{"id":5867,"date":"2011-03-10T20:23:43","date_gmt":"2011-03-10T17:23:43","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/"},"modified":"2011-03-10T20:23:43","modified_gmt":"2011-03-10T17:23:43","slug":"alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/","title":{"rendered":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>[IV]<\/p>\n<p>[1. \u00dcRET\u0130M ALETLER\u0130 VE M\u00dcLK\u0130YET B\u0130\u00c7\u0130MLER\u0130]<\/p>\n<p> [40] [11**]&#8230; bulunmu\u015ftur. Birinci noktadan olduk\u00e7a geli\u015fmi\u015f bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ile yayg\u0131n bir ticaret \u00f6nko\u015fulu, ikinci noktadan ise yerel karakter sonucu \u00e7\u0131kar. Birinci durumda bireyleri biraraya toplamak gerekir; ikinci durumda, bireyler, (sayfa 74) kendileri de \u00fcretim aletleri olarak belli \u00fcretim aletinin yan\u0131nda bulunurlar. O halde, burada, do\u011fal \u00fcretim aletleri ile uygarl\u0131\u011f\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 \u00fcretim aletleri aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131k kendini g\u00f6sterir. \u0130\u015flenmi\u015f toprak (su, vb.) do\u011fal \u00fcretim aleti olarak kabul edilebilir. Birinci durumda, do\u011fal \u00fcretim aleti konusunda bireyler do\u011faya ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131rlar; ikinci durumda eme\u011fin bir \u00fcr\u00fcn\u00fcne ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131rlar. Birinci durumda, m\u00fclkiyet (toprak m\u00fclkiyeti) demek ki, dolays\u0131z ve do\u011fal bir egemenlik gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr; ikinci durumda bu m\u00fclkiyet bir emek egemenli\u011fi, bu konuda, birikmi\u015f eme\u011fin, sermayenin egemenli\u011fi olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Birinci durum, bireylerin, ister aile, ister kabile ve hatta toprak vb. olsun herhangi bir ba\u011fla birle\u015fmi\u015f olmalar\u0131n\u0131 \u00f6nceden varsayar. \u0130kinci durum ise, bu bireylerin birbirlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olmalar\u0131n\u0131 ve ancak de\u011fi\u015fimlerle birarada tutulmalar\u0131n\u0131 \u00f6nceden varsayar. Birinci durumda de\u011fi\u015fim, esas olarak, insanlar ile do\u011fa aras\u0131nda bir de\u011fi\u015fimdir, birinin [insanlar\u0131n -\u00e7.] eme\u011finin, \u00f6tekinin [do\u011fan\u0131n -\u00e7.] \u00fcr\u00fcn\u00fcne kar\u015f\u0131 trampa edildi\u011fi bir de\u011fi\u015fimdir; ikinci durumda, de\u011fi\u015fim, egemen olan bi\u00e7imiyle, insanlar\u0131n kendi aralar\u0131nda bir de\u011fi\u015fimdir. Birinci durumda insan i\u00e7in orta bir zeka yeterlidir, bedensel faaliyet ile zihinsel faaliyet birbirlerinden hen\u00fcz hi\u00e7 ayr\u0131lm\u0131\u015f de\u011fildir; ikinci durumda bedensel faaliyet ile zihinsel faaliyet aras\u0131ndaki b\u00f6l\u00fcnme daha \u00f6nceden pratik olarak ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olmal\u0131d\u0131r. Birinci durumda, m\u00fclk sahibinin m\u00fclks\u00fczler \u00fczerindeki egemenli\u011fi, ki\u015fisel ili\u015fkilere, bir \u00e7e\u015fit ortakl\u0131\u011fa dayanabilir; ikinci durumda, bu egemenlik maddi bir bi\u00e7im alm\u0131\u015f olmal\u0131, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir \u00f6tede, parada, cisimle\u015fmelidir. Birinci durumda, k\u00fc\u00e7\u00fck imalat\u00e7\u0131l\u0131k (sanayi) vard\u0131r, ama do\u011fal \u00fcretim aleti kullan\u0131ma ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r ve bu y\u00fczden de ba\u015fka ba\u015fka bireyler aras\u0131nda i\u015fin b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc yoktur; ikinci durumda, sanayi ancak i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnde ve bu b\u00f6l\u00fcnme ile mevcuttur.<br \/> [41] Buraya kadar hep \u00fcretim aletlerinden hareket ettik ve baz\u0131 sanayi a\u015famalar\u0131 i\u00e7in \u00f6zel m\u00fclkiyet zorunlulu\u011fu, bu durumda, zaten besbelli bir \u015fey olmu\u015ftu. \u0130stihra\u00e7 sanayiinde, \u00f6zel m\u00fclkiyet i\u015fe tamamen uygun d\u00fc\u015fmektedir; k\u00fc\u00e7\u00fck sanayide ve b\u00fct\u00fcn tar\u0131mda, \u015fimdiye kadar m\u00fclkiyet, mevcut i\u015f aletlerinin zorunlu sonucudur; b\u00fcy\u00fck sanayide \u00fcretim arac\u0131 ile \u00f6zel m\u00fclkiyet aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, ancak, o \u00fcr\u00fcn\u00fc yaratmak i\u00e7in daha \u00f6nceden \u00e7ok geli\u015fmi\u015f olmas\u0131 gereken bu (sayfa 75) b\u00fcy\u00fck sanayiin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. O halde, \u00f6zel m\u00fclkiyetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ancak b\u00fcy\u00fck sanayi ile olanakl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>[2. MADD\u0130 EMEK \u0130LE Z\u0130H\u0130NSEL EMEK ARASINDA \u0130\u015eB\u00d6L\u00dcM\u00dc.KENT \u0130LE KIRIN AYRILMASI.LONCALAR]<\/p>\n<p> En b\u00fcy\u00fck maddi ve zihinsel i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, kent ile k\u0131r\u0131n ayr\u0131lmas\u0131d\u0131r. Kent ile k\u0131r aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131k, barbarl\u0131ktan uygarl\u0131\u011fa, a\u015firet d\u00fczeninden devlete, b\u00f6lgesellikten ulusa ge\u00e7i\u015fle birlikte ortaya \u00e7\u0131kar, ve zaman\u0131m\u0131za kadar b\u00fct\u00fcn uygarl\u0131k tarihi boyunca s\u00fcr\u00fcp gider. (Tah\u0131l Yasalar\u0131na Kar\u015f\u0131 Birlik[32*].)\u00a0 Kentin varl\u0131\u011f\u0131, y\u00f6netimin, polisin, vergilerin vb. zorunlulu\u011funu, k\u0131sacas\u0131, belediye \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fcn, bu nedenle de genel olarak siyasetin zorunlulu\u011funu i\u00e7erir. \u0130\u015fte n\u00fcfusun ilk kez olarak iki b\u00fcy\u00fck s\u0131n\u0131f halinde b\u00f6l\u00fcnmesi, do\u011frudan i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcne ve \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131na dayanan b\u00f6l\u00fcnme, burada ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Zaten, kent, n\u00fcfusun, \u00fcretim aletlerinin, sermayenin, zevklerin, gereksinmelerin bir merkezde toplanmas\u0131 olay\u0131d\u0131r, oysa k\u0131r tam tersi bir olay\u0131, ayr\u0131 ayr\u0131 olmay\u0131 ve da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ortaya koyar. Kent ile k\u0131r aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131k ancak \u00f6zel m\u00fclkiyet \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde mevcut olabilir. Bu kar\u015f\u0131tl\u0131k, bireyin i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcne olan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n, onun kendisine