{"id":6030,"date":"2011-06-02T12:21:00","date_gmt":"2011-06-02T09:21:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/"},"modified":"2011-06-02T12:21:00","modified_gmt":"2011-06-02T09:21:00","slug":"trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/","title":{"rendered":"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/tiyatro.jpg\" border=\"0\" style=\"float: left;\" \/>B. KOM\u0130K<\/p>\n<p>\u0130deolojik ve estetik de\u011feri bak\u0131m\u0131ndan ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, komik (le comique) kategorisi trajik (le tragique) kategorisinden hi\u00e7 de geride kalmaz ve genelde san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi sanattaki rol\u00fc de daha \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fclemez. K\u00f6kl\u00fc toplumsal s\u00fcre\u00e7leri, tarihteki \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 \u00f6nemli d\u00f6nemleri ve ya\u015famdaki derin \u00e7eli\u015fkileri, trajik kadar, komik de dile getirebilir. Ayk\u0131r\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnce gibi gelir insana ama, o s\u0131k s\u0131k duydu\u011fumuz, g\u00fclme, ciddi bir i\u015ftir s\u00f6z\u00fc \u00e7ok do\u011frudur. \u201cTuhaf (dr\u00f4le) olana g\u00fclen ki\u015fi, g\u00fclmeyi ciddiye al\u0131yordur\u201d der eski Romal\u0131lar, hakl\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>\u0130dealist estetik, ikinci dereceden bir sanat saym\u0131\u015ft\u0131r komedyay\u0131 (la comedia) \u00e7o\u011fun. Edebiyat t\u00fcrleri \u00fcst\u00fcne yapay bir s\u0131ralamaya yeltenen bir\u00e7ok yap\u0131tta, komedya, ilkel ve baya\u011f\u0131 duygular ile \u00f6zlemleri konu edinen, \u201cd\u00fc\u015f\u00fck d\u00fczeyli\u201d t\u00fcrlere ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r genellikle.<\/p>\n<p>Do\u011fru estetik ise bir t\u00fcr\u00fcn \u00f6teki t\u00fcr kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131na hi\u00e7 yana\u015fmaz; bunlar\u0131n her birinin ayr\u0131 yeri oldu\u011funa ve ya\u015fam\u0131 t\u00fcm zenginli\u011fiyle yans\u0131tabilmek i\u00e7in sanat\u0131n b\u00fct\u00fcn t\u00fcrlerini geli\u015ftirmek gerekti\u011fine inan\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00fclme (le rire), korkun\u00e7 bir silaht\u0131r. Her \u015feye g\u00fcc\u00fc yetenler bile gocunur ondan, \u00e7\u00fcnk\u00fc vurunca \u00f6ld\u00fcr\u00fcr g\u00fclme. Bu y\u00fczden, toplumdaki sa\u011fl\u0131kl\u0131 g\u00fc\u00e7ler, g\u00fclmenin bu g\u00fcc\u00fcn\u00fc her zaman kullanm\u0131\u015flard\u0131r. [&#8230;&#8230;](10)<\/p>\n<p>Ama g\u00fclme, s\u0131rf bir k\u0131nama (fustigation) da de\u011fildir. T\u00fckenmez bir sevin\u00e7, g\u00fc\u00e7 ve ya\u015fam co\u015fkusu kayna\u011f\u0131d\u0131r da. Bir g\u00fc\u00e7 belirtisidir g\u00fclme, sava\u015f\u0131n i\u00e7inde yenilgi de\u011fil, yengi yarat\u0131r onu. P\u0131r\u0131l p\u0131r\u0131l bir mutluluk duygusunu ve b\u00fcy\u00fck bir sevinci dile getirir.<\/p>\n<p>Komik (ve g\u00fclmece-humour) kategorisini kat\u0131 tan\u0131mlar i\u00e7ine hapsedip, bi\u00e7imsel \u00f6zelliklerini belirlemekle yetinenler, ba\u015flar\u0131na \u00e7ok i\u015fler a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. S\u00f6zgelimi eskilerden \u00c7i\u00e7eron ile Quintilien komi\u011fi, \u201cele avuca s\u0131\u011fmaz, hemen her t\u00fcrl\u00fc k\u0131l\u0131\u011fa b\u00fcr\u00fcn\u00fcveren bir Prot\u00e9\u201d gibi g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir. \u0130talyan estetik\u00e7isi Sacchetti de \u015f\u00f6yle yazar: \u201cKomik mi, civa gibi bir \u015feydir o, bir an bile tutamazs\u0131n\u0131z belli s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde; ne yapar yapar, bir k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck \u00e7atlak bulur, kendini tutmak isteyen ellerden kurtuluverir.\u201d Max Eastman da, Bernard Shaw\u2019a g\u00fclmece \u00fcst\u00fcne bir kitap yazmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7ar, ald\u0131\u011f\u0131 yan\u0131t \u015fudur: \u201cN\u00fckte (esprit) ve g\u00fclmece \u00fcst\u00fcne yazmaya heveslenmek gibi tehlikeli bir belirti (araz) olamaz asla. Her ikisinden de yoksun oldu\u011funu g\u00f6sterir bu adam\u0131n.\u201d<\/p>\n<p>Bu yar\u0131 \u015faka, yar\u0131 ciddi s\u00f6zlerin alt\u0131nda bir gizli e\u011filim yatar hep: G\u00fclmenin ne oldu\u011funu a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturman\u0131n ve kuramsal yorumunun olanaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabullenmek.<\/p>\n<p>G\u00fclme konusundaki \u00e7\u00f6z\u00fcmleme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n zengin geleneklerine yaslanan toplumcu sanat, her \u015feyden \u00f6nce, komik kavram\u0131nda yans\u0131mas\u0131n\u0131 bulan ya\u015famla ilgili olaylar\u0131n nesnel \u00f6zellikleri \u00fcst\u00fcne e\u011filir.<\/p>\n<p>Komi\u011fin ba\u015fl\u0131ca konusu, battal (caducs) ya da yok olmaya y\u00fcz tutmu\u015f olgular [olaylar]d\u0131r. Olumlu i\u00e7eri\u011fini, -diyece\u011fim- ya\u015fama hakk\u0131n\u0131 yitirmi\u015f olup da, \u00f6z\u00fcn\u00fc h\u00e2l\u00e2 dikkatle gizlemeye \u00e7al\u0131\u015fan\u0131 k\u0131nar g\u00fclme; bu \u00e7eli\u015fkiyi apa\u00e7\u0131k ortaya koyarak, \u00e7a\u011fd\u0131\u015f\u0131 olan\u0131 a\u015fmay\u0131 kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. Herzen \u015f\u00f6yle der: \u201cZaman\u0131n\u0131 doldurmu\u015f olan, ama yine de nas\u0131lsa varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren her \u015feye kar\u015f\u0131, yeni ya\u015fam\u0131n serpilip geli\u015fmesini engelleyen ve g\u00fc\u00e7s\u00fczlere korku salan o eski y\u0131k\u0131nt\u0131ya (harabeye) kar\u015f\u0131, en g\u00fc\u00e7l\u00fc silahlardan biridir g\u00fclme.\u201d<\/p>\n<p>Komik, her zaman, kurumlu, yalan ve yapmac\u0131k bir bi\u00e7imle; \u00e7a\u011fd\u0131\u015f\u0131, \u00f6nemsiz ve bo\u015f bir i\u00e7erik aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiye dayan\u0131r. Yaln\u0131z baya\u011f\u0131 (trivial) da de\u011fil, y\u00fcce (sublime) olmak hevesindeki baya\u011f\u0131l\u0131kta da; yaln\u0131z battalda de\u011fil, yeninin c\u00fcbbesine b\u00fcr\u00fcnen eskide de; yaln\u0131z ge\u00e7ersizde (d\u00e9suet) de\u011fil, \u00e7a\u011fc\u0131l ge\u00e7inen ge\u00e7ersizlikte de; yaln\u0131z z\u0131rva olanda de\u011fil, insan\u0131n g\u00f6z\u00fcn\u00fc boyayan derme-\u00e7atmal\u0131kta da yatar komi\u011fin k\u00f6kenleri. Onun i\u00e7in, \u00e7arp\u0131k bir buruna de\u011fil, sakat ve sahte bir ruha g\u00fclelim, derdi Gogol. Fiziksel bir kusur ya da bi\u00e7imsizlik, akl\u0131 ba\u015f\u0131nda bir insan i\u00e7in alay konusu olamaz elbet. Ama, \u00e7arp\u0131k burunlu bir ki\u015fi tutar da kendini Apollon gibi g\u00f6r\u00fcrse, o zaman fizikselden ruhsala ge\u00e7ilir ve burada komi\u011fe diyecek bir s\u00f6z\u00fcm\u00fcz kalmaz art\u0131k. Sanki de\u011ferli bir s\u0131v\u0131yla dolu bir kapm\u0131\u015f gibi ortal\u0131kta \u015fi\u015finip dola\u015fan, ama daha ilk s\u0131namada kof ve hi\u00e7 olduklar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131veren [kendini be\u011fenmi\u015f] insanlarla kar\u015f\u0131la\u015fmad\u0131n\u0131z m\u0131? \u015eu ince ve alayc\u0131 \u00f6zdeyi\u015fi, bu gibi g\u00f6zlemlerden sonra yazmam\u0131\u015f m\u0131d\u0131r Rochefoucault: \u201cCiddiyet, zek\u00e2n\u0131n kusurlar\u0131n\u0131 gizlemek i\u00e7in uydurulmu\u015f, bir beden gizemidir\u201d.