{"id":5864,"date":"2011-03-10T20:14:56","date_gmt":"2011-03-10T17:14:56","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/"},"modified":"2011-03-10T20:14:56","modified_gmt":"2011-03-10T17:14:56","slug":"alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/","title":{"rendered":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>MATERYAL\u0130ST VE \u0130DEAL\u0130ST ANLAYI\u015eLARIN KAR\u015eITLI\u011eI<\/p>\n<p>(ALMAN \u0130DEOLOJ\u0130S\u0130&#8217;N\u0130N B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM\u00dc)[2*]<\/p>\n<p>[I]<br \/> [y. 1] Alman ideologlar\u0131n s\u00f6ylediklerine g\u00f6re, Almanya, bu son y\u0131llar i\u00e7inde, daha \u00f6nce e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir alt\u00fcst olu\u015fa sahne olmu\u015f. Strauss[3*] ile ba\u015flayan hegelci sistemin ayr\u0131\u015fma s\u00fcreci, &#8220;ge\u00e7mi\u015fin g\u00fc\u00e7leri&#8221;nin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn i\u00e7ine s\u00fcr\u00fcklendikleri evrensel bir mayalanmayla sonu\u00e7lanm\u0131\u015f. Bu evrensel ke\u015fmeke\u015f i\u00e7inde, ayn\u0131 h\u0131zla yokolup gitmek \u00fczere g\u00fc\u00e7l\u00fc imparatorluklar kurulmu\u015f, s\u0131ralar\u0131 gelince kendileri de daha y\u00fcrekli ve daha g\u00fc\u00e7l\u00fc rakipler taraf\u0131ndan karanl\u0131klar i\u00e7ine at\u0131lmak \u00fczere k\u0131sa \u00f6m\u00fcrl\u00fc kahramanlar ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f. Bu, yan\u0131nda, Frans\u0131z Devriminin \u00e7ocuk oyunca\u011f\u0131 gibi kald\u0131\u011f\u0131 devrim, Diadokos&#8217;lar\u0131n[4*] sava\u015flar\u0131n\u0131n baya\u011f\u0131 \u015feyler olarak g\u00f6z\u00fckt\u00fc\u011f\u00fc d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda bir sava\u015f\u0131m olmu\u015f. G\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir h\u0131zla, ilkeler ilkelerin yerini alm\u0131\u015f, d\u00fc\u015f\u00fcnce kahramanlar\u0131 (sayfa 32) birbirlerini ala\u015fa\u011f\u0131 etmi\u015fler, ve \u00fc\u00e7 y\u0131lda, 1842&#8217;den 1845&#8217;e kadar, Almanya&#8217;da, ba\u015fka yerde \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131lda oldu\u011fundan daha \u00e7ok yol katedilmi\u015f.<br \/> B\u00fct\u00fcn bunlar, salt d\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131nda olup bitmi\u015f.[2]<br \/> Elbette ilgin\u00e7 bir olayla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z: mutlak tinin ayr\u0131\u015fmas\u0131.[3] Son ya\u015fam k\u0131v\u0131lc\u0131mlar\u0131 da s\u00f6ner s\u00f6nmez bu Caput Mortuum&#8217;un [kimyasal kal\u0131nt\u0131. -\u00e7.] \u00e7e\u015fitli bile\u015fenleri ayr\u0131\u015farak yeni birle\u015fimler meydana getirdiler ve yeni t\u00f6zler olu\u015fturdular. O zamana kadar mutlak tinin s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc ile ya\u015fam\u0131\u015f olan felsefe imalat\u00e7\u0131lar\u0131 \u015fimdi art\u0131k bu yeni birle\u015fimlerin \u00fczerine at\u0131ld\u0131lar. Ve herbiri kendine d\u00fc\u015fen pay\u0131, \u00f6ne s\u00fcrmek i\u00e7in duyulmam\u0131\u015f bir \u00e7aba g\u00f6sterdi. Ama bu i\u015f rekabetsiz y\u00fcr\u00fcyemezdi. \u0130lkten, bu rekabet olduk\u00e7a ciddi ve burjuvaca bir bi\u00e7imde yap\u0131ld\u0131. Daha sonra, Alman pazar\u0131 doyunca ve b\u00fct\u00fcn \u00e7abalara kar\u015f\u0131n bu meta d\u00fcnya pazar\u0131nda al\u0131c\u0131 bulamay\u0131nca, Almanya&#8217;da kural oldu\u011fu \u00fczere, ucuz ve taklit \u00fcretim yoluyla, kalitenin bozulmas\u0131yla, hammaddenin kat\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla, sahte etiketlerle, hayali sat\u0131\u015flarla, hat\u0131r senetleri kullanmas\u0131yla ve her t\u00fcrl\u00fc somut temelden yoksun bir kredi sistemiyle i\u015f \u00e7\u0131\u011fr\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131. Bu rekabet, sonunda, \u015fimdi bize sanki ola\u011fan\u00fcst\u00fc sonu\u00e7lar\u0131 ve kazan\u0131mlar\u0131 olan tarihsel bir alt\u00fcst olu\u015f gibi sunulan ve \u00f6v\u00fclen k\u0131yas\u0131ya bir sava\u015f\u0131ma vard\u0131.<br \/> Ama, namuslu Alman vatanda\u015f\u0131n\u0131n y\u00fcre\u011finde bile ho\u015f bir ulusal duygu uyand\u0131ran bu felsefe \u015farlatanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011fru olarak de\u011ferlendirmek i\u00e7in, b\u00fct\u00fcn bu gen\u00e7-hegelci hareketin k\u0131s\u0131rl\u0131\u011f\u0131na, tamam\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 tekkeci zihniyetine[4] ve \u00f6zellikle, bu kahramanlar\u0131n ger\u00e7ek ba\u015far\u0131lar\u0131 ile bu ayn\u0131 ba\u015far\u0131lar\u0131 konusundaki yan\u0131lsamalar\u0131 aras\u0131nda a\u00e7\u0131kl\u0131-g\u00fcld\u00fcr\u00fcsel kar\u015f\u0131tl\u0131\u011fa de\u011fgin somut bir fikir vermek i\u00e7in, b\u00fct\u00fcn bu g\u00fcr\u00fclt\u00fc pat\u0131rt\u0131y\u0131, Almanya&#8217;n\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndan bakan bir g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan incelemek zorunludur.