{"id":6045,"date":"2011-06-02T14:11:39","date_gmt":"2011-06-02T11:11:39","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/"},"modified":"2011-06-02T14:11:39","modified_gmt":"2011-06-02T11:11:39","slug":"dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/","title":{"rendered":"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/etienne_balibar.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"border: 0px none; float: left;\" \/>Bir ili\u015fki ontolojisi<\/p>\n<p>Kabul etmek zorunday\u0131z ki burada bir &#8220;ontoloji&#8221; beliriyor. Ama,o, bireyin ve cinsin ili\u015fkileri \u00fczerine tart\u0131\u015fman\u0131n ye\u00adrine, i\u00e7lerinde birey &#8211; toplum ba\u011f\u0131n\u0131n kendini kurdu\u011fu ve kald\u0131r\u00add\u0131\u011f\u0131, bir\u00e7ok ge\u00e7i\u015fme, aktarma, ge\u00e7i\u015f olan ve kendi kendini kuran ili\u015fkilerin bu \u00e7o\u011fullu\u011fu \u00fczerine bir ara\u015ft\u0131rma progra\u00adm\u0131n\u0131 ik\u201ame ediyor. Ger\u00e7ekte b\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131mda en \u00e7arp\u0131c\u0131 olan, biri olmadan di\u011feri varolamayacak olan ve her biri kendi hesab\u0131na soyutlamalardan ba\u015fka bir \u015fey olmayan, ancak, her biri ilinti veya ili\u015fki (Verh\u00e4ltnis) d\u00fc\u015f\u00fcncesine gerekli olan bu yakla\u015f\u0131m\u0131n iki kutbu ara\u00ads\u0131nda tam bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131l\u0131k kurma\u00ads\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Spek\u00fclatif g\u00f6r\u00fcnebilecek olan bu noktada, aksine, karakte\u00adristik bir k\u0131sa devreyle politikan\u0131n sorununu bul\u00admaya daha yak\u0131n\u0131z. Bahsetti\u011fimiz ili\u015fkiler, farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f pratikler, bireyle\u00adrin birbirleri \u00fczerindeki tekil eylemlerinden ba\u015fka bir \u015fey ol\u00admamakla kalmamaktad\u0131rlar. Bu transbi\u00adreysel ontoloji en az\u0131ndan\u00a0 \u0130nsan ve Vatanda\u015f Haklar\u0131 Bildirgesi\u2019ninki gibi bil\u00addirimlerle ve daha da \u00e7ok devrimci hareketlerin pratikleri ile bir yank\u0131lan\u0131\u015f ta\u015f\u0131maktad\u0131r: Bire\u00adyin ger\u00e7eklenmesini toplum \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131t\u0131 olarak asla koymayan, hatta bundan ay\u0131rmayan, ama daima birini \u00f6b\u00fcr\u00fcn\u00fcn arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ek\u00adle\u015ftirmeye\u00a0 \u00e7al\u0131\u015fan bir hare\u00adket. Zira, ger\u00e7ekten de, son tah\u00adlilde sadece bireyler hak sahibi olabilmek ve taleplerini ileri s\u00fcrebilmekle beraber, bu haklar\u0131n ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn (hatta is\u00adyan\u0131n) elde edilmesi\u00adnin kollektif olmas\u0131 daha az zorunlu de\u011fildir.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz bu form\u00fclasyonun mevcut durumu, dahas\u0131, bir kurumlar sistemini anlatmad\u0131\u011f\u0131, daha \u00e7ok bir s\u00fcreci (en az\u0131ndan burada taraf olanlar\u0131n ya\u015fad\u0131klar\u0131 haliyle) tan\u0131mla\u00add\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. \u0130\u015fte Marx&#8217;\u0131n demek istedi\u011fi tam da budur. Ve bu ko\u015fullarda, insani \u00f6z\u00fc &#8220;toplumsal ili\u015fki\u00adler b\u00fct\u00fcn\u00fc&#8221;nde tan\u0131mlayan\u00a0 VI. tezin\u00a0 ve t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnceyi devrimci prati\u011fe ve de\u011fi\u015fime buyuran III, VIII ve XI. tez\u00adlerin ger\u00e7ekte temel ola\u00adrak ayn\u0131 \u015feyi s\u00f6ylemekte olduklar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor. \u0130fadeye c\u00fcret edelim o halde: Burada \u00e7izilen toplumsal ili\u015fkiler, s\u00fcrekli bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmden, bir &#8220;s\u00fcrekli devrim&#8221;den (ifade ku\u015fkusuz Marx taraf\u0131ndan icat edil\u00admedi, ama, 1850&#8217;ye do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnce\u00adsinde tayin edici rol oynad\u0131) ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. 1845 Mart\u2019\u0131n\u0131n Marx\u2019\u0131 i\u00e7in, Hegel gibi &#8220;ger\u00e7ek ak\u0131lc\u0131d\u0131r&#8221; ve ak\u0131lc\u0131 olan ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz ola\u00adrak ger\u00e7ekle\u015fir demek yeterli de\u011fildir: Ger\u00e7ek ve ak\u0131lc\u0131 olan sadece devrimdir, demek gerekir.<\/p>\n<p>Stirner\u2019in itiraz\u0131<\/p>\n<p>Daha ne istemeli? Yukar\u0131da s\u00f6yledi\u011fim gibi, Marx orada ka\u00adlamazd\u0131: \ufb01imdi anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken budur. E\u011fer prati\u011fi \u00f6z\u00adneye ikame ederek, bir daire, bir mant\u0131ksal g\u00fc\u00e7l\u00fck do\u00ad\u011furul\u00addu\u011funu veya \u00f6z kavram\u0131n\u0131n geleneksel ontolojinin i\u00e7 ele\u015f\u00adtirisi ile toplumsal ili\u015fkiler \u00fczerine somut ara\u015ft\u0131rma\u00adlar\u0131n \u00e7ok\u00adlu\u011fu aras\u0131nda dengesini kaybetme tehlikesi al\u00adt\u0131nda buldu\u00ad\u011funu g\u00f6stermekle yetinilirse bu ba\u015far\u0131la\u00admazd\u0131. Alman \u0130deolojisi, ku\u015fkusuz, Feuerbach \u00dczerine Tezler&#8217;e esin ola\u00adrak \u00e7ok yak\u0131nd\u0131r: Ve yine de o zaman\u00addan ba\u015fka bir dil konu\u00ad\u015fur. Az \u00f6nce ileri s\u00fcr\u00fclen bi\u00e7imsel nedenler bunu a\u00e7\u0131kla\u00admaya yeterli de\u011fildirler.