{"id":5068,"date":"2011-02-24T12:21:49","date_gmt":"2011-02-24T09:21:49","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/"},"modified":"2011-02-24T12:21:49","modified_gmt":"2011-02-24T09:21:49","slug":"siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/","title":{"rendered":"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem &#8211; Octavio Paz"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/> \u015eiirsel eylemin her birisinin farkl\u0131 binlerce bi\u00e7im i\u00e7ine da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 bizi ideal bir \u015fiir tipi olu\u015fturmaya zorlayabilir, ancak b\u00f6yle bir \u00e7aba kar\u015f\u0131m\u0131za bir canavar veya bir hayalet getirecektir. <\/p>\n<p>\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir. D\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirebilecek g\u00fc\u00e7te bir eylemdir \u015fiir, do\u011fas\u0131 gere\u011fi devrimcidir: Ruhun e\u011fitilmesi ve i\u00e7sel \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn yolu. \u015eiir bu d\u00fcnyaya anlam kazand\u0131r\u0131r, onu y\u00fcceltir; bir ba\u015fkas\u0131n\u0131 yarat\u0131r. Se\u00e7ilmi\u015flerin ekme\u011fi, lanetlenmi\u015f lokma. \u015eiir ay\u0131r\u0131r, birle\u015ftirir. Yolculu\u011fa davet, yuvaya geri d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr. Esin, soluk alma, bedenin e\u011fitilmesi. Hi\u00e7li\u011fe yakar\u0131\u015f, yoklukla yap\u0131lan s\u00f6yle\u015fi: s\u0131k\u0131nt\u0131, ac\u0131 ve \u00fcmitsizliktir onu besleyen. Dua, pi\u015fmanl\u0131k, t\u00f6vbe, ilah\u00ee g\u00fcce boyun e\u011fi\u015f, huzur bulma. Sihir, b\u00fcy\u00fc, efsun. Y\u00fccelik, kabulleni\u015f, bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131n\u0131n yo\u011funla\u015fmas\u0131. Irklar\u0131n, uluslar\u0131n ve s\u0131n\u0131flar\u0131n tarihsel a\u00e7\u0131klamas\u0131. \u015eiir tarihi reddeder. Nesnel \u00e7eli\u015fkilerin t\u00fcm\u00fc onun i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr ve en sonunda insan, sadece bir \u00f6l\u00fcml\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilincine kavu\u015fur. Deneyim, hissedi\u015f, duygu, sezgi, y\u00f6nlendirilmemi\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnce. De\u011fi\u015fimin sonucu, hesaplamalar\u0131n meyvas\u0131. \u00dcst\u00fcn bi\u00e7imde konu\u015fma sanat\u0131; ilkel dil. Yasalara boyun e\u011fi\u015f; \u00f6b\u00fcrlerinin yarat\u0131\u015f\u0131. <\/p>\n<p>\u00c7ok eskinin taklidi, ger\u00e7e\u011fin kopyas\u0131, \u0130dea\u2019n\u0131n kopyas\u0131n\u0131n kopyas\u0131. \u00c7\u0131lg\u0131nl\u0131k, sevin\u00e7 sarho\u015flu\u011fu, \u0130nsan\u0131n tanr\u0131la\u015fmas\u0131. \u00c7ocuklu\u011fa geri d\u00f6n\u00fc\u015f, cennet ve cehennem nostaljisi, unutulma iste\u011fi, s\u00fcrg\u00fcn arzusu. Oyun, i\u015f,\u00e7ile. \u0130tiraf. Do\u011fu\u015ftan gelen deneyim. G\u00f6r\u00fcnt\u00fc, m\u00fczik, simge.Benze\u015fim: \u015eiir, i\u00e7inde yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn t\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 bir midye kabu\u011fudur, ritimle \u00f6l\u00e7\u00fcler de evrensel uyumun yank\u0131lar\u0131d\u0131r. \u00d6\u011freti, ahl\u00e2k, \u00f6rnek, Tanr\u0131 s\u00f6z\u00fc, dans, diyalog, monolog. Halklar\u0131n sesi, se\u00e7ilmi\u015flerin dili, yaln\u0131zl\u0131k s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc. Saf olan ve olmayan, kutsal ve lanetlenmi\u015f, \u00e7o\u011funlu\u011fa ve az\u0131nl\u0131\u011fa ait olan, \u00e7\u0131plak ve giyinik, konu\u015fulan, resmedilen, yaz\u0131lan, her \u00e7ehreyi g\u00f6steren fakat bir \u00e7ehresi olmayand\u0131r. \u015eiir yoklu\u011fu gizleyen bir \u00f6rt\u00fcd\u00fcr insan yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n o g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 kan\u0131t\u0131!T\u00fcm bu s\u00f6ylenenlerin i\u00e7inde, onlar\u0131 do\u011frudan sahiplenen ve ya\u015fayarak onlara hayat veren \u015fairi nas\u0131l g\u00f6rmemezlikten gelebiliriz? Onlar\u0131n hepsi ya\u015fanm\u0131\u015f hayatlar\u0131n ve \u00e7ekilmi\u015f ac\u0131lar\u0131n meyvalar\u0131d\u0131r; onlara s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya sar\u0131lmaktan ba\u015fka \u00e7are kalmaz bizlere; \u00f6nce ilkine, sonra onu b\u0131rak\u0131p ikincisine ard\u0131ndan da onu izleyene. Ya\u015fanan deneyimler benzersizdir. <\/p>\n<p>Bu y\u00fczden ortaya \u00e7\u0131kmalar\u0131na neden olan kavramlar\u0131 a\u015farlar. O halde, as\u0131l sorgulanmas\u0131 gereken, \u015fiirsel deneyimin kendisi olmal\u0131d\u0131r. \u015eiir eyleminin b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ancak ve ancak \u015fairin kendisiyle kurulabilecek arac\u0131s\u0131z ili\u015fkiyle kavranabilir. \u015eiirselli\u011fin varl\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin sorular\u0131m\u0131za \u015fiirin kendisinde cevap aramakla \u015fiir ve \u015fiirselli\u011fi bilerek birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rm\u0131yor muyuz? Aristo \u201cHomeros veEmpedocles aras\u0131nda \u00f6l\u00e7\u00fcn\u00fcn d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir ortak nokta yoktur, bu nedenle ilki \u015fair ikincisi ise fizyologdur\u201d der. Hakl\u0131d\u0131r: Her \u015fiir daha do\u011frusu \u00f6l\u00e7\u00fc yasalar\u0131yla kurulmu\u015f her \u00fcr\u00fcn \u015fiirsellik i\u00e7ermeyebilir. Fakat, \u00f6l\u00e7\u00fc ile yarat\u0131lanlara ne demeli? Ger\u00e7ekten \u015fiir midir onlar yoksa sanatsal, \u00f6\u011fretici ya da retorik \u00fcr\u00fcnler mi ? Bir sone, \u015fiirselli\u011fin retorik mekanizmas\u0131 &#8211; stanza, \u00f6l\u00e7\u00fc, ritim &#8211; vona dokundu\u011funda ancak \u015fiir olabilir, yoksa sadece bir edebiyat bi\u00e7imidir. S\u00f6zc\u00fckler aras\u0131ndaki ritmi sa\u011flayacak ara\u00e7lar vard\u0131r, ancak \u015fiirsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc sa\u011flayabilecek hi\u00e7 bir ara\u00e7 yoktur. \u015eiir olmaks\u0131z\u0131n \u015fiirsellik s\u00f6z konusu olabilir; do\u011fal g\u00fczelliklerin, insanlar\u0131n ve olaylar\u0131n genellikle \u015fiirsel yanlar\u0131 vard\u0131r. \u015eiire d\u00f6n\u00fc\u015fmemi\u015f \u015fiirsel durumlard\u0131r bunlar. <\/p>\n<p>\u015eimdi; de\u011fi\u015fimin yo\u011funla\u015fmas\u0131 anlam\u0131nda \u015fiirselli\u011fin veri oldu\u011fu veya \u015fairin yarat\u0131c\u0131 arzusuna yabanc\u0131 g\u00fc\u00e7lerin ve anl\u0131k durumlar\u0131n billurla\u015farak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr hale geldi\u011fi an \u015fiirselli\u011fin