kabul ettirilen belirli bir eyleme kar\u015f\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n en g\u00f6ze \u00e7arpan ifadesidir. Bu ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k, her ikisi de birbirinden s\u0131n\u0131rl\u0131 olmak \u00fczere, birini bir kent hayvan\u0131, \u00f6tekini bir k\u0131r hayvan\u0131 haline getirir ve her g\u00fcn bu iki taraf\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yeniden do\u011furur. Burada da emek, gene en ba\u015fta gelen \u015feydir, bireyler \u00fczerindeki g\u00fc\u00e7t\u00fcr ve bu g\u00fc\u00e7 mevcut oldu\u011fu s\u00fcrece \u00f6zel m\u00fclkiyet de var olacakt\u0131r. Kent ile k\u0131r aras\u0131ndaki bu kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ortakla\u015fal\u0131\u011f\u0131n ilk ko\u015fullar\u0131ndan [42] biridir ve herkesin ilk bak\u0131\u015fta saptayabilece\u011fi gibi, bu ko\u015fulun kendisi de, tek ba\u015f\u0131na iradenin ger\u00e7ekle\u015ftirmeye yetmeyece\u011fi, \u00f6nceden yerine gelmesi gereken maddi ko\u015fullar y\u0131\u011f\u0131n\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. (\u015eu ko\u015fullar\u0131n daha fazla geli\u015ftirilmesi gerekir.) Kent ile k\u0131r\u0131n ayr\u0131lmas\u0131, sermaye ile toprak m\u00fclkiyetinin ayr\u0131lmas\u0131 olarak, sermayenin toprak m\u00fclkiyetinden ba\u011f\u0131ms\u0131z varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ve geli\u015fmesinin ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak, tek temeli emek ile de\u011fi\u015fim olan bir m\u00fclkiyetin ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak kavranabilir. (sayfa 76)<br \/> Orta\u00e7a\u011fda, daha \u00f6nceki tarih taraf\u0131ndan tam kurulmu\u015f bir \u015fekilde devral\u0131nmam\u0131\u015f olan; hen\u00fcz yeni yeni bi\u00e7imlenmekte olup, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kazanm\u0131\u015f serflerin ya\u015fad\u0131klar\u0131 kentlerde, herbir ki\u015finin, birlikte getirdi\u011fi ve hemen hemen yaln\u0131z en vazge\u00e7ilmez avadanl\u0131klardan ibaret olan k\u00fc\u00e7\u00fck sermayesi d\u0131\u015f\u0131nda, biricik m\u00fclkiyeti, kendi \u00f6zel eme\u011fi idi. Durmadan kentlere ak\u0131n eden ka\u00e7ak serflerin rekabeti, k\u0131r\u0131n kente kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli sava\u015f\u0131 ve bu y\u00fczden kentlerde \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir askeri g\u00fcc\u00fcn gereklili\u011fi, belirli bir i\u015fin ortakla\u015fa m\u00fclkiyetinin meydana getirdi\u011fi ba\u011f, zanaat\u00e7\u0131lar\u0131n ayn\u0131 zamanda tacir de olduklar\u0131 bir d\u00f6nemde metalar\u0131n\u0131n sat\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in ortak binalar\u0131n gerekli olu\u015fu ve bu binalar\u0131n kap\u0131lar\u0131n\u0131n kalifiye olmayan ki\u015filere kapal\u0131 tutulmas\u0131, de\u011fi\u015fik meslekler aras\u0131ndaki \u00e7\u0131kar \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131, g\u00fc\u00e7l\u00fckle \u00f6\u011frenilen bir i\u015fin korunmas\u0131 zorunlulu\u011fu ve b\u00fct\u00fcn \u00fclkenin feodal d\u00fczeni, her meslekten emek\u00e7ilerin ayr\u0131 loncalar halinde birle\u015fmelerinin nedeni oldular. Burada, daha sonraki tarihsel geli\u015fmelerin loncalar sistemine getirdi\u011fi say\u0131s\u0131z de\u011fi\u015fiklikleri derinle\u015ftirecek de\u011filiz. Serflerin toplu halde kentlere do\u011fru g\u00f6\u00e7\u00fc, b\u00fct\u00fcn orta\u00e7a\u011f boyunca s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. K\u0131rda seny\u00f6rlerin i\u015fkencesine maruz bulunan bu serfler birer birer kente geliyorlard\u0131 ve, orada, \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir ortakl\u0131k buluyorlard\u0131; bu ortakl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7s\u00fczd\u00fcrler ve bunun i\u00e7erisinde, onlar\u0131n eme\u011fine duyular\u0131 gereksinmenin ve kentteki \u00f6rg\u00fctl\u00fc rakiplerinin \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131n kendilerine tayin etti\u011fi durumu kabul etmek zorundayd\u0131lar. Tek ba\u015flar\u0131na gelen bu emek\u00e7iler hi\u00e7bir zaman bir kuvvet meydana getirecek duruma ula\u015famad\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar i\u00e7in \u015fu iki \u015feyden biri ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131: ya onlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 i\u015f bir loncan\u0131n yetki alan\u0131na giriyordu ve \u00f6\u011frenilmesi gerekiyordu, o takdirde bu loncan\u0131n ustalar\u0131 onlar\u0131 kendi kurallar\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131l\u0131yorlar ve onlar\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na g\u00f6re \u00f6rg\u00fctl\u00fcyorlard\u0131; ya da onlar\u0131n i\u015fi \u00e7\u0131rakl\u0131\u011f\u0131 gerektirmiyordu, bir meslek kolunun alan\u0131na girmiyordu, g\u00fcndelik\u00e7i bir i\u015fti bu, bu durumda ise hi\u00e7bir zaman bir \u00f6rg\u00fct yaratmaya yakla\u015fm\u0131yorlar ve \u00f6rg\u00fctlenmemi\u015f bir pleb olarak ya\u015f\u0131yorlard\u0131. Kentlerde g\u00fcndelik i\u015f zorunlulu\u011fu, plebi yaratt\u0131.<br \/> Bu kentler, ivedi bir gereksinmeden, m\u00fclkiyetin korunmas\u0131 gibi kayg\u0131dan do\u011fan ve tek tek \u00fcyelerinin \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131 [43] ve korunma yollar\u0131n\u0131 geli\u015ftirmeye elveri\u015fli ger\u00e7ek &#8220;birlik&#8221;ler[33*] meydana getiriyorlard\u0131. Bu kentlerin plebi, (sayfa 77) birbirlerine yabanc\u0131 ve kente ayr\u0131 ayr\u0131 gelmi\u015f olan bireylerden olu\u015ftu\u011fu i\u00e7in, \u00f6rg\u00fctl\u00fc, sava\u015f i\u00e7in donat\u0131lm\u0131\u015f ve d\u00f6rt g\u00f6zle kendilerini kollamakta olan bir g\u00fc\u00e7 kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6rg\u00fcts\u00fcz bir halde bulunuyorlard\u0131, ve i\u015fte bu durum, pleb tabakas\u0131n\u0131n her t\u00fcrl\u00fc iktidarlardan yoksun olu\u015funu a\u00e7\u0131klar. Kalfalar ve \u00e7\u0131raklar her meslekte ustalar\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131na en iyi hizmet edecek \u015fekilde \u00f6rg\u00fctlenmi\u015flerdi;[62] ustalar\u0131yla kendileri aras\u0131ndaki ataerkil ili\u015fkiler, ustalara \u00e7ifte bir g\u00fc\u00e7 veriyordu. Bu ili\u015fkilerin, bir yandan, kalfalar\u0131n b\u00fct\u00fcn ya\u015famlar\u0131 \u00fczerinde do\u011frudan do\u011fruya bir etkileri vard\u0131; \u00f6te yandan, bu ili\u015fkiler, ayn\u0131 ustan\u0131n yan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan kalfalar aras\u0131nda ger\u00e7ek bir ba\u011f\u0131 temsil etti\u011finden