[5] (sayfa 33)<\/p>\n<p>[1.] GENEL OLARAK \u0130DEOLOJ\u0130 VE \u00d6ZEL OLARAK ALMAN \u0130DEOLOJ\u0130S\u0130<\/p>\n<p> [y. 2] En son \u00e7abalar\u0131nda bile, Alman ele\u015ftirisi, felsefe alan\u0131n\u0131 terketmedi. Kendi genel felsefi \u00f6nc\u00fcllerini incelemek \u015f\u00f6yle dursun, Alman ele\u015ftirisinin ele ald\u0131\u011f\u0131 istisnas\u0131z b\u00fct\u00fcn sorunlar, tersine, belirli bir felsefi sistemin topra\u011f\u0131ndan, Hegel sisteminden f\u0131\u015fk\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Yaln\u0131zca yan\u0131tlar\u0131nda de\u011fil, kendi sorunlar\u0131nda bile bir aldatmaca (mystification) vard\u0131. Her ne kadar herbiri Hegel&#8217;i a\u015ft\u0131\u011f\u0131na yemin ediyorsa da, bu modern ele\u015ftirmenlerden bir tekinin bile, hegelci sistemin hi\u00e7 de\u011filse toplu bir ele\u015ftirisini yapmaya kalk\u0131\u015fmam\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n nedeni, Hegel&#8217;e olan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131klar\u0131d\u0131r. Onlar\u0131n Hegel&#8217;e ve birbirlerine kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri polemik, \u015fundan ibarettir: herbiri Hegel sisteminin bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc \u00e7ekip al\u0131r, ve onu, hem sisteminin b\u00fct\u00fcn\u00fcne kar\u015f\u0131, hem de ba\u015fkalar\u0131 taraf\u0131ndan \u00e7ekip al\u0131nm\u0131\u015f y\u00f6nlerine kar\u015f\u0131 \u00e7evirir. T\u00f6z gibi, \u00f6z-bilin\u00e7 gibi, saf, bozulmam\u0131\u015f hegelci kategorileri se\u00e7mekle i\u015fe ba\u015fland\u0131; daha sonra, Cins (Genre), Birtek (Unique), \u0130nsan (Homme) vb. gibi daha d\u00fcnyevi terimlerle bu kategorilere sayg\u0131s\u0131zl\u0131k edildi.<br \/> Strauss&#8217;tan Stirner&#8217;e kadar b\u00fct\u00fcn Alman felsefi ele\u015ftirisi dinsel anlay\u0131\u015flar\u0131n ele\u015ftirisiyle s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r.[6] Hakiki dinden ve ger\u00e7ek deyimiyle tanr\u0131bilimden yola \u00e7\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Dinsel bilincin, dinsel anlay\u0131\u015f\u0131n ne anlama geldi\u011fi ise, yol al\u0131nd\u0131k\u00e7a farkl\u0131 bi\u00e7imlerde belirlenmeye ba\u015fland\u0131. Kaydedilen ilerleme, egemen olduklar\u0131 \u00f6ne s\u00fcr\u00fclen metafizik, siyasal, hukuki, ahlaki, ve ba\u015fka alanlardaki anlay\u0131\u015flar\u0131 da dinsel ya da tanr\u0131bilimsel anlay\u0131\u015flar alan\u0131na dahil etmekten; ayn\u0131 bi\u00e7imde, siyasal, hukuki ve ahlaki bilinci dinsel ya da teolojik bir (sayfa 34) bilincin ve siyasal, hukuki ve ahlaki insan\u0131n, son tahlilde &#8220;insan&#8221;\u0131n, dinsel oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamaktan ibaret kald\u0131. Dinin egemenli\u011fi veri al\u0131nd\u0131. Ve yava\u015f yava\u015f her egemen ili\u015fkinin dinsel ili\u015fki oldu\u011fu ortaya at\u0131ld\u0131 ve sonra, bu, bir din haline, hukuk dini, devlet dini vb. haline getirildi. Her yanda sorun, art\u0131k yaln\u0131zca dogmalar ve dogmalara olan inan\u00e7t\u0131. D\u00fcnya gittik\u00e7e daha b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kutsalla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131, ta ki sayg\u0131de\u011fer Aziz Max,[Max Stirner. -Ed.] onu en bloc[hepten. -\u00e7] kutsalla\u015ft\u0131r\u0131ncaya ve b\u00f6ylece b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ortadan kald\u0131r\u0131l\u0131ncaya kadar.<br \/> Eski-hegelciler, her \u015feyi, onu bir hegelci mant\u0131k kategorisine indirger indirgemez kavr\u0131yorlard\u0131. Gen\u00e7-hegelciler, her \u015feyin dinsel anlay\u0131\u015f ya da tanr\u0131bilimsel oldu\u011funu s\u00f6yleyerek her \u015feyi ele\u015ftirdiler. Gen\u00e7 ve eski-hegelciler, mevcut d\u00fcnyada, dinin, kavramlar\u0131n ve evrenselin egemenli\u011fine inanmakta anla\u015f\u0131yorlard\u0131. Tek fark, bir taraf egemenli\u011fi bir gasp sayarak ona kar\u015f\u0131 m\u00fccadele ederken, \u00f6tekilerin onu me\u015fru say\u0131p ululamalar\u0131ndayd\u0131.<br \/> Gen\u00e7-hegelciler t\u0131pk\u0131 eski-hegelcilerin onlar\u0131 insan toplumunun ger\u00e7ek ba\u011flar\u0131 olarak g\u00f6rmeleri gibi, anlay\u0131\u015flar\u0131, fikirleri, d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, k\u0131sacas\u0131 \u00f6zerklik atfettikleri bilin\u00e7 \u00fcr\u00fcnlerini, insanlar\u0131n, ger\u00e7ek zincirleri olarak g\u00f6rd\u00fcklerinden, gen\u00e7-hegelciler, besbelli ki, yaln\u0131zca bilincin bu yan\u0131lsamalar\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015fmak durumundad\u0131rlar.[7] Kafalar\u0131ndaki kurguya g\u00f6re, insanlar\u0131n ili\u015fkileri, yap\u0131p ettikleri, zincirleri ve s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 kendi bilin\u00e7lerinin \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fundan, gen\u00e7-hegelciler, kendi kendileriyle tutarl\u0131 bir bi\u00e7imde, insanlar\u0131n \u00f6n\u00fcne \u015fu ahlaki postulat\u0131 koyarlar: kendi mevcut bilin\u00e7lerinin yerine, ele\u015ftirel ya da bencil insan bilincini edinmek ve b\u00f6ylelikle sahip olduklar\u0131 s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klardan kurtulmak, Bilincin bu \u015fekilde de\u011fi\u015ftirilmesini istemek, ger\u00e7ekli\u011fin farkl\u0131 bir bi\u00e7imde yorumlanmas\u0131na, yani onu farkl\u0131 bir yorumlama yoluyla tan\u0131maya var\u0131r. S\u00f6zde &#8220;d\u00fcnyay\u0131 