i\u00e7indeyizdir. \u015eair etken veya edilgen, uyan\u0131k veya uyku halinde \u015fiirsel ak\u0131m\u0131 y\u00f6nlendirerek onu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren bir arac\u0131 oldu\u011funda ise kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle farkl\u0131 bir \u015feydir: Bir yap\u0131t. \u015eiir bir yap\u0131tt\u0131r. \u015eiirsel eylem, insan \u00fcr\u00fcn\u00fcnde toplan\u0131r, b\u00fct\u00fcnle\u015fir ve t\u00fcm di\u011fer \u015feylerden ayr\u0131l\u0131r: B\u0130r tablo, bir \u015fark\u0131, bir trajedi. \u015eiirsellik, \u015fiirsel eyleminin i\u00e7inde hen\u00fcz bi\u00e7imlenmemi\u015f bir durumdur, dimdik y\u00fckselir ve \u015fiir iste orada yarat\u0131l\u0131r. \u015eiirsel eylem t\u00fcm di\u011fer \u015feylerden ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve t\u00fcm\u00fcyle yaln\u0131zca \u015fiir i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kar. \u015eiirin i\u00e7i herhangi bir i\u00e7erikle doldurulabilecek bir bi\u00e7im oldu\u011funu anlamaks\u0131z\u0131n, \u015fiirsel eyleme ili\u015fkin sorulara \u015fiirin kendisinde yan\u0131t aramam\u0131z \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 olmayacakt\u0131r. \u015eiir bir edebiyat bi\u00e7imi de\u011fil, \u015fiirsel eylemle insan\u0131n bulu\u015fma noktas\u0131d\u0131r. \u015eiir, \u015fiirselli\u011fi kapsayan, onu harekete ge\u00e7iren ve a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartan canl\u0131 bir varl\u0131kt\u0131r. <\/p>\n<p>Bi\u00e7im ve \u00f6z ayn\u0131d\u0131r onda.G\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fc \u015fiirsel eylemden ay\u0131r\u0131p \u015fiirin kendisine \u00e7evirdi\u011fimizde, tek oldu\u011funu sand\u0131\u011f\u0131m\u0131z bi\u00e7imlerin \u00e7oklu\u011fu kar\u015f\u0131s\u0131nda \u015fa\u015far kal\u0131r\u0131z. Her bir \u015fiir kendisini bamba\u015fka ve indirgenemez bir bi\u00e7imde ortaya koyuyorsa e\u011fer, \u015fiirsel eyleme nas\u0131l ba\u011flanabiliriz ki? Edebiyat bilimi, \u015fiirdeki bu ba\u015fedilemez \u00e7okluktan onlar\u0131 gruplara indirgeyerek kurtulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, oysa \u015fiirin do\u011fas\u0131 bu \u00e7abay\u0131 iki y\u00f6nden sonu\u00e7suz b\u0131rak\u0131r. \u015eiiri, epik, lirik, dramatik gibi bir ka\u00e7 ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n i\u00e7ine s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131rsak, romanlar\u0131, d\u00fczyaz\u0131 \u015fiirleri ve Aurella, Maldororun \u015eark\u0131lar\u0131,* ya da Nadja gibi tuhaf isimli kitaplar\u0131 nereye yerle\u015ftirebiliriz? B\u00fct\u00fcn kurald\u0131\u015f\u0131 durumlar\u0131 ve ara bi\u00e7imleri kabul etti\u011fimizde ise bu s\u0131n\u0131fland\u0131rma sonsuz bir kataloga d\u00f6n\u00fc\u015fecektir. Dilin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde kalmak ko\u015fuluyla, t\u00fcm s\u00f6zel etkinlikler, tutarl\u0131 s\u00f6ylemlerden hayk\u0131r\u0131\u015flara kadar simgesel de\u011fi\u015fmelere duyarl\u0131d\u0131rlar ve \u015fiire d\u00f6n\u00fc\u015fme e\u011filimi ta\u015f\u0131rlar. Retori\u011fin gurupland\u0131r\u0131lmas\u0131ndaki biricik ve en \u00f6nemli sak\u0131nca bu de\u011fildir. S\u0131n\u0131fland\u0131rmak anlamak de\u011fildir, kavramak hi\u00e7 de\u011fil. Grupland\u0131rrna yaln\u0131zca bir ara\u00e7t\u0131r, fakat, d\u0131\u015fsal d\u00fczenlemeden daha derin ve kapsaml\u0131 bir ama\u00e7 i\u00e7in kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda i\u015flevini yitirir. As\u0131l ele\u015ftirilmesi gereken bu geleneksel adland\u0131rma y\u00f6nleminin anlams\u0131z ve sa\u00e7ma uygulamas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bi\u00e7em ve ruh\u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi gibi ele\u015ftirel disiplinlere de benzer bir yakla\u015f\u0131mla bak\u0131lmal\u0131d\u0131r. Bi\u00e7em, \u015fairin s\u00f6zel e\u011filimlerinden, ruh\u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi ise imgelem yap\u0131s\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak \u015fiirin ne oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamay\u0131 ama\u00e7lar. Bi\u00e7emci y\u00f6ntem Mallarme\u2019ye ve \u015fiir almanaklar\u0131na uygulanabilir. Yine, bir ruh bilimcinin yorumlar\u0131, biyografiler ve di\u011fer \u00e7al\u0131\u015fmalar da bir \u015fiirin nas\u0131l ve ni\u00e7inlerine yan\u0131t ararlar ve kimi zaman da bu yan\u0131tlar\u0131 verebilirler. Bir yap\u0131t\u0131 incelemek i\u00e7in retorik, bi\u00e7em, sosyoloji, psikoloji ve di\u011fer edebiyat disiplinleri gereklidir. Ne var ki bunlar bir \u015fiirin ger\u00e7ek do\u011fas\u0131 hakk\u0131nda bize hi\u00e7 bir \u015fey s\u00f6yleyemezler.\u015eiirsel eylemin her birisinin farkl\u0131 binlerce bi\u00e7im i\u00e7ine da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 bizi ideal bir \u015fiir tipi olu\u015fturmaya zorlayabilir, ancak b\u00f6yle bir \u00e7aba kar\u015f\u0131m\u0131za bir canavar veya bir hayalet getirecektir. \u015eiirsellik t\u00fcm \u015fiirlerin bir araya gelerek olu\u015fturduklar\u0131 bir toplam de\u011fildir. Her \u015fiirsel yap\u0131t kendi kendisine yeten bir d\u00fcnyad\u0131r. Orada, par\u00e7a b\u00fct\u00fcn\u00fcn kendisidir. Her bir \u015fiir tektir, indirgenemez, yinelenemez. Ve bu y\u00fczden, Ortega y Gasset\u2019in s\u00f6ylediklerine kat\u0131lmak zorunda hisseder insan kendisini: Quevedo\u2019nun, La Fontaine\u2019nin fabllar\u0131 ve Spiritual Conticle gibi birbirlerinden t\u00fcm\u00fcyle farkl\u0131 \u015feyleri bir isim alt\u0131nda toplamak b\u00fcy\u00fck bir haks\u0131zl\u0131kt\u0131r.