{"id":5816,"date":"2011-03-10T12:34:34","date_gmt":"2011-03-10T09:34:34","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/"},"modified":"2011-03-10T12:34:34","modified_gmt":"2011-03-10T09:34:34","slug":"anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/","title":{"rendered":"Anti-D\u00fchring &#8211; Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya &#8211; Friedrich Engels"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/antiduhring.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left; border: 0;\" \/>DO\u011eA FELSEFES\u0130 ORGAN\u0130K D\u00dcNYA<br \/> &#8220;Bas\u0131n\u00e7 ve iti\u015f mekani\u011finden duyu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin birle\u015fmesine de\u011fin, araya kat\u0131lan i\u015fIemlerin t\u00fcrde\u015f ve tek bir \u0131skalas\u0131 uzan\u0131r.&#8221;<br \/>Bu olumlama, d\u00fcnyan\u0131n evrimini kendi-kendine \u00f6zde\u015f duruma de\u011fin \u00e7\u0131karak izlemi\u015f bulunan ve kendini \u00f6teki g\u00f6ksel cisimler \u00fczerinde \u00f6ylesine rahat duyan bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr kar\u015f\u0131s\u0131nda, istenen her \u015feyi bilmesi kendi\u011finden beklenebilmesine kar\u015f\u0131n bay D\u00fchring&#8217;i, ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni \u00fczerine daha \u00e7ok s\u00f6z etmekten kurtar\u0131yor. Ne var ki, bu olumlama, Hegel&#8217;in daha \u00f6nce an\u0131\u015ft\u0131rmada bulunmu\u015f oldu\u011fumuz \u00f6l\u00e7\u00fc ili\u015fkileri d\u00fc\u011f\u00fcm \u00e7izgisi ile tamamlanmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece, ancak yar\u0131 yar\u0131ya do\u011frudur. Ne denli ilerleyici olursa olsun, bir hareket bi\u00e7iminden bir ba\u015fka hareket bi\u00e7imine ge\u00e7i\u015f, her zaman bir s\u0131\u00e7rama, her zaman kesin bir d\u00f6neme\u00e7 olarak kal\u0131r. G\u00f6ksel cisimler mekani\u011finde, tek ba\u015f\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f bir g\u00f6ksel cisim \u00fczerindeki daha (sayfa 125) k\u00fc\u00e7\u00fck y\u0131\u011f\u0131nlar mekani\u011fine ge\u00e7i\u015f b\u00f6yledir; y\u0131\u011f\u0131nlar mekani\u011finden \u0131s\u0131, \u0131\u015f\u0131k, elektrik, miknat\u0131sl\u0131k gibi as\u0131l fizikte inceledi\u011fimiz hareketleri kapsayan molek\u00fcller mekani\u011fine ge\u00e7i\u015f de b\u00f6yledir; molek\u00fcller fizi\u011finden atomlar fizi\u011fine \u2014kimyaya\u2014 ge\u00e7i\u015f de kesin bir s\u0131\u00e7rama ile ger\u00e7ekle\u015fir ve baya\u011f\u0131 kimyasal etkiden ya\u015fam ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz alb\u00fcmin kimyac\u0131l\u0131\u011f\u0131na ge\u00e7i\u015f konusunda bu, daha da b\u00f6yledir. Ya\u015fam k\u00fcresi i\u00e7inde s\u0131\u00e7ramalar gitgide daha seyrek ve gitgide daha farkedilmez bir durum al\u0131r. [26*] \u2014 \u00d6yleyse bay D\u00fcbring&#8217;i d\u00fczeltme zorunda olan ki\u015fi, gene Hegel&#8217;den ba\u015fkas\u0131 de\u011fil.<br \/> Organik d\u00fcnyaya kavramsal ge\u00e7i\u015f, bay D\u00fchring&#8217;e ereklik (finalit\u00e9) kavram\u0131 taraf\u0131ndan sa\u011flan\u0131r. Bu da Mant\u0131k&#8217;ta \u2014kavram \u00f6\u011fretisi\u2014, kimyasal d\u00fcnyadan ya\u015fama teleoloji ya da ereklik \u00f6\u011fretisi arac\u0131yla ge\u00e7en Hegel&#8217;den al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Nereye g\u00f6zatarsak atal\u0131m, bay D\u00fchring&#8217;de kendi \u00f6z k\u00f6ktenci derinlik bilimi hesab\u0131na en k\u00fc\u00e7\u00fck bir s\u0131k\u0131lma duymadan verdi\u011fi Hegel&#8217;in bir &#8220;kabal\u0131\u011f\u0131&#8221; ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Erek ve ara\u00e7 fikirlerinin organik d\u00fcnyaya uygulanmas\u0131n\u0131n, burada ne \u00f6l\u00e7\u00fcde do\u011fru ve yerinde bulundu\u011funu ara\u015ft\u0131rmak \u00e7ok uza\u011fa s\u00fcr\u00fcklenmek olur. Her halde Hegel&#8217;in &#8220;i\u00e7 erek&#8221; fikrinin, yani do\u011faya g\u00fcdekle (maksatla), \u00f6rne\u011fin Tanr\u0131 bilgeli\u011fi ile hareket eden bir d\u0131\u015f g\u00fc\u00e7 taraf\u0131ndan sokulmayan ama \u015feyin kendi zorunlulu\u011fu i\u00e7inde bulunan bir ere\u011fin uygulanmas\u0131, tam bir felsefi k\u00fclt\u00fcr\u00fc bulunmayan ki\u015filerde s\u00fcrekli olarak bilin\u00e7li ve g\u00fcdekli bir eylemi hafife almaya yola\u00e7ar. Bir ba\u015fkas\u0131ndaki, en k\u00fc\u00e7\u00fck &#8220;tinci&#8221; (&#8220;spiritistic&#8221;) at\u0131l\u0131\u015f\u0131n ahlaksal bir \u00f6fke u\u00e7urumuna att\u0131\u011f\u0131 ayn\u0131 bay D\u00fchring, &#8220;i\u00e7g\u00fcd\u00fc izlenimlerinin &#8230; en ba\u015fta i\u015fleyi\u015fIerine ba\u011fl\u0131 bulunan doyum bak\u0131m\u0131ndan meydana getirilmi\u015f olduklar\u0131na kesinlikle&#8221; g\u00fcvence verir. Bize zavall\u0131 do\u011fan\u0131n, &#8220;ondan genellikle itiraf edilenden daha \u00e7ok incelik isteyen&#8221; bir i\u015fi daha oldu\u011funu hesaba katmaks\u0131z\u0131n, &#8220;nesnel d\u00fcnyay\u0131 durmadan d\u00fczene sokma zorunda oldu\u011funu&#8221; anlat\u0131r. Ama do\u011fa \u015funu ya da bunu neden yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmekle yetinmez her i\u015fe bakan hizmet\u00e7inin i\u015flerini (sayfa 126) yapmakla yetinmez, bilin\u00e7li \u00f6znel d\u00fc\u015f\u00fcncedeki yetkinli\u011fin daha \u015fimdiden iyi bir derecesi olan inceli\u011fe sahip bulunmakla yetinmez: Onun bir de istenci vard\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc i\u00e7g\u00fcd\u00fclere besinlerin \u00f6z\u00fcmlenmesi, d\u00f6lverme vb. ger\u00e7ek do\u011fa ko\u015fullar\u0131n\u0131 ikincil olarak yerine getirme hakk\u0131n\u0131 vermek, &#8220;bizim taraf\u0131m\u0131zdan do\u011frudan do\u011fruya de\u011fil ama yaln\u0131zca dolayl\u0131 bir bi\u00e7imde istenmi\u015f olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir&#8221;. B\u00f6ylece, i\u015fte bilin\u00e7li olarak hareket eden ve d\u00fc\u015f\u00fcnen bir do\u011faya geldik, daha \u015fimdiden, statikten dinami\u011fe de\u011filse de hi\u00e7 olmazsa kamutanr\u0131c\u0131l\u0131ktan yaradanc\u0131l\u0131\u011fa[27*] g\u00f6t\u00fcren k\u00f6pr\u00fcn\u00fcn \u00fczerinde bulunuyoruz. Yoksa bir kez i\u00e7in &#8220;do\u011fa felsefesinde biraz yar\u0131-\u015fiir&#8221; s\u00f6ylemek bay D\u00fchring&#8217;in ho\u015funa m\u0131 giderdi?<br \/> Olanaks\u0131z. Bizim ger\u00e7ek\u00e7i filozofumuzun organik do\u011fa \u00fczerine s\u00f6ylemesini bildi\u011fi her \u015fey, do\u011fa felsefesinin bu yar\u0131-\u015fiirine kar\u015f\u0131, &#8220;y\u00fczeysel sa\u00e7mal\u0131klar\u0131 ve deyim yerindeyse bilimsel yutturmac\u0131l\u0131klar\u0131 ile birlikte \u015farlatanl\u0131\u011fa&#8221; kar\u015f\u0131, darvincili\u011fin &#8220;kurgu (fiction) e\u011filimi&#8221;ne kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131ma indirgenir.<br \/> Darwin&#8217;e y\u00f6neltilen en \u00f6nemli ele\u015ftiri, Malthus&#8217;un n\u00fcfus teorisini iktisattan do\u011fa bilimine aktarmak, hayvan yeti\u015ftiricisi fikirlerinin tutsa\u011f\u0131 kalmak, ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 ile bilimd\u0131\u015f\u0131 yar\u0131-\u015fiir s\u00f6ylemektir; t\u00fcm darvincilik, Lamarck&#8217;tan al\u0131nan \u00f6\u011feler \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131ktan sonra, yaban\u0131l\u0131n insanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 y\u00f6neltilmi\u015f bir y\u00fcceltilmesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/> Darwin bilimsel gezilerden bitki ve hayvan t\u00fcrlerinin de\u011fi\u015fmez de\u011fil, de\u011fi\u015fir olduklar\u0131 fikrini getirmi\u015fti. \u00dclkesinde bu fikri izlemeye devam etmek i\u00e7in hayvan ve bitki yeti\u015ftirme alan\u0131ndan daha iyisi yoktu. \u0130ngiltere, hayvan ve bitki yeti\u015ftirme alan\u0131n\u0131n klasik topra\u011f\u0131d\u0131r; \u00f6teki \u00fclkelerin, \u00f6rne\u011fin Almanya&#8217;n\u0131n elde etti\u011fi sonu\u00e7lar, \u0130ngiltere&#8217;de bu bak\u0131mdan ula\u015f\u0131lm\u0131\u015f olan sonu\u00e7lar \u00fczerine bir fikir vermekten \u00e7ok uzakt\u0131r. \u00d6te yandan, ba\u015far\u0131lar\u0131n \u00e7o\u011fu son y\u00fczy\u0131l i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir, \u00f6yleki olgular\u0131n saptanmas\u0131 pek g\u00fc\u00e7l\u00fck g\u00f6stermez. (sayfa 127) Darwin, bu yeti\u015ftirmenin ayn\u0131 t\u00fcrden hayvanlar ve bitkiler aras\u0131nda, yapay olarak, herkes taraf\u0131ndan farkl\u0131 kabul edilen t\u00fcrler aras\u0131nda g\u00f6r\u00fclenden daha b\u00fcy\u00fck farklar meydana getirdi\u011fini buldu. B\u00f6ylece bir yandan t\u00fcrlerin belirli bir dereceye de\u011fin de\u011fi\u015fkenli\u011fi, \u00f6te yandan da farkl\u0131 \u00f6zg\u00fcl niteliklere sahip organizmalar i\u00e7in ortak atalar olana\u011f\u0131 tan\u0131tlanm\u0131\u015f bulunuyordu. O zaman Darwin do\u011fada, yeti\u015ftiricinin bilin\u00e7li niyeti olmaks\u0131z\u0131n, uzun s\u00fcrede canl\u0131 organizmalar \u00fczerinde yapay yeti\u015ftirmeninkine benzer d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler meydana getiren nedenlerin bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rd\u0131. Bu nedenleri, do\u011fa taraf\u0131ndan yarat\u0131lan tohumlar\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck say\u0131s\u0131 ile olgunlu\u011fa ger\u00e7ekten eri\u015fen organizmalar\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck say\u0131s\u0131 ars\u0131ndaki orans\u0131zl\u0131kta buldu. Ama her tohum geli\u015fmeye y\u00f6neldi\u011finden, bundan zorunlu olarak, yaln\u0131zca d\u00f6v\u00fc\u015fmek ve yemek gibi dolays\u0131z, fizik eylem olarak de\u011fil ama hatta bitkilerde bile yer ve \u0131\u015f\u0131k i\u00e7in sava\u015f\u0131m olarak, bir ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 \u00e7\u0131kar. Ve bu sava\u015f\u0131mda olgunlu\u011fa ula\u015fma ve \u00e7o\u011falma \u015fans\u0131na en \u00e7ok sahip bulunan bireylerin, ne denli \u00f6nemsiz olursa olsun ama ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131nda \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flayan bir bireysel \u00f6zelli\u011fe sahip bireyler olduklar\u0131 da a\u00e7\u0131kt\u0131r. [28*] Bu bireysel \u00f6zellikler, daha sonra kal\u0131t\u0131mla ge\u00e7me ve e\u011fer ayn\u0131 t\u00fcrden bir\u00e7ok bireyde kendilerini g\u00f6steriyorlarsa, birikmi\u015f kal\u0131t\u0131m arac\u0131yla bir kez tutmu\u015f bulunduklar\u0131 y\u00f6nde g\u00fc\u00e7lenme e\u011filimi g\u00f6sterirler; oysa bu \u00f6zelliklere sahip bulunmayan bireyler, ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131nda daha kolay yenilir ve yava\u015f yava\u015f ortadan kalkarlar. Bir t\u00fcr do\u011fal se\u00e7me ile, en elveri\u015flilerin ya\u015famas\u0131 ile, i\u015fte bu bi\u00e7imde d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<br \/> Bu darvinci teoriye kar\u015f\u0131 bay D\u00fchring, ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 fikrinin k\u00f6kenini, Darwin&#8217;in de itiraf etmi\u015f oldu\u011fu gibi n\u00fcfus teorisyeni, iktisat\u00e7\u0131 Malthus&#8217;un fikirlerinin bir genelle\u015ftirilmesinde aramak gerekti\u011fini ve bunun sonucu bu teorinin, Malthus&#8217;un n\u00fcfus \u00e7oklu\u011fu \u00fczerindeki papazca g\u00f6r\u00fc\u015flerine \u00f6zg\u00fc b\u00fct\u00fcn kusurlarla sakatlanm\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6yler. (sayfa 128) \u2014 Ger\u00e7ekte, ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 fikrinin k\u00f6kenini Malthus&#8217;da aramak gerekti\u011fini s\u00f6ylemek, Darwin&#8217;in akl\u0131na bile gelmez. O yaln\u0131zca, kendi ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 teorisinin, hayvan ve bitki d\u00fcnyas\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcne uygulanm\u0131\u015f Malthus teorisi oldu\u011funu s\u00f6yler. Malthus teorisini, ona daha yak\u0131ndan bakmaks\u0131z\u0131n, kendi b\u00f6nl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde kabul etmekle Darwin&#8217;in g\u00f6stermi\u015f bulundu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesizlik ne denli b\u00fcy\u00fck olursa olsun, gene de herkes, do\u011fadaki ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131 \u2014do\u011fan\u0131n savurganl\u0131kla \u00fcretti\u011fi tohumlar\u0131n say\u0131s\u0131z niceli\u011fi ile sonunda olgunlu\u011fa varabilen tohumlar\u0131n son derece k\u00fc\u00e7\u00fck say\u0131s\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiyi; ger\u00e7ekte, b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc bak\u0131m\u0131ndan bazan son derece k\u0131y\u0131c\u0131 bir ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 i\u00e7inde g\u00f6z\u00fclen \u00e7eli\u015fkiyi\u2014 ay\u0131rdetmek i\u00e7in, Malthus&#8217;un g\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcne gereksinme olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha ilk bak\u0131\u015fta g\u00f6r\u00fcr. Ve \u00fccret yasas\u0131, Ricardo&#8217;nun bu yasay\u0131 dayand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 maltus\u00e7u kan\u0131tlar\u0131n unutulmas\u0131ndan sonra nas\u0131l uzun s\u00fcre de\u011ferini koruduysa, ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 da, hatta en k\u00fc\u00e7\u00fck maltus\u00e7u yorum olmaks\u0131z\u0131n, do\u011fada t\u0131pk\u0131 \u00f6yle varolabilir. Ayr\u0131ca do\u011fa organizmalar\u0131nda, deyim yerindeyse irdelenmemi\u015f ama saptanmas\u0131 t\u00fcrlerin evrimi bak\u0131m\u0131ndan b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nem ta\u015f\u0131yacak kendi n\u00fcfus yasalar\u0131 vard\u0131r. [29*] Ve bu y\u00f6ndeki kesin at\u0131l\u0131m\u0131 kim yapt\u0131? Darwin&#8217;den ba\u015fka kimse.<br \/> Bay D\u00fchring sorunun bu olumlu y\u00f6n\u00fcne yana\u015fmaktan iyice ka\u00e7\u0131n\u0131r. Bunun yerine, ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n durmadan \u0131s\u0131t\u0131l\u0131p \u0131s\u0131t\u0131l\u0131ip \u00f6n\u00fcm\u00fcze konmas\u0131 gerekir. Bilin\u00e7ten yoksun otlarla bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l otoburlar aras\u0131nda bir ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131, der, a priori s\u00f6zkonusu olamaz.<br \/> &#8220;Ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131, belgin ve belirli anlamda, hayvanlar bir kurban\u0131 y\u0131rt\u0131p par\u00e7alayarak beslendikleri \u00f6l\u00e7\u00fcde, ancak yaban\u0131l d\u00fcnyada g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.&#8221;<br \/> Ve ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 bir kez bu dar s\u0131n\u0131rlara indirgendikten sonra bay D\u00fchring gene kendisi taraf\u0131ndan hayvanl\u0131kla s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bu kavram\u0131n hayvanl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 a\u011fz\u0131na (sayfa 129) geleni s\u00f6yleyebilir. Ama bu ahlaksal \u00f6fkenin tek hedefi, bay D\u00fchring&#8217;in ta kendisidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu bi\u00e7imde k\u0131s\u0131tlanm\u0131\u015f ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n tek yarat\u0131c\u0131s\u0131, dolay\u0131s\u0131yla da tek sorumlusu, odur. \u00d6yleyse, &#8220;t\u00fcm do\u011fa eyleminin yasalar\u0131n\u0131 ve kavran\u0131\u015f\u0131n\u0131 hayvanlar d\u00fcnyas\u0131nda arayan&#8221; Darwin de\u011fildir \u2014Darwin t\u00fcm organik do\u011fay\u0131 sava\u015f\u0131m i\u00e7inde toplamam\u0131\u015f m\u0131yd\u0131?\u2014 ama bay D\u00fchring&#8217;in kendi imalat\u0131ndan d\u00fc\u015fsel bir umac\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca, &#8220;ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131&#8221; ad\u0131, bay D\u00fchring&#8217;in ultramoral \u00f6fkesine seve seve b\u0131rak\u0131labilir. [30*] \u015eeyin bitkiler aras\u0131nda da varoldu\u011funu ise her otlak, her bu\u011fday tarlas\u0131, her orman ona tan\u0131tlayabilir ve \u00f6nemli olan ad de\u011fildir, \u00f6nemli olan bunun &#8220;ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131&#8221; olarak m\u0131, yoksa &#8220;varl\u0131k ko\u015fullar\u0131 ve mekanik etkilerin yoklu\u011fu&#8221; olarak m\u0131 adland\u0131rmas\u0131 gerekti\u011fini bilmek de\u011fildir, \u00f6nemli olan \u015fudur: Bu olgu, t\u00fcrlerin korunmas\u0131 ya da de\u011fi\u015fmesi \u00fczerinde nas\u0131l etkili olur? Bu nokta \u00fczerinde bay D\u00fchring, dikkafal\u0131ca kendi-kendine \u00f6zde\u015f bir susku i\u00e7inde kalmakta devam eder. \u00d6yleyse \u015fimdilik do\u011fal se\u00e7me ile yetinmek gerekecek.