{"id":5838,"date":"2011-03-10T14:47:24","date_gmt":"2011-03-10T11:47:24","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/"},"modified":"2011-03-10T14:47:24","modified_gmt":"2011-03-10T11:47:24","slug":"koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/","title":{"rendered":"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Friedrich Engels"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>2<br \/> O s\u0131ralarda say\u0131s\u0131 o kadar \u00e7ok olan z\u00fcmrelerin, daha \u00f6nemli birimler bi\u00e7iminde bir araya gelmeleri, yerel ve eyaletsel merkezcilik-yoklu\u011fu ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k, \u00e7e\u015fitli eyaletlerin kendi aralar\u0131ndaki tecimsel ve s\u0131nai yal\u0131t\u0131kl\u0131\u011f\u0131, ve ula\u015ft\u0131rma yollar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fc durumu taraf\u0131ndan, a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 tamamen engellenmi\u015f bulunuyordu. Bu bir araya geli\u015f, ancak Reformla, dinsel ve siyasal devrimci fikirlerin yay\u0131lmas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fir. Bu fikirlere kat\u0131lan ya da onlar\u0131 iteleyen \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131flar, ulusu, do\u011frusunu s\u00f6ylemek gerekirse tamamen e\u011freti ve yakla\u015f\u0131k bir bi\u00e7imde, \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck kamp i\u00e7inde toplar: Katolik ya da gerici kamp, burjuva-reformcu l\u00fctergil (l\u00fcth\u00e9rien) kamp ve devrimci kamp. E\u011fer, ulusun bu b\u00fcy\u00fck [sayfa 51] par\u00e7alanmas\u0131nda pek bir mant\u0131k g\u00f6r\u00fclmez, e\u011fer bazan ilk iki kampta da ayn\u0131 \u00f6\u011felere raslan\u0131rsa, bu durum, orta\u00e7a\u011fdan kalma resmi z\u00fcmrelerden \u00e7o\u011funun, o \u00e7a\u011fda i\u00e7inde bulunduklar\u0131 ayr\u0131\u015fma durumu ve, \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerde, ayn\u0131 z\u00fcmreleri bir an i\u00e7in kar\u015f\u0131t y\u00f6nlerde geli\u015ftiren merkezcilik-yoklu\u011fu ile a\u00e7\u0131klan\u0131r. \u015eu son y\u0131llarda, Almanya&#8217;da, buna benzer olaylar\u0131 saptama f\u0131rsat\u0131n\u0131 o kadar s\u0131k bulduk ki, 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n \u00e7ok daha karma\u015f\u0131k ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde, z\u00fcmrelerin ve s\u0131n\u0131flar\u0131n b\u00f6ylesine bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcr karmakar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 bizi \u015fa\u015f\u0131rtamaz.<br \/> \u015eu son y\u0131llardaki bunca deneye kar\u015f\u0131n, Alman ideolojisi, orta\u00e7a\u011f sava\u015f\u0131mlar\u0131 i\u00e7inde, zorlu tanr\u0131bilimsel \u00e7eki\u015fmelerden ba\u015fka bir \u015fey g\u00f6rmemekte devam eder. E\u011fer o \u00e7a\u011f\u0131n insanlar\u0131, sadece g\u00f6ksel i\u015fler konusunda anla\u015fabilselerdi, bizim tarih\u00e7ilerimizin ve devlet adamlar\u0131m\u0131z\u0131n fikrince, d\u00fcnya i\u015fleri \u00fczerinde hi\u00e7 bir tart\u0131\u015fma nedenleri olmazd\u0131. Bu ideologlar, bir \u00e7a\u011f\u0131n kendi \u00fczerine, ya da bir \u00e7a\u011f ideologlar\u0131n\u0131n o \u00e7a\u011f \u00fczerine besledi\u011fi t\u00fcm kuruntular\u0131, pe\u015fin para gibi alacak kadar saft\u0131rlar. Bu t\u00fcrl\u00fc kimseler, \u00f6rne\u011fin 1789 Devriminde, anayasal krall\u0131\u011f\u0131n, mutlak krall\u0131\u011fa g\u00f6re \u00fcst\u00fcnl\u00fckleri \u00fczerine pratik bir tart\u0131\u015fmadan, \u015eubat Devriminde, cumhuriyet mi krall\u0131k m\u0131 sorununu \u00e7\u00f6zme giri\u015fiminden ba\u015fka bir \u015fey g\u00f6rmezler. B\u00fct\u00fcn bu alt\u00fcst olmalar i\u00e7inde kendi yolunu izleyen, ve sava\u015f\u0131m durumundaki partilerin bayraklar\u0131 \u00fczerinde yaz\u0131l\u0131 siyasal lak\u0131rd\u0131lar kendisinin ifadesinden ba\u015fka bir \u015fey olmayan s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131, o s\u0131n\u0131flar aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131mlar, haberleri sadece d\u0131\u015f \u00fclkelerden yeterince belirgin bir bi\u00e7imde onlara kadar gelmekle kalmay\u0131p, \u00fclkemizdeki binlerce proleterin g\u00fcrleme ve \u00f6fkesinde de yank\u0131land\u0131\u011f\u0131 halde, bizim ideologlar\u0131m\u0131z\u0131n, bug\u00fcn bile, pek ak\u0131llar\u0131na gelmezler.<br \/> Hatta 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n din sava\u015flar\u0131 ad\u0131 verilen \u015feylerde bile, her \u015feyden \u00f6nce, \u00e7ok olumlu maddi s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 s\u00f6zkonusuydu, ve bu sava\u015flar da, daha sonra \u0130ngiltere ve Fransa&#8217;da ortaya \u00e7\u0131kan i\u00e7 \u00e7at\u0131\u015fmalar kadar, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131 idiler. E\u011fer bu s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131 o \u00e7a\u011fda, dinsel bir nitelik [sayfa 52] ta\u015f\u0131yor, e\u011fer \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7\u0131kar, gereksinme ve istemleri din maskesi alt\u0131nda gizleniyor idiyseler, bu hi\u00e7 bir \u015feyi de\u011fi\u015ftirmez ve \u00e7a\u011f\u0131n ko\u015fullar\u0131 ile kolayca a\u00e7\u0131klan\u0131r.<br \/> Orta\u00e7a\u011f, yola en ilk \u00f6\u011felerden \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Her\u015feye yeni ba\u015ftan ba\u015flamak i\u00e7in, eski uygarl\u0131k, eski felsefe, eski siyasa, eski hukuk biliminden her\u015feyi silip s\u00fcp\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Yitip giden eski d\u00fcnyadan, h\u0131ristiyanl\u0131k ile, t\u00fcm uygarl\u0131klar\u0131ndan yoksunla\u015fm\u0131\u015f, yar\u0131 yar\u0131ya y\u0131k\u0131k birka\u00e7 kentten ba\u015fka bir \u015fey kalmam\u0131\u015ft\u0131. Sonu\u00e7 \u015fu oldu ki, geli\u015fmenin t\u00fcm ilkel evrelerindeki gibi, rahipler, entelekt\u00fcel k\u00fclt\u00fcr tekelini ellerine ald\u0131lar, ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn kendisi de her\u015feyden \u00f6nce dinbilimsel bir nitelik kazand\u0131. Rahiplerin elleri aras\u0131nda, siyasa ve hukuk bilimi, t\u00fcm \u00f6b\u00fcr bilimler gibi, yal\u0131n\u00e7 tanr\u0131bilim kollar\u0131 olarak kald\u0131lar, ve tanr\u0131bilimde y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte olan ilkelere g\u00f6re incelendiler. Kilise dogmalar\u0131, ayn\u0131 zamanda, siyasal belitler idiler, ve Kutsal Kitap t\u00fcmceleri de, t\u00fcm mahkemelerde yasa g\u00fcc\u00fcne sahipti. Hatta ba\u011f\u0131ms\u0131z bir hukuk\u00e7ular s\u0131n\u0131f\u0131 olu\u015ftuktan sonra bile, hukuk bilimi daha uzun s\u00fcre tanr\u0131bilimin egemenli\u011fi alt\u0131nda kald\u0131. Ve t\u00fcm entelekt\u00fcel \u00e7al\u0131\u015f\u0131m alan\u0131nda tanr\u0131bilimin bu egemenli\u011fi, ayn\u0131 zamanda, feodal egemenli\u011fin en genel bire\u015fimi ve onaylamas\u0131 olan kilisenin durumunun da zorunlu sonucu idi.<br \/> Buna g\u00f6re, genellikle feodalizme kar\u015f\u0131 y\u00f6neltilen t\u00fcm sald\u0131r\u0131lar\u0131n, her \u015feyden \u00f6nce kiliseye kar\u015f\u0131 sald\u0131r\u0131lar olacaklar\u0131, toplumsal ve siyasal t\u00fcm devrimci \u00f6\u011fretilerin, ayn\u0131 zamanda ve her \u015feyden \u00f6nce, tanr\u0131bilimsel sapk\u0131nl\u0131klar olacaklar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Varolan toplumsal ko\u015fullara dokunabilmek i\u00e7in, onlar\u0131n kutsal niteliklerini kald\u0131rmak gerekiyordu.<br \/> Feodalizme kar\u015f\u0131 devrimci muhalefet, t\u00fcm orta\u00e7a\u011f boyunca devam etti. Bu muhalefet, kendini, ko\u015fullara g\u00f6re kimi zaman mistik, kimi zaman a\u00e7\u0131k mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131, kimi zaman da silahl\u0131 ayaklanma bi\u00e7imi alt\u0131nda g\u00f6steriyordu. Misti\u011fe ili\u015fkin olarak, 16. y\u00fczy\u0131l reformlar\u0131n\u0131n ona ne kadar ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 bilinir. M\u00fcnzer de ona \u00e7ok \u015fey bor\u00e7ludur. [sayfa 53] Mezhep sapk\u0131nl\u0131klar\u0131, ya Alp da\u011flar\u0131 \u00e7obanlar\u0131n\u0131n, ataerkil g\u00f6r\u00fc\u015flere, kendilerine kadar sokulan feodaliteye kar\u015f\u0131 tepkilerinin (Vaudois&#8217;lar [13] ), ya kentlerin feodalizme kar\u015f\u0131 muhalefetinin (Albigeais&#8217;lar[14] , Arnold de Brescia, vb.) ya da yal\u0131n\u00e7 k\u00f6yl\u00fc ayaklanmalar\u0131n\u0131n (John Bal, Pikardiya&#8217;daki Macar usta[15] , vb.) ifadeleri idiler. Bi\u00e7im ve i\u00e7erik bak\u0131m\u0131ndan, tarihin hareketine kar\u015f\u0131t gerici giri\u015fimler olduklar\u0131, ve sadece yerel bir \u00f6neme sahip bulunduklar\u0131 i\u00e7in, Vaudois&#8217;lar\u0131n ataerkil mezhep sapk\u0131nl\u0131klar\u0131 ile \u0130svi\u00e7relilerin ayaklanmas\u0131n\u0131 burada bir yana b\u0131rakabiliriz. \u00d6b\u00fcr iki orta\u00e7a\u011fsal mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7iminde, 12. y\u00fczy\u0131lda, burjuva muhalefet ile k\u00f6yl\u00fc-halk tak\u0131m\u0131 muhalefeti aras\u0131ndaki, K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k nedeni olan b\u00fcy\u00fck ba\u011fda\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n habercilerini g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu ba\u011fda\u015fmazl\u0131k, t\u00fcm orta\u00e7a\u011f boyunca s\u00fcr\u00fcp gider.