{"id":5778,"date":"2011-03-08T14:50:48","date_gmt":"2011-03-08T11:50:48","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/"},"modified":"2011-03-08T14:50:48","modified_gmt":"2011-03-08T11:50:48","slug":"karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/","title":{"rendered":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm)"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/karl_marx.jpg\" border=\"0\" style=\"float: left;\" \/>[HEGEL D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N\u0130N VE GENEL OLARAK HEGEL FELSEFES\u0130N\u0130N ELE\u015eT\u0130R\u0130S\u0130]<\/p>\n<p> 6. A\u00e7\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bulunan fikirleri a\u00e7\u0131klamak ve do\u011frulamak i\u00e7in, genel olarak Hegel diyalekti\u011fi ve \u00f6zel olarak da bunun G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim ve Mant\u0131k&#8217;taki a\u00e7\u0131klamas\u0131 \u00fczerine, son olarak modern ele\u015ftirel hareketin Hegel ile ili\u015fkisi \u00fczerine baz\u0131 bilgiler vermenin uygun d\u00fc\u015fece\u011fi zaman ve yer,[53] belki buras\u0131d\u0131r.<br \/> Modern Alman ele\u015ftirisi, eski d\u00fcnyan\u0131n i\u00e7eri\u011fi ile \u00f6ylesine u\u011fra\u015fm\u0131\u015f, konusu i\u00e7inde k\u00f6steklenip kalm\u0131\u015f olmas\u0131na (sayfa 236) kar\u015f\u0131n, \u00f6ylesine bir g\u00fc\u00e7 ile olgunla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r ki, bundan, ele\u015ftirel y\u00f6ntem kar\u015f\u0131s\u0131nda tam bir ele\u015ftirel davran\u0131\u015f yoklu\u011fu ve g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte bi\u00e7imsel, ama ger\u00e7ekte \u00f6zsel bir soru olan: Hegel diyalekti\u011fi ile ili\u015fkimiz nedir? sorusu kar\u015f\u0131s\u0131nda tam bir bilin\u00e7sizlik sonucu \u00e7\u0131kt\u0131. Bilin\u00e7sizlik \u2014modern ele\u015ftirinin genel olarak Hegel felsefesi ve \u00f6zel olarak diyalekti\u011fi ile ili\u015fkileri konusunda\u2014 \u00f6ylesine b\u00fcy\u00fckt\u00fcr ki, Strauss[54] ve Bruno Bauer gibi ele\u015ftiriciler, birincisi b\u00fcsb\u00fct\u00fcn, ikincisi (Strauss ile kar\u015f\u0131tl\u0131k durumunda, &#8220;soyut do\u011fa&#8221;n\u0131n t\u00f6z\u00fc yerine, soyut insan\u0131n &#8220;kendinin bilinci&#8221;ni ge\u00e7irdi\u011fi) Sinoptikler&#8217;inde[55] ve hatta \u00d6rt\u00fcs\u00fc Kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f H\u0131ristiyanl\u0131k&#8217;ta[56] bile, hi\u00e7 olmazsa g\u00fcc\u00fcl olarak, Hegel mant\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde k\u00f6steklenip kalm\u0131\u015flard\u0131r. B\u00f6ylece, \u00f6rne\u011fin \u00d6rt\u00fcs\u00fc Kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f H\u0131ristiyanl\u0131k&#8217;ta \u015f\u00f6yle okuyoruz: &#8220;Sanki kendinin bilinci, d\u00fcnyay\u0131 koyarken, ayr\u0131m\u0131 koyarken, ve \u00fcretti\u011fi \u015fey i\u00e7inde kendi kendini \u00fcretirken, \u00e7\u00fcnk\u00fc o do\u011furdu\u011fu \u015fey ile kendisi aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131 yeniden ortadan kald\u0131r\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc o sadece do\u011furma eylemi ve kendi \u00f6z hareketi i\u00e7indedir \u2014 sanki bu kendinin bilincinin ere\u011fi bu hareket i\u00e7inde de\u011filmi\u015f gibi, vb.&#8221;.[57] Ya da: &#8220;Onlar (Frans\u0131z materyalistleri), Evren hareketinin, ancak kendinin bilincinin hareketi olarak ger\u00e7ekten kendisi i\u00e7in durumuna gelmi\u015f ve kendinin bilinci arac\u0131yla kendi kendisi ile birli\u011fe eri\u015fmi\u015f bulundu\u011funu hen\u00fcz kavrayamam\u0131\u015flard\u0131r&#8221;[58] Bu anlat\u0131mlar, hegelci g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn s\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcnden bile ayr\u0131lmaz, ama tersine onu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcne yinelerler.<br \/> [XII] Ele\u015ftiriye giri\u015firken (Bauer, Sinoptikler), bu ki\u015filerin hegelci diyalektik ile ili\u015fkilerinin ne kadar az bilincinde (sayfa 237) olduklar\u0131n\u0131, hatta maddi ele\u015ftiri eylemi bir kez tamamland\u0131ktan sonra bile, bu bilincin ne kadar az do\u011fmu\u015f bulundu\u011funu, \u0130yi \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Davas\u0131[59] adl\u0131 kitab\u0131nda, Bay Gruppe&#8217;nin: &#8220;Peki \u015fimdi Mant\u0131k ne olacak?&#8221; yolundaki patavats\u0131z sorusunu, gelece\u011fin ele\u015ftiricilerine havale ederek bir yana b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 zaman, Bauer g\u00f6sterir.<br \/> Ama hatta \u015fimdi, Feuerbach \u2014Anekdota&#8217;lardaki Tezler&#8217;inde[60] oldu\u011fu kadar, Gelece\u011fin Felsefesi&#8217;nde[61] de ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde\u2014 eski diyalektik ve eski felsefeyi k\u00f6k\u00fcnden y\u0131kt\u0131ktan sonra bile, buna kar\u015f\u0131 bu i\u015fi yapmakta yeteneksiz, ama onun yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f bulunan o \u00fcnl\u00fc ele\u015ftiri, ar\u0131, kesin, mutlak ele\u015ftiri ilan edildikten sonra bile, kendi tinselci gururu i\u00e7inde, bu ele\u015ftiri t\u00fcm tarih hareketini, kendisi ile, d\u00fcnyan\u0131n \u2014kendisi kar\u015f\u0131s\u0131nda &#8220;y\u0131\u011f\u0131n&#8221;[62] kategorisi i\u00e7ine giren\u2014 geri kalan b\u00f6l\u00fcm\u00fc aras\u0131ndaki ili\u015fkiye indirgedikten ve t\u00fcm dogmatik kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131 kendi \u00f6z bilgeli\u011fi ile d\u00fcnyan\u0131n budalal\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndaki, ele\u015ftirici \u0130sa ile &#8220;y\u0131\u011f\u0131n&#8221; olarak insanl\u0131k aras\u0131ndaki tek dogmatik kar\u015f\u0131tl\u0131k bi\u00e7iminde \u00e7\u00f6zd\u00fckten sonra bile, y\u0131\u011f\u0131n\u0131n kafa yoksullu\u011funu tan\u0131tlayarak, her g\u00fcn ve her saat, kendi \u00f6z yetkinli\u011finin kan\u0131t\u0131n\u0131 g\u00f6sterdikten sonra bile, herbiri kendisine kendi yoksulluk belgesinin verildi\u011fini g\u00f6ren k\u00fcmeler bi\u00e7iminde ondan ayr\u0131lm\u0131\u015f bulunan[63] t\u00fcm gerileyici (d\u00e9cadente) insanl\u0131\u011f\u0131n kendi kar\u015f\u0131s\u0131nda toplanaca\u011f\u0131 (sayfa 238) g\u00fcn\u00fcn yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayarak, sonunda ele\u015ftirel son yarg\u0131 g\u00fcn\u00fcn\u00fc haber verdikten sonra bile, insanal duygular\u0131n ve d\u00fcnyan\u0131n \u00fczerindeki, sadece y\u00fcce bir yaln\u0131zl\u0131k i\u00e7indeki taht\u0131ndan, \u00fcst\u00fcnde zaman zaman alayc\u0131 dudaklar\u0131n\u0131n d\u00fczeyinde Olimpos tanr\u0131lar\u0131n\u0131n g\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc \u00e7\u0131nlatt\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnyan\u0131n \u00fczerindeki y\u00fcksekli\u011fini ka\u011f\u0131tlara bast\u0131rdiktan sonra bile, \u2014 ele\u015ftiri bi\u00e7imi alt\u0131nda can\u00e7eki\u015fen idealizmin (&#8220;gen\u00e7-hegelciler&#8221;in) b\u00fct\u00fcn bu e\u011flendirici el-kol sallamalar\u0131ndan sonra bile, bu ele\u015ftiri, kendi anas\u0131 olan Hegel diyalekti\u011fi ile ele\u015ftirel bir a\u00e7\u0131klamaya sahip olma zorunlulu\u011funa en uzak bir an\u0131\u015ft\u0131rmada bile bulunmam\u0131\u015f, hatta Feuerbach diyalekti\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131ndaki ele\u015ftirel davran\u0131\u015f\u0131 \u00fczerine bile [hi\u00e7 bir] bilgi verememi\u015ftir. \u0130\u015fte kendi kendisine kar\u015f\u0131 ele\u015ftiriden b\u00fcsb\u00fct\u00fcn yoksun bir davran\u0131\u015f.<br \/> Feuerbach, hegelci diyalektik kar\u015f\u0131s\u0131nda ciddi, ele\u015ftirel bir davran\u0131\u015fa sahip ve bu alanda ger\u00e7ek bulu\u015flar yapm\u0131\u015f bulunan tek ki\u015fidir; k\u0131sacas\u0131 eski felsefenin ger\u00e7ek yenicisi (vainqueur) odur. Yapm\u0131\u015f bulundu\u011fu \u015feyin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ve bu b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc d\u00fcnyaya sunu\u015fundaki \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc yal\u0131nl\u0131k, \u00f6b\u00fcrlerinin tersine davran\u0131\u015flar\u0131 ile \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir kar\u015f\u0131tl\u0131k g\u00f6sterir.<br \/> Feuerbach&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck eylemi \u015fudur: l\u00b0 felsefenin, fikirler bi\u00e7imi alt\u0131na konmu\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcnce taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f dinden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131;[64] insan yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n bir ba\u015fka bi\u00e7imi ve bir ba\u015fka varolu\u015f bi\u00e7iminden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131; \u00f6yleyse bir o kadar k\u0131nanabilir oldu\u011funu tan\u0131tlam\u0131\u015f bulunmak;<br \/> 2\u00b0 &#8220;\u0130nsandan insana&#8221; toplumsal ili\u015fkiyi kuram\u0131n temel ilkesi durumuna getirerek, ger\u00e7ek maddecilik ve ger\u00e7ek bilimi kurmu\u015f bulunmak;[65] (sayfa 239)<br \/> 3\u00b0 [ve bunlar\u0131 -\u00e7.] mutlak olumlu, kendisi \u00fczerine olumlu olarak temellenmi\u015f ve kendisi \u00fczerine dayanan varl\u0131k oldu\u011funu ileri s\u00fcren yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak [yapmak -\u00e7.].[66]<br \/> Feuerbach, HegeI diyalekti\u011fini i\u015fte \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klar \u2014(ve olumludan, duyulur kesinlikten yola \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131 da b\u00f6yle temellendirir)\u2014:<br \/> Hegel, t\u00f6z\u00fcn yabanc\u0131la\u015fmas\u0131ndan (Mant\u0131k terimleri ile: sonsuzdan, soyut evrenselden), mutlak ve hareketsiz soyutlalamadan \u2014 yani halk diliyle s\u00f6ylenirse, dinden ve tanr\u0131bilimden yola \u00e7\u0131kar.<br \/> \u0130kinci olarak: Sonsuzu kald\u0131r\u0131r; Ger\u00e7e\u011fi, duyuluru, sonluyu, sonluyu, tikeli koyar (felsefe, din ve tanr\u0131bilimin kald\u0131r\u0131lmas\u0131).<br \/> \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak: s\u0131ras\u0131 gelince olumluyu kald\u0131r\u0131r: soyutlamay\u0131, sonsuzu yeniden kurar. Dinin ve tanr\u0131bilimin yeniden kurulmas\u0131.<br \/> Feuerbach i\u00e7in yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131 demek ki felsefenin kendi kendisi ile \u00e7eli\u015fkisinden tanr\u0131bilimi (a\u015fk\u0131n, vb.) yads\u0131d\u0131ktan sonra do\u011frulayan, \u00f6yleyse onu kendi kendisi ile kar\u015f\u0131tl\u0131k durumunda olurlayan felsefeden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.