bunlar \u00f6teki ustalar\u0131n yan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan kalfalara kar\u015f\u0131 birle\u015fiyorlard\u0131 ve bu, onlar\u0131 \u00f6teki kalfalardan ay\u0131r\u0131yordu; ve son olarak, kalfalar\u0131n mevcut loncalar sistemine ba\u011flanm\u0131\u015f olmalar\u0131, yaln\u0131zca kendilerinin de ustal\u0131\u011fa ge\u00e7mekte \u00e7\u0131karlar\u0131 olmas\u0131 y\u00fcz\u00fcndendi. Onun i\u00e7in, pleb tabakas\u0131, hi\u00e7 de\u011filse b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kent d\u00fczenine kar\u015f\u0131 ayaklanacak, pleb tabakas\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc y\u00fcz\u00fcnden tamam\u0131yla etkisiz kalacak ayaklanmalar yapacak kadar ileri gitti\u011fi halde, kalfalar, b\u00fct\u00fcn loncalar sisteminde, her zaman g\u00f6r\u00fclebildi\u011fi gibi, ayr\u0131 ayr\u0131 loncalar i\u00e7ersindeki k\u00fc\u00e7\u00fck ba\u015fkald\u0131rmalar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131km\u0131yorlard\u0131. Orta\u00e7a\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck ayaklanmalar\u0131n\u0131n hepsi k\u0131rdan ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r, ama hepsinin kaderi, k\u00f6yl\u00fclerin da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve bunun sonucu olan k\u00fclt\u00fcrs\u00fczl\u00fckleri y\u00fcz\u00fcnden ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k olmu\u015ftur.<br \/> Kentlerde, sermaye, konuttan, aletlerden ve soydan ge\u00e7me do\u011fal bir m\u00fc\u015fteriler toplulu\u011fundan ibaret olan ayn\u0131 sermaye idi, ve de\u011fi\u015fimlerin hen\u00fcz embriyon durumunda olmas\u0131 ve dola\u015f\u0131m\u0131n eksikli\u011fi nedeniyle, sermaye, ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi olanaks\u0131z bir servet olarak kal\u0131yor, zorunlu olarak, babadan o\u011fula ge\u00e7iyordu. Modern sermayenin tersine, bu sermaye, para ile \u00f6l\u00e7\u00fclebilen bir sermaye de\u011fildi ve bu sermaye i\u00e7in, bir \u015feye ya da ba\u015fka bir \u015feye yat\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 pek \u00f6nemli de\u011fildi; bu sermaye, sahibinin belirli i\u015fine do\u011frudan ba\u011fl\u0131, bu i\u015ften ayr\u0131lmaz bir sermaye idi, yani bir mesle\u011fe ba\u011fl\u0131 (st\u00e4ndisches, z\u00fcmresel) sermayeydi.<br \/> Gene kentlerde, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, [44] \u00e7e\u015fitli loncalar aras\u0131nda (sayfa 78) hen\u00fcz tamamen kendili\u011finden bir tarzdayd\u0131, ama hi\u00e7bir bi\u00e7imde, loncalar\u0131n kendi i\u00e7lerinde, tek tek i\u015f\u00e7iler aras\u0131nda yerle\u015fmi\u015f de\u011fildi. Her emek\u00e7i, b\u00fct\u00fcn bir \u00e7al\u0131\u015fma seyrini tamamlamaya elveri\u015fli olmal\u0131yd\u0131; kendi avadanl\u0131klar\u0131yla yap\u0131labilecek her \u015feyi yapabilecek durumda olmal\u0131yd\u0131; de\u011fi\u015fimlerin s\u0131n\u0131rl\u0131 olu\u015fu, \u00e7e\u015fitli kentler aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin azl\u0131\u011f\u0131, n\u00fcfusun seyrekli\u011fi ve gereksinmelerin s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131 da, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn daha ileri gitmesine elveri\u015fli bir durum yaratm\u0131yorlard\u0131 ve bunun i\u00e7in ustal\u0131\u011fa ge\u00e7mek isteyen her kimse mesle\u011fini tam anlam\u0131yla bilmeliydi. Bu y\u00fczden gene orta\u00e7a\u011f zanaat\u00e7\u0131lar\u0131nda, dar anlamda belli bir artistik d\u00fczeye kadar y\u00fckselebilen kendi \u00f6zg\u00fcl i\u015finde ustala\u015fmaya bir ilgi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ve gene bunun i\u00e7indir ki, orta\u00e7a\u011f\u0131n her zanaat\u00e7\u0131s\u0131 kendini tamam\u0131yla i\u015fine veriyordu; i\u015fiyle ilgisi bak\u0131m\u0131ndan duygusal bir k\u00f6lelik ili\u015fkisi i\u00e7indeydi ve o, kendi i\u015fine, i\u015fine kar\u015f\u0131 ilgisiz modern emek\u00e7iden \u00e7ok daha ba\u011fl\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>[3. \u0130\u015eB\u00d6L\u00dcM\u00dcN\u00dcN GEN\u0130\u015eLEMES\u0130.SANAY\u0130 \u0130LE T\u0130CARET\u0130N AYRILMASI.\u00c7E\u015e\u0130TL\u0130 KENTLER ARASINDA \u0130\u015eB\u00d6L\u00dcM\u00dc.MAN\u00dcFAKT\u00dcR]<\/p>\n<p> \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnde bundan sonraki geni\u015fleme, \u00fcretim ile ticaret aras\u0131nda ayr\u0131lma, ayr\u0131 bir tacirler s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131 oldu, bu ayr\u0131lma daha \u00f6nceden eski kentlerde zaten (yahudiler ile ba\u015fkalar\u0131 aras\u0131nda) ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f bir durumdayd\u0131 ve yeni olu\u015fmu\u015f kentlerde de k\u0131sa bir s\u00fcre sonra kendini g\u00f6steriyordu. Bu ayr\u0131lma, kom\u015fu y\u00f6releri a\u015fan bir ticari ili\u015fki olana\u011f\u0131n\u0131 veriyordu ve bu olana\u011f\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi ise mevcut ula\u015f\u0131m ara\u00e7lar\u0131na, siyasal ili\u015fkiler taraf\u0131ndan ko\u015fulland\u0131r\u0131lan k\u0131rlardaki genel g\u00fcvenlik durumuna ba\u011fl\u0131yd\u0131 (bilindi\u011fi gibi, b\u00fct\u00fcn orta\u00e7a\u011f boyunca, tacirler, silahl\u0131 kervanlar halinde yolculuk ediyorlard\u0131); ayr\u0131lma, ayn\u0131 zamanda, ticarete elveri\u015fli alan\u0131n gereksinmelerine, geli\u015fme derecesi her durumda uygarl\u0131k d\u00fczeyiyle belirlenen gereksinmelere ba\u011fl\u0131yd\u0131.<br \/> Ticaretle u\u011fra\u015fan \u00f6zel bir s\u0131n\u0131f\u0131n olu\u015fmas\u0131, ticaretin tacirler sayesinde kentin yak\u0131n \u00e7evresi \u00f6tesine geni\u015flemesi, \u00e7abucak, \u00fcretim ile ticaret aras\u0131nda kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bir canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na neden oldu. B\u00f6ylece kentlerin[63] birbirleri aras\u0131nda ili\u015fkiler kuruluyor, bir kentten \u00f6tekine yeni (sayfa 79) avadanl\u0131klar g\u00f6t\u00fcr\u00fcl\u00fcyor ve \u00fcretimle ticaret aras\u0131ndaki b\u00f6l\u00fcnme, \u00e7abucak farkl\u0131 kentler aras\u0131nda [45] \u00fcretimin yeni bir b\u00f6l\u00fcnmesini yarat\u0131yor, kentlerin herbiri \u00f6tekine a\u011f\u0131r basan bir sanayi kolunu i\u015fletmeye ba\u015fl\u0131yor. \u0130lkel s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131k, y\u00f6resellik, yava\u015f yava\u015f kaybolmaya ba\u015fl\u0131yor.