\u0130lk bak\u0131\u015fta, bu farkl\u0131l\u0131klar\u0131n tarihten kaynakland\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Her ulus ve her dil, \u015fiirini, d\u00f6nemin ve dehan\u0131n kendisine buyurdu\u011fu bi\u00e7imde yarat\u0131r. Ancak tarihsel yakla\u015f\u0131m sorunu \u00e7\u00f6zmez tersine yeni sorunlara sebep olur. <\/p>\n<p>Benzer ayr\u0131l\u0131klar ayn\u0131 d\u00f6nem ve ayn\u0131 toplum i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Nerval ve Hugo birbirlerinin \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131d\u0131r, t\u0131pk\u0131 Vel\u00e2zquez ve Rubens ya da Valery ve Apollinaire\u2019in birbirlerinin \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131 oldu\u011fu gibi. Hint vedalar\u0131 ile Japon haikular\u0131na ayn\u0131 ad\u0131 vermek salt dilden kaynaklanan bir sa\u00e7mal\u0131ksa e\u011fer, Aziz John ve onun tanr\u0131 tan\u0131maz modeli olan Garcilaso\u2019nun birbirlerinden onca farkl\u0131 deneyimleri i\u00e7in de ayn\u0131 ismi kullanmak sa\u00e7ma de\u011fil mi? Tarihsel derinlik onlarla aram\u0131zda olan o \u00f6l\u00fcmc\u00fcl uzakl\u0131k \u00e7eli\u015fkilerle ve uzla\u015fmazl\u0131klarla dolu g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleri bir arada toplamam\u0131za neden oluyor. Uzakl\u0131k, Sophocles\u2019i Euripides\u2019den, Triso\u2019yu Lope\u2019den ay\u0131ran farkl\u0131l\u0131klar\u0131 unutturmakta bize. Ve asl\u0131nda bu farkl\u0131l\u0131klar tarihsel \u00e7e\u015fitlilikten de\u011fil, ondan \u00e7ok daha gizli ve derin nedenlerden kaynaklanmakta: Ya\u015fayan insan. Bu nedenle, \u015fiiri anlayabilmenin ipu\u00e7lar\u0131 tarih bilgisinden \u00e7ok o \u015fairin biyografisinde yatar. Burada da bir ba\u015fka engel dikilir kar\u015f\u0131m\u0131za. \u015eairin her bir yap\u0131t\u0131na, ayn\u0131 zamanda, e\u015fsizdir, b\u00fct\u00fcn di\u011fer \u015feylerden ayr\u0131d\u0131r ve indirgenemez. La Galatea veya El Viaje del Parnaso, Mancha\u2019l\u0131 Don Quixote\u2019u a\u00e7\u0131klamaz Iphigenie Faust\u2019dan ve Feuente-Ovejunda La Doreda\u2019dan\u00a0 \u00e7ok \u00e7ok farkl\u0131d\u0131r. Her bir yap\u0131t\u0131n kendi \u00f6zya\u015fam\u0131 vard\u0131r ve Edugue \u2018ler Aeneid de\u011fildir. <\/p>\n<p>Kimi zaman bir yap\u0131t di\u011ferini reddeder: Lautreamont\u2019un yay\u0131nlanmam\u0131\u015f \u015fiirlerinin \u00f6ns\u00f6z\u00fc, Maldororun \u015eark\u0131lar\u0131\u2019\u0131n\u0131 gizli bir \u0131\u015f\u0131kla ayd\u0131nlat\u0131r; Cehennemde Bir Mevsim, Les Iluminations\u2019daki s\u00f6zc\u00fckler simyas\u0131n\u0131n \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131k oldu\u011funu \u00f6nceden ilan eder. Tarih ve biyografi bize bir d\u00f6neme ya da ya\u015fama ait renkleri, sesleri verebilir, bir yap\u0131t\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7izebilir, bir bi\u00e7emini d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcm\u00fcn\u00fc tan\u0131mlayabilir ve hatta \u015fiirin nas\u0131l ve ni\u00e7inlerini ortaya \u00e7\u0131kartarak bir e\u011filimin genel anlam\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayabilir. Ancak bir \u015fiirin ne oldu\u011funu s\u00f6yleyemez bize. T\u00fcm \u015fiirlerin tek ortak noktalar\u0131 bir yap\u0131t olmalar\u0131, bir ressam\u0131n tablosu yada bir marangozun sandalyesi gibi, insan \u00fcr\u00fcn\u00fc olmalar\u0131d\u0131r.\u015eiirler tuhaf yap\u0131tlard\u0131r; biri ile di\u011feri aras\u0131nda, ara\u00e7lar aras\u0131nda var olan ve g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclebilen, a\u00e7\u0131k akrabal\u0131k ili\u015fkisi yoktur. Teknik ve yarat\u0131\u015f, ara\u00e7 ve \u015fiir birbirlerinden farkl\u0131 ger\u00e7ekliklerdir. Teknik bir y\u00f6ntemdir ve de\u011feri, etkinli\u011fi ile orant\u0131l\u0131d\u0131r, yani yinelenen uygulamalara duyarl\u0131 oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde anlaml\u0131d\u0131r, yeni bir y\u00f6ntem bulunana dek de\u011ferini korur. Teknik, geli\u015ftiren veya de\u011fersizle\u015ftiren tekrarlard\u0131r, bir \u00f6ncekini devral\u0131r ve de\u011fi\u015ftirir&#8230; <\/p>\n<p>Ok ve yay yerini ate\u015fli silaha b\u0131rak\u0131r. Ama Aeneid yerini Odysseus \u2018e b\u0131rakmaz. Her bir \u015fiir e\u015fsiz bir nesnedir ye tam yarat\u0131l\u0131\u015f an\u0131nda \u00f6len bir \u201cteknik\u201d \u0130e yarat\u0131l\u0131r. \u201c\u015eiir tekni\u011fi\u201d denilen \u015fey aktar\u0131lamaz \u00e7\u00fcnk\u00fc form\u00fcllerden de\u011fil, \u015fadece yarat\u0131c\u0131s\u0131na hizmet eden bulu\u015flardan meydana gelir. Bir d\u00f6nemin ya da bir sanat\u00e7\u0131 gurubunun ortak tavr\u0131 olarak al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bi\u00e7emin, hem devral\u0131nan miras hem de de\u011fi\u015fim anlam\u0131nda tekni\u011fe yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 do\u011frudur. Her t\u00fcr yaranc\u0131 \u00e7aban\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7; noktas\u0131 bi\u00e7emidir ve i\u015fte bu y\u00fczden her sanat\u00e7\u0131 a\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu ortak tarihsel bi\u00e7emi kullan\u0131r\u015eair bir bi\u00e7em kazand\u0131\u011f\u0131nda ise art\u0131k \u015fair olmaktan \u00e7\u0131kar ve edebiyat malzemeleri \u00fcreten bir i\u015f\u00e7iye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Gongora\u2019y\u0131 barok olarak nitelendirmek, edebiyat tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan belki do\u011frudur, fakat \u015fiirinin i\u00e7ine dalmak istendi\u011finde, ki bu her zaman bamba\u015fka bir \u015feydir, bu tan\u0131m yanl\u0131\u015f olacakt\u0131r. Cordovan\u2019\u0131n \u015fiirleri barok bi\u00e7emin en yetkin \u00f6rnekleridir, fakat unutulmamal\u0131d\u0131r ki; art\u0131k onun bi\u00e7emi olarak kabul edilen anlat\u0131m bi\u00e7imi ba\u015flang\u0131\u00e7ta sadece bulu\u015f, form\u00fclle\u015ftirilmemi\u015f ve a\u00e7\u0131klanmam\u0131\u015f tasar\u0131lard\u0131. \u015eair d\u00f6neminin ortak birikimini, yani d\u00f6nemin bi\u00e7emini kullan\u0131r, uyarlar ve taklit eder fakat sonunda t\u00fcm bu malzemeleri d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek benzersiz bir yap\u0131t \u00fcretir. <\/p>\n<p>Damaso Alonso\u2019nun belirtti\u011fi gibi, Gongora\u2019n\u0131n en g\u00fczel imgeleri atalar\u0131n\u0131n ve \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131n\u0131n anlat\u0131m dilini d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmedeki ustal\u0131\u011f\u0131ndan kaynaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Kimi zaman \u015fair bi\u00e7eme yenik d\u00fc\u015fer. (Bi\u00e7em hi\u00e7bir zaman onun de\u011fil, d\u00f6neminindir. \u015eairin bi\u00e7emi olmaz.) Ve i\u015fte o zaman bu ba\u015far\u0131s\u0131z imgeler sava\u015f ganimetleri gibi, gelecek ku\u015faklar\u0131n tarih\u00e7ilerinin ve dilbilimcilerini ortak mallar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler. Tarihin sanatsal bi\u00e7em ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi yap\u0131lan olu\u015fturan ta\u015flar bu ba\u015far\u0131s\u0131z imgelerdir.Bi\u00e7emin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 reddetmiyorum, ne de bir \u015fairin yoktan var edebilece\u011fini s\u00f6yl\u00fcyorum; t\u00fcm di\u011fer \u015fairler gibi, Gongora da dile yaslanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu dil, konu\u015fma dilinden daha kesin ve sertti; yaz\u0131 dili ve bi\u00e7em. Ancak Cordovan \u015fiiri bu dili asm\u0131\u015ft\u0131r. Ya da ba\u015fka bir s\u00f6yleyi\u015fle; dil, yinelenemez bir \u015fiirsel eyleme, imgelere, renklere, ritimlere, g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlere yani \u015fiire d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Congora bir baroktan, Ruben Dario da bir modernistten \u00e7ok \u00f6tede, onlar\u0131 a\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u015eair bi\u00e7emle beslenir. Bi\u00e7em olmadan \u015fiir olamaz, Bi\u00e7emler do\u011far, b\u00fcy\u00fcr ve \u00f6l\u00fcrler. <\/p>\n<p>\u015eiirler ise kal\u0131c\u0131d\u0131rlar ve hi\u00e7biri asla yinelenemeyen, kendi kendilerine yeten ve t\u00fcm di\u011fer \u015feylerden ayr\u0131 varl\u0131klard\u0131r.