{"id":5865,"date":"2011-03-10T20:17:43","date_gmt":"2011-03-10T17:17:43","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/"},"modified":"2011-03-10T20:17:43","modified_gmt":"2011-03-10T17:17:43","slug":"alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/","title":{"rendered":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>[II]<\/p>\n<p>[1. \u0130NSANLARIN GER\u00c7EK KURTULU\u015eUNUN KO\u015eULLARI][1**]<\/p>\n<p> [1] [18]Felsefeyi, tanr\u0131bilimi, t\u00f6z\u00fc ve b\u00fct\u00fcn \u00f6teki bo\u015f \u015feyleri &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221;e indirgemekle, &#8220;insanlar\u0131&#8221; hi\u00e7bir zaman k\u00f6lesi olmad\u0131klar\u0131 bu s\u00f6zlerin egemenli\u011finden kurtarmakla &#8220;insan&#8221;\u0131n &#8220;kurtulu\u015fu&#8221; yolunda tek bir ad\u0131m bile at\u0131lm\u0131\u015f olmayaca\u011f\u0131n\u0131; ger\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ve ger\u00e7ek ara\u00e7lar\u0131 kullanmadan ger\u00e7ek bir kurtulu\u015fu ger\u00e7ekle\u015ftirmenin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131,[19] buharl\u0131 makine ve mulejenny[2**] olmadan k\u00f6leli\u011fin, tar\u0131m\u0131 iyile\u015ftirmeksizin serfli\u011fin kald\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131; daha genel olarak, insanlar, yeterli nicelik ve nitelikte yiyecek, (sayfa 44) i\u00e7ecek, bar\u0131nak ve giyecek tedarik edecek durumda olmad\u0131klar\u0131 s\u00fcrece, onlar\u0131 kurtarman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bilgi\u00e7 filozoflar\u0131m\u0131za anlatmak zahmetine[20] girmeyece\u011fiz. &#8220;Kurtulu\u015f&#8221;, zihinsel de\u011fil, tarihsel bir i\u015ftir, ve bu tarihsel ko\u015fullar, sanayiin, tica[retin,] [tar\u0131]m\u0131n, [kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkinin (Verkehr) durumu] taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilir [&#8230;][3**] [2] sonra farkl\u0131 geli\u015fme a\u015famalar\u0131na g\u00f6re, \u015fu sa\u00e7mal\u0131klara [meydan verirler[4**]]: t\u00f6z, \u00f6zne, \u00f6z-bilin\u00e7 ve kat\u0131ks\u0131z ele\u015ftiri, t\u0131pk\u0131 dinsel ve tanr\u0131bilimsel sa\u00e7mal\u0131klar gibi, bunlar\u0131 da yeteri kadar geli\u015ftirildikleri zaman bir yana atarlar.[21] Ancak \u00f6nemsiz bir tarihsel geli\u015fmenin meydana geldi\u011fi Almanya gibi bir \u00fclkede bu fikir geli\u015fmeleri, bu idealize edilmi\u015f etkisiz \u0131v\u0131r z\u0131v\u0131rlar, do\u011fal olarak mevcut olmayan tarihsel geli\u015fmelerin yerini al\u0131r, yer edinir ve onlarla sava\u015fmak gerekir.[22] Ama bu yerel \u00f6nemde bir sava\u015ft\u0131r.[23] (sayfa 45)<\/p>\n<p>[2. FEUERBACH&#8217;IN SEZG\u0130SEL VE TUTARSIZ MATERYAL\u0130ZM\u0130N\u0130N ELE\u015eT\u0130R\u0130S\u0130]<\/p>\n<p> [&#8230;] [5**][8] ger\u00e7ekte ve pratik materyalist i\u00e7in, yani kom\u00fcnist i\u00e7in sorun, mevcut d\u00fcnyay\u0131 k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imde d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek (revolutionieren), varolan duruma pratik olarak sald\u0131rmak ve onu de\u011fi\u015ftirmektir.[24] Feuerbach&#8217;da kimi zaman bu cinsten g\u00f6r\u00fc\u015fler bulunsa da, bunlar, hi\u00e7bir zaman kopuk kopuk san\u0131lardan \u00f6teye gitmezler, ve bunlar\u0131n onun genel bak\u0131\u015f tarz\u0131 \u00fczerinde \u00e7ok az etkisi vard\u0131r ve o nedenle biz, burada, bunlar\u0131 geli\u015fmeye elveri\u015fli tohumlardan ba\u015fka bir \u015fey olarak g\u00f6rm\u00fcyoruz. Feuerbach&#8217;da duyumsal (Sinnliche) d\u00fcnya &#8220;kavram\u0131&#8221;,25 bir yandan bu d\u00fcnyan\u0131n basit sezgisiyle (Anschanung) \u00f6te yandan da basit alg\u0131s\u0131yla (Empfindung) s\u0131n\u0131rl\u0131 kal\u0131r, &#8220;ger\u00e7ek tarihsel insan&#8221; diyece\u011fine &#8220;\u0130nsan&#8221; der. &#8220;\u0130nsan&#8221; dedi\u011fi, ger\u00e7ekte &#8220;Alman&#8221;d\u0131r. Birinci durumda, duyumsal d\u00fcnyan\u0131n sezgisinde, zorunlu olarak, kendi bilinciyle ve kendi duygusuyla geli\u015fen, kendisinin \u00f6nceden varsayd\u0131\u011f\u0131 duyumsal d\u00fcnyan\u0131n b\u00fct\u00fcn par\u00e7alar\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle insan\u0131n ve do\u011fan\u0131n uyumunu bozan \u015feylere toslar. Bunlar\u0131 safd\u0131\u015f\u0131 etmek i\u00e7in, ikili bir g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131na s\u0131\u011f\u0131nmak zorunda kal\u0131r, yaln\u0131zca &#8220;besbelli olan\u0131&#8221; alg\u0131layan d\u00fcnyevi bir g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131 ile, \u015feylerin &#8220;ger\u00e7ek \u00f6z\u00fc&#8221;n\u00fc alg\u0131layan daha y\u00fcksek, felsefi bir g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131 aras\u0131nda sal\u0131n\u0131r.[26] \u00c7evresindeki duyumsal d\u00fcnyan\u0131n nas\u0131l sonsuzluktan bu yana hi\u00e7 de\u011fi\u015fmeden kalan bir \u015fey olmay\u0131p, sanayiin ve toplumun durumunun \u00fcr\u00fcn\u00fc, hem de tarihsel anlamda \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu, her biri kendinden \u00f6nceki ku\u015fa\u011f\u0131n omuzlar\u0131 \u00fczerinde y\u00fckselen, onun sanayiini, ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkisini yetkinle\u015ftiren, ve gereksinmelerdeki de\u011fi\u015fikliklere uygun olarak toplumsal d\u00fczenini de\u011fi\u015ftiren bir dizi ku\u015fa\u011f\u0131n faaliyetinin sonucu oldu\u011funu[27] g\u00f6rmez. Feuerbach, (sayfa 46) en basit &#8220;duyumlu kesinlik&#8221; nesnelerini bile ancak toplumsal geli\u015fme, s\u0131nai ve ticari ili\u015fkiler (Verkehr) sayesinde edinmi\u015ftir. Herkes bilir ki, kiraz a\u011fac\u0131, hemen b\u00fct\u00fcn meyve a\u011fa\u00e7lar\u0131 gibi, yaln\u0131zca birka\u00e7 y\u00fczy\u0131l \u00f6nce ticaret yoluyla bizim enlemimize nakledilmi\u015f ve [9] belirli bir toplumun, belirli bir \u00e7a\u011fdaki bu eylemi sayesindedir ki, kiraz a\u011fac\u0131 Feuerbach i\u00e7in &#8220;duyumsal kesinlik&#8221; haline gelmi\u015ftir.[28]<br \/> Kald\u0131 ki, \u015feyleri ger\u00e7ekten olduklar\u0131 gibi ve ger\u00e7ekten cereyan ettikleri gibi g\u00f6ren bu anlay\u0131\u015fta, her derin felsefi sorun, biraz ilerde daha a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fclece\u011fi gibi, \u00e7ok basit\u00e7e ampirik bir olgu haline geliverir. \u00d6rne\u011fin &#8220;t\u00f6z&#8221; ve &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221; konusundaki b\u00fct\u00fcn o &#8220;s\u0131n\u0131rs\u0131z y\u00fccelikteki yap\u0131tlar&#8221;a[10*] kaynakl\u0131k etmi\u015f insan-do\u011fa ili\u015fkisi (hatta Bruno&#8217;nun s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi (s. 110)[11*] &#8220;do\u011fa ile tarih aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131klar&#8221; sanki bu ikisi birbirlerinden ayr\u0131 &#8220;\u015feyler&#8221;mi\u015f gibi, sanki insan her zaman bir tarihsel do\u011fa ve bir do\u011fa tarihi ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya de\u011filmi\u015f gibi) konusundaki bu \u00f6nemli sorun, \u015fu pek \u00fcnl\u00fc &#8220;insan-do\u011fa birli\u011fi&#8221;nin, t\u0131pk\u0131 insanlar\u0131n do\u011fa ile &#8220;sava\u015f\u0131&#8221; gibi, sanayide hep ve sanayiin geli\u015fmi\u015flik d\u00fczeyine ba\u011fl\u0131 olarak ve \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerini o d\u00fczeye tekab\u00fcl eden bir temel \u00fczerinde geli\u015ftirdikleri noktaya dek her \u00e7a\u011fda farkl\u0131 bi\u00e7imlerde varolageldi\u011fi anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, kendili\u011finden ortadan kalkar. Sanayi ve ticaret, ya\u015famsal gereksinmelerin \u00fcretimi ve de\u011fi\u015fimi, da\u011f\u0131t\u0131m\u0131, de\u011fi\u015fik toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131n yap\u0131s\u0131n\u0131 belirledikleri gibi, y\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fc\u015f tarzlar\u0131na g\u00f6re kendileri de, bunlar taraf\u0131ndan belirlenirler ve o nedenledir ki, Feuerbach, \u00f6rne\u011fin Manchester&#8217;da y\u00fczy\u0131l \u00f6nce yaln\u0131zca \u00e7\u0131kr\u0131klar\u0131n ve dokuma tezgahlar\u0131n\u0131n oldu\u011fu yerde fabrikalar ve makineler g\u00f6r\u00fcyor, ve Roma k\u00f6y\u00fcnde, Augustus zaman\u0131nda yaln\u0131zca Romal\u0131 kapitalistlerin ba\u011f-bah\u00e7elerini ve villalar\u0131n\u0131 bulaca\u011f\u0131 yerde, ancak otlaklar ve batakl\u0131klar buluyor.[29](sayfa 47) bu i\u015fi, bu maddi \u015feylerin yarat\u0131lmas\u0131, bir s\u00f6zc\u00fckle bu \u00fcretim, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde oldu\u011fu bi\u00e7imiyle b\u00fct\u00fcn duyumsal d\u00fcnyan\u0131n temelidir, \u015fundan da belli ki , e\u011fer bunlar kesintiye u\u011frat\u0131lsayd\u0131, bu kesinti bir y\u0131l i\u00e7in bile olsa, Feuerbach, yaln\u0131zca, do\u011fal alemde muazzam bir de\u011fi\u015fiklik bulmakla kalmayacak, b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k aleminin kayb\u0131ndan oldu\u011fu kadar kendi seyretme yetisinin kayb\u0131ndan, hatta bizzat kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kayb\u0131ndan da pek \u00e7abuk yak\u0131nacakt\u0131. Elbette, d\u0131\u015f do\u011fan\u0131n \u00f6nceli\u011fi bu y\u00fczden ge\u00e7erli\u011finden bir \u015fey yitirmez ve b\u00fct\u00fcn bunlar, do\u011fald\u0131r ki, generatio aequivoca[6**] yoluyla \u00fcremi\u015f olan ilk insanlara uygulanamazlar; ama bu ayr\u0131m\u0131n, ancak, insan do\u011fadan ayr\u0131 bir \u015fey olarak kabul edildi\u011fi takdirde anlam\u0131 vard\u0131r. Zaten insanlar\u0131n tarihinden \u00f6nce gelen bu do\u011fa, hi\u00e7 de Feuerbach&#8217;\u0131n i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 do\u011fa de\u011fildir; bu do\u011fa, zaman\u0131m\u0131zda, belki de yak\u0131n zamanda olu\u015fmu\u015f olan Avusturalya atollerinden ba\u015fka hi\u00e7bir yerde mevcut de\u011fildir. Dolay\u0131s\u0131yla Feuerbach i\u00e7in de mevcut de\u011fildir.<br \/> \u0130tiraf edelim ki, Feuerbach&#8217;\u0131n, [10] &#8220;kat\u0131ks\u0131z&#8221; materyalistlere g\u00f6re, insan\u0131n da bir &#8220;duyumsal nesne&#8221; oldu\u011funu farketmek gibi b\u00fcy\u00fck bir \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc vard\u0131r; ama burada da yine teori alan\u0131nda kal\u0131p, insanlar\u0131 verili toplumsal ba\u011flamlar\u0131 i\u00e7inde, mevcut ya\u015fam ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde ele alamad\u0131\u011f\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc, insan\u0131 &#8220;duyumsal faaliyet&#8221; olarak de\u011fil de, yaln\u0131zca &#8220;duyumsal nesne&#8221; olarak ele al\u0131yor olmas\u0131 bir yana, ger\u00e7ekten varolan, faaliyet halindeki insanlara da hi\u00e7bir zaman varam\u0131yor, &#8220;insan&#8221; soyutlamas\u0131n\u0131 a\u015fam\u0131yor ve bu insan\u0131 duyulara sahip &#8220;ger\u00e7ek, bireysel, etten kemikten insan&#8221;\u0131n \u00f6tesine g\u00f6t\u00fcremiyor, yani &#8220;insan ile insan&#8221; aras\u0131nda a\u015fk ve dostluk d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka bir &#8220;insan ili\u015fkisi&#8221; tan\u0131m\u0131yor, \u00fcstelik onu da idealize ediyor.