<\/p>\n<p>Estetik\u00e7iler ile sanat kuramc\u0131lar\u0131 komikte belirli \u00e7eli\u015fkilerin anlat\u0131m\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir genellikle; aralar\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131klar\u0131 da hep bu \u00e7eli\u015fkilerin tam bir bi\u00e7imde tan\u0131mlanmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda do\u011fmu\u015ftur. \u00d6rne\u011fin Aristoteles\u2019e g\u00f6re komik, g\u00fczel ile \u00e7irkin aras\u0131ndaki uyumsuzlu\u011fun, z\u0131tl\u0131\u011f\u0131n sonucudur. Komedya, \u00e7ok k\u00f6t\u00fc insanlar\u0131, b\u00fct\u00fcn eksiklikleri ve kusurlar\u0131yla de\u011fil, e\u011flendirici (amusant) bir g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan canland\u0131r\u0131r. \u0130nsana ne sadece k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc dokunan, ne de ac\u0131 veren bir bi\u00e7imsizliktir (difformit\u00e9) komik. Yunan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn\u00fcn tersine, Hegel de komi\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fc olay ile estetik ideal aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkide arar. Ne ki o, ya\u015famdaki komi\u011fe de\u011fil de, sanattaki komi\u011fe daha \u00e7ok ilgi duydu\u011fu i\u00e7in, id\u00e9 ile imge aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki \u00fczerinde durur. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, \u00f6nc\u00fcl\u00fc olan Kant, komi\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fc baya\u011f\u0131 ile y\u00fcce aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkide arar; daha sonra Jean-Paul ile Schopenhauer komi\u011fin sa\u00e7ma (absurde) ile anlaml\u0131 (sens\u00e9) aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiden; Sch\u00fctze, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ile s\u0131n\u0131rlanma aras\u0131ndaki; Bergson, otomatik davran\u0131\u015fla canl\u0131 (le vivant); James Sully, al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olan, normal olan ile al\u0131\u015fkanl\u0131\u011fa ters d\u00fc\u015fen; Volket, bir de\u011feri olan ile bir de\u011feri oldu\u011fu iddias\u0131 getiren aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiden temellendi\u011fini ileri s\u00fcrerler. Bu g\u00f6r\u00fc\u015fler kimi ilgin\u00e7 g\u00f6zlemler ve belli bir olumlu i\u00e7erik ta\u015f\u0131r elbet; ama, metafizik ve idealist s\u0131n\u0131rlar \u00f6tesine ge\u00e7emedikleri i\u00e7in y\u00f6ntembilimsel bir nitelikleri yoktur.<\/p>\n<p>Rus devrimci demokratlar\u0131, komi\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fc \u00e7ok daha k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imde \u00e7\u00f6z\u00fcmlemi\u015flerdir. Komikte, soyut, yal\u0131n bir estetik kategorisi g\u00f6rmeksizin, onun kuramsal i\u015flevinin kotar\u0131lmas\u0131na ilgi duymu\u015flard\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc, onlara g\u00f6re komedya, yergi (satire) ve g\u00fclme, toplumsal sava\u015f\u0131mda \u00e7ok \u00f6nemli birer silaht\u0131r. Bu yazarlara gelinceye dek, komik sorunu, do\u011frudan ve organik bir bi\u00e7imde toplumsal \u00e7eli\u015fkilere, insanl\u0131\u011f\u0131n kurtulu\u015fu yolunda verilen sava\u015f\u0131n g\u00f6revlerine ba\u011flanm\u0131\u015f de\u011fildir. Herzen\u2019e bir daha ba\u015fvural\u0131m: \u201cEn g\u00fc\u00e7l\u00fc y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131k silahlar\u0131ndan biri oldu\u011fu su g\u00f6t\u00fcrmez g\u00fclmenin; y\u0131ld\u0131r\u0131m \u00e7arpar gibi yak\u0131p y\u0131kard\u0131 Voltaire\u2019in g\u00fclmesi; putlar y\u0131k\u0131l\u0131r, ta\u00e7lar devrilir ve ni\u015fanlar d\u00f6k\u00fcl\u00fcr g\u00fclmenin \u00e7arp\u0131\u015f\u0131yla; o tans\u0131kl\u0131 ikon da, alaca bulaca kararm\u0131\u015f bir tablodur art\u0131k.\u201d Y\u00fcksek bir g\u00f6revi vard\u0131r komedyan\u0131n: \u201cBattal olan ne varsa hepsini g\u00f6lgeler \u00fclkesine g\u00f6ndermek\u201d diye yazarken Saltikov-\u00c7edrin yerden g\u00f6\u011fe hakl\u0131yd\u0131. [&#8230;&#8230;](11)<\/p>\n<p>Yaln\u0131z Alman toplumundaki evriminin g\u00f6zlemlenmesinden de\u011fil, yan\u0131 s\u0131ra, kendi bulgulam\u0131\u015f oldu\u011fu, d\u00fcnya tarihi ile ilgili yasalardan da yola \u00e7\u0131karak \u00e7ok \u00f6nemli bir kuramsal genellemeye var\u0131r Marks; bu genelleme, toplumun ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131nda, traji\u011fin komi\u011fe olas\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn mant\u0131k\u00ee niteli\u011fini ortaya koyar; ayr\u0131ca, sanatsal yarat\u0131da komi\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fc anlamaya da yol a\u00e7ar. \u201cTarih her \u015feyi k\u00f6k\u00fcnden \u00e7\u00f6zer, eskimi\u015f bir sosyal kurulu\u015fun defterini d\u00fcrecekse e\u011fer, bir\u00e7ok evrelerden ge\u00e7irir onu; d\u00fcnya tarihinde vaktini doldurmu\u015f bir sosyal kurulu\u015fun son evresi de komedyad\u0131r. Eschyle\u2019in Zincire Vurulmu\u015f Promete\u2019sinde, trajik bir bi\u00e7imde \u00f6l\u00fcmc\u00fcl yara alm\u0131\u015f olan Yunan tanr\u0131lar\u0131, Lucien\u2019in Diyaloglar\u2019\u0131nda bir kez daha \u00f6l\u00fcrler; ama, komik bir \u00f6l\u00fcmd\u00fcr bu art\u0131k. Ni\u00e7in b\u00f6yledir tarihin ak\u0131\u015f\u0131? Ni\u00e7in olacak, insanlar ge\u00e7mi\u015flerinden g\u00fcle oynaya kopup ayr\u0131ls\u0131nlar diye.\u201d (13)<\/p>\n<p>Demek komi\u011fin toplumsal \u00f6z\u00fc, battalla\u015fm\u0131\u015f toplumsal g\u00fc\u00e7lerin ve kurulu\u015flar\u0131n iddial\u0131 yapmac\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan kaynaklanmakta. Bu durumun sanat yoluyla ortaya konmas\u0131; ge\u00e7mi\u015fin kal\u0131nt\u0131lar\u0131ndan kurtulmakta, eskimi\u015f gelenekleri y\u0131kmakta, ya\u015fam dolu ku\u015faklar\u0131n ruhu \u00fczerinde bir daha a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 koyamayacak bir bi\u00e7imde onlara darbe indirmekte insanl\u0131\u011fa yard\u0131mc\u0131 olur. G\u00fclme sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7ti mi, kimse duramaz \u00f6n\u00fcnde, diyordu Mark Twain; b\u00f6ylece komik sanat\u0131n\u0131n ne denli bir b\u00fcy\u00fck g\u00fcce sahip oldu\u011funu vurguluyordu; sanatsal parlak imgelerle, duygusal bir bi\u00e7imde dile gelen ve dayan\u0131lmaz bir etki yapan, apayr\u0131 bir toplumsal ele\u015ftiri ve \u00f6zele\u015ftiridir bu sanat. Komik sanat\u0131 etkindir, hep seferidir, hep tetiktedir eli.<\/p>\n<p>Burada \u015fu noktaya a\u00e7\u0131kl\u0131k kazand\u0131rmam\u0131z gerekiyor: Komedya ile yergi kavramlar\u0131n\u0131 biz, karakter ya da durum komedyas\u0131nda, lirik ve yergisel komedyada, vodvilde, farsta vb. de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlere giren bir edebiyat t\u00fcr\u00fc anlam\u0131nda kullanm\u0131yoruz. Bir yarg\u0131 kategorisidir komik, ya\u015famdaki olaylar\u0131n sanatsal bire\u015fiminin belirli bir ilkesidir. Bu y\u00fczden, yineleyelim, komik karakterler ve durumlar, de\u011fi\u015fik sanat t\u00fcrleriyle ilgili yap\u0131tlarda bulunabilirler.<\/p>\n<p>Komik, g\u00fclmeye yol a\u00e7ar; do\u011fas\u0131na en uygun gelen bir tepkidir bu da. Ancak komikle e\u011flendiriciyi birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rmamak gerekir. Fizyolojik bir uyar\u0131lmadan, bir sinir ta\u015f\u0131rmas\u0131ndan kaynaklanan g\u00fclmenin hi\u00e7bir al\u0131p verece\u011fi yoktur komikle. Estetik bir olay de\u011fildir o; b\u00f6yle bir de\u011feri, ancak toplumsal bir yank\u0131s\u0131 (resonnace) oldu\u011funda kazan\u0131r g\u00fclme.