\u015eiirin bu biricik ve yinelenemez do\u011fas\u0131 onu di\u011fer yap\u0131tlarla benze\u015ftirir: Resim, heykel, sonat, dans. \u015eiir ile ara\u00e7lar, bi\u00e7em ile yarat\u0131\u015f aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar bunlar i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Aristo, trajedi ve epik gibi, resimi, heykeli, m\u00fczi\u011fi ve dans\u0131 da \u015fiirsel bi\u00e7imler olarak kabul etmi\u015ftir. Bu y\u00fczden de, \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131n\u0131n \u015fiirindeki ahlaki niteliklerin eksikli\u011finden s\u00f6z ederken bir trajedi \u015fairini de\u011fil ressam Zeuxis\u2019i \u00f6rnek olarak g\u00f6stermi\u015ftir. Ger\u00e7ekte, bir senfoniyi trajediden, bir resmi ilahiden ay\u0131ran farkl\u0131l\u0131klar\u0131n \u00e7ok \u00f6tesinde, bunlar\u0131n her birisinde, ayn\u0131 evrende ba\u015fkald\u0131rmalar\u0131na neden olan yarat\u0131c\u0131 bir unsur vard\u0131r. Resim, heykel ve dans kendilerine \u00f6zg\u00fc bir bi\u00e7imde birer \u015fiirdir. Ve bu kendine \u00f6zg\u00fcl\u00fck, s\u00f6zc\u00fcklerden olu\u015fan \u015fiirin kendisine \u00f6zg\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnden \u00e7ok farkl\u0131 de\u011fildir. Sanatlar\u0131n \u00e7e\u015fitlili\u011fi, onlar\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bozmaz, tersine peki\u015ftirir.Seslerin, s\u00f6zc\u00fcklerin ve renklerin aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar, sanatlardaki ku\u015fkuyu ortadan kald\u0131r\u0131p aralar\u0131ndaki temel b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc olu\u015fturmu\u015ftur. \u015eiir s\u00f6zc\u00fcklerden olu\u015fur, renk ve ses belirsiz olsa da gizli anlamla y\u00fckl\u00fcd\u00fcrler.Resim ve sonat, bi\u00e7im, nota, renk gibi kendi i\u00e7lerinde anlam ta\u015f\u0131mayan daha basit elemanlardan olu\u015furlar. <\/p>\n<p>Plastik ve ezgisel sanatlar\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 anlamd\u0131\u015f\u0131l\u0131k, \u015fiirinki ise, her ko\u015fulda ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilen, ba\u015ftan sona anlaml\u0131 varl\u0131klard\u0131r: S\u00f6zc\u00fckler. Bu ay\u0131r\u0131m\u0131 \u00e7ok kapsaml\u0131 buluyorum ben. Ele\u015ftirmenlerin plastik ve m\u00fczikal dilden s\u00f6z etmeleri rastlant\u0131 de\u011fildir. Ve bu tan\u0131mlar, bilin\u00e7li olarak kullan\u0131lmadan \u00f6nce de insanlar renklerin, i\u015faretlerin ve seslerin dilini kullanmay\u0131 biliyorlard\u0131. Ayr\u0131ca belirli guruplar taraf\u0131ndan kullan\u0131lm\u0131\u015f olan simgeler, adland\u0131rmalar, i\u015faretler gibi s\u00f6zel olmayan \u0130leti\u015fim bi\u00e7imlerininin \u00fczerinde durmaya gerek yok. Bunlar\u0131n her birinde anlam, plastik ve ezgisel niteliklerin ayr\u0131lmaz birer par\u00e7as\u0131d\u0131r.Pek \u00e7ok durumda, sesler ve renkler s\u00f6zl\u00fc dilden daha g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131mlarla y\u00fckl\u00fcd\u00fcr. Azteklerde siyah renk karanl\u0131\u011f\u0131, so\u011fu\u011fu, \u00f6l\u00fcm\u00fc, sava\u015f\u0131 ve kurakl\u0131\u011f\u0131 simgeler. Tezcatlicopa, Mixc\u00f6atl gibi tanr\u0131lar\u0131, bir mek\u00e2n\u0131, bir zaman\u0131, kuzeyi, ay ve kartal\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. Bir \u015feyi siyaha boyamak bu g\u00fc\u00e7leri ifade etmek veya onlar\u0131 ve kartal\u0131 yard\u0131ma \u00e7a\u011f\u0131rmakt\u0131r.D\u00f6rt temel renk, y\u00f6nleri, tanr\u0131lar\u0131, y\u0131ld\u0131zlar\u0131 ve al\u0131nyaz\u0131s\u0131n\u0131 simgeler. Hristiyanlarm bir azizin esirgeyicili\u011finde do\u011fmas\u0131 gibi, Aztekler de bir rengin etkisi alt\u0131nda do\u011farlar. Ayn\u0131 konuda ba\u015fka bir \u00f6rnek, eski \u00c7in uygarl\u0131\u011f\u0131nda ki ritmin ikili i\u015flevidir.<\/p>\n<p>Ying ve Yang\u2019\u0131nTao\u2019yu olu\u015fturan iki de\u011fi\u015fken ritim \u00f6z\u00fcn\u00fc kavrayabilmek i\u00e7in m\u00fczik terimlerine ba\u015fvurmak gerekir. T\u00fcm evrenin ritmik kavray\u0131\u015f\u0131 olarak Yin ve Yang ayn\u0131 zamanda hem felsefe ve din, hem de dans ve m\u00fczik; anlamlarla y\u00fckl\u00fc ritmik devinimlerdir. Bu dizeler bi\u00e7imsel bir dil sa\u00e7mal\u0131\u011f\u0131 de\u011fil, insan davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in sesin o ola\u011fan\u00fcst\u00fc g\u00fcc\u00fcne uyum, ritim ve armoni gibi kavramlarla yap\u0131lan gizli g\u00f6ndermelerdir. Herkes onlar\u0131n, birer anlam ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131n\u0131, istemlerini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131n\u0131 bilerek bu s\u00f6zc\u00fckler kullan\u0131r. Bunlar\u0131n i\u00e7inde anlamdan s\u0131yr\u0131lm\u0131\u015f hi\u00e7bir ses veya renk yoktur: \u0130nsan elinin onlara dokunmas\u0131yla do\u011falar\u0131 de\u011fi\u015fir ve seslerle renkler yap\u0131tlar d\u00fcnyas\u0131ndaki yerlerini al\u0131rlar. Ve b\u00fct\u00fcn yap\u0131tlar birer anlam olarak son bulurlar; insan elinin dokundu\u011fu her \u015fey istemle renklenir, bu bir \u201coraya do\u011fru gidi\u015ftir.