{"id":6040,"date":"2011-06-02T13:43:40","date_gmt":"2011-06-02T10:43:40","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/"},"modified":"2011-06-02T13:43:40","modified_gmt":"2011-06-02T10:43:40","slug":"bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/","title":{"rendered":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/norman_geras_140x140.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"border: 0px none; float: left;\" \/>Gine\u2019nin s\u00f6m\u00fcrge idaresinden kurtulmas\u0131 i\u00e7in verilen m\u00fccadelede PAIGC (Gine ve Cabo Verde\u2019nin Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u0130\u00e7in Afrika Partisi) \u201cPortekiz halk\u0131&#8230; Portekizliler ve aileleri\u201d ile \u201cPortekiz s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi\u201d aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapm\u0131\u015ft\u0131. Birincisine de\u011fil ikincisine kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. G\u00fcney Afrika \u00f6rne\u011finde de yine ANC\u2019\u0131n (Afrika Ulusal Kongresi), silahl\u0131 m\u00fccadelesinin hedeflerinin polis ve askerler oldu\u011funu siviller olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 beyan eden a\u00e7\u0131klamalar\u0131 vard\u0131r.24 Bu t\u00fcr ayr\u0131mlar, Michael Walzer\u2019e g\u00f6re \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fundan daha az sayg\u0131 duyulan \u201csiyasetin sava\u015f yasalar\u0131n\u0131 kabaca and\u0131ran bir yasas\u0131\u201d oldu\u011fu fikriyle uyu\u015fmaktad\u0131r.25 Ama i\u00e7imizden pek \u00e7o\u011funun -gizli ya da a\u00e7\u0131k, baz\u0131lar\u0131m\u0131z i\u00e7in belki de sadece yar\u0131 bilincinde olarak- kolay ve haz\u0131rc\u0131 bir bi\u00e7imde bu meseleler hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken fark\u0131nda olsa da olmasa da her hal\u00fck\u00e2rda bu asker\u00ee analojiye ba\u015fvurmas\u0131 ya da onu kullanmas\u0131 kuraldand\u0131r. Bu, varsay\u0131msal devrim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n de\u011ferlendirilmesinde benim \u015fimdiye kadar ele ald\u0131\u011f\u0131m muhtelif form\u00fcllerden \u00e7ok daha iyi bir ara\u00e7t\u0131r. \u00d6rne\u011fin bize, bir devrim hakk\u0131n\u0131n bulundu\u011fu bir yerde, s\u00fcpermarketleri, al\u0131\u015fveri\u015f merkezlerini, sokaklar\u0131, lokantalar\u0131 vb. bombalamak de\u011filse de askerlere, polislere, kararg\u00e2h ve karakollara bombal\u0131 sald\u0131r\u0131lar d\u00fczenlemek me\u015fr\u00fb bir y\u00f6ntemdir deme g\u00fcc\u00fc verir. Elbette burada \u015fu nokta a\u00e7\u0131\u011fa kavu\u015fturulmal\u0131; bu i\u015fi yapmak taktik ve politik a\u00e7\u0131dan bir \u201chata\u201d, ya da sadece bir hata olmakla kalmaz, ahl\u00e2ken\u00a0 de yanl\u0131\u015f, su\u00e7 olur. Sava\u015fmayanlar\u0131n dokunulmazl\u0131\u011f\u0131 ilkesi devrimci bir duruma uyarland\u0131\u011f\u0131nda, ayn\u0131 yanl\u0131\u015fl\u0131k, ayn\u0131 su\u00e7, a\u00e7\u0131k ki, masumlar\u0131n rehine al\u0131nd\u0131klar\u0131 ya da \u00f6ld\u00fcr\u00fclmelerinde; insanlar s\u0131rf uyruklar\u0131 olduklar\u0131 \u00fclkelerden, yolculuk ettikleri havayollar\u0131ndan ya da ikamet ettikleri yerlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc, ya da burjuva, sanayici veya belli bir etnik grubun mensubu olduklar\u0131 i\u00e7in hedef haline gelmelerinde de s\u00f6zkonusudur. B\u00f6ylesi, kelimenin ger\u00e7ek anlam\u0131yla ter\u00f6rizmdir; yani b\u00fct\u00fcn halka kar\u015f\u0131 hemen hemen rastgele \u015fiddet kullanmak. Bunun, bizzat sava\u015fmayan insanlara sava\u015f a\u00e7an ayr\u0131ms\u0131z bir ter\u00f6r oldu\u011fu i\u00e7in yanl\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemek, devrimin ama\u00e7lar\u0131n\u0131 olumsuzlad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yanl\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemekten daha a\u00e7\u0131k ve kesindir.<\/p>\n<p>Tro\u00e7ki, Their Morals and Ours\u2019da kendini savunmak \u00fczere, Rus i\u00e7 sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda Bol\u015fevik politikas\u0131na ve rehine al\u0131nma uygulamas\u0131na at\u0131fta bulunarak benim burada koydu\u011fum ayr\u0131m\u0131 alaya al\u0131r. Ancak bu alay\u0131n ard\u0131ndaki arg\u00fcman iki \u00f6nemli noktada bulan\u0131kl\u0131k g\u00f6sterir. Tro\u00e7ki\u2019nin iddias\u0131na g\u00f6re, b\u00fct\u00fcn sava\u015f bi\u00e7imleri aras\u0131nda en \u015fiddetlisi olan i\u00e7 sava\u015fta \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015fah\u0131slara \u015fiddet uygulamamak bir yana, bug\u00fcnk\u00fc teknik y\u00fcz\u00fcnden ya\u015fl\u0131lar\u0131n kad\u0131n ve \u00e7ocuklar\u0131n bile \u00f6lmemesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez\u201d. Tro\u00e7ki, cephede askerleri vurmakla rehineleri vurmak aras\u0131ndaki, a\u00e7\u0131k muharebe\u00a0 ile taraf olmayanlar\u0131n ele ge\u00e7irilmesi aras\u0131ndaki fark\u0131 \u201czavall\u0131ca ve aptalca bir yan \u00e7izme\u201d olarak bir yana atar; ona g\u00f6re, sava\u015fa kat\u0131lanlar\u0131n pek \u00e7o\u011fu ya aldat\u0131lm\u0131\u015f ya da g\u00f6n\u00fcls\u00fcz askere al\u0131nm\u0131\u015flard\u0131r; modern sava\u015f ara\u00e7lar\u0131n\u0131n sava\u015fa kat\u0131lmayan binlerce insan\u0131 \u00f6ld\u00fcrmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r; rehinelerin \u201cs\u0131n\u0131f ba\u011flar\u0131 ve aile dayan\u0131\u015fmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla kamplardan biriyle ya da o kamp\u0131n liderleriyle en az\u0131ndan bir rab\u0131tas\u0131 vard\u0131r\u201d.26 Bu arg\u00fcmanlardaki ilk yanl\u0131\u015fl\u0131ktan zaten s\u00f6zedildi. Sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n \u00e7o\u011fu kendilerini i\u00e7inde bulduklar\u0131 sava\u015ftan \u015fu ya da bu \u00f6l\u00e7\u00fcde sorumlu tutulamayacaklar\u0131 i\u00e7in sava\u015f\u0131n me\u015fr\u00fb hedeflerini olu\u015fturan s\u0131n\u0131r da h\u0131zla -kitlevi bir bi\u00e7imde- varolu\u015fu ve faaliyetleri do\u011frudan tehdit konusu olmayacak \u00e7ok say\u0131da insan\u0131 i\u00e7ine alacak \u015fekilde tavsar. Bir anlam\u0131yla masum olmak, \u00f6teki anlam\u0131yla masumlar\u0131n kas\u0131tl\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fclmelerini me\u015fr\u00fbla\u015ft\u0131r\u0131r. Tro\u00e7ki\u2019nin bak\u0131\u015f\u0131 \u00f6zellikle rehin alma uygulamas\u0131yla ili\u015fkilidir. Ancak \u201cs\u0131n\u0131f ba\u011flar\u0131 ve aile dayan\u0131\u015fmas\u0131\u201d form\u00fcl\u00fc, tahmin edilebilece\u011fi gibi \u00e7ok daha geni\u015f \u00f6l\u00e7ekli bir korkunun form\u00fcl\u00fcd\u00fcr. Deh\u015fet bir durumdur.<\/p>\n<p>\u0130kinci olarak Tro\u00e7ki, \u201cbug\u00fcnk\u00fc teknikler\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 sayesinde, sava\u015fa taraf olmayanlar\u0131n kas\u0131tl\u0131 olarak \u00f6ld\u00fcr\u00fclme ya da yaralanmalar\u0131 ile, niyet ettikleri ama\u00e7lar\u0131n\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fc dahi olsa, bunun kas\u0131ts\u0131z bir bi\u00e7imde yap\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 aras\u0131ndaki fark\u0131 \u00e7ok kolayca yutmaktad\u0131r. Normal olarak burada kendini g\u00f6steren \u201c\u00e7ifte etki\/sonu\u00e7\u201d ilkesi ile \u201cbeklenmedik zarar\u201d (collateral damage) gibi kavramlar\u0131 yeterince inceleyecek yerim yok. Bu gibi kavramlar bize hi\u00e7 de kolay \u00e7\u00f6z\u00fcmler sunmaz; k\u00f6t\u00fcye kullan\u0131labilirler, \u00e7o\u011fu zaman da kullan\u0131l\u0131yorlar. Yine de Tro\u00e7ki\u2019nin konu\u015fma tarz\u0131n\u0131n tesad\u00fcfen ortadan kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve bir kez daha g\u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fcnen bir ayr\u0131m \u00e7izgisi var. \u00d6zet bi\u00e7imde ve eksik olarak ifade edilmi\u015f olan bu \u00e7ifte etki ilkesi, bir eylemin muhtemelen k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar do\u011furmas\u0131na olanak tan\u0131r, tabii, bu k\u00f6t\u00fcl\u00fckler ki\u015finin ama\u00e7lar\u0131n\u0131n par\u00e7as\u0131\u00a0 olmad\u0131k\u00e7a ve bu k\u00f6t\u00fcl\u00fckler ki\u015finin ama\u00e7lar\u0131na ara\u00e7l\u0131k etmedik\u00e7e ve ayr\u0131ca -bu ilkenin benim kani oldu\u011fum yorumuna g\u00f6re- ki\u015fi kendisine belli \u00f6l\u00e7\u00fclerde bir maliyet y\u00fckleyecek olsa da bunlar\u0131n muhtemel k\u00f6t\u00fcl\u00fck ya da risklerinin asgariye indirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 \u015fart\u0131yla.27 Sava\u015f s\u0131ras\u0131nda, \u00f6nemli bir asker\u00ee hedefi, s\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131da sivil zayiat\u0131n tahmin edilebilir yan sonu\u00e7lar\u0131yla birlikte (kaba bir oransall\u0131k \u00e7er\u00e7evesinde) bombalamak bir \u015fey, sivilleri \u00f6ld\u00fcrmek, korkutmak b\u00f6ylelikle de morallerini bozmak i\u00e7in b\u00fct\u00fcn kentleri bombalamak ba\u015fka bir \u015feydir. Ayn\u0131 durum, mant\u0131ken, devrimci m\u00fccadele s\u0131ras\u0131nda bir polisin ya da bir yetkilinin evini kundaklamak veya bombalamakla, bunu aile mensuplar\u0131 da evin i\u00e7indeyken yapmak ihtimalleri i\u00e7in de ge\u00e7erlidir.