<br \/> Ama darvincilik, &#8220;d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerini ve farkl\u0131la\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131 hi\u00e7likten \u00fcretir&#8221;. Ger\u00e7i do\u011fal se\u00e7meyi inceledi\u011fi yerde Darwin, \u00e7e\u015fitli bireylerde de\u011fi\u015fikliklere yola\u00e7m\u0131\u015f bulunan nedenleri bir yana b\u0131rak\u0131r ve \u00f6nce bu bireysel sapakl\u0131klar\u0131n (anomalilerin), yava\u015f yava\u015f bir soyun, bir \u00e7e\u015fit ya da bir t\u00fcr\u00fcn ay\u0131rdedici \u00f6zellikleri durumuna gelme bi\u00e7imini inceler. Darwin i\u00e7in en ba\u015fta \u00f6nemli olan, \u015fimdiye de\u011fin ya hi\u00e7 bilinmeyen ya da yaln\u0131zca \u00e7ok genel bir bi\u00e7imde g\u00f6sterilebilen bu nedenleri bulmaktan \u00e7ok, bu nedenlerin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n i\u00e7inde saptand\u0131\u011f\u0131, s\u00fcrekli bir anlam kazand\u0131\u011f\u0131 ussal bir bi\u00e7im bulmakt\u0131r. Darwin&#8217;in bunu yaparken, bulgusuna \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcz bir etki alan\u0131 tan\u0131mas\u0131, bunu t\u00fcrlerin de\u011fi\u015fmesinin tek nedeni (sayfa 130) durumuna getirmesi ve yinelenen bireysel de\u011fi\u015fikliklerin i\u00e7inde genelle\u015ftikleri bi\u00e7imi g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tuta tuta, bu de\u011fi\u015fikliklerin nedenlerini savsaklam\u0131\u015f olmas\u0131na gelince bu, onun ger\u00e7ek bir ilerleme yapan kimselerin \u00e7o\u011fu ile ortakla\u015fa sahip oldu\u011fu bir kusurdur. \u00dcstelik e\u011fer Darwin, kendi bireysel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerini bu i\u015fte yaln\u0131zca &#8220;hayvan yeti\u015ftiricinin bilgeli\u011fi&#8221;ni kullanarak, hi\u00e7likten ba\u015flayarak \u00fcretiyorsa, hayvan yeti\u015ftiricinin yaln\u0131zca kendi kafas\u0131nda de\u011fil ama ger\u00e7eklikte bulunan kendi hayvan ve bitki bi\u00e7imleri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerinin de hi\u00e7liktenba\u015flayarak meydana gelmi\u015f olmas\u0131 gerekir. Ama bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ve farkl\u0131la\u015ft\u0131rmalar\u0131n as\u0131l k\u00f6keni \u00fczerindeki ara\u015ft\u0131rmalara at\u0131l\u0131m veren ki\u015fi, gene de Darwin&#8217;den ba\u015fka kimse de\u011fildir.<br \/> K\u0131sa bir s\u00fcre \u00f6nce, \u00f6zellikle Haeckel sayesinde, do\u011fal se\u00e7me fikri geni\u015fletilmi\u015f ve t\u00fcrlerin de\u011fi\u015fimi de, uyma (adaptation) s\u00fcrecin de\u011fi\u015fen, kal\u0131t\u0131m (h\u00e9r\u00e9dit\u00e9) koruyan y\u00f6n\u00fc olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmek \u00fczere, uyma ve kal\u0131t\u0131m\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkileri sonucu olarak tasarlanm\u0131\u015ft\u0131. Ama bu da bay D\u00fchring&#8217;in ho\u015funa gitmez.<br \/> &#8220;Do\u011fa taraf\u0131ndan sunulan ya da esirgenen ya\u015fama ko\u015fullar\u0131na as\u0131l uyma, fikirlere g\u00f6re belirlenen i\u00e7g\u00fcd\u00fc ve eylemleri \u00f6ngerektirir. Yoksa, uyma bir g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f olarak kal\u0131r ve o zaman i\u015fe kar\u0131\u015fan nedensellik, fizik d\u00fcnya, kimyasal d\u00fcnya ya da bitki fizyolojisi a\u015fa\u011f\u0131 derecelerinin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kmaz.&#8221;<br \/> \u0130\u015fte bay D\u00fchring&#8217;i k\u0131zd\u0131ran gene ad. Ama s\u00fcrece verdi\u011fi ad ne olursa olsun, \u00f6nemli olan bu s\u00fcre\u00e7lerin organizma t\u00fcrlerinde de\u011fi\u015fikliklere yola\u00e7\u0131p a\u00e7mad\u0131klar\u0131n\u0131 bilmektir. Ve gene bay D\u00fchring yan\u0131t vermez.<br \/> &#8220;E\u011fer bir bitki b\u00fcy\u00fcmesinde, en \u00e7ok \u0131\u015f\u0131k ald\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fc tutuyorsa, bu uyar\u0131 etkisi, fiziksel g\u00fc\u00e7lerle kimyasal etkenlerin bir ba\u011fda\u015f\u0131m\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve e\u011fer burada, e\u011fretileme yoluyla de\u011fil ama ger\u00e7ek anlamda bir uymadan s\u00f6zedilmek istenirse bu, kavramlar i\u00e7ine zorunlu olarak tinci (spiritistic) bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sokmak olur.<br \/> Do\u011fan\u0131n hangi istek etkisiyle \u015funu ya da bunu yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 tastamam bilen, do\u011fan\u0131n inceli\u011finden hatta istencinden (sayfa 131) s\u00f6zeden adam\u0131n, ba\u015fkas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131ndaki sertli\u011fi i\u015fte b\u00f6yle! Ger\u00e7ekten tinci bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k, \u2014 ama kimde? Haeckel&#8217;de mi, yoksa bay D\u00fchring&#8217;de mi?<br \/> Ve yaln\u0131zca tinci de\u011fil, ayn\u0131 zamanda mant\u0131ksal kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k. Do\u011fada erek kavram\u0131n\u0131 \u00fcste \u00e7\u0131karmak i\u00e7in bay D\u00fchring&#8217;in b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcyle direndi\u011fini g\u00f6rd\u00fck: &#8220;Ara\u00e7 ve erek ili\u015fkisi, hi\u00e7bir zaman bilin\u00e7li bir g\u00fcdek \u00f6ngerektirmez.&#8221; Oysa kendisine kar\u015f\u0131 o denli \u00f6fkelendi\u011fi o bilin\u00e7li g\u00fcdek olmaks\u0131z\u0131n, tasar\u0131mlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmaks\u0131z\u0131n uyma, bir ere\u011fe y\u00f6nelen bu ayn\u0131 bilin\u00e7siz eylemden ba\u015fka nedir?<br \/> Demek ki e\u011fer benekli elmalar ve yaprak yiyen b\u00f6cekler ye\u015fil, g\u00f6l hayvanlan kum-sar\u0131s\u0131 ve kutup hayvanlar\u0131 \u00e7o\u011funlukla kar gibi beyazsalar, ku\u015fkusuz bu renkleri bile-isteye ya da baz\u0131 tasar\u0131lara g\u00f6re almam\u0131\u015flard\u0131r; tersine, bu renkler ancak fiziksel g\u00fc\u00e7ler ve kimyasal etkenlerle a\u00e7\u0131klanabilirler. Ve bununla birlikte, bu renkler arac\u0131yla onlar\u0131 d\u00fc\u015fmanlar\u0131 i\u00e7in \u00e7ok daha az g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131lacak bi\u00e7imde, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 ortama uymu\u015f bulunan bu hayvanlar\u0131n bir ere\u011fe ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 da yads\u0131namaz. Ayn\u0131 bi\u00e7imde, baz\u0131 bitkilerin \u00fczerlerine konan b\u00f6cekleri yakalay\u0131p yo\u011faltt\u0131klar\u0131 organlar bu i\u015fe uydurulmu\u015flar, hem de sistematik olarak uydurulmu\u015flard\u0131r. E\u011fer \u015fimdi bay D\u00fchring, uyman\u0131n zorunlu olarak tasar\u0131mlar\u0131n sonucu olmas\u0131 gerekti\u011fini savunmakta direnirse, bir ere\u011fe y\u00f6nelen eylemin tasar\u0131mlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yap\u0131lmas\u0131, bilin\u00e7li, g\u00fcdekli olmas\u0131 gerekti\u011fini bir ba\u015fka bi\u00e7imde s\u00f6ylemi\u015f olmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmaz. Bu da bizi, bir kez daha, ger\u00e7ek\u00e7i felsefede adet oldu\u011fu \u00fczre, erekli\u011fe d\u00fc\u015fk\u00fcn yarat\u0131c\u0131ya, Tanr\u0131ya g\u00f6t\u00fcr\u00fcr.<br \/> &#8220;Vaktiyle b\u00f6yle bir yola yaradanc\u0131l\u0131k denir ve pek \u00f6yle bir de\u011fer verilmezdi [der bay D\u00fchring]. Ama \u015fimdi, bu bak\u0131mdan da tersine gidilmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.&#8221;<br \/> Uymadan kal\u0131t\u0131ma ge\u00e7iyoruz. Bay D\u00fchring&#8217;e g\u00f6re darvincilik, buradada b\u00fcsb\u00fct\u00fcn yanl\u0131\u015f yolda. T\u00fcm organik d\u00fcnya s\u00f6zde Darwin&#8217;in sav\u0131na g\u00f6re ilkel bir varl\u0131ktan gelir, deyim yerindeyse tek bir varl\u0131\u011f\u0131n soyudur. S\u00f6zde ona g\u00f6re, do\u011fan\u0131n ayn\u0131 t\u00fcrden \u00fcr\u00fcnlerinin, d\u00f6l-d\u00f6\u015f arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmaks\u0131z\u0131n, ba\u011f\u0131ms\u0131z (sayfa 132)<br \/> Darwin&#8217;in bug\u00fcnk\u00fc organizmalar\u0131n hepsini tek bir ilk varl\u0131ktan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 olumlamas\u0131, kibarca s\u00f6ylemek gerekirse, bay D\u00fchring&#8217;in &#8220;\u00f6zg\u00fcr bir yarat\u0131 ve kuruntusu&#8221;dur. Darwin, T\u00fcrlerin K\u00f6keni&#8217;nin 6. bask\u0131s\u0131, sondan bir \u00f6nceki sayfas\u0131nda, &#8220;B\u00fct\u00fcn organizmalar\u0131 \u00f6zel yarat\u0131klar olarak de\u011fil de ya\u015fam\u0131\u015f birka\u00e7 canl\u0131n\u0131n[31*] d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yler.<br \/> Ve Haeckel daha da ileri gider ve &#8220;bitkiler d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in tamamen ba\u011f\u0131ms\u0131z bir soy-ba\u015f\u0131, hayvanlar alemi i\u00e7in bir ba\u015fka soy-ba\u015f\u0131, [ve bu ikisi aras\u0131nda], herbiri hayvanla bitki aras\u0131 \u00f6zel bir tek h\u00fccreli yarat\u0131k tipinden ba\u015flayarak tamamen ba\u011f\u0131ms\u0131z bir bi\u00e7imde geli\u015fmi\u015f bulunan belirli say\u0131da bir yal\u0131t\u0131k tekh\u00fccreliler soy-ba\u015f\u0131&#8221;[32*] kabul eder.<br \/> Bu ilk varl\u0131k bay D\u00fchring taraf\u0131ndan, yaln\u0131zca onu ilk Yahudi Adem ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma arac\u0131yla g\u00f6zden d\u00fc\u015f\u00fcrmek i\u00e7in t\u00fcretilmi\u015ftir; ama ba\u015f\u0131na \u2014bay D\u00fchring&#8217;in ba\u015f\u0131na demek istiyorum\u2014, Smith&#8217;in Asurlular \u00fczerindeki bulgular\u0131n\u0131n, bu ilk Yahudide ilk Saminin krizalitini g\u00f6sterdi\u011fini; Kutsal Kitaptaki t\u00fcm yarat\u0131\u015f ve tufan \u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fcn, eski paganizmin, Yahudilerin Babilliler, Kaldeliler ve Asurlular ile birlikte ortakla\u015fa sahip bulunduklar\u0131 dinsel s\u00f6ylenceler kolunun bir par\u00e7as\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmemek gibi bir mutsuzluk gelir.