<\/p>\n<p>Komik her zaman tuhaft\u0131r, buna kar\u015f\u0131l\u0131k e\u011flendirici \u015feyler, her estetik olayda oldu\u011fu gibi, d\u0131\u015fa-d\u00f6n\u00fck bir bi\u00e7im i\u00e7inden ge\u00e7erek, \u015fu ya da bu olay\u0131n anlam\u0131n\u0131, i\u00e7 \u00f6z\u00fcn\u00fc dile getirebildi\u011finde komik olur ancak; bu i\u00e7 \u00f6z de, \u00e7ok belirli estetik bir ideale g\u00f6re de\u011ferlendirilir.<\/p>\n<p>Komik ile e\u011flendirici aras\u0131ndaki temelli ayr\u0131m\u0131 Hegel de g\u00f6rm\u00fc\u015f ve \u015f\u00f6yle yazm\u0131\u015ft\u0131: G\u00fclme, ho\u015f bir e\u011flence durumunu dile getirir sadece, buna kar\u015f\u0131l\u0131k komik, olay \u00fcst\u00fcne estetik bir yarg\u0131y\u0131, ideal ile duyulur olay aras\u0131ndaki uyumsuzlu\u011fu yans\u0131t\u0131r.<\/p>\n<p>Sanatta komi\u011fin \u00f6z\u00fcn\u00fc incelerken Bielinski de komik ile e\u011flendirici aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapma gereklili\u011fine de\u011finir. \u201cBo\u015f, gereksiz ve baya\u011f\u0131 bir g\u00fclmece vard\u0131r,\u201d zarardan ba\u015fka bir \u015fey getirmez sanata. Ama bir ba\u015fka anlay\u0131\u015f daha vard\u0131r, ger\u00e7ek sanat\u0131 belirginle\u015ftiren i\u015fte odur: \u201cOlup biteni ger\u00e7ek yan\u0131yla g\u00f6rebilmek, bunlar\u0131n belirgin \u00f6zelliklerini kavrayabilmek, komik yanlar\u0131n\u0131 g\u00f6sterebilmeli yetene\u011finden\u201d kaynaklanan anlay\u0131\u015ft\u0131r bu da. (14)<\/p>\n<p>Bir sanat\u00e7\u0131, eserinde komik ile e\u011flendiriciyi birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rd\u0131 m\u0131, k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7larla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r. Ne yaz\u0131k ki b\u00f6yle komedyalar da vard\u0131r; bunlar\u0131n yazarlar\u0131 sanm\u0131\u015flard\u0131r ki, dolap (astuce) ve d\u00fczenle, hileli oyunlarla (ficelle) ne denli dolup ta\u015farsa yap\u0131tlar\u0131 (giderek bunlar\u0131n konuyla da hi\u00e7bir ilgisi olmayabilir kimi zaman), o denli ilgi toplayacaklar ve seyircinin ho\u015funa gideceklerdir. Bir komedya e\u011flendirici olmal\u0131d\u0131r elbette, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun silah\u0131 ve g\u00fcc\u00fcd\u00fcr g\u00fclme; ama, yap\u0131t\u0131n estetik fikrini ortaya \u00e7\u0131karmaya yard\u0131mc\u0131 de\u011filse g\u00fclme, onun anlam\u0131n\u0131 zenginle\u015ftirmiyorsa, komedyan\u0131n as\u0131l amac\u0131ndan seyirciyi ay\u0131r\u0131p sapt\u0131r\u0131yorsa, kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ho\u015fluk duygusu y\u00fczeyseldir ve ger\u00e7ekte komi\u011fin yerine basit bir tuhafl\u0131\u011f\u0131 ge\u00e7irmekle birdir.<\/p>\n<p>Her estetik kategorisi gibi komik de nesnel ve \u00f6znel \u00f6\u011feler i\u00e7erir. G\u00fclmece duygusundan yoksun ki\u015fi, manev\u00ee a\u00e7\u0131dan yoksul ve darl\u0131k i\u00e7indedir. \u0130nsan ki\u015fili\u011finin uyumlu geli\u015fimi -olgunla\u015fm\u0131\u015f bir g\u00fclmece duygusu da i\u00e7inde- onda duygusal bir k\u00fclt\u00fcr yoksa y\u00fcr\u00fcyemez. Bununla birlikte komik, olaylar\u0131n nesnel yap\u0131s\u0131ndan temellenir \u00f6z\u00fcnde. G\u00fclmeye gelince, o yaln\u0131z g\u00fcl\u00fc\u015f (rise\u00e9) konusunu a\u00e7\u0131\u011fa vurmakla kalmaz, g\u00fclenin karakterini de belli eder. Bir insan\u0131n karakteri, e\u011flenceli buldu\u011fu \u015feyde ortaya \u00e7\u0131kar en \u00e7ok, diyordu Goethe. Komi\u011fin alg\u0131lanmas\u0131nda, g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131nda ve tasar\u0131m\u0131nda kendini g\u00f6sterir estetik ideal ve b\u00f6ylece toplumsal bir nitelik kazanarak insan\u0131n d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne ba\u011flan\u0131r.<\/p>\n<p>Gorki\u2019ye, g\u00fclmece g\u00fczel ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir nitelik, diyordu Lenin. Sanatta ger\u00e7ek komik ile onun yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 g\u00fclme, \u201csa\u011fl\u0131kl\u0131 bir nitelik\u201dle belli olur son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede. Ama, her ger\u00e7ek sanatta komik, ya\u015famdaki acayipliklerin (monstruosit\u00e9s) estetikle\u015ftirilmesine dayanmaz; tam tersine, bunlara kar\u015f\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen sava\u015f\u0131mdan temellenir. G\u00fclme hem tatl\u0131, hem korkutucu, hem k\u0131nay\u0131c\u0131, hem onaylay\u0131c\u0131 olabilir; ama, en sert ve su\u00e7lay\u0131c\u0131 g\u00fclme bile, gerekli g\u00f6r\u00fclen komik \u00f6l\u00e7\u00fcn\u00fcn s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fmazsa, ya\u015famdaki eski sosyal kurulu\u015flar\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fctmekte de\u011fil yaln\u0131z, olumlu ilkeleri y\u00fcceltmekte de yararl\u0131 olur.<\/p>\n<p>Charlie Chaplin\u2019in Diktat\u00f6r fimi, komik \u00fcst\u00fcne, \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 derecede tam bir \u00f6l\u00e7\u00fc sunar. Y\u00f6netmen, diktat\u00f6rlerin sadece korkun\u00e7 kimseler olmakla kalmad\u0131klar\u0131, yan\u0131 s\u0131ra g\u00fcl\u00fcn\u00e7 (burlesque) ki\u015filer de olduklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesine \u00f6zl\u00fc bir anlam kazand\u0131r\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n onlarla alay edebilmelerini de ister.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten, Tomania diktat\u00f6r\u00fc Hynkel -ki onda d\u00fcnya alem Hitler\u2019i hemen tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r- ile Yahudi berber aras\u0131ndaki fizik benzerlik \u00fczerine kurulan komik durum, ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir tuhafl\u0131k g\u00f6sterir ve seyirci durmadan g\u00fcler. Komedyan\u0131n zengin ay\u0131rt\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00f6stermekten hi\u00e7 sak\u0131nmaz Chaplin, \u201cy\u00fcce\u201d diktat\u00f6r\u00fc \u0130talyan rakibi ile bakanlar\u0131n\u0131 amans\u0131zca maskaraya \u00e7evirir. Ama \u00f6te yandan da film, d\u00fcnyan\u0131n \u00fcst\u00fcne \u00e7\u00f6ken i\u011fren\u00e7 tehdidin trajik duygusunu da ba\u015ftan sona s\u00fcrd\u00fcr\u00fcp g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Chaplin\u2019in dehas\u0131 komik ile traji\u011fin bu kar\u0131\u015f\u0131m\u0131nda yans\u0131r \u00f6zellikle. Perde \u00fczerinde ak\u0131p ge\u00e7en bir komedyad\u0131r bu ama, seyirci, ya\u015fam\u0131n trajik geli\u015fmesinden de kendisini kurtaramaz.<\/p>\n<p>Filmin sonu da bir ba\u015fkad\u0131r: B\u00fcy\u00fck sanat\u00e7\u0131 Chaplin, oynad\u0131\u011f\u0131 berber ve diktat\u00f6r rollerini bir yana b\u0131rak\u0131p atar; art\u0131k filmin kahraman\u0131 de\u011fil, bir yarat\u0131c\u0131d\u0131r, bir yurtta\u015ft\u0131r; insanl\u0131\u011fa bir \u00e7a\u011fr\u0131da bulunmak ister: \u201cBeni i\u015fitebilenlerin t\u00fcm\u00fcne s\u00f6yl\u00fcyorum: Umutsuzlu\u011fa kapt\u0131rmay\u0131n kendinizi! Ey halk, \u00f6zg\u00fcr, g\u00fczel ve mutlu bir ya\u015fam kurmak senin elinde&#8230; Gen\u00e7li\u011fe gelecek sa\u011flayacak, ya\u015fl\u0131lar\u0131 s\u00fcr\u00fcnmekten kurtaracak, ayd\u0131nl\u0131k, yeni bir d\u00fcnya u\u011fruna didinip sava\u015faca\u011f\u0131z&#8230;\u201d Abuk sabuk konu\u015fan \u00e7\u0131lg\u0131n diktat\u00f6r de\u011fildir art\u0131k o; gene de eski filmlerindeki, ac\u0131mas\u0131z bir d\u00fcnyada \u015fa\u015fk\u0131na d\u00f6nm\u00fc\u015f o k\u00fc\u00e7\u00fck adam; fa\u015fizme, sava\u015fla ve insanl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 barbarl\u0131kla sava\u015fmaya \u00e7a\u011fr\u0131 \u00e7\u0131karan b\u00fcy\u00fck sanat\u00e7\u0131n\u0131n ta kendisidir.