<\/p>\n<p>Bu oran\/k\u0131sas anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, Tro\u00e7ki\u2019nin arg\u00fcman\u0131 ile bu arg\u00fcman\u0131n savundu\u011fu politikalar\u0131n do\u011fas\u0131na bir zarar\u0131 olmaz. Bunu biraz \u00f6nce kap\u0131dan kovdu\u011fumu, bacadan i\u00e7eri almak i\u00e7in de\u011fil sadece bug\u00fcnlerde Marksizmin d\u00fcnyadaki yeri bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemli bir nokta oldu\u011fu i\u00e7in s\u00f6yl\u00fcyorum. Tro\u00e7ki ve Bol\u015feviklere kar\u015f\u0131 y\u00f6neltilen ayn\u0131 arg\u00fcman ve politikalar hem de ya\u015famlar\u0131 pahas\u0131na bu kez Winston Churchill ile Harry Truman gibi liberal demokrat devlet adamlar\u0131na kar\u015f\u0131 da y\u00f6neltildi. Bu g\u00fc\u00e7 bir mesele, ama Marksizmden daha \u00e7ok politika ve sava\u015fla ilgilidir.28<\/p>\n<p>\u015eimdi ikinci t\u00fcr kurallara ge\u00e7iyorum, yani sald\u0131r\u0131n\u0131n me\u015fr\u00fb bi\u00e7imlerine, sava\u015fta hedef olmay\u0131 hakedenlerin nas\u0131l \u00f6ld\u00fcr\u00fcleceklerine ili\u015fkin s\u0131n\u0131rlar koyan kurallara. Bu kurallar\u0131n temelinin ilkiyle k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131nda biraz daha az net oldu\u011fu belirtilmeli. Hatta herhangi bir zamanda \u015fu ya da bu silah t\u00fcr\u00fcne getirilen muayyen yasaklar\u0131n bile, devletlerin \u00fczerlerinde mutab\u0131k olduklar\u0131 resm\u00ee anla\u015fmalardan ba\u015fka bir dayana\u011f\u0131 olmamas\u0131 dahi s\u00f6zkonusu olabilir. Buna ra\u011fmen, bu kurallardan en az\u0131ndan birka\u00e7\u0131 hakk\u0131nda ipucu verece\u011fe benzer ve devrimci durum a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir de\u011fer ve ilgiyi haiz bir ilke vard\u0131r. Bu ilke bir y\u00f6n\u00fcyle asgari zor anlay\u0131\u015f\u0131 bi\u00e7iminde ifade edilebilir: Ki\u015finin elindeki silahlar, d\u00fc\u015fman askerlerini, duruma g\u00f6re \u00f6ld\u00fcrmek de dahil, durdurmaya yeterli olmal\u0131, ama bunun d\u0131\u015f\u0131nda gereksiz yere \u0131zd\u0131rab\u0131 art\u0131r\u0131c\u0131 t\u00fcrden olmamal\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 \u015feyi Thomas Nagel\u2019den uyarlad\u0131\u011f\u0131m \u015fu form\u00fclle de ifade edebiliriz: Silah, sava\u015f\u00e7\u0131y\u0131 hedef almal\u0131, ki\u015fiyi de\u011fil. O nedenle silahlar askere \u201cac\u0131 vermek, sakat b\u0131rakmak, \u015feklini \u015femalini bozmak \u00fczere tasarlanmamal\u0131\u201dd\u0131r.29 Yine burada \u201c\u00f6zellikle barbarca\u201d silahlar\u0131n ve daha genel olarak ifade edersek, barbarca \u00f6ld\u00fcrme y\u00f6ntemlerinin, i\u015fkencede oldu\u011fu gibi kas\u0131tl\u0131 olarak eziyet etme ve ac\u0131y\u0131 art\u0131rma bi\u00e7imlerinin bertaraf edilmesinin, bunlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fme ama\u00e7lar\u0131yla \u00e7eli\u015fti\u011fini s\u00f6ylemekten daha sa\u011flam ve a\u00e7\u0131k bir mant\u0131k oldu\u011funu san\u0131yorum. Nas\u0131l ki kar\u015f\u0131 taraf\u0131n sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131na, salt size kar\u015f\u0131 sava\u015fmakta olduklar\u0131 i\u00e7in sald\u0131r\u0131da bulunmak m\u00fcmk\u00fcnse, ayn\u0131 bi\u00e7imde size y\u00f6nelttikleri ya da y\u00f6neltilmesine katk\u0131da bulunduklar\u0131 tehdite bir son verece\u011fi i\u00e7in \u201cdurdurulmalar\u0131\u201d, \u00f6ld\u00fcr\u00fclmeleri de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00d6ld\u00fcrmek ya da yaralamak i\u00e7in gerekli olan\u0131n \u00f6tesinde fazladan ve kas\u0131tl\u0131 bir vah\u015fet -savunma ama\u00e7l\u0131 oldu\u011fundaki gibi- sizin durumunuzu maz\u00fbr ve hakl\u0131 g\u00f6sterebilecek olan\u0131n \u00f6tesinde birtak\u0131m eylemler oldu\u011fu i\u00e7in yanl\u0131\u015ft\u0131r. Yani \u015fayet adeta \u00f6\u00e7 i\u00e7in cezaland\u0131rmak gibi olduk\u00e7a korkun\u00e7 bir anlay\u0131\u015f\u0131n sosyalist eti\u011fin kurucu bir \u00f6gesi olmas\u0131 istenmiyorsa. Tart\u0131\u015fmaya bile gerek duymadan, istenmedi\u011fini varsay\u0131yorum. Sonu\u00e7 olarak yakarak yava\u015f ve ac\u0131l\u0131 bir \u00f6ld\u00fcrme \u015fekli, hakl\u0131 devrimci bir m\u00fccadele eti\u011fi bak\u0131m\u0131ndan ahl\u00e2ken savunulabilir olan \u015feyin s\u0131n\u0131rlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde baz\u0131 mallara uygulanan boykotu dinlemeyip\u00a0 bir d\u00fckkandan al\u0131\u015fveri\u015f yapan ya\u015fl\u0131 bir kad\u0131na sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 bir \u015fi\u015fe deterjan\u0131 ya da yemeklik ya\u011f\u0131 i\u00e7irtip \u00f6ld\u00fcrmek de \u00f6yle. (Bu boykota kar\u015f\u0131 gelmenin, bu ya\u015fl\u0131 kad\u0131n\u0131 s\u00f6zkonusu bask\u0131 rejiminin amili haline getirip getirmeyece\u011fi meselesini ise bir kenara b\u0131rak\u0131yorum, bence\u00a0 getirmez. Zira, cemaat i\u00e7erisinde kad\u0131n\u0131n temsil etti\u011fi tehdidin, boykota kar\u015f\u0131 gelmesinin \u00f6zg\u00fcl do\u011fas\u0131na mukabelede bulunacak uygun bask\u0131 bi\u00e7imleri zaten vard\u0131r. Bu tepeden bakan vah\u015fetin bu cemaat i\u00e7i bask\u0131 mekanizmalar\u0131n\u0131 ikame etmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.)30 Jus ad bellum, kendi ba\u015f\u0131na jus in bello\u2019nun garantisi de\u011fildir. Davan\u0131n hakl\u0131 bir dava olmas\u0131, onun ad\u0131na yap\u0131lm\u0131\u015f ahl\u00e2ki merhametsizlikleri iyi k\u0131lmaz, k\u0131lamaz. Burada, bu meseleleri \u00f6rneklemek \u00fczere, devrimci davan\u0131n ezici hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ayan beyan g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in se\u00e7ilmi\u015f olan G\u00fcney Afrika \u00f6rne\u011finde belli \u015fiddet vakalar\u0131n\u0131n son derece k\u0131sa bir tarifi, bu eylemlerde hakl\u0131 bir devrimci m\u00fccadelenin me\u015fr\u00fb kayg\u0131lar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda bir anlay\u0131\u015f\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermeye yetecektir.<\/p>\n<p>Kad\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k arazide kovalad\u0131lar, yumruklad\u0131lar, ta\u015flad\u0131lar, elbiselerini par\u00e7alad\u0131lar, ate\u015fe yat\u0131r\u0131p, do\u011frulamas\u0131n diye \u00fczerine koca bir kaya koydular, kad\u0131nl\u0131k organ\u0131n\u0131 k\u0131r\u0131k bir \u015fi\u015fe par\u00e7as\u0131yla de\u015ftiler.<\/p>\n<p>Aile \u00fcyeleri korku i\u00e7inde evin i\u00e7ine saklanm\u0131\u015flard\u0131, o s\u0131rada yard\u0131m isteyerek ka\u00e7makta olan b\u00fcy\u00fck o\u011fullar\u0131n\u0131n kalabal\u0131k taraf\u0131ndan yakalan\u0131p v\u00fccudunun parampar\u00e7a edildi\u011fini g\u00f6rd\u00fcler. Kalabal\u0131k bu kez eve se\u011firtince (baba) ayn\u0131 akibeti ya\u015famas\u0131n diye tabancas\u0131yla k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocu\u011funu kafas\u0131ndan vurdu.31<\/p>\n<p>\u015eimdi, biri tarihsel ger\u00e7ek\u00e7ilikten \u00f6teki \u201cbeni ilgilendirmeyen \u015feyler hakk\u0131nda konu\u015fmam\u201d anlay\u0131\u015f\u0131ndan gelen iki \u00f6neriyi duyar gibiyim. Birincisi i\u00e7in s\u00f6ylenebilecek \u00e7ok daha fazla \u015fey varsa da ben her ikisine birlikte e\u011filece\u011fim. Tarih\u00ee ya da sosyolojik -ya da sadece \u201cinsani\u201d- bilgiye dayand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f her bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda, salt ahl\u00e2ki s\u00f6yleme \u00f6zg\u00fc olan alana baz\u0131 s\u0131n\u0131rlamalar getirilmesi gerekir. Bunu a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in \u015f\u00f6yle bir u\u00e7 \u00f6rnek alal\u0131m; \u015fayet bir toplama kamp\u0131na kapat\u0131lm\u0131\u015f bir grup k\u00f6le ya da mahk\u00fbm bir f\u0131rsat\u0131n\u0131 bulup ac\u0131mas\u0131z k\u00e2hyay\u0131 ya da gardiyan\u0131 vah\u015fice katledecek olurlarsa, \u00e7ok ileri gittiklerini s\u00f6ylemek ya da \u201cvah\u015fi veya ola\u011fand\u0131\u015f\u0131\u201d cezaland\u0131rma bi\u00e7imleri \u00fczerine ahk\u00e2m kesmek pek yerinde olmayacakt\u0131r. U\u00e7 durumlarda ahl\u00e2ki yarg\u0131 s\u00f6kmez. Daha genel olarak dendi\u011finde, bask\u0131c\u0131lar\u0131n \u015fiddeti, bask\u0131 g\u00f6renler aras\u0131nda da \u015fiddetin ye\u015fermesine sebep olur. Bask\u0131c\u0131lar\u0131n barbarl\u0131klar\u0131 bask\u0131 g\u00f6renleri de barbarla\u015ft\u0131r\u0131r. Devrimle ala\u015fa\u011f\u0131 edilmesi gereken siyasi ya da toplumsal bir d\u00fczen, sadece taraftarlar\u0131 aras\u0131nda de\u011fil, kurbanlar\u0131n\u0131n baz\u0131lar\u0131nda da ahl\u00e2ki bir su\u00e7 ve cinayet i\u015fleme g\u00fcd\u00fcs\u00fc yaratm\u0131\u015f demektir. O nedenle, \u015f\u00f6yle enine boyuna d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclecek olursa ahl\u00e2ken \u201cp\u00fcr\u00eepak\u201d bir devrimci m\u00fccadele \u00e7ok nadirdir. \u00d6yle ise burada vurgulanmas\u0131 gereken iki nokta vard\u0131r.