[67]<br \/> Olumlu olurlama ya da yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131nda (sayfa 240) i\u00e7erilmi\u015f bulunan kendini olurlama ve do\u011frulama, hen\u00fcz kendi kendinden g\u00fcvenli olmayan, demek ki kendi kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131n etkisi alt\u0131nda kalm\u0131\u015f, kendi kendinden ku\u015fkulu, demek ki kan\u0131t gereksinmesi duyan bir \u015fey olarak, kendi varolu\u015fu ile kendi kendini tan\u0131tlamayan bir \u015fey olarak, kabul edilmemi\u015f bir \u015fey olarak tasarlanm\u0131\u015ft\u0131r, [XIII] ve duyulur kesinli\u011fin kendi \u00fcst\u00fcne kurulu olumlu olurlamas\u0131 \u00f6yleyse do\u011frudan do\u011fruya ve dolay\u0131ms\u0131z olarak ona kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar.[67*]<br \/> Ama Hegel, yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131n\u0131 \u2014tek ger\u00e7ek olumlu olarak i\u00e7erdi\u011fi olumlu y\u00f6n alt\u0131nda\u2014 tek ger\u00e7ek eylem olarak ve t\u00fcm varl\u0131\u011f\u0131n kendini belirtme eylemi olarak i\u00e7erdi\u011fi olumsuz y\u00f6n alt\u0131nda g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutarak, hen\u00fcz \u00f6nceden verilmi\u015f \u00f6zne olarak insan\u0131n ger\u00e7ek tarihi olmayan, ama sadece insan\u0131n do\u011furma eylemi, do\u011fum tarihi olan tarihin hareketinin soyut, mant\u0131ksal, kurgusal d\u0131\u015favurumundan ba\u015fka bir \u015fey bulmam\u0131\u015ft\u0131r. \u2014 Biz, bu hareketin hem Hegel&#8217;deki soyut bi\u00e7imini hem de ona \u00f6zg\u00fc olan ve onu modern ele\u015ftiriye, Feuerbach&#8217;\u0131n H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n \u00d6z\u00fc&#8217;ndeki ayn\u0131 s\u00fcrecine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karan ayr\u0131m\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayacak, ya da daha do\u011frusu bu hareketin Hegel&#8217;de hen\u00fcz ele\u015ftirel olmayan ele\u015ftirel bi\u00e7imini a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131z.<br \/> Hegel sistemine bir g\u00f6zatal\u0131m. Hegel felsefesinin ger\u00e7ek kaynak ve gizemi olan G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim ile ba\u015flamak gerekiyor. (sayfa 241)<\/p>\n<p>G\u00d6R\u00dcNG\u00dcB\u0130L\u0130M[69]<\/p>\n<p>A. \u2014 K e n d i n i n\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 B i l i n c i<br \/> I. Bilin\u00e7. a) Duyulur kesinlik ya da \u015fu ve benim \u015fu ere\u011fim. b) Alg\u0131 ya da \u00f6zg\u00fcl\u00fckleri ile birlikte \u015fey ve yan\u0131lsama. c) G\u00fc\u00e7 ve anl\u0131k, g\u00f6r\u00fcng\u00fc ve duyulur-\u00fcst\u00fc d\u00fcnya.<br \/> II. Kendinin bilinci. Kendinin kesinli\u011finin do\u011frulu\u011fu. a) Kendinin bilincinin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k, egemenlik ve ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k. b) Kendinin bilincinin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc. Stoac\u0131l\u0131k, ku\u015fkuculuk, mutsuz bilin\u00e7.<br \/> III. Us. Usun kesinlik ve do\u011frulu\u011fu. a) G\u00f6zlem yapan us; do\u011fan\u0131n ve kendinin bilincinin g\u00f6zlemlenmesi. b) Ussal kendinin bilincinin kendi \u00f6z etkinli\u011fi ile edimselle\u015fmesi. Zevk ve zorunluluk. Y\u00fcrek yasas\u0131 ve kendini be\u011fenme ta\u015fk\u0131nl\u0131k. Erdem ve d\u00fcnyan\u0131n gidi\u015fi. c) Kendini kendinde ve kendisi i\u00e7in ger\u00e7ek bilen bireysellik. Hayvanal tin d\u00fcnyas\u0131 ve aldatma ya da \u015feyin kendi. Yasamac\u0131 us. Yasalar\u0131 inceleyen us.<\/p>\n<p>B. \u2014 T i n<br \/> I. Do\u011fru tin; akt\u00f6rel d\u00fczen<br \/> II. Kendi kendine yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f tin, k\u00fclt\u00fcr<br \/> III. Kendinden ku\u015fkusuz tin: sa\u011ft\u00f6relilik.<\/p>\n<p>C. \u2014 D i n<br \/> Do\u011fal din. Estetik din. A\u00e7\u0131mlanm\u0131\u015f din.<\/p>\n<p>D. \u2014 M u t l a k\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 b i l g i<br \/> Hegel&#8217;in Ansiklopedi&#8217;si[70] mant\u0131k ile, salt kurgusal d\u00fc\u015f\u00fcnce ile ba\u015flay\u0131p, mutlak bilgi ile, felsefi ya da mutlak, yani (sayfa 242) insan\u00fcst\u00fc ve soyut, kendi bilincinde olan ve kendi kendini kavrayan tin ile bitti\u011finden, kendi b\u00fct\u00fcnselli\u011fi i\u00e7inde, felsefi tinin a\u00e7\u0131lmas\u0131ndan, kendini nesnelle\u015ftirmesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir; felsefi tin, kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131ndan \u00e7\u0131kmaks\u0131z\u0131n, kendini anl\u0131kla, yani soyut olarak kavrayan yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f d\u00fcnya tininden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Mant\u0131k, tinin paras\u0131, insan\u0131n ve do\u011fan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f, kurgusal de\u011feridir \u2014 t\u00fcm ger\u00e7ek ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc de ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131 belirlenime b\u00fcsb\u00fct\u00fcn kay\u0131ts\u0131z duruma gelmi\u015f \u00f6z\u00fc \u2014 yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f, demek ki do\u011fay\u0131 ve ger\u00e7ek insanlar\u0131 bir yana b\u0131rakan d\u00fc\u015f\u00fcnce: soyut d\u00fc\u015f\u00fcncedir. \u2014 Bu soyut d\u00fc\u015f\u00fccenin d\u0131\u015fsall\u0131\u011f\u0131 &#8230; bu soyut d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7in oldu\u011fu bi\u00e7imiyle do\u011fa. O [do\u011fa -\u00e7.] tinin d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r, tinin kendi kendini yitirmesidir; ve tin de onu d\u0131\u015fardan soyut bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f soyut d\u00fc\u015f\u00fcnce olarak kavrar \u2014 son olarak tin, o kendi \u00f6z kayna\u011f\u0131na d\u00f6nen, insanbilimsel, g\u00f6r\u00fcng\u00fcbilimsel, ruhbilimsel, sa\u011ft\u00f6rel, sanatsal, dinsel bi\u00e7im alt\u0131nda, sonunda kendi kendini mutlak bilgi, ve bunun sonucu mutlak, yani soyut tin olarak bulana kadar, kendi kendine uygun d\u00fc\u015fene ve kendine uygun bilin\u00e7li varolu\u015fu kazanana kadar, kendisi i\u00e7in oldu\u011funu hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen d\u00fc\u015f\u00fcnce. \u00c7\u00fcnk\u00fc tinin ger\u00e7ek varolu\u015fu soyutlamad\u0131r.\u2014<br \/> Hegel&#8217;de ikili yan\u0131lg\u0131.<br \/> Birincisi, en a\u00e7\u0131k bi\u00e7imde, Hegel felsefesinin k\u00f6kensel kayna\u011f\u0131 olan G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim&#8217;de g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Hegel, \u00f6rne\u011fin zenginli\u011fi, devlet erkli\u011fini vb., insanalar\u0131, yani soyut felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncenin bir yabanc\u0131la\u015fmas\u0131d\u0131r bunlar. Bu nedenle t\u00fcm hareket mutlak bilgi ile sona erer. Bu nesnelerin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 olduklar\u0131, ve ger\u00e7eklik olduklar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrerek korkusuzca sald\u0131rd\u0131klar\u0131 \u015fey, soyut d\u00fc\u015f\u00fcncenin ta kendisidir. Filozof \u2014yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f insanm soyut bi\u00e7iminin ta kendisi\u2014 kendini yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n (sayfa 243) \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc sayar. Bu nedenle t\u00fcm, yabanc\u0131la\u015fma tarihi ve bu yabanc\u0131la\u015fman\u0131n t\u00fcm onar\u0131m\u0131, soyut, yani mutlak d\u00fc\u015f\u00fcncenin, kurgusal mant\u0131ksal d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00fcretim tarihinden [XVII] ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildirler. Bu yoksunla\u015fma ve onun kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n, demek ki as\u0131l \u00f6nemli yan\u0131n\u0131 olu\u015fturan yabanc\u0131la\u015fma, d\u00fc\u015f\u00fcncenin kendi i\u00e7inde, Kendinde ile Kendisi \u0130\u00e7in, bilin\u00e7 ile kendinin bilinci, nesne ile \u00f6zne kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131d\u0131r, yani soyut d\u00fc\u015f\u00fcnce ile duyulur ger\u00e7eklik ya da ger\u00e7ek duyulur kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131. T\u00fcm \u00f6b\u00fcr kar\u015f\u0131tl\u0131klar ve onlar\u0131n hareketleri, o \u00f6b\u00fcr kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n, yabanc\u0131 kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n anlam\u0131n\u0131 olu\u015fturan tek ilgin\u00e7 kar\u015f\u0131tl\u0131klar olan bu kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcnden, d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcnden, d\u0131\u015frak bi\u00e7iminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildirler. Yabanc\u0131la\u015fman\u0131n konulmu\u015f ve kald\u0131r\u0131lacak \u00f6z\u00fc olarak g\u00f6r\u00fcnen \u015fey, insanal varl\u0131\u011f\u0131n, kendi kendine kar\u015f\u0131t olarak, insanal- olmayan bi\u00e7imde nesnelle\u015fmesi de\u011fil, ama soyut d\u00fc\u015f\u00fcnceden ayr\u0131larak ve ona kar\u015f\u0131t olarak nesnelle\u015fmesidir.<br \/> [XVIII] bunun sonucu, insan\u0131n, nesneler, ve yabanc\u0131 nesneler durumuna gelmi\u015f bulunan \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerinin temell\u00fck\u00fc, ilkin bilin\u00e7te, ar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncede, yanisoyutlamada olup biten bir temell\u00fck\u00fcd\u00fcr, bu nesnelerin d\u00fc\u015f\u00fcnceler ve d\u00fc\u015f\u00fcnce hareketleri niteli\u011fiyle temell\u00fck\u00fcd\u00fcr ve temell\u00fck; bu nedenle daha G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim&#8217;de \u2014dipten doru\u011fa olumsuz ve ele\u015ftirel g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcne kar\u015f\u0131n ve i\u00e7erdi\u011fi ve daha sonraki a\u00e7\u0131nd\u0131rmay\u0131 \u00e7o\u011fu kez geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00f6nceleyen ele\u015ftiriye kar\u015f\u0131n\u2014 Hegel&#8217;in daha sonraki \u00fcretimlerinin ele\u015ftirel olmayan olguculu\u011fu ile gene ele\u015ftirel olmayan idealizmi \u2014varolan deneysel ger\u00e7ekli\u011fin o felsefi ayr\u0131\u015ft\u0131rma ve yeniden kurulmas\u0131\u2014 daha o zamandan gizli, tohum olarak varolan, g\u00fcc\u00fcl durumda ve giz olarak, g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u0130kinci olarak. Nesnel d\u00fcnyan\u0131n insana d\u00f6n\u00fc\u015f istemi, \u2014 \u00f6rne\u011fin duyulur bilincin soyut olarak duyulur bir bilin\u00e7 de\u011fil, ama insanal olarak duyulur bir bilin\u00e7 oldu\u011funu, dinin, zenginli\u011fin vb., insanalinsanal ger\u00e7ekli\u011fe g\u00f6t\u00fcren yoldan (sayfa 244) ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131klar\u0131n\u0131m kabul etmek, \u2014 bu s\u00fcrecin temell\u00fck ya da kavranmas\u0131, demek ki, Hegel&#8217;de, duyulur d\u00fcnyan\u0131n, dinin, devlet erkli\u011finiri vb., tinsel \u00f6zler olmalar\u0131 bi\u00e7iminde g\u00f6r\u00fcn\u00fcr \u2014 \u00e7\u00fcnk\u00fc sadece tin insan\u0131n ger\u00e7ek \u00f6z\u00fcd\u00fcr ve ger\u00e7ek tin bi\u00e7imi de d\u00fc\u015f\u00fcnen tin, kurgusal mant\u0131ksal tindir. Do\u011fan\u0131n ve tarih taraf\u0131ndan olu\u015fturulan do\u011fan\u0131n, insan \u00fcr\u00fcnlerinin insanal \u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc, onlar\u0131n soyut tinin ve bunun