<\/p>\n<p>T\u00fcr\u00fcn yasalar\u0131na ba\u011fl\u0131 kalmaz film; ya\u015fam\u0131n yasalar\u0131 daha bask\u0131n \u00e7\u0131kar ve filmin sanatsal kurulu\u015funu belirler. Chaplin\u2019in kendisi de, bu i\u015fin ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc olamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler: Film tuhaft\u0131, kana kana g\u00fcl\u00fcyordu insanlar; ama, insanl\u0131\u011fa ivedi ger\u00e7e\u011fi hayk\u0131rabilmek i\u00e7in, filmin sonunda \u015fakay\u0131 b\u0131rakmak da ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131.<\/p>\n<p>Bu filmde Chaplin\u2019in ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 sanatsal d\u00fc\u015f\u00fcnce, Gorki\u2019deki komik sanat\u0131n\u0131n g\u00f6revleri anlay\u0131\u015f\u0131na yak\u0131nd\u0131r. Gorki, sanat\u00e7\u0131lara d\u00fc\u015fman\u0131n (hasm\u0131n) g\u00fcl\u00fcn\u00e7 yanlar\u0131n\u0131 g\u00f6stermelerini ve g\u00fclme yoluyla utand\u0131rmalar\u0131n\u0131 sal\u0131k verir. Hasm\u0131n g\u00fcl\u00fcn\u00e7 yan\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmakla, onu maskaraya \u00e7evirmekle, sanat\u0131n, onun y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131n tarihsel ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesinleyece\u011fine inan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Ciddi komedya, e\u011flendirici komedyadan \u015fu noktada ayr\u0131l\u0131r en \u00e7ok: Olaylar aras\u0131ndaki d\u0131\u015fa-d\u00f6n\u00fck ba\u011flardan ve beklenmedik durumlardan temellenmez o. G\u00fclmedeki k\u00f6kl\u00fc anlam\u0131 daha iyi belirtebilmek amac\u0131yla, olaylar\u0131n \u00f6z\u00fcne i\u015fleyen, d\u0131\u015fa-d\u00f6n\u00fck komik durumlar\u0131 ve yollar\u0131 kullan\u0131r. B\u00f6yle bir komedya, de\u011fi\u015fik insan tutkular\u0131n\u0131, kusurlar\u0131 ve erdemleri, nitelikleri ve eksiklikleri geni\u015f geni\u015f ku\u015fat\u0131r; insan\u00ee ili\u015fkilerin, ya\u015fam olaylar\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitlili\u011fini yans\u0131t\u0131r; ba\u015fl\u0131ca g\u00f6revi k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc a\u00e7\u0131\u011fa vurmak olsa da, s\u0131rf bununla yetinemez.<\/p>\n<p>Saltykov-\u00c7edrin\u2019e g\u00f6re yergi, ele\u015ftirel bir nitelik ta\u015f\u0131r, ama ayr\u0131ca olumlu bir ideali de vard\u0131r onun (asl\u0131nda komik sanat\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc ilgilendirir bu), i\u015fte bu ideal ad\u0131na yap\u0131l\u0131r bu ele\u015ftiri. \u015eu sonuca varabiliriz buradan: Komik sanat\u0131nda eskimi\u015fi alaya alma ile yeniyi y\u00fcceltme b\u00f6l\u00fcnmez bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn iki yan\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcde her komedyada bulunur bu \u00f6zellik. Ba\u015far\u0131l\u0131 her komik yap\u0131t, sahneye olumlu ki\u015filer \u00e7\u0131karsa da \u00e7\u0131karmasa da, belli bir olumlu i\u00e7erik ta\u015f\u0131r. Olumlu kahraman (heros) ile olumlu ki\u015fi (personnage) hi\u00e7 de \u00f6zde\u015f kavramlar de\u011fildir. Birincisi ille de somut bir ki\u015fi olmayabilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc olumlu i\u00e7erik, yap\u0131ttaki imge ve fikirlerin olu\u015fturdu\u011fu b\u00fct\u00fcn sistem arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ve giderek seyircinin olumsuz tepkisinde dile gelebilir.<\/p>\n<p>Komedyan\u0131n \u015fu \u00f6zel yan\u0131 vard\u0131r: Estetik ideali, o, ya\u015famdaki yeni olaylar\u0131n do\u011frudan tasar\u0131mlanmas\u0131yla ve onlar\u0131n olumlu i\u00e7eriklerinin dolamba\u00e7s\u0131z bi\u00e7imde ortaya konmas\u0131yla ileri s\u00fcrmez \u00e7o\u011fu zaman; tersine, bu ideale kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan ve kendisini kabul ettirmesini engelleyen her \u015feyi maskaraya \u00e7evirerek dolayl\u0131 bir yoldan g\u00f6sterir. Geneldeki komik sanat\u0131n\u0131n temel \u00f6zg\u00fcl\u00fcklerinden biri de budur.<\/p>\n<p>Sanatsal alg\u0131lama etkinli\u011fi, komik sanat\u0131nda kendini derin bi\u00e7imde duyurur ve onun en \u00f6nemli yanlar\u0131ndan biridir.<\/p>\n<p>Felsefe Defterleri\u2019nde, Feuerbach\u2019\u0131n a\u015fa\u011f\u0131daki d\u00fc\u015f\u00fcncesini onaylayarak aktar\u0131r Lenin: \u201c&#8230; Ak\u0131ll\u0131 uslu yaz\u0131 yazmak, daha bir\u00e7oklar\u0131 aras\u0131nda, okurda da bir akl\u0131n bulundu\u011funu varsaymaktan, dolay\u0131s\u0131yla her \u015feyi s\u00f6ylememekten; bir \u00f6nermeyi tek ba\u015f\u0131na ge\u00e7erli ya da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir k\u0131lan ba\u011f\u0131nt\u0131lar\u0131, ko\u015fullar\u0131 ve k\u0131s\u0131tlamalar\u0131 okurun bulup s\u00f6ylemesine olanak vermekten ibarettir.\u201d(15) Bu s\u00f6zler, sanatsal yarat\u0131n\u0131n temel yanlar\u0131ndan birini vurgular; ayr\u0131ca, y\u00f6ntembilimsel kapsam\u0131, sanattaki komik ara\u00e7lar\u0131n niteli\u011fi \u00fcst\u00fcne yap\u0131lan \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerde apayr\u0131 bir a\u00e7\u0131kl\u0131kla kendini g\u00f6sterir. Seyirciye kar\u015f\u0131, onun d\u00fc\u015f\u00fcnme, yo\u011fun bir bi\u00e7imde alg\u0131lama, g\u00fclmeceyi sezip kavrama ve yap\u0131tta tasar\u0131mlanan\u0131 imgelem yoluyla tamamlama yetene\u011fine kar\u015f\u0131 g\u00f6sterilen g\u00fcveni dile getirir bu s\u00f6zler. Olsa olsa ancak kaba saba bir yazar, okurun kendi kendine d\u00fc\u015f\u00fcnemeyece\u011fini san\u0131r, diyordu Lenin. B\u00f6yle bir tutum, komedya yazar\u0131 i\u00e7in \u00e7ok zararl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bielinski\u2019nin g\u00f6z\u00fcnde g\u00fcld\u00fcrme sanat\u0131 duyguland\u0131rma sanat\u0131ndan daha zordur. \u0130lk a\u011f\u0131zda ayk\u0131r\u0131 gibi gelen bu d\u00fc\u015f\u00fcnce, derin bir tespiti i\u00e7erir. Fizyolojik bir g\u00fclme tepkisini uyand\u0131rmak olduk\u00e7a kolayd\u0131r ama, g\u00fcl\u00fcn\u00e7le\u015ftirilen nesnenin komik yan\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmak \u00e7ok daha zor bir i\u015ftir. G\u00fcld\u00fcrme sanat\u0131n\u0131n da gizleri vard\u0131r kendine g\u00f6re. Bunlardan biri de \u015fudur: Sanat\u00e7\u0131 yap\u0131t\u0131n\u0131 komik yapmak i\u00e7in ne denli a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7aba harcarsa, seyircide istenilen tepkiyi o denli az uyand\u0131r\u0131r. B\u00fcy\u00fck Sovyet sahne oyuncusu V. Toporkov, kendi anlatt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, Tartuffe\u2019\u00fcn provalar\u0131 s\u0131ras\u0131nda, bakar ki sadece seyirciyi g\u00fcld\u00fcrmek amac\u0131yla oynad\u0131\u011f\u0131 Orgon rol\u00fcnde ba\u015far\u0131l\u0131 olam\u0131yor, hemen bu g\u00fcld\u00fcrme iste\u011finden vazge\u00e7er; rol\u00fcn\u00fc ba\u015fka bir yakla\u015f\u0131mla oynamaya koyulur: Evinde olup bitenlerin t\u00fcm\u00fcn\u00fc ciddiye alan bir ki\u015fi olarak, Orgon rol\u00fcn\u00fc oynar; o zaman komik etki hemen kendini g\u00f6sterir. Hayranl\u0131k uyand\u0131r\u0131c\u0131 bir g\u00fclmece duygusuna sahip olan bu oyuncu, nice y\u0131ll\u0131k sahne deneyinden sonra \u015fu sonuca var\u0131r: E\u011flendirici pasajlar\u0131 a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa \u201czorlamak\u201d ve \u201ckullanmak\u201d hi\u00e7 yerinde bir \u015fey de\u011fildir. G\u00fcl\u00fcn\u00e7 (burlesque), ne denli ciddiyetle dile getirilirse, o denli komik olur.