{"id":5921,"date":"2011-04-26T12:47:41","date_gmt":"2011-04-26T09:47:41","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/"},"modified":"2011-04-26T12:47:41","modified_gmt":"2011-04-26T09:47:41","slug":"kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/","title":{"rendered":"Kemal Tahir&#8217;in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/s.hilav.jpg\" border=\"0\" style=\"float: left;\" \/>Bu k\u0131sa incelemede ele alaca\u011f\u0131m\u0131z konu, sanat\u00e7\u0131n\u0131n felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncesi, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve bilinci ile tarih ve toplum ger\u00e7ekleri aras\u0131ndaki ilinti ve tekab\u00fcld\u00fcr.<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 toplumunun ortaya koymu\u015f oldu\u011fu derlitoplu, m\u00fctecanis ve sa\u011flam ideolojik doku, bu toplum d\u00fczeninin yozla\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fa kadar, sanat\u00e7\u0131n\u0131n iradi ve bilin\u00e7li bir \u015fekilde belli bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc belli bir felsefi anlay\u0131\u015f\u0131 aramas\u0131n\u0131; b\u00f6yle bir g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn gereklili\u011fini duymas\u0131n\u0131, ihtiyac\u0131n\u0131 hissetmesini zorunlu k\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Divan \u015eiiri ve Osmanl\u0131 nesri ile, bu toplumun maddi (ekonomik) \u015fartlar\u0131 aras\u0131nda sa\u011flam bir tekab\u00fcl ve tutarl\u0131l\u0131k vard\u0131. Bu tutarl\u0131l\u0131k, kapitalizm-\u00f6ncesi maddi bir yap\u0131 \u00fcst\u00fcnde y\u00fckselen Osmanl\u0131 toplumunun, sosyal bak\u0131m\u0131ndan, kendisiyle hemen hemen hi\u00e7bir ortak noktas\u0131 bulunmayan ama tarihi zaman bak\u0131m\u0131ndan bu topluma \u00e7a\u011fda\u015f olan kapitalist d\u00fczenle ister istemez ili\u015fki haline girdi\u011fi ve d\u00fczenin \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc bask\u0131s\u0131n\u0131 duydu\u011fu \u00e7a\u011fda ortadan kalkm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>\u0130\u00e7 yap\u0131s\u0131n\u0131n, kapitalist bir geli\u015fime yatk\u0131n olmay\u0131\u015f\u0131 ve ayr\u0131ca yatk\u0131n olsa bile, kendisinden daha \u00f6nce geli\u015fmi\u015f ve doru\u011fu varm\u0131\u015f olan kapitalist d\u00fcnya kar\u015f\u0131s\u0131nda bu d\u00fcnyaya benzer bir sosyal d\u00fczene ge\u00e7ebilme \u015fans\u0131n\u0131, ge\u00e7 kalm\u0131\u015f dolay\u0131s\u0131yla kaybetmi\u015f bulunmas\u0131, Osmanl\u0131 toplumunda aya\u011f\u0131 yerden kesilmi\u015f olan ama bir \u00f6zlemi kar\u015f\u0131lad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in sanki bir ger\u00e7ekli\u011fi ve anlam\u0131 varm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnen fikir hareketlerinin ve sanat g\u00f6r\u00fc\u015flerinin son y\u00fcz elli y\u0131l i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Sosyal ve politik veh\u00e7eler de ta\u015f\u0131yan ve Bat\u0131l\u0131la\u015fma, islahat hareketleri ya da devrimler diye adland\u0131r\u0131lan hareketler asl\u0131nda, niteliksel de\u011fi\u015fiklikler olmadan (bu \u00e7e\u015fit niteliksel de\u011fi\u015fiklikler, bizim \u00fclkemizde, ne alttan gelen yani ezilen s\u0131n\u0131flardan gelen itkilerin sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131kabilmi\u015f, ne de \u00fcstten yani tepeden inme de\u011fi\u015fiklik yapmak isteyenler, bu \u00e7e\u015fit ciddi niteliksel de\u011fi\u015fmelerin ger\u00e7ekle\u015fmesini istemi\u015flerdir), yani toplumun temelini te\u015fkil eden \u00fcretim ili\u015fkileri k\u00f6kl\u00fc bir de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frat\u0131lmadan, bir milletin ekonomik ve sosyal hayat\u0131n\u0131n, bir ya\u015fama ve zihniyet bi\u00e7iminin de\u011fi\u015febilece\u011fini umud etmek bir hayalden (ger\u00e7ekle\u015fmesi imk\u00e2ns\u0131z ham bir hayalden) ve aldatmacadan ibaret kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ve yine bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, T\u00fcrk toplumunun fikri (\u0130delojik) d\u00fcnyas\u0131nda &#8220;ileri-geri&#8221;, &#8220;devrimci-geri&#8221;, &#8220;dindar-dinsiz&#8221;, kavramlar\u0131, belki de ba\u015fka hi\u00e7bir toplumda rastlanmad\u0131k \u00f6l\u00e7\u00fcde karmakar\u0131\u015f\u0131k olmu\u015f ve kimi zaman, Bat\u0131daki anlamlar\u0131n\u0131n tam tersini dile getiren kar\u015f\u0131tl\u0131klar haline d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. <\/p>\n<p>Bu fikir ve de\u011fer karga\u015fas\u0131 i\u00e7inde bir toplulu\u011fun en bilin\u00e7li ki\u015fileri olmak g\u00f6reviyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunan sanat\u00e7\u0131lar\u0131n bile yollar\u0131n\u0131 \u015fa\u015f\u0131rmalar\u0131 ola\u011fand\u0131r. Ondokuzuncu y\u00fczy\u0131l T\u00fcrk toplumunun &#8220;ilerici&#8221; sanat\u00e7\u0131lar\u0131, \u015fekli bir h\u00fcrriyetin ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flar; politik bir de\u011fi\u015fikli\u011fin (istibdat yerine me\u015fruti idarenin gelmesinin), b\u00fct\u00fcn