{"id":6719,"date":"2011-09-19T10:19:25","date_gmt":"2011-09-19T07:19:25","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/"},"modified":"2011-09-19T10:19:25","modified_gmt":"2011-09-19T07:19:25","slug":"bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/","title":{"rendered":"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/>&#8211; VI &#8211;<br \/>San\u0131yorum di\u011fer iki soruyu yan\u0131tlamak i\u00e7in yeterli haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 yapt\u0131k. Bu yan\u0131t, dikkatimizi dinsel d\u00fc\u015f\u00fcncelerin psi\u015fik k\u00f6kenine y\u00f6neltti\u011fimizde bulunacakt\u0131r. Birer \u00f6\u011freti olarak sunulan bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler, deneylerle elde edilmi\u015f sonu\u00e7lar veya d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcr\u00fcnleri de\u011fildirler; bunlar yan\u0131lsamalar, insanl\u0131\u011f\u0131n en eski, en g\u00fc\u00e7l\u00fc ve en acil arzular\u0131n\u0131n doyumudurlar. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerin g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131rr\u0131, bu arzular\u0131n g\u00fcc\u00fcnde yatar. Daha \u00f6nceden bildi\u011fimiz gibi \u00e7ocukluktaki \u00e7aresizli\u011fin deh\u015fet verici izlenimi baba taraf\u0131ndan giderilen bir korunma -sevgi yoluyla korunma- gereksinimine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131; ve bu \u00e7aresizli\u011fin t\u00fcm ya\u015fam boyu s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn bilinmesi, bir baban\u0131n -ama bu kez daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir baban\u0131n- varl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 kalmay\u0131 gerekli k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylelikle ilahi bir Tanr\u0131n\u0131n iyiliksever egemenli\u011fi ya\u015fam tehlikelerinden kaynaklanan korkumuzu bertaraf eder; ahlaki bir d\u00fcnya d\u00fczeninin kurulmas\u0131, insan uygarl\u0131\u011f\u0131nda b\u00fcy\u00fck oranda d\u00fczeninin kurulmas\u0131, insan uygarl\u0131\u011f\u0131nda b\u00fcy\u00fck oranda g\u00f6zard\u0131 edilmi\u015f olan adalet talebinin yerine getirilmesini garanti eder ve d\u00fcnyadaki varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n gelecekteki bir ya\u015famla s\u00fcrmesi bu arzu doyumlar\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fece\u011fi zaman ve mekan \u00e7er\u00e7evesini belirler. Evrenin nas\u0131l olu\u015ftu\u011fu veya bedenle ruh aras\u0131ndaki ili\u015fkinin ne oldu\u011fu gibi insan\u0131 merakland\u0131ran bilmecelerin yan\u0131tlar\u0131, bu sistemin temelinde yatan varsay\u0131mlarda uyum i\u00e7inde geli\u015ftirilmi\u015flerdir. Baba kompleksinden kaynaklanan -ve \u00e7ocu\u011fun hi\u00e7bir zaman t\u00fcm\u00fcyle yenemedi\u011fi- \u00e7ocuklu\u011fa ait \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n ak\u0131l alan\u0131ndan soyutlan\u0131p evrensel kabul g\u00f6ren bir \u00e7\u00f6z\u00fcme ula\u015ft\u0131r\u0131lmalar\u0131 bireyin ruhu i\u00e7in \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir rahatl\u0131k sa\u011flar.<br \/>Bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerin yan\u0131lsamalar oldu\u011funu s\u00f6yledi\u011fime g\u00f6re bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn anlam\u0131n\u0131 da a\u00e7\u0131klamal\u0131y\u0131m. Yan\u0131lsama, hata ile ayn\u0131 \u015fey de\u011fildir. Aristo&#8217;nun b\u00f6ceklerin g\u00fcbreden olu\u015ftu\u011fu bi\u00e7imindeki (cahil insanlar\u0131n hala koruduklar\u0131) inanc\u0131 bir hatayd\u0131; bizden \u00f6nceki hekim ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n fenginin a\u015f\u0131r\u0131 cinsel faaliyetin sonucu oldu\u011fu bi\u00e7imindeki inanc\u0131 da bir hatayd\u0131. Bu hatalara yan\u0131lsama ad\u0131n\u0131 vermek do\u011fru olmaz. \u00d6te yanda Kolomb&#8217;un Hindistan&#8217;a ula\u015fan yeni bir deniz yolu buldu\u011funu sanmas\u0131 bir yan\u0131lsamayd\u0131. Bu hatada Kolomb&#8217;un arzular\u0131n\u0131n oynad\u0131\u011f\u0131 rol \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Hint &#8211; Alman \u0131rk\u0131n\u0131n uygarl\u0131k yaratabilecek tek \u0131rk oldu\u011fu yolunda baz\u0131 milliyet\u00e7iler taraf\u0131ndan ileri s\u00fcr\u00fclen iddia veya \u00e7ocuklar\u0131n cinselli\u011fi bulunmayan yarat\u0131klar oldu\u011fu bi\u00e7imindeki psikanalizin \u00e7\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc inan\u00e7 birer yan\u0131lsama olarak tan\u0131mlanabilir. Yan\u0131lsamalar i\u00e7in niteleyici olan nokta, insan arzular\u0131ndan kaynaklanmalar\u0131d\u0131r. Bu y\u00f6nleriyle yan\u0131lsamalar psikiyatrik hezeyanlara yak\u0131n d\u00fc\u015ferler. Ama hezeyanlar\u0131n yap\u0131s\u0131n\u0131n daha karma\u015f\u0131k olmas\u0131 bir yana, bir ba\u015fka ayr\u0131m daha g\u00f6sterirler. Hezeyanlar s\u00f6z konusu oldu\u011funda, ger\u00e7ekle \u00e7eli\u015fki halinde olmalar\u0131n\u0131n temel bir nokta oldu\u011fu vurgulan\u0131r. Yan\u0131lsamalar\u0131n yalan olmas\u0131 gerekmez. Yani ger\u00e7ekle\u015ftirilmeleri olanaks\u0131z veya ger\u00e7ekle \u00e7eli\u015fkili de\u011fildirler. \u00d6rne\u011fin orta s\u0131n\u0131ftan bir gen\u00e7 k\u0131z, bir prensin gelip kendisiyle evlenece\u011fi yan\u0131lsamas\u0131na sahip olabilir. Bu m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr ve az say\u0131da da olsa b\u00f6yle \u015feyler ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Ama, Mesih&#8217;in yery\u00fcz\u00fcne inip alt\u0131n bir \u00e7a\u011f ba\u015flatmas\u0131 daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir olas\u0131l\u0131kt\u0131r. Bu inanc\u0131n bir yan\u0131lsama olarak m\u0131, yoksa, hezeyan benzeri bir \u015fey olarak m\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131 \u00f6rneklerini bulmak kolay de\u011fildir, ancak simyac\u0131lar\u0131n t\u00fcm madenlerin alt\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilece\u011fi bi\u00e7imindeki yan\u0131lsamas\u0131 ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f bir yan\u0131lsama olabilir. \u00c7ok miktarda, m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar fazla miktarda alt\u0131na sahip olma arzusunun, zenginli\u011fi belirleyen \u015feyler hakk\u0131ndaki bug\u00fcnk\u00fc bilgimiz taraf\u0131ndan epeyce k\u00fcllendirilmi\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen kimya bilimi madenlerin nitelik de\u011fi\u015ftirerek alt\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesinin art\u0131k olanaks\u0131z olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla, g\u00fcd\u00fclenmesinde arzu doyumu ba\u015fl\u0131ca unsur olan inan\u00e7lara yan\u0131lsama ad\u0131n\u0131 vermekteyiz. B\u00f6ylelikle, t\u0131pk\u0131 yan\u0131lsaman\u0131n do\u011frulanmay\u0131 hi\u00e7 de de\u011ferli saymamas\u0131 gibi, biz de onun ger\u00e7eklikle olan ili\u015fkisini g\u00f6rmezlikten geliriz.<br \/>Tavr\u0131m\u0131z\u0131 bu \u015fekilde ortaya koyduktan sonra, bir kez daha dinsel doktrinler sorununa d\u00f6nebiliriz. \u015eimdi bu doktrinlerin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn birer yan\u0131lsama oldu\u011funu ve kan\u0131tlanamaz olduklar\u0131n\u0131 tekrarlayabiliriz. Hi\u00e7 kimse bunlar\u0131n ger\u00e7ek oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye, bunlara inanmaya zorlanamaz. Bunlar\u0131n baz\u0131lar\u0131 o kadar olas\u0131l\u0131k d\u0131\u015f\u0131, d\u00fcnyan\u0131n ger\u00e7ekli\u011fi hakk\u0131nda \u00e7abalayarak ke\u015ffetti\u011fimiz her \u015fey de o kadar uyumsuzdurlar ki -psikolojik ayr\u0131mlara dikkat etmek ko\u015fuluyla- bunlar\u0131 hezeyanlarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rabiliriz. Bunlar\u0131n \u00e7o\u011funun ger\u00e7eklik de\u011feri konusunda bir yarg\u0131ya varamay\u0131z, ispat edilmedikleri gibi \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclemezler de. Bunlara ele\u015ftirel bir yakla\u015f\u0131mda bulunmak i\u00e7in halen bilgimiz yeterli de\u011fildir. Evrenin bilmecelerinin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc bizim incelemelerimizle \u00e7ok yava\u015f olmaktad\u0131r; bug\u00fcn bilimin yan\u0131tlayamad\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok sorun vard\u0131r. Ama d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki ger\u00e7eklik hakk\u0131nda bize bilgi verebilecek tek yol bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmad\u0131r. Sezgi ve i\u00e7g\u00f6zlemden herhangi bir \u015fey beklemek yaln\u0131zca bir yan\u0131lsamad\u0131r; sezgi ve i\u00e7g\u00f6zlem bize zihinsel ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131n yorumlanmas\u0131 g\u00fc\u00e7 ayr\u0131nt\u0131lardan ba\u015fka bir \u015fey veremez, dinsel doktrinin \u00e7ok kolayca yan\u0131t buldu\u011fu sorunlar hakk\u0131nda ise herhangi bir bilgi sunamaz. \u0130nsan\u0131n kendi keyfi iradesinin yard\u0131ma gelip gene kendi ki\u015fisel d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6re dinsel sistemin \u015fu veya bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn, daha az veya daha fazla kabul edilebilir oldu\u011funu ilan etmesi k\u00fcstah\u00e7a bir \u015fey olur. Bu t\u00fcr sorunlar, bu \u015fekilde davran\u0131lmayacak kadar ciddidirler; ya da kutsald\u0131rlar da diyebiliriz.<br \/>Bu noktada bir itirazla kar\u015f\u0131la\u015fma beklenebilir: &#8220;Peki \u00f6yleyse en sert ku\u015fkucular bile dinsel iddialar\u0131n mant\u0131k yoluyla \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclemeyece\u011fini kabul ettiklerine g\u00f6re, bunlara neden inanmayay\u0131m? Gelenek, insanl\u0131\u011f\u0131n genel kabul\u00fc ve sa\u011flad\u0131klar\u0131 b\u00fcy\u00fck huzur gibi bir\u00e7ok \u015fey \u015fu de\u011ferlerin saf\u0131nda yer al\u0131yor.&#8221; Ger\u00e7ekten neden inan\u0131lmas\u0131n? Hi\u00e7 kimsenin inanmaya zor-lanamayaca\u011f\u0131 gibi hi\u00e7 kimse de inanmamaya zorlanamaz. Ama buna benzer tart\u0131\u015fmalar\u0131n bizi do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f yoluna g\u00f6t\u00fcrd\u00fckleri aldatmacas\u0131yla kendimizi tatmin edemeyiz. Kabul edilmez \u00f6z\u00fcr diye bir \u015fey varsa, bu i\u015fte odur. Cehalet cehalettir; cehaletten herhangi bir \u015feye inanma hakk\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131lamaz. Akl\u0131 ba\u015f\u0131nda hi\u00e7bir insan, di\u011fer konularda bu derece sorumsuz davranmayacak veya g\u00f6r\u00fc\u015flerinin ve ald\u0131\u011f\u0131 tavr\u0131n bu kadar zay\u0131f bir temeli olmas\u0131na r\u0131za g\u00f6stermeyecektir. Asl\u0131nda bunlar yaln\u0131zca, dinle olan ba\u011flar\u0131n\u0131 \u00e7oktan koparm\u0131\u015f bir insan\u0131n dine h\u00e2l\u00e2 s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu kendisine ve di\u011fer insanlara g\u00f6sterme \u00e7abalar\u0131d\u0131r. Din sorunlar\u0131 s\u00f6z konusu oldu\u011funda, insanlar m\u00fcmk\u00fcn olan her t\u00fcrl\u00fc \u00fc\u00e7ka\u011f\u0131t\u00e7\u0131l\u0131\u011fa ve entelekt\u00fcel cambazl\u0131\u011fa giri\u015firler. Felsefeciler, \u00f6zg\u00fcn anlamlar\u0131ndan hi\u00e7bir iz kalmay\u0131ncaya kadar kelimelerin anlam\u0131n\u0131 \u00e7ekip uzat\u0131rlar. Kendileri i\u00e7in yaratt\u0131klar\u0131 belirsiz bir soyutlamaya &#8220;tanr\u0131&#8221; ad\u0131n\u0131 verir, bunu yapt\u0131ktan soma da art\u0131k t\u00fcm d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 tanr\u0131c\u0131 (deist), Tanr\u0131ya inan\u00e7 duyan ki\u015fi pozunu tak\u0131nabilir ve hatta Tanr\u0131lar\u0131n\u0131n ar\u0131k dinsel doktrinlerin g\u00fc\u00e7l\u00fc ki\u015fili\u011fi olmay\u0131p yaln\u0131zca zay\u0131f bir g\u00f6lge haline geldi\u011fini kavramaks\u0131z\u0131n daha y\u00fcksek ve saf bir tanr\u0131 kavram\u0131n\u0131 kabul etmeleriyle \u00f6v\u00fcn\u00fcrler. Ele\u015ftirmenler, evren kar\u015f\u0131s\u0131nda insan\u0131n duydu\u011fu \u00f6nemsizlik ve g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fck duygusunu kabul eden herkesi &#8220;a\u015f\u0131r\u0131 dindar&#8221; olarak -tan\u0131mlamakta \u0131srar ederler, oysa dinsel tavr\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturan \u015fey, bu \u00f6nemsizlik ve g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fck duygusu de\u011fil bunu izleyen a\u015fama, bunlara \u00e7are bulmaya \u00e7al\u0131\u015fan tepki a\u015famas\u0131d\u0131r. Koca d\u00fcnyada insanlar\u0131n oynad\u0131\u011f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck rol\u00fc al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fckle kabul edip daha a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7mayan ki\u015fi, umulan\u0131n aksine s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn ger\u00e7ek anlam\u0131yla dinsizdir.