<\/p>\n<p>Birincisi, u\u00e7 durumlar i\u00e7in ge\u00e7erli mazeret tam da b\u00f6yledir. Bunu, \u00e7at\u0131\u015fma durumlar\u0131ndan do\u011fan her korku\/deh\u015fet haliyle s\u00fcratle ve kolayl\u0131kla ba\u011fda\u015ft\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Hakk\u0131nda polis ajan\u0131 oldu\u011fu yolunda sadece rivayetler bulunan -belki de de\u011fildi- (yukar\u0131da verdi\u011fimiz \u00f6rneklerden birincisindeki) gen\u00e7 savunmas\u0131z kad\u0131n, toplama kamp\u0131ndaki sadist gardiyanlardan biri de\u011fildir, (ikinci \u00f6rne\u011fimizdeki) i\u015fbirlik\u00e7inin o\u011flu da ac\u0131mas\u0131z bir k\u00f6le sahibi de\u011fil. \u0130kincisi, tarih\u00ee ger\u00e7ek\u00e7ilik belli vakalar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131lsa bile hakl\u0131\/do\u011fru k\u0131lmaz. Yine bunun kadar \u00f6nemli bir di\u011feri de \u015fudur: tarih\u00ee ger\u00e7ek\u00e7ilik bunlar\u0131, \u00f6zelde devrimci siyaset ve ahl\u00e2k a\u00e7\u0131s\u0131ndan do\u011fru\/hakl\u0131 k\u0131lmaz. Adaletsizli\u011fe kar\u015f\u0131 olan bir hareketin lider ve militanlar\u0131 kendi adlar\u0131na, ellerinden geldi\u011fince disiplinli, titiz, ayr\u0131m g\u00f6zeten etik bir yasay\u0131 (kodu), d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme m\u00fccadelesi verdikleri karanl\u0131k tarihe getirmekle y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcrler. Bir yandan anlamak \u00f6te yanda ahl\u00e2ki ayr\u0131mc\u0131l\u0131k -ya da tarih\u00ee a\u00e7\u0131klama ile siyasi se\u00e7im; veya sosyolojik ger\u00e7ek\u00e7ilik ile birey ve hareketlerin yapt\u0131klar\u0131ndan sorumlu olmalar\u0131-, bu ikisinin kar\u015f\u0131la\u015fmalar\u0131, y\u00fcz y\u00fcze gelmeleri, i\u015fte burada ger\u00e7ekten zor bir felsefi sorun bulunmaktad\u0131r. Ancak determinizmin en u\u00e7 bi\u00e7imi hari\u00e7, bu birincisinin, ikincisini b\u00fct\u00fcn y\u00fck\u00fcnden kurtarmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>Burada sadece im\u00e2 ile yetinilen ve bana \u00f6yle geliyor ki, sahici anlamda tatminkar bir \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc olmayan bir problemin hafifletilmesi i\u00e7in olsa olsa bir devrimci hareketin, ilineksel olarak, etik ilke ve s\u0131n\u0131rlara ili\u015fkin savunulabilir bir yasas\u0131n\u0131n (kod) \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda kendi kendine vaazetti\u011fi disiplin ve titizlikten medet umulabilir. Bu, hakl\u0131 bir devrimci m\u00fccadele ba\u011flam\u0131nda, hakl\u0131 olarak despotun ya da adaletsiz bir rejimin sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131 olarak te\u015fhis edilecek olanlardan bir k\u0131sm\u0131n\u0131n, \u00f6tekiler gibi \u00fcniforma ve ni\u015fanelerle ay\u0131rdedilemeyece\u011fi ve hi\u00e7 te\u015fhis edilmemeleri i\u00e7in biraz itina g\u00f6sterilmesi anlam\u0131na gelir. Ayn\u0131 zamanda onlar\u0131n birer muhbir, i\u015fbirlik\u00e7i, ajan, ya da nas\u0131l uygun buluyorsan\u0131z \u00f6yle olduklar\u0131n\u0131 tesbite yarayacak kesin hukuki y\u00f6ntemler ya \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131dad\u0131r ya da yoktur. Ki\u015filerin yanl\u0131\u015f yere itham edilmesi ve \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi tehlikesi b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. \u015eayet yarg\u0131 usullerinden hi\u00e7biri bir insan\u0131n kaderini belirleyen bir ilke ya da kay\u0131t ta\u015f\u0131m\u0131yorsa ve bu yarg\u0131lama az \u00e7ok kendili\u011finden biraraya gelmi\u015f kalabal\u0131klar\u0131n \u00f6fkesi neticesi ise intikamc\u0131 bir g\u00fcd\u00fcyle ya da eski ki\u015fisel bir hesab\u0131 kapatmak \u00fczere \u015fiddete ba\u015fvurulmakta olu\u015fu a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, bu tehlikeleri daha da art\u0131racakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6teki \u00f6neriye gelirsek, bana \u00f6yle geliyor ki, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n m\u00fccadeleleri hakk\u0131nda d\u0131\u015far\u0131dan yap\u0131lacak yarg\u0131lara kar\u015f\u0131 acele davran\u0131lmamas\u0131 enine boyuna d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi gerekir. Ancak tam olarak al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bu \u00f6neri, 1930\u2019larda Bat\u0131l\u0131 sosyalistlere Stalin\u2019in i\u015fledi\u011fi su\u00e7lara kar\u015f\u0131 herhangi bir ele\u015ftiride bulunmay\u0131 yasaklayabilecek bir \u00f6neridir, ya da daha yak\u0131n zamanlar i\u00e7in konu\u015fursak Pol Pot ile K\u0131z\u0131l Kmer\u2019lerin yapt\u0131klar\u0131 hakk\u0131nda ters yorumlarda bulunmay\u0131 d\u0131\u015flayacakt\u0131r. Bu kaale al\u0131nabilecek bir \u00f6neri de\u011fildir. Stalinist \u00f6rnek \u00fczerine biraz d\u00fc\u015f\u00fcnmek bu \u00f6nerinin ger\u00e7ek anlam\u0131n\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serer. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz bu, \u00e7ok say\u0131da Bat\u0131l\u0131 kom\u00fcnist ve sosyalisti asl\u0131nda k\u0131namak durumunda olduklar\u0131 Stalinist politika ve uygulamalara kar\u015f\u0131 ele\u015ftiriden uzak, mazur g\u00f6sterici (apologetic) bir tutumu s\u00fcrd\u00fcrmeye ikna etmeye yarayan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, herhangi bir yarg\u0131dan de\u011fil, sadece ele\u015ftirel yarg\u0131dan uzak durma \u00f6nerisiydi.<\/p>\n<p>O zaman \u015fimdi, hakl\u0131 sava\u015f doktrininde varolan merkez\u00ee kavramlar\u0131 devrimci m\u00fccadele durumunda da ge\u00e7erli olmak \u00fczere geni\u015fletmek i\u00e7in yukar\u0131da geli\u015ftirilen arg\u00fcman\u0131n normatif temellerini a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015ftural\u0131m. Bu temel, bireylerin \u00f6ld\u00fcr\u00fclmeye ve tecav\u00fcze u\u011framaya kar\u015f\u0131 haklara sahip oldu\u011fu ilkesinden olu\u015fur; bu haklar, \u015fayet bireyler despotun ya da b\u00fcy\u00fck bir adaletsizli\u011fin savunusu i\u00e7in kendileri sava\u015f a\u00e7maya kalk\u0131p, bu suretle bu haklar\u0131n\u0131 yitirmedikleri m\u00fcddet\u00e7e genel olarak bir kenara b\u0131rak\u0131lamazlar. Bu noktada, bu haklar\u0131n yeterli bir ahl\u00e2ki doktrin i\u00e7in uygun birer aksiyomatik kalk\u0131\u015f noktas\u0131 olup olmad\u0131klar\u0131 veya ba\u015fka \u00f6nc\u00fcllerden mi t\u00fcredikleri gibi nispeten geni\u015f bir sorunu bilerek ihmal etmekteyim. Bu sorunun kabaca ve pratik bir bi\u00e7imde \u00e7evresinden dolanaca\u011f\u0131m. Bunlar, bizler i\u00e7in \u00f6yle ya da b\u00f6yle \u00f6nemlidirler: ya aksiyomatik de\u011ferler olarak, ya da sosyalistler genel olarak insan ya\u015fam\u0131na ve refah\u0131na sayg\u0131 g\u00f6sterdikleri, ve haklar, bu sayg\u0131y\u0131 i\u00e7ermenin, bu an\u0131n \u015fu ya da bu icap ya da tutkular\u0131na kar\u015f\u0131 bu sayg\u0131ya normatif veya d\u00fczenleyici bir g\u00fc\u00e7 vermenin hayat\u00ee bir bi\u00e7imi oldu\u011fu i\u00e7in. Buna, kendi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc i\u00e7erisinde \u201cb\u00fct\u00fcn taktik m\u00fclahazalara g\u00f6re \u00f6ncelik\u201d tan\u0131yan Victor Serge\u2019in ifade etti\u011fi gibi;<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n Savunusu. \u0130nsana sayg\u0131. \u0130nsana haklar\u0131 tan\u0131nmal\u0131, g\u00fcvenli\u011fi sa\u011flanmal\u0131 ve insan\u0131n de\u011feri bilinmelidir. Bunlars\u0131z sosyalizm olmaz. Bunlars\u0131z her \u015fey yanl\u0131\u015ft\u0131r, bozuktur, bitmi\u015ftir. Demem o ki, insan, her kim olursa olsun -\u201cs\u0131n\u0131f d\u00fc\u015fman\u0131\u201d, bir burjuvan\u0131n o\u011flu ya da torunu umurumda de\u011fil- insanlar\u0131n en has\u0131d\u0131r. \u0130nsan\u0131n insan oldu\u011fu asla unutulmamal\u0131d\u0131r. 32<\/p>\n<p>Bask\u0131ya ya da adaletsizli\u011fe kar\u015f\u0131 her sahici m\u00fccadelede veri olarak bulunmas\u0131 gereken zorunlu bir duyarl\u0131l\u0131kt\u0131r bu. Ve bu duyarl\u0131l\u0131k ancak sava\u015fta oldu\u011fu gibi, devrim ko\u015fullar\u0131 ile devrimin bask\u0131lar\u0131 alt\u0131nda da, s\u00f6zkonusu haklar\u0131n zayi olabilece\u011fi durumlar ile bunun \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc son derece s\u0131k\u0131 tehditlerle saptan\u0131rsa etkili k\u0131l\u0131nabilir. Bunun anlam\u0131 \u201cbireyselle\u015ftirmek\/tekille\u015f-tirmek\u201dtir. Aksi halde, bireysel haklar olarak haklar incir \u00e7ekirde\u011fini doldurmaz. \u00d6rne\u011fin \u201csava\u015f\u00e7\u0131\u201d