<br \/> Kentlerin mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131, ve uyar\u0131nca s\u00f6ylemek gerekirse, bu, orta\u00e7a\u011f\u0131n resmi mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131d\u0131r, esas itibariyle rahiplere kar\u015f\u0131 y\u00f6neliyor, yani zenginliklere ve siyasal konuma sald\u0131r\u0131yordu. T\u0131pk\u0131 burjuvazinin \u015fimdi bir gouvernement \u00e0 bon march\u00e9[16] istedi\u011fi gibi, orta\u00e7a\u011f burjuvalar\u0131 da &#8220;ucuz bir kilise istiyorlard\u0131. Bi\u00e7imi bak\u0131m\u0131ndan gerici olarak, kilisenin ve dogmalar\u0131n geli\u015fmesinde bir yozla\u015fmadan ba\u015fka bir \u015fey g\u00f6rmeyen her mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 gibi, burjuva mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 da, kilisenin ilk d\u00fczeninin yeniden kurulmas\u0131n\u0131, ve salt din adamlar\u0131 z\u00fcmresinin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 istiyordu. Bu ucuz kurumun sonucu, ke\u015fi\u015fleri, y\u00fcksek din g\u00f6revlilerini, Roma saray\u0131n\u0131, k\u0131sacas\u0131, kilisede pahal\u0131ya malolan her\u015feyi ortadan kald\u0131rmak olacakt\u0131. Krallar\u0131n korunumu alt\u0131nda bulunmakla birlikte, asl\u0131nda kendileri birer cumhuriyet olduklar\u0131 i\u00e7in, kentler, papal\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 sald\u0131r\u0131lar\u0131 ile, ilk kez olarak, genel bir bi\u00e7im alt\u0131nda, o burjuva egemenli\u011finin normal bi\u00e7iminin cumhuriyet oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fini ifade ediyorlard\u0131. Kentlerin bir dizi kilise dogma ve yasalar\u0131na muhalefetleri, k\u0131smen bundan \u00f6nce s\u00f6ylenenlerle, [sayfa 54] k\u0131smen de \u00f6b\u00fcr yasama ko\u015fullar\u0131 ile a\u00e7\u0131klan\u0131r. \u00d6rne\u011fin, kentlerin, rahiplerin bekarl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 neden o kadar zorlu bir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131n\u0131, hi\u00e7 kimse Boccacio&#8217;dan daha iyi a\u00e7\u0131klayamaz. \u0130talya ve Almanya&#8217;da Arnold ve Brescia, Fransa&#8217;n\u0131n g\u00fcneyinde Albi&#8217;liler, \u0130ngiltere&#8217;de John Wielef, Bohemya&#8217;da Huss ve kalikstenler [17] , bu e\u011filimin ba\u015fl\u0131ca temsilcileri oldular. E\u011fer feodalizme kar\u015f\u0131 muhalefet, kendini burada sadece kilise feodalitesine kar\u015f\u0131 muhalefet olarak g\u00f6steriyorsa, bunun nedeni, sadece, her yerde, kentlerin daha \u015fimdiden tan\u0131nm\u0131\u015f bir z\u00fcmre olu\u015fturmalar\u0131, ve ayr\u0131cal\u0131klar\u0131, silahlar\u0131 ya da z\u00fcmreler meclislerinde, laik feodaliteye kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m vermek i\u00e7in yeterli ara\u00e7lara sahip bulunmalar\u0131d\u0131r.<br \/> K\u00fc\u00e7\u00fck soylulu\u011fun en b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn, rahiplere kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131mda ve mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131nda kentlerle ba\u011fla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, Fransa&#8217;n\u0131n g\u00fcneyinde, \u0130ngiltere&#8217;de ve Bohemya&#8217;da oldu\u011fu kadar, daha \u015fimdiden, burada da g\u00f6r\u00fcyoruz k\u00fc\u00e7\u00fck soylulu\u011fun kentler kar\u015f\u0131s\u0131ndaki ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve prensler ve y\u00fcksek din g\u00f6revlilerine kar\u015f\u0131 kentlerle olan \u00e7\u0131kar dayan\u0131\u015fmas\u0131 ile a\u00e7\u0131klanan olay; K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131nda bunu gene g\u00f6rece\u011fiz.<br \/> K\u00f6yl\u00fc ve halk tak\u0131m\u0131 gereksinmelerinin dolays\u0131z ifadesi olan ve hemen her zaman bir ayaklanmaya ba\u011fl\u0131 bulunan mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131n niteli\u011fi ise bamba\u015fka idi. Bu mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131, ger\u00e7i, burjuva mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, rahiplere, papal\u0131\u011fa ve ilkel kilise d\u00fczeninin yeniden kurulmas\u0131na ili\u015fkin t\u00fcm istemlerini i\u00e7eriyordu, ama ondan sonsuz derecede ileriye de gidiyordu. \u0130lkel h\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n e\u015fitlik ko\u015fullar\u0131n\u0131n topluluk \u00fcyeleri aras\u0131nda yeniden kurulmas\u0131n\u0131 ve uygar toplum i\u00e7in kural olarak tan\u0131nmalar\u0131n\u0131 da istiyordu. &#8220;\u0130nsanlar\u0131n tanr\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131ndaki e\u015fitli\u011finden, uygar e\u015fitli\u011fi, ve hatta, k\u0131smen daha \u015fimdiden, servet e\u015fitli\u011fini \u00e7\u0131kart\u0131yordu. Soyluluk ile k\u00f6yl\u00fclerin, ayr\u0131cal\u0131kl\u0131lar\u0131n, ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 burjuvalar ve halktan kimselerin e\u015fitli\u011fini ger\u00e7ekle\u015ftirmek, feodal angaryalar\u0131, efendi hakk\u0131n\u0131, vergileri, ayr\u0131cal\u0131klar\u0131 ve, eninde sonunda, g\u00f6ze \u00e7ok batan zenginlik farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmak: [sayfa 55] ilkel h\u0131ristiyan \u00f6\u011fretiden zorunlulukla \u00e7\u0131kan istemler olarak az \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde ortaya konar ve desteklenen istemler, i\u015fte bunlard\u0131. Feodalizmin doru\u011funa vard\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7a\u011fda, \u00f6rne\u011fin Albililerde oldu\u011fu gibi, burjuva mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan ay\u0131rdedilmesi hen\u00fcz g\u00fc\u00e7 olan bu k\u00f6yl\u00fc-halk tak\u0131m\u0131 mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131, 14. ve 15. y\u00fczy\u0131llarda, a\u00e7\u0131k\u00e7a ayr\u0131 bir parti program\u0131 durumuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr, ve burjuva mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 yan\u0131nda \u00e7o\u011fu kez tamamen ba\u011f\u0131ms\u0131z bir bi\u00e7imde g\u00f6r\u00fcn\u00fcr: \u0130ngiltere&#8217;de, Wyclef hareketi yan\u0131nda, Wat Tyler ayaklanmas\u0131n\u0131n vaizi John Ball [18] gibi, Bohemya&#8217;da, kalisktenler yan\u0131nda, Taboritler gibi. Almanya&#8217;da halk tak\u0131m\u0131 temsilcileri taraf\u0131ndan 15. y\u00fczy\u0131l sonu ve 16. y\u00fczy\u0131l ba\u015f\u0131nda yetkinle\u015ftirilen cumhuriyet\u00e7i e\u011filim, Taboritlerde, tanr\u0131bilimsel s\u00fcsler alt\u0131nda, daha o zamandan ortaya \u00e7\u0131k\u0131yordu.<br \/> Gericilik d\u00f6nemlerinde devrimci gelenekleri s\u00fcrd\u00fcren flagellant&#8217;lar\u0131n, lollard&#8217;lar\u0131n, [19] vb. mistik mezheplerin a\u015f\u0131r\u0131 etkinli\u011fi, bu mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imine ba\u011flan\u0131r.<br \/> Halk tak\u0131m\u0131ndan ki\u015filer, o \u00e7a\u011fda, tamamen resmi toplum d\u0131\u015f\u0131nda yer alm\u0131\u015f tek s\u0131n\u0131f\u0131 olu\u015fturuyorlard\u0131. Burjuva toplulu\u011funun d\u0131\u015f\u0131nda olduklar\u0131 gibi, feodal toplulu\u011fun da d\u0131\u015f\u0131nda idiler. Ne ayr\u0131cal\u0131klar\u0131 vard\u0131, ne de m\u00fclkleri, hatta k\u00f6yl\u00fcler ve k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvalar gibi a\u011f\u0131r y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler alt\u0131na konmu\u015f bir m\u00fclkleri bile yoktu. Nerden bak\u0131l\u0131rsa bak\u0131ls\u0131n, mals\u0131z m\u00fclks\u00fcz ve her t\u00fcrl\u00fc haktan yoksun idiler. Ya\u015fama ko\u015fullar\u0131, onlar\u0131, o g\u00fcn\u00fcn kendilerinden hi\u00e7 bir haberleri olmayan kurumlar ile hi\u00e7 bir zaman dolays\u0131z bir bulu\u015fukluk durumuna getirmiyordu. Bunlar, feodal toplum ile burjuva loncan\u0131n da\u011f\u0131lmas\u0131n\u0131n canl\u0131 simgesi ve, ayn\u0131 zamanda, modern burjuva toplumun ilk habercileri idiler.<br \/> Daha o \u00e7a\u011fda, halk\u00e7\u0131 b\u00f6l\u00fcnt\u00fcn\u00fcn, kendini neden sadece feodalizme ve ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 burjuvaziye kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m ile s\u0131n\u0131rlayamayaca\u011f\u0131n\u0131 i\u015fte bu durum a\u00e7\u0131klar; bu b\u00f6l\u00fcnt\u00fc, en az\u0131ndan imgeleme yetisi alan\u0131nda, hen\u00fcz do\u011fmakta olan modern burjuva toplumu a\u015fmal\u0131yd\u0131. Bu durum, her t\u00fcrl\u00fc m\u00fclkten [sayfa 56]chiliastique[20] d\u00fc\u015fleri, bunun i\u00e7in elveri\u015fli bir hareket noktas\u0131 sunuyordu. Ama, ayn\u0131 zamanda, sadece bug\u00fcn\u00fc de\u011fil, hatta gelece\u011fi de a\u015fan bu \u00f6nceleme, ancak zorlu, fantastik bir niteli\u011fe sahip olabilirdi ve, ilk ger\u00e7ekle\u015ftirme giri\u015fiminde, gene \u00e7a\u011f\u0131n ko\u015fullar\u0131 taraf\u0131ndan belirlenen dar s\u0131n\u0131rlar i\u00e7ine d\u00fc\u015fecekti. \u00d6zel m\u00fclkiyete kar\u015f\u0131 sald\u0131r\u0131lar, mallarda ortakl\u0131k istemi, kaba bir iyilikseverlik \u00f6rg\u00fct\u00fc bi\u00e7iminde da\u011f\u0131l\u0131p gideceklerdi. Belirsiz h\u0131ristiyan e\u015fitli\u011fi, olsa olsa, yasa kar\u015f\u0131s\u0131nda uygar e\u015fitli\u011fe varabiliyordu; her t\u00fcrl\u00fc yetkenin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131, sonunda, halk taraf\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f cumhuriyet\u00e7i h\u00fck\u00fcmetlerin kurulmas\u0131na yola\u00e7t\u0131. Kom\u00fcnizmi imgeleme yetisinde \u00f6ncelemek, ger\u00e7eklikte, modern burjuva ko\u015fullar\u0131n bir \u00f6ncelenmesi idi.