sonucu, bu \u00f6l\u00e7\u00fc i\u00e7inde, tinin u\u011fraklar\u0131n\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f varl\u0131klar\u0131n\u00fcr\u00fcnleri olmalar\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bu nedenle G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim gizli, hen\u00fcz kendi ba\u015f\u0131na karanl\u0131k ve yalanla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 (mystifiante) ele\u015ftiridir, ama insan\u0131n yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131t\u00fcm \u00f6\u011felerinin gizli olarak varolduklar\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr, ve bunlar \u00e7o\u011fu kez hegelci g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7ok a\u015fan bir bi\u00e7imde haz\u0131rlanm\u0131\u015f ve geli\u015ftirilmi\u015f bulunurlar. &#8220;Mutsuz bilin\u00e7&#8221;, &#8220;d\u00fcr\u00fcst bilin\u00e7&#8221;, &#8220;soylu bilin\u00e7 ile soysuz bilin\u00e7&#8221; aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m vb., bu kesimlerin herbiri, \u2014hen\u00fcz yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir bi\u00e7im alt\u0131nda da olsa\u2014 din, devlet, uygar ya\u015fam vb. gibi koca koca alanlar\u0131n ele\u015ftiri \u00f6\u011felerini i\u00e7erirler. Ve \u00f6z, nesne, nas\u0131l onun i\u00e7in her zaman d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f \u00f6z ise, \u00f6zne de ayn\u0131 bi\u00e7imde her zaman bilin\u00e7 ya da kendinin bilincidir, ya da daha do\u011frusu nesne ancak soyut bilin\u00e7 ve insan da kendinin bilinci olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bu nedenle G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim&#8217;de g\u00f6r\u00fcnen \u00e7e\u015fitli yabanc\u0131la\u015fma bi\u00e7imleri, bilincin ve kendinin bilincinin \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildirler. Nesnenin kavranma bi\u00e7imi olan soyut bilin\u00e7, kendinde nas\u0131l ki kendinin bilincinin bir ayr\u0131mla\u015fma u\u011fra\u011f\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011filse, kendinin bilinci ile bilincin \u00f6zde\u015fli\u011fi, mutlak bilgi, soyut d\u00fc\u015f\u00fcncenin art\u0131k d\u0131\u015f y\u00f6n\u00fcnde de\u011fil, ama sadece kendi i\u00e7inde olu\u015fan hareketi de hareket sonucu olarak t\u0131pk\u0131 \u00f6yle elde edilir, yani sonu\u00e7 olarak ar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce diyalekti\u011fi elde edilir.<br \/> [XXIII] Hegel&#8217;in G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim&#8217;i ile onun sonal (final) sonucunun \u2014itici ve yarat\u0131c\u0131 ilke olarak olumsuzluk (sayfa 245) diyalekti\u011fi\u2014 b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc, demek ki bir yandan Hegel&#8217;in, insan\u0131n kendisi taraf\u0131ndan \u00fcretimini bir s\u00fcre\u00e7 olarak, nesnelle\u015fmeyi nesnelsizle\u015fme olarak, yabanc\u0131la\u015fma ve bu yabanc\u0131la\u015fman\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131 olarak kavramas\u0131na; demek ki eme\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fc kavramas\u0131na ve ger\u00e7ek (r\u00e9el) oldu\u011fu i\u00e7in nesnel, do\u011fru (veritable) olan insan\u0131 da, kendi \u00f6z eme\u011finin sonucu olarak tasarlamas\u0131na dayan\u0131r. \u0130nsan\u0131n kendi kendisi ile t\u00fcrsel varl\u0131k olarak etkin ger\u00e7ek ili\u015fkisi ya da ger\u00e7ek t\u00fcrsel varl\u0131k olarak, yani insanal varl\u0131k olarak kendini g\u00f6stermesi, ancak insan kendi t\u00fcm tinsel g\u00fc\u00e7lerini yaratma ile ger\u00e7ekten d\u0131\u015fla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u2014bu da ancak tarihin sonucu olarak, insanlar\u0131n toplu etkinli\u011fi etkisi ile olabilir\u2014, bu g\u00fc\u00e7ler kar\u015f\u0131s\u0131nda nesneler kar\u015f\u0131s\u0131ndaym\u0131\u015f gibi davrand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in olanakl\u0131dir, ki bu da ilkin ancak yabanc\u0131la\u015fma bi\u00e7imi alt\u0131nda olanakl\u0131d\u0131r.<br \/> \u015eimdi G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim&#8217;in son b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc, mutlak bilgiyi \u2014ayn\u0131 zamanda hem G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim&#8217;in \u00f6zetlenmi\u015f \u00f6z\u00fcn\u00fc, hem kurgusal diyalektik ile ili\u015fkisini, ve hem de Hegel&#8217;in bir yandan bu ikisi, ve \u00f6te yandan kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri \u00fczerinde sahip bulundu\u011fu bilinci i\u00e7eren b\u00f6l\u00fcm\u2014 irdeleyerek, Hegel&#8217;in darl\u0131k ve s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131kyaca\u011f\u0131z.<br \/> \u00d6ncelemek i\u00e7in, ge\u00e7ici olarak \u015fundan \u00e7o\u011funu s\u00f6ylemeyece\u011fiz: Hegel, modern ekonomi politi\u011fin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda yer al\u0131r. O, eme\u011fi \u00f6z olarak, insan\u0131n do\u011frulu\u011fu g\u00f6sterilmi\u015f \u00f6z\u00fc olarak kavrar; eme\u011fin sadece olumlu y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6r\u00fcr ve olumsuz y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6rmez. Emek, insan\u0131n, yabanc\u0131la\u015fma i\u00e7inde ya da yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f insan olarak, kendisi i\u00e7in olu\u015fudur. Hegel&#8217;in bildi\u011fi ve kabul etti\u011fi tek emek, tinin soyut eme\u011fidir. K\u0131sacas\u0131, demek ki, felsefenin \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturan \u015feyi, kendinin bilgisine sahip insan\u0131n yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131 ya da kendi kendini d\u00fc\u015f\u00fcnen yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bilimi, Hegel eme\u011fin \u00f6z\u00fc olarak kavrar ve bu nedenle, daha \u00f6nceki felsefe kar\u015f\u0131s\u0131nda, onun \u00e7e\u015fitli u\u011fraklar\u0131n\u0131 biraraya getirip kendi felsefesini tek Felsefe olarak sunabilir. \u00d6b\u00fcr filozoflar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 \u015feyi, \u2014do\u011fan\u0131n ve insanal ya\u015fam\u0131n \u00e7e\u015fitli u\u011fraklar\u0131n\u0131 kendinin (sayfa 246) bilincinin, ve \u00fcst\u00fcne \u00fcstl\u00fck soyut kendinin bilincinin u\u011fraklar\u0131 olarak kavramak\u2014 Hegel felsefesinin eylemibilir. Bu nedenle, bilimi mutlakt\u0131r.<br \/> \u015eimdi konumuza ge\u00e7elim.<br \/> Mutlak Bilgi. G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilimin son b\u00f6l\u00fcm\u00fc.<br \/> \u00d6zsel fikir, bilin\u00e7 nesnesinin, kendinin bilincinden ba\u015fka bir \u015fey olmamas\u0131, ya da nesnenin ancak nesnelle\u015fmi\u015f kendinin bilinci, nesne olarak bilin\u00e7 oldu\u011fudur. (\u0130nsan\u0131 koymak = kendinin bilinci.)<br \/> \u00d6yleyse bilin\u00e7 nesnesini a\u015fmak gerekir. Nesnellik olarak nesnellik, insan\u0131n yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir ili\u015fkisi, insanal \u00f6ze, kendinin bilincine uygun d\u00fc\u015fmeyen bir ili\u015fkidir. Yabanc\u0131la\u015fma belirlenimi i\u00e7inde, insan\u0131n, yabanc\u0131 olarak olu\u015fturulmu\u015f nesnel \u00f6z\u00fcn\u00fcn yeniden temell\u00fck\u00fc, demek ki sadece yabanc\u0131la\u015fman\u0131n de\u011fil, ama nesnelli\u011fin de kald\u0131r\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelir; yani demek ki, insan, nesnel- olmayan, tinselci (spiritualiste) bir varl\u0131kt\u0131r.<br \/> Hegel, bilin\u00e7 nesnesinin a\u015f\u0131lmas\u0131 hareketini i\u015fte \u015f\u00f6yle betimler:<br \/> Nesne, sadece (ve bu, Hegel&#8217;e g\u00f6re, bu hareketin tek y\u00f6nl\u00fc \u2014demek ki y\u00f6nlerden ancak birini kavrayan\u2014 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr) Kendi i\u00e7inde d\u00f6nen bir \u015fey olarak g\u00f6r\u00fcnmez.[71] \u0130nsan, Kendine e\u015fit olarak konulmu\u015ftur. Ama Kendi, soyut olarak kavranm\u0131\u015f ve soyutlama ile olu\u015fturulmu\u015f insandan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u0130nsan, Kendi do\u011fas\u0131ndand\u0131r.[72] G\u00f6z\u00fc, kula\u011f\u0131, vb., (sayfa 247) kendi do\u011fas\u0131ndand\u0131rlar; \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerinden herbirinin insanda Kendi[73] niteli\u011fi vard\u0131r. Ama bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc: kendinin bilincinin g\u00f6zleri, kulaklar\u0131, \u00f6zsel g\u00fc\u00e7leri vard\u0131r demek, \u00e7ok yanl\u0131\u015ft\u0131r. insanal do\u011fa kendinin bilincinin bir niteli\u011fi de\u011fil, daha \u00e7ok kendinin bilinci insanal do\u011fan\u0131n, insanal g\u00f6z\u00fcn vb. [XXIV] bir niteli\u011fidir.<br \/> Soyut ve kendisi i\u00e7in saptanm\u0131\u015f Kendi, soyut bencil olarak insan, kendi salt soyutlamas\u0131na, d\u00fc\u015f\u00fcnceye y\u00fckseltilmi\u015f bencilliktir. (Bu konuya gene d\u00f6nece\u011fiz.)<br \/> Hegel i\u00e7in, insanal \u00f6z, insan, kendinin bilincine e\u015fittir. Bunun sonucu, insanal \u00f6z\u00fcn t\u00fcm yabanc\u0131la\u015fmas\u0131, kendinin bilincinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Kendinin bilincinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131, insanal \u00f6z\u00fcn ger\u00e7ek yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve bilgide yans\u0131yan d\u0131\u015favurumu de\u011fildir. Tersine, somut olarak g\u00f6r\u00fcnen ger\u00e7ek yabanc\u0131la\u015fma, en i\u00e7ten \u2014ve sadece felsefe taraf\u0131ndan ayd\u0131nlat\u0131lm\u0131\u015f\u2014 gizli \u00f6z\u00fcne g\u00f6re, ger\u00e7ek insanal \u00f6z\u00fcn yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n, kendininbilincinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n belirtisinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu nedenle, bunu kavrayan bilime G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim ad\u0131 verilir. Yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f nesnel \u00f6z\u00fcn t\u00fcm yeniden temell\u00fck\u00fc demek ki kendinin bilincinde bir b\u00fct\u00fcnle\u015fme olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr; kendi \u00f6z\u00fcne egemen olan insan, nesnel \u00f6z\u00fc egemen olan kendinin bilincinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Nesnenin Kendi i\u00e7inde d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc, demek ki nesnenin yeniden temell\u00fck\u00fcd\u00fcr.<br \/> Evrensel bir bi\u00e7irnde dile getirildi\u011finde, bilin\u00e7 nesnesinin a\u015f\u0131lmas\u0131 \u015funa dayan\u0131r:<br \/> l\u00b0 Nesne olarak nesne, kendini, bilince yokolmak \u00fczere bulunan bir \u015fey olarak sunar; 2\u00b0 \u015feyli\u011fi (chos\u00e9it\u00e9) koyan \u015fey, kendinin bilincinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131d\u0131r; 3\u00b0 bu yabanc\u0131la\u015fman\u0131n olumsuz de\u011fil, olumlu bir anlam\u0131 da vard\u0131r; 4\u00b0 o bu anlama yaln\u0131z bizim i\u00e7in ya da kendinde de\u011fil, ama kendisi i\u00e7in de sahiptir; 5\u00b0 onun i\u00e7in,[74] nesnenin olumsuzunun ya da onun (sayfa 248) kendi kendini kald\u0131r\u0131\u015f\u0131n\u0131n (autosuppression) olumlu bir anlam\u0131 vard\u0131r, ba\u015fka bir deyi\u015fle, kendinin bilinci, kendi kendine yabanc\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in nesnenin bu hi\u00e7li\u011fini bilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu yabanc\u0131la\u015fmada o kendi kendini nesne olarak koyar, ya da, kendisi- i\u00e7in- Varl\u0131k&#8217;\u0131n b\u00f6l\u00fcnmez birli\u011fi gere\u011fince, nesneyi kendi kendisi olarak koyar. 