kategorisinin somut olarak s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7ekerken kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lacak sorunlar ne olursa olsun, hakl\u0131 sava\u015f kuram\u0131ndan \u00e7\u0131kart\u0131lacak ilke \u015fudur; \u015fayet kendilerine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131lmas\u0131 y\u00fcz\u00fcnden \u201chaklar\u0131ndan feragat etmi\u015f veya haklar\u0131n\u0131 kaybetmi\u015f\u201d de\u011filseler \u201ckimse sava\u015fla veya kendisine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131lmakla tehdit edilemez, kimse sava\u015fmaya veya (kendi) ya\u015fam\u0131n\u0131 riske atmaya zorlanamaz\u201d; bu ilke33, sadece Tro\u00e7ki\u2019nin \u201cs\u0131n\u0131f ba\u011flar\u0131 ve aile dayan\u0131\u015fmas\u0131\u201d ilkesinden daha iyi olmakla kalmaz, ayn\u0131 zamanda, daha \u00f6nce zikretti\u011fimiz k\u0131sm\u0131n devam\u0131nda Kate Soper\u2019in ifade etti\u011fi \u201ce\u011fer biri hayat tarz\u0131 olarak sosyalistse o zaman bireylerin salt dolays\u0131z hak ve g\u00f6revlere sahip de\u011fil, ama ayn\u0131 anda kollektif bireysel eylemlerinin toplumsal sonu\u00e7lar\u0131ndan da sorumlu olduklar\u0131n\u0131 ve toplumsal d\u00fczeyde kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklere kar\u015f\u0131 \u0131srarla ihmalk\u00e2r davranman\u0131n bu insanlar\u0131n ki\u015fisel haklar\u0131na sayg\u0131 g\u00f6sterilme hakk\u0131n\u0131n ortadan kalkmas\u0131na me\u015fr\u00fb bir temel olu\u015fturaca\u011f\u0131n\u0131 kabul etmekle y\u00fck\u00fcml\u00fc oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmelidir\u201d34 \u015feklindeki ilkeden de daha iyidir. Soper\u2019in bu ilkesi olas\u0131 uygulanma alan\u0131 bak\u0131m\u0131ndan son derece a\u00e7\u0131k u\u00e7lu bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm arzetmektedir. Asl\u0131nda niyetin bu oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez, ama bu anlay\u0131\u015f ki\u015fisel haklar\u0131n, birey ve ya\u015fam haklar\u0131n\u0131n ihlali anlam\u0131na gelecek tarzda en yayg\u0131n \u015fekilde \u00e7i\u011fnenmesini me\u015fr\u00fbla\u015ft\u0131rabilir. Ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn sefalet, e\u015fitsizlik ve haks\u0131zl\u0131klarla dolu bir d\u00fcnyada ka\u00e7 insan Soper\u2019in anlad\u0131\u011f\u0131 anlamda toplumsal \u201cy\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler\u201dini yerine getirmemekten sorumlu\/su\u00e7lu de\u011fildir ki? Bask\u0131n\u0131n s\u00fcrmesi i\u00e7in fiilen sava\u015fanlarla, bu bask\u0131yla do\u011frudan ilgisi daha az olanlar, yani taraftarlar, avantac\u0131lar, pasif su\u00e7 ortaklar\u0131 ya da salt seyirciler, yani ahl\u00e2ki kusurlar\u0131, su\u00e7lar\u0131 ya da ka\u00e7amaklar\u0131 ne olursa olsun kendilerini ba\u015fkalar\u0131n\u0131n me\u015fr\u00fb haklar\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi \u00f6n\u00fcnde cebri bir bariyer haline getirmemi\u015f -ya da hen\u00fcz getirmemi\u015f- insanlar aras\u0131nda bu arg\u00fcmanca ima edilen ayr\u0131m\u0131 ortadan kald\u0131rmak do\u011fru olmaz. Tabii, bir kere daha belirtilmeli ki, \u015fayet devrimci eti\u011fin, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck veya adalet \u00f6n\u00fcndeki silahl\u0131 engelleri ortadan kald\u0131rmaktan ziyade, bir g\u00fcnah\u0131n cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131 durumuna d\u00fc\u015fmesi istenmiyorsa. Ben istenmedi\u011fini varsay\u0131yorum.<\/p>\n<p>Bu bireysel haklar sonu\u00e7salc\u0131 muhasebenin s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Bir hipotez ya da bir spek\u00fclasyon kar\u015f\u0131s\u0131nda, b\u00f6yle bir de\u011fi\u015ftoku\u015ftan daha b\u00fcy\u00fck bir yarar elde etmek m\u00fcmk\u00fcn diye, hatta bu varsay\u0131msal yarar bizzat haklar diliyle ifade edilse dahi bireysel haklar\u0131n g\u00f6zden \u00e7\u0131kart\u0131lmalar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. B\u00f6yle bir uygulama, \u015fayet karakter itibar\u0131yla biny\u0131ll\u0131k olan devrimci m\u00fccadelenin ba\u015far\u0131 meselesi, her \u015feyin sonunda iyi olaca\u011f\u0131 bir zaman ve durum meselesi olursa, me\u015fru olabilir. E\u011fer bu yan\u0131lsamay\u0131 i\u00e7imizde ya\u015fat\u0131yorsak s\u00f6ylenecek bir \u015fey yok demektir. Ger\u00e7ek devrimler hakl\u0131 bir davada ne t\u00fcr yararlar getirirse getirsin, bu yararlar\u0131n her biri, k\u0131smi ve s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r, hatta ileriye do\u011fru at\u0131lm\u0131\u015f \u00e7ok b\u00fcy\u00fck ad\u0131mlar\u0131 bile olsalar, ve bu ger\u00e7ek devrimler, yine yeni zorluklara, yeni problemlere ve \u00e7at\u0131\u015fmalara, \u00f6ng\u00f6r\u00fclmemi\u015f ve g\u00f6r\u00fclemeyecek sonu\u00e7lara, tek kelimeyle belirsizliklere do\u011fru at\u0131lm\u0131\u015f birer ad\u0131md\u0131r. Tabii kazanan onlar olursa. Kimi zaman da kaybederler, ya da belirli bir s\u00fcre i\u00e7in kaybederler. Biny\u0131lc\u0131\/asr-\u0131 saadet\u00e7i devrimlerin aksine ger\u00e7ek devrimlerin \u00f6zellikleri buyken, kimsenin hayat\u0131 ve ki\u015filer, do\u011falar\u0131 gere\u011fi belirsiz ve zaman zaman son derece spek\u00fclatif olan birtak\u0131m tasar\u0131lar u\u011fruna kolayl\u0131kla g\u00f6zden \u00e7\u0131kart\u0131lamaz;\u00a0 despot ya da adaletsizlik ad\u0131na sald\u0131r\u0131ya kalk\u0131\u015f\u0131p sava\u015fa girmemi\u015f hi\u00e7 kimse g\u00f6zden \u00e7\u0131kart\u0131lamaz &#8211; ve bu durumda insanl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 bir vah\u015fete ra\u011fmen haklar\u0131n\u0131 muhafaza ederler.<\/p>\n<p>Bu noktada, \u00f6ld\u00fcr\u00fclmeye ve tecav\u00fcze u\u011framaya kar\u015f\u0131 bireysel haklar\u0131n,\u00a0 o zaman, di\u011fer her durumda, bir mutlakl\u0131k ta\u015f\u0131y\u0131p ta\u015f\u0131mayaca\u011f\u0131 sorusu sorulacakt\u0131r. Mutlakl\u0131k d\u0131\u015f\u0131nda hepsi do\u011fru; bu yan\u0131t\u0131n yeterince a\u00e7\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131 h\u00fckm\u00fcne var\u0131lsa bile, di\u011fer anlaml\u0131 se\u00e7enekler \u00fczerindeki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc bana zorlay\u0131c\u0131 gibi geliyor.35 Bu se\u00e7eneklerden biri, betimlenen tarzda hamileri taraf\u0131ndan ceza olarak kaybedildi\u011fi durumlar hari\u00e7, haklar\u0131n, ger\u00e7ekten her durumda mutlak ve ihlal edilemez oldu\u011funu s\u00f6ylemektir. Buradaki g\u00fc\u00e7l\u00fck, (y\u00fczlerce ki\u015finin katledilmesini \u00f6nlemek ya da bir kent halk\u0131n\u0131 kurtarmak i\u00e7in masum birinin \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi vb. gibi) vakalar\u0131n her zaman tasavvur edilebilece\u011fidir. \u00d6yle ki, masumlar\u0131n haklar\u0131na \u00f6nem vermeyerek bu t\u00fcr durumlar\u0131n yol a\u00e7aca\u011f\u0131 sonu\u00e7lar\u0131n ahl\u00e2ki deh\u015fetine -trajik bir bi\u00e7imde- imkan tan\u0131nmak zorunda kal\u0131naca\u011f\u0131n\u0131 bir iki doktriner fanati\u011fin d\u0131\u015f\u0131nda herkes kabul edecektir. Bu t\u00fcr \u00f6rnekler felsefi tart\u0131\u015fmalar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda pek nadiren s\u00f6zkonusudur, ama ne yaz\u0131k ki sava\u015f ve devrim gibi u\u00e7 \u00f6rneklerin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 durumlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda tutulamazlar . \u00d6te yandan \u201chaklara genellikle sayg\u0131 g\u00f6stermek gerekir, veya \u00f6nemli ya da ivedi rakip d\u00fc\u015f\u00fcncelerin oldu\u011fu zamanlar d\u0131\u015f\u0131nda sayg\u0131 g\u00f6stermek gerekir\u201d gibi bir \u015fey (ya da buna benzer bir \u015fey) s\u00f6yleyecek olursak bu haklar\u0131n g\u00fcc\u00fcnden de epey \u015fey al\u0131p g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015f oluruz: Bu onlar\u0131, \u015fimdiki ama\u00e7lar\u0131m\u0131z bak\u0131m\u0131ndan, h\u00fck\u00fcms\u00fczle\u015ftirebilecektir. Zira tam da burada s\u00f6z\u00fcn\u00fc etmekte oldu\u011fumuz \u015feyler, ex hypothesi, aciliyetle dolu, en ciddisi rakip d\u00fc\u015f\u00fcncelerle\u00a0 dolu \u015feylerdir. O nedenle hakl\u0131 bir devrimci davada yap\u0131lmakta olanlar\u0131 k\u0131s\u0131tlamak ve s\u0131n\u0131rlamak \u00fczere gerekli g\u00fcce sahip olmak i\u00e7in haklar b\u00fct\u00fcn olarak g\u00f6r\u00fclmelidir, ancak mutlak de\u011fil.