<br \/> Gelecekteki tarihin bu zorlu, ama, halk tak\u0131m\u0131 b\u00f6l\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fcn ya\u015fama ko\u015fullar\u0131 g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutulursa \u00e7ok anla\u015f\u0131l\u0131r \u00f6ncelemesine, ilkin Almanya&#8217;da, ThomasM\u00fcnzer ve yanda\u015flar\u0131nda rasl\u0131yoruz. Daha \u00f6nce Taboritlerde, ama sadece salt askeri d\u00fczeyde bir tedbir olarak, bir t\u00fcr chiliastique mal ortakl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131. Bu kom\u00fcnist \u00e7\u0131nlamalar, ancak M\u00fcnzer&#8217;dedir ki, ger\u00e7ek bir toplum b\u00f6l\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fcn \u00f6zlemlerinin ifadesi durumuna gelirler. Ancak ondad\u0131r ki, bu kom\u00fcnist \u00e7\u0131nlamalar belirli bir a\u00e7\u0131kl\u0131kla form\u00fcle edilmi\u015flerdir, ve ondan sonra, bu \u00e7\u0131nlamalar\u0131, modern i\u015f\u00e7i hareketi ile kayna\u015fmalar\u0131na kadar, her b\u00fcy\u00fck halk ayaklanmas\u0131nda bir kez daha duyar\u0131z; t\u0131pk\u0131 orta\u00e7a\u011fda, \u00f6zg\u00fcr k\u00f6yl\u00fclerin, kendilerini gitgide a\u011flar\u0131 i\u00e7ine alan feodaliteye kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri sava\u015f\u0131mlar\u0131n, serfler ve angaryac\u0131lar\u0131n, feodal egemenli\u011fi dipten doru\u011fa y\u0131kmak i\u00e7in y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri sava\u015f\u0131mlar ile kayna\u015fmas\u0131 gibi.<br \/> Ulusun b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f bulundu\u011fu \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck kamptan birincisi, tutucu-katolik kamp, kurulu d\u00fczenin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinde \u00e7\u0131kar\u0131 bulunan t\u00fcm \u00f6\u011feleri: imparatorluk iktidar\u0131, papaz s\u0131n\u0131f\u0131 [sayfa 57] ve laik prenslerin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc, zengin soylulu\u011fu, b\u00fcy\u00fck din g\u00f6revlileri ve kentler ayr\u0131cal\u0131kl\u0131lar\u0131n\u0131 bir araya getirirken, l\u00fcterci-\u0131l\u0131manburjuva reform partisi, varl\u0131kl\u0131 muhalefet \u00f6\u011felerini, k\u00fc\u00e7\u00fck soyluluk y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131, burjuvaziyi, ve hatta, laik prenslerin, kilise mallar\u0131n\u0131n zoral\u0131m\u0131 ile zenginle\u015fmeyi uman ve imparatorluk kar\u015f\u0131s\u0131nda daha b\u00fcy\u00fck bir ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k kazanmak i\u00e7in f\u0131rsattan yararlanmak isteyen bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc bir araya getiriyordu. Son olarak, k\u00f6yl\u00fcler ve halktan kimseler de, istemleri ve \u00f6\u011fretileri en a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde Thomas M\u00fcnzer taraf\u0131ndan dile getirilen devrimci bir parti olu\u015fturuyorlard\u0131.<br \/> Luther ve M\u00fcnzer, \u00f6\u011fretileri ile oldu\u011fu kadar, karakter ve eylemleri ile de, y\u00f6nettikleri partileri hayranl\u0131k uyand\u0131racak bir bi\u00e7imde temsil ederler.<br \/> Luther, 1517&#8217;den 1525&#8217;e, modern Alman anayasac\u0131lar\u0131n\u0131n 1846&#8217;dan 1849&#8217;a ge\u00e7irdikleri evrimin t\u0131pk\u0131s\u0131n\u0131 ge\u00e7irdi; bir an hareketin ba\u015f\u0131nda bulunduktan sonra, bu hareket i\u00e7inde, o zamana kadar kendisini destekleyen halk\u00e7\u0131 ya da proleter parti taraf\u0131ndan geride b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6ren her burjuva partisinin ge\u00e7irdi\u011fi evrimin t\u0131pk\u0131s\u0131n\u0131 ge\u00e7irdi.<br \/> Luther, 1517&#8217;de, ilkin Katolik Kilisesinin dogmalar\u0131na ve kurulu\u015funa sald\u0131rd\u0131\u011f\u0131 zaman, muhalefeti hen\u00fcz belirli bir nitelik ta\u015f\u0131m\u0131yordu. Bu muhalefet, eski burjuva mezhep sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n istemlerini a\u015fmaks\u0131z\u0131n, daha radikal hi\u00e7 bir e\u011filimi d\u0131\u015ftalam\u0131yordu, ve zaten d\u0131\u015ftalayamazd\u0131 da. \u00c7\u00fcnk\u00fc, ba\u015flang\u0131\u00e7ta, t\u00fcm muhalefet \u00f6\u011felerini biraraya getirmek, en kararl\u0131 devrimci erkeyi g\u00f6stermek ve katolik ortodoksluk kar\u015f\u0131s\u0131nda daha \u00f6nceki sap\u0131t\u0131k doktrinlerin t\u00fcm\u00fcn\u00fc temsil etmek gerekiyordu. Bizim sosyalist ve kom\u00fcnist olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen, ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kurtulu\u015funu d\u00fc\u015fleyen burjuva liberallerimiz, 1847&#8217;de, i\u015fte tam da bu anlamda hen\u00fcz devrimci idiler. Luther&#8217;in g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u00f6yl\u00fc \u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc, kendini en co\u015fkun bir bi\u00e7imde, \u00e7al\u0131\u015f\u0131m\u0131n\u0131n bu birinci d\u00f6nemi i\u00e7inde g\u00f6sterdi.<br \/> &#8220;E\u011fer sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131n kudurganl\u0131\u011f\u0131 devam edecekse, diye [sayfa 58] yaz\u0131yordu Roma kilisesi rahiplerinden s\u00f6zederken, bu kudurganl\u0131\u011f\u0131 durdurmak i\u00e7in, san\u0131r\u0131m krallar\u0131n ve prenslerin zora ba\u015fvurduklar\u0131n\u0131, d\u00fcnyay\u0131 zehirleyen bu u\u011fursuz hayvan soyuna sald\u0131rd\u0131klar\u0131n\u0131, ve giri\u015fimlerine, s\u00f6zle de\u011fil, silahlarla bir son verdiklerini g\u00f6rmekten daha iyi bir yol ve daha iyi bir \u00e7are herhalde olmayacak. T\u0131pk\u0131 h\u0131rs\u0131zlar\u0131 ip, katilleri k\u0131l\u0131\u00e7, sap\u0131klar\u0131 ate\u015f ile cezaland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, bu u\u011fursuz y\u0131k\u0131m \u00f6\u011fretmenlerine, papalara, kardinallere, piskoposlara, ve t\u00fcm Roma Sodom&#8217;u s\u00fcr\u00fcs\u00fcne, neden elimizde olan b\u00fct\u00fcn silahlar ile sald\u0131rm\u0131yor, ve neden ellerimizionlar\u0131n kanlar\u0131nda y\u0131kam\u0131yoruz?<br \/> Ama bu ilk devrimci ate\u015f, uzun s\u00fcrmedi. Luther&#8217;in indirdi\u011fi y\u0131ld\u0131r\u0131m, yapaca\u011f\u0131n\u0131 yapt\u0131. T\u00fcm Alman halk\u0131 harekete ge\u00e7ti. Bir yandan, k\u00f6yl\u00fcler ve halktan kimseler, onun rahiplere kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131nda, h\u0131ristiyan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc \u00fczerindeki va\u0131zlar\u0131nda, ayaklanma i\u015faretini g\u00f6rd\u00fcler; \u00f6te yandan \u0131l\u0131man burjuvalar ile k\u00fc\u00e7\u00fck soylulu\u011fun b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc, hatta kendileri ile birlikte baz\u0131 prensleri de s\u00fcr\u00fckleyerek, onun y\u00f6resinde topland\u0131lar. Birileri, t\u00fcm zorbalar\u0131n hesab\u0131n\u0131 g\u00f6rmek i\u00e7in zaman\u0131n geldi\u011fini sand\u0131lar; \u00f6b\u00fcrleri ise sadece rahiplerin egemenli\u011fine, Roma kar\u015f\u0131s\u0131ndaki ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011fa, ve katolik a\u015fama-s\u0131ras\u0131na bir son vermek, ve kilise mallar\u0131n\u0131n zoral\u0131m\u0131 sayesinde zenginle\u015fmek istiyorlard\u0131. Partiler birbirlerinden ayr\u0131ld\u0131lar ve kendi s\u00f6zc\u00fclerini buldular. Luther, bu partiler aras\u0131nda bir se\u00e7im yapmak zorunda kald\u0131. Saksonya se\u00e7ici prensinin korunu\u011fu, Wittenberg \u00dcniversitesinin \u00fcst\u00fcn profes\u00f6r\u00fc, bir g\u00fcnden \u00f6b\u00fcr\u00fcne \u00fcn ve g\u00fc\u00e7 kazanan, kendisine canla ba\u015fla ba\u011fl\u0131 bir insan ve dalkavuk s\u00fcr\u00fcs\u00fc ile \u00e7evrili bu b\u00fcy\u00fck adam, bir an bile duraksamad\u0131. Hareketin halk \u00f6\u011felerine ihanet etti ve soylulu\u011fun, burjuvazinin ve prenslerin partisine kat\u0131ld\u0131. Roma&#8217;ya kar\u015f\u0131 k\u00f6k\u00fcn\u00fc-kaz\u0131ma sava\u015f\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131 yava\u015f yava\u015f s\u00f6nd\u00fc. Luther, simdi, bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 evrimi ve pasif direnmeyi sal\u0131k veriyordu (\u00f6rne\u011fin bkz: Alman Soylulu\u011funa \u00c7a\u011fr\u0131, 1520, vb.). Ulrich Von Hutten taraf\u0131ndan, [sayfa 59] kendi yan\u0131na, ve Sickingen&#8217;den, soylulu\u011fun din adamlar\u0131 ve prenslere kar\u015f\u0131 haz\u0131rlad\u0131klar\u0131 ayaklanman\u0131n merkezi olan Eberburg&#8217;a gelmesi i\u00e7in yap\u0131lan \u00e7a\u011fr\u0131y\u0131, Luther s\u00f6yle yan\u0131tlad\u0131:<br \/> &#8220;\u0130ncil davas\u0131n\u0131n zorla ve kan d\u00f6kerek kazan\u0131lmas\u0131ndan yana de\u011filim. D\u00fcnya s\u00f6z ile yenildi, kilise s\u00f6z ile kuruldu, o, eski haline s\u00f6z ile getirilecektir, ve Deccal, onu, zor kullanmadan eline ge\u00e7irdi\u011fi gibi, zora ba\u015fvurulmaks\u0131z\u0131n y\u0131k\u0131l\u0131p gidecektir.