<\/p>\n<p>Ki\u015fisel bir \u00f6rnek bu, diyeceksiniz, ama bir yasa de\u011ferindedir: \u00d6nemli olan e\u011flendirmek de\u011fil, bir olay\u0131n komik yanlar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmakt\u0131r. Sanat\u00e7\u0131, oynad\u0131\u011f\u0131 komik ki\u015fide ne denli ciddiyetle somutla\u015f\u0131rsa, oyun ki\u015fisi de o denli tuhaf olur. Evlilik adl\u0131 komedyas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla Gogol \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu: \u201cOyun ki\u015filerinin kendi g\u00fcnl\u00fck i\u015fleriyle u\u011fra\u015f\u0131rken tak\u0131nd\u0131klar\u0131 ciddi tav\u0131rla, komik, kendili\u011finden d\u0131\u015fa vuracakt\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>Modern Zamanlar ya da Alt\u0131na H\u00fccum\u2019da Chaplin\u2019in yaratt\u0131\u011f\u0131 kahraman\u0131n i\u00e7inde bulundu\u011fu o \u00f6yk\u00fcn\u00fclmez komik durumlar\u0131 an\u0131msayal\u0131m. Hangi yollarla komik etkiyi sa\u011fl\u0131yor oyuncu burada? Her \u015feyden \u00f6nce, oyun ki\u015fisinin kendi derin hakikatine inanc\u0131yla de\u011fil mi? Ku\u015fkusuz, bir b\u00fcy\u00fck sanat\u00e7\u0131 \u00e7ok de\u011fi\u015fik yollar da kullanabilir, bulu\u015flar\u0131na s\u0131n\u0131r konamaz onun; ama, kahramanlar\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc heyecan verici, cesur ya da sadece komik olduklar\u0131 zaman bile, oyuncu kasten (d\u00e9liber\u00e9ment) g\u00fcld\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015fmaz; onun t\u00fckenmez g\u00fclmecesi, s\u0131n\u0131rs\u0131z ince-alay\u0131 (ironie), insan\u0131n i\u00e7ini burkan sarakas\u0131 (sarcasme) hep oyun ki\u015fisinin mant\u0131\u011f\u0131ndan kaynaklan\u0131r; g\u00fclmesinin dramatik, trajik, y\u00fcce olabilmesinin ve o yal\u0131n insan\u00ee sevinci dile getirebilmesinin nedeni de budur i\u015fte; bu durumda anla\u015f\u0131lan \u015fudur ki, sanat\u00e7\u0131, komi\u011fin b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerini (g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerini) somutla\u015ft\u0131rabilecek bir yetenekte olmak gerekir.<\/p>\n<p>En iyi komedya oyuncular\u0131 seyirciyi g\u00fcld\u00fcr\u00fcr de a\u011flat\u0131r da, e\u011flendirir de d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr de; ama bunun nedeni oyun ki\u015fisini canl\u0131 ve derin bir bi\u00e7imde somutla\u015ft\u0131rmalar\u0131 de\u011fildir sadece; bunun yan\u0131 s\u0131ra, komik \u00f6\u011fe i\u00e7inde rahat\u00e7a devinirken, onun do\u011fas\u0131n\u0131 ve yasalar\u0131n\u0131 da izlemeleridir.<\/p>\n<p>Sanatsal yarat\u0131da \u00f6nde gelen i\u015flerden biri, her olayda komi\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 bulgulamak ve sonu\u00e7 olarak, onu dile getirecek yollar\u0131 belirlemektir. Bir k\u0131r\u0131c\u0131 alay (raillerie f\u00e9roce) kimi \u00f6zellikleri vurgulamay\u0131, yal\u0131tmay\u0131 ve \u015fi\u015firmeyi gerekli k\u0131lar; komedyay\u0131, \u00f6zellikle de yergiyi, konusunu abartan (charger et hypertrophier) kaba-g\u00fcld\u00fcr\u00fcden (grotesque) yararlanmaya zorlayan da \u00e7o\u011fun budur i\u015fte. Kaba-g\u00fcld\u00fcr\u00fc kendinde bir erek olamaz ama, yergi ki\u015fisini ya da imgesini belirginle\u015ftirmekte, ortaya \u00e7\u0131karmakta \u00f6nemli bir ara\u00e7t\u0131r yine de.<\/p>\n<p>Komi\u011fe giden yollar \u00e7ok \u00e7e\u015fitlidir ve sanatta komi\u011fin d\u0131\u015fa-vurmalar\u0131 bitip t\u00fckenmek bilmez. Bununla birlikte g\u00fclmece ile yergi, komi\u011fin dile getirilmesine kullan\u0131lan t\u00fcm sanatsal yollar aras\u0131nda apayr\u0131 bir yer tutar.<\/p>\n<p>G\u00fclmece komi\u011fin en genel ve yayg\u0131n bir d\u0131\u015fa-vurumudur. Ne yergi ve yans\u0131lama (parodie), ne ince alay (ironie), kaba g\u00fcld\u00fcr\u00fc (farce), karikat\u00fcr, ne g\u00fcl\u00fcn\u00e7 abart\u0131 (charge) ve komedya g\u00fclmecesiz olanakl\u0131d\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, g\u00fclmece, salt g\u00fclmece olarak, sanatta ve ya\u015famda, ba\u015fka bir komik bi\u00e7ime gerek duymadan da, b\u00f6yle bir bi\u00e7imle birlikte olmadan da kendini d\u0131\u015fa vurabilir. Komik sanat\u0131n\u0131n genel kategorisi olan g\u00fclmece, her sanat\u00e7\u0131da aranan vazge\u00e7ilmez bir niteliktir. Sanatsal yetenek ve be\u011feni olmadan nas\u0131l insan yaratamazsa, bunun gibi, g\u00fclmeceyi kullanmaks\u0131z\u0131n insan kendini sanata veremez, adayamaz.<\/p>\n<p>G\u00fclmece (humour) terimi a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 XVIII. yy\u2019da estetik kitaplar\u0131na girmi\u015ftir; ama, \u015fu i\u015fe bak\u0131n ki, \u00f6b\u00fcr estetik kategoriler aras\u0131nda g\u00fclmecenin yeri, komikle, trajikle, vb. ili\u015fkisi, iki y\u00fczy\u0131ldan beri belirlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r hep.<\/p>\n<p>\u00c7e\u015fitli yazarlara g\u00f6re g\u00fclmece yap\u0131tlar\u0131 \u015fu ortak \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131r. E\u011flendirici, g\u00fcl\u00fcn\u00e7, sa\u00e7ma, us-d\u0131\u015f\u0131, z\u0131rva (futile) vb. komi\u011fin ciddi ile (Schopenhauer\u2019a g\u00f6re), y\u00fcce ile (Louis Latzarus, Lipps\u2019e g\u00f6re), trajik ile (Karl Solger\u2019e g\u00f6re), patetik ile (Stern\u2019e g\u00f6re), g\u00f6rkemli ile, ussal ile (daha ba\u015fkalar\u0131na g\u00f6re) birle\u015fmesidir (alliance). Bunun sonucu olarak g\u00fclmece yap\u0131tlar\u0131n\u0131n alg\u0131lanmas\u0131 \u00e7eli\u015fkili duygularla birlikte gider: Alay (moquerie) ile ac\u0131ma (commassion), sevin\u00e7 ile h\u00fcz\u00fcn, iyimserlik ile k\u00f6t\u00fcmserlik vb. gibi. F. Schiller bu \u00f6zelliklerin t\u00fcm\u00fcn\u00fc \u00f6zel bir duygu olarak niteler ve bunun i\u00e7inde alay, sayg\u0131 ve h\u00fcz\u00fcn birle\u015fir.<\/p>\n<p>Heinrich Laube bu duyguyu, e\u011fretilemeli bir yolla, ac\u0131 ile sevincin birbirine kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir \u00f6p\u00fcc\u00fck diye tan\u0131mlar; t\u0131pk\u0131 g\u00f6z ya\u015flar\u0131n\u0131 g\u00fclmeyle kar\u0131\u015ft\u0131ran Homeros\u2019un Andromak\u2019\u0131, ya da t\u0131pk\u0131, Shakespeare\u2019in ac\u0131 g\u00fcl\u00fcmsemesi (smilingin grief) gibi. Louis Latzarus ise, g\u00fclmece bir g\u00f6z\u00fcyle a\u011flarken, \u00f6teki g\u00f6z\u00fcyle g\u00fcler, der. Gogol\u2019un o \u00fcnl\u00fc s\u00f6z\u00fcnde de ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce gizlidir: \u201cHerkesin g\u00f6remedi\u011fi g\u00f6z ya\u015flar\u0131 aras\u0131ndan g\u00f6r\u00fclebilen g\u00fclme\u201d.<\/p>\n<p>Olumlu ve olumsuz duygular\u0131n \u00e7eli\u015fkili birli\u011fi olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, g\u00fclmece genelde yine bir doyum duygusu verir insana. Ya\u015famda da, sanatta da bu b\u00f6yledir; ama, sanatta doyum her zaman estetik bir nitelik ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Bu duygular\u0131n uyanmas\u0131na nesnel bir \u015fekilde yol a\u00e7an g\u00fclmece yap\u0131tlar\u0131n\u0131n \u00f6zellikleri, sanat\u00e7\u0131da kimi \u00f6znel niteliklerin, Hegel\u2019in deyi\u015fiyle \u201cmanev\u00ee bir zenginli\u011fin\u201d bulunmas\u0131n\u0131 gerektirir. G\u00fclmece yazar\u0131n\u0131n belirgin niteli\u011fi, ya\u015fam\u0131 \u00f6\u011frenme do\u011frultusunda b\u00fcy\u00fck bir istekle yanmas\u0131d\u0131r; bu da, en ba\u015fta, ger\u00e7eklikteki olaylar\u0131n karma\u015f\u0131k diyalekti\u011fini kavrayacak bir yetene\u011fi varsayar; \u00e7\u00fcnk\u00fc, son \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede g\u00fclme yap\u0131t\u0131n\u0131 belirleyen, bu olaylar\u0131n \u00e7eli\u015fkili kayna\u015f\u0131p birle\u015fmesidir. [&#8230;&#8230;] (16)<\/p>\n<p>Bu yetene\u011fin \u00f6zg\u00fcl yan\u0131 \u015fudur: Yazarda oldu\u011fu kadar okur ya da seyircide de, bir konum g\u00f6stermeyi a\u00e7\u0131k ve kesin moral nitelikler bulunmas\u0131n\u0131 gerektirir, zorunlu olarak. \u00c7erni\u015fevski \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu: \u201cY\u00fcce, soylu ve moral olan\u0131n de\u011ferini ve t\u00fcm b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc anlayanlar, ona kar\u015f\u0131 ate\u015fli bir tutkuyla ba\u011fl\u0131l\u0131k duyanlar&#8230; g\u00fclmeceye yatk\u0131n yarad\u0131l\u0131\u015fta ki\u015filerdir.