[30] G\u00fcncel ya\u015fam\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131n ele\u015ftirisini yapm\u0131yor. Bu y\u00fczden, duyumsal d\u00fcnyay\u0131, onu meydana getiren bireylerin canl\u0131 duyumsal faaliyetinin toplam\u0131 olarak kavramaya eri\u015femiyor; ve s\u00f6zgelimi sa\u011fl\u0131kl\u0131 insanlar yerine bir a\u00e7lar, s\u0131racal\u0131lar, bitkinler, veremliler s\u00fcr\u00fcs\u00fc g\u00f6r\u00fcnce, &#8220;y\u00fcksek sezgi&#8221;ye ve &#8220;t\u00fcrlerin&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcnsel &#8220;\u00f6de\u015fmesi&#8221;ne s\u0131\u011f\u0131nmak zorunda kal\u0131yor; bu y\u00fczden de, kom\u00fcnist materyalistin sanayide olsun, toplumsal yap\u0131da olsun k\u00f6kl\u00fc bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn hem zorunlulu\u011funu, hem de ko\u015fulunu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc yerde, (sayfa 48)[31]<br \/> Feuerbach materyalist oldu\u011fu zaman tarihten uzak duruyor, ve tarihi hesaba katt\u0131\u011f\u0131 zaman da materyalist olmaktan \u00e7\u0131k\u0131yor. Feuerbach&#8217;da tarih ve materyalizm birbirlerinden tamamen ayr\u0131 \u015feylerdir, zaten bu da daha \u00f6nce s\u00f6ylediklerimizden anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.[32]<br \/>Feuerbach, do\u011fa bilimi anlay\u0131\u015f\u0131ndan \u00f6zellikle s\u00f6zediyor, ancak fizik\u00e7inin ve kimyac\u0131n\u0131n g\u00f6rebilece\u011fi gizlere de\u011finiyor; ama ticaret ve sanayi olmasayd\u0131 do\u011fa biliminin hali nice olurdu? Hatta, bu &#8220;kat\u0131ks\u0131z&#8221; do\u011fa bilimine amac\u0131n\u0131 g\u00f6steren ve ona materyalini sa\u011flayan ticaret ve sanayi, insanlar\u0131n maddi faaliyetleri de\u011fil midir? Ve insanlar\u0131n kesintisiz bu faaliyeti, idealizme d\u00fc\u015f\u00fcyor.<\/p>\n<p>[3. BA\u015eLANGI\u00c7TAK\u0130 TAR\u0130HSEL \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER YA DA TOPLUMSAL FAAL\u0130YET\u0130N ESAS Y\u00d6NLER\u0130: GE\u00c7\u0130M ARA\u00c7LARININ \u00dcRET\u0130M\u0130, YEN\u0130 GEREKS\u0130NMELER\u0130N<br \/>\u00dcRET\u0130M\u0130, \u0130NSANLARIN \u00dcREMES\u0130 (A\u0130LE), TOPLUMSAL \u0130LET\u0130\u015e\u0130M, B\u0130L\u0130N\u00c7]<\/p>\n<p> [11] Her t\u00fcrl\u00fc \u00f6nc\u00fclden yoksun Almanlar s\u00f6z konusu oldu\u011fundan, her t\u00fcrl\u00fc insan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla her t\u00fcrl\u00fc tarihin[33] ilk \u00f6nc\u00fcl\u00fcnden, yani insanlar\u0131n &#8220;tarihi yapabilmek&#8221;[34] i\u00e7in ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilecek durumda olmalar\u0131 gerekti\u011fi \u00f6nc\u00fcl\u00fcnden i\u015fe ba\u015flamak zorunday\u0131z. Ama ya\u015famak i\u00e7in her \u015feyden \u00f6nce i\u00e7mek, yemek, bar\u0131nmak, giyinmek ve daha baz\u0131 ba\u015fka \u015feyler gerekir. Demek ki, ilk tarihsel eylem, bu gereksinmeleri kar\u015f\u0131layacak ara\u00e7lar\u0131n \u00fcretimi, maddi ya\u015fam\u0131n kendisinin \u00fcretimidir, ve bu, binlerce y\u0131l \u00f6nce oldu\u011fu gibi, bug\u00fcn de salt insanlar ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilsinler diye g\u00fcnbeg\u00fcn, saatbesaat yerine getirilmesi gereken tarihsel bir eylem, b\u00fct\u00fcn tarihin temel bir ko\u015fuludur. Duyumsall\u0131k, Aziz Bruno&#8217;da[12*] oldu\u011fu gibi, bir sopaya, bu en d\u00fc\u015f\u00fck asgariye indirgendi\u011fi zaman bile, bu sopay\u0131 \u00fcretme eylemini varsayar. Demek ki, b\u00fct\u00fcn tarih anlay\u0131\u015f\u0131nda, ba\u015fta gelen \u015fey, bu temel olguyu, b\u00fct\u00fcn \u00f6nemi i\u00e7inde, ve b\u00fct\u00fcn geni\u015fli\u011fi i\u00e7inde g\u00f6zlemlemek ve onun hakk\u0131n\u0131 vermektir. Herkes bilir ki, Almanlar, bunu hi\u00e7 bir zaman yapmad\u0131lar; tarihi hi\u00e7bir zaman d\u00fcnyevi bir temele oturtamad\u0131lar ve bu (sayfa 49) y\u00fczden de hi\u00e7bir zaman bir tarih\u00e7ileri olmad\u0131. Her ne kadar Frans\u0131zlar ve \u0130ngilizler bu olgunun tarih denilen \u015feyle ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131, \u00f6zellikle siyasal ideoloji i\u00e7inde hapsedilmi\u015f kald\u0131klar\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, ancak en dar bir a\u00e7\u0131dan g\u00f6rd\u00fcyseler de, bu, onlar\u0131n sivil toplumun (b\u00fcrgerlichen Gesellschaft), ticaretin ve sanayiin tarihini ilk\u00f6nce yazarak tarihe maddi bir temel kazand\u0131rmak i\u00e7in ilk denemelerde bulunmalar\u0131na engel olmad\u0131.<br \/> \u0130kinci nokta [12] \u015fudur ki, ilk gereksinmenin kendisi bir kez sa\u011fland\u0131\u011f\u0131nda, sa\u011flama eylemi ve bu sa\u011flama i\u015finden kazan\u0131lm\u0131\u015f olan alet, yeni gereksinmeler yarat\u0131r ve bu yeni gereksinmelerin yarat\u0131lmas\u0131 ilk tarihsel eylemdir. Pozitif malzeme s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fcklerinde ve ne dinbilimsel, ne de siyasal ya da edebi sa\u00e7mal\u0131klara katk\u0131da bulunamad\u0131klar\u0131nda, bunun tarih de\u011fil de &#8220;tarih-\u00f6ncesi&#8221; oldu\u011funu iddia eden Almanlar\u0131n, tarih konusundaki b\u00fcy\u00fck bilgeliklerinin nemenem bir \u015fey oldu\u011fu bu noktada hemen a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131k\u0131verir; zaten her ne kadar tarih konusundaki kurgular\u0131nda bu tarih-\u00f6ncesinin kendilerini &#8220;\u00e7\u0131plak olgular&#8221;dan korudu\u011funu, ayn\u0131 zamanda da, bu &#8220;tarih-\u00f6ncesi&#8221;nde binlerce hipotez yarat\u0131p binlercesini de \u00e7\u00fcr\u00fctebileceklerini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcklerinden, bu &#8220;tarih-\u00f6ncesi&#8221;ne \u00f6zel bir gayretle sar\u0131l\u0131yorlarsa da bu &#8220;tarih-\u00f6ncesi&#8221; sa\u00e7mal\u0131\u011f\u0131ndan tarihin kendisine nas\u0131l ge\u00e7ildi\u011fini de a\u00e7\u0131klam\u0131yorlar.<br \/> Burada, tarihsel geli\u015fmenin i\u00e7ine daha ba\u015ftan dahil olan bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ili\u015fki de \u015fudur: her g\u00fcn kendi ya\u015famlar\u0131n\u0131 yenileyen insanlar, ba\u015fka insanlar yaratmaya, kendi kendilerini yeniden \u00fcretmeye koyulurlar; bu, kad\u0131nla erkek aras\u0131ndaki, ana babalarla \u00e7ocuklar aras\u0131ndaki ili\u015fkidir; bu ailedir. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta tek toplumsal ili\u015fki olan bu aile, zamanla, artan gereksinmeler yeni toplumsal ili\u015fkiler do\u011furdu\u011fu ve n\u00fcfusun artmas\u0131 yeni gereksinmeler yaratt\u0131\u011f\u0131 zaman (Almanya&#8217;dan ba\u015fka her yerde) ast bir ili\u015fki haline gelir; bu bak\u0131mdan, bu aile konusunu, Almanya&#8217;da yap\u0131lmas\u0131 adet oldu\u011fu \u00fczere &#8220;aile kavram\u0131&#8221;na g\u00f6re de\u011fil de, mevcut ampirik olaylara g\u00f6re incelemeli ve geli\u015ftirmelidir. \u00dcstelik, toplumsal faaliyetin bu \u00fc\u00e7 y\u00f6n\u00fcn\u00fc \u00fc\u00e7 farkl\u0131 a\u015fama olarak anlamamak, yaln\u0131zca toplumsal faaliyetin \u00fc\u00e7 farkl\u0131 y\u00f6n\u00fc olarak anlamak gerekir, ya da Almanlar i\u00e7in daha a\u00e7\u0131k bir dil kullanmak gerekirse, tarihin ba\u015f\u0131ndan beri ve ilk insanlardan buyana birarada birlikte (sayfa 50) mevcut olmu\u015f ve bug\u00fcn de h\u00e2l\u00e2 tarih i\u00e7inde kendini g\u00f6steren \u00fc\u00e7 &#8220;u\u011frak&#8221; (&#8220;Moment&#8221;) olarak anlamak gerekir.<br \/> Ya\u015fam\u0131 \u00fcretmek, i\u015fle kendi \u00f6z ya\u015fam\u0131n\u0131 oldu\u011fu kadar, d\u00f6l vererek ba\u015fkas\u0131n\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 \u00fcretmek, demek ki, art\u0131k bize \u00e7ifte bir [13] ili\u015fki olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, bir yandan bir do\u011fal ili\u015fki olarak, \u00f6te yandan da bir toplumsal ili\u015fki olarak \u015fu anlamda toplumsal ki, bununla, bir\u00e7ok bireyin, hangi ko\u015fullarda, ne tarzda ve ne ama\u00e7la oldu\u011fu \u00f6nemli olmayan elbirli\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131r. Bundan \u00e7\u0131kan sonuca g\u00f6re: bir \u00fcretim tarz\u0131 ya da belirli bir sanayi a\u015famas\u0131, s\u00fcrekli olarak bir elbirli\u011fi tarz\u0131na veya belirli bir toplumsal a\u015famaya ba\u011fl\u0131d\u0131r; ve bu elbirli\u011fi tarz\u0131n\u0131n kendisi bir &#8220;\u00fcretici g\u00fc\u00e7t\u00fcr&#8221;; gene bundan \u00e7\u0131kan sonuca g\u00f6re: insanlarca ula\u015f\u0131labilir \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler toplam\u0131 toplumsal durumu belirler ve dolay\u0131s\u0131yla &#8220;insanl\u0131k tarihinin&#8221;, sanayi ve de\u011fi\u015fim (m\u00fcbadele) tarihi ile kesintisiz ba\u011flant\u0131s\u0131 i\u00e7inde incelenmesi ve ele al\u0131nmas\u0131 gerekir. Ama gene ayn\u0131 derecede a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, Almanya&#8217;da b\u00f6yle bir tarih yazmak olanakl\u0131 de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bunu yapabilmek i\u00e7in Almanlarda eksik olan yaln\u0131zca onu kavrama yetisi ve materyal de\u011fil, ayn\u0131 zamanda &#8220;duyumsal kesinlik&#8221;tir, zira Ren nehrinin \u00f6te yan\u0131nda bu gibi \u015feyler ya\u015fanamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc oralarda tarih art\u0131k durmu\u015ftur. Demek ki, insanlar aras\u0131nda, gereksinmelerin ve \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n ko\u015fulland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve bizzat insanlar kadar eski bir maddi ba\u011flar sisteminin varl\u0131\u011f\u0131 daha ba\u015ftan bellidir \u00f6yle bir ba\u011flar. sistemi ki, durmaks\u0131z\u0131n yeni bi\u00e7imler al\u0131r ve insanlar\u0131 gitgide biraraya toplayan herhangi bir siyasal ya da dinsel sa\u00e7mal\u0131k hen\u00fcz mevcut olmadan da, bir &#8220;tarih&#8221; sunar.<br \/> Ve ancak \u015fimdi, ta ba\u015flang\u0131\u00e7taki tarihsel ili\u015fkilerin d\u00f6rt u\u011fra\u011f\u0131n\u0131, d\u00f6rt y\u00f6n\u00fcn\u00fc inceledikten sonrad\u0131r ki, insan\u0131n &#8220;bilin\u00e7&#8221;i de oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz.[35] Ama, \u00f6yle de olsa, bu daha ba\u015ftan &#8220;kat\u0131ks\u0131z&#8221; bilin\u00e7 de\u011fildir. &#8220;Tin&#8221;, daha ba\u015ftan, [14] burada kendisini titre\u015fim halindeki hava tabakalar\u0131, sesler, k\u0131sacas\u0131 dil bi\u00e7iminde g\u00f6steren bir maddeye &#8220;yakalanm\u0131\u015f&#8221; olmaktan muzdariptir. Dil, bilin\u00e7 kadar eskidir, dil, \u00f6teki insanlar i\u00e7in de varolan,.ve o halde benim i\u00e7in de varolan (sayfa 51) ilk, pratik, ger\u00e7ek bilin\u00e7tir ve, t\u0131pk\u0131 bilin\u00e7 gibi dil de, ancak, di\u011fer insanlarla kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki [Verkehr] kurma gereksinmesiyle, zorunlulu\u011fuyla ortaya \u00e7\u0131kar.[36]ili\u015fki i\u00e7inde de\u011fildir&#8221;, k\u0131saca hi\u00e7bir ili\u015fki bilmez. Hayvan\u0131n \u00f6teki hayvanlarla olan ili\u015fkisi kendisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir ili\u015fki de\u011fildir. Bilin\u00e7, demek ki, daha ba\u015ftan toplumsal bir \u00fcr\u00fcnd\u00fcr ve insanlar mevcut olduklar\u0131 s\u00fcrece b\u00f6yle kal\u0131r. EIbette ki, bilin\u00e7, her\u015feyden \u00f6nce, yaln\u0131zca en yak\u0131n duyumsal \u00e7evrenin bilincidir, ve bilin\u00e7lenmekte olan bireyin, kendisi d\u0131\u015f\u0131nda yer alan \u00f6teki \u015feyler ve \u00f6teki ki\u015filer ile olan s\u0131n\u0131rl\u0131 ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131n bilincidir; bilin\u00e7, ayn\u0131 zamanda, insanlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na \u00f6nceleri ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131 yabanc\u0131, mutlak g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lamaz bir g\u00fc\u00e7 olarak dikilen, insanlar\u0131n kendisine kar\u015f\u0131 d\u00fcped\u00fcz hayvanca bir davran\u0131\u015f i\u00e7inde bulunduklar\u0131 ve insanlar\u0131 da hayvanlar\u0131 \u00fcrk\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc kadar \u00fcrk\u00fcten bir do\u011fa bilincidir; o halde salt hayvansal bir do\u011fa bilinci (do\u011fa dini)[36a] ve, \u00f6te yandan, \u00e7evresindeki bireylerle ili\u015fki kurmak zorunlulu\u011funun bilinci, toplum halinde ya\u015famakta oldu\u011fu bilincinin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. Bu ba\u015flang\u0131\u00e7, hayvansald\u0131r; basit bir s\u00fcr\u00fc bilincidir, ve burada, insan, koyundan, yaln\u0131zca bilincin i\u00e7g\u00fcd\u00fcn\u00fcn yerini almas\u0131 olgusuyla ya da i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fcn bilin\u00e7li bir i\u00e7g\u00fcd\u00fc olmas\u0131 olgusuyla ay\u0131rdedilir. Bu s\u00fcr\u00fcc\u00fcl, ya da kabilesel bilin\u00e7, \u00fcretkenli\u011fin artmas\u0131yla, gereksinmelerin \u00e7o\u011falmas\u0131yla ve daha \u00f6nceki iki unsurun temeli olan n\u00fcfusun \u00e7o\u011falmas\u0131yla orant\u0131l\u0131 olarak geli\u015fir ve yetkinle\u015fir. [15] \u0130lkel durumunda cinse ili\u015fkin eylem i\u00e7indeki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnden ba\u015fka bar \u015fey olmayan i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, b\u00f6ylece geli\u015fir ve ard\u0131ndan (\u00f6rne\u011fin bedensel g\u00fc\u00e7 gibi) do\u011fal durumlar y\u00fcz\u00fcnden, gereksinmeler, raslant\u0131lar vb. y\u00fcz\u00fcnden kendili\u011finden ya da &#8220;do\u011fal olarak&#8221; i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc haline gelir.[37] \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, ancak (sayfa 52) maddi ve zihinsel bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc meydana geldi\u011fi andan itibaren ger\u00e7ekten i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc halini al\u0131r.[38] Bu andan itibaren, bilin\u00e7, mevcut prati\u011fin bilincinden ba\u015fka bir \u015fey oldu\u011funu, ger\u00e7ek bir \u015feyi temsil etmeksizin bir \u015feyi ger\u00e7ek olarak temsil etti\u011fini ger\u00e7ekten sanabilir. Bu andan itibaren, bilin\u00e7, d\u00fcnyadan kurtulma ve &#8220;salt&#8221; teorinin, tanr\u0131bilimin, felsefenin, ahlak\u0131n vb. olu\u015fmas\u0131na ge\u00e7me durumundad\u0131r. Ama bu teori, bu tanr\u0131bilim, bu felsefe, bu ahlak vb. bile, mevcut ili\u015fkilerle \u00e7eli\u015fki haline girdiklerinde, bu, ancak, mevcut toplumsal ili\u015fkilerin mevcut \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerle \u00e7eli\u015fki haline gelmi\u015f olmas\u0131ndan ileri gelebilmektedir; zaten, belirli bir ulusal ili\u015fkiler \u00e7emberinde, bu durum, \u00e7eli\u015fkinin bu ulusal alan\u0131n i\u00e7inde de\u011fil, ama bu ulusal bilin\u00e7 ile \u00f6teki uluslar\u0131n prati\u011fi aras\u0131nda, yani bir ulusun ulusal bilinci ile evrensel bilinci aras\u0131nda[39] (halen Almanya&#8217;da oldu\u011fu gibi) meydana gelmesinden olabilir, ancak ve o halde, bu ulus i\u00e7in, bu \u00e7eli\u015fki, ancak ulusal bilincin ba\u011fr\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki gibi a\u00e7\u0131k\u00e7a kendini g\u00f6sterdi\u011finden, sava\u015f\u0131m, bu ulusal pislikle s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, elbette ki, bu ulus koku\u015fman\u0131n ta kendisi oldu\u011fu i\u00e7in b\u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. [16] \u00dcstelik, bilincin tek ba\u015f\u0131na ne yapt\u0131\u011f\u0131 o kadar \u00f6nemli de\u011fildir; b\u00fct\u00fcn bu \u00e7\u00fcr\u00fcme, bize ancak \u015fu sonucu verir: \u015fu \u00fc\u00e7 u\u011frak, \u00fcretici g\u00fc\u00e7, toplumsal durum ve bilin\u00e7, birbirleriyle \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015febilirler ve d\u00fc\u015fmek zorundad\u0131rlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc sayesinde, faaliyet ile maddi faaliyetin,[40] keyif \u00e7atma ile \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n, \u00fcretim ile t\u00fcketimin farkl\u0131 farkl\u0131 bireylerin pay\u0131na d\u00fc\u015fme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131, hatta olgusu ortaya \u00e7\u0131kar ve bunlar\u0131n birbirleriyle \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015fmemelerinin tek yolu, bizzat i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn kendisinin tekrar kald\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca besbelli ki, &#8220;hayaletler&#8221;, &#8220;ayaktak\u0131m\u0131&#8221;, &#8220;en y\u00fcce varl\u0131k&#8221;, &#8220;kavram&#8221;, &#8220;ku\u015fkular&#8221;[14*] tekil bireyle s\u0131n\u0131rl\u0131 idealist, tinsel ifadeler, anlay\u0131\u015flard\u0131r, ya\u015fam\u0131n \u00fcretilme tarz\u0131n\u0131n ve ona ba\u011fl\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki bi\u00e7iminin (Verkehrsform) i\u00e7inde hareket ettikleri \u00e7ok ampirik k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131klar ve s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar anlay\u0131\u015f\u0131ndan (sayfa 53) ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.[41]<\/p>\n<p>[4. TOPLUMSAL \u0130\u015eB\u00d6L\u00dcM\u00dc VE SONU\u00c7LARI: \u00d6ZEL M\u00dcLK\u0130YET, DEVLET, TOPLUMSAL FAAL\u0130YET\u0130N &#8220;YABANCILA\u015eMA&#8221;SI]<\/p>\n<p> B\u00fct\u00fcn bu \u00e7eli\u015fkileri i\u00e7inde ta\u015f\u0131yan ve kendisi de aile i\u00e7indeki do\u011fal i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnde ve toplumun ayr\u0131 ayr\u0131 ve birbirine kar\u015f\u0131t ailelere ayr\u0131l\u0131\u015f\u0131nda yatan bu i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, ayn\u0131 zamanda, i\u015fin ve \u00fcr\u00fcnlerinin \u00fcle\u015ftirilmesini, asl\u0131nda nicelik bak\u0131m\u0131ndan oldu\u011fu kadar, nitelik bak\u0131m\u0131ndan da e\u015fit olmayan da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 i\u00e7erir; \u015fu halde, ilk bi\u00e7imi, tohumu, kad\u0131n\u0131n ve \u00e7ocuklar\u0131n erke\u011fin k\u00f6lesi olduklar\u0131 aile i\u00e7inde bulunan m\u00fclkiyeti [17] i\u00e7erir. Aile i\u00e7indeki, elbet hen\u00fcz \u00e7ok ilkel ve gizli olan k\u00f6lelik ilk m\u00fclkiyettir ki, bu m\u00fclkiyet, ayr\u0131ca modern iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131na m\u00fckemmelen uymaktad\u0131r, bu tan\u0131mlamaya g\u00f6re m\u00fclkiyet, ba\u015fkas\u0131n\u0131n i\u015fg\u00fcc\u00fcnden serbest\u00e7e yararlanma yetkisidir. Kald\u0131 ki, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ve \u00f6zel m\u00fclkiyet \u00f6zde\u015f deyimlerdir birincisinde faaliyete g\u00f6re anlat\u0131lan \u015fey, ikincisinde bu faaliyetin \u00fcr\u00fcn\u00fcne g\u00f6re dile getirilmektedir.<br \/> \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, ayr\u0131ca, tek bireyin ya da tek bir ailenin \u00e7\u0131kar\u0131 ile aralar\u0131nda birbirleriyle kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki i\u00e7inde bulunan b\u00fct\u00fcn bireylerin kolektif \u00e7\u0131kar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiyi de i\u00e7erir; kald\u0131 ki, bu kolektif \u00e7\u0131kar, &#8220;genel \u00e7\u0131kar&#8221; olarak, yaln\u0131zca hayali olarak de\u011fil, her \u015feyden \u00f6nce, i\u015fin aralar\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bireylerin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7iminde ger\u00e7ek olarak da mevcuttur.