<br \/> Soysop zinciri parmaklar\u0131 aras\u0131nda kopar kopmaz s\u0131f\u0131r\u0131 t\u00fcketti\u011fini s\u00f6ylemek, ku\u015fkusuz, Darwin&#8217;e a\u011f\u0131r ama \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclemez bir ele\u015ftiride bulunmakt\u0131r. Ne yaz\u0131k ki do\u011fa bilimimizin t\u00fcm\u00fc, bu ele\u015ftiriye lay\u0131kt\u0131r. Soysop zincirinin elleri aras\u0131nda koptu\u011fu yerde, do\u011fa bilimi &#8220;s\u0131f\u0131r\u0131 t\u00fcketmi\u015f&#8221; demektir. (sayfa 133) Do\u011fa-bilimi \u015fimdiye de\u011fin, soysop zinciri olmadan organik varl\u0131klar meydana getirmesini beceremedi; hatta kimyasal \u00f6\u011felerden yola \u00e7\u0131karak yal\u0131n protoplazma ya da \u00f6b\u00fcr alb\u00fcminli cisimleri bile yapamad\u0131. Ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni \u00fczerine, \u015fimdiye de\u011fin kesinlikle ancak bir \u015feyi: Onun mutlak olarak kimyasal yoldan meydana gelmi\u015f oldu\u011fu s\u00f6yleyebildi. Ama do\u011fan\u0131n kendi aralar\u0131nda soysop ile ba\u011fl\u0131 olmayan, \u00f6zerklik durumunda yanyana konmu\u015f \u00fcr\u00fcnlerine sahip bulundu\u011funa g\u00f6re, belki ger\u00e7ek felsefesi burada yard\u0131m\u0131m\u0131za gelecek durumdad\u0131r. Bu \u00fcr\u00fcnler nas\u0131l do\u011fabildi? Kendili\u011finden \u00fcreme ile mi? Ama \u015fimdiye de\u011fin, kendili\u011finden \u00fcremenin en g\u00f6z\u00fcpek savunucular\u0131 bile, bu yoldan b\u00f6ceklerin, bal\u0131klar\u0131n, ku\u015flar\u0131n ya da memelilerin de\u011fil, ancak bakterilerin, mantar tohumlar\u0131n\u0131n ve \u00f6teki \u00e7ok ilkel organizmalar\u0131n meydana geldiklerini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. \u00d6yleyse, e\u011fer bu ayn\u0131 t\u00fcrden do\u011fa \u00fcr\u00fcnleri \u2014elbette burada yaln\u0131zca kendilerinin s\u00f6zkonusu oldu\u011fu organik \u00fcr\u00fcnler\u2014, kendileri aras\u0131nda soysop ile birbirlerine ba\u011fl\u0131 de\u011filseler, kendilerinin ya da atalar\u0131ndan herbirinin, &#8220;soysop zincirinin koptu\u011fu&#8221; yerde, d\u00fcnyaya \u00f6zel bir yaratma eylemi arac\u0131yla getirilmi\u015f olmalar\u0131 gerekir. \u0130\u015fte gene yarat\u0131c\u0131ya ve yaradanc\u0131l\u0131k denilen \u015feye d\u00f6nm\u00fc\u015f bulunuyoruz.<br \/> Ayr\u0131ca bay D\u00fchring, &#8220;\u00f6zg\u00fcl\u00fcklerin (propri\u00e9t\u00e9) cinsel ba\u011fda\u015f\u0131m\u0131 yal\u0131n eylemini, bu \u00f6zg\u00fcl\u00fcklerin olu\u015fumunun temel ilkesi&#8221; durumuna getiren Darwin&#8217;in \u00e7ok y\u00fczeysel bir duruma d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrer. \u0130\u015fte bizim derin filozofumuzun yeni bir \u00f6zg\u00fcr yarat\u0131 ve kuruntusu daha. Tersine Darwin, kesin olarak \u015f\u00f6yle der: Do\u011fal se\u00e7me deyimi yaln\u0131zca de\u011fi\u015fikliklerin korunmas\u0131n\u0131 i\u00e7erir, meydana getirilmesini i\u00e7ermez (s. 63). Ama Darwin&#8217;e hi\u00e7bir zaman s\u00f6ylemedi\u011fi \u015feyleri s\u00f6yletmek yolunda bu yeni giri\u015fim, daha sonra gelen fikirlerin t\u00fcm d\u00fchringasa derinli\u011fini kavramam\u0131za yard\u0131m eder:<br \/> &#8220;E\u011fer \u00fcremenin i\u00e7 \u015fematizminde herhangi bir ba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ilkesi aranm\u0131\u015f olsayd\u0131, bu fikir b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ussal olurdu; \u00e7\u00fcnk\u00fc evrensel olu\u015fum ilkesi ile cinsel d\u00f6lverme ilkesini bir araya getirmek ve kendili\u011finden denilen \u00fcremeyi, (sayfa 134) \u00fcremenin mutlak kar\u015f\u0131t\u0131 olarak de\u011fil, ama bal gibi bir \u00fcretim olarak daha y\u00fcksek bir g\u00f6r\u00fc\u015fle dikkate almak do\u011fal bir fikirdir.&#8221;<br \/> Ve bu sa\u00e7masapan ve anla\u015f\u0131lmaz s\u00f6zleri kaleme alabilen adam, Hegel&#8217;in &#8220;jargon&#8221;una dil uzatmaktan s\u0131k\u0131lmaz!<br \/> Ama bay D\u00fcbring&#8217;in do\u011fa biliminin Darwin teorisinin at\u0131l\u0131m\u0131na bor\u00e7lu oldu\u011fu b\u00fcy\u00fck geli\u015fmesi kar\u015f\u0131s\u0131nda duydu\u011fu cans\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 yat\u0131\u015ft\u0131rmaya yarayan su\u00e7lamalar ile tats\u0131z ve \u00e7eli\u015fik m\u0131z\u0131k\u00e7\u0131l\u0131klar art\u0131k yeter. Ne Darwin, ne de onun bilginler aras\u0131ndaki yanda\u015flar\u0131, Lamarck&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131 herhangi bir bi\u00e7imde k\u00fc\u00e7\u00fcmsemeyi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler; bu ba\u015far\u0131lar\u0131 ilk \u00f6venler, onlar olmu\u015ftur. Ama Lamarck zaman\u0131nda bilimin, t\u00fcrlerin k\u00f6keni sorununa hemen hemen kehanet niteli\u011findeki \u00f6ncelemelerden ba\u015fka bir yan\u0131t verebilmek i\u00e7in yeterli gerece sahip olmaktan uzak bulundu\u011funu da g\u00f6zden yitirmemek gerekir. O zamandan beri betimli ve anatomik botanik ve zooloji alan\u0131nda birikmi\u015f engin gere\u00e7 bir yana, Lamarck&#8217;tan sonra burada b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nemi olan yepyeni iki bilimin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fc: Bitki ve hayvan tohumlar\u0131n\u0131n geli\u015fmesinin incelenmesi (embriyoloji) ile yerkabu\u011funun \u00e7e\u015fitli katmanlar\u0131 i\u00e7inde kalmi\u015f organik kal\u0131nt\u0131lar\u0131n incelenmesi (paleontoloji). Ger\u00e7ekten, organik tohumlar\u0131 yeti\u015fkin organizmalar durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren kerteli geli\u015fme ile d\u00fcnya tarihinde birbiri arkas\u0131na gelen bitkiler ve hayvanlar s\u0131ras\u0131 aras\u0131nda \u015fa\u015f\u0131lacak bir uygunluk bulunur. Ve evrim teorisine en g\u00fcvenilir temeli veren de, i\u015fte bu uygunlu\u011fun ta kendisidir. Ama evrim teorisinin kendisi hen\u00fcz \u00e7ok gen\u00e7tir ve gelecekteki ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n, t\u00fcrlerin evrimi \u00fczerindeki bug\u00fcnk\u00fc fikirleri, hatta s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya darvinci fikirleri adamak\u0131ll\u0131 de\u011fi\u015ftirece\u011finden ku\u015fku duyulmaz.<br \/> Ve \u015fimdi, organik ya\u015fam\u0131n evrimi \u00fczerine ger\u00e7ek felsefesi olumlu olarak bize ne s\u00f6yleyebilir?<br \/> &#8220;T\u00fcrlerin de\u011fi\u015fkenli\u011fi, kabul edilebilir bir varsay\u0131md\u0131r.&#8221; Ama bunun yan\u0131nda, &#8220;d\u00f6l-d\u00f6\u015f arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmaks\u0131z\u0131n, ayn\u0131 t\u00fcrden do\u011fa \u00fcr\u00fcnlerinin \u00f6zerkli yanyana geli\u015fini&#8221; de kabul etmek gerekir. Bunun sonucu, ayn\u0131 t\u00fcrden olmayan do\u011fa (sayfa 135) \u00fcr\u00fcnlerinin, yani de\u011fi\u015fken t\u00fcrlerin birbirlerinden geldiklerini, oysa ayn\u0131 t\u00fcrden do\u011fa \u00fcr\u00fcnlerinde durumun b\u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekirdi. Bununla birlikte, bu da tamamen do\u011fru de\u011fil; \u00e7\u00fcnk\u00fc hatta de\u011fi\u015fken t\u00fcrlerde bile, &#8220;d\u00f6l-d\u00f6\u015f arac\u0131yla dolay\u0131m, tersine, do\u011fan\u0131n ancak tamamen ikincil bir eylemi olabilir&#8221;. \u00d6yleyse, gene de d\u00f6l-d\u00f6\u015f, ama &#8220;ikinci s\u0131n\u0131f&#8221;. Bay D\u00fchring d\u00f6l-d\u00f6\u015f \u00fczerine o denli k\u00f6t\u00fc ve o denli karanl\u0131k \u015feyler s\u00f6yledikten sonra, onun arka kap\u0131dan da olsa kabul edildi\u011fini g\u00f6rmekle kendimizi mutlu sayal\u0131m. Do\u011fal se\u00e7me i\u00e7in de durum ayn\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc do\u011fal se\u00e7menin sayesinde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 konusunda onca sa\u011ft\u00f6rel \u00f6fkeden sonra, bize birdenbire \u015f\u00f6yle denir:<br \/> &#8220;Varl\u0131klar do\u011fas\u0131n\u0131n derinle\u015ftirilmi\u015f nedeni, ya\u015fama ko\u015fullar\u0131 ve acunsal (kozmik) ili\u015fkilerde aranmal\u0131d\u0131r, oysa Darwin&#8217;in \u00fczerini vurgulad\u0131\u011f\u0131 do\u011fal se\u00e7me ancak ikincil olarak s\u00f6zkonusu edilebilir.&#8221;<br \/> \u00d6yleyse, gene de do\u011fal se\u00e7me, ikinci s\u0131n\u0131f da olsa; \u00f6yleyse, do\u011fal se\u00e7me ile birlikte ya\u015fama sava\u015f\u0131m\u0131 ve daha sonra Malthus&#8217;un papazca teorisine g\u00f6re, n\u00fcfus fazlal\u0131\u011f\u0131! Hepsi bu: Geri kalan\u0131 i\u00e7in bay D\u00fchring, bizi Lamarck&#8217;a g\u00f6nderir.