<br \/> Bir yerde kazan\u0131lm\u0131\u015f \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin, \u00f6zellikle icatlar\u0131n, daha ilerdeki geli\u015fmeler a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir kay\u0131p olup olmayacaklar\u0131, t\u00fcm\u00fcyle kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkilerin yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Yak\u0131n kom\u015fu y\u00f6releri a\u015fan ticari ili\u015fkiler hen\u00fcz mevcut olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece ayn\u0131 \u015feyi, her yerde ayr\u0131 ayr\u0131, yeni ba\u015ftan icat etmek gerekir, ve barbar halklar\u0131n ani sald\u0131r\u0131lar\u0131, ve hatta ola\u011fan sava\u015flar gibi salt raslant\u0131lar, \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri ve gereksinmeleri geli\u015fmi\u015f olan bir \u00fclkeyi[64] yeniden s\u0131f\u0131rdan ba\u015flamak zorunda b\u0131rakmaya yeter. Tarihin ba\u015flar\u0131nda, her \u015feyi, her g\u00fcn yeniden ve ayr\u0131 ayr\u0131 her yerde ba\u011f\u0131ms\u0131z bir bi\u00e7imde icat etmek gerekiyordu. Fenikeliler[65]<br \/> \u00c7e\u015fitli kentler aras\u0131ndaki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ilk sonucu, loncalar sisteminden kurtulan \u00fcretim dallar\u0131nda man\u00fcfakt\u00fcrlerin do\u011fu\u015fu oldu. Man\u00fcfakt\u00fcrlerin ilk a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fmesinin \u0130talya&#8217;da ve daha sonra Flandre&#8217;da tarihsel \u00f6nko\u015fulu, yabanc\u0131 uluslarla yap\u0131lan ticaret oldu. \u00d6teki \u00fclkelerde \u00f6rne\u011fin \u0130ngiltere ve Fransa&#8217;da man\u00fcfakt\u00fcrler, ba\u015flang\u0131\u00e7ta, i\u00e7 pazarla s\u0131n\u0131rl\u0131 kald\u0131lar. Bu i\u015faret edilen \u00f6nko\u015fullarla birlikte man\u00fcfakt\u00fcrlerin kurulup yerle\u015fmesi i\u00e7in, n\u00fcfus (sayfa 80)<br \/> [46] En ilkel bi\u00e7imde de olsa, bir makineyi \u00f6ng\u00f6ren i\u015f, \u00e7ok ge\u00e7meden, geli\u015fmeye en elveri\u015fli i\u015f oldu\u011funu ortaya koydu. O zamana kadar, k\u0131rda k\u00f6yl\u00fclerin gerekli giysilerini sa\u011flamak i\u00e7in kendi i\u015fleri yan\u0131nda yapt\u0131klar\u0131 dokumac\u0131l\u0131k, ticari ili\u015fkilerin geni\u015flemesi sayesinde, h\u0131z kazanan ve en b\u00fcy\u00fck geli\u015fmeyi g\u00f6steren ilk i\u015f oldu. Dokumac\u0131l\u0131k ilk man\u00fcfakt\u00fcr i\u015fi oldu ve ba\u015fl\u0131ca man\u00fcfakt\u00fcr i\u015fi olmakta devam etti. N\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak artan giysilik kuma\u015f talebi, h\u0131zlanm\u0131\u015f bir dola\u015f\u0131m sayesinde ilkel sermayenin birikmeye ve seferber edilmeye ba\u015flamas\u0131, bundan do\u011fan ve \u00f6zellikle ticaretin gittik\u00e7e geni\u015flemesiyle artan l\u00fcks gereksinmesi, dokumac\u0131l\u0131\u011fa, nitelik bak\u0131m\u0131ndan oldu\u011fu kadar nicelik bak\u0131m\u0131ndan da, kendisini daha \u00f6nceki \u00fcretim bi\u00e7iminden \u00e7ekip koparan bir h\u0131z verdiler. Sonradan da varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren ve bug\u00fcn bile h\u00e2l\u00e2 mevcut bulunan, ki\u015fisel gereksinmeleri i\u00e7in dokumac\u0131l\u0131k yapan k\u00f6yl\u00fclerin yan\u0131nda, kentlerde, b\u00fct\u00fcn i\u00e7 pazar ve \u00e7o\u011fu kez de d\u0131\u015f pazarlar i\u00e7in bez dokuyan yeni bir dokumac\u0131lar s\u0131n\u0131f\u0131 do\u011fdu.<br \/> Bir\u00e7ok durumda fazla bir beceri istemeyen ve k\u0131sa zamanda say\u0131s\u0131z kollara b\u00f6l\u00fcnen dokumac\u0131l\u0131k, do\u011fas\u0131 gere\u011fi, lonca zincirlerine boyun e\u011fmiyordu. Bunun i\u00e7in dokumac\u0131l\u0131k, k\u00f6ylerde ve lonca \u00f6rg\u00fctlerinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 da\u011f\u0131n\u0131k kasabalarda yap\u0131ld\u0131, bu k\u00f6yler ve kasabalar, yava\u015f yava\u015f kentler haline geldiler ve hatta her \u00fclkede \u00e7abucak o \u00fclkenin en parlak kentleri oldular.<br \/> Loncadan kurtulmu\u015f olan man\u00fcfakt\u00fcrle birlikte m\u00fclkiyet ili\u015fkileri de derhal de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frad\u0131. Bir mesle\u011fe ba\u011fl\u0131 ayn\u0131 sermayeyi a\u015fmak konusunda ilk ileri ad\u0131m, hemen ta\u015f\u0131n\u0131r (menkul) bir sermaye edinen, yani o zaman\u0131n ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde s\u00f6zkonusu olabildi\u011fi kadar\u0131yla modern anlamda bir sermaye edinen tacirlerin otaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ile kendini g\u00f6stermi\u015f oldu. \u0130kinci ilerleme man\u00fcfakt\u00fcrle kendini g\u00f6stermi\u015f oldu, man\u00fcfakt\u00fcr\u00fcn kendisi de bir ayn\u0131 sermaye y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131n\u0131r sermayeye \u00e7evirdi ve genel olarak ta\u015f\u0131n\u0131r sermaye toplam\u0131n\u0131 ayn\u0131 sermayeye oranla art\u0131rd\u0131.<br \/> Man\u00fcfakt\u00fcr, bir \u00e7\u0131rp\u0131da, k\u00f6yl\u00fcler i\u00e7in, kendilerini d\u0131\u015far\u0131da (sayfa 81) b\u0131rakan ya da az para veren loncalara kar\u015f\u0131 bir s\u0131\u011f\u0131nak haline geldi, t\u0131pk\u0131 eskiden lonca kentlerinin, k\u00f6yl\u00fcler i\u00e7in bir s\u0131\u011f\u0131nak g\u00f6revi [47] g\u00f6rm\u00fc\u015f olmas\u0131 gibi.<br \/> Ayn\u0131 zamanda, feodalitenin silahl\u0131 maiyetinin yok olu\u015fu ve krallar\u0131n vasallar\u0131na kar\u015f\u0131 kulland\u0131klar\u0131 daha \u00f6nce toplanm\u0131\u015f bulunan ordulara yol verilmesi y\u00fcz\u00fcnden ve gene tar\u0131m\u0131n iyile\u015fmesi ve geni\u015f tar\u0131m arazisinin otlak haline \u00e7evrilmesi nedeniyle meydana gelen bir serserilik d\u00f6nemi, man\u00fcfakt\u00fcrlerin ba\u015flang\u0131c\u0131na damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015ftur. Zaten bu olaylardan anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, bu serserilik, do\u011frudan do\u011fruya feodal d\u00fczenin \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcp da\u011f\u0131lmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Daha 13. y\u00fczy\u0131lda, b\u00f6yle birka\u00e7 d\u00f6nem olmu\u015ftur, ama serserilik, ancak, 15. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonu ile 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda s\u00fcrekli ve genel bir \u015fekilde yerle\u015fmi\u015ftir. Bu serserilerin say\u0131s\u0131 o kadar \u00e7oktu ki, \u0130ngiltere Kral\u0131 Henri VIII, ba\u015fka bir\u00e7ok kral gibi, 72.000&#8217;ini ast\u0131rd\u0131 ve onlar\u0131n i\u015fe ko\u015fulabilmesini ba\u015farmak i\u00e7in \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir yoksullu\u011fun gelmesi gerekti ve gene de b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7l\u00fckler pahas\u0131na ve uzun bir direnmeden sonra ba\u015far\u0131ld\u0131. Man\u00fcfakt\u00fcrlerin h\u0131zla geli\u015fmesi, \u00f6zellikle \u0130ngiltere&#8217;de, gitgide bu aylaklar\u0131 yuttu.