alt\u00fcst eden&#8221;[5*] tumturakl\u0131 s\u00f6zlerine kar\u015f\u0131n, gen\u00e7-hegelci ekol\u00fcn ideologlar\u0131, en b\u00fcy\u00fck tutuculard\u0131r. Onlar aras\u0131ndan en gen\u00e7leri, yaln\u0131zca &#8220;tumturakl\u0131 laflara&#8221; kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yledikleri zaman, (sayfa 35) kendi faaliyetlerini nitelendirecek do\u011fru ifadeyi bulmu\u015f oldular. Ancak, kendilerinin de, bu tumturakl\u0131 laflar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na, gene tumturakl\u0131 laflardan ba\u015fka bir \u015fey koymad\u0131klar\u0131n\u0131 ve bu d\u00fcnyan\u0131n yaln\u0131zca tumturakl\u0131 laflar\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015fmakla, ger\u00e7ekte varolan d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 sava\u015fm\u0131\u015f olmad\u0131klar\u0131n\u0131 unutuyorlar. Bu felsefi ele\u015ftirinin tek sonucu, h\u0131ristiyanl\u0131k konusunda birtak\u0131m ve t\u00fcm\u00fcyle tek yanl\u0131 din tarihine ili\u015fkin ayd\u0131nlatmalar olabildi; b\u00fct\u00fcn \u00f6teki iddialar\u0131, bu \u00f6nemsiz ayd\u0131nlatmalarla tarihsel \u00f6neme sahip ke\u015fiflerde bulunmu\u015f olma iddialar\u0131n\u0131n yeni bi\u00e7imlerle s\u00fcslenip p\u00fcslenmesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/> Bu filozoflardan hi\u00e7biri, Alman felsefesi ile Alman ger\u00e7e\u011fi aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131n, kendi ele\u015ftirileri ile kendi maddi ortamlar\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131n ne oldu\u011funu kendi kendine sormay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmedi.<\/p>\n<p>[2. MATERYAL\u0130ST TAR\u0130H ANLAYI\u015eININ \u00d6NC\u00dcLLER\u0130]<\/p>\n<p> [s. 3] [8]Bizim hareket noktam\u0131z\u0131 olu\u015fturan \u00f6nc\u00fcller, keyfi temeller, dogmalar de\u011fillerdir; bunlar, onlara ili\u015fkin soyutlamalar\u0131n ancak imgelemde yap\u0131labilece\u011fi ger\u00e7ek \u00f6nc\u00fcllerdir. Bunlar ger\u00e7ek bireylerdir, bu bireylerin eylemleri ve hem haz\u0131r bulduklar\u0131 hem de kendi eylemleriyle yaratt\u0131klar\u0131 maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131d\u0131r. Bu \u00f6nc\u00fcller, demek ki, [s. 4] ancak ampirik olarak olu\u015fturulabilirler.<br \/> T\u00fcm insan tarihinin ilk \u00f6nc\u00fcl\u00fc, do\u011fal olarak, canl\u0131 insan bireylerinin varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r.[9] \u015eu halde saptanmas\u0131 gereken ilk olgu, bu bireylerin fiziksel \u00f6rg\u00fctleni\u015fleri ve bu \u00f6rg\u00fctlenmenin sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131kan, do\u011fan\u0131n geri kalan b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle (sayfa 36) olan ili\u015fkilerdir. Burada, do\u011fald\u0131r ki, ne bizzat insan\u0131n fiziki yap\u0131s\u0131n\u0131, ne de insanlar\u0131n tamamen haz\u0131r bulduklar\u0131 do\u011fal ko\u015fullar\u0131, jeolojik, orografik, hidrografik, klimatik ve \u00f6teki ko\u015fullar\u0131 derinli\u011fine inceleyemeyiz.[10] Her tarih yaz\u0131m\u0131, bu do\u011fal temellerden ve tarih boyunca insan eyleminin bu temellerde meydana getirdi\u011fi de\u011fi\u015fikliklerden hareket etmek zorundad\u0131r.<br \/> \u0130nsanlar, hayvanlardan, bilin\u00e7le, dinle, ya da herhangi bir ba\u015fka \u015feyle ay\u0131rdedilebilir. \u0130nsanlar kendi ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00fcretmeye ba\u015flar ba\u015flamaz, kendilerini hayvanlardan ay\u0131rdetmeye ba\u015fl\u0131yorlar, bu, onlar\u0131n kendi fiziksel \u00f6rg\u00fctleni\u015flerinin sonucu olan bir ileri ad\u0131md\u0131r. \u0130nsanlar, kendi ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00fcretirken, dolayl\u0131 olarak, kendi maddi ya\u015famlar\u0131n\u0131 da \u00fcretirler.<br \/> \u0130nsanlar\u0131n kendi ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00fcreti\u015f tarzlar\u0131, her\u015feyden,\u00f6nce do\u011fada haz\u0131r bulduklar\u0131 ile yeniden \u00fcretmeleri gereken ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131n\u0131n do\u011fas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. [s. 5] Bu \u00fcretim tarz\u0131, basit\u00e7e bireylerin fizik varl\u0131klar\u0131n\u0131n yeniden \u00fcretimi olarak ele al\u0131nmamal\u0131d\u0131r. Bu \u00fcretim tarz\u0131, daha \u00e7ok, bu bireylerin belirli bir faaliyet tarz\u0131n\u0131, onlar\u0131n ya\u015famlar\u0131n\u0131 ortaya koyan belirli bir bi\u00e7imi, belirli bir ya\u015fam tarz\u0131n\u0131 temsil eder. Bireylerin ya\u015famlar\u0131n\u0131 ortaya koyu\u015f bi\u00e7imi, onlar\u0131n ne olduklar\u0131n\u0131 \u00e7ok kesin olarak yans\u0131t\u0131r. \u015eu halde, onlar\u0131n ne olduklar\u0131, \u00fcretimleriyle, ne \u00fcrettikleriyle oldu\u011fu kadar, nas\u0131l \u00fcrettikleriyle de \u00f6rt\u00fc\u015f\u00fcr. Demek ki, bireylerin ne olduklar\u0131, \u00fcretimlerinin maddi ko\u015fullar\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r.<br \/> Bu \u00fcretim, ancak n\u00fcfusun \u00e7o\u011falmas\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kar. Bu da, o bireylerin kendi aralar\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri (Verkehr)[6*] pe\u015finen varsayar. Bu ili\u015fkilerin bi\u00e7imi de yine \u00fcretim taraf\u0131ndan belirlenir.