<\/p>\n<p>San\u0131yorum ki bunda \u00e7ok belirgin, konjonkt\u00fcrel, ancak esasa ili\u015fkin bir g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 olarak hizmet eden bir neden vard\u0131r. Baz\u0131 Marx d\u00fc\u015f\u00fcncesi tarih\u00e7ileri (\u00d6zellikle Auguste Cornu) bunu iyi g\u00f6rd\u00fcler, ama bir\u00e7o\u011fu da bunu bilmiyorlard\u0131 veya g\u00f6z ard\u0131 ettiler, \u00e7\u00fcnk\u00fc genellikle metnin (I. Feuerbach) sadece birinci k\u0131sm\u0131 okunur ve esas ola\u00adrak, bir ba\u015fka teorisyenin meydan okumas\u0131na bir yan\u0131t ve ge\u00adnellikle zor bir yan\u0131t (B\u00fct\u00fcn okuyucular\u0131n kendi ceple\u00adrinden \u00f6\u011frenecekleri) s\u00f6z konusu oldu\u011fu halde, eski bir gelenek, &#8220;tarihsel materyalizmin&#8221; \u00f6zerk bir sergilemesi gibi anlamaya bizi al\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Bu teorisyen ki g\u00fcc\u00fcn\u00fc \u00f6l\u00e7menin zaman\u0131\u00add\u0131r; 1844\u2019\u00fcn sonunda yay\u0131nlanm\u0131\u015f olan L\u2019Unique et sa Propri\u00e8t\u00e8\u2019nin yazar\u0131 (Caspar Schmidt takma adl\u0131) Max Stirner\u2019dir[15]: Ama birka\u00e7 ay sonra, Tez\u00adlerin yaz\u0131lmas\u0131n\u0131n he\u00admen ertesinde ve Engels\u2019in \u0131srar\u0131 \u00fczerinedir ki Marx L\u2019Unique \u00fczerine di\u015flerini ge\u00e7irmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Teorik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan kimdir Stirner? \u0130lk \u00f6nce bir anar\u015fist, onun g\u00f6z\u00fcnde i\u00e7inde egemenli\u011fin yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve orta\u00e7a\u00ad\u011f\u0131n politik teolojisi taraf\u0131ndan geli\u015ftirilmi\u015f iktida\u00adr\u0131n kutsal \u00f6zelliklerini kendi \u00fczerine ge\u00e7irmi\u015f devlet kar\u015f\u0131\u00ads\u0131nda -tekil, v\u00fccutlar\u0131n\u0131n, gereksinimlerinin ve d\u00fc\u015f\u00fcnce\u00adlerinin &#8220;sahibi&#8221; bireylerden olu\u015fan- toplumun \u00f6zerkli\u011fi\u00adnin savunucusudur. Ama Stirner \u00f6zellikle her \u015feyin \u00fcs\u00adt\u00fcnde radikal bir nomina\u00adlisttir: Bundan, onun i\u00e7in t\u00fcm &#8220;genelli\u011fin&#8221;, t\u00fcm &#8220;evrensel kavram\u0131n&#8221; &#8220;egemen olmak&#8221; i\u00e7in (\u00f6rg\u00fctleyerek, onu s\u0131n\u0131f\u00adland\u0131rarak, sadele\u015ftirerek, hatta sadece adland\u0131rarak) ku\u00adrumlar taraf\u0131ndan uydurul\u00admu\u015f bir varsay\u0131m oldu\u011fu, tek do\u00ad\u011fal ger\u00e7ekli\u011fin, yani her birinin &#8220;kendi t\u00fcr\u00fcnde tek&#8221; oldu\u011fu, (Stirner&#8217;in ili\u015fkiye da\u00adyanan k\u00f6k\u00fc olan \u00f6nemli kelime oyunu buradan gelir: Herkesin kendisine \u00f6zg\u00fc olan\u0131, kendi m\u00fclkiyetidir) birey\u00adlerin \u00e7o\u011ful\u00adlu\u011fu anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Biraz \u00f6nce g\u00f6r\u00fcld\u00fc ki, Marx en az\u0131ndan ilke olarak, nomina\u00adlizm ve esansiyalizmi s\u0131rt s\u0131rta yollayan, bir top\u00adlumsal ili\u015fki kavram\u0131 geli\u015ftirmektedir. Ama Stirner\u2019in ele\u015fti\u00adrisi onun i\u00e7in ciddidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc geleneksel metafizik &#8220;cins\u00adler&#8221;i (hepsi az \u00e7ok dinsel: varl\u0131k, \u00f6z, d\u00fc\u015f\u00fcnce, ak\u0131l, madde) hedeflemekle ye\u00adtinmemekte, Nietzche\u2019de ve bug\u00fcn postmodernizm olarak adlan\u00add\u0131r\u0131landa baz\u0131 geli\u015f\u00admeleri \u00f6nceleyerek, istisnas\u0131z t\u00fcm ev\u00adrensel kavramlar\u0131 kapsamaktad\u0131r. Stirner hi\u00e7bir inan\u00e7, hi\u00e7bir fikir, hi\u00e7bir &#8220;b\u00fc\u00ady\u00fck hikaye&#8221; istememektedir. Ne tanr\u0131n\u0131nkini, ne insan\u0131n\u00adkini, ne kiliseninkini, ama ne de devriminkini. Ve ger\u00ad\u00e7ekte, H\u0131ristiyanl\u0131k, insanl\u0131k, halk, toplum, ulus veya pro\u00adletarya aras\u0131nda insan haklar\u0131 ve kom\u00fcnizm aras\u0131nda olandan fazla mant\u0131ki bir farkl\u0131l\u0131k yoktur: T\u00fcm bu evrensel kavramlar asl\u0131nda soyutlamalard\u0131r, yani Stirner\u2019in bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131\u00ads\u0131ndan varsay\u0131mlard\u0131r. Ve bu varsay\u0131mlar bireyin ve bi\u00adreyle\u00adrin d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin yerini tutmaya yararlar: bunun i\u00e7indir ki, Stirner\u2019in kitab\u0131, insanlar\u0131n soyut insanl\u0131k k\u00fclt\u00fcr\u00fc, ayn\u0131 so\u00adyutluktaki devrim veya devrimci pratik k\u00fclt\u00fcr\u00fc ile de\u011fi\u015f toku\u015f etmekten kazanacaklar\u0131 hi\u00e7bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131, ve belki de b\u00f6ylece daha da soyut bir egemenli\u011fe ko\u015fma tehlikesine maruz kald\u0131klar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan sol veya sa\u011f ele\u015ftirileri besle\u00admeyi s\u00fcrd\u00fcrecektir. Marx ve Engels\u2019in bu itiraz\u0131 ayd\u0131nlata\u00admad\u0131klar\u0131 kesindir. Zira ayn\u0131 anda ide\u00adalizmin, felsefecilerin esansiyalizminin ve kom\u00fcnistlerin (daha do\u011frusu h\u00fcmanist kom\u00fcnistlerin) ele\u015ftiricisi olma iddias\u0131ndayd\u0131lar. Bu \u00e7ifte perspektifin, Marx\u2019ta felsefenin gizlerinin &#8220;\u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc&#8221; olarak belirmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck: devrimci pratik. \u00d6yleyse bu meydan okumaya nas\u0131l yan\u0131t verdi? Sembolik &#8220;praxis&#8221; kav\u00adram\u0131n\u0131\u00a0 \u00fcretimin tarihsel ve sosyolojik bir kavray\u0131\u015f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00adt\u00fcrerek ve felsefede \u00f6n\u00adceli hi\u00e7 olmayan bir sorunu koyarak (s\u00f6zc\u00fck kesinlikle yeni olmasa bile): ideoloji sorunu.