<br \/> \u0130\u015fte as\u0131l bu \u00e7eli\u015fki, \u00f6zel \u00e7\u0131kar ile kolektif \u00e7\u0131kar aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkidir ki, kolektif \u00e7\u0131kar\u0131, devlet s\u0131fat\u0131yla, bireyin ve toplulu\u011fun ger\u00e7ek \u00e7\u0131karlar\u0131ndan ayr\u0131lm\u0131\u015f ba\u011f\u0131ms\u0131z bir bi\u00e7im almaya ve ayn\u0131 zamanda her zaman her aile ve kabile y\u0131\u011f\u0131\u015f\u0131m\u0131nda mevcut olan, kan, dil, geni\u015f bir \u00f6l\u00e7\u00fcde i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ba\u011flar\u0131 ve \u00f6teki \u00e7\u0131karlar gibi ba\u011flar\u0131n somut temeli \u00fczerinde, ama aldat\u0131c\u0131 bir ortakla\u015fma g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc almaya g\u00f6t\u00fcr\u00fcr; ve bu \u00e7\u0131karlar aras\u0131nda, \u00f6zellikle, daha o zamandan i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc taraf\u0131ndan ko\u015fulland\u0131r\u0131lan, bu cinsten b\u00fct\u00fcn grupla\u015fmalar (sayfa 54) i\u00e7inde farkl\u0131la\u015fan s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131, i\u00e7lerinden birinin \u00f6tekiler \u00fczerinde egemen oldu\u011fu s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131, daha ilerde geli\u015ftirece\u011fimiz \u00fczere, s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 buluyoruz. Bundan \u00e7\u0131kan sonu\u00e7 \u015fudur: devlet i\u00e7indeki b\u00fct\u00fcn sava\u015f\u0131mlar demokrasi, aristokrasi ve monar\u015fi aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m, oy hakk\u0131 u\u011fruna vb. sava\u015f\u0131m, \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131flar\u0131n y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri ger\u00e7ek sava\u015f\u0131mlar\u0131n b\u00fcr\u00fcnd\u00fckleri aldat\u0131c\u0131 bi\u00e7imlerden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir (her ne kadar bu konuda kendilerine Frans\u0131z-Alman Y\u0131ll\u0131klar\u0131&#8217;nda,[15*] ve Kutsal Aile&#8217;de olduk\u00e7a yol g\u00f6sterildiyse de, Alman kuramc\u0131lar\u0131 bunu ak\u0131llar\u0131ndan bile ge\u00e7irmemektedirler); ve dahas\u0131, egemen olmak isteyen her s\u0131n\u0131f, proletaryan\u0131n durumunda s\u00f6z konusu oldu\u011fu gibi, kendi egemenli\u011fi b\u00fct\u00fcn eski toplum bi\u00e7iminin ve bizzat egemenli\u011fin ortadan kalkmas\u0131 anlam\u0131na gelecek olsa bile, kendi \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131 herkesin \u00e7\u0131kar\u0131ym\u0131\u015f gibi g\u00f6sterebilmek i\u00e7in ki ilk ba\u015fta bunu yapmak zorundad\u0131r siyasal iktidar\u0131 ele ge\u00e7irmesi gerekir.<br \/> Bireyler yaln\u0131zca \u00f6zel \u00e7\u0131karlar\u0131na bakt\u0131klar\u0131 i\u00e7in \u00f6zel \u00e7\u0131karlar bireyler a\u00e7\u0131s\u0131ndan, kendi kolektif \u00e7\u0131karlar\u0131yla \u00f6rt\u00fc\u015fmez (asl\u0131nda kolektif, kolektif ya\u015fam\u0131n yan\u0131lsat\u0131c\u0131 bi\u00e7imidir) kolektif \u00e7\u0131kar, onlara &#8220;yabanc\u0131&#8221; [18] olan, onlardan &#8220;ba\u011f\u0131ms\u0131z&#8221; olan ve kendisi de \u00f6zelli\u011fi olan ve \u00f6zel bir &#8220;genel&#8221; \u00e7\u0131kar olan bir \u00e7\u0131kar gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir, ya da bu bireyler, demokraside oldu\u011fu gibi, bu ikilik i\u00e7inde hareket etmek zorundad\u0131rlar. \u00d6te yandan kolektif ve kolektif san\u0131lan \u00e7\u0131karlarla ger\u00e7ekte durmadan \u00e7arp\u0131\u015fan bu \u00f6zel \u00e7\u0131karlar\u0131n partideki kavgas\u0131, aldat\u0131c\u0131 &#8220;genel&#8221; \u00e7\u0131kar\u0131n devlet bi\u00e7imindeki pratik m\u00fcdahalesini ve dizginlemesini zorunlu k\u0131lar.[7**]<br \/> [17] Ve ensonu, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn bize derhal ilk \u00f6rne\u011fini sundu\u011fu \u015fey \u015fudur: insanlar do\u011fal toplum i\u00e7inde bulunduklar\u0131 s\u00fcrece, \u015fu halde, \u00f6zel \u00e7\u0131kar ile ortak \u00e7\u0131kar aras\u0131nda b\u00f6l\u00fcnme oldu\u011fu s\u00fcrece, demek ki, faaliyet g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak de\u011fil de do\u011fan\u0131n gere\u011fi olarak b\u00f6l\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc s\u00fcrece, insan kendi i\u015fine h\u00fckmedece\u011fine, insan\u0131n bu kendi eylemi, insan i\u00e7in kendisine kar\u015f\u0131 duran ve kendisini k\u00f6lele\u015ftiren yabanc\u0131 bir g\u00fc\u00e7 haline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Ger\u00e7ekten de, i\u015f payla\u015ft\u0131r\u0131lmaya ba\u015flar ba\u015flamaz herkesin kendisine dayat\u0131lan onun d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamad\u0131\u011f\u0131, yaln\u0131zca kendine ait belirli bir faaliyet alan\u0131 olur; o ki\u015fi avc\u0131d\u0131r, bal\u0131k\u00e7\u0131d\u0131r ya da \u00e7oband\u0131r ya da ele\u015ftirici ele\u015ftirmendir,[16*] (sayfa 55) ve e\u011fer ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131n\u0131 yitirmek istemiyorsa bunu s\u00fcrd\u00fcrmek zorundad\u0131r\u00a0 oysa herkesin bir ba\u015fka i\u015fe meydan vermeyen bir faaliyet alan\u0131n\u0131n i\u00e7ine hapsolmad\u0131\u011f\u0131, herkesin ho\u015funa giden faaliyet dal\u0131nda kendini geli\u015ftirebildi\u011fi kom\u00fcnist toplumda, toplum genel \u00fcretimi d\u00fczenler, bu da, benim i\u00e7in, bug\u00fcn bu i\u015fi, yar\u0131n ba\u015fka bir i\u015fi yapmak, can\u0131m\u0131n istedi\u011fince, hi\u00e7bir zaman avc\u0131, bal\u0131k\u00e7\u0131 ya da ele\u015ftirici olmak durumunda kalmadan sabahleyin avlanmak, \u00f6\u011fleden sonra bal\u0131k tutmak, ak\u015fam hayvan yeti\u015ftiricili\u011fi yapmak, yemekten sonra ele\u015ftiri yapmak olana\u011f\u0131n\u0131 yarat\u0131r. [18] Toplumsal faaliyetin bu \u015fekilde sabitle\u015fmesi, kendi \u00fcr\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn, bize h\u00fckmeden, bi\u00e7im denetimimizden ka\u00e7an, beklentilerimize kar\u015f\u0131 koyan, hesaplar\u0131m\u0131z\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131karan maddi bir g\u00fc\u00e7 halinde bu topla\u015fmas\u0131, zaman\u0131m\u0131za kadarki tarihsel geli\u015fmenin belliba\u015fl\u0131 u\u011fraklar\u0131ndan biridir.[42] Toplumsal g\u00fc\u00e7, yani i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ko\u015fulland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u00e7e\u015fitli bireylerin elbirli\u011finden do\u011fan on kat b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f \u00fcretici g\u00fc\u00e7, bu bireylere biraraya gelmi\u015f kendi \u00f6z g\u00fc\u00e7leri gibi g\u00f6r\u00fcnmez, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu elbirli\u011finin kendisi de, g\u00f6n\u00fcll\u00fc de\u011fil, do\u011fald\u0131r; bu g\u00fc\u00e7, bu bireylere, kendilerinin d\u0131\u015f\u0131nda yer alan, nereden geldi\u011fini, nereye gitti\u011fini bilmedikleri, bu y\u00fczden de art\u0131k h\u00fckmedemedikleri, tersine, \u015fimdi insanl\u0131\u011f\u0131n iradesinden ve gidi\u015finden ba\u011f\u0131ms\u0131z, bir dizi geli\u015fim evrelerinden, a\u015famalar\u0131ndan ge\u00e7en, insanl\u0131\u011f\u0131n bu irade ve gidi\u015fini y\u00f6neten yabanc\u0131 bir g\u00fc\u00e7 gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr.[8**] Yoksa, s\u00f6zgelimi, m\u00fclkiyetin, bir tarihi nas\u0131l olabilirdi, nas\u0131l de\u011fi\u015fik bi\u00e7imler alabilirdi? Diyelim ki, toprak m\u00fclkiyeti ortaya \u00e7\u0131kan ko\u015fullara g\u00f6re, nas\u0131l Fransa&#8217;da par\u00e7al\u0131 durumdan baz\u0131lar\u0131n\u0131n elinde toplanmaya, \u0130ngiltere&#8217;de ise baz\u0131lar\u0131n\u0131n elinde toplanm\u0131\u015f bulunmaktan par\u00e7alanm\u0131\u015f duruma (ger\u00e7ekte bug\u00fcn oldu\u011fu gibi) ge\u00e7ebilirdi? Ya da, gene nas\u0131l oluyor da ba\u015fka ba\u015fka bireylerin ve ba\u015fka ba\u015fka uluslar\u0131n \u00fcr\u00fcnlerinin de\u011fi\u015fiminden ba\u015fka bir anlam\u0131 olmayan ticaret, arz ve talep ili\u015fkileriyle b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya h\u00fckmediyor o ili\u015fki ki, bir \u0130ngiliz (sayfa 56) iktisat\u00e7\u0131s\u0131na g\u00f6re yery\u00fcz\u00fc \u00fczerinde ilk\u00e7a\u011fdan kalma bir al\u0131nyaz\u0131s\u0131 gibi as\u0131l\u0131 durur, ve g\u00f6r\u00fclmez bir elle insanlar aras\u0131nda mutlulu\u011fu ve mutsuzlu\u011fu da\u011f\u0131t\u0131r, imparatorluklar kurar, [19] imparatorluklar y\u0131kar, halklar\u0131 var eder, halklar\u0131 yok eder oysa bu temelin, \u00f6zel m\u00fclkiyetin, \u00fcretimin kom\u00fcnist\u00e7e d\u00fczenlenmesiyle (yani insan\u0131n kendi \u00fcr\u00fcn\u00fcne kar\u015f\u0131 yabanc\u0131 tutumunun ortadan kalkmas\u0131yla) arz ve talep ili\u015fkisinin g\u00fcc\u00fc hi\u00e7e iner ve insanlar, de\u011fi\u015fimi, \u00fcretimi ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki tarzlar\u0131n\u0131 (gegenseitigem Verhaltens) yeniden kendi denetimleri alt\u0131na al\u0131rlar.<\/p>\n<p>[5. KOM\u00dcN\u0130ZM\u0130N MADD\u0130 B\u0130R \u00d6NKO\u015eULU OLARAK \u00dcRET\u0130C\u0130 G\u00dc\u00c7LER\u0130N GEL\u0130\u015eMES\u0130]<\/p>\n<p> [18] Filozoflar\u0131n anlayabilecekleri bir terim kullanmak gerekirse, bu &#8220;yabanc\u0131la\u015fma&#8221; do\u011fald\u0131r ki, ancak iki pratik ko\u015fulla ortadan kald\u0131r\u0131labilir. Yabanc\u0131la\u015fman\u0131n &#8220;katlan\u0131lmaz&#8221; bir g\u00fc\u00e7, yani insan\u0131n ona kar\u015f\u0131 devrim yapt\u0131\u011f\u0131 bir g\u00fc\u00e7 haline gelmesi i\u00e7in, onun insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011funu tamamen &#8220;m\u00fclkiyetten yoksun&#8221; hale, ve ayn\u0131 zamanda, ger\u00e7ekten mevcut olan bir zenginlik ve k\u00fclt\u00fcr d\u00fcnyas\u0131yla \u00e7eli\u015fkili hale getirmesi gereklidir, \u00f6yle \u015feyler ki, her ikisi de \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde artmas\u0131n\u0131, yani \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fiminin y\u00fcksek bir evresini varsayarlar. \u00d6te yandan \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin bu geli\u015fmesi (daha \u015fimdiden insanlar\u0131n g\u00fcncel ampirik ya\u015fant\u0131s\u0131n\u0131n, yerel d\u00fczeyde de\u011fil de d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda tarihsel olarak cereyan etmesini i\u00e7eren geli\u015fmesi) kesinlikle vazge\u00e7ilemez, \u00f6nce yerine gelmesi gereken bir pratik ko\u015fuldur, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bu ko\u015ful olmadan, k\u0131tl\u0131k, genel bir durum al\u0131r, ve gereksinmeyle birlikte zorunlu olan i\u00e7in sava\u015f\u0131m yeniden ba\u015flar ve gene ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak ayn\u0131 eski \u00e7irkefin i\u00e7ine d\u00fc\u015f\u00fcl\u00fcr. Bu ko\u015ful gene ayn\u0131 \u015fekilde, insan cinsinin evrensel ili\u015fkileri, ensonu, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin bu evrensel geli\u015fmesi ile kurulabilece\u011fi i\u00e7in ve bir yandan b\u00fct\u00fcn \u00fclkelerde, ayn\u0131 zaman i\u00e7inde, &#8220;m\u00fclkiyetten yoksun&#8221; y\u0131\u011f\u0131n olay\u0131n\u0131 do\u011furdu\u011fu i\u00e7in (evrensel rekabet), sonra bu \u00fclkelerden herbirini \u00f6teki \u00fclkelerdeki alt\u00fcst olu\u015flara ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ve ensonu ampirik olarak evrensel olan, d\u00fcnya\u00e7ap\u0131nda tarihsel insanlar\u0131 yerel bireylerin yerine koymu\u015f oldu\u011fu i\u00e7in de sine qua non [olmazsa olmaz, zorunlu. -\u00e7] (sayfa 57) bir pratik ko\u015fuldur. Bu ko\u015ful olmad\u0131\u011f\u0131 takdirde: l\u00b0 kom\u00fcnizm ancak yerel bir olgu olarak varolabilir; 2\u00b0 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki g\u00fc\u00e7leri (die M\u00fcchte des Verkehrs), evrensel, \u015fu halde, katlan\u0131lmaz olan g\u00fc\u00e7ler olarak geli\u015femezler, yerel bat\u0131l inan\u00e7lardan do\u011fan &#8220;ko\u015fullar&#8221; olarak kal\u0131rlar: ve 3\u00b0 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki yayg\u0131nla\u015ft\u0131k\u00e7a yerel kom\u00fcnizm ortadan kalkar. [Kom\u00fcnizm, ampirik olarak, ancak egemen halklar\u0131n &#8220;hep birden&#8221; ve e\u015fzamanl\u0131[17*] hareketi olarak olanakl\u0131d\u0131r, bu da \u00fcretici g\u00fcc\u00fcn evrensel geli\u015fmesini ve buna ba\u011fl\u0131 olan d\u00fcnya ili\u015fkilerini (Weltverkehr) varsayar.