<br \/> Son olarak, ba\u015fkala\u015fma (m\u00e9tamorphose) ve evrim (\u00e9volution) s\u00f6zc\u00fcklerinin k\u00f6t\u00fc kullan\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 bay D\u00fchring bizi uyar\u0131r. Ba\u015fkala\u015fma, a\u00e7\u0131k olmayan bir kavramm\u0131\u015f ve evrim kavram\u0131 da ancak evrim yasalar\u0131 ger\u00e7ekten ortaya konabildikleri \u00f6l\u00e7\u00fcde kabul edilebilirmi\u015f. Onlar\u0131n her ikisi yerine de &#8220;bile\u015fim&#8221; (composition) demeliymi\u015fiz, ve o zaman her \u015fey iyi gidecekmi\u015f. Hep ayn\u0131 \u00f6yk\u00fc: \u015feyler ne idiyseler o kal\u0131rlar ve biz yaln\u0131zca adlar\u0131 de\u011fi\u015ftirir de\u011fi\u015ftirmez, bay D\u00fchring zevkten d\u00f6rtk\u00f6\u015fe olur. Civcivin yumurta i\u00e7indeki geli\u015fmesinden s\u00f6z etti\u011fimiz zaman bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k yap\u0131yoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz evrim yasalar\u0131n\u0131 ancak yetersiz bir bi\u00e7imde tan\u0131tlayabiliriz. Ama e\u011fer civcivin bile\u015fiminden s\u00f6z edersek, her \u015fey ayd\u0131nlan\u0131r. \u00d6yleyse, art\u0131k: &#8220;Bu \u00e7ocuk parlak bir \u015fekilde geli\u015fiyor&#8221; de\u011fil, ama: &#8220;\u00dcst\u00fcn bir \u015fekilde bile\u015fiyor&#8221; diyece\u011fiz. Yaln\u0131zca kendisine kar\u015f\u0131 duydu\u011fu soylu sayg\u0131 ile de\u011fil ama gelece\u011fin kompozit\u00f6r\u00fc olma niteli\u011fi ile de NibelungenlerY\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc[33*] (sayfa 136) yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n yan\u0131ndaki yerini gere\u011fince almas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc, bay D\u00fchring&#8217;i kutlayabiliriz. (sayfa 137)<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">DO\u011eA FELSEFES\u0130 ORGAN\u0130K D\u00dcNYA (SON)<\/p>\n<p> &#8220;Do\u011fa felsefesi b\u00f6l\u00fcm\u00fcm\u00fczde, onu \u00f6ngerektirdi\u011fi t\u00fcm bilimle gere\u00e7lendirmek i\u00e7in hangi olumlu bilgilerin gerekti\u011fi &#8230; d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcls\u00fcn. \u00d6nce matemati\u011fin b\u00fct\u00fcn \u00f6nemli kazan\u0131mlar\u0131, sonra kesin bilimlerin (science exacte) mekanik, fizik ve kimyadaki ba\u015fl\u0131ca saptamalar\u0131 ve genel olarak do\u011fa biliminin fizyoloji, zooloji ve ara\u015ft\u0131rman\u0131n \u00f6teki benzer alanlar\u0131ndaki sonu\u00e7lar bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn temelini olu\u015fturur.\u201d<br \/> Bay D\u00fchring, bay D\u00fchring&#8217;in matematik ve do\u011fa bilimlerindeki derin bilgisinden i\u015fte b\u00f6yle bir g\u00fcven ve cesaretle s\u00f6z eder. Ne var ki bu yavan b\u00f6l\u00fcm\u00fcn kendisine bakmakla, daha da yavan sonu\u00e7lar\u0131 bir yana, orada sakl\u0131 bulunan olumlu bilgilerin k\u00f6kl\u00fc derinli\u011fi hi\u00e7 mi hi\u00e7 belli olmaz. Herhalde fizik ve kimya \u00fczerine d\u00fchringvari kelamlar etmek i\u00e7in, fizikten \u0131s\u0131n\u0131n mekanik e\u015fde\u011ferini d\u0131\u015favuran denklemden, kimyadan da b\u00fct\u00fcn cisimlerin \u00f6\u011felere ve \u00f6\u011fe ba\u011fda\u015f\u0131mlar\u0131na ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 (sayfa 138) olgusundan ba\u015fka bir \u015fey bilmeye gerek yok. Bundan ba\u015fkaca da, kim ki bay D\u00fchring gibi, s. 131, &#8220;\u00e7ekim dolay\u0131s\u0131yla bir merkez \u00e7evresinde dola\u015fan atomlar&#8221;dan s\u00f6z edebilirse, bununla yaln\u0131zca atomlar ile molek\u00fcller aras\u0131ndaki fark konusunda tamamen &#8220;karanl\u0131k i\u00e7inde&#8221; oldu\u011funu tan\u0131tlar. Atomlar\u0131n evrensel \u00e7ekim ya da mekanik ya da fizik hareketin \u00f6teki bi\u00e7imleri bak\u0131m\u0131ndan de\u011fil ama yaln\u0131zca kimyasal etki bak\u0131m\u0131ndan varolduklar\u0131 bilinir. Ve organik do\u011fa \u00fczerine olan b\u00f6l\u00fcm okundu\u011fu zaman, bu bo\u015f, \u00e7eli\u015fik, en \u00f6nemli noktalar \u00fczerinde anla\u015f\u0131lmaz sa\u00e7mal\u0131klarla kapl\u0131 ileri geri s\u00f6zler ve sonucun mutlak de\u011fersizli\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda insan, daha a priori, kendini bay D\u00fchring&#8217;in burada son derece k\u00f6t\u00fc bildi\u011fi \u015feylerden s\u00f6z etti\u011fi fikrinden kurtaramaz. Organik varl\u0131k teorisinde (biyoloji), bundan b\u00f6yle evrim yerine bile\u015fim denmesi \u00f6nerisine gelindi\u011finde de, bu kan\u0131 kesinlik kazan\u0131r. B\u00f6yle bir \u015fey \u00f6nerebilen kimse, organik cisimlerin olu\u015fmas\u0131 \u00fczerine en k\u00fc\u00e7\u00fck bir bilgisi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131tlar.<br \/> B\u00fct\u00fcn organik cisimler, en a\u015fa\u011f\u0131 bi\u00e7imleri d\u0131\u015f\u0131nda h\u00fccrelerden, yaln\u0131zca g\u00fc\u00e7l\u00fc bir b\u00fcy\u00fcte\u00e7 alt\u0131nda g\u00f6r\u00fclebilen ve bir h\u00fccre \u00e7ekirdeki i\u00e7eren k\u00fc\u00e7\u00fck alb\u00fcmin p\u0131ht\u0131lar\u0131ndan bile\u015fir. Genel olarak h\u00fccre, bir de d\u0131\u015f zar geli\u015ftirir ve o zaman i\u00e7eri\u011fi az\u00e7ok s\u0131v\u0131 olur. En a\u015fa\u011f\u0131 derecedeki h\u00fccresel cisimler, bir tek h\u00fccreden meydana gelirler; organik varl\u0131klar\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011fu \u00e7ok h\u00fccrelidir; bunlar, a\u015fa\u011f\u0131 organizmalarda hen\u00fcz ayn\u0131 yap\u0131da olan ve daha y\u00fcksek varl\u0131klarda gitgide daha farkl\u0131 bi\u00e7imler, grupla\u015fmalar ve eylemler g\u00f6steren \u00e7ok say\u0131da h\u00fccrelerin t\u00fcrde\u015f karma\u015falar\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin insan bedeninde kemikler, k\u0131k\u0131rdaklar, deri, k\u0131sacas\u0131 t\u00fcm dokular ya bile\u015fik, ya da h\u00fccrelerden do\u011fmu\u015f dokulard\u0131r. Ama i\u00e7inde bir h\u00fccre \u00e7ekirde\u011fi ile birlikte \u00e7o\u011fu kez zars\u0131z, basit bir k\u00fc\u00e7\u00fck alb\u00fcmin p\u0131ht\u0131s\u0131 olan amipten insana ve en k\u00fc\u00e7\u00fck tekh\u00fccreli ye\u015fil suyosunundan en geli\u015fmi\u015f bitkiye kadar b\u00fct\u00fcn h\u00fccresel organik varl\u0131klar, h\u00fccrelerin ikiye b\u00f6l\u00fcnerek \u00fcreme (scissiparit\u00e9) bi\u00e7imiyle \u00e7o\u011fal\u0131rlar. H\u00fccre \u00e7ekirde\u011fi \u00f6nce ortadan daral\u0131r, \u00e7ekirde\u011fin iki dilimini ay\u0131ran daralma gitgide daha da s\u0131k\u0131\u015f\u0131r; sonunda dilimler birbirinden ayr\u0131l\u0131r ve iki (sayfa 139) h\u00fccre \u00e7ekirde\u011fi olu\u015ftururlar. Bu s\u00fcre\u00e7, h\u00fccrenin i\u00e7inde meydana gelir; iki \u00e7ekirdekten herbiri, sonunda birbirinden ayr\u0131l\u0131ncaya ve ba\u011f\u0131ms\u0131z h\u00fccreler olarak ya\u015famaya ba\u015flay\u0131ncaya de\u011fin, \u00f6tekiyle gitgide daha s\u0131k\u0131 bir daralma ile ba\u011fl\u0131 bir protoplazma birikim merkezi olu\u015fturur. Hayvan yumurtas\u0131n\u0131n tohum kesesi, d\u00f6llenmeden sonra ergin hayvan durumuna gelmek \u00fczere, i\u015fte bu yinelenen h\u00fccresel b\u00f6l\u00fcnmeler arac\u0131yla yava\u015f yava\u015f d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr ve geli\u015fmi\u015f hayvanda eski dokular\u0131n yerine yeni dokular\u0131n ge\u00e7mesi, i\u015fte bu yoldan ger\u00e7ekle\u015fir. B\u00f6yle bir s\u00fcrece bile\u015fim demek ve evrim adland\u0131rmas\u0131na &#8220;an kuruntu&#8221; davran\u0131\u015f\u0131nda bulunmak i\u00e7in, ku\u015fkusuz, bug\u00fcn bunu kabul etmek ne denli g\u00fc\u00e7 olursa olsun, bu s\u00fcre\u00e7 \u00fczerine hi\u00e7bir bilgisi olmayan biri gerek: Burada yaln\u0131zca ve s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn tam anlam\u0131yla evrim var, ama bile\u015fimin izi bile yok!<br \/> Bay D\u00fchring&#8217;in genel olarak ya\u015famdan ne anlad\u0131\u011fi \u00fczerine, ilerde s\u00f6yleyecek birka\u00e7 s\u00f6z\u00fcm\u00fcz daha olacak. \u00d6zel olarak, i\u015fte ya\u015fam terimi alt\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc \u015fey:<br \/> &#8220;\u0130norganik d\u00fcnya da bir otomatik hareketler sistemidir; ama yaln\u0131zca ger\u00e7ek yap\u0131 ve maddelerin bir i\u00e7 noktadan ba\u015flayarak ve daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir varl\u0131\u011fa ge\u00e7irilebilir bir tohum \u015femas\u0131na g\u00f6re dola\u015f\u0131m i\u00e7in \u00f6zel kanallar\u0131n arac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 yerde, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn dar ve kesin anlam\u0131yla, as\u0131l ya\u015famdan s\u00f6z etmeye koyulabiliriz.