\u201d \u0130nsan\u0131n d\u00fcnyas\u0131 anlamlar evrenidir. Bu d\u00fcnya, belirsizliklere, \u00e7eli\u015fkilere, \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131klara veya \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131klara katlanabilir, fakat anlams\u0131zl\u0131\u011fa asla. Sessizlik bile simgelerle dolup ta\u015far. <\/p>\n<p>\u00d6yleyse yap\u0131lar\u0131n d\u00fczenlenmesi ve birbirleriyle olan ili\u015fkileri de, belirli isteklere verilmi\u015f cevaplard\u0131r. Yunan tap\u0131naklar\u0131n\u0131n gergin dengesinde, Budist mabetlerinin yuvarlakl\u0131\u011f\u0131nda ya da Orisa ibadethanelerinin duvarlar\u0131n\u0131 s\u00fcsleyen erotik desenlerin hi\u00e7birinde anlams\u0131zl\u0131\u011fa yer yoktur. Bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc birer dildir.S\u00f6zl\u00fc ve yaz\u0131l\u0131 dil aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar alabildi\u011fine derindir ama yine de hepsinin temelde bir dil oldu\u011fu, anlaml\u0131, ve ileti\u015fime y\u00f6nelik g\u00fc\u00e7lerle y\u00fckl\u00fc ifade sistemleri olduklar\u0131 g\u00f6z\u00fcm\u00fczden ka\u00e7ar. Ressamlar, heykeltra\u015flar ve di\u011fer sanat\u00e7\u0131lar \u00f6z\u00fcnde \u015fairin kulland\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok farkl\u0131 olmayan ara\u00e7lar kullan\u0131rlar. Dilleri farkl\u0131 olmakla birlikte sonu\u00e7ta hepsi birer dildir. Ve Aztek \u015fiirlerini, kendi mimari e\u015fde\u011ferlerine \u00e7evirmek, onlar\u0131 \u0130spanyolcaya \u00e7evirmekten \u00e7ok daha kolayd\u0131r. Tantrik metinler veya Kavya\u2019n\u0131n erotik \u015fiirleri Konarak\u2019\u0131n heykelleri ile ayn\u0131 dili konu\u015furlar. Sor Juana\u2019n\u0131n Primero Syenosun\u2019daki dil, Mex\u0131co City\u2019deki Sagrario Metropol\u00fcnden farkl\u0131 de\u011fildir. Ger\u00e7ek\u00fcst\u00fcc\u00fc resim, ger\u00e7ek\u00fcst\u00fcc\u00fc \u015fiire k\u00fcbik resimden \u00e7ok daha yak\u0131nd\u0131r.Anlamdan ka\u00e7abilmenin olanaks\u0131z oldu\u011funu s\u00f6ylemek, t\u00fcm yap\u0131tlar\u0131 sanatsal ve teknik tarihin e\u015fitleyici evrenine sokmaya benzer. Tarihsel olmayan bir anlam bulabilir miyiz? <\/p>\n<p>Yap\u0131tlar\u0131n kendilerini olu\u015fturan ara\u00e7lar\u0131 ne de anlamlar\u0131 insan\u0131 a\u015famazlar. Onlar\u0131n t\u00fcm\u00fc somut insana y\u00f6nelen \u201ci\u015fte bu y\u00fczden\u201d ve \u201coraya do\u011fru\u201d lard\u0131r ve insan da ancak ve ancak kesin tarih i\u00e7inde anlam kazanabilir. Ahlak, felsefe, t\u00f6reler, sanat k\u0131saca veri bir d\u00f6nemin belgelerini olu\u015fturan her \u015fey birlikte bi\u00e7em dedi\u011fimiz kavram\u0131 olu\u015ftururlar. Her bi\u00e7em tarihseldir ve en basit ara\u00e7lardan en ilgisiz yap\u0131tlara kadar bir d\u00f6nemin b\u00fct\u00fcn \u00fcr\u00fcnleri tarihin, yani bi\u00e7emin i\u00e7inde geli\u015fir. Fakat bu ortak noktalar ve benzerlikler baz\u0131 farkl\u0131l\u0131klar\u0131 gizlerler. Bi\u00e7em yard\u0131m\u0131yla bir \u015fiiri bir risaleden, bir tabloyu e\u011fitici bir resim bask\u0131s\u0131ndan, bir mobilyay\u0131 bir heykelden ay\u0131rdedebiliriz. Bu ay\u0131rdedici unsur \u015fiirselliktir. \u015eiirsellik tek ba\u015f\u0131na yarat\u0131\u015fla bi\u00e7em, sanat yap\u0131t\u0131yla s\u0131radan bir \u00fcr\u00fcn aras\u0131ndaki farklar\u0131 bize g\u00f6sterebilir.U\u011fra\u015f\u0131 ve mesle\u011fi ne olursa olsun sanat\u00e7\u0131 veya zanaatkar olarak insan ham maddeyi; renkleri, ta\u015f\u0131, metali, s\u00f6zc\u00fckleri d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm sonucunda madde, yap\u0131tlar yani anlamlard\u00fcnyas\u0131ndaki yerini almak \u00fczere do\u011fan\u0131n karanl\u0131k d\u00fcnyas\u0131n\u0131 terkeder. Ama bir heykel yontmak veya bir merdiven yapmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 farkl\u0131 durumlarda ta\u015fa ne olur? Heykelin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ta\u015fla merdivenin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ta\u015f aras\u0131nda hi\u00e7 bir fark yoktur ve her ikisi de ortak bir anlamlar sisteminde yer al\u0131rlar (her ikisi de, \u00f6rne\u011fin, bir orta \u00e7a\u011f kilisesinin par\u00e7as\u0131 olabilirler) fakat ta\u015f\u0131n heykele d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc merdivene d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcnden \u00e7ok farkl\u0131 bir de\u011fi\u015fimdir. <\/p>\n<p>D\u00fczyaz\u0131 yazanlarla \u015fairlerin kulland\u0131\u011f\u0131 dillerin yazg\u0131lar\u0131 bize bu farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n anlam\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayabilir.D\u00fczyaz\u0131n\u0131n en y\u00fcksek bi\u00e7imi s\u00f6ylemdir. Burada s\u00f6zc\u00fcklere y\u00fcklenen anlamlar tek ve s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. B\u00f6yle bir \u00e7al\u0131\u015fma \u00f6nceden tasarlama ve \u00e7\u00f6z\u00fcmleme gerektirir. Fakat bu ayn\u0131 zamanda asla ger\u00e7ekle\u015fmeyecek bir ama\u00e7t\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc s\u00f6zc\u00fckler \u00e7\u0131plak ve s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f kavramlar i\u00e7ine s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmay\u0131 reddederler. Her bir s\u00f6zc\u00fck, fiziksel \u00f6zelliklerinin d\u0131\u015f\u0131nda \u00e7okanlaml\u0131d\u0131r. Bu nedenle, d\u00fczyaz\u0131 yazar\u0131n\u0131n eylemi s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn do\u011fas\u0131na kar\u015f\u0131d\u0131r. Ve bu y\u00fczden M. Jourdain\u2019in* fark\u0131nda olmaks\u0131z\u0131n d\u00fczyaz\u0131 bi\u00e7iminde konu\u015ftu\u011fu do\u011fru de\u011fildir. Alfonso Royes\u2019in hakl\u0131 olarak belirtti\u011fi gibi insan s\u00f6ylemekte oldu\u011fu \u015feyleri bilincinde t\u00fcm\u00fcyle \u00f6nceden tasarlamaks\u0131zm d\u00fczyaz\u0131 bi\u00e7iminde konu\u015famaz. Buna d\u00fczyaz\u0131n\u0131n konu\u015fulmayaca\u011f\u0131n\u0131 ancak yaz\u0131labilece\u011fini de ekleyebiliriz. Konu\u015fulan dil, \u015fiire d\u00fczyaz\u0131dan daha yak\u0131nd\u0131r, daha az tasarlama gerektirir, daha do\u011fald\u0131r ve bu y\u00fczden fark\u0131nda olmadan \u015fair olmak d\u00fczyaz\u0131 yazmaktan daha kolayd\u0131r. D\u00fczyaz\u0131da s\u00f6zc\u00fckler, di\u011fer anlamlar\u0131n\u0131n yok edilmesi pahas\u0131na, m\u00fcmk\u00fcn olan anlamlar\u0131ndan sadece bir tanesi ile anlamland\u0131r\u0131lma e\u011filimi ta\u015f\u0131rlar. Bah\u00e7e beli bah\u00e7e belidir. Bu \u00e7\u00f6z\u00fcmsel bir i\u015flemdir ve zor kullanmay\u0131 gerektirir, \u00e7\u00fcnk\u00fc s\u00f6zc\u00fcklerin bir \u00e7ok gizli anlam\u0131 vard\u0131r. <\/p>\n<p>Oysa \u015fair, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn bu \u00e7okanlaml\u0131 yap\u0131s\u0131na asla sald\u0131rmaz. Dil, g\u00fcnl\u00fck konu\u015fman\u0131n ve d\u00fczyaz\u0131n\u0131n kendisine zorla y\u00fckledi\u011fi kimlikten \u015fiir yoluyla kurtularak o ilk olu\u015f ve \u00f6zg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne geri d\u00f6ner. Bu geri al\u0131\u015f eylemi b\u00fct\u00fcnd\u00fcr ve d\u0131\u015fa vururncu de\u011ferleri o\\du\u011fu kadar, plastik ve ezgisel de\u011ferleri de etkiler. S\u00f6zc\u00fck, en sonunda, sahip oldu\u011fu a\u00e7\u0131k ve