<br \/>Dinsel doktrinlerin ger\u00e7eklik de\u011ferini saptamak bu soru\u015fturman\u0131n alan\u0131 i\u00e7ine girmez. Bu doktrinleri psikolojik nitelikleri itibariyle yan\u0131lsamalar olarak kabul etmi\u015f olmam\u0131z bizim i\u00e7in yeterlidir. Ama bu bulu\u015fumuzun, \u00e7o\u011fu ki\u015finin t\u00fcm\u00fcnden \u00f6nemli oldu\u011funu kabul edece\u011fi soruna kar\u015f\u0131, tavr\u0131m\u0131z\u0131 kuvvetli bir bi\u00e7imde etkiledi\u011fi ger\u00e7e\u011fini de gizleyemeyiz. Dinsel doktrinlerin hangi d\u00f6nemlerde ve ne t\u00fcrden insanlar taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 biliyoruz. Ek olarak buna yol a\u00e7m\u0131\u015f g\u00fcd\u00fcleri de ke\u015ffedebilirsek din sorununa kar\u015f\u0131 tavr\u0131m\u0131zda dikkate de\u011fer bir de\u011fi\u015fiklik olacakt\u0131r.. D\u00fcnyay\u0131 yaratan ve rahim ve rahman olan bir Tanr\u0131 mevcut olsayd\u0131, evrenin ahlaki bir d\u00fczeni bulunsayd\u0131 ve \u00f6l\u00fcmden sonra ya\u015fam ger\u00e7ek olsayd\u0131 ne kadar g\u00fczel olaca\u011f\u0131n\u0131 kendi kendimize s\u00f6yleyip duraca\u011f\u0131z; ama b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n, ger\u00e7ekli\u011fini arzulamaya mecbur oldu\u011fumuz \u015feyler olmas\u0131 \u00e7ok \u00e7arp\u0131c\u0131 bir ger\u00e7ektir. Zavall\u0131, cahil ve ezilmi\u015f atalar\u0131m\u0131z\u0131n evrenin b\u00fct\u00fcn bu zor bilmecelerini \u00e7\u00f6zmeyi ba\u015farabilmeleriyse daha da dikkate de\u011fer bir \u015fey olurdu.<br \/>&#8211; VII &#8211;<br \/>Dinsel doktrinlerin yan\u0131lsama oldu\u011funu kabul etti\u011fimiz anda kar\u015f\u0131m\u0131za hemen bir soru daha \u00e7\u0131kmaktad\u0131r: \u00dcst\u00fcn tuttu\u011fumuz ve ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131 y\u00f6netmelerine izin verdi\u011fimiz di\u011fer k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferler de benzer nitelikte olamazlar m\u0131? Siyasi kurallar\u0131m\u0131z\u0131 belirleyen varsay\u0131mlar\u0131n da yan\u0131lsama olarak tan\u0131mlanmalar\u0131 gerekmez mi? Uygarl\u0131\u011f\u0131m\u0131zda cinsler aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin erotik bir yan\u0131lsama veya bu t\u00fcrden birka\u00e7 yan\u0131lsaman\u0131n m\u00fcdahalesine maruz olduklar\u0131 do\u011fru de\u011fil midir? Bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmadaki g\u00f6zlem ve ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla d\u0131\u015f ger\u00e7eklik hakk\u0131nda bir \u015feyler \u00f6\u011frenebilece\u011fimize olan inanc\u0131m\u0131z\u0131n daha iyi bir temeli olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sormaktan da, ku\u015fkular\u0131m\u0131z bir kez uyand\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, art\u0131k geri duramay\u0131z. Hi\u00e7bir \u015fey bizi, g\u00f6zlemimizi kendi kendimize y\u00f6neltmekten veya d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi, kendi d\u00fc\u015f\u00fcncemizin ele\u015ftirisine uygulamaktan al\u0131koymamal\u0131d\u0131r. Bu alanda, sonu\u00e7lar\u0131 bir &#8220;Weltanschaung&#8221; (D\u00fcnya G\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc) in\u015fas\u0131 i\u00e7in belirleyici nitelikte olarak yorumlanabilecek bir\u00e7ok inceleme ile kar\u015f\u0131la\u015fmaktay\u0131z. Dahas\u0131, b\u00f6yle bir \u00e7aban\u0131n bo\u015fa gitmeyece\u011fi ve ku\u015fkumuzu en az\u0131ndan k\u0131smen do\u011frulayaca\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131z. Ama yazar, bu \u00f6l\u00e7\u00fcde kapsaml\u0131 bir g\u00f6revi yerine getirme yoluna ba\u015fvurmayacak ve \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 bu yan\u0131lsamalar\u0131n yaln\u0131zca bir tanesini -ismen s\u00f6ylemek gerekirse dini- sonuna kadar irdelemekle s\u0131n\u0131rlayacakt\u0131r.<br \/>Ama kar\u015f\u0131t\u0131m\u0131z\u0131n g\u00fcr sesi bizi duraksat\u0131yor. Yanl\u0131\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n hesab\u0131n\u0131 vermeye \u00e7a\u011fr\u0131l\u0131yoruz.<br \/>&#8220;Arkeolojiye duyulan ilgi hi\u00e7 ku\u015fkusuz \u00e7ok \u00f6vg\u00fcye de\u011fer, ama e\u011fer bir kaz\u0131 s\u0131ras\u0131nda konutlar\u0131n alt\u0131n\u0131 kazarak \u00e7\u00f6kmelerine ve insanlar\u0131n y\u0131k\u0131nt\u0131lar alt\u0131nda kalmas\u0131na neden olunacaksa bu arkeolojik kaz\u0131y\u0131 kimse \u00fcstlenmez. Dinin doktrinleri konusu, di\u011ferleri gibi geli\u015fig\u00fczel tart\u0131\u015fma konusu yap\u0131labilecek bir konu de\u011fildir. Uygarl\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu doktrinler \u00fczerine kurulmu\u015ftur ve insan toplumunun devam\u0131, insanlar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funun bu doktrinlerin ger\u00e7ekli\u011fine inanmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. E\u011fer insanlara g\u00fc\u00e7l\u00fc ve adil bir Tanr\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131, ilahi bir d\u00fcnya d\u00fczeni ve \u00f6l\u00fcmden sonra ya\u015fam\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 \u00f6\u011fretilirse, kendilerini uygarl\u0131\u011f\u0131n h\u00fck\u00fcmlerine uymaya iten t\u00fcm zorunluluklardan kurtulmu\u015f hissedeceklerdir. Herkes, k\u0131s\u0131tlanma veya korku duymaks\u0131z\u0131n kendi toplum d\u0131\u015f\u0131 ve bencil i\u00e7g\u00fcd\u00fclerini izleyecek ve kendi h\u00fckm\u00fcn\u00fc ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r; uygarl\u0131\u011f\u0131n binlerce y\u0131ll\u0131k i\u015fleyi\u015fi sonucu ortadan kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olan kaos geri gelecektir. Dinin ger\u00e7e\u011fin kapsam\u0131 i\u00e7inde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilsek ve ispat edebilsek bile, bu ger\u00e7e\u011fi giz-lemeli ve &#8220;Sanki&#8221; felsefenin \u00f6nerdi\u011fi gibi davranmal\u0131y\u0131z; bu hepimizin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmesinin yarar\u0131na olacakt\u0131r. Ayr\u0131ca olu\u015fturdu\u011fu tehlike bir yana bu, ayn\u0131 zamanda amans\u0131z bir zalimlik de olacakt\u0131r. Say\u0131s\u0131z insan tek huzuru dinsel doktrinlerde bulmakta ve ancak bunlar\u0131n yard\u0131m\u0131yla ya\u015fama kat-lanabilmektedir. Kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda daha iyi bir \u015fey vermeden onlar\u0131 bu destekten yoksun b\u0131rakacaks\u0131n\u0131z. Bilimin \u015fu ana kadar fazla bir ilerleme g\u00f6stermedi\u011fi ve bu ilerlemeyi ba\u015farabilse bile insan i\u00e7in yeterli olmayaca\u011f\u0131 kabul edilmektedir. \u0130nsan\u0131n, kuru, bilimle hi\u00e7 bir zaman tatmin edilemeyecek daha de\u011fi\u015fik vazge\u00e7ilmez gereksinimleri vard\u0131r; insani konularda, i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel ya\u015famla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda zek\u00e2n\u0131n ne kadar k\u00fc\u00e7\u00fck bir rol oynad\u0131\u011f\u0131 konusunda daima \u0131srarl\u0131 olmu\u015f bir psikologun \u015fimdi de insanl\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok k\u0131ymetli bir azru-doyum arac\u0131ndan yoksun b\u0131rakmaya ve bunun entelekt\u00fcel geli\u015fmeyle telafi edilmesini \u00f6nermeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 \u00e7ok garip -do\u011frusu tutars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n doru\u011fu- oluyor.&#8221;<br \/>Bir solukta ne kadar \u00e7ok su\u00e7lama! Ama ben hepsini delillerle \u00e7\u00fcr\u00fctmeye haz\u0131r\u0131m. Ve dahas\u0131, e\u011fer dine kar\u015f\u0131 bug\u00fcnk\u00fc tavr\u0131m\u0131z\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrsek uygarl\u0131\u011f\u0131n, bu tav\u0131rdan vazge\u00e7memiz halinde belireceklerden daha b\u00fcy\u00fck tehlikelere maruz kalaca\u011f\u0131 iddias\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrece\u011fim.<br \/>Ama, yan\u0131t\u0131ma nereden ba\u015flayaca\u011f\u0131m\u0131 kestiremiyorum. Belki de bizzat benim, bu d\u00fc\u015f\u00fcncemin t\u00fcm\u00fcyle zarars\u0131z ve tehlikesiz oldu\u011funu kabul etti\u011fime sizi temin ederek ba\u015flayabilirim. Bu kez akl\u0131n de\u011ferini abartan ben de\u011filim. E\u011fer, insanlar benim kar\u015f\u0131tlar\u0131m\u0131n tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 gibilerse -ve onlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmak istemem- o zaman inan\u00e7l\u0131 bir dindar\u0131n benim bu tart\u0131\u015fmalar\u0131ma yenik d\u00fc\u015f\u00fcp inanc\u0131ndan yoksun kalma tehlikesi yok demektir. Bunun yan\u0131 s\u0131ra ben, benden daha de\u011ferli ki\u015filerin benden daha \u00f6nce daha eksiksiz, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve etkileyici bir \u00fcslupla s\u00f6ylemi\u015f olduklar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylemi\u015f de\u011filim. Bu ki\u015filerin isimleri herkes\u00e7e iyi bilinmektedir ve kendimi onlardan biriymi\u015f gibi g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m izlenimini vermekten ho\u015flanmad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in isimlerini burada ayr\u0131ca belirtmeyece\u011fim. Benim b\u00fct\u00fcn yapt\u0131\u011f\u0131m -ve bu benim yorumumda yeni olan tek \u015feydir- b\u00fcy\u00fck \u00f6nc\u00fcllerimin ele\u015ftirilerine psikolojik bir temel eklemek olmu\u015ftur. Benim yapt\u0131\u011f\u0131m bu ekin, daha \u00f6nceki \u00e7abalar\u0131n yaratamad\u0131\u011f\u0131 etkiyi yapmas\u0131 beklenmemelidir. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz bu noktada bana, etkisiz olacaklar\u0131ndan eminsen- bu \u015feyleri yazmam\u0131n ne anlam\u0131 oldu\u011fu sorulabilir. Bu konuya daha sonra de\u011finece\u011fim.<br \/>Bu yay\u0131n\u0131n zarar verebilece\u011fi tek ki\u015fi benim. Y\u00fczeysel, dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc, bir idealden veya insanl\u0131\u011f\u0131n en y\u00fcce \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 anlamaktan yoksun oldu\u011fum konusunda en can s\u0131k\u0131c\u0131 serzeni\u015fleri dinlemek zorunda kalaca\u011f\u0131m. Ama bu t\u00fcr sitemler benim i\u00e7in yeni bir \u015fey de\u011fildir. Ayr\u0131ca, daha gen\u00e7li\u011finde \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131n\u0131n ay\u0131plamalar\u0131n\u0131n \u00fczerine \u00e7\u0131kabilmeyi \u00f6\u011frenmi\u015f olan ve yak\u0131n bir gelecekte t\u00fcm be\u011feni ve kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n art\u0131k kendisine ula\u015famayaca\u011f\u0131ndan emin oldu\u011fu ya\u015fl\u0131l\u0131k \u00e7a\u011f\u0131nda bulunan bir adam i\u00e7in bu sitemler ne ifade edebilir ki? Eski \u00e7a\u011flarda durum de\u011fi\u015fikti. O d\u00f6nemlerde benimkilere benzer laflar, ki\u015finin d\u00fcnya \u00fczerindeki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n mutlak bir bi\u00e7imde sona ermesi ve \u00f6l\u00fcmden sonraki ya\u015fam konusunda ki\u015fisel bir deneyim kazanma f\u0131rsat\u0131 h\u0131zla elde etmesi sonucunu getirmekteydi. Ama tekrar ediyorum, o d\u00f6nemler ge\u00e7mi\u015ftir ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde buna benzer yaz\u0131l\u0131 eserler, yazarlar\u0131na, okurlar\u0131na oldu\u011fundan daha fazla bir tehlike getirmemektedirler. Olabilecek en k\u00f6t\u00fc \u015fey, bu kitab\u0131n ba\u015fka bir dile \u00e7evirilmesinin ve da\u011f\u0131t\u0131m\u0131n\u0131n \u015fu veya bu \u00fclkede -ve elbette tam da k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn y\u00fcksek standard\u0131ndan \u00e7ok emin olan bir \u00fclkede- yasaklanmas\u0131d\u0131r. Ama ki\u015fi kadere boyun e\u011fmeyi ve arzular\u0131ndan feragati biraz olsun mazur g\u00f6rebiliyorsa bu t\u00fcrden bir zarara da katlanabilmelidir.<br \/>Bu eserin yay\u0131nlanmas\u0131n\u0131n her \u015feye ra\u011fmen -bir ki\u015fiye de\u011fil bir davaya, psikanaliz davas\u0131na- zarar verip vermeyece\u011fi sorusu da akl\u0131ma geldi. \u00c7\u00fcnk\u00fc benim eserim oldu\u011fu ink\u00e2r edilemeyen psikanaliz, yayg\u0131n bir g\u00fcvensizlik ve k\u00f6t\u00fc niyetle kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r. E\u011fer \u015fimdi b\u00f6yle ho\u015fnutsuzluk yaratan bildirimlerle ortaya \u00e7\u0131karsam insanlar benim ki\u015fili\u011fimden psikalanize do\u011fru y\u00f6nelmeye hevesleneceklerdir. &#8220;\u0130\u015fte&#8221; diyeceklerdir, &#8220;psikanalizin bizi nereye g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc art\u0131k g\u00f6rebiliyoruz. Maske d\u00fc\u015ft\u00fc, psikanaliz bizim daima ku\u015fkuland\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi Tanr\u0131n\u0131n ve ahlaki bir idealin reddine yol a\u00e7maktad\u0131r. Bunu \u00f6\u011frenmememiz i\u00e7in psikanalizin bir Weltanschaung&#8217;u olmad\u0131\u011f\u0131 ve b\u00f6yle bir \u015fey yaratmayaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle aldat\u0131l\u0131p durduk.