant\u0131 kurdular.<\/p>\n<p>Navratil \u00e7izimlerin sanatsal de\u011ferleri konusunda g\u00fcvensizdi, bu nedenle profesyonel sanat\u00e7\u0131lar\u0131n giri\u015fim ve g\u00f6r\u00fc\u015flerini ho\u015f kar\u015f\u0131lad\u0131. Bu sanat\u00e7\u0131lar\u0131n en \u015fevklileri, hastalar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 daha geni\u015f bir kabulle\u00a0 sanat&#8217; olarak kabul ettiler. Navratil,\u00a0 delilik ve onun \u00fcr\u00fcnleri&#8217;yle temas kurarak kendi sanatsal kapasitelerinin de\u011ferini art\u0131ran Avusturyal\u0131 ressamlar\u0131n, heykelt\u0131ra\u015flar\u0131n ve yazarlar\u0131n yard\u0131m\u0131 olmadan, Gugging&#8217;lilerin hi\u00e7bir zaman bug\u00fcnlerde \u00e7ok ho\u015fland\u0131klar\u0131 tan\u0131nma d\u00fczeyine ula\u015famayacak olduklar\u0131n\u0131 iddia eder. Haus der K\u00fcnstler&#8217;in kurucusu, Dubuffet&#8217;in hastalar\u0131n\u0131n yarat\u0131mlar\u0131n\u0131 art brut olarak onaylamas\u0131 konusunda \u00e7ok hevesliydi ve 1969&#8217;da onunla yaz\u0131\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Frans\u0131z otodidakt sanat\u00e7\u0131 ak\u0131l hastanesinden gelen \u00e7al\u0131\u015fmalara olumlu tepki g\u00f6sterdi ve Navratil&#8217;in yetenekli hastalar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu \u015fimdi Lozan&#8217;da Collection de l&#8217;Art Brut i\u00e7inde yer al\u0131yor.<\/p>\n<p>Fakat en az\u0131ndan bir a\u00e7\u0131dan, Navratil&#8217;in hastalar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 art brut olarak kabul ettirme ihtiyac\u0131 tuhaft\u0131r. Kitaplar\u0131nda Navratil, Dubuffet&#8217;in ideolojisi konusunda olduk\u00e7a karars\u0131zd\u0131r. Bir taraftan Dubuffet&#8217;yi ve onun Mus\u00e9 de l&#8217;Art Brut &#8216;deki izleyicisi Michel Th\u00e9voz&#8217;u\u00a0 psikozu ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ve sosyal normlar ve s\u0131n\u0131rlardan i\u00e7sel \u00f6zg\u00fcrle\u015fmenin zihinsel bir ko\u015fulu olarak g\u00f6r\u00fcrken, onun \u00e7etin bir ruhsal rahats\u0131zl\u0131k, bir handikap ve azap oldu\u011funu g\u00f6z ard\u0131 ettikleri\u00a0 i\u00e7in ele\u015ftirir. Di\u011fer taraftan metinler Dubuffet&#8217;nin Gugging&#8217;li psikiyatr\u0131 \u00f6vd\u00fc\u011f\u00fc mektuplardan al\u0131nt\u0131larla doludur. Navratil art brutistes tan\u0131mlamas\u0131na sahip olmaktan, Dubuffet&#8217;in Gugging&#8217;i Collection de l&#8217;Art Brut&#8217; la ilgili bir yay\u0131n\u0131na ba\u015fl\u0131k olarak se\u00e7mesinden duydu\u011fu \u00f6v\u00fcnc\u00fc gizlemez ve kapak tasar\u0131m\u0131na bizzat kendi ad\u0131n\u0131 yazar (Navratil 1999:221).<\/p>\n<p>\u00c7ER\u00c7EVE IV: Art Tout Court<\/p>\n<p>Navratil&#8217;in \u00f6nceki asistan\u0131, \u015fimdi Haus der K\u00fcnstler&#8217;de g\u00f6revli Johann Feilacher\u00a0 kendi sanat\u00e7\u0131lar\u0131&#8217;n\u0131 art brutistes diye \u00e7er\u00e7evelemeye devam etti. Ak\u0131l hastanesinin 12 numaral\u0131 ilk pavyonunda\u00a0 hasta&#8217; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc art\u0131k bir tabudur. Her g\u00fcn say\u0131s\u0131z ziyaret\u00e7i\u00a0 \u00fcnl\u00fc deli adamlar\u00a0 \u0131n desen ve ya\u011fl\u0131boyalar\u0131n\u0131 g\u00f6rmeye geliyor. Onlar\u0131n tamam\u0131 art brut &#8216;\u00fcn Gugging&#8217;te \u00fcretildi\u011fini ve bu \u00fcretimin hi\u00e7bir a\u00e7\u0131dan psikoz