&#8221;<br \/> Bu t\u00fcmce, gramerin umutsuz karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 bir yana, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn dar ve kesin anlam\u0131yla budalal\u0131k yap\u0131t\u0131 bir otomatik hareketler sistemidir (bununla ne anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekirse o anla\u015f\u0131ls\u0131n). E\u011fer ya\u015fam yaln\u0131zca as\u0131l yap\u0131n\u0131n ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 yerde ba\u015fl\u0131yorsa, o zaman Haeckel&#8217;in b\u00fct\u00fcn tek h\u00fccreliler d\u00fcnyas\u0131n\u0131 ve belki daha da \u00e7o\u011funu, yap\u0131 kavram\u0131n\u0131 anlay\u0131\u015f bi\u00e7imine g\u00f6re, \u00f6l\u00fc olarak ilan etmemiz gerekir. E\u011fer ya\u015fam yaln\u0131zca bu yap\u0131n\u0131n daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir tohum \u015femas\u0131 arac\u0131yla iletilebilir oldu\u011fu yerde ba\u015fl\u0131yorsa, o zaman en az\u0131ndan tekh\u00fccreli organizmalara de\u011fin ve onlar dahil b\u00fct\u00fcn organizmalar canl\u0131 de\u011fildir. E\u011fer cisimlerin dola\u015f\u0131m\u0131 i\u00e7in \u00f6zel kanallar\u0131n arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ya\u015fam\u0131n ay\u0131rdedici niteli\u011fi ise, o zaman daha \u00f6ncekilere ek olarak, b\u00fct\u00fcn selentereler y\u00fcksek s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131, olsa olsa (sayfa 140) denizanalar\u0131 hari\u00e7, \u00f6yleyse b\u00fct\u00fcn polipler ve \u00f6teki fitozoerleri, canl\u0131 varl\u0131klar dizisinden silmemiz gerekir. Ama e\u011fer ya\u015fam\u0131n ba\u015fl\u0131ca ay\u0131rdedici \u00f6zelli\u011fi olarak cisimlerin bir i\u00e7 noktadan ba\u015flayarak \u00f6zel kanallar arac\u0131yla dola\u015f\u0131m\u0131 kabul edilirse, o zaman kalbi olmayan ya da birka\u00e7 kalbi olan b\u00fct\u00fcn hayvanlar\u0131 \u00f6l\u00fc ilan etmemiz gerekir. Yani daha \u00f6nce ad\u0131n\u0131 and\u0131klar\u0131m\u0131za ek olarak b\u00fct\u00fcn kurtlar\u0131, be\u015f-parmakl\u0131lar\u0131 ve tatl\u0131 su kurtlar\u0131n\u0131 (Huxley&#8217;in s\u0131n\u0131flamas\u0131na g\u00f6re annuloida ve annulosa), kabuklu deniz hayvanlar\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 (yenge\u00e7ler) ve hatta son olarak, bir omurgal\u0131y\u0131, amphioxus&#8217;u. Ayr\u0131ca, t\u00fcm bitkileri. [34*]<br \/> B\u00f6ylece bay D\u00fchring, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn dar ve kesin anlam\u0131yla as\u0131l ya\u015fam\u0131 belirtme i\u015fine burnunu soktu\u011fu zaman, biri yaln\u0131zca b\u00fct\u00fcn bitkiler d\u00fcnyas\u0131n\u0131 de\u011fil ama a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 hayvanlar d\u00fcnyas\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 da \u00f6l\u00fcme mahkum eden, birbiriyle tam bir \u00e7eli\u015fki durumunda d\u00f6rt \u00f6l\u00e7\u00fct verir. Ger\u00e7ekten, &#8220;tepeden t\u0131rna\u011fa \u00f6zg\u00fcn sonu\u00e7 ve g\u00f6r\u00fc\u015fler&#8221; vaat ederken, onun bizi aldatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kimse s\u00f6yleyemez!<br \/> Bir ba\u015fka yerde, \u015f\u00f6yle okunur:<br \/> &#8220;Do\u011fada da, en a\u015fa\u011f\u0131s\u0131ndan en y\u00fckse\u011fine, b\u00fct\u00fcn organizmalar\u0131n temelinde yal\u0131n bir tip vard\u0131r [ve bu tipe] evrensel \u00f6z\u00fcyle birlikte, en geli\u015fmemi\u015f bitkinin en a\u015fa\u011f\u0131 hareketinde, hi\u00e7 eksiksiz raslan\u0131r.&#8221;<br \/> Bu tez, yeni ba\u015ftan, &#8220;hi\u00e7 eksiksiz&#8221; bir budalal\u0131kt\u0131r. T\u00fcm organik do\u011fada raslanan en yal\u0131n tip h\u00fccredir ve ku\u015fkusuz, en y\u00fcksek organizmalar\u0131n temelinde h\u00fccre bulunur. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, en a\u015fa\u011f\u0131 organizmalar aras\u0131nda, hen\u00fcz h\u00fccreden \u00e7ok a\u015fa\u011f\u0131 bir nitelik ta\u015f\u0131yan, hi\u00e7bir farkl\u0131la\u015fmaya u\u011framam\u0131\u015f yal\u0131n bir alb\u00fcmin p\u0131ht\u0131s\u0131ndan olu\u015fmu\u015f bir\u00e7ok protamip, b\u00fct\u00fcn bir dizi \u00f6teki hayvanla bitki aras\u0131 tekh\u00fccreli yarat\u0131klar (mongres) ve b\u00fct\u00fcn sifoneler (syphon\u00e9s) bulunur. B\u00fct\u00fcnl\u00fckleri i\u00e7inde bu varl\u0131klar, y\u00fcksek organizmalara yaln\u0131zca \u00f6zsel bile\u015ftirenlerinin alb\u00fcmin olmas\u0131 nedeniyle ba\u011flanm\u0131\u015flard\u0131r ve bunun sonucu alb\u00fcminlerin g\u00f6revlerini yerine (sayfa 141) getirirler, yani ya\u015farlar ve \u00f6l\u00fcrler.<br \/> Daha ilerde, bay D\u00fchting, bize bir de \u015funu anlat\u0131r:<br \/> &#8220;Fizyolojik olarak duyum, ne denli yal\u0131n olursa olsun, herhangi bir sinirsel ayg\u0131t\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc bu, duyuya, yani durumlar\u0131n\u0131n bilin\u00e7li bir \u00f6znel kavray\u0131\u015f\u0131na yetenekli b\u00fct\u00fcn hayvanlar\u0131n ay\u0131rdedici niteli\u011fidir. Bitki ve hayvan aras\u0131ndaki belgin s\u0131n\u0131r, duyuma s\u0131\u00e7ray\u0131\u015f\u0131n ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi yerde bulunur. Bilinen ge\u00e7i\u015f varl\u0131klar\u0131 bu s\u0131n\u0131r\u0131 o denli az silerler ki bu s\u0131n\u0131r\u0131 mant\u0131ksal bir gereksinme durumuna getirenler, tersine, bu d\u0131\u015fardan belirsiz ya da ay\u0131rdedilemez olu\u015fumlar\u0131n ta kendileridir.&#8221;<br \/> Ve daha ilerde:<br \/> &#8220;Buna kar\u015f\u0131l\u0131k bitkiler, en k\u00fc\u00e7\u00fck bir duyum izinden ve her t\u00fcrl\u00fc duyumlama yetene\u011finden tamamen ve her zaman i\u00e7in yoksundurlar.&#8221;<br \/> Birincisi, Hegel &#8220;duyum, differentia specifia, hayvan\u0131n kesin olarak ay\u0131rdedici belirtisidir&#8221; der (Do\u011fa Felsefesi, \u00a7 351, ek). \u0130\u015fte Hegel&#8217;in, bay D\u00fchring taraf\u0131ndan yal\u0131n bir \u00e7al\u0131nt\u0131n\u0131n son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede kesin bir do\u011frulu\u011fun soylu kat\u0131na y\u00fckseltti\u011fi yeni bir &#8220;kabal\u0131\u011f\u0131&#8221;.<br \/> \u0130kincisi, burada ge\u00e7i\u015f varl\u0131klar\u0131ndan, bitki ve hayvan aras\u0131nda son derece belirsiz ya da ay\u0131rdedilemez olu\u015fumlardan (ne anla\u015f\u0131lmaz dil!) s\u00f6z edildi\u011fini ilk kez olarak duyuyoruz. Bu arac\u0131 bi\u00e7imlerin varl\u0131\u011f\u0131; bitki mi, hayvan m\u0131 olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyemeyece\u011fimiz organizmalar\u0131n bulunmas\u0131; yani bitki ile hayvan aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131r\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a saptayamamam\u0131z \u2014 i\u015fte bay D\u00fchring i\u00e7in, ayn\u0131 zamanda kesin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da kabul etti\u011fi bir \u00f6l\u00e7\u00fct ileri s\u00fcrme mant\u0131ksal gereksinmesini yaratan \u015fey! Ama hayvanlar ile bitkiler aras\u0131ndaki ikircil alana de\u011fin gitmemize gerek bile yok; en k\u00fc\u00e7\u00fck dokunmada yapraklar\u0131n\u0131 katlayan ya da ta\u00e7lar\u0131n\u0131 kapatan duygulular\u0131n, b\u00f6cek yiyen bitkilerin en k\u00fc\u00e7\u00fck bir duyum izi ve her t\u00fcrl\u00fc duyumlama yetene\u011finden yoksun bulunduklar\u0131 s\u00f6ylenebilir mi? Bunu bay D\u00fchring&#8217;in kendisi bile, &#8220;bilim-d\u0131\u015f\u0131 yar\u0131-\u015fiir&#8221;e ba\u015fvurmadan ileri s\u00fcremez.<br \/> \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, duyumun fizyolojik olarak ne denli yal\u0131n olursa (sayfa 142) olsun, sinirsel bir ayg\u0131t\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 bulundu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrmek, gene bay D\u00fcbring&#8217;in &#8220;\u00f6zg\u00fcr bir yarat\u0131 ve kuruntu&#8221;sudur. Yaln\u0131zca b\u00fct\u00fcn ilkel hayvanlar de\u011fil ama fitozoerler bile, hi\u00e7 olmazsa b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funluklar\u0131 i\u00e7inde, sinirsel sistem izini g\u00f6stermezler. D\u00fczenli olarak bir sinir sistemi ancak kurtlardan ba\u015flayarak bulunur ve bay D\u00fchring, bu hayvanlar\u0131n sinirleri olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in duyumlar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 tezini ileri s\u00fcrenlerin birincisidir. Duyum zorunlu bir bi\u00e7imde sinirlere de\u011fil ama hen\u00fcz belginlikle belirlenmemi\u015f bulunan baz\u0131 alb\u00fcminimsi maddelere ba\u011fl\u0131d\u0131r.<br \/> Ayr\u0131ca bay D\u00fchring&#8217;in biyolojik bilgileri, Darwin&#8217;e kar\u015f\u0131 s\u00f6zkonusu etmekten korkmad\u0131\u011f\u0131, soru taraf\u0131ndan yeteri kadar belirtilmi\u015f bulunmaktad\u0131r: &#8220;Hayvan\u0131n evrim yoluyla bitkiden geldi\u011fine mi inanmak gerek?