&#8221;<br \/>Bu t\u00fcr bir feryat, baz\u0131lar\u0131 benim din sorunlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tavr\u0131m\u0131 hi\u00e7bir \u015fekilde payla\u015fmayan \u00e7ok say\u0131daki \u00e7al\u0131\u015fma arkada\u015f\u0131m dolay\u0131s\u0131yla, benim i\u00e7in ger\u00e7ekten can s\u0131k\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. Ama psikanaliz bir\u00e7ok f\u0131rt\u0131nalar ge\u00e7irmi\u015ftir ve bu yeni f\u0131rt\u0131nay\u0131 da g\u00f6\u011f\u00fcslemelidir. Ger\u00e7ekte psikanaliz bir ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemidir, cebir gibi tarafs\u0131z bir ara\u00e7t\u0131r. E\u011fer bir fizik\u00e7i, cebir yard\u0131m\u0131yla d\u00fcnyan\u0131n belirli bir s\u00fcre sonunda yok olaca\u011f\u0131n\u0131 bulsayd\u0131, cebire yok edici e\u011filimler atfedip onu yasaklama konusunda acele etmezdik. Dinlerin ger\u00e7eklik de\u011feri aleyhinde burada s\u00f6ylediklerimin hi\u00e7birisi psikanalizin deste\u011fini gerektirmedi, bunlar analizin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nce ba\u015fkalar\u0131 taraf\u0131ndan zaten s\u00f6ylenmi\u015ftir. E\u011fer psikanalitik y\u00f6ntemin uygulanmas\u0131, dinin do\u011frular\u0131na kar\u015f\u0131 yeni bir tart\u0131\u015fma y\u00fcr\u00fct\u00fclmesini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131l\u0131yorsa, onu din d\u00fc\u015f\u00fcns\u00fcn! Ama, din yanda\u015flar\u0131 da dinsel doktrinlerin duygusal \u00f6nemine tam de\u011ferini vermek i\u00e7in, psikanalizden yararlanma konusunda ayn\u0131 hakka sahiptirler.<br \/>\u015eimdi kendimizi savunmaya devam edelim. Dinin insan uygarl\u0131\u011f\u0131na b\u00fcy\u00fck hizmetler yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Din, toplumd\u0131\u015f\u0131 i\u015fg\u00fcd\u00fclerin ehlile\u015ftirilmesine b\u00fcy\u00fck katk\u0131da bulunmu\u015ftur. Ama bu yeterli olmam\u0131\u015ft\u0131r, insan toplumunu binlerce y\u0131l boyunca y\u00f6netmi\u015f ve eri\u015febilece\u011fi \u015feyleri g\u00f6stermek i\u00e7in yeterli zamana sahip olmu\u015ftur. E\u011fer insanlar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funu mutlu k\u0131lmay\u0131, rahatlatmay\u0131, ya\u015fama katlanmalar\u0131n\u0131 sa\u011flamay\u0131 ve onlar\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n ara\u00e7lar\u0131 haline getirmeyi ba\u015farabilseydi hi\u00e7 kimse bug\u00fcnk\u00fc ko\u015fullar\u0131 de\u011fi\u015ftirme giri\u015fiminde bulunmay\u0131 hayal etmezdi. Ama bunun yerine ne g\u00f6r\u00fcyoruz? Ki\u015fiyi deh\u015fete d\u00fc\u015f\u00fcrecek kadar \u00e7ok say\u0131da insan\u0131n uygarl\u0131ktan ho\u015fnutsuz ve uygarl\u0131k i\u00e7inde mutsuz oldu\u011funu, uygarl\u0131\u011f\u0131 kald\u0131r\u0131l\u0131p at\u0131lmas\u0131 gereken bir boyunduruk olarak alg\u0131lad\u0131klar\u0131m, bu insanlar\u0131n ya uygarl\u0131\u011f\u0131 de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in g\u00fc\u00e7lerinin yetti\u011fi her\u015feyi yapt\u0131klar\u0131n\u0131 ya da uygarl\u0131k veya i\u00e7g\u00fcd\u00fc k\u0131s\u0131tlamas\u0131yla hi\u00e7bir ili\u015fkileri kal-may\u0131ncaya kadar uygarl\u0131k d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131nda ileri gittiklerini g\u00f6r\u00fcyoruz. Burada, bu durumun, tam da bilimdeki ilerlemelerin ac\u0131kl\u0131 etkileri nedeniyle dinin insan kitleleri \u00fczerindeki etkinli\u011finin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc yitirmi\u015f olmas\u0131 ger\u00e7e\u011finden kaynakland\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenerek bize itiraz edilecektir. Bu itiraz\u0131 ve gerek\u00e7esini kaydedip ileride kendi ama\u00e7lar\u0131m\u0131z i\u00e7in kullanaca\u011f\u0131z; ancak itiraz\u0131n kendisinin hi\u00e7bir g\u00fcc\u00fc yoktur.<br \/>Dinsel doktrinlerin doludizgin h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc d\u00f6nemde insanlar\u0131n genellikle daha mutlu olduklar\u0131 ku\u015fkuludur, daha ahlakl\u0131 olmad\u0131klar\u0131ysa kesindir. \u0130nsanlar, dinin h\u00fck\u00fcmlerini d\u0131\u015fsalla\u015ft\u0131rman\u0131n ve b\u00f6ylelikle onlar\u0131n ama\u00e7lar\u0131n\u0131 ge\u00e7ersiz k\u0131lman\u0131n yolunu daima bulmu\u015flard\u0131r. G\u00f6revleri dine itaati sa\u011flamak olan rahipler de bu yolda kendilerine d\u00fc\u015feni yapm\u0131\u015flard\u0131r. Tanr\u0131n\u0131n iyili\u011fi, adaleti \u00fczerinde s\u0131n\u0131rlay\u0131c\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Ki\u015fi g\u00fcnah i\u015fler, bir \u00f6zveride bulunur veya kefaretini \u00f6der ve b\u00f6ylece bir kez daha g\u00fcnah i\u015flemekte serbest kal\u0131r. Rus i\u00e7g\u00f6zlemcili\u011fi, ilahi inayetin t\u00fcm l\u00fctuflar\u0131na mahzar olabilmek i\u00e7in g\u00fcnah\u0131n vazge\u00e7ilmez \u00f6nko\u015ful oldu\u011fu, dolay\u0131s\u0131yla sonu\u00e7ta g\u00fcnah\u0131n Tanr\u0131n\u0131n ho\u015funa gitti\u011fi sonucunu \u00e7\u0131karacak bir a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011fa kadar varm\u0131\u015ft\u0131r. Rahiplerin kitlelerin dine itaatini ancak insan\u0131n i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel tabiat\u0131na b\u00f6yle b\u00fcy\u00fck tavizler vererek sa\u011flayabildikleri bir s\u0131r de\u011fildir. B\u00f6ylece \u015fu kan\u0131ya var\u0131ld\u0131: Yaln\u0131zca Tanr\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc ve iyi, insan ise zay\u0131f ve g\u00fcnahk\u00e2rd\u0131r. Her \u00e7a\u011fda ahlaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n dinden ald\u0131\u011f\u0131 destek, ahlak\u0131n ald\u0131\u011f\u0131ndan az olmam\u0131\u015ft\u0131r. E\u011fer dinin insan\u0131n mutlulu\u011fu, k\u00fclt\u00fcr kar\u015f\u0131s\u0131ndaki duyarl\u0131\u011f\u0131 ve ahlaki denetimi konusunda ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi ilerlemeler bu sayd\u0131klar\u0131mdan daha iyi de\u011filse, insanl\u0131k i\u00e7in gereklili\u011fini abart\u0131p abartmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve k\u00fclt\u00fcrel taleplerimizi bu temele oturtmakla ak\u0131ll\u0131ca davran\u0131p davranmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z sorulan ister istemez akla gelmektedir.<br \/>Durumu bug\u00fcnk\u00fc apa\u00e7\u0131k haliyle ele alal\u0131m. Dinin, art\u0131k insanlar \u00fczerinde eski d\u00f6nemlerdeki kadar etkili olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n kabul edildi\u011fini biliyoruz. (Burada H\u0131ristiyan Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmekteyiz.) Bunun nedeni dinin vaadlerinin azalm\u0131\u015f olmas\u0131 de\u011fil, insanlar\u0131n bu vaadleri daha az inan\u0131l\u0131r bulmas\u0131d\u0131r. Bu de\u011fi\u015fikli\u011fin -muhtemelen tek olmas\u0131 bile- bir nedeninin, insan toplumunun \u00fcst katmanlar\u0131nda bilimsel ruhun artmas\u0131 oldu\u011funu kabul edelim. Ele\u015ftiri, dinsel belgelerin kan\u0131t olu\u015fturma de\u011ferini yontarak azaltm\u0131\u015f, do\u011fal bilimler bu belgelerdeki yanl\u0131\u015flar\u0131 ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015f, sayg\u0131 duydu\u011fumuz dinsel d\u00fc\u015f\u00fcnceler ile ilkel insanlar ve zamanlar\u0131n zihinsel \u00fcr\u00fcnleri aras\u0131ndaki \u00f6l\u00fcmc\u00fcl benzerlik kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmal\u0131 ara\u015ft\u0131rma alan\u0131nda hayret ve \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011fa yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>Bilimsel ruhun d\u00fcnyasal konular kar\u015f\u0131s\u0131ndaki belirli bir tavr\u0131 vard\u0131r; dinsel konular kar\u015f\u0131s\u0131nda ise bir an durur teredd\u00fct eder ama sonu\u00e7ta bu konuda da e\u015fi\u011fi a\u015far. Bu s\u00fcre\u00e7te hi\u00e7 duraklama yoktur; bilginin hazineleri ne kadar \u00e7ok say\u0131da insana ula\u015fabilirse dinsel inan\u00e7tan ayr\u0131lma o kadar yayg\u0131n olmakta, ilk \u00f6nce dinin en modas\u0131 ge\u00e7mi\u015f ve tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcr\u00fcr uzant\u0131lar\u0131, ama sonra temel \u00f6nermeleri de terk ettirmektedir. Yaln\u0131zca Dayton&#8217;da &#8220;maymun davas\u0131&#8221;n\u0131* a\u00e7an Amerikal\u0131lar bu konuda tutarl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015flard\u0131r. Ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz ge\u00e7i\u015f ba\u015fka yerlerde yar\u0131m \u00f6nlemler ve sahte davran\u0131\u015flar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>*: ABD&#8217;nin Tennessee eyaletinde k\u00fc\u00e7\u00fck bir kasaba olan Dayton&#8217;da 1925 y\u0131l\u0131nda bir fen bilgisi \u00f6\u011fretmeni hakk\u0131nda &#8220;insan\u0131n daha ilkel hayvanlardan t\u00fcredi\u011fini&#8221; \u00f6\u011fretti\u011fi i\u00e7in dava a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>Uygarl\u0131\u011f\u0131n e\u011fitim g\u00f6rm\u00fc\u015f insanlar ve kafa i\u015f\u00e7ilerinden korkacak pek bir \u015feyi yoktur. Bu insanlarda uygar davran\u0131\u015f i\u00e7in gerekli dinsel g\u00fcd\u00fclerin ba\u015fka g\u00fcd\u00fclerle, laik g\u00fcd\u00fclerle yer de\u011fi\u015ftirmesi s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131z bir bi\u00e7imde ger\u00e7ekle\u015fecektir; dahas\u0131, bizzat bu insanlar b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde uygarl\u0131\u011f\u0131n ara\u00e7lar\u0131d\u0131r. Ama uygarl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmanl\u0131k duymak i\u00e7in her t\u00fcrl\u00fc nedene sahip olan e\u011fitilmemi\u015f ve ezilen geni\u015f kitlelere gelince farkl\u0131 bir durum s\u00f6z konusudur. Onlar, insanlar\u0131n art\u0131k Tanr\u0131ya inanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenmedikleri s\u00fcrece her\u015fey yolundad\u0131r. Ama benim bu yaz\u0131m yay\u0131mlanmasa bile, bunu kesinlikle \u00f6\u011freneceklerdir. Onlar bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 kabul etmeye haz\u0131rd\u0131rlar, ama bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn insanlarda ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi de\u011fi\u015fikli\u011fi ge\u00e7irmemi\u015f olarak! Bu kitlelerin uygarl\u0131\u011fa duydu\u011fu d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n, kendilerini i\u015fe zorlayan bu d\u00fczende bulduklar\u0131 zay\u0131f noktaya y\u00f6neltilmesi tehlikesi yok mudur? E\u011fer, kom\u015funu \u00f6ld\u00fcrmemenin tek nedeni Tanr\u0131n\u0131n bunu yasaklam\u0131\u015f olmas\u0131 ve \u015fimdiki veya sonraki ya\u015famda bu nedenle seni a\u011f\u0131r bir bi\u00e7imde cezaland\u0131raca\u011f\u0131 korkusu ise, Tanr\u0131 diye bir\u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve onun gazab\u0131ndan korkman gerekmedi\u011fini \u00f6\u011frendi\u011fin zaman kom\u015funu hi\u00e7 duraksamadan \u00f6ld\u00fcr\u00fcrs\u00fcn. Ancak d\u00fcnyevi yapt\u0131r\u0131mlarla bunu yapman engellenebilir. Dolay\u0131s\u0131yla ya bu tehlikeli kitleler en a\u011f\u0131r bi\u00e7imde bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nmal\u0131 ve bir entelekt\u00fcel uyan\u0131\u015f olas\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan dikkatle uzak tutulmal\u0131 ya da uygarl\u0131k ve din aras\u0131ndaki ili\u015fki temel bir revizyondan ge\u00e7melidir.<br \/>&#8211; VIII &#8211;<br \/>Ki\u015fi, bu ikinci \u00f6nerinin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesinde \u00f6zel bir g\u00fc\u00e7l\u00fckle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnebilir. Bu i\u015flemin belirli bir feragati gerektirdi\u011fi do\u011frudur, ama yitirilenden daha fazlas\u0131n\u0131n kazan\u0131lmas\u0131 olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r ve b\u00f6ylelikle b\u00fcy\u00fck bir tehlikeden sak\u0131n\u0131labilinir. Bununla birlikte, bu i\u015flem sanki uygarl\u0131\u011f\u0131 daha da b\u00fcy\u00fck tehlikelere maruz b\u0131rakacakm\u0131\u015f gibi herkesi korkutmaktad\u0131r. Aziz Boniface, Saksonlar\u0131n kutsal oldu\u011fu gerek\u00e7esiyle ululad\u0131klar\u0131 a\u011fac\u0131 kesip devirdi\u011finde olay\u0131 seyredenler kutsal a\u011faca yap\u0131lan bu sayg\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 korkun\u00e7 bir olay\u0131n izlemesini beklediler. Ama hi\u00e7bir \u015fey olmad\u0131 ve Saksonlar vaftiz olmay\u0131 kabul ettiler.