<\/p>\n<p>[3. \u00dcRET\u0130M VE B\u0130REYLER\u0130N \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER\u0130.\u0130\u015eB\u00d6L\u00dcM\u00dc VE M\u00dcLK\u0130YET B\u0130\u00c7\u0130MLER\u0130:A\u015e\u0130RETSEL, ANT\u0130K, FEODAL]<\/p>\n<p> [y. 3] Farkl\u0131 uluslar\u0131n birbirleriyle olan ili\u015fkileri, bu uluslar\u0131n herbirinin \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc, ve i\u00e7 ili\u015fkilerini (sayfa 37) ne oranda geli\u015ftirdiklerine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu genel olarak kabul g\u00f6ren bir saptamad\u0131r. Bununla birlikte, yaln\u0131z bir ulusun \u00f6teki uluslarla ili\u015fkileri de\u011fil, bu ulusun kendi i\u00e7 yap\u0131s\u0131 da kendi \u00fcretiminin geli\u015fim d\u00fczeyine, ve i\u00e7 ve d\u0131\u015f ili\u015fkilerine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bir ulusun \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerinin ula\u015ft\u0131klar\u0131 geli\u015fme d\u00fczeyi, en a\u00e7\u0131k \u015fekilde, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 geli\u015fme d\u00fczeyinden anla\u015f\u0131l\u0131r. Daha \u00f6nce elde edilmi\u015f olan \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin salt niceliksel bir art\u0131\u015f\u0131 (\u00f6rne\u011fin yeni topraklar\u0131n tar\u0131ma a\u00e7\u0131lmas\u0131) olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece, her yeni \u00fcretici g\u00fc\u00e7, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn daha da geli\u015fmesine yol a\u00e7ar.<br \/> Bir ulusun kendi i\u00e7indeki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, ilkin s\u0131nai ve ticari eme\u011fin bir yandan, tar\u0131m eme\u011finden ayr\u0131lmas\u0131na, \u00f6te yandan, ve bunun sonucu olarak, kent ile k\u0131r\u0131n ayr\u0131lmas\u0131na ve \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131na yola\u00e7ar. Daha da geli\u015fmesi ise, ticari eme\u011fin, s\u0131nai emekten ayr\u0131lmas\u0131na neden olur. Ayn\u0131 zamanda, bu farkl\u0131 dallar i\u00e7indeki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc olgusuyla, belirli i\u015flerde birlikte \u00e7al\u0131\u015fan bireyler aras\u0131nda farkl\u0131 altb\u00f6l\u00fcnmeler ortaya \u00e7\u0131kar. Bu ayr\u0131 ayr\u0131 gruplar\u0131n birbirleri kar\u015f\u0131s\u0131ndaki durumlar\u0131, tar\u0131msal, s\u0131nai ve ticari eme\u011fin \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lma tarz\u0131yla (ataerkillik, k\u00f6lelik, z\u00fcmreler ve s\u0131n\u0131flar) belirlenir. Ayn\u0131 ko\u015fullar, daha geli\u015fkin bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki (Verkehr) durumunda, farkl\u0131 uluslar\u0131n birbirleriyle olan ili\u015fkilerinde (Beziehung) de ortaya \u00e7\u0131kar.<br \/> \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn geli\u015fmesinin \u00e7e\u015fitli a\u015famalar\u0131, bir o kadar farkl\u0131 m\u00fclkiyet bi\u00e7imlerini temsil eder; bir ba\u015fka deyi\u015fle, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn her yeni a\u015famas\u0131, \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n konusu, aletleri ve \u00fcr\u00fcnleri bak\u0131m\u0131ndan bireylerin kendi aralar\u0131ndaki ili\u015fkileri de belirler.<br \/> M\u00fclkiyetin ilk bi\u00e7imi a\u015firet m\u00fclkiyetidir (Stammeigentum)[7*] Bu m\u00fclkiyet bi\u00e7imi, bir halk\u0131n av ve bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131kla, hayvan yeti\u015ftirmeyle ya da, en y\u00fcksek a\u015famada, tar\u0131mla beslendi\u011fi, \u00fcretimin geli\u015fmesinin ilk evresine tekab\u00fcl eder., Son durum, b\u00fcy\u00fck miktarda i\u015flenmemi\u015f topra\u011f\u0131 \u00f6ngerektirir. Bu a\u015famada, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, hen\u00fcz pek az geli\u015fmi\u015ftir, ve aile i\u00e7inde varolan do\u011fal i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn daha da geni\u015flemi\u015f bi\u00e7imden ibarettir. Toplumsal yap\u0131 da, bu nedenle, ailenin geni\u015flemesiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kal\u0131r: ataerkil a\u015firetin reisleriyle, bunlar\u0131n alt\u0131nda a\u015firet \u00fcyeleri ve ensonu k\u00f6leler. Aile i\u00e7indeki gizil k\u00f6lelik, n\u00fcfusun ve gereksinmelerin artmas\u0131yla ve d\u0131\u015f ili\u015fkilerin, sava\u015f\u0131n geni\u015flemesiyle oldu\u011fu kadar, trampan\u0131n geni\u015flemesiyle (sayfa 38) de ancak yava\u015f yava\u015f geli\u015fir.