&#8221; Bu t\u00fcrl\u00fc sorular, ancak ne hayvanlar, ne de bitkiler \u00fczerine hi\u00e7bir \u015fey bilmeyen biri taraf\u0131ndan sorulabilir.<br \/> Genel olarak ya\u015fam \u00fczerine, bay D\u00fchring bize ancak \u015funu s\u00f6ylemesini bilir:<br \/> &#8220;Plastik olarak yarat\u0131c\u0131 bir \u015fematizasyon arac\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fen madde de\u011fi\u015fimi [tanr\u0131 a\u015fk\u0131na, bu ne demek ola?] her zaman as\u0131l dirimsel s\u00fcrecin ay\u0131rdedici bir niteli\u011fi kal\u0131r.&#8221;<br \/> Ya\u015fam \u00fczerine \u00f6\u011frendiklerimizin hepsi bu ve bu &#8220;plastik olarak yarat\u0131c\u0131 \u015fematizasyon&#8221;, bizi dizlerimize de\u011fin en saf d\u00fchringasa jargonun ipsiz saps\u0131z sa\u00e7ma s\u00f6zlerine bat\u0131r\u0131yor. Yani e\u011fer ya\u015fam\u0131n ne oldu\u011funu \u00f6\u011frenmek istiyorsak, kendi kendimize aramam\u0131z gerekecek.<br \/> Maddelerin organik de\u011fi\u015fiminin ya\u015fam\u0131n en genel ve en ay\u0131rdedici olay\u0131 oldu\u011fu, fizyolojik kimya ve kimyasal fizyoloji uzmanlar\u0131 taraf\u0131ndan otuz y\u0131ldan beri say\u0131s\u0131z kez s\u00f6ylenmi\u015ftir ve bay D\u00fchring burada, onu o kendine \u00f6zg\u00fc zarif ve duru dile \u00e7evirmekten ba\u015fka bir \u015fey yapmaz., Ama ya\u015fam\u0131 maddelerin organik de\u011fi\u015fimi olarak tan\u0131mlamak, ya\u015fam\u0131&#8230; ya\u015fam olarak tan\u0131mlamak demektir; \u00e7\u00fcnk\u00fc maddelerin organik de\u011fi\u015fimi ya da maddelerin plastik olarak yarat\u0131c\u0131 bir \u015fematizasyonu ile birlikte de\u011fi\u015fimi deyimi, asl\u0131nda ya\u015fam arac\u0131yla, organik ve inorganik aras\u0131ndaki, yani canl\u0131 ve cans\u0131z aras\u0131ndaki (sayfa 143) ayr\u0131m arac\u0131yla a\u00e7\u0131klanmas\u0131 gereken bir deyimden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Yani bu a\u00e7\u0131klama bizi, bir ad\u0131m bile ilerletmez.<br \/> Maddelerin de\u011fi\u015fimi, maddelerin de\u011fi\u015fimi olarak, ya\u015fam\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda da meydana gelir. Kimyada, yeterli bir ilkel madde katk\u0131s\u0131 arac\u0131yla ve dayanak olarak belirli bir cisme dayanarak, kendi \u00f6z ko\u015fullar\u0131n\u0131 her zaman yeniden \u00fcreten bir dizi s\u00fcre\u00e7 vard\u0131r. K\u00fck\u00fcrd\u00fcn yak\u0131lmas\u0131 ile s\u00fclfirik asit \u00fcretiminde oldu\u011fu gibi. O zaman k\u00fck\u00fcrt dioksit SO2 meydana gelir ve e\u011fer su buhar\u0131 ile nitrik asit verilirse, k\u00fck\u00fcrt dioksit hidrojen ve oksijeni al\u0131r ve s\u00fclfirik asit H2S04 durumuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Nitrik asit oksijeni b\u0131rak\u0131r ve azot oksit durumuna gelir; bu azot oksit hemen havadan yeni oksijen al\u0131r ve y\u00fcksek azot oksitleri durumuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr ama yaln\u0131zca bu oksijeni hemen k\u00fck\u00fcrt diokside geri vermek ve ayn\u0131 s\u00fcrece yeniden ba\u015flamak \u00fczere, \u00f6yleki teorik olarak son derece k\u00fc\u00e7\u00fck bir nitrik asit miktar\u0131, s\u0131n\u0131rs\u0131z bir miktarda k\u00fck\u00fcrt dioksit, oksijen ve suyu s\u00fclfirik asit durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye yeter. \u2014 Ayr\u0131ca, maddelerin de\u011fi\u015fimi, s\u0131v\u0131lar \u00f6l\u00fc organik ve hatta yapay Traube h\u00fccrelerindeki gibi inorganik zarlardan ge\u00e7ti\u011fi zaman da meydana gelir. Burada maddelerin de\u011fi\u015fiminin bizi bir ad\u0131m bile ileriye g\u00f6t\u00fcremeyece\u011fi bir kez daha ortaya \u00e7\u0131kar; \u00e7\u00fcnk\u00fc ya\u015fam\u0131 a\u00e7\u0131klamas\u0131 gereken \u00f6zg\u00fcn maddeler de\u011fi\u015fiminin kendisinin ya\u015fam taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131klanmas\u0131 gerekir. \u00d6yleyse ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc davranmam\u0131z gerek.<br \/> Ya\u015fam alb\u00fcniminsi cisimlerin varolu\u015f bi\u00e7imidir[35*] ve bu (sayfa 144) varolu\u015f bi\u00e7imi de \u00f6zsel olarak bu maddelerin kimyasal bile\u015ftirenlerinin, kendi kendilerine s\u00fcrekli yenilenmesine dayan\u0131r.<br \/> Burada alb\u00fcminimsi cisimler, baya\u011f\u0131 alb\u00fcmine benzer bi\u00e7imde bile\u015fmi\u015f ve proteik maddeler de denilen b\u00fct\u00fcn cisimleri bu ad alt\u0131nda toplayan modern kimya anlam\u0131nda al\u0131n\u0131yor. Ad pek uygun de\u011fil; \u00e7\u00fcnk\u00fc baya\u011f\u0131 alb\u00fcmin, yumurta sar\u0131s\u0131n\u0131n yan\u0131nda, yaln\u0131zca \u00e7eli\u015fen tohum i\u00e7in besleyici madde oldu\u011fundan, kendisine akraba b\u00fct\u00fcn maddeler i\u00e7inde en cans\u0131z, en edilgin rol\u00fc oynar. Bununla birlikte alb\u00fcminimsi cisimlerin kimyasal bile\u015fimi \u00fczerine daha \u00e7ok \u015fey bilinmedi\u011fi s\u00fcrece, bu ad hen\u00fcz en iyi add\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn \u00f6b\u00fcrlerinden daha genel bir nitelik ta\u015f\u0131r.<br \/> Ya\u015fama raslad\u0131\u011f\u0131m\u0131z her yerde, onu alb\u00fcminimsi bir cisme ba\u011fl\u0131 buluruz ve ayr\u0131\u015fma durumunda olmayan alb\u00fcminimsi bir cisme raslad\u0131\u011f\u0131m\u0131z her yerde, mutlak olarak dirimsel olaylar g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bu dirimsel olaylar\u0131n \u00f6zel farkl\u0131la\u015fmalar\u0131n\u0131 meydana getirmek i\u00e7in canl\u0131 bir cisimde \u00f6teki kimyasal ba\u011fda\u015f\u0131mlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n zorunlu oldu\u011fundan ku\u015fku yok; d\u00fcped\u00fcz ya\u015fam i\u00e7inse, i\u015fe besi olarak kar\u0131\u015fmalar\u0131 ve alb\u00fcmin durumuna d\u00f6n\u00fc\u015fmeleri d\u0131\u015f\u0131nda, bu ba\u011fda\u015f\u0131mlar zorunlu de\u011fildir. Bildi\u011fimiz en a\u015fa\u011f\u0131 canl\u0131 varl\u0131klar, yal\u0131n alb\u00fcmin p\u0131ht\u0131lar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve onlar da ba\u015fl\u0131ca ya\u015fam belirtilerinin hepsini g\u00f6sterirler.<br \/> Ama her yerde, b\u00fct\u00fcn canl\u0131 varl\u0131klarda raslanan bu dirimsel olaylar neye dayan\u0131r? Her \u015feyden \u00f6nce, alb\u00fcminimsi cismin \u00f6teki gerekli cisimleri \u00e7evresinden \u00e7ekip almas\u0131na, cismin daha eski k\u0131s\u0131mlar\u0131 ayr\u0131\u015f\u0131p yok olurken, bunlar\u0131 \u00f6z\u00fcmlemesine. Canl\u0131 olmayan \u00f6b\u00fcr cisimler de i\u015flerin do\u011fal ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr, ayr\u0131\u015f\u0131r ya da ba\u011fda\u015f\u0131rlar; ama o zaman da ne idi iseler o kalmaktan \u00e7\u0131karlar. Havan\u0131n etkisi alt\u0131nda toz durumuna gelen kaya, art\u0131k kaya de\u011fildir; okside olan maden, pas durumuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Ama cans\u0131z cisimlerde yok olma nedeni olan \u015fey, alb\u00fcmin i\u00e7in temel ya\u015fam ko\u015fuludur. Alb\u00fcminimsi cisim i\u00e7indeki bile\u015ftirici \u00f6\u011felerin bu aral\u0131ks\u0131z ba\u015fkala\u015fmas\u0131n\u0131n, besinlerin bu s\u00fcrekli \u00f6z\u00fcmlenme ve cisimden (sayfa 145) (bedenden) \u00e7\u0131kar\u0131lma de\u011fi\u015fiminin kesildi\u011fi an, alb\u00fcminimsi cismin varolmaktan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, ayr\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, yani \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc and\u0131r. \u00d6yleyse alb\u00fcminimsi cismin varolu\u015f bi\u00e7imi olan ya\u015fam, her \u015feyden \u00f6nce her an ayn\u0131 zamanda hem kendisi, hem de bir ba\u015fkas\u0131 olmaya dayan\u0131r; ve cans\u0131z cisimler i\u00e7in de olabilece\u011fi gibi, onu d\u0131\u015ftan etkileyen bir s\u00fcre\u00e7 nedeniyle de\u011fil. Tersine ya\u015fam, yani maddelerin besinlerin \u00f6z\u00fcmlenmesi ve bedenden \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fen de\u011fi\u015fimi, kendi kendine olan, dayana\u011f\u0131n\u0131n, alb\u00fcminin i\u00e7inde do\u011fu\u015ftan bulunan ve o olmaks\u0131z\u0131n alb\u00fcminin de varolamayaca\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7tir. Bundan, e\u011fer kimya bir g\u00fcn yapay olarak alb\u00fcmin \u00fcretmeyi ba\u015far\u0131rsa, bu alb\u00fcminin, ne denli g\u00fc\u00e7s\u00fcz olursa olsun, zorunlu olarak dirimsel belirtiler g\u00f6sterece\u011fi sonucu \u00e7\u0131kar. Asl\u0131nda kimyan\u0131n ayn\u0131 zamanda bir alb\u00fcmine elveri\u015fli besini bulup bulamayaca\u011f\u0131 da sorulabilir.