<\/p>\n<p>Alman \u0130deolojisi<\/p>\n<p>A\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere bu iki hareket s\u0131k\u0131ca birbirine ba\u011f\u00adl\u0131d\u0131rlar. Aral\u0131ks\u0131z olarak biri di\u011ferini \u00f6ng\u00f6r\u00fcr ve bu, Alman \u0130deolojisi&#8217;nin tamamlanmam\u0131\u015f ve dengesiz re\u00addaksiyo\u00adnuna ra\u011fmen entellekt\u00fcel uyumunu yarat\u0131r (Stirner, &#8220;Saint Max&#8221;, \u00fczerine III. K\u0131s\u0131m neredeyse \u00fc\u00e7te ikisinde sadece onunla me\u015fgul olur ve \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131 da\u00a0 L\u2019Unique et sa propri\u00e9t\u00e9&#8217;nin tipik olarak &#8220;ironik&#8221; ge\u00adrek\u00e7elendirmeleri ile, dar anlamda retorik bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u00addan sonucu kesin olmayan bir s\u00f6z d\u00fcellosundan ibaret\u00adtir).[16] Eser, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle do\u011fan\u0131n t\u00fcm bi\u00e7imlendirilmesi ve d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi eylemini tan\u0131mla\u00admak i\u00e7in, genel anlamda al\u0131nm\u0131\u015f olan, \u00fcretim kavram\u0131 etra\u00adf\u0131nda d\u00fczenlenmi\u015ftir. Feuerbach \u00dczerine Tezler&#8217;de bildiri\u00adlen &#8220;Praxis\u2019in on\u00adtolojisi&#8221;nden sonra Alman \u0130deolojisi\u2019nin bir &#8220;\u00fcretim ontolo\u00adjisi&#8221;ni sergiledi\u011fini s\u00f6ylemek\u00a0 abart\u0131l\u0131 de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, Marx&#8217;\u0131n bize bizzat s\u00f6yledi\u011fi gibi, insan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bi\u00ad\u00e7im\u00adlendiren \u00fcretimdir(Sein buna kendi bilin\u00e7 kavram\u0131 ile kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kacakt\u0131r: Bewurst-sein, kelime anlam\u0131 olarak &#8220;bilin\u00adcinde olmak&#8221;). Daha do\u011frusu, do\u011fay\u0131 geri d\u00f6n\u00fclmez bi\u00ad\u00e7imde d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc esnada insan\u0131 da d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren ve b\u00f6ylece &#8220;tarihi&#8221; olu\u015fturan, ayn\u0131 anda ki\u015fisel ve kollektif (transbireysel) bir eylem olan kendi varl\u0131k ara\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00fcreti\u00admidir. Ama kar\u015f\u0131l\u0131l\u0131k olarak Marx, ideoloji, \u00fcretimden ba\u00ad\u011f\u0131m\u00ads\u0131z bir yap\u0131 olarak kendini olu\u015fturmadan \u00f6nce kendi\u00adnin de\u00a0 \u00fcretildi\u011fini g\u00f6sterecektir (ki &#8220;\u00fcr\u00fcnleri&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcnceler, ortak bi\u00adlin\u00e7tir: zihin eme\u011fi teorisinin konusu budur). \u0130de\u00adolojinin ele\u015ftirisi \u00fcretimin geli\u015fimi olarak toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n tan\u0131nma\u00ads\u0131n\u0131n gerekli bir \u00f6nko\u015fuludur: bireylerin ya\u015fam ara\u00e7lar\u0131na ba\u011fl\u0131 en dolays\u0131z bi\u00e7imlerinden, insan ya\u015fa\u00adm\u0131n\u0131n yeniden \u00fcretiminde sadece dolayl\u0131 bir rol oynayan en dolayl\u0131 bi\u00e7im\u00adlerine kadar t\u00fcm tarihin bu ip ucundan yararlanmak i\u00e7in, olaylar\u0131 seyretmek yetmez, egemen ideolojinin ele\u015ftirisini yapmaktan (zahmetine katlanmak) ge\u00e7mek gerekir, \u00e7\u00fcnk\u00fc o hem ger\u00e7e\u011fin bir ters y\u00fcz edi\u00adli\u015fi, hem de i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnce\u00adlerin ger\u00e7ek kayna\u011f\u0131n\u0131n izinin kaybolmu\u015f oldu\u011fu ve bu kayna\u011f\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 inkar eden, &#8220;entellekt\u00fcel \u00fcr\u00fcnlerin&#8221; bir \u00f6zerkle\u015ftirilmesidir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bunun i\u00e7indir ki, kar\u015f\u0131l\u0131k \u00f6ng\u00f6rmeden bahsettim. Ama ayn\u0131 zamanda Stirner\u2019in itiraz\u0131 reddedilebilir. Zira ar\u00adt\u0131k s\u00f6z konusu olan ger\u00e7ek bireylerin yerine ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6stererek, &#8220;evrensellerin&#8221;, &#8220;genelliklerin&#8221;, &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcncellik\u00adlerin&#8221; soyutla\u00admas\u0131n\u0131 if\u015fa etmek de\u011fil, ancak olu\u015fumlar\u0131n\u0131 ve bireyler tara\u00adf\u0131ndan, i\u00e7inde bireylerin d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri ve birbirleri ile ili\u015fki kurduklar\u0131 ortak veya toplumsal ko\u015ful\u00adlarda, \u00fcretilmelerini in\u00adcelemek m\u00fcmk\u00fcn hale gelir. Ve bu nedenle, t\u00fcm veya\u00a0 hi\u00e7bir \u015fey i\u00e7inde sonsuzca d\u00f6nmek yerine (t\u00fcm soyutlama\u00adlar\u0131 blok halinde ret veya kabul et\u00admek), bilinmezlik ve mistifi\u00adkasyondan ba\u015fka bir i\u015flevi ol\u00admayanlar\u0131n ger\u00e7ek bir tan\u0131nma\u00ads\u0131n\u0131, temsil eden soyutla\u00admalar\u0131 ay\u0131rt etmek olana\u011f\u0131n\u0131 veren bir \u00f6l\u00e7\u00fcte sahibiz. Daha da iyisi: i\u00e7inde soyutlaman\u0131n kulla\u00adn\u0131m\u0131n\u0131n mistifika\u00adt\u00f6r oldu\u011fu veya olmad\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullar\u0131 ay\u0131rt etme (olana\u011f\u0131n\u0131 veren bir \u00f6l\u00e7\u00fcte sahibiz). Stirner\u2019in tutu\u00admuna \u00f6zg\u00fc nihi\u00adlizm b\u00f6ylece, egemen d\u00fc\u015f\u00fcncelerin radikal bir ele\u015ftirisi\u00adnin gereklili\u011fini tart\u0131\u015fmaks\u0131z\u0131n (tam aksine), il\u00adkede savu\u015f\u00adturulur.