veya manik-depresyondan kaynaklanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyuyorlar. Dubuffet&#8217;in ideolojisi burada dam\u0131t\u0131lm\u0131\u015f bir form kazanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ba\u015fka bir d\u00fczeyde, Feilacher ve asistanlar\u0131 Dubuffet ve Th\u00e9voz&#8217;nun d\u00fc\u015f\u00fcnsel ilkelere dair inan\u00e7lar\u0131na (credos) sayg\u0131 g\u00f6stermezler. Kapat\u0131lanlar\u0131n izolasyon ve ayr\u0131 tutulma prati\u011fi, art brut &#8216;\u00fcn engellenmemi\u015f yarat\u0131mlar\u0131n\u0131n bu \u00f6n-gere\u011fi t\u00fcm\u00fcyle abandone edilmi\u015ftir. Ger\u00e7ekte onlar, projeleri ve\u00a0 sanat\u00e7\u0131lar&#8217; i\u00e7in, pazarlama ve halkla ili\u015fkilerden yararlanarak m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar fazla kamuoyu dikkatini \u00e7ekmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Bu dikkat terepatik bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcmdedir, fakat\u00a0 soru&#8217;nun kime kalaca\u011f\u0131 belirsiz b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Psikiyatr, sanat\u00e7\u0131 ve sanat komisyoncusu Feilacher,\u00a0 Onlar\u0131 (Guggingliler) New York Modern Sanat M\u00fczesi&#8217;ne sokana kadar devam edece\u011fim.\u00a0 diye bildirir.<\/p>\n<p>Kamu ilgisini ve\u00a0 sanat \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131&#8217;n\u0131n sat\u0131\u015f\u0131n\u0131 art\u0131rmak i\u00e7in Feilacher ve onun ekibi art brut &#8216;\u00fcn \u00f6teki yan\u0131n\u0131n \u00e7er\u00e7evesini y\u00fcksek tutarlar. Haus der K\u00fcnstler&#8217;deki rehberli turlarda ziyaret\u00e7iler\u00a0 sanat\u00e7\u0131lar&#8217;\u0131n her nerede ve her ne zaman memnun olurlarsa, orada ve o zaman \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 konusunda bilgilendirilirler. \u00c7izimler sahici\u00a0 sanat yap\u0131tlar\u0131&#8217;, samimiyetin ve otantikli\u011fin maddi kan\u0131tlar\u0131 olarak sunulmu\u015ftur. Bunlar saf, orijinal yarat\u0131mlard\u0131r ve hi\u00e7bir \u015fey taklit edilmi\u015f de\u011fildir. Gugging&#8217;le ticareti s\u00fcrd\u00fcren galeri sahipleri de al\u0131c\u0131lar\u0131 ayn\u0131 s\u00f6ylemle cezbederler.<\/p>\n<p>Johann Feilacher&#8217;le al\u0131\u015fveri\u015f yapan be\u015f Avusturyal\u0131 galeri, karma sergi programlar\u0131 sunuyorlar. D\u0131\u015far\u0131daki sanat veya art brut sergileri ham yarat\u0131mlar\u0131 daha geni\u015f bir sanat piyasas\u0131 i\u00e7inde absorbe etme e\u011filimini a\u00e7\u0131\u011fa vuran Avusturyal\u0131 ve uluslararas\u0131 i\u00e7erdeki sanat\u0131 takip ediyor. Navratil&#8217;in Gugging sanat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n ilk sergilerini yapan galerilerden birinin sahibi olan, sanat al\u0131c\u0131s\u0131 Heike Curtze, Salzburg yaz festivali i\u00e7in 1999&#8217;da\u00a0\u00a0 Im Geflecht der Identit\u00e4t. Zeichnerische Aspekte \u00d6sterreichischer Gegenwartskunst\u00a0\u00a0 ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir m\u00fczayede tertip etti. Gugging&#8217;li August Walla, Oswald Tschirtner, Johann Hauser ve di\u011ferlerinin \u00e7izimleri G\u00fcnter Brus, Bruno Gironcoli, Gerhard R\u00fchm ve Lois Weinberger gibi Avusturyal\u0131 i\u00e7erdekilerin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla beraber sunuldu.