<br \/>Uygarl\u0131k, insan\u0131n nefret etti\u011fi, kendisine engel olan veya mal\u0131na g\u00f6z dikti\u011fi kom\u015fusunu \u00f6ld\u00fcrmemesi emrini verdi\u011finde, bu a\u00e7\u0131k\u00e7a, insan\u0131n aksi takdirde ger\u00e7ekle\u015femeyecek olan kom\u00fcnal varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yarar\u0131na yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc, cinayeti i\u015fleyen ki\u015fi, \u00f6ld\u00fcr\u00fclenin akrabalar\u0131n\u0131n intikam duygular\u0131n\u0131n ve kendileri de bu t\u00fcr \u015fiddet eylemlerine en az cinayeti i\u015fleyen ki\u015fi kadar e\u011filimli, di\u011fer insanlar\u0131n gizli k\u0131skan\u00e7l\u0131k duygular\u0131n\u0131n hedefi olacakt\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla kendi \u00f6\u00e7 alma eyleminin veya yapt\u0131\u011f\u0131 soygunun tad\u0131n\u0131 uzun s\u00fcre \u00e7\u0131karamayacakt\u0131 ve gelece\u011fi \u00e7ok ge\u00e7meden \u00f6ld\u00fcr\u00fclmekten ibaret olacakt\u0131. Kendisini tek tek d\u00fc\u015fmanlara kar\u015f\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir g\u00fc\u00e7 ve ihtiyatla korusa bile, daha zay\u0131f insanlar\u0131n toplu sald\u0131r\u0131s\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda boyun e\u011fmek zorunda kalacakt\u0131. B\u00f6yle bir toplu hareket ger\u00e7ekle\u015fmedi\u011fi takdirde, cinayetler durmaks\u0131z\u0131n birbirini izleyecek ve sonu\u00e7ta insanlar birbirlerini yok edeceklerdi. Halen Korsika&#8217;da aileler aras\u0131nda s\u00fcr\u00fcp giden, di\u011fer yerlerde ise ancak uluslar aras\u0131nda g\u00f6r\u00fclen durumun benzerini bireyler aras\u0131nda g\u00f6recektik. Herkesin e\u015fit olarak hissetti\u011fi bir tehlike olan ya\u015fam g\u00fcvensizli\u011fi, b\u00f6ylelikle bireye \u00f6ld\u00fcrmeyi yasaklayan ve bu ya\u015fanmaya kar\u015f\u0131 gelen herhangi bir ki\u015finin topluluk taraf\u0131ndan \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi hakk\u0131n\u0131 kendinde sakl\u0131 tutan bir toplum halinde insanlar\u0131 birle\u015ftirir. \u0130\u015fte burada adalet ve cezay\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz.<br \/>Ama biz insan \u00f6ld\u00fcrme konusundaki yasaklaman\u0131n bu ussal a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmay\u0131z. Yasaklaman\u0131n Tanr\u0131 taraf\u0131ndan kondu\u011funu s\u00f6yleriz. B\u00f6ylelikle, onun niyetlerini tahmin etme yolunda belirleme g\u00f6revim kendi \u00fczerimize alarak onun da insanlar\u0131n birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmelerini arzu etmedi\u011fi yarg\u0131s\u0131na var\u0131r\u0131z. B\u00f6yle davranarak k\u00fclt\u00fcrel yasaklamay\u0131 olduk\u00e7a \u00f6zel bir sayg\u0131nl\u0131kla ku\u015fat\u0131r, ama ayn\u0131 zamanda buna uyulmas\u0131n\u0131 Tanr\u0131 inanc\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131lmakla tehlikeye de sokmu\u015f oluruz. E\u011fer bu a\u015famay\u0131 geriye do\u011fru izlersek -yani, kendi iste\u011fimiz olan bir \u015feyi Tanr\u0131ya atfetmez ve bu iste\u011fin toplumsal nedenini belirlemekle yetinirsek- o zaman, k\u00fclt\u00fcrel yasaklaman\u0131n u\u011frat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7im de\u011fi\u015fikli\u011fini reddetmi\u015f ama ayn\u0131 zamanda bu yasaklamay\u0131 herhangi bir tehlikeye atmaktan da sak\u0131nm\u0131\u015f olaca\u011f\u0131m\u0131z a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ayr\u0131ca ba\u015fka bir kazanc\u0131m\u0131z da olacakt\u0131r. Kutsall\u0131k ve dokunulmazl\u0131k niteli\u011fi -bir ba\u015fka d\u00fcnyaya ait olma niteli\u011fi de denebilir- az say\u0131daki temel yasaklamadan, bir t\u00fcr s\u0131zma ve bula\u015fma arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla di\u011fer t\u00fcm k\u00fclt\u00fcrel kural, yasa ve d\u00fczenlere de ge\u00e7mi\u015ftir. Ama bunlar \u00fczerindeki kutsall\u0131k halesinin, onlara \u00e7o\u011funlukla uydu\u011fu s\u00f6ylenemez; bu kural, yasa ve d\u00fczenler yaln\u0131zca de\u011fi\u015fik zaman ve yerlerde kar\u015f\u0131t yarg\u0131lar vererek birbirlerini ge\u00e7ersiz k\u0131lmakla kalmazlar, ayr\u0131ca insani yetersizli\u011finin t\u00fcm belirtilerini de g\u00f6sterirler. Bunlarda, yaln\u0131zca dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc bir vesvesenin \u00fcr\u00fcn\u00fc olabilecek \u015feyleri, bencilce k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7\u0131karlar\u0131n s\u0131r\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya yetersiz \u00f6nermeler \u00fczerine oturtulmu\u015f bir sonucu se\u00e7ebilmek pek kolayd\u0131r. Bunlara y\u00f6neltmemiz gereken ele\u015ftiri, di\u011fer daha hakl\u0131 k\u00fclt\u00fcrel taleplere olan sayg\u0131m\u0131z\u0131 da ho\u015f kar\u015f\u0131lanmayacak bir derekeye indirmektedir. Tanr\u0131n\u0131n kendisinin emretti\u011fi \u015feyleri, tam yetkili bir meclisin veya y\u00fcce bir yarg\u0131c\u0131n yetkisinden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 be-lirlenebilecek \u015feylerden ay\u0131rt etmek ters bir i\u015f oldu\u011funa g\u00f6re, Tanr\u0131y\u0131 t\u00fcm\u00fcyle bir kenara b\u0131rak\u0131p uygarl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm kural ve h\u00fck\u00fcmlerinin yaln\u0131zca insani bir k\u00f6kenden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fcr\u00fcst\u00e7e kabul etmemiz kesin bir avantaj sa\u011flayacakt\u0131r. Bu emir ve yasalar, varsay\u0131lan kutsall\u0131klar\u0131yla birlikte kat\u0131l\u0131k ve de\u011fi\u015fmezliklerini de yitireceklerdir. \u0130nsanlar, bunlar\u0131n pek de kendilerine h\u00fckmetmek amac\u0131yla de\u011fil, aksine kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na hizmet i\u00e7in kondu\u011funu anlayabilecekler ve daha dost\u00e7a bir tav\u0131r tak\u0131narak ortadan kald\u0131r\u0131lmalar\u0131 yerine yaln\u0131zca geli\u015ftirilmelerini ama\u00e7 edineceklerdir. Bu, uygarl\u0131\u011f\u0131n getirdi\u011fi y\u00fcke uyum g\u00f6stermeye giden yolda \u00f6nemli bir ilerleme olacakt\u0131r.<br \/>Ama, uygarl\u0131\u011f\u0131n h\u00fck\u00fcmlerini t\u00fcm\u00fcyle ussal nedenlerle te-mellendirme -yani bu h\u00fck\u00fcmleri toplumsal gereklilikten \u00e7\u0131karma- bi\u00e7imindeki sav\u0131m\u0131z, burada birdenbire bir ku\u015fkuya \u00e7arpar. \u0130nsan \u00f6ld\u00fcrme yasaklamas\u0131n\u0131n k\u00f6kenini kendimize \u00f6rnek olarak se\u00e7mi\u015ftik. Ama acaba bu \u00f6rnek \u00fczerindeki de\u011ferlendirmemiz tarihsel ger\u00e7e\u011fe uymakta m\u0131d\u0131r? Korkar\u0131z ki hay\u0131r. Bu de\u011ferlendirme, ussal bir yorumdan ba\u015fka bir\u015fey de\u011filmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n k\u00fclt\u00fcrel tarihinin bu par\u00e7as\u0131 \u00fczerinde psikanaliz yard\u0131m\u0131yla bir \u00e7al\u0131\u015fma yapm\u0131\u015ft\u0131k. Bu \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 kendimize temel ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda i\u015flerin asl\u0131nda ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc oldu\u011funu s\u00f6ylemek zorunday\u0131z. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz insan\u0131nda bile, saf mant\u0131ksal g\u00fcd\u00fclerin tutku dolu d\u00fcrt\u00fcler kar\u015f\u0131s\u0131ndaki etkinli\u011fi pek azd\u0131r. Bu durumda, ilkel \u00e7a\u011flar\u0131n hayvans\u0131 insan\u0131nda bu mant\u0131ksal g\u00fcd\u00fclerin ne kadar zay\u0131f oldu\u011funu bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn! Bu caniyane eylemler aras\u0131nda canal\u0131c\u0131 sonu\u00e7lara yol a\u00e7m\u0131\u015f ve kar\u015f\u0131 konulmaz bir duygusal tepkiye neden olan \u015fu eylem -ilksel baban\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi eylemi- olmasayd\u0131, bu hayvans\u0131 insan\u0131n ard\u0131llar\u0131 belki \u015fimdi bile hi\u00e7bir k\u0131s\u0131tlama olmaks\u0131z\u0131n birbirlerini \u00f6ld\u00fcr\u00fcp duracaklard\u0131. Bu eylemlerden \u015fu emir do\u011fdu: \u00d6ld\u00fcrmeyeceksin. Totemcilikte bu emir baba yerini tutan nesneyle s\u0131n\u0131rl\u0131yd\u0131; ama daha sonralar\u0131, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile h\u00e2l\u00e2 evrensel olarak uyulmamakla birlikte, di\u011fer insanlar\u0131 i\u00e7ine alacak bi\u00e7imde geni\u015fletildi.<br \/>Ama, burada tekrarlamam\u0131z gerekmeyen tart\u0131\u015fmalar sonucunda g\u00f6sterildi\u011fi gibi ilk baba, Tanr\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcn g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc, daha sonraki ku\u015faklar\u0131n Tanr\u0131 fig\u00fcr\u00fcn\u00fc.bi\u00e7imlendirirken \u00f6rnek ald\u0131klar\u0131 modeldi. \u00d6yleyse dinsel a\u00e7\u0131klama do\u011frudur. Bu yasaklaman\u0131n do\u011fu\u015funda Tanr\u0131 ger\u00e7ekten bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r; bu yasaklamay\u0131 yaratan, herhangi bir bi\u00e7imde toplumsal zorunlulu\u011fun anla\u015f\u0131lmas\u0131 de\u011fil, onun etkisidir. Ve insan iradesinin Tanr\u0131ya aktar\u0131lmas\u0131 t\u00fcm\u00fcyle hakl\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc insanlar &#8211; babalar\u0131ndan \u015fiddet yoluyla kurtulduklar\u0131n\u0131n fark\u0131ndayd\u0131lar ve ataya kar\u015f\u0131 yapt\u0131klar\u0131 bu sayg\u0131s\u0131z harekete duyduklar\u0131 tepkiyle bundan b\u00f6yle onun iradesine sayg\u0131 g\u00f6sterme karar\u0131na vard\u0131lar. Dolay\u0131s\u0131yla dinsel doktrin -baz\u0131 de\u011fi\u015fikliklere ve maskelenmeye tabi tutuldu\u011fu ger\u00e7ek olmakla birlikte- bize tarihsel ger\u00e7e\u011fi anlatmakta, bizim ussal de\u011ferlendirmemiz ise ger\u00e7e\u011fe ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fmektedir.<br \/>Art\u0131k, dinsel d\u00fc\u015f\u00fcnceler toplam\u0131n\u0131n yaln\u0131zca arzu doyumlar\u0131ndan ibaret olmay\u0131p \u00f6nemli tarihi an\u0131lar\u0131 da i\u00e7erdi\u011fini g\u00f6rm\u00fc\u015f bulunuyoruz. Ge\u00e7mi\u015fin ve \u015fimdiki zaman\u0131n birbirlerini g\u00fc\u00e7lendiren bu etkileri dine ger\u00e7ekten benzersiz bir iktidar zenginli\u011fi vermi\u015f olmal\u0131d\u0131r. Ama bir benzetme yard\u0131m\u0131yla belki ba\u015fka bir ke\u015fifte daha bulunabiliriz. D\u00fc\u015f\u00fcnceleri, \u00fczerinde olu\u015ftuklar\u0131 topraktan al\u0131p ba\u015fka yerlere uygulamak iyi bir y\u00f6ntem olmasa bile, bu benzetmede i\u015faret etmekten kendimizi alamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir uygunluk vard\u0131r. \u0130nsan yavrusunun, kendisini kimi zaman \u00e7ok kimi zaman az belli eden bir nevroz a\u015famas\u0131ndan ge\u00e7meksizin uygarla\u015fma yolundaki geli\u015fmesini ba\u015far\u0131yla tamamlayamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. Bunun nedeni, ileriki d\u00f6nemlerde ger\u00e7ekle\u015ftirilmeleri m\u00fcmk\u00fcn olamayacak \u00e7ok say\u0131daki i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel talebin, yaln\u0131zca \u00e7ocuk zihninin ussal i\u015fleyi\u015fiyle bast\u0131r\u0131lamamas\u0131 ve gerisinde bir kural olarak endi\u015fe g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fcn yapt\u0131\u011f\u0131 bask\u0131 eylemleriyle ehlile\u015ftirilmesinin gereklili\u011fidir. Bu \u00e7ocukluk nevrozlar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu, b\u00fcy\u00fcme s\u00fcreci i\u00e7inde kendili\u011finden \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr. Bu \u00f6zellikle \u00e7ocukluk \u00e7a\u011f\u0131ndaki saplant\u0131 nevrozlar\u0131 i\u00e7in ge\u00e7erlidir. Geri kalanlar ise, ileride psikanaliz arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00e7\u00f6z\u00fclebilir. Bir b\u00fct\u00fcn olarak insanl\u0131\u011f\u0131n da, \u00e7a\u011flar boyunca geli\u015fmesi s\u0131ras\u0131nda t\u0131pk\u0131 bu bi\u00e7imde, ayn\u0131 nedenlerle -yani, insan\u0131n kom\u00fcnal varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in vazge\u00e7ilmez olan i\u00e7g\u00fcd\u00fc feragatlar\u0131n\u0131n, cehalet ve ak\u0131l zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde bulunulan d\u00f6nemlerde yaln\u0131zca duygusal g\u00fc\u00e7ler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla sa\u011flanabilmi\u015f olmas\u0131 nedeniyle- nevrozlara benzer durumlara girdi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Tarih \u00f6ncesi d\u00f6nemlerde ger\u00e7ekle\u015fen bu bast\u0131rma benzeri s\u00fcre\u00e7lerin kal\u0131nt\u0131lar\u0131, uzun