<br \/> M\u00fclkiyetin ikinci bi\u00e7imi, \u00f6zellikle bir\u00e7ok a\u015firetin s\u00f6zle\u015fme yoluyla ya da fetih yoluyla bir tek kent halinde birle\u015fmesinden ileri gelen ve k\u00f6leli\u011fin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc antik kom\u00fcnal m\u00fclkiyet ve devlet m\u00fclkiyetidir. Kom\u00fcnal m\u00fclkiyet yan\u0131nda ta\u015f\u0131n\u0131r ve daha sonra ta\u015f\u0131nmaz \u00f6zel m\u00fclkiyet, daha o s\u0131ralar geli\u015fir, ama kom\u00fcnal m\u00fclkiyete ba\u011f\u0131ml\u0131 ola\u011fan-d\u0131\u015f\u0131 bir bi\u00e7im olarak. Yurtta\u015flar, sahip olduklar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fan k\u00f6leler \u00fczerindeki iktidarlar\u0131n\u0131 ancak kolektif olarak y\u00fcr\u00fct\u00fcrler, bu da zaten onlar\u0131 kom\u00fcnal m\u00fclkiyet bi\u00e7imine ba\u011flar. Aktif yurtta\u015flar\u0131, k\u00f6leler kar\u015f\u0131s\u0131nda, bu do\u011fal ortakl\u0131k bi\u00e7imini muhafaza etmek zorunda b\u0131rakan \u015fey, bu kom\u00fcnal \u00f6zel m\u00fclkiyettir. Bunun i\u00e7indir ki, bu m\u00fclkiyet bi\u00e7imi \u00fczerine kurulmu\u015f olan b\u00fct\u00fcn toplumsal yap\u0131, onunla birlikte halk iktidar\u0131, bizzat ta\u015f\u0131nmaz \u00f6zel m\u00fclkiyetin geli\u015fti\u011fi oranda da\u011f\u0131l\u0131r. \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc \u015fimdiden daha da geli\u015fkin bir hale gelmi\u015ftir. Kent ile k\u0131r aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131, ve daha sonralar\u0131 kentlerin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 temsil eden devletler ile k\u00f6ylerin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 temsil eden devletler aras\u0131ndaki ve kentlerin kendi i\u00e7lerinde deniz ticareti ile sanayi aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 daha o s\u0131ralarda g\u00f6rmeye ba\u015flar\u0131z. Yurtta\u015flar ile k\u00f6leler aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131f ili\u015fkileri eksiksiz geli\u015fmi\u015ftir.[11]<br \/> \u00d6zel m\u00fclkiyetin geli\u015fmesiyle birlikte, ilk kez, modern \u00f6zel m\u00fclkiyette yeniden, ama daha geni\u015f bir \u00f6l\u00e7\u00fcde kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131m\u0131z ili\u015fkilerin: bir yandan, (Licinius&#8217;un tar\u0131m yasas\u0131n\u0131n[8*] da kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 gibi) Roma&#8217;da \u00e7ok erkenden ba\u015flayan, ve i\u00e7sava\u015flarla birlikte ve \u00f6zellikle \u0130mparatorluk zaman\u0131nda h\u0131zla geli\u015fen \u00f6zel m\u00fclkiyetin belirli ellerde toplanmas\u0131, \u00f6te yandan, bu ba\u011flamda, k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00f6yl\u00fc pleblerin, m\u00fclk sahibi yurtta\u015flarla k\u00f6leler aras\u0131nda ara konumu y\u00fcz\u00fcnden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir geli\u015fme g\u00f6steremeyen bir proletarya haline d\u00f6n\u00fc\u015fmesi \u015feklindeki ili\u015fkilerin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<br \/> \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc m\u00fclkiyet bi\u00e7imi, feodal ya da z\u00fcmre m\u00fclkiyetidir.[9*] Antik\u00e7a\u011f nas\u0131l, kentten ve kaplad\u0131\u011f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck toprak alan\u0131ndan geli\u015ftiyse, orta\u00e7a\u011f da k\u0131rdan(sayfa 39) azl\u0131\u011f\u0131yd\u0131. Yunan ve Roma&#8217;n\u0131n tersine, feodal geli\u015fme, demek ki, tar\u0131mda, Roma fetihleriyle ve ilk defa bu fetihlerin neden oldu\u011fu yay\u0131lmayla haz\u0131rlanan \u00e7ok daha geni\u015f bir alan \u00fczerinde ba\u015fl\u0131yor. Gerileme halindeki Roma \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun son y\u00fczy\u0131llar\u0131 ve barbarlar\u0131n fetihleri, bir y\u0131\u011f\u0131n \u00fcretici g\u00fcc\u00fc tahrip etti: tar\u0131m gerilemi\u015fti, sanayi, pazar yoklu\u011fundan dolay\u0131 gerilemi\u015fti, ticaret uykudayd\u0131 ya da zor yoluyla kesintiye u\u011fram\u0131\u015ft\u0131, k\u0131rsal ve kentsel n\u00fcfus azalm\u0131\u015ft\u0131. Bu ko\u015fullar ve fetihin bu ko\u015fullarca belirlenen \u00f6rg\u00fctleni\u015f tarz\u0131, Cermenlerin askeri \u00f6rg\u00fctleni\u015flerinin etkisi alt\u0131nda, feodal m\u00fclkiyeti geli\u015ftirdi. A\u015firet m\u00fclkiyeti ve kom\u00fcn m\u00fclkiyeti gibi, bu m\u00fclkiyet bi\u00e7imi de yine bir ortakl\u0131\u011fa dayan\u0131r; ama, bu ortakl\u0131\u011f\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda art\u0131k, antik sistemde oldu\u011fu gibi, do\u011frudan \u00fcreticiler s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 meydana getiren k\u00f6leler de\u011fil, serfle\u015ftirilmi\u015f k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00f6yl\u00fcler vard\u0131r. Feodalizmin eksiksiz geli\u015fmesine ko\u015fut olarak, ayr\u0131ca, kentlerle bir kar\u015f\u0131tl\u0131k ortaya \u00e7\u0131kar. Toprak m\u00fclkiyetinin hiyerar\u015fik yap\u0131s\u0131 ve bu yap\u0131ya e\u015flik eden silahl\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler, soylular\u0131, serfler \u00fczerinde egemen k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Bu feodal yap\u0131, t\u0131pk\u0131 eski kom\u00fcnal m\u00fclkiyet gibi, h\u00fckmedilen \u00fcretici s\u0131n\u0131fa kar\u015f\u0131 bir ortakl\u0131kt\u0131, \u015fu farkla ki, ortakl\u0131k bi\u00e7imi ve do\u011frudan \u00fcreticilerle olan ili\u015fkiler de\u011fi\u015fikti, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00fcretim ko\u015fullar\u0131 de\u011fi\u015fikti.