sosyal k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri ortadan kald\u0131raca\u011f\u0131na inanm\u0131\u015flard\u0131. \u0130\u015fin garip taraf\u0131, bu \u015fekli h\u00fcrriyeti ger\u00e7ekle\u015ftirecek ve politik de\u011fi\u015fikli\u011fi ger\u00e7ek bir de\u011fi\u015fiklik olarak ortaya koyabilecek olan sosyal g\u00fc\u00e7lerin (s\u0131n\u0131flar\u0131n), T\u00fcrk toplumu i\u00e7inde hen\u00fcz te\u015fekk\u00fcl etmemi\u015f olmasayd\u0131. Bu durum, sanat\u00e7\u0131n\u0131n sosyal bilinci, \u00f6zlemleri ve ideallleri ile, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 maddi (ekonomik) \u015fartlar aras\u0131ndaki uzla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131 ve tutars\u0131zl\u0131\u011f\u0131 apa\u00e7\u0131k bir \u015fekilde dile getirmektir. Bu, burjuvas\u0131 olmayan bir toplumda, d\u0131\u015fardan \u00fcst\u00fcnk\u00f6r\u00fc edinilmi\u015f bilgiler ve \u00f6zlemlerle, ancak burjuva s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n yapabilece\u011fi bir de\u011fi\u015fikli\u011fi istemek gibi ger\u00e7ekle\u015fmesi imk\u00e2ns\u0131z bir hayal pe\u015finde ko\u015fmakt\u0131. Nitekim bir Tevfik Fikret&#8217;in soyut h\u00fcmanizmas\u0131n\u0131 ve &#8220;idealizmini&#8221;; k\u00f6t\u00fcmserli\u011fini ve k\u00fcsk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, sanat\u00e7\u0131n\u0131n bilinci ile yani d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ve \u00f6zlemleri ile i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 toplumun maddi \u015fartlar\u0131 (\u00fcretici g\u00fc\u00e7leri , s\u0131n\u0131f yap\u0131s\u0131) aras\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck ayk\u0131r\u0131l\u0131kta aramak gerekir. Sanat\u00e7\u0131n\u0131n bilinci ile toplum ger\u00e7ekleri aras\u0131ndaki bu derin ayk\u0131r\u0131l\u0131k, Cumhuriyet devrinde de s\u00fcregitmi\u015f ve genel olarak, sanat eserlerinin ideolojik yap\u0131s\u0131nda, g\u00f6\u00e7m\u00fc\u015f olan eski d\u00fcnyaya duyulan \u00f6zlem (Yahya Kemal, Abd\u00fclhak \u015einasi); (1) Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131n\u0131n y\u00fcceltilmesi, yabanc\u0131l\u0131k duygusu ve kozmopolitik (Yakup Kadri, Halide Edip); ya da ger\u00e7e\u011fin tamamen tahrif edilerek ve s\u00fcslenerek anlat\u0131lmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey olmayan sahte Anadoluculuk ve Halk\u00e7\u0131l\u0131k e\u011filimleri a\u011f\u0131r basm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Bu e\u011filimlerin yan\u0131s\u0131ra, soylu sanat\u00e7\u0131lar\u0131n, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 ger\u00e7eklere uygun d\u00fc\u015fen kavray\u0131c\u0131 ve a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bir bilin\u00e7 edinememekten duyduklar\u0131 ezikli\u011fi, s\u0131\u011f bir realizm, ampirik tesbit\u00e7ilik ya da intibac\u0131l\u0131k (empresyonizm) ile ge\u00e7i\u015ftirmek zorunda kald\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. (Memduh \u015eevket, Re\u015fat Nuri, Sait Faik). Son yirmi y\u0131l i\u00e7inde, sosyalist d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc i\u00e7inde ba\u015far\u0131l\u0131 eserler veren sanat\u00e7\u0131lar\u0131ndan \u00e7o\u011funun, bu son e\u011filimden kurtulamad\u0131\u011f\u0131 da bir ger\u00e7ektir. Bu sanat\u00e7\u0131lar d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015flerini mekanik bir \u015fekilde d\u0131\u015fardan al\u0131p aktard\u0131klar\u0131 i\u00e7in; tespit, tasvir ve intiba a\u015famas\u0131n\u0131 ge\u00e7mek ve i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 toplumun derinlerde yatan ger\u00e7eklerine ula\u015fmak konusunda g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekmi\u015flerdir. Sosyalist d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn evrensel bir metod oldu\u011fundan ve kaba hatlar\u0131yla al\u0131n\u0131nca, hemen hemen b\u00fct\u00fcn \u00fclkelerde ge\u00e7erli oldu\u011fundan \u015f\u00fcphe edilemez. Ama, bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn ger\u00e7ek evrenselli\u011fi, onun bir metod olarak kullan\u0131lmas\u0131ndad\u0131r. T\u0131pk\u0131 politikada oldu\u011fu gibi, sanatta da, bu metodu, en derin ve gizli ger\u00e7ekleri g\u00fcn\u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131karmak i\u00e7in kullanmak gerekmektedir. Metodun evrenselli\u011fini te\u015fkil eden \u015fey, onun, yeni ger\u00e7ekleri ortaya koyabilecek \u015fekilde kullan\u0131lmas\u0131d\u0131r. Metodun orijinal bir \u015fekilde kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n, yani metodun insana de\u011fil de insan\u0131n metoda hakim olmas\u0131n\u0131n, bir sanat\u00e7\u0131 s\u00f6zkonusu olunca, bu sanat\u00e7\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn yarat\u0131\u015f\u0131n\u0131, tepeden t\u0131rna\u011fa nas\u0131l de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011fratt\u0131\u011f\u0131, Kemal Tahir&#8217;in eserlerinde, b\u00fct\u00fcn a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla, bir \u00f6rnek olarak g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcne serilmektedir.