d\u00f6nemler boyunca uygarl\u0131\u011fa as\u0131l\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylelikle din, insanl\u0131\u011f\u0131n evrensel saplant\u0131 nevrozu olmu\u015ftur; \u00e7ocuklar\u0131n saplant\u0131 nevrozu gibi o da Oedipus kompleksinden, babayla olan ili\u015fkiden kaynaklanm\u0131\u015ft\u0131r. E\u011fer bu g\u00f6r\u00fc\u015f do\u011fruysa, bir &#8220;b\u00fcy\u00fcme s\u00fcrecinin mukadder ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131yla birlikte dinden uzakla\u015fman\u0131n mutlaka ger\u00e7ekle\u015fece\u011fi ve bu geli\u015fme a\u015famas\u0131nda kendimizi tam da bu d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131nda bulaca\u011f\u0131m\u0131z varsay\u0131labilir. Dolay\u0131s\u0131yla davran\u0131\u015f\u0131m\u0131z, yakla\u015fan yeni geli\u015fmelere kar\u015f\u0131 koymay\u0131p bu geli\u015fmelerin yolunu a\u00e7an ve sald\u0131r\u0131n\u0131n \u015fiddetini hafifletme \u00e7arelerini ara\u015ft\u0131ran ak\u0131ll\u0131 bir \u00f6\u011fretmeninkini \u00f6rnek almal\u0131d\u0131r. Benzetmemizin, dinin temel niteli\u011fini t\u00fcketip bitirmedi\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Din, bir yandan t\u0131pk\u0131 bir bireysel saplant\u0131 nevrozu gibi saplant\u0131sal k\u0131s\u0131tlamalara neden oluyorsa, \u00f6te yandan da -benzerini yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f bi\u00e7imleriyle ancak amentiada , ne\u015fe dolu bir san\u0131rsal bellek bulan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 durumunda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz- ger\u00e7e\u011fin ink\u00e2r\u0131yla elele giden toz pembe bir yan\u0131lsamalar sistemini kapsamaktad\u0131r, ama bunlar yanl\u0131zca yard\u0131mlar\u0131yla toplumsal bir olguyu anlamaya \u00e7abalad\u0131\u011f\u0131m\u0131z benzetmelerdir; bireyin patolojisi bize t\u00fcm\u00fcyle ge\u00e7erli bir ko\u015futluk sa\u011flamaz.<br \/>Din ile saplant\u0131 nevrozlar\u0131 aras\u0131ndaki benzetmenin ne kadar k\u00fc\u00e7\u00fck ayr\u0131nt\u0131lara kadar izlenebilece\u011fine, bu benzetmenin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda dinin olu\u015fumundaki \u00f6zellik ve rastlant\u0131lar\u0131n ne kadar b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131k kazanabilece\u011fine (hem yazar hem de \u00f6zellikle Theodor Reik taraf\u0131ndan) defalarca dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir. Ve koyu dindarlar\u0131n, baz\u0131 nevrotik hastal\u0131klar tehlikesine kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde korunmu\u015f olmalar\u0131 ger\u00e7e\u011fi de bunu do\u011frulamaktad\u0131r; evrensel nevrozu kabul etmi\u015f olmalar\u0131 onlar\u0131, ki\u015fisel bir nevroz geli\u015ftirme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnden kurtarmaktad\u0131r.<br \/>Baz\u0131 dinsel doktrinlerin tarihsel de\u011fer ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmemiz, onlara olan sayg\u0131m\u0131z\u0131 art\u0131rsa bile bu doktrinlerin uygarl\u0131k ilkelerinin nedeni olarak ileri s\u00fcr\u00fclmelerine bir son verilmesi gerekti\u011fi bi\u00e7imindeki \u00f6nerimizin ge\u00e7erlili\u011fini hi\u00e7 de azaltmamaktad\u0131r. Aksine! Bu tarihsel art\u0131klar, bizim dinsel \u00f6\u011fretileri nevrotik kal\u0131nt\u0131lar olarak tan\u0131mlamam\u0131za yard\u0131mc\u0131 oldu Bast\u0131rman\u0131n etkilerinin yerini art\u0131k, analitik bir tedavide oldu\u011fu gibi, zihnin ussal i\u015fleyi\u015finden do\u011fan \u00fcr\u00fcnlerin almas\u0131 zaman\u0131n\u0131n belki de gelmi\u015f oldu\u011funu ileri s\u00fcrebiliriz. Bu yeniden bi\u00e7imlendirme s\u00fcrecinin, k\u00fclt\u00fcrel h\u00fck\u00fcmlerin an\u0131tsal bi\u00e7imlere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmelerini reddetmekle kalmay\u0131p bunlar\u0131 genel revizyona tabi tutarak sonu\u00e7ta \u00e7o\u011funu kald\u0131r\u0131p bir kenara ataca\u011f\u0131n\u0131, pek de \u00fcz\u00fcnt\u00fc duymadan, \u00f6ng\u00f6rebiliriz. Y\u00fcklendi\u011fimiz, insan\u0131 uygarl\u0131kla uzla\u015ft\u0131rma g\u00f6revi b\u00f6ylelikle b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde yerine getirilmi\u015f olacakt\u0131r. Uygarl\u0131k h\u00fck\u00fcmleri i\u00e7in ussal gerek\u00e7eler de \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde, tarihsel ger\u00e7e\u011fin reddedilmi\u015f olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00fcz\u00fclmemiz gerekmez. Dinsel doktrinlerin i\u00e7erdi\u011fi ger\u00e7ekler sonu\u00e7 olarak o derece \u00e7arp\u0131t\u0131lm\u0131\u015f ve sistemli bir bi\u00e7imde maskelenmi\u015flerdir ki insanl\u0131k onlar\u0131 art\u0131k ger\u00e7ek olarak kabul edemez. Durum, \u00e7ocuklara bebekleri leyle\u011fin getirdi\u011fini s\u00f6yledi\u011fimizde olana benzer. Burada da, b\u00fcy\u00fck ku\u015fun neyi simgeledi\u011fini bildi\u011fimize g\u00f6re, ger\u00e7e\u011fi simgesel bir \u00f6rt\u00fcye sararak anlatmaktay\u0131z. Ama \u00e7ocuk bunu bilemez. O, bizim s\u00f6ylediklerimizin yaln\u0131zca \u00e7arp\u0131t\u0131lm\u0131\u015f olan b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc duyar ve aldat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 duygusuna kap\u0131l\u0131r. \u00c7ocu\u011fun, b\u00fcy\u00fcklere kar\u015f\u0131 olan g\u00fcvensizlik ve kay\u0131ts\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n asl\u0131nda ne kadar b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde bu izlenimden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliriz. \u00c7ocuklara s\u00f6yledi\u011fimiz \u015feylerde, ger\u00e7e\u011fin bu t\u00fcr simgesel \u00f6rt\u00fclenmesinden ka\u00e7\u0131nmam\u0131z\u0131n ve olaylar\u0131n ger\u00e7ek y\u00f6n\u00fcyle ilgili bilgilerin, \u00e7ocuklar\u0131n zihinsel d\u00fczeyleriyle uyumlu olan b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc onlardan saklamamam\u0131z\u0131n daha iyi olaca\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131nday\u0131z.<br \/>&#8211; IX &#8211;<br \/>&#8220;Birbirleriyle uzla\u015fmas\u0131 zor \u00e7eli\u015fkilere d\u00fc\u015f\u00fcyorsunuz. Sizinkine benzer bir yaz\u0131l\u0131 metnin pek zararl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, hi\u00e7 kimsenin bu yaz\u0131da ileri s\u00fcr\u00fclen t\u00fcrden tart\u0131\u015fmalar y\u00fcz\u00fcnden inanc\u0131ndan kopar\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyerek i\u015fe ba\u015fl\u0131yorsunuz. Ama gene de niyetiniz, daha ileride ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 gibi, bu inanc\u0131 sarsmak oldu\u011funa g\u00f6re eserinizi neden yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 sormaya hakk\u0131m\u0131z var demektir. Dahas\u0131, ba\u015fka bir b\u00f6l\u00fcmde herhangi bir ki\u015fi i\u00e7in insanlar\u0131n art\u0131k Tanr\u0131ya inanmad\u0131klar\u0131n\u0131 \u00d6\u011frenmenin tehlikeli, ger\u00e7ekten \u00e7ok tehlikeli olabilece\u011fini kabul ediyorsunuz. O ana kadar uysal davranm\u0131\u015f olan ki\u015fi art\u0131k uygarl\u0131\u011f\u0131n h\u00fck\u00fcmlerine boyun e\u011fmekten vazge\u00e7ecektir. Ama gene de uygarl\u0131\u011f\u0131n emirlerini dinsel bir temele oturtman\u0131n uygarl\u0131k i\u00e7in tehlike yaratt\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imindeki sav\u0131n\u0131z, inan\u00e7l\u0131 bir insan\u0131n inan\u00e7s\u0131z bir insan haline d\u00f6nd\u00fcr\u00fclebilece\u011fi varsay\u0131m\u0131na dayanmaktad\u0131r. Bu ise, tam bir \u00e7eli\u015fkidir.&#8221;<br \/>&#8220;\u0130\u015fte bir di\u011fer \u00e7eli\u015fki daha. Bir yandan insanlar\u0131n ak\u0131l yoluyla y\u00f6netilemeyeceklerini, tuttuklar\u0131 ve i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel taleplerince y\u00f6netildiklerini ileri s\u00fcr\u00fcyor, \u00f6te yandan da insanlar\u0131n uygarl\u0131\u011fa boyun e\u011fmelerindeki duygusal temeli ak\u0131lc\u0131 bir temelle de\u011fi\u015ftirmeyi \u00f6neriyorsunuz. Bu \u00e7eli\u015fkiyi anlamak m\u00fcmk\u00fcn m\u00fc? Bence ya biri, ya da di\u011feri ge\u00e7erlidir.&#8221;<br \/>&#8220;Ayr\u0131ca, siz tarihten hi\u00e7 bir \u015fey \u00f6\u011frenmediniz mi? Dinin yerine akl\u0131 koyma yolunda b\u00f6yle bir giri\u015fim bir zamanlar resmen ve b\u00fcy\u00fck bir iddiayla ba\u015flat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Frans\u0131z Devrimini ve Ro-bespierre&#8217;i hat\u0131rlars\u0131n\u0131z herhalde! Bu deneyin ne kadar k\u0131sa s\u00fcreli oldu\u011funu ve ne kadar zavall\u0131 bir ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla sonu\u00e7land\u0131\u011f\u0131n\u0131 da hat\u0131rl\u0131yor olmal\u0131s\u0131n\u0131z. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ayn\u0131 deney Rusya&#8217;da tekrarlanmaktad\u0131r ve do\u011frusu bu deneyin sonucunu da hi\u00e7 merak etmiyorum. \u0130nsanlar\u0131n din olmadan yapamayacaklar\u0131 ger\u00e7e\u011finin oldu\u011fu gibi kabul edilmesi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde de\u011fil misiniz?&#8221;<br \/>&#8220;Dinin yaln\u0131zca bir saplant\u0131 nevrozundan ibaret olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bizzat siz s\u00f6ylediniz. Ama dinin di\u011fer y\u00f6n\u00fcyle hi\u00e7 u\u011fra\u015fmad\u0131n\u0131z, nevrozla olan benzerli\u011fi saptamakla yetindiniz. \u0130nsanlar\u0131n nevrozdan kurtar\u0131lmalar\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyorsunuz. Bu s\u00fcre\u00e7 s\u0131ras\u0131nda nelerin yitirilebilece\u011fi konusu ise sizi hi\u00e7 ilgilendirmiyor.&#8221;<br \/>Bu \u00e7eli\u015fki varm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc belki de karma\u015f\u0131k sorunlar\u0131 aceleyle ele alm\u0131\u015f olmamdan do\u011fmaktad\u0131r. Bunu bir dereceye kadar telafi edebilirim. Yazd\u0131klar\u0131m\u0131n en az bir a\u00e7\u0131dan olduk\u00e7a zarars\u0131z oldu\u011funda \u0131srar ediyorum. Hi\u00e7bir inan\u00e7 sahibi, bu veya buna benzer herhangi bir tart\u0131\u015fma nedeniyle kendi inanc\u0131ndan vazge\u00e7meyecektir. \u0130nan\u00e7l\u0131 ki\u015fi, dinin \u00f6\u011fretilerine belirli duygusal ba\u011flarla ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ama hi\u00e7 ku\u015fkusuz, bu anlamda inan\u00e7 sahibi olmayan say\u0131s\u0131z ba\u015fka insan da vard\u0131r. Bu insanlar, dinin tehditlerinden g\u00f6zleri korkup y\u0131ld\u0131klar\u0131 i\u00e7in uygarl\u0131\u011f\u0131n h\u00fck\u00fcmlerine boyun e\u011fmektedir ve onu kendilerini ku\u015fatan ger\u00e7ekli\u011fin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc olarak kabul etmeleri gerekti\u011fi s\u00fcrece dinden korkarlar. Bu insanlar, dinin ger\u00e7eklik de\u011feri konusundaki inan\u00e7lar\u0131ndan vazge\u00e7melerine izin verildi\u011fi anda, onu y\u00fcz\u00fcst\u00fc b\u0131rak\u0131p giderler. Ama tart\u0131\u015fmalardan etkilenmezler. Dinden korkmay\u0131 b\u0131rakmalar\u0131, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n art\u0131k dinden korkmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri zaman m\u00fcmk\u00fcn olur; i\u015fte bu yaz\u0131m\u0131 yay\u0131nlamasam bile dinsel etkinin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcnden haberdar olacaklar\u0131n\u0131 s\u00f6yledi\u011fim ki\u015filer bu t\u00fcr insanlard\u0131r.