<\/p>\n<p>Tarihin sapmas\u0131<\/p>\n<p>Alman \u0130deolojisi&#8217;nin tebli\u011fi, ipucu i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn geli\u015fimi olan toplumsal bi\u00e7imlerin hem mant\u0131ksal, hem de tarihsel bir kayna\u011f\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kar. \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn yeni a\u015fa\u00admas\u0131 be\u00adlirli bir \u00fcretim ve de\u011fi\u015fim bi\u00e7imini karakterize eder, bize g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde Hegelci tarih felsefesini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00add\u00fcrtmesi gereken d\u00f6nemselle\u015ftirme bu nedenledir. Ev\u00adrensel tarihin a\u015famalar\u0131n\u0131n basit bir anlat\u0131s\u0131ndan \u00e7ok, ger\u00e7ekte (Hegel\u2019de oldu\u011fu gibi) tarihin kendini evrensel\u00adle\u015ftirdi\u011fi, bir insanl\u0131k tarihi haline geldi\u011fi s\u00fcrecin tipik an\u00adlar\u0131d\u0131r s\u00f6z konusu olan. Yine de tebli\u011fin i\u00e7eri\u011fi, Hegelci nesnel ruh\u2019dan \u00e7ok uzak\u00adlardad\u0131r. Zira bu evrenselle\u015f\u00adtirme, iktidar\u0131 t\u00fcm topluma ya\u00adyan ve kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda, faaliyet\u00adlerini &#8220;toplayan&#8221; bir hukuk dev\u00adletinin olu\u015fumuna dayan\u00admamaktad\u0131r. Aksine b\u00f6yle bir hu\u00adkuki-devletsel evrensellik Marx\u2019da toplumsal ili\u015fkilerin tam bir ideolojik ters y\u00fcz edi\u00adli\u015fi olarak ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r. Daha \u00e7ok s\u00f6z konusu olan, tarihin t\u00fcm bireylerin ve insanl\u0131\u011fa ait t\u00fcm gruplar\u0131n etkile\u00ad\u015fimine, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Marx&#8217;\u0131n daha o d\u00f6nemde derin olan bilgisi, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc\u00adn\u00fcn kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n m\u00fclkiyet bi\u00e7imlerinin evrimi (toplumsal veya stat\u00fc m\u00fclkiyetinden, bi\u00e7imsel olarak herkese a\u00e7\u0131k \u00f6zel m\u00fcl\u00adkiyete kadar) oldu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7in seferber oldu. Her \u00fcretim bi\u00e7imi, sadece di\u011fer y\u00fcz\u00fc olan m\u00fclk edinmenin ve m\u00fclkiyetin tarihsel bir bi\u00e7imi demektir. Ve sonu\u00e7 olarak, i\u015f\u00adb\u00f6l\u00fcm\u00fc farkl\u0131 stat\u00fclerden, i\u015fbirliklerinden, d\u00fczenlerden veya durumlardan (St\u00e4nde) ge\u00e7erek, ilkel topluluktan, s\u0131n\u0131f\u00adlara kadar gittik\u00e7e daha geni\u015f, gittik\u00e7e daha az &#8220;do\u011fal&#8221; top\u00adlumsal gruplar\u0131n da\u011f\u0131lmas\u0131 ve kurul\u00admas\u0131n\u0131n kural\u0131d\u0131r. Bu gruplar\u0131n her biri, &#8220;hakim&#8221; veya &#8220;h\u00fckmedilen&#8221;, k\u0131saca iki y\u00fcz\u00fc olan, \u00e7eli\u015fik bir ger\u00e7eklik olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131rlar: Hem bir g\u00f6reli evrenselle\u015fme bi\u00ad\u00e7imi, hem de insan ili\u015fkilerinin s\u0131\u00adn\u0131rlanmas\u0131n\u0131n veya \u00f6zg\u00fc\u00adle\u015fmesinin bir bi\u00e7imi olarak. Yani, dizileri deneyim ve bi\u00ad\u00e7imlerinin tam ger\u00e7ekle\u015fmesinden ge\u00e7mek kayd\u0131yla, \u00f6z\u00adg\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn ve \u00f6zg\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn inkar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck uzant\u0131s\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Geli\u015fmenin ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 insan\u0131n do\u011fa ile m\u00fcca\u00addele halinde \u00fcretici faaliyetiydi: \u0130\u015fte Marx&#8217;\u0131n &#8220;varsay\u0131ms\u0131z\u201d bir fel\u00adsefe hayaline kar\u015f\u0131, \u00fczerinde uzun uzad\u0131ya dur\u00addu\u011fu, ger\u00ad\u00e7ek varsay\u0131m (wirkliche Vorausset\u00adzung) diye ad\u00adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 budur. Var\u0131\u015f noktas\u0131na gelince, bu, birbiri ile re\u00adkabet halinde \u00f6zel m\u00fclk sahipleri aras\u0131n\u00addaki farkl\u0131 bi\u00e7imler\u00addeki ticaret (Verkehr, ileti\u015fimli olarak da terc\u00fcme edilebilir) \u00fczerine kurulmu\u015f &#8220;sivil-burjuva&#8221; (b\u00fcrgerliche vesellsc\u00adhaft) toplumudur. Veya daha do\u011frusu var\u0131\u015f noktas\u0131 b\u00f6yle bir toplumun bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u00e7e\u00adli\u015fkidir. Zira bir mutlakl\u0131k olarak konulan bireysellik, fiili\u00adyata, &#8220;kitle&#8221; i\u00e7in, m\u00fclkiyetin (kendisinin, \u015feylerin) bir ge\u00adnelle\u015fmi\u015f m\u00fclks\u00fczle\u015fmeye e\u015f\u00adde\u011fer olmas\u0131 gibi, ya\u015fama ko\u015fullar\u0131n\u0131n mutlak bir yetersizli\u011fi veya &#8220;Contigene&#8221; (s\u0131radanl\u0131k)\u2019\u0131na e\u015fde\u011ferdir.<\/p>\n<p>Alman \u0130deolojisi&#8217;nin, do\u011frudan liberal gelenekten gelen, ama ona kar\u015f\u0131 d\u00f6nen, b\u00fcy\u00fck tezlerinden biri, &#8220;burjuva&#8221; toplumunun s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerinin t\u00fcm di\u011fer \u00e7eli\u015fki\u00adlerin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ve fiilen onlar\u0131 sildi\u011fi andan itibaren geri d\u00f6n\u00fclmez olarak kuruldu\u011fudur. G\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcnden daha \u00e7ok \u015fi\u015fkin\u00adle\u015fmi\u015f devletin kendisi de bunun sonu\u00e7\u00adlar\u0131ndan sadece birisidir. \u0130\u015fte bu anda zenginlik ve yok\u00adsulluk, mallar\u0131n evrensel dola\u00ad\u015f\u0131m\u0131 ve onlardan yararlan\u00admaktaki k\u0131s\u0131tlama, eme\u011fin g\u00f6r\u00fc\u00adn\u00fcrdeki s\u0131n\u0131rs\u0131z \u00fcreticili\u011fi ve emek\u00e7inin dar bir uzmanl\u0131\u011fa kapat\u0131lmas\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki patlay\u0131c\u0131 hale geldi\u011fi gibi; \u00f6zellik ve evrensellik, k\u00fclt\u00fcr ve sersemleme, a\u00e7\u0131lma ve d\u0131\u015f\u00adlanma aras\u0131ndaki \u00e7e\u00adli\u015fkinin en keskin oldu\u011fu an budur. Her birey, ne kadar sefil olursa olsun, sanal olarak insan cinsinin temsilcisi olmu\u015ftur ve her grubun i\u015flevi d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde belirlenir. B\u00f6ylece tarih kendi &#8220;tarih \u00f6ncesini&#8221; \u00e7\u0131kartmak \u00fczeredir.