6\u00b0 \u00d6te yandan bu, onun bu yabanc\u0131la\u015fma ve bu riesnelli\u011fe kendinde sahip olmu\u015f, kald\u0131rm\u0131\u015f ve onarm\u0131\u015f bulundu\u011fu ve bunun sonucu kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 olarak kendi yan\u0131nda oldu\u011fu o \u00f6b\u00fcr u\u011fra\u011f\u0131 da i\u00e7erir. 7\u00b0 Bilin\u00e7 hareketi b\u00f6yledir ve demek ki o u\u011fraklar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcnselli\u011fidir. 8\u00b0 O ayn\u0131 bi\u00e7imde nesneye onun belirlenimlerinin b\u00fct\u00fcnselli\u011fine g\u00f6re uygun gelmeli ve onu b\u00f6ylece onlar i\u00e7inden herbirine g\u00f6re kavram\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r. Belirlenimlerinin bu b\u00fct\u00fcnselli\u011fi kendinde nesneyi tinsel \u00f6ze y\u00fckseltir ve, bilin\u00e7 i\u00e7in, bu ger\u00e7ekte tikel belirlenimlerinden herbirinin Kendi olarak kavranmas\u0131 ya da onlara kar\u015f\u0131 daha \u00f6nce s\u00f6z\u00fc edilmi\u015f bulunan tinsel davran\u0131\u015fla olur.[75]<br \/> l\u00b0 konusunda. Nesne olarak nesnenin kendini bilince yokolmak \u00fczere bulunan bir \u015fey olarak sunmas\u0131 olgusu, nesnenin Kendi i\u00e7inde yukarda s\u00f6z\u00fc edilmi\u015f bulunan d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr.<br \/> 2\u00b0 konusunda. Kendinin bilincinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131, \u015feyli\u011fi koyar. \u0130nsan = kendinin bilinci oldu\u011fundan, onun yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f nesnel varl\u0131\u011f\u0131 ya da \u015feylik \u2014 (\u015feylik onun i\u00e7in nesnedir, ve ancak onun i\u00e7in \u00f6zsel nesne olan \u015fey onun i\u00e7in ger\u00e7ekten nesnedir, \u00f6yleyse \u015feylik onun nesnel varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u00d6zne olan ger\u00e7ek insan olarak ger\u00e7ek insan olmad\u0131\u011f\u0131na, \u00f6yleyse do\u011fa da olmad\u0131\u011f\u0131na, \u2014insan insanal do\u011fadan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir\u2014, ama sadece insan soyutlamas\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re, kendinin bilinci, \u015feylik, yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f kendinin bilincinden ba\u015fka bir \u015fey olamaz) yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f kendinin bilincine e\u015fittir, (sayfa 249) ve \u015feylik bu yabanc\u0131la\u015fma taraf\u0131ndan konulmu\u015ftur. Canl\u0131, do\u011fal, nesnel, yani maddi \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerle donan\u0131p bezenmi\u015f bir varl\u0131\u011f\u0131n, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ger\u00e7ek ve do\u011fal nesnelerineger\u00e7ek, ama kendini d\u0131\u015fsall\u0131k (ext\u00e9orit\u00e9) bi\u00e7imi alt\u0131nda sunan, demek ki onun \u00f6z\u00fcne ili\u015fkin olmayan ve onu egemenli\u011fi alt\u0131na alan nesnel bir d\u00fcnya koymas\u0131 \u00e7ok do\u011fald\u0131r. Burada garip ve anla\u015f\u0131lmaz hi\u00e7 bir \u015fey yok. As\u0131l kar\u015f\u0131t\u0131 garip ve anla\u015f\u0131lmaz olurdu. Ama bir kendinin bilincinin, kendi yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 ile, ger\u00e7ek bir \u015feyi de\u011fil, ancak \u015feyli\u011fi, yani ancak kendi ba\u015f\u0131na soyut bir \u015feyi, bir soyutlama \u015feyini koyabilece\u011fi de bir o kadar a\u00e7\u0131k. Ayr\u0131ca [XXVI] \u015feyli\u011fin, kendinin bilincine g\u00f6re hi\u00e7 de ba\u011f\u0131ms\u0131z, \u00f6zsel bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131, ama sadece yal\u0131n bir yarat\u0131k, kendinin bilincinin koymu\u015fg\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte \u2014ama sadece bir an i\u00e7in\u2014 ona ba\u011f\u0131ms\u0131z, ger\u00e7ek bir varl\u0131k rol\u00fcn\u00fc veren koyma eyleminin bir olurlamas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131 da a\u00e7\u0131kt\u0131r.<br \/> Ger\u00e7ek, etten kemikten, sa\u011flam ve kararl\u0131 toprak \u00fcst\u00fcnde ya\u015fayan insan, do\u011fan\u0131n t\u00fcm g\u00fc\u00e7lerini soluyan insan, kendi ger\u00e7ek nesnel \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerinikoyma olgusu de\u011fildir; eyleminin de nesnel olmas\u0131 gereken nesnel \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerin \u00f6znelli\u011fidir. Nesnel varl\u0131k nesnel bir bi\u00e7imde davran\u0131r, ve e\u011fer \u00f6z\u00fcn\u00fcn belirleniminde nesnellik olmasayd\u0131, nesnel olarak davranamazd\u0131. O sadece nesneler yarat\u0131r, nesneler koyar, \u00e7\u00fcnk\u00fc kendisi nesneler taraf\u0131ndan konulmu\u015ftur, \u00e7\u00fcnk\u00fc ba\u015flang\u0131\u00e7ta o, Do\u011fad\u0131r. \u00d6yleyse, koyma eyleminde, o kendi, &#8220;ar\u0131 etkinlik&#8221;inden bir nesne evrenine d\u00fc\u015fmez, ama nesnel \u00fcr\u00fcn\u00fc kendi nesnel etkinli\u011fini, kendi do\u011fal nesnel varl\u0131k etkinli\u011fini do\u011frulamaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmaz.<br \/> Burada tutarl\u0131 do\u011falc\u0131l\u0131k ya da insanc\u0131l\u0131\u011f\u0131n, idealizmden oldu\u011fu kadar materyalizmden de ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, ve ayn\u0131 zamanda (sayfa 250) onlar\u0131n, onlar\u0131 birle\u015ftiren do\u011fruluklar\u0131 (v\u00e9rit\u00e9) oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Ayn\u0131 zamanda, evrensel tarih eylemini kavramaya, sadece do\u011falc\u0131l\u0131\u011f\u0131n yetenekli oldu\u011funu da g\u00f6r\u00fcyoruz.<br \/> \u0130nsan, ara\u00e7s\u0131z olarak do\u011fa varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Do\u011fal varl\u0131k, ve ya\u015fayan do\u011fal varl\u0131k niteli\u011fi ile, o bir yandan do\u011fal g\u00fc\u00e7lerle, dirimsel g\u00fc\u00e7lerle donat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r; etkin bir do\u011fal varl\u0131kt\u0131r; bu g\u00fc\u00e7ler onda an\u0131kl\u0131klar ve yetenekler bi\u00e7imi alt\u0131nda, e\u011filimler bi\u00e7imi alt\u0131nda vard\u0131rlar. \u00d6te yandan, do\u011fal, etten ve kemikten, duyarl\u0131, nesnel varl\u0131k niteli\u011fi ile, insan, hayvanlar ve bitkiler gibi, edilgin, ba\u011f\u0131ml\u0131 ve s\u0131n\u0131rl\u0131 bir varl\u0131kt\u0131r; yani e\u011filimlerinin nesneleri, ba\u011f\u0131ms\u0131z nesneler olarak, onun d\u0131\u015f\u0131nda vard\u0131rlar; ama bu nesneler onun gereksinmelerinin nesneleridirler; onun \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerinin kullan\u0131lmas\u0131 ve do\u011frulanmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan zorunlu, \u00f6zsel nesnelerdir bunlar. \u0130nsan\u0131n etten ve kemikten, do\u011fal, canl\u0131, ger\u00e7ek nesnel g\u00fc\u00e7lerle donanm\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemek, onun kendi varl\u0131\u011f\u0131, kendi ya\u015fam belirtisinin nesnesi alarak, ger\u00e7ek, duyulur nesnelere sahip oldu\u011funu, ve ya\u015fam\u0131n\u0131 ancak ger\u00e7ek, duyulur nesneler arac\u0131yla belirtebilece\u011fini s\u00f6ylemek demektir.[76] Nesnel, do\u011fal, duyulur olmak demek, nesne, do\u011fa ve duyguya kendi d\u0131\u015f\u0131nda sahip olmak ya da bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ki\u015fi i\u00e7in nesne, do\u011fa ve duyu olmakla ayn\u0131 \u015fey demektir. A\u00e7l\u0131k do\u011fal bir gereksinmedir; bu nedenle, onu kar\u015f\u0131lamak, onu yat\u0131\u015ft\u0131rmak i\u00e7in, ona kendi d\u0131\u015f\u0131nda bir do\u011fa, bir nesne gerekir. A\u00e7l\u0131k, benim bedenimin, kendi d\u0131\u015f\u0131nda bulunan, onu tamamlamak ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in zorunlu olan bir nesneye kar\u015f\u0131 duydu\u011fu a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f gereksinmedir. G\u00fcne\u015f, bitkinin nesnesi, onun i\u00e7in (sayfa 251) zorunlu olan ve ya\u015fam\u0131n\u0131 do\u011frulayan bir nesnedir; ayn\u0131 bi\u00e7imde, bitki de, g\u00fcne\u015fin canland\u0131r\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fc, g\u00fcne\u015fin nesnel \u00f6zsel g\u00fcc\u00fcn\u00fc belirten bir \u015fey olarak, g\u00fcne\u015fin nesnesidir.[77]<br \/> Do\u011fas\u0131 kendi d\u0131\u015f\u0131nda olmayan bir varl\u0131k do\u011fal bir varl\u0131k de\u011fildir, do\u011fan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na kat\u0131lmaz. Kendi d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7 bir nesne olmayan bir varl\u0131k, nesnel bir varl\u0131k de\u011fildir. Bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc varl\u0131k i\u00e7in kendisi nesne olmayan bir varl\u0131k, nesne olarak hi\u00e7 bir varl\u0131\u011fa sahip de\u011fildir, yani nesnel bi\u00e7imde davranmaz, varl\u0131\u011f\u0131 nesnel de\u011fildir.<br \/> [XXVII] Nesnel-olmayan bir varlik, bir yokluktur (Unwesen) .[78]<br \/> Kendisi nesne olmayan ve nesnesi de olmayan bir varl\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn. B\u00f6yle bir varl\u0131k, ilkin biricik varl\u0131k olacak; onun d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7 bir varl\u0131k olmayacak, o, yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde, tek ba\u015f\u0131na varolacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc benim d\u0131\u015f\u0131mda nesneler var olur, ben tek ba\u015f\u0131ma olmaktan \u00e7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz, bir ba\u015fkas\u0131, benim d\u0131\u015f\u0131mdaki nesneden bir ba\u015fka ger\u00e7eklik olurum. Demek ki, bu \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc nesne i\u00e7in, ben ondan ba\u015fka bir ger\u00e7ekli\u011fim, yani ben onun nesnesiyim. Bir ba\u015fka varl\u0131\u011f\u0131n nesnesi olmayan bir varl\u0131k, demek ki, hi\u00e7 bir nesnel varl\u0131\u011f\u0131n varolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsayar. Ben bir nesneye sahip olur olmaz, o nesne de bana nesne olarak sahip olur. Ama nesnelolmayan bir varl\u0131k, ger\u00e7ek olmayan, duyulur olmayan, sadece d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f, yani sadece imgelenmi\u015f bir varl\u0131kt\u0131r, bir soyutlama varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Duyularla donat\u0131lm\u0131\u015fduyulur nesne olmak, demek ki kendi d\u0131\u015f\u0131nda duyulur nesnelere, duyular\u0131n\u0131n nesnelerine sahip olmak demektir. Duyulara sahip olmak, ac\u0131 \u00e7ekmek[79] anlam\u0131na gelir. (sayfa 252)<br \/> Bu nedenle insan, duyulur nesnel varl\u0131k olarak, ac\u0131 \u00e7eken bir varl\u0131kt\u0131r ve ac\u0131s\u0131n\u0131 duyan bir varl\u0131k olarak, tutkulu bir varl\u0131kt\u0131r. Tutku, kendi nesnesine do\u011fru y\u0131lmadan y\u00f6nelen insan\u0131n \u00f6zsel g\u00fcc\u00fcd\u00fcr.