<br \/> Toprak m\u00fclkiyetinin bu feodal yap\u0131s\u0131na, kentlerde, lonca m\u00fclkiyeti, elzanaatlar\u0131n\u0131n feodal \u00f6rg\u00fctlenmesi tekab\u00fcl ediyordu. Burada, m\u00fclkiyet, [y. 4] esas olarak, her bireyin kendi eme\u011fine ba\u011fl\u0131 bulunuyordu. Birle\u015fmi\u015f soyguncu soylulara kar\u015f\u0131 birlik zorunlulu\u011fu, sanayicinin ayn\u0131 zamanda t\u00fcccarl\u0131k da yapt\u0131\u011f\u0131 bir s\u0131rada, kapal\u0131 \u00e7ar\u015f\u0131lar\u0131 ortakla\u015fa y\u00fcr\u00fctme gereksinimi, g\u00f6nen\u00e7 i\u00e7indeki kentlere y\u0131\u011f\u0131nlar halinde ka\u00e7\u0131p gelen serflerin yaratt\u0131klar\u0131 artan rekabet, b\u00fct\u00fcn \u00fclkenin feodal yap\u0131s\u0131, loncalar\u0131 do\u011furdu; tek tek zanaat\u00e7\u0131lar taraf\u0131ndan azar azar biriktirilen k\u00fc\u00e7\u00fck sermayeler ve durmadan artmakta olan n\u00fcfus i\u00e7inde bunlar\u0131n say\u0131lar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmezli\u011fi, kentlerde de, k\u00f6ydekine benzer bir hiyerar\u015fi do\u011furan kalfal\u0131k ve \u00e7\u0131rakl\u0131k ili\u015fkilerini geli\u015ftirdi.<br \/> Ba\u015fl\u0131ca m\u00fclkiyet, feodal \u00e7a\u011f boyunca, demek ki, bir yandan serflerin eme\u011finin boyunduruk alt\u0131na sokuldu\u011fu toprak m\u00fclkiyetine, \u00f6te yandan da k\u00fc\u00e7\u00fck bir sermaye yard\u0131m\u0131yla kalfalar\u0131n eme\u011fini y\u00f6neten ki\u015fisel eme\u011fe dayan\u0131yordu. Bu iki bi\u00e7imin de yap\u0131s\u0131 s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00fcretim ko\u015fullar\u0131yla ilkel ve k\u00fc\u00e7\u00fck (sayfa 40) tar\u0131mla ve el eme\u011fine dayal\u0131 sanayi ile belirleniyordu. Feodalizmin doru\u011funda bile, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc pek az geli\u015fmi\u015fti. Kent-k\u0131r kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 her \u00fclke ya\u015f\u0131yordu; z\u00fcmrele\u015fme elbette \u00e7ok belirgindi, ama k\u0131rda prensler, soylular, din adamlar\u0131 ve k\u00f6yl\u00fcler bi\u00e7imindeki ve kentlerde de usta, kalfa, \u00e7\u0131rak ve az sonra da g\u00fcndelik\u00e7inin pleb bi\u00e7imindeki ayr\u0131\u015fmas\u0131 bir yana, \u00f6nemli bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc olmad\u0131. Tar\u0131mda, k\u00f6yl\u00fclerin kendi el zanaatlar\u0131na ek olarak geli\u015fen k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7al\u0131 i\u015fletmecilik, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc daha da g\u00fc\u00e7le\u015ftirmi\u015fti; sanayide, her zanaat kolunun kendi i\u00e7inde katiyen i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc yoktu ve birbirleri aras\u0131nda ise pek azd\u0131. Ticaret ile sanayiin ayr\u0131lmas\u0131, eski kentlerde daha \u00f6nce de vard\u0131, ama yeni kentlerde, ancak daha sonralar\u0131, kentlerin birbirleriyle ili\u015fki kurmalar\u0131yla geli\u015fti.<br \/> B\u00fcy\u00fck\u00e7e \u00fclkelerin feodal krall\u0131klar halinde birle\u015fmeleri, toprak soylular\u0131 i\u00e7in oldu\u011fu kadar, kentler i\u00e7in de bir gereksinmeydi. Bu bak\u0131mdan, egemen s\u0131n\u0131f, yani soylular, her yerde, ba\u015flar\u0131nda bir monark (h\u00fck\u00fcmdar) bulunmak \u00fczere \u00f6rg\u00fctlendiler.<\/p>\n<p>[4. MATERYAL\u0130ST TAR\u0130H ANLAYI\u015eININ \u00d6Z\u00dc.TOPLUMSAL VARLIK VE TOPLUMSAL B\u0130L\u0130N\u00c7]<\/p>\n<p> [y. 5] Demek ki, s\u00f6zkonusu olgu \u015fudur: belirli bir tarza g\u00f6re \u00fcretici faaliyette bulunan[12] belirli bireyler, bu belirli toplumsal ve siyasal ili\u015fkilerin i\u00e7ine girerler. Her ayr\u0131 durumda, ampirik g\u00f6zlemin[13] toplumsal ve siyasal yap\u0131 ile \u00fcretim aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131, ampirik olarak ve herhangi bir kurgu (sp\u00e9culation) ve aldatmaca olmaks\u0131z\u0131n ortaya koymas\u0131 gerekir. Toplumsal yap\u0131 ve devlet, durmadan belirli bireylerin ya\u015fam s\u00fcre\u00e7lerinin sonucu olarak meydana gelmektedir; ama bu bireyler kendilerinin ya da ba\u015fkalar\u0131n\u0131n kafalar\u0131nda canland\u0131rd\u0131klar\u0131 bireyler de\u011fil, ger\u00e7ek bireyler, yani etkide bulunan maddi \u00fcretim yapan, dolay\u0131s\u0131yla belirli maddi ve kendi iradelerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar, verili temeller ve ko\u015fullar alt\u0131nda faaliyet g\u00f6steren bireylerdir.[14]<br \/> Fikirlerin, anlay\u0131\u015flar\u0131n, ve bilincin \u00fcretimi, her \u015feyden \u00f6nce do\u011frudan do\u011fruya insanlar\u0131n maddi faaliyetine ve (sayfa 41) kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 maddi ili\u015fkilerine (Verkehr), ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n diline ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n anlay\u0131\u015flar\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 zihinsel ili\u015fkileri (geistige Verkehr), bu noktada onlar\u0131n maddi davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n dolays\u0131z \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak ortaya \u00e7\u0131kar. Bir halk\u0131n siyasal dilinde, yasalar\u0131n\u0131n, ahlak\u0131n\u0131n, dininin, metafizi\u011finin vb. dilinde ifadesini bulan zihinsel \u00fcretim i\u00e7in de ayn\u0131 \u015fey ge\u00e7erlidir. Sahip olduklar\u0131 anlay\u0131\u015flar\u0131, fikirleri, vb. \u00fcretenler insanlar\u0131n kendileridir,[15] ama bu insanlar, sahip olduklar\u0131 \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin belirli