<\/p>\n<p>Alman \u0130deolojisi\u2019nin t\u00fcm gerek\u00e7elendirmesi, bu du\u00adru\u00admun oldu\u011fu gibi kabul edilemez oldu\u011funu ama, kendi \u00f6z mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n geli\u015fimiyle, basit\u00e7e kom\u00fcnizmin sivil-bur\u00adjuva toplumunun yerine ge\u00e7mesine e\u015fde\u011fer olabilecek, bir d\u00f6\u00adn\u00fc\u015f\u00fcn (Umw\u00e4lzung) \u00f6nc\u00fcl\u00fcn\u00fc i\u00e7erdi\u011fini g\u00f6stermeyi ama\u00e7\u00adlar. Sivil burjuva toplumunun bi\u00e7imleri ve \u00e7eli\u015fkileri\u00adnin ta\u00admamen geli\u015ftikleri andan itibaren kom\u00fcnizme ge\u00e7i\u00ad\u015fin &#8220;ari\u00adfesidir&#8221;. Ger\u00e7ekten, de\u011fi\u015fimin evrenselle\u015fti\u011fi bir toplum, i\u00e7inde &#8220;\u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin b\u00fct\u00fcnc\u00fcl a\u015famaya de\u011fin geli\u015ftikleri&#8221; bir toplumdur da. Tarihin bir ucundan \u00f6b\u00fc\u00adr\u00fcne, teknikten, sanata kadar her alanda kendini ifade eden toplumsal &#8220;\u00fcre\u00adtici g\u00fc\u00e7ler&#8221; hi\u00e7bir zaman bir\u00e7ok insa\u00adn\u0131nkinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildirler. Ama soyutlanm\u0131\u015f bi\u00adreylerin g\u00fcc\u00fc olarak art\u0131k i\u015f\u00adlemez durumdad\u0131rlar, insanlar aras\u0131nda sanal olarak sonsuz bir etkile\u015fim a\u011f\u0131 i\u00e7inde an\u00adcak bi\u00e7imlenebilirler ve i\u015fleyebilir\u00adler. \u00c7eli\u015fkinin &#8220;\u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc&#8221;, insan faaliyetinin ve ya\u015fam\u0131n\u0131n daha &#8220;dar&#8221; bi\u00e7imlerine bir d\u00f6n\u00fc\u015fte de\u011fil, sadece &#8220;\u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin toplam\u0131n\u0131n&#8221; kol\u00adlektif bir idaresinde yatar.<\/p>\n<p>Proletarya, evrensel s\u0131n\u0131f<\/p>\n<p>T\u00fcm bunlar ba\u015fka bi\u00e7imde s\u00f6ylenebilir: Marx\u2019ta ba\u015fka hi\u00e7bir yerde burada oldu\u011fundan daha vurgulu daha ek\u00adsiksiz ola\u00adrak ifadesini bulmam\u0131\u015f olan d\u00fc\u015f\u00fcnce, proletar\u00adyan\u0131n tarihin evrensel s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fudur.<\/p>\n<p>Devrimci d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn ve kom\u00fcnizmin yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131, ayn\u0131 anda, de\u011fi\u015fimin evrenselle\u015fmesi ve -\u00f6zel \u00e7\u0131kar\u0131 evrensel\u00adlik d\u00fc\u00adzeyine y\u00fckselten burjuva s\u0131n\u0131f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda- aksine savuna\u00adcak hi\u00e7bir \u00f6zel \u00e7\u0131kar\u0131 olmayan bir &#8220;s\u0131n\u0131f\u0131n&#8221; m\u00fc\u00adkemmel \u00e7al\u0131\u015f\u00admas\u0131na dayan\u0131r. T\u00fcm m\u00fclkiyetten oldu\u011fu gibi t\u00fcm stat\u00fcden yani, t\u00fcm &#8220;\u00f6zel nitelikten&#8221; (Eigenschaft) yoksun, proleter sanal olarak hepsine sa\u00adhiptir. Fiili olarak kendisinden varol\u00admayan (proleter) sanal olarak t\u00fcm di\u011fer insanlardan varolur. Belirtelim ki, &#8220;m\u00fclk\u00ads\u00fcz&#8221; Almancada eigentumslos diye s\u00f6y\u00adlenir. Marx tara\u00adf\u0131ndan Stirner\u2019e y\u00f6neltilen alayc\u0131l\u0131\u011fa ra\u011fmen, burada (Stirner\u2019in) kulland\u0131\u011f\u0131 ve k\u00f6t\u00fcye kulland\u0131\u011f\u0131 ayn\u0131 ke\u00adlime oyununu anlamamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir: Ama &#8220;\u00f6zel m\u00fclki\u00adyete&#8221;\u00a0 kar\u015f\u0131, tersine d\u00f6nd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f olarak &#8220;sadece \u00e7a\u00ad\u011f\u0131\u00adn\u0131n, kendi beninin t\u00fcm belirtilerinden d\u0131\u015flanm\u0131\u015f proleter\u00adleri, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn sahiplenilmesinde ve bunu i\u00e7e\u00adren bir yetenek b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn geli\u015fmesinde yatan, s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fil, t\u00fcm benliklerinin bir belirtisine eri\u015fme olana\u00ad\u011f\u0131na sa\u00adhiptirler&#8221;[17] Negatif evrensellik pozitif evrenselli\u011fe, m\u00fclk\u00ads\u00fczle\u015fme sahip olmaya, bireyselli\u011fin kayb\u0131, her biri\u00adnin in\u00adsan ili\u015fkilerinin tek bir \u00e7o\u011fullu\u011fu oldu\u011fu bireylerin &#8220;\u00e7ok ta\u00adrafl\u0131&#8221; geli\u015fimine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir yeniden ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f ancak, herkes i\u00e7in e\u015fzamanl\u0131 olarak olursa her biri i\u00e7in ger\u00e7ekle\u015febilir, &#8220;ev\u00adrensel modern m\u00fcbadele, ancak herkese ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131l\u0131na\u00adrak bireylere ba\u00ad\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131l\u0131nabilir&#8221;. Bunun i\u00e7indir ki devrim sadece sonucunda de\u011fil bi\u00e7iminde de kom\u00fcnisttir. (Devrimin) ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak bireylerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinde bir azalma anlam\u0131na geldi\u011fi s\u00f6y\u00adlenecektir? Aksine, (devrim) ger\u00e7ek \u00f6zg\u00fcrle\u015fmedir. Zira sivil burjuva toplumu, \u00f6zg\u00fcr\u00adl\u00fc\u011f\u00fc, onu ilke olarak ilan etti\u011fi anda dahi ortadan kald\u0131r\u0131r. Halbuki burjuva toplumun kar\u015f\u0131t\u0131 olan kom\u00fcnizmde, \u00f6z\u00adg\u00fcrl\u00fck fiili olur, \u00e7\u00fcnk\u00fc ayn\u0131 toplumun ko\u015ful\u00adlar\u0131n\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131 bir asli zorunlulu\u011fa cevap verir. &#8220;Kendi s\u0131n\u0131f\u00adlar\u0131 ve kendi s\u0131n\u0131f uzla\u015fmazl\u0131klar\u0131 ile eski sivil burjuva toplu\u00admun yerine, her bireyin \u00f6zg\u00fcr geli\u015fmesinin, herkesin \u00f6zg\u00fcr geli\u015fmesi oldu\u011fu bir ortakl\u0131k do\u011far&#8221; diye bildirir Manifesto.