<br \/> Ya\u015fam\u0131n en yal\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00f6b\u00fcr etkenleri: Alb\u00fcmin ile onun beslenmesi aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki i\u00e7ine yerle\u015ftirilmi\u015f uyar\u0131lganl\u0131k; besinin so\u011furulmas\u0131nda \u00e7ok a\u015fa\u011f\u0131 bir derecede kendini g\u00f6steren kas\u0131labilirlik; en a\u015fa\u011f\u0131 d\u00fczeyde b\u00f6l\u00fcnme yoluyla \u00e7okalmay\u0131 i\u00e7eren b\u00fcy\u00fcme yetisi; o olmaks\u0131z\u0131n besinlerin ne so\u011furulmas\u0131 ne de \u00f6z\u00fcmlenmesinin olanakl\u0131 oldu\u011fu i\u00e7 hareket, \u2014 i\u015fte alb\u00fcminin \u00f6zsel g\u00f6revi olarak besinin \u00f6z\u00fcmlenmesi ve d\u0131\u015far\u0131 at\u0131lmas\u0131 yoluyla ger\u00e7ekle\u015fen cisimlerin bu de\u011fi\u015fimi ve alb\u00fcmine \u00f6zg\u00fc yo\u011furulabilirlikten \u00e7\u0131karlar.<br \/> Bizim ya\u015fam tan\u0131m\u0131m\u0131z, b\u00fct\u00fcn dirimsel olaylar\u0131 i\u00e7ine almaktan \u00e7ok uzak, tersine, kendini bu olaylar\u0131n en genel ve en yal\u0131nlar\u0131 ile s\u0131n\u0131rland\u0131rmak zorunda olmas\u0131 nedeniyle, ister istemez \u00e7ok yetersizdir. B\u00fct\u00fcn tan\u0131mlar, bilimsel bak\u0131mdan az bir de\u011fer ta\u015f\u0131rlar. Ya\u015fam\u0131n ne oldu\u011funu ger\u00e7ekten eksiksiz bir bi\u00e7imde bilmek i\u00e7in, en a\u015fa\u011f\u0131s\u0131ndan en y\u00fckse\u011fine, onun kendini g\u00f6sterdi\u011fi b\u00fct\u00fcn bi\u00e7imleri g\u00f6zden ge\u00e7irmemiz gerekirdi. Gene de, g\u00fcnl\u00fck kullan\u0131m i\u00e7in bu t\u00fcrl\u00fc tan\u0131mlar \u00e7ok elveri\u015fli ve bazen de vazge\u00e7ilmesi \u00e7ok g\u00fc\u00e7t\u00fcr; ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz eksiklikleri unutulmad\u0131k\u00e7a, zararl\u0131 da olmazlar.<br \/> Ama gene bay D\u00fchring&#8217;e gelelim. O, yery\u00fcz\u00fc biyolojisi alan\u0131nda kendini pek rahat g\u00f6rmeyince, nas\u0131l avunaca\u011f\u0131n\u0131 (sayfa 146) bilir: Kendi y\u0131ld\u0131zl\u0131 g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne s\u0131\u011f\u0131n\u0131r.<br \/> &#8220;K\u0131van\u00e7 ve ac\u0131 duymak i\u00e7in \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f olan yaln\u0131zca duyarl\u0131kla bezenmi\u015f bir organ\u0131n \u00f6zel yap\u0131l\u0131\u015f\u0131 de\u011fil, ama b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7indeki nesnel d\u00fcnyad\u0131r. \u0130\u015fte, k\u0131van\u00e7 ve ac\u0131 kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, hem de tastamam bizce bilinen bi\u00e7imi alt\u0131nda, evrensel bir kar\u015f\u0131tl\u0131k oldu\u011funu ve \u00f6zsel olarak t\u00fcrde\u015f duygular arac\u0131yla evrenin \u00e7e\u015fitlid\u00fcnyalar\u0131nda temsil edilmesi gerekti\u011fini bu nedenle kabul ediyoruz. &#8230; Ama, duygular evreninin anahtar\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re, bu uygunlu\u011fun \u00f6nemsiz bir anlam\u0131 yok. &#8230; Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, \u00f6znel kozmik d\u00fcnya bize nesnel d\u00fcnyadan \u00e7ok daha yabanc\u0131 de\u011fil. \u0130ki d\u00fcnyan\u0131n da yap\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 uyarl\u0131 bir tipe g\u00f6re d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir, b\u00f6ylelikle \u00f6nemi yaln\u0131zca yery\u00fcz\u00fcn\u00fc uzaktan a\u015fan bir bilin\u00e7 teorisinin ilk unsurlar\u0131na sahip oluruz.&#8221;<br \/> Duygular evreninin anahtar\u0131n\u0131 cebinde ta\u015f\u0131yan biri i\u00e7in, bu d\u00fcnyan\u0131n do\u011fa biliminde birka\u00e7 kaba d\u00fc\u015f\u00fcnce yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131, ne yazabilir? Allons donc! [36*] (sayfa 147)<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>DO\u011eA FELSEFES\u0130 ORGAN\u0130K D\u00dcNYA &#8220;Bas\u0131n\u00e7 ve iti\u015f mekani\u011finden duyu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin birle\u015fmesine de\u011fin, araya kat\u0131lan i\u015fIemlerin t\u00fcrde\u015f ve tek bir \u0131skalas\u0131 uzan\u0131r.&#8221;Bu olumlama, d\u00fcnyan\u0131n evrimini kendi-kendine \u00f6zde\u015f duruma de\u011fin \u00e7\u0131karak izlemi\u015f bulunan ve kendini \u00f6teki g\u00f6ksel cisimler \u00fczerinde \u00f6ylesine rahat duyan bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr kar\u015f\u0131s\u0131nda, istenen her \u015feyi bilmesi kendi\u011finden beklenebilmesine kar\u015f\u0131n bay D\u00fchring&#8217;i, ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[35],"tags":[],"class_list":{"0":"post-5816","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-anti-duhring-friedrich-engels"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Anti-D\u00fchring - Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya - Friedrich Engels - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Anti-D\u00fchring - Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya - Friedrich Engels\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"DO\u011eA FELSEFES\u0130 ORGAN\u0130K D\u00dcNYA &#8220;Bas\u0131n\u00e7 ve iti\u015f mekani\u011finden duyu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin birle\u015fmesine de\u011fin, araya kat\u0131lan i\u015fIemlerin t\u00fcrde\u015f ve tek bir \u0131skalas\u0131 uzan\u0131r.&#8221;Bu olumlama, d\u00fcnyan\u0131n evrimini kendi-kendine \u00f6zde\u015f duruma de\u011fin \u00e7\u0131karak izlemi\u015f bulunan ve kendini \u00f6teki g\u00f6ksel cisimler \u00fczerinde \u00f6ylesine rahat duyan bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr kar\u015f\u0131s\u0131nda, istenen her \u015feyi bilmesi kendi\u011finden beklenebilmesine kar\u015f\u0131n bay D\u00fchring&#8217;i, ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-03-10T09:34:34+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"39 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Anti-D\u00fchring &#8211; Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya &#8211; Friedrich Engels\",\"datePublished\":\"2011-03-10T09:34:34+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/\"},\"wordCount\":7734,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Anti-D\u00fchring - Friedrich Engels\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/\",\"name\":\"Anti-D\u00fchring - Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya - Friedrich Engels - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2011-03-10T09:34:34+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Anti-D\u00fchring &#8211; Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya &#8211; Friedrich Engels\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Anti-D\u00fchring - Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya - Friedrich Engels - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Anti-D\u00fchring - Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya - Friedrich Engels","og_description":"DO\u011eA FELSEFES\u0130 ORGAN\u0130K D\u00dcNYA &#8220;Bas\u0131n\u00e7 ve iti\u015f mekani\u011finden duyu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin birle\u015fmesine de\u011fin, araya kat\u0131lan i\u015fIemlerin t\u00fcrde\u015f ve tek bir \u0131skalas\u0131 uzan\u0131r.&#8221;Bu olumlama, d\u00fcnyan\u0131n evrimini kendi-kendine \u00f6zde\u015f duruma de\u011fin \u00e7\u0131karak izlemi\u015f bulunan ve kendini \u00f6teki g\u00f6ksel cisimler \u00fczerinde \u00f6ylesine rahat duyan bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr kar\u015f\u0131s\u0131nda, istenen her \u015feyi bilmesi kendi\u011finden beklenebilmesine kar\u015f\u0131n bay D\u00fchring&#8217;i, ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-03-10T09:34:34+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"39 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Anti-D\u00fchring &#8211; Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya &#8211; Friedrich Engels","datePublished":"2011-03-10T09:34:34+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/"},"wordCount":7734,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Anti-D\u00fchring - Friedrich Engels"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/","name":"Anti-D\u00fchring - Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya - Friedrich Engels - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2011-03-10T09:34:34+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/anti-duhring-felsefe-doga-felsefesi-organik-dunya-friedrich-engels\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Anti-D\u00fchring &#8211; Felsefe | Do\u011fa Felsefesi Organik D\u00fcnya &#8211; Friedrich Engels"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5816","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5816"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5816\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5816"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5816"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5816"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}