<\/p>\n<p>\u0130lk romanlar\u0131yla amans\u0131z bir g\u00f6zlemci ve b\u00fcy\u00fck bir \u015f\u00fcpheci oldu\u011funu g\u00f6steren Kemal Tahir, son y\u0131llarda ardarda yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 eseriyle, T\u00fcrk toplum ger\u00e7e\u011finin en gizli ve temel unsurlar\u0131n\u0131, en canal\u0131c\u0131 noktalar\u0131n\u0131 ve kaynaklar\u0131n\u0131 dile getirmeye y\u00f6neldi\u011fini belli etmi\u015fti. Bir yandan, sanat\u0131n gereklerine uymak yani somut olan\u0131, canl\u0131 olan\u0131, karma\u015f\u0131k olan\u0131, dile gelmezi ortaya d\u00f6kmek; bir yandan da s\u0131n\u0131rs\u0131z \u00e7e\u015fitlilik ve rastlant\u0131sall\u0131k alt\u0131nda yatan temel ger\u00e7e\u011fi ve de\u011fi\u015fmez olan\u0131 bulmak, ortaya \u00e7\u0131karmak istiyordu. B\u00fcy\u00fck eserlerin dokusunu te\u015fkil eden \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131, somutla soyut yani g\u00f6zlemle fikir aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 daha \u00fcst\u00fcn bir d\u00fczeyde, tek bir varl\u0131k halinde kayna\u015ft\u0131r\u0131p vermeye y\u00f6nelmi\u015fti. Kemal Tahir, devrimci aksiyon ve fikir i\u00e7inde yeti\u015fmi\u015f; sosyalist d\u00fc\u015f\u00fcnceyi hayat\u0131n\u0131n al\u0131nyaz\u0131s\u0131 haline getirmi\u015f oldu\u011fu halde, haz\u0131r \u00e7\u00f6z\u00fcmlerden, genel kabullerden nefret eden; metodun kendisine ve kullanmas\u0131na y\u00f6nelen; durmadan arayan; ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc, duydu\u011fu ger\u00e7eklik ile, felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncesi aras\u0131nda tam bir mutabakat\u0131n bulunmas\u0131n\u0131 isteyen bir yazard\u0131r. Bilinci (d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ve g\u00f6r\u00fc\u015fleri) ile, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc, duydu\u011fu, bildi\u011fi, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7eklik aras\u0131nda m\u00fcmk\u00fcn olan en b\u00fcy\u00fck uygunlu\u011fu ve tutarl\u0131\u011f\u0131 kurmak isteyen bir sanat\u00e7\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, kl\u00e2sik marksist \u00f6\u011fretinin, T\u00fcrk toplum ve insan\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan yeterli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, marksit metodun orijinal bir \u015fekilde uygulanarak ger\u00e7eklerimizin ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a ileri s\u00fcr\u00fcp bu \u00fclkede sesini ilk y\u00fckseltenlerden ve bu konuda bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalara ilk giri\u015fenlerden biridir. Yazar\u0131n, tarih ve sosyoloji ve tutkusu; kendi d\u00fc\u015f\u00fcnce do\u011frultusunda oldu\u011funu sezdi\u011fi her yeni ara\u015ft\u0131rmaya kar\u015f\u0131 duydu\u011fu s\u0131n\u0131rs\u0131z ilgi bundan \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Somut Anadolu insan\u0131n\u0131 \u00e7ok iyi ve kendisine sunulmu\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcler i\u00e7ine yerle\u015ftirilmeyen yazar, bug\u00fcn\u00fcn d\u00fcnden geldi\u011fini bildi\u011fini i\u00e7in, Osmanl\u0131 toplumunun yeni bir g\u00f6zle ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f; bilim adamlar\u0131m\u0131zda bile rastlanmayan bir tutku ve ilgiyle, tarih bilimi alan\u0131nda incelemeler yapm\u0131\u015ft\u0131r. Yazar, \u00f6zellikle, T\u00fcrk toplumunun, Bat\u0131&#8217;da g\u00f6r\u00fclen \u00fcretim bi\u00e7imlerinden farkl\u0131 bir yap\u0131ya sahip oldu\u011fu \u00fczerinde durmu\u015ftur. Bu varsay\u0131m (faraziye) onu, \u00e7ok daha \u00f6nceden sezmi\u015f oldu\u011fu baz\u0131 somut ger\u00e7eklerin felsefi ve bilimsel bir \u015fekilde ifade edilmesine g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Kemal Tahir, bu irdelemeleri sonunda \u00f6zellikle Bat\u0131daki anlamda Derebeyli\u011fin (Feodalit\u00e9), kl\u00e2sik T\u00fcrk toplumunda mevcut olmad\u0131\u011f\u0131 sonucuna varm\u0131\u015ft\u0131r. Bu, Kemal Tahir&#8217;in felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temelini te\u015fkil eden \u00e7ok \u00f6nemli bir noktad\u0131r. Yazar, bu ilkeden hareket ederek, g\u00f6r\u00fcp ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 somut T\u00fcrk insan\u0131 ger\u00e7e\u011fini, genel bir kavram \u00e7er\u00e7evesi oturtmu\u015ftur. <\/p>\n<p>B\u00f6ylece, Osmanl\u0131 tarihinin sosyal ve siyasi olaylar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi, Tanzimant \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ve Cumhuriyet devrini de bu g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirmi\u015ftir. Kemal Tahir&#8217;in g\u00f6z\u00fcnde kl\u00e2sik T\u00fcrk toplumu (Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011funun ekonomik-sosyal yap\u0131s\u0131), marksist geli\u015fme \u015femalar\u0131n\u0131n izledi\u011fi yoldan, yani K\u00f6lecilikten, Derebeylikten ve Kapitalizmden ge\u00e7memi\u015ftir. Bu toplum, merkezi iktidar \u00e7evresinde toplanm\u0131\u015f \u00fcretici halk kitlelerinden te\u015fekk\u00fcl eden bir ekonomik- sosyal yap\u0131d\u0131r. Bu yap\u0131da, merkezi iktidar\u0131n temsilcisi olan devlet ve bu devletin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 olan y\u00f6netici kadro (z\u00fcmre), b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Kl\u00e2sik T\u00fcrk toplumundaki s\u0131n\u0131fla\u015fma olay\u0131, Kemal Tahir&#8217;in g\u00f6z\u00fcnde, Bat\u0131daki s\u0131n\u0131fla\u015fma olay\u0131ndan farkl\u0131d\u0131r. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, Kl\u00e2sik T\u00fcrk toplumundaki s\u0131n\u0131flar ve s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi de Bat\u0131dakinden farkl\u0131d\u0131r. Yazar b\u00f6ylece T\u00fcrk toplumundaki s\u00f6m\u00fcr\u00fclen s\u0131n\u0131flar\u0131n siyasi davran\u0131\u015f ve m\u00fccadele \u00f6zelliklerini, yani bu davran\u0131\u015f ve sava\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n Bat\u0131daki farkl\u0131 olu\u015funu, temel felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncesine uygun olarak a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Halk kitlelerinin ve emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131n, T\u00fcrkiye&#8217;de, \u00e7ok zorlukla harekete getirilebilmesini; en korkun\u00e7 aldatmacalar ve yan\u0131lmalar i\u00e7inde bulunu\u015funu, somut olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f ve ger\u00e7e\u011fi hi\u00e7bir idealizasyona (y\u00fcceltmeye, y\u00fcce g\u00f6stermeye) giri\u015fmeden, oldu\u011fu gibi canland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p>Bu a\u00e7\u0131klamalar, Kemal Tahir&#8217;in, kl\u00e2sik T\u00fcrk toplumunu, Bat\u0131 geli\u015fme \u00e7izgisinin d\u0131\u015f\u0131nda yer alan ba\u015fka bir \u00fcretim bi\u00e7imi a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yani Asya-tipi \u00fcretim tarz\u0131na yak\u0131n buldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Nitekim yazar, y\u0131llarca \u00f6nce yazd\u0131\u011f\u0131 romanlar\u0131nda, somut ve dolay\u0131ms\u0131z (imm\u00e9diat) ger\u00e7ekler olarak b\u00fcy\u00fck bir ustal\u0131kla dile getirdi\u011fi insanlar\u0131, durumlar\u0131 ve ya\u015fant\u0131lar\u0131, daha sonra yapt\u0131\u011f\u0131 bilimsel ve felsefi ara\u015ft\u0131rmalar sonunda, genel bir kavramsal yap\u0131 i\u00e7inde fikri a\u00e7\u0131dan izah etmi\u015ftir. Bu kavramsal yap\u0131, yazar\u0131n konferanslar\u0131nda, incelemelerinde ve konu\u015fmalar\u0131nda da belirtti\u011fi gibi, marksist d\u00fc\u015f\u00fcncenin, son on y\u0131l i\u00e7inde yeniden ele alarak de\u011ferlendirdi\u011fi ve yukarda s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en Asya- tipi \u00fcretim kategorisidir. Son y\u0131llarda \u00fczerinde durulan ve ger\u00e7eklerimize \u0131\u015f\u0131k tutaca\u011f\u0131 besbelli olan bu kavram konusunda, marksist T\u00fcrk bilim ve d\u00fc\u015f\u00fcnce adamlar\u0131n\u0131 ilk olarak uyaran ve ayd\u0131nlatan kimse de Kemal Tahir&#8217;dir.(2)<\/p>\n<p>Ve b\u00fct\u00fcn bunlardan \u00f6t\u00fcr\u00fc, Devlet Ana, Kemal Tahir&#8217;in hem felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncesi, hem de sanat\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, manevi d\u00fcnyas\u0131n\u0131 te\u015fkil eden unsurlar\u0131 en kesin ve \u00f6zl\u00fc bir \u015fekilde dile getirmesi dolay\u0131s\u0131yle, bir kav\u015fak noktas\u0131 te\u015fkil etmektedir. Yazar, bu roman\u0131nda, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ve sanat\u0131n\u0131n belkemi\u011fini te\u015fkil eden konuya do\u011frudan do\u011fruya girmi\u015ftir. Kurulmak \u00fczere olan Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011funun ekonomik- sosyal yap\u0131s\u0131 ve bu yap\u0131 \u00fczerinde te\u015fekk\u00fcl eden insan ili\u015fkileri, eserde, Bat\u0131&#8217;n\u0131n Derebeylik (Feodalite) d\u00fczenine kar\u015f\u0131 daha ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc ve insanca bir d\u00fczen olarak a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011funun, i\u00e7inde bulundu\u011fu g\u00fc\u00e7 tarihi \u015fartlarda geli\u015fip yay\u0131lmas\u0131 da, Derebeyli\u011fe nisbetle \u00e7ok daha insani bir d\u00fczeni getirmi\u015f olmakla, &#8220;suyun akar\u0131nda&#8221; bulunmakla a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ekten de, s\u0131n\u0131fs\u0131z ilkel topluluklar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcp da\u011f\u0131lmas\u0131ndan sonra ortaya \u00e7\u0131kan Asya- \u00fcretim tarz\u0131 toplumlar\u0131nda, insanlar aras\u0131 ili\u015fkiler, K\u00f6lelik ya da Derebeylik d\u00fczenlerine nisbetle \u00e7ok daha insanidir. Bu tip toplumlarda, Marx&#8217;\u0131n deyimiyle, &#8220;genel bir k\u00f6lelik&#8221; bulunmakla birlikte, efendiye k\u00f6lenin can\u0131 \u00fczerinde hak tan\u0131yan k\u00f6leci toplumlar ve toprak k\u00f6lesinin, seny\u00f6r\u00fcn mal\u0131 olarak tel\u00e2kki edildi\u011fi derebeylik toplumlar\u0131 ile, Asya-tipi \u00fcretim tarz\u0131 toplumlar\u0131 aras\u0131nda, insani ili\u015fkiler bak\u0131m\u0131ndan