[80]<br \/> Ama insan sadece do\u011fal bir varl\u0131k de\u011fildir, insanal bir do\u011fal varl\u0131kt\u0131r da; yani kendisi i\u00e7in varolan bir varl\u0131k, \u00f6yleyse varl\u0131\u011f\u0131 ve bilgisi i\u00e7inde kendini t\u00fcrsel varl\u0131k olarak do\u011frulay\u0131p g\u00f6stermesi gereken t\u00fcrsel bir varl\u0131kt\u0131r da. \u00d6yleyse ne insanal nesneler, kendilerini ara\u00e7s\u0131z olarak sunduklar\u0131 bi\u00e7imleri ile, do\u011fal nesnelerdir, ne de insanal duyu, ara\u00e7s\u0131z olarak, nesnel olarak oldu\u011fu bi\u00e7imi ile insanal duyarl\u0131k, insanal nesnelliktir. Ne do\u011fa \u2014nesnel anlamda\u2014 ne de \u00f6znel anlamda do\u011fa, insanal varl\u0131\u011fa upuygun bir bi\u00e7imde ara\u00e7s\u0131z olarak vard\u0131rlar. Ve nas\u0131l ki, do\u011fal olan her \u015fey do\u011fmak zorunda ise, insan da kendi do\u011fum belgesine, tarihe sahiptir, ama bu onun i\u00e7in bilinen bir tarihtir ve bunun sonucu, do\u011fum belgesi olarak, kendi kendini bile bile ortadan kald\u0131ran bir do\u011fum belgesidir. Tarih, insan\u0131n ger\u00e7ek do\u011fal tarihidir \u2014 (bu konu \u00fczerine gene gelinecek).<br \/> \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak, \u015feyli\u011fi koyma olgusu, kendi ba\u015f\u0131na sadece bir g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015ften, sadece ar\u0131 etkinli\u011fin \u00f6z\u00fc ile \u00e7eli\u015fen bir eylemden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131ndan, s\u0131ras\u0131 gelince kald\u0131r\u0131lmal\u0131, \u015feylik yads\u0131nmal\u0131d\u0131r.<br \/> 3, 4, 5, 6. noktalar \u00fczerine: 3\u00b0 Bilincin bu yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n sadece olumsuz de\u011fil, ama olumlu bir anlam\u0131 da var ve 4\u00b0 o bu olumlu anlama sadece bizim i\u00e7in ya da Kendinde de\u011fil, ama kendisi i\u00e7in, bilin\u00e7 i\u00e7in de sahip. 5\u00b0 Onun [81] bak\u0131m\u0131ndan, (sayfa 253) kendi kendine yabanc\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in nesnenin olumsuzu ya da onun kendi-kendini kald\u0131r\u0131\u015f\u0131 olumlu bir anlama sahiptir (ya da o nesnenin hi\u00e7li\u011fini bilir), \u00e7\u00fcnk\u00fc bu yabanc\u0131la\u015fmada, Kendisi-i\u00e7in-Varl\u0131\u011f\u0131n b\u00f6l\u00fcnmez birli\u011fi gere\u011fince, o kendini nesne ya da nesneyi kendisi olarak bilir. 6\u00b0 \u00d6te yandan bu, onun bu yabanc\u0131la\u015fma ve bu nesnelli\u011fe kendinde sahip olmu\u015f, kald\u0131rm\u0131\u015f ve onarm\u0131\u015f bulundu\u011fu ve bunun sonucu kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 olarak kendi yan\u0131nda oldu\u011fu o \u00f6b\u00fcr u\u011fra\u011f\u0131 da i\u00e7erir.<br \/> G\u00f6rm\u00fc\u015f bulundu\u011fumuz gibi, yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f nesnel varl\u0131\u011f\u0131n temell\u00fck\u00fc, ya da \u2014zorunlu olarak kay\u0131ts\u0131z yabanc\u0131 \u00f6zl\u00fckten ger\u00e7ek d\u00fc\u015fman yabanc\u0131la\u015fmaya kadar giden\u2014 yabanc\u0131la\u015fma belirlenimi i\u00e7inde nesnelli\u011fin kald\u0131r\u0131lmas\u0131, Hegel i\u00e7in ayn\u0131 zamanda, ya da hatta ba\u015fl\u0131ca, nesnelli\u011fin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelir; \u00e7\u00fcnk\u00fc kendinin bilinci i\u00e7in davran\u0131\u015f t\u00f6resine ayk\u0131r\u0131l\u0131k ve yabanc\u0131la\u015fma olan \u015fey, nesnenin belirli \u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc de\u011fil, ama nesnel \u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. \u00d6yleyse nesne bir olumsuzdur, kendi kendini kald\u0131ran bir \u015feydir, bir hi\u00e7liktir. Nesnenin bu hi\u00e7li\u011finin bilin\u00e7 i\u00e7in sadece olumsuz bir anlam\u0131 de\u011fil, ama olumlu bir anlam\u0131 da var; \u00e7\u00fcnk\u00fc nesnenin bu hi\u00e7li\u011fi, onun nesnel-olmay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, kendi soyutlamas\u0131n\u0131n kendi kendini do\u011frulamas\u0131n\u0131n [XXVIII] ta kendisidir. Bilincin kendisi i\u00e7in, nesnenin hi\u00e7li\u011finin olumlu bir anlam\u0131 vard\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc o bu hi\u00e7li\u011fi, nesnel varl\u0131\u011f\u0131, kendi kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 olarak bilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc o bu nesnel varl\u0131\u011f\u0131n ancak bu kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 arac\u0131yla varoldu\u011funu bilir&#8230;<br \/> Bilincin varolu\u015f ve \u015feylerin bilin\u00e7 i\u00e7in varolu\u015flar\u0131 bi\u00e7imi, bilgidir. Bilgi, onun tek eylemidir. Bu nedenle, herhangi bir \u015fey, bilin\u00e7 i\u00e7in, bilin\u00e7 bu herhangi bir\u015feyi bildi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde vard\u0131r. Bilgi, onun tek nesnel davran\u0131\u015f\u0131d\u0131r. \u2014 Oysa bilin\u00e7 nesnenin hi\u00e7li\u011fini bilir, yani nesne ondan ayr\u0131lmaz, o nesnenin onun i\u00e7in yoklu\u011funu bilir \u2014 \u00e7\u00fcnk\u00fc o nesnenin kendi kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 oldu\u011funu bilir, yani kendi kendini tan\u0131r \u2014nesne olarak bilgi\u2014 \u00e7\u00fcnk\u00fc nesne, hangi tans\u0131kla bilmem, (sayfa 254) bir nesnenin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcnden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, ama \u00f6z\u00fc gere\u011fi, kendi kendine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan ve demek ki, bir hi\u00e7lik bilgi d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7 bir nesnelli\u011fi olmayan bir \u015fey kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015f bilginin kendisinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir; ba\u015fka bir deyi\u015fle, bilgi, bir nesne ile ili\u015fkili oldu\u011fu s\u00fcrece, sadece kendi d\u0131\u015f\u0131ndakendisinin nesne olarak g\u00f6r\u00fcnmekten ba\u015fka bir \u015fey yapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ya da ona nesne olarak g\u00f6r\u00fcnen \u015feyin, kendisinden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilir.<br \/> \u00d6te yandan, der Hegel, bu ayn\u0131 zamanda, \u015fu kendinin bilinci bu yabanc\u0131la\u015fma ve bu nesnelli\u011fe kendinde sahip olmu\u015f, kald\u0131rm\u0131\u015f ve onarm\u0131\u015f bulundu\u011fu ve bunun sonucu kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 olarak kendi yan\u0131nda oldu\u011fu \u00f6teki u\u011fra\u011f\u0131 da i\u00e7erir.<br \/> Bu usavurmada, kurgunun t\u00fcm yan\u0131lg\u0131lar\u0131n\u0131 biraraya gelmi\u015f buluyoruz. Birinci olarak. Bilin\u00e7, kendinin bilinci \u2014 kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131olarak kendi yan\u0131nda bulunur. Demek ki o \u2014ya da burada e\u011fer hegelci soyutlamay\u0131 bir yana b\u0131rak\u0131r ve kendinin bilinci yerine insan\u0131n kendinin bilincini ge\u00e7irirsek\u2014 demek ki, o, kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 olarak kendi yan\u0131nda bulunur. Bu bir yandan bilgi olarak bilincin \u2014bilgi\u2014 d\u00fc\u015f\u00fcnce olarak d\u00fc\u015f\u00fcncenin, \u2014 do\u011frudan do\u011fruya \u00f6teki kendisi oldu\u011funu, duyulur d\u00fcnya, ger\u00e7eklik, ya\u015fam oldu\u011funu ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc i\u00e7erir. D\u00fc\u015f\u00fcncede kendi kendini a\u015fan d\u00fc\u015f\u00fcncedir bu (Feuerbach).[82] Bilin\u00e7 olarak bilin\u00e7, sadece yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f nesnellikten de\u011fil, ama nesnellik olarak nesnellikten de incindi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde, bu y\u00f6n burada i\u00e7erilmi\u015ftir.<br \/> \u0130kinci olarak, bu, kendinin bilincinde olan insan\u0131n tinsel d\u00fcnyay\u0131 \u2014ya da kendi d\u00fcnyas\u0131n\u0131n evrensel tinsel varolu\u015funu\u2014 kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 olarak tan\u0131m\u0131\u015f ve kald\u0131rm\u0131\u015f bulundu\u011fu kadar\u0131yla, gene de bu d\u00fcnyay\u0131 bu yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bi\u00e7im alt\u0131nda yeniden olurlad\u0131\u011f\u0131n\u0131, onu kendi ger\u00e7ek varl\u0131\u011f\u0131 (sayfa 255) olarak sundu\u011funu, yeniden kurdu\u011funu, insan\u0131n kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde kendi \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131 olarak kendi yan\u0131nda bulundu\u011funu i\u00e7erir. Ve b\u00f6ylece, \u00f6rne\u011fin dini kald\u0131rd\u0131ktan sonra, onda bir kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 \u00fcr\u00fcn\u00fcn\u00fc tan\u0131d\u0131ktan sonra, gene de din olarak dinde kendi do\u011frulanmas\u0131n\u0131 bulur. Hegel&#8217;in yanl\u0131\u015fpositivisme) ve g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015ften ba\u015fka bir \u015fey olmayan ele\u015ftiricili\u011finin k\u00f6k\u00fc i\u015fte burada yatar; Feuerbach&#8217;\u0131n din ve tanr\u0131bilimi koyma, yads\u0131ma ve yeniden kurma[83] ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi, ama daha evrensel bir bi\u00e7imde kavranabilecek olan \u015fey, i\u015fte budur. \u00d6yleyse us, ussuzluk olarak ussuzluk i\u00e7inde kendi yan\u0131nda bulunur. Hukukta, siyasette, vb., yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir ya\u015fam s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kabul etmi\u015f bulunan insan, bu yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f ya\u015fam i\u00e7inde, yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f ya\u015fam olarak, kendi ger\u00e7ek insanal ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrer. Kendinin, kendi kendisi ile, bilgi ile oldu\u011fu kadar, nesnenin \u00f6z\u00fc ile de \u00e7eli\u015fki durumundaki olurlanmas\u0131, do\u011frulanmas\u0131, ger\u00e7ek bilgi ve ger\u00e7ek ya\u015famd\u0131r.<br \/> B\u00f6ylece, Hegel taraf\u0131ndan dine, devlete vb. verilmi\u015f \u00f6d\u00fcnler art\u0131k s\u00f6zkonusu bile edilemez, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu yalan, onun ilkesinin yalan\u0131d\u0131r.<br \/> [XXIX] E\u011fer ben dinin insan\u0131n yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f kendinin bilinci oldu\u011funu biliyorsam, din olarak dinde do\u011frulamas\u0131n\u0131 bulan \u015feyin, benim kendimin bilinci de\u011fil, ama benim yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f kendimin bilinci oldu\u011funu da biliyorum demektir. Demek ki, o zaman, benim kendi kendine, kendi \u00f6z\u00fcne ba\u011fl\u0131 (sayfa 256)dinde de\u011fil, ama tersine y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f, kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f dinde olurlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da biliyorum demektir.