<\/p>\n<p>Bu demektir ki, haklar yaln\u0131zca ve yaln\u0131zca, kap\u0131ya dayanm\u0131\u015f kesin bir felaketi bertaraf etmenin yeg\u00e2ne arac\u0131 ise \u00f6nemsenmeyebilir. Tekrarl\u0131yorum; yeg\u00e2ne ara\u00e7 bu ise ve kap\u0131ya dayanm\u0131\u015f kesin bir felaket s\u00f6zkonusu ise. Bu, eli kula\u011f\u0131nda bir ahl\u00e2ki katastrofinin kay\u0131t ve \u015fart\u0131d\u0131r. Bu kay\u0131t ve \u015fart, son derece korkun\u00e7 baz\u0131 sonu\u00e7lardan ka\u00e7\u0131nmak i\u00e7in ahl\u00e2ki bir yanl\u0131\u015f yapmaya izin verir. Ama \u015fu halde yap\u0131lan\u0131n yanl\u0131\u015f oldu\u011fu da a\u00e7\u0131k ve se\u00e7iktir. Bir a\u00e7\u0131dan mazur g\u00f6r\u00fclebilir, \u00f6teki a\u00e7\u0131dan g\u00f6r\u00fclmez. \u201cHer a\u00e7\u0131dan do\u011fru olmaz\u201d.36 \u0130ki t\u00fcr ahl\u00e2ki ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme aras\u0131ndaki, sonu\u00e7lara ili\u015fkin bir muhasebe ile birey haklar\u0131na sayg\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7\u00f6z\u00fclemeyen bir ihtilaftan do\u011fmaktad\u0131r. Birilerinin haklar\u0131n\u0131n \u00f6nemsenmemesi gerek, ama gerekli olan\u0131n \u00f6nemsenmeme oldu\u011fu da unutulmamal\u0131. Bu bir trajedi, ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir su\u00e7tur. \u0130nsanlar\u0131n \u015fiddete kar\u015f\u0131 haklar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesizce ihmal edilmemelerini azami \u00f6l\u00e7\u00fclerde sa\u011flamak \u00fczere istisnai durumlar\u0131 saptamam\u0131z i\u00e7in her neden vard\u0131r. Ve \u015fayet felaketin yakla\u015fmakta oldu\u011fu \u015fart\u0131n\u0131n dahi, s\u0131n\u0131r \u00e7ekilmesinin zor oldu\u011fu durumlar\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmayan su\u00e7lar ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda ka\u00e7\u0131n\u0131labilir olanlar\u0131n\u0131n pay\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131ramayaca\u011f\u0131 s\u00f6ylenecek olursa, bu inkar edilemez. Ama bu durum bizi son derece a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde hakl\u0131 bir devrimci m\u00fccadelenin kabul edilebilir s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p>Tro\u00e7ki, bir sava\u015f bi\u00e7imi almaya meyilli devrimin \u201csoyut normlar\u201dla s\u0131n\u0131rlanamayaca\u011f\u0131yla ilgili arg\u00fcman\u0131nda, \u201czehirli gaz kullan\u0131lmas\u0131n\u0131, savunmas\u0131z kentlerin bombalanmalar\u0131n\u0131 vb. yasaklamakla sava\u015f\u0131 \u2018insanile\u015ftirmek\u2019 isteyen burjuva pasifistleri\u201d ile alay etmektedir. Bu arg\u00fcman geri teper. Sadece sava\u015f fenomenini k\u0131nayarak, sava\u015fa kat\u0131lanlar\u0131 yapt\u0131klar\u0131n\u0131n sorumlulu\u011fundan muaf k\u0131lmaktad\u0131r. \u201cSava\u015f cehennemdir\u201d temas\u0131n\u0131n farkl\u0131 \u00f6rneklerinden biridir ve bu haliyle birka\u00e7 y\u0131l \u00f6nce Harry Truman ile dan\u0131\u015fmanlar\u0131n\u0131n Hiro\u015fima ile Nagazaki\u2019ye atom bombas\u0131 at\u0131lmas\u0131n\u0131 hakl\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015f ayn\u0131 genel arg\u00fcman bi\u00e7imlerinin soy sesidir.37 Bu \u00e7ok kolayd\u0131r. Bir devrimin muhtemelen \u015fiddet i\u00e7erece\u011fi; \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik, demokrasi ve sosyalizm d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n kitlesel ve deh\u015fetengiz silahlar kullanmaya genelde haz\u0131r olduklar\u0131; o zaman onlara kar\u015f\u0131 verilecek bir m\u00fccadelenin de bir sava\u015f oldu\u011fu ve sava\u015f olarak en vah\u015fi zorunluluklar\u0131n ge\u00e7erli oldu\u011fu bir alan\u0131 olu\u015fturdu\u011fu filan; bunlardan hi\u00e7biri, sava\u015f eyleminin kendisini, sava\u015fa taraf olanlar\u0131n yapabilecekleri her \u015feyin g\u00fcnah ke\u00e7isi durumuna getirmek suretiyle b\u00fct\u00fcn ahl\u00e2ki s\u0131n\u0131rlar\u0131 tavsatacak bir d\u00fc\u015f\u00fcnme ya da enaz\u0131ndan konu\u015fma tarz\u0131n\u0131 me\u015fr\u00fb g\u00f6steremez. Kimi ahl\u00e2ki su\u00e7lar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lacak ko\u015fullar varsa \u015fayet, yine de bunlar\u0131 su\u00e7 olarak tan\u0131mlayan ve ka\u00e7\u0131n\u0131labilir olanlara kar\u015f\u0131 bir bariyer g\u00f6revi g\u00f6ren kural ve s\u0131n\u0131rlamalar\u0131n olmas\u0131 gerekir. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz sosyalistlerin, sava\u015f eylemini b\u00fct\u00fcn etik engellerinden kurtarmak i\u00e7in kullan\u0131lan ve \u00f6zelde be\u015feri sava\u015f tarihindeki en son ve potansiyel bak\u0131mdan en \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc sayfan\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131 hakl\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015f arg\u00fcman bi\u00e7imlerine kar\u015f\u0131 kendilerini korumak ve savunmak i\u00e7in iyi nedenleri vard\u0131r.<\/p>\n<p>III<\/p>\n<p>Temel sivil ve siyasi haklar\u0131n oldu\u011fu, \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin yasalarca korundu\u011fu yerle\u015fik parlamenter demokrasilerin bulundu\u011fu yerlerde despotluk hasebiyle bir devrim hakk\u0131 yoktur. [Ancak] bu demokrasilerin nezaret ettikleri kapitalist g\u00fc\u00e7, zenginlik ve ayr\u0131cal\u0131k bi\u00e7imlerine kar\u015f\u0131 -b\u00fcy\u00fck adaletsizlik gerek\u00e7esiyle- toplumsal bir devrim hakk\u0131 vard\u0131r, ama toplumsal devrimin demokratik me\u015fr\u00fbiyet iddias\u0131 i\u015fleri kar\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Zira bu iddia, belirtik ya da \u00f6rt\u00fck, halk\u0131n r\u0131zas\u0131 varsay\u0131m\u0131na dayanmaktad\u0131r ve -samimi ya da evrensel olmaktan biraz uzak oldu\u011fu, her t\u00fcrden k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131klar i\u00e7erdi\u011fi, saf bir muvafakat ya da apatiye kayd\u0131\u011f\u0131 kabul edilse bile- bu r\u0131zan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck adaletsizlikler oldu\u011funa ili\u015fkin her yarg\u0131n\u0131n etkisini k\u0131smen de olsa zay\u0131flatmak durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Evinize her g\u00fcn \u00e7ok uzak bir mesafeden su ta\u015f\u0131yorum ve bu bana belli bir zaman ve enerjiye patl\u0131yor diyelim. Siz \u201c\u00e7ok te\u015fekk\u00fcr ederim\u201d diyorsunuz. [Oysa] ben bunu \u015fiddet tehditi alt\u0131nda yap\u0131yorum, aksi halde yapmayabilirdim. Bu bir s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkisidir. \u015eimdi, \u00f6te yandan, ben bu suyu, \u00e7ok zaman alsa, zor bir i\u015f olsa da benim ya\u015fl\u0131 ve g\u00fc\u00e7s\u00fcz bir dostum oldu\u011funuz, bu i\u015fin alt\u0131ndan kalkamayaca\u011f\u0131n\u0131z i\u00e7in getiriyorum diyelim. Bu kez i\u015fi bir l\u00fctuf olarak, isteyerek yap\u0131yorum demektir. Bu ili\u015fkide hi\u00e7bir adaletsizlik yoktur. Bu \u00f6rnekler elbette basit ve u\u00e7 \u00f6rneklerdir. Zor ve r\u0131za unsurlar\u0131n\u0131n, al\u0131\u015fkanl\u0131k ve gelenek, ideoloji ya da yan\u0131lsama gibi ba\u015fka \u015feylerle de birlikte yo\u011fruldu\u011fu ara \u00f6rnekler olu\u015fturmak m\u00fcmk\u00fcn. Ama \u015fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ifade etmek i\u00e7in daha ba\u015fka \u00f6rnekler gerekmiyor san\u0131r\u0131m; baz\u0131 \u00f6zel toplumsal ili\u015fki tiplerine \u00f6zg\u00fcrce r\u0131za g\u00f6sterildi\u011fine dair bir varsay\u0131m\u0131n temeli ne kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc olursa, bunlara (bir bi\u00e7imde) bir adaletsizli\u011fin s\u0131zd\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin bir yarg\u0131dan \u00e7\u0131kart\u0131labilecek pratik sonu\u00e7lar da o kadar ehil olmal\u0131d\u0131r. \u015eu anki durumda, \u00f6zellikle \u015fiddet gerektiren hi\u00e7bir devrimci giri\u015fim, sadece bir filozofun -ya da bir devrimcinin veya siyasi bir grubun- toplumsal d\u00fczenin adil olmad\u0131\u011f\u0131 h\u00fckm\u00fcyle hakl\u0131 g\u00f6sterilemez. H\u00fck\u00fcmlerin, konu\u015fularak, adaletsiz ili\u015fkilerin al\u0131c\u0131 ucundakiler nezdinde bir onamayla \u201ckan\u0131tlanmas\u0131\u201d gere\u011fi, bu t\u00fcr yarg\u0131lar\u0131n ger\u00e7ekten de do\u011fas\u0131ndand\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00f6ncelikle, her toplumsal devrim projesinin demokratik ehliyetini g\u00f6stermek zorunda oldu\u011funu, ikincisi baz\u0131 kapitalist toplumlarda mevcut s\u0131n\u0131rl\u0131 tipte demokrasilerin demokratik me\u015fr\u00fbiyetlerini tan\u0131yorsa, o zaman alternatif bir demokratik me\u015fr\u00fbiyet bi\u00e7imi sunmak ve sonra da demokratik destek kazanmaya \u00e7al\u0131\u015fmak zorunda olaca\u011f\u0131n\u0131 demeye gelir. O nedenle toplumsal devrimin yolu parlamenter demokrasinin kurumlar\u0131n\u0131 kolayca atlayamaz. Ya bir ge\u00e7it gibi i\u00e7inden ge\u00e7ecek ya da bu giri\u015fimi engellendi\u011finde bu kurumlar\u0131n bir ge\u00e7itten ziyade bir sur, toplumsal devrime kar\u015f\u0131 birer korunak olduklar\u0131n\u0131, ayn\u0131 anda ger\u00e7ek \u00e7\u0131k\u0131\u015f yoluna da i\u015faret ederek g\u00f6sterecektir.