<br \/> Eskiden uluslar, birbirleriyle ba\u011flant\u0131 kurduklar\u0131nda aralar\u0131nda yaln\u0131zca sald\u0131rgan olmayan al\u0131\u015fveri\u015fler yaparlarken, man\u00fcfakt\u00fcrle birlikte, ba\u015fka ba\u015fka uluslar, rekabet ili\u015fkileri i\u00e7ine girdiler, sava\u015flar yoluyla, koruyucu g\u00fcmr\u00fckler ve yasaklar yoluyla s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen ticari bir sava\u015f\u0131ma ba\u015flad\u0131lar. Bundan b\u00f6yle, ticaretin siyasal bir anlam\u0131 vard\u0131r art\u0131k.<br \/> Man\u00fcfakt\u00fcr, ayr\u0131ca i\u015f\u00e7i ile i\u015fveren aras\u0131ndaki ili\u015fkilerde de bir de\u011fi\u015fikli\u011fe neden oldu. Loncalarda kalfalar ile ustalar aras\u0131ndaki ataerkil ili\u015fkiler s\u00fcrmekteydi; man\u00fcfakt\u00fcrde bu ili\u015fkilerin yerini emek\u00e7iler ile kapitalist aras\u0131ndaki para ili\u015fkileri ald\u0131, bu ili\u015fkiler k\u0131rl\u0131k yerlerde ve k\u00fc\u00e7\u00fck kentlerde ataerkil niteliklerini koruyorlard\u0131 ama, tamamen man\u00fcfakt\u00fcr kenti olan az\u00e7ok \u00f6nemli kentlerde hemen hemen b\u00fct\u00fcn ataerkil niteliklerini \u00e7abucak yitirdiler.<br \/> Man\u00fcfakt\u00fcr ve genellikle \u00fcretim hareketi, Amerika&#8217;n\u0131n ve Do\u011fu Hindistan deniz yolunun ke\u015ffi sonucu, ticaretin geni\u015flemesi olgusuyla ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir ilerleme g\u00f6sterdi. Hindistan&#8217;dan getirilen yeni \u00fcr\u00fcnler ve en ba\u015fta da dola\u015f\u0131ma giren alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f kitleleri, toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 (sayfa 82) durumlar\u0131n\u0131 ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131 de\u011fi\u015ftirdi ve feodal toprak m\u00fclkiyetine ve emek\u00e7ilere sert bir darbe indirdi; ser\u00fcvencilerin yurtd\u0131\u015f\u0131 seferi, s\u00f6m\u00fcrgecilik, ve pazarlar\u0131n \u015fimdi art\u0131k m\u00fcmk\u00fcn olan ve her ge\u00e7en g\u00fcn daha \u00e7ok ger\u00e7ekle\u015fen d\u00fcnya pazar\u0131 geni\u015fli\u011fi kazanmas\u0131 olay\u0131, tarihsel geli\u015fmede yeni bir evreye [48] neden oldu; ama burada bu nokta \u00fczerinde daha fazla duracak durumda de\u011filiz. Yak\u0131n zamanda ke\u015ffedilen \u00fclkelerin s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesi, uluslar\u0131n giri\u015ftikleri ticaret sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131 besleyecek yeni kaynaklar sa\u011flad\u0131 ve bu y\u00fczden bu sava\u015f\u0131m hem geni\u015fledi, hem de geni\u015fledik\u00e7e daha b\u00fcy\u00fck bir h\u0131rs kazand\u0131.<br \/> \u00dcretimlerini art\u0131rmak i\u00e7in hi\u00e7bir d\u00fcrt\u00fcleri olmayan loncalarda, ayn\u0131 sermaye de\u011fi\u015fmez kald\u0131\u011f\u0131 ve hatta azald\u0131\u011f\u0131 halde, ticaretin ve man\u00fcfakt\u00fcr\u00fcn geni\u015flemesi, ta\u015f\u0131n\u0131r sermayenin birikimini h\u0131zland\u0131rd\u0131. Ticaret ve man\u00fcfakt\u00fcr b\u00fcy\u00fck burjuvaziyi yaratt\u0131; loncalarda, kentlerde art\u0131k eskisi gibi h\u00fck\u00fcm s\u00fcrmeyen ama b\u00fcy\u00fck t\u00fcccarlar\u0131n ve man\u00fcfakt\u00fcrc\u00fclerin egemenli\u011fine boyun e\u011fmek zorunda bulunan k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazinin topla\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fc.[66] Loncalar\u0131n, man\u00fcfakt\u00fcrle temas haline gelir gelmez son bulmas\u0131 bundand\u0131r.<br \/> Uluslar\u0131n kendi aralar\u0131ndaki ticaret ili\u015fkileri, s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz d\u00f6nemde, iki de\u011fi\u015fik y\u00f6n kazand\u0131. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, dola\u015f\u0131mdaki alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f miktar\u0131n\u0131n azl\u0131\u011f\u0131, bu madenlerin ihrac\u0131n\u0131n yasaklanmas\u0131na neden oldu; ve kentlerin artan n\u00fcfusuna u\u011fra\u015f bulmak zorunlulu\u011fu, \u00e7o\u011fu kez d\u0131\u015fardan getirilen bir sanayii zorunlu k\u0131ld\u0131, ve bu sanayi, elbette ki, yaln\u0131z i\u00e7 rekabete kar\u015f\u0131 de\u011fil, d\u0131\u015f rekabete kar\u015f\u0131 da uyum sa\u011flayabilecek ayr\u0131cal\u0131klardan vazge\u00e7emezdi. Bu ilkel yasaklamalarda, yerel lonca ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn ulus \u00f6l\u00e7e\u011finde yayg\u0131nla\u015ft\u0131. G\u00fcmr\u00fck vergilerinin k\u00f6keninde, feodal beylerin, kendi topraklar\u0131ndan ge\u00e7en tacirlere onlar\u0131 ya\u011fmadan koruma bedeli (fidyesi) olarak zorla kabul ettirdikleri haklar vard\u0131r; bu haklar, daha sonra kentler taraf\u0131ndan kabul ettirildiler ve modern devletlerin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131yla da devlet hazinelerine para toplama hususunda en kolayl\u0131kla ba\u015fvurulabilen el alt\u0131nda haz\u0131r bir ara\u00e7 haline geldiler.<br \/> Bu \u00f6nlemler, Amerikan alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn Avrupa pazarlar\u0131nda kendilerini g\u00f6stermesiyle, sanayiin gittik\u00e7e (sayfa 83) geli\u015fmesiyle, ticaretin h\u0131zla ilerleyi\u015fi ve bu ilerlemenin sonu\u00e7lar\u0131yla, burjuvazinin loncalar d\u0131\u015f\u0131ndaki g\u00f6nenciyle ve paran\u0131n gittik\u00e7e artan \u00f6nemiyle ba\u015fka bir anlam kazand\u0131. Paras\u0131z kalman\u0131n kendisini g\u00fcnden g\u00fcne daha g\u00fc\u00e7 durumda b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 devlet, alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f ihrac\u0131 yasa\u011f\u0131n\u0131 yaln\u0131zca ulusal d\u00fc\u015f\u00fcncelerle s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc; \u015fimdi ba\u015fl\u0131ca hedefleri piyasaya yeni \u00e7\u0131kar\u0131lan bu g\u00fcm\u00fc\u015f kitlelerini kap\u0131p istif etmek olan burjuvalar tamam\u0131yla tatmin olmu\u015f durumdayd\u0131lar; mevcut ayr\u0131cal\u0131klar h\u00fck\u00fcmet i\u00e7in bir gelir kayna\u011f\u0131 haline geldiler ve para kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda sat\u0131ld\u0131lar; g\u00fcmr\u00fck y\u00f6netmeli\u011finde, ihracata konan vergiler ortaya \u00e7\u0131kt\u0131, sanayiin yolu \u00fczerine d\u00fcped\u00fcz bir engel koyan bu vergiler yaln\u0131zca mali bir ama\u00e7 ta\u015f\u0131yorlard\u0131.