d\u00fczeydeki geli\u015fmi\u015fli\u011finin ve bu geli\u015fkinlik d\u00fczeyine tekab\u00fcl eden ve alabilecekleri en geni\u015f bi\u00e7imlere var\u0131ncaya kadar kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkilerinin (Verkehr) ko\u015fulland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ek, faal insanlard\u0131r. Bilin\u00e7 hi\u00e7bir zaman bilin\u00e7li varl\u0131ktan (das bewusste Sein) ba\u015fka bir \u015fey olamaz ve insanlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131, onlar\u0131n ger\u00e7ek ya\u015fam s\u00fcre\u00e7leridir. \u0130nsanlar ve sahip olduklar\u0131 ili\u015fkiler t\u00fcm ideolojilerinde sanki camera obscura&#8217;daym\u0131\u015f [karanl\u0131k oda. -\u00e7.] gibi ba\u015fa\u015fa\u011f\u0131 \u00e7evrilmi\u015f bir bi\u00e7imde g\u00f6r\u00fcl\u00fcyorsa, nesnelerin g\u00f6z\u00fcn, a\u011ftabakas\u0131 \u00fczerinde ters durmalar\u0131n\u0131n onlar\u0131n dolays\u0131z fiziksel ya\u015fam s\u00fcre\u00e7lerinin yans\u0131mas\u0131 olmas\u0131 gibi, bu olgu da, insanlar\u0131n tarihsel ya\u015fam s\u00fcre\u00e7lerine ayn\u0131 \u015feyin olmas\u0131ndan ileri gelmektedir.<br \/> G\u00f6kten yery\u00fcz\u00fcne inen Alman felsefesinin tam tersine, burada, yerden g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131k\u0131l\u0131r. Ba\u015fka deyi\u015fle, etten ve kemikten insanlara varmak i\u00e7in, ne insanlar\u0131n s\u00f6ylediklerinden, imgelerinden, kavrad\u0131klar\u0131ndan ve ne de anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc, imgelendi\u011fi ve kavrand\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle insandan yola \u00e7\u0131k\u0131l\u0131r; ger\u00e7ek faal insanlardan yola \u00e7\u0131k\u0131l\u0131r ve bu ya\u015fam (sayfa 42) s\u00fcrecinin ideolojik yans\u0131 ve yank\u0131lar\u0131n\u0131n geli\u015fmesi de, insanlar\u0131n bu ger\u00e7ek ya\u015fam s\u00fcre\u00e7lerinden hareketle ortaya konulabilir. Ve hatta insan beyninin ola\u011fan\u00fcst\u00fc hayalleri (Nebelbildungen) bile deneysel olarak saptanabilen ve maddi temellere dayanan, insanlar\u0131n ya\u015fam s\u00fcre\u00e7lerinin zorunlu y\u00fcceltmeleridir. Bu bak\u0131mdan ahlak, din, metafizik, ve ideolojinin t\u00fcm geri kalan k\u0131sm\u0131 ve bunlara tekab\u00fcl eden bilin\u00e7 bi\u00e7imleri, art\u0131k o \u00f6zerk g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerini yitirirler. Bunlar\u0131n tarihi yoktur, geli\u015fmeleri yoktur; tersine, maddi \u00fcretimlerini ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 maddi ili\u015fkilerini (Verkehr) geli\u015ftiren insanlar, kendilerine \u00f6zg\u00fc olan bu ger\u00e7ek ile birlikte hem d\u00fc\u015f\u00fcncelerini, hem de d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin \u00fcr\u00fcnlerini de\u011fi\u015ftirirler. Ya\u015fam\u0131 belirleyen bilin\u00e7 de\u011fil, tersine, bilinci belirleyen ya\u015famd\u0131r. Birinci durumda, sanki canl\u0131 bir bireymi\u015f gibi bilin\u00e7ten yola \u00e7\u0131k\u0131lmaktad\u0131r; ger\u00e7ek ya\u015fama tekab\u00fcl eden ikinci durumda ise, ger\u00e7ek ya\u015fayan bireyin kendisinden yola \u00e7\u0131k\u0131l\u0131r ve bilince de o bireyin bilinci olarak bak\u0131l\u0131r.[16]<br \/> Bu bak\u0131\u015f tarz\u0131, \u00f6nc\u00fcllerden yoksun de\u011fildir. Bu tarz ger\u00e7ek \u00f6nc\u00fcllerden yola \u00e7\u0131kar ve onlar\u0131 bir an i\u00e7in bile olsa terketmez. Bu \u00f6nc\u00fcller insanlard\u0131r, ama herhangi bir d\u00fc\u015flemsel yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015fl\u0131k ve de\u011fi\u015fmezlik i\u00e7indeki de\u011fil, belirli ko\u015fullar alt\u0131ndaki ger\u00e7ek, ampirik olarak g\u00f6zlemlenebilir geli\u015fme s\u00fcreci i\u00e7indeki insanlard\u0131r. Bu faal ya\u015fam s\u00fcreci bir kez ortaya kondu mu, tarih, kendileri daha da soyut olan ampiristlerinki gibi bir cans\u0131z olgular derlemesi olmaktan, ya da idealistlerinki gibi hayali \u00f6znelerin hayali eylemi olmaktan \u00e7\u0131kar.<br \/> Demek ki, ger\u00e7ek ya\u015famda, kurguculu\u011fun bitti\u011fi yerde pozitif bilim; insanlar\u0131n pratik faaliyetinin, g\u00f6sterdikleri pratik geli\u015fme s\u00fcre\u00e7lerinin ortaya konulu\u015fu ba\u015flar. Bilin\u00e7 konusundaki bo\u015f s\u00f6zler biter, onlar\u0131n yerini ger\u00e7ek bilgi almal\u0131d\u0131r. Ger\u00e7e\u011fin kendisi ortaya kondu\u011funda, \u00f6zerk felsefe varl\u0131k ortam\u0131n\u0131 yitirir. Onun yerini, olsa olsa insanlar\u0131n g\u00f6sterdikleri tarihsel geli\u015fmenin g\u00f6zlemlenmesinden \u00e7\u0131kart\u0131labilecek en genel sonu\u00e7lar\u0131n bir sentezi alabilir. Bu soyutlamalar, ger\u00e7ek tarihten kopart\u0131larak kendi ba\u015flar\u0131na ele al\u0131nd\u0131klar\u0131nda hi\u00e7bir de\u011fer ta\u015f\u0131mazlar. Olsa olsa tarihsel malzemenin daha kolay s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131, ayr\u0131 ayr\u0131 (sayfa 43) tabakalar\u0131n\u0131n s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6stermeye yarar. Ama hi\u00e7bir bi\u00e7imde, felsefenin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, tarihsel \u00e7a\u011flar\u0131 g\u00fczelce d\u00fczenlemeyi sa\u011flayabilecek bir re\u00e7ete, bir \u015fema