gizli anlamlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc g\u00f6stererek, olgunla\u015fm\u0131\u015f bir meyve ya da g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne f\u0131rlayan bir roket gibi, \u00f6zg\u00fcrd\u00fcr ve b\u00fct\u00fcn s\u0131rlar\u0131n\u0131, a\u00e7\u0131k ve gizli anlamlar\u0131n\u0131 g\u00f6sterip i\u00e7ini d\u00f6kebilir bizlere. \u015eair maddesine \u00f6zg\u00fcrl\u00fck verir, d\u00fczyaz\u0131 yazar\u0131 ise onu mahkum eder.Ayn\u0131 \u015fey bi\u00e7im, ses ve renkler i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Ta\u015f bir heykel olarak y\u00fccelir bir merdiven olarak silinir. Renkler bir tablonun i\u00e7inde, bedenin devinimleri ise dans olarak \u0131\u015f\u0131ldar. Ara\u00e7 olarak bozulan madde bir sanat yap\u0131t\u0131 olarak y\u00fccelir. \u015eiirsel eylem teknik kullan\u0131m\u0131n tam tersidir. Madde \u015fiirsel eylem sayesinde ger\u00e7ek do\u011fas\u0131na geri d\u00f6ner; renk art\u0131k daha bir renktir ve ses eksiksiz bir ezgidir. \u015eiirsel yarat\u0131\u015fta s\u00f6z konusu olan, estetik d\u00fc\u015fk\u00fcn\u00fc zavall\u0131 zanaatkarlar\u0131n arzulad\u0131\u011f\u0131 gibi, maddeye ya da ara\u00e7lara kar\u015f\u0131 kazan\u0131lm\u0131\u015f bir zafer de\u011fil, tersine, maddenin \u00f6zg\u00fcr b\u0131rak\u0131lmas\u0131d\u0131r. S\u00f6zc\u00fckler, sesler, renkler ve di\u011fer maddeler \u015fiirsel d\u00f6ng\u00fcn\u00fcn i\u00e7ine girer girmez bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ba\u015flar. <\/p>\n<p>Anlam\u0131n ye ileti\u015fimin arac\u0131 olduklar\u0131 ger\u00e7e\u011fini yitirmeksizin s\u00f6zc\u00fckler \u201cbir ba\u015fka \u015feye\u201d d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler. Bu de\u011fi\u015fim, teknolojide\u00a0 old u\u011funun tersine, \u00f6zg\u00fcn do\u011fall\u0131\u011f\u0131 terkedi\u015f de\u011fil ona geri d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr. \u201cBir ba\u015fka \u015fey\u201d olmak \u2018\u2019ayn\u0131 \u015fey \u201colmakt\u0131r, ger\u00e7ekten ve as\u0131l olarak o \u015feyin ta kendisi olmak.Bunun da \u00f6tesinde, heykeli olu\u015fturan ta\u015f, tablonun k\u0131rm\u0131z\u0131s\u0131, \u015fiirin s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc art\u0131k sadece bir ta\u015f, renk veya s\u00f6zc\u00fck de\u011fil, onlar\u0131n \u00fczerinde ve onlar\u0131 a\u015fan \u015feylerin yeniden ya\u015fam kazanmas\u0131d\u0131r. Onlar ayn\u0131 zamanda, as\u0131l de\u011ferlerini, \u00f6zg\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 yitirmeksizin bizi uzak k\u0131y\u0131lara ula\u015ft\u0131ran k\u00f6pr\u00fcler, salt dil yoluyla kavramayaca\u011f\u0131m\u0131z bamba\u015fka anlam evrenlerine a\u00e7\u0131lan kap\u0131lard\u0131r. \u015eiirsel s\u00f6zc\u00fck birbirine kar\u015f\u0131t say\u0131s\u0131z anlam\u0131 i\u00e7inde ta\u015f\u0131r, i\u015fte o knd\u0131sT3ir;ritirn, r en k, anlamve ayn\u0131 zamanda ba\u015fka bir \u015fey; imge. \u015eiirsel eylem ta\u015f\u0131, rengi ve sesi imgeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Ve i\u015fte bu imge olma niteli\u011fi ve bu imgelerin\u00a0 secj kin birlikteli\u011finin dinleyici veya izleyicide uyand\u0131rd\u0131\u011fa tuhaf g\u00fc\u00e7t\u00fcr t\u00fcm sanat yap\u0131tlar\u0131n\u0131 \u015fiire d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren.\u015eu iki ko\u015fulu sa\u011flayabildikleri s\u00fcrece, hi\u00e7 bir \u015fey plastik ve m\u00fczikal yap\u0131tlar\u0131 \u015fiir olmaktan al\u0131koyamaz: Bir yandan maddeleriniparlayan ya da mat \u00f6zlerine geri d\u00f6nd\u00fcrmek ve b\u00f6ylece faydac\u0131 d\u00fcnyay\u0131 reddetmek, di\u011fer yandan da imgelere d\u00f6n\u00fc\u015ferek al\u0131\u015f\u0131lmad\u0131k bir ileti\u015fim bi\u00e7imi olmak. \u015eiir bir dil olmakla birlikteanlam ve anlam\u0131n aktar\u0131lmas\u0131 dilin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015far. Fakat, dilin \u00e7ok \u00f6tesindeki bu \u015feyede ancak ve ancak dil ile ula\u015f\u0131labilir. <\/p>\n<p>Bir tablo, resim dilinden ileride ise e\u011fer, bir \u015fiir olacakt\u0131r. Piero della Francesca, Masaccio, Leonardo ve Ucello ger\u00e7ekte, \u015fairden ba\u015fka bir \u015fekilde adland\u0131r\u0131lmay\u0131 hak etmezler. Resimdeki d\u0131\u015fa vurum kayg\u0131s\u0131, yani resim dili, onlar\u0131n yap\u0131tlar\u0131nda o dilin kendisini a\u015fan bir bi\u00e7imde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Masaccio ve Ucello\u2019nun ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 miras\u00e7\u0131lar\u0131 taraf\u0131ndan kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak, bu yap\u0131tlar onca teknik bulu\u015ftan \u00e7ok daha \u00f6telerdedir. Onlar; imgeler ve yinelenemez \u015fiirlerdir. B\u00fcy\u00fck bir ressam olmak b\u00fcy\u00fck bir \u015fair olmak demektir: Kendi dilinin s\u0131n\u0131r lann\u0131 a\u015fan insan.S\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131, zanaatkarda oldu\u011funun tersine, sanat\u00e7\u0131ya ara\u00e7lar\u0131 ta\u015f, renk, ses hizmet etmez, tersine do\u011fal durumlar\u0131na kavu\u015fturmak \u0130\u00e7in sanat\u00e7\u0131 onlara hizmet eder. \u015eair dilin hizmetk\u00e2r\u0131d\u0131r ve o ne olursa olsun, dili a\u015far. Bu \u00e7eli\u015fkili operasyonbu konu daha ileride incelenecektir imgeyi \u00fcretir. Sanat\u00e7\u0131 imgelelerin yarat\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r: \u015eair. Ve imge olarak sahip olduklar\u0131 g\u00fc\u00e7 ve yetenektir veda ilahilerini, haikular\u0131 ve Quevedo\u2019nun sonatlar\u0131n\u0131n \u015fiir olmalar\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lan. <\/p>\n<p>S\u00f6zc\u00fckler, birer imge olarak kendileri olmaktan hi\u00e7bir \u015fey yitirmeksizin, tanhsel anlamlar si stemi olarak veri olan dili a\u015farlar. \u015eiir, s\u00f6zc\u00fck tarih olmaktan hi\u00e7bir \u015fey yitirmeksizin tarihi a\u015far. Tarihin a\u015f\u0131lma s\u00fcrecini daha yak\u0131ndan incelemeksizin s\u00f6yleyebiliriz ki; \u015fiirlerin \u00e7oklu\u011fu \u015fiirin b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc reddetmez tersine onu do\u011frular. Her bir \u015fiir tektir. T\u00fcm \u015fiirsel eylem az ya da \u00e7ok yo\u011funlukta her bir yap\u0131t\u0131n i\u00e7inde gizlidir. Bu nedenle tek bir \u015fiiri okumak bize \u015fiirin ne oldu\u011fu konusunda tarih veya dilbilim ara\u015ft\u0131rmalar\u0131ndan \u00e7ok daha sa\u011flam ve g\u00fcvenilir bilgiler verecektir. Fakat \u015fiir deneyimi onu okuyarak veya s\u00f6yleyerek yeniden