<br \/> [18] Bize g\u00f6re kom\u00fcnizm, ne yarat\u0131lmas\u0131 gereken bir durum, ne de ger\u00e7e\u011fin ona uydurulmak zorunda olaca\u011f\u0131 bir \u00fclk\u00fcd\u00fcr. Biz, bug\u00fcnk\u00fc duruma son verecek ger\u00e7ek harekete kom\u00fcnizm diyoruz. Bu hareketin ko\u015fullar\u0131,[43] \u015fu anda varolan \u00f6nc\u00fcllerden do\u011farlar.<br \/> [19] Kald\u0131 ki, t\u00fcm\u00fcyle m\u00fclkiyetsiz (blo\u00dfen) i\u015f\u00e7iler y\u0131\u011f\u0131n\u0131 sermayeden ya da s\u0131n\u0131rl\u0131 bile olsa her \u00e7e\u015fit tatmin olma durumundan uzak muazzam i\u015fg\u00fcc\u00fc d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131 varsayar; nas\u0131l ki, bu i\u015fin ge\u00e7ici nitelikte olmayan kayb\u0131, g\u00fcvenli ge\u00e7im kayna\u011f\u0131 olarak kayb\u0131, rekabetten do\u011fan i\u015f kayb\u0131 da d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131 varsayarsa. Demek ki proletarya[44] ancak d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda tarihsel olarak mevcut olabilir, nas\u0131l ki proletaryan\u0131n i\u015fi olan kom\u00fcnizm de, ancak, d\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndatarihsel olarak varolabilirse. Bireylerin d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda tarihsel varl\u0131\u011f\u0131, ba\u015fka deyi\u015fle, bireylerin do\u011frudan d\u00fcnya tarihine ba\u011fl\u0131 varl\u0131klar\u0131.<br \/> [19] \u0130\u00e7inde bulundu\u011fumuz a\u015famadan \u00f6nceki b\u00fct\u00fcn tarihsel a\u015famalarda mevcut \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ko\u015fulland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve buna kar\u015f\u0131l\u0131k kendisi de bu g\u00fc\u00e7leri ko\u015fulland\u0131ran kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki bi\u00e7imi sivil toplumdur, bundan \u00f6nce s\u00f6ylediklerimizden de anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi sivil toplumun \u00f6nc\u00fcl\u00fc, ve esas temeli daha kesin tan\u0131mlamalar\u0131 yukarda verilmi\u015f olan basit aile ve, klan da denilen, bile\u015fik ailedir. Demek ki, daha \u015fimdiden de a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, bu sivil toplum, b\u00fct\u00fcn tarihin ger\u00e7ek oca\u011f\u0131, ger\u00e7ek sahnesidir ve bug\u00fcne kadarki tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, nas\u0131l ger\u00e7ek ili\u015fkileri ihmal edip kendisini yaln\u0131zca (sayfa 58) g\u00fcr\u00fclt\u00fcl\u00fc prens ve devlet \u00f6yk\u00fcleriyle s\u0131n\u0131rlayan b\u00fcy\u00fck bir sa\u00e7mal\u0131k oldu\u011fu b\u00f6ylece g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor.<br \/> Buraya kadar esas olarak insan faaliyetinin yaln\u0131zca bir y\u00f6n\u00fc \u00fczerinde, do\u011fan\u0131n insan taraf\u0131ndan bi\u00e7imlendirili\u015fi \u00fczerinde durduk. \u00d6teki y\u00f6n, insan\u0131n insan taraf\u0131ndan bi\u00e7imlendirili\u015fi&#8230;[45]<br \/> Devletin k\u00f6keni ve devletin sivil toplumla ili\u015fkisi.<\/p>\n<p>[6. MATERYAL\u0130ST TAR\u0130H ANLAYI\u015eININ SONU\u00c7LARI:TAR\u0130HSEL S\u00dcREC\u0130N S\u00dcREKL\u0130L\u0130\u011e\u0130, TAR\u0130H\u0130N D\u00dcNYA TAR\u0130H\u0130NE D\u00d6N\u00dc\u015eMES\u0130, B\u0130R KOM\u00dcN\u0130ST<br \/>DEVR\u0130M ZORUNLULU\u011eU]<\/p>\n<p> [20] Tarih, herbiri kendinden \u00f6nce gelen ku\u015faklar taraf\u0131ndan kendisine aktar\u0131lm\u0131\u015f olan malzemeleri, sermayeleri, \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri kullanan farkl\u0131 ku\u015faklar\u0131n ardarda geli\u015finden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir; bu bak\u0131mdan, her ku\u015fak, demek ki, bir yandan geleneksel faaliyeti t\u00fcm\u00fcyle de\u011fi\u015fmi\u015f olan ko\u015fullar i\u00e7inde s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr, ve \u00f6te yandan, t\u00fcm\u00fcyle de\u011fi\u015fik bir faaliyetle eski ko\u015fullar\u0131 de\u011fi\u015ftirir; bu, kurgu yoluyla \u00f6yle \u00e7arp\u0131t\u0131labilir ki, daha sonraki tarih daha \u00f6nceki tarihin amac\u0131 haline getirilir, \u00f6rne\u011fin, Amerika&#8217;n\u0131n ke\u015ffine, Frans\u0131z devriminin patlamas\u0131na yard\u0131m etme amac\u0131 atfedilir; dolay\u0131s\u0131yla, b\u00f6ylece tarih kendine \u00f6zg\u00fc ama\u00e7lar edinir ve &#8220;di\u011fer ki\u015filer gibi bir ki\u015fi&#8221; (yani &#8220;\u00d6z-bilin\u00e7, Ele\u015ftiri, Birtek&#8221;, vb.) haline gelir, oysa ge\u00e7mi\u015f tarihin, &#8220;Belirleme&#8221;, &#8220;Ama\u00e7&#8221;, &#8220;Tohum&#8221;, &#8220;Fikir&#8221; gibi terimlerle belirtilmesi, daha \u00f6nceki tarihin bir soyutlamas\u0131ndan, daha \u00f6nceki tarihin yak\u0131n tarih \u00fczerinde meydana getirdi\u011fi aktif etkinin soyutlamas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.[46]<br \/> Bu geli\u015fmenin seyri i\u00e7inde birbirleri \u00fczerine etki yapan ayr\u0131 ayr\u0131 alanlar geni\u015fledik\u00e7e, geli\u015fmi\u015f \u00fcretim tarz\u0131yla, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkiyle ve bunlar\u0131n do\u011fal sonucu olarak uluslar aras\u0131ndaki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcyle \u00e7e\u015fitli uluslar\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7taki kendi i\u00e7lerine kapal\u0131l\u0131klar\u0131 y\u0131k\u0131ld\u0131k\u00e7a, tarih de, gittik\u00e7e d\u00fcnya tarihi haline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr; \u00f6yle ki, s\u00f6zgelimi, \u0130ngiltere&#8217;de, (sayfa 59) Hindistan&#8217;daki, ve \u00c7in&#8217;deki binlerce emek\u00e7inin ekme\u011fini elinden alan ve bu imparatorluklar\u0131n b\u00fct\u00fcn ya\u015fay\u0131\u015f bi\u00e7imini alt\u00fcst eden bir makine icat edilirse, bu icat, d\u00fcnya \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde tarihsel bir olgu olur. Ayn\u0131 \u015fekilde \u015feker ve kahve, 19. y\u00fczy\u0131lda, d\u00fcnya \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcndeki tarih bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemlerini tan\u0131tlam\u0131\u015flard\u0131r, \u015f\u00f6yle ki Napol\u00e9on&#8217;un K\u0131ta Sistemi[18*] sonucu, bu \u00fcr\u00fcnlerin bulunmay\u0131\u015f\u0131 Almanlar\u0131n Napol\u00e9on&#8217;a kar\u015f\u0131 ayaklanmas\u0131na neden oldu [21] ve b\u00f6ylece 1813&#8217;\u00fcn \u015fanl\u0131 kurtulu\u015f sava\u015flar\u0131n\u0131n somut temeli haline geldi. Bundan da, sonu\u00e7 olarak, anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, tarihin d\u00fcnya tarihi haline d\u00f6n\u00fc\u015fmesi, diyelim, &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221;in, d\u00fcnya tininin ya da herhangi ba\u015fka bir metafizik hayaletin basit ve soyut i\u015fi de\u011fil, ampirik olarak kan\u0131tlanabilir, tamam\u0131yla maddi bir olgu, her bireyin yiyerek, i\u00e7erek ve giyinerek tan\u0131t\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 bir olgudur.[47]<br \/> G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadarki tarihte tek tek bireylerin faaliyetlerinin d\u00fcnya \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde bir faaliyet halinde geni\u015flemesiyle, bireylerin gittik\u00e7e kendilerine yabanc\u0131 bir g\u00fcc\u00fcn, (d\u00fcnya tini, vb. denen \u015feyin oynad\u0131\u011f\u0131 pis bir oyun olarak kavrad\u0131klar\u0131 bask\u0131n\u0131n), gittik\u00e7e kocamanla\u015fan ve son kertede kendini d\u00fcnya pazar\u0131 olarak a\u00e7\u0131\u011fa vuran bir g\u00fcc\u00fcn k\u00f6lesi haline gelmeleri de tamamen ampirik bir olgudur. Ama, Alman teoricileri i\u00e7in o kadar gizemli olan bu g\u00fcc\u00fcn mevcut toplumsal durumun devrilmesiyle, kom\u00fcnist devrimle (bundan, daha sonra s\u00f6zedece\u011fiz), ve bu g\u00fc\u00e7le \u00f6zde\u015f olan \u00f6zel m\u00fclkiyetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131yla ortadan kalkaca\u011f\u0131 da ayn\u0131 derecede ampirik olarak temellendirilmi\u015ftir; o zaman her bireyin ayr\u0131 ayr\u0131 kurtulu\u015fu da tam olarak tarihin t\u00fcm\u00fcyle d\u00fcnya tarihi haline d\u00f6n\u00fc\u015fmesi \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015fecektir.[48] Buraya kadar s\u00f6ylediklerimizden, bireyin ger\u00e7ek zihinsel zenginli\u011finin, tamamen, bireyin ger\u00e7ek ili\u015fkilerinin zenginli\u011fine ba\u011fl\u0131 (sayfa 60) oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u0130\u015fte yaln\u0131z bu yollad\u0131r ki, tek tek her birey, kendi \u00e7e\u015fitli ulusal ve y\u00f6resel s\u0131n\u0131rlar\u0131ndan kurtulacak, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n \u00fcretimiyle (zihinsel \u00fcretimi de dahil olmak \u00fczere) pratik ili\u015fkiler i\u00e7ine girecek, ve (insanlar\u0131n yaratt\u0131klar\u0131) her alandaki b\u00fct\u00fcn d\u00fcnya \u00fcretiminden yararlanma yetene\u011fi edinecek duruma gelecektir. \u00c7ok y\u00f6nl\u00fc ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k, bireylerin d\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndaki tarihsel elbirli\u011finin bu ilk do\u011fal bi\u00e7imi [22] bu kom\u00fcnist devrimle, insanlar\u0131n birbirleri \u00fczerindeki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkilerinden do\u011fan \u015fimdiye kadar insanlara sanki onlara t\u00fcm\u00fcyle yabanc\u0131 g\u00fc\u00e7lermi\u015f gibi kabul ettirilen ve h\u00fckmeden bu g\u00fc\u00e7ler \u00fczerinde denetim ve bilin\u00e7li egemenlik haline d\u00f6n\u00fc\u015fecektir. Bu bulu\u015f tarz\u0131 da, yine, kurgul ve idealist bir tarzda, yani &#8220;Cinsin kendi kendine \u00fcremesi&#8221; (&#8220;\u00f6zne olarak toplum&#8221;) gibi, hayali bir bi\u00e7imde anla\u015f\u0131labilir, ve b\u00f6ylelikle birbirleriyle ili\u015fki halinde bulunan bireyler ard\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131, bu kendi kendini \u00fcretme mucizesini ger\u00e7ekle\u015ftiren bir tek birey olarak anla\u015f\u0131labilir. Burada g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, bireyler, elbette