b\u00fcy\u00fck fark vard\u0131r ve bu fark Asya-tipi toplumlar\u0131n lehinedir. Yazar, Devlet Ana&#8217;da, \u00f6zellikle bu fark \u00fczerinde durmu\u015ftur. <\/p>\n<p>Nitekim Roger Garaudy, ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceden hareket ederek, \u0130sl\u00e2m fetihlerinin h\u0131z ve g\u00fcc\u00fcn\u00fc, askeri g\u00fcc\u00fcn d\u0131\u015f\u0131nda aramak gerekti\u011fini ileri s\u00fcrerken, &#8220;Zaferin tayin edici fakt\u00f6r\u00fc, fatihlerin, c\u00f6z\u00fclme halinde olan bir k\u00f6lecilik \u00e2lemine, ya da ufak par\u00e7alara b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f ve hareket yetene\u011finden yoksun kalm\u0131\u015f bir feodal \u00e2leme, daha y\u00fcksek ekonomi ve sosoyal \u00f6rg\u00fct bi\u00e7imleri getirmi\u015f olmas\u0131d\u0131r&#8221; (Sosyalizm ve \u0130slamiyet, s.10) diyor ve Bat\u0131 geli\u015fme \u00e7izgisi d\u0131\u015f\u0131ndaki bir ekonomik ve sosyal yap\u0131dan s\u00f6z ederek b\u00fcy\u00fck imparatorluklar\u0131n kurulmas\u0131 (Orta\u00e7a\u011fda) olay\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak istiyordu. Kemal Tahir&#8217;in, genel olarak b\u00fct\u00fcn eserlerinde ve \u00f6zellikle Devlet Ana&#8217;da dile getirdi\u011fi bu felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncelerin bilimsel de\u011ferinin yan\u0131s\u0131ra, bizce \u00f6nemli olan bir ba\u015fka nokta da, yazar\u0131n s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en ana temellerden kalkarak, T\u00fcrk insan\u0131n manevi d\u00fcnyas\u0131n\u0131, davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ve ya\u015fant\u0131lar\u0131n\u0131 tutarl\u0131 bir \u015fekilde yorumlamas\u0131 ve dile getimesidir. Muhtevan\u0131n bu \u015fekilde de\u011ferlendirilmesinden sonra, sanat\u00e7\u0131n\u0131n, ifade ve bi\u00e7imle ilgili meseleleri \u00e7\u00f6z\u00fc\u015f\u00fcnde de, bu temel felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncelerin belirleyici bir rol oynad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Edebiyat ele\u015ftirmecileri, Kemal Tahir&#8217;in felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin, eserlerindeki estetik \u00f6zellikleri organik bir \u015fekilde nas\u0131l belirlemi\u015f oldu\u011funu ara\u015ft\u0131racaklard\u0131r. Biz burada Kemal Tahir&#8217;in, bu genel d\u00fc\u015f\u00fcncelerin mant\u0131ki ve organik bir sonucu olarak dili nas\u0131l kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 k\u0131saca belirtme\u011fe \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>T\u00fcrk edebiyat\u0131yla ilgili en yayg\u0131n ve en yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelerden biri, bizde &#8220;nesir&#8221; t\u00fcr\u00fcn\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131d\u0131r.(3) Bu iddia, Bat\u0131 roman\u0131n\u0131n geli\u015fmi\u015f \u00f6rneklerinde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz &#8220;nesir&#8221;in, bizim edebiyat\u0131m\u0131zda aran\u0131p bulunmamas\u0131ndan do\u011fal hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n do\u011furdu\u011fu yal\u0131nkat bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, Bat\u0131 hayranl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yarattt\u0131\u011f\u0131 s\u0131\u011f bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Evliya \u00c7elebi&#8217;nin yazd\u0131klar\u0131na &#8220;nesir&#8221; dememek i\u00e7in, insan\u0131n &#8220;nesiri&#8221; sadece ondokuzuncu y\u00fczy\u0131l Bat\u0131 romanlar\u0131nda rastlanan yaz\u0131 t\u00fcr\u00fcyle bir ve ayn\u0131 \u015fey olarak g\u00f6rmesi gerekir. Ne yaz\u0131k ki, bu sathi g\u00f6r\u00fc\u015f, T\u00fcrk nesir yazarlar\u0131n\u0131, \u00c2\u015f\u0131kpa\u015faz\u00e2delere, Ne\u015frilere, Naim\u00e2lara, Evliya \u00c7elebilere vb. y\u00f6nelmekten al\u0131koymu\u015f, en y\u00fcce noktas\u0131n\u0131 Halit Ziya&#8217;da bulan frenk taklidi suni ve cans\u0131z bir &#8220;nesir&#8221; dilinin do\u011fup yayg\u0131nla\u015fmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Toplumcu ve devrimci yazarlar\u0131n \u00e7o\u011fu ise, kurtulu\u015fu &#8220;mahalli a\u011f\u0131zlar\u0131&#8221;lar\u0131 oldu\u011fu gibi aktarmakta ya da &#8220;\u015fehir argasonu&#8221; kullanmakta ya da &#8220;\u00f6zt\u00fcrk\u00e7ecilikte&#8221; bulmu\u015flard\u0131r. B\u00f6ylece, bir u\u00e7tan \u00f6teki uca d\u00fc\u015f\u00fclm\u00fc\u015f ve T\u00fcrk\u00e7enin ger\u00e7ek kaynaklar\u0131na ula\u015fmak i\u00e7in gerekli olan a\u015fma hareketi yap\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak N\u00e2z\u0131m Hikmet ya da Kemal Tahir gibi kavray\u0131c\u0131 ve a\u015f\u0131c\u0131 d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc eserlerine sindirebilen b\u00fcy\u00fck sanat\u00e7\u0131larda, T\u00fcrk\u00e7enin kullan\u0131lmas\u0131 meselesinin ger\u00e7ek bir \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015ftu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Kemal Tahir, T\u00fcrk tarihi ve toplumu hakk\u0131ndaki orijinal ve sa\u011flam g\u00f6r\u00fc\u015flerinden hareket etti\u011fi i\u00e7in hem &#8220;mahalli a\u011f\u0131zlar\u0131&#8221;, hem T\u00fcrk\u00e7e&#8217;nin k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmi\u015f ve unutulmu\u015f nesir dilini (eski b\u00fcy\u00fck yazarlardan yararlanarak) hem de yeni imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 kayna\u015ft\u0131rarak ve a\u015farak kullanabilmi\u015ftir.