yaratma eylemi ayn\u0131 zamanda \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 ve rahats\u0131zl\u0131k verici bir \u00e7oklu\u011fu ve benze\u015fmezli\u011fi ortaya \u00e7\u0131kartacakt\u0131r. Okuma eylemi, hemen her zaman \u015fiirin kendisine yabanc\u0131 bir e\u011filimi ortaya \u00e7\u0131kart\u0131r. Aziz John\u2019un \u015fiirlerini okumu\u015f olan \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7ok az\u0131, dizelerindeki \u00f6rnekleme de\u011ferlerini onlar\u0131n \u00e7arp\u0131c\u0131 g\u00fczelliklerinden ay\u0131rdedebilmi\u015ftir. Quevedo\u2019nun bug\u00fcn hayranl\u0131kla okudu\u011fumuz pasajlar\u0131n\u0131n pek \u00e7o\u011fu 17. y\u00fczy\u0131l okuyucusunun ilgisini \u00e7ekmemi\u015f ve bizi s\u0131kan b\u00f6l\u00fcmleri onlarca \u00e7ekici bulunmu\u015ftur. <\/p>\n<p>Manrique\u2019nin Coplas \u2018\u0131ndaki tarihsel s\u0131ralamalar\u0131n \u015fiirsel i\u015flevini ancak tarihi anlama \u00e7abas\u0131yla yakalayabiliriz. Bizi \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131ndan daha \u00e7ok etkileyen, ayn\u0131 zamanda, \u015fairin hem kendi zaman\u0131na hem de yak\u0131n ge\u00e7mi\u015fe yapm\u0131\u015f oldu\u011fu gizli g\u00f6ndermelerdir. Ama yine de bir metni farkl\u0131 g\u00f6zlerle okumam\u0131za neden olan tek \u015fey tarih de\u011fildir. \u015eiir kimileri i\u00e7in terkedi\u015ftir, di\u011ferleri i\u00e7in ise bir \u00fcrperti. Gen\u00e7 o\u011flanlar, sanki a\u015fk\u0131n, kahramanl\u0131\u011f\u0131n veya bedensel zevkin bulan\u0131k ve sezgisel y\u00f6nleri b\u00fct\u00fcn\u00fcyle sadece \u015fiirle kavranabilirmi\u015f gibi, duygular\u0131n\u0131 tan\u0131mak ve onlan a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in \u015fiir okurlar.Her okur \u015fiirden bir \u015feyler umar, arad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bulurda \u00e7\u00fcnk\u00fc arad\u0131\u011f\u0131 \u015fey zaten kendi i\u00e7indedir. Bu ilk ve aldat\u0131c\u0131 kar\u015f\u0131la\u015fmadan sonra okuyucunun \u015fiirin y\u00fcre\u011fine ula\u015fabilmesi b\u00fct\u00fcn\u00fcyle olanaks\u0131z de\u011fildir. Bu tan\u0131\u015fmay\u0131 tasarlayal\u0131m: Doyurulamaz arzular\u0131m\u0131z ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizin (bunlar her zaman b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015flerdir, ben ve benim e\u015fim ve di\u011fer benin e\u015fi) tekrar tekrar i\u00e7imizi dolduru\u015fu s\u0131ras\u0131nda bir an gelir ki her \u015fey yerli yerine oturur. Kar\u015f\u0131tl\u0131klar yok olmasalar da bu anda birbirlerine kar\u0131\u015f\u0131rlar. <\/p>\n<p>Bu durum, havaya s\u0131\u00e7ray\u0131p da orada as\u0131l\u0131 durabilmeye benzer: Zaman\u0131n hi\u00e7bir \u00f6nemi yoktur. Hindulann Upanishad \u00f6\u011fretisi bu i\u00e7bar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fmm \u201cAmanda\u201d ya da O Tek Varl\u0131kla b\u00fct\u00fcnle\u015fme oldu\u011funu s\u00f6yler. Bu d\u00fczeye ku\u015fkusuz herkes ula\u015famaz. Fakat hepimiz \u015fu ya da bu zaman, saniyeden daha da k\u0131sa s\u00fcrm\u00fc\u015f olsa, benzer bir duyguyu yakalam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. Bu ger\u00e7e\u011fi bilmek i\u00e7in mistik olmak gerekmez. Hepimiz bir zaman \u00e7ocuktuk. Hepimiz as\u0131k olduk. A\u015fk insana sonuna dek a\u00e7\u0131k bir kenetlenme ve payla\u015fma durumudur. A\u015fk eyleminde bilin\u00e7; her\u015feyin\u00a0 bi\u00e7im ve hareketin, yer\u00e7ekiminin g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne y\u00fckselen heybetli g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kendili\u011finden ve katk\u0131s\u0131z bir denge kazand\u0131\u011f\u0131 ve en tepeye y\u00fckselip de beyaz k\u00f6p\u00fckler halinde patlamas\u0131ndan hemen \u00f6nce \u00f6n\u00fcndeki son engeli a\u015fmakta olan bir dalgaya benzer. Devinimin dingin sessizli\u011fi, Ve t\u0131pk\u0131 daha dolu ve daha anlaml\u0131 bir hayat\u0131 sevgilinin bedeninde yakalad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi \u015fiirselli\u011fin g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 da \u015fiirle elde edebiliriz. Bu an bu t\u00fcn anlar\u0131 kapsar. Zaman ak\u0131p gitmektedir ve kendisini a\u015fan zaman durmu\u015ftur.\u00c7eken, s\u00fcr\u00fckleyen bir \u015fey ve say\u0131s\u0131z kar\u015f\u0131 tg\u00fc\u00e7lcrin gizli bulu\u015fma noktas\u0131d\u0131r \u015fiir, bize \u015fiirsel deneyimin yolunu a\u00e7ar. \u015eiir, ki\u015filikleri, e\u011filimleri ve yap\u0131lar\u0131 ne olursa olsun, t\u00fcm insanlara a\u00e7\u0131k bir olanakt\u0131r. <\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u015fiir \u015fudur: Ancak okur veya dinleyici ile\u00a0 hayat kazanan bir ili\u015fkinin olana\u011f\u0131. B\u00fct\u00fcn \u015fiirlerin sadece tek bir ortak noktas\u0131 vard\u0131r ve onsuz asla \u015fiir olamazlar: Kat\u0131l\u0131m. Okur her seferinde \u015fiiri ger\u00e7ek anlamda yeniden ya\u015far, \u015fiirsel diyebilece\u011fimiz bir konuma y\u00fckselir. Deneyi \u015fu yada bu bi\u00e7imde ger\u00e7ekle\u015febilir fakat, bu her zaman kendini a\u015fma, ge\u00e7ici duvarlar\u0131 y\u0131kma, bir ba\u015fkas\u0131 olmaya do\u011fru gidi\u015ftir. \u015eiirsel yarat\u0131\u015f gibi \u015fiir deneyimi de tarih i\u00e7inde \u00fcretilir, tarihin kendisidir ve ayn\u0131 zamanda tarihin reddedili\u015fidir. Okur Hector\u2019la birlikte sava\u015f\u0131p \u00f6l\u00fcr, Ajuna ile birlikte ku\u015fkuya d\u00fc\u015f\u00fcp \u00f6ld\u00fcr\u00fcr, Odysseus ile birlikte ana yurdunun sahillerindeki kayal\u0131klar\u0131 tan\u0131r. Bir imgeyi yeniden ya\u015far, s\u00fcreklili\u011fi reddeder ve zaman\u0131 a\u015far. \u015eiir kendinden ge\u00e7medir, onun sayesinde ger\u00e7ek zaman, b\u00fct\u00fcn zamanlar\u0131n \u00f6z anas\u0131, tek bir an\u0131n i\u00e7inde yeniden can bulur. S\u00fcreklilik saf \u015fimdiki ana d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr, \u015fiir kendi kendisini besleyen bir \u0131rmakt\u0131r ve insan\u0131 a\u015far. \u015eiir okuma eylemi son derece belirgin olarak \u015fiir yaratma eylemine benzer. \u015eair imgeleri yani \u015fiiri yarat\u0131r ye \u015fiir de okuyucuyu imgeselle\u015ftirir, \u015fiirselle\u015ftirir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7 b\u00f6l\u00fcmden olu\u015fan bu kitap \u015fu sorulara yan\u0131t aramay\u0131 ama\u00e7lar: Ba\u015fka ifade bi\u00e7imlerine indirgenemez \u015fiirsel bir bildiri-\u015fiir var m\u0131d\u0131r? \u015eair neden s\u00f6z eder? \u015eiirsel bildiri nas\u0131l iletilir? Tekrarlamak gerekebilir