<br \/>San\u0131yorum, beni su\u00e7lam\u0131\u015f oldu\u011funuz di\u011fer \u00e7eli\u015fkiye siz kendiniz daha fazla a\u011f\u0131rl\u0131k veriyorsunuz. \u0130nsanlar mant\u0131ksal tart\u0131\u015fmalarla bu kadar az etkilenebildikleri ve kendi i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel arzular\u0131n\u0131n egemenli\u011fi bu kadar b\u00fcy\u00fck oldu\u011funa g\u00f6re, insan neden onlar\u0131 bu i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel doyumdan yoksun b\u0131rak\u0131p da yerine mant\u0131ksal tart\u0131\u015fmalar koymaya \u00e7abalas\u0131n? \u0130nsanlar\u0131n bu tan\u0131ma uydu\u011fu do\u011frudur; ama b\u00f6yle mi olmalar\u0131 gerekti\u011fi, esas niteliklerinin bunu mu gerektirdi\u011fi sorusunu hi\u00e7 kendinize sordunuz mu? \u00c7ocuklar\u0131n kafalar\u0131n\u0131 en erken ya\u015flardan itibaren s\u0131k\u0131ca sar\u0131p sarmalayarak bi\u00e7im bozuklu\u011funa u\u011fratma gelene\u011fine sahip bir toplumun kafa endeksini hangi antropolog v\u00f6rebilir? Sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir \u00e7ocu\u011fun p\u0131r\u0131l p\u0131r\u0131l zek\u00e2s\u0131yla s\u0131radan bir eri\u015fkinin c\u0131l\u0131z zihinsel g\u00fc\u00e7leri aras\u0131ndaki umut k\u0131r\u0131c\u0131 kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn. Bu g\u00f6reli bozulman\u0131n su\u00e7unun, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde tam da dinsel e\u011fitimde olmad\u0131\u011f\u0131ndan kesinlikle emin olabilir miyiz? Etki alt\u0131nda b\u0131rak\u0131lmam\u0131\u015f bir \u00e7ocu\u011fun Tanr\u0131 ve \u00f6b\u00fcr d\u00fcnya i\u015fleri hakk\u0131nda kafa yormaya ba\u015flamas\u0131na kadar epey uzun bir zaman ge\u00e7ece\u011fi kan\u0131s\u0131nday\u0131m. O zaman, \u00e7ocu\u011fun bu konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin de atalar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerenin izledi\u011fi yolu izlemesi olas\u0131d\u0131r. Ama biz bu geli\u015fmeyi beklemiyoruz; bunlara ilgi duymad\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6nemini kavrama yetene\u011finden yoksun oldu\u011fu bir \u00e7a\u011fda dinin doktrinlerini \u00e7ocu\u011fa a\u015f\u0131l\u0131yoruz. Bug\u00fcn \u00e7ocuk e\u011fitim programlar\u0131ndaki iki ana noktan\u0131n, cinsel geli\u015fmenin geciktirilmesi ile erken dinsel etkileme oldu\u011fu bir ger\u00e7ek de\u011fil midir? B\u00f6ylelikle dinin doktrinleri, daha \u00e7ocu\u011fun zihni geli\u015fmeden kafas\u0131nda sars\u0131lmaz bir yer etmektedirler. Yoksa siz, bu derece \u00f6nemli bir alan\u0131n cehennem ate\u015fi tehdidiyle akl\u0131n etkisine kapal\u0131 tutulmas\u0131n\u0131n zihinsel i\u015flevin geli\u015fmesine \u00e7ok yard\u0131mc\u0131 oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde misiniz? \u0130nsan bir kez dinsel doktrinlerin \u00f6n\u00fcne koydu\u011fu her safsatay\u0131 ele\u015ftirmeksizin kabul etme ve hatta bunlar aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkilere \u00f6nem vermeme noktas\u0131na geldi mi, akl\u0131n\u0131n zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 do\u011frusu bizi pek \u015fa\u015f\u0131rtmamal\u0131d\u0131r. Ama i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel do\u011fam\u0131z\u0131 denetlemek i\u00e7in akl\u0131m\u0131zdan ba\u015fka bir ara\u00e7 yoktur. D\u00fc\u015f\u00fcnce yasaklamalar\u0131n\u0131n etkisi alt\u0131nda olan insanlardan psikolojik ideale, akl\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc idealine varmalar\u0131n\u0131 nas\u0131l bekleyebiliriz? Kad\u0131nlarda genellikle &#8220;fizyolojik ak\u0131l zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131&#8221; oldu\u011funun, yani erkeklerden daha az zeki olduklar\u0131n\u0131n ileri s\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de biliyorsunuz. Bu ger\u00e7e\u011fin kendisi tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcr\u00fcr ve yorumu da ku\u015fkuludur ama, bu zihinsel atrofinin (ikincil nitelikte bir g\u00f6r\u00fc\u015f bu) durumu kad\u0131nlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerini, kendilerini en \u00e7ok ilgilendiren \u015feye -ad\u0131n\u0131 koymak gerekirse cinsel ya\u015fam\u0131n sorunlar\u0131na- y\u00f6neltmelerini, kendilerini engelleyen eski bir yasaklaman\u0131n kat\u0131 bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda \u00e7abalay\u0131p durmalar\u0131na ba\u011flamaktad\u0131r. Bir insan\u0131n ilk y\u0131llar\u0131 yaln\u0131zca cinsel bir d\u00fc\u015f\u00fcnce k\u0131s\u0131tlamas\u0131yla de\u011fil, ayn\u0131 zamanda dinsel ve bundan do\u011fan bir zorunlu sadakat k\u0131s\u0131tlamas\u0131yla da etkilendi\u011fi s\u00fcrece, bu insan\u0131n ger\u00e7ekte ne oldu\u011funu asla s\u00f6yleyemeyiz.<br \/>Ama kendi co\u015fkumu frenleyecek ve benim de bir yan\u0131lsama pe\u015finde ko\u015ftu\u011fum olas\u0131l\u0131\u011f\u0131m kabul edece\u011fim. Dinsel d\u00fc\u015f\u00fcnce yasaklamas\u0131n\u0131n etkisi belki de benim sand\u0131\u011f\u0131m kadar k\u00f6t\u00fc olmayabilir; e\u011fitim, insanlar\u0131 dine tabi k\u0131lmak amac\u0131yla k\u00f6t\u00fcye kullan\u0131lmasa bile insan do\u011fas\u0131n\u0131n belki de de\u011fi\u015fmeyece\u011fi g\u00f6r\u00fclecektir. Bunu bilemiyorum; siz de bilemezsiniz. \u015eu anda \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fcz gibi g\u00f6r\u00fcnenler yaln\u0131zca bu ya\u015fam\u0131n b\u00fcy\u00fck sorunlar\u0131 de\u011fildir; daha \u00f6nemsiz bir\u00e7ok soruya yan\u0131t vermek de zordur. Ama bu noktada gelecek i\u00e7in umut duymakta, uygarl\u0131\u011f\u0131 zenginle\u015ftirebilecek bir hazinenin belki de bizi bekledi\u011fini ve bu hazinenin bir dinsizlik e\u011fitimi deneyine de\u011fece\u011fi umudunu beslemekte hakl\u0131 oldu\u011fumu kabul etmelisiniz. Bu deney beklenen sonu\u00e7lan vermedi\u011fi takdirde, bu reformdan vazge\u00e7ip insan\u0131n i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel arzular\u0131yla y\u00f6netilen, ak\u0131l y\u00f6n\u00fc zay\u0131f bir yarat\u0131k oldu\u011fu bi\u00e7iminde salt tan\u0131mlay\u0131c\u0131 nitelikteki eski yarg\u0131ma d\u00f6nmeye raz\u0131 olaca\u011f\u0131m.<br \/>Di\u011fer bir noktada, hi\u00e7bir \u00e7ekince koymadan g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcze kat\u0131l\u0131yorum. Dini, \u015fiddet kullanarak ve tek bir darbeyle yok etmeye \u00e7al\u0131\u015farak i\u015fe koyulmak elbette anlams\u0131z olacakt\u0131r. Her \u015fey buyana, bu \u00f6ncelikle nafile bir \u00e7aba olacakt\u0131r. \u0130nan\u00e7l\u0131 bir ki\u015fi, ne tart\u0131\u015fmayla ne de yasaklamayla inanc\u0131n\u0131n kendisinden kopar\u0131l\u0131p al\u0131nmas\u0131na izin vermeyecektir. Bu, herhangi bir bi\u00e7imde ba\u015far\u0131labilse bile, zul\u00fcmden ba\u015fka bir \u015fey olmayacakt\u0131r. Ony\u0131llar boyu uyku ilac\u0131 alm\u0131\u015f bir insan, bundan yoksun b\u0131rak\u0131l\u0131rsa elbette uyuyamaz. Dinsel telkinlerin etkilerinin uyku ilac\u0131n\u0131n etkilerine benzetilmesi, Amerika&#8217;da olup bitenlerle \u00e7ok iyi \u00f6rneklenmektedir. Amerika&#8217;da \u015fimdilerde -hi\u00e7 ku\u015fkusuz eksiketek egemenli\u011finin etkisiyle- insanlar\u0131 her t\u00fcrl\u00fc uyar\u0131c\u0131, zehirleyici ve di\u011fer keyif verici maddelerden yoksun b\u0131rakmaya ve bunu da insanlar\u0131 t\u0131ka basa dinle doldurarak telafi etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. \u0130\u015fte sonucunu hi\u00e7 de merak etmemize gerek olmayan bir di\u011fer deney daha!<br \/>Dolay\u0131s\u0131yla, insanlar\u0131n dinsel yan\u0131lsaman\u0131n, verdi\u011fi teselli olmaks\u0131z\u0131n kesinlikle yapamayacaklar\u0131, ya\u015fam\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fckleri ve ger\u00e7e\u011fin zalimli\u011fine bunlar olmaks\u0131z\u0131n katlanamayacaklar\u0131 sav\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fczde size kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kman\u0131 gerekiyor. \u00c7ocuklu\u011fumdan beri bu tatl\u0131 (belki de hem tatl\u0131, hem ac\u0131) zehir verilmi\u015f insanlar i\u00e7in s\u00f6yledikleriniz elbette ge\u00e7erlidir. Ama, akla uygun bir bi\u00e7imde yeti\u015ftirilmi\u015f olan di\u011fer insanlar\u0131 ne yapaca\u011f\u0131z? Nevroza tutulmam\u0131\u015f ki\u015filer belki de buna derman olacak herhangi bir zehire ihtiya\u00e7 duymayacaklard\u0131r. Evet, bu ki\u015filer zor bir durumda kalacaklard\u0131r. \u00c7aresizliklerini ve evren d\u00fczene\u011fi i\u00e7indeki \u00f6nemsizliklerini b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kabullenmek zorunda kalacaklard\u0131r; art\u0131k onlar yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n merkezi veya merhametli Tanr\u0131 s\u00f6z konusu oldu\u011funda onun \u015fefkatli koruyuculu\u011funun nesnesi olamayacaklard\u0131r. \u0130\u00e7inde kendilerini o kadar s\u0131cak ve rahat hissettikleri baba evini terk etmi\u015f \u00e7ocuklar gibi olacaklard\u0131r. Ama \u00e7ocuklu\u011fun a\u015f\u0131lmas\u0131 mukadderdir. \u0130nsanlar sonsuza dek \u00e7ocuk kalamazlar; eninde sonunda &#8220;zalim ya\u015fam&#8221;\u0131n i\u00e7ine girmelidirler. Buna &#8220;ger\u00e7e\u011fin \u00f6\u011frenilmesi&#8221; ad\u0131n\u0131 verebiliriz. Kitab\u0131m\u0131n biricik amac\u0131n\u0131n, dikkatleri bu ileri ad\u0131ma \u00e7ekmek oldu\u011funu size itiraf etmem gerekir mi acaba?<br \/>\u0130nsanlar\u0131n bu zor deneye katlanamayacaklar\u0131ndan korkuyor olabilirsiniz. Her \u015feye ra\u011fmen, ki\u015finin kendi \u00f6z kaynaklar\u0131na dayanmak zorunda oldu\u011funu bilmesi de bir \u015feydir. O zaman ki\u015fi, bu kaynaklardan uygun bi\u00e7imde yararlanmay\u0131 \u00f6\u011frenir. Ve insanlar yard\u0131mdan da t\u00fcm\u00fcyle yoksun de\u011fillerdir. Tufandan bu yana, bilimsel bilgileri sayesinde \u00e7ok \u015fey \u00f6\u011frenmi\u015flerdir ve bu bilgi insanlar\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc daha da artt\u0131racakt\u0131r. Kaderin kimsenin kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kamad\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck zorunluluklar\u0131na gelince, insanlar bunlara da tevekk\u00fclle katlanmay\u0131 \u00f6\u011freneceklerdir. Hasad\u0131n\u0131 \u015fu ana kadar kimsenin kald\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 aydaki geni\u015f topraklar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc kurman\u0131n onlara ne yaran vard\u0131r ki? Onlar, bu d\u00fcnyadaki d\u00fcr\u00fcst k\u00fc\u00e7\u00fck m\u00fclk sahipleri olarak, kendilerine d\u00fc\u015fen topra\u011f\u0131 kendilerine yeterli olacak bi\u00e7imde ekip bi\u00e7menin yolunu bulacaklard\u0131r. Beklentilerini \u00f6teki d\u00fcnyadan geri \u00e7ekip, serbest kalan t\u00fcm enerjilerini d\u00fcnyadaki ya\u015fan\u0131lan \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131rarak ya\u015fam\u0131n herkes i\u00e7in katlan\u0131labilir oldu\u011fu ve art\u0131k uygarl\u0131\u011f\u0131n kimse i\u00e7in bask\u0131c\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 bir durumu ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi belki de ba\u015faracaklard\u0131r. \u0130\u015fte o zaman inan\u00e7s\u0131z arkada\u015flar\u0131m\u0131zdan biriyle birlikte, hi\u00e7bir pi\u015fmanl\u0131k duymaks\u0131z\u0131n \u015fu dizeleri s\u00f6yleyebileceklerdir:<br \/>Das Himmel \u00fcberlassen wir Ben Englen und sen Spatzen<br \/>( &#8220;Cenneti meleklere ve ser\u00e7elere b\u0131rak\u0131yoruz.&#8221; H. He\u0131ne&#8217;nin (1797-1856) Almanya adl\u0131 \u015fiirinden. Burada &#8220;inan\u00e7s\u0131z arkada\u015flar\u0131&#8221; olarak \u00e7evrilen deyim (Unglaubensgenossen -Alm fellow -unbel\u0131evers- \u0130ng.), H Heine taraf\u0131ndan B. de Spu\u0131oza (1632-1677) i\u00e7in s\u00f6ylenmi\u015ftir. S. Freud, n\u00fckteler kitab\u0131nda bunu \u00f6zel bir n\u00fckte tekni\u011fi \u00f6rne\u011fi olarak zikretmektedir Bkz. N\u00fckteler ve Bilin\u00e7alt\u0131yla ili\u015fkileri A (I) (1905).)<br \/>&#8211; X &#8211;<br \/>&#8220;\u0130\u015fte bu kula\u011fa \u00e7ok ho\u015f geliyor! T\u00fcm yan\u0131lsamalar\u0131 reddederek d\u00fcnya \u00fczerindeki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 katlan\u0131labilir hale sokmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015f bir insan \u0131rk\u0131! Gene de ben sizin umutlar\u0131n\u0131z\u0131 payla\u015fam\u0131yorum. Ve bunun nedeni -belki de sizin beni g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi- inat\u00e7\u0131 bir gerici olmam de\u011fil. Tersine, mant\u0131kl\u0131 bir insan oldu\u011fum i\u00e7in. \u015eimdi rollerimiz ~ de\u011fi\u015fmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor; siz, kendisini yan\u0131lsamalara kapt\u0131rm\u0131\u015f co\u015fkulu bir ki\u015fi olarak beliriyorsunuz, bense mant\u0131\u011f\u0131n taleplerinin ve ku\u015fkuculuk haklar\u0131n\u0131n yan\u0131nda yer al\u0131yorum. \u0130leri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz \u015feyler bana, sizin \u00f6rne\u011finizi izleyerek, yan\u0131lsamalar olarak tan\u0131mlayaca\u011f\u0131m yanl\u0131\u015flar \u00fczerine kurulmu\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlarda sizin arzular\u0131n\u0131z\u0131n etkileri yeterince a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde se\u00e7ilmektedir. S\u00eez umudunuzu, erken \u00e7ocukluklar\u0131nda dinsel doktrinlerin etkilerini ya\u015famam\u0131\u015f ku\u015faklar\u0131n, i\u00e7g\u00fcd\u00fcler d\u00fcnyas\u0131 \u00fczerinde akl\u0131n arzulanan \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kolayl\u0131kla sa\u011flayaca\u011f\u0131 olas\u0131l\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131yorsunuz. Bu, kesinlikle bir yan\u0131lsamad\u0131r; bu belirleyici konuda insan do\u011fas\u0131n\u0131n de\u011fi\u015febilmesi \u00e7ok g\u00fc\u00e7t\u00fcr. E\u011fer yan\u0131lm\u0131yorsam -insan