(4) Eserlerindeki e\u015fsiz dil ve usl\u00fcp g\u00fczelli\u011finin kayna\u011f\u0131 bu davran\u0131\u015ftad\u0131r. Daha \u00f6nceki romanlar\u0131nda da g\u00f6r\u00fclen bu \u00f6zellik, Devlet Ana&#8217;da en y\u00fcce noktas\u0131na eri\u015fmi\u015ftir. T\u00fcrk\u00e7e&#8217;nin unutulmu\u015f olan deh\u00e2s\u0131 b\u00fct\u00fcn boyutlar\u0131, zenginli\u011fi ve hasl\u0131\u011f\u0131yla ilk olarak Kemal Tahir&#8217;in eserlerinde kendini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p><strong>Notlar<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><em>1)Bu iki yazar\u0131 da, sadece, &#8220;g\u00f6\u00e7m\u00fc\u015f olan eski d\u00fcnyaya \u00f6zlem duyan&#8221; kimseler olarak tan\u0131mlaman\u0131n, bug\u00fcn pek do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yorum. Abd\u00fclhak \u015finasi, y\u0131k\u0131lmakta olan Osmanl\u0131 imparatorlu\u011funun insanlar\u0131n\u0131 ger\u00e7ek\u00e7i bir g\u00f6zle anlatmaktan da geri kalmam\u0131\u015ft\u0131. &#8220;G\u00f6\u00e7m\u00fc\u015f olan eski d\u00fcnyaya&#8221; duydu\u011fu \u00f6zlemin yan\u0131 s\u0131ra, bu \u00f6zelli\u011fini unutmamak gerekir. Abd\u00fclhak \u015einasi, bir yazar olarak, bug\u00fcn, s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en ger\u00e7ekcili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ilgimizi \u00e7ekiyor. Ger\u00e7ek\u00e7ilik, ele ald\u0131\u011f\u0131 muhteva ve yazar\u0131n ki\u015fisel \u00f6zlemleri ne olursa olsun, mutlaka bir ele\u015ftirmeyi de birlikte getirir.(Lukacs bunu \u00e7ok iyi anlat\u0131yor). Yahya Kemal&#8217;in durumu ise, daha da karma\u015f\u0131k. Resmi edebiyat tarihleri, bu b\u00fcy\u00fck \u015fairi bir yandan \u00f6ver bir yandan da &#8220;mazi perestlik&#8221; le su\u00e7larlar. Bu su\u00e7lama, \u00f6zellikle, Cumhuriyet devri &#8220;ilericilik&#8221; ideolojisinin ve bunun etkisinde kalm\u0131\u015f olan &#8220;solcu&#8221; (!) d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Oysa Yahya Kemal, bir toplumun ruh ve k\u00fclt\u00fcr d\u00fcnyas\u0131n\u0131n, ancak ge\u00e7mi\u015fle hesapla\u015farak kurulabilece\u011fini, taklidle hi\u00e7bir \u015fey yap\u0131lamacayaca\u011f\u0131n\u0131 (ya da bug\u00fcn g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi \u00e7ok korkun\u00e7 \u015feyler yap\u0131laca\u011f\u0131n\u0131) \u00e7ok iyi biliyordu. Yahya Kemal&#8217;in ge\u00e7mi\u015fe ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131, mutlak bir ba\u011fl\u0131l\u0131k olarak de\u011fil, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011f\u0131n zavall\u0131l\u0131\u011f\u0131na g\u00f6sterdi\u011fi bir tepki olarak g\u00f6rmek gerekir. Ge\u00e7mi\u015fle; ge\u00e7mi\u015fin de\u011ferleriyle ve zenginlikleriyle, bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek, b\u00fct\u00fcn ili\u015fkilerin kesilmesi i\u00e7in her \u015feyin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7a\u011fda, Yahya Kemal&#8217;in, T\u00fcrk \u015fiirinin kaynaklar\u0131na inerek bir dil yaratmas\u0131 ve bu \u015fiirin s\u00fcreklili\u011fini yarat\u0131c\u0131 bir \u015fekilde koruyarak kendinden sonra gelenlere zemin haz\u0131rlamas\u0131 (tepki g\u00f6stermek i\u00e7in bile b\u00f6yle bir zemin gereklidir) ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc a\u00e7\u0131klanabilir? \u00c7a\u011fda\u015f T\u00fcrk edebiyat\u0131nda &#8220;gerici&#8221;, olarak g\u00f6r\u00fclen ve g\u00f6sterilmek istenilen ki\u015filerin ve ak\u0131mlar\u0131n, topyek\u00fcn reddedilip bir yana at\u0131lmas\u0131n\u0131n yerine, bu ki\u015fi ve ak\u0131mlar\u0131n hem olumsuz hem olumlu yanlar\u0131n\u0131n ortaya konmas\u0131 ve al\u0131\u015f\u0131la gelmi\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelerin d\u0131\u015f\u0131nda de\u011ferlendirerek yerine oturtulmas\u0131, bug\u00fcn, marksist metodu kullanan ele\u015ftiricinin ve inceleyicinin ilk ve en \u00f6nemli g\u00f6revidir san\u0131r\u0131m.<br \/>2)Marx, Kapital&#8217;de yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamalar\u0131n ve ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc fikirlerin sadece Bat\u0131 toplumlar\u0131n\u0131n geli\u015fmesiyle ve ge\u00e7irdi\u011fi a\u015famalarla ilgili oldu\u011funu s\u00f6yler (Lettres surle Capital, s.305, Ed. Sociales). Ba\u015fka bir deyi\u015fle, Marx, b\u00fct\u00fcn toplumlar\u0131n, \u0130lkel S\u0131n\u0131fs\u0131z Toplum, K\u00f6lecilik Feodalite ve Kapitalizm a\u015famalar\u0131ndan mutlaka ge\u00e7mesi gerekmedi\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtir. \u00dczerinde \u00e7ok tart\u0131\u015f\u0131lan bu a\u00e7\u0131klama, \u00f6zellikle Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndaki toplumlar\u0131n