<\/p>\n<p>Bu noktada eski ve iyi bilinen arg\u00fcmanlara gelmi\u015f bulunuyoruz. Bu yol, gerek teoride gerekse anla\u015fmazl\u0131klarda s\u0131k\u00e7a kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u015eimdi bir kere de ben, sadece devrimin eti\u011fine ili\u015fkin uygun bir de\u011ferlendirme yapmak \u00fczere bu yoldan s\u00fcratle ge\u00e7ece\u011fim. Daha sonra da k\u0131saca \u201cge\u00e7it\u201d ile \u201ckorunak\u201d hipotezleri diye adland\u0131r\u0131labilecek genel anlamda iki stratejik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 tipini ele alaca\u011f\u0131m. (Birazdan ileri s\u00fcr\u00fclecek nedenlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc, sosyalizme ge\u00e7i\u015fte \u201cparlamenter\u201d yol ile \u201cparlamento d\u0131\u015f\u0131\u201d yollar\u0131 kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getiren bildik terminolojiyi reddetmekteyim.) Her iki halde de, tart\u0131\u015f\u0131lmakta olan sosyalist devrimin eti\u011fi olmakla birlikte zaman zaman tedricilik olarak bilinen bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 dikkate almad\u0131\u011f\u0131m belirtilmeli. [\u00c7\u00fcnk\u00fc] bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re sosyalizme ad\u0131m ad\u0131m \u00e7ok uzun bir s\u00fcrede ula\u015f\u0131labilece\u011fi i\u00e7in devrime gerek yoktur. Bu \u00e7izginin (s\u00fcrecin) sonunda radikal bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olacakt\u0131r, ama bu, temelden bir birikime dayanmakla beraber s\u00fcrecin bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l do\u011fas\u0131ndan \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 i\u00e7in burada tart\u0131\u015f\u0131lan anlamda bir devrim olmayacakt\u0131r.38 Bu kavramla\u015ft\u0131rmay\u0131, sosyalizm i\u00e7in uygulanabilir bir yol sunup sunmad\u0131\u011f\u0131na bakmadan -hatta (ku\u015fkuluyum ama) sunsa bile- buradaki etik sorunlarla ilgisiz addederek bir yana koymaktay\u0131m. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u201csunabilmek\u201d \u201csunmak zorundad\u0131r\u201d demek de\u011fildir. E\u011fer kapitalist toplumlar vahim \u00f6l\u00e7\u00fclerde -b\u00fct\u00fcnle\u015fik olarak- adaletsiz iseler ve demokratik bir temel ancak az \u00e7ok bunlar\u0131n h\u0131zla d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi suretiyle kazan\u0131labilecekse bu durumda ahl\u00e2ki m\u00fclahazalar\u0131n, iki \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131l alabilecek bir s\u00fcreci tercih etme lehine s\u00f6yleyebilece\u011fi pek fazla bir \u015fey yoktur.<\/p>\n<p>\u015eimdi, bu kez de \u201cge\u00e7it\u201d ile \u201ckorunak\u201d hipotezlerinin u\u00e7 bi\u00e7imlerini bir yana at\u0131yorum. Her ne kadar reddettikleri g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc karikat\u00fcrize eden ya da abart\u0131l\u0131 bir formda sunan, muhalifler bulunacaksa da, bu abart\u0131l\u0131 \u00f6rneklerdekileri birilerinin onaylay\u0131p onaylamamas\u0131 \u00f6nemli de\u011fil. Bu iki u\u00e7 her hal\u00fckarda, stratejik alan\u0131 daha ger\u00e7ek\u00e7i bir bi\u00e7imde anlatmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken bir yana at\u0131lacak konumlar\u0131 belirleyen s\u0131n\u0131r \u00e7izgilerini olu\u015fturur. Onlar\u0131, s\u0131ras\u0131yla \u201csaf\u201d parlamentarizm ile \u201csaf\u201d ayaklanmac\u0131l\u0131k olarak adland\u0131ral\u0131m. Birincisine g\u00f6re, sosyalist d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm b\u00fct\u00fcn temel \u00f6zellikleriyle parlamenter yasaman\u0131n normal i\u015fleyi\u015fiyle \u00f6zde\u015f bir siyasi s\u00fcre\u00e7le sa\u011flanabilir. Sosyalist bir parti, devrimci program\u0131 temelinde se\u00e7ilir ve bu program hukuk ve kamu politikas\u0131 ile hayata ge\u00e7irilir. Bu program\u0131n y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konmas\u0131 sosyalist devrimdir. Olup biteni seyretmekte olan devlet bu s\u00fcre\u00e7te dokunulmam\u0131\u015f sapasa\u011flam olarak kal\u0131r. \u0130kinci kavramla\u015ft\u0131rmaya g\u00f6re ise, tersine sosyalizm i\u00e7in m\u00fccadele, (burjuva) parlamentosu d\u0131\u015f\u0131nda ve mevcut devlete kar\u015f\u0131 cereyan eder. Bu, alternatif demokratik kurumlar yaratan ve bunlarla ikili iktidar durumuna yola\u00e7an parlamento d\u0131\u015f\u0131 kitlevi bir m\u00fccadeledir. Bu yeni demokrasinin, yokedilmi\u015f eski devletin \u00fczerindeki zaferi toplumsal devrimin olmazsa olmaz ko\u015fuludur.<\/p>\n<p>\u015eimdi, gerek toplumun sosyalist d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc s\u00fcrecinde yap\u0131lmas\u0131 gereken g\u00f6revlerin \u00e7irkinli\u011fi ve gerekse bu devrime olas\u0131 muhalefetin boyutlar\u0131 veriliyken bu [sosyalist] tasar\u0131n\u0131n saf parlamentarist yollardan ba\u015far\u0131ya ula\u015fmas\u0131 beklenemez. Tamamlay\u0131c\u0131 nitelikte, parlamentonun d\u0131\u015f\u0131nda son derece fazla say\u0131da insan\u0131n yo\u011fun bir ba\u011flan\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131, parlamenter demokrasinin yan\u0131s\u0131ra parlamento d\u0131\u015f\u0131 demokrasinin hayati rol\u00fcn\u00fcn iyice vurguland\u0131\u011f\u0131, yeterince yap\u0131la\u015fm\u0131\u015f ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir bi\u00e7imde aktif m\u00fccadelelerini gerektirecektir. \u00dcstelik terkibi ne olursa olsun -i\u015f\u00e7iler t\u00fcketiciler, mahalle komiteleri, yerel ya da b\u00f6lgesel meclisler, kampanyay\u0131 y\u00fcr\u00fcten kurumlar, az\u0131nl\u0131k hareketleri vb.- e\u011fer ger\u00e7ekten v\u00fccuda getirilen sosyalizmse, \u015fu ikincisi yani kat\u0131l\u0131mc\u0131 demokrasi, ruhu ve yap\u0131s\u0131yla, daha demokratik siyasi bir d\u00fczenin malzemesi olarak devrimin eserini bizzat ya\u015fatmak durumunda olacakt\u0131r. Ayn\u0131 \u015feyi ba\u015fka yoldan s\u00f6ylersek, b\u00fct\u00fcn bu s\u00fcrecin k\u00f6kenindeki parlamenter demokrasi ile ondan do\u011fan y\u00f6netim \u015fekli (polity) aras\u0131nda az \u00e7ok tarihsel bir s\u00fcreklilik varsa bile bu, temel \u00f6zellikler itibariyle de\u011fi\u015fmeden kalan tam anlam\u0131yla ayn\u0131 devlet olamaz. Leninist akidede dendi\u011fi gibi \u201cpar\u00e7alanm\u0131\u015f\u201d de\u011filse de \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011fram\u0131\u015f olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan saf ayaklanmac\u0131 yakla\u015f\u0131m, sosyalist bir m\u00fccadeleyi ikili iktidar noktas\u0131na kadar getirmeyi ba\u015farm\u0131\u015f bir sosyalist parti ya da partiler koalisyonu veya bir hareketin nas\u0131l olup da b\u00fct\u00fcn bir \u00fclkenin en \u00fccra k\u00f6\u015felerine dek yay\u0131lm\u0131\u015f i\u015f\u00e7i ya da halk veya kat\u0131l\u0131mc\u0131 demokrasi kurumlar\u0131 i\u00e7erisinde kendi devrimci tasar\u0131s\u0131 i\u00e7in demokratik bir temsiliyet g\u00fcc\u00fc kazanabilmi\u015f oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamakta s\u0131k\u0131nt\u0131ya d\u00fc\u015fecektir, yani bu t\u00fcr bir siyasi olu\u015fumun mevcut demokratik bir parlamento i\u00e7erisinde anlaml\u0131 bir temsiliyet g\u00fcc\u00fc sa\u011flayamayaca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamakta. E\u011fer b\u00f6ylesi bir siyasi olu\u015fum, yeni bir demokratik me\u015fr\u00fbiyet temeli olu\u015fturulmaya ba\u015flayabilecekse, eskinin i\u00e7erisinde, bunun i\u00e7in bir m\u00fccadele mevzisi olarak az \u00e7ok bir mekan, bir platform yaratma imkan\u0131na sahip olmal\u0131d\u0131r. O nedenle mevcut demokratik kurumlar\u0131 basit\u00e7e es ge\u00e7mek ciddi bir hipotez de\u011fildir. Buna ek olarak, devletin \u201cpar\u00e7alanmas\u0131\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda burjuva demokrasisi ile proje halindeki sosyalist politikalar aras\u0131nda total bir s\u00fcreksizlikte \u0131srar edilmesi, pek \u00e7ok devrimci sosyalistin, aralar\u0131nda do\u011frudan genel oyla se\u00e7ilmi\u015f ulusal bir temsilciler meclisi, kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131, siyasi tasarruflardan ba\u011f\u0131ms\u0131z bir hukuk d\u00fczeni, temel bireysel haklar\u0131n korunmas\u0131, anayasal yoldan garanti alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f siyasi \u00e7o\u011fulculuk gibi her ger\u00e7ek sosyalist demokrasinin kendine katmas\u0131 gereken, belli norm ve kurumlar\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 de\u011feri g\u00f6rmemelerine m\u00fcsait bir durum yaratmaktad\u0131r. Sosyalist bir demokrasi sadece eski devlet kurumlar\u0131n\u0131 ikame etmek suretiyle yarat\u0131labilecek olsa bile, bir s\u00fcreklilik hatt\u0131 \u00fczerinde durup d\u00fc\u015f\u00fcnmekte yine de gerek\u00e7e vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eu halde k\u0131s\u0131tl\u0131, \u201c\u00e7\u0131k\u0131\u015f\u201d ve \u201ckorunak\u201d hipotezleri farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrler. Her biri, asgari ciddi bir stratejik yakla\u015f\u0131mla ilgili verili her ba\u011flamda bir zorunluluk olarak, gerek sosyalist devrimin parlamenter ve parlamento d\u0131\u015f\u0131 boyutunu ve gerekse siyasi bi\u00e7imlerin s\u00fcreklili\u011fi ve s\u00fcreksizli\u011fini kapsamaktad\u0131rlar. Ama yine de farkl\u0131, ve b\u00f6yle olmakla da birbirine kar\u015f\u0131 ele\u015ftireldirler; birinci hipotez, ikincinin tasvip etti\u011fi \u015feyi yasaklar; anayasal kopu\u015f noktas\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u201cge\u00e7it\u201d anlay\u0131\u015f\u0131nda sosyalist d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm, me\u015fr\u00fbiyetini parlamenter kaynaklardan t\u00fcretmek zorundad\u0131r, oysa \u201ckorunak\u201d anlay\u0131\u015f\u0131nda bu gerekmez.