ki, burada \u00f6nerilenlerin hi\u00e7birisi saf kuramlar veya varsay\u0131mlar de\u011fil hepsi hepsi kimi \u015fiirlerle ilk kar\u015f\u0131la\u015fmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131d\u0131r. Her ne kadar, az yada \u00e7ok bir d\u00fczen i\u00e7inde olu\u015fturulmaya \u00f6zen g\u00f6sterilmi\u015f olsa da, b\u00f6ylesi bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n do\u011fas\u0131ndan kaynaklanan sapmalar\u0131n ho\u015fg\u00f6r\u00fc ile kar\u015f\u0131lanmas\u0131 beklenir. Ruhumuzun yabanc\u0131 sakinlerinin felsefi, ahlaki ve di\u011ferleri \u015fiiri anlamaya ili\u015fkin her t\u00fcrl\u00fc \u00e7abada s\u00f6ze kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 do\u011fru olsa da \u015fiirin bizde uyand\u0131rm\u0131\u015f oldu\u011fu bir ka\u00e7 saatlik duygular s\u00f6z konusu oldu\u011funda, \u015fiirselli\u011fin ku\u015fkucu yap\u0131s\u0131n\u0131n t\u00fcm bu s\u00f6ze kar\u0131\u015fanlar\u0131 etkisiz bira ka\u00e7a\u011f\u0131 da ayn\u0131 \u015fekildedo\u011frudur. Ve bu s\u00f6zc\u00fckleri unutmu\u015f olsak ve anlamlar\u0131 ve lezzetleri yitip gitse de o bir ka\u00e7 dakikan\u0131n etkisini \u00f6ylesine yo\u011fun duyar\u0131z ki, onlar zaman\u0131n a\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 anlar ve ge\u00e7ici s\u00fcreklili\u011fin duvarlar\u0131n\u0131 yerle bir eden heybetli dalgalard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fiir saf zamana ula\u015fman\u0131n yolu, varolu\u015fun ger\u00e7ek sular\u0131n\u0131n derinliklerine dal\u0131\u015ft\u0131r \u015eiir, sonsuza dek yarat\u0131c\u0131 zaman ve ritimden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Octavio Paz<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00c7eviri: \u00d6mer Saruhanl\u0131o\u011flu<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u015eiirsel eylemin her birisinin farkl\u0131 binlerce bi\u00e7im i\u00e7ine da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 bizi ideal bir \u015fiir tipi olu\u015fturmaya zorlayabilir, ancak b\u00f6yle bir \u00e7aba kar\u015f\u0131m\u0131za bir canavar veya bir hayalet getirecektir. \u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir. D\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirebilecek g\u00fc\u00e7te bir eylemdir \u015fiir, do\u011fas\u0131 gere\u011fi devrimcidir: Ruhun e\u011fitilmesi ve i\u00e7sel \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn yolu. \u015eiir bu d\u00fcnyaya anlam kazand\u0131r\u0131r, onu [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[134],"tags":[],"class_list":{"0":"post-5068","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-kuram"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem - Octavio Paz - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem - Octavio Paz\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u015eiirsel eylemin her birisinin farkl\u0131 binlerce bi\u00e7im i\u00e7ine da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 bizi ideal bir \u015fiir tipi olu\u015fturmaya zorlayabilir, ancak b\u00f6yle bir \u00e7aba kar\u015f\u0131m\u0131za bir canavar veya bir hayalet getirecektir. \u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir. D\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirebilecek g\u00fc\u00e7te bir eylemdir \u015fiir, do\u011fas\u0131 gere\u011fi devrimcidir: Ruhun e\u011fitilmesi ve i\u00e7sel \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn yolu. \u015eiir bu d\u00fcnyaya anlam kazand\u0131r\u0131r, onu [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-02-24T09:21:49+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"29 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem &#8211; Octavio Paz\",\"datePublished\":\"2011-02-24T09:21:49+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/\"},\"wordCount\":5741,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg\",\"articleSection\":[\"Kuram\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/\",\"name\":\"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem - Octavio Paz - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg\",\"datePublished\":\"2011-02-24T09:21:49+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem &#8211; Octavio Paz\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem - Octavio Paz - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem - Octavio Paz","og_description":"\u015eiirsel eylemin her birisinin farkl\u0131 binlerce bi\u00e7im i\u00e7ine da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 bizi ideal bir \u015fiir tipi olu\u015fturmaya zorlayabilir, ancak b\u00f6yle bir \u00e7aba kar\u015f\u0131m\u0131za bir canavar veya bir hayalet getirecektir. \u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir. D\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirebilecek g\u00fc\u00e7te bir eylemdir \u015fiir, do\u011fas\u0131 gere\u011fi devrimcidir: Ruhun e\u011fitilmesi ve i\u00e7sel \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn yolu. \u015eiir bu d\u00fcnyaya anlam kazand\u0131r\u0131r, onu [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-02-24T09:21:49+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"29 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem &#8211; Octavio Paz","datePublished":"2011-02-24T09:21:49+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/"},"wordCount":5741,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg","articleSection":["Kuram"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/","name":"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem - Octavio Paz - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg","datePublished":"2011-02-24T09:21:49+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#primaryimage","url":"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg","contentUrl":"http:\/\/nobel-mouffetard.com\/img\/nobel\/octaviopaz.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/02\/24\/siir-bilgidir-kurtulustur-guc-ve-terkedistir-siir-ve-siirsel-eylem-octavio-paz\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"\u015eiir bilgidir, kurtulu\u015ftur, g\u00fc\u00e7 ve terkedi\u015ftir | \u015eiir ve \u015eiirsel Eylem &#8211; Octavio Paz"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5068","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5068"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5068\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5068"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5068"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5068"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}