tarihini, zorlamalara ba\u015fvurmadan bilimsel yani marksist a\u00e7\u0131dan kavrama ve a\u00e7\u0131klama imk\u00e2n\u0131n\u0131 vermektedir. Ama bu, Bat\u0131daki ekonomik ve tarihi geli\u015fmenin d\u0131\u015f\u0131nda kalan toplumlar\u0131n yukarda s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en a\u015famalardan ge\u00e7memi\u015f oldu\u011funu ya da ge\u00e7meyece\u011fini g\u00f6stermez. Nitekim, Bat\u0131daki ekonomik ve tarihi geli\u015fmenin d\u0131\u015f\u0131nda kalan toplumlar\u0131n yukarda belirtilen a\u015famalardan farkl\u0131 bir yol izleyece\u011fini, yani ilkel Toplum, Asya-Tipi \u00fcretim Tarz\u0131, K\u00f6lecilik, Feodalite ve Kapitalizm, a\u015famalar\u0131ndan mutlaka ge\u00e7ece\u011fini (Marx, Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirilmesine Katk\u0131 adl\u0131 eserinde bu s\u0131ralamay\u0131 yapar) de ileri s\u00fcremeyiz. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc Asya-Tipi \u00fcretim tarz\u0131, &#8220;ger\u00e7eklerimize \u0131\u015f\u0131k tutaca\u011f\u0131 besbelli olan&#8221; bir kavramd\u0131r derken, bu kavram\u0131n bir varsay\u0131m de\u011feri ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131, Orta\u00e7a\u011f Yak\u0131ndo\u011fu \u0130mparatorluklar\u0131n\u0131n ekonomik ve tarih ger\u00e7eklerini a\u00e7\u0131klamaya elveri\u015fli bir bilimsel \u00e7al\u0131\u015fma varsay\u0131m\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylemek istiyorum. Son s\u00f6z\u00fcn, her zaman olgularda oldu\u011funu, bir varsay\u0131m\u0131n olgular kar\u015f\u0131s\u0131nda s\u0131nav vermesi gerekti\u011fini, ba\u015fka varsay\u0131mlara oranla en \u00e7ok olguyu a\u00e7\u0131klayabilen ve ger\u00e7e\u011fi rasyonel bir bi\u00e7imde kavramam\u0131z\u0131 sa\u011flayan bir varsay\u0131m\u0131n, bilimsel bir teori haline gelebilece\u011fini unutmamak gerekir. Asya-tipi \u00fcretim kavram\u0131, \u00e7e\u015fitli ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar taraf\u0131ndan farkl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fclerde ve tarzlarda tarihi ve siyasi ger\u00e7eklerimize ba\u015far\u0131yla uygulanm\u0131\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen (N. Berkes, S.Divit\u00e7io\u011flu, \u0130. K\u00fc\u00e7\u00fck\u00f6mer, \u0130. Cem, M. Sencer, vb.) teori haline gelebilmek i\u00e7in daha geni\u015f ve derin incelemeleri bekleyen bir kavramd\u0131r. Nitekim, \u00e7e\u015fitli \u00fclkelerin bilginleri, \u00f6zellikle Eski\u00e7a\u011f tarihi ve toplumlar\u0131 konusunda, bu t\u00fcr incelemeler yapm\u0131\u015flar ve s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en kavrama, uyguland\u0131\u011f\u0131 alanlarda, bilimsel bir teori niteli\u011fi kazand\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r.<br \/>3)Prof. Fahir \u0130z, Eski T\u00fcrk Edebiyat\u0131nda Nesir&#8217;in \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde, bu yanl\u0131\u015f g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc \u00e7ok iyi ortaya koyar ve eski nesrin nas\u0131l ele al\u0131nmas\u0131, de\u011ferlendirilmesi ve kavramas\u0131 gerekti\u011fini ilgi \u00e7ekici bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klar.<br \/>4)T\u00fcrk\u00e7enin b\u00fct\u00fcn imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 kullanmak ve al\u0131\u015flagelmi\u015f &#8220;edebi&#8221;dilin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmak e\u011filimi, Kemal Tahir&#8217;de, b\u00fct\u00fcnsel (totale) yani b\u00fct\u00fcn dil unsurlar\u0131n\u0131 ve kesimlerini kullanma y\u00f6nelimini do\u011furmu\u015ftur. (Dil kesimi deyince, hukuk dili, yaz\u0131\u015fma dili, il\u00e2n ve reklamlardaki dil, a\u015fara \u00f6zt\u00fcrk\u00e7ecilik, belirli yerel a\u011f\u0131zlar, eski Osmanl\u0131 nesri ve \u00e7evirisi, Tanzimant \u00e7a\u011f\u0131 ve daha sonras\u0131n\u0131n Frenk taklit\u00e7ili\u011finden do\u011fan \u00fcslubu, vb. gibi dil yap\u0131lar\u0131n\u0131 kast ediyorum.) Kemal Tahir&#8217;de dil, &#8220;anlat\u0131lan&#8221;\u0131n yerine ge\u00e7er, bir nesne haline gelir ve saydaml\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaybeder. Onun romanlar\u0131n\u0131 okurken, &#8220;anlat\u0131lan&#8221;\u0131 &#8220;anlatan&#8221;da yani dilde alg\u0131lamaya ba\u015flar\u0131z. Ki\u015filer, olaylar ve durumlar, birer &#8220;dil olgusu&#8221; haline gelir. Tanp\u0131nar&#8217;\u0131n deyimiyle, Kemal Tahir; &#8220;bir dil makinas\u0131&#8221; kurmu\u015f, bir dil d\u00fcnyas\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Bu dil, &#8220;ba\u015fkas\u0131&#8221;n\u0131n yarat\u0131\u015f\u0131 ve mal\u0131 (anonim halk \u00fcr\u00fcn\u00fc, eski b\u00fcy\u00fck yazarlar, T\u00fcrk\u00e7enin belli bir y\u00f6redeki kullan\u0131l\u0131\u015f tarz\u0131) oldu\u011fu halde, ayn\u0131 zamanda, onun hi\u00e7bir yazara benzemeyen \u00f6z \u00fcslubudur. B\u00fct\u00fcnsel bir dil kurmaya y\u00f6nelme, \u00e7a\u011fda\u015f Bat\u0131 roman\u0131nda g\u00f6r\u00fclen \u00f6nemli \u00f6zelliklerinden biridir. Soruna bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131nca, Kemal