<br \/> Korunacak ya da reforma u\u011frat\u0131lacak kurumlar ve dogmalar y\u00f6resindeki o pazarl\u0131k, Augsbourg itiraf\u0131[21] ile sonu\u00e7lanan o \u00e7irkin diplomasi, \u00f6d\u00fcnler, entrikalar ve uzla\u015fmalar oyunu, reforme edilmi\u015f burjuva kilisesinin, sonunda al\u00e7ak\u00e7a anla\u015fmalar pahas\u0131na sa\u011flanm\u0131\u015f kurulu\u015fu, i\u015fte Luther&#8217;in e\u011filimi bu bi\u00e7imi ald\u0131\u011f\u0131, ya da daha do\u011frusu bu belgin bi\u00e7imde saptand\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn ba\u015flar. Alman ulusal meclislerinde, uyu\u015fma kurullar\u0131nda, g\u00f6zden ge\u00e7irme dairelerinde ve Erfurt parlamentolar\u0131nda, siyasal bi\u00e7im alt\u0131nda, daha bir s\u00fcre \u00f6nce, mide buland\u0131r\u0131ncaya kadar yinelenen \u015fey, i\u015fte ayn\u0131 sefil madrabazl\u0131\u011f\u0131n ta kendisidir. Resmi reformun k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuva niteli\u011fi, kendini en a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde, i\u015fte bu g\u00f6r\u00fc\u015fmeler boyunca g\u00f6stermi\u015ftir.<br \/> Bundan b\u00f6yle burjuva reformun temsilcisi olarak tan\u0131nan Luther&#8217;in, yasa \u00e7er\u00e7evesinde ilerlemeyi sal\u0131k vermesinin sa\u011flam nedenleri vard\u0131. Kentlerin \u00e7o\u011fu, \u0131l\u0131man reformdan yana \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131, k\u00fc\u00e7\u00fck soyluluk, giderek bu tutuma kat\u0131l\u0131yordu. Baz\u0131 prensler de bu tutuma kat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131, \u00f6b\u00fcrleri duraksama i\u00e7indeydiler. Bu i\u015fin ba\u015far\u0131s\u0131, Almanya&#8217;n\u0131n hi\u00e7 de\u011filse b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, sa\u011flanm\u0131\u015f demekti. E\u011fer i\u015fler bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 bir bi\u00e7imde geli\u015fmeye devam ederse, \u00f6b\u00fcr b\u00f6lgeler, uzun erimde, \u0131l\u0131man muhalefetin iti\u015fine direnemezlerdi. Ama her zorlu sars\u0131nt\u0131, \u0131l\u0131man partiyi halk tak\u0131m\u0131 ve k\u00f6yl\u00fclerin a\u015f\u0131r\u0131 partisi ile \u00e7at\u0131\u015fma durumuna d\u00fc\u015f\u00fcrecek, prensleri, soylulu\u011fu ve baz\u0131 kentleri hareketten uzakla\u015ft\u0131racak, ve [sayfa 60] sonunda, ya burjuva partisinin, k\u00f6yl\u00fc ve halk tak\u0131m\u0131 partisi taraf\u0131ndan geride b\u0131rak\u0131lmas\u0131, ya da hareketin t\u00fcm partilerinin, Katolik restorasyon taraf\u0131ndan ezilmesinden ba\u015fka bir se\u00e7enek b\u0131rakmayacakt\u0131. Ve burjuva partilerin, en k\u00fc\u00e7\u00fck bir ba\u015far\u0131 kazan\u0131r kazanmaz, yasa \u00e7er\u00e7evesinde ilerleme arac\u0131yla, devrimin Scylla&#8217;s\u0131 ve restorasyonun Charybde&#8217;i aras\u0131nda nas\u0131l volta vurdu\u011funu, son y\u0131llar\u0131n olaylar\u0131 bize yeterince g\u00f6stermi\u015ftir.<br \/> \u00c7a\u011f\u0131n, toplumsal ve siyasal, genel ko\u015fullar\u0131 gere\u011fi, her t\u00fcrl\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm sonu\u00e7lar\u0131, zorunlulukla prensler yarar\u0131na olaca\u011f\u0131 i\u00e7in, burjuva reform, halk ve k\u00f6yl\u00fc \u00f6\u011felerden daha a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde ayr\u0131ld\u0131k\u00e7a, gitgide reforma u\u011fram\u0131\u015f prenslerin denetimi alt\u0131na d\u00fc\u015fecekti. Luther&#8217;in kendisi de gitgide onlar\u0131n hizmetkar\u0131 oldu ve halk, onu da, \u00f6b\u00fcrleri gibi, prenslerin u\u015fa\u011f\u0131 durumuna gelmi\u015f olmakla su\u00e7lad\u0131\u011f\u0131, ve Orlam\u00fcnde&#8217;de oldu\u011fu gibi, ta\u015flayarak kovdu\u011fu zaman, ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ok iyi biliyordu.<br \/> K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 patlak verdi\u011fi, ve ger\u00e7ekte prensler ile soylulu\u011fun katolik \u00e7o\u011funluk durumunda bulunduklar\u0131 b\u00f6lgelerde patlak verdi\u011fi zaman, Luther arabulucu rol\u00fc oynamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. H\u00fck\u00fcmetlere korkusuzca sald\u0131rd\u0131. Haks\u0131z vergi \u00f6detmeleri ile, ayaklanmadan sorumlu olduklar\u0131n\u0131 bildirdi. Onlara kar\u015f\u0131 ayaklananlar k\u00f6yl\u00fcler de\u011fildi, Tanr\u0131n\u0131n ta kendisiydi. Ama, \u00f6te yandan, ayaklanman\u0131n dine ayk\u0131r\u0131 ve \u0130ncilin kurallar\u0131na kar\u015f\u0131 oldu\u011funu da s\u00f6yl\u00fcyordu. Sonunda, iki kar\u015f\u0131t partiye sava\u015fmaktan vazge\u00e7melerini ve dost\u00e7a bir anla\u015fmaya varmalar\u0131n\u0131 \u00f6\u011f\u00fctledi.<br \/> Ama, bu iyi dilekli arac\u0131l\u0131k \u00f6nerilerine kar\u015f\u0131n, ayaklanma h\u0131zla yay\u0131ld\u0131, hatta prensler, soylular ve Luther yanda\u015f\u0131 kentlerin yetkesi alt\u0131nda bulunan b\u00f6lgelere bile yay\u0131ld\u0131 ve &#8220;\u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc burjuva reform s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 h\u0131zla a\u015ft\u0131. Ayaklanmalar\u0131n en kararl\u0131 b\u00f6l\u00fcnt\u00fcs\u00fc, M\u00fcnzer&#8217;in y\u00f6netimi alt\u0131nda, kararg\u00e2h\u0131n\u0131 Th\u00fcringen&#8217;de Luther&#8217;in \u00e7ok yak\u0131nlar\u0131nda kurdu. Birka\u00e7 ba\u015far\u0131 daha kazand\u0131lar m\u0131, t\u00fcm Almanya alevler i\u00e7inde, [sayfa 61] Luther ku\u015fat\u0131lm\u0131\u015f, belki de hain olarak k\u0131l\u0131\u00e7tan ge\u00e7irilmi\u015f, ve burjuva reform, halk ve k\u00f6yl\u00fc devriminin kabarmas\u0131 taraf\u0131ndan s\u00fcp\u00fcr\u00fcl\u00fcp g\u00f6t\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f demekti. Yani duraksamaya vakit yoktu. Devrim kar\u015f\u0131s\u0131nda, t\u00fcm eski anla\u015fmazl\u0131klar unutuldu. Roma Sodom&#8217;unun u\u015faklar\u0131, k\u00f6yl\u00fc \u00e7eteleri kar\u015f\u0131s\u0131nda, Tanr\u0131n\u0131n su\u00e7suz kuzular\u0131, tatl\u0131 \u00e7ocuklar\u0131 idiler. Burjuvalar ve prensler, soyluluk ve papazlar s\u0131n\u0131f\u0131, Luther ve papa, &#8220;ya\u011fmac\u0131 ve k\u0131y\u0131c\u0131 k\u00f6yl\u00fc \u00e7etelerine kar\u015f\u0131 birle\u015ftiler.<br \/> &#8220;Kudurmu\u015f k\u00f6pekleri gebertir gibi, gizlice ve a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa, bunlar\u0131 par\u00e7alamak, bunlar\u0131 bo\u011fmak, bunlar\u0131 bo\u011fazlamak gerek! diye hayk\u0131r\u0131r Luther. Bu nedenle, benim aziz beylerim, bunlar\u0131 bo\u011fazlay\u0131n, bunlar\u0131 gebertin, bunlar\u0131 bo\u011fun, buras\u0131n\u0131, \u015furas\u0131n\u0131 kurtar\u0131n! E\u011fer [bu -\u00e7.] sava\u015f\u0131mda \u00f6l\u00fcrseniz, bundan daha kutsal bir \u00f6l\u00fcm olmaz! &#8220;<br \/> K\u00f6yl\u00fclere ac\u0131ma yok! Tanr\u0131n\u0131n ac\u0131mad\u0131\u011f\u0131, tersine, cezaland\u0131rmak ve yok etmek istedi\u011fi kimseleri ba\u011f\u0131\u015flayanlar da, isyanc\u0131lara kat\u0131lm\u0131\u015flar demektir. Sonra, k\u00f6yl\u00fcler, e\u011fer \u00f6b\u00fcr\u00fcn\u00fc dinginlik i\u00e7inde koruyabilmek i\u00e7in, ineklerinin birinden vazge\u00e7me zorunda kal\u0131rlarsa, Tanr\u0131ya \u015f\u00fckretmesini \u00f6\u011freneceklerdir; ve ayaklanma da, prenslere, halk\u0131n ne kafada oldu\u011funu, ancak zor arac\u0131yla h\u00fck\u00fcmet edilebilece\u011fini g\u00f6sterecektir.<br \/> &#8220;Bilge der ki: Cibus, onus et virgam asino.[22] K\u00f6yl\u00fclerin kafas\u0131 yulaf saman\u0131 dolu; onlar Tanr\u0131n\u0131n s\u00f6zlerini duymaz, onlar budalad\u0131rlar; bu nedenle onlara kam\u00e7\u0131y\u0131, arkeb\u00fcz\u00fc[23] duyurmak gerek; bu, onlara iyi gelecek. Boyun e\u011fmeleri i\u00e7in dua edelim. Yoksa, ac\u0131ma yok! Arkeb\u00fczleri konu\u015fturun, yoksa daha k\u00f6t\u00fc olacak.<br \/> Proletarya, Mart g\u00fcnleri ertesinde, zafer meyvelerinden pay\u0131n\u0131 istedi\u011fi zaman, bizim sosyalist ve insansever burjuvalar\u0131m\u0131z da i\u015fte tastamam b\u00f6yle konu\u015fuyorlard\u0131.<br \/> Luther, Kutsal Kitap \u00e7evirisi ile, halk\u00e7\u0131 harekete g\u00fc\u00e7l\u00fc bir silah vermi\u015fti. Kutsal kitapta, \u00e7a\u011f\u0131n feodalle\u015fmi\u015f [sayfa 62] h\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na, ilk y\u00fczy\u0131llar\u0131n g\u00f6steri\u015fsiz h\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n\u0131, ayr\u0131\u015fma durumundaki feodal toplumun kar\u015f\u0131s\u0131na, geni\u015f ve ustal\u0131kl\u0131 feodal a\u015fama-s\u0131ras\u0131n\u0131 (hiyerar\u015fi) bilmeyen bir toplum tablosunu \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131. K\u00f6yl\u00fcler, prenslere, soylulu\u011fa ve papazlara ka\u015f\u0131, bu silahtan her anlamda yararlanm\u0131\u015flard\u0131. \u015eimdi, Luther onlara kar\u015f\u0131 d\u00f6n\u00fcyor, ve Kutsal Kitaptan, Tanr\u0131 taraf\u0131ndan kurulmu\u015f yetkeler i\u00e7in, o zamana kadar hi\u00e7 bir mutlak krall\u0131k \u00e7anak-yalay\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n yapamad\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imde, ger\u00e7ek bir \u00f6vg\u00fc \u00e7\u0131kart\u0131yordu! Prenslerin tanr\u0131sal hukuka dayanan iktidar\u0131, pasif itaat, hatta serflik, onun taraf\u0131ndan, Kutsal Kitap ad\u0131na onayland\u0131. B\u00f6ylece, sadece k\u00f6yl\u00fclerin ayaklanmas\u0131 de\u011fil, ama Luther&#8217;in tinsel ve cismani yetkelere kar\u015f\u0131 t\u00fcm ba\u015fkald\u0131rmas\u0131 da yads\u0131nm\u0131\u015f bulunuyordu. B\u00f6ylece, sadece halk hareketi de\u011fil, ama burjuva hareket de, prensler yarar\u0131na, ihanete u\u011fruyordu.