<\/p>\n<p>Psikiyatrik hastalar\u0131n \u00fcretti\u011fi imgeleri \u00e7er\u00e7evelemenin bu \u00fcsl\u00fbbu Claudia Dichter&#8217;in\u00a0 d\u0131\u015far\u0131dakiler i\u00e7in getto yap\u0131s\u0131\u00a0 diye adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u015feye kar\u015f\u0131d\u0131r. Dichter ve meslekta\u015f\u0131 Susanne Zander&#8217;e (ayr\u0131ca d\u0131\u015far\u0131daki sanata y\u00f6nelik galerisinde Gugging&#8217;in\u00a0 sanat&#8217;\u0131n\u0131 satar) g\u00f6re art brut ve d\u0131\u015far\u0131daki sanat terimleri kullan\u0131\u015fs\u0131z etiketlerdir. Onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re yap\u0131lacak sadece bir ayr\u0131m vard\u0131r: k\u00f6t\u00fc sanat\u0131 iyiden ay\u0131rmak. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda sanata dair di\u011fer kategorizasyonlar l\u00fczumsuzdur. \u015euras\u0131 paradoksald\u0131r ki, bu iki kad\u0131n kendilerini d\u0131\u015far\u0131daki sanat \u00fczerine uzman olarak g\u00f6r\u00fcrler, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe bak\u0131l\u0131rsa her \u015feyden \u00f6te bu kendi otoritelerini tesis etmek i\u00e7in yeterli bir terimdir.<\/p>\n<p>Sanat\u00e7\u0131lar, sanat tarih\u00e7ileri ve k\u00fcrat\u00f6rler aras\u0131nda art brut i\u00e7in \u00f6zel m\u00fczelere,\u00a0 tuhaf \u00fcr\u00fcnler i\u00e7in onun kendi mek\u00e2n\u0131na\u00a0 ihtiya\u00e7 olup olmad\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcnde g\u00fcncel bir tart\u0131\u015fma vard\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 psikiyatrik hastalar\u0131n ve di\u011fer d\u0131\u015far\u0131dakilerin (zihinsel engelliler, otodidaktlar, nahif sanat\u00e7\u0131lar ve spirit\u00fcalistler) yarat\u0131mlar\u0131n\u0131n\u00a0 normal&#8217; \u00e7a\u011fda\u015f sanat olarak \u00e7er\u00e7evelenemeyece\u011fine inan\u0131r. \u0130svi\u00e7re&#8217;deki Kunstmuseum Kanton Thurgai&#8217;nin ba\u015fkan\u0131 Markus Loudert, psikiyatrik hastalar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 s\u0131radan beklentilerin cazip bir kesintisi olarak g\u00f6r\u00fcr. D\u0131\u015far\u0131daki yarat\u0131mlar\u0131n \u00f6z\u00fcnde var olan \u00e7\u00f6kerticilik, onlar kurumsal yap\u0131lar i\u00e7inde mainstream olarak sunuldu\u011funda kaybolur. Ayn\u0131 tarzda sanat tarih\u00e7i Peter Gorsen de \u015funu yazm\u0131\u015ft\u0131:\u00a0 (Jean Dubuffet) sanat\u0131n estetik evrensel deneyiminden, sosyo-k\u00fclt\u00fcrel ayr\u0131mlamalardan t\u00fcm\u00fcyle kopmaktan korkuyordu. Onun bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla, art brut &#8216;\u00fcn modern sanat m\u00fczelerine entegrasyonu ifade yollar\u0131nda radikal bir tektiple\u015fmeyle sonu\u00e7lanabilirdi. Feilchacher bu s\u00fcre\u00e7te \u00e7al\u0131\u015fan g\u00fc\u00e7lerden biriydi\u00a0 (Gorsen 1998:51).<br \/>\u00c7ER\u00c7EVE V: Projeksiyon Perdeleri<\/p>\n<p>Gugging sanat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 antropolojik bir saha ara\u015ft\u0131rmas\u0131 i\u00e7inde bir vaka olarak \u00e7er\u00e7eveleyerek, onlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 say\u0131s\u0131z arzular\u0131n tutu\u015fturdu\u011fu bir projeksiyon perdesi olarak kavramaya ba\u015flad\u0131m. Delilik ve onun imgeleri daima bu fonksiyonu yerine getirmi\u015ftir. Bat\u0131 toplumlar\u0131nda delilik\u00a0 ilkeller&#8217;,\u00a0 egzotik&#8217; topluluklar, \u00e7ingeneler, \u00e7al\u0131\u015fan