<br \/> Bu nedenle Hegel&#8217;de yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki \u00f6z\u00fcn yads\u0131nmas\u0131n\u0131n ta kendisi arac\u0131yla, do\u011fru \u00f6z\u00fcn do\u011frulanmas\u0131 de\u011fil, ama g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki \u00f6z\u00fcn ya da kendi yads\u0131nmas\u0131 i\u00e7inde kendine yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f \u00f6z\u00fcn do\u011frulanmas\u0131, ya da bu g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki \u00f6z\u00fcn, insan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bulunan ve ondan ba\u011f\u0131ms\u0131z nesnel \u00f6z olarak yads\u0131nmas\u0131 ve \u00f6zne durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesidir.<br \/> Demek ki yads\u0131ma ile koruman\u0131n, olurlaman\u0131n i\u00e7inde birbirlerine ba\u011fl\u0131 bulunduklar\u0131 a\u015faman\u0131n[84] (Aufhebung) oynad\u0131\u011f\u0131 rol, kendine \u00f6zg\u00fc bir rold\u00fcr.<br \/> B\u00f6ylece \u00f6rne\u011fin Hegel&#8217;in Hukuk Felsefesi&#8217;nde a\u015f\u0131lm\u0131\u015f ki\u015fi hukuku sa\u011ft\u00f6relli\u011fe, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f sa\u011ft\u00f6rellik aileye, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f aile uygar topluma, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f uygar toplum devlete, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f devlet evrensel tarihe e\u015fittir.[85] Ger\u00e7eklikte, ki\u015fi hukuku, sa\u011ft\u00f6re, aile, uygar toplum, devlet vb., olduklar\u0131 gibi kal\u0131rlar; ama onlar, insan\u0131n, kendi ba\u015flar\u0131na de\u011fer ta\u015f\u0131mayan, eriyen ve birbirlerini do\u011furan u\u011fraklar\u0131, varolu\u015flar\u0131 ve varl\u0131k bi\u00e7imleri durumuna gelmi\u015flerdir. Hareketin u\u011fraklar\u0131.<br \/> Ger\u00e7ek varolu\u015flar\u0131nda, devingen \u00f6zleri gizlenmi\u015ftir. Bu \u00f6z, ancak d\u00fc\u015f\u00fcncede, felsefede belirir, kendini a\u00e7\u0131nlar, ve bu nedenle benim ger\u00e7ek dinsel varolu\u015fum, din felsefesindeki varolu\u015fum; ger\u00e7ek siyasal varolu\u015fum, hukuk felsefesindeki (sayfa 257) varolu\u015fum; ger\u00e7ek do\u011fal varolu\u015fum, do\u011fa felsefesindekisanat felsefesindeki varolu\u015fum; ger\u00e7ek insanal varolu\u015fum, felsefi varolu\u015fumdur. Ayn\u0131 bi\u00e7imde, dinin, devletin, do\u011fan\u0131n, sanat\u0131n ger\u00e7ek varolu\u015fu da, din felsefesi, do\u011fa felsefesi, devlet felsefesi, sanat felsefesidir. Ama e\u011fer sadece din felsefesi vb. benim i\u00e7in dinin ger\u00e7ek varolu\u015fu ise, ben, ancak din filozofu oldu\u011fum kadar ger\u00e7ekten dindar\u0131md\u0131r ki, bu da bana ger\u00e7ek din duygusunu ve ger\u00e7ekten dindar insan\u0131 yads\u0131t\u0131r. Ama ayn\u0131 zamanda, ister kendi \u00f6z varolu\u015fum i\u00e7inde, ister \u00f6tekinin bunlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131m varolu\u015fu i\u00e7inde olsun, bunlar\u0131 do\u011frular\u0131m da, \u00e7\u00fcnk\u00fc varolu\u015f bunlar\u0131n felsefi d\u0131\u015favurumlar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir; ister onlar\u0131n kendine \u00f6zg\u00fc ilkel bi\u00e7imleri i\u00e7inde olsun, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar benim i\u00e7in sadece g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015ftekifelsefi varolu\u015fumun duyulur g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri alt\u0131nda gizlenmi\u015f allegoriler, simgeler de\u011ferini ta\u015f\u0131rlar.<br \/> T\u0131pk\u0131, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f niceli\u011fin niteli\u011fe, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f niteli\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fcye, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcn\u00fcn \u00f6ze, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f \u00f6z\u00fcn g\u00f6r\u00fcng\u00fcye, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcng\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ekli\u011fe, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f ger\u00e7ekli\u011fin kavrama, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f kavram\u0131n\u0131n nesnelli\u011fe, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f nesnelli\u011fin mutlak fikre, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f mutlak fikrin do\u011faya, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f do\u011fan\u0131n \u00f6znel tine, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f \u00f6znel tinin sa\u011ft\u00f6rel, nesnel tine, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f sa\u011ft\u00f6rel tinin sanata, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f sanat\u0131n dine, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f dinin mutlak bilgiye e\u015fit olmas\u0131 gibi.[86]<br \/> Bir yandan bu a\u015fma, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f varl\u0131\u011f\u0131n bir a\u015f\u0131lmas\u0131d\u0131r, demek ki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f \u00f6zel m\u00fclkiyet, sa\u011ft\u00f6re fikrinde a\u015f\u0131l\u0131r. Ve d\u00fc\u015f\u00fcnce kendinin do\u011frudan do\u011fruya \u00f6teki kendi oldu\u011funa, duyulur ger\u00e7eklik oldu\u011funa inand\u0131\u011f\u0131, bunun sonucu eylemi onun i\u00e7in duyulur ger\u00e7ek eylemi de\u011ferini ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, d\u00fc\u015f\u00fcnce taraf\u0131ndan, ger\u00e7eklikte nesnesini oldu\u011fu gibi b\u0131rakan bu a\u015fma, onun ger\u00e7ekten \u00fcstesinden geldi\u011fini (sayfa 258) san\u0131r; \u00f6te yandan, bu nesne onun i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcncenin bir u\u011fra\u011f\u0131 durumuna gelmi\u015f bulundu\u011fundan, kend! ger\u00e7ekli\u011fi i\u00e7inde nesne onun i\u00e7in kendinin, kendinin bilincinin, soyutlaman\u0131n kendi kendini do\u011frulamas\u0131 de\u011ferini de ta\u015f\u0131r.<br \/> [XXX] Bir yandan Hegel&#8217;in felsefeye aktararak a\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir varolu\u015f, demek ki din, devlet, ger\u00e7ek do\u011fa de\u011fil, ama daha \u015fimdiden bilgi nesnesi niteli\u011fiyle dindir, dogmatiktir,[87] ve hukuk (t\u00fcre) bilimi, siyasal bilim ve do\u011fa biliminde de durum b\u00f6yledir. Bir yandan, demek ki o, hem ger\u00e7ek varl\u0131k ile, hem de felsefi-olmayan ara\u00e7s\u0131z bilim ya da bu varl\u0131\u011f\u0131n felsefi-olmayan kavramlar\u0131 ile kar\u015f\u0131tl\u0131k durumundad\u0131r. Bunun sonucu, g\u00fcnl\u00fck (courant) kavramlar\u0131n tersini s\u00f6yler.<br \/> \u00d6te yandan, dindar insan vb., Hegel&#8217;de kendi sonal do\u011frulamas\u0131n\u0131 bulabilir.<br \/> \u015eimdi Hegel diyalekti\u011finin olumlu u\u011fraklar\u0131n\u0131 g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutal\u0131m \u2014 yabanc\u0131la\u015fma belirlenimi i\u00e7inde.<br \/> a) A\u015fma, yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 kendinde onaran nesnel hareket. \u2014 {Yabanc\u0131la\u015fman\u0131n i\u00e7inde dile getirilmi\u015f, nesnel ger\u00e7ekli\u011fin kendi yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131 kald\u0131rmas\u0131 ile temell\u00fck\u00fc fikridir bu. \u0130nsan\u0131n ger\u00e7ek nesnelle\u015fmesinin, kendi nesnel \u00f6z\u00fcn\u00fcn, nesnel d\u00fcnyan\u0131n yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f belirleniminin yokolmas\u0131 ile, kendi yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f varolu\u015fu i\u00e7inde ortadan kalkmas\u0131 ile temell\u00fck\u00fcn\u00fcn yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f kavran\u0131\u015f\u0131, \u2014 t\u0131pk\u0131 Tanr\u0131n\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131 olan tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131\u011f\u0131n, kuramsal insanc\u0131l\u0131k olu\u015fu olmas\u0131; \u00f6zel m\u00fclkiyetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 olan kom\u00fcnizmin, insan\u0131n ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n\u0131n, onun \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc olarak, pratik insanc\u0131l\u0131k olu\u015fu olarak istenmesi olmas\u0131 gibi; ba\u015fka bir deyi\u015fle, tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k, dinin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 orta terimi arac\u0131yla kendi kendine indirgenmi\u015f insanc\u0131l\u0131kt\u0131r; kom\u00fcnizm \u00f6zel m\u00fclkiyetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 orta terimi arac\u0131yla kendi kendine indirgenmi\u015f insanl\u0131kt\u0131r. Olumlu olarak kendi kendinden yola \u00e7\u0131kan insanc\u0131l\u0131k, olumlu insanc\u0131l\u0131k, ancak bu \u2014gene de zorunlu bir \u00f6nko\u015ful olan\u2014 orta terimin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ile do\u011far.} (sayfa 259)<br \/> Ama tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k ve kom\u00fcnizm, bir ka\u00e7\u0131\u015f, bir soyutlama, insan taraf\u0131ndan olu\u015fturulmu\u015f nesnel d\u00fcnyan\u0131n bir yitirilmesi, insan\u0131n nesnel bir bi\u00e7im alm\u0131\u015f bulunan \u00f6zsel g\u00fc\u00e7lerinin bir yitirilmesi de\u011fildirler. Onlar, do\u011faya ayk\u0131r\u0131 ve hen\u00fcz geli\u015fmemi\u015f yal\u0131nl\u0131\u011fa d\u00f6nen bir yoksulluk de\u011fildirler. Onlar daha \u00e7ok, ilk kez olarak, ger\u00e7ek olu\u015f, insan i\u00e7in kendi \u00f6z\u00fcn\u00fcn, ve ger\u00e7ek \u00f6z olarak kendi \u00f6z\u00fcn\u00fcn, ger\u00e7ek durumuna gelmi\u015f ger\u00e7ekle\u015fmesidirler.<br \/> Demek ki \u2014yeniden yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir bi\u00e7imde de olsa\u2014 kendi kendine y\u00f6nelmi\u015f yads\u0131man\u0131n olumlu anlam\u0131n\u0131 g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutarak, Hegel, kendinin yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131, \u00f6z\u00fcn yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131, insan\u0131n nesnellik ve ger\u00e7eklik yitimini, kendinin temell\u00fck\u00fc, \u00f6z\u00fcn belirmesi, nesnelle\u015fme, ger\u00e7ekle\u015fme olarak kavrar. {K\u0131sacas\u0131 Hegel \u2014soyutlama i\u00e7ersinde\u2014 eme\u011fi (\u00e7al\u0131\u015fmay\u0131) insan\u0131n kendisi taraf\u0131ndan olu\u015fturulmas\u0131 eylemi olarak, kendisi ile ili\u015fkiyi yabanc\u0131 bir varl\u0131kla ili\u015fki olarak ve yabanc\u0131 varl\u0131k olarak kendinin belirmesini de olu\u015f bi\u00e7imindeki t\u00fcrsel bilin\u00e7 ve t\u00fcrsel ya\u015fam olarak kavrar.