<br \/> \u015eu son y\u0131llarda, bu kendi \u00f6zge\u00e7mi\u015flerini yads\u0131ma \u00f6rneklerini bir kez daha vermi\u015f bulunan burjuvalar\u0131n da ad\u0131n\u0131 anmak gerekir mi?<br \/> \u015eimdi burjuva reformcusu Luther&#8217;in kar\u015f\u0131s\u0131na, halk devrimcisi M\u00fcnzer&#8217;i koyal\u0131m.<br \/> Thomas M\u00fcnzer, 1498 y\u0131l\u0131na do\u011fru [24] , Harz&#8217;da, Stolberg&#8217;de do\u011fmu\u015ftu. Stolberg kontunun keyfi y\u00f6netimine kurban giden babas\u0131, as\u0131larak \u00f6lm\u00fc\u015f. M\u00fcnzer, daha onbe\u015finde iken, okulda, Halle&#8217;de Magdebourg ba\u015fpiskoposu ve Roma Kilisesine kar\u015f\u0131 gizli bir dernek kurdu. \u00c7a\u011f\u0131n tanr\u0131bilimindeki derin bilgisi, gen\u00e7 ya\u015fta doktorluk a\u015famas\u0131 ve Halle&#8217;deki bir kad\u0131nlar manast\u0131r\u0131nda bir kilise papazl\u0131\u011f\u0131 elde etmesini sa\u011flad\u0131. Bu g\u00f6revde kilise dogma ve ayinlerine kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir k\u00fc\u00e7\u00fcmseme ile davran\u0131yor, ba\u015f ayinden (messe), kudas t\u00f6reninde ekmekle \u015farab\u0131n \u0130sa peygamberin eti ile kan\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fmesi (transsubstantion) s\u00f6zlerini tamamen \u00e7\u0131kart\u0131yor ve, Luther&#8217;in anlatt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, ayin s\u0131ras\u0131nda da\u011f\u0131tt\u0131\u011f\u0131 ekmekleri kutsamadan yutuyordu. Her \u015feyden \u00f6nce orta\u00e7a\u011f mistiklerini, \u00f6zellikle de Kalabriyali Joachim&#8217;in [25] , chiliastique [26] [sayfa 63] yaz\u0131lar\u0131n\u0131 irdeliyordu. Bu yazar\u0131n haber verip betimledi\u011fi bin y\u0131ll\u0131k krall\u0131k, yozla\u015fm\u0131\u015f kilise ve bozulmu\u015f d\u00fcnyan\u0131n mahk\u00fcmiyeti zaman\u0131, reform ve \u00e7a\u011f\u0131n genel kayna\u015fmas\u0131 ile birlikte, M\u00fcnzer&#8217;e gelmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnd\u00fc. B\u00f6lgede ba\u015far\u0131l\u0131 va\u0131zlar verdi. 1520&#8217;de, birinci \u0130ncil va\u0131z\u0131 olarak Zwickau&#8217;ya gitti. Orada, bir\u00e7ok b\u00f6lgelerde sessiz sedas\u0131z ya\u015famaya devam eden, ve al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck ve ge\u00e7ici sak\u0131nmalar\u0131 arkas\u0131nda, a\u015fa\u011f\u0131 toplumsal katmanlar\u0131n, kurulu d\u00fczene kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fcyen muhalefetlerinin gizlendi\u011fi o co\u015fkun chiliastique tarikatlardan birini buldu; \u015fimdi, b\u00fcy\u00fcyen \u00e7alkant\u0131 ile birlikte, bu tarikatlar, gitgide daha a\u00e7\u0131k ve daha direngen bir \u00e7al\u0131\u015f\u0131m g\u00f6steriyorlard\u0131. Bu tarikat, ba\u015f\u0131nda Nicolas Storch&#8217;un bulundu\u011fu anabaptistler tarikat\u0131 idi. Anabaptistler, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc ile bin y\u0131ll\u0131k krall\u0131\u011f\u0131n yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 vaazediyorlard\u0131; onlar\u0131n &#8220;ke\u015fifleri (visions), esrimeleri ve ermi\u015flikleri vard\u0131. Az zamanda Zwickau Konseyi ile \u00e7at\u0131\u015fmaya girdiler. M\u00fcnzer, hi\u00e7 bir zaman onlara tamamen kat\u0131lmadan, ama onlar\u0131 gitgide kendi etkisi alt\u0131na alarak, bunlar\u0131 savundu. Konsey, var g\u00fcc\u00fcyle bunlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131; kentten ayr\u0131lmak zorunda kald\u0131lar, ve M\u00fcnzer de onlarla birlikte. Bu i\u015f, 1521 sonunda olmu\u015ftu.<br \/> M\u00fcnzer Prag&#8217;a gitti, ve Huss hareketinden artakalanlar ile ili\u015fki kurarak orada tutunmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131, ama konu\u015fmalar\u0131, onu Bohemya&#8217;dan ka\u00e7mak zorunda b\u0131rakmaktan ba\u015fka bir sonu\u00e7 vermedi. 1522&#8217;de, Th\u00fcringen&#8217;de Allstedt&#8217;e va\u0131z atand\u0131. Orada, tap\u0131n\u0131\u015f\u0131 reformdan ge\u00e7irmeye ba\u015flad\u0131. Luther&#8217;in, i\u015fi oraya vard\u0131rmay\u0131 g\u00f6ze almas\u0131ndan \u00f6nce, Latince kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 tamamen kald\u0131rd\u0131, ve pazar ayinlerinde sadece \u0130ncilleri ve havarilerin mektuplar\u0131n\u0131 de\u011fil, t\u00fcm Kutsal Kitab\u0131 okuttu. Ayn\u0131 zamanda, b\u00f6lgedeki propaganday\u0131 \u00f6rg\u00fctledi. Halk, d\u00f6rt bucaktan ona ko\u015ftu, ve az zamanda, Allstedt, t\u00fcm Th\u00fcringen&#8217;deki rahip d\u00fc\u015fman\u0131 halk hareketinin merkezi durumuna geldi.<br \/> O s\u0131rada, M\u00fcnzer, hen\u00fcz her \u015feyden \u00f6nce bir tanr\u0131bilimci idi; sald\u0131r\u0131lar\u0131, hen\u00fcz sadece rahiplere kar\u015f\u0131 y\u00f6neltilmi\u015fti. [sayfa 64] Ama, Luther&#8217;in daha o zamandan yapmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 gibi, g\u00fcr\u00fclt\u00fcs\u00fcz pat\u0131rt\u0131s\u0131z tart\u0131\u015fmalar ve bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 evrim vaazetmiyordu. Luther&#8217;in eski zorlu vaazlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor ve Saksonya prensleri ile halk\u0131, Roma rahiplerine kar\u015f\u0131 silahl\u0131 sava\u015f\u0131ma \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yordu.<br \/> &#8220;\u0130sa: ben size bar\u0131\u015f de\u011fil, k\u0131l\u0131\u00e7 getirmeye geldim, demez mi? Ama siz, [Saksonya prensleri] bu k\u0131l\u0131\u00e7la ne yapacaks\u0131n\u0131z? E\u011fer Tanr\u0131n\u0131n iyi kullar\u0131 olmak istiyorsan\u0131z, onu \u0130ncil yoluna \u00e7\u0131kan k\u00f6t\u00fcleri ortadan kald\u0131rmak ve yok etmek i\u00e7in kullan\u0131n\u0131z. \u0130sa, b\u00fcy\u00fck bir ihti\u015famla \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: Lakin \u00fczerlerine kral olmam\u0131 istemeyen o d\u00fc\u015fmanlar\u0131m\u0131 buraya getirin, ve \u00f6n\u00fcmde bo\u011fun (\u0130ncil, Luka, 19, 27) &#8230; Tanr\u0131n\u0131n kudretinin, bu i\u015fi sizin k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131z\u0131n yard\u0131m\u0131 olmaks\u0131z\u0131n da yapaca\u011f\u0131 yolundaki o yavan sa\u00e7mal\u0131klarla bize kar\u015f\u0131 komay\u0131n; yoksa o k\u0131l\u0131\u00e7 k\u0131n\u0131nda paslanabilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Tanr\u0131n\u0131n esinine kar\u015f\u0131 gelen kimseleri, t\u0131pk\u0131 Ezekiyas, Keyhus, Yesu, Daniel ve Elya&#8217;n\u0131n, Baal rahiplerini yok ettikleri gibi, ac\u0131madan yok etmek gerekir. Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc, h\u0131ristiyan kilisesini kayna\u011f\u0131na d\u00f6nd\u00fcrmek olanakl\u0131 de\u011fildir. Hasat zaman\u0131, Tanr\u0131 ba\u011flar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fc otlar\u0131n\u0131 yolmak gerekir. Tanr\u0131 \u015f\u00f6yle dedi (Musa, 5,7): &#8220;Puta tapanlara ac\u0131mayacaks\u0131n\u0131z. Gazab\u0131ma u\u011framak istemiyorsan\u0131z, onlar\u0131n mezbahlar\u0131n\u0131 y\u0131kacak, kutsal resimlerini par\u00e7alay\u0131p yakacaks\u0131n\u0131z!<br \/> Ama, halk aras\u0131ndaki devrimci kayna\u015fma g\u00fcnden g\u00fcne artt\u0131\u011f\u0131 halde, prenslere yap\u0131lan bu \u00e7a\u011fr\u0131lar hi\u00e7 bir sonu\u00e7 vermedi. Gitgide daha a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde dile getirilen fikirleri her g\u00fcn daha at\u0131lgan bir duruma gelen M\u00fcnzer, o zaman burjuva reformdan kesinlikle ayr\u0131ld\u0131 ve bundan b\u00f6yle siyasal bir ajitat\u00f6r rol\u00fcn\u00fc oynad\u0131.