<\/p>\n<p>Ben \u201ckorunak\u201d anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n etik temelini savunuyorum. \u00d6teki anlay\u0131\u015f bildi\u011finden ya da ima etti\u011finden daha fazlas\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor. Parlamenter me\u015fruiyeti, proje halindeki her sosyalist me\u015fr\u00fbiyetin kabul edilebilir tek orijini olarak almakla, mevcut devlete, demokrasi ya da adaletle ilgili d\u00fc\u015f\u00fcnce ve g\u00f6r\u00fc\u015flerin \u00fczerinde bir sadakat ve ba\u011fl\u0131l\u0131k bi\u00e7mektedir. Bu durumu anlamak i\u00e7in bu metnin ba\u015flar\u0131nda \u00fczerinde \u00e7ok\u00e7a durulmu\u015f olan b\u00fct\u00fcn devrimci durumlar\u0131n i\u00e7kin olarak, derinli\u011fine, belirsiz karaktere sahip oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fini kabul etmek yeter. Bunun i\u00e7in hem parlamenter hem de parlamento d\u0131\u015f\u0131 \u00e7ehreleri olan b\u00f6ylesi bir durumun genel hatlar\u0131n\u0131 tasavvur etmeye \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m. Bu iki demokrasinin, belli ko\u015fullar alt\u0131nda, kapitalist g\u00fc\u00e7 ve zenginlik mevziilerine kar\u015f\u0131 az \u00e7ok iyi \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f ba\u015far\u0131l\u0131 bir sald\u0131r\u0131 kampanyas\u0131nda birbirleriyle uyumlu olacaklar\u0131n\u0131 kabul etmeliyiz. Ama, dogmatik olmayacaksak e\u011fer, b\u00f6ylesi bir uyumluluk g\u00f6stermeyebilecekleri ihtimalini pe\u015fin pe\u015fin d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmak nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilir? \u00d6rne\u011fin belli bir parlamenterler meclisinin, o anki yasama d\u00f6nemini tamamlamak i\u00e7in -ve tamamlanmas\u0131\u00a0 da y\u0131llar alabilecek- geri kalan s\u00fcreyi bir \u015feyi, tam da parlamento d\u0131\u015f\u0131 demokratik kurumlardan gelen a\u00e7\u0131k ve kesin bir bi\u00e7imde ifade edilmi\u015f, ezici bir deste\u011fe sahip acil taleplere direnmek i\u00e7in kullanabilece\u011fi ihtimalini nas\u0131l d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakabiliriz? Ya da devlet b\u00fcnyesindekiler de dahil ba\u015fka g\u00fc\u00e7lerin, parlamenter ge\u00e7it yolunu kapamak i\u00e7in kimi zaman \u015fiddet de kullanarak harekete ge\u00e7ebilece\u011fi ihtimalini nas\u0131l d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakabiliriz? Bu ihtimallerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek gerek. Parlamenter demokratik kapitalist devletlerdeki sosyalist devrimlerin hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve me\u015fr\u00fbiyetini, ge\u00e7mi\u015fle aras\u0131ndaki \u00f6zg\u00fcl bir kurumsal ba\u011flant\u0131dan m\u0131 almak zorundad\u0131r? B\u00f6yle bir sosyalist devrim, e\u011fer ger\u00e7ekle\u015firse, hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve me\u015fr\u00fbiyetini, adaletsiz toplumsal ili\u015fkilere bir son verecek bir demokratik temel olu\u015fturmak suretiyle alacakt\u0131r.39<\/p>\n<p>The Socialist Register 1989\u2019dan<br \/>\u00c7evirenler Sina \u015eener &#8211; Siyave\u015f Azer\u00ee<br \/>Redaksiyon Akdo\u011fan \u00d6zkan<\/p>\n<p>Dipnotlar<\/p>\n<p>1 Anthony Arblaster&#8217;i izleyerek s\u00f6ylenmi\u015ftir, \u201cWhat is Violence\u201d, Ralph Milliband ve John Saville (edit\u00f6rler), Socialist Register 1975, Londra, s. 227-39.<br \/>2 Michael Walzer, \u201cThe Moral Standing of States\u201d, Philosophy and Public Affairs 9, 1979-1980, s.215.<br \/>3 John Locke, The Second Treatise of Civil Government, Chapter XIX, paragraf 228. Ayr\u0131ca bkz pagraf 149, 199, 201, 212, 229.<br \/>4 Bkz Barrington Moore jr, Reflections on the Causes of Human Misery, Londra 1972, s. 25-28.<br \/>5 Bu tezatl\u0131k, \u015f\u00f6yle de ifade edilebilir:\u00a0 \u201cKapitalist devletler sosyalist devrim olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in mi kapitalisttirler, yoksa kapitalist olduklar\u0131 i\u00e7in mi orada sosyalist devrim olmam\u0131\u015ft\u0131r?\u201d Bu form\u00fclasyonu, buna benzer bir ifadeyi birka\u00e7 y\u0131l \u00f6nce bir kollokyumda kullanm\u0131\u015f olan G\u00f6ran Therborn\u2019a bor\u00e7luyum.<br \/>6 Ted Honderich, Violence for Equality, 1980, s.35. (Ayr\u0131ca belirtilmemi\u015fse alt\u0131 \u00e7izili yerler yazara ait.) Yaz\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131m Mark Twain\u2019in s\u00f6zleri, bu m\u00fcphem duyguyu yans\u0131t\u0131r. Honderich, d\u00fc\u015f\u00fcncemizi d\u0131\u015far\u0131daki zorlay\u0131c\u0131 olgu d\u00fczeni \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131rmaya iten kimi yollara i\u015faret etmekte (bkz. \u00f6rne\u011fin 16-20. sayfalar ve sayfa 141. 16\u2019dan 21. sat\u0131ra kadar. Tan\u0131msal \u00e7er\u00e7eve konusunda Arblaster, What is the Violence\u2019\u0131n\u00a0 239-43. sayfalar\u0131na bak\u0131n\u0131z.<br \/>7 Prefiguration kavram\u0131n\u0131 The Legacy of Rosa Luxemburg&#8217;da enine boyuna tart\u0131\u015f\u0131yor ve ele\u015ftiriyorum.\u00a0 (bkz Londra 1976, s. 133-173)<br \/>8 S\u0131ras\u0131yla bkz. Kai Nielsen, \u201cOn Justifying Revolution\u201d, Philosophy and Phenomenological Research 37, 1976-7, s. 527-8; ve Barrington Moore jr, Political Power and Social Theory, New york 1962, s. 206. Ayr\u0131ca bkz. ayn\u0131 yazar, Reflections on the Causes of Human Misery, Londra 1972, s. 25-30;\u00a0 Mihailo Markovic, \u201cViolence and Human Self-Realization\u201d, The Contemporary Marx adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n i\u00e7inde, Nottingham 1974, s. 169; ve David Miller; \u201cThe Use and Abuse of Political Violence\u201d, Political Studies 32, 1984, s. 417.<br \/>9 Bu, Herbert Marcuse&#8217;un anlay\u0131\u015f\u0131 olabilir.\u00a0 Bkz. \u201cEthics and Revolution\u201d, (Richard T. De George&#8217;un, Ethics and Society adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n i\u00e7inde, London 1968, s. 139-40, 142-6);<br \/>10 Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, David Luban taraf\u0131ndan ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, \u201cJust War and Human Rights\u201d, Philosophy and Public Affairs 9, 1979-80, s. 174-6.<br \/>11 Leon Trotsky ve di\u011ferleri, Their Morals and Ours. New York 1966, s. 41 Ayr\u0131ca bkz. Marcuse, \u201cEthics and Revolution\u201d, s. 146.<br \/>12 \u201cThe Moralists and Sycophants against Marxism\u201d, Tro\u00e7ki, a.g.e, s. 48 -ayr\u0131ca bkz. Tro\u00e7ki, Terrorism and Communism, Ann Arbor 1961, s. 22, 58. Tro\u00e7ki, daha \u00f6nceki bu eserinde, benzer arg\u00fcmanlar kullanmaktad\u0131r:\u00a0 \u201cAmac\u0131 hedefleyen\u00a0 ara\u00e7lar\u0131 reddedemez (&#8230;) \u015eayet sosyalist devrim bir diktat\u00f6rl\u00fck gerektiriyorsa (&#8230;) demek ki, diktat\u00f6rl\u00fck ne pahas\u0131na olursa olsun garanti alt\u0131na al\u0131nmal\u0131d\u0131r\u201d; \u201cdevrim, devrimci s\u0131n\u0131f\u0131n ama\u00e7lar\u0131n\u0131 elinin alt\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn y\u00f6ntemlerle ula\u015fmas\u0131n\u0131 gerektirir.\u201d<br \/>13 Their Morals and Ours, s. 19-20, 46-7, 53; ayr\u0131ca Lenin, \u201cThe Proletarian Revolution and the Renegade Kautsky\u201d, Collected Works, Moskova 1960-1970, Cilt 28, s. 236. Bak\u0131n\u0131z Barrington Moore, Reflections, s. 39.<br \/>14 Arblaster ihtiyatl\u0131 bir \u015fekilde her iki ihtimali de \u00f6nerir; Marcuse\u2019de bu husus a\u00e7\u0131k de\u011fildir. Bu arg\u00fcmanlar Marcuse\u2019\u00fcn \u201cEthics and Revolution\u201d, s. 140-141&#8217;den ve Anthony Arblaster\u2019in hen\u00fcz bas\u0131lmam\u0131\u015f \u201cBread First, then Morals\u201d ve \u201cMeans an Ends in the Struggle for Socialism\u201d adl\u0131 eserlerinde yer al\u0131yor. Bu iki eserden ilki David McLellan&#8217;\u0131n edit\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yapt\u0131\u011f\u0131, Socialism and Morality (Londra 1989) isimli kitapta yer alacakt\u0131r. Ancak \u00f6zg\u00fcl m\u00fcstesnal\u0131klar\u0131 olan ikinci eserdir. Ayr\u0131ca bu konu ile ilgili olarak bkz.\u00a0 Kai Nielsen, \u201cOn the Ethics of Revolution\u201d, Radical Philosophy 6, K\u0131\u015f 1973, s. 19.<br \/>15 Bkz. Locke, The Second Treatise of Civil Government, Chapter XIX, paragraf 223, 225, 230.