<\/p>\n<p>Proletaryan\u0131n &#8220;evrensel s\u0131n\u0131f&#8221; oldu\u011fu tezi, Marx\u2019ta, i\u015f\u00e7i ko\u00ad\u015fulunu veya daha do\u011frusu \u00fccretli emek\u00e7inin ko\u015fu\u00adlunu, t\u00fcm i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc s\u00fcrecinin vard\u0131\u011f\u0131 yer, sivil toplumun &#8220;ayr\u0131\u015fmas\u0131&#8221; olarak sunma olana\u011f\u0131 veren gerek\u00e7eleri yo\u00ad\u011funla\u015ft\u0131r\u0131r.[18] Marx&#8217;\u0131n kom\u00fcnist devrimin yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kitap\u00adtan okur gibi bug\u00fcnden okumas\u0131na olanak verir. O za\u00adman Engels\u2019le birlikte Manifesto\u2019da yazd\u0131klar\u0131, ayn\u0131 ismin &#8220;partisi&#8221; &#8220;ayr\u0131&#8221; bir parti olmayacakt\u0131r, onu &#8220;proletaryan\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcnden ay\u0131ran \u00e7\u0131kar\u00adlar\u0131&#8221; olmayacakt\u0131r, &#8220;\u00f6zel kurallar&#8221; koymayacakt\u0131r: Ama ba\u00adsit\u00e7e olgunlu\u011fa eri\u015fmi\u015f, kendisi i\u00e7in ve t\u00fcm toplum i\u00e7in ma\u00adnifestoya d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bu ger\u00e7ek hareket olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Prati\u011fin birli\u011fi<\/p>\n<p>Ayn\u0131 anda, -kendisine felsefe olmay\u0131 enerjik olarak ya\u00adsak\u00adlasa da-\u00a0 felsefede yeni bir ba\u015flang\u0131c\u0131 temsil eden bir teori belirdi. Marx &#8220;\u00e7\u0131k\u0131\u015f&#8221;tan \u00e7\u0131kt\u0131. Ama basit\u00e7e eve d\u00f6nmedi. Onu, diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00e7ok eski bir kural\u0131n\u0131 an\u0131msata\u00adrak anlatabiliriz. Yukar\u0131da belirtti\u011fim gibi, praxis kavram\u0131 veya devrimci pratik, &#8220;d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc&#8221;, t\u00fcm esansiyalist felsefeye yol verdi\u011fini benzersiz bir netlikle bildiriyorsa da, \u00e7eli\u015fik olarak insani \u00f6z\u00fcn ba\u015fka bir ad\u0131 al\u00adt\u0131nda ortaya \u00e7\u0131k\u00admaya daha az e\u011filimli de\u011fildir. Bu gerilim Marx&#8217;\u0131n \u015fimdi irde\u00adledi\u011fi &#8220;\u00fcretim&#8221; ile vurgulan\u0131r. Sadece t\u00fcm bir ampirik \u00fcretim tarihi (ki felsefeciyi ekonomist, ta\u00adrih\u00e7i, teknolog, etnolog olmaya zorlar) oldu\u011fundan de\u011fil, ama \u00f6zellikle, Marx&#8217;\u0131n fel\u00adsefenin en eski tabular\u0131ndan bi\u00adrini kald\u0131rmas\u0131ndand\u0131r: Praxis ve Poi\u00e9sis aras\u0131ndaki radikal ayr\u0131m.<\/p>\n<p>Yunan felsefesinden beri (&#8220;yurtta\u015flar\u0131&#8221; yani efendileri ayr\u0131\u00adcal\u0131kl\u0131 yapan) Praxis, insan\u0131n kendi \u00f6z tekam\u00fcl\u00fcne eri\u015f\u00admeye \u00e7al\u0131\u015farak sadece kendi kendisini ger\u00e7ekledi\u011fi ve d\u00f6\u00adn\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc \u00f6zg\u00fcr\u201d eylemdir. Yunanl\u0131lar\u0131n esasl\u0131 ola\u00adrak k\u00f6\u00adlelere \u00f6zg\u00fc olarak de\u011ferlendirdikleri Poi\u00e9sis\u2019e ge\u00adlince (Poiein fiilinden gelir: Yapmak\/\u00fcretmek) bu do\u011fa ile, maddi ko\u015fullar ile ili\u015fkinin t\u00fcm zorlay\u0131c\u0131l\u0131klar\u0131na tabi olan &#8220;gerekli\u201d (zorunlu) eylemdir. Ula\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 m\u00fckem\u00admeliyet insa\u00adn\u0131nki de\u011fil, \u015feylerinki, kullan\u0131m \u00fcr\u00fcnlerininki\u00addir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Marx&#8217;\u0131n Alman \u0130deolojisi\u2019ndeki materyalizminin (fiilen yeni bir materyalizmdir) temeli: basit bir hiyerar\u015fi tersy\u00fcz\u00fc, deyim uygunsa (Hannah Arendt ve di\u011ferlerinin onu ele\u015f\u00adtirdikleri gibi)[19] bir &#8220;kuramsal i\u015f\u00e7icilik\u201d yani madde ile do\u011fru\u00addan ili\u015fkisi sebebi ile, Poi\u00e9sis\u2019e praxis \u00fcze\u00adrinde verilen bir \u00fcst\u00fcnl\u00fck de\u011fil, ama her ikisinin tan\u0131m\u00adlanmas\u0131, ona g\u00f6re, Praxis\u2019in olarak aral\u0131ks\u0131z Poi\u00e9sis\u2019\u00adten ge\u00e7ti\u011fi ve tersi ol\u00addu\u011fu, devrimci tezdir. Ayn\u0131 za\u00admanda bir maddi de\u011fi\u015fim ol\u00admadan, tarihsel olarak d\u0131\u015fsal\u00adl\u0131kta yer almaks\u0131z\u0131n fiili \u00f6zg\u00fcrl\u00fck asla yoktur, ancak, insan\u00adlar\u0131n de\u011fi\u015fmez bir &#8220;\u00f6z\u00fc&#8221; saklayarak ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirebilmeleri gibi, ayn\u0131 zamanda kendisini d\u00f6n\u00fc\u015f\u00adt\u00fcrme olmayan bir emek de olmaz.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir tez, klasik \u00fc\u00e7l\u00fcn\u00fcn \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc terimi \u00fczerinde etkisiz kalamaz: Theoria veya &#8220;teori&#8221; (ki i\u00e7inde t\u00fcm fel\u00adsefi gele\u00adnek, izlemenin etimolojik anlam\u0131n\u0131 anlamaya de\u00advam eder), Feuerbach \u00dczerine Tezler t\u00fcm izleyicili\u011fi reddetmi\u015f ger\u00e7e\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcn\u00fc pratikte tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131 (II.tez). \ufb01imdi kuru\u00adlan &#8220;pratik=\u00fcretim&#8221;e\u015fitli\u011finin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak, Alman \u0130deolojisi tayin edici bir ad\u0131m atar: theoria\u2019y\u0131 &#8220;bilincin \u00fcre\u00adtimi&#8221;nde tan\u0131mlar. Daha a\u00e7\u0131\u011f\u0131, bilin\u00e7 \u00fcretiminin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ta\u00adrihsel \u00e7eli\u015fmenin terimlerinden birinde (tan\u0131mlar). Bu terim, tam olarak, Marx&#8217;\u0131n bir anlamda fel\u00adsefeye, kendisine prati\u011fin aynas\u0131nda bakmas\u0131n\u0131 \u00f6nerdi\u011fi nokta olan, 1845\u2019teki ikinci bulu\u015fu (olan) ideolojidir. Ama bu terim kendini orada tan\u0131\u00adyabilir mi?