s\u0131n\u0131flar, fahi\u015feler, \u00e7ocuklar ve kad\u0131nlar gibi, alegorik olarak \u00e7e\u015fitli arzular ve korkular i\u00e7in ayakta duran \u00f6\u011felerle beraber\u00a0 \u00f6teki&#8217;ni te\u015fkil eder. En az\u0131ndan iki nedenle, bireyler ve delili\u011fin utanc\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan nesneler projeksiyon i\u00e7in m\u00fckemmel bir perde olu\u015fturur. \u0130lk olarak, psikiyatrinin ya da ba\u015fka bir disiplinin insan bilincinin de\u011fi\u015fik hallerini t\u00fcm\u00fcyle ara\u015ft\u0131rmas\u0131ndan bu yana, delili\u011fin g\u00fcncel do\u011fas\u0131 hakk\u0131nda \u00e7ok az \u015fey bilinmektedir. Bu topos, ge\u00e7erli bilgiden yoksunluk, yorumlamalar i\u00e7in engin bir alan a\u00e7ar. Anlam\u0131n \u00fcretimi uygulanan \u00e7er\u00e7evelere g\u00f6re \u00e7e\u015fitlilik arz eder. Daha da \u00f6tesinde ise delilik susturulmu\u015ftur. Ak\u0131l almaz seslerin yerine, hastalar\u0131n ve onlar\u0131n imgeleri \u00fczerine bir\u00e7ok de\u011fi\u015fik seslerin i\u015fitilmesini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan bir dinginlik vard\u0131r.<\/p>\n<p>Ba\u015fka durumlarda, toplumsal, etnik veya cinsi alanlar i\u00e7inde\u00a0 \u00f6teki&#8217; olarak kategorize edilenler\u00a0 k\u00fcstah\u00e7a kar\u015f\u0131l\u0131k vererek&#8217;, \u00f6rne\u011fin kabul edilen kategorileri tart\u0131\u015fmak i\u00e7in logosentrik s\u00f6ylemi mobilize ederek direnebilirler. Onlar anlam\u0131 telaffuz edebilir ve onu\u00a0 kendi&#8217;ne ve\u00a0 \u00f6teki&#8217;ne ba\u011flayabilirler. Kimli\u011fin kurulu\u015fu, sembolik olan\u0131n inter-subjektif alan\u0131na a\u00e7\u0131lan ge\u00e7ide dayan\u0131r. Ne var ki, hakim s\u00f6ylemin adaptasyonuyla kendinin bir k\u0131sm\u0131 g\u00f6z ard\u0131 edilir ve inat\u00e7\u0131 \u00f6tekilik kaybedilir. Tezat olarak, delilik, logos&#8217; un antitezi, logosentrik bir toplum i\u00e7inde zapt edilmez, yabanc\u0131 bir \u00f6\u011fe olarak kal\u0131r. Delilik i\u00e7in herhangi bir \u015fekilde anla\u015f\u0131l\u0131r olmak, hakim s\u00f6ylem i\u00e7inde konumlanmaktan ge\u00e7er. Dikotomikle\u015fen d\u00fc\u015f\u00fcncenin kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00f6tesinde bir fenomenle y\u00fcz y\u00fcze gelindi\u011finde, fantazmatik bir anlat\u0131m bu anla\u015f\u0131lmaz bo\u015flu\u011fa k\u00f6pr\u00fc olu\u015fturur. Lacan&#8217;a g\u00f6re imgesel alanda konumlanan fantezi, kendi kendisini sembolik olan\u0131n i\u00e7inde ifade eder.\u00a0\u00a0 Ba\u011flayan ve y\u00f6nelen&#8217; sembolik, insan deneyiminin imgesel \u00f6rneklerine tutarl\u0131l\u0131k verir\u00a0 (Lacan 1993:28).<\/p>\n<p>Delili\u011fin etraf\u0131nda sirk\u00fcle olan fantazilere a\u00e7\u0131lan yeg\u00e2ne ge\u00e7idi elde etmenin yolu onlar\u0131n semptomlar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmaktan ge\u00e7er. Bunlardan bir dolu vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc delilik i\u00e7inde biz, onu sembolize etme giri\u015fimlerini atlatan Lacanian Ger\u00e7ek&#8217;le kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131r\u0131z. Yine de, deh\u015fet dayan\u0131lmaz oldu\u011fundan bu yana onu sembolize etme giri\u015fimleri s\u0131n\u0131rs\u0131zd\u0131r. Kontrols\u00fcz ger\u00e7ek tutarl\u0131 ve anlaml\u0131 bir olgu olarak k\u0131l\u0131k de\u011fi\u015ftirmelidir.