\u201d (17) G\u00fclmece duygusundan yoksun bir ki\u015fi, N. Hartmann\u2019\u0131n \u00e7ok yerinde bir deyi\u015fiyle, bir \u201cetik yetersizlik\u201d i\u00e7indedirler.<\/p>\n<p>G\u00fclmenin toplumsal do\u011fas\u0131n\u0131 kabul eden estetik\u00e7iler aras\u0131nda, onun toplumsal i\u015flevlerini ger\u00e7ek de\u011feriyle \u00f6l\u00e7emeyenler vard\u0131r yine de. S\u00f6zgelimi, mizah ile yergi aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131 do\u011fru olarak saptayan Sovyet bilgini N. Sr\u00e9tenski \u015f\u00f6yle kestirip atar: Hafif umursamazl\u0131ktan h\u00fcz\u00fcnl\u00fc ve kayg\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceye var\u0131ncaya dek, b\u00fct\u00fcn ay\u0131rt\u0131lar\u0131yla, bunal\u0131ml\u0131 (depressif) ve susturulup bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir g\u00fclmedir mizah; \u201cinsan\u0131n \u00e7\u00f6zmekte g\u00fc\u00e7s\u00fcz kald\u0131\u011f\u0131 toplumsal \u00e7eli\u015fkileri g\u00f6sterir o.\u201d (18) D\u00fcped\u00fcz yanl\u0131\u015ft\u0131r bu bizce; \u00e7\u00fcnk\u00fc, bir\u00e7ok g\u00fclmece (mizah) \u00e7e\u015fidinin umutsuzlukla ve \u00e7aresizlik duygusuyla hi\u00e7bir ilintisi yoktur; tam tersine, iyimserli\u011fin damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r bunlar; iyimserli\u011fin k\u00f6kenleri de genelde toplumsald\u0131r. B\u00f6yle bir g\u00fclmece, Charlie Chaplin\u2019in \u00e7ok do\u011fru olarak belirtti\u011fi gibi, \u201cbizim ya\u015fama \u015fevkimizi \u00e7o\u011falt\u0131r ve sa\u011fduyumuzu korumakla bize yard\u0131mc\u0131 olur. G\u00fclmeceden g\u00fc\u00e7 kazanarak, yazg\u0131n\u0131n oyunlar\u0131na daha iyi katlan\u0131r\u0131z. Olaylar aras\u0131ndaki ger\u00e7ek ili\u015fkiyi kavramam\u0131z\u0131 kolayla\u015ft\u0131r\u0131r o.\u201d<\/p>\n<p>Ya\u015famda b\u00fcy\u00fck bir yeri vard\u0131r g\u00fclmecenin. \u00c7o\u011fun, insan\u0131n g\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u015feye ve g\u00fcl\u00fc\u015f tarz\u0131na g\u00f6re de\u011ferlendirilebilece\u011fini daha \u00f6nce de belirtmi\u015ftik. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00fclmece, insan\u0131n manev\u00ee \u00f6z\u00fcn\u00fcn radyografisini \u00e7eken X \u0131\u015f\u0131nlar\u0131na benzetilebilir. Tan\u0131nm\u0131\u015f Rus tarih\u00e7isi Kliu\u00e7evski, \u015fen, alayc\u0131 ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir zek\u00e2y\u0131 en de\u011ferli bir tanr\u0131 vergisi sayar. G\u00fclme, insan\u0131n duygusal ekinini olu\u015fturmakta inceden inceye katk\u0131da bulunur. G\u00fclmece eksikli\u011fi, manev\u00ee yoksullu\u011fun bir g\u00f6stergesidir. G\u00fclmece duygusu, eksikliklerimizin, ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z niteliklerin \u201cuzant\u0131s\u0131\u201d oldu\u011funu anlamam\u0131zda ve insan\u00ee olan her \u015feyin bize yabanc\u0131 olamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcp sevin\u00e7 duymam\u0131zda bize destek olur.<\/p>\n<p>G\u00fclmece yan\u0131nda ince-alay da komi\u011fin \u00f6nemli bir bi\u00e7imidir. Schopenhauer \u015f\u00f6yle diyordu: E\u011fer g\u00fclmece \u015fakan\u0131n (plaisenterie) ard\u0131ndaki ciddi ile ay\u0131rt ediliyorsa, ince-alay da, ciddinin gizledi\u011fi bir alay olarak ortaya \u00e7\u0131kar. Alay sald\u0131rmas\u0131z, muzip\u00e7e (malicieux) ya da h\u00fcz\u00fcnl\u00fc oldu\u011funda, \u00fcstelik salt ba\u015fkas\u0131na de\u011fil de, insan\u0131n kendisine de y\u00f6nelik ise, o zaman ince-alay g\u00fclmeceye yakla\u015f\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, i\u011fneleyici alay (raillerie ironique) k\u00f6t\u00fc niyetli ve kindar oldu\u011funda, sarakaya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr; a\u015f\u0131r\u0131 \u00f6vg\u00fcler bi\u00e7imi alt\u0131nda, kahredici bir ele\u015ftiridir bu. T\u0131pk\u0131 g\u00fclmece gibi ince-alay da komi\u011fin bir \u00e7e\u015fitlemesi ve onun anlat\u0131m\u0131n\u0131n deyi\u015fbilimsel yollar\u0131ndan biridir.<\/p>\n<p>Ya\u015fam\u0131n komik yanlar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir \u00e7e\u015fitlilik g\u00f6sterir. Eksiklikleri, kusurlar\u0131 ele\u015ftirmek i\u00e7in yaln\u0131z ince-alaya ve g\u00fclmeceye ba\u015fvurmay\u0131z. Eskimi\u015f olgularla sava\u015fmak, insanl\u0131k d\u00fc\u015fman\u0131yla kap\u0131\u015fmak i\u00e7in komi\u011fin bir silaha d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc her yerde, o da yergi bi\u00e7imine b\u00fcr\u00fcn\u00fcr.<\/p>\n<p>Yergi terimini burada genel estetik anlam\u0131nda kullan\u0131yoruz; sanat\u0131n \u00e7e\u015fitli dallar\u0131nda bol bol kullan\u0131lan, ger\u00e7ekle ilintili \u00e7ok belli bir sanatsal tasar\u0131m ilkesini g\u00f6steriyoruz onunla. Korkun\u00e7, ac\u0131mas\u0131z, sonunda sert bir su\u00e7lamaya varan bir g\u00fclmedir yergi. \u0130\u015fte bu anlamda ele\u015ftirinin en son, en k\u0131r\u0131c\u0131 bi\u00e7imi diye nitelenebilir. G\u00fcl\u00fcn\u00e7 abartma (la charge), \u015fi\u015firmeye ve kaba-g\u00fcld\u00fcr\u00fcye, komi\u011fin \u00f6teki bi\u00e7imlerinden daha \u00e7ok ba\u015fvurur yergi. Ele\u015ftirel bir yarg\u0131y\u0131, sert ve kahredici bir a\u00e7\u0131kl\u0131kla ve kesinlikle en iyi dile getirmeye elveri\u015flidir bu yollar. Yergi; ilerici, toplumsal, ahl\u00e2ksal ve estetik ideallere ters d\u00fc\u015fen her \u015feye kar\u015f\u0131 ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fczd\u00fcr. Yergi yollar\u0131, yaln\u0131z karakterlerin betimrakter ve durum komedyalar\u0131nda oldu\u011fu gibi, hemen kenlenmesinde \u00e7e\u015fitlenmez, \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n yo\u011funla\u015fmas\u0131 an\u0131nda b\u00fct\u00fcn \u00f6teki sanat t\u00fcrlerinde oldu\u011fu gibi, en ba\u015fta da kave ki\u015filerin \u00f6zg\u00fcl dillerinde de g\u00f6r\u00fcl\u00fcr ayr\u0131ca. Ne var ki, di ba\u015flar\u0131na de\u011fer ta\u015f\u0131maz bunlar; ki\u015filerin karakterlerini ve kimli\u011fini a\u00e7\u0131\u011fa vururken g\u00f6sterdikleri derinlikle de\u011fer kazan\u0131rlar.<\/p>\n<p>Yergi \u015fununla belli eder kendini: O her zaman, \u00e7a\u011fda\u015f ya\u015famdaki ger\u00e7ek olaylara y\u00f6neliktir. E\u011fer yergi yazar\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f ya\u015fam i\u00e7inde rastlan\u0131lmayan ya da \u00f6nemsiz olaylar\u0131 k\u0131namakla yetinirse, \u00e7ok olas\u0131l\u0131kla, kendi yap\u0131t\u0131 da, bir meslekta\u015f\u0131nca, maskaraya \u00e7evrilmek tehlikesiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. \u0130\u015fte bu y\u00fczden g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte zaman\u0131n\u0131 \u00e7oktan tamamlam\u0131\u015f, s\u00f6zgeli\u015fi, klasik yergi komedyas\u0131nda i\u015flenmi\u015f olgular\u0131 ele ald\u0131\u011f\u0131nda bile yergi yazar\u0131, bunlara ister istemez \u00e7a\u011fc\u0131l bir yorum getirir ve okuru g\u00fcncel olaylar \u00fcst\u00fcne d\u00fc\u015f\u00fcnmeye iter.