<br \/>16 Steven Lukes, Marxism and Morality, Oxford 1985, s. xiii, 141-2, 146-8; ayr\u0131ca bkz. Kate Soper, \u201cMarxism and Morality\u201d, New Left Review, 163, May\/June 1987, s. 111-3.<br \/>17 Michael Walzer, Just and Unjust Wars, New York 1977, s. 227.<br \/>18 Soper, \u201cMarxism and Morality\u201d, s. 112-3.<br \/>19 Bu betimleme Phillip Van Niekerk&#8217;in Ends and Nasty Means isimli makalesinden al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r (New Statesman,\u00a0 8 Kas\u0131m 1985, s. 19). Bu konudaki bilgilerim genellikle o d\u00f6neme ait gazete haberlerindendir. Kendimi muhabirlerin geni\u015f kapsaml\u0131 sundu\u011fu haberleri kullanmakla s\u0131n\u0131rlad\u0131m.<br \/>20 Bkz Walzer,\u00a0 Just and Unjust Wars, (bundan b\u00f6yle bu esere Walzer olarak at\u0131fta bulunulacakt\u0131r) s. 2. Walzer&#8217;in kitab\u0131na a\u015fina olanlar, s\u0131k s\u0131k yapt\u0131\u011f\u0131m g\u00f6ndermelerle, ona olan minnettarl\u0131\u011f\u0131m\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc anlayacaklard\u0131r. Ben, yine de, daha resmi bir ifadeyle ona olan minnettarl\u0131\u011f\u0131m\u0131 ifade etmek isterim.<br \/>21 Walzer, s. 41-3; ayr\u0131ca bkz. Thomas Nagel, \u201cWar and Massacre\u201d, Philosophy and Public Affairs 1, 1971-72, s. 133-4.<br \/>22 Walzer, s. 137, 144-6; Nagel, \u201cWar and Massacre\u201d, s. 139-40. \u201cMasumiyet\u201d kavram\u0131 hakk\u0131nda ayr\u0131ca bkz. George I. Mavrodes, \u201cConventions and the Morality of War\u201d, Philosophy and Public Affairs 4, 1974-75, s 117-31, ve Robert K. Fullinwider, \u201cWar and Innocence\u201d, Philosophy and Public Affairs 5, 1975-76, s. 90-97.<br \/>23 Bkz Walzer, s. 199-204.<br \/>24 Amilcar Cabral, Revolution in Guinea, Londra 1969, s. 103-5; ve Basil Davidson, The Liberation of Guine, Harmondsworth 1969, s. 96, 146-7. PAIGC: The African Indepence Party of Guine. ANC: The African National Congress. ANC&#8217;nin deme\u00e7leriyle ile ilgili olarak, bkz. ANC Ba\u015fkan\u0131 Oliver Tambo ile 5 Kas\u0131m 1985 tarihli The Guardian gazetesinde yay\u0131nlanm\u0131\u015f s\u00f6yle\u015fi ve yine ayn\u0131 gazetede 10 Ocak 1986 tarihinde yay\u0131nlanm\u0131\u015f Tambo&#8217;nun konu\u015fmas\u0131. Bu konu\u015fmas\u0131, s\u00f6yle\u015fiden daha mu\u011flak noktalar ta\u015f\u0131yor.<br \/>25 Walzer, s. 198.<br \/>26 Their Morals and Ours, s. 31-32, 46-47.<br \/>27 Walzer, s. 151-9.<br \/>28 Kitab\u0131n\u0131n yan\u0131s\u0131ra, Michael Walzer&#8217;in bu konuyla ilgili olarak bir de makalesi var: bkz. \u201cPolitical Action: The Problem of Dirty Hands\u201d Philosophy and Public Affairs 2, 1972-73, s 160-80.<br \/>29 Nagel, \u201cWar and Massacre\u201d, s. 140-1.<br \/>30 Bkz. 15 \u015eubat ve 29 May\u0131s 1986 tarihlerindeki The Guardian&#8217;da David Beresford&#8217;un haberleri.<br \/>31 S\u0131ras\u0131yla, David Beresford, \u201cThe Killing of Maki Shosana\u201d, The Guardian, 26 Temmuz 1985, ve Allister Sparks, \u201cThe Road to Revolution\u201d, The Observer, 28 Temmuz 1985.<br \/>32 Victo Serge, Memoirs of a Revolutionary 1901-1941, Londra 1963, s. 282. Ayn\u0131 pasaj\u0131 Lukes, Marxism and Morality, s. 122&#8217;de aktar\u0131yor.<br \/>33 Walzer, s. 135.<br \/>34 Soper, \u201cMarxism and Morality\u201d, s. 113.<br \/>35 Burada, bir kez daha Michael Walzer&#8217;i izleyerek devam ediyorum; bu ve bundan sonraki paragraf i\u00e7in bkz. Walzer, s. 228-32, 251-5, vd.; ayr\u0131ca bkz \u201cPolitical Action: The Problem of Dirty Hands\u201d, s. 171, 174.<br \/>36 Nagel, \u201cWar and Massacre\u201d, s. 136-7; ayr\u0131ca bkz. s. 32-3.<br \/>37 Tro\u00e7ki, Their Morals and Ours, s. 47. Walzer, s. 265; ayr\u0131ca bkz. s. 32-3.<br \/>38 Devrim tan\u0131m\u0131m i\u00e7in makalenin ba\u015f\u0131na bak\u0131n.<br \/>39 Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n \u00f6nemli k\u0131sm\u0131nda konu edilen meseleleri d\u00fc\u015f\u00fcnmemde , dostlar\u0131mla yapt\u0131\u011f\u0131m kimi tart\u0131\u015fmalar\u0131n yard\u0131m\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcm. Hepsine, Paul Mammack, Mary Simons, Hillel Steiner, Ralph ve Angela Young; ayr\u0131ca en yak\u0131n dostum Adele&#8217;ye te\u015fekk\u00fcr ediyorum. Ancak, bu isimlerini and\u0131\u011f\u0131m \u015fah\u0131slar\u0131n hi\u00e7 biri burada ifade etti\u011fim d\u00fc\u015f\u00fcnceleri payla\u015fmak durumunda de\u011fil. Bunu belirtmeye \u00f6zellikle y\u00fck\u00fcml\u00fc hissediyorum kendimi.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Gine\u2019nin s\u00f6m\u00fcrge idaresinden kurtulmas\u0131 i\u00e7in verilen m\u00fccadelede PAIGC (Gine ve Cabo Verde\u2019nin Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u0130\u00e7in Afrika Partisi) \u201cPortekiz halk\u0131&#8230; Portekizliler ve aileleri\u201d ile \u201cPortekiz s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi\u201d aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapm\u0131\u015ft\u0131. Birincisine de\u011fil ikincisine kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. G\u00fcney Afrika \u00f6rne\u011finde de yine ANC\u2019\u0131n (Afrika Ulusal Kongresi), silahl\u0131 m\u00fccadelesinin hedeflerinin polis ve askerler oldu\u011funu siviller olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 beyan eden a\u00e7\u0131klamalar\u0131 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[178],"tags":[],"class_list":{"0":"post-6040","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-marksizm"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Gine\u2019nin s\u00f6m\u00fcrge idaresinden kurtulmas\u0131 i\u00e7in verilen m\u00fccadelede PAIGC (Gine ve Cabo Verde\u2019nin Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u0130\u00e7in Afrika Partisi) \u201cPortekiz halk\u0131&#8230; Portekizliler ve aileleri\u201d ile \u201cPortekiz s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi\u201d aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapm\u0131\u015ft\u0131. Birincisine de\u011fil ikincisine kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. G\u00fcney Afrika \u00f6rne\u011finde de yine ANC\u2019\u0131n (Afrika Ulusal Kongresi), silahl\u0131 m\u00fccadelesinin hedeflerinin polis ve askerler oldu\u011funu siviller olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 beyan eden a\u00e7\u0131klamalar\u0131 [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-06-02T10:43:40+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"40 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras\",\"datePublished\":\"2011-06-02T10:43:40+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/\"},\"wordCount\":7939,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Marksizm\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/\",\"name\":\"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2011-06-02T10:43:40+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras","og_description":"Gine\u2019nin s\u00f6m\u00fcrge idaresinden kurtulmas\u0131 i\u00e7in verilen m\u00fccadelede PAIGC (Gine ve Cabo Verde\u2019nin Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u0130\u00e7in Afrika Partisi) \u201cPortekiz halk\u0131&#8230; Portekizliler ve aileleri\u201d ile \u201cPortekiz s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi\u201d aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapm\u0131\u015ft\u0131. Birincisine de\u011fil ikincisine kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. G\u00fcney Afrika \u00f6rne\u011finde de yine ANC\u2019\u0131n (Afrika Ulusal Kongresi), silahl\u0131 m\u00fccadelesinin hedeflerinin polis ve askerler oldu\u011funu siviller olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 beyan eden a\u00e7\u0131klamalar\u0131 [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-06-02T10:43:40+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"40 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras","datePublished":"2011-06-02T10:43:40+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/"},"wordCount":7939,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Marksizm"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/","name":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z - Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2011-06-02T10:43:40+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/bizim-ahlakimiz-devrimin-etigi-2bolum-norman-geras\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Bizim Ahl\u00e2k\u0131m\u0131z &#8211; Devrimin Eti\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Norman Geras"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6040","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6040"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6040\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6040"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6040"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6040"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}