<br \/> [49] \u0130kinci d\u00f6nem, 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortas\u0131nda ba\u015flad\u0131 ve hemen hemen 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonuna kadar s\u00fcrd\u00fc. Ticaret ve denizcilik, ikincil bir rol oynayan man\u00fcfakt\u00fcrden daha \u00e7abuk geli\u015fmi\u015flerdi; s\u00f6m\u00fcrgeler b\u00fcy\u00fck t\u00fcketiciler haline gelmeye ba\u015flad\u0131lar; uzun s\u00fcren kavgalar pahas\u0131na \u00e7e\u015fitli uluslar, a\u00e7\u0131lmakta olan d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131 payla\u015ft\u0131lar.[67] Bu d\u00f6nem, denizcilik ve s\u00f6m\u00fcrge tekelleri ile ilgili yasalarla[34*] ba\u015flar. Tarifelerle, yasaklarla, antla\u015fmalarla, \u00e7e\u015fitli uluslar\u0131n rekabette bulunabilmeleri m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar \u00f6nlendi, ve en son a\u015famada rekabet sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye hizmet eden ve bu sava\u015f\u0131m\u0131n sonucunu belirleyen \u015fey, sava\u015flar (\u00f6zellikle deniz sava\u015flar\u0131) oldu. Denizler \u00fczerinde en g\u00fc\u00e7l\u00fc olan ulus \u0130ngiltere, ticaret ve man\u00fcfakt\u00fcr plan\u0131nda \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc korudu. \u015eimdiden, burada, bir tek \u00fclke \u00fczerinde merkezle\u015fme.<br \/> Man\u00fcfakt\u00fcr, ulusal pazar \u00fczerinde, koruyucu vergilerle, s\u00f6m\u00fcrge pazar\u0131nda tekel imtiyazlar\u0131yla ve d\u0131\u015farda da olabildi\u011fince \u00e7ok farkl\u0131la\u015fan[35*] g\u00fcmr\u00fcklere s\u00fcrekli olarak korunmu\u015ftu. Ayn\u0131 \u00fclkede \u00fcretilen hammaddenin i\u015flenmesi kolayla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131 (\u0130ngiltere&#8217;de y\u00fcn ve keten, Fransa&#8217;da ipek); o \u00fclkede \u00fcretilen hammaddenin ihracat\u0131 yasakland\u0131 (\u0130ngiltere&#8217;de y\u00fcn) ve ithal edilen maddenin ihracat\u0131 ya savsakland\u0131 ya da engellendi (\u0130ngiltere&#8217;de pamuk). Deniz ticaretinde \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc elinde tutan ve s\u00f6m\u00fcrgeci g\u00fcce sahip olan ulus, elbette ki, man\u00fcfakt\u00fcrde de nitelik ve nicelik bak\u0131m\u0131ndan en b\u00fcy\u00fck (sayfa 84) geni\u015flemeyi sa\u011fl\u0131yordu. Man\u00fcfakt\u00fcr, \u00f6teki \u00fclkelerde meydana gelen en k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fiklikle pazar\u0131n\u0131 kaybedece\u011fi ve mahvolaca\u011f\u0131 i\u00e7in himayeden katiyen vazge\u00e7emezdi; \u00e7\u00fcnk\u00fc, man\u00fcfakt\u00fcr ne kadar elveri\u015fsiz ko\u015fullarda olursa olsun, bir \u00fclkeye kolayl\u0131kla sokulursa, gene bu y\u00fczden ayn\u0131 derecede kolayl\u0131kla da y\u0131k\u0131l\u0131r. \u00d6te yandan k\u0131rda uygulan\u0131\u015f tarz\u0131yla, \u00f6zellikle 18. y\u00fczy\u0131lda, man\u00fcfakt\u00fcr, b\u00fcy\u00fck bir bireyler y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131n ya\u015fay\u0131\u015f ko\u015fullar\u0131na o kadar s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r ki, hi\u00e7bir \u00fclke serbest rekabeti getirerek kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tehlikeye atmay\u0131 g\u00f6ze alamaz. Man\u00fcfakt\u00fcr ihracata ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, demek ki, tamam\u0131yla ticaretin geni\u015fli\u011fine ya da s\u0131n\u0131rl\u0131 olu\u015funa ba\u011fl\u0131d\u0131r ve kendisi de ticaret \u00fczerinde g\u00f6reli olarak zay\u0131f bir etki meydana getirir. \u0130\u015fte onun 18. y\u00fczy\u0131lda ikinci derecede bir \u00f6nem ta\u015f\u0131mas\u0131 [&#8230;][12**][36*] bak\u0131n\u0131z. 18. y\u00fczy\u0131l, ticaret y\u00fczy\u0131l\u0131 oldu. Pinto bunu kesin olarak s\u00f6yl\u00fcyor: &#8220;Le commerce fait lamarotte du si\u00e8cle&#8221;[13**]; ve: &#8220;depuis quelque temps il n&#8217;est plus question que de commerce, de navigation et de marine.&#8221;[14**][37*]<br \/> Sermaye hareketi, hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r derecede h\u0131zlanm\u0131\u015f da olsa, gene h\u00e2l\u00e2 g\u00f6reli bir yava\u015fl\u0131k g\u00f6stermekten geri kalm\u0131yordu. D\u00fcnya pazar\u0131n\u0131n, herbiri ayr\u0131 bir ulus taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcr\u00fclen ayr\u0131 ayr\u0131 par\u00e7alara b\u00f6l\u00fcnmesi, uluslar aras\u0131nda rekabetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131, bizzat \u00fcretimdeki beceriksizlik ve geli\u015fiminin ilk evresini ancak a\u015fabilmi\u015f olan mali sistem, dola\u015f\u0131m\u0131 pek \u00e7ok engelliyorlard\u0131. Bunun sonucu, cimri bir d\u00fckkanc\u0131 zihniyeti oldu ki, b\u00fct\u00fcn tacirler, ve ticaretin b\u00fct\u00fcn s\u00f6m\u00fcr\u00fc tarz\u0131, h\u00e2l\u00e2 bu zihniyetten kurtulmu\u015f de\u011fildi. Bunlar, man\u00fcfakt\u00fcrc\u00fclere ve hele zanaat\u00e7\u0131lara oranla, do\u011frusunu (sayfa 85) s\u00f6ylemek gerekirse, b\u00fcy\u00fck burjuva idiler; ama sonraki d\u00f6nemin tacirlerine ve sanayicilerine oranlan\u0131nca da k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuva olarak kal\u0131rlar. Bkz: Adam Smith.[38*]<br \/> Bu d\u00f6nemin bir ay\u0131rdedici \u00f6zelli\u011fi de, alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f ihracat\u0131 yasa\u011f\u0131n\u0131n kalkmas\u0131, para ticaretinin, bankalar\u0131n, devlet bor\u00e7lar\u0131n\u0131n, ka\u011f\u0131t paralar\u0131n, fonlar ve eshamlar \u00fczerindeki spek\u00fclasyonlar\u0131n, her \u015fey \u00fczerindeki borsa oyunlar\u0131n\u0131n, genellikle para sisteminin geli\u015fmesinin do\u011fu\u015fudur. Sermaye de h\u00e2l\u00e2 ta\u015f\u0131makta oldu\u011fu ayni niteli\u011fini b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde yitirdi.<\/p>\n<p>[4. EN KARMA\u015eIK \u0130\u015eB\u00d6L\u00dcM\u00dc,B\u00dcY\u00dcK SANAY\u0130]<\/p>\n<p> Ticaretin ve man\u00fcfakt\u00fcr\u00fcn bir tek \u00fclkede, \u0130ngiltere&#8217;de topla\u015fmas\u0131 durumu, 17. y\u00fczy\u0131lda, kesintiye u\u011framadan geli\u015fen bi\u00e7imiyle bu \u00fclke i\u00e7in yava\u015f yava\u015f g\u00f6reli bir d\u00fcnya pazar\u0131 yaratt\u0131 ve bu nedenle, daha \u00f6nceki \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin art\u0131k kar\u015f\u0131layamayacaklar\u0131 bir \u0130ngiliz man\u00fcfakt\u00fcr \u00fcr\u00fcnleri talebine yola\u00e7t\u0131. \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fan bu talep, b\u00fcy\u00fck sanayii do\u011fa g\u00fc\u00e7lerinin s\u0131nai ama\u00e7larla kullan\u0131lmas\u0131, makinele\u015fme ve en karma\u015f\u0131k i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc yaratarak, orta\u00e7a\u011fdan bu yana m\u00fclkiyetin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc [51] d\u00f6nemine yola\u00e7an d\u00fcrt\u00fcc\u00fc