}<br \/> b) Ama Hegel&#8217;de \u2014daha \u00f6nce betimlemi\u015f bulundu\u011fumuz bozulma bir yana b\u0131rak\u0131l\u0131rsa, ya da daha do\u011frusu bu bozulman\u0131n sonucu olarak\u2014 bu eylem, bir yandan soyut oldu\u011fu i\u00e7in sadece bi\u00e7imsel bir eylem olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, \u00e7\u00fcnk\u00fc insanal varl\u0131\u011f\u0131n kendisi, ancak soyut d\u00fc\u015f\u00fcnen varl\u0131k olarak, kendinin bilinci olarak de\u011fer ta\u015f\u0131r; ve<br \/> ikinci olarak, kavran\u0131\u015f\u0131 bi\u00e7imsel ve soyut oldu\u011fu i\u00e7in, yabanc\u0131la\u015fman\u0131n kald\u0131r\u0131l\u0131\u015f\u0131, ygbanc\u0131la\u015fman\u0131n do\u011frulanmas\u0131 durumuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, Hegel i\u00e7in, bu kendini olu\u015fturma, kendini nesnelle\u015ftirme hareketi, kendinin yabanc\u0131la\u015fma ve yitirilmesi olarak, insanal ya\u015fam\u0131n mutlak belirtisidir, ve sonu\u00e7 olarak, kendi \u00f6z ere\u011fi olan ve kendi kendinde yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bulunan insanal ya\u015fam, kendi \u00f6z\u00fcne eri\u015fmi\u015ftir.<br \/> Soyut bi\u00e7imi [XXXI] alt\u0131nda, diyalektik olarak, bu hareket, demek ki, ger\u00e7ekten insanal ya\u015fam olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, ve (sayfa 260) ne de olsa insanal ya\u015fam\u0131n bir soyutlamas\u0131, bir yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 oldu\u011fundan, tanr\u0131sal s\u00fcre\u00e7, ama insan\u0131n tanr\u0131sal s\u00fcreci olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr \u2014 kendinden ayr\u0131, soyut, ar\u0131, mutlak \u00f6z\u00fcn\u00fcn kendisinden ge\u00e7ti\u011fi s\u00fcre\u00e7.<br \/> \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak: Bu s\u00fcrecin bir etkeni, bir \u00f6znesi olmal\u0131; ama bu \u00f6zne ancak sonu\u00e7 olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr; bu nedenle bu sonu\u00e7, yani kendini mutlak kendinin bilinci olarak tan\u0131yan \u00f6zne, kendini tan\u0131yan ve belirten Tanr\u0131, mutlak Tin, Fikir&#8217;dir. Ger\u00e7ek insan ile ger\u00e7ek do\u011fa, bu sakl\u0131 ger\u00e7ek-d\u0131\u015f\u0131 insan ile bu ger\u00e7ek-d\u0131\u015f\u0131 do\u011fan\u0131n yal\u0131n y\u00fcklemleri, simgeleri durumuna gelirler.[88] Demek ki, \u00f6zne ile y\u00fcklem, birbirleri kar\u015f\u0131s\u0131nda mutlak bir terslik ili\u015fkisi i\u00e7indedirler; gizemli \u00f6zne-nesne ya da nesneyi a\u015fan \u00f6znellik, s\u00fcre\u00e7 olarak mutlak \u00f6zne (\u00f6zne bu yabanc\u0131la\u015fma temelinde yabanc\u0131la\u015f\u0131r, kendine d\u00f6ner, ama ayn\u0131 zamanda bu yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 kendi i\u00e7inde onar\u0131r) ve bu s\u00fcre\u00e7 olarak \u00f6znedir; bu, kendi i\u00e7inde, durmayan, ar\u0131 bir \u00e7embersel harekettir.<br \/> Birinci nokta. \u0130nsan\u0131n kendi kendini olu\u015fturma ve kendi kendini nesnelle\u015ftirme eyleminin bi\u00e7imsel ve soyut kavran\u0131\u015f\u0131.<br \/> Yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f nesne, insan\u0131n yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f \u00f6zsel ger\u00e7ekli\u011fi \u2014\u00e7\u00fcnk\u00fc Hegel insan\u0131 kendinin bilincine e\u015fit olarak koyar\u2014 bilin\u00e7ten, yabanc\u0131la\u015fma i\u00e7inden, yabanc\u0131la\u015fman\u0131n soyut, ve bunun sonucu bo\u015f ve ger\u00e7ek-d\u0131\u015f\u0131 d\u0131\u015favurumundan, yads\u0131madan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildirler. \u00d6yleyse yabanc\u0131la\u015fman\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131 da, bu bo\u015f soyutlaman\u0131n bo\u015f ve soyut bir kald\u0131r\u0131lmas\u0131ndan, yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Kendinin nesnelle\u015fmesinin, \u00f6zl\u00fc, canl\u0131, duyulur, somut etkinli\u011fi demek ki, kendi ar\u0131 soyutlamas\u0131, mutlak olumsuzluk durumuna gelir, \u2014 s\u0131ras\u0131 gelince, (sayfa 261) soyutlama olarak saptanm\u0131\u015f ve ba\u011f\u0131m\u0131z bir etkinlik olarak, ar\u0131 durumundaki etkinlik olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f bulunan soyutlama. Nedir ki, s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en olumsuzluk, bu canl\u0131, ger\u00e7ek eylemin bo\u015f ve soyutsoyutlaman\u0131n, her i\u00e7eri\u011fe uygun ve bunun sonucu her i\u00e7eri\u011fe kay\u0131ts\u0131z oldu\u011fu kadar, bunlardan herbiri i\u00e7in de ge\u00e7erli soyut genel bi\u00e7imleridirler, ger\u00e7ek tin ve ger\u00e7ekmant\u0131ksal i\u00e7eri\u011fini daha ilerde a\u00e7\u0131nd\u0131raca\u011f\u0131z.)<br \/> Hegel&#8217;in burada olumlu olarak ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f bulundu\u011fu \u015fey, \u2014kurgusal Mant\u0131k&#8217;\u0131nda\u2014 d\u00fc\u015f\u00fcncenin belirli kavramlar\u0131n\u0131n, duruk evrensel bi\u00e7imlerini, do\u011fa ve tin kar\u015f\u0131s\u0131ndaki ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131 i\u00e7inde, insanal varl\u0131\u011f\u0131n, \u00f6yleyse insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin de, genel yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n zorunlu sonucu durumuna getirmi\u015f, ve sonu\u00e7 olarak onlar\u0131 soyutlama s\u00fcrecinin u\u011fraklar\u0131 olarak sunmu\u015f ve biraraya getirmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f varl\u0131k \u00f6z, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f \u00f6z kavram, a\u015f\u0131lm\u0131\u015f kavram&#8230; mutlak Fikirdir. Ama mutlak Fikir nedir? E\u011fer t\u00fcm soyutlama eyleminden, ba\u015f\u0131ndan beri bir kez daha ge\u00e7mek, ve bir soyutlamalar b\u00fct\u00fcnselli\u011fi ya da kendi kendini kavrayan soyutlama olmakla yetinmek istemezse, s\u0131ras\u0131 gelince o da [mutlak Fikir -\u00e7.] a\u015f\u0131l\u0131r. Ama kendini soyutlama olarak kavrayan soyutlama, kendini bir hi\u00e7 olarak bilir; kendi kendini b\u0131rakmal\u0131, soyutlamay\u0131 b\u0131rakmakd\u0131r, ve b\u00f6ylece kendi dolays\u0131z kar\u015f\u0131t\u0131 olan bir varl\u0131\u011fa, Do\u011faya var\u0131r. T\u00fcm Mant\u0131k, demek ki, soyut d\u00fc\u015f\u00fcncenin, t\u0131pk\u0131 mutlak Fikir gibi, kendi ba\u015f\u0131na hi\u00e7 bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n, sadece do\u011fan\u0131n bir \u015fey oldu\u011funun kan\u0131t\u0131d\u0131r.<br \/> [XXXII] Mutlak Fikir, &#8220;kendi kendisi ile birli\u011fine g\u00f6re g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutulursa, seyredalma (contemplation)[89] olan&#8221; (sayfa 262) (Hegel, Ansiklopedi, 3. bask\u0131, s. 222), &#8220;kendi mutlak do\u011frusunda, kendi tikellik ya da birinci belirlenim ve \u00f6teki varl\u0131k u\u011fra\u011f\u0131n\u0131 kendinden \u00f6zg\u00fcrce \u00e7\u0131kartmaya, kendi yans\u0131s\u0131 olarakara\u00e7s\u0131z fikrini, do\u011fa olarak kendinden \u00f6zg\u00fcrce \u00e7\u0131kartmaya karar veren&#8221;[89*] soyut Fikir, \u00f6ylesine tuhaf ve \u00f6ylesine garip bir bi\u00e7imde davranan ve hegelcilerin \u00fczerinde \u00f6ylesine kafa \u015fi\u015firdikleri t\u00fcm bu Fikir, soyutlamadan, yani soyut d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Deney taraf\u0131ndan bilgili k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f ve kendi do\u011frulu\u011fu \u00fczerinde ayd\u0131nlanm\u0131\u015f olarak, bu Fikir, \u2014kendi ba\u015flar\u0131na yanl\u0131\u015f ve gene soyut\u2014 bir\u00e7ok ko\u015fullar alt\u0131nda, kendinden vazge\u00e7meye, ve kendi yan\u0131ndaki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, varl\u0131k-olmayan\u0131n\u0131n, evrensellik ve belirsizli\u011finin yerine, \u00f6teki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, tikeli, belirliyi koymaya karar verir; kendinde sadece soyutlama olarak, fikir olarak gizledi\u011fi do\u011fay\u0131, kendinden \u00f6zg\u00fcrce \u00e7\u0131kartmaya, yani soyutlamay\u0131 b\u0131rakmaya ve sonunda kendinden \u00e7\u0131kartm\u0131\u015f bulundu\u011fu do\u011faya bakmaya karar verir. Ara\u00e7s\u0131z olarak seyredalma durumuna gelen soyut Fikir, kendi kendinden vazge\u00e7en ve seyredalmaya d\u00f6n\u00fc\u015fen soyut d\u00fc\u015f\u00fcnceden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Mant\u0131k&#8217;tan Do\u011fa Felsefesi&#8217;ne t\u00fcm bu ge\u00e7i\u015f, soyutlamadan seyredalmaya (soyut d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr i\u00e7in ger\u00e7ekle\u015ftirmesi \u00f6ylesine g\u00fc\u00e7 ve sonradan onun taraf\u0131ndan \u00f6ylesine zirzop\u00e7a betimlenmi\u015f) ge\u00e7i\u015ften ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Seyredalma yarar\u0131na filozofu soyut d\u00fc\u015f\u00fcnceyi b\u0131rakmaya g\u00f6t\u00fcren gizemli duygu, cans\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131d\u0131r, bir i\u00e7erik \u00f6zlemidir.<\/p>\n<p> (Kendine yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f insan, kendi \u00f6z\u00fcne, yani do\u011fal ve insanal \u00f6ze yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr de. Bu nedenle onun fikirleri do\u011fan\u0131n ve insan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bulunan donmu\u015f tinlerdir. Mant\u0131k&#8217;\u0131nda, Hegel, b\u00fct\u00fcn bu donmu\u015f tinleri biraraya getirip kapatm\u0131\u015f, ve onlardan herbirine, \u00f6nce yads\u0131ma olarak, yani insanyabanc\u0131la\u015fmas\u0131 olarak, sonra da yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131 olarak, yani bu yabanc\u0131la\u015fman\u0131n (sayfa 263) kald\u0131r\u0131lmas\u0131 olarak, insanal d\u00fc\u015f\u00fcncenin ger\u00e7ek[89**] ya da bu soyutlaman\u0131n kendi kendini kavrad\u0131\u011f\u0131 ve kendinden sonsuz bir cans\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 duydu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde, sadece d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7inde devinen, ne g\u00f6z\u00fc, ne di\u015fi, ne kula\u011f\u0131, ne de herhangi bir \u015feyi olan soyut d\u00fc\u015f\u00fcncenin b\u0131rak\u0131lmas\u0131, Hegel&#8217;de \u00f6z olarak do\u011fay\u0131 tan\u0131ma ve kendini seyredalmaya verme karar\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr.)<\/p>\n<p> [XXXIII] Ama hatta, insandan ayr\u0131lmas\u0131 i\u00e7inde yal\u0131t\u0131k, donmu\u015f, soyut olarak al\u0131nm\u0131\u015f do\u011fa bile onun i\u00e7in hi\u00e7tir. Seyredalmaya karar vermi\u015f bulunan soyut d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn onu soyut olarak seyretti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Do\u011fa, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr taraf\u0131ndan, mutlak fikir, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f \u015fey bi\u00e7imi alt\u0131nda, onun i\u00e7in hen\u00fcz gizli ve bilinmez olan kendi \u00f6z ki\u015fisi i\u00e7inde kapat\u0131lm\u0131\u015f bulundu\u011fundan, ger\u00e7ekte o, do\u011fay\u0131 kandinden kurtararak, kendinden sadece o soyut do\u011fay\u0131, Do\u011fan\u0131n o ar\u0131 soyutlamas\u0131n\u0131(sayfa 264) bir yana bakmayan d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n ar\u0131 \u00fcr\u00fcnleri olarak yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 sand\u0131\u011f\u0131 varl\u0131klar\u0131n, do\u011fal belirlenimlerinsoyutlamalar\u0131ndan ba\u015fka hi\u00e7 bir \u015fey olmad\u0131klar\u0131r\u0131 \u00f6\u011frenir. T\u00fcm do\u011fa, demek ki, onun i\u00e7in, d\u0131\u015fsal bir duyulur bi\u00e7im alt\u0131nda, Mant\u0131k soyutlamalar\u0131n\u0131 yinelemekten ba\u015fka bir \u015fey yapmaz. O, onu \u00e7\u00f6z\u00fcmler, ve bu soyutlamalar\u0131 yeniden \u00e7\u00f6z\u00fcmler. Onun do\u011fay\u0131 seyredalmas\u0131, demek ki, onun do\u011fay\u0131 seyredalma soyutlamas\u0131n\u0131 do\u011frulayan eylemden, bile bile yineledi\u011fi soyutlamas\u0131n\u0131 do\u011furma s\u00fcrecinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin zaman, kendi kendisine uygun gelen olumsuzlu\u011fa \u00f6zde\u015ftir (s. 238, l.c.).