<\/p>\n<p>Bu \u00e7er\u00e7eveleme anlay\u0131\u015f\u0131, imkans\u0131z kimli\u011fin mek\u00e2n\u0131 haline gelen dil yoluyla k\u0131r\u0131lan ve yabanc\u0131la\u015fan bir \u00f6znenin Lacanian kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na dayan\u0131r. Stavrakakis&#8217;e g\u00f6re\u00a0 dilin kurallar\u0131n\u0131n kabul\u00fc temeli \u00fczerinde olu\u015fan \u00f6zneler, par excellence yoksunlu\u011fun \u00f6znesi kadar yal\u0131nd\u0131r\u00a0 (Stavrakakis 1997:20).<\/p>\n<p>\u00d6zne, sosyal a\u00e7\u0131dan elde edilebilir s\u00f6ylemsel yap\u0131larda -ideolojiler gibi- s\u00fcreklile\u015fen kimlikler yoluyla temsil d\u00fczeyinde, daima bu yap\u0131sal yoksunlu\u011fun \u00fczerini \u00f6rtmeye kalk\u0131\u015f\u0131r. Kimlik bu kimlikle\u015ftirme s\u00fcreci i\u00e7inde olu\u015fturulur, fakat hi\u00e7bir zaman b\u00fct\u00fcn\u00fcyle tamamlanamaz kimlikle\u015ftirmenin do\u011fas\u0131 bu \u00f6znel yap\u0131 i\u00e7inde yeniden \u00fcretilendir, bir sonu\u00e7 olarak, b\u00fct\u00fcnsel bir kimlik nihayetinde imkans\u0131zd\u0131r. \u00d6zne onu tamamlanmam\u0131\u015fl\u0131k olarak deneyimler ve b\u00f6ylece aral\u0131ks\u0131zca daima yeniden olu\u015fan yoksunlu\u011fu ortadan kald\u0131rmaya kalk\u0131\u015f\u0131r. Kolektif nesnelerle birlikte kimlikle\u015ftirme, herhangi bir ideoloji veya k\u00fclt\u00fcrel s\u00f6ylem gibi tamamlanmam\u0131\u015f olarak, bir yoksunlu\u011fu, bir kay\u0131p dolulu\u011fu yeniden \u00fcretir. Ancak bu kay\u0131p, kesinlikle arzunun, kaybolan veya imkans\u0131z jouissance i\u00e7in sonu gelmeyen aray\u0131\u015f \u00e7evresinde yap\u0131lan bir arzunun olu\u015fumuna izin veren \u015feydir. Tamamlanm\u0131\u015fl\u0131\u011fa, mutlu (fakat elde edilemez) b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn bir par\u00e7as\u0131 olmaya duyulan arzu, Haus der K\u00fcnstler&#8217; de bir araya gelen ba\u015f oyuncular\u0131n \u00fcretti\u011fi fantazmatik projeksiyonlar\u0131n tutu\u015fturucusudur.\u00a0 Tamamlanm\u0131\u015fl\u0131k&#8217;\u0131n i\u00e7erdikleri s\u00f6z konusu akt\u00f6rlerin deneyimledi\u011fi belirli yoksunluklarla belirlenmi\u015ftir. Leo Navratil kariyerine bir psikiyatr olarak ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda onun disiplini i\u00e7in bilim olarak kabul edilmeye y\u00f6nelik bir aciliyet bulunmaktayd\u0131. Psikiyatrik test \u00e7izimlerinin\u00a0 nesnel&#8217; bir y\u00f6ntem olarak ba\u015flay\u0131\u015f\u0131 bu \u0131\u015f\u0131k alt\u0131nda g\u00f6r\u00fclebilir. Psikiyatrlar hastal\u0131\u011f\u0131n ana hatlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in ill\u00fcstrasyonlar\u0131 ke\u015ffettiler, sembolizasyonun \u00f6tesini\u00a0 g\u00f6rme&#8217; ve\u00a0 konu\u015fma&#8217; arzusuyla motive oldular. B\u00f6ylesi giri\u015fimler, delilik formunda (travmatik) Ger\u00e7ek&#8217;le onun imgesel \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131la\u015fmada, dilin sembolik birli\u011fine bir ge\u00e7it olu\u015fturmak i\u00e7in bir strateji olma maksad\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p> Olduk\u00e7a s\u0131kl\u0131kla psikiyatri alan\u0131nda benim \u00e7al\u0131\u015fmama (tam da Morgenthaler&#8217;inki gibi) ilgisiz kal\u0131nma durumuyla y\u00fcz y\u00fcze kald\u0131m. Psikiyatrlar hastalar\u0131n\u0131n sanat hakk\u0131nda herhangi bir \u015fey bilmelerini istemiyorlard\u0131\u00a0 (Navratil 1999:213). Navratil, \u00f6tekinin arzusunu arzulayarak, kendi disiplini i\u00e7inde elde edebilece\u011finden daha geni\u015f oranda tan\u0131nmay\u0131 ama\u00e7 edindi. B\u00f6ylece y\u00fcz\u00fcn\u00fc, hastalar\u0131na ve onlar\u0131n yarat\u0131mlar\u0131na heyecanla ilgi g\u00f6steren sanat\u00e7\u0131lara d\u00f6nd\u00fc. Sanat d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u00fcyeleri ve ayr\u0131ca Dubuffet gibi bu d\u00fcnyan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda olduklar\u0131n\u0131 iddia edenler, serbest ve \u00f6zerk yarat\u0131c\u0131l\u0131k fantezileriyle K\u00fcnstler aus Gugging \u00fczerine odakland\u0131lar. Sanat\u00e7\u0131-hastalar \u00f6tekilerin bir sembolik d\u00fczene teslim olmadan \u00f6nceki pre-sembolik haldeki d\u00fc\u015flerini sentezlerler ve \u00f6zg\u00fcr ve saf, sosyal s\u0131k\u0131\u015fmalar taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olarak alg\u0131lan\u0131rlar.<\/p>\n<p>Johann Feilacher, buna z\u0131t olarak, bir sanat\u00e7\u0131 olarak hi\u00e7bir zaman Gugging sanat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n \u015f\u00f6hretine ula\u015famayacakt\u0131r. O, kendi fantezisini sanat tarihinde bir pozisyon elde etmeye y\u00f6nelik olarak s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. Hastalar\u0131n\u0131n kamuoyu taraf\u0131ndan sanat\u00e7\u0131lar olarak kabul g\u00f6rmesi i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir \u00e7aba harcar. Rekabet\u00e7i sanat d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7inde g\u00fcvenli bir yer edinmek i\u00e7in Feilacher delili\u011fin yayg\u0131n cazibesini ve sanat\u00e7\u0131lar \u00fczerine romantik g\u00f6r\u00fc\u015fleri seve seve s\u00f6m\u00fcr\u00fcr. Feilacher&#8217;in destek\u00e7ileri d\u0131\u015far\u0131dakileri i\u00e7eridekilere d\u00f6nd\u00fcrmeyi ve k\u0131s\u0131tl\u0131 olan ve g\u00f6z ard\u0131 edileni g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne \u00e7ekmeyi ama\u00e7larlar. Burada, galeri sahipleri ve sanat al\u0131c\u0131lar\u0131 hem finansal hem de ideolojik k\u00e2r elde edecektir.<\/p>\n<p>Ve nihayet, antropolog: Ben, ba\u015flang\u0131\u00e7ta\u00a0 Gugging Sanat\u0131&#8217;n\u0131 \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken beliren imgeler i\u00e7inde toplumun kolektif fantezilerinin spesifik bilgisine do\u011fru bir ge\u00e7it a\u00e7abilmeyi umdum, fakat her nas\u0131lsa bu fantezi sembolik alana aktar\u0131lmad\u0131. Acaba bu benim disiplinimin kurumsal ve ideoloji \u00e7er\u00e7evelemesi olabilir mi?<\/p>\n<p>DEL\u0130L\u0130\u011e\u0130N YARATILARINI \u00c7ER\u00c7EVELEMEK<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Alexandra Sch\u00fcssler<\/p>\n<p> \u00c7eviren: M. Kubilay Akman <\/p>\n<p><strong>Kaynak\u00e7a:<\/strong><\/p>\n<p>Alphen van Ernst.\u00a0 Symptoms of Discursivity: Experience Memory, and Trauma\u00a0 in Acts of Memory. Cultural Recall in the Present. Eds. Bal, M. Crewe, j. Spitzer, L. Hanover and London: University Press of New England, 1999.<\/p>\n<p>Berge, Jos. ten (ed.).\u00a0 Beyond Outsiderism\u00a0 , in Marginalia: Perspectives on Outsider Art. Zwolle: Museum de Stadshof, 2000, 77-101.<\/p>\n<p>Culler, Jonathan. Framing the Sign . Criticism and its Institutions. London: Oklahoma Press, 1988.<\/p>\n<p>Dilley, R. The Problem of Context. Methodology and History in Anthropology. New York and Oxford: Berghahn Books, 1999.