<br \/> Tanr\u0131bilimsel ve felsefi \u00f6\u011fretisi, k\u0131sacas\u0131, sadece katolikli\u011fin de\u011fil, ama h\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n da t\u00fcm temel noktalar\u0131na sald\u0131r\u0131yordu. M\u00fcnzer, h\u0131ristiyan bi\u00e7imler alt\u0131nda, modern spek\u00fclatif g\u00f6r\u00fc\u015flerle ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir benzerlik g\u00f6steren, ve hatta, zaman zaman, tanr\u0131tan\u0131mazc\u0131l\u0131\u011fa yakla\u015fan bir kamutanr\u0131c\u0131l\u0131k [sayfa 65]panth\u00e9isme) \u00f6\u011fretiyordu. Kutsal Kitab\u0131, biricik ve yan\u0131lmaz esin (r\u00e9v\u00e9lation) olarak reddediyordu. Ger\u00e7ek ya\u015fayan esin, diyordu M\u00fcnzer, her zaman ve b\u00fct\u00fcn halklarda varolmu\u015f bulunan ve bug\u00fcn de varolan ak\u0131l-esindir. Akla kar\u015f\u0131 Kutsal Kitab\u0131 \u00e7\u0131karmak demek, \u00f6z\u00fc s\u00f6zle \u00f6ld\u00fcrmek demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, Kutsal Kitab\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi Kutsal-Ruh, bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda yoktur. Kutsal-Ruh, akl\u0131n ta kendisidir. \u0130man, akl\u0131n insanda ete kemi\u011fe b\u00fcr\u00fcnmesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, ve bu nedenle, h\u0131ristiyan olmayanlar (payenler) de iman sahibi olabilirler. Bu iman, canl\u0131 duruma gelmi\u015f bu ak\u0131l sayesinde, insan tanr\u0131salla\u015f\u0131p kutsalla\u015f\u0131r. Bu nedenle, cennet \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyada olan bir \u015fey de\u011fildir, onu kendi ya\u015fam\u0131m\u0131zda aramak gerekir; ve iman sahiplerinin g\u00f6revi de, bu cenneti, Tanr\u0131n\u0131n bu krall\u0131\u011f\u0131n\u0131, yery\u00fcz\u00fcnde kurmaktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Nas\u0131l ki, \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyada cennet yoksa, t\u0131pk\u0131 \u00f6yle, cehennem ve s\u00fcrekli cehennem azab\u0131 da yoktur. Ayn\u0131 bi\u00e7imde, insanlar\u0131n k\u00f6t\u00fc i\u00e7g\u00fcd\u00fc ve k\u00f6t\u00fc isteklerinden ba\u015fka bir \u015feytan yoktur. \u0130sa, \u00f6b\u00fcr insanlar gibi bir insan, bir yalva\u00e7 ve bir \u00f6\u011fretmendi, ve havarilerle birlikte yedi\u011fi son yemek de (la c\u00e8ne), ekmek ve \u015farab\u0131n, bu yeme\u011fe mistik hi\u00e7 bir \u015fey katmaks\u0131z\u0131n yenilip i\u00e7ildikleri basit bir anma yeme\u011fi.<br \/> M\u00fcnzer bu \u00f6\u011fretiyi \u00e7o\u011fu kez, yeni fesefenin belli bir s\u00fcre gizlenmek zorunda kald\u0131\u011f\u0131 h\u0131ristiyan c\u00fcmle kurulu\u015flar\u0131 alt\u0131nda saklayarak \u00f6\u011fretiyordu. Ama iyiden iyiye h\u00e9r\u00e9tique (sapk\u0131n mezhepli) bir nitelik ta\u015f\u0131yan d\u00fc\u015f\u00fcnce, yaz\u0131lar\u0131n\u0131n her yan\u0131ndan f\u0131\u015fk\u0131r\u0131r, ve Kutsal Kitap maskesini, bug\u00fcn\u00fcn bir\u00e7ok Hegel \u00e7\u00f6mezinden \u00e7ok daha az ciddiye ald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Gene de, M\u00fcnzer&#8217;i modern felsefeden \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131l ay\u0131r\u0131r.<br \/> Siyasal \u00f6\u011fretisi tastamam bu devrimci dinsel g\u00f6r\u00fc\u015fe denk d\u00fc\u015f\u00fcyor, ve tanr\u0131bilimi \u00e7a\u011f\u0131n dinsel g\u00f6r\u00fc\u015flerini ne kadar a\u015f\u0131yorduysa, o da varolan toplumsal ve siyasal ili\u015fkileri o kadar a\u015f\u0131yordu. M\u00fcnzer&#8217;in tanr\u0131biliminin tanr\u0131tan\u0131mazc\u0131l\u0131\u011fa yakla\u015fmas\u0131 gibi, siyasal program\u0131 da kom\u00fcnizme yakla\u015f\u0131yordu, ve bir tek modern kom\u00fcnist tarikat, daha devrimin [sayfa 66] \u00f6ng\u00fcn\u00fcnde bile, 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n &#8220;m\u00fcnzerci tarikatlar\u0131n\u0131n teorik cephaneli\u011finden daha zengin bir teorik cephaneli\u011fe sahip bulunmuyordu. \u00c7a\u011f\u0131n halktan kimselerinin istemlerinin bir sentezi olmaktan \u00e7ok, bu halktan kimseler aras\u0131nda tohum halinde bulunan proleter \u00f6\u011felerin kurtulu\u015f ko\u015fullar\u0131n\u0131n dahice bir \u00f6ncelemesi olan bu program, Tanr\u0131 krall\u0131\u011f\u0131n\u0131n, yalva\u00e7lar\u0131n bin y\u0131ll\u0131k krall\u0131\u011f\u0131n\u0131n, kilisenin kayna\u011f\u0131na d\u00f6nmesi, ve s\u00f6zde ilkel, ama, ger\u00e7eklikte, yepyeni olan bu kilise ile \u00e7eli\u015fki durumunda bulunan t\u00fcm kurumlar\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 arac\u0131yla, yery\u00fcz\u00fcnde hemen kurulmas\u0131n\u0131 istiyordu. M\u00fcnzer&#8217;e g\u00f6re, Tanr\u0131 krall\u0131\u011f\u0131, orada art\u0131k hi\u00e7 bir s\u0131n\u0131f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131, hi\u00e7 bir \u00f6zel m\u00fclk, toplum \u00fcyelerine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan hi\u00e7 bir yabanc\u0131, \u00f6zerkli devlet iktidar\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 bir toplumdan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi. Varolan t\u00fcm yetkeler, e\u011fer devrime boyun e\u011fmeyi ve ona kat\u0131lmay\u0131 reddederlerse, ortadan kald\u0131r\u0131lmal\u0131yd\u0131; t\u00fcm \u00e7al\u0131\u015fmalar ve t\u00fcm mallar ortakla\u015fa olmal\u0131, ve en tam bir e\u015fitlik h\u00fck\u00fcm s\u00fcrmeliydi. Bu program\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in sadece t\u00fcm Almanya&#8217;da de\u011fil, ama h\u0131ristiyanl\u0131k d\u00fcnyas\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcnde bir dernek kurulmal\u0131yd\u0131. Prensler ve soylular, bu derne\u011fe kat\u0131lmaya \u00e7a\u011fr\u0131lacaklard\u0131, e\u011fer kat\u0131lmay\u0131 reddederlerse, dernek, ilk f\u0131rsatta, elde silah, ya onlar\u0131 devirecek ya da \u00f6ld\u00fcrecekti.<br \/> M\u00fcnzer, bu derne\u011fi \u00f6rg\u00fctlemek i\u00e7in, hemen i\u015fe koyuldu. Va\u0131zlar\u0131 daha da zorunlu bir devrimci niteli\u011fe b\u00fcr\u00fcnd\u00fc. Art\u0131k sadece rahiplere sald\u0131rmakla yetinmeyerek, prenslere, soylulu\u011fa, ayr\u0131cal\u0131kl\u0131lara kar\u015f\u0131 da ayn\u0131 at\u0131lganl\u0131kla g\u00fcrl\u00fcyordu. Varolan bask\u0131y\u0131 en ate\u015fli renklerle betimliyor, ve bunun kar\u015f\u0131s\u0131na, toplumsal ve cumhuriyet\u00e7i e\u015fitli\u011fin bin y\u0131ll\u0131k krall\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015fsel tablosunu \u00e7\u0131kar\u0131yordu. Ayn\u0131 zamanda, birbiri ard\u0131ndan devrimci yergi yaz\u0131lar\u0131 yay\u0131ml\u0131yor, ve kendisi, derne\u011fi Allstedt ve y\u00f6relerinde \u00f6rg\u00fctlerken, d\u00f6rt bir yana \u00f6zel g\u00f6revliler g\u00f6nderiyordu.<br \/> Bu propagandan\u0131n ilk sonucu, Allstedt yak\u0131nlar\u0131nda, Mellerbach&#8217;taki Bakire Meryem kilisesinin: &#8220;Ama onlara \u015f\u00f6yle [sayfa 67] yapacaks\u0131n\u0131z: mezbahlar\u0131n\u0131 y\u0131kacaks\u0131n\u0131z, ve dikili ta\u015flar\u0131n\u0131 par\u00e7alayacaks\u0131n\u0131z, ve onlar\u0131n A\u015ferlerini balta ile keseceksiniz, ve onlar\u0131n oyma putlar\u0131n\u0131 ate\u015fte yakacaks\u0131n\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen Allah\u0131n RABBE mukaddes bir kavmisin (Tesniye, 7, 5) buyru\u011funa g\u00f6re y\u0131k\u0131lmas\u0131 oldu. Saksonya prensleri, ayaklanmay\u0131 yat\u0131\u015ft\u0131rmak i\u00e7in, Allstedt&#8217;e geldiler ve M\u00fcnzer&#8217;i \u015fatolar\u0131na \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131lar. Gitti, ve orada onlara, Luther&#8217;in, M\u00fcnzer&#8217;in ona verdi\u011fi adla &#8220;yumu\u015fak Vittenberg etinin a\u011fz\u0131ndan o zamana kadar benzerini hi\u00e7 duymad\u0131klar\u0131 bir va\u0131z verdi. \u0130ncile dayanarak, dinsiz h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131, \u00f6zellikle \u0130ncile bir sapk\u0131nl\u0131k olarak bakan rahip ve ke\u015fi\u015fleri \u00f6ld\u00fcrmek gerekti\u011fini s\u00f6yledi. \u00c7\u00fcnk\u00fc dinsizlerin hi\u00e7 bir ya\u015fama haklar\u0131 yoktur, ve ancak se\u00e7ilmi\u015flerin kayras\u0131 ile ya\u015farlar. E\u011fer prensler dinsizleri ortadan kald\u0131rmay\u0131 reddederlerse, Tanr\u0131 onlardan k\u0131l\u0131c\u0131 geri alacakt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc k\u0131l\u0131c\u0131n kudreti toplulu\u011fa aittir. Tefecili\u011fin, h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ve e\u015fk\u0131yal\u0131\u011f\u0131n bata\u011f\u0131, t\u00fcm canl\u0131 varl\u0131klar\u0131: sudaki bal\u0131klar\u0131, g\u00f6kteki ku\u015flar\u0131, toprak \u00fczerindeki bitkileri kendi m\u00fclkleri yapan prensler ve beylerdir. Sonra da, yoksullara: \u00e7almayacaks\u0131n! buyru\u011funu vaazederler, ama kendileri, ellerine d\u00fc\u015fen her \u015feyi kapar, k\u00f6yl\u00fc ve zanat\u00e7\u0131n\u0131n ili\u011fini s\u00f6m\u00fcr\u00fcrler; ama bir yoksul, neye olursa olsun, kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz, as\u0131l\u0131r, ve b\u00fct\u00fcn bunlara, doktor &#8221; L\u00fcgner [27] Amin! der.<br \/> &#8220;Yoksullar\u0131n kendilerine d\u00fc\u015fman kesilmelerinden sorumlu olanlar, beylerin kendileridir. E\u011fer ayaklanma nedenini ortadan kald\u0131rmay\u0131 reddederlerse, ayaklanman\u0131n kendisini ortadan kald\u0131rmay\u0131 nas\u0131l isterler? Ah! benim aziz beylerim, Tanr\u0131 demir bir \u00e7ubukla eski kaplar\u0131n aras\u0131na ne de g\u00fczel vuracak! E\u011fer bana, bu nedenle, asi oldu\u011fumu s\u00f6yl\u00fcyorsan\u0131z, ne yapal\u0131m, \u00f6yle olsun, ben bir asiyim! &#8221; (Bkz: Zimmermann, K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131, c. II, s. 75.)