di\u011fer uygarl\u0131klar konusunda o kadar az \u015fey biliyor ki- herhangi bir dinsel sistemin bask\u0131s\u0131 olmaks\u0131z\u0131n yeti\u015fen, ama gene de sizin idealinize di\u011ferlerinden hi\u00e7 de daha yak\u0131n olmayan \u00e7a\u011fda\u015f\u0131m\u0131z halklar vard\u0131r. E\u011fer Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan dini atmak istiyorsan\u0131z, bunu ancak ba\u015fka bir doktrinler sistemi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yapabilirsiniz. Ve b\u00f6yle bir sistem kendisini savunmak i\u00e7in daha ba\u015flang\u0131\u00e7tan dinin t\u00fcm psikolojik \u00f6zelliklerini -ayn\u0131 kutsall\u0131k, kat\u0131l\u0131k ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce yasaklamas\u0131n\u0131- devralacakt\u0131r. E\u011fitimin gereklerini kar\u015f\u0131layabilmek i\u00e7in ayn\u0131 t\u00fcrden bir \u015feye sahip olman\u0131z gerekir. E\u011fitim olmaks\u0131z\u0131n da yapamazs\u0131n\u0131z. Kucaktaki \u00e7ocuktan uygar insana giden yol uzundur; kendi geli\u015fmelerine giden yolda bir rehberlikten yoksun b\u0131rak\u0131ld\u0131klar\u0131nda \u00e7ok say\u0131da gen\u00e7 insan yan\u0131lg\u0131lara d\u00fc\u015fecek ve kendi ya\u015fam g\u00f6revlerini gereken zamanda yerine getirmekten aciz kalacakt\u0131r. Yeti\u015ftirilmeleri s\u0131ras\u0131nda uygulanan doktrinler daima onlar\u0131n olgunluk y\u0131llar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015flerine s\u0131n\u0131rlar koyacakt\u0131r, ve bu da sizin dini g\u00fcn\u00fcm\u00fczde yapmakla su\u00e7lad\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015feyin ta kendisidir. Ancak yeti\u015fkinlerin olgunla\u015fm\u0131\u015f zihninin haleli bulaca\u011f\u0131 kararlan, i\u00e7g\u00fcd\u00fcleriyle hareket eden ve zihinsel bak\u0131mdan geli\u015fmemi\u015f olan \u00e7ocuklara zorla kabul ettirmenin bizim uygarl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n ve di\u011fer t\u00fcm uygarl\u0131klar\u0131n onar\u0131lmaz ve i\u00e7kin bir kusuru oldu\u011funu g\u00f6remiyor musunuz? Ama insanl\u0131\u011f\u0131n \u00e7a\u011flar s\u00fcren geli\u015fmesinin \u00e7ocukluktaki birka\u00e7 y\u0131la s\u0131\u011fd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 nedeniyle uygarl\u0131\u011f\u0131n ba\u015fka bir se\u00e7ene\u011fi yoktur; \u00e7ocu\u011fun \u00f6n\u00fcndeki g\u00f6revin \u00fcstesinden gelebilmesi ancak duygusal g\u00fc\u00e7lerle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130\u015fte sizin ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz &#8216;akl\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc&#8217; idealinin gelece\u011fi budur.&#8221;<br \/>&#8220;Ve \u015fimdi e\u011fitimin ve insan\u0131n ortak ya\u015fam\u0131n\u0131n temeli olarak dinsel doktriner sistemin korunmas\u0131n\u0131 savunursam buna \u015fa\u015f\u0131rmamal\u0131s\u0131n\u0131z. Bu, bir ger\u00e7eklik de\u011feri sorunu de\u011fil, pratik bir sorundur. Bireyi etkilemeyi, birey uygarl\u0131k i\u00e7in olgun hale gelinceye kadar (ve bireylerin \u00e7o\u011fu da hi\u00e7bir zaman bu olgunlu\u011fa eri\u015femeyecektir) erteleyemeyece\u011fimize g\u00f6re (uygarl\u0131\u011f\u0131n korunmas\u0131 bunu gerektirmektedir), b\u00fcy\u00fcyen \u00e7ocu\u011fa onda ele\u015ftiriye kapal\u0131 bir aksiyon etkisi yapacak bir doktriner sistem kabul ettirmeye mecbur oldu\u011fumuza g\u00f6re, bu durumda dinsel sistem bana ama\u00e7 i\u00e7in en uygunu gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Ve elbette, sizin dini bir &#8216;yan\u0131lsama&#8217; olarak tan\u0131mlamaya yeltenmenize neden olan, arzu doyumu sa\u011flay\u0131c\u0131 ve teselli edici g\u00fc\u00e7leri a\u00e7\u0131s\u0131ndan da din en uygun sistemdir. Ger\u00e7e\u011fin ufak bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc bile ke\u015ffetmenin g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc -asl\u0131nda bizim herhangi bir bi\u00e7imde b\u00f6yle bir ke\u015fifte bulunup bulunamayaca\u011f\u0131m\u0131z ku\u015fkusu- g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, insan ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n da ger\u00e7e\u011fin bir par\u00e7as\u0131, asl\u0131nda \u00f6nemli ve bizi \u00f6zellikle yak\u0131ndan ilgilendiren bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011funu g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmamal\u0131y\u0131z.&#8221;<br \/>&#8220;Bana g\u00f6re dinsel doktrinlerin di\u011fer bir yaran da, sizin sanki \u00f6zellikle d\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bir \u00f6zelli\u011finde yatmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc dinsel doktrin, ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 ilkel ve \u00e7ocuksu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f izlerinin \u00e7o\u011fundan ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 olas\u0131 k\u0131lan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce billurla\u015fmas\u0131 ve y\u00fcceltilmesi sa\u011flar. B\u00f6ylelikle geriye, art\u0131k bilimle \u00e7eli\u015fmeyen ve bilimin aksini kan\u0131tlamad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnceler b\u00fct\u00fcn\u00fc kal\u0131r. Dinsel doktrinin, sizin yar\u0131m \u00f6nlemler ve uzla\u015fmalar olarak su\u00e7lad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bu de\u011fi\u015fmeleri, e\u011fitilmemi\u015f kitleler ile felsefeci d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr aras\u0131nda bir u\u00e7urum olu\u015fmas\u0131n\u0131 \u00f6nlemeyi ve aralar\u0131ndaki, uygarl\u0131\u011f\u0131n korunmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan o kadar \u00f6nemli olan ortak ba\u011f\u0131 korumay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar. Bu sayede halktan ki\u015filerin toplumun \u00fcst katmanlar\u0131n\u0131n &#8216;art\u0131k Tanr\u0131ya inanmad\u0131klar\u0131n\u0131&#8217; ke\u015ffetmelerinden korkmak i\u00e7in herhangi bir neden de kalmaz. San\u0131yorum, sizin \u00e7abalar\u0131n\u0131z, kan\u0131tlanm\u0131\u015f ve duygusal de\u011fer ta\u015f\u0131yan bir yan\u0131lsamay\u0131, kan\u0131tlanmam\u0131\u015f ve duygusal de\u011fer ta\u015f\u0131mayan bir ba\u015fka yan\u0131lsamayla de\u011fi\u015ftirmek giri\u015fiminden ibaret oldu\u011funu art\u0131k g\u00f6sterebildim.&#8221;<br \/>Ele\u015ftirilerinize cevap verebilece\u011fimi g\u00f6receksiniz. Yan\u0131lsamalardan sak\u0131nman\u0131n ne kadar g\u00fc\u00e7 oldu\u011funu biliyorum; belki dile getirdi\u011fim umutlar da birer yan\u0131lsama niteli\u011findedir. Ama bir ayr\u0131ma dikkatinizi \u00e7ekerim. Onlar\u0131 payla\u015fmamam\u0131n herhangi bir cezay\u0131 gerektirmemesi ger\u00e7e\u011fi bir yana, benim yan\u0131lsamalar\u0131m dinsel olanlar gibi d\u00fczeltilemez nitelikte de\u011fildirler. Bir hezeyan \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131mazlar. E\u011fer deneyimler -bana de\u011fil, benden sonra gelen ve benim gibi d\u00fc\u015f\u00fcnenlere- bizim yan\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fumuzu g\u00f6sterirse, beklentilerimizden vazge\u00e7ece\u011fiz. Giri\u015fimimi neyse o olarak kabul edin. Ki\u015finin bu d\u00fcnyada y\u00f6n\u00fcn\u00fc bulmas\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc konusunda kendisini hi\u00e7 de aldatmayan bir psikolog, bireylerin \u00e7ocukluktan eri\u015fkinli\u011fe geli\u015fmelerindeki zihinsel s\u00fcre\u00e7ler \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fma s\u0131ras\u0131nda edindi\u011fi k\u00fc\u00e7\u00fck bilgi par\u00e7as\u0131n\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda insan geli\u015fiminin de\u011ferini belirleme \u00e7abas\u0131nda bulunmaktad\u0131r. Bu \u00e7aba s\u0131ras\u0131nda dinin bir \u00e7ocukluk nevrozuyla benze\u015fti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi s\u00fcrekli olarak akl\u0131na gelmekte ve bu psikolog, insanl\u0131\u011f\u0131n bu nevrotik a\u015famay\u0131 t\u0131pk\u0131 \u00e7ok say\u0131da \u00e7ocu\u011fun kendi benzer nevrozlar\u0131ndan kurtularak b\u00fcy\u00fcmeleri gibi a\u015faca\u011f\u0131n\u0131 sanacak kadar da iyimser davranmaktad\u0131r. Bireysel psikolojiden \u00e7\u0131kar\u0131lan bu bulu\u015flar yetersiz, insan \u0131rk\u0131na uygulanmalar\u0131 haks\u0131z ve psikologun iyimserli\u011fi temelsiz olabilir. Bu belirsizliklerin t\u00fcm\u00fc konusunda size hak veriyorum. Ama insan, \u00e7o\u011fu kez d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylemekten kendisini al\u0131koyamaz ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerini hak ettiklerinden fazla yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmam\u0131\u015f oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle de kendisini avutur.<br \/>\u00dczerinde biraz uzunca durmam gereken iki nokta var. Birincisi, benim durumumun zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131, sizin durumunuzun kuvvetli oldu\u011fu anlam\u0131na gelmez. Yitirilmi\u015f bir davay\u0131 savundu\u011fumuzu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. \u0130nsan akl\u0131n\u0131n i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel ya\u015fama oranla g\u00fc\u00e7s\u00fcz oldu\u011funu istedi\u011fimiz s\u0131kl\u0131kla dile getirebilir ve bu konuda hakl\u0131 olabiliriz. Gene de bu g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fckte garip bir \u00f6zellik vard\u0131r. Akl\u0131n sesi yumu\u015fakt\u0131r ama bir dinleyen bulana dek yorulmak bilmez. Sonunda, say\u0131s\u0131z p\u00fcsk\u00fcrtmelerden sonra ba\u015far\u0131ya ula\u015f\u0131r. Bu, ki\u015finin insanl\u0131\u011f\u0131n gelece\u011fi konusunda iyimser olabilece\u011fi az say\u0131daki noktalardan biridir; ancak \u00f6nemi hi\u00e7 de az olmayan bir noktad\u0131r. Ve bu noktadan insan daha ba\u015fka umutlar da t\u00fcretebilir: Do\u011frudur, akl\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc uzak, \u00e7ok uzak bir gelecektedir ama bu uzakl\u0131\u011f\u0131n sonsuz oldu\u011fu s\u00f6ylenemez. Belki de bu \u00fcst\u00fcnl\u00fck, sizin ger\u00e7ekle\u015fmelerini Tanr\u0131n\u0131zdan bekledi\u011finiz ayn\u0131 ama\u00e7lar\u0131, yani insan sevgisini ve ac\u0131lar\u0131n azalt\u0131lmas\u0131n\u0131 (elbette insani s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde d\u0131\u015f ger\u00e7eklik ananke elverdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde) kendine hedef edinecektir. B\u00f6yle oldu\u011funa g\u00f6re aram\u0131zdaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n ge\u00e7ici oldu\u011funu ve hi\u00e7 de uzla\u015fmaz nitelik ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendimize s\u00f6yleyebiliriz. Ayn\u0131 \u015feyleri istiyoruz ama siz, benden ve benim taraf\u0131mda olanlardan daha sab\u0131rs\u0131z, daha titiz ve -s\u00f6ylememek i\u00e7in bir neden g\u00f6remiyorum- kendi \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131 daha \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcnen bir insans\u0131n\u0131z. Siz mutlulu\u011fun hemen \u00f6l\u00fcmden sonra ba\u015flamas\u0131n\u0131 istiyorsunuz; \u00f6l\u00fcmden olanaks\u0131z\u0131 bekliyorsunuz ve bireyin taleplerinden vazge\u00e7meyeceksiniz. Bizim Tanr\u0131m\u0131z Logos (Mant\u0131k) ise, bu arzulardan d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki do\u011fan\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesine izin verdi\u011fi arzulan tatmin edecek ama bunu yava\u015f yava\u015f, yaln\u0131zca \u00f6nceden g\u00f6r\u00fclmeyecek bir gelecekte ve yeni bir insan ku\u015fa\u011f\u0131 i\u00e7in yapacakt\u0131r. O, ya\u015famdan ciddi bir bi\u00e7imde ac\u0131 \u00e7eken bizlere herhangi bir telafi olana\u011f\u0131 vadetmez. \u0130lk giri\u015fimler ba\u015far\u0131s\u0131z kalsa veya din yerine ikame edilen ilk sistemlerin savunulmas\u0131 zor olsa bile sizin dinsel doktrinleriniz bu uzak amaca giden yolda bir kenara at\u0131lmak zorunda kalacakt\u0131r. Neden biliyor musunuz? \u00c7\u00fcnk\u00fc uzun vadede hi\u00e7 bir \u015fey mant\u0131k ve deneyime kar\u015f\u0131 koyamaz ve dinin bu ikisiyle olan \u00e7eli\u015fkisi de \u00e7ok a\u00e7\u0131k se\u00e7iktir. Hatta ar\u0131t\u0131lm\u0131\u015f dinsel d\u00fc\u015f\u00fcnceler bile, dinin verdi\u011fi tesellinin herhangi bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc korumaya \u00e7abalad\u0131ktan s\u00fcrece bu akibetten kurtulamayacaklard\u0131r. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler kendilerini, \u00f6zellikleri tan\u0131mlanmayan ve ama\u00e7lan sezilemeyen daha \u00fcst\u00fcn bir ruhsal varl\u0131\u011fa duyulacak inan\u00e7la s\u0131n\u0131rlarlarsa hi\u00e7 ku\u015fkusuz bilimin meydan okumas\u0131ndan kendilerini sak\u0131nabileceklerdir, ama o zaman da insanlar\u0131n ilgisini yitireceklerdir.