<\/p>\n<p>Komi\u011fin d\u0131\u015fa-vurumlar\u0131ndaki \u00e7e\u015fitlilik, ya\u015famdaki \u00e7e\u015fitlilikten kaynaklan\u0131r; ama, sanat\u00e7\u0131n\u0131n toplumsal, ideolojik ve estetik konumuyla da, ayr\u0131ca, yetene\u011finin niteli\u011fiyle de ko\u015fullanm\u0131\u015ft\u0131r bu. S\u00f6zgelimi Swift\u2019in yap\u0131tlar\u0131, saraka dolu, ac\u0131mas\u0131z ve sert bir yergi koyar ortaya; Rabelais\u2019ninkiler sa\u011fl\u0131kl\u0131 ve \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131, kimi zaman biraz kaba ka\u00e7an bir g\u00fclmedir; Beaumarchais\u2019nin g\u00fclmecesi parlak ve i\u011fneleyicidir; Voltaire\u2019in ince-alay\u0131, bilgelik ve saraka doludur. \u00c7ekov\u2019un yap\u0131tlar\u0131nda tatl\u0131 bir g\u00fcl\u00fcmseme vard\u0131r, ama, ince bir h\u00fcz\u00fcn, melankolik bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ile birlikte gider o da&#8230; K\u0131sacas\u0131, her sanat\u00e7\u0131, ya\u015famdaki komik yanlar\u0131n tasar\u0131mlanmas\u0131na ki\u015fisel bir renk katar.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 d\u00f6nemde ya\u015fam\u0131\u015f ve birbirine yak\u0131n olaylar\u0131 komik a\u00e7\u0131s\u0131ndan tasar\u0131mlay\u0131p canland\u0131rm\u0131\u015f sanat\u00e7\u0131lar\u0131n yap\u0131tlar\u0131ndan yola \u00e7\u0131k\u0131l\u0131rsa, g\u00fclmenin toplumsal do\u011fas\u0131 en iyi bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kar\u0131labilecektir san\u0131r\u0131m. S\u00f6zgelimi Gavarni ile Daumier gibi iki ressam karikat\u00fcristi (\u00e7izeri) ele alal\u0131m. Birincisi toplumdaki kusurlar\u0131, pek suya sabuna dokunmadan, bazen de inceden inceye alaya al\u0131p e\u011flenir; buna kar\u015f\u0131l\u0131k ikincisi, her \u015feyden \u00fcrk\u00fcnt\u00fc duyan, devrimci korkun\u00e7 olaylar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kal\u0131p, bunlar\u0131 a\u011fz\u0131na bile almak istemeyen, baya\u011f\u0131, \u00e7\u0131kar delisi kimseleri ac\u0131mas\u0131zca k\u0131nar, rezil eder, yerin dibine bat\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>Bielinski \u015f\u00f6yle diyordu: \u201cDo\u011fruyu yalandan ay\u0131rmada g\u00fclmenin b\u00fcy\u00fck bir yard\u0131m\u0131 dokunur \u00e7o\u011fun\u201d (19). Buna biz de \u015fu noktay\u0131 ekleyece\u011fiz: Yalan\u0131 yads\u0131makta, geriye p\u00fcsk\u00fcrtmekte de, ayr\u0131ca iyilik ve do\u011frulu\u011fu y\u00fcceltmekte de yarar\u0131 dokunur. \u0130\u00e7erik dolu bir g\u00fclme, hi\u00e7bir zaman yans\u0131z de\u011fildir; tan\u0131kl\u0131k etme\u011fe de\u011fil, d\u00f6\u011f\u00fc\u015fmeye yarar o.<\/p>\n<p>Yerginin gereklili\u011fi, ya\u015fam\u0131n kendisinde maskaraya \u00e7evrilme\u011fe lay\u0131k bir nesnenin varolu\u015fundan do\u011fmaz yaln\u0131zca; toplumdaki k\u00f6t\u00fcl\u00fckle sava\u015f\u0131m durumunda olan toplumsal g\u00fc\u00e7lerin niteli\u011fiyle de belirlenmi\u015ftir. Yerginin hem nesnel, hem de \u00f6znel nedenleri vard\u0131r; onun \u015fiddeti, k\u0131nanan olgular\u0131n ta k\u00f6k\u00fcnden koku\u015fmu\u015f olmas\u0131 kadar, zaman\u0131n\u0131 doldurmu\u015f her \u015feyi ortadan kald\u0131rmak \u00f6zlemindeki insanlar\u0131n moral sa\u011fl\u0131\u011f\u0131ndan ileri gelir. \u0130deallerimizin ya\u015fama ge\u00e7irilmesinde ne denli yol alm\u0131\u015fsak, ya\u015famda k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn her t\u00fcrl\u00fc ortaya-\u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na (emanations) kar\u015f\u0131 o denli ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fcz oluruz. Yergi, bug\u00fcn nas\u0131l gerekli ise, yar\u0131n da aynen gerekli olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Yergi g\u00fc\u00e7 bir t\u00fcrd\u00fcr. \u0130lk-\u00f6rnekleri (prototypes) yap\u0131tlarda hemen kendilerini tan\u0131rlar, bundan gocunurlar ve \u00e7o\u011fu kez, protestoya kalk\u0131\u015f\u0131r, diren\u00e7 g\u00f6sterirler. Tartuffe\u2019\u00fcn oynanmas\u0131 yasakland\u0131ktan sonra, Moli\u00e9re Fransa kral\u0131na \u015f\u00f6yle der: \u201cKendilerini gizleyen Tartuffe\u2019lar Majesteleri nezdinde ba\u011f\u0131\u015flanmak ustal\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdiler; sonunda as\u0131llar kopyay\u0131 ortadan kald\u0131rd\u0131.\u201d O g\u00fcn bug\u00fcnd\u00fcr y\u00fczy\u0131llar ge\u00e7ti aradan, yergi kahramanlar\u0131 h\u00e2l\u00e2 kendilerine sad\u0131k kalmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Ancak \u015fu noktay\u0131 da belirtelim ki, yergi iki yan\u0131 da keskin bir silaht\u0131r. XVI. yy\u2019\u0131n \u00fcnl\u00fc hekimi Paracelse \u015f\u00f6yle diyordu: Her \u015fey hem ila\u00e7t\u0131r hem zehir. Bir maddeyi ila\u00e7 ya da zehir yapmak, tek bir doza ba\u011fl\u0131d\u0131r. Yergi i\u00e7in de durum de\u011fi\u015fmez. \u00d6yleyse bu silah\u0131 da ihtiyatla, diyece\u011fim, beceri ve ustal\u0131kla kullanmak gerekir. Yergi, ideolojik amac\u0131na ancak, do\u011fru bir \u015fekilde y\u00f6nlendirildi\u011finde eri\u015fir. Yergi komedyas\u0131 etkin ve sald\u0131rgan bir t\u00fcrd\u00fcr; \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir konumu, hedefi a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6stermeyi ve sald\u0131r\u0131n\u0131n kesin bi\u00e7imde y\u00f6nlendirilmesini ister yazar\u0131ndan. (20)<\/p>\n<p>NOTLAR<\/p>\n<p>(1) Aristoteles: a.g.y., s. 441.<br \/>(2) K. Marks, F. Engels: Edebiyat ve Sanat \u00dczerine, s. 312.<br \/>(3) K. Marks, F. Engels: Edebiyat ve Sanat \u00dczerine, s. 208.<br \/>(4) Hegel: Estetik, s. 610-611.<br \/>(5) N. \u00c7erni\u015fevski: T\u00fcm Yap\u0131tlar\u0131, C. V, s. 165.<br \/>(6) a.g.y. s. 30.<br \/>(7) Metinde Frans\u0131zca.<br \/>(8) K. Marks, F. Engels: Din \u00dcst\u00fcne, s. 46.<br \/>(9) Aristoteles: a.g.y., s. 439.<br \/>(10) Engels\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re d\u00fc\u015fman\u0131n k\u00f6t\u00fc niyetlili\u011fini ve insanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tutumunu ortaya koymak yetmez; g\u00fcl\u00fcn\u00e7 yanlar\u0131n\u0131 da g\u00f6stermek; onu maskaraya \u00e7evirmek de gereklidir. Bunun i\u00e7in Bismarck\u2019\u0131n junker ideolojisinin maskesini indirirken, has\u0131mdan k\u00fc\u00e7\u00fcmseyerek ve alayl\u0131 bir tarzda s\u00f6z etmeyi, Bismarck ile hempas\u0131n\u0131 kara cahiller, z\u00fc\u011f\u00fcrtler, tarihin ilerleyi\u015fi kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00fc\u00e7s\u00fcz kalan m\u0131ym\u0131nt\u0131 ki\u015filer olarak nitelemeyi sal\u0131k verir. D\u00fc\u015fman\u0131n, g\u00fclmeceyi yeni s\u0131n\u0131f\u0131n elinden alamamas\u0131n\u0131, onlar\u0131n bir avantaj\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr. \u00d6te yandan Lenin de Luna\u00e7arski ile yapt\u0131\u011f\u0131 bir konu\u015fmada, Sovyet sanat\u0131n\u0131n g\u00f6revlerini tan\u0131mlarken, sosyalist ideolojinin sanat propagandas\u0131 i\u00e7in \u015fu hedefe i\u015faret eder: \u00dclkenin dikkatini yaln\u0131zca yeni ve iyinin canl\u0131 at\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n dile geldi\u011fi olaylar \u00fczerine \u00e7ekmekle yetinmemek, bunun yan\u0131 s\u0131ra hem Sovyet toplumunda hem de yabanc\u0131 \u00fclkelerde, hakkeden herkesi maskaraya \u00e7evirmek ve k\u0131namak.