<\/p>\n<p>Dubuffet, Jean.\u00a0\u00a0 Place \u00e0 l&#8217;incivisme.\u00a0 in: Prospectus et tous \u00e9crits suivants. R\u00e9unis et pr\u00e9sent\u00e9s par Hubert Damiscj avec une mise en garde de l&#8217;auteur. Paris: Gallimard, 1967, I, 453-457.<\/p>\n<p>Eichberger, Gerhard.\u00a0 Vortrag in Innsbruck \u00fcber das K\u00fcnstlerhaus\u00a0 unpublished paper,1999.<\/p>\n<p>Fabian, Johannes.\u00a0 Ethnographic Misunderstanding and the Perils of Context\u00a0 in American Anthropoligist, Vol.97\/1, 1995, 41-50.<\/p>\n<p>Feilacher, Johann. Carom! Kunst aus Gugging in der Sammlung Essl. Klosterneuburg: Sammlung Essl Privatstiftung, 1999.<\/p>\n<p>Gorsen, Peter.\u00a0 Aus der Sicht des Kunsthistorikers. Gibt es eine Kunst aus der Psychose? Zur 1998 Kontroverse zwischen Leo Navratil und Johann Feilacher\u00a0 , in Psychopraxis 5\/98, 50-52.<\/p>\n<p>Kaiser, F. F\u00fchrer durch die Ausstellung Entartete Kunst . M\u00fcnchen: verlag f\u00fcr Kultur und Wirtschaftswerbung, 1937.<\/p>\n<p>Lacan, Jaques. The Semenair, Book III. The Psychosis , 1955-1956. ed. Jacques-Alain Miller, Trans. Russell Grigg. London: Routledge, 1993.<\/p>\n<p>Navratil, Leo. Art Brut und Psychiatrie. Gugging 1946-1986. wien und M\u00fcnchen: Verlag Christian Brandst\u00e4tter, 1999.<\/p>\n<p>&#8211; Die Gugginger Methode: Kunst in der Psychiatrie. Ulm, Stuttgart, Jena, L\u00fcbeck: Gustav Fischer Verlag, 1998.<\/p>\n<p>&#8211;\u00a0 Die K\u00fcnstler aus Gugging zwischen Psychiatrie und Kunst\u00a0 in, Psiychopraxis, Vol.3, 1998, 6-16.<\/p>\n<p>Nizon, Paul.\u00a0\u00a0 Die Freiheit in der Vogelfreiheit, oder der K\u00fcnstler als Paria.\u00a0 \u0130n: Kunstforum International, Vol. 101, June 1989, 206-209.<\/p>\n<p>Prinzhorn, Hans. Die Bildnerei der Geisteskranken: Ein Beitrag zur Psychologie und Psychopathologie der Gestaltung. Berlin: julius Springer, 1922.<\/p>\n<p>R\u00e9ja, Marcel. L&#8217;art chez les fous. Paris: mercure de France, 1907.<\/p>\n<p>Stavrakakis, Yannis. Lacan and the Political. London and New York: Routledge, 1997.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Maria Gugging&#8217;in ad\u0131yla an\u0131lan, A\u015fa\u011f\u0131 Avusturya&#8217;daki n\u00f6roloji ve psikiyatri klini\u011fi Viyana&#8217;dan 30 km uzakl\u0131ktaki k\u00fc\u00e7\u00fck, yak\u0131n bir k\u00f6yde yer al\u0131yor. Bu ak\u0131l hastanesini olu\u015fturan binalardan biri\u00a0 Haus der K\u00fcnstler\u00a0 veya\u00a0 Sanat\u00e7\u0131lar Evi dir. Klinikteki di\u011fer binalardan farkl\u0131 olarak bu pavyon reng\u00e2renk boyanm\u0131\u015ft\u0131r. Ve \u00fccra bir tepenin doru\u011funda yer al\u0131r. Burada, ya\u015fama ve \u00e7al\u0131\u015fma mek\u00e2nlar\u0131 kronik [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[52],"tags":[],"class_list":{"0":"post-4864","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-psikoloji"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat&#039;\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat&#039;\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Maria Gugging&#8217;in ad\u0131yla an\u0131lan, A\u015fa\u011f\u0131 Avusturya&#8217;daki n\u00f6roloji ve psikiyatri klini\u011fi Viyana&#8217;dan 30 km uzakl\u0131ktaki k\u00fc\u00e7\u00fck, yak\u0131n bir k\u00f6yde yer al\u0131yor. Bu ak\u0131l hastanesini olu\u015fturan binalardan biri\u00a0 Haus der