<\/p>\n<p>La Philosophie de Marx, Editions La Decouverte, Paris 1993.<\/p>\n<p>\u00c7eviri: Boran \u00c7i\u00e7ekli<\/p>\n<p>[1] Bunlara yeni Marx-Engels Gesamt-Ausgabe (C. IV\/2, Berlin,1981) taraf\u0131ndan yay\u0131nlanan okuma notlar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc katmak gerekir. \u00d6konomisch- philosophisce Manuskripte asl\u0131nda bu \u015fantiyenin en &#8220;kaleme al\u0131nm\u0131\u015f&#8221; k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcnle\u015ftirilmesidir. Frans\u0131zca \u00e7eviri: Karl Marx, Manuscrits de 1844, \u00e7ev. ve sunum E. Bottigelli, Editions Sociales, Paris, 1972.<br \/>[2] Engels\u2019in kendi denemesi olan Ludwig Feuerbach\u00a0 ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu&#8217;nun ekinde biraz d\u00fczeltilmi\u015f bir versiyonla\u00a0 yay\u0131nland\u0131lar. (Karl Marx, Friedrich Engels, Etudes Philosophiques, Editions Sociales, Paris, 1961)<br \/>[3] Birinci k\u0131sm\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131\u011f\u0131\u00a0 yine &#8220;Feurebach&#8221; olan ve Engels\u2019in eserleri aras\u0131nda belirgin bir soyutlama yap\u0131l\u0131rsa, &#8220;tarihsel materyalizm&#8221;in en sistematik genel a\u00e7\u0131klamas\u0131 olmakta gecikmeyecek olan bu kitap 1932&#8217;de sonradan yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>[4] Karl Marx, Les Th\u00e8ses sur Feuerbach, PUF, Koll. &#8220;Philosophies&#8221;, Paris, 1987. Labica &#8220;Tezler &#8220;&#8216;in metinlerini Frans\u0131zca \u00e7evirileri ve iki Almanca versiyonu ile vermektedir.<br \/>[5] Ludwig Feuerbach , L\u2019Essence du christianisme(H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n Ruhu), Yay\u0131nlayan J.-P.Osier, Fran\u00e7ois Maspero, Paris, 1968. Bkz. Ludwig Feuerbach, Manifestes Philosophiques, Textes Choisis(1839-1845) (Felsefi Manifestolar, Se\u00e7me Metinler), Louis Althusser\u2019in \u00e7evirisi, PUF, Paris, 1960<br \/>[6] &#8220;Discours au Congr\u00ebs des \u00e9crivains&#8221; (1935) in Andr\u00e9 Breton, Manifestes du Surr\u00c8alisme, Edition Complete, j.-j.Pauvert, Paris, 1962<br \/>[7] \u00d6zellikle Fransa\u2019da Michel Espagne\u00a0 ve G\u00e9rard Bensussan\u2019\u0131n bir zamanlar\u00a0 onunla &#8220;tarihin \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015f gizemi&#8221; olarak kom\u00fcnizmin ke\u015ffini payla\u015fan Marx ve Engels\u2019e \u00e7ok yak\u0131n sosyalist olan siyonizmin m\u00fcstakbel teorisyeni\u00a0 Moses Hess \u00fczerine ara\u015ft\u0131rmalar\u0131. Bkz. Gerard Bensussan, Moses Hess, la philosophie, le socialisme (1836-1845), \u00e7ev. ve\u00a0 yay. Michel Espagne, Ed. du L\u00e9rot, Tusson, 1988<br \/>[8] Bkz. Jacques Grandjonc, Communisme\/Kommunismus\/ Communism, origine et d\u00e9veloppement international de la terminologie communautaire pr\u00e9marxiste des utopistes aux n\u00e9obabouvistes, 1785-1842, C.2 , Shiriften aus dem Karl Marx Haus, Trier, 1989<br \/>[9] Bkz. Kant, Vers la Paix Perp\u00e9tuelle. Que Signifie S\u2019orienter dans la Pens\u00e9e? Qu\u2019est-ce que les Lumi\u00e8res?,Fran\u00e7ois Proust\u2019un sunusu ile, Garnier-Flammarion, Paris, 1991.<br \/>[10] V. K\u0131s\u0131m: &#8220;\u00dcretim ve De\u011ferlenme S\u00fcreci&#8221;, s.202, Kapital\u2019in J.P.Lefebvre sorumlulu\u011funda Almanca 4. Bas\u0131m\u0131ndan yap\u0131lan yeni \u00e7evirisinin 1. Cildinden; Messidor\/Edition Sociales, Paris, 1983; yeni bask\u0131, PUF, seri Quadrige,Paris,1993.<br \/>[11] Humboldt 1810&#8217;da bug\u00fcn ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan Berlin \u00dcniversitesini kurmu\u015ftu. Ana lenguistik ve felsefi monografileri 1835&#8217;te \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra yay\u0131nland\u0131lar. (Bkz. Introduction a l\u2019\u00favre sur la Kvai et autres essais, Frans\u0131zcaya \u00e7eviren Pierre Caussat, le Seuil, Paris, 1974)<br \/>[12]\u00a0 Aristo\u2019nun &#8220;birincil ilkeler ve birincil nedenler bilimi&#8221; olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6zel varl\u0131k cinsleri ara\u015ft\u0131rmas\u0131ndan ayr\u0131 olarak &#8220;varl\u0131k olarak varl\u0131k&#8221; (on h\u00e8 on)\u00a0 \u00fczerine bir g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u015feyi betimlemek i\u00e7in XVIII. y\u00fczy\u0131lda uydurulan terim.<br \/>[13] Bkz. Louis Dumont, Homo Aequalis I. Gen\u00ebse et \u00c8panouissement de l\u2019 id\u00e8ologie \u00e9conomique, Glimmard, Paris, 1977; ki onun i\u00e7in Marx &#8220;g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn aksine [&#8230;.] esas olarak bireycidir&#8221;. Benzer sonuca\u00a0 farkl\u0131 \u00f6nermelerden hareketle, &#8220;Analitik Marxizmin&#8221; ba\u015fl\u0131ca temsilcilerinden biri olan Jon Ester\u00a0 taraf\u0131ndan da ula\u015f\u0131lmaktad\u0131r. (Making Sense of Marx, Cambridge,1985; Frans\u0131zca \u00e7ev, Karl Marx, analitik bir yorum, PUF,Paris, 1989) ve Jacques Bidet, Marx et le March\u00e9\u2019nin izledi\u011fi Th\u00e9orie de la Modernit\u00e9, PUF, Paris, 1990<br \/>[14] Bkz. \u00f6zellikle Gilbert Simondon, L\u2019\u0131ndividuation Psychique et Collective, Aubier,Paris,1989<br \/>[15] Max Stirner, L\u2019Unique et sa Propri\u00e9t\u00e9, Robert L. Reclaire\u2019nin \u00e7evirisi, Stock Plus, Paris, 1972<br \/>[16]\u00a0 K.Marx ve F.Engels, Alman \u0130deolojisi, Alman Felsefesinin, Feuerbach , B.Bauer ve Stirner gibi temsilcileri\u00a0 \u015fahs\u0131nda ve Alman sosyalizminin farkl\u0131 peygamberleri \u015fahs\u0131nda en yeni ele\u015ftirisi, G. Badia \u00ebn\u0131n Frans\u0131zcaya \u00e7evirisi, sunumu ve \u015ferhi ile, Edition Sociales, Paris, 1976. Maximilien Rubel bas\u0131m\u0131 K. Marx \u0152vres,III,Philosphie, &#8220;Biblioth\u00e8que de la Pleiade&#8221;, &#8220;Conception Mat\u00e9rialist du Monde&#8221; ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda, Engels\u2019e atfedilebilecek pasajlarla, yay\u0131nc\u0131 taraf\u0131ndan &#8220;ana konuya yabanc\u0131&#8221; olduklar\u0131 \u015feklinde de\u011ferlendirilen pasajlar \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r(ki bu da metni 550 sayfadan 275 sayfaya d\u00fc\u015f\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr), Paris, Galimmard, 1982<br \/>[17]\u00a0 Alman \u0130deolojisi, op.cit.,s. 71-72<br \/>[18] &#8220;T\u00fcm uluslarda \u00e7\u0131karlar\u0131 ayn\u0131 olan ve kendisi i\u00e7in m\u00fclkiyet \u015fimdiden kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olan bir s\u0131n\u0131f, eski d\u00fcnyadan ger\u00e7ekten kurtulmu\u015f ve ayn\u0131 zamanda kendisini ona dayatan bir s\u0131n\u0131f&#8221; (Alman \u0130deolojisi, Op.Cit. P.59).<br \/>[19] Hannah Arendt, Condition de l\u2019Homme Moderne (1958), \u0130ngilizceden \u00e7eviren G.Fradier, Paul Ric\u00faur, Calmann L\u00e8vy, paris, 1961. Bkz. Andr\u00e9 Tosel\u2019in bir yorumu &#8220;Mat\u00e9rialisme de le Production, Mat\u00e9rialisme de la Pratique : Un ou Deux Paradigmes ?&#8221;, in L\u2019Esprit de Scission. Etudes sur Marx, Gramsci, Lukacs, Universit\u00c8 de Besan\u00e7on, Diffusion Les Belles Lettres, Paris, 1991<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bir ili\u015fki ontolojisi Kabul etmek zorunday\u0131z ki burada bir &#8220;ontoloji&#8221; beliriyor. Ama,o, bireyin ve cinsin ili\u015fkileri \u00fczerine tart\u0131\u015fman\u0131n ye\u00adrine, i\u00e7lerinde birey &#8211; toplum ba\u011f\u0131n\u0131n kendini kurdu\u011fu ve kald\u0131r\u00add\u0131\u011f\u0131, bir\u00e7ok ge\u00e7i\u015fme, aktarma, ge\u00e7i\u015f olan ve kendi kendini kuran ili\u015fkilerin bu \u00e7o\u011fullu\u011fu \u00fczerine bir ara\u015ft\u0131rma progra\u00adm\u0131n\u0131 ik\u201ame ediyor. Ger\u00e7ekte b\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131mda en \u00e7arp\u0131c\u0131 olan, biri olmadan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[53],"tags":[],"class_list":["post-6045","post","type-post","status-publish","format-standard","category-milliyetcilik"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Bir ili\u015fki ontolojisi Kabul etmek zorunday\u0131z ki burada bir &#8220;ontoloji&#8221; beliriyor. Ama,o, bireyin ve cinsin ili\u015fkileri \u00fczerine tart\u0131\u015fman\u0131n ye\u00adrine, i\u00e7lerinde birey &#8211; toplum ba\u011f\u0131n\u0131n kendini kurdu\u011fu ve kald\u0131r\u00add\u0131\u011f\u0131, bir\u00e7ok ge\u00e7i\u015fme, aktarma, ge\u00e7i\u015f olan ve kendi kendini kuran ili\u015fkilerin bu \u00e7o\u011fullu\u011fu \u00fczerine bir ara\u015ft\u0131rma progra\u00adm\u0131n\u0131 ik\u201ame ediyor. Ger\u00e7ekte b\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131mda en \u00e7arp\u0131c\u0131 olan, biri olmadan [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-06-02T11:11:39+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"24 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar\",\"datePublished\":\"2011-06-02T11:11:39+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/\"},\"wordCount\":4729,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Milliyet\u00e7ilik\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/\",\"name\":\"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2011-06-02T11:11:39+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar","og_description":"Bir ili\u015fki ontolojisi Kabul etmek zorunday\u0131z ki burada bir &#8220;ontoloji&#8221; beliriyor. Ama,o, bireyin ve cinsin ili\u015fkileri \u00fczerine tart\u0131\u015fman\u0131n ye\u00adrine, i\u00e7lerinde birey &#8211; toplum ba\u011f\u0131n\u0131n kendini kurdu\u011fu ve kald\u0131r\u00add\u0131\u011f\u0131, bir\u00e7ok ge\u00e7i\u015fme, aktarma, ge\u00e7i\u015f olan ve kendi kendini kuran ili\u015fkilerin bu \u00e7o\u011fullu\u011fu \u00fczerine bir ara\u015ft\u0131rma progra\u00adm\u0131n\u0131 ik\u201ame ediyor. Ger\u00e7ekte b\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131mda en \u00e7arp\u0131c\u0131 olan, biri olmadan [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-06-02T11:11:39+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"24 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar","datePublished":"2011-06-02T11:11:39+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/"},"wordCount":4729,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Milliyet\u00e7ilik"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/","name":"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2011-06-02T11:11:39+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/06\/02\/dunyayi-degistirmek-praxisten-uretime-2bolum-etienne-balibar\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftirmek | Praxisten \u00fcretime (2.B\u00f6l\u00fcm) | Etienne Balibar"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6045","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6045"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6045\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6045"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6045"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6045"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}