<br \/> M\u00fcnzer vaaz\u0131n\u0131 bast\u0131rd\u0131. Bu y\u00fczden, Allstedt&#8217;l\u0131 bas\u0131mc\u0131s\u0131, Saksonya d\u00fckas\u0131 Jean taraf\u0131ndan, \u00fclkeden ayr\u0131lmaya zorland\u0131; M\u00fcnzer&#8217;in kendisine gelince, yaz\u0131lar\u0131 bundan b\u00f6yle [sayfa 68] zorunlu olarak Weimar h\u00fck\u00fcmetinin sans\u00fcr\u00fcnden ge\u00e7eceklerdi. Ama o, bu buyru\u011fa hi\u00e7 bir \u00f6nem vermedi. Bundan hemen sonra, imparatorluk kenti Mulhausen&#8217;de, son derece sert bir bildiri bast\u0131rd\u0131. Bu bildiride halk\u0131n, &#8220;Tanr\u0131y\u0131 boyal\u0131 bir kukla durumuna getirmek i\u00e7in ona yeterince s\u00f6ven kodamanlar\u0131m\u0131z\u0131n kimler oldu\u011funu herkesin anlayabilmesi i\u00e7in, g\u00f6z\u00fcn\u00fc adamak\u0131ll\u0131 a\u00e7mas\u0131n\u0131 istiyor, ve bildiriyi \u015fu s\u00f6zlerle bitiriyordu: &#8220;B\u00fct\u00fcn d\u00fcnya b\u00fcy\u00fck bir sars\u0131nt\u0131ya haz\u0131r olmal\u0131. \u00d6yle bir sars\u0131nt\u0131 olacak ki, dinsizler devrilecek ve yoksullar y\u00fckseleceklerdir. &#8220;\u00c7eki\u00e7li Thomas M\u00fcnzer adl\u0131 bildirisinin en sonunda \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu:<br \/> &#8220;Dinle, s\u00f6k\u00fcp atas\u0131n, parampar\u00e7a edesin, k\u0131r\u0131p ge\u00e7iresin diye, yapas\u0131n ve dikesin diye, kendi s\u00f6zlerimi senin a\u011fz\u0131na koydum. Krallar, prensler, rahipler ile halk aras\u0131nda demirden bir duvar \u00e7ekildi. D\u00f6v\u00fc\u015fs\u00fcnler! G\u00fc\u00e7l\u00fc dinsiz zorbalar\u0131n y\u0131k\u0131m\u0131 i\u00e7in, zafer kesindir.<br \/> M\u00fcnzer&#8217;in, Luther partisinden kopmas\u0131, \u00e7oktanberi olup bitmi\u015f bir i\u015fti. Luther, M\u00fcnzer&#8217;in kendisine dan\u0131\u015fmadan, kendi ba\u015f\u0131na yapm\u0131\u015f bulundu\u011fu baz\u0131 tap\u0131nma reformlar\u0131n\u0131 kabul etmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131. M\u00fcnzer&#8217;in \u00e7al\u0131\u015f\u0131m\u0131na, \u00e7ok ileri giden daha enerjik bir devrimci parti kar\u015f\u0131s\u0131ndaki \u0131l\u0131man reformcunun ku\u015fkulu g\u00fcvensizli\u011fi ile bak\u0131yordu. Daha 1524 ilkyaz\u0131nda, M\u00fcnzer, M\u00e9lanchton&#8217;a, o evde oturmas\u0131n\u0131 seven darkafal\u0131 adam \u00f6rne\u011fine, onun da, Luther&#8217;in de, hareketten bir \u015fey anlamad\u0131klar\u0131n\u0131, hareketi, Kutsal Kitab\u0131n lafz\u0131na olan inan\u00e7 i\u00e7inde bo\u011fmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 yazm\u0131\u015ft\u0131. T\u00fcm \u00f6\u011fretileri \u00e7\u00fcr\u00fckt\u00fc.<br \/> &#8220;Aziz karde\u015fler, bekleme ve duraksama yeter. Zaman\u0131 geldi. Yaz kap\u0131lar\u0131m\u0131za vuruyor. Dinsizlerle dostlu\u011funuzu kesin, onlar Tanr\u0131kelam\u0131n\u0131n, t\u00fcm g\u00fcc\u00fc ile etkili olmas\u0131n\u0131 engelliyorlar. Prenslerinizi pohpohlamay\u0131n, yoksa onlarla birlikte kendinizi de y\u0131k\u0131ma mahk\u00fcm edersiniz. Tatl\u0131 bilginler, bana k\u0131zmay\u0131n, ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc konu\u015fmak elimden gelmiyor.<br \/> Luther, M\u00fcnzer&#8217;i, bir\u00e7ok kez s\u00f6zl\u00fc tart\u0131\u015fmaya zorlad\u0131, [sayfa 69] ama, ne zaman olursa olsun, halk \u00f6n\u00fcnde sava\u015f\u0131m vermeye haz\u0131r olan M\u00fcnzer, kendini, Wittenberg \u00dcniversitesinin yan tutan dinleyicileri \u00f6n\u00fcndeki dinbilimsel bir tart\u0131\u015fmaya kapt\u0131rmak i\u00e7in en k\u00fc\u00e7\u00fck bir istek duymuyordu. &#8220;Kutsal-Ruha sadece \u00dcniversite \u00f6n\u00fcnde tan\u0131kl\u0131k etmek istemiyordu. E\u011fer Luther i\u00e7ten olsayd\u0131, sava\u015f\u0131m bas\u0131nda \u00f6zg\u00fcrce devam edebilsin diye, M\u00fcnzer&#8217;in bas\u0131mc\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 hileli davalar\u0131 durdurmak, ve yaz\u0131lar\u0131 \u00fczerine \u00e7\u00f6ken sans\u00fcre son vermek i\u00e7in, sahip bulundu\u011fu etkiyi kullanmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmazd\u0131.<br \/> Bu kez, M\u00fcnzer&#8217;in, yukarda s\u00f6z\u00fcn\u00fc etmi\u015f bulundu\u011fumuz devrimci yergisinin yay\u0131mlanmas\u0131ndan sonra, Luther onu a\u00e7\u0131k\u00e7a su\u00e7lad\u0131. Asi Zihniyete Kar\u015f\u0131Saksonya Prenslerine Mektup&#8217;unda, M\u00fcnzer&#8217;in, \u015feytan\u0131n bir aleti oldu\u011funu ilan etti, ve ayaklanma k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131c\u0131lar\u0131 kendi k\u00f6t\u00fc \u00f6\u011fretilerini yaymakla yetinmediklerine, ama yetkelere kar\u015f\u0131 ayaklanma ve silahl\u0131 dirence \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131klar\u0131na g\u00f6re, prenslerden, i\u015fe kar\u0131\u015f\u0131p bu k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131c\u0131lar\u0131 \u00fclkeden kovmalar\u0131n\u0131 istedi.<br \/> M\u00fcnzer, 1 A\u011fustos g\u00fcn\u00fc, prensler \u00f6n\u00fcnde ayaklanma su\u00e7lamas\u0131n\u0131 yan\u0131tlamak i\u00e7in Weimer \u015fatosuna \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131. Aleyhinde son derece su\u00e7land\u0131r\u0131c\u0131 baz\u0131 olaylar vard\u0131. Gizli derne\u011fi bulunmu\u015f, madencilerin ve k\u00f6yl\u00fclerin derneklerindeki \u00e7al\u0131\u015f\u0131m\u0131 meydana \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Onu \u00fclkeden kovmakla tehdit ettiler. Allstedt&#8217;e d\u00f6ner d\u00f6nmez, Saksonya d\u00fckas\u0131 Georges&#8217;un, onun kendisine teslim edilmesini istedi\u011fini \u00f6\u011frendi. Kendi eliyle yazd\u0131\u011f\u0131 dernek mektuplar\u0131, i\u00e7inde Georges&#8217;un uyruklar\u0131n\u0131, \u0130ncil d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 silahl\u0131 dirence \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 mektuplar, ele ge\u00e7irilmi\u015fti. E\u011fer kentten zaman\u0131nda ayr\u0131lmasayd\u0131, Konsey onu teslim ederdi.<br \/> Bu arada, halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 ve k\u00f6yl\u00fcler aras\u0131ndaki artan kayna\u015fma, M\u00fcnzer&#8217;in bu i\u015f i\u00e7in anabaptistler i\u00e7inde \u00e7ok de\u011ferli yard\u0131mc\u0131lar buldu\u011fu propagandas\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kolayla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Belirli dogmalar\u0131 olmayan, t\u00f6relerinde \u00e7ileci, yorulmak bilmez, ba\u011fnaz; ajitasyonu g\u00f6z\u00fcn\u00fc k\u0131rpmaks\u0131z\u0131n y\u00fcr\u00fcten, sadece t\u00fcm egemen s\u0131n\u0131flara ortak d\u00fc\u015fmanl\u0131k ile ikinci [sayfa 70] vaftiz ortak simgesinin bir araya getirdi\u011fi bu m\u00fcritler toplulu\u011fu, gitgide M\u00fcnzer \u00e7evresinde toplanm\u0131\u015ft\u0131. Kovu\u015fturmalar y\u00fcz\u00fcnden belirli bir yerde oturmayan anabaptistler, b\u00fct\u00fcn Almanya&#8217;y\u0131 dola\u015f\u0131yor, ve M\u00fcnzer&#8217;in, kendilerine gereksinme ve \u00f6zlemlerinin bilincini vermi\u015f bulunan yeni \u00f6\u011fretisini her yerde yay\u0131yorlard\u0131. Aralar\u0131ndan \u00e7o\u011fu i\u015fkenceye u\u011frad\u0131, odunlar \u00fczerinde yak\u0131ld\u0131, t\u00fcrl\u00fc \u015fekilde \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc, ama cesaret ve dayan\u0131kl\u0131l\u0131klar\u0131 sars\u0131lmad\u0131, ve \u00e7al\u0131\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131, halk\u0131n artan kayna\u015fmas\u0131 nedeniyle, g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir ba\u015far\u0131 oldu. Th\u00fcringen&#8217;den ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131 anda, M\u00fcnzer&#8217;in, alan\u0131 her yerde haz\u0131r bulmas\u0131n\u0131, i\u015fte bu durum a\u00e7\u0131klar. M\u00fcnzer, bundan b\u00f6yle, can\u0131n\u0131n istedi\u011fi yere gidebilirdi.<br \/> \u0130lkin gitti\u011fi Nuremberg yak\u0131nlar\u0131nda, daha bir ay kadar \u00f6nce, bir k\u00f6yl\u00fc ayaklanmas\u0131, tohum halinde iken bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bulunuyordu. M\u00fcnzer burada gizli ajitasyon yapt\u0131. Az sonra, onun, Kutsal Kitab\u0131n zorunlu olmayan niteli\u011fi ve kutsalla\u015ft\u0131rma eylemlerinin h\u00fck\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc \u00fczerindeki en c\u00fcretk\u00e2r tanr\u0131bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncelerini savunan, ve \u0130sa&#8217;n\u0131n bir insandan ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen, cismani iktidar\u0131 dine ayk\u0131r\u0131 ilan eden adamlar \u00e7\u0131kt\u0131 ortaya. &#8220;Bu i\u015fte \u015feytan\u0131n, Allstedt iblisinin marifeti belli oluyor! diye hayk\u0131rd\u0131 Luther. M\u00fcnzer, Luther&#8217;e yan\u0131t\u0131n\u0131 Nuremberg&#8217;de bast\u0131rd\u0131. Onu do\u011frudan do\u011fruya, prenslere dalkavukluk etmek ve, duraksamalar\u0131 ile, asl\u0131nda, gerici partiyi desteklemekle su\u00e7luyordu. &#8220;Ama, diye ekliyordu, halk gene de kurtulacak ve, i\u015fte o zaman da, doktor Luther kapana yakalanm\u0131\u015f bir tilki gibi olacak. Konseyin buyru\u011fu ile, bu yaz\u0131ya elkondu, ve M\u00fcnzer de Nuremberg&#8217;den ayr\u0131lmak zorunda kald\u0131.