ki maddeten ve manen, birbirlerini yarat\u0131rlar, ama ne Aziz Bruno&#8217;nunki gibi[49][9**]<br \/> Geli\u015ftirmi\u015f bulundu\u011fumuz tarih anlay\u0131\u015f\u0131, ensonu bize \u015fu sonu\u00e7lar\u0131 da verir: 1. \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmesinde \u00f6yle bir a\u015fama gelir ki, bu a\u015famada, mevcut ili\u015fkiler \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde ancak zararl\u0131 olabilen, art\u0131k \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p y\u0131k\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7ler haline gelen (makineler ve para) \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki ara\u00e7lar\u0131 do\u011far, ve bu, bir \u00f6nceki olaya ba\u011fl\u0131 olarak, kazan\u00e7lar\u0131ndan yararlanmaks\u0131z\u0131n toplumun b\u00fct\u00fcn y\u00fck\u00fcn\u00fc ta\u015f\u0131yan, toplumdan d\u0131\u015flanm\u0131\u015f [23], ve zorunlu olarak, b\u00fct\u00fcn \u00f6teki s\u0131n\u0131flara kar\u015f\u0131 en a\u00e7\u0131k bir muhalefet durumunda bulunan bir s\u0131n\u0131f do\u011far, bu s\u0131n\u0131f, toplum \u00fcyelerinin (sayfa 61) \u00e7o\u011funlu\u011funun meydana getirdikleri bir s\u0131n\u0131ft\u0131r, k\u00f6kl\u00fc bir devrim zorunlulu\u011funun bilinci, kom\u00fcnist bir bilin\u00e7 olan ve elbette ki, kendileri de bu s\u0131n\u0131f\u0131n durumunu g\u00f6sterdikleri zaman ba\u015fka s\u0131n\u0131flarda da olu\u015fabilen bu bilin\u00e7, bu s\u0131n\u0131f\u0131n i\u00e7inden f\u0131\u015fk\u0131r\u0131r. 2. Belirli \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerden baz\u0131 ko\u015fullar i\u00e7inde yararlan\u0131labilir ki, bu ko\u015fullar, toplumun belirli bir s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n egemenli\u011finin ko\u015fulland\u0131r;[50] bu s\u0131n\u0131f\u0131n, sahip oldu\u011fu \u015feyden ileri gelen toplumsal g\u00fcc\u00fc, d\u00fczenli olarak her \u00e7a\u011fa \u00f6zg\u00fc devlet tipinde idealist bi\u00e7imde pratik ifadesini bulur; bunun i\u00e7indir ki, her devrimci sava\u015f\u0131m, o zamana kadar h\u00fckmetmi\u015f olan s\u0131n\u0131fa[51] kar\u015f\u0131 y\u00f6nelir. 3. Daha \u00f6nceki b\u00fct\u00fcn devrimlerde faaliyet tarz\u0131 de\u011fi\u015fmemi\u015f kal\u0131yordu ve yaln\u0131zca bu faaliyetin ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc bir da\u011f\u0131l\u0131m\u0131, i\u015fin ba\u015fka ki\u015filer aras\u0131nda yeni bir b\u00f6l\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi s\u00f6zkonusuydu: kom\u00fcnist devrim, bunun tersine, daha \u00f6nceki faaliyet tarz\u0131na kar\u015f\u0131 y\u00f6nelmi\u015ftir, \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131[52] ortadan kald\u0131r\u0131r ve b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131flar\u0131n egemenli\u011fini s\u0131n\u0131flar\u0131n kendileriyle birlikte ortadan kald\u0131r\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu devrim, art\u0131k toplum i\u00e7inde bir s\u0131n\u0131f i\u015flevi g\u00f6rmeyen, art\u0131k toplum i\u00e7inde bir s\u0131n\u0131f diye tan\u0131nmayan, ve daha \u015fimdiden art\u0131k bug\u00fcnk\u00fc toplum i\u00e7indeki b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131flar\u0131n, b\u00fct\u00fcn milliyetlerin, vb. yokolu\u015funun ifadesi olan bir s\u0131n\u0131f taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilir. 4. Y\u0131\u011f\u0131n i\u00e7inde bu kom\u00fcnist bilincin yarat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ve gene bu i\u015fin kendisinin de iyi bir sonuca g\u00f6t\u00fcr\u00fclebilmesi i\u00e7in insanlar\u0131n y\u0131\u011f\u0131nsal bir de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framas\u0131 zorunlu olarak kendini ortaya koyar, b\u00f6yle bir bi\u00e7im de\u011fi\u015fikli\u011fi ise ancak pratikteki bir hareketle, bir devrimle yap\u0131labilir; bu devrim, demek ki, yaln\u0131zca egemen s\u0131n\u0131f\u0131 devirmenin tek yolu oldu\u011fu i\u00e7in zorunlu k\u0131l\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r, \u00f6tekini deviren s\u0131n\u0131fa, eski sistemin kendisine bula\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 pislikleri s\u00fcp\u00fcrmek ve toplumu yeni temeller \u00fczerine kurmaya elveri\u015fli bir hale gelmek olana\u011f\u0131n\u0131 ancak bir devrim verece\u011fi i\u00e7in de zorunlu olmu\u015ftur.[53] (sayfa 62)<\/p>\n<p>[7. MATERYAL\u0130ST TAR\u0130H ANLAYI\u015eININ \u00d6ZET\u0130]<\/p>\n<p> [24] Bu tarih anlay\u0131\u015f\u0131, demek ki, ger\u00e7ek \u00fcretim s\u00fcrecinin, ya\u015fam\u0131n dolays\u0131z maddi \u00fcretiminden ba\u015flayarak a\u00e7\u0131klanmas\u0131na ve bu \u00fcretim tarz\u0131na ba\u011fl\u0131 ve onun taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki bi\u00e7imlerinin, yani de\u011fi\u015fik a\u015famalar\u0131ndaki sivil toplumun, b\u00fct\u00fcn tarihin temeli olarak kavranmas\u0131na; ve onun Devlet halindeki eylemi i\u00e7inde g\u00f6sterilmesine, b\u00fct\u00fcn de\u011fi\u015fik teorik \u00fcr\u00fcnlerinin ve bilin\u00e7, din, felsefe, etik, vb., vb.[54] bi\u00e7imlerinin a\u00e7\u0131klanmas\u0131na ve bunlar\u0131n k\u00f6kenlerinin ve geli\u015fmelerinin bu temelde ele al\u0131nmas\u0131na dayan\u0131r; bu da, do\u011fal olarak, i\u015fi b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde g\u00f6stermeye (ve de\u011fi\u015fik y\u00f6nlerinin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkisini incelemeye) olanak verir.[55] Bu tarih anlay\u0131\u015f\u0131, idealist tarih anlay\u0131\u015f\u0131 gibi, her (sayfa 63) d\u00f6nemde bir kategori aramak zorunlulu\u011funda de\u011fildir, ama o, daima tarihin ger\u00e7ek zeminine basar; prati\u011fi fikirlere g\u00f6re a\u00e7\u0131klamaz, fikirlerin olu\u015fumunu maddi prati\u011fe g\u00f6re a\u00e7\u0131klar; bu y\u00fczden da, b\u00fct\u00fcn bilin\u00e7 bi\u00e7imlerinin ve \u00fcr\u00fcnlerinin zihinsel ele\u015ftirisi sayesinde, &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221;e indirgemeyle, ya da &#8220;hortlaklar&#8221;, &#8220;hayaletler&#8221;, &#8220;cinler&#8221;[22*] halinde ba\u015fkala\u015fmayla \u00e7\u00f6z\u00fcmlenemeyecekleri, ama bu idealist sa\u00e7malar\u0131 do\u011furan somut toplumsal ili\u015fkilerin pratik olarak devrilmesiyle yok edilebilecekleri sonucuna var\u0131r. Tarihin, dinin, felsefenin ve b\u00fct\u00fcn \u00f6teki teorilerin devindirici g\u00fcc\u00fc, ele\u015ftiri de\u011fil, devrimdir. Bu tarih anlay\u0131\u015f\u0131, tarihin sonunun, &#8220;tinin tini&#8221; olarak &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221;te erimek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ama her evrede, maddi bir sonucun bulundu\u011funu g\u00f6sterir: bir \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler toplam\u0131, tarihsel olarak yarat\u0131lm\u0131\u015f ve her ku\u015fa\u011fa kendinden \u00f6nce gelen ku\u015fak taraf\u0131ndan aktar\u0131lm\u0131\u015f, bireylerin do\u011fa ile ve kendi aralar\u0131ndaki bir ili\u015fki; bir yandan yeni ku\u015fak taraf\u0131ndan ger\u00e7ekten de\u011fi\u015ftirilen, ama, \u00f6te yandan da, yeni ku\u015fa\u011fa kendi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 emreden ve ona belirli bir geli\u015fme, \u00f6zg\u00fcl bir nitelik veren bir \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler, sermayeler ve ko\u015fullar kitlesi. Dolay\u0131s\u0131yla, ortam ve ko\u015fullar insanlar\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131 kadar, insanlar da [25] ortam ve ko\u015fullar\u0131 yarat\u0131rlar. Her bireyin ve her ku\u015fa\u011f\u0131n mevcut veriler olarak bulduklar\u0131 bu \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler, sermayeler, toplumsal kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki bi\u00e7imleri toplam\u0131, filozoflar\u0131n &#8220;t\u00f6z&#8221; olarak ve &#8220;insan\u0131n \u00f6z\u00fc&#8221; olarak tasarlad\u0131klar\u0131, g\u00f6klere \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131 ya da sava\u015ft\u0131klar\u0131 \u015feyin somut temelidir: bu \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler, filozoflar, &#8220;\u00d6z-bilin\u00e7&#8221; ve &#8220;Birtek&#8221; diye onlara ba\u015fkald\u0131rd\u0131klar\u0131 halde insanlar\u0131n geli\u015fimi \u00fczerindeki sonucu ve etkisi bak\u0131m\u0131ndan gene de sars\u0131lmayan ger\u00e7ek bir temeldir. Yine, tarihte d\u00f6nemsel olarak meydana gelen devrimci sars\u0131nt\u0131n\u0131n, mevcut her \u015feyin temelini devirmeye yetecek g\u00fc\u00e7te olup olmayaca\u011f\u0131n\u0131 belirleyen \u015fey, \u00e7e\u015fitli ku\u015faklar\u0131n haz\u0131r olarak bulduklar\u0131 ya\u015fam ko\u015fullar\u0131d\u0131r; ve e\u011fer toptan bir alt\u00fcst olu\u015fun bu maddi \u00f6\u011feleri, bir yandan mevcut \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler, ve \u00f6te yandan da, yaln\u0131zca o g\u00fcne kadarki toplumun tekil ko\u015fullar\u0131na kar\u015f\u0131 de\u011fil, bu tekil ko\u015fullar\u0131 yaratan o g\u00fcne kadarki &#8220;ya\u015fam\u0131n \u00fcretimi&#8221;nin kendisine, bu &#8220;b\u00fct\u00fcnselli\u011fe&#8221; kar\u015f\u0131 ba\u015fkald\u0131ran devrimci bir y\u0131\u011f\u0131n yoksa, bu alt\u00fcst olu\u015f Fikri&#8217;nin daha \u00f6nce binlerce kez dile getirilmi\u015f olmas\u0131, pratik geli\u015fme a\u00e7\u0131s\u0131ndan, kom\u00fcnizm tarihinin tan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 gibi, hi\u00e7bir \u00f6nem ta\u015f\u0131maz. (sayfa 64)<\/p>\n<p>[8. GENEL OLARAK \u0130DEAL\u0130ST TAR\u0130H ANLAYI\u015eININ VE \u00d6ZEL OLARAK DA HEGEL SONRASI ALMAN FELSEFES\u0130N\u0130N TUTARSIZLI\u011eI]<\/p>\n<p> \u015eimdiye kadar, her tarih anlay\u0131\u015f\u0131, ya tarihin bu ger\u00e7ek temelini bir yana b\u0131rakm\u0131\u015f ya da onu tarihin ak\u0131\u015f\u0131yla hi\u00e7bir ba\u011f\u0131 olmayan ikincil bir \u015fey saym\u0131\u015ft\u0131r. Bu y\u00fczden, tarihin, her zaman, kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki bir \u00f6l\u00e7e\u011fe g\u00f6re yaz\u0131lmas\u0131 gerekir. Ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ek \u00fcretimi tarihin ta ba\u015flang\u0131c\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kar; oysa as\u0131l tarihsel olan \u015fey, ola\u011fan ya\u015famdan ayr\u0131ym\u0131\u015f gibi, ola\u011fan-d\u0131\u015f\u0131 ve yery\u00fcz\u00fc-\u00fcst\u00fc bir \u015fey gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u0130nsanlarla do\u011fa aras\u0131ndaki ili\u015fkiler, bu y\u00fczden, tarihten d\u0131\u015flan\u0131r, bu da, do\u011fa ile tarih aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 do\u011furur. Bu bak\u0131mdan, bu tarih anlay\u0131\u015f\u0131, tarihte yaln\u0131z prenslerin ve devletlerin yap\u0131p ettiklerini dinsel ve her t\u00fcrden teorik sava\u015f\u0131mlar\u0131 g\u00f6rebilmi\u015ftir, ve \u00f6zellikle ele al\u0131nan her tarihsel \u00e7a\u011f konusunda bu \u00e7a\u011f\u0131n yan\u0131lsamas\u0131n\u0131 payla\u015fmak zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin, bir \u00e7a\u011f, kendisini belirleyen \u015feyin salt &#8220;siyasal&#8221; ya da &#8220;dinsel&#8221; g\u00fcd\u00fcler oldu\u011funu san\u0131yor olsun, &#8220;din&#8221; ve &#8220;siyaset&#8221; o \u00e7a\u011f\u0131 hareket ettiren ger\u00e7ek g\u00fcd\u00fclerin ald\u0131klar\u0131 bi\u00e7imlerden ibaret olduklar\u0131 halde, o \u00e7a\u011f\u0131 kaleme alan tarih\u00e7i bu san\u0131y\u0131 payla\u015f\u0131r. S\u00f6zkonusu insanlar\u0131n kendi pratiklerine ili\u015fkin &#8220;san\u0131lan&#8221;, &#8220;anlay\u0131\u015flar\u0131&#8221;, bu insanlar\u0131n prati\u011fine h\u00fckmeden ve onu belirleyen tek belirleyici ve etkin g\u00fc\u00e7 haline getirilir. Hintlilerde ve M\u0131s\u0131rl\u0131larda, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn kendi g\u00f6sterdi\u011fi ilkel bi\u00e7im, e\u011fer bu halklar\u0131n devletlerinde ve dinlerinde bir kastlar rejimine neden oluyorsa, tarih\u00e7i, kastlar rejiminin [26] bu ilkel toplumsal bi\u00e7imi do\u011furan g\u00fc\u00e7 oldu\u011funa inan\u0131r. Frans\u0131zlar ve \u0130ngilizler, hi\u00e7 de\u011filse, h\u00e2l\u00e2 ger\u00e7e\u011fe en yak\u0131n olan siyasal yan\u0131lsama ile yetindikleri halde Almanlar, &#8220;salt Tin&#8221; alan\u0131nda hareket ederler ve dinsel yan\u0131lsamay\u0131 tarihin devindirici g\u00fcc\u00fc yaparlar. Hegelci tarih felsefesi, Almanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn bu tarih yazma tarz\u0131n\u0131n &#8220;en kat\u0131ks\u0131z ifadesine&#8221; vard\u0131r\u0131lm\u0131\u015f nihai \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr, ve bu tarzda ger\u00e7ek \u00e7\u0131karlar, hatta siyasal \u00e7\u0131karlar da s\u00f6zkonusu de\u011fildir, yaln\u0131zca salt fikirler s\u00f6zkonusudur; \u00f6yleyse bu tarih, Aziz Bruno&#8217;ya, biri \u00f6tekini par\u00e7alay\u0131p yutan ve sonunda &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221;i i\u00e7inde yok olup giden &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcnceler&#8221; dizisi gibi g\u00f6r\u00fcnmekten geri kalamaz ve ger\u00e7ek tarih diye bir \u015feyden hi\u00e7 haberi olmayan Aziz Max Stirner&#8217;e, tarihin bu alk\u0131\u015f\u0131n\u0131n, herhalde, basit (sayfa 65) &#8220;\u015f\u00f6valyeler&#8221;, haydutlar ve hayaletler \u00f6yk\u00fcs\u00fc gibi g\u00f6r\u00fcnmesi \u00e7ok daha mant\u0131kl\u0131 bir \u015feydir ve Aziz Stirner, bunlar\u0131 g\u00f6rmekten, ancak &#8220;kutsal \u015feylere kar\u015f\u0131 sayg\u0131s\u0131zl\u0131k e\u011filimi&#8221; sayesinde kurtulabilmektedir.[56] Bu anlay\u0131\u015f, ger\u00e7ekten dinsel bir anlay\u0131\u015ft\u0131r, dinsel insan\u0131n, b\u00fct\u00fcn tarihin ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 olan ilkel insan oldu\u011funu varsayar ve kendi imgeleminde ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131n\u0131n ve ya\u015fam\u0131n kendisinin ger\u00e7ek \u00fcretiminin yerine hayali \u015feylerin dinsel bir bi\u00e7imde \u00fcretimini koyar. B\u00fct\u00fcn bu tarih anlay\u0131\u015f\u0131, keza onun da\u011f\u0131l\u0131p par\u00e7alanmas\u0131, ve bundan ileri gelen kuruntular ve ku\u015fkular, salt Almanlara ili\u015fkin ulusal bir sorundur ve yaln\u0131z Almanya i\u00e7in yerel bir \u00f6nemi vard\u0131r, t\u0131pk\u0131 \u00f6rne\u011fin yak\u0131n zamanlarda binlerce kez ele al\u0131nm\u0131\u015f ve \u00f6nemli bir sorun olan &#8220;Tanr\u0131lar \u00fclkesinden insanlar \u00fclkesine&#8221; ger\u00e7ekten nas\u0131l ge\u00e7ilece\u011fi sorunu gibi sanki &#8220;Tanr\u0131lar \u00fclkesi&#8221; insanlar\u0131n imgeleminden ba\u015fka bir yerde varolmu\u015f gibi, ve sanki bu bilgin beyefendiler hi\u00e7 fark\u0131nda olmad\u0131klar\u0131 ve \u015fimdi ona varman\u0131n yolunu arad\u0131klar\u0131 bu &#8220;insanlar \u00fclkesinde&#8221; ya\u015fay\u0131p durmuyorlarm\u0131\u015f gibi, ve sanki bulutlar \u00fczerinde bu teorik yap\u0131n\u0131n acayipli\u011fini a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in d\u00fczenlenen bilimsel e\u011flence \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, ondan \u00f6te bir \u015fey de\u011fildir, tersine, bu yap\u0131n\u0131n ger\u00e7ek yery\u00fcz\u00fc ili\u015fkilerinden nas\u0131l do\u011fdu\u011funu g\u00f6stermekten ba\u015fka bir i\u015fe yar\u0131yormu\u015f gibi.[57] Genellikle, as\u0131l \u00f6nemli olan, yaln\u0131zca bu teorik lafebeli\u011fini mevcut ger\u00e7ek ili\u015fkilerle a\u00e7\u0131klamak oldu\u011fu halde, bu Almanlar i\u00e7in, boyuna, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 sa\u00e7mal\u0131klar\u0131 [27] ba\u015fka bir ka\u00e7\u0131k hevese \u00e7evirmek, yani b\u00fct\u00fcn bu anlams\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131, k\u0131sacas\u0131, \u00f6zel bir anlam\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcrmek s\u00f6zkonusu oluyor. Bu lafebeli\u011finin ger\u00e7ek pratik \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc insanlar\u0131n bilincindeki bu anlay\u0131\u015flar\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p at\u0131lmas\u0131, yineleyelim ki, ancak ko\u015fullar\u0131n de\u011fi\u015fmesiyle ger\u00e7ekle\u015fecektir, teorik \u00e7\u0131karsamalarla de\u011fil. \u0130nsan y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131nda, yani proletaryada bu teorik anlay\u0131\u015flar mevcut de\u011fildir, o halde, bunlar i\u00e7in bu anlay\u0131\u015flar\u0131n yok edilmelerine de gerek yoktur ve e\u011fer bu y\u0131\u011f\u0131n\u0131n din gibi baz\u0131 teorik anlay\u0131\u015flar\u0131 olmu\u015fsa, (sayfa 66) bunlar da, ko\u015fullar dolay\u0131s\u0131yla \u00e7oktan yok olup gitmi\u015ftir.<br \/> Bu sorunlar\u0131n ve \u00e7\u00f6z\u00fcmlerinin salt ulusal bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131yor olu\u015flar\u0131 \u015fu olguda da kendini g\u00f6sterir: bu teoriciler, ruhun &#8220;\u0130nsan-Tanr\u0131&#8221;, &#8220;\u0130nsan&#8221; vb. gibi sapk\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131n tarihin de\u011fi\u015fik \u00e7a\u011flar\u0131na h\u00fckmettiklerine d\u00fcnyada e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir ciddiyetle inan\u0131rlar, Aziz Bruno &#8220;tarihi, ele\u015ftirinin ve ele\u015ftirmenlerin yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131&#8221;[23*] bile s\u00f6yleyecek kadar ileri gider ve bu ulusal \u00f6zellik, bu teoricilerin kendilerini kendi tarihsel yap\u0131lar\u0131n\u0131 kurmaya verdiklerinde, b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla b\u00fct\u00fcn ge\u00e7mi\u015fin \u00fczerinden at\u0131vermelerinde ve &#8220;Mo\u011fol uygarl\u0131\u011f\u0131&#8221;ndan[24*] &#8220;i\u00e7eri\u011fiyle zengin&#8221; as\u0131l tarihe, yani Halle Y\u0131ll\u0131klar\u0131&#8217;n\u0131n ve Alman Y\u0131ll\u0131klar\u0131&#8217;n\u0131n[25*] tarihine ge\u00e7melerinde ve hegelci okulu genel bir bo\u015f tart\u0131\u015fma haline getirmelerinde kendini g\u00f6sterir. B\u00fct\u00fcn \u00f6teki uluslar, b\u00fct\u00fcn ger\u00e7ek olaylar unutulur ve Theatrum Mundi, [D\u00fcnya tiyatrosu -\u00e7.] Leipzig kitap fuar\u0131ndan ve &#8220;Ele\u015ftiri&#8221;, &#8220;\u0130nsan&#8221; ve &#8220;Birtek&#8221;[26*] \u00fczerine kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 tart\u0131\u015fmalardan ibaret kal\u0131r. Teori, ger\u00e7ekten tarihsel konular\u0131, s\u00f6zgelimi 18. y\u00fczy\u0131l\u0131, incelemek durumunda kald\u0131\u011f\u0131nda, bu filozoflar, ancak anlay\u0131\u015flar tarihini, o da temelini olu\u015fturan olaylardan ve pratik geli\u015fmelerden kopuk olarak verirler, ve \u00fcstelik, bu tarihi de, s\u00f6zkonusu d\u00f6nemin eksikli bir ilk a\u015famas\u0131 gibi, ger\u00e7ek tarihsel \u00e7a\u011f\u0131n, yani 1840\/44 Alman felsefi m\u00fccadelesi d\u00f6neminin s\u0131n\u0131rl\u0131 habercisi gibi g\u00f6stermek amac\u0131yla verirler. Demek ki, onlar\u0131n amac\u0131, tarihsel niteli\u011fi olmayan bir ki\u015finin ve onun hayallerinin \u015fan\u0131n\u0131 daha b\u00fcy\u00fck bir par\u0131lt\u0131yla \u0131\u015f\u0131ldatmak i\u00e7in bir ge\u00e7mi\u015f zaman tarihi yazmakt\u0131r; ve ger\u00e7ek tarihsel olaylar\u0131 ve hatta siyasetin ger\u00e7ekten tarihsel nitelikteki tarih i\u00e7ine s\u0131zmalar\u0131n\u0131 an\u0131msatmamak ve onun yerine ciddi bir \u00e7al\u0131\u015fmaya de\u011fil de, tarihsel montajlara ve edebi dedikodulara dayanan Aziz Bruno&#8217;nun \u015fimdi art\u0131k unutulmu\u015f olan 18. Y\u00fczy\u0131l Tarihi&#8217;nde[27*] yapt\u0131\u011f\u0131 gibi bir \u00f6yk\u00fc sunmak, bu amaca uygundur. Kendilerini ulusal \u00f6nyarg\u0131lar\u0131n \u00fcst\u00fcnde sanan bu tumturakl\u0131 ve b\u00f6b\u00fcrlenme dolu d\u00fc\u015f\u00fcnce bakkallar\u0131, pratikte, k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvaca Alman birli\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc kurup duran birahane gediklilerinden \u00e7ok daha ulusald\u0131rlar. \u00d6teki halklar\u0131n eylemlerinin b\u00fct\u00fcn tarihsel niteli\u011fini reddederler. Almanya&#8217;da, Almanya ere\u011fiyle [28] ve Almanya i\u00e7in ya\u015farlar, Ren \u015fark\u0131s\u0131n\u0131,[28*] (sayfa 67) ulusal bir ilahi haline getirirler ve Frans\u0131z devletini ya\u011fma edecekleri yerde Frans\u0131z felsefesini ya\u011fma ederek ve Frans\u0131z kasabalar\u0131n\u0131 cermenle\u015ftirecekleri yerde Frans\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcncelerini cermenle\u015ftirerek Alsace-Lorraine&#8217;in fethini yaparlar. Bay Venedey, teorinin hegemonyas\u0131yla Almanya&#8217;n\u0131n hegemonyas\u0131n\u0131 ilan eden Aziz Bruno ve Aziz Max&#8217;\u0131n yan\u0131nda kozmopolit kal\u0131r.