veremezler. Tersine, g\u00fc\u00e7l\u00fck, ancak bu materyal, ister tamamlanm\u0131\u015f bir \u00e7a\u011f s\u00f6zkonusu olsun, ister i\u00e7inde bulunulan zaman olsun, incelemeye,[17] s\u0131n\u0131fland\u0131rmaya ve onu ger\u00e7ek bir bi\u00e7imde ortaya koymaya konuldu\u011fu zaman ba\u015flar. Bu g\u00fc\u00e7l\u00fcklerin a\u015f\u0131lmas\u0131 burada ele almam\u0131za olanak bulunmayan ve ancak ger\u00e7ek ya\u015fam s\u00fcrecinin ve her \u00e7a\u011f\u0131n bireylerinin faaliyetlerinin incelenmesiyle anla\u015f\u0131labilecek \u00f6nc\u00fcllere ba\u011fl\u0131d\u0131r. Biz, burada, ideoloji kar\u015f\u0131s\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu soyutlamalar\u0131n birka\u00e7\u0131n\u0131 al\u0131p, onlar\u0131 tarihsel \u00f6rneklerle a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131z.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>MATERYAL\u0130ST VE \u0130DEAL\u0130ST ANLAYI\u015eLARIN KAR\u015eITLI\u011eI (ALMAN \u0130DEOLOJ\u0130S\u0130&#8217;N\u0130N B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM\u00dc)[2*] [I] [y. 1] Alman ideologlar\u0131n s\u00f6ylediklerine g\u00f6re, Almanya, bu son y\u0131llar i\u00e7inde, daha \u00f6nce e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir alt\u00fcst olu\u015fa sahne olmu\u015f. Strauss[3*] ile ba\u015flayan hegelci sistemin ayr\u0131\u015fma s\u00fcreci, &#8220;ge\u00e7mi\u015fin g\u00fc\u00e7leri&#8221;nin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn i\u00e7ine s\u00fcr\u00fcklendikleri evrensel bir mayalanmayla sonu\u00e7lanm\u0131\u015f. Bu evrensel ke\u015fmeke\u015f i\u00e7inde, ayn\u0131 h\u0131zla yokolup gitmek \u00fczere [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[183],"tags":[],"class_list":{"0":"post-5864","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-marks-engels-alman-ideolojisi"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"MATERYAL\u0130ST VE \u0130DEAL\u0130ST ANLAYI\u015eLARIN KAR\u015eITLI\u011eI (ALMAN \u0130DEOLOJ\u0130S\u0130&#8217;N\u0130N B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM\u00dc)[2*] [I] [y. 1] Alman ideologlar\u0131n s\u00f6ylediklerine g\u00f6re, Almanya, bu son y\u0131llar i\u00e7inde, daha \u00f6nce e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir alt\u00fcst olu\u015fa sahne olmu\u015f. Strauss[3*] ile ba\u015flayan hegelci sistemin ayr\u0131\u015fma s\u00fcreci, &#8220;ge\u00e7mi\u015fin g\u00fc\u00e7leri&#8221;nin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn i\u00e7ine s\u00fcr\u00fcklendikleri evrensel bir mayalanmayla sonu\u00e7lanm\u0131\u015f. Bu evrensel ke\u015fmeke\u015f i\u00e7inde, ayn\u0131 h\u0131zla yokolup gitmek \u00fczere [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-03-10T17:14:56+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"22 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels\",\"datePublished\":\"2011-03-10T17:14:56+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/\"},\"wordCount\":4329,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"articleSection\":[\"Alman \u0130deolojisi - Marx - Engels\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/\",\"name\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"datePublished\":\"2011-03-10T17:14:56+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels","og_description":"MATERYAL\u0130ST VE \u0130DEAL\u0130ST ANLAYI\u015eLARIN KAR\u015eITLI\u011eI (ALMAN \u0130DEOLOJ\u0130S\u0130&#8217;N\u0130N B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM\u00dc)[2*] [I] [y. 1] Alman ideologlar\u0131n s\u00f6ylediklerine g\u00f6re, Almanya, bu son y\u0131llar i\u00e7inde, daha \u00f6nce e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir alt\u00fcst olu\u015fa sahne olmu\u015f. Strauss[3*] ile ba\u015flayan hegelci sistemin ayr\u0131\u015fma s\u00fcreci, &#8220;ge\u00e7mi\u015fin g\u00fc\u00e7leri&#8221;nin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn i\u00e7ine s\u00fcr\u00fcklendikleri evrensel bir mayalanmayla sonu\u00e7lanm\u0131\u015f. Bu evrensel ke\u015fmeke\u015f i\u00e7inde, ayn\u0131 h\u0131zla yokolup gitmek \u00fczere [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-03-10T17:14:56+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"22 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels","datePublished":"2011-03-10T17:14:56+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/"},"wordCount":4329,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","articleSection":["Alman \u0130deolojisi - Marx - Engels"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/","name":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","datePublished":"2011-03-10T17:14:56+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-birinci-bolum-marks-engels\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | Birinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5864","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5864"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5864\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5864"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5864"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5864"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}