g\u00fc\u00e7 oldu. \u00dclke i\u00e7inde rekabet \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, teorik mekani\u011fin yetkinle\u015fmesi vb. gibi bu yeni evrenin \u00f6teki ko\u015fullar\u0131, \u0130ngiltere&#8217;de daha \u00f6nceden de vard\u0131. (Newton taraf\u0131ndan tamamlanan mekanik, zaten \u0130ngiltere ve Fransa&#8217;da 18. y\u00fczy\u0131lda herkesin en iyi tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 bilimdi). (Bizzat ulusun kendi i\u00e7erisindeki serbest rekabete gelince, bunu elde etmek i\u00e7in bir devrim her yanda zorunlu oldu\u00a0 1640&#8217;ta ve 1688&#8217;de \u0130ngiltere&#8217;de, 1789&#8217;da Fransa&#8217;da.) Rekabet, k\u0131sa zaman sonra, tarihsel rol\u00fcn\u00fc korumak isteyen her \u00fclkeyi, yeni g\u00fcmr\u00fck \u00f6nlemleri (\u00e7\u00fcnk\u00fc eskileri b\u00fcy\u00fck sanayie kar\u015f\u0131 hi\u00e7 bir yard\u0131m sa\u011flayacak nitelikte de\u011fillerdi) ile kendi man\u00fcfakt\u00fcrlerini korumaya zorlad\u0131 ve az sonra himayeci tarifelerle birlikte b\u00fcy\u00fck sanayiye e\u015flik etmek zorunda kald\u0131lar. Bu himaye \u00f6nlemlerine kar\u015f\u0131n, b\u00fcy\u00fck sanayi, rekabeti evrensel k\u0131ld\u0131 (b\u00fcy\u00fck sanayi pratik ticaret \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc temsil eder, himayeci g\u00fcmr\u00fckler, onda, ancak ge\u00e7ici bir \u00f6nlem, ticaret \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7ersinde bir savunma silah\u0131d\u0131r), b\u00fcy\u00fck sanayi, ula\u015f\u0131m ara\u00e7lar\u0131n\u0131 (sayfa 86) ve modern d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131 kurdu,[68] ticareti sanayiin egemenli\u011fi alt\u0131na soktu, her sermayeyi, sanayi sermayesi haline getirdi ve bununla da dola\u015f\u0131m\u0131 yaratt\u0131 (para sisteminin yetkinle\u015fmesi) ve sermayelerin h\u0131zla merkezile\u015fmesine neden oldu. Evrensel rekabet yoluyla, b\u00fct\u00fcn bireyleri, enerjilerini azami bir gerilim derecesinde tutmaya zorlad\u0131. \u0130deolojiyi, dini, ahlak\u0131, vb., vb. m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar yoketti ve bunu ba\u015faramad\u0131\u011f\u0131 zaman da onlar\u0131 apa\u00e7\u0131k yalanlar haline getirdi. Her uygar ulusu ve, gereksinmelerinin kar\u015f\u0131lanmas\u0131 i\u00e7in, bu ulusun herbir bireyini b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde ve \u00e7e\u015fitli uluslar\u0131n, o zamana kadar do\u011fal olan ba\u011fda\u015fmaz niteli\u011fini y\u0131kt\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde d\u00fcnya tarihini ger\u00e7ekten yaratan odur. Do\u011fa bilimini sermayeye ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131ld\u0131 ve i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn \u00fczerinden onu do\u011fal bir\u015feymi\u015f gibi g\u00f6steren son perdeyi de ortadan kald\u0131rd\u0131. Ve genel bir tarzda, i\u015f i\u00e7inde olabildi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde her do\u011fal \u00f6\u011feyi yoketti ve b\u00fct\u00fcn do\u011fal olan ili\u015fkileri, onlar\u0131 para ili\u015fkisi haline getirmek \u00fczere bozup da\u011f\u0131tmay\u0131 ba\u015fard\u0131. Do\u011fal olarak olu\u015fmu\u015f kentlerin yerine, mantarlar gibi biten modern sanayi kentlerini yaratt\u0131. Girdi\u011fi her yerde zanaat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve genellikle sanayiin daha \u00f6nceki b\u00fct\u00fcn evrelerini y\u0131kt\u0131. Kentin k\u0131r \u00fczerindeki zaferini tamamlad\u0131. [Onun ilk ko\u015fulu[15**]] otomatik sistemdir. [Onun geli\u015fmesi[15**]] \u00f6yle bir \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler kitlesi yaratt\u0131 ki, loncalar nas\u0131l man\u00fcfakt\u00fcr i\u00e7in bir engel olduysa, k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131r i\u015fletmesi nas\u0131l geli\u015fme yolundaki zanaat\u00e7\u0131l\u0131k i\u00e7in bir ba\u015fka engel olduysa, \u00f6zel m\u00fclkiyet de bu \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler i\u00e7in \u00f6yle bir k\u00f6stek haline geldiler. [52] Bu \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler, \u00f6zel m\u00fclkiyette, ancak tek yanl\u0131 bir geli\u015fme tan\u0131rlar, \u00e7o\u011funlukla y\u0131k\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7ler haline gelirler, ve bunlardan pek \u00e7o\u011fu \u00f6zel m\u00fclkiyet rejiminde en ufak bir kullanma alan\u0131 bulamazlar. Genel olarak, b\u00fcy\u00fck sanayi, her yerde toplum s\u0131n\u0131flar\u0131 aras\u0131nda ayn\u0131 ili\u015fkileri yaratt\u0131 ve bu nedenle, ba\u015fka ba\u015fka uluslar\u0131n \u00f6zel niteliklerini yoketti. Ve ensonu, her ulusun burjuvazisi h\u00e2l\u00e2 \u00f6zel ulusal \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 korumaktaysa da, b\u00fcy\u00fck sanayi, b\u00fct\u00fcn uluslarda \u00e7\u0131karlar\u0131 ayn\u0131 olan bir s\u0131n\u0131f, kendisi i\u00e7in ulusall\u0131\u011f\u0131n \u00e7oktan yokoldu\u011fu bir s\u0131n\u0131f, eski d\u00fcnyadan ger\u00e7ekten kurtulmu\u015f ve ayn\u0131 zamanda ona kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan bir s\u0131n\u0131f yaratt\u0131. B\u00fcy\u00fck sanayi, (sayfa 87)<br \/> Besbelli ki, b\u00fcy\u00fck sanayi,[69] bir \u00fclkenin her yerinde ayn\u0131 yetkinlik d\u00fczeyine varmaz. Ama bu durum, b\u00fcy\u00fck sanayiin yaratt\u0131\u011f\u0131 proleterler, s\u0131n\u0131f hareketinin ba\u015f\u0131nda yer ald\u0131klar\u0131na g\u00f6re, ve b\u00fct\u00fcn y\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendileriyle birlikte s\u00fcr\u00fcklediklerine g\u00f6re, ve b\u00fcy\u00fck sanayi d\u0131\u015f\u0131nda kalan i\u015f\u00e7iler, b\u00fcy\u00fck sanayiin kendi i\u015f\u00e7ilerinden daha da beter durumda olduklar\u0131na g\u00f6re, proletaryan\u0131n s\u0131n\u0131f hareketini durdurmaz. Ayn\u0131 bi\u00e7imde, b\u00fcy\u00fck sanayiin geli\u015fti\u011fi \u00fclkeler, sanayiden \u00e7ok ya da az yoksun \u00fclkeler \u00fczerinde bu yoksun \u00fclkelerin d\u00fcnya ticareti yoluyla evrensel rekabet sava\u015f\u0131m\u0131na s\u00fcr\u00fcklenmesi \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde etki yaparlar.<\/p>\n<p> Bu \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imler i\u015fin \u00f6rg\u00fctlenmesi bi\u00e7imlen olduklar\u0131 kadar ayn\u0131 zamanda m\u00fclkiyetin de bi\u00e7imleridirler. Her d\u00f6nemde, gereksinmelerin zorunlu k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde, mevcut \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin bir birli\u011fi meydana gelir.