<br \/> Suab&#8217;dan ge\u00e7en M\u00fcnzer, Alses&#8217;a, sonra \u0130svi\u00e7re&#8217;ye u\u011frad\u0131 ve, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kendi anabaptist g\u00f6revlileri taraf\u0131ndan \u00e7abukla\u015ft\u0131r\u0131lan ayaklanman\u0131n daha aylarca \u00f6nce patlak vermi\u015f bulundu\u011fu Karaorman&#8217;\u0131n g\u00fcneyine d\u00f6nd\u00fc. M\u00fcnzer&#8217;in bu propaganda gezisi, halk\u00e7\u0131 partinin \u00f6rg\u00fctlenmesine, istemlerinin a\u00e7\u0131k\u00e7a saptanmas\u0131na ve son olarak da Nisan 1525 genel [sayfa 71] ayaklanmas\u0131na b\u00fcy\u00fck bir katk\u0131da bulundu. M\u00fcnzer&#8217;in, bir yandan, kendisine o \u00e7a\u011fda anla\u015f\u0131labilecek tek dil olan dinsel yalva\u00e7l\u0131k dili ile y\u00f6neldi\u011fi halk i\u00e7in ve, \u00f6te yandan, kendileri ile ger\u00e7ek erekleri konusunda a\u00e7\u0131k\u00e7a konu\u015fabildi\u011fi \u00f6\u011fretililer (initi\u00e9s) i\u00e7in iki ayr\u0131 \u00e7al\u0131\u015f\u0131m\u0131, kendini burada a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6sterir. Nas\u0131l, daha \u00f6nce Th\u00fcringen&#8217;de, sadece halktan de\u011fil, ama a\u015fa\u011f\u0131 din adamlar\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7inden de \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunan en g\u00f6z\u00fcpeklerinden bir grup adam\u0131 \u00e7evresinde toplam\u0131\u015f ve onlar\u0131n gizli derne\u011finin ba\u015f\u0131na ge\u00e7mi\u015f ise, Karaorman&#8217;da da, G\u00fcney-Bat\u0131 Almanya&#8217;n\u0131n t\u00fcm devrimci hareketinin merkezi oldu. Frankonya ve Suab arac\u0131yla, Alsas&#8217;a ve \u0130svi\u00e7re s\u0131n\u0131r\u0131na kadar, Saksonya ile Th\u00fcringen aras\u0131nda ba\u011f kurdu, ve Waldshut&#8217;ta Hubmayer, Z\u00fcrih&#8217;te Conrad Giebel, Griessen&#8217;de Franz Rabmann, Memmingen&#8217;de Schappeler, Leipheim&#8217;da Jacob Wehe, Stutgart&#8217;ta doktor Mantel gibi, \u00e7o\u011fu devrimci din adam\u0131 olan kimseleri, \u00e7\u00f6mezleri ve G\u00fcney Almanya ajitat\u00f6rler derne\u011fi \u00f6nderleri aras\u0131nda toplad\u0131. Kendisi ise, genellikle, Schaffhouse kantonu s\u0131n\u0131r\u0131ndaki Griessen&#8217;de e\u011fle\u015fiyor, buradan, Hegan, Klettgau, vb. gibi yerlere devrimci u\u011fra\u015f gezilerine \u00e7\u0131k\u0131yordu. Tedirgin prens ve beylerin, halk\u0131n bu yeni mezhep sapk\u0131nl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 her yerde giri\u015ftikleri kanl\u0131 kovu\u015fturmalar, ayaklanma ruhunun alevlenmesi ve derne\u011fin g\u00fc\u00e7lenmesine adamak\u0131ll\u0131 katk\u0131da bulundu. B\u00f6ylece, M\u00fcnzer, G\u00fcney Almanya&#8217;da, be\u015f ay kadar bir s\u00fcre boyunca, ajitasyon yapt\u0131. Ayaklanma patlamadan bir s\u00fcre \u00f6nce, ayaklaklanmay\u0131 y\u00f6netmek istedi\u011fi, ve daha sonra, onu gene orada g\u00f6rece\u011fimiz Th\u00fcringen&#8217;e d\u00f6nd\u00fc.<br \/> \u0130ki parti \u00f6nderinin nitelik ve davran\u0131\u015f\u0131n\u0131n, partilerinin davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 tastamam ne \u00f6l\u00e7\u00fcde yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131; Luther&#8217;in karars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, hareketin ciddile\u015fmesi kar\u015f\u0131s\u0131ndaki korkusunun, prensler kar\u015f\u0131s\u0131ndaki gev\u015fek k\u00f6le ruhunun, burjuvazinin duraksamal\u0131, ikircil siyasas\u0131na tastamam nas\u0131l uygun d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc; ve M\u00fcnzer&#8217;in devrimci erke ve sars\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, nas\u0131l halk tak\u0131m\u0131 ve k\u00f6yl\u00fclerin en ileri b\u00f6l\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fcn iktidar ve [sayfa 72] sars\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rece\u011fiz. Tek ayr\u0131m \u015fu idi ki, Luther, kendi s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funun g\u00f6r\u00fc\u015f ve \u00f6zlemlerini dile getirmekle yetinir, ve b\u00f6ylece ucuz bir sevgi kazan\u0131rken, M\u00fcnzer, tersine, k\u00f6yl\u00fcler ve halktan kimselerin d\u00fc\u015f\u00fcnce ve ivedi istemlerini \u00e7ok a\u015f\u0131yordu. Zaten devrimci \u00f6\u011felerin se\u00e7kin toplulu\u011fu ile, onun d\u00fc\u015f\u00fcncelerini payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve onun erkesine sahip oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde, ayaklananlar y\u0131\u011f\u0131n\u0131 i\u00e7inde ancak k\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131\u011f\u0131 temsil eden bir parti olu\u015fturdu. [sayfa 73]<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>2 O s\u0131ralarda say\u0131s\u0131 o kadar \u00e7ok olan z\u00fcmrelerin, daha \u00f6nemli birimler bi\u00e7iminde bir araya gelmeleri, yerel ve eyaletsel merkezcilik-yoklu\u011fu ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k, \u00e7e\u015fitli eyaletlerin kendi aralar\u0131ndaki tecimsel ve s\u0131nai yal\u0131t\u0131kl\u0131\u011f\u0131, ve ula\u015ft\u0131rma yollar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fc durumu taraf\u0131ndan, a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 tamamen engellenmi\u015f bulunuyordu. Bu bir araya geli\u015f, ancak Reformla, dinsel ve siyasal devrimci fikirlerin yay\u0131lmas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fir. [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[181],"tags":[],"class_list":["post-5838","post","type-post","status-publish","format-standard","category-friedrich-engels-koyluler-savasi"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Friedrich Engels - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Friedrich Engels\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"2 O s\u0131ralarda say\u0131s\u0131 o kadar \u00e7ok olan z\u00fcmrelerin, daha \u00f6nemli birimler bi\u00e7iminde bir araya gelmeleri, yerel ve eyaletsel merkezcilik-yoklu\u011fu ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k, \u00e7e\u015fitli eyaletlerin kendi aralar\u0131ndaki tecimsel ve s\u0131nai yal\u0131t\u0131kl\u0131\u011f\u0131, ve ula\u015ft\u0131rma yollar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fc durumu taraf\u0131ndan, a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 tamamen engellenmi\u015f bulunuyordu. Bu bir araya geli\u015f, ancak Reformla, dinsel ve siyasal devrimci fikirlerin yay\u0131lmas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fir. [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-03-10T11:47:24+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"39 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Friedrich Engels\",\"datePublished\":\"2011-03-10T11:47:24+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/\"},\"wordCount\":7826,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg\",\"articleSection\":[\"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 - Friedrich Engels\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/\",\"name\":\"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Friedrich Engels - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg\",\"datePublished\":\"2011-03-10T11:47:24+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Friedrich Engels\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Friedrich Engels - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Friedrich Engels","og_description":"2 O s\u0131ralarda say\u0131s\u0131 o kadar \u00e7ok olan z\u00fcmrelerin, daha \u00f6nemli birimler bi\u00e7iminde bir araya gelmeleri, yerel ve eyaletsel merkezcilik-yoklu\u011fu ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k, \u00e7e\u015fitli eyaletlerin kendi aralar\u0131ndaki tecimsel ve s\u0131nai yal\u0131t\u0131kl\u0131\u011f\u0131, ve ula\u015ft\u0131rma yollar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fc durumu taraf\u0131ndan, a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 tamamen engellenmi\u015f bulunuyordu. Bu bir araya geli\u015f, ancak Reformla, dinsel ve siyasal devrimci fikirlerin yay\u0131lmas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fir. [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-03-10T11:47:24+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"39 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Friedrich Engels","datePublished":"2011-03-10T11:47:24+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/"},"wordCount":7826,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg","articleSection":["K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 - Friedrich Engels"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/","name":"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Friedrich Engels - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg","datePublished":"2011-03-10T11:47:24+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#primaryimage","url":"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg","contentUrl":"http:\/\/i45.tinypic.com\/i78qpw.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/koyluler-savasi-ikinci-bolum-friedrich-engels\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131 | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Friedrich Engels"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5838","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5838"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5838\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5838"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5838"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5838"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}