K\u00fcnstler\u00a0 veya\u00a0 Sanat\u00e7\u0131lar Evi dir. Klinikteki di\u011fer binalardan farkl\u0131 olarak bu pavyon reng\u00e2renk boyanm\u0131\u015ft\u0131r. Ve \u00fccra bir tepenin doru\u011funda yer al\u0131r. Burada, ya\u015fama ve \u00e7al\u0131\u015fma mek\u00e2nlar\u0131 kronik [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-02-03T07:34:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"25 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat&#8217;\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler\",\"datePublished\":\"2011-02-03T07:34:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/\"},\"wordCount\":5011,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg\",\"articleSection\":[\"Psikoloji\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/\",\"name\":\"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat'\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg\",\"datePublished\":\"2011-02-03T07:34:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat&#8217;\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat'\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat'\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler","og_description":"Maria Gugging&#8217;in ad\u0131yla an\u0131lan, A\u015fa\u011f\u0131 Avusturya&#8217;daki n\u00f6roloji ve psikiyatri klini\u011fi Viyana&#8217;dan 30 km uzakl\u0131ktaki k\u00fc\u00e7\u00fck, yak\u0131n bir k\u00f6yde yer al\u0131yor. Bu ak\u0131l hastanesini olu\u015fturan binalardan biri\u00a0 Haus der K\u00fcnstler\u00a0 veya\u00a0 Sanat\u00e7\u0131lar Evi dir. Klinikteki di\u011fer binalardan farkl\u0131 olarak bu pavyon reng\u00e2renk boyanm\u0131\u015ft\u0131r. Ve \u00fccra bir tepenin doru\u011funda yer al\u0131r. Burada, ya\u015fama ve \u00e7al\u0131\u015fma mek\u00e2nlar\u0131 kronik [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-02-03T07:34:00+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"25 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat&#8217;\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler","datePublished":"2011-02-03T07:34:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/"},"wordCount":5011,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg","articleSection":["Psikoloji"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/","name":"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat'\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg","datePublished":"2011-02-03T07:34:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#primaryimage","url":"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg","contentUrl":"http:\/\/img1.loadtr.com\/b-82165-DEL%C4%B0.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/03\/psikiyatrik-hastalar-tarafindan-sanatin-anlamlarinin-yon-degistirmesi-alexandra-schussler\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Psikiyatrik Hastalar Taraf\u0131ndan Sanat&#8217;\u0131n Anlamlar\u0131n\u0131n Y\u00f6n De\u011fi\u015ftirmesi | Alexandra Sch\u00fcssler"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4864","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4864"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4864\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4864"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4864"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4864"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}