<\/p>\n<p>[5. TOPLUMSAL B\u0130R DEVR\u0130M\u0130N TEMEL\u0130 OLARAK \u00dcRET\u0130C\u0130 G\u00dc\u00c7LER \u0130LE KAR\u015eILIKLI \u0130L\u0130\u015eK\u0130 TARZI ARASINDAK\u0130 \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130]<\/p>\n<p> Daha \u00f6nce g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, tarihte, zaman\u0131m\u0131za gelinceye kadar bir\u00e7ok kez, temel durumu tehlikeye d\u00fc\u015f\u00fcrmemekle birlikte, meydana gelmi\u015f olan \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler ile kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki tarz\u0131 aras\u0131ndaki bu \u00e7eli\u015fki, ayn\u0131 zamanda, b\u00fct\u00fcn alanlar\u0131 kapsayan \u00e7at\u0131\u015fmalar, \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7arp\u0131\u015fmalar\u0131, bilin\u00e7 \u00e7eli\u015fkileri, ideolojik sava\u015f\u0131m, vb. gibi, siyasal sava\u015f\u0131m vb. gibi, \u00e7e\u015fitli ikincil bi\u00e7imler olarak, her keresinde zorunlu olarak bir devrim halinde patlak vermi\u015ftir. S\u0131n\u0131rl\u0131 bir g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, bu ikincil bi\u00e7imlerden biri, soyutlanarak \u00f6tekilerden ayr\u0131labilir ve bu devrimlerin temeli say\u0131labilir, bu o kadar kolay bir \u015feydir ki, devrimleri yapan bireyler, k\u00fclt\u00fcr d\u00fczeylerine g\u00f6re ve tarihsel geli\u015fimin evresine g\u00f6re kendi eylemleri hakk\u0131nda kendileri de yan\u0131lsamalara kap\u0131l\u0131rlar. (sayfa 88)<\/p>\n<p>***<br \/> Demek ki, bizim anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131za g\u00f6re, tarihin b\u00fct\u00fcn \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n k\u00f6keni \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler ile kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki tarz\u0131 [53] aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkidedir. Ayr\u0131ca, bu \u00e7eli\u015fkinin, bir \u00fclkede, \u00e7at\u0131\u015fmalara neden olmas\u0131 i\u00e7in o \u00fclkede a\u015f\u0131r\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde artm\u0131\u015f olmas\u0131 da zorunlu de\u011fildir. Sanayileri daha \u00e7ok geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerle rekabet, ticaretin geli\u015fmesinin neden oldu\u011fu rekabet, hatta sanayileri daha az geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerde bile b\u00f6yle bir \u00e7eli\u015fkinin do\u011fmas\u0131na yeter (\u00f6rne\u011fin, \u0130ngiliz sanayii ile rekabetin ortaya \u00e7\u0131kmaya zorlad\u0131\u011f\u0131 Almanya&#8217;daki gizil proletarya).<\/p>\n<p>***<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>[IV] [1. \u00dcRET\u0130M ALETLER\u0130 VE M\u00dcLK\u0130YET B\u0130\u00c7\u0130MLER\u0130] [40] [11**]&#8230; bulunmu\u015ftur. Birinci noktadan olduk\u00e7a geli\u015fmi\u015f bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ile yayg\u0131n bir ticaret \u00f6nko\u015fulu, ikinci noktadan ise yerel karakter sonucu \u00e7\u0131kar. Birinci durumda bireyleri biraraya toplamak gerekir; ikinci durumda, bireyler, (sayfa 74) kendileri de \u00fcretim aletleri olarak belli \u00fcretim aletinin yan\u0131nda bulunurlar. O halde, burada, do\u011fal \u00fcretim aletleri [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[183],"tags":[],"class_list":{"0":"post-5867","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-marks-engels-alman-ideolojisi"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"[IV] [1. \u00dcRET\u0130M ALETLER\u0130 VE M\u00dcLK\u0130YET B\u0130\u00c7\u0130MLER\u0130] [40] [11**]&#8230; bulunmu\u015ftur. Birinci noktadan olduk\u00e7a geli\u015fmi\u015f bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ile yayg\u0131n bir ticaret \u00f6nko\u015fulu, ikinci noktadan ise yerel karakter sonucu \u00e7\u0131kar. Birinci durumda bireyleri biraraya toplamak gerekir; ikinci durumda, bireyler, (sayfa 74) kendileri de \u00fcretim aletleri olarak belli \u00fcretim aletinin yan\u0131nda bulunurlar. O halde, burada, do\u011fal \u00fcretim aletleri [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-03-10T17:23:43+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"28 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels\",\"datePublished\":\"2011-03-10T17:23:43+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/\"},\"wordCount\":5693,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"articleSection\":[\"Alman \u0130deolojisi - Marx - Engels\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/\",\"name\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"datePublished\":\"2011-03-10T17:23:43+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels","og_description":"[IV] [1. \u00dcRET\u0130M ALETLER\u0130 VE M\u00dcLK\u0130YET B\u0130\u00c7\u0130MLER\u0130] [40] [11**]&#8230; bulunmu\u015ftur. Birinci noktadan olduk\u00e7a geli\u015fmi\u015f bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ile yayg\u0131n bir ticaret \u00f6nko\u015fulu, ikinci noktadan ise yerel karakter sonucu \u00e7\u0131kar. Birinci durumda bireyleri biraraya toplamak gerekir; ikinci durumda, bireyler, (sayfa 74) kendileri de \u00fcretim aletleri olarak belli \u00fcretim aletinin yan\u0131nda bulunurlar. O halde, burada, do\u011fal \u00fcretim aletleri [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-03-10T17:23:43+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"28 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels","datePublished":"2011-03-10T17:23:43+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/"},"wordCount":5693,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","articleSection":["Alman \u0130deolojisi - Marx - Engels"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/","name":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm - Marks - Engels - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","datePublished":"2011-03-10T17:23:43+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.ortakyasam.org\/hermes\/bosweb\/web008\/images\/image\/marx_engels.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/03\/10\/alman-ideolojisi-feuerbach-dorduncu-bolum-marks-engels\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Alman \u0130deolojisi ( Feuerbach) | D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm &#8211; Marks &#8211; Engels"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5867","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5867"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5867\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5867"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5867"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5867"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}