<\/p>\n<p>[9. FEUERBACH&#8217;IN \u0130DEAL\u0130ST TAR\u0130H ANLAYI\u015eININ TAMAMLAYICI ELE\u015eT\u0130R\u0130S\u0130]<\/p>\n<p> Bu tart\u0131\u015fmalardan da, g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, Feuerbach (Wilgand&#8217;s Vieteljahrsschrift, 1845, Band 2), &#8220;s\u0131radan insan (Gemeinmensch)&#8221; nitelemesine s\u0131\u011f\u0131narak kendisinin kom\u00fcnist oldu\u011funu ilan etmekle[29*] ve bu ad\u0131, insan&#8221;\u0131n&#8221; bir y\u00fcklemine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmekle, b\u00f6ylelikle bug\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyada, belirli devrimci bir partinin \u00fcyelerini belirten kom\u00fcnist terimini basit bir kategoriye yeniden d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilece\u011fini sanmakla kendisini aldatmaktad\u0131r. Feuerbach&#8217;\u0131n, insanlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri konusundaki t\u00fcm \u00e7\u0131karsamas\u0131, insanlar\u0131n birbirlerine gereksinmeleri oldu\u011fundan ve bunun her zaman b\u00f6yle olmu\u015f oldu\u011funu tan\u0131tlamaktan ibaret kalmaktad\u0131r. Ger\u00e7ek kom\u00fcnist i\u00e7in \u00f6nemli olan, bu mevcut d\u00fczeni devirmek oldu\u011fu halde, o, bu olgunun bilincinin tan\u0131nmas\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla, o da \u00f6teki teorisyenler gibi, ancak, mevcut bir olgunun do\u011fru bilincini ortaya \u00e7\u0131karmay\u0131 ister. Zaten biz, Feuerbach&#8217;\u0131n kesinlikle bu olgunun bilincini yaratmak i\u00e7in g\u00f6sterdi\u011fi \u00e7abalarda, bir teorisyenin, teorisyen ve filozof olmaktan vazge\u00e7meden yapabilece\u011fi kadar ileri gitti\u011fini kabul ediyoruz. Ama, bizim Aziz Bruno ve Aziz Max&#8217;\u0131m\u0131z\u0131n, Feuerbach&#8217;\u0131n kom\u00fcnist anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131, hi\u00e7 zaman yitirmeden, ger\u00e7ek kom\u00fcnist yerine koymalar\u0131 \u00e7ok ilgin\u00e7tir ve onlar, bunu, daha \u015fimdiden, k\u0131smen kom\u00fcnizmle, &#8220;tinin tini&#8221; olarak, felsefi kategori olarak, kendileriyle ayn\u0131 ko\u015fullara sahip bir has\u0131m olarak sava\u015fmak \u00fczere yap\u0131yorlar ve Aziz, Bruno, kendi bak\u0131m\u0131ndan, bunu ayr\u0131ca pragmatik \u00e7\u0131karlar i\u00e7in yap\u0131yor. Feuerbach&#8217;\u0131n mevcut ger\u00e7ekli\u011fi kabul edi\u015fine ve ayn\u0131 zamanda da bu ger\u00e7eklik konusunda has\u0131mlar\u0131m\u0131zla payla\u015fmaya devam etti\u011fi yanl\u0131\u015f anlay\u0131\u015fa \u00f6rnek olarak, Philosophie der Zukunft&#8217;dan[30*] \u015fu pasaj\u0131, Feuerbach&#8217;\u0131n, bir nesnenin ya da bir insan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ayn\u0131 (sayfa 68) zamanda onun \u00f6z\u00fc de oldu\u011fu fikrini, bir hayvan ya da insan bireyinin belirli varolu\u015f ko\u015fullar\u0131n\u0131n, ya\u015fam tarz\u0131n\u0131n ve eyleminin, on\u00fcn &#8220;\u00f6z\u00fc&#8221;n\u00fcn kendini tatmin olunmu\u015f hissetti\u011fi ko\u015fullar, ya\u015fam tarz\u0131 ve eylemi oldu\u011fu fikrini geli\u015ftirdi\u011fi pasaj\u0131 an\u0131msatal\u0131m. Burada, her istisna, a\u00e7\u0131k\u00e7a, de\u011fi\u015ftirilemeyecek bir raslant\u0131 olarak, bir anormallik olarak anla\u015f\u0131l\u0131r. \u00d6yleyse e\u011fer milyonlarca proleter, kendilerini, hi\u00e7 de kendi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131ndan memnun hissetmiyorsa, e\u011fer &#8220;varl\u0131k&#8221;lar\u0131[10**] [29] \u00f6zlerine birazc\u0131k olsun uymuyorsa, bu, yukarda ad\u0131 ge\u00e7en pasaja g\u00f6re, sessizce katlan\u0131lmas\u0131 gereken ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fanss\u0131zl\u0131k olacakt\u0131r. Bununla birlikte, milyonlarca proleterin ya da kom\u00fcnistin bu konuda. bamba\u015fka g\u00f6r\u00fc\u015fleri vard\u0131r ve, zaman\u0131 geldi\u011finde, pratikte, bir devrim yoluyla, &#8220;varl\u0131k&#8221;lar\u0131n\u0131, &#8220;\u00f6z&#8221;leri ile uyumlu bir hale getirdiklerinde, bunu tan\u0131tlayacaklard\u0131r. Bunun i\u00e7indir ki, bu gibi durumlarda, Feuerbach, hi\u00e7bir zaman insanlar d\u00fcnyas\u0131ndan s\u00f6zetmez, her seferinde, d\u0131\u015f do\u011faya ve dahas\u0131 insanlar\u0131n hen\u00fcz efendisi olamad\u0131klar\u0131 do\u011faya s\u0131\u011f\u0131n\u0131r. Ama, her yeni bulu\u015f, sanayide her ilerleme, bu alan\u0131n duvarlar\u0131ndan bir par\u00e7ay\u0131 daha d\u00fc\u015f\u00fcrmektedir ve bu \u00e7e\u015fitten \u00f6nermeleri do\u011frulayan \u00f6rneklerin yeti\u015fti\u011fi toprak, gittik\u00e7e kurumaktad\u0131r. Bal\u0131\u011f\u0131n &#8220;\u00f6z\u00fc&#8221;, onun &#8220;varl\u0131\u011f\u0131&#8221;d\u0131r, sudur\u00a0 bu tek \u00f6nermede dural\u0131m. Nehir bal\u0131\u011f\u0131n\u0131n &#8220;\u00f6z\u00fc&#8221;, bir nehrin suyudur. Ama, bu su, o nehir sanayiin emrine girince, boyalarla ve ba\u015fka at\u0131klarla kirlenince, buharl\u0131 gemiler \u00fczerinde dola\u015fmaya ba\u015flay\u0131nca, ya da nehir suyunun, ba\u015fka kanallara verilerek kurumas\u0131yla bal\u0131klar varolu\u015f ko\u015fullar\u0131ndan yoksun kal\u0131nca, art\u0131k bal\u0131\u011f\u0131n &#8220;\u00f6z&#8221;\u00fc olmaktan \u00e7\u0131kar ve art\u0131k bal\u0131\u011fa uygun d\u00fc\u015fmeyen bir varl\u0131k ortam\u0131 haline gelir. B\u00fct\u00fcn bu cinsten \u00e7eli\u015fkilerin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz anormallikler oldu\u011fu konusundaki a\u00e7\u0131klama, asl\u0131nda, Aziz Max Stirner&#8217;in, bu \u00e7eli\u015fkinin kendi \u00f6z \u00e7eli\u015fkileri oldu\u011fu, bu k\u00f6t\u00fc durumun, ister buna kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131ks\u0131nlar, ister kendi nefretlerini kendilerine saklas\u0131nlar, ister kendi yazg\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 hayali bir \u015fekilde isyan etsinler, kendi durumlar\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yleyerek tatminsizlere verdi\u011fi teselliden farkl\u0131 bir \u015fey de\u011fildir; bu &#8220;a\u00e7\u0131klama&#8221;, Bruno&#8217;nun, bu bahts\u0131z durumun, bu duruma d\u00fc\u015fenlerin &#8220;mutlak \u00f6z-bilin\u00e7&#8221;e kadar ilerlemek (sayfa 69) yerine &#8220;t\u00f6z&#8221; \u00e7amuru i\u00e7ine saplan\u0131p kalmalar\u0131 ve bu ters ko\u015fullar\u0131n onlar\u0131n kendi tinlerinin tini oldu\u011funu kavrayamamalar\u0131 olgusundan ileri geldi\u011fi bi\u00e7imindeki iddias\u0131ndan da farkl\u0131 bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>[II] [1. \u0130NSANLARIN GER\u00c7EK KURTULU\u015eUNUN KO\u015eULLARI][1**] [1] [18]Felsefeyi, tanr\u0131bilimi, t\u00f6z\u00fc ve b\u00fct\u00fcn \u00f6teki bo\u015f \u015feyleri &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221;e indirgemekle, &#8220;insanlar\u0131&#8221; hi\u00e7bir zaman k\u00f6lesi olmad\u0131klar\u0131 bu s\u00f6zlerin egemenli\u011finden kurtarmakla &#8220;insan&#8221;\u0131n &#8220;kurtulu\u015fu&#8221; yolunda tek bir ad\u0131m bile at\u0131lm\u0131\u015f olmayaca\u011f\u0131n\u0131; ger\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ve ger\u00e7ek ara\u00e7lar\u0131 kullanmadan ger\u00e7ek bir kurtulu\u015fu ger\u00e7ekle\u015ftirmenin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131,[19] buharl\u0131 makine ve mulejenny[2**] olmadan k\u00f6leli\u011fin, tar\u0131m\u0131 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[183],"tags":[],"class_list":{"0":"post-5865","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-marks-engels-alman-ideolojisi"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"[II] [1. \u0130NSANLARIN GER\u00c7EK KURTULU\u015eUNUN KO\u015eULLARI][1**] [1] [18]Felsefeyi, tanr\u0131bilimi, t\u00f6z\u00fc ve b\u00fct\u00fcn \u00f6teki bo\u015f \u015feyleri &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221;e indirgemekle, &#8220;insanlar\u0131&#8221; hi\u00e7bir zaman k\u00f6lesi olmad\u0131klar\u0131 bu s\u00f6zlerin egemenli\u011finden kurtarmakla &#8220;insan&#8221;\u0131n &#8220;kurtulu\u015fu&#8221; yolunda tek bir ad\u0131m bile at\u0131lm\u0131\u015f olmayaca\u011f\u0131n\u0131; ger\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ve ger\u00e7ek ara\u00e7lar\u0131 kullanmadan ger\u00e7ek bir kurtulu\u015fu ger\u00e7ekle\u015ftirmenin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131,[19] buharl\u0131 makine ve mulejenny[2**] olmadan k\u00f6leli\u011fin, tar\u0131m\u0131 [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-03-10T17:17:43+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"47 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels\",\"datePublished\":\"2011-03-10T17:17:43+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/\"},\"wordCount\":9351,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"articleSection\":[\"Alman \u0130deolojisi - Marx - Engels\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/\",\"name\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"datePublished\":\"2011-03-10T17:17:43+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels","og_description":"[II] [1. \u0130NSANLARIN GER\u00c7EK KURTULU\u015eUNUN KO\u015eULLARI][1**] [1] [18]Felsefeyi, tanr\u0131bilimi, t\u00f6z\u00fc ve b\u00fct\u00fcn \u00f6teki bo\u015f \u015feyleri &#8220;\u00f6z-bilin\u00e7&#8221;e indirgemekle, &#8220;insanlar\u0131&#8221; hi\u00e7bir zaman k\u00f6lesi olmad\u0131klar\u0131 bu s\u00f6zlerin egemenli\u011finden kurtarmakla &#8220;insan&#8221;\u0131n &#8220;kurtulu\u015fu&#8221; yolunda tek bir ad\u0131m bile at\u0131lm\u0131\u015f olmayaca\u011f\u0131n\u0131; ger\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ve ger\u00e7ek ara\u00e7lar\u0131 kullanmadan ger\u00e7ek bir kurtulu\u015fu ger\u00e7ekle\u015ftirmenin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131,[19] buharl\u0131 makine ve mulejenny[2**] olmadan k\u00f6leli\u011fin, tar\u0131m\u0131 [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-03-10T17:17:43+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"47 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels","datePublished":"2011-03-10T17:17:43+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/"},"wordCount":9351,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","articleSection":["Alman \u0130deolojisi - Marx - Engels"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/","name":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","datePublished":"2011-03-10T17:17:43+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-ikinci-bolum-marks-engels\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | \u0130kinci B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5865","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5865"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5865\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5865"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5865"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5865"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}