[90] Varolu\u015f olarak kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olu\u015fa, \u2014do\u011fal bi\u00e7imi alt\u0131nda\u2014 maddi olarak kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f hareket kar\u015f\u0131l\u0131k d\u00fc\u015fer. I\u015f\u0131k &#8230; kendinde yans\u0131man\u0131n&#8230; do\u011fal bi\u00e7imidir. Ay ve kuyruklu y\u0131ld\u0131z olarak cisim&#8230; Mant\u0131k&#8217;a g\u00f6re bir yandan kendi kendine dayanan olumlu, \u00f6te yandan kendi kendine dayanan olumsuzkar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n&#8230; do\u011fal bi\u00e7imidir. Yery\u00fcz\u00fc, kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n olumsuz birli\u011fi olarak, mant\u0131ksal temelin do\u011fal bi\u00e7imidir, vb..<br \/> Do\u011fa olarak do\u011fa, yani kendinde saklanm\u0131\u015f bulunan o gizli anlamdan hen\u00fcz somut olarak ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, bu soyutlamalardan ayr\u0131lm\u0131\u015f ve ayr\u0131 do\u011fa, hi\u00e7liktir, kendini hi\u00e7lik olarak do\u011frulayan bir hi\u00e7lik, anlam\u0131 yoktur, ya da ancak kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gereken d\u0131\u015fsall\u0131\u011f\u0131n\u0131n anlam\u0131 vard\u0131r.<br \/> &#8220;S\u0131n\u0131rl\u0131 tanr\u0131bilim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, do\u011fan\u0131n mutlak ere\u011fi kendinde i\u00e7ermedi\u011fi do\u011fru varsay\u0131m\u0131n\u0131 i\u00e7erir.&#8221; (s. 225.)[91]<br \/> Ere\u011fi, soyutlaman\u0131n do\u011frulanmas\u0131d\u0131r.<br \/> &#8220;Do\u011fa, \u00f6teki-Varl\u0131k bi\u00e7imi i\u00e7indeki fikir olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnce b\u00f6ylece kendi kendinin olumsuzu oldu\u011fundan, ba\u015fka bir deyi\u015fle kendi kendine d\u0131\u015fsal oldu\u011fundan, do\u011fa sadece bu (sayfa 265) fikre g\u00f6re d\u0131\u015fsal olmakla kalmaz, ama d\u0131\u015fsall\u0131k, onun i\u00e7inde do\u011fa olarak o.Idu\u011fu belirlenimi olu\u015fturur.&#8221; (s. 227.)[92]<br \/> D\u0131\u015fsall\u0131k burada kendini d\u0131\u015fla\u015ft\u0131ran ve \u0131\u015f\u0131\u011fa, duyu ile donat\u0131lm\u0131\u015f insana a\u00e7an duyulur d\u00fcnya olarak anla\u015f\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Onu, burada, yabanc\u0131la\u015fma, bir eksiklik, olmamas\u0131 gereken bir kusur anlam\u0131nda almak gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc do\u011fruluk hep fikir olarak kal\u0131r. Do\u011fa onun \u00f6teki- Varl\u0131k bi\u00e7iminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Ve soyut d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00f6z oldu\u011fundan, ona d\u0131\u015fsal olan \u015fey de, \u00f6z\u00fc gere\u011fi, ancak d\u0131\u015fsal bir \u015feydir. Soyut d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, ayn\u0131 zamanda, duyulur d\u00fcnyan\u0131n do\u011fan\u0131n \u00f6z\u00fc, durmadan kendi i\u00e7inde d\u00f6nen d\u00fc\u015f\u00fcnce ile kar\u015f\u0131tl\u0131k durumundaki d\u0131\u015fsall\u0131k oldu\u011funu da kabul eder. Ama ayn\u0131 zamanda o bu kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 o bi\u00e7imde dile getirir ki, do\u011fan\u0131n bu d\u0131\u015fsall\u0131\u011f\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnceye kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131, onun kusurudur ve, kendini soyutlamadan ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, do\u011fa yetkinlikten uzak bir varl\u0131kt\u0131r.<br \/> [XXXIV] Sadece benim i\u00e7in, sadece benim g\u00f6z\u00fcmde yetkinlikten uzak de\u011fil, ama kendinde \u00f6yle olan bir varl\u0131\u011f\u0131n, kendi d\u0131\u015f\u0131nda onda eksik olan bir \u015fey vard\u0131r. Yani \u00f6z\u00fc kendinden ba\u015fka bir \u015feydir. Bu nedenle soyut d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr i\u00e7in do\u011fa kendi kendini kald\u0131rmal\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc do\u011fa onun taraf\u0131ndan g\u00fcc\u00fcl olarak kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir varl\u0131k bi\u00e7iminde konulmu\u015f bulunmaktad\u0131r.<br \/> &#8220;Tin bizim i\u00e7in, \u00f6nvarsay\u0131m olarak, do\u011faya dayan\u0131r: Tin do\u011fan\u0131n do\u011frulu\u011fu ve bu nedenle de birinci mutlakl\u0131kt\u0131r. Bu do\u011fruluk i\u00e7inde do\u011fa yitip gitmi\u015f ve Tin, kavram\u0131, ayn\u0131 zamanda, hem \u00f6zne ve hem de nesne olan kendi kendisi-i\u00e7in-Varl\u0131k&#8217;\u0131na eri\u015fli\u015f bulunan Fikir olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00f6zde\u015flik mutlak olumsuzluktur, \u00e7\u00fcnk\u00fc do\u011fada kavram kendi eksiksiz d\u0131\u015fsal nesnelli\u011fine sahiptir, ama o kendi yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 olan bu yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r ve onda kendisi ile \u00f6zde\u015f duruma gelmi\u015ftir. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc o, ancak do\u011fadan kendine d\u00f6nd\u00fck\u00e7e bu \u00f6zde\u015fliktir.&#8221; (s. 392.)[93]<br \/> &#8220;Soyut Fikir olarak, dolay\u0131ms\u0131z ge\u00e7i\u015f olan belirme, \u00f6zg\u00fcr olan Tin&#8217;in belirmesi olarak, do\u011fay\u0131 kendi d\u00fcnyas\u0131 olarak koyma olgusu (sayfa 266) olan do\u011fan\u0131n olu\u015fu; yans\u0131ma olarak, ayn\u0131 zamanda ba\u011f\u0131ms\u0131z do\u011fa bi\u00e7iminde d\u00fcnyan\u0131n \u00f6nvarsay\u0131m\u0131 olan konum. Kavram i\u00e7inde belirme, do\u011fan\u0131n, kavram\u0131n i\u00e7inde kendi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn do\u011frulanmas\u0131 ile do\u011frulu\u011funu kazand\u0131\u011f\u0131 kavram varl\u0131\u011f\u0131 olarak yarat\u0131lmas\u0131d\u0131r&#8230; Mutlak, Tindir: Mutla\u011f\u0131n en y\u00fcksek tan\u0131m\u0131 i\u015fte budur.&#8221;[94] (sayfa 267)<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>[HEGEL D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N\u0130N VE GENEL OLARAK HEGEL FELSEFES\u0130N\u0130N ELE\u015eT\u0130R\u0130S\u0130] 6. A\u00e7\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bulunan fikirleri a\u00e7\u0131klamak ve do\u011frulamak i\u00e7in, genel olarak Hegel diyalekti\u011fi ve \u00f6zel olarak da bunun G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim ve Mant\u0131k&#8217;taki a\u00e7\u0131klamas\u0131 \u00fczerine, son olarak modern ele\u015ftirel hareketin Hegel ile ili\u015fkisi \u00fczerine baz\u0131 bilgiler vermenin uygun d\u00fc\u015fece\u011fi zaman ve yer,[53] belki buras\u0131d\u0131r. Modern Alman ele\u015ftirisi, eski d\u00fcnyan\u0131n i\u00e7eri\u011fi [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[38],"tags":[],"class_list":{"0":"post-5778","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-elyazmalari-1844-karl-marx"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm) - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm)\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"[HEGEL D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N\u0130N VE GENEL OLARAK HEGEL FELSEFES\u0130N\u0130N ELE\u015eT\u0130R\u0130S\u0130] 6. A\u00e7\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bulunan fikirleri a\u00e7\u0131klamak ve do\u011frulamak i\u00e7in, genel olarak Hegel diyalekti\u011fi ve \u00f6zel olarak da bunun G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim ve Mant\u0131k&#8217;taki a\u00e7\u0131klamas\u0131 \u00fczerine, son olarak modern ele\u015ftirel hareketin Hegel ile ili\u015fkisi \u00fczerine baz\u0131 bilgiler vermenin uygun d\u00fc\u015fece\u011fi zaman ve yer,[53] belki buras\u0131d\u0131r. Modern Alman ele\u015ftirisi, eski d\u00fcnyan\u0131n i\u00e7eri\u011fi [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-03-08T11:50:48+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"48 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm)\",\"datePublished\":\"2011-03-08T11:50:48+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/\"},\"wordCount\":9515,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Elyazmalar\u0131 1844 - Karl Marx\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/\",\"name\":\"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm) - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2011-03-08T11:50:48+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm)\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm) - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm)","og_description":"[HEGEL D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N\u0130N VE GENEL OLARAK HEGEL FELSEFES\u0130N\u0130N ELE\u015eT\u0130R\u0130S\u0130] 6. A\u00e7\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bulunan fikirleri a\u00e7\u0131klamak ve do\u011frulamak i\u00e7in, genel olarak Hegel diyalekti\u011fi ve \u00f6zel olarak da bunun G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilim ve Mant\u0131k&#8217;taki a\u00e7\u0131klamas\u0131 \u00fczerine, son olarak modern ele\u015ftirel hareketin Hegel ile ili\u015fkisi \u00fczerine baz\u0131 bilgiler vermenin uygun d\u00fc\u015fece\u011fi zaman ve yer,[53] belki buras\u0131d\u0131r. Modern Alman ele\u015ftirisi, eski d\u00fcnyan\u0131n i\u00e7eri\u011fi [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-03-08T11:50:48+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"48 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm)","datePublished":"2011-03-08T11:50:48+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/"},"wordCount":9515,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Elyazmalar\u0131 1844 - Karl Marx"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/","name":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm) - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2011-03-08T11:50:48+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/08\/karl-marks-elyazmalari-1844-ucuncu-el-yazmasi-3bolum\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Karl Marks Elyazmalar\u0131 1844 | \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc El Yazmas\u0131 (3.B\u00f6l\u00fcm)"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5778","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5778"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5778\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5778"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5778"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5778"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}