Tahir ile hemen hi\u00e7 ilgisi olmad\u0131\u011f\u0131 halde, James Joyce akla geliyor. Bizde, ayn\u0131 e\u011filimin en ilgi \u00e7ekici ve ba\u015far\u0131l\u0131 bir \u00f6rne\u011fi de, Kemal Tahir&#8217;den bamba\u015fka bir d\u00fcnyas\u0131 olan O\u011fuz Atay&#8217;\u0131n Tutunamayanlar&#8217;\u0131 ve Tehlikeli Oyunlard\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye Defteri, Say\u0131 7, May\u0131s 1974<\/em><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bu k\u0131sa incelemede ele alaca\u011f\u0131m\u0131z konu, sanat\u00e7\u0131n\u0131n felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncesi, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve bilinci ile tarih ve toplum ger\u00e7ekleri aras\u0131ndaki ilinti ve tekab\u00fcld\u00fcr. Osmanl\u0131 toplumunun ortaya koymu\u015f oldu\u011fu derlitoplu, m\u00fctecanis ve sa\u011flam ideolojik doku, bu toplum d\u00fczeninin yozla\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fa kadar, sanat\u00e7\u0131n\u0131n iradi ve bilin\u00e7li bir \u015fekilde belli bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc belli bir felsefi anlay\u0131\u015f\u0131 aramas\u0131n\u0131; [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[134],"tags":[],"class_list":{"0":"post-5921","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-kuram"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Kemal Tahir&#039;in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Kemal Tahir&#039;in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Bu k\u0131sa incelemede ele alaca\u011f\u0131m\u0131z konu, sanat\u00e7\u0131n\u0131n felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncesi, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve bilinci ile tarih ve toplum ger\u00e7ekleri aras\u0131ndaki ilinti ve tekab\u00fcld\u00fcr. Osmanl\u0131 toplumunun ortaya koymu\u015f oldu\u011fu derlitoplu, m\u00fctecanis ve sa\u011flam ideolojik doku, bu toplum d\u00fczeninin yozla\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fa kadar, sanat\u00e7\u0131n\u0131n iradi ve bilin\u00e7li bir \u015fekilde belli bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc belli bir felsefi anlay\u0131\u015f\u0131 aramas\u0131n\u0131; [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-04-26T09:47:41+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"20 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Kemal Tahir&#8217;in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav\",\"datePublished\":\"2011-04-26T09:47:41+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/\"},\"wordCount\":4067,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Kuram\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/\",\"name\":\"Kemal Tahir'in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2011-04-26T09:47:41+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Kemal Tahir&#8217;in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Kemal Tahir'in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Kemal Tahir'in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav","og_description":"Bu k\u0131sa incelemede ele alaca\u011f\u0131m\u0131z konu, sanat\u00e7\u0131n\u0131n felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncesi, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve bilinci ile tarih ve toplum ger\u00e7ekleri aras\u0131ndaki ilinti ve tekab\u00fcld\u00fcr. Osmanl\u0131 toplumunun ortaya koymu\u015f oldu\u011fu derlitoplu, m\u00fctecanis ve sa\u011flam ideolojik doku, bu toplum d\u00fczeninin yozla\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fa kadar, sanat\u00e7\u0131n\u0131n iradi ve bilin\u00e7li bir \u015fekilde belli bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc belli bir felsefi anlay\u0131\u015f\u0131 aramas\u0131n\u0131; [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-04-26T09:47:41+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"20 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Kemal Tahir&#8217;in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav","datePublished":"2011-04-26T09:47:41+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/"},"wordCount":4067,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Kuram"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/","name":"Kemal Tahir'in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2011-04-26T09:47:41+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/04\/26\/kemal-tahirin-felsefi-dusuncesi-ve-devlet-ana-selahattin-hilav\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Kemal Tahir&#8217;in Felsefi D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve Devlet Ana | Selahattin Hilav"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5921","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5921"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5921\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5921"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5921"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5921"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}