<br \/>(11) Toplumsal ya\u015fam\u0131n maddeci anlay\u0131\u015f\u0131ndan kalkarak, Marks, tarih boyunca ortaya \u00e7\u0131kan komik olaylar\u0131n derin \u00f6z\u00fcn\u00fc g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serdi; eski feodal Alman d\u00fczeninin trajik bir olay durumu g\u00f6sterirken komik bir olaya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fc de buna bir \u00f6rnek olarak g\u00f6sterdi. \u201cGenel tarihsel\u201d yan\u0131lg\u0131lara d\u00fc\u015fen g\u00fc\u00e7lerin trajik sonu \u00fczerine Marks\u2019\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 de\u011ferlendirmeye daha \u00f6nce de\u011finmi\u015ftik. O g\u00fcnk\u00fc tarihsel olanaklar\u0131 s\u0131n\u0131fsal a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fc\u011fe \u00e7evrilmedi\u011fi s\u00fcrece, Alman feodal toplumunun durumunda da bu de\u011ferlendirme ge\u00e7erliydi. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu toplum do\u011fmakta olan yeni d\u00fczene kar\u015f\u0131 direndi\u011fi zaman, art\u0131k zaten kesinle\u015fmi\u015f olan y\u0131k\u0131m\u0131 trajik bir nitelik ta\u015f\u0131yordu. Ama, eski d\u00fczen zaman\u0131n\u0131 doldurdu\u011fu halde, yeni d\u00fczenini ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fekilde zafere ula\u015faca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131l\u0131nca, eski d\u00fczenini ya\u015fam\u0131n taze g\u00fc\u00e7lerine kar\u015f\u0131 direnmesi, tarihte komik bir olay\u0131n do\u011fu\u015funa yol a\u00e7t\u0131. Marks \u015f\u00f6yle yazar: \u201c&#8230;Zamana ters d\u00fc\u015fen, herkes\u00e7e bilinen b\u00fct\u00fcn kesin hakikatlerle a\u00e7\u0131k \u00e7eli\u015fki halinde bulunan, eski d\u00fczenin hi\u00e7li\u011fini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serer bug\u00fcnk\u00fc Alman rejimi, yaln\u0131z kendine inand\u0131\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yor ve herkesten de bu yan\u0131lsamas\u0131na kat\u0131lmas\u0131n\u0131 istiyor. Kendi \u00f6z varl\u0131\u011f\u0131na bel ba\u011flam\u0131\u015f olsayd\u0131, yabanc\u0131 bir varl\u0131k\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc alt\u0131nda onu saklamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r m\u0131yd\u0131, iki y\u00fczl\u00fcl\u00fckte ve safsatada kurtulu\u015funu arar m\u0131yd\u0131? G\u00fcn\u00fcm\u00fczde eski rejim art\u0131k ger\u00e7ek kahramanlar\u0131 \u00f6lm\u00fc\u015f siyasal bir d\u00fczenin komik oyuncusudur.\u201d(12)<br \/>(12) K. Marks, F. Engels: Din \u00dczerine, s. 46.<br \/>(13) a.g.y.,<br \/>(14) V. Bielinski: T\u00fcm Yap\u0131tlar\u0131, V II, s. 136.<br \/>(15) V. Lenin: T\u00fcm Yap\u0131tlar\u0131, C 38, s. 81.<br \/>(16) Sosyalist toplum gen\u00e7 ve sa\u011fl\u0131kl\u0131d\u0131r, komik sanat\u0131n ara\u00e7lar\u0131ndan yararlan\u0131larak kusurlar\u0131n\u0131n ele\u015ftirilmesinden \u00e7ekinerek \u015f\u00f6yle dursun, bunu ya\u015famsal bir gereklilik sayar; \u00e7\u00fcnk\u00fc gelecek onundur.<br \/>(17) N. \u00c7erni\u015fevski: Se\u00e7me Makaleler, Moskova, 1951, s. 104.<br \/>(18) N. St\u00e9tenski: G\u00fclmece-Humour. B\u00fcy\u00fck Sovyet Ansiklopedisi, Moskova, 1931.<br \/>(19) V. Bielinski: T\u00fcm Yap\u0131tlar\u0131, C. X, s. 232.<br \/>(20) Komedya, yergi ve karikat\u00fcr, sanat\u0131n en dinamik ve sayg\u0131 de\u011fer t\u00fcrleri aras\u0131nda yer al\u0131r. Bunlar\u0131n geli\u015fmesi, y\u00fcce hedefe do\u011fru ilerlemesine ket vuran her \u015feyden s\u0131yr\u0131larak, sa\u011flam ad\u0131mlarla gelece\u011fe do\u011fru ilerleyen, sosyalist toplumun g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ve temizli\u011finin g\u00fcvencesidir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>B. KOM\u0130K \u0130deolojik ve estetik de\u011feri bak\u0131m\u0131ndan ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, komik (le comique) kategorisi trajik (le tragique) kategorisinden hi\u00e7 de geride kalmaz ve genelde san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi sanattaki rol\u00fc de daha \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fclemez. K\u00f6kl\u00fc toplumsal s\u00fcre\u00e7leri, tarihteki \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 \u00f6nemli d\u00f6nemleri ve ya\u015famdaki derin \u00e7eli\u015fkileri, trajik kadar, komik de dile getirebilir. Ayk\u0131r\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnce gibi gelir insana [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[64],"tags":[],"class_list":{"0":"post-6030","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-tiyatro-uzerine"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"B. KOM\u0130K \u0130deolojik ve estetik de\u011feri bak\u0131m\u0131ndan ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, komik (le comique) kategorisi trajik (le tragique) kategorisinden hi\u00e7 de geride kalmaz ve genelde san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi sanattaki rol\u00fc de daha \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fclemez. K\u00f6kl\u00fc toplumsal s\u00fcre\u00e7leri, tarihteki \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 \u00f6nemli d\u00f6nemleri ve ya\u015famdaki derin \u00e7eli\u015fkileri, trajik kadar, komik de dile getirebilir. Ayk\u0131r\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnce gibi gelir insana [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-06-02T09:21:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"34 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss\",\"datePublished\":\"2011-06-02T09:21:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/\"},\"wordCount\":6748,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Tiyatro \u00dczerine\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/\",\"name\":\"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2011-06-02T09:21:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss","og_description":"B. KOM\u0130K \u0130deolojik ve estetik de\u011feri bak\u0131m\u0131ndan ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, komik (le comique) kategorisi trajik (le tragique) kategorisinden hi\u00e7 de geride kalmaz ve genelde san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi sanattaki rol\u00fc de daha \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fclemez. K\u00f6kl\u00fc toplumsal s\u00fcre\u00e7leri, tarihteki \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 \u00f6nemli d\u00f6nemleri ve ya\u015famdaki derin \u00e7eli\u015fkileri, trajik kadar, komik de dile getirebilir. Ayk\u0131r\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnce gibi gelir insana [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-06-02T09:21:00+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"34 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss","datePublished":"2011-06-02T09:21:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/"},"wordCount":6748,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Tiyatro \u00dczerine"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/","name":"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2011-06-02T09:21:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/trajik-ile-komik-2bolum-avner-ziss\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Trajik ile Komik (2.B\u00f6l\u00fcm) | Avner Ziss"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6030","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6030"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6030\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6030"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6030"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6030"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}