<br \/>\u0130kinci olarak, sizin yan\u0131lsamalara kar\u015f\u0131 tavr\u0131n\u0131zla benim tavr\u0131m aras\u0131ndaki farka bir bak\u0131n. Siz, dinsel yan\u0131lsamay\u0131 t\u00fcm g\u00fcc\u00fcn\u00fczle savunmak zorundas\u0131n\u0131z. E\u011fer bu yan\u0131lsama de\u011ferini yitirirse -ki bu konudaki tehdit yeterince b\u00fcy\u00fckt\u00fcr- o zaman sizin d\u00fcnyan\u0131z \u00e7\u00f6ker. Size her \u015feyden, uygarl\u0131ktan ve insanl\u0131\u011f\u0131n gelece\u011finden umutsuzluk duymaktan ba\u015fka yapacak bir \u015fey kalmaz. Ben, bizler bu ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131ktan kurtulmu\u015f durumday\u0131z. \u00c7ocuksu arzular\u0131m\u0131z\u0131n \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcnden vazge\u00e7meye haz\u0131r oldu\u011fumuz i\u00e7in, beklentilerimizin birka\u00e7\u0131n\u0131n birer yan\u0131lsama oldu\u011funun ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na katlanabiliriz.<br \/>Dinsel doktrinlerin boyunduru\u011fundan kurtar\u0131lm\u0131\u015f e\u011fitim, insanlar\u0131n psikolojik do\u011fas\u0131nda fazla bir de\u011fi\u015fiklik yapmayacak olabilir. Bizim tanr\u0131m\u0131z Logos \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir tanr\u0131 olmayabilir ve belki de kendi \u00f6ncellerinin vadettiklerinin ancak k\u00fc\u00e7\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc yerine getirebilecektir. Bunu bilirsek onu tevekk\u00fclle kabul edebiliriz. Bu durumda d\u00fcnyaya ve ya\u015fama olan ilgimizi yitirmeyiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz sizin sahip olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bir deste\u011fe sahibiz. Biz, bilimsel \u00e7al\u0131\u015fma yoluyla d\u00fcnya ger\u00e7e\u011fi hakk\u0131nda, sayesinde g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fc artt\u0131rabilece\u011fimiz ve ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131 d\u00fczenleyebilece\u011fimiz baz\u0131 bilgiler kazan\u0131lmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa inan\u0131yoruz. E\u011fer bu inan\u00e7 bir yan\u0131lsama ise, o zaman biz de sizinle ayn\u0131 durumday\u0131z demektir. Ama bilim, \u00e7ok say\u0131daki ve \u00f6nemli ba\u015far\u0131lar\u0131yla bir yan\u0131lsama olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. Bilimin \u00e7ok say\u0131da a\u00e7\u0131k d\u00fc\u015fman\u0131 ve aralar\u0131nda onun dinsel inanc\u0131 zay\u0131flatmas\u0131n\u0131, taht\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcrme yolunda bir tehdit olu\u015fturmas\u0131n\u0131 affedemeyenlerin de bulundu\u011fu \u00e7ok daha fazla say\u0131da gizli d\u00fc\u015fman\u0131 vard\u0131r. Bilim, bize \u00f6\u011frettiklerinin \u00e7ok az olmas\u0131 ve karanl\u0131kta b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 alan\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma kabul etmez b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ileri s\u00fcr\u00fclerek k\u0131nanmaktad\u0131r. Ama insanlar, bunu yaparken bilimin ne kadar gen\u00e7 oldu\u011funu, ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131n ne kadar g\u00fc\u00e7 oldu\u011funu ve insan akl\u0131n\u0131n bilimin \u00f6n\u00fcne koydu\u011fu g\u00f6revleri ba\u015farabilecek g\u00fcce eri\u015fmesinden bu yana ge\u00e7en zaman\u0131n ne kadar k\u0131sac\u0131k oldu\u011funu unutmaktad\u0131rlar. Yarg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131 \u00e7ok k\u0131sa zaman dilimlerine dayand\u0131rmakla hepimiz yan\u0131lg\u0131ya d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olmuyor muyuz? Yerbilimcileri kendimize \u00f6rnek almal\u0131y\u0131z. \u0130nsanlar bilimin g\u00fcvenilir olmad\u0131\u011f\u0131ndan -bug\u00fcn bir yasa olarak kabul etti\u011fi \u015feyi bir sonraki ku\u015fa\u011f\u0131n bir yanl\u0131\u015f olarak niteleyip yerine ge\u00e7erlili\u011fi hi\u00e7 de daha uzun s\u00fcrmeyen yeni bir yasa koydu\u011fundan- yak\u0131nmaktad\u0131rlar. Bu su\u00e7lama haks\u0131z ve bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri devrimler de\u011fil, geli\u015fme ve ilerlemelerdir. \u00d6nceleri ge\u00e7erlili\u011fi evrensel olarak kabul edilen bir yasan\u0131n daha kapsaml\u0131 bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn \u00f6zel bir durumu oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kmakta veya bu yasa ancak daha ileride ke\u015ffedilebilen di\u011fer bir yasayla s\u0131n\u0131rlanmaktad\u0131r; ger\u00e7e\u011fe kaba bir yakla\u015f\u0131kl\u0131k, daha dikkatlice uyarlanm\u0131\u015f ancak kendisi de ileride bir yetkinle\u015fme s\u00fcrecinden ge\u00e7ecek olan di\u011fer bir yakla\u015f\u0131kl\u0131k ile yer de\u011fi\u015ftirmektedir. \u0130leride terk edilecek yetersiz varsay\u0131mlar\u0131n s\u0131nanaca\u011f\u0131 bir ara\u015ft\u0131rma d\u00f6nemini hen\u00fcz ba\u015flatmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z birka\u00e7 alan vard\u0131r. Ama, di\u011fer alanlarda \u015fu anda bile kan\u0131tlanm\u0131\u015f ve neredeyse de\u011fi\u015fmez denilebilecek bir bilgi \u00e7ekirde\u011fine sahibiz. Nihayet, kendi \u00f6rg\u00fctlenmemizin ko\u015fullar\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bilimin \u00f6znel sonu\u00e7lardan ba\u015fka bir \u015fey veremeyece\u011fi, d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki \u015feylerin ger\u00e7ek de\u011ferinin hi\u00e7bir zaman anla\u015f\u0131lamayaca\u011f\u0131 ileri s\u00fcr\u00fclerek, bilimsel \u00e7abay\u0131 k\u00f6ktenci bir bi\u00e7imde g\u00f6zden d\u00fc\u015f\u00fcrmek i\u00e7in bir giri\u015fimde daha bulunulmu\u015ftur. Ama bu tav\u0131r, bilimsel \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n anla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in belirleyici \u00f6nem ta\u015f\u0131yan birka\u00e7 unsuru g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmak anlam\u0131na gelmektedir. \u0130lk olarak bizim \u00f6rg\u00fctlenmemi\u015f -yani zihinsel ayg\u0131t\u0131m\u0131z- d\u0131\u015f d\u00fcnyay\u0131 inceleme giri\u015fimi i\u00e7inde geli\u015ftirilmi\u015ftir ve dolay\u0131s\u0131yla kendi yap\u0131s\u0131 i\u00e7inde belirli bir kestirmecilik e\u011filimi olu\u015fturmu\u015ftur; ikinci olarak, bizzat zihinsel ayg\u0131t\u0131m\u0131z incelemeye giri\u015fti\u011fimiz d\u00fcnyan\u0131n bir \u00f6\u011fesidir ve b\u00f6yle bir incelemeyi derhal kabullenir; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak, bilimin g\u00f6revini, bu g\u00f6revi \u00f6rg\u00fctlememizin \u00f6zel niteli\u011finin bir sonucu olarak d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l alg\u0131lamam\u0131z gerekti\u011fini g\u00f6stermekle s\u0131n\u0131rlarsak, t\u00fcm\u00fcyle kapsanm\u0131\u015f olmaktad\u0131r; d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak, bilimin nihai bulu\u015flar\u0131 tam da bu bulu\u015flar\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 y\u00f6ntem nedeniyle yaln\u0131zca bizim \u00f6rg\u00fctlenmemiz taraf\u0131ndan de\u011fil, aksine bu \u00f6rg\u00fctlenmeyi etkilemi\u015f olan \u015feyler taraf\u0131ndan belirlenmektedir; ve son olarak, d\u00fcnyan\u0131n do\u011fas\u0131 sorununun bizim kavray\u0131\u015fl\u0131 zihinsel ayg\u0131t\u0131m\u0131zdan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi, pratik \u00e7\u0131karla ilgisi olmayan bo\u015f bir soyutlamad\u0131r.<br \/>Hay\u0131r, bizim bilimimiz yan\u0131lsama de\u011fildir. Ama bilimin bize veremedi\u011fini ba\u015fka bir yerden alabilece\u011fimizi sanmak, yan\u0131lsaman\u0131n ta kendisi olacakt\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&#8211; VI &#8211;San\u0131yorum di\u011fer iki soruyu yan\u0131tlamak i\u00e7in yeterli haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 yapt\u0131k. Bu yan\u0131t, dikkatimizi dinsel d\u00fc\u015f\u00fcncelerin psi\u015fik k\u00f6kenine y\u00f6neltti\u011fimizde bulunacakt\u0131r. Birer \u00f6\u011freti olarak sunulan bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler, deneylerle elde edilmi\u015f sonu\u00e7lar veya d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcr\u00fcnleri de\u011fildirler; bunlar yan\u0131lsamalar, insanl\u0131\u011f\u0131n en eski, en g\u00fc\u00e7l\u00fc ve en acil arzular\u0131n\u0131n doyumudurlar. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerin g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131rr\u0131, bu arzular\u0131n g\u00fcc\u00fcnde yatar. Daha [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[52],"tags":[],"class_list":{"0":"post-6719","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-psikoloji"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"&#8211; VI &#8211;San\u0131yorum di\u011fer iki soruyu yan\u0131tlamak i\u00e7in yeterli haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 yapt\u0131k. Bu yan\u0131t, dikkatimizi dinsel d\u00fc\u015f\u00fcncelerin psi\u015fik k\u00f6kenine y\u00f6neltti\u011fimizde bulunacakt\u0131r. Birer \u00f6\u011freti olarak sunulan bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler, deneylerle elde edilmi\u015f sonu\u00e7lar veya d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcr\u00fcnleri de\u011fildirler; bunlar yan\u0131lsamalar, insanl\u0131\u011f\u0131n en eski, en g\u00fc\u00e7l\u00fc ve en acil arzular\u0131n\u0131n doyumudurlar. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerin g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131rr\u0131, bu arzular\u0131n g\u00fcc\u00fcnde yatar. Daha [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-09-19T07:19:25+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"56 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud\",\"datePublished\":\"2011-09-19T07:19:25+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/\"},\"wordCount\":11166,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02\",\"articleSection\":[\"Psikoloji\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/\",\"name\":\"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02\",\"datePublished\":\"2011-09-19T07:19:25+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02\",\"contentUrl\":\"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud","og_description":"&#8211; VI &#8211;San\u0131yorum di\u011fer iki soruyu yan\u0131tlamak i\u00e7in yeterli haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 yapt\u0131k. Bu yan\u0131t, dikkatimizi dinsel d\u00fc\u015f\u00fcncelerin psi\u015fik k\u00f6kenine y\u00f6neltti\u011fimizde bulunacakt\u0131r. Birer \u00f6\u011freti olarak sunulan bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler, deneylerle elde edilmi\u015f sonu\u00e7lar veya d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcr\u00fcnleri de\u011fildirler; bunlar yan\u0131lsamalar, insanl\u0131\u011f\u0131n en eski, en g\u00fc\u00e7l\u00fc ve en acil arzular\u0131n\u0131n doyumudurlar. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerin g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131rr\u0131, bu arzular\u0131n g\u00fcc\u00fcnde yatar. Daha [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-09-19T07:19:25+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"56 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud","datePublished":"2011-09-19T07:19:25+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/"},"wordCount":11166,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02","articleSection":["Psikoloji"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/","name":"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02","datePublished":"2011-09-19T07:19:25+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#primaryimage","url":"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02","contentUrl":"http:\/\/t0.gstatic.com\/images?q=tbn:ANd9GcTTsBNGO1NMgNTSBwVhSn2-kGryTWd8MJznU31jd_2qZvI9gWyJufNcZs02"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/09\/19\/bir-yanilsamanin-gelecegi-2bolum-sigmund-